İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI'NIN SORUNLARI ve GELİŞMESİ İÇİN ÖNLEMLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI'NIN SORUNLARI ve GELİŞMESİ İÇİN ÖNLEMLER"

Transkript

1

2 İSTANBUL YAYIN NO : TİCARET ODASI İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI'NIN SORUNLARI ve GELİŞMESİ İÇİN ÖNLEMLER Doç. Dr. Hurşit GÜNEŞ Araş. Gör. Burak SALTOĞLU

3

4 İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖNSÖZ SUNUŞ 1. GİRİŞ 1 2. IMKB'nin ÇALIŞMASI ve PERFORMANSI Hisse Senetlerinin Getiri Dalgalanması IMKB'de Getiri Oynaklığının Kalıcılığı IMKB'nin Uzun Dönem Durağanlığı IMKB'nin Piyasa Etkinliği Getiri otokorelasyonu İle IMKB'nin Piyasa Etkinliğinin Sınanması Piyasa derinliği IMKB ve ALTERNATİF YATIRIM ARAÇLARI Yatınm Riskleri ve Getirileri Yatınm Araçlanna Olan Talep Düzeyleri Yatınm Araçlan Arasındaki İkame IMKB'nin BİR BÖLGE FİNANS MERKEZİ OLMASI İÇİN GEREKEN ÖNLEMLER 4.1. İstanbul'da Finans Merkezi Oluşması İçin Hukuksal Önlemler Uygulamadaki Önlemler IMKB'nin Gelişmesi İçin Alınması Gereken Yeni Hukuksal Önlemler İstanbul'da Finans Merkezi Oluşabilmesi İçin Coğrafi ve Mekansal Önlemler Ulaşıma İlişkin Önlemler Finans Merkezinin Konumu İletişime İlişkin Önlemler İstanbul Finans Merkezinin Gerektirdiği Teknolojik Donanımın Sağlanması 48

5 4.4. İstanbul'un Finans Merkezi Haline Gelebilmesi İçin Ekonomik Önlemler İMKB'nın Bir Finans Merkezi Olabilmesi İçin Siyasal Önlemler SONUÇ ve ÖNERİLER 52 Kaynaklar 56

6 ONSOZ Ekonomik boyutları ve dış ticaret ilişkileri hızla büyüyen Türkiye'nin mali piyasalar itibariyle de gelişmesi için gerekli finansman kaynaklannı toplayıp yönlendirebilecek bir yapılaşmaya ulaşması gerekmektedir. Balkanlar, Kuzey Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve diğer Orta Doğu ülkelerini kapsayan geniş bir yöre içinde Türkiye bugün demokratik tecrübeye, serbest piyasa deneyimine ve aynı zamanda siyasi istikrara sahip tek ülke olarak ön plana çıkmaktadır. Coğrafi konum ve ulaşım imkanlan itibariyle yörenin merkezinde yer alan Türkiye, ekonomik potansiyeli itibariyle de merkezi bir pozisyona sahip görünmektedir. Bu imkanlann en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için en avantajlı durumda bulunan İstanbul'un bir finans merkezi olarak uluslararası önem ve etkinlik kazanması için desteklenmesi gerekir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nm durumunun paranın diğer plasman alternatifleri ile mukayeseli olarak değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan bu kitabın ülkemiz mali piyasalanna uluslararası işlerlik kazandırmak için uygulanabilecek politikalann tesbitinde yardımcı olmasını diler, araştırmayı gerçekleştiren Doç. Dr. Hurşit Güneş ve Araş. Gör. Burak Saltoğlu'na teşekkürlerimi sunanm. Genel Sekreter Prof. Dr. İsmail Özaslan

7 SUNUŞ Azgelişmiş ülkelerin tasarruf-gelir oranı düşük olduğundan sennaye piyasalan da gelişemez. Ancak sermaye piyasalannm da geliştirilmesi bugünün ekonomilerinde hem sermayenin tabana yayılması, hem de yatınmcıya en ucuz yolda finans sağlaması bakımından çok önemlidir. Türkiye'de IMKB'nin gelişmesi yönünde birçok adım atılmaktadır. Elbette bunlar önemlidir ama yeterli değildir. Bazı önemli değişiklikler sağlandığı takdirde IMKB sadece Türkiye'de sermaye birikimine katkıda bulunmakla kalmaz, aynı zamanda bölge ülkelerini kapsayan bir merkez haline gelebilir. Bu çalışmamızda yardımlannı esirgemeyen Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Sayın Yaman AŞIKOĞLU'na, İTO yetkililerine, Başbakanlık Danışmanlarından Sayın Nilgün ARISAN'a ve Sayın Halil KAHRAMAN'a ve zaman zaman eleştirel katkılarda bulunan Prof. Dr. Taner BERKSOY ile Prof. Dr. Nazım ENGİN'e teşekkür borçluyuz. Umanz bu çalışma IMKB'nin bir bölge finans merkezi olması yolunda atılacak adımlara ışık tutar. Doç. Dr. Hurşit GÜNEŞ Araş. Gör. Burak SALTOĞLU

8 1. GİRİŞ Sermaye piyasaları sermaye birikiminin yanısıra, bu fonlann yatınma en ucuz biçimiyle dönüşmesini de sağlarlar. Bu nedenle çoğu gelişmiş ülkeler sermaye piyasalanna büyük önem vermişlerdir. Son yıllarda gelişmekte olan ülkeler de sermaye piyasalannın gelişmesi için çaba göstermektedirler. Azgelişmiş ülkelerde tasarruflar genellikle altın, döviz ve emlak piyasalanna kayarlar. Bu da ekonomide sanayileşme yerine "gömüleme" (hoarding) olgusunu yaratır. Dolayısıyla azgelişmiş ülkelerde sermaye piyasalannı geliştirmenin ekonomik kalkınmanın hızlandıniması açısından büyük bir önemi vardır. Sermaye piyasalan sadece yurtiçi tasarruflann, sabit sermaye yatınmlanna dönüşmesi için uygun bir ortam değildir. Aynı zamanda yabancı sermayenin yurtiçi yatınmlara kayabilmesi için de en etkin araçtır. Öte yandan, sermaye piyasalannın kaynak dağılımında da etkin bir rolü vardır. Tasarruflar bu piyasada en iyi performans gösteren mali varlığa kayarlar ve böylece verimli ve kârlı firmalar desteklenmiş olur. Son yıllarda gelişmekte olan ülkeler doğrudan sabit sermaye yatırımı çekmenin yanı sıra, kısa vadeli portföy yatınmı da çekmektedirler. Örneğin Tayvan ve Singapur borsalan yılda 10 milyar USD'yi geçen yabancı sermaye girişini başarmıştır. Bu piyasalara "yedek pazar" (emergency markets) denilmekte ve gelişmiş ülkelerdeki piyasalara alternatif olarak bakılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin borsalannda bir doygunluk doğmuş ve yurtdışında biriken fonlann içine çeşitlilik açısından bu piyasalardaki hisse senetleri katılmıştır. Son otuz yıldır uluslararası ekonomik gelişmeler sermayeyi giderek kıtlaştırmış ve pahalılaştırmıştır. Bir yandan uluslararası konjonktür, bir yandan enflasyonu önlemek için uygulanan talep yönlü politikalar faiz düzeylerini yükselterek, sermaye piyasalannın önemini artırmıştır. Şirketler ucuz finansman sağlamak amacıyla hisse senedi ihracının çok yararlı bir araç olduğunu kavramışlardır. Öte yandan yetkililer böylesi bir uluslararası konjonktürü aşmak için finans piyasalan üzerindeki sınırlamalan azaltarak, hem sermaye maliyetlerini düşürmeye, hem de sermayenin akışını (girişini) kolaylaştırmaya çalışmışlardır. Böylece önemli finansal fonlar sabit sermayeye dönüşmeden dünyanın farklı yerlerinde etkinlik göstermektedirler. Farklı verimler elde edebilmek için sermaye ( yani finansal fonlar ) çeşitli finansal merkezlere belli süreler için kaymaktadır. Elbette, farklı verimler farklı riskleri de içermektedir. Gelişmekte olan

9 ülkelerin sermaye piyasalan da yüksek getirişi olan merkezlerdir. Batı'da biriken fonlar, portföylerine bu yüksek getirişi olan senetleri de sokmayı yeğlemektedirler. Ancak risk oranlan yüksek olduğu için belli oranlar aşılmamaktadır. İşte Batı'da biriken fonlann zaman zaman, fakat giderek artan bir biçimde, girdiği gelişmekte olan ülkelerin sermaye piyasalannın bir yedek piyasa biçiminde faaliyet göstermesi, bu ülkelere ekonomik olarak büyük yararlar sağlayacaktı r. Türkiye de bazı bakımlardan böylesi yedek pazarlann en başında yer alabilmek için çok önemli potansiyellere sahiptir. 1980'li yıllarda Türkiye'de önemli mesafeler katedilmiştir. Bir yandan sermaye piyasalarının liberalleşmesi sağlanırken, bir yandan da kambiyo işlemlerinin serbestleşmesiyle ekonominin dışa açılması konusunda önemli adımlar atılmış ve Türkiye'nin dünya ekonomisiyle bütünleşmesi amaçlanmıştır. Gerek ekonominin dışa açılması, gerekse dünyada rekabete dayalı piyasa görüşlerinin egemenlik kazanması ülkede iktisat politikalannın süreçlerini ve hedeflerini de büyük ölçüde etkilemiştir. Öte yandan, Sovyetler Birliği Batı'nm demokrasi geleneği ve ekonomik gücü karşısında direncini sürdürememiş ve çöküşüyle birlikte egemenliği altında bulunan ülkeler de bireyin birikiminin yatınma dönüşebildiği özgür girişime ve rekabetçi bir ortama dayanan ekonomik sisteme doğru yönelmişlerdir. Planlamacı, merkeziyetçi ve müdahaleci ekonomik sistemler terkedilmiş ve yerine rekabete dayalı sistemler tercih edilmiştir. Bu sürecin yanısıra, aynı bölgede bir de siyasal değişim yaşanmıştır. Birleşik Devletler Topluluğu, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin yerini dolduramamış ve bir parçalanma (devolution) sürecine girmiştir. Eski Sovyetler Birliği'nin önemli bir kesimini oluşturan Türk kökenli soydaşlann yaşadığı Azerbeycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan bugün ayn ve bağımsız birer devlet haline gelmişlerdir. Türkiye'nin güneyinde ve güney - doğusunda sınırdaş veya yakın olduğu ülkelerde de çok önemli değişiklikler olmuştur. Bir yandan, İran ve Irak sattığı petrolü yurtiçindeki temel yatınmlara yönlendirirken, bir yandan da yurtdışında özellikle Batı'nm temel finans merkezlerinde, petro-dollarlannı değerlendirmeye çalışmaktadır. Bölgede uzun yıllar Lübnan bir finans merkezi olarak hizmet vermiştir. Ancak Suriye - İsrail çatışmasının keskinleşmesi ve uzun sürmesi en çok Lübnan'ı etkilemiş ve nihayet Lübnan bu niteliğini yitirmiştir. Gerek eski Sovyetler birliğinin yerini birçok yeni devlete bırakması ve bunlann çoğunun Türk kökenli olması, gerekse özgür girişimin temel

10 ekonomik felsefe durumuna gelmesi dolayısıyla, bu ülkelerde ya bir sermaye piyasası fiilen oluşacak fakat örgütlü ve yasal bir borsanın olmaması dolayısıyla heba olacaktır, ya da bu birikimler yurtdışına kaçmaya başlayacaktır. Bu nedenle, Karadeniz çevresindeki (Moldava, Gürcistan, Rusya, Bulgaristan, Romanya) ülkeler, Türk Cumhuriyetler ve hatta Doğu Avrupa'nın yeni özgür ülkelerinin büyük bir sermaye piyasasına veya borsasına gereksinimleri doğacaktır. Türkiye bu konuda bir öncü rolünü üstlenebilir. Böylesi bir rolü de elbette en büyük ticaret odağı olma konumunu bulunduran İstanbul kenti üstlenebilir. Öte yandan, Lübnan'ın geçmiş yıllardaki konumunu yitirmesi Kıbns Rum kesiminin bir finans merkezi olarak gelişmesine yol açmaktadır. Ancak, gerek ada olmasının getirdiği coğrafi kısıtlar, gerekse ekonomik açıdan yeterli yoğunluğa ve büyüklüğe sahip olmaması, bu merkezin sınırlı kalmasına yolaçmakta ve alternatif bir finans merkezini zorunlu kılmaktadır. Orta-Doğu'nun petro-dollarlan yirmi yıla yakın bir süredir Londra, New-York, Chicago ve Tokyo borsalannda işlem hacmini etkileyen temel etmenlerden biri olmuştur. Oysa, İran devrimi dinsel nedenlerden dolayı petro-dollarlannm bu borsalara kaymasını istememekte fakat alternatif alan da bulunamamaktadır. İslam ülkelerinde biriken ciddi tasarruflann uluslararası tahvil ve bono piyasalanna açılamamalan, döviz ve altın borsalanna kaymalanna yolaçmaktadır. Oysa, yakın bölgede bir finans merkezi kurulduğu takdirde bu fonlar hisse senetlerine kayabilecektir. Batı Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da oluşan atıl sermaye zaman zaman Tokyo ve Hong-Kong borsalannda kar aramaktadır. Yine Japonya sermayesi Batı dünyasının sermaye piyasalanna büyük ölçüde girmiştir. Oysa, bu uzak mesafeler arasında büyük bir alış-veriş sürerken Türkiye'nin merkezini oluşturduğu geniş bir bölgede böylesi bir finans merkezinin henüz gelişmemesi açık bir zorunluluğu göstermektedir. Bugün Batı Avrupa sermayesinin Türk Cumhuriyetlerinin içine girmesi için bir araç bulunmamaktadır. Türkiye'de kurulacak bir finans ve sermaye merkezinin böylesi bir işlevi olacaktır. Gerek gelişmiş ülkelerde, gerekse gelişmekte olan ülkelerde sermaye piyasalan son yıllarda önemli gelişmeler göstermiştir. Federal Almanya'nın sermaye piyasalarında fiyatlar (West LB Hisse Endeksi) son on yılda 3 kat artmıştır. Bunun sonucu olarak da, bu piyasalara yılda 15 milyar DM'e varan yabancı sermaye girişleri olmuştur. Tahvil piyasasına ise yabancı yatınmcılar daha yoğun girmiş ve 60 milyar DM'e varan talepler doğmuştur. Böylelikle Almanya Avrupa'nın en büyük tahvil piyasasına, dünyanın dördüncü büyük menkul kıymet piyasasına sahip olma durumuna erişmiştir.

11 Dünya'nın en eski finans merkezi olan Amsterdam ise birçok kolaylıklar sağlayarak yabancı sermayenin bir işlem mekanı olmaya uğraşmaktadır. Bankacılık sisteminin oldukça rekabetçi bir yapıda olduğu Danimarka ise Hollanda ve Almanya gibi teknolojik atılım göstererek özellikle tahvil ve bono piyasalannı geliştirmiştir. Hisse senedi piyasasında ise hacim arasında 10 kat artmıştır. İsveç hisse senedi piyasası ekonomisindeki genel iyileşmeye bağlı olarak son iki yılda endeks bazında %800, hacim olarak da %6500 büyümüştür. Ekonomisindeki sıkıntılar nedeniyle aynı gelişmeyi Norveç gösterememiştir. Belçika borsası gerekli yasal liberasyonu 1982 yılında gerçekleştirince geç kaldığı teknolojik yatınmı İsveç'ten alarak gerçekleştirmiştir. Bir hisse senedi piyasası yeterince derinleştiyse, şirketlerin istikrar içinde olması veya hükümetlerin bunu sağlaması, borsayı da istikrara ve güçlenmeye doğru yönlendirir. İsviçre dö bunun en seçkin örneklerindendir. İsviçre'de tahvil ve bonolardaki hacmin %73'ü yabancı sermayedir. İsviçre Hisse Senedi piyasası teknoloji olarak da son derece geliştiği ve çeşitlilik arzettiği için 20 milyar İsviçre Frank'ına ulaşan bir hacme ulaşmıştır. Avusturya Hisse Senedi Piyasası da dış piyasalara veya yabancı hisse senetlerine yer vererek gelişmeye çabalamaktadır, çünkü özelleştirme sürecini özellikle borsadan gerçekleştirmek istemektedir. Özetle, Avrupa'da dışa açık sermaye piyasalan oluşturma konusunda hemen her ülke ciddi girişimlerde bulunmuştur. 1980'li yıllann bir özelliği de Türkiye'de kamusal ve özel tasarruf düzeylerinin büyük ölçüde artması olmuştur. Gerek mevduat-milli gelir oranı, gerekse yurtiçi tahvil ve bono stoğunun milli gelir içindeki payı büyük ölçüde artmıştır. Ancak, uygulanan politikalann yetersizliği sonucu 1987 ve yıllannı hariç tutarsak, IMKB ne yazık ki, gereken gelişmeyi gösterememiştir. Oysa, İstanbul sadece Türkiye'nin en büyük kenti değildir. Balkanlar, Orta-Doğu, Kafkasya, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'nın tümünü ele aldığımızda nüfusu en büyük olanıdır. Satınalma gücünü hesaba kattığımızda kentte fert başına düşen milli gelir en az 5000 dolar dolayındadır. Dolayısıyla, İstanbul'un nüfusunun 9 milyon civannda olduğunu düşünürsek, kentin yarattığı gelirin kabaca 45 milyar dolar olduğu tahmin edilebilir. Bu meblağ önemli bir düzeydir ve çevresiyle düşünüldüğünde çok daha fazla önem kazanmaktadır. Çünkü İstanbul'un hinterlandı Edirne'den, Adapazan'na kadar uzanmaktadır.

12 Kısacası, Türkiye'nin bulunduğu coğrafi bölgede ve onun da geniş çevresinde bir finansal merkeze gereksinim vardır. Gerek ülke içinde, gerekse bu geniş bölge içinde en yoğun ticaret merkezi, dolayısıyla en zengin ekonomik bölge İstanbul kenti olduğu için en elverişli yer de burasıdır. Ancak, İstanbul henüz bu konuma gelmemiştir ve ancak birçok yeni önlem alındığı takdirde bölgede bir uluslararası finans merkezi oluşabilir. Bu önlemler; 1. Hukuksal önlemler, 2. Coğrafi ve mekansal önlemler, 3. Teknolojik donanımla ilgili önlemler, 4. Makroekonomik önlemler, ve 5. Siyasal önlemlerdir. Türk Sermaye Piyasasının yani bugünkü IMKB'nin eksikliklerinin giderilerek etkin çalışmasının, hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde çok önemli katkılan olacaktır. Oysa, IMKB üzerine yapılan çalışmalar çok sınırlı sayıda kalmış ve bu piyasada reformu gerçekleştirecek yöntemler yeterince geliştirilmemiştir. Bu çalışmada birinci olarak IMKB'nin içinde bulunduğu sorunlan belirlemeye çalıştık. Daha sonra bu sorunlann çözülmesi ve IMKB'nin bir bölge finans merkezi haline gelebilmesi için alınması gereken önlem önerilerimizi sunduk.

13 2. IMKB'nin ÇALIŞMASI ve PERFORMANSI Türk hisse senedi piyasası henüz yeterince gelişmemiştir ve birçol< sorunu vardır. Bu aksaklıklann giderilmesi amacıyla yasal düzenlemeler yapılmıştır ama halen sorunlann önemli bir kısmı sürmektedir. Aşağıda, bu çalışmada IMKB'yi olumsuz yönde etkileyen, talebin sürekli bir biçimde canlı olmasını caydıran bir öge olan "oynaklık" (volatility) hesaplanarak, bazı gelişmiş ülkelerin Menkul Kıymet piyasalanyla karşılaştınimıştır. Aynca, IMKB'nin uzun dönemde gösterdiği trendin ne denli durağan (stationary) veya belirgin olduğu da saptanmaya çalışılmıştır. Son olarak, IMKB'nin "piyasa etkinliği" niteliğine sahip olup olmadığı sınanmıştır. GRAFİK 1 IMKB Endeksi

14 2.1. Hisse Senetlerinin Getiri Dalgalanması Hisse senetlerinin iki tür getirişi vardır. Bunlardan ilki temettü geliridir. Senet sahibi firmanın kâr dağıtımı o firmanın kârlılığına bağlıdır. Elbette temettülerdeki düşüş mutlaka kârlılığın azalması anlamına gelmez, firma yatınmlannı artırmış da olabilir. Öte yandan, hisse senetlerinin ikinci getirişi dışsal gelişmeler veya talebin değişimine bağlıdır. Firmanın ekonomik durumuna ilişkin alınan haberler talebi etkiler ve hisse senedinin fiyatı değişir. Bu da ikinci bir getiri sağlar. Bu haberlerin sık sık değişmesi bu piyasalarda getiri dalgalanmalan yaratır. Elbette firmalann ekonomik durumlan çok sık değişmeyeceğine göre bu dalgalanmalar spekülasyonu gösterirler. Getirilerdeki dalgalanmalan ölçmede Schwert dalgalanma testi kullanılmış ve OECD ülkeleriyle Türkiye'nin karşılaştınlabilme olanağı ortaya çıkmıştır. Burada yansıttığımız IMKB dalgalanma değeri tarafımızdan hesaplanmış, OECD değerleri de Kupiec (1991)'in çalışmasından alınmıştır. Schwert dalgalanma ölçümü şöyle hesaplanır; Birinci aşama : Rj =1 aj Dj + E b Rf.j + e^ i=l i=l İkinci aşama : I âf I =1 9 j Dj + I d j Rj.j + I âj.j i=1 İ=:1 R^ = mali varlık getirişini Dj _ aylık kukla değişkenini e^ = hata terimini göstermektedir. Tahmin edilen değerler, normal dağılım katsayısı olarak kullanılan ile çarpılarak normalize edilir ve aylık getiri dalgalanması tahmin edicisi (estimator) bulunur. Aşağıdaki irdelemelerde de bu yöntem kullanılmıştır.

15 Tablo 1. ÜLKELER ORTALAMA DALGALANMA Belçika 3.72 İrlanda 5.44 İtalya 5.65 Japonya 3.47 Norveç 5.79 İspanya 5.61 Kanada 3.81 Finlandiya 3.50 Almanya 4.02 Hollanda 3.85 İsveç 4.81 İsviçre 4.37 İngiltere 4.31 ABD 3.56 Fransa 5.90 OECD Ortalaması 4.52 Türkiye * (*) ortalama aylık getirinin dalgalanmasının standart hatası= 9.220, varyansı = Dikkat edilirse Türkiye, OECD ülkelerinin hisse senedi piyasalanna göre yaklaşık 3 kat daha fazla dalgalanma gösteren bir borsaya sahiptir. Dolayısıyla, IMKB güven telkin eden değil, caydıncı bir piyasa olmaktadır. Talep düşünce de spekülasyon daha da kolaylaşmakta ve bir kısır döngü doğmaktadır. Kupiec'in elde ettiği rakamlara baktığımızda İrlanda, İspanya ve İtalya gibi nispeten daha az zenginleşmiş ülkelerin borsa getirilerindeki dalgalanmalann ABD, Japonya ve Kanada gibi ülkelere göre daha fazla olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla fert başına düşen gelir ve bunun içinde yer

16 alan tasarruf düzeyinin çok önemli bir yeri vardır. Mali varlıklara olan talebin en önemli öğesi bunlardır ve gelirin artmasıyla, borsaya da istikrar gelecektir. Bilindiği gibi ünlü iktisatçı Keynes'e göre tasarruf gelir düzeyine bağlıdır. Gelir arttıkça tasarruf miktarı ve oranı artar. Bu tasarruflar da farklı araçlarla gerçekleşir. Hisse senetleri de bu araçlardan birisidir. Gelişmekte olan ülkelerde bu piyasalara olan ilgi, hem gelir düzeyinin düşüklüğünden, hem de risk oranlannın çok yüksek olduğundan, düşük bir düzeydedir. İşte risk oranlannın yüksek olması borsayı küçültmekte, küçük tasarrufçunun da borsaya girmemesi risk oranlannın yüksek kalmasına yol açmakta ve bir kısır döngü sürmektedir. GRAFİK 2 IMKB Endeksinin Getirişi Yular

17 2.2. İMKB'de Getiri Oynaklığının Kalıcılığı (Persistence) : Yukanda IMKB'nm getiri oynaklığının oldukça yüksek olduğu belirtilmişti. Bu konuyla ilgili diğer bir sorun da bu oynaklığın ( yada yüksek varyansın ) dönem içinde gösterdiği kalıcılık (persistency) etkisidir. Daha başka bir deyişle İMKB'de ortaya çıkan yüksek dalgalanmalann zaman içinde sistemin dinamiklerinde uyumlulaştıniması son derece önemlidir. Getiri dalgalanmalannda yüksek (yani uzun süreli) kalıcılık etkisi görüldüğü takdirde, IMKB de olumsuz yönde etkilenecektir. Yukarıda bahsedilen uzun süreli kalıcılık etkisinin ölçülebilmesi için literatürde yeni geliştirilen ARCH (Autoregressive Conditional Heteroscedasticity) yöntemi kullanılmaktadır. Varyans değerieri zaman içinde sürekli bir değişim gösteriyorsa, yani hisse senedi fiyatlanndaki oynama düzenli değilse, bu ARCH testiyle saptanabilir. ARCH etkisinin en önemli sonucu, yüksek dalgalanmalann etkisinin kalıcı olmasıdır. Kalıcılık etkisi ortaya çıkan şoklann kısa zamanda kaybolmaması ve önemini kısa sürede kaybetmemesi sonucu yüksek dalgalanmalı dönemler kısa dönemde atlatılamaz ve hisse senedi piyasasına olan talep ciddi bir biçimde azalır. IMKB gelişmiş ve istikrarii bir piyasa olsaydı, risk öğeleri değiştiği zaman fiyatlannın da etkilenmesi gerekirdi. Böylesi bir ilişki de sabit varyanslı ekonometrik yöntemlerie gözlemlenemez. (Bu konu için bkz. Engle (1982). Aynca bu testin finans piyasalanna uyarianması için Bkz. Bollerslev ve arkadaşlan (1992).) Basit ARCH (1) modeli, ARCH (Autoregressive Conditisoal Heteroscedasticity) ve Zamanla Değişen Risk Primi (Time Varying Risk Premia) aşağıdaki gibi sunulabilir. Y^ = Y^_-l + t Otoregressive bir model varsayılıyor, t ( e ^ I E^_- ) = O t = t-1 dönemindeki enformasyon 2 Var. ( e^ I Ef.-ı ) = hj = a,4-a ^ e^_^ seti olarak tanımlanabilir. Sabit varyanslı ekonometrik modellerden, zaman içinde değişen koşullu varyans modellerine geçiş oldukça önemli bir aşama olarak kabul edilebilir.

18 Bu şekilde tanımlanan bir modelde yüksek değerleri yöne yüksek e^.-j değerleri ile takip edilecek (işareti + ya da - olabilir). Zaman içinde değişen koşullu varyans modellerinin finans teorisi için önemi hisse senedi fiyatlannın riskinin zaman içinde değişmesidir. Böylece ARCH etkisi görülen finansal varlıklann riskinin zaman içinde değişmesi olur. Bu değişimin fonksiyonel ilişkisini tahmin edebilen kişilerde aşın kar olanaklan yakalayabilirler. Bu aslında dolaylı olarak Etkin Piyasa Hipotezi'nin testi olarak da düşünülebilir. Modelin tahmini En Yüksek Olabilirlik (Maximum Likelihood) tahmin yöntemi ile olmaktadır. Test için kullanılan dağılım ise Ki-Kare dağılımıdır, serbestlik derecesi olarak da gecikme düzeyi alınabilir. Bu yöntemde geniş bir veri seti kullanılması önerildiği için IMKB'nin aylık değerlerinden başka haftalık değerlerinin de hesaplanması yeğlenmiştir. Haftalık ve aylık IMKB Endeks değerleri aşağıdaki tablolarda sergilenmektedir.

19 Tablo 2. Aylık Verilerle Yapılan ARCH Testi Sonuçları (*) ( N = 59 ) 1 Gecikme Düzeyi (Ay) Test Değeri Kritik Değer (0.05) Tablo 3. Haftalık Verilerle Yapılan ARCH Testi Sonuçları ( N = 259) Gecikme Düzeyi (Hafta) Test Değeri Kritik Değer (0.05 Anlamlılık Düzeyinde)

20 Yukarıdaki tablolardan görüleceği gibi aylık verilerle yapılan hesaplamalarda (hiç bir gecikme düzeyi için) ARCH etkisi görülmemekte, haftalık verilerle yapılan ARCH testinde ise tüm gecikmeli değerler için ARCH etkisi net olarak görülmektedir. Geniş veri setine gereksinim duyan ARCH testlerinde haftalık değerlerle yapılan testler istatistiki olarak daha güvenilir kabul edilmektedir. Haftalık verilere bakıldığında 8 dönemlik gecikme düzeyinin her birinde ARCH etkisi görülmektedir. Bu bulgu da bizi yüksek varyansın IMKB'de kalıcı olduğu sonucuna ulaştırmaktadır. Koşullu varyans değişimini araştıran ARCH yönteminde bireylerin enformasyon setindeki değişim, yatınm riskini doğrudan artı nr. Bu da 'piyasa belirleyicileri' dışında tüm bilişim setindeki değişimlerin IMKB endeksinde ortaya çıkardığı dalgalanmalann kalıcı olduğu sonucunu doğurmaktadır. Bilindiği gibi risk kısa erimli bir getiriyi veya kaybı gösterir. Daha doğru bir deyimle, riske dayalı spekülatif bir kazanç elde edilmek isteniyorsa, burada kısa vadeli bir ekonomik hareket ele alınmalıdır. Çünkü uzun vadede riskler, enformasyonun herkese ulaşmasıyla genellikle asgariye iner. Özetle, IMKB'nin piyasa getirişinin dalgalanmasının kalıcı olduğu görülmektedir. Çeşitli söylentilerden kaynaklanan hisse senedi fiyatlanndaki değişimin yeniden eski düzeyine ulaşması zaman almakta ve bu da hisse senedi piyasasının gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle piyasa belirleyicileri dışındaki kaynaklardan doğan fiyat değişimleri etkilerinin sürekli olması olumsuz sonuçlar doğurmaktadır IMKB'nin Uzun Dönem Durağanlığı IMKB'nin işleyişini inceleyen bir diğer sınama bu piyasanın kuruluşundan bugüne kadar gösterdiği gelişimin durağan olup olmadığının belirlenmesidir. Bilindiği gibi, durağan olmayan değişkenler zaman içinde belirli bir ortalama değere yaklaşmazlar. Bu değişkenlerin belirli birvaryansı da yoktur. Zaman içerisinde oldukça belirsiz ve başıbozuk bir seyir izlerler. Durağan seriler ise, kısa dönemde belli dalgalanmalar gösterse bile, uzun dönemde, durağan olmayan serilerin tersine, belli bir sabit değere yaklaşırlar IMKB endeksinin 'durağanlık' sınaması literatürde yaygınlaşmış bir teknik olan Dickey-Fuller (Augmented Dickey Fuller) sınaması ile gerçekleştirilmiştir. İlgilenilen seri, logaritması alınmış IMKB getiri oranlandır. Test edilen dönem de 1987'nin 6ncı ayıyla 1992'nin 5nci ayına kadar olan dönemdir.

21 Tablo 4. IMKB Endeksinin Birim-Kök Testi Gözlem Sayısı Trend Değeri Hariç Trend Değeri Dahil DF ( ) ( ADF(1) ( ) ( ADF(2) ( ) ( ADF(3) ( ) ( ; I ADF(4) ( ) ( ADF(5) ( ) ( ADF(6) ( ) ( ADF(7) ( ) ( ADF(8) ( ) ( ADF(9) ( ) ( ADF(10) ( ) ( ADF(11) ( ) ( ADF(12) ( ) ( Not: (1) Kritik Değerler Parantez içindedir. (2) DF = Dlckey-Fuller Test Değerini ADF = Augmented Dickey-Fuller Test Değerini göstermektedir. Yukarıdaki sonuçlar Tablo 4'de de verilmiştir. Bu değerlerden anlaşılacağı gibi denenen her gecikme düzeyi için 'durağan' değişken hipotezi reddedilmiştir. Diğer bir deyişle IMKB bileşik endeksi, (piyasa değeri için genellikle bileşik endeks değeri kullanılır) 'durağan olmayan' bir değişken şeklinde görülmüştür. Türk hisse senedi piyasasının piyasa getirişi için yaptığımız durağanlık

22 sınamasında, IMKB endeksi durağan olmayan bir seri görünümünü vermiştir. Bu bulgu, bahsedilen piyasada, incelenen dönem boyunca, uzun dönemde ulaşılacağı beklenen sabit bir 'endeks' değeri olmadığı sonucunu vermektedir. Diğer bir deyişle, IMKB endeksi incelenen dönem boyunca oldukça başıbozuk ve belirsiz bir seyir izlemiştir. Yukanda Grafik 2'ye baktığımızda da aynı bulgunun desteklenmekte olduğunu görürüz. Özellikle, IMKB'nin yükselme eğilimine girdiği dönem olan 1989 sonrasında IMKB'nin herhangi bir durağanlığı olmadığını gözlemek mümkündür. Bu bulgu bir önceki bölümde de vurgulanan IMKB'nin oturmuş bir talep yapısına ulaşmadığı tezini doğrulamaktadır. Böylesi bir yapı, yani yükselme dönemlerinin ve düşük talep dönemlerinin olmasının yanısıra yükselme dönemlerinde istikrarsızlığın artması talep yapısının spekülatif olduğunu belgelemektedir. 2.4, IMKB'nin Piyasa Etkinliği "Etkin Piyasa Hipotezi", hisse senedi piyasalannda aşın kar ve spekülatif kazanç olanaklannın olmadığını öngörür. Etkin hisse senedi piyasalannda fiyatlar "piyasa belirleyicileri" (market fundamentals) tarafından belirlenir ve başka hiçbir etmen hisse senedi fiyatlannı etkileyemez. Bu tür piyasalarda ortaya çıkabilecek herhangi bir "aşın kar olanağı' rasyonel bireyler tarafından hemen kavranarak piyasaya girilir ve rekabetin artmasıyla massedilir.. Dolayısıyla hisse senedi fiyatlannın belirlenmesinde genel ekonomik durum ( o yılki üretim düzeyi, durgunluk, aşın büyüme vb.) ya da şirketlerin o dönemde gösterdiği performans (örneğin kazanç oranı, dağıtılacak temettü, bazı finansal oranlar vb.) etkili olmaktadır. Bilgiler yatınmcılar tarafından kolayca elde edilebilir. Böylece tüm yatınmcılar tarafından kolaylıkla ulaşılabilen bu bilgiler hisse senedi fiyatlannın sık sık ve aşın miktarlarda değişmesini önler. Bu hipotezin üç şekli vardır; zayıf durum, yan-güçlü durum ve güçlü durum piyasa etkinlikleri. Zayıf-durum piyasa etkinliği, hisse senedi piyasalannda üzerinde en fazla durulan durum olduğu için, bu çalışmada zayıf-durum piyasa etkinliği sınanacaktır. Etkin Piyasaların Gelişmekte Olan Hisse Senedi Piyasaları İçin Önemi Yukandaki tanımdan da anlaşılacağı gibi, etkin olmayan bir piyasa, aşın kâr olanaklanna izin verir. Aşın spekülasyon olanaklan, yoğun dalgalanmalara

23 neden olacak ve bu dalgalanmalar da küçük bireysel yatınmcıyı hisse senedi piyasalanndan uzaklaştıracaktır. Böylece, azalan talep ve küçülen hisse senedi piyasası yeni spekülatif işlemleri beraberinde getirecek ve bu süreç kendi kendini besleyecektir. Bu tür bir kısır döngüye yakalanmış hisse senedi piyasalannda talebin artınlarak genişlemesi olanaklı değildir. Özetle, etkin olmayan hisse senedi piyasalannın ekonominin genel gelişimiyle ilişkisi sınırlı kalacaktır. Etkin Piyasa Hipotezinin IMKB İçin Sınanması Bu hipotezin IMKB için sınanmasında üç yöntem kullanılmıştır. İlk olarak getiri otokorelasyonuna bakılarak bu hipotezin sınaması yapılmıştır. Daha sonra önemli bir piyasa belirleyicisi olarak kabul edilen makroekonomik değişkenlerle olan ilişkisine bakılarak adı geçen hipotez sınamıştır. Son olarak da, değişen getiri risk piriminin etkin piyasa hipotezi aşağıda Bölüm 3.1.'desınanmıştır Getiri Otokorelasyonu ile ll\/ikb'nın Piyasa Etkinliğinin Sınanması Etkin piyasa hipotezinin doğrudan sınanmasının örnekleri çok azdır. Otokorelasyon katsayılan, etkin piyasa hipotezinin sınanmasında ilk kullanılan yöntemlerdendir, (Örneğin Fama (1969)). Bu yöntemle ilgili tartışmalann sürmesine rağmen, getiri otokorelasyonu, hisse senedi piyasalannda etkin piyasa hipotezinin sınanmasında kullanılan en yaygın yöntemdir. (Bkz. Fama (1991) s ) Otokorelasyon, bilindiği gibi, bir değişkenin önceki değerleri ile olan ilişkisini gösteren bir ölçüttür. Yüksek otokorelasyon bu ilişkinin güçlü olduğunu, düşük otokorelasyon değerleri ise ilişkinin zayıflığını göstermektedir. Bu yöntemin etkin piyasa hipotezinin sınanmasında kullanılmasının nedeni, getiri değerlerinin zaman içerisinde birbirleri ile olan ilişkisini belirlemektir. Yüksek otokorelasyon katsayısı, güçlü ilişki anlamına gelmekte bu da hisse senedi fiyatlannın kendi eski değerlerine bakılarak tahmin edilebileceği sonucunu doğurmaktadır. Piyasa belirleyicilerinin dışında hiçbir etmen hisse senedi fiyatlannı değiştiremezse 'etkin piyasa' hipotezi düşük otokorelasyon katsayılannı verir. Başka bir deyişle, çok yüksek otokorelasyon katsayılan, 'etkin piyasa hipotezi' ile çelişmektedir. Güçlü ilişki hisse senedi fiyatlannın

24 hipoteze göre önerilen etmenlerin dışmda da belirleyicileri olduğu anlamma gelmektedir. Tablo 5'de IMKB endeksinin çeşitli gecikme düzeyleri için aylık otokorelasyon değerleri hesaplanmıştır. Bu sonuçlardan ortaya çıkan sonuç, güçlü otokorelasyon ilişkisinin varlığıdır. İlk gecikme düzeyi için 0.95 düzeyinde yüksek bir ilişki görünmektedir. İlk dört aylık gecikme düzeyi bile otokorelasyon değerini ancak 0.80 düzeyine indirmektedir. Ancak 18 aylık bir gecikme düzeyi otokorelasyon ilişkisini önemsiz hale getirebilmektedir. Bu sonuç, IMKB'nin 'etkin piyasa hipotezi' ile çeliştiği anlamına gelmektedir. Burada dikkat edilecek ikinci nokta, IMKB endeks değerindeki belirliliktir (persistence). Eğer bir zaman serisinde yüksek belirlilik varsa, o seride meydana gelecek şokun seriyi uzun süre etkileyeceği anlamında yorumlanır. Bu yüzden IMKB'da görülen yüksek otokorelasyon, bu serideki ani değişimlerin ve şoklann IMKB endeksinde kalıcı etkiler yarattığını göstermektedir. Ortaya çıkan şoklar uzun süre hisse senedi piyasasını etkilemekte ve bu şoklar oldukça uzun bir süre absorbe edilememektedir. Bu sonuç otokorelasyon grafiğinde de görülmektedir.

25 Tablo 5 IMKB, Endeksinin Aylık Otokoreiasyon Değerleri Gecikme Otokoreiasyon Standard Box-Pierce Ljung-Box (Katsayısı) Hata İstatistiği İstatistiği [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] [.000] Gerek getiri dalgalanması, gerek getiri oynaklığının kalıcılığı, gerek uzun

26 dönem durağanlığı, gerekse piyasa etkinliği bakımından IMKB incelendiğinde yeterince gelişmemiş bir piyasa olduğu dolayısıyla da istikrarsızlık ve güven vermeme gibi sorunlannın olduğu açıkça görülmektedir. Yeni Sermaye Piyasası Kurulu Yasası bu sorunlan belli ölçülerde azaltma amacını taşımaktadır, ancak bu sorunlann tamamıyla kalkması başka koşullann sağlanmasına da bağlıdır. Fakat, burada belirtilmesi gereken son derece önemli bulgular şöyle özetlenmelidir; 1. IMKB'de getirilerin kalıcılığı yoktur, oynaklığı vardır. 2. Bu oynaklıklann rasyonel ve belirli bir seyri de yoktur. 3. IMKB etkin bir piyasa da değildir. Dolayısıyla, IMKB'nin ciddi biçimde disiplin altına alınması gerekmektedir. Grafik 3 IMKB Endeksinin Otokorelasyon Grafiği i GECİKMELER (ay)

27 Piyasa Derinliği Bir menkul kıymet borsasının derinliği, onun ekonomik değişkenlerden, özellikle şirketlerin mali durumlanyla onlara olan talep arasındaki ilişkinin güçlülüğüne bağlıdır. Bilindiği gibi menkul kıymetler borsalan, ülke ekonomilerinin seyrinin ne denli olumlu olduğunun da çok etkin göstergeleridir. Ancak bu etkinlik de finansal derinleşmenin olduğu borsalarda vardır. Borsalar eğer spekülatif ise ve gerek firmalann mali durumlan, gerekse bu mali durumlan etkileyen makroekonomik koşullar borsanın durumunu beliriemiyorsa borsa endeksi bir gösterge olarak kullanılamaz. Finansal derinleşmenin olduğu birçok ülkede, borsa endeksleri hergün, her hafta ve her ay değeriendirilir ve ekonominin canlı veya durgun geçeceği saptanır. Çeşitli kriterierin kullanılması ile ekonominin canlılığı ile borsa endeksi arasındaki ilişkinin gücü ölçülebilir. Bunlar arasında en güçlü olanı Devlet İstatistik Enstitüsü'nün aylık sınai üretim endeksi ile IMKB bileşik endeksi arasındaki ilişki olması düşünülür. Bu ilişki 1987 yılının 4ncü ayı itibarıyla, 1992 yılının ilk ayına kadar uzayan bir süre için sınanmış ve bulgular da aşağıdaki tabloda sergilenmiştir. Tablo 6 IMKB - DİE Üretim Endeksi Korelasyon Matrisi IMKB Gecikme Düzeyi DİE ÜRETİM ENDEKSİ

28 Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi üretim endeksleriyle IMKB endeksi arasında bir ilişki vardır. Ancak bu ilişki gayet güçsüzdür. Hatta gecikmeler arttıkça bağlantının gücü daha da azalmaktadır. Tablo'ya ilk bakışta korelasyon katsayılan çok düşük gelmeyebilir. Oysa, her iki değişken de endekslerle ifade edildiği için zaman içinde gelişme gösterirler, dolayısı ile trend değeri taşırlar. Buna kolineerite (beraberce doğrusallık) denir. Bu nedenle yapay bir ilişki zaten vardır. Türkiye'de sermaye piyasasının, yani finansal kesimlerin reel kesimlerle bağlantısının güçsüz olması sağlıksız bir özelliktir. Bu iki sektör birbiriyle iç içe olmalıdır ve reel kesim belirleyici olmalıdır. Reel kesimin bir piyasasındaki olumlu gelişmeler o hisse senetlerine olan talebi artırmalı ve fiyatlan yükseltmelidir. Bu gelişme de kendini endeks içinde gösterecektir. Oysa IMKB'deki gelişmeler, reel kesimdeki ekonomik değişimlerden kaynaklanmadığı spekülatif olduğu için yukandaki tabloda korelasyon katsayılan olması gereken düzeylerden daha düşük çıkmaktadır. IMKB'de talep yapısı küçük tasarrufculann orta ve uzun vadeli kazanç elde etmesiyle değil, kısa vadeli yüksek kar elde etmeye çalışan spekülatörlerden oluşmaktadır. Öte yandan, arz yapısı itiban ile de IMKB'de dengesizlikler ve aksaklıklar vardır. Bunlann bir kısmı aşağıda anlatılacaktır. Ancak özetle ifade etmek gerekirse, şirketler borsa yoluyla ucuz finansman elde etmeyi pek geçerli bir yol olarak görmemekte ve yeterince kullanmamaktadırlar. Dolayısıyla toplam arz yavaş artmakta, talebin yükseldiği dönemlerde bu şirketler satış yapmamakta, spekülatörler portföylerinden satış yaparak kazanç elde etmektedirler. İstanbul Menkul Kıymetler borsası kuşkusuz bir gelişme eğilimini göstermektedir. Ancak, bu çalışmadaki birçok irdelemenin gösterdiği gibi bu gelişme yetersizdir. Gelişmiş bir borsanın en önemli özelliği "mali derinleşme", yani iktisadi ve finansal değişkenlerin hisse senedi fiyatlannı etkilemesidir. Diğer bir deyimle spekülasyonlann hisse senedi fiyatlan üzerindeki etkisinin azalması, hatta yok olmasıdır. Türkiye'de bu belirlemeye yönelik bir çalışma henüz yapılmamıştır. Enflasyon dolayısıyla sermaye düzeyleri sık sık artınimakta, hisse senedi fiyatlan da bu bedelli ve bedelsiz sermaye artışlan nedeniyle değişmektedir. Bu nedenle elde bulunan serilerle güçlü analizler yapmanın olanağı bulunmaz.

29 Mali değişkenlerin açıklanmasından sonra hisse senedi fiyatlannın değişmesi, tasarrufçu lan n ekonomik kriterlere göre hareket ettiğini ve mali derinleşmenin olduğunu gösterir. Oysa, fiyatlar temettü, bedelli ve bedelsiz sermaye artışlan gibi yatınmlan doğrudan etkileyen değişkenlerin açıklanmasından önce değişiyorsa, ya içeriden öğrenme ( insider trading ) denilen mekanizma çalışıyordur, ya da salt spekülasyonun varlığından bahsedilebilmelidir. Elbette yatınmcılar sadece temettü ve sermaye artınm kararlanyla ilgilenmezler. Geçmiş yıllardaki karlılığı, yatınmlan, yeniden değerlendirme fonunun düzeyi, özvarlık ve aktif karlılık oranlan, toplam kaynaklan ve borçlan, cari oran ve sektörün genel konjonktürel durumu, hatta yönetim kadrosunun niteliği ve niceliği yatınmcının karannı ve dolayısıyla da mali derinleşmenin olduğu borsalarda talebi ve fiyatlan etkiler. Basit korelasyon metoduyla 1990 ve 1991 yıllan için temettü getirişi, fiyat kazanç oranı ve pay başına temettü gibi değişkenlerle 24 hisse senedinin fiyatının ilişkisinin olup olmadığına baktık. Bu analizlerimizde hiç bir ilişki çıkmadı. Ancak, aylık düzeyde, hatta daha da kısa aralıklarla yapılacak sınamalarla hangi değişkenlerin daha etkili olduğu ve hangi senetlerde mali derinleşmenin daha fazla olduğu başka çalışmalarda mutlaka sınanmalıdır.

30 3. IMKB ve ALTERNATİF YATIRIM ARAÇLARI Türk sermaye piyasalarmm ciddi sorunları vardır ve ekonomi içinde tasarruf birikimini yeterince teşvik etmediği gibi, oluşan tasarruflann yatınmlara etkin bir biçimde dönüşmesini de sağlamamaktadır. Böylesi bir yapı içinde, sermaye piyasalannın gelişmesi için yapılacak çalışmalar özellikle çeşitli yatınm araçlanna yönelinmesindeki amaçlan ve nedenleri saptamalı ve IMKB'nin bu yatınm araçlan arasındaki yeri ve önemini belirlemelidir Yatırım Riskleri ve Getirilen Bilindiği gibi tasarruf sahiplerinin yatınm kararlannı alırken kullandıklan iki kriter vardır; bunlardan bir tanesi getiri, diğeri de riskdir. Yatınmcılar sahip olduklan tasarruflanyla mümkün olan en yüksek getiriye, en düşük risk ile ulaşmak isterler. Son on yılda yatınm araçlan çeşitliliği artmıştır. Bunlar arasında tasarruf mevduatlan, hazine bono ve tahvilleri, döviz, hisse senetleri ve son yıllarda önemi azalmasına rağmen altın başta gelmektedir. Yatırım araçlan arasında bugün en büyük paya banka mevduatlan sahiptir yılı sonu rakamlanyla yapılan karşılaştırmalarda da bu olgu açıkça görülmektedir.

31 Tablo 7 Tasarruf Araçları Tutar % olarak pay (milyar TL) 1. TL mevduat vadesiz ay vadeli ay vadeli ay vadeli yıl vadeli yıldan uzun Döviz mevduatlan Özel Finans Kurumlan Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK) Özel Sektör Tahvili Dövize Endeksli Gelir Ortaklığı Senedi Hisse Senedi Finansman Bonolan Banka Bonolan Menkul Kıymet Yatınm Fonlan Devlet İç Borçlanma Senetleri A. Hazine Bonolan ay vadeli ay vadeli ay vadeli B. Devlet Tahvili yıl vadeli Diğer

32 Yukarıdaki tablodan da görüldüğü gibi mevduatlar arasında en büyük pay TL mevduatlandır. Ancak tasarruf aracı olarak kullanılan vadeli mevduatlar ile döviz mevduatlannı karşılaştırdığımızda hemen hemen eşit ağırlıkta olduğunu görürüz. Mevduat olarak tutulmayan, yani banka sistemine girmeyen dövizler de dikkate alınırsa Türk ekonomisinde dövize olan talebin ne denli güçlü olduğu ortaya çıkar. Vadeli TL mevduatlan içinde en büyük pay 3 aylık vadeli tasarruf mevduatlandır. 1 ay vadeli mevduatlann faiz oranlannın düşük olması tasarruf sahiplerini daha uzun vadeli mevduatlara zorlamaktadır. Ancak, gerek enflasyonun, gerekse faiz oranlannın oldukça değişken olması, tasarruf sahiplerini bir belirsizlik ortamına sokmakta, böylece onlar da genellikle orta vadeli ( 3 ay ve 6 ay ) mevduatlara kaymaktadır. Alternatif yatın m araçlanndaki gelişmelere göre de bu mevduatlardan kaçma daha kolaydır (1). Devlet iç borçlanma senetleri bir stok değer olarak döviz mevduatlarının üzerindedir. Ancak, TL mevduatlannın oldukça altındadır. Bununla beraber vadeli TL mevduatlanyla, döviz mevduatlan ve devlet iç borçlanma senetlerini karşılaştırdığımızda %4.5 ile %8 arasında farklarla benzer düzeylerde olduğunu görürüz. Hisse senetleri bir tasarruf aracı olarak tüm sayılan araçlann düzeyinin altında kalmaktadır. Varlığa Dayalı menkul kıymetler bile piyasaya çıkışının ilk yılı içinde hisse senedi yatınmmın 1/5'inin üstünde bir düzeye ulaşmıştır. Elbette 1992 yılında hisse senedi piyasasının canlı olmaması ve VDMK'lerin birdenbire yüksek gelir getirmesinin böyle bir sonuçta etkisi vardır. Ancak, hisse senedi piyasasının ne kadar güvenilemez olduğunun da önemli bir göstergesidir. Hazine bonolan ile hisse senetlerinin tasarruf aracı olarak hemen hemen aynı düzeyde olması, ancak devlet tahvillerinin çok daha (%50'ye yakın) fazla rağbet görmesi ciddiye alınması gereken bir noktadır. Kamu dışında yaratılan tüm değerli kağıtlar, yani borçlanma senetleri çok sınırlı talep görmektedir. Bu olguda kamunun finans piyasalanna egemen olduğunu, özel sektörün ise bu piyasalarda tahvil, finansman bonosu ve benzer araçlan ihracı ve talebinin yüksek riskler taşıdığı gözlenmektedir. (1) Bu çalışmada bir yatınm alternatifi olarak 6 aylık vadeli mevduatlar kullanılmıştır, çünkü çok kısa vadeli mevduatlarda çözülme güdüsü başından itibaren bulunduğu için gerçek bir karar değişikliğini yani yatınm ikamesinin göstergesi olamazlar.

33 Aşağıda Tablo 8'de çeşitli yatırım araçlarının ortalama getirileriyle, riskleri sergilenmektedir. Ortalama getiri aylık değerindeki artış olarak hesaplanmıştır. Getirideki varyans bilindiği gibi elde edilecek getirideki sapmayı gösterdiğinden risk düzeyinin de en açık göstergesidir. Dikkat edilirse, alternatif yatınm araçlan arasında en yüksek ortalama getiri IMKB'dedir. IMKB'nin aylık ortalama getirişi Cumhuriyet altınına göre %44, ABD dolanna göre %24 ve 6 Aylık vadeli mevduatlara göre %242 daha fazladır. Ancak, risk öğesi de alternatif araçlara göre daha fazladır. Örneğin, IMKB'nin riski Cumhuriyet altının getiri riskinden 26.2 kat, ABD dolarının getiri riskinden 61.8 kat, 6 aylık mevduat faizinden de 5.6 kat daha fazladır. Dikkat edilirse, IMKB getirişi en yüksek olan yatınm aracıdır, ancak riski de en yüksek olandır. Daha da ötesi, risk ögesindeki farklılık, getirideki farklılıktan çok daha yüksektir. Riski en düşük yatınm aracı dövizdir, ancak ikinci en yüksek getiri de dövizdedir. Vadeli mevduatlardaki aşın risk düzeyi, faizlerdeki dönemsel değişimlerden kaynaklanmaktadır. 4 Şubat 1988 kararlanyla TL'den kaçışı önlemek için faizlerin yükselmesini sağlayacak önlemler alınmıştır. Daha sonra 1990 yılı sonuna doğru iç borçlanma düzeyi çok artınca faiz oranlan daha da yükselmiştir. Dolayısıyla, döviz bugün bir yatınm aracı olarak en rasyonel alternatif olma durumunu korumaktadır.

34 TABLO 8. Alternatif Yatırım Araçlarına İlişkin İstatistikler 1987: : 3 (Aylık) 1. Cumhuriyet Altınının Aylık Getirişi ile İlgili istatistikler ORTALAMA GETİRİ Getirinin Standart Hatası Gelirinin Varyansı (Risk Ölçütü) Ortalamanın Standard Hatası T-İstatistiği (X = 0) Skewness Kurtosis Amerikan Dolarının Aylık Getirişi İle İlgili İstatistikler ORTALAMA GETİRİ Getirinin Standart Hatası Getirinin Varyansı Ortalamanın Standard Hatası T-İstatistiği (X = 0) Skewness Kurtosis : Aylık Vadeli Mevduat Faizi Getirişi İle İlgili İstatistikler ORTALAMA GETİRİ Getirinin Standart Hatası Getirinin Varyansı (Risk Ölçütü) Ortalamanın Standard Hatası T-İstatistiği (X = O) Skewness Kurtosis

35 4. IMKB (Bileşik) Endeks Getirişi İle İlgili İstatistikler ORTALAMA GETİRİ Getirinin Standart Hatası Getirinin Varyansı (Risl< Ölçütü) Ortalamanın Standard Hatası T-istatistiği (X = 0) Skewness Kurtosis Kaynak: M.B. Üç aylık Bültenler Yatırım Araçlarına Olan Talep Düzeyleri Getiri ve risl< öğeleri itibarıyla bakıldığı zaman yatınm araçlan arasında döviz tevdiat hesaplannın en büyük talep gören araç olması, vadeli mevduat ile IMKB'nin daha az tercih edilmesi beklenmelidir. Bugün Türkiye'de döviz tevdiat hesaplan 16 milyar dolan aşmıştır. Öte yandan, TL vadeli ve vadesiz tasarruf mevduatlan 30 milyar dolar civanndadır. IMKB'ye gelince, 1992'nin ilk altı aynıda 6,1 milyar dolarlık iş hacmi gerçekleşmiştir. Kuşkusuz bu bir ciro rakamıdır ve altı aylık toplamı ifade etmektedir. Yurtiçinde bulundurulan toplam altın stoku tahmin edilememektedir, ancak vadeli mevduatlar halen en başta gelen yatınm aracı olmayı sürdürmektedir.

36 Tablo 9 Çeşitli Alternatif Yatırım Araçlarına Olan Talep Miktarı (Aylık) ( : 6) (a) Toplam Döviz Tevdiat Hesapları (Milyon $)

37 (b) İMKB'de Toplam (Hisse Senedi) İşlem Hacmi (Milyon $) (Günlük) AY 1988 (TL milyon) 1989(TL milyon) Toplam İşlem Hacmi Yıllık 1 25, , , : , , , : , , : , , : , , : 5, , , : 8, , , : * 8 5, , , , , , , , , , ,158.5 Kaynak: SPK Aylık Bültenler * 8. Aylık (c) Toplam Özel Sektör Tasarruf Mevduatları (Milyar TL) * , , , , * ** Kaynak MB 3 Aylık Bültenler * 12. ay itibarı ile ** 6. ay itibarı ile

38 3.3. Yatırım Araçları Arasındaki İkame Türkiye'de liisse senedi piyasasının yeterince gelişmemiş olmamasının bir nedeni de bu piyasanın, yani IMKB'nin, diğer sermaye veya yatınm piyasalan ile ilişkisinin tam olarak belirlenmemiş olmasıdır. Hisse senetlerinin alternatifleri arasında yer alan döviz, vadeli mevduat ve altın elbette çok önemlidir. Ancak gayrimenkul en yaygın ve en güvenilir uzun vadeli yatınm aracı olma özelliğini korumaktadır. Oysa, gayrimenkullere olan talebi istatistiksel olarak ölçmek bugün elde bulunan verilerle mümkün değildir. Bununla beraber gayrimenkullerle diğer menkul değerler arasındaki ikame, özellikle kısa vadede, çok düşük bir düzeydedir. Bu nedenle karar vericiler ve yetkililer için sağlanabilecek bilimsel saptamalar ancak kısa vadeli yatınmlann oluşumu hakkında olabilir. Bu amaçla çeşitli VAR (Vector Auto-regression) sınamalan yapılabilir. Bu yöntem, ekonominin belli bir kesimini sistem halinde tahmin edebilmeye ve bu sistem içindeki değişkenlerin kendi aralanndaki ilişkiyi belirleyebilmeye yarar. Genellikle benzeri analizlerde servet değişkeninin kullanılması daha uygun olur. Ancak, servet kavramının tanımlama sorunlan ve veri bulabilme zorluklan nedeniyle sınamalarda M2 Para arzı tanımı kullanılmıştır. Dolayısıyla para arzındaki herhangi bir artışın ekonominin genel portföyüne etkileri gözlenebilmiştir. VAR yöntemini açıklamak istersek p gecikmeli ifadesini aşağıdaki gibi yapabiliriz: Vt = V + A-ı y^.-ı + + Ap y^.p + Ut t=0, ± 1, ± 4 y^ = (y {, yi^^) k x 1 raslantısal vektör, A j: ( k X k) katsayı matrisi u^ = ( U t,, U ^ )' ( k X 1) boyutlu sabit vektörü U = ( U, ' ^ k t ^ boyutlu "temiz hata" (white-noise) vektörüdür. Bu yöntemin en önemli avantajı, birden fazla ekonomik değişkenin sistem olarak ilişkisini belirleyebilmesidir. Dolayısıyla, VAR yöntemi (Bkz. Sims:1980) ile, elimizdeki alternatif yatınm araçlan olan ABD Dolan, vadeli mevduat, altın ve hisse senetleri arasındaki ilişkiyi belirleyebiliriz. Uygulanan analizde, 1987 yılında başlayarak 1992 yılının 3.ncü ayında biten 5 değişken (seri), Akaike testiyle saptanan 3 gecikmeli VAR sistemi kullanılmıştır.

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Kapital Yatırım

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH) 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ SERMAYE PİYASASI KURUMU KONFERANSI 8 MAYIS 2003 1 FİNANSAL SİSTEMİN İŞLEVLERİ I Malların, hizmetlerin

Detaylı

GROUPAMA EMEKLİLİK FONLARI DAĞILIMI

GROUPAMA EMEKLİLİK FONLARI DAĞILIMI GROUPAMA EMEKLİLİK FONLARI DAĞILIMI Fon Kurucusu Ticaret Ünvanı : GROUPAMA EMEKLİLİK A.Ş. Portföy Yöneticisi Kuruluş Ticaret Ünvanı : AK PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. Fon Kurulu Üyeleri : A.GÖKTÜRK IŞIKPINAR DAVİD

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Trend Yatırım Ortaklığı

Detaylı

SERİ:XI NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

SERİ:XI NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Sayfa No: 1 ŞİRKETİN ÜNVANI : İŞ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ MERKEZİ : İstanbul KURULUŞ TARİHİ : 16/08/1995 FAALİYETİ : Portföy İşletmeciliği RAPORUN DÖNEMİ : 01/01/2011 31/03/2011 ÇIKARILMIŞ SERMAYESİ

Detaylı

FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN

FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN Giriş FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN 1997-2013 yılları arasında, Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları,

Detaylı

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: (Eski Ünvanı:

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım Performansı Konusunda Sunulan Bilgilere İlişkin Özel Uygunluk Raporu 31 Mart 2012 Tarihinde Sona Eren Döneme Ait (2) ECZACIBAŞI

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım Performansı Konusunda Sunulan Bilgilere İlişkin Özel Uygunluk Raporu 30 Eylül 2011Tarihinde Sona Eren Hesap

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Finansal Hesaplar 2013

Finansal Hesaplar 2013 Finansal Hesaplar 2013 İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I. Genel Değerlendirme...3 II. Mali Olmayan Kuruluşlar...5 III. Mali Kuruluşlar...6 IV. Genel Yönetim...8

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU Euro Kapital Yatırım

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek

yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek Ekonomik Görünüm Para politikalarına dair küresel belirsizliklerin sürmesi ile birlikte, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarındaki zayıflık 2013 yılında

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

Akis Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Anonim Şirketi 7 Mart 2013 Bu rapor 14 sayfadır.

Akis Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Anonim Şirketi 7 Mart 2013 Bu rapor 14 sayfadır. Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Yatırım Performansı Konusunda Kamuya Açıklanan Bilgilere

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİEMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞBORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2010 yılıson çeyreğinde ABD de konut

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım performansı konusunda sunulan bilgilere ilişkin özel uygunluk raporu 31 Aralık 2009 tarihinde sona eren hesap

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md.

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. 8 Ekim 2013 Ajanda 1- Finansal Aktörler: Güncel Durum A- Güncel Durum: Birincil Konut

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım performansı konusunda sunulan bilgilere ilişkin özel uygunluk raporu 30 Eylül 2010 tarihinde sona eren hesap

Detaylı

Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona

Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Yatırım Performansı Konusunda

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço ( YTL) Varlıklar (+) 1,162,813.- Borçlar (-) -2,913.- Gelirler Toplamı 108,393.-. Giderler Toplamı -39,305.-.

31/12/2004 tarihli Bilanço ( YTL) Varlıklar (+) 1,162,813.- Borçlar (-) -2,913.- Gelirler Toplamı 108,393.-. Giderler Toplamı -39,305.-. 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım performansı konusunda sunulan bilgilere ilişkin özel uygunluk raporu 31 Aralık 2009 tarihinde sona eren döneme ait ECZACIBAŞI

Detaylı

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 1. SERMAYE, YATIRIM VE TASARRUF 2 1.1. SERMAYE VE YATIRIM 2 1.2. TASARRUF VE PORTFÖY TERCİHİ 2 1.3. SERMAYE PİYASASI 3 2. SERMAYE TALEBİ 3 2.1. YATIRIMIN NET BUGÜNKÜ

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB) 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414

Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414 Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414 Bugün Risk ve Getiri İstatistik Tekrarı Hisse senedi davranışlarına giriş Okuma Brealey ve Myers, Bölüm 7, sayfalar 153-165 Yol haritası 1. Bölüm: Değerleme

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.- 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır?

1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır? Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri 1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır? a. %18 b. %19 c. %20 d. %21 e. %22 5. Nominal faiz oranı %24 ve iki

Detaylı

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN

Detaylı

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü www.sde.org.tr ANALİZ 2014/2 2013 YILI ALTIN ANALİZİ Dr. M. Levent YILMAZ Ekonomistlerin çoğu zaman yanıldığı ve nedenini tahmin etmekte zorlandığı bir

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 27 Şubat 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 2 Şubat 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Halka Arz Tarihi 07.11.2008 Portföy Yöneticileri

Halka Arz Tarihi 07.11.2008 Portföy Yöneticileri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07.11.2008 Portföy Yöneticileri 31.12.2008 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001 I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: 2000 yılının dördüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ve AB-15 in GSYİH artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.7 olmuştur.

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008 Bankacılık sektörü 2002-2008 Mart Mayıs 2008 Sunumun içeriği I- Finansal sektörün büyüklüğü ve kamu ile ilişkisi II- Bankacılık sistemine ilişkin bilgiler III- Büyüme IV- Bilanço yapısında değişme V-Risk

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 20 Şubat 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 20 Şubat 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 2 Şubat 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 13 Şubat 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM PERFORMANSI

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜYİD - YATIRIMCI İLİŞKİLERİ DERNEĞİ & MKK - MERKEZİ KAYIT KURULUŞU İŞBİRLİĞİYLE. BORSA TRENDLERİ RAPORU Sayı 10: Ocak Eylül 2014

TÜYİD - YATIRIMCI İLİŞKİLERİ DERNEĞİ & MKK - MERKEZİ KAYIT KURULUŞU İŞBİRLİĞİYLE. BORSA TRENDLERİ RAPORU Sayı 10: Ocak Eylül 2014 TÜYİD - YATIRIMCI İLİŞKİLERİ DERNEĞİ & MKK - MERKEZİ KAYIT KURULUŞU İŞBİRLİĞİYLE BORSA TRENDLERİ RAPORU Sayı 10: Ocak Eylül 13 Ekim 13 Ekim Değerli Okuyucularımız, Halka arzlar, endeks bazında piyasa değerleri,

Detaylı

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I- Tanım... 3 II- Amaç... 4 III- Yöntem... 4 IV-Yayınlama

Detaylı

1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL

1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL 1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL PİYASA KAVRAMI İktisadi açıdan piyasa, alıcı ve satıcıların birbirleri ile karşılıklı iletişim içinde oldukları ve mübadelenin meydana geldiği yer

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 13 Mart 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 6 Mart 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Oct-9 Feb-1 Jun-1 Oct-1

Detaylı

KATILIMCILARA DUYURU

KATILIMCILARA DUYURU KATILIMCILARA DUYURU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU, CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 19 Aralık 2013 31 Aralık 2014 tarihi itibarıyla (Bu raporun hazırlanmasında 1 Ocak 2015 tarihinde geçerli olan

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gruplara Yönelik Esnek Emeklilik

Detaylı

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz.

Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Yatırımcılara dünyayı vadediyoruz. Akbank T.A.Ş. B Tipi Franklin Templeton Şemsiye Fonu na Bağlı Yabancı Menkul Kıymetler Alt Fonları Akbank - Franklin Templeton işbirliği ile dünya çapında yatırım fırsatı:

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 A-TANITICI BİLGİLER: EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU Euro Trend Yatırım Ortaklığı

Detaylı

Güncel Ekonomik Yorum

Güncel Ekonomik Yorum NİSAN 15 Güncel Ekonomik Yorum Mart ayı finansal piyasalar açısından son derece oynak bir seyir izlemiştir. Yurtdışı piyasalarda ABD tarafında FED in(amerika Merkez Bankası) faiz arttırımını ne zaman yapacağı

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi

Detaylı

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI TÜRK FİNANSAL PİYASALARINDA YENİ BİR SIÇRAMA İçindekiler 1) VOB Hakkõnda 2) Dünyada Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarõ 3) Neden Vadeli İşlemler?

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.

Detaylı

Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş.

Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş. Fon Tanıtım Kılavuzu ERGO Emeklilik ve Hayat A.Ş. 1) ERGO EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU Enflasyonun aşındırıcı etkisinden korunarak birikimlere İMKB repo piyasası

Detaylı

Seçilmiş Haftalık Veriler* 3 Temmuz 2015

Seçilmiş Haftalık Veriler* 3 Temmuz 2015 Seçilmiş Haftalık Veriler* 3 Temmuz 215 Sermaye Piyasaları ve Makro Ekonomik Araştırmalar *BDDK ve TCMB nin 26 Haziran 215 haftasına ait haftalık istatistiklerinden derlenmiştir. Jun-9 Nov-9 Apr-1 Sep-1

Detaylı

Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU

Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi FİYAT TESPİT RAPORUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME RAPORU 4 Eylül 2015 Senkron Güvenlik ve İletişim Sistemleri Anonim Şirketi Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna

Detaylı

FON BÜLTENİ Mart 2013 Sayı 8

FON BÜLTENİ Mart 2013 Sayı 8 Mart 2013 Sayı 8 Değerli müşterimiz, Mart 2013 fon bültenimizi size sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Geleceğe dair önemli bir adım atarak emeklilik birikimlerinizi bizimle değerlendiriyorsunuz. Biz de bu

Detaylı

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI OCAK 15 Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 6,61% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 8,17% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD) 10.800 Güncel

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM) 30 Haziran 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım Performansı Konusunda Sunulan Bilgilere İlişkin Özel Uygunluk Raporu 31 Mart 2012 Tarihinde Sona Eren Döneme

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı