TÜRKİYE DE YENİ MEDYA ÇAL)ŞMALAR) -I-

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE DE YENİ MEDYA ÇAL)ŞMALAR) -I-"

Transkript

1 TÜRKİYE DE YENİ MEDYA ÇAL)ŞMALAR) -I- Taş Mektep Yayıncılık Yapıtın t m yayın hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.

2 Taş Mektep Yayıncılık, Koşuyolu mah. Muhittin Üst ndağ cad. No: Kadıköy/İstanbul TÜRKİYE DE YENİ MEDYA ÇAL)ŞMALAR)-1- Editör: Yar. Doç. Dr. Erkan Saka Editöryal Ekip: Anıl Sayan Ayşeg l Akaydın Vehbi Görg l Yayıma Hazırlayan: Bekir Cantemir Sibel Cantemir Umut Durmaz Kapak Resmi: Belinda Kuran Dizgi ve Baskı 1ncesi Hazırlık: Belinda Kuran ISBN

3 T rkiye de Yeni Medya Çalışmaları -I- Editör: Yar. Doç. Dr. Erkan Saka

4 1 1nsöz Yeni gelişen teknolojiler eşliğinde bir medya devriminin ortasındayız. Ucu hala açık ve belki de hala başlarında olduğumuz bir medya devriminden bahsediyorum. Daha - yıl önce sosyal medya alanında yapılacak herhangi bir çalışma için istatistiksel olarak önemsiz damgası vurulurken, artık hayatımızın her alanında yeni medya vurgulu bir bombardımana maruz kalıyoruz. Yeni Medya kelimesini şu ana kadar tırnak içinde vurgulamamın nedeni ise Prof. Dr. (alil Nalçaoğlu nun sık sık hatırlattığı zere yeni sıfatının geçiciliği. Literat rde ilk defa yeni medya diye bir tanımlama yapılıyor belki ama önceki zamanlarda ortaya çıkan başka medyalar için de yeni sıfatı kullanılıyordu ş phesiz. Çok yakın bir zamanda yeni medyanın yenilik boyutunu kaybedip hayatımızın doğal bir parçası haline geleceğini d ş n yorum. T rkiye de internet kullanıcılarının hızla artışına paralel olarak, akademik d nyada da internet le ilişkili medya kullanımlarını içeren Yeni Medya alanına ilgi artıyor. Üç yıldır İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Y ksek Lisans programında verdiğim siber-k lt r ve genel olarak yeni medya ile ilgili dersler için yaptığım çalışmalar ve katılımcıların tutumlarından da bu ilgi gözlemlenebiliyor. Programımızda ilk tezler teslim edilmeye başlanınca neden bir kitap serisi yaparak bu alanda bir koordinasyon yaratmayalım diye d ş nd m. Metaforik olarak elinizde tuttuğunuz bu kitap böyle bir d ş ncenin ve y ksek lisans öğrencilerim ve meslektaşlarımla beraber başladığımız retim s recinin ilk halkasını oluşturmaktadır. Yeni Medya ya nasıl yaklaşmalı? Bu çalışmaya yönelik birkaç değinide bulunmadan önce yeni medya ile bazı meselelere nasıl yaklaştığımı belirtmek isterim. Bahsedilen hızlı dön ş m yaşanırken vurgulamak istediğim dört mesele var: 1ncelikle, Yeni Medya diye adlandırdığımız medyalar çok sınırlı bir şekilde algılanıyor. Akademik çevrelerde de sıradan vatandaşlar arasında da durum neredeyse aynı. İnternet denildiğinde akla ilk gelen Facebook ya da Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının bile aktif kullanıcılar arasında sınırlı bir şekilde kullanıldığına şahit oluyoruz. T rkiye de aktif internet kullanıcılarının y ksekliğine rağmen yeni medya kullanımında ve perspektiflerindeki sığlığa işaret etmek ve bu yeni mecranın potansiyellerinin çok azının kullanıldığını vurgulamak istiyorum. 1rneğin bu derlemede bu çeşitliliğe g ndeme gelen konularla ancak kısmen değinebiliyoruz tabi sonraki böl mlerde bu çeşitliliği aktarmaya devam edeceğiz : Bir araştırma aracı olarak Blogging, Sosyal Medya ve Arap Baharı, T rkiye de Viral Reklamcılık, Yeni Medya ve Kamusal Alan fikrini yeniden d ş nmek, 1ğrenciler arasında Twitter ın bir haber kaynağı haline gelişi, T rkiye de online oyunlar d nyası, Seçim Takip Projesi nerede işledi, nerede işlemedi? Vatandaş gazeteciliğinin geleceği, T rkiye de

5 2 vatandaş gazeteciliği için araçlar..., Marka yönetiminde sosyal medya, Çocukların göz yle g venli internet vb. İkinci mesele de her yeni teknolojiyle beraber yeni bir teknolojik determinizm dalgasına maruz kalmamız. Bundan kastım şu; en azından içinden geçtiğimiz kuşaksal geçiş döneminde daha genç kuşaklar her t rl internet aracına sahip olsalar ve aktif internet kullanımı T rkiye de çok y ksek olsa da bu onların interneti verimli/ retken bir şekilde kullanacağı ya da internet kaynaklarının geniş bir çerçevede kullanılacağı anlamına gelmiyor. Yeni medya araçları otomatik olarak öğrenilmiyor. Bir öğrenim ve deneyimleme s reci bu y zden kaçınılmaz oluyor. (er teknolojiyle birlikte insanlığın daha iyi bir noktaya geleceğine, k resel köy olunacağına, bir takım eşitsizliklerin ortadan kalkılacağına inanıldı. (er yeni medya ile birlikte insanlık adına g zel gelişmelerin olduğuna ş phe yok. Ancak hiçbir medya kendi başına özg rleştirici ya da baskıcı sonuçlara yol açmıyor. Sosyal/siyasal aktörlerin elinde iyi ya da köt sonuçlara yol açabiliyor. Yeni medya Arap baharında etkin bir araç iken Çin de ve İran da siyasi iktidarın muhalifleri kontrol altında tuttuğu bir araca dön şebiliyor. İkinci meseleyle epeyce bağlantılı ç nc bir nokta ise yeniye olan aşırı tepki. Bu tepki biraz da determinist bir şekilde topik hayaller kuran yeni medya taraftarlarına yönelik oluyor. Nesnel olmayan, doğası doğru d zg n anlaşılamamış bir yeni medya taraftarlığı öte tarafta tepkisel bir karşıtlık yaratabiliyor. Aktivizmi Facebook sayfalarına hayran olmakla sınırlayanlara karşı, dijital aktivizmi k ç mseme eğilimleri ya da evrensel habercilik ilkelerini tamamen göz ardı ederek Twitter gibi mecralar zerinden yanlış enformasyon yayılmasına karşı yurttaş gazeteciliği uygulamalarını k ç msemek gibi çok sayıda örneğimiz var. Tepkisellik dışında bilmemek ya da yanlış bilgilendirilmiş olmak da yeni medya teknolojilerine ş pheyle bakılmasına yol açılabiliyor. 1rneğin Wikipedia nın g venilir bir kaynak olmaması iddialarını kanıtlamak çok zor. (erhangi bir yanlışlık çok kısa s rede d zeltilirken, Britannica da bir yanlışlığın d zeltilebilmesinin ne kadar zaman alacağını tahmin etmek zor değil. Aynı şekilde internet mecralarının iftirayla, hakaret ve yanlış bilgi yeri olduğuna dair inanışlar da daha çok bilgi eksikliğine dayanıyor. Çoğu sitenin gayet hızlı işleyen moderasyon s reçleri var. Size yapılan hakaret için mahkemeye gitmek yerine öncelikle site yönetimine başvursanız mesele b y k olasılıkla çöz lm ş oluyor. Dörd nc bir mesele, teknoloji kelimesinin kullanımıyla beraber yeni medya denince akla daha çok cihazın kendisinin gelmesi. Oysa o cihaz -medya aracı- değil cihazın işlevi, kullanım pratiği, kullanım protokolleridir önemli olan. O y zden basılı bir gazete haberinin aynen internet ortamına kopyalanması ile internete geçilmiş, internet gazeteciliği yapılmış olmaz. O mecranın doğasına ve de o mecranın kullanım biçimine göre aktarılan haber içeriği ve bizzat yapısının revize edilmesi, multimedyatik hale getirilmesi, web metinleri arasında ilişkisinin kurulması, web zerinden okuyan kişiye göre c mle yapılarının değiştirilmesi gibi s reçler gerekmektedir. Aynı şekilde televizyon ile internetin birleşmesinden doğacak şey de burada yakınsama - convergence- denen s reçlerden bahsediyorum yepyeni birşey olacak, iki mecranın da dışında bir yeni kullanım pratiği oluşacaktır.

6 3 Bu kitaba dair Bu eserle başladığımız kitap serisinde öncelikle şunu vurgulamak istiyoruz: Şu anda yeni medya diye adlandırdığımız medyalar çok sınırlı bir şekilde algılanıyor. Akademik çevrelerde de sıradan vatandaşlar arasında da durum neredeyse aynı. İnternet denildiğinde akla ilk gelen Facebook ya da Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının bile aktif kullanıcılar arasında sınırlı bir şekilde kullanıldığına şahit oluyoruz. T rkiye de aktif internet kullanıcıların y ksekliğine rağmen yeni medya kullanımında ve perspektiflerindeki sığlığa ve bu yeni mecranın potansiyellerine az da olsa işaret edebilirsek bu kitap çalışması hedefine ulaşacak. Şu anda internet sans r ya da g venlik sorunları ya da basit eğitim kılavuzları öne çıkıyor. Bunları yadsımadan ve bunlara da değinmeye devam etmekle beraber internet in T rkiye deki sosyal hayata girişinin daha geniş yansımalarını gösterecek bir kitap serisi olacak bu. Serinin içeriğinde ilk etapta y ksek lisans programımızda yapılan tezler ve ödevler ağırlıkta olacak. Bunlar bir editoryal s reçten geçip size sunulabilir hale gelecek. Bu ilk kitapta bunun bir örneğini sunuyoruz. Burada şunu belirtmek isterim: Böyle bir kitap serisini hayal ederken içeriğin oluşturulmasında ben merkezli olmayı hedeflemedim. Tamamen pratik nedenlerle hareket ettiğimden bu kitap biraz ben merkezli göz k yor: Elimin altında olan tez ve ödevlerden yola çıkarak ortaya bir an önce somut bir şey koymak istedim. İkinci kitabı hazırlarken elimizde bir örnek olacak, onun zerinden daha geniş bir çevreye çağrı yapabileceğiz. Bu satırları okuyan her okuyucu sonraki kitaplarımıza katkıda bulunmayı d ş nebilir. Bu bizi onurlandırır. Redaksiyon meselelerinden konu önerilerine ve bizzat makale göndermeye kadar her d zeyde katkı bu kitap serisinin niteliğini y kseltecektir. Bu kitap serisinin formatını öncelikle e-kitap olarak d ş nd k. E-kitap formatı, retim ve dağıtım kolaylığının yanında dijital dön ş me paralel olarak ileriki böl mlerde multi-medyatik r nlerin de eklenebilir olmasını sağlayabilir. Tabii ki bazı seçme metinler daha sonra basılı olarak da yayınlanabilir. Son olarak, T rkiye kaynaklı yeni medya literat r n n dök m n de ön m zdeki böl mlerde yansıtmayı mit ediyoruz. Bu konuda başladığımız bir çalışma var ama bu kitaba yetiştiremedik. Bu arada özne olarak ben ve biz arasında gidip geliyorum. Bu serinin fikir babası benim ama yeni medyanın ruhu olarak görd ğ m kolektif işbirliğine gön lden inanıyorum. Ortaya somut bir r n koyduktan sonra işbirliği potansiyellerinin çoğalacağını ve sonraki kitapların çok daha zengin ve ufuk açıcı olacağını d ş n yorum. Ancak ilk kitabın çıkışında bile önemli bir işbirliği oldu. Bu kitap editöryal ekibi oluşturan ç kişi, Anıl Sayan, Ayşeg l Akaydın ve Vehbi Görg l olmasa çıkamayabilirdi. Ayrıca bu kitap fikrinden bahsederken içtenlikle bana destek veren dekanımız (alil Nalçaoğlu na, Aslı Tunç a, Aylin Dağsalg ler e, Ebru Baranseli ye de teşekk r etmek isterim. Son olarak, kitapla ve kitap serimizle ilgili gelişmeleri adresinden takip edebilirsiniz. Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka

7 4 Editör Erkan Saka Yrd. Doç. Dr. Erkan İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fak ltesi'nde öğretim yesi. Yeni Medya k lt r ve siber antropoloji alanında dersler veriyor. Lisans ve y ksek lisans derecelerini Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji böl m nden, doktora derecesini Rice University Antropoloji böl m nden aldı (aziran'ından beri y r tt ğ bir blogu ve BJK TV'de koordinasyonunu ve sunumunu yaptığı bir TV programı Sosyalkafa var. Editöryal Ekip Anıl Sayan İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fak ltesi (alkla İlişkiler Lisans Programı nda eğitim asistanı olarak çalışmaktadır. Lisans derecesini Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi lisans programı ana olmak zere (alkla İlişkiler lisans programlarında çift anadal öğrenim görerek tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Programı nda y ksek lisans öğrenimini görmektedir. Ayşeg l Akaydın İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fak ltesi Televizyon (aberciliği ve Programcılığı ndan yılında mezun oldu senelerinde Marmara Üniversitesi Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği böl m nde y ksek lisansını tamamladı. senesinden beri İstanbul Bilgi Üniversitesi Televizyon (aberciliği ve Programcılığı böl m nde araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Vehbi Görg l Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Binghamton University State University of New York tarafından y r t len K resel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler çift diploma programını yılında birincilikle tamamladı. Londra da bulunan Westminster University de Ses Prod ksiyonu eğitimini yarıda bıraktıktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri y ksek lisans programına başlamıştır. Y ksek lisans öğrenimini s rd rd ğ - yılları arasında Milliyet Sanat ve Bir+Bir gibi k lt r-sanat dergilerinde yazar olarak görev almıştır. Galatasaray Üniversitesi Medya ve İletişim Çalışmaları alanında öğrenimine devam etmekte ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Yönetimi böl m nde çalışmaktadır. Yazarlar Beyhan Sunal yılında Ankara da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler Fak ltesi Kamu Yönetimi Böl m n bitirdi. yılında Yarın aylık gençlik, k lt r sanat edebiyat dergisinde çalışmaya başladı. Patika dergisinin kurucuları arasında yer aldı. TRT Ankara Televizyonu ve Kanal D program m d rl klerinde metin yazarı olarak, HBB, Kent TV ve TV haber merkezlerinde editör olarak çalıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi K lt rel

8 5 İncelemeler programında y ksek lisans yaptı. (alen İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Y ksek lisans programında öğrenci ve aynı niversitede öğrenci danışmanı olarak çalışıyor. Emre Yasa yılında Kars ta doğdu. Sarıyer Behçet Kemal Çağlar Lisesi nden yılında mezun oldu. Lisans derecesini Medya ve İletişim Sistemleri lisans programı ana olmak zere (alkla İlişkiler lisans programlarında çift anadal öğrenim görerek tamamladı. Kariyerine internet girişimcisi ve dijital pazarlama uzmanı olarak devam ediyor. Gökhan Aslan Yeditepe Üniversitesi'nde İşletme ve Psikoloji böl mlerinden yılında mezun oldu. yılında çocuklarda dil gelişim ve iletişim envanteri zerine TÜBİTAK destekli bir projenin asistan koordinatörl ğ n y r tt. yılında Maastricht Üniversitesi'ne (ollanda sunduğu "Gözetimin Kavramsallaşması: G ncel Gözetimin Modeli Olarak Facebook" konulu teziyle Yeni Medya K lt r alanında master derecesini aldı. yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi K lt rel İncelemeler Y ksek Lisans Programı'na "Anonimlik Deneyimi ve Sosyal Medya Etkisi" konulu ikinci y ksek lisans tezini sunmuştur. K lt rel İncelemeler alanında yayınlanan hakemli dergi KÜLT' n yayın kurulunda olup aynı zamanda KÜLT ekibi ile birlikte Açık Radyo'da İnceden K lt r programını hazırlamaktadır. Doğuş Üniversitesi Psikoloji Böl m 'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Simge Tezel Simge araştırmacı olarak başladığı kariyerine, reklamcı olarak McCann Erickson İstanbul'da stratejik planlama uzmanı olarak devam ediyor. Lisans öğrenimini Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji lisans programında tamamlayan Tezel, Y ksek Lisans öğrenimini ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri programında görd. Metin Özer Tekirdağ doğumludur. Liseyi İzmir'de, lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Uzay M hendisliği böl m nde tamamlamış ve öğrencilik döneminden itibaren web içeriği, yayıncılık ve görsel tasarım konularında çalışmaya başlamıştır. (alen T rk Tele-kom'da Dijital Mecra Yönetimi alanında çalışmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi nde Medya ve İletişim Sistemleri böl m nden tez yazarak mezun olmak istemektedir. Muhtelif konularda okur ve izler, boş zamanlarında uyur. isimli bir blog tutmaktadır.

9 6 1NS1Z 1-5 İÇİNDEKİLER 6 ANONİMLİĞİ SOSYAL MEDYA İLE YENİDEN DEĞERLENDİRMEK 7-14 YENİ MEDYA VE TARAFTAR DAVRAN)ŞLAR): BOZ BAYKUŞLAR 1RNEGİ ZGÜR YAZ)L)M - AÇ)K KAYNAK (AREKETİ 1RNEĞİNDE SOSYAL (AREKETLERDE YENİ OLANAKLAR: ÇOKLUK, AĞ 1RGÜTLENMELER) VE REFLEKSİF DİRENİŞ BİR CROWDSOURC)NG DENEMESİ 1RNEĞİ: SEC)MTAK)P.ORG TÜRKİYE DE VİRAL PAZARLAMA/ REKLAMC)L)ĞA BİR BAK)Ş TWITTER AND JOURNALISM: HOW STUDENTS UTILIZE TWITTER TO CONSUME NEWS BLOGGING AS A RESEARCH TOOL FOR ETHNOGRAPHIC FIELDWORK

10 7 ANONİMLİĞİ SOSYAL MEDYA İLE YENİDEN DEĞERLENDİRMEK GÖKHAN ASLAN

11 8 1. Anonimlik Anonimlik kavramını analiz etmek zere bir başlangıç noktası olarak bu kavramın etimolojik yapısına ve sözl k anlamlarına bakılabilir. Kelimenin sıfat hali olan anonim, köklerini. yy sonlarında, Eski Yunanca da kullanılan anonymos tan almıştır. Eski Yunanca da an- bir olumsuz ön ek olarak kullanılmaktadır. Kelimenin ikinci parçası ise isim manasına gelen onoma/onymos a dayanır anonymous, 2010). Bu kelimeye tekab l eden nām Farsça da; name/noun kelimeleri de İngilizce deki karşılıkları olarak sıralanabilir Nişanyan,. Bu haliyle anonymos en basit ifadeyle isimsiz, ismi olmayan anlamına gelir. Anonim ve anonimlik kelimelerinin İngilizce karşılıkları olan anonymous ve anonymity kelimelerinin farklı sözl klerde tanımlarına bakılabilir. Merriam-Webster Dictionary tarafından anonymous için yapılan tanımlar arasında Yazarı ya da kaynağı bilinmeyen, isimsiz ya da kimliği belirsiz, tanımsız ve ferdiyeti, ayırt edici bir özelliği ya da tanınırlığı olmayan ifadeleri yer almaktadır anonymous, a. Oxford Dictionaries tarafından anonymous için yapılan tanımda da aynı manadaki ifadelere ek olarak ayrıca sıradan ve belirli bir kişiye ait olmayan gibi tanımlar sağlanmıştır anonymous, b. T rk Dil Kurumu tarafından hazırlanan G ncel T rkçe Sözl k te anonimlik kelimesinin sıfat hali anonim için yapılan tanımlar ise adı sanı bilinmeyen, ve yazanı, yapanı, söyleyeni bilinmeyen şeklindedir anonim, b.t.. Sözl klerdeki ifadelerden hareketle, anonimlik kişinin isimsiz olduğu/isminin bilinmediği, tanımlanamadığı, kimliğinin belirlenemediği, tanınmadığı, onu ayırt edebilecek herhangi bir özelliğine ulaşılamadığı bir bilinmezlik durumunu ifade etmektedir. Bu bilinmezlik durumu ise doğrudan doğruya kişiye eyleme, esere değil - özneye atfedilen bir durumdur. 2. Sosyal Medyaya Doğru Anonimliği farklı dönemler ve de farklı iletişim biçimleri bağlamında ele alarak sosyal medya zerine bir analiz yapabilmek zere temel olarak bu tartışmanın toplumsal, teknolojik ve medya ile ilgili başlıklarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada, ilerleyen paragraflardaki tartışmanın genel çerçevesini netleştirmek zere sosyal medyanın hangi zeminler zerinden ele alınacağı ortaya konulabilir. Bu çalışma dahilinde anonimlikle ilişkilendirilmek zere sosyal medya; toplum 1 (sosyal, politik, ekonomik), teknoloji, medya olmak zere ç temel alan bağlamında açıklanacaktır. Bu çl den toplum başlığı sosyal medyaya değin genel retim ilişkilerinde, k lt rel ve politik yapılanmalardaki değişimlerin bir temel fotoğrafını ortaya koymaktadır. Teknoloji başlığı ise sosyal medyanın zerine kurulu olduğu temel teknolojik imkânların ne olduğunu öncesi ile birlikte kısaca açıklamaktadır. Medya başlığı altında da konvansiyonel medyadan yeni medyaya ve sosyal medyaya değin ortaya çıkan temel farklar ana hatlarıyla ortaya konmaktadır. Bu başlıklar zerinden ele alındığında sosyal medya şu zeminler zerinde form le edilebilir: Toplum bağlamında; enformasyon toplumu ve postmodernizm, Teknoloji bağlamında; enformasyon ve iletişim teknolojileri bilgisayar ve internet, Medya bağlamında; yeni medya. 1 Toplu aşlığı el ette tek oloji e edyada ayrı ya da u aşlıklar toplu da ayrı değildirler. Toplu aşlığı he tek oloji he de edya ile ili tili yö leri ile ifade edil ektedir.

12 9 Sosyal medyanın bu ç başlık bağlamında ele alınması anonimliğin duvar resimlerinden-yazılarından sosyal medyaya değin farklı hallerinin tartışıldığı çerçeveyi tamamlayacaktır. Bu ç başlık her ne kadar ayrı ayrı ifade edilseler de birbirleri ile doğrudan ilişkili ve de birbirini etkileyen değişimleri ifade etmektedir. İlerleyen tartışma içerisinde de bu başlıklar m mk n olduğu surette birbiri içine yedirilerek ve de anonimlikle ilişkileri noktasında ele alınacaktır. Toplum, Teknoloji ve Medya Bağlamları: Sosyal medya ile anonimlik ilişkisini ele almak zere bu ilişkinin de içinde yer aldığı toplumsal zeminin incelenmesi gerekmektedir. Bu noktada yapılabilecek bir inceleme aynı zamanda teknoloji ve medya başlıkları ile de bağlantılıdır. Toplum başlığı altında; teknolojik değişimi de ifade eden dikkate değer fikirlerden biri, içinde bulunduğumuz toplumun bir t r enformasyon toplumu olduğudur Castells,,. Castells, toplumsal zemindeki değişimi açıklamak zere retim tarzının tarihsel s reçteki değişiminin enformasyon teknolojileri ile birlikte geldiği noktayı ortaya koymaktadır. Castells e göre retim s recinin verimliliğini belirleyen birincil element, toplumun içinde bulunduğu dönemdeki gelişim evresini karakterize etmektedir. Buna göre tarım toplumunda pre-end striyel evre retimdeki artı değerin verimliliğin bağlı olduğu elementler, işg c ve doğal kaynaklardı temel olarak toprak). Sanayi toplumuna (end striyel toplum geçildiğinde retimde verimliliğin temel elementi, yeni enerji kaynakları ve onların retimde ve dolaşımda dağınık şekilde kullanımı idi. Şu anda içinde bulunduğumuz evrede, retimin merkezindeki element enformasyon oluşturma, enformasyon işleme ve sembolik iletişim teknolojileri dir Castells, 1996, 16-. Bu evre, enformasyonun kendisinin retimin merkezinde bulunduğu bir evredir. Kabul edilmelidir ki enformasyon, önceki retim evrelerinde de önemli bir yere sahipti. Tarımsal retimde de sanayi toplumunda da retimin gerçekleştirilmesi ve verimliliğin arttırılması noktasında, kaynakların nasıl kullanılması ve yönetilmesi gerektiği zerine sahip olunan bilgi hayati bir öneme haizdi. (angi kaynağın ne şekilde değerlendirilmesi gerektiği zerine deneyimle ve uzmanlıkla elde edilen bilgi, verimliliğin arttırılması noktasında belirleyici idi. Ancak, Castells e göre içinde bulunduğumuz evreyi öncekilerden enformasyonun değeri açısından farklı kılan özelliği, bir verimlilik kaynağı olan enformasyonun kendisinin, enformasyon retimi noktasındaki etkin rol d r,. Manovich ise, bilgisayar ve medya teknolojileri ile gelinen noktayı teknolojik determinist bir pespektiften devrim olarak yorumlamaktadır. Bu, iletişimin t m kademelerini etkisi altına alan ve k lt rel retimi g çl bir şekilde etkileyen kökl bir değişimdir, -. Bu değişimle gelinen noktada toplum; enformasyonun meydana getirilmesinin, işlenmesinin ve dağıtımının-iletiminin, retimin kendisinin ve de erkin temel kaynağı olduğu bir sosyal örg tlenme biçimine evrilmiştir Castells,,. Sosyal medya da gerek kendi başına değerlendirilirken gerekse de anonimlik ile beraber ele alınmaya çalışıldığında bu yeni durumla beraber d ş n lmelidir. Sosyal medya; çokluğuyla, merkezsizliğiyle, belirsizliğiyle, gerçekle-temsili arasındaki sınırları bulanıklaştırmasıyla, farklı hayat alanlarını da içine katarak çoklulaşması ve karmaşıklığı ile içinde yeşerdiği enformasyon toplumunun postmodern niteliklerini yansıtmaktadır. Sosyal medya da söz konusu durumla beraber; hatta bu durumun zemininde evrilmektedir. Sosyal medya ile ortaya çıkarılan/ retilen bilgi de aynı toplumsal evrenin içinde bir anlam ifade etmektedir.

13 10 Bir diğer konu da sosyal medyanın aynı evre içinde metalaşma ile olan ilişkisidir. Bilginin kendisinin ekonomik bir değer olmaya, kişisel ve sosyal hayata dair t m bilgi alanlarının metalaşmaya tabi olduğu bu dönemde anonimliğin odağı olan şahsi kimlik bilgisi de aynı şekilde bu metalaşmanın içindedir. Sosyal medyanın postmodern bir ekonomik sistem içinde kendine yer bulabilmesinin bu ekonomik yapının insana dair t m bilgi birikimine bir meta değeri atfettiği ile ilişkili olduğunu, ayrıca ifade etmek gerekmektedir.. Anonimliğin Sosyal Medya Halleri Anonimliği sosyal medya bağlamında incelemek zere, anonimliğin belli niteliklerinin, sosyal medya ile beraber tekrar tartışmaya açılması gerekmektedir. Bu kısım altında, belli alt başlıklar içinde, sosyal medyanın anonimlik bağlamında dikkate değer yönleri tartışılacaktır. Bilgi Zenginliği: Anonimlik ile identifikasyon arasında - bu tezin ilk kısmında da ifade edildiği zere - doğrusal ters yönl bir bağıntı bulunmaktadır. İdentifikasyonun gerçekleştirilebildiği noktada anonimlik de ortadan kalkmaktadır. Sosyal medya ise identifikasyon açısından bakıldığında kullanıcıların kimliklerini açığa vurabilecek bilgilerin toplandığı bir alan olarak d ş n lebilir. Bu açıdan sosyal medya oldukça zengin çeşitlilikte bilgi sağlayan bir kaynak olarak gör lebilir. Ancak sosyal medya özelinde identifikasyonun gerçekleştirilmesi için gerekli olan kimlik bilgilerinin ne olduğuna dair yapılan basit ve sınırlı bir kategori çalışması yetersiz olmaktadır. Bu tezin ilk kısmında da Clarke ve Marx tarafından ortaya konulan kimlik bilgisi kategorileri bu noktada tekrar tartışmaya açılmalıdır. Sosyal medya etkileşimli ve dinamik bir yapıya sahiptir. Bu yapı içinde paylaşılan bilginin bir kısmı, belli kategoriler altında toplanabilse de bir b t n olarak d ş n ld ğ nde oldukça çeşitlidir. Bu çeşitlilik, bilginin sınıflandırılması açısından da zorluk oluşturmaktadır. Sosyal medyanın bu sınırsızlığı, onun içinde bulunduğu postmodern durumu temsil eden yanıdır. Sosyal medyada bilgi etkileşimle beraber ortaya çıktığından, g ndelik hayatın her noktasına dair, detaylı, kimi zaman gereksiz gör lebilecek fazlalıkta bir bilgi hazinesi oluşmaktadır. Bu bilgi hazinesi içinde elbette kategoriler içine alınabilir parçacıklar bulunabilmektedir. Kişilerin isimleri, adresleri, nerede çalıştıkları, yaşları gibi Clarke (1994) ve Marx (1999) tarafından da ortaya konulan kimlik tespiti açısından belirleyici bilgiler de bu sınıflandırma içine alınabilir. Bu noktada; modernite, sınırları belli ve tanımlı bir sınıflandırmadan öte, Marx ın gerçekleştirdiği gibi bir tipolojik ayırıma ihtiyaç duymaktadır. Ancak bir yandan kabul edilmelidir ki, bu tipoloji ile tanımlanan bilgilerin anonimlik noktasında belirleyici ve başat konumları - bu postmodern durumda - varlıklarını s rd rmektedir. Bu tarz bir tipolojik çalışma halen anonimlik açısından geçerlidir. Ancak bunun ötesinde kişilerin kimliklerinin tespitinin yapılıp yapılmaması noktasında önem arz eden bilgilerin ne oldukları sorusuna cevap olarak da bir tipolojik çalışma yetersiz kalmaktadır. Sosyal medya içinde kullanıcılar ayakkabı numaralarından sevdikleri dondurmanın çeşidine, nefret ettikleri nl lerden g n içindeki farklı duygusal durumlarına değin, çeşitli kategorilere dahil edilebilecek, ve hayatın kendisine dair bilgiler paylaşmaktadırlar. Bu tarz bilgiler, bilinen kimlik tanımlayıcı bilgiler kategorisinde isim, soyisim, adres vb yer almasalar dahi anonimlik açısından belirleyici olabilirler. (erhangi bir kişinin farklı platformlarda paylaştığı dağınık bilgilerin içeriğinde önemsiz gibi gör nen detaylar, belli bir bağlam içinde kişinin kimlik tespiti açısından önemli olabilir. Bu noktada anonimliğin niteliklerinden olan bağlamsallığın sosyal medyada ifade ettiği anlam da ortaya çıkmaktadır.

14 11 Sosyal medyada, kişi g ndelik hayatındaki deneyimleri aktarırken, bir yandan farklı bağlamlarını da sosyal medyanın bilgi hazinesine girdi olarak katmaktadır. Bu anlamda sosyal medyanın, bu bağlamları birleştiren bir rol de vardır. Bu noktada, sosyal medyada anonimlik noktasında belirleyici olan ise bu zenginlikteki bilgi çeşidinin -Wallace ın tabiriyle, s. - belli bir noktada koordine edilebilmesi; bir birine ilmeklenip kullanıcının koordinatlarının belirlenebilmesi olmaktadır. Sosyal medyada diğer bir yandan, paylaşılan içeriği zamanda sonsuzlaştıran bir boyut da söz konusudur. Dijital medya ile birlikte milyonlarca insanın paylaştığı içerik, çok k ç k yer kaplayabilen dijital depolama aygıtlarına kaydedilebilmektedir. Kaydedilen bu bilgi yıllar sonra tekrar okunabilir, kopyalanabilir, dağıtılabilir. Arama motorlarında yıllar evvel yazılan yazılar, yorumlar; paylaşılan görsel içerik sonsuz bir boşluktaymışçasına, ulaşılabilir bir uzaklıkta asılı durmaktadırlar. 1zellikle y z y ze iletişim gibi anlık iletişim biçimleri ile karşılaştırıldığında sosyal medya bu arşiv kapasitesi ve ulaşılabilirliği sebebiyle anonimliği tehdit etmektedir. Yakın zaman önce paylaştıkları dışında kişinin uzak geçmişte paylaştığı bilgiler, veri madenciliği yoluyla bir araya getirilerek kişiye dair bir profil oluşturulabilir ve bu yolla bir kimlik tespiti yapılabilir. Sosyal medyaya, bir başka açıdan bakıldığında ise onun çokluluğu, çeşitliliği kadar anonimlik deneyiminin de şekli ve derecesi değişebilmektedir. 1rneğin, Peterson ve Siek tarafından yapılan çalışmada, lkelerine gelen ziyaretçilere - karşılıksız olarak - evlerini açan kullanıcıları bir araya getiren couchsurfing.com isimli sosyal ağ sitesi baz alınarak ne t r bilgilerin kullanıcılar tarafından paylaşıldığı araştırılmıştır. Bu çalışmaya göre bu siteyi kullanan katılımcıların y zde cinsiyet ve posta kodu bilgilerini açıkça paylaşırken; isim, meslek, ve kendilerine ait fotoğrafları paylaşma oranları da y zde civarındadır. Ayrıca bu sitedeki kullanıcıların kendileri ve evleri hakkında, hem kendilerinin hem de onları ziyaret eden kişilerin verdikleri bilgilere de bu siteden ulaşılabilmektedir. Bir başka araştırmada; Stutzman tarafından ç farklı sosyal ağ sitesinde kişilerin hangi t r bilgileri ne kadar paylaştıkları incelenmiştir. Facebook, MySpace ve Friendster daki kullanıcıların değerlendirmeye alındığı çalışmanın sonuçlarına göre ise kullanıcıların isim, adresi, meslek, adres gibi bilgilerine bu sitelerden ulaşmak kolaylıkla m mk nd r. Bu çalışmanın çarpıcı yanlarından biri ise bu ç sosyal ağ sitesi arasında en pop leri olan Facebook ta fiziki adres, telefon numarası, akademik geçmiş gibi bilgiler paylaşılmaktayken, Friendster ve MySpace te bu bilgilere ulaşmak daha az m mk nd r. Peterson ve Siek (2009), ve Stutzman tarafından yapılan çalışmalar beraber d ş n ld ğ nde anonimliğin sosyal medyanın farklı platformlarında farklı biçimlerde ve derecelerde gerçekleştiği ortaya çıkmaktadır. Couchsurfing.com da kişinin ev ve yerleşim bilgilerine dair daha zengin bilgi bulunmaktayken; bir başka sosyal ağ sitesinde bu konuda aynı zenginlikte bilgi bulunamayabilir. Facebook hem arkadaş listeleri ile kurulan sosyal ağın bağlayıcılığı hem de paylaşılan içeriğin fazlalığı ile daha az anonim olunan bir alan iken, Friendster ve MySpace de görece daha az kimlik tanımlayıcı bilgi ve içerik paylaşıldığından bu alanda kişiler daha fazla anonim olabilirler. Sosyal medya gör ld ğ zere hem barındırdığı platformlar ve içerik hem de kişilerin bu platformlardaki anonimlik durumları açısından çoklu bir yapıdadır.

15 12. Sonuç Anonimlik, kelime anlamını aşarak kişilerin deneyimleri ile birlikte farklı anlamlar kazanmaktadır. Anonimliğin bu farklı halleri ile birlikte açıklanabilmesi için adım adım onun ne şekilde deneyimlenebileceğinin ve bu noktada belirleyici olabilecek unsurların ne olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Gör lmektedir ki anonimlik en az iki kişinin etkileşimi noktasında değerlendirilmeye alınabilecek; sosyalliğin gereklilik olduğu bir durumdur. Anonimliğin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği iki kişinin etkileşiminin doğasına bağlıdır. Bir diğer ifade ile anonimlik bir t r iletişim unsurudur. Bu sebeple onun bir iletişim ortamında iletilen mesajların formu ve içeriği zerinden tekrar ifade edilmesi gerekmektedir görsel, işitsel, dilsel. Anonimliğin bu farklı kanallar zerinden ortaya konan analizi, farklı iletişim durumları için bir değerlendirme yapılması noktasında bir yönerge niteliği taşımaktadır. Anonimlik farklı iletişim durumları özelinde ayrı ayrı incelemeye alınmalıdır. Ancak bu farklı iletişim durumları, yapıları ve nitelikleri ile kesin ve mutlak değildirler. Zaman içinde toplumda meydana gelen ekonomik, siyasi, sosyal ve teknolojik değişimlerle birlikte bu deneyimler de değişmektedir. Bu değişimlerle beraber elbette anonimliğin de farklı halleri ortaya çıkmaktadır. Bu durumda anonimliğin bir tanım içinde kapsamlı şekilde tarif edilmesi de gittikçe zorlaşabilmektedir. 1rneğin, y z y ze iletişimdeki anonimlik durumunun sınırlılığı için belli bir açıklama yapılabilirken, bir yandan modernite ile birlikte kentteki y z y ze karşılaşmalarda bu açıklamaya tezat bir anonimlik artışı ile karşılaşılmaktadır. Bir başka alanda, yazılı iletişimde de benzer şekilde hayatının bir alanında, kent içinde yazar; kendini oldukça anonim hissederken bir başka alanda, okuyucusuyla kurduğu ilişkide hem siyasi, hem ticari hem de şahsi dinamiklerin etkisi ile anonimlik deneyiminin sınırlandığı gör lmektedir. Moderniteden postmoderniteye, geleneksel toplumdan enformasyon toplumuna yaşanan değişimlerle birlikte, yeni teknolojilerin ortaya çıkması anonimlik noktasında da çok çeşitli deneyimlerin m mk n olduğu bir -postmodern- durumu yaratmıştır. Sosyal medya; toplumsal, teknolojik ve yeni medya olarak anonimlik ve anonimliğin deneyimi noktasındaki karakteristik anlamlarıyla konu hakkında yeni değerlendirmelerin yapılması gerekliliğini de ortaya çıkarmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, sosyal medya ile anonimlik deneyiminin statik bir olgu olarak değerlendirilmesinden ziyade belirsizlik, akışkanlık, çeşitlilik ve çokluluk vaad eden yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca, sosyal medyadaki anonimlik durumu açıklanmaya çalışılırken gör lm şt r ki; bu noktada sosyal medya ile birlikte anonimlik azalmaktadır/artmaktadır şeklinde belirgin bir sonuç açıklaması yapabilmek oldukça zordur. Medyadaki ve özelde sosyal medyadaki değişimler s resince konulan tanımlamalar ve yapılan açıklamalar, belli bir s re sonra yeniden değerlendirilme ihtiyacını doğurmaktadır. Bu durum anonimlik için de geçerlidir. Sosyal medya ile birlikte bu değişkenlik daha da g çl bir şekilde kendini hissettirmektedir. Ayrıca, medyaların birbirine yakınsaması; yapılanmalarının, içeriklerinin ve de kullanımlarının birbiri içine girmeye başlaması ile birlikte bu değişkenlik kapsayıcı bir hal almaktadır. 1rneğin, farklı web siteleri, hatta b y k televizyon ve gazetelerin hizmetlerini sundukları servisleri örn. ağa bağlı dijital yayın kutuları ve mobil hizmetler gibi sosyal medya ile daha çok entegre olmaya başlamaktadır. (atta bazı online platformlar, kullanıcılarının ilk kayıtlarını alırken kendi sitelerindeki formlarını doldurmak yerine -

16 13 isterlerse - Twitter, Facebook vb. hesapları ile sistemlerine kayıt olmalarını teşvik etmektedirler. B y k haber kuruluşlarının web sayfalarında okuyucular sosyal medya hesapları ile yorum bırakabilmektedir. Buradan hareketle iddia edilebilir ki, sosyal medya bu entegrasyonda bir yutan eleman etkisi ile bağlantılı olduğu t m sayfaları da sosyalleştirmekte dir. Sonuç olarak, sosyal medya deneyimi gittikçe kapsamlı bir iletişim deneyiminin kendisi olmaya doğru ilerlemektedir. Bu s reçteki hızlı değişimler de önceden ortaya konulan tanımlamaları ve öngör leri de yetersiz, eksik kılmaktadır. Anonimliğe dair yapılan değerlendirmelerin zaman içinde g ncellenmesi gerektiğine örnek olarak, yeni medya deneyimi zerine önemli eserler vermiş Sherry Turkle ın (enry Jenkins ile yaptığı röportajdaki şu sözleri dikkate değerdir: ların ortalarında internetten, anonimliğin m mk n olabildiği bir alan olarak bahsetmiştim. Bu alanda kişi, g venli bir çevre içinde kendine dair yönlerini deneyimleyebilirdi. Bug nse, ergen yaştakiler, bir bakıma zerilerine giydikleri online benlikleri ile birlikte; bu duyguyla yetişiyorlar, aynı bir kaplumbağanın kabuğuyla hayatını geçirmesi gibi. Bu anlamda internetin ebedi olduğu söylenebilir. İnsanlar halen oyunları, sanal d nyadaki avatarları ve de sosyal ağ personalarını bir t r kimlik oyunu için kullanıyorlar. Ancak bu duruma paralel, ayrık ve anonim bir sanal hayat beklemek artık m mk n değil. [M mk n] olamaz. Bu şekildeki deneyimlerin çoğu aslında bir kredi kartı kullanmak için kayıt yaptırmakla başladı (Turkle, 2011, parag. 20). Sosyal medya ile anonimlik özelinde bir kez daha gör lm şt r ki toplumdaki değişimle birlikte moderniteden postmoderniteye; tarım ve end stri toplumundan enformasyon toplumuna ve kapitalizme net ve kesin tariflere, tanımlara ve sonuçlara ulaşmak gittikçe zorlaşmaktadır. Yapılan açıklamaların hepsi yakın bir tarihte yeniden değerlendirilmeye gereksinim duymaktadır. Bug ne dek yapılmış olan çalışmaların g ncel bir değerlendirmeye tabi tutulma gereksinimi çerçevesinde, bu çalışma ile ilgili literat r taraması yapılmış olup, g n m z anonimlik deneyimi zerinde sosyal medyanın etkisi zerine kapsamlı bir tartışmanın ortaya konulması amaçlanmıştır. Kaynakça anonim. b.t.. T rk Dil Kurumu G ncel T rkçe Sözl k. 2EF BED947CDE&Kelime=anonim, Erişim Tarihi: Mayıs. anonymous. (2010). Online Etymology Dictionary. Erişim Tarihi: Mayıs. anonymous. (2011a). Merriam-Webster Dictionary. Erişim Tarihi: Mayıs. anonymous. (2011b). Oxford Dictionaries. Erişim Tarihi: Mayıs. Castells, M. (1996). The Rise of the Network Society. The Information Age: Economy, Societyand Culture, Vol. 1. Oxford: Blackwell.

17 14 Clarke, R. (1994). Human Identification in Information Systems: Management Challenges and Public Policy Issues. Erişim Tarihi: Şubat. Marwick, A. and boyd, d. (2011). I Tweet Honestly, I Tweet Passionately: Twitter Users, Context Collapse, and the Imagined Audience. New Media and Society, 13, Marx, G. T.. What s in a Name? Some Reflections on the Sociology of Anonymity. The Information Society, 15 (2), Erişim Tarihi: 20 Mart Nişanyan S.. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş T rkçenin Etimolojik Sözl ğ. Erişim Tarihi: Mayıs. Peterson, K., Siek, K. A. (2009). Analysis of Information Disclosure on a Social Networking Site. HCI (12), ss Stutzman, F. (2006). An Evaluation of Identity-Sharing Behavior in Social Network Communities. idmaa and IMS Code Conference 2006 (Konferans Bildirisi), Oxford, OH. Turkle, S. (2011). "Does This Technology Serve Human Purposes?": A "Necessary Conversation" with Sherry Turkle (Part Three). Henry Kissinger (Ed.). Erişim Tarihi: Eyl l Wallace, K. A. (1999). Anonymity. Ethics and Information Technology 1: 23-35

18 15 YENİ MEDYA ve TARAFTAR DAVRANIŞLARI: BOZ BAYKUŞLAR ÖRNEĞİ ANIL SAYAN

19 16 1-Giriş in sonlarından itibaren yeni medyanın dinamik unsurları olarak anılan dijital iletişim platformları, birçok mevcut yapının yeniden şekillenmesine ve sosyal ilişkilerin yeniden tanımlanmasına sebebiyet vermektedir Boyle ve (aynes,. Bu s reç içerisinde, birçok toplumsal ilişki modeli değişime uğradığı gibi medya ve futbol taraftarları arasındaki mevcut ilişki de değişime uğramıştır. Bu yeni ilişki modelinde; birçok d ş n r tarafından pasif alıcı olarak tanımlanan futbol taraftarı, artık yeni medyanın interaktif olma durumu ile aktif ve katılımcı bir ilişki modeli içerisinde kendine yer bulmaktadır Fiske, ; Longhurst,. Futbolun end strileşen y z ile taraftar kavramı, salt izleyici olma durumundan öte iletişim ağları içerisinde olmayı da barındırmaktadır. Bu kapsamda taraftarlık; Taraftarlık ek olarak ortak ilişki ağları içinde olmayı gerektirir ilişki ağı, ortak hafıza, ortak dil, ortak tutum alış, diğer taraftarlarla oluşturulan kamusal alan dır. İlişki ağlarına dahil olma gerekliliği, artık ortak futbol kul b n tutanların birlikteliğini aşarak, kendi özg n varlığının oluşması demektir Aydın, (atipoğlu ve Ceyhan, 2008). Bu durum futbol taraftarlığını, ortak ilişki ağlarına sebebiyet veren futbol k lt r n aşarak kendi t zel varlığının oluşmasına da sebebiyet vermiştir Marsh,. Bu kapsam dahilinde, yeni medya unsurları bu ilişki ağlarının oluşmasını sağlayan bir çatı görevi stlenerek, dijital ortamda kolektif hafıza taraftarlığının yaratılmasında önemli bir misyon stlenmektedir Auty,. Futbol taraftarlığı artık dijital medya mecraları zerinden kendini yeniden retirken, bu mecralar içerisinde kendi alternatif dil ve ortak ilişki ağını da yaratmaktadır. Taraftarlar artık çeşitli dijital platformlar zerinden m sabakalar hakkında yorum yapabilmekte ve skor tahminlerinde bulunabilmekte, m sabaka öncesi ya da sonrasında bu mecralar zerinden buluşmalar d zenleyebilmekte, transfer haberleri paylaşabilmekte, futbol k lt r n n bir parçası olan slogan ya da pankart retim s reçlerini bu platformlar zerinden de yaratabilmektedir Mc Lean,. Bu interaktif etkileşimin doğal bir sonucu olarak, taraftarlar yaratılan yeni alan içerisinde artık aktif bir paydada yer alırken, aynı zamanda futbolun farklı unsurlarını derinden etkileyen katılımcı bir olgu olarak var olmaktadırlar. Yeni medyanın diğer medyalara kıyasla daha eşitlikçi ve kamuya açık katılımcı yapısı, yeni teknolojileri Jurgen (abermas tarafından teorileştirilen ve belki de idealleştirilen kamusal alan kavramına daha da yakınlaştırmaktadır. Bu yapı, d ş n rleri, interneti kullanıcılar arasında karşılıklı rollerin bulanıklaştığı ve daha

20 17 demokratik bir kamusal alan olarak d ş nmeye itmektedir Bohman,. Bu kapsamda taraftarlığın pasif hali, yeni medyanın demokratik, katılımcı ve eşitlikçi yapısıyla beraber değişime uğramaktadır. Yeni medya ile beraber taraftarlar sadece katılımcı olma durumuyla yetinmemekte, şu zamana kadar kamusal alanda hiç olmadığı kadar anonim/ t zel kimlikler ile de gör n rl k sağlamakta ve aktif katılımcı olma durumunu dijital alanda çoğunluk zerine inşa etmektedir Cleland,. Bu makalenin amacı, dijital mecraların futbol taraftarları zerindeki etkisini sosyal ağlar ve futbol kul plerinin resmi internet siteleri zerinden incelemek ve yeni medya mecraları zerinden kurulan Boz Baykuşlar adlı taraftar örg tlemesini bu kapsamda değerlendirmek olacaktır. Makalede dijital etnografi araştırma yöntemi; futbol taraftarları, yeni medya ve futbol kul pleri arasında şekillenen yeni toplumsal ilişki modelini ve dijital alanda yaratılan taraftar söylemini anlamak amacıyla uygulanacaktır. Bu makalede öncelikle geleneksel medya ve taraftar ilişkisi incelenecek, sonrasında ise yeni medya ile şekillenen çevrimiçi sosyal ağlar teorik anlamda değerlendirilecek ve makalenin teorik çerçevesi farklı dijital etnografi metodolojileri zerine inşa edilecektir. 2-Değişen medya ve taraftar ilişkisi Fiske, pop ler k lt r n yaratıcısı olarak bireyi merkeze koymaktadır. Pop ler olanın, k lt r end strisinden ziyade bireyler tarafından şekillendiğini ve yaratıldığını belirtir Fiske,. Fiske, t ketim içerisinde bulunan bireyleri pasif olarak kabul etmez, aksine bireyleri bizzat t ketimin reticisi ve aktif bir unsuru olarak ele alır. Fiske göre bu aktiflik durumu, futbol taraftarlığında da gör lmektedir. Futbol taraftarlığı ya da izleyiciliği, t kettiği kadar yarattığı anlamlarla da önemlidir. Dolayısıyla Fiske, taraftarlık olgusunu aktif bireyler zerinden inşa eder ve medyayı taraftarların aktif ya da pasif olma durumlarının aktif belirleyicisi olarak işlevlendirir. Abercrombie ve Longhurst tarafından medya ve izleyici arasındaki değişen ilişki zerine yapılan araştırmada; davranışsal, katılımcı/ pasif ve temsil/ performans başlıkları altında, dön ş m kronolojik olarak incelenmiştir. Araştırmaya göre; davranışsal ilişkide, izleyici pasiftir ve izleyici enformasyona medya tarafından maruz kalır. Katılımcı/pasif paradigmasında; izleyici artık medya t ketiminde daha aktif bir rol içerisinde değerlendirilir. Son performans/temsil paradigmasında ise; izleyici medya t ketiminde artık yetenekli bireylerdir ve izleyici taraftar medya metinleri değiştirme yeteneğine sahiptir. Son paradigma, yeni medya ile beraber izleyicinin taraftar medya ile olan yaklaşımını ve medya metinleriyle olan etkileşiminin nasıl değiştiğine dair çalışma yapan araştırmacıların gör şleriyle de paralellikler göstermektedir Jenkins,. (er ne kadar taraftarlık ve medya ilişkileri zerine yapılan çoğu çalışma, taraftarlığın bir tarafta olduğu reticinin ise başka bir tarafta olduğu basit bir g ç dikotomosi zerine kurulu olsa da; yeni medyaların sosyal, yapısal çeşitliliği ve taraftarlığın değişen mevcudiyeti ile mevcut dikotomi kendini birbirini besleyen bir yapıya bırakmaktadır. Sandvoss,. Değişimde olan bu karmaşık yapı için; yeni medya ile izleyicinin taraftarın sadece kod çöz c ya da mesajlara maruz kalan değil aynı zamanda web siteleri ya da farklı yeni medya unsurları ile kodları yaratan olabileceği de belirtilmektedir (Laughey, 2007). Medya ve taraftarlık ilişkisi kuşkusuz olarak tarihsel perspektif içerisinde geniş bir zaman diliminden bu yana yer almaktadır. Konvansiyonel medya unsurlarında uzun zaman boyunca gör n rl k sağlayamayan

21 18 taraftar grupları, yerel gazetelerin sağladığı kısıtlı olanaklar dâhilinde var olabilmekte ve gör şlerini bu kısıtlı alanlar içerisinde var edebilmekteydi (aynes,. Televizyon ve radyonun kamusal alandaki majör varlığı, bu kısıtlı ilişki t r n n belli noktalarda gelişmesine sebebiyet vermiş olsa da, taraftar toplulukları bu s reç içerisinde etkilenen aktörler olarak mevcut ilişki t r nde varlıklarını s rd rm şlerdir Cleland,. li yıllarla beraber konvansiyonel medyanın kendi içerisindeki yapısal dön ş m, yeni teknolojilerin birey hayatında daha baskın rol ve yeni medyanın farklı unsurlarla insan hayatına girişi medya ve taraftarlar arasındaki var olan tek taraflı iletişim modelini de değiştirmeye başlatarak, kısmen çift taraflı bir ilişki modelinin sağlanmasına olanak vermiştir Fiske,. Yaşanan bu değişimlerle beraber taraftar toplulukları, geçmişe kıyasla daha aktif olarak medya metinlerini t keten ve futbol end strisinin bir r n olarak aktif/pasif ve retici/t ketici olarak kendini yeniden retmiştir. Medya ve taraftar arasındaki ilişki, dominant medyanın ideolojisi doğrultusunda şekillenmiştir. Televizyonlar aracılığıyla canlı yayınlanan maçlar bir kısım taraftarın daha da pasifleşmesine ve hatta pasif izleyici olmasına sebebiyet verirken, aynı zamanda d nyanın birçok yanından futbolseverin maçları canlı olarak izleyebilmesine de sebebiyet vermiştir. Canlı yayınlar artık geleneksel bir hal alan televizyon taraftar/izleyici ilişkisinin de yaratılmasına olanak sağlamıştır Wenner,. Bu durum sonucunda, futbol bir oyun olarak k resel anlamda daha çok kişiye erişme olanağı bulurken, taraftarların stadyum gibi geleneksel mitlerinden kopmasına ve futbolun end strileşen y z ile taraftarların pasif t ketici olarak kendini yeniden retmesine sebebiyet vermiştir. Geleneksel medya yapısı teknolojinin gelişmesiyle, yerini kablolu ya da uydu tv sistemlerine bırakarak, içerik olarak g n n saati spor zerine yayın yapan kanalların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Böylelikle dönemin dinamikleri içerisinde pasif izleyici olarak kendine yer bulan taraftarlar kamusal alanda geçmişe oranla daha fazla mevcudiyet alanı sağlanmıştır Cleland,. Değişen bu ilişki modelinde taraftarlar medyada nicel olarak daha fazla gör n rl k sağlarken, artık gelenekselleşmekte olan gazete gibi medya unsurlarının da değişen medya sarmalının spor ayağında geri plana d şmesine sebebiyet vermiştir. Konvansiyonel medya araçları halen modern futbolun majör bir parçası olmasına rağmen, değişen medya ve taraftar davranışları başlığı altında değerlendirildiğinde internetin ve yeni medyanın artık niceliksel anlamda önemli bir paydaya sahip olduğu gör lmektedir. Bu kapsamda, yeni medyanın insan hayatındaki yerini rakamlarla değerlendirecek olursak; Social Trends raporuna göre; İngiltere de yaşayan hane halklarının % sinin hem uydu alıcısına hem de internet bağlantısına sahip olduğu belirtilmiştir. Bu rakamlar raporun ayağı ile karşılaştırıldığında % lik bir oranda artışa tekab l etmektedir. Bu veriler spor ile ilişkilendirildiğinde de, b y me oranları bakımından benzer sonuçlar çıktığı gözlemlenmiştir. Sir Norman Chester Centre for Football Reserach tarafından yılında gerçekleştirilen raporda, futbol taraftarların çevrimiçi içeriğe erişim oranı % iken, bu oran yılında % oranına ulaşmıştır. Yeni medya ile beraber spor kul pleri de yeni iletişim kanallarını kullanarak medya ya da taraftarlarıyla iletişime geçmişlerdir Beech,. Şu an birçok futbol kul b, taraftarları nezdinde bir medya organı olarak hizmet vermekte ve kul p hakkında resmi bilgiyi taraftarlarına ulaştırmak için internet sitelerini aktif olarak kullanmaktadırlar. Artık kul pler internet zerinden b t nleşik pazarlama iletişimlerini y r tebilmektedirler. Bu s reç; taraftarlara kul p hakkında resmi bilgilerin g ncel bir içerikle sağlanması adına önemli bir işlev

22 19 sağlarken, kul p ve taraftar arasındaki tek taraflı ilişkiyi de katılımcı, çift yönl bir içeriğe dön şt rmekte ve taraftarın kul ple daha fazla aidiyet sağlamasına sebebiyet vermektedir (Turner, 1999). Var olan gör şler ve veriler taraftar izleyici olma durumunu, haberi ve bilgiyi t keten bireylerden aktif reticiliğe dön şen aktörler olarak nitelendirilmesine sebebiyet verebilir, (aynes. Dahası bu durum, medyanın dijitalleşme anlamında niteliksel ve niceliksel olarak her geçen g n daha da hızlanarak artması, taraftarları yeni medya unsurlarının bağlamı ile daha aktif ya da doğrusu daha da interaktif kılmaktadır (Sandvoss, 2005) Sosyal Ağlar ve Spor Kom niteleri Sosyal ağlar gerek kamusal alanın dijitalleşmesi ile gerekse de sağladığı kolabratif kullanıcı etkileşimli yapısı ile g n m z yeni medyasında önemli işlevlere sahiptir. 1zellikle web, teknolojisiyle içeriği nitel ve nicel olarak farklılaşan sosyal ağlar, araştırmacılar açısından da yoğun ilgiyle çalışılan bir konu olarak ele alınmaktadır. Birçok araştırmacı sosyal ağların kullanımı, etkileri ya da kullanıcı motivasyonları zerine çalışma yapmakta ve sosyal ağların genel yapısını halen primitif ve embriyonik olarak nitelendirmektedir (Fletcher ve Light,. Ancak sosyal network yapısının artık tahmin edilemeyecek noktalardaki gelişim hızı, akademik anlamda interdisipliner bir çalışma yapmayı zorlaştırırken, gelişmekte olan yapının s rekli olarak g ncelleşmesine de sebebiyet vermektedir (Boyd ve Ellison, 2008). Bu kapsamda kronolojik anlamda sosyal network sitelerine bakacak olursak, mevcut gelişimin hızı ve geldiği noktayı anlamamız da kolaylaşacaktır. Tarihsel olarak bakıldığında yılında kurulan Sixdegrees, modern sosyal ağ kuramının yapı taşı olarak kabul edilebilir. Linkedin(2003), Youtube(2005), Last.fm(2005), Twitter(2006), Facebook (2006) gibi kurulan ağlar; sosyal, politik ya da farklı alanlarda nişleşerek mikro blog, m zik ya da video paylaşımı gibi farklı başlıklar zerine yoğunlaşmışlardır. Bu kapsamda Boyd ve Ellison sosyal ağları şu şekilde tanımlamaktadır: sosyal ağlar yapıları itibariyle kullanıcılara sınırlı bir dijital sistem içerisinde halka açık ya da yarı açık profillerin yaratılabildiği profil sahiplerinin fikirlerini ya da bağlantılarını paylaşabildiği profil sahiplerinin varolan ağ içerisinde farklı kullanıcılarının paylaşımlarını görebilme deneyimine dayanan Sosyal ağlar zerine yapılan çalışmaların sayısı her geçen g n daha da artmaktadır. Bickart ve Schindler tarafından yapılan çalışmada, forumlar zerinden elektronik gelişmeleri takip eden kişiler geleneksel medyayı takip eden kişilere kıyasla, elektronik r nler hakkında daha farkında ve detaylı bilgiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmaya dahil olan kişilerin, sosyal ağlar zerinden konu ile ilgili daha spesifik bilgilere ve r nler hakkında kişisel deneyimlere de ulaşabildiklerini belirtmişlerdir. Moore ve Marra ise sosyal ağların eğitim ve öğrenimdeki etkisini anlamak için bir çalışma yapmıştır. Yaptıkları çalışmada iki öğrenci gruba içerik analizi yapılmış ve iki grubun derslerdeki katılımcı olma durumlarını sosyal ağlar zerinden değerlendirilmiştir. Sosyal ağlar zerine aktif katılımcı olan grubun, derslerde de daha katılımcı olduğu gözlemlenmiştir. Wilson ve Peterson çevrimiçi toplulukların k lt rel nosyonlarına yönelerek, iletişimdeki yeni teknolojik unsurların artık k lt rel r nler olduğunu belirtmiştir. Beuchot ve Bullen ise daha sosyolojik bir çalışma yaparak çevrimiçi toplulukların sosyal boyutlarına yoğunlaşarak, bu topluluklarda bulunan bireylerin sosyal ilişkilerdeki etkisini gözlemlemiştir.

23 20 Son zamanlarda taraftarlar zerine yapılan çalışmalar ise sosyal ağlar ve futbol ilişkisi zerinden ele alınmaktadır Farquhar ve Meeds,. Tahmini rakamlara göre bug n sadece Amerika Birleşik Devletleri nde milyondan fazla kişi spor alanındaki sosyal ağlarda, kayıtlı ve aktif kullanıcı olarak yer almaktadır. Spor bahisleri ya da internet zerinden oynanan fantezi spor oyunlarının pop laritesi ise artık göz ardı edilemeyecek oranlardadır Cleland,. Bug n birçok geleneksel medya devi ya da kurumsal firma, internet zerinden taraftar gruplarına ulaşmak için bahis siteleri, fantezi futbol oyunları ya da skor tahmin siteleri kurmakta ve futbolseverlere birçok farklı dijital deneyim yaşatmaktadır. Majör sosyal ağların yanında, daha spesifik ancak belli bir konu başlığı altında bir arada olan kişilerin oluşturduğu sosyal mecralar arasında spor forumları bulunmaktadır. Bu forumlarda taraftarlar, takımları hakkında tartışmalarda bulunabilmekte, takımları hakkında yaşanan gelişmeleri takip edebilmekte, m sabakalar öncesinde slogan önerileri getirebilmekte ve son zamanlarda oldukça gör n r olmaya başlayan bir hareket olarak kul p yönetimlerine karşı taraftarlar tarafından beğenilmeyen ya da istenmeyen bir idari harekete karşı bu forumlardan örg tl tepkiler ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda kul pler bu forumları takip ederek, taraftarın nabzını gözlemleyebilmekte, taraftarla bire bir olarak etkileşime geçme şansına erişebilmekte 2 ve taraftarla çift taraflı bir iletişim modeline sahip olabilmektedir. Taraftarlar g n m zde Facebook ya da Twitter gibi pop ler sosyal ağlarda da var olmakta, gör şlerini ve duygularını bu gibi ağlar zerinden, mevcut dijital sistemin limitasyonları ile dile getirebilmektedir. 1zellikle taraftar toplulukları bu ağlar zerinde mevcudiyetlerini sağlamakta ve toplu örg tlenmelerde bu gibi sosyal ağları oldukça efektif olarak kullanmaktadırlar. Aynı zamanda sosyal ağlar, yine sosyal ağın dinamikleriyle şekillenen bir g ç gösterisi alanına dönmektedir. Taraftarlar kendilerini yansıtan görsellerle ya da bir takım videolarla, rakip görd kleri taraftar gruplarına g ç gösterilerinde bulunabilmekte ve dahası rakip taraftarların platformlarına dijital saldırılarda bulunabilmektedir. Aynı zamanda bu gibi sanal platformlarda kul pler de yer alarak, end striyel futbol s recinde taraftarlarla iletişime geçebilmektedirler. Bu kapsamda bug n birçok kul p, sosyal medya ajanslarıyla çalışmakta ve bu ağlardan kul b n promosyonel bilgilerini taraftarlara ulaştırabilmektedirler 3. 1zetlemek gerekirse; yeni medya ile hayatımızda artık oldukça geniş bir yere sahip olan sosyal ağlar, futbol ve k resel kapitalizm unsurları arasında yeni ilişki modellerinin doğmasına sebebiyet veren araçlardan birisi haline gelmiştir. Bu kapsamda futbol ve yeni medya ilişkisi, futbol otoriteleri, futbolcular, sponsorlar, yönetimler ve taraftarlar gibi birçok unsurun iç içe girdiği kompleks bir çatı zerine inşa edilmektedir Boyle ve (aynes,. Bu kapsamda, futbolun dijital alanları her geçen g n daha da artmakta ve bu yeni alanların medya retiminde ve distrib syonunda majör etkilerinin olduğu ortaya çıkmaktadır Farquhar ve Meeds,. Bu yeni açık dijital alanlarda taraftarlar daha katılımcı ve aktif olarak yer almakta ve taraftarla etkileşim içerisinde kalmak için yeni dijital iletişim formları da ortaya çıkmaktadır

24 21 3- Metodoloji ve Kavramsal Çerçeve 3.1 Dijital Etnografi Etnografya geleneksel anlamda; bir grubun ya da bireyin, g ndelik pratiklerini ve k lt rel mitlerini anlamak ve anlamlandırmak amacıyla, alan çalışması zerine kurulu olan tekil k lt r alanı olarak tanımlanmaktadır (ammersley ve Atkinson,. Bu kapsamda, etnografya metodolojisi k lt rel yapıların arka planındaki sosyal söylemleri anlamak zerine kurulurken, etnografik analizler sosyal söylem içerisindeki kritik durum ve konuların yeniden yapılandırılmasında ya da k lt rel mitlerin ortaya çıkışlarının anlamlandırılmasında önemli bir rol oynamaktadır Etnografya çalışmaları metodolojik anlamda genellikle heterojenik bir yapı barındırır. Bu yapısal durum çoğu zaman çalışmaları genelleştirmelere yönlendirirken, niteliksel anlamda da çalışmayı zorlu bir hal içerisine sokmaktadır. Bu kapsamda çoğu zaman hibrid etnografik çalışma yöntemleri analizi doğru kılmak için kullanılır Baron,. (ibrid etnografik analizler, birbirinden bağımsız metodolojilerin bir arada kullanıldığı etnografya araştırmaları olarak tanımlanabilir. 1rnek vermek gerekirse, farklı söylem ve metinsel analizler etnografik çalışma başlığı altında ele alınabilir. Bu kapsamda çevrimiçi ve siber k lt r çalışmalar için de bir çeşit hibrid etnografik yöntem olan dijital etnografi, araştırmacılar tarafından tercih edilmektedir Baron,. Dijital etnografi kavramı; geleneksel etnografi, dijital ve siber k lt r datalarının kalitatif ve kantitaf analizlere tabi tutulmasından ortaya çıkan hibrid bir çalışma yöntemi olarak hayata geçmiştir. Şu zamana kadar yapılan etnografik çalışmalarda olduğu gibi dijital etnografide de sanalın anlamı, gerçek ile ilişkisi, sanal grupların pratikleri ve sanalın ardındaki sosyal söylemi anlamak hedeflenmiş olup, böylelikle k lt r ve sosyal yapılar zerine yapılan geleneksel çalışma yöntemlerinin de tekrar d ş n lmesine sebebiyet vermiştir (ine,. Dijital etnografi, araştırmacılar tarafından, yeni teknolojilerin varlığını değişkenlerden bağımsız olarak anlamlandırmak, yeni iletişim modellerinin pratiklerini, konularını ve modellerini incelemek amacıyla yoğun ilgi görmektedir Baron,. Bu çalışmaların birçoğu çevrimiçi ve kamusal alan ve geçmiş ve g n m z karşılaştırma bağlamları arasındaki görece zıtlıklar zerine kurulmaktadır. Bu yaklaşım zerine yapılan yorumlamalarda araştırmacılar, yeni medya teknolojilerini kalitatif olarak anlamlandırmanın; belirli bir zaman dilimi, mekan, fiziksel ve sosyal deneyim zerinden ve yeninin geçmişle olan ilişkisi ile ortaya çıkabileceğini savunmaktadırlar Silvio,. Dijital etnografyada alan çalışması, sosyal ağlar, sohbet odaları, video paylaşım siteleri ve forumlar gibi sosyal ağlar zerinden kurgulanmaktadır. Bu dijital yapıların s rekli olarak kendini yenileyen içeriği, dijital etnografya çalışmalarını, dijital alanın olasılıklarını tahmin edebilmek ve sınırlarını genişletmek açısından oldukça önemli noktalara taşımaktadır. Dijital etnografya çalışmalarında dil analizi önemli bir paydada yer almaktadır. Çoğu analist, dijital alanda dilin organik bir yapıda yeniden retildiğini belirtmektedir Baron,. Ancak gerek dil bilgisi hataları gerekse dijital alanların temel dil öğelerinden bağımsız yapıları çoğu zaman, araştırma yapan kişi için zorluklara neden olmaktadır. Baron tarafından Amerikan halkının çevrimiçi sosyal ağlarda kullandığı dili analiz etmek amacıyla yapılan çalışmada, dilin dijital ortamda kayıtsız ve kolobratif bir grup anlayışla yaratıldığı, dolayısıyla organik bir yapıda olduğunu belirtilmiştir. Bir takım d ş n rler ise bu durumu yeni

25 22 medyanın ideolojisi olarak adlandırmakta ve durumu, medyanın nasıl iletişim kurduğuna, iletişimi nasıl yapılaştırdığına bağlamaktadır Gershon,. 3.2 Metodoloji Çalışmada Boz Baykuşlar taraftar forumu, kul b n resmi internet sitesi, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar ve interaktif sözl kler analize tabi tutulmuştur. Bu kapsamda makale, taraftarların sosyal ağlardaki sembolik etkileşimleri ve söylemsel eylemleri zerine yoğunlaşarak, taraftar rit ellerini dijital alanda yaratılan söylem ve eylemlerle karşılaştırmıştır. Aynı zamanda, konvansiyonel medyada Boz Baykuşlar taraftar grubunun ele alınış söylemi de incelenmiştir. Boz Baykuşlar taraftar grubunun incelenmeye tabi tutulma sebebi, grubun sosyal ağlar zerinden kurulan ilk ve tek taraftar örg tlenmesi olmasıdır. Grup bu yanıyla diğer taraftar örg tlenmelerinden ayrışmakta ve aynı zamanda dijital data açısından da yeterli kaynaklara sahip bulunmaktadır. Kasım - Aralık tarihleri arasında Boz Baykuşlar taraftar grubunun aktif olarak yer aldığı sosyal ağ, forum ve interaktif sözl klerde, ilgili sosyal ağlardaki yöneticilerin özel izniyle, özel bir kullanıcı profiline sahip olunmuş ve gözlemler bu zaman dilimi arasında yapılmıştır. Aynı zamanda Kasım tarihinde İstanbul Atat rk Olimpiyat Stadında oynanmış olan, İstanbul B y kşehir Belediyespor- Kayserispor maçına gidilmiş, maç öncesi ve maç sonrası deneyimler gözlemlenmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde, sosyal ağın kullanım şekli, taraftarların kendi aralarında kullandıkları diyaloglar, mecra jargonları incelenmiştir. Çevrimiçi topluluklar zerine yapılan çalışmalarda yaşanılan etik sorun ve kısıtlamalar, genellikle dijital mecraların sahip olduğu karakteristik özelliklerden kaynaklanmaktadır. 1zellikle kamusal ve kişisel alan ayrımının net çizgilerle belirlenmediği dijital mecralarda, akademik çalışmaların yapılabilmesi çoğu zaman kişisel izinlere dayanmaktadır (ine,. Bu kapsamda; ilgili sosyal ağ ve forum yöneticilerinden özel izinle bu çalışma yapılmış ve kullanıcı adları, profiller ve kişiye ait özel bilgiler kullanılmamıştır. 4-Analiz ve Tartışma Boz Baykuşlar, yılından bu yana 4 T rkiye Spor Toto S per Ligi nde m cadele etmekte olan İstanbul B y kşehir Belediyespor İBB tarafından desteklenen bir taraftar örg tlenmesidir. İnci Sözl k 5 adı verilen interaktif sözl k 6 zerinden kurulmuş olan Boz Baykuşlar, var olan sözl k datalarına göre Mayıs da kurulmuştur. (er ne kadar grup İnci Sözl k zerinden ortaya çıkmış bir örg tlenme olsa da, mevcut yapısal durumunda sözl k kullanıcısı olmayan kişiler de Boz Baykuşlar taraftar örg tlenmesinde yer alabilmektedir İ teraktif sözlük, sözlükte esi le ilerek oluşturul uş e etkileşi e daya a ir i ter et projesi. Katılı ı sözlüklerde, üyeler çeşitli ka ra lar hakkı da ta ı adı erile yoru lar yaz aktadır. İlk katılı ı sözlük Şu at 'da yayı a aşlaya Ekşi özlük'tür. Gü ü üzde yaklaşık. sözlük yazarı,.. okuyu u kitlesi ulu aktadır. Bu tür oluşu larda her ir üye oluşu a yazarak katkıda ulu duğu da yazar olarak adla dırılırlar. özlükleri forumlardan farkları foru ları elirli ir ko uya has, kısıtla dırıl ış ko ular içer esi e kişileri su jektif görüşleri e daha çok yer vermesidir.

26 23 Sözl ğ n anonimiteye dayanan kullanıcı yapısı sebebiyle, Boz Baykuşlar taraftar örg tlenmesinin kuruluşuna olanak sağlayan kullanıcıların adı ve soyadı analizde yer almamaktadır. İnci Sözl k te ilk olarak ibb inci taraftar grubu olarak adlandırılan başlıkta yer alan bu fikir, celik adlı sözl k kullanıcısı tarafından dile getirilmiştir. Adımız ne olsun beyler taraftar grubumuzun celik.. : 7 Diğer sözl k yelerinin de yorumlarıyla şekillenmeye başlayan örg tlenmede, yorumlar açık bir kamusal alan modelinde ortaya atılmış ve yorumlara gelen tepkiler zerine fikirler şekillenmiştir. Başlık içerisinde yapılan ilk yorumlar sonrasında hen z taraftar örg tlenmesi kurulmamış olmasına rağmen, bazı yazarlar tarafından sözl k formatı ve k lt r dahilinde bir takım pankart, afiş ve slogan önerileri getirilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda ortaya atılan ilk slogan ve pankart önerisi ise; golleri atınca pınarbaşımız... biz farklıyız çnk ccc belediyesiler ccc.. oooo incibaşı burma burma yar yar yar yar yar aman yaz gelince öter ekşim leylim leylim s amannn çayırda bulduk seni ellere vermem seni sineme sarsam seni dedeler s.. sizi ooooooooo oğlan bizim kız bizim... (gocadassakliakbis?, 9.. : adam hakli beyler pankarti acmak lazim sahada (romantik prens?,.. : Yapılan yorumlara baktığımızda; taraftar grubunun kurulup, kurulmama gibi bir durumu söz konusu olmadan, sözl k kullanıcıları tarafından pankart ya da afiş önerilerinin getirildiği gör lmektedir. Bu durum Boz Baykuşlar ın tamamen internet zerinden kurulan bir taraftar örg tlenmesi olması ile ilişkilendirilebilir. Aynı zamanda grubun kurulma aşamasında, net olarak hangi yorumdan sonra resmi olarak kurulduğu gözlemlenememektedir. Dolayısıyla örg tlenmenin herhangi bir b rokrasi ayağı olmaması ve grubun 7 inci.sozlukspot.com/w/ibb-inci-taraftar-grubu

27 24 kolabratif yapısı, Boz Baykuşlar ın kurulma s recini farklı bir boyuta taşımakta ve internet zerinden ortaya çıkan yapıların kurulma s recinin olup olmadığına dair bir sorunsalın da çıkmasına sebebiyet vermektedir. Başlığın sonraki böl mlerinde ise; örg tlenmenin ismi zerine yorumlarda bulunulmuştur. Bu yorumlamaların çoğunluğunun sözl k k lt r ya da mitleri içerisinde yer alan ya da ilişkilenen öğeler zerinden şekillenen öneriler olduğu gözlemlenmiştir. Dolayısıyla getirilen öneriler, internette oluşturulan sosyal ağın k lt r zerinden şekillenmekte ve ortaya çıkan r n, sanalın somutlaşan halini almaktadır. Başlığın sonraki sayfalarında örg tlenmenin adını belirlemek için bir anket açılmıştır. 8 Her ne kadar bu ankette Boz Baykuşlar adı bulunmasa da, getirilen önerilerden sözl ğ n yine k lt rel mitlerinden beslendiği gözlemlenmiştir. Anketten bağımsız olarak verilen Boz Baykuşlar grup adı önerisi, sözl k kullanıcıları tarafından beğenilmiş ve sözl kte ayrı bir Boz Baykuşlar başlığı açılmıştır. Grubun örg tlenmesi artık bu başlık altında değerlendirilmeye başlanmıştır. Boz Baykuşlar isminin belirlenme s recinden sonra, bazı sözl k kullanıcıları Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda örg tlenmek ve oluşumlarını tanıtmak amacıyla profiller açmıştır. Profiller açıldıktan sonra, bu sayfalara dair herhangi bir tanıtım yapılmazken, mevcut sözl k başlığında Facebook ve Twitter profillerinin açıldığına dair bilgilendirme yapılmış ve diğer sözl k kullanıcılarının da bu ağ a ye olduğu gözlemlenmiştir. Boz Baykuşlar başlığı altında yorumlara devam eden grup, kolektif bir örg t yapısıyla bir yandan slogan ve pankart önerileri getirirken, bir yandan da kul p yönetimiyle web sitesi zerinden iletişime geçme uğraşında bulunmuştur. Ancak kul p yönetimi bu uğraşıyı olumsuz bir cevapla karşılamıştır. Aynı zamanda bazı yazarlar tarafından da grubun logosu yapılmaya başlanmış ve grubun logo önerileri başlık altında sözl k yelerine ve ziyaretçilerine sunulmuştur. Gör ld ğ zere kurulma aşamasındaki kullanıcıların anonim ve kimliksiz olma durumu, s reci olumsuz etkilememiş, aksine çalışmaların daha hızlı bir şekilde ilerlemesine sebebiyet vermiştir. Boz Baykuşlar taraftar grubunun kuruluş s recinde hem kolektif bir iş böl m ortaya çıkmış -ki bu s reç kişiler tarafından belirlenen ya da atanan bir hal içerisinde değildir- hem de b rokratik ya da hiyerarşik yapılanma gör lmeden, daha katılımcı ve demokratik bir kurulum s reci yaşanmıştır. Kul p yöneticileri tarafından gelen olumsuz cevaplar sonrasında, Kul p ile iletişime geçme s recini grup yeleri.. tarihinde Zaman Gazetesinde gerçekleşen söyleşide şu şekilde ifade etmişlerdir; D ş nce geçen yıl İnci Sözl k'te oluştu. Kul p, 'taraftarınız olmak istiyoruz' dediğimizde inanmadı. Bizi beleşçilerden sandı. Kapıdan kovdular bacadan girdik, kombine aldık. İlk maçlarımız çok komikti. - kişi gittik. Takımı trib ne çağırıyoruz, gelmiyor. Ç nk yedek kul besi daha kalabalık. Sonraları pankart açtık: "Biz az değiliz, kul be zengin. Arif olan anlar." Arif Erdem'in çok hoşuna gitti, takımı trib ne getirdi. Bursa maçında ç kişiydik. Bu iş olmaz diye bırakacaktık, arkadaşların ısrarıyla devam ettik. Sonra sayı 'a çıktı. "Bize her yer deplasman" pankartını Trabzonspor maçında açtık. Sonra patladı gitti Ha er yapalı dediler, geldik )a a Gazetesi,

28 25 Boz Baykuşlar taraftar grubunun yönetim ile iletişime geçmesi ve kendilerini kabul ettirmesi, grubun bilinirliliğini ve aynı zamanda basında da gör n rl k kazanmasını sağlamıştır. İlk maç öncesi organizasyonlarında herhangi bir planlı hareket bulunmamış olsa da, kişisel gayretlerle İstanbul B y kşehir Belediyespor- Bursaspor m sabakası için. seyirci kapasiteli İstanbul Atat rk Olimpiyat Stadına gidilmiştir. Bu ilk maçta kişi ile katılımda bulunan Boz Baykuşlar taraftar grubu, aşağıda görseli bulunan pankartı açmıştır. M sabaka sırasında sözl kte yapılan yorumlardan birkaçı aşağıda örneklenmiştir: noldu lan piçler var mı taraftar (cokiyiguzeloldu?,.. : caps yok mu dedeler? (halit bin velid?,.. : (er ne kadar sözl kte bulunan çoğu yazar maça gidemese de, sözl kte maç hakkındaki bilgiler merak edilmiş ve beklenmiştir. İlk maçta elde edilen Televizyon görselleri Boz Baykuşlar başlığı altında paylaşılmış ve çoğu kullanıcı İstanbul B y kşehir Belediyespor un bir diğer maçına planlı bir şekilde gitmeyi istediklerini belirtmişlerdir. Şekil 1: Boz Baykuşların taraftar grubu olarak katıldıkları ilk maçtan bir gör nt İlk maçın ardından gelen tepkiler, daha planlı bir yapılanmanın gerekliliğini ortaya çıkarmış ve grubun şu anda mevcut organizasyon yapısının da temeli orada atılmıştır. Bu kapsamda öncelikli olarak 10 adlı adres zerine, grup için özel bir forum kurulmuş ve bu forum zerinden planlamalar yapılmaya başlanmıştır. Bu forum, Maç Organizasyonları, Tezah rat ve Beste 1nerileri ve Orjinal Fikirler olmak zere ayrı başlık altında kategorilendirilerek, grubun daha organize bir şekilde hareket etmesini sağlamak amacıyla 10 Boz Baykuşlar taraftar örgütle esi res i e sitesi e foru u

29 26 kurulmuştur. Forumun her ne kadar bir yönetiliş yapısı olsa da, forumda herhangi bir hiyerarşi gözlemlenmemiş, İnci Sözl k te mevcut olan yönetim yapısına benzer bir örg tlenme olduğu gözlemlenmiştir. Maç organizasyonları forum kategorisi altında, haftalık m sabakaların konu başlıkları açılmış ve bu başlıklar zerinden o haftaki buluşmalar organize edilmeye başlanmıştır. Pankart s reçleri için ise mevcut forumlarında özel bir program yazılmış ve bu program sayesinde grup yeleri kolaylıkla pankart önerilerini, görselleştirmeye başlamışlardır. Görselleşen pankartlar, grup yeleri tarafından s rekli olarak değerlendirilmekte ve tartışılmaktadır. Dolayısıyla forum zerinden s rekli olarak önerilerle şekillenen bir retim döng s yaratılmıştır. Kuşkusuz burada önemli olan nokta pankartların söylemsel içeriğidir. Boz Baykuşlar ın bu kadar gör n r olmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi de yaratılan pankartların metinsel içeriğidir. Bu noktada pankartlarda kullanılacak dilin seçimi, kullanımı ve diğer özellikleri forumlar zerinden tartışılmakta, kendileri açısından en doğru olan pankart içeriğine karar verilmektedir. Pankart hazırlamak, slogan bestelemek ve maç öncesi ya da sonrasında taraftar gruplarının buluşarak m sabakaları kutsallaştırması, taraftar olma rit elinin vazgeçilmez unsurları arasında yer alır. Bug n birçok taraftar grubu, bu rit elin b y k kısmını internet zerinden yaşamakta ve hayata geçirmektedir. Bu kapsamda Boz Baykuşlar taraftar grubu maç öncesindeki birçok buluşmayı da forumlar zerinden organize etmektedir. Bu başlıklarda deplasman ya da içeride oynanacak m sabakalar için farklı planlama şekillerinin olduğu gözlemlenmiştir. Deplasman m sabakaları için farklı şehirlerden maça nasıl gidileceği bu kanallar zerinden belirlenmekte ve gidilecek şehirde grupların nasıl buluşacağı belirlenmektedir. Aynı zamanda maç organizasyonları Twitter 11 ve Facebook 12 zerinden de paylaşılmaktadır. (er m sabaka için ayrı bir görsel dizayn edilmekte ve bu görseller sosyal ağlar zerinden paylaşılmaktadır. 1zetlemek gerekirse, alt yapısının hazırlandığı maç organizasyonları sonucunda, gerek Boz Baykuşların artan gör n rl ğ ve gerekse yapının forum içerisinde sistematik bir hal alması ile Ziraat Bankası T rkiye Kupası için Kayseri de oynanan İstanbul B y kşehir Belediyespor- Beşiktaş JK final m sabakasına farklı şehirlerden. Boz Baykuş taraftarı katılmıştır. Bu rakam, kuşkusuz -bir sene içerisinde ve internet zerinden kurulan bir taraftar topluluğunun gelişimini göstermesi açısından- sosyal ağların organizasyon yapısındaki etkisini anlamak için önemli bir örnektir. Şekil 2: Boz Baykuşlar ın m sabaka öncelerinde sosyal ağlardan yayınladığı görsellerden biri Facebook ve Twitter g n m z yeni medyasının vazgeçilmez unsurları olarak yer almaktadır. Bu noktada birçok kurum ya da sivil toplum örg t bu gibi sosyal ağları farklı amaçlarla kullanmaktadır. Boz 11 Boz Baykuşlar Res i T itter Adresi- https://twitter.com/#!/bozbaykuslar 12 Boz Baykuşlar Res i Fa e ook Adresi-

30 27 Baykuşlar taraftar grubu da Facebook ve Twitter ı aktif kullanan taraftar gruplarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 1zellikle eğlenceli ve farklı pankartları ile kamuoyunun dikkatini çeken Boz Baykuşlar, bu sosyal ağlardan maç video ve fotoğraflarını takipçileri ile paylaşarak, dijital kamusal alanda daha fazla gör n rl k sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, maç organizasyonları ve buluşmalar hakkında da bilgi verilen sosyal ağlarda, İstanbul B y kşehir Belediyespor hakkında son gelişmeler, yönetim açıklamaları, transfer haberleri gibi farklı bilgilerin de sunulmasıyla; kul b n resmi sosyal medya organı olma misyonunu elde edilmiştir. Boz Baykuşlar taraftar grubunun Twitter da, takipçi sayısı bulunurken, Facebook da, beğenme sayısı ve, lik etkileşim sayısına sahiptir. Bu tablo taraftarın yeni medya ile pasiften, aktif olma durumuna geçişte ve dahası kendi metinlerinin yaratılması açısından da önemli rakamlar olarak değerlendirilebilir. Boz Baykuşlar ın yeni medya ile ilgili bir diğer önemli ilişkisi ise video paylaşım siteleri zerinden ortaya çıkmaktadır. 1zellikle Youtube, Boz Baykuşlar ın gör n rl ğ n sağlayan ve Boz Baykuşlar ın nasıl bir taraftar grubu olduğunu anlatan önemli bir sosyal paylaşım sitesi olarak kabul edilebilir. Bug n Boz Baykuşlar hakkında binlerce video ya Youtube zerinden ulaşılabilmektedir. Ancak önemli olan nokta, videoları y kleyen kişilerin b y k çoğunluğunun Boz Baykuşlar ile ilişkisi olmayan kişilerden oluşmasıdır. Kuşkusuz bu durum, Boz Baykuşlar ın bir taraftar grubu olarak kendi kitlesini dijital alanda yaratmış olduğunun göstergelerinden biridir. Dolayısıyla bu kitle, Boz Baykuşlar ın, gruptan bağımsız olarak dijital alanda var olmasına sebebiyet vermektedir. Boz Baykuşlar her ne kadar kuruluş aşamasında İstanbul B y kşehir Belediyespor yönetimine, taraftar yapılanmalarını kabul ettirememiş olsa da, gerek sosyal medyada olan gör n rl kleri ile gerekse konvansiyonel medyadaki gör n rl kleri ile bu engeli aşmış olup, artık yönetim tarafından da destek gören bir taraftar örg tlenmesi olarak yer almıştır. Boz Baykuşlar, İstanbul B y kşehir Belediyespor yönetimiyle kurduğu olumlu diyaloglar ile yıllık kombinelerde % oranında indirim alabilmekte, takımın antrenmanlarını izleyebilmekte ve İstanbul B y kşehir Belediyespor yönetimi tarafından kendilerine cretsiz otob s tahsis edilebilmektedir. Artık aktif olarak takımın organizasyonel yapısı hakkında yorumlarda bulunan grup, stadyumda çalan m ziğe kadar bir çok unsurda belirleyici bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda İstanbul B y kşehir Belediyespor yönetim kurulundan ya da teknik kadrodan bir çok görevli kişi, Boz Baykuşlar hakkında konvansiyonel medyada olumlu yorumlarda bulunmaktadır. Boz Baykuşlar her ne kadar yeni medya teknolojileriyle kendi gör n rl l ğ n yaratan bir grup olsa da, taraftar grupları arasında yaratmış olduğu farklı söylem ve duruş ile de konvansiyonel medyada sıkça yer almaktadır. Birçok televizyon ve gazete, program ve haberlerinde Boz Baykuşlar a yer vermiştir. Ancak taraftar gibi bir olgunun basında oldukça az yer aldığı d ş n l rse, Boz Baykuşlar ın konvansiyonel medya da bu denli yer alması, yeni medyada kendine yaratmış olduğu kamusal alanın bir sonucu olarak kabul edilebilir. Dijital medyanın demokratik ve şeffaf yanı, Boz Baykuşlar ın konvansiyonel medyada Şekil ve ) yer edinmesine sebep olmuştur.

31 28 Şekil 3: Boz Baykuşlar hakkında 7.. tarihli H rriyet Gazetesi nde çıkan bir haber gör nt Şekil 4: Boz Baykuşlar ın.. tarihli Ntv Spor- Spor G ndemi programında yer aldığı bir 5-Sonuç Boz Baykuşlar taraftar örg tlenmesi yeni teknolojilerle şekillenen taraftarlık olgusunun g ncel örneklerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. İnternet tabanlı bir oluşum olan Boz Baykuşlar, gerek organizasyonel yapısı ve gerekse y klendiği misyon ile taraftar ve medya ilişkisi zerine farklı bir anlayış getirmektedir. Yeni medyanın birçok olanağını kullanan grup, sosyal ağlar dan forumlara kadar bir çok yeni medya unsurunu aktif olarak kullanmaktadır. Yeni medya gör n rl ğ oldukça y ksek seviyelerde olan Boz Baykuşlar, bu sayede konvansiyonel medyanın ilgisini çekerek, bu mecralarda gör n rl k sağlamış ve iletişim kurmakta zorlandığı İstanbul B y kşehir Belediyespor yönetiminin de dikkatini çekmiştir. Yeni medya kaynaklarının gelişimi ve artan kapsamı, taraftar ve medya ilişkisini de değiştirmiştir. Konvansiyonel medyada yer almakta g çl k çeken ya da olumsuz imgelerle betimlenen taraftarlar, yeni teknolojilerin dinamikleriyle sosyal ağlarda kendi metinlerini yaratmaya başlamışlardır. Bu doğrultuda yeni medya unsurları taraftarlara sadece geniş bir kapsama alanı sağlamakla kalmamış, futbolun dinamiklerinin yer aldığı çift taraflı ve aktif bir iletişim olanağı da yaratmıştır. Kaynakça Auty, Caroline. «Football fan power and the internet: net gains?» Aslib Proceedings (2002): Baron, Naomi. Always On: Language in an Online and Mobile World. Ozford: Oxford University Press, 2008.

32 29 Beech, John. «Emerging trends in the use of the internet: Lessons from the football sector.» Qualitative Market Research (2000): Bohman, James. Expanding Dialogue: The Internet, the public sphere and Prospects for Transnational Democracy. Oxford: Blackwell, Boyd, Danah ve Nicole Ellison. «Social network sites: definition, history, and scholarship.» Journal of Computer- Mediated Communication, (2008): Cleland, Jamie. «From passive to active: The Changing relationship between supporters and football clubs.» Soccer & Society (2011): Farquhar, Lee ve Robert Meeds. «Types of Fantasy Sports Users and Their Motivations.» Journal of Computer Mediated Communication (2007): Fiske, John. Understanding Popular Culture. London: Unwin Hyman, Fletcher, Gordon and Ben Light. "An exploratory cultural artefact analysis of an internet site s." International Journal of Information Management (2007): Hammersley, Martyn ve Paul Atkinson. Ethnography: Principles in Practice. London: Routledge, Haynes, Richard. The Football Imagination: The rise of the Football Fanzine Culture. Aldershot: Ashgate Publishing, Hine, Christine. Virtual Methods: Issues in Social Research on the Internet. Oxford: New York Berg, Jenkins, Henry. Fans, Bloggers and Gamers: Exploring Participatory Culture. New York: New York University Press, Laughey, Dan. Key Themes in Media Theory. Maidenhead: Open University Press, Mclean, Rachel. «Pixel chix and digi guys: Exploring the experiences of the digital citizen.» International Journal of Technology and Human Interaction, (2008): Nicholas, Abercrombie and Longhurst Brian. Audiences: A Sociological Theory of Performance and Imagination. London: Sage, Robert, Boyle& Haynes, Richard. Football in the New Media Age. London: Routledge, Sandvoss, Comel. Fans: The mirror of Consumption. Cambridge: Polity Press, Silvio, Teri. «Remediation and local globalizations: how Taiwan s digital video knights-errant puppetry.» Cultural Anthropology (2007): Sir Norman Chester Centre for Football Reserach. Football Leaugue Supporter Survey 2000, Leicester, University of Leicester, 2001 Sir Norman Chester Centre for Football Reserach. Football Leaugue Supporter Survey 2006, Leicester, University of Leicester, 2006 Turner, Paca. «Television and internet convergence: implications for sport broadcasting.» Sport Marketing Quarterly (1999): Wenner, Lawrence. Mediasport. London: Routledge, 1998.

33 30 ÖZGÜR YAZILIM - AÇIK KAYNAK HAREKETİ ÖRNEĞİNDE SOSYAL HAREKETLERDE YENİ OLANAKLAR: ÇOKLUK, AĞ ÖRGÜTLENMELERİ VE REFLEKSİF DİRENİŞ BEYHAN SUNAL

34 31 1.Böl m: 1zg r Yazılım-Açık Kaynak Hareketinin Tarihi 1zg r yazılım hareketinde, s reci belirleyen ç unsur var: donanım r nleri, yazılım r nleri ve internet. Bu ç unsurun karşılıklı dinamikleri, bilgisayar d nyasının olduğu kadar özg r yazılım-açık kaynak hareketinin de gelişimini sağlıyor. Bu ç unsurun dinamiklerinde iki temel gelişim önemlidir: yazılımın bilgisayardan bağımsız bir r n haline gelmesi ve kişisel bilgisayarların geliştirilmesi. Bu iki temel gelişim, bug nk silikon vadisinin temellerini atar ve bilgisayar retiminin geniş ölçekli bir pazar haline gelmesini sağlar. Bilinen ilk genel amaçlı bilgisayar, yılında, Pennsylvania Üniversitesi profesörlerinden John Mauchly ve doktora öğrencisi Presper Eckert tarafından yapılır. ENIAC (Electrical Numerical Integrator And Calculator/ elektronik sayısal birleştirici ve hesap makinesi basamaklı sayılar kullanarak saniyede çarpma işlemi yapabilmektedir. İnternetin tarihi ise yılına kadar uzanır. ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Kurumu ARPA internetin önc s olan ARPANET in kuruluşuna önc l k etti. Bilim adamları, ARPANET i bilimsel araştırmalardan kişisel ilgi alanlarına kadar çok değişik amaçlarla kullandılar. te, askeri amaçlı M)LNET ile bilimsel amaçlara yoğunlaşan ARPANET birbirinden ayrıldı. O dönemde yeni kurulan ağlar da ARPANET zerinden hizmet veriyordu. Şubat da teknolojik olarak gerilediği gerekçesiyle ARPANET kapatıldı. 13 Bundan sonra internet, bir s re Ulusal Bilim Vakfı nın yönettiği NSFNET zerinden y r d. Ancak ticari baskılar, özel şirket ağlarının, kâr amacı g tmeyen, işbirliği yapan ağların b y mesi sonucu, NSFNET de yılında kapandı. Bundan sonra internetin özelleştirilmesinin ön de açılmış oldu. Burada iki önemli buluştan daha söz etmek gerek: modem cihazı ve e-posta. Modem bilgisayarların internete bağlanmasını sağlayan, dolayısıyla veri transferini sağlayan cihazdır. Başlangıçta askeri amaçların yanı sıra, zaman kazanmak, coğrafi engelleri aşmak gibi bilimsel çalışmaları kolaylaştırıcı nedenlerle zerinde durulan internet, li yıllara gelindiğinde, e-posta sayesinde önemli iletişim araçlarından biri oldu. E-postayı, yılında Roy Tomlinson yarattı. G n m zde internet, veri transferinden çok veri paylaşımı zerinden dev bir pazara dön şt. Web siteleri, hem ticari malların ve hizmetlerin yaygınlaşmasında hem de yazılım sektör n n devasa boyutlara ulaşmasında önemli bir mecra haline geldi. İnternet ve bilgisayarın yanında bilinen ilk işletim sistemi de Unix tir. Bug n kullandığımız Microsoft un da Linux un da önc l diyebiliriz. UNIX, yılında, Ken Thompson tarafından Bell laboratuvarlarında geliştirildi. Pek çok şirket cretsiz ya da çok k ç k cretlerle yazılım r nlerini paylaşarak, Unix in de hızla yayılmasına neden oldu. yılında sadece site varken, yılında site niversitelerden pek çok programcının teknoloji paylaştığı platformlara dön şt Castells, Ma uel. E for asyo Çağı: Eko o i, Toplu e Kültür, Ağ Toplu u u Yükselişi,. ilt, İsta ul: İsta ul Bilgi Ü i ersitesi Yayı ları,, s. 14 Lerner, Josh. Tirole, Jean. Some Simple Economics of Open Source, The Journal of Industrial Economics, Haziran 2002, sayı., s. -234

35 32.Böl m: Biyo-Politik İktidar Karşı Çokluk: Ağ 1rg tlenmeleriyle Refleksif Direniş 1yle bir durumdayız ki, geçerli kurumların, kavramların, siyasallık kavramlarının ne kapsayabildiği ne de yanıtlayabildiği sorularla karşı karşıyayız. 1te yandan bu hal pek de yeni sayılmaz. 15 Bu yeni hal i anlayabilmek dolayısıyla siyaset yapmanın yeni olanaklarını kavrayabilmek, keşfedebilmek için k reselleşmenin dinamiklerine bir göz atmamız gerekecek. Sovyetler Birliği nin dağılması, Körfez savaşı sırasındaki uluslararası yeni ittifak pratikleri, bilim ve teknolojideki hızlı gelişmenin özellikle iletişim teknolojilerini yaygın ve etkin bir hale getirmesi, bilgi retiminin ekonominin yeni y kselen değeri haline gelmesi, ağ örg tlenmelerinin ekonomik ve siyasal yaşamda yarattığı farklılık, ekonomik retimin ç nc d nya lkelerine kayma eğilimi, buna karşın ç nc d nya lkelerinden d nyanın dört bir yanına yaygın göçlerin yaşanması ve daha pek çok olgu, d nyayı değerlendirirken yeni paradigmaların varlığına işaret eder. Ulusal sınırların geçirgenliğinin arttığı bir dönemde, sınıf, ulus-devlet, uluslar st kuruluşlar, t zel hukuk gibi paradigmaların yerini k reselleşme, çokluk, uluslararası ittifaklar, meşruiyet gibi paradigmalar alır. İmparatorluk, Biyo-Politik İktidar Modernitenin, bir çizgi halinde, dikey, kutuplu ve kutuplardan mutlaka birini eleyerek ilerleme mantığı, içinde bulunduğumuz hal i açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Kapitalizm, onca krize rağmen öngör ld ğ gibi zayıf halkaya dön şmemekte, sosyalizm yıllık bir deneyi, reel sosyalizm ve Sovyetlerin başarısızlığı kılıflarına bile sığdıramamaktadır. Modernitenin, Beck in deyimiyle ereksel akılcı ve çizgiselci mantığı, iyi-köt, siyah-beyaz, doğruyanlış, sağ-sol, gerici-ilerici diye kutuplaştırdığı, keskinleştirdiği d nyanın gri renkleri tarafından soldurulur. Sonuçta b y k anlatılar ve onları besleyen mutlak inançlar geçerliliğini yitirirken, siyasette yeni paradigmaların keşfi için yeni bir dönem yaşanır. Kandinsky, modern dönemler diyebileceğimiz.y zyılı ayırma, uzmanlaşma, tek anlamlılığa ve d nyanın hesaplanabilir olmasına çabalama 16 yılları olarak tanımlar. 1te yandan, Kandinsky nin yılında öngörd ğ.y zyıl paradigması yeni sosyal hareketleri, daha da doğrusu yeni siyasi yönelimleri açıklamakta kullanabileceğimiz anahtar sözc kleri içerir: yan yanalık, çokluk, belli belirsizlik, bağlamın ve bağlantılılığın sorgulanması, değişmece ve ç nc yolu içerme deneyleri, bireşim [sentez], çift-değerlilik. 17 Hardt ve Negri ise, kapitalizm ve emperyalizm i modern tahakk m biçimleri olarak anarken, k resel iktidar yapılarını anlamakta yetersiz kaldığını öne s rd kleri emperyalizm kavramı yerine postmodern bir egemenlik biçimi olduğunu öne s rd kleri imparatorluk u önerirler. 18 Emperyalizmi, Avrupa ulus-devletlerin egemenliklerini kendi sınırlarının ötesine yayması olarak tanımlayan yazarlara göre, emperyalizmin bir sonraki 15 Be k, Ulri h. iyasallığı İ adı, çe.nihat Ü er, İsta ul; İletişi Yayı ları, s. 16 Age içi de, s. 17 Age içi de, s. 18 Hardt, Michael Negri, A to io. İ paratorluk, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları s.

36 33 aşaması İmparatorluktur. Ancak bu s recin baş aktör n n ABD olduğu savına, doğrudan imparatorluk kavramının tanımı gereği karşı çıkarlar. Ç nk imparatorluk bir iktidar merkezinin yokluğuyla tanımlanır. 19 İmparatorluğun karma bir kuruluş yapısı vardır, iktidar ulus-aşırı, uluslar st birimlerden, ulus devletlere ve sivil toplum kuruluşlarına kadar çok sayıda otonom birimin k resel bir işlev görmesi sonucu ortaya çıkan bir egemenlik biçimidir. İmparatorluk tan yıl sonra yayıma hazırladıkları Çokluk-İmparatorluk Çağında Savaş ve Demokrasi adlı kitapta imparatorluk bir dışarısının olmayışıyla tanımlanır. 20 derler. Kitapta İmparatorluğun tanımına bir ekleme yapılır; bir ağ-iktidar dan, yeni bir egemenlik biçiminden söz edilir. 21 İmparatorluğun dışarısının olmayışı, hiçbir toplumsal, ekonomik, t zel ilişkinin İmparatorluğun egemenlik alanının dışında gerçekleşemeyeceği anlamına gelir. Bu retim ilişkileri ile toplumsal ilişkiler arasında yeni bir tariftir; kapitalist retim ilişkilerinin kapsama alanını fabrikalardan b t n topluma yayan yeni bir yapılanmadır. Burada söz edilen de soyut bir emektir artık. İmparatorluğun egemenliği, toplumsal retimle ekonomik retim arasındaki herhangi bir dışsallığı imkansız hale getirmiştir. Üretici g çlerle tahakk m sistemi arasındaki diyalektiğin artık belirli bir yeri yoktur. 22.y zyıl da, emek-sermaye çatışmasının yeri fabrikalar, tarlalarken, İmparatorluk döneminde bu yer de soyutlaşmıştır. Tıpkı.y zyılın mekanik anlayışının yerini, elektronik, dijital - bir anlamda soyut- teknolojilerin alması gibi, retim ilişkileri ve egemenlik biçimleri de soyut tariflere dön şm şt r. İmparatorluk, d nya retiminin yok yeridir; emek bu yok yerde söm r l r. 23 (ardt ve Negri, merkezsiz ve topraksız k resel egemenlik biçimi İmparatorluğu, biyo politik bir makineye benzetir. Benzer biçimde, daha önce Foucault da ezen-ezilen, emek-sermaye gibi kutupluluklardan kaçınıp, iktidarın toplumsal ilişkilerin her aşamasında yeniden retimini anlatırken, makine kavramını kullanmıştır: Burada tamamen tek bir kişiye verilmiş olan ve bu kişinin başkaları zerinde yalnız başına t m yle uyguladığı bir g ç yoktur; bu herkesi içine alan bir makinedir, iktidarı işletenler kadar stlerinde iktidar işletilenler de buna dahildir. 24 Hemen her toplumsal ve siyasal birim tarafından yeniden retilen iktidar, artık biyopolitik bir iktidardır. İmparatorluk bir toprak parçasını ve bir n fusu yönetmekle kalmaz, bizatihi içinde yaşadığı d nyayı yaratır. İmparatorluk insan ilişkilerini d zenlemekle kalmaz, doğrudan insan d zeni zerinde hakimiyet kurmaya çalışır. İmparatorluk yönetiminin nesnesi b t nl ğ içinde toplumsal hayattır ve bu y zden imparatorluk biyo-iktidarın paradigmatik biçimidir. 25 İmparatorluk, aynı zamanda, disiplin toplumundan kontrol toplumuna geçişi de ifade eder. Kısaca, disiplin toplumu, disiplin kurumlarının hapishane, fabrika, tımarhane, okul, hastane vb. ve kurallarının somut olarak tanımlandığı, iyi ile köt n n, normal olanla normal dışının tanımlandığı ve normal olmayanın disiplin kurumları aracılığıyla yaptırıma tabi tutulduğu, dolayısıyla, egemenliğin dışarısının olabildiği bir topluma karşılık gelir. Kontrol toplumu ise, bu kurumların topluma içkinleştiği, gör n rde daha demokratik ama aslında bireylerin beyinleri ve bedenleri zerinden tahakk m ilişkilerini yaygınlaştıran bir toplum modelidir. 19 Age s Hardt, Michael Negri, A to io. Çokluk, İ paratorluk Çağı da a aş e De okrasi, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları,, s. 21 Age s Hardt, Michael Negri, A to io. İ paratorluk, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları s. 23 Age s Fou ault, Mi hel. İktidarı Gözü, çe.işıl Ergüde, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları, s: 25 Hardt, Michael Negri, A to io. İ paratorluk, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları.s

37 34 (ardt ve Negri nin kontrol toplumu tanımına önc ll k eden pastoral iktidar kavramını, çoban-s r ilişkisinden yola çıkarak tarif eder Foucault; çobanın egemenlik alanı aslında s r d r, bir toprak parçası değildir, yani yok yer dir. S r ye önderlik eden çoban aslında onun topyek n yaşam alanlarından sorumludur: Mesele yalnızca, bir tehlikenin eşiğine gelindiğinde onların hepsini, hep birlikte kurtarma olayı değildir; mesele devamlı, bireyselleştirilmiş ve erekli bir şefkat gösterme olayıdır. 26 Disiplin toplumunda iktidar tekniklerinin negatifliği, iktidar ile birey arasında bir mesafeye de karşılık gelir. Bu mesafe somut direniş tekniklerinin geliştiği alandır. Eğer dışardan bir gözetleyen varsa, onun göremediği alanda yaşananlar bireyin özg rl ğ anlamına gelir. Ama iktidar bir biçimde, sizin kendi kendinizi gözetlemenizi, denetlemenizi sağlıyorsa, orada biyo-iktidardan sözedebiliriz. Maddi Olmayan Emek Maddi olmayan emek, biyo-politik iktidarın retim biçimidir. "Maddi olmayan emek, yani bilgi, enformasyon, iletişim, ilişkiler veya duygusal ifade gibi maddi olmayan r nler reten emek. 27 Kapitalist retim ilişkilerinin maddi emek zerine kurulu olduğu bir kuramsal çerçeveden bakıp, maddi olmayan emeğin belirleyici oluşunu kavramak kolay değildir. Zaten (ardt ve Negri de, maddi olmayan emeğin diğer retim biçimleri içindeki payının nicel olarak çok b y k olmadığını söylerler. End striyel işçiler, toprak işçileri yani diğer maddi emek biçimleri k resel d zeyde varlığını s rd r r ancak toplumun b t n n ve diğer emek biçimlerini dön şt ren maddi olmayan retim. dir. 28 Maddi retim biçimleri ile maddi olmayan retim içiçe varolabilir. maddi retim örneğin araba, televizyon, giysi ve gıda retimi- toplumsal yaşamın araçlarını yaratır.... Fikirlerin, imajların, bilgilerin, iletişimin, işbirliğinin ve duygulanımsal ilişkilerin retimini içeren maddi olmayan retimse, yaşamın araçlarını değil toplumsal yaşamın kendisini yaratır. 29 toplumsal Maddi olmayan retimin mekan ve zaman gibi sınırları yoktur. İşi, fabrika retimi gibi belli saatlerde, belli bir mekanda icra etmeyi gerektirmez. Taşınabilir teknolojik r nler ve iletişim araçlarının gelişimi, maddi olmayan retimin bu esnek yapısını destekler. Bu durum, iş zaman-boş zaman ayrımını ortadan kaldırırken söm r n n alanını da genişleten bir gelişmedir. 1te yandan, maddi olmayan emeğin istihdamında, s reli, esnek sözleşmeler geçerlidir. Dolayısıyla, yaşamın t m ne yayılmış bir söm r ve buna karşılık g vencesiz bir istihdamdan söz edebiliriz. (ardt ve Negri, bu olumsuzluklara karşın, maddi olmayan emeğin b t n toplumun retimine ve yeniden retimine yönelik başat bir eğilim olmasının, bu emek t r n derhal toplumsal, k lt rel ve siyasal bir g ç haline getirdiğini vurgularlar. Bunda maddi olmayan emeğin giderek ağlar zerinden örg tlenen yapısının da payı b y kt r. Ç nk maddi olmayan r n, iletişim ve etkileşim içinde ortaklaşa retilir. D ş nceler, diller, ortak duygulanımlar maddi olmayan emeği destekler, maddi olmayan emek aynı zamanda ortak paydayı retir. kısa Kendi başına amaç olan gerçek zenginlik, ortak paydada mevcuttur: bu zenginlik, hepimizin paylaştığı hazların, arzuların, becerilerin ve gereksinimlerin bir toplamıdır. Ortak payda 26 Age s Hardt, Michael Negri, A to io. Çokluk, İ paratorluk Çağı da a aş e De okrasi, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları,, 28 Age s Age s.162

38 35 retimin gerçek ve has nesnesidir. 30 Ortak paydanın somutlaştığı alan, her t rl bir araya gelişi, organize oluşu, ortak, kısmi ya da genel amaçlar için birlikte davranmayı açıklamak için kullanılan networkler, ağ yapılarıdır. Enformasyon Çağı ve Ağ Toplumu K resel ekonominin ve toplumsal retimin önemli taşıyıcılarından biri teknolojidir. Manuel Castells, Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve K lt r adlı çalışmasında, enformasyon teknolojileri merkezli bir teknolojik devrim yaşadığımıza işaret eder ve bu devrimin kapitalizmin k resel olarak yeniden yapılandığı bir döneme tekab l etmesinin bir tesad f olmadığını söyler. Böyle bir değişim s recinde gelişen toplum da Castells e göre hem kapitalist hem de enformasyoneldir. 31 Sanayi toplumunun başat özelliği retimin artırılması iken, enformasyonel toplumda bilgi bizzat bir değişim değeri haline gelmiştir. Dolayısıyla maddi retimin kendisi değil, enformasyonel bilgi retimi belirleyicidir. Teknolojik gelişmeler, retimin D nya çapında örg tlenmesini de kolaylaştırır. Enformasyon teknolojileri sayesinde, dağıtım ve pazarlama, retimin ön ne geçer. Yeni enformasyon teknolojileri, retimin giderek bireyselleşmesine neden olur. Emeğin verimliliği için fabrika retiminin örg tlenmesi anlamlıyken, maddi olmayan emeğin retim s recinde, artık ortaklaşa alanın örg tlenmesi ve buradaki retimin verimliliği önem kazanır. Ortaklaşa retim alanları, Manuel Castells in tarif ettiği yeni işböl m nde, ağ örg tlenmeleri olarak tanımlanır. Castells, ağ örg tlenmelerinin yeni teknolojik paradigma sayesinde toplumun tamamına yayılacak bir zemin bulduğuna işaret eder. Artık işlevler ve s reçlerin yeni mekanı ağ örg tlenmeleri dir. Ağ örg tlenmeleri, merkezi ve hiyerarşik olmayan, çıkarlar ve işlevler çerçevesinde esnekliği olan, birbiriyle bağlantılı ancak etkileri itibariyle birebir etkileşmeyen bir yapıdır. Castells in birbirini kesen d ğ mler 32 olarak tanımladığı ağ örg tlenmeleri, yerine göre, menkul kıymetler piyasaları, uluslararası siyasi kuruluşlar, sokak çeteleri, kara para aklayan finansal kurumlar ya da televizyon sistemleri, bilgisayar grafik ortamları vb.dir. Ağların sınırsızlığını ve esnekliğini sağlayan enformasyon teknolojisidir. D ğ mlerin birbirine mekan ya da zaman bakımından mesafeleri, teknoloji sayesinde önemsizleşir, değerler ve performans hedefleri d ğ mlerin b t nleşmelerini kolaylaştırır. Ağları b t nleştiren d ğ mler ya da makaslar, iktidar aygıtlarının yeni y z d r ya da olmayan y z. Castells e göre, ağlar temsil ettiklerinden çok daha fazlasıdır. Bu nedenle: Ayrıca bu ağlar oluşturma mantığının, ağlar zerinden ifade edilen özg l toplumsal çıkarlardan daha y ksek d zeyde bir toplumsal belirleyici olduğunu savunuyorum: Akışların iktidarı, iktidarın akışlarının ön ne geçer. 33 Ağ zerinde iktidar kurmanın yolları da, bu akışkanlığa uygun olarak, dahil olma ya da dışarıda bırakılma mekanizmalarıyla, ağların birbirlerine karşı konumlanışları ile belirlenir. 30 Age s Castells, Ma uel. E for asyo Çağı: Eko o i, Toplu e Kültür, Ağ Toplu u u Yükselişi,. ilt, İsta ul: İsta ul Bilgi Ü i ersitesi Yayı ları,, s. 32 Age s Age s. 621

39 36 Ağların teknoloji ile ilişkilerinin yoğunluğu, verimlilik ve rekabet zerinde de etkilidir. Rekabet, ağ örg tlenmelerinin yarattığı ortaklaşa alanda retilen bilginin paylaşımı zerinden gelişir. Enformasyon toplumu ve ağ örğ tlenmeleri Castells e göre, emek-sermaye ilişkisi açısından iki sonuca yol açmıştır: Sermaye k reselleşirken, emek b t nl ğ n yitirmiştir. Sermaye, b t nl kl, hareketleri ve değişken mantığı ekonomiler zerinde belirleyici olan, toplumları etkileyen bir k resel sermaye ağı na dön ş rken, emek performansı itibariyle b t nl ğ n yitirmiş, örg tlenmesi itibariyle parçalanmış, varoluşu itibariyle çeşitlilik gösterir hale gelmiş, kollektif eylem itibariyle böl nm şt r. 34 Çokluk Bireyselleşmiş, böl nm ş, dolayısıyla etkinliğini yitirmiş bir emek örg t, d nyayı değiştirme umudunu/yeteneğini de kaybetti mi? Yoksa etkisini yitiren, böyle bir umut ve yeteneğin emeğin öz nde içkin olduğunu varsayan paradigma mı? D nyayı değiştirme niyetinden vazgeçilemeyeceğine göre, yeni bir paradigma, bu umut ve yeteneği hangi toplumsal oluşumlarda arayacak? (ardt ve Negri bu soruya, çokluk yanıtını verir. Çokluk, çeşitli zamanlarda, muhalefet eden, isyan çıkaran ya da karşı çıkan grupların tarifi için kullanıldıysa da, biyoiktidar toplumunda direnişin toplumsal öznesi olarak ilk kez (ardt ve Negri tarafından teorize edilir. (ardt ve Negri, çokluk kavramını maddi olmayan emek kavramına dayandırır, çokluğu maddi olmayan retimi, çağımızın hakim retim biçimi olduğundan yola çıkarak tanımlarlar. Ç nk biyopolitik retim biçiminin hakim olduğu bir toplumda, ne içerik, ne örg tlenme ne de mekansal birliktelikler anlamında emekçi bir sınıftan söz etmek m mk n değildir. Emek piyasasındaki hareketlilik ve esneklik, işçi sınıfı gibi kristalize bir tanım yapmamıza engel olur. 1te yandan, maddi olmayan retimin hayatı yeniden retme kapasitesi onu toplumsal, siyasal ve k lt rel bir g ç haline getirir. Maddi olmayan emeğin toplumun b t n boyutlarına n fuz edip dön şt rme özelliği ve b r nd ğ işbirliği ağı biçimi, ondan diğer emek biçimlerine de yayılan iki g çl niteliktir. 35 Çokluk öncelikle halktan farklı bir kavramdır. (alkın birleştirici, benzerlikleri öne çıkaran, farklılıkları ortak paydada eritmeye çalışan indirgemeci yapısına karşın, çokluk tekillikleri koruyan, farklılıkları öne çıkaran, daha çok ortaklaşa alandaki retimin zenginliğine vurgu yapan bir kavramdır. Çokluk, parçalı, anarşik ya da uyumsuz olmaması sebebiyle, kalabalık ya da g ruhtan da farklı bir kavramdır. Tekilliklerin ortak paydası temelinde hareket eden aktif bir toplumsal özneyi anlatır. Çokluk, iç farkları olan çoğul bir toplumsal öznedir ve onun kuruluşu ve eylemi, özdeşliğe ya da birliğe değil, hele farksızlığa hiç değil, ortak paydaya dayanır. 36 Çokluk sadece emperyal sisteme karşı konumlanmış negatif kuvvetlerden ibaret değildir. Çokluğun emperyal sistemin hem içinde hem dışında oluşu, ya da içerden bir direniş oluşu, onun kendi öznelliğini retirken, doğrudan pozitif bir varoluşla direniş mekanizmalarını geliştirdiğini de gösterir. Kendi olmak, öznenin vazgeçemeyeceği bir şeydir, işçi sınıfının çıkarları gereği sermayeye karşı olması gibi negatif bir konumlanış içermez. Çokluk, Karşı olarak değil kendi olarak bir değişim talep eder. Dolayısıyla 34 Age s Hardt, Michael Negri, A to io. Çokluk, İ paratorluk Çağı da a aş e De okrasi, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları,, s. 36 Age s.114

40 37 öznelliğinden öd n vermesini talep eden ya da yapısal olarak buna yol açan iktidar ilişkilerini de sorgular. Çokluk, merkezi, hiyerarşik yapılar, bizatihi kendisi bir amaç haline gelen örg tsel varoluşları, bedenleri reddeder. (er egemen iktidar, zorunlu olarak, komuta veren bir baştan, itaat eden uzuvlardan ve yöneticiyi destekleyen organlardan oluşan bir siyasal bedendir. Çokluk kavramıysa, egemenlik konusundaki bu yerleşik doğruya meydan okur.... içinde komuta eden ve itaat eden parçaların olduğu bir siyasal beden değil, kendi kendini yöneten bir canlı ettir. 37 Çokluk aslında bireyi öne çıkaran ve refleksif davranan bir muhalif kavramdır. Tam da burada çoklujğun siyasetine başka bir açıdan bakmak, hem bireyin siyasi etkinliğinin hem de refleksif oluşunun koşullarını çöz mlemek için Ulrich Beck in refleksif modernite kavramına başvuracağız. Refleksif Modernite Ulrich Beck, refleksif modernite kavramı ile, mikro dan makro ya bir bakış geliştirir, modernlik ötesi duruma bakar. Siyasetin k resel dinamiklerinden çok, refleksif modernite kavramıyla, siyasetin dön ş m nde bireyselleşmenin etkisini inceler. Beck e göre, modernliğin kendisinde, öz-dinamiğinden öt r, bir kendini aşma, kendini değiştirme g c 38 vardır. 1yleyse modernitenin krizinden sözederken, bu g c n pozitif sonuçlarına değinmek kaçınılmazdır. Modernite, bir yandan g venceler yaratan bir yandan da bu g venceleri ayrıştıran bir s reç olarak d ş n l r. Modernite, yapısı gereği s rekli varolan kavramları alaşağı eden bir devinim gösterir. Şu anda yaşanan kriz de böyle bir alaşağı oluşun sonucudur. 39 Modernleşme, Beck e göre başına buyruk birşeydir. Üstelik bir tek modernleşme yoktur 40. Modernleşmenin yeni dönemini tanımlarken, radikal bir dön ş mden çok normlar zerinden bir değişime dikkat çeker: normal ve bildik olanın, yani Batılı sanayi toplumunun şablon ve tarifesine göre başına buyruk bir şekilde y r yen modernleşmelerin gizil yan etkisi olarak gerçekleşmektedir. 41 Beck gizil yan etki tanımını modernleşmenin kaçınılmaz ama aynı zamanda gör nmez sonuçları anlamında kullanmaktadır. Sanayi toplumunun çöz lmesine ve ayrışmasına neden olan bu yeni modernite, yine o toplumun dinamiklerinden doğan kaçınılmaz bir sondur: Modernliğin, sanayi toplumunun ön varsayımlarını ve temel çizgilerini ayrıştıran; çözelten ve başka modernliklere ya da anti modernliklere- giden yolu açan bir biçimde radikalleşmesidir bu. 42 Çöz lme, ayrışma, başka formlar arama dönemine damgasını vuran belirsizliktir. Değişim, radikalliğin tanımında ya da doğasında da olduğu gibi, o kadar b y k, hızlı ve kontrol edilemez hale gelir ki, öngör lemeyen gelişmeler risk olarak karşımıza çıkar. Beck, Risk Toplumunu tartışırken, belirsizlik zerinde durur. Risklerin, bireylerin ve toplumun kararlarıyla gelişen kaçınılmaz bir s reç olduğunu belirten Beck, denetimlerinin de siyasal bir anlamı olduğunu söyler. 37 Age s Be k, Ulri h. iyasallığı İ adı, çe.nihat Ü er, İsta ul; İletişi Yayı ları,, s. 39 Age s Age s Age s Age s. 68

41 38 Böylesi puslu bir geçiş dönemi, g ven ihtiyacını karşılayacak eski yapılara özlem ve eğilim yaratabileceği gibi, kökl dön ş mlere de neden olabilir. Eski yapılara eğilimi belirleyen, gelmekte olanın g c ve etkinliğidir. K reselleşme s reçleri bu anlamda ulus devlet s reçlerinden farklı olarak, daha dağınık ve soyut bir gelecek sunmuş, k reselleşen sermaye karşısında yalnızlaşan emek daha muhafazakar ve katı bir tutum takınmıştır. Beck, böyle bir durumda modernite kavramından vazgeçmemek adına, Refleksif d ş n msel modernite tanımını yapmıştır. Refleksif modernite, aslında olumluluk ve olumsuzluğun iç içe geçtiği bir kavramdır. Belirsizlik ve g vensizliğin yol açabileceği milliyetçilik ya da yeni faşizm gibi tehlikelerin yanı sıra, modern toplumlar için radikal dön ş mlerin oluşuna da dikkat çeker Beck: D ş n msel modernite [olgusu], eğer çoğunluk, emniyetlerin yok oluşu karşısında yeni-eski bir katılığa davet çıkarır ya da ona yönelirse karşı modernlik olarak ya yeni-milliyetçiliğin ve yeni-faşizmin ekmeğine yağ s ren, ya da (bunun aşırı bir karşıtı olarak Batı nın sanayi toplumlarının ereklerini ve temellerini yeniden belirlemesine yol açan esaslı depremlere neden olmaktadır. 43 K reselleşmenin çok boyutlu dinamikleri karşısında şaşkınlaşan toplumların tamamen ters bir noktaya, milliyetçiliğe ya da yeni faşizme savrulması bir tepki iken, modernitenin kendi iç dinamiklerinin kaçınılmaz sonucu olan refleksif modernite, alışılmış kurumların, yapıların, d ş nce biçimlerinin etkisini azaltırken, bireyleri karar alma s reçlerine katılıma zorlamaktadır. Söz konusu olan, modernitenin rol dağılımının parçalanmasıdır. 1rg tlenmeler, kurumlar, geleneksel siyasi yapılanmalar işlevlerini yitirince, hem siyaset hem bireylerin siyasi işlevleri yeni bir içerik kazanır. Yapıların işlevsizleştiği yerde, birey öne çıkar. Bireylerin kararları eskisinden daha etkili bir rol oynar: Bireyler d ş n msel modernleşmenin galipleri ve mağluplarıdır. Başka bir deyişle: Yan etkinin yan etkisi, bireyin, kurumların rol hapsinden özg r kılınması ve eylem, öznellik, çatışma, bilgi, d ş n m, eleştiri, yaratıcılık gibi kavramların rönesansıdır. 44 İşte bu nedenle, öznellik, eylem ve yaratıcılığın sözkonusu olduğu yerde, yeni yapıların oluşum s recinde, siyasal katılım s reçlerinin canlanması kaçınılmazdır. Daha çok bireyin siyasal katılım s reçlerinde yer alması ise, siyaseti profesyonel bir olgu olmaktan çıkarır, yeni tarzların siyasetin ortak alanına yansımasına neden olur: 1yleyse siyasallığın icadıyla kastedilen nedir? Kastedilen, yalnızca kuralları uygulayan değil, kuralları değiştiren bir siyasettir, yalnızca siyasetçi siyaseti değil, toplumun siyasetidir ve yalnızca iktidar siyaseti değil, biçimlendirici siyaset, siyaset sanatıdır Age s Age s Age s.17

42 39.Böl m: Sonsuz 1zg rl k Arayışı: 1znellik, Çeşitlilik, Çoğulluk Bu evrendeki başka bir zeki yaşam formu eğer bir g n karşımıza çıkacak olursa, ilk sözleri Beni önderinize göt r n olmayabilir. Bir parti patlatalım, ahbap demeleri bence daha olası. Elbette yanılıyor da olabilirim. Linus Torvalds (291) Siyasetin krizine ve bu krizden çıkış yollarına ilişkin hem politik hem teorik çok sayıda açıklama ve reçete var. Bu böl mde ise ortak hareket eden tekillikler olarak çokluğun özg r yazılım hareketindeki karşılığını, yine entellekt el ve yaratıcı bir faaliyet olarak yazılımın maddi olmayan retim olarak hem ağ toplumunun oluşumuna hem de yeni direniş imkanlarına olanak tanıyan etik altyapısını değerlendireceğiz. Jargon File Olarak Hacker K lt r 1zg r yazılım, temelde bir hacker k lt r hareketidir. (areketin önc lerinden Eric Raymond a göre, hacker k lt r bilgisayar programcılığı kadar eskidir. Bug n özg r yazılım camiasında tanımlanan anlamıyla; - bilgisayar yazılımına gön l vermiş, tutkuyla program yazan ve paylaşan bilgisayar dahisi- hacker k lt r n n başlangıcı, M)T nin ilk PDP- makinasını satın aldığı tarihi olarak kabul edilebilir. Aslında hacker lar yılları arasında ARPANET zerinden geliştirdikleri işbirliği ile, hacker argo listesi ve hacker etiği böl mleri de hazırlayarak Jargon File adı altında bir dosya oluşturmuşlardı. (alen hacker k lt r n n kendini tarif ettiği önemli kaynaklardan biri olan Jargon File, internet zerinde New (acker s Dictionary adıyla yayınlanmaktadır. 46 Tutku 1zg r yazılım zerine söz söyleyen başlıca isimler, Richard Stallman, Eric Raymond ve Linus Torvalds, temel bir motivasyon olarak hayatta kalmanın ya da paranın kendileri için önemli olmadığını özellikle vurgularlar. (acker lar yazılımların bedava dağıtılmasını savunurken antropolojide söz geçen hediye k lt r nden etkilendiklerini ileri s rerler. (ediye k lt r nde şöhret ve stat sağlamanın yolu, elindekileri paylaşmaktır. (acker lar zamanlarını, yaratıcılıklarını ve becerilerinin r nlerini diğer insanlara hediye olarak sunarlar. 47 Karşılığında da para yerine programın altına imza atmak onları tatmin eder. 1zg r yazılım hareketinin T rkiye deki aktivistlerinden Abdullah Anar da özg r yazılım zerine yazdığı bir seri yazıda, hacker ların motivasyonlarının para olmadığını açıkça vurgular: (acker rettiği r n n ticari değeriyle değil kullanıcı ya da t keticide yarattığı beğeniyle ilgilenen insandır. Ür n ticarileştiği andan 46 [Erişi tarihi: Kası ] 47 [Erişi tarihi: Kası ]

43 40 itibaren bu geri dön ş alabilmesi olanaksız hale gelecektir. Ç nk r n, parayla değersizleşecek ya da en fazla para kadar değerli olacaktır. 48 (acker lar özg r yazılım felsefesinde, bilgisayarın kendisini bizatihi bir yaşam biçimi olarak benimseyip, program yazarken çıkan sorunların stesinden gelmekten zevk alan, sonuçları paylaşmaktan haz duyan kişiler olarak tarif ederler. Fikri M lkiyet Hakkına Karşı Ortaklaşa Üretim 1zg r yazılım hareketi, yazılımların kaynak kodlarının açık olmasını savunurken, fikri m lkiyet hakkındaki temel gör şlerini de geliştirir. Pekka (imanen hacker ların çalışma etiklerinin akademinin etiği ile benzerlik taşıdığını belirtir. Bilim adamları da çalışmalarını başkalarının serbest kullanımına, test etmesine ve daha da ilerletmesine açarlar. Araştırmaları, açık ve kendi hatalarını d zelten bir s reç fikri zerine kuruludur. 49 Dolayısıyla hacker etiğinde de, bilimsel bilgi ortaklaşa retilir, kaynaklar açık tutulur, çöz mler ve sonuçlar birlikte tartışılır. (acker ların, ortaklaşa rettikleri bilginin ticarileşmesini önlemek için, geliştirdikleri Genel Kamu Lisansı GKL General Public Licence diğer t m ticari lisanslar gibi yasal olarak geçerlidir. Yapıtlarını GKL altında koruma altına alan hacker lar, aynı zamanda yasaklamanın tek yasak olduğu bir yaşam biçimini de g vence altına almaktadırlar. Lawrence Lessig, Açık Kaynak ve Açık Toplum 50 adlı makalesinde, entelekt el m lkiyet ve copyright ın gelişimini inceler. Copyright kavramının.y zyılın sonlarında yasalara girdiğini belirten Lessig, entelekt el m lkiyet in yeni bir kavram olduğunu söyler. Somut r nlerle entelekt el r nler arasında bir ayrım yapan Lessig, entelekt el r nleri paylaşmanın, paylaşanların alacağı faydayı etkilemeyeceğini belirtir. Abdullah Anar a göre de, kapitalist ekonomi, arz ve talep dengesi ile oynayarak kar eder, arzı kısıtlar, talebi kışkırtır. Böylece kıtlık tehdidi ile fiyat artırılırken, ihtiyaç dâhilinde olmayan t ketim teşvik edilerek azami kar sağlanır. 1zg r yazılım r nleri ise bu ilişkiyi tersine çevirir: 1zg r yazılımda ise arz sınırsızdır. Ç nk alındığında yok olan bir değer söz konusu değil. Talepse yapay bir şekilde t retilemez. T retilse dahi bedelsiz bu r nlere bir parasal ek katkı sağlayamaz. O halde işlevselliğin ön plana çıktığı bu sistemde arz ve talep ile oynamak m mk n değildir. Eben Moglen, The dotcommunist Manifesto adlı makalesinde, dijital teknolojinin kapitalist ekonomiyi değiştirdiğini, entelekt el tasarımların bu yeni retim ilişkileri içinde başat r n haline geldiğini belirtir. Moglen in manifestosu, özg r ifade, özg r bilgi ve özg r teknoloji için m cadelede kararlılığını t m fikri m lkiyet haklarının reddi, lisans patent gibi kısıtlamaların kaldırılması, herkesin her t rl bilgiye eşit ulaşım olanaklarına sahip olması gibi talepleri içerir. Fikri m lkiyet in iki yaygın uygulaması var: Telif ve patent. Telif hakları, yazılım geliştiricilerin haklarını koruduğu için, daha doğru bir deyişle yaratıcı emeğin sahibini işaret ettiği için sahibine ticari avantajlar sağladığı için değil ama sahibini nl yaptığı için özg r yazılım camiasının reddetmediği, tersine 48 [20 Şu at ] 49 Age. S Perspectives on Free and Open Source Software, Ed.by Joseph Feller et all. MIT Press, 2005, London,

44 41 önemsediği bir koruma t r d r. Genel Kamu Lisansı, daha çok yazılım geliştiricilerin telif haklarını koruyan bir lisans t r : Bir program geliştiricisi, kodu kendisi yazdığı m ddetçe ve kod içerisinde başka hiçbir kimsenin telifli kodu kullanılmamışsa o programın telif hakkına da sahiptir. 51 Patent ise kodları değil, yöntemleri, teknikleri kapsayan bir kısıtlama içerir. Bu nedenle de Stallman a göre, patent yazılım geliştiriciler ve kullanıcılar için bir tehlikedir: B y k bir programın geliştirilmesi esnasında binlerce fikir bir araya getirilmekte ve bunlar arasından bir kaç tanesi yeni fikirler olsa da geri kalanları geliştiricinin görd ğ diğer yazılımlardan edinilecektir. Bu fikirlerin her biri için birileri patent almış olsa b y k programların her biri y zlerce patenti ihlal eder. Tek bir b y k program geliştirmek demek y zlerce olası davayla uğraşmak demek olur. 52 1znellik, Tekillik ve Çeşitlilik Merkez ve hiyerarşi, herkesin y z n dönd ğ bir tek noktaya işaret eder; kendinden yukarda, kendinden st n, itaat bekleyen ve bunu doğallaştıran, meşrulaştıran bir yapı. Bu aynı zamanda, ortak amaçlar doğrultusunda farklılıkların törp lendiği, herkesin aynılaştığı bir durumdur. 1zg r yazılım hareketi ise merkezsiz ve hiyerarşisiz bir yapı önerir. Ağ örg tlenmelerinin yapısı da k ç k yerel merkezilikler yaratma ve bu merkezlerin işlevlerinin ve tanımlarının s rekli değişmesi suretiyle bir bakıma bu öngör lere uygun bir alt yapı sağlar. Burada özg r yazılım gruplarının çok parçalılığına, çok merkezliliğine bir vurgu yapıp, hareketin temelde bu yönde geliştiğini ancak iç çatışmaların da çoğunlukla bu eksen zerinde geliştiğini, dolayısıyla merkez ve hiyerarşi sorununun hareket içinde tam anlamıyla çöz lmemiş olduğunu söyleyebiliriz. (areketin bu noktadaki şansı ise çatışmalara böl c bir tutum olarak değil hareketi zenginleştirici bir gelişme olarak bakan yaklaşımıdır. 1zg r yazılım tıpkı çokluk gibi, herkesin tekilliklerini koruduğu ancak ortak payda zerinden bir retimin gerçekleştiği bir yapıyı tarif eder. Program yazımı konusunda farklı fikirlere sahip hacker lar aynı grup içinde çalışabilir, farklı retimlerde bulunabilirler. Sonuçta tartışmalar, retilen yazılım programı zerinden y r t l r ve programın kullanıcılar tarafından benimsenmesi/benimsenmemesi, ya da pratik bulunup bulunmaması, doğal/işlevsel pratikler içinde gerçekleşir. Aynı anda benimsenen birden fazla programın s r m n n yayınlanması da hacker lar için bir sakınca olarak algılanmadığı gibi, t m bu çabalar, özg r yazılım d nyasını zenginleştiren girişimler olarak değerlendirilir. Geleneksel sosyal hareketlerin tartışmaları, g nl k eylem planlarından daha çok, hareketin kimliği ve ideolojik/teorik yaklaşımlarla öngör len uzak/yakın gelecek perspektifleri zerinden y r t ld ğ nden, özg r yazılım hareketine göre soyut planda kalmaktadır. 1zg r yazılımda kazanan/kaybeden bilançosu yapılmamaktadır. Kazanan maddi olmayan r n n kendisi olmaktadır. Bu sonucu görmek de çok zaman almadığından, grupların birbiriyle iletişim, etkileşim içinde çalışmaya devam etmeleri m mk n olabilmektedir. 51 [Erişi tarihi: Hazira ] 52 age

45 42 Toplumsal Yaşamın Yeniden Üretimi (ackerlar, eğlence anlayışları sayesinde yaptıkları işle, rettikleri r nle tutkulu bir ilişki geliştirir. Tutkunun hacker lar için anlamı bir t r bilgisayar vir s olarak tarif edilebilir. Yazılım geliştirme vir s kanına girmiş bir hacker, saatlerce yerinden kalkmadan problem çözmeye çalışıp, sonra geliştirdiği çöz m diğer hackerlarla paylaşıp başarının keyfini çıkarabilir. Boş zamanlarında da çalışan hacker ların bu yaklaşımı, iş i zorunluluktan, görev duygusundan kurtaran bir içerik taşımaktadır. Böylece aslında çalışma tarzında da bir reform yaratırlar. Bir yandan yaratıcı emeğin, sabah dokuz akşam beş mantığı içinde denetlenebilecek bir tarz olmadığını, insanların kendileri için anlamlı bir iş yaptıklarında aslında hiç bir otoriteye gerek kalmaksızın, zerlerine d şeni, stelik tutkuyla ve hatta muzipçe eğlenerek yapacaklarını iddia eder ve aynı zamanda da gösterirler. Kendilerine iyi bir yaşam, iyi olanaklar sunacak işler aramaktan çok, hacker tarzı yaşam biçimlerini s rd rebilecekleri işler aramaktadırlar; işlerini, yaşam biçimleriyle tanımlamaktadırlar. Yaşam biçimi tutkulu olan, toplumsallığa ve eğlenceye önem veren, ilkeleri olan hacker lar özg r yazılım alanında bu yaşam tarzlarını s rd rme olanağı bulabilmektedirler. Kaldı ki, Jargon File, sadece bilgisayar yazılımcılarını değil herhangi bir konuda uzman ya da hevesli kimseleri de hacker olarak tanımlar. Yani hacker etiği aslında çalışma yaşamına karşı toptan bir başkaldırıyı içerir. 1zg r yazılımcıların yazılım çabasına y kledikleri anlamları, (ardt ve Negri nin maddi olmayan emek kavramı ile ört şt rebiliriz. (ardt ve Negri, maddi olmayan emeğin entelekt el ya da dilsel ve duygulanımsal olarak iki ana biçimde tahayy l edilebileceğini söyler. birinci biçim, asıl olarak entelekt el ya da dilsel diyebileceğimiz, problem çözme, sembolik ve analitik görevler ve dilsel ifadeler gibi emek t rlerini ifade eder.... Duygulanımsal emek ise rahatlık, esenlik, tatmin, heyecan ya da tutku gibi hisleri reten ya da işleyen bir emektir. 53 Maddi olmayan emeğin, diğer emek s reçlerinden en önemli farkı, toplumsal yaşamın kendisini de reten emek oluşundadır. (acker lar, aralarında, yıllardır gelişen, değişen bir bilgisayar yazılım dili oluşturmuşlardır. Bilgisayar yazılım dili, mekanik sembolik ama aynı zamanda yaşayan analitik bir dildir; (acker lık da bu yön yle, entellekt el ve dilsel bir çabadır. Diğer yandan, jargon file, toplumsal yaşamın kendisini yeniden reten duygulanımsal bir çabanın karşılığıdır. 1zg r yazılımcıların, bilgisayar programcılığıyla ve özg r-ortaklaşa retimi savunmakla başlayan maceralarının g n m zde, internet zerinden ağ toplumlarının oluşumuna ve yeni direniş olanaklarının yaratılmasına uzanan s reçte tam da yaşamın kendisini reten bir çabaya dön şt ğ n görebiliriz. Ancak tam da burada maddi olmayan emeğin iki y z nden bahsetmek gerekir; bir yandan söm r n n yaşamın t m alanlarına yayılmasını sağlayan fikirlerin, bilgilerin ve duygulanımların retildiği sınırları belirsiz maddi olmayan alan, öte yandan toplumsal yaşamın yeniden retimi. (ardt ve Negri ye göre, toplumsal dön ş m için bir potansiyel barındıran, maddi olmayan emeğin bu biyopolitik yön d r, ç nk söz konusu olan öznelliklerin retimidir. 53 Hardt, Michael Negri, A to io. Çokluk, İ paratorluk Çağı da a aş e De okrasi, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları,, s.

46 43 Sonsuz 1zg rl k Arayışı Tarih boyunca insanlığın özg rl k ve demokrasi adına verdiği m cadelelerde, öznellikleri ve tekillikleri savunan, her t rl otoriteye karşı isyan eden ve mutlak özg rl ğ arayan çokluk hep varolan çokluktur. (ardt ve Negri, bu çokluğun ontolojik olduğunu söylerler: o olmadan toplumsal varlığımızı kavramamız imkansızdır. 54 (acker ları harekete geçiren ilk duygunun sonsuz bir özg rl k arayışı olduğunu söylebiliriz. (acker lar ontolojik olarak, bu sonsuz özg rl k arayışının bir tezah r olarak ortaya çıkarlar. Richard Stallman, A) laboratuvarlarında çalışırken, bilgisayarların herkese ait olduğunu, ancak bazı profesörlerin odalarının kapılarını kilitleyip gittiklerini anlatır. Az sayıda terminal olduğu için bazılarının kapalı olması, hacker lar tarafından gerçek bir felaket olarak değerlendirilir. Bu nedenle profesörlerin odalarının kapıları kırılır ve onlara gerçekten değerli eşyalarını başka yerlerde saklamaları gerektiğini belirten notlar bırakılır: Kilitsiz kapı d ş ncesi tek başına bir şey değildir, bir yaşam biçiminin parçasıdır. A) laboratuvarındaki hacker lar, iyi ve ilginç program yazmak konusunda gerçekten çok hevesliydiler. 55 (ardt ve Negri, ikinci çokluğun siyasal, tarihsel çokluk olduğunu ve onu var etmek için de siyasal bir projeye ihtiyaç olduğunu söylerler. Yukarıda tarif ettiğimiz biçimleriyle, çokluğun siyasi projesi, hiyerarşiye ve merkeze yer olmayan bir yapılanma öngör r. Çokluk tanımı gereği, klasik siyasi anlayışa göre bir sınıf ya da z mreyi tarif/temsil etmediği için soyut, bu nedenle muhalefet olma iddiaları açısından topik, hiyerarşi ve sistem önermediği için anarşist bir yapı gibi gör nse de, tekil toplumsal öznelerin işbirliği ile gelişen, çoğulcu bir yapı olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, çokluk, b t n bu etiketleme, tanımlama ihtiyacını geride/açıkta bırakan, yeni bir siyasi d ş nce biçiminin ipuçlarını içerir. Bu nedenle çokluk, farklılıkların kendisini daha rahat ifade edebildiği ve eylemselliğe dön şt rebildiği dolayısıyla aslında farklılıkların ayrıştırmayıp b t nleştirdiği bir yapıdır. Merkezsiz ve Hiyerarşisiz Ağlar Bug n network toplumundan söz edebiliyorsak, bu doğrudan bilgisayar d nyasının dilimize, sosyal ve siyasal yapımıza kazandırdığı bir örg tlenme tarzıdır. Ağ örg tlenmeleri, genel olarak iletişim olanaklarının yaygınlaşmasıyla, özel olarak da bilgisayar teknolojisinin ve internetin gelişmesiyle paralel bir yaygınlık göstermiştir. Giderek ekonomiyi, siyaseti ve özellikle ana akım dışındaki siyasi grup ve yapılanmaları, bilgisayar d nyasından neredeyse terörist örg tlere kadar her oluşumu tanımlamak için ağ örg tlenmesi tanımı yaygın olarak kullanılmaktadır. Manuel Castells, ağ örg tlenmelerinin d ğ mlerden oluştuğunu söyler: Ağ birbiriyle bağlantılı d ğ mler dizisidir. D ğ m bir b kl m n kendi kendini kestiği noktadır. 56 Ağlar, merkezsiz ve bir ölç de de hiyerarşisiz yapılardır. D ğ mler çoğu zaman birer merkez gibi hareket etseler de, bu genelde yerel bir merkeziliktir. Zaman içinde de ağın işlevine uygun olarak önemleri artar ya da azalır. Ç nk ağların en önemli özelliği iletişim ve işbirliğinin getirdiği bir esnekliğe sahip olmalarıdır. Ağ örg tlenmeleri, işlev stlenirken de, 54 Age s [Erişi tarihi: Nisa ] 56 Castells, Manuel. Enfor asyo Çağı: Eko o i, Toplu e Kültür, Ağ Toplu u u Yükselişi,. ilt, İsta ul: İsta ul Bilgi Ü i ersitesi Yayı ları,, s.

47 44 bu işlevleri yerine getirirken de esnek bir tarz sergiler. D ğ mlerin birbirine eşitliği, iletişim ve işbirliğini kolaylaştırır, dolayısıyla işlevlerin akışı da kolaylaşır. Böyle bakılınca ağ örg tlenmeleri bir anlamda, beden gibi davranmayan bir organizma gibi gör n r. Ağ örg tlenmeleri, beden gibi belirli bir işlev için oluşmuş yapılar değildir. End stri toplumunun sosyal hareketleri bu anlamda daha çok beden i andırır. Geleneksel sosyal hareketlerin, belirlenmiş işlevlerin dışına çıkamayan organları ve o organlar arasında bir hiyerarşisi vardır. Kurumsallaşmış yapılar, kurullardan ve insanlardan oluşan bir organlar hiyerarşisi oluşturur. Bu merkezilik ve değişmezlik, bir s re sonra beden i ağırlaştırır, daha da önemlisi, beden in kendisi bir amaç haline gelir. Geleneksel sosyal hareketlerde, li yılların sonuna gelirken yaşanmaya başlanan sıkıntının adı tam da budur. 1rg t, örg tsel amaçlarından bağımsız olarak kendisi bir amaç haline gelmiştir ve işleyiş, örg tsel amaçları yerine getirmek yerine örg t n yaşamını devam ettirmek için yapılması gerekenlere evrilmiştir. 1rg t n y kselen değeri, aktörlerin birer nesneye dön şmesine neden olmuş, katı örg tsel yapılar bireysel kimlikleri silikleştirirken aslında hepsini bedenin sonunu getirecek birer öl h creye dön şt rm şt r. Farklılıklar, böl nmeler, ayrışmalar ya da tekillikler indirgemeci bir yaklaşımla silikleşmiştir. Dolayısıyla, klasik sosyal hareketler hem bir demokrasi geleneği yaratmaya çalışır hem de bu geleneği yaratacak mekanizmaları çalıştıramaz. Devrimci pratiklerin olmazsa olmaz çoğulluğunu yadsıyan, onları y ce ve tek bir devrimci pratiğin tamamlayıcı t revleri olarak algılayan ve araçsallaştıran siyasal iradelerin insanları özerkleştirmek yerine, yapıya, kuruma, partiye, önc ye b t n yle bağımlı hale getirildiklerini görd k. 57 Klasik sosyal hareketlerle end striyel retim arasındaki ilişki, -merkezi, hiyerarşik, kurumsallaşmış yapılar- k resel d nyada yerini ağ örg tlenmelerine bırakır. Kurumsal yapılarla ağ örg tlenmelerinin karşıtlığı, Scott Lash in Risk Culture adlı makalesinde, Vatikan ve sect ler metaforu ile tartışılır. Mary Douglas ve Aaron Wildavsky nin yılında risk ve k lt r zerine yazdıkları makaleden yola çıkan Lash, kilise kurumu içinde merkezi örg tlenmeyi reddeden sect leri Castells in tanımladığı ağ örg tlenmelerinin uçlarındaki yapılara benzetir. Lash, risk toplumu ve refleksif modernitenin ç aşamalı kronolojik gelişmesinden sözeder: Gelenekselden basit moderniteye ve son olarak refleksif moderniteye. 58 Bu aynı zamanda merkezi hiyerarşik kurumsal yapılardan ağ örg tlenmelerine geçişin de kronolojisidir. Aslında risk toplumunda artan riskin kendisi değil, risk algısıdır. Ç nk, k reselleşme ile birlikte merkezi kurumsal yapıların çöz l ş, pek çok farklı kimlik ve k lt rden insanı kamusal alanlarda bir araya getirir. 1zg r yazılım hareketi, ağ örg tlenmeleri sayesinde sect leri işin içine katmaya uygun yapısıyla, bu karşılaşmaları bir çoğulluğa dön şt rme kapasitesi yaratmaktadır. 1zg r yazılım da, hem k resel d nyanın ağ örg tlenmelerine zemin hazırlayan bir altyapı retilirken hem de kendisi internet zerinden ağlar biçiminde örg tlenmiştir. Ağ örg tlenmesi, bileşenlerinin ve iletişim ağlarının kesintisiz çoğulluğuna dayanır; öyle ki merkezi ve birleşik bir komuta yapısına indirgenmesi 57 Biriki Dergisi, Başyazı, Mayıs-Haziran 2006, s ott Lash, Risk Culture i Bar ara Ada...[et al.] eds, The Risk Society and Beyond : Critical Issues for Social Theory, London : SAGE, 2000, ss

48 45 imkansızdır. 59 (ardt ve Negri ye göre çokluğun ağ m cadelesinin ayırt edici özelliği... biyopolitik alanda geçmesidir; başka bir deyişle, bu m cadele doğrudan yeni öznellikler ve yeni yaşam biçimleri yaratır 60 1zg r yazılım hareketinin öznellikleri ve tekillikleri destekleyen yapısı, maddi olmayan yaratıcı emeğin, biyopolitik retimine iyi bir örnektir. (acker hareketine katılım, ağ örg tlenmesi yapısı nedeniyle, pratikte sorunsuz gerçekleşmektedir. Bireyin Siyasete Dön ş, Alt-Siyasetin Etkinleşmesi 1zg r yazılım-açık kaynak hareketinin, (ardt ve Negri nin siyasi literat re kazandırdığı çokluk kategorisine uygun yeni bir siyasi hareket olduğunu ya da bu kategori çerçevesinde değerlendirilebileceğini anlatırken, yeni bir siyaset yapma biçimine de değiniyoruz. Bu yeni siyasi tarzı açıklamaya çalışırken, Ulrich Beck in refleksif modernite ve siyasallığın yeniden icadı olarak tarifettiği, alt siyasetin etkinleşmesi ve bireyin siyasete dönmesiyle gelişen siyaset yapma olanaklarına ilişkin açıklamalarını kullanacağız. Ezberlerin bozulduğu, hatta bir ezber in olması gerektiği fikrinin de ciddi darbeler aldığı bir dönem yaşanıyor. Ezber fikri de etkinliğini kaybetti ancak yaşadığı d nya için daha iyisini isteme, başka bir d nya kurma hissiyatı geçerliliğini koruyor hatta yakıcı bir biçimde kendini hissettiriyor. Geleneksel sosyal hareketlerin başka bir d nya nın kuruluşuna ilişkin en temel aracı devrim dir. 1ncesi ve sonrası vardır devrimin; öncesinde sorunların nasıl çöz leceğine ilişkin reçeteler zerine yoğunlaşılır, bu reçeteler devrim sonrasında uygulanmaya konulur. Devrim bu haliyle her şeyi ana reçeteye indirgeme ve erteleme anlayışıdır. Bu nedenle daha sık kullanılan kavram topyekûn devrim dir. Topyek n devrim in dışsal bir yanı vardır, daha çok koşullara odaklanmıştır. Elbette devrimci bir bilinçten söz edilir, d nyayı değiştirecek bir algı ve birikim öngör l r ama birey/özne devrimden sonra, koşullarla değişecek bir şeydir. Bu nedenle klasik sosyal hareketlerde ideoloji, devrim, örg t ön planda, birey/özne geridedir. İktidar mefhumuyla da hesaplaşmaz devrim anlayışı; iktidarın devralınmasıdır zira, yukardan aşağıya öngör len bir değişimdir. Topyekûn devrim fikri, karşımızda duran toplumsal yapıların tamamen yıkılmadan ve yerine yenisi, daha iyisi, adili, ve g zeli dikilmeye çalışılmadan, radikal bir dön ş m n öznesi olamayacağımızı söyler 61 (edefi b y k tutarken siyaseti daraltan topyek n devrim anlayışı, devrim m cadelesini de partiye/örg te zorunlu hale getirir. Dolayısıyla, siyasi iktidarı, ele geçirmek için siyasi parti ya da örg tler aracılığıyla m cadele etmek mutlaklaşırken, örg t n böyle b y k bir organizasyon için hazırlanması, ağır kurumsal bir yapının/hiyerarşinin oluşmasına neden olur. Bireyin örg t/parti karşısında k ç ld ğ, hantal yapılar ortaya çıkar, iktidar bu yapılar içinde, yukardan aşağıya yeniden retilir. 1rg t ya da parti, devrimi gerçekleştirecek bir araç değil, şimdi ve burada olduğu için artık bir amaç haline gelir. Saul Newman, geleneksel devrim anlayışının, mevcut otorite biçimlerini yok etmeye çalışırken, yarattığı baskıyla aslında onların kendilerine çeki d zen vermesine neden olduğunu, ya da yerine yenilerini icat etmeye çalışırken aslında onları onayladığını söyler.... belki devrimlerin geçmişte aldıkları siyasi biçimde Devletin devamını getirecek bir şey vardı Hardt, Michael Negri, A to io. Çokluk, İ paratorluk Çağı da a aş e De okrasi, İsta ul: Ayrı tı Yayı ları,, s. 60 Age Çalışka, Koray. Tek Yol Topyekü De ri Mi?, Biriki Dergisi, Mayıs-Hazira, sayı -206 s Ne a, aul. De ri : Bir trateji erisi, Biriki Dergisi, Mayıs-Haziran 2006, s.91

49 46 Geleneksel sol hareketlerde topyek n devrim fikrinin yarattığı bir başka arıza da önc l k konusudur. Söz konusu olan iktidarın/devlet iktidarının ele geçirilmesi ise, bu iktidar kim tarafından nasıl kullanılacaktır? Zaman içinde doğrudan demokrasi öğelerinin yerleşeceği ve gelişeceği öngör lse de, iktidar, başlangıçta halk ya da sınıf adına, parti tarafından kullanılacaktır. 1nc l k kavramı, devrime giden yolda, ideolojik/politik bir hiyerarşi öngör r. Zamanla rekabet daha da köt s çatışma unsuru olurken, örg tlerin ya da partilerin iktidar konusundaki muhafazakârlıklarını da artırır. Bu durumda her önc diğerlerinin bir s re sonra onu takip edecek ikincil g çlere dön şeceğini varsayar. Bu yanıyla, devrimci m cadele eşitlikçi, paylaşımcı ve ortaklaşmacı değil hiyerarşik ve rekabetçi bir yapılanmayı öngör r. Yeni sosyal hareketlerin arayışlarını incelerken, kurumsal ve otoriter yapıların eksikliklerini giderecek, bireyin zenginliğini ve yaratıcılığını geliştirecek, yapılar zerine yoğunlaşılır. İşte böyle bir dönemde, bireyin/öznenin/aktör n öne çıktığı yeni bir hal den söz edilir. Bireyin siyasete dön ş, bu yukardan aşağıya durumu alaşağı eden bir içerik taşır. Ulrich Beck, Siyasallığın İcadı nda, bireyselleşmeden söz ederken, yabancılaşma, yalnızlaşma, örg ts zl k ve apolitiklikten söz etmez. Tam tersine, bireyin siyasette etkinleşmesinin, siyasallığa yeni alanlar ve olanaklar tanıdığına işaret eder;... siyasal yelpazenin klasik kutuplarını karıştırıp bağdaştıran öyle çelişkili birçok-taraflı angajman oluşmaktadır ki eğer bu d ş nceyi sonuna kadar göt r rsek- kadın erkek herkes aynı anda sağcı ve solcu olarak, radikal ve muhafazakar, demokrat olan ve demokrat olmayan, ekolojik duyarlılığa sahip ve ekolojik duyarlılığa sahip olmayan bir biçimde d ş n r ve eyler. 63 1zg r yazılım-açık kaynak hareketi, bireyselliklerin zenginleştirdiği yatay bir harekettir. Gruplar ve grup liderlikleri vardır ancak bunlar hiyerarşik ve kurumsal bir yapı oluşturmaz. Grup liderleri yıl için seçilir ve tekrar seçilmesi söz konusu olmaz. Bireylerin rettikleri r nler, mail gruplarında ya da web sayfalarında yayınlanmakta, test edilip onaylanma s reçlerinde dahi diğer kullanıcılara sunulabilmektedir. Böylece farklı fikirler, ortak alanda etkileşime açık olabilmektedir. Genelde karar alma s reçlerinde bir kurumsal yapı oluşmuş olsa da, yanlış kararların topluluk tarafından geri çevrilmesi söz konusu olabilmektedir. 64 1te yandan, uzlaşmazlığın olduğu durumlarda yeni gruplar oluşturulması da özg r yazılım camiasında alışıldık ve kendini ifade açısından onay gören bir davranıştır. 1zg r yazılım, fikri m lkiyet hakkı/lisanslaşma adı altında yaşanan tekelleşmeye karşı, ortaklaşa retimi öne çıkaran, aynı zamanda da yazılım dili geliştirirken, ortak retimin dilini de geliştiren, bir web sayfasına yapılan tek bir tıklama hareketi ile bilgisayar devi Microsoft un tekelini kırmayı başarmış bir harekettir. Murat Paker, Birikim Dergisi nin Devrim sayısında, eski ve yeni siyaset yapma tarzlarını devrim yapmak ve devrim olmak karşılaştırması ile tartışır: Devrim yapmak verili bir öznenin kendi dışındaki d nyayı dön şt rmek için giriştiği eylemi işaret ederken; devrim olmak, öznenin bizatihi kendisini dön şt rmekten, öznelliği sorunsallaştırmaktan geçer. 65 1zg r yazılım aktivisti Abdullah Anar, hacker ı devrim olma perspektifinden şöyle tarif eder: Seçimini kendi yapan birinin, erkini delege etmeyen birinin, toplumsal 63 Be k, Ulri h. iyasallığı İ adı, çe.nihat Ü er, İsta ul; İletişi Yayı ları, s. 64 Özgür yazılı -açık kay ak kodlu eserleri geliştiril esi e dağıtı ı içi kurula ö e li gruplarda iri ola DEBİAN gru u u sosyal sözleş esi e tüzüğü u ko uda ayrı tılı e açıklayı ı ir ör ektir. özleş e içi : Tüzük içi : 65 Paker, Murat. Ol ak e Yap ak Gerili i Arası da Biriki dergisi, Mayıs-Hazira, sayı -206 s.41

50 47 belirleyicilikten uzaklaşması ve artık kendi seçimlerini b y k ölç de gerçekleştirmesi ve böylece kendine olan yolcuğunu s rd rmesi, yaşaması, yaşamı bir sarmaşık olarak sarması kaçınılmazdır. 66 1zg r yazılım aktivistleri, microsoft un lisans erkini sorgularken, Paker in deyimiyle iktidarı da l zumsuzlaştırmaktadır lar. 67 SONUÇ (er başlangıç, eninde sonunda 1nce olanların devamı, Ve olayların kitabı (ep ortasından açık. Wislawa Szymborska, İlk Aşk şiirinden... Nobel Edebiyat 1d l, l Lehçeden İngilizceye çeviren Joanna Trzeciak. T rkçe çeviri G. Vassaf, l Sosyal hareketlere li yıllarda dahil olan bir aktivist olarak, konunun benim için pek çok açıdan hayati anlamı var. Zaman zaman yaşamımın merkezine oturan, özellikle kişilik gelişimimde referanslarımı oluşturan hareket meselesiyle elbette hem kişisel hem de d ş nsel dertlerim var. Son yirmi yılda, bu alanda farklı gruplar içinde çeşitli deneyimler yaşayıp, çoğu zaman meselenin hep benzer noktalarda tıkanmasından yılgınlık duygusuna kapılıp, ama bir t rl hareketsiz olamayıp, bu konu zerine kafa yoruyorum. 1zg r yazılım açık kaynak hareketini sosyal hareketler bağlamında ele aldığım bu çalışma, bu hareketin kalıcı ve s rd r lebilir bazı özelliklerinin sosyal hareketler pratiği açısından değerli ve önemli olabileceğini ortaya koyuyor. 1zg r yazılımcıların, karşı olmak için değil kendi olmak için bir araya gelişleri, hareketin samimiyeti açısından önemli bir gösterge. Bize oluşturulmuş/kurgulanmış değil halihazırda varolan bir aidiyeti gösteriyor. Bu açıdan kurgulanmış bir aidiyetten daha içten, değerli ve kalıcı. Geleneksel sosyal hareketler içinde öngör len muhalif kimliğin bir yaşam biçimine dön şmesi arg manı özg r yazılımcılar için yaşam biçiminin kendiliğinden muhalif bir içerik taşıması anlamına gelir. Yazılımın ortak alanda retiminin kısıtlanması, özg r yazılımcılar için bir t r yok oluşu ifade eder. Yazılım, maddi olmayan bir retimdir, dolayısıyla k resel d zeyde bedenlere ve beyinlere n fuz eden biyo-politik iktidarın n fuz edemeyeceği bir alanın varlığına işaret eder. Sonuçta elbette özg r yazılımcılar da aynı k resel d zenin retim ilişkileri içinde yer alırlar. Ancak, maddi olmayan emek, t m yle ele geçirilebilir, zerinde tam anlamıyla hakimiyet kurulabilir bir emek t r değildir. Sözgelimi bilgisayar yazılımı bir iş ten çok bir yaşam biçimi dir. Bu anlamda n fuz edilemez dir, direnmek istediğinizde kendi iç dinamiklerini yaratabileceğiniz bir alandır. 66 Anar, Abdullah. Mayıs Paker, Murat. Ol ak e Yap ak Gerili i Arası da Biriki dergisi, Mayıs-Hazira, sayı -206 s.41

51 48 1zg r yazılım-açık kaynak hareketinin gelecek perspektifinde devrimci-soyut bir topya bulunmaz ancak hareket, yaşamın şimdi ve burada dön ş m zerine bir ilişkiler b t n örg tlemiştir. (areket, lı yıllara uzanan geçmişinde, tek bir çizgide ve örg tl l kte gitmemiştir elbette ama temel ilkelerini koruyarak ve muhalif kimliğini daha da netleştirerek gelişmiştir. Başlangıçta öngör lmemiş olan, internetin yaygınlaşması gibi gelişmeler karşısında, duruşunu yenilemiş, örg tl l ğ n geliştirmiştir. 1zg r yazılım hareketinin sosyal hareket teorisine katkısı, k resel d zeyde bir ağ örg tl l ğ n s rd rebilir oluşudur. (areket, merkezsiz ve hiyerarşisiz, iletişimi ve etkileşimi artırmayla yönelik, ortak alanda retimi teşvik eden, tekilliklerin çoğunluğa feda edilmediği bir yapılanmayı yaşama geçirmektedir. Yazılım retimi açısından hareketin merkezi davrandığı söylenemez. Merkezi ele geçirmekten çok yeni bir yerel merkez oluşturma tutumu geliştirirler. Klasik sosyal hareketlerin aksine, bu böl nmeler hareket içindeki gerilimi artırmaz. Ç nk tartışmalar retilen r n zerinden y r t l r. 1zg r yazılım, tekil toplumsal öznelerin işbirliği hareketidir. Bireyler kendilerini ifade etmek için harekete katılırlar ve bir ön elemeye tabi tutulmazlar. Ortak alandaki işbirliğine katkıları konusunda da bir taahh tleri yoktur. Bu anlamıyla bir kurumsallaşma hantallığı taşımaz özg r yazılım hareketi, esnek ve refleksif bir yapıdır. 1rg t n amaç olmadığı dolayısıyla örg t içi hiyerarşilerin, iktidar birimlerinin oluşmadığı, yeden çok katılımcı kimliğinin geçerli olduğu özg r yazılım hareketinde, katılım ve retim zerinden gelişen bir tatmin yaşanır. 1zg r yazılımın kolektif çalışma anlayışının savaş karşıtlarından, yeşil/çevreci hareketlere, kadın hareketlerinden niversiteli ve hatta liseli gençlerin hayata geçirdiği pek çok demokratik özg rl kç harekete yeni olanaklar sağladığı söylenebilir. KAYNAKÇA Beck, Ulrich. Siyasallığın İcadı, çeviren.nihat Üner, İstanbul; İletişim Yayınları, Birikim Dergisi, Başyazı, Mayıs-(aziran, sayı -206 s.25 Birikim Dergisi, Başyazı, Mayıs-(aziran sayı -206 s.25 Castells, Manuel. Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve K lt r, Ağ Toplumunun Y kselişi,.cilt, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, Çalışkan, Koray. Birikim Dergisi, Tek Yol Topyek n Devrim mi? Mayıs-(aziran, sayı -206 s.34 Foucault, Michel. İktidarın Göz, çeviren )şıl Erg den, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, Foucault, Michel. 1zne ve İktidar Seçme Yazılar, çeviren )şıl Erg den, Osman Akınhay, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, G neyli, Akın D nden Bug ne 1zg r Yazılım, Sanal D nyada Bir (ayalet Dolaşıyor: GNU / LinuxBilim ve Gelecek Dergisi, sayı, Şubat Hardt, Michael Negri, Antonio. Çokluk, İmparatorluk Çağında Savaş ve Demokrasi, Çeviren Barış Yıldırım, İstanbul: Ayrıntı Yayınları,

52 49 Hardt, Michael Negri, Antonio. İmparatorluk, Çeviren Abdullah Yılmaz, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, Himanen, Pekka. (acker Etiği, İş (ayatına Yıkıcı Bir Yaklaşım, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, Lerner, Josh. Tirole, Jean. Some Simple Economics of Open Source, The Journal of Industrial Economics, (aziran, sayı., s Langlois, N.Richard. Creating External Capabilities: Innovation and Vertical Disintegration in the Microcomputer )ndustry, Business and Economic (istory,, sayı Newman, Saul. Birikim Dergisi, Devrim: Bir Strateji Serisi, Mayıs-(aziran, sayı -206 s.91 Paker, Murat. Birikim dergisi, Olmak ve Yapmak Gerilimi Arasında, Mayıs-(aziran, sayı -206 s.41 Perspectives on Free and Open Source Software, Ed.by Joseph Feller et all. MIT Press, 2005, London, Scott Lash, Risk Culture in Barbara Adam...[et al.] eds, The Risk Society and Beyond : Critical Issues for Social Theory, London : SAGE, 2000, ss Torvalds, Linus. Yalnızca Eğlenmek İçin, Ankara: Bilgi Yayınevi, İNTERNET KAYNAKLARI Akg l, Mustafa. Bill Gates ve Richard Stallman. URL: [Erişim tarihi 15 Nisan 2006] Anar, Abdullah. [Erişim tarihi: Mayıs ] Gencer, Mehmet. 1zel, B lent. Tunalıoğlu, V.Sinan. Oba, Beyza. Flexible Organizing and Identity Fragmentation in Free/Open Source Software Development, 22.Bergen Kolokyumu,1 Haziran 2006 URL: [Erişim tarihi: Ocak ] Moglen, Eben. The dotcommunist Menifesto, Haziran 2003 URL: [Erişim tarihi: Kasım ] Raymond, Eric Steven. (acker lığın Kısa Tarihçesi URL: [Erişim tarihi: Şubat ] Raymond, Eric Steven. Noosferi İskana Açmak URL: [Erişim tarihi: Ekim ] [Erişim tarihi: Ağustos ] [Erişim tarihi: Ocak ] [Erişim tarihi: kasım ] [Erişim tarihi: Temmuz ] [Erişim tarihi: Ekim ]

53 50 [Erişim tarihi: Şubat 2006] [Erişim tarihi: Mayıs ] [Erişim tarihi: Ağustos ] [Erişim tarihi: Aralık ] Encyclopedia Britannica Online, Academic Edition. URL: [Erişim tarihi: Aralık ] [Erişim tarihi: Kasım ] [Erişim tarihi: Kasım ] [Erişim tarihi: (aziran ] (12 Nisan 2006) [Erişim tarihi: Kasım ] [Erişim tarihi: Kasım ] [Erişim tarihi: (aziran ]

54 51 BİR CROWDSOURCING DENEMESİ ÖRNEĞİ: SECIMTAKIP.ORG METİN ÖZER

55 52 Kalabalık, bir amacı ve bu amaca hizmet etmek zere kurulmuş bir organizasyon b t n n çağrıştırmaktan uzak, sadece sayısal çoğunluğu ifade eden bir sözd r. Konvansiyonel yollarla yapıldığında uzun zaman ve birim emek isteyen işlerin, kalabalıkların organize işg c ve paylaşım becerisi sayesinde kolaylıkla ve hızlı tamamlanabileceğini gör yoruz. Bunun en iyi izlenebildiği ortam ise, ş phesiz medium ların birleştiği platform olan İnternet tir. İnternet: Bireysel Toplulukların Ağı İnternet, bireylerin kendilerini bir gruba ait hissetmesi ve bireyselliğin emniyet unsuru olan fikir, taraf ve aidiyet sahibi olmayı tetikleyen sosyal ağ yapılanmaları ile b y mektedir. Bireyselleşme, ağ zerinde hızlı ve mekansız şekilde meydana gelen sosyal ağ yapılarının, bireyi bir grubun parçası olma ihtiyacını aynı hızda ve bağımsız k resel bir mekan rahatlığında yaşayabilecekleri bir ağ yeliği fenomenidir. 1te yandan, post-modern olmanın ve Batı çerçevesinde ortalama ekonomik refahın çeşitlendirdiği ilgi alanlarının sayısız ve geçişken zeminlerde paylaşımı, hayat tecr belerinin aktarımı da internet ağı ile m mk n olur. Böyle bir medya, aynı anda herkesin m dahil olabileceği bir tiyatro sahnesi gibidir. İlgi alanları ve bu alanların meydana getirdiği topluluklar sayesinde kalabalıkların meşhur olma içg d s de tetiklenir. Birçok sosyal ağ sitesinin bireysel motivasyonlu topluluklar oluşturarak b y d ğ n gör r z.

56 53 Organize Kalabalık G çt r: Wiki, Wikipedia ve Wikinomics Bilgiye hızlı ve zahmetsiz ulaşabilmeyi sağlayan yatay ağ yapısı sayesinde internet, bilgi/katkı sağlayan kullanıcıların çabalarıyla kısa zamanda b y k alanlara yayılabilen tek medium olmayı da s rd r yor. Bu, internet d nyasının temel kavramlarından biri olan wiki nin anlam zeminini oluşturur. Aynı zamanda Web. teknolojileri de bu dönemde lerle birlikte karşımıza çıkar. Fakat bu dönemi web içeriğinin farklı tekniklerle sunulabilmesi değil, aray zlerin geliştiriciler ve sunucular tarafından sağlandığı, içeriğin ise bizzat kullanıcı tarafından oluşturulduğu bir zaman olarak tarif etmek daha anlamlı olacaktır. Sosyal Ağ Devrimleri ve Dijital Aktivizm Son tahlilde, t m bu motivasyonlar ve elimizdeki iletişim imkanlarını kullanarak ortaya çıkabilecek bir organizasyon becerisi mevcuttur. İnternet, belirli ilgi grupları veya ortak iş çöz m platformları oluşturmadaki becerisi ile ticari şirketlerin, sosyal m cadele gruplarının, politik hareketlerin ve çevre çalışmalarının en geniş hareket alanını meydana getirdi. 1zellikle Arap coğrafyasındaki politik isyanların ve gençlik hareketlerinin sosyal etkisini y ksek çarpan olarak b y ten sosyal ağlar, insanların y zy ze birlikteliğinin yerine geçen değil, bu birlikteliğin hazırlık safhasına hız ve organizasyon kolaylığı getiren bir platform olarak karşımıza çıkar. Açık Kaynaklı Haber Platformu Ushahidi: Nerede Ne Oluyor? Ushahidi, Kenyalı avukat Ory Okolloh tarafından seçimlerinin vatandaşlar tarafından izlenmesi ve serbest haber akışının sağlanması için hayata geçirilen bir sosyal web projesidir. Doğu Afrika'da kullanılan Swahili dilinde "tanık ifadeleri" anlamına gelir. Kullanıcılar, ushahidi.com sayesinde interaktif haritalar oluşturabilir. Ushahidi esasen konum temelli bir haber bildirim aracıdır. (aritanın istediğiniz noktasını işaretleyerek, fotoğraf ve video desteğiyle bildiriminizi girebilirsiniz. Kullanıcılar, siteye ilk girdiklerinde d nya haritasını değil, site yöneticisinin belirlediği öntanımlı bölgeyi ve bu bölge zerinde rapor edilmiş haberleri/olayları gör rler. İçerik yönetimi yetkilendirme esasına dayanır ve bildirim yayınları, birden fazla kullanıcının yönetici tarafından farklı seviyelerde yetkilendirilmesiyle kontrol edilir. Ayrıca haber bildirimleri için uygulamanın kendi aray z haricinde SMS ve Twitter entegrasyonları da vardır. Site yöneticilerinin belirlediği hashtag leri takip eden uygulama, bunları rapora dön şt r lmek zere içerik yönetim paneline çeker.

57 54 G venilirlik Yetkilendirme esasına göre çalışan ushahidi.com, içeriğin siteyi izleyen kullanıcılar tarafından g venilir olarak kabul edilebilmesi için iki basamaklı bir içerik editörl ğ uygular. Girilen herhangi bir içeriğin/haberin yayınlanabilmesi için yetkili kullanıcılar tarafından onaylanması gerekir. Bununla birlikte, onaylanan ve yayına giren haberlerin sorumluluğu içerik editörleri tarafından Doğrulandı durumuna getirilmesi de gerekir. Bu iki basamaklı yayın mekanizması, aslında İnternet in bireysel haber/bilgi paylaşımı ağı olarak kullanılmasında karşılıklı g ven ve bu g vene bağlı s reklilik/hayatta kalma ihtiyacına karşılık gelir. Sonuç olarak, s rekli doğruluğu teyit edilemeyen veya farklı haber kaynaklarınca yalanlanan bilgiler içeren bir yayının uzun s re takip edilmesi ve kullanılması m mk n olamaz. Ushahidi veya benzeri açık kaynaklı haber/içerik paylaşımına dayalı platformların özellikle sosyal olaylar ve vatandaş gazeteciliği çerçevesinde kullanılmasında konvansiyonel medya desteğinin olması gereklidir. (er ne kadar İnternet in basın ve haber alma özg rl ğ konusunda en iyi emniyet unsuru olduğu kabul edilse de, suistimale açık ve yanlış bilgilerle beslenen bir yayının hayatta kalması da doğal dengeler icabı- m mk n olmamaktadır. 1zellikle doğal afetlerde oluşan kriz ve merkezi olarak haber alıp-verememe durumlarında Ushahidi ve benzeri platformların, özellikle SMS gibi yardımcı bildirim kanalları sayesinde, hayat kurtarıcı olabileceği açıktır. Aynı projenin (aiti ve Şili depremlerinde de olayları yer belirterek raporlamak ve bir kriz haritası oluşturmak için kullanıldığını hatırlatalım. Açık Kaynaklı Uygulamaların Esprisi Nedir? Yazılım d nyasındaki iki ana kanaldan biri olan Açık Kaynaklı Uygulamalar, bu alanda çalışan ve d nya çapında uzmanların hayata geçirip yaşattığı ekonomik değerler olarak karşımıza çıkar. Ekonomik olarak ifade edilmesinin sebebi, karşılıklı değer alışverişine dayanan fakat bilgiyi ve bilgiyi işleyen uygulamaları yeniliğe açık ve kontroll bir şekilde t m kullanıcılara yaymakla, aslında bir alış-veriş ilişkisi meydana getirmesinden kaynaklanır. Açık kaynaklı sistemler, kullanabilmek için geliştiriciye cret ödenmesinin gerekmediği ve serbestçe dolaşabilen uygulamalardır. Açık kaynaklı yazılımları cretsiz yazılımlardan ayıran fark, uygulamanın kaynağının, yani çalışma esasını meydana getiren kodun kullanıcılar tarafından serbestçe değiştirilebilmesidir. Linux gibi sistemler belirli standartlara bağlı kalmak kaydıyla sosyal toplulukların da tabii ki liderleri ve s rekliliği sağlamak için belirli standartları olur- kullanıcıları tarafından geliştirilmeye açıktır. Burada önemli olan husus, geliştirmelerin yine özg r ve kendi biraraya geliş anlayışları çerçevesinde meydana gelen liderlik fonksiyonları ile toplulukların temsil ettikleri versiyonlarda yayınlanabilmesidir. Yani her Linux geliştiricisi bir paket yayınlayabilir ama kullanımın geniş kitlelerce takip edildiği merkez unsurlar topluluklardır societies.

58 55 İlk Adım: Kaynağın T rkçeye Kazandırılması Ushahidi, uygulamanın kullanıcılar tarafından değiştirilmesine olanak tanıyan, fakat resmi g ncellemeleri de yine kendi merkezindeki yönetimi tarafından yapılan, açık kaynak kodlu bir platform olduğu için, kodu ushahidi.com zerinden kolayca indirilebilir. P(P tabanlı bir uygulama olan Ushahidi, temelde iki sayfalık harita ana sayfası ve haber detay sayfası olmak zere bir kullanıcı aray z, içerik ve kullanıcı yönetiminin sağlandığı bir yönetici aray z nden oluşur. Bu nedenle yapılması gereken ilk iş, Ushahidi.com daki kodları indirip, syntax ı bozmadan ilgili alanları T rkçeye çevirmekti. (ızlıca yapılan bir iş böl m yle kodların T rkçeleştirilmesi tamamlandı ve syntax hataları giderildi. secimtakip.org un ziyaret edildiği lkeler

59 56 Kodların T rkçeye çevrilmesinin akabinde, kolay hatırlanabilecek ve seçimlere kadar elimizdeki iki haftalık kısa zaman diliminde markalaşabilecek bir alan adı bulup oradan yayın yapma konusunda ortak karar aldık. Kısa bir değerlendirme sonucunda bu ismi secimtakip.org olarak belirledik ve alan adını satın aldık (http://secimtakip.org). secimtakip.org, bu yazıyı yazanın da aralarında bulunduğu bir grup y ksek lisans öğrencisi ve hocaları tarafından hayata geçirilen bir ders projesinin adıdır. Planımız, alan adı ile birlikte bir hosting hizmeti de satın alıp secimtakip.org u kendi sunucumuz zerinde çalıştırmak ve tamamen bağımsız olmaktı. Gerçi bu bağımsızlık crowdmap sunucuları zerinde çalışırken de mevcuttur ama beklentimiz kendimize ait bir trafik oluşturmaktı. Yeri gelmişken, Ushahidi platformunun iki uygulama alternatifini de kısaca tanıtalım. Ushahidi ve Crowdmap Kaynak kodlarını ushahidi.com adresinden indirebileceğiniz uygulamayı, kendi sunucunuza kurabilir ve böylece istediğiniz alan adı zerinden yayın yapmaya başlayabilirsiniz. Seçimlere kısa bir zaman kalmış olması ve uygulamayı kiraladığımız sunucuya kurabilecek teknik bir ortak bulamadığımızdan dolayı, ikinci ve hızlı yol olan crowdmap uygulamasını kullanmaya ve secimtakip.org adresini bu uygulamaya yönlendirmeye karar verdik. Crowdmap de esasen, ushahidi platformunun t m yeteneklerine sahip ve şirketin kendi sunucuları zerinden cretsiz olarak aldığınız ön alan adlarını subdomain kullanarak hayata geçirebileceğiniz bir harita-blog platformudur.

60 57 secimtakip.org dan bir anlık haber dağılımı ve haber girişi gör nt s adresini alıp, yetkili kullanıcı tanımlamalarını yaptıktan sonra, sitemiz İngilizce haliyle haber kabul etmeye hazırdı. Fakat bu projede bizim en önem verdiğimiz nokta, uygulamanın T rkçeye kazandırılmış olmasıdır. T rkçeleştirme işleminde takip ettiğimiz yolu kısaca anlatalım. Ve Ushahidi T rkçe Konuşuyor! (erhangi bir web uygulamasında, son kullanıcının websitesine girdiğinde göreceği alanların çevrilmesi yeterlidir. Ushahidi.com adresinden indirebileceğiniz uygulama, toplam tane P(P sayfasından oluşuyor. Bu sayfaları herhangi bir kelime işlemcide 1rneğin MS Word açtığınız zaman, göreceğiniz kod parçasının içinde; = > ' ' formunda yer alan şeklindeki kısımlara karşılık gelen ifadeleri T rkçeye çeviriyor ve koddaki söz dizimini bozmadan yerine yazıyorsunuz. Mesela; 'captcha' => array( 'default' => 'Please enter a valid security code', gibi bir kod parçasında sadece 'Please enter a valid security code' kısmını çeviriyoruz. Bildiğimiz gibi bilgisayar dilleri İngilizce ya da T rkçe değildir, yani 'array' kısmını da çevirirsek sayfa çalışmayacaktır. Bu şekilde tane P(P sayfasının T rkçeleştirilmesinden sonra, ortaya çıkan T rkçe sayfaların ushahidi yöneticileri ile paylaşılması ve site zerindeki dil seçenekleri arasında TR nin de yer alması gerekiyordu. G zel bir tesad f: Twitter gerçekten işe yarıyor! Bu noktada, twitter zerinden gelen bir mesajla yollarımız Voice of America radyosu T rkiye web editör Dr. (akkı 1cal ile kesişti. Mayıs g n twitter hesabından, Ushahidi ve CrowdMap'in benzeri ama T rkçe bir App var mıdır? mesajını yayınlayan (akkı 1cal ın takip listemde yer alması sayesinde bu mesajını gör r görmez cevapladım. Bizde uygulamanın T rkçeleştirilmiş versiyonu vardı, o ise T rkçe bir uygulama arıyordu ve seçime bir aydan az bir zaman kala böyle bir karşılaşmanın sonucu olarak ortak çalışmaya başladık. Aynı g n n gecesi yapılan bir Skype gör şmesi ve kodların kendisine iletilmesinin akabinde, Voice of America olarak T rkiye seçimlerini konu alan bir crowdsource işi için de kaynak doğmuş oldu. Dr. (akkı 1cal ın Ushahidi yetkilileriyle yazışarak, T rkçe dilin uygulama seçenekleri arasına eklenmesi konusundaki yardımları neticesinde Mayıs g n twitter hesabımızdan şu mesajı yayınladık:

61 secimtakip secimtakip.org adresiyle yayındayız! Açık kaynak kodlu vatandaş gazeteciliği platformu artık secimtakip.org adresinde! Mayıs İletişim Planı secimtakip.org u internet zerinde örg tleyebilmek ve katılımı y ksek tutmak amacıyla bir sosyal medya iletişimi kurmak gerekliydi. Zamanın az olması dolayısıyla, bu iş için olmazsa olmaz sayılacak iki adım attık; bir twitter ve facebook sayfası ile sesimizi duyurmaya çalıştık. Crowdmap uygulamasının bir eklentisi add-on olan twitter bağlantısını kullanarak, #secimtakip ve #secim2011 hashtag lerini tarayarak bu etiketleri taşıyan mesajların doğrudan sitede haber olarak yayınlanması m mk n oldu. Seçim g n hesabını takip eden kişi bulunuyordu. Bir internet projesinin yayılma potansiyeliyle orantılı olarak geleneksel medya desteğine b y k ölç de ihtiyaç duyduğunu fark ettik. T rkiye basınından görmediğimiz ilgiyi bizi web zerinden muhtemelen yayılan twitter mesajları sayesinde) bulan El Cezire televizyonu gösterdi. Seçimleri izlemek zere Katar dan İstanbul a geldiklerinde ekiple bir gör şme yaptılar. Yeni medya ve sosyal ağların kendi kendini b y tme potansiyeli, bu ağların kullanım alanları ve insanların hangi amaçla orada bulundukları/elde edecekleri fayda doğrultusunda şekilleniyor. secimtakip.org, pratik anlamda politik eylemciliği öne çıkaran bir oluşum değil, politik katılımı ve vatandaş gazeteciliğini hedefleyen bir iş olduğu için, T rkiye deki İnternet kullanıcısının g ndelik ilgisini kazanamamıştır. Sosyal ağlarla ilgili b y me stratejileri geliştirenlerin zerinde çalışabilecekleri bu konuda bir fikir vermesi açısından, Voice of America radyosunun Ukrayna masası tarafından bu lkenin genel seçimlerinde hayata geçirilen crowdmap uygulamasına kullanıcılar tarafından bin civarında haber/yorum/bildirim girildiğini belirtmek faydalı olacaktır.

62 59 Sonuç ve İstatistikler Seçim g n akşamı itibarıyla haber akışına, twitter ve facebook iletişimine son veren secimtakip.org için bazı istatistikleri paylaşalım: Sayılarla secimtakip.org Onaylanan yayına giren haber sayısı 1138 Toplam tekil ziyaretçi sayısı 1755 Toplam sayfa gör nt leme sayısı 4221 secimtakip.org un ziyaret edildiği farklı lke sayısı 26 Twitter takipçi sayısı 497 seçim g n akşamı itibarıyla secimtakip.org ekibi

63 60 TÜRKİYE DE VİRAL PAZARLAMA/REKLAMCILIĞA BAKIŞ SİMGE TEZEL

64 61. DİJİTAL MEDYA. T rkiye de İnternet Kullanımı T rkiye İstatistik Kurumu nun T rkiye de internet kullanımı zerine yapmış olduğu araştırmaya göre; T rkiye de, Nisan ayı itibariyle tekil hanelerde internet kullanımı, %. oranındadır. Bu oran Nisan ayına göre %. oranında artış göstermiştir. yılında internet kullanan %. lık dilimin, %. ADSL bağlantısı kullanmaktadır. Bu rakamsal veriler, hızlı ve d ş k maliyetli internetin, internet kullanımını yaygınlaştıran bir etmen olduğunu göstermektedir. yılı Şubat-Nisan ayları arasında; internet kullanan bireylerin %, i e-posta göndermek-almak, %, i sohbet odalarına, haber gruplarına veya çevrimiçi tartışma forumlarına mesaj göndermek, anlık ileti göndermek, %, i haber, gazete ya da dergi okumak, haber indirmek, %, si mal ve hizmetler hakkında bilgi aramak, %, si oyun, m zik, film, gör nt indirmek ya da oynatmak için interneti kullanmıştır T rkiye İstatistik Kurumu. T rkiye de yılı son çeyreği itibariyle toplam internet abone sayısı, milyona ulaşmıştır. Bu dönemde, bir önceki ç aylık döneme göre yaklaşık %, artış gerçekleşmiş olup; özellikle fiber, mobil ve kablolu internet abonelerinin artmasıyla birlikte internet abone sayılarındaki genel artış da devam etmiştir. Toplam internet abone sayılarının yıllık b y me oranı ise %, olarak ortaya çıkmıştır.. Dijital Medya Tanımı Bazı d ş n rlere göre; bilgi toplumunun temeli, tarım toplumuna kadar uzanmaktadır. Tarım toplumu, daha az eforla hem talebi karşılayabilmek hem de ticaret yapılabilecek kadar mahsul elde edebilmek amacıyla zamanla makineleşme yoluna gitmiştir. End stri devrimine de sebebiyet veren bu toplumsal dön ş m Sheth, Eshghi ve Krishan, kuşkusuz olarak toplumsal standartlaşmanın da başlangıcı sayılmaktadır. Bu kapsamda; radyonun ve daha sonra televizyonun da icadı ile kitlesel iletişim de bu yeni retim ve t ketim modelinde yerini almıştır. Bu araçlar sayesinde bilgi ve mesajlar, karşı tarafa rahatça iletilebilinirken, iletişim araçlarının kapsamı itibariyle de tek yönl bir etkileşim bulunmaktaydı.. y zyılda ise özellikle internetin icadı ve toplumsal pratiklerde internet in bir iletişim aracı olarak kullanılmaya başlanması ile bilgi nihai t ketici tarafından son derece verimli ve hızlı bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. T rkiye de ise internet kullanımı ların sonundan itibaren ortaya çıkmakla beraber, lerin başında toplumsal anlamda g ndelik hayata girmeye başlamıştır. 1zellikle ADSL sistemine geçişle birlikte son kullanıcı arasında da yaygın hale gelen internet, son kullanıcı için azalan maliyeti ile daha ulaşılabilir bir iletişim unsuru haline gelmiştir. İnternet, zamansız ve mekansız bir dijital ortam aracılığıyla iletişimin kolaylaşmasına sebebiyet vermiştir. Mekansızlaşma ve zamansızlaşma olarak ele alınan bu yeni olgu, bazı d ş n rlere göre aslında k reselleşmenin başka bir unsuru olarak da ele alınmaktadır. Bu kapsamda k reselleşme ve internet iş d nyasında, farklı ortaklıklar sağlanabilecek şirketlere ve son kullanıcıya kadar rahatça ulaşılabilecek çok geniş bir pazar olanağı sunmuştur Sheth, Eshghi ve Krishan,.

65 62 T m bu gelişmelerle beraber, medya da içerik olarak k reselleşmiştir. Yeni dijital mecralarla birlikte anılmaya başlayan geleneksel medya, bilgi akışını hızlandırırken aynı zamanda yeni dijital medya içerisinde de kendine farklı alanlar ve işlevler edinmiştir. Bu kapsamda geleneksel ve dijital medya her ne kadar yapısal olarak farklılıklar içerse de, yeni yapı içerisinde birbirini desteklemekte ve varoluşlarını bu doğrultu zerinde gerçkleştirmektedirler.. Geleneksel Medya ve Dijital Medya Karşılaştırması Geleneksel medya olarak adlandırılan televizyon, radyo, gazete gibi kitle iletişim araçları, tekilden çoğula doğru bir bilgi akışı sağlarken; yeni medya olarak adlandırılan dijital ve mobil ortamda ise, çoğuldan çoğula doğru bir bilgi akışı söz konusudur. Artık bireyler dijital kamusal alanlarda var olmakta ve sosyal kimliklerinin bir parçası olarak yeni medyanın farklı unsurları ile dijital kimliklerini de yaratmaktadırlar. Bu s reç bireyi daha katılımcı ve aktif kılarken, iletişim ve pazarlama dinamiklerinin de değişmesine yol açmıştır. (offman ve Novak, yeni medya sistemlerinin geleneksel medyadan ayrıştığı yönleri ç başlık altında toplamıştır. İlk başlıkta; yeni medyayı, gerçeğin bir sim lasyonu değil, gerçeğe alternatif bir dijital d nya olarak tanımlamıştır. İkinci başlıkta ise; yeni medya ve t ketici ilişkisi deneyimleme zerinden tanımlanmıştır. (offman ve Novak dijital ortamın katılımcı ve birey odaklı yapısının t keticiye deneyim bazlı bir altyapı sunduğunu, başka bir deyişle t keticinin pazarlama s recine dahil olduğunu belirtmiştir. Son başlıkta ise; t keticinin dijital ortamda, sosyal hayata kıyasla daha katılımcı olmasının, bireyi daha aktif kıldığını belirterek, bu durumun t keticiye pazarlama iletişiminde g ç kazandırdığını belirtmiştir (offman ve -3; 1996). Reklam ve pazarlama mesajları açısından her iki mecra karşılaştıralacak olunursa; geleneksel medya, mesajları kitlelere yayarken, dijital mecra, sadece ona erişimi olanlara iletme olanağına sahiptir. Aynı zamanda pazarlama uzmanlarının gör ş ; dijital ve geleneksel mecrada yapılan reklamların, verimliliği açısından birbiriyle karşılaştırılamayacağı ve pop ler k lt r n halen geleneksel medya zerinden retildiği yön ndedir. Pop ler k lt r unsurlarının b y k bir çoğunluğu geleneksel mecrada retilmesine rağmen, her iki medyanın da birbirini tamamlayıcı unsurlara sahip olduğu gözlemlenebilir. Dijital mecra, esnek, interaktif, kullanıcının kendi kendine keşfedip şekillendirebildiği, paylaşım yapabildiği, içeriği kendine mal edebildiği bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Geleneksel mecra tek taraflı ve dijital platforma göre daha didaktiktir. Mecra olarak ise daha pahalıdır. Aynı zamanda mesajlar kişiye özel olarak şekillenmez ve mesaj kitleler zerinden ortaya çıkar.. İNTERAKTİVİTE Sosyal iletişim alanında interaktivite, kullanıcıların aktif katılımına dayanan bir durum olarak tanımlanmaktadır. İnternet ile iletişimin niteliksel ve niceliksel olarak yaşadığı dön ş m, iletişim kaynağı ve kullanıcısı arasındaki ilişkiyi de değiştirmiştir Argan ve Tokay Argan ;. Kullanıcılar, dijital d nyada sadece alıcı olmakla kalmayıp, aynı zamanda içeriğe m dahale edebilen ve değiştirebilen unsurlar olarak yer almaktadır. Bu kapsamda; Damian Ryan ve Calvin Jones; yeni medyaları teknolojik bir evrim olarak değil, insanların teknolojiyi kullanma biçiminde yaşanan bir evrim olarak nitelendirmektedir Ryan, Jones ;. Kullanıcı, artık web ile karşılıklı etkileşim içerisindedir. Bloglar, mikrobloglar, video paylaşım siteleri gibi dijital

66 63 platformlarda kullanıcılar içerik retebildikleri ya da paylaşabildikleri gibi aynı zamanda içeriği farklı unsurlar zerinden t ketedebilmektedirler. Teknolojinin nitel ve nicel gelişimi, markaların iletişim şekillerini de hızla değiştirmektedir. Bu kapsamda, John D. Leckenby kullanıcılarla birlikte, iletişim araçları arasında da bir değişimin yaşandığından bahsederek, bu medya döng s n ç ayrı basamakta inceliyor Stafford ve Ronald 18- ;. İlk basamak olan aktarım başlığı altında; iletişim araçlarının değişim s reçlerinde geleneksel özelliklerinden kopmadığını, aksine bu özelliklerini koruduğu belirtilmektedir. İkinci basamakta ise iletişim araçlarının kullanıcıya özel olma durumu değerlendirilerek, araçların kitleler zerinden nişleştiği vurgulanırken, son basamakta ise ; mecralar arası etkileşimde geleneksele bir anlamda dön ş olacağının zerinde duruluyor.. Convergence Kavramı (enry Jenkins in sıkça zerinde durduğu bu kavram, içerik akışının birçok farklı medyadan eş zamanda sağlanması olarak tanımlandırılmıştır (Jenkins Convergence Culture: Where Old And New Media Collide, 3; 2006). Jenkins, bu tanımı yaparken araçlar arası bir akış zerine değil, kullanıcılar arasındaki akışa ve bu akışın dominant medyaya yansıma biçimlerine yoğunlaşmaktadır. Yeni medyada bireyler katılımcı olarak enformasyon reticisi olarak konumlanmaktadırlar. İçerik retiminde bireyin devreye girmesi, medya araçlarının iç içe hareket etmesini ve aynı zamanda, birbirine bağlı ve hatta etkileşim içinde s rd rmesini de kaçınılmaz hale getirmiştir. Üretim-t ketim perspektifinden bakılacak olursa, medyada t keticinin var olmadığı bir retim ve pazarlama s reci artık d ş n lemez olmuştur. Bu kapsamda, t keticinin var olduğu sosyal alanlar; paylaşım siteleri, mikrobloglar ya da bloglar gibi farklı çevrimiçi ağlar zerinden ortaya çıkmaktadır. T keticilerin dijital platformda gör şlerini paylaşması ve diğer t keticilerle bu yolla etkileşim haline geçmesi, eylemi kolektifleştirerek katılım k lt r n de olanaklı kılmaktadır. Katılımcı k lt r n, pazarlama literat r nde buzz kavramı olarak evrimleştiği bu s reç içerisinde, Emanuel Rosen buzz kavramını spesifik bir marka ile ilgili yapılan ağızdan ağıza pazarlama olarak tanımlamaktadır Rosen ;.. Katılım K lt r Web. kullanıcılara içerik retme şansı tanıyarak, diğer geleneksel medyanın tekil yapısını, çoğul ve etkileşimle bir yapıya taşımıştır. Wikiler, bloglar, sözl kler, mikrobloglar gibi sosyal ağlarla birlikte; internet bağlantısına sahip olan kullanıcılar, dijital ortamdaki enformasyon akışına, kimi zaman içerik reterek, kimi zaman ise varolan içeriği yeniden reterek dahil olabilmektedir. (enry Jenkins, katılımcı k lt r tanımlarken; bireyin katılımcı k lt rde kendini yaratıcı olarak daha fazla ifade ettiğine ve kamusal olaylara daha fazla katılım sağladığını belirtir. Jenkins e göre; birey tarafından retilen ve paylaşılan içerik, bir şekilde farklı kullanıcıları da etkiler ve içerik retimi bu döng de etkileşimli olarak devam eder Jenkins, Confronting the challenges of participatory culture, -6, 2009).

67 64. Ağızdan Ağza Pazarlama Ür n veya hizmet satın alımı gibi birçok konuda, yapılan araştırmalar, kişilerin satın alımı en fazla arkadaşlarının ve/veya yakınlarının tavsiyeleriyle gerçekleştiğini ortaya koymuştur (Euromonitor International; 2008). Bir markaya ait r n n veya hizmetin, doğal olarak, markanın hiçbir m dahalesi olmadan tavsiye edilerek yayılmasına organik ağızdan ağza pazarlama adı verilmektedir. Marka tarafından tanıtım çalışmalarında bulunularak ortaya çıkan ağızdan ağza pazarlama durumunda ise, markaların bir kampanya başlatarak t keticilerin kendilerinden bahsetmesini sağlaması olarak tanımlanmaktadır (Ryan ve Jones 4; 2009). G n m z d nyasında markalar, t keticisine salt r n retmekten çok daha fazla sorumluluklara sahiptir. End stri çağında teknolojinin, makinelerin gelişmesiyle ve seri retimin hayatımıza girmesiyle, t ketim daha demokratik bir yapıda işlenmeye başlandı. Bu kapsamda özellikle, bilgi çağında yaşanan toplumsal değişim ve dön ş m, bilgiyi demokratik bir hale sokarken, bilginin retiminde bireyler de söz sahibi olmuştur. Başka bir deyişle, bilginin dijitalleşmesi, bireyin katılımını sağlayarak demokratikleşmenin ön n açtı Sheth, Eshghi ve Krishan ;. 3. SOSYAL MEDYA Son yıllarda T rkiye de de yaygın olarak kullanılmaya başlanan sosyal medya platformları; kullanıcıların, çevrimiçi platformlarda bir araya geldiği, içerik paylaşamında ve retiminde bulunduğu ve birbirleriyle karşılıklı etkileşim halinde olabildikleri dijital platformlar olarak tanımlanmaktadır (Ryan ve Jones 152; 2009). Sosyal medyanın birçok kullanım şekli var. Mikrobloglar, sosyal ağ siteleri, bloglar, forumlar, vikiler gibi farklı kullanım şekillerine sahip olan sosyal medya mecraları, gerek nitel gerekse nicel anlamda farklı yapısal özellikleriyle birbirlerinden ayrılmaktadır. 3.1 Bloglar Son yıllarda dijital d nyanın en önemli paylaşım alanlarından biri haline gelen bloglar, kronolojik sırayla gör nt lenen ve çoğunlukla spesifik bir konu çerçevesinde yazılan yazı, fotoğraflardan ve / veya videolardan oluşan dijital platformlar olarak işlevlendirilmektedir. Bu platformlarda arama böl m ve blog sahibinin karar vereceği butonlar, uygulamalar kullanıcılar tarafından kişiselleştirilebilmektedir. G n m zde bloglar sadece içerik akışı sağlayan çevrimiçi gazeteler olarak kabul edilmekte olsa da, bloglar g n geçtikçe daha da kolektif dijital alanlara dön şmektedir. Bu kapsamda bloglar, kullanıcılara takip sistemi sunarak, en son yazılan metinler hakkında uyarılar vermektedir. Aynı zamanda, yazılan metinler sonunda yorum kutuları da bulunduran bloglar, blog takipçileri ve blog yazarı arasında bir etkileşimin oluşmasına sebebiyet vermektedir. T rkiye de blog k lt r hen z çok yaygınlaşmamış olsa da, son yıllarda özellikle moda blogları olmak zere, pazarlama d nyasında yerini alacak kadar dikkat çekmiş bloglar ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda d zenlenen en iyi blog yarışmaları da kullanıcıları teşvik amaçlı olarak her yıl yapılmaktadır.

68 Mikrobloglar Mikroblog kavramının ortaya çıkmasına sebebiyet veren Twitter, dijital platformlarda bilgi paylaşımı ve akışına farklı bir boyut getirmiştir. Dijital d nyadaki içerik kapsamının çok y ksek oranda artmasına yol açan bu platform, aynı zamanda kullanıcılara farklı ifade yollarını retme ve yaratma şansını da doğurmuştur. Platformun en önemli yapısal özelliği olarak kabul edilen karakter sınırlaması, içeriğin nişleşmesine sebebiyet vermektedir (Prince and Hill 11; 2010). Bloglarda olduğu gibi kullanıcıların birbirlerinin takip edebildiği bu sistemde, t zel kişilerden anonim kullanıcılara, kurumsal markalardan sivil toplum kuruluşlarına kadar bir çok farklı yapıya profil açma şansı tanımaktadır. 3. Sosyal Paylaşım Siteleri Sosyal paylaşım siteleri, özellikle lı yıllarda 80630, Yonja gibi çok yoğun sayıda kullanıcıya hitap etmiş furyalarla T rkiye de boy göstermiş, sonrasında gençlerden ziyade neredeyse internet kullanıcılarının tamamına Facebook ile yayılmıştır. Bu gibi sosyal paylaşım sitelerinde, kullanıcıların b y k böl m metin, fotoğraf, video gibi çeşitli formlarda içerik retebilmekte ve paylaşabilmektedir. Bu kişiler, katılımcı bir k lt r n aktif katılımcıları olarak gör lmektedir. 3. Sözl kler: tarihinden bu yana, özellikle T rkiye de internet kullanıcıların ilgisini çekmekte olan Ekşi Sözl k, interaktif sözl k formatına önc l k etmektedir. Bu kapsamda; Emet G rel ve Mehmet Yakın, Ekşi Sözl k şu şekilde tanımlamaktadır: G rel ve Yakın ; Ekşi Sözl k; sözc k, terim, kavram ve kişilere ilişkin bilgi, deneyim, gözlem, espri, yorum, anket, link ile kaynak içeren interaktif bir platform ve veri tabanı olarak tanımlanabilmektedir. T rkiye nin en çok takip edilen web siteleri arasında yer alan ve T rkiye de siber k lt r n oluşumunda önemli bir rol stlenen site, başarılı ve önc bir İnternet oluşumu olarak dikkat çekmektedir. Doğrunun ne olduğuna ilişkin kalıpların sorgulanmasına aracılık eden ve kendiliğinden d zen esasına göre işleyen sanal bir oluşum olan Ekşi Sözl k, çağcıl d nyaya özg bir iletişim biçimini tanımlaması nedeniyle postmodern elektronik k lt r bağlamında incelenebilmektedir Ekşi Sözl k, g n m zde birçok interaktif sözl ğe önc l k etmektedir. 1zellikle son yıllarda, kurulan sözl klerin, klon olmaktan çıkıp farklı konseptlerle önce dijital, sonra çevrimiçi d nyada yer aldığını görebiliriz. Son yılların pop ler interaktif sözl klerinden biri olan İnci Sözl k, T rkiye de gerçekleştirilen Genel Seçimlerinde, Eskişehir den bağımsız milletveki adayı çıkararak, kamuoyunda da oldukça ses getirmiştir.

69 66 4. DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE VİRAL 4.1 Viral pazarlama T keticinin daha belirleyici ve dominant olduğu yeni iletişim çağında, kişilerin fikirleri yerine tecr beleri daha fazla önem taşımaktadır. Bu kapsamda t keticilerin ve aktörlerin bir arada yer aldığı platformlar, tecr belerin paylaşılması adına önemli bir işlev görmektedir. Bug n birçok t ketici, r n satın alımı yapmadan önce bu platformlardaki yorumlara ve yaşanan tecr belere dayanarak, alışveriş s reçlerini tamamlamaktadırlar. Dolayısıyla bu gibi dijital platformlar, t keticinin karar verme s recinin bir unsuru haline gelmektedir. Viral pazarlama, çoğu pazarlama uzmanına göre, ağızdan ağza pazarlamanın dijitale yansıması olarak kabul edilmektedir. Draper Fisher Juvertson, dijital zerinden gerçekleştirilen viral pazarlama yı vir tik bir hastalığın v cutta yayılma hızına benzeterek, viral pazarlamanın da t keticiler arasında bilginin hızla yayılma temeli zerine kurulu olduğundan bahsetmiştir. Bu kapsamda; Viral pazarlama, bir r n tavsiye etme durumundan ziyade, verilmek istenen mesajın bir t keticiden diğerine aktarılması olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda; Justin Kirby, viral videoların, marka farkındalığı yaratmak için en verimli yol olmadığını, diğer mecralarla beraber doğru şekilde kullanıldığı takdirde, marka farkındalığını artırmak ve t keticinin markayı sahiplenerek arkasında durması konularında fayda sağlayacağından bahsetmektedir Kirby, Justin ;. Gelişen genişbant teknolojisi ve bunun hayatımıza giriş hızı sayesinde, insanlar içeriğe geçmişe kıyasla daha rahat ulaşabilmektedir. İçeriğin çeşitlenmesi, interneti artık yalnızca bilgi alma veya alışveriş yapma alanı olmaktan çıkarıp, yavaş yavaş, insanların eğlence hayatının bir kısmını bu içerik zerine kurmasını da beraberinde getirmektedir. Böylece web siteleri de artık eğlenceli içeriği artırma ve t keticinin dikkatini bu şekilde çekme yoluna giderken, bu durum viral pazarlamanın dijitalde daha da fazla var olmasına sebebiyet vermektedir. 4.2 Viral videolar ve Viral reklamlar Viral ismi, çok hızlı şekilde çok fazla kişiye yayılan vir tik hastalıklara gönderme yapılarak verilmiştir. Kullanıcıların dijital mecralarda deneyimledikleri herhangi bir içeriği, mevcut dijital mecranın sınırları dahilinde çevresindeki kişilerle paylaşmaları ve bu eylemi tekrarlayan her kişi sayesinde, içeriğin çok hızlı bir şekilde y z binlerce t keticiye ulaşması, viral pazarlamanın temelini oluşturmaktadır. Bir viral reklamda genellikle markanın çok fazla göz ön nde bulunmadığı ve markanın videonun kurgusuna yedirilmiş olduğu gör lmektedir. Viral reklamlar; t ketici tarafından onların talepleriyle ulaşılan, paylaşılan, konuşulan ve reklam kuşakları arasında kaybolup gitmeyen bir yapıya sahiptir. Bu konuda pazarlama uzmanları; artık mesajların pazarlamacıdan t keticiye değil, t keticiden t keticiye iletilen içeriklerde bulunduğundan bahsetmektedir. Bu kapsamda; eğer kampanya başarılıysa ve t keticinin ilgisini çekiyorsa, t keticilerin birbirlerine önerme sayıları artacaktır ve videonun yayılımı geometrik bir şekilde artacaktır Kirby, Justin ve Marsden, Paul ;. D nyada çok fazla örneği gör lebilen viral video yönteminin amacı; markanın, t keticiyi sıkmadan, mesajını kitlesine ulaştırmasıdır. Viral videoların, markanın ana mesajını birebir iletmek veya mutlak surette

70 67 bilgilendirici olmak gibi bir takım pazarlama odaklı hedeflerinin olmasından ziyade, asıl amacı t keticinin mesaja kendi isteğiyle ulaşmasını sağlamaktır. G n m zde gör len viral videoların niteliksel özelliklerine baktığımızda, içeriklerde ortak unsurun eğlence olduğu ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte videonun doğal olması, yani amatör donanımla çekilmiş olması ve prod ksiyon altyapısı yerine doğal bir ortam ve oyunculuk unsurlarını içermesi, izleyicinin videoyu daha gerçekçi bulması açısından b y k önem taşımaktadır. Aynı zamanda tavsiye, paylaşım ve videonun aldığı tıklama sayısının t ketici tarafından gör lebilmesi gibi unsurlar da, kullanıcı da merak uyandırarak içeriğe erişimi sağlayabilir. Kısa videolar daha çok tercih edilirken, s r kleyici bir viral videoyu t ketici yarıda kapatmamaktadır. 4.. Video Yayılımı Bir içeriğin viral olabilmesi için o videonun dijital ortamda yayılması gerekmektedir. Başka bir deyişle; bir videonun viral değeri taşıyabilmesi için öncelikle videonun kamusal alanda gör n rl k sağlaması ve kullanıcının birey bazında videoda bir etkisinin olması gerekmektedir. Bu etki; en genel haliyle videonun farklı dijital platformlarda paylaşımda bulunulması olarak tanımlanabilir Spoof Son zamanlarda dijital mecralarda bir trend haline gelen Spoof terimi, pop ler olan videoların taklitlerinin veya onlara cevap niteliği taşıyan farklı videoların, dijital mecralara yayılması ya da içeriğin değiştirilerek yeniden yorumlanması olarak tanımlanabilir. Viral reklamların katı olmayan yapıları sayesinde, cevap niteliği taşıyan bu devam filmleri kimi zaman firma, kimi zaman kullanıcılar tarafından çekilmekte ve marka bilinirliği bu şekilde artmaya devam etmektedir. Viral videolarda olduğu kadar artık viral reklamlarda da spoofing öğelerin sıkça ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. 1rneğin, Gittigidiyor.com tarafından gerçekleştirilen Fulya nın İntikamı adlı viral video çalışmaya karşılık olarak birçok video çekilmiş ve dijital mecralar zerinden paylaşıma sunulmuştur. Bu gibi spoofing videoları içerik olarak; bir yandan markanın bilinirliğini artırırken, bir yandan da dijital mecrada bulunan kullanıcıları içeriğe katkı sağlatmaktadır Yemleme Yemleme yöntemi literat rde bir çeşit ağızdan ağza pazarlama yöntemi olarak kategorilendirilmektedir Kirby, Justin ve Marsden, Paul ;. Bu yöntemin amacı, marka sadakati sağlamak ve bireylerin marka hakkında korumacı bir davranış biçimi geliştirmelerini sağlamaktır. Jenkins klasik yemleme metodunda; (awthorne etkisi ve kanaat önderlerinin satışları yönlendirmedeki rol olmak zere iki önemli yapısal unsurun olduğunu belirtmektedir. (awthorne Etkisi, literat rde önemsenmek metaforu zerine kurulmakta ve bir deneyin parçası olan aktörlerin daha motive ve retken olacağı belirtilmektedir. Bu kapsamda (awthorne etkisi; sosyal medya içerik reticilerinin performanslarının dijital mecranın kapsamı doğrultusunda kabul görmesi ya da önemsenmesi ve bu mecralarda daha zengin bir içerik sunulması açısından önem taşımaktadır.

71 Internet Mimleri Mimes, mimetik kelimesinin kısaltması olarak, k lt re dayalı bir bilginin, bir topluluğu harekete geçirmesi, topluluk için bir anlam taşıması ve toplumu şekillendirmesi anlamına gelmektedir. Bu terim, yılında, bir genetik bilimci olan Richard Dawkins tarafından ortaya atılmış ve Dawkins in önermesine göre, k lt rel gelişim ve değişim; fikir retimi, bilgi ve diğer k lt rel öğeler zerine evrilmiştir. Dawkins mimlerin ç ana karakteristiği olduğundan bahsetmektedir: Gerçeğe uygunluk, verimlilik ve uzun öm rl l k. Gerçeğe uygun olma durumu; mimlerin, içinde yayılacağı toplum veya topluluktan bir parça taşıyor olması anlamına gelmektedir. Verimlilik kriteri ise mimin nerede paylaşılacağı ve yayılmaya nereden başlayacağı konusunda önem taşımaktadır. Son olarak, uzun öm rl olma durumu, mimin başarılı olduğunu gösteren bir faktör olarak kabul görmektedir Memes and Affinities: Cultural Replication and Literacy Educaton ;. İnternet mimlerinin tamamı viral pazarlamanın bir unsuru olarak kabul edilebilirken, t m viraller bir mim olarak kabul edilemez. Viralin kapsayıcı olduğu bu tanımda ikisinin farkı, mimlerin, k lt r n bir parçasını oluşturmasıdır. Dijital ortamdaki mimler ise, dijital platformların kapsamları doğrultusunda ve platformların kullanıcıları tarafından retilip yaygın hale getirilmektedir. Bu kapsamda bir çok dijital platform kendi mimlerini yaratmaktadır. Son dönemde pop ler k lt r n önemli öğelerinden biri olan İnci Sözl k kullanıcılarının rettiği ve g nl k hayatta özellikle gençler arasında kullanılan birçok kalıp bulunmaktadır. Panpa kelimesi, gençlerin birbirine karşı sık sık kullandıkları bir hitap şekline dön şm şt r Fan K lt r Fanatik kelimesinin kısaltılmış hali olan fan sözc ğ n n kökeni latinceye dayanmakta ve bir tapınağa kendini adamış kişi olarak tanımlandırılmaktadır. Fan kelimesi ilk kez 19. y zyılda, profesyonel spor maçlarını izlemeye gelen kişiler için kullanılmıştır. O zamana kadar spor m sabakaları sadece sporcuların katıldığı bir aktivite iken, o dönem, seyircilerin de bulunup destek verdiği bir organizasyon haline gelmiştir. Fakat fan kelimesi, eski dini anlamından, yani şeytani bir davranış biçimine sahip olabilen ve kendini bir tapınağa bu şekilde adamış kişi olarak bilinen negatif anlamından hiçbir zaman tam anlamıyla kopmamıştır (Jenkins Textual Poachers: Television fans and participatory culture. ;. (enry Jenkins, g n m z d nyasındaki fan profilini; eğitimli, zamanını pop ler k lt rle ilgilenmek yerine bir yapıya/olguya adayan kişiler olarak tanımlamaktadır. Jenkins, bu durumu y ksek eğitime sahip kişilerin, geleneksel kesime hitap eden pop ler k lt rle aralarındaki bariyeri kaldırma çabası olarak okunabileceğini belirtir. Ayrıca, fanlığı cinsiyet zerinden tanımlarken, kadınların daha kurgusal konulara, erkeklerin ise sonuca yönelik rasyonel konulara daha ağırlık verdiklerini belirtmiştir (Jenkins Textual Poachers: Television fans and participatory culture. ;. Fanların rettikleri rit el ve pozitif değerler, pazarlama bazında markanın hem tanıtımına hem de imajına pozitif katkı sağlamaktadır. Bu durum pazarlama uzmanları tarafından, fanların markalara göstermekte olduğu bir t r gön ll hizmet olarak tanımlanmaktadır. Ağızdan ağza pazarlamanın b y k önem taşıdığı ve t keticilerin markalar ve pazarlamacılardan çok birbirlerine inandığı ve birbirlerinin fikirlerine değer verdiği dijital pazarlama çağında, markaların t keticileri kitlesel fanlara dön şt rme s reci daha da anlamlı hale gelmektedir. Bug n birçok fan, t kettikleri markalara derin sadakatleriyle ön plana çıkarken, dijital

72 69 platformlarda paylaşımları ve retimleriyle markalarına sadakatlerini s rd rmektedir. Fanlar, markaları için rettikleri farklı görsel, video ya da farklı dijital unsurlarla hem marka sadakatlerini göstermekte hem de markanın bilinirliliğine kayda değer katkılar sunmaktadır. 4.. T rkiye de Markalar İçin Viralin Anlamı T rkiye de gittigidiyor.com adlı çevrimiçi alışveriş sitesinin yaptığı kampanya ile kamuoyunda ön plana çıkmaya başlayan viral pazarlama aktiviteleri, T rkiye de oldukça yeni bir pazarlama alanı olarak kabul edilmektedir. Reklamların geleneksel medya mecralarındaki artan maliyeti, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nun yeni reklam kuşağı d zenlemeleri ve viral çalışmaların yapısal özellikleri sebebiyle, viral pazarlama uygulamaları hem t ketici nezdinde hem de reklam veren nezdinde T rkiye de de ilgiyle karşılanmaktadır. Yapılan gör şmeler, reklam verenlerin bu konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığını göstermektedir. Bu kapsamda; pazarlama ve iletişim uzmanlarının T rkiye de sıklıkla karşılaştığı problemlerden birisi de; viral pazarlama aktivitelerinin halen dijital video zerinden algılanması olarak ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda viral çalışmaların, geleneksel mecralara kıyasla daha d ş k prod ksiyon maliyeti, reklam verenlerin bu konu hakkında yetersiz bilgileri ve d nyadaki çalışmaları takip etmemesi, bu konuda bilinçsiz çalışmaların yapılmasına ve niteliksiz örneklerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği belirtilmektedir. Konu hakkında Celil Kaya, m şterilerin, geleneksel ve dijital mecrada beklentilerinin aynı olduğunu ve bu konuda yaşanan zorlukları şöyle ifade ediyor: Geleneksel filmin başarması gereken işle, viral videonun aynı şeyi başarması beklentisi en sık karşılaştığımız sıkıntı. Geleneksel mecraya yönelik filmler için yapılan çalışmalardan daha farklı olarak, viral video pazarlamanın hedeflerini ve içeriğini netleştirmek gerekiyor. (er markanın içeriği viral yapmak için uygun olmayabiliyor. 1ncelikle bunu netleştirmek gerekiyor. Viral video pazarlamada, komik çarpıcı polarize geleneksele tezat durumlar dikkat çekici bulunuyor. Burada video içeriğinden önce markanın bunu yapmak için ne kadar esnek olduğu önem kazanıyor. Viral video hedef kitlesi, markanın birebir kitlesi ile aynı olmayabilir, internet de kendi başına apayrı bir mecra ve birçok dikkat edilmesi gereken noktası var. Geleneksel medyadan daha az kontrol edilebilir durumda. İnteraktif olmasının getirdiği durum hem avantaj hem de dezavantaj olabilmekte. Bu riskleri göze almak ve ince işlenmiş bir içerik yaratmak gerekiyor. B t n bunları d ş n nce daha muhafazakar olan markalar pek işin içine girmek istemeyebiliyor. Bu konuda bilgi eksikliği her iki tarafta da olabiliyor, reklam veren için de, reklam ajansı için de konu aslında yeni. Deneme yanılma yöntemiyle biraz risk alarak ilerlenebiliyor. Sosyal medya yönetimi ve internette aktif yer almak, marka için sayfa açmak konularına yeni yeni alışmaya çalışırken viral video pazarlamaya da bir adım geri durmalarını anlayabiliyorum. Genel olarak yapıldıkça, rakipleri görd kçe bu bilincin artacağını ve devamının geleceğini d ş n yorum. (er yeni mecra ve her yeni araç aslında bu s reçten geçiyor. Viral video pazarlaması da aynı s reçten geçecektir. En çok bilinen yanlış ise, viral videonun ucuza mal olduğu. D nyada en çok ses getiren, kendi kendine yayılan ve bir markaya ait olan viral videolara baktığımızda herhangi bir televizyon prod ksiyonundan çok daha pahalıya mal olacak olan işler olduğunu gör yoruz. Viralin temel amacı marka mimarisine, imajına destek olmalı. Fonksiyonel işlerin geri teptiği gör ld ğ için genelde imaja yönelik talepler geliyor. Fonksiyonel işler geldiğinde çalışmasının zor olacağını anlatıp marka değerine yönlendiriyoruz. Buradaki talep genelde biz bir viral çeksek nasıl olur şeklinde oluyor. Beklentileri

73 70 beraber oluşturuyoruz; izlenme oranı, yayılması, sosyal medyada konuşulması, yorumların pozitif ya da negatif yön gibi kriterlere göre sonuçlarına bakmayı öneriyoruz Viralin Olumsuz Etkileri Viral pazarlama çalışmaları, pozitif yanları olduğu kadar t ketici zerinde olumsuz etkilere de sahiptir. Pazarlama uzmanları tarafından en çok dile getirilen olumsuz etkilerinden birisi kuşkusuz olarak, viral pazarlama çalışmalarının kurgusal yanının t ketici tarafından fark edilme s reci olarak değerlendirilmektedir. Bu gibi durumlarda, t ketici kendisini kandırılmış olarak hissetmekte ve markadan uzaklaşmaktadır. Bu durum marka imajına olumsuz bir boyut eklemekte ve kandırılmışlık hissi t keticiler arasında dijital mecrada hızla yayılabilmektedir. Bu gibi olumsuz etkileri önlemek için yapılacak viral çalışmanın kurgusal tarafları net olarak belirlenmeli ve çalışmanın t keticide olabildiğince samimi duygular oluşturması hedeflenmelidir. Viral çalışmalarda mesajın kontrol, reklam verenin aksine, kullanıcı ya da t keticinin elinde bulunmaktadır. Bu durum özellikle viral videolarda ortaya çıkar ve potansiyel riskleri de beraber getirir. Mesajın distrib syonunda yaşanabilecek potansiyel krizler, viral çalışmaların başarısını dijital mecralardaki hızlı yayılma s reçleriyle doğru orantılı olarak olumsuz yönde etkileyebilir.. 5. SONUÇ T rkiye de viral pazarlama çalışmalarının hen z gerekli olgunluğa erişmediği gözlemlenmiştir; ancak gerek t keticinin gerekse reklam verenin konuya ilgisi, viral pazarlama çalışmalarının kamusal alanda her geçen g n daha fazla yer almasına olanak sağlarken aynı zamanda çalışmaların da gerekli olgunluğa erişmesine sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda; markaların, özellikle dijital iletişim alanında hen z yeterli tecr be ve bilince sahip olmaması, s reci her ne kadar yavaşlatsa da, bu konuda profesyonellerin ve hen z yeterli sayıya ulaşmayan konuyla ilgili spesifik iletişim ajanslarının çalışmalarıyla s reç hızlanmaktadır. Viral Pazarlama çalışmaları, doğru pazarlama hedefleri ile birlikte oldukça verimli bir tanıtım alanı olarak tanımlanmaktadır. Ancak geleneksel medyanın birey hayatındaki yadsınamaz yeri, viral çalışmaların gelişmesini engelleyen farklı bir faktör olarak ön plana çıkmaktadır. Dijital medyanın artan önemi, dijital ve geleneksel medyanın bulanıklaşan ve etkileşimlenen karşılıklı rolleri, viral pazarlama çalışmalarının gör n rl k sağlamasına da sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda; g n m zde birçok marka b t nleşik pazarlama stratejileriyle t m iletişim kanallarını tutarlı olarak kullanmakta ve dijital d nyanın kişiye özel ve katılımcı getirileriyle, t keticilerinin sempatisini kazanmaktadır. Viral pazarlama çalışmalarının yapısal bir özelliği olarak markanın reklamda yer almaması/ gör n r olmaması ve bireyin viral içeriklere kendi iradesiyle ulaşması; ajansların markalar için hem özel çöz mler sunmasına hem de t ketici davranışlarını daha detaylı analiz edebilmesine sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda başarılı sonuçlar doğuran viral kampanyaların, temelinde ajansların t ketici davranışlarını iyi gözlemlemesi ve bireyin sezgilerini anlamlandırmasıyla ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. T rkiye de ağızdan ağza pazarlama modeli halen önemli bir paydada kendine yer bulmaktadır. Bu sistemin dijital mecraya yansıması olarak viral pazarlama aktiviteleri, tutarlı hedef ve taktiklerle, markanın bilinirliliğini arttırmasına sebebiyet vermektedir. Bu kapsamda viral pazarlama aktivitelerinin; geleneksel

74 71 medya mecralarıyla desteklenmesi ve marka bağlılığını rasyonel faydalara oturtan t ketici gruplarının yaratılmasına sebebiyet vermesi beklenebilir. Bu kapsamda; viral pazarlama çalışmalarının nitel ve nicel anlamda daha önem kazanması beklenirken, gerek t keticilerin artan ilgisiyle gerekse reklam verenin ve reklamcının artan bilinciyle önemli bir paydada yer alması ön gör lmektedir. REFERANSLAR Kitaplar Danna, Sammy Richard. Advertising And Popular Culture: Studies in Variety And Versatility. Ohio: Bowling Green State University Popular Press, Eshghi, Abdolreza, Krishan, Balaji C. and Jagdish N. Sheth. Internet Marketing. New York: Harcourt College, Jenkins, Henry. Convergence Culture: Where Old And New Media Collide. New York: NYU Press, Textual Poachers: Television Fans And Participatory Culture. New york and London: Routledge, Confronting The Challenges of Participatory Culture. Cambridge, Massachussets, London: The MIT Press, Ryan, Calvin Jones. Understanding digital marketing. London and Philadelphia: Kogan Page, Stafford, Marla R. and Ronald J. Faber. Advertising, Promotion and New Media. New York: American Academy of Advertising, 2005 Rosen, Emanuel. The anatomy of Buzz. Broadway, New york: Doublebday: 2000 Prince, Dennis L. Get Rich with Twitter. United States: McGraw Hill, Kirby, Justin and Paul Marsden. ed. Connected Marketing: The viral, buzz and word of mouth Revolution. Great Britain: Elsevier, Makaleler Hoffman, Donna L. and Thomas P. Novak. A new marketing paradigm for electronic commerce. Submitted for Special Issue on Electronic Commerce for The Information Society Argan, Metin ve Mehpare TOKAY ARGAN. Viral Pazarlama veya İnternet Üzerinde Ağızdan Ağıza Reklam: Kuramsal Bir Çerçeve. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Cilt: 6, No: 11, Erişim Tarihi < kisi.deu.edu.tr/nihan.ozguven/makale.pdf> Godwin-Jones, Robert. Emerging Technologies, Blogs and Wikis: Environments for On-line Collaboration. Language Learning & Technology. Volume 7, Number 2, Accessed <http://cursa.ihmc.us/rid= _ _4296/godwin.pdf> G rel, Emet ve Mehmet Yakın. Ekşi Sözl k: Postmodern Elektronik K lt r. Selçuk Üniversitesi İletişim Fak ltesi Dergisi Ocak Accessed <http://turkoloji.cu.edu.tr/dilbilim/emet_gurel_mehmet_yakin_eksisozluk.pdf>

75 72 Sohn, D. And J.D.Leckenby. Social Dimensions of Interactive Advertising Proceedings of the Annual Conference of the American Academy of Advertising, Jacksonville, Florida. March Knobel, Michele and Colin LANKSHEAR. Memes and Affinities: Cultural Replication and Literacy Educaton. Annual NRC, Miami Accessed < Internet Acun, Ramazan. Sosyal Ağlar Yoluyla Katılım K lt r Oluşturma: Kaynakça İnfo 1rneği <http://www.kaynakca.info/eser_dosya/4_katilimkulturu.pdf>) Erişim Tarihi:.. Üç Aylık Pazar Verileri Raporu. Sektörel Araştırma ve Stratejileri Dairesi Başkanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yılı. Çeyrek Ekim-Kasım-Aralık Raporu. Sayı: Şubat. Erişim Tarihi: Euromonitor International. Viral Marketing: Is your message contagious enough? <www.euromonitor.com, 4Jan 2008> Boulos, Maged N Kamel, Inocencio Maramba and Steve Wheeler. Wikis, Blogs and Podcasts: A New Generation of Web-based Tools for Virtual Collaborative Clinical Practice and Education. Accessed: < Extravision. Viral Marketing. Accessed <http://www.extravision.com/resources/whitepapers/viralmarketing> Barış, Aslı. Modada Blog Devrimi. Radikal <http://www.radikal.com.tr/default.aspx?atype=radikalyazar&articleid= &yazar=asli&date = &CategoryID=41> Erişim Tarihi:.. Devlet Bahçeli Yozgat Mitingi, Youtube. Mayıs, <http://www.youtube.com/watch?v=ptrrjzzsn3m> Jenkins, Henry. What Is Learning in a Participatory Culture? Confessions of an Aca-Fan, <http://henryjenkins.org/2009/05/what_is_learning_in_a_particip.html> Accessed: Deal, Marianna and Pete Abel. Brandweek (2001). Grass Roots: The Exponential Power of One. February 26: 38. <http://findarticles.com/p/articles/mi_m0bdw/is_9_42/ai_ /> Diverseffect Blog, Accessed <http://diverseffect.wordpress.com/2011/02/17/turkiye-videotuketiminde-yeni-bir-caga-geciyor/> (anelerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı. T rkiye İstatistik Kurumu. Erişim tarihi:.. <http://www.tuik.gov.tr/veribilgi.do?tb_id=60&ust_id=2>

76 73 TWITTER AND JOURNALISM: HOW STUDENTS UTILIZE TWITTER TO CONSUME NEWS EMRE YASA

77 74 INTRODUCTION 1.1. Aims and Objectives Twitter is growing social media channel without getting slower day by day. )t s power come from the Internet that make it easier to connect people. People pursue to use internet with a great pleasure to search something, to communicate each other, to play a game, to be social and so on. In that sense, Twitter is simple technology that make it easier to share and use information about people and their activities. Twitter allow users to contributes short free-form status updates, called tweets, about themselves, and to follow the updates of others. People are using this service to interact with friend and followers. Therefore, Twitter status update can be a reach source of information about individuals. Twitter status update is as an information source, it is also the a source of information for followers or followers of followers. The individuals followed share the news which they have and can provide to be got the news in the beginning. This is a sort of contribution to be reached the news to people. But it is an important microblogging web site differentiate from other media channel in terms of use. The website make itself journalism platform when the news is shared by someone or journalists. At the end of research, it is hoped to figure out that Twitter is not just a platform to discover the breaking news for people. It serves many glorious purpose for journalist who come across with their readers and readers who consume the news from tweeter as a source of information. Why Twitter is choosed for the research is as matter of fact that Twitter has gained popularity worldwide and is estimated number of tweets per day has nearly tripled from 50 million to 140 million in the past year alone. (Smith, 2011) In conclusion, I present several of my findings as a list and the reader can see what I found out through these aims and objectives I outline here Problem and Significance In the globalizing world, a lot of people are in coverege range of Internet. While walking down the street, making a journey around cross culture country, it is impossible to not have a mobil gadget, coverage range of the Internet nowadays for people. These are necessity. According to the news of Engadget website, The UN's International Telecommunication Union predicted that the number of internet users worldwide would hit two billion by the end of 2010, and it's now issued its full report that confirms just that 2.08 billion. As the ITU's Hamadoun Toure notes, that number represents a huge leap from the mere 250 million internet users that existed a decade ago, and it means that roughly one third of the world's population now has internet access of some sort of those, 555 million have a fixed broadband subscription, and 950 million have mobile broadband. Just as impressive as that (if not moreso), are the number of cellphone subscriptions worldwide, which has now crossed the five billion mark. That's up from 500 million at the beginning of the year 2000, although the agency notes that it's only accounted for "subscriptions," and not individual users (Melanson, 2011). Any way you slice it, that is quite a record of growth for the first decade of the 21st century. These growing numbers are accepted as a breaking record by experts.

78 When it is come back to Turkey, the percentage is increasing day by day. The penetration of Internet of Turkish people keep growing in searches. In April of 2010 Household Survey demonstrate that 41,6% of households have the opportunity to access the Internet. This proportion was 30% in the same month of 2009 In Turkey. (Turkish Statistical Institute, 2010) That means uncontroller boom of Internet penetration goes on in Turkey. Due to the some reasons in world wide web, it is eased to create the softwares for lots of people. In the past, in Web1.0 World which contains features such as the user as a consumer, just web editors create a content, limited interactivity, it was too hard produce a program for ordinary people. An ordinary computer user was mostly forced while programming without helping. But now, to help with some utility program, everyone can make a web design, even they can make the programming. Web 2.0 is a technology that use web as a platform for communication, interactivity, sharing and storing information by O'Reilly Media in 2004 started to use a word. To help with this second generation internet user, it was began to make internet services, social communication sites, wikis, communication tools. In that vein, the website such as Wikipedia, YouTube, Flickr, Del.icio.us, Sozluksourtimes, Facebook and Twitter started to become more popular than ever. Definition of Micro-blogging Micro-blogging is a broadcast medium in the form of blogging. It is described by Kristina M. Devoe as users to share brief blasts of information usually in less than characters) to friends and followers from multiple sources including websites, third-party applications, or mobile devices DeVoe,. )n recent times, one of the most popular micro-blogging platforms is Twitter. Its popularity goes up in an uncontrolled way. Twitter is a system that routes messages sent from a variety of devices to people who have chosen to receive them in the medium they prefer. The status asks users the question that is What are you doing? Messages are limited to 140 characters as the system was designed for SMS messages, but there are no limits on user updates except overloading warning (Johnson, 2009). Twitter Twitter is a mixture of social networking and a micro-blogging service. A small but dedicated team started work on the service that would become Twitter. The fledgling platform was ready for its first tweet on March 21, after eight days of programming, according to Twitter creator and co-founder Jack Dorsey (Smith, 2011). Twitter was created in San Francisco by 10 people. At the start-up, it is called Obvious and launched in October. Users send messages called tweets limited to characters to a web interface, where

79 76 they are displayed. Users can demonstrate whether they wish their tweets to be public meaning that the messages appear in reverse chronological order on the public timeline on Twitter.com s home page and on the individual user s Twitter page the user s micro blog or private meaning that only those who have subscribed to the user s feed followers are able to see the messages. Tweets can be posted via Twitter.com, text messaging, instant messaging, or from third party clients; the ability to post from mobile phones makes Twitter a mobile application. )n addition to that, Twitter s designers opted to open the service s infrastructure to outside developers in June 2007 (Honeycutt, 2009). Social Media is perceived as a tool just connecting people each other. But, Twitter users tend to be the people who are interested in and engaged with the news. Studies show that the largest single group of users who tweet, making up 42 percent, are between the ages of 35 and 49, and that the average Twitter user is two to three times more likely to visit a news website than the average person (Farhi, 2009). However a journalist use it as a tool helping to tweet news to their audience. Twitter which is a social media tool seems invaluable to get reached news correctly, accuracy or even civility. It has to be said that Twitter is a platform, web is medium, and journalism is an action. The important thing is here that in which ways you utilize it or in which situation you prefer to use it. In order to show this problem, namely, the survey focus on how twitter is used as a journalistic tool by adopters which are the followers. 2) THEORETICAL FRAMEWORK 2.1. The theory of Network Society Castells who is a professor of urban geography at Berkley has written a number of books and articles about geography, the city, and the information society. Castells has gathered leading network theorists from around the world to present a cross-cultural perspective of the network society. Castells make a description network society in his first sentence: A network society is a society whose social structure is made of networks powered by microelectronics- based information and communication technologies Casttells, p.. Firstly, Castells defines the diverse aspects of a network and their functions. He introduces nodes (the interconnecting points a network consists of) and flows (streams of information between nodes circulating through the channels of connection between nodes) (Castells, 2004 p. 3). Castells claims that three major features of networks make them an effective organizational form; flexibility, scalability, and survivability. This means that a network will be successful if it can change components and find new connections according to changing environments. To be able to expand or shrink in size without interrupting flows, and be decentralized and therefore, it is more likely to resist attacks. Castells approach to networks and is possible to think that his idea of network societies have great potential for our future- a globally interdependent social structure (Casttells, 2004 p. 43). From these perspective, in the global scale, Internet and its services help to people more free than ever. Everyone has right to express themselves, talk each other free.

80 The Theory of Participatory Culture The culture that come with Web 2.0, give an opportunity to produce content for the Internet users. So, a culture in which private people don t behave as consumers only, but also as contributors or producers. On the other word, they are prosumer. In that sense, Henry Jenkins, Director of the Comparative Media Studies Program, tells using teens about subject that teens are actively involved in what we are calling participatory cultures. A participatory culture is a culture with relatively low barriers to artistic expression and civic engagement, strong support for creating and sharing one s creations, and some type of informal mentorship whereby what is known by the most experienced is passed along to novices. A participatory culture is also one in which members believe their contributions matter, and feel some degree of social connection with one another (at the least they care what other people think about what they have created). Forms of participatory culture include: Affiliations memberships, formal and informal, in online communities centered around various forms of media (such as Friendster, Facebook, message boards, metagaming, game clans, or MySpace). Expressions producing new creative forms (such as digital sampling, skinning and modding, fan video making, fan fiction writing, zines, mash-ups). Collaborative Problem-solving working together in teams, formal and informal, to complete tasks and develop new knowledge (such as through Wikipedia, alternative reality gaming, spoiling). Circulation: Shaping the flow of media (such as podcasting and blogging) (Purushotma, Weigel, Clinton, Robinson, & Jenkins, 2009). Twitter has got important mission to recirculate, archive media content recently. Every single user can log it on and share many things easily. There is no limit say about anything. Henry Jenkins tells about that Participatory culture is emerging as the culture absorbs and responds to the explosion of new media technologies that make it possible for average consumers to archive, annotate, appropriate, and recirculate media content in powerful new ways. A focus on expanding access to new technologies carries us only so far if we do not also foster the skills and cultural knowledge necessary to deploy those tools toward our own ends. (Purushotma, Weigel, Clinton, Robinson, & Jenkins, 2009) The thing that people need in new media landscape is a set of cultural competencies and social skills. To create something freely, to talk whatever they want demonstrate us a change. Participatory culture also shifts the focus of literacy from one of individual expression to the communty involvement. (Purushotma, Weigel, Clinton, Robinson, & Jenkins, 2009) 3) LITERATURE REVIEW The Twitter is a website which is online since There are lots of article, news, interview about Twitter and journalism in literature. The velocity of news increased much more to help with Twittosphere. In Twitter every single user has potential of reporting news they witness. In that sense, the journalists can listen

81 78 a lot of noise that they do not come across with. Felix Salmon who is blogger editor of Reuters said that )t s made news reporting much more distributed, no photo journalist produced anything like this, for example. )t s massively increased the velocity of news: people now know what s going on before it s formally reported. )t s made it easier to find things you didn t know you were interested in. )t s given journalists a much more human voice, an outlet where they can be themselves. )t s helped build a culture of linking to wonderful stuff. )t s made the world smaller, and it s made news travel faster than ever. Overall, it s been great. (Salmon, 2011). Another issue about Twitter is how journalists use Twitter for their job. For this, a survey was done by Norwegian social media consultants Sermo and media monitors Cision. While only 132 journalists took part, it gives an indication us. Here are some highlights: 28 percent of the journalists had both read micro blogs and shared messages themselves 22 percent had read messages on Twitter or other micro blogs, but not written any messages 50 percent had not used Twitter at all Among the active journalists there are some of the common ways to use Twitter: Research (30 per cent) Getting story ideas (23 per cent) Find out what micro blogs are (28 per cent) Get feedback from readers (12 per cent) Get in contact with sources and do interviews (13 per cent) Promotion and branding (17 per cent) Building network with other journalists (15 per cent) Private use (29 per cent)(einar, 2009) Why journalists use Twitter is for the discovery of breaking stories, performing interviews, quality assurance and promotion of our work. Some web interviews also is done on Twitter. The journalist (ıdır Gevis make this kind of interviews on Twitter on Tuesday and Thursday (Kirkpatrick, 2008). The figure 1 shows how Tweeters ask questions to interviewees below. Figure 1:The questions of people to interview. Another benefit of Twitter is to be updated about everything by wiring them in Twitter.

82 79 The matter is to know daily life of your friends without asking them. The technology writer Clive Thompson calls this "ambient awareness" and he continues by following these quick, abbreviated status reports from members of your extended social network, you get a strangely satisfying glimpse of their daily routines. We don't think it at all moronic to start a phone call with a friend by asking how her day is going. Twitter gives you the same information without your even having to ask (JOHNSON, 2009). Another significant study about Twitter use identified three main categories of Twitter users: Information sources, friends, and information seekers. Information sources post news and tend to have a large base of followers, these sources may be individuals or automated services. Friends is a broad category that encompasses most users, including family, co-workers, and strangers. Finally, information seekers tend to be users who may post rarely who follow others regularly (Honeycutt, 2009). This point out that ambient awereness that is occured in Twitter can shift according to the use of aims. For instance, one can log it in for following her status updates, other can wire for to be an information seeker. In addition to that, an inqury making in Twitter such as an article written, it can be suggested previously by user of Twitter. The search button of Twitter in this sense has role of certifying. Another paper analyzed the influence of Twitter users by employing three measures that capture different perspectives: indegree, retweets, and mentions. We found that indegree represents a user s popularity, but is not related to other important notions of influence such as engaging audience, i.e.retweets and mentions. Retweets are driven by the content value of a tweet, while mentions are driven by the name value of the user. Such subtle differences lead to dissimilar groups of the top Twitter users; users who have high indegree do not necessarily spawn many retweets or mentions.this finding suggests that indegree alone reveals very little about the influence of a user. (Cha, Haddadi, Benevenuto, & Gummadi, 2010) People are prone to be friend with same lifestyle, culture, language having people in the real life. In Twitosphere, another article find some level of homophily among reciprocated users. (Kwak, Lee, Park, & Moon, 2010). The users who are in same business, colleges and other social groups follow and tweet each other in Twitter much more than those who are not in similar business. At the same article, there is another finding which is very interesting and important in terms of emphasizing diffusion of a tweet. It reveals that any retweeted tweet is to reach an average of 1000 users no matter what the number of followers is of the original tweet. Once retweeted, a tweet gets retweeted almost instantly on the 2nd, 3rd, and 4th hops away from the source, signifying fast diffusion of information after the 1st retweet. (Kwak, Lee, Park, & Moon, 2010). The thinking loud sometimes can reach lots of people, even you do not hope. In our days, the citizen journalism is an important context in this sense. As Internet threat the future of journalism in some situations such as diffusion of incorrect information rapidly to millions, it has some opportunities to ease the journalists works. The statement ) know something that ) do not know anything is

83 80 help to figure it out. To seek the information that you do not take is possible in the new world wide web. Dan Gillmor, one of weblogging s most vocal defenders and a technology journalist and weblogger for the San Jose Mecury News, define this ecosystem as journalism s next wave. )n a post to his weblog on March,, Gillmor described the principles that define the current we media movement: My readers know more than ) do. That is not a threat, but rather an opportunity. We can use this together to create something between a seminar and a conversation, educating all of us. )nteractivity and communications technology in the form of , weblogs, discussion boards, web sites and more make it happen.(gillmore, 2002) 4) Methodology Survey The research is based on questionnaire method that is preformulated written set of questions to which respondents record their answers. The participants of survey is the 69% of female and 31% of people are male. The 207 of sending mail is responded in a week. At the total, the 207 graduate, undergraduate and post graduate students have answered the questions. This data collection mechanism will be occured what is required and variable of interest as much as possible. Questions link is sent to the respondents via Facebook message. And now there are the tables of questions in the survey. Table 1: NO; 9,2% YES; 90,8% 1. Do you follow the news on a daily basis? Value Count Percent % YES % NO %

84 81 The most of respondents as it is hoped follow the news on a daily basis. The reason of it is high education level of individualy. The 90.8% of students show that they are extremely aware of the event happining the world. Table 2: 100,0% 94,2% 90,0% 80,0% 70,0% 60,0% 65,2% 56,0% 50,0% 40,0% 30,0% 30,4% 36,7% 35,3% 20,0% 10,0% 0,0% Current News Politics Economy Paparazzi News Art and Culture Sport 2. What kinds of news do you follow? Value Count Percent % Current News % Politics % Economy % Paparazzi News % Art and Culture % Sport % In that question is thought to be fragmented according to interest of respondents. It is tried to learn interests of respondent in terms of choosing firstly news. The 94.2% of respondents is cognisant of what happened currently around them. It seems the students are mostly interested in the most important events, subjects happining. To discuss mutual interest among them, it may provide a common interests and goals. Politics is second variable that get results. The political interest of students is foreground compared to the other type of news. The art&culture follows the current news and political news. It is possible to reach the result that the intellectual level of people shape their news preferences in a way. The paparazzi and sport news is close percentage according to importance of the news consumed.

85 82 Table 3: 100,0% 90,0% 80,0% 70,0% 60,0% 50,0% 40,0% 30,0% 20,0% 10,0% 0,0% 85,0% 54,6% 100,0% 94,7% 0,5% 17,4% 44,9% 29,0% 1,0% 48,8% 54,6% 3. How many social networks do you know in the following? Value Count Percent % Myspace % Linkedin % Facebook % Twitter % Judglt 1 0.5% YahooPulse % GoogleBuzz % XING 60 29% Blauk 2 1% Tumblr % Friendfeed % In this part of survey, it is tried to get that how much they are intimate with social network world and at least, which website reach them with word of mouth. Three dominated website is generally known by respondents like Facebook, Twitter and Myspace. This shows that they have general information diffusion on internet. The interesting is Tumblr, Friendfeed, GoogleBuzz have close proportion in terms of knowing of Turkish young undergraduate students. At least, they have an idea what those social networks are about.

86 83 Table 4: 4. In Which one of these social media do you register? 120,00% 100,00% 100% 80,00% 68.6% 60,00% 40,00% 20,00% 0,00% 17.4% 27.1% 1.4% 2.4% 18.8% 7.7% 14.0% 13.0% Value Count Percent % Myspace % Linkedin % Facebook % Twitter % vkontakte 3 1.4% YahooPulse 5 2.4% GoogleBuzz % XING % Tumblr % Friendfeed % To have an idea about something and to really use something is different meaning at all. It is clearly seen that people who know one of them do not use it. It is natural that the proportion of Facebook is 100% because of the performing the survey via Facebook. Another interesting result has been reached that although 94.7% of student know Twitter, they do not harness at the same proportion. It is understood that everyone who come across with Twitter do not register officially. On the other hand 6 of 10 students spend

87 84 their time on Twitter. The other websites are lower level in terms of registering compared the previous table such as Linkedin, Myspace, GoogleBuzz, Tumblr, Friendfeed. Table 5: Just one more time in a month; 16,40% Two-three times in a week; 2,60% Just one more time in a week; 10,50% More than a day; 48% Just one more time in twothree days; 15,10% Just one more time in a day; 7,20% 5. How often do you log in Twitter? Value Count Percent % More than a day 73 48% Just one more time in a day % Just one more time in two-three days % Just one more time in a week % Two-three times in a week 4 2.6% Just one more time in a month % In this part of the survey, it is obviously turn into survey of Twitter. Therefore student who do not harness/register Twitter do not answer the question. The 154 of all respondents continue the survey in a real sense. In that part, it is tried to learn the use of Twitter of student in a month and so the know-how which they have about Twitter. The 48% of respondents meet with timeline page of Twitter more than a day. Those people are really care Twitter and their followings tweets. The % of students are low-level user of microblogging service. They do not use Twitter in a real sense and if it is needed to tell the truth, they are prone to log out Twitter forever. The interesting thing is it is second proportion after addicted people. The third proportion is just one more time in two-three days. These are initimate phase to use Twitter more than ever done. But they are still try to discover what is really going on over there.

88 85 Table 6: 80,00% 70,00% 69.1% 60,00% 50,00% 43.6% 52.3% 55.7% 40,00% 30,00% 31.5% 20,00% 10,00% 12.8% 5.4% 0,00% To know what my friends do To know what my friends think about something To get the news To read the To follow the comment celebreties about news To use as a source for my search To join the group conversation by using hashtags 6. What are the reasons to use the Twitter? Value Count Percent % To know what my friends do, % To know what my friends think about something, % To get the news, % To read the comment about news, % To follow the celebreties, % To use as a source for my search, % To join the group conversation by using hashtags % In that question it is struggled to get why student become a user of Twitosphere. In this part of the survey, it is obviously turn into survey of Twitter and Journalism because as it is forecasted Twitter using as a news taking service by students. The 69.1% of respondents has an account of Twitter just get news. Twitter is 140-character services and so it is so suitable the nature of Internet. In the age of information people has got lots of information via many channel, tehcnological devices, so on. Hence, they are full of information. 140 characters give the information, news without getting bored them.

89 86 Table 7: Turkish; 38.3% Turkish and English; 57.7% English; 4.0% 7. Which language do you prefer while tweeting? Value Count Percent % Turkish % English % Turkish and English % This table demonstrate that native language of respondents is the main choice while tweeting. When the 38.3% and 57.7% sum up, the result is 96% of respondents predominantly use Turkish. That tells that when they are reading and writting the tweets the are prone to use their native langauge. Table 8: 90,0% 80,0% 70,0% 60,0% 50,0% 40,0% 30,0% 20,0% 10,0% 0,0% 89,9% 57,7% 53,0% 66,4% 59,1% 17,4% 23,5% 37,6% 59,1% 7,4%

90 87 8. To whom do you follow on Twitter most? Value Count Percent % Friends % People from my college % Opinion leader of my business 79 53% Journalists % Columnists % Sport Celebrities % Celebrities % Politicians % News Websites (CNN, NTV, Radikal, bianet.org) % Fun Groups % The main use of purpose of Twitter is to follow friends. In this survey this data is provided by respondents as it is anticipated. The 89.9% of respondents choose this option under the light of how they use. The answer extremely dominate the other choices. It is true to be told the students use Twitter as how company board want they do. The close proportion to the first option is journalists, coloumnists and news websites. The individuals use it as news consuming platform exceedingly. As in the next table is going to tell us to see link and to read it by clicking mostly possible. The 6 of 10 respondents also prefer to harness Twitter as news microblogging service. Table 9: NO; 17,30% YES NO YES; 82,70%

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu. T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Yeni Medyanın Özellikleri YENİ MEDYANIN ÖZELLİKLERİ Etkileşim

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş

Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş Son elli yılda bilim, teknoloji, ulaşım, haberleşme, iletişim, lojistik ve özellikle de Bilişim Teknolojilerindeki (BT) gelişmeler; 1. Yaşanan evde, 2. Çocukların

Detaylı

TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net)

TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net) TIP SÜRELİ YAYINCILIĞINDA BİR ELEKTRONİK DERGİ : KBB-Forum (www.kbb-forum.net) Doç. Dr. İrfan YORULMAZ < yorulmaz@dialup.ankara.edu.tr > Doç. Dr. Orhan YILMAZ < orhan@kbb-bbc.org > KBB-Forum Editörleri

Detaylı

İ.Ü. AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tanıtım Faaliyetleri Standartları Standardı

İ.Ü. AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tanıtım Faaliyetleri Standartları Standardı Dök. No: AUZEF-SS-2.1-10 Yayın Tarihi:30.06.2014 Rev.No:00 Rev Tarihi: Sayfa 1 / 8 1. AMAÇ... 3 2. KAPSAM... 3 3. SORUMLULAR... 3 4. TANIMLAR... 3 5. AUZEF Tanıtım Faaliyetlerin Standartları... 3 5.1.

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları M. Emre SEZGİN, Ozan ŞENKAL Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Sosyal Ağlar-I Yaşamakta olduğumuz yüzyılda ortaya çıkan en önemli

Detaylı

Sosyal Ağlar ve Kütüphaneler. Tuba Akbaytürk Çanak

Sosyal Ağlar ve Kütüphaneler. Tuba Akbaytürk Çanak Sosyal Ağlar ve Kütüphaneler Tuba Akbaytürk Çanak Ajanda Web 2.0 Kütüphane 2.0 Sosyal Ağ ğ kavramı Sosyal Ağ Örnekleri Kütüphaneler ve Sosyal Ağlar Web 2.0 nedir? Yeni bir kavramdır, 2004 yılında ortaya

Detaylı

İnternet Teknolojisi. İnternet Teknolojisi. Bilgisayar-II - 4. Hafta. Öğrt. Gör. Alper ASLAN 1. Öğrt. Gör. Alper Aslan. İnternet Nedir?

İnternet Teknolojisi. İnternet Teknolojisi. Bilgisayar-II - 4. Hafta. Öğrt. Gör. Alper ASLAN 1. Öğrt. Gör. Alper Aslan. İnternet Nedir? İnternet Teknolojisi Öğrt. Gör. Alper Aslan ENF102 Bilgisayar - II İnternet Teknolojisi İnternet Nedir? İnternet Kime Aittir İnternet in Türkiye deki Gelişimi İnternet in Türkiye de Kullanımı Yakın Gelecekte

Detaylı

-SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI-

-SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI- -SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI- Pazarlamadünyasi.com un Vodaco Agency işbirliği ile 04 Ağustos 30 Eylül 2009 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Sosyal Medya araştırması sonuçlandı. İnternet kullanıcıları sosyal

Detaylı

idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr

idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr idealonline Elektronik veri tabanı tanıtımı www.idealonline.com.tr İdealonline Sosyal bilimler ve fen bilimleri alanlarında Türkçe dergilerden ve kitaplardan oluşan elektronik veritabanı platformu İdealonline

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

Kurumsal İçerik ve Bilgi Yönetimi Kapsamında Web 2.0 Teknolojileri: Enterprise 2.0

Kurumsal İçerik ve Bilgi Yönetimi Kapsamında Web 2.0 Teknolojileri: Enterprise 2.0 Kurumsal İçerik ve Bilgi Yönetimi Kapsamında Web 2.0 Teknolojileri: Enterprise 2.0 Tolga ÇAKMAK Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tcakmak@hacettepe.edu.tr On Dokuz Mayıs Üniversitesi Samsun, 2010 İçerik Kurumsal

Detaylı

Sosyal Web te Yeni Eğilimler: Kurumlar İçin Dışa Dönük Sosyal Yazılımlar

Sosyal Web te Yeni Eğilimler: Kurumlar İçin Dışa Dönük Sosyal Yazılımlar Sosyal Web te Yeni Eğilimler: Kurumlar İçin Dışa Dönük Sosyal Yazılımlar Yrd. Doç. Dr. Rıza Cenk Erdur, Prof.Dr. Oğuz Dikenelli Serhat Safyürek, Oğuz Uz, Ahmet Melih Özcan Ege Üniversitesi, Bilgisayar

Detaylı

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni 17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni Mobil RTB Harcamaları %459 Artış Gösterdi emarketer tahminlerine göre RTB harcamaları (tüm reklam çeşitleri dahil) 2018 yılında toplamda $12 milyar a ulaşacak.

Detaylı

Eğitimde Yeni Teknolojiler

Eğitimde Yeni Teknolojiler Eğitimde Yeni Teknolojiler Yrd. Doç. Dr. Yüksel GÖKTAŞ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Atatürk Üniversitesi ERZURUM www.yukselgoktas.com 2 3 4 5 6 7

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak

Detaylı

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ ve SOSYAL MEDYADA REKLAM UYGULAMALARI Sosyal medya yönetimine artık diğer pazarlama aktivasyonları gibi stratejik bir bakış

Detaylı

Dijital pazarlama bir satış yöntemi değil; ulaşılan sonuçları sayesinde satış artışı sağlayan, bir ilişkilendirme ve iletişim sürecidir.

Dijital pazarlama bir satış yöntemi değil; ulaşılan sonuçları sayesinde satış artışı sağlayan, bir ilişkilendirme ve iletişim sürecidir. Dijital pazarlama bir satış yöntemi değil; ulaşılan sonuçları sayesinde satış artışı sağlayan, bir ilişkilendirme ve iletişim sürecidir. Dijital Pazarlama, rekabet avantajı için yeni kaynaklara ulaşımı

Detaylı

Tablo 11 Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı

Tablo 11 Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı Kod Bilim Alanı Koşul No 1179 Açık ve Uzaktan Öğrenme 111 1180 Arkeoloji 111 1181 Atatürk İlkeleri ve Cumhuriyet Tarihi 111 1176 Avrupa Birliği 111 1182 Bankacılık ve Sigortacılık 111 1102 Batı Sanatı

Detaylı

TEGEP te Neler Oluyor?

TEGEP te Neler Oluyor? Gündem Mayıs 2013 02 TEGEP te Neler Oluyor? Eğitim ve gelişim alanında referans olabilecek çalışmalar kapıda! 07 TEGEP - ASTD İşbirliği 05 Zirvede Buluşalım! 09 Tegep Eğitim Profesyonellerini Geliştiriyor

Detaylı

Eğitimde Yeni Teknolojiler

Eğitimde Yeni Teknolojiler Eğitimde Yeni Teknolojiler Yard. Doç. Dr. Yüksel GÖKTAŞ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Atatürk Üniversitesi ERZURUM www.yukselgoktas.com Fiziksel Arayüz

Detaylı

Basit Kılavuzu Eliberato bir Kitap Yayıncılık www.eliberato.com. Eylül 2010 50'den fazla dile çevrildi

Basit Kılavuzu Eliberato bir Kitap Yayıncılık www.eliberato.com. Eylül 2010 50'den fazla dile çevrildi Basit Kılavuzu Eliberato bir Kitap Yayıncılık www.eliberato.com Eylül 2010 50'den fazla dile çevrildi Içindekiler 1. Ne Eliberato olduğunu 2. Will Eliberato benim kitap yayınlayabilir miyim? 3. Ne malzeme

Detaylı

SOSYAL MEDYADA EĞİTİM UYGULAMALARI. Yasin YÜKSEL

SOSYAL MEDYADA EĞİTİM UYGULAMALARI. Yasin YÜKSEL SOSYAL MEDYADA EĞİTİM UYGULAMALARI Yasin YÜKSEL Araştırma konusu: Sosyal medyanın -özellikle yüksek öğretimde olmak üzere- eğitime katkısını, bu konuda yapılan araştırmaları, istatistikleri ve uygulamaları

Detaylı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Sorunlar ve Çözüm önerileri Bu rapor 17 Şubat 2016 tarihinde çoğu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu nda (RTÜK) görev yapmış olan veya medya ve iletişim alanında uzmanlığı

Detaylı

İstanbul TV Forum ve Fuarı 2016

İstanbul TV Forum ve Fuarı 2016 İstanbul TV Forum ve Fuarı 2016 2013 yılında ilki düzenlenen İstanbul TV Forum ve Fuarı (itvf), medya sektörünün Türkiye ve Avrasya bölgesinde artan önemi ve dijital yayıncılık ile birlikte değişen, hareketli

Detaylı

SOSYAL MEDYANIN ÖNEMİ VE BARACK OBAMA ÖRNEĞİ

SOSYAL MEDYANIN ÖNEMİ VE BARACK OBAMA ÖRNEĞİ SOSYAL MEDYANIN ÖNEMİ VE BARACK OBAMA ÖRNEĞİ Sosyal medya zaman ve mekan sınırlaması olmadan (mobil tabanlı), paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir iletişim şeklidir. Wikipedia sosyal medyanın özelliklerini

Detaylı

Türkiye de Sosyal Ağların Yeri ve Sosyal Medyaya Bakış

Türkiye de Sosyal Ağların Yeri ve Sosyal Medyaya Bakış Türkiye de Sosyal Ağların Yeri ve Sosyal Medyaya Bakış Hayal Akademisi Kurucu Ortağı, Dijital Pazarlama İletişimi Uzmanı http://www.hayalakademisi.com, http://www.ercument.org ercumentbuyuksener@gmail.com

Detaylı

MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları. Mehmet Can HANAYLI

MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları. Mehmet Can HANAYLI MYO Öğrencilerinin Facebook Kullanım Sıklıkları Mehmet Can HANAYLI İçerik Giriş Kuramsal Çerçeve İnternet Web 2.0 ve Sosyal Medya Facebook Sosyal Medya Reklamcılığı Bulgular Sonuç ve Öneriler Kaynaklar

Detaylı

KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI

KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Yayınları : 40 Kadınların Belleği Dizisi No : 8 Yayına Hazırlayan A. Oğuz İcimsoy PROJE DESTEĞİ FİNLANDİYA BÜYÜKELÇİLİĞİ Baskı ve Cilt: Hanlar Matbaası

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl 8. düzenlenen Felis Ödülleri medya planlama stratejilerini ödüllendirmesinin yanı sıra bu yıl genişleyen

Detaylı

Üniversite Senatosu nun 07.01.2016 tarih ve 2016/26 sayılı toplantısında kabul edilmiştir.

Üniversite Senatosu nun 07.01.2016 tarih ve 2016/26 sayılı toplantısında kabul edilmiştir. T.C. MEF ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK/KURUMSAL ARŞİV SİSTEMİ YÖNERGESİ Üniversite Senatosu nun 07.01.2016 tarih ve 2016/26 sayılı toplantısında kabul edilmiştir. Gerekçe Açık erişim, kamu kaynaklarıyla desteklenen

Detaylı

NU SKIN SOSYAL BİR TİCARETTİR NU SKIN SOCIAL MEDIA GUIDELINES

NU SKIN SOSYAL BİR TİCARETTİR NU SKIN SOCIAL MEDIA GUIDELINES NU SKIN SOSYAL BİR TİCARETTİR NU SKIN SOCIAL MEDIA GUIDELINES 1 DOĞRUDAN SATIŞ; ORJİNAL SOSYAL AĞ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR İş modelimiz yüz yüze satış temeline dayanmaktadır sözlü olarak, ağızdan ağıza

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

Sosyal Medya Uzmanlığı Ders Programı

Sosyal Medya Uzmanlığı Ders Programı Sosyal Medya Uzmanlığı - Müfredat // Ders Saati: 48 Saat Orhan Akkuş - Sosyal Beyin 23 Ocak 2015 Sosyal Medya Uzmanlığı Ders Programı Sosyal Medyada Uzmanı Nedir? Ne İş yapar? Ders Saati ( 2 Saat) Giriş

Detaylı

SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi

SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi SOSYAL MEDYA NEDEN? NASIL? Murat Güner SSUK Medya Yöneticisi SOSYAL MEDYA Web 2.0'ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, teknolojiyi ve sosyal girişimciliği tek yönlü bilgi paylaşımından, kelimeler,

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

Soru ve Yanıt Örnekler ve Teknikler

Soru ve Yanıt Örnekler ve Teknikler Soru ve Yanıt Örnekler ve Teknikler Sosyal Medya Sosyal Etkileşim, iletişim, sadakat, birliktelik Medya Eğlendirici, tatminkar, bilgilendirici Birleştirici ortam Tematik Enformatif Mesaj verici Yakınlaştırıcı

Detaylı

HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE?

HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE? KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ-SENATURK MAKALE HAZIRLAMA VE SUNUM KURSU 11 Ocak 2013 HANGİ MAKALE HANGİ DERGİYE? Bahadır M. GÜLLÜOĞLU Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ÇALIŞMA İÇİN DOĞRU

Detaylı

Online Kriz Yönetimi. Samet Ensar SARI 03/03/12. Sunum notları

Online Kriz Yönetimi. Samet Ensar SARI 03/03/12. Sunum notları Online Kriz Yönetimi Sunum notları Samet Ensar SARI 03/03/12 Şirketler için en önemli değer KURUMSAL İTİBAR Gerçekler ve algılar var Sosyal paydaşlarla oluşturulan rasyonel ve duygusal bağlar bulunuyor

Detaylı

TV: Ally McBeal, The Simpsons, MTV Celebrity Death Match, Family Guy. Müzik: Ark aplan müziği, Avustralya listelerine 20. sıradan girer.

TV: Ally McBeal, The Simpsons, MTV Celebrity Death Match, Family Guy. Müzik: Ark aplan müziği, Avustralya listelerine 20. sıradan girer. VİRAL Y ı l : 1 9 9 8 Döneminde web sayfalarını süsleyen OogaChaka Baby, 98 den günümüze k a d a r b i r ç o k T V p r o g r a m ı v e p l a t f o r m l a r d a y e r a l ı r. TV: Ally McBeal, The Simpsons,

Detaylı

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ NDEN Üniversitemiz aşağıda belirtilen birimlerine 2547 Sayılı Kanun ile Öğretim Üyeliğine

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

MEDYA OKULU 2013 @ ŞEHİR: TEKNOLOJİ İLE DEĞİŞEN MEDYA DERS PROGRAMI:

MEDYA OKULU 2013 @ ŞEHİR: TEKNOLOJİ İLE DEĞİŞEN MEDYA DERS PROGRAMI: MEDYA OKULU 2013 @ ŞEHİR: TEKNOLOJİ İLE DEĞİŞEN MEDYA 1. hafta - 9 Kasım 2013 DERS PROGRAMI: 10.00-10.30 Açılış Konuşması: Habercilikte yeni vizyon Değişen medya ortamı, haberciliğin temelleri, haberde

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

www.campaignwall.com

www.campaignwall.com #Hashtag li kampanyalar ve etkinlikler için her türlü iç/dış ekranda kullanılabilen; Tweet leri, Insagram / Facebook Post larını izleme, sayma, gereğinde filtreleme, yönetme ve infografikle raporlama sistemidir.

Detaylı

M-GEN (emgen okunur) yolunu açtık. Sonra kendimiz de yoğun istek üzerine Dijital Ajans olduk:)

M-GEN (emgen okunur) yolunu açtık. Sonra kendimiz de yoğun istek üzerine Dijital Ajans olduk:) MERHABA M-GEN (emgen okunur) Türkiye nin Fütürist İş Tasarımları sunan ilk şirketi olarak 2006 da Fütürist Ufuk Tarhan tarafından kuruldu. Adımız M-GEN. Millennium Generation dan (Milenyum Nesli) türetilmiş

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ STAJ ESASLARI

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ STAJ ESASLARI İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ STAJ ESASLARI I. GENEL İLKELER Madde 1 Staj, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi; Medya ve İletişim Sistemleri, Halkla İlişkiler, Görsel İletişim

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

DİJİTAL & SOSYAL MEDYA NIN GELENEKSEL MEDYA YA GÖRE AVANTAJLARI

DİJİTAL & SOSYAL MEDYA NIN GELENEKSEL MEDYA YA GÖRE AVANTAJLARI Düzen Değişti HAMİNNE DİJİTAL MEDYA & SOSYAL AĞ PAZARLAMA Haminne, dijital medya ve sosyal ağlar üzerinde; lokal ve ulusal pazarlama çözümleri üreten, şehir hedefli yayın ve yayıncıları ile yüz binlerce

Detaylı

DR. RAMAZAN DEMİR TÜRK TELEKOM 9 MART 2010 CONRAD HOTEL

DR. RAMAZAN DEMİR TÜRK TELEKOM 9 MART 2010 CONRAD HOTEL DR. RAMAZAN DEMİR TÜRK TELEKOM 9 MART 2010 CONRAD HOTEL Yeni bir dünyaya doğru 1 Milyar İnternet kullanıcısı 2 Milyar Web sayfası 2.6 Milyar Cep telefonu 3 Milyar Web araması 500 Milyar Gigabayte dijital

Detaylı

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri

Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Farklı Kütüphane Türlerine Yönelik Pazarlama Stratejileri Kütüphaneler kullanıcılarının gereksinimlerini anlamak ve bu gereksinimleri karşılamada etkin bir rol üstlenebilmek amacıyla pazarlama stratejilerinden

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

SOSYAL MEDYADA (E) TİCARET. Ekim, 2015

SOSYAL MEDYADA (E) TİCARET. Ekim, 2015 SOSYAL MEDYADA (E) TİCARET Ekim, 2015 SOSYAL DÜNYAYA GENEL BAKIŞ Günden güne sosyal medya, bireylerin günlük rutininin bir parçası haline gelmekte ve bu bütünleşme yalnızca boş vakitleri değerlendirmek

Detaylı

Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans. Hacettepe Psikoloji Bölümü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Psikoloji

Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans. Hacettepe Psikoloji Bölümü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Psikoloji ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ Adı Soyadı: Umut ŞAH Doğum Tarihi: 1984 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Bitirme Yılı Lisans Edebiyat Fakültesi Hacettepe Psikoloji Bölümü Üniversitesi 2002-2006

Detaylı

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık?

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Bu pazarlamacılar, sosyal medya 'uzmanları' ve PR uzmanlarının her gün konuştuğu konu; Sosyal medyanın geleceği nasıl gözüküyor? 1. Geleneksel medya,

Detaylı

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Bileşenleri Tedarik zincirlerinde üç temel bileșenden söz edilebilir: Aktörler: Tedarik zinciri

Detaylı

ÇOMÜ Kütüphaneleri. Kütüphane ve Elektronik Yayınların Kullanımı

ÇOMÜ Kütüphaneleri. Kütüphane ve Elektronik Yayınların Kullanımı ÇOMÜ Kütüphaneleri Kütüphane ve Elektronik Yayınların Kullanımı Büşra BİLİR busrabircan@comu.edu.tr Zühal ÇİFTCİBAŞI zuhalkasap@comu.edu.tr ÇOMÜ Kütüphaneleri 7/24 hizmet Gece ücretsiz ulaşım imkanı Ana

Detaylı

EĞİTİM BİLİŞİM AĞI (EBA) Sosyal Eğitim Platformu. Hazırlayan Caner YACAN

EĞİTİM BİLİŞİM AĞI (EBA) Sosyal Eğitim Platformu. Hazırlayan Caner YACAN EĞİTİM BİLİŞİM AĞI (EBA) Sosyal Eğitim Platformu Hazırlayan Caner YACAN Değineceklerimiz: EBA Nedir? EBA nın Amacı Nedir? EBA yı Önemli Kılan Özellikleri Nelerdir? Niçin EBA yı Kullanmalıyız? EBA da Neler

Detaylı

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL

KIRGIZİSTAN TÜRKİYE MANAS ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ HALKLA İLİŞKİLER VE REKLAMCILIK BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YIL KODU BİRİNCİ YARIYIL BES - 105 Beden Eğitimi ve Spor 0 2 0 GZT - 101 Temel Gazetecilik 3 0 3 GZT - 105 Yazılı ve Sözlü Anlatım 2 2 3 HİL - 107 İşletme Bilimine Giriş 3 0 3 HİL - 111 Sosyal

Detaylı

GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ

GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ GRAFİK VE FOTOĞRAF A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Günümüzde her alanda yaşanan bilimsel, teknolojik, kültürel ve ekonomik gelişmeler bütün sektörleri etkilemekte ve bu durum doğal olarak mesleki eğitimi

Detaylı

DİJİTAL PAZARLAMA VE SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM İÇERİĞİ. Tarih: 21 28 Mayıs 2016 Cumartesi. (2 Gün / 16 Saat / 09:00 18:00)

DİJİTAL PAZARLAMA VE SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM İÇERİĞİ. Tarih: 21 28 Mayıs 2016 Cumartesi. (2 Gün / 16 Saat / 09:00 18:00) DİJİTAL PAZARLAMA VE SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI EĞİTİM İÇERİĞİ Tarih: 21 28 Mayıs 2016 Cumartesi (2 Gün / 16 Saat / 09:00 18:00) 1) DİJİTAL PAZARLAMA Sosyal Medyanın Dayanılmaz Cazibesi 3Ders

Detaylı

SHARKUTERİ MEDYA Genel Sunum 2016

SHARKUTERİ MEDYA Genel Sunum 2016 SHARKUTERİ MEDYA Genel Sunum 2016 STRATEJİK DİJİTAL MEDYA PLANLAMA MEDYA SATIN ALMA SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ KREATİF TASARIM ÇALIŞMALARI Stratejik Planlama Nedir? Dijital, gerçek zamanlı, tam detaylı ve

Detaylı

Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı

Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı 19 Nisan 28 Haziran 2014 Her Cumartesi Saat 10:30 17:30 arası toplam 66 saat yapılacaktır. Program Ücreti 2250 TL + KDV (%8) Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2012-2013 FAALİYET RAPORU

MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2012-2013 FAALİYET RAPORU MARMARA ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2012-2013 FAALİYET RAPORU Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinin Yeni Eğitim Konsepti ve Yapılan Faaliyetler Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Türkiye

Detaylı

ÇapulTV Direnişin MEDYASI

ÇapulTV Direnişin MEDYASI ÇapulTV Direnişin MEDYASI 276 adet Uydudan yayın yapan kanal 137 adet Kablolu TV den yayın yapan kanal Karasal Ankara 178 Adana 90 Antalya 163 Bursa 127 Diyarbakır 80 G. Antep 79 Kayseri 92 Ordu 89 Kaynak

Detaylı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi S.B.E. İktisat anabilim Dalı İktisat Programı 7. Düzey (Yüksek Lisans Eğitimi) Yeterlilikleri AÇIKLAMALAR: İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için belirlenen program yeterlilikleri 20 tane olup tablo 1 de verilmiştir. İktisat Ana Bilim Dalı İktisat yüksek lisans programı için

Detaylı

İŞLETME YÖNETİMİ I-II

İŞLETME YÖNETİMİ I-II Editörler Doç.Dr.Ali Erbaşı & Yrd. Doç. Dr. Sezar Karaca İŞLETME YÖNETİMİ I-II Yazarlar Doç.Dr.Ali Erbaşı Yrd.Doç.Dr.Yağmur Özyer Yrd.Doç.Dr.Tolga Gök Dr.Müge Aksu Canan Şeker Eylem Bayrakçı Hakan Kırbaş

Detaylı

SOSYAL MEDYADA BOŞA VAKİT HARCAMAYIN!

SOSYAL MEDYADA BOŞA VAKİT HARCAMAYIN! SOSYAL MEDYADA BOŞA VAKİT HARCAMAYIN! ANIL ALTAŞ EĞİTMEN/DANIŞMAN 14 TEMMUZ 10 BÜMED AŞİYAN SALONU Sosyal Medya ile dünya artık düz! 2 Icons courtesy of Sosyal medya Katsayınızı biliyor musunuz? Test Sonucu

Detaylı

YÖK DOKÜMANTAYON MERKEZİ HİZMETLERİ

YÖK DOKÜMANTAYON MERKEZİ HİZMETLERİ TÜBİTAK-ULAKBİM CAHİT ARF BİLGİ MERKEZİ DANIŞMA HİZMETLERİ NDEKİ GELİŞMELER VE MAKALE FOTOKOPİ İSTEK SİSTEMİ Filiz YÜCEL Internet ve bilgi teknolojisindeki hızlı gelişmeler bilgi merkezlerinin verdiği

Detaylı

Kütüphaneler ve Sosyal Medya. Mehmet Can Soyulmaz Field Sales Representative EBSCO Publishing. @msoyulmaz

Kütüphaneler ve Sosyal Medya. Mehmet Can Soyulmaz Field Sales Representative EBSCO Publishing. @msoyulmaz Kütüphaneler ve Sosyal Medya Mehmet Can Soyulmaz Field Sales Representative EBSCO Publishing @msoyulmaz Ajanda Kütüphaneler ve Sosyal Medya Üzerine EBSCO nun Anketi Anket ile ilgili Çeşitli Çıktılar EBSCO

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ ÜNİTE 2 VERİ TABANI İÇİNDEKİLER Veri Tabanı Veri Tabanı İle İlgili Temel Kavramlar Tablo Alan Sorgu Veri Tabanı Yapısı BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ BİLGİSAYAR II HEDEFLER Veri tabanı kavramını

Detaylı

ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997

ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997 KURULUŞ TARİHİ 1998 ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ KURULUŞ TARİHİ 1997 1999 2001 ATILIM ÜNİVERSİTESİ KADRİYE ZAİM KÜTÜPHANESİ /2013 Kütüphanemiz Kendi içinde; ekip ruhu, hizmet, mükemmellik;

Detaylı

BULANIK MANTIK VE SİSTEMLERİ 2014 2015 BAHAR DÖNEMİ ÖDEV 1. Müslüm ÖZTÜRK 148164001004 Bilişim Teknolojileri Mühendisliği ABD Doktora Programı

BULANIK MANTIK VE SİSTEMLERİ 2014 2015 BAHAR DÖNEMİ ÖDEV 1. Müslüm ÖZTÜRK 148164001004 Bilişim Teknolojileri Mühendisliği ABD Doktora Programı BULANIK MANTIK VE SİSTEMLERİ 2014 2015 BAHAR DÖNEMİ ÖDEV 1 Müslüm ÖZTÜRK 148164001004 Bilişim Teknolojileri Mühendisliği ABD Doktora Programı Mart 2015 0 SORU 1) Bulanık Küme nedir? Bulanık Kümenin (fuzzy

Detaylı

Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı

Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı Sosyal Medya Uzmanlığı Sertifika Programı 19 Nisan 27 Haziran 2014 Her Cumartesi Saat 10:30 17:30 arası toplam 66 saat yapılacaktır. Program Ücreti 2250 TL + KDV (%8) Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ LOJİSTİK SEKTÖRÜ SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI Şubat, 2014 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan Tuna (Koordinatör-Raportör)

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER I-II

HALKLA İLİŞKİLER I-II Editörler Yrd.Doç.Dr. Gonca Yıldırım & Seçil Utma HALKLA İLİŞKİLER I-II Yazarlar Yrd.Doç.Dr.Gonca Yıldırım Yrd.Doç.Dr.İlker Özdemir Hasan Çiftçi Hatice Aydoğmuş Özcan Kahraman Koktürk Melis Yalçın Seçil

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: İrem Kahyaoğlu 2. Doğum Tarihi: 23/05/1986 3. Ünvanı: Öğr. Gör. 4. Öğrenim Durumu: e-posta: iremkahyaoglu@plato.edu.tr Tel: 533 669 37 95 Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim

Detaylı

BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ

BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ BİLİŞİM SUÇLARIYLA MÜCADELEDE ÜNİVERSİTE VE EMNİYET İŞBİRLİĞİ: BİR EĞİTİM SÜRECİ Öğr. Gör. Utku KÖSE Uşak Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Merkez / Uşak utku.kose@usak.edu.tr Öğr. Gör. Durmuş

Detaylı

BİLGİ PAYLAŞIM ARAÇLARI. İşbirlikli Yazarlık Çoklu Ortam Paylaşımları Web Günceleri Etiketleme ve Sosyal İmleme Sosyal Medya Dijital Kimlik

BİLGİ PAYLAŞIM ARAÇLARI. İşbirlikli Yazarlık Çoklu Ortam Paylaşımları Web Günceleri Etiketleme ve Sosyal İmleme Sosyal Medya Dijital Kimlik BİLGİ PAYLAŞIM ARAÇLARI İşbirlikli Yazarlık Çoklu Ortam Paylaşımları Web Günceleri Etiketleme ve Sosyal İmleme Sosyal Medya Dijital Kimlik İŞBİRLİKLİ YAZARLIK İçeriğinin kullanıcıların katkılarıyla oluşturulduğu

Detaylı

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Amacı:Çalışmamızda öncelikle Pascal ve Fermat la tarihsel empati kurmakla birlikte bilginin yolunu bulabilmesi için farklı bakış açılarına ihtiyaç

Detaylı

Türkiye İç Denetim Kongresi, 11 Kasım 2013. Sosyal Medya Riski ve Denetimi. Doğan Tanrıseven EY Danışmanlık Hizmetleri, Direktör

Türkiye İç Denetim Kongresi, 11 Kasım 2013. Sosyal Medya Riski ve Denetimi. Doğan Tanrıseven EY Danışmanlık Hizmetleri, Direktör Türkiye İç Denetim Kongresi, 11 Kasım 2013 Sosyal Medya Riski ve Denetimi Doğan Tanrıseven EY Danışmanlık Hizmetleri, Direktör Sosyal Medya Kavramı Anket Soruları Sayfa 2 Sosyal Medya Kavramı Geleneksel

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 2 Kullanıcıların site içeriğini belirlemede rol oynadığı, Dinamik, Teknik bilgi gerektirmeyen, Çok yönlü etkileşim sağlayan,

Detaylı

Satış Servisi Müşterilerinizin soru ve problemlerine satıştan önce ve sonra nasıl cevap vereceksiniz?

Satış Servisi Müşterilerinizin soru ve problemlerine satıştan önce ve sonra nasıl cevap vereceksiniz? Web Sitesi Hazırlarken İş Stratejisi Birçok firma başarısını web sitesine olan ziyaret sayısı ile ölçer. Hâlbuki gerçek başarı genel olarak belirlenen strateji ile ilgilidir. Web tasarımcıları ile çalışmaya

Detaylı

Basın ve Yayın Bölümü

Basın ve Yayın Bölümü Dünyada, ülkenizde ve yaşadığınız yerde olup bitenlerden haberdar olmak için bastıramadığınız bir merak ve ilginiz varsa, bir de öğrendiklerinizi paylaşmaktan keyif alıyorsanız ve bunu önemli görüyorsanız,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Gazetecilik ve Halkla Marmara Üniversitesi 1996

ÖZGEÇMİŞ. Gazetecilik ve Halkla Marmara Üniversitesi 1996 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MİNE DEMİRTAŞ İletişim Bilgileri: Tel: 0216 626 10 50 / 2746 Mail :minedemirtas@maltepe.edu.tr Adres:Marmara Eğitim Köyü İletişim Fakültesi Doğum Tarihi:10.02.1959 Öğrenim Durumu:

Detaylı

Blog Nedir? Blog un Tarihçesi Türkiye de Blog Eğitimde Blog Neden Blog Blog Türleri

Blog Nedir? Blog un Tarihçesi Türkiye de Blog Eğitimde Blog Neden Blog Blog Türleri BLOG BLOG 1 2 3 4 5 6 Blog Nedir? Blog un Tarihçesi Türkiye de Blog Eğitimde Blog Neden Blog Blog Türleri Blog Nedir? Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ Konusu İstanbul da Yazılım, Bilgisayar ve Video Oyunları Sektörü Durum Analizi ve Sektörün Geleceği Gerekçesi 2014-2023 İstanbul Bölge Planı nın ekonomik gelişme ekseni küresel

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) FOTOĞRAF VE GRAFİK ALANI ANKARA 2007 AMAÇ ÖĞRENME FAALİYETİ -17 FOTOĞRAF VE GRAFİK Bu faaliyet sonucunda

Detaylı

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceeeding) basılan bildiriler

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceeeding) basılan bildiriler 1. Adı Soyadı: Selva Ersöz Karakulakoğlu 2. DoğumTarihi: 1978 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim Galatasaray Üniversitesi 2002 Yüksek İletişim ve Bilişim

Detaylı