DİŞ ETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR VE TEDAVİLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DİŞ ETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR VE TEDAVİLERİ"

Transkript

1 ŞT.C. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FARMAKOLOJİ ANABİLİM DALI DİŞ ETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR VE TEDAVİLERİ BİTİRME TEZİ Stj.Diş Hekimi Gülçin SARI Danışman Öğretim Üyesi: Doç. Dr. Murat OLUKMAN İZMİR-2013

2 ÖNSÖZ Tezimi hazırlamamda değerli zamanını benden esirgemeyen sayın hocam Doç. Dr. Murat OLUKMAN a, tezim için uykusundan ödün veren dostum Mustafa YANĞA ya ve hayatım boyunca beni sevgisinden, sabrından mahrum bırakmayan bu süreçte hep destek olan annem Aysel ASLAN a teşekkürlerimi borç bilirim. İzmir Stj. Diş Hekimi Gülçin SARI

3 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1.GİRİŞ... 2.SAĞLIKLI DİŞETİ NASIL OLMALI? Dişeti Büyümesi Nedir? Dişeti Büyümesine Neden Olan Faktörler Nelerdir? DİŞETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR İmmunsüpresanlar Siklosporin-A (CsA): Antikonvülzanlar Fenitoin Fenitoin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri Kalsiyum Kanal Blokerleri Nifedipin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri İlaca Bağlı Dişeti Büyümelerinin Histopatolojik Özellikleri İLACA BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİNİN RİSK FAKTÖRLERİ Cinsiyete Bağlı Faktörler Periodontal Faktörler Plağın Rolü İlaca Bağlı Dişeti Bağ Dokusu Homeostazındaki Değişiklikler Fenitoin ile yapılan çalışmalar Siklosporin ile yapılan çalışmalar Kalsiyum kanal blokerleri ile yapılan çalışmalar Büyüme Faktörlerinin Rolü... 22

4 4.4.5.Siklosporin ile yapılan çalışmalar Fenitoin ve Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan Çalışmalar İlaca Bağlı Faktörler İLAÇLARIN FARMAKOKİNETİĞİ Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar Kalsiyum Kanal Blokerleri ile yapılan çalışmalar İlaçların Farmakodinamiği Kombine İlaç Kullanımı Genetik Faktör Siklosporin ile Yapılan Çalışmalar Fenitoin ile Yapılan Çalışmalar: Kalsiyum Kanal Blokerleri ile Yapılan Çalışmalar: TEDAVİ Konservatif tedavi Cerrahi periodontal tedavi Tedavi sonuçları ve tekrar oranı SONUÇ KAYNAKÇA ÖZGEÇMİŞ... 4

5 1.GİRİŞ Dişeti büyümeleri, günümüzde önemli bir sorundur. Hem sağlık hem de estetik açısından problemler oluşturur. Etiyolojik kökenlerine ve patolojik geçmişlerine bakarsak klinikte oldukça değişik tiplerde dişeti büyümesiyle karşılaşırız. Dişeti büyümesine neden olan çeşitli faktörler vardır. Dişeti büyümesi daha çok dental plağın neden olduğu enflamasyon sonucu ve ilaç kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar (1). Bu kategorideki ilaçlar 3 ana gruba ayrılırlar. Bahsi geçen ilaçlar immunsüpresanlar, antikonvülzanlar ve kalsiyum kanal blokerleridir. Kısaca bu ilaçlara değinecek olursak: İmmunsüpresanlar organ nakli yapılan hastalarda organ reddini önlemek için kullanıldığı gibi sistemik lupus eritematosis, hemolitik anemi tedavisinde de kullanılırlar. Antikonvülzanlar, epilepsi ve diğer konvülsiyonla seyreden hastalıkların tedavisinde kulanılırlar. Epilepsi terimi motor duysal, otonom ve fiziksel orijinli ani nöbetler şeklinde gelişen, SSS kaynaklı bir grup bozukluğu tanımlar (2). Kalsiyum kanal blokerleri ise hipertansiyonu düzenlerler. Bu ilaçlarla dişeti fibroblastları arasında açıkça görülebilen bir etkileşim vardır. Bu etkileşim dişetindeki iltihaplanma ile daha da artar. Bu 3 grup ilaca ilaveten malign hastalıkların tedavisinde kullanılan kemoterapötik ve antineoplastik maddelerin de dişeti büyümesi yaptığı kanıtlanmıştır. Sınıflandırmak gerekirse bunlar; alkilleyici maddeler (Siklofosfamid, Klorambasil ve Mekloretamin), antimetabolitler (Folik Asit, Purin, Primidin) ve doğal ürünlerdir (vinka alkaloidleri, bazı antibiyotikler, enzimler).

6 Dişeti büyümesi yapan diğer bir neden ise hormonlardır. Dişeti büyümesi overler tarafından kontrol edilen seks hormonlarındaki değişikliklere, gonadlara ait cinsiyet hormonlarının düzeyine ve oral kontraseptif kullanımına bağlı olarak görülebilir (2). İlaca bağlı dişeti büyümeleri günümüzde önemli bir problemdir. Bu durum hekimin hastaya uygulayacağı tedavinin başarısına engel olmaktadır. Periodontal tedavi görmüş vakalarda bir süre sonra dişeti büyümesinin tekrarladığı görülmüştür. Hastalar ilacı bıraktıkları takdirde durumun düzeldiği görülmesine rağmen çoğu zaman hastalardan ilacı bırakması istenemez. Hastalar çeşitli nedenlerle bu ilaçları kullanmak zorunda kalırlar. Hastalara, dişeti büyümesi yapan bu ilaçların yerine alternatif ilaçlar sunulamayabilir. Bu ise hekimin uygulayacağı tedavi şeklini ve süresini etkiler. Bu tezin amacı periodontal dokular üzerine sistemik yolu kullanarak etki eden ilaçları incelerken, bu ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özelliklerini gözden geçirmektir. Literatürlere bakıldığında birçok ilacın periodontal dokuları ve periodontal hastalığın ilerlemesini etkilediği görülmektedir. Sağlıklı ve hastalıklı yapıyı birbirinden ayırt edebilmek bu aşamada önemlidir. Bu yüzden ilaçların olumsuz etkilerine değinmeden önce, sağlıklı dişetinin özelliklerini ele alacağız. 6

7 2.SAĞLIKLI DİŞETİ NASIL OLMALI? Resim 1: Sağlıklı dişetinin görünümü Sağlıklı dişetinin klinik görünümüne bakacak olursak; açık pembe renginde ve yüzeyi portakal kabuğu görünümündedir. Dişleri kök başlangıcından saran ve diş kurvatürünü takip eden sınırlara sahiptir. Enflamasyonun hiçbir belirtisi sağlıklı dişetinde görülmez. Örneğin aşırı kırmızı renkte olan bir dişeti sağlıklı olamaz. Sağlıklı olan dişeti doğru tarzda fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında kanamaz. Kıvamı serttir. Sağlıklı dişeti rengi, kıvamı ve diş eti kenarının dantel tarzında olmasıyla hastalıklı dişetinden ayrılır. Sağlıklı dişetinde interdental papil daha sıkıdır ve hekimin plak kontrolü amacıyla yaptığı işlemler esnasında kanamaz (örneğin periodontal sond ile yapılan ölçümler) (3). 2.1.Dişeti Büyümesi Nedir? Çeşitli nedenlerden dolayı dişeti boyutunda değişiklikler meydana gelebilir. Dişeti büyümesi, dişeti boyutundaki artışı ve dişeti konturlarının değişimini ifade eder. Bu artışın sebebi bazen bir enflamasyon olabildiği gibi bazen de kronik irritasyona bağlı olarak dişeti fibrilizasyonunun artmasıdır (3). Enflame bölgeye gelen enflamatuar hücreler dişeti boyutunu artırır. Olay kronikleştikçe, dişetindeki 2

8 kollagen fibril sayısı da artar ve diş eti büyür. Puberte, hamilelik, ağızdan nefes alma gibi nedenler dokularda enflamasyon oluşumunu kolaylaştırarak, dişeti büyümesine zemin hazırlarlar. 2.2.Dişeti Büyümesine Neden Olan Faktörler Nelerdir? Dişeti büyümesinin kaynağını bulabilmek için diğer etkenleri de bilmek ve bunlar arasından tanı koymak gerekir. Bu etkenler: *Enflamatuar Büyüme -kronik -akut *Enflame Olmayan Büyüme -ilaca bağlı -ailesel, hiperplastik *Kombine Büyüme *Bakteriel Plak ve Diğer Faktörler -hormonal büyüme -lösemik büyüme -vitamin c eks. Bağlı büyüme -nonspesifik büyüme(pyojenik granulom) 3

9 3.DİŞETİ BÜYÜMESİNE NEDEN OLAN İLAÇLAR Tablo 1: Dişeti büyümesine neden olan ilaçların jenerik ve ticari isimleri 4

10 3.1.İmmunsüpresanlar İmmunsüpresanlar vücudun immun sistemini ve iltihaba karşı yanıtını etkiler. Böylece periodontal dokular üzerindeki bakteri plağının etkisini değiştirmiş olurlar. Sonuç olarak bu ilaçlar gingivanın aşırı büyümesi gibi periodontal dokular üzerinde istenmeyen etkiler yaparlar (4) Siklosporin-A (CsA): Resim 2: Siklosporin-A sınıfından bir ilaç; Panosporin 25 Borel ve ark. tarafından 1976 yılında bulunan bir ilaçtır. Siklosporin sonucu oluşan dişeti hiperplazisi diş hekimliği kaynaklarında ilk olarak 1983 de Rateitschak- Plus ve ark tarafından belirtilmiştir. Siklosporin; Klindokarpon, Lusidum ve Trikoderma türlerinin fermantasyonu ile oluşan bir mantar metabolitidir. Önceleri antifungal olarak kullanılmıştır ancak antibiyotik aktivitesi yetersiz görülmüştür. CsA ya bağlı dişeti büyüme sıklığı %8-70 arasında değişmektedir (5). İmmunsüpresan grubunda yer alan bu ilaç, multiple skleroz, organ nakli yapılan hastalar, sistemik lupus eritematozus, malaria, romatoid artrit, psoriazis ve diğer immulojik hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır (6). İlaçların sebep olduğu dişeti büyümesinin klinik görünümü neredeyse tüm ilaçlar için aynıdır ve birbirlerinden ayırt edilemezler. Sadece Siklosporin e bağlı dişeti büyümesi farklıdır. İncelendiğinde lobüller ve onların üzerinde papiller tarzda 5

11 büyümelerin olduğu belirtilmiştir (7). Bu büyüme, öncelikle interdental papilin büyümesi şeklinde başlar. Dişeti büyümesi dişlerin anterior bölümlerinde daha belirgindir. Bu doku büyümesi fizyolojik boyuttaki dişeti oluğunu derinleştirir ve yalancı cep oluşumuna sebep olur. Kötü ağız hijyeni bu cepleri daha da derinleştirir. Bazı olgularda dişeti büyümesi hastaların yemek yemesini ve konuşmasını kısıtlar. Estetik olarak da kötü görünür (8). 3.2.Antikonvülzanlar Hemen hemen tüm antiepileptik ilaçlar lökopeni, nötropeni, trombositopeni, agranülositoz veya aplastik anemi ile sonuçlanan değişik derecelerde kemikiliği depresyonu yaparlar. Bu ilaçlarla hematolojik hastalıkların ortaya çıkma insidansı düşüktür. Ancak akyuvar fonksiyonlarının herhangi bir şekilde bozulması periodontal dokuların hasarı ile sonuçlanır. Bu nedenle antikonvülzan kullanan hastaların düzenli olarak kan laboratuar muayeneleri istenmelidir (9) Fenitoin Resim 3: Phenytoin Awd 6

12 Fenitoin sodyum, epilepsinin tedavisinde kullanılan major bir ilaçtır yılında tedavi seçeneklerine girmiş ve 1939 yılında da gingival hiperplaziye neden olduğu saptanmıştır. Fenitoin in neden olduğu dişeti büyümesi hastalarda %50 civarında görülmüştür. Bu oran yaş grubunda daha da artmıştır (10). Bu antikonvülzanın etkisi beyin korteksinde sinir blokajıdır. Uzun dönem kullanımı kemik patolojilerine neden olur. Kemik üzerindeki etkisi, parathormon inhibisyonu sonucu kemikten mobilizasyonunu sağlaması ve kemikte osteoporoza neden olmasıdır. Bilinen yan etkilerinden biri dişeti büyümesidir. Bunun yanında sinir sistemi, kan, kemik, deri, karaciğer, endokrin sistem ve immun sistem üzerinde de yan etkileri vardır (3). Fenitoin epilepsi hastalığındaki grandmal ve petit mal nöbetlerini ortadan kaldırmak ya da önlemek için kulanılır. Fenitoin ve Fenobarbital hipokalsemi, riketsiai osteomalasi, nörolojik bozukluk ve depresyon tedavisinde de kullanılır (11) Fenitoin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri Klinik olarak dişeti büyümesi dişler arasındaki papilladan diffüz şekilde başlar. Dişeti noduler görünümdedir fakat rengi ( mercan pempesi ile koyu mavi kırmızı ) iltihap infiltrasyonuna göre değişir. Dişeti büyümesi fibröz doku artışıyla başlar ve sekonder olarak enfekte olur ya da enflamasyonla başlar sekonder olarak fibrozis gelişir. Enflamasyona bağlı değilse görünüm dut şeklinde, açık pembe renkli, resilient, sıkı, kanamaya eğilimi olmayan lobuler tarzdadır. Fenitoin e bağlı büyümeye enflamatuar değişiklikler eklenebilir. O zaman kırmızı, mavimsi-kırmızı renk değişimi olur lobuler yapılı görünüm kaybolur, kanmaya eğilim artar (12). Fenitoin tedavisinin bu yan etkisi kozmetik olarak şekil bozucudur ve diş çürüklerine 7

13 de sebebiyet verebilir. Klinik olarak dişler arasındaki papilla ve serbest dişetinin kalınlığı artar. Hatta giderek artan dişeti zamanla klinik kuronları örtebilir. Serumdaki Fenitoin düzeyi ile dişeti büyümesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (11). Büyüme üst ve alt çenede anterior bölgede daha şiddetli olup vestibül yüzde daha belirgindir (12). Ağız bakımı büyümenin yer ve miktarını etkileyen bir faktördür (13). Büyüme dişsiz alanlarda görülmez. Zamanla pseudocepler oluşur. Ağız bakımını sağlamak güçleşir. Bu da enflamasyonun artmasına neden olur (13) Hastalarda dişeti büyümesinin ilaç kulanımına başlandıktan sonra 1 aydan 6 aya kadar olan dönemde başlayabileceği bildirilmiştir (13). Bazı kaynaklarda ise Fenitoin e bağlı dişeti büyümesinin klinik olarak gözlenebilir hale gelmesi için 6-9 ay gerektirdiği belirtilmiştir (6) Kalsiyum Kanal Blokerleri Kalsiyum antagonistleri, akut ve kronik koroner yetmezlik, anjina pektoris, hipertansiyon ve ekstremitelerin dolaşım bozukluklarında kullanılabilirler. Yan etkileri; hipotansiyon, baş ağrısı, baş dönmesi, taşikardi, ödem, ürtiker, bulantı ve gingival hiperplazidir (14). 8

14 *Nifedipine Resim 4: Adalat *Verapamil Resim 5: Isoptin *Diltiazem Resim 6: Dilacor Resimlerde görülen ilaçlar antihipertansif ilaçların genel grubundadırlar. Kutanöz reaksiyonlarla yakından ilgileri vardır (15). En çok görülen yan etkilerinden biri dişeti büyümesidir (6,15). Az görülen yan etkileri fotosensitivite reaksiyonları, 9

15 psoriasis, purpuric exanthem, pemfigoid, subacut cutanöz lupus eritematosus, fasial telenjiektazi, eritromelalji ve oral ülserlerdir (15). Hücredeki kalsiyuma etkilerinden dolayı kalsiyum kanal blokerleri denilmiştir. Myokardın kasılabilir hücrelerini, sistemik koroner atardamarların ise düz kaslarını etkilerler. Kalsiyum kanal blokerleri membranlar arasından hücre içine akışını ve actin-miosin kompleks aktivasyonunu bloke ederler (16). Kalsiyum kanal blokerleri nin temel etkisi vazodilatasyon yaparak kan basıncını düşürmektir (17). Birçok kalsiyum kanal blokeri vasküler düz kas ve fibroblastların büyüme ve proliferasyonunu inhibe eder. Aynı zamanda ekstraselüler matriks proteinlerinin (kollagen, fibronektin, proteoglikan) sentezini inhibe ederler (17). Kalsiyum kanal blokerlerinden dişeti büyümesine neden olan ilaçlar arasında Verapamil, Felodipin, Nicardipin, Nifedipin, Amlodipin, Manidipin, Nitredipin yer almaktadır (94). Nifedipin sıklıkla kullanılanıdır. Diltiazem, Amlodipin, Felodipin, Nitredipin ve Verapamil de dişeti büyümesine neden olur. Dihidropridin sınıfından olan isadipin ise dişeti büyümesini indükleyici etkiye sahip değildir (18). Nifedipin bir dihidropiridindir. iyonlarının myokard içine akışını önler oksijen gereksinimini azaltır, angina pektoris ve post myokardial sendrom tedavisinde kullanılmaktadır (11). Araştırmalara göre kalsiyum antagonisi ilaçlar içerisinde Nifedipin kaynaklı dişeti büyümeleri daha fazladır (19). 10

16 3.2.4.Nifedipin Kullanımına Bağlı Dişeti Büyümesinin Klinik Özellikleri Resim 7: Nifedipin kullanımına bağlı dişeti büyümesi Nifedipinin dişeti büyümesi meydana getirdiğine dair ilk kayıt Lederman ve ark. tarafından 1984 senesine aittir. Nifedipin uygulaması ile birlikte bulunan dişeti hiperplazisi için son zamanlarda pek çok araştırma yapılmıştır. İlaca bağlı hiperplazi, ilacın kullanılmaya başladığı tarihten iki ay sonra görülebilir ve interdental papillalarda büyüme başlar. Bu büyüme lobüler ve nodüler tarzdadır (20). Bu ilacı kullanan hastalarda dişeti büyümesi öncelikli olarak interdental papil ve serbest dişeti kenarından başlar. Posterior bölgede büyümeden etkilenmiştir. Lezyonlar başlangıçta lokaldir ve genellikle sıkı kıvamdadır. Bu büyüme sonra lobüler yapı kazanıp, mobil hale gelir. Genelde pseudocepler ve derin fissürler oluşturarak dişin belirli bölümlerini örter. Ceplerin içinde yoğun şekilde bakteriyel plak vardır. Dokudaki büyümeler sıkıdan gevşek kıvama doğru değişir. Bu artış ilerlerse dişeti klinik olarak dişlerin kronlarını örter (17). Hiperplastik dişetinin kuronların üzerini örtmesi ciddi vakalarda yemek yemeyi zorlaştırır. Kalsiyum kanal blokerleri ve Fenitoin e bağlı dişeti büyümesinde klinik olarak benzerliklerin olduğunu Wyn ve ark. gözlemlemişlerdir (19). Üst çenenin labial 11

17 dişeti ve alt çene ön bölge keser dişlerin olduğu bölgede, nodül şeklinde dişeti büyümesi görmüşlerdir. Bazı vakalarda ise maksiller molar ve premolarların bukkal, distal ve palatinal dişetinde büyümenin görüldüğünü bildirmişlerdir. Bu ilaçları kullanan hastalarda dişsiz sahada dişeti büyümesinin görülmediği bildirilmiştir. Ioulios ve ark. da yaptıkları bir çalışmada bu görüşü desteklemişlerdir (15). Kalsiyum kanal blokerlerinin bırakılması ile dişeti büyümesi tamamen ortadan kalkar ya da semptomlarda belirgin gerileme gözlenir. İlacın kullanımına tekrardan başlandığında yine büyüme görülür. Kullanımının bırakılmasından sonraki bir haftada dişeti büyümesinde belirgin bir gerileme tespit edilmiştir. Başlangıçtaki büyümenin boyutuna bağlı olarak dişeti büyümesinin tamamen yok olmasının ise 15 gün -2 ay içinde olduğu bildirilmiştir (21). Girustiani ve ark. Verapamil kullanımının bırakılmasından sonra 15 gün içinde dişeti büyümesinin semptomlarının yok olduğunu gözlemlemişlerdir (22) İlaca Bağlı Dişeti Büyümelerinin Histopatolojik Özellikleri Araştırmacılar dişeti kesitlerini ışık mikroskop düzeyinde histopatolojik olarak incelediklerinde, dişeti botundaki artışın bağ dokudaki artıştan kaynaklandığını görmüşlerdir. Dişeti kesitlerinde epitelde akantoz ile dişeti bağ dokusunda oryantasyon içinde olmayan bol kollagen lif demetlerini gözlemlemişlerdir (12). Bütün ilaç kategorilerinde lezyonun histopatolojisi benzerdir. Büyüme dişeti bağ dokusunda ve epitelde artış şeklindedir. Daha çok ekstraselüler matriks proteinlerinin (kollagen) ve ana substansın aşırı birikimi ile karakterizedir. Işık mikroskop çalışmalarında toluidin mavisi ile boyanmış kesitlerde siklosporin tedavisi gören hastaların dişeti epitellerinde mast hücrelerinin varlığı 12

18 gösterilmiş. Bunun yanında scanning electron misroskop çalışmalarında Siklosporin tedavisi gören hastaların dişeti epitellerinde iğne benzeri kristallere rastlanmıştır. Bu hastalarda dişeti SEM de düzensiz yüzeyli, akantotik oluşumlar göstermiştir. İlaca bağlı büyümelerde dokunun granulasyon dokusu tarzında gözlendiği bildirilmiştir. Bu dokunun birçok genç kapiller damar, fibroblast ve düzensiz dizilmiş fibrillerle birlikte, az miktarda da lenfositlerden oluştuğu belirtilmiştir (12). Nifedipin ve immunsüpresan ilaç kullanımına bağlı dişeti büyümesi gösteren kişilerden alınan dişeti örneklerinin bazal hücre tabakasındaki mitotik aktivite Numenniemi ve ark. tarafından kıyaslanmıştır (23). Sonuç olarak Nifedipin ve Siklosporin in indüklediği dişeti büyümesinden elde edilen örneklerde; özellikle oral epitelyum kalınlığındaki artışı, artmış mitotik aktivite ile bağlantılı bulmuşlardır. 4.İLACA BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİNİN RİSK FAKTÖRLERİ Seymour ve ark. nın yaptığı çalışmalara göre dişeti büyümesinin etiyolojisinde rol alan faktörler; cinsiyet, periodontal faktörler, plağın indüklediği immunolojik ve enflamatuar değişkenler, ilaca bağlı dişeti bağ doku homeostazındaki değişiklikler, büyüme faktörleri, ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleri, kombine ilaç kullanımı ve genetik özelliklerdir (24). 4.1.Cinsiyete Bağlı Faktörler Nifedipin e bağlı dişeti büyümelerinin daha sıklıkla erkeklerde oluştuğu Nishikawa ve ark. (25) tarafından belirtilmiştir. 13

19 124 böbrek hastası üzerinde yaptıkları çalışmada Siklosporin e bağlı dişeti büyümesinde erkeklerin kadınlara göre 2 kat daha fazla risk altında olduklarını bildirilmiştir. Radwan-Ockzo ve ark. cinsiyetin Siklosporin e bağlı dişeti büyümesinde risk faktörü olduğunu belirtmişlerdir (26). Kalsiyum kanal bloker kullanımına bağlı oluşan dişeti büyümesine erkeklerin kadınlara göre 3 kat daha fazla yatkın oldukları Prisant ve ark.(27) tarafından belirtilmiştir. Sonuç olarak cinsiyetin kalsiyum kanal blokerlerine bağlı dişeti büyümesinde rol oynadığı kabul edilmiştir. 4.2.Periodontal Faktörler Resim 8: Periodontal plak kontrolü İlgenli ve ark. (28) uzun dönemli Siklosporin veya Nifedipin alan ve uzun dönemli ilaca bağlı şiddetli dişeti büyümesi gösteren hastalarda cerrahi periodontal tedavinin sonuçlarını incelemişlerdir. Bu çalışmada çeşitli değişkenler ve periodontal cerrahi sonrası dişeti büyümesinin rekürrensi arasında ilişki bulunmuştur. Bu değişkenler yaş, dişeti enflamasyonu ve idame tedavisine devamın düzenli olup olmamasıdır. Bu çalışmada, Nifedipin veya Siklosporin kullanan hastalarda görülen 14

20 dişeti büyümesi periodontal cerrahi işlemler ile kaldırıldıktan sonra, eğer hastalar idame tedavisine düzenli katılır ve günlük ağız bakımı yöntemlerini titizlikle uygularlar ise, dişeti büyümesi nüksünün görülmediği veya alt düzeyde kaldığı ortaya konmuştur Plağın Rolü Resim 9: Tedavide periodontal plağın etkisi Mikroorganizma kökenli uyaranlarla konak savunma mekanizmaları arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır. Konakta doku yapımı ve doku yıkımı olayları bir arada görülmektedir. Günümüzde, yıkım mekanizmasını açıklamaya yönelik yeni bilgiler hastalığın gelişmesinde bir takım iltihapsal etkenler ve mediyatörlerin rolünü ortaya koymaktadır. Bradikinin gibi yavaş etkili peptidler, IL-1 ve kompleman gibi uzun etkili peptidler, lökotrien, prostoglandinler, trombosit aktive edici faktör gibi hücre ürünleri ile histamin, serotonin gibi aminler bu mediyatörler arasındadır. Periodontal dokuların yıkımı ve onarımında çeşitli hücreler ve ürünlerinin karşılıklı etkileşimleri ortaya kondukça, bu mekanizmanın yavaşlatılabilmesi veya tamamen durdurulabilmesi gündeme gelmiştir. Periodontal tedaviyi desteklemek amacıyla 15

21 kullanılan antimikrobiyal ajanların rolü ortaya konmuş ve savunma işlevinden uzaklaşılarak doku yıkım mekanizmasına dönüşmüş olan konak yanıtının değiştirilmesi hedeflenmiştir (29). Periodontal dokuların yıkımda etkili mediatörlerden araşidonik asit metabolizmasındaki ürünler üzerinde sıklıkla durulmaktadır. Araşidonik asit (AA) doymamış bir yağ asidi olup hücre membranındaki fosfolipidlerde bol miktarda bulunmaktadır ve iltihapsal uyaranlar veya C5a gibi bazı kimyasal mediyatörlerin fosfolipaz enzimini aktivasyonuyla açığa çıkar. Tepkimeyi başlatan bu enzim nötrofil kaynaklıdır. AA metabolizması siklooksijenaz ve lipooksijenaz olarak adlandırılan iki ana yolun birinde ilerler. Siklooksijenaz yol ile prostasiklin, tromboksan ve prostoglandinlere, lipooksijenaz yol ile lökotrienlere kadar metabolize olabilirler. Trombosit agregasyonu, vazodilatasyon, vazokonstriksiyon, nötrofil kemotaksisi, damar geçirgenliğinde artış kemik rezorpsiyonu gibi pekçok biyolojik olayda bu mediyatörlerin etkili olduğu belirtilmektedir. Özellikle iltihapsal eksuda da bulunan prostoglandinler ve lökotrienler akut iltihapta oldukça etkilidirler. Başlıca enflamatuar sitokinler interlökin-1 (IL-1), interlökin-2 (IL2), lökotrien- B4, platelet aktivasyon faktörü, interlökin-1 alfa, interlökin-6, interlökin-8, tümör nekroz faktör alfa olarak sayılabilir (30). Sitokinler enflamasyon durumunda temel olarak lenfositler ve makrofajlar tarafından salınmaktadır (30). Makrofajlar çeşitli maddeler salgılar, bunlar da fibroblast fonksiyonlarını düzenlemede rol oynar. Monosit ve T hücrelerinin başlıca ürünü IL-1 dir. IL-1 fibroblast proliferasyonunu ve kollagen sentezinin stimulusunu sağlar. Heijl ve ark. (31), dişeti büyümesinin ilaca bağlı sitokinlerin, artırıcı etkisi sonucu oluştuğunu belirtmişlerdir. Plağın indüklediği dişeti enflamasyonunun ilaca bağlı dişeti büyümesinde rol oynadığını ortaya koymuşlardır. 16

22 LTB4, AA5 lipooksijenaz enzim yolundan elde edilir. LTB4, nötrofiller, makrofajlar ve eozinofiller tarafından üretilir. LTB4, nötrofik kemotaksisi ve endotelyal hücrelere adezyonu sağlar. Lizozomal enzimlerin açığa çıkmasını, yara iyileşmesini ve bağ doku yenilenmesindeki fibroblast aktivitesini düzenler ve vasküler permeabiliteyi artırır. LTB4, lenfosit fonksiyonlarını, T hücre tarafından IL- 2 üretimini uyararak ve monositler tarafından IL-1 sentezinin artmasına neden olarak yönetir. PAF, fibroblast aktivasyonunu uyarır ve proliferasyonu artırır. PAF, monositler tarafından IL-1 üretimini aktive eder. T lenfositler tarafından üretilen IL-2 sentezini inhibe eder (30). Emingil ve ark. (32), Siklosporin kullanan böbrek nakil hastalarından, gingivitisli ve periodontal olarak sağlıklı hastalardan alınan dişeti oluğu sıvısı örneklerinde LTB4 ve PAF seviyelerini incelemişlerdir. Çalışmanın sonucunda, siklosporin kullanımının dişeti oluğu sıvısındaki LTB4 ve PAF seviyeleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığı görülmüştür. Bunların varlığının nedeninin dişeti enflamasyonu olduğu düşünülmüştür. Tümör TNFα, IL-l β gibi biyolojik etkilere sahiptir ve IL-1β ile beraber sinerjik etki gösterir. IL-6, IL-8 ve TNFα enflamasyon varlığında dişeti oluğu sıvısında bulunmuştur. IL-l β nın enflamasyonlu dişetinde reperativ aktiviteyi, endotelyal hücreleri uyararak düzenlediği belirtilmiştir. Ayrıca fibroblast proliferasyonunu ve nötrofil kemotaksisini düzenlediği belirtilmiştir. IL-6 nın değişik sitokinleri inhibe ettiği ve bu sitokinlerinde fibroblast aktivitesini stimüle ettiği belirtilmiştir (33). Seymour ve ark (24), ilaç ve dişeti fibroblastları arasındaki etkileşimde enflamatuar mediatörlerin rol oynadığını belirtmişlerdir. Cebeci ve ark.(34), böbrek nakli sonrası Siklosporin kullanan ve dişeti büyümesi olan iki grup hastada periferal kandaki lökosit dağılımını incelemişlerdir. 17

23 Lenfosit subpopulasyonuna bağlı periodontal değişkenler, doğal öldürücü hücreler ve monositler arasındaki olası ilişkileri incelemişlerdir. İmmunolojik parametrelerden sadece CD2 nin, şiddetli dişeti büyümesi gözlenen hastalarda yüksek olduğu saptanmıştır. Klinik parametreler ve immunolojik değerler arasında bir ilişki bulunamamıştır. Bu çalışmada sadece T lenfosit mekanizmasının aktivasyonunun patogenezde rol oynayabileceği bildirilmiştir. Ayrıca Bulut ve ark. da (35), doğal öldürücü hücreleri (CD57) Siklosporin e bağlı dişeti büyümesi olanların bağ dokusunda düşük sayıda bulmuşlardır. Bulut ve ark. (35) CD57 hücrelerinin düşük sayıda olmasının sonucunda, Sikloporin in dişeti bağ dokusunda proliferasyon aktivasyonunu indükleyebileceğini ileri sürmüşlerdir. 4.4.İlaca Bağlı Dişeti Bağ Dokusu Homeostazındaki Değişiklikler Periodontal hastalıkta kollagen ve perivasküler ekstrasellüler matriksin diğer komponentleri yıkıma uğrar. Bu komponentler integrin reseptörleri tarafından tanınıyor olabilir. Bu reseptörler hücre yüzeyinde mevcut olunca, ekstrasellüler matriks üzerine etki eden birçok eksternal uyarıyı düzenlerler (36) Fenitoin ile yapılan çalışmalar Gingival büyüme ile Fenitoin in immunsüpresan özellikleri ilişkisini araştırmaya yönelik çalışmalar da yapılmıştır. Dişeti dokularında bakteriyel plağa karşı ilk savunma hattı IgA dır. Sekretuar IgA daki azalma dokuları iltihaba karşı çok duyarlı hale getirir. Vücudun bu iltihaba karşı reaksiyon olarak dişetlerinin büyümesine neden olduğu ileri sürülmüştür. Fenitoin in neden olduğu dişeti büyümesi ile kreviküler sıvı IgA düzeyi arasındaki ilişki bu hipotezi doğrulamaktadır 18

24 Fenitoin tedavisi adrenal bezlerin metabolizmasında değişikliğe neden olur, bu durum adrenal korteksin yanıt vermemesiyle sonuçlanır. Adrenal korteks fonksiyonunun süpresyonu glukokortikoid sentezini azaltır ve gingival büyümeyi bu durum açıklar. Fenitoin aynı şekilde fibroblastları stimüle eden sodyum pompasını uyarır. Fenitoin in dişetindeki fibroblastlarla etkileşime girerek fibroblastların proliferasyonuna neden olduğunu, bunun sonucunda da hücre artışının meydana geldiğini Hassell ve ark. (37) bildirmişlerdir. Dişeti büyümesinin patogenezinde hücre / matriks oranının rol oynadığını düşünmüşlerdir Siklosporin ile yapılan çalışmalar Siklosporinin serumdaki konsantrasyonu 100 ng/ml nin altında iken etkisi küçüktür ve hastalarda genellikle serumdaki konsantrasyonu 400 ng/ml den daha büyük konsantrasyonlarda iken önemli yan etkiler ortaya çıkar. Deneysel araştırmalar Siklosporin in immun yanıtı süprese ettiğini ancak humoral yanıt üzerine bir etkisi olmadığını göstermiştir. Camargo ve ark. na göre, dişeti büyümesine neden olan ilaçların mekanizması henüz tam olarak anlaşılmış değildir (38). Dişeti fibroblastları tarafından üretilen inaktif kollegenazın rol oynadığı düşünülmüştür. Siklosporin e bağlı olarak oluşan dişeti büyümesinde, ekstraselüler matrikste değişik modifikasyonların oluştuğu belirtildi. Bunlardan kollagen (COL) metabolizmasının, matriks metalloproteinazların (MMP) yıkım mekanizmasında temel rol oynadığı düşünüldü. Yapılan bir çalışma sonucu Siklosporin verilmesinden 72 saat sonra tip 1 kollagen (COL1) ve transforme büyüme faktörü beta1 genlerinin ekspresyonunda artış olduğu görüldü. Siklosporin verilmesinden 72 saat sonra kollagenolitik aktivitede azalma ve buna bağlı olarak COL1 de artış olduğu 19

25 gözlemlendi (39). Coley ve ark. ı, invitro ortamda yaptıkları çalışmada, Siklosporin in tip1 prokollagen seviyesindeki önemli artışı indüklediğini gözlemledi (40). Gangliano ve ark., Siklosporin e bağlı dişeti büyümesi olan bölgelerin dişeti fibroblastlarındaki kollagen üretiminin, matriks metalloproteinaz 1 (MMP-1) aktivitesindeki azalmaya bağlı olduğunu gösterdiler. Atilla ve ark. (41), Siklosporin tedavisi gören ve dişeti büyümesi olan böbrek nakli hastalarında, gingivitisli hastalarda, periodontal olarak sağlıklı olan kontrol gruplarının dişeti oluğu sıvısı örneklerinde matriks metalloproteinaz -8 (MMP-8), matriks metalloproteinaz -9 (MMP-9) ve polimorf nüveli lökosit elastaz (PMN elastaz) seviyelerini incelediler. Bu çalışma sonucuna göre, Siklosporin e bağlı dişeti büyümesi görülen alanlardan elde edilen dişeti oluğu sıvısındaki MMP-8 ve MMP-9 seviyesi genelde dişeti enflamasyonu ile ilişkili bulundu. Araştırmacılar, yıkıma nazaran yeni doku oluşumunun Siklosporin e bağlı dişeti büyümesinin patogenezinde önem taşıyor olabileceğini ileri sürdüler. Böbrek nakli olan hastalarda çeşitli ölçümler yapılmıştır. Hastaların dişeti fibroblast kültürlerinde MMP-1 ve doku inhibitör matriks proteinaz-1 (TIMP-1) seviyelerini belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda Siklosporin kullanımının, MMP-1 seviyesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığını bulunmuştur. Buna rağmen Siklosporin e bağlı dişeti büyümesinin patogenezinde düşük TIMP-1 seviyesinin önemli rol oynayabileceği, çünkü Siklosporin kullanımına bağlı olarak MMP-1 ve TIMP-1 arasındaki dengenin değiştiğini belirlenmiştir. Trackman ve ark. (42), dişeti büyümesinin etyolojisinde dişeti ekstrasellüler matriks metabolizmasının çalışma modeli olarak kullanılmasının dişeti büyümesindeki metabolizmayı ve doku spesifitesini daha iyi anlamamızı sağlayacağını bildirmişlerdir. 20

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD

Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD Kronik enflamatuar hastalıklar, konak doku ve immun hücreleri arasındaki karmaşık etkileşimlerinden

Detaylı

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... 1 Bilinmesi Gereken Kavramlar... 1 Giriş... 2 Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri... 2 Hücrenin Kimyasal Yapısı... 2 Hücrenin Fiziksel Yapısı... 4 Hücrenin Bileşenleri... 4

Detaylı

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ Kan, kalp, dolaşım ve solunum sistemine ait normal yapı ve fonksiyonların öğrenilmesi 1. Kanın bileşenlerini, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini sayar, plazmanın

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bruselloz Brucella cinsi bakteriler tarafından primer olarak otçul

Detaylı

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler:

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler: Obezite alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıyla oluşur. Bunu genetik faktörler, metabolizma hızı, iştah, gıdaya ulaşabilme, davranışsal faktörler, fiziksel aktivite durumu, kültürel faktörler

Detaylı

Solunum sistemi farmakolojisi. Prof. Dr. Öner Süzer

Solunum sistemi farmakolojisi. Prof. Dr. Öner Süzer Solunum sistemi farmakolojisi Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com 2 1 3 Havayolu, damar ve salgı bezlerinin regülasyonu Hava yollarının aferent lifleri İrritan reseptörler ve C lifleri, eksojen kimyasallara,

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK

ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK ENDOJEN POSTERİOR ÜVEİTLERDE MEDİKAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ DR ŞENGÜL ÖZDEK Uveitler - Prognoz %22 sinde en az bir gözde kanuni körlükle sonuçlanmakta Morbidite İMMÜN MEKANİZMA Ön Üveit: MHC class I/CD8+ sitotoksik

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir.

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. * *Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. *Bu hipotez, memelilerin evrimsel geçmişlerinin bir parçası

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Dt. Abdulsamet TANİK * Dt. Fatih DEMİRCİ **

Dt. Abdulsamet TANİK * Dt. Fatih DEMİRCİ ** Olgu Sunumu/ TANĠK, DEMĠRCĠ, Case Report DOĞRU İLACA BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİ İKİ VAKA SUNUMU DRUG-INDUCED GINGIVAL ENLARGEMENT TWO CASE REPORT Dt. Abdulsamet TANİK * Dt. Fatih DEMİRCİ ** Doç. Dr. Arzum Güler

Detaylı

TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ

TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ TAURİNİN İSKEMİ REPERFÜZYON HASARINDA MMP-2, MMP-9 VE İLİŞKİLİ SİNYAL İLETİ YOLAĞI ÜZERİNE ETKİLERİ CEMRE URAL 1, ZAHİDE ÇAVDAR 1, ASLI ÇELİK 2, ŞEVKİ ARSLAN 3, GÜLSÜM TERZİOĞLU 3, SEDA ÖZBAL 5, BEKİR

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

Başvuru: 14.02.2013 Transplant Recipient: A Case Report. Kabul: 18.04.2013 Nefroloji. Abstract

Başvuru: 14.02.2013 Transplant Recipient: A Case Report. Kabul: 18.04.2013 Nefroloji. Abstract Böbrek Nakilli Hastada Düşük Doz Siklosporinin Neden Olduğu Diş Eti Büyümesi: Olgu Sunumu Low Dose Cyclosporine-Induced Gingival Hyperplasia In A Kidney Başvuru: 14.02.2013 Transplant Recipient: A Case

Detaylı

Propiverin HCL Etki Mekanizması. Bedreddin Seçkin

Propiverin HCL Etki Mekanizması. Bedreddin Seçkin Propiverin HCL Etki Mekanizması Bedreddin Seçkin 24.10.2015 Propiverin Çift Yönlü Etki Mekanizmasına Sahiptir Propiverin nervus pelvicus un eferent nörotransmisyonunu baskılayarak antikolinerjik etki gösterir.

Detaylı

T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II VI. DERS KURULU (4 HAFTA)

T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II VI. DERS KURULU (4 HAFTA) T.C. MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II VI. DERS KURULU (4 HAFTA) 1901206 HASTALIKLARIN BİYOLOJİK TEMELİ DERS KURULU-I DEKAN DEKAN YRD.

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count TAM KAN SAYIMI Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count Tam kan sayımı kanı oluşturan hücrelerin sayılmasıdır, bir çok hastalık için çok değerli bilgiler sunar. Test venöz kandan yapılır. Günümüzde

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin;

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; KRİYOGLOBÜLİN Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; Kriyoglobülin kanda bulunan anormal proteinlerdir ve 37 derecede kristalleşirler. Birçok hastalık sırasında ortaya çıkabilirler ancak vakaların %90ı Hepatit

Detaylı

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü Prof.Dr.Mitat KOZ DOLAŞIMIN SİNİRSEL KONTROLÜ Doku kan akımının her dokuda ayrı ayrı ayarlanmasında lokal doku kan akımı kontrol mekanizmaları

Detaylı

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz

Detaylı

BİYOLOJİK AJANLARIN DİĞER İLAÇLARLA ETKİLEŞİMLERİ. Mustafa ÖZGÜROĞLU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

BİYOLOJİK AJANLARIN DİĞER İLAÇLARLA ETKİLEŞİMLERİ. Mustafa ÖZGÜROĞLU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı BİYOLOJİK AJANLARIN DİĞER İLAÇLARLA ETKİLEŞİMLERİ Mustafa ÖZGÜROĞLU Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı İki ilaç etkileşime girdiği zaman ne tür ürünle karşımıza gelebilirler? Pozitif etkileşim

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı

Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı Normal Doku: Erken ve geç etkilerin patogenezi Yeniden ışınlamada doku toleransı Klinik Radyobiyoloji Kursu 19-20 Şubat 2010 Ankara Dr. Mine Genç minegenc@gmail.com Radyasyona bağlı doku reaksiyonlarını

Detaylı

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA. Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA. Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi TEMEL SLAYTLAR Kardiyovasküler Hastalıkların Epidemiyolojisi

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 YARA İYİLEŞMESİ YARA. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger. Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir.

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 YARA İYİLEŞMESİ YARA. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger. Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Slayt 1 YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger Slayt 2 YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Slayt 3 Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik

Detaylı

Romatoid Artrit Patogenezinde SitokinAğı

Romatoid Artrit Patogenezinde SitokinAğı Romatoid Artrit Patogenezinde SitokinAğı Prof. Dr. Ahmet Gül İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Romatoid Artrit Kronik simetrik poliartrit q Eklemde İnflammasyon

Detaylı

*Barsak yaraları üzerine çalışmalarda probiyotikler, yaraların iyileşmesi ve kapanması amaçlı test edilmiştir.

*Barsak yaraları üzerine çalışmalarda probiyotikler, yaraların iyileşmesi ve kapanması amaçlı test edilmiştir. * *Aşılama öncesinde ve beraberinde probiyotik kullanma veya aşının içine serokonversiyon oranını arttıracağına inanılan suşların eklenmesi ilgili çalışmalar son birkaç yılda hızla artmıştır. *Şimdiye

Detaylı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün; Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak

Detaylı

HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR?

HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR? HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR? Abdullah ŞUMNU 1, Erol DEMİR 2, Ozan YEĞİT, Ümmü KORKMAZ, Yaşar ÇALIŞKAN 2, Nadir ALPAY 3, Halil YAZICI 2,

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi;

Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi; DHEA-s Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi; DHEA sülfat böbrek üstü bezi tarafından üretilen zayıf bir erkeklik hormonudur ( androjen ). DHEA- sülfat hem kadın hem erkeklerde üretilir. Kadınlarda

Detaylı

Dt. Gülen KAMAK * Yrd. Doç. Dr. Mehmet ÖZGÖZ **

Dt. Gülen KAMAK * Yrd. Doç. Dr. Mehmet ÖZGÖZ ** Olgu Sunumu/ Case KAMAK, Report ÖZGÖZ FENİTOİNE BAĞLI DİŞETİ BÜYÜMESİNİN TEDAVİSİ VE UZUN DÖNEM TAKİP SONUÇLARI: OLGU RAPORU # THE THERAPHY OF GINGIVAL OVERGROWTH CAUSED BY PHENYTOIN AND LONG-TERM FOLLOW-UP

Detaylı

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili;

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; KORONER RİSK TESTİ Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; Koroner kalp hastalıklarına yol açan kolesterol ve lipit testleridir. Koroner risk testleri

Detaylı

Etkin Madde Klorheksidin glukonat (%1)tır. Yardımcı madde olarak; Kuş üzümü aroması, Kiraz aroması ve Nane esansı içerir.

Etkin Madde Klorheksidin glukonat (%1)tır. Yardımcı madde olarak; Kuş üzümü aroması, Kiraz aroması ve Nane esansı içerir. KULLANIM KILAVUZU KLORHEX ORAL JEL Birim Formülü Etkin Madde Klorheksidin glukonat (%1)tır. Yardımcı madde olarak; Kuş üzümü aroması, Kiraz aroması ve Nane esansı içerir. Tıbbi Özellikleri Klorheksidin

Detaylı

PLASENTAL KAYNAKLI MEZENKİMAL KÖK HÜCRELERİNİN KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE PROLİFERASYON VE APOPTOZ MEKANİZMALARINA ETKİSİ

PLASENTAL KAYNAKLI MEZENKİMAL KÖK HÜCRELERİNİN KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE PROLİFERASYON VE APOPTOZ MEKANİZMALARINA ETKİSİ PLASENTAL KAYNAKLI MEZENKİMAL KÖK HÜCRELERİNİN KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE PROLİFERASYON VE APOPTOZ MEKANİZMALARINA ETKİSİ 33. Ulusal Nefroloji Kongresi Büşra Çetinkaya 1,Gözde Ünek 2,Aslı Özmen 2,Müge

Detaylı

11. SINIF KONU ANLATIMI 29 ENDOKRİN SİSTEM 4 BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER)

11. SINIF KONU ANLATIMI 29 ENDOKRİN SİSTEM 4 BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER) 11. SINIF KONU ANLATIMI 29 ENDOKRİN SİSTEM 4 BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZLER) BÖBREK ÜSTÜ BEZLERİ (ADRENAL BEZ) Her bir böbreğin üst kısmında bulunan endokrin bezdir. Böbrekler ile doğrudan bir bağlantısı

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI. Prof.Dr. Gül ATİLLA PROF. DR. GÜL ATİLLA. Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR

EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI. Prof.Dr. Gül ATİLLA PROF. DR. GÜL ATİLLA. Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞETİ HASTALIKLARI Prof.Dr. Gül ATİLLA Periodontoloji Anabilim Dalı BORNOVA-İZMİR İÇİNDEKİLER I. DİŞETİ HASTALIKLARI A. Dental plak kökenli Dişeti Hastalıkları,

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal

Detaylı

SİGARA KULLANAN VE KULLANMAYAN BİREYLERİN PERİODONTAL DURUMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

SİGARA KULLANAN VE KULLANMAYAN BİREYLERİN PERİODONTAL DURUMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI SİGARA KULLANAN VE KULLANMAYAN BİREYLERİN PERİODONTAL DURUMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI ÖZET: Birçok araştırma periodontal sağlıkla sigara kullanımı arasında önemli bir ilişki olduğunu göstermiştir. Bu gerçeği

Detaylı

Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014

Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite Fizyopatolojisi İmmün sistem kemoterapötik ya da biyoterapötik

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

D.Ü. TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM II HASTALIKLARIN BİYOLOJİK TEMELLERİ DERS KURULU

D.Ü. TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM II HASTALIKLARIN BİYOLOJİK TEMELLERİ DERS KURULU D.Ü. TIP FAKÜLTESİ 2016 2017 DERS YILI DÖNEM II HASTALIKLARIN BİYOLOJİK TEMELLERİ DERS KURULU 09.05.2017-05.06.2017 Dersler Teorik Pratik Toplam Biyokimya 15-15 Farmakoloji 18-18 İmmünoloji 18-18 Mikrobiyoloji

Detaylı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Bu derste amaçlanan öğrencilerle; Glikokortikoid hormonların (GKH) sentez ve salgılanmasını, organizmadaki hücre,

Detaylı

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ Emine Yeşilyurt, Sevgi Özyeğen Aslan, Ayşe Kalkancı, Işıl Fidan, Semra Kuştimur Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

SİSTEMİK İNFLAMASYON VE NÖRONAL AKTİVİTE

SİSTEMİK İNFLAMASYON VE NÖRONAL AKTİVİTE SİSTEMİK İNFLAMASYON VE NÖRONAL AKTİVİTE Eyüp S. Akarsu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji ABD 22. Ulusal Farmakoloji Kongresi 5 Kasım 2013, Antalya 1 Organizmanın çok çeşitli tehdit algısına

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM I KOORDİNATÖRÜ: KURUL I KOORDİNATÖRÜ: 214 215 EĞİTİM ÖĞRETİM

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon Dr.Canan Aykut Bingöl Yeditepe Üniversite Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Kardiak Arrest 200 000-375 000 kardiak arrest/yıl (ABD) %20 spontan dolaşım sağlanıyor

Detaylı

Bağ doku. Mezodermden köken alır. En Yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik sinir)

Bağ doku. Mezodermden köken alır. En Yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik sinir) Bağ doku Mezodermden köken alır En Yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik sinir) Bağ dokunun Fonksiyonları Diğer organ ve dokuların Fonksiyonal ve yapısal desteğini sağlar. kan damarları aracılığı

Detaylı

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır. POTASYUM K+; Potasyum yaşam için gerekli önemli bir mineraldir. Hücre içinde bol miktarda bulunur. Hücre içindeki kimyasal ortamın ana elementidrir. Hergün besinlerle alınır ve idrarla atılır. Potasyum

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3

mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3 24 P. I. AĞRAS ve Ark. GİRİŞ Ürtikeryal vaskülit histolojik olarak vaskülit bulgularını gösteren, klinikte persistan ürtikeryal döküntülerle karakterize olan bir klinikopatolojik durumdur (1). Klinikte

Detaylı

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast hücreleri) Kompleman sistemi(direkt bakteri hücre membranı parçalayarak diğer immün sistem hücrelerin bunlara atak yapmasına

Detaylı

Sebahat Usta Akgül 1, Yaşar Çalışkan 2, Fatma Savran Oğuz 1, Aydın Türkmen 2, Mehmet Şükrü Sever 2

Sebahat Usta Akgül 1, Yaşar Çalışkan 2, Fatma Savran Oğuz 1, Aydın Türkmen 2, Mehmet Şükrü Sever 2 BÖBREK NAKLİ ALICILARINDA GLUTATYON S-TRANSFERAZ ENZİM POLİMORFİZMLERİNİN VE GSTT1 POLİMORFİZİMİNE KARŞI GELİŞEN ANTİKORLARIN ALLOGRAFT FONKSİYONLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Sebahat Usta Akgül 1, Yaşar Çalışkan

Detaylı

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden

Detaylı

Arı sütünün besinsel içeriği aşağıdaki tabloda yer almaktadır

Arı sütünün besinsel içeriği aşağıdaki tabloda yer almaktadır Arı Sütü Arı sütü koyu kıvamda jelatinöz vasıfta olup beyaz-sarı renktedir. Arı sütü için uluslararası üretim standartları bulunmayıp Brezilya, Bulgaristan, Japonya ve İsviçre de uygulanan ulusal standartlar

Detaylı

Normal değerler laboratuarlar arası değişiklik gösterebilir. Kompleman seviyesini arttıran hastalıklar nelerdir?

Normal değerler laboratuarlar arası değişiklik gösterebilir. Kompleman seviyesini arttıran hastalıklar nelerdir? KOMPLEMAN C3 ve C4 Complement components; C3; C4; Kompleman 9 proteinden oluşan immün sistemin önemli bir parçasıdır. C3 kompleman sisteminin 3. proteinidir. C3 ve C4 en sık bakılan kompleman proteinleridir.

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS. Reha Aydın. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS. Reha Aydın. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi TÜMÖR ANJiYOGENEZİ TUMOR ANGIOGENESIS Reha Aydın, İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Türkçe

Detaylı

T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III

T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DOKU ZEDELENMESI VE ENFEKSIYON DERS KURULU ( 1. ) DERS KURULU (15 EYLÜL- 24 EKİM 2014) DERS PROGRAMI T. C.

Detaylı

Adrenal Korteks Hormonları

Adrenal Korteks Hormonları Adrenal Korteks Hormonları Doç. Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji AD Bu derste öğrencilerle Adrenal korteks hormonlarının (AKH) sentez ve salgılanması, organizmadaki hücre, doku ve sistemlerde genel fizyolojik

Detaylı

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ Böbrek Yetmezliği; ABY; Acute Renal Failure; ARF; Böbrek fonksiyonlarının aniden durmasıdır. Böbrekler vücudumuzdaki atık maddeleri kandan süzerek atan ve sıvı dengesini sağlayan

Detaylı

İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD

İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD En iyi mikrop ölü mikrop (mu)? Vücudumuzdaki Mikroplar Bakteriler Mantarlar Virüsler Bakterilerle

Detaylı

BÖBREK NAKLİ SONRASINDA CsA KULLANAN HASTALARDA DİŞETİ BÜYÜMESİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI

BÖBREK NAKLİ SONRASINDA CsA KULLANAN HASTALARDA DİŞETİ BÜYÜMESİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI İ Ü Dİş Hek Fak Der 1995: 29: 65-70 BÖBREK NAKLİ SONRASINDA CsA KULLANAN HASTALARDA DİŞETİ BÜYÜMESİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI Gül Atilla 1 Nezih Azmak 2 Mustafa Cirit 9 Yayın kuruluna teslim tarihi : 07 07 1994

Detaylı

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI

ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI ANKARA MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ BİLİMSEL TOPLANTISI 27.11.2014 GEBELİK VE LAKTASYON DÖNEMİNDE MEME KANSERİ Dr.Pınar Uyar Göçün Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji AD 41 y, kadın Sağ memeden

Detaylı

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri DOKU Dicle Aras Doku ve doku türleri Doku Bazı özel görevler üstlenmiş hücre topluluklarıdır. Bir doku aynı yönde özelleşmiş hücre ve hücreler arası maddelerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. İntrauterin

Detaylı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Çalışan açısından, yüksekte güvenle çalışabilirliği belirleyen etkenler:

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ 04-05 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 04: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Ders Kurulu Başkanı: / Tıbbi Başkan Yardımcısı: / Tıbbi Üyeler: Prof. Dr. Güner Dağlı/ Anesteziyoloji Reanimasyon / Tıbbi Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir?

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? 100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? A) Karbamazepin B) Lamotrijin C) Lityum karbonat D) Valproik asit E) Duloksetin Referans:

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI 2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI Doğru cevap: B Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Ders Notları Cilt 2 Sayfa: 10 Doğru cevap: A Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Cilt 1 Ders Notları Sayfa: 233

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Regülatör T hücreleri ve İnsan Hastalıkları

Regülatör T hücreleri ve İnsan Hastalıkları Regülatör T hücreleri ve İnsan Hastalıkları Haner Direskeneli Marmara Tıp Fakültesi İmmün-tolerans Adaptif immün yanıt etkili anti-bakteryal immünite ile antiself yanıtın dengede tutulmasına bağlıdır.

Detaylı

BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr.

BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr. BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr. Aslı KANTAR Akut rejeksiyon (AR), greft disfonksiyonu gelişmesinde major

Detaylı

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM

OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM OTOLOG YENİLENME HIZLANDIRICISI YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE KAS VE İSKELET SİSTEMİNİ ONARICI, SPOR TRAVMA VE ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİLERİNDE YENİLKÇİ BİR PROGRAM DENSITY PLATELET GEL ONARICI TIPTA

Detaylı

Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı

Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı Doç. Dr. Betül ULUKOL AKBULUT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ateş Hipotalamik set-point in yükselmesi Çevre ısısının çok artması Ektodermal

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı