İSTANBUL. TİCARET ODASı YAYINLARI. Ticaret Yönünden SALYANGOZ. Yazan : Ziraat Mühendisi KASBİ ATEŞ. ı İSTANBUL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL. TİCARET ODASı YAYINLARI. Ticaret Yönünden SALYANGOZ. Yazan : Ziraat Mühendisi KASBİ ATEŞ. ı 9 6 3 İSTANBUL"

Transkript

1 İSTANBUL TİCARET ODASı YAYINLARI Ticaret Yönünden SALYANGOZ Yazan : Ziraat Mühendisi KASBİ ATEŞ ı İSTANBUL

2 istanbul TİCARET ODASı YAYINLARI Ticaret Yönünden SALYANGOZ Yazan: Ziraat Mühendisi HASBİ ATEŞ İSTANBUL

3

4 BİRKAÇ SÖZ Salyangaz, dünya piyasalarında alım satımı yapılan bir meta'dır. Memleketimizde henüz istihlan edilmemekte, fakat yabancı memleketzere ihraç olunmaktadır. Son yıllara kadar salyangaz ihracımız yılda tonu geçmemekte idi. Sarfedilen gayretler sayesinde yavaş yavaş ihracat piyasasında hatırı sayılır bir meta haline gelmiye başlamıştır. jl1eseltl, 1961 yılında muhtelif memleket/ere ihraç ettiğimiz salyangozların miktarı 970 tonu bulmuş ve yurda getirdiği döviz miktarı 2.2 milyon Türk Lirasını geçmiş, 1962 yılında yalnız Istanbul limanından TL. değerinde ton ihraç edilmiştir. Halkımız yavaş yavaş salyangozun toplanmasına.. ambalajlanmasına, alıcılarına ve piyasasına alışmaktad!,r. ihracının gün geçtikçe in kiş atı ilerisi için ümit vericidir. Bu mcılm d!: ticaretinin daha da geliştirilmesi maksadile üzerinde bir etüd yaptırmayı uygun bulduk. Bir meta'ın ticaretine girmeden evvel onun hakkında derinlemesine bilgi edinmek Wzımdır. Yaptırdığımız etüdü ihtiva eden bu kitap, salyangaz ticareti yapmak istiyenıere yardımcı olaibilirse kendimizi bahtiyar sayacağız. İSTANBUL TİCARET ODASı UMUMİ KATİBİ TAHSİN YILDIRAN

5

6 içindekiler BÖLÜM: i BÜNYESİ VE YAŞAYIŞI Sayfa 1 - ZOOLOJİDE YERİ 2 - HELIX FAMİLYASI 3 - KASTEROPODES'LAR 4 - KONUNUN ESASI OLAN SALYANGOZUN ÇEŞİTLERİ 5 - BENZERLERİ ARASINDAKİ MEVKİİ 6 - SALY ANGOZUN DİiGER DİLLERDEKİ İSİMLERİ VE İSİMLERİNİN ETİMOLOJİSİ SALYONGOZUN BİOLOJİSİ : a) Kabuk teşekkülü b) Vücudunun şekli c) H azım cihazı ç) Kanı... :.... d) Teneffüs cihazı.... e) csinirsistemi f) Koku alma duygusu.... g) Gıdası... :.... ğ) Işitme duygusu.... h) Uyku devresi.... i) Salyangozun yediği nebatlar.... ı) tjremesi, çiftleşmesi ve yumurtlaması, yavruların büyümesi 8 --"- SAL Y ANGOZUN DÜŞMANLARI ;.... a) Soğuk... b) Sıcak...."...: c) Çiftçiler... ç) Balıkçılar..,...,..._.... d) Bağcılar... e) Kamp kuranlar... f) Bahçıvanlar... g) Dört ayaklı küçük yabani hayvanlar... ğ) Kuşlar..., h) Haşereler E: II l:i i

7 Sayfa 9 - DÜŞMANLARINA KARŞI SAVUNMA GÜCü :..., a) Hayvanlara karşı b) Soğuğa karşı..... ; c) Sıcağa karşı.. ' ç) Rütubete karşı DIŞ TESİRLERE KARŞI DAYANMA GÜCÜ: 13 a) Açlığa karşı...: b) Soğuğa karşı c) Karanlık, ışık, fırtınanın tesirleri BİR 8-ALY ANGOZUN KUVVETİ 12 - KALSİYUMLA İLGİSİ BÖLÜM SALYANGOZUN GIDA VE TIP BAKIMINDAN DEGERİ II 1- GIDA DEÖERİ 16 A) Gıda olarak kullanma tarihçesi 18 2 ~TIBBİ DEıGERİ BÖLÜM: III SUN'İ YETİşTİRME VE DEPOLAMA USULLERİ a) SUN'İ YETİŞTİRME... b) TABİİ YETİŞTİRME... ç ) PARKLAMA... ç) DEPOLAMA : Kışı geçirmek üzere depolama İlkbaharın yürür salyangozlarım depolama 3 - Yürür salyangazları açıkta depolama 4 - Dikkat edilecek noktalar 5 - Fena salyangozlar nasıl anlaşılır : a) ölmüş veya kokmuş salyangaz 29 b) Taze ölmüş salyangaz c) Ölüm halinde (cançekişen) salyangaz ç) Hasta salyangaz...: d) Soğukta donmuş salyangaz II

8 BÖLÜM: IV DÜNYADA SALYANGOZ TİcARETİ Sayfa 1 - TİCARİ SALYANGOZ ÇEŞİTLERİ:.... A) Bourgogne veya bağcı salyangozu.... B) Pötigri.... C) Ağzıkara.... Ç) Süslü salyangaz.... D) Bahçe salyangozu.... E!) Kalın ağızlı :bahçe salyangozu.... F) Orman salyangozu..... G) Kantar salyangozu... ;..... ıg) Dev salyangaz 2 - SATIŞA ARZETME ŞEKİLLERİ :..... a) Canlı.... b) LokantaIarda pişirilmiş.... c) Konserve :..... aa) Canlı muhafazası..... bb) Yarı konserve (salamura).... cc) Yarı konserve (haşlanmış dondurma)..... çç) Pişirme ile tam konserve dd) Diğer' saklama usulleri 1 - Yağda saklama 2 - Suyunu alma ile saklama Füme (isli) salyangoz T ereyağı ile saklama Fıçıya kabuğu ile istif DÜNYA PİYASALARINDA SALYANGOZ FİATL,ARI: SALYANGOZ PAZARLARI 5 - AMBALAJ ŞEKİLLERİ VE TASNİF 6 - AMBALAJ İÇİN DÜŞÜNCELER FİRE VE TELEFAT HESABI AVRUPA'DA CANLI VE KONSERVESİNDE GÜMRÜK RESMİ NAVLUN " i) f> f) III

9 BÖLÜM: V TÜRKİYE'DE DURUM Sa.yfa. 1 - GENEL BİGLİ...,... "..., HALEN BULUNDUGU VE TOPLANDıGl YERLER :...,. 52 a) Cide ve çaycuma bölgesi. b) Isparta, Burdur bölgesi. c) Güney bölgesi """"""""""""""""""""""'''''''''''''''''''''''''''''''''''''''' ç) Çanakkale, BaTıkesir bölgesi ~d) Karadeniz b.ölges,i.,...,,,... '",,,... ;.:... :;.. :... :.. 5::1 e) Ege bölgesi "",,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,... " ~ SEVKİYATTA GÖZETİLECEK HUSUSLAR VE BU HU- SUSTA DÜŞÜNCELER c'türkiye İHRACAT MİKTARLARl 5 ~,' İHRACATlNl YAPAN, FİRMALARlMlZ 6 -'- AVRUPA'DA ALıcı FİRMALAR 7 - SALYANGOZ PİŞİRME USULLERİ lv

10 BÖLÜM i BÜNYE si VE YAŞAYIŞI 1 - ZOOLOJİDE YERİ: Salyangoz, hayvanat ilminde «MOLLUSQUES» nev'i denen, eski tabiri ile, naimeler yani «yumuşakçalar» ın «HELİx» familyasının karnı ile yürüyen «GASTEROPODES» cinsindendir. Mollusques nev'i denizde ve karada yaşayan kabuklu, kabuksuz bütün yumuşakçaları içine alır, bunlar mesela midye, denizanası, deniz salyangozları, mürekkep balığı, kalmar, ahtapot, kara salyangozları, sülükler vesairedir. Mollusque Latince «Molsusca» dan alınmıştır. Mollusca, yumuşak kabuklu ceviz anlamına gelir. Bu tabir hayvanlarda tam yumuşak veya kıkırdak gibi yumuşak olanlar için ötedenberi kullanılır. Mollusques nev'i dünyanın her tarafına yayılmıştır, karada, denizde, tatlı sularda, rutubetli yerlerde yaşarlar. Boyları 1-2 mm. den birkaç metreye kadar değişir. Hatta bazı baştan bacaklıların (ahtapot gibi )18 metreye kadar boyunda olanları görülmüştür. Bütün Mollusques nev 'inin fosilleri jeolojik tabakaların hepsinde bulunmaktadır. Mollusques nev 'inin kabuklu olanları şekil itibariyle pek değişiktir. Yuvarlak kabuklu, konik kabuklu, spiral kabuklu, rayon kabuklu, açılır kapanır çift kabuklu, tek kabuklu, ağız kenarları dişli kabuklu, her biri de muhtelif şekiller almış olarak pek çeşitli dirler. Bunlar akciğerleri ile teneffüs ederler. Yumurta ile ürerler. Erkek ve dişi organları tek hayvandadır. Yumurtlama devresinde çiftleşirler veya biri diğerine erkeklik suyunu gönderir. Yumurtaları suda yüzerek sert bir yere rastlayınca yapışır ve orada inficar eder. (Midye, istiridye gibi.) Gıda bakımından ot yiyenleri ve et yiyenleri vardır. Gıda aramak için bazıları yürür. Bazıları bir yere yapışıp bekler. 3

11 2 - HELİX FAMİLYASI: Helix, Latince döne döne helezoni hareket eden, spiral anlamınadır. Helezon, Helix'ten veya Helix helezondan bozma bir kelimedir. Kabukları böyle olan yumuşakçaların bulunduğu familyaya bu isim verilmiştir. Helix familyası pek çok çeşitleri ile dünyanın her tarafına yayılmıştır. Jeolojik devirlerden Eocene devri arazisine kadar eski devirlerde yaşadıkları, fosillerine tesadüf edilmekle anlaşılmıştır. En eski olarak bulunan fosillerinin şekline göre aslı tayin edilmiştir. Bu, «Helix Dimorphoptychia» idi. Sonradan elde olunan türlü şekilde bulunanları 30 tali familyaya ayrılmıştır. Oligocene ve Miocene devri arazisi bunların fosilleri ile doludur. Bunlar o arazilerin killi tabakalarında bulunmaktadır. Avusturya'da çok bulunmuşlardır. Keza bu arazilerde tatlı suda yaşayan tipleri de bulunmuştur. PHocene arazisinde nadiren tesadüf edilmektedir. Pliocene devrinden sonraki tufanrüsupları içinde yeniden görülmektedirler. Bilhassa bugün yaşayan tipleri bu rüsuplar arasında fosil olarak bulunmaktadır. Helix familyasının diğer bir kolu olan «Bulime» veya «clausilie» familyasına mensup fosihere tebeşir devri arazisinde ve Eocene arazisinde rastlanmaktadır. Fakat, başka bir kolu olan «Pupa» tali familyasının daha çoj.<:: eski olduğu anlaşılmaktadır. Bilgin «Dawsoll»'a göre bu kola mensup olanlardan «Pupa Velusta» Kuzey Amerika'nın Karbon devrinde bile bulunuyordu. Bu hayvan, tanıdığımız karada yaşayan Mollusques sınıfından çok evvel teşekkül etmişti ve Karbon devrinin büyük ağaçlarının, ağaç halindeki eğrelti otlarının gövdelerinde, oyuklarında yaşıyordu. Pupa familyasının diğer bir kolu olan ve bu familyaya komşu bulunan Zonit'ler (Conulus Priscus, Dawsonella Mecki, Strophites Grandoeva) keza Karbon devrinde onlarla beraber yaşıyoriardı. Bütün bu kabuklular küçük boy idi. Sonuncuların kabukları «Helix» sınıfına benzemekte idi. 3 - GASTEROPODES'LAR : Karnı ile sürünerek yürüyen yumuşakçalardır. Gaster: Karın. Pode: Pied, ayak anlamınadır. Kabuklu salyangozlar, kabuksuz sa1- yangozlar, sülükler bu sınıfa dahildir. 4

12 4 - KONUNUN ESASı OLAN SALYANGOZUN çeşitleri: Bahsimizin konusu olan salyangoz, karada yaşayş.n ve ot yiyen «Mollusques» nev'inden (yumuşakçalardan) ve bu kolun «Helix» familyasının (kabuğu helezon şeklinde olan) «Gasteropodes» kısmından yani karnı ile sürünerek yürüyenlerindendir. Ötedenberi insanlar tarafından gıda olarak istihhtk edilegelmiştir. Belli başlı tipleri şunlardır: Helix Pomatia (Escargot de Bourgogne, Escargot de Vigneron) H. Aspersa: Aspersa Müller (petit - gris) H. Lactea H. Ligata H. Mazzu1ii H. Lucorum Linne H. Sicana H. Pericalla H. Testa H. Auridens H. Menalostoma Drapanaud H. Hortensis Müller H. Algirus H. Aperta Born H. Nemoralis Linne H. Sylvatica D;rapanaud. Bu isimler kabuklarının şekline, etlerinin esmer veya beyaz oluşuna, ağız genişliklerine göre tasnif edilerek verilmiş Latince isimlerdir ve ticarette bu isimlerle alım satımları yapılmaktadır. Hepsi de karada yaşarlar. 5 - BENZERLERİ ARASINDAKİ MEVKİİ : Salyangoza Fransızlar «limaçon», colimaçon», «limace», «limax» da derler. Bunlar halkdilinde kullanılan isimleridir. İlim dilinde «limace» veya «limax» başka mana ifade eder: Ilim dilinde limace veya limax : Bu, bahsimizin konusu olan kabuklu salyangoz değildir; fakat yayvan, küçük bir kabuğu vardır. YÜrürken yoluna lüzuciyet akıtan organlardan mahrumdur. Kuyruk tarafında siper gibi bir kısım bulunur. Bu ona yürürken dayanma va zifesi görür. Kabuğuna «Limacelle» derler. Bahçelerde zararlı bir 5

13 hayvandır. Jeolojik devirlerden «Miocene» devri arazisinde ve ondan sonra teşekkül etmiş arazilerde fosillerine tesadüf olunul Bunun eti yenmemektedir. Kabuksuz salyangozlar: Bunlara da «Limace» denilmektedir. Bahçelerde, su kenarlarında bulunur. 3-5 santim uzunluğunda olurlar. Antenleri vardır. Karnı ile yürür. Bu, bildiğimiz sülük değildir. Bir salyangoz çeşididir. Bahçelerde zararlı bir hayvandır. Üzerine tuz ekilirse erir. Bunun da eti yenmez. Küçük kabuklu «Limace» ile kabuksllz olan bu salyangoz kurutulaark «Helicine» imalinde kullanılmaktadır. Helisin hakkında ileride bilgi verilecektir. Paludine: Bataklıklarda yaşıyan bir cins sümüklü böcektir. Eti yenmemektedir. 6 - SALYANGOZUN MUHTELİF DİLLERDEKİ İsİMLERİ VE İSİMLERİNİN ETİMOLOJİSİ : Fransızlar salyangoza «escargot» derler. Türkçe eskargo okunur. Ingilizcesi: Snail, Slog (sınayıl, slag okunuriar) Almancası: Chneke (şineke okunur) ıtalyancası : Lumaco, ehiocciola Oümako, çioksiyola okunuriar) Ispanyolcas1 : Caracol (karakol okunur) Arapçası: Buzaka, budaka Türkçesi: Salyangoz, Sümüklüböcek, Ebekulağı, Martcevizi, Kabuklu sülük. Fransızcası olan «Escargobl, escargol veya escaragol kelimelerinden bozmadır. Salyangozun ticari ismi budur. Fransa'da bazı bölgelerde halk arasında salyangozun mahalli pek çok isimleri vardır. Bütün adları eskargo'yu ifade eder. Snail: Eski İngilizcede «Snaca» kelimesinden küçük isim (ismi tasgir) olarak kullanılan «Snaegl» veya «Snegeı» kelimelerinden bozma ve salyangoz tabirinin karşılığı olarak kullanılır. Eski Almancada «Snecko» yılan demektir. Slog tabiri salyangoz için İngilizcede az kullanılır. Bizdeki sülük tabirine benzemektedir. Chnecke : Eski İngilizcede ({ Snaca», bugünkü Almancada «Schnake» çıngıraklı yılan demektir. Eski (Norse) dilinde «Snakr» yılan demekti. Bu kelime eski Almancadaki «Snahhan» sürünmek ile ilgiligörülmektedir. Şimdi Alhıancada Chnecke küçük sürüngen ya- 6

14 ni salyangoz anlamına kullanılmaktadır. Snail ve Chnecke tabirierinin Fransızca «Chenille» tırtıl kelimesiyle ilgisi vardır. i Lumaco:!talyanların salyangoz için kullandığı bu tabirin aslı sanskritçe yapışmak anlamınagelen Li - ate'den gelme Olduğu anlaşılmıştır. Gene İtalyan halkının salyangoz için kullandığı «Chiocciola» tabirinin de menşei Sankritçe Olduğu öğrenilmiş ise dehan.gi kelimeden yapıldığı anlaşılamamıştır. Salyaııg1oz: Bu tabir bizde, yukarıdabahsedilen tabirierin delalet ettiği kabuklu sürüngen için kullanılan ticari tabirdir. Yunanca uydurma bir kelimedir. Salya yapan, salyalı demektir. Salive: Salya. Türkler buna Orta Anadolu'da «Ebekulağ1}) derler. Sümüklüböcek tabiri ise yürürken lüzuc! bir madde ifraz ettiğinden kinaye uydurma bir tabir Olup kabuklu kabuksuz hepsi için kullanılır. Adapazarı'nda köylüler daha da yanlış olarak kabuklu sülük, hatta yalnız sülük diyorlar. Karadeniz bölgesinde Martcevizi, Trakya'da sümüklüböcek demektedirler. 7 - SALYANGOZUN BİOLOJİSİ : a) Kabuk teşekkülü: Helezon şeklinde bir kabuğu vardır. Kalsiyumdan yapılmıştır. Kabuğun büyümesi ağızdan vuku bulmakta, bu kısımda her yıl diklemesine bir safiha teşekkül etmektedir. b) Vücudunun şekli: Vücudu kuyruk gibi yassı bir arka kısım üzerinde durur. Uzayıp kısalarak hareketini temin eder,ki bu ona ayak vazifesi görür. Boyun ve baş kısmı kabuğa uygun olarak teşekkül etmiştir. Kabuğa çekilince oraya U şeklinde girer. İçeride büzüıür. Bu haline «Tortilloll» derler. Bükülmüş, kıvrılmış demektir. Yakalanınca kabuğuna sakianır, büzülür, kabuk içinde kaybolur. Bir müddet sonra tekrar çıkar, uzar. Vücudundan!üZUcl bir mayi çıkarır. Başını ileri uzatır. İki uzun antenini yavaş y~vaş uzatır. Bunu takiben iki küçük antenini de hemen çıkarır. Uzun antenlerinin ucunda gözleri vardır. Bu antenler kesilirse görme hassasmı kaybederse de genelolarak yiyeceğini bulur. Hareketinde bir değişiklik olmaz. c) Hazım cihazı: U şeklindedir. Anus(şerç) ağıza yakındır. Kabuğuna çekilince dışarıda kalır, pisliğini oradan atar. Midesinde hazmı temin eden, mideye yapışık bir bez vardır ki adına «Hepato - pank-. reas» denir. Bu, karaciğer hücreleri, lüzuciyet çıkaran hücreler ve kalsiyum hücrelerinden yapılmıştır. Bunun yanında, gene yürürken 7:

15 lüzuciyet çıkaran iki küçük gudde daha vardır ki, ileride görüleceği veçhile, konserve imal edilirken bunları çıkarırlar. ç) Kanı: Ebekulağının kanı renksiz bir sıvı halindedir. Yalnız, hava temasında mavi renk alır. Buna sebep emoglobinlerinde demir yerine bakır bulunmasıdır. Kanı hafif ıüzucidir. Plasması (PH7, 8) terkibindedir. İhtiva ettiği renk maddesine «Hemocyanine» denir. Kan, vücudunda dolaşırken renksizdir. Kanında fibrin bulunmadığından pıhtılaşmaz. YOğunluğu sudan az ağırdır. Kan mevcudu, ağırlığının 1/6 veya 1/5'i kadardır. (İnsan da. 1/13). d) Teneffüs cihazı : Vücudunun kabuk içinde kalan kısmında ve dip tarafında ince damarlardan yapılmış bir hey'et vardır ki bu ona akciğer vazifesi görür. Teneffüsünü, burun vazifesi gören bir delikten yapar. Bu delik, ağız kısmı karşıya tutulursa sağ tarafta kabuktadır. Burun deliğine «ombilic» derler. Burun deli ği her salyangozda yoktur. Yalnız, Bourgogne çeşidinde mevcuttu.r. Burun deli ği olmayan salyangozlar ciltleriyle teneffüs ederler. Burun deli ği olanlar da ayrıca ciltleriyle teneffüs ederler. Biri iş1emezse diğerini kullanır. Çünkü delik toprakla sık sık tıkanabilir. e) Sİnİr sistemi: Ebeku1ağının sinir sistemi vardır. Her tarafı hassastır. Başı, ön tarafı, ayak vazifesi gören kısmı anten1eri gibi hassastır. Bu hayvan hareketini antenleri vasıtasiy1e temin eder. Yalnız gözlerinin bulunduğu uzun anten1er mania1arı haber vermekte biraz zayıftır. f) Koku alma duygusu: Ebeku1ağının koku alma duygusu az inkişaf etmiştir. Bu duygusu uzun anten1erinde bulunmaktadır. Gıdasını uzaklardan sezebilecek durumda değildir. Ancak mesela, kavun kokusunu bir metre mesafeden alabilmektedir. Diğer gıdalarından lahana, kıvırcık salata, elma, üzüm gibilerin mevcudiyetini ancak 6-20 santimetre mesafeden sezebi1ir. g) Gıdası: Ebekulağı ot yiyen bir hayvandır. İlkbaharda pek fazla ot yer. Gece gündüz durmadan yer. Aldığı gıdayı sür'atle sindirir ve sür'at büyür. Büyükleri, aldığı bu fazla enerjiyi depo etme sayesinde uzun müddet yaşıyabilir. İlkbaharda bahçelerde çok tahribat yapar. Bilhassa yağmur1u zamanlarda bu tahribat artmaktadır. ğ) İşitme duygusu: Ebekulağının kulakları iptidai deliklerden ibarettir. (Otocystes). Doku kısmına gömülmüş haldedir. Hiçbir su- 8

16 retle gürültüden müteessir olmaz. Kabuğuna çekilmez. Hattabomba patlasa bile. lı) Uyku devresi: Ebekulağı, eylül sonu ve ekim başlarında toprağa girer veya yosunların, kuru yaprakların, çalıların aralarına, altlarına, duvar. diplerine, taş altlarına sokulur. Kabuğuna çekilip ağzını bir zarla kapatır, gizlenir. Bu zara «Epiphragme» denir. Bizde «mühür» derler. Bu şekildeki salyangoza (Ağzı mühürlü) denir. Arasıra zarı açarak havayı temizler. İkinci ve parşömen gibi kalınca bir zar daha yaparak iki zar arasında kalan havayı kullanır. Hava pislendikçe zarları yeniler. Yazın kabuğuna çekilmiş ebekulağına soğuk birşey dokundurulursa hemen hareket başlar ve yavaş yavaş başını çıkarır. Nisan ayının ha:rareti ve hatta iklime göre mart ayı onu uyandırır. Derhal ot yemeye koyulur ve tahribata başlar. Arada soğuklar olursa ağzını mühürleyip bir kenara yapışarak bekler. Yağmurlar sırasında yeme faaliyeti azamiye çıkar. Uyku devresinde ağırlığı azalır. Buna sebep depo ettiği enerjiyi yavaş yavaş sarfetmesidir. Çünkü bu devrede kalbi ve teneffüs cihazı yavaş olarak çalışmakta devam eder. Teneffüste karbon gazı çıkarır ve dokuları su kaybeder, zayıfiar. Çok alçak hararette, canlı salyangozu dondurma tecrübesi yapılmıştır. Hiçbir hayat eseri kalmamış duruma getirilmiştir. Fakat biraz hararet verilince gene canlanmıştır. Ama bu tecrübe bir gün içinde olmalıdır. Kışın çok soğuk olursa dayanamaz. i) Salyangozun yediği nebatlar: Salyangoz kırlarda bilhassa çiçekli nebatları sever. Onların üst kısımlarını, çiçeğini, yaprağını yer. Yumuşak bulursa kabuğunu, sapını da yer. Ayrıca zehirli zehirsiz bütün mantarları yer. Zehir li mantarlar ona tesir etmez. Yosunları da yer. Otların ye şil saplı olanlarını çok yer. Bunlardan mesela, kırmızı çiçeklerile, ilkbaharda tarlalan süsleyen gelincik, büyük ve etli yapraklı kırmızı çiçekli öksürük otu veya devetabanı dediğimiz «Petasite» ile yüksükotu veya dulavratotu denen etli yapraklı «bardane» sevdiği atlardandır. Yonca yemez. Lahana, kırmızı lahana, kara lahana, kıvırcık salata, hindiba, havuç, şalgam, kereviz, maydanoz gibi insan yiyecekleri sebzeleri yer. Ayrıca meyve kabukları, patates veya kabukları, bilhassa pişmiş patatesi çok sever. Islatılmış ekmek kırıntılarını ve yine ıslatılmış kepeği de sever, 9

17 Yabani otlardan ısırgan filizlerini de yer ve bunu yiyen salyangozların etleri lezzetli olur. Zehir li nebatlardan «Aloes» sarısaburotu, yerse bunu yiyen salyangozun yenmesi halinde insana birşey olmaz. Yalnız eti acımtırak olur. Zakkum yaprakları yemiş salyangozun eti zehirli olur. 1) Üremesi, çiftleşmesi ve yumurtlaması, yavrularm büyümesi: Salyangoz «Hünsa» yani (hermaphrodite) tir. Bu demektir ki, bir hayvanda hem erkeklik hem de dişilik organı bulunmaktadır. İki organı da faaldir. Bu durum nebatlarda çok görülmekte ise de hayvanlarda nadir görülen bir haldir. Salyangozlar ilkbaharda iyice doyup beslendikten sonra mayıs ayında çiftleşirler. Çiftleşme yüzyüze yapışma (accouplement) şeklinde olur. Dişi uzuvlarla erkek uzuvlar karşılıklı girer. Sonunda her ikisi de ilkah edilmiş olur. Salyangoz yumurta ile üremektedir. Bütün salyangozlar yumurtlar. Salyangozlar behemehal her yıl çiftleşmez. Bir defa çiftleşmesi ile birkaç yıl yumurtlamakta devam edebilir. Yumurtasını kaya veya ağaç kovuklarına, toprak deliklerine bırakır. Yumurtlama deliği boyun kısmındadır. Bir salyangoz yılda ortalama yumurta yapar. Yumurtası beyaz renkte ve 1-2 mm. büyüklüktedir. Yumurtladıktan sonra yumurtalarını rutubetli toprakla sıvar. Yumurtlama, çiftleştikten sonra Bourgogne çeşidinde gün içinde, petit-gris'lerde 5-8 gün içinde vuku bulur. Yumurtadan yavrular, salyangoz yumurtladığından itibaren gün içinde çıkarlar. Yavrular çıktığı yumurtanın kabuğunu yiyerek bir müddet yaşarlar. Bu onlara kalker vermiş olur. Sonra filizleri yemeğe başlarıar. Yavrular ekseriyetle geceleri yemeğe çıkarlar. Küçük salyangozlar bu suretle çok ince zayıf bir kabuk yepda ederler. Kabukları geceleri teşekkül etmiş olur. Bu durumları haziranrı tesadüf etmektedir. İnce, yumuşak filizleri yiyerek büyürler. Kabuk yavaş yavaş sertleşir. Hava müsait ise gündüzleri de çıkmağa başlarıar, ki güneş enerjisi bu suretle kabuğun teşekkülüne hizmet etmiş olur. Fakat ışık iyi gelmez. Daima gölgelerde bulunurlar. Bourgogne çeşidi, üzerinden 2-3 kış geçip takriben iki yaşına geldiği zaman çiftleşip yumurtlamağa başlar. Akdeniz bölgesinde petitgris'lerin 6 aylık iken yumurtladıkları görülmüştür. Petit - gris'ler çabuk yetişir ve doğuşunu müteakip hava yağmurlu ve müsait giderse ekim ayı içinde yenebilecek kadar büyürler. Fakat genelolarak denebilir bi salyangozun büyümesi yavaştır. Me- 10

18 sela, Bourgogne çeşidi salyangoz haziranda doğar. Eylül, ekim ayla rında bezelye tanesi kadar olur. Müteakip yıldaki ekim ayında kestane büyükluğüne gelir ve iki yıla yakın bir zamanda satışa hazır duruma yani yenecek hale gelir. j) Ömrü: Bir salyangozun ömrü henüz malum değildir. Bazı bilginler 20 yıl kadar yaşar derler. Yaşımn tesbitindeki güçlük, pek az salyangozun ömürünü tamamlıyabilmesindendir. çoğu, harici şartların etkisi altında ömrünü tamamlıyamadan ölür. Bu sınıftan hayvanlar tabiat şartlarına fazla mukavim değildirler. 8 - SALYANGOZUN DÜŞMANLARı: a) Soğuk: Salyangoz bazan öyle bir arazide bulunabilir ki toprak serttir; kışın bu toprağa giremez. Ot, yaprak arasında kışı geçirmek üzere kabuğuna çekilmek zorunda kalır. Kış şiddetli olursa dayanamaz, ölür. Bazan böyle bir yerde adedi donmuş olarak bulunur. Havada ısı derecesi -15 ve toprak 25 santim kadar karla örtülü iken toprak harareti -1 derecedir. Bu halde salyangoz toprağa girmiş ise -15 derecelik soğuğa dayamr, ölmez. Kışın açıkta 1-2 metre yükseklikte ağaçlara yapışıp kışı geçirmek durumunda iken '-4, -5 derece soğuğa dayanamaz ölür. Killi toprak soğuktur. Nebati yani ümüslü toprak nisbeten sıcaktır. Çıplak toprak ondan da sıcaktır. Salyangoz ümüslü toprağa nadiren girer. Kışın mümkün olduğu kadar çıplak toprağa girmektedir. b) Sıcak: Salyangoz mayıs ayında yumurtladıktan sonra zayıf düşer. O zaman bir kuraklık sebebiyle kayıplarını telafi edemezse ölür. Çıkan yavrular da çok sıcak ve yağmurlu gibi anormal mevsim hallerine dayanamaz. Yazın güneşte kalmış salyangoz kurur ve ölür. c) Çiftçiler: Çiftçiler toprağı işlerken salyangozun kendisini, yavrularım, yumurtalarım bilerek, bilmiyerek tahrip ederler. ç) Balıkçılar: Balıkçılar kıyılarda salyangozu olta yemi olarak kullanmak suretiyle tahribata sebep olurlar. d) Bağcılar: Salyangoz bağ filizlerini yediğinden bağcılar onun 11

19 düşmanıdırlar. Bunları toplayıp satabildiklerini satarlar. Satamadıklarınıezerler, tavuklara, ördeklere yedirirler. e) Kamp kuranlar: Kamp kuranlar kamp yerlerindeki salyangozları tahrip ederler. Hatta ilaç koyup öldürürler. f) Bahçıvanlar: Bahçıvanlar bilhassa salyangoz düşmanıdırlar. g) Dört ayaklı küçük yabani hayvanlar: Bunlardan gelincik, sansar, porsuk, tilki, kokarca, köstebek, kaplumbağa, kirpi, yılan, kertenkele, tarla faresi (büyük. Buna keler derler), fındık faresi bilhassa ı>alyangoz düşmanıdır. ğ) Kuşlar: Karga, alakarga, çalıkuşu, salyangoz düşmanıdır. En çok kargalar kışın karlı havalarda daima salyangoz ararlar. Ayrıca karatavuk, ardıçkuşu, salyangozu gagalariyle yakalayıp taşa vurarak kabuğunu kırıp yerler. Ördekler ve kazlar da salyangüz düşmanıdır. h) Haşereler: Demir renkli kurtlar salyangozun kabuğuna girip onu yer. Bir de «Cocleastom» denen bir kurt vardır ki salyangozun içine yumurtlar. Çıkan sürfesi onu yiyerek büyür. «Philodromus Limacum» denen bir küçük parazit, salyangozun ve orada yaşar, ür~r. akciğer nahiyesine yerleşir «Cryptobie» ler, tek hücreli bakteriler de bunda bulunur. Yeni bir düşmanı daha vardır, Amerika'dan Avrupa'ya getirilmiştir. Buna «Glandine de Mexique» derler. (Glandina Olivacea). Bu hayvan da karnı ile yürür. Yani bir «gasteropodes» tur. Uzunca kabuklu ve bazı çeşitlerinin kabuğu siyah beneklidir. 10 santim kadar uzunlukta olur. Tüp gibi bir uzantı çıkararak salyangozun etine vantuz, yani hacamat gibi yapışır. Uzantının içinde destere gibi tırtıuı dili vardır. Dilini piston gibi uzatıp kısaltarak kullanmak suretiyle salyangozun etini parça parça koparıp yer. Yalnız kabuğun dibinde bir miktar bırakır. Bir(~glandine» 24 saatte orta boy 12 adet salyangozu yiyebilir. Bu hayvan Fransız Tarım Bakanlığı tarafından Meksika'dan getirilmiştir. İsteyen bahçıvanlara tevzi edilmektedir. Çünkü salyangoz yemiyen, toplayıp satmasında kar görmiyen, bahçesindeki tahribatı da,ha önemli bulan bahçıvanlar mevcuttur. 12

20 9.- DÜŞMANLARINA KARŞI SAVUNMA GÜCÜ: a) Hayvanlara karşı: Fazla salya çıkarır. Ayrıca,hava çıkarıp köpüklü bir muhit yaratır. Fakat bu ka,fi bir SiHıh olmaktan her za man uzak bulunmaktadır. b) Soğuğa karşı: Toprağa girer ve ağzını bir zarla kapatır. c) Sıcağa karşı: Serin bir gölgeye sığınır ve ağzını kapatır. ç) Rutubete karşı: Savunamaz. Ölür, 10 - DIŞ TESİRLERE KARŞI DAYANMA GÜCÜ: a) Açlığa karşı: Bourgogne çeşidi salyangoz yılda 6-7 ay ye meden durur. Bu müddet, yazın ve kışın uyku devrelerinin mecmuudur, Bazı çöl çeşitleri daha çok açlığa dayanmaktadır. Fransız salyan goz uzmanı «Baron Aucapitaine» bu hususta misal vererek diyor ki: «1858'de Cezayir'de bir miktar salyangoz toplayıp bir yere koydum. O bölgeye 5 yıl tek damla yağmur düşme di. 1862'de tekrar gittiğim zaman salyangozlarımı kağıtların altına, çuval altlarına, kasa altlarına yapışmış uyur buldum. Onları toplayıp suya koydum. Canlandılar. Bunları 3,5 yıl da hava, ışık ve gıdadan mahrum bıraktım, gene ölmediler.» Salyangoz besleyicisi «Mr. Chartier» diyor ki: «3 yıl evvel ambarda bir yere koyup unuttuğum salyangozu uyur buldum. Ölmemişti. Keza, ağzını mühürlemiş bir salyangozu 6 yıl soğuk bir odada bıraktım, ölmedi.» Salyangoz açlığa bırakılınca yağlı maddeleri 1,5 ay sonra,. Hepato - pankreas'ındaki «glikojem)'i 3 hafta sonra kaybolmaktadır. b) Soğuğa karşı: Salyangozun düşmanları bahsinde soğuğıın.. tl:) sirlerine kısaca işaret etmiştik. Bu bahiste soğuğa mukavemeti için lazım gelen diğer hususları şu suretle sıralayabiliriz: Kafes sandıklara konmuş salyangozlar, depoya konması halinde deponun harareti -13 ila -14 dereceye düşersehepsi ölür. Havada ısı bu derecede iken toprağa girmiş olsalardı ölmezlerdi. Açık havada -4, -12 dereceler arasında donarhir. -2, -4 dereceler arasında onları ağızlarındaki mühürler korumaktadır. Bourgogne çeşidi salyangozlar + 6 derecedeki suya konmuş ve havanın harareti -9 dereceye getirilerek su dondurulmuştur. 18 sa- 13

21 at sonra hararet + 12 dereceye getirilerek don eritilmiş ve hemen salyangozların kabuklarından başlarını çıkardıkları görülmüştür. Ancak, bu halde kabuktan vücudu el ile çekilince kolayca kopmaktadır. Salyangozlar depolarda + 1 veya + 2 derecelerde tutulmaktadır. Normal havalı bir depoda 15 gün aşağıdaki şartlar altında tutulunca şu sonuçlar elde edilmiştir: -4 derecede bütün salyangozlar donmuş ve ölmüştür. -2 derecede hepsi sıhhatte ve formundadır. O derecede hepsi sıhhatte fakat biraz zayıflamışlardır. + 2 derecede hepsi sıhhatte fakat ağırlıklarından çok kaybetmişlerdir. Bu haller işaret edildiği gibi 15 gün içindir. Devam edilirse soğuğa karşı mücadele zorunda kalırlar, zayıflarlar, ölürler. Genelolarak denir ki, değişik hararet salyangozu zayıflatır. Her ne kadar konu dışı ise de zayıflama mevzuunda hatırımıza gelen şu hususu burada kaydedelim: Salyangoz eğer uyku devresinden vakitsiz uyandırılırsa, yani sun'i yetiştirme sırasında müsait muhit yaratıp erken geliştirme isteğiyle bu yapılırsa gene zayıflamaktadır. Uyku devresini bitirmemiş salyangoz iyi gıda alamamaktadır. 0, normalolarak ilkbahar gelmeden uyanmaz. c) Karanlık, ışık, fırtınanın tesirleri: Karanlık, salyangozun uykuya çekilmesini intaç eder. Az ışıktan müteessir olmaz. Işık kuvvetli olursa başını kabuktan uzatır. Hareket başlar. Sonra gene kabuğuna çekilir. Bu halonun zayıflamasına sebep olur. Fırtına, kabuğuna çekilmeyi intaç eder. Bu durumdan istifade ederek depolarda rüzgar yaparlar, Yürüyenler kabuklarına çekilip bir yere yapışırlar BİR SALYANGOZUN KUVVETİ : Salyangozun kuvveti tecrübe edilmiştir. Düz bir zemin üzerinde 20 gramlık Bourgogne çeşidi salyangozun sırtına bağlanan 250 gram ağırlığı taşıdığı, sürüklediği görülmüştür. Gene, Petit - gris çeşidi 10 gramlık bir salyangozun arkasına iple bağlanan 537 gramlık ağırlığı bir düzey üzerinde sürüklediği görülmüştür. 14

22 12 - KALSİYUMLA İLGİSİ Salyangoz kireçli arazide daha çabuk gelişir ve ka'bukları kalın olur. Buna musait iklim de eklenirse beyaz kabuklu iyi kaliteli salyangozlar meydana gelir. Bir salyangozun kanında, insan kanından üç defa daha fazla kalsiyum bulunmaktad~r. çoğu zaman kalsiyum ihtiyacı sebebiyle toprağı, taşları, cam kırıklarını yaladığı görülür. Sönmemiş kireç onu derhal öldürür. Sönmüş kireçten de pe~ hoşlanmaz. Bir salyangoz tebeşir tozu ile sıvanırsa ona karşı bol salya çıkarıp onun tesirini azaltmaya çalışır. Salyangoz salyası sönmemiş kireçle karıştırılırsa her yere yapıştırılabilecek iyi bir sakız (mastic) olur. 15

23 BÖLÜM: II SA LY A N GO Z' U N Gl D A VE Tl P BAKIMINDAN DEGERİ 1 - GIDA DEGERİ : A - B - Gıda olarak kullanma tarihçesi: Salyangoz pişirme usulleri: a) Suda. pişirme; b) Arlezyen usulü. pişirme; c) Burginyon usulü. pişirme; ç) Şablezyen usulü. pişirme; d) Piliç usulü. pişirme; e) Kontes Riguidi usulü. pişirme; f) Bir başka türlüsü. 2 - TIBBı DEGERİ : 1 - Gıda değeri : Ealyangoz kıymetli bir gıdadır. Çok eskidenberi de doktorlar bunu tıpta kullanagelmişlerdir. Tıp bakımından değerini bilahare arzetmek üzere burada gıda bakımından değerini inceliyelim: Fransız bilgini JEAN CADART'ın 1955 tarihinde Paris'te basılmış olan «Escargot» kitabında bilginlerden «Lucie RANDOINE, Pierre le GALLİC, Jean CADSERET» nin müşterek analizleri sonucu olarak kaydettiği 100 gram salyangaz etinde laboratuvarda ayırdedilebilen maddelerin miktarları ve bunların sığır etinde bulunan aynı maddelerle mukayeseleri şu suretle gösterilmiştir: 16

24 100 gramında miligram: Kalori Su Protides ( azot! II maddeler, proteinler) Lipides (yağlı maddeler) Kükürt Kalsiyum Mağnezyum Çinko Bakır Manganez İyod C. vitamini Salyangozda Sığır etinde gr gr nda görüldüğü Ayrıca bir miktar fosforlu maddeler de bulunmaktadır. YlJ.ka veçhile salyangoz eti kalsiyum ve mağnezyum bakımından çok zengin bir gıdadır. Salyangozun yağlı maddesi insanda morina balık yağının gördüğü vazifeleri görmektedir. Salyangoz ayrıca, çiğ yenen maddelerin hazmına yardım eder. Terkibinde mide suyu pepsin'in teşekkülüne hizmet eden maddeler bulunur. Kaynatılmasından husule gelen baharlı biberli (aromatique), hafif tuzlu suyu ötedenberi Avrupa'da akciğer veremine karşı kullanılagelmektedir. Bu su, nezle, grip, soğuk algınlığı hastalıklarına da iyi gelir. Mezkür su, tuz, karabiber, sarımsak, kekik, zencefil, yenibahar, anason, maydanoz gibi maddelerkatılarak kaynatılıp hazırlanmış ise içmesi nefis olur. Bunlarla kabuklu salyangoz en az 2 saat kaynatıl1r. Burada en az 2 saat denince en çok nekadar diye bir soru hatıra gelebilir. Cevaben diyebiliriz ki, salyangoz konserve edilirken normal pişirme müddeti (kabukluda) 3 saattir. Avrupa piyasalarında salyangoz mütsethliki olarak tanınan geleneklerine bağlı halk kitleleri evlerindeki mutfaklarda salyangozu pişirmektedirler. Salyangoz lokantalarına gidenler aile mutfaklarmda zevke göre pişirilen salyangozu pek bulamamaktadırlar. Aile mutfakları daha çok kabuklu salyangozun, ağzı mühürlü sonbahar salyangozu olmasını tercih ederler. Çünkü onlar daha te-

25 miz ve etleri lezzetli olmaktadır. İlkbaharda toplanıp satışa kabuk lu olarak arzedilen yürür salyangozları topladıktan itibaren bir haf ta kadar gıda vermeden bekletmek lazımdır. Zira bunlar kendiler.için zararsız, fakat insan için zararlı otlar yemiş olabilirler. Onları tesirinin salyangoz etinden gitmesi için böyle hareket edilmesind fayda vardır. Yalnız şu noktayı da unutmamak gerekir ki, sonbaha rın ağzı mühürlü salyangozları her ne kadar temiz ve lezzetli ise d gıdai değer bakımından ilkbahar salyangozlarından daha düşüktür Ilkbahar salyangozları devamlı ot yediklerinden vücutlarında değer li maddeleri depo etmiş durumdadırlar. Bu salyangozlardan salyan goz istihulk mevsimi olan sonbahar, kış aylarında, yortu günlerind istifade etmek üzere konserve imal edilmektedir. Ancak, ilkbaha salyangozları da yumurtlamadan evvel yani mayıs ayı ortalarında evvel toplanmış olmalıdır. Çünkü yumurtladıktan sonra zayıflar v hemen yaz geldiğinden kabuğuna çekilip sonbaharı beklemek zorun da kalmış olur. Sonbaharda da kayıplarını gereği gibi telafi edeme mekte, ancak tekrar enerji toplayabumek için ilkbaharı beklemekte dir. A) GIDA OLARAK KULLANMA TARİHÇESİ: Salyangozun eski Yunanda, Hristiyanlıktan duğu bilinmektedir. evvel yenmekte ol «Dioscoride» den kalma yazılardan ogreniyoruz ki, Yunanis tan'a en makbul salyangozlar Sicilya, Sardunya ve Sakız Adaların dan gelirmiş, Dioscoride bir Yunan bilginidir. Miladdan evvel 50 yı lında doğmuştur. Gene Miladın 1. yüzyılında yaşamış olan Roma'lı bilgin «Pline», salyangozu husus! yetiştirirdi. Onları özel bir parkt buğday ve ketenı e besliyerek semizletirdil. Yağlandırırdı. Der ki «Salyangozun fiatı bir zamanlar çok arttı. Nadir bulunan bir met haline geldi.«bundan anlaşıldığına göre PIine'e gelinceye kadar sal yangoz istihlaki çok eskiden başlamış olmalıdır. O halde eski Roma' da da salyangoz istihlaki Hristiyanlıktan evveldir. Buna diğer v esaslı delil şudur: Roma'da Miladdan evvel 212 yılında yaşamış olan «Fulvius Lupinus» veya bazı kaynaklara göre «Fulvius Hirpinus» salyangozu yağlandırma usulünü bulmuştu. Bu izahlarla demek isteriz ki salyangaz yenmesi Hristiyanlıkla Bizdeki inanış hiçbir esasa dayanmamaktadır. başlamış değildir. 18 Musa, Tevrat kitabında Musevilere salyangoz etinin fena «male»

26 etler meyanında bulunduğunu bildirmiş ve onlara bunu yemeyi rnekruh kılmıştır. Anlaşılıyor ki Miladdan evvel hatta Musa'dan evvel de yenmek te idi. Bunun neden Musevilere mekruh kılındığı' belli değildir. Mamafih Musevilerle yapılan temasta, Tevrat hükümlerinde kat' iyet bulunmadığı, zaman ve şartlara göre her hükmün uygulanmasında mahzur olmadığı cevabı alınmıştır. Muhammed, bu hususta birşey söylememiştir. Kuzey Afrika Müslümanları ötedenberi salyangoz yemekte, hatta onu kaynar suya koyarken bir de dua okumaktadıriar.. Orta Anadolu'da yerleşmiş Oğuzboylarının devamı olan Türkler salyangoza «Ebekulağı» derler ve onu kutsal sayarlar. Üstüne basmazlar, kırıp ezmezler, dokunmazlar ve birçokları yerler. Hristiyanlığın zuhurundan sonra salyangoza ayrıca dinı bir önem de verilmeye başlanmıştır. Menşei nereden geldiği bilinmeyen bir Hristiyan inanışına göre, İsa'nın çarmıha gerildiği yılın dönümü olan matem gününde ve Noel'de et yenmez. Behemehal et yemek lazımsa, kansızhayvan eti yenir. Evvelce ilim bu kadar ilerlemediğinden salyangozkansız bir hayvan sayılır ve inanışa göre yortularda salyangoz yenirdi. Bu sebeple mesela, halen Fransa'da, Noel sıralarında kasım - aralık aylarında ve paskalyada salyangoz istihlaki fazlı't olmaktadır. Fakat bu mal artık mesela eski Roma'da olduğu kadar kıymetli birmeta değildir. Bunun sebepleri şöyle izah edilmektedir. Bir defa salyangoz aslında tatsız bir nesnedir. Yemek için kuvvetli ve çekici bir çeşni ister. Yemeğinin hazırlanması uzun sürer. Kabuklu pişirilince 3 saat kadar ateşten alınmaz. Kabuksuz bile 2 saatlik bir zaman sarfını icabettirir. Zor pişer. Yürür salyangozu pişirmek için ay" rıca bir müddet de bekletmek lazımdır. Bunlar ev kadınını uzun zaman mutfağa bağlar. Halbuki günümüzün mutfağı çabuk pişenyernek prensibini tatbik etmektedir. Dolayısiyle salyangoz yemek isteyenler çoğu zaman lokantalarına gitmeyi tercih ederler. 2 - TIBBİ DEGERİ : Salyangoz eski Yunanda can sıkıntısını; kederi dindirmek için Bunu bu halde olanlara yedirirlerdi. Hippocrate, salyan kullanıllrdı. gozu hazım cihazı hastalıklarına karşı yemeyi tavsiye ederdi. Ayrıca, havanda kabuğu ile beraber dövülmüşüyaralara merhem olarak sü- 19

27 rüıürdü. Kaynatılmaktan husule gelen suyu müsekkin ve göğüs y muşatıcı olarak içilmekte idi. Halen salyangozu, gebe kadınlar doğum günlerinde doğumu k laylaştırır diye yerler. Eğer safranla beraber yenirse gebe kalma da kolaylaştırırmış. Kitre ve nişasta ile dövülüp doğumdan sonra rahim önüne k nursa kan gelimini keser. Salyangoz yiyen kadınlarda regl intizama girer. Kemik iliği kav ile dövülüp rahim önüne konursa doğumdan sonraki rahim ş kin1iğini giderir. Çokları bu karışıma gülyağı da ilave ederler. Kabuğundan çıkarıp etini zeytinyağı ve sarımsak ile döverek v cudun şişmiş veya hasta kısmına sarılırsa orayı iyileştirir. Ayrı yanıkları ve abseleri de iyi eder. Eski Roma'lı Pline, salyangozun burun kanamasına karşı ve m de rahatsızlıkları için yenmesini tavsiyeederdi. Galien, salyangozu vücuttaki su toplanmalarına karşı tavs ederdi. Ambroise pare, Antraks hastalığına karşı tavsiye etmiştir. Kadınair ayrıca salyangozu ciltlerini parlatmak içinkullanırı Göğüs hastalıklarına karşı eskiden yutmak suretiyle kullanıhl'dı. Salyangoz bugün Avrupa pazarlarında yalnız canlı kabuklu ya konserve olarak satılmayıp, salyangoz şekeri,şurubu, çikolata pomadı hallerinde de satılmaktadır. Helisin (Helicine) : Salyangozun ıüzuci maddesi labaratuvarl da istihsal edilerek kurutulup toz haline getirilir. Halen bunu akci veremine karşı kullanırlar. Yarı yarıya kat'i bir ilaç olduğunu s lemektedirler. Hatta veremin ileri devrelerinde bile bu kat'iyet va görülüyor. Salyangozun kendisikurutularak toz haline getirili buna da helisin derler. Bu da yumuşatıcı olarak (kızartılacak et de) kullanilır. dır. Salyangoz yenirse vücutta alkol imtisasını kolaylaştırmak Kendisinde fevkalade yara ve berelerini iyi etme hassası vard KabUğu kırılan bir salyangoz 1-2 santimetrekarelik yarasırtıbir gün içinde derhal kapatabilmektedir. NOT: Salyııng{)zpişil'meusulleri kitabın sonundadır. 20

28 BÖLÜM III SUN'! YETİşTİRME VE DEPOLAMA USULLERİ Salyangoz ticareti yapanlar onu dağdan, kırdan toplama zahmetinden kurtulmak için ;muayyen bir yerde besleyip üretmeye tabi tutmaktadırlar. Takip olunan usul 3 şekilde mütalaa edilebilir: a) Sun'i yetiştirme. b) Tabii yetiştirme. c) Parkıama. a) Sun'i yetiştirme: Bir yerde toplu halde yetiştirmedir ki, doğuşundan itibaren ticari kıymete ulaşıncaya kadar salyangozlar takip edilir. Bu müddet takriben 28 ay kadar sürer. Tatbikat şu suretle hülasa edilebilir: aa - Bir hektar araziye 1 milyon adet salyangoz konur, yani metrekareye 100 salyangoz hesap edilir. Arazi, her birinin çevresi 20 metrelik küçük parkıara böıünür ve aralarına yollar yapılır. Parkıarın içine çim ekilir. Yaz, kış yeşil duran çim tohumu ekmelidir. Yahut çimleri bir yerden tezek halinde getirmek de olabilir. bb - Ayrıca, parkıarda gölge veren geniş yapraklı nebatlar yetiştirilir. Yeryer çalılık ve fundalıklar yapılır ve yer yer çukurlar açılır, yumuşak toprak bulundurulur. cc - Her park parçasının etrafı tel kafesle çevrilir. çç ~ İki Jşçi devamlı surette 6 aylık bakım devresinde yemleme, temizleme, çukur açma, gölge yapma, kurumuş nebatları toplama işleriyle meşgulolur. Bu iş için bilhassa piyasanın istediği Bourgogne çeşidi saiy.angüzdan orta' boyda adet yukarıda söylendiği gibi hazırlan.an parkıara tevzı edilir. Beher salyangoz ortalama 40 yumurta yapar. Yumurtalardan çıkan yavrularla beraber haziranda.elimizde salyangüz bulunur. Yazın bunların 1/4'i sıcaklardan ölür. Ekimaymda.elde kadar genç, 7,500 kadar anaç salyangoz kalır. Seneye nisanda işletmeci Q anaçı lq,oqq'ı:ı tamamlamak için anaç

29 daha alır. Bunlar o yıl tekrar yumurtlar. Gene genç ve 7,5 anaç sonbahara elde edilmiş olur. 2 nci yıl nisanda genç salyangoz satılabilir ve her anaçlar bırakılmak suretiyle satışlar devam eder. Bu usul işletme çok risk'i olan bir işletmedir. Satış üresin çokluğu, araziyi salyangoza göre işlemek, tel çekmek, düşmanları dan korumak, devamlı bakım zorlukları bulunduğu gibi kuvvetli b sıcak olursa ölüm nisbeti dörtte biri geçebilir. Hatta hepsi ölebil Bu sınıftan hayvanların tabiat şartlarına fazla mukavim olmadığı hesaba katmak lazımdır. Böyle işletme daha çok istihlaki fazla olan ve salyangozun para ettiği memleketlerde tatbik edilmekte ve çok dikkatli davranı maktadır. Mesela, Fransa'da yapılırsa para kazanır salya gozun her biri 20 gram hesap edilse 5 ton tutar ki, orada kilosun 4 liraya satılması halinde her yıl lira kazanılmış olur. b) Tabii y.etiştirme : Bazı yerler vardır ki orada ekim yapılma Fundalık, çalılık, çayırlık, mer'a ve işlenmiyen sahalardır. Bun mesela, kiralanmış bir av sahası olabilir. Ya da hale göre orman i resinden veya köyden kiralanabilir. Buralarda salyangozu ve yum talarını helak edecek durum yoktur. Oraya başka yerlerden geti miş genç salyangozlar serbestçe bırakılabilir. İstedikleri gibi gez ler, gıcıa ve sığınak bulurlar. Hektara 500 adet bırakılması normal görülmektedir. Ertesi cesaretle istihsal edilebilir. Bu durumda fire, çit, bakım, besleme dertleri ortadan kalk Yalnız yer kirası verilebilir. Bir de yağmur lu mevsimlerde 2-3< cuğa yevmiye verilmesi ve hudut dışına çıkanların toplatılıp içer konması icap edebilir. c) Parkiama : Bu işte esas, salyangozların bir müddeti muayy bir yerde geçirmesi, el altında bulundurulmasıdır. Parka getirile salyangoz yazın toplanır. Yaz mevsiminde salyangoz zayıftır. Sat zordur. Kumlu olanları, vücudunda sert tanecikler bulunanları ç tur. Tadı da yazın iyi değildir ve pişirilmede kabuğundan güç çı rılır. Bunlar yazın toplanıp bir yerde sonbaharı ve hatta kışı ge mek üzere bırakılırlar. Bir kısmı sonbaharda ağzı mühürlü ola satılır. İstenirse ilkbahara bırakılıp yürür halde satılırki, o zam ağırlıkları da artmış olur. Daha çok para getirir. Burada şunu unutmamak gerekir ki zayıf salyangozlar ve bilhassa yazın top 22

30 nanlar şartların değişimine, hastalıklara mukavemet edemezler. Bii yerde bekletilm,esi için orada bilgi ile tesisatve teşkilat yapmak lazım gelir. İşte böyle bir yere «Salyangoz parkı» (escargotier) denir. Bu park hakkında bilgi verilmesinde fayda vardır: Salyangozlar getirilmeden evvel, 3-4 dönümlük bir sahanın aralanyollarla ayrılıp parsellere bölünür. Parsellere çim ekilir. Yapraklı ve mümkünse yaz kış yaprağını dökmeyennebatlar yetiştirilir. Parkın etrafı tel kafesle santim yükseklikte çevrilir. Tel kafesin gözleri salyangozun sığamıyacağı kadar. küçük olmalıdır. Kafes teli n üst kısmı 60 derece kadar içeriye kıvrılır. Parklarha da bütün mesel e salyangozun kaçmasını önlemektir. Şimdiye kadar yapılan tecrübelerde kaçmasını tam olarak önleyecek bir şekil bu lunamamıştır. Mesela: Parkıarın etrafına hendek kazılıp içi su ile dolu bulundurulmuştur. Bu halde salyangoz yiyen dört ayaklı küçük yabani hayvanlardan birçoğu hendekten atlayıp parka girebilmişlerdir. Bu hendekler 5-6 santim genişlik ve 5-6 santim derinlikte çinko levhadan oluk halinde yapılmıştır. Salyangoz bu maniadan suya dalıp öbür tarafa geçebilmiştir. Bu mania tabiatiyle tel kafesten evvel parkın içine yapılmakta ise de salyangoz bunu -aştıktan sonra tel -kafesten de bir kolayını bulup geçmektedir. Farkın etrafı kum ile çevrilirse, kumun kuru olması halinde bunu salyası ile ıslatıp yürüyerek geçebilmektedir. Yaş ise, kolaylıkla geçebilmektedir. Destere talaş1 serpilen sahadan geçmesi de mümkündür. Kuru külden geçemez. Fakat yağmur yağıp ıslanınca külden de geçebilmektedir. Kurak mevsimlerde dikenli ağaçlardan yapılmış çitten geçemez. Yağmurlu mevsimde geçmek için gece gündüz uğraşır ve birşey yemeden uğraştığı için zayıflar. Elektrikli tel üzerinden geçemez. Bunun için bir cep feneri pili kafidir. Fakat, telin önüne gelir. Ona dokunup başını içeri çeker. Tekrar çıkarıp dokunur ve bu böylece devam eder. Geri dönmez. Birşey yemeden devam ettiğinden zayıflar. Sık sık toplayıp içeri bırakmak lazımdır. Tahtadan çit: Pahalıya malolur. Sonra bu çit kaçmayı tahrik etmektedir. Hepsi çitin dibine toplanır. Ayrıca baraj yapmak -icap et~ektedir. Mesela, tahtalara bakır sülfat, arap sabunu gfbi şyyler 23

31 sürülür. çitln Üstüne dilzey tahtaiar konur. Bu suretle ancak kaçm sı yavaşlatılmış olur. Kaçmaya tamamen mani olunamaz. Mutfak tuzu: Dururken üstüne dökülürse, salya çıkarır. Ö ne dökülürse kuru tuzdan geçer. ı metre duvar yapılırsa, içeriye duvar önüne kafes tel çekilip leri 60 derece içeri eğilirse bir dereceye kadar kaçmasına mani nabilir. Idealolarak ı mm. çapında galvanizli teıden yapılmış kafes le parkın etrafıın ı metre yükseklikte çevirmeli. Kafes telin üstü içeriye doğru 60 derege eğmeli. Tellerin çıkıntılarının ucuna ayr küçük, ince sarkıntılar yapmalı. Buraya kadar çıkar, tutunamaz, ri düşer. Yüksek yapmamalı ki düştüğü zaman zedelenmesin. Bö yapılması halinde gene de küçüklerin geçmesi önlenemez. Zaten şekillerin hepsi Bourgogne çeşidi için tecrübe edilmiş olanlardır. tit - gris'lerin kabuğu hafiftir ve onlar daha çeviktir, geçerler. B lar için ayrıca kafes telin meyil kısmını içeri doğru dik olarak 6 s tim kadar eğerler. Fakat bu da garantili bir usul değildir. Bütün manialar, aslında salyangozun az çok kaçmasını önle biliyorsa da hiçbirisi düşmanlarının içeri dalmasına mani ola maktadır. Salyangozun kaçma insiyakına mani olunamaması, bunun ta bir halolması, maniaya gelince geri dönmemesi, günlerce orada meden uğraşıp zayıflaması parklamayı güçleştiren mühim duru lardır. Birkaç işçi mütaemadiyen onları parkın kenarlarından t layıp içeri koyar ve bu suretle park işletmeciliğinden randıman a maya çalışılır'. Bu durumlardan kurtulmak için bazıları parkıarın üstünü kafes telle kapamaktadırlar. Fakat bu iş pahalıya mal olmnkta, cak ufak sahalarda tatbik edilebilmektedir. Park yapılacak arazi kalkerli olmalıdır. Killi, asitli topraklar gelmez. Çok rutubet de iyi değildir. Yalnız ilkbahar kurak gide sık sık parkı pülverize etmek suretiyle sulamalıdır. Yazın bunu y mamalı. Salyangozu vaktinden evvel uyandırmak onu zayıflatır. H ta anormalolan bu duruma birçokları dayanamaz. Parkın içine ekilecek veya dikilecek yeşilliklerin irtifaı 1 - metreyi geçmemelidir. Kışın bunların üstünde kış uykusuna yatm istiyenler olabilir ve soğuktan dona rı ar. Daima toprağa yakınlığı cih etmelidir. 24

32 Park meyüli bir arazide olmalı, sel basmamalı. Çıplak, sı~ınaksız ve rutubetli ar?-zi intihab edilmemelidir. Böyle bir yerd~ hepsi ölür. Parka salyangozlar metrekareye 100 adet hesabiyle konur. Ora"' ya iyi havalarda çok yiyecek götürmek lazımdır. Bu yiyecekler dai" ma taze olmalıdır: Fransa'da Jura'larda bazı parkıarın etrafı duvarla veya katranh tahtalarla çevrilmiştir. Salyangozlar parka getirilmaden evveloraya lahana, yonca, ko" kulu n,ebatlar ekilmelidir. (Yonca yemez, yeşillik içindir.) 15 ağustosa doğru salyangozlar getirilir. Yer yer kazılarak tezekler bulundurulur. Tahtalar hazırlanarak üzerlerine oluklu kiremitler ters konur. YQsunlar, kuru yapraklar.yer yer bulundurulur. Tahtalar yerden en çok 40 santim yüksekliğe konmalıdır. Bu irtifada sığınmış olan salyangozlar kışın soğuktan müteessir olmazlar. İsviçre'de bu usul tatbik edilmektedir. Küçükpark~ar: Bahçenin bir kısmı, özellikle gölge olan yeri 19 mm. çapında gözleri olan kafes telle santim İrtifada çevrilerek tellerin üstü 60 derece içeriye büküıür. Sahanın içine gölgeyi ayrıca temin için yerelması ekerler. Salata, lahana, bezelye, fasulye de ekilir. Gene burada da metrekareye 100 salyangozdan fazla konulmamalıdır. Bazı yerlerçle bu sahanın üstüne kadronlar atarak kafes tel çekilmek suretiyle üstü de kapatılmaktadır. Bu yerlerin adı «escargotier» dir. İrtifaları 1 metreyi geçmez. Yiyecek vermek için, üstü kapa1ı ise üstünden kapı bırakılmıştır ki oradan içeriye yiyecekler atılır. Bu yer çoğu zaman büyük ağaçlarm altına gölgesinden istifade için yapılır. İçeriSine kiremit kırıkları, tahtalar koymayı unutmamahdır. Yiyecek olarak salata yaprakları, lahana, turp. bezelye, börülce, bakla fidan ve yaprakları, patates kabukları ve ıslak kepek verilir. ~u yeri sık sık temizlemek lazımdır. Koku yapar. Çürükler, ölmüs salyangozlar bulunabilir.., Bakım: Salyangozlar ekimde toprağa girmek ister. Bunu kolay laştırmak için çatal, bel veya kazma ile çukurlar açılır. Böylece onlara kurl1 lojman hazırlanır. Yahut yumuşak kuru toprak kasalara h,a,zırlanıp konur. Çalı demetleri ve tahta parçaları da konur. Parklamada sığınak olarak en çok yosun kullanılmaktadır. Yosun orman- 25

33 dan, rutubetll yerlerden toptanir ve sulanıp parka serihr. Ortala 400 metrekareye bir çift beygirli arabanın getirdiği yosun mıkt kafi gelmektedir. Salyangozlar bu yosunların altına gizlenip göm ıürler. 8 - LO gün içinde hepsi ortadan kaybolurlar. Salyangoz yazın sıcakta bir yere sığınmıştır,gıda almaz. Par yazın serinliği temin etmek şarttır. Bunun içiıl. daima yeşil bul durmalıdır. Sıcak onun su kaybetmesine ve ölmesine sebep olur. Yağmurlu mevsimde çok yiyecek götürmek lazımdır. Lahana, ralahana, kıvırcık salata, börülce, fasulye yapraklarından ibaret mak üzere tek atlı bir arabanın götürdüğü miktar salyan za 2 gün kafi gelmektedir. Arasıra kepek de verilir. Islak kepeği ç sever. Kepeği lahana yaprakları üzerine serperek de verirler. Bu daima yağmurlu,çise'li zamanlarda yapılır. Kurak zamanda yem rilmemelidir. Kepek miktarı salyangoz için 50 kilo kad dır. Parktan salyangoz İstihsali: Ekim ayında husus! kazmalarla, tahı çapalarla toprak kaldırılarak salyangozlar toplanır. Toplanan temizlendikten sonra ağaç çubuklarından yapılmış kafes sandık ra 2.000'er adet olmak üzere konur. Bu iş kışı geçirmek üzere ka lı bir yere alınmak veya satış için ikinci ameliyeden geçirilmek ü re yapılır. Bir işçi günde parktan salyangaz toplayabilir. ç - Depolama: Sonbaharın mühürlü salyangozlarının depol ması ile ilkbaharın yürür salyangazlarının depolanması arasında fa lar vardır. Bu farklar mevsimlere mukavemeti ve yaşama şartl gibi durumlardan doğar. Depolamada esas, onun tabiattaki durum nu mümkün olduğu kadar muhafazadır. 1 - Kışı geçirmek üzere depolama: Sonbaharda toplanan m hürlü salyangozlar depoya getirilir. Çamurları, yosunları evvela fif olarak ıslak bezle ve sonra kuru besle ovulup temizlenir. Yı yıp hayvanı vaktinden evvel uykusundan uyandırmak doğru de dir. Temizlenenler aralıklı çakılmış tahta kafes sandıklara kon 40 kg. alabilecek büyüklükte beher sandığa kg. koyup sand ların üstünde boşluk bırakılır. Bu depo kapalı bir yerdir. Karanlık veya laş ve bilhassa kuru. malıdır. Kış deposu kat'iyen ıslaklık istemez. Rutubetten sakın hdır. Ayrıca havadar olmalıdır. Bunun için bir aspiratör iç hav zaman zaman temizlemek üzere hazır bulundurulmalıdır. 26

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma

Detaylı

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Porsuk Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Genel olarak 15-20 m boylanır. 2-2.5 m çap yapabilir. Yenice - Karakaya (Karabük)

Detaylı

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER VE ALKALİ GIDA LİSTESİ ph değerinin sağlığımız için önemi nedir? Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Bu nedenle de vücudun ph

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

Health Products. Diyet Shake kullanım kılavuzu

Health Products. Diyet Shake kullanım kılavuzu Health Products Diyet Shake kullanım kılavuzu I Ş LEYIŞ. Insuline & Glucagon Kilo almak veya zayıflamak insülin ve glikojen hormonları ile alakalıdır. Yanlış karbon hidratların (hızlı şeker) yenmesi ile

Detaylı

DEVEKUŞU YUMURTASI ve ÖZELLİKLERİ DEVEKUŞU YUMURTASININ KAPSAMI

DEVEKUŞU YUMURTASI ve ÖZELLİKLERİ DEVEKUŞU YUMURTASININ KAPSAMI DEVEKUŞU YUMURTASI ve ÖZELLİKLERİ Yeryüzünde yaşayan kanatlı hayvanlar arasında yumurtası en büyük kuş, devekuşudur. Devekuşu yumurtasının ortalama boyu 15 cm, genişliği 13 cm dir. Ortalama 1,5 kg ağırlığa,

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

KIRLANGIÇ L: Chelidonichthys lucerna M: Kırmızı Kırlangıç Đ: Tub gurnard A: Roter Knurrhani F: Grondin perlon

KIRLANGIÇ L: Chelidonichthys lucerna M: Kırmızı Kırlangıç Đ: Tub gurnard A: Roter Knurrhani F: Grondin perlon KIRLANGIÇ L: Chelidonichthys lucerna M: Kırmızı Kırlangıç Đ: Tub gurnard A: Roter Knurrhani F: Grondin perlon Ege, Akdeniz ve Marmara'nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Kısmen Karadeniz'de rastlanır.

Detaylı

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır? İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI Mevsimler Geçtikçe Doğadaki Canlıların Yaşam Biçimleri de Değişir Konusu İle İlgili Neler Biliyoruz? Ece S. : Yaz mevsimi olunca hayvanlar daha da heyecanlanır.

Detaylı

1900 lü yılların başından beri Gemlik te zeytin ve zeytinyağı ticareti yapan bir ailenin mensubuyum. Siyah zeytin, yeşil zeytin, dilimli

1900 lü yılların başından beri Gemlik te zeytin ve zeytinyağı ticareti yapan bir ailenin mensubuyum. Siyah zeytin, yeşil zeytin, dilimli GEMLİK ZEYTİNİ 1900 lü yılların başından beri Gemlik te zeytin ve zeytinyağı ticareti yapan bir ailenin mensubuyum. Siyah zeytin, yeşil zeytin, dilimli zeytin,zeytinyağı, zeytin ezmesi ve bunlarınçeşitlerini

Detaylı

GENUS: ABİES (GÖKNARLAR)

GENUS: ABİES (GÖKNARLAR) Bitki tanıma I 1 GENUS: ABİES (GÖKNARLAR) Yaklaşık 35-40 türü bulunur. Ülkemizde doğal olarak 4 türü yetişir. Herdem yeşildir. Dallar gövdeye çevrel dizilir. Kabuk gençlerde düzgün yaşlılarda çatlaklıdır.

Detaylı

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir

Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir DEFNE Latince ismi : Laurus nobilis Defne ağacı, bahçeye güzellik verir. Defne yaprağı, yemeklerinize lezzet katar. Defne yağlı sabunu ise cildinizi güzelleştirir Defne Bitkisi: Anavatanı Asya olan Defne,

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de ise Ekim ve Aralık ayları arasında üreme mevsimine

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir.

Kanser tedavisi sırasında sağlıklı bir diyet hemen hemen başka zamanlardakiyle aynıdır. Her gün çeşitli gıdalar yemeniz gerekir. KANSER HASTALARINDA BESLENME DESTEĞİ Dengeli ve sağlıklı beslenme sadece tedavi gören kanser hastaları için değil tedavi sonrası süreçte de sağlıklı yaşamı oluşturan önemli unsurlardan biridir. Kanser

Detaylı

T.C. DÜZCE TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. - 31/10/2014 Şube Adı: Sayfa: 1-10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri. Ortalama Fiyat.

T.C. DÜZCE TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. - 31/10/2014 Şube Adı: Sayfa: 1-10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri. Ortalama Fiyat. Sayfa: 1-10 HUBUBAT ARPA ARPA BİRALIK ARPA MTS 0.67 0.88 0.7807 7,450.00 KG 5,816.23 83 ARPA BİRALIK ı: 5,816.23 83 ARPA YEMLİK ARPA YEMLİK MTS 0.68 0.68 0.6786 2,560.00 KG 1,737.22 1 ARPA YEMLİK ı: 1,737.22

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler

BESİNLER. Süt, yumurta, peynir, et, tavuk, balık gibi hayvansal kaynaklı besinler BESİNLER Yaşam için gerekli besin öğelerini sağlayan bitkisel ve hayvansal gıdalar BESİN olarak tanımlanır. Besinler, elde edildikleri kaynaklara göre iki gruba ayrılır: Süt, yumurta, peynir, et, tavuk,

Detaylı

Mevsimler & Giyisilerimiz. Elif Naz Fidancı

Mevsimler & Giyisilerimiz. Elif Naz Fidancı Mevsimler & Giyisilerimiz Dünyamızın Güneş çevresinde dönmesiyle mevsimler oluşur ur. Türkiye de bir yılda 4 mevsim yaşarız. Mevsimler Đlkbahar Yaz Sonbahar Kış Đlkbahar Yılın ilk mevsimidir. Ayları; Mart,

Detaylı

Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL

Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL Proje Koordinatörü : Prof. Dr. Ayla GÜRDAL ÖZET Tekirdağ İlinde bulunan iğde bitkisinin farklı kullanım alanlarını bulmak ve bu sayede ekonomiye katkı sağlamak amaçlanmıştır.sanayide İğde bitkisinin meyvesi,çiçeği,çekirdeğinin

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi

Çelikle Çay Üretimi. Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Çelikle Çay Üretimi Ayhan Haznedar -Ziraat Mühendisi Nitelikleri, kalitesi ve diğer özellikleri belirlenen çay klonlarının hızlı, yoğun ve ucuz bir şekilde üretilmesi için en uygun yöntemdir. Çelik alınacak

Detaylı

P E P 1 0 1 _ H 0 5 C

P E P 1 0 1 _ H 0 5 C Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR BİTKİ TANIMA I P E P 1 0 1 _ H 0 5 C u p r e s s u s s e m p e r v i r e n s ( A d i s e r v i - A k d e n i z s e r v i s i ) C u p r e s s u s a r i z o n i c a ( A r i z o n

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı

Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebeğinizin Beslenme Sağlığı ve Zeytin Yağı Bebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde annelerin her konuda olduğu gibi beslenme konusunda bebekleri için mümkün olan en 1 / 7 iyi

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ

İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME BESİN ÖGELERİ İLKÖĞRETİM ÇOCUKLARI İÇİN SAĞLIKLI BESLENME Doğumdan itibaren büyüme ve gelişme, sağlıklı ve uzun bir yaşam için vücudumuza gerekli olan bütün maddeleri besinlerle alırız. Besin; yenilebilen ve yenildiğinde

Detaylı

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK

A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK A R I C I L I K MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ ZIRAATTIR. KEMAL ATATÜRK ARILARIN BİYOLOJİK EVRELERİ: Yumurta : Petek üzerinde işçi arılar için yapılmış gözler küçük, döllenmemiş yumurtadan oluşan erkek arıların

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat YULAF 0.68 0.4371 25,970.00 KG 11,352.16 4

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat YULAF 0.68 0.4371 25,970.00 KG 11,352.16 4 HUBUBAT MISIR MISIR 01/0/2015 T.C. Sayfa: 1-1 MISIR MTS 0.64 0.71 0.6690 166,420.00 KG 111,5.5 4 MISIR ı: 111,5.5 4 MISIR ı 111,5.5 4 YULAF YULAF SAMAN MTS 0.40 0.68 0.471 25,970.00 KG 11,52.16 4 PAKET

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

2011/1 sayılı Tarım Genelgesi Karşılaştırma (25.04.2014 )

2011/1 sayılı Tarım Genelgesi Karşılaştırma (25.04.2014 ) 2011/1 sayılı Tarım Genelgesi Karşılaştırma (25.04.2014 ) Eski: DİR Kapsamında İthalatına İzin Verilmeyecek Eşyalar Yeni: Dahilde İşleme İzin Belgesi ile İlgili İthalat Listesine İlişkin Hükümler (Değ.:

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

Biyogaz Temel Eğitimi

Biyogaz Temel Eğitimi Biyogaz Temel Eğitimi Sunanlar: Dursun AYDÖNER Proje Müdürü Rasim ÜNER Is Gelistime ve Pazarlama Müdürü Biyogaz Temel Eğitimi 1.Biyogaz Nedir? 2.Biyogaz Nasıl Oluşur? 3.Biyogaz Tesisi - Biyogaz Tesis Çeşitleri

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR

BİTKİ TANIMA I. Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR 1 PEP101_H02 Abies (Göknar); A. pinsapo (İspanyol Göknarı), A. concolor (Gümüşi Göknar, Kolorado Ak Gökn), A. nordmanniana (Doğu Karadeniz-Kafkas Göknarı), A. bornmülleriana

Detaylı

KİŞNİŞ(Coriandrum sativum)

KİŞNİŞ(Coriandrum sativum) KİŞNİŞ(Coriandrum sativum) Tibbi Etkileri ve Kullanımı yöntemleri şöyle sıralanabilir: Eski Mısır papirüsleri, Çince ve Sanskritçe metinlerde ve hatta İncil'de sağlığa yararlı etkilerinden övgüyle söz

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 kivrak@gmail.com www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi

Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi Aylara Göre Meyve, Sebze ve Balık Tüketimi OCAK Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, istrongilos, levrek, Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, kara turp, kırmızı turp

Detaylı

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede BESİLİK BÜYÜKBAŞ SIMMENTAL (SİMENTAL) Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede yetiştirilmektedir.

Detaylı

DOMATESLİ PİRİNÇ PİLAVI

DOMATESLİ PİRİNÇ PİLAVI DOMATESLİ PİRİNÇ PİLAVI Pirinç 2 su bardağı 360 gram Domates 3 küçük boy 300 gram Yağ 1/2 su bardağı 100 gram Tuz 2 tatlı kaşığı 12 gram Su(sıcak) 3 su bardağı 600 gram Pirinci yıkayın, süzün. Domatesi

Detaylı

ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ

ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ LIQUIDAMBAR ORIENTALIS ANADOLU SIĞLA AĞACI Muğla Relikt Tarihteki Önemi Kleopatra aşk iksiri ve parfüm olarak kullanmıştır Hipokrat döneminden beri ilaç olarak kullanılmıştır.

Detaylı

Türk Gıda Güvenliği Gereklilikleri

Türk Gıda Güvenliği Gereklilikleri Türk Gıda Güvenliği Gereklilikleri Temmuz 2013 İşbu belge ServSafe Gıda Güvenliği Online Kursu nun bölümlerinden organize edilmiştir. Kurs içeriği ve Türkiye deki gıda güvenliği gereklilikleri arasındaki

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri

7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞĐMĐ 7. Sınıf Fen ve Teknoloji Dersi 4. Ünite: Madde ve Yapısı Konu: Elementler ve Sembolleri Çalışma Yaprağı Konu Anlatımı-Değerlendirme çalışma Yaprağı- Çözümlü

Detaylı

Yard.Doç.Dr. Özgür SAĞLAM Namık Kemal Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü

Yard.Doç.Dr. Özgür SAĞLAM Namık Kemal Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü Yard.Doç.Dr. Özgür SAĞLAM Namık Kemal Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü Tekirdağ 2015 a) Atrap b) Emgi şişesi c) Işık tuzakları d) Renk tuzakları e) Feromon tuzakları f) Çukur tuzaklar (Pit-Fall) g) Besin

Detaylı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı gübre kullanılmamalı, kirli su ile sulama yapılmamalıdır.

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr. 1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f

Detaylı

tarih ve 23614 Resmi Gazetede TÜRK GIDA Unu na göre kül nispetlerine olarak un ve tali ürün elde edilir.

tarih ve 23614 Resmi Gazetede TÜRK GIDA Unu na göre kül nispetlerine olarak un ve tali ürün elde edilir. ANKARA BORSASI KOTASYONUNA VE ORANLARINA TEAMÜL KARARLARI Fabrikadaki Un 26.4.2000/7 a) tremiye kadar fire % 0.5 b) Kantar % 0.5 c) Depolama % 1 d) Tremiye dökülen ön temizleme ot, saman, çöp, bit vs.

Detaylı

Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Orman MühendisliM Isparta. musagenc@sdu.edu.tr http://kisisel.sdu.edu.tr/akademik/musagenc

Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Orman MühendisliM Isparta. musagenc@sdu.edu.tr http://kisisel.sdu.edu.tr/akademik/musagenc Bitki Yetiştirme tirme Tekniği (Klasör -1) Prof. Dr. Musa GENÇ Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Orman MühendisliM hendisliği i BölümüB Isparta musagenc@sdu.edu.tr http://kisisel.sdu.edu.tr/akademik/musagenc

Detaylı

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.7000 16,500.00 KG 11,550.

T.C. MUĞLA TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Ortalama Fiyat. Enaz Fiyat. Ençok Fiyat ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.7000 16,500.00 KG 11,550. HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK T.C. Sayfa: - 4 ARPA YEMLİK MTS 0.70 0.70 0.7000 6,500.00 KG,550.00 ARPA YEMLİK ı:,550.00 ARPA ı,550.00 MISIR MISIR MISIR SLAJ MTS 0.0 3.42 0.3758 372,799.59 KG 40,080.28 3 MISIR

Detaylı

Bu anaçlar tohumla üretilir. Yabani elmaların tohumundan elde edilen bitkilere çöğür, kültür çeşitlerinin tohumdan elde edilenlere ise yoz denir.

Bu anaçlar tohumla üretilir. Yabani elmaların tohumundan elde edilen bitkilere çöğür, kültür çeşitlerinin tohumdan elde edilenlere ise yoz denir. Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.msonormaltable {mso-style-name:"normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0;

Detaylı

Kişiye Özel SDM Protokolü Tarifler

Kişiye Özel SDM Protokolü Tarifler Kişiye Özel SDM Protokolü Tarifler 1. OMLET MÜCVER (1 SDM Porsiyonu yerine ) Malzemeler & Tarif: 1 paket SDM omlet 2 dilim SDM kızarmış ekmek un haline getirilmiş 100 ml su Dereotu 1/2 kabak rendesi(suyu

Detaylı

ORMANCILIĞIMIZ (TOHUM-FİDAN-AĞAÇLANDIRMA)

ORMANCILIĞIMIZ (TOHUM-FİDAN-AĞAÇLANDIRMA) ORMANCILIĞIMIZ (TOHUM-FİDAN-AĞAÇLANDIRMA) Prof. Dr. İbrahim TURNA Orman Nedir? Orman, sadece ağaç ve ağaççık toplulukları değildir. Orman canlı ve büyük bir sistemdir. Bu sistem; ağaçlar, çalılar, otlar,

Detaylı

7.4. Budama. 7.4.1. Modifiye Lider (Değişik Doruk Dallı) Terbiye Sistemi

7.4. Budama. 7.4.1. Modifiye Lider (Değişik Doruk Dallı) Terbiye Sistemi 7.4. Budama Elmalarda budama konusu çok önemlidir. Zira bir elma ağacının anaç ve çeşitinin kuvvetllik durumuna göre uygulanacak terbiye sistemi de değişiklik arz eder. Bu cümleden olarak elma bahçelerinde

Detaylı

HUBUBAT T.C. DENİZLİ TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ - 31/01/2016. Tarih: Sayı: 1 Maddelerin Cins ve Nev'ileri

HUBUBAT T.C. DENİZLİ TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ - 31/01/2016. Tarih: Sayı: 1 Maddelerin Cins ve Nev'ileri HUBUBAT ARPA ARPA YEMLİK T.C. Sayfa: - 23 ARPA YEMLİK MTS 0.62 0.70 0.6379,2,340.00 KG 772,660.05 6 ARPA YEMLİK TTS 0.68 0.82 0.7504 30,830.00 KG 233,246.60 26 ARPA YEMLİK ı:,005,906.65 42 ARPA TOHUMLUK

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN Toprak İsteği Derin Kumlu- tınlı Kısmen kireç içeren Süzek topraklar İdeal toprak Kuru koşullarda Tabanda su tutabilen killi topraklar daha verimli

Detaylı

BETULACEAE. Alnus cinsleri vardır.

BETULACEAE. Alnus cinsleri vardır. BETULACEAE Jeolojik devirlerde daha fazla sayıda cins ve türlere sahip olan bu familyanın, bugün 6 cins ve bu cinslerin kışın yaprağını döken 100 kadar türü, Kuzey Yarımkürenin ılıman ve serin bölgelerinde

Detaylı

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI Değerli çiftçilerimiz; hiç şüphesiz en doğru gübreleme tavsiyeleri usulüne uygun olarak alınmış toprak ve yaprak örneklerinin

Detaylı

Yaşam Döngüsü. Yaygın İsimleri: Karahindiba, acıgıcı, acıgünek, güneyik, çıtlık, cırtlık, arslandişi, radika. Bilimsel İsmi: Taraxacum officinale

Yaşam Döngüsü. Yaygın İsimleri: Karahindiba, acıgıcı, acıgünek, güneyik, çıtlık, cırtlık, arslandişi, radika. Bilimsel İsmi: Taraxacum officinale KARAHİNDİBA 1 mm Sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra bu çiçek kömeçleri karahindibanın tohumlarını taşıyan beyaz toplara dönüşürler.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Kümeler. 2. ÜNÝTE Bölünebilme Kurallarý ve Kesirler ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE Kümeler KÜMELER... 13 Ölçme ve Deðerlendirme... 19 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 21 Kazaným Deðerlendirme Testi - 2 (Video lü)... 23 KÜMELERLE ÝÞLEMLER... 25 Ölçme ve Deðerlendirme...

Detaylı

KUDUZ HASTALIĞINA KARŞI HAVADAN AŞILAMA VE KUDUZ HASTALIĞI İLE MÜCADELE

KUDUZ HASTALIĞINA KARŞI HAVADAN AŞILAMA VE KUDUZ HASTALIĞI İLE MÜCADELE KUDUZ HASTALIĞINA KARŞI HAVADAN AŞILAMA VE KUDUZ HASTALIĞI İLE MÜCADELE KUDUZ HASTALIĞI; İnsan ve tüm sıcak kanlı hayvanlarda Merkezi sinir sistemini etkileyerek ölüme neden olan, önlenebilir bulaşıcı

Detaylı

Kerem Efe Ö.: Aydınlık olduğunda çiçekler büyür, karanlık olduğunda da çiçekler büyüyemez. Hep karanlık olursa da hiç çiçek açmaz.

Kerem Efe Ö.: Aydınlık olduğunda çiçekler büyür, karanlık olduğunda da çiçekler büyüyemez. Hep karanlık olursa da hiç çiçek açmaz. Işık Ve Karanlığın Yapısı Canlı Yaşamını Etkiler Neler Biliyoruz? İpek A.: Çiçeklere su ve güneş ışığı gerekiyor. Deniz Can K: Güneş toprağa ışık verir, topraktan ot çıkar, otları da canlılar yer. Mustafa

Detaylı

Öğr. Gör. Osman ÇULHA 1/30

Öğr. Gör. Osman ÇULHA 1/30 Öğr. Gör. Osman ÇULHA 1/30 2/30 İçerik Menünün Tanımı Menünün Tarihçesi Menün İşlevleri 3/30 Menünün Tanımı Latincede küçük-az anlamına gelen Minutus sözcüğünden türeyerek Fransızcaya geçmiştir. Yemek

Detaylı

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AYVANIN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN Ayvanın İklim İstekleri Ayva bir ılıman iklim meyve türüdür. Kışın yapraklarını dökerek dinlenmeye girer. Ilıman deniz ikliminden hoşlanır.

Detaylı

Sütlü tatlıların ana malzemesi olan sütün temizliği son derece önemlidir. Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan arındırılmış olmalıdır. Sektörde kullanılan açık sütler süzülerek kaynatılır. Sütlü tatlılar

Detaylı

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce İNGİLTERE DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce DİNİ: Hıristiyanlık PARA BİRİMİ: Sterlin 1.

Detaylı

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ

YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ EK A YEMEK LİSTESİ VE GRAMAJ TABLOSU S.NO YEMEK ADI MALZEMELERİ PORSİYON GRAMAJ BİRİMİ.... 1 ÇOBAN KAVURMA.... 2.. PATATES.. 2 SULU İZMİR KÖFTE YEŞİL BİBER. SALÇA... 2... 0,25 Adet Maydanoz 10 Demet 3

Detaylı

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM ARILI KOVANLARININ KONULDUĞU VE ARICININ ÇALIŞTIĞI YERE ARILIK DENİR GEZGİNCİ? SABİT? Arıcılık büyük ölçüde doğa koşullarına bağlıdır! DOĞA KOŞULLARI? İKLİM BİTKİ ÖRTÜSÜ

Detaylı

Akın Pala, akin@comu.edu.tr. http://akin.houseofpala.com

Akın Pala, akin@comu.edu.tr. http://akin.houseofpala.com Akın Pala, akin@comu.edu.tr http://akin.houseofpala.com 1 Küçükbaş Hayvan Yetiştirme 2 3 Kaç tür koyun var, verimlerine göre Etçi ırklar, Sütçü ırklar, Yapağıcı ırklar 4 Kaç tür koyun var, anatomi Yurdumuzda

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ

Böbrek Hastalıklarında BESLENME. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir. BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Böbrek Hastalıklarında BESLENME Diyetiniz günlük enerji gereksiniminize

Detaylı

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)

Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Dal Alma Kalın dallarda motorlu testere, ince dallarda balta kullanılır. Özellikle ergonomik ve ekonomik

Detaylı

Zengin Açık Büfe Çeşitleri 17.50

Zengin Açık Büfe Çeşitleri 17.50 Zengin Açık Büfe Çeşitleri 17.50 Kahvaltı Tabağı 15.00 Tam yağlı beyaz peynir, kaşar peyniri siyah ve yeşil zeytin, oltu peynir, dana jambon, tavuk jambon, macar salam, domates, salatalık, vişne reçeli,

Detaylı

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR? Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Detaylı

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

T.C. NİZİP TİCARET BORSASI

T.C. NİZİP TİCARET BORSASI HUBUBAT ARPA 10 0,40000 0,50000 0,44277 118.232,00 KĞ 52.349,44 HMS MISIR 2 0,34339 0,40000 0,34482 197.440,00 KĞ 68.081,87 HMS MISIR 6 0,42000 1,63000 0,47591 278.430,00 KĞ 132.508,76 HTS MISIR 1 1,63000

Detaylı

Juglans (Cevizler), Pterocarya (Yalancı cevizler), Carya (Amerikan cevizleri)

Juglans (Cevizler), Pterocarya (Yalancı cevizler), Carya (Amerikan cevizleri) JUGLANDACEAE 6-7 cinsle temsil edilen bir familyadır. Odunları ve meyveleri bakımından değerlidir. Kışın yaprağını döken, çoğunlukla ağaç, bazıları da çalı formundadırlar. Yaprakları tüysü (bileşik) yapraklıdır.

Detaylı

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i

C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i 1 BİTKİ TANIMA I PEP101_H03 C e d r u s ( S e d i r ) C e d r u s a t l a n t i c a C e d r u s b r e v i f o l i a C e d r u s d e o d o r a C e d r u s l i b a n i Sakarya Üniversitesi İbreliler 2 C

Detaylı

HUBUBAT HUBUBAT. Toplam. BiTKİSEL YAĞLAR T.C. EDREMİT TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Tarih: Sayı: - 31/10/2015. 10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri

HUBUBAT HUBUBAT. Toplam. BiTKİSEL YAĞLAR T.C. EDREMİT TİCARET BORSASI AYLIK BORSA BÜLTENİ. Tarih: Sayı: - 31/10/2015. 10 Maddelerin Cins ve Nev'ileri HUBUBAT - 31//2015 T.C. Sayfa: 1-6 YEMLİK HMS 0.70 0.70 0.7000 274,770.00 KG 192,339.00 1 ı: 192,339.00 1 ı 192,339.00 1 HUBUBAT 192,339.00 1 BiTKİSEL YAĞLAR RAFİNE İTL 3.56 3.64 3.5952 1,114,980.00 KG

Detaylı

Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet!

Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet! On5yirmi5.com Sağlıklı Kilo Verdiren Diyet! Ender Saraç'tan sağlıklı kilo verdiren diyet... Yayın Tarihi : 15 Mayıs 2011 Pazar (oluşturma : 11/19/2015) Sağlıklı Kilo Verdirici Diyet 1. Gün Diyet Listesi

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

Bitkiler genel olarak 4 temel kategoride incelenir.

Bitkiler genel olarak 4 temel kategoride incelenir. Bitkiler -Herbs- Bitkiler - Herbs Bitkiler doğanın insanlığa bahşettiği en önemli kaynaklardan biridir. İnsanlar bu doğal kaynaklar sayesinde besin ihtiyaçlarını karşılayabilir, hastalıklar ve yaralanmalar

Detaylı

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Türkiye de Üretim İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı

Detaylı

MADDENİN ÖZELLİKLERİ

MADDENİN ÖZELLİKLERİ Çevremizde gördüğümüz, dokunduğumuz, kokladığımız birden çok varlık vardır. Az veya çok yer kaplayan her varlık madde olarak adlandırılır. Çiçekler, kalemimiz ve hatta bizde birer maddeyiz. Peki, çevremizde

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı