Güney Afrika Devrimi ne Ne Oldu?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Güney Afrika Devrimi ne Ne Oldu?"

Transkript

1 Güney Afrika Devrimi ne Ne Oldu? Peter Vale 1 (çev. Emrah Göker) Güney Afrika'daki rejim değişikliğinden kısa bir süre sonra akademik işlerim nedeniyle daha önce hiç ziyaret etmediğim bir ülkeye, Bangladeş'e yolculuk etme fırsatı bulmuştum. Başkent Dakka'nın aşağı kısmında bulunan İngiliz tarzı bir kulüpte ülkenin en iyi entelektüellerinden biriyle politik geçiş dönemleri üzerine derin bir sohbete daldığımı hatırlıyorum. Kendisi uzun kariyeri boyunca Bangladeş hükümetine iktisadi ve sosyal politikalar alanında danışmanlık yapmıştı; sohbetimiz sırasında bağımsızlık döneminin ilk günlerindeki heyecanı ve hükümetin değişim sürecini yönetmekte yaşadığı zorlukları anımsadı. Konuşmamızın ortasında bir an durdu, bana döndü ve şöyle dedi: "Geçiş döneminizin heyecanı çok çabuk bitecek, hala tazeyken tadına varmaya bakın." Bu sözleri duymama rağmen dinlememiştim o zaman, ama şimdi, apartheid'e son verilmesinden on sene sonra, bir şeyin ayırtına vardım: Bir zamanlar, ABD'li edebiyat kuramcısı Kirsten Ross'un deyimiyle "şimdi içinde yaşadığımızdan daha farklı bir dünya hayal etmiştik". Yeni -"yeni" değilse de "apartheid-sonrası" - Güney Afrika'da her şey eskisinden çok daha iyi. Farkı göstermek için bazı istatistikleri hatırlatmama izin verin: Güney Afrikalıların yüzde 57 sinin evlerine su bedava giriyor arası ev-içi işlerde kullanılmak üzere temiz suya sahip olan hane oranı yüzde 79'dan yüzde 84'e yükseldi arasında, bir sene içinde, elektriği olan hane sayısı yüzde 63'ten yüzde 66'ya çıktı. Yine de 2001'de kırsal hanelerin yüzde 5l'inde elektrik olmadığının tahmin edildiği de hatırlatılmalı. Nüfusun 44 milyon olduğu tahmin edilen ülkede halen 7 milyon insan konutsuz yaşıyor. Son olarak, bu makale sık sık küreselleşme fikrine de değindiği için, bir rakam daha geçeyim bu konuda: Yetişkin nüfusun yüzde 96'sının Internet bağlantısı bulunmamakta. Ama rakamlar ve istatistikler bir yana, ülkenin tüm insanlarının apartheid dönemine göre çok daha fazla haysiyet sahibi olduğu ve evet, yeni hükümetin demokratik bir hükümet olduğu söylenebilir ve tekrar evet, Güney Afrikalılar iki kez sandık başına gittiler ve iki seferinde de Afrika Ulusal Kongresi (AUK) hükümetini iktidar yaptılar. Ne var ki, pek çok yurttaşa göre eski Güney Afrika'ya kıyasla değişmeden kalan çok fazla şey var. Bunun neden böyle olduğu hem siyaset üzerine çalışan akademisyenler hem de aktivistler için ilginç ve önemli bir soru. Bu yazı Güney Afrika'nın neden değiştiğini sorarak başlıyor. Ardından apartheid-sonrası duruma odaklanarak bu değişimin doğasını incelemeye yöneliyor. Amaç yeni Güney Afrika'da toplumsal ilişkilerin tikel söylem biçimleri tarafından nasıl önceden-belirlendiğini göstermek. Yazıda, 1 Rhodes Üniversitesi'nde (Grahamstown, Güney Afrika) Nelson Mandela Siyaset Profesörü. Yeni kitabı Politics and Security in South Africa: The Regional Dimension Ocak 2003'te basıldı. 1

2 özellikle piyasa ile temsil edilen bazı araçların neden Güney Afrika'da süregiden beyazların zenginliği ve siyahların yoksulluğu sorununun kalıcı çözümü olarak sunulduğunu, tarihsel sosyolojiye dayanarak açıklıyorum. Argümanın vardığı sonuç, politik dönüşümün ülkeyi ümit edilen toplumsal kurtuluşa götürmediği. GÜNEY AFRİKA NEDEN DEGİŞTİ? Bu soru apartheid'in sona ermesinden bu yana defalarca soruldu. Verilen cevaplar yorgunluk faktöründen başlıyor: Buna göre beyazların yönettiği Güney Afrika'da rakip taraflar giderek ülke için verilen mücadeleyi kimsenin kazanamayacağının farkına varırlar. Bu gerçekle yüzleşip kazananı olmayan bu çekişmeyi Güney Afrika'yı paylaşmayı kabul ederek bitirmenin daha iyi olduğuna karar verirler. Paralel bir başka cevap uluslararası boyuta dikkati çekti. Buna göre de apartheid Güney Afrika'nın sınırlarını defalarca yeniden tanımlayabilme yetisi 1974'te Angola ile yapılan savaşa Kübalıların katılmasıyla sona erer. Bu çatışmanın son sahnesi Güney Afrika kuvvetlerinin kesin yenilgisiyle sonuçlanan meşhur Cuito Cuanavale Savaşı'nda (Ekim Haziran 1988) oynanır: Bu yenilgiyle Afrika'nın güneyinde beyazların direnişi neredeyse tümüyle kırılmıştı. 8 Temmuz 1988'de Güney Afrika'nın güçlü Afrikaner kiliselerinin borazanı olan Die Kerkbode Angola Savaşı'nı sürdürmenin ödenen bedele değip değmeyeceğini soruyordu. Kısacası Angola'daki savaş apartheid'in Vietnam'ı oldu! Bu tür moda açıklamalar artık yetersiz kalıyor. Değişimle ilgili daha inandırıcı görünen, toplumsal ilişkilerin doğasına dair fikirlerin değişmiş olduğu - Thomas Kuhn'un "paradigma dönüşümleri" ile ilgili tezlerinden yola çıkan bu açıklama bana göre daha makul bir açıklama. Bunu not ettikten sonra, bugünün Güney Afrika'sını anlamak için değişimin nasıl olduğuna daha yakından bakalım. Piyasa ekonomisinin Güney Afrika'nın toplumsal sorunlarının çözümünde oynayacak bir rolü oldugu fikrinin uzun bir tarihçesi var. 1960'ların sonunda ve 1970'lerin başında ülkenin geleceğine dair başlatılan bir tartışma kapitalizm ile apartheid arasında ilişkiye odaklanmıştı. Tartışmanın merkezinde apartheid'in kaçınılmaz olarak piyasanın basit işlevsel mantığı tarafından bertaraf edileceğini savlayan Oppenheimer Tezi (zengin işadamı Harry Oppenheimer'a atfen) vardı - teze göre serbest piyasa ve piyasaya konan ırkçı engeller arasındaki çelişki sonunda kazanan taraf piyasa olacaktı. Ulusal kurtuluş ve bunun ikizi olan sosyalizm fikirlerine karşı geliştirilen bu tez, ABD'li kalkınma kuramcısı Walt Rostow'un klasik antikomünist manifestosu olan Ekonomik Kalkınmanın Evreleri'nin Güney Afrika versiyonuydu - tez özellikle yapısal kısıtlamaların kaldırılacağı ve girişimci bir sınıfın ortaya çıkacağı meşhur "kalkış" [take-off] evresini yineliyordu. Güney Afrika'nın gerçekliklerine hiç ilgi göstermese de ülkeyi yöneten azınlığa siyaseten cazip gelen bir yaklaşımdı bu. Iş çevreleri ve hükümet 1980'lerde sınırlı anayasa değişiklikleriyle "reform" getirmeye çalışırlarken, ekonomik büyümenin ve siyasi değişimin vaat ettiği çözümü olağanlaştırmaya 2

3 çalışanların kolektif sayesinde piyasa fikri kamu bilincine giderek daha derinden yerleşmeye başladı. 1970'lerin ortasında Chicago Ekonomi Okulu'nun önde gelenlerinden Milton Friedman ülkenin ileri gelen işadamlarının himayesinde Güney Afrika'yı ziyaret etti. Bunu izleyen günlerde Serbest Piyasa Vakfı gibi kurumlar kamuoyunu ve siyaset çevrelerini piyasanın vaadettigi çözümlerin "akla yatkınlığı" tartışmalarına boğdular. ABD'de Heritage Vakfı'nın, İngiltere'de Adam Smith Enstitüsü'nün kurulmasını takip eden süreçlere benzer şekilde, politik çatışmaları anlamak ve yönetmek için bir araç olarak "piyasanın doğallığı" argümanı dolaşıma sokuldu. Bu noktadan sonra dünyayı anlamanın ve tüm toplumsal anlaşmazlıklara hazır bir çözüm sunmanın aracı olarak küreselleşme fikrini kabul etmek için atılacak adım küçük bir adımdı. Bu geçişi pekiştiren gelişmeler sürdü, 1980'lerin sonlarından itibaren ilhamını iş çevrelerinden alan rejim senaryolarının sayısında büyük artış oldu - bu senaryolar, karar vericilerin dünyayı anlamlandırmak için kullandıkları paradigmaları olabildiğince dönüştürmeyi amaçladı. 1980'lerin ortasında Güney Afrika'nın en büyük madencilik şirketi olan Anglo-American ; (başkanı Harry Oppenheimer) bu senaryo yazımı sürecine ülke için yeni yeni oyun kuralları icat ederek öncülük etti. Şirket yöneticilerinden İngiliz-asıllı elem Sunter'ın Güney Afrika'nın geleceğini simüle eden bu tür çalışmalardaki rolüne dikkat çekilebilir. Siyasi tartışmaların bağlamına şekil vermeyi amaçlayan, yüklü paralarla desteklenen bu girişim temel olarak kitapların ve halka açık seminerlerin pazarlanmasına odaklanıyordu. Pazarlanan bu ürünler apartheid-sonrası Güney Afrika için hangi seçeneklerin daha "tutarlı" olduğunu belirlemeye yardım etti. Sunter ilk kitabını bastıktan sonra çoğunluğunu küçük ve orta ölçekli iş sahiplerinin oluşturdugu 30 bin kişilik seminerler vermeye koyuldu. Bu sırada beyazlara ait medya onun fikirlerini televanjelistlerin yaptığına benzer şekilde yaymakla meşguldü. Bu tarz çalışmaları 1990'lar boyunca çeşitlilikler göstererek diğerleri izledi. En seçkinlerinden birini anmakta fayda var: Agustos 1992'de şarap üretilen bir bölge olan Mont Fleur'de bir dizi toplantı yapıldı, buradaki senaryo çalışmalarında muhafazakârlardan sosyal demokratlara pek çok eğilim temsil edildi. Mont Fleur Senaryosu'nda asıl dikkat çekici olan Western Cape Üniversitesi'nden bazı solcu akademisyenlerin de iştirak etmesiydi - bu, çalışmaların inandırıcılığını artıran bir etken olarak kayda geçti. Frederich Ebert Vakfı ve İsviçre Kalkınma Bürosu tarafından finanse edilen, Shell lnternational'a mensup bir yetkilinin oturumları yönettiği Mont Fleur Senaryosu ülkede ekonomik bağnazlığın yerleşikleşmesinde önemli bir faktör olarak görülmeli. Tüm senaryolarda görüldüğü gibi Mont Fleur'de karikatür çizimlerinden görsel malzeme olarak yararlanılmıştı. Bu meyanda, "halkın çoğunluğu tarafından seçilen, az zamanda bir sürü iş yapmaya kalkan hükümet" figürü, küreselleşmenin o tanıdık dilinde "makroekonomik popülizm" ile suçlanıyor, Yunan mitolojisinden "karus"un felaketle sonuçlanan uçuşu ile simgeleniyordu. Mont Fleur'ün kıyametçi söyleminde bu tür "popülist" politikalar görülmemiş ekonomik krizlerle, toplumsal çöküşle ve siyasal kaosla sonuçlanmaya mahkumdu. Bu perspektifin AUK liderleri üzerinde derin bir iz bıraktığı söylenebilir. 3

4 Hakikaten de, Mont Fleur tartışmalarından kısa bir süre sonra AUK Ekonomik İşler Sözcüsü olan ve ileride Güney Afrika Rezerv Bankası'nın yöneticiliğine atanacak Tito Mboweni mensubu oldugu hareketin "özel sektörü yabancılaştırmaktan ve makroekonomik dengeleri bozmaktan sakınacağını", aksi takdirde "şu aralar bir Icarus'a benzeyen" ekonominin "keskin bir gerileme ve çöküşe" yuvarlanacağını beyan ediyordu. Bu tür bir felaketin karşısına, elem Sunter'ın daha önce kullandığı "Otoban"metaforuna benzer bir başka metafor, "Flamingoların Uçuşu" çıkarıldı - "iş dünyasının güvenini" destekleyecek, piyasa-yönelimli bir ekonomik sistem. Apartheid-sonrası dönemin ekonomik yaklaşımlarına damgasını vuran da bu "Flamingo" seçeneği oldu. Havanın bu şekilde değişmesi sadece Güney Afrika'da küreselleşme retoriğini sağlamlaştırmakla kalmadı, ayrıca AUK'nın başlangıçta benimsediği müdahaleci makroekonomik konumları terk etmesine de neden oldu. Liberal kapitalizmin geniş sınırları içinden yükselen, gelecekte üretilecek politikaların "güven", "müzakere" ve "uzlaşma yaratımı" ilişkileri içerisine oturtularak yapılmasına dair sürekli bir çağrı vardı. Ne var ki, Güney Afrika için üretilen senaryolarla ilgili deneyimlere, geriye doğru baktığımızda, ekonomi üzerine yapılan tartışmaların demokratik olmaktan ziyade, özenle yaratılmış koşullar altında, bir denetim ve gözetleme söylemi içinde yapıldığını görüyoruz. Devrimci öcüler yaratarak bu senaryolar "popülistleri" ekonomik planlarının işe yaramayacağına ikna etmeyi amaçladılar, öte yandan da Güney Afrika'nın beyaz nüfusuna ülkenin öfkeli radikallerin inayetine bırakılmayacağını telkin ettiler. O zaman yukarıdaki analizden şu sonuca varabiliriz: Küreselleşmeden kotarılan ikna edici söylemler olmadan Güney Afrika'nın dönüşümü - pek çoğunun "mucize" addettiği o süreç - imkânsız bir proje olurdu. Daha yakından bakarsak da, geçiş sürecinde gerçekleşen pek çok şeyin mucizevi olmaktan ziyade çeşitli anlaşmalar sayesinde mümkün olduğunu görürüz. Bu anlaşmalar da, ironik bir biçimde bir antropologun "işletme pratikleri" dediği şeyler tarafından idare edildi; bu pratikler sayesinde Güney Afrika'nın yeni hükümeti, ülkenin mali basınının sık sık kullandığı tabirle "birçoklarının kıskandığı" neo-liberal ekonomik politikaları, neredeyse pürüzsüzce eyleme geçirdi. Başka bir deyişle piyasa çözümünün "akla yatkınlığı" ve hükümetin sağladığı katkı Güney Afrika' da değişimden çok sürekliliğe yol açtı, apartheid'in sona erdirilmesiyle serpilen köklü dönüşüm vaatlerine rağmen. Dönüşüm hikâyesindeki momentlerin birini böylece açıklamaya çalıştık, birkaç düşünce daha eklemekte fayda var. İktidara geldiğinde Güney Afrika'nın yeni hükümeti bir Yeniden İnşa ve Kalkınma Programı başlatmıştı. Apartheid sırasındaki mücadelenin retoriğini kullanarak tutarlı bir sosyo-ekonomik politika çerçevesine oturtulan bu program, ülkenin bütün kaynaklarını seferber ederek apartheid'in tüm kalıntılarını ortadan kaldırmayı ve demokratik, ırkçılık -ve cinsiyetçilik- karşıtı bir geleceği vaat ediyordu. 18 aydan kısa bir süre sonra bu makroekonomik programın yerini adına Büyüme, İstihdam ve Yeniden-Paylaşım Stratejisi denen bir başka program aldı. Buna göre hükümet harcamaları Maastricht hedefleri doğrultusunda azaltılacak, yüzde 6'lık bir büyüme oranı hedeflenecek ve böylece uluslararası yatırımların önü açılmış olacaktı. Yeni program ülkenin en yetkili kişilerinden destek gördü, Nelson Mandela'nın ülkenin bir sonraki başkanı olarak atadığı Thabo Mbeki de dâhil olmak üzere. Çok değil on sene önce - 4

5 retorikte bile olsa - sosyalist bir siyaseti benimsemiş bir parti içindeki bu gelişmeler finans basını tarafından bayram havasıyla karşılandı. Aklıselim her analizin gösterdiği gibi hükümetin bu programı yeniden-paylaşım sorununu ekonomik büyüme ile hasıraltı eden bağnaz bir neo-liberal tasarıydı. ZAFER GÜNLERİ Güney Afrika'nın demokrasiyle geçen ilk on yılının kutlamaları arifesinde akademisyenler ve gazeteciler ülkenin özgürlük ve saygınlık umutlarını gerçekleştirmekte kaydettiği ilerlemeyi ele alıyorlar. Olumlu gelişmeleri teslim etmek için bunları basit istatistiklere indirgemek işten bile değil - ama bu şaşmaz bir şekilde siyaset dramlarının yoğunluğunu ve azametini yok sayan bir tavır. Bu yazıda Güney Afrika siyasetine damgasını vuran çatlakları açıklarken ve irdelerken istatistiklerin ötesine geçmeyi hedefliyorum. Güney Afrika halkının kalıcı zaferi anayasal bir zafer oldu: Yeni anayasanın müzakeresi ve geliştirilmesi, ülkenin çatışmalarla dolu tarihini aşan ve bütün insanları için ortak bir yurttaşlık çerçevesi oluşturulmasını sağlayacak sosyal ve ekonomik hakları garantileyen çok önemli bir adımdı. Hayli karmaşık bir metin olan Güney Afrika anayasası yasama, yargı ve yürütme arasındaki geleneksel ayrımları tanıyor; etik açıdan da insan haklarının ve özellikle kadın haklarının arkasında duruyor ve toplumsal cinsiyet tercihlerine saygılı. Metin ayrıca Afrika bağlamı için çok önemli bir gelişme kaydederek, yasama ve yargının faaliyetlerinin denetlenmesi için bir Anayasa Mahkemesi'ni yetkilendiriyor. Pratiğe baktığımızda bu mahkemenin ABD Yüksek Mahkemesi ile Alman Anayasa Mahkemesi arasında bir yerde faaliyet gösterdiği söylenebilir. Geçtiğimiz 10 sene içinde apartheid-sonrası devletin anayasal tarafı en tatmin edici tarafı oldu - yine de, tüm kapitalist ülkelerde olduğu gibi yoksulların mahkemeler sistemine erişiminin önünde o bilindik sınıfsal engeller var, bu da not edilmeli. Güney Afrika'nın yasa yapıcılarının geçen süre içinde önemli işler yaptıkları ve hükümetin bu unsurunun rutin bir modern demokrasi sınavı verdiği teslim edilebilir. Çift meclisli sistemde, Afrika Ulusal Kongresi'nin her iki organda ezici çoğunluğa sahip olmasına rağmen, demokratik tartışma düzeyinin tatmin edici olduğu söylenebilir. Muhalefet partileriyse bu avantajı iyi kullanamadılar ve birbirleriyle çalışmak konusunda isteksiz olduklarını gösterdiler. Ancak ortak çalışma sorununda iki istisnadan bahsedilmeli: Birincisinde Nelson Mandela'nın büyük siyasi yetenekleri ve tabii ki cazibesi sayesinde etnik Zulu-Temelli Inkatha Özgürlük Partisi AUK'nın etki alanına çekilebilmişti. Bir mucizeydi bu: Natal ilinde iki parti apartheid'in sona ermesinden önceki on sene boyunca bitmek bilmez bir mücadele içindeydiler, hatta bu çatışmalı geçmiş yüzünden iki partinin yandaşları arasında hala tek tük şiddet olayları görülüyor. İkinci istisnada, Güney Afrika siyasetini 40 sene boyunca tahakküm altına alan ve apartheid'i kurumsallaştıran Ulusal Parti dört yıllık bir duraksamadan sonra sahneye yeniden çıktı ve AUK ile çalışmaya meyletti. Partinin bu çabaları Afrika'da sömürgecilik-sonrası siyaset söyleminin kudretine işaret ediyor - ulus inşası ihtirasının ve bunun kurumsal tezahürü olan tek-parti devletinin etkilerine. 5

6 Yasamanın tatmin edici performansı teslim edilse bile AUK'nın hükmettiği çoğunluk sık sık demokrasiyi tahrip edebiliyor. Belki de en can sıkıcı örnek hükümetin silahlı kuvvetlerin modernizasyonu için ABD'den satın aldığı 6 milyar dolarlık teçhizatla ilgili rüşvet ve benzeri yolsuzluk iddiaları hakkında başlatılan soruşturma oldu. AUK'nın, silah alımıyla ilgili, bir meclis komisyonu tarafından yürütülecek soruşturmayı engellemek için gösterdiği çaba haliyle bazı ciddi endişelere yol açtı. Yine de soruşturma yolsuzlukla mücadeleyle görevlendirilmiş bir komisyon tarafından başarıyla yürütüldü ve sonuca vardırıldı - bunun Güney Afrika'da ve hatta Üçüncü Dünya'da umulduğundan daha canlı bir demokrasinin varlığına işaret ettiği söylenebilir. Soruşturma sonunda AUK'nın Meclis'teki grup lideri, bunun öncesinde ülkenin özgürlük mücadelesinin kahramanlarından biri olarak isim yapmış Tony Yevgeni Meclis üyeliğinden istifa etmek zorunda kaldı. Daha da önemlisi, tam bu satırlar yazıldığı sırada'başkan Yardımcısı Jacob Zuma'nın silah alımındaki rolüyle ilgili siyası bir fırtına kopmakta. Kesin konuşmak imkânsızsa da Zuma'nın görev süresinin 2004'ün başındaki seçimlerden önce sona erdirilmesi kuvvetle muhtemel gözüküyor. Toplumla ilgilenen herkesin bildiği gibi parlak siyasi liderlerin çöküşü hayatın ve örgütlü siyasetin en büyük trajedilerinden biri. Güney Afrika da, hem geçmişte hem de bugün, hüsran ve trajediden bir hayli nasibini aldı. Bu konuda bir başka örnek Nelson Mandela'nın eski eşi Winnie Madikezela-Mandela. Hapisteki kocasıyla beraber apartheid'e karşı sürdürdüğü kendi uzun mücadelesi onu siyaset yıldızlığına kadar yükseltmişti. Ancak ülke değişim sürecinden geçerken yaptığı bazı korkunç hatalar ortaya çıkarıldı: Önce 14 yaşında bir çocuğun öldürülmesinde parmağı olduğu iddia edildi, ardından meclise kasıtlı olarak yanıltıcı malumat verdiği (kendisi halen milletvekili görevini sürdürüyor) söylendi, en son olarak da sahtecilikten hüküm giydi. Madikezela-Mandela'ya benzer başka örnekler de var. Buradan çıkarılacak sonuç, apartheid'e karşı yürütülen mücadele ne kadar haklı olursa olsun, siyası davranışın asla kuramsal literatürde resmedildiği gibi saf ve temiz olmadığı. Bunun bir ispatı da Güney Afrika'nın bir başka önemli apartheid-sonrası başarısı olan Hakikat ve Uzlaştırma sürecinde bulunabilir. Siyasi gündemler çoğunlukla ikiyüzlüydü ve kurtuluş adına cinayete ve diğer suç biçimlerine başvurmak görülmeyen bir şey değildi. Hakikat ve Uzlaştırma Komisyonu'nun (HUK) çalışmaları kuşkusuz ülke için son derece karmaşık ve duygusal bir denerime işaret ediyor. Bazılarına göre geçmişte yapılanların ele alınış şekli yeni bir toplumsal sözleşmeye doğru giden yolu açmak yerine daha da geçilmez kıldı. Çünkü apartheid'ın kurbanlarının birçoğu süreçten dışlandı. Bu yüzden HUK'un izlediği yöntem - yargı affına karşılık suçluların yaptıkları hakkındaki hakikati anlatmalarının talep edilmesi apartheid dönemindeki şiddetin sorumlularının vahşi geçmişlerinin günahlarından kolayca arınmalarını sağladı. HUK'un dünyanın geri kalanı için teşkil ettiği örnek bir yana, süreçte ortaya çıkan bir faktör de komisyon başkanı, Cape Town eski Başpiskoposu Desmond Tutu'nun, sadece Güney Afrika tarihinde değil, dünya özgürlük mücadeleleri tarihindeki yerinin onaylanması oldu. Örneğin 6

7 ülkedeki ilk apartheid-sonrası heyecanı yakalayan ve taşıyan "Gökkuşağı Ülkesi" tabiri Tutu tarafından üretildi ve kullanıldı ilk defa. Yeni Güney Afrika'ya beyazları da başarıyla dahil eden ilk hamlelerden biri de Mandela'nın Güney Afrika'nın kazandığı 1995 Dünya Rugby Kupası'nda ulusal rugby takımı Springboks'un kaptan formasını giymesi olmuştu. Kendim de dahil olmak üzere bazıları için Tutu ve Mandela'nın, ruhani olanla siyası olanın, bu bilinçdışı birlikteliği 20. yüzyılın bir diğer büyük ulusal dönüşümünü, Hindistan'ı çağnştırdı. Orada da Gandi'nin ruhani ve Nehru'nun siyası liderliği Hindistan'da politikayı alevlendirmiş ve hem ülkeyi hem de dünyayı yepyeni bir menzile fırlatmıştı. Nelson Mandela'nın Güney Afrika'nın 1980'lerin sonunda karşı karşıya olduğu felaketten kurtulmasındaki rolü ne kadar vurgulansa azdır. Kendisini 27 sene boyunca tutsak edenleri affetmekte gösterdiği kararlılık siyah ya da beyaz tüm Güney Afrikalıların parçalanmış geçmişlerinin ötesine geçmelerini sağladı. Bugün emekliye ayrılmış ve 85 yaşında olan Mandela hala hayatını dolu dolu yaşamayı sürdürüyor. Yoksul kırsal kesimlerde okul inşaatı için yorulmaksızın kaynak bulmaya çalışıyor ve uluslararası meseleler hakkında cesurca fikirlerini beyan ediyor - en son ABD BaşkanıGeorge W Bush ile Irak savaşı konusunda derin bir anlaşmazlık içindeydi, anketlere göre Güney Afrika halkının çoğunluğunun paylaştığı bir konum bu. Mandela'nın öneminin kalıcılaşması sanırım ancak ölümünden sonra olacaktır. Geçmişlerindeki çatışmalar nedeniyle Güney Afrikalıların paylaştıkları çok az ortak anı var - hatta Mandela paylaşılan yegane anı olabilir. Durum böyle olursa Mandela'nın simgesel konumu Güney Afrika halkını bir arada tutmak için sürekli şekil verilen bir şey olacak. UYANMAK Mandela'nın özgürlük yürüyüşü uzunsa eğer, otobiyografisinin başlığında söylediği gibi, Güney Afrika'nınki de öyle olacak. Bu makalenin ilk paragraflarında belirtildiği gibi değişen birçok şey var ve kuşkusuz bunların çoğu iyiye doğru olan değişimler, ama yapacak daha çok şey var. Örneğin, istihdam göstergesini ele alalım. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ülkedeki işsizlik oranını yüzde 45 olarak hesaplıyor ki, her ortalama gibi bu da mesela bu satırları yazdığım East Cape ilinde işsizliğin yüzde 70'in üzerinde olduğu gerçeğini gizliyor. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Güney Afrika da ekonomistlerin dalga geçer gibi "işsiz büyüme" dediği şeyden muzdarip. Mbeki hükümeti için bu çelişkinin ortadan kaldırılması zorunlu ama çok zor bir görev. Ülkede olanları ekonomik açıdan daha yakından incelediğimizde apartheid-sonrası Güney Afrika'da ekonomik faaliyetlerin belirli bir siyasi gündemi gerçekleştirmek için girişilen toplumsal yeniden-yapılandırma pratiklerini içerdiğini görürüz, bu gündeme yaygın olarak "siyahların güçlendirilmesi" de deniyor. Bu meyanda şirketlerin mali (ve bazen de idari) mimarileri "daha önce dışlanmış" grupları içine alacak şekilde yeniden düzenlendi. Sonuç olarak siyasetten işadamlığına terfi edenler gibi pek çoğu müthiş zenginleştiler. Eski sendikacı ve geçiş döneminde AUK'nın önde gelen ara bulucularından olan Cyril Ramaphosa örnek verilebilir - 7

8 kendisinin siyasette parlak bir geleceği olabileceği, hatta ileride başkanlığa oynayabileceği söyleniyor. Bu türden bir yeniden yapılandırma sürerken Güney Afrika kendi konumunu "küresel ekonomi" denen şeye göre değiştirmeye çalıştı. Ülkenin geleneksel ihraç malları olan madencilik ve tarım ürünleri dünyadaki piyasa şartlarından en olumsuz etkilenen ürünler oldular. Ulusal para biriminin dolar bazında değerinin düşmesi madencilik faaliyetlerinin canlı kalmasının sağladıysa da tarım yara almaya devam ediyor - özellikle ABD ve AB içinde tarımın desteklenmesi yüzünden. Güney Afrika'nın ekonomik durumunun şöyle de bir trajik hali var: Bölgedeki, belki de kıta üzerindeki en güçlü ekonomi. Bu koşulların bir neticesi bölgeden ve hatta kıtanın geri kalanından Güney Afrika'ya daha önce görülmemiş sayıda Afrikalının göç etmesi. Göç, ülkede somut çatışmalara yol açıyor: Apartheid döneminde siyah nüfusu aşağılamak için kullanılan söylemler şimdi bu göçmenleri lanetlemek için canlandırılıyor. Gökkuşağı Ülkesi kendilerine burada yuva arayan 3 milyon insana pek konuksever davranmıyor. Güney Afrikalı göçmenler arasında geçen bir olayla ilgili Pretoria News gazetesinde Eylül 1998'de geçilen habere göz atalım mesela. Bir trende ülkeye göç eden üç kişi saldırıya uğruyorlar: Mozambikli olan bir tanesi trenden aşağı atılıyor, Senegalli olan diğer ikisi de linç çetesinden kaçmak için trenin çatısına tırmanmaya çalışırken elektriğe kapılıp ölüyor. Bu şiddetin failleri ülkenin idari başkenti Pretoria'da yapılan, 32 bin işsizi temsil ettiğini söyleyen "Güney Afrika'nın İşsiz Kitleleri" örgütünün bayrağı altında toplanılan bir gösteriden dönmekteydiler. Bu ayrımcılığın istisnası, yine dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, Güney Afrika'nın da kapılarını zengin ve nitelikli göçmenlere sonuna kadar açması. Sadece zenginlere yuva olabilecek bir "Güney Afrika Kalesi" fikri yeni ülkelerin politik modaları ne kadar kolay takip edebildiklerini gösteriyor. Güney Afrika'nın göçmen politikası açıkça Avrupa Kalesi ve Amerikan Kalesi modellerinden feyiz alıyor. Bu da Francis Fukuyama'nın "tarihin sonu" tezinden çıkarılabilecek bir dizi karmaşık düşünceye sevk ediyor bizi. Işte size, sadece apartheid-sonrası Güney Afrika'ya değil, dünyanın diğer köşelerindeki ülkelere de yöneltilebilecek bir dizi soru: Neden "piyasa" süreçleri adil olmuyor hiç? Neden zenginler için birikim müthiş olurken yoksullar daha da yoksullaşıyor? Neden kamusal harcamalar merhametsizce kısılıyor? Neden vergi indirimleri hep zenginlerin işine yararken orta sınıfları cezalandırıyor? Neden özelleştirme rejimleri toplumun en zayıf kesimlerini en olumsuzca etkiliyor? Bu soruların Güney Afrika üzerindeki etkisi ülkede yeni bir siyasi toplum yaratmak adına verilen sözlere gölge düşürdü, apartheid-sonrası hareketin yarattığı umutlara rağmen. APTAL, HER ŞEYİN BAŞI GERÇEKTEN EKONOMİ Mİ? Toplumsal ilişkilerin kontrolü Güney Afrika'da gündemden hiç inmeyen bir konu oldu - aslında apartheid tam da bu kontrolden oluşmuş bir rejimdi. Tarihsel sosyoloji alanı içinde yapılan bir dizi zengin kuramsal çalışma bize sermayenin yayılmasının ve modernliğin süregiden hikâyesinde bölgedeki devletlerin rolünün 8

9 önemini hatırlattı. Bu iki sürecin altyapısı da bölgede önce elmas yataklarının, 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra da altın yataklarının keşfedilmesiyle hazırlandı. Bunu, hem Güney Afrika'da hem de çevresinde yerli toplumsal yapıların şiddetle yerinden sökülmesi süreci izledi. Sonuçta modern ekonominin gidişatı topluluğun doğasını kökten değiştirdi: Zorla bir nakit ekonomisinin içine çekilen ve geleneksel yaşam tarzlarından koparılan çoğunluk yüzyıllar boyunca çevrede kalmaya mahkûm edildi. İmparatorluk, sömürge ve ırkın denetimci söylemlerinin lensiyle bakıldığında Güney Afrika'nın alt sınıfları hep onları çerçeveleyip kategorileştiren modernliğin zaman kapsamı dışındaydılar. Ülke 1920'ler, '30'lar, '40'lar boyunca sanayileşirken Fordizm bu çoğunluğun yanından geçiverdi. Politik kurtuluş söylemlerinin yerleşmesi, bunun yanı sıra kiliselerin gücü ülkenin çoğunluğunun içinde yaşadığı koşulları değiştirmeye yetmedi - ekonominin dışındaydılar, dışlanmaları devam etti. Dışlanma kavramı günümüzde özellikle serbest piyasa ekonomisiyle ilgili kurtuluş söylemlerinin açımlanmasını incelemek için bir giriş noktası olarak kullanılabilir. Güney Afrika'nın çoğunluğunun toplumsal ve ekonomik gereksinimlerden dışlanması serbest piyasanın kurtarıcı ve güçlendirici iddialarını komikleştiriyor. Başka bir deyişle piyasa ekonomisi fikri eski Güney Afrika'nın ekonomik modellerini yenisinin içinde yeniden üretiyor. Düşünce tarihinden ve karşılaştırmalı siyasetten örneklerle buradaki tartışma piyasa ekonomisinin sunduğu reçetelerin Güney Afrika'ya uygun olmadığını gösteriyor. Bu uygunsuzluk nedeniyle bütün Güney Afrikalılar için yeni bir toplum için verilen sözler boş laflar olarak kalıyor. İdeolojileri saplantı haline getirmiş 1960'larda ABD toplumunda ırkçı şiddete Lyndon B. johnson'un Büyük Toplum fikriyle cevap verildiğinde Güney Afrika'nın çoğunluğu zulüm altında en kötü dönemini geçiriyordu. Milton Friedman tam bu bağlamda Kapitalizm ve Özgürlük başlıklı polemiğini yayımladı. Orada o zamanlar pek popüler olmayan bir fikri, özgürlüğün piyasalarla aynı şey olduğu fiktini savundu ve serbest piyasa ekonomisine dönüldüğünde gelişecek sağlık, eğitim gibi hizmetleri örnek göstererek argümanına destek aradı.ilk başta önemsenmese de Friedman'ın tezlerinin müthiş etkisi sonradan ortaya çıktı; bu fikirler toplumsal ilişkilerde en keskin paradigma dönüşümlerinden birine yol açarak John Maynard Keynes ile temsil edilen ortodoksiyi yerinden etti. Bu yeni ortodoksinin Üçüncü Dünya, özellikle Afrika, üzerindeki etkisi, Petrol Krizini izleyen dönemle birlikte tek kelimeyle yıkıcı oldu. Piyasayönelimli ekonomi ideolojisinin tahtının sağlamlaştırılmasıyla Batı'da iki önemli liderin iktidara geldiği dönem kesişti Margaret Thatcher ve Ronald Reagan, Güney Afrika'nın çoğunluğunun yaşadığı ekonomik ve siyası koşullarla asla ilgilenmediler. 1960'larda Güney Afrika'nın beyaz azınlığı uluslararası toplulukla iyice iç içe geçmişti. Son çalışmaların gösterdiğine göre de o dönemde dünyadaki en iyi yaşam standartlarına sahiptiler. 1950'lerde Güney Afrika yollarında Batı Almanya'dakinden daha fazla sayıda araç dolaşıyordu. Bu koşullar altında siyası şiddet ve ayrımcılığın kör gözü yüzünden Büyük Toplum fikri gibi ırk siyasetini değiştirecek ciddi girişimler akla gelmedi bile. 9

10 Böylece ülkenin en büyük meselesi olan ırkçı ayrımcılık ile neo-liberal ekonomi birbirinden temiz bir şekilde izole edildi, aynen Friedman ve serbest piyasacı meslektaşlarının tartıştıkları gibi. Başka bir deyişle yöneten beyaz azınlık uluslararası planda piyasalara doğru olan yönelimden faydalandılar, hala ayrımcı yasaların kırbacı altında ezilen çoğunluk ise bu eğilimden sadece zarar gördü. Bu şekilde basitleştirmemin nedeni apartheid-sonrası momentte Güney Afrika'nın çoğunluğu için ekonomik tablonun hiç parlak olmadığını göstermek - geçtiğimiz on sene boyunca bu insanlar yoksul kalmaya devam ettiler. Bir bakıma apartheid-sonrası Güney Afrika'da ekonomik sorunların bazılarının anayasalcılığın gücüyle çözüleceği söylenebilir. AUK hükümeti sosyal hizmetler konusunda insanları hüsrana uğrattıkça -özellikle Thabo Mbeki'nin başkanlığını sarsan HIV/AIDS sorunu akla geliyorhükümeti Anayasaya sadık kalması için zorlamak maksadıyla mahkeme sistemine başvurulması giderek daha yaygın bir yöntem halini alıyor. Anayasa Mahkemesi yurttaşlara kendini yakın hisse-den bir kurum, ama bu konumun uzun vadede alacagı hali öngörmek zor. Hâkimlerin atanması hala güncel siyasetin iniş-çıkışlarından etkileniyor. Hâkimler daha ne kadar parti siyasetinden bağımsız kalmayı sürdürebilirler? ABD Yüksek Mahkemesi örneğinde görüldüğü gibi diğer demokrasilerde de hâkimlerin seçimleri toplumsal ve siyasi yatkınlıklar tarafından şekillenebiliyor. Mesele Güney Afrika'nın geleceği ile ilgili. HIV/AIDS sorunuyla ilgili uzun çatışmaların sonunda hükümet Ağustos 2003'te anti-retroviral ilaçlarla ilgili bir yasayı uygulamaya koymaya zorlandı. Bu tür siyasa değişimlerinin başarısı piyasa ekonomisinin bir işlevi değil, orası kesin. Başarı, Güney Afrika'nın çoğunluğunun otoriter yönetimlere direniş geleneğinin devamına atfedilmeli. HIV/AIDS meselesinde hükümet üzerinde başarıyla baskı kurulması ile 1980'lerde beyazların iktidarına karşı başlatılan sokak direnişi arasında doğrudan bir bağlantı var. Bu tür gelişmeler Güney Afrikalılara demokrasinin oy verme ve prosedür gibi resmi süreçlerden çok daha fazla bir şey olduğunu öğretti; demokrasi farklı zamanlarda farklı meseleler etrafında istikrarsız ittifaklar kurmak olarak deneyimleniyor. Yine de Güney Afrika'nın temel sorununu göz ardı etmemeli - zenginliğin adaletsiz dağıtımı. Piyasa çözümüne başvurulması kesinlikle bu yaraya merhem olmadı. Anayasalcılığın veya parlamento-dışı siyasetin de Güney Afrika'yı bölen gelir adaletsizliği sorununu çözüp çözemeyeceği, buradaki tartışmada da gördüğümüz gibi, belli değil. Bu sorun, biliyoruz ki, apartheid'in gerçek mirası Güney Afrika'yı Brezilya'dan sonra dünyanın en eşitsiz toplumu yapan bir miras. 10

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Sanayide Durum, Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz?

Sanayide Durum, Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz? tmmob makina mühendisleri odası ankara şubesi Sanayide Durum, Ekonomik ve Siyasi Krizin Neresindeyiz? İktisatçı Yazar Mustafa SÖNMEZ Türkiye Ekonomisi ve Kriz Dinamikleri Prof. Dr. Hayri KOZANOĞLU Ekonomide

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Bu akşam, Ambargo Sonrası İran: Ekonomik ve Ticari Etki Analizi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM Neler Öğreneceğiz? Makroekonominin tanımı Makroekonomi ve Mikroekonomi Ayrımı Makroekonominin Gelişim Süreci ve Tarihi Düşünce Okullarının Makroekonomik

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AKP de Milli Eğitim Bakanı gibi intihalci Tarih : 25.03.2012 CHP proje üretip açıklıyor, Başbakan Erdoğan miting meydanlarında, açıklamalarında karşı çıkarak olmaz dediği CHP

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ

BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ BANDIRMA AB YOLUNDA PROJESİ ANKET SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ile Bandırma Ticaret Odası (BTO) tarafından Bandırma da faaliyet gösteren işletmelerin AB uyum sürecinde müktesebata

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ARALIK 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı:

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin!

Günümüzün karmaşık iş dünyasında yönününüzü kaybetmeyin! YAKLAŞIMIMIZ Kuter, yıllardır dünyanın her tarafında şirketlere, özellikle yeni iş kurulumu, iş geliştirme, kurumsallaşma ve aile anayasaları alanlarında güç veren ve her aşamalarında onlara gerekli tüm

Detaylı

Küresel Sorunlar Platformu Avrupa Masası

Küresel Sorunlar Platformu Avrupa Masası Küresel Sorunlar Platformu Avrupa Masası Parlamenter demokrasiye 23 Ekim 1989 tarihinde geçen Macaristan, bu tarihten sonra merkezi ekonomi olarak belirlediği anlayışını değiştirmeye başladı. 1990 yılının

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik İdari Özet Türkçe Avustralya Hükümet hizmetlerinin Avustralya nın kültür ve dil bakımından çeşitlilikler gösteren nüfusuna duyarlılığı üzerine bir araştırma

Detaylı

Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program

Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program Sorunlara farklı açılardan bakıp, değer katarak çözüm üretmek ve akıllıca konuşarak avantaj sağlamak Kolektif zekayı oluşturmak ve kullanmak isteyen yöneticiler için pratik bir program Konuşarak Fark Yaratma

Detaylı

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1.

Belediye Eğitim Müdürlüğü Veliler Kurulu (Konseyi) 200,00 700,00 700,00 //////////// 1.200,00 1.200,00 250,00 900,00 500,00 300,00 1. Prizren Belediyesinin 2012-2014 Döneminde Cinsiyet Eşitliği Hakkında Eylem Planı EĞİTİM ALANI Stratejik amaç: Kadın ve kızların kaliteli eğitime erişiminin sağlanması Objektifler 1. İlk ve orta öğretimde

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Türkiye de Yazılım Sektörü Tanıtım Sunumu. Murad Tiryakioğlu Afyon Kocatepe Üniversitesi

Türkiye de Yazılım Sektörü Tanıtım Sunumu. Murad Tiryakioğlu Afyon Kocatepe Üniversitesi Türkiye de Yazılım Sektörü Tanıtım Sunumu Murad Tiryakioğlu Afyon Kocatepe Üniversitesi Neden Yazılım Sektörü? Yazılım Sektörü, bilgi ve iletişim teknolojilerinin bir bileşeni olarak rekabet avantajı sağlama

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı