II. ULUSAL ÖĞRENCİ SEMPOZYUMU NİSAN 2012 İTÜ-TAŞKIŞLA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "II. ULUSAL ÖĞRENCİ SEMPOZYUMU 27 28 NİSAN 2012 İTÜ-TAŞKIŞLA"

Transkript

1 1

2 PEYZAJ MİMARLIĞI 2. ULUSAL ÖĞRENCİ SEMPOZYUMU "Yeni Yüzyılda Peyzaj Mimarlığının Gelişimi, Değişimi, Dönüşümü" ÇAĞRI`MIZDIR "PMOGenç geçmiş Peyzaj Mimarlığı öğrenci örgütlenmelerinin bugüne devrettiği mirası oldukça anlamlı bulmakta ve kurulduğu günden bu yana mesleki ve toplumsal mücadeleye katkı veren bütün etkinlik ve organizasyonları kendi tarihi olarak görmektedir. Kuruluşundan itibaren I. Öğrenci Kurultayını başarıyla atlatan PMOGenç, 30 Eylül 2006 tarihinde meslektaşları ile mesleki haklarının korunumu için sokağa çıkarak gençliğin dinamizmini alanlara taşıdı yılının sonlarından itibaren örgütlenme çalışmalarına hız veren PMOGenç aktivistleri meslektaş büyüklerinin de katkılarıyla çok kısa süre içerisinde o dönemde 16 üniversitede temsilciliklerini kurarak müthiş bir atak yapmış şuan ise bu sayı yeni üniversitelerin kuruması ile 20`ye çıkmıştır yılında birçok etkinlikle beraber ulusal ölçekte örgütlenen PMOGenç II. Öğrenci kurultayını 500 kişilik katılımı ile son derece başarılı bir kurultay geçirmiştir. II. Kurultayın ardından Peyzaj Mimarlığı III. Kongresinde "Öğrenci Forumu" ile kongreye renk ve zenginlik katmasının yanında kazandığı ivmeyle sonraki yıllarda yapacağı işlerinde adeta habercisi olmuştur yılında I. Ulusal Öğrenci Sempozyumu Çukurova Üniversitesinde 600 kişinin katılımıyla başarıyla düzenlenmiştir yılında III. Öğrenci Kurultayına ise 855 kişi gibi olağanüstü katılımla tüm TMMOB çevrelerinde adından gurur ve övgüyle söz ettirmeye devam ettirmiştir. Yine ilki 2007 yılı içerisinde olmak ve daha sonra gelenekselleşen PMOGenç Yaz Okullarına Kayseri ilinin Ağırnas kasabasında başlanmıştır. Bu kamplar yerelde ve ulusalda çok ses getirmiş aynı zamanda TMMOB camiasındaki odaların öğrenci örgütlenmesinde çok olumlu tepkiler almış, daha sonraki süreçte örnek teşkil edecek kadar çıtasını yükseltmiştir hatta diğer odaların öğrenci kollarıyla ortak yaz kampları düzenlemeye gidecek kadar ispatlar bir konumda kendine önemli ve güzel bir yer edinmiştir. Ağırnas (2007) yaz okulunu, Erzurum(2008), Mardin(2009), Artvin(2010) ve son olarak Erzincan(2011) İllerinde düzenlenen yaz okulları takip etmiştir. Aynı zamanda Hasanoğlan(2010) ve Tunceli(2011) yaz okullarında diğer meslek odalarının öğrenci üye komisyonlarıyla ortak olarak yürütülmüştür. Kısa zamanda alınan mesafe PMOGenç üzerindeki sorumlulukları da arttırdı. Mesleğe, meslektaşlara, örgütlü mücadeleye ve ülkeye olan sorumluluk duygusu daha fazla üreten, iş yapan bir düzleme taşıdı PMOGenç i... Bu bağlamda 2012 PMOGenç için çıtanın daha fazla yükseldiği, hedeflerin büyüdüğü, üretimlerin arttığı bir yıl olmalıdır ki; zaten hâlihazırda PMOGenç in üzerinde çalıştığı, hazırlığını yaptığı çalışmalar, altından kalkılabildiği ölçüde bu süreci karşılamaya yetecektir. PMOGenç bu çalışmaların altından da başarıyla çıkacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Sorunlarının farkında, ancak sürekli sorunlara takılıp kalmayan, çözüm arayan, yaratıcı, cesur, inisiyatif alan, yeterince cüretkar ve aynı oranda alçak gönüllü, mesleği, insanı ve ülkesi için değiştirip dönüştürebilen, bunu yapabildiği oranda yenilikçi olabilen bir tarz 2012 da PMOGenç tarafından daha fazla zorlanacaktır yılından bu güne söyleşiler, paneller, sempozyumlar, kurultaylar, yaz okulları ve basın açıklamaları gerçekleştirdik. Merak edip sorarak, öğrenerek, konuşarak, tartışarak gelişen, gerek mesleki sorunları, gerekse de toplumsal sorunları dert eden ve bu uğurda mücadele eden bir örgütlenme haline geldik. Mesleğinin toplumsal yararını gözeterek yeniden üretilmesi ve ortaya çıkan sorunların kolektif bir şekilde çözümünde inisiyatif alan, PMOGenç kazandığı bu perspektif ve birikimle 2. Sempozyumda sizlere sesleniyor! "Yeni Yüzyılda Peyzaj Mimarlığının Gelişimi, Değişimi, Dönüşümü" ana temasıyla yola çıkıyoruz. 2

3 "Bilginin İktidar" olacağı bir geleceği yazmak üzere yola çıkan PMOGenç, 3. Öğrenci Sempozyumunda bilimi ver tekniği insanlık adına, halkın çıkarları adına "mesleğimiz kimliğimizdir" sloganı ile 6 Oturumda, ülkemiz ve mesleğimizin geleceğini tartışmaya açıyorlar. 2. Ulusal Öğrenci Sempozyumu DÜZENLEME KURULU AMAÇ "Yeni Yüzyılda Peyzaj Mimarlığının Gelişimi, Değişimi, Dönüşümü" ana temasıyla, "Bilginin İktidar" olacağı bir geleceği yazmak üzere yola çıkan PMOGenç, 2. Öğrenci Sempozyumunun amacı, bilimi ve tekniği insanlık adına, halkın çıkarları adına "mesleğimiz kimliğimizdir" sloganı ile ülkemiz ve mesleğimizin geleceğini tartışmaya açmaktır. Peyzaj mimarlığı meslek disiplini 19. yüzyılın 2. yarısında ne zaman ki meslek disiplini olmuştur, kamusal alan planlamaları ve kentsel tasarım olgusunun varlığı konuşulmaya başlanmıştır. Bu olguyu bir kez daha değerlendirmek ve geleceği doğru kullanmak adına peyzaj mimarlığı ve iktisat, kalkınma politikaları, sosyoloji ve felsefe gibi bilimsel kavram ve kuramların öğrencilik sıralarından tartışılmasını önemsemekteyiz. KAPSAM 2. Dünya Savaşı sonrasında dünya ölçeğinde genişleyen ulusal kalkınma arayışları ve kalkınmacı yöntemlere artan ilgi, gelişmişlik/azgelişmişlik tartışmasının eksenini belirlemiştir. Bu tartışmalar içerisinde bir kalkınma yöntemi olarak planlamanın belirmesiyle "kalkınma" ve "planlama" kavramları sıklıkla beraber anıla gelmiştir. Planlama, devletin ekonomik hayatı düzenlemesinde temel bir araç olarak "kamu hukuku" çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir sorun alanını oluşturmaktadır. Kalkınma bir toplumun, ülkenin ve/veya ulus-devletin toplumsal, iktisadi ve kültürel vb. gelişmesinin tümünü kapsayan geniş bir tanım ve süreçtir. Planlama süreçlerinde ülke kalkınma modelleri olan enerjinin, sanayi politikalarının, sektörel hedefleme ve yönlendirmenin, kaynakları verimlilik ölçütüne göre yaratma ve kullandırmanın ulusal ekonomi stratejisinin kurgulandığı alanlar peyzaj alanları ise, ülke kalkınma planları peyzaj mimarlığı ilişkisi tartışılmalıdır. Kalkınma modellerinin hayata geçirildiği fiziki yapılanmalar imar mevzuatı ile çerçeveleniyor ve imar planları ile vücut buluyor ise eğer peyzaj mimarlığı imar hukuk ve planları içerisinde bir kez daha vurgulanmak durumundadır. Geçmişte daha çok insan ihtiyacına bağlı olarak ortaya çıkan mekân örgütlenmesi kentin gelişme süreci en azından yıl önceden başlayarak farklı bir sürece doğru çevirmiştir. Artık insanların ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir kent gelişim modeli, bir mekansal örgütlenme değil, bunun yerine küreselleşmenin mali krizini çözmek üzere bir takım girişim stratejilerinin oluşturulması ya da kimi rant çevrelerinin ihtiyacına bağlı olarak yatırım kararlarının verilmesi sürecinin değerlendirileceği bir süreçtir. Böyle bir süreç, ülkemizdeki kentlerimizin etkileniş biçimlerini, tarihi doku, doğal varlıklar ve pek çok değerin tahrip olduğu ve artarak hızla devam eden süreçte ranta dayalı bir kentleşme anlayışının kentlerimizin ihtiyacı olan çağdaş, bilimsel, insani ve toplum odaklı bir kentleşme anlayışından uzaklaştığını gören peyzaj mimarlığı öğrencilerinin gündemindedir. 2. Öğrenci Sempozyumu, rant eksenindeki kentlerin geleceğini belirleyen bir başka değişle karartan uygulamalar kentsel dönüşüm adı altında gündeme gelmekte, bu kapsamda yüzyıllardır varlığını sürdüren 3

