YÖK YASA TASLAĞI SORUŞTURMA DOSYASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YÖK YASA TASLAĞI SORUŞTURMA DOSYASI"

Transkript

1 > DÜBAM DUNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI YÖK YASA TASLAĞI SORUŞTURMA DOSYASI DÜBAM DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI

2

3 DÜBAM YÖK YASA TASLAĞI SORUŞTURMA DOSYASI Haz. Aynur Erdoğan Genel Yayın Yönetmeni Akif Emre DÜBAM Yayınları Küresel İletişim Merkezi Barbaros Bulvarı, Balmumcu / Beşiktaş Tel: (0212)

4 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 4

5 YÖK YASA TASLAĞI < YÖK YASA TASLAĞI SORUŞTURMA DOSYASI Yüksek öğrenim kurumlarına ilişkin yeniden yapılanmaya gidilirken bu alanın en tartışmalı kurumu olarak YÖK ün yasal çerçevesinin geniş toplumsal katılımla değiştirilme ve reforme edilmesi yönünde adımlar atıldı. Bu taslağın teknik boyutlarına ilişkin birçok tartışma gerçekleştirildi. Ve aslında yasa taslağında mündemiç ruha ilişkin de konuşuldu, yazıldı, çizildi. DÜBAM (Dünya Bülteni Araştırma Masası) olarak biz de konunun uzmanı isimlerle bir soruşturma dosyası hazırlayarak yeni yasa taslağından hareketle yüksek öğrenimin temel meselelerini tartıştık. Soruşturma dosyasına katkıda bulunan isimler: İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi ve Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu, Pamukkale Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi ve YÖK Başkan Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Alim Arlı ve İstanbul Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümünde Yükseköğretim Sistemi İle İşgücü Piyasaları Arasındaki Uyum Düzeyinin Analizi üzerine doktora çalışması yapan Yusuf Alpaydın. YÖK ün tarihî rolü YÖK, 12 Eylül askeri darbesinin sonrasında akademik alanda yapılan düzenlemelerin kurumsal ifadesidir. Askeri darbenin olanca kıyıcılığının yanı sıra Türkiye siyasi ve ekonomik düzenini yeni dünya konjonktürüne uyumlu hale getirdiğini dönemin değerlendirmesini yapan analistler ifade ediyor. Ülkenin dünya sistemine entegrasyonunu gerçekleştiren darbe düzeni, toplumun yıllarca merkez den ve imkanlarından uzak kalmış çevre kesimlerini de aktive etmiştir. Bu gelişmenin eğitim ve özellikle yüksek 5 > SORUŞTURMA DOSYASI

6 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 6 öğrenimde de yansımaları okullaşma oranının hızla artmasıyla kendini göstermiştir. Diğer taraftan bu çapı çok geniş ve hızlı siyasi, ekonomik, sosyal değişimin merkezi kontrol altında olması için darbe yönetimi, biçilmiş kaftan olmuştur. Bu kontrol mekanizmasının yüksek öğrenimdeki eli, YÖK olmuştur. Arlı, YÖK ün bu işlevini şu şekilde tasvir etmektedir: YÖK ün tarihi yasakların ve bir yönüyle keyfi uygulamaların tarihidir. Diğer yönüyleyse 70 li yıllardaki iç çatışmalarda üniversitelerin açık bir savaş alanı haline gelmesine duyulan politik tepkilerin bir sonucu olarak icat edilmiş merkeziyetçi bir planlama biriminin adı YÖK. Aslında YÖK ün tarihi dikkatli incelendiğinde oldukça karmaşık bir yapıyla karşı karşıya olduğumuz, modernleşme tarihimizin iflah olmaz çelişkilerinin bire bir yansıdığı bir kurum olduğu rahatlıkla görülebilir. Darbe sonrası kurulan YÖK sayıları otuzu bulmayan üniversiteleri hizaya sokmak ve ideolojik bakımdan denetlemek için etkili mevzuatlar kullanmış ve üniversitelerin bağımsız kimliklerine zarar vermiş bir kurumdur. Ancak daha önceki yıllarda eğitime ve özellikle bazı eğitim kurumlarına ulaşmanın ayrıcalıklı bir sosyal konuma sahip olmayı gerektirmesinden dolayı, darbe sonrası çevrede kalan toplum kesimlerinin eğitim imkanından faydalanmaya başlaması yeni eğitim sisteminin ve YÖK ün rolünü de toplum nezdinde meşrulaştırmıştır. YÖK ün bugüne kadar devamını da sağlayan bu olguyu Arlı, şu şekilde açıklamaktadır: Benim analizimde, özellikle üniversite yerleştirme işinin merkezi bir sınavla yapılmaya başlaması kritik bir yere sahiptir. Bu yeni tercih 80 öncesinin elitist üniversite sisteminin öğrenci seçme mekanizmalarına ağır bir darbe indirmiştir. Bu merkezi yerleştirme sistemi, Özal döneminde kurulan Anadolu Liseleri ve sayıları artırılan Fen Liseleriyle birlikte oluşan yeni durumla entegre

7 YÖK YASA TASLAĞI < biçimde Türkiye nin eskiden mahrumiyet bölgeleri olarak görülen yerlerinden gelen öğrencilerin iyi üniversitelere girebilmelerinin önünü açan kuvvetli bir cihaza dönüşmüştür. YÖK ün merkezi seçme sınavı bu anlamda modernleşme tarihimizde örneği az olan görece eşitlikçi bir mekanizma yaratmıştır. Yükseköğretime yönelik talebin örgütlenmesini adeta kışkırtıcı bir etki yapmıştır. YÖK elindeki kanun gücüyle üniversite hocalarının belirli metropollerde toplanmasını engelleyici araçlar da üretmiş ve hoca kompozisyonun yaygın bir dağılım kazanmasını sağlamıştır. Böylece yaptığı tüm kötü şöhretli işlerin üzerini kapatacak ve kendini meşrulaştıracak kuvvetli araçlar icat etmeyi de başarmış bir kurum. Aynı süreçte üniversitelerin kontenjanlarını belirleme hakkını merkezileştirerek, üniversite sisteminin sürekli genişlemesinin önünü de açmıştır de olan öğrenci sayısı YÖK ün merkeziyetçi karar tekeli ile bugün a ulaşmıştır. Buna paralel lisansüstü eğitimde de sayılar geometrik katlanmıştır. Bu tür, her eve yansıyan politikalar bir yönüyle bu merkeziyetçiliğin sonuçlarıdır. Bugün YÖK ün yeniden yapılandırılması tartışılırken YÖK ün söz konusu tarihsel rolü de masaya yatırılmaktadır. Ancak gerek küresel anlamda gerekse Türkiye bazında sistemik değişimler yaşanmasına paralel olarak gerçekleştirilen reformlar kapsamında ele alınabilecek olan yeni YÖK yasa tasarısı YÖK ü merkeziyetçi, yasakçı ve bilimsel gelişmeden daha çok akademiyi zabtu rapt altına alma yönündeki eski kimliğinden ne kadar uzaklaştıracaktır? Diğer taraftan YÖK ün bu merkeziyetçi rolünün yerine ikame edilecek özgürlükçü muhteva hangi özgürlükleri içermektedir? Örneğin devlet kontrolünün yerine özgürlükçü karakterine vurgu yapılan serbest piyasa koşulları mı hakim olmaya başlayacaktır? 7 > SORUŞTURMA DOSYASI

8 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 8 Yeni yasa taslağı üniversitelere özerklik getirir mi? 90 lı yıllarla birlikte küresel sistemde tek kutuplu dünya düzeninin açmazlarının derinleşmesine paralel olarak yeni kıpırdanmalar meydana gelirken Türkiye de de bu sefer post-modern bir darbenin merkezi etkisiyle yeni bir sürece girilmiş oldu. Acaba bu darbe de yeni değişim sürecini merkezi bir kontrolle gerçekleştirme çabası mıydı? Derin tetkike ihtiyaç duyan bu mevzudan üniversitelerin bu yeni süreçteki konumuna geçecek olursak özerklik tartışmalarının öne çıktığı söylenebilir. Özellikle YÖK ün merkeziyetçi yapısına karşın özerklik talepleri yüksek sesle seslendirilmeye başlamışken bu tartışmanın aslında konuşulması gerekenleri perdeleyen bir yanının olduğu da söylenebilir. Sarıoğlu, sorunun bu denli yüzeysel ve mekanik olmadığının altını çizerken 1933 reformundan bugüne Türkiye de üniversitenin kendi iç yapılanması ve yönetimi kadar başka kurumlarla ve toplum kesimleriyle ilişkileri de hep tartışma ve yeni düzenleme konusu olagelmiştir demektedir. Sarıoğlu özerklik tartışmalarına farklı bir zaviyeden bakarak şunları söylemektedir: Bu tartışmalarda üniversitenin önemsediği husus daima özerklik olur iken merkezi yönetim ve toplumun üniversiteden beklentileri daha çok verimlilik ve ülkenin ihtiyaç ve sorunlarına cevap üretmesine yönelik olmuş gibi gözüküyor. Bu bakımdan da merkezi ve üst yönetimler hep üniversite yönetiminin üniversite mensuplarına bırakılamayacak kadar önemli olduğunu düşünmüş olmalılar ki bu son yasa çalışmalarında üniversite yönetiminde farklı toplum kesimlerinden temsilcilerin yer almasını istemektedirler. Gerek üniversite kurumunun gerekse diğer kesimlerin, üniversitenin Türkiye serüveninin geleneksel etkisi ve yükünden bağımsız olarak konuyu irdeleyememesindedir asıl mesele. Kafalar karışık Sözgelimi üniversitenin bir yandan her türlü kaynak ve imkânı beklerken

9 YÖK YASA TASLAĞI < yahut geçmişte bariz örneklerini gördüğümüz üzere ideolojik hatta günlük politik çıkışlar söz konusu olduğunda merkezi yönetimle araya mesafe koymazken, diğer yandan ülkenin ve toplumun ihtiyaçlarına göre kendisinden program ve kontenjan açılması ve yürütülmesi talep edilince özerklik ve özgürlük argümanına sarılması/sığınması bu kafa karışıklığının bir tezahürüdür. Arlı, öncelikle özerkliğin ihlali olarak yorumlanan duruma açıklama getirerek; elinde bu kadar kuvvetli politik araçlar bulunmasının verdiği imkânları, mevzuatlarla yetki alanını sürekli genişleterek pekiştiren bir kurum YÖK. Bazı başkanlar döneminde ülkenin ara rejim politikalarıyla hızla bütünleşerek üniversite alanını toplumsal kutuplaşmalardan doğrudan etkilenen bir alan haline sokmuştur. Bütün bu karar alma tekellerinin YÖK te toplanması, sorunuzdaki tılsımlı kavram olan özerklik in ihlali olarak yorumlanagelmiştir. Ancak yeteneksiz üniversite yöneticilerinin de kendi yetersizliklerinin üzerini örtmede YÖK ün kötü imajının arkasına saklanmaları da not edilmesi gereken bir durumdur. Bugün YÖK ün, elindeki tekelleşmiş bilgi süreçlerinin avantajı nedeniyle, makro politik kararlar gerektiren birçok konuda üniversite üst yöneticilerinden daha önde olması da YÖK ü eleştirenler için trajik bir durumdur kanaatimce demektedir. Yeni yasa taslağıyla yapılmak istenen değişim üniversite özerkliğini siyasal partiler ve sermaye lehine mi bozmaktadır? Alpaydın, yeni yasa taslağının bu çerçevede radikal bir değişikliği ifade etmediğini vurgulayarak üniversite konseylerinde kimlerin olduğundan çok bu kişilerin görev tanımlarının ne olduğunun önemli olduğuna dikkat çekmektedir: Özerklik konusu genellikle akademik özerklik ve idari özerklik olarak iki başlık altında incelenmektedir. Yeni yasa ile gelen düzenlemeler daha çok idari özerklikle ilgili gözükmektedir. Yeni yasada eski yasaya nazaran önemli bir değişiklik gelmemiştir. 9 > SORUŞTURMA DOSYASI

10 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 10 Konsey uygulaması bir idari özerklik uygulaması olarak sınırlı sayıda üniversitenin yararlanabileceği bir hak olarak tarif edilmektedir. Konsey üyelerinin büyük kısmı seçimle belirlenmektedir. 11 üyeden birinin yerel sermayedar kategorisinde olması öngörülmüştür ki bu belirleyici bir sayı değildir. İş dünyasından uygun adayların üniversite yönetiminde önemli katkıları olabilecektir. Siyasi parti temsilcilerinin konseyde yer alması söz konusu değildir. İdari ve bilimsel özerkliğin sağlanmasında seçilen kişilerden ziyade seçilenlerin görev tanımları daha belirleyici olacaktır. Yasanın tamamı incelendiğinde konseyin bilimsel özerkliğe engel teşkil edecek bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Arlı da yeni yasa taslağının bu şekilde değerlendirilemeyeceğinin altını çizmektedir: Yeni yasa önerisinde ne üniversite senatolarına ne üniversite yönetim kurullarına sermayedar veya siyasi parti temsilcisi girmesi diye bir şey söz konusudur. Üstelik akademisyenlerin mevcut yasada bile siyasi partilere üye olma hatta parti başkanı olmalarının önünde bir engel yoktur. Sınırlı sayıda üniversite için kurulması planlanan Üniversite Konseylerinde, Konseydeki diğer akademik üyelerin seçeceği sadece bir tane bağışçı veya hayırseverin olması önerilmektedir. Aslında ABD ve Uzakdoğu örnekleri incelendiğinde Konsey türü yapıların idaresinde paydaş olarak nitelenen akademi dışı sivil ve kamu kökenli kişilerin daha ağırlıklı olduğu görülür. Bu yapılarda genel bir ilke olarak yurttaş katılımı ve denetimi esastır. Ülkemizdeki Vakıf üniversitelerindeki durum da aynıdır. Özerklik kaybı konusundaki tartışmada önemli bir kavram kargaşası yaşandığını da belirtmek gerek. Özerklik her şeyden önce bilimsel özerkliktir ve üniversite hocalarının özgür bir ortam

11 YÖK YASA TASLAĞI < içinde, telkinlerden ve baskından uzak biçimde çalışmalarını örgütleyebilme özgürlüğünü ifade eder. Ayrıca idari özerklik ise üniversitenin iç akademik karar alma süreçlerinin dış etkilerden bağımsız kurulabilmesiyle ilgilidir. Gerçek bir üniversite sistemi bunları yerine getirmediğinde zaten üniversite olma iddiasını yitirmiş demektir. Ancak kamu kaynağıyla çalışan bütün kurumlarda olduğu gibi üniversitelerde de mali denetimden, kaynakların doğru kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesinden daha doğal bir durum olamaz. Nihayetinde üniversitelere aktarılan kaynakların yerinde kullanılıp kullanılmadığının sorgulanması sadece devlet kurumlarının değil vergi veren her yurttaşın hakkı olmalıdır. Üniversitenin kendisini hesap vermez bir konumda görme alışkanlığı kutsallaştırılmış bir bilim kavramıyla yakından ilişkilidir. Son otuz kırk yılda bilim felsefesi, bilim ve teknoloji çalışmaları sahalarındaki muazzam araştırmalar bu konudaki efsaneleri de tartışmaya açmıştır. Bilim insanlarının günümüz dünyasında ne kadar özerk oldukları sorusu temel hipotetik sorulardan biridir. Örneğin bir fizikçinin çalışmalarıyla olgunlaşan atom silahları veya nükleer silahların devletlerin savaş makinelerinin yönetim süreçlerinden ne kadar bağımsız örgütlendiği bir soru dur. Yine günümüzün en büyük ekonomik sektörü olan petro-kimya sanayi ile kimya ve tıp bölümlerinin araştırmaları neredeyse tamamen iç içe geçmiş durumdadır. Sosyal bilimcilerin veya tarihçilerin içinde yaşadıkları toplumun çıkarlarına, devlet erkinin etkilerine ne kadar mesafe alarak çalışabildikleri de başka bir soru dur. Bugün bilim adı altında toplanan faaliyetlerin tamamında bu sorular canlıdır. Petrol mamüllerinin işlenip binlerce ürüne dönüştüğü süreçlerin tamamında tekno-bilim baş aktördür. Silah sanayi, ilaç sanayi, tüm 11 > SORUŞTURMA DOSYASI

12 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 12 yeni teknolojik sanayilerde de durum aynıdır. Bu ürünlerin yarattığı sağlık sorunları ya da fosil yakıtlarından dolayı delinen ozon tabakasının yarattığı yakıcı sonuçların çözüm süreçleri de bilimsel faaliyetin içindedir. Dolayısıyla pozitivizmin kutsallaştırdığı hesap vermez, mutlak iyilikler üreten idealist bilim imgesinin yıkıldığını artık görmemiz gerekir. Ayrıca sermaye çevreleri bilimin finansmanına hiç katkı yapmasalar bile, ki bugünkü dünyada böyle bir olgu söz konusu değildir, vergi veren yurttaşın üniversitenin kutsal özerkliğinin sınırsız olmadığını sorgulama hakkı olduğunu teslim etmemiz gerekir. Bilimsel özgürlüklerin garanti altına alınması ise ancak devletlerin bu konuda samimi bir biçimde bilimsel bilginin bağımsız örgütlenmesine saygı duyabilmesiyle mümkün olmaktadır. Bu nedenlerle toplumun meşru temsilcileri olarak milletvekillerinin parlamentoda yükseköğretimin üst yönetimine üye göndermelerinin demokratik bir yönetimde sorun olarak algılanması sorundur. Özerklik tartışması daha çok akademik yapılar olan üniversitelerin yine başka bir akademik kurul olan YÖK e karşı durumuyla bağlantılı tartışılmaktadır. Üniversiteler daha çok kendi kontenjanlarını belirleyemedikleri, kendi öğrencisini seçemedikleri için özerklik eksikliğinden bahsetmektedirler. Halbuki her iki konu da adil alternatifleri önerilmedikçe çözülmesi zor karmaşık sorunlardır. Sarıoğlu nun sun î bulduğu özerlik tartışmasına yönelik önerileri ise devlet ve toplum olarak üniversite mefhumunu masaya yatırmamız gerektiğini salık vermektedir: Problemin çözümü yolunda atılacak ilk adım başta üniversite kurumu/camiası olmak üzere ilgili tüm tarafların insan, bilim ve üniversite kavram ve gerçeğini kendileri için hareket noktası kılmalarıdır. Özerklik kendi başına varlığı ve değeri olan bir nesne

13 YÖK YASA TASLAĞI < değil, izafi bir kavramdır. Toplum bütünlüğü ve devlet aygıtını teşkil eden kurum ve kuruluşlar, kendilerine düşen görev ve sorumlulukları hakkıyla yerine getirdikleri, aralarında rekabet hatta adaveti değil işbirliği ve dayanışmayı ikame ettikleri sürece özerklik diye bir kavram ve problemin gündeme gelmeyeceği açıktır. Bu kavramın gerçek bir problemi değil, görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi veya yetki/güç paylaşımı kavgaları nedeniyle ortaya çıkan sorunları örtmeyi ve sorumluluktan kaçmayı işaret eden sun î bir kavram ve problem olduğunu düşünüyorum. Görüşlerini aldığımız uzmanların beyanları, özerklik meselesinden daha çok üniversiteye bilimsel özerkliği sağlayacak, akademik üretimin önünü açacak, bilime hak ettiği konumu bahşedecek bir düzenleme yapılması gerektiği noktasında birleşmektedir. Üniversitenin bizdeki yaklaşıkyüzyıllık tarihi boyunca ana işlevi, üzerinde anlaşmaya varılamayan bir husustur. Üniversitenin bir bilim merkezi olarak topluma yön verecek seçkin kadroları mı yetiştireceği yoksa sanayiyi geliştirecek, teknolojik kalkınmayı sağlayacak meslek dallarında uzmanları mı yetiştireceği dikotomisi, üniversite mefhumuna ve dolayısıyla yüksek öğrenimin kurumsal örgütlenmesine dair kafa karışıklığına sebep olmaktadır. Bu dikotomi, Türkiye nin teknoloji üreten veya teknolojiyi ve düşüncesini ithal eden olma politikaları arasında seçim yapmayı dayatırken sosyal bilimlerin üniversite eğitimi içindeki konumunu netleştirmeyi de zorunlu kılmaktadır. Sosyal bilimler ve teknoloji üretimi Hiç kuşkusuz bugünkü üniversite anlayışı, Türk modernleşmesinin Batı karşısında teknik gerilikle kendini anlamlandıran tarihi süreçlerden bağımsız değildir. Teknolojik gelişmeye yüklenen bu hayati anlam, üniversitelerde de teknik bilimlerin öne çıkmasında 13 > SORUŞTURMA DOSYASI

14 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 14 etkili olmuştur. Sarıoğlu bu algının Türkiye ye mahsus olmadığının altını çizerek modernitenin karakterine dikkat çekmektedir: Modern zamanların ve modernitenin insanlığa armağanı (!) her şeyin mekanik bir anlayışla algılanıp değerlendirilmesine yönelik paradigma olmuştur. Bu çerçevede insan da mekanik bir yapı olarak algılanmış, onun ruh ve gönül dünyası, güzellik ve bütünlük arayışı hiçe sayıldığı için insanın bu yanını besleyip geliştirecek olan beşeri ve manevi bilimler bilim kategorisinden dışlanmıştır. Modernitenin bir ürünü olarak pozitivist bilimin üniversite eğitimini ve genel olarak bilim anlayışını şekillendirdiği bir gerçek. İnsanı insan yapan değerleri hayatın dışına atan bu bilim anlayışı Batılı sosyal bilimciler tarafından da eleştirilmekte nicel olanın karşısında nitel olanın değer kazandığı post-modern bir bilim anlayışı hakim olmaya başlamıştır. Ancak bir merkezi ve ekseni olmayan bu genişleme, beraberinde insani olanın ve insanın hakikatle ilişkisinin eğitimdeki biliş süreçlerine dahil edildiği bir örgütlenme biçimini getirdiğini söylemek çok zor. Tam aksine neo-liberal siyaset ve ekonomi anlayışının, katı pozitivist anlayışının çekildiği alanları doldurduğu gözlemlenmektedir. Arlı bu süreci şu şekilde tasvir etmektedir: Bugün dünya üniversiteleri birkaç yönlü baskıların tehdidi altındadır ve üniversitenin kamusal sorumluluklarının farkında olan herkes bunlarla başa çıkmanın yollarını aramaktadır. Bu baskıların bir kısmı bilgi üretiminin finansal neo-liberalleşmeyle paralel biçimde bir ticari meta haline gelmesiyle bağlantılıdır. Bilginin ticarileşmesi günümüz ekonomisinin de motoru haline gelmiş durumdadır. Özellikle mühendislik, tıp ve doğa bilimleri alanlarındaki teknolojikleşme süreçleri patentleme ve lisanslamada da bir patlama yaratmıştır. Bugün dünyada yıllık iki milyondan fazla akademik çalışma ürün olarak patentlenmektedir. Bu patentlerin her biri iktisadi etkinliklerin

15 YÖK YASA TASLAĞI < kurucu bir unsurudur ve bilimsel olduğu kadar ticari bir üründür. Diğer taraftan ülkemizde teknolojiye yüklenen hayati anlama rağmen üniversitelerin bu alanda yeterli gelişme gösterememeleri ülkeyi teknoloji üreten değil transfer eden durumuna düşürmüştür. Sarıoğlu bu noktada ezber bozan bir yaklaşımla sosyal bilimlerin ihmal edilmesinin teknik gelişmeye de ket vurduğunu işaret etmektedir: Bizim üniversite kurumuz da bu rüzgarın etkisinden kendisini kurtaramamış, bünyesinde insan ve toplum bilimlerini konu alan birimler yer almışsa da daima teknolojiyle daha içli-dışlı olan fen-teknik ve sağlık-tıp bilimlerinin gölgesinde kalmış/ bırakılmıştır. Bunun faturası ise başka pek çok alanda olduğu gibi teknoloji alanında da ciddi atılım ve hamlelerin yapılmayıp yalnızca ithal ve transferi düzeyin de kalmak olmuştur. Arlı nın Türkiye deki üniversitelerin teknolojik gelişmedeki katkılarını tasvir ettiği fotoğraf çok çarpıcı: Türkiye nin patentlediği ürün sayısı 2010 yılında 5010 idi. Bunların yarısı da ticarileşememiş patentlerdi. Bir başka deyişle, Türkiye bu alanda rekabet bakımından kategori dışı bir ülkedir ve mutlak ithalatçıdır. Birkaç istatistik verirsem durumun kökeni daha da netleşecektir. Türkiye GSYH dan Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığı bütçenin oranını her yıl düzenli artırmasına rağmen, % 0,85 dir. Bu oran İsrail de %4,2, Japonya da 3,3, Almanya da 2,78, Çin de 1,7 dir. Polonya, Yunanistan ve Meksika gibi ülkelerden daha iyi durumda olmamıza rağmen, Türkiye henüz tılsımlı bir diğer kavrama dönüşmüş olan inovasyon alanlarında da başlardadır. OECD de yükseköğretime ayrılan kamu payının ortalaması % 1,3 iken, Türkiye nin ayırdığı pay yine son on yılda sistemini muazzam bir ölçekte büyüttüğü halde %0,8 dir. Yükseköğretim okullaşma oranlarında, 15 > SORUŞTURMA DOSYASI

16 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 16 öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayılarında durumumuz hızla iyileşse de hala kat edilecek çok mesafe olduğu ortadadır. O nedenle, tüm eleştirilerimiz kayıtlı olmak koşuluyla, bir kalkınma yolu olarak üniversiteleri ileri teknoloji üssüne çevirme hedefi konsa bile bunu gerçekleştirmek Türkiye nin on yıllarını alacak bir süreçtir. Peki, sosyal bilimlerin bu tablodaki yeri nedir? Arlı bu durumu şu şekilde tasvir etmektedir: Sosyal bilimler alanları tüm ticarileşme süreçlerine en fazla eleştirel yaklaşan alanlardır ve o anlamda üniversite yönetimlerinde tüm dünyada etkin konumlarını bir ölçüde kaybetmişlerdir. Yaşanan süreçlerin eleştirisi anlamında sosyal bilimlerin konumu korunmadığı takdirde gidilecek noktaların çok sağlıksız olacağından şüphem yoktur. Çin üniversiteleri bu konuda örnektir. Resmi olarak komünist bir ülke olmasına rağmen, ekonomi biliminin dışa dönük yüzü dünyayla uyumlu biçimde matematiksel iktisattır. Mühendislik ve Fen Bilimlerinin egemen konumu ezici boyutlardadır ve eleştirel sosyal bilim faaliyetleri o kadar cılızdır ki, Çin de yükseköğretim sistemi o anlamda nevi şahsına münhasırdır. ABD de doktora yapan Çinlilerin %90 dan fazlası fen ve mühendislik sahalarındadır. Buna karşın ABD de kuvvetli ticarileşmeye rağmen sosyal bilimlerin görece iyi konumu dikkate değer. Sosyal bilimlerin yaşadığı sorunların birçoğu bu anlamda ülkeden ülkeye ve bulunduğu ülkedeki ideolojik ve ekonomi-politik tercihlere göre farklı farklı biçimlerde gözlemlenebilir. Sosyal bilimler sessiz bir Rönesans yaşadığı II. Dünya Savaşı sonrası dönemden itibaren ağır adımlarla yürüyüşünü sürdürmeye devam edecektir. Dünyadaki mevcut ekonomi-politik ve ideolojik dengesizliklerin sosyal ve politik sonuçları arttıkça da (2008 ekonomik krizindeki otistik iktisat tartışması ve iktisat bilimine

17 YÖK YASA TASLAĞI < yönelik büyük tartışmayı veya Arap Uyanışının derin bir sessizliğin içinden çıkıp gelmesindeki şaşkınlığı hatırlayalım) üniversite sistemi içinde daha saygın bir konum kazanacağını düşünüyorum. Öyle olmak zorunda çünkü mevcut haliyle tekno-bilimin bu tür sorunları anlamlandırabilecek felsefi araçları yok denecek kadar az. Temel varoluşsal soruları unutmuş bir dünya ahvali içindeyiz ve sosyal ve beşeri bilimlerin düşünce alanlarının korunması hayatidir. Buna karşın Alpaydın ın ifade ettiği gibi, üniversitelerde araştırma fonları önemli ölçüde uygulamalı araştırmalara sağlanmakta, temel bilim ve sosyal bilimle ilgili fonlar sınırlı ölçüde yer alabilmektedir. Üniversite rektörlüğüne ilişkin farklı dönemlerde farklı alanlardan rektör seçilmesi yönündeki düzenlemeye benzer şekilde üniversitelerdeki araştırma fonlarının mühendislik alanları, sağlık alanları, temel bilimler ve sosyal bilimler arasında dengeli biçimde dağılmasını sağlayacak düzenlemeler de yeni yasada yer almalıdır. Bununla birlikte Alpaydın, yeni yasa taslağının da bu konuda değişiklik getirmediğinin altını çizmektedir: Yeni yasa ve eski yasa karşılaştırıldığında üniversite sanayi işbirliği konusunda belirgin bir vurgu artışı yoktur. Hali hazırda üniversiteler bünyesinde yer alan teknoloji merkezleri ile buralarda geliştirilen ürünlerin lisanslaması konusundaki sorunları giderecek birtakım düzenlemeler getirilmiştir. Üniversitelerin amaçlarının tanımlandığı kısımlarda üniversiteler teknoloji üretimi ile değil, bilimsel üretimle tanımlanmıştır. Her halükarda teknolojik gelişim, insani gelişimle ilişkilendirilen (sosyal) bilimler, teknolojiyle ilişkilendirilen (sosyal) bilimler, toplumun genel kültür seviyesinin yükselmesi vb. gibi çok çeşitli beklentiler göz önünde tutulduğunda yüksek öğrenimin yeni yasa taslağının çizdiği çerçeveden daha geniş bir zeminde yapılandırılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. 17 > SORUŞTURMA DOSYASI

18 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 18 Üniversitenin ekonomik kaynakları Yeni yasa taslağının en çok tartışılan yanlarından biri, özerkliğe paralel olarak sanayi ile işbirliği içinde olması ve yine kendi ekonomik kaynaklarını üretmesi meselesidir. Peki, bir üniversite hangi kaynaklardan gelir elde edebilir. Bu konuda bizi Alpaydın bilgilendiriyor: Üniversitelerin kendi kaynaklarını üretmeleri birkaç yoldan gerçekleşebilir. Birincisi eğitimin ücretli olmasıdır. İkincisi uygulamalı projeler ve hizmet sunumu (sağlık hizmeti, sürekli eğitim merkezlerinde eğitim hizmetleri gibi) yoluyla gelir sağlama, iş dünyası ile proje ortaklıkları neticesinde fon oluşturma gibi kaynaklar olmaktadır. Bir diğeri ise bağışlardır. Bu üç kalem açısından da Türkiye de sorunlar bulunmaktadır. Öğrencilerin maddi kaynakları eğitim maliyetlerini karşılayabilecek durumda değildir. İş dünyası ile yeterli düzeyde proje işbirliği yoktur. Tüm üniversitelerin hizmet sunumuna yönelik birimleri kurma imkanı yoktur. Bağışların da yetersiz olduğu söylenebilir. Yani, üniversitelerin maddi olarak kendi kendine yetebilecek bir yapısı yoktur. Diğer taraftan Sarıoğlu nun ifade ettiği gibi üniversitelerin öz kaynak oluşturmaya yönlendirilmesi ve teşvik edilmesi, yürütülen araştırma ve eğitim-öğretim faaliyetinin teorik kalmaktan çıkıp uygulama aşamasına geçmesi bakımından olumlu sonuçlar doğurabilir; bu aynı zamanda toplumla ve iş dünyasıyla iletişim ve işbirliği kanallarının açılmasını da zorlayıcı bir etki yapabilir. Çünkü, Arlı ya göre; Kaynak konusundaki çeşitlenme ihtiyacının zarureti özellikle Türkiye gibi %97 mertebesinde kamu kaynağı kullanan ülkeler için geçerli. Sadece kamu kaynağına bağımlı olunduğunda da, dünyadaki araştırma-geliştirme trendlerinde ligden düşmeniz, tüketici ve ithalatçı bir ülke konumuna düşmeniz kaçınılmaz. Eğer

19 YÖK YASA TASLAĞI < Türkiye Kuzey Avrupa nın nüfus ölçeği küçük refah toplumlarından biri olsaydı bu alanda daha etkin rekabet politikaları geliştirebilirdi. Çünkü nüfus yapınız size bu tür bir esnekliği ve hareket kolaylığını sunabilir. Ancak Türkiye nin nüfusu 75 milyon ve bu her geçen artıyor. Bu ölçek farklılığı, üstelik demografik ve kentsel geçiş süreçlerini iç içe yaşayan bir toplumda, sadece kamu kaynağına bağlı kalarak hem eğitim hem araştırma hem de patentlemede dünya standartlarında rekabet imkânı tanımaz. O yüzden Türkiye gibi bir ülke kaynaklarını doğru yerlerde planlamak zorundadır. Çünkü nüfusunun yükseköğretim okullaşma sürecini artırmaktan başka çaresi olmayan orta boy bir ekonomi olarak yükseköğretimde sadece yasal reform değil aynı zamanda demokratik reformlar da yapmak kaçınılmazdır kanaatimce. Hükümetin harçların kaldırılması yönündeki son kararı oldukça cesur ve yükseköğretimdeki okullaşma oranlarını daha da artıracak radikal bir karardır. Ancak tüm OECD raporlarında da görüldüğü gibi 2030 projeksiyonlarında yükseköğretimin en önemli konusu finansman, artan uluslararasılaşma ve erişimde eşitlik konusudur. Türkiye kamu finansmanıyla gidebileceği yerin sınırlarındadır ve acilen yükseköğretimin finansmanında adil ve verimli politikalar geliştirmekle baş başadır. Çünkü Türkiye 2025 yılına kadar nüfusu 85 milyona ulaşmış ve hemen her gencin üniversite okumayı talep ettiği bir ülke olarak, aynı zamanda doktoralı öğretim üyesi sayısını akademik kaliteden taviz vermeden ve bunu artırarak iki katına çıkarmadığı takdirde ciddi sorunlarla baş başa kalacaktır. Bu da ancak bu kadar karmaşık sorunları bir arada ele alabilecek entegre politikalar geliştirebilmekle mümkündür. YÖK ün konumu da bütün bu gerçekler ışığında değerlendirilmeli ve elindeki haksız yetkilerden arındırılarak saygın dünya örneklerinde olduğu gibi 19 > SORUŞTURMA DOSYASI

20 > DÜNYA BÜLTENİ ARAŞTIRMA MASASI 20 rasyonel planlamalar yapan, yükseköğretim konusunda Ar-Ge üreten ve mesleki ve bilimsel kalitenin artırılması için yol gösterici çalışmalar yapan bir yeni biçime dönüştürülmelidir. 12 Eylül ün akıldışı süreçlerinde edindiği alışkanlıkları da ortadan tamamen kaldırılmalıdır. Türkiye nin yazan çizen düşünen bütün yurttaşları, bilindik ezberlerin ötesinde, üniversitelerin demokratik güzergahlarda gelişmesi için yeni fikirler üretmek sorumluluğuyla baş başadır. Ancak eğitim meselesinin sadece teknolojik kalkınma kıstasıyla değerlendirilemeyeceği de dikkatten kaçırılmaması gereken bir husustur. Eğitimde özelleştirme olarak isimlendirilebilecek bu süreç, öğrencilerin yüksek öğrenime ulaşımında adil olmayan bir rekabeti de beraberinde getirebilecektir. Bu endişeyle Alpaydın: Devletin tüm öğrencilere özel üniversite öğrenim ücretleri düzeyinde burs vermesi durumunda, eğitim ücretli olabilir. Bu durumda üniversiteler yeterli mali kaynağa ve mali özerkliğe kavuşmuş olacaktır. Böyle bir uygulama, mali kaynakların daha esnek biçimde kullanılabilmesine, böylece üniversitelerin daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkıda bulunabilir. Bu uygulamanın hayata geçirilmesi beraberinde mali denetimlerin artırılmasını da gerektirecektir demektedir. İnsanın, yapısı gereği emek ve kaynak harcayarak elde ettiği şeyi, böyle olmayanlara nispetle daha çok önemsediğini, benimsediğini ve sahiplendiğini vurgulayan Sarıoğlu, paralı eğitim konusunda halihazırda yürürlükte olana benzer bir sistem önermektedir ve bu itibarla sembolik de olsa bir öğrenim harcı ödemesi, öğrencinin bu süreci ciddiye alması bakımından yararlı olabilir. Bu imkana sahip olmayanlara burs yahut kredi desteği sağlanarak onların da sözü edilen yükümlülüğü yerine getirmeleri mümkündür demektedir.

21 YÖK YASA TASLAĞI < Üniversitelerin toplumsallaşması Son dönemlerde yerel yönetimlerin öne çıkması kadar bölgesel kalkınma projelerinin de devreye girdiği bir yönetişim modeline doğru gidildiğinin emareleri görülmekte. Buna paralel olarak başka saikleri olmakla birlikte- üniversite sayısında hızlı bir artış yaşandı. Bu nicel artışın nitelikli bir gelişme olması için bazı düzenlemelere gidilmesi gerektiği açık. Bu düzenlemelerden en önemlisi şüphesiz, üniversitelerin bölgelerinin sosyal ve ekonomik gelişmesine yapacağı katkı olacaktır. Peki, üniversitelerin toplumsallaşmaları ve bulundukları bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik üretimde bulunmaları nasıl sağlanabilir, toplumun çeşitli taleplerine cevap verebilecek şekilde nasıl yapılanmaları gerekmektedir? Alpaydın a göre; Üniversitelerin bulundukları bölgelerin ihtiyaçlarına yönelik üretimde bulunmaları kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile iletişim içerisinde bulunmasına, üniversitelerin topluma açılmasına, kapalı yapısından kurtulmasına bağlıdır. Bu amaçlarla dünya genelinde kullanılan temel mekanizmalar üniversite danışma konseyleri yoluyla yerel kuruluşların görüşlerinin alınması, üniversite hocalarının alanda çeşitli çalışmalara katılmalarının teşvik edilmesi, halkın katılabileceği etkinliklerin üniversite bünyesinde de düzenlenmesi gibi çalışmaların yapılmasıdır. Arlı da üniversitenin yurttaşlara açık yapılara dönüştürülmesi gerektiği görüşünde. Ona göre dersler belli oranlarda da olsa halka açılmalıdır. Hakeza üniversite kütüphaneleri de tabi önce sefil hallerinden kurtarılarak biraz geliştirilip- halkın aktif kullanımına açılmalıdır. Çünkü, Arlı ya göre; Nadir ve prestijli bilgilerin belirli grup ve sınıfların elinde tekelleşmesi iktidar oyunlarının en bilinen yollarından biridir. Modern toplum bu konuda belirli iyileşmeler üretse de hala klasik iktidar oyunlarının tutsağıdır. Üniversiteler bu bilgilerin toplumsallaşması için daha 21 > SORUŞTURMA DOSYASI

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU

YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU YÜKSEKÖĞRETİM KALİTE KURULU BİLGİ NOTU Yükseköğretim Kalite Kurulunun Kurulma Nedeni Yükseköğretimde yapısal değişikliği gerçekleştirecek ilk husus Kalite Kuruludur. Yükseköğretim Kurulu girdi ile ilgili

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ 2009 Yılı Kurumsal Değerlendirme Raporu Sürüm no. 2.0 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Tekirdağ, Ocak 2010 1. SunuĢ Bu

Detaylı

Makroekonomik Hedeflere Ulaşmada Rekabet Politikası ve Uygulamalarının Rolü

Makroekonomik Hedeflere Ulaşmada Rekabet Politikası ve Uygulamalarının Rolü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Makroekonomik Hedeflere Ulaşmada Rekabet Politikası ve Uygulamalarının Rolü Durmuş Yılmaz, Başkan 26 Mart 2008, Ankara Değerli Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini, 17 Ekim 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28444 Işık Üniversitesinden: YÖNETMELİK IŞIK ÜNİVERSİTESİ İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI

SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI Doç. Dr. Metin TANOĞLU Makina Mühendisliği Bölümü "İnovasyon ve Ar-Ge nin önemini kavramış kendi teknolojisini üreten ve satan, rekabet

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE TÜRKÇESİYLE UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE TÜRKÇESİYLE UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç HOCA AHMET YESEVİ ULUSLARARASI TÜRK-KAZAK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE TÜRKÇESİYLE UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

KARİYER GELİŞTİRME KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ

KARİYER GELİŞTİRME KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ KARİYER GELİŞTİRME KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ KOORDİNATOR Prof. Dr. Bahattin Karagözoğlu Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü e-posta: bahattin.karagozoglu@medeniyet.edu.tr

Detaylı

ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ PROF. DR. EMİN TACER BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ

ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ PROF. DR. EMİN TACER BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ PROF. DR. EMİN TACER BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 1 Ekonomik - Sosyal - Teknolojik - Politik Ekolojik DÜNYA Siyasi ve Ekonomik Birliktelik Çok Uluslu Şirketler Uluslararsı Sivil

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Altan Özkil Atılım Üniversitesi Sav. Tekno. Uyg. ve Arşt. Merkezi Müdürü Prof.Dr. Hasan AKAY Atılım Üniversitesi Rektör Yardımcısı ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Güncelleme: 15 Nisan 2012

Güncelleme: 15 Nisan 2012 İNOVİTA için Gözden Geçirilmiş Sürüm Dünya Bankası Türkiye Ulusal İnovasyon Sistemi Raporu ndan Özet Notlar Haziran 2009 Güncelleme: 15 Nisan 2012 1 2007 ve 2013 yılları arasını kapsayan 9. Kalkınma Planı,

Detaylı

Türkiye de Üniversiteleşme

Türkiye de Üniversiteleşme Parlakbirgelecek.com Araştırma Serisi Yıl:1 Sayı:1 11 Haziran 2013 Türkiye de Üniversiteleşme Yükseköğretime olan talep: Ülkemizdeki genç nüfus oranının yüksekliği ve eğitimin gençleri ekonomik ve sosyal

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından 1 16-30 Eylül 2011 Sayı: 21 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu GÜNCEL EKO-YORUM: TÜRKİYE NİN KREDİ NOTU NİHAYET ARTIRILDI Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından kredi notu, 20 Eylül de S&P

Detaylı

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Dünya Enerji Görünümü 2012 Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Genel Durum Küresel enerji sisteminin temelleri değişiyor Bazı ülkelerde petrol ve doğalgaz üretimi

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

2013 - ÖSYS Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi. Erkan AYYILDIZ Koor.Rehber Öğretmen

2013 - ÖSYS Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi. Erkan AYYILDIZ Koor.Rehber Öğretmen 2013 - ÖSYS Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Erkan AYYILDIZ Koor.Rehber Öğretmen ÜNİVERSİTEYİ KAZANMADA 3 KURAL *YOLUNU KARARLI BİR ŞEKİLDE DOĞRU ÇİZ *ASLA KORKMA,UMUTSUZLUĞA DÜŞME *SENİ ENGELLEYEN

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış Prof. Dr. Yüksel KAVAK Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi TÜSİAD / UNFPA İstanbul, 5 Kasım 2010 1 Ana tema: Nüfusbilim ve Yönetim Çalışmanın

Detaylı

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU 1- Kadın istihdamı özendirilmeli Sorun: Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınların işgücüne katılım oranları yüzde 60-80 aralığında. Gelişmekte olan ülkelerde

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönergenin amacı; Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin yönetimi ve

Detaylı

Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler

Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler Prof.Dr. Hasan AMCA Doğu Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Gündem Vakıf Üniversitesi Nedir Vakıf Üniversiteleri

Detaylı

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI BİLGİ DE BURS OLANAKLARI İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında kurulduğu günden beri, Türkiye nin en saygın, öncü ve yenilikçi akademik kurumlarından biri oldu. Akademik özgürlüğü, entelektüel düşünceyi,

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Stajyer Eğitim Programı (SEP)

Stajyer Eğitim Programı (SEP) Stajyer Eğitim Programı (SEP) Güzin Ceyhan içindekiler İstanbul Enstitüsü Hakkında Stajyer Eğitim Programı (SEP) Vizyon ve Misyon Beklentilerimiz Programın Akışı Programın Özellikleri Başvuru Seminerler

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1

BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1 BİLGİ EKONOMİSİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: BİLGİ YÖNETİŞİMİ ve ÜNİVERSİTE EKONOMİSİ 1 Yard. Doç. Dr. İsmail SEKİ ÇANAKKALE 2013 1 Çalışma yazarın Bilgi Yönetişimi Bağlamında Üniversitelerin Ekonomideki Rolü

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

2006 MAYIS ÇALKANTISI 2003 VE 2004 TEKİ ÇALKANTILARDAN NASIL FARKLI?

2006 MAYIS ÇALKANTISI 2003 VE 2004 TEKİ ÇALKANTILARDAN NASIL FARKLI? 26 MAYIS ÇALKANTISI 23 VE 24 TEKİ ÇALKANTILARDAN NASIL FARKLI? 26 MAYIS ÇALKANTISI 23 VE 24 TEKİ ÇALKANTILARDAN NASIL FARKLI? CNBC-e Enflasyon Anketleri Ne Söylüyor? Giriş Güven Sak Türkiye Ekonomi Politikaları

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI ÇALIŞMA PSİKOLOJİSİ VERİ BANKASI ÖRNEĞİ www.calismapsikolojisi.net Yrd. Doç. Dr. Burcu KÜMBÜL GÜLER Kocaeli Üniversitesi Gündem İnsan Kaynakları ve Çalışma

Detaylı

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9 Ocak 2013, Ankara

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9 Ocak 2013, Ankara BİLDİRİ İÇERİĞİ 1. Ordu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Oluşumu 2. İşbirliği Süreci 3. Yaşanan Sıkıntılar 4. İşbirliğinin / Projenin Çıktıları 5. Deneyimden Öğrenilenler 6. Başarı İçin Öneriler ORDU - ÜNİVERSİTE

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ KENT, BÖLGE, ÇEVRE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ KENT, BÖLGE, ÇEVRE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ KENT, BÖLGE, ÇEVRE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Çankaya Üniversitesi Kent, Bölge

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİM VE DESTEK OFİSİ ÇALIŞMA İLKE VE ESASLARI YÖNERGESİ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİM VE DESTEK OFİSİ ÇALIŞMA İLKE VE ESASLARI YÖNERGESİ BARTIN ÜNİVERSİTESİ PROJE YÖNETİM VE DESTEK OFİSİ ÇALIŞMA İLKE VE ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1. Bu Yönerge Bartın Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim gören özürlü öğrencilerin öğrenim

Detaylı

GÜNEŞTEN ELEKTRİK KAZANAN, KAYBEDEN YA DA MASUM KURBAN? Dr. Baha Kuban - ŞİŞECAM

GÜNEŞTEN ELEKTRİK KAZANAN, KAYBEDEN YA DA MASUM KURBAN? Dr. Baha Kuban - ŞİŞECAM GÜNEŞTEN ELEKTRİK KAZANAN, KAYBEDEN YA DA MASUM KURBAN? Dr. Baha Kuban - ŞİŞECAM FOTOVOLTAİK ETKİSİ (güneş pili) Yansıtmasız kaplama Saydam yapıştırıcı Cam Güneş ışığı ön elektrot akım n-tipi yarı-iletken

Detaylı

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Yönetmelik 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 İpek Üniversitesinden: YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Öğrenci Odaklı Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FATÜBAT tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Öğrenci Kongresi ni onurlandırmanızı diler, saygılar sunarım. Prof. Dr. M. Ramazan YİĞİTOĞLU

Detaylı

Bütünleşik e-kurum Sistemleri ve Kurumsal Yapılanmalara Yansıması: Ankara Üniversitesi e-beyas Uygulaması ve Kurumsal Yapılanma

Bütünleşik e-kurum Sistemleri ve Kurumsal Yapılanmalara Yansıması: Ankara Üniversitesi e-beyas Uygulaması ve Kurumsal Yapılanma Bütünleşik e-kurum Sistemleri ve Kurumsal Yapılanmalara Yansıması: Ankara Üniversitesi e-beyas Uygulaması ve Kurumsal Yapılanma Prof. Dr. Fahrettin ÖZDEMİRCİ Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI

BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI TP2023 Bütünsel Dönüşüm Programı bilgilendirme toplantıları Trakya, Adıyaman ve Batman Bölge Müdürlükleri nde gerçekleştirildi. Genel Müdür Besim Şişman yaptığı

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlık hizmetlerinde kalite ve güvenlik, çağın getirdiği teknolojik gelişme ve bilgiler ışığında verilen hizmetin istenen sonuçlarını artırma, istenmeyen sonuçlarını

Detaylı

ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi

ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi ÖSYS de İlk 100 e Yerleşen Adayların Analizi Parlakbirgelecek.com Araştırma Raporu No: 5 Nisan 2015 İstanbul İçindekiler 1 Giriş 1 2 Yerleşme Genel Görünüm: Üniversiteler 2 3 Yerleşme Eğilimleri: Üniversiteler

Detaylı

----------------------------------------------

---------------------------------------------- T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ M. R. EĞİTİM FAKÜLTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI 2014-2015 ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ BAŞVURU DUYURUSU 20.01.2015 Tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu

Detaylı

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin Türk Tıbbi Onkoloji Derneği nin Kanser Kontrolü ndeki Rolü DR. PINAR SAİP TÜRK TIBBİ ONKOLOJİ DERNEĞİ BAŞKANI Misyonumuz Ülkemizdeki tıbbi onkologların özlük haklarını savunmak, birlikte çalışma kültürünü

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

Kalkınma Bakanlığı Sanayi Dairesi Başkanlığına, Kalkınma Bakanlığı Ankara. İstanbul, 21 Ocak 2013 Ref: HA/gu/13-87

Kalkınma Bakanlığı Sanayi Dairesi Başkanlığına, Kalkınma Bakanlığı Ankara. İstanbul, 21 Ocak 2013 Ref: HA/gu/13-87 Kalkınma Bakanlığı Sanayi Dairesi Başkanlığına, Kalkınma Bakanlığı Ankara İstanbul, 21 Ocak 2013 Ref: HA/gu/13-87 Onuncu Kalkınma Planı İmalat Sanayiinde Dönüşüm Özel İhtisas Komisyonu nca 15 Ocak 2013

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ve y Uzun bir ortak tarih Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu na (EEC) katılmak için ilk kez Temmuz 1959'da başvuru yaptı. EEC yanıt

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Bartın Üniversitesinden: BARTIN ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Bartın Üniversitesi

Detaylı

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği

Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Tohumculuk Sektöründe Üniversite-Kamu-Özel Sektör İşbirliği Prof.Dr. Mehmet Emin Çalışkan Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü caliskanme@nigde.edu.tr

Detaylı

Teknoloji Transferinde Sınai Mülkiyet Haklarının Rolü - Türkiye Örneği

Teknoloji Transferinde Sınai Mülkiyet Haklarının Rolü - Türkiye Örneği UNECE & TPE Çalıştayı Teknoloji Transferinde Sınai Mülkiyet Haklarının Rolü - Türkiye Örneği Doç. Dr. Yüksel BİRİNCİ TPE Başkan Yrd. 12/03/2009 1/41 İçerik Sınai Mülkiyet Hakları ve TPE Sınai Mülkiyet

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı