YER SEÇİMİ TEORİLERİ, ENDÜSTRİLEŞME POLİTİKASI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ ÜSTÜNE. Or. İlhan Tekeli 1. KLÂSİK YERSEÇİMİ TEORİLERİNİN ÖZELLİKLERİ :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YER SEÇİMİ TEORİLERİ, ENDÜSTRİLEŞME POLİTİKASI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ ÜSTÜNE. Or. İlhan Tekeli 1. KLÂSİK YERSEÇİMİ TEORİLERİNİN ÖZELLİKLERİ :"

Transkript

1 YER SEÇİMİ TEORİLERİ, ENDÜSTRİLEŞME POLİTİKASI VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ ÜSTÜNE Or. İlhan Tekeli 0.D.T.Ü. Öğretim Üyesi 1. KLÂSİK YERSEÇİMİ TEORİLERİNİN ÖZELLİKLERİ : Endüstriyel yerseçimi teorilerinin gelişmesi, ekonomik teorinin gelişmesinden oldukça bağımsız daha çok mekanik bir yaklaşım içinde olmuştur. Ancak son yıllarda mikro ekonomik üretim teorisinin bir parçası haline gelmiştir. 19. Yüzyıl sonunda Almanya'da gelişen yerseçimi teorisinde, İngiltere'de klâsik iktisatçılarca geliştirilen, ülkeler arası ihtisaslaşmayı öneren, ülkeler arası ticaret teorisine bir karşı çıkış bulunmaktadır. Ülkelerin hangi üretim konularında ihtisaslaşacağı sorusunu esas alan ülkeler arası ticaret teorisinden farklı olarak, endüstriyel yer seçimi teorisi, verilen ham madde kaynakları ve bir pazar yeri varken, belirli bir üretimin maliyetinin en ucuz nerede gerçekleşeceği sorusunu çözmeğe çalışmıştır. Her iki teorinin de mekânsal içerikleri olmasına rağmen mekânın ele alınışı farklıdır. Ülkeler arası ticaret teorisinde üretimin mekânı verilmekte, bu mekân için en uygun üretim tipinin ne olduğu aranmakta, yerseçimi teorisinde ise önce üretimin tipi seçilmekte sonra bunun optimum yerinin neresi olduğu araştırılmaktadır. Geri kalmış bir ülke açısından bu iki teorik çerçeveye bakıldığında, geri kalmış ülkelerin tarımda veya emek yoğun endüstrilerde üretim yapmasını sağlık veren ülkeler arası ticaret teorisinin, endüstrileşme kararını vermiş bir ülke için çok fazla anlamı kalmayacaktır, ikinci soru bu ülkeler için daha anlamlı olacaktır. Yer seçimi teorisinin Almanya'da, zamanın endüstrileşmfş ülkesi İngiltere'den bağımsız olarak sanayileşme çabasında olduğu yıllarda ortaya çıkışı da bu nedenledir. Sorunun soruluş şekli doğru olmakla birlikte, çözümün bir ülkenin kalkınmasına yol gösterici olacağı söylenemez. Klâsik yer seçimi teorisinde nokta olarak kabul edilen pazar sahası ile nokta olarak kabul edilen ham madde sahaları arasındaki, üretim maliyeti ve pazara taşıma ücretleri toplamı minimum olan nokta aranmaktadır. VVeber (1) tarafından verilen klâsik çözümde, ham madde üretiminin arz elastikiyetinin ve pazarda talep elâstikiyetinin sonsuz olduğu ve üretim fonksiyonunun doğrusal homojen olduğu kabul edilmektedir. Bu kabuller altında bir firmanın optimum yer seçimi problemi, minimum taşıma masrafları noktasının bulunmasına indirgenmiş olmaktadır. Üretim fonksiyonları, doğrusal homojen kabul edildiği ve ham madde arzı elâstikiyeti sonsuz olduğu için minimum taşıma masrafları noktası ile minimum üretim masrafı noktası üst üste düşmektedir. Pazar noktasında talep elâstikiyeti de sonsuz kabul edildiğinden maksimum kârlılık noktası ile minimum üretim masrafı noktası da üst üste düşmektedir. Taşıma masrafları yüzeyinin minimum noktası, kabul edilen taşıma fiatları eğrisinin fonksiyonu olmaktadır. Taşıma masrafları eğrisi yükleme ve boşaltma masraflarının varlığını kabul ederek çizilmiş ise pazar ve ham madde sahaları bu yüzeyde birer çukur olarak belirecek ve yersel minimumlar olacaktır. Bunlardan birinin bütün yüzeyin minimumu olması olasılığı artacaktır. Bu yüzeyde minimuma taşıma girdileri arasında yapılan ikâmelerle ulaşılacaktır. VVeber, analizinde endüstrilerin yer seçiminde toplam üretim maliyetinin minimum olmasını sağlayan üç tip faktör ile ilgilenmektedir. Birinci grup faktör, mekânda mesafe ile birlikte sürekli bir değişme gösteren taşıma masraflarıdır. İkinci grup faktörler, mekânda sürekli bir değişme göstermeyen, noktadan noktaya farklılıklar gösteren, elektrik fiyatı, işçi ücretleri, mahallî vergiler gibi noktasal faktörlerdir. Üçüncü grup faktörler, yığılma ekonomileridir. Bunların mekândaki değişme biçimi diğer ikisinden farklıdır, bunlar bizim verdiğimiz yet seçimi kararı ile birlikte bir noktada meydana gelirler. Yığılma ekonomileri ikinci tip faktörler gibi bir noktasal faktör olmakla beraber, analizin başında verilmekten çok analiz sırasında meydana gelirler. Daha sonra sık sık kullanacağımız bu kavramı açmak yararlı olacaktır. Yığılma ekonomileri üç grup altında toplanmaktadır (2). a) Ölçek ekonomileri, b) Lokalizasyon ekonomileri, c) Şehirde bulunma ekonomileri. Ölçek ekonomileri, üretimin büyüklüğü dolayısıyla meydana gelen iç ekonomilerdir. Üretim sürecinde, farklı kapasitede ve bölünmezlikleri olan elemanların bir arada kullanılması nedeniyle üretim sürecinde kapasitesi altında kullanılan hiç bir elemanın kalmaması ancak belirli bir büyüklükte veya bunun katlarında sağlanabilir. Ayrıca ölçeğin artışı üretim teknolojisinde değişiklik imkânları verecek dolayısıyla iç ekonomiler sağlayacaktır. Lokalizasyon ekonomileri, aynı tip üretim yapan birden fazla firmanın bir arada yer alması ile doğan dış ekonomilerdir. Bu genellikle depo edilecek büyüklüklerin azaltılması, hünerli iş gücü bulma, olanağının arttırılması, tamir ve bakım masraflarının azaltılması şeklinde olmaktadır. Şehirde bulunma ekonomileri; aynı tip üretimi yapmayan üretim ünitelerinin bir arada bulunmasından doğan dış ekonomilerdir. Özellikle çeşitli servislerin varlığı ve bunların belirli bir ölçeğin üstünde oluşabilmesi dolayısıyla ortaya çıkar. Klâsik teoride birinci faktöre göre bulunan minimum ulaştırma noktasından sapmalar olarak, (kritik isodapane) diğer faktörlerin etkileri incelenmektedir. Genelleştirirsek bu noktalar maliyet yüzeyinde tekil noktalar teşkil etmektedir. VVeber'in mekanik çözümleri Isard (3) tarafından bir ikâme problemi haline getirilmiş ve VVeber kabullerinde önemli gevşetmeler yapılmıştır. Problem bütün üretim faktörleri ile taşıma girdileri arasında bir ikâme problemi olarak konulmuştur. İkâmenin ürünlerin hasılası ile taşıma girdileri arasında da kurulması, pazar sahasındaki talep elâstikiyetinin sonsuz olması şartını kaldırmaya imkân vermiştir. Daha sonra, Moses'in (4) katkısıyla, doğrusal homojen üretim fonksiyonu kulübü de gevşetilerek, yer değiştirme ile ham maddeler arasındaki ikâmeye de yer verilmiştir. Bu «locational» eş maliyet eğrilerinin geliştirilmesi İle sağlanmıştır. Lefeber (5), sürekli olmayan noktalar halinde yerleşmelerin bulunduğu bir mekânda, her noktadaki ham madde ve üretim faktörleri arzının elâstikliğinin sonsuz olduğu kabulünü kaldırarak, «Locational» dönüşüm eğrisini elde etmiştir. Böylece noktadan noktaya ürünün karışımları arasında ikâme imkânı sağlanmıştır. Böylece endüstriyel yer seçimi teorisi mikro iktisadın üretim teorisi ile tam olarak birleştirilmiştir. Gelişimini kısaca gördüğümüz yer seçimi teorisi bu şekli ile bölgesel ve ülkesel hedefleri gözönüne almayan bir firmanın kârlılığını maksimize eden, statik veya kısa süre içinde ekonomik rasyonelliği sağlayan uzun süreli kararlara yönelmemiş, sosyal maliyetleri hesaba katmayan, bir teoridir. Endüstrileşme sürecinde olan geri kalmış ülkelerin şartları içinde bu teorinin ne kadar anlamlı olduğunu görmeye çalışalım. Bir firmanın optimum yerini firmanın kârlılığı açısından arayan böyle bir teorinin hedef fonksiyonu veya yer seçimi kriteri firmanın veya girişimcinin kârını maksimize etmektir. Şimdiye kadar hedef fonksiyonu ile ilgili eleştirmelerimizi minimum taşıma maliyetinin veya minimum toplam maliyet noktasının maksimum kârı gösterip göstermediği üzerinde toplamıştık. Hedef fonksiyonunun tamamen değişme-

2 Tablo 1 Davranışsal teoriler Üretici kriteri Eylemde bulunanın yer seçimi güdüsünü maksimize eden teoriler Kamu kriteri İşgücü kriteri Yer seçiminin etkisini gösteren teoriler Üretici firmanın' yer seçimi (Thünen) (VVeber) (Christaller- Lösch) Şehirleşme politikaları Bölgesel geliştirme politikası Girdi-çıktı Modelleri, Ekonomik «base» teorileri, Simulasyon teknikleri Kamu hizmetlerinin yer seçimi (Isard) karar organlarının mekânda dağılımı İş gücünün yer seçimi Gravite Modelleri Normatif optimize edici teoriler Göç teorileri sinin imkânları üzerinde durmamıştık. Yukarıdaki, firmanın karlığı fonksiyonu kapitalist sistemdeki bir hedef fonksiyonudur, farklı politik tercihlerde bu fonksiyon, dolayısıyla endüstrinin hesaplanan optimum yeri değişecektir. Şimdi kapitalist sistemin kısa süreli denge yaklaşımları içinde yer seçimi teorisine bakalım ve önce eleştirmemizi bu rasyonel içinde yapalım. Tablo 1'de hangi açılardan (hedef fonksiyonlarını seçerek) yer seçimi teorilerinin geliştirilebileceği sınıflandırılmıştır. Tabloya ilk bakışta görüleceği gibi boş hücrelerin sayısı çoktur ve dolu hücrelerin büyük kısmı ancak son yıllarda doldurulmuştur. Bu sınıflamada üç tip yer seçimi teorisinin olabileceği düşünülmektedir. Birinci tip teoriler yer seçen unsurların seçim güdüleri ile ilgili değildir. Yer seçen ünitelerin seçmelerindeki düzenleri gözlemlerden çıkarmaya çalışırlar. Daha çok makro teoriler olmak durumundadırlar. Bu tip teorilerden ancak iş gücünün yer seçmesiyle ilgili olabilecek birini potansiyel veya Gravite modelleri (6) olarak düşünebiliriz. Bu sütunun diğer hücreleri boş olacaktır. İkinci tip yer seçimi teorileri, karar verene yol gösteren başka bir deyişle karar verenin yer seçimi kriterlerini maksimize eden teorilerdir. Üretici firmanın yer seçiminde hedefi, kârını maksimize etmektir. Bu her üç ekonomik sektörde, tarımda Von Thünen (7), endüstride VVeber, servislerde Lösch (8) - Christaller (9) tarafından geliştirilmiştir. Yer seçimi teorisi esas olarak bu hücrede gelişmiştir. Üretici kriterlerine göre diğerlerinin (kamu ve iş gücü) yer seçimi teorisi incelenmemiş bunların dağılımının kendiliğinden meydana geleceği varsayılmıştır. Kamu hizmetleri yer seçiminde kriter halka ulaştırılan servislerin maksimize edilmesidir. Bu kritere göre üreticilerin yer seçiminin ne olacağı çok az incelenmiştir. Bu hücre de genellikle boştur. Şehirleşme politikaları bu anlamda yorumlanabilirler. Kamu hizmetlerinin yer seçimi teorisine bazı yaklaşımları Isard'ın (10) çalışmalarında görüyoruz. İş gücünün yer seçiminin bu bakımdan ne olacağı hakkında ancak bazı normatif görüşler vardır. İşgücünün yerseçimi kriteri toplam faydasını maksimize etmektir. İşgücünün bu kritere göre yerseçimini ancak göç (11) teorilerinde dolaylı olarak buluyoruz. Üretici firmanın yerseçiminin, işgücü kriterine göre nasıl geliştiği hakkında açık teoriler yoktur bununla beraber çok açık olmayan bölgesel refahı artırmaya dayanan politika tercihleri vardır. Yerseçimi ile ilgili olabilecek üçüncü tip teoriler verilen bir yerseçimi kararının çevresine olan etkisini (impact) ini inceleyen teoriler olabilir. Bunlarda, yerseçimi teorisi içinde değil bölge ilmi içinde gelişmektedir. Bunlar arasında «ekonomik base» teorileri, Girdi-çıktı modelleri, simulasyon modelleri sayılabilir. Bu üç tip yerseçimi kararının birbirine olan etkileri de ayrıca incelenebilir. Bunlar da Genel denge denklemleri içinde kısmen gelişmiştir (12). Genel denge denklemlerinin yazılması, analizin mikro analiz olma özelliğini değiştirmemiştir. Konunun statik olarak bile alınsa kapsamının nasıl genişlediği, ve klâsik yerseçimi teorisinin ne kadar yetersiz kaldığı açıktır, bu eksiklik son yıllarda bir çok yan disiplinle tamamlanmaya çalışılmaktadır. Şimdi geri kalmış ülkelerdeki, endüstrinin yerseçimi teorisinin özellikleri üzerinde duralım, bunun ne tip yeni yaklaşımlar gerektirdiğini görmeye çalışalım. Bir geri kalmış ülkenin genel mekân organizasyonu açısından probleme bakalım. Bu ülkeler hızla endüstrileşmeye ve bir alt yapı dönüşümü yapmağa çalışmaktadırlar. Özellikle bu ikinci gaye firmanın kısa vadede kârlılığı kriterine göre yerseçmeyi yetersiz bir yaklaşım yapmaktadır. Geri kalmış ülkeler tarihî gelişmeleri süresinde, ürettikleri tarımsal maddeleri veya bunların birinci derecede değerlendirilmesi olan endüstriyel ürünleri ihraç etmişlerdir. Bütün taşıma sistemleri bu ilişkilere uygun olarak dışarı açılan ağaç şemaları halinde gelişmiş, şehirler bunların kırılma noktalarında liman şehirleri olarak meydana gelmiştir. Böyle bir yapıya dayanan kısa süreli ekonomik tesirlilik analizleri, bu şemayı değiştirmekten çok kuvvetlendirecektir. Bu tip mekânsal bir gelişme şeması bir ülkenin kendi kaynaklarını iç pazarı için kullanmasının en iyi şeması değildir, aksine bir ülkenin dışa bağımlılığını maksimize eden bir şemadır. İstenilen bu şemanın tersine döndürülmesidir. Yukarıda gördük ki, klâsik endüstriyel yerseçimi teorisinin uygulanması özelliği sonucu bu dönüşümü geciktirici olmaktadır. Alonso'ya (13) göre bu ülkelerde uzaklığın üretim sürecindeki etkisi, taşıma masraflarından çok, mesafenin zaman harcamasına olan etkisi dolayısıyladır. Geri kalmış ülkelerde yöneticilerin ve teknisyenlerin şahsî mekân sericiklerine verdikleri ağırlık ülke içindeki gelişme farklılıkları dolayısıyla çok daha yüksek olacaktır. Aynı zamanda, bilginin «information», özellikle işletmede önem kazanan tip bilginin dağılımının anonim münasebetlerden çok yüz yüze kurulan ilişkilere dayanması dolayısıyla üretim sürecinde belirsizliklerin desentralize yerleşmelerde yüksek olmasına neden olmaktadır Bu sayılan nedenler ve diğer klâsik yığılma ekonomileri geri kalmış ülkelerde, endüstrilerin yığılma eğilimini artırmaktadır. Tek optimum firmanın yer seçmesinin gerekli alt yapı dönüşümünü sağlaya-

3 maması, bu ülkelerde problemi tek firmanın yerseçimi probleminden farklı olarak ülkesel şehirleşme politikası veya stratejisine yaklaştırmaktadır. Bu noktada, ileride ele alacağımız organize endüstri bölgeleri kavramı ile bu tip anlayış arasında kurulabilecek ilgiyi hatırlamak yararlı olacaktır. Şehirleşme politikasının uygulanmasında organize endüstri bölgeleri önemli bir araç olmaktadır. Yapısal dönüşümü tek tek yerseçimi kararlarına bağlamadan, global seçmelere bağlamanın rasyoneli açıktır. Yer seçme kararları bu seçmeye bağlı olarak yapılacaktır. Burada ortaya çıkan sorun tek tek yerseçimi kararlarının bu çerçeveye (global seçme) nasıl uydurulacağıdır. Bu halde yapılacak, firmanın yerseçiminde bu genel çerçeve içinde tesirliği artırmaktır. Klâsik yerseçimi teorisi veya karşılaştırmak maliyetler (14) analizinden böyle bir sınırlı çerçeve içinde faydalanabiliriz. II. BİR ÜLKENİN ENDÜSTRİLEŞME POLİTİKASI VE MEKAN ORGANİZASYONUNUN SEÇİMİNDEKİ İÇ TUTARLILIK- LAR SORUNU: Birinci bölümde yerseçimi teorisinin gelişerek mikro ekonominin üretim teorisinin bir parçası haline geldiğini fakat teorinin bu şekliyle geri kalmış ülkelerin problemlerinin çözümünde önemlerini kaybettiğini, yerseçimi teorisi yerine ülkesel şehirleşme stratejilerinin daha anlamlı olabileceğini görmüştük. Bu halde endüstrinin yerseçiminin bir politika seçmesi haline dönüşmesi, endüstrinin mekân organizasyonu seçmesi politikasını genel endüstrileşme politaksının bir parçası olarak ele almayı zorunlu yapmaktadır. Sosyal değişme anlayışı, kalkınma seçmeleri endüstrileşme politikaları ve endüstrinin mekânsal organizasyonu politikaları seçmeleri arasında karşılıklı bağımlılıklar vardır. Aşağıda birbiriyle tutarlı iki «polar» model verilecektir. Bütün ikili sınıflamalar gibi ara durumların varlığını ihmal ettiği için, bu sınıflamada önemli basitleştirmeler yapılmış olmaktadır. Birinci model kapitalist sistem içerisinde önerilen sosyal değişme, kalkınma ve endüstrileşme teorilerine yönelmiş iken ikinci modelin sosyalist sistem içinde önerilen yaklaşımları özetlediği söylenebilir. Bu modeller içinde yapılan seçmelerin incelenmesi halinde nasıl sıkı bir iç ilişki olduğu açık hale gelecektir. Daha sonra nasıl geliştirileceğini göreceğimiz organize endüstri bölgeleri kavramının nasıl bir sistem seçmesi sonucu olduğunu bir örnek olarak inceliyelim. Geri kalmış ülkelerde bir organize endüstri bölgesi aletinin kullanılması özel sektör yoluyla, daha çok küçük ve orta büyüklükte endüstri gruplarını organize ederek, pazar mekanizmasının içinde alt yapının yaratacağı teşvik unsurlarından faydalanarak, kalkınmaya çalışan ve alt yapıda fazlalıklar yaratmaya yönelmiş bir kamu yatırımları mekanizmasının olmasına bağlıdır. Halbuki geri kalmış bir ülkede endüstriyel kompleksleri önermek yukarıda yapılan seçmelerin karşıtlarını, II ci modeldeki seçmeleri yapmayı gerektirmektedir. Bu örnek organize endüstri bölgelerinin nasıl bir sistem seçmesinin sonucu olduğunu gösterir. Bu tip sınıflandırmalar seçmeler arası tutarlıkları gösterdiği için kullanılan aletlerden beklenenlerin ne olacağı konusundaki yanılmaları azaltacaktır. Şimdi endüstrileşme stratejesinde yapılan seçmelerin endüstrinin ülke mekânındaki dağılışını nasıl etkileyeceğini görmeğe çalışalım. Yukarıda verilen iki modelde de endüstrileşme ile ilgili olarak yapılan seçmeler, endüstrinin ölçeği, teknolojisi, mülkiyet biçimi, ve sektöre! dağılımı üzerinde idi. Bu seçmelerin herbiri endüstrilerin yerseçimi kararlarındaki serbestlik derecelerini belirli yönlerde etkileyeceklerdir. Örneğin ölçeğin artışı endüstrinin büyük şehirden kopabilme olanaklarını artırır, diğer taraftan teknoloji seçmesi olarak emek yoğun belirli büyüklüğün üstündeki bir endüstrinin ucuz işgücünün bulunduğu şehirsel yörelere bağlılığı yüksektir. Kamu sahipliği gelişme bölgelerinden, endüstrilerin ayrılma imkânını artırırken, özel sektörün sahipliği, dış ekonomilerden faydalanmanın yüksek olduğu şehirlere ve gelişmiş bölgelere bağlılığı artırır. Bu üç konuda seçmelerini Model II deki gibi desentralizasyon imkânlarını maksimize edecek şekilde yapmış bir sistemdeki endüstriyel sektörlerdeki seçmelerinin yerseçimi kararlarındaki serbestlik derecesini nasıl etkilediğini görelim. Yeni endüstrileşmekte olan böyle bir ülke endüstrileşmesi sırasında önce ham maddeye dayanan endüstrilerini, elektrik ve ısı santrallarını geliştiriyor ise bu halde endüstrilerin yerseçiminde serbestlik derecesi çok düşüktür. Endüstrileşme kararı ile birlikte yerseçimi kararı da verilmiş olmaktadır. Ara malları ve kapital malları imâl eden endüstrilerin yerseçiminde serbestlik dereceleri ham maddeye dayananlardan daha yüksektir. Bunların işlenmesine dayanan endüstrilerin yerseçimi kararlarında serbestlik derecesi en yüksektir (15). Yerseçimi kararlarında serbestliğin sonsunz olduğu başka bir deyişle, endüstrinin uzun süreli «kârlılık» veya faydalılığının yerseçimine bağlı olmadığı endüstriler «foot loose» olarak adlandırılmaktadır. Bu halde ortaya çıkan iki sonuca dikkati çekelim. Eğer bir ülke endüstrileşmesi sırasında, serbestlik derecesi yüksek olmayan endüstrilerden başlayarak serbestlik derecesi yüksek olan endüstrilere doğru yönelen bir sektörel yatırım sırası seçmiş ise ilk yıllarda bağımsız bir yerseçme politikası uygulayamaz, yer seçmeleri otomatik olarak tayin edilmiş olmaktadır. Ancak daha sonraki dönemlerde yerseçme politikası uygulama olanakları ortaya çıkar. Birinci dönemde yatırım yapılan sektörlerin özellikleri.yatırım yerlerini tayin eder, ikinci dönemde ise mekân yapısında istenilen yönde dönüşümü sağlayacak «prensipler» yerseçimi kararlarını tayin eder. Sistem içinde denge- Model I Model II Sosyal değişmede bağımsız Değerler > Liretim güçleri değişken : Kalkınma yöntemi seçmeleri : Kalkınma Tarımsal gelişme > Aşırı Stratejisi : Aşırı şehirleşme endüstrileşme Kalkınma Mekanizması : Kalkınma kavramı Pazar mekanizması Plânlı ekonomi Ekonomik seçme < > Politik seçme Finansman kaynağı : Dış yardıma açık İç kaynaklara dönük Özel sektör yoluyla Karma sektör yoluyla Kalkınma modeli Dengesiz kalkınma < > Dengeli kalkınma Kamu sektörü yatırımlarının yönelmesi Gelişmekte olan ülkeler için Endüstrileşme Stratejisi Seçmeleri : Endüstriyel Organizasyonun Mekânsal içerikli seçmeleri : Bölgesel Mekânda Seçmesi : İlk şartlar >- Büyük itme (Pre condition) (Big push) Alt yapı yatırımları Küçük sanayi Emek yoğun Tüketim üretimi malları Özel mülkiyeti İhtisaslaşma Noktasal Mekân Organize sanayi içerikli endüstriyel bölgesi «Industrial düzenleme : Estates» A > Doğrudan yatırımlar Büyük sanayi Kapital yoğun üretici Kapital malları üretimi Kamu mülkiyeti (autarchic) kendi kendine yeterli Endüstriyel Kompleks (Yeni şehirler) (Yeni şehirler)

4 sizlikler kalktıktan, dönüşüm hedeflerine ulaştıktan sonra üçüncü dönemde «optimizasyon kriterleri» kullanılabilir (16). Çünkü artık sistemin ilk durumundan gelen irrasyonellikler analiz sonuçlarını etkilememektedir. Bu halde bir sektörler arası endüstrileşme sırası kabul edilmişse bunun endüstrinin yerseçimi politikalarının sırasını nasıl etkilediğini görmüş olduk. Soru diğer yönde de ortaya konulabilirdi, eğer belirli bir endüstriyel yerseçimi politikası uygulanmak isteniyor ise, nasıl bir sektörel yatırım sırası seçmesi yapılmalıdır? Sorunun, iki farklı şekilde konulması, bu seçmelerin iç tutarlılığına dikkati çekmek içindir. III. ENDÜSTRİYEL PROGRAMLAMA İLE İLGİLİ NE TİP ME- KÂNSAL ORGANİZASYON SORUNLARI VARDIR : Yukarıda geliştirdiğimiz iki model açısından endüstrinin çeşitli ölçeklerdeki mekân organizasyonu problemlerini inceliyelim. İlk sorun, endüstrinin bütün ülke mekânı içinde nasıl dağılacağıdır. Bu bir bölgeler arası dağılım problemidir. İkinci sorun, verilen bir bölge varsa bunun içinde hangi endüstrilerin yer alacağıdır. Bir bölge içi planlama sorunudur. Üçüncü ölçekteki sorun, bir yerleşme içinde yer alacak endüstrilerin nasıl bir düzen içinde yerleşeceğidir. Daha çok bir şehirsel planlama sorunudur. Ülkesel, bölgesel, ve şehirsel ölçekteki bu problemlerin özellikleri çok farklıdır. Bu ayrımı yaptıktan sonra hangi planlama aletlerinin hangi ölçekte yararlı olacağını inceliyebiliriz. I inci modelde (kapitalist sistem) üretim yatırımları özel sektöre bırakıldığından, endüstrilerin bölgeler arası dağılımı ancak teşvik tedbirleriyle etkilenebilir. Sorun bu halde, hangi endüstrilerin bölgeler arasında nasıl dağılacağını önceden kestirmek, eğer bu dağılım ile yetinilmiyorsa bu dağılımı değiştirecek optimum teşvik tedbirlerinin ne olacağını bulmak olacaktır. Böyle teşvik tedbirleri birçok ülkede uygulanmakla beraber bunların seçilmesi genellikle bir politik sürece bırakılmıştır ve optimumlarının aranması hakkında şaşılacak kadar az çalışma vardır 17). Hattâ bir çok halde ileri sürülen teşvik tedbirlerinin istenen etkiyi yapacak kuvvette olup olmadığı bile hesaplanmamakta, planlaması deneme - hata yöntemine bırakılmış olmaktadır. I. Modelde hangi endüstrilerin verilen bölgede yer alabileceği sorunu, özellikle geri kalmış bölgelerin kalkındırılması şeklinde ele alındığında, ortaya çıkmaktadır. Genellikle birinci ve ikinci sorun üst üste düşmektedir. Birçok halde geri kalmış bölgelere bu ülkelerde özel sektör yatırımlarını çok büyük teşvik tedbirleri alınsa da geri kalmış bölgelere çekmek kabil olmayacaktır (18). Bu halde kamu kesiminin, belirli bir süre, bu bölgelere özel sektörün kendi kendine büyüme aşamasına gelinceye kadar yatırım yapması önerilmektedir. Kamu sektörü yatırımları bu halde bir teşvik tedbirine dönüşmüş olmaktadır. II. modeldeki ele alıştan farklıdır. Yatırımların yapılması için de bölgenin yarışabileceği sektörlerin mukayeseli maliyetler kuramına göre seçilmesi ve bu sektörlerde ihtisaslaşmayı veri alan çok yönlü bölgesel gelişme modellerinin kurulması gerekecektir. Üçüncü tip sorun I. model çerçevesinde ele alındığında daha çok, bir şehirde yer alan endüstrinin yakın çevreye desantralizasyonunun sağlanması veya şehir planındaki endüstriye ayrılan sahalarda endüstrilerin kontrollü olarak yerleşmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Şimdi aynı problemlere II. model içinde bakalım. Bu halde yatırımcıları buraya çekecek optimum teşvik tedbirlerinin bulunması değil doğrudan doğruya yatırım kararlarının verilmesi söz konusudur. Bu halde sistemin hem üretim hem yerseçimi kararlarının bir arada verilmesi gerekir. Sistemin bütün kararlarını bir arada şöyle bir sıra içinde verilmesinin rasyonel olduğu önerilebilir (19). 1) Bir dinamik endüstriler arası model yardımıyla, ülkenin bütününde planlama periyodunun sonunda, ekonominin büyüme alternatiflerine uygun olan her sektörde üretimin ne olacağı hesaplanabilir. 2) ikinci adımda oldukça yüksek aggrege değişkenler kullanan bir dinamik bölgeler arası model yardımıyla uzun süreli plana bir mekân boyutu kazandırılır. 3) Optimal bölgeler arası dağılımın bulunması bize her bölgede çeşitli mallar için talebi ve yatırım limitlerini verir. Bunlar yardımıyla optimal endüstri içi (sektörel) planlar hazırlanır. 4) Optimal endüstri içi planların çözümleri gerekli tamamlayıcılıkları ve dış ekonomileri sağlayacak şekilde belirli yerleşme noktalarında toplanır. Endüstriyel kompleksler; gerekirse ona paralel olarak yeni endüstriyel şehirler önerilir. Böyle bir süreçle uzun vadeli dönüşüm açısından anlamlı çözümler elde edebilmek için hazırlanacak endüstriyel programlar 5-10 senelik olsa bile ekonomik büyüme analizleri çok daha uzun süre için sene yapılmalıdır. Böyle bir mekân, zaman ve sektör değişkenlerini bir arada inceleyen yaklaşım içine, eğer açık yerseçimi seçmeleri varsa bunlar modele kolayca eklenebilir. Bu modelde ülkesel ve bölgesel problemler üç safhada, şehirsel problem dördüncü safhada ele alınmış oldu ve sistemin hedeflerine göre her seviyedeki karar birbiriyle tutarlı olarak geliştirilmeğe çalışılmaktadır. Bu yazıda en son olarak ele alacağımız, I. modelin elemanı olan organize endüstri bölgeleri sorununa eğilmeden önce, tekrar I. modele dönerek, genel olarak teşvik tedbirlerinin rasyoneli ve yukarıda sunulan üç tip probleme uygun olarak nasıl seçilecekleri üzerinde duralım. Optimum teşvik tedbirlerinin analizinde firma seviyesinde karar verecek olan girişimcinin politikada uygun görülen kararı vermesi halinde elde edeceği teşvik unsurları ile, bu unsurlar olmadan vereceği karara göre daha kârlı olacağının ve ayrıca bu teşvik tedbirlerinin girişimcinin istenen kararı vermesini sağlayacak minimum miktar olduğunun gösterilmesi gerekir. Probleme sadece girişimcinin kararlarının etkilenmesi açısından bakıldığında belirli bir sonuca varılabilir, ama sosyal sistemin istenilen amaca ulaşmak için yapabileceği fedakârlıkların sınırları vardır, bu halde teşvik tedbirlerinin böyle bir sınırı aşmaması gerekir. Karma ekonomilerde gerekli teşvik tedbirleri belirli bir miktarı aşıyorsa doğrudan doğruya kamu yatırıma gitmek gerekecektir. Bu sınırların bir «karar kaidesi» olarak tespiti gerekir. Böyle sınırlara sosyal paha ve sosyal fayda kavramları ile yaklaşılabilir. Teşvik unsurlarını problemimiz açısından başkaca iki grupa ayırabiliriz, a) parasal teşvik araçları; yatırım hibeleri, krediler, vergi indirimleri v.b. b) parasal olmayan teşvik araçları; (alt yapı yatırımları) yol, enerji, organize sanayi bölgeleri gibi. Parasal olan veya parasal olmayan teşvik aletlerinde girişimcinin kararını etkileme bakımından önemli farklar vardır. Parasal teşvik unsurları girişimcinin istenilen kararı uygulaması sonunda veya sırasında, girişimciye verilecektir. Buna karşılık parasal olmayan teşvik araçlarına ait harcamanın yaıplması girişimcinin kararından öncedir. Alt yapı yatırımı gerçekleştikten sonra girişimciler bunları kullanmayabilir. Dolayısıyla sistem içinde âtıl kapasiteler yaratılmış olur. Bu tip araçların riski yüksektir ve ancak uzun zaman süresi içinde etkili olurlar. Organize sanayi bölgeleri de böyle bir teşvik aracıdır. Teşvik araçları pozitif ve negatif araçlar olarak da sınıflandırılabilir. Negatif araçlar endüstrileşmenin hızının kontrol edilmesinin istendiği yerde uygulanabilir. Yalnız bu negatif araçlar gelişmenin mutlaka istenilen yerde meydana gelmesini sağlamaz. Bazı hallerde gelişmenin hiç olmamasına sebep olabilir. Gelişmenin istenilen yere yöneltilebilmesi için negatif ve pozitif teşvik araçları bir arada kullanılmalıdır. Organize endüstri bölgeleri bu anlamda pozitif araçlardır, negatif araçlarla bir arada kullanılarak desantralizasyonun istenilen yerde olmasını sağlayabilir. Organize sanayi bölgelerinin teşvik aracı olarak yukarıda formüle edilen ülkesel, bölgesel ve şehirsel ölçeklerdeki endüstriyel yerleşme problemlerinin hepsi için kullanıldığı söylenebilir. Hem şehir içindeki endüstrinin desantralizasyonu, hem verilen bir bölgede küçük endüstrilerin gelişmesini teşvik eden bir araç olduğu, hem de bölgeler arası desantralizasyonu sağlayacak bir araç olduğu önerilmektedir. Bu aracın şehir ölçeğindeki kararlarda etkisi daha yüksek olmakla beraber, daha üst ölçeklerde esas araç olmaktan çok tamamlayıcı bir faktör olarak düşünmek gerekecektir.

5 Grafik - 1 Organize endüstri bölgelerinin I. modelde bir teşvik unsuru olmasının nedeni, yalnızca, çeşitli yollardan ucuz arsa sağlanmış olup bunun endüstriyel yerleşmeye ayrılmasının sağladığı maliyet avantajı, yerleşme kararı veren firmanın projesini gerçekleştirmekte zaman kazanmış olmasının ötesinde,ilk bölümde incelediğimiz yığılma ekonomilerine imkân vermiş olmasıdır. Yığılma ekonomilerinin durumu bakımından Model I in aracı olan organize endüstri bölgeleri ile Model II nin aracı endüstriyel kompleksleri karşılaştıralım. Endüstriyel kompleksler aralarında önemli, üretim ve pazarlama ilişkileri olan üretim ünitelerinin bir arada yer almasından doğmaktadır. Organize sanayi bölgelerinde yer alacak üretim ünitelerinde ise böyle sıkı bir ilişkinin varlığı aranmamaktadır. Böyle olunca Endüstriyel kompleksler hem iç, hem dış ekonomileri maksimize ederken, organize sanayi bölgeleri yalnızca dış ekonomileri maksimize etmektedir. Bu ekonomi kaybı I. modelin diğer sistem seçmelerinin bir pahası olarak ortaya çıkmaktadır. IV. ORGANİZE ENDÜSTRİ BÖLGELERİNİN SINDA BİR YAKLAŞIM ÖNERİSİ : PLANLANMA- Bundan önceki kısımda organize endüstri bölgelerinin nasıl bir kalkınma yöntemi seçimine bağlı bir araç olduğunu ve hangi tip mekân organizasyonu sorunlarına bir cevap olabileceğini gördükten, ve bu aracın sınırlamalarından haberdar olduktan sonra, organize endüstri bölgelerinin planlanmasında ne tip bir yaklaşım kullanılabileceğini görelim. Organize endüstri bölgelerinin planlanması, tipinin ve yerinin seçilmesi, bu araçtan başarması istenilen fonksiyonların ne olduğuna bağlıdır. Organize endüstri bölgelerinin kullanılmasında genellikle dört amaç ileri sürülmektedir, a) Şehirsel arazi kullanma kararlarının gerçekleştirilmesi b) Büyük bir şehrin yakın çevresine, şehir merkezinden endüstrinin desantralizasyonunu sağlamak, c) Bölgeler arası endüstriyel dağılımı istenilen yönde etkilemek, d) Ülkenin endüstrileşmesinde özel yatırımlarını teşvik ederek endüstrileşme hızını artırmak. Bu aracın a ve b deki hedefler için daha etken c ve d deki hedefler için daha az etken olduğunu görmüştük. Hedefler daha önemli fedakârlıkları gerektirdiği zaman organize endüstri bölgelerinin gerçekleştirilmesinde yapılacak olan ön yatırım miktarı da artacaktır. Bu bakımdan endüstriyel bölge kavramlarını da üç grupta toplayabiliriz. Birinci tip olarak daha çok endüstriyel zon diyebileceğimiz, şehir çevresinde endüstriciye, daha çok belirli bir sahada, ucuz arsa ve belirli minimum alt yapı sağlayan kuruluşları sayabiliriz. İkinci tip olarak, merkezi müşterek kullanış ve üretim ünitelerinin inşa edildiği, her çeşit alt yapının, servislerin ve arsanın temin edildiği organize endüstri bölgelerini ele alabiliriz. Üçüncü tip olarak, ikinci tipteki elemanlara ek olarak standart fabrika binalarının inşa edilmesi önerilmektedir. (a) dan (d) ye kadar değişen hedefler açısından üç tip organize endüstri bölgesini incelersek, hedeflerde genel sistemi etkileme derecesi arttıkça daha kuvvetli araçları seçmek üçüncü tipe yaklaşmak gerekir. Bu hedeflerin seçilmesi de söz konusu sosyal sistemin özelliklerinden bağımsız değildir. Örneğin geri kalmış bir ülkede bölgeler arası dengesizliklerin azaltılması için özel sektörün bu bölgelerde yatırımını teşvik etsin diye yapılan bir organize endüstri bölgesini ele alalım. Bu halde yukarıdaki prensibe göre organize sanayi bölgelerinin üçüncü tipinin yapılması önerilebilir, halbuki geri kalmış ülkelerde, endüstrinin daha önce açıklanan nedenlerle gelişmiş bölgelerde yığılma eğilimi çok yüksektir. Hangi tip organize endüstri bölgesi olursa olsun özel sektör oraya gitmeyecek ancak boş kapasite yaratılmış olacaktır. Gelişmiş, firmaların mekânsal hareketliliklerinin yüksek olduğu ülkelerde bu araçtan bölgeler arası desantralizasyon fonksiyonuna sahip olmak umulabilir. Buna karşılık geri kalmış ülkelerde ise daha çok şehirsel ölçekte bir desantralizasyonun aracı olacaktır. Bir organize endüstri bölgelerinin hedefleri yerseçimi özelliklerini de etkileyecektir. Bir organize sanayi bölgesinin bir endüstriyel kompleksten en önemli farkının bunun içinde pek çok çeşitli firmanın yer alabilmesi olduğunu gördük. Bu halde herhangi bir firmanın üretim ve pazara taşıma masraflarının minimum olduğu yeri aramak söz konusu değildir. Her firma için maliyet yüzeyinde müşterek olabilecek bir çukuru seçmek gerekecektir. Böyle bir çukuru, ulaşımın kırılma (21) noktaları teşkil edecektir, limanlar, demiryolu kesişme noktaları, en son olarak Shannon organize endüstri bölgesinde gördüğümüz gibi hava alanlarının yakınları olabilir. Böyle bir noktada endüstrilerin yığılmasının yaratacağı dış ekonomiler, maliyet yüzeyindeki çukuru derinleştirecektir ve her firma için geçerli bir minimum nokta haline getirecektir. < Şimdi bir organize endüstri bölgesi planının hazırlanmasında yapılabilecek sentezlerden birini görelim. Bu sentezde (grafik 1) bölgesel etkisi olacak bir şehir merkezi etrafında kurulacak organize endüstri merkezinin planlaması için yapılacak araştırmalar ve karara nasıl ulaşılacağı gösterilmeğe çalışılmaktadır.

6 Önce, bölgede endüstriyel iş gücünün projeksiyonu yapılmaktadır. Normal olarak şehirsel nüfusun büyümesi eğiliminden bulunacak olan nüfus tahminleri, bölge planlama kararları ve devlet planından gelen kararlar ile düzeltilecektir. Sektörel ayrıma göre yapılan bu endüstriyel işgücü projeksiyonundan, bölgede işçi başına kullanılan arazi ve yapı normları ve uluslararası endüstriyel arazi kullanma normları yardımıyla endüstri için gerekli arazi kullanma ihtiyacı hesaplanır. Bu ihtiyacın büyüklüğüne göre birden fazla organize endüstri bölgesi kurma kararı verilebilir. Bu karar optimum organize endüstri bölgesi büyüklüğüne ve çevredeki sanayinin yerleşmesine elverişli alanların büyüklüğüne bağlıdır. Bölgede yapılacak gözlemlerle, bölgedeki mobilite düzeyine bağlı olarak ortaya çıkan ev-iş yeri uzaklığı eğilimlerini ve özel sektör kuruluşlarının ortalama büyüklüklerini (şehirden kopabilme imkânı) gözönüne alarak, kıyaslayabilmek için organize endüstri bölgesi olabilecek alternatif sahaların seçimi yapılacaktır. Bu seçimi, planlama dönemi için hesaplanmış olan endüstriyel arazi kullanma ihtiyacı etkileyecektir. Bir endüstriyel girişimcinin bu organize endüstri bölgesinde yer almak için isteyeceği tesisler ve maliyet limitleri açık anket çalışmaları ve yeni kurulacak bir firmanın organize endüstri bölgesi dışında kurulması sırasında yapacağı ödemeler analiz edilerek hesaplanabilir. Organize sanayi bölgesi özel sektör firmalarının, burada yerseçmesi için yapıldığından, firmanın yerseçmesinin rasyoneli firma seviyesinde gösterilmek durumundadır. Organize endüstri bölgesi için seçilen yerler arasında, topografik, mikro - klimatik, taşkın durumu, deprem, zemin şartları ulaşım imkânları, enerji ve su temini imkânları, haberleşme imkânları, mülkiyet durumu, arazi fiyatları, ve aynı arazinin alternatif kullanma şekillerinde getireceği gelirler kriterlerine göre karşılaştırma yaparak ve maliyet limitlerini gözönünde tutarak endüstri bölgelerinin yerleri seçilir. Endüstri bölgesinin seçilmiş olması şehir planında diğer arazi kullanma kararlarının dağılışını ve verilecek alt yapı kararlarını etkileyecektir. Bu kararların çok yönlü arazi kullanma planında çözümlenmesi gerekir. Bölgede endüstriyel işgücünün artış miktarlarına bağlı olarak, bu bölgelerin veya bir bölge ise kısımlarının gerçekleştirilmesi için zaman proglamlaması yapılır. Zaman proglamlamasında optimum organize endüstri bölgesi büyüklüğünün bilinmiş olması gerekir, genellikle hektar arasında firmanın yer aldığı büyüklüklerle çalışılmaktadır. Bu konuda açık olarak geliştirilmiş bir metod yoktur. Optimum büyüklük ile birlikte çıkan optimum endüstri kompozisyonu sorusuna eğilmekte fayda vardır. Organize endüstri bölgelerinin yığılma ekonomilerini maksimize etmeğe çalıştığı düşünülürse, belirli bir endüstriler kompozisyonunun bu ekonomileri maksimize edeceği söylenebilir. Genellikle böyle bir kompozisyonu sağlamak organize endüstri bölgelerinde olanaksızdır. Yalnız, negatif bir kontrol (zoning) ile bir organize endüstri bölgesinde hangi firmaların yer almayacağı söylenebilir. Eğer organize endüstri bölgesi kurulan şehir veya bölgede çok hızlı ve farklılaşmış bir endüstrileşme varsa böyle negatif kontrollarla ve birden fazla organize endüstri bölgesinde endüstri karışımını kontrol etmek kabil olur. Yavaş endüstrileşmekte olan yerlerde endüstrileşmenin o yerdeki karışımına bağlı olarak endüstri bölgesinin karışımı çıkacaktır. Zaman programlamasına uygun olarak uygulama projeleri hazırlanır. Uygulamaya geçişte organize endüstri bölgesinin başarısını etkileyecek en önemli faktör arazi fiyatlarının kontrolüdür. Bunun için çevre ya baştan satın alınmalıdır veya gerçekleşme sırasında arazinin fiyat artışını önleyecek hukukî tedbirler araştırılmalıdır. Böyle bir organize endüstri bölgesinin uygulama projesi, genel yerleşme planının, çevre koruma ve düzenleme planını, yol planını, su, kanalizasyon ve drenaj planlarını, elektrik, telefon gibi tesisat planlarını, genel tesislerin planlarını, organize endüstri bölgesinin zoning kurallarını, işletme organizasyonu teklifin, maliyet tahminlerini ve finansman şemasını içinde bulundurmalıdır. Böylece bir organize endüstri bölgesi planlaması yaklaşımı geliştirmiş olduk. Bu yaklaşım içerisinde çok yönlü arazi kullanma planı kısmı üzerinde ayrıca durmak yararlı olacaktır. Böyle bir çok yönlü yaklaşımda üzerinde durulacak en önemli husus bu organize endüstri bölgesinde çalışacakların mesken sahaları ile organize endüstri bölgesinin bütünleşmesidir. Bu sahalar arasında sıkı bir ev-iş ilişkisi kurarken, endüstriyel bölgelerin çevrenin ekolojisine olan tesirlerini düşünmek gerekecektir. Mesken sahalarının endüstrinin, kirletme, gürültü v.s. tesirlerinden korunması sağlanmalıdır. SONUÇ: Geliştirilmiş olan yerseçimi teorileri, geri kalmış ülkelerin mekân organizasyonun dönüşümünü geciktirecek yöndedir. Bu nedenle bu ülkelerde şehirsel yığılma politikaları önem kazanacaktır. Böyle bir politika için endüstriyel kompleksler ve organize endüstri bölgeleri birer alettir. Bu aletlerin seçimi, endüstrileşme politikası seçimi ve rejim tercihleri arasında önemli iç ilişkiler vardır. Organize endüstri bölgeleri kapitalist yöntemle kalkınmayı seçmiş ülkeler için bir araçtır. Organize sanayi bölgelerinin planlamasının rasyoneli de bu nedenle, tutarlı olduğu sistemin kaideleri içinde oluşur. KAYNAKLAR: ( 1 ) Alfred Weber : Theory o/ Location c/ Industries University of Chicago Press ( 2 ) Edgar M. Hoover : The Location ol Economic Activity Mc. Graw Hill (3) VValter Isard : Location and Space Economy The M.I.T. Press ( 4 ) Moses N. Leon : «Location and The Theory of Production» Çuarterly Journal of Economics 1958 February. (5 ) L. Lefeber : Allocation in Space North Holland Publishing Company Amsterdam. ( 6 ) W. Warntz : Macro Geography and Income Fronts Regional Science Researcb Institute ( 7 ) Yon Thünen's Isolated State Edited by. Peter Hail Pergamon Press ( 8 ) W. Christaller : Central Places in Southern Germany Prentice Hail Inc ( 9 ) August. Lösch : The Economics o) Location Yale University Press (10) Walter Isard : General Theory Social, Political Economic and Regional. The M.I.T. Press (11) Bernard Okun ve R. W. Richardson : «Regional Income Inequality and Internal Population Migration» Economic Development and Cultural Change Haziran 1961 (12) Walter Isard : ibid. (13) William Alonso : İndustrial Location and Regional Policy in Economic Development Institute of Urban and Regional Development, University of California Berkeley (14) Walter Isard ve Robert E. Kuenne : «The Impact of Steel Upon the Greater Newyork - Philadelphia industrial Region» The Revieıv of Economics and Statistics. cilt 35 S. 4 Kasım (15) Zbigniew Zajda : «Models of Industrialization and Localization Policy of Industry» Problems of Regional Economic Development Varşova (16) Zbigniew Zajda : ibid. (17) D. B. Steele : Regional industrial Incentives in Turkey O.E.C.D. Consultant's Report. Paris (18) Nejat Ölçen : «Endüstriyel Millî Fizikî Planların Hazırlanmasında Teorik Sorunlar ve Türkiye İçin Uygulanabilir Bir Model». 1. Millî Fiziki Plan Semineri Mimarlar Odası Ankara (19) A. G. Aganbegyan : «The Application of Economical Mathematical Methods to industrial Location Analysis» Novosibirsk (20) Walter Isard : industrial Complex Analysis» Methods of Regional Analysis The M.I.T. Press (21) W. Alonso : «Location theory» Editörler J. Friedman W. Alonso, Regional Development and Planning The M.I.T. Press

ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR

ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR Haldun Ö Z E N «Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amaciyle, kanunla sınırlanabilir.

Detaylı

MUHASEBE VE FİNANSMAN

MUHASEBE VE FİNANSMAN T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MUHASEBE VE FİNANSMAN DIŞ TİCARET KAVRAMLARI 344MV0042 Ankara, 2011 Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul/kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri

Detaylı

TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI

TÜRKİYE'DE KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI T.C MALİYE BAKANLIĞI BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE'DE "KAMU KESİMİ VE ÖZEL KESİM" AYIRIMININ NORMATİF VE REEL PLANDA ÖNEMİ VE SINIRLARI ERTAN TOSUN DEVLET BÜTÇE UZMANLIĞI ARAŞTIRMA RAPORU

Detaylı

KOBİ LERİN TEMEL SORUNLARI VE SAĞLANAN DESTEKLER

KOBİ LERİN TEMEL SORUNLARI VE SAĞLANAN DESTEKLER T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI K O S G E B KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KOBİ LERİN TEMEL SORUNLARI VE SAĞLANAN DESTEKLER Yrd. Doç. Dr. Tahir AKGEMCİ Haziran

Detaylı

KALKINMA AJANSI UYGULAMASININ GELİŞMİŞ VE AZ GELİŞMİŞ ÜLKE ÖRNEKLERİ AÇISINDAN SONUÇLARI

KALKINMA AJANSI UYGULAMASININ GELİŞMİŞ VE AZ GELİŞMİŞ ÜLKE ÖRNEKLERİ AÇISINDAN SONUÇLARI T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı KALKINMA AJANSI UYGULAMASININ GELİŞMİŞ VE AZ GELİŞMİŞ ÜLKE ÖRNEKLERİ AÇISINDAN SONUÇLARI Ayşenur SEZGİN Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN YÖNETİM VE ORGANİZASYON Ders Notları METİN ARSLAN HARRAN ÜNİVERSİTESİ BİRECİK MESLEK YÜKSEKOKULU 2014 Yönetim Ve Organizasyon Önsöz Metin Arslan ÖNSÖZ İnsanlar diğer varlıklardan farklı olarak toplu olarak

Detaylı

Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi

Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2006 Cilt:13 Sayı:2 Celal Bayar Üniversitesi İ.İ.B.F. MANİSA Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi Neslihan

Detaylı

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz.

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz. VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ Temmuz. 2003 Ankara İÇİNDEKİLER: ÖNSÖZ PANEL ÜYELERİ PANELİN YAPISI, ÇALIŞMA PROGRAMI ve YÖNETİCİ ÖZETİ 1 ULAŞTIRMA: 1. GİRİŞ 5 1.1.

Detaylı

ENERJİ İTHALATI CARİ AÇIK İLİŞKİSİ, VAR ANALİZİ İLE TÜRKİYE ÜZERİNE BİR İNCELEME

ENERJİ İTHALATI CARİ AÇIK İLİŞKİSİ, VAR ANALİZİ İLE TÜRKİYE ÜZERİNE BİR İNCELEME ENERJİ İTHALATI CARİ AÇIK İLİŞKİSİ, VAR ANALİZİ İLE TÜRKİYE ÜZERİNE BİR İNCELEME THE RELATIONSHIP BETWEEN ENERGY IMPORT AND CURRENT ACCOUNT DEFICIT: THE CASE OF TURKEY WITH VAR ANALYSIS Doç. Dr. Murat

Detaylı

Sevil Imanova ENDÜSTRI. Bakü - 2010. Qafqaz Üniversitesi Yayınları. Bakü - 2010

Sevil Imanova ENDÜSTRI. Bakü - 2010. Qafqaz Üniversitesi Yayınları. Bakü - 2010 Sevil Imanova ENDÜSTRI Qafqaz Üniversitesi Yayınları Bakü - 2010 Qafqaz Üniversitesi Yayınları Bakü - 2010 Sevil İMANOVA ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ Bakü - 2010 QAFQAZ ÜNİ VERSİ TESİ YAYINLARI YAYIN

Detaylı

PAZARLAMA PLANI EL KİTABI

PAZARLAMA PLANI EL KİTABI PAZARLAMA PLANI EL KİTABI SEDEF ÇETİNEL ANKARA-2005 ÖNSÖZ Baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı içinde bulunduğumuz bilişim çağında ülkelerin karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi şüphesiz işsizliktir.

Detaylı

Türkiye için bir rekabet endeksi

Türkiye için bir rekabet endeksi Türkiye için bir rekabet endeksi EDAM ve Deloitte Türkiye ortak yayını Ocak 2009 2008 yılında kaybettiğimiz ve bu çalışmaya büyük emeği geçen Genel Sekreterimiz Gaye Eslen Özerkan anısına... Önsöz Günümüz

Detaylı

ÖRGÜTLERDE İŞ TATMİNİNİ ETKİLEYEN DEMOGRAFİK FAKTÖRLER VE VERİMLİLİK: KARAMAN GIDA SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA

ÖRGÜTLERDE İŞ TATMİNİNİ ETKİLEYEN DEMOGRAFİK FAKTÖRLER VE VERİMLİLİK: KARAMAN GIDA SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA T.C. KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖRGÜTLERDE İŞ TATMİNİNİ ETKİLEYEN DEMOGRAFİK FAKTÖRLER VE VERİMLİLİK: KARAMAN GIDA SEKTÖRÜNDE BİR UYGULAMA Hazırlayan Serhat Sefa TOR İşletme

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ

TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim Dalı TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ Ayten OLCAR Yüksek Lisans Tezi Çorum 2013 TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ

Detaylı

İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS TEZİ İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ Danışman Doç.Dr.

Detaylı

TÜRKİYE DE SERBEST BÖLGELER VE KURULUŞ YERİ ALTERNATİFİ OLARAK KAHRAMANMARAŞ İLİNİN POTANSİYELİ

TÜRKİYE DE SERBEST BÖLGELER VE KURULUŞ YERİ ALTERNATİFİ OLARAK KAHRAMANMARAŞ İLİNİN POTANSİYELİ II. BÖLGESEL SORUNLAR ve TÜRKİYE SEMPOZYUMU 1-2 Ekim 2012 TÜRKİYE DE SERBEST BÖLGELER VE KURULUŞ YERİ ALTERNATİFİ OLARAK KAHRAMANMARAŞ İLİNİN POTANSİYELİ Seçil FETTAHLIOĞLU a Selçuk Ferit DERELİ b ayrd.doç.dr.,

Detaylı

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1

Ekonomi (İktisat) İlmi. Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI. Doç.Dr. Yaşar SARI 1 Genel Ekonomi Doç.Dr. Yaşar SARI Doç.Dr. Yaşar SARI Genel Ekonomi 1 Kaynaklar: Ekonomiye Giriş Prof.Dr. Kurban ÜNLÜÖNEN Doç.Dr. Ahmet TAYFUN Genel Ekonomi Prof.Dr. Kenan ÇELİK İktisada Giriş Ders Notları

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. KÜRESEL EKONOMİDE KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTE İŞLETMELER VE REKABET SORUNLARI A. HAKAN ATİK Kd. Uzman GA-03-3-4 ARAŞTIRMA MÜDÜRLÜĞÜ Mart 2003 ANKARA İ Ç İ N D E K İ L E R Sayfa

Detaylı

Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Eğitimi GENEL EKONOMİ MART 2004

Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Eğitimi GENEL EKONOMİ MART 2004 Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Lisansı Eğitimi GENEL EKONOMİ MART 2004 Bu notlar; Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği tarafından () Lisanslama Sınavlarına kaynak oluşturmak amacıyla

Detaylı

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir

Detaylı

ĐNSAN KAYNAĞI SEÇĐMĐNDE ÇOK ÖLÇÜTLÜ KARAR VERME YÖNTEMLERĐ: ETKĐLEŞĐMLĐ BEKLENTĐ DÜZEYĐ YAKLAŞIMI

ĐNSAN KAYNAĞI SEÇĐMĐNDE ÇOK ÖLÇÜTLÜ KARAR VERME YÖNTEMLERĐ: ETKĐLEŞĐMLĐ BEKLENTĐ DÜZEYĐ YAKLAŞIMI ĐNSAN KAYNAĞI SEÇĐMĐNDE ÇOK ÖLÇÜTLÜ KARAR VERME YÖNTEMLERĐ: ETKĐLEŞĐMLĐ BEKLENTĐ DÜZEYĐ YAKLAŞIMI Yrd. Doc. Dr. Gökhan OFLUOĞLU Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Đşletme Bölümü, Arş. Gör. Ozan

Detaylı

İş ve Yatırım Ortamının İyileştirilmesine Yönelik TÜSİAD Önerileri*

İş ve Yatırım Ortamının İyileştirilmesine Yönelik TÜSİAD Önerileri* T Ü R K S A N A Y İ C İ L E R İ V E İ Ş A D A M L A R I D E R N E Ğ İ 08 İş ve Yatırım Ortamının İyileştirilmesine Yönelik TÜSİAD Önerileri* *8 Nisan 2010 tarihinde gerçekleştirilen Ekonomi Koordinasyon

Detaylı

BİLGİ EKONOMİSİ VE İŞGÜCÜ PİYASASI: EĞİLİMLER, FIRSATLAR VE RİSKLER

BİLGİ EKONOMİSİ VE İŞGÜCÜ PİYASASI: EĞİLİMLER, FIRSATLAR VE RİSKLER BİLGİ EKONOMİSİ VE İŞGÜCÜ PİYASASI: EĞİLİMLER, FIRSATLAR VE RİSKLER Mehmet Ali Kelleci İktisatçı, DPT Uzmanı Temmuz 2003 İ Ç İ N D E K İ L E R GİRİŞ...1 1. BİLGİ EKONOMİSİ, ÜRETİM YÖNTEMLERİ, İŞ ORGANİZASYONLARI

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ DERS NOTLARI Doç.Dr.GürhanUYSAL Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İİBF, İşletme Bölümü, Samsun 1 Giriş Bu araştırmada insan kaynakları uygulamaları olarak işgören bulma ve seçme süreci,

Detaylı

Döviz Kuru Dış Ticaret İlişkisi

Döviz Kuru Dış Ticaret İlişkisi KONYA TİCARET ODASI Döviz Kuru Dış Ticaret İlişkisi Etüd Araştırma Servisi Hakan KARAGÖZ Konya-2009 İÇİNDEKİLER TABLOLAR LİSTESİ..iv KISALTMALAR LİSTESİ v GİRİŞ vi BİRİNCİ BÖLÜM Döviz Kuru ve Kur Politikası

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) KİŞİSEL GELİŞİM İŞ ORGANİZASYONU ANKARA 2006 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen modüller; Talim

Detaylı

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMALARININ YAPISAL EŞİTLİK MODELİ İLE ANALİZİ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMALARININ YAPISAL EŞİTLİK MODELİ İLE ANALİZİ T. C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI SAYISAL YÖNTEMLER BİLİM DALI DOKTORA TEZİ TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ UYGULAMALARININ YAPISAL EŞİTLİK MODELİ İLE ANALİZİ ERGÜN EROĞLU

Detaylı

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN KALKINMASINDA ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN ETKİSİ Sonya SOLEYMANİ Yüksek Lisans Tezi İktisat Anabilim Dalı Prof. Dr.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN KALKINMASINDA ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN ETKİSİ Sonya SOLEYMANİ Yüksek Lisans Tezi İktisat Anabilim Dalı Prof. Dr. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN KALKINMASINDA ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN ETKİSİ Sonya SOLEYMANİ Yüksek Lisans Tezi İktisat Anabilim Dalı Prof. Dr. Alaattin KIZILTAN 2014 Her Hakkı Saklıdır T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

TURİZM SEKTÖRÜNDE İLİŞKİSEL PAZARLAMA UYGULAMALARI: EDİRNE İLİNDE FAALİYET GÖSTEREN KONAKLAMA İŞLETMELERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

TURİZM SEKTÖRÜNDE İLİŞKİSEL PAZARLAMA UYGULAMALARI: EDİRNE İLİNDE FAALİYET GÖSTEREN KONAKLAMA İŞLETMELERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İŞLETME ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DÖNEM PROJESİ TURİZM SEKTÖRÜNDE İLİŞKİSEL PAZARLAMA UYGULAMALARI: EDİRNE İLİNDE FAALİYET GÖSTEREN KONAKLAMA İŞLETMELERİ

Detaylı

Unutulan Bir Toplumsal Amaç: Sanayileşme Ne Oluyor? Ne Olmalı?

Unutulan Bir Toplumsal Amaç: Sanayileşme Ne Oluyor? Ne Olmalı? ERC Working Papers in Economics 03/01 February 2003 Unutulan Bir Toplumsal Amaç: Sanayileşme Ne Oluyor? Ne Olmalı? Fikret Şenses İktisat Bölümü Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ankara 06531 fsenses@metu.edu.tr

Detaylı