TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi"

Transkript

1 sayı 204 / 15 haziran 2010 TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANIDIR İMO İlk Danışma Kurulu 15 Haziran toplantısını gerçekleştirdi...2 de Sadık Gökçe röportajı...8 de İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı ile ilgili son gelişmeler...12 de İMO şubeleri...14 te Şubelerden...16 da Basında İMO...18 de Kömür karası, tütün sarısı, demir grisi, sıva beyazı: Emekçilerin yaşamı rengarenk (!) Madenciler kötü yaşıyor ama güzel ölüyor Tam kapasite çalışan Tuzla tersanesinde iş kazalarının ardı arkası kesilmiyor İş kazalarının yüzde 61 i elliden az kişinin çalıştığı işyerlerinde oluyor ama iktidar bu işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğunu kaldırıyor İş kazalarının yüzde 50 si kolayca önlenebilir nitelikte fakat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önümüzdeki beş yıl içinde yüzde 20 hedefi koyuyor Bütün bunlara karşı güvencesiz çalıştırmanın tüm biçimleri ortadan kaldırılmalı, sigortasız ve sendikasız çalıştırma yasaklanmalıdır. 10 da TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. Olağan Genel Kurulu nu tamamladı. Üç gün süren Genel Kurul un öne çıkan gündemi madenlerde yaşamını yitiren emekçiler oldu. Türkiye nin mühendis, mimar ve şehir plancıları bir kez daha mesleki sorunlarının çözümünün toplumsal sorunların çözümünden geçtiğini vurguladılar Genel Kurul un Sonuç Bildirgesi Zonguldak maden ocaklarında hayatını kaybeden emekçilere ithaf edildi. 4 te

2 2 15 Haziran 2010 İMO 42. Dönem İlk Danışma Kurulu Toplantısını gerçekleştirdi İnşaat Mühendisleri Odası 42. Dönem 1. Danışma Kurulu Toplantısı, 42. Dönem Çalışma Programı Taslağı gündemiyle 9 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirildi. İMO Kültür Kongre Merkezi Teoman Öztürk Salonunda yapılan toplantıya Oda Yönetim Kurulu üyeleri, seçilmiş Danışma Kurulu Üyeleri, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Genel Sekreter Yardımcıları, Şube Genel Sekreterleri katıldı. Önce Divan seçiminin yapıldığı Danışma Kurulu Toplantısında, Divan Kurulu Başkanlığı na Abdullah Bakır, Başkan Yardımcılığına Murat Gökdemir, Yazmanlığa Rıza Arslanbay ve Turan Kapan seçildi. Danışma Kurulu Toplantısında, 42. Dönem Çalışma Programı Taslağında yer alan; İMO nun örgütsel yapı ve çalışmaları, örgüt içi toplantılar, bilimsel ve teknik etkinlikler ile İMO nun toplumsal yaşamdaki yerine ilişkin amaç ve hedefler tartışıldı. Toplantının açılış konuşmasını, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp yaptı. Serdar Harp in ardından İMO Genel Sekreter Yardımcısı Gülsüm Sönmez, Çalışma Programı Taslağı ile ilgili Danışma Kurulu Üyelerini bilgilendirmek üzere bir sunum yaptı. Sunumun ardından Danışma Kurulu üyeleri, Çalışma Programı Taslağına ilişkin görüşlerini dile getirmek üzere söz aldılar. Taslağın, Odamızı önümüzdeki döneme hazırlama ve çalışma programının özünü vurgulama konusunda başarılı ve yeterli olduğu görüşünün hakim olduğu konuşmalarda, Türkiye nin içinden geçtiği dönemde, TMMOB ve İMO ya çok daha büyük sorumluluklar düştüğü belirtildi. Çalışma Programı Taslağına ilişkin sırasıyla, Hakkı Nadir Çelebi (İMO İstanbul Şube), Necati Şahin (İMO Bursa Şube), Veysel Özkan (İMO Mersin Şube), İbrahim Koç (İMO Antalya Şubesi Seçilmiş Danışma Kurulu Üyesi) Hüseyin Tüfek (İMO Samsun Şube), Fikret Kemal Yıldırım (Eski Oda Genel Sekreteri), Turan Kapan (Seçilmiş DK üyesi İMO Diyarbakır Şubesi), Dursun Bulut (Seçilmiş Danışma Kurulu Üyesi İMO İstanbul Şubesi ), Cemal Gökçe (İMO İstanbul Şube Başkanı), Galip Kılınç (İMO Yönetim Kurulu Üyesi), Halim Ceylan (İMO Denizli Şube Başkanı), Nevzat Ersan (İMO Ankara Şube Başkanı), Tahsin Vergin (İMO İzmir Şube Başkanı), Selçuk Uluata (TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi), Cihat Mazmanoğlu (İMO Hatay Şubesi Başkanı), Sadi Sürenkök (Seçilmiş Danışma Kurulu Üyesi, İMO Adana Şubesi), Ümit Alp (İMO Uşak Şube Başkanı), Ayhan Emekli (İMO İzmir Şube YK Üyesi), Murat Gökdemir (Seçilmiş DK Üyesi) söz aldı. Konuşmaların ardından görüş, öneri ve eleştirileri yanıtlamak üzere söz alan Serdar Harp, İMO Danışma Kurulu üyelerine, gösterdikleri hassasiyet ve destekleri için teşekkür etti. İMO ya düşen büyük sorumlulukların farkında olduklarını belirten Harp, Gerekeni hep birlikte yapacağız, sorumluluklarımızdan kaçmak bir yana elimizden gelenin fazlasını yapmanın yollarını arayacağız. TMMOB de ve İMO da bu güç vardır ve Odamız gücünü kullanmaktan asla geri durmamıştır, durmayacaktır dedi. İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp in Danışma Kurulu nda yaptığı konuşma Değerli Arkadaşlarım, 42. Dönem ilk Danışma Kurulu toplantısına hoş geldiniz. Bugün Danışma Kurulunun ilk buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle 42. çalışma döneminde görev yapacak olan Danışma Kurulu na ve Divan Kurulu muza başarılar diliyorum. Danışma Kurulumuzun örgütümüz açısından taşıdığı anlam üzerinde uzun uzadıya durmak istemiyorum. İMO açısından önemlidir, değerlidir; tamamlanan genel kurul sürecinin yansımasıdır, önümüzdeki sürecin nasıl geçeceğinin, bir başka deyişle yol haritamızın emaresidir. Genel kurullardan, danışma kurullarına kadar örgütün hemen her kademesi aynı zamanda bir ayna işlevi görür ki, neyi ne kadar başardığınız ve daha da önemlisi gelecekte başarma potansiyeli taşıyıp taşımadığınız açığa çıkar. İlk Danışma Kurulumuzu Çalışma Programı tartışmalarına ayırdık. Çalışma Programımıza tartışarak son halini vereceğiz ve o andan itibaren kollarımızı sıvayarak çalışmalara hızla ve şevkle başlayacağız. Çalışma Programımızın genel çerçevesi, politik-mesleki hedefler, dünya ve ülke sorunlarına dair görüş ve yaklaşımlar, örgütsel sorunları tespit ve çözüm önerileri açıktır ki yükümlülüklerimizin ve görevlerimizin bir başka ifadesi yerine geçecek. Şubelerimize, işyerlerimize dönerken ev ödevlerimizi de beraberimizde götüreceğiz. Değerli Çalışma Arkadaşlarım, Size sunulan Çalışma Programı taslağı, örgütümüzün geldiği düzeyi, yıllar içinde kat ettiği mesafeyi göz önüne sermektedir. Elbette yılların kazanımıdır; tartışa tartışa, öğrene öğrene, biriktire biriktire geçirilen yılların olması gereken sonucudur. Çalışma Programı taslağındaki politik olgunluğa, tespitlerdeki gelişmişliğe, örgütsel sorunların gerçekçiliğine ve mesleki-politik önerilerin uygulanabilirliğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu düzeyin gerçekten de kıymetli olduğunu düşünüyor, umutlarımızı artırdığına inanıyorum. Şu noktayı da dikkatlerinize sunmak istiyorum: Çalışma programı taslağının çizdiği çerçeve, mesleki-politik tespitler, örgütümüze gösterdiği hedefler, bütün bunların ifade edilme tarzı sadece yönetim kurulu üyelerinin becerisiyle ilgili değildir. Elbette çalışma programı taslağının sizlere sunulacak bütünlüklü bir metin haline gelmesinde emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ama bilinmelidir ki, Çalışma Programı örgütümüzün bir eseri olacaktır; yönetim kurulu üyesinden en ücra köşedeki arkadaşımıza kadar herkesin değişik oranlarda katkısıyla ortaya çıkacaktır. 42. dönem Çalışma Programının örgütümüz açısından önemli bir belge olacağını ve bunun hayata geçirilmesinde titiz davranılması gerektiğini düşünüyorum. Değerli Arkadaşlar. Politik çerçeveye dâhil edebileceğimiz konular; yani demokrasi sorunu, anti emperyalizm, Kürt sorunu, kentlerin, su havzalarının, yeşil alanların yağmalanması, enerji üretimi, meslek odalarının yönetsel süreçlere eşit katılımı, Birliğimiz ve Odalarımız üzerine uygulanan baskılar, genç İMO örgütlülüğü, mühendislik eğitimi, meslektaşlarımızın yaşadığı sorunlar, sektörümüzün içinde bulunduğu koşullar, yapı denetimi ve benzeri konular eşit hassasiyetle çalışma programı taslağımızda yerini almıştır. Birliğimizle, meslek odalarıyla mevcut ilişkileri yeniden tanımlayarak, kurumsal ilişki kurulmasının önemine dikkat çeken satırların; Odamızın kurumsal yapısının güçlendirilmesine, önümüzdeki zorlu dönemin ihtiyaçlarını gözeterek yeniden yapılandırılmasına vurgu yapan satırların; Oda merkezi ile şube ve temsilcilikler arasında olması gereken ilişkiyi tarif eden satırların; öğrenci örgütlenmesinin geliştirilmesine ve daha da pekiştirilmesine ilişkin satırların; Hepsinden önemlisi de işyeri örgütlenmesini öne çıkaran yaklaşımın ifade edildiği satırların ve bütün bunlarla ilintili tartışmaların kıymetli olduğunu vurgulamak istiyorum. Değerli Arkadaşlarım, Danışma Kurulumuz eminim ki bilgece tartışmaların yapıldığı bir zemin olacaktır. Danışma Kurulu nun eğilimleri bugüne kadar örgütümüz açısından yol gösterici ve öğretici olmuştur. Danışma Kurulumuz örgütümüzün elini rahatlatmakla kalmamış aynı zamanda içinden çıkılmaz gibi görünen işlerde kolaylaştırıcı olmayı başarmıştır. Demokrasilerde, demokratik işleyişin gerçek anlamda uygulandığı süreçlerde hükmeden, belirleyen, tahakküm kuran değil, kolaylaştıran unsurlar değerlidir. Danışma kurulumuzun değeri bu noktada gizlidir ve örgütsel işleyişin bütün unsurlarına bir mesaj verilmektedir. Yönetim Kurulu başkanı da, yönetim kurulu üyeleri de, şube başkan ve yöneticileri de bu mesajı almak ve gereğini yerine getirmekle sorumludur. Dikkat edilmeli ki, Çalışma Programı taslağındaki demokratik işleyişle ilgili bölümler bu sorumluluğun 42. çalışma döneminin başat hedefi olacağını hissettirmektedir. İnanıyorum ki; Danışma Kurulumuz, şimdiye kadar biriktirilenlerle yetinmeyeceğini, üzerine ekleyerek süreci örgütleyeceğini, en iyisini, en doğrusunu yapmaya çalışacağını açıktan beyan edecektir. Çalışma programımızda ele alınan sorunlar ve konular aynı zamanda bir öncelikler listesi olarak görülmelidir. Örgütümüz ne Çalışma Programımızla sınırlı kalacak ne de sınırlarını ihlal edecektir. Bunun hassas bir nokta olduğunu farkındayım. Örgütümüzün bu hassasiyete sahip olduğunun da farkındayım. Örgütsel sürecimize diyalektik bir dokunuş gerekmektedir ki, bütün arkadaşlarımın bu konuda mahir olduğuna inanıyorum. Genel Kurul sürecinin bir eseri olan Çalışma Programı bir konuda bizlere sınır tanımazlık hakkı vermektedir. Örgütümüze sahip çıkma, meslektaşlarımızın ve mesleğimizin yaşadığı sorunlara müdahale etme, eşitlikten, özgürlükten, emek ve demokrasiden yana tavır alma konusunda sınır tanınmaması gerektiği Çalışma Programımızın felsefi yönünü ifade etmektedir. Şu konu net bir şekilde anlaşılmalıdır: Bizleri, geleneklerimizden taviz vermeden bu güne taşıyan değerleri korumak yasalarla, yönetmeliklerle, hatta çalışma programlarıyla mümkün olmaz. Gerektiğinde duygularımızı, duyarlılıklarımızı, reflekslerimizi devreye alacağız, geleneklerimize halel getirmeyeceğiz. Çalışma Programı taslağımızın felsefi arka planında yatan budur. Bu anlaşıldığı takdirde, gerçekten de başka bir itekleyici unsura ihtiyaç duymadan hedeflerimize ulaşabilir, örgütümüzü yeni dönemde daha güçlü hale getirebiliriz. Geleneğimiz, teamüllerimiz, demokratik işleyiş ve her zaman canlı tuttuğumuz vefa belirleyici olduğu sürece, bu, uzak ve ulaşılmaz bir hedef olmayacaktır. Değerli Arkadaşlarım, Çalışma Programı taslağımızın özünü, önümüzdeki zorlu sürece Odamızı ve meslektaşlarımızı hazır hale getirmek oluşturmuştur. İnanıyorum ki, bu öze bağlı kalmak şartıyla, metne son şeklini verecek, ihtiyaçlarımız, sorunlarımız ve yapılması gerekenler belli bir bütünlük içinde yerini alacaktır. Bu duygularla Danışma Kurulumuza başarılar diliyor, Yönetim Kurulu muz adına saygılarımı sunuyorum.

3 15 Haziran Serdar Harp, Barışın hakim olduğu bir Türkiye için çaba göstermeye devam edelim İMO ya barış ödülü Türkiye Barış Meclisi, kuruluşundan bu yana barış için sürdürdüğü mücadelede kendisisini yalnız bırakmayan demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum örgütlerine ve basın kuruluşlarına teşekkür ödülü verdi. Ödül verilen kurumlar arasında İnşaat Mühendisleri Odası ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de vardı. İMO ya hem barış çalışmalarına yaptığı katkıdan hem de Barış Meclisi toplantılarına ve konferanslarına ev sahipliği yapmış olmasından dolayı ödül verildi. 1 Eylül 2007 tarihindeki kuruluş toplantısını da İMO Konferans Salonu nda gerçekleştiren Türkiye Barış Meclisi, İMO ya katkılarından dolayı teşekkür etti. 8 Haziran 2010 tarihinde İMO Lokali nde düzenlenen akşam yemeğinde ödüller örgüt temsilcilerine verildi. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra alternatif basından çok sayıda kişinin katıldığı yemeğe TMMOB 40. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, İMO Üyesi TMMOB 40. Dönem Sayman Üyesi Selçuk Uluata, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, Yönetim Kurulu Serkeret Üyesi Levent Darı, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi, Züber Akgöl, İMO Genel Sekreter Yardımcıları Ayşegül Bildirici ve Gülsüm Sönmez geceye katılan davetliler arasındaydı. Ödül töreninin açılış konuşmasını Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Metin Bakkalcı yaptı. Bakkalcı son günlerde yaşanan çatışmalı ortama dikkat çekerek 90 lı yıllara geri mi dönüyoruz sorularının sorulduğu bir dönemde barış çabalarının daha değerli bir hal aldığını söyledi. Barış çabalarında kendilerini yalnız bırakmayan kurumlara teşekkür eden Bakkalcı, Türkiye Barış Meclisi bir örgüt değil, bir ortamdır, dolayısıyla bu barış ortamına hepimizin sahip çıkması gerekiyor. Bu nedenle bu plaketleri alan da veren de, bu etkinliğin misafiri de ev sahibi de sizlersiniz. Düzenlediğimiz bu gecenin geleneksel hale gelmesini istiyoruz. dedi. TMMOB adına ödülü alan Mehmet Soğancı, ödülü bir arada yaşama felsefesine hizmet eden arkadaşları için aldığını belirtti. İMO adına ödül alan Serdar Harp, ödülü hem İMO hem TMMOB adına aldığını söyledi. Türkiye nin içinden geçtiği sancılı dönemde TMMOB ve İMO nun sorumluluklarını aktif rol alarak yerine getirdiğini belirten Harp, Barışın hakim olduğu bir Türkiye için çaba göstermeye devam edelim diye konuştu. Türk Tabipler Birliği, İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf, Mazlum-Der ile Birgün, Evrensel ve Günlük gazetesi ödül alan diğer kurum ve örgütlerdi. genç-imo üyeleri İMO yu ziyaret etti Akdeniz ve Süleyman Demirel Üniversitesi genç-imo üyeleri, İMO Yönetim Kurulu Üyeleri ni ziyaret etti Nisan 2010 tarihleri arasında Ankara-Deprem Simülasyon Merkezi ve Eskişehir-Hızlı Tren Şantiyesi ne gezi düzenleyen genç-imo üyeleri, gezi kapsamında İMO Yönetim Kurulu nu da ziyaret ettiler. İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Levent Darı, İMO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Züber Akgöl ve İMO Genel Sekreter Yardımcıları Gülsüm Sönmez ile Ayşegül Bildirici tarafından karşılanan yüzü aşkın genç-imo Üyesi, Yönetim Kurulu üyeleriyle sohbet etti. Beraber yenen öğlen yemeğinin ardından İMO Yönetim Kurulu Üyeleri ile genç- İMO üyeleri toplu fotoğraf çektiler. Yargı kararları Danıştay da Proje Müellifinin Aynı Yapıda Fenni Mesul Olamayacağına Karar Verdi Bir yapının proje müellifinin aynı zamanda o yapının fenni mesuliyetini ve şantiye şefliğini üstlenemeyeceğine ilişkin Oda Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay 6. Dairesi davacının yürütmeyi durdurma istemini oy birliğiyle reddetti. Danıştay Onuncu Dairesi İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin yürütmesini durdurdu Türk Tabipler Birliği nin tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik in yürütmesinin durdurulması istemiyle Çalıma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açtığı davada Danıştay Onuncu Dairesi, oy birliğiyle yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. Aynı yönetmelikle ilgili TMMOB de yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açmıştı. Davalarla ilgili ayrıntılı bilgi web adresinde bulunmaktadır. Etüt Proje Rapor Değerlendirme ve Kriter Tespit Kurulu ilk toplantısını düzenledi Etüt Proje Rapor Değerlendirme ve Kriter Tespit Kurulu (EPRDKTK), İMO 42. Dönem ilk toplantısını 17 Mayıs 2010 tarihinde İMO Toplantı Salonu nda gerçekleştirdi. İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Levent Darı, İMO Genel Sekreter Yardımcısı Gülsüm Sönmez, EPRDKTK Başkanı Nusret Suna, Raportörü Abdullah Kemal İllez, Üyeleri Muhammet Sağlam, H. Saniye Başaran, Ayhan Emekli, Muhittin Yengüner in katılımlarıyla düzenlenen toplantıda, İnşaat Mühendislerinin Yaklaşık/Önerilen Ücret Hesap Tablosu ve 17 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren İmar Kanunu değişikliği ile yapılandırılması düşünülen işçi/kalfa eğitimleri ve şantiye şefliği konuları görüşüldü. Uluslararası ilişkiler Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi İMO Uluslararası ilişkiler Kurulu, 42. Dönem ilk toplantısını 7 Mayıs 2010 tarihinde İMO Toplantı Salonu nda gerçekleştirdi. Toplantıya İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, İMO Genel Sekreter Yardımcısı Ayşegül Bildirici, Uluslar arası İlişkiler Kurulu Başkanı Tuğrul Tankut, Kurul Üyeleri İbrahim Helvacı, Gülizar Özyurt ve Kurul Sekreterleri Osman Beşler ile Demet Özgür katıldı. Toplantıda, ECCE nin Londra da gerçekleştirilecek Genel Kurul Toplantısı na Tuğrul Tankut ve Gülizar Özyurt un katılması; ASCE Vizyon 2025 için destek verilmesi, bunun için bir ekip oluşturulması ve çalışmalara Haziran ayında başlanması kararlaştırıldı. Ayrıca Küresel Altyapı Yolsuzlukla Mücadele Merkezi (GIACC) tarafından gelen işbirliği çağrısı ve İMO nun çağrıya karşı alacağı tutum değerlendirildi.

4 4 15 Haziran 2010 TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, 41. Olağan Genel Kurulu Mayıs 2010 tarihlerinde Kocatepe Kültür Merkezi nde yüzlerce delegenin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurul, 30 Mayıs Pazar günü TMMOB Yönetim Kurulu, Onur Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelikleri seçimlerinin yapılmasıyla sona erdi. Genel Kurul, Divanın oluşturulmasıyla başladı. Divan Başkanlığına Nevzat Uğurel (ŞPO), Başkan Vekilliklerine Hüseyin Önder (EMO), H. Ülkü Özer (İMO), Yazman üyeliklere Ayhan Bingöl (HKMO), Fuat Kılıç (KMO), Celal Çetin Demirel (MADENMO) ve Nergis Bilgin (MMO) seçildi. Saygı duruşu, Anıtkabir Çelenk Komisyonu nun oluşturulması ve gündemin karara bağlanmasının ardından TMMOB 40. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı açılış konuşması yaptı. Konuşmasında, 2 yıllık dönemde Türkiye deki gelişmeler ve TMMOB nin çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Soğancı, TMMOB nin önümüzdeki dönemde de meslek ve meslektaş sorunlarının halkın sorunlarından ayrı tutulmayacağını bilerek çalışmalarını yürüteceğini; özgür ve demokratik bir Türkiye özlemiyle emekten ve halktan yana mücadelesini sürdüreceğini; barıştan, dostluktan, dayanışmadan ve bir arada yaşamdan yana etkinliklerin içerisinde yer alacağını ve toplumsal muhalefetin odağında, onurlu yürüyüşüne ve dik duruşuna devam edeceğini ifade etti. Mehmet Soğancı nın konuşmasından sonra konuk emek-meslek örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarına geçildi. Kürsüye sırasıyla DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Tez-Koop İş Genel Başkanı Gürsel Doğru, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş, HAKPAR Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız, Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Taka ve BDP Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş geldi. Konuk konuşmalarının tamamlanmasının ardından Yönetmelikler Komisyonu, Mali İşler ve Bütçe Komisyonu, Genel Kurul Sonuç Bildirgesi Komisyonu ve Kararlar Komisyonu oluşturuldu. Genel Kurulun öğleden sonraki bölümünde TMMOB 40. Dönem Yönetim Kurulu II. Başkanı Nail Güler çalışma raporunun, TMMOB 40. Dönem Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Selçuk Uluata mali raporun, Denetleme Kurulu Üyesi Nadir Avşaroğlu Denetleme Kurulu raporunun, Onur Kurulu Üyesi Tevfik Peker de Onur Kurulu raporunun sunumlarını gerçekleştirdi. Raporların sunumundan sonra raporların görüşülmesine geçildi. 60 ın üzerinde delegenin söz aldığı çalışma raporu üzerine görüşmeler ikinci gün de devam etti. Genel Kurul delege konuşmalarından sonra sırasıyla 40. Dönem TMMOB Yönetim Kurulu Üyeleri Ergin Özügür, Oğuz Gündoğdu, İlker Ertem, Tuncay Şenyurt, Sabri Orcan, Nail Güler konuştular. Genel Kurul un üçüncü günü 40. Dönem Yönetim Kurulu üyelerinin konuşmalarıyla başlandı. Cemalettin Küçük, Gülay Odabaş ve 40. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı nın konuşmalarının ardından son söz üyenin hakkını Beyza Metin kullandı. Daha sonra yapılan oylama ile TMMOB Yönetim Kurulu aklandı. Kararlar İçin Olağanüstü Genel Kurul Toplanacak Genel Kurulun üçüncü günü olan 29 Mayıs Cumartesi günü, Yönetmelikler Komisyonu, Mali İşler ve Bütçe Komisyonu, Genel Kurul Sonuç Bildirgesi Komisyonu ve Kararlar Komisyonu nun raporlarının görüşülmesine geçildi. Ancak, kararlar zaman yetersizliği nedeniyle görüşülemedi ve karar önerilerinin görüşülebilmesi için olağanüstü genel kurul kararı alındı. 30 Mayıs 2010 Pazar günü gerçekleştirilen seçimlerde ise 41. Dönem Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Yüksek Onur Kurulu Üyeleri belirlendi. Harp TMMOB nin önümüzdeki dönem politik hattını değerlendirdi İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp Genel Kurulun ikinci günü söz aldı. İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, İzmir Şube Başkanı Tahsin Vergin, Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır ve İMO Ankara Şube Sekreter Üyesi Ferhat Yaşar Arıkan da birer konuşma yaptı. Serdar Harp konuşmasına Zonguldak ta yaşamını yitiren madencileri anarak başladı. Türkiye nin son dönem siyasi ve ekonomik atmosferi ile sol muhalefetin gündemini değerlendiren Harp, TEKEL direnişine TMMOB nin verdiği desteğin sınıf dayanışmasının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Harp, Tekel direnişi sırasında TMMOB nin tavrının, salt mağdurlarla dayanışmayla sınırlı olmadığı, bunun politik bir tavır alış olduğu bilinmelidir dedi. Genel Kurul un TMMOB nin yeni döneminde izlenmesi gereken politik hattın genel çerçevesini belirleyeceğini kaydeden Harp, Genel Kurulumuza düşen görev, doğru analizlerin doğru çözümlerle desteklenmesidir. Bir başka ifadeyle; politik pratik hat arasındaki uyumdur. Genel kurulumuzun bu uyumu sağlayacak politik iradeyi göstereceğine inanıyoruz diye konuştu. Harp, AKP nin siyasi başarısızlıklarından birinin de Kürt sorununu konusunda yaşandığını vurguladı. Çözüm beklentisinin karşılıksız kaldığına dikkat çeken Harp, Demokratik açılım tartışmasıyla başlayan sürecin, AKP nin kendi Kürt ünü yaratma niyetinden öte anlam taşımadığı ve daha çok ABD nin bölgeye dönük kurgusuyla ilgili olduğu ortaya çıktı. Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölge kentlerinde belediye başkanlarının ve siyasetçilerin ellerine kelepçe takıldığı an açılım resmen bitti; Anayasa paketinden parti kapatmaları zorlaştıran maddenin iktidar partisi milletvekillerinin de oylarıyla reddedilmesiyle, yeni bir dönem başlamış oldu dedi. Harp operasyonların başlamasının önümüzdeki dönemin zorlu ve çatışmalı geçeceğine işaret ettiğini vurguladı. AKP nin son dönemlerde TMMOB ve Odalarına dönük başlattığı yıpratma politikalarını da değerlendiren Harp, hedef açıktır; siyasi iktidar TMMOB nin muhalif kimliğinden ve toplumsal ağırlığından rahatsızdır. Siyasi iktidarın ensesinde boza pişiren meslek odaları güçsüzleştirilmek istenmekte, böylelikle bilimdışı, hukuk dışı uygulamalar rahatça hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Siyasi iktidarın ne yapmak istediği bellidir: TMMOB ve Odalarımızın uygulama ve etki alanlarını daraltmak, maddi olanakları kısıtlamak, merkezi yapılarını dağıtmaktır. 12 Eylül ün faşizan ruhu, bugün AKP iktidarının uygulamalarında yaşamaktadır diye konuştu Harp, siyasi bir darbe döneminden geçildiğini ve bu dönemin demokratikleşme süreci olarak algılanmaması gerektiğini belirterek mühendisler, mimarlar ve şehir plancılarının bunun farkında olduklarını ve siyasi iktidarın emir eri olmayacak, örgütlerine sahip çıkacaklarını ve faşizme direneceklerini vurguladı.

5 15 Haziran Genel Kurul Sonuç Bildirgesi hayatını kaybeden emekçilere ithaf edildi Cem Karaca nın Maden Ocağının Dibi adlı şarkısının Maden ocağının dibinde ışık yok. Hava yok maden ocağının dibinde...bir sen varsın maden ocağının dibinde direnen sözleriyle başlayan sonuç bildirgesinde, TMMOB nin sık sık gündemine aldığı sosyal, siyasal ve mesleki sorunlara ilişkin değerlendirmeler, çözüm önerileri ve talepler sıralandı. Bildirgede ekonomik kiriz, yoksullaşma, iş yerlerinde yaşanan iş kazaları ve ölümler, enerjide dışa bağımlılık, çevre ve doğa katliamları, Kürt sorunu, Anayasa değişiklikleri, yabancı mühendislerin çalışma izni ile Devlet Denetleme Kurulu nun meslek örgütlerini hedef alan raporu değerlendirildi ve TMMOB nin konularla ilgili talepleri şöyle sıralandı: TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu, ülkemizin emekten ve halktan yana güçlerinin kararlılığını, mücadele azmini, birlik ve dayanışma bayrağını yükseltme iradesinin önemini bir kez daha dile getirmektedir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Kurulu aşağıdaki konuları yeniden vurgulamaktadır; - DDK raporu başta olmak üzere, TMMOB örgütlülüğüne siyasi iktidar eliyle yapılan tüm saldırılara son verilmelidir. - Meslek alanlarımızı yakından ilgilendiren Yabancı Mühendislerin Çalışma Yasası başta olmak üzere diğer mesleki düzenlemeler adı altında TMMOB nin Madenci Anıtı na siyah çelenk TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu delegeleri maden kazalarında yaşanan ölümleri protesto etmek için Kızılay daki Madenci Anıtı na siyah çelenk bıraktı. Genel Kurulun üçüncü günü 29 Mayıs 2010 tarihinde Kocatepe Kültür Merkezi önünden Madenci Anıtı na yüründü. Madenlerde ölüm kader değildir, Ölümler, iş cinayetleri durdurulabilir sloganları ile yürüyen TMMOB delegeleri adına Genel Kurul Divan Başkanı Nevzat Uğurel ve Maden Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Torun Madenci Anıtı na Kazalar Kader Değil yazılı siyah çelenk bıraktı. Eylemde Nevzat Uğurel ve Mehmet Torun birer konuşma yaptı. TMMOB delegeleri açıklamanın ardından, Zonguldak Karadon da grizu patlaması sonucu yaşamını yitiren madenciler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. işlevsizleştirilmesi ve yetkilerine karşı yapılacak her türlü saldırılar sonlandırılmalıdır. - Ülkemizin tüm varlıklarının özel sermaye istismarından kurtarılarak özelleştirmelerin durdurulması, özelleştirilen halka ait varlıkların kamulaştırılması ve kamu kuruluşlarının yeniden güçlendirilmesi gerekmektedir. - Toplumsal gönencimizin arttırılmasına yönelik ulusal, bölgesel ve kentsel düzeyde planlı ve kamusal bir ekonomi politikası doğrultusunda, kamusal kaynaklara dayalı ve planlı modeli esas alan istihdam odaklı sanayileşme ve kalkınma politikaları gecikmeksizin uygulanmalıdır. - Dünya Bankası, IMF, AB ve benzeri kuruluşların dayattıkları, yerli işbirlikçilerin uyguladıkları yapısal uyum ve istikrar programları nı reddederek, emeğin iradesini egemen kılan ekonomik ve toplumsal politikalar üretilmelidir. - Ülkemize dayatılan dışa bağımlı enerji politikaları terk edilmelidir. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik veren bir enerji politikası gözetilmelidir. - Standart dışı ve enerji yoğun teknolojilerin ithal edilmesinin önlenmesi, mevcut tesislerde enerji verimliliğini artıracak, çevreyi koruyacak, çevre dostu teknolojiler uygulanmalıdır. - Nükleer enerji santralleri ile Türkiye- nin dışa bağımlılığı arttırılmaktadır. Kurulum, işletim ve söküm maliyetleri, çevresel etkileri, atık sorunları ile gelişmiş ülkelerin terk ettiği nükleer santral macerasına son verilmelidir. - Yabancılara imtiyaz tanıyan maden aramalarından vazgeçilmesi ve ulusal kaynaklara dayalı, maden arama, işletme ve enerji politikası izlenmelidir. - Madenlerimizin, jeotermal kaynaklarımızın, kıyı ve ormanlarımızın yerli ve yabancı sermaye tarafından yağmalanması durdurulmalıdır. - Üniversitelerde özerk ve katılımcı bir eğitim ortamı sağlanması için 12 Eylül düzeninin bir ürünü olan YÖK kaldırılmalıdır. - Eğitimde, öğrencileri müşteri olarak gören girişimler ve eğitim hizmetlerini bütünüyle bir pazar haline getirme çabaları sonlandırılarak; ilköğretimden üniversiteye parasız, eşit, bilimsel, demokratik ve fırsat eşitliğine dayalı anadilde eğitim yaşama geçirilmelidir. - Mühendislik, mimarlık, şehir planlamacılığı eğitim ve öğretim programları çağdaş teknolojiye ve bilim politikalarına uygun olarak emekten ve halktan yana yeniden düzenlenmelidir. - Üniversite çevrelerinde üniversite olanakları kullanılarak oluşturulan teknoloji bölgelerinde öğrencilerin ucuz işgücü olarak kullanılmasına karşı durulacaktır. - Barınma, sağlık ve eğitimin temel insan hakları olduğunu esas alınarak, her türlü özelleştirmeye son verilmelidir Eylül Anayasası ile gasp edilen grevli, toplu sözleşmeli sendikalaşma hakkı bütün çalışanlara yeniden tanınmalıdır. - Kapitalizmin emeği baskı altına alan stratejilerine karşı, istihdam bir hak olarak tanınmalı, istihdam arttırılmalı ve çalışma koşulları iyileştirilmelidir. - İş sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri kamusal bir hizmet olarak algılanmalı, bu alanda çalışma koşulları arasındaki nedensel ilişkileri araştıracak ve bilimsel araştırma yapacak kurumlar oluşturulmalıdır. - İş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinde ilgili meslek örgütleri yetkilendirilmelidir. Meslek hastalıklarına ilişkin çalışmalar geliştirilmeli, meslek hastalıkları hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. - Başta düşünce ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere tüm demokratik hak ve özgürlükler sağlanmalı, demokrasinin önündeki engeller kaldırılmalıdır Eylül Faşist Cuntasının hazırladığı mevcut Anayasa ve AKP tarafından hazırlanan yeni Anayasa Taslağı yerine, tüm toplumsal ve siyasi oluşumların katılımının sağlandığı, tüm kimliklerinin güvence altına alındığı özgürlükçü, demokratik, eşitlikçi bir anayasa yapılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. 30 Mayıs 2010 Pazar günü yapılan seçimlerin ardından TMMOB Yönetim Organları şöyle gerçekleşti: TMMOB 41. Dönem Yönetim Kurulu Baran Bozoğlu Çevre Mühendisleri Odası Hüseyin Yeşil Elektrik Mühendisleri Odası Ekrem Poyraz Fizik Mühendisleri Odası Bekir Erol Gemi Mühendisleri Odası Hasan Çaylak Gemi Makina İşletme Müh. O. Recep Özmetin Gıda Mühendisleri Odası Mustafa Erdoğan Harita ve Kadastro Müh. Odası Feyyaz Ataç İç Mimarlar Odası Selçuk Uluata İnşaat Mühendisleri Odası Mustafa Ergün Jeofizik Mühendisleri Odası Fahrettin Çağdaş Jeoloji Mühendisleri Odası Alaeddin Aras Fatma Berna Vatan Mehmet Soğancı Kimya Mühendisleri Odası Maden Mühendisleri Odası Makina Mühendisleri Odası Ahmet İrfan Türkkolu Metalurji Mühendisleri Odası A. Deniz Özdemir Meteoroloji Mühendisleri Odası A. Haluk Gürkan Mimarlar Odası H. Gürel Demirel Orman Mühendisleri Odası Mehmet Çelik Ayşegül Oruçkaptan Ayşe Işık Ezer Petrol Mühendisleri Odası Peyzaj Mimarları Odası Şehir Plancıları Odası Ahmet Hulusi Dinçer Tekstil Mühendisleri Odası Ergin Özügür Ziraat Mühendisleri Odası TMMOB Yüksek Onur Kurulu Musa Çeçen Elektrik Mühendisleri Odası Serdar Ömer Kaynak Maden Mühendisleri Odası Üzeyir Uludağ Makina Mühendisleri Odası Aytimur Güpgüpoğlu Mimarlar Odası Nevzat Uğurel Şehir Plancıları Odası TMMOB Denetleme Kurulu M. Macit Mutaf Elektrik Mühendisleri Odası Köksal Şahin İnşaat Mühendisleri Odası Ramazan Tümen Kimya Mühendisleri Odası Nadir Avşaroğlu Maden Mühendisleri Odası A. Kirami Kılınç Makina Mühendisleri Odası

6 6 15 Haziran Saldırı ve katliamların ardındaki gerici-faşist çete tipi örgütlenmeler her türlü bağlantıları ile ortaya çıkarılmalı ve sorumluları adalete hesap vermelidir. - Kamu İhale Yasası nda yapılan değişikliklerle ihalelerde kamu denetimi azaltılarak yaratılmak istenen rant ve talana karşı çıkılmalıdır. - Ulaşım politikasında tek çözüm olarak sunulan karayolları yatırımları yerine şehir içi ve şehirlerarası raylı sistem yatırımlarına ağırlık verilmelidir. - Bir deprem ülkesi olan ülkemizde deprem gerçeği siyasi iktidarlarca umursanmamakta ve kabul edilmemektedir. Deprem gerçeğini sürekli gündemde tutmaya yönelik çalışmalar etkin olarak yapılmalı, konunun bütün aktörlerinin katıldığı Ulusal Deprem Konseyi yeniden kurulmalıdır. - Siyasi iktidarın TOKİ öncülüğünde halka konut yapma adı altında sunduğu projeler, zamanla rant sağlamaya dönüşmüştür. TOKİ, uygulamaları ve harcamaları çerçevesinde denetime açılmalı; örgütlenmesi ve uygulama politikaları, halkın barınma ihtiyaçları çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. - Kentsel dönüşüm adı altında kentlerin hoyratça yıpratılması ile yeni gelişme alanları açmak yerine, öncelikle yerel değerleri içeren mevcut yaşam alanlarının halkın karar süreçlerine katılımı ile sağlıklı ve yaşanır duruma getirilmesi sağlanmalıdır. - Kentsel mekanlar, toplumsal yarar ve kullanım değeri ilkesi etrafında üretilmeli, paylaşılmalıdır. Doğal-kültürel varlıkların koruma-kullanma dengesi içerisinde yaşatılmasının yolları bulunmalıdır. - Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı ve Yem Kanun Tasarısı nın yasalaşması durumunda gıda güvenliği ve halk sağlığı konularında yaratılacak tehlikenin yanı sıra in üzerinde ziraat, gıda ve kimya mühendisi işsiz kalacaktır. Mühendissiz gıda işletmeleri öngören, halk sağlığını tehdit eden bu tasarıya karşı mücadele edilecektir. - Tarım arazilerinin yok olmasına, kirlenmesine, GDO lu gıdaların ülkemize sokulmasına, çiftçimizi üretimden, tarlasından koparan işsiz, yoksul bırakan politikalara son verilmelidir. - Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler desteklenmeli, et ithaline de olanak sağlayan dışa bağımlılık sona erdirilmelidir. - GAP Projesi kapsamındaki sulama projeleri IMF ve Dünya Bankası dayatmalarına karşı çıkılarak hızla bitirilmelidir. Bölge halkının yararına gerçek bir toprak reformuna gidilmelidir. - Ülke ormanlarının 2/B, özel ağaçlandırma vb. adı altında rant sağlanarak talan edilmesine son verilmelidir. - Dünya Bankası nın baskıları ile suyun ticarileştirilmesine karşı çıkılmalı, özellikle temiz suya erişimin en temel insan haklarından biri olduğu kabul edilmelidir. Su ve suya bağlı hizmetlerde çevre ve insan esas alınarak suyun mülkiyeti ve hizmetlerinin kamuda kalması sağlanmalıdır. - Ülkemizin ırkçı şoven yaklaşımlar temelinde kamplaştırılmasına karşı çıkmak, Kürt sorununu çözmek için; bir arada kardeşçe yaşamı, barış, demokrasi ve TMMOB de görev dağılımı yapıldı Mehmet Soğancı TMMOB Yönetim Kurulu Başkanlığı na dördüncü kez seçildi TMMOB nin Mayıs 2010 tarihlerinde Ankara da gerçekleştirdiği 41. Olağan Genel Kurulu sonucunda belirlenen Yönetim Kurulu, 12 Haziran Cumartesi günü düzenlediği ilk toplantısında görev dağılımını yaptı. Toplantı sonucunda Makine Mühendisleri Odası Temsilcisi Mehmet Soğancı 22 oyla Yönetim Kurulu Başkanlığına; İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Selçuk Uluata 21 oyla II. Başkanlığa seçildi. Sayman Üyeliğe, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası ndan Mustafa Erdoğan, Yürütme Kurulu Üyeliklerine Kimya Mühendisleri Odası ndan Alaeddin Aras, Maden Mühendisleri Odası ndan Fatma Berna Vatan, Orman Mühendisleri Odası ndan H. Gürel Demirel, Peyzaj Mimarları Odası ndan ise Ayşegül Oruçkaptan seçildi. Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı na ortak tepki Gıda Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası, 29 Mayıs 2010 tarihinde TMMOB 41. Olağan Genel Kurulu nun yapıldığı Kocatepe Kültür Merkezi önünde TMMOB delegelerinin de katıldığı kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirerek, TBMM Genel Kurulu nda 1 Haziran 2010 tarihinde görüşülecek olan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı na tepki gösterdi. Açıklamada, TBMM ye çağrıda bulunuldu ve meslek odaları ile sivil toplum örgütlerinin konuyla ilgili çözüm önerilerinin dikkate alınması istendi. Aksi taktirde her türlü meşru mücadelenin yürütüleceği vurgulandı. halkların kardeşliğini savunmak ve demokratik yaklaşımları egemen kılmak için mücadele edilecektir. - Ülkemizin çok kültürlü ve çok kimlikli yapısı dikkate alınmalı; kimliklerin ve kültürlerin reddedilmediği; tüm dillerin, kültürlerin, inançların ve renklerin kendilerini özgürce ifade ettiği bir toplumsal düzen oluşturulmalıdır. - Taş attığı gerekçesiyle yargılanan ve cezaevinde tutulan TMK mağduru çocuklar serbest bırakılmalıdır. - Halkın gündelik yaşamda kullandığı tüm dillerin önündeki baskılara son verilmelidir - Emperyalizmin savaş ve işgal politikalarına alet olunmamalıdır. ABD, İncirlik başta olmak üzere savaşa lojistik destek olan üsleri, limanları ve nükleer başlıkları ile ülkemizi ve bölgemizi derhal terk etmelidir. - Eşitlikçi bir toplum yaratma mücadelemizde, özgürlüklerimizi savunmak için, gündelik hayatın her alanını kuşatmaya çalışan tarikat ve cemaatler eliyle yürütülen gerici ablukaya karşı mücadele edilecektir. - Kendi örgütlü özgücümüze dayanarak, bütün emek ve demokrasi güçlerinin birlikte mücadelesi ile küresel kapitalizmin ve onun temsilcisi AKP nin saldırılarına karşı durulacaktır. - Kadına yönelik şiddeti ve toplumsal hayatın her noktasında cinsiyet ayrımcılığı önlenmeli, politik, ekonomik ve kültürel alanda pozitif ayrımcılık desteklenmelidir. Tüm emekçi kadınların mücadelelerinin yanında olmak, ortak mücadele etmekle birlikte, TMMOB örgütlülüğü içinde kadın örgütlenmesi geliştirilmelidir. TMMOB 40. Dönem 4. Danışma Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi TMMOB 40. Dönem 4. Danışma Kurulu toplantısı 8 Mayıs 2010 Cumartesi günü İMO Teoman Öztürk Konferans Salonu nda düzenlendi. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı nın 40. Dönem de yapılan çalışmalara ilişkin bilgilendirmesi ile başlayan Danışma Kurulu na 371 kişi katıldı. Toplantıda, söz alan Kurul üyeleri ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Raporu ve sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirildiler. Harp: TMMOB bu dönemden alnının akıyla çıkmıştır Toplantıda söz alan İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, konuşmasında, Türkiye nin içinden geçtiği dönemi ve bu dönemde siyasi iktidarın TMMOB ve benzeri kurumlar üzerinde oluşturmaya çalıştığı baskıları değerlendirdi. Harp, Türkiye nin önemli ve kaotik bir dönemden geçtiğine işaret ederek, böyle dönemlerin kurumlar açısından aynı zamanda bir sınav anlamı taşıdığını belirtti. TMMOB nin bu dönemden alnının akıyla çıktığını vurgulayan Harp, Daha önce defalarca dile getirildi: Kendi polisini, kendi ordusunu, kendi yargısını, kendi medyasını, kendi ekonomisini, kendi sendikasını, kendi Kürt ünü, kendi Alevisi ni, kendi solcusunu yaratmak isteyen AKP iktidarı, kendi meslek örgütünü de yaratmak istiyor. Ancak bu noktada önemli olan bizim ne istediğimizdir; AKP nin mesleki alanlarımızı ve mesleki örgütlenmemizi hedef alan girişimlerine karşı bizim ne söyleyeceğimizdir. Sözümüzün ne olacağı açıktır. Mühendisler, mimarlar, şehir plancıları siyasi iktidarın emir eri olmayacaktır dedi. Harp, şimdiye kadar siyasi iktidarlardan emir almadıklarını, bundan sonra da almayacaklarına dikkat çekerek, Bu yönde beklenti içinde olanlar büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaklardır diye konuştu. Harp, Teoman Öztürk ten devralınan TMMOB nin aynı anlayışla yoluna devam edeceğini belirterek, İnşaat Mühendisleri Odası nın, TMMOB çatısı altında verdiği mücadeleyi bundan sonrada aynı anlayış ve kararlılıkla vermeye devam edeceğini kaydetti. Toplantıda, sırasıyla Mehmet Torun (Maden MO), Kaya Güvenç (MMO, TMMOB Eski Başkanı), Serdar Harp (İMO), Dündar Çağlan (JMO), Gökhan Günaydın (ZMO), Ali Fahri Özten (HKMO), Cengiz Göltaş (EMO), Ali Ekber Çakar (MMO), Hasan Basri Avcı (OMO), Şevket Akdemir (Van İKK), Alkım Erdönmez (MMO), Feyzi Demir (Metalurji MO), Ferdan Çiftçi (İzmir İKK), Tigin Öztürk (EMO), Petek Ataman (Gıda MO), İdris Ekmen (Diyarbakır İKK), Ali Hasan Bakır (HKMO), Elif Bulut (ÇMO), Erhan Karaçay (EMO), Murat Cin (Metalurji MO), İbrahim Gür (ZMO), Beyza Metin (EMO), Özkan Karataş (EMO), Turan Aydemir (EMO), Hüseyin Atıcı (MMO), Cemalettin Küçük (TMMOB) söz aldı.

7 26 Mayıs ta ülke genelinde grev yapıldı Çalışanlar, 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü, 22 Şubat ta alınan eylem kararı doğrultusunda ülke genelinde genel grevdeydiler. Sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partilerin katıldığı eyleme TMMOB ve bağlı odaları da destek verdi. İMO Yönetim Kurulu Üyeleri ve İMO çalışanları Ankara da düzenlenen eyleme geniş katılımla destek verdiler. İMO Şubeleri ise bulundukları illerde düzenlenen eylemlere katıldılar. KESK, bir günlük iş bırakma kararını uygularken, DİSK, Türk-İş ve Kamu-Sen öğlen saatlerinde bir saatlik iş bırakarak basın açıklaması yaptı. KESK in iş bırakma kararına Türk-İş e bağlı bazı sendikalar da katıldı. 26 Mayıs Genel Grevi, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere, yurt genelinde kitlesel katılımla gerçekleştirildi. 15 Haziran Çalışanlar hak mücadeleleri için yine meydanlardaydı Ankara Grevi madencilere adadılar Ankara da sendikalar çeşitli noktalardan Ziya Gökalp Caddesi ne yürüyerek burada miting gerçekleştirdi. 26 Mayıs üretimden gelen gücü kullanma eylemi Zonguldak ta meydana gelen grizu patlamasında yaşamını yitiren işçilere ve Muğla Üniversitesi nde çıkan kavgada vurularak yaşamını yitiren Şerzan Kurt a adandı. Mühendis ve mimarlar saat de TMMOB önünde toplandılar ve ardından Ziya Gökalp Caddesi ne yürüyüşe geçtiler. Bütün yürüyüş kollarının alana girmesiyle birlikte konuşmalar başladı. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, DİSK Ankara Temsilcisi Kani Beko nun kitleye seslendiği açıklamaların ardından kitle dağıldı. Polis, Ankara da BTS üyelerine müdahale etti. Yine Ankara da Türk-İş i protesto eden TEKEL işçilerine de müdahale eden Emniyet güçleri, 8 işçiyi gözaltına aldı. İstanbul KESK e bağlı sendikalar, Çapa ve Sirkeci de buluşarak Beyazıt Meydanı na aktı. Hizmet üretmeyerek sokaklara çıkan 3 bini aşkın emekçi memur, iş güvencesi ve insanca yaşam talep etti. Eyleme ÖDP, SDP, BDP, ESP nin aralarında olduğu çok sayıda siyasi parti de destek verdi. Emekçilerin Beyazıt Meydanı nda toplanmasının ardından KESK Genel Başkanı Sami Evren bir konuşma yaptı. TMMOB İstanbul da alanlardaydı TMMOB üyeleri de İstanbul Beşiktaş ta eylemdeydi. İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan eylemde, Emek karşıtı politikalara dur de pankartı açıldı. İzmir İzmir de iş bırakan KESK ve DİSK üyeleri Basmane de toplanarak Konak Meydanı na yürüdüler. KESK e bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İzmir Şubesi, greve geceden başlayarak trenleri durdurdu. Sabah saatlerinde polis, greve müdahale ederek dört BTS li sendikacıyı gözaltına aldı. İzmir den Ankara ya giden 11 Tekel işçisi ise kendilerini Türk-İş Genel Merkez binasına zincirleme eylemi gerçekleştirdi. İşçiler polis tarafından gözaltına alındı. Samsun Cumhuriyet Caddesinde bulunan Türk- İş 6. Bölge Temsilciliği ne gelen TEKEL işçileri Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve Türk-İş yönetimini protesto ettiler. Her yer TEKEL, her yer direniş sloganları attılar. Adana TEKEL işçileri, Adana da Türk-İş 4. Bölge Temsilciliği nin bulunduğu binaya girmeye çalışırken polis engeliyle karşılaştılar. İşçilerin sendikaya girmesine izin vermeyen polis ve işçiler arasında gerginlik yaşandı. İşçilerin binaya girmesi polis ve sendika yöneticileri tarafından engellenirken işçiler bir basın açıklaması yaparak Türk-İş yönetimini protesto etti. Diyarbakır Diyarbakır da TEKEL işçileri sendika yöneticileri tarafından önlem amaçlı tüm gün kapalı tutulan Türk-İş 7. Bölge Temsilciliği önünde toplandılar. 50 civarında TEKEL işçisi bina önünde gün boyunca eylem yaptı. Mersin Mersin de Toros Hastanesi önünde toplanan kitle, sloganlar eşliğinde İstasyon Meydanı na yürüdü. Zonguldak Zonguldak ta Madenci Anıtı nda toplanan KESK e bağlı kamu emekçileri ve demokratik kitle örgütleri bir basın açıklaması yaptılar. Bursa Bursa da da iki ayrı eylem gerçekleştirildi. Türk-İş ve bağlı sendikalar yaklaşık kişi ile basın açıklamasını Fomara Meydanı nda yaptılar. Aralarında KESK, TMMOB, TTB ve siyasi partilerin bulunduğu gurup ise Ünlü Caddesi nde toplanarak Fomara Meydanı na yürüdü. Bini aşkın kişinin katıldığı yürüyüşe esnaf da alkışlarla destek verdi. Gaziantep Gaziantep Yeşilsu da toplanan sendikalar, siyasi partiler ve kitle örgütleri buradan sloganlar eşliğinde Merkez Sinema önüne yürüdüler. Üç fidan mezarları başında binlerce kişi tarafından anıldı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 38. yıldönümünde binlerce kişi tarafından Karşıyaka Mezarlığı nda düzenlenen törenle anıldı. Çok sayıda demokratik kitle örgütü, sendika ve siyasi partinin katılımıyla gerçekleştirilen törende, TMMOB İKK, Devrimci 78 liler Federasyonu, 68 liler Dayanışma Derneği, Gençlik Muhalefeti, Halkevleri, Alevi Bektaşi Federasyonu, EMEP, BDP, ÖDP, TKP, DİSK ve KESK hazır bulundu. İMO Yönetim Kurul Üyeleri, İMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri ile şube üyelerinin yanı sıra İMO Merkez ve İMO Ankara Şube çalışanları da anmaya katılanlar arasındaydı. Karşıyaka Mezarlığı nda gerçekleştirilen anma töreni 12:00 de başladı. Deniz, Yusuf ve Hüseyin için yapılan saygı duruşunun ardından kurumlar adına ortak açıklamayı 78 liler Girişimi Sözcüsü Hüseyin Gevher okudu. Gevherin ardından sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Denizlerin avukatı Halit Çelenk in mesajını Çelenk in eşi Şekibe Çelenk okudu. Daha sonra sırasıyla Aydın Çubukçu, Mustafa Yalçıner ve BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak birer konuşma yaptı. Konuşmaların bitiminde Denizlerin idamdan önceki son sözleri hep bir ağızdan okundu. Daha sonra Deniz, Yusuf ve Hüseyin in mezarlarına yüzlerce karanfil bırakıldı, bazı ziyaretçiler birer sigara yakıp mezarların üzerine koydu. Gün boyunca farklı demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler tarafından ziyaretler yapıldı, anma törenleri düzenlendi. Ankara daki anmaların yanı sıra İstanbul, Diyarbakır, Mersin ve Elazığ da da anmalar gerçekleştirildi. Teoman Öztürk Parkı açıldı TMMOB de yılları arasında başkanlık görevini sürdürmüş, TMMOB nin toplumcu bir çizgide mücadele etmesinin zeminini yaratmış olan Teoman Öztürk ün adı, Çankaya Belediyesi tarafından Çukurambar da bir parka verildi. 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü saat 18:00 de düzenlenen törene TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Yönetim Kurulu üyeleri, TMMOB ye bağlı odaların yöneticileri, TMMOB üyeleri, Teoman Öztürk ün ailesi, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bazı CHP li milletvekilleri ve halk katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ın da konuşma yaptığı açılışta, Mehmet Soğancı konuşmasında eski başkanları Teoman Öztürk ün isminin bu parka verilmesinin kendileri için çok anlamlı olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesinin kesildiği törende, Bülent Tanık, Teoman Öztürk ün ailesi, TMMOB yetkilileri ve açılışa katılan halk, Teoman Öztürk için bir çınar ağacı diktiler.

8 8 15 Haziran 2010 Sadık Gökçe kimdir? İnşaat mühendisliğine ve İnşaat Mühendisleri Odası na sonsuz katkıları olan Sadık Gökçe yi tanıtmak pek kolay değil. Zira 88 yıllık yaşamına, 70 yıla yaklaşan mesleki hayatının her anına başarılar sığdırmış bir isim Sadık Gökçe. Gökçe nin başarılarını buraya sığdırmak mümkün olmasa da kısa bir giriş yapmak niyetindeyiz: Yıldız Teknik Üniversitesi nin İnşaat Bölümünden 1948 yılında mezun olan Sadık Gökçe, kamunun ve özel sektörün çeşitli kademelerinde mesleğini icra etti. İnşaat mühendisliğinin sorunlarını bilen ve bu sorunların ülke sorunlarından bağımsız olmadığını gören Gökçe, 1960 lı yılların ikinci yarısından itibaren İMO da aktif görevler üstlendi. Gökçe, yılları arasında İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyeliği, ve yıllarında İMO Genel Sekreterliği görevlerini üstlendi. Odanın kurumsallaşmasında ve dönemin hükümetleri nezdinde değer gören bir örgüt olmasında Gökçe nin büyük katkıları oldu. Emeklilik hayatı düşüncesi olmayan Gökçe, İMO daki aktif görevlerinin ardından enerjisini ve birikimini Ankara Eğitim ve İnşaat Mühendisleri Vakfı na aktardı. Vakfın en büyük amacının Ankara Teknik Üniversitesi ni kurmak olduğunu söyleyen Gökçe, halen bu hedef için çalışmalarını sürdürüyor. Gökçe, Vakfın ihtiyaç sahibi öğrencilere verdiği burstan onur duyduğunu, Odanın kendisine verdiği rozet ile meslekte 50. ve 60. yıl belgelerini gururla taşıdığını söylüyor. Mesleki hayatında bir çok farklı alanda çalışmalar sürdüren Gökçe nin çalışmalarından bazıları şöyle: yılları arasında Karayolları Genel Müdürlüğü nde mühendis olarak çalıştı. Bingöl depreminin ardından bölgede inşa edilen 460 konutun mühendisliğini ve müteahhitliğini yaptı. Konutları altı ay gibi kısa bir sürede bitirdi yılları arasında Türkiye Öğretmenler Bankası İnşaat Emlak Müdürü görevini sürdürdü yılında kurulan ve halen hizmet veren Artı Proje şirketinin kurucuları arasındadır. İMO nun yaşayan tarihi Sadık Gökçe yi konuk ettik Türkiye nin büyük yatırımlarında İMO nun da imzası vardır İMO nun 56 yıllık tarihinde önemli görevler üstlendiniz yıllarında İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyeliği, ve yıllarında ise İMO Genel Sekreterliği görevlerinde bulundunuz. İMO nun 60 lı, 70 li yıllardaki çalışmalarından biraz söz eder misiniz? 1960 larda Odamız ile ilgili bakanlıklar arasında son derece yoğun bilgi alış-verişi yapılmaktaydı. O dönemde, Türkiye nin büyük yatırımlarında Odamızdan da görüş alınırdı. Bayındırlık Bakanlığı Odamızı doğrudan bir yardımcı olarak görür ve toplantılara bizi davet ederdi. Yatırımlarda on kişilik bir heyet vardı. O heyet bütçenin nerelere harcanması (yol, köprü, baraj vs gibi) gerektiği konusunda karar verme yetkisindeydi. Odamızdan bir kişinin yetkili olarak o komisyon içinde bulunması istenirdi. Ben de Odamızın Sekreter Üyesi olarak o dönem komisyona katıldım. Kimi zaman TBMM ye kadar girdik. Beni davet ettiler, görüşümüzü aldılar. Odamız çok muteber kişilerden oluşmaktaydı. O dönem beraber çalıştığım Eşref Özand (İMO nun yılları arasında 5 dönem Başkanlık yaptı) başta olmak üzere, büyük saygı duyduğum kişiler vardı. Hayatta birbirimize çok destek olduk. İMO ya yılları arasındaki 5 dönemine Başkanlık yapmış olan Eşref Özand bana 15 bin tane kitap bıraktı. Ben o kitapları ihtiyacı olan kurumlara verdim. Gazi Üniversitesi ne de 500 tane kitap verdim. Halen kütüphanenin bir bölümünde Eşref Özand kitapları sergileniyor. TMMOB Genel Kurulu nda Sadık Gökçe Teoman Öztürk le lerde bizim için büyük bir şans vardı. O zamanlar inşaat mühendisi sayısı çok azdı. Bakanlıklar, özellikle de inşaat işi yapan Bayındırlık Bakanlığı İMO yla ve bizimle devamlı temas halindeydi. Dolayısıyla İMO nun görüşlerine sık sık başvurulmaktaydı. Odanın etkinlikleri nelerdi? Her hafta cuma günü etkinlik düzenlerdik. Siyasi parti başkanları veya yardımcılarıyla konferanslar düzenliyorduk. Her partiye aynı uzaklıktaydık. Bir konferansa Mehmet Gölhan geldi. Tansu Çiller in en yakın dostu ve Devlet Bakanıydı. Konferansa gelen mühendisler ve ODTÜ mühendislik öğrencileri sorularıyla Gölhan ı perişan etmişlerdi. Gölhan, bana gelip, Sadık, ben daha iyi çalışmalıymışım demişti. Bizim isteğimiz Türkiye ye isteklerimizi kabul ettirmekti ve Türkiye yi iyi yola çekmekti.

9 15 Haziran İMO daki görevlerinizin ardından Ankara Eğitim ve İnşaat Mühendisleri Vakfı nın Başkanlığını yürüttünüz, halen başkanlığını yaptığınız vakfı hangi amaçlarla kurdunuz? Ankara Eğitim Vakfı, yıllarında Ankara Teknik Üniversitesi ni kurmak maksadıyla kurulmuştu. İniaat Mühendisleri Vakfı nın amacı ise üyeleriyle dayanışma ilişkilerini geliştirmekti yılında bu iki vakıf birleştirerek güçlendik. Tek amacımız Ankara Teknik Üniversitesi ni kurmak oldu. Süleyman Demirel e Ankara Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel İnşaat Fakültesi binasını dört katlı olarak siz yaptıracaksınız ve üstüne Süleyman Demirel İnşaat Fakültesi diye yazdıracağız demiştim. Bunun dışında Vakıf olarak çok iyi çalışmalar yürütüyoruz. Yetim, öksüz ve engelli üniversite öğrencilerine karşılıksız burs veriyoruz. Örneğin görme engelli bir çocuğu mezun ettik, şu anda avukatlık yapıyor. Bununla övünüyoruz ve inşallah ileride bu sayılar artacaktır. Burs çalışmalarımızın yanında bir de Teknik Üniversite kurmak için arazi aramalarımızı sürdürmekteyiz. Bizi anlayacak bir hükümetin iş başına gelmesi halinde, bize arazi verildiği anda, mutlaka ve mutlaka Ankara Teknik Üniversitesini kuracağız. Çünkü bütün üyelerimiz ona inanmaktadırlar ve bizi desteklemektedirler. Üyelerimizin arasında çok saygın, değerli insanlar var. Milletvekilliği ve bakanlık yapmış insanlar var. Teknik Üniversite kurma çalışmalarınız hangi aşamada? Süleyman Demirel iki ay daha görevinde kalmış olsaydı, İMO 20. Genel Kurulu, Oğuz Atay - Sadık Gökçe Teknik Üniversiteyi kurmuş olacaktık. Maliye Bakanlığı tarafından bize ayrılmış bir sürü yer vardı. Teknik Üniversite kurulma meselesini biz çok iyi bir şekilde yürüttük. Maliye Bakanlığı bize bir imkân tanımıştı. Karayolları Genel Müdürlüğü ile de bağlantılarımız vardı fakat içeriden gene bizim pek yakın dostlarımızdan birisinin etkisiyle maalesef o iş Karayolları ndan reddedilince, biz Üniversiteyi kuramadık. Ama Ankara Eğitim İnşaat Mühendisleri Vakfı olarak, Ankara Teknik Üniversitesini kurma amacımızı sürdürmekteyiz. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Bizden sonra geleceklerin de bunu yürüteceğine inanıyorum. Vakıf çalışmalarınızda İMO nun payı nedir? İMO, Ankara Eğitim ve İnşaat Mühendisleri Vakfı nın üyesidir. Çünkü Ankara Eğitim Vakfı kurulurken, İMO kurucu üyeler arasında yer almıştır. Devlet Su İşleri de üyemizdi fakat üyelikten ayrıldı. Bu sebeple İMO dan gayet tabii olarak büyük çapta yardım görmekteyiz. İMO ileride Ankara Teknik Üniversitesinin kurulmasında bizim en büyük destekçimiz olacaktır. Tüm sorumluluğu ben üzerime alacağım 1960 lı yılların sonunda Türk Mühendisleri Birliği Başkanıydım. İMO da ise Yönetim Kurulu Sekreter Üyeliği yapıyordum. Türk-Yol Sendikası greve gitti. Sendikanın içinde inşaat mühendisleri de vardı. İnşaat mühendisleri bana telefon açtılar, Bir aydır grevdeyiz, çözülmeye başladık, bize para yardımı yapın dediler. Benim param yok, ama İnşaat Mühendisleri Odası ndan size para göndereceğim dedim. Aynı gün Eşref (Özand) ağabey ve Yönetim Kurulu geldi. Acele yardım edelim, grev çözülüyor dedim. Ne kadar yardım edelim? dediler: 20 bin lira gönderelim dedim. 20 bin lira, o zaman büyük para. Çünkü bir mühendis liraya çalışıyordu. 20 bin lira gönderdik. Sonra bana bir telefon: Ağabey, 20 bin lirayı aldık biz canlandık, lütfen yanımıza gelir misiniz? dediler. Oraya üç kişi gittik, beni hemen halaya çektiler. Keyiflerimiz iyi, sonra bir de öğrendik ki, biz sendikaya para yardımı yapamazmışız. İzzettin Silier İMO İstanbul Şube Başkan ıydı, aynı zamanda avukattı. Benim çok yakın dostumdu. İzzettin buraya geldi. Bir taraftan yağmurlu bir havada var bir taraftan grev yapıyoruz. İzzettin bana Sadık siz ne yaptınız? dedi. Ne yaptık? dedim. Siz sendikaya para vermişsiniz dedi. Evet dedim. On yıldan başlıyor cezası, siz bunu nasıl yaparsınız? dedi. Durumu Eşref ağabeye anlattım, üç gün uyumadı. Savcılık konuyla ilgili ifademizi alacaktı. Yönetim Kuruluna Ben sizi kurtaracağım, tüm sorumluluğu ben alacağım üzerime dedim. Mahkeme salonu önünde bekliyorduk. Derken mübaşir geldi, Sadık Gökçe dedi. İçeriye girdim, elinde bir tane günlük gazete var, gazetede halay çekerken çekilmiş fotoğrafım gözüküyor. Savcı bana bu sen misin? dedi. Evet, benim dedim. Siz sendikaya yardım etmişsiniz dedi. Efendim, biz sendikaya yardım etmedik. Biz sendikaya üye olan üyelerimize yardım ettik. Şahıs olarak, inşaat mühendislerine yardım ettik dedim. Savcı yardım ettiğimiz kişilerin isim listesini ve sendika üyelik belgelerini saat 12 ye kadar getirmemi istedi. Gerekli belgeleri sendikadan büyük çabalar sonucu tamamladım. 12 ye on dakika kala, savcıya gittim Efendim, sizin istediğiniz listeyi getirdim dedim. Savcı şöyle bir baktı, sonra kalktı elimi sıktı, Kutlarım, bütün arkadaşlarını kurtardın dedi. Koluma girdi, bir süre bana eşlik ederek beni yolcu etti. Mühendislik Mimarlık Öyküleri-IV çıktı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından hazırlanan Mühendislik ve Mimarlık Öyküleri nin dördüncü kitabı geçtiğimiz günlerde yayınlandı. İlki, TMMOB nin 50. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde 2004 yılında yayınlanan Mühendislik Mimarlık Öyküleri serisi, ülkemizin sanayileşme, makineleşme ve yapılaşma serüvenini bizatihi kahramanlarının ağzından aktarıyor. Mühendislik ve Mimarlık Öyküleri, Türkiye tarihinde ve toplumsal hafızasında yer etmiş önemli mühendislik ve mimarlık ürünlerine dair bir seri. Kitaplarda Sümerbank tan SEKA ya, Keban Barajı ndan GAP a, T Cetvelinden ormanlara kadar pek çok şeye dair öyküler yeralıyor. Röportaj, anı, inceleme, makalelerin iç içe geçtiği, anlatılanların fotoğraf ve karikatürlerle zenginleştirildiği seri, bu özellikleriyle okuyucularına bilgi verdiği kadar keyif de veriyor. Bugüne kadar yayınlanan dört kitapta yer alan elli bir öyküyü bir arada değerlendirdiğimizde Türkiye de modernleşmenin ve kapitalistleşmenin tarihini de yakından izleme şansı doğuyor. Tarihin ilk evresinde olanca olanaksızlığa rağmen, devlet eliyle kurulmaya çalışan fabrikalar ve madenlerin öyküleri yer alıyor. Yoklukla, olanaksızlıkla, çabayla ve özveriyle örülü bu öykü İkinci Dünya Savaşı na kadar devam ediyor. Savaş sonrasında Batılı devletlerle yapılan işbirlikleri sonucu ülkeye gelen dış yardımlar, yepyeni bir dönemin başlangıcı oluyor li yıllardan itibaren ülkeye gelen büyük parayla biraz da hesapsızca büyük yatırımlar, barajlar, limanlar ve otoyollar yapılmaya başlanıyor. Hızla artan projeler, mühendis ve mimarların önüne yepyeni fırsatlar ve deneyimler çıkartıyor. Artan proje, fırsat ve deneyimlerin maliyeti ise piyasa belirsizliği ve dışa bağımlılık oluyor. Bu hesapsız ve ölçüsüz dönemin peşinden ise planlı kalkınma yılları başlıyor lu yıllardan çok daha kapsamlı planlarla Türkiye de yapılacak her türden yatırım önceden belirleniyor. Ülkemizdeki mühendis ve mimarların yaratıcı fikirlerini ve emeklerini tüm boyutlarıyla sergileyebildikleri bu dönemde birbirinden önemli devlet yatırımı gerçekleştiriliyor. Ne var ki uluslar arası kapitalist sistemle kurulan güçlü bağlar bu dönemdeki planlı kalkınmacılık anlayışının sınırlarını tayin ediyor. Başta teknoloji olmak üzere her alanda dışa bağımlılığımızın kanıtı olan bu sınırlılıkların en acı tecrübesi, Devrim Otomobilleri olmuştur. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren farklı anlayışlarla da olsa üzerinde önemle durulan sanayileşme, kalkınma, bayındırlık gibi kavramlar, 1980 li yıllarla birlikte birden bire tersyüz olmuştur. Kamu girişimciliği anlayışının yerine özelleştirme, piyasalaştırma, serbestleştirme gibi anlayışların ikame edilmesi, ülkemizdeki kamu yatırımlarının olduğu kadar mühendis ve mimarların da öykülerinin en buruk kısmı olmuştur. Onlarca yıl boyunca ülkemiz için üreten tüm fabrikalar ve işletmeler birer ikişer satılmış ve gerçek anlamda bir yağma süreci yaşanmıştır.

10 10 15 Haziran 2010 Kömür karası, tütün sarısı, demir grisi, sıva beyazı: Emekçilerin yaşamı rengarenk (!) M aden işçilerinin çalışma ve yaşam koşulları Karadon da yaşanan faciayla bir kez daha gündeme geldi. Bir yandan 30 işçinin ölümüyle sonuçlanan iş kazasının sebepleri tartışılırken diğer yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı hayatını kaybedenler için güzel öldüler diyebildi. Siyasi iktidarın yaşayan Tekel işçileri için söylediği onca şey ortadayken taşeronlaştırmanın sonucu olarak hayatını kaybeden maden işçileri için söylenmiş bu söz emekçilerin hayatlarının bile değersiz birer ayrıntı olduğunu gösteriyor. Hükümetin, özellikle maden ve inşaat gibi ölümlü iş kazalarının çok sık yaşandığı iş kollarında işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınması için acil ve gerçek tedbirler alması gerekirken, geçmişte de işçiler ölüyordu ama bu kadar konuşulmuyordu diyerek taşeronu savunması da çok manidardır. Türkiye gemi üretiminin yüzde 90 ını içeren ve Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) tarafından yeni sipariş alamayacak kadar dolu olduğu ve tam kapasite çalıştığı belirtilen Tuzla Tersaneleri ndeki büyümeye, artan ölümlü iş kazaları eşlik ediyor. Bu başarı hikayesini mümkün kılan Tuzla daki tersane işçilerinin payına ise artan iş güvencesi, yükselen hayat standardı ve ücretler değil, artan iş kazaları ve meslek hastalıkları düşüyor. Taşeron sisteminin oturtulduğu madencilik sektöründeki facialar, tersanede işlenen iş cinayetleri, inşaatlarda sayısı bile bilinmeyen ölümlü iş kazaları ortadayken siyasi iktidar mevzuat üzerindeki değişikliklerle anlam verilemeyecek düzenlemeler yapmaktadır. Örneğin, iş güvenliği mühendislerinin 50 den az işçinin çalıştığı işyerlerinde bulunma zorunluluğu kaldırılıyor. Bunu yapanların iş kazalarının yüzde 61 inin bu tür işyerlerinde meydana geldiğini bilmemeleri mümkün değil. İşçi Sayısı İşyeri Sayısı Toplam İşçi İş Kazası Sayısı O halde emek ve artı değer sömürüsünü artırmak için emekçilerin hayatını hiçe sayanların yasak savma olarak gördüğü işçi sağlığı ve iş güvenliği tartışmasını, iş in bir parçası olarak yeniden tanımlamak ve içine hapsolduğu parantezden çıkarmak görevi bize düşüyor. Tanımların değişmesi politikalar sonucudur Siyaset evrenindeki yapısal dönüşümler, emekçiler üzerindeki sınıfsal baskıyı her geçen gün artırırken çalışma yaşamındaki düzenlemeler de yaşamlarını hiçe sayıyor. Oran % 50 den az den çok Sosyal devlet çatısı altında oluşturulan çalışma koşullarının işi tanımlarken kullandığı kavramların dönüşümü yalnızca basit kelime değişiklikleri değil işçilik süreçleri ile işin örgütlenmesinin değişimi sorucu ortaya çıkan ve emeği mekanik bir üretim girdisi seviyesine indiren neo-liberal politikaların görüngülerinden biridir. Bu değişim hem hukuki düzenlemelerin içinde hem de gündelik yaşamda çok açık biçimde görülmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanının iş sağlığı ve güvenliği şeklinde tanımlanması, işçi yerine işgören, kamu teşebbüsü yerine özel teşebbüsün konulması çabası, işçilerin öz örgütü olan sendikanın yerine işverenin kontrolündeki insan kaynakları yönetimi uygulamasının getirilmesi, emek üzerindeki artı değer sömürüsünün ençoklaştırılması amacını gütmektedir. Yapılan araştırmalarda; iş kazalarının yüzde 50 sinin kolaylıkla önlenebilecek kazalar olduğu, yüzde 48 inin de sistemli bir çalışma ile önlenebileceği ortaya çıkmaktadır. Buna göre; iş kazalarının yüzde 98 inin önlenebilmesi mümkünken ve hatta kolaylıkla önlenebilecek olanların oranının yüzde 50 olduğu ortadayken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önümüzdeki beş yıl içinde, iş kazalarının yüzde 20 azaltılmasını hedeflemektedir. Bu durum, sorunun çözümü konusunda iyi niyetli ve gerçekçi bir yaklaşım değildir ama siyasi iktidardan daha fazlasını beklemek de akıllıca görünmemektedir. En acil çözüm bekleyen iş kolu: İnşaat Dünya da olduğu gibi Türkiye de de inşaat sektörü en tehlikeli işkollarından biridir. Gelişmiş ülkelerde inşaat işçileri, diğer sektörlerde çalışan işçilere oranla 3-4 kat daha fazla kazaya uğrama riski taşımaktadır. Ulus- Tablo 1 - İş kollarına göre iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri Faaliyet grupları (iş kolları) Metalden eş.im. (makina hariç) İş kazası Sayısı Meslek Hastalığı Sakat Kalan İnşaat Kömür madenciliği Nakil araçlari imali Metal endüstrisi Makina im. ve tamiratı Dokuma sanayii Nakliyat Gida maddeleri sanayi Taş, kil ve kum ocakları Diğer iş kolları Toplam

11 15 Haziran lararası Çalışma Örgütü verilerine göre bu oran 6 kata kadar çıkmaktadır. İnşaat sektörü, Türkiye de de çok sayıda insanın hayatın kaybettiği ve çok daha fazla insanın inşaat iş alanının yol açtığı çeşitli meslek hastalıklarının yanı sıra sakatlanma veya yaralanma gibi rahatsızlıklar geçirdi bir sektördür. (Tablo 1). Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın verilerine Sıra Sektör göre Türkiye de bir yılda gerçekleşen tüm iş kazalarının yüzde 10 u, sürekli iş göremezliklerin yüzde 25 i ve ölümlü iş kazalarının yüzde 34 ü inşaat işlerinde gerçekleşmektedir. (Tablo 2). En fazla kaza yaşanan sektör, iş kazası ile toplam iş kazalarının yüzde 14 ünü oluşturan metalden eşya imalatı dır. Toplam iş kazalarının yüzde 10 u da inşaat sektöründe yaşanmaktadır. İnşaat sektöründe 2006 yılında iş kazası meydana gelmiştir. Ölümlü iş kazaları oranlarının sıralamasında inşaat sektörü, toplamda yüzde 25 ile ilk sırada yer almaktadır. Sorun ortada peki ya çözüm? Tablo 2 - Sektörlere göre iş kazası, sürekli iş göremezlik ve ölüm istatistikleri (2006) Bütün bu gerçekler ortadayken Türkiye de, emekçileri ilgilendiren iş sağlığı ve güvenliği kavramı, çalışma hayatının düzenlenmesi sırasında sürekli olarak gündem maddelerinin sonuna atılmaktadır. Bu sorun ancak, konuyla ilgili ulusal politikaların oluşturulması sürecinde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ne (TMMOB) bağlı ilgili meslek odaları, Türk Tabipler Birliği (TTB), Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve sendikaların katılımı sağlanarak yürütülecek çalışmalarla çözülebilir. İş Kazası Sayısı Sürekli İş Göremezlik Ölüm 1 İnşaat Kömür Madenciliği Metalden Eşya İmalatı (Mak. hariç) Nakliyat Dokuma Sanayi Top ve Parekende Tic Nakil Araçlar imali Makine İm. ve Tamiratı Taş toprak, kil, kum vs imalatı Gıda maddeleri san Metal mütea. Esas endüs Toplam İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurullarının kurulması 50 den daha az işçi çalıştıran iş yerlerinde yasalarla güvence altına alınmalı, bütün iş yerlerini ve tüm çalışanları kapsamalıdır. İş yerlerinde iş güvenliği konusunda mesleki yeterliliği TMMOB ye bağlı ilgili oda tarafından onaylanmış ve sertifikalandırılmış mühendisler çalıştırılmalı ve iş yerinde çalışacak mühendis sayısı, projenin büyüklüğüne göre belirlenmelidir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilebilmesi için tüm süreçlerde öncelik işçi sağlığı ve güvenliği olmalı, çalışan odaklı bir çalışma hayatı oluşturulmalıdır. Güvencesiz çalıştırmanın tüm biçimleri ortadan kaldırılmalıdır. Sigortasız ve sendikasız çalıştırma yasaklanmalıdır. Dünya da olduğu gibi Türkiye de de inşaat sektörü en tehlikeli işkollarından biridir. Gelişmiş ülkelerde inşaat işçileri, diğer sektörlerde çalışan işçilere oranla 3-4 kat daha fazla kazaya uğrama riski taşımaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre bu oran 6 kata kadar çıkmaktadır. İMO 24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinliklerindeydi İMO İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Konya da düzenlenen 24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinliklerine katıldı. 4-5 Mayıs 2010 tarihlerinde Konya Dedeman Otelde düzenlenen etkinliklere İMO İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Başkanı Doç. Dr. Uğur Müngen, Kurul Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Ümit Dikmen, Yrd. Doç. Dr. Selim Baradan, Yrd. Doç. Dr. Osman Aytekin ve Kurul Sekreteri Demet Özgür katılarak, iş sağlığı ve güvenliği kavramıyla ilgili gelişmeleri takip ettiler. Yaklaşık 1200 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikleri üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından çok sayıda davetli katıldı. İlk gün açılış konuşmaları yapıldı ve ardından panellere geçildi. Etkinlik kapsamında Sağlık ve Güvenlik Birimleri konulu panel, İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitimin Yeri ve Önemi ile Ekonomik Krizin İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimine Etkileri konulu panel düzenlendi. İMO görüşleri yetkililere aktarıldı İMO İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu, iş sağlığı ile güvenliği konusunda yaşanan süreci ve gelişmeleri etkinlikler boyunca takip ederek İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ne ilişkin görüş ile önerilerini dile getirdi. Panellerin soru cevap bölümünde söz alan İMO İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Dikmen, sistem kurumsallaşırken içinden geçilen zorlukların çok açık olduğunu belirterek, Bakanlığın uygulamaya çalıştığı sistemin sadece üretim ve hizmet bazlı sektörlere yönelik olduğunu buna karşılık proje bazlı sektörlerden inşaat sanayi, gemi sanayi gibi alanlardan uzak olduğunu vurguladı. Ümit Dikmen konuşmasında ayrıca, inşaat sektörünün sigortasız çalışma, eğitim düzeyi değişikliği, sürekli olarak mekanın değişimi gibi sıkıntıları olan bir sektör olduğunu ve İstanbul da 100 şantiyede yapılan bir taramada meydana gelen kazalar sonucunda 16 ölüm tespit ettiklerini söyleyerek, İMO nun uygulamaya konan Yönetmeliklerin inşaat sektörü için yeterli olmadığı, inşaat sektöründeki kazaları veya ölümleri azaltmakta faydalı olamayacağı kanaatinde olduğuna dikkat çekti. Dikmen, inşaat sektörüne özgün Yasa ve Yönetmelikler üzerinde çalışma yapılmasını arzu ettiklerini ifade etti. İMO dan yöneltilen soruları İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı Dr. Rana Güven yanıtladı. Güven, inşaat sektörünün sorunlu bir alan olduğunun farkında olduklarını, çalışanların kontrolü muayenelerinin sıkıntılı olduğunu belirtti ve öncelikle genel bir sistem oluşturulmaya çalıştıklarını, alana ilişkin düzenlemeleri genel sistemi oluşturduktan sonra yapma niyetinde olduklarını ancak henüz sistemde uzlaşamadıklarını söyledi. Güven ayrıca inşaat sektörüne ilişkin kapsamlı çalışmaların gelecek dönem içerisinde ele alınacağını ifade etti.

12 12 15 Haziran 2010 İnşaat Mühendisleri Odası İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu tarafından hazırlanan değerlendirme metni İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı ile ilgili son gelişmeler Dünyanın birçok ülkesinde üzerinde önemle durulan iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizdeki ilk ciddi gelişmeler 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu ve bunu takiben çeşitli yönetmeliklerin çıkmasıyla gerçekleşmiştir. Bu yasa ve ilgili yönetmelikleri ile, çalışma hayatında işçi işveren ilişkilerini düzenleyen ve 30 yılı aşkın süredir yürürlükte olup artık güncelliğini bir hayli yitirmiş olan 1475 sayılı yasanın güncelleştirilmesi amaçlanmıştır. Ancak, kapsamlı değişiklikler getiren bu yeni düzenlemelerin yürürlüğe girmesinde, çalışma hayatının taraflarınca açılan davalar neticesinde, bazı maddeler Danıştay tarafından iptal edilmiş hatta bazı yönetmelikler iptal edilmiş ve tekrar düzenlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği konusundaki bu gelişmeler iş kazalarında her zaman ön sıralarda yer alan inşaat sektörünü yakından ilgilendirmektedir. Özellikle de inşaat işyerlerinde görev alacak ve iş kazalarının önlenmesinde önemli rol oynayacak iş güvenliği uzmanlarının yetkileri ve sorumlulukları ile ilgili düzenlemeler sektörün geleceği açısından önem taşımaktadır. Bu yazıda hedeflenen inşaat sektörünü bu konudaki gelişmeler hakkında bilgilendirmektir. İş Yasasında ve İş Güvenliği Uzmanlığı ile İlgili Yönetmelikte yapılan değişiklikler 4857 sayılı İş Kanunu nun 81. ve 82. maddeleri işverenleri, iş yerinde iş güvenliğinin sağlanması için iş güvenliği uzmanı, sağlık hizmetlerinin yürütülmesi için de işyeri hekimi bulundurmakla yükümlü kılmıştır. Bu görevleri yerine getirecek teknik elemanların hangi niteliklere sahip olacağı, çalışma koşulları, eğitimleri ve belgelendirilmeleri, yetkileri ve sorumlulukları gibi konular ise 2004 yılında çıkan İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ve İş Güvenliği İle Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile açıklanmıştır. Ancak, her iki yönetmelikte meslek odalarının açtığı davalar sonucunda Temmuz 2006 da yürürlükten kalkmıştır. Aradan 2 yıl geçtikten sonra 4857 sayılı kanunda değişiklik öngören 5763 sayılı kanun ile İş Kanunu nun 81 ve 82. maddeleri, 81. madde altında birleştirilerek şu hale getirilmiştir: İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre; a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla, b)bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle, c)sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle, yükümlüdürler. İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz. Böylece bu uygulamayla işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı, işyeri sağlık ve güvenlik birimi adı altında toplanmıştır. Bu maddede bahsi geçen yönetmelik ise İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik adıyla 15 Ağustos 2009 tarihli sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Ancak bu yönetmelikte yaklaşık altı ay yürürlükte kaldıktan sonra Danıştay 10. Dairesi nin 29 Mart 2010 tarih ve 2010/696 esas sayılı kararı ile yönetmeliğin bir çok maddesinde yürütmeyi durdurma kararı almıştır. Her ne kadar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın bünyesinde bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü bu karara itiraz etmişse de, genel kanı bu kararın değişmeyeceği yönündedir. Gelişmiş ülkelere göre iş sağlığı ve güvenliği konusunda zaten bir hayli geride kalmış ülkemizde yönetmeliklerin çıkarılıp iptal edilmesi, sil baştan yönetmelik hazırlanması şüphesiz iş güvenliği kültürünün oluşması ve benimsenmesi açısından istenmeyen gelişmelerdir. Diğer yandan sürecin sürüncemeye girmesi; yönetmeliğin yürürlükte olduğu sırada özel kurumlara ücret ödeyerek eğitim alan birçok kişiyi mağdur etmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü çalışanları ise bu yönetmeliği çıkarmak için harcadıkları emeğe üzülmekte ve meslek odalarını dava açtıkları için suçlamaktadır. Ne var ki, suçlamaya geçmeden önce çıkarılan yönetmeliğin ülkemizde uygulanabilirliğini ve düşünülen düzenlemelerin gerçekten de iş kazalarını önlemede etkili olabileceğini araştırmak gerekir. Bunun için de en iyi kaynaklar bu konuda çalışan bilim adamları, pratisyenler ve meslek odalarıdır. Tam da burada meslek odalarının amacının, en doğru etkin düzenlemelerin oluşturularak çalışma hayatının sağlıklı ve emniyetli hale getirilmesi olduğunu bir kez daha vurgulamakta yarar var. Bu fikir, aşağıda daha detaylı açıklanacak maddelerden de görüleceği gibi meslek odalarının ana hedefini oluşturmaktadır. İptal edilen Yönetmeliğin sorunları İptal edilen İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik te var olan sorunları ve meslek odalarının yönetmelikle ilgili kaygılarını ifade ederken yönetmeliğin dayanağı olan 4857 sayılı İş Kanun undaki kimi maddeleri de gündeme getirmek ve incelemek gerekmektedir. Aşağıda bu incelemenin sonuçları özetlenmiştir. 50 İşçi Sınırı: 4857 sayılı iş kanununun 81. maddesinde yer alan Sanayiden sayılan ve en az 50 işçi çalıştıran işyerlerinde iş güvenliği uzmanı bulundurma şartı iş kazalarını önleme yolunda ve özellikle de inşaat gibi tehlikeli sektörlerde yetersiz kalmaktadır. 50 işçinin altında çalışmaların olduğu yerlerde de ciddi iş kazaları olmaktadır. Bilhassa şehir içinde yapılan birçok inşaatta kayıtlı işçi sayısı 50 nin altındadır. Ayrıca bazı kompleks ve tehlikeli inşaat projelerinin 50 işçinin altında tamamlanabileceği de bir gerçektir. Bu yüzden böyle bir sınırın getirilmesi yerine, işin kapsamı ve zorluk derecesi gibi ölçütlerin dikkate alınması daha doğru olacaktır. İş Güvenliği Uzmanı Tanımı: Aynı maddede bulunan iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı ifadesindeki İş güvenliği uzmanı unvanı kanunun ilk çıktığı günden beri mühendislerin ve dolayısıyla onların temsilcileri olan TMMOB ve bağlı meslek odalarının haklı olarak tepkisini çekmektedir. İptal edilen sayılı yönetmeliğin 4. maddesinde de iş güvenliği uzmanı İş sağlığı ve güvenliği konularında görev yapmak üzere Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilen mühendis veya teknik eleman olarak tanımlanarak mühendis ve teknik elemanlar aynı unvan altında birleştirilmekte ve bu kişiler iş güvenliği alanında aynı hak, yetki ve sorumlulukla donatılmaktadır. Tamamen farklı eğitim almış olan mühendis ile tekniker, teknisyen, teknik öğretmen vb.nin aynı kapsamda değerlendirilmesi son derece yanlış bir uygulamadır. İş güvenliğinin sağlanmasının bir ekip işi olduğu düşünülürse, işyeri örgütlenmelerinde iş güvenliği mühendisi, iş güvenliği teknik elemanı gibi ayrı statüye sahip elemanlara görev verilmesi, daha bilimsel bir yaklaşım olacaktır. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi: İş Kanunu nun 81. maddesinden sayılı yönetmeliğin 8. maddesine yansıyan bir başka kavram da ortak sağlık ve güvenlik birimi olmuştur. Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmetin tamamı veya bir kısmı alınarak yerine getirilebilir ifadesiyle işyeri sağlık ve güvenlik birimi istihdamı isteğe bağlı olmuştur. Yönetmeliğin 11. maddesi, az tehlikeli işyerlerinde çalışan işçi sayısının 1000, tehlikeli sınıfta yaralan işyerlerinde 750 ve inşaat sektöründeki işlerin de yer aldığı çok tehlikeli işyerlerinde ise 500 olması durumunda işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurma yükümlülüğünü zorunlu tutmuştur. Bir başka deyişle, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdamı ve işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurulması ancak yukarıda sayılan sayıların üzerine çıkılması durumunda zorunlu tutulmuş ve 50 işçi sayısı eşiği tehlike sınıfına göre 1000, 750 ve 500 e çıkarılmıştır. İşyeri örgütlenmesi yerine dışarıdan hizmet almayı özendiren bu düzenlemede, dışarıdan hizmet vermeye gelen iş güvenliği uzmanı ancak genel önleme yöntemleri konusunda bilgi verebilir. Günlük karşılaşılan riskler ancak, içeride yönetildiğinde önlenebilir duruma gelir. Burada bir başka ilgi çekici konu da iş güvenliği uzmanı istihdamının tam gün olmaması ve hatta bazı formüllerle kaç saat işyerinde olabileceğinin hesaplanmasıdır. İnşaat şantiyeleri, tersaneler ve maden ocakları gibi son derece tehlikeli işyerlerinde sürekli bulunacak bir iş güvenliği uzmanına ihtiyaç vardır. Ancak, maalesef yönetmeliğe göre 500 ün altında işçi çalıştıran çok teh-

13 likeli işyerlerinde tam gün çalışacak iş güvenliği uzmanı istihdamına gerek yoktur. Bu durumda 500 ve üzeri çalışanın olduğu inşaat şantiyelerinin ne denli az olduğu düşünüldüğünde inşaat sektöründe neredeyse tam zamanlı iş güvenliği istihdamı gereği ortadan kalkmaktadır. Kaldı ki inşaat şantiyelerinde, çalışan mevcudu hem günden güne farklılıklar gösterebilmektedir hem de kayıt dışı çalıştırılan işçi sayısı oldukça fazladır. Bu nedenle 500 sayısının dahi tespit edilebilmesi imkansızlaşacağından pratik olarak tüm şantiyeler kapsam dışı kalacaktır. Eğitim Kurumları: sayılı yönetmeliğin getirmiş olduğu en büyük değişiklik ise şüphesiz iş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin eğitiminde olmuştur. Yönetmelik eğitim yetkisini Kuruluş kanunlarında işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerini verme yetkisi bulunan kurum ve kuruluşları, üniversiteleri ve Genel Müdürlükçe yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve özel hukuk tüzel kişileri olarak Madde 4(c) de tanımlanan Eğitim Kurumları na vermiştir. Eğitim verme yetkisinin özel sektörü de kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması da bir başka eleştiri konusudur. Yönetmelik maalesef eğitim yetkisini verirken kurumların eğitim alanındaki tecrübesi, geçmişi ve kurumsallığı gibi faktörlerle değerlendirmek yerine kurumun mekan büyüklüğü, eğitim elemanı varlığı gibi basit kriterlerle değerlendirmektedir. Eğitim kalitesinin nasıl denetleneceği ve sağlanacağı konusu açıktır. Özel sektörce işletilen bu kurumların kısa bir süre içerisinde para karşılığı sertifika dağıtan kurumlar olması olasıdır. Sonuçta birkaç saatlik bir sınavı takiben bu kurumlardan eğitim alan kişiler yasalar çerçevesinde yetkili ve sorumlu olacaklardır. Yani iki taraflı olası bir tehlike mevcuttur. Bir yandan eğitim kalitesi yeterince denetlenemeyen kişilerin yetki sahibi haline getirilmesi diğer yandan ise bu kişilerin olası bilgi ve beceri eksikliğinden dolayı hem çalışanların hem de kendilerinin zarar görme ihtimali. Netice olarak, işçi sağlığı ve güvenliği, bu şekilde özel sektörün kâr mantığına bırakılamayacak kadar önemli bir konudur. Nitekim, Danıştay da ilk olarak yönetmeliğin özel sektöre yetki veren bu bölümünü iptal etmiştir. Eğitim Programı: Yönetmelikle tasarlanmış eğitim sistemin en büyük sorunu ise iş güvenliği uzmanı olabilmek için tamamlanması gereken eğitim programının sektörel farklılıklar dikkate alınarak tasarlanmamış olmasıdır. Yönetmeliğe göre eğitimi alacak her bireyin aynı dersleri alması gerekmektedir. Örneğin yemek üretimi yapan bir işyerinde çalışacak iş güvenliği uzmanı ile tersanede çalışacak bir iş güvenliği uzmanı bu sistemde tamamen aynı eğitim programından geçmek zorundadır. Durum inşaat sektörü açısından düşünüldüğünde bu sistemde sorunlar olduğu çok açıktır. İnşaat; işyerleri ve işgücünün değişken olduğu proje bazlı üretim sistemine sahip bir sektördür. Doğal olarak her inşaat projesi birbirinden farklı özellikler taşımakta ve kendine özgü riskler içermektedir. Projeye göre değişen risklerin bir kısmı sadece bu işin ehli kişiler (inşaat sektöründe inşaat mühendisleri) tarafından tespit edilebilir. Fabrikasyona İnşaat Mühendisleri Odası olarak çıkacak yeni yönetmeliğin eksikliklerinin giderilerek kalıcı hale getirileceğini, sektörel farklılıkları dikkate alacağını ümit ediyor ve 4857 sayılı İş Kanunu nun 81. maddesinin düzenlenmesini talep ediyoruz. dayalı akım tipi üretim sistemlerinde ise durum farklıdır. Sistem değişmedikçe riskler de değişmez ve işyeri değişmediği için işgücünün eğitimi daha kolaylaşır. Bu yüzden inşaat sektöründe çalışacak bir iş güvenliği uzmanına mutlaka farklı eğitim verilmelidir. Bu kişiye verilecek temel iş güvenliği eğitiminde bile kullanılacak örnekler mutlaka inşaat sektörüyle ilgili olmalıdır. Ayrıca, eğitim programının 40 saatlik kısmının uygulamalı olmasından bahsedilmektedir. Her iş güvenliği uzmanı adayına aynı eğitimi veren bir sistemde bu uygulamaların yapılması çok güçtür. Bu yüzden herkese aynı eğitim veren sistem anlayışı değiştirilmelidir. Tasarlanan eğitim programındaki ders başlıkları incelendiğinde inşaat işyerlerinde karşılaşılabilecek birçok tehlike ve riskin atlandığı görülmüştür. Kazı işlerinde güvenlik, iksa sistemlerinin seçimi ve kurulması, vinçler ve diğer yapı makinelerinin güvenli kullanımı, yüksekte çalışmalarda iskelelerin seçimi ve kurulması, yıkım işlerinde güvenliğin sağlanması gibi detaylandırılması gereken inşaat sektörüne özgü konular var olan başlıklar arasında görülmemektedir. Bu konuları 2 saatlik inşaat işyerlerinde güvenlik dersine sığdırmak mümkün değildir. Ayrıca, inşaat sektöründe en çok ölümle sonuçlanan iş kazası olan yüksekten düşme için ise 1 saati uzaktan eğitim olmak üzere 2 saatlik Yüksekte Çalışmalarda Güvenlik dersinin yeterli olacağı düşünülmüştür. Bu nedenlerden ötürü özellikle inşaat sektöründe çalışacaklar için böyle bir eğitim programı yeterli değildir. Bu sorun diğer sektörler için de geçerlidir. Ayrıca diğer iş kolları ve sektörlerde de sadece inşaata özgü alanların bulunabileceği de unutulmamalıdır.bu yüzden verilecek eğitim sektörsel riskleri içerecek şekilde tekrar tasarlanmalı ve genel iş güvenliği eğitiminin üzerine sektöre özgü iş güvenliği eğitimi verilmesini öngörecek yeni bir iş güvenliği eğitim programı planlanmalıdır. A, B, ve C Sınıflandırması: Bir başka tartışmaya açık konu ise 2006 yılında iptal edilen yönetmelikte de bulunan A, B ve C sınıfı iş güvenliği uzmanlığıdır. İş güvenliği uzmanlık alanında tecrübe kazananları ödüllendiren ve sınıflandıran bu sistem aynı zamanda yetki sınırlarını da belirlemektedir. Birçok gelişmiş ülkede bulunmayan bu yaklaşımın gerekliliği tartışmalıdır. İş güvenliği aynen işyeri hekimliği gibi bir uzmanlık dalıdır. Kendi içinde sınıflandırma ancak ayrı iş güvenliği bölümü olan büyük şirketlerde görev paylaşımı esaslı olabilir. Sınıflandırma mantığı, eğitim açısından düşünüldüğünde de çeşitli zorluklara neden olacaktır. Örneğin iptal edilen yönetmelikte bu eğitim üç aşamalı tasarlanmıştır. Eğitimi alıp sınavı geçen kişi C sınıfı iş güvenliği uzmanı olmakta, 2 yıl çalıştıktan sonra B sınıfı için bir daha eğitim alarak sınava girmekte ve takiben 5 yıl çalıştıktan sonra A sınıfı için yine eğitim sonunda sınava girmesi gerekmektedir. İş güvenliği eğitimi bir bütündür bu şekilde üçe bölmek hem zor hem de anlamsızdır. Yönetmelikte C sınıfı için önerilen eğitim programı aslında genel bir iş güvenliği eğitimi açısından yeterlidir ve yönetmelik yürürlükteyken verilen eğitimler C sınıfı için verilmiştir. A ve B sınıfı için verilecek eğitimlerin kapsamı üzerinde yeterince durulmamıştır. Eğer bu eğitimlerin amacı bilgi tazelemekse istenen eğitim saatinin C ile hemen hemen aynı olduğu görülmektedir. Ayrıca sınav sorularının hazırlanması sırasında zorluk derecesine göre üçe nasıl ayrılacağı da merak konusudur. Eğer C sınıfı için tasarlanan eğitim sadece genel iş güvenliği eğitimi ise ve bu sınıflandırma sisteminde ısrar edilecekse yukarıda bahsi geçen sektörel eğitimin B sınıfı eğitimde verilmesi ve belki de A sınıfı için sadece tazeleme eğitimi ve iş tecrübesi şartı getirilmesi söz konusu olabilir. 15 Haziran Son olarak değinilmesi gereken bir konu da A sınıfı belge alabilme şartlarının çok ağır ve eşit şartlarda koyulmamış olmasıdır. İş müfettişleri ve Bakanlık çalışanlarına çeşitli kolaylıklar sağlanırken özel sektörde bu konuda çalışmış kişilere bir kolaylık tanınmamıştır. Eğer başvuran kişi devlet bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışmamış ise bu belgeyi alabilmesi için C sınıfı belgesini aldıktan sonra asgari 7 yıl çalışması gerekmektedir. İnşaat Mühendisleri Odasının tutumu TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 24 Ekim 2009 tarihinde yukarıda bahsedilen gelişmelere paralel olarak çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin katılımıyla bir iş güvenliği kurulu oluşturmuştur. Bu kurul her ay düzenli olarak toplanarak inşaat mühendisliği mesleği açısından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konuları ele almaktadır. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda hedef inşaat sektöründeki iş kazalarını azaltmak için ülkemizde yapılması gereken düzenlemeler ele alınmıştır. Bu kurul, özellikle inşaat sektöründe iş güvenliği uzmanı olarak çalışacak kişilerin inşaat mühendisi olması ve bu kişilere verilecek eğitimin inşaat sektörüne özgü tasarlanması gerektiğini savunmaktadır. İş Güvenliği Kurulu, bu fikri desteklemek amacıyla inşaat sektöründe faaliyet gösterecek iş güvenliği uzmanlarına dönük taslak eğitim programı hazırlamıştır. Söz konusu yönetmelik iptal edildiğinden İMO nun bu programla İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ne başvurarak onay aldığı taktirde programı hayata geçirme amacı da gerçekleşememiştir. Geçtiğimiz mayıs ayında Konya da gerçekleşen 24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftasına katılan Kurul bir sonraki hedefini yeni çıkarılacak yönetmeliğin oluşturulmasında anlamlı katkılarda bulunabilmek şeklinde belirlemiştir. Bu katkının verilebilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü nün de böyle bir işbirliğinde istekli olmaları gerekmektedir. Genel Müdürlük temsilcileri, 24. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası nda meslek odalarından gelecek desteğe açık olduklarını dile getirmişlerdir. Bu nedenle çıkacak yeni yönetmeliğin yukarıda sıraladığımız eksikliklerinin giderilerek kalıcı hale getirileceğini, sektörel farklılıkları dikkate alacağını ümit ediyor ve 4857 sayılı İş Kanunu nun 81. maddesinin aşağıdaki şekilde düzenlenmesini talep ediyoruz. İşyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve işverence görevlendirilecek diğer personelin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, eğitimleri ve belgelendirilmeleri, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde kurulacak sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar ile bu birimlerde bulunması gereken personel, araç, gereç ve teçhizat, görevlendirilecek personelin eğitim ve nitelikleri Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

14 14 15 Haziran 2010 İMO Şubeleri İstanbul Şubesi Şubenin Kuruluş Tarihi : Şube üye sayısı : Dönemi : 42. Dönem Şubeye Bağlı Temsilcilikler: Kadıköy, Bakırköy, Edirne, Kırklareli, Silivri, Lüleburgaz. Laboratuar: Bakırköy İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe Teknik Güç ün sorularını yanıtladı İstanbul un alt yapı sorunları nelerdir, kısaca özetleyebilir misiniz? İstanbul, dünyanın ve ülkemizin önemli kentlerinden biridir. Gerek henüz açığa çıkarılamamış olan yeraltında bulunan arkeolojik eserleri bakımından, gerekse açık hava müzesi olması nedeniyle büyük öneme sahip bir kenttir. Ayrıca 8500 yıllık bir kent olmasına karşın, alt yapı sorunları çözülememiş bir kent olarak da varlığını sürdürüyor. Deprem, ulaşım, çevre sorunları ve hava kirliliği; enerji, su, kanalizasyon, ısınma, engellilerin sorunları; dinlenme ve toplanma alanlarının yetersizliği; kötü koşullarda yaşama ve beslenme; eğitim ve sağlık gibi konuları da İstanbul un önemli sorun alanları olarak ifade edebilirim. Yerel yönetimin ulaşım politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizin kentlerarası ve kentiçi ulaştırmasında ortaya çıkan uygulamalar; çoğunlukla sistem anlayışından uzak, gösterişli ve tekil projeler olarak ele alınmaktadır. Bu projeler, bilimsel nitelikte bir araştırmanın sonucu olarak değil de, günübirlik projeler olarak gündeme gelmektedir. İstanbul un ulaşımına ilişkin kararlar da, böylesi bir anlayışın ürünü olarak gündeme gelmektedir. Bilim insanlarının, Şubemizin ve ulaştırma alanında çalışma yapan uzmanların ısrarlı uyarılarına karşın, bilim dışı günübirlik uygulamalar ne yazık ki devam ediyor. Bu tür günübirlik uygulamalar, ulaştırma alanında varolan sorunlara yönelik olarak çözüm getirmediği gibi, son derece sınırlı olan kaynakların israf edilmesi gibi bir sonuç da doğurmaktadır. Ulaştırmaya ilişkin yatırımların ancak plana dayalı ve toplu taşıma sistemiyle gelişebileceği gerçeği ortadayken, kentimizi yönetenlerin arazi kullanımıyla ilgili planlara ve bu ölçekte yapılacak olan ulaştırma planlarına göre davranmamaları, varolan sorunları daha da artırmaktadır. Ulaştırma konusu ekonomik ve sosyal yaşamımızın önemli bir parçası olduğu gibi, kentsel yaşamın daha kaliteli sürdürülmesinin de bir aracı olarak gündeme gelmektedir. Buna karşın, ulaştırmanın olmazsa olmazı olan planlı gelişme ve planlı yaşama kentimizde bir türlü yaşama geçirilememiştir. Oysa, kentimizde bulunan mevcut karayolu olanakları bile iyi değerlendirilse, yeni kapasite artırımı sağlanabilir. Bu noktada, Kavşaklardan, alt-üst geçitlerden, anlamsız yol genişletmesi ve katlı kavşak ve şerit ilavelerinden vazgeçilmemiştir. İstanbul un içinde yapılan ve 78 km olacağı ifade edilen karayolu tünelleri tam olarak işletmeye açılmadan sorun olmaya başlamıştır. Tünel içinde ve çıkışlarında sorun yaşanacağı anlaşılan ve çözüm getirmeyen karayolu tünellerinin yapımları olduğu gibi bırakılmalıdır. İki yakayı tüp tünelle geçecek olan ve içinden motorlu karayolu taşıtlarının geçeceği karayolu tüp tüneli yapımından vazgeçilmelidir. İstanbul Boğazı üzerinde yapılan iki köprü İstanbul un ulaşım sorununu çözmediği gibi, tam tersi sonuç vererek yeni sorun alanları oluşturmuştur. Buna karşın 3.Boğaz Köprüsü nün yapılmasına ilişkin olarak ısrarlı davranılmamalı, köprü yapımından kesinlikle vazgeçilmelidir. Bugün, Avcılar ve Kadıköy- Söğütlüçeşme arasında çalışan metrobüs hattında kullanılmak için Hollanda dan alınan ve bir tanesi 1,2 milyon Avro olan 50 otobüs, yol şartları uygun olmadığı için çalıştırılamamış, bunun maliyeti de İstanbullulara yüklenmiştir. Sonuç olarak, ulaştırmanın olmazsa olmazı olan planlı gelişme bir türlü yaşama geçirilememiştir. Yıllardır yapmış olduğumuz ısrarlı uyarılara rağmen kararlılıkla plansızlık benimsenmiş, ulaştırma ve kent bilimini dışlayan İstanbul Anakent yönetimi, ulaştırma alanındaki sorunları çözememiş, günübirlik proje ve politikalarla yönetimini sürdürmüştür. Ayrıca plana dayalı olmayan, ayrıntılı bir araştırma, etüt ve proje ortaya konmadan hiçbir yatırımın yapılması olanaklı değilken, varolan yönetim, olmazları olur yaparak, kent yaşamıyla buluşturmuş, İstanbul da yaşayanların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürmüştür. Yerel yönetimin kentleşme politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ülkemizde mekansal planlama alanında, bütünlüklü bir bakış açısını zorunlu kılan bir yaklaşımın olmadığını ifade etmem gerekiyor. Ayrıca planlamayı katılımcı, sorgulayıcı, dinamik, disiplinlerarası bir çalışmayı zorunlu kılan bir yaklaşım olarak değil de; sadece fiziksel müdahaleyi dikkate alan bir belge olarak görmemek gerekiyor. Bu bağlamda kentimizin yerel yönetimi de; doğal ve kültürel değerlerimizin korunmasını sağlayacak ekonomik-sosyal gelişmelere açık bir çerçevede gerekli araçları geliştirerek devamlılığı sağlamalı, stratejik amaç ve hedefleri öngören bir yaklaşımı dikkate alarak çalışmalarını yürütmelidir. Ayrıca, kentlerimizin daha güvenli ve daha yaşanabilir olmasını sağlayacak mekanların oluşturularak afet, tehlike ve risklerini dikkate alan bir planlama sistemine yönelik çalışmalar da yapmalıdır. Yine çağdaş bir afet yönetim sisteminin oluşturulması yerel yönetimlerin olmazsa olmazları arasındadır. Bu nokta da tehlikeleri belirleyen, afet riskini analiz ederek risk azaltmanın alternatifini ortaya koyarak, kalkınma konusunu dikkate alan bir yaklaşımı da gündeme getirmelidir. Bu noktada göç, yoksulluk ve istihdam odaklı yerel kalkınma modelleri nin geliştirilerek uygulanabilir olmasını sağlamak da gerekir. Bu çerçevede kentlilik bilincini ve kentsel yaşam kalitesini yükseltecek çalışmalara da önemli ölçüde ihtiyaç vardır. Ayrıca kültürel mirasa ve ortak belleğe yer veren kent müzelerinin kurulması, kentli yaşamını zenginleştirecek kültür ve sanat merkezlerinin desteklenmesi de önemli bir gerekliliktir. Bu bağlamda kent meydanları, tören alanları, tiyatrolar, sergi ve kültür sanat alanlarının arttırılması büyük bir önem taşımaktadır. Kentlerimizin özgün kimliklerinin korunması ve geliştirilmesi için kente kimlik kazandıracak, yaşama kültürüne önem veren yeni politikalar geliştirilmelidir.

15 15 Haziran Yine kentlerde yaşayan bireylerin sosyalleşmesini sağlayacak ortak etkinlik mekanlarının ortaya çıkarılması gerekir. Bu kapsamda göç nedeniyle istihdam alanlarının dışına çıkarılan kadınlarımıza yönelik mesleki eğitim verilmeli, bu noktada farkındalığın arttırılmasını sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır. Yine kentsel ulaşım alanında kent planlarıyla, ulaşım planlarının bütünlük olarak sürdürülebilir gelişmeyi desteklemesi gerekir. Ayrıca ulaşımı toplu taşıma sisteminin bir parçası haline getirecek politikalara önemli ölçüde ihtiyaç vardır. Buraya kadar aktardıklarımı dikkate aldığımızda; İstanbul un yerel yönetimi ne yazık ki günübirlik politikaların esiri olmakta, çağdaş ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışından giderek uzaklaşmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi nin yerel yöneticilerden beklentileri nelerdir? Yerel yönetim; yerelde yaşayan halkın ortak gereksinmelerini karşılamak amacıyla oluşturulan ve halkın çeşitli organlara seçtiği kişiler tarafından yönetilen bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Açıkçası yerel yönetimlerin temel amacı, insanların yerelde karşılaştıkları ortak ihtiyaçların karşılanması çalışmasıdır. Yerel yönetimler bu işlevlerini yerine getirirken, kamu yararı ilkelerini dikkate alarak görevlerini sürdürmektedir. Bu noktada, insana dair alınması gereken tüm hizmetler, yerel yönetimlerin gündemini de oluşturmaktadır. Bu kapsamda yerel yönetimler sağlık, kültür ve çevre sorunlarının çözümü ve benzeri konularda da hizmet üretmek zorundadırlar. Demokrasiye ve demokratik katılıma açık olacak çağdaş bir yerel yönetim anlayışının geliştirilmesi, bilime dayalı bir düşünce sisteminin hakim kılınmasıyla da yakından ilgili bir konudur. Barınma, eğitim, sağlık, çevre, altyapı, ulaşım, ısınma, kent kültürü, teknolojik ve doğa esaslı olaylara (afetlere) karşı hazırlıklı olunmadığı gibi, sorun alanları olarak da ifade edilebilecek bu konular ne yazık ki çözüm bekliyor. Ayrıca, saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını önde tutma gibi temel ilkelerin yok sayılması, birçok yöneticinin görev ve yetkisini kötüye kullanmasının da yolunu açmaktadır. Ayrıca, kentlerimizde toplumsal düşünce, sınıfsal farklılıklar, ulusal ve bölgesel ölçekte yapılan planlama süreçleriyle birlikte çıkarılan özel yasalar yetki karmaşası yarattığı gibi, yeni sorun alanları olarak da karşımıza çıkıyor. Yağmanın kıskacına sokulan kentimizin yeşil alanları, su havzaları, ormanları, doğal ve kültürel değerlerinin ve sahillerinin yok edilmesinin önlenmesi önemli bir konudur. Yaşanan çevresel kirliliğin önlenmesi; elektrik, doğalgaz, temizlik ve ulaşım hizmetlerinin özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir. Bir hak, bir ihtiyaç olması gereken suyumuzun ticarileştirilmesinden ve kamusal kaynaklarımızın satılmasından vazgeçilmelidir. Ayrıca İstanbul ulaşımını ve trafik sorununu daha da arttıracak, doğal varlıklarımızın yok olmasına katkı sağlayacak 3. Boğaz Köprüsü nün ve içinden motorlu kara taşıtlarının geçeceği tüp tünelin yapımından vazgeçilmelidir. İnşaat Mühendisleri Odası İMO İstanbul Şube İstanbul Şube Üyeleri İstanbul da mesleki olarak ne tür sorunlarla karşılaşıyorlar? İnşaat sektörü ülemizde siyaseti finanse eden bir sektördür. İnşaat mühendisliği alanı da can ve mal güvenliğinin sağlanması ölçeğinde hizmet üreten önemli bir alandır. Bu kapsamda, Haksız rekabet koşulları nedeniyle, proje üretimine ilişkin olarak alınması gereken ücretler son derece azdır. Proje üretimine ilişkin gerekli denetim mekanizmaları işlememekte ve işletilmemektedir. İşini doğru yapan, kaliteli hizmet üreten meslektaşlarımız imzacılık karşısında sıkıntı yaşamaktadırlar. Mevcut yerel yönetim ve idarelerin meslektaşlarımız arasında ayrımcılık yaparak haksız rekabet yaratmaları, sorun alanlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Sadece inşaat mühendisliği diploması olan mühendislerin hizmet üretmesinin yeterli görülmesi konusu, mesleğin gelişmesi ve meslek insanının kendini geliştirmesinin önünde önemli bir engel olarak görülmelidir. Her yıl aramıza katılan meslektaşlarımızın ¼ ü işsizlikle yüzyüze kalmaktadır. Ayrıca ücret azlığı ve sosyal güvencesi olmadan çalışmış olmaları da sorun olarak ortada durmaktadır. Ekonomik kriz nedeniyle çalışma alanlarında sürekliliğin sağlanamamış olması, meslektaşlarımızın gelişimini ve sürekli bir işte çalışmasını engellemektedir. Yapı denetim kuruluşlarında çalışan meslektaşlarımızın çoğu kez denetim sürecinden uzak tutularak, formalitenin tamamlanmasına yönelik bir düzende çalışmaları önemli bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Sayıları 70 e ulaşan inşaat mühendisliği diploması veren okullar arasındaki eğitim ve kalite farkı, mesleki yaşamı önemli ölçüde etkilemektedir. Şantiye şefliği konusunda ortaya çıkan imzacılık, geleceğe dönük olarak meslek ve meslektaşlar arasında bir erozyon yaratmaktadır. Bu erozyonun henüz anlaşılamaması sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Temsilciliklerde ne tür sorunlar yaşanıyor? Proje üreten inşaat mühendislerinin, yaptıkları projelerin fenni mesuliyet sorumluluğunu alamamaları konusu sürekli bir yakınmayı gündeme getirmektedir. Üretim ve denetim konusunun önemi kavrandıkça, bu konunun aşılabileceği düşünülmektedir. Temsilciliklerimizin bulunduğu bölgelerdeki üyelerimizin sorunları ile, Şubemiz interlandı içerisindeki üyelerimizin birçoğunun sorunu aynıdır. Önümüzdeki dönem için ne tür plan ve projeleriniz bulunuyor? İstanbul kenti dünyanın ve ülkemizin önemli kentlerinden biridir. Kentimizde sosyal, ekonomik ve mühendislikle ilgili sorunlar devam ediyor. Kentimizin imar hareketlerine ilişkin rant odaklı düzenlemeler ve imar hakkı arttırımı kararları devam ediyor. Bu konulara ilişkin olarak kent ölçeğinde, Oda ölçeğinde ve hukuk ölçeğinde haksız tasarruflara karşı mücadelemize devam edeceğiz. Yapı üretimi ve denetimi konusu, ilgi ve çalışma alanımız içinde olacaktır. Kentsel dönüşüm adı altında sürdürülen rant odaklı düzenlemelere karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Deprem tehlike ve riskine yönelik çalışmalarımız önümüzdeki dönem de devam edecektir. 3. Boğaz Köprüsü nün yapılmak istenmesi, İstanbul için yeni sorun alanları yaratacaktır. Bu köprünün yapılmaması için çalışmaya, anlatmaya ve örgütlenmeye devam edeceğiz. İnşaat mühendisliği eğitimi ve meslekiçi eğitimine ilişkin çalışmaları önemsiyoruz. Kamu kurum ve kuruluşları ile çeşitli meslek grupları arasında etkin bir işbirliğinin kurulmasına katkı sağlayacağız. İmar Yasası, Mühendislik Mimarlık Hakkında Yasa, Yapı Denetim Yasası; çağdaşlığın, bilimin ve evrensel normların ölçüsünde değiştirilmelidir. Bu düzenlemelerin yapılması doğrultusunda çaba harcayacağız. Kent kültürünün ve meslektaş kültürünün gelişmesine yönelik çalışmalarımız devam edecektir. Ayrıca; İyi bir insan iyi bir mühendis, iyi bir mühendis iyi bir insan tanımlamamızdan hareketle; Ülkemizin demokratikleştirilmesi, insan haklarına dayalı bir düzenin kurulması gerekiyor. Din, Dil, kimlik ve renk ayrımı yapılmadan, eşit bir yurttaş olma temelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çoğunluk anlayışı yerine çoğulculuğun dikkate alınarak başta anayasa olmak üzere, katılım ve ortak mutabakatı esas alacak olan yeni çabalara, yeni yasal ve anayasal düzenlemelere katkı sağlamaya devam edeceğiz.

16 16 15 Haziran 2010 Şubelerden Şubelerden Şubelerden Şubelerden Ankara Şube ODTÜ lü öğrencilere İMO tanıtıldı ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü nde İnşaat Mühendisliği ne Giriş Dersi kapsamında, 21 Mayıs 2010 tarihinde TMMOB yi, İMO yu ve genç-imo yu tanıtan bir sunum yapıldı. Antalya Şube Ziyaretler İMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiler. Deniz Ticaret Odası na ziyaret: İMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Oğuz, Sekreter Üyesi Rıza Arslanbay ile Üyeleri Okan Çamlı, Nurettin Utku ve Müslüm Taşdemir, Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Erol u 4 Mayıs 2010 tarihinde makamında ziyaret etti. Akdeniz Üniversitesi ne ve Konyaaltı Belediye Başkanı na ziyaret: İMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Oğuz, Sekreter Üyesi Rıza Arslanbay, Fatih İncir, Osman Tabak ve Birkan Çakır, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe yi makamında ziyaret etti. 13 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette kenti ve mesleği ilgilendiren konularda bilgi alışverişinde bulunuldu. Aynı gün Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek de makamında ziyaret edildi. Ziyarette kent sorunları değerlendirildi. İl Genel Meclisi Başkanı Cavit Arı ya ziyaret: İMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Oğuz, Sekreter Üyesi Rıza Arslanbay, Hakan Şaklar ve Birkan Çakır, Antalya İl Genel Meclisi Başkanı Cavit Arı yı makamında ziyaret etti. 24 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette Antalya nın kent sorunları ile inşaat mühendislerinin sorunları değerlendirildi. genç-imo 1. Kısır-Mısır Günü etkinlikleri: genç-imo öğrencileri ile inşaat sektörü alanında faaliyet gösteren firmaların buluştuğu 1. Kısır-Mısır Günü etkinlikleri Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bahçesinde 3 Mayıs 2010 tarihinde büyük bir katılım ile gerçekleştirildi. Öğrenciler düzenlenen konserlerle hem eğlendiler hem de etkinliğe katılan firmalar ile görüşme ve sektör hakkında bilgi edinme şansı buldular. Aydın Şube İMO Aydın Şubesi, Sıcak Havada Beton Dökümü konulu konferansı 31 Mayıs 2010 tarihinde Aydın SMMMO Toplantı Salonu nda gerçekleştirdi. İMO Ankara Şubesi Araştırma Görevlilerinden Okan Çağrı Bozkurt un yaptığı sunumda, TMMOB nin yasal statüsü, hedefleri, temel ilkeleri, çalışma anlayışı ve örgütlenme yapısı hakkında bilgiler verilip, İMO nun inşaat mühendislerinin haklarını korumak, sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkıda bulunmak, ülke ve dünya gündemi hakkında mesleki anlamda kamuoyu yaratmak için gerçekleştirdiği etkinlikler, yayınlar ve çalışma grupları anlatıldı. Kurslar Probina Orion V15.1 Kursu: İMO Ankara Şubesi, 4 Mayıs 2010 Salı günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde Probina Orion V15.1 Kursu nu başlattı. 18 kişinin katıldığı ve16 saatlik eğitimden oluşan kursun dersleri İnş. Yük. Müh. Mustafa Kemal Gökalp tarafından verildi. İdeCAD Statik 6.01 Kursu: İMO Ankara Şubesi, 25 Mayıs 2010 Salı günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde İdeCAD Statik 6.01 Kursu başlattı. 18 kişinin katıldığı ve toplam 16 saatlik eğitimden oluşan kursun dersleri İnş. Müh. Yasin Tezel tarafından veriliyor. Belediyelerle ortak toplantı İMO Antalya Şubesi Mesleki Denetim ve Proje Kriterleri Komisyonu nun ayrı ayrı yaptığı toplantılar neticesinde 17 Mayıs 2010 tarihinde Muratpaşa Belediyesi İmar Müdürlüğü, Kepez Belediyesi İmar Müdürlüğü ve Konyaaltı Belediyesi İmar Müdürlüğü nün katılımıyla ortak toplantı gerçekleştirildi. Muratpaşa Belediyesi nde düzenlenen toplantıda Antalya da çatı katı projeleri ile uygulamaları konusunda yaşanan aksaklıklar masaya yatırıldı ve çözümü için atılacak müşterek adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Üye toplantısı İMO Antalya Şubesi, projeci üyeleriyle 27 Mayıs 2010 tarihinde bir toplantı gerçekleştirdi. Üyelerin genel sorunlarının ve komisyonun hazırladığı çözüm önerilerinin tartışılıp, değerlendirildiği toplantı kokteylle sona erdi. Resim Kursu İMO Antalya Şubesi resim kursu düzenliyor. Eğitimleri İMO Kültür Sanat ve Spor Etkinlikleri Komisyonu Üyesi İsmail Hakkı Akbaş tarafından verilen kurs, 26 Mayıs 2010 tarihinde başladı. Seminer İMO Antalya Şubesi, meslekiçi eğitim kapsamında Deprem Master Plan Çalışmaları, Dünyadan ve Türkiye den Örnekler konulu semineri 14 Mayıs 2010 tarihinde düzenledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın nın da katıldığı seminer Yrd. Doç. Dr. Baki Öztürk ün sunumuyla gerçekleştirildi. Teknik Gezi Dim Barajı, Hes Santrali ve Dim Mağarası Gezisi: İMO Antalya Şubesi, 45 üyenin katılımıyla 23 Mayıs 2010 tarihinde Dim Barajı ve HES Santrali ne gezi düzenledi. Gezide DSİ 13. Bölge Müdürlüğü nde görevli olan İMO üyesi Oğuz Kasap, baraj hakkında bilgiler verdi. gezinin ardından DİM mağarası gezildi. Konferans, Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi nden Prof. Dr. İlker Bekir Topçu tarafından sunuldu. Konferansta sıcak havada beton dökülürken dikkat edilmesi gerekenlerin yanında betonda kullanılan kimyasal katkılar ve bunların yapının maliyetine olan etkileri anlatıldı. Konferansa İMO Aydın Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube Temsilcilik Yöneticileri, Aydın İl Bayındırlık ve İskan Müdürü Selahattin Varan ile çok sayıda inşaat mühendisi, mimar, yapı denetim kuruluşları, inşaat ustaları katıldı. Gaziantep Şube Seminerler İş Sağlığı ve Güvenliği: İMO Gaziantep Şubesi, meslekiçi eğitim kapsamında 1 Mayıs 2010 tarihinde İş güvenliği uzmanı Nurettin Işık ın sunumuyla İş Sağlığı ve Güvenliği konulu semineri düzenledi. Seminer şube konferans salonunda düzenlendi. NETPRO 6.0 İnşaat Mühendisliği Yol Projesi Uygulamaları program eğitimi ise Mayıs 2010 tarihlerinde gerçekleştirildi. Şube bilgisayar dersliğinde uygulamalı olarak düzenlenen seminer, İnş. Yük. Müh. Umut Yegül ün sunumuyla gerçekleştirildi. İstanbul Yapı Fuarı na Gezi İMO Gaziantep Şubesi, İstanbul da 5-9 Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Yapı Fuarı na gezi düzenledi. Geziye, Şube Yönetim Kurulu Üyelerive şube üyeleri katıldı. İstanbul Şube Cemal Gökçe İnşaat Mühendisliği Haftası ndaydı Doğu Akdeniz Üniversitesi nin düzenlediği İnşaat Mühendisliği Haftası Etkinliği kapsamında İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, Mühendislik ve Mühendislik Hizmetlerinin Önemi konulu bir sunum gerçekleştirdi Mayıs 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklerde Doç. Dr. Emre Gürcanlı Şantiyede İş Güvenliği, Mustafa Tokyay Genel Mühendislik Etiği konusunda sunum yaptı. Uluslararası Yapı İstanbul Fuarı 5-9 Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Yapı 2010 İstanbul Fuarı nda İMO İstanbul Şubesi stant açtı. TÜYAP Fuar Merkezi / Beylikdüzü nde gerçekleştirilen fuara kişi katıldı. Fuarı en çok ziyaret eden meslek grubu mensuplarının inşaat mühendisleri olduğu açıklandı.

17 15 Haziran Şubelerden Şubelerden Şubelerden Şubelerden Mustafa Ürgüplü anıldı İMO İstanbul Şubesi Eski Başkanı Mustafa Ürgüplü mezarı başında İMO İstanbul Şubesi tarafından anıldı. İnşaat mühendisliğine ve İMO ya büyük katkılarda bulunan Ürgüplü için düzenlenen törene, İMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, Mustafa Ürgüplü nün ailesi ve arkadaşları katıldı. Hüseyin Duran anıldı İMO İstanbul Şubesi, Eski İMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Duran için mezarı başında tören düzenledi. 7 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirilen törene ailesi, arkadaşları ve İMO üyeleri katıldı. Galatasaray Stadyumu şantiyesine teknik gezi İstanbul Üniversitesi genç-imo örgütlülüğü 5 Mayıs 2010 tarihinde Galatasaray Aslantepe Stadı na 47 kişinin katılımıyla teknik gezi gerçekleştirdi. Teknik gezide 52 bin seyirci kapasiteli, çok amaçlı, çatısı açılır kapanır tipte yapılacak olan stadyumun inşaat aşamaları hakkında teknik bilgiler alındı. genç-imo piknik düzenledi İMO İstanbul Şubesi Öğrenci Kurulu, 16 Mayıs 2010 tarihinde Büyükada ya bir piknik düzenledi. Çok sayıda öğrencinin katıldığı piknikte genç-imo nun önümüzdeki dönem çalışmalarına dair değerlendirmeler yapıldı. Melen-Boğaziçi Tünel İnşaatı na teknik gezi İMO İstanbul Şubesi, 15 Mayıs 2010 tarihinde Melen -Boğaziçi Tünel İnşaatı na teknik gezi düzenledi. Gezide, Melen Projesi nde suyun Anadolu dan Avrupa ya iletilmesi amacıyla denizin 135 metre altında inşa edilen Derbent-Beykoz Şaftı Arası Boğaz Geçiş Tüneli gezildi. Melen Projesi nde Anadolu dan temin edilecek suyun, Avrupa yakasına iletilmesinde iki kıtayı birbirinden ayıran Boğaziçi nin geçilmesinin büyük önem taşıdığı belirtilen tünelde Boğaziçi Tüneli günde 2,8 milyon m 3 suyu Avrupa yakasına taşıyacağı belirtildi. Seminerler İMO İstanbul Şubesi, meslekiçi eğitim kapsamında şube merkezinde ve Bakırköy ile Kadıköy Temsilciliklerinde bazı seminerler düzenledi. Çok Katlı Yapılarda Yatay ve Düşey Süreksizlikler konulu seminer, 4-6 Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlendi. Prof. Dr. Günay Özmen nin konuşmacı olara katıldığı seminerde deprem bölgelerinde yapılacak binalar hakkında yönetmelik 2007 ye göre burulma düzensizliği, döşeme süreksizlikleri ve kiriş süreksizlikleri gibi yatay düzensizliklere yer verilirken, zayıf kat düzensizliği, yumuşak kat düzensizliği, düşey elemanların süreksizliği, kütle düzensizliği ve geri çekme düzensizliği gibi düşey düzensizlikler konularında bilgiler aktarıldı. Uygulamada Proje ve İnşaat Yönetimi Sistemleri ve Dünyadaki Yeri konulu seminer, Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlendi. İnş. Yük. Müh. Gökhan Özmer in konuşmacı olarak katıldığı seminerde, bir projenin başarısının etkili planlama ve yönetim teknikleri kullanılarak zaman ve maliyet unsurlarının planlanan değerlere uygun olarak gerçekleşmesine bağlı olarak geliştiğine ilişkin bilgiler aktarıldı. Prefabrike Yapı Sistemleri Tasarım Esasları konulu seminer, 18 ve 20 Mayıs 2010 tarihlerinde sadece Temsilciliklerde düzenlendi. İnş. Yük. Müh. Ümit Özkan ın sunumuyla gerçekleştirilen seminerde prefabrik yapıların tasarımı, üretim ve montaj koşulları, prefabrik yapıların tasarımında kullanılan şartnameler ve yönetmelikler konularının anlatıldığı seminerde, prefabrik yapılarda her türlü temel uygulaması yapılabildiği, kolonların temeller ile bağlantıları geleneksel yapılardan farklı olduğu, prefabrik kolonların, temellerin üzerinde bulunan yuvalara / soketlere yerleştirilerek birleştirildiği ve ön gerilmeli teknolojisi sayesinde daha narin kesitler ile daha fazla yük taşınabildiği ve daha büyük açıklıklar kolaylıkla geçilebildiği bilgilerine yer verildi. Beton ve Betonarme Elemanlarda Çatlaklar konulu seminer Mayıs 2010 tarihlerinde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Abdurrahman Güner tarafından sunulan seminerde beton ve betonarme elemanlarda çatlaklar başlıklı seminerde yapısal çatlaklar, uygulama kökenli çatlaklar, taze beton çatlakları, oturma çatlakları, plastik rötre (büzülme) çatlakları ve yaşlanmış beton çatlakları konusunda bilgiler aktarıldı. buharlaşma hızını artıran faktörler konusunda bilgiler aktarıldı. Kurslar SAP 2000 İle Yapı Sistemlerinin Analizi: İMO İstanbul Şubesi tarafından 17 Mayıs ile 4 Haziran 2010 tarihleri arasında düzenlenen SAP 2000 İle Yapı Sistemlerinin Analizi Kursu, şube bilgisayar laboratuarında uygulamalı olarak düzenleniyor. SAP 2000 Kursu: İMO İstanbul Şubesi tarafından 29 Mayıs ile 23 Haziran 2010 tarihleri arasında düzenlenen SAP 2000 Kursu, şube bilgisayar laboratuarında uygulamalı olarak gerçekleştiriliyor. Konya Şube İMO Yapı Malzemeleri, Yapı Teknolojileri ve Dekorasyon Fuarı ndaydı İMO Konya Şubesi, KTO TÜYAP Fuarcılık tarafından organize edilen Yapı Malzemeleri, Yapı Teknolojileri ve Dekorasyon Fuarı nda İMO standı açtı. Konya da 8 Nisan ve 11 Nisan 2010 tarihleri arasında dört gün hizmet veren fuara yerli ve yabancı birçok katılımcı ilgi gösterdi. Her yıl olduğu gibi bu yılda inşaat mühendislerinin yoğun ilgisi ve katılımıyla geçen fuarda İMO standı da ilgiyle karşılandı. Üyeler kahvaltıda buluştu İMO Konya Şubesi 18 Nisan ve 23 Mayıs 2010 tarihlerinde düzenlediği kahvaltılarda üyelerini ve ailelerini buluşturdu. İMO Yönetimi küçüklerle buluştu İMO Konya Şubesi Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Komisyonu, 23 Nisan etkinlikleri kapsamında 23 Nisan günü çocuklarla buluştu. Konya Devlet Tiyatrosu nda oyun izleyen miniklere şapka ve balon hediye edildi. genç-imo Üyeleri ile toplantı İMO Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri, genç-imo Üyeleri ile 28 Nisan 2010 tarihinde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda genç-imo nun sorunları ve çözüm önerileri değerlendirildi. Yapı Fuarı na gezi düzenlendi İMO Konya Şubesi, İstanbul Yapı Endüstri Merkezi tarafından organize edilen 33. Uluslararası Turkey Build Fuarı na, 7 Mayıs 2010 tarihinde gezi düzenledi. Fuar a İMO Konya Şubesi, 120 kişilik üye grubuyla katıldı. Sinan ve Mühendislik Konferansı İMO Konya Şubesi, ODTÜ Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Karaesmen tarafından sunulan Sinan ve Mühendislik Konferansı düzenledi. SÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi nde 3 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleşen konferansa, İMO Konya Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, şube üyeleri, genç-imo üyeleri ve çok sayıda akademisyen katıldı. Trabzon Şube Rize Temsilciliği nde eğilim belirleme toplantısı yapıldı İMO Trabzon Şubesi, 10. Olağan Genel Kurulu nun ardından yapılması gereken eğilim belirleme toplantısını 24 Nisan 2010 Cumartesi günü İMO Rize Temsilciliği Toplantı Salonu nda gerçekleştirdi. İMO Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri nin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya Rize de bulunan 98 İMO üyesi katıldı. Üyeler, çeşitli konularda görüş ve önerilerini dile getirdiler. KTÜ lü öğrenciler Çelik Köprü Yarışması nda birinci oldular KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencileri, İMO Trabzon Şubesi nin de desteği ile katıldığı Çelik Köprü Yarışması nda birinci oldular. Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü (BÜYAP) tarafından bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Design&Construct -Öğrenci Çelik Köprü Yarışması na, İMO Trabzon Şubesi nin de desteği ile KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümden SteelPunch ve KöprüMania grupları katıldı. 16 Nisan 2010 tarihinde başlayan ve 18 Nisan günü sona eren organizasyonun genel puanlama sonucunda SteelPunch grubu birinci, KöprüMania dördüncü oldu. Yarışmaya katılan öğrenciler İMO Trabzon Şubesi ni ziyaret edip Şube Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yaylalıya teşekkür plaketi verdiler. Seminer genç-imo, 11 Nisan Pazar günü İş Güvenliği ve Hukuki Sorumlulukları konulu seminer düzenledi. Seminerin sunumu KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevket Ateş tarafından yapıldı. genç-imo dan atölye çalışması genç-imo, Öğrenci Sorunları ve Mühendislik Eğitimi Hakkında Atölye çalışmaları düzenledi. Dört gün süren Atölye çalışması sırasında gruplara ayrılan öğrenciler yaptıkları çalışmalar hakkında sunumlar yaptılar. Teknik geziler 2011 Gençlik Olimpiyatları için yapılan 7500 kişilik Spor Salonu ve Açılır-Kapanır Yüzme Havuzu inşaatlarına 5 Nisan 2010 Pazartesi günü genç-imo üyesi olan 45 öğrenciyle teknik gezi düzenlendi. Şantiyeler hakkında bilgi şantiyelerin müşaviri İnşaat Mühendisi Muhammet Sağlam tarafından verildi. genç-imo, 9 Nisan Cuma günü Kiska Prefakrik Yapı Elemanları Fabrikası na teknik gezi düzenledi. genç- İMO üyesi 40 öğrencinin katıldığı gezide, fabrika müdür yardımcısı Yusuf Barın fabrika hakkında öğrencilere detaylı bilgi verdi. İMO Trabzon Şubesi, genç-imo ve KTÜ İnşaat Kulübü ile birlikte Ayasofya Müzesi nde bulunan çay bahçesinde 10 Nisan Cumartesi günü kahvaltı yaptı. Kahvaltıdan sonra Sera Gölü HES e teknik gezi düzenlendi. Geziye toplam 50 öğrenci katıldı.

18 18 15 Haziran 2010 Basında İMO Basında İMO Basında İMO Basında İMO İnşaat Mühendisleri Odası nın Ağrı daki sel felaketiyle ilgili yaptığı açıklama. 12 Mayıs 2010 Ağrı nere Ankara nere: Valiye telefon etmek yetmez, önlem alın! Ağrı da meydana gelen sel felaketinde şimdiye kadar 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı, yüzlerce ev ve işyeri de sular altında kaldı. Ağrı da geçen hafta da sel vardı. Özellikle Doğu Beyazıt ilçesi ve köylerinde meydana gelen selde yine evler sular altında kalmış, bölgede büyük mağduriyetler oluşmuştu. O günlerde çıkan haberler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Ağrı Vali Vekili ve diğer yetkilileri arayarak gerekenin yapılması talimatı verdiğini söylüyordu. Bugün yaşananlar ise geçen haftadan bu yana Ağrı da Hükümet ve yerel yetkililer arasında telefon görüşmelerinden öte bir gelişmenin yaşanmadığını, herhangi ciddi bir önlemin alınmadığını göstermiştir. Bir süredir sağanak yağışların etkisi altındaki Ağrı da Fırat, Yüzüncü Yıl ve Gazi mahallelerinde dün saat sıralarında meydana gelen selde 3 bin kadar ev, ahır ve işyerini sular altında kalmıştır. Karayolları na ait bir köprünün yıkılması sonucu da kentte ulaşım ciddi boyutta sekteye uğramıştır. Kent merkezindeki elektirik, telefon içme suyu ve kanalizasyon altyapısı ise çökmüş durumdadır. Dere yataklarının ıslah edilmemesi ve sel alanlarının yerleşime açılması Türkiye nin dört bir yanında olduğu gibi Ağrı da felakete davetiye çıkarılmıştır. Geçen hafta yaşananlar bugün olanların habercisiyken; Ağrı kent merkezinden iki nehir geçiyorken; hava tahmin raporları ortadayken yaşanan bu felaket ve ortaya çıkan tablonun sorumlusunu bulmak zor değildir. Bunun sorumlusu, İstanbul da 8 ay önce Ayamama Deresi nin taşması sonucu meydana gelen ve 7 kadın işçinin kapalı bir araçta can verdiği, 30 dan fazla insanın hayatını kaybettiği, yüzlerce yaralının olduğu, binlerce kişinin evsiz kaldığı felaketten ders çıkaramayanlardır. Geçen hafta aynı ilde meydana gelen selin adeta davul zurnayla haber verdiği bugünkü felaketi görmezden gelenlerdir bu durumun sorumlusu. Selin meydana geldiği ilin valisini telefonla arayıp talimat vermekten öteye gitmeyenler, bundan önce yaşanan felaketlerde adeta felaketzedeleri suçlayanlardır sorumlu. Yaşananların sorumlusu, hiçbir insani, mühendislik ve mimari değer gözetmeden sadece inşaat yapan ve kentleri rant alanı haline dönüştürenlerdir. İMO Van Şubesine bağlı Ağrı temsilciliğimiz, selin meydana geldiği ilk saatlerden itibaren felaket bölgesinde çalışmalara katılmaktadır. İMO, temsilciliğimiz aracılığıyla yaşananları değerlendirmekte ve gelişmeleri takip etmektedir. İnşaat Mühendisleri Odası olarak Ağrı da yaşanan felakette yaşamını yitiren yurttaşımızın ailesine başsağlığı diliyor, yaralananlara geçmiş olsun diliyor ve sorumluları sorumluluklarının gereğini yapmaya davet ediyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası nın İrsa (Erenler) Barajı nda meydana gelen sorunla ilgili yapığı açıklama. 14 Mayıs 2010 Sadece tarlalar değil rant mantığı da sular altında kaldı! Artvin Merkeze bağlı İrsa (Erenler) köyünde kurulan hidroelektrik santralinde yaşanan problemle ilgili İMO nun yaptığı ilk incelemeler bir kez daha haklı olduğumuzu gösterdi. Barajın yükleme havuzuna su taşıyan 96 metre boyunda, 2 metre yüksekliğinde ve 3 metre genişliğindeki açık kanalın 50 metrelik bölümü, yüklenen suyun yoğunluğuna dayanamayarak yan yatmıştır. Kanaldan akan su, bölgede yaşayan köylülerin ekinlerinin tümüyle zarar görmesine neden olmuştur. Daha da önemlisi çok değerli olan tarım toprağı oluşan sel nedeniyle sürüklenmiş ve gelecek yılların verimini de etkilemiştir. İMO Trabzon Şubemiz tarafından yapılan ilk incelemelerde, İrsa (Erenler) HES yapımının birçok aşamasında aksaklıklar belirlenmiştir. Görülen ilk sorun daha proje aşamasında karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu baraj inşaatının projesi hatalıdır. Bu yanlış projenin uygulaması bile doğru yapılmış değildir. Projede hatalı bulunan yerler dışında inşaatın başka bölümlerinde de uygulama hatası vardır. Bunun dışında proje denetimsizdir. Uygulama yerinde denetleme yapılmadığı gibi DSİ de projeyi denetlememiştir. Proje ne DSİ de ne de başka bir kurumda vardır. Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) onaylı bu proje, baştan aşağı bir sorunlar yumağıdır. Ayrıca projenin akarsudaki ve civardaki doğal yaşamı olumsuz etkilediği de görülmektedir. Bu konularda yapılması gereken önleme çalışmalarının da yapılmadığı ortadadır. Unutulmamalıdır ki HES ler tek başına bir düşü bulma yarışı değildir. HES ler ileride kamuya devredilecek yapılardır ve kamunun zararının boyutlarını tahmin etmek bile çok zordur. Yöre halkının ve sivil toplum örgütlerinin HES lerin yapım sürecinde açtığı davalarda alınan yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen devam eden inşaatlar bir yandan çevre katliamına diğer yandan yaşam alanlarının deformasyonuna neden olmaktadır. Siyasi iktidar ve sermaye grupları, doğal yaşama ve insan varlığına büyük zararlar verme pahasına kamunun ortak değeri olan akarsulara ve çevreye zarar vermekte ısrar etmektedirler. İMO uzun yıllardır suyumuzun özelleştirilmesi ve HES lerle ilgili çalışmalar yürütmektedir. Aşağıdaki satırlar, tam bir yıl önce İMO tarafından oluşturulan ve kamuoyuyla paylaşılan HES lerle ilgili Oda görüşü metninden alınmıştır. HES yapım süreci, kamunun ve toplumsal çıkarların devre dışı bırakıldığı, özel sektörün ihtiyaç ve taleplerinin belirleyici olduğu özellikler taşımaktadır. Karadeniz Bölgesi insanı haklı olarak bu uygulamalar nedeniyle tedirgindir. Bu tedirginliğin ortadan kaldırılmasının yolu ise, insanların hayatlarına ve doğal çevrelerine zarar vermeyecek, bölge insanının onayını alacak projelerin hayata geçirilmesinden geçmektedir. Bugün bir kez daha görülmüştür ki siyasi iktidarın sürekli olarak görmezden geldiği bilimsel ve teknik uzmanlığımız ile üzerimizdeki baskılarla vazgeçirmeye çalıştığı kamu yararına dönük ilkelerimiz, bizi haklı çıkarmıştır. Bu basit bir biz söylemiştik kolaycılığı değildir. Bu, siyasi iktidara kamu yararı ilkesinin, sermayeye değil halka hizmet etmesi gerektiğinin ve TMMOB ve bağlı odaların sözlerinin kıymetinin hatırlatılmasıdır. Son dönemde kamu, tüm alanlardan tasfiye edildiği gibi su kaynaklarının yönetiminden de tasfiye edilmektedir. Siyasi iktidar genel ekonomik ve politik yaklaşımına uygun olarak, suyun özelleştirilmesinin de önünü HES ler ile açmıştır. Sularımızı boşa akıtmıyoruz diyerek başlatılan HES projelerinin akıbeti belirsizdir ve gerek proje aşamasında olan, gerekse yapımı tamamlanan tüm HES projeleri denetim mekanizmasına tabi tutulmalıdır. Kamu acilen plansız ve denetimsiz ilerleyen proje inşaatlarını denetime almalıdır. Aksi halde bu sürecin faturasının; zarar gören doğa, akılcılıktan uzak kullanılan kaynaklar ve yoksulluk olarak tüm halkımıza çıkarılacağı aşikardır. İMO, Trabzon Şubesi ve ona bağlı Artvin Temsilciliği aracılığı ile İrsa (Erenler) HES te incelemelerini sürdürmektedir ve olası gelişmeleri ilerleyen günlerde kamuoyuyla paylaşacaktır. Kilimli kömür ocaklarında meydana gelen patlamaya ilişkin İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklama. 18 Mayıs 2010 Güvencesiz çalışma ve taşeron sistemi patladı: 30 işçi göçük altında Zonguldak ın Kilimli Beldesi ndeki, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü ne ait kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında 30 işçi hâlâ göçük altında. Her geçen dakika hayatlarına ilişkin kaygının arttığı işçileri bu tehlikeyle karşı karşıya bırakan asıl olarak güvencesiz çalışma ve taşeron sistemidir. Madencilik, dünyanın en riskli iş kollarının başında gelmektedir. Maden işçileri her an, tehlikeli gaz birikmesi sonucu patlama, göçük, havasızlık, zehirli gaz soluma gibi ölümcül tehditlerle karşı karşıyadır. Bu koşullara rağmen maden işçileri, iş güvenliği ve işçi sağlığı önlemlerinin alınmadığı ocaklarda asgari ücretlerin biraz üstünde ve çoğu sigortasız olarak çalıştırılmaktadır. Bu durum, çalışanların yaşamlarını devam ettirebilmek için nelere katlanmak zorunda kaldığını gösterirken kimilerinin de kâr için nelere sebep olduklarını göstermektedir. Taşeronlaştırmayla birlikte bütün işkollarında artan güvencesizlik, emeklerinden başka satacak bir şeyi olmayan milyonların hayatlarını doğrudan tehdit etmektedir. İşsizliğin gün gün artığı ülkemizde iş bulabilme sevinciyle her türlü kötü koşula razı olan çalışanların başka seçenekleri kalmamıştır. Bunu bilen siyasi iktidar ve sermaye sahipleri ise kendi kurdukları çarkın dişlileri arasında çalışanları öğütmektedir. Zonguldak Kilimli Beldesi nde yaşanan da budur. Aslında Zonguldak ta çöken sadece maden değildir. Zonguldak ta çöken taşeron sistemi ve güvencesizliktir. 30 işçi madende, siyasi iktidar ve sermaye mantığı ise sistemin derinliklerinde göçük altındadır. İşçiler kurtarıldıktan sonra yapılacak ilk iş, güvencesiz çalışmanın nedenlerinden biri olan taşeron sisteminin ortadan kaldırılması ve iş güvenliği ve işçi sağlığı koşullarının çağın gereklerine uygun olarak değiştirilerek denetlenmesini sağlayacak mevzuatın oluşturulmasıdır. Ancak görünen odur ki siyasi iktidarın bunu yapmaya ne gücü ne de niyeti vardır. İnşaat Mühendisleri Odası olarak konunun ısrarlı takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz Göçük altındaki işçilere bir an önce ulaşılabilmesi için sorumluları gereken her şeyi yapmaya çağırıyor, adalet sisteminin derhal devreye girmesini ve sorumluların ortaya çıkarılmasını bekliyoruz. İMO olarak göçük altında kalan ve hala ulaşılamayan 30 işçiye sağlıklı bir şekilde bir an önce kavuşmayı umuyor ve kurtarılan 11 işçiye geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası tarafından Zonguldak taki maden faciasına ilişkin yapılan açıklama. 20 Mayıs 2010 Başbakan ın ifadesi tam bir sorumsuzluk örneğidir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın, Zonguldak taki grizu patlamasında 30 maden işçisinin ölümüne kader demesi, AKP iktidarının emekçilerin yaşamlarına nasıl baktığının en açık göstergesidir. Bütün kamu işletmelerini sermayenin eline bırakan, çalışma yaşamının esasını taşeron sistemi ve güvencesiz çalışma olarak belirleyen siyasi iktidar, işçilerin yaşamlarını kaybetmesini bölge halkı bunlara alışık diyerek değerlendirebilmektedir. Bu sözler göstermiştir ki Başbakan Erdoğan ve siyasi iktidar, bütün yüzünü sermayeye dönmüştür. Görül-

19 15 Haziran Basında İMO Basında İMO Basında İMO Basında İMO müştür ki işçilerin çalışma koşullarını günden güne ağırlaştıran, kazanılmış haklarını gasp eden, eğitimi ve sağlığı metalaştırıp üst gelir grubunun erişebildiği bir lüks haline getiren bir iktidar için emekçilerin yaşamları bile değersizdir. Başbakan bilmelidir ki özelleştirmeler, taşeron sistemi, güvencesiz çalışma kader değildir. Başbakan bilmelidir ki yoksulluk, işsizlik kader değildir. Başbakan bilmelidir ki işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin olmaması, işçilerin izin gününde çalıştırılması ve benzerleri kader değildir. Ve başbakan bilmelidir ki kendisi de bu ülkenin kaderi değildir. Çiftçilere ananı da al git diyen, oğlunun işsiz olduğunu söyleyen bir kadına Senin oğlun da işsiz kalsın, ne olacak diye yanıt veren, kazanılmış hakları gasp edilmiş işçilere Yan gelip yatma devri bitti şeklinde seslenen ve her fırsatta halkı aşağılayan Erdoğan ın maden faciasına ilişkin bu sözlerinin kendisinden beklenmediğini söylemek zor. Ne var ki Başbakan ın sergilediği bu sorumsuzluk örneklerine derhal son vermesi gerekmektedir. Başbakan ın görevi ölümleri küçümsemek değil, ortadan kaldıracak önlemleri almaktır. İnşaat Mühendisleri Odası olarak faciada yaşamını yitiren işçilerin ailelerine sabır diliyor, sorumluların derhal adalet önünde hesap vermelerinin sağlanmasını talep ediyoruz. İsrail in Yardım Filosu na düzenlediği saldırıyla ilgili İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklama. 31 Mayıs 2010 İsrail in İnsanlık Dışı Saldırısını Kınıyoruz Odamız Gazze, Filistin ve diğer kentlerin yeniden inşasında üzerine düşen görevi yapmaya hazırdır Yıllardır devam eden İsrail ambargosu altında yaşam mücadelesi veren Gazze halkına insani yardım ulaştırabilmek amacıyla yola çıkan Yardım Filosu na, İsrail Ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırıyı kınıyoruz. Saldırılarda yaşamını yitirenlerin yakınlarına baş sağlığı, yaralılara ise geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Barışçıl ve insani duygularla, zor koşullar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Filistin halkıyla dayanışma amacını taşıyan, tamamıyla sivil ve silahsız bir yardım filosuna ağır silahlarla düzenlenen bu saldırı, kelimenin tam manasıyla insanlık trajedisidir. Bu saldırı, Filistin topraklarında yıllardır sürdürülen işgal, kıyım ve katliam politikalarının boyutunu ve acımasızlığını da gözler önüne sermektedir. Dünya, bu acımasız saldırganlığa daha fazla seyirci kalmamalıdır yılında başlatılan ve yoğunluğu giderek artan İsrail Ambargosu, Gazze nin dünyayla olan ekonomik ve sosyal bağlantısını kesmiş, bölge halkını kendi kaderiyle baş başa bırakmıştır. İlaç ve tıbbi malzeme de dâhil, her türden insani ihtiyaç maddesinin Gazze ye giriş-çıkışını yasaklayan İsrail Devleti nin ambargosu, 2009 yılında bölgeye düzenlenen askeri operasyonların ardından, yaşanamaz boyutlara gelmiştir. Yıkılan hastanelerin bile yeniden yapılmasına izin vermeyen İsrail, bölge halkını adeta ölüme terk etmiştir. Dünya Devletleri, gözleri önünde yaşanan bu insanlık dışı ambargoya seyirci kalmayı tercih etmiştir. Bu duruma karşı harekete geçen yardım kuruluşlarının çabaları ise ne yazık ki, İsrail Devleti tarafından şiddetle bastırılmıştır. İnsanlık dışı bu saldırılar ve şiddet derhal son bulmalıdır. İsrail Ordusu, el koyduğu Yardım Filosunu derhal serbest bırakmalıdır. Yiyecek, içecek, ilaç, tıbbi malzeme ve acil ihtiyaç maddelerinden oluşan insani yardımın Gazze ye ulaşması sağlanmalıdır. Gazze de 3 yıldır devam eden ambargo kaldırılmalı, İsrail Ordusunun Filistinlilere yönelik operasyonları derhal son bulmalıdır. Dünya devletleri, Gazze ve Filistin in diğer kentlerinde yaşanan insanlık trajedisinin yaralarını sarabilmek, kentleri yeniden yaşanabilir hale getirmek için elbirliği yapmalıdır. Bugüne kadar Filistin Halkının kurtuluş mücadelesinde onlarla daima omuz omuza olan Odamız, Gazze nin ve Filistin in diğer kentlerinin yeniden imarında üzerine düşen görevi üstlenmeye hazırdır. Dünya Çevre Günü nedeniyle İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklama. 04 Haziran 2010 İMO 5 Haziran Dünya Çevre Günü nde Herkesi Göreve Çağırıyor 1972 yılında toplanan Birleşmiş Milletler Stockholm Konferansı ndan bu yana, 5 Haziran, Dünya Çevre Günü olarak kutlanıyor. Kalkınma ve sanayileşme politikalarının doğurduğu çevresel sorunlara dikkat çekebilmek amacıyla gündeme gelen Dünya Çevre Günü, aradan geçen onca seneye rağmen ne yazık ki amacına ulaşabilmiş değildir. Sermayenin kar hırsı, uluslararası şirketlerin çıkarları ve devletlerin gündelik politikaları, çevremizi ve dünyamızı tehdit etmeye devam ediyor. Altına imza koydukları anlaşmaların ve ilkelerin gereğini yerine getirmeyen devletler, içinde bulunduğumuz çevresel tehditlerin temel sorumlularıdır. Gezegenimiz uzun yıllardan beri kuraklık, çölleşme, ozon tabakasının incelmesi, kirlenme, temiz su kaynaklarının daralması, küresel ısınma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi tehditlerle iç içe yaşıyor. Doğayla uyumlu olmayan teknoloji tercihleri, aşırı tüketim, kimyasal kirlilik, devasa miktarda karbon salımı, sanayi atıkları ve tedbirsizlik sonucu ortaya çıkan çevresel felaketler tüm dünyanın geleceğini tehlikeye atıyor. 20 Nisan 2010 tarihinde Meksika Körfezi ndeki bir petrol platformunda yaşanan patlamayla başlayan petrol sızıntısının, aradan geçen 1 buçuk aya rağmen henüz durdurulamaması ve kuyudaki çatlaktan denize her gün 1000 (Bin) varil petrol karışıyor olması, karşı karşıya olduğumuz tehdidin yakınlığını ve büyüklüğünü gözler önüne sermektedir. Yıllardır yaşadığımız deneyimlerin acı sonuçları göstermiştir ki, tüm dünyayı etkileyebilecek toplumsal maliyetleri olan işletme, üretim ve deneyler, belirli bir şirketin ya da devletin inisiyatifine bırakılmamalıdır. Hiçbir şirketin ve de hiçbir devletin, dünyamızın ortak geleceğini ipotek altına alma hakkı yoktur. Geri döndürülemez ve uzun süreli çevresel ve toplumsal sonuçları olan en büyük tahribatlardan birisi, nükleer felaketlerdir. Ülkemiz ne yazık ki, bu yıl Dünya Çevre Günü ne nükleer tehdit altında girmektedir. AKP Hükümeti nin Rusya ile yaptığı, Akkuyu da Nükleer Santral kurulmasını öngören anlaşma, önümüzdeki günlerde TBMM de oylanacaktır. Her türden hukuki ve ticari prosedür göz ardı edilerek, iki devlet arasında imzalanan bu anlaşmanın amacı enerji ihtiyacının karşılanması değil, AKP Hükümeti nin Nükleer Güç olma hevesidir. Türkiye halkı yıllardan beri Nükleer Enerji ye razı edilebilmek için karanlıkta kalmakla tehdit edilmektedir. Oysa yapılan araştırmalar, ülkemizin enerji ihtiyaçlarının mevcut enerji kaynaklarımızın etkin kullanımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye sokulmasıyla karşılanabileceğini göstermektedir. Sanıldığının aksine Nükleer Enerji yarının teknolojisi değil, dünün teknolojisidir. Yarının teknolojisi rüzgârdan, güneşten, dalgalardan ve daha farklı doğal kaynaklardan elde edilecek enerjidir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda sicili oldukça kabarık olan, her yıl meydana gelen binlerce işyeri kazasında yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği, maden ve tersane kazalarının adeta sıradanlaştığı ülkemizde kurulacak bir nükleer tesisin güvenliğinden bahsetmek mümkün değildir. En temel güvenlik tedbirlerini bile göz ardı eden, işçilerin yaşamını kadere terk eden bir anlayışın, en ufak kazanın bile tüm dünyayı etkileyecek ölümcül sonuçlar doğuracağı bir nükleer tesis yapmaya kalkışmasına seyirci kalınamaz. Aklı ve vicdanı yerinde olan milletvekillerini Rusya ile yapılan Nükleer Santral anlaşmasına hayır oyu kullanmaya çağırıyoruz. Dünya Çevre Günü, ne yazık ki asıl anlamından ve amacından uzaklaşmış bir Protokol Günü haline getirilmiştir. 5 Haziran da kürsülerden çevreci beyanlar verenler, ertesi gün çevre düşmanı politikalara imza atabilmektedir. Dünya Çevre Günü nün temel öğretisi, tüm doğal hayatı ve tabiat varlığını merkezine alan, sürdürülebilir bir yaşam tarzıdır. Ya bu yaşam tarzını hayata geçirmek için gereken adımları atalım ya da Dünya Çevre Günü nü kutlamayı bırakalım. İnşaat Mühendisleri Odasınnın Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının aldığı kararla ilgili yaptığı basın açıklaması. 07 Haziran 2010 Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı nın Kararı Geri Alınsın Bugün basında yer alan haberlere göre, Marmara depreminin ardından Akyazı ilçesinin Fatih, Cumhuriyet ve Konualp Mahalleleri nde Kuzey Anadolu Fay hattının geçtiği 2 bin 850 metrelik hattın her iki tarafında 75 er metreden olmak üzere 150 metre genişliğinde koruma bandı, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı nın kararıyla her iki taraf için 10 ar metreye indirilmiştir. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı nın bu kararı kelimenin tam anlamıyla aymazlıktır yılı içerisinde gerçekleşen ve ülkemizde derin acılar yaşatan 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleri sonrasında alınan tedbirlerin, aradan 10 yıl geçtikten sonra rafa kaldırılması, bilim adına şaşkınlık verici olduğu kadar, insanlık adına da utanç vericidir. Söz konusu yapı kısıtlamasının tek amacı, can güvenliğini korumak ve olası mal kayıplarını en aza indirmektir. Hiçbir kurumun ve idari makamın insanların can güvenliğini açık biçimde tehlikeye atacak yönde bir karar alma hakkı olamaz. Yeni rant alanları yaratmak, arsalara değer kazandırmak gibi gerekçelerle can güvenliği hiçe sayılamaz. Can güvenliğinden daha değerli hiçbir şey yoktur. Yapı ve imar konusunda karar verme ve uygulama konusunda yetkili makamların unutmaması gereken en önemli gerçek Türkiye nin depremselliği yüksek bir ülke olduğudur. Sözkonusu habere göre, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Akyazı İlçesi ile ilgili hazırlanan raporda, bölgede 10 yılda bir 6 şiddetinde bir deprem gerçekleşme riski % 83.8 dir. Daha birkaç ay öncesinde Elazığ da gerçekleşen 5,8 şiddetindeki depremde 42 yurttaşımız hayatını kaybetmişken, benzer bir deprem riski yüzde 83 ün üzerinde olan bir bölgeyi yapılaşmaya açmak anlaşılır değildir. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kendi raporuyla bile çelişmektedir. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı nın kuruluş amaçlarından başlıcası afetlerin meydana gelmesinden önce hazırlık ve zarar azaltma yolunda tedbirler almaktır. Akyazı İlçesi ile ilgili verilen bu karar, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı nın kuruluş amaçlarına aykırıdır ve derhal geri alınmalıdır. Kararın geri alınmaması, benzer yöndeki girişimleri arttıracak ve geri döndürülemez gelişmelere yaşanmasına neden olacaktır. Yaşanan bu olay ne yazık ki, depremin kötü anılarının hafızalardan silindiğini göstermektedir. Ama bizler depremi unutmayacağız ve unutturmayacağız. Yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması için gereken tüm tedbirlerin alınması, ülke çapında sağlık ve nitelikli bir yapı denetim sisteminin hayata geçirilmesi için çabalarımızı sürdüreceğiz.

20 20 15 Haziran 2010 İnşaat Mühendisleri Odası Ağrı Sel Felaketi Tespit Raporu 12 Mayıs 2010 tarihinde Ağrı da yaşanan sel felaketiyle ilgili İMO Van Şubesi ne bağlı İMO Ağrı Temsilciliği tarafından hazırlanan Ağrı Sel Felaketi Tespit Raporu İnşaat Mühendisleri Odası Ağrı İl Temsilciliği, Ağrı ilinde 12 Mayıs 2010 günü sabah saat civarında yaşanan sel felaketinin hemen ardından oluşturduğu heyetle selden etkilenen alanlarda incelemelerde bulunmuş ve yaşanan sel felaketini fotoğraflayarak durum tespiti yapmıştır. İncelemeler sonucu hazırlanan rapor şöyledir: Ağrı ilinde yaşanan sel felaketinde başta il merkezi olmak üzere tüm ilçe ve köyler etkilenmiştir. Kent merkezinde Fırat mahallesi, 100. Yıl mahallesi, Fevzi Çakmak mahallesi, Gazi mahallesi, Abide mahallesi ve Leylekpınar mahallesi selden en çok zarar gören mahalleler arasında yer almıştır. Bu mahallelerde yaklaşık olarak konut ve işyeri sular altında kalmıştır. Şehir merkezinde can kaybı yaşanmamasına karşın Doğubayazıt ta bir çocuk hayatını kaybetmiş ve çok ciddi maddi hasarlar ortaya çıkmıştır. Üst yapılarda oluşan hasarların yanında şehrin alt yapısı ve içme suyu şebekesi de büyük hasar görmüştür. Doğubayazıt ta 1.500, Diyadin de 2.000, Patnos ta 250, Taşlıçay da 250 ve il genelinde yaklaşık ev ve iş yeri selden etkilenmiştir. Onlarca ev yıkılmıştır. Yüzlerce hayvan telef olmuştur. İlimizin bu tür afetler karşısında hem afet öncesi alınması gereken önlemler hem de afet sonrası yapılacak yardımlar ve afet yönetimi konusunda ne kadar hazırlıksız olduğunu bu afet bize bir kez daha göstermiştir. Yerel yöneticiler afet sonrası yaptıkları açıklamalarla bu felaketin bir kader ve engellenemez bir doğal felaket olduğunu söylemişlerdir. Ancak şehrin yapısı incelendiğinde bu tür taşkınların veya sel baskınlarının yapılaşmadaki hatalardan kaynaklandığı görülmektedir. Ağrı ili coğrafik olarak etrafı dağlarla çevrili ovaya kurulmuş bir şehirdir. Şehrin içinden başta Murat nehri olmak üzere onlarca irili ufaklı dere geçmektedir. Murat nehri yatağında her geçen gün artan yapılaşma ve özellikle nehir yatağı üzerindeki kum eleme tesisleri nehir yatağını oldukça daraltmış durumdadır. Nehrin üzerinde çok sınırlı bir kısmında taşkın koruma önlemleri alınmış olmasından dolayı her yağış sonrası özellikle 100. Yıl mahallesi sel riski ile karşı karşıya kalmaktadır. En son yaşanan su taşkınında, Fırat ve Gazi mahallesini ayıran iki adet derenin taşması sonucu evler ve iş yerleri sular altında kalmıştır. Bey sitesinin yanından geçmekte olan dere, geniş bir yatağa sahip olmasına karşılık yaz aylarında su seviyesini büyük oranda kaybetmektedir. Dere yatağı üzerinde zamanla çarpık ve plansız yapılaşmaya izin verilmesi nedeniyle dere yatağı daraltılmış durumdadır. Derenin altından aktığı ve şehrin ana güzergâhlarından Erzurum caddesi üzerinde bulunan dört gözü olan köprünün iki gözü yapılan yapılardan kaynaklı tamamen kapatılmıştır. Yağan yağışlardan sonra dere doğal olarak taşmış ve köprünün bir kısmı çökmüştür. Bahsi geçen dereye paralel akan diğer dere de aynı sebeplerden dolayı taşmıştır. Şehre en büyük zararı bu iki derenin taşması vermiştir. Sözü edilen derelerin hem yataklarının daraltılmış olması hem de dereler üzerinde mühendislik kurallarına uygun her hangi bir ıslah çalışmasının yapılmayış olması su taşkınlarına ortam hazırlamıştır. Son yıllarda yapılan yeni ve yüksek yapılar, yetersiz olan mevcut alt yapıyı daha fazla zorlamıştır. Yağmur suyu şebekesinin olmayışı da yağan yağmurun uzaklaştırılmasını zorlaştırmıştır. Ağrı da yaşanan sel felaketi doğal bir taşkın olmayıp tamamen kent yönetimi kaynaklı kentsel yapılanmayla ilgili sorunların bir sonucudur. Ağrı Belediye Başkanı İMO ve diğer örgütlerin çalışmalarına tepki gösterdi İMO Ağrı İl Temsilciliği nin diğer sivil toplum örgütleriyle birlikte sel felaketinin ardından yaptığı basın açıklaması ve tespit çalışmaları başta Ağrı Belediye Başkanı Hasan Arslan olmak üzere kent yöneticileri tarafından tepkiyle karşılandı. İMO nun ve sivil toplum örgütlerinin yaşanan sorunu bilimsel tespitlerle ortaya koyma ve çözüm geliştirme çabaları, Hasan Arslan tarafından siyasi polemik, ucuz ve basit söz dalaşı olarak nitelendirildi. İnşaat Mühendisleri Odası Ağrı İl Temsilcisi M. Pirzan Aka, felakette sorumluğu bulunanların yaraları sarmak, insanların çaresizliklerini ortadan kaldırmak yerine demokratik kitle örgütlerine saldırmasının suçluluk psikolojisinin bir sonucu ve tespitlerinin doğruluğunu kanıtlayan bir tutum olduğunu kaydetti. İnşaat Sektöründe İşsizlik Artmaya Devam Ediyor Son iki yıldır dünya çapında yaşanan ekonomik krizin en olumsuz etkilediği sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. Ülkemizdeki inşaat sektöründe 2007 yılı ortalarından itibaren hissedilmeye başlayan durgunluk, kısa zamanda büyük bir daralmaya dönüşmüştür yılları arasında yaşanan hızlı büyümeyi takip eden bu dönemde inşaat sektörü 2008 yılı içerisinde % 8.2, 2009 yılında ise % 16.6 oranında küçülmüştür. Bu rakamlara göre son iki yılın kümülatif küçülme oranı %23.5 tir. Yani 2008 yılı başından bu yana inşaat sektörünün dörtte biri buharlaşmıştır. İnşaat sektöründe yaşanan bu devasa küçülmenin en çarpıcı sonucu, sektörde yaşanan istihdam kaybı olmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu nun(tüik) verilerine göre, İnşaat Sektöründeki istihdam oranı 2007 yılının ikinci çeyreğinden bu yana hızla düşmektedir. İstihdamda 2008 yılındaki % 5.2 lik düşüşün hemen ardında, 2009 yılında da % 19.3 lük keskin bir düşüş gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2010 yılı ilk çeyrek verileri, sektördeki istihdam düşüşün devam ettiğini göstermektedir. TÜİK verilerine göre 2010 yılı ilk çeyreğinde inşaat sektöründe yaşanan istihdam azalması, bir öndeki yılın aynı dönemine göre % 4.3 düzeyinde olmuştur yılında yaşanan büyük daralmaya rağmen, 2010 yılı verilerinin de hala negatif yönde olması, inşaat sektörü açısından kaygı vericidir. Bu veriler basit aritmetik değerler değil, geçimini inşaat sektöründen sağlayan binlerce işçi ve mühendisin yaşadığı işsizliğin ve yoksullaşmanın göstergesidir. İşsizlik, ne yazık ki, inşaat sektörünün en önemli sorunlarından birisi haline dönüşmüştür. Sektördeki büyüme dönemlerinde kalıcı ve planlı bir istihdam programının hayata geçirilememesi, kriz dönemlerindeki yıkımın şiddetini daha da arttırmaktadır. Bu plansızlık nedeniyle, sektördeki büyüme dönemlerinin nimetlerinden belli başlı büyük şirketler faydalanırken, kriz dönemlerinin maliyeti ise çalışanlara çıkartılmaktadır. İnşaat sektöründe kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme yaratılmasının yegâne yolu, bu yanlış denklemin tersine çevrilmesidir. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adına Sahibi Serdar HARP Yazı İşleri Müdürü Zeki ERGİNBAY Zeki ERGİNBAY ( ) Levent DARI Yönetim Yeri: TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Necatibey Cad. No: Kızılay / Ankara Tel: Faks: E-Posta: Web: Haziran 2010, Sayı:204, ayda bir yayınlanır, yerel süreli yayın. ISSN: Baskı: Mattek Matbaacılık Basın, Yayın Tanıtım Tic.San.Ltd.Şti. / Adakale Sok. No:32/27 Kızılay-Ankara / Baskı Tarihi: 15 Haziran 2010 / adet basılmıştır. Üyelerine parasız dağıtılır.

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi

22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Ocak - Şubat 2013 22. Çalışma Dönemi II. Danışma Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi Açılış konuşmasının devamında Şube Yönetim Kurulu Sekreterimiz Alişan Çalcalı tarafından Şube etkinlikleri ve çalışmalarına

Detaylı

TMMOB HABERLER. TMMOB den

TMMOB HABERLER. TMMOB den TMMOB HABERLER İSRAİL SALDIRISI İNSANLIK DIŞIDIR, KINIYORUZ İsrail in Gazze ye yardım götüren filoya düzenlediği saldırıya ilişkin olarak, TMMOB Genel Sekreteri N. Hakan Genç 31 Mayıs 2010 tarihinde bir

Detaylı

Şube Günlüğü. TMMOB - EMO Diyarbakır Şubesi Haber Bülteni

Şube Günlüğü. TMMOB - EMO Diyarbakır Şubesi Haber Bülteni 1 2 3 4 5 01 Eylül 2010 tarihinde, Türkiye Barış Meclisi Diyarbakır girişiminin 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle kurduğu barış çadırına Diyarbakır İKK tarafından gerçekleştirilen ziyarete Şube Yönetim

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

TMMOB TÜRK MÜHENDÝS VE MÝMAR ODALARI BÝRLÝÐÝ

TMMOB TÜRK MÜHENDÝS VE MÝMAR ODALARI BÝRLÝÐÝ TMMOB TÜRK MÜHENDÝS VE MÝMAR ODALARI BÝRLÝÐÝ 37.DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU 2002/2004 Baský Kozan Ofset Tel: (0312) 384 20 03 Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði Atatürk Bulvarý 131/9 Bakanlýklar / Ankara

Detaylı

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4.1 DANIŞMA KURULLARI Danışma Kurulu Çalışma Programı nı tartıştı 23. Genel Kurul`un ardından 24. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı 09 Haziran 2012 tqrihinde

Detaylı

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti 21 Mayıs Dünya Süt Günümüzü Mecidiyeköy Meydanında Kutladık TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Üyeleri, Dünya Süt Günü etkinlikleri çerçevesinde süt ile alakalı yaşanan bilgi kirliliğini ortadan

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ DÜZENLENEN ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 16 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde, gerçekleştirilen onlarca etkinliğin

Detaylı

SAYGIYLA ANIYORUZ. ALİ ASLAN Elektrik Mühendisi (1966- ) 1986-1996 yılları EMO Mersin İl Temsilcisi

SAYGIYLA ANIYORUZ. ALİ ASLAN Elektrik Mühendisi (1966- ) 1986-1996 yılları EMO Mersin İl Temsilcisi GÜNEY GÖNENÇ (18.10.1933-03.12.2011) 1963-1964 yıllarında EMO 9.Dönem Yönetim Kurulu Üyesi 1961 yılında EMO İstanbul Şubesi nin kurucu yönetim kurulu üyesi EMO Onur Kurulu nda 19, 20, 21, 22, 23, 24,30

Detaylı

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI 123 11 Nisan 2008 - Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü nün Kızılötesi Aydınlık isimli oyununa gidildi. 12 Nisan 2008-15 EMO-Genç üyesinin katılımıyla AutoCad semineri gerçekleştirildi.

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014

BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 BÖLÜM - 6 ODA GÜNCESİ 43.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2012-2014 ŞUBAT-2012 16.02.2012 Madencilik Sektörü Çalışanlarına Yönelik Mesleki Eğitim Verilmesine Başlandı. 27.02.2012 Odamızın Yeni Lokali Hizmete Açıldı.

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

ELEKTRÝK MÜHENDÝSLERÝ ODASI HARÝTA VE KADASTRO MÜHENDÝSLERÝ ODASI ÝNÞAAT MÜHENDÝSLERÝ ODASI JEOLOJÝ MÜHENDÝSLERÝ ODASI MAKÝNA MÜHENDÝSLERÝ ODASI MÝMARLAR ODASI ZÝRAAT MÜHENDÝSLERÝ ODASI ÇEVRE MÜHENDÝSLERÝ

Detaylı

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu Yeditepe Üniversitesi Bölüm Başkanı ve Öğretim Görevlileri Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat Kuru ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ömer ŞENGÜL, 21 Şubat 2013 Perşembe günü Yeditepe Üniversitesi Gıda

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube ÜNĠVERSĠTELERLE ġube GÜNCESĠ ĠLĠġKĠLER YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 2009-2010 ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ MEZUNİYET TÖRENİ 2009-2010 Öğretim yılı Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik- Elektronik Fakültesi

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI Meşrutiyet Caddesi 22/13 Kızılay/ANKARA Tel: 0312 418 28 46-47 Faks : 0312 418 28 43 E-Posta : gidamo@gidamo.org.tr Web : http://www.gidamo.org.tr MERSİN ŞUBE GENEL MERKEZ

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ NÜKLEER KARŞITI PLATFORM (NKP) ETKİNLİKLERİ 29 Mart 2012-Mersin in Gülnar İlçesi ne nükleer santral yapmak isteyen Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş. nin Akkuyu da yapılan Halkı Katılımı toplantısına Nükleer

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 b a s ı n d a o d a m ı z Kaynak Teknolojileri VI. Ulusal Kongresi hazırlıkları, Makina Magazin Dergisinde Kaynak sektöründe yükseliş trendi sürüyor başlıklı haberin içinde yer aldı. Oda Enerji Çalışma

Detaylı

jmo dan kısa haberler

jmo dan kısa haberler jmo dan kısa haberler akkuyu da fay yok demek doğru değil Yoksa İstanbul un deprem riski altında olduğu bugün herkesin bildiği bir gerçek. Enerji Bakanı nın Akkuyu da fay olmadığına ilişkin açıklamasına

Detaylı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı

E- BÜLTEN. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi. Tarım Öğretiminin Başlangıcı nın 170. Yıldönümü Kutlandı E- BÜLTEN Sayı: 01 Ocak 2016 Telefon : 0224 4534741 Fax : 0224 4534500 E-Mail : bursagmo@gmail.com TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube 5. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Bursa Şube Yönetim Kurulu,

Detaylı

MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER

MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER MESLEK UYGULAMA ALANLARINI GELİŞTİRME VE TOPLUM YARARI DOĞRULTUSUNDA KURUM VE KURULUŞLAR İLE YÜRÜTÜLEN İLİŞKİLER 24 Kurum ve kuruluşlarla ilişkiler, Şube çalışmalarımızda önemli bir yer tutmaktadır. Şubemiz

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

7. dönem çalışma raporu. DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER. EMO Kocaeli Şubesi

7. dönem çalışma raporu. DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER. EMO Kocaeli Şubesi DİĞER KURUM ve KURULUŞLARLA İLİŞKİLER 152 Peyzaj Mimarları Odası Kocaeli İl Temsilciliği`nden Şubemiz Yönetim Kuruluna Ziyaret 7 Şubat 2012 Peyzaj Mimarları Odası Kocaeli İl Temsilcileri 07 Şubat Salı

Detaylı

1 9 9 8-9 9 23. DÖNEM Y İ R M İ Ü Ç Ü N C Ü D Ö N E M Y Ö N E T İ M K U R U L U. İstanbul Şube Başkanı. 1978 yılı Galatasaray mezunu (1955-...

1 9 9 8-9 9 23. DÖNEM Y İ R M İ Ü Ç Ü N C Ü D Ö N E M Y Ö N E T İ M K U R U L U. İstanbul Şube Başkanı. 1978 yılı Galatasaray mezunu (1955-... Proje1 genis marjli:mizanpaj 1 24.12.2007 13:32 Sayfa 78 1 9 9 8-9 9 Y İ R M İ Ü Ç Ü N C Ü D Ö N E M Y Ö N E T İ M K U R U L U ÜMİT ÜLGEN İstanbul Şube Başkanı 1977 yılı Galatasaray mezunu (1955-...) EROL

Detaylı

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli/Akdeniz Mahallesinde 2015 Genel Seçimlerine

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

JFMO BURSA ŞUBE BAŞKANLIĞI DANIŞMA KURULU TOPLANTISINA KATILIM

JFMO BURSA ŞUBE BAŞKANLIĞI DANIŞMA KURULU TOPLANTISINA KATILIM OCAK 2011 03.01.2011 YAYIN KURULU TOPLANTISI 04.01.2011 ODA 06.01.2011 ODA ODAMIZ VE BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI, İL AFET VE ACİL DURUM MÜDÜRLÜKLERİNDE YENİ İŞE BAŞLAYAN JEOFİZİK

Detaylı

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor

SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi. Trans Terapi Toplantıları Devam Ediyor SPoD LGBTİ, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini İzledi SPoD, Bağımsız Seçim İzleme Platformu ile birlikte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde demokratik gözetim hakkı çerçevesinde kırılgan grupların seçme ve seçilme

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

TMMOB, 40. Olağan Genel Kurulu nu tamamladı

TMMOB, 40. Olağan Genel Kurulu nu tamamladı TMMOB, 40. Olağan Genel Kurulu nu tamamladı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 40. Olağan Genel Kurulu 29 Mayıs-1 Haziran 2008 tarihleri arasında Karayolları Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu nda gerçekleştirildi.

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

5 ŞUBAT 2014 Gençlik Komisyonumuz tarafından mesleğe yeni başlayan genç meslektaşlarımız ile tanışma yemeği düzenlenmiştir.

5 ŞUBAT 2014 Gençlik Komisyonumuz tarafından mesleğe yeni başlayan genç meslektaşlarımız ile tanışma yemeği düzenlenmiştir. 1 ŞUBAT 2014 Güney Bölgesi Eczacı Odaları Toplantısı Odamız ev sahipliğinde Adana da gerçekleşmiştir. Toplantıya Adana, Gaziantep, Kahramanmaraş, Mersin, Hatay, Aksaray, Osmaniye, Karaman, Nevşehir ve

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

- 36 - ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ESKİŞEHİR ŞUBESİ 2012-2013 ÇALIŞMA RAPORU. 26 Aralık 2012 EMO ve EMO-Genç üyelerimize

- 36 - ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ESKİŞEHİR ŞUBESİ 2012-2013 ÇALIŞMA RAPORU. 26 Aralık 2012 EMO ve EMO-Genç üyelerimize 26 Aralık 2012 EMO ve EMO-Genç üyelerimize yönelik Dans kursu, üyemiz Zafer Pelivan tarafından 27 Aralık 2012 Eskişehir Gazi Mustafa Kemal Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencilerine, Elektrik Elektronik Mühendisliği

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

TMMOB DENETLEME KURULU RAPORU

TMMOB DENETLEME KURULU RAPORU 7. TMMOB DENETLEME KURULU RAPORU TMMOB 43.DÖNEM DENETLEME KURULU GENEL KURULA SUNULACAK DENETLEME RAPORU DENETLEME TARİHİ : 29 Nisan 2016 DENETLEME DÖNEMİ : 01 Nisan 2014 31 Mart 2016 DENETLEME KURULU

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO 14 Nisan 2010- EMO 42. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ve EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Olgun Sakarya, Halk TV de yayınlanan Enerji Oyunu adlı programa konuk

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

- 46 - ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ESKİŞEHİR ŞUBESİ 2012-2013 ÇALIŞMA RAPORU

- 46 - ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ESKİŞEHİR ŞUBESİ 2012-2013 ÇALIŞMA RAPORU 11 Ekim 2012 Şube EMO-Genç Komisyonu toplantısı Şube Eğitim Salonunda yapıldı. Şube Örgütlenme Sekreteri Kaan Hürler'in katılım sağladığı toplantıya yaklaşık 40 EMO-Genç üyesi katılım sağlarken, yeni dönem

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı. Türkiye'de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması Devam Ediyor

SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı. Türkiye'de LGBT Bireylerin Sosyal ve Ekonomik Sorunları Araştırması Devam Ediyor SPoD, Dünya Seks İşçileri Günü Etkinliğine Katıldı 1-2 Mart tarihlerinde SPoD adına Deniz Şapka, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği'nin 3 Mart Dünya Seks İşçileri Günü etkinliğine katıldı.

Detaylı

37. DÖNEM TMMOB KURULLARI

37. DÖNEM TMMOB KURULLARI 37. DÖNEM TMMOB KURULLARI TMMOB 37. Olağan Genel Kurulu 31 Mayıs 1-2 Haziran 2002 tarihlerinde Ankara da gerçekleştirildi. Genel Kurul sonunda TMMOB Kurulları aşağıdaki şekilde oluştu. TMMOB YÖNETĐM KURULU

Detaylı

YURTAYDER İFTAR YEMEĞİ VERDİ

YURTAYDER İFTAR YEMEĞİ VERDİ YURTAYDER İFTAR YEMEĞİ VERDİ ÇAĞRI OKULLARININ SPONSURLUĞUNDA "YURT AY DER" GENEL MERKEZİ ÖZEL ÇAĞRI OKULUNDA DÜZENLEDİĞİ İFTAR YEMEĞİ NE KATILIM YOĞUN OLDU. Başkent-Ankara Haberi - 28 Temmuz 2013 Pazar

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13

MECLİS KARAR ÖZET TUTANAĞI Ü Y E L E R T.C. KARAPINAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KARAR TARİHİ : 09/05/2014 KARAR NUMARASI : 13 KARAR NUMARASI : 13 AYDOĞDU, Belediye Meclisi 5393 Sayılı Belediye Kanunun 20. maddesi uyarınca 2014 yılı Mayıs ayı toplantısı için Belediye Hizmet binası, Başkanlık odasında toplandı. Toplantı başında

Detaylı

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı, AHMET BAHA ÖĞÜTKEN 24.DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TEŞKİLAT BAŞKAN YARDIMCISI 1961'de İstanbul, Fatih te doğdu, Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini

Detaylı

3 OCAK 2013 10 OCAK 2013 14 OCAK 2013 15 OCAK 2013 16 OCAK 2013

3 OCAK 2013 10 OCAK 2013 14 OCAK 2013 15 OCAK 2013 16 OCAK 2013 3 OCAK 2013 Yönetim Kurulumuz Komisyon Başkanlarımız ile toplantı yaptı. Toplantıda önümüzdeki aylarda yapılacak etkinlik ve eğitimlerle ilgili komisyon çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI etkinlikler SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI IV. Makina Tasarım ve İmalat Teknolojileri Kongresi Makina Mühendisleri Odası Konya Şubesi sekretaryalığında düzenlendi... IV. Makina Tasarım ve İmalat

Detaylı

YEREL ENERJİ FORUMLARI

YEREL ENERJİ FORUMLARI Mezopotamya Enerji Forumuna Giderken YEREL ENERJİ FORUMLARI Enerji hayatımızı devam ettirmemiz için gerekli temel unsurlardan biridir. Endüstriyel ve ticari faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi ve günlük

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

İstanbul Dişhekimleri Odası

İstanbul Dişhekimleri Odası e-bülten İstanbul Dişhekimleri Odası nisan 2012 Diş Hekimliğinde Kök Hücre Uygulamaları Temel İlk Yardım Kursu Başladı On Binlerce Sağlıkçı Alanlarda BİLİMSEL ETKİNLİKLER Diş Hekimliğinde Kök Hücre Uygulamaları

Detaylı

1 03 Ocak 2009 tarihinde, SMM Üyelerimizden; Hasan Saya, Mehmet KOCAKAYA, Sait AKÇAN ve Þ.Azad YILDIRIM ýn bürolarýna Þube Yönetim Kurulumuzca iþyeri ziyaretleri gerçekleþtirildi. 2 05 Ocak 2009 tarihinde,

Detaylı

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ KOMİSYONU ve ÖĞRENCİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ KOMİSYONU ve ÖĞRENCİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ KOMİSYONU ve ÖĞRENCİ KONSEYİ YÖNETMELİĞİ TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Öğrenci Komisyonu ve Öğrenci Konseyi Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

TMMOB GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TMMOB GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haberler JFMO dan TMMOB GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Birliği 41. Olağan Genel Kurulu 27-29 Mayıs 2010 tarihlerinde Kocatepe Kültür Merkezi nde gerçekleştirildi. 30 Mayıs Pazar günü ise TMMOB Yönetim Kurulu,

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

40. OLAĞAN GENEL KURUL TUTANAĞI

40. OLAĞAN GENEL KURUL TUTANAĞI 40. OLAĞAN GENEL KURUL TUTANAĞI 1. TMMOB Makina Mühendisleri Odası 40. Olağan Genel Kurulu çoğunluklu olarak ilan edilen adreste saat 10.20 de Oda Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ tarafından açıldı.

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları

Türk Mühendis ve Mimar Odaları İş cinayetlerinde kaybettiğimiz emekçilerin anısına ithaf edildi TMMOB 41. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRGESİ Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği nin (TMMOB) 27-30 Mayıs tarihleri arasında yapılan

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) 8 MART 2010, PAZARTESİ 09:00-17:00 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

Detaylı

5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU

5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI HATAY ŞUBESİ 5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU 5. KENTSEL ALTYAPI ULUSAL SEMPOZYUMU BİLDİRİLER VE PANEL KİTABI 1-2 Kasım, K 2007 1-2 KASIM 2007,, Antakya Kapak: İsmail

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI

2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI 2011 GENEL KURULU DİVAN TUTANAĞI Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MÜDEK) 2011 yılı Genel Kurul Toplantısı, 12 Mart 2011 tarihinde gerekli olan çoğunluk sağlanamadığından,

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

GENEL KURUL. Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

GENEL KURUL. Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi Sendikamızın 26. Olağan Genel Kurulu 20-21 Şubat 2010 tarihlerinde Ankara da Sendika Merkezi nde tertip edilmiştir. 53 Üye fabrikalarımızın temsilcilerinin

Detaylı

Önceki dönemlerden süregelen çalışmalar ile birlikte henüz sonuçlandırılamayan çalışmaları,

Önceki dönemlerden süregelen çalışmalar ile birlikte henüz sonuçlandırılamayan çalışmaları, TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI 40. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI Dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik, siyasal, sosyal, ve kültürel gelişmelerin, yaşam ve meslek alanlarımıza yansımaları ağırlaşarak

Detaylı

AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili AĞUSTOS 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 BASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR 1. Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, basın özgürlüğü kapsamında yaptığı açıklama nedeniyle hakkında hazırlanan fezlekeden

Detaylı

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI Meşrutiyet Caddesi 22/13 Kızılay/ANKARA Tel: 0312 418 28 46-47 Faks : 0312 418 28 43 E-Posta : gidamo@gidamo.org.tr Web : http://www.gidamo.org.tr KONYA ŞUBE GENEL MERKEZ

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı