Erivan-Ankara hattında protokol krizi PANORAMA. Ahmet Türk e Yumruklu Saldırı: Asıl suçlu kim? Tecavüzcü sürüsü. nden kimi görüntüler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Erivan-Ankara hattında protokol krizi PANORAMA. Ahmet Türk e Yumruklu Saldırı: Asıl suçlu kim? Tecavüzcü sürüsü. nden kimi görüntüler"

Transkript

1 Karkerên jin û mêr! Ji xeynî zencîrên we tiştekî we yê wendakirinê tune! Hûn dikanin cîhanekê nu wergirin! AYLIK SİYASİ GAZETE Kadın ve erkek işçiler! Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok! Kazanacağınız yeni bir dünya var! MAYIS 2010/05 FİYATI 1 TL ISSN X144 Erivan-Ankara hattında protokol krizi Ahmet Türk e Yumruklu Saldırı: Asıl suçlu kim? Tecavüzcü sürüsü PANORAMA Kırgızistan: Lale devri mi bitti Prag: Yeni bir START-Anlaşması ABD Nükleer Güven(siz)lik Zirvesi nden kimi görüntüler

2 editörden - içindekiler Değerli okuyucu, İşçi Sınıfının Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü 1 Mayıs'a az kaldı. İstanbul'da 1 Mayıs'ı, işçi ve emekçiler 77 katliamından sonra ilk defa gerçek anlamda Taksim Meydanında kutlayacaklar. Taksim Meydanı üzerindeki 33 yıllık yasağın kalkmasında gelinen yerde her ne kadar egemenlerin kendi aralarındaki kavganın payı da olsa esas olarak işçi sınıfının bir kazanımı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu yılki 1 Mayıs'ın bu anlamda özel bir önemi var. Tüm okurlarımızı 1 Mayıs'ta Taksim'de olmaya ve taleplerimizi gür bir şekilde hep birlikte haykırmaya çağırıyoruz. Bu sayımız yine dolu dolu. Anayasa tartışmalarına, bu bağlamda şimdiye kadar yapılan değişikliklere ve iktidar dalaşında oynadığı rolü ortaya koyan bir makaleyi başyazı yaptık. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Geçtiğimiz Nisan ayı aynı zamanda Ermeni Soykırımının 95. yıldönümü idi. Bu sayıda EDİTÖRDEN bununla ilgili makale ve yapılan etkinliklerin sonuçlarını bulabilirsiniz. Yeni Kadın Dünyası sayfalarımızda Siirt'te yaşanan vahşete, tecavüz olayına yer verdik. Yine Mersin'den bir okurumuzun bize ulaştırdığı kadına yönelik şiddete karşı yapılan bir eylemin haberini yayınladık. Halkların Kardeşliği bölümünde Ahmet Türk'e yapılan saldırıyla ilgili ve genel olarak Kürt halkı üzerindeki baskıları teşhir eden bir yazımız var. Panorama köşemizde ise Kırgızistan'da yaşanan darbe ve hükümet değişikliğini değerlendiren Lale devri mi bitti Bakiyev gitti! başlıklı bir değerlendirmenin yanısıra Prag'da imzalanan 'START Antlaşması'nı ve Nükleer Güven(siz)lik Zirvesi ni ele alan yazıları okuyabilirsimniz. Yeni sayıda buluşmak ümidiyle Nisan 2010 İÇİNDEKİLER GÜNDEM Anayasa savaşları başladı! Yeni demokratik Anayasa, devrimle kazanılacak!...3 HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN Erivan-Ankara hattında protokol krizi...7 Asıl suçlu kim?...9 Azadiya Welat gazetesi çalışanı Metin Alataş ölü bulundu Unutma mı? İnkar mı? panelinden notlar İstanbul da Ermeni soykırımı protesto edildi...12 GÜNCEL Hasta Tutsaklara Özgürlük!...13 Demokratik Anayasa mitingi olaylı geçti...14 Esenyurt ta 1 Mayıs Platformu basın açıklaması...14 YENİ KADIN DÜNYASI Tecavüzcü sürüsü Öldüren Sevgi İstemiyoruz!...16 PANORAMA Lale devri mi bitti Bakiyev gitti! Yeni bir START-Anlaşması imzalandı Nükleer Güven(siz)lik Zirvesi nden kimi görüntüler YAŞAMA TEMELLERİNİ KORUMA MÜCADELESİ Nükleere inat, yaşasın hayat! YENİ DÜNYA GENÇLİĞİ Küçük öğrenciler...25 Adana da 16 kişi gözaltına alındı...26 GÜNCEL Taksim de 1 Mayıs basın açıklaması...26 OKUR MEKTUBU Fransa gezisinden notlar Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Gazetesi adına Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Aziz Özer Yönetim Yeri ve Adresi: Fatih Mah. Bahçeyolu Cad. Ülbeği İş Merkezi No: 9 Kat: 4 Esenyurt / İstanbul Tel/Fax: (0212) Banka Hesap: Türkiye İş Bankası Galatasaray-İstanbul, Hesap No: Sayı: 144 Mayıs 2010 ISSN X144 Fiyatı: Türkiye: 1 TL Türkiye Dışı: 1,50 Euro Baskı: Uğur Matbaacılık Tel.: (212) Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi 6. Kat A Blok 4 NA Topkapı - İstanbul Yayın Türü: Yerel Süreli

3 Anayasa savaşları başladı! Yeni demokratik Anayasa gündem devrimle kazanılacak! Mart ayının ikinci yarısından bu yana siyasi gündemi AKP nin yeni Anayasa değişikliği paketi belirliyor Anayasasının toptan değiştirilmesi, AKP nin gerek parti programında, gerekse seçim propagandalarında hep yeniden gündeme getirdiği bir talep idi. Fakat bugüne kadar bu toptan değiştirme, yeni bir Anayasa yapma yerine hep mevcut Anayasada kimi değişiklikler yapma yolunu seçti Temmuz seçimlerinin hemen ertesinde kendi içinde tartıştığı ve medyaya da sızdırılan yeni Anayasa önerisi, derhal Kemalist muhalefetin büyük tepki ve direnişi ile karşılaştı, AKP yeni Anayasa projesini geri çekti. Cumhurbaşkanlığı seçimi, referandum, MHP ile birlikte yapılan üniversitelerde türbanın yolunu açan Anayasa değişikliği, bunun Anayasa Mahkemesi nden dönmesi, kapatma davası, Ergenekon davası vb. siyasi gelişmeler Anayasa konusunda tartışmaları geri attı, unutturdu. Son dönemdeki kimi siyasi gelişmeler, öncelikle de AKP ne yönelik yeni bir kapatma davası olasılığının açıkça konuşulmaya başlanması; askerlere 3

4 gündem 4 sivil yargı yolunu açan yasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi nden geri dönmesi; yüksek yargının AKP nin yasama ve yürütmedeki ağırlığını hiçe sayan kararları AKP nin iktidar savaşında Anayasada kendine uygun değişiklikleri gündemin birinci maddesi haline getirmesini tetikledi. Zamanlamada Anayasa değişikliği talebine AB nin, ABD nin de sıcak baktığı uluslararası konjonktür de rol oynuyor. 30 Mart ta 30 maddeden oluşan Anayasa değişiklik paketi Meclis Başkanlığına sunuldu. Anayasa Komisyonu ndan hararetli tartışmalar ertesinde AKP nin kabul oyları ile geçerek Meclis Genel Kurul una geldi. Sert tartışmaların, kavgaların, küfürlerin, taktik savaşlarının yaşandığı Meclis oturumlarında, bu yazının yazıldığı an itibariyle 22 madde kabul edildi. Anayasa değişikliği gerçekte kimin işine yarıyor? Anayasa değişikliği paketi AKP açısından siyaseten iyi düşünülmüş, iyi zamanlanmış bir hamle. Bu Anayasa paketi ile AKP Ocak ayından bu yana Türkiye de siyasi gündemi ve tartışmaları net olarak belirliyor ve istediği gibi de yönlendiriyor yılı seçim yılı. AKP için bu seçimler 8 yıllık hükümetin yıpranması ve Türkiye nin bütün emperyalist/kapitalist dünya ile birlikte yaşadığı İkinci Dünya Savaşı ndan bu yana en derin mali ve ekonomik krizin kitleler gözündeki siyasi sorumlusu olarak gireceği bir seçim. İktidar yürüyüşünü sürdürebilmesi için bu seçimlerden de - mümkünse tek başına hükümet çıkartabilecek bir çoğunlukla- kazanarak çıkması gerekli. Bu arada fakat önümüzde olan 1 yılı aşkın süre içinde AKP nin yolunu bekleyen tehlikeler var. Anayasa Mahkemesi 10 a bir kararla AKP nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu tespitini yapmış durumda. Her an yeni bir kapatma davası açılabilir ve belirli öne çıkan siyasetçilere yasak getirilebilir. Aslında hükümetin Ergenekon davasına (onun ardılları Kafes, Sarıkız vb.) verdiği güçlü siyasi destek, yerleşik bürokratik elit iktidarı açısından AKP yi ne olursa olsun ve en kısa zamanda hükümetten uzaklaştırılması gereken bir parti haline, devlet için, cumhuriyet için -Siz kendi iktidarları için okuyun- en birincil tehdit haline getiriyor. Bu durumda AKP açısından demokratikleştirme silahına sarılmak, bu silaha sarılarak varlığını garanti altına almaya çalışmak çıkış yolu olarak görünüyor. AKP bu tavırla dışta da Türkiye de sivilleşme, demokratikleşme talepleri getiren emperyalist güçlerin desteğini de arkasına alıyor. AKP seçimleri öne almak istemiyor, hükümet olmanın avantajlarını sonuna kadar kullanmak istiyor. Fakat diğer yandan seçimlere kadar olan dönemde de yasaklanma gibi bir kazayla karşılaşmak da istemiyor. O zaman yapılacak iş toplumun geniş kesimlerinde oluşmuş olan demokratik yönde değişiklik, istek ve taleplerine sahip çıkar görünen bir projeyle ortaya çıkmak, bu demokratikleşme projesinin içine, bunun bir parçası da olarak kendisinin yasaklanması ve hükümet etmesinin önünün kesilmesi imkânlarını kısıtlayacak tedbirleri yerleştirmektir. AKP nin Anayasa değişiklik paketinde yapılan budur. AKP nin Anayasa değişiklik paketinde burjuva demokrasisi anlamında bir dizi relatif- demokratikleşme adımı vardır, fakat AKP açısından hayati önemde olan, olmazsa olmaz değişiklikler parti yasaklanması davası açılmasını meclis iznine bağlayan değişiklik ve yüksek yargının egemenliğini kırmaya yönelik ve askerlerin sorgulanamaz iktidarını kırmaya yönelik değişiklikler. AKP hazırladığı paketle meclisteki mu-

5 halefeti kelimenin tam anlamıyla köşeye sıkıştırdı, sıkıştırıyor. Şimdiye kadar kabul edilen maddelerde olduğu gibi AKP değişiklik taslağının tamamının aralığında bir oyla yasalaşması en muhtemel sonuçtur. Böyle bir sonuç ise, bu değişiklik paketinin halkoyuna sunulması anayasal zorunluluğunu beraberinde getirir. AKP nin istediği tam da budur. Tek başına AKP nin savunduğu bu Anayasa değişiklik taslağı paketinin referanduma götürülmesi halinde, referandumdan ne sonuç çıkarsa çıksın, AKP nin kaybedeceği bir şey yoktur. AKP nin Anayasa değişikliği taslağına referandumda çıkacak evet oyu, her halükarda seçimlerde çıkacak oyun üzerinde olacaktır. AKP nin neredeyse tek başına evet oyu istediği bir referandumda Anayasa değişikliği için verilen ve AKP nin normal oylarının üzerinde olacak olan oylar, AKP tarafından kendisi için verilmiş oylar olarak gösterilecek, AKP olduğundan güçlü görünerek, güçlenerek çıkacaktır referandumdan. Referandumda evetlerin, hayırlardan fazla olması halinde, bu AKP nin bütün muhalefete rağmen zaferi olarak onun hanesine yazılacaktır. AKP bu durumda halkın çoğunluğunun kendi yanında olduğunu, diğer partilerin tümünün bir AKP etmediğini göğsünü gere gere anlatabilecektir. Tersi bir durumda da -ki andaki kamuoyu yoklamaları farkın çok büyük olmayacağını, her iki sonucun da mümkün olduğunu gösteriyor- AKP, biz Türkiye nin demokratikleştirilmesi yönünde bütün gücümüzle elimizden geleni yaptık, fakat ne yazık ki halkımıza yeterince anlatamadığımız için, sonuçta önerimiz reddedildi. Halk konuştu, halk neylerse güzel eyler! deyip işine bakacak ve herhalde % bantında oynayacak oyları AKP oyu olarak gösterecektir. Kısacası Anayasa değişikliği için referandum AKP açısından her durumda kazanacağı bir oyundur. Hal böyle olduğu için CHP ve MHP Referanduma gidilmesinden yana değildir. Şimdi somut olarak referandumu engellemenin bir yolu olarak, Anayasa değişiklik paketi meclisten çıktıktan sonra, Anayasa gereği referanduma götürüldüğünde, referanduma kadar geçen süre içinde Anayasa Mahkemesi ne gidilmesinin mümkün olup olmadığı tartışılıyor. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, Kemalistlerin akıl hocası Sabih Kanadoğlu ve kimi CHP gugukçuları bunun mümkün olduğunu, yasa meclisten çıkıp, Cumhurbaşkanı tarafından referanduma götürüldüğünde, Anayasa Mahkemesi nde dava açılabileceğini, dava açılması halinde Anayasa Mahkemesi nin yasayı hukuk devleti ilkesine aykırı olması nedeniyle iptal edeceğini, karar referandum öncesinde çıkarsa referandumun yapılmayabileceğini savunuyor. Olmaz olmaz demeyin! Burası Türkiye! Ve Türkiye gerçekte guguk devletidir! Eğer referandum guguk yoluyla engellenemezse ve referandumda evet oyları hayır oylarından fazla çıkarsa, bu kez referandum sonucunun iptali için -hukuk devleti ilkesine aykırılıktan vb.- dava açılması da bir olasılıktır. Bu da kimseyi şaşırtmamalıdır. Referandumda doğru tavır ne olmalı? AKP nin Türkiye nin demokratikleştirilmesi yönünde önemli bir adım olarak sunduğu Anayasa değişiklik taslağı, bir bütün olarak ele alındığında, bugün de Türkiye nin Anayasası olan 1982 Anayasasında şimdiye kadar yapılmış olan ve bu Anayasanın şu veya bu noktasında ufak tefek düzeltmeler anlamına gelen düzeltmelerin bir devamıdır. Bu taslak bu bağlamda şimdiye kadar yapılan düzeltmeler içinde en kapsamlısıdır. Ancak 1982 Anayasasının temeli korunmaktadır. Anayasanın parçası olan ırkçı-faşist başlangıç bölümü; ırkçı/türkçü vatandaşlık tanımı, ırkçı ülkesi ve milletiyle bölünmezlik ilkesi; ırkçı tek- devlet dili ilkesi, değiştirilmesi teklif bile edilemez Atatürk milliyetçiliğine bağlılık ilkesi ve AKP nin iktidar yürüyüşünde 1982 Anayasasında yer alan ve bugün AKP nin işine yarayan maddeler (örneğin Adalet Bakanının ve müsteşarının HSYK doğal üyesi olması, Bakanın kurumun başkanı olması vb) aynen korunmaktadır. Bu yüzden 1982 Anayasasına göre ehven-i şer olan düzeltmelerin demokratik bir Anayasa yönünde atılmış büyük adımlar vb. olarak gösterilmesi sahtekârlıktır. AKP Anayasa değişikliğini öncelikli olarak kendi iktidar yürüyüşünde, kendine yönelik guguksal tehlikeleri bertaraf etmek -Parti kapatılmasının zorlaştırılması ile ilgili değişiklik- ve bugün iktidar yürüyüşünün önünde siyasi bir tavırla engel konumunda olan yüksek yargının etki alanını sınırlandırmak, egemenliğini kırmak -Anayasa Mahkemesi, HSYK yapısı ile ilgili değişiklikler- ve Askeri egemenliği geriletmek -YAŞ kararlarına yargı yolu, sivillerin Askeri Mahkemelerde yargılanmasının önünün kapatılması, darbecilere sivil yargı vs.- için getirmektedir. AKP için bu konulardaki Anayasa değişiklikleri demokratikleşme paketinin olmazsa olmazlarıdır. AKP gündem 5

6 güncel 6 için 30 maddelik değişiklikler içinde iktidar mücadelesi açısından en önemli maddeler bunlardır. Demokratikleşme AKP açısından, AKP nin hükümet olmaktan iktidar olmaya yürümesidir. AKP kendine demokrat tır! AKP nin getirdiği değişiklik paketi konusunda, tartışmalarda kabaca toplandığında ortaya çıkan üç temel tavır var: 1.AKP Anayasa değişiklik taslağına destek tavrı: AKP nin egemen olduğu, AKP deyimiyle muhafazakar demokrat lar, AKP yanlıları dışında; liberal aydınların bir kesimi de bu cephe içinde yer alıyor. Medyanın bir bölümünde oldukça etkin olan bu kesim, evet getirilen değişiklikler yeterli değildir, evet Türkiye ye yeni bir Anayasa lazımdır, evet bu Anayasa değişiklik taslağı aceleye getirilmiştir vs. Fakat bugün Türkiye nin önündeki gerçek sorun bürokratik askeri oligarşinin geriletilmesidir ve Anayasa değişiklikleri bu yönde atılmış adımlardır, desteklenmelidir tavrı içinde. Yani her zaman olduğu gibi kötünün içinde daha az kötüyü, kötünün iyisini tercih etmeye çağrı yapıyorlar. Bu kesimin olası bir referandumda tavrı Anayasa değişiklik paketine evettir. Bu referandumda, evet fakat aynı zamanda ve öncelikle egemenler arasında iktidar savaşında AKP nin iktidar yürüyüşüne destek anlamına gelecek bir evettir. 2. AKP Anayasa değişiklik taslağını, bu demokratikleştirme değil, kötüleştirmedir gerekçesiyle reddeden cephe: CHP+MHP+yüksek yargı+ medyanın postal yalayıcı kesimi + bu kesimin sivil toplum kuruluşları cephenin unsurları. Bu cephe 30 maddelik değişiklik taslağının yerleşik bürokratik-kemalist iktidar kesiminin egemenliğini sınırlayan, kıran 3 maddesi üzerine yoğunlaşıyor. AKP nin Türkiye yi Tek parti/kişi diktatörlüğüne -Şeriat öcüsünün yerini şimdilerde tek parti /kişi diktatörlüğü, sivil vesayet vs. öcüsü aldı- sürüklediği; hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ilkelerini yok ettiği; yargıyı kendine bağlayarak yargı bağımsızlığını yok ettiğini söyleyerek, cumhuriyetin, devletin tehlikede olduğunu anlatıyorlar. Aslında tehlikede olan yerleşik bürokrat Kemalist elitin egemenliği! Söz konusu 3 maddede de getirilen değişiklikler de gerçekte 1982 Anayasasına göre burjuva demokrasisi ve burjuva hukuku açısından gerileme, kötüleştirme değil, düzeltme, iyileştirme anlamına gelen değişiklikler. Bu kesim aslında AKP den çok daha fazla 12 Eylül Anayasasının korunmasından yana. Olası bir referandumda bu kesimin tavrı açıkça hayır olacaktır. Referandumda hayır aynı zamanda 1982 Anayasasının değiştirilmek istenen maddelerinin sürdürülmesine evet anlamına gelen bir tavırdır. 3. Bu iki cephede yer almayı reddeden, Türkiye nin Anayasal sorununun ancak 1982 Anayasasını ortadan kaldıran yeni bir Anayasa ile çözüleceğini söyleyen kesim. Bu kesimin fakat büyük bir bölümü böyle bir yeni ve demokratik Anayasanın bugünkü sistem içinde ve bugünkü siyasi aktörlerle olamayacağını görmüyor, kavramıyor. Yeni Anayasa mücadelesinin, aynı zamanda devrim mücadelesi olarak yürütülmesi gerektiğini görmüyor, kavramıyor, söylemiyor. Yeni Anayasa cıların küçümsenmeyecek bir bölümü, yeni Anayasa sorununu toplumsal uzlaşma için daha fazla, daha katılımcı, daha geniş bir tartışma, aceleye getirmeme sorunu olarak görüyorlar. Türkiye ye yeni bir Anayasa gerek, bu Anayasa taslağı Türkiye nin demokratik Anayasa talebine cevap değil tavrı takınanların olası bir referandumda takınmaları gereken tavrın mantıken boykot tavrı olması gerekir. Fakat bugün bu tavrı takınanların büyük bölümünün yarın referandum gündeme geldiğinde, karşı olduklarını söyledikleri iki cephenin birinde yer almaları da kimseyi şaşırtmamalıdır. Çünkü bunların çok önemli bölümü için oy vermek en önemli vatandaşlık görevidir. Referandumda hayır oyu aynı zamanda 1982 Anayasası olduğu gibi en azından şimdilik kaydıylakalsın oyudur. Referandumda evet oyu ise, öncelikli olarak AKP nin iktidar yürüyüşünde ona verilmiş destek oyudur. Halin bu olduğu durumda sınıf bilinçli işçilerin, devrim isteyen insanların, gerçekten demokratik bir ülke isteyen insanların takınacağı tek tavır vardır: Referandumu boykot etmek! Bu tavır egemen sınıfların iktidar mücadelesinde bizi kuyruklarına takma çabalarına hayır demektir. Hayır! Biz ne 1982 Anayasası/ ne de 1982 nin temelini koruyup demokratlaştırıyorum diyen 2010 AKP Anayasasından yanayız. Biz işçilerin köylülerin, tüm emekçilerin iktidar olduğu, halkın iktidar olduğu demokratik bir ülkenin demokratik Anayasasından yanayız. Bu Anayasa da ancak devrimle kazanılacak bir Anayasadır. Gerçek demokratik bir Anayasa kapitalist sistem içerisinde gerçekleşemez. Demokratik Anayasa için mücadele devrim mücadelesi olarak yürütmek zorundadır. 27 Nisan 2010

7 Erivan-Ankara hattında protokol krizi Protokol parlamentoya sevk edilmişti, fakat komisyonda bekletiliyordu. CHP ve MHP protokolün komisyondan da derhal geri çekilmesini, protokolün komisyonda bekletilmesinin ülkenin menfaatlerine aykırı olduğunu ve bunun aslında soykırımı kabul etmek anlamına geldiğini vs. savundular. 24 Nisan a bir gün kala Ermenistan hükümeti, Türkiye ile Ermenistan arasında 10 Ekim 2009 da imzalanan, iki ülke arasında sınırların ve karşılıklı diplomatik temsilciliklerin açılması ile 1915 olaylarına ilişkin bir 'Ortak Tarih Komisyonu' kurulmasını da içeren protokolü tek taraflı olarak askıya aldığını açıkladı. Açıklama şöyle: "Ermenistan tarafının yapıcı çabalarına ve uluslararası toplumun beklentileri, sürekli olarak Türk politikasının ortaya koyduğu önkoşullarla yüz yüze kalıyor. Bu da protokollerin onaylanması sürecini çıkmaza sokuyor. Ulusal meclisteki siyasi çoğunluk, Türk tarafının, özellikle de Başbakan Erdoğan'ın, protokollerin onay sürecinin doğrudan Yukarı Karabağ ve Azerbaycan sorunuyla bağlantılandıran son günlerdeki açıklamalarının kabul edilemez olduğu görüşündedir. Açıklamada ayrıca, Türkiye önkoşul konulmadan protokollerin görüşülmesine hazır olduğunu bildirene kadar, protokollerin onay sürecinin askıya alınması ve meclis gündeminden çıkarılmasının gerekli olduğu kanısı da vurgulandı. Başbakan Erdoğan bu tavrı, kendileri bilir, uluslararası hukukta ahde vefa ilkesi çerçevesinde çalışmaların süreceği şeklinde değerlendirdi. Ermenistan ve Türkiye de gerginlikten yana olan kesimler, protokol imzalanır imzalanmaz vatan hainliği, çıkarların satılması vs. yaygarasını bastılar. Türk tarafının azgın ırkçıları hemen Dağlık Karabağ sorununda - Ermenilerin çekilmesi yoluyla- ilerleme sağlanmadan bu protokolün imzalanmasını, Azeri kardeşlerimiz e ihanet olduğu yaygarasını bastılar. AKP Hükümetinin bu protokolü imzalamakla, Türk ulusunun çıkarlarına ihanet ettiği propagandasını yaparak bu protokolün Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden parlamentoya getirilmemesini talep ettiler. Bu arada Azerbaycan da gaz fiyatlarını yükselterek ve Rusya ile anlaşmalar yaparak, Türkiye ye tepkisini koydu. Başbakan Erdoğan Azerbaycan ı ziyaret ederek, Dağlık Karabağ sorununda ilerleme sağlanmadan bu protokolün parlamentoya getirilmeyeceği sözünü verdi. Irkçı muhalefet böylece Türkiye de meyvesini verdi. Ermenistan da da -en başta da tabii diasporada- hükümetin soykırıma hiç değinmeyen bir belgeyi imzalaması muhalefet tarafından vatana ihanet, ulusal çıkarların peşkeş çekilmesi vs. olarak adlandırıldı. Muhalefet protokolü Anayasaya aykırılık suçlaması ile Anayasa Mahkemesi ne taşıdı. Ermenistan Anayasa Mahkemesi nden her ne kadar Anayasaya aykırılık kararı çıkmadı ise de, 12 Ocak ta açıklanan kararda bu belgenin parlamentoda onayı için sınırların açılmış olması ve 1915 deki olayların soykırım olarak ifade edilmesi şart koşuldu. Bu ön şartlar yerine getirilmeden protokolün bu haliyle meclis kararı haline getirilmesinin Anayasaya aykırı olacağı açıklandı. Bu karara göre aslında protokolün bu haliyle Ermenistan parlamentosundan geçmesi iyice zorlaşmış oldu. Ermenistan Anayasa Mahkemesi nin12 Ocak kararını Türk ırkçıları da, aşırı Ermeni milliyetçileri de sevinçle karşıladılar. Öyle ya protokolün yürürlüğe girmesi için gerekli olan parlamento onayının önü önemli ölçüde kapanmış oluyordu. Türk ırkçıları, protokolün parlamentodan derhal geri çekilmesi talebini getirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ermenistan Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından Ermenistan'la imzalanan protokollerin derhal Meclisten geri çekilmesini istedi. Protokol parlamentoya sevk edilmişti, fakat komisyonda bekletiliyordu. CHP ve MHP protokolün komisyondan da derhal geri çekilmesini, protokolün komisyonda bekletilmesinin ülkenin menfaatlerine aykırı olduğunu ve bunun aslında soykırımı kabul etmek anlamına geldiğini vs. savundular. Erivan daki gelişmeye Türk Dışişleri Bakanlığı da diplomatik yoldan sert tepki verdi. Yapılan bir yazılı açıklamayla, imzada varılan mutabakat hatırlatıldı ve ahde vefa talep edildi. Tabii bu ahde vefanın Başbakanın Bakü ziyaretinde şarta bağlanarak unutulduğu, unutuldu bu talep getirilirken. Buna karşı Ermenistan da iktidardaki Cumhuriyet Partisi'nin Parlamento Grubu Sekreteri Eduard halkların kardeşliği için 7

8 Şarmazanov, Türk Dışişleri Bakanlığı'nın Ermenistan Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararıyla ilgili açıklamasının, 'Türkiye tarafının protokollerin imzalanmasını geciktirmek için aradığı yapay neden' olduğunu iddia etti. Ermenistan Demokrat Parti lideri Aram Sarkisyan da, Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye ile imzalanan protokollerle ilgili kararının, 'Ermeni Dışişleri Bakanlığı'nın hatalarını düzelttiğini' söyledi. Mart ayında ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu nda 1915 de yaşanan olayların soykırım olduğunu açıklayan bir kararın bir oy farkla- alınması Türk ırkçılarının yelkenlerine biraz daha rüzgar taşıdı. Türkiye de yaşanan soykırım konusunda karar almak ve bunu mahkum etmek herhangi bir emperyalist ülke parlamentosunun işi değildir. Bu konuda alınacak emperyalist ve gerici parlamento kararları, aslında Türkiye de yaşayan Ermeni olmayan milliyetlerden halkların, en başta da Türk halkının vicdanında mahkum edilmesi gereken bu soykırımın kabul ve mahkum edilmesinde belirleyici bir rol oynamıyor. Buna rağmen sonuçta alınan bu konudaki kararlar önce Türk egemen sınıfları tarafından red edilen bir tarihi gerçeğin ifadesi bunu ifade edenlerin amaçları halkların kardeşliği vs. olmasa da ve bu kararı alan parlamentoların hemen her birinin kendi tarihlerinde mahkum edilecek epey olay olduğu gerçeği vb. bunu değiştirmiyor- ve bu kararlar sorunu gündemde tutarak, tartıştırıyor. Bu tartışmada ırkçılar onlar kendine baksın diyerek, daha azgın bir biçimde Ermeni düşmanlığı silahına sarılıyor. Nitekim ABD parlamentosundan karar çıktıktan sonra yine protokol meclisten derhal geri çekilsin talepleri yükseldi. Türk egemenlerini çok kızdıran ve engellenmesi Türk diplomasisinin ve Türk lobiciliğinin temel çalışma alanlarından biri olan ulusal parlamentolardan çıkan Ermeni soykırımını tanıma ve mahkum etme kararları yeni değil. Bugüne kadar bu konuda karar almış ülke parlamentoları ve karar alış tarihleri şöyle: RUSYA: Önce 1995 te, sonra da 2005 te soykırımı kabul etti. KANADA: 1996, 2000 ve 2004 te gündeme geldi ve her üçünde de kabul edildi. YUNANİSTAN: 1996 ta soykırımı tanıdı. LÜBNAN: 1997 ve 2000 de soykırımı tanıdı. BELÇİKA: 1998 de tanıdı. İTALYA: 2000 de Ermenilere yönelik soykırım yapıldığını kabul etti. 8 halkların kardeşliği için İSVEÇ: 2000 yılında onayladı. Mart 2010 da ise parlamento, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının tanınmasını öngören karar tasarısını kabul etti. VATİKAN: İtalya ile aynı yıl içinde, 2000 de kabul etti. FRANSA: 2001 de tanıdı. İSVİÇRE: Soykırım iddialarını 2003 te kabul etti. SLOVAKYA: 2004 te, HOLLANDA: 2004 te kabul etti. POLONYA: 2005 te, ALMANYA: 2005 te kabul etti. VENEZÜELLA: 2005 te, LİTVANYA: 2005 te kabul etti. ŞİLİ: 2007 de, URUGUAY: 1965, 2004, 2005 olmak üzere üç kez Ermeni soykırımı iddialarını kabul etti. KIBRIS CUMHURİYETİ (Rum Kesimi): 1982 yılında soykırım iddialarını kabul etti. ARJANTİN: Ermeni soykırımını tanıma tasarısı 1993, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 de gündeme geldi ve hepsinde de kabul edildi. GALLER ve KUZEY İRLANDA: Ocak 2010 da İngiltere Parlamentosu ndaki üyelerinin oyçokluğuyla kabul etti. ABD : Parlamentosunda 2010 martında karar alındı. Görüldüğü gibi liste oldukça uzun, ve bu liste daha da uzayacaktır. Bu liste içinde yer alan ülkelerden Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olanların parlamento kararları pratik siyaset açısından hiçbir anlamı olmayan, hükümetlere herhangi bir yükümlülük getirmeyen sembolik kararlar olarak kalmaktadır. Türkiye ile zaten fazla bir alış verişi olmayan ülkeler için bu kararlar en baştan sembolik niteliktedir. Buna rağmen bu kararlar Türk egemen sınıflarını kızdırmakta, hükümetler bu kararların alınmaması için milyonlarca dolar dökerek lobi faaliyeti yürütmekte, sonra aslında pratikte değeri olmayan boykot tehditleri, diplomatik ilişki kesme tehditleri vb. savrulmakta, bir süre sonra yeni bir karara kadar- sular durulmaktadır. Bu konuda esas sorun, Hrant Dink in hep vurguladığı gibi, 1915 olaylarının, Ermeni soykırımının öncelikle Türk halkının vicdanında mahkum edilmesidir. Bunun için bu sorunun belgelere dayalı olarak öğrenilmesi, bilinmesi, bu konuda yürütülecek ve egemenlerin resmi tarihinin yalanlarını ortaya koyacak bir aydınlatma çalışması, ülkelerimiz açısından çok önemlidir. 24 Nisan 2010

9 Münferit saldırılara bir yenisi daha eklendi Muş un Bulanık ilçesinde yaşanan olayların davasının görüldüğü Samsun a davayı izlemeye giden Ahmet Türk, Adliye çıkışında bir kişinin yumruklu saldırısına uğradı. Henüz olayın üzerinden fazla zaman geçmeden yapılan resmi açıklamalarda olay münferit olarak gösterilmeye çalışıldı. Tıpkı daha önce Hrant Dink in katledilmesi olayında olduğu gibi. Devlet yetkilileri adeta bir suçluluk psikolojisi içerisinde suçu kendi üzerlerinden atma gayreti içerisine giriyorlar. Saldırıyı 'bir kişinin bir kişiye saldırısı' olarak göstererek, saldıranın arkasında kışkırtmalarıyla ve saldırılarıyla devletin olduğunu ve saldırıya uğrayanın tüm Kürt halkı ve Kürt halkının özgürlük istemini savunanlar ve destekleyenler olduğunu gözlerden gizlemeye çalışıyorlar. Evet, suçun büyüğü kimde diye sormak gerekir, özgürlüğünden ve demokratik haklarından başka bir şey istemeyen Kürt halkının üzerine tüm devlet güçleriyle saldıranlar ve Kürt halkının yasal zeminde barış için mücadele veren temsilcilerini PKK destekleyicileri olarak hedef gösteren yöneticiler mi, yoksa bu kışkırtmalardan da güç alarak gösterilen hedefe saldıranlar mı? Sorun güvenlik sorunu mu? İki polis memurunun açığa alınmasıyla ve Samsun Emniyet Müdürü Muzaffer Erkan'ın geçici olarak merkeze alınmasıyla olay basit bir güvenlik sorununa indirgenmeye çalışılıyor. Olayın münferit olmadığı ve sadece bir takım güvenlik açıklarından kaynaklanmadığı, tam tersine bilinçli ve planlı gerçekleştirildiği ayan beyan ortadaydı. Ahmet Türk ün taburcu olduktan sonra yaptığı açıklamalarda saldırının planlı yapıldığı kesinlik kazandı: Ben açıklamamı yaparken onu gördüm. O sırada polislerin arasında bağırıyordu ve biryerlere bakıyordu. Sanki bir yerlerden işaret bekliyordu. Konuşma esnasında bana müdahale etmedi. İşareti aldıktan sonra arabaya yöneldiğim sırada üzerime saldırdı. Adliye ye girerken polislerin kinli bakışlarını Ahmet Türk şöyle anlattı: Polisler bize ters ters bakıyorlardı. İçeri girerken Asıl suçlu kim? selam verdik selamımızı almadılar. Olmaz. Böyle olmaması lazım. Protestolar her yerde Ahmet Türk şahsında asıl saldırıya uğrayan Kürt halkı haklı ve meşru tepkisini sokaklara çıkarak gösterdi. On binlerce insan, İstanbul, Hakkari, Van, Muş, İzmir, Erzurum, Şanlıurfa, Mersin, Diyarbakır vb. birçok ilde sokağa çıkarak olayı kınadılar. Onbinlerce insanın katıldığı Diyarbakır mitinginde konuşma yapan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş şunları söyledi: Bizim Samsun halkıyla, Karadeniz halkıyla, Türk halkıyla bir sorunumuz yok. Bizim faşizmle, ırkçılıkla sorunumuz var. Bu halk faşizmin alasını gördü. Sizin yaptıklarınız, tarih boyunca bu halka çektirdikleriniz, bu devlet politikasıyla halkın üzerinde estirdiğiniz terör, yetti artık. Sabrımız kalmadı, artık bunun anlaşılması lazım. Sabrımız taşarsa, Karadeniz de, Ege de Marmara da taşar, Siyasal soykırıma hayır, Operasyonlar durdurulsun, siyasi tutsaklar serbest bırakılsın yazılı pankartların taşındığı mitingde konuşmasını sürdüren Selahattin Demirtaş, geçen yıl 14 Nisan da düzenlenen KCK operasyonlarında partililerin gözaltına alınıp tutuklanmasını da sert bir dille eleştirdi. Kürt halkı üzerindeki baskılara son! Ahmet Türk şahsında Kürt halkına ve onun özgürlük istemlerine karşı yapılan ırkçı faşist saldırıyı ve bu saldırının asıl suçlularını kınıyoruz. Kürt halkının haklı ulusal ve demokratik talepleri kabul edilsin. Bütün okurlarımızı ve dostlarımızı, Kürt halkının haklı özgürlük mücadelesine destek vermeye, Kürt halkının gerçek kurtuluşu için devrim ve sosyalizm saflarında örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz. Unutmamalı ki Ulusal Sorun un gerçek çözümü ancak ve ancak işçi sınıfı önderliğindeki demokratik devrimle mümkün olacaktır. Yaşasın Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakkı! 15/04/2010 halkların kardeşliği için 9

10 halkların kardeşliği için Azadiya Welat gazetesi çalışanı Metin Alataş ölü bulundu Azadiya Welat gazetesinin Adana bürosu çalışanı Metin Alataş (34), bir portakal ağacına asılı halde bulundu. Gazete dağıtımı yaptığı mahalleden saat sıralarında ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Metin Alataş, Hadırlı Mahallesi nde bulunan bir portakal bahçesinde ağaca asılı halde bulundu. Alataş'ın cenazesi polisin ve savcının incelemesinin ardından Adana Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Metin Alataş'ın babası Bekir Alataş, oğlunun herhangi bir sorununun olmadığını belirterek, öldürülmüş olduğunu söyledi. Metin Alataş daha önce de sivil bir otomobilden inen 5 kişinin saldırısına uğramış ve hastanelik edilmişti. Metin Alataş ın cenazesi 20 bin kişinin katıldığı bir yürüyüş ile defnedildi. Ailesi, Azadiya Welat gazetesi yöneticileri, BDP İl Başkanı Zeki Karataş, İHD Yöneticileri ve DYG üyelerin tarafından Adana Adli Tıp morgundan alınan cenaze konvoyla Dağlıoğlu Demokrasi Kültür Evi'ne getirildi. Yürüyüş boyunca esnafında kepenk kapatarak katılması ile birlikte cenazeye yaklaşık 20 bin kişi eşlik etti. Metin Alataş'ın tabutuna yol boyunca karanfiller atılırken, Azadiya Welat gazetesi ve Musa Anter ile haber izlerken geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren Gündem gazetesi muhabiri Volkan Eryiğit'in fotoğrafları da taşındı. Küçük Oba Mezarlığı na kadar yaklaşık 7 km taşınan Metin Alataş ın cenazesi camide yıkandıktan sonra, cenaze namazı kılındı. Cenaze "Şehid namırın" sloganları eşliğinde defnedildi. Törende konuşan BDP Adana İl Başkanı Zeki Karataş ve Azadiya Welat temsilcisi Ali Kalik, Metin Alataş a 3 ay önce saldırılmasını hatırlatarak, ölümünün sıradan bir ölüm olmadığını belirttiler. 10 * * * 7 Nisan günü de bir araya gelen devrimci/muhalif basın temsilcileri yaptıkları basın açıklaması ile Metin Alataş ın öldürülmesini ve basın üzerindeki baskıları protesto ettiler. İnönü Parkı nda saat da toplanan basın temsilcileri Özgür Basın Susturulamaz, Yargılı-yargısız infazlara hayır!, Katil devlet hesap verecek, Faşizme karşı omuz omuza, Bedel ödedik bedel ödeteceğiz. sloganları atarak Azadiya Welat, Rojev gazetelerini ve Metin Alataş ın fotoğraflarını taşıdılar. Yapılan açıklamada Metin Alataş ın iddia edildiği gibi intihar etmediği, intihar edecek biri olmadığı, cesedin yeterince incelemede bulunulmadan Adli Tıp Morguna kaldırıldığı açıklanarak, Alataş ın öldürüldüğü belirtildi. Yeni Dünya İçin Çağrı Gazetesi nin de katıldığı basın açıklamasından sonra grup taziye evine gitti. Devrimci/muhalif basın üzerindeki baskılara son! Baskılar bizi yıldıramaz! YDİ Çağrı / Adana

11 Unutma mı? İnkar mı? panelinden notlar Soykırımın mimarlarından Talat Paşa nın tuttuğu çetele, Ermeni nüfusunu az gösterse de soykırım konusunda önemli bir belgedir. Çeteleye göre 1 milyon 250 bin Ermeni nüfustan, 800 bin Ermeni yok edilmiştir. Ermeni soykırımının 95. yılında, 25 Nisan da Güney Kültür Merkezi nde; 1915 yılında ne oldu? Unutma mı? İnkar mı? konulu bir panel düzenlendi. Sunum yapan arkadaş konuşmasında şu önemli noktalara değindi: *Her 24 Nisan öncesinde egemenler ABD devlet Başkanı nın yapacağı 24 Nisan açıklamasında soykırım kelimesini kullanıp kullanmayacağına kilitleniyor. Bu yıl Obama soykırım kelimesini kullanmayarak egemenleri rahatlattı. Oysa Obama nın kullandığı büyük felaket kelimesi, Ermenilerin 1915 yılında yaşadıkları soykırımı ifade etmek için kullandıkları bir kavramdır. *Ermenistan Hükümeti 10 Ekim 2009 da imzalanan Ermenistan-Türkiye protokolünü tek taraflı olarak askıya aldığını açıkladı. Gerginlikten yana olanların, ırkçıların istediği oldu. *24 Nisan ın soykırımın başlangıç günü olarak kabul edilmesinin nedeni, 24 Nisan da İstanbul da 220 Ermeni aydının tutuklanarak Çankırı ve Çorum a gönderilmeleridir. 220 aydından sadece tek bir kişi müzisyen Gomidas- kurtulmuştur. *Soykırımın mimarlarından Talat Paşa nın tuttuğu çetele, Ermeni nüfusunu az gösterse de soykırım konusunda önemli bir belgedir. Çeteleye göre 1 milyon 250 bin Ermeni nüfustan, 800 bin Ermeni yok edilmiştir yılında Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği soykırım tanımına göre, Ermenilere yapılan soykırımdır. Bir etnik azınlığı, bir dini grubu tasarlayarak, planlayarak yok etmenin adıdır soykırım. *Uluslaşma süreci içinde, ulusal örgütlenmeler yaratan, ulusal hak talep eden Ermeniler soykırım yoluyla Batı Ermenistan da ulus olmaktan çıkarıldılar öncesinde de çeşitli şehirlerde Ermeniler katledildi. Soykırımın hedefi öncelikle Ermeniler olmasına rağmen, Asuri halkı (Süryaniler, Keldaniler, Nasturiler), Hıristiyan Kürtler (Ezidiler) de katledildi. *Ermeni soykırımı, aradan 95 yıl geçmesine rağmen, hala toplumsal gelişmeyi, sınıf mücadelesini etkileyen önemli bir sorundur. Bu nedenle Ermeni soykırımı tarihin akışı dışında kalmış, tarihi bir haksızlık değildir. *Soykırımın sorumluları bir bütün olarak Jön Türkler, Osmanlı devleti, bu devletin müttefiki olan Alman emperyalizmi, Osmanlı devletinin devamı olan Kemalistlerdir. Ancak Türk ve Kürt halkının da soykırımda sorumlulukları vardır. Soykırıma sessiz kalınması, yer yer yağmaya/talana/katletmeye katılınması, 95 yıldır hala halkların vicdanında soykırımın kabul edilmemesi bu sorumluğu işarettir. *Soykırım cumhuriyetin kuruluşuna kadar sürmüş, 1920 li yıllarda soykırım öncesi 2 milyona yakın Ermeni nüfustan 250 bin kişi kalmıştır. Bu sayı günümüzde 70 bin civarındadır. *Demokratik devrim sonrası kurulacak işçilerin, köylülerin devleti soykırımı tanıyacak, Ermenilerin Batı Ermenistan a dönme, yerleşme, ayrılma hakkını tanıyacaktır. Yapılan sunum sonrasında, sunum yapan arkadaşa çeşitli sorular soruldu. Türk devleti soykırımı neden kabul etmiyor? Soykırımı kabul ederse ne değişecek? ABD nin soykırım demesi, egemenler için neden bu kadar önemli? Türk devleti ABD nin tavrını neden bu kadar önemsiyor? Soykırım adlandırmasında sayının bir önemi var mı? Hamidiye Alayları soykırımda nasıl bir rol oynadı? Dağlık Karabağ gerçekte kimin? Ermeni soykırımı konusunda devrimci hareket, 12 Eylül öncesinde gerekli tavrı ve tepkiyi neden göstermedi? Günümüzde Ermeni soykırımı konusunda devrimci hareket ve Kürt hareketi ne düşünüyor? Sovyetler Birliği Ermeni soykırımına neden sessiz kaldı? Bu sorulara sunum yapan arkadaş cevap verdi. halkların kardeşliği için 11

12 halkların kardeşliği için Tartışma bölümünde, çok sayıda arkadaş konuşarak görüşlerini ifade etti. Kürt ve Türk halkının soykırımda sorumlulukları olduğunun ne anlama geldiğinin içi tartışma bölümünde daha da açıldı. 95 yıldır hala halkların vicdanında soykırım lanetlenmediyse, hala tarihle yüzleşme sağlanamadıysa, bir ulus yok edildiğinde buna sessiz kalındıysa, gerçek suçlular egemenler olsa da, açıkça vurgulamak gerekir ki halkların da soykırımda sorumlulukları vardır. Devrimci hareket genel olarak soykırımın yapıldığını kabul etse de, soykırımın tarihin akışı dışında kaldığını kabul etmekte, soykırımın sonuçlarının günümüze kadar uzandığını, sınıf mücadelesini kösteklediğini, egemenlerin elinde şovenizmi geliştirmek 1915 de Ermeni lere karşı yapılan soykırım İstanbul un çeşitli yerlerinde protesto edildi. Bu protestolara karşı Türk milliyetçileri de provokasyon eylemleri yaptılar. İlk eylem sabah saatlerinde Haydarpaşa Garı nda yapıldı. Sabah saatlerinde Haydarpaşa Gar ında toplanan İHD üyesi bir grup 24 Nisan 1915 de tutuklanan 220 Ermeni aydının anısına bir basın açıklaması yaptılar. Bu 220 Ermeni aydın tutuklandıktan sonra hiçbir yerde bir daha görülmediler. Aynı zamanda Haydarpaşa Garı na gelen Edip Başer in başını çektiği Türkish Forum adlı grup, İHD lileri protesto ederek 1915 de soykırım olmadığını, hepsinin yaiçin önemli bir araç olarak kullanıldığı gerçeğini görmemektedir. Soykırımı kabul etmek yeterli değildir. Soykırımı kabul edip, sonuçlarını telafi etme yoluna gidilmelidir. Bu Diasporada yaşayan Ermenilerin geri dönme, yerleşme, ayrılma hakkını savunarak yapılabilir. Oldukça verimli ve doyurucu tartışma sonucu panel bitirildi. Bu coğrafyada bir daha asla bu tür acıların yaşanmamasını sağlamanın yolu, devrim mücadelesini yükseltmek, halklar arasında milliyetçiliğin panzehiri olan enternasyonalizmi geliştirmekle olur. 95. yılında soykırımı lanetliyoruz! 26 Nisan 2010 İstanbul da Ermeni Soykırımı protesto edildi 12 lan uydurma olduğunu söylediler. İHD onur kurulu üyesi Avukat Eren Keskin Soykırım olmadı söylevlerini yalan olduğunu belirtti. 24 Nisan 1915 te 220 aydının tutuklandığını, bunların Haydarpaşa Gar ına götürüldüğünü anlattı. Buradan Ayaş a götürülen 70 kişiden 58 inin ve Çankırı ya götürülen 150 kişiden 81 kişinin öldürüldüğünü söyledi. İki grubun karşılıklı laf atışlarından sonra İHD li grup vapura binerek karşı tarafa geçti. Bazılara Agos gazetesinin önüne giderek çiçek bıraktılar. Saat da Taksim meydanın da toplanan 600 kişilik grup, anma törenine Ermeni müzikleri çalarak başladı. Eylemi birçok akademisyen, sanatçı, müzisyen daha evvelden açıkladıkları gibi destek verdiler. Türkçe, İngilizce ve Ermenice dillerinde Bu acı bizim acımız. Bu yas hepimizin yazan pankartlar vardı. Grup adına Zeynep Tanbay konuşma yaptı. Bu acı bizim acımız. Bu yas hepimizin başlıklı yazıyı okudu. Polis konuşmaların yapıldığı yeri çember altına almıştı. Çemberin dışına gelen 20 kişilik MHP li grup faşist sloganlar atarak çemberin içine girmek istedi. Polis buna izin vermedi. Daha sonra dağılan grubun yerine, Azerbaycan bayraklarıyla gelenler toplantıyı provoke etmeye çalıştılar. Bunun üzerine oturma eylemi yapan topluluk eylemlerini kısa keserek Tünel e doğru yürümeye başladılar. Polis iki grubu yan yana getirmemeye çalıştı. Başka bir olay çıkmadan eylem sona erdi. 25 Nisan 2010

13 Hasta Tutsaklara Özgürlük! gündem Her hafta Cuma günleri saat da Taksim Tramvay Durağı ndan Galatasaray Meydanı na kadar yürüme ve orada basın açıklaması yapma eylemleri devam ediyor. Sekiz aydır devam eden eylemlerin 35. haftasında diğerlerinde olduğu gibi Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın! Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki pankartımızla İstiklal Caddesi boyunca tespit edilen ortak sloganları atarak yürüyoruz. Alkış ve ıslıklarla sesimizi duyurmaya çalıştığımız yürüyüş boyunca peş peşe Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!, Devrimci tutsaklar onurumuzdur!, Katil devlet hesap verecek!, Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!, Yaşasın devrimci dayanışma!, Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz! sloganları atılıyor. İstiklal Caddesini yarıladığımızda 5 dakikalık bir oturma eylemi süresince Çaw Bella özgürlük şarkısı hep bir ağızdan söyleniyor. Ardından derhal serbest bırakılması gereken bildiğimiz tüm hasta tutsakların teker teker isimleri okunuyor ve ardından kitle hep birlikte özgürlük! diye bağırıyor. Basın açıklamalarında, her hafta genelde tüm hasta tutsakların, özelde de durumu çok acil olan bir veya iki hasta tutsağın durumu öne çıkarılarak, hakim sınıfların nasıl zalimce bir insafsızlık, bir hukuksuzluk içinde oldukları teşhir ediliyor. Kamuoyunun bilgisine sunuluyor. İlk başlarda belki olay çıkarda, eylemi karalama malzemesi yaparız diye düşünüp gelen burjuva ana medya son günlerde hiç gözükmüyor. İçinde bizim de yer aldığımız 27 dernek, parti, platform, sendika ve siyasi dergi çevresinden oluşan Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın Platformu nun üç de destekleyici kurumu var. Platformun bu kadar kalabalık bileşene ve destekleyici kuruma sahip olmasına rağmen, her hafta Cuma günleri yaptığı eylemlere katılım oldukça düşmüş durumda. Bu durum bir kaç devrimci çevre dışında diğer devrimci demokrat çevrenin bu soruna gereken önemi vermediğini göstermektedir. Zaten hep böyle olmaktadır; ilk başlarda çok heveslenen önemser görüntüler sergileyenler zamanla o işi unutmaktadırlar. Bu çoğu devrimci ve demokrat solun sergilediği yanlış tavrın nedeni daima grup çıkarlarını işçilerin, emekçilerin ve devrimin uzun vadeli çıkarlarının üstünde görme anlayışından kaynaklandığını düşünüyoruz. Burada tüm devrimci, demokrat ve ilerici çevre ve kişilere Susma sustukça sıra sana geleceğini bir kez daha hatırlatalım. 27 Mart

14 güncel Demokratik Anayasa mitingi olaylı geçti Esenyurt ta 1 Mayıs Platformu basın açıklaması 14 Demokratik Anayasa Mitingi olaylı geçti. Öğlen saat 12 den itibaren Nautilus un önünde toplanan kalabalık, saat 13 de Kadıköy meydanına doğru yürümeye başladı. Saat 13 de yedi bin kişiyi bulan topluluk, sloganlar atarak, Kadıköy Meydanına vardı. Mitinge BDP yoğun bir şekilde katıldı. BDP den başka KESK, Anneler İnisiyatifi, EMEP ve diğer sol örgütler katıldılar. Yürüyüşte hem anayasayı kendi düşüncesi doğrultusunda değiştirmeye çalışan AKP, hem de anayasa değişikliğine toptan karşı olan CHP ve MHP protesto edildi. Yapılan konuşmalarda Demokratik Anayasa nın Türkiye halkı için uygun olduğu belirtildi. Miting alanına girişin sonlarına doğru polis alandaki göstericilere saldırdı. Mobese kameralarının kablosunun kesilmesini bahane eden polis göstericilerin üzerine saldırdı. Göstericilerin direnmesi üzerine, on dakikalık bir çatışma sonunda polis geri çekilmek zorunda kaldı. Yaralananlar oldu. Polis miting sonuna kadar miting alanına yaklaşmadı. Yapılan konuşmalarda çıkan olaylar protesto edildi Devrimci 1 Mayıs Platformu Taksim de 1 Mayıs kutlamasına çağrı için Esenyurt ta 18 Nisan 2010 tarihinde bir basın açıklaması yaptı. Yapılan Basın Açıklamasında Mayıs ında 77 katliamının hesabını sormak için, Taksim de 1 Mayıs yasağına son vermek için, birleşik, kitlesel, devrimci bir 1 Mayıs için tüm işçi- emekçileri 1 Mayıs ta alanlara çağırıyoruz. denerek, sendikasızlaştırmaya karşı 245 gündür mücadele eden Esenyurt Belediye işçileri ile dayanışma çağrısı yapıldı. BDSP, DDSB, DHP, Halk Cephesi, HKM, YDİ ÇAĞRI nın düzenlediği ve SODAP ın destek verdiği Basın açıklamasında şu sloganlar atıldı: 1 Mayıs ta Taksim/1 Mayıs alanındayız!, 77 Katliamının hesabını soracağız!, İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!, Yaşasın devrimci dayanışma!, Zafer direnen emekçinin olacak!, Yaşasın 1 Mayıs, Biji yek gulan!, Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!, Esenyurt işçisi yalnız değildir!, Samatya işçisi yalnız değildir!, Yaşasın sınıf dayanışması! vb. Eyleme katılan Samatya inşaat işçileri adına konuşan Esat Azak, inşaat işçilerinin 6-7 aydır maaşlarını alamadıklarını, İl Özel İdare nin işçileri yıldırmak için yemekleri kestiğini, direnişin devam edeceğini söyledi. Samatya işçileri yaklaşık 1 aydan beri 40 kişi civarında direnişteler. Basın açıklamasından sonra Esenyurt İşçi Kültür Evi emekçileri şiirler okudular ve müzik dinletisi verdiler. Yaklaşık kişinin katıldığı eylem çevreden de ilgi görerek olay çıkmadan sona erdi. 18 Nisan 2010

15 Tecavüzcü sürüsü Aile içi cinsel tacizin ne kadar yaygın olduğu biliniyor. Biliniyor ama açığa çıkan vakaların üzeri örtülüyor. Sokaklarda rahat yürüyebilmesi bile mümkün olmayan kızlar ev içinde birer cinsel nesne olarak kullanılıyor. Aile bireyleri veya akrabaların tacizlerine maruz kalan çocuklar var. Tacizlere maruz kalan çocuklar suskunluklarını bozmak istediğinde anneleri engel oluyor ve onlar suskunluğa teşvik ediliyor. Cinsel taciz ve tecavüz sadece aile içinde değil, yaşamın diğer alanlarında da yaygın olarak devam ediyor. Haber Siirt ten geldi. 21 Nisan 2010 tarihinde Hürriyet Gazetesi nde yayınlanan haber ile olay basına yansıdı. Siirt te dördü kardeş, 7 ilköğretim okulu öğrencisi kıza yaş arası onlarca erkek tecavüz etti. Siirt te tecavüzü bilen ve sessiz kalan insanlar var. Kız öğrencilere önce okul müdür yardımcısı tecavüz etti. Sonra kentten başka kişilere pazarladı. Bu sistematik tecavüz olayının iki yıl öncesinden başladığı ortaya çıktı. Olay, tecavüze uğrayan kızların yaşadıklarını rehber öğretmenlerine anlatmalarıyla ortaya çıktı. Durumu haber alan okul müdürü Fahrettin Kuzu kayıplara karıştı. Polis savcının talimatı ile, cinsel istismara uğrayan 4 kızı, isimlerini bilmedikleri tecavüzcüleri göstermek üzere ayrı ayrı sivil otomobillere bindirip kentte dolaştırdı. Kızlar, kendileriyle ilişki kuran kişileri tek tek gösterdi. 100 kişi gözaltına alındı. Tecavüzcüler içinde okul müdür yardımcısı, kızların sınıf arkadaşları, tanınmış esnaflar, hacı dedeler, asker, polis vb. var. 10 Nisan tarihinde yargıya taşınan skandal kapsamında, yüz kişi sorgulanırken 17 kişi tutuklandı. Olayın basına yansıması üzerine, savcılık harekete geçerek jet hızıyla dosyaya gizlilik kararı aldırdı. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Karamik, tüm ajans, TV, gazete temsilciliklerine faks göndererek, dosyada gizlilik kararı olduğunu açıkladı. Önemli davalarda gizlilik kararı alınması sıradan bir olay haline geldi. Güya gizlilik kararı mağdur çocukları korumak için alınmış! Gizlilik kararı mağdur çocukları değil, tecavüzcü sürüsünü korumayı amaçlamaktadır. Tecavüzcü sürüsü içerisinde şeyler, imamlar, milletvekili akrabası, öğretmen, polis ve asker var. Alınan gizlilik kararı sonucu konuşması gerekenler suskunluğa büründüler. Tecavüzcü sürüsü, iki yıldan bu yana çocuklara tecavüz ediyordu. Ama her nedense duyması gerekenler duymuyordu! Siirtli erkekler müthiş bir dayanışma, birlik ve beraberlik halindeydi! Onlara göre Siirt in adı kötüye çıkmamalıydı. Bu olay duyulmasa daha iyi olurdu. Herkes üç maymunu oynamayı tercih ediyordu. Küçücük çocuklar tecavüze uğruyor, ama erkek egemen toplum çok güzel bir işbirliği sergiliyordu! Bu topraklarda kaç milyon kadının tecavüze uğrayıp hayatta kalma adına yaşadıklarını sineye çekerek, bir başına yaralarını sarmaya çalıştığını hiç düşündünüz mü? Gecenin bir vakti kan ter içinde uyanıp kabuslarını yapayalnız yaşamak zorunda olan tecavüz mağdurları var. Tecavüz, hem kanıtlanması güç, hem de tecavüz kurbanları başlarına geleni anlatmak istemiyor. Tecavüz, herkesin bildiği ama engellenemeyen bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor Aile içi cinsel tacizin ne kadar yaygın olduğu biliniyor. Biliniyor ama açığa çıkan vakaların üzeri örtülüyor. Sokaklarda rahat yürüyebilmesi bile mümkün olmayan kızlar ev içinde birer cinsel nesne olarak kullanılıyor. Aile bireyleri veya akrabaların tacizlerine maruz kalan çocuklar var. Tacizlere maruz kalan çocuklar suskunluklarını bozmak istediğinde anneleri engel oluyor ve onlar suskunluğa teşvik ediliyor. Cinsel taciz ve tecavüz sadece aile içinde değil, yaşamın diğer alanlarında da yaygın olarak devam ediyor. İşkence tezgahlarında en sık başvurulan araçlardan biri de cinsel taciz ve tecavüzdür. Bu çoğrafyada şimdiye kadar milyonlarca kadın ve çocuk tecavüze uğradı. Açığa çıkan tecavüz vakaları buzdağının sadece görünen kısmıdır. Tecavüz bu toplumda yaygın ola- yeni kadın dünyası 15

16 yeni kadın dünyası rak devam ediyor. Siirt te tecavüzcü sürüsünden sadece 17 kişi tutuklandı. Şimdi ne olacak sorusu akla geliyor. Soruşturma belli bir aşamada kapatılacak ve daha ileri gitmeyecektir. Soruşturmada esas amaç Siirt itibarının korunmasıdır. Tabi ki tecavüzcü sürüsünde yer alan itibarlı kişiler korunup kollanacaktır. Göstermelik olarak tutuklanan veya tutuklanacak kişilere belirli hapis cezaları verilecektir. Kimilerine ceza verilmesi tecavüzcülere karşı mücadele edileceği anlamına gelmiyor. Tecavüz, erkek egemen sisteminin bir sonucudur. Görev erkek egemen sistemine ve onun tüm türevlerine karşı mücadeleyi yükseltmektir. 25 Nisan Öldüren sevgi istemiyoruz! Mersin Kadın Platformu üyesi kadınlar, kadına yönelik şiddeti ve kadın katliamlarını protesto etmek için, 14 Nisan Çarşamba günü İHD önünde bir araya geldiler. Beyaz kefen giyip başlarına kanlı sargı bezleri takan kadınlar, Büyük Şehir Belediyesine kadar sessizce yürüdüler. Büyük Şehir Belediyesi önünde Kadın katliamları durdurulsun!, Erkek vuruyor devlet koruyor!, Kimsenin namusu olmayacağız!, Öldüren sevgi istemiyoruz!, Gelsin baba, gelsin devlet, gelsin koca, inadına isyan, inadına özgürlük!, Jin jiyan azadi! sloganları atarak kadın katliamlarını protesto ettiler. Kadınların yürüyüşüne çevreden de alkışlarla destek vardı. Kadın Platformu adına açıklamayı Tülin Şahin Okay yaptı. Şahin Okay; Biz kadınlar, yaşadığımız her yerde, evde, sokakta, iş yerinde, okulda sistematik şiddete uğramaktayız. Namus cinayetlerinde öldürülüyoruz, kocalarımız tarafından hastanelik ediliyoruz, akrabalarımızın tecavüzüne uğruyoruz, gözaltında tacize uğruyoruz, köylerimiz boşaldığında erkek devlet şiddetinin kadınlar üzerinden sürdürdüğü savaşın muhatabı oluyoruz. Bunlar açığa çıkanlar. Bir de içimizde kalanlar var. Küçük kız çocuklarıyken sıcak aile yuvası denilen evlerde anlamını çözemediğimiz eller... İş yerinde ustabaşıların tehditleri altında katlanmak zorunda kaldığımız cinsel imalar... Bizi öldürmeye karar veren, her gün yeniden onurumuzu ayaklar altına alan, birlikte yaşamak zorunda bırakıldığımız babalar, kocalar, ağabeyler, sevgililer.. Kadına yönelik şiddet, erkeklerin kadınlar üzerindeki denetiminin ve iktidarının korunmasının bir aracıdır. Açıklamasını yaptı. Kadına yönelik şiddetin esas kaynağının kapitalist sistem olduğunu belirten Şahin Okay sözlerini şöyle bitirdi Bizler, patriyarkanın, kapitalist sistemin tüm yaşam alanlarımızda bizlere uyguladığı sistematik şiddete, ayrımcılığa, sömürüye karşı tüm ezilenlerin kurtuluşu için başka AYŞELER, CEY- LANLAR, ŞEMSELER, GÜLDÜNYALAR, MÜ- NEVVERLER, PİPPALAR, DİCLELER, ROZA- LAR. NACİYELER, MEDİNELER, KADRİYELER, ASLIHANLAR VE GÜLBİNŞAHLAR aramızdan ayrılmasın diye, başka kadınlar öldürülmesin diye akıllarda, vicdanlarda adaleti sağlamak için bedenimize, emeğimize, kimliğimize, sahip çıkmak için ellerimizi birleştiriyoruz ve kurtuluş ellerimizde diyoruz. dedi. YDİ Çağrı/Mersin

17 PANORAMA panorama Lale devri mi bitti Bakiyev gitti! - KIRGIZİSTAN - Bakiyev yönetimi döneminde kitlelerin yaşam koşulları daha da kötüleşti. Zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyüdü. İşsizlik oranı %30 lara ve yıllık enflasyonlar %20 nin üzerine yükseldi. Yolsuzluk, yiyicilik, adam korumacılık aldı başını gitti 2005 yılı Nisan ayında Kırgızistan da yaşanan iktidar değişikliği, Batılı burjuvazinin temsilcileri ve medyası tarafından Lale Devrimi olarak adlandırılmıştı. Söz konusu bu adlandırma özellikle Gürcistan ve Ukrayna da yaşanan devirmelerden ; daha somut olarak ifade edilirse, seçim sonuçlarının reddedilip, Batılı emperyalistlerden yana olan güçlerin yönetime geçmesinin sağlandığı Kadife ya da Gül ve Turuncu Devrim olarak adlandırılan gelişmelerden esinlenerek yapılmıştı. Kırgızistan daki bu gelişmeler de, burjuvazinin borazanları tarafından sosyalizme saldırı için tepe tepe kullanıldı Onlara göre o dönemin başkanı Akayev, totaliter rejimin arta kalan temsilcisiydi. Kuşkusuz ki sosyalizme saldırılarda Lenin-Stalin önderliğindeki sosyalist SSCB ile Kruşçev ve sonrası dönemin sosyalemperyalist SSCB si bir ve aynı gösteriliyordu, gösteriliyor. Burjuvazinin düdüğünü öttürenlere göre Akayev i başkanlıktan eden Lale Devrimi ile Kırgızistan a demokrasi, insan hakları, refah gelecek, yolsuzluklar, rüşvetçilik, adam korumacılık ve yoksulluk son bulacaktı! Gelişmeler, kısa sürede burjuvazinin çanak yalayıcılarının propagandalarının yalan ve sahtekârlık üzerine kurulu olduğunu, bu propagandayla da kitlelerin bilincinin karartılmaya çalışıldığını ortaya koydu. Akayev in yerine başa geçen Kurmanbek Bakiyev, yolsuzlukla mücadele, yoksulluğa son verme ve demokrasi vaatlerini bir kenara atıp, yolsuzluk, adam korumacılık, rüşvet ve bunların ürünü olan kendisini (tabii ki kendisiyle birlikte ailesini de) zenginleştirmeye yöneldi. Demokrasi yerine demir yumruk kondu. Bakiyev yönetimi Akayev yönetiminden daha çok baskıcı, daha çok yiyici bir yönetim oldu. Öyle ki, dünyanın en yiyici yönetimlerinin başında geliyordu. Bakiyev yönetimi döneminde kitlelerin yaşam koşulları daha da kötüleşti. Zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyüdü. İşsizlik oranı %30 lara ve yıllık enflasyonlar %20 nin üzerine yükseldi. Yolsuzluk, yiyicilik, adam korumacılık aldı başını gitti Böylesi bir ortamda 2009 yılı ortalarında yapılan seçimle Bakiyev yeniden başkanlığa seçildi. Seçimlerde hile yapıldığı ve sonucunun tartışmalı olduğu bir durum da eklenince kitlelerin sabrı giderek tükenmeye başlamıştı Ama alternatif biri görünürlerde yoktu. Bakiyev in halk için Akayev den daha kötü bir yöne- 17

18 panorama 18 tim sergilemesi, ne Rus, ne ABD ve ne de AB içindeki emperyalistleri ilgilendirdi Zaten ilgilendirmesi de ilginç olurdu! Bakiyev hem Rusya ile ilişkileri koparmamaya çalışan, hem de özellikle ABD ile iyi ilişkiler içinde olan bir siyaset sürdürdü. ABD emperyalizmi açıkça Bakiyev yönetimini maddi olarak da destekliyordu. Bunun karşılığı da özellikle Afganistan daki savaşın logistiği için, ama aynı zamanda Rusya ve Çin e karşı da Manas ta kurulan askeri üssün korunması idi. ABD emperyalizminin Kırgızistan daki askeri üssü ise, Rus emperyalizminin işine gelmiyordu, gelmiyor. Bu bağlamda Rusya, Bakiyev yönetimine ABD nin üssünün kapatılması için 2 Milyar dolarlık mali kaynak sundu, bunun bir kısmı da faizsiz yardım olarak verildi. Bakiyev önce ABD üssünün kapatılmasından yana tavır takındı, ardından parlamento bu yönde bir karar aldı, fakat söz konusu karar uygulanmadı. Bunun yerine, söz konusu üssün adı transport istasyonu olarak değiştirilip kirası yükseltildi ve Bakiyev ABD den ek olarak küçümsenmeyecek düzeyde bir gelir elde etti. Bakiyev in bu tavrı Rusya nın söz konusu mali kaynağı dondurmasına ve Bakiyev yönetimine karşı hoşnutsuzluğunu sergilemeye yol açtı. Nisan ayı başlarına gelindiğinde halkın Bakiyev yönetimine karşı biriken öfkesi, cereyan ve gaza yapılan yüksek zamlarla patlamaya başladı. 6 Nisan da zamları ve muhalefet eden kimi insanların tutuklanmasını protesto etme eylemine polisin müdahalesiyle başlayan Bakiyev karşıtı eylemler kıvılcımın bozkırı tutuşturduğu gibi hızlı bir biçimde yönetimi devirme hareketine dönüştü. Halkın yönetime tepkisini iyi kullanan muhalefet 8 Nisan da geçici hükümeti kurduğunu ilan etti. Bakiyev, beş yıl önce Akayev i devirmek için muhalefeti örgütlediği ve nüfusun çoğunluğunun Özbek olduğu Celalabad ve Oş kentlerinin olduğu güneye kaçmıştı. Bu seferki devirme hareketi kuzeyden geliyordu Kurulan Geçici Hükümet in başına Roza Otunbayeva geçti. Otunbayeva 2005 yılındaki devirme hareketinde de yer almış ve kısa bir süre Bakiyev yönetiminin dışişleri bakanlığını yapmıştı. Bakiyev ile yollarını kısa süre sonra ayıran Otunbayeva sosyal demokrat partinin önderi olarak 2007 yılı sonunda yapılan seçimlerde parlamentoya seçilmişti. Geçici Hükümet in yaptığı açıklamaya göre, yeni bir anayasa hazırlanacak ve demokratik seçimlerin yapılmasının ortamı oluşturulacak, ondan sonra da meydan yeni seçilenlere bırakılacak Bunun için de Geçici Hükümet altı ay yönetimde kalacak Bu açıklama dışında Geçici Hükümet in yaptığı ilk icraat, halkın Bakiyev yönetimine karşı isyanını tetikleyen zamların geri alınması adımı oldu. Aynı zamanda özelleştirilen Kırgıztelekom ve elektrik dağıtım şirketlerinin devletleştirildiği de yeni hükümetin Maliye Bakanı Temir Sariyev tarafından açıklandı. Zamların geri alınmasıyla hedeflenen ilk şey halkın tepkisinin dindirilmesi ve ülkede normal duruma geçilmesini sağlamaktı. Bu konuda normal durum hemen sağlanamasa da önemli ölçüde başarılı olundu. Bakiyev in istifa etmeyi reddetmesi olgusu ülkede iç çatışmaların şiddetlenmesi ihtimalini içeriyordu. Gerek Rusya nın, gerekse de sonradan yeni hükümeti kabul eden ABD nin Bakiyev e yönelik, istifa etmesi gerektiği yönlü tavır ve arabuluculuk sonucu, Bakiyev Kırgızistan ı terk etti. Basına yansıyan haberlere göre Bakiyev in andaki son durağı Beyaz Rusya. Bakiyev istifa etmediğini, kendisinin seçilmiş meşru başkan olduğunu savunsa da Geçici Hükümet hem Rusya ve ABD, hem de AB üyesi kimi emperyalist güçler tarafından tanınmış ve Kırgızistan ın yeni hükümeti görüşmeler için muhatap kabul edilmiştir. Bu bağlamda Bakiyev in başkanlık dönemi yeni bir devirme hareketi olmazsa şimdilik sonlandırılmıştır. Kırgızistan da yaşanan bu devirme hareketi, 2005 yılındakine çok benzeyen olayları da içeriyor. Örneğin dükkanların yağmalanması, başkent Bişkek te toprak, arsa talanı vb. olaylar bu sefer de yaşandı, yaşanıyor. Esas önemli benzerliklerden biri ise, bırakın bir devrimi, bir devirme hareketinin bile, ancak ve ancak kitlelerin mücadelesi ve örgütlü şiddetiyle mümkün olabildiği gerçeğidir. Çıkan çatışmalarda yaklaşık 100 kişi ölmüş yüzlerce kişi de yaralanmıştır. Yakıp yıkma ve talan sonucu ortaya çıkan maddi zarar ise belli değil. Soruna emperyalistlerin çıkarları bağlamında yaklaşıldığında Otunbayeva şimdilik tarafsız görünse de, ABD emperyalizminin desteklediği Bakiyev in koltuktan edilmesinin Rusya nın çıkarına olduğu bir görünüm ortaya çıkmaktadır. Bu, aynı zamanda Geçici Hükümet in ilk temasını bir heyetle Rusya yönetimiyle başlatmış olması, Rusya nın bu yönetimi destekleyeceğini hemen açıklaması ve Bakiyev in hem Medvedev ve hem de Putin tarafından eleştirilmesi gibi olgulara dayanmaktadır. Fakat gelişmeleri bekleyen ve Bakiyev in yönetim-

19 de kalamayacağını gören ABD emperyalizminin de yeni hükümeti kabul etmesi ve destekleme niyetini açıklaması; buna karşı Otunbayeva nın ABD nin üssü hakkında daha önce yapılan anlaşmalara uygun davranacağını açıklaması, hangi emperyalist gücün kârlı olduğunu tespit etmeyi şimdilik zorlaştırmaktadır. Medyadaki eğilim Rusya nın bu devirme hareketinin arkasında olduğudur ve bu tezin maddi temeli de vardır. Kırgızistan daki bu gelişmeler, Gürcistan ile başlayan ot, meyve ve renk devrimlerinin halkın gerçek sorunlarına çözüm getiremediğini, kapitalizmin hangi biçimi olursa olsun ve kapitalizm şartlarında yönetimde kim olursa olsun, halkın sorunlarına köklü bir çözüm getiremeyeceğini yeniden belgelemektedir. Halkın yönetime karşı tepkisi, ülke içi sorunlar emperyalistlerin bölge üzerindeki dalaşının bir aracı olarak kullanılmaya çalışılıyor. Kırgızistan ın coğrafik konumu, özellikle Çin ile uzun bir sınıra sahip olması, Kırgızistan ı emperyalistler arası dalaşın bir alanı haline getirmiştir. ABD emperyalizmi hem Rusya ya, hem de Çin e karşı Kırgızistan a askeri olarak yerleşirken, Rusya ve Çin ABD nin bölgede olmasına karşıdır. Kırgızistan da gelişmelerin hangi yönde olacağını birlikte göreceğiz. Şimdiden görülen şey, ülke içi sorunların, yoksulluğun, yolsuzluğun, yiyiciliğin vb. vb. kısa sürede son bulmayacağıdır. 24 Nisan 2010 Yeni bir START- Anlaşması imzalandı - PRAG / ÇEK CUMHURİYETİ - 8 Nisan 2010 tarihinde, Çek Cumhuriyeti nin başkenti Prag da, kutlama merasimiyle yeni bir START-Anlaşması imzalandı. Anlaşmayı imzalayanlar ABD ve Rus emperyalizminin şerifleri Obama ile Medvedev idi. Söz konusu bu anlaşma kamuoyuna tarihi bir adım, tüm insanlığın bir zaferi vb. olarak sunuldu. Söz konusu hikayelere göre dünyamızın atom silahlarından arındırılması için büyük ve önemli bir adım atılmıştı. 5 Nisan 2009 tarihinde, Obama nın Prag da yaptığı konuşmaya uygun olarak atom silahlarından arındırılmış bir dünya ya doğru yol alınmaya başlanmıştı Anlaşmanın imzalanmasının yeri olarak Prag ın seçilmesi de tesadüf değildi. Yeni START-Anlaşması stratejik atom silahlarının, bunlara aynı zamanda stratejik saldırı silahları da deniyor azaltılmasını içermektedir. Sayı olarak rakamların aşağıya doğru çekilmesi de, kamuoyuna atom silahlarından arındırılmış bir dünya istedikleri biçiminde sunulmaktadır. Sahtekârlık bu konuda da çok büyük! Medyaya yansıdığı kadarıyla söz konusu anlaşmaya göre ABD ve Rusya stratejik saldırı silahlarını, söz konusu anlaşma senato ve Duma tarafından onaylandıktan sonra yedi sene içinde 1550 ye kadar düşürmeleri gerekiyor. Bu atom başlıklı silahları taşımak için gerekli olan rampalar ise 800 ile sınırlanmaktadır. Bunların da 700 kadarı aktif halde olmasına izin var! Sadece bu iki veriye bakılsa bile, kamuoyunun gerçekte nasıl kandırılmaya çalışıldığı tüm çıplaklığıyla ortaya konabilir. Her şeyden önce söz konusu olan genelde atom silahları değildir. Tüm atom ya da nükleer silahlar içinde, stratejik önemde olan ve deniz aşırı, yani uzun menzilli olan silahlar söz konusu edilmektedir. Daha önceki anlaşmalara göre, örneğin 2002 yılında Rusya panorama 19

20 panorama 20 ve ABD nin ortak imzaladığı anlaşmaya göre nükleer saldırı silahlarının 2012 yılına kadar e kadar azaltılması gerekiyordu. Şimdiki anlaşmaya göre ise, anlaşma yürürlüğe girdikten yedi sene sonraya kadar 2200 den 1550 ye kadar düşürülmesi planlanıyor. Bu durum, rakam olarak ele alındığında atom silahlarının sayısını azaltmaktadır. Bu bağlamda azaltılan her atom silahının doğamız, dünyamız için iyi olduğu söylenebilir. Ama atom silahlarının rakamlarına baktığımızda, bu azaltmanın gerçek tehdidi ortadan kaldırmadığını da görebiliriz. Verilere göre dünya çapında yaklaşık nükleer başlıklı, atom silahı var. Bunun den fazlası, oran olarak ele alındığında %90 dan fazlası ABD ve Rusya nın elindedir. Her iki emperyalist gücün söz konusu silahları 2200 den 1550 ye kadar azalttığı durumda bile geriye sadece bu iki gücün den fazla atom silahı kalmaktadır. Yani söz konusu olan gerçekte atom silahlarından arındırılmış bir dünya değildir. Kimi burjuva yorumculara göre bile, söz konusu olan dünyamızın kaç kere yok edilebileceğidir. Yani altı kere mi dört kere mi? Rampaların 800 ile sınırlandırılması kamuoyuna bunların sayısının yarıya indirilmesi olarak sunuldu, sunuluyor. Gerçek durum ise, ABD nin zaten anda aktif halde sahip olduğu rampa sayısının 800 civarında olduğudur. Yani ABD nin rampa sayısını azaltmasına gerek yoktur. Rusya bağlamında ise durum tam tersidir. Rusya nın andaki aktif rampa sayısı 566 kadardır. Buna göre Rusya rampa sayısını çoğaltma hakkına sahiptir. İşin en ilginç yanlarından biri ise, gerçekte uzun menzilli, ya da kıtalararası denen füze ya da roketlerin sayısından herhangi bir azaltma yapılmaması planıdır. Bunun üzerinin örtülmesinin aracı ise, söz konusu füze ya da roketlerin çok atom başlıklı olmasıdır. Söz konusu atom başlığı azaltıldığında füze ya da roket devre dışı kalmamaktadır. Sadece taşıdığı atom başlıklarının sayısı azalmış olacaktır. Atom silahlarından arındırılmış bir dünya yutturmacasının bir yanı da, söz konusu silahların imha edilmemesidir. Örneğin atom başlıklarından arındırıldığında söz konusu füze ya da roket artık atom silahı değildir. Fakat bunlar imha edilmezse, tersine korunmaya alınırsa, istendiği durumlarda kısa süren teknik bir monte etme işiyle yeniden atom başlıklı füze ya da roket haline getirilebilmektedir. Bunların da ötesinde var olan bir gerçeklik, örneğin ABD nin atom silahlarını modernize etme ve geliştirmek için milyarlarca dolarlık bütçe ayırmasıdır. Yine ABD emperyalizmi ilk saldırma hakkını kendine saklamaktadır. Rusya ise kendi güvenliğini tehdit altında gördüğü durumlarda anlaşmadan çekilebilecektir ve aynı zamanda yeni bir atom silahı üretme durumunda olduğu da kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındadır vb. vb. Burada değindiğimiz birkaç nokta bile, atom silahları bağlamında yapılan sahtekârlığın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Yani yeni START- Anlaşması ile de dünyamızın atom silahlarıyla yok olma tehdidi ve tehlikesi ortadan kalkmamıştır. Rus ve ABD emperyalistleri için söz konusu olan ne dünya barışı ve ne de silahların azaltılmasıdır. Söz konusu olan dünyaya hükmetmek, atom silahları ve tekniği konusunda tekellerini garantiye almaktır. Bu yüzden de Medvedev anlaşmayı değerlendirirken galibi ve mağlubu olmayan, her iki tarafın da çıkarlarını dengeleyen bir anlaşma tespitini yapmaktadır. Söz konusu bu anlaşma, START-I adıyla 31 Temmuz 1991 de imzalanan anlaşmanın devamı olarak düşünülen anlaşmadır. START-I anlaşmasının süresi Aralık 2009 da dolmuştu. START-II ise 3 Ocak 1993 te imzalanmış, ama DUMA nın onaylamaması sonucu yürürlüğe girmemişti. Yeni START- Anlaşması nın imzalanmasının 8 Nisan 2010 tarihine kadar sürmesi ise tarafların karşılıklı pazarlıklarının zor geçmesi ve uzlaşmalarının karşılıklı tavizleri ge-

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli/Akdeniz Mahallesinde 2015 Genel Seçimlerine

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

İlerici Kadınlar Kimdir?

İlerici Kadınlar Kimdir? İlerici Kadınlar Kimdir? Türkiye de AKP iktidarı ile ivme kazanan piyasacılık ve gericilik kadınlar üzerindeki baskıyı daha da artırmıştır. Özellikle son on yılda toplumsal yaşamın dincileştirilmesi kadın

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Günlük Haber Bülteni 13.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sabah.com.tr Tarih:12.03.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

Polis Taksim Meydanı'na girdi

Polis Taksim Meydanı'na girdi On5yirmi5.com Polis Taksim Meydanı'na girdi Gezi Parkı eylemlerinin 15. gününde polis, Taksim Meydanı na girdi. AKM ve Cumhuriyet Anıtı ndaki afişler söküldü, barikatlar da kaldırıldı. Yayın Tarihi : 11

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER

YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

EYLÜL AYI FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EYLÜL AYI FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EYLÜL AYI FAALİYET RAPORU Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Gülnar İlçesi Bozağaç Köy ünde yapılan Kültür ve Dayanışma

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü YILI YILI R a proayili rpuo r u 188 Raporu 188 YILI Raporu 1 MART MUHASEBE GÜNÜ (1 MART ) Mali Müşavirler 1 Martta Siyahlara Büründü Muhasebe Haftası nedeniyle Takѕim'de beş bin dolayındaki Mali Müşavіr

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 20 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Federasyona katıldılar TÜRKİYE Spor Yazarları Derneği nde İstanbul Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu ve Beşiktaş Muhtarlar Derneği

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :1-8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZKAB, 2. yılını Selvitopu yla kutladı Merkezi Karabağlar'da bulunan

Detaylı

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması

Mevzuat Değişikliklerinin Meslek Alanımıza ve Odamıza Yansıması İçindekiler 44. Dönem Genel Kurul Gündemi... 11 43. Dönem Organları... 12 43. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 16 44. Dönem Şube Yönetim Kurulları... 18 İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcilikleri... 20 18

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Haziran 2014 O.P. Raporu

Türkiye küçük Millet Meclisleri Haziran 2014 O.P. Raporu Türkiye küçük Millet Meclisleri Haziran 2014 O.P. Raporu 1 1 Soma nın ardından İş Güvenliği www.tkmm.net 2 Ortak Paydalar 1-176 sayılı ILO Sözleşmesi imzalanmalı ve her sektörde taşeronlaşma yasaklanmalı

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR Bodrum Gümüşlükte olaysız ve şenlik gibi yapılan sembolik tabela dikimini yapan Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödekmerdan ikinci durağı Kadıkalesi Ormancılar Sitesinde

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :13. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar modern hizmet binası için gün sayıyor Karabağlar

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

EKİM 2011 FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2011 FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2011 FAALİYET RAPORU Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Taksim International Abant Palace Otelde düzenlenen CHP Parlamento

Detaylı