TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi nin aylık yayın organıdır. İMO Ankara Şubesi üyelerine ücretsiz gönderilir.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi nin aylık yayın organıdır. İMO Ankara Şubesi üyelerine ücretsiz gönderilir."

Transkript

1 Sayı: 2008/12 Aralık 2008 içindekiler 2 Başyazı 3 İnşaat Mühendisliği Haftası Etkinlikleri 8 Sonbahar Dönemi Seminerleri Yapıldı Hidroelektrik Santrallerin Yapımı İle İlgili İMO Görüşü 8. Yılında 19 Aralık Katliamını Kınıyoruz Küresel Kriz ve Türkiye Filistin de İnsanlık Ölüyor, Dünya Seyrediyor genç-imo II. Öğrenci Meclisi Toplandı Basında İMO İş Arayan Mühendisler Filistin de İnsanlık Ölüyor, Dünya Seyrediyor İnşaat Mühendisliği Haftası Etkinlikleri İMO Kamu İhale Yasası ndaki Değişikliğin İptalini İstedi genç-imo II. Öğrenci Meclisi Toplandı Nasıl Bir Yerel Yönetim İstiyoruz? Küresel Kriz ve Türkiye Sonbahar Dönemi Seminerleri Yapıldı Makro Programlama Kursu Yatırım Projelerine İlişkin İş Programlarının Bilgisayar Destekli Düzenlenmesi Kurs Programı Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve HEC-RAS Kursu Başladı Bartın Temsilciliği 25 Yılını Dolduran Üyelere Plaket ve Dayanışma Yemeği Düzenledi Zonguldak Temsilciliği Seminer Düzenledi ve 25 Yılını Dolduran Üyelere Plaket Verdi Maraş Katliamı nı Unutmadık! Oktay Öğünç Mezarı Başında Anıldı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi nin aylık yayın organıdır. İMO Ankara Şubesi üyelerine ücretsiz gönderilir. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi adına Sahibi Nevzat Ersan Yazı İşleri Müdürü Taylan Ulaş Evcimen Yayına Hazırlayan Cemile Özyakan Yayın Türü Bölgesel Süreli Yayın Yayın Kurulu Ali Rıza Yücel Köksal Şahin Buket Çelik Murat Çeşme Mustafa Atmaca Umut Yılmaz Deveci Erdal Özbelen Ferhat Yaşar Arıkan Şefik Görgeç Yönetim Yeri Necatibey Caddesi No: 57 Kızılay - Ankara Tel : Faks : Tasarım - Baskı Kardelen Ofset Mat.Tan.Hiz.San.Ltd.Şti. İncesu Caddesi 96 lar Apt. No: 6/Y Kolej - Ankara Tel : Faks : ISSN Basım Tarihi: Basım Adedi: Adet Bültene gönderilecek yazılar iki aralıklı ve iki kopya olarak gönderilmelidir. Yayın Kurulu gönderilen yazılarda dil, anlatım ve yazım tekniği yönünden gerekli düzeltme ve kısaltmaları yapabilir. Yayınlanan yapıtlardan doğabilecek her türlü sorumluluk sahibine aittir. Gönderilen yazılar geri verilmez.

2 BAŞYAZI İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 Oldukça yoğun ve tartışmalı bir yılı daha geride bıraktı dünya. Eski yıl, tüm dünyanın ve Türkiye nin gündemini belirlemeye devam edecek gelişmeler, tartışmalar ve mücadelelerle veda ederken, yeni yıla da bu anlamda büyük bir miras devretmiş oldu. Gündemdeki önemini koruyan gelişmelerin yanı sıra yeni ve kritik dönemeçler de yaşandı 2008 yılında. Irak ve Afganistan da süren işgal, Orta Asya da devam eden çatışmalar ve kaos, Avrupa da hareketlenen muhalefet rüzgarları ve Latin Amerika daki önemli toplumsal dönüşümler gibi gündemlerin yanı sıra, özellikle yılın sonlarına damga vuran gelişmeler de 2008 e rengini veren unsurlar oldu. Eski yılın son haftalarında patlayan ve bugün hala devam eden İsrail in Gazze saldırısı ve sadece 2009 u değil önümüzdeki birkaç seneyi birden etkileyeceği öngörülen büyük küresel kriz; daha 2009 a girmeden yeni yılın gündemlerini oluşturmuştu bile. Dünyanın yoğun gelişmelerine paralel olarak Türkiye nin gündemi de azımsanmayacak bir nitelik taşıyor i her anlamda hareketli ve hararetli geçiren Türkiye, yeni yılda da bu gelişmelerin belirleyiciliğinde olacak gibi görünüyor in ilk aylarında yaşanan üniversitelerde türban tartışması, yılın devamını belirleyecek ilk somut kriz olmuştur. Bu kriz etrafında giderek netleştirilen saflaşma, ülkenin egemen politik kutuplarının hizalandığı ve bu kutuplaşma etrafında temel tartışmanın kamuoyuna dikte edildiği bir süreçle tamamlanmıştır. Bu süreç, egemen güç mücadeleleri ve saflaşmalar etrafında (AKP nin kapatılması tehdidi, Anayasa Mahkemesi nin yetkileri tartışması, Ordu-İktidar yakınlaşması vb. gibi) yeni ve karşılıklı hamlelerle devam ederken, bu hamlelerin en önemlisi olan Ergenekon soruşturması yaygınlaştırılarak sürdürülüyor. Egemen kutuplar arasındaki bu tasfiye ve alt etme mücadelesi önümüzdeki yılda da siyaset sahnesini şekillendirecek en önemli faktörlerden biri olmaya aday görünüyor. Bu karmaşa devam ederken, 2008 yılında ülkenin emekçileri ve yoksulları için daha hayati başka bir gelişme yaşandı. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasası, tüm hukuki ve toplumsal muhalefete karşın meclisten geçerek uygulamaya konuldu. Neredeyse yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan Türkiye toplumu için tam bir yıkım yasası niteliği taşıyan bu uygulama, AKP iktidarının IMF ve DB gibi uluslararası sermaye kuruluşlarına nasıl göbekten bağlı bir şekilde ilerlediğinin ve dillerinden düşmeyen garip gureba edebiyatına karşın saldırı potasına nasıl emekçileri koyduğunun en önemli göstergesidir. Neo-liberal politikalar doğrultusunda parası olana hizmet sunan, emekli olmayı nerdeyse imkansızlaştıran SSGSS yasası, sağlık hizmetlerini özelleştirerek tüm sağlık ve sosyal güvenlik alanını sermayenin kar bahçesi haline getirmiştir. Bütün çalışanlar ve emekçiler için ölüm yasası anlamına gelen SSGSS, 2008 yılında AKP iktidarının hiçbir beis görmeden övünçle anlattığı bir icraat haline gelmiştir. Kuşkusuz 2008 in en önemli gelişmesi yılın son aylarında ortaya çıkan, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye yi de oldukça derinden etkileyen küresel mali kriz olmuştur. Türkiye deki mevcut durumu çalışanlar için daha da ağırlaştıracak olan kriz, Başbakan ın teğet geçecek iddialarına karşı ortadan bölerek geçmeye başlamıştır ve tüm hızıyla devam etmektedir. Asgari ücretin belirlenmesinden çalışanların maaşlarında kesintiye gidilmesine, vergi yüklerinin artırılmasından binlerce işçinin işini kaybetmesine kadar uzanan bu geniş alanda, hükümetin ilk işi çalışanları korumak ve krizin etkilerini azaltmak değil; tam tersine patronları kurtarmak adına binlerce kişinin işsiz kalmasını tercih etmek olmuştur. İşsizlik sigortası gibi fonlar bile işsizler için değil, patronların ve büyük şirketlerin kurtarılması için kullanılacaktır. Krizin etkileri Türkiye de henüz görülmeye başlamıştır ve ilk dalgada bile durum kötünün çok ötesine geçmiştir. Sistem açısından yapısal ve kalıcı olan bu krizin asıl etkileri 2009 da görülmeye başlanacak ve fatura yine halka kitlesel olarak kesilecektir. Bu nedenle 2009 çalışanlar ve yoksullar için oldukça zorlu geçecek; zamların, yolsuzlukların, din temelli cemaat yapılanmalarının ve dilencileştirme tehditlerinin arasında toplumsal örgütlenme, dayanışma ve hak arama dirençleri krizin şekillendireceği yeni ortamın dengelerini belirleyecektir. Bu açıdan, hem toplumsal muhalefet zeminlerinin genişletilmesi hem de bu zeminler üzerinde yükselecek hareketlerin kalıcı ve köklü bir toplumsal muhalefet dalgasına dönüştürülebilmesi çabası, yeni yılla birlikte başlayan süreçte kritik bir eşik olarak bizi karşılamaktadır. Bu zorlu fakat umutlu dönemde herkes için mutlu ve başarılı bir yeni yıl diliyoruz. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 18. Dönem Yönetim Kurulu 2

3 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 HABERLER İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ HAFTASI ETKİNLİKLERİ Aralık 2008 Meslekte 25. Yıl ve 40. Yıl Jübile Yemeği Meslekte 25. Yıl ve 40. Yıl Jübile Yemeği 19 Aralık 2008 Cuma gecesi Dedeman Oteli nde yapıldı. Geceye üyemiz ve yakınlarından oluşan yaklaşık 500 kişi katıldı. Gece, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Başkanı Nevzat ERSAN nın konuşmasıyla başladı. Konuşmasında İnşaat Mühendislerinin, bu ülkenin hem mühendisleri hem de toplumsal duyarlılık sahibi insanları olarak, sahip olduğu mesleki bilgiyi toplumun hizmetine ve yararına kullanan, mesleğinin sorunlarını toplumun ve ülkenin sorularından ayrı tutmayan bir geleneği temsil ettiğini, bu nedenle, tüm meslek hayatları boyunca mesleğin sahip olduğu önem ve özelliğin mühendislere getirdiği sorumluluğun farkında olarak hareket etmeye çalıştıklarını belirten Ersan, Son dönemlerde sektörde yoğunlaşan yolsuzluk odaklı politikalar, kamu ihale sisteminde gerçekleştirilen değişikliklerle mühendis ve mimarların hakları gasp edilmiş, sektörün işleyiş biçimini kökten dönüştüren değişiklikler sektörümüzü can çekişme noktasına getirmiştir. Bunlar yetmiyormuş gibi büyük küresel kriz nedeniyle daha da zor günlerin bizleri beklediği, hepimizin üzerine daha ağır yükler yükleneceği açıkça görülebiliyor. Bunun yanında, sektörümüz, mesleğimiz ve meslek odamız üzerinde giderek ağırlaşan politikalar ve baskılar, her zamankinden daha güçlü ve iradeli durmamız gerektiğini ortaya koyuyor. Tüm bu saldırılar ve bizleri hedef tahtasına koyan anlayışlar karşısında mesleki ve toplumsal sorumluluklarımızla hareket etmemiz, sahip olduğumuz sorumluluklara daha sıkı sarılmamız gerektiği bugün bir kez daha ortaya çıkıyor. Böylesi bir zamanda, meslekte 25 ve 40. yılını dolduran siz meslektaşlarımızı kutlamak bizler için daha da anlamlı bir hal alıyor diye devam etti. Konuşmanın ardından meslekte 25. yılını doldurma onuruna erişen 29 kişiye, 40. yılını doldurma onuruna erişen 27 kişiye belgeleri ve rozetleri verildi. 3

4 HABERLER İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 Gecede meslekte 60 yılını dolduran Sadık Gökçe adlı üyemize de özel olarak belge ve rozet verildi. CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın, CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, CHP Artvin Milletvekili Metin Arif Ağaoğlu ve MHP Tekirdağ Milletvekili Kemalettin Nalcı nın da katıldığı gece konuk sanatçı Özdemir Erdoğan ın verdiği konserle devam etti. GECEDE BELGE ALAN ÜYELERİMİZ 25 YILINI DOLDURAN ÜYELERİMİZ MUSTAFA IŞIKHAN MÜCAHİT NAMIK HAYATİ Z.SERAP TÜMAY AYDIN ALİ BÜLENT EMİNE BÜLBÜN AHMET ERDOĞAN HASAN HÜSEYİN ADİL NEJDET AHMET GÜRSEL ŞEREF ALİ MUSTAFA NURAY KORHAN TUNCER CİHAN KUBİLAY AYŞE GÜL ASLAN ŞERAFETTİN FATMA AKDEMİR MUSTAFA FAHİR FEVZİ ÇOBANOĞLU GÜLER AKKOÇ ÇETİN KARATOKUŞ SELMAN PAKOĞLU ÇOBANOĞLU TİRYAKİ ARAL ARAL SÖNMEZ BUDAK GÜLCAN BACAK BAŞARAN KOÇAK AKIN ÇİFTÇİ MİDİLLİ DÜNDAR İLTER KAPAN ARSLAN TATAR ERTUĞ DOĞAN ORHAN ORHAN ŞENGÜN 40 YILINI DOLDURAN ÜYELERİMİZ ERHAN TAMUR YUSUF HATAY ÖNEN TURGUT YALIZ SÜLEYMAN YILMAZ ÇETİN YILMAZ MUSTAFA HATİPOĞLU HÜSEYİN ESAT YARAR AHMET CELAL TAN NEVZAT TORUNLAR REMZİ MERAL SALİH BİLGİN AKMAN REFET SEÇKİN AYBARS MEHMET BALTACI ALP ACAR ERKAN SOYBERK ERDOĞAN ÇANGIR MEHMET FİKRET ARIBOYUN MEHMET BİLGE HAMDİ ÖZKÖSE MUAMMER TÜMER BAYKAL OKTAY NEJAT ÜNLÜ MUSTAFA ÖZKAN ABDURRAHİM TERZİOĞLU RAİF ÖZENCİ MAHİR ÇAĞLAYAN RAMAZAN TOPRAKLI 60 YILINI DOLDURAN ÜYEMİZ SADIK GÖKÇE Ali Asker Konseri 22 Aralık 2008 Pazartesi günü gerçekleştirilen Ali ASKER konseri, İMO Kongre ve Kültür Merkezi Teoman Öztürk Salonu nda yapıldı. Çok sayıda üyemizin katılım gösterdiği konserde açılış konuşmasını İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Sekreter Üyesi Taylan Ulaş EVCİMEN yaptı. İşsizlikten yoksulluğa, mühendislerin uğratıldığı hak gasplarından gittikçe derinleşen yolsuzluk odaklı politikalara ve meslek odaları üzerinde ağırlaştırılan baskılardan 4

5 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 HABERLER Panel e konuşmacı olarak İNTES ten Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa DEMİR, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği nden Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi AYDIN, Kamu İhale Kurumu ndan Uzman Kadir AKBULUT ve İnşaat Mühendisleri Odası ndan İnş. Müh. - Avukat Ali Rıza YÜCEL katıldı. Tolga Çandar-Seza Kırgız Konseri küresel krize kadar pek çok yakıcı mevzunun önümüzdeki dönemin başat sorunları olarak bizleri beklediğini söyleyen Evcimen, bu kadar yoğun gündem arasında biraz olsun nefes alabilmek, dostlar arasında buluşmak umuduyla burada birlikte olmanın mutluluğunu paylaştıklarını belirtti. Evcimen sözlerine İçinden geçtiğimiz süreç, bu ülkede demokrasi, adalet ve hak talep edenlerin doğruluğunu bir kez daha ispatlarken, bugün bu taleplere ve bu inanca olan ihtiyacın daha da arttığını gözler önüne seriyor. Bizler de böyle bir zamanda, ülkenin en karanlık zamanlarına tanıklık etmiş, kayıp zamanlarda umudun ve inancın simgesi olmuş bir devrimci ozanı, Türkiye solunun son otuz yılına damgasını vuran Ali Asker i ağırlamanın onurunu yaşıyoruz yeniden diyerek devam etti. "Kamu İhale Yasası ile Kamu İhale Sözleşmeleri Yasasında Yapılan Son Değişiklikler" Konulu Panel İnşaat Mühendisliği Haftası Etkinlikleri dahilinde gerçekleştirilen Tolga ÇANDAR-Seza KIRGIZ konseri 24 Aralık 2008 Çarşamba günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi Teoman Öztürk Salonu nda yapıldı. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Erdal ÖZBELEN nin konuşmasıyla başlayan konserde, sanatçı kişiliği ile tanınan ama aynı zamanda İnşaat Mühendisi olan Tolga ÇANDAR ve Opera Sanatçısı Seza KIRGIZ Ege Türküleri ile dinleyenlere keyifli dakikalar yaşattılar. Yeni Türkü Konseri Kamu İhale Yasası ile Kamu İhale Sözleşmeleri Yasasında Yapılan Son Değişiklikler konulu Panel, 23 Aralık 2008 Salı günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi Rüştü Özal Salonu nda yapıldı. Oturum Başkanlığını İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Nevzat ERSAN ın yaptığı 26 Aralık 2008 Cuma günü gerçekleştirilen Yeni Türkü Konseri İMO Kongre ve Kürlü Merkezi Teoman Öztürk Salonu nda yapıldı. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Sekreter Üyesi Taylan Ulaş EVCİMEN nin konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Kentsel Dönüşüm, Ankara daki Su 5

6 HABERLER İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 Sorunu, Ankara daki Ulaşım Sorunu ve Ankara da Yaya Olmak konularıyla ilgili sunumlar yapıldı. Sunumların ardında sahne alan Yeni Türkü grubu dinleyenlere keyifli dakikalar yaşattılar. Yılbaşı Kokteyli 29 Aralık 2008 Pazartesi günü Ankara Dedeman Oteli Avizeli Salon da Yılbaşı Kokteyli yapıldı. İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Başkanı Nevzat ERSAN ın konuşmasıyla başlayan kokteyle yaklaşık 350 üyemiz katıldı. Türkiye gibi topraklarının yüzde 93 ü deprem kuşağında olan ve nüfusunun yüzde 98 inin deprem riski altında yaşadığı bir ülkede mühendis olmanın, özellikle de inşaat mühendisi olmanın gerçekten zor olduğunu söyleyen Ersan, ülke ekonomisinin en önemli sektörünün yaratıcı ve teknik elemanları olarak mühendislerin, sadece mühendis olarak değil aynı zamanda içinde yaşadığı toplumun duyarlı yurttaşları olarak da mesleğini icra etmek durumunda olduğunu, çünkü mesleğin mühendislere yüklediği sorumluluğun sadece teknik değil aynı zamanda doğası itibariyle ahlaki ve sosyal bir sorumluluk olduğunu belirtti. Ersan sözlerine Bizler bu ülkenin hem mühendisleri hem de toplumsal duyarlılık sahibi insanları olarak, sahip olduğumuz mesleki bilgiyi toplumun hizmetine ve yararına kullanan, mesleğimizin sorunlarını toplumun ve ülkenin sorularından ayrı tutmayan bir geleneği temsil etmekteyiz. Bu nedenle, tüm meslek hayatımız boyunca mesleğimizin sahip olduğu önem ve özelliğin bizlere getirdiği sorumluluğun farkında olarak hareket etmeye çalışıyoruz. Bütün bu sorumluluklar yetmiyormuş gibi bugün bir de sektörümüzün içinde bulunduğu küresel mali kriz bizi daha çok yormakta ve yıpratmaktadır. İşte böyle bir dönemde dik durabilmenin, birlikte durabilmenin, onurlu durabilmenin önemi ve anlamı bugün bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu duygular içinde hepinizin yeni yılını kutlar, yeni yılın dünyamıza barış; sizlere ve ailelerinize de huzur ve mutluluk getirmesi dileğiyle saygılar sunuyorum diye devam etti. Nevzat Ersan nın konuşmasının ardından 2008 yılı faaliyetlerini içeren, Kentsel Dönüşüm, Ankara daki Su Sorunu, Ankara daki Ulaşım Sorunu ve Ankara da Yaya Olmak konularıyla ilgili sunumlar yapıldı. 6

7 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 HABERLER BARTIN TEMSİLCİLİĞİ 25 YILINI DOLDURAN ÜYELERE PLAKET VE DAYANIŞMA YEMEĞİ DÜZENLEDİ İnşaat Mühendisliği Haftası Etkinlikleri çerçevesinde, İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Bartın Temsilciliği tarafından 27 Aralık 2008 günü, Fırıncıoğlu Turistik Tesisleri nde plaket ve dayanışma yemeği düzenlendi. Yemekte meslekte 25 yılını dolduran meslektaşlara plaket verildi. Yaklaşık 85 kişinin katıldığı geceye İMO Ankara Şube Başkanı Nevzat ERSAN ile İMO Ankara Şube Sayman Üyesi Haluk EKİNCİ eşleri ile katılarak geceyi onurlandırdılar. Gecede meslekte 25 yılını dolduran Vedat DURNA ve Ömer ÖZDÖNER e plaketleri verildi. İnşaat Mühendisleri ve tüm mühendislerin sorunları ile ilgili Bartın Temsilcisi Fatih M. KANBUR ile Ankara Şube Başkanı Nevzat ERSAN ın konuşmalarının ardından katılımcılar geceye devam ettiler. ZONGULDAK TEMSİLCİLİĞİ SEMİNER DÜZENLEDİ VE 25 YILINI DOLDURAN ÜYELERE PLAKET VERDİ İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Zonguldak Temsilciliği, 27 Aralık 2008 Cumartesi günü İş Sağlığı ve Güvenliği semineri düzenledi. Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Konferans Salonu nda 13:00-16:30 saatleri arasında düzenlenen seminere yaklaşık 40 kişi katıldı. Semineri sunan İnş. Müh. Filiz GÖKÇE İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri, Acil Durum Yönetim Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Şantiye Uygulamaları ile Riskler başlıkları altında bilgiler verip, Türkiye de meydana gelen kazaların nedenlerini istatiksel bilgiler sunarak anlattı. Seminer sonunda meslekte 25 yılını dolduran Hüsnü Işık, Memduh Kartoğlu ve Hasan Genç e İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Nevzat ERSAN tarafından plaket verildi. 7

8 HABERLER İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 SONBAHAR DÖNEMİ SEMİNERLERİ YAPILDI Jeoteknik-Geoteknik Kavram Kargaşası ve Eksik Standartların Hizmetin Niteliğine Etkisi Açık Kanal Hidroliği 5 Aralık 2008 Cuma günü İnşaat Mühendisleri Odası Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleşen semineri Öğr. Gör. Dr. Ünsal SOYGÜR sundu. Soygür, seminere katılanlara jeoteknik-geoteknik kavram kargaşası ve eksik standartların hizmetin niteliğine etkisi hakkında bilgiler verdi. Türkiye de Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi Çalışmaları 25 Aralık 2008 Perşembe günü İnşaat Mühendisleri Odası Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleşen semineri Yrd. Doç. Dr. Önder KOÇYİĞİT sundu. Koçyiğit, seminere katılanlara açık kanal hidroliği hakkında bilgiler verdi. Yeni Standartlar Işığında Çimentolar Prof. Dr. Lale BALAS ın sunduğu seminer 18 Aralık 2008 Perşembe günü İnşaat Mühendisleri Odası Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleşti. Balas, seminere katılanlara Türkiye de bütünleşik kıyı alanları yönetimi çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Kimya Yük. Müh. Ali UĞURLU nun sunduğu seminer 30 Aralık 2008 Salı günü İnşaat Mühendisleri Odası, Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleşti. Uğurlu, seminere katılanlara yeni standartlar ışığında çimentolar hakkında bilgiler verdi. 8

9 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 HABERLER MAKRO PROGRAMLAMA KURSU Makro Programlama kursu 28 Aralık 2008 Pazar günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde ikinde defa verilmeye başladı. Kursu veren İnş. Müh. Kazım KARAAĞAÇ kurs süresince, Makrolarla Çalışmak, VBA Programlamaya Giriş, Prosedür ve Fonksiyonlar, Excel de VBA Programlama, AutoCAD de VBA Programlama, AutoCAD ve Office Uygulamalarının Birlikte Kullanılması başlıkları altında bilgiler verecek. Toplam 16 saat devam edecek olan kursa katılanlara katılım belgesi verilecektir. YATIRIM PROJELERİNE İLİŞKİN İŞ PROGRAMLARININ BİLGİSAYAR DESTEKLİ DÜZENLENMESİ KURS PROGRAMI Yatırım Projelerine İlişkin İş Programlarının Bilgisayar Destekli Düzenlenmesi Kurs Programı 22 Aralık 2008 Pazartesi günü İnşaat Mühendisleri Odası Kongre ve Kültür Merkezi nde başladı. Toplam 20 kişinin katıldığı kursu İnş. Müh.-Hukukçu Emeldar ORTAYLI tarafından veriliyor. Emeldar ORTAYLI kursta; Kritik Patika Metodu (CPM), Proje Faaliyetlerinin Oluşturulması, Faaliyetler Arası İlişkilerin Kurulması, Kod Sisteminin Oluşturulması, Faaliyetlerin Ayrımı ve Sıralanması, Zaman Analizi (Programlama), İş Programının Güncelleştirilmesi ve Değerleme, İş Programının Revizyonu, Çubuk Diyagram ve Kutu Diyagramlar, kaynak maliyeti Tanımlanması ve Yüklenmesi, Kaynak Analizi, Süre-Maliyet Analizi, Çeşitli Çıktı Tiplerinin Düzenlenmesi başlıklarında bilgiler verecek. Toplam 42 saat devam edecek kursa katılanlara kurs sonunda katılım belgesi verilecek. COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ (CBS) VE HEC-RAS KURSU BAŞLADI İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi nin öğrenci üyeler için ücretsiz olarak verdiği Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve HEC-RAS Kursu 21 Aralık 2008 günü İMO Kongre ve Kültür Merkezi nde başladı. Toplam 16 saat (4 hafta) devam edecek kursu Harita Mühendisi Ömer KAYA verecek. 9

10 ANKARAM PLATFORMU İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ? Ankaram Platformu 22 Aralık 2008 tarihinde basın açıklaması yayınladı. Hepimizin bildiği gibi kentler, insanların maddi çevrelerini oluşturan; günlük pratiklerin, içerisinde şekillendiği, kamusal ilişkilerin ilk elden gerçekleştiği yerlerdir. Bu nedenle günlük hayat bağlamında olduğu kadar genel toplumsal yaşam ve yönetim alanında da oldukça belirleyici ve kritik bir öneme sahiptirler. Kentler, en genel politik projelerin ve hayatımızı şekillendiren pek çok farklı uygulamanın somuta döküldüğü yerlerdir. Yerel yönetimler de bu çerçevede, kentsel ve toplumsal hayatımızı şekillendiren birincil yönetim mekanizmaları olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Yaşanan 30 yıllık sürecin sonucunda yerel yönetimler bugün, kamusal kurumlar olmaktan çıkarılarak ticari bir mantığa ve yapıya büründürülmüş; kent halkı ve hizmet anlayışı, yerini maalesef sermaye ve kar önceliğine bırakmıştır. Bu doğrultuda, kente ve kentlilere sunulan tüm hizmetler ticarileştirilmiş, hizmetin niteliği ve işlevinden çok getireceği karlar ve maliyet hesapları belirleyici olmaya başlamıştır. Bu anlayışın toplumsal alandaki yansımaları kentlerin, yaşanabilir insani ve sosyal mekanlar olmak yerine ranta dayalı topraklar özelliğini kazanmasına neden olmuş, yerel yönetim biçimleri de bu dönüşümden fazlasıyla payını almıştır. Piyasalaşma mantığını oldukça iyi sindiren yerel yönetimler, kent yönetiminde kamusal yarar ve toplumsal öncelik gibi kaygılar taşıyan kişi, kurum ve demokratik kitle örgütleriyle giderek daha fazla çatışır hale gelmiştir. Bugün ne kadar görmezden gelinirse gelinsin kentin asıl sahiplerinin o kentte yaşayanlar ile kamusal ve toplumsal yarar gözeten kent örgütlenmeleri olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu örgütlenmeler, mevcut yerel yönetim anlayışlarının ısrarla görmek istemediği, hatta yerel politika ve hizmetler sürecinde özellikle dışladığı unsurlardır. Buna karşın kentte gerçekten insan yaşamına nüfuz edebilen toplumsal uygulamaların ve kamusal belediye hizmetlerinin gerçekleştirilmesi adına sürece dahil olmak da kentin örgütlü kurumları olarak bizlere düşen en önemli görevlerden biridir. Bu anlayışla kendi kentimize sahip çıkmak, kentin sorunlarını tespit ederek taleplerimizi dile getirmek, Ankaram Platformu olarak bizler için hem kamusal bir görev hem de ahlaki bir sorumluluktur. Bu kaygılarla, aşağıdaki açıklamayı yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde kent yönetimine talip, halktan-emekten yana olan adaylara, siyasi partilere, yerel yönetimlerde söz hakkı isteyen bütün meslek odalarına, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine çağrı olarak duyuruyoruz: NASIL BİR YEREL YÖNETİM İSTİYORUZ? Biz Ankara da yaşıyoruz. Biz Ankara yı seviyoruz. Biz çocuğuz, öğrenciyiz, işçiyiz, kadınız, yaşlıyız, engelliyiz, yayayız, şoförüz, yoksuluz, esnafız, emekliyiz... Biz Ankaralıyız! Ankara son 15 yıldır bir kişi ve onun belediyecilik anlayışı tarafından yönetiliyor. Bu yönetimde başka kimseye söz hakkı verilmiyor. Planlı, programlı hizmet ve halktan yana bir belediyecilik yerine rant ve kar hedeflenerek belediye ticarethaneye dönüştürülüyor. En temel hak ve vazgeçilmez ihtiyaçlar olan su, enerji, ulaşım, barınma, sağlık, eğitim gibi kamusal hizmetler özelleştiriliyor ve zamlanıyor. Bilim değersiz kılınıyor. Harcamaların, borçların hesabı verilmiyor. Hayatımız, sağlığımız, haklarımız önemsenmiyor. Başkent imizin içi boşaltılıyor. 15 yılın sonunda yaratılan Ankara gri, sıkıcı, yorucu, güvensiz, sağlıksız ve pahalı ANKARALILAR OLARAK YEREL YÖNETİMLERDEN TALEPLERİMİZ Biz ANKARALI Çocuklar sağlıklı ve güvenli büyüyebileceğimiz bir kent istiyoruz. Sağlıklı ve güvenli oyun alanları, bizim için özel tasarlanmış etkinlikler, ihtiyaçlarımız düşünülerek düzenlen- 10

11 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 ANKARAM PLATFORMU miş okul bahçeleri, bisiklet yolları, her mahalleye spor alanları, çocuklar için yaşanabilir sokaklar, caddeler, isteklerimizi ifade edebileceğimiz kurumlar, meclisler istiyoruz. Biz ANKARALI Gençler gençlik geleceğimizdir anlayışının hayata geçirilmesini istiyoruz. Ucuz ve yaygın kültür sanat etkinlikleri, spor sahaları ve gençlik merkezleri, toplu taşımada makul indirimler, eğitimimize destek olacak hizmetler istiyoruz. Biz ANKARALI Kadınlar yönetimlerde doğrudan temsil edilmek, yönetime katılmak, sorunlarımızın çözülmesi ve kadın erkek eşitliğinin sağlanması için çaba gösterilmesini istiyoruz. Kadın merkezleri, çocuklar ve yaşlılar için ücretsiz yaşam ve destek merkezleri, ilk ve ortaöğretimdeki çocuklar için mahalle içinde ücretsiz etüt merkezleri, kadın doktorların da bulunduğu sağlık ocakları, şiddete uğrayan kadınlar için hukuksal ve psikolojik danışma ve destek merkezleri ile sığınma evleri istiyoruz. Biz ANKARALI Yaşlılar temiz, güvenli ve yaşlısına duyarlılık gösterilen bir kentte yaşamak istiyoruz. Deneyim ve becerilerimizi paylaşma imkanı, yaşlı kültür-dayanışma merkezleri, kar amacı gütmeyen sağlık ve evde destek hizmetleri istiyoruz. Biz ANKARALI Engelliler engelsiz bir kent istiyoruz. Yönetimde doğrudan temsil edilmek, tüm kentsel düzenlemelerde ve belediye hizmetlerinde özel durumumuzun da gözetilerek ihtiyaçlarımızın karşılanmasını istiyoruz. Biz ANKARALI Yayalar güvenli yaya alanları ve ucuz toplu taşım istiyoruz. Metro ve tramvay gibi yatırımlara öncelik verilmesini, kent merkezinde yaya ve bisikletle ulaşım imkanlarının ön plana çıkarılmasını, kaliteli ve standartlara uygun yol ve kaldırımlar istiyoruz. Biz ANKARALI Sürücüler güvenli ve planlı ulaşım ağı istiyoruz. Güvenli, kontrollü ve ucuz otopark, standartlara uygun yol ve sinyalizasyon, kent merkezinden geçmeyen alternatif güzergâhlar, sağlam yollar istiyoruz. Biz ANKARALI Yoksullar yoksulluğumuzu istismar etmeyen, sadaka değil hakkımızı veren bir belediye istiyoruz. Bulunduğumuz mahallelere eşit hizmet, çalışacağımız iş alanları ve gerçek meslek edindirme çalışmaları istiyoruz. VE BİZ ANKARAM PLATFORMU OLARAK DİYORUZ Kİ; Isınma Hakkı en temel insan hakkı olarak görülmeli, merkezi ısınma politikaları hayata geçirilmeli, doğalgaz, elektrik gibi ihtiyaçlar herkesin ulaşabileceği şekilde ucuza sunulmalıdır. Ulaşım hizmeti günün her saatinde, her yere yeterli sıklıkta verilen, ucuz, güvenli, eşit ve nitelikli olmalıdır. Toplu taşımacılık kamusal bir hizmet mantığı ile ele alınmalı, kâr amacı güdülmemelidir. İnsanca yaşam için gerekli ücretsiz, temiz su hakkı güvence altına alınmalıdır. Halkın barınma hakkını hiçe sayan kentsel dönüşüm projesi adı altında gerçekleştirilen rant projeleri bir an önce durdurulmalı, yaşam alanlarında yapılacak her türlü değişiklik sürecinde tüm insanların söz, yetki ve karar hakkı olmalı, kentte yaşanacak dönüşüm süreçleri o kentte yaşayanların ortak ihtiyaçlarını ve kamu yararını temel alan bir biçimde şekillendirilmelidir. Yaşadığımız kentler eğitim, sağlık, barınma, su, çevre, ulaşım gibi tüm kamusal hakları gözeten bir biçimde tasarlanmalıdır. ANKARAM PLATFORMU olarak; söz hakkımıza saygı duyan, bizi susturmayı değil taleplerimizi karşılamayı kendine görev bilen bir belediye, kişisel zevklerine göre değil planlamayla bilime, tekniğe, hukuka uygun hizmet sunan bir başkan istiyoruz. Ankara yı çok seven ama bu yönetimin yarattığı Ankara ya yabancılık çeken bizler, bu anlayışın değişmesini istiyoruz. Başkent imizi geri istiyoruz. Halkçı bir yerel yönetim programıyla katılımcı bir demokrasinin hakim olduğu kent yaşamı için, yönetimlerde söz hakkı isteyen bütün Meslek Odalarını, Sendikaları, Demokratik Kitle Örgütlerini Ankaram Platformu örgütlülüğünde mücadeleye davet ediyor, taleplerimizi duyan, önemseyen adayları, siyasi partileri yerel seçim döneminde ortak hareket etmeye çağırıyoruz. 11

12 ODA GÖRÜŞÜ İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 HİDROELEKTRİK SANTRALLERİN YAPIMI İLE İLGİLİ İMO GÖRÜŞÜ Hidroelektrik santraller, olası enerji açığının ve elektrik zamlarının tartışıldığı bu dönemde, özellikle de Doğu Karadeniz bölge halkının Hidroelektrik santralleri konusundaki hassasiyeti nedeniyle ilgi odağı haline gelmiştir. Projelendirilmesinden yapımına kadar inşaat mühendislerinin etkin rol aldığı Hidroelektrik santraller ile ilgili İnşaat Mühendisleri Odası, kapsamlı araştırmalar ve teknik geziler sonucunda bu raporu hazırlamıştır sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri gereği enerji üretim tesislerinin yapımı tamamen özel sektöre verilmiştir. Söz konusu Kanun kapsamında Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik in 26 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte de Hidroelektrik projeler DSİWEB sitesinde yayınlanarak özel sektör başvurusuna açılmıştır tarihi baz alınarak, bu tarihe kadar DSİve EİE tarafından geliştirilerek başvuruya açılmışolan proje sayısı yaklaşık 330 adettir. Tüzel kişiler tarafından geliştirilmişolan proje sayısı 1700 civarındadır. Ancak bunlardan 600 adedi 2007 yılında bir günlük başvuru süresi tanınmışve aynı gün ezbere geliştirilerek yapılmışproje başvurularıdır be nedenle ciddiye alınmaması gerekir. Yani toplamda Türkiye de 2000 e yakın hidroelektrik santralinin değerlendirilmesi gündemdedir. Lisans alan bu projelerin birçoğunda da herhangi bir gelişme kaydedilmemiş, satışa çıkartılarak lisans ticareti yapılmış, bu da ifade yerindeyse bir proje borsası oluşmasına yol açmıştır. Planlanan 2000 projenin 419 adedi Doğu Karadeniz de yer almaktadır. Karadeniz bölgesinde yapılan ve yapılacak hidroelektrik santraller (HES) ile ilgili İnşaat Mühendisleri Odası Su Çalışma grubu tarafından yapılan incelemeler sonucunda oluşan görüşler aşağıdaki gibidir: 1. Derelerin doğal hayatının devamını sağlayacak can suyu; derelere bırakılması gereken minimum su miktarı, mevcut uygulamalarda kurak ve ıslak yılların yüzdesi olarak uygulanmaktadır. Ancak can suyunun tespiti özellikle küçük derelerde, dere ve mansap koşulları incelenerek karar verilirse oradaki doğal hayatın devamı, garanti altına alınabilir. Bu sebeple can suyu pazarlık konusu yapılmamalıdır. Can sularının hidroelektrik santral inşaatları bittikten sonra denetlenmesi ve kontrolünün yapılmasının şartları ortaya net olarak konulmadığından mümkün gözükmemektedir. Şu ana kadar yapılan uygulamalarda can suyunun tayini ile ilgili herhangi bir mevzuat ve standart mevcut değildir. Örneğin 25 m 3 /sn debisi olan İkizdere de ortalama 200 lt/sn can suyu verilirken, debisi İkizdere nin debisinden 5 kat küçük olan (5 m 3 /sn) Rüzgârlı Deresine 150 lt/sn can suyu verilebilmektedir. Can suyu miktarlarının belirlenmesi ve can suyunun kontrol edilmesi ile ilgili bir mevzuata ve denetime ihtiyaç vardır. 2. Bölgedeki su kaynaklarının değerlendirilmesinde havza yönetimi esas alınmalıdır. Havza derivasyonu (bir nehir üzerindeki suyun başka bir nehre aktarılması) uygulamalarında oldukça dikkatli olunması gerekmektedir. Hidroelektrik santral projeleri genel havza planlamasına ters düşmeyecek biçimde uygulanmalıdır. 3. Yöre halkına da elektrik sağlayacak mikro hidroelektrik santraller de bölge açısından değerlendirilmeli bu konuda merkezi planlama yapılmalıdır. 4. Bölge açısından oldukça önemli Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporları proje yerinde inceleme yapılmadan masa başında oluşturulabilmektedir. ÇED raporları sadece dosyada olması gereken bir doküman olarak değerlendirilmemeli tüm hidroelektrik santraller için gerçek anlamıyla uygulanmalıdır. ÇED raporları, HES kurulu gücüne bakılmaksızın tüm hidroelektrik santraller için istenmelidir. 5. Şu ana kadar Türkiye deki birçok hidroelektrik santralin kurulu gücü 50 megavatın altında olmasına rağmen ÇED raporları kurulu gücü 50 megavatın altında olan hidroelektrik santraller için istenmiyordu MW arası santrallerde proje dosyasına bağımlı olarak gerektiğinde ÇED raporu istenmekteydi.10 MW altındaki santrallerde ise ÇED raporu istenmemekteydi. 17 Temmuz 2008 tarihinde, sayılı resmi gazetede yayınlanan çevresel etki değerlendirme yönetmeliği hidroelektrik santrallerin çevre etkisi incelenmesi nispeten sıkı kurallara bağlanmıştır Kurulu gücü 0,5 ile 25 arası olan hidroelektrik santraller için ÖN ÇED raporu, kurulu gücü 25 megavatın üzerinde olan hidroelektrik santraller için de ÇED raporu istenmektedir. Ancak 17 Temmuz 2008 tarihine kadar neredeyse Türkiye deki tüm nehirler için HES lisansı alındığı için yeni getirilen uygulama bir kandırmacadan ibarettir. Bu nedenle lisans almışdahi olsalar tüm hidroelektrik santraller için ÇED raporları istenmelidir. Tesis işletmeye açıldıktan sonra da gereğinin yapılıp yapılmadığını tespit edebilecek kontrol mekanizmaları geliştirilmeli ve yöre halkının istek ve şikâyetlerini hızlı bir şekilde inceleyebilecek kurumsal bir yapı olmalıdır. 6. Mevcut mevzuata göre planlama aşamasından sonra HES projelerinin denetimi hiçbir aşamada yapılmaktadır. HES lerin ölü yatırıma dönüşmemesi için akım gözlemlerinin sağlıklı bir biçimde yapılması 12

13 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 ODA GÖRÜŞÜ zorunludur. Eğer proje yerini temsil eden istasyon/ istasyonlar yoksa Minimum 5 yıl akım gözlemlerinin yapılması ve ona göre de işletme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. (a) Dereyatağındaki balıkların yavrulama döneminde nehir akışının ters istikametinde yüzmelerini sağlayacak balık geçitleri HES projelerinde ve şartnamelerinde zorunlu tutulmasına rağmen uygulanmamaktadır. Bu nedenle yatırımcı firmaların denetlenmesi zorunludur. HES ler için dere suyunun alındığı; iletim kanalları yerine doğanın tahribatını minimize edecek tünelli sistemler tercih edilmelidir. Tesislerde estetik kaygısı da olmalı ve doğal güzelliği bozacak yapılardan kaçınılmalıdır. (b) Herhangibir kontrol ve denetime tabi olmayan HES lerin kazı malzemeleri, dere yataklarına boşaltılmaktadır. Bu kazı malzemeleri altyapı çalışmalarında kullanılabilecekken dere yatağı boyunca yine çevrenin ve birçok ağacın zarar görmesine neden olmaktadır. Maliyetten kaçmak adına firmaların dere yataklarına boşalttığı kazı malzemeleri doğaya zarar vermeyecek bölgelere taşınmalıdır. Ayrıca malzeme alınan yerler de tahrip edilmektedir. Bu yerler olduğu gibi bırakılmamalı, düzenlenmelidir. Yine bölge çevresini ciddi bir biçimde etkileyen taşocakları denetime tabi tutulmalı, taşocağı maden ruhsatı özenle ve titizlikle verilmelidir. Sonuç ve öneriler Bilindiği üzere Türkiye de Elektrik Piyasasının 2001 yılında neoliberal politikaların etkisiyle enerji üretim tesislerinin yapımı tamamen özel sektöre verilmiştir yılından bu yana özel sektör tarafından projeler geliştirilmiştir. Ancak firmaların büyük çoğunluğu su kaynakları alanında tecrübesi olmayan başka sektörlerden gelmektedir (Tekstil, çimento, vs.).bu firmalar sonuçta inşaat işlerini müteahhitlik firmalarına yaptıracaklardır. Ancak bu kadar projeyi gerçekleştirebilecek baraj tecrübesine sahip firma sayısı ülkemizde sınırlıdır. Büyük depremde yaşayarak öğrendiğimiz gibi gecekondu binaları bundan böyle gecekondu barajlar olarak karşımıza çıkacaktır. Şimdiye kadar Türkiye de barajların yapımı DSİ Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olduğu ve bu projelerin tüm mühendislik disiplinlerinin gerektirdiği mühendislik kuralları içerisinde en emniyetli tarafta kalarak yapıldığı için ülkemizde herhangi bir baraj kazası yaşanmamıştır. Türkiye bu konuda Dünyadaki en başarılı ülkelerden biridir. Ancak bundan sonraki dönemde dikkatli olunması gereken dönem başlamıştır. Çünkü bu konuda kamunun rolü tasfiye edilmiş, denetimsizlik ayyuka çıkmıştır. Bu nedenle tüm yetkilileri uyarıyoruz: Son dönemde kamu, tüm alanlardan tasfiye edildiği gibi, su kaynaklarının yönetiminden de tasfiye edilmektedir. Siyasi iktidar genel ekonomik ve politik yaklaşımına uygun olarak, suyun özelleştirilmesinin de önünü HES ler ile açmıştır. Sularımızı boşa akıtmıyoruz diyerek başlatılan HES projelerinin akıbeti belirsizdir ve yapımı tamamlanmışproje aşamasında olan tüm HES projeleri denetim mekanizmasına tabi tutulmalıdır. Kamu acilen plansız ve denetimsiz ilerleyen proje inşaatlarını denetime almalıdır sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde geliştirilecek olan projelerde herhangi bir şekilde hazine garantisi ve rezervuar alanı 15 km2 den büyük olan projeler için alım garantisi bulunmamaktadır. Tüm risk yatırımcıya aittir. Devletin garantisi olmasa da sonuç olarak kötü yatırımın riski tüm kamunun sırtındadır. Bu nedenle projelerin her aşamasında denetim şarttır. Devlet herhangi bir garanti vermemesine rağmen çoklu başvuru olan projelerden işletmeye alınacağı günden itibaren üretilecek olan enerjiden vaat edilen oranlarda 49 yıl boyunca katkı payı alacaktır. Bu yöntemle oldukça büyük bir kaynak yaratılmaktadır. Ancak bu katkı paylarının nerelerde kullanılacağının takibi oldukça önemlidir. Son dönemde, kendisini beş-on senede amorti edecek, işletmeleri neredeyse yarım yüzyıl hiçbir masraf yapmadan çalıştıracak HES projeleri öne çıkarılmaktadır. Bu ölçüde karlı olan projelerin kamu tarafından yapılmaması kamuyu ciddi biçimde zarara uğratmaktadır. Süreç, kamunun ve toplumsal çıkarların devre dışı bırakıldığı, özel sektörün ihtiyaç ve taleplerinin belirleyici olduğu özellikler taşımaktadır Karadeniz bölgesi insanı haklı olarak bu uygulamalar nedeniyle tedirgindir. Bu tedirginliğin ortadan kaldırılmasının yolu ise, insanların hayatlarına ve doğal çevrelerine zarar vermeyecek, bölge insanının onayını alacak projelerin hayata geçirilmesinden geçmektedir. Kısa vadede projelere kamu denetimi getirilmeli, uzun vadede HES projeleri kamu kaynakları ile yapılmalıdır. Can suyunu bile pazarlık konusu haline getiren özel sektörün, içme ve sulama suyuna ayrılan miktar konusunda insaflı davranması beklenemez. Bitirirken dikkat çekmek istediğimiz konu, İnşaat Mühendisleri Odası nın yerli ve yenilenebilir enerji kaynağının kullanıldığı HES lerin yapılmasına, akarsuların bu amaçla kullanılmasına karşı çıkmadığıdır. İMO nun itiraz noktası, kamu projelerin her aşamasında ciddi bir şekilde denetimin sağlanması, memba ve mansap su haklarına önem verilmesi, Karadeniz Bölgesi nde görüldüğü gibi doğaya, çevreye, sosyal yapıya zarar veren HES lere izin verilmemesidir. Odamız, HES lerin kamu eliyle yapılmasını savunmakta, özelleştirilme adı altında sularımızın talan edilmesine, ulusal ve uluslararası sermaye gruplarına peşkeşçekilmesine karşı çıkmaktadır. 13

14 HABERLER İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 İMO KAMU İHALE YASASI NDAKİ DEĞİŞİKLİĞİN İPTALİNİ İSTEDİ Kamu İhale Yasası nın doğuracağı sorunlar nedeniyle yasa gündeme geldiğinden bu yana çeşitli girişimlerde bulunan İnşaat Mühendisleri Odası son olarak CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay ı ziyaret ederek CHP nin yasaya itiraz için Anayasa Mahkemesi ne başvurmasını istedi. İMO Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Züber Akgöl, Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Bakır ve İMO Genel Sekreter Yardımcısı Gülsüm Sönmez den oluşan heyet, 26 Aralık 2008 tarihinde Hakkı Süha Okay ı makamında ziyaret etti. İMO nun KİK le ilgili hazırladığı dosyayı Okay a sunan heyet, yasasının yürürlüğe girmesi durumunda kamu ihale sisteminde yaşanacak olumsuzlukları anlattı ve CHP nin bir an evvel yasa iptali için gerekli girişimlerde bulunmasını istedi. İMO heyeti, Odaların bilimsel verileri referans alarak faaliyetlerini sürdürdüğünü ancak siyasi iktidarın ve siyasi partilerin Odaların çalışmalarından yeterince faydalanmadığını belirtti. Toplumsal faydayı gözeterek Kamu İhale Yasası na muhalefet ettiklerini söyleyen heyet, ülkenin gelişimi, kamusal hizmetlerin sorunsuz yürütülmesi için bilgi, deneyim ve önerilerini siyasi partilerle paylaşmak istediklerini ifade etti. Okay ise Odalarla siyasi partilerin iç içe olması gerektiğini belirterek partilerin birikimli insanlarla siyaseti geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Okay, İMO tarafından hazırlanan dosyayı inceleyeceğini ve gerekli girişimlerde bulunacağını belirtti. Okay a sunulan dosya, yasanın Anayasa ya aykırı yönlerini, sık sık değişiklik geçiren yasanın son dönemlerdeki değişiklikleri ile değişiklik tarihlerini, yasayla ilgili İMO nun değerlendirmeleri ve basında çıkan ilgili haber metinlerini içeriyor. 8. YILINDA 19 ARALIK KATLİAMINI KINIYORUZ 2000 yılında Türkiye de baskı ve tecrit üzerine kurulan cezaevi politikalarının en kanlı örneklerinden biri yaşandı. 20 Ekim 2000 tarihinde F tipi cezaevlerine ve tecride karşı ölüm orucu eylemi başlatan tutuklulara karşı müdahale gerekçesiyle yapılan ve inanılmaz bir pervasızlıkla Hayata Dönüş adı verilen operasyon sırasında 2 si asker olmak üzere toplam 32 kişi hayatını kaybetti, yakılan ya da kurşunlanan yüzlerce kişi de yaralandı. Dönemin ANAP, MHP ve DSP koalisyon hükümetinin izniyle gerçekleştirilen bu katliam, hiçbir şekilde muhalefet ve direnişi kabul edemeyen faşizan anlayışın yeni bir lekesi olarak Türkiye halkının tarihine geçti. Cezaevlerinde zaten tutuklu olarak yaşayan ve kendilerini savunabilecek hiçbir imkanı bulunmayan insanların üzerine kimyasal silahlar ve iş makineleri de dahil olmak üzere her türlü saldırı aracıyla gitmek ve öldürmek pahasına da olsa tecriti kabul ettirmek hiçbir şekilde kabul edilemeyecek bir vahşettir. Hayata Dönüş sadece bir operasyon değildir; kendisi gibi düşünmeyen herkesi zor, baskı, tehdit ve tecritle sindirmek isteyen zihniyetin somut bir yansımasıdır. Sadece bir operasyon değildir, bütün bir hayatı kuşatma çabasının bir göstergesidir. O dönem sadece tutuklular için değil neredeyse tüm toplum için büyük bir tecrit uygulamasına gidilmiş, tecrite karşı her türlü muhalif ses çeşitli biçimlerde bastırılmaya çalışılmıştır. Tüm dünyada bir ceza yöntemi olarak değil, doğrudan bir işkence yöntemi olarak kabul edilen tecrit, 19 Aralık 2000 tarihinden bu yana ülke cezaevlerinin tamamında uygulanmaktadır. Katliamın üzerinden 8 yıl geçmesine karşın katliamın sorumlularından hiçbir şekilde hesap sorulamaması ve tüm yaşananlara rağmen cezaevlerinde tecrit koşullarının kaldırılmak bir yana giderek daha da ağırlaştırılması; Türkiye deki cezaevi politikalarının ve uygulamalarının hak, hukuk ve denetimden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha göstermiştir yılının ilk 9 ayında cezaevlerinde 238 kişinin işkence ve onur kırıcı muameleye maruz kaldığı, yine aynı yılın 11 aylık döneminde cezaevlerinde yaşamını yitiren insan sayısının 36 olduğu, F tipi cezaevlerinde sağlık haklarının ihlal edildiği, keyfi disiplin cezalarının uygulandığı, tecrit koşullarının hafifletilmesine yönelik genelgenin uygulanmadığı, dil yasaklarının, gazete, dergi ve kitap yasaklarının geçerli olduğu bilinmektedir. 24 saat kameralarla gözetlenen F tipi cezaevlerinde çoğu kez telefon hakkının keyfi bir biçimde engellenmesi, mektup yazamamak ve görüşlere çıkarılmamak gibi durumlar da yaşanmaktadır. Operasyonun 8. yılında söz konusu durumların giderilmesine dair hiçbir somut adımın atılmaması, tecritin sadece cezaevleri ile sınırlı kalmayarak tüm topluma içkin bir yalıtım politikası haline getirilmesi mantığının bir ürünüdür. Bu mantığa karşı çıkmak, hem özgür bir toplumsallık inancını hem de insanlık onurunu savunmaktır. Bu inançla, cezaevlerindeki tecrit uygulamalarına son verilmesi talebimizi yineleyerek, 19 Aralık katliamını 8. yılında bir kez daha lanetliyor, bu ağır bedeli hayatları ile ödeyen insanlarımızı saygıyla anıyoruz. 14

15 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 GÜNCEL KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE 2008 yılının son aylarında, ABD de mortgage krizi ile başlayan krizin genişlemesine, bankacılık sektöründen, perakende ve hizmetler sektörüne sıçramasına şahit olduk. ABD Temsilciler Meclisi nce onaylanan 850 milyar dolarlık genişletilmiş yardım paketi piyasalarda herhangi bir iyileştirme etkisi yaratmadı ve küresel kriz artık bir finansal çalkantı boyutundan çıkarak giderek küresel çaplı bir durgunluk halini aldı. Peki, bu durgunluk ve çöküntü sürecinden Türkiye nasıl etkilenecek? Başta ABD iktisadi sisteminde olmak üzere tüm dünya piyasalarındaki bu durgunluk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın dediği gibi psikolojik 1 mi? Ya da kriz bizi teğet mi geçecek? Türkiye ekonomisinin krizden nasıl ve ne şiddette etkileneceğinin tahmin edilebilme olanağımız yok. İktisat bilimi önümüzdeki süreçte enflasyonun, dolar kurunun, borsa dalgalanmalarının vb. rakamsal değerlerini tahmin edebilecek yöntemlere sahip değil. Ancak, Türkiye nin 2001 sonrasında küresel ekonomiyle olan bağlantıları ışığında küresel kriz sürecinin Türkiye ekonomisinde ne tür değişikliklere neden olabileceği değerlendirilebilir den 2008 e Ekonomi 2 I. Türkiye 2001 krizi sonrasında dış borç miktarını hızla yükseltti. Uluslararası piyasaların etkisi ile ucuz kredi olanakları ve geniş çaplı bir finansal genişleme sağladı. II başında 129,6 milyar dolar olan toplam dış borç stoku, 2008 in Haziran ayı itibarıyla 284,4 milyar dolara yükseldi. 5.5 sene gibi bir sürede 154,4 milyar dolarlık net yeni dış borç oluşturuldu. Borcun Ana kaynağı ise özel sektörün borçlanmasıydı. III. Türkiye 2008 krizine yüksek cari işlemler açığı ve yüksek dış borç bağımlılığı ile girdi. Ancak 2009 un küresel koşullarında ucuz kredinin olası kıldığı ucuz döviz ve ucuz ithalata dayalı büyüme modeli mümkün gözükmemektedir. IV. Türkiye de krizden öncelikle bilançolarında yüksek oranlı döviz borcu bulunan şirketler etkilenecektir. Yükselen kredi maliyetleri ve döviz kurundaki pahalılaşma bunun ana sebebi olacaktır. Bu süreçten üretimde gerileme ve artan işsizlik ile uzun süreli bir durgunluk öngörülebilir. Dış borç stoku, milyar dolar 2002.Ç Ç4 Toplam Artış: 2008.Ç Ç2 Toplam dış borç stoku Kamu sektörü+tcmb Özel sektör - Finansal Özel sektör-finansal Dışı Kaynak: TCMB veri dağıtım sistemi, lerden bu yana dünyada yayılan bir ideolojinin ürünü olan ekonomik sistem, Türkiye de dâhil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde ekonominin olmazsa olmazı, matematiksel doğrusu ve yaşanabilecek tek ekonomik sistem olarak sunulmaktadır. Büyük iş çevrelerinin kontrolündeki medya gücü tarafından artık klişeye dönmüş küreselleşen dünyada... gibi cümlelerle sürekli savunulan sistem, Türkiye den bir grup ekonomist tarafından sert şekilde eleştirilmektedir. Kendilerine Bağımsız Sosyal Bilimciler adı veren bu yapılanma bilimin ışığıyla küreselleşen dünya sisteminin hiç de bahsedilen gibi mecbur olunan gerçek olmadığını her solukta dile getirmektedirler. Aşağıdaki metin Bağımsız Sosyal Bilimcilerin kriz patlak vermesinin ardından yaptıkları basın açıklamasının kısaltılmış halidir 3. Kapitalizm son 70 yılın en ağır bunalımını yaşıyor. Egemen sermaye sınıfının sözcüleri, yerli ve yabancı sermaye kuruluşlarının öneri ve gözetimi altında kriz ortamını bahane ederek, emeğin zaten sınırlı olan kazanılmış haklarını gerileterek işgücü maliyetlerini düşürmek; böylece bir fırsata dönüştürülen krizi emekçilerin artan sömürüsü ile aşma gayreti içerisindedir. Yaşamakta olduğumuz ve küreselleşme olarak adlandırılan dönem, her şeyin para ilişkisine tabi edilmeye çalışıldığı bir süreci içermektedir. Para, dünya tarihinde hiç olmadığı kadar üretimden kopmakta, karmaşık spekülasyonlar yoluyla kontrolsüz olarak büyümekte; değer karşılığı olmayan bu kumar vari büyümeyi idare etme çabaları, dünya halklarına iktisadi, toplumsal ve siyasi krizler olarak geri dönmektedir tarihli Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Toplantısının açılışında bir konuşma yapan Erdoğan, küresel ekonomik krizle ilgili olarak, Hiç şüphemiz yok ki Türkiye olarak bu kriz döneminde de hedeflerimize yürüme başarısına yürümeye devam edeceğiz. Çünkü Türkiye deki olay psikolojiktir dedi , CUMHURİYET, Erinç Yeldan, Küresel Kriz Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek 3 Tüm metne adresinden ulaşılabilir. Metnin tam ismi Küresel Kriz Kapitalizmin Ta Kendisidir. 15

16 GÜNCEL İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 Piyasa anarşisinin çılgın despotluğunun, sadece finansal krizlerle değil, aynı zamanda derin toplumsal bunalımlarla da sonuçlandığını unutulmaktadır. Serbest piyasa, toplumların özgürlüğü ve demokrasi için tartışılmaz bir kurum değil, tam aksine insanlığın önemli bir kısmını değersizleştiren, çaresizleştiren bir yabancılaştırma aracıdır. Serbest piyasanın, toplumların özgürlüğün ve demokrasi için tartışılmaz bir kurum olduğunu savunmak yaşamı emekçiler ve Güney ülkelerinin halkları için daha da çekilmez kılmayı hedefleyen neoliberal siyasi projenin bir uzantısıdır. Küresel ekonominin içine sürüklendiği 2007 krizi, kapitalizmin kaçınılmaz krizlerini finansallaşma ile aşma çabasının doğrudan bir ürünüdür. Mevcut krizin aşılması için öne sürülen yenidüzenlemeler veya denetleyici kurumların oluşturulması gibi girişimler, finans dünyasının kârlılığını engelleyeceğinden, küresel kapitalizmin bugünkü mantığına aykırıdır. Küresel kriz sayesinde serbest piyasanın dengeli ve istikrarlı bir ekonomi yaratacağı ve her türlü devlet müdahalesinin kaynak israfına yol açacağını savlayan neoliberal iktisat dogmalarının geçersizliği açıkça ortaya çıkmıştır. İnsan için ve insani koşullara sahip bir üretim yapısı kurulmasının yolu, öncelikle finansal ekonominin gerek ulusal, gerekse uluslararası düzeyde topyekun bir kurallar bütünü içinde, sistemik olarak gözetim altında tutulmasından geçmektedir. Türkiye nin küresel krizi daha çok bankacılık sistemi üzerinden değil, finans dışı şirketlerin üretim, ithalat finansmanı ve işsizlik sorunları aracılığıyla yaşaması olasılığı yüksektir. Zira 2003 sonrası dönemde Türkiye nin uluslararası ekonomiyle olan ilişkilerinin ana aktörleri bankacılık kesimi dışındaki şirketler ve hane halkları olmuştur sonrası dönemde Türkiye ekonomisinin yaklaşık 85 milyar dolarlık bir sıcak para şoku yaşadığı ve 2006 ya değin süregelen girişlerin 2008 de yerini büyük çıkışlara bırakmakta olduğu gözlenmektedir. Türkiye IMF ile yeniden program yapılsın şantajına boyun eğmemelidir. Bilindiği üzere, Türkiye IMF ile daha 1998 in Ağustos ayında Yakın İzleme Anlaşması imzalamış ve iktisadi yönetimini IMF nin denetim ve gözetimine terk etmiştir. Türkiye nin IMF ile olan on yıllık birlikteliğinin ayrıntılı bir dökümü Bağımsız Sosyal Bilimciler in Yordam Kitap tarafından Mart 2007 de yayımlanmış olan IMF Gözetiminde On Uzun Yıl, : Farklı Hükümetler, Tek Siyaset başlıklı incelenmesinde sergilenmiştir. Bu uzun birlikteliğin ardından elde edilen bilgi ve deneyim birikimi, IMF programının temel unsurlarının ve uzantılarının iki kümede toplanabileceğini gösteriyor: i. Uluslararası sermaye hareketlerine tam serbesti sağlamak ve Türkiye nin uluslararası finans şebe- kesine yüksek reel faiz sunan bir ekonomi olarak eklemlenmesini gözetmek; yüksek reel faizin cezbettiği sıcak para akımlarının olası kıldığı ucuz döviz kaynakları aracılığıyla Türkiye yi bir ucuz ithalat merkezine dönüştürmek, bu arada bir yandan kaçınılmaz olarak genişleyen cari işlemler açığının finansman gereksinimi, bir yandan da YTL li yüksek kredi faizlerinden kaçmak isteyen şirketlerin ucuz dövizli krediler araması sonunda dış borçlanmanın dört nala artışı. ii. Yapısal reformlar söylemi altında, iktisadi politikaları demokratik kontrol süreçlerinin dışına çıkartmak ve devletin ekonomideki rolünü uluslararasılaşmış sermayeye yeni kaynak aktarım mekanizmaları sağlayacak biçimde yeniden düzenlemek; işgücü piyasalarının esnekleştirilmesi adı altında emeğin kazanımlarının sınırlandırılmasını gözetmek ve emeğin ulusal gelirden aldığı payın azaltılması yoluyla sermaye birikiminin önünü açmaya çalışmak; özelleştirme söylemleri ile kamu kesiminin stratejik nitelikli varlıklarının yerli ve yabancı sermaye kesimlerine aktarılmasını yönlendirmek ve devletin ekonomiye müdahale olanaklarını olabildiğince kısıtlayarak, ekonomimizin geleceğini sermayenin kar ve rant elde etmeye yönelik çıkar hesaplarına terk etmek... Yaşamakta olduğumuz ve küreselleşme olarak adlandırılan dönem, her şeyin para ilişkisine tabi edilmeye çalışıldığı bir süreci içermektedir. Türkiye, IMF programı altında dış borçlanmaya dayalı, spekülatif nitelikli bir büyüme süreci yaşamıştır. Bu sürecin bedeli ise ileri düzeyde dış kırılganlık (cari işlemler açığı) ve göreceli olarak düşük istihdam (yüksek işsizlik) olarak ortaya çıkmıştır. Program, son beş yılda Türkiye nin dış borç stokunu dolar bazında iki misli arttırılması sayesinde arasında gerileyen potansiyel hasıla düzeyine yeniden ulaşmak için gereken ithalatın finansmanını sağlamış, ancak işsizlik ve cari açığın yüksek tempoda sürdürülmesine seyirci kalmıştır. Türkiye, yükselen piyasa ekonomileri diye anılan grup içerisinde, yüksek cari işlemler açıkları ve dış borç yükü nedeniyle, küresel krizin etkilerini en yoğun yaşayan ekonomiler arasındadır. Hala yabancı yatırımcıya güvence vermek söylemi altında yeniden oluşturulacak bir IMF programının ne Türkiye ekonomisinin kronikleşen dış açık ve ithalata bağımlı yapısına, ne de ayakta kalma mücadelesi veren emekçilerin her gün artan sorunlarına çözüm üretebileceğini vurgulamamız gerekmektedir. 16

17 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 GÜNCEL İnsan için ve insani koşullara sahip bir üretim yapısı kurulmasının yolu, öncelikle finansal ekonominin gerek ulusal, gerekse uluslararası düzeyde topyekun bir kurallar bütünü içinde, sistemik olarak gözetim altında tutulmasından geçmektedir. Emekten ve ulusal bağımsızlıktan yana bir istikrar ve giderek kalkınma stratejisinin temel unsurları olarak şu önlemlerin önemini vurgulamak istiyoruz: I. İşsizlikle mücadele ve emekçi halkın gelirlerinin korunması istikrar programının ana amacı olmalıdır. Bu amaç doğrultusunda olası IMF programının daraltıcı reçeteleri reddedilmeli; Batı ülkelerinin, neoliberal modelin tüm öğelerini çiğneyerek uygulamaya koydukları genişletici ve istihdam arttırıcı önlemler örnek alınmalıdır. ABD ve Britanya gibi çok yüksek cari açıklarla krize sürüklenen Batı ülkelerinin, neoliberal modelin tüm öğelerini çiğneyerek uygulamaya koydukları genişletici ve istihdam arttırıcı önlemler karşısında suskun kalan, hatta bunlara örtülü destek veren IMF nin bizim gibi ülkelere tamamen zıt doğrultuda reçeteler önermeye hakkı yoktur. II. İşsizlikle mücadele doğrultusunda, örneğin, 2003 tarih ve 4857 Sayılı İş Kanunu nun esnek istihdamın önünü açan ve işten çıkarmayı kolaylaştıran hükümleri gözden geçirilmeli ve söz konusu hükümlerin belirli bir süre için askıya alınması sağlanmalıdır. III. Kamunun genişleyici politikalarının kamu kesimi bütçe dengelerinde istikrarsızlık yaratmaması için sermaye gelirleri üzerindeki vergi yükü yaygınlaştırılmalıdır. Öncelikle finansal işlemler vergilendirilmelidir. Borsa ve döviz işlemleri üzerine, düşük oranlı, ancak yaygın bir finansal işlem vergisi uygulanmaya konulmalıdır. TC Merkez Bankası nın ekonomiye olan sorumluluklarını sadece fiyat istikrarı hedefiyle sınırlayan ve merkez bankasını, ulusal para ve finans piyasalarına müdahale edebileceği tüm araçları elinden alarak edilgenleştiren, enflasyon hedeflemesi anlayışı terk edilmelidir. IV. Küresel krizin ana unsurları ürün piyasalarındaki enflasyonist baskılardan değil, finansal varlıkların değerlerindeki şişkinlik ve istikrarsızlıktan kaynaklanmaktadır. Uluslararası şoklara açık ve kırılgan yapısıyla Türkiye nin uluslararası mal ve finans piyasalarından gelecek kriz dalgalarına sadece faiz oranlarında günlük ayarlamalarla ve biricik sorumluluğumuz fiyat istikrarıdır kör inancıyla karşı koyması olanaklı değildir. Bu tespitten hareketle, Merkez Bankası dövizin reel fiyatını hedef alan ve Türk Lirası nın aşırı değerlenmesini önleyecek tedbirleri uygulamaya koymalıdır. Bu tür politikaların etkili olabilmesi için sermaye hareketlerinin denetim altında tutulması gereklidir. Bu amaçla yabancı sermaye giriş çıkışı, yurtdışından borçlanma ve sıcak para hareketleri, ek vergi, munzam karşılık oranları v.b. önlemlerle sınırlandırılmalı, sermaye hareketlerinin kısa vadeli öğeleri caydırılmalı; ulusal ekonomi spekülatif saldırılara karşı korunmalıdır. V. Sermaye hareketlerinin bugünkü görünümünde Türkiye nin dış borcunu döndürmek, uluslararası finans çevrelerinin insafına terk edilmiş durumdadır. Daralması muhtemel döviz girişleri altında dış borçların da yeni bir ödeme profiline kavuşturulması gereklidir. VI. Bilindiği üzere, Gümrük Birliği (GB) anlaşması gereği, üçüncü ülkelerden ithalata karşı Avrupa Birliği nin ortak gümrük tarifesi uygulanmaktadır. Bu nedenle Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü nün imkan verdiği koruma önlemlerini dahi kullanamamakta ve çok büyük çaplı bir dış ticaret açığı vermektedir. VII. Hem krizin etkilerini en aza indirgemek, hem de uzun vadede işsizliği azaltmak için Gümrük Birliği nin çerçevesi, DTÖ nün imkan verdiği koruma önlemlerini kullanarak veya bizzat GB anlaşmasının olağanüstü şartlarına ilişkin hükümlerine başvurmak suretiyle daraltılmalıdır. VIII. Reel döviz kurunun hedeflenmesine imkan veren sermaye hareketlerinin denetimi, GB anlaşmasında sözü geçen revizyonlar ve dış borç yükümlülüklerinin zaman içine yayılması, Türkiye ekonomisinin önemli bir istikrarsızlık ve kırılganlık öğesi olduğu kadar, yaygın işsizlik sorununun da temel nedeni olan dış açık olgusunun kontrol altına alınmasını mümkün kılacaktır. Ulusal ekonominin yatay ve dikey bağlantılarının güçlendirilmesinin; ulusal sanayinin ithalat bağımlılığının azaltılmasının; uzun vadede işsizliğin azaltılmasının yolları böylece açılabilecektir. Bu önlemlerin benzerleri ister gelişmiş, ister az gelişmiş olsunlar, ekonomik bunalım yaşamakta olan ülkeler tarafından yakın geçmişte uygulanmıştır. Unutulmamalıdır ki, Türkiye, Uzun vadeli ve dengeli bir sanayileşme kalkınma Vizyonu nu Kısa / orta vadeli ama ardı arkası kesilmeyen istikrar programlarına Terk etmemelidir. Kriz dönemleri egemen iktisat anlayışının aşılması ve giderek yenilgiye uğratılması için fırsatlar oluşturur. İlerici, yurtsever, emekten yana sosyal bilimcilerin ortaklaşa düşünme, eleştiri ve araştırma çabalarına girmeleri için kriz konjonktürü uygun bir ortam sunmaktadır. Bağımsız Sosyal Bilimciler in Aralık 2008 de Küresel Kriz e dair yaptıkları açıklamadan kısaltılmıştır. (http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org) 17

18 GÜNCEL İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 FİLİSTİN DE İNSANLIK ÖLÜYOR, DÜNYA SEYREDİYOR İsrail in tüm insanlığın vicdanını hiçe sayarak başlattığı ve büyük bir inatla sürdürdüğü Gazze saldırıları ikinci haftasını dolduruyor. Bu süre zarfında, tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan vahşetin şiddeti de giderek artıyor. Birleşmiş Milletler in neredeyse sessiz kaldığı ve açık bir ABD teşviki altında gerçekleştirilen İsrail saldırılarında şu ana kadar binden fazla kişi öldürüldü, binlerce insan da yaralandı. Uzun süreden beri İsrail in sürdürdüğü ambargolar nedeniyle zaten açlık ve hastalıklarla yaşamaya çalışan tüm Filistinliler bu kez de İsrail in hava, kara ve deniz saldırılarıyla doğrudan ölüme mahkum edildi. Dünya tarihinin son altmış yılına damga vuran İsrail - Filistin gerginliği (diğer bir deyişle İsrail in Filistin işgali) bu sürede sadece bölge ile sınırlı kalmayıp dünya emperyalist odaklarının Ortadoğu daki politikalarına yön veren en önemli somut ayağı da teşkil etti. Tarihi milattan önce 12. yüzyıla kadar uzanan Filistin topraklarında, 1948 yılında İsrail devletinin kurulması ile yoğunlaşan karışık süreç, aslında Avrupa dan Filistin e 1882 yılında gerçekleşen ilk Yahudi göçleri ile başlar. Böylece ilk tohumları I. Dünya Savaşı öncesinde atılan proje, savaşın ardından Filistin sorunu adıyla günümüze dek sürer. Filistin ve özellikle Kudüs, Museviliğin, Hıristiyanlığın ve İslamiyetin kutsal yerlerini içerir. Bu durumu değerlendiren İsrail, vaat edilmiş topraklar adıyla ortaya attığı argümanla, Filistin topraklarındaki işgalini meşrulaştırma yolunu sürdürmektedir. Fakat İsrail devletinin yaratılış süreci incelendiğinde de açıkça görülmektedir ki, bu ve benzeri argümanlar, oldukça zengin petrol ve maden yatakları ile jeopolitik önemi nedeniyle bölgede hakimiyet elde etmeye çalışan İngiltere ve sonrasında ABD gibi emperyalist odakların küresel projelerinin üstünü örtmek için kullanılan birer örtüdür. Yıllar boyunca Avrupa dan Filistin e süren planlı Yahudi göçü ve devamında güdümlü çeteler eliyle yaratılan Yahudi-Arap çatışması sonucunda, 1927 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Filistin in Araplar ve Yahudiler arasında bölüşümünü oylamak üzere toplandı. Böylece BM, tarihinde ilk kez oylama yoluyla bir devlet yaratıyor ya da başka bir deyimle dünya tarihinde ilk kez bir uluslar arası kuruluşun oylarıyla bir devlet yaratılıyordu. Süren kaotik ortamın sonunda, 1948 de İsrail devletinin kurulduğu ilan edilmiştir fakat devletin sınırlarını bu devleti kuranlar da açıklayamamıştır. Bu belirsizlik Arap devletleri ile İsrail arasında uzun yıllar süren savaşların da habercisi olmuştur. ABD nin süreç içindeki varlığı ise 1942 de Siyonistler ile arasında başlayan yakınlaşmanın ardından İsrail devletinin kurulmasıyla perçinlenmiştir. Daha I. Dünya Savaşı nın sonrasında, Amerikan başkanı Wilson ın bir Yahudi devletinden söz etmekte oluşu, ABD nin İsrail üzerinden planlanan Ortadoğu politikaları ve bölgenin geleceği hakkında önemli bir ipucu niteliği taşır. Bu gelişmeler, çatışmalar ve müdahalelerle geçen uzun bir dönemin ardından 1987 de Filistin de başlayan intifada (topluca baş kaldırma hareketi) İsrail-Filistin sürecinde önemli bir kırılma noktası teşkil eder. O güne kadar FKÖ liderliğinde yürüyen Filistin hareketinde, intifadadan sonra Hamas ın etkinliği artmaya başlamıştır. O günden bu yana 20 yılı aşkın bir 18

19 İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 zamandan beri süren ve bugün üçüncüsü gerçekleştirilmekte olan intifada, Filistin topraklarında işgalci İsrail e karşı artarak devam eden bir mücadelenin göstergesidir. En son 6 ay önce yapılan ateşkesin süresinin dolmasının hemen ardından, Gazze ye yönelik saldırılarına başlayan İsrail, Gazze de sivil, kadın, çocuk, basın ayrımı yapmadan öldürmüş, hatta insani yardım taşıyan BM konvoyu bile İsrail uçaklarınca bombalanmıştır. Bu açık katliam sürerken dünyanın izlediği sessizlik politikası da tam anlamıyla utanç vericidir. Çeşitli devletler ve örgütlerden ortalama uyarı ve üzüntü açıklamalarının ötesine geçmeyen sözde tepkiler yanında, BM nin de ABD tehdidi ile yaşananlara gözlerini yumması; İsrail in vahşet politikasının örtük de olsa kabulü anlamına gelmektedir. Bu nedenle, Gazze de yaşananlardan İsrail kadar, bu katliama ne şekilde olursa olsun izin veren dünya devletleri ve örgütleri de sorumludur. Bu vahşet karşısında Türkiye nin tavrı da oldukça ibretliktir. Şu anda iktidarda olanların, Filistin de liderliğe İslami Hamas örgütü geçene kadar Filistin konusunda oldukça pasif davranmaları hafızalardan henüz silinmeyecek kadar yakın olaylardır. Vahşete maruz kalıp hayatını yitirenlerin, sadece Müslüman oldukları için değerli olabilecekleri; ölenler sadece Müslüman olduğunda üzüntü duyulabilmesi, insan olan herkes için kabul edilemeyecek bir anlayış olmalıdır. Savaşın haksız olması ve bir halkın kaderinin elinden alınarak ölüm ve kıtlıkla terbiye edilmeye çalışılması konusunda duyarlı olmak ve bu nedenle tepki vermek, bundan dolayı acı duymak yerine Filistin de Müslümanlar ölüyor diye üzülenler, daha birkaç ay önce Afrika nın en büyük soykırım suçlusunu Türkiye de devlet konuğu olarak ağırlamaktan çekinmemişlerdir. Böyle bir anlayışın ne politika, ne din, ne de insanlıkla hiçbir açıklaması olamaz. Başbakan, İsrail e karşı dostlar alışverişte görsün mealinde gezilere çıkarken, konu hakkında söz sahibi olamayan etkisiz ülkelere göstermelik ziyaretler yaparken, bir taraftan da ABD nin icazetiyle bölgede İsrail ile her türlü ittifakı yapmaktan çekinmemektedir. Türkiye-İsrail arasında gerçekleştirilen kapsamlı ticaret anlaşmalarının yanı sıra, ABD de bizzat Cumhurbaşkanı Gül ile Yahudi lobisi arasında yapılan görüşmelerin ardından Türkiye ile İsrail arasındaki askeri işbirliğinin sıkılaşması da bu dönem için önemli bir göstergedir. AKP Hükümeti, 2002 yılında iktidara gelmesinin hemen ardından İsrail le daha önceki hükümet döneminde yapılan 700 milyon dolarlık tank modernizasyonu ihalesini sürdürürken, İsrail den silah alımı konusunda önceki hükümetleri de geride bıraktı; İsrail den yıllık ortalama 400 milyon dolarlık bir silah alımı gerçekleştirdi. Sadece 2004 yılında alımı yapılan casus uçaklar için İsrail e 183 milyon dolar ödedi yılında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Cumhurbaşkanı Gül ün davetlisi sıfatıyla Türkiye ye gelerek TBMM kürsüsünde konuşma yaptı. Bütün bu dönem dâhilinde İsrail uçaklarının Türkiye hava sahasını ve bombardımanlarda yakıt-füze ikmali yapmak üzere Konya Hava Üssü nü kullandıkları da artık bilinen bir gerçek. Tüm bunlar, Türkiye nin İsrail ile oldukça sıkı bir stratejik ortaklığı bulunduğunu ve bu ortaklığın hamisinin de ABD olduğunu bir kez daha ispatlarken, son Gazze saldırısı da dâhil olmak üzere İsrail in bölgedeki saldırılarında en önemli suç ortağının Türkiye olduğu gerçeğini de su yüzüne çıkarıyor. AKP Hükümeti, İsrail in Gazze saldırılarını söylem düzeyinde kınayıp, Müslümanların savunucusu rolüne bürünürken, gerçekte İsrail ile yapılan bu kirli ortaklığın hem Türkiye toplumu hem de Gazze de yitirilen insanlar için nasıl bir ikiyüzlülük teşkil ettiği ise AKP Hükümetinin cevaplaması gereken en karanlık sorulardan birini oluşturuyor. Filistin halkının haklı davasına gerçekten sahip çıkanların, barışı isteyenlerin yıllardır haykırdığı talepler açıktır. Bu çerçevede yapılması gereken bu suç ortaklığını hemen dağıtmak, İsrail le yapılan tüm anlaşmaları iptal etmek olmalıdır. Filistin de kalıcı bir çözüm ve gerçek bir dayanışmanın yolu hükümet adına hamasi nutuklar atmak değil somut adımlar atmaktan geçmektedir. 19

20 GÜNCEL İMO ANKARA ŞUBE BÜLTEN ARALIK 2008 NERMİN MEHMET ÇEKİÇ LİSESİ NDE İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ TANITIMI YAPILDI Nermin Mehmet Çekiç Lisesi nde 3 Aralık 2008 Çarşamba günü, Lise den gelen talep üzerine İnşaat Mühendisliği tanıtımı yapıldı. Tanıtımı İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi adına Işıkhan GÜLER, Fatih Akın KURT ve Mahir KAY- GUSUZ yaptı. Lise de öğrencilere İnşaat Mühendisliği nin ne olduğu, inşaat mühendislerinin neler yaptığı, çalışma alanlarının ve iş olanaklarının neler olduğu, şantiyede ve büroda çalışma koşullarının neler olduğu ile sektör hakkında bilgiler verildi. Tanıtımda, meslek odaları, TMMOB örgütlülüğü ve İMO hakkında da bilgiler verildi. İMO nun tarihsel gelişim ve değişim süreci ile işlevsel içeriği anlatıldı. MARAŞ KATLİAMI NI UNUTMADIK! Türkiye tarihinin en acı olaylarından biri olan Maraş Katliamı nın üzerinden 30 yıl geçti. Geçen bu süreye rağmen Aralık 1978 de yapılan katliam ve yaşanan acılar hafızalardan silinmedi. Katliamın üzerinden geçen süre ve yaşanan olaylara dair hazırlanan gizli raporların ortaya çıkarılmasıyla birlikte, olayların failleri ve nedenleri de daha net görünür hale geldi. Maraş ta başlayan katliam, o dönemde ülkenin çeşitli yerlerinde süren bir dizi saldırı ve yağmanın ardından gelmişti yılı boyunca, Alevi ve Sünni kökenli nüfusun yoğun olarak yaşadığı kentlerde mezhep ayrılıklarını kışkırtan provokasyonlar düzenlenmiş ve birçok yerde çatışmalar çıkmıştı. Katliam aslında aylar öncesinden planlanmaya başlamıştı. 24 Aralık tan bir hafta önce Alevilerin yoğun yaşadıkları mahaller, görevli olduklarını söyleyen kişilerce sayıldı. Kapılara numara verilecek denilerek bazı evler kırmızı boya ile işaretlendi. Ardından, 19 Aralık ta sinemaya atılan bomba sonucu olaylar başlamış oldu. 19 Aralık 1978 de başlayan kanlı saldırılar inanılmaz boyutlara ulaşarak günlerce sürdü ve Alevi ve sol görüşlü vatandaşlara karşı tam bir katliam ve yağmaya dönüştü. Saldırganlar bugün cihat günüdür, Alevileri öldüren cennete gider, komünistleri bırakmayın sloganları eşliğinde Alevilerin çoğunlukta yaşadığı mahalleleri tarayıp, bombalayıp, kundakladılar. Ölülerin taşınması, yaralıların hastanelere götürülmesi engellendi, hastaneler kuşatıldı, insanlar kadın, çocuk, hamile, yaşlı, hasta, yaralı ayrımı yapılmadan öldürüldü. Ancak 25 Aralık akşamı yatışan saldırılarda, resmi rakamlara göre 111 kişi öldürülmüş, yüzlerce kişi yaralanmış, Aleviler ile sol görüşlü kişi ve kurumlara ait 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı. Katliamın ardından, Maraş ta yaşayan Alevilerin yüzde 80 ini oluşturan binlerce Alevi Kahramanmaraş ı terk etmek zorunda kaldı. Yaşanan tam bir etnik temizlikti. Fakat iddia edildiği gibi asla yalnızca Alevi-Sünni çatışmasından ibaret bir olay da değildi. Maraş olayları, 1980 öncesinde faşist karşı-devrimci hareketin hem en kanlı girişimlerinden biriydi hem de 1980 darbesine giden süreçte önemli bir basamak görevi gördü. O güne kadar faşist hareketin durmaksızın tekrarladığı sıkıyönetim ilan edilmeli ve askerler sokağa çıkarak devlete sahip çıkmalı söylemi Maraş olayları ertesinde bir gerçeğe dönüşüyordu. Tüm bunların yanında Maraş katliamı, 1980 öncesi oldukça yükselen ve kitleselleşen toplumsal muhalefet dalgasının bastırılması için tezgahlanan ve sivil faşistler eliyle uygulamaya konan önemli bir uluslararası emperyalist projenin parçasıydı. Radio France Internationale (RFI) 27 Aralık 1978 deki yayınında Kahramanmaraş olaylarında yabancı gizli servislerin, özellikle de ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA in rolü ne değindi. BBC ise şu yorumu yapmaktaydı: Kahramanmaraş olayları, Pakistan, Afganistan ve İran dan sonra belki de kaos ve belirsizlik içine düşme sırasının Türkiye ye geldiğini gösteriyor. Başbakan Bülent Ecevit de dahil olmak üzere, giderek artan sayıda kişi, bir iç savaş tehlikesine dikkati çekiyorlar. Tüm bunlar ışığında açıkça görülmektedir ki; Maraş katliamı yıllardır bizi inandırmaya çalıştıkları gibi basit bir Alevi-Sünni çatışması değil; yerel ve uluslararası bağlantıları olan, özel olarak organize edilmiş faşist bir provokasyondur. Maraş Katliamı nın en önemli sanıklarının, katliamdan 30 yıl sonra bugün, hiç çekinmeden kurguladıkları gibi Hrant Dink ve arkadaşlarının çıkardıkları bir karmaşa değildir olaylar. Olaylardan sonra devletin kendi raporlarında bile tespit edilen faşist çeteleri görmeksizin bu iddiaları ortaya atmak sadece pervasızlık değil, o dönem Alevilere karşı yürütülen mantığın bir benzerini bugün başka gruplar için de oluşturmak anlamını taşır. Açıkça o dönemki emperyalist politikaları ve onların güdümündeki yerel faşist örgütlenmeleri aklamak anlamına gelen bu tarz karalamacı açıklamalar, Maraş olaylarının arkasındaki derin ilişkilerin varlığının da yeniden ispat edilmesi olarak okunabilir. Tam da bu nedenlerle; bugün Maraş katliamını anmak ve lanetlemek aynı zamanda özgür, demokratik, adil, temiz ve halktan yana bir ülke özlemini de dile getirmektir. Bu inançla, 30. yılında Maraş katliamını bir kez daha lanetliyor, benzer katliamlar ve uygulamalarla halkın sesini ve vicdanını karanlığa boğmak isteyenlerin her zaman karşısında olacağımızı yineliyoruz. 20

7. dönem çalışma raporu SOSYAL ETKİNLİKLER. EMO Kocaeli Şubesi

7. dönem çalışma raporu SOSYAL ETKİNLİKLER. EMO Kocaeli Şubesi SOSYAL ETKİNLİKLER 134 Geneksel Bahar Pikniği 27 Mayıs 2012 Şubemizin Geleneksel Pikniği 27 Mayıs Pazar Günü Sapanca`da gerçekleştirildi. Beraber yapılan kahvaltı ile başlayan pikniğe üyelerimiz aileleriyle

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ 19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından

Detaylı

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 125 AĞRI İL TEMSİLCİLİĞİ 09 10 Şubat 2008 tarihlerinde yapılan EMO D.Bakır Şubesi 15. Olağan Genel Kurulu toplantı ve seçimlerine BATMAN İL TEMSİLCİLİĞİ 11 Ocak 2009 tarihinde, İl

Detaylı

GENEL BAŞKANIN MESAJI

GENEL BAŞKANIN MESAJI GENEL BAŞKANIN MESAJI Küresel ekonomik kriz, ekonomiyi kalıcı olarak küresel dünyanın birinci önceliği haline getirdi. İkibinli yılların ilk dönemine yıkıcı bir savaş olan ABD nin Irak işgali damgasını

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız

Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız 1 MAYIS Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Bayramı 1 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesaj şöyle: İşçilerin birlik ve dayanışma günü olan, 1 Mayıs ın, tüm dünya ve ülkemiz

Detaylı

Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme ve İstikrar için Öneri & Görüşler. Mehmet BOSTAN Haziran 2016

Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme ve İstikrar için Öneri & Görüşler. Mehmet BOSTAN Haziran 2016 Ekonomide Sürdürülebilir Büyüme ve İstikrar için Öneri & Görüşler Mehmet BOSTAN Haziran 2016 AJANDA 1 2 3 Kamu - Özel İşbirliği Çalışmaları (Public - Private Partnership) Sermaye Piyasalarının Geliştirilmesi

Detaylı

BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE

BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE Bodrum da sağlık çalışanları iş bıraktı. Bodrum Devlet Hastanesi önünde buluşan sağlık meslek örgütü temsilcileri, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, emeklilik hakları

Detaylı

20. ŞUBE ÇALIŞMA RAPOR ÖZETLERİ

20. ŞUBE ÇALIŞMA RAPOR ÖZETLERİ 20. ŞUBE ÇALIŞMA RAPOR ÖZETLERİ ADANA ŞUBE 10. GENEL KURULUMUZ Şubemiz 10. Olağan Genel Kurulu Makina Mühendisleri Odası Adana Şubesi Toplantı Salonu nda 08-09 Şubat2014 tarihlerinde yapıldı. 13.02.2014

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı!

Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı! Türkiye ve Dünya, Marakeş te (COP22) Beklediğini Bulamadı! REC Türkiye tarafından, Almanya Büyükelçiliği desteğiyle düzenlenen geniş katılımı konferansta; BM İklim Değişikliği Marakeş COP22 - Taraflar

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık CHP İlçe Yönetim Kurulu ve Belediye

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 10. Hafta (8 14 Mart 2010) 8 MART 2010, PAZARTESİ 09:00-17:00 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Basın Açıklaması Gerçekleştirdik!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Basın Açıklaması Gerçekleştirdik! Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2014 yılı bütçesinin görüşülecek olması nedeniyle görüş ve taleplerimizi paylaşmak üzere KESK'e bağlı YAPI-YOL SEN, BTS ve HABER SEN olarak bugün (12 Aralık

Detaylı

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI 1 26 EYLÜL 2013, Saygıdeğer Menemen Halkımla, Belediye Başkan Aday Adaylığımı açıkladığım o güzel gündeki konuştuklarımı ölümsüzleştirmek istedim. Sevgi ve Saygılarımla 2 Kıymetli Büyüklerim, Partimizin

Detaylı

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ 1 AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, şehircilik, yerleşmeler ve planlama alanlarında kamu

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR --

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR -- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ Prof. Dr. Zafer DEMİR -- zaferdemir@anadolu.edu.tr Konu Başlıkları 2 Yenilenebilir Enerji Türkiye de Politikası Türkiye de Yenilenebilir Enerji Teşvikleri

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

mmo bülteni þubat 2005/sayý 81 doðalgaz temin ve tüketim politikalarý raporu da basýn mensuplarýna daðýtýlmýþtýr.

mmo bülteni þubat 2005/sayý 81 doðalgaz temin ve tüketim politikalarý raporu da basýn mensuplarýna daðýtýlmýþtýr. TÜRKÝYE DE DOÐAL GAZ TEMÝN VE TÜKETÝM POLÝTÝKALARI Basýna ve Kamuoyuna 10 Ocak 2005 Oda Baþkanýmýz Emin KORAMAZ Odamýzýn Doðalgaz alanýnda yaptýðý çalýþmalarý ve Türkiye deki Doðalgazýn durumu hakkýnda

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010)

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010) Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Haftalık Türkiye - AB Gündemi 14. Hafta (5-11 Nisan 2010) 5 NİSAN 2010, PAZARTESİ 09:30-16:30 Avrupa Birliği Genel

Detaylı

Bireysel Emeklilik Sisteminin Geliştirilmesi: Sonuçlar, Fırsatlar ve Beklentiler

Bireysel Emeklilik Sisteminin Geliştirilmesi: Sonuçlar, Fırsatlar ve Beklentiler Bireysel Emeklilik Sisteminin Geliştirilmesi: Sonuçlar, Fırsatlar ve Beklentiler Ali Haydar ELVEREN Daire Başkanı Özel Emeklilik Dairesi Hazine Müsteşarlığı Bireysel Emeklilik Sisteminin Geliştirilmesi

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Temmuz - Ağustos 2013 - Sayı: 27 15 Temmuz 2013: Tuzhurmatu olaylarının araştırılması

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO 14 Nisan 2010- EMO 42. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ve EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Olgun Sakarya, Halk TV de yayınlanan Enerji Oyunu adlı programa konuk

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Medya Ekonomisi Kavram ve Gelişimi Ünite 1 Medya ve İletişim Önlisans Programı MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 1 MEDYA EKONOMİSİ KAVRAM VE GELİŞİMİ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Enerji Yatırımları ve Belirsizliklerin Önemi

Enerji Yatırımları ve Belirsizliklerin Önemi Enerji Yatırımları ve Belirsizliklerin Önemi R. Hakan ÖZYILDIZ Hazine ( E ) Müst. Yrd. DEK TMK Ekim 2009 - İZMİR İşsizlik ve yatırımlar Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu işsizliktir. Her dört genç

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

7. dönem çalışma raporu ÜYE TOPLANTILARI. EMO Kocaeli Şubesi

7. dönem çalışma raporu ÜYE TOPLANTILARI. EMO Kocaeli Şubesi ÜYE TOPLANTILARI 60 Gebze de Temsilcilik Ve Üye Toplantısı Gerçekleştirildi 24 Şubat 2012 7. Dönem yönetim kurulu 24 Şubat Cuma günü Gebze temsilciliği üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada Şube Başkanı

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin / Mezitli Belediye Başkanı nı ziyaret ederek

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ

OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ OCAK-ŞUBAT-MART 2007 BÜLTENİ TEMA SEMİNERİ Yüksekokulumuzda 10 Ocak 2007 günü TEMA Vakfı nın düzenlediği Erozyon, Çevreye Verdiği Zararlar ve Alınabilecek Önlemler konulu seminer verildi. Seminer tema

Detaylı

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılı Kasım ayında yapmış oldukları Cezayir gezisi sırasında, Cezayir le ticaret hacminin arttırılmasına yönelik yapmış oldukları irade beyanının

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Temel Sorunlar ve CHP nin Ekonomi Politikaları Eylül 2012

Türkiye Ekonomisinde Temel Sorunlar ve CHP nin Ekonomi Politikaları Eylül 2012 Türkiye Ekonomisinde Temel Sorunlar ve CHP nin Ekonomi Politikaları Eylül 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 2003-2012 Bir Başarı Hikayesi Var mı?

Detaylı

ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ANKARA İKK ÇALIŞMALARI

ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ANKARA İKK ÇALIŞMALARI 24. 20. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ANKARA İKK ÇALIŞMALARI 20.Çalışma Dönemi içinde merkezi düzeyde olduğu kadar yerel düzeyde de TMMOB ye bağlı Odalarla ortak çalışmalar yürütülmesine özel bir önem verilmiştir.

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Saygıdeğer Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Sayın

Detaylı

KAMUSALLIK YENİDEN ÇALIŞTAYI

KAMUSALLIK YENİDEN ÇALIŞTAYI 2.8.3. KAMUSALLIK YENİDEN ÇALIŞTAYI EMO Ankara Şubesi ve ODTÜ Mezunları Derneği tarafından düzenlenen Kamusallık Yeniden Uluslararası Çalıştayı 8 Ocak 2010 Cuma günü ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Salonu

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

18. bölüm. basında bursa il koordinasyon kurulu

18. bölüm. basında bursa il koordinasyon kurulu 18. bölüm basında bursa il koordinasyon kurulu BÖLÜM 18: BASINDA TMMOB BURSA İL KOORDİNASYON KURULU Şubemizin sekreteryalığında yazılı basında toplam olarak 120 kez yer almıştır. Bunun dışında görsel

Detaylı

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 02.12.2016 / Ankara TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 1/6 geçirilecek olan KOBİ lere Nefes Kredisi için imzalar, Başbakanlık Çankaya Köşkü nde düzenlenen lansman

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 25 Kasım 2013 ACI KAYBIMIZ TÜRKİYE-NORVEÇ İŞBİRLİĞİ FORUMU 1938 DEN 2013 E 10 KASIM LAR END RUSYA TAYLAND ÇİN İZMİR İKTİSAT KONGRESİ 3 gün boyunca

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti

Sayı: 16 MAYIS 2013. (21 Mayıs 2013 Salı) İspanyol Ar-Ge Firması Odamızı Ziyaret Etti 21 Mayıs Dünya Süt Günümüzü Mecidiyeköy Meydanında Kutladık TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Üyeleri, Dünya Süt Günü etkinlikleri çerçevesinde süt ile alakalı yaşanan bilgi kirliliğini ortadan

Detaylı

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ DERS NOTLARI 1 1999 17 Ağustos 1999 depremi Marmara bölgesinde Üretim,

Detaylı

1930 DÜNYA BUHRANI DÂHİL, TÜRKİYE BU KADAR AĞIR KRİZ YAŞAMADI.

1930 DÜNYA BUHRANI DÂHİL, TÜRKİYE BU KADAR AĞIR KRİZ YAŞAMADI. ESFENDER KORKMAZ CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ 30 HAZİRAN 2009 BASIN BİLDİRİSİ 1930 DÜNYA BUHRANI DÂHİL, TÜRKİYE BU KADAR AĞIR KRİZ YAŞAMADI. Türkiye 2009 un (Ocak- Şubat-Mart aylarında) ilk çeyreğinde tüm

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... 1-20 1.1. Temel Makro Ekonomik Göstergelere Göre Türkiye nin Mevcut Durumu ve Dünyadaki Yeri... 1 1.2. Ekonominin Artıları Eksileri; Temel

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

BÖLÜM 15. TMMOB Çalışmalarında Odamız

BÖLÜM 15. TMMOB Çalışmalarında Odamız BÖLÜM 15 TMMOB Çalışmalarında Odamız Bölüm 15 BÖLÜM 15. TMMOB ÇALIŞMALARINDA ODAMIZ 24 aylık süreçte Birliğin Yönetim, Denetleme ve Yüksek Onur Kurullarında yer alan üyelerimiz bu kurulların çalışmalarında

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA)

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) Değerli Katılımcılar, Değerli Konuklar, Türkiye, yapısal reformlar ile

Detaylı

Türkiye de işsizler artık daha yaşlı

Türkiye de işsizler artık daha yaşlı Türkiye de işsizler artık daha yaşlı Esen Çağlar, Ozan Acar, Haki Pamuk Mart 2007 2001 krizinden günümüze Türkiye ekonomisinde iki önemli yapı değişikliği birlikte yaşanmıştır. Bir yandan makroekonomik

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 16. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 16. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 125 7. TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN AĞRI İL TEMSİLCİLİĞİ 02 Temmuz 2011 tarihinde, Van da düzenlenen Van, Hakkâri, Muş, Ağrı, Bitlis İlleri Enerji Forumu na Temsilcilik heyeti ve üyelerce

Detaylı

Bilindiği gibi 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 15 inci maddesine göre her yeni yıl için;

Bilindiği gibi 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 15 inci maddesine göre her yeni yıl için; SAYIN ÜYEMİZ, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, 4650 sayılı Kanunla 24.04.2001 tarihinde değişiklik yapılıncaya kadar, il merkezleri için il, ilçe merkezleri için ilçe idare kurullarında kamulaştırma

Detaylı

ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI

ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI 1 Nasıl bir anayasa yapım süreci? Maddeleri değil ilkeleri temel alan Ayırıcı değil birleştirici Uzlaşmaya zorlamayan Uzlaşmazlık alanlarını ihmal etmeyen Mutabakatı değil ortak

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ Oda Raporu

TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ Oda Raporu Mart 2010 Yayın No:...MMO/2010/528 tmmob makina mühendisleri odası Meşrutiyet Caddesi No: 19 Kat: 6-7-8 Tel: (0 312) 425 21 41 Faks:

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

SAMSUN ŞUBE GENEL MERKEZ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI MERKEZ GENEL KURUL VE SEÇİMLERİ SİNOP MİTİNGİ ÜST KURUL DELEGELERİ İLE TOPLANTI 1MASYIS MİTİNGİ

SAMSUN ŞUBE GENEL MERKEZ BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISI MERKEZ GENEL KURUL VE SEÇİMLERİ SİNOP MİTİNGİ ÜST KURUL DELEGELERİ İLE TOPLANTI 1MASYIS MİTİNGİ SAMSUN ŞUBE GENEL MERKEZ BAŞKANLAR KURULU 05 Nisan 2014tarihindeGenel Merkezde düzenlenen, Başkanlar kurulu toplantısına Şube Başkanımız Gül Yüzüncü Yılmaz katıldı. ÜST KURUL DELEGELERİ İLE TOPLANTI 17

Detaylı

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip FAALİYET RAPORUMUZ Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip Odamızı ve Balıkesir Dişhekimleri Odasını

Detaylı

DANIŞMA KURULU emo izmir şubesi 30. dönem çalışma raporu 101

DANIŞMA KURULU emo izmir şubesi 30. dönem çalışma raporu 101 DANIŞMA KURULU emo izmir şubesi 101 Danışma Kurulu I. Toplantısı 17 Mart 2014 30.Dönem Danışma Kurulu 1. Toplantısı 17 Mart 2014 tarihinde Şube Eğitim Salonunda 46 üyemizin katılımıyla gerçekleştirildi.

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 5 PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 79 5. PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRELER 5.1 TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu İle Yapılan Ortak Etkinlikler

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185 Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Mesleki Denetimde Çevresel Etki Değerlendirmesi Çekince Raporu Projenin adı: Residence Tower Müellifi:

Detaylı

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007

basında odamız Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 Eylül 2007 b a s ı n d a o d a m ı z Kaynak Teknolojileri VI. Ulusal Kongresi hazırlıkları, Makina Magazin Dergisinde Kaynak sektöründe yükseliş trendi sürüyor başlıklı haberin içinde yer aldı. Oda Enerji Çalışma

Detaylı

ORHANGAZİ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN

ORHANGAZİ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN ORHANGAZİ TİCARET VE SANAYİ ODASI E-BÜLTEN MAYIS 2017 GÜNDEM - TOBB 73. Genel Kuruluna katıldık. -İstanbul Yapı Fuarı na katıldık. - KOSGEB Kredisini en çok kullandıran ilçe olduk. - 666 aileye Ramazan

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

İŞSİZLİK HIZLA ARTARKEN İSTİHDAM ARTIŞI YETERSİZ KALDI

İŞSİZLİK HIZLA ARTARKEN İSTİHDAM ARTIŞI YETERSİZ KALDI İşsizlik ve İstihdam Raporu-Haziran 2017 15 Haziran 2017, İstanbul İŞSİZLİK HIZLA ARTARKEN İSTİHDAM ARTIŞI YETERSİZ KALDI Bir yılda 619 bin yeni işsiz Resmi işsiz sayısı 3 milyon 642 bine yükseldi Geniş

Detaylı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde

Detaylı

Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sayın Mehmet CEYLAN BakanYardımcısı Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Üçüncü Birleşmiş Milletler Konut ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Konferansı Habitat III 17-20 Ekim 2016, Kito Sayfa1

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi

Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi Profesyonel Yönetim Kurulu Programı Yönetim Kurulunun Etkin ve Verimli Hale Getirilmesi 22-23 Haziran 2010, İstanbul 25-26 Haziran 2010, Ankara Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Merkezi Ankara Profesyonel

Detaylı

1 03 Ocak 2009 tarihinde, SMM Üyelerimizden; Hasan Saya, Mehmet KOCAKAYA, Sait AKÇAN ve Þ.Azad YILDIRIM ýn bürolarýna Þube Yönetim Kurulumuzca iþyeri ziyaretleri gerçekleþtirildi. 2 05 Ocak 2009 tarihinde,

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI Değerli Arkadaşlar, Türkiye zor günlerden geçiyor. Ajan filmlerini aratmayan olaylar gün geçmiyor ki gündeme

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU

2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 2017 İNSAN HAKLARI İHLAL RAPORU 1 Av.Dr. M. SEZGİN TANRIKULU İSTANBUL MİLLETVEKİLİ GİRİŞ 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmalar Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız

Detaylı