Travmatik Şilotoraks. Aslı Gül Akgül, Uğur Temel

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Travmatik Şilotoraks. Aslı Gül Akgül, Uğur Temel"

Transkript

1 Aslı Gül Akgül, Uğur Temel Duktus Torasikus Tarihçe Şilus kelimesi Latince chylus kelimesinden gelir; öz demektir ve emülsifiye olmuş yağ nedeniyle süt gibi görünen intestinal lenfi tarifler. Bartolet nin ilk kez 1633 yılında plevral boşlukta şilusu tariflemesinden sonraki dönemlerde çeşitli sebeplerle tanımlanmıştır. (1,2). Aristoteles ile anatomist Herophilos ve Erasistratos un MÖ 300 civarında lenfatik sistem tarif ettiği söylenir. 16.yüzyılda anatomi ve cerrahi profesörü Vesalius, duktus torasikusa ihtiva ettiği süt görünümündeki beyaz sıvı nedeniyle vena alba thoracis adını vermiştir. Aselli (3), 1627 de köpek mezenterindeki lenfatik kanalları gösterdiği illüstrasyonunda lenfatik damarları abdomende receptaculum chyli ye yönlendirmiş, ancak yanılarak bunları karaciğerde sonlandırmıştır. Mevcut damarların ilk defa 1653 de Bartholin tarafından isimlendirilerek lenfatikler teriminin kullanıldığı, McCarty nin 1958 tarihli yayınında (4) yazılmaktadır. Hunter ve ekibi (5), 1784 de bu lenfatiklerin lakteal damarlarla aynı olduğunu ve duktus torasikus ile beraber hepsinin absorbsiyon amacıyla tüm vücuda yayılmış tek bir büyük sistem olduğunu gördüler. Şilotoraks üzerine yayınlar 19.yy dan önce nadirdir. Bargebuhr (6), arasında literatürlerde yer alan travmatik olmayan 40 şilotoraks hastasını 1861 e kadar geri giderek taramış ve bir seri oluşturmuştur. İlk travmatik şilotoraks 1875 de Quinke (7) tarafından yayınlanmış olsa da Zesas ın 1912 deki yayınında (8), Longelot un 1663 de travmatik şilotoraksı muhtemelen ilk tarifleyen kişi olduğu yazılır. Lee (9), 1920 de duktus hasarlarının direkt tamiri ya da ligasyonu ile tedavisini belirtti. Heppner (10), 1934 de spontan iyileşmenin hasarlı duktusun iyileşmesi ile değil, plevral boşluğun progresif obstrüksiyonu ile olduğunu gösterdi ancak plöredez denemeleri başarısızlıkla sonuçlandı. Blalock (11), 1936 da superior vena kava ligasyonu sonrası şilotoraksa dikkat çekti. Crandal (12), 1943 de boyundaki fistülü direkt duktus torasikus ligasyonu ile başarılı bir şekilde tedavi etti de Lampson (13), duktus torasikusa toraksta ligasyon yaparak şilotoraks tedavisinde dönüm noktasını oluşturdu. Modern 177 1

2 cerrahide gelişme ise Azizkahn (14) ve arkadaşlarının 1983 de kazandırdıkları plöroperitoneal şanttır. Embriyoloji Sisterna şili, iki lumbal lenfatik kök ve intestinal kökün abdomende birleşmesi ile oluşur. Van Pernis in (15) 1081 kadavra incelemesi ile belirtmiş olduğu en sık lokalizasyonu vertebral gövdeye komşu, 1. ve 2. lumbal arterlerin önünde aortanın sağ tarafında olacak şekildedir. Buradan kanallar posterior mediyasten içinde yukarı doğru torasik duktus olarak devam eder. Duktus torasikus bilateral bir yapıdır, bir çok değişik anatomik şekilde olabilir. Lenfatik sistem, kardiyovasküler sistemden 2 hafta sonra yani 5. gestasyonel haftanın sonunda gelişmeye başlar. Bu endotel ile döşeli geniş kanal sistemi, iki juguler kese, iki femoral kese, bir retroperitoneal kese ve sisterna şili olarak altı farklı venöz endotelyum kesesinden gelişir. Bu keseler dokuzuncu gestasyonel haftada birbirlerine bağlanırlar ve bu şekilde çok sayıda anastomozlarla orta hatta birleşen bilateral lenfatik trunkus sistemi gelişir. Azigos ve interkostal venler de duktusun büyük bir bölümünün oluşumuna katılırlar. Bu da, duktusun bağlanması durumunda şilusun kana taşınmasını sağlayan duktus ve bu damarlar arasındaki multipl bağlantıları açıklar. Matürasyon sırasında sağ trunkusun üst kısmının ve sol trunkusun alt kısmının regresyonu ve dördüncü ile altıncı torasik vertebra seviyesindeki diyagonal bağlantının korunması ile torasik duktusun son hali gelişmiş olur ve eğer sağ üst kısım oblitere olmaz ise sağ lenfatik kanal dominant olur (1,16,17). Anatomi Davis (18), 1915 de duktus torasikus anatomisini sadece değişkenliğinde tutarlı diyerek tanımlamıştır. Lenfatik sistemin sol ana toplayıcı damarıdır ve sağ terminal lenfatik duktustan oldukça büyüktür. Abdomende L2 seviyesinde vertebral kolon boyunca aortun sağ tarafında T10 ile L3 arasında bir yerde seyreden 3-4 cm uzunluk ve 2-3 cm genişlikte olabilen globüler yapıdaki cisterna chyli den orijin alır ancak toplumun % 2 sinde olmayabilir. Duktus torasikus cisterna chyli den yukarı omurga boyunca uzanarak T10 - T12 arasında aortun tam sağında diayafragmadan geçerek aortik hiyatustan toraksa girer. Duktus göğüs alt kısmında tek bir yapı olarak bulunurken yukarı doğru seyri sırasında göğüs duvarından çok sayıda lenfatik uç duktusa boşalır. Vertebra korpuslarının sağ anterior tarafında özofagus arkasında, aort ile azigos ven arasında, sağ interkostal arterlerin önünde ekstraplevral uzanım gösterir. T5-T7 seviyesinde duktus, aortun arkasından mediyastenin sol arka tarafına geçer ve özofagusun sol tarafında plevral refleksiyonun hemen altında ve sol subklaviyan arterin arkasında uzanım gösterir. Bu bölgede, arkus aorta, sol subklaviyan arter, özofagus cerrahilerinde kolaylıkla hasarlanabilir. Hastaların çoğunluğunda torasik duktus T4-T5 hizasında sol göğüse tek bir yapı olarak geçer ve sol boyuna doğru devam eder, bu bölgede klavikulanın 3-4 cm üstüne kadar uzanan bir kemer oluşturur. Karotid kılıf ve juguler ven arkasından, inferior tiroid ve vertebral arterlerin, subklaviyan arter ve frenik sinirin önünden laterale döner. Subklaviyan ve sol juguler venlerin birleşme yerine yakın bir yerde sol subklaviyan vene dökülür. Sağ duktus küçük; 2 cm uzunluğundadır ve nadiren görülebilir. Juguler hat sayesinde başın, boynun ve göğüs duvarının sağ tarafından, bronkomediyastinal hat sayesinde de sağ akciğer, kalp ve sol akciğerin alt yarısından lenf drenajı alır. Karaciğerin kubbesi, sağ diyafragma ve sağ üst anterior göğüsten lenf akımı sağ internal mammariyan hat sayesinde sağ duktusa dökülür. Tüm bu anatomik ilişkiler nedeniyle T5-T

3 179 3 seviyesinin altındaki zedelenmelerde sağ şilotoraks, bu seviyenin üzerindeki zedelenmelerde sol şilotoraks oluşur. Göğüs veya boyunda herhangi bir seviyede duktusun bağlanması kollateral ilişkiler nedeniyle lenf akımını bozmaz (1,19). Şilusun Kompozisyonu Duktus torasikustaki lenf, saf şilus değildir; akciğer, bağırsak, karaciğer, abdomen duvarı ve ekstremitelerden kaynaklanan lenf karışımıdır. Çoğunluğu bağırsaklarda üretilir. Karakteristik olarak süt beyazı renginde kokusuz ve alkalidir. Açlık sırasında duktal lenf berraktır, yağlı bir yemek sonrası sütümsü olur. Güçlü bir bakteriyostatiktir. Lipid, protein, elektrolit, lenfosit ve yağda eriyen vitaminler, antikorlar, üre nitrojeni ile pankreatik ve karaciğer enzimleri gibi diğer hücresel elemanları içerir (1). İçeriğindeki total protein plazma proteininin yaklaşık yarısı kadar 2.2 ile 5.98 arasında, albumin , globulin ise gr/100ml arasındadır. Duktus torasikus normal koşullar altında ektravasküler proteinin dolaşıma dönüşü için ana yoldur (20). Hücresel elemanlara bakarsak; lenfosit /mm3, eritrosit sayısı berrak lenfte nadiren 50/mm3 üzerinde iken, emilim sonrasında ise /mm3 arasındadır. Ayrıca pankreatik lipaz, amilaz, deoksiribonukleaz kana torasik duktus yolu ile alınır. Alkalen fosfataz, oksaloasetik ve glutamik pürivik transaminaz, üre nitrojen plazma konsantrasyonuna yakın şekilde duktus torasikus lenfatiğinde mevcuttur ve hatta üremik hastalarda üre nitrojen düzeyini azaltmak için terapötik amaçlı duktus torasikus fistülü klinik uygulamada yer almıştır (21). Fizyoloji Vis a Tergo; Latince arkadan uygulanan kuvvet anlamına gelmektedir. İntestinal lakteal damarlardan lenf absorbe edildiğinde oluşan basıncın sisterna şili ye iletilmesi ile oluşur. Bu kuvvet yemek ile veya sıvı ile lakteal sisteme geçen şilusun akımı ve intestinal hareket ile oluşur. Yiyeceğin hacmi ile orantılı, dış basınç ya da duvar basıncından bağımsızdır (1,20). Duktus torasikus; sağ yüz ve boyun, sağ kol, sağ toraks kalp, akciğer ve karaciğerin konveks yüzü dışında, venöz sisteme akmasını sağlayan ana kanaldır. Primer fonksiyonu sindirim sisteminden absorbe edilen yağı venöz sisteme taşımaktır tarihli bir çalışmada (22), 10 karbon atomundan daha küçük yağ asitleri direkt olarak portal sisteme, daha büyük çaplı yağlar ise miçeller halinde intestinal lenfatik damarlara absorbe olduğu raporlanmıştır. Absorbe edilen yağın ağızdan venöz dolaşıma geçme süresi bir saatten azdır, pik absorbsiyonu ise yemekten sonraki 6.saattir. Şilusun abdomenden yukarı doğru ilerlemesinde 4 faktör etkilidir; 1. İntestinal lakteal damarlardan lenf emilimi olduğunda oluşan basıncın cisterna chyli ye iletilmesi ile oluşan kuvvet 2. Toraks içi negatif ve abdomen içi pozitif basınç farkının lenfin santral döngüye akımını kolaylaştırması 3. Duktustaki muskuler kasılmalar 4. Lenfatikovenöz bileşkeden geçen kanın vakum yaratan Bernoulli emme etkisi (1,23,24). ŞİLOTORAKS Tanım ve Etiyoloji Plevral boşlukta lenfatik sıvının toplanması şilotoraks olarak adlandırılır. Genelde duktus torasikus veya büyük dallarından bir kaçak neticesinde olur (Tablo 1). Lenfa-

4 tik sıvının çoğunluğu (%95) bağırsaklardan olmasına rağmen akciğer, karaciğer, karın duvarı ve ekstremitelerden de gelir. Brewer (25) 2. Dünya Savaşı sırasında iki şilotoraks olgusu tanımlamıştır. Bunlar muhtemelen askeri cerrahi tarihindeki ilklerdir. Künt travma sonrası primer travmatik şilotoraks oldukça nadir de olsa görülebilir ve yüksek olasılıkla vertebral yaralanmalar ile ilişkili olarak torasik vertebraların hiperekstansiyonuna bağlı duktus torasikus bütünlüğünün bozulması sonucu oluşur (26-28). Nadiren penetran yaralanmalar ile de olabilir. Ateşli silah veya kesici delici alet yaralanmasına bağlı olarak duktus torasikus yaralanabilir. Bu durumda genellikle eşlik eden diğer organlardaki hayatı tehdit edici yaralanmalar nedeniyle şilotoraks tanısı arka planda kalır. Boyun, toraks ya da üst abdomen penetran yaralanmalarında torasik duktusta veya seyri boyunca herhangi bir noktada majör bir lenfatik dal hasarı olabilir. Duktusun herhangi bir noktasında yaralanma olasılığı lokalizasyonu zorlaştırır. Travma nedeniyle yapılan torakotomilerde duktus mutlaka eksplore edilmelidir. Cerrahi esnasında ve sol subklaviyan kateter uygulamalarında da duktus torasikus yaralanabilir. Cerrahi hasar hemen tüm torasik cerrahiler esnasında özellikle de sol taraf göğüs üst bölge cerrahilerinde olasıdır. Arkus aorta, subklaviyan arter veya özofagus mobilizasyonu esnasında hasarlanması daha sıktır. Duktus ayrıca radikal boyun diseksiyonu veya skalen lenf nodu biyopsisi esnasında da hasarlanabilir. Abdomende sempatektomi ve radikal lenf nodu diseksiyonu duktusu zedeleyebilir. Literatürde iyatrojenik olmayan travmatik şilotoraks sıklığı % 2.6 olarak bildirilmiştir. Yayınlar olgu sunumları şeklinde nadirdir (1,29-33). Tablo 1. Etiyolojik Sınıflama TRAVMATİK ETİYOLOJİ Künt Penetran Cerrahi Servikal Lenf nodu eksizyonu Radikal boyun diseksiyonu Torasik Patent duktus arteriosus ligasyonu Koarktasyon eksizyonu Özofajektomi Torasik aorta anevrizması rezeksiyonu Mediyastinal tümör rezeksiyonu Sol pnömonektomi Sol subklaviyan arter cerrahisi Sempatektomi Abdominal Sempatektomi Radikal lenf nodu diseksiyonu Diyagnostik işlemler Lomber arteriyografi Subklaviyan ven kateterizasyonu Sol kalp kateterizasyonu 180 4

5 181 5 Tanı Klinik: Akut dönemde tespit edilen hastalar dışında şilotoraks künt travma öykülü hastalarda geç dönemde, sebat eden ve sürekli tekrarlayan süt benzeri efüzyon, diyetle ilişkili olarak artan torasik drenaj, hatta nadiren solunum sıkıntısına neden olabilen tansiyon şilotoraks tablosu şeklinde klinik görüntü verebilir (34). Efüzyon miktarı giderek arttığı için solunum yetmezliği semptomları görülür. Şiddetli ve ani solunum semptomlarının eşlik ettiği hızlı sıvı birikimi yaygın değildir, ancak duktusun tam kesilerinden sonra bazen görülebilir ve akciğere bası, vital kapasitede düşüş ve büyük damarlarda açılanma ile mediyastinal kayma gibi ani bulgular gelişebilir. Yavaş gelişen efüzyonda klinik tablo yorgunluk, efor dispne, etkilenen tarafta rahatsızlık hissi yaratır. Majör bir kanal fistülüne bağlı olarak veya mediyastinal kolleksiyonun rüptürü sonucu hızla gelişen bir efüzyon saatler içinde taşikardi, hipotansiyon, silik nabız, solukluk-soğukluk, nemli cilt, hipotermi ile şok ve ciddi solunum sıkıntısı tablosu yaratabilir. Çoğu yazar şilusun iritasyon yapmadığını ve kabuk oluşturmadığını bununla beraber lesitin veya serbest yağ asitleri içeriği nedeniyle bakteriyostatik, dolayısıyla da normal şartlar altında steril olduğunu savunmaktadırlar. Şilöz efüzyonun metabolik etkileri bir miktar daha ciddidir. Protein, yağ, yağda çözünen vitaminlerin kaybı telafi edilmez ise ölüme kadar gidebilir. Uzun süreli lenf sıvısı kaybı olan şilotorakslı hastada çoğu zaman hipoproteinemi gelişir. Bu hastalarda lenf sıvısıyla birlikte T lenfosit kaybına bağlı olarak lenfopeni ve antikor kaybı da vardır. Dolayısıyla bu hastaların immün sistemleri zayıflar. Malnütrisyon ve enfeksiyon şilotoraks geliştikten sonra ölümlerin başlıca nedenidir. Şilöz fistül yolu ile sıvı ve elektrolit kaybı plazmadaki kayıpla benzer etkilerdedir (20,35). Geç dönemde ortaya çıkan şilotoraks hastalarında olası temel mekanizmalar: 1. Diyaframın sağ krusunun toraksa uygulanan akselerasyon-deselerasyon kuvvetine bağlı olarak duktus torasikus üzerindeki hasarlayıcı etkisinin olması ve bu durumun en çok duktus torasikus un travmaya en açık olduğu yemek sonrasında ortaya çıkması (23). 2. Travmadan sonra oluşan mediyastianl şilöz formasyonun 2-3 gün içinde plevral boşluğa sızması ve normal diyetin, maruz kalınan travmanın etkisiyle kesilmesine bağlı olarak daha düşük şilüs üretimi nedeni ile lenfatik kaçağın gözden kaçması (33). 3. Kollateral lenfatik drenajın etkisi ve vertebral fraktür hattının alt seviyesinden olan posterior mediyastinal yavaş akım olarak öne sürülmüştür (32). Laboratuvar Tanısında travma öyküsünün mevcudiyeti, yapılan torasentez ile elde edilen mayi örneğinin incelenmesi sonucu (Tablo 2), makroskopik süt benzeri görünüm, eter ile muamelede berraklaşma, mikroskopik olarak Sudan III ile boyanma veya direkt yağ asitlerinin görülmesi, biyokimyasal analizde trigliserid düzeyinin 110 mg/dl in üzerinde olması, lipid elektroforezinde lipid elemanlarının tespiti, gram yaymada lenfositer hakimiyetin olması, kolesterol/trigliserid oranının 1 in altında olması şilotoraks lehine olan bulgulardır (36). Süt kıvamındaki efüzyonlarda psödoşilotoraks ve kolesterol plevral efüzyonlar akla gelmelidir. Uzun süreli kronik plevral efüzyonda şilöz görünüm olabilmektedir. Kolesterol efüzyon tüberküloz veya romatoid artritte görülebilir ve Bower in (37) tariflediği gibi yüksek kolesterol içerir, yağ globülleri veya şilomikron içermez. Psödoşilu-

6 sa süt beyazı rengi veren lesitin-globulin kompleksidir ve malign tümör veya enfeksiyona bağlıdır. Sıvı çok az yağ ve Sudan III boyama ile sıfır yağ globülleri içerir. Aynı zamanda gerşek şilotoraksa kıyasla az kolesterol ve protein içeriğine sahiptir (20). Tablo 2. Şilöz sıvının içeriği ph 7,4 7,8 Dansite Lenfosit /dl Kültür Steril Yağ globülleri Sudan (III) kırmızısı ile boyanır Total protein 2,2 5,9 gr/dl Albumin 1,2 3,6 gr/dl Globulin 1,1 3,6 gr/dl Fibrinojen gr/dl Total yağ 0,4 6 gr/dl Trigliserit > plazma (> 1,24mM) Kolesterol mg/dl Elektrolit = plazma Glikoz mg/dl Kolesterol/Trigliserit < 1 Görüntüleme Yöntemleri Mevcut efüzyon standart görüntüleme yöntemleri ile tespit edilir. Duktus torasikus standart lenfanjiyografi veya nükleer sintigrafi yöntemiyle görüntülenebilir. Bu çalışmalar sıklıkla duktusun anatomisini ve kaçak olan yeri ortaya çıkarır. Fakat bu yöntemler nadiren rutin incelemeler içinde yer alır. Nadiren de doku tanısı gerekli olmaktadır. Tedavi Öncelikli olan korumaktır. Hasar intraoperatif olarak tespit edilmelidir. Özofajiyal veya torasik aortik diseksiyon sırasında aortik hiyatusta duktal ligasyon kolaylıkla yapılabilir. Bazı cerrahlar eğer geniş lenfadenektomi veya posterior mediyastinal lenf nodu diseksiyonu yapmış ise rutin olarak duktusu bağlamayı tercih eder. Torakoskopi ile de duktal fistül onarımı mümkün olsa da küçük bir sağ torakotomi ile müdahale daha rahattır, uzun süreli bir hiperalimentasyondan daha etkindir. İnfantlarda ve çocuklarda bu daha doğru bir yoldur çünkü santral beslenme bu vakalarda mortalite yaratabilmektedir. Travmatik şilotoraksta ilgili patolojiye yönelik hemen torakotomi ile müdahale yapılması gerekli değil ise öncelikle konservatif tedavi uygulanmalıdır (Tablo 3). Tedavide amaç; dispne tedavisi, dehidratasyonun engellenmesi, beslenmenin sağlanması ve sıvı-elektrolit dengesizliğinin giderilmesi ile şiloz sıvı oluşumunun ve birikiminin engellenmesi olmalıdır. Özellikle de ciddi protein kaybı nedeniyle hayati risk taşıyan şilotoraksın tedavisine bir an önce ve kararlı bir şekilde başlanmalıdır (1). Şilotoraks olduğu belirlenen hastaların tedavisi göğüs boşluğundan lenfatik sıvının drene edilmesiyle başlar. Hastalar çok yakın gözlemde tutulmalı, destek ve idame tedavileri uygulanmalıdır. Birinci basamakta konservatif yaklaşım uygulanır: Tüp tora

7 183 7 Tablo 3. Tedavi Planlaması kostomi ile drenaj takibi yapılır. Ağızdan alınacak herhangi bir besin lenfatik akım hac- TEDAVİ BASAMAKLARI mini dolayısıyla kaçağı arttıracağı için oral Medikal alım kesilir, santral venöz bir kateter yardımı ile total parenteral beslenmeye başla- Plevral drenaja ek olarak; Oral alımın kesilmesi nır veya direkt portal venöz sisteme geçebilen orta zincirli yağ asitlerini içeren diyet Orta zincirli trigliseritler Santral hiperalimentasyon uygulanır. Serum protein kaybı mutlaka intravenöz albumin ya da tam kan gibi ürünler Cerrahi Duktus torasikusun direkt ligasyonu verilerek engellenmelidir. Vitamin, mineral, Duktus torasikus dokusunun kütle ligasyonu elektrolit takviyeleri çok önem taşımaktadır. Plöroperitoneal şant Total parenteral beslenme sırasında hastanın su, enerji, aminoasit ihtiyacı karşılanmalıdır. Ağırlığı, plazma üre ve glukozu, tam kan Plöredez ve plörektomi Dekortikasyon sayımı, kan gazı, elektrolitleri, 24 saatlik idrar çıkışı ölçülmelidir. Düşük doz mediyasti- Duktusun azigos vene anastomozu Mediyastinal plevra kaçağının sütür ile onarımı nal radyoterapi de, cerrahiye refrakter vakalarda hızlı ve kesin çözüme ulaştırdığı söyle- Fibrin yapıştırıcı Torakoskopi nerek önerilmektedir (1,29,31,35). Radyoterapi Son yıllarda çeşitli klinik çalışmalar somatostatin veya uzun etkili sentetik octreotid Kemoterapi anologlarının kullanımının şiloz efüzyonu kalıcı olarak durdurabileceğini göstermektedir. Somatostatinin bu etkisi muhtemelen intestinal kan akımını azaltarak şilomikron senetezini baskılamasına ve yağ absorbsiyonunu azaltmasına bağlıdır. Somatostatin dozu genellikle erişkinlerde 250 μgr/h, çocuklarda 10 μgr/h intravenöz olarak tatbik edilir. Bu doz kademeli olarak maksimal yanıt alınana kadar arttırılabilir. Octreotid ise erişkinlerde 100μgr günde 2 ya da 3 doz, çocuklarda μgr/gün subkutan olarak uygulanır. Çocuklar ve diyabetik erişkinlerde hiperglisemi veya hipoglisemi takip edilmelidir. Erişkinlerde sık sık kardiyak aritmiler görülür. Protein ve yağ kaybının aşırı olmadığı, kronik şilotorakslı hastalarda erken dönemde kullanılmalıdır (38,39). Cerrahi için kesin kararlaştırılmış bir dönem yoktur. Birinci hafta sonunda drenaj günlük 500 cc üstünde ise cerrahi düşünülürken, 500 cc nin altında olması durumunda 1 hafta daha beklenir. Eğer 2. hafta sonunda da günlük drenaj 500 cc nin üstünde ise cerrahi tedavi uygulanır. Genellikle 2 hafta içinde duktus torasikustaki kaçak spontan kapanır. Sıklıkla konservatif tedaviye 3-4 hafta şans verilmelidir. İnfantlar, düşkün hastalar ve beklemenin cerrahi komplikasyon riskini arttırması muhtemel hastalar cerrahi yöntemler arasında VATS ile klip veya ligasyon uygulanması, açık cerrahi ile kütle ligasyonu veya kaçak tamiri, dekortikasyon, plöredez yer almaktadır (27,32,36). Konservatif tedavinin süresi lenfatik drenajın miktarına ve şilotoraks nedenine bağlı olarak değişmekle birlikte, ısrarcı olmak oldukça tartışmalıdır. Özellikle yeni doğanlarda veya aktif duktus torasikus fistülünden lenfosit, antikor, ve protein kaybına bağlı genel durumu kötü olan hastalarda konservatif tedavi süresinin daha kısa tutulması tercih edilebilir. Postoperatif şilotoraks olgularında erken reoperasyon daha güvenle uygulanabilir. Göğüs tüpünden drenaj tüm hafta boyunca >500 ml/gün ise, cerrahinin riskli olduğu vertebral kırık, rezeke edilemeyen tümör veya multipl organ hasarı olan hastalar dışında cerrahi mutlaka endikedir. Akciğer basısı söz konusu ise

8 erken cerrahi uygulanmalıdır. Künt veya penetran travmaya bağlı şilotorakslarda posterolateral torakotomi ve duktusun ligasyonu ile kaçağın kontrolü en iyi seçenektir. Bazı yazarlar travmatik şilotoraksta günlük drenaj; 5 günlük periyotta erişkinlerde 1500 ml, çocuklarda her yaş için 100 ml üzerine çıkarsa, 14 günde drenajda azalma olmazsa veya nutrisyonel komplikasyonlar baş gösterme eğiliminde ise cerrahi müdahale önermektedirler. Tek taraflı şilotorakslı hastalarda torakotomi aynı taraftan yapılmalıdır. Bilateral efüzyonu olan hastalarda ise başlangıçta sağ torakotomi tercih edilmelidir (31,35,40). Pek çok olguda duktus bu bölgede tespit edilebilir ve bağlanır. Diğerlerinde duktus ortaya çıkarılmadan kütle bağlama yapılır. Supradiyafragmatik ligasyon her iki tarafta oluşabilecek şilotoraksın tedavisini büyük ihtimalle sağlar. Kütle bağlama kısa sağ anterior torakotomi insizyonu ile yapılır. Plevradaki fibrin depoları temizlenir ve inferior pulmoner ligaman serbestleştirilir. Duktusun aorta ve azigos ven arasındaki tüm dokularla beraber emilmeyen sütür materyali ya da teflon plejitler ile bağlanması tercih edilebilir. Duktus ve azigos ven, interkostal venler ve lumbar venler arasındaki minör lenfatik venöz anastomozlar lokalize kesintiyi komprese ederler. Plöredez amacı ile pariyetal plörektomi yapılabilir ancak gerekli değildir. Akciğere bası varsa dekortikasyona ihtiyaç olabilir. Duktus bulunamasa bile kütle ligasyonu %80 hastada başarılıdır. Künt veya penetran travmalardan sonra şilotoraks gelişen ve yaralanma yerinin şüpheli olduğu hastalarda lenfatik kaçağın torakoskopik kontrolü faydalı olabilir (1,31,35,41). Bazı yazarlar sütürasyonu tercih ederken, metalik klips kullanmayı tercih edenler de vardır. Kaçak kontrol edildikten sonra tüm alan fibrin yapıştırıcı ile örtülür. Pek çok vakada inferior pulmoner ligaman koter ile serbestleştirilir, aortik hiyatusun hemen üzerinde duktus klipslenir veya bağlanır (1). Cerrahi esnasında kaçağı tespit edebilmek için bazı yöntemlerden faydalanılmaktadır; duktusu belirginleştirmek ve fistülden bariz drenaj sağlamak amacı ile preoperatif oral yol ile zeytin yağı ya da krema verilmesi, nazogastrik tüpten lipofilik boya ile birlikte zeytin yağı verilmesi, Evans mavisinin ameliyatın hemen öncesinde subkutan enjeksiyonu, ameliyat sırasında duktustan sızan süt kıvamındaki şilusun tespiti için toraksın salin ile doldurulması veya yine peroperatif olarak duktusun ve fistülün radyolojik görüntülenmesi (20). Şilöz efüzyonun kaynağı torasik cerrahi sonrası ise plöroperitoneal şant uygulanabilir. Özellikle fazla drenajı olan hastalarda plöredezin etkisini denemek yararlı olabilir. Girişimsel radyoloji tarafından yapılmış perkütan olarak duktusun sisterna şiliden girilerek başarılı kateterizasyonu ve oklüzyonunu anlatan bir kaç rapor vardir. Duktus mikro-koiller ve fibrin glue ile oklüde edilebilir. Erken dönemde ve genel durumu kötü hastalarda özel durumlarda yararı olabilir (1). Kaynaklar 1. Yüksel M, Güler S.. Yüksel M, Çetin G, editörler. Toraks Travmaları. Turgut Yayıncılık, İstanbul. 2003;17: Light RW. Chylothorax and pseudochylothorax. In: Light RW, editor. Pleural Diseases. Baltimore: Williams & Wilkins; 1995: pp Aselli G. De Factibus Sive Laceteis Verris, Quarto Vasorum Mesarai Corum Genere Novo Invento. JB Bieldellium Mediolani, Milano, McCarthy H, Organ CJ. Chyloperitoneum. Arch Surg. 1958;77: Hunter W. Two Introductory Lectures in His Last Course of Anatomic Lectures at his theatre in Windmill Street. J Jonston, London, 1784:pp Bargebuhr A. Chylöse und chyliforme Ergüsse im Pleura un Pericardialraum. Dtsch Arch Klin Med ;54: Quinke H. Über fetthaltige Transudate-Hydros chylosus und Hydrops adiposus. Dtsch Arch Klin Med 1875;16: Zesas DG. Die nicht operative entstandenen Verletzungen des Ductus thoracicus. Dtsch Z Chr 1912;115:

9 9. Lee FC. The establishment of collateral circulation following ligation of the thoracic duct. Bull Johns Hopkins Hosp 1922;33: Heppner GJ. Bilateral chylothorax and chyloperiotoneum. JAMA 1934;102: Blalock A. Cunnigham RS, Robinson CS. Experimental production of chylothorax by occlusion of the superior vena cava. Ann Surg 1936;104: Crandal L Jr, Barker SB, Graham DJ. A study of the lymph from a patient with thoracic duct fistula. Gastroenterology 1943;1: Lampson RS. Traumatic chylothorax a review of the literature and report of a case treated by mediastinal ligation of the thoracic duct. J Thorac Cardiovasc Surg 1948;17: Azizkhan RG, Canfield J, Alford BA, Rodgers BM. Pleuroperitoneal shunts in the management of neonatal chylothorax. J Pediatr Surg 1983;18: Van Pernis, PA. Variations of the thoracic duct. Surgery 1949;26: Le Coultre C. Chylothorax. In: Operative Pediatric Surgery. Ziegler MM, Azizkahn RG, Weber TR (editors). McGraw Hill, New York, Gray SW, Skandalakis JE. The Lymphatic System. In: Embryology for Surgeons: The Embryological Basis for the Treatment of Congenital Defects. W.B. Saunders, Philadelphia, PA, 1972; Davis MK. A statistical study of the thoracic duct in man. Am J Anat 1915;171: Lasko D, Langer JC. Chylothorax. In Pediatric Thoracic Surgery. Dakshesh H. Parikh DH, Crabbe DCG, Auldist AW, Steven S. Rothenberg SS (editors). Springer-Verlag London, 2009;46: Bessone LN, Ferguson TB, Burford TH. Chylothorax. Ann Thorac Surg 1971;12: Cronemiller PD, Byron RL, Bierman HR. Thoracic duct drainage in uremic states in man. Surg Gynec Obstet 1959;109: Frazer AC. The mechanism of fat absorption. Biochem Soc Symp ;9: Birt AB, Connolly NK. Traumatic chylothorax: a report of a case and a survey of the literature. Br J Surg ;39: Kinmonth JB, Taylor GW. Spontaneous rhtymic contractility in human lymphatics. J Physiol (Lond) 1956;133: Brewer LA. Surgical management of lesions of the thoracic duct. Amer J Surg 1955;90: Nadir A, Şahin E. Hemotoraks, pnömotoraks, şilotoraks. Toraks Travmaları. Toraks Cerrahisi Bülteni.Liman ŞT, Kayı Cangır A. (editörler). 2010;1: Karamustafaoğlu A, Yörük Y. Torasik travma komplikasyonları. TTD Toraks Cerrahisi Bülteni 2010;1;1: Ikonomidis JS, Boulanger BR, Brenneman FD. Chylothorax after blunt chest trauma: a report of 2 cases. Can J Surg 1997;40: Townshend AP, Speake W, Brooks A. Chylothorax. Emerg Med J 2007;24(2):e11 pubmed. 30. Doerr CH, Allen MS, Nichols FC, Ryu JH. Etiology of chylothorax in 203 patients. Mayo Clin Proc 2005;80: Miller JI. Anatomy of the thoracic duct and chylothorax. in In Shields TW, LoCicero J, Ponn RB, Rusch VW. ed. General Thoracic Surgery, vol 1, 6th ed. Philadelphia: Lippincott Williams and Wilkins; 2005: Kamiyoshihara M, Ibe T, Kakegawa S, Sato K, Takise A, Takeyoshi I. Late-onset chylothorax after blunt chest trauma at an interval of 20 years: report of a case. Surg Today 2008;38: Milano S, Maroldi R, Vezzoli G, Bozzola G, Battaglia G, Mombelloni G. Chylothorax after blunt chest trauma: an unusual case with a long latent period. Thorac Cardiovasc Surg 1994;42: Karmy-Jones R, Jurkovich GJ. Blunt chest trauma. Curr Probl Surg 2004;41: Apostolakis E, Akinosoglou K, Koletsis E, Dougenis D. Traumatic chylothorax following blunt thoracic trauma: two conservatively treated cases. J Card Surg 2009;24(2): Nadir A. Duktus Torasikus ve Şilotoraks. Journal of Clinical and Analytical Medicine. Plevra Hastalıkları ve Tedavisi. Yücel O, Genç O. (editörler). Derman Tıbbi Yayıncılık, Ankara. 2011;11: Bower BC. Chyliform pleural effusion in rheumatoid arthritis. Am Rev Respir Dis 1968;47: Doğan R, Demircin M, Doğan OF, et al. Effectiveness of somatostatin in the conservative management of chylothorax. Turk J Pediatr 2004;46: Markham KM, Glover JL, Welsh RJ, et al. Octreotide in the treatment of thoracic duct injuries. Am Surg 2000;66: Paul S, Altorki NK, Port JL, et al. Surgical management of chylothorax. Thorac Cardiovasc Surg 2009;57: Özcelik C, Onat S, Bayar ES. Combined late diagnosed right main bronchial distruption and chylothorax from blunt chest trauma. Ann Thorac Surg 2004;78:

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Mediyasten, her iki plevral boşluğun arasında kalan anatomik bütünün adıdır.

Mediyasten, her iki plevral boşluğun arasında kalan anatomik bütünün adıdır. Mediyasten Hastalıkları ve Cerrahisi Editör: Prof. Dr. Akın Eraslan BALCI 1 BÖLÜM 1 Mediyasten Anatomisi ve Mediyastenin Kompartmanları BÖLÜM 1 Mediyasten Anatomisi ve Mediyastenin Kompartmanları Miray

Detaylı

Şilotoraks; Etyoloji ve Tedavi

Şilotoraks; Etyoloji ve Tedavi Şilotoraks; Etyoloji ve Tedavi Rasih YAZKAN*, Nesimi GÜNAL**, Berkant ÖZPOLAT ***, Koray DURAL*** * Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Isparta, Türkiye. ** Samsun

Detaylı

Şilotoraks Tedavisinde Cerrahiye Alternatif Bir Metot: Somatostatin Uygulanması

Şilotoraks Tedavisinde Cerrahiye Alternatif Bir Metot: Somatostatin Uygulanması nde Cerrahiye Alternatif Bir Metot: Somatostatin Uygulanması Ufuk Çobanoğlu *, Fuat Sayır *, Duygu Mergan İliklerden *, Kadir Bartın ** Özet Şilotoraks lenfatik duktusun bütünlüğünün bozulması sonucu plevral

Detaylı

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr Pnömotoraks Akif Turna! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı aturna@istanbul.edu.tr! Sunum Sırası Pnömotoraksın tanımı ve sınıflandırılması Tedavi (Konservatif ve Cerrahi tedavi) Bilateral

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Timus; ön mediyastende yerleşir, genellikle sağ ve sol lob olmak üzere iki lobdan

Timus; ön mediyastende yerleşir, genellikle sağ ve sol lob olmak üzere iki lobdan Mediyasten Hastalıkları ve Cerrahisi Editör: Prof. Dr. Akın Eraslan BALCI BÖLÜM 3 BÖLÜM 3 Timus Anatomisi 15 Timus Anatomisi Bekir Elma Timus; ön mediyastende yerleşir, genellikle sağ ve sol lob olmak

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi)

Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi) Plöropnömonektomi (Ekstraplevral Pnömonektomi) Akif Turna İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı bildirdi. Ekstraplevral Pnömonektomi Sarot, 1940 larda ilk kez tanımladı.

Detaylı

HEMOTORAKS, PNÖMOTORAKS VE ŞİLOTORAKS

HEMOTORAKS, PNÖMOTORAKS VE ŞİLOTORAKS Doç.Dr. Aydın NADİR, Yrd.Doç.Dr. Ekber ŞAHİN Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Sivas, Türkiye e-mail: anadir@ttmail.com Künt ve toraksa nafi z penetran yaralanmalarda

Detaylı

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ Dr. N. Zafer Utkan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Meme Kanseri Sempozyumu Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 10 Mart 2010 Lenfatik Sistemin Genel

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Patent Duktus Arteriyozus

Patent Duktus Arteriyozus Patent Duktus Arteriyozus Dr. Mustafa SAÇAR Duktus arteriyozus v Ana pulmoner arter inen aort v Media tabakasında spirel yerleşimli düz kas hücreleri yoğun v İntima tabakası aorta göre kalın v Doğumla

Detaylı

UZMANLAR İÇİN AKTİVİTE KARNESİ KİŞİSEL BİLGİLER Ünvanı, adı ve soyadı Doğum yeri ve tarihi Medeni durumu Bildiği yabancı dil / diller ve derecesi Yazışma adresi ŀ Telefon Elektronik posta adresi EĞİTİMİ

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS

ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Olgu sunumu / Case report ASEMPTOMATİK BİLATERAL PNOMOTORAKS Sami Doğan*, Hakan Ateş**, Mesut Erbaş**, Ömür Öztürk**, Suat Gezer***, Sami Karapolat***, * Düzce Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

PULMONER GÖRÜNTÜLEME. Radyografi planlanması 01.02.2012

PULMONER GÖRÜNTÜLEME. Radyografi planlanması 01.02.2012 PULMONER GÖRÜNTÜLEME Dr. Şükrü GÜRBÜZ F.Ü. HASTANESİ ACİL TIP A.D. Dispneli, göğüs ağrılı yada travmalı hastaları değerlendirmede göğüs görüntülemesi sıkca kullanılmaktadır. 1 2 Radyografi planlanması

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel*

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel* * SB Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi-İstanbul

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI ÖĞRENME HEDEFLERI PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI BAŞ-BOYUN LENF NODLARI Dr. Yusuf Öner GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ A.D. ANKARA LENFATİK SİSTEM Lenfatik sistem farklı bölgelerdeki lenf nodlarından geçerek, lenf sıvısını venöz sisteme taşıyan

Detaylı

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu)

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) Akif Turna!! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi! Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı!! Bölüm 47 ANATOMİ ANATOMİ Sinir Basısı Hastaların %95 i: Ağrı ve parestezi.! Genelde segmental, n. ulnaris:

Detaylı

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 DİAFRAGMA HASTALIKLARI ANATOMİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger. Diafragma - Muskuler - Tendinöz (Centrum tendineum)

Slayt 1. Slayt 2. Slayt 3 DİAFRAGMA HASTALIKLARI ANATOMİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger. Diafragma - Muskuler - Tendinöz (Centrum tendineum) Slayt 1 DİAFRAGMA HASTALIKLARI Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger Slayt 2 ANATOMİ Diafragma - Muskuler - Tendinöz (Centrum tendineum) Diafragmatik kruslar - Crus Dextrum - Crus Sinistrum Slayt 3 Slayt 4 Diafragmanın

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

Santral Kateter Uygulaması

Santral Kateter Uygulaması Ömer Yavuz, Orhan Yücel Giriş Santral venöz kateterleri (SVK) hastada geniş ve güvenli damar yolu sağlamaktadırlar [1]. Günümüzde yoğun bakım hizmetleri ve majör cerrahi işlemler öncesi yaygın bir şekilde

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri AMİLAZ (SERUM) Kullanım amacı: Klinik uygulamada, pankreas dokusu ve tükürük bezleri ile ilişkili her türlü zedelenme olasılığının değerlendirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulur. Akut ve kronik pankreatitler

Detaylı

Akciğer Grafisi Değerlendirme

Akciğer Grafisi Değerlendirme Akciğer Grafisi Değerlendirme X-ışın tüpü Posteroanterior (PA) akciğer grafisi Lateral (sol yan) akciğer grafisi X-ışın tüpü Sol yan akciğer grafisinde x-ışınları sağ taraftan girip sol taraftan çıkar.

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın?

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Dr. Beste Atasoy Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı & Sağlık Bakanlığı-Marmara Üniversitesi Pendik

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi

Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi Özofagus kanserlerinde tedavinin seçimi, öncelikle tümörün evre ve lokalizasyonu olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. Sadece cerrahi tedavinin veya kemo/radyoterapinin

Detaylı

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır.

Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Hiatal Herniler Tanım Hiatal herni, diyafragmanın özefageal hiatusunda herhangi bir organın anormal protrüzyonu olarak tanımlanmaktadır. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Ersin

Detaylı

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım

Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım İstanbul Üniversitesi İstanbul Cerrahi Derneği Toplantısı 7 Kasım 2012 Non-palpabl meme lezyonlarında cerrahi yaklaşım Dr. Fatih AYDOĞAN Meme Hastalıkları Servisi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Cerrahpaşa

Detaylı

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Portal Hipertansiyon Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 GİS Dalak Portal Ven Karaciğer Hepatik Ven Hepatik Arter Portal Hipertansiyonun Tanımı Portal hipertansiyon:

Detaylı

Postüral Drenaj Uygulama

Postüral Drenaj Uygulama Postüral Drenaj Uygulama AMAÇ Akciğerlerdeki sekresyonun yer çekimi yardımıyla drenajının gerçekleştirilmesidir. TEMEL İLKELER Spontan solunumda veya ventilatöre bağlı hastada akciğerlerin tüm bronş ve

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 Öğrenme Hedefleri PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik değerlendirme Radyografi örnekleri

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

Timektomi, hemen hemen tüm timik tümörler ve stabil Myastenia Graves (MG) li

Timektomi, hemen hemen tüm timik tümörler ve stabil Myastenia Graves (MG) li Mediyasten Hastalıkları ve Cerrahisi Editör: Prof. Dr. Akın Eraslan BALCI BÖLÜM 27 BÖLÜM 27 Standart Timektomi 249 Standart Timektomi Ahmet Demirkaya Timektomi, hemen hemen tüm timik tümörler ve stabil

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

AKCİĞER GRAFİLERİ. Tahsin SARISOY Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Kocaeli, Türkiye e-mail: htsarisoy@yahoo.

AKCİĞER GRAFİLERİ. Tahsin SARISOY Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Kocaeli, Türkiye e-mail: htsarisoy@yahoo. Tahsin SARISOY Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Kocaeli, Türkiye e-mail: htsarisoy@yahoo.com Mediyastinal patolojilerin görüntülenmesinde en çok kullanılan radyolojik yöntemler

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI Hazırlayan Kontrol Eden Onaylayan Klinik Eğitim Sorumlusu Kalite Yönetim Direktörü Hastane Yöneticisi TARİH SAAT EĞİTİMCİ KONU 02.09.2013 07:00-08:00 Dr. S. Yüksekdağ Cerrahi Hastada Anestezi 06.09.2013

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI Dekan Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu Prof. Dr.

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı