BATI ANADOLU DAKİ ÖNEMLİ FAY ZONLARI DEPREMSELLİĞE ETKİLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BATI ANADOLU DAKİ ÖNEMLİ FAY ZONLARI DEPREMSELLİĞE ETKİLERİ"

Transkript

1 BATI ANADOLU DAKİ ÖNEMLİ FAY ZONLARI DEPREMSELLİĞE ETKİLERİ VE 1- Araş.Gör(Öğr.Gör)Fırat TEKİN* 2- Öğr.Gör Erkan HAFIZOĞLU* ÖZ Türkiye nin deprem aktivitesi ve aktif tektoniğini belirleyen önemli unsurlar arasında Batı Anadolu ve Ege graben sistemi bulunmaktadır. Arap levhasının sıkıştırması sonucu batıya kayan Anadolu levhasının sınırlarında ve Afrika levhasının Avrasya levhasının altına dalması sonucu Akdeniz de ve Ege Graben Sistemi içersinde depremler meydana gelir.batı Anadolu ve Ege graben sisteminin oluşumu gelişimi, özellikleri ve meydana gelen depremler aşağıda kısaca açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler:Batı Anadolu,Ege Graben sistemi,deprem ABSTRACT West Anatolia and Aegean graben system takes part among the significant mechanizm of active tectonics in Turkey.In Turkey,the earthquakes frequently happen at Mediterrancan and Aegrean Graben system as an outcome of African Plate that subducts under the Avrasian Plate and at the boundaries of Anatolian Plate pushed forward to the West by the coercive effect of Arabian Plate.In this study,the formation,progress,characteristics of the West Anatolian and Aegrean graben system and earthquakes taken place in the region were briefly explained. Key Words:West Anatolia,Aegrean Graben System,Earthquake GİRİŞ Batı Anadolu dünyanın en çok deprem olan yerlerinden biridir. Bölge, oldukça karışık tektonik görünüm sunması nedeniyle sürekli depremlere maruz kalmış ve gelecekte de deprem oluşturma potansiyeli yüksek olan bir bölgeyi oluşturmaktadır. Batı Anadolu kuzeyde sağ yanal doğrultu atımlı kuzey Anadolu fay zonu,güneyde ise Helen-Batı Kıbrıs yayı boyunca süren sıkışma tektoniğinin etkisi altındadır. Ve kıta içi genişleme rejimi ile karakterize edilen bir bölgedir.eğim atımlı ve normal fayların büyük ölçekte ve çok sayıda bulunduğu bölgede değişik şekil ve büyüklükte grabenler meydana gelmiştir.bunların iç kısımlarını neojen ve kuverterner yaşlı kayaçlar doldurmuştur.en önemlileri Gediz,Büyük Menderes,Küçük Menderes *Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksekokulu,Soma/Manisa

2 vadileridir.bu bölgeler D-B doğrultu atımlı faylarla sınıflandırılmış birçok bloklardan meydana gelmektedir.bu bloklar arasında D-B uzanımlı grabenler yer almaktadır.genel olarak bölge KKD-GGB yönlü bir çekme rejiminin etkisi altında bulunmaktadır.batı Anadolu Ege Denizinde yılları arasında hasar yapıcı ve yüzey kırığı meydana getirmiş olan 34 deprem meydana gelmiştir. Ege Graben Sistemi içerisinde yılları arasında yıkıcı ve yüzey kırığı oluşturmuş depremlerin yer-zaman diyagramı incelendiğinde paleosismolojik olarak fayların davranışlarını etkileyen faktörlerden en önemlisinin, fay tipleri olduğu açıkca görülür.bu makale içerisinde Batı Anadolunun neotektoniği,bölgede bulunan önemli fay zonları,bu fay zonları üzerinde meydana gelen önemli depremler ve gelebilecek önemli sorunlara değinilecektir 1. BATI ANADOLUNUN NEOTEKTONİĞİ Anadolu Alp-Himalaya dağ oluşum kuşağı içinde yeralmaktadır.alp-himalaya dağ oluşum kuşağı, Afrika/Arabistan ve Hindistan Levhalarının kuzeye doğru hareket etmeleri ve Avrasya Levhası ile çarpışmaları sonucunda meydana gelmiştir.(şekil -1) ANADOLU PLAKASI ARAP PLAKASI AFRİKA PLAKASI ŞEKİL-1- Anadolu nun tektoniği(bozkurt E.,Bingöl E.) Bu kıtasal çarpışma çok geniş bir deformasyon zonu oluşturmaktadır. Bu sırada Doğu Akdeniz bölümünde Anadolu-Ege bloğu saatin tersine rotasyonal bir hareketle Girit merkezli Helenik yayına doğru kaçmaktadır Bu yanal kaçış hareketinin kuzey sınırını Kuzey Anadolu fayı belirlemektedir. Güney sınırını ise doğuda Doğu

3 Anadolu fayı, güney Anadolu'da ise Kıbrıs ve Helenik yayları oluşturmaktadır. Kıbrıs ve Helenik yayları boyunca Afrika kıtasının kuzey kenarındaki okyanusal litosfer Anadolu ve Ege nin altına dalarak yutulmaktadır. Isparta Dirseği bu iki yayın birleştiği alanıdır ve son derece kompleks bir yapıya sahiptir ( Blumenthal, 1962; Brunn ve diğ., 1971; Poisson, 1984, 1990, Macoux, 1987; Kissel ve diğ., 1993; Frizon ve diğ., 1995) Anadolu-Ege bloğunun saatin tersine rotasyonal hareketinin iki ana sebebi vardır; birincisi, Doğu Anadolu da Arabistan ve Avrasya levhalarnın çarpışması ve bu sıkışma bölgesinden üçgen şeklinde kıtasal Anadolu bloğunun batıya kaçması, ve ikincisi ise Helenik yayında batan okyanus kabuğunun ağırlığı sebebiyle arkın geriye güneye doğru geri çekilmesi sonucunda Batı Anadolu ve Ege Denizi nde meydana gelen yaklaşık KKD-GGB genişlemedir.(arpat ve Bingöl, 1969; Koçyiğit, 1984; Hancock ve Barka, 1987; Emre, 1996; Seyitoğlu ve Scott, 1991, 1996 ; Patton, 1992),Batı Anadolu ve Ege Denizindeki yaklaşık K-G gerilmenin hızı güncel GPS verilerine göre bu gerime miktarı 15 mm/yıl civarındadır. 2. BATI ANADOLU DA BULUNAN ÖNEMLİ FAYLAR VE MEYDANA GELEN DEPREMLER Batı Anadolu da yaklaşık K-G yönlü genişleme tektoniğine bağlı olarak D-B ve BKB-DGD doğrultulu birçok graben gelişmektedir (Philippson , 1918; Ketin 1968; McKenzie, 1978; Dewey ve Şengör 1979; Jackson ve McKenzie 1984; Şengör 1982, 1987; Şengör ve diğ., 1984). Bunlar Gökova, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay ve Simav riftleri, Kütahya ve Eskişehir dir.bunların yanısıra KD-GB hatların normal bileşeni olan doğrultu atımlı faylara karşılık geldiği ve bu yörenin tektoniğinde önemli rol oynamaktadır. Bunlar Fethiye-Burdur fay zonu, Bergama Foça fayıdır. KB-GD normal faylar daha çok GB Anadolu' da yer almaktadır. Batı Anadolu' da orta kısmında D-B doğrultulu Gediz, Büyük Menderes ve Küçük Menderes fayları yeralmaktadır. Bu fayların Kuzeyinde Simav, Kütahya ve Eskişehir fayları yine benzer özellikler sunmaktadırlar. Bu D-B ve BKB-DGD doğrultulu normal faylar arasında KD-GB basenler yer almaktadır. Büyük Menderes grabenin güneyinde ise KB-GD basenler vardır ve bu doğrultuda gelişen fayların aktif olduğu güncel depremler tarafından da doğrulanmaktadır (Price ve Scott, 1994). (şekil-2) Tarihsel ve aletsel dönem depremlerinin iyi bilinmesi Batı Anadolu' nun tektoniğinin anlaşılması açısından son derece önemlidir Fay sistemlerine bağlı olarak Batı Anadolu da yoğun bir deprem aktivitesi görülmektedir. Çok sayıdaki eski uygarlıkların yerleşim birimlerine ait veriler ve tarih kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, bölgenin tarihsel dönemde de (1900 yılı öncesi) birçok yıkıcı depremin etkisinde kaldığı ortaya çıkmaktadır (Ambraseys, 1970; Altunel ve Hancock, 1993; Altunel ve Barka, 1997).

4 ŞEKİL-2- Batı Anadolu'da bu yüzyılda meydana gelen depremlerin yaklaşık yüzey kırıklarının dağılımı (Westaway, 1990).

5 SAYI TARİH ŞİDDETİ YERİ ,9 MENDERES VADİSİ ,9 AYVALIK ,2 SAMOS ,0 BURDUR ,9 SOMA ,9 ARGİTHANİ ,0 ALTINTAŞ ,0 DİNAR ,5 TORBALI ,2 EMET ,8 ÇAL ,5 DİKİLİ ,2 BİGADİÇ ,0 ŞAPHANE ,7 ALGİTHANİ ,6 KHİOS ,6 KARABURUN ,7 SÖKE ,1 SÖĞÜT ,5 BALIKESİR ,6 BULDAN ,6 TEFENNİ ,6 HONAZ ,1 DEMİRCİ ,5 ALAŞEHİR ,8 KARABURUN ,1 GEDİZ ,6 İVRİNDİ ,2 BURDUR ,9 LESVOS ,5 İZMİR ,0 DENİZLİ ,9 DİNAR ,2 HONAZ Tablo-1-Ege Çöküntü Sisteminde Yılları Arasında Olmuş Hasar Yapıcı Depremler

6 Yalnız bu yüzyılda normal faylarla ilgili olarak 1899 Büyük Menderes, 1928 Torbalı, 1955 Balat, 1969 Alaşehir, 1970 Gediz ve 1995 Dinar depremleri meydana gelmiştir (Ambraseys 1988; Eyidoğan ve diğ., 1991)(Tablo-1) Bu yüzyıldaki yıkıcı depremlere bakıldığında bu depremlerin önemli bir kısmının belirgin faylar üzerinde meydana geldiği görülmektedir (şekil-3) ŞEKİL-3- Bu Yüzyılda Batı Ve İç Anadolu'da Meydana Gelen Depremlerin Ana Fay Zonlarına Göre Dağılımları Gösterilmektedir (Barka Ve Reilinger, 1997). Batı Anadolu daki faylar: 2.1 Fethiye-Burdur Fay Zonu Fethiye-Burdur fay zonu normal bileşeni olan sol-yanal doğrultu atımlı bir faydır. Bu fay zonu Helenik yayın doğu kanadının KD ya devamı olarak kabul edilmektedir (Dumont ve diğ., 1979). Fay zonu boyunca küçük ve orta büyüklükteki deprem aktivitesi yoğundur Burdur yakınlarında bu yüzyılda iki önemli deprem meydana gelmiştir (1914, M=7 ve 1971, M=6.2, Ambraseys, 1988; Taymaz and Price, 1992). 1957, M=7, depreminin de bu fay zonunun GB sında meydana geldiği sanılmaktadır (Ambraseys, 1981).

7 Şekil-4-Batı Anadolu aktif fay haritası. (Bingöl E.,Bozkurt E.) 2.2 Gökova Grabeni Gökova fay zonu, Gökova körfezi kuzey kenarı boyunca uzanmaktadır. Doğuda Gökova Körfezi doğusundaki Ula Kasabası civarından başlar ve İstanköy GB'sına kadar devam etmektedir. Uzunluğu yaklaşık 180 km dir. Gökova fay zonu, birbirine

8 paralel birkaç sıra ark şeklinde normal faylardan oluşmaktadır. Fay zonu Ören batısında tamamen deniz altında devam etmektedir. Bu basen, Batı Anadolu'daki Gediz ve Büyük Menderes gibi aktif genişleme basenlerin diğer bir tipik örneğidir. (Ersoy 1991; Görür ve diğ. 1995). MÖ 227, MÖ ve MS gibi büyük depremlerin Gökova çevresinde etkin olmuştur.(guidobani ve diğ., 1994) depremi Bodrum kasabasının tamamen yıkılmasına sebep olmuştur. Diğer önemli depremler ise: 1741, 1851, 1863 ve 1869 (Ergin ve diğ., 1967; Soysal ve diğ., 1981; Ambraseys, 1981, 1988 ve yazılı görüşme 1995). Körfez içinde fay zonu boyunca yoğun bir aktivitenin yer aldığı aletsel dönem verilerine göre görülmekte olup 1933 (M=6.5) ve 1956 (M=7.2) yıllarında iki önemli deprem meydana gelmiştir; Ergin ve diğ., 1967, 1971, Ambraseys (1988). 2.3 Knidos Fayı Datça yarımadasının batı bölümünde KD-GB ve D-B doğrultulu iki tür normal fay sistemi gelişmiştir Bunlardan D-B olanlar Knidos, Cumalı ve Yaka köy fayları olarak isimlendilebilinir ve basamaklı bir geometri göstermektedirler. Diğer KD-GB uzanımlı faylar Knidos çevresinden başlayarak yine basamaklı bir geometri ile Datça yakınlarına kadar uzanmaktadır. Knidos antik kenti, Datça yarımadasının batı ucunda Knidos fayı üzerinde ve güneyinde kurulmuş bir antik kenttir. Ambraseys (1970) MS yılları arasında Knidos'un bir kaç kere depremlerle yıkıldığını belirtmiştir 2.4 Büyük Menderes Grabeni Büyük Menderes grabeni Denizli ile Ege Denizi arasında yeralır.yaklaşık 200 km uzunluğundadır..grabenin doğu ucu Pamukkale civarında Gediz grabeni ile kesişmektedir. Batı ucu ise Germencik civarında iki kola ayrılmaktadır. Kuzey kolu Kuşadası na devam etmekte olup güney kolu GB ya dönerek Ege Denizi ne girmektedir. Bu grabenin ana fayı grabenin kuzey kenarı boyunca uzanır ve güneye doğru eğimlidir. Büyük Menderes grabeninde tarihsel dönemde birçok deprem meydana gelmiştir (Guidobani ve diğ., 1994; Ambraseys ve Finkel 1995). 17. Yüzyılda 1645, 1654 ve 1702 (I>VIII) depremleri grabenin Denizli den Aydın a kadar uzanan kısmında etkin olmuştur. Daha sonra 1899 depremi yakın zamanda meydana gelmiş en büyük depremdir (Shaffer 1900) Balat depremi (M=6.7) grabenin batı ucunda meydana gelmiş ve fay düzlemi çözümü KD-GB sağ-yanal hareket göstermiştir (McKenzie. 1972). Güncel sismik aktivite Denizli civarında yoğunlaşmaktadır. 2.5 Yavansu Fayı

9 Yavansu fayı Kuşadası güneyinde yeralmaktadır ve yaklaşık D-B doğrultuludur. Büyük Menderes sisteminin devamı olarak düşünülebilir. (Hancock ve Barka 1987, Stewart ve Hancock 1990), 2.6 Küçük Menderes Fayı Küçük Menderes vadisinin güney kenarının batı yarısında kuzeye eğimli belirgin bir faydır. (Erinç, 1955; Şengör ve diğ., 1985) Torbalı depreminin bu fay tarafından oluşturulduğu sanılmaktadır. Bu fay batıda Efes Antik şehri güneydoğusundan geçerek (Dumont ve diğ., 1979; Angelier ve diğ., 1981) Ege Denizi ne kadar uzanmaktadır. Buradan Sisam adası kuzeyinden gelen fay zonu ile birleşmektedir. Küçük Menderes fayı üzerinde meydana gelen 1928 depremi İzmir'de önemli hasarlara sebep olmuştur. 2.7 Gediz Grabeni Gediz Grabeni Manisa dan Pamukkale ye kadar uzanır. Yaklaşık 200 km uzunluğundadır. Grabenin ana fayı güney kenarı boyunca uzanır, kuzeyde ise yer yer bu fayın antitetik bileşeni yer alır. Graben içinde oluşan M=6.5 büyüklüğündeki 28 Mart 1969 Alaşehir depremi meydana gelmiştir.gediz Grabeninin Neojen çökellerini metamorfik temelden (Menderes Masifi) ayıran ana fay, güney sınır fayı (Seyitoğlu ve Scott, 1996) ya da Karadut Fayı (Emre, 1996) olarak adlandırılmaktadır. Batı Anadolu, tarihsel dönemlerde de birçok yıkıcı depremlerin etkisinde kalmıştır. Tarihsel depremlerin büyük bir çoğunluğu Büyük Menderes, Denizli/Pamukkale ve Gediz grabenleri yakın dolayında yoğunlaşmaktadır. 2.8 Simav Grabeni Simav grabeni BKB doğrultu bir graben olup ana fay grabenin güney kenarını sınırlamaktadır. 1942, Bigadiç, 1969 Demirci, 1970 Gediz depremleri Simav grabenin bu yüzyılda meydana gelen önemli depremleri arasındadır.bu depremlerin dışında bu alanda son 30 yılda yüksek bir mikro deprem aktivitesi gözlenmektedir 2.9 Foça-Bergama Fay Zonu Bu fay zonu Bergama kuzeyinden başlayarak Foça ya kadar devam eden KKD doğrultulu bir fay zonudur. Bakırçay grabeni bu fay zonunda bir süreksizlik meydana getirmektedir. Bu fay zonu kuzeyde Balıkesir-Soma sistemi ile geniş bir zon oluşturmaktadır Soma depremi fay zonunun bu kesiminde meydana gelmiştir.. Bu sistem özellikle Kütahya, Simav ve Gediz grabenlerinin batı uçlarını sınırlamaktadır. Güneybatıda fayın ucu İzmir körfezine kadar uzanmaktadır. Bu fay

10 zonu Kuzey Egenin KB Anadoludan daha hızlı GB ya hareket ettiğini göstermektedir Kuzey Anadolu Fayı Batı Anadolu nun kuzey sınırını Kuzey Anadolu fayının güney kolları ve Eskişehir fayı oluşturmaktadır. Sağ-yanal Kuzey Anadolu fayı saatin tersine rotasyonal hareket ile batıya doğru hareket eden Anadolu Ege bloğunun kuzey sınırını oluşturmaktadır. Güncel GPS verilerine göre fayın hızı yaklaşık 23 mm/yıl civarındadır. Kuzey Anadolu fayı boyunca yalnız bu yüzyılda 25 büyük deprem meydana gelmiştir. Bunlardan 7 tanesi Kuzey Ege de 7 tanesi ise Marmara Denizi ve çevresinde ve 11 tanesi de fayın Doğu Marmara ve Karlıova arasında meydana gelmiştir. Marmara Denizi civarında Kuzey Anadolu fayı üç koldan oluşmaktadır ve geniş bir sınır özelliğindedir 2.11 Eskişehir Fayı Eskişehir fayı BKB-DGD doğrultu bir fay olup Afyon ile Uludağ doğusu arasında yer alır, Normal bileşenli sağ-yanal harekete sahiptir Eskişehir depremi (Öcal, 1959) bu fay üzerinde meydana gelmiştir SONUÇ Batı Anadolunun neotektoniği son derece karışıktır.batı Egenin deprem riskinin belirlenmesinde paleotektonik özelliklerin rolü ikinci derecede önemlidir.fakat neotektonik yapıların geometrisi,kinamatiği ve birbirleri arasındaki ilişkilerin anlaşılması son derece önemlidir. Batı Anadolu aktif tektoniği iki önemli olayın etkisi altında gelişmektedir.ege dalma- batma sistemi ve Arabistan levhasının Bitlis sütur kuşağı boyunca Anadoluyu kuzey yönde sıkıştırmasıdır.bu sebeple Batı Anadolu depremsellik açısından aktif bir bölgedir. Ege bölgesinin K-G yönlü bir gerilme içinde biçim değiştirmesinin en açık verisi D-B doğrultulu grabenlerdir.grabenler Egenin jeolojik açıdan egemen unsurlarıdır ve grabenleri sınırlayan faylar boyunca depremsellik fazladır. Bölge, oldukça karışık tektonik görünüm sunması nedeniyle sürekli depremlere maruz kalmış ve gelecekte de deprem oluşturma potansiyeli yüksek olan bir bölgeyi oluşturmaktadır Bölgede meydana gelen depremler incelendiğinde: Ege Graben sisteminde suskun dönemlerin yaklaşık yıl,aktif dönemlerin ise yıllık dönemleri kapsadığı görülmektedir.bu bilgiler ışığında yıllarında bir suskun dönem gözlenmektedir.demekki 1995 itibari ile aktif dönem başlamıştır.ve 2015 yılına kadar Ege Graben sistemi içinde aktif dönem devam edecektir.ege Graben sisteminde 1995-günümüz arasında küçük ölçekte depremler özellikle Denizli

11 civarında yoğunlaşmaktadır.bu depremlerin sebebi Batı Anadoluda grabenleri sınırlayan normal fayların Denizli Bölgesinde keşişmesidir..ayrıca Ege graben sistemi içerisinde bir depremden hemen sonra yakın bir segmentde bir deprem oluşma olasılığı oldukça fazla olduğunu gözlenmektedir. Bu bilgilerin yanında Ege bölgesinin 1.derecede deprem bölgesi olduğunu ve depremlerin önlenemez yer hareketleri olduğunu biliyoruz.ayrıca fay hareketlerinin meydana getirmiş olduğu çöküntülerde biriken aluvyal topraklarda, bölge tarımında önemli rol oynamaktadır.yani fay hareketlerinin kötü etkileri yanında bu gibi etkileride vardır.bizim için önemli olan konu depremle yaşamayı, depremden korunmayı bilmemizdir.bu olayda teknik elemanların halkı bilgilendirmelerinden ve yapılan mühendislik yapılarının depremlere dayanıklı olmasından geçmektedir. KAYNAKLAR Altunel, E. ve Barka, A. A., 1997, Hierapolis'teki Arkeosismik hasarların değerlendirilmesi, Türkiye Jeoloji Dergisi. Altunel, E. ve Hancock, P. L., 1993, Active fissuring and Quaternary travertines at Pamukkale, western Turkey. Z. Geomorph. N. F., 94, Ambraseys, N.N., 1970, Some characteristic features of the Anatolian fault zone, Tectonophysics, v. 9, , Ambraseys, N. N.,1981, On the long term seismicity of the Hellenic Arc. Boll. Geof. Teor. Appl. XXIII Ambraseys, N. N. (1988). 'Engineering seismology'. Earthq. Engin. Struct. Dın. 17, Ambraseys, N. N. and Finkel, C. F., 1995, The seismicity of Turkey and adjacent areas, a historical review, , Eren yayıncylyk, İstanbul Angelier, J., Dumont, J. F., Karamanderesi, H., Poisson A., şimşek, S. and Uysal, ş., 1981, Analyses of fault mechanisms and expansion of southwestern Anatolia since the late Miocene, Tectonophysics, 75, 1-9 Arpat, E ve Bingöl E., 1969, The rift system of the western Turkey, thoughts on its development, Bull. Miner. Res. Explor. Inst. Turk., 73, 1-9 Barka, A. A.,1994, Gökova körfezinin tektonik özellikleri ve deprem potansiyeli. Gökova Körfezi çevre sorunları ve çevre yönetimi sempozyumu, 28-30

12 Haziran.Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Yayını Blumenthal, M. M., (1963). Le systeme structural du Taurus sud Anatolien. Paul Fellot, 2, Soc. Geol. France, Brunn, J.H., Dumont, J.F., De Graciansky, P.C., Gutnic, M., Juteau, T., Marcoux, J. Poisson, A. (1971). Outline of the geology of the Western Taurides. In Geology and History of Turkey (ed A.S. Campwell), Petroleum Exploration Society of Libya, Tripoli, Dewey, J. F. and Şengör. A.M.C., 1979., Aegean and surrounding regions: complex multi-plate and continuum tectonics in a convergent zone, Geol. Soc. America Bull. Part , p. Dumont, J. F., Uysal, Ş., Şimşek, S., Karamanderesi, H., and Letouzey, J. 1979, Formation of the grabens in southwestern Anatolia, Bull. Min. Res. Explor. Ins. Turk., 92, 7-18 p. Emre, T., 1996, Gediz Grabeninin jeolojisi ve tektoniği, Turkish Journ. of Earth Sciences, v.5, s Ergin, K. Güçlü, U., Uz, Z., (1967). A catalogue of earthquakes for Turkey and surrounding area. Publ. Ist. Techn. Univer. Mining Fac. 24.l89 pp. Ergin, K., Güçlü, U, Aksoy, G., 1971, Türkiye dolaylarının deprem kataloğu ( ) YTÜ Maden Fakültesi Arz Fiziği Enstitüsü yayınlary No 28 Erinç, S., 1955, Die morphologischen Entwicklungsstadien der Küçük Menderesmasse, Review Univ. Yst. Geogr. Inst., 2, Ersoy, ş. (1991). 'Datça yarımadasının stratigrafisi ve tektoniği'. Türkiye Jeoloji Bült. 34, Eyidoğan, H., Guclu, U., Utku, Z., and Degirmenci, E., 1991, Turkiye buyuk depremleri makro-sismik rehberi, ITU, Maden Fakultesi, Jeofizik Bölümu yayini, 198 p. Frizon de Lamotte, D., Poisson, A., Aubourg, C., and Temiz, H. (1995). Post- Tortonian westward and southward thrüsting in the core of the Isparta re-entrant (Taurus, Turkey). Geodınamic implications. Bull. Soc. Geol. France, 166,

13 Goidobani, E., Comastri, A., Traina, G., 1994, Catalogue of ancient earthquakes inthe Mediterranean area up to the 10 th century. Inst. Nazionale di Geofisica. 504 s. Görür, N., Sakınç, M., Tüysüz, O., Yiğitbaş, E., Barka, A., Akkök, R. ve Ersoy, Ş., 1995, Gökova Graben. Geological Magazin. Hancock, P. L. and Barka, A. 1987, Kinematic indicators on active normal faults in western Turkey, Journ. of Structural Geology, 9/5-6, Jackson, J.A. ğ Mckenzie, D. (1984). Active tectonics of the Alpine-Himalayan belt between western Turkey and Pakistan. Geophysical Journal of the Royal Astronomical Society 77, Kissel, C., Averbuch, O., Frizon de Lamotte, D., Monod, O. ğ Allerton, S., (1993). First Paleomagnetic evidence for a post-eocene clockwise rotation of western Taurides thrüst belt east of the Isparta re-entrant (southwestern Turkey). Earth Planet. Sci. Lett., 117, Ketin, Y., 1968, Türkiye'nin genel tektonik durumu ile başlyca deprem bölgeleri arasındaki ilişkiler, MTA Enst. Derg., 71, s. Koçyiğit, A., 1984, Güneybatı Türkiye ve yakın dolayında levha içi yeni tektonik Gelişim, TJK Bült., 24/1, 1-16 Marcoux,, J. (1987). Histoire et topologie de la Neo-Tethys. These de Doctorat Detat. L'Universite Pierre et Marie Curie, Paris, 569 p. McKenzie, D.P., 1972, Active tectonics of the Mediterranean regions, Geophys. J. R. Astr. Soc., 30, p. McKenzie, D.P.,1978, Active tectonics of the Alpine-Himalayan Belt: The Aegean sea and its surronding regions, Geophys. J. R. Astr. Soc., 55, Öcal, N (1959) Eskişehir depremi makro ve mikrosismik gözlemleri. İTÜ, Sismoloji Enstitüsü Yayını, 48 p. Patton, S., 1992, Active normal faulting, drainage patterns and sedimentation in southwestern Turkey, Journal of the Geological Soc. of Londön, 149,

14 Philippson, A. ( ). Reisen und Forschungen im Westlichen Kleinasien. Ergänzungshefte 167, 172, 177, 180, 183 der Petermanns Mitteilungen, Gotha, Jüstus Perthes. Poisson, A. (1984). The extension of the Ionian trough into SW Turkey. In: J. F. Dixon ğ A. H. Robertson Eds., The geologic evolution of the Eastern Mediterranean. Geol. Soc. Londön Spec. Pub. 17, Poisson, A., (1990). Neogene thrüst belt in western Taurides. The imbricate systems of thrüst sheets along a NNW-SSE transect. IESCA-1990, Price, S. and Scott, B., (1994). Fault-block rotations at the edge of a zone of continental extension; southwest Turkey. J. Struct. Geol., 16, Seyitoğlu, G and Scott, B.C., 1991, Late Cenozoic crüstal extension basin formation in west Turkey, Geological Magazine, 128, Seyitoğlu, G. and Scott, B.C., 1996, The age of the Alaşehir graben (west Turkey) and its tectonic imlications, Geological Journal, 31, 1-11 Soysal, H. Sipahioğlu, S. Kolçak, D. and Altınok, Y.,1981, Türkiye tarihsel deprem kataloğu, Tübitak Project No: TBAG 341, pp 86. Stewart, I. S. ve Hancock, P. L., 1990, Scales of structural heterogeneity within neotectonic normal fault zones in the Aegean region. J. Struct. Geol., 13, Şengör, A.M.C., 1987, Cross faults and differential stretching of hanging walls in regions of low-angle normal faulting: examples form western Turkey, in: Coward M.P., Dewey J.F. and Hancock P.L. eds. Continental extentional tectonics, Geological Society Special Publication, 28, p.. Şengör, A.M.C. ğ Yılmaz, Y. (1981). Tethyan evolution of Turkey: a plate tectonic approach. Tectonophysics, 75, Şengör, A.M.C., Satır, M.ğ Akkök, R. (1984). Timing of tectonic events in the Menderes massif, Western Turkey: Implications for tectonic evolution and evidencefor Pan-African basement in Turkey. Tectonics, 3, Şengör, A. M. C. Görür, N. ve şaroğlu, F. (1985), Strike-slip faulting and related basin formation in zones of tectonic escape: Turkey as a case study, in Strike-slip

15 Faulting and Basin Formation, edited by Biddke, K.T. and Christie-Blick, N., Society of Econ. Paleont. Min. Sp. Publ Taymaz, T. Price, S. P., (1992). The Burdur earthquake sequence: A synthesis of seismological and geological observations. Geophys. J. Int

16 ZEMİN ARAŞTIRMALARINDA (ZEMİN ETÜTLERİNDE) ARAZİ ÇALIŞMALARI Altay ERBULAK 1 Salih U. BAYÇA 2 1Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu, 2Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksekokulu, ÖZET İdeal bir zemin araştırması, projelendirilen mühendislik yapısı temelinin oturacağı zemin yapısının yeterince bilinmesi ve temel yapısının ekonomik olarak boyutlandırılması işlevlerini en ekonomik biçimde yerine getirmelidir. Bu nedenden dolayıdır ki zemin araştırmasının ciddiye alınarak planlanması gerekmektedir. Bu çalışmada zemin araştırmasının ilk aşaması olan arazi çalışmaları üzerinde durulacaktır. Arazi araştırmaları daha sonraki aşama olan laboratuar çalışmaları ve rapor yazımı aşamalarını direkt etkileyen bir aşamadır. Bu nedenle çalışmaya başlamadan önce zemin araştırmasının amacını ve bu amacın gerçekleştirilebilmesi için muhtemel zemin problemlerini giderecek sayıda, aralıkta ve derinlikte sondaj planlanması gerekmektedir.

17 ABSTRACT An ideal soil investigation has to fulfill the needs of having sufficient knowledge of foundation on which the projected engineering construction will be constructed and of economical dimensional planning of foundation structure in an optimum economical way. Therefore, the soil ınvestigation has to be taken and carried out seriously. In this work, the field investigation which is the preliminary stage of soil investigation will be emphasized. Therefore, prior to beginning to work, it is necessary to carry out drilling work in sufficient numbers, intervals and depth in order to achieve and materialize objective of soil investigation. 1. GİRİŞ Yapılacak olan zemin araştırmasında amacımız projemizi sorunsuz bir şekilde zemine oturtmak ve ekonomik ömrü boyunca da zeminle uyum içinde olmasını sağlayacak tedbirleri almaktır. Bu nedenle çalışmamızın genel olarak aşağıdaki amaçları sağlaması gerekir. Zeminin tahammül edebileceği taban basıncının belirlenmesi, Zemine konması düşünülen yük altında zamanla yapacağı oturmaların saptanması, Zeminde yeraltısuyunun belirlenmesi ve buna bağlı olarak gerekli önlemlerin alınması,

18 Zemin profilinin ortaya konması ve gerekiyorsa iyileştirme veya jeoteknik problemlerin çözümlenmesi, amaçlarını yerine getirmelidir. Eğer zemin yatay ve düşey yönde oldukça eşit durumda ise, bu durumda zemini değerlendirmek daha kolaydır. Aynı şey hafif yapılarda da söz konusudur. Ancak zeminin düzgün olarak tabakalanmadığı yerlerde sağlıklı bir zemin araştırması çok daha önemli olmaktadır. Yapı ve zemin arasındaki farklı sıkışabilirliğe bağlı oluşan farklı oturmalardan dolayı, yapıda çatlamalar ve kırılmalar olabilir. Komşu binalardan (yandan) gelen taban basıncı nedeniyle, temelde ek oturmalar ve bunun sonucu olarak da yapıda hasarlar oluşabilir. Büyük yüzeyli ve yüksek taban basınçlı ağır yapılarda çoğunlukla zemin araştırmaları planlaması yukarıda bahsedilen tüm bu nedenlerden dolayı, aşağıdaki sorunlara cevap verecek ve yapıda doğabilecek hasarları önleyecek şekilde hassasiyetle planlanmalıdır. Yapının oturacağı temel zeminin taşıma kapasitesi, yapı yükünden doğacak zorlanmaları tölere etmelidir. Yapı yükünden dolayı zeminde oluşabilecek oturmaların kabul edilebilir limitler içinde kalması sağlanmalıdır. Yeraltısuyu varlığı durumunda zeminde meydana gelebilecek hareketlerin doğurduğu gerilmelerin dış yüklerle dengelenmesi gereklidir.

19 Zemin içerisindeki su değişimleri nedeniyle, zeminin taşıma yeteneğinin ne ölçüde etkilenebileceği belirlenmelidir. Temel kazısının yapılması nedeniyle yer altı ve yerüstü sularının durumlarının değişmesiyle stabilitenin bozulmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Özellikle eğimli arazilerde yapılan yapılarda, yapıdan gelen yüklerin (statik+dinamik) etkisiyle zemin stabilitesinin bozulması ihtimalinin araştırılması gereklidir. Mevcut yapılardan gelebilecek ek gerilmelerden dolayı yapıdaki oturmalar, kabul edilebilir sınırlarda tutulmalıdır. Mevcut yapının yanına yapılacak yeni yapının temel derinliğinin daha derin olması durumunda yapı temelinde oluşabilecek herhangi bir göçmenin olmaması için önlem alınması gereklidir. Zemin araştırmalarında tüm bu çalışmaları elde edebilmek için arazide kullanılan belli başlı metotlar şunlardır. 1- Araştırma çukuru (gözlem çukuru, muayene çukuru) ve kuyuları 2- Sondajlar ve sondaj deliklerinde yapılan arazi deneyleri (SPT, CPT, veyn, pressiometre vb.) 3- Yükleme deneyleri 4- Jeofizik araştırmalar (yukarıdaki çalışmalardan sonra gerek görülürse ek olarak yapılan çalışmalar)

20 İlk üç metot hem dar hem de geniş alanların zemin araştırmalarında kullanılmaktadır. Ancak 4. Metot, daha çok, geniş alanların zemin araştırmalarında mekanik sondaj sayısını azaltmak için tercih edilmelidir. 2. ÇALIŞMA METOTLARI 2.1.ARAŞTIRMA ÇUKURU (GÖZLEM ÇUKURU, MUAYENE ÇUKURU) VE KUYULARI Bu tür inceleme metotları ülkemizde kesin normlarla belirlenmediği için değişik ülkelerin uygulamalarında tercih edilen ölçütler verilmiştir. Araştırma çukurları ve kuyularının; sayıları ve yerleri, yapılacak yapının tipi, büyüklüğü, önemi, zemin tabakalarının durumuna bağlı olarak araştırma çukurları ve kuyuları arasındaki uzaklığın 25 metreden büyük olmaması istenir (Alman normlarına göre). Ancak, bu mesafe yapı ve zemin özelliklerine göre değiştirilebilir. Araştırma çukurları ve kuyuları, zemini doğal durumda olduğu gibi görmek, üzerinde deneyler yapmak ve örnekler almak amacıyla açılır. Araştırma çukurları genelde hendek biçiminde açılır. Genişlikleri 1.5 metreden az olmamak üzere değişik derinliklerde açılmaktadır. Ancak araştırma kuyuları ve çukurları, uygulamada hem ekonomiklik hem de

21 pratiklik açısından dikdörtgen şeklinde açılmaktadır. Araştırma çukurları ve kuyularının yerleri, yapı planı ve yapı yüklerinin kabaca değeri ve hangi noktaları etkilediği dikkate alınarak, ön araştırma çukurları ve kuyuları yapılmalı ve elde edilen zemin ve tabakalaşma karakterine bağlı olarak planlanan diğer araştırma çukurları ve kuyuları açılmalıdır. Burada zemin karakterleri ve tabakalaşma aynı karakterde ise planlanan diğer araştırma çukur ve kuyuları yapılmayabilir. Ancak tersi bir durum söz konusu ise planlanandan fazla araştırma çukuru ve kuyu açılmalıdır. Pratik olarak Şekil 1 de dikdörtgen veya kare bir alana oturacak olan bir yapının zemin araştırmasında açılacak olan araştırma çukurları ve kuyularının yerleri ve açılış sıraları gösterilmektedir. AÇ3 AÇ1 AÇ5 AÇ2 AÇ4 ( Dikdörtgen yapı ) AÇ1 AÇ1 AÇ5 AÇ2

22 AÇ4 ( Kare yapı) Sekil 1: Araştırma çukurları ve kuyularının derinlikleri şerit ve tekil sömelli yapılarda 6 metreden az olmamak üzere en az sömel genişliğinin 3 katı olarak alınabilir. Radyejeneral temellerde ise yine 6 metreden az olmamak üzere temel genişliğinin 1.5 katı olarak almak uygundur. Şekil 2 de temel çeşidine göre araştırma derinlikleri gösterilmektedir. (sondajlı çalışmalarda da aynı kriterler geçerlidir.) b d= 3b

23 Tekil Sömel d=3b b Şerit Sömel

24 b d = 1.5b Şekil 2. Radyejenral temel Alman normlarına göre araştırma çukurları ve kuyularının derinlikleri kayalık olmayan, gelişmiş temel zeminlerinde ; d= Po* b bağıntısı ile verilmektedir. d = Araştırma çukurları ve kuyularının derinliği Po = kg/cm 2 (toplam yapı yükünün toplam yapı alanına bölünmesi) b = metre cinsinden yapının kısa kenarı

25 Araştırma çukurları ve kuyularından zemini ve zemin tabakalarını gözle görmekten başka, örselenmiş (bozulmuş) ve örselenmemiş ( bozulmamış) zemin örnekleri de alınabilmektedir. Örselenmemiş örnek almak için örnek alma silindirleri kullanılmaktadır. Daha sonra parafinlenerek gerekli deneyler için laboratuvara gönderilir. 2.2 SONDAJLA ZEMİN ARAŞTIRMASI Sondajla zemin araştırmasında en önemli aşama sondaj planlamasıdır. Sondajların, sondaj kuyularından farkı, kesitlerinin çok küçük derinliklerinin çok büyük olmasıdır. Çok derindeki zemin tabakalarının araştırmaları sondaj yolu ile yapılmaktadır. Çünkü istenen derinliklere ancak sondajlarla inilebilmektedir. Bu yönüyle de araştırma çukurları ve kuyularına göre daha üstündürler. Mühendislik yapılarında genellikle 10m ile 30 m derinliğinde sondaj delikleri açılmaktadır. Özel durumlarda 100m ye kadar sondajlar açıldığı görülmektedir. Büyük yapıların sondajlarında sondaj yerleri ve sayıları belirlenirken sondajları iki aşamada planlamak daha doğrudur. Birinci aşama ana sondajları, ikinci aşama ara sondajları kapsamaktadır. Sondaj

26 deliklerini temel zeminin homojenliliğini bozmamak amacıyla yapı alanları dışında açılabiliyorsa açmak doğru bir yaklaşım olur. Eğer bazı sondaj deliklerinin yapı alanı içinde açmak gerekiyorsa bunların temellerin altına gelmemesine gayret edilmelidir. Ayrıca bu deliklerin içi sondaj bitiminde aynı tür zeminle iyice sıkıştırılarak doldurulmalıdır SONDAJ DERİNLİKLERİ Sondaj deliklerinin yerleri, sayıları ve derinlikleri için Araştırma çukurları ve kuyularında söylenenler aynen geçerlidir. Ancak burada sondaj derinliklerini belirlemeye yarayan aşağıdaki ampirik formüller de kullanılmaktadır. a) Yapı alanına göre sondaj derinliği (d) d = 1.5 D D= A- alanında bir yapının eşdeğer çapıdır. D=2 A/π A = m 2 biriminde yapı alanı b) Temelin taban basıncına ve eşdeğer çapa göre sondaj derinliği (d)

27 d= 0.8 D τ 0 D = eşdeğer çap τ 0 = taban basıncı kg/cm 2 d= τ 0 B B= metre olarak yapı dar kenarı τ 0 = taban basıncı kg/cm 2 c) Kat adetine göre sondaj derinliği (d) (Sowers 1951, Das 1985) d= 3 S 0.7 S= kat adedi beton binalar için) (Hafif çelik veya dar d= 6 S 0.7 S= kat adedi beton binalar için) (Ağır çelik veya geniş SONDAJ ARALIKLARI Özdoğru ve diğ ya (Çizelge 1) göre proje cinsine göre sondajlar arası mesafe (metre olarak) aşağıdaki gibi verilmektedir. Bu değerler üniform tabakalaşma gösteren arazide iki katına çıkarılmalı, düzensiz

28 tabakalaşma gösteren bölgelerde ise yarı değerine düşürülerek kullanılmalıdır. Mühendislik yapısı Sondaj Ara Mesafesi (m) Otoyol Toprak Baraj Dolgu Malzemesi Çok Katlı Yapı Tek Katlı Fabrika Yapıları Çizelge 1: Teng e göre (Çizelge 2) üniform, orta dereceli ve avare bloklu zeminlerde yapılacak mühendislik yapısına bağlı olarak gerekli minimum sondaj sayısı ile sondaj aralıkları verilmektedir. Mühendislik Yapısı Minimum Sondaj Sayısı Üniform Zeminde Sondaj Aralığı(m) Orta Dereceli Üniform Zeminde Sondaj Aralığı(m) Çok katlı katlı Köprü, TV Her temel Avare Bloklu Zeminde Sondaj Aralığı(m)

29 Kulesi vb için 1-2 adet Karayolu Çizelge 2: SONDAJ DELİKLERİNDE YAPILAN ARAZİ DENEYLERİ Sondaj deliklerinde yapılan arazi deneylerinin amacı genel olarak iki grupta toplanır. Temelin cinsi ve yapısı hakkında bilgi edinmek için yapılan araştırma ve deneyler. Temelin yük altındaki mekanik davranışlarını incelemek ve belirlemek için yapılan deneyler. Yerinde yapılan bu deneylerle örnek almadaki örselenme minimuma indirilmekte zemin içinde bulunduğu hakiki çevre koşullarında (gerilme durumu, boşluk basıncı, doygunluk derecesi) deneye tabi tutulmakta deney sayısı kolayca artırılabilmekte ve inceleme maliyeti azaltılabilmektedir. Arazi deneyleri ile doğrudan veya dolaylı yollarla zeminin kayma mukavemeti, gerilme- deformasyon karakteristikleri, permeabilite bulunabilmektedir.

30 STANDART PENETRASYON DENEYİ (SPT) Penetrasyon deneylerinin ana prensibi zeminin sıkılık derecesini belirlemek ve bu sıkılık derecesinden korelasyonla kayma direncine geçmektir. Standart Penetrasyon Testi sondaj deliklerinde yapılan çok kullanışlı ve basit bir deneydir. Bu deneyde dış çapı 50mm, iç çapı 35mm ve boyu 650mm olan çelik tüpün zemin içerisine itilmesi söz konusudur. Çelik tüpün alt ucu kesici olup, üst ucu tijlere bağlantı yapabilecek özelliktedir. Penatrometre tijlerin ucuna bağlanarak kuyu dibine indirilir ve örselenmeyi önlemek için zemine 15 cm itilir. Daha sonra 63.5 kg kütlesi olan düşme çekici (şahmerdan) 76 cm yükseklikten kılavuz bir milden serbest düşmeye bırakılır. Penatrometrenin zemine 30 cm girmesi için gerekli şahmerdanın serbest düşme sayısı belirlenir. Bu serbest düşme sayısına (N) standart penetrasyon sayısı denir. Deney sondaj kuyusunda istenilen seviyede uygulanabilir. 50 şahmerdan vuruşunda 30 cm penetrasyon elde edilemiyorsa daha fazla düşüm yapılmaz ve o andaki penetrasyon değeri kaydedilerek deneye son verilir. Deney 0.75 ile 1.5 m arası aralıklarla veya en az temel genişliği B ye eşit aralıklarla yapılır. Uygulamada en çok kullanılan yöntemdir. Özellikle kumlu zeminlerde iyi sonuçlar vermektedir.

31 Eğer deney su tablası altında yapılıyorsa kuyu tabanından suyun girişi önlenmelidir. Aksi taktirde suyun yukarı doğru sızma basıncı zemini gevşetir ve yanlış sonuçların elde edilmesine sebep olur. Gerekiyorsa kuyudaki su seviyesinin sabit kalması için kuyuya su verilebilir. Deney su tablası altında uygulanmıyorsa ve standart penetrasyon değeri de 15 ten büyükse standart penetrasyon sayısının düzeltilmesi gerekir. Bunun için aşağıdaki bağıntı kullanılır; adedi düşüm sayısı N = (N-15) N = düzeltilmiş darbe N= standart penetrasyon SPT değerleri sadece rölatif yoğunluğa bağlı olmayıp deneyin uygulandığı yerdeki efektif yük basıncına da bağlıdır. Bunun içinde efektif yük basıncına göre N değerlerinin aşağıdaki bağıntıya bağlı olarak düzeltilmesi gereklidir. N 1 = C n N N 1 =düzeltilmiş darbe adedi C n =düzeltme faktörü N= standart penetrasyon düşüm sayısı DİNAMİK PENETRASYON DENEYİ (CPT)

32 Dinamik penetrasyon deneyi standart penetrasyon deneyi ile ayni prensiplere sahiptir. 64mm çaplı ve 60 0 tepe açılı konik bir başlık kullanılır kg lık bir ağırlık 76 cm yükseklikten düşürülür ve her 30 cm lik ilerleme için darbe sayısı belirlenir. Dinamik penetrasyon direnci (Nco) ile standart penetrasyon deneyi (N) arasında şöyle bir ampirik bağıntı vardır. Nco= 1.5 N Nco= dinamik penetrasyon direnci N= standart penetrasyon düşüm sayısı Bu bağıntıdan elde edilen standart penetrastyon sayısı (N) e göre değerlendirme yapılır STATİK PENETRASYON DENEYİ Hollanda koni deneyi veya derin penetrasyon deneyi olarak da bilinmektedir. Bu deneyde bir çelik boru ile bunun içinden geçen ve ucunda bir koni bulunan bir çubuk, sıra ile zemine itilerek uç ve sürtünme dirençleri ayrı ayrı saptanır. Koni 3.6 cm çaplı ve 10cm 2 alanlı olup uç açısı 60 0 dir. Boru dış çapı koni tabanı çapı kadardır. Zemine itişi genellikle hidrolik kriko ile yapılır. Deney için sondaj

33 kuyusu açmaya gerek yoktur. Deneyde boru ve koni birlikte zemine itilir ve daha sonra uç tek başına itilerek itme için gerekli basınç ölçülür. Daha sonra boru itilerek sürtünme direnci ölçülür. İşlem aynı sıra ile sürdürülür. Gevşek üniform ince taneli zeminlerde başarıyla kullanılabilen bu deney sıkı köşeli taneli ve çakıllı zeminlerde pek kullanılmamalıdır VANE DENEYİ Yumuşak ve ince taneli duyarlı zeminlerin kayma dayanımını yerinde belirlenmesi amacıyla kullanılır. Kanatlı kesici olarak da adlandırılan bu deney yumuşak kil ve yumuşak silt gibi çok duyarlı kohezyonlu zeminler içine sokularak döndürülen kanatlı kesicinin kanatlarına zeminin yaptığı direncin ölçülmesi prensibine dayanır. Zemine batırılan dört kanatlı bir kesme aletine uygulanan burulma momenti ile zemin içerisinde silindirsel bir yüzey üzerinde zeminin kayma direnci yenilerek kesilir ve kanatlı alet zemin içerisinde döner. Deney araziden tüp içerisinde getirilen numunenin tüpten çıkarılmasına ihtiyaç duymaksızın yapılabilir. Böylece numunenin daha fazla örselenmemiş olması deneyin, tercih edilme sebeplerinden bir tanesidir.

34 PRESSİOMETRE DENEYİ Çok yumuşak ve yumuşak zeminlerden başlayarak elastisite modülü kg/cm 2 ye kadar olan kayaların mekanik karakteristiklerinin belirlenmesi ve jeolojik süreksizliklerin etüdü için kullanılan bir deneydir. Deneyin prensibi sondaj deliği içerisinde belli seviyelerde (bu seviyelerin sistematik olması tercih edilmelidir) aletin kuyuya indirilen kısmı ile meydana getirilen radyal basınçların kuyu cidarında oluşturduğu deformasyonlara karşıt gelen hacim- basınç grafiğinin değerlendirilmesinden sonuca gidilir. Uygulamada en çok kullanılan yöntemlerden bir tanesidir. 3. YÜKLEME DENEYLERİ Zeminlerin taşıma gücünü yerinde belirlemek için yapılan bir ölçüm yöntemidir. Daha çok yüzeysel temellerde tercih edilmelidir. Yol pist inşaatlarında ve kumlu zeminlerde başvurulan yöntemdir. Prensip olarak belli büyüklükteki bir plaka üzerine belli zaman aralıklarında (6 saatten az olmamalı) yükleme yapılır ve bu yük altındaki çökmenin hassas ekstansometreler yardımıyla ölçülmesi ile çökme basınç eğrisi çizilir. Buradan zeminin taşıma gücü bulunur ve emniyetli taşıyabileceği yük belirlenir. 4. JEOFİZİK ARAŞTIRMALAR

35 Jeofizik metotlar yardımıyla geniş bir alanı az sayıda gözlemle ve kısa sürede inceleme olanaklı olduğundan, bu metotlar geniş alan kaplayan yapıların temel zeminleri hakkında çabucak bilgi verir. Ancak detay çalışmalarda mutlaka yukarıda anlatılan yöntemler kullanılmalı bunlara ilave olarak jeofizik çalışmalar istenmelidir. 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Temel zemini genellikle üniform bir malzeme değildir. Bu nedenle üzerine bir yapı konulduğunda sıkışma özelliğinden dolayı zeminde oturmalar meydana gelmektedir. Bu oturmalar büyük olursa yani kabul edilebilir sınırları aşarsa temel ile zeminin uyumu bozulacağından yapıda hasarlar oluşacaktır. Tüm bu sorunları yaşamamak için mutlaka her mühendislik projesinin iyi bir zemin araştırması yapması gerekir. Bu araştırma yapılırken de çok ciddi bir plan çerçevesinde ve her aşaması titizlikle yerine getirilmelidir. Birinci aşama olan arazi çalışmalarında da sondaj sayısı ve derinlikleri iyi planlanmalıdır. Zeminin hem yatay hem de düşey yöndeki değişimleri iyi kontrol edilmeli ve sondajlar ona göre yönlendirilmelidir. Böylece buradan elde edilecek verilerle proje için gerekli parametreler en güvenli şekilde tespit edilmiş olacaktır.

36 KAYNAKLAR Aytekin, M.,2000 Deneysel Zemin Mekaniği, Akademi Yayınevi- Trabzon Bowles, J. E., 1988 Foundatıon Analyses and Design, Mc- Graw- Hill. Book Co. Newyork- USA Bowles, J. E., 1984 Physical And Geotechnical Properties Of Soils, Mc- Graw- Hill. Internatinonal Editons Das, B. M., 1985 Advanced Soil Mechanics, Van Nostrand Reinhold (UK) Co. Berkshire Das, B. M., 1985 Principles of Foundation Engineering, Third Ed. P. W.S., Publishing Company- USA Jeoteknik Seminer, 2000, JMO- İzmir Şube, 28 Kasım- 01 Aralık, İzmir Köseoğlu. S., 1986, Temeller Statiği ve Konstruksiyonu II Yüzeysel Temeller, 3. Baskı, Matbaa Teknisyenleri Basımevi, İstanbul Köseoğlu. S., 1987, Temeller Statiği ve Konstruksiyonu I Temel Bilgiler, 3. Baskı, Matbaa Teknisyenleri Basımevi, İstanbul Kumbasar. C., Kip. F., 1984, İnşaat Mühendisliğinde Zemin Mekaniği, 4. Baskı, Çağlayan Basımevi, İstanbul Mertol. A., 1984, Betonarme Temeller, Gazi Üniversitesi MMF- Aralık, Ankara

37 Özdemir. A., 1999 Zemin Mekaniği, Konya Şekercioğlu, E., 2002 Yapıların Projelendirmesinde Mühendislik Jeolojisi, 3. Baskı, JMO yayın no:28, Ankara

38 MADENLERDE HAVALANDIRMA PROBLEMLERİ ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ PERVANELER VE ÖLÇME METODLARI ÖZET İrfan ERGÜN (*) Ayhan İvrin YILMAZ (**) İçinde çeşitli açıklıklar bulunan yeraltı işletmelerinde, istenen her noktada yeteri kadar hava akımını sağlamak için bir veya birden fazla ocak pervanesi kullanılabilir. Ocak havalandırmasında bir yandan belli miktarda havayı istenen yerlere göndermek gerekirken diğer taraftan ocak yangınlarının olduğu bölgelerde hava akımı ve miktarını sınırlamak gerekebilir. Ayrıca gereksiz hava akımı sınırlandırılarak havalandırma masrafları en aza indirilebilir. Bütün bu amaçlara ulaşmak için hiç şüphe yok ki havalandırma şebekelerinin projelendirme ve yönetilmesinde kullanılan yöntem bilgisayar programları kullanmayla yapılabilir. Makalede Hardy Cross göz ve kavşak metotları detaylı olarak anlatılmakta olup havalandırma şebekelerinin projelendirme ve kontrolünde hassas Barolux Aneroid barometre çalışma prensipleri açıklanmaktadır. Anahtar Sözcükler: Madenlerde havalandırma, Ağ çözüm yöntemleri, Basınç ve hava miktarı ölçmeleri, Barolux barometre ve Aerex ocak pervanesi. ABSTRACT Single or multiple mine fans may be used to supply the required quantities of air to every point of a underground mine which may contain many types and number of openings. Proper ventilation of a mine on one hand requires delivery of required quantities of fresh air to every point of the mine as needed and on the other hand control and restrict the quantities of air supply to the parts of the mine where the danger of mine fires may exist. In considering the ventilation of a mine it is desirable to know what the effect would be of altering some factors in the system, such as fan characteristics or a roadway resistances considering the factors of natural ventilation. The article explains Hardy Cross network analysis method used in solving ventilation problems using a digital computer. The importance of pressure and air quantity surveys and fans were explained. Aerex mine fans and Barolux aneroid barometers were described. Key words: Mine ventilation, Network analysis methods, Pressure and Air quantity surveys, Aerex fans and Baralux barometers. (*) Yrd. Doç. Dr., C. B. Ü., Soma Meslek Yüksekokulu, Soma-MANİSA (**) Öğr. Grv. Dr., C. B. Ü., Soma Meslek Yüksekokulu, Soma-MANİSA

39 1. MADEN OCAKLARINDA HAVALANDIRMANIN ÖNEMİ Yeraltı maden ocakların içindeki her bir açıklığa (kuyu, galeri, taban yolu, ayak ve bu gibi) yeteri kadar temiz hava verilmesi yanında her bir açıklığa verilen hava miktarını kontrol altında tutarak, patlayıcı gaz oranlarını emniyet sınırları altına indirmek, gerekli hallerde hava akımını sınırlayarak ocak yangınlarını önlemek, yüksek basınç farklarından oluşan taban yolu ve ayak arkası içlerinde kömür olabilecek göçüklerdeki kaçak hava sorunlarını önlemek ve havalandırma maliyetini en aza indirmek gereklidir. Üretim sırasında yukarıda geçen sorunlar havalandırmanın yapılmasıyla bitmemektedir. Üretim ilerledikçe ve yeni kotlarda çalışılmaya başlandıkça, yeni galerilerin sürülmesi veya eski galerilerin üretime kapatılmasıyla havalandırma sorunları da artmaktadır. Ocak yolları yeniden açıldıkça ocağa sevk edilen hava hızı değişmektedir. Dolayısıyla ocak havasının tüm yollarının ve çalışma ortamlarının hava sıcaklığı, nemi ve kirliliği ile açıklıklardaki hava hızı ve debisi ve basıncı sürekli kontrol altında tutulması zorunludur. Bu nedenle gerek projelendirme gerekse işletme faaliyetleri sırasında havalandırma şebekesi sıkı takibe alınmalıdır. Sürekli değişen hava planına göre, hava akış yönleri, dağılışı, hızı periyodik olarak ölçülmeli, yeni açılan açıklıklar nedeniyle oluşan hava şebekesindeki kayıplar yeniden hesap edilerek, vantilatör karakteristiklerinin kontrolü gerekli hallerde kanat ayarlarının yapılarak verimlerinin yükseltilmesi ve istenilen hava debilerinin sağlanması için havalandırma etütlerinin sürekli gözden geçirilmesi gerekmektedir. Planlama safhasında öngörülen hava kaçak miktarları, ocak çalışmaları sırasında ocak havasına karışabilecek gaz ve toz miktarındaki gerçek değerler sürekli kontrol edilerek gerekli düzenlemelerin yapılması gerekebilir Yeterli olmayan hava miktarı gibi fazla hava miktarı da istenmez. Yetersiz havalandırma iş güvenliğini tehlikeye sokmasının yanında üretim kısıtlanması veya durmasına ve verimliliğin düşmesine bu da madencilik maliyetlerinin artmasına sebep olabilir. Belirli kavşaklar arasındaki basınç farklarının fazla olması bu kavşaklar arasında bulunan göçüklerdeki kaçakları artırarak göçükte kalan kömürün kendiliğinden yanmasına neden olarak üretim çalışmalarının bırakılıp ocak yangınları sorunlarıyla baş edilmeye çalışılması zorunlu olabilir. Hatta büyük kömür rezervlerinin kendiliğinden yanma nedeniyle yeraltında bırakılması durumu söz konusu olabilir. Ocak havalandırmasını etkileyen problemler arasında havalandırma şebeke ağı, şebekedeki kol dirençleri işletme metodu,doğal şartlar (CH 4,CO v. b zehirli ve patlayıcı gazların oluşumu), doğal havalandırma, pervane karakteristikleri,temiz ve kirli havanın sevki ve istenildiğinde hava akış yönünün değiştirilmesi ve elektrik kesilmelerinde ocak pervanelerinin yedek dizel motorlarla otomatik olarak sağlanması sayılabilir.

40 Yeraltı ocak havalandırma sorunlarının çözümü için gerekli teknikler ve kullanılan ölçüm aletleri 1970 li yıllardan beri bilinmesine karşılık özellikle ocak yangınları kendiliğinden yanma ve metan gazı ve kömür tozu patlamalarının ülkemizde Armutçuk ocağı grizu patlaması (1991), Kozlu Ocağı kömür tozu patlaması (1994), bölgemizde çalışmakta olan E.L.İ. Müessesesi Eynez Yeraltı Ocağında karşılaşılan kendiliğinden yanma nedeniyle ortaya çıkan son üç yılda ( ) 4-24 gün süren on yangın gibi vakaların olması ve aynı kaynaklı yangınlar sık gündeme gelmeye devam etmektedir (9). Yazının amacı havalandırma problemlerinin çözümünde kullanılan ve günümüzde var olan ve bilgi birikimini özet olarak sunmak ve konunun önemini gündemde tutmaya çalışmaktır. Özellikle havalandırma şebekelerinin Hardy Cross yöntemiyle sayısal bilgisayarlarla çözümlenmesi, hava miktarlarının ve basınç ölçmelerinin ve doğal havalandırma etkileri, pervaneler ve Barolux barometre basınç ölçme cihazı tanıtılmaya çalışılmıştır. Ayrıca elektrik kesilmesi halinde dizel motorların devreye sokularak ocak havalandırmasının sürekliliğinin sağlanması ve ocak yangınları ile mücadelenin önemine değinilmiştir. 2. OCAKLARDA HAVALANDIRMA ŞEBEKELERİ Yeraltı maden ocakları şebekeleri içlerinde bulunan çeşitli kesit ve uzunluktaki birçok kuyu, körkuyu, desandre, rampa, galeri, taban yolu, başyukarı, kelebe ve ayak ve diğer açıklıklardan oluşur. Yeraltı işletmeciliğinin yapılabilmesi için günün her dakikasında ocağın her noktasında gerekli temiz havanın bulundurulması ve kirlenen havanın en kısa yoldan dışarı atılması yanında doğal nedenlerle veya madencilik çalışması gereği ortaya çıkan zehirli ve patlayıcı gaz ve toz yoğunluğunun zararsız seviyelerde tutulması gerekmektedir. Yeterli ve güvenli ocak havalandırmasının yapılması için uygun özelliklere sahip yüksek verimli bir veya birden fazla vantilatör kullanılabilir. Vantilatörler ve doğal havalandırma tesirleri altında, bütün bölümlerinden geçen hava miktarını hesaplamak, ocağın en iyi bir biçimde havalandırılması ve havalandırma masraflarının en aza indirilmesi için gereklidir. Ayrıca vantilatörlerin istenilen görevlerini yerine getirebilmeleri için elektrik kesilmelerinde yedek otomatik devreye girebilen dizel motorlarla teçhiz edilmeleri ve gerekli durumlarda kanat ayarlarının değiştirilerek kullanılması gereklidir. Ocak havalandırma sorunların anında çözümlenebilmesi ve maliyetlin en aza indirilmesi için vantilatörlerin verimi yüksek ve kanat ayarlı ve istenildiğinde geri döndürülebilir türde olmasında fayda vardır. Ayrıca ocak yangınlarının kontrol altına alınması, yangın çıkması halinde mücadele sırasında ve gerek iş makinelerinden çıkan egzoz ve gerekse yeraltında bulunan metan, CO ve bu gibi patlayıcı ve yanıcı gazların güvenlik sınırlarının altında tutulması yeraltı şebekelerinin her noktasındaki hava akış kontrolü ile mümkündür. Günümüzde ocak havalandırma şebekelerinin tasarımı ve kontrolü bilgisayar destekli şebeke analiz programları kullanılarak yapılmaktadır. Ayrıca havalandırma

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU MAYIS 2010 İÇİNDEKİLER 1. 2010 MAYIS AYINDA TÜRKĠYE DE ÖNE ÇIKAN DEPREM AKTĠVĠTELERĠ... 1 2. EGE DENĠZĠ-

Detaylı

TEMEL İNŞAATI ZEMİN İNCELEMESİ

TEMEL İNŞAATI ZEMİN İNCELEMESİ TEMEL İNŞAATI ZEMİN İNCELEMESİ Kaynak; Temel Mühendisliğine Giriş, Prof. Dr. Bayram Ali Uzuner 1 Zemin incelemesi neden gereklidir? Zemin incelemeleri proje maliyetinin ne kadarıdır? 2 Zemin incelemesi

Detaylı

17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU

17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 17 EKİM 2005 SIĞACIK (İZMİR) DEPREMLERİ ÖN DEĞERLENDİRME RAPORU Rapor No: 10756 JEOLOJİ ETÜTLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 17 EKİM 2005

Detaylı

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE.

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ 10 ŞUBAT 2015 GÖZLÜCE-YAYLADAĞI (HATAY) DEPREMİ BASIN BÜLTENİ 10 Şubat 2015 tarihinde Gözlüce-Yayladağı nda (Hatay) yerel saat ile 06:01 de

Detaylı

Şekil 6. Kuzeydoğu Doğrultulu SON-B4 Sondaj Kuyusu Litolojisi

Şekil 6. Kuzeydoğu Doğrultulu SON-B4 Sondaj Kuyusu Litolojisi SON-B4 (Şekil 6) sondajının litolojik kesitine bakıldığında (inceleme alanının kuzeydoğusunda) 6 metre ile 13 metre arasında kavkı ve silt bulunmaktadır. Yeraltı su seviyesinin 2 metrede olması burada

Detaylı

NEOTEKTONİK 6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN

NEOTEKTONİK 6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ. Doç.Dr. Yaşar EREN 6.2.3. EGE GRABEN SİSTEMİ Ege bölgesinin en büyük karakteristiği genel olarak doğu-batı gidişli pek çok graben yapısı içermesidir. Grabenlerle ilgili fay düzlemi çözümleri genellikle kuzeygüney yönlü

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DEPREM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ (DAUM) 25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8)

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DEPREM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ (DAUM) 25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8) DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ DEPREM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ (DAUM) 25 NİSAN 2015 NEPAL-KATMANDU DEPREMİ (M=7.8) 25 Nisan 2015 te (saat 06:11, UT) Nepal de M: 7,8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir

Detaylı

Prof. Dr. Osman SİVRİKAYA Zemin Mekaniği I Ders Notu

Prof. Dr. Osman SİVRİKAYA Zemin Mekaniği I Ders Notu HAFTALIK DERS PLANI Hafta Konular Kaynaklar 1 Zeminle İlgili Problemler ve Zeminlerin Oluşumu [1], s. 1-13 2 Zeminlerin Fiziksel Özellikleri [1], s. 14-79; [23]; [24]; [25] 3 Zeminlerin Sınıflandırılması

Detaylı

24.05.2014 EGE DENİZİ DEPREMİ

24.05.2014 EGE DENİZİ DEPREMİ 24.05.2014 EGE DENİZİ DEPREMİ ÖN ARAŞTIRMA RAPORU Hazırlayanlar Dr. Mustafa K. Koçkar Prof. Dr. Özgür Anıl Doç. Dr. S. Oğuzhan Akbaş EGE DENİZİ DEPREMİ (24.05.2014; M w :6.5) GİRİŞ 24 Mayıs 2014 tarihinde,

Detaylı

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015-2016 GÜZ YARIYILI Yrd. Doç. Dr. Uğur DAĞDEVİREN 2 3 Genel anlamda temel mühendisliği, yapısal yükleri zemine izin verilebilir

Detaylı

16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ

16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ 16 NİSAN 2015 GİRİT (YUNANİSTAN) DEPREMİ 16 Nisan 2015 günü Türkiye saati ile 21:07 de Akdeniz de oldukça geniş bir alanda hissedilen ve büyüklüğü M L : 6,1 (KRDAE) olan bir deprem meydana gelmiştir (Çizelge

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU OCAK 2010 İÇİNDEKİLER 2010 OCAK AYINDA TÜRKİYE DE ÖNE ÇIKAN DEPREM AKTİVİTELERİ... 1 17 OCAK 2010 HELENİK

Detaylı

30 TEMMUZ 2015 TUZLA AÇIKLARI (ADANA - AKDENİZ) DEPREMİ (ML=5,2) BİLGİ NOTU

30 TEMMUZ 2015 TUZLA AÇIKLARI (ADANA - AKDENİZ) DEPREMİ (ML=5,2) BİLGİ NOTU 30 TEMMUZ 2015 TUZLA AÇIKLARI (ADANA - AKDENİZ) DEPREMİ (ML=5,2) BİLGİ NOTU Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi

Detaylı

8. TOPRAK ZEMİNLERİN TAŞIMA GÜCÜ (BEARING CAPACITY OF SOILS)

8. TOPRAK ZEMİNLERİN TAŞIMA GÜCÜ (BEARING CAPACITY OF SOILS) 8. TOPRAK ZEMİNLERİN TAŞIMA GÜCÜ (BEARING CAPACITY OF SOILS) TEMELLER (FOUNDATIONS) Temel, yapı ile zeminin arasındaki yapısal elemandır. Yapı yükünü zemine aktaran elemandır. Temeller, yapıdan kaynaklanan

Detaylı

Seismicity of Afyonkarahisar and the Surrounding Area

Seismicity of Afyonkarahisar and the Surrounding Area Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi Afyon Kocatepe University Journal of Sciences AKÜ FEBİD 12 (2012) 025801 (1-7) AKU J. Sci. 12 (2012) 025801 (1-7) Afyonkarahisar ve Çevresinin Depremselliği

Detaylı

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU JEOLOJİ ETÜTLERİ DAİRESİ Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü

Detaylı

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU AR TARIM SÜT ÜRÜNLERİ İNŞAAT TURİZM ENERJİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇESİ SÜLEYMANİYE KÖYÜ TEPELER MEVKİİ Pafta No : ÇANAKKALE

Detaylı

EN BÜYÜK OLASILIK YÖNTEMİ KULLANILARAK BATI ANADOLU NUN FARKLI BÖLGELERİNDE ALETSEL DÖNEM İÇİN DEPREM TEHLİKE ANALİZİ

EN BÜYÜK OLASILIK YÖNTEMİ KULLANILARAK BATI ANADOLU NUN FARKLI BÖLGELERİNDE ALETSEL DÖNEM İÇİN DEPREM TEHLİKE ANALİZİ EN BÜYÜK OLASILIK YÖNTEMİ KULLANILARAK BATI ANADOLU NUN FARKLI BÖLGELERİNDE ALETSEL DÖNEM İÇİN DEPREM TEHLİKE ANALİZİ ÖZET: Y. Bayrak 1, E. Bayrak 2, Ş. Yılmaz 2, T. Türker 2 ve M. Softa 3 1 Doçent Doktor,

Detaylı

2007 EĞİRDİR DEPREMLERİNİN SİSMOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI

2007 EĞİRDİR DEPREMLERİNİN SİSMOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI ÖZET: 2007 EĞİRDİR DEPREMLERİNİN SİSMOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI S. ALTUNCU POYRAZ 1 ve A. PINAR 2 1 Doktor, Ulusal Deprem İzleme Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi,Kandilli Rasathanesi ve DAE,İstanbul

Detaylı

Elazığ ve Çevresindeki Sismik Aktivitelerin Deprem Parametreleri İlişkisinin İncelenmesi

Elazığ ve Çevresindeki Sismik Aktivitelerin Deprem Parametreleri İlişkisinin İncelenmesi Fırat Üniv. Fen Bilimleri Dergisi Firat Unv. Journal of Science 6(), 7-77, 0 6(), 7-77, 0 Elazığ ve Çevresindeki Sismik Aktivitelerin Deprem Parametreleri İlişkisinin İncelenmesi Adem DOĞANER, Sinan ÇALIK

Detaylı

19 Mayıs 2011 M w 6.0 Simav-Kütahya Depreminin Kaynak Parametreleri ve Coulomb Gerilim Değişimleri

19 Mayıs 2011 M w 6.0 Simav-Kütahya Depreminin Kaynak Parametreleri ve Coulomb Gerilim Değişimleri 19 Mayıs 2011 M w 6.0 Simav-Kütahya Depreminin Kaynak Parametreleri ve Coulomb Gerilim Değişimleri E. Görgün 1 1 Doçent, Jeofizik Müh. Bölümü, Sismoloji Anabilim Dalı, İstanbul Üniversitesi, Avcılar ÖZET:

Detaylı

ZEMİN İNCELEMELERİ. Yetersiz Zemin İncelemesi Sonucu Ortaya Çıkabilecek Kayıplar. İçin Optimum Düzey. Araştırma ve Deney

ZEMİN İNCELEMELERİ. Yetersiz Zemin İncelemesi Sonucu Ortaya Çıkabilecek Kayıplar. İçin Optimum Düzey. Araştırma ve Deney ZEMİN İNCELEMELERİ Doğal yamaç ve yarmada duraylılığın kontrolü Barajlarda ve atık depolarında duraylılık ve baraj temelinin kontrolü, sızdırmazlık Yapıdan gelen yüklerin üzerine oturduğu zemin tarafından

Detaylı

BÖLÜM BEŞ LEVHA SINIRLARI

BÖLÜM BEŞ LEVHA SINIRLARI BÖLÜM BEŞ LEVHA SINIRLARI 5.1 YERKABUĞU ÜZERİNDEKİ LEVHA SINIRLARI Levha tektoniğine göre dünyayı saran yerkabuğu üzerinde 8 büyük (Avrasya, Afrika, Pasifik, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Antartika, Avustralya)

Detaylı

Su seviyesi = ha Qin Kum dolu sütun Su seviyesi = h Qout

Su seviyesi = ha Qin Kum dolu sütun Su seviyesi = h Qout Su seviyesi = h a in Kum dolu sütun out Su seviyesi = h b 1803-1858 Modern hidrojeolojinin doğumu Henry Darcy nin deney seti (1856) 1 Darcy Kanunu Enerjinin yüksek olduğu yerlerden alçak olan yerlere doğru

Detaylı

YAPI TEKNOLOJİSİ DERS-2

YAPI TEKNOLOJİSİ DERS-2 YAPI TEKNOLOJİSİ DERS-2 ÖZET Yer yüzündeki her cismin bir konumu vardır. Zemine her cisim bir konumda oturur. Cismin dengede kalabilmesi için konumunu koruması gerekir. Yapının konumu temelleri üzerinedir.

Detaylı

KONYA DA DEPREM RİSKİ

KONYA DA DEPREM RİSKİ 1 KONYA DA DEPREM RİSKİ Yaşar EREN, S.Ü. Müh.-Mim. Fakültesi Jeoloji Müh. Bölümü, Konya. ÖZ: Orta Anadolu nun en genç yapılarından olan kuzey-güney gidişli Konya havzası, batıda Konya Fay Zonu, kuzeyde

Detaylı

25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME

25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME 25 OCAK 2005 HAKKARİ DEPREMİ HAKKINDA ÖN DEĞERLENDİRME Ömer Emre, Ahmet Doğan, Selim Özalp ve Cengiz Yıldırım Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Jeoloji Etütleri Dairesi Yer Dinamikleri Araştırma ve

Detaylı

Zeminlerden Örnek Numune Alınması

Zeminlerden Örnek Numune Alınması Zeminlerden Örnek Numune Alınması Zeminlerden örnek numune alma tekniği, örneklerden istenen niteliğe ve gereken en önemli konu; zeminde davranışın süreksizliklerle belirlenebileceği, bu nedenle alınan

Detaylı

Ders Notları 2. Kompaksiyon Zeminlerin Sıkıştırılması

Ders Notları 2. Kompaksiyon Zeminlerin Sıkıştırılması Ders Notları 2 Kompaksiyon Zeminlerin Sıkıştırılması KONULAR 0 Zemin yapısı ve zemindeki boşluklar 0 Dolgu zeminler 0 Zeminin sıkıştırılması (Kompaksiyon) 0 Kompaksiyon parametreleri 0 Laboratuvar kompaksiyon

Detaylı

2015 YILI JEOLOJİK - JEOTEKNİK ETÜT VE HİZMET İŞLERİ, JEOFİZİK ETÜT İŞLERİ, ZEMİN VE KAYA MEKANİĞİ LABORATUVAR DENEYLERİ BİRİM FİYAT CETVELLERİ

2015 YILI JEOLOJİK - JEOTEKNİK ETÜT VE HİZMET İŞLERİ, JEOFİZİK ETÜT İŞLERİ, ZEMİN VE KAYA MEKANİĞİ LABORATUVAR DENEYLERİ BİRİM FİYAT CETVELLERİ İLLER BANKASI A.Ş. YATIRIM KOORDİNASYON DAİRESİ BAŞKANLIĞI 2015 YILI JEOLOJİK - JEOTEKNİK ETÜT VE HİZMET İŞLERİ, JEOFİZİK ETÜT İŞLERİ, ZEMİN VE KAYA MEKANİĞİ LABORATUVAR DENEYLERİ BİRİM FİYAT CETVELLERİ

Detaylı

Sıkıştırma enerjisi arttıkça optimum su muhtevası azalmakta, kuru birim hacim ağırlık artmaktadır. Optimum su muhtevasına karşılık gelen birim hacim

Sıkıştırma enerjisi arttıkça optimum su muhtevası azalmakta, kuru birim hacim ağırlık artmaktadır. Optimum su muhtevasına karşılık gelen birim hacim KOMPAKSİYON KOMPAKSİYON Zeminlerin stabilizasyonu için kullanılan en ucuz yöntemdir. Sıkıştırma, zeminin kayma mukavemetini, şişme özelliğini arttırır. Ancak yeniden sıkışabilirliğini, permeabilitesini

Detaylı

İLLER BANKASI A.Ş. İHALE DAİRESİ BAŞKANLIĞI

İLLER BANKASI A.Ş. İHALE DAİRESİ BAŞKANLIĞI İLLER BANKASI A.Ş. İHALE DAİRESİ BAŞKANLIĞI 2014 YILI JEOLOJİK - JEOTEKNİK ETÜTLER, JEOFİZİK ETÜTLER, JEOTEKNİK HİZMETLER İLE ZEMİN VE KAYA MEKANİĞİ LABORATUVAR DENEYLERİ BİRİM FİYAT CETVELİ Oğuzhan YILDIZ

Detaylı

Sıvı Depolarının Statik ve Dinamik Hesapları

Sıvı Depolarının Statik ve Dinamik Hesapları Sıvı Depolarının Statik ve Dinamik Hesapları Bu konuda yapmış olduğumuz yayınlardan derlenen ön bilgiler ve bunların listesi aşağıda sunulmaktadır. Bu başlık altında depoların pratik hesaplarına ilişkin

Detaylı

1. GİRİŞ 2. ETÜT ALANI JEOLOJİSİ

1. GİRİŞ 2. ETÜT ALANI JEOLOJİSİ 1. GİRİŞ 1.1 Raporun Amacı Bu rapor, Ödemiş-Aktaş Barajı Kat i Proje kapsamında yer alan baraj gövde dolgusunun oturacağı temel zeminini incelemek, zemin emniyet gerilmesi ve proje yükleri altında temelde

Detaylı

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir DEPREM VE ANTALYA NIN DEPREMSELLİĞİ 1. BÖLÜM DEPREM Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir 1.1. DEPREMİN TANIMI Yerkabuğu

Detaylı

MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MADEN TETKĐK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10 OCAK 2016 ÇĐÇEKDAĞI (KIRŞEHĐR) DEPREMĐ (Mw 5,0) BĐLGĐ NOTU JEOLOJĐ ETÜTLERĐ DAĐRESĐ Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü Aktif Tektonik Araştırmaları

Detaylı

Tali Havalandırma Hesaplamaları Auxiliary Ventilation Calculations

Tali Havalandırma Hesaplamaları Auxiliary Ventilation Calculations MADENCİLİK Aralık December 1989 Cilt Volume XXVIII Sayı No 4 Tali Havalandırma Hesaplamaları Auxiliary Ventilation Calculations Çetin ONUR (*) Gündüz YEREBASMAZ (**) ÖZET Bu yazıda, tali havalandırma vantüplerinin

Detaylı

Üst yapı yüklerinin bir bölümü ya da tümünü zemin yüzünden daha derinlerdeki tabakalara aktaran

Üst yapı yüklerinin bir bölümü ya da tümünü zemin yüzünden daha derinlerdeki tabakalara aktaran Üst yapı yüklerinin bir bölümü ya da tümünü zemin yüzünden daha derinlerdeki tabakalara aktaran temel derinliği/temel genişliği oranı genellikle 4'den büyük olan temel sistemleri derin temeller olarak

Detaylı

NETWORK DESIGN AND OPTIMIZATION FOR DEFORMATION MONITORING ON TUZLA FAULT-IZMIR AND ITS VICINITY

NETWORK DESIGN AND OPTIMIZATION FOR DEFORMATION MONITORING ON TUZLA FAULT-IZMIR AND ITS VICINITY NETWORK DESIGN AND OPTIMIZATION FOR DEFORMATION MONITORING ON TUZLA FAULT-IZMIR AND ITS VICINITY by Kerem Halicio lu B.S., stanbul Technical University, 2003 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

YIĞMA YAPI MÜHENDİSLİĞİNİN GELİŞİM TARİHİ DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMLARI

YIĞMA YAPI MÜHENDİSLİĞİNİN GELİŞİM TARİHİ DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMLARI YIĞMA YAPI MÜHENDİSLİĞİNİN GELİŞİM TARİHİ DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMLARI I ALİ BAYRAKTAR NŞAAT YÜKSEK MÜHEND S YIĞMA YAPI MÜHENDİSLİĞİNİN GELİŞİM TARİHİ DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMLARI 2011 Beta

Detaylı

BÖLÜM YEDİ DEPREM TÜRLERİ

BÖLÜM YEDİ DEPREM TÜRLERİ BÖLÜM YEDİ DEPREM TÜRLERİ 7.1 DEPREM TÜRLERİ Bölüm6 da deprem nedir, nasıl oluşur ve deprem sonucunda oluşan yer içinde hareket eden sismik dalgaların nasıl hareket ettiklerini ve yer içinde nasıl bir

Detaylı

KİLLİ ZEMİNLERE OTURAN MÜNFERİT KAZIKLARIN TAŞIMA GÜCÜNÜN MS EXCEL PROGRAMI KULLANILARAK HESAPLANMASI. Hanifi ÇANAKCI

KİLLİ ZEMİNLERE OTURAN MÜNFERİT KAZIKLARIN TAŞIMA GÜCÜNÜN MS EXCEL PROGRAMI KULLANILARAK HESAPLANMASI. Hanifi ÇANAKCI KİLLİ ZEMİNLEE OTUAN MÜNFEİT KAZIKLAIN TAŞIMA GÜCÜNÜN MS EXCEL POGAMI KULLANILAAK HESAPLANMASI Hanifi ÇANAKCI Gaziantep Üniersitesi, Müh. Fak. İnşaat Mühendisliği Bölümü. 27310 Gaziantep Tel: 0342-3601200

Detaylı

Administrator tarafından yazıldı. Çarşamba, 22 Haziran 2011 18:58 - Son Güncelleme Cuma, 24 Haziran 2011 15:48

Administrator tarafından yazıldı. Çarşamba, 22 Haziran 2011 18:58 - Son Güncelleme Cuma, 24 Haziran 2011 15:48 SONDAJ TEKNİĞİ Sondajın Tanımı ve Açıklaması:Bir delici uç yardımı ile yeryüzünden itibaren içeriye doğru belirli çap ve derinlikte dönen borular ile veya darbeli tel, halat ve delici uç ile kuyular açılmasına

Detaylı

2011 BİRİM FİYAT CETVELİ

2011 BİRİM FİYAT CETVELİ T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Jeoteknik Hizmetler ve Yeraltısuları Dairesi Başkanlığı Su Sondajları, Temel Sondajları, Enjeksiyon İşleri, Kaya-Zemin Mekaniği Deneyleri

Detaylı

Prof. Dr. Semir ÖVER

Prof. Dr. Semir ÖVER ANTAKYA NIN NIN DEPREMSELLİĞİ İĞİ,, TEKTONİK YAPISI VE ZEMİN N HAKİM TİTREŞİM M PERİYOT HARİTASININ DEĞERLEND ERLENDİRİLMESİ Prof. Dr. Semir ÖVER MKÜ-Mühendislik Fakültesi Jeofizik MühendisliM hendisliği

Detaylı

GONAF PROJESİ (Kuzey Anadolu Fayının Marmara Denizi İçindeki Kısmında Derin Jeofizik Gözlemler)

GONAF PROJESİ (Kuzey Anadolu Fayının Marmara Denizi İçindeki Kısmında Derin Jeofizik Gözlemler) GONAF PROJESİ (Kuzey Anadolu Fayının Marmara Denizi İçindeki Kısmında Derin Jeofizik Gözlemler) R. F. KARTAL 1, T. KILIÇ 1, F. T. KADİRİOĞLU 2, M. NURLU 3, M. BOHNHOFF 4, G. DRESEN 4, F. BULUT 5, S. ZÜNBÜL

Detaylı

Sıvılaşma hangi ortamlarda gerçekleşir? Sıvılaşmaya etki eden faktörler nelerdir? Arazide tahkik; SPT, CPT, Vs çalışmaları

Sıvılaşma hangi ortamlarda gerçekleşir? Sıvılaşmaya etki eden faktörler nelerdir? Arazide tahkik; SPT, CPT, Vs çalışmaları SIVILAŞMA Sıvılaşma Nedir? Sıvılaşma hangi ortamlarda gerçekleşir? Sıvılaşmaya etki eden faktörler nelerdir? Sıvılaşmanın Etkileri Geçmiş Depremlerden Örnekler Arazide tahkik; SPT, CPT, Vs çalışmaları

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRESİ DENİZLERDE DEPREŞİM DALGASI OLUŞMA OLASILIĞI BULUNAN BAZI BÖLGELER

TÜRKİYE ÇEVRESİ DENİZLERDE DEPREŞİM DALGASI OLUŞMA OLASILIĞI BULUNAN BAZI BÖLGELER TÜRKİYE ÇEVRESİ DENİZLERDE DEPREŞİM DALGASI OLUŞMA OLASILIĞI BULUNAN BAZI BÖLGELER Bedri ALPAR( 1 ), Uğur KURAN( 2 ), Ahmet C. YALÇINER( 3 ), Yıldız ALTINOK( 4 ) Giriş Depreşim dalgası olaylarının başlıca

Detaylı

TEMEL İNŞAATI ŞERİT TEMELLER

TEMEL İNŞAATI ŞERİT TEMELLER TEMEL İNŞAATI ŞERİT TEMELLER Kaynak; Temel Mühendisliğine Giriş, Prof. Dr. Bayram Ali Uzuner 1 2 Duvar Altı (veya Perde Altı) Şerit Temeller (Duvar Temelleri) 3 Taş Duvar Altı Şerit Temeller Basit tek

Detaylı

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi mkayhan@meteoroloji.gov.tr DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi

Detaylı

Deprem Mühendisliğine Giriş. Onur ONAT

Deprem Mühendisliğine Giriş. Onur ONAT Deprem Mühendisliğine Giriş Onur ONAT İşlenecek Konular Deprem ve depremin tanımı Deprem dalgaları Depremin tanımlanması; zaman, yer büyüklük ve şiddet Dünya ve Türkiye nin sismisitesi Deprem açısından

Detaylı

SOMA EYNEZ KAZASI İLE İLGİLİ YAPILMASI GEREKENLER

SOMA EYNEZ KAZASI İLE İLGİLİ YAPILMASI GEREKENLER 24 Ekim 2014 2 3 4 ABD DE 2010 DA UPPER BIG BRANCH KÖMÜR OCAĞINDA MEYDANA GELEN KAZA: Metan Yanması Grizu Patlaması Kömür Tozu Patlaması 29 Kayıp OLUŞ ŞEKLİ AÇISINDAN EYNEZ İLE KARŞILAŞTIRILAMAYACAK KADAR

Detaylı

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ (M W =7.2) HAKKINDA ÖN RAPOR

23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ (M W =7.2) HAKKINDA ÖN RAPOR 23 EKİM 2011 VAN DEPREMİ (M W =7.2) HAKKINDA ÖN RAPOR Murat UTKUCU Emrah BUDAKOĞLU Hilal YALÇIN Hatice DURMUŞ Hüseyin KALKAN Levent GÜLEN SAKARYA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ

Detaylı

JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ

JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2015 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ 1. KAYA MEKANİĞİ LABORATUVARI HİZMETLERİ BİRİM FİYAT LİSTESİ (KDV HARİÇ) KOD İŞİN ADI STANDART NO BİRİMİ 1.1. Parça Kayadan Numune Alınması 1.2.

Detaylı

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 2 ve 3) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI

BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 2 ve 3) İÇİN PARSEL BAZINDA DÜZENLENECEK ZEMİN VE TEMEL ETÜDÜ (GEOTEKNİK) DEĞERLENDİRME RAPORU FORMATI TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Necatibey Cad. No:57 Kızılay / Ankara Tel: (0 312) 294 30 00 - Faks: (0 312) 294 30 88 www.imo.org.tr imo@imo.org.tr BİNA VE BİNA TÜRÜ YAPILAR (KATEGORİ 2 ve 3) İÇİN PARSEL

Detaylı

ÖN ÇÖKTÜRME HAVUZU DİZAYN KRİTERLERİ

ÖN ÇÖKTÜRME HAVUZU DİZAYN KRİTERLERİ ÖN ÇÖKTÜRME HAVUZU DİZAYN KRİTERLERİ Ön çöktürme havuzlarında normal şartlarda BOİ 5 in % 30 40 ı, askıda katıların ise % 50 70 i giderilmektedir. Ön çöktürme havuzunun dizaynındaki amaç, stabil (havuzda

Detaylı

10. KONSOLİDASYON. Konsolidasyon. σ gerilmedeki artış zeminin boşluk oranında e azalma ve deformasyon yaratır (gözeneklerden su dışarı çıkar).

10. KONSOLİDASYON. Konsolidasyon. σ gerilmedeki artış zeminin boşluk oranında e azalma ve deformasyon yaratır (gözeneklerden su dışarı çıkar). . KONSOLİDASYON Konsolidasyon σ gerilmedeki artış zeminin boşluk oranında e azalma ve deformasyon yaratır (gözeneklerden su dışarı çıkar). σ nasıl artar?. Yeraltısuyu seviyesi düşer 2. Zemine yük uygulanır

Detaylı

MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI

MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI MENDERES GRABENİNDE JEOFİZİK REZİSTİVİTE YÖNTEMİYLE JEOTERMAL ENERJİ ARAMALARI Altan İÇERLER 1, Remzi BİLGİN 1, Belgin ÇİRKİN 1, Hamza KARAMAN 1, Alper KIYAK 1, Çetin KARAHAN 2 1 MTA Genel Müdürlüğü Jeofizik

Detaylı

ĐMAR PLANINA ESAS JEOLOJĐK-JEOTEKNĐK ETÜT RAPORU

ĐMAR PLANINA ESAS JEOLOJĐK-JEOTEKNĐK ETÜT RAPORU SAHĐBĐ ĐLĐ ĐLÇESĐ KÖYÜ MEVKĐĐ : BĐGA MERMER SANAYĐ VE TĐC. LTD. ŞTĐ : ÇANAKKALE : BĐGA : KOCAGÜR : SARIGÖL PAFTA NO : 6 ADA NO : -- PARSEL NO : 1731-1732-1734 ĐMAR PLANINA ESAS JEOLOJĐK-JEOTEKNĐK ETÜT

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri. TÜBİTAK Projeleri

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri. TÜBİTAK Projeleri Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Projeleri Baraj Tipi Büyük Yapılarda Kayaçlardaki Ayrışmaya Bağlı Direnç Azalmasının İyileştirilmesi, 2003 (97K12048), Ayhan Koçbay, R.Pelin Bilgehan. Özet: Obruk baraj

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9B - BURULMA DENEYİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9B - BURULMA DENEYİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9B - BURULMA DENEYİ GİRİŞ Mekanik tasarım yaparken öncelikli olarak tasarımda kullanılması düşünülen malzemelerin

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net BÖLÜM IV METALLERİN MEKANİK ÖZELLİKLERİ GERİLME VE BİRİM ŞEKİL DEĞİŞİMİ ANELASTİKLİK MALZEMELERİN ELASTİK ÖZELLİKLERİ ÇEKME ÖZELLİKLERİ

Detaylı

24 MAYIS 2014 GÖKÇEADA AÇIKLARI - EGE DENİZİ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ

24 MAYIS 2014 GÖKÇEADA AÇIKLARI - EGE DENİZİ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ . ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ 24 MAYIS 2014 GÖKÇEADA AÇIKLARI - EGE DENİZİ DEPREMİ BASIN BÜLTENİ 24 Mayıs 2014 tarihinde Gökçeada Açıkları Ege Denizi nde yerel saat ile 12.25 de büyüklüğü Ml=6,5 olan

Detaylı

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003 DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR Yaşar ar EREN-2003 6.DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR Bu faylar genellikle dikçe eğimli, ve bloklar arasındaki hareketin yatay olduğu faylardır. Doğrultu atımlı faylar (yanal,

Detaylı

ANALİZ YÖNTEMLERİ. Şevlerin duraylılığı kaya mekaniği ve geoteknik bilim dallarının en karmaşık konusunu oluşturmaktadır.

ANALİZ YÖNTEMLERİ. Şevlerin duraylılığı kaya mekaniği ve geoteknik bilim dallarının en karmaşık konusunu oluşturmaktadır. ŞEV STABİLİTESİ VE GÜVENSİZ ŞEVLERİN İYİLEŞTİRİLMESİ Y.Doç.Dr. Devrim ALKAYA PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ŞEVLERİN DURAYLILIĞI Şevlerin duraylılığı kaya mekaniği ve geoteknik bilim

Detaylı

BURDUR ÇEVRESİNDE YAŞANAN DEPREMLER VE ÇEVRE SORUNLARI

BURDUR ÇEVRESİNDE YAŞANAN DEPREMLER VE ÇEVRE SORUNLARI 91 BURDUR ÇEVRESİNDE YAŞANAN DEPREMLER VE ÇEVRE SORUNLARI Şakir ŞAHİN * Mehmet BEYHAN ** Erol KESKİN *** B. İlker HARMAN **** Özet Dünyanın değişik bölgelerinde oluşan depremler can ve mal kaybının yanı

Detaylı

İNM 106 İnşaat Mühendisleri için Jeoloji

İNM 106 İnşaat Mühendisleri için Jeoloji Hafta_1 İNM 106 İnşaat Mühendisleri için Jeoloji Giriş: Jeolojinin tanımı ve alt disipleri Yrd.Doç.Dr. İnan KESKİN inankeskin@karabuk.edu.tr, inankeskin@gmail.com Dersin Amacı Yer bilimlerinin temel kavramlarını

Detaylı

TEMEL İNŞAATI TAŞIMA GÜCÜ

TEMEL İNŞAATI TAŞIMA GÜCÜ TEMEL İNŞAATI TAŞIMA GÜCÜ Kaynak; Temel Mühendisliğine Giriş, Prof. Dr. Bayram Ali Uzuner 1 2 Tekil Temel tipleri Bir Tekil Temel Sistemi 3 Sığ Temeller 4 Sığ Temeller 5 Sığ Temeller 6 Sığ Temeller 7 Sığ

Detaylı

MEVZİİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU

MEVZİİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU SINIRLI SORUMLU KARAKÖY TARIMSAL KALKINMA KOOP. MEVZİİ İMAR PLANINA ESAS JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU ÇANAKKALE İLİ BAYRAMİÇ İLÇESİ KARAKÖY KÖYÜ Pafta No : 1-4 Ada No: 120 Parsel No: 61 DANIŞMANLIK ÇEVRE

Detaylı

GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ

GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ GEBZE TEKNİK ÜNİVERİSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK BÖLÜMÜ MİM 142 YAPI BİLGİSİ I Prof.Dr.Nilay COŞGUN Arş.Gör. Seher GÜZELÇOBAN MAYUK Arş.Gör. Fazilet TUĞRUL Arş.Gör.Ayşegül ENGİN Arş.Gör. Selin ÖZTÜRK

Detaylı

17 20 EKİM 2005, URLA SIĞACIK KÖRFEZİ DEPREMLERİ KUVVETLİ YER HAREKETİ İVME KAYITLARI ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

17 20 EKİM 2005, URLA SIĞACIK KÖRFEZİ DEPREMLERİ KUVVETLİ YER HAREKETİ İVME KAYITLARI ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ 17 20 EKİM 2005, URLA SIĞACIK KÖRFEZİ DEPREMLERİ KUVVETLİ YER HAREKETİ İVME KAYITLARI ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Ali Zeynel DENİZLİOĞLU, Özgür Tuna ÖZMEN, Turgay KURU, Zahide ÇOLAKOĞLU, Aytaç APAK, Şule

Detaylı

JEOLOJİK ETÜT İŞLERİ JEOFİZİK ETÜT İŞLERİ İŞİN ADI ESKİ POZ NO YENİ POZ NO

JEOLOJİK ETÜT İŞLERİ JEOFİZİK ETÜT İŞLERİ İŞİN ADI ESKİ POZ NO YENİ POZ NO JEOLOJİK ETÜT İŞLERİ Jeolojik etüt ( 1/5000 ölçekli ) 38.1101 Jeolojik rapor yazımı ( 1/5000 ölçekli ) 38.1102 jeoteknik etüt ( 1/1000 ölçekli ) 38.1103 Jeolojik rapor yazımı ( 1/1000 ölçekli ) 38.1104

Detaylı

İzmir deprem dizilerinin nedeni, faylardaki 'Çiçek yapısı'

İzmir deprem dizilerinin nedeni, faylardaki 'Çiçek yapısı' Bilim Teknik 03.12.2005 İzmir deprem dizilerinin nedeni, faylardaki 'Çiçek yapısı' İzmir ve çevresinde son 15 yılda meydana gelen orta büyüklükteki üç deprem, bölgenin doğrultu atımlı fayların kontrolünde

Detaylı

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması

Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Yığma yapı elemanları ve bu elemanlardan temel taşıyıcı olan yığma duvarlar ve malzeme karakteristiklerinin araştırılması Farklı sonlu eleman tipleri ve farklı modelleme teknikleri kullanılarak yığma duvarların

Detaylı

İZMİR VE ÇEVRESİNİN ÜST-KABUK HIZ YAPISININ BELİRLENMESİ. Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir 2

İZMİR VE ÇEVRESİNİN ÜST-KABUK HIZ YAPISININ BELİRLENMESİ. Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir 2 İZMİR VE ÇEVRESİNİN ÜST-KABUK HIZ YAPISININ BELİRLENMESİ Ç. Özer 1, B. Kaypak 2, E. Gök 3, U. Çeken 4, O. Polat 5 1 Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir 2 Doçent Doktor,

Detaylı

b. Gerek pompajlı iletimde, gerekse yerçekimiyle iletimde genellikle kent haznesine sabit bir debi derlenerek iletilir (Qil).

b. Gerek pompajlı iletimde, gerekse yerçekimiyle iletimde genellikle kent haznesine sabit bir debi derlenerek iletilir (Qil). 4. GÜNLÜK DÜZENLEME HAZNESİ TASARIMI 4.1. Düzenleme İhtiyacı: a. Şebekeden çekilen debiler, iletimden gelen debilerden günün bazı saatlerinde daha büyük, bazı saatlerinde ise daha küçüktür. b. Gerek pompajlı

Detaylı

DEMRE VE ÇEVRESİNİ ETKİLEYEN TARİHSEL DEPREMLER

DEMRE VE ÇEVRESİNİ ETKİLEYEN TARİHSEL DEPREMLER ÖZET: DEMRE VE ÇEVRESİNİ ETKİLEYEN TARİHSEL DEPREMLER Mustafa SOFTA 1 ve Mehmet TURAN 2 1 Araştırma Görevlisi, Jeoloji Müh. Bölümü, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon 2 Profesör, Jeoloji Müh. Bölümü,

Detaylı

GÜNEYBATI ANADOLU NUN GÜNCEL YAMULMA ALANLARININ BELİRLENMESİ

GÜNEYBATI ANADOLU NUN GÜNCEL YAMULMA ALANLARININ BELİRLENMESİ GÜNEYBATI ANADOLU NUN GÜNCEL YAMULMA ALANLARININ BELİRLENMESİ H. İ. SOLAK 1, İ. TİRYAKİOĞLU 2, E. GÜLAL 3, S. ERDOĞAN 2, Ç, ÖZKAYMAK 4, B. AKPINAR 3, M. UYSAL 2, M. YILMAZ 2,, N. O. AYKUT 3, T. BAYBURA2,

Detaylı

Deprem Kaynaklarının ve Saha Koşullarının Tanımlanması. Dr. Mustafa Tolga Yılmaz

Deprem Kaynaklarının ve Saha Koşullarının Tanımlanması. Dr. Mustafa Tolga Yılmaz Deprem Kaynaklarının ve Saha Koşullarının Tanımlanması Dr. Mustafa Tolga Yılmaz Deprem Tehlikesi Hesabında Kaynak Tanımları Haritalanmış diri faylar üzerinde beklenen depremler çizgisel kaynak olarak modellenir.

Detaylı

Taşıyıcı Sistem İlkeleri

Taşıyıcı Sistem İlkeleri İTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı ve Deprem Mühendisliği Çalışma Grubu BETONARME YAPILAR MIM 232 Taşıyıcı Sistem İlkeleri 2015 Bir yapı taşıyıcı sisteminin işlevi, kendisine uygulanan yükleri

Detaylı

19 MAYIS 2011 SİMAV DEPREMİNİN UZAK-ALAN KAYITLARIYLA İNCELENMESİ

19 MAYIS 2011 SİMAV DEPREMİNİN UZAK-ALAN KAYITLARIYLA İNCELENMESİ 25-27 Eylül 2013 MKÜ HATAY ÖZET: 19 MAYIS 2011 SİMAV DEPREMİNİN UZAK-ALAN KAYITLARIYLA İNCELENMESİ E. Budakoğlu 1 ve M. Utkucu 2 1 Araştırma Görevlisi, Jeofizik Müh. Bölümü, Sakarya Üniversitesi, Esentepe

Detaylı

2. Bölüm ZEMİNLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

2. Bölüm ZEMİNLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ 2. Bölüm ZEMİNLERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ Zeminler yapıları itibariyle heterojen malzemelerdir. Yani her noktasında fiziksel ve mekanik özellikleri farklılık göstermektedir. Zeminin Öğeleri Birçok yapı

Detaylı

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI

MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI MAKİNE ELEMANLARI DERS SLAYTLARI YORULMA P r o f. D r. İ r f a n K A Y M A Z P r o f. D r. A k g ü n A L S A R A N A r ş. G ör. İ l y a s H A C I S A L İ HOĞ LU Aloha Havayolları Uçuş 243: Hilo dan Honolulu

Detaylı

BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ

BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ BETONARME YAPILARDA BETON SINIFININ TAŞIYICI SİSTEM DAVRANIŞINA ETKİSİ Duygu ÖZTÜRK 1,Kanat Burak BOZDOĞAN 1, Ayhan NUHOĞLU 1 duygu@eng.ege.edu.tr, kanat@eng.ege.edu.tr, anuhoglu@eng.ege.edu.tr Öz: Son

Detaylı

BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR

BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR BETONARME KESİTLERİN EĞİLME MUKAVEMETLERİNİN BELİRLENMESİNDE TEMEL İLKE VE VARSAYIMLAR BASİT EĞİLME Bir kesitte yalnız M eğilme momenti etkisi varsa basit eğilme söz konusudur. Betonarme yapılarda basit

Detaylı

ULAŞIM YOLLARINA İLİŞKİN TANIMLAR 1. GEÇKİ( GÜZERGAH) Karayolu, demiryolu gibi ulaşım yollarının yuvarlanma yüzeylerinin ortasından geçtiği

ULAŞIM YOLLARINA İLİŞKİN TANIMLAR 1. GEÇKİ( GÜZERGAH) Karayolu, demiryolu gibi ulaşım yollarının yuvarlanma yüzeylerinin ortasından geçtiği ULAŞIM YOLLARINA İLİŞKİN TANIMLAR 1. GEÇKİ( GÜZERGAH) Karayolu, demiryolu gibi ulaşım yollarının yuvarlanma yüzeylerinin ortasından geçtiği varsayılan eksen çizgilerinin topoğrafik harita ya da arazi üzerindeki

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU

T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU T.C. BAŞBAKANLIK AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI DEPREM DAİRESİ BAŞKANLIĞI AYLIK DEPREM RAPORU EKİM 2010 İÇİNDEKİLER 2010 EKİM AYI İÇERİSİNDE TÜRKİYE DE ÖNE ÇIKAN DEPREM AKTİVİTELERİ... 1 03 EKİM

Detaylı

SİMAV VE EMET FAY ZONLARINDAKİ DEPREMLERİN OPTIMUM KAYNAK PARAMETRELERINİN ANALİZİ

SİMAV VE EMET FAY ZONLARINDAKİ DEPREMLERİN OPTIMUM KAYNAK PARAMETRELERINİN ANALİZİ SİMAV VE EMET FAY ZONLARINDAKİ DEPREMLERİN OPTIMUM KAYNAK PARAMETRELERINİN ANALİZİ Tolga BEKLER 1, Alper DEMİRCİ 1, Süha ÖZDEN 2 ve Doğan KALAFAT 3 1 Yard. Doç. Dr., Jeofizik Mühendisliği Bölümü, Çanakkale

Detaylı

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi

ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÇATI KONSTRÜKSİYONLARINDA GAZBETON UYGULAMALARI Doç.Dr.Oğuz Cem Çelik İTÜ Mimarlık Fakültesi Yapı Statiği ve Betonarme Birimi ÖZET Donatılı gazbeton çatı panellerinin çeşitli çatı taşıyıcı sistemlerinde

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KAYA MEKANİĞİ DERSİ LABORATUVARI. (2014-2015 Güz Dönemi) NOKTA YÜK DAYANIMI DENEYİ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KAYA MEKANİĞİ DERSİ LABORATUVARI. (2014-2015 Güz Dönemi) NOKTA YÜK DAYANIMI DENEYİ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KAYA MEKANİĞİ DERSİ LABORATUVARI (2014-2015 Güz Dönemi) NOKTA YÜK DAYANIMI DENEYİ THE POINT LOAD TEST DENEY:4 Amaç ve Genel Bilgiler: Bu deney, kayaçların

Detaylı

BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ

BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ BURSA ĠLĠ ĠÇĠN ZEMĠN SINIFLAMASI VE SĠSMĠK TEHLĠKE DEĞERLENDĠRMESĠ PROJESĠ AMAÇ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-MAM) arasında protokol imzalanmıştır. Projede, Bursa

Detaylı

Veysel Işık Türkiye deki Tektonik Birlikler

Veysel Işık Türkiye deki Tektonik Birlikler JEM 404 Ders Konusu Türkiye Jeolojisi Orojenez ve Türkiye deki Tektonik Birlikler Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Tektonik Araştırma Grubu 2012 Dağ Oluşumu / Orojenez Orojenez genel anlamda

Detaylı

JEM 302 MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ UYGULAMA NOTLARI

JEM 302 MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ UYGULAMA NOTLARI ANKARA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JEM 302 MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ UYGULAMA NOTLARI Dr. Koray ULAMIŞ Şubat 2010 Ankara Ad Soyad : Numara : JEM 302 Mühendislik Jeolojisi

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI. (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI. (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ Amaç ve Genel Bilgiler: Kayaç ve beton yüzeylerinin aşındırıcı maddelerle

Detaylı

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKİM 2010-DÜZCE BETONARME BĠR OKULUN DEPREM GÜÇLENDĠRMESĠNĠN ĠDE-CAD PROGRAMI ĠLE ARAġTIRILMASI: ISPARTA-KESME ĠLKÖĞRETĠM OKULU ÖRNEĞĠ

Detaylı

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım

ÖLÇME BİLGİSİ. PDF created with FinePrint pdffactory trial version http://www.fineprint.com. Tanım ÖLÇME BİLGİSİ Dersin Amacı Öğretim Üyeleri Ders Programı Sınav Sistemi Ders Devam YRD. DOÇ. DR. HAKAN BÜYÜKCANGAZ ÖĞR.GÖR.DR. ERKAN YASLIOĞLU Ders Programı 1. Ölçme Bilgisi tanım, kapsamı, tarihçesi. 2.

Detaylı

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI- İZMİR ŞUBESİ

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI- İZMİR ŞUBESİ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI- İZMİR ŞUBESİ GEOTEKNİK UYGULAMA PROJESİ ÖRNEĞİ 08.07.2014 Proje Lokasyonu Yapısal/Geoteknik Bilgiler Yapı oturum alanı yaklaşık 15000 m2 Temel alt kotu -13.75 m Konut Kulesi

Detaylı

Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite

Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite Zemindeki mühendislik problemleri, zeminin kendisinden değil, boşluklarında bulunan boşluk suyundan kaynaklanır. Su olmayan bir gezegende yaşıyor olsaydık, zemin

Detaylı