BASIN-İŞ SENDİKASI 19. OLAĞAN GENEL KURULU ÇALIŞMA RAPORU Eylül 2015

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BASIN-İŞ SENDİKASI 19. OLAĞAN GENEL KURULU ÇALIŞMA RAPORU. 19-20 Eylül 2015"

Transkript

1 BASIN-İŞ SENDİKASI 19. OLAĞAN GENEL KURULU ÇALIŞMA RAPORU Eylül 2015

2 Basın-İş Sendikası, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ve Küresel Sendikal Birlik (UNI Global Union) üyesidir. Basın-İş Sendikası Türkiye Basın, Yayın, Gazetecilik, Grafik-Tasarım, Baskı ve Ambalaj Sanayi İşçileri Sendikası Genel Merkezi Necatibey Cad. Hanımeli Sokak No: 26/7 Sıhhiye-Ankara Tel: Faks: İnternet sayfası: /http://www.basin-is.org.tr Baskı: Ziraat Gurup Matbaacılık, Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. İstanbul Yolu Trafo Karşısı Varlık-Ankara Tel: Ağustos

3

4 4

5 BASIN-İŞ SENDİKASI 19. OLAĞAN GENEL KURULU GÜNDEMİ (19-20 EYLÜL 2015) 1- YOKLAMA VE AÇILIŞ 2- DİVAN BAŞKANLIĞI VE ÜYELERİNİN SEÇİMİ 3- SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞI 4- AÇILIŞ KONUŞMASI 5- KONUKLARIN TAKDİMİ VE KONUŞMALARI 6- DİVAN BAŞKANLIĞINCA YÖNETİM, DENETLEME, DİSİPLİN KURULLARI ASIL VE YEDEK ÜYELERİ İLE ÜST KURUL DELEGE ADAYLIK BAŞVURULARININ ALINMASI SAYILI SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YASASI GEREĞİNCE YAPILAN ZORUNLU DEĞİŞİKLİKLERİN ONAYA SUNULMASI, 8- TÜZÜK VE YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİKLERİNİN GÖRÜŞÜLMESİ VE KARARA BAĞLANMASI 9- FAALİYET RAPORUNUN GÖRÜŞÜLMESİ VE YÖNETİM KURULUNUN CEVAP HAKKI a) Yönetim, denetim ve disiplin kurulu raporlarının görüşülmesi b) Yeminli Mali Müşavir Raporunun görüşülmesi 10- KURULLARIN AKLANMASI (İBRA) 11- TAHMİNİ BÜTÇENİN GÖRÜŞÜLMESİ 12- GENEL YÖNETİM KURULUNUN GENEL KURULA SUNDUĞU KARAR TASLAKLARININ GÖRÜŞÜLMESİ 13- KURULLARIN SEÇİMİ a) Yönetim Kurulu (Asıl ve yedek) b) Denetleme Kurulu (Asıl ve yedek ) c) Disiplin Kurulu (Asıl ve yedek ) d) Üst Kurul (Türk-İş) Delegeliği 14- KAPANIŞ 5

6 6

7 8-9 EYLÜL 2011 TARİHİNDE YAPILAN 18. OLAĞAN GENEL KURULUMUZDA SENDİKAMIZ ORGANLARINA SEÇİLEN GENEL MERKEZ KURULLARIMIZ MERKEZ YÖNETİM KURULU YAKUP AKKAYA GENEL BAŞKAN SAVAŞ NİGAR GENEL SEKRETER HASAN SÖNMEZ GENEL MALİ SEKRETER CAFER BOZDEMİR GENEL EĞİTİM SEKRETERİ AHMET ÖZBAKIR GENEL TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ MERKEZ DENETİM KURULU REYHAN MUTLU BAŞKAN ALİ ŞİMŞEK RAPORTÖR FATİH KARABAĞ ÜYE MERKEZ DİSİPLİN KURULU TURGAY GÜLER BAŞKAN İRFAN BOZKURT RAPORTÖR ERDOĞAN SEYHAN ÜYE 7

8 8

9 BASIN-İŞ SENDİKASI BAŞKANLAR KURULU GENEL BAŞKAN... YAKUP AKKAYA GENEL SEKRETER... SAVAŞ NİGAR GENEL MALİ SEKRETER... HASAN SÖNMEZ GENEL EĞİTİM SEKRETERİ... CAFER BOZDEMİR GENEL TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ.. AHMET ÖZBAKIR ANKARA ŞUBE BAŞKANI... HABİB ÖMER ÇAYLI İSTANBUL ŞUBE BAŞKANI... LEVENT DİNÇER İZMİR ŞUBE BAŞKANI... YILMAZ YURTERİ ANKARA ŞUBE SEKRETERİ... YASİN ÇAĞLAR İSTANBUL ŞUBE SEKRETERİ... ERDİ KALENDER İZMİR ŞUBE SEKRETERİ... YUSUF S. YÖRÜKLER 9

10 10

11 ŞUBE KURULLARIMIZ ANKARA ŞUBESİ Yönetim Kurulu Şube Başkanı Habib Ömer Çaylı Şube Sekreteri Yasin Çağlar Şube Mali Sekreteri Mehmet Ali Zara Şube Eğitim Sekreteri Burak Baydede Şube Örgütlenme Sekreteri Bektaş Özdemiroğlu Denetim Kurulu Başkan Raportör Üye Disiplin Kurulu Başkan Raportör Üye Hikmet Aytar Haydar Kara İsmail Keskin Lütfi Sungur Caner Kaya Metin Çetinel İSTANBUL ŞUBESİ Yönetim Kurulu Şube Başkanı Levent Dinçer Şube Sekreteri Erdi Kalender Şube Mali Sekreteri Mahmut Ataoğlu Şube Eğitim Sekreteri Ülger Halıcı Şube Örgütlenme Sekreteri Oktay Toptaş Denetim Kurulu Başkan Raportör Üye Disiplin Kurulu Başkan Raportör Üye Oktay Altun Fatih Kahraman Fatih Önder Hamza Saffet Günay Erdal Keklik Olgun Yıldız 11

12 İZMİR ŞUBESİ Yönetim Kurulu Şube Başkanı Yılmaz Yurteri Şube Sekreteri Yusuf S. Yörükler Şube Mali Sekreteri Okhan Alşen Şube Eğitim Sekreteri Emine Kocaman Şube Örgütlenme Sekreteri İlhan Karabağ Denetim Kurulu Başkan Raportör Üye Disiplin Kurulu Başkan Raportör Üye Murat Dönmez Salih Bingül Osman Engin Fatih Çıvğın Ali Köroğlu Mesut Kılıç 12

13 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 15 SUNUŞ... DÜNYA DÜNYA... TÜRKİYE TÜRKİYE... BASIN, YAYIN VE GAZETECİLİK SEKTÖRÜ TEZ-KOOP-İŞ SENDİKASI SENDİKAL ÇALIŞMALARIMIZ 116 Genel Örgütlenme Sekreterliği Çalışmaları DENETİM KURULU RAPORU 179 Toplu İş Sözleşmesi Çalışmaları DİSİPLİN KURULU RAPORU 183 Hukuk Bürosu Çalışmaları MALİ RAPOR 184 Uluslararası İlişkiler Genel YEMİNLİ Eğitim Sekreterliği MALİ MÜŞAVİRLİK Raporu... MALİ DENETİM RAPORU TEZ-KOOP-İŞ ETKİNLİKLER TAHMİNİ BÜTÇE

14 14

15 SUNUŞ Değerli Delegeler; 2011 yılı Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz Olağan Genel Kurulumuzdan itibaren 4 yıl geçmiş bulunmakta ve 4 yıl süren çalışma dönemi içinde, ülkemizde ve dünyada tarihi öneme sahip gelişmeler yaşanmıştır. Türkiye Sendikal Hareketi, olağan sendikal çalışmaların yanı sıra; olağan dışı ve olağanüstü sorunlar ile de mücadele ettiği bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde süren savaşlarla birlikte işgaller, yağma ve talan devam etmek tedir döneminde Irak ve özellikle Suriye de yaşananlar ülkemizi çok yönlü olarak etkilemektedir. Barış, demokrasi ve özgürlük özlemlerinin emperya lizmin eli ile gelmeyeceğini insanlık ağır bedeller ödeyerek öğrenmektedir. Aynı şekilde geçtiğimiz yıllarda çalışanların, yurttaşların demokratik hak ve özgürlüklerine yönelik saldırıların yeni boyutlar kazandığı, güvencesiz ve korunmasız çalışma koşullarının dayatılmak istendiği, kıdem tazminatı başta olmak üzere kazanılmış hakların geri alınmaya çalışıldığı görülmüştür. Bu çerçevede işçilerin, emekçilerin haklarını koruma ve geliştirmek için tüm demokratik örgüt, sendika, kurum ve kuruluşlara çok önem li görevler düşmektedir. Türkiye nin en köklü sendikal örgütlerinden olan Basın-İş Sendikası, bu görevin bilincinde hareket etmeyi sınıfsal ve toplumsal bir zorunluluk olarak görmektedir. Demokratik hak ve özgürlükler ile daha iyi yaşama ve çalışma koşullarına ulaşma hedefini birleştirmek amacıyla özveriyle mücadele eden sendikamız, örgütsel bağımsızlığını özenle koru mayı temel ilke olarak yaşatırken, dayatmalara karşı sendikal birliğin gerçekleştirilmesini vazgeçilmez bir ön koşul olarak görmektedir. Demokrasiye, özgürlüklere ve insan haklarına duyduğu saygı nedeniyle Basın-İş, güvencesizliklere, ayrımcılıklara, eşitsiz liklere, şiddet ve nefret söylemlerine karşı kararlı tutumunu sürdürmekte barıştan, özgürlüklerden, demokrasiden, bilimsel likten ve toplumsal dayanışmadan yana açık tavrını ortaya koy maktadır. Değerli Delegeler, 19. Genel Kurulumuzda geçen çalışma döneminin değer lendirilerek, üyelerimiz ve işçi sınıfımız ve ülkemiz için en sağlıklı, en yararlı ve sağlıklı kararların alınacağına, sendikal birliği yeni boyutlara ulaştıracağına içtenlikle inanıyor ve güveniyoruz. Saygılarımızla. Basın-İş Sendikası Yönetim Kurulu 15

16 16

17 DÜNYA 17

18 18

19 Dünyada ve Türkiye de taşların sürekli yerinden oynadığı, üretim tekniklerinin ve emek sürecinin teknolojik dönüşümle birlikte hızla değiştiği bir dönem yaşanmaktadır. Bu değişimle birlikte ortaya çıkan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeler karşısında işçilerin ve emekçilerin ekonomik ve sosyal hakları için mücadeleye atıldığı, halkların eşitlik, özgürlük ve kardeşlik talepleriyle alanlara çıktığı, saldırılara ve baskılara karşı kitlesel ayağa kalkışların, kitlesel başkaldırıların yaşandığı bir dönemi daha geride bırakıyoruz. Genel olarak teknolojik gelişmeler, özel olarak internet, haberleşme, iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki hızlı gelişme dünyayı ekonomik, politik ve kültürel olarak etkilemekte, dünya halkları arasında karşılıklı etkileşmeyi sağlamakta dünyanın her tarafında ekonomik, siyasal ve toplumsal değişim süreçlerini geliştirmektedir. Ancak bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sıçrama yaptığı günümüzde, sosyal ve ekonomik sorunların azaldığı, daha dengeli bir dağılım içinde bulunduğu da söylenemez. Günümüz dünyasında ülkeler arasında ve hatta kıtalararasında büyük kutuplaşmalar yaşanmaktadır. Denilebilir ki dünyayı batı yönünde ortadan ikiye bölen ekvator kuşağının kuzeyinde bulunan zengin Kuzey Ülkeleri ile bu hattın güneyindeki Güney Ülkeleri arasındaki uçurum, her geçen gün daha da derinleşmektedir. 19

20 Günümüz dünyası ne yazık ki tüm insanlığın daha iyi yaşama ve çalışma koşullarına ulaşması açısından olsun, savaşa çatışmalara ve gerilimlere karşı barışın tüm bölgelerde kalıcı olarak sağlanması yönünden olsun güvenli bir dünya değil. Dünya açlığın ve yetersiz beslenmenin sonlandırılması toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin ortadan kaldırılması, tüm ülkelerde demokratik siyasal yapıların kurulması, temel insan hak ve özgürlüklerinin yaşama geçirilmesi, ekolojik dengelerin korunması, sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve yeterli gelir güvenceleri nin sağlanması hedeflerinden oldukça uzaktadır. Ülkeler ve bölgeler arasındaki eşitsizlikler sosyal yaşama ilişkin karşılaştırmalı rakamlarda somut olarak ortaya çıkmaktadır. Yaşanan gerçeklere rakamların yaptığı vurgu sanıldığından çok daha çarpıcı ve etkilidir. Yoksulluk azaltıcı programlara rağmen 2,2 Milyar kişi çok yönlü yoksulluk içinde yaşamaktadır. Bu dünya nüfusunun yaklaşık % 15 inin yoksulluk içinde yaşadığını göstermektedir. Dünya nüfusunun yaklaşık % 73 ü yeterli sosyal korumadan mahrum durumda yaşamaktadır. Hergün 18,000 çocuk ölmektedir. Yeryüzünde yaşayan yaklaşık 7 milyar insanın en az bir milyarı günde 1 dolardan daha az parayla yaşamaktadır. 1,5 milyar insanın içme suyuna erişimi yoktur. Çoğunluğu güney ülkelerinde olmak üzere 842 milyon insan açlık çekiyor. Günde en az 24 bin insan açlıktan ölüyor. Dünya genelinde 60 yaş üstü yaşlıların yüzde 46 sı engelli durumda, topluma katılımda zorluklarla karşılaşmakta ve toplumsal olarak ayrımcılığa maruz kalıyor. 1,5 Milyardan daha fazla kişi çatışmaların yaşandığı ülkelerde hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Bu rakam dünya nüfusunun beşte biridir. Siyasi istikrarsızlıkların büyük bir insani maliyeti bulunmaktadır: Yaklaşık 59,5 milyon insan savaş nedeniyle ülkelerinden ayrılmaya zorlanmıştır. Dünya genelinde yaklaşık 38 milyon insan ülkelerinden edilmiş, sürgün yaşamı sürdürüyor. ILO rakamlarına göre 2013 yılında dünya genelinde işsizlik 200 milyonu aşmıştır. Birleşmiş Milletler verilerine göre işçilerin neredeyse yarısı -yaklaşık 1,5 Milyar- 20

21 enformel ve güvencesiz işlerde çalışmaktadır yılında yaş arası gençlerin arasında 74.5 milyonu işsizdir. Kadınlar dünya gelirinin ancak yüzde 10 unu kazan makta fakat ücretlendirilmeyen işlerin üçte ikisini yeri ne getirmektedir; ücretli bir işe sahip olanlar ise aynı veya aynı değerdeki bir iş için erkeklerin aldığı ücretin ortalama olarak yalnızca dörtte üçünü kazanmaktadır. UNESCO ya göre, 800 milyona yakın insan okuma yazma bilmemektedir ve bu sayının üçte ikisini kadın lar oluşturmaktadır. Okuldan yoksun bırakılan çocukların üçte ikisini kız çocukları oluşturmaktadır. 5 ile 14 yaş arasındaki 150 milyondan fazla çocuk çalışmaktadır. İklim değişikliği bütün dünyada ülkeler ve insanlar üzerinde önemli riskler yaratmaktadır. Çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanlar olmak üzere yaklaşık 200 milyondan fazla insan doğal afetlerden etkilenmiştir. Savaşlar ve Çatışmalar Yıkıyor, Yok Ediyor İnsanlığın gelişmesi ve ilerlemesine engel olan; onların hak ve çıkarlarını ortadan kaldıran; hastalıklar, acılar, ölümler ve onlar ca yıllık kin ve nefrete yol açan savaşlar, özellikle son 100 yıla damgasını vurdu. Bu durum son yıllarda azalmış gibi görünse de özellikle Afrika da ve Ortadoğu da yaşananlar dikkate alındığın da yanıltıcı bir görüntüdür. Çünkü hala dünyanın hemen hemen her bölgesinde milyonlarca asker elleri tetikte, sıcak bir savaşın içine girmeye hazırlanıyor ve milyarlarca dolarlık ciro yapan silah fabrikaları gece gündüz demeden çalıştırılıyor. Savaşların yarattığı olumsuzluklar yalnızca ekonomik değer lerin yaratılamaması ve çökmesi sonucunu doğurmuyor. Bir insanlık dramı olarak onlarca yıl belleklerden silinmiyor. Savaşın insanlık ailesinin üzerinde yarattığı olumsuz etki bugün artık çok daha belirgin ve çarpıcı olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre tüm insanlık tarihi boyunca yaklaşık 15 bine yakın savaşta 3 milyar insan öldü, milyarlarcası yaralandı, sakat kaldı. İnsanlık tarihinin bilinen 5 bin 500 yılı nın ancak 300 yılı savaşsız geçti yılları arasında süren 1. Dünya Savaşı ile tarihleri arasında süren 2. Dünya Savaşında 80 milyona yakın insan öldü. Dünyada dakika da 1.7 milyon dolar, yılda ise 900 milyar dolar askeri amaçlar için harcanıyor. Dünyada bilim adamlarının yaklaşık yüzde 50 si silahlanma alanında çalışıyor. 21

22 Bugün 2. Dünya Savaşı ardından bölgesel düzeyde yoğunla şan savaşlara tanık olunuyor. Farklı yoğunluk ve genişlikte süren bu savaşlar dünyanın hemen her bölgesinde milyonlarca insanı etkiliyor. Savaşan taraflar onyıllarca süren gerilimin ardından kanlı kapışmalarda ekonomik değerlerini yitirirken savaşın bitimi sonucu daha on yıllarca olumsuzluklarından kurtulamıyor. UNHCR nin Küresel Eğilimler raporu na göre evlerinden kaçmaya zorlanan kişilerin sayısında keskin bir artış bulunmaktadır; 2013 yılında yerinden edilen 51.2 milyon ve on yıl önce yerinden edilen 37.5 milyon kişiye kıyasla, 2014 yılı sonunda 59.5 milyon kişi zorla yerlerinden edilmiştir. En çok yerinden edilen insanlar Suriye de savaşın patlak verdiği 2011 yılının başlarından bu yana görülmüş olup; bu savaşı, yerinden edilmenin dünyadaki tek başına en büyük etmeni haline getirmiştir yılında her gün ortalama kişi mülteci, sığınmacı olmuş veya ülkesi içinde yerinden edilmiştir; bu sayı, yalnızca dört yıl içinde dört kat artışa karşılık gelmektedir. Dünya genelinde, her 122 kişiden birisi şu anda ya mültecidir ya ülkesi içinde yerinden edilmiştir ya da iltica talebinde bulunmuştur. Bu bir ülkenin nüfusu olsaydı, dünyadaki en büyük 24. ülke olurdu. UNHCR nin raporu, mülteci ve ülkeleri içinde yerinden edilmiş kişi sayısının bölgelerde ard arda arttığını ortaya koymaktadır. Son beş yıl içerisinde en az 15 çatışma patlak vermiş ya da yeniden alevlenmiştir: Afrika da sekiz (Fildişi Sahili, Orta Afrika Cumhuriyeti, Libya, Mali, Kuzeydoğu Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve bu yıl Brundi de); Orta Doğu da üç (Suriye, Irak ve Yemen), Avrupa da bir (Ukrayna) ve Asya da üç (Kırgızistan ile Myanmar ve Pakistan ın birçok bölgesinde). Bu krizlerin çok azı çözümlenmiştir ve çoğu hala yeni yerinden edilmelere sebep olmaktadır yılında yalnızca mülteci ülkelerine geri dönebilmiştir; bu sayı 31 yıldaki en düşük sayıdır. Afganistan, Somali ve başka yerlerde on yıllardır süregelen istikrarsızlık ve çatışma bu yerlerde milyonlarca insanın ya hala hareket halinde olduğu ya da - giderek yaygınlaşan şekilde - yıllardır toplumun kenarında, uzun süredir ülkesi içerisinde yerinden edilmiş veya mülteci olmanın yıpratıcı belirsizliğinde sıkışıp kalması anlamına gelmektedir. Akdeniz, Aden Körfezi, Kızıldeniz ve Güneydoğu Asya nın da arasında bulunduğu tehlikeli deniz yolculuklarına çıkarak güvenliğe erişmeye çalışan mültecilerin sayısındaki ciddi artış, dünyadaki çatışmaların ve bu çatışmaların neden olduğu korkunç acıların yakın zamanda yaşadığımız ve çok belirgin sonuçları arasında yer almaktadır. 22

23 UNHCR nin Küresel Eğilimler raporu, yalnızca 2014 yılında 13.9 milyon kişinin yerinden edildiğini göstermektedir; bu 2010 yılındaki sayının dört katıdır. Dünya genelinde 19.5 milyon mülteci (2013 te bu sayı 16.7 milyondu) bulunmaktaydı; 38.2 milyon kişi kendi ülkeleri içinde yerinden edilmişti (bu sayı 2013 te 33.3 milyondu) ve 1.8 milyon kişi (bu sayı 2013 te 1.2 milyondu) iltica taleplerinin sonucunu beklemekteydi. Endişe verici şekilde, dünyadaki mültecilerin yarısından fazlasını çocuklar oluşturmaktadır. Suriye, dünyadaki en büyük ülke içerisinde yerinden edilmiş kişi (7.6 milyon) ve mülteci (2014 sonunda 3.88 milyon) kaynağıdır. En büyük mülteci kaynağı ülke olma açısından Suriye yi Afganistan (2.59 milyon) ve Somali (1.1 milyon) takip etmektedir. Rakamlarda bu denli keskin artış olmasına rağmen, mültecilerin küresel dağılımı refah düzeyi yüksek ülkelerden ciddi ölçüde uzaklaşarak refah düzeyi daha düşük ülkelere doğru gerçekleşmektedir. Her 10 mülteciden neredeyse dokuzu (yüzde 86) ekonomik açıdan daha az gelişmiş olarak değerlendirilen bölgeler ve ülkelerde bulunmaktaydı. Toplam mülteci sayısının dörtte biri, Birleşmiş Milletler in En Az Gelişmiş ülkeler listesinde yer alan ülkelerde bulunmaktaydı. Yukarıda bütün insanlığa yönelik olumsuz sonuçları olan savaşlar, tarih boyunca olduğu gibi bugün de kapitalist sistemin devamı için egemenlerin çıkarları doğrultusunda her geçen gün yeni yeni ölümleri ve yıkımları beraberinde getirmektedir Geçtiğimiz dört yıl içinde dünyada yaşanan gelişmeler, her açıdan derin bir çürüme içine giren kapitalist sistemin dünya çapında giderek yozlaştığı, iktidarların otoriterleştiği ve saldırgan politikalarına çok yönlü olarak devam ettiğini göstermiştir. Başta Arap dünyası olmak üzere, aralarında Türkiye nin de bulunduğu dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşanan halk ayaklanmalarına paralel olarak, bölgesel çatışmalar, katliamlar, siyasi cinayetler ve suikastlar yaşanmıştır. Kuzey Afrika ve Ortadoğu da yönetimlerin, rejim değişimlerinin yaşandığı bu dönemin, sorunları ve sancıları hala sürmektedir. Tunus ta başlayan ve Arap Baharı diye adlandırılan, aslında her birisinin kendi koşullarında değerlendirilmesi gereken hareketlerin en önemli durağı Mısır olmuş ve Mısır halkı kendisine yönelik saldırılara rağmen Hüsnü Mübarek in 30 yıllık diktatörlüğüne son vermiştir. Arap isyanlarının merkez ülkesi olan Mısır da Mübarek sonrası oluşan otorite boşluğundan yararlanarak iktidara gelen Müslüman Kardeşler askeri bir darbeyle devrilirken, yaşanan süreç Ortadoğu ülkeleri için Müslüman Kardeşlerin bir özgürleşme hareketi değil, ama halkları Ortaçağa götürmenin dayanağı olan baskıcı ve her açıdan gerici bir hareket olduğu gerçeği kısa sürede ortaya çıkmıştır. 23

24 Arap dünyasında bir taraftan demokrasi ve özgürlük talepleri üzerinden halk hareketleri ortaya çıkarken, diğer taraftan Libya ve Suriye de görüldüğü gibi, halkın meşru taleplerini bölge ülkelerine emperyalist müdahaleler için kullanmak isteyen emperyalist güçler Birleşmiş Milletler ve NATO aracılığıyla müdahalelerini her fırsatta meşrulaştırmaya çalışmışlar, halkların kendi kaderini tayin hakkını tanımak yerine, kendileri ile işbirliği içinde çalışacak yönetimler oluşturmak için hamle üstüne hamle yapmışlardır. Son yıllarda emperyalistlerin bölgeye müdahalelerinin çeşitlenip etkinleşmesi ve Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan üzerinden Suriye ye yönelik müdahale girişimleri geçtiğimiz dönemin dış politikada en önemli başlıklarından birisi olmuştur. Bölge ülkeleri arasında giderek artan cepheleşmeler, Ortadoğu da yaşanan yoğun silahlanma politikaları ile birleşince, Ortadoğu, savaş etkenlerinin hızla yükseldiği bir bölge haline gelmiş, ırkçılık, mezhepçilik ve inanç farklılıkları üzerinden yeni çatışmalara ve katliamlara zemin hazırlanmıştır. Bölgede binlerce cana mal olan, milyonlarca kişiyi göçe zorlayan sayısız çatışma, darbeler, suikastlar, sabotajlarla beslenen gelişmeler, aynı zamanda Türkiye nin bölge politikasının iflasını beraberinde getirmiş Mısır, Tunus, Libya, Irak ve son olarak Suriye de yaşanan gelişmeler karşısındaki yeni Osmanlıcı politika kelimenin tam anlamıyla fiyasko ile sonuçlanmıştır. Son yıllarda Ortadoğu dünyanın en sorunlu bölgesi haline gelirken, uzun süre Türkiye nin dış politikasına hakim olan Yurtta Sulh, Cihanda Sulh söylemi yerine Yeni Osmanlıcılık söylemini benimseyen AKP iktidarı, başından itibaren Suriye de yaşanan gelişmelere yönelik tutum, davranış ve söylemleriyle dış politika alanında komşularımızla sıfır sorundan hep soruna dönmüştür. Türkiye nin bir dönem karşılıklı vizeleri kaldırdığı, ortak bakanlar toplantısı yapılan, lideri ile boğaz turlarının atıldığı Suriye yle, yeni Osmanlıcı heveslerle Esad rejimini devirip bölgeye yön veren bir güç olmanın peşinde koşulmuş, ancak aradan geçen yıllar içinde S. Arabistan ve Katar la birlikte Suriye muhalefetine her türlü lojistik destek verilmesine rağmen Esad rejiminin üç-beş ayda yıkılması hesabı tutmamıştır. Bu yeni emperyalist politikaların yarattığı sonuç ise daha çok ölümü berberinde getirirken, şehirler yıkılmış, milyonlarca insan evlerinden olmuş, bölge radikal terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş, bölgede yaşayan halklar etnik temelde ayrıştırılmış, çeşitli katliamlara maruz kalmıştır. Dahası, bölgede Esad yönetimine muhalif bir çok grup ve örgüt türemiş,bu gruplar bölgede hakimiyet kurmak adına hem diğer örgütlerle çatışmaya başlamış, hem de ele geçirdikleri yerlerde sivil halka yönelik insanlık dışı katliamlara da girişmişlerdir. Bunların arasında kendisini Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) olarak adlandıran radi- 24

25 kal ve barbar bir terör örgütü ise ayrıca ele alınması gereken bir terör örgütüdür. Bu örgüt kurulduğu günden itibaren bölgedeki diğer etnik gruplara, dinlere mensup insanlara yönelik kafa kesme de dahil olmak üzere kanlı eylemlere yönelirken, binlerce yıllık medeniyet miraslarını da tahrip etmeye başlamıştır. Alevi, türkmen, ezidi ve kürtlerin yaşadıkları yerlere saldırarak kadınları, çocukları köle pazarlarında satmaya başlamış, erkekleri öldürmüştür. Musul Büyükelçiliğimizde çalışan 48 elçilik görevlisini kaçırmış ve aylarca rehin tutmuş, Süleyman Şah Türbesini yıkmaya yönelik hareketlerde bulunmuşlardır. En son 19 Temmuz 2015 tarihinde Urfa nın Suruç ilçesinde canlı bomba eylemi gerçekleştirerek 32 gencimizin ölümüne sebep olmuştur. DÜNYADA EKONOMİK GELİŞMELER Dünya da siyasal alanda yaşanan gelişmeler ve belirsizliklerin yanı sıra ekonomik alanda da oldukça önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bir yandan küresel krizin giderek derinleştiği ve ülkeleri, özellikle gelişmekte olan ekonomileri ve bu ülkelerde yaşayan emekçileri etkilemeye devam ederken, diğer yandan gelir dağılımı adaletsizliği de bütün dünyada derinleşmektedir. Küresel düzeyde ücretlerin de önceki dönemlere göre eşitsiz bir düzeyde seyrettiği görülmektedir. Ortadoğu da ülkeler arasındaki çelişki ve çatışmalar bütün hızıyla sürerken, Avrupa da 2008 krizi sonrasında yaşanan gelişmeler, krizin faturasının her zaman olduğu gibi emekçi sınıfların üzerine yıkılması yönündeki politikaları yeniden gündeme getirmiştir. Avrupa da yoksulluğun en açık ve çarpıcı şekilde kendini hissettirdiği ülkelerin başında borç krizinin yaşandığı ve ülke olarak iflasın eşiğinden dönen Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkeler gelmektedir. Yunanistan ve İspanya yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle sık sık genel grevlerle sarsılırken, işsizlik sorunu giderek derinleşmektedir. Nitekim, Yunanistan da Syriaza nın iktidara gelişi de krizin faturasına karşı Yunanlı emekçilerin tepkisini dile getiren bir gelişme olarak karşımıza çıkmıştır. Yunanistan da Bütçe açığının gayri safi milli hâsıla içerisindeki payının artması, AB den alınan yardımların etkin bir şekilde kullanılamaması, vergi kaçakçılığı ve yolsuzluk vakalarının görülmesi Yunanistan da ekonomik krize yol açmıştır. Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors un ülkeyi yatırım yapılamaz ilan etmesi küresel piyasalarda düşüşe neden oldu. Ayrıca ekonomik büyümenin dış borç kaynaklı olması Yunanistan ın kamu borçlarını arttırdı de 150 milyar Euro seviyesinde olan Yunanistan ın kamu borçları geçtiğimiz 10 yıl içerisinde %100 oranında artış göstererek 2009 da 300 milyar Euro seviyesine ulaştı. Kısacası, kamu borçlarındaki artışa rağmen kamu gelirlerinde aynı 25

26 oranda artış sağlanamadı. Ayrıca uluslararası finansal kriz Yunanistan ın gelirlerinde önemli bir oranda düşüşe yol açtı. Birçok yatırım projesinin askıya alınması, yatırım malları ithalatı ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, gemicilik ve turizmden elde edilen kazançları azalttı. Yunanistan daki ekonomik krizin diğer AB ülkelerine sıçramaması ve Euro nun korunması amacıyla Euro Alanı ülkeleri ve IMF 2010 da ortak bir finansal mekanizmanın kurulması için anlaştılar. AB ve IMF nin katkısıyla 110 milyar Euro tutarındaki 3 yıl vadeli kurtarma paketi Yunanistan a verildi. Euro Bölgesi Ekonomi ve Maliye Bakanları, Yunanistan ın ikinci uyum programını 14 Mart 2012 de onayladılar. Yunanistan a bir önceki paketten kalan tutarın yanı sıra, 2014 yılına kadar olan dönem için 130 milyar Euro tutarında ilave kaynak sağlandı. Yunanistan da 2010 yılından itibaren uygulanan kemer sıkma politikaları önemli siyasi ve sosyal maliyetleri de beraberinde getirdi. Alınan tedbirlerin ekonomik sorunların çözümüne yönelik olumlu etkileri henüz görülmemekle birlikte işsizliğin artması, refah seviyesinin düşmesi geniş halk kesimlerini bu süreçte olumsuz etkiledi. Kamu borç krizi neoliberal mantık içerisinde çözülmeye çalışıldı, böylece krizde ikinci dalgaya neoliberalizmin otoriter araçlarla yeniden yapılandırılma süreci damga vurdu. Avrupa Birliği içinde neoliberal entegrasyon derinleşirken, sosyal eşitsizlik ve baskılar arttı. Almanya neoliberal politikaların yenilenmesinde başrolü üstlendi. Borçlu ülkelerin Avrupa Finansal İstikrar Fonu ve IMF fonlarından yararlanması için radikal istikrar önlemleri alması şart koşuldu. Kamu maliyesinde disiplini sağlamak için ücretler azaltıldı, emeklilik reformu kapsamında tasarruf tedbirleri almak için emeklilik maaşları donduruldu ve emeklilik yaşı yükseltildi. Bütçe gelirlerini arttırmak amacıyla vergi oranları yükseltildi, katma değer vergisi arttırıldı ve özelleştirme uygulamaları devreye sokuldu. Ayrıca aile ve çocuk yardımları ile işsizlik yardımları düşürüldü. Böylece emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları iyice zorlaştı. Yunan halkı bu tasarruf tedbirlerine sokak gösterileri ve grevler yaparak tepki gösterdi. Bu tasarruf tedbirlerinin daha uzun yıllar uygulanacağının anlaşılması toplumsal huzursuzluk ve siyasi istikrarsızlığı da beraberinde getirdi de Papandreu Hükümeti bir yandan AB tarafından dayatılan sıkı maliye politikaları, diğer yandan toplumsal ve siyasi muhalefetten gelen baskılar nedeniyle istifa etti. Reformların uygulanması için geçici nitelikte teknokrat bir hükümet kuruldu. Yunanistan da 7 Mayıs ve 12 Haziran 2012 de yapılan her iki seçimden de siyasi yelpazenin uçlarında yer alan partilerin güçlenerek çıkması hükümet üzerindeki siyasi ve toplumsal baskıyı daha da arttırdı.1974 ten bu yana ülkeyi yöneten Yeni 26

27 Demokrasi Partisi ve sosyal demokrat PASOK un arkasındaki toplumsal destek azaldı. Radikal sol koalisyon SYRIZA, YDP nin arkasından ikinci sıraya oturdu. Irkçı Altın Şafak örgütü ise krizden bunalan Yunanlıların çözümü nasıl Nazilerin ideolojisinde aradığına dair çarpıcı bir örnek oldu. Partinin oyları %7 leri bularak 21 milletvekiliyle Yunan meclisine girdi. 26 Ocak 2015 tarihinde yapılan seçimlerde ise SYRİZA birinci parti olarak seçimlerden galip çıkarak ekonomik krize yönelik olarak Yunan halkının krize yönelik tepkisi olarak nitelendirilen bu seçimlerden sonra, AB troykasıyla yeni kurulan hükümet arasında yapılan görüşmelerin olumsuz bir biçimde sonuçlanması üzerine Haziran ayı sonunda yapılan referandumda yunan halkı bir kez daha Troyka ya hayır diyerek ekonomik krizin faturasını ödemeyeceğini ilan etti. Bu durumu sadece Yunanistan ı değil, giderek derinleşen kriz nedeniyle bir çok Avrupa ülkesini de derinden etkileyecek bir etki yaratacağı kuşkusuzdur. Sonuç olarak, küresel ekonomik kriz ülkelerin siyasi, sosyal ve ekonomik yapılarını derinden etkiledi. Neoliberal politikalara karşı artan tepkiler birçok AB ülkesini siyasi krize sürükledi ve kriz giderek derinleşmektedir. Geride bıraktığımız dönem, dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi, Avrupa ülkelerinde de işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştirildiği ve çok sayıda hakkın ortadan kaldırıldığı bir dönem olmuştur. Gelir Dağılımı Adaletsizliği ve Yoksulluk Günümüzde küresel refaha yönelik en büyük tehditlerden biri, eşitsizlik tir. Dünya ekonomisinde son yıllarda bir taraftan ekonomik büyüme açısından önemli bir yol kat edilirken; diğer taraftan, gelir dağılımı giderek daha adaletsiz hale gelmiştir. Gelir dağılımı eşitsizliği eğitim imkânlarına erişimden sağlık ve re fahın dağılımına kadar pek çok konuda toplumu etkilemektedir. OECD verilerine göre dünya genelinde eşitsizliğin giderek yükseldiği görülmektedir. OECD istatistiklerine göre gelir dağılımı adaletsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler; Şili, Meksika, Türkiye, ABD ve İsrail dir. Buna karşılık, pek çok sosyo-ekonomik göstergede olduğu gibi, Danimarka, İsveç ve Norveç gibi İskandinav ülkeleri gelir dağılımı adaleti açısından örnek bir profil sergilemektedir. Başka bir ifadeyle, İs kandinav ülkeleri adaletsizliğin en az yaşandığı ülkeler olarak karşımıza çıkmaktadır. OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı adaletsizliğinde 3. sırada yer alan Tür - kiye nin Gini katsayısının (0.411), OECD ortalamasının (0.316) üzerinde olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, Türkiye küresel ekonomik krizden ciddi şekilde etkilen- 27

28 miş olan İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz gibi Avrupa ülkelerinden bile daha yüksek bir gelir dağılımı eşitsizliğine sahiptir. Benzer şekilde, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan Küresel Gün dem Raporunda da, 2015 yılında tüm ülkeler için en önemli problem alanlarının başında gelir eşitsizliğindeki kötüleşme gelmektedir (World Economic Forum, 2014a: 8). Gelir farklılıklarının genişlemesi ve artan eşitsizlik, geçen yılın küresel gündeminde ikinci sırada yer alırken; bu yıl birinci sırada yer almaktadır. Rapora göre; zengin insanlar rekor seviyelerde servet birikimine devam ederken, orta sınıf hayatta kalabilmek için mücadele etmektedir. Örneğin; ABD de nüfusun en zengin % 1 lik kesimi, tek başına gelirin dörtte birini almaktadır. Bununla birlikte son 25 yılda, en yüksek gelir düzeyine sahip % 1 lik kesimin ortalama geliri, or talama bir vatandaşın gelirine kıyasla 20 kat artmış durumdadır. Eşitsizliğin yoksulluk, işsizlik, çevrenin bozulması, siyasi istikrarsızlık, şiddet, çatışma gibi pek çok konuyla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Daha önce de de ğinildiği üzere, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan Küresel Gündem Raporunda her bir küresel probleme ilişkin çözüm önerileri yer almaktadır. Gelir dağılımı eşitsizliği problemine yönelik başlıca çözüm önerileri, eğitim sisteminin geliştirilmesi, gelirin yeniden dağıtılması, sosyal refahın sağlanması, iş yaratma ve işgücünün geliştirilmesi gibi sosyal politikalar ile vergi politikalarıdır. 28 Küresel Ücret Eğilimleri ILO nun hem küresel düzeyde ortalama ücretlere ilişkin son eğilimleri ortaya koyduğu, hem de ücretlerin gelir eşitsizliği üzerindeki rolünü analiz ettiği Ücret ler ve Gelir Eşitsizliği temalı Küresel Ücret Raporu 2014/15 na göre; son yıllarda küresel ücretlerdeki artışın esas kaynağı, yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerdir. Bununla birlikte, her ne kadar söz konusu ülke lerde reel ücretler 2007 yılından beri yükseliyor olsa da, 2012 yılı ile karşılaştırıl dığında 2013 yılında reel ücretlerdeki yükselişin yavaşladığı görülmektedir. Diğer taraftan, raporda gelişmiş ekonomilerde ücretlerin 2012 ve 2013 yılları itibariyle genel olarak durgun olduğu; hatta Yunanistan, İrlanda, İtalya, Japonya, İspanya ve İngiltere gibi bazı ülkelerde 2007 yılı düzeyinin bile altında kaldığı orta - ya konulmaktadır. Rapora göre; söz konusu ülkelerde ücretlerde görülen azalma veya durgunluk eğilimi, esas olarak ekonomik kriz nedeniyle ücretli istihdamın değişen kompozisyonunun ortalama ücretler üzerindeki etkisinden kaynaklan maktadır. Bununla birlikte, ücretlerdeki durgunluk bu ülkeler için deflasyon riski ni de artırmaktadır.

29 ILO verilerinden döneminde, Almanya, Japonya ve Amerika Bir leşik Devletleri gibi gelişmiş ekonomilerde reel ücretlerdeki artışın genel olarak işgücü verimliliği artışının gerisinde kaldığı görülmektedir. Ücretler ve verimlilik arasındaki bu ayrışmanın temel sebebi ise söz konusu dönemde emek gelirinin, yani ücretlerin GSYİH içindeki payının azalmasıdır. Ücretlerdeki değişim yükselen ve gelişmekte olan ülkeler açısından ele alındığında ise son yıl larda Türkiye, Meksika ve Çin gibi ülkelerde ücretlerin GSYİH daki payının azalma sına karşılık, Rusya da arttığı görülmektedir. ILO tahminleri itibariyle satın alma gücü paritesine göre, gelişmiş ekonomilerde ortalama aylık ücretler yaklaşık 3 bin dolarken; gelişmekte olan ülkelerde bin dolar düzeyinde kalmaktadır. Aylık ücretlerdeki dünya ortalaması ise dolar düzeyindedir. ILO ya göre; eşitsizliğin artması sade ce sosyal adalet hedefini derinden etkilememekle kalmamakta, aynı zamanda olumsuz ekonomik sonuçlar da doğurmaktadır yılında Adil Bir Küresel leşme İçin Sosyal Adalet Bildirgesini kabul eden ILO üyesi ülkeler, ilerlemeden elde edilen faydanın adil paylaşımı için tasarlanmış ücret ve kazanç politikalarına bağlılıklarını yenilemişlerdi. Herkes için sosyal adalet yaklaşımı, sosyal uyumun sağlanması ile eşitsizlikler ve yoksullukla mücadele açısından son derece önem lidir. Ücretli istihdamı ve ücretlerdeki dağılımın, pek çok ülkede artan eşitsizlik üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır lı yılların ortalarından 2000 li yılların ortalarına kadar gelişmekte olan bazı ülkelerde eşitsizliklerin önemli düzeyde azaldığı görülmektedir. Bu kategori de ilk göze çarpan ülkeler, Şili, Meksika ve Türkiye dir. Öte yandan, tüm bu geliş melere rağmen, Şili, Meksika ve Türkiye hala gelirin en adaletsiz dağıldığı ilk üç ülkedir. İşgücü piyasası kurumları ile asgari ücret ve toplu pazarlık gibi sosyal politika lar, gelir dağılımı adaletini doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda, birçok ülkede eşitsizliğin işgücü piyasasında başladığı söylenebilir. Eşitsizliklerin en fazla arttığı gelişmiş ekonomilerde, bu durum esas olarak ücret farklılıklarının ve işsizliğin yükselmesinden kaynaklanmaktadır. ILO verilerine göre; en zengin ve en yoksul arasındaki eşitsizliğin en fazla yükseldiği iki ülke, ABD ve İspanya dır (eşitsizlikteki artış % 10 düzeyindedir). Yaşanan iş kayıpları ve ücretlerin dağılımındaki deği şimler, İspanya da eşitsizliğin artmasının % 90 ından; Amerika da ise % 140 ından sorumlu olarak görülmektedir. Buna karşılık, gelişmekte olan bazı ülkelerde eşitsizlikler azalmaktadır. Bu durum üzerinde etkili olan faktörler, ücretlerin daha adil dağılımı ve ücretli istihdamındaki artıştır. Eşitsizliğin önem li ölçüde azaldığı Arjantin ve Brezilya nın durumu değerlendirildiğinde; ücretli istihdamdaki artış ve ücretlerin dağılımındaki değişimlerin, 29

30 Arjantin de son on yılda en zengin - en yoksul arasındaki eşitsizliğin azalmasının yüzde 87 sinden, Brezilya da ise % 72 sinden sorumlu olduğu ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, tüm dünyada kadınlar ve erkekler, kayıtlı çalışanlar ve kayıt dışı çalışanlar, ülke vatandaşları ve göçmenler arasında önemli ölçüde ücret farklılık ları mevcuttur. Bu farklılıkları yaratan, bir ülkeden diğerine değişen çok sayıda karmaşık nedendir. Ücret farklılıkları, beşeri sermaye farklılıkları ve işgücü piya sası farklılıkları gibi açıklanabilen nedenlerden kaynaklandığı gibi; çocuk sahibi olmak nedeniyle ortaya çıkan ücret ayrımcılığı gibi açıklanamayan unsurlardan da ileri gelebilmektedir. Ücretlerin hanehalkı geliri içindeki rolü ile ilgili olarak, gerek gelişmiş gerekse yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde hanehalkı gelirinin temel kaynağının ücretler olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, neredeyse tüm ülkelerde, orta gelir gruplarında başlıca gelir kaynağı ücretlerken; üst ve alt gelir gruplarında gelir kaynakları çeşitlilik göstermektedir. Düşük gelir gruplarının hane gelirleri içindeki en büyük pay, gelişmiş ekonomilerde sosyal transferler; yükselen ve ge lişmekte olan ekonomilerde ise kendi hesabına çalışma karşılığında elde edilen gelirlerden oluşmaktadır. En yoksul hanelerde (en alttaki %10 luk kesim) ücretlerin toplam hane geliri içindeki payı, Rusya Federasyonu nda % 50 den Vietnam da % 10 a kadar geniş bir marjda değişmektedir. Buna karşılık, aynı grup itibariyle ücretlerin hane gelirleri içindeki oranı Romanya da yaklaşık olarak % 5, Almanya da % 10, İngiltere de % 20, Fransa da % 25, İtalya da % 30, ABD de % 50 dir. Orta ve üst gelir gruplarında ise neredeyse tüm ülkelerde ücretler hane gelirleri içinde en yüksek paya sahiptir. Bu bağlamda, Almanya, İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ekonomilerde orta ve üst gelir gruplarında ücretlerin hane geliri içindeki payı, % 80 e kadar ulaşmaktadır. 30 Kamu Sektörü Yok ediliyor Yaklaşık 30 yıldır hemen hemen her ülkede kamu sektörünün parçalanmasını ve etkisizleştirilmesini, küçültülmesini amaçlayan politikalar yürürlüğe sokulmak isteniyor. Bunun için kamu kurum ve kuruluşları özelleştirilerek yerli ve yabancı tekellere kimi zaman satarak, kimi zaman bağışlanarak kimi zaman kapatılarak devrediliyor. Sorun yalnızca kamu fabrika ve işletmelerini özelleştirme ile sınırlı kalmıyor. Dünün doğrudan kamu eliyle yürütülen ve kamu yönetiminin sorumluluğunda bulunan hizmetler de özelleştiriliyor. Böylece hem ülkede yaşayan insanların emekleri ile oluşmuş ve birçoğu kuşaklar boyunca yurttaşlara hizmet sunmuş kamu kuruluşları ve hizmetleri sermayeye devrediliyor; hem de o ülkede kamu yönetiminin tanımak zorunda bulun-

31 duğu haklar artık sunulmaz oluyor. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası nın dayatmaları ile gerçekleştirilen özelleştirmeler sonucunda ülke ekonomilerinin taşıyıcı omurgaları olan çoğu stratejik düzeydeki kamu kuruluş ları yerli ve yabancı tekellere bağışlanırcasına sunuldu ve sunu luyor. Çılgınlık düzeyine varan özelleştirmelerle birer birer kamu kuruluşları tekellerin eline geçerken, giderek sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin özel leştirilmesine geçildi. Bunun sonucunda da insanlık ve yurttaş hakları daraltıldı, par çalandı, yok edildi. Özelleştirmelerin yarattığı bir başka olumsuz gelişme de istihdam alanında yaşandı. İstihdamda esnekleştirme ve kuralsızlaştırma artarken çok sayıda işçi işlerinden oldu. Sendikasızlaştırmalar, işten atmalar, taşeronlaştırmalar ve esnek çalıştırmalarla kaynaştırılan özelleştirme uygulamaları ekonomik dengeleri alt üst etti. Sendikal Haklar Kuşatma Altında Örgütlenme özgürlüğü ile toplu pazarlık hakkı, yaklaşık 200 yıllık bir savaşım sonucunda kazanılan, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Temel Hak lar Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartı başta olmak üzere ulus - lararası sözleşmelerle Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerince güvence altında tutulan temel haklardır. ILO ya göre güçlü ve bağımsız işçi ve işveren örgütleri ile bu örgütlerin toplu pazarlık haklarının etkin olarak tanınması, işgü cü piyasası yönetiminin başlıca araçlarıdır. Toplu pazarlık, işçiler ile işverenler arasında anlaşmazlık yaratabilecek durumlarda, uygun ve verimli çözümlere ulaşabilmenin bir yoludur. Toplu pazarlık hakkının tanınması, toplu çıkarların temsil edi lebilmesinin anahtarıdır. Örgütlenme özgürlüğü üzerine kurul muştur ve toplu temsili anlamlı kılar. Toplu pazarlık, işçi ve işve renlerin çalışma yaşamını ilgilendiren sorunlar üzerinde anlaş - maya varmalarını sağlaması ölçüsünde, ayrılmaz bir biçimde ör gütlenme özgürlüğüne bağlıdır. Bütün bu gerçeklere rağmen dünya üzerinde milyonlarca emekçi bu temel haklardan yararlanamamakta; bu hakların ta nındığı yerlerde ise uygulanmaları yine de güç olabilmektedir. Kimi ülkelerde bazı işçi kategorileri örgütlenme hakkından yoksundur 31

32 veya işçi ve işveren örgütleri yasadışı olarak askıya alınmış ya da müdahalelere konu olmuştur. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) 2 yıldır yayınladığı Küresel İşçi Hakları Endeksi isimli araştırmasıyla ülkeleri işçi haklarına gösterdikleri saygıya göre derecelendirmekte. 10 Haziran 2015 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan Rapora göre eşitsizlik ve emekçilerin yaşam koşulları bütün ülkelerde ve işyerlerinde giderek kötüleşmekte, 1,2 Milyar kişi mutlak açlık sınırının altında gelir elde etmektedir. Demokrasi ve demokratik işçi hakları riskli hale gelmekte ve şirketlerin güçlerinin dizginlenmesi gerekmekte. Rapora göre: Körfez ülkelerindeki insanlık dışı kafala sistemi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini işçiler için en kötü yerler haline getiriyor. Avrupa da özellikle son 1 yıldır uygulanan ve endişelendirici hale gelen kemer sıkma politikaları işçi haklarında düşüşe yol açtı. Örgütlenme özgürlüğünün ve toplu pazarlık hakkının uygula ması elverişli bir ortam gerektirir. Gerekli koruma ve güvenceleri sağlayan bir yasal çerçeve, toplu pazarlığı kolaylaştıran ve olası anlaşmazlıkları çözebilen kurumlar, etkili iş yönetimleri ve özel - likle de güçlü ve etkili işçi ve işveren örgütleri elverişli bir ortamın başlıca parçalarıdır. Bu ortamın sağlanmasında hükümetlerin oynadığı rol temel bir önem taşır. Örgütlenme özgürlüğünün ve toplu pazarlık hakkının uygulan ması, temel sivil özgürlüklerin ve özellikle de kişilerin özgürlük ve güvenlik hakkının; düşünce, ifade ve toplantı özgürlüğünün; ba ğımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanma hakkının ve sendikaların mal varlığının korunması hakkının savunulmasına bağlıdır. Sendikal hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, engellenmesi etkisizleştirilmesi, yazılı olan yasaların. yönergelerin ve belgelerin değersizleştirilmeye çalışılması, uygulanmaması için bir çok yöntem uygulanmaktadır. Hükümetlerin örgütlenme hakkın, tanımamasının en çok yinelenen yollarından biri tüm diğer örgütleri yasaklayarak ya da feshederek işçileri tek bir örgüte üye olmaya zorlamaktır. Sendikaların ve işveren örgütlerinin, etkinliklerinde tam bir bağımsızlık ve özgürlükten yararlanmaları şarttır. Bu nedenle ne hükümet otoriteleri bu örgütlerin etkinliklerine müdahale etmeli, ne de işveren örgütleri sendikaların ya da sendikalar işveren ör - gütlerinin etkinliklerine müdahale etmelidir. Grevler, iş durdurmalar, iş yavaşlatmalar veya diğer eylemle re yol açan anlaşmazlıklar hem kamu sektöründe, hem de özel sektörde önemli eylem alanlarıdır. Bir sendikanın en büyük güç lerinden biri, işçileri greve götürebilme yeteneğidir, becerisidir. 32

33 Grev hakkı uygulamaları ülkelere ve sektörlere göre değişiklik gösterir. Uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve iş durdurmala rın önüne geçmek amacıyla, hakemlik, arabuluculuk veya uzlaş tırma için üçüncü kişilerin yardımlarına başvurulur. Grev hakkı, uluslararası araçlar tarafından tanındığı halde, ILO üyesi birçok ülkede, özellikle kamu hizmetlerinde yasada ve uygulamada haksız olarak kısıtlanmıştır. Bazı ülkelerde, yasal olarak tanınsın ya da tanınmasın, grevler yaygınlaşma eğilimindeyken, diğer ülkelerde ise daha az yaygındırlar. Endüstriyel eylemlerin nedenleri sektörlere göre değişiklik gösterir. Yakın zamanda yapılan çalışmalar, ücret ile iş güvenli ğinin iş uyuşmazlıklarının başlıca nedenleri olmaya devam ettiği gerçeğinin altını, çizmiştir İşyerlerinin yeniden yapılandırılmasına ya da kapatılmasına bağlı olarak iş kaybı ve işten çıkarmalar da buna dahildir. Siyasi olarak nitelenen diğer grevler sosyal gü venlik, iş kanunu reformu, özelleştirme gibi farklı alanlardaki hükümet politikaları tarafından harekete geçirilmektedir. Uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmanın başka birçok yolu bu lunduğu halde, derin görüş ayrılıkları, iletişim sorunları ya da ta raflardan birinin isteksizliği diyalog mekanizmalarına başvurul masını engeller. Grev hakkı kimi zaman önemli kısıtlamalara maruz kalmakta dır: Açıkça yasaklamalar; pratikte uygulanmasını olanaksız kılan yasal ön koşullar; kelimenin tam anlamıyla zorunlu olmayan ba zı hizmetlerdeki ya da devlet adına yetki kullanmayan devlet me - murları için kısıtlamalar; kamu yetkililerinin ya da taraflardan bi rinin talebiyle zorunlu hakem atanması ve bu yolla bir endüstri yel eyleme başvurma olasılığının önüne geçilmesi; dayanışma grevleri veya sendika federasyonları ya da konfederasyonlarının çağrısıyla gidilen grevler konusundaki kısıtlamalar. Kamu yönetimleri, örgütlenme özgürlüğünün korunmasında ve toplu pazarlıklara elverişli bir ortamın yaratılmasında temel bir rol oynamalıdır. Örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkı, sivil özgürlük lerin ve demokrasinin ayrılmaz birer parçası olduğuna göre, yurttaşlık hakkı ile demokrasi arasında güçlü bir bağlantı vardır. Bu özgürlükleri inkar etmek demokratik hakları inkar etmektir. Örgütlenme özgürlüğü ile toplu pazarlık hakkının savunulması nın etik zeminlere oturtulması ne kadar önemliyse, bu haklara saygının neden ve sonuçlarının sorgulanması da o kadar önem lidir. Örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkı ile küreselleş me arasındaki ilişki hakkındaki tartışmalar, sıklıkla bu ilişkinin iş çilik maliyetleri üzerindeki sonuçları üzerine odaklanmıştır. Daha az incelenmesine rağmen, diğer sonuçları da gerçektir. Özellikle toplumsal istikrarın sağlanması ve ekonomik performansların iyi leştirilmesinden bah- 33

34 sedilebilir. Örgütlenme özgürlüğü ile toplu pazarlık hakkının güçlendirilmesinin daha yüksek işçilik maliyet lerine (ücretler ve sosyal haklar) yol açarken verimlilik artışını da beraberinde getireceği değerlendirilmiştir. Özellikle kamu işletmelerinin özelleştirilmesi ve yeniden yapılandırılmasından, yeni teknolojilerin, dış kaynakların ve üretim zincirlerinin kullanılmasından kaynaklanan istihdamdaki yapısal değişimler kadar yeni işçi-işveren ilişkisi tipleri de, örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının uygulanmasını etkileyen önemli etmenlerdir. Günümüzde hemen tüm dünyada özelleştirme özellikle tele komünikasyon, taşımacılık ve finans hizmetleri sektörlerini etki lemiştir. Kamu hizmetlerinde, sağlıkta ve eğitimde de kapsamlı özelleştirmeler yapılmıştır. Birçok ülkede, ücretleri ve çalışma şartları toplu sözleşmeler kapsamında olan işçilerin oranı, kamu sektöründe özel sektör den daha yüksektir; bu durumda özelleştirmenin toplu sözleşme lerin oranı üzerinde etkili olması beklenmelidir. Bunun dışında, imalat ve inşaat sektörlerinde, kısmen yayılma mekanizmalarına da bağlı olarak bu oran oldukça yüksektir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde toplu sözleşme sayısı düşmektedir. Standart dışı ya da atipik iş, geçici iş, esnek iş ilişkileri toplu pazarlık açısından bazı sonuçlar doğurmaktadır. Bazı durumlarda, çoklu sözleşme ilişkileri nedeniyle gerçek işvereni belirlemek zor olmaktadır. Sözleşmeli ve geçici işçinin payının artması ya da kadrolu bir işten sözleşmeli gibi başka bir istihdam tipine geçiş iz bırakmaktadır. Çoğu küçük ve orta ölçekli işletmelerde işçilere ulaşmanın ve onlar, örgütlemenin uygulamada zor ol ması sınırlı bir toplu sözleşme kapsamında kalmalarıyla sonuç lanmıştır. Bu tip işçi-işveren ilişkilerinin örgütlenme hakkının uygulan ması üzerindeki olası sonuçları büyüyen bir sorun olarak görül mektedir. ILO denetim organlarının önüne gelen artan sayıdaki iddialar ücretli statüsü tanınmayan işçilerin örgütlenme hakkının inkarıyla ilgilidir. Bu gibi durumlarda işçiler iş çıkarlarını toplu ola rak savunma araçlarından yoksun bırakılmaktadır. Yıllar içinde, toplu pazarlık, ülkelere bağlı olarak, ücretler, ça lışma süresi, iş düzenlemesi, işe alma, yeniden yapılanma, gü venlik ve sağlık, staj ve eğitim gibi (yaşam boyu bilgi kazanımı da dahil) geniş bir başlıklar yelpazesini kapsar hale gelmiştir. Cinsi yetler arası eşitlik, ayrımcılık, aile (örneğin doğum izni) gibi ko nular da pazarlık konusu olmuştur. Toplu sözleşmeler aynı za manda çözüm yönetiminin ve uyuşmazlıkların çözüm yollarının kurumsallaşmasına yaramaktadır. Bununla birlikte, ücret ve ça - lışma süresi, toplu sözleşmelerin çoğunun esas konusunu oluş turmaya devam etmektedir. 34

35 Dünya Sendikal Hareketi Çıkış Yolu Arıyor Son 30 yıl içinde yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlar karşısında Dünya sendikal hareketi, yüz yılı aşkın bir süredir işçi sınıfının ekonomik, demokratik ve toplumsal haklarını savunma da önemli bir rol üstlenmiştir. Ancak son yıllardaki küresel politi - kalar sonucu dünyanın büyük bölümünde ve bu arada ülke mizde de önemli bir sosyal kurum olma özelliğini neredeyse yitir me tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde sendikal hareketin etkisizleştirilmesi şu üç yönde yoğunlaştırılmaktadır: - Birincisi; standart istihdamın atipik istihdamla bozula rak esnekliğin ve kuralsızlaştırmanın gerçekleştirilme si, - İkincisi kamu sektörünü parçalayarak ve darlaştırarak devletin sosyal rolünün azaltılması, devletin ekonomik ve toplumsal işlevlerinden arındırılması, - Üçüncüsü sendikal örgütlülüğün tüm sektörlerde geriletilmesi, etkisizleştirmesi. Sendikal hareketin etkisizleştirilmesi doğrultusunda öncelikle istihdamda kuralsızlaştırmayı geliştirmek için varolan kurallar ve ilkeler tümüyle değiştirilmeye çalışılıyor. İşe almadan toplu söz leşme haklarının uygulanmasına, asgari ücretin belirlenmesin den iş güvencesine, örgütlenme hakkının yasallığından sosyal güvenlik haklarına kadar birçok alanda temel çalışma ilkeleri bo zulmak isteniyor. Buna bağlı olarak sendikalılık; rekabeti engellediği ve emek girdilerini arttırdığı gerekçesiyle yeni yapılanmanın dışına itilmek isteniyor. Çünkü yeni liberaller için emek bir girdidir ve verimlilik-karlılık faktörlerini olumsuz etkilemektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nün Kuruluş Bildirgesinin ilk maddesi olan Emek meta değildir belgesi işte böylece geçersiz kılınmak istenmekte dir. Emeğin etkisizleştirilmesinin ikinci yönü devleti ve kamu yaşa mını daraltan politikaları yürürlüğe sokmak ve bunun yapılan masını sağlamaktır. Özelleştirme bunun en belirgin yöntemi ola rak uygulanmaktadır. Kamu sektörünü toplumsal yaşamın tüm unsurlarını kapsaya cak biçimde yeniden yapılandırılması gerekirken kamu kurum, kuruluş ve hizmetlerinde özelleştirmelerin gerçekleştirilmesi genel bir eğilim olarak varlığını korumaktadır. Sendikal hareketin etkisizleştirilmesinin üçüncü yönünü sendi kal hareketin dinamizminin, örgütlülüğünün tüm sektörlerde geriletilmesi ve giderek ortadan kaldırması oluşturuyor Çünkü kamu hizmet ve olanakları kısıtlandıkça, standart istihdam bozulduk ça, yanı; kuralsızlaştırma ve esnekleştirme yaygınlaştırıldıkça sendikal hareket varolma savaşımı vermeye başlıyor. Bugün tüm dünyada yaşanan bu gelişmeler ülkemizde de yaşanıyor. İstihdam ala- 35

36 nındaki gelişmelere koşut olarak anti-sendikal süreçler yaşanıyor. Bu sürecin bitek toprağını kamu sektörünün küçültülmesi çabalarıyla esnek üretim yöntemlerinin uygulanma sı sağlıyor. Sendikaların etkisizleştirilmesinde önemli unsur olarak görü len istihdam politikaları küreselleşme ile büyük değişim sürecine girmiştir. Tam istihdamın ortadan kaldırılmasını içeren yeni istih dam politikalarıyla istihdamda kuralsızlaştırma geliştirilmeye başlanmış; varolan kurallar ve ilkeler tümüyle değiştirilmeye çalı şılmış; işe almadan, işten çıkarılmaya, bireysel ve toplu sözleş me haklarının uygulanmasından asgari ücretin belirlenmesine, iş güvencelerinden sendikal ve toplumsal örgütlenmeye kadar bir çok alanda temel çalışma ilkeleri bozulmak istenmiştir. İstihdam politikalarındaki bu değişim sendikal hareketin etki sizleşmesini yaratan yeni sonuçlar üretmiştir: İşgücünde nitelikli-niteliksiz işgücü farklılaşmaları art mış, hatta kimi sektörlerde kutuplaşmalara yol açan çelişkiler belirmiştir. Bu süreç sonucunda işgücü; küresel, bölgesel, sektörel ve işletme düzeyinde iki uç noktaya savrulmuştur. Bu kutubun bir ucunda uzmanlaşmış ve nitelikli işgücü gelişirken, diğer ucunda ise niteliksiz ya da artık belirli bir niteliğe gereksinim duyulmayan işgücü birikmesi olmuştur. Bir başka anla tımla bir uçta iyi kazanan, nitelikli işlerde çalışan ve kendisine gereksinim duyulan bir işgücü ile öteki ucunda zaman zaman işsiz kalan, sıradan işler yapan, az kazanan ve güvencesiz işlerde çalışan niteliksiz ya da az nitelikli işgücü olmak üzere iki kutuplu işgücü oluşmuştur. Koşulları iyi olan işgücü, sendikalaşma ya gereksinim duymazken, öteki uçtakilerin sendika laşma eğilimi oluşamamakta, bu nedenle de sendika laşma olasılığı, bu iki kutup arasında kalan ve genellik le geleneksel sektörlerde çalışan işçiler arasında yoğunlaşmaktadır. 2- İstihdam politikaları ve çalışma koşulları açısından belirli bir ölçüde kazanılmış görünen çalışma kuralları çözünmeye başlanmıştır. İşgücünün kuralsızlaştırılması demek olan bu süreçte çalışma yaşamını belirleyen temel ilkeleri ortadan kaldırmaya yönelen sermaye; işgücü esnekleştirmesini temel amacı yapmıştır. Bunun sonucunda geçici çalışma, yarı zamanlı çalışma, belirli süreli çalışma, taşeronlaşma, eve iş verme, tele çalışma gibi yeni istihdam türleri gündeme gelmiştir. 3- Teknolojinin gelişmesi, kuralsızlaşma ve esnek çalış manın yaygınlaşması ile kentleşmenin artması, kırsal işgücünün azalması sonucunu yaratırken işgücünün hizmetler sektöründe yoğunlaşmasına neden olmuş tur. Sanayi sektörünün eski hızıyla gelişemediği bu süreçte sendikal ve sınıfsal örgütlenme eğilim ve ola -

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

BASIN-İŞ SENDİKASI ANKARA ŞUBESİ OLAĞAN GENEL KURUL ÇALIŞMA RAPORU (2011 2015)

BASIN-İŞ SENDİKASI ANKARA ŞUBESİ OLAĞAN GENEL KURUL ÇALIŞMA RAPORU (2011 2015) BASIN-İŞ SENDİKASI ANKARA ŞUBESİ OLAĞAN GENEL KURUL ÇALIŞMA RAPORU (2011 2015) 1 Basın-İş Sendikası Ankara Şubesi Necatibey Cad. Hanımeli Sok. No: 26/6 Sıhhiye-Ankara Tel: (0 312) 230 29 08 / 229 96 15

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi SOSYAL GÜVENLİK REFORMU A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşgücünün Durumu TÜRKİYE KENT KIR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 915 72 879 44 631 45

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU

ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU ASGARİ ÜCRET VE EKONOMİK BÜYÜME RAPORU RAPORU Rapor Dönemi : Aralık 2011 Rapor Tarihi : 26 Aralık 2011 Sayı :15 33 SENEDE EKONOMİ 3,5 KAT BÜYÜRKEN ASGARİ ÜCRET YERİNDE SAYDI KRİZDEKİ YUNANİSTAN DA ASGARİ

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER Son dönemdeki uluslararası tartışmalar, giderek artan eşitsizliklere ve bu durumun toplumsal

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Temel Bilgiler G20 Nedir? G-20 (Group of 20) platformunun kuruluş amacı küresel ekonomik istikrarın sağlanması ve teşvik edilmesi için gayri resmi bir görüş alışverişi

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - ŞUBAT 2010 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını,. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK İnsani yoksulluk (human poverty), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016

DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016 ÖZET DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016 ÖZET Uluslararası Çalışma Ofisi- Cenevre Küresel ekonomi yeni zaaf işaretleri sergiliyor Yapılan tahminlere göre dünya ekonomisi 2015 yılında

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR KÜRESEL KRİZİN N ANATOMİSİ MORTGAGE KRİZİ VE HEDGE FONLAR KRİZİ TÜREV ÜRÜNLER PİYASASINDA KIRILMA 64 TRİLYON DOLARLIK DÜNYA D EKONOMİSİNDE, NDE, 18 TRİLYON DOLARLIK MAL VE HİZMET H ONU ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN

Detaylı

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org.

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org. AYDIN T CARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK

TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK Yrd. Doç. Dr. S. Alp LİMONCUOĞLU İzmir 2010 TÜRK İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA GÜVENCELİ ESNEKLİK BİRİNCİ BÖLÜM İŞGÜCÜ PİYASASINDA

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü Sosyal refah ve sağlık bakım alanında idari

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI

G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI VİZYON BELGESİ (TASLAK) G-20 TÜRKİYE 2015 ÇALIŞTAYI Küresel Güvenlik ve Refah için Güç ve Adalet İnşası (03-05 Aralık 2015, İstanbul) G-20, küresel hasılanın yaklaşık %90'ını, ticaretin %80'ini, nüfusun

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE DÜŞÜŞ GÖSTERDİ

NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE DÜŞÜŞ GÖSTERDİ The Nielsen Company www.nielsen.com Yeni Duyuru İletişim: Bahar Kurt, 216-5387114, bahar.kurt@nielsen.com NIELSEN TÜKETİCİ GÜVENİ DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE İŞSİZLİK VE ENFLASYON KAYGILARINDA 52 ÜLKEDEN 25 İNDE

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015

YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 YENİ HÜKÜMET PROGRAMI EKONOMİ VE HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ İÇİN DEĞERLENDİRME EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 30 KASIM 2015 HÜKÜMETİN YAPISI VE BAKANLIKLAR EKONOMİ YÖNETİMİ; REFORMLAR İLE HIZLI EKONOMİK

Detaylı

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI 2015 HALI SEKTÖRÜ Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı ihracatı 2014 yılını %

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı