Kraniyofasiyal cerrahi kraniyum ve yüz bölgesini etkileyen doğumsal ve edinsel. Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri. Gökhan Tunçbilek 1

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kraniyofasiyal cerrahi kraniyum ve yüz bölgesini etkileyen doğumsal ve edinsel. Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri. Gökhan Tunçbilek 1"

Transkript

1 DERLEME Hacettepe T p Dergisi 2009; 40:32-44 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri Gökhan Tunçbilek 1 1 Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi nabilim Dalı, nkara ÖZET Kraniyofasiyal cerrahi kraniyum ve yüz bölgesinin doğumsal ve edinsel bozukluklarının düzeltilmesi ile uğraşan cerrahi daldır. Kraniyal bölge deformitelerinin tam olarak düzeltilebilmesi için, kafa ve yüz kemikleri arasında geçiş bölgesi olan orbita cerrahi plana dahil edilmelidir. Sendromik ve nonsendromik kraniyosinostozlar, kraniyofasiyal yarıklar, ensefaloseller ve travmatik deformiteler kraniyofasiyal cerrahinin ana konularıdır. Multidisipliner çalışma, kraniyofasiyal cerrahi prensiplerine uyulması, dikkatli planlama ile hasta ve ailelerini mutlu edecek ve hastaların sosyal hayatlarını düzeltecek sonuçlar elde edilmektedir. nahtar Kelimeler: Kraniyosinostoz, yüz yarıkları, orbit. STRCT Main principles of craniofacial surgery Craniofacial surgery corrects the congenital and acquired deformities of the cranium and the face. Orbits are the transition zone between the cranial and the facial bones. They should be corrected surgically to achieve a good result. Main topics of the craniofacial surgery are syndromic and nonsyndromic craniosynostosis, craniofacial clefts, encephalocels, and traumatic deformities. Multidisciplinary approach, careful planning and considering the principles of the craniofacial surgery is essential to have an satisfactory result. Key Words: Craniosynostosis, facial clefts, orbit. Kraniyofasiyal cerrahi kraniyum ve yüz bölgesini etkileyen doğumsal ve edinsel bozuklukların düzeltilmesi ile uğraşan multidisipliner bir cerrahi daldır. Temel olarak plastik cerrahi ve beyin cerrahi grubunun çekirdeğini oluşturmakla beraber anestezi ve yoğun bakım, genetik, ortodonti, göz, kulak-burun-boğaz gibi diğer uzmanlık dallarının da yoğun katılımı gerekmektedir. Kraniyofasiyal cerrahi öncelikle sendromik ve sendromik olmayan kraniyosinostozlar, kraniyofasiyal yarıklar, ensefaloseller ve kraniyofasiyal bölgenin travmatik deformiteleri ile ilgilenmektedir. yrıca fibröz displazi, nörofibromatozis, vasküler anomaliler gibi kraniyofasiyal bölgeyi etkileyen hastalıklara bağlı gelişen deformitelerle de karşılaşmaktadır. Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri Paul Tessier tarafından ortaya konulmuş ve ilk olarak uygulanmıştır [1-7]. Tessier, orbitanın kraniyum ve yüz bölgeleri arasındaki geçiş alanı olduğunu ve kraniyal bölgede gelişen deformitelerin tam olarak düzeltilmesi için orbita ve yüz kemiklerine de girişim yapılması gerektiğini göstermiştir. İntrakraniyal yaklaşım kraniyofasiyal cerrahinin ana yöntemi olup 32 H CETTEPE T IP D ERG S

2 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri supraorbital barın çıkartılması, interorbital mesafenin azaltılması, orbitaların çepeçevre kesilerek hareketlendirilmesi ve tüm yüz kemiklerinin hareketlendirilerek ilerletilmesi gibi cerrahi teknikler kullanılmaktadır. NONSENDROM K KRN YOS NOSTOZLR Kalvariyal sütürlerin temel fonksiyonları doğum sırasında kafanın pasajdan rahat geçişini sağlamak ve doğum sonrası erken dönemde kalvariyal kemiklerin eski pozisyonlarına dönüşünü kolaylaştırmaktır. İlk 1 yaş içinde beyin hacmi 3 kat artar ve bu büyüme 6-7 yaşa kadar devam eder. Sütürler beyin büyümesi ile birbirinden uzaklaşan kalvariyal kemik kenarlarında kemik yapımının sağlandığı alanlar olarak da fonksiyon görür [8]. Kalvariyal sütürlerin erken kapanması kalvariyal kemiklerin birbirlerinden ayrılmalarına engel olur. üyüme vektörleri etkilendiği için de kafa yapısında şekil bozuklukları oluşur. u bozukluklar kapanan sütürlere göre değişiklik göstermektedir. Patogenez Kalvariyum frontal, pariyetal, temporal, sfenoid ve oksipital kemiklerden oluşmaktadır. çık olan sütürler beyin büyümesi sonucu ortaya çıkan vektörlere uygun yönlerde kemiklerin genişlemesi ve büyümesine izin verir [9]. Sütürlerin erken kapanması, tutulan sütüre dik eksende büyümeyi engeller (Şekil 1). Sagittal sütürün erken kapanması, medial-lateral eksendeki büyümeyi engelleyip, anterior-posterior eksende büyümeye izin verir. Skafosefali olarak adlandırılan şekil bozukluğu oluşur. Erken kapanan metopik sütür frontal kemiklerin yanlara doğru büyümesini engelleyip fronto-orbital bölgede darlığa yol açar ve trigonosefali olarak adlandırılır. C Cilt 40 Say D Şekil 1. Tutulan sütüre göre ortaya çıkan yüz ve kafa şekilleri:. Çift taraflı koronal sütür sinostozu-rakisefali,. Tek taraflı koronal sütür sinostozu-plagiosefali, C. Metopik sütür sinostozu-trigonosefali, D. Sagittal sütür sinostozu-skafosefali. Koronal sütürün çift taraflı olarak erken kapanması anterior-posterior eksende büyümenin kısıtlanmasına ve lateral çapın artmasına sebep olur ve brakisefali olarak adlandırılır. Koronal sütürün tek taraflı erken kapanması sonucunda aynı tarafta anterior-posterior büyümenin kısıtlanmasına ve karşı tarafta kompensatuar büyümeye yol açmakta ve plagiosefali olarak adlandırılmaktadır. nterior kafa kaidesi kaynamış sütüre doğru deviasyon göstererek, yüz ve oklüzyonda asimetrilere yol açabilmektedir. Lambdoid sütürün erken kapanması oksipital bölgede ipsilateral düzleşme ve karşı tarafta bombeleşmeye yol açmaktadır. Posterior kafa kaidesi kaynamış sütüre doğru deviasyon göstermektedir. irden fazla sütürün tutulduğu durumlarda beyin büyümesi engellenmektedir. eynin artan büyüklüğü sabit hacimle engellendiğinde intrakraniyal basınç artışı ortaya çıkabilmektedir. Körlük ve zeka geriliği kafa içi basınç artışı sonucu ortaya çıkabilen iki temel problemdir. Kafa içi basınç artışının tanısı zor olabilmektedir. Epidural monitörizasyon ile yapılan bir çalışmada 10 mmhg nın altı basınçlar normal, mmhg arası sınır, 15 mmhg nın üstü artmış basınç olarak kabul edilmiştir. u değerlere göre tek sütür sinostozu olan hastaların %14 ünde, çoklu sütür sinostozu olanların ise %47 sinde kafa içi basınç artışı saptanmıştır [10]. asıncın cerrahi sonrasında düştüğü de gösterilmiştir. aşka bir çalışmada ise kraniyosinostozlu çocukların %17 sinde artmış, %38 inde sınır ve %45 inde normal değerler saptanmıştır [11]. Tanı Fizik muayene bulguları kraniyofasiyal deformasyonların tanısını koymak için yeterli olmakla beraber, normal doğum sonrası kafa şekli deforme olduğu için erken neonatal dönemde kraniyosinostozların tanısını koymak güçleşmektedir. Sütürlerin kapanmasına bağlı ortaya çıkan kafa şekilleri karakteristik olduğu için ilerleyen aylarda tanı daha rahatlıkla koyulabilmektedir. Sendromik olgularda kardiyak, genitoüriner ve kas-iskelet sistemleri de incelenmelidir. ile öyküsü ve akrabalık olup olmadığı muayenede yer almalıdır. Daha sonraki aşamalarda düz radyografiler sütürlerin açıklığını ve kafa şekillerini değerlendirmek için kullanılabilir. Üç boyutlu bilgisayarlı tomografi (T) sütürlerin ve tüm kafa yapısının değerlendirilmesinde standart inceleme yöntemi haline gelmiştir (Resim 1). Değişik açılardan yapılan rekonstrüksiyonlarla hem preoperatif değerlendirme detaylı olarak yapılabilmekte hem de postoperatif takiplerde standardizasyon sağ- 33

3 Tunçbilek C D E Resim 1.. Sagittal sütür sinostozu-skafosefali,. Çift taraflı koronal sütür sinostozu-rakisefali, C. Tek taraflı koronal sütür sinostozu- Plagiosefali, D. Oksisefali (kule kafa), E. Metopik sütür sinostozu-trigonosefali, deformitelerinin 3 boyutlu bilgisayarlı tomografi görüntüleri. lanmaktadır. Manyetik rezonans görüntüleme sütür altında kalan kortikal sulkus ve girusların şekillerini göstermek için kullanılabilir. Esas olarak intrakraniyal ek malformasyonların araştırılması için sendromik olgularda, çoklu sütür sinostozlarında ve kraniyofasiyal yarıklı hastalarda kullanılmalıdır. Cerrahi gerekliliği ve zamanlaması Kraniyofasiyal deformiteli hastalarda cerrahi girişimin amacı deformitenin kaynaklandığı sütür veya bölgenin yanı sıra kalvariyumun geri kalan bölgelerinde oluşan deformitelerin de düzeltilmesidir. Sinostotik sütürler düzeltilmezse deformite ilerleyici olarak yüz bölgesini de etkileyerek asimetrilere yol açabilir. Orbita asimetrileri oküler distopi ve strabismusa yol açabilir. Kafa şeklinin düzeltilerek kafa içi hacmin artırılması da gereklidir. Kraniyosinostoz cerrahisinin ilk 1 yaş içinde yapılması tercih edilmektedir [12-14]. Sagittal sütür sinostozları için 3-6 ay, diğerleri için 6-12 ay arası önerilen zaman dilimidir. eyin büyümesinin önemli bir kısmı ilk 1 yaş içinde gerçekleşmektedir. üyümeye bağlı oluşan kuvvetler ilerleyen yaşlarda deformitenin şiddetlenmesine yol açabilir. Tek sütür sinostozlarında daha az olmakla beraber kafa içi basınç artışı her zaman göz önünde tutulmalıdır. Operasyon sırasında oluşan kemik defektlerinin 1 yaş altında tama yakın ossifiye olduğu bilinmektedir. yrıca, kalvariyal kemikler 1 yaşa kadar yumuşak ve şekil verilebilir olmakta ve şekillendirme daha kolay yapılabilmektedir. Cerrahi yöntemler [12,16] Sagittal sinostoz: Sagittal sütürün erken kapanması sonucu kafanın anterior-posterior uzunluğu artmış, bipariyetal çap azalmıştır. Frontal bölgede şişkinlik ve ok- 34 H CETTEPE T IP D ERG S

4 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri Resim 2. Sağ tek taraflı koronal sütür sinostozu-plagiosefali hastasının ameliyat öncesi antero-posterior () ve alttan çekilmiş () fotoğrafları. sipital bölgede çıkıklık mevcuttur. Klasik yaklaşım erken kapanmış sagittal sütürün eksize edilerek (strip kraniyektomi), ilk yaş içindeki hızlı beyin büyümesine bağlı olarak ikincil deformitelerin kendiliğinden düzelmesini beklemektir. Strip kraniyektomi sonrası oluşan kemik defektleri son derece hızlı şekilde ossifiye olmakta ve kafa şeklinde beklenen düzelme oldukça sınırlı olmaktadır. u problemin üstesinden gelebilmek için değişik şekillerde strip kraniyektomi teknikleri tariflenmiştir. Sagittal sinostozlar için ideal tedavi zamanı olan 3-6 ay arasında bu tekniklerle iyi sonuçlar elde edilmekle beraber geç başvuran olgularda kraniyal kubbenin yeniden şekillendirilmesi gerekmektedir. Kraniyal kubbe şekillendirilmesinde frontal, pariyetal ve oksipital kemikler çıkarılarak yeniden şekillendirilmekte ve yerlerine iade edilerek tesbit edilmektedir. u şekilde antero-posterior uzunluk azaltılmakta, bipariyetal çap artırılmakta ve kafa şekli düzeltilmektedir. Tek taraflı koronal sinostoz: Koronal sütürün tek taraflı olarak kapanması sonucunda ipsilateral supraorbital rim kornea düzleminin gerisinde kalmaktadır (Resim 2). Normal olarak supraorbital rimler kornea düzleminden 5 mm kadar anteriorda olmalıdır. yrıca, orbita şekli deforme olmakta, orbita tavanı daha yüksek bir şekilde yerleşmektedir. İpsilateral frontal ve pariyetal bölgelerde düzleşme, karşı tarafta da kompensatuar genişleme görülmektedir. u deformitelerin düzeltilmesi için deforme alanlar eksize edilmeli, supraorbital rim bilateral olarak çıkarılmalıdır (Resim 3). Supraorbital rim oste- Cilt 40 Say Resim 3.. Resim 2 deki hastanın operasyon planlaması, görülen yarım daire düzeltilmiş frontal kemiği oluşturacaktır.. Supraorbital rim sağ yarısının düzeltilmiş ve ilerletilerek yerine iade edilmiş görünümü, ilerletme miktarı görülmektedir. 35

5 Tunçbilek otomiler yardımıyla simetrisi sağlandıktan sonra, deforme tarafın yüksekliği azaltılarak ve deforme taraf ilerletilerek yeni pozisyonunda sabitlenmelidir. Frontal bölge çıkarılan deforme kemiğin yeniden şekillendirilerek yerine iade edilmesi istenilen estetik sonucu sağlamamaktadır (Resim 4). u nedenle kraniyumun sağlam bölgelerinden frontal kemiğin şekil ve açılanmasına uygun bir kemik alınmalı ve şekillendirilen supraorbital rime tesbit edilmelidir. Çıkarılan deforme frontal kemik gerekli düzeltmelerden sonra donör alana konularak kalvariumun kemik bütünlüğü tamamlanmalıdır. Çift taraflı koronal sinostoz: Çift taraflı koronal sütür sinostozu sonrasında ortaya çıkan deformiteyi düzeltmek için kraniyumun antero-posterior uzunluğunu artırmak gereklidir. Supraorbital barın kornea planından 4-5 mm daha önde olacak şekilde yerleştirilmesi ve frontal bölgenin de uyumlu şekilde rekonstrüksiyonu operasyonun hedefidir (Resim 5). Supraorbital bar şekli genellikle düzgün olduğu için herhangi bir düzeltme gerektirmemekte, sadece ilerletme yeterli olmaktadır. Frontal bölge ise genellikle yeniden rekonstrükte edilmekte, konturunun düzgün olduğu bazı olgularda supraorbital bar ile beraber ilerletme yeterli olmaktadır. Metopik sinostoz: Metopik sütür sinostozu sonrasında ortaya çıkan üçgen şekilli görünümü düzeltebilmek için hem supraorbital barın düzeltilmesi, hem de frontal bölgenin rekonstrüksiyonu gereklidir (Resim 6). Supraorbital bar çıkarıldıktan sonra orta hattan ve her iki orbita laterallerinden osteotomize edilerek düzeltilmelidir. u şekilde hipotelörizm de düzelerek normale dönecektir. Deforme frontal bölgenin düzeltilerek yerine iade edilmesi istenilen estetik sonucu sağlayamamaktadır. u nedenle kraniyumun sağlam bir bölgesinden eğimi ve açılanması daha uygun yeni bir frontal kemik hazırlanmalı ve düzeltilen supraorbital bara tesbit edilmelidir (Resim 7). Postoperatif izlem Operasyon sonrası hasta ekstübe edilerek anestezi veya beyin cerrahisi yoğun bakım ünitesine alınmakta ve 24 saat boyunca izlenmektedir. Erken postoperatif dönemde hemodinamik stabilitenin sağlanması en önemli noktayı oluşturmaktadır. Kraniyofasiyal cerrahi geçiren çocukların tamamına yakın bir kısmında kan transfüzyonu gerekli olmaktadır. urada laboratuvar değerlerinin düzeltilmesinden çok hastanın hemodinamik stabilitesinin sağlanması önemlidir. Yerleştirilen drenler, idrar çıkışı, hemodinamik stabilite, oksijenizasyon ve hastanın bilinç durumu ilk 24 saat boyunca yakın takip edilmeli genel durumun iyi olması halinde hasta servise alınmalıdır. İlk saat içinde 38 C civarında ateş görülebilmektedir. Genellikle operasyon sonrası 2-3. günlerde başlayan periorbital ödem takip eden birkaç gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Hastanın idrar sondası ve damar yolları mümkün olan en kısa sürede azaltılmalı ve tamamen çekilmelidir. Drenler genellikle 2-3. günlerde drenajın azalmasına bağlı olarak alınmalıdır. Dura onarımı yapılan hastalarda, ilerleyen postoperatif dönemlerde, skalp fleplerinin altına beyin omurilik sıvısı (OS) birikimi nadir de olsa görülebilmektedir. iriken OS un perkütan ponksiyonu tedavi için yeterli olmaktadır. Yara infeksiyonu veya ayrılması nadir görülen komplikasyonlardır. nestezi başlangıcından önce başlanan ve postoperatif 72 saate kadar devam edilen intravenöz sulbaktam-ampisilin gerek yara gerekse Resim 4. Hastanın operasyon sonrası antero-posterior () ve alttan çekilmiş () fotoğrafları. 36 H CETTEPE T IP D ERG S

6 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri C D Resim 5. Çift taraflı koronal sütür sinostozu-rakisefali hastasının () ameliyat öncesi ve () ameliyat sonrası görünümleri. ynı hastanın, (C) operasyon sırasında eksize edilen kraniyal kemikleri, (D) yeniden rekonstrükte edilmiş frontal bölge. C D Resim 6. Metopik sütür sinostozu-trigonosefalik bir hastanın () düzeltme öncesi ve () düzeltme sonrası supraorbital rimi. aşka bir hastada (C) düzeltme öncesi ve (D) düzeltme sonrası supraorbital ve frontal kemikler. Cilt 40 Say

7 Tunçbilek Patogenez Moleküler genetik alanında yapılan çalışmalar çeşitli otozomal dominant geçişli iskelet problemleri ile fibroblast büyüme faktör reseptörleri [fibroblast growth factor receptor (FGFR)] arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir [16]. Fibroblast büyüme faktörleri hücre çoğalması, farklılaşması, göç etmesi ve normal kemik şekillenmesinde hücre-sinyal yolları üzerinden rol oynamaktadır. Fibroblast büyüme faktörü sinyalinin sitoplazmayı etkilemesi FFR adı verilen bir grup transmembranöz tirozin kinaz reseptörü tarafından sağlanmaktadır. ilinen 4 FFR geninin 8, 10q ile 4p kromozomları üzerinde yer alan 3 tanesinde gerçekleşen mutasyonlar Pfeiffer, pert, Crouzon ve Jackson-Weiss sendromlarında gösterilmiştir. Pfeiffer sendromu FFR-1 ve FFR-2 genlerinde, Crouzon ve pert sendromları da FFR-2 genindeki mutasyonlara bağlı oluşmaktadır. Crouzon sendromu Resim 7. Metopik sütür sinostozu-trigonosefalik bir hastanın preoperatif () ve postoperatif () görünümleri. de kemik greft infeksiyonlarını önemli derecede azaltmaktadır. Uzun dönem takiplerde küçük asimetriler ve özellikle kemiklerin birleşim yerlerindeki defektler sorun olabilmektedir. Oluşan defektler veya kontur bozuklukları geç dönemde küçük cerrahi işlemlerle düzeltilebilmektedir. SENDROM K KRN YOS NOSTOZLR Kraniyosinostozlar eşlik eden anomalilerle beraber klinik sendromlar da oluşturabilmektedir. Sendromik kraniyosinostozlar sıklıkla genetik kaynaklı olup otozomal dominant, otozomal resesif ve X e bağlı kalıtım şekilleri rapor edilmiştir. ugüne kadar kraniyosinostozlarla ilişkili 90 dan fazla sendrom tariflenmiş olup, sıklıkla ekstremiteler ve kardiyovasküler sistem etkilenmektedir. pert, Crouzon, Pfeiffer, Saethre-Chotzen ve Carpenter sendromları en sık görülen sendromik kraniyosinostozları oluşturmaktadır. u sendromlar orta yüz hipoplazisi, anormal yüz özellikleri ve ekstremite anomalileri gibi birçok ortak özellik içermektedir. Kraniyofasiyal bölge anomalileri çeşitli sendromlarda klinik olarak benzerlikler içerdiği için el anomalileri bu sendromlar için ayırt edici bir özellik olmaktadır. 38 Crouzon sendromu kraniyal sütürlerin erken kapanması, orta yüz hipoplazisi, sığ orbitalar ve oküler propitoz ile karakterizedir (Resim 8) [17]. Otozomal dominant kalıtım göstermekte ve 25,000 canlı doğumda bir görülmektedir. ilateral koronal sütürlerin erken kapanmasına bağlı gelişen brakisefalik kafa yapısı en sık görülen kraniyal deformitedir. ncak skafosefali, trigonosefali ve yonca yaprağı deformitesi de görülebilmektedir. Kraniyosinostoz 2-3 yaşlarında tamamlanabildiği gibi doğumda da tam kapanma görülebilmektedir. Kafa kaidesi sütürleri sıklıkla olaya dahil olmakta ve maksilla veya orta yüz hipoplazisine yol açmaktadır. Normal mandibüler büyüme sınıf III maloklüzyona sebep olmaktadır. Orta yüz hipoplazisinde gelişen sığ orbitalar ve ekzorbitizm karakteristik bir bulgu olup keratit veya konjunktivite yol açabilmektedir. Şiddetli ekzorbitizm durumunda göz küreleri göz kapakları dışına sublukse olabilmekte ve acil redüksiyon gerekli olabilmektedir. Strabismus ve hipertelorizm de rapor edilmiştir. u hasta grubunda parmakları etkileyen anomaliler rapor edilmemiştir. pert sendromu Kraniyosinostoz, ekzorbitizm, orta yüz hipoplazisi ve el-ayaklarda simetrik sindaktili ile giden bir sendromdur [18]. İnsidansı 160,000 canlı doğumda bir olarak saptanmıştır. Olguların önemli kısmı sporadik olmakla beraber otozomal dominant kalıtım şekli de gösterilmiştir. Kraniyal deformite değişken olmakla beraber, birçok hastada bilateral koronal sütür tutulumu ile giden turribrakisefalik kafa yapısı mevcuttur (Resim 9). H CETTEPE T IP D ERG S

8 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri Resim 8. Crouzon sendromlu bir hastanın () antero-posterior ve () lateral görünümleri: brakisefalik kafa yapısı, orta yüz geriliğine bağlı ekzoftalmus, sınıf III maloklüzyon görülmektedir. Resim 9. pert sendromlu bir hastanın () antero-posterior ve () lateral görünümleri: brakisefalik kafa yapısı, orta yüz geriliğine bağlı şiddetli ekzoftalmus, sınıf III maloklüzyon görülmektedir. Tipik görünüm düzleşmiş ve yukarı doğru uzamış alın ve bitemporal genişleme ile seyreden oksipital düzleşmedir. Orta yüz hipoplazisine eşlik eden orbital proptozis, aşağı eğimli orbital fissürler ve hipertelorizm de görülebilir. urun kökü basık ve septum deviyedir. Maksiler hipoplazi sınıf III maloklüzyona yol açar. Ellerdeki sindaktili tanı koydurucu olup, parmaklardaki füzyona bağlı oluşan kitle mevcuttur (Resim 10). ir ve 5. parmaklar deformiteye eşlik edebilir. aşparmağın serbest olduğu durumlarda, parmak genişlemiş ve radiyale deviyedir. yaklardaki sindaktili de parmakları tutar. El anomalileri ağır olup, bu konuda uzman el cerrahları tarafından düzeltilmelidir. pert sendromlu hastalarda mental gerilik olabilmekle beraber hastaların çoğunda zeka gelişimi normaldir. Pfeiffer sendromu Kraniyosinostoz, orta yüz geriliği, geniş el ve ayak başparmakları ile karakterizedir (Resim 11) [19]. Otozomal dominant kalıtım mevcuttur. Koronal ve nadiren sagittal sütür sinostozuna bağlı turribrakisefalik kafa yapısı mevcuttur. Maksiler hipoplazi sonucunda sığ orbitalar ve ekzorbitim görülmektedir. Hipertelorizm ve aşağı eğimli palpebral fissürler sıktır. Zeka normaldir. Cilt 40 Say

9 Tunçbilek C D Resim 10. pert sendromlu bir hastanın () her iki elini ve () her iki ayağını tutan kompleks-komplike sindaktililer. (C) ve (D) hastanın el grafileri. C Resim 11. Pfeiffer sendromlu bir hastanın () yüz görünümü. () ve (C) el ve ayak başparmaklarında genişleme ve deviasyon. Genişlemiş el ve ayak başparmakları sendrom için karakteristiktir. Elde 2 ve 3. parmakları tutan kısmi sindaktili ile ayaklarda parmakları tutan sindaktililer de rapor edilmiştir. Saethre-Chotzen sendromu rakisefalik kafa yapısı, düşük frontal saç hattı, göz kapağında pitoz ile seyreden yüz asimetrisi karakteristiktir (Resim 12) [20,21]. Otozomal dominant kalıtılır. rakisefalik kafa yapısı bilateral koronal sinostoza sekonderdir. Düşük frontal saç hattı bu sendromun özelliğidir. Nazal septum deviasyonu ve dar damak arkı ile seyreden maksiler hipoplazi yüz özellikleridir. Zeka genellikle normaldir. İki ve 3. parmakları tutan bir sindaktili zaman zaman görülebilir. Kısa vücut yapısı da sık görülen bir bulgudur. Carpenter sendromu Nadir görülen bu rahatsızlıkta çeşitli sütürleri tutan kraniyosinostoz, parmaklarda kısmi sindaktili ve ayakta preaksiyel polisindaktili mevcuttur [22]. Otozomal resesif kalıtım gösterir. Lamdoid, sagittal ve koronal sü- 40 H CETTEPE T IP D ERG S

10 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri Resim 12. Saethre-Chotzen sendromlu bir hastanın yüz görünümü, bilateral pitoz mevcuttur. türler tutulabildiği için kafa şekli brakisefali veya turrisefalik olabilir. Düşük yerleşimli kulaklar ve medial kantusun lateral yerleşimi belirgin özelliklerdir. Zeka geriliği ve %33 e varan hastada konjenital kalp defektleri rapor edilmiştir. Üç ve 4. parmakları tutan yumuşak doku sindaktilileri de görülebilmektedir. FONKS YONEL DE ERLEND RME Kafa içi basınç Kraniyosinostozlu hastalarda kraniyal kubbe gelişemediği için beyin boyutları ile kraniyum hacmi arasında uyumsuzluk olur ve kafa içi basınç artışı ortaya çıkabilir. rtmış kafa içi basınç, klinik olarak, göz dibi muayenesinde papil ödemi ve daha ileri aşamalarda düz kafa grafilerinde dövülmüş bakır manzarası olarak karşımıza çıkar. Çeşitli tipte kraniyosinostozu olan 358 hastalık bir seride epidural bir algılayıcı yardımı ile yapılan kafa içi basınç ölçümlerinde, çoklu sütür tutulumu olan çocuklarda (%26-54) daha yüksek oranlarda kafa içi basınç artışı izlenmiştir. u oran pert sendromlu hastalarda %43, Crouzon sendromlu hastalarda %66 olarak tespit edilmiştir [23]. Üç boyutlu T çalışmalarında, kraniyal şekillendirme yapılan hastalarda artmış kafa içi ve ventriküler hacme bağlı kafa içi basınçta düşme saptanmakla beraber tek başına T incelemeleri ile artmış kafa içi basınç tanısı koymak mümkün olmamaktadır. Görme bozuklukları z gelişmiş sığ veya anormal şekilli orbitalar göz kürelerinin ve periorbital dokuların normal pozisyonlarından farklı olarak orbita dışına doğru yerleşmelerine yol açmaktadır ve ekzorbitizm olarak adlandırılmaktadır. Ekzorbitizm korneanın açıkta kalmasına ve keratit, ağrı, infeksiyon, korneada skar, ülserasyon ve körlüğe yol açabilmektedir. Ekzorbitizm şiddeti arttıkça erken cerrahi girişim de gerekli olmaktadır. Orbita şeklinin bozukluğuna bağlı olarak gelişen problem arasında ikinci sırada göz hareketlerinin etkilenmesi gelmektedir. Strabismusla beraber görülen ezötropi sık görülen bir bulgudur [24]. Oküler kasların anormal gelişimi ve yerleşimi Crouzon ve pert sendromlu hastalarda sık olarak bildirilmiştir [25]. rtmış kafa içi basınca bağlı papilödemi ve optik atrofi körlükle sonuçlanabilir. Optik atrofinin artmış kafa içi basınç artışına bağlı, sinir hasarından mı yoksa azalmış kan akımından dolayı mı geliştiği konusu tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Hidrosefali Kraniyosinostozlu çocuklarda hidrosefali görülme insidansı düşük olmakla beraber sendromik kraniyosinostozlu hastalarda hidrosefali insidansı %4-10 arasında rapor edilmektedir [26]. pert sendromunda hidrosefali görülme insidansı belirgin olarak yüksektir. Hidrosefali etyolojisi tam olarak açıklanamamakla beraber kraniyosinostoza bağlı gelişen sıkışmanın sagittal sinüsteki venöz basıncı artırdığı ileri sürülmektedir. Kommünikan şekli daha sık olmakla beraber kommünikan olmayan şekilde görülmektedir. Hidrosefalide belirgin kafa genişlemesi ve artmış kafa içi basınç bulguları saptanamayabilir. Preoperatif T veya ultrasonografi ile risk altındaki hasta grubu teşhis edilebilir. İlerleyen ventriküler genişleme saptandığında beyin hasarını önlemek için şant yerleştirilebilir. TEDV Sendromik kraniyosinostozlu hastalarda deformitelerin cerrahi tedavi planlaması erken (3-12 ay) ve geç (4-12 yaş) dönem olarak planlanmaktadır [12,13]. Erken dönemde sütürlerin açılması, kraniyal kubbe şekillendirilmesi, üst orbital bölge şekillendirilmesi ve ilerletilmesi işlemleri gerçekleştirilir. Geç dönemde ise orta yüz ilerletilmesi ve oklüzyon problemlerine yönelik cerrahi işlemler (14-18 yaş) yapılır. elirtilen cerrahi işlemlerin sıralaması ve zamanlaması hastanın fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarına göre değişebilir. Orta yüz ilerletme operasyonlarında genellikle distraksiyon osteogenezi tekniği kullanıldığı için kan kaybı ve infeksiyon benze- Cilt 40 Say

11 Tunçbilek ri komplikasyonlar azalmış ve çocukluk çağında bu operasyonlar daha sık olarak yapılır hale gelmiştir. Fronto-orbital ilerletme Fronto-orbital ilerletme sendromik kraniyosinostozlu olgularda kraniyum düzeltilmesi için yapılan temel girişimdir. Geri yerleşimli supraorbital bar, frontal kemik ile beraber ilerletilerek kraniyal kubbe şekillendirilmekte, gözler korunmakta ve estetik görünüm iyileştirilmektedir (Şekil 2). yrıca kafa içi basınç da azaltılmaktadır. ğır turrisefali (kule kafa) olgularında tüm kraniyal kubbenin şekillendirilmesi, orta şiddetteki olgularda da ön 2/3 ün şekillendirilmesi gereklidir. Orta yüz deformitesinin düzeltilmesi Sendromik kraniyosinostozlu hastalardaki orta yüz deformitesinin düzeltilmesi için uygulanan Le Fort III osteotomisi ilk olarak Sir Harold Gillies tarafından uygulanmış, daha sonra da Tessier tarafından popülarize edilmiştir [3,27] (Şekil 3). Le Fort III osteotomisi tek başına yapılabileceği gibi kalıcı dişlerin çıkmasından sonra Le Fort I osteotomisi ile birlikte de yapılabilir. Monoblok frontofasiyal ilerletme tekniği ilk olarak Ortiz- Monasterio tarafından tariflenmiş olup, Le Fort III segmenti ile supraorbital barın birlikte hareketlendirilmesi esasına dayanmaktadır [28] (Şekil 4). Monoblok tekniği Şekil 4. Monoblok osteotomi; frontal kemik, supraorbital rim ve orta yüz kemikleri beraber hareketlendirilmektedir. supraorbital bölge ve orta yüzün birlikte şekillendirilmesine imkan tanımakla beraber daha fazla kan kaybı ve infeksiyon oranlarına sahiptir. urun boşluğu ve kraniyum birleşmekte ve cerrahi riskler artmaktadır. Neonatal dönemde önerilmemektedir. Orta yüz deformitesinin tedavi zamanlaması tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Dört-yedi yaş arası erken dönem düzeltmeyi öneren merkezler olmakla beraber ergenlik döneminde kemik gelişiminin tamamlanmasını bekleyenler de mevcuttur. Hava yolu obstrüksiyonu veya ağır ekzorbitizm erken cerrahi endikasyonlarıdır. Geç cerrahi girişimi önerenler 4-9 yaş arası cerrahi geçiren hastalarda sınıf III maloklüzyon rekürrensinin arttığını ve hastalara ergenlik döneminde sıklıkla sekonder Le Fort III osteotomisi gerektiğini savunmaktadırlar. Erken cerrahi girişimi savunanlar ise erken dönemde yapılan düzeltmenin estetik düzelme ile hastaların kendine güven duygusunu artırdığını, pozitif psikolojik etkisinin olduğunu ve ileri yaşlarda yapılan sekonder orta yüz osteotomilerinin bu hastaların tedavi protokollerinin bir parçası olduğunu savunmaktadırlar. Orta yüzde distraksiyon osteogenezi Şekil 2. Fronto-orbital ilerletme; supraorbital rim ve frontal kemik beraber hareketlendirilmektedir. Şekil 3. Le Fort III osteotomisi; tüm orta yüz kemikleri hareketlendirilmektedir. 42 Yumuşak doku örtüsünün Le Fort III veya monoblok osteotomi segmentinin ilerletilmesine fiziki bir engel oluşturması ve relapslara yol açması nedeniyle distraksiyon osteogenezi yeni bir teknik olarak kullanıma girmiştir [29-31]. u teknikte Le Fort III veya monoblok osteotomi sonrasında akut ilerletme yapılmadan, eksternal veya internal cihazlarla distraksiyon gerçekleştirilmektedir. u cihazlar yumuşak dokuların gerilime yavaş olarak uyum sağlamasını ve aynı anda osteotomi alanlarında yeni kemik oluşumunu mümkün kılmaktadır. Postoperatif 5-7. günde osteotomi alanlarında erken kallus oluştuğunda cihazlar aktive edilmekte ve günlük 1 mm lik ilerletme, planlanan aşamaya kadar devam etmektedir. u aşamadan sonra osteotomi alanlarında yeni kemik oluşumu için bekleme süresi (konsolidasyon dönemi) birkaç ay sürmektedir. Daha sonra distraktörler çıkarılmaktadır (Resim 13). H CETTEPE T IP D ERG S

12 Kraniyofasiyal cerrahinin temel prensipleri SONUÇ Kraniyofasiyal cerrahi, geniş bir hasta spektrumuna hitap eden ve yüz güldürücü sonuçları olan bir cerrahi daldır. Ciddi riskler içermekle beraber ekip çalışması, dikkatli planlama ve kraniyofasiyal cerrahi prensiplerinin doğru uygulanması ile bu riskler en aza indirilebilmektedir. Yüz ve kafa bölgesini etkileyen ve çocuğun fiziki ve sosyal gelişimini bozan her tür deformitenin düzeltilmesi hastaların gerek aile gerekse de toplum tarafından kabulünü artırmaktadır. Resim 13. Le Fort III osteotomisi sonrasında eksternal distraktör yardımı ile orta yüz distraksiyonu yapılan bir Crouzon sendromu hastası. Distraksiyon osteogenezi ile osteotomi aşamasında daha az kan kaybı ve kısa süren operasyon sağlanmakta, standart ilerletme işlemlerine göre (en fazla 10 mm) daha fazla ilerletme imkanı (20 mm veya daha fazla) mümkün olmaktadır. Osteotomi alanlarında yeni kemik oluşumu olduğundan kemik greftine ihtiyaç duyulmamakta ve relaps oranları düşük olmaktadır. Distraksiyon ve konsolidasyon için uzun bir süre gerektirmesi, internal cihazların çıkarılması için ikinci bir cerrahi işlem gerektirmesi ve eksternal cihazların uzun süre taşınma gerekliliği dezavantajlardır. Distraksiyon osteogenezi orta yüz ilerletmesi sonrasında elde edilen sonuçları iyileştirmiş ve komplikasyonları azaltmıştır. Ortognatik cerrahi Sendromik kraniyosinostozlu çocuklardaki yüzün anormal büyüme şekilleri sıklıkla belirgin dentofasiyal deformitelerle sonuçlanmaktadır. Orta yüz geriliğine bağlı gelişen sınıf III maloklüzyon, uygun cerrahi tedaviye rağmen en sık görülen deformitedir. Maksilla ve mandibulanın gelişimi tamamlandıktan ve cerrahi öncesi ortodontik tedavi sonuçlandıktan sonra Le Fort I osteotomi veya sagittal split mandibula ramus osteotomisi ile düzeltme sağlanabilmektedir. u işlemler yüz iskelet gelişimi tamamlandıktan sonra yaşlarında yapılmaktadır. Kaynaklar 1. Tessier P. Total facial osteotomy. Crouzon s syndrome, pert s syndrome: oxycephaly, scaphocephaly, turricephaly. nn Chir Plast 1967; 12: Tessier P. Relationship of craniostenoses to craniofacial dysostoses, and to faciostenoses: a study with therapeutic implications. Plast Reconstr Surg 1971; 48: Tessier P. The definitive plastic surgical treatment of the severe facial deformities of craniofacial dysostosis. Crouzon s and pert s diseases. Plast Reconstr Surg 1971; 48: Tessier P. natomical classification facial, cranio-facial and latero-facial clefts. J Maxillofac Surg 1976; 4: Tessier P. Experiences in the treatment of orbital hypertelorism. Plast Reconstr Surg 1974; 53: Tessier P. Orbital hypertelorism. I. Successive surgical attempts. Material and methods. Causes and mechanisms. Scand J Plast Reconstr Surg 1972; 6: Tessier P, Guiot G, Derome P. Orbital hypertelorism. II. definite treatment of orbital hypertelorism (OR.H.) by craniofacial or by extracranial osteotomies. Scand J Plast Reconstr Surg 1973; 7: Enlow DH. Normal craniofacial growth. In: Cohen MM Jr, ed. Craniosynostosis: diagnosis, evaluation and management. 2 nd ed. New York: Oxford University Press, 2000; Cohen MM Jr, Maclean RE. natomic, genetic, nosologic, diagnostic, and psychosocial considerations. In: Cohen MM Jr, ed. Craniosynostosis: diagnosis, evaluation and management. 2 nd ed. New York: Oxford University Press, 2000; Gault DT, Renier D, Marchac D, Jones M. Intracranial pressure and intracranial volume in children with craniosynostosis. Plast Reconstr Surg 1992; 90: Thompson DN, Malcolm GP, Jones M, Harkness WJ, Hayward RD. Intracranial pressure in single-suture craniosynostosis. Pediatr Neurosurg 1995; 22: rnaud E, Marchac D, Renier D. The treatment of craniosynostosis: indications and techniques. Neurochirurgie 2006; 52: Panchal J, Uttchin V. Management of craniosynostosis. Plast Reconstr Surg 2003; 111: Renier D, Lajeunie E, rnaud E, Marchac D. Management of craniosynostoses. Childs Nerv Syst 2000; 16: Persing J, Jane J. Neurosurgical treatment of craniosynostosis. In: Cohen MM Jr, ed. Craniosynostosis: diagnosis, evaluation and management. 2 nd ed. New York: Oxford University Press, 2000; Cohen MM Jr. Fibroblast growth factor receptor mutations. In: Cohen MM Jr, ed. Craniosynostosis: diagnosis, evaluation and management. 2 nd ed. New York: Oxford University Press, 2000; Cilt 40 Say

13 Tunçbilek 17. Crouzon O. Dysostose cranio-faciale héréditaire. ull Soc Med Hop Paris 1912; 33: pert E. De l acrocéphalosyndactylie. ull Soc Med Hop Paris 1906; 23: Pfeiffer R. Dominant erbliche akrocephalosyndaktylie. Z Kinderheilk 1964; 90: Saethre M. Ein eitrag zum turmschaedelproblem (pathogenese, erblichkeit und symptomatologie). Dtsch Z Nervenheilk 1931; 119: Chotzen F. Eine eigenartige familiaere entwicklungsstoerung (akrocephalosyndaktylie, dysostosis craniofacialis und hypertelorismus). Mschr Kinderheilk 1932; 55: Carpenter G. Case of acrocephaly with other congenital malformations. Proc Roy Soc Med 1909; 2:45-53; artlett SP, Mackay GJ. Craniosynostosis syndromes. In: ston SJ, easley RW, Thorne CH, eds. Grabb and Smith s plastic surgery. 5 th ed. Philadelphia: Lippincott-Raven Publishers, 1997; Lehman S. Strabismus in craniosynostosis. Curr Opin Ophthalmol 2006; 17: Khong JJ, nderson P, Gray TL, Hammerton M, Selva D, David D. Ophthalmic findings in apert syndrome prior to craniofacial surgery. m J Ophthalmol 2006; 142: Golabi M, Edwards MS, Ousterhout DK. Craniosynostosis and hydrocephalus. Neurosurgery 1987; 21: Gillies H, Harrison SH. Operative correction by osteotomy of recessed malar maxillary compound in a case of oxycephaly. r J Plast Surg 1951; 3: Ortiz-Monasterio F, del Campo F, Carrillo. dvancement of the orbits and the midface in one piece, combined with frontal repositioning, for the correction of Crouzon s deformities. Plast Reconstr Surg 1978; 61: Polley JW, Figueroa. Management of severe maxillary deficiency in childhood and adolescence through distraction osteogenesis with and external, adjustable, rigid distraction device. J Craniofac Surg 1997; 8: Polley JW, Figueroa. Rigid external distraction: its application in cleft maxillary deformities. Plast Reconstr Surg 1998; 102: Fearon J. The Le Fort III osteotomy: to distract or not to distract. Plast Reconstr Surg 2001; 107: H CETTEPE T IP D ERG S

KRANİYO - FASYAL CERRAHİ (CRANIOFACIAL)

KRANİYO - FASYAL CERRAHİ (CRANIOFACIAL) KRANİYO - FASYAL CERRAHİ (CRANIOFACIAL) Dr. Yağmur AYDIN İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Kraniyofasyal Cerrahi Orta yüz, orbitalar

Detaylı

KRANİYOFASİYAL MALFORMASYONLAR

KRANİYOFASİYAL MALFORMASYONLAR KRANİYOFASİYAL MALFORMASYONLAR Dr. Kader Karlı Oğuz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fak. Radyoloji AD karlioguz@yahoo.com 28-06-2015 / İSTANBUL KRANİYOFASİYAL ANOMALİLER Kraniosinostozlar Yarık damak ve dudak

Detaylı

Rijid Eksternal Distraksiyon Sistemi İle Orta Yüz İlerletilmesi Yapılan Pfeiffers Sendromlu Bir Olgu

Rijid Eksternal Distraksiyon Sistemi İle Orta Yüz İlerletilmesi Yapılan Pfeiffers Sendromlu Bir Olgu OLGU RAPORU (Case Report) Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi Cilt: 33, Sayı: 1, Sayfa: 36-40, 2009 Rijid Eksternal Distraksiyon Sistemi İle Orta Yüz İlerletilmesi Yapılan Pfeiffers Sendromlu Bir

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt X, Sayı 1, Sayfa 175-180, 1993 MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET Apertognati

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR NÖRORADYOLOJİ NÖRORADYOLOJİDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ ve GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR Dr. Faysal EKİCİ İNCELEME YÖNTEMLERİ DİREKT GRAFİLER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ MANYETİK

Detaylı

LONG TERM STABILITY OF MAXILLARY RETRUSION TREATMENT WITH EXTERNAL DISTRACTION

LONG TERM STABILITY OF MAXILLARY RETRUSION TREATMENT WITH EXTERNAL DISTRACTION ORİJİNAL ARAŞTIRMA ORIGINAL RESEARCH TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ DERGİSİ Cilt 21 / Sayı 1 Maksiller Retrüzyonun Eksternal Distraktör ile Yapılan Tedavilerinde Uzun Dönem Stabilite LONG

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Dr. Aysel A YDOGAN("") ÖZET. otozomal dominant geçiş gösterdiği düşünülmektedir. ve bazen de ayaklarda sindaktili ile özellenir.

Dr. Aysel A YDOGAN() ÖZET. otozomal dominant geçiş gösterdiği düşünülmektedir. ve bazen de ayaklarda sindaktili ile özellenir. BİR KRANIOSINOSTOZ OLGUSU (APERT SENDROMU) Dr. Erdal YENER(') Dr. Aysel A YDOGAN("") ÖZET Bir veya birden fazla kranial sütürün normal sürecinden önce kapanması kranial deformiteler ve tutulan siitüre

Detaylı

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır.

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Doç. Dr. Onur POLAT Hasar Kontrol Cerrahisi 1992 yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Hasar Kontrol Cerrahisi İlk aşama; Kanama ve kirlenmenin

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ

PRC 29 H 2 PRC 7002 MAKALE SAATİ PRC 29 PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ Dr. İbrahim VARGEL / 1 Dr. Tarık ÇAVUŞOĞLU/2 Dr. İlker YAZICI /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS PRC 7001 ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ TEZ DANIŞMANLIĞI Danışman

Detaylı

Anatomi. Ayak Bileği Çevresi Deformitelerinde Tedavi Alternatifleri. Anatomi. Anatomi. Ardayak dizilim grafisi (Saltzman grafisi) Uzun aksiyel grafi

Anatomi. Ayak Bileği Çevresi Deformitelerinde Tedavi Alternatifleri. Anatomi. Anatomi. Ardayak dizilim grafisi (Saltzman grafisi) Uzun aksiyel grafi Ayak Bileği Çevresi Deformitelerinde Tedavi Alternatifleri Dr. Önder Kılıçoğlu İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji AD Tibia ve talus eklem yüzleri paralel Medial ve lateral

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İş Adresi: Halkalı Merkez M. Turgut Özal Bulvarı No: 16 Acıbadem Atakent Hastanesi Küçükçekmece/İstanbul

ÖZGEÇMİŞ. İş Adresi: Halkalı Merkez M. Turgut Özal Bulvarı No: 16 Acıbadem Atakent Hastanesi Küçükçekmece/İstanbul ÖZGEÇMİŞ KİŞİSEL BİLGİLER: Adı-Soyadı: Umut Sinan Ersoy Doğum Tarihi: 16.06.1981 Doğum Yeri: Uyruğu: Medeni Hali: Unvanı: Adana T.C. Bekar Tıp Doktoru Akademik Unvanı: Uzman Doktor İş Adresi: Halkalı Merkez

Detaylı

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Dr. Levent Vahdettin Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Ortodontik tedavilerin başlıca hedeflerinden biri de yüz estetiği ve güzelliğini sağlayıp, geliştirmektir. Yüz profilindeki değişiklikler,

Detaylı

TRİGONOSEFALİ TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEKNİK: 11 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

TRİGONOSEFALİ TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEKNİK: 11 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ REKONSTRÜKSİYON TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ DERGİSİ Cilt15 / Sayı 1 TRİGONOSEFALİ TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEKNİK: 11 OLGUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ M. Ruşen Kapucu*, Kağan Tun**, Bülent Erdoğan***

Detaylı

Primer ve sekonder Tendon onarımları

Primer ve sekonder Tendon onarımları GATA Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi AD. Primer ve sekonder Tendon onarımları Doç. Dr. Fatih ZOR SUNU PLANI Preoperatif değerlendirme Onarım ilkeleri Temel prensipler Zonlara göre onarımlar Sekonder

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

PROF. DR. TÜLİN TANER

PROF. DR. TÜLİN TANER Uyku Apne Sendromunda Diş Hekimliği Uygulamaları PROF. DR. TÜLİN TANER Hacettepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ortodonti AnaBilim Dalı TTD Okulu Uyku Bozuklukları Merkezi Kursu Ankara 26 27 Mart

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER Vaka Ayşe Hanım 39 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, adetleri normal ve 34 günde 1 adet görüyor. Son adet tarihinden 2 hafta sırtındaki sivilceler için komşusunun

Detaylı

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi?

Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Konjenital Kalp Cerrahisinde Periferik Venöz Basınç Santral Venöz Basınca Alterna=f Olabilir Mi? Onur IŞIK 1, Cengiz SAHUTOĞLU 2, Zeliha Korkmaz DİŞLİ 3, İsmail AYTAÇ 1, Olcay Murat Dişli 4, Ali KUTSAL

Detaylı

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma Oral İmplantolojide Temel Kavramlar, Teşhis ve Tedavi Planlaması 13.30-15.00 Dental implantların kısa tarihçesi

Detaylı

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji)

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji) Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) BR.HLİ.016 Beyin, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüz, tecrübeli ve konusunda yetkin hekim kadrosu

Detaylı

Konjenital Skolyozda Kırmızı Bayraklar

Konjenital Skolyozda Kırmızı Bayraklar 23.Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi NECDET ALTUN Konjenital skolyoz / Pandora nın Kutusu Embriyojenik hata Omurgada Vertebralar İntraspinal Toraksta Diğer organ ve sistemlerde Tanı Süreç

Detaylı

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM YILI DÖNEM IV PLASTİK, REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ STAJ EĞİTİM PROGRAMI

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM YILI DÖNEM IV PLASTİK, REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ STAJ EĞİTİM PROGRAMI 2017-2018 EĞİTİM YILI DÖNEM IV PLASTİK, REKONSTRÜKTİF ve ESTETİK CERRAHİ STAJ EĞİTİM PROGRAMI Eğitim Baş koordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün; Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak

Detaylı

PLASTİK CERRAHİ MEME ESTETİĞİ

PLASTİK CERRAHİ MEME ESTETİĞİ PLASTİK CERRAHİ MEME ESTETİĞİ PLASTİK CERRAHİ MEME KÜÇÜLTME VE DİKLEŞTİRME MEME KÜÇÜLTME Meme küçültme ameliyatı, kadının dış görünümünü düzeltmek amacıyla yapılan kozmetik bir ameliyat gibi bilinmekle

Detaylı

DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ. Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi

DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ. Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi Dr. Levent Vahdettin DERİN KAPANIŞ VAKALARINDA ORTODONTİK VE ORTOPEDİK TEDAVİ Derin Örtülü Kapanışın Tanımı ve Etyolojisi Derin örtülü kapanış, maksiller keserlerin mandibuler keserleri % 50 veya daha

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

Ortodonti. İlk Muayene zamanı:

Ortodonti. İlk Muayene zamanı: Ortodonti Ortodonti, diş, çeneler ve yüz bölgesinde oluşmuş bozukluk veya uyum sorunlarını tedavi eden branştır. Söz konusu bozuklukların önlenmesi ve ilerlemesinin önüne geçilmesi için de tedaviler yöntemleri

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

Spina bifida gebeliğin ilk 28 gününde anne henüz hamileliğinin farkında değilken meydana gelmektedir. Genetik nedenler, maternal alkolizm gibi

Spina bifida gebeliğin ilk 28 gününde anne henüz hamileliğinin farkında değilken meydana gelmektedir. Genetik nedenler, maternal alkolizm gibi SPİNA BİFİDA SEKELİ Spina bifida gebeliğin ilk 28 gününde anne henüz hamileliğinin farkında değilken meydana gelmektedir. Genetik nedenler, maternal alkolizm gibi çeşitli teratojen faktörler ve annede

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Endokrinoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 16 Haziran 2016 Perşembe

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Endokrinoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 16 Haziran 2016 Perşembe Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 16 Haziran 2016 Perşembe Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Müge Atar Doç. Dr. Filiz Çizmecioğlu

Detaylı

Adalet Elçin Yıldız, Sinan Genç, Berna Uçan, Suat Fitoz. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Ankara

Adalet Elçin Yıldız, Sinan Genç, Berna Uçan, Suat Fitoz. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Ankara Adalet Elçin Yıldız, Sinan Genç, Berna Uçan, Suat Fitoz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Ankara Klinik Öykü: 4.5 yaşında erkek çocuk, kusma ve karın ağrısı atakları ile

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde

Detaylı

GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME. Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı

GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME. Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı Doğal seyir & Prognoz Tedavi edilmezse uzun dönemde ekstremite

Detaylı

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Aysun Karabay Bayazıt, Bahriye Atmış, Deniz Kör, Neslihan Önenli Mungan, Ali Anarat Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Nefroloji ve Çocuk

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ VIII. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KALITSAL FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ Dr. M. Cem Ar ve THD Hemofili Bilimsel

Detaylı

D E F O R M İ T E L E R İ

D E F O R M İ T E L E R İ GÖĞÜS ÖN DUVARI D E F O R M İ T E L E R İ DRATALAYŞAHİN Kas iskelet sistemi anomalileri ile veya izole halde kosta, kıkırdak ve sternumu değişik şekillerde etkilemiş olabilen konjenital toraks deformiteleri

Detaylı

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ İbrahim TEMİZ Acıbadem Atakent Üniversitesi Hastanesi Acil servis sorumlusu Hazırlanma Tarihi: 01/09/2015

Detaylı

Doz Birimleri. SI birim sisteminde doz birimi Gray dir.

Doz Birimleri. SI birim sisteminde doz birimi Gray dir. Doz Birimleri Bir canlının üzerine düşen radyasyon miktarından daha önemlisi ne kadar doz soğurduğudur. Soğurulan doz için kullanılan birimler aşağıdaki gibidir. 1 rad: Radyoaktif bir ışımaya maruz kalan

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Apert Sendromu: Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi

Apert Sendromu: Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi O.M.Ü. T p Dergisi 23(2): 59 64, 2006 Apert Sendromu: Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi Yonca AÇIKGÖZ *, Nurflen BELET **, Türkay YALIN ***, Lütfi NCESU ****, fiükrü KÜÇÜKÖDÜK ***** Apert sendromu

Detaylı

YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ

YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 2, Sayfa 161-167, 1985 BILATERAL DUDAK YARıKLARıNıN VEAU YÖNTEMİ İLE TEDAVİLERİ ııı AMELIYAT Galip ERGEN* Nejat SAYAN** Bilateral dudak yarıklarında maksiller segmentler

Detaylı

Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi)

Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi) Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi) İlk Muayenede Hiakye (Anahtar ögeler) AVD semptomları (II+, Retina dekolmanı, ilişkili genetik bozukluklar

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

TPOG İSKİP Merkez Çalışma Kodu: Hasta TC Kimlik No Hasta İsim, Soyadı. Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu. Sayın Anne Babalar,

TPOG İSKİP Merkez Çalışma Kodu: Hasta TC Kimlik No Hasta İsim, Soyadı. Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu. Sayın Anne Babalar, TPOG İSKİP 2011 Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu Sayın Anne Babalar, Bu bir klinik araştırma çalışmasıdır. Klinik araştırmalar sadece bu çalışmaya katılmayı seçen hastaların dahil edildiği protokollerdir.

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi

Detaylı

Mine Geçgelen Accepted: March 2010. Alev Aksoy Süleyman Demirel University ISSN : 1308-7312 minegecgelen@gmail.com 2010 www.newwsa.

Mine Geçgelen Accepted: March 2010. Alev Aksoy Süleyman Demirel University ISSN : 1308-7312 minegecgelen@gmail.com 2010 www.newwsa. ISSN:1306-3111 e-journal of New World Sciences Academy 2010, Volume: 5, Number: 2, Article Number: 1B0017 MEDICAL SCIENCES Received: December 2009 Mine Geçgelen Accepted: March 2010 Alev Aksoy Series :

Detaylı

Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi

Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi Beyin Omurlik Damarlarının Cerrahi Tedavisi (Nörovasküler Cerrahi) BR.HLİ.015 Sinir sisteminin damar hastalıkları ve bunların cerrahi tedavisi beyin ve sinir cerrahisinin spesifik ve zorlu bir alanını

Detaylı

Dr Gökhan ORCAN, Dr Figen PALABIYIK, Dr Zeynep YAZICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Bursa

Dr Gökhan ORCAN, Dr Figen PALABIYIK, Dr Zeynep YAZICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Bursa Dr Gökhan ORCN, Dr Figen PLIYIK, Dr Zeynep YZICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi ilim Dalı, ursa İkiz eşi olarak 37. gebelik haftasında doğan kız bebek, doğumdan itibaren özellikle

Detaylı

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps

Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral. Bukkal Mukoza Komissüroplasti. Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps Bukkal Mukoza Komissüroplasti Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Fleplerinin Kullanımı İle Bilateral Oral Bilateral Oral Commissuroplasty Using Buccal Mucosa Flaps 1. Erol DEMİRSEREN *, O. Murat ÖZDEMİR

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ TANISI KONULDUKTAN SONRA NE YAPILIR HASTA NASIL TAKİP VE İDARE EDİLİR

AKCİĞER KANSERİ TANISI KONULDUKTAN SONRA NE YAPILIR HASTA NASIL TAKİP VE İDARE EDİLİR AKCİĞER KANSERİ TANISI KONULDUKTAN SONRA NE YAPILIR HASTA NASIL TAKİP VE İDARE EDİLİR Akciğer kanseri olmak her şeyin sonu değildir. Bu hastalığı yenmek için mutlaka azimli, inançlı ve sabırlı olmanız

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Tanım Prematüre bebeklerde retina damarlarının gelişim bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır.

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji

ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji ANTRAL EKTOPİK DİŞ ECTOPIC TOOTH IN MAXILLARY SINUS ANTRUM Rinoloji Başvuru: 07.11.2015 Kabul: 18.12.2015 Yayın: 18.12.2015 Özlem Çelebi Erdivanlı1, Kadir Çağdaş Kazıkdaş2, Zerrin Özergin Coşkun1, Abdulkadir

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü Prof.Dr.Mitat KOZ DOLAŞIMIN SİNİRSEL KONTROLÜ Doku kan akımının her dokuda ayrı ayrı ayarlanmasında lokal doku kan akımı kontrol mekanizmaları

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

YÜKSEK TİBİAL OSTEOTOMİ

YÜKSEK TİBİAL OSTEOTOMİ YÜKSEK TİBİAL OSTEOTOMİ Doç. Dr. Tahsin BEYZADEOĞLU Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji AD. Yüksek Tibial Osteotomi AMAÇ Mekanik yükü, hastalıklı bölgeden, daha sağlıklı bölgeye

Detaylı

ORTODONTİ. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DOR 603 Ortodontik tanı yöntemleri, Fonksiyonel analiz,

ORTODONTİ. Dersin Kodu Dersin Adı Z/S T U K DOR 603 Ortodontik tanı yöntemleri, Fonksiyonel analiz, ORTODONTİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy Ders Sorumluları: Prof. Dr. Zahir Altuğ altug@dentistry.ankara.edu.tr Prof. Dr. Hakan Gögen Doç.Dr. Çağrı Ulusoy DOR 601 Büyüme ve gelişim Z 3 0 3

Detaylı

VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI. Endovenöz Radyofrekans Ablasyon

VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI. Endovenöz Radyofrekans Ablasyon VARİS TEDAVİSİNDE KONFORUN YENİ ADI Endovenöz Radyofrekans Ablasyon Varis ve venöz yetersizlik toplumda en sık görülen belki de bu nedenle kanıksanabilen ciddi bir hastalıktır.venöz yetersizliğin ana nedeni

Detaylı

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar

Detaylı

BÜYÜME. Vücudun ya da vücut bölümlerinin boyut olarak artması Yaşamın ilk 20 yılında görülen en önemli biyolojik süreçtir.

BÜYÜME. Vücudun ya da vücut bölümlerinin boyut olarak artması Yaşamın ilk 20 yılında görülen en önemli biyolojik süreçtir. BÜYÜME Vücudun ya da vücut bölümlerinin boyut olarak artması Yaşamın ilk 20 yılında görülen en önemli biyolojik süreçtir. 2 BÜYÜME Örneğin doku büyümesi gerçekleşerek vücut ağırlığı ve boy uzunluğunda

Detaylı

EĞİTİM DANIŞMANLARI Ali Çan Atilla Dağdeviren Gamze Çan Serdar Gürel Şebnem İlhan Zehra Dağlı 1/61

EĞİTİM DANIŞMANLARI Ali Çan Atilla Dağdeviren Gamze Çan Serdar Gürel Şebnem İlhan Zehra Dağlı 1/61 Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), uzmanlık eğitiminde kullanılmak üzere çekirdek müfredat ve standartları belirlemek için Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) çerçevesinde

Detaylı

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden

Detaylı

ROBOTİK BÖBREK AMELİYATI

ROBOTİK BÖBREK AMELİYATI ROBOTİK BÖBREK AMELİYATI Robotik böbrek ameliyatları hakkında merak edilen soruları Prof. Dr. Haluk Akpınar yanıtlıyor. GİRİŞ Her yıl Dünya da 190.000 kişide böbrek kanseri saptanmaktadır. Erkeklerde biraz

Detaylı

TKD/TKYK KORONER BAKIM İLERİ KLİNİK UYGULAMALAR SERTİKASYON PROGRAMININ ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

TKD/TKYK KORONER BAKIM İLERİ KLİNİK UYGULAMALAR SERTİKASYON PROGRAMININ ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI TKD/TKYK KORONER BAKIM İLERİ KLİNİK UYGULAMALAR SERTİKASYON PROGRAMININ ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Kardiyovasküler olaylar tüm dünyada en önemli ölüm nedenidir. İnsan ömrünün uzaması kardiyak sorunu olan

Detaylı

Sanatsal alanda olan yeniliklerin tıp uygulamaları üzerine etkileri anlaşılacak. Tıbbın tarihsel gelişiminde nasıl etkilerinin olduğunu anlayabilecek,

Sanatsal alanda olan yeniliklerin tıp uygulamaları üzerine etkileri anlaşılacak. Tıbbın tarihsel gelişiminde nasıl etkilerinin olduğunu anlayabilecek, Dönem 1 Dersleri: Konu: Tıp ve Sanat Amaç: Bu dersin sonunda Dönem 1 öğrencilerinin Tıp Eğitimi ve Uygulamaları ile Sanatın birlikteliği ve bakış açısını nasıl değiştirdiğini anlamarını sağlamaktır. Dönem

Detaylı

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Tanım Omurganın lateral eğriliğine skolyoz adı verilir. Ayakta çekilen grafilerde bu eğriliğin 10 o nin üzerinde olması skolyoz olarak kabul edilir. Bu derecenin

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: kubra.olkun@okan.edu.tr

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur EBSTEİN ANOMALİSİ Uzm. Dr. İhsan Alur 1866 da W. Ebstein tarafından tanımlandı. 1964 te Lillehei tarafından ilk başarılı valvuloplasti ameliyatı yapıldı. Triküspit kapağın septal ve posterior lifletlerinin

Detaylı

Derleme. Nejat IŞIK. 278 Türk Nöroşir Derg 27(3): , 2017 ABSTRACT

Derleme. Nejat IŞIK. 278 Türk Nöroşir Derg 27(3): , 2017 ABSTRACT Geliş Tarihi: 26.05.2017 / Kabul Tarihi: 05.06.2017 Derleme Kraniosinostoz Olgularında Fizik Muayene ve Nörolojik Değerlendirme; KİBA, Hidrosefali, Mental Durum, Epilepsi, Endokrin Sorunlar, Ek Malformasyonlar

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

FORM-B EĞİTİLEN (ASİSTAN HEKİM) DEĞERLENDİRME FORMU

FORM-B EĞİTİLEN (ASİSTAN HEKİM) DEĞERLENDİRME FORMU TÜRK PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ YETERLİK KURULU EĞİTİM PROGRAMLARI VE EĞİTİM KURUMLARINI DEĞERLENDİRME KURULU FORM-B EĞİTİLEN (ASİSTAN HEKİM) DEĞERLENDİRME FORMU Eğitim kurumunun ziyareti

Detaylı

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET G. U. Dişhek. Fak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 167-171 1991 (RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU Yrd. Doç. Dr. Sina UÇKAN* Dt. Mehmet KÜRKÇÜ** ÖZET Ranulanın prognozunun

Detaylı

HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ

HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ Nagihan KARAHAN*, Murat AKSUN*, Senem GİRGİN*, Tevfik GÜNEŞ**, Levent YILIK**, Ali GÜRBÜZ** * İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi II. Anesteziyoloji

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK FEMORAL BLOK YÖNTEMİ

OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK FEMORAL BLOK YÖNTEMİ OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK TORAKAL EPİDURAL ANESTEZİ VE FEMORAL BLOK YÖNTEMİ A.DOSTBİL*, H.BAŞEL**, Ö.TEKİN***, M.ÇELİK*, A.AHISKALIOĞLU*, AF.ERDEM* *ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

U.Topuz, T.Akbulak, T.Altunok, G.Uçar, K.Erkanlı, İ.Bakır İstanbul Mehmet Akif Ersoy GKDC Eğ. Ar. Hastanesi

U.Topuz, T.Akbulak, T.Altunok, G.Uçar, K.Erkanlı, İ.Bakır İstanbul Mehmet Akif Ersoy GKDC Eğ. Ar. Hastanesi U.Topuz, T.Akbulak, T.Altunok, G.Uçar, K.Erkanlı, İ.Bakır İstanbul Mehmet Akif Ersoy GKDC Eğ. Ar. Hastanesi Tarihçe Tarihsel olarak ilk extrakorporeal dolaşım ve kardiyopulmoner bypas(kbp)larda prime volumu

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D.

Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN. Genel Cerrahi A.B.D. Prof.Dr.. Mustafa TAŞKIN İ.Ü.. Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Genel Cerrahi A.B.D. Polip:Epitelyal yüzeyden doğan bir çıkıntı anlamındad ndadır Kolon Polipleri 1. Neoplastik:adenomatöz poliplerdir. a)tubüler

Detaylı

İmplantın Uygulanabilirliği İmplantlar belirli bir kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant öngörülen bölgede çene kemiğinin

İmplantın Uygulanabilirliği İmplantlar belirli bir kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant öngörülen bölgede çene kemiğinin 2 Dental İmplantlar Dental implant eksik olan dişlerin işlevini ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve kemikle uyumlu malzemeden yapılan yapay diş köküdür. Köprü ve tam protezlere

Detaylı