4 tarihi mahalleler ortadan kaldırılmasını, arkeolojik sitler üzerinde bir takım yapılaşmalar kentsel yenileme adı altında yapılması gerçeklerini tartıştırmaktadır. Peyzaj, gerçekliğin (doğanın) işleyiş süreçleri ise, sadece felsefeye değil, insani olan her şeye zemin oluşturmaktadır. Peyzaj kavramı, yaşamsal alanların var oluş-öz, biçim-töz, gerçeklik-yanılsama, nesnellikhakikat, nedensellik-olasılık, zorunluluk-özgürlük vb. bağlamında bu güne kadar farklı kavramlar ve kuramlar ve hatta uygulamalar bağlamında ele alınmış olmakla birlikte peyzaj ve felsefe ilişkisi üzerine bugün bir kez daha düşünmeye ihtiyaç duyulmaktadır. Birtakım olguları ve olgusal ilişkileri açıklayan kavramsal bir sistem olan Kuram veya teori lerin tartışılacağı, bir "açıklama" aracı olan, kapsamlı ve köklü açıklayıcı şemalar olan kuramların geliştirileceği, kavramlarla örülmüş bir bütün üzerine kurulmuş kuram gerçeği üzerinden, kavramların kuramın temel araçları olduğunu bilen bir genç nesil olarak; meslek politikalarının yeniden sorgulandığı günümüz yüzyılında Peyzaj kavram ve kuramları, peyzajın var oluş, değişim ve gelişim süreçlerini inceleyen-irdeleyen ve peyzaj mimarlığı için fiziki ve toplumsal dünyayı açıklama, aydınlanmacı bir nesil yaratmanın düşünmeden geçtiğinin farkında olmanın önemini tartışmaya açmak ve evren döndükçe en önemli konu başlığı olan eğitimin dününü tartışmış olan peyzaj mimarlığı öğrencilerinin bugünkü beklenti ve önerilerini almak üzere eğitimi yeni konu başlıkları ve içeriklerinde ele alıyoruz. 4

5 1.OTURUM PEYZAJ FELSEFESİ Oturum Başkanı: Didem KİNGİR 5

6 1.OTURUM BAŞLIKLARI PEYZAJ FELSEFESİ Peyzaj ve Sen Felsefi kategorileri ve kavramları Aydınlanma çağındaki felsefi düşünceler Gerçekliğin (doğanın) işleyiş süreçleri Düşünceyi maddenin, bilgiyi gerçekliğin bir yansıması olarak alması dolayısıyla Yansıma Teorisi Yaşamsal alanların var oluş-öz, biçim-töz, gerçeklik-yanılsama, nesnellik-hakikat, nedensellik-olasılık, zorunluluk-özgürlük kavramları ve kuramları Felsefe ile yaşam alanları ilişkisi Felsefenin dil ve kültür ilişkisi Felsefe ve şehirler ilişkisi Peyzaj mimarlığına felsefi bakıştan ne gibi katkılar gelebilir? Yerleşme ve yapılaşmalarda politik yaşam nasıl ele alınabilir? Bir kentin politikasından söz edilebilir mi? Kent/kır ve sanat ilişkisi nasıl olacak? Kent üyelerinin birbirleriyle ilişkileri üzerine ne söylenebilir? Şehrin tarihinden ne anlamamız gerekir? 6

7 AYDINLANMA ÇAĞINDAKİ FELSEFİ DÜŞÜNCELER ÖZET Aydınlanma Çağı olarak adlandırılan tarihsel dönem, Aydınlanma felsefesinin 18. yüzyılda doğup benimsenmeye başladığı dönemdir. Batı toplumunda 17. ve 18. yüzyıllarda gelişen ve akılcı düşünceyi eski, geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, önyargılardan ve ideolojilerden özgürleştirmeyi ve yeni bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan düşünsel gelişimi kapsayan dönemi tanımlar. Aydınlanmaya yol açan başlıca düşünsel gelişmeler Rönesans ve Reform hareketleridir. Aydınlanmanın ilk temsilcileri olarak genellikle Rene Descartes ve Gottfried Wilhelm Leibniz kabul edilir. Almanya'da Johann Gottfried Herder, Immanuel Kant, Christian Wolff; Fransa'da Denis Diderot, Claude Adrien Helvétius, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau, Voltaire; Büyük Britanya'da David Hume, John Locke ve Thomas Paine Aydınlanma çağının en önemli temsilcileridir Fransız ihtilalinin temelinde, Fransız aydınlanmacılığının belirleyici bir etkisi vardır. Aydınlanma çağı ile birlikte dinin oteritesi sendelemiş ve dinin sorgulanması ve tartışılması yenilikleri beraberinde getirmiştir. Aydınlama çağının önde gelen filozoflarında Rene Descartes ve Immanuel Kant 20. Yüzyılın felsefi alt yapılarını olurturmuştur. Aydınlanma çağı ile birlekte, 20. yüzyıl için var olan ideolojiler 3 başlık altında gelişecektir. İdealizm, diyalektik Materyalizm, Agnostisizm İdealizm, tarih boyunca, dinin yanında yer almış ve din tarafından desteklenmiştir. İdealizm dinin inceltilmiş halinden başka bir şey değildir.( Vladimir İliç Lenin) Diyalektik metaryalizm, aslında var olan metaryaliamin geliştirilmesiyle ortaya çıkar. Descartes, Denis Diderot, Ludwig Feuerbach gibi filozoflar metaryalizm irdelenmiş, Karl Marks ve Friedrich Engels, Charles Darwin nin evrim teorisi ile birlikte diyalektik materyalizmi oluşturmuşlardır. Bu süreçte bizleri sosyalizmin temellerine götürecektir. İdealizm ile materyalizm arasındaki karşıtlık din ve maddeden geçer. Şöyle ki: İdealist: İnsan düşünür çünkü ruhu vardır. Materyalist: İnsan düşünür çünkü beyni vardır. Aydınlanma döneminde ve sonrasında yaşanan bu süreçler bizleri günümüz 21. Yüzyılda felsefi olarak ruhun ve maddenin oluşumu, politik olarak Kapitalizm ve sosyalizm gibi ideolojik yaşam şekillerinin sorgulanmasına itmiştir. 7

8 GİRİŞ Aydınlanma çağındaki felsefi düşünceler Aydınlanma insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır bu ergin olmamış durumu ise insanın aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. Doğa, insanları yabancı bir yönlendirilmeye bağlı kalmaktan çoktan kurtarmış olmasına karşın tembellik ve korkaklık nedeniyledir ki insanları çoğu bütün yaşamları boyunca kendi rızalarıyla erginleşmemiş olarak kalırlar. Oysa aydınlanma için özgürlükten başka bir şey gerekmez ve bunun için seçilen özgürlük en zararsız olanı olmalıdır. Aklı kullanma özgürlüğü aydınlanmanın birinci adımıdır. Burdan yola çıkarak aydınlanma çağı üzerine notlar düşmek isterim; aydınlanma felsefesi ya da 18. yüzyıl felsefeleri genel olarak insanın kendisini, hayatını ve toplumsal yaşamın düzenlenmesini yeniden gündeme almış, hem düşüncenin hem de toplumsal yaşamın köklü değişimlere uğrayacağı bir sürecin fikirsel/felsefi başlatıcısı olmuştur. Bu yüzyılın sonlarına doğru meydana gelen Fransız devrimi (1789), ve ardında gerçekleşen modernleşme süreçleri, düşünsel anlamda etkilerini ve kaynaklarını aydınlanma felsefesinde bulmaktadır. Din ya da Tanrı merkezli toplumsal yapının ve düzenlemelerin yerini bu süreçte akıl merkezli toplumsal düzenlemeler arayışı alır. Geniş ve genel anlamıyla aydınlanma, ortaçağda hüküm süren dünya görüşüne karşı yeni bir dünya görüşünün ortaya çıkması ve temellendirilmesi olarak belirtilir. Bu yüzyıl yeni bir ideal ile tarih sahnesinde yer alır; bu ideale göre, aklın aydınlattığı kesin doğrulara ve bilginin ilerlemesine dayanan entelektüel bir kültür egemen olmalıdır ve bu kültür sonsuz bir şekilde ilerlemelidir. Böylece ilerleme ideali, insanın geleneğin köleliğinden kurtularak sürekli mutluluk ve özgürlük yolunda gelişeceği düşüncesine dayandırılır. Aydınlanma felsefesinin kaynağı Rönesans felsefesi ve özellikle de 17. yüzyıl felsefesinin ortaya koyduğu ilkelerdir. Rönesans tan itibaren düşüncenin tarihsel otoritelerden kurtulması, bilgi ve yaşam hakkında akla ve deneyime dayanmaya başlaması söz konusudur. 17. yüzyıl da bu gelişmeler sistemleştirilip temel ilkelere dönüştürülmeye başlanmış, rasyonalizmin belirginleştiği bu yüzyılda aydınlanma felsefesinin düşünsel temelleri bir anlamda hazırlanmıştır. Sekülerleşme ise aydınlanma felsefesinin ve genel anlamda aydınlanmacılığın her tür girişiminde temel olmuş olan bir yönelimdir. Dinde meydana gelen yenileşme hareketleri de, dinsel düşüncenin giderek geriletilmesi ve Aydınlanmacılıkla birlikte kuruculuk ve egemenlik gücünü kaybetmesiyle sonuçlanmıştır. Rönesans ve reformlarla başlayan bu gelişmeler, aydınlanmacılıkla doruğuna varmış ve buradan itibaren Modernite denilen sürecin oluşumunu hazırlamıştır. Bu süreç aydınlamacılıkta ifadesini bulan köklü bir zihin değişikliği anlamına gelmektedir. Newton ve Kopernik ile tüm bir evren-dünya kavrayışı değişime uğramış, Dekart ve Kant gibi isimlerle bu değişen zihniyetin felsefi düşüncesi geliştirilmiştir. Avrupa da ki endüstri devrimlerin de bu sürecin maddi temelini oluşturmaktadır. Yeni ve bambaşka toplumsal ve ekonomik ilişkiler içerisinde yaşamaya başlayan insanlar, ortaya çıkan yeni düşünce biçimleriyle dünyaya bambaşka gözlerle bakmaya başlamışlardır. Bunun sonucunda modern yaşamın temelleri atılmıştır Fransız ihtilalinin temelinde, Fransız aydınlanmacılığının da belirleyici bir etkisi vardır. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin de, 20. Yüzyılı içine alacak biçimde, son 200 yıllık tarihini belirleyen gelişmelere, Kimi uygar ülkelerde, bu arada Fransa' da olduğu gibi bizde de, yaşam doğaya, tarihe, topluma ve insana ilerici ve - günün koşullarına göre - devrimci bir bakışla yoğrulur gitgide. Akla, bilime ve ilerlemeye inanmak; despotluğa, bilgisizliğe ve bağnazlığa karşı çıkmak; çürüyüp dökülenin yerine, çağın dayattığı özgürlükçü yeni fikir ve kurumları geçirmek, böylesi bir bakışın eseridir. Gitgide mevzi kazanan bir ''demokrasileşme ve laikleşme'', 1923 Devrimi'yle de asıl ivmesini kazanır. Bu gelişmeye, topluca ''Aydınlanma'' diyoruz. Kısaca geçmek isterim Çağdaş tarihimiz, bir Aydınlanmanın tarihidir. 8

9 AYDINLANMA ÇAĞINDA AVRUPA 1.Aydınlanma Çağının Genel Özellikleri ve Aydınlanma Felsefesinin Avrupa Uluslarındaki Gelişimi 17. yüzyılda sıklıkla atıfta bulunulan akla ve bilime bu yüzyıldan farklı olarak aklın ve bilimin artık sağlam temeller üzerine kurulduğunu ve toplumu yönlendirmesi gerektiğine inanılan bir çağdır. Aydınlanma çağından önce Avrupa toplumunun yaşam biçimi, dinsel kurumların egemenliğindeydi. Buna bağlı olarak siyasal güç ve ekonomik yaşam da belirli kişilerin elinde bulunmaktaydı. Dolayısıyla Aydınlanma çağının ayrıntılarına girmeden önce, Batı Ortaçağının genel görünümünden ve Batı dünyasının düşünce yapısından kısaca bahsetmek, gelişen süreci ele almak gerekir. Batı toprakların, üzerinde yaşayan halkını doyurmaktan aciz bir durumdaydı ve Batı Ortaçağında halk arasında açlık, hastalık ve sefalet kol gezmekteydi. Batı ekonomisi sürekli açık veren ve bir türlü iki yakasını bir araya getiremeyen bir durumdaydı. Sosyo-kültürel bakımdan Doğu-İslam dünyasının Ortaçağı ile karşılaştırıldığında Batı Ortaçağı son derece geri kalmış ve bu durum aslında bütün sorunlara kaynaklık etmekteydi. Doğu-İslam dünyası ile girdiği ilişkiler sonucunda Batı dünyası kültürel, düşünsel, sanayi ve ticari alanda gelişme kat ederek toplumsal ve siyasal yapı itibariyle de büyük değişimler yaşamıştır. Aydınlanma Çağı veya Aydınlanma yüzyılı, Avrupa da 17. yüzyılın ikinci yarısıyla 19. yüzyılın ilk çeyreğini kapsayan ve önde gelen birtakım filozofların aklı insan yaşamındaki mutlak yönetici ve yol gösterici yapma ve bireyin bilincini, bilginin ışığıyla aydınlatma yönündeki çabalarıyla seçkinleşen kültürel dönem, bilimsel keşif ve felsefi eleştiri çağı, felsefi ve toplumsal hareket olarak anlaşılmaktadır.eleştirilerin hedefi olan Batı Ortaçağda ise bilgi, akıl, ahlak ve tarih anlayışından vazgeçme ve ondan tümüyle kopma sürecini başlatmış ve bu dönüşüm Aydınlanma çağında zirveye ulaşmıştır.bunların yanı sıra Ticaretin gelişmesi, şehirlerin büyümesi, matbaanın icadıyla kitap basımının kolaylaşması Batı dünyasının bütün alanlarda ilerlemeye geçmesinde çok önemli etkiler doğurmuştur. Aydınlanmanın Avrupa ülkelerinde sırasıyla İngiltere, Fransa ve Almanya da kendine özgü süreçler izleyerek ulusal gelişmeler gösterdiği görülmektedir Bu ülkelerin Toplumsal ve siyasal durumların Avrupa Aydınlanmasının gelişimini belirlemesi açısından da önemli bir yeri vardır. Dolayısıyla Aydınlanma kültürünün gelişimi tüm Avrupa ülkelerinde aynı düzeyde olmayıp farklı tarz ve çeşitliliktedir. Bu vesileyle Aydınlanma tutumu ve düşüncesinin Avrupa ülkelerinde ekonomik, toplumsal, ulusal, dilsel ve tarihsel koşullar göz önünde bulundurulduğunda farklılık göstermesi kaçınılmazdır. Bu farklılığın sosyal ve siyasi birçok nedeni bulunmaktadır. Aydınlanmanın uluslar bağlamında çeşitlilik arz etmesinin bir başka boyutu ise dine farklı yaklaşımların olmasının önemli bir etkisi bulunduğunu ifade edebiliriz. Dinsel evren anlayışına sahip geleneksel düşünceye karşı kindar ve inatçı bir mücadele veren Fransız Aydınlanmacılara nazaran İngiltere ve Almanya da dinsel anlayışların daha ılımlı olduğu, dolayısıyla çatışmaların düşük seviyede yaşandığı söylenebilir. Şüphesiz felsefenin içerik itibarıyla dinin de işaret ettiği konularla bağlantılarını iyi işleyen Alman ve İngiliz filozofların felsefi teorilerinde önemli ölçüde zenginlik ve yoğunluk gözlendiği belirtilebilir.. Sadece uluslar bağlamında değerlendirildiğinde ortaya çıkan farklılıklar çok açıktır a) İngiltere ve İskoçya da Aydınlanma Felsefesi İngiliz felsefesinin metafizik problemlerden uzak bir bilgi teorisi ve devlet Felsefesi ne ilgi duymaları açısından Kıta Avrupa sı felsefesinden ayrıldığı belirtilebilir. 16.ve 18. yüzyıllarda İngilizlerin duyumculuk, bilme yeteneklerinin eleştirisi, şüphecilik ve tolerans düşünceleri, serbestlik ilkeleri, aydınlanma ruhu, deizm ve faydacılık gibi sorunları ele almaları bakımından Avrupa nın değişmesinde önemli rol oynamışlardır.29 İngilizlerin zenginliği, gücü ve kendine olan güveni en yüksek noktasına vardığında ilerleme kültü de doruğuna ulaşmıştır. Avrupa da İngiliz yazarları ve tarihçileri kendilerini bu külte adamış en coşkulu ve aydınlanmayı en ileri düzeyde benimsemiş bir görünüm içinde olmuşlardır. Felsefi, iktisadi ve bilimsel açıdan Aydınlanmanın temellerini büyük ölçüde İngiliz filozoflar atmış ve onların bu çalışmaları Aydınlanmacı düşünme sistemine temel kaynak olarak görülmüştür. Sanayi devriminin gerçekleştirilmesi, keşiflerin çoğalması İngiltere ye güçlü bir endüstri kurma fırsatını sağlamıştır.30 Tarihte adına coğrafi keşifler denilen ve önceleri Avrupa için sonrasında tüm dünyada etkileri görülmüş olaylarda ilk başlarda hâkimiyeti elinde bulunduran Portekiz ve İspanyol güçleri keşfettikleri yeni yerlere sömürgeci bir tutum içinde girmemişlerdir. Çünkü öyle bir düşüncenin felsefesine sahip değildirler. İşte İngiltere bu zihniyetin felsefesine sahip olduğu 9

10 için Portekiz ve İspanyollardan aldıkları yerleri sömürge haline getirmiştir. Şüphesiz daha önce de insanlık tarihinde bu tarz bir anlayış31 yerleşmiş olabilir. Ama modernleşmenin zirvesi olarak görülen Aydınlanmacı planlarla birlikte ulusal bilincin ülküsü haline getirilen ilerlemeci ve yayılmacı zihniyet yapısı, planlı bir yönelim içinde olmuştur. Batı kültürünün gelişiminde öncü bir rol oynayan İngiltere de Aydınlanma düşüncesi eğilimlerinin ilkin Francis Bacon ( ) ile başladığını belirtmemiz gerekir. Tarihin ilerleyen bir süreç olduğu anlayışı başlangıçta Francis Bacon, tarafından kesin bir biçimde ifade edilmiştir. Doğaya egemen olmanın yolunun onun yasalarını bütünüyle kavramaktan geçtiğini belirten Francis Bacon, doğadan elde ettiğimiz yasaları da toplum alanında uygulayarak ilerlemeyi gerçekleştirmek için kullanabileceğimizi ileri sürmüştür. b) Fransa da Aydınlanma Felsefesi Fransız Aydınlanması sadece belli bir çevrede değil de geniş halk kitlelerine ulaşmayı çabalayan bir tavır sergilemesiyle diğer Avrupa ülkelerindeki Aydınlanma denilince Fransız Aydınlanması akla gelir. Fransa ülkesindeki aydınlanmayı ve bilgilenmeyi geniş halk kitlelerine ulaştırmaya çabalayan düşünürler genelde halktan kopuk bir biçimde yaşamlarını sürdürmüştür. Fransa da 18. yüzyılın son yarısından bu yana kilisenin sosyal hayat üzerinde herhangi bir etkisinin kalmadığı söylenebilir. Aydınlanma ve özgürlük düşüncesinin filozoflar arasında giderek yaygınlık kazanan bir yaşam biçimi olduğu ve buradan hareketle deist ve materyalist görüşlerin bu dönemde kabul gördüğü belirtilebilir.39 Fransız Aydınlanmacılarının kiliseye ve geleneğe ait her şeyden kendilerini kurtarmaları gerektiğini kararlılıkla savunmaları onların belirgin özellikleridir Fransa da Descartes le ( ) başlayan modern düşünce, hem felsefe alanında hem de bilimsel alanda Avrupa kültürünün dönüştürülmesinde önemli bir dinamizm unsuru olmuştur. Bugün bile Fransa da Descartes ten gelen akılcılık Fransız medeniyeti ve kültürü üzerinde canlı bir etken olarak varlığını sürdürmektedir Descartes in felsefesi, Skolâstik düşünceye yönelik karşıt argümanlara sahiptir. Skolâstik düşünme kuralları yerine Rasyonalist düşünme kurallarının yerleşmesinde öncü rol alan Descartes in Yeniçağ Avrupa felsefesinin kurucusu olduğu kabul edilir. Diğer yandan modern düşünce sisteminin de temeli sayılan Descartes in felsefesi Aydınlanmanın dayandığı akılcı tutumun da kaynağı olmuştur. Bu bağlamda Descartes in Aydınlanma felsefesinin gelişmesinde önemli bir role sahip olduğu belirtilebilir. Fakat Fransız Aydınlanmacılarının çoğu Descartes in Rasyonalist felsefesindeki düşünme yöntemini sonuna kadar takip etmeyi gereksiz görmüştür. Fransız Aydınlanmacıları metafizik olan her türlü söylem ve düşünme tarzlarından uzak kalıp bu türden düşüncelerin gereksiz olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu eksende Fransa daki Aydınlanma hareketinin öncüleri sayılan Fransız Ansiklopedistleri düşüncelerini ve söylemlerini bir sistem dâhilinde ortaya koymaktan kaçınarak 17.yüzyıl Rasyonalizminin belli bir sistem çerçevesinde metafiziksel argümanlar ortaya koyan ve felsefe tarihinde önemli bir yeri olan Descartes, Leibniz ve Spinoza gibi filozoflardan uzak kalmayı tercih etmişlerdir. c) Almanya da Aydınlanma Felsefesi Almanya da Aydınlanma hareketinin ekonomik ve siyasi nedenlerden ötürü Fransa ya ve İngiltere ye göre biraz daha geç başladığı söylenebilir. Özellikle Reformasyonun oluşturduğu karışıklıklar Almanlar için olumsuz bir sonuç doğurmuştur. Dolayısıyla Almanların felsefede ilkin dağınık ve bağlantısız düşünceler ortaya koydukları söylenebilir. Buna rağmen Almanya da Aydınlanma felsefesinin sonradan Fransız ve İngiliz felsefesinin deneyim ve bilgilerinden yararlanarak daha da ileriye götürülüp geliştirildiğini ifade etmek yanlış olmaz. Özellikle tarih çalışmaları ve tarih felsefesinde Alman filozoflarının geliştirdikleri fikirlerin Aydınlanmanın dinamiğini oluşturan ilerleme düşüncesinin yaygınlık kazanmasında önemli katkıları olmuştur. Almanya da düşüncenin yönünü, metafizik kurgulardan olgucu ve belirlenmiş bir bilgi ve varlık alanına çevirmesi ile Alman felsefesi, Aydınlanmacı bir karakter sergilemeye başlamıştır. Aydınlanmanın genel karakteristik özelliği etkin bir akıl yerine işlevden yoksun algı düzeyine indirilen bir akıl ile düşünmesidir. İşte de bu karakteristik özellikleri kendisinde çok iyi barındıran bir Aydınlanma filozofu olan Thomasius ( ), ilerleme düşüncesinin en iyi savunucularından biri olup felsefeyi ilerleme düşüncesine bir katkı sağlama aracı olarak görmektedir. Almanya da Aydınlanmanın gerek dil açısından ve gerek felsefi düşünüş açısından gelişmesine olanak hazırlayan bir filozof olan Christian Wolff ( ) Fransız Rasyonalizminden etkilenmiştir. Wollf un Almanya da felsefi düşünmeyi skolâstik teolojinin etkisinden kurtararak üniversitelerde bunu yayma çabası Aydınlanmacı bir karakterin sonucudur. Wollf un düşünceleri ve çalışmaları Almanya da bir hayli etkili 10

11 olmuş ve Aydınlanmacı felsefi düşünme Almanya ya hâkim olmuştur. Fransa daki oluşan siyasal devrimin Avrupa nın siyaset ve toplum anlayışı üzerinde büyük bir etki bıraktığından sıklıkla bahsedilmektedir. Fransa daki siyasal devrimin etkisini gölgede bırakabilecek en önemli gelişme ise Almanların felsefi alandaki başarılarıdır. Bu başarıyı ilk başlatanlardan biri kuşkusuz Leibniz ( ) olmuştur. Almanya da Alman felsefesini sistemli bir şekilde toparlamaya çalışan Leibniz, Alman Aydınlanmasının karakterini kesin olarak belirlemiş bir filozoftur.54 Bu felsefi devrimin en sessiz ve en sistemli öncülerinden biri de üniversitelerdeki Leibnizci metafiziğin etkisini azaltarak bunun yerine bilime dayalı bir felsefi teori ortaya koyma çabası içinde olan Immanuel Kant ( ) olmuştur. Immanuel Kant, Aydınlanmanın ideallerini tutarlı ve kararlı bir şekilde ortaya koyan bir Alman filozofudur. Kant ın Aydınlanma felsefesi çizgisinde olmasını sağlayan nedenlerin Başın da varlık sorunu tartışmalarına fenomenal varlık (görünen varlık) anlayışıyla yaklaşarak bilim temelli bir felsefe geliştirmesi ve metafizik kurgulardan kaçınmasıdır. Ayrıca Kant, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa'da Aydınlanma adında başlayan abidevî projenin tarafındaydı. Kant, Aydınlanmanın tarafında olmakla kalmayıp, aydınlığı temsil eden düşüncelerin eleştirel kabulü tarafını da tutuyordu. 17. yüzyıl Rasyonalizmin eleştirisini yapan Immanuel Kant, aklın ve bilginin sınırlarını da belirleyen sistemiyle Aydınlanmacı bilgi ve akıl anlayışı doğrultusunda felsefesinin temellerini atmıştır. Kant ın, insanın aklına güvenerek ve cesurca hareket etmesini istemesi ile insanın, sıkı kuralların olduğu yükümlülük altında olduğunu belirtmesi Aydınlanma sürecinin bir parçasıdır II. AYDINLANMANIN FELSEFİ TEMELLERİ 1.Aydınlanma Felsefesinin Varlık ve Din Anlayışı İlkçağ ve Ortaçağ felsefesinde varlık organik bir bütün olarak düşünülmekte insan evrenin ayrılmaz bir gerçeği gibi algılanmaktadır. Tanrı nın evrenle olan ilişkisi de hâkim olan anlayış tarafından amaçlılık ilkesi ekseninde kurgulanmıştır. Aydınlanma felsefesinin varlık anlayışında bilinçten hareket eden filozoflar insana rasyonel olarak yeryüzünün hâkimi olma misyonu yüklemiş ve bu bağlamda evreni de mekanik bir yapı olarak nitelemişlerdir. Burada Tanrı nın konumu da bu mekanik kavrayış içinde varlığı düzene koyan ve insana müdahale etmeyi bırakıp kenara çekilen bir Tanrı olarak görüldüğünden artık varlıkla Tanrı arasında herhangi bir bağ kurulması imkânı bırakılmamıştır. Materyalizmde ilkin varlık konusunda önce Tanrı ile maddi varlıklar ilişkisinin koparılması ve kadim felsefelerde varolan amaçlılık ilkesini de dışlayan mekanik bir madde tasarımıyla düşünce sistemi oluşturulmuştur. Bu sistemin oluşmasını kolaylaştıran ise Descartes in düalizmi ve bu düalizmin sonucu olan mekanik materyalizmin Tanrı ile maddi varlık ayırımını keskin bir biçimde ortaya koymalarıdır. Tanrı ile maddi varlık ayırımını kararlı ve kesin bir biçimde ortaya koyan La Mettrie, dini yalnızca ahlaktan bütünüyle ayırmakla kalmaz, üstelik dinin ahlaka en büyük düşman olduğunu ifade eder Aydınlanma döneminde varlık duyulur ve görülür bir tarzda ele alınmıştır ve duyulur ötesi bir varlık tanımından tümüyle kaçış görülmüştür. Aydınlanma felsefesi kendi şimdi sinde mahkûm olmuş bir şekilde geçmişteki varlık ve bilgi anlayışlarını önemsemeyen bir yapı içinde olduğu görülmektedir. Böylelikle Aydınlanma felsefesinin varlık anlayışı fizik dünyayla sınırlandırılmış ve bu da tek-yanlı bir varlık anlayışı olarak kalmıştır. Dolayısıyla Aydınlanma felsefesi varlığın birlik ve bütünlük içinde kavranması gerektiğini belirten görüşlere karşı birliği ve bütünlüğü olup bitmiş olarak görmüştür. 2. Aydınlanma Felsefesinin Akıl ve Bilgi Anlayışı Belli bir dönemde karanlığı yaşayan her şeyin aydınlatılması gerektiği fikri bu çabaların özünü ortaya koymaktadır. Aydınlanma düşüncesi öncelikle akıl kavramının da aydınlatılması gerektiği düşüncesi bu çabanın sonucu olup akıl kavramının neye karşılık gelmesi gerektiği konusunda birçok görüş ortaya atılmıştır. Aklı aydınlatmak başka bir akıl tarafından gerçekleştirilecekse ortaya konulan akıl başka bir şeye bağımlı olma zorunluluğunu ortaya koyacaktır. Bu da akıl kavramıyla çelişen bir durum arz etmekte olup kavramın içeriğini dışsallaştırmaktan öteye gitmez. Dolayısıyla diğer kavramlar gibi akıl kavramı da 11

12 üstünkörü bir biçimde tartışılmış ve kavramın kökenine inme çabası boş ve gereksiz bir uğraşı olarak görülmüştür. Öte yandan bilim ve bilimcilik nasıl farklı alanlar olarak bilinmesi gerekiyorsa deney ile deneycilik ayırımını da belirtmemiz gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bilimsel bilgiler belirlenmiş ve dar bir alanda ortaya çıkar. Bilimin bu dar alanı dışında kalan her şeyin bilim dışı olarak bilinmesi gerekir. Bilim - dışı varlıkların bilgilerini bilimin dar alanında ortaya koyulan yöntemlerle ifade etmeye çalışmak bilimin dışında olan bir çalışmayla sonuçlanacaktır.. Batı felsefe tarihinde akıl ve düşünce, kutsalla olan bağını kopardıktan sonra iki eksen üzerinden hareket ettiği söylenebilir. Deneysel ve olgusal eksende geliştirilen bilgi sistemi genelde Francis Bacon, John Locke, David Hume gibi İngiliz filozoflarının başını çektiği Empirist felsefedir. Diğer eksen ise akıl temelli olup Descartes, Spinoza, Leibniz, Kant, gibi kalburüstü filozofların şekillendirdiği Rasyonel felsefedir. Empiristler bilgiyi dış-dünyaya bağlayıp onu daha çok nesne dünyasından çıkarmaya çalışmıştır. Görünen dünyanın bilgisinin gerçek bilgi olabileceğini ifade eden Empiristlerin bilgi anlayışı görünen dünyanın dışında olanları bilginin kaynağı olarak görmezler. Dolayısıyla bilgiyi tanımlamada ortaya çıkan bu durum varlığın bütünlüğünün parçalanmasını da beraberinde getirmiştir Aydınlanma akılcılığı, insanın özgürlüğünün aklın utkusunda ve inançların yıkımında olduğunu söyler; bu da insanı doğaya hapseder ve insanın birliğine ilişkin her tür ilkeyi zorunlu olarak yok ederek Ben i, tabii ki belli bir nedene bağlı olarak, salt bir yanılsama ve bir sahte bilince indirger III. AYDINLANMA FELSEFESİNDE İLERLEME DÜŞÜNCESİNİN YERİ VE ÖNEMİ 1. Aydınlanma Felsefesinde İlerleme Düşüncesinin Gelişimi Aydınlanma felsefesinin temel dinamiğinin değişim olduğu söylenebilir.değişimin de sürekli olarak ileriye doğru olduğu şeklindeki ontolojik anlayış bütün modern felsefe kuramlarında ilerlemeci bir çözümleme çabasına yol açmıştır. Bunu en belirgin biçimiyle tarih felsefesi kuramlarında görebiliriz. Tarih kuramlarının hepsinde bir ilerleme düşüncesi ve mutlu son öngörüsünün bulunması bazı tespitler yapmamızı gerektirmektedir. Bu tarih kuramları birbirlerine karşıt gibi dursalar da temel noktada yani ilerleme düşüncesine olan inanç ve güven bakımından birleşmektedir. Öncelikle Aydınlanma felsefesindeki ilerleme düşüncesinin nasıl geliştiğini daha açık kılmak için tarihte ilerleme düşüncesi üzerine yapılan çalışmalardan bahsetmek gerekmektedir. Öncelikle Grek felsefesinin tartıştığı en önemli problemlerden birisi de değişme dir. Bu soruna değerler sorunu da eklenmesiyle, tartışma fiziksel dünyanın değişiminden kültürel dünyanın değişimi olarak genişlemiştir. Yunanlılara göre geçmişte neler olduğunu anlamak veya bozulmanın nedenlerini çözmek önemlidir. İnsan dünyasındaki değişme iki açıdan ele alınmıştır: İlki Hesieodos un geleneğine bağlı olarak kötüye gidiş veya bozulma, ikincisi ise değişmeyi gelişme veya ilerleme olarak görenler şeklindedir. Yunan felsefesinin en önemli iki filozofu olan Platon ve Aristoteles de ilerlemenin genel olarak teorisini ortaya koymaya çalışmışlardır. İlerleme düşüncesi özellikle Aristoteles in yazılarında en iyi şekilde tartışılmıştır. Aristoteles, teleolojik bir ilerlemeden bahseder ve daha Metafizik in hemen başında doğanın boşuna bir şey yaratmadığını ifade etmiştir. Aristoteles, icatları göz önünde bulundurarak teknik ilerlemeye dikkat çeker ve bu teknik ilerlemenin de entelektüel, ahlaki ve siyasi ilerlemeye kaynaklık edeceğini belirtmiştir. Augustinus a göre ise tarih Âdem ile başlayan ve kötülüğün sınavlarından da geçerek kurtarıcının ortaya çıkışıyla sonuçlanması gereken bir ilerlemedir. Hâlbuki Aydınlanmacı ilerleme düşüncesinin hedeflediği Augustinus un düşündüklerinin tam karşıtıdır. Bunun nedeni Rönesans ile başlayan modern ilerleme anlayışının öngördüğü ve başarmak istediği bilimsel, teknik ve sosyal vb. gibi hedeflerdir. Yeniçağla beraber Avrupa da din, felsefe, bilim ve kültür açısından büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Gelenekçi ve durağan zihniyet karşısında yeni olan ve durağan olmayan bir zihniyet ortaya çıkmıştır. Bu zihniyetin bir unsuru olan ilerleme düşüncesi, Batı Dünyası tarihinde ilkin Rönesans döneminde görülmüş ve Aydınlanma çağında yoğun olarak işlenmiştir. Rönesans döneminde ilerleme düşüncesi daha çok doğa bilimleri bağlamında tartışılırken Aydınlama döneminde ise kültür bağlamında tartışılmıştır. Artık kültür ve uygarlığın, giderek bir ilerleme ve gelişme içinde olduğu inancı hâkim olmuştur. Hâlbuki uygarlık ve kültür bağlamında ise ilerleme ve gerileme birbirinin yerini tutacak terimlerdir. Sosyal değişmenin mutlak anlamda uygarlaşma ve ilerleme olacağını ifade etmek yanlış bir çıkarımdır. Çünkü uygarlaşmanın getirdiği olumlu etkilerin yanında olumsuz birçok etkisi olacağını belirtmek gerekir. Uygarlaşmak demek diğer toplumlardan veya tarih kitaplarının sayfaları arasında kalan geçmişteki kültürlerden daha fazla sanata ve kültüre sahip olmak anlamına gelmez. Tam tersine bunu savunmak görecelilik ile açıklanabilir ve öznellik yönü fazla ağır basmaktadır. Bu vesileyle uygarlığın nasıl olacağının belirli ölçütlerini ve ilkelerini ortaya koymaya çalışmak belirli bir kültürü öne çıkarmak anlamına gelecektir. 12

13 18. yüzyıl ve sonraki yüzyılda ise ilerleme düşüncesinin yaygınlık kazanmasının temel nedeni tarihsel araştırmaların bağlı olarak insanlığın sürekli olarak yeni bilgiler ve buluşlar ekseninde ilerlediği görüşünün güçlenmesidir. 18. yüzyıldaki tarih gelişimi 17. yüzyıldaki fizik biliminin gelişmesi kadar etkilidir. Artık tarihsel araştırmaların sonuçları görülmeye başlanmış ve bu durum devlet adamlarının da dikkatini çekmiştir. Tarih anlaşılabilirdi ve tarihin bir planından bahsedilebilirdi Yeniçağla beraber Avrupa da din, felsefe, bilim ve kültür açısından büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Gelenekçi ve durağan zihniyet karşısında yeni olan ve durağan olmayan bir zihniyet ortaya çıkmıştır. Bu zihniyetin bir unsuru olan ilerleme düşüncesi, Batı Dünyası tarihinde ilkin Rönesans döneminde görülmüş ve Aydınlanma çağında yoğun olarak işlenmiştir. Rönesans döneminde ilerleme düşüncesi daha çok doğa bilimleri bağlamında tartışılırken Aydınlama döneminde ise kültür bağlamında tartışılmıştır. Artık kültür ve uygarlığın, giderek bir ilerleme ve gelişme içinde olduğu inancı hâkim olmuştur. Hâlbuki uygarlık ve kültür bağlamında ise ilerleme ve gerileme birbirinin yerini tutacak terimlerdir. Sosyal değişmenin mutlak anlamda uygarlaşma ve ilerleme olacağını ifade etmek yanlış bir çıkarımdır. Çünkü uygarlaşmanın getirdiği olumlu etkilerin yanında olumsuz birçok etkisi olacağını belirtmek gerekir. Uygarlaşmak demek diğer toplumlardan veya tarih kitaplarının sayfaları arasında kalan geçmişteki kültürlerden daha fazla sanata ve kültüre sahip olmak anlamına gelmez. Tam tersine bunu savunmak görecelilik ile açıklanabilir ve öznellik yönü fazla ağır basmaktadır. Bu vesileyle uygarlığın nasıl olacağının belirli ölçütlerini ve ilkelerini ortaya koymaya çalışmak belirli bir kültürü öne çıkarmak anlamına gelecektir. Tarihte bir ilerleme vardır ifadesi ile anlatılmak istenen şey, tarihsel her olayın bir kezlik oluşu ve bu olaylar sürekliliğin birbiri ardı sıra çizgisel olarak geleceğe doğru akıyor olmasıdır. Bu akış, nihai bir amacı gerçekleştirmek üzere belirli hedefe doğru olabileceği gibi, böyle bir hedeften bağımsız da olabilir. Burada ilerleme belli bir süreç içinde o sürecin kendisini gösterdiği evreler içinde ortaya çıkan gelişmeye karşılık gelir. Ancak gelişmeyle birlikte o sürecin sonundan değerlendirilebilecek bir kazanç elde etme de söz konusudur. Kısacası ilerlemeden kasıt bilim ve teknik ilerlemelerin ne derece olacağı ve bu durumun insanlığı nasıl etkileyeceği şeklinde olmuştur. IV. İLERLEME DÜŞÜNCESİNİN ETKİLERİ Aydınlanma felsefesinden doğan ilerleme düşüncesi, insanlığın sürekli olarakgelişeceği inancının modern yaşam tarzına kabul ettiren bir zihniyet ortaya çıkarmıştır. Batı kültürünün değişimini ifade eden moderniteyi veya modernizmi, Aydınlanma ile kazanılan kültürel değerlerin, teknik ve bilimsel gelişmelerin sosyal ilişkileri belirlediğinin iyice benimsendiği bir dünya görüşü olarak görebiliriz. Bu durumda modernizmin doğurduğu sorunlarda Aydınlanma felsefesinin ilerleme düşüncesinin de payının olduğu sonucu çıkmaktadır. Aydınlanma felsefenin ilerleme düşüncesi ile modernitenin sahip olduğu aklın içerik ve biçim itibariyle Yeni Avrupa Medeniyeti sürecinin bir parçası olduğunu ifade etmemiz gerekir. Aklın kendi içeriğinin dışında başka bir içerik taşıması aklı kendi doğasından uzaklaştırmasına neden olmuştur. Adalet, eşitlik, mutluluk, hoşgörü geçmiş zamanlarda aklın doğasında varolduklarını ya da güçlerini akıldan aldıklarını ifade eden Horkheimer, bu kavramların eski amaçlarını koruduğunu ama onları değerlendirecek bir aklın artık olmadığını söylemektedir. İlerleme düşüncesinin çağımızın üzerinde bıraktığı etkileri sınıflandırılması şöyle; 1. Ekonomik Etkiler 18. yüzyılın ortalarında Aydınlanmanın iktisadi görüşünün beslendiği kaynak olan İngiliz sermayeciliğinin en önemli sanayisi yün üzerineydi. Bu sanayi ülkenin her tarafına yayılmış olup küçük çapta bir işletme halindeydi. Bu küçük işletmelerin daha fazla büyüme düşünceleri teknik anlamda bir gelişmeyi doğurmuştur. Bu gelişme öyle büyük oldu ki genişleyen ticaret ve zenginleşen tüccarlar, sanayi alanında atölyeler açtılar ve bu sayede sanayide büyük ilerlemeler kaydedildi aydınlanmacı ilerleme düşüncesinden itibaren Avrupa nın ekonomik yapısının ilkelerini belirleyen kapitalist ekonominin dünya ekonomisini de etkilediğini belirtebiliriz. Artık her koşulda kapitalist ekonominin zaferi temel olgu olarak görülmüş ve bu başarısının teorik ve pratik kazanımları göz ardı edilerek herhangi bir ekonomik analiz yapılamayacağı anlaşılmıştır. Bütün bunlara rağmen kapitalist ekonominin sonradan etkin olduğu yerlerde bile kapitalist ekonomi geçmişteki ekonomik ürünlerden bağımsız olmamış ve tarihteki ekonomik ürünleri değiştirmiş veya kendi ekonomik teorilerine göre uyarlamıştır. Aydınlanma içinde mayalanmaya başlayan kapitalist zihniyetin doğanın cömertliğine inanmayarak doğayı daha fazla üretim amacıyla yeni iktisadi sistemi oluşturduğuna dikkat çekmiştir.bu sistemin özünü veren ise Adam Smith olmuştur. Smith e göre mal ve hizmet üretimini 13

14 çoğaltmak için etkin bir iş bölümüne, bol kapitale ve geniş bir piyasaya ihtiyaç vardır. Bütün bunların ilk koşulu ise ekonomik özgürlüktür. Bütün bunlar ise kapitalin serbest dolaşımını gerektirir.. 2. Sosyal Etkiler Aydınlanma ve Aydınlanma sonrası döneme bakıldığında oluşan tablonun insana köklü bir değişim içerisinde olması gerektiği düşüncesini telkin ettiği görülebilir. Aydınlanmacı ilerleme düşüncesinin etkilerinin en belirgin ve en önemli işlevinin sosyal ilişkilerde görüldüğünü ifade etmek gerekir. Aydınlanma, gelişen düşünmenin en geniş anlamda, başlangıçtan bu yana insanlardan korkuyu kaldırmak ve onları kendilerinin efendisi durumuna getirmek amacını gütmüştür. Ne var ki, tamamen aydınlatılmış yeryüzü bugün muzaffer bir felaketin belirtilerini taşıyor. Aydınlanmacı düşünceyle birlikte ilkin bu amaç insanlara özgürlüklerini vermek ve Avrupa daki geleneksel ve dinsel temaları taşıyan insan profilini243 yok etmek için yapılan bir çalışmadır. Aydınlanma felsefesinin topluma bakışı pozitivist temeller üzerine kuruludur ve Aydınlanma felsefesi bu pozitivist temeller üzerinde kurulu düzeni asla yok olmayacak gibi görür. Başlangıçta sadece salt nesneler dünyasına uygulanan araçsal mantık sonraları insanları da kapsayacak ve bu araçsal mantık insanı eşya statüsüne dönüştürerek insanlar arasındaki ilişkileri yoksullaştıracaktır. Aydınlanmanın sahip olduğu anlayışın sunduğu tablo insanlar arasındaki ayrılık ve devleti aşan evrensel haklar sorununu çözebilme vurgusunu toplumun tümüne yayma amacını taşımakta olup hümanistliği harekete geçirmek istemektedir. Buradaki hümanist hareket Aydınlanmanın insanın daha da yetkinleşmesi ve daha da güçlenmesi ve bu güç sayesinde de oluşabilecek insan hakları ihlallerini en aza indirme amacını taşımaktadır. Fakat Aydınlanma hümanistliğin sınırı belirlenmiş olup Batı toplumunun dışındaki toplumlar bu hümanistliğin dışında kalmaktadır. 3. Siyasal Etkiler Modernliğin siyasal biçiminin uluslaşma olduğunu belirten Tourain e göre ulus olma, geleneklerden, göreneklerden ve ayrıcalıklı durumlardan ayrı aklın ilkelerine göre belirlenmiş yasalar çerçevesinde bir tür yapılaşma olarak anlaşılmalıdır.265 Uluslaşma aklın ilkelerine göre devlet görüşlerinin içine sızmış ve uluslaşmanın ölçütü ise her alanda sürekli ilerleme olarak anlaşılmıştır. Aydınlanmacı ilerleme düşüncesinin yarattığı modern ulus devletin üç temel dayanağı olduğu söylenebilir. Bunlar siyaset yapısında cumhuriyetçi demokrasi, ekonomide kapitalizm ve gene ekonomi kaynaklı marksizm ve kültürel alanda ise sekülerliktir. Aydınlanma felsefesinin projesi, sürekli ve doğrusal bir ilerleme anlayışı üzerinden hareket eder. Bu ilerlemenin, Aydınlanma felsefesinin siyaset anlayışına göre belli bir amacı vardır; söz konusu amaç, ideal toplum düzeni olarak ifade edilmektedir. Bir ideal toplum düzenini varsaymak aynı zamanda bir mutlak gerçek kavramını düşünce sistemine sokmak demektir. Bilindiği gibi Aydınlanma felsefesinin başlangıcı sayılabilecek doğal toplum ve doğal hukuk kavramları bir tür laikleştirilmiş mutlak gerçek düşüncesinin yansıması olarak kabul edilmektedir. Modernleşme projesinin 18. yüzyılda pratiğe geçmesiyle artık hukuk, bireyi Tanrı nın istediği varsayılan düzen içinde kalmaya zorlamamakta, bireyin toplumun hür ve eşit üyesi olarak kendi ilişkilerini düzenlemesi imkânını vermiştir. Dolayısıyla hukuk alanında, statü hukukundan sözleşme hukukuna geçiş görülmekte, bireyi, korporatif sistemin ve belirli statülerin hiyerarşik bağlarından çözen ve bireye ilişkilerini serbestçe düzenleme imkânı veren bir ortam doğmuştur. Fransız Devrimiyle birlikte hareketlilik kazanan Batı Aydınlanması her alanda kendini göstermiştir. Kendi içinde toplumsal ve siyasi değişime uğrarken diğer toplumları da etkilemiştir. Bunun sonucunda özellikle bünyesinde değişik ırkları barındıran imparatorlukları daha çok etkilemiştir. Olumsuz bir biçimde etkilenen imparatorluklar bunu bertaraf etmeye çalışmıştır. İşte bu çaba da adeta imparatorlukları kendi içinden bitirmiştir. Batıdan alınan ideolojiler bu içinden bitirmeyi en hızlı gerçekleştiren güç olmuştur. Dolayısıyla ulus temelli devlet ve siyaset anlayışı Aydınlanma ile birlikte Avrupa da daha çok vurgulanmıştır. Fransız devrimiyle birlikte hemen hemen tüm dünya toplumlarının siyasi açıdan egemenlik kavramının nasıl olacağı ve kimlerin devlet yönetiminde egemen olması gerektiği sorunu derinleşerek büyük çatışmaları doğurmuştur. 4. Ekolojik Etkiler İlk ve Ortaçağın doğayı organik bir bütün olarak görme eğiliminden koparak gelişen Aydınlanma düşüncesinde doğanın üretim imkânını artan sınırsız bir hammadde kaynağı olarak gösterilmesinin neden olduğu ekolojik felaketlere dikkat çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda Aydınlanmacı ilerleme düşüncesinin dünyaya ve insanlığa sunduğu bir başka sorun da çevresel sorunlardır. Doğanın insanın 14

15 emrine verilmiş olduğu ve onun sınırsızca kullanabileceği fikri ilerleme düşüncesinin taşıdığı bir fikirdir. Modernleşmenin ilerlemeyi hızlandırması için insanın ve çevresinin bilimsel ve olgusal temellerde meşruluğunu kanıtlama çabalarının sonucunda teknolojik objeler dünyası, tarımsal dünyanın yerini almıştır. Bu durum tarihte önceleri görülmemiş ve dolayısıyla öncekilerle bağdaştırılamaz yeni bir dünya görüşünün ortaya çıkmasını belirlemiştir. Aydınlanma felsefesinin ilerleme düşüncesinin projeleri önce insanı, daha sonra insanın dünyasını etkileme amacında olmuştur. Çevre sorunları, Modern dünya görüşünün Tanrı - evren, insan Tanrı ve insanevren ilişkisini tanımlanması sonucunda ortaya çıkmıştır. Modern dünyanın görüşünün her türlü fronik,,sophia yı ve noetik,kavrayışı bir kenara atarak modern bilimsel bilgiyi ve işlevsel aklı tek değer olarak görmesi çevre sorunlarının derinleşmesinde önemli bir etken olmuştur.şüphesiz bu durum Modern dünya görüşünün doğa hakkında katışıksız bir düşünceye sahip olmadığını göstermektedir. Dünya hakkındaki düşünme ve öğrenme tarzından kaynaklanan bu durum dünyanın birbirinden ayrı parçalar halinde olduğu yönündeki bilgilerin insanlar üzerindeki etkisidir. Modern bilimde dünya kendi içinde farklı elemanların farklı yoğunluğa sahip olduğu bir kütleden ibarettir. Dolayısıyla bilimsel yönteme göre bu elemanları ayrı ayrı incelenmek zorunluluğu doğmaktadır. Hâlbuki modern bilimsel araştırmalar bu elemanlar arasındaki ilişkileri ve dengeleri incelemeyi ve kavramayı gerekli görmemektedir AYDINLANMA ÇAĞININ PEYZAJA ETKİSİ Aydınlanma çağı düşünürlerinin yarattığı akımlar bir çok alanda olduğu gibi estetik ve peyzaj sanatını da etkilemiştir. 17. Yüzyıl İngiliz düşünürü Locke, insanın bilgiye temel olan malzemeyi sonradan deneyim yoluyla kazandığını söyleyerek, güzelliğin hem öznel hem de nesnel niteliklere sahip olduğu görüşünde bulunan ilk kişi olmuştur. Kant ise güzelliğin bir fiziksel nitelik olduğunu düşünen eski düşünce ile, güzelliğin bakan kişide bittiğini savunan yeni düşünce arasındaki ayrıma dikkat çekmiştir. Kant ın estetik felsefesi evrimsel perspektife dayanan çağdaş peyzaj estetik teorileri ile yakın paralelliğe sahiptir 15. Yüzyıl ve 18. Yüzyılları arasında Fransız bahçeleri için En belirgin örnekleri için Rönasans bahçeleri, Barok akımı oluşturmaktadır. 18. yüzyılın ilk yarısında, barok bahçe stilinin Le Notre dönemindeki ihtişamını sürdürememesi ve bu sırada Avrupa da yayılmaya başlayan İngiliz natüralistik akımının, Fransa bahçelerinde de etkisini göstermeye başlaması, Fransa da ki peyzaj mimarlığı sanatının, bir geçiş dönemi yaşamına neden olmuştur. Bu dönem, doğal İngiliz bahçesi ve geometrik Fransız bahçesinin birbirinden etkilendiği ve 19. Yüzyılda ortaya çıkan kombine stile doğru yapılan bir hazırlık ve geçiş süreci olarak tanımlanabilir. Fransa da yılları arasında, XIV. Louis nin saltanatının son yıllarında ortaya çıkan Rokoko akımının planlama özellikleri, Barok mimarinin devamı niteliğinde olup ondan daha kıvrımlı ve ince bir dekorasyon akımı olarak ortaya çıkmaktadır. Bahçe mimarisi tarihinde, orta çağ sonrasında İtalyan rönesans stilinin hakimiyeti 17. yüzyıl da Fransız Büyük Stiline devredilmiş ve 18. yüzyılda ise, Natüralistik peyzaj stiliyle hakimiyet İngiltere ye geçmiştir. Bu akımlar bize göstermektedir ki aydınlanma çağı sadece düşünceden ibaret değil, aynı zamanda ilerlemenin pratikleştiği eyleme geçtiği bir dönemdir. Kaynakça; CEVİZCİ Ahmet aydınlanma Felsefesi,Ezgi Kitabevi-2002 KILIÇASLAN Eyüb Ali-Fichte GÖKBERK Macit Felsefe Tarihi,Remzi Kitabevi-1994 KILIÇBAY M.Ali Doğu-Batı Dergisi sayı/14 Ankara-2001 ERDÖNMEZ M.özgüç / KAPTANOĞLU Yeşim Peyzaj Estetiği ve Görsel Kalite Değerlendirmesi ÖZOL Elvan - Fransa da peyzaj mimarlığının gelişimi ve çağdaş akımlara etkileri üzerine araştırmalar Mesut COŞKUN Mustafa Kemal Üniversitesi 15

16 YAŞAM ALANLARININ FELSEFEYLE OLAN İLİŞKİSİ GELİŞİMİ VE DEĞİŞİMİ Gül AKKAYA* Ankara Üniversitesi* * ÖZET Felsefe kişinin kendisini ve çevresini anlama, yorumlama, açıklama ve gerçeği arama çabasıdır. İnsanı ve evreni bir bütün halinde kavramaya çalışıp, bilinçlenmeyi ve görüş açımızın gelişmesini sağlar.ayrıca felsefe insana hemen her konuda akıl yürütebilmesi için yardımcı olur. Felsefe tüm bunların yanında yaşamı bir şekilde anlamlandırabilme çabasıdır.kişide uyandırdığı merak ve kuşku, peyzaj mimarlarının da yaşam alanları için alınan planlama ve tasarım kararlarında neden-niçin ilişkisi kurmasıyla benzerlik göstermektedir. Peyzaj mimarı, pratik yarara dayanan ve insan yaşamını kolaylaştırma amacına yönelik olan felsefenin teknik bilgisinden yararlanarak, çevre için neyin iyi olacağını göz önüne alıp çoğu zaman korumaya, bazen de onarmaya çalışarak, görsel niteliğe sahip, ilgi çekici ve anlamı olan, aynı zamanda da insan sağlığını, güvenliğini ve refahını sağlayan tasarımlar oluşturmaktadır. Bilgi birikimi, yetenek ve hayal gücü gerektiren tasarım meslekleri arasında en çok çeşitlilik gösteren meslek disiplini olan peyzaj mimarlığı peşinden koşma anlamına gelen felsefe ile bir bütün oluşturmuş, bu noktada peyzajın tüm konularla yakından bir ilişkisi olduğunu göstermiştir. Yıllar boyunca değişen görüşler ve toplumsal yapı nedeniyle ortaya çıkan ve toplumları etkileyen felsefi akımlar tarih boyunca medeniyetleri etkisi altına almış ve peyzaj mimarisini de etkilemiş, geliştirmiş ve değiştirmiştir.tarihi süreç incelendiğinde toplumların felsefi görüş farklılıklarının yaşam alanlarında etkisini gösterdiğini ve bu değişim sürecinin katlanarak günümüze kadar ulaştığını söyleyebiliriz. Anahtar kelimeler: peyzaj mimarlığı, felsefe, yaşam alanları, gelişim, değişim, 16

17 FELSEFE VE YAŞAM ALANLARI İLİŞKİSİNİN GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DEĞİŞİMİ, GELİŞİMİ VE PEYZAJ MİMARLIĞIYLA OLAN BAĞI Yunanca "philo" sevgi ve "sophia" bilgelik anlamına gelen bu iki kelimenin yan yana gelmesiyle oluşan felsefe; kişinin kendisini ve çevresini anlama, yorumlama, açıklama ve gerçeği arama çabasıdır.insanı ve evreni bir bütün halinde kavramaya çalışıp, bilinçlenmeyi ve görüş açımızın gelişmesini sağlar.ayrıca felsefe insana hemen her konuda akıl yürütebilmesi için yardımcı olur.bunu yaparken felsefenin çeşitli bilgi türlerinden yararlanılabilir. Bu bilgi türleri; Duyulara, tecrübeye dayanan, rastlantısal bir neden-sonuç ilişkisine sahip deneme yanılma yoluyla elde edilen gündelik bilgi, Kesin ve değişmez olan, inanca dayanan ve tartışılmaz dini bilgi, Sistemli, eleştirisel, kuşkucu, nesnel ve evrensel olan bilimsel bilgi, Öznel, yaratma ve güzellik kaygısı olan sanat bilgisi, Yaşamı kolaylaştırmaya yönelik olan teknik bilgi, Sistemli, eleştirici, evrensel olan, mantık ve akıl yürütme ilkelerine dayanan felsefi bilgi şeklindedir. İnsan var olduğu günden günümüze kadar geçen süreçte tabiat içinde yaşamını devam ettirmiş ve yaşamının her döneminde çevresiyle ilişki içerisinde olmuştur.bu ilişki zaman içerisinde çeşitli etkenlerle değişime uğramıştır. İnsanoğlu yaşamını başlarda kendisini dış koşullardan korumak amacıyla mağaralarda, ilerleyen zamanlarda göçebe olarak sürdürmüş ve daha sonra ise ihtiyaçları doğrultusunda su kenarlarında yerleşik hayata geçmişlerdir. Yerleşik hayata geçtikten sonra insan, kendisi ve meydana getirdiği sosyal çevreyle ilişki kurmuş, yaşadığı çevreyi güzelleştirme yoluna gitmiş ve çevresine şekil vermeye başlamıştır. Yerleşik hayata geçişle çeşitli medeniyetler ortaya çıkmış ve farklı kültürler oluşturmuştur.tarih boyunca bu kültürler birbirlerinden ve çeşitli felsefi akımlardan etkilenmişler ve kendilerine ait bahçe sanatları oluşturmuş, yeni yaklaşımlar getirmişlerdir.insanoğlu çevresine, akımlar doğrultusunda şekil vermiş, hem felsefi akımlar, hem de toplumların özgün kültürel özellikleriyle ayrı bir önem ve öncelik kazandırmıştır. Peyzaj kavramı ise 15. yüzyıl başlarında Avrupa resim sanatında, daha çok dinsel konulu temalarla ortaya çıkmıştır.ancak peyzaj, doğanın işleyiş sürecinde sadece felsefeye değil, insani olan her şeye zemin oluşturmaktadır. Meslek disiplini olarak Peyzaj Mimarlığı ise 19. yüzyılın ikinci yarısında gündeme gelmiştir.doğal ve kültürel kaynakları ve fiziksel çevreyi insan yararı, mutluluğu, güvenliği, sağlığı ve konforu için estetik ve bilimsel ilkeler çerçevesinde ele alan, arazi planlaması, tasarımı, yönetimi, korunması ve onarılması konularını kapsayan bir planlama ve tasarım bilim ve sanatıdır (http://www.altaycinibulak.com/?page_id=227). Tüm bunlar ele alındığında, yaşamı bir şekilde anlamlandırabilme çabası olan felsefenin kişide uyandırdığı merak ve kuşku, peyzaj mimarlarının da yaşam alanları için alınan planlama ve tasarım kararlarında nedenniçin ilişkisi kurmasıyla benzerlik göstermektedir. Peyzaj mimarı, pratik yarara dayanan ve insan yaşamını kolaylaştırma amacına yönelik olan felsefenin teknik bilgisinden yararlanarak, çevre için neyin iyi olacağını göz önüne alarak çoğu zaman korumaya, bazen de onarmaya çalışıp görsel niteliğe sahip, ilgi çekici ve anlamı olan, aynı zamanda da insan sağlığını, güvenliğini ve refahını sağlayan tasarımlar oluşturmaktadır. 17

18 Yıllar boyunca değişen görüşler, kültürler ve toplumsal yapı nedeniyle ortaya çıkan ve toplumları etkileyen felsefi akımlar tarih boyunca medeniyetleri etkisi altına almış ve peyzaj mimarisini de etkilemiş, geliştirmiş ve değiştirmiştir. Toplumsal, iktisadi, bilimsel, kültürel ve sosyal alandaki gelişmelerin tamamı, gelişme süreci boyunca insanların yer aldıkları doğal çevreyle olan ilişkilerini de sürekli olarak değişim göstermesini sağlamıştır. Değişim-dönüşümler ise varlıklar arasında karşılıklı etkileşimler sonucu oluşmaktadır.insanoğlunun şu ana kadar doğadaki oluşumların ve gelişimlerin varlıklar dışında veya üstünde olduğunu düşündüğü bir güç sistemiyle yönlendirildiğini varsaymaktadır. Bu değişim İlkçağ, Ortaçağ, İslam, İtalyan Rönesans, Fransız Barok, Uzak Doğu Bahçe Sanatları gibi akımlar oluşturup, pek çok kültürün özelliğini barındıran çeşitli bahçe türleri ve bahçelere has özellikler meydana gelmesine neden olmuştur.bu bahçe sanatlarının oluşmasında, medeniyetlerin kendi kültürel özellikleri, çevreleriyle olan ilişkileri, kendi kültürlerinin yanı sıra bir de diğer bahçe sanatlarının da etkileşim halinde olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin; İlkçağ Bahçe Sanatını incelediğimizde Mısır'da, Eski İran'da, Mezopotamya'da, Ege ve Yunan kentlerinde ve Roma'da var olan medeniyetlerin kültür ve yaşam özelliklerini yansıttıkları ve etkilendikleri çeşitli akımların izlerinin yer aldığı bahçelerin kendilerine has ve belirgin özellikleri olduğunu görebilmekteyiz. Antik dönemde kent merkezleri için topoğrafik yapının etkisiyle bir yer seçimi yapılmış olup, sosyal ve idari eylemlerin gerçekleştirilebileceği, yayaların kullanımın dikkate alındığı bu mekanların tasarımında o alanın güneşlenme süresi, rüzgar faktörü gibi iklimsel bilgiler dikkate alınmış ve yapılaşmalar tiyatro, agora, tapınaklar çevresinde oluşmuştur. Ortaçağ dönemine baktığımızda ise kent merkezinde bulunan katedraller baskın bir karaktere sahip olup, mesleki yaşamlarını sürdüren esnaf ve zanaatkarların, ilerleyen dönemlerde kilise ve çevresinde yer aldığını görmekteyiz.dini olgu Ortaçağ dönemi yaşam alanlarının şekillenmesinde etkili olmuş ve dini felsefe kendini göstermiştir. Rönesans dönemine baktığımızda kentin önemli bölümünü kilisenin değil, piazzanın oluşturduğunu görmekteyiz.geniş bir meydan olarak nitelendirilen bu alan sosyal ve ekonomik hayatın merkezi olup hizmetlerin ve malların ticaretinin yapıldığı yerdir. Barok döneminde yapılan tüm düzenlemelerde ki esas amaç kişiye beklenmeyen, fazla harekete sahip düzenlemeler yaparak görsel açıdan mekansal bütünlüğü sağlamaktır.tüm bu özelliklere baktığımızda Barok bahçe sanatının şekillenmesinde sanat felsefesinin etkili olduğunu görebiliriz. Sanayileşme dönemine bakıldığında kentler büyük bir önem kazanmaya başlamış olup, sanayi devriminin etkisiyle ulaşım olanaklarının gelişmesiyle farklı mekanlarla bağlantılar kolaylaşmıştır. Kent merkezleri tüm işlevlerin yoğunlaştığı beyin konumuna gelmiştir. Yaşam alanlarının tarihi sürecini incelediğimizde toplumların felsefi görüş farklılıklarının yaşam alanlarında etkisini gösterdiğini ve bu değişim sürecinin katlanarak günümüze kadar ulaştığını söyleyebiliriz. Bilgi birikimi, yetenek ve hayal gücü gerektiren tasarım meslekleri arasında en çok çeşitlilik gösteren meslek disiplini olan peyzaj mimarlığı peşinden koşma anlamına felsefeyle bir bütün oluşturmuş, bu noktada peyzajın tüm konularla yakından ilişkisi olduğunu göstermiştir. 18

19 KAYNAKÇA: BELLEYİCİ KÖSE,N. vd.2007, "KASTAMONU TAŞKÖPRÜ TARİH KENT DOKUSUNUN PEYZAJ MİMARLIĞI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ",Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Tezi, Yayınlayan: ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI Yayın Yeri: Ankara 3. peyzaj_tasariminda_kullanilan_bitkilerin_insan_uzerine_etkileri.html

20 PEYZAJ FELSEFESİ (KENT VE SANAT İLİŞKİSİ) MERVE ELBİ SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 4. SINIF ÖĞRENCİSİ tel: e-posta : GİRİŞ KENT NEDİR? Kent, genel anlamda kentsel yerleşmelerin yaygın adıdır. Kent, sosyo -ekonomik ve kültürel özellikleri, yönetim durumu ve nüfus bakımından kırsal alanlardan ayırt edilen, genellikle tarımsal olmayan üretimin yapıldığı, daha önemlisi hem tarımsal hem de tarım dışı üretim, dağıtım ve denetim işlevlerinin toplandığı, teknolojik gelişme derecelerine göre belirli bir büyüklük, heterojenlik ve bütünleşme düzeyine varmış, ikincil toplumsal ilişkilerin, toplumsal farklılaşma, uzmanlaşma ve hareketliliğin yaygın olduğu yerleşim alanıdır. Peki ya SANAT nedir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini, yaşama bakışlarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş, her dönemde ve her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır. Sanat İçin Ne Dediler Kant'a göre; sanatın kendi dışında, hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel Sanatı ancak deha yaratabilir. Hegel'e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat, insan aklının ürünüdür. Kendisine doğanın taklidinden başka amaç bulmalıdır. Marks'a göre; yaratıcı eylem, insanın ve doğanın karşılıklı etkileşiminin bir aşamasıdır. Bu, toplumsal bir karakter taşır. Sanat, yaşamı insanileştiren bir olgudur. Araştırıcı, yaratıcı, çok yönlü tümel insana ulaşma çabası içinde sanatlar gelişebilir. Fransızca esthétique kelimesinden dilimize geçmiş estetik, Türk Dil Kurumu na göre; Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu ya da Güzellik duygusu ile ilgili olan veya güzellik duygusuna uygun olan diye tarif ediliyor. Özgür ansiklopedi Estetik için; Değer teorisi ya da aksiyoloji adı verilen felsefenin bir dalıdır diyor ve ekliyor; Sanat felsefesi ile yakından ilgilidir. Duygu ve beğeninin yargılanmasıdır. görüyoruz ki felsefe, sanat, duygu, özgür düşünebilmek, özgürce değerlendirebilmek, estetik anlayışının gelişmesi için temel kavramlar. Şehrin kimliğini yansıtacak sanatsal yapıtlar; bir kentin yaşanılırlığı, estetiği ve kentliye kazandırdığı değer yargıları ile yadsınamaz bir bütündür: Yaşanmışlık ve anılar, kentli insan kültürünün yegane birikimleridir. Tolstoy un, Sanat nedir? sorusuna verdiği yanıt: Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın, o duyguyu bilerek ve isteyerek başkalarına aktarma olayıdır. demiştir. Yani her an sokaklarında, meydanlarında, parklarında 20

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu. Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat

PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu. Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat Diploma Programı Peyzaj Mimarlığı Bölümü Yarıyıl Teorik Uygulama Laboratuar PEYZAJ SANATI TARİHİ Ders İzlence Formu Kodu: PEM 112 Dersin Adı: PEYZAJ SANATI TARİHİ Toplam Saat AKTS Dersin Anlatıldığı Dil

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir.

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir. Genel Bilgiler Bölümümüz, 2009 yılında Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmadığı için bölümümüze öğrenci alımı yapılmamaktadır. Bölümümüzde

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı Dersin Adı: Rönesansta Felsefe Dersin Kodu: FEL 202 Dersin Şubesi: 01 AKTS Kredisi 5 2. yıl 4. yarıyıl

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER...

1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: EKONOMİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER... 1 1.1. Ekonomi, İhtiyaç, Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Mal, Hizmet ve Fayda... 3 1.3. Üretim Faktörleri... 3 1.3.1. Emek... 4 1.3.2. Doğa... 4 1.3.3.

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine Giriş Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası: Tanzimat ve Meşrutiyet in Birikimi başlıklı bu çalışma, Cumhuriyet Türkiyesi nde siyasal düşünce hayatına etki eden düşünce akımlarını inceleyen kapsamlı bir

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE 1 Dersin Adı: Ortaçağ ve Rönesans ta Felsefe 2 Dersin Kodu: FLS 1012 3 Dersin Türü: Zorunlu 4 Dersin Seviyesi: Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 6 Dersin Verildiği Yarıyıl: 7 Dersin

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Devlet Kuramı HUK 310 6 ECTS Ders Uygulama Laboratuar Kredisi (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) 3 2

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ PROF. DR. EMRAH CENGİZ Bilim Tanımı, Nitelikleri ve Temel Kavramlar Bilim Tanımı Bilimsel

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

17. yy. Dehalar Yüzyılı

17. yy. Dehalar Yüzyılı 17. yy. Dehalar Yüzyılı 20. yy a kadar her bilimsel gelişmeyi etkilediler. 17. yy daki bilimsel devrimin temelleri 14.yy. da atılmıştı fakat; Coğrafi keşifler ile ticaret ve sanayideki gelişmeler sayesinde

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94.

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Dominique Folscheid, Felsefe Akımları / Çev. Muna Cedden Dost Yayınları, Ankara, 2005, s. 160. * Tanıtan: Tamer

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 2. ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ 2 ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Gençlik Çalışmaları Birimi &Toplum Gönüllüleri Vakfı Yaşayan Kütüphane Proje Teklifi

Gençlik Çalışmaları Birimi &Toplum Gönüllüleri Vakfı Yaşayan Kütüphane Proje Teklifi Gençlik Çalışmaları Birimi &Toplum Gönüllüleri Vakfı Yaşayan Kütüphane Proje Teklifi Proje Adı: Uygulama Yeri: Proje Süresi: Yaşayan Kütüphane Barışarock Festivali, İstanbul 3 ay İletişim: Yörük Kurtaran

Detaylı

KODU DERSİN ADI T U K 403-404 Çağdaş Sanat I-II 2 0 2. Yard. Doç. Dr. Solmaz BUNULDAY HASGÜLER

KODU DERSİN ADI T U K 403-404 Çağdaş Sanat I-II 2 0 2. Yard. Doç. Dr. Solmaz BUNULDAY HASGÜLER ÇOMÜ / GSF / TEMEL EĞİTİM BÖLÜMÜ BÖLÜM Temel Eğitim Bölümü (G.T.S. IV) Sanat Kuramları A.S.D. 403-404 Çağdaş Sanat I-II 2 0 2 ÖĞRETİM ELEMANI Yard. Doç. Dr. Solmaz BUNULDAY HASGÜLER İMZASI Çağdaş sanatın

Detaylı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM Bilgi, Ekonomi ve Kültür Prof. Dr. Veysel BOZKURT İstanbul Üniversitesi EKİN 2012 ÖNSÖZ ii Endüstriyel dönüşümün toplumsal sonuçlarını en iyi anlatan yazarlardan

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Üniversitelerin Yeniden Yapılanmalarının Kısa Tarihçesi*

Üniversitelerin Yeniden Yapılanmalarının Kısa Tarihçesi* Üniversitelerin Yeniden Yapılanmalarının Kısa Tarihçesi* *Prof. Dr. Halil İbrahim Ülker İşletme Fakültesi Dekanı Üniversiteler, uygarlığın merkezi, refahın kaynağıdır. Bilim-kültür ve teknolojinin taşıyıcısıdırlar.

Detaylı

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER

KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER KALKINMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇER Melisa KORKMAZ Giriş Türkiye, 2023 te küresel güç olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Bilişim teknolojilerinin ucuzlaması ve yaygınlaşması bilgi akışını hızlandırması

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE

SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE Yıl: 28 Sayı: 101 Nisan 2014 9 Güncel SÜRDÜRÜLEBĐLĐR YENĐLĐKÇĐ FĐNANS VE TÜRKĐYE M. Ferhan KAPTAN Kadir DÖNMEZ Finans Kulüp Finans Kulüp, kurulduğu yıldan beri amacına dönük olarak gerçekleştirdiği etkinlikler,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

(ÇOCUK EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ )

(ÇOCUK EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ ) (ÇOCUK EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ ) Ne Zaman Kurulduk? Sinop Üniversitesi Çocuk Üniversitesi (Çocuk Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi) 30 Ocak 2012 Tarihli ve 28189 Sayılı Resmî Gazete ilanı

Detaylı

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER

DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan FİLOZOF BEYİN Yücel KILIÇ İstanbul Kültür Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bilgisayar II: «Konular ve Sunumlar» İstanbul, 08-15 Nisan

Detaylı

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar

DERS PROFİLİ. Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane. Mehmet Turan Çağlar DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Türk Dış Politikası POLS 402 Bahar 8 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği + Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Geliştirici İzleme Projesi Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği + Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması Geliştirici İzleme Projesi Bu çalışma; Adana Ankara

Detaylı