EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3"

Transkript

1 EKİM - ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 Sayı: 51 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1

2 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ EKİM 2009 YIL:5 SAYI:51 ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΟΚΤΩΒΡΙΟΣ 2009 ΕΤΟΣ:Ε NO:51 SAHİBİ-SORUMLUSU ΙΔΙΟΚΤΗΤΗΣ-ΕΚΔΟΤΗΣ- ΔΙΕΥΘΥΝΤΗΣ EVREN DEDE GENEL KOORDİNATÖR ΓΕΝΙΚΟΣ ΣΥΝΤΟΝΙΣΤΗΣ AYDIN BOSTANCI YAYIN YÖNETMENİ ΣΥΜΒΟΥΛΟΣ ΕΚΔΟΣΗΣ İBRAM ONSUNOĞLU BU SAYIDA YAZARLAR Aydın Bostancı Dimostenis Yağcıoğlu Evren Dede Elçin Macar Fatih Nazifoğlu Γιώργος Δούδος Herkül Millas İbram Onsunoğlu Samim Akgönül ADRES Marathonos Neoktista 3/A Komotini Tel: Fax: ΕΤΗΣΙΕΣ ΣΥΝΔΡΟΜΕΣ Ιδιώτες. : 36 Τραπεζες, Οργανισμοί: 98 Ν.Π.Δ.Δ, Α.Ε: 98 Δήμοι: 98 Euro Κοινότητες: 72 Elçin Macar Yarım kalmış bir Topal Osman hikayesi... Millet gazetesinin Türk ünlülerini anlattığı köşesini okuyup, Topal Osman ın kahramanlıklarını öğreniyordum ki, hayatı 332 kelimede anlatılan, indirdiği Pontus bayrağından bile bahsedilecek kadar detay verilen bu şahıs hakkında son satırda sadece üç kelime görmeyeyim mi? 2 Nisan 1923, Osman Ağa nın ölümü. O kadar detaydan sonra şaşakaldım. Koca adam daha 40 yaşında, birden ölüvermiş. Nasıl acaba? İçindekiler Aydın Bostancı Yarım asır sonra Medrese-i Hayriye ye sahip çıkıldı; herkese duyurulur! Dergimizde bir çok defa Medreseler konusuna değindim ve öyle görünüyor ki, değinmeye de devam edeceğim. Çünkü azınlığımızda birçok konuda olduğu gibi Medreseler konusunda da oluşan yaklaşım değişikliği hayli ilginç ve yorumlanmaya değer konular arasında yer alıyor. Şimdiye kadar azınlık kamuoyunun büyük çoğunluğu Medreseyi kırmızı çizgi olarak kabul ediyor... Azınlıkça51 Evren Dede Batı Trakya da 150 likler -VI 150 likler listesinde 75 inci sırada yer alan Harun El-Reşid, Türkiye den ayrılır ayrılmaz Batı Trakya ya geldi. İskeçe ye bağlı Yassıören (Oraio) köyüne yerleşti. Harun El-Reşit in 12 Şubat 1929 tarihinde vefat ettiği ve cenazesinin Yassıören mezarlığına gömüldüğü belirtilmektedir... Şu ana kadar Yunanistan a gelen 150 liklerden BT ye yerleşenleri öğrendik. Şimdi isterseniz, Yunanistan a yerleşen diğer 150 likler kimler, bir de onu görelim... Και οι δυο περιπτώσεις είναι βαρβαρότητα Εβρέν Δεδέ Yarım asır sonra Medrese-i Hayriye ye sahip çıkıldı Aydın Bostancı Seçimlerle ilgili İbram Onsunoğlu Erken Genel Seçim Öncesi ve Sonrası Fatih Nazifoğlu Müsadere 2009 Herkül Millas Yarım kalmış bir Topal Osman hikayesi Elçin Macar Aysel Zeybek in Milletvekili Adaylığı Dimostenis Yağcıoğlu Ο ΕΠΑΝΑΠΡΟΣΑΝΑΤΟΛΙΣΜΟΣ ΤΟΥ ΦΕΜΙΝΙΣΜΟΥ Γιώργος Δούδος Batı Trakya da 150 likler -VI Evren Dede ECRİ Raporu Samim Akgönül Her ikisi de barbarlık Evren Dede İkili Rapor Zeki Kuneral& Dimitris Biçios İskeçe Türk Birliği nin (İTB) temyiz başvurusunu reddetti İlhan Ahmet ten seçmenlerine teşekkür Yeni Kabine açıklandı. Yorgos Petalotis, Hükümet Sözcüsü Erken Genel Seçimler 2009, Batı Trakya da kim ne kadar oy aldı? Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği öncülüğünde kermes düzenlendi 2 Azınlıkça AZINLIKÇA - BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ - ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ

3 Dilin kemiği yok; keşke olsaymış! Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (DK) Başkanı Ahmet Mete, 14 Ekim Çarsamba günü Gümülcine de yaptığı bir konuşmada, 4 Ekim tarihinde gerçekleştirilen Erken Genel Seçimlerde aday olan Batı Trakyalı Türk adaylardan DK yi eleştirenlere çok ağır ve sert bir şekilde yüklendi. Mete yaptığı konuşmada, DK nın AP Seçimleri ve Erken Genel Seçimlerde azınlık içerisindeki bazı siyasetçiler tarafından eleştirildiğini, DK nın idam sehpasına konduğunu ve özellikle son seçimlerde başta SYRİZA partisi Türk Azınlık adaylarının DK nın yönetim şeklini eleştirel anlamda sorgulayan basın açıklamasından dolayı duyduğu rahatsızlığı üstü kapalı bir şekilde dile getirirken hiç beklenmedik bir çıkış yaparak, Batı Trakya davasına karşı hiyanet içerisinde olanların akibeti Yunan İç Savaşı nda azınlık köylerinden dağlara çıkarılarak kesilenlerin akibeti gibi olabileğini düşünmemiz gerektiğini! söyledi. Hatırlanacağı üzere İlhan Ahmet milletvekili olduğu dönemde DK Başkanlığını kabul etmemiş, milletvekili Çetin Mandacı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili ve eski T.C.Atina büyükelçisi Gündüz Aktan ın ölümü münasebetiyle DK adına onun başkanı Çetin Mandacı imzasıyla yayımlanan taziye mektubunun ardından DK Başkanlığını bırakmış ve milletvekili Ahmet Hacıosman da teklif edilmesine rağmen DK Başkanlığını kabul etmemişti. 4 Ekim tarihinde yapılan Erken Genel Seçimlerin ardından ise başta eski milletvekili Mustafa Mustafa olmak üzere SYRİZA nın Türk Azınlık adayları DK ye karşı eleştirel bir metin yayınlamış ve seçimlerde DK nin tam bir parti örgütü olarak faaliyet gösterdiğini, demokratik kitle örgütü, temsili çatı örgütü, kucaklayıcılık, tüm toplumu kapsama ve eşitlik ilkelerini ayaklar altına alarak yerle bir edip bir partinin ve bir-iki adayın borazancılığını yaptığını ve DK nin geniş kesimleri rencide, tehdit ve tahrik ettiğini iddia etmişlerdi. Eski milletvekili İlhan Ahmet in seçim sonrası teşekkür metninde de toplumu yönlendirmeye çalışan çıkar mekanizmaları eleştirilmiş ve Ahmet în bu zor şartlar altında elde ettiği 8 bin küsur oyla ilgili olarak, Bu seçimler, menşei nerede olursa olsun, toplumumuzu yönlendirmeye çalışan çıkar mekanizmalarından etkilenmeyen güçlü ve sağlıklı bir grubun tüm azametiyle hala ayakta durduğunu bir kez daha göstermiştir. Azınlık içerisindeki siyasetin, genç neslin de etkin olarak katılabileceği sağlıklı bir ortama kavuşması yönünde verdiğimiz mücadelede, toplum içerisinde kendine saygısı olan herkese çağrımızı yinelerken, bir kez daha hatırlatırız: Halka rağmen hiçbir şey olmaz, olsa bile bundan kimseye hayır gelmez! denmişti. DK Başkanı Ahmet Mete nin konuşmasının bir bölümünü isterseniz hep beraber okuyalım; yorumunu daha sonra nasılsa yaparız. AHMET METE: Hocam biraz tarihten bahsetti. Biz de az çok babalarımızdan dedelerimizden bu olayları biliyoruz. Kardeş kavgasına karışanların akibetini de biliyoruz!. Dağlara çıkanların niye çıktığını da biliyoruz!.. Hepiniz bunu gayet güzel biliyorsunuz! Dağlara çıkarken kimlerin alındığını ve o dağlarda kesildiğini de biliyoruz!... Batı Trakya davasına hıyanet edenlerin de yarın akıbetinin böyle olabileceğini düşünmemiz gerekli olduğuna ben inanıyorum!.....neymiş efendim, Danışma Kurulu askıya asılmak veyahut da boynuna ip geçirilmek üzere tekrar yargılanıyor! Şimdi bakın ben size bir şey söyleyeyim Batı Trakya da en güzel çalışan organların başında gene Danışma Kurulu var. İster beğenelim, ister beğenmeyelim... Çoğunluğun çok dikkat ettiği ve Çoğunluğun üstüne çullandığı bir kurum var. Demek ki, bir yerlerden rahatsızlık var. Bunu anlamak mümkün. Ama bizden olanların hâlini, tavrını anlamak mümkün değil! Benim yanımdayken Danışma Kurul u göklere çıkartılıyor. Ama benim yanımda değilken, benim hizmetkârım değilken Danışma Kurulu yerin dibine batırılıyor!.. Danışma Kurulu nu daha güzel yere götüreceğim, diyen, gelecek Danışma Kurulu başkanı olacak!.. Müftülerin Danışma Kurulu başkanı olması tabii ki yanlış; onu ben de söylüyorum editör Azınlıkça 3

4 Vitrin Evren Dede Και οι δυο περιπτώσεις είναι βαρβαρότητα Το άρθρο αυτό έχει ως θέμα την βαρβαρότητα που υπέστησαν την ίδια μέρα δυο μειονότητες, δυο διαφορετικών θρησκειών, που αφέθηκαν σε δυο διαφορετικές χώρες στα πλαίσια της αρχής της αμοιβαιότητας. * Στην Δυτική Θράκη υπάρχει ένα χωριό που υπάγεται στην Ξάνθη και ονομάζεται Τοξότες στο οποίο ζουν μαζί Μουσουλμάνοι και Χριστιανοί. Η πλειοψηφία των Μουσουλμάνων του χωριού είτε μετανάστευσαν στην Τουρκία, είτε μετακόμισαν στην Ξάνθη. Σήμερα στους Τοξότες ζουν 6 Μουσουλμανικές οικογένειες. Στο χωριό υπάρχει ένα ιστορικό τζαμί το οποίο ανοίγει μόνο για την προσευχή της Παρασκευής και την βραδινή προσευχή που γίνεται το Ραμαζάνι. Το Τζαμί των Τοξοτών είναι από τα γνωστά τζαμιά των χωριών που δεν έχει κάποια αρχιτεκτονική ιδιαιτερότητα αλλά είναι αιώνιο, χαριτωμένο και γλυκό τζαμί. Το τζαμί δεν μπορεί να ξεμπλέξει από μπελάδες. Πυρπολήθηκε 3 φορές μέχρι σήμερα. Υπέστη μεγάλες ζημιές στους 2 πρώτους εμπρησμούς. Ο χειρότερος εμπρησμός ήταν εκείνος της 7ης Μαρτίου του Το τζαμί πυρπολήθηκε από άτομα αγνώστου ταυτότητας και κάηκε πλήρως. Στην συνέχεια επισκευάστηκε και απέκτησε την παλιά μορφή του. Μπορούμε να πούμε ότι έγινε πιο ωραίο, πιο χαριτωμένο και πιο καινούριο. Το Τζαμί των Τοξοτών, αυτόν τον μήνα, την Μπορεί να είναι μια απλή σύμπτωση ότι οι βίαιες δραστηριότητες γίνονται την ίδια μέρα κατά των μειονοτήτων, η μια εκ των οποίων είναι στην Κωνσταντινούπολη και η άλλη στη Δυτική Θράκη; Ότι και να είναι, και οι δυο περιπτώσεις είναι βαρβαρότητα, είναι βανδαλισμός. Τετάρτη 2 Σεπτεμβρίου πυρπολήθηκε και πάλι. Και αυτή τη φορά, τα άτομα αγνώστου ταυτότητας, τα οποία δεν εντοπίζονται με τίποτα(!), έσπασαν το παράθυρο του τζαμιού από την μεριά των κοιμητηρίων. Έχυσαν βενζίνη μέσα στο τζαμί και έβαλαν φωτιά που έσβησε όμως μόνη της όταν τελείωσε το οξυγόνο μέσα στο τζαμί. Μπορούμε να πούμε ότι το τζαμί τη γλίτωσε φτηνά σε σχέση με το 2004, αν δεν συνυπολογίσουμε το εντελώς καμένο παράθυρο του, τους τείχους που είναι μέσα στην καπνιά, τα χαλιά του που δεν μπορούν πια να χρησιμοποιηθούν, τα ξύλινα κομμάτια και τις λάμπες Θα αρχίσει σύντομα η επισκευή του τζαμιού και ίσως ήδη να ξεκίνησε την ώρα που διαβάζετε εσείς αυτό το άρθρο * Οι Ρωμιοί της Κωνσταντινούπολης έχουν ένα 4 Azınlıkça

5 χαριτωμένο νεκροταφείο στην Ζεϊτίνμπουρνου το οποίο υπάγεται στο Βακούφι του Ρωμαίικου Νοσοκομείου του Μπαλουκλή. Ονομάζεται Ρωμαίικο Ορθόδοξο Νεκροταφείο Ζωοδόχου Πηγής του Μπαλουκλή. Οι Ρωμιοί το αποκαλούν χάρη συντομίας το Νεκροταφείο του Μπαλουκλή. Οι Ρωμιοί της Κωνσταντινούπολης που ζουν στο ΚΑΠΗ του βακουφιού, όταν αποβιώνουν κηδεύονται σ αυτό το πεντακάθαρο νεκροταφείο. Το νεκροταφείο του Μπαλουκλή είναι ο τελευταίος σταθμός ξεκούρασης του Ρωμιού της Κωνσταντινούπολης, ο οποίος δεν έφυγε από την Κωνσταντινούπολη ό, τι και αν έγινε, αντιμετώπισε διάφορες δυσκολίες και ποιος ξέρει μπορεί δεκάδες από αυτούς να έζησαν και τα γεγονότα της 6ης-7ης Σεπτεμβρίου. Το νεκροταφείο του Μπαλουκλή δέχτηκε επιθέσεις και στο παρελθόν. Κατά περιόδους άτομα αγνώστου ταυτότητας μπήκαν στο νεκροταφείο και έσπασαν τις ταφόπετρες. Κάθε φορά οι ταφόπετρες ξανακατασκευάστηκαν. Το νεκροταφείο του Μπαλουκλή την Τετάρτη 2 Σεπτεμβρίου πάλι υπέστη φθορές. Και αυτή τη φορά άτομα αγνώστου ταυτότητας τα οποία δεν εντοπίζονται με τίποτα(!), εισήλθαν στο νεκροταφείο πηδώντας από τον τοίχο και έσπασαν τις ταφόπετρες. Όμως αυτήν την φορά, ο αριθμός των ταφόπετρων και ο αριθμός των ταφών που δέχτηκαν επίθεση, είναι μεγαλύτερος σε σχέση με τις επιθέσεις του παρελθόντος. Ενενήντα εννέα τάφοι δέχτηκαν επίθεση και καταστράφηκαν οι ταφόπετρες τους. Θα αρχίσουν σύντομα οι επισκευές στο νεκροταφείο. Μπορεί ήδη να ξεκίνησαν την ώρα που διαβάζετε εσείς αυτό το άρθρο * Μπορεί να είναι μια απλή σύμπτωση ότι οι βίαιες δραστηριότητες γίνονται την ίδια μέρα κατά των μειονοτήτων, η μια εκ των οποίων είναι στην Κωνσταντινούπολη και η άλλη στη Δυτική Θράκη; Ότι και να είναι, και οι δυο περιπτώσεις είναι βαρβαρότητα, είναι βανδαλισμός. *** Zeki Kuneralp ve İkili Rapor İbram Onsunoğlu, Zeki Kuneralp ve Dimitrios Biçios un birlikte hazırladıkları İkili Rapor konusunu geçen sayımızda Biçios un anılarını aktardığı Sınırların Ötesinden adlı kitabı münasebetiyle gündeme getirdi. Onsunoğlu, genel olarak Biçios un kitabı ve özellikle de İkili Rapor hakkında anlatılanlarla ilgili olarak izlenimlerini Azınlıkça okuruyla paylaştı. Biçios un kitabını okumadığım için Onsunoğlu nun kitap hakkındaki izlenimlerinden çok istifade ettim tabiî. Hazır yeri gelmişken kendisine teşekkür ederim. * Onsunoğlu, hazırlandığı yıl (1959 da) iki ülkenin dışişleri arşivlerindeki tozlu raflara kaldırılan ve uygulanmayan İkili Rapor ile ilgili olarak yazısında, Söz konusu raporu okumuş değilim. Zeki Kuneralp ın iki diplomattan biri olarak azınlıklarla ilgili bu görüşmeler ve hazırlanan rapor konusunda yayımlanmış anılarını da okumadım. Oysa bütünsel bir bilgi edinmek ve yorum yapabilmek için bunlar gerekli. deyince, hoşuma gitti açıkçası. Azınlık konularında ilk defa Onsunoğlu nun okumadığı ve dolayısıyla bilmediği, fakat benim okuduğum ve dolayısıyla da gururlanarak kendimi gösterebileceğim bir fırsat karşıma çıktı. Bu fırsatı hiç kaçırır mıyım!.. Derhal kendi zengin arşivimde yer alan bu İkili Rapor u Batı Trakya ahalisine bir faydam dokunsun maksadıyla halkın hizmetine açma kararı verdim!.. (Dergide bahsekonu İkili Rapor sayfa 27 dedir) Şaka bir yana, akademisyeninlerin gayet iyi bildiği şu İkili Raporu Azınlıkça nın bu sayısında yayımlıyoruz. Türkçe metni Zeki Kuneralp Beyefendinin Sadece Diplomat. Anılar-Belgeler adlı kitabından aldım. * Bu vesileyle Zeki Kuneralp Beyefendiyi de saygıyla anmış olalım. Ruhu şad olsun. Azınlıkça 5

6 Genç bakış Aydın Bostancı Yarım asır sonra Medrese-i Hayriye ye sahip çıkıldı; herkese duyurulur! Dergimizde bir çok defa Medreseler konusuna değindim ve öyle görünüyor ki, değinmeye de devam edeceğim. Çünkü azınlığımızda birçok konuda olduğu gibi Medreseler konusunda da oluşan yaklaşım değişikliği hayli ilginç ve yorumlanmaya değer konular arasında yer alıyor. Şimdiye kadar azınlık kamuoyunun büyük çoğunluğu Medreseyi kırmızı çizgi olarak kabul ediyor, bu okulun varlığından söz etmek bile belirli çevrelerce iyi karşılanmıyordu. Acaba bu okula karşı izlenen sert tutumun nedeni sadece imaj sorunundan mı kaynaklanıyordu? Öte yandan halkın hiçbir zaman Medreseye karşı olumsuz bir tutumunun olmadığını da belirtmek gerekir. Bunun en kolay örneği, Medreseye giden azınlık öğrencilerinin sayısını araştırmakla mümkündür. Peki neredeyse yarım asır yok sayılmak istenen, şimdilerde ise özellikle azınlık basınında popüler olan Gümülcine Medrese-i Hayriye si kimler tarafından, ne için ve ne amaçla kuruldu? Dergimizde bir çok defa Medreseler konusuna değindim ve öyle görünüyor ki, değinmeye de devam edeceğim. Çünkü azınlığımızda birçok konuda olduğu gibi Medrese konusunda da oluşan yaklaşım değişikliği hayli ilginç ve yorumlanmaya değer konular arasında yer alıyor yılında dönemin Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa ve azınlığın ileri gelenleri tarafından açılan Medrese-i Hayriye ye ilk ekonomik yardım, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ahmet Umar tarafından gerçekleştirilmiştir. Aynı dönemde Türkiye den din dersleri hocası olarak gönderilen Hüseyin Erdoğan ın Medresede hizmet verdiği bilinmektedir. Medreseye yapılan ekonomik yardımın ikinci bölümünün ise Yunanistan devleti tarafından finanse edildiği bilinmektedir. Buna göre Medrese-i Hayriye nin açılması için, hem Türkiye hem de Yunanistan ekonomik katkı ve destekte bulunmuşlardır. Azınlığımızda 1970 lerin ortalarında kadar devam eden Muhafazakar - Kemalist çatışmasında Medreselerin rolü belirleyici olmuştur. Fese karşı Şapka, Eski yazıya karşı Yeni yazı, azınlıktaki Muhafazakar-Kemalist çatışmasında önemli faktörler arasında yer almıştır. Bu çatışmadan günümüze dek azınlığımızın elit sınıfından oluşan lider kadro, Medreseye karşı Celal Bayar Okulu nu desteklemiş, buna karşın Yunan devleti de Medreseye sahip çıkan bir siyaset izlemeyi tercih etmiştir. Fakat gerçekte Yunan devletinin Medreseye ne kadar sahip çıktığı da tartışmalıdır. Çünkü medreselerin resmi olarak tanınması için 1950 li yıllarda başlayan müracaatlar ancak yarım asır sonra, 2000 yılında kabul edilmiş ve medreseler ancak 50 yıl sonra resmi statüye kavuşabilmiştir. Devletin parasal anlamda da Medreseye sahip çıktığı görüşü tam olarak doğru değildir. Çünkü giderlerini karşılamak için okul ilk kurulduğu tarihten itibaren günümüze dek öğrencilerden para 6 Azınlıkça

7 almakta, azınlık hocalarının maaşları da Vakıf İdare Heyeti tarafından ödenmektedir. Dolayısıyla Medreselerin şimdiye kadar yok sayılmasını isteyen yaklaşımın nedeninin tamamen siyasi olduğu söylenilebilir. Buna en güzel örnek Gümülcine Medrese-i Hayriyesi nin resmi olarak tanınmasından sonra Vaaz ve İrşad Heyetinin tarihli yayınladığı duyurudur. Duyuruda aynen şu ifadeler yer almaktadır: Batı Trakya Türk Azınlığı nın dinî hayatına artık hiçbir katkı sağlamayan Gümülcine ve Şahin Medreseleri, Batı Trakya Türk Azınlığı nın tüm gayretlerine rağmen kapatılamamış, diğer taraftan, medreselerin Türk Azınlık mensuplarını hurafelerle dolu orta çağ karanlıkları yerine, dinimizin aydınlığına sevk edecek din adamı yetiştiren kurumlara dönüştürülmesi için sarf ettiğimiz çabalar da maalesef sonuç vermemiştir. Avrupa medeniyetinin bir parçası olmanın gururunu her vesile ile dile getiren hükümetimiz de, her nasılsa, her iki medresenin öğretim kadrosu ve öğretim ilkeleri açısından hizmet ettiği zihniyetin Avrupa medeniyeti ile bağdaşmadığını ve yaşadığımız dünyanın normlarını kabullenmeyen mürteci nesiller yetiştirildiğini bile bile, medreselerin faaliyetlerini devam ettirmesi ve hatta daha da cazip kılınması için cömert gayretler göstermektedir. Uluslararası anlaşmalarla Batı Trakya da kalan biz Türk Azınlığı nın dinî hayatını mükemmel bir şekilde devam ettirebilmesinin başlıca gereklerinden birisi de, çocuklarımıza dinimizi öğretecek eğitimcilerin kaliteli ve hurafelerden arınmış eğitim kurumlarından mezun olmaları ve evlâtlarımıza din yerine Arap örfünü öğretmekten kaçınmalarıdır. Çocuklarımızın istikbalde Yunanistan da ve hatta dünya genelinde saygın şahıslar olarak yetişmesi de esasen buna bağlıdır. Son olarak, her iki medreseye kız öğrencilerin alınacağı ve hatta bir grup kız öğrencinin medreselere kayıt yaptığı öğrenilmiştir. Batı Trakya Türk Azınlığı Vaaz ve İrşad Heyeti olarak, Azınlık mensubu velilerimize kız olsun erkek olsun, din adamı veya öğretmen olmak isteyen evlâtlarımızı, medreselere kaydettirmekten kaçınmalarını vazediyoruz. İleride öğretmen veya din adamı olmak isteyen gençlerimiz bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da medreselerden çok daha ileri düzeyde eğitim veren Anavatan Türkiye deki orta ve yüksek öğretim kurumlarına devam edebilirler. Nitekim azınlığımızın bugün en verimli öğretmen ve din adamları da Anavatan Türkiye deki okullardan mezun olmuşlardır. Hür Hakka Davet Dergisi nde Hasan Paçaman, Medrese nin Resmiyet Meselesi ve İrşad Heyeti Duyurusu başlıklı makalesinde ise bahsekonu duyuruya tepkisini dile getirmekte ve şöyle yazmaktadır: Düne kadar İbrahim Şerif, Medreselerin ıslâhı için hiçbir çaba sarf edilmedi diye bas bas bağırıyor, yazılar yazıyordu. Ne zaman durum değişmiş de Medreselerin ıslâhına çalışmışlar bunu da belgelerle ispatlamaları gerekir. Çünkü Laf havaya, senet torbaya demişler. Ama, Sn. İ. Şerif in Yeni HAKKA DAVET Dergisi sayı 19 da, Medreselerin ıslâhına hiç çalışılmadığına dair, Aralık 1991 de yayınlanan yazısı bizim arşivimizdedir. Faziletlileri orada şöyle diyor: Medreselerin orta eğitim statüsüne dâhil edilmesi ve resmî bir dinî müessese olarak çalışmasını sağlayacak girişimler yapılmamıştır. Var olanla yetinilmiş, müesseseyi daha iyiye götürmenin önemi üzerinde durulmamıştır... (Dünü, Bugünü ve Yarınıyla B. Trakya daki Medreseler / Yeni HAK- KA DAVET, Sayı 19, sayfa 2-4) İ. Şerif in yukarıdakı ifadeleri, gerçeklere uymuyordu. Fakat, dergi yayınlandığı günlerde M. Müdürümüzün rahatsızlığından dolayı, kontrol edilmeden yayınlanmıştı. İşte o sebepten bir sonraki sayıda, yani Y. HAKKA DAVET in nci çift sayısında Hasan Paçaman tarafından durum düzeltilmiş, aşağıdaki yazı yayınlanmış ve okuyuculardan özür dilenmiştir no. lu sayıda, konu ile ilgili olarak çıkan yazının bir bölümü şöyledir: Şehrimiz medresesinin devletçe orta dereceli bir okul olarak tanınması için merhum Müftümüz ve o günün medrese encümen heyetleri defalarca ilgili hükümet makamları nezdinde girişimlerde bulunmuş; fakat maalesef müspet (olumlu) bir netice alamamışlardır. Bu konuda yapılan çalışmaları şöyle sıralayabiliriz: Azınlıkça 7

8 1. 5 Teşrîn-i Evvel (Ekim) 1955 ve 153 no. lu yazışma ile Eğitim ve Din işleri Bakanlığı na Kanûn- evvel (Aralık) 1955 tarih ve 190 no lu yazışma ile, yukarıdaki yazı ile ilgilenmeleri için, Valiliğe 3. 2 Teşrîn-i Evvel 1958 tarih ve 153 no. lu tahrîrat ile yine Eğitim ve Dinişleri Bakanlığına, 4. 2 Ekim 1958 tarih ve 154 no. lu tahrîrat ile tekrar Valiliğe 5. 7 Kanun-i Sani (Ocak) 1961 tarih ve 4 no. lu yazışma ile bugünün (1992) Cumhur Reisi, o günün Başbakanı Sn. Karamanlis e müracat olunmuş; fakat Başbakanlık Siyasî Bürosu ndan tarih ve no. lu yazı ile, konunun, yine Eğitim Bakanlığı Orta dereceli Okullar Dairesi ne havâle edildiğini beyan eden bir yazıdan başka hepsi rahmetli oldu- müracaat edenlerin eline bir şey geçmemiştir. Son olarak, Cunta döneminde de Medrese nin resmiyet kazanması ve orta dereceli bir okul olarak tanınması için, gerek Vali Sn. Alamanos, gerekse Eğitim Bakanlığı na birer dilekçe sunulmuşsa da maalesef yine olumlu bir netice alınamamıştır. Sn. Av. İhsan Kahya nın başkanlığı döneminde de medreselerimizin ıslâhı ile ilgili bir yazının B.T. Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği tarafından bazı makamlara sunulduğu haberini çok geç olarak almış bulunuyoruz. İnşallah bu konuda, gelecek sayılarımızda aydınlatıcı bilgiyi sunarız. Görülüyor ki, muhterem okuyucu, İ. Şerif in, (dolayısıyla İrşad Heyeti nin) sözlerinde açık bir çelişki var de Medresenin resmiyeti ve daha iyiye götürülmesi için hiçbir çalışma yapılmamış diyor; şimdiki bildiride ise: (Medreselerin iyi) din adamı yetiştiren kurumlara dönüştürülmesi için sarf ettiğimiz çabalar da sonuç vermemiştir deniliyor. Bu nasıl bir lahana turşusu!? Anlayan varsa lütfen bize de anlatsın... Medreselerin, özellikle Gümülcine (Komotini) Medresesinin daha iyi olması ve resmîleşmesi için çok çalışmalar oldu. Ama bunlar İrşad Heyeti veya bugünkü Müftüler tarafından değil de, rahmetli Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa ve arkadaşları tarafından yapıldı... Merhumun bunca çalışmalarından sonra Yönetim - geç de olsa - bu çalışmalara bir cevap niteliğinde Medreseyi resmileştirip Lise yapmışsa, onu kapatmaya kalkışmak yerine, Azınlık olarak sevinmek, ve şayet daha kusur ve eksikleri varsa onların ıslâhına gidilmek gerekir. Bizim akıl ve mantığımız bunu böyle görüyor ve böyle söylüyor. Duyuruda: Hükümetimiz de, mürteci nesiller yetiştirdiğini bile bile, medreselerin faaliyetlerini devam ettirmesi... denmiş. Pek ala, o müesseseler mürteci nesiller yetiştiriyormuş da M. Emim Aga kendisi, kardeşi avukat Hüseyin, Gümülcine de Av. Adem, İsmail Rodoplu, Halil Haki, İrşad Heyeti nin pek çok üyeleri, köylerdeki imam-hatip ve öğretmenlerimizin çoğu, medreselerde okudukları halde, neden mürteci olmamışlar?.. Bunlar mürteci olmamışlar veya irtica canavarından kendilerini kurtarabilmişlerse, bugün medreselere gidenler neden mürteci olsunlar veya bu belâ ve felâketten kendilerini neden kurtaramasınlar?.. Biz mürteci değiliz diyenler insan da diğerleri hayvan mı? Hayrın şerrin ne olduğunu anlayacak kadar Allah herkese akıl vermiş... Bizce, bu hürriyet, demokrasi ve insan hakları devrinde kimsenin vesâyete ihtiyacı yok... Duyuruda: Azınlığımızın bugün en verimli din adamları Anavatan Türkiye deki okullardan mezun olmuşlardır deniyor. Yalan, aziz okuyucu yalan. Çünkü İskeçe nin halk müftüsü M. Emin Aga Anavatan dan mezun olmamış, sekreteri (aynı zamanda V.İ.H.) Başkanı Sedat Karadayı Türkiye den mezun olmamış; Sabri Tevfik, Sabri Hacı Hüseyin, Hasan Canbaz, Ahmet Petlo, Hasan Paçaman, Dr. Hüseyin İmam ve başkaları Türkiye den mezun olmamışlardır. Gümülcine (Komotini) halk müftüsü İbrahim Şerif in sekreteri Ahmet İsmail de Anavatan dan değil Mısır dan mezundur. Bu hocalarımız verimli insanlar değiller mi? Azınlık için çalışmıyorlar mı? Şayet çalışmıyorlarsa İrşad Heyeti nde ne işleri var? Hele sekreter olarak kullanılan arkadaşlar o yüksek (?) makamda nasıl tutuluyorlar?. Bunu söylerken, Anavatan Türkiye den hiç değerli din adamı yetişmedi veya yetişmez demiyoruz. Elbette ki oradan da pek değerli din adamları hem yetişti, hem de yetişecek inşallah. Ama bu, başka yerlerde din adamı veya bilim adamı yetişmesine mani değildir. İrşad Heyeti, yaptığı bu son duyuru ile, yüzünden maskeyi atmış, Azınlık 8 Azınlıkça

9 insanımızın lehine çalışacağı yerde, yabancıların lehine çalıştığını ispatlamıştır. Çünkü, zaten yeterli olmayan liselerimizi çoğaltacağımız ve ıslah edeceğimiz yerde, onların kapanmasına çalışmak, 21 inci yüzyılda yüz karası ve îzâhı mümkün olmayan bir cinayettir. (Hür Hakka Davet, Sayı 103, Sayfa 27-32, Kasım 2000) Hür Hakka Davet dergisinin 104 ve 105 nci sayılarında da konuya ilişkin tepkiler ve makaleler yer almaktadır. Yaklaşık on yıl önce yapılan bütün bu ilginç duyuru ve yorumlardan sonra Medrese konusu acaba günümüzde nasıl algılanıyor? Bugün için bırakın Medresenin kapatılması, isminden Hayriye kelimesinin çıkarılması bile ortalığı karıştırdı. 25 Ağustos 2009 tarihinde, Gümülcine Medrese-i Hayriye Ortaokul ve Lisesi yazan tabeladan Hayriye çıkarılıp Gümülcine Medresesi Ortaokul ve Lisesi diye değiştirilince azınlık basınından, Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu na kadar açıklamalar ve tepkiler yükseldi. Hatta öyle ki, azınlık basınında Medrese ile ilgili özel sayılar bile yayınlandı. Tepkiler büyüyünce Yönetim de 24 saat içerisinde yeni konulan tabelayı değiştirmek zorunda kaldı ve yerine eskiden olduğu gibi Gümülcine Medrese-i Hayriye Ortaokul ve Lisesi yazan tabela konuldu. Halbuki on yıl önce bırakın ismindeki Hayriye yi, okulun tamamen kapatılması ve ortadan kaldırılması için açıklamalar ve duyurular yayınlanıyor, üstelikte bu bildiriler Cuma hutbelerinde dahi okutuluyordu. Fakat bütün bu çelişki ve tezata rağmen bugün için izlenen tutum DOĞRU OLAN TUTUM- DUR. Medrese bazıları kabullesin veya kabullenmesin bu AZINLIĞIN OKULUDUR ve elbetteki azınlık kendi okuluna sahip çıkmalıdır. Fakat dedik ya burası azınlık, bir kaç ay sonra tutup, Medrese bir an önce kapatılmalıdır şeklinde bir bildiri yayınlanırsa hiç şaşmayın. Ne de olsa burası çelişkiler memleketi! * D U Y U R U Batı Trakya Türk Azınlığı nın dinî hayatına artık hiçbir katkı sağlamayan Gümülcine ve Şahin Medreseleri, Batı Trakya Türk Azınlığı nın tüm gayretlerine rağmen kapatılamamış, diğer taraftan, medreselerin Türk Azınlık mensuplarını hurafelerle dolu orta çağ karanlıkları yerine, dinimizin aydınlığına sevk edecek din adamı yetiştiren kurumlara dönüştürülmesi için sarf ettiğimiz çabalar da maalesef sonuç vermemiştir. Avrupa medeniyetinin bir parçası olmanın gururunu her vesile ile dile getiren hükümetimiz de, her nasılsa, her iki medresenin öğretim kadrosu ve öğretim ilkeleri açısından hizmet ettiği zihniyetin Avrupa medeniyeti ile bağdaşmadığını ve yaşadığımız dünyanın normlarını kabullenmeyen mürteci nesiller yetiştirildiğini bile bile, medreselerin faaliyetlerini davam ettirmesi ve hatta daha da cazip kılınması için cömert gayretler göstermektedir. Uluslar arası anlaşmalarla Batı Trakya da kalan biz Türk Azınlığı nın dinî hayatını mükemmel bir şekilde devam ettirebilmesinin başlıca gereklerinden birisi de, çocuklarımıza dinimizi öğretecek eğitimcilerin kaliteli ve hurafelerden arınmış eğitim kurumlarından me zun olmaları ve evlâtlarımıza din yerine Arap örfünü öğretmekten kaçınmalarıdır. Çocuklarımızın istikbalde Yunanistan da ve hatta dünya genelinde saygın şahıslar olarak yetişmesi de esasen buna bağlıdır. Son olarak, her iki medreseye kız öğrencilerin alınacağı ve hatta bir grup kız öğrencinin medreselere kayıt yaptığı öğrenilmiştir. Batı Trakya Türk Azınlığı Vaaz ve İrşad Heyeti olarak, Azınlık mensubu velilerimize kız olsun erkek olsun, din adamı veya öğretmen olmak isteyen evlâtlarımızı, medreselere kaydettirmekten kaçınmalarını vazediyoruz. İleride öğretmen veya din adamı olmak isteyen gençlerimiz bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da medreselerden çok daha ileri düzeyde eğitim veren Anavatan Türkiye deki orta ve yüksek öğretim kurumlarına devam edebilirler. Nitekim azınlığımızın bugün en verimli öğretmen ve din adamları da Anavatan Türkiye deki okullardan mezun olmuşlardır. Batı Trakya Azınlığı Vaaz ve İrşad Heyeti Azınlıkça 9

10 Denge İbram Onsunoğlu Başbakan Kostas Karamanlis erken genel seçimleri ilan etti. Bu olayı yorumlamak isterdim, olmadı. Çünkü Azınlıkça yeni çıkmıştı, şimdi bu elinizdeki son sayının normal yayımı seçimlerden birkaç gün öncesine denk geliyordu, ama biz onu seçim sonrasına bırakmaya karar verdik, ilgili gelişmeleri anlatmayı bir ay geciktirmemek için. Erken seçimlerin ilanını yorumlamak isterdim dedim, zira bir kehanette bulunacaktım. Neredeyse tüm yorumcuların birleştiği Yeni Demokrasi partisinin kaybedeceğini ve PASOK ve Papandreu nun kazanacağını yinelemek için değil yalnızca. Seçimlerden sonra Karamanlis in Y.D. başkanlığından istifa edeceğini ve belki politikadan bile çekilebileceğini söylemek için özellikle. Bu iddiayı, bir dizi olayla destekleyecektim, Karamanlis in psikografiması ile nedenleyecektim. Seçimlerle ilgili Karamanlis, kendi kişisel hırsı ve gayretiyle değil de, konjoktür gereği son anda başkalarının girişimiyle partisinin başına getirildi. Deneyimsizdi, yönetici olarak hiçbir düzeyde denenmemişti, liderlik vasıflarını kanıtlamış değildi ve en önemlisi, böyle bir iddiası yoktu. Bir aydındı, iyi bir hatipti, ama risk altına giren, elini taşın altına sokan bir lider değildi, hamuru öyle tutulmamıştı. Daha baştan sırıtan bu zaafları, zamanla daha bir açığa çıktı, kendisi için bile dayanılmaz bir hal almaya başladı. PASOK un çöküş döneminde iki kez seçim kazandı. Başbakanlık koltuğunda otururken ve Yunan kamuoyu tarafından yüksek bir popülerlikle kucaklanırken bile, çevresine benim burada işim ne gibi bir mesaj iletmekten geri durmuyordu. Hiç olmazsa ben hep bunu algılıyordum. Bir anı: Kıbrıs için Annan Planı Rum tarafından reddedildikten sonra, dönemin KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ve Rum kesiminden planı destekleyen DİSİ partisi başkanı Nikos Anastasiadis ile Azınlıkça için birer söyleşi yapmak üzere adaya gitmiştik (bkz Azınlıkça, Ekim 2004 tarih ve 4. sayı). Anastasiadis, bize, ilgili tüm tarafların ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla, müzmin Kıbrıs sorununa nihayet çözüm getirecek Annan Planına kesin şeklinin verildiği İsviçre deki toplantıları anlattı, aramızda kalmak şartıyla. Sözümüzü tutup bugüne dek ifşa etmedik, aradan beş yıl geçtikten ve Karamanlis çekildikten sonra bu şarta artık uymayabiliriz. Anastasiadis, orada Başbakan Karamanlis in sergilediği tavırdan, pasifliğinden, kendisi plana evet dediği halde hayır demeye hazırlanan Tassos Papadopulos un arkasından sürüklendiğinden yakındı, yukarıda işaret ettiğimiz zaaflarına vurgu yaparak. Londra ve Zürih anlaşmalarını imzaladığı için aşırı milliyetçilerce ihanetle suçlanan amcası büyük Karamanlis gibi bir suçlamaya maruz kalacağından korktu, planı açıktan desteklemeye cesaret edemedi, Papadopulos u ikna etmeye çalış- 10 Azınlıkça

11 madı. Ve şunu ekledi: Karamanlis yerine Simitis olsaydı, Annan Planı bugün bizim tarafımızdan da onaylanmış olacaktı. Millî Merkezin lideri, Yavru Vatanın liderine o zaman şunu hatırlatmakla yetinmiş: Bak, Annan Planının reddiyle doğacak olan sonuçların Kıbrıs dışına taşmasına ve senin hatırın için yeni bir Yunan-Türk bunalımına yol açmasına müsaade etmeyeceğim. Karamanlis in bundan altı ay önce bir gazetede çıkan Yoruldum artık, çekilmek istiyorum. gibilerden demecini parti çevreleri telaşla yalanlamaya ve yankılarını bertaraf etmeye koştu. Bıkkınlığı çekilmez seviyeye ulaşmamış, çekilme kararını vermemiş bir başbakanın ağzından böyle sözler çıkmaz. Çekilmek hiç te kolay bir iş değildi. Bunun bir yolu, en şereflisi, yenilmekten geçiyordu, Karamanlis bu yolu yeğledi. Yenilginin belki az farklı olacağını sanmıştı, öyle olması için de canla başla çalıştı. Kendi bakanlarını bile gafil avlayarak ilan ettiği erken seçimler konusunda ileri sürdüğü gerekçeler ikna edici olmaktan uzaktı. Ve seçmen, bunu, gerçekte olduğu gibi, görevden kaçmak olarak algıladı, böylece seçimlerde Y.D. görülmedik bir hezimete uğradı. Karamanlis, bu büyük yenilginin sorumluluğunu üstlenerek istifa edebilirdi artık. Yenilgi küçük te olsaydı yine istifa edecekti. LAOS partisi başkanı Georgios Karacaferis in Rodop ilinden adaylığını yorumlamak isterdim, olmadı. Nereden nereye? Seçimlerde Trakya yı Gümülcine Türk Konsolosluğuna teslim etmemek için diye gerekçeledi buradan adaylığını. En çok demagojiye elverişli kesimin milliyetçilik olduğunu bir kez daha doğruladı, en demagog ve en şöven Yunan politikacısı. Ve oy avcılığında milliyetçiliği en sivri ve yerine göre en gülünç, ama her zaman tehlikeli biçimiyle gözünü kırpmadan kullanabileceğini bir kez daha gösterdi. Türk Konsolosluğunu kınamak ve ona karşı mücadele vermek gibi gerekçelerle Gümülcine den aday olmanın diğerleri yanında bir gülünçlük ve alay konusu olabilecek boyutu var ki, Karacaferis bunu göremeyecek kadar hırslı veya bunu umursamayacak kadar oy avcısı. Zira Konsolosluğun kılını bile kıpırdatamayacağını gayet iyi biliyor. Karacaferis in buradan adaylığının yol açacağı sonuç, Batı Trakya daki iki unsur arasına nifak sokmak ve barışı bozmaktan başkası olamaz. O halde hedefi Konsolosluk değil, Türk Azınlığı. Yunanistan daki göçmenlerin korkulu rüyası haline gelen Karacaferis, Azınlığın da kâbusu olabilir mi? Gümülcineli Hıristiyan seçmenler ona bu fırsatı verecekler mi? Ve vermediler. *** Seçim öncesi Azınlıktaki ilgili gelişmeleri de yorumlamak isterdim, seçimleri Azınlığın kendi içinde bir yığılım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak. Böyle çağrılar yapmak, 1974 ten sonra gelenek oldu. Devlet baskısı altında inleyen ve faşist-ırkçı saldırılara uğrayan Azınlıkta, özsavunmasını ve mücadelesini örgütlemek için seçimlerde basın ve kuruluşlardan böyle yığılım çağrılarına başvurulmaya başlandı. Azınlık basını ve kurumlarından Azınlığın kendi adayları üzerinde yığılım gereğini söylemenin veya söylemeden göstermenin bin bir yolu var. Basın ve kurumlardan bu amaca yönelik millî birlik ve beraberlik çağrıları hiç yapılmasa da, bu yığılım zaten kendiliğinden olacaktır, ve inanıyorum ki daha az olmayacaktır. Zira Azınlıktaki birlik, seçim sırasında kendini gösteren anlık bir olay değil, her gün işlenen ve sağlanan ve durmayan bir süreçtir. Buna göre, seçim günü de kendiliğinden ortaya çıkacaktır. O gün basın ve kuruluşlar bunu istediği için değil, bir ömür buna hazırlandığımız ve hazırlıklı olduğumuz için. Nitekim 1967 öncesi böyle oluyordu. O zaman böyle birlik çağrıları yapılmazdı, her azınlık adayı, bugün de olduğu gibi, kırılasıya kendisi için oy toplamaya çalışırdı, birliğin kendi şahsı üzerinde gerçekleşmesi için uğraşırdı. Ve ortaya çıkan tablo, bugünkünden farklı değildi. Azınlık basını ve kurumlarından Azınlığın kendi adayları üzerinde yığılım gereğini söylemenin veya söylemeden göstermenin bin bir yolu vardı. Bunlardan en provokatif olanı, en şöveni, en kışkırtıcısı, en karışıklık çıkarıcısı, ve en sorumsuzu, Türkün oyu Türke çağrısıydı, üç kurumun başkanları tarafından yapıldı, DK, BTTDD ve ABTTTF. Bu çağrının Azınlıktaki yığılıma bir katkısı olmuş mudur, çağrıyı yapanların böbürlendiği gibi? Hadi canım sen de! Bir hilkat garibesi Danışma Kurulunun, ve diğerlerinin, birkaç ay önceki Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki beyaz oy çağrısında saygınlığı ölçülmüştür. Bu seçimlerde niye daha fazla olsun? Yığılım, anlık çağrıların değil, ezelî Azınlık bilincinin ürünüdür. Provokatif çağrının başka sonuçlar doğurduğu gerçektir, ama Çoğunluk tarafında. Seçim ortamını gerdiği, Karacaferis in oylarını kısmen artırdığı, Petalotis ve Stilianidis üzerinde oy patlamasına katkıda bulunduğu gerçektir. * Azınlıkça 11

12 Perspektif Fatih Nazifoğlu 12 Azınlıkça Erken Genel Seçim Öncesi ve Sonrası 16 Eylül 2007 de yapılan erken seçimlerle tekrar iktidara gelen ND partisi için, bir sonraki yılın (2008) Eylül ayı, dönüm noktası niteliğindeydi. 6-7 Eylül tarihlerinde açılışı yapılacak olan 73 cü Uluslararası Selanik Fuarı nda tüm gözler Başbakan Karamanlis teydi. Başbakanın, Vatopedyo ve Siemens skandalları ile o günlerde adları skandallara karışan Hükümet Sözcüsü T. Russopulos ve Ege Denizcilik Ticaret Bakanı Y. Vulgarakis hakkında ne tavır takınacağı merak konusuydu. Karamanlis, inisiyatif almak ve kabine değişikliğine gitmek yerine bahsekonu milletvekillerine destek çıkmayı ve skandallar hakkında konuşmamayı tercih edince, bir hafta sonra yapılan kamuoyu yoklamalarında PASOK partisi ilk kez ND partisinin önüne geçmeyi başardı. Sonrasında bir yıl boyunca, neredeyse her hafta gibi, erken seçimlerden bahsedildi. ND hükümeti için artık geri sayım başlamıştı. Yılbaşına kadar yapılır; Paskalya öncesi veya sonrası gerçekleşir; AB Parlamento Seçimleri ile birlikte erken seçime gidilir derken, Başbakan erken seçime gitme kararı aldığında yine aylardan Eylül dü. Aradan tam bir yıl geçmişti. Rusopulos ve Vulgarakis çoktan istifa etmişler, Karamanlis kabine değişikliğine gitmiş, bir çok alanda destek ve önlem paketleri alınmıştı almasına da, kamuoyu yoklamalarındaki PASOK ile ND arasındaki fark azalacağına açılmıştı ve aradaki fark daha da açılacağa benziyordu. Seçimler yaklaştıkça, PASOK partisinin seçimlerden zaferle çıkacağı yönündeki görüşler artıyor, tek başına hükümet olup olamayacağı tartışılıyordu. Ancak 4 Ekim Pazar günü yapılan seçimlerde sandıktan ezeli rakibi ND karşısında %10,44 oranında bir farkla galip çıkacağını, sanırım en iyimser Pasokçu bile beklemiyordu. İki parti arasında %2 lerde seyreden fark, bir yıl sonra seçimlere %10,44 olarak yansıdı. Karamanlis bir yıl önce elini masaya vurmuş olsaydı, daha önce erken seçime gitseydi veya ilkbaharı bekleyip PASOK un Cumhurbaşkanlığı seçimlerini çıkmaza sokmasını bekleyip seçimlere gitseydi, sonuç ne olurdu sorusuna hiçbir zaman cevap alamayacağız. Tıpkı Bu seçim sonuçları Yorgo Papandreu nun zaferi mi, yoksa ND partisi ve Karamanlis e olan tepkinin yansıması mı? sorusuna olduğu gibi... * Seçimlerin Batı Trakya ayağında da ilginç gelişmeler yaşandı. Bunlardan bir tanesi, hiç şüphesiz aşırı milliyetçi LAOS partisi Genel Başkanı Yorgos Karacaferis in Rodop ilinden adaylığını açıklamasıydı. Belirtmek lazım: Karacaferis in bölgemizden aday olması da, seçim kampanyası sırasında yaptığı açıklamalar da, ne azınlık ne de çoğunluk tarafından hoş karşılanmadı. İskeçe ve Rodop illerinden toplam 14 Azınlık mensubu, 4 büyük partiden aday olurken, 2 kişi de adı pek duyulmamış oy potansiyeli çok küçük partilerden aday oldular. İskeçe ilinde biri ND partisinden diğeri de PA- SOK partisinden olmak üzere iki azınlık kadının aday olması, her ne kadar yüksek oranda oy alamasalar da, demokrasi açısından en olumlu gelişmelerdendi. Danışma Kurulu (DK) bu seçimlerde de yine Azınlığa ışık tutmaya devam etti, ki böyle yapacağını daha önce de söylemiştik. Yalnız bu kez DK ye Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği de (BTTDD) katıldı. Başkanlar nezdinde bir toplantı gerçekleştirip, Türkün oya Türke kampanyası düzenlemeye karar verdiler. Seçim sonrasında da DK ve ABTTF bu kampanyanın azınlıkta büyük etki yaptığını dile getirdiler. Ancak hatırlatmakta fayda var: 2007 seçimlerinde böyle bir kampanya yoktu, ama yine Ahmet

13 Hacıosman ile Çetin Mandacı milletvekili seçilmişler ve hatta çok az bir oy farkı yüzünden İlhan Ahmet kıl payı milletvekilliğini kaçırmıştı. Üstelik 1996 yılında da böyle bir kampanya yoktu ve o dönem tam üç azınlık milletvekili Yunan Parlamento suna gönderilmişti. O yüzden bu kampanyanın kime ne faydası veya ne kadar büyük etkisi olduğunu hâlâ anlamış değilim. Seçimlerde her insan, hele hele azınlık insanı, kendisine yakın hissettiği adaya oy veriyor, bazı zihniyetler bunu halen anlamış değil mi? Dolayısıyla, azınlık insanının azınlık adaylarına oy atması kadar doğal bir şey yok. Uzun lafın kısası halk oyunu kime atacağını gayet iyi biliyor, ama bu telkin niye? Seçimlerin hemen akabinde DK nin düzenlemiş olduğu yemek ayrı bir ses getirdi. 6 Azınlık milletvekili adayının katılmış olduğu yemeğe katılmayan Siriza milletvekili adayları Mustafa Mustafa ve Celalettin Yurtçu bir açıklama yayınlayarak, DK, ABTTF ve BTTDD yi taraf tutmakla suçlayıp yemeğe bilerek katılmadıklarını dile getirdiler. Hemen akabinde Mustafa Mustafa nın da üyesi olduğu (bkz. DK nin internet sitesindeki üyeler bölümü) DK de, bir cevabî açıklama yayınlayıp, Siriza adaylarını kastederek bazı parti temsilcilerinin ifadelerinin talihsiz ve küçük düşürücü olduğunu ve bu tür ifadeleri de reddettiklerini dile getirdiler. DK her zamanki gibi bu açıklamanın altında hangi üyelerin imzalarının bulunduğunu yazmadığı için yine bu açıklamanın kaç kişi tarafından onaylandığını bilemiyoruz tabiî. Acaba Mustafa Mustafa da kendisine yazılan cevaba imza atmış olmasın? Yok artık daha neler... ABTTF nin de aynı konuyla ilgili yaptığı açıklama, DK nin açıklamasıyla aynı çizgideydi. Yalnız açıklamanın bir yerinde sn. Habipoğlu Siriza adaylarının yapmış olduğu açıklamayı kastederek...yapılan açıklama bireyin seçme özgürlüğünü yok saymaktadır. demiş. Şimdi Batı Trakya da yaşayan bizler, ABTTF mi, yoksa Mustafa Mustafa mı bireyin seçme özgürlüğünü yok sayan bir çizgi izliyor? gayet iyi biliyoruz. O yüzden bireyin seçme özgürlüğünü yok sayanın kim olduğunu tekrar etmeyelim. Neyse, biz seçim sonuçlarına gelelim. Eski mebuslarımız Ahmet Hacıosman ile Çetin Mandacı, Rodop ve İskeçe illerinden bir kez daha seçilme başarısını gösterdiler. Hem de yüksek oranda oy alıp partilerinde il bazında birinci sıradan milletvekili seçildiler. Özellikle Çetin Mandacı, İskeçe ilinde, gerek azınlıktan gerekse çoğunluktan olsun, diğer adaylara büyük bir fark attı. Rodop ilinde aleyhine yapılan propagandalara rağmen ND milletvekili adayı İlhan Ahmet in sekiz bin civarında oy alması, PASOK partisinden aday olan ve beş bin civarında oy alan Rıdvan Kocamümin in geçen seçimlere oranla oylarını ikiye katlaması da gözlerden kaçmadı. Son ND hükümetinde, iktidar partisinden kendi milletvekilinin bulunmamasının sıkıntısını yaşayan azınlık, bu kez iktidar partisinden iki milletvekili ile Parlamento da temsil edilecek. Ancak bu durum beklentilerin de çok daha büyük olduğu anlamına geliyor. Muhalefetteyken rekor sayıda soru önergeleri ile azınlık sorunlarını başarıyla dile getiren iki milletvekilinin, iktidardayken ne yapacakları merak konusu. İşe nereden başlayacaklarını düşünüyorlarsa eğer, elbette kendi soru önergelerinde dile getirdikleri problemlerden, diye yol gösterelim. Eğer milletvekillerimiz, muhalefette oldukları bir önceki dönemde Parlamento da dile getirdikleri azınlık sorunlarını iktidar milletvekili olarak çözerlerse, hizmet açısından adlarını azınlık tarihine altın harflerle kazırlar. Bundan şüpheleri olmasın Seçim arifesinde PASOK milletvekili Ahmet Hacıosman, PASOK un hükümette olması benim için hiç fark etmez. Babam bile olsa hesap sorarım! şeklinde açıklamalarda bulunuyordu. Şimdi artık hepimiz bu beyanlarının takipçisi olacağız tabiî. Muhalefetteyken dile getirmiş olduğu sorunların kaçta kaçını iktidardayken çözebileceğini izleyeceğiz. Umarım 4 yılın sonunda, kendisine biz hesap sormayız ve vereceği hizmetten ötürü alkışlayanlardan oluruz. Aynı durumun Çetin Mandacı için de geçerli olduğunu hatırlatmama bilmem gerek var mı? Kısa kısa cümlelerle: Batı Trakya da milletvekili nasıl olunur?.. Eğer düğün, sünnet, cenaze, hele hele mevlitleri hiç kaçırmıyorsan... Her gördüğüne selam verip en azından iki dakika konuşabiliyorsan... Bölgendeki her azınlık köyüne yılda en azından iki kez gidebiliyorsan... Bir daha aday olmayacağını açıklayıp aday olabiliyorsan... Sana inanmayan azınlık basını bile seni desteklemek zorunda kalabiliyorsa... Seçim arifesinde Türk TV kanallarına çıkıyorsan... Kurul, Dernek ve Federasyonların desteğini almayı başarmışsan... Hiç korkma, bir sonraki seçimlerde Parlamentodasın demektir. Azınlıkça 13

14 Algı(lamak) Herkül Millas Doğan Grubu na salınan vergi, ve vergi cezası Türkiye dışında da büyük haber sayıldı. Bu olaya duyulan ilgiyi doğru ve etraflı bir biçimde değerlendirmek gerek. Bir şirkete biçilen verginin hacmi, olayın yalnız bir yanıdır. İkinci yanı, Aydın Doğan ile Başbakan ın daha önceleri kavgalı olmaları. Kimin haklı olduğu bir yana, karşılıklı atışmalardan sonra gelen çok yüksek vergi rahatsızlık yarattı. Sezar ın karısının dürüst olması yetmiyor, dürüst görünmesi de gereklidir lafı böyle durumlar için söylenir. Hükümetle yakın ilişkiler içinde olan bir idareden kaynaklanan, eşi görülmemiş ceza, Başbakan la hiç iyi geçinmeyen birinin başına geldiğinde, insanın aklına ilk gelen, Bu bir rastlantıdır demek olmuyor. Görüşlerine ve yorumlarına değer verdiğim kimi yorumcular, Doğan Grubu nun nasıl yanlış, maksatlı, hatta kötü niyetli yayın yaptığını örnekler vererek yazdılar. Ama bu tür yazılar bende daha bir rahatsızlık yarattı. Çünkü bu yazılarla, biçilen ceza ile, Doğan Grubu nun yayınları ilişkilendirilmiş olmakta. Doğan Grubu nun siyasi tutumu, beğensek de beğenmesek de, yanlış, hatta ahlaksız da olsa, Maliye yi ilgilendirmez. Siyasi tutum ile verginin aynı yazıda yer alması kritik bir güven sorunu doğurmaktadır. 14 Azınlıkça Müsadere 2009 Güvensizlik, yıllardan beri toplum içinde yaşanan demokrasi ve şeffaflık alanındaki eksikliklerle ilgilidir. Savcılara, hâkimlere, hatta Anayasa Mahkemesi ne güvenmeyenler olduğu gibi, kimilerinin de başka devlet kurumlarına güvenmediklerini görüyoruz. İş adamları, onlara gözdağı vermek isteyen devlet katında güçlü bir kimsenin (veya kurumun) ilk deneyeceği yollardan birinin yumuşak karınlarının olacağını bilirler; bu, mali denetimdir. Bu denetim kuşkusuz bir haktır; devletin denetleme hakkı vardır. Ancak, devletin bir de denetlememe hakkı vardır. Dolayısıyla, kimi zaman kullanılan, kimi zaman kullanılmayan bir hak, gözlemcilerin bakış açısından haksızlık olarak algılanmaya başlar. Eğer Doğan Grubu na kesilen faturanın benzerlerinin başka yayın kurumlarına da kesilmesi olağan bir olay olsaydı, bu alanda tepkiler daha sınırlı olurdu. Olay hukuki bir yönde seyredecek gibi. Ancak bu gelişmelerin ardında hukuku aşan ve eskilerden miras kalan alışkanlıklar da var. Siyasi alandaki yaygın tahammülsüzlük, bunun başındadır. Eleştirinin hakaret olarak algılanması artık günlük bir olaydır. Toplumda yerleşmiş bir ahlaki davranış biçimi egemendir. Buna göre, herkesin saygı duyması gereken bir hiyerarşi vardır. Yani herkesin haddini bilmesi beklenir. Haddinin bildirilmesi, yasaları da aşan bir hak olarak anlaşılır. Bu anlayışın güzel bir örneği, yukarıda sözünü ettiğim kötü davranış = mali ceza denklemini dolaylı olarak kabul eden yazılarda görülebilir. Devlet ricali ile vatandaş arasındaki ilişkiler de çağdaş olamamıştır. Çağdaş bir anlayış olan, vatandaşlar arasındaki eşitliğin toplumca içselleştirilmediği, yabancı bir gözlemcinin hemen göreceği bir durumdur. (Yerel olanlar göremez, çünkü durumu normal sayarlar) Devlet büyüklerinin yardımcılarının ve korumalarının el pençe divan saygılı du-

15 ruşlarına bakın! Buna tahammül edebilen ricalin eleştiriye ve hele kendilerine karşı çıkanlara tahammül edememesi şaşırtıcı sayılmamalı. Hiyerarşinin ihlali birilerinde haklı infial yaratıyor. Parasal ceza ile Doğan Grubu nun eksikliklerinin bir arada hatırlatılması bundandır. Sorunun demokrasi ve eşitlik alanında olduğu pek anlaşılmamış gibi. Birileri Doğan Grubu nun nasıl kötü davrandığını sayıp dökmektedir, öte taraf ise haklarının nasıl sınırlandığını. Oysa sorun bu söylemin berisinde saklı gibi. Doğan Grubu nun yıllardan beri yasadışı bir gelişmesi olmuşsa, mali denetim yıllardan beri nerede idi? Mali alanda eşitsiz, yanlı tutumlar varsa bunları Doğan Grubu şimdi mi fark etmektedir? Aslında ciddileşip, yüzeydeki sonuçlara değil, altta yatan nedenlere bakmak gerek. Gerçeklerle yüzleşememenin bir küçük örneği ile, bu koca sorunla ilgili yazıyı noktalayayım. Konuşmaya en yetkili kimselerden biri olan Ertuğrul Özkök, geçenlerde (10 Eylül), Maliye nin Osmanlı dan Cumhuriyet e, nesilden nesle taşınan kültürünü övdükten sona şunları ekliyordu: [Maliyedekiler] Bu adalet kültürünü, Türkiye nin en ağır çalkantıları, en çatışmalı dönemlerinde, en müstebit yönetimleri sırasında bile korumuşlardır. 86 yıllık Cumhuriyet tarihimizin ne tek partili hükümet zihniyeti, ne askeri rejimleri, ne yüzde 65 çoğunlukla iktidara gelmiş partileri, ne Milliyetçi Cepheleri Maliye nin dürüst elemanlarını, dönemin tetikçileri haline getirebilmiştir. Nesilden nesle geçen bu adalet kültürü algılaması için ne demeli? Bu yazı azınlık medyasında yayımlanıyor. Onlar eskilerdeki müsadereleri ve daha yeni olan Varlık Vergisi ni, elde bir valizle yurtdışına ihraçları, zorunlu istimlakleri yakından biliyorlar. Mali denetimin, defterlerin didik didik edilmesinin ne anlama geldiğini de. Ama bunların ucu birilerine dokunmadığından olacak, bu uygulamalar hep unutuluyor. Sorun eşitliğin eksikliğidir derken, bu seçmeci anlayışı kastediyordum. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği düzenlenen kermese katkısı olan herkese teşekkür etti Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD), 16 Ekim Cuma günü yayınladığı bir basın açıklamasıyla, başta resmi kurum ve kuruluşlar olmak üzere, Ekim tarihlerinde Gümülcine de düzenlenen kermese katkıda bulunan herkese teşekkür etti. Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği yaptığı açıklamada, Rodop-Meriç Genişletilmiş Bölge Valiliği, Rodop Valiliği, Gümülcine Belediyesi ve T.C. Gümülcine Başkonsolosluğu ile ortak düzenlediği kermesin, Kadın Platformu üyelerinin takdire şayan çalışmaları sonucu Ekim 2009 tarihlerinde büyük bir katılımla ve başarılı bir şekilde gerçekleştiğini belirtirken, etkinliğin başarı ile sonuçlanmasına yardımcı olan tüm yerel yöneticilere ve çalışma arkadaşlarına, kadın platformunun tüm üyelerine, tüm hemşerilerimize ve etkinliğe yakın ilgi gösteren tüm basın mensuplarına teşekkür ediliyor. Açıklamada ayrıca, bölge halkının bu tür etkinliklere gösterdiği ilginin, azınlık ile çoğunluğun işbirliğinin önemine ve verimliliğine işaret ettiği ifade ediliyor. Azınlıkça 15

16 Yolcu Elçin Macar Yarım kalmış bir Topal Osman hikayesi Bir ünlü Topal Osman ( ) 1884 Yılında Giresun un Hacıhüseyin Mahallesinde doğdu. Giresun un Hacı Hüseyin mahallesindeki köklü bir aile olan Feridunzadeler dendir. (Millet Gazetesi, 25 Haziran 2009) Millet gazetesinin Türk ünlülerini anlattığı köşesini okuyup, Topal Osman ın kahramanlıklarını öğreniyordum ki, hayatı 332 kelimede anlatılan, indirdiği Pontus bayrağından bile bahsedilecek kadar detay verilen bu şahıs hakkında son satırda sadece üç kelime görmeyeyim mi? 2 Nisan 1923, Osman Ağa nın ölümü. O kadar detaydan sonra şaşakaldım. Koca adam daha 40 yaşında, birden ölüvermiş. Nasıl acaba? Kalp krizinden mi? Beyin kanamasından mı? Nasıl öldüğü neden anlatılmıyor? Batı Trakya gençliği neden aydınlatılmıyor? Yoksa ortada bir muamma mı var? Gün gelip de, Millet gazetesinin okuyucusuna da hitap edeceğim hiç aklıma gelmezdi! 1920 de kurulan ilk Büyük Millet Meclisi nde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının oluşturduğu 1. Grup ile muhaliflerden oluşan 2. Grup bulunuyordu. 2. Grubun liderlerinden biri de Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey di ve dinî konulardaki hassasiyetleri ile dikkati çekiyordu. Hilafet yanlısı bir broşür de bastırmıştı. Lozan görüşmeleri sırasında İsmet Paşa nın hariciyeci olmamasını eleştirmiş, Meclis çalışmalarını engelleyerek Mustafa Kemal in tepkisini çekmişti ilkbaharında, artık nasıl bir antlaşma olacağı anlaşılmaya başlanan Lozan ın bu Meclis tarafından onaylanması zor görünüyordu. Ali Şükrü Bey le Mustafa Kemal in birbirlerinin üzerine yürüdükleri söyleniyordu. İşte bu ortamda Ali Şükrü Bey birden ortadan kaybolur, üç gün sonra ölüsü bulunur, boğulmuştur. Bu olayı araştırmak amacıyla kurulan komisyon, araştırması sonucunda, Giresun daki çetecilik günlerinden yanında bulunan grubuyla Mustafa Kemal e muhafızlık yapan Topal Osman ın suçlu olduğuna karar verir. Muhtemelen Topal Osman, Ali Şükrü Bey in Mustafa Kemal i eleştirmesine tahammül edememiş, ve Ali Şükrü Bey i, Mustafa Kemal tarafından kendisine bağışlanan Papazın Bağı denen yerdeki evine davet ederek öldürmüştür. Kendisine teslim ol çağrısı yapılan Topal Osman teslim olmayı kabul etmediği gibi Çankaya Köşkü ne gidip öfke ile her yeri kırıp döker. Çatışmada yaralı olarak ele geçirilse de, hastaneye götürülürken yolda ölür. Başı kesilerek hemen orada gömülür. Ancak Meclis daha önce Ali Şükrü Bey in katillerinin yakalanarak Ulus Meydanı nda idam edilmesi kararını oybirliği ile aldığı için, başsız ceset mezardan çıkarılır, 16 Azınlıkça

17 Ulus Meydanı nda ayağından darağacına asılır! Mustafa Kemal in neden Çankaya yı terk ettiği, Topal Osman ın neden önce oraya gidip etrafı kırıp döktüğü, yaralı halde yakalandığı halde neden kafasının hemen kesilip gömüldüğü gibi sorular yanıtsız kalmıştır. Mustafa Kemal, bu konuda suskunluğunu korumuştur. Oysa, Mustafa Kemal in en yakınındaki isimlerden Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı kitabında, Mustafa Kemal muhafız taburu komutanı İsmail Hakkı ya yakalama emri vererek kendisi eşi Latife Hanım la birlikte Çankaya dan uzaklaştı diye yazar. Topal Osman ın naaşı, bir süre sonra Giresun kalesindeki anıt mezara nakledilir de Giresun mülki yöneticilerinin kendisini kahraman ilan etmek için Türk Tarih Kurumu ndan görüş istediği ama cevabın olumsuz olduğu söylenir de yerel yöneticiler 2 Nisan larda Topal Osman ı anmaya başlarlar. Daha sonra Giresun da jandarma bölge komutanlığı yapan Veli Küçük, Topal Osman için bir heykel yaptırmaya karar verir. İstanbul da yaptırdığı heykel, 2001 yılında dikilmesi için Giresun a gönderilir ama dönemin belediye başkanının talimatıyla depoya kaldırılır de heykel konusunda mülki idare, İçişleri ve Genelkurmay arasında bir dizi yazışma yapıldığı haberleri basına sızar. Aynı yıl, Giresun kalesindeki anıtın eski Türkçe yazılı kitabesi üzerindeki metinde Topal Osman ın Pontusçuların imhasındaki hizmetlerini öven cümleleri milli güvenlik siyaseti açısından sakıncalı bulunur ve yerine milli güvenlik siyasetine uygun Latin harfli yeni plaket konulur. (Ayşe Hür, Radikal İki, 23 Ocak 2006) Rauf Orbay ın Yakın Tarihimiz de yayımlanan hatıraları, Ali Fuat Cebesoy un Siyasi Hatıralar ı, Mahir İz in Yılların İzi, Ahmet Demirel in I. Meclis te Muhalefet i,falih Rıfkı Atay ın Çankaya sı, bu konunun neden sessizce geçirildiğini merak eden okurlar için yararlı kaynaklardır. Keşke bir araştırmacı çıksa da, çalışmakta olan gemilerin bacalarından içeriye Ermeni ve Rumları atmadan önce mülklerini üzerine geçirdiği iddia edilen Topal Osman için bu söylenenlerin doğru olup olmadığını, daha da açık yazalım Giresun un kaçta kaçının Feridunoğullarının olduğunu bir araştırıverse, bu milliyetçiliğin manevi tatmin yanında bir de maddi tatmin kısmı olup olmadığını öğrensek. Sahtekarların mağduru oldu PASOK partisi Rodop milletvekili Ahmet Hacıosman, FACEBOOK taki sahtekarların mağduru oldu. Kimliği belirsiz bir kişi, Ahmet Hacıosman ın şahsi bilgilerini kullanarak, Ahmet Hacıosman ismiyle facebook ta hesap açtı. Ahmet Hacıosman adıyla hesap açan kişinin facebook oldukça fazla arkadaşının olduğu gözüküyor. Milletvekiliyle facebook ta arkadas olduğunu zanneden birçok kişinin kişisel sorunlarını bile sahtekar kişiye ilettiği sanılıyor. Ayrıca milletvekili Ahmet Hacıosman adına açılan hesabı kullanan sahtekar, genç kızlarla seviyeli bir ilişki istediğini de sayfasında belirtiyor. Tabiî bu teklifin evli ve iki çocuk babası Ahmet Hacıosman tarafından yapıldığını sanan pekçok kişi de milletvekilini zaman zaman eleştirmekteydi. İşte bütün bu olaylar üzerine Ahmet Hacıosman kendi adı kullanılarak yapılan sahtekarlığa bir son vermek amacıyla Rodop Savcılığı na giderek suç duyurusunda bulundu. Hacıosman ın suç duyurusu üzerine Rodop Savcılığı konuyla ilgili olarak bir araştırma başlattı. Ayrıca A. Hacıosman adına facebook ta hesap açan kimliği belirsiz kişi, emniyet teşkilatına bağlı Elektronik Suçlarla Mücadele birimi tarafından da aranıyor. Azınlıkça 17

18 Paradoks Dimostenis Yağcıoğlu D. Yağcıoğlu nun makalesi şeçimlerden önce yazılmıştır. azınlıkça Aysel Zeybek in Milletvekili Adaylığı 4 Ekim de yapılacak Yunanistan genel seçimlerinde, Batı Trakya ve Azınlık açısından belki de en önemli ve hoş sürpriz, İskeçe ilinden ve Yeni Demokrasi (Nea Dimokratia - ND) partisinden Aysel Zeybek in milletvekili adayı olması. Aysel Zeybek in 1997 den beri başardıkları gerçekten müthiş. Aysel, ilk başta imkansız görünen şeyleri, büyük bir mücadeleyle, hukuki imkanlardan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nden, insan hakları örgütlerinden, sivil toplum kuruluşlarından, ve siyasi imkanlardan, onun sorunlarına sempatiyle bakan politikacıların desteğinden yararlanarak başarabildi. Aysel in hikâyesi Batı Trakya`da biliniyor ama burada kısaca anlatmakta yine de fayda var: 1984 te bütün ailesiyle birlikte Yunan vatandaşlık yasasının ırkçı 19. maddesi yüzünden vatandaşlıktan atılmış, o nedenle Yunanistan da birçok hakkından mahrum bırakılmış, ilkokul, ortaokul ve liseye devam ettiği halde kendisine diploma da verilmemiş bir kızken, 1997 de vatandaşlığını geri almak için mücadeleye başladı. Helsinki Anlaşmaları Yunan Gözlemciliği nden (Greek Helsinki Monitor dan) destek sağladı. Bu insan hakları derneğinin çabaları sonucunda, 1998 de, Aysel e ve ailesine özgürce seyahat etmelerini sağlayacak ve devletle olan ilişkilerini kısmen kolaylaştıracak birer beyaz vatansız kimliği verildi. Bu kimlik daha sonra Zeybek ailesiyle aynı statüde, yanı vatansız olan, başka Batı Trakyalı azınlık mensuplarından bazılarına da verildi. Aynı yıl Greek Helsinki Monitor da çalışmaya başlayan Aysel, bu kuruluşun başlattığı 19. Madde nin iptaline yönelik kampanyanın ön saflarında yer aldı. Batı Trakya da yaşayan ama devletten saklanan, hayalet gibi yaşayan birçok vatansızı tespit edip onların önce beyaz kimlik almalarını sağladı. Yunanistan hükümeti 1998 in Temmuz unda 19. maddeyi iptal etti. Ancak iptal, geriye yürürlü değildi. Dolayısıyla vatandaşlığını yitirmiş, ama hala Yunanistan da yaşayan azınlık mensuplarının tekrar vatandaş olmaları için bir formül bulunması gerekiyordu. Bulunan formül şuydu: 19. madde yüzünden vatandaşlığını yitirenler, vatandaşlığa alınmak için, tıpkı göçmenler gibi, yabancı uyruklu insanlar gibi, başvuracaklar, Yunan devleti de onların başvurularını hızla inceleyip kabul edecekti. Nitekim Aysel, annesi ve kız kardeşlerinin ikisi 2000 senesinde vatandaşlığa alındılar. Benzer durumda olan birçok vatansız da aynı prosedürle tekrar Yunan vatandaşı oldu. Aysel in babası, sabıka kaydı temiz olmadığı için vatandaşlığa alınmadı (izinsiz bakkal dükkanı işlettiği için tutuklanmıştı; ama dükkânını izinsiz çalıştırmasının sebebi, kimliği olmadığı için dükkânına izin alamamış olmasıydı). Vatandaş olması için Cumhurbaşkanı nın onun suçunu affetmesi gerekiyordu. O zaman suçu sabıkasından silinecekti. Aysel Cumhurbaşkanı ndan affı tam koparacakken, babası vefat etti. Aysel in bir kız kardeşi ise yurtdışında yaşadığı ve bir yabancı ile evli olduğu için vatandaş olamadı. Vatandaş olduktan sonra Aysel, azınlık hakları için mücadeleye devam etti. Bu arada bütün okul diplomalarını dışarıdan sınavlarla almayı başardı. Lise diploması için Türkiye ye gitti. Orada dışarıdan sınav verdi. 18 Azınlıkça

19 Lise diplomasını da aldıktan sonra, Aysel, Atina da Panteion Üniversitesi ne girmeyi başardı. Orada siyaset bilimi okudu ve 2005 te mezun oldu. Bir buçuk sene TRT nin Yunan servisi nde çalıştı. Bu arada, Aysel in annesi Bedriye Hanım, kızının yardımı ve desteğiyle, çok çocuklu Yunan vatandaşı annelere ödenen para yardımının ona da ödenmesi için başvurdu. Devlet başvuruyu reddetti. Mahkemeye gidildi. Yunan mahkemeleri Bedriye Hanım ın başvurusunu kabul etmediler. Ulusal yargı yolları tükenince, AİHM ye gidildi. AİHM, birkaç ay önce Aysel in annesini haklı buldu ve Yunanistan ı tazminat ödemeye mahkûm etti. Şimdi ise Aysel, kendisini önce vatandaşlıktan atan, sonra vatandaşlığa gönülsüzce tekrar alan, annesine hak ettiği para yardımını ancak AİHM kararından sonra vermeye razı olan bir devleti ve azınlığı hâlâ bir tehlike gibi gören bir siyasi sistemi içeriden değiştirmek için milletvekili olmaya çalışıyor!! Üstelik seçilme şansı, çok yüksek olmasa da, var. Bu sistem bir milletvekilinin çabasıyla değişebilir mi? Hayır, bu imkânsız. Ama işte Aysel, ulaşılması imkânsız görünen hedefleri başarmasıyla bugüne ve bu seviyeye geldi. Kuşkusuz, devletin üst kademelerinin kesin iradesi ve kararlılığı olmadan kimlik meselesi, eğitimin yapısı, müftülük gibi konularda çok ciddi değişiklikler beklememek lazım. Fakat büyük değişiklikler adım adım da başarılabilir. Aysel de koyduğu hedeflere adım adım ulaşma konusunda uzman. Bazen sertlikle, bazen tatlılıkla; gerektiğinde mücadele, gerektiğinde müzakere ederek; sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi kuruluşlarla, politikacılarla diplomatlarla işbirliği yaparak; ve bütün bunları haysiyetine halel getirmeden ve yılgınlığa kapılmadan yaparak, başarıya ulaşmasını biliyor. Klişeleşmiş bir tabiri tekrarlarsak, yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Aysel in kendisi ve ailesi için yaptığı mücadeleden azınlığın en büyük haksızlığa uğrayan kesimi, vatansızlar, büyük yarar gördü. Ama ayrıca -- Yunanlıların büyük bir bölümü Aysel e kızsalar da -- bu mücadeleden Yunanistan da yarar gördü. Yunanistan biraz daha adil, biraz daha özgür, vatandaşlarına biraz daha saygılı bir ülke oldu. Aysel Zeybek in adaylığı, Batı Trakya Türk- Müslüman Azınlığı ve Azınlık seçmeni için bence bir şanstır. Aslında Çoğunluk seçmeni için bile bir şanstır. Bakalım seçmenler bu şansı kullanacaklar mı... Kur an üzerine yemin ettiler 4 Ekimde yapılan erken genel seçimlerle oluşan yeni Parlamento nun 300 üyesi bugün yemin ederek görevine başladı. Başpiskopos İeronimos un yönetimindeki dini ayinle sona eren yemin töreninde, PASOK partisinden Batıtrakyalı azınlık milletvekilleri Ahmet Hacıosman ve Çetin Mandacı, Müslüman oldukları için Kur an-ı Kerim üzerine yemin ettiler. Tören için kürsüye davet edilen Hacıosman ve Mandacı, İncil in yerine Kur an-ı Kerim i yerleştirdi. Daha sonra ellerini Kur an ın üzerine koyan vekiller, Parlamentoyu yöneten bayan Elsa Papadimitriu nun okuduğu Yunanca metni tekrar etti. Hacıosman ve Mandacı şöyle yemin ederek görevlerine başladı: Allah tan başka ilâh olmadığına ve Peygamber Muhammed in (sav) onun rasulü olduğuna iman ediyoruz. Bu inanç üzere ülkemize, demokratik devletimize, anayasa ile kanunlara ve halkın hizmeti için görevimizi layıkıyla yapacağımıza ant içiyoruz. Hacısoman ve Mandacı nın yemin töreni sırasında Hıristiyan vekiller ve diğer davetlilerin tamamı ayakta sessizce bekledi. Yemin töreni sonrası Hacıosman ve Mandacı, Başbakan Yorgo Papandreu nun yanına giderek tokalaştı. Azınlık milletvekillerini tebessümle karşılayan Papandreu, görevlerinde başarı dileyerek tebrik etti. Yerlerine geçen milletvekillerini meslektaşlarının da kutladıkları görüldü. Azınlıkça 19

20 ΜΕ ΓΝΩΣΗ και ΜΕ ΤΟΛΜΗ Γιώργος Δούδος Συγγραφέας και δικηγόρος από τη Θεσσαλονίκη Ο ΕΠΑΝΑΠΡΟΣΑΝΑΤΟΛΙΣΜΟΣ ΤΟΥ ΦΕΜΙΝΙΣΜΟΥ Όταν εμφανίστηκε ο φεμινισμός στο προσκήνιο της ιστορίας, κατανοήθηκε ως ένα κοινωνικό και πολιτικό κίνημα, που επιδίωκε απόλυτα δικαιολογημένα να αλλοιώσει τον φαλλοκρατικό (ανδροκρατούμενο) χαρακτήρα των ανθρώπινων κοινωνιών σχεδόν παντού στον κόσμο. Η γυναίκα αντιμετωπιζόταν ως άνθρωπος μειωμένης αξίας επί αιώνες. Ενώ ήταν συχνές οι περιπτώσεις σε αρχέγονες κοινότητες η μοίρα της να είναι όμοια με τα χρήσιμα οικιακά ζώα. Ζούσε στο περιθώριο της ζωής στερημένη από όσα σήμερα είναι αυτονόητα για κάθε ανθρώπινη ύπαρξη, τουλάχιστον στις πιο πολλές χώρες του κόσμου, που θεωρούνται πολιτισμένες. Το πρόβλημα ήταν εγγενές στον φεμινισμό, που ουσιαστικά ήταν ένα κίνημα αντίδρασης και ανατροπής, ανταγωνισμού και αμφισβήτησης καθαυτής. Έδωσε βαρύτητα κυρίως στη γυναίκα ως κοινωνικού όντος, αγνοώντας δυστυχώς ή αδιαφορώντας σκόπιμα για την ανθρώπινη υπόσταση της γυναίκας με τις πολυσήμαντες ιδιαιτερότητες που τη διακρίνουν. Ξιφούλκησε κατά της κυριαρχίας των ανδρών προβάλλοντας την αξίωση της ισότητας, όχι της ισοτιμίας. Σήμερα, μπορούμε, δίχως μηδενιστικές προκαταλήψεις να αναγνωρίσουμε πως ο φεμινισμός, έτσι όπως αντιμετώπισε τα πράγματα κι έτσι όπως οργάνωσε τους αγώνες του, συνέβαλλε στη μεγάλη κοινωνική ισοπέδωση, γνώρισμα τόσο του άλλοτε υπαρκτού σοσιαλισμού, όσο και του υπαρκτού καπιταλισμού. Η γυναίκα έχει ολόιδιες υποχρεώσεις μ αυτές του άνδρα, ενώ υπάρχει πλήρης αγνόηση για το σημαντικό που τη διακρίνει, τη μητρότητα! Οι τεχνοκράτες της Ευρωπαϊκής Επιτροπής αποφασίζουν για μιαν απάνθρωπη ισότητα ανδρών και γυναικών στα πλαίσια της οικονομικής δραστηριότητας και της μεταβολής των κοινωνιών σε απρόσωπα σύνολα μαζών. Έχουν στήσει μια τεράστια κρεατομηχανή και θέλουν με το στανιό να αλέσουν, δίχως την ελάχιστη διάκριση, τους άνδρες και τις γυναίκες εργαζόμενους, χάριν της ισότητας μεταξύ τους (sic!), χάριν των μη διακρίσεων των φύλων κ.λπ., κ.λπ.. Οι πολιτικοί των χωρών της Δύσης, ανάλγητοι, χωρίς όραμα, απλοί γραφειοκράτες και διαχειριστές της εξουσίας, αγκυλωμένοι από την ηδονή που τους προσφέρει η δύναμη που νομίζουν πως κατέχουν, στέκονται σιωπηλοί μπροστά στις επιλογές των τεχνοκρατών ανήμποροι να διατυπώσουν τον οραματικό λόγο τους. Οι πολιτικοί και οι τεχνοκράτες ηδονίζονται με τους δείκτες των οικονομικών μεγεθών, αδιάφοροι για την αλήθεια της ζωής. Ικανοποιούνται με την κατοχή της εξουσίας. Οι πρώτοι διαχειρίζονται τους θεσμούς του κράτους ενώ οι δεύτεροι είναι θεματοφύλακες της γραφειοκρατίας. Συχνά οι πολιτικοί δεν έχουν γνώση της ζωής σε βάθος, αφού έχουν επιλέξει σαν δουλειά την εκπόρνευσή τους με την εξουσία. Οι τεχνοκράτες από την άλλη μεριά, συνήθως έχουν αλλοτριωθεί κοινωνικά. Έχουν κόψει βίαια τον ομφάλιο λώρο με τις ταξικές ρίζες τους και είναι όντα χωρίς ευαισθησίες ή έχουν απωθήσει τις ευαισθησίες τους από το συνειδητό τους στο ασυνείδητο ή στο υποσυνείδητό τους. Όλη αυτή η κατάσταση έρχεται δυσάρεστα να επιβεβαιώσει την αλήθεια ενός τσιτάτου στο φιλμ Fatherland του Ken Loach «ο Σταλινισμός δεν είναι Σοσιαλισμός, ούτε ο Καπιταλισμός είναι Ελευθερία»! Βλέπουμε συχνά γυναίκες, που επιδιώκουν την ανάδειξή τους μέσα από τους λαβυρίνθους μιας έντο- 20 Azınlıkça

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

İşte Marpoll'ün Son Anketi

İşte Marpoll'ün Son Anketi İşte Marpoll'ün Son Anketi Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Işık; Araştırmada anketörlerimiz Şehit Abdullah Çavuş, Namık Kemal, Mağralı, Sakarya, Yunus Emre ve İsmet paşa

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı

Mahmut ÇELİKCAN Fatma EVCİMİK Sayim FERSAK Meclis Başkanı Meclis Katibi Meclis Katibi Belediye Başkanı TOPLANTI TARİHİ : 01.10.2014 TOPLANTI GÜN VE SAAT :ÇARŞAMBA 17.00'de KATILANLAR : 38 KATILMAYANLAR : - MAZERETLİ : - Belediye Meclisinin 01 EKİM ÇARŞAMBA günü saat 17.00 de olağan olarak yapılan toplantısında

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Avrupa nın gıpta ettiği Nu. D.38 den TSK nın gururu Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Hürkuş'un açılış töreninde Havacılık ve savunma sanayiine isimlerini silinmeyecek

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

Cumhurbaşkanı Konuşması

Cumhurbaşkanı Konuşması Cumhurbaşkanı Konuşması Lefkoşa,KKTC 07 Mart 2011,Pazartesi Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu Cumhurbaşkanı Sayın Dr.Derviş Eroğlu nun Alaköprü Barajı Temel Atma Töreni nde Yaptıkları Konuşma Sayın Başbakan,

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

TED İZMİR İLKOKULU ve ORTAOKULU OKUL MECLİSİ SEÇİMİ

TED İZMİR İLKOKULU ve ORTAOKULU OKUL MECLİSİ SEÇİMİ TED İZMİR İLKOKULU ve ORTAOKULU OKUL MECLİSİ SEÇİMİ Seçim, Tanıtım Serbestliği ve Süresi Sandık Kurulunun Oluşumu Okul - 20 Ekim 2014 Öğretmenler kurulunca seçilen bir öğretmenin başkanlığında öğrencilerden

Detaylı

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ

SIRA SAYISI: 483 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 483 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Ek Protokolün Onaylanmasının

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM GENEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM GENEL BİLGİLER VII İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...V İÇİNDEKİLER...VII GİRİŞ...XII I. BÖLÜM GENEL BİLGİLER A. YEREL YÖNETİMLER...3 İl Özel İdareleri...3 Belediyeler...3... Köy İdareleri...4 Mahalle Muhtarlıkları...4 Yerel Yönetim

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

DERS 4. Yardım Kampanyalarına Eleştirel Bakmak

DERS 4. Yardım Kampanyalarına Eleştirel Bakmak DERS 4 Yardım Kampanyalarına Eleştirel Bakmak DERS 4 Yardım Kampanyalarına Eleştirel Bakmak * Seviye: 5-8. sınıf Süre: 40-60 dakika Amaçlar: 1. Engellilere yönelik toplumsal algının farkına varmak ve bu

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

SIRA SAYISI: 481 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ. Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında

SIRA SAYISI: 481 TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ. Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 24 3 SIRA SAYISI: 481 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Diplomatik Misyon ve Konsolosluk Mensuplarının Aile

Detaylı

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe DONEM : 21 ÇILT ; 1 YASAMA YILI: 1 4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR Bodrum Gümüşlükte olaysız ve şenlik gibi yapılan sembolik tabela dikimini yapan Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödekmerdan ikinci durağı Kadıkalesi Ormancılar Sitesinde

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU İsrail Yaralıların Tahliye Operasyonu FAALİ YET RAPORU TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ 08 Haziran 2010 Afet Yönetimi Müdürlüğü A. GENEL DURUM Ulusal ve uluslararası çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01. Günlük Haber Bülteni 01.02.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı