T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2937 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1893 MİMARLIK TARİHİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2937 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1893 MİMARLIK TARİHİ"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2937 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1893 MİMARLIK TARİHİ Yazarlar Prof.Dr. Nuray ÖZASLAN (Ünite 1, 2) Yrd.Doç.Dr. Rana KARASÖZEN (Ünite 3, 4, 6) Prof.Dr. Sevin AKSOYLU (Ünite 5) Yrd.Doç.Dr. Güler KOCA (Ünite 6) Doç.Dr. Deniz ÖZKUT (Ünite 7) Editörler Prof.Dr. Nuray ÖZASLAN Yrd.Doç.Dr. Rana KARASÖZEN ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i

2 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 2013 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN ÖĞRETİM TASARIM BİRİMİ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Çalışkan Öğretim Tasarımcıları Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Öğr.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Öğr.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Dizgi Açıköğretim Fakültesi Dizgi Ekibi Mimarlık Tarihi ISBN Baskı Bu kitap ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Web-Ofset Tesislerinde adet basılmıştır. ESKİŞEHİR, Ocak 2013 ii

3 İçindekiler Önsöz... iv 1. Türk Mimarlık Tarihine Giriş 2 2. Osmanlı Mimarlığında Batılılaşma Süreci Döneminde Türkiye de Mimarlık Sonrası Türkiye de Mimarlık Türkiye de Modernleşme Sürecinde Kentleşme ve Kent Planlaması Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde Konut YY Mimari Mirası ve Koruma Yaklaşımları iii

4 Önsöz İnsanın yaşadığı fiziksel çevreyi içinde bulunulan tarihsel koşullara göre tasarlama ve inşa etme faaliyetleri mimarlık disiplininin bilgi ve uygulama alanını oluşturmaktadır. Tarih boyunca dini yapılardan, saraylara, konutlara, ticaret merkezlerine, kültür yapılarına ve kamusal kentsel alanlara kadar her türden fiziksel çevrenin kültürel, sosyal, coğrafi ve kentsel bağlamlar göz önünde bulundurularak inşa edilmesi mimarlığın faaliyet alanındadır. Ancak kentsel, fiziksel çevreyi oluşturan yapılar mimari, sosyal, kültürel ve tarihsel değerlerinin dışında bir de ekonomik değere sahiptir. Bu nedenle yapının mülkiyeti ve ekonomik sistemdeki yeri ile ilgili konular emlak yönetimi alanı içinde değerlendirilmektedir. Ancak bu ekonomik değer yapının yalnızca maddi değerleri tarafından oluşmaz. Tarihsel, mimari, kültürel ve sosyal değerler ile kentsel bağlam içindeki yeri bu ekonomik değeri etkiler. Bu nedenle bir yapının tüm özellikleri hakkında bilgi sahibi olunması ekonomik kıymetin doğru değerlendirilmesini sağlar. Türkiye de çağdaş kentsel, fiziksel çevre tarihsel ve modern yapılardan oluşmaktadır. Her yapı bu kentsel bağlam içinde ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. Bu nedenle Türkiye de yapıların ve kentlerin günümüzde sahip oldukları özellikleri anlamak için Türk mimarlık tarihinin gelişim süreci bu kitapta ele alınmıştır. Orta Asya da başlayan bu süreç Anadolu ya göçle birlikte yeni bir karakter kazanmıştır. Yaklaşık beş yüz yıl süren deneme ve uygulama süreci sonunda Osmanlı Mimarlığı klasik üslubu oluşmuştur. Süleymaniye ve Selimiye camileri gibi anıtlarla temsil edilen bu üslup, Osmanlı İmparatorluğu nun tarihsel sürecine paralel olarak 18. Yüzyıldan itibaren Batılı etkilerle değişmeye başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti nin kurulmasına kadar olan süreçte Avrupa dan ithal edilen modern kurumlar, yasal düzenlemeler, yaşam biçimleri, yeni yapı türleri ve mimari tarzlar ile kentsel mekânda görülen değişimler hem mimari hem de kentsel kimlikleri köklü biçimde değiştirmiştir. Cumhuriyet ile birlikte modern bir devlet olma ideali pek çok yeniliği etkilemiştir. Ancak 18. Yüzyıldan günümüze kadar olan süreçte Türk mimarlığını ve kentleri etkileyen hep batılı unsurlar olmuştur. Çağdaş Türk kentlerinde bir yandan yeni nin inşaası, bir yandan da uzun süredir ihmal edilmiş olan tarihi eserlerin ve alanların korunması çabaları görülmektedir. Emlak yönetimi alanının doğru stratejiler belirlemek için bu tarihsel süreci bilmesi ve anlaması gereği üzerine bu kitap oluşturulmuştur. Editörler Prof.Dr. Nuray ÖZASLAN Yrd.Doç.Dr. Rana KARASÖZEN iv

5

6 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Türk Mimarlığının kaynaklarını belirleyebilecek, Farklı tarihsel dönemlerde ortaya çıkan mimari özellikleri tanımlayabilecek, Klasik Osmanlı mimarlığının özelliklerini açıklayabilecek, Mimar Sinan ın eserlerini tanıyabilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Mimarlık Kültür Uygarlık Anıt Kent İçindekiler Giriş Mimarlık Tarihi Bağlamı Türk Mimarlık Tarihine Giriş Anadolu Selçuklu Mimarisi Erken Dönem Osmanlı Mimarisi İstanbul un Fethi ve Klasik Osmanlı Mimarisi Klasik Osmanlı Mimarlığı ve Mimar Sinan 2

7 Türk Mimarlık Tarihine Giriş GİRİŞ İnsanın yaşadığı fiziksel çevreyi tasarlama ve inşa etme eylemi olarak tanımlanabilecek olan mimarlık insanlık tarihi ile eşzamanlı olarak gelişmiştir. Mimarlık, insanın bireysel ve toplumsal yaşamını sürdürebilmesi için gerekli yapı ve mekânların tarihsel ve kültürel değerlerle ilişkili olarak tasarlanması ve yapılmasını bilim, sanat ve düşünce-inanç alanlarının katkıları ile gerçekleştirirken kendi özerk uygulama ve bilgi alanını da oluşturur. Mimarlık, kültürel varoluş biçimlerinin kuşaklar boyu birbirlerine aktarılarak tarihsel ve evrensel bir ortak bellek oluşmasına katkıda bulunur. Farklı coğrafyalarda tarihsel süreçlere bağlı olarak gelişen ve günümüze kadar ulaşan mimarlık külliyatı üretildikleri kültürel yapıların temsilleri olarak değerlendirilirler. Tarih boyunca uygarlığın gelişimi mimari miras aracılığı ile izlenebilmiş ve mimarlık tarihi bilgi alanının konusu olmuştur. İçinde yaşadığımız yapı ve yaşam çevresini anlamanın, geleceğe dair öngörülerde bulunmanın ve kültürel sürekliliği sağlamanın önemli kaynaklarından biri geçmiş mimarlık kültürü bilgisidir. Türkiye de güncel yapı ve yaşam çevresi faaliyetleri kültürel sürekliliği göz ardı etmeden geleceği inşa etmelidir. Günümüz de giderek ekonomik bir faaliyete indirgenen mimarlık ve şehircilik uygulamaları kültürel mirasın en önemli kanıtları olan mimari yapıları sürdürülebilirlik ilkesinin değerleri olarak dikkate almalıdır. Çağdaş Türkiye mimarlığının tarihsel sürecini ele alan bir mimarlık tarihi anlatısı ancak konusu olan mimari eserlerin ve kültürünün üretildiği tarihsel, kültürel ve mekânsal koşulların oluşturduğu bağlamı içinde gerçekleştirilebilir. Bu bakış açısıyla ele alınan bu bölüm, Türkiye de gelişen mimarlık tarihinin ilk dönemini ele almaktadır. Bu dönem Türklerin Orta Asya dan Anadolu ya göç edip 11.Yüzyıl dan itibaren yerleşmeye başlamasından, Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme Devri olarak adlandırılan tarihsel döneminin sonuna kadar olan süreci kapsamaktadır. Birden çok etkenin mimarlık kültürü ve ürünlerini biçimlendirdiğini gözlemlediğimiz bu yaklaşık beş yüzyıllık tarihsel süreç içinde hem siyasi hem de kültürel olarak evirilen Türk toplumu özgün bir mimarlık yaratmıştır. Coğrafi konumun koşulları, yerleşik eski kültürler, göç koşulları ve göçer kavimlerin kültürel özellikleri ile bütün bu parametrelerin oluşturduğu yeni sosyal ve kültürel yapılar ortaya çıkan mimari eserlerin arka planını oluşturmaktadır. Büyük Selçuklu döneminde Orta Asya iklimi, yerel malzemeleri ve işçiliği ile uyumlu inşa edilen yapılarda avlu, eyvan, tek kubbeli cami ve taç kapı gibi yapı öğeleri mimari karakteri belirlemiştir. Türk toplumu tarihsel koşullar nedeniyle 11. Yüzyıldan itibaren Anadolu ya yerleşmiş ve devletler kurmuştur. Yeni iklim koşulları, farklı yerel malzeme ve işçilik, inşa edilen yapılarda avlu ve eyvanın giderek terkedilmesine kubbe ve taç kapıların ise yeni binalara uyarlanmasına neden olmuştur. Osmanlı Devleti döneminde ise giderek kubbe hem yapıların plan şemasını hem de kütlesel özelliklerini belirleyen esas öğe halini almıştır. Ancak mimari öğelerin değişkenliğine karşılık merkezi mekân karakterinin Orta Asya dan beri aynı kaldığı söylenebilir. Isfahan, Mescid-i Cuma sında simetrik geometrisi ile avlu tarafından sağlanan merkezi mekân, Mimar Sinan ın yaptığı Selimiye Camiinde kubbe ile sağlanmıştır. 3

8 MİMARLIK TARİHİ BAĞLAMI İnsanın yeryüzündeki varlığına dair kanıtlar yaklaşık bir milyon yıl önceye kadar uzansa da bir sosyokültürel yapı olarak yerleşik yaşam buluntuları ancak M. Ö li yıllara aittir. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma, doğal yaşam koşullarına karşı bireysel ve toplumsal korunmanın etkili araçlarından biri olmuştur. Paleolitik Çağ da (Eski Taş Çağı) avcılık ve toplayıcılıkla geçinen göçebe kavimlerin barınakları olan mağaralar ve geçici kulübeler kalıcı ve sürekli bir toplumsal yaşamın gelişmesine olanak sağlamamıştır. Tarım Devrimi ile birlikte başlayan tarihsel süreçte Neolitik Çağ (Yeni Taş Çağı) insanı, avcılığın yanında yabani bitki ve hayvanları evcilleştirerek, yiyeceğini üretmeyi, yaptığı seramik kaplarla depolama ve saklamayı öğrenir. Ortaya çıkan bu ilksel teknoloji, zanaat ve toplumsal örgütlenme biçimleri uygarlığın başlangıcına işaret eder. Bu dönemin özellikleri hakkında bilgi veren en önemli arkeolojik yerleşim alanı Konya ovasında yer alan ve geçmişi M.Ö li yıllara kadar uzanan Çatalhöyük tür yılları arasında James Mellaart ın yaptığı ilk arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bu yerleşmede güneşte kurutulmuş kerpiçler ve kireç sıvalarla inşa edilen, planları kabaca dikdörtgen, bir kat yüksekliğinde, penceresiz ve birbirine bitişik evler görülmektedir (Mellaart, 1967). Daha sonra Ortadoğu da gelişen ilk uygarlıklar (Mezopotamya ve Eski Mısır) bir yandan bilim, sanat ve teknolojinin temellerini oluştururken diğer yandan da sosyal, ekonomik ve yönetsel yetkinliklerini geliştirdiler. M.Ö lerde Aşağı Mezopotamya vadisinde ilk Sümer kültürü görülür (Trachtenberg & Hyman, 1986). Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan verimli tarımsal topraklarda gelişen Mezopotamya Uygarlıkları ilkyazının, hukuk kurallarının mucidi olmanın yanı sıra ilk anıtsal yapıların ve gelişmiş kentlerin de kurucusu oldular. İlk yüksek ve yazılı uygarlıklardan biri olan Eski Mısır tıp, matematik ve astroloji dışında mimarlık alanında megalitik anıtlarıyla dikkat çekmektedir. Nil nehri vadisinde M.Ö lerde kurulan bu uygarlık, inanç sistemini mimarlık aracılığı ile nesnelleştirmiştir. Piramitler, anıtsal kaya mezarları, tapınaklar, dikilitaşlar bu tarihsel dönemin önemli kanıtları olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Pakistan da bulunan İndus Nehri ve Çin de bulunan Sarı Irmak vadileri boyunca M.Ö li yıllardan itibaren kentler kurulmuş, uygarlıklar gelişmiştir. Daha sonra Ege Denizi bölgesinde gelişen Antik Yunan Uygarlığı M.Ö Yüzyıllar arasında gelişmiştir. İnsanı yaşamın merkezinde tutan anlayışı ile çok tanrılı inanç sistemine rağmen toplumsal yaşam, felsefe, bilim, sanat, mimarlık ve kent planlama alanlarında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Anıtsal yapılar sadece Atina da M.Ö. 5. Yüzyılda yapılmış olan Parthenon gibi tapınaklarla sınırlı kalmamıştır. Demokratik toplumsal yaşam sivil yaşamı desteklemiş ve buna uygun işlevler için meclis, tiyatro, gymnasium gibi binalar yapılmıştır. Mimari tasarım yetkinleştirilmiş ve Dor, İyon, Korint adlarıyla anılan üsluplar geliştirilmiştir. Antik Yunan Uygarlığı ortak din ve dil birliğine bağlı kentlerden kurulu bir sistem geliştirmiştir. Anadolu nun batısında Efes ve Milet gibi önemli kentler kurulmuştur. M.Ö. 8. Yüzyıl da Roma kentinde başlayan daha sonra bütün Akdeniz bölgesini kapsayan büyük bir imparatorluk, mimarlık alanında çok önemli gelişmeler gerçekleştirmiştir. Mimarlık, üslup ve estetik kaygıların ötesinde strüktür ve program parametrelerinin tasarım ve inşa sürecine katılımı ile daha karmaşık bir uygulama ve bilgi alanı olmaya başlamıştır. Toplumsal yaşamın gerektirdiği programlar yapıların iç mekânının da önemine dikkat çekmiş bu da mimarların mühendislik bilgileri ve yeteneklerinin gelişmesini sağlamıştır. M.Ö. 125 de Roma da yapılan Pantheon gibi anıtsal tapınakların yanı sıra, halkın kullanımı için yapılan anıtsal hamamlar, arenalar, meydanlar, köprüler ve su kemerleri çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Roma mimarlığının örneklerindendir. Çok tanrılı dinsel sistemden M.S. 313 de Hristiyanlığın kabulü ile tek tanrılı dinsel sisteme geçiş önemli bir toplumsal ve kültürel değişimin başlangıcıdır. 395 yılında ikiye bölünen Roma İmparatorluğu 476 da Batı Roma, 1453 de Doğu Roma nın yıkılması ile sona ermiştir. 4. Yüzyıl ile 6. Yüzyıl arasında Orta Asya dan kitleler halinde Batı ya göçler olmuş bu da Avrupa coğrafyasının demografik yapısında köklü değişikliklere yol açmıştır. Kavimler göçü sonucunda yeni devletler kurulmuş, toplumsal ve kültürel yapı değişmiştir. Ortaçağ olarak adlandırılan bu dönemde Batı Avrupa da, Antik Roma mimarlığının yerini önce Romanesk, 12. Yüzyıldan itibaren de Gotik mimari üslup almıştır. Sosyal, kültürel yaşamı etkileyen Hristiyanlık Ortaçağ boyunca mimarlık ve sanat alanında da etkili olmuştur. Daha sonra Bizans İmparatorluğu adı verilecek olan Doğu Roma İmparatorluğu 1453 yılına kadar Balkanlar ve Anadolu da mimarlık ve sanat alanında ürünler vermiştir. Başkenti İstanbul olan Bizans İmparatorluğu nun en önemli anıtlarından birisi bugün müze olarak kullanılan Aya Sofya Kilisesidir. 4

9 10. Yüzyılda Orta Asya dan Batı ya doğru göç etmeye başlayan Türk boyları, 1071 yılında Büyük Selçuklu Devleti nin Malazgirt te Bizans Devletine karşı kazandığı savaşın ardından Anadolu ya kitleler halinde göç etmeye ve yerleşmeye başlamıştır. Türklerin egemenliğine geçmesiyle birlikte Anadolu da yeni bir sosyal ve kültürel dönem görülmüştür yılında İstanbul un Osmanlı Devleti tarafından fethi ile hem Anadolu hem de Dünya tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Balkanlara yerleşen Osmanlı Devleti bütün Akdeniz havzasına hükmeden yeni bir İmparatorluk olarak mimarlık ve sanat alanında ürünler vermiştir. Avrupa mimarlık tarihi ise 15. Yüzyıldan itibaren yeni bir döneme girmiştir. Klasik Dönem olarak adlandırılan Antik Yunan ve Roma Dönemi bilim, felsefe, sanat ve mimarlığı ile bağın tekrar kurulduğu ve Ortaçağ döneminin eleştirildiği Rönesans döneminde (Yeniden Doğuş) insan aklının ve yeteneklerinin ön plana çıkmasını sağlamıştır. Ortaçağ boyunca insan yaşamını biçimlendiren bilginin kaynağı din ile ilişkiliyken Rönesans dönemi ile birlikte gözlem ve deneye dayanan bilim, bilginin kaynağı haline gelmiştir. İlk olarak İtalya da ortaya çıkan bu tarihsel dönem coğrafi keşifler, bilimsel buluşların yanı sıra sanat ve mimarlık alanında da köklü değişimlerin öncüsü olmuştur. Bu süreci izleyen yıllarda ekonomik ve siyasi olarak da güç kazanan Avrupa kültürü 18. Yüzyılda, insan aklını bilginin ve yaşamın temeli sayan Aydınlanma süreci ile birlikte yeni bir evreye girmiştir. Modern kültürün temellerini oluşturan rasyonel, laik ve deneysel bilginin insanın toplumsal ve bireysel yaşamını düzenleyici gücü sanat ve mimarlık alanında da etkili olmuştur. 20. Yüzyıl, modern yaşam biçiminin bilim, teknoloji, sanat ve mimarlık ürünleri aracılığı ile inşa edildiği bir dönem olarak hala sürmektedir. Dünya ve Avrupa mimarlık tarihi hakkında daha geniş bilgi sahibi olmak için Marvin Trachtenberg ve Isabella Hyman ın Londra, Academy Editions yayınevi tarafından basılan Architecture from Prehistory to Post-modernism: The Western Tradition ile Belkıs Mutlu nun Mimarlık Vakfı Enstitüsü tarafından yayınlanan Mimarlık Tarihi Ders Notları (2001) adlı kitaplarını okuyabilirsiniz. TÜRK MİMARLIK TARİHİNE GİRİŞ Çağdaş Türkiye mimarlığı tarihsel ve mekânsal süreksizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve homojen olmayan kültürel ortamın özgün bir ürünü olarak incelenmelidir. Ancak, Türk kimliğinin belirleyici olduğu ulusal sanat ve mimarlık tarihi tanımları yalnızca ulusalcı bakış açısının değil mimarlık ve sanat tarihi yazın alanının bu eserleri bazen coğrafi özelliklere, bazen ulusal ya da etnik kimliklere veya tarihsel dönemlere göre inceleme yönteminin bir sonucudur. Bu konu uzun yıllar sanat ve mimarlık tarihi yazın alanının konusu olarak tartışılmıştır (Kuban, 2009). Bu kitapta kullanılan Türk Mimarlık Tarihi başlığındaki Türk sözcüğü homojen bir kültürel yapı ve etnik kökenden daha çok özgün ürünlerin ortaya çıkmasında en önemli etken olan göç ile birlikte ortaya çıkan durumdur. Türklerin Orta Asya dan Anadolu ya, Balkanlara ve Avrupa ya doğru yolculuğu sürekli bir değişim ve olma durumudur. Türk toplumu, bir yanda özgün yaşam ve inanç biçimleri, bir yanda da göç ettikleri topraklarda karşılaştıkları tarihsel ve kültürel yapılar ile yeni sosyal ve kültürel bir yapıya evrilirken esin kaynaklarını reddetmemiş ve özgün ürünler vermeyi de başarmış bir tarihsel, kültürel yapı olarak değerlendirilmelidir. Anadolu da Türkler gelmeden önce var olan kadim uygarlıkların sanat ve mimarlık ürünleri olduğu gibi Türklerin de henüz Anadolu ya göç etmeden ve İslamiyet i kabul etmeden önce ortaya koydukları sanat ürünleri vardı (Kuban, 2009). Türklerin tarih içindeki varlığına ait ilk yazılı kaynaklar M.S. 8. Yüzyılda yazıldıkları düşünülen Orhun Yazıtları dır ve bilinen ilk Türk devleti olan Göktürkler hakkında bilgi verir. Zaman içinde farklı Türk boyları devletler kurmuşlar ve bölgede egemen olmuşlardır. Uygurlar İslam öncesi Türk kültürünü sürdürmüşlerdir. 9. Yüzyılın ilk yarısında Karluk Türkleri İslamiyet i kabul ederek Karahanlılar adıyla bölgede yeni bir gelişmeye yol açmışlardır (Altun, 1988). Bundan sonra Türk-İslam devletleri tarih sahnesinde yer almıştır. 5

10 Türklerin kültür tarihi hakkında daha geniş bilgi sahibi olmak için Şerafettin Turan ın Ankara, Bilgi yayınevi tarafından basılan Türk Kültür Tarihi (2000) ve Bahattin Ögel in, Türk Tarihi Kurumu tarafından basılan İslamiyet ten önce Türk Kültür Tarihi (1988) adlı kitaplarını okuyabilirsiniz. Türklerin anavatanı olan Orta Asya, kuzeyinde Sibirya nın tundra ormanları, güneyinde ise Çin in batısındaki Nan Dağlarından başlayarak Kafkasya ya varan sıradağların sınırladığı geniş bozkırlar olarak tanımlanabilir. Kuzeyde görülen göçebe yaşam biçimi ile güneyde yer alan Çin, İran ve Hindistan gibi uygarlıklarla komşuluk ilişkileri hem göçebe hem de yerleşik kültürel yaşam biçimlerine olanak verir (Akın, 1997: 1383). Göçebe kültürünün maddi verileri az olmasına karşın Türklerin daha sonra geliştirdikleri mimarlık kültürü içinde her zaman etkilerine rastlanmıştır. Orta Asya da görülen anıtsal mezar yapılarının en erken tipolojilerinden olan kurgan lar yer altında ahşap kütüklerle inşa edilmiş bir mezar odasının üstüne taş ya da toprak yığılmasıyla oluşturulmuş, alçak ve yayvan tepelerdir (Akın, 1997: 1385). Göçebe kültürünün diğer önemli yapısı olan Çadır beraberinde dokuma, halı, kilim ve küçük sanatsal üretimleri de geliştirmiştir. Yurt adı da verilen yuvarlak planlı ve üstünde deliği olan bu çadırların daha sonraki yapı formları üzerinde etkili olduğu konusunda görüşler vardır (Kuban, 1965). Türklerin Anadolu ya yerleşme süreçlerinde asıl rol oynayan Oğuzların büyük ölçüde göçebe olmalarına rağmen şehir hayatına da önemsedikleri bilinmektedir (Tanyeli, 1986). Büyük Selçuklu Dönemi Mimarisi Anadolu ya gelmeden önce Orta Asya da kurulan Türk-İslam devletleri yerleşik yaşam biçiminin gereği olan yapı türlerinde eserler vermiştir. Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklu devletleri mezar anıtları, kervansaraylar, cami, medrese ve saray yapıları inşa etmişlerdir (Altun, 1988). İslam ın en önemli yapısı olan cami, bu erken dönemde, Suriye den güney İspanya da Endülüs bölgesine kadar uzayan bölgede aynı plan şemasını genel olarak tekrarlar. Genellikle mihrap duvarına paralel sahınlardan oluşan çok ayaklı, avlulu bu tipolojinin günümüze kalan en erken örneği 8. Yüzyılda yapılmış olan Suriye deki Şam Emeviye Camiidir. Mihrap duvarına paralel üç neften ortada olan ile kıble aksının ortasındaki kesişme noktasını bir kubbe örter. Bunun dışındaki mekânlar eğimli çatı ile örtülüdür. Orta Asya daki camilerde bu plan şemasının etkileri görülmekle beraber önemli farklılıklarda vardır. Bir Gazneli yapısı olan Leşkeri Bazar Ulu Camisi çok ayaklı ve belirgin mihrap önü kubbesi ile daha sonraki kubbeli yapıların öncüsü olarak görülmektedir (Altun, 1988) yılında, Horasan da kurulan ve sınırlarını Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası ve Anadolu nun bir kısmına kadar genişleten Büyük Selçuklu Devleti, Sultan Sencer in 1157 de ölümüne kadar süren egemenlik döneminde önemli mimari eserler gerçekleştirmiştir. Bölgede İran kültürünün etkili olduğu bu dönemde Selçuklu Türkleri parlak mimari bir gelişme göstermiştir arasında Sultan Melikşah tarafından yaptırılan İsfahan Cuma Mescidi iki katlı revaklı avlusunu saran dört eyvanı ve 15 metre çapındaki mihrap önü kubbesiyle farklılık gösterir (Aslanapa, 1984). Bu plan şeması daha sonra yapılan camilerde de kullanılmış, 1135 te yapılan Zevvare Mescid-i Cuması nda bu dört eyvanlı, mihrap önü kubbeli mekân düzenlemesi ilk kez tek yapıda birlikte kullanılarak Anadolu da gelişecek olan cami tipolojisini etkilemiştir (Aslanapa, 1984; Ödekan, 1997). Bu dönemde gelişen cami tipolojisinin diğer önemli ögesi zengin tuğla işçiliği ile dikkat çeken silindirik, anıtsal minarelerdir. Buhara kentinde bulunan Kalyan Minare ve Tirmiz de bulunan Çar Kurgan Minare bu dönemin özelliklerini taşır. Büyük Selçuklular, devlet memuru yetiştirmek için özgün bir yapı türü olan medreseleri inşa etmişlerdir. İlk medrese yapısı Tuğrul Bey döneminde ( ) Nişabur da yapılmış daha sonra vezir Nizamülmülk ( ) tarafından Bağdat, İsfahan, Belh, Herat, Basra, Musul gibi kentlerde Nizamiye Medreseleri kurulmuştur. Genellikle cami yanına ya da yakınına yerleştirilen medreselerin plan şeması da dört eyvanlı ve avluludur (Altun, 1988). Aynı plan şeması bu dönemin bir diğer önemli yapı türü olan ve önemli ticaret yolları üzerinde bir sığınma ve dinlenme yapısı olan kervansaraylar da kullanılmıştır. Türklerin İslamiyet ten önce sahip oldukları anıt mezar geleneğini İslami dönemde de sürdürdükleri ve buna uygun yapı türleri geliştirdikleri görülür. Kare ya da çokgen gövdeli mezar yapısının, konik bir külah ile örtülen türüne kümbet, kubbe ile örtülen türüne de türbe adı verilmektedir (Altun, 1988)

11 tarihinde Gurgan da yapılan, 51 metre yüksekliğindeki Günbed-i Kabus ile 1157 tarihinde Merv de yaptırılan Sultan Sancar Türbesi bu türün en önemli örneklerindendir (Kuban, 1965). Büyük Selçuklu sivil mimarlığında cami, medrese ve kervansaray gibi yapı türlerinde de gördüğümüz avlu etrafında yer alan dört eyvanlı standart plan şemasının kullanıldığı görülmektedir. Tirmiz ve Leşker-i Bazaar Saraylarının planları bu standart plan kurgusuna uygun özellikler göstermektedir. Bu ortak plan şemasının temel mimari elemanları revaklı avlu, eyvan ve taç kapı dır. İçe kapanık İslami yaşam biçimi ve Orta Asya iklim koşullarının ortak mekânsal sonucu olduğu görülen avlu, yapının işlevsel ve mekânsal kurgusunun merkezini oluşturur. Eyvan, revak, havuz gibi öğelerin aksiyel ve simetrik bir kurguyla düzenlenmesi bu geniş, üstü açık mekânın karakterini belirler. İçe dönük mekânsal düzenlemenin ana öğesi olan eyvan bir yüzü avluya açık odadır. Sıcak ve kurak iklim koşullarında mekânsal konforu zenginleştiren su öğesi olarak kullanılan havuz, ortasında yer aldığı avlunun bütün plan şemasının merkezi olma durumunu da güçlendirir. İçe dönük mekânsal düzenlemenin kentle ilişki kurma düzlemi olan taç kapılar giriş kapılarının geniş kemerinin yer aldığı bir niş ve dikdörtgen çerçevesinden oluşur. Yapının cephesinden çıkıntı yaparak geometrik ve bitkisel motiflerle bezenerek belirginleşen bu blok, yapının bağımsız bir öğesi gibidir. Büyük Selçuklu mimarisinde esas yapı malzemesi olarak tuğla, bezeme malzemesi olarak da tuğla ve alçı kullanılmaktadır. Kerpiç ya da tuğladan inşa edilen taşıyıcı duvarın ana strüktürel eleman olduğu yapılarda kubbe ve tonoz en çok kullanılan örtü sistemi olurken, tromp, geometrik planlı ana gövde ile dairesel planlı çatı örtüsünün geçiş elemanı olarak kullanılmıştır. (Ödekan, 1997:309) Tuğla ile geometrik, alçı ile daha çok bitkisel motifler ve desenler, 12. yüzyıldan itibaren de renkli çini kaplama bu dönemin bezeme özelliklerindendir (Ödekan, 1997: 310). musunuz? Erken dönem Orta Asya cami plan şemalarının özelliğini biliyor Erken Dönem Anadolu-Türk Mimarisi Çok eski çağlardan beri bir uygarlık merkezi olan Anadolu nun tarihsel, kültürel, demografik ve mimari çehresi Türklerin 10. Yüzyıldan itibaren bu topraklara yerleşmeye başlamasıyla değişmiştir. Anadolu kültürü ile Orta Asya dan göç eden Türklerin aynı coğrafyada birlikte var olma süreci hem Anadolu nun hem de Türklerin yaşam biçimlerinin değişmesi ve yeni bir oluşuma doğru evirilmesine neden olmuştur. Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan ın Anadolu nun hâkim gücü Bizans Devleti karşısında 1071 yılında Malazgirt te kazandığı savaşın ardından Türkler göçer, yarı göçer ve kentli gruplar olarak kitleler halinde Anadolu da yerleşmeye başladılar. Anadolu nun batısında İznik i de içine alan bölgede, Kutalmışoğlu Süleyman Şah önderliğindeki gruplar Anadolu Selçuklu Devletinin temellerini attılar. Bu bölgede Bizanslılar ve Haçlılarla mücadele sürerken, doğu ve güneydoğu bölgesine yerleşen komutanlar ilk Türk beyliklerini kurdular ve erken Anadolu-Türk sanatının örneklerini vermeye başladılar (Altun, 1988). Diyarbakır, Mardin, Hasankeyf ve Harput civarında kurulan Artuklu Beyliği, Anadolu da başlayan Türk çağının ilk ve yetkin örneklerini verdiler. Bu dönemde yapılan 1091 tarihli Diyarbakır Ulu Camisi Türklerin Orta Asya da geliştirdiği plan şeması yerine Şam Emeviye Camisi nin etkilerini gösterir. Ancak daha sonra yapılan Mardin, Silvan ve Kızıltepe Ulu camilerinde mihrap önü kubbesinin anıtsal boyutlara ulaştığı, hem dış hem de iç mekânda yapının belirgin öğesi olmaya başladığı görülebilir. Medrese tipolojisinin ise genel olarak revaklı, eyvanlı ve açık avlulu Orta Asya kökenlerine bağlı olduğu görülebilir. Sivas, Tokat, Niksar, Amasya, Kayseri ve Malatya bölgesinde yerleşen Danişmenliler tarafından yapılan 1205 tarihli Kayseri Ulu Camii ve Kayseri Kölük Camii nde mihraba dik sahınların oluşturduğu çok ayaklı plan şemasında mihrap önü kubbesi belirgindir. Bu camilerde Büyük Selçuklu dönemi camilerinde görülen avlu fikrini yaşatan ikinci bir küçük kubbe daha bulunmaktadır (Altun, 1988). Bu özellik daha sonra yapılan diğer camilerde de görülecektir. Cami tasarımında görülen farklılaşmalar medrese ve diğer yapı türlerinde de görülmektedir. En önemli yenilik kapalı medreselerin ortaya çıkışıdır. Bu tipin en erken örneklerinden olan 1158 tarihli Tokat, Niksar Yağbasan Medresesi nin eyvan ve hücrelerin sardığı avlu, büyük bir kubbe ile örtülüdür. (Tanyeli, 1997: 90) Orta Asya mimari geleneğinin en özgün yapı türü olan anıt mezarların Anadolu da yapılmaya devam ettiği görülmektedir. Niksar Kırkkızlar Kümbeti bu geleneğin örneklerindendir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu da kurulan ilk beylik olan Saltuklular, Erzurum ve civarında eserler vermiştir. 7

12 Divriğ ve çevresine yerleşen Mengücekliler den günümüze kalan en önemli eser, Dünya Kültür Mirası ilan edilen, 1229 tarihli, anıtsal Divriğ Ulu Camisi ve Şifahanesidir. Anadolu Ortaçağ mimarisinin en özgün yapılarından biri olan bu külliye, birbirine bitişik iki yapıdan oluşmaktadır. Mimarı Ahlatlı Hürrem Şah tır (Kuban, 2009). Caminin plan şeması, mihraba dik gelişen, çok ayaklı, mihrap önü kubbesi hem dışta hem de iç mekânda vurgulanmış, dikey ve yatay sahınların kesişme noktasında üstü açık bir ışıklık kubbesi ile 13. Yüzyıl da Anadolu da inşa edilen birçok cami ile benzer bir plan kurgusunu paylaşmaktadır. Caminin taşıyıcı ayakları arasında kalan her birim farklı biçimde tonozlarla örtülüdür. İçinde türbenin de yer aldığı Şifahane ise iki katlı, dört eyvanlı, avlulu Orta Asya geleneksel plan şemasına sahiptir. Kapalı avlunun üstü bir ışıklıkla açılmıştır. Tonoz üst örtülerinde, mihrabı ve minberinde görülen bezeme yetkinliği dört bir yanında bulunan taç kapılarında en yüksek noktaya ulaşır. Eşsiz bir yaratma durumunun ürünü olduğu açıkça belli olan bu anıtsal taç kapılarda stilize bitkisel ve hayvansal motifler üstün bir taş işçiliği ile yorumlanmıştır. Divriğ Ulu Camii ve Şifahanesi ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak için Doğan Kuban tarafından yazılan ve Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan Divriğ Mucizesi (2003) adlı kitabı okuyabilirsiniz. Bu yapıda da olduğu gibi Erken Anadolu Türk mimarlığında tekil yapı elemanlarının tasarımında ve işçiliğinde görülen ustalık henüz yapının tüm öğelerini kapsayan, tutarlı bir tasarım bütünlüğüne dönüşmemiş, bir Anadolu Türk mimari üslubu oluşmamıştır. Ağırlıklı olarak tuğla yerine taşın yapı malzemesi olarak kullanıldığı bu dönem mimarisinde yerli ve yeni gelenler arasındaki kültürel alışveriş uzun süren bir arayış ve deneme süreci sonunda ne yerel olanın aynısı ne de kökenleri ile tıpatıp benzeyen, özgün mimari ürünler ortaya çıkmasını sağlamıştır. İç Anadolu da kurulan ilk beyliklerin cami plan şemalarında görülen ışıklığın ne olduğunu biliyor musunuz? Dünya Kültür Mirası tanımını biliyor musunuz? ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ 11. yüzyıldan 14. Yüzyılın başına kadar olan sürede Anadolu nun Türkler tarafından İslamlaştırılmasıyla birlikte etnik, kültürel ve dinsel açıdan yeni bir tarihsel sürece girilmiştir. Bir yanda çoğunluğu Hristiyan olan Rum, Ermeni, Süryani ve Gürcü gibi yerel halklar bir yanda da heterojen siyasi tablo çizen Türk toplulukları Anadolu nun yeni sosyal ve kültürel karakterini oluşturmaktadır. Türklerin bir kısmı Doğu da beylikler kurarken bir kısmı da Batı ya doğru ilerlemeye devam etmiştir. 13. Yüzyıldan itibaren Konya başkent olmak üzere güçlü bir siyasi örgütlenme sağlanmış, bölgedeki hâkimiyetin kazanılması ile mimari ürünler verilmeye başlanmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti nin yerleşim alanları, İslami kurallara göre biçimlenen sosyal yaşamın gerektirdiği yapılarla imar edilmiştir. Giderleri hükümdar, devlet ve din adamları tarafından karşılanan cami, türbe, medrese, şifahane, tekke, zaviye, arasta, kervansaray, köprü, kale, köşk ve saraylar gibi yapıların inşasında çalışan çok sayıda mimar, taşçı, çinici, nakkaş, hattat ve benzeri sanatçılara din ve etnik köken farklılığı gözetilmeden görev verilmiştir (Sönmez, 1989). I. Alaeddin Keykubat ( ) dönemi Anadolu Selçuklu Devletinin en güçlü olduğu ve çok sayıda yapının inşa edildiği süreci kapsar (Erdemir ve Yavuzyılmaz, 2008). Yapımına 12. Yüzyılda başlanan ve 1220 de I. Alaeddin Keykubat tarafından tamamlanan Konya Alaeddin Camisi, Anadolu Selçukluları nın yaptırdığı ilk cami olup Konya kent merkezindeki bir höyük üzerinde yer alır. Üç ayrı plan şemasına sahip ibadet mekânlarının ve kümbetlerin yan yana eklenmesi ve avlu ile tamamlanmasından oluşur. Çok ayaklı, düz ahşap çatı örtülü, ulu cami tipolojisi ile mihrap önü kubbeli kurgu bir arada kullanılmıştır. Yapının taç kapısında iki renkli, geçmeli taş bezeme kullanılmıştır. Selçuklu ulu camilerinin ibadet kısmında, orta sahın üzerinde sembolik iç avluya referans veren bir ışıklık bulunmadığında bir dış avlusu olduğu bu örnekte görülmektedir (Erdemir ve Yavuzyılmaz, 2008: 139). 8

13 Bütünüyle kesme taştan yapılan 1223 tarihli Niğde Alaeddin Camisi planı mihrap duvarına dik üç sahından oluşur. Yüksek taç kapısı ve silindirik minaresi ile dikkat çeken bu yapıda mihrap önünde yan yana sıralanmış, birbirinden farklı üç kubbe ile iç mekânda farklılık elde edilmiş, diğer bölümler ortada yer alan ışıklığın etrafında yer almıştır (Altun, 1988: 49). I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılan 1224 tarihli Malatya Ulu Camisi orta avlusu, eyvanı ve mihrap önü kubbesiyle Büyük Selçuklular tarafından Orta Asya ve İran da geliştirilen plana benzer. Cami, medrese, hamam ve kümbetten oluşan 1238 tarihli Kayseri Huand Hatun Külliyesi ilk Anadolu Selçuklu külliyelerindendir. Caminin planı Malatya Ulu Camisine benzer. Bu dönemde kesme taştan yapılan kâgir camilerin yanı sıra ağaç direkli, ahşap taşıyıcı sistem ile yapılmış çok ayaklı ulu cami plan şemasına sahip önemli yapılar inşa edilmiştir. Bu özelliklere sahip olan 1275 tarihli Sivrihisar Ulu Camisi ve 1277 tarihli Afyon Ulu Camisi günümüze ulaşan önemli yapılardır. Anadolu Selçuklu mimarisinde diğer İslam ülkelerindeki benzerlerinden farklılaşan yapı türlerinden biri medreselerdir. Avlunun üzeri açık ya da örtülü olmak üzere iki medrese tipolojisi gelişmiştir. Danişmentliler tarafından 12. Yüzyılda yapılan Niksar Yağbasan medresesinde olduğu gibi yapının orta avlusu büyük bir kubbeyle örtülmüştür tarihli Konya Karatay Medresesi ve 1264 tarihli Konya İnce Minareli Medrese bu türün günümüze ulaşan az sayıdaki özgün örneklerindendir. Bu yapılarda avlu duvarlarına oturan kubbe ile beden duvarları arasındaki geçiş Türk üçgenleriyle sağlanmıştır. Çini mozaik süslemeler, renkli taş geçmeler ve taş işçiliği dikkat çekicidir. Kayseri Çifte Medrese (1205), Sivas Gök Medrese (1271), Sivas Buruciye Medresesi (1271), Erzurum Çifte Minare (1291) açık avlulu tipolojinin özgün örneklerindendir. 13. yüzyılda Anadolu nun önemli bir ticaret yolu olduğu yapılan çok sayıdaki kervansaraydan anlaşılabilir. Ticaret yolları üstünde, kervanların konaklamaları ve ihtiyaçları için kesme taştan, kale gibi yapılan kervansaraylar, han ya da ribat adlarıyla da anılırlar. Aksaray-Kayseri yolu üzerinde bulunan Alay Han (1192), Konya Aksaray yolu üzerinde bulunan Sultan Han (1229) açık avlulu bu yapıların en gelişmiş örneklerindendir (Tanyeli, 1997: 91). Kervan yolları üzerinde ticaretin sürekliliği için gerekli olan güvenli ulaşım ağı köprülerle güçlendirilmiştir. Selçuklu döneminde anıtsal mezarlar kümbet ve türbe olarak inşa edilmiştir. Konya Alaeddin Camisi içindeki II. Kılıçaslan Kümbeti, Kayseri Çifte Medrese de yer alan Gevher Nesibe Kümbeti, Kayseri de bulunan Döner Kümbet, Eskişehir Seyitgazi de yer alan Ümmühan Hatun Türbesi bunlardan bazılarıdır (Altun, 1988). Bu dönemde yapılmış olan sivil mimarlık örnekleri günümüze kadar ulaşmamış ancak yapılan kazı ve araştırmalar sonucunda Beyşehir Gölü kıyısında, 1236 da I. Alaeddin Keykubat tarafından yaptırılan Kubad Abad Sarayı gibi bazı köşk ve saraylar hakkında veri elde edilmiştir (Altun, 1988). Anadolu Selçuklu Devleti, Moğolların baskısı sonucunda, 1308 yılında Sultan II. Mesud un ölümünden sonra yıkılmış ve Anadolu da yeni bir siyasi ve tarihsel dönem başlamıştır. 12. ve 13. Yüzyıllarda Anadolu nun yapılı çevresini inşa eden bu toplumun kendilerine özgü bir mimarlık geliştirdiklerine hiç şüphe yoktur. Ancak Ortaçağ koşulları düşünüldüğünde bu mimarlığı yalnızca bir yapı olarak değerlendirmek eksiklik olacaktır. Anadolu da, Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarının da katkısıyla 13. Yüzyılda olgunlaşmış olan İslam tasavvuf kültürünün mimariyi en az işlev, malzeme ve yapım tekniği kadar etkilediği düşünülebilir. Eyvan, taç kapı, mihrap, kemer, kubbe, tonoz, avlu gibi temel tasarım elemanları, bitki ve hayvan motifli bezemeler ile yazının birlikte yer aldıkları mimari yapıya anlam vermek üzere seçildiklerinden söz edilebilir (Peker, 2006: 31-41). Anadolu Türk Mimarlığı genel olarak düşünüldüğünde yapılar henüz Osmanlı Klasik Mimarlığı nda olduğu gibi tutarlı bir mimari tasarım bütünlüğüne sahip olmasa da hizmet ettiği toplumun, işlevsel olduğu kadar simgesel ihtiyaçlarına da başarılı bir şekilde cevap verdiği söylenebilir. Anadolu Selçuklu mimarisinde en çok kullanılan yapı malzemesinin ne olduğunu biliyor musunuz? 9

14 Anadolu da Beylikler Dönemi Mimarisi Anadolu da, Selçuklu Devletinin 14. Yüzyılda yıkılması ile birlikte ortaya çıkan siyasi boşluk, batıya göçmüş ve Bizans Devleti sınırlarına yerleşmiş olan Türkmen Beyliklerinin bağımsızlıklarını ilan etmelerine olanak sağlamıştır. Mimari ve sanat alanında Beylikler Dönemi olarak adlandırılan bu tarihsel dönem Selçuklu sanatı ve mimarisi ile daha sonra gelişecek olan Klasik Osmanlı sanatı ve mimarisi arasında bir geçiş süreci olarak değerlendirilmelidir. Genel olarak dört bölgede gelişen bu dönem mimarisinde diğer bölgelerde Selçuklu mimarlık gelenekleri ile etkileşim sürerken, Batı Anadolu bölgesindeki uç beyliklerinde yeni bir yaratma sürecine girilecektir (Kuban, 2009: 114). Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde bölgesinde kurulan Karamanoğulları Beyliği, Selçuklu mimarisi geleneklerine bağlı kalmıştır. Aksaray Ulu Camisi, Ermenak ta Tol Medrese ve Niğde de Ak Medrese önemli yapılardan bazılarıdır (Altun, 1988). Doğu Anadolu da Van ve civarında kurulan Karakoyunlular Beyliğinin yerini alan Akkoyunlular, 14. yüzyılda Diyarbakır ve Mardin bölgesinde önemli kubbe denemeleri gerçekleştirmiştir (Altun, 1988: 68). Antalya, Korkuteli civarında hüküm süren Hamidoğulları Beyliği de Selçuklu geleneğini sürdürmüştür. Batı Anadolu da kurulan Beyliklerin sınırlı ekonomik gücü başlangıçta büyük ölçekli yapı faaliyetlerine olanak vermemiş, bu yüzden küçük ölçekli ve toplumsal yaşamın gerektirdiği yapılar Selçuklu sanatında olduğu gibi çeşitli bezeme teknikleri ile anıtsallaştırılmak yerine mimari tasarım bütünlüğünü gözeten, rasyonel yapılar olarak inşa edilmiştir. Bu bölgede bulunan Antik Yunan ve Roma dönemi kalıntıları yeni yapılarda devşirme malzeme olarak kullanılmıştır. Birgi, Tire ve Selçuk bölgesinde kurulan Aydınoğulları Beyliğinin yapılarından biri olan Birgi Ulu Camisi (1312) çok ayaklı, ahşap çatılı, mihrap önü kubbeli Selçuklu geleneğine uygun olarak yapılmıştır. Ancak kitabesinde Şamlı olduğu belirtilen mimar Ali ibn el Dimişki nin yaptığı Selçuk İsa Bey Camisi (1374) Şam Emeviye Camisi planı ile benzerliğine rağmen daha önce görülmemiş yenilikleri de içermektedir (Aslanapa, 1984). Önündeki revaklı avlu, mukarnas kavsaralı giriş kapısı ile doğu ve batı kapılarında yer alan minareler daha sonra gelişecek olan mimarlığın öncülleridir. Beylikler Dönemi mimarisinde görülen ortak özellik kubbenin hem dış hem de iç mekânda yapının mimari niteliğini etkileyen en önemli öğe halini almasıdır. Kubbe ve beden duvarları arasındaki rasyonel ve strüktürel düzen, yalın ve güçlü bir geometriyi ortaya çıkarırken yapının yalnızca bazı öğelerinin değil tümünün bir kütle olarak ele alındığının ipuçlarını verir. Bezeme giderek geometrik ve rasyonel bir düzenlemeye dönüşecektir. Yeni yaklaşımın en önemli örneklerinden biri Saruhanoğuları tarafından yapılan Manisa Ulu Camisidir (1376). Büyük Selçuklulardan beri ısrarla tekrarlanan mihrap önü kubbesi artık duvara bitişik iki sütun ve altı payenin oluşturduğu sekizgen üzerinde m çapında, pandantifli kubbe olarak bütün ibadet mekânını örten temel mimari elemandır (Altun, 1988). Bu caminin merkezi mekân yaratılmasında Osmanlı mimarisini etkilediği düşünülebilir. Beylikler Dönemi ile Erken Osmanlı dönemi tarihsel olarak neredeyse eşzamanlı bir süreçte gelişmiştir. Ancak Osmanlı Beyliği programlarına göre özgün üç ayrı cami tipolojisi geliştirmiştir. Hem Beyliklerde hem de Erken Osmanlı mimarisinde görülen tek kubbeli camilerde kubbe giderek tüm yapıyı tanımlayan bir mimari öğeye dönüşmüştür. Menteşeliler tarafından yaptırılan Balat (eski Miletus) Camisi (1404) tek kubbeli mekânı ve giriş cephesini oluşturan geniş kemeriyle bu özelliğin örneğidir. Kastamonu da Candaroğlu Beyliği tarafından yaptırılan Ibni Neccar Camisi nin (1373) tek kubbeli ve üç bölümlü son cemaat yeri bulunan planı ile erken dönem Osmanlı camileri benzerlik göstermektedir. Menteşe Beyliği tarafından yaptırılan Milas Firuz Bey Camisi (1394) daha önce görülmemiş bir şema olup Zaviyeli Cami, ters (T) Planlı Cami olarak tanımlanacak erken dönem Osmanlı cami tipolojisinin de öncüsü olacaktır. Batı Anadolu da kurulan beyliklerde gelişen mimarlığın hangi özelliği Osmanlı mimarlığını etkilemiştir? 10

15 Anadolu Selçuklu Devleti, Orta Asya dan Moğol baskısından kaçan Türkmenleri Bizans Devleti ile sınır oldukları bölgelere yerleştirdi. Anadolu nun batısına yerleşen ve uç beylikleri adıyla anılan bu beyliklerden Osmanlı Beyliği Söğüt ve civarında, Germiyanoğulları beyliği Kütahya ve civarında, Karesioğulları Balıkesir civarında, Menteşeoğulları Denizli ve civarında, Aydınoğulları Selçuk ve civarında, Saruhanoğulları Manisa ve civarında yerleştiler. ERKEN DÖNEM OSMANLI MİMARLIĞI Batı da en uca dayanan ve diğer beylikler gibi Oğuz boylarından biri olan Osmanlı Türkmenleri, Ertuğrul Bey idaresinde Söğüt ve civarına yerleşmiştir. Daha sonra Osman Bey, babasının yerine geçmiş ve 1299 da Osmanlı Devletinin kuruluşunu ilan etmiştir. Batı da komşusu olan Bizans Devleti ile savaşan Osmanlılar, önce 1326 da Bursa, sonra 1331 de İznik ve 1362 de Edirne yi alarak sınırlarını Anadolu dışına taşımıştır. İstanbul un fethine kadar olan süreçte gelişen erken Osmanlı mimarisi özgün ve yaratıcı özellikleriyle Türk-İslam mimarisinin Selçuklu etkisinden uzaklaşarak yeni bir yaratma sürecine girdiğini işaret etmektedir. Bu süreçte toplumun etnik, dinsel ve kültürel özellikleri yeni yapı programları ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu yapılar hem coğrafyası değişen etnik unsur için hem de demografik ve kültürel yapısı değişen Anadolu ve Rumeli bölgesi için yeni yaratma parametreleri oluşturmuştur. Erken Osmanlı döneminde başlayan ve Klasik dönemle olgunluğa erişen mimari evirilme süreci Batılılaşma süreci ile birlikte yeni bir etkilenme ve değişim sürecine girmiştir. Mimarlık, yaşamı temsil eden bir yaratma ve inşa etme eylemi olarak bu değişim süreçlerini anlaşılabilir kılmaktadır. Anadolu da var olan yapılar aracılığı ile temsil edilen mimarlık bilgisi ve geleneklerinin yeni toplumsal katmanları etkilememiş olması düşünülemez. Bu özellikle de yerel parametrelerin belirlediği koşullara bağlı gelişen strüktürel, mekânsal ve biçimsel bir mimari sonuç olduğundan bu yapıların yer ile kurduğu ilişki yeni gelenlerin dikkatini çekmiş olmalıdır. Öte yandan Anadolu nun Türkleşmesi sürecinde yeni etnik grubun varlığını meşrulaştırma iddiası mimari ürünler aracılığı ile sağlanmıştır. Dolayısıyla bu karşılaşma durumu hem yeni gelenlerin kültürel hafızalarını geçtikleri toprakların verileriyle değiştirmiş hem de yerleşik olanların yeni gelenlerin kültürel ürünleri ile tanışarak değişime uğramasını sağlamış olmalıdır. Bu yeni durum her ikisi de olmayan ama içinde her ikisini de barındıran bir sentezdir. Bu iddianın önemli kanıtlarından birisi Ortaçağ Anadolu Türklerinin toplumsal yapısının temel taşlarından biri olan Ahilik Kurumu ile mimarlık arasındaki ilişkide gözlemlenebilir. Osmanlı Devleti nin kuruluş aşamasında Orta Asyalı göçebe Türkmenlerin yanı sıra Türk ve İslam dünyasının her sınıf ve mesleğinden olmak üzere çeşitli yerlerinden gelmiş bir nüfus vardır. Bu nüfusun yeni fethedilen topraklarda yerleştirilmesi bir devlet meselesi olarak ele alınmıştır (Barkan, 1942). Tarikat mensubu kolonizatör dervişler sınır kentlerinde yeni fethedilen topraklarda zaviyeler (Türk manastırları) kurmuşlar ve bu toprakların Türk-İslam kimliğini meşrulaştırmışlardır (Barkan, 1942: 282). Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey in kayınpederi olan ve bu kuruluş aşamasında önemli bir role sahip olan Şeyh Edebali nüfuzlu bir Ahi Şeyhidir. Türklerin Anadolu ya yerleşme süreci sırasında Bizans kentlerinin bakımsız ve fakir oldukları görüşü hâkimdir (Kuban, 2010). Fetihleri takiben bir kısım halk eski kentlere, bir kısım da surla çevrili kentsel alan dışında inşa edilerek kurulan yeni mahallere yerleştirilmişlerdir. Kent içinde yeni siyasi duruma uygun olarak kiliseler camiye çevrilmiş, iç kalede ise yeni Türk Valisi, Bizans Valisinin yerini almıştır (Kuban, 2010). Tüccar ya da zanaatkâr olan göçerler eski kentsel alana, tarımla uğraşan göçerler kent dışında yeni kurulan mahallelere yerleştirilmişlerdir. Ahi zaviyeleri bu yerleşmenin çekirdeği olurken Anadolu nun Türkleşme sürecinde en önemli etken olmuştur. Çok işlevli zaviye yapıları Erken Dönem Osmanlı mimarlığının başlıca yapı türlerinden biridir. Zaviyeler, giriş aksı üzerinde, kapalı avlu durumundaki merkezi mekânın, biri mihrap önü kubbesi olmak üzere üç eyvanla çevrelenmesinden oluşan ters T plan şemasına sahiptir. Bu plan Orta Asya dan Anadolu ya taşınan dört eyvanlı plan şemasından türemiştir. Ters (T), Çok işlevli, Tabhaneli, Sofalı, İmaret veya Fütüvvet Camisi adlarıyla da bilinirler. Doğu ve batı yönlerinde yer alan kubbeli birimler tabhane, zemini orta mekândan yükseltilmiş mihrap önü kubbesi ise asıl ibadet mekânı olarak kullanılmıştır. Bu türün Osmanlı Devletinin hüküm sürdüğü İznik ve Bursa bölgesinde yapılmış çok 11

16 sayıdaki örneği günümüze kadar ulaşmıştır. 14. Yüzyıl ve 15. Yüzyılın başında yapılan İznik Nilüfer Hatun İmareti, Bursa Orhan Bey İmareti, Murat Hüdavendigar İmareti, Yeşil İmareti ve Yıldırım İmareti bunlardan bazılarıdır. Bunlardan Bursa daki Murat Hüdavendigar İmareti (1385) çoklu programı ve planı ile farklılık gösterir (Aslanapa, 1984). Cami, tabhane ve medrese işlevlerinin aynı yapı içinde yer aldığı benzersiz bir örnektir. Ortada yer alan yüksek bir kubbe ile buna bitişik uzun, tonozlu bir eyvan ve yanlarda yer alan tonozlu eyvanlar alt kat planının esasını oluşturur. Medrese olarak kullanılan üst kat, kapalı avlulu medrese geleneğine uygun bir şemaya sahiptir. İbadet mekânı olarak kullanılan mihrap önü mekânı farklı bir biçimde tonoz ile örtülmüştür. Bir sıra taş, üç sıra tuğla örgülü kalın duvarları, yan ve ön cephelerinde ortası sütunlu çift sivri kemerlerle açılan üst kat revakları ile oluşturulan cephe düzeni anıtsal yapının özgün niteliklerindendir. Tabhane nedir? Yıldırım Beyazıt ın dönemiyle birlikte ( ) yeni bir siyasi ve ekonomik sürece giren Osmanlı Devleti nde Türklerin kitlesel yerleştiriliş süreci hızlanır ve bütünleşmiş bir Osmanlı sistemi ve kentler ağı yaratılır (Tanyeli, 1986: 125). Bu dönüşüm mimarlığı da etkiler ve Osmanlı mimarlığı Selçuklu ve Beylikler mimarisinden uzaklaşarak özgün bir üslup oluşturmaya başlar. Yıldırım Beyazıt ın Bursa da yaptırdığı Yıldırım İmareti, Osmanlı klasik dönem külliyeleri için bir başlangıç denemesi olarak değerlendirilebilir. Medrese, şifahane, hamam, zaviye, imaret, han ve bir türbeden oluşan külliyenin ana yapısı olan zaviyede tabhane odalarının varlığına rağmen cami fonksiyonunun daha çok önem kazandığı söylenebilir (Kuban, 2009: 133). Ana eyvan olan ibadet mekânının tonoz yerine kubbe ile örtülmesi önemli bir dönüşümün işaretidir. Bursa da Çelebi Sultan Mehmet adına de mimar Hacı İvaz tarafından inşa edilen Yeşil İmareti bu dönüşümün en önemli eserlerinden biridir (Kuran, 1964: 57). Külliyenin merkezinde yer alan zaviyeli camide ibadet mekânının yanı sıra tabhane odaları da kubbe ile örtülmüştür. Temel strüktürel örtü elemanı olarak kubbenin tüm birimlerde kullanılması yapıların plan şemalarında geometrik biçimlerin belirleyici olmasına yol açmıştır. Üst örtü olarak seçilen kubbenin altında kare şemasına bağlı biçimler egemen olmuştur. Bundan sonra kubbenin iç ve dış mekândaki etkileri en önemli mimari ifade sorunsalı olarak değerlendirilecek ve Klasik Döneme ulaşılacaktır. Bu külliyenin diğer önemli yapısı, cephelerini süsleyen yeşil çinilerinden dolayı Yeşil Türbe olarak bilinen Çelebi Sultan Mehmet türbesidir. Sekizgen planlı ve kubbeli türbe Osmanlı döneminde tercih edilecek olan tipolojinin erken örneklerinden biridir. Selçuklu döneminde tercih edilen konik külahlı kümbetler yerine kare ya da çokgen planın kubbeyle örtüldüğü tipik Osmanlı türbeleri yapı tipolojilerinde standartların oluşmaya başladığının ipuçlarından sayılabilir. Bursa da Osmanlı Sultanları tarafından yaptırılan son külliye olan ve II. Murad tarafından 1447 de yaptırılan Muradiye Külliyesi, zaviyeli camisi, hamam, medrese, imaret ve en büyüğü Sultan Murat a ait bir türbe ve daha sonra yapılanlarla birlikte toplam 12 türbeden oluşmaktadır (Aslanapa, 1986: 48). Bursa daki bu külliyelerdeki medrese planlarında klasik dönemde olgunlaşacak olan plan şeması hâkimdir. Açık avlu etrafında dizilen kubbe ile örtülü hacimler ve giriş aksı üzerinde baş eyvanın yerini alan kubbeli bir odadan oluşur. Öte yandan merkezinde zaviyenin yer aldığı Yeşil İmareti, Yıldırım İmareti, Muradiye Külliyesi gibi erken dönem Osmanlı külliyeleri henüz bir vaziyet planı bütünlüğü oluşturmasa da göçerlerin yerleşik yaşama geçişini organize eden, kentsel ölçekte yapılmış sosyal donatı yapıları olarak dikkat çekmektedirler. Çok-işlevli yapılar olarak erken dönem Osmanlı Mimarisinin özgün yapılarından biri olan zaviyeli camiler hakkında ayrıntılı bilgi elde etmek için Sedat Emir tarafından yazılan ve İzmir, Akademi Kitabevi tarafından basılan Erken Osmanlı Mimarlığında Çok-işlevli Yapılar: Kentsel Kolonizasyon Yapıları olarak Zaviyeler (1994) adlı kitabı okuyabilirsiniz. Bu dönem mimarisinde gelişen üç temel cami tipolojisinden ikincisi çok ayaklı ulu camilerdir. Bu plan şemasının Selçuklu mimarisinde gördüğümüz ahşap direkli camilerden ya da Diyarbakır Ulu Camisi 12

17 gibi erken dönem örneklerinden etkilendiği söylenebilir. Bursa ve daha sonra Edirne de çarşı bölgesinde yapılan bu camilerin sayıca çok olan cemaati barındıracak büyüklükte bir cami yapma isteğinden doğduğu söylenebilir. Strüktürel olarak henüz çok büyük bir kubbenin yapılmadığı göz önüne alınırsa bu cami tipolojisinin tercih edilmesindeki işlevsel gerekçe anlaşılabilmektedir. Ancak daha önceki örneklerden farklı olarak Bursa ve Edirne Ulu camilerinde her birim kubbe ile örtülerek bu mekânsal ve strüktürel tercihle önemli bir mimari farklılık yaratılmıştır yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Bursa Ulu Camisi, 20 kubbesi ile bu tipolojinin en önemli anıtlarındandır. Mihrap ekseni üzerindeki dört kubbe diğerlerinden daha yüksek tutularak kıble aksı belirginleştirilmiştir. Bu eksende, giriş kubbesinden sonraki kubbelerden birinin üzeri aydınlık feneri ile örtülmüş, bunun tam altına yerleştirilen şadırvanla Orta Asya dan beri var olan avlu düşüncesi temsil edilmiştir. Bu camide iri payeler görüş mesafesini kısıtladığından mekânın bütüncül algısından söz edilmez. Ancak kesme taşlarla inşa edilen yüksek beden duvarlarının masif etkisini azaltmak için dış cephelerin tasarlandığı anlaşılmaktadır. Dış cephede her kubbe hizasına sağır, sivri kemerler, her kemerin içine de pencereler yerleştirilmiştir. Selçuklu mimarisinde giriş kapılarında görülen bezemelerin diğer cephelerde olmadığı bilinmektedir. Osmanlı mimarlığı ise belli bir mimari öğeyi öne çıkaran ve motiflerle elde edilen bezeme yerine genel olarak yalın cephelerinde pencere ve kemerlerle bir cephe tasarımını ele aldığını göstermektedir. Mimari yapının üstünlüğü bezemesi ile değil strüktür, kütle organizasyonu ve mekân etkisi arasındaki uyumla belirlenmeye başlamıştır. Bursa Ulu Camisinde beden duvarları ile örtü sistemi henüz bütünlük sağlayamamışsa da bu yolda ilerlemenin önemli örneklerinden birisidir. Çelebi Sultan Mehmet tarafından 1414 de tamamlanan Edirne çarşısında yer alan Eski Camii de bu tipolojinin önemli örneklerinden biridir. (Aslanapa, 1986: 45). Mimarı Hacı Alaeddin olan caminin bir kenarının ölçüsü metre olan kare planı üzerinde çapları metre olan dokuz kubbesi vardır (Kuran, 1964: 39). Bunlardan mihrap aksında olan, giriş kubbesi fenerlidir. Bursa da olduğu gibi beden duvarları yüksek olan cami süsleme açısından oldukça yalındır. İç mekânda yalnızca dört payenin oluşu yapıya oldukça ferah bir görünüm verir. Tek kubbeli camiler bu dönemde gelişen üçüncü tipolojidir. Orta Asya Selçuklu mimarisinde dört eyvanlı, avlulu planla birlikte İsfahan Cuma Mescidi, Zavvare Cuma Mescidi ve Barsiyan Mescidi gibi en erken örneklerini gördüğümüz tek kubbeli ibadet mekânlarının Anadolu Selçuklu mescitlerinde ve Beylikler döneminde tekrarlandığı bilinmektedir. Benzer tipolojinin erken dönem Osmanlı camilerinde de kullanıldığını ve gelişerek anıtsal bir mimari ifadeye kavuştuğunu görmekteyiz. İznik, Bursa ve Edirne bölgesinde ilk örneklerini veren Osmanlı mimarlığında bilinen ilk cami İznik te 1333 de tamamlanan Hacı Özbek Mescidi dir (Goodwin, 1987). Cami, tek kubbe ile örtülü kare bir plan ve tonozla örtülü, üç bölümlü son cemaat yeri olan bu mescit türünün karakteristik bir örneğidir. Tek kubbeli camilerde kubbe çapları giderek büyüyerek kubbe, sadece bir örtü elemanı olmanın ötesinde yapının mimari kimliğini oluşturan temel öğe olmuştur. Bilecik, Orhangazi Camisi bunun önemli örneklerinden birisidir. Bu tipolojinin gelişmiş örneği olan İznik Yeşil Cami, Çandarlı Halil Paşa tarafından de mimar Hacı bin Musa ya yaptırılmıştır (Kuran, 1964: 13). 14. Yüzyıldan itibaren bir çini üretim merkezi olan İznik teki bu caminin minaresinde kullanılan yeşil renkli sırlı tuğlalar camiye adını vermiştir. Tek kubbeli camilerde genel olarak kubbe beden duvarlarına taşıtılırken bu camide, merkezi kubbe giriş bölümünde yer alan iki paye üzerine oturtulmuştur, kubbenin beden duvarlarına oturduğu kasnak, üçgen dilimli bir kuşak ile iç mekânda vurgulanmıştır. İç mekânda oluşan üç bölümlü giriş, ibadet mekânının uzunluğunu arttırmıştır. Yıldırım Beyazıt tarafından 1390 yılında Mudurnu da yaptırılan caminin metre olan kubbe çapı dikkat çekicidir (Kuban, 2009: 130). Bu örneklerde de görüldüğü gibi caminin ibadet mekânını büyütmek için strüktürel denemeler yapılmaktadır. 14. yüzyıl boyunca, Bursa ve civarında cami dışında medrese, hamam, türbe, han ve bedesten gibi diğer ticari ve kamusal yapılar yapılmıştır. İznik te Orhan Bey zamanında yapılmış ve günümüze ulaşmış olan Süleyman Paşa Medresesi en eski Osmanlı medresesi olarak bilinmektedir (Kuban, 2009: 131). Türbe mimarisinde Anadolu geleneğinden uzaklaşarak kare ya da çokgen planın kubbe ile örtülmesiyle oluşan Osmanlı şeması hâkim olmaya başlamıştır. Anadolu Selçuklu mimarisinde gördüğümüz ve kent dışında, ticaret yolu üzerinde konumlanmış olan kervansaraylar yerine kent içi ticaretine hizmet eden han 13

18 ve bedestenler yapılmıştır. Bu yüzyılda zengin bir kent olduğu seyyahlarca belirtilen Bursa da Orhan Bey zamanında yapılan ve bir dizi revakla sarılan geniş bir açık avlu etrafında sıralanan iki katlı odalardan oluşan Emir Han daha sonra yapılacak hanlar için model olmuştur. Benzer şekilde Yıldırım Beyazıt zamanında yapılan, iki sıra üzerinde toplam 14 kubbe ile örtülü iç mekân ve bunu saran dükkânlardan oluşan bedesten daha sonra yapılacak bedestenlerin şemasını belirlemiştir (Kuban, 2009: 132). Edirne Bedesteni de aynı plan şemasına sahiptir. Savaş ve fetihlerin olduğu bu yüzyılda çok sayıda yapılan kalelerden birisi Yıldırım Beyazıt tarafından İstanbul kuşatması sırasında 1391 de yaptırılan Anadolu Hisarı dır. Edirne nin 1361 yılında Sultan Murad tarafından fethi ile Osmanlı Devleti nin egemenliğini Rumeli ye taşıyarak genişlemesi yeni bir tarihsel sürecin başlamasına yol açar. Hem Batı Anadolu hem de Balkanlar a yerleşen Osmanlı, Edirne yi başkent ilan eder. Ulu Cami tipolojisinde yapılan Eski Cami ilk yapılardan birisidir de yapılan Muradiye İmareti zaviyeli cami şemasına sahiptir. Sultan II. Murat tarafından yılları arasında yaptırılan Üç Şerefeli Cami Osmanlı mimarisinde klasik dönemi hazırlayan önemli bir yapıdır (Kuban, 2009:136). Anadolu da mihrap önünde büyük bir kubbenin sütunlara taşıtıldığı plan şeması 1157 tarihinde yapılmış olan Silvan Ulu Camisi ve 1376 yılında yapılmış olan Manisa Ulu Camisinde görülmektedir. Üç Şerefeli Cami de benzer plan şemasına sahip olmakla birlikte hem strüktürel hem de mimari farklılıklar göstermektedir. Öncelikle her iki örnekte kubbe ile örtülü mihrap önü sütunlu yan hacimlerle çevrelendiğinden kubbenin tüm iç mekâna hâkim olması güçleşmektedir. Kubbenin üzerine oturduğu çok sayıdaki kolon yan hacimlerle bütünlüğü azaltmaktadır. Üç Şerefeli Cami de ise aynı şema 24 metre çapındaki büyük bir kubbenin güney ve kuzeyde beden duvarlarına otururken yanlarda altıgen tabanlı, 6 metre kalınlığındaki iki taşıyıcı ayak üzerine bir altıgen taban oluşturacak şekilde düzenlenmiştir (Kuran, 1964: 54). Böylece mihrap önü kubbesi iç mekâna hâkim olan bir orta kubbe niteliği kazanmış, yan hacimlerle bütünleşerek oluşturduğu merkezi mekânla Osmanlı Klasik Dönem camilerinin öncüsü olmuştur. Ayrıca ilk örneklerden farklı olarak yapının kütlesinde yüksekliği ile orta kubbe vurgulanmış, yapının mimari düzeninde hâkim eleman olarak belirmiştir. Osmanlı dönemi camilerinde ilk revaklı, avlulu cami olması ve avlusunun dört köşesinde yerleştirdiği minareleri kompozisyonun önemli bir öğesi olarak değerlendirmesi açısından yeni Osmanlı sentezine geçit yapısı olarak önemlidir (Kuban, 2009: 136). 16. Yüzyıl da görülecek olan Osmanlı anıtsal camilerinin öncüsü sayılan bu camiye adını veren ve diğerlerinden daha uzun olan üç şerefeli minaresi avlunun güney-batı köşesinde olup metre yüksekliğindedir (Kuran, 1964: 55). nedir? Erken dönem Osmanlı mimarisinde en belirgin mekânsal gelişme Erken dönem Osmanlı mimarisine ait yapılara ait ayrıntılı bilgi, plan, kesit ve resimleri için Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından yazılan ve İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından basılan İlk 250 Senenin Osmanlı Mimarisi (1976) adlı kitabı inceleyebilirsiniz. İSTANBUL UN FETHİ VE KLASİK OSMANLI MİMARİSİ 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet in İstanbul u fethetmesi hem dünya hem de Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Anadolu ve Balkanlar da egemen Osmanlı Devleti nin Akdeniz bölgesine hâkim bir dünya imparatorluğu haline gelmesi mimarlık ve sanat alanında önemli gelişmeleri beraberinde getirmiştir. İstanbul, fetih öncesi M.Ö. 7. Yüzyılda Antik Yunan kenti Byzantion olarak başlayan ve Roma, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluklarının başkenti olarak devam eden 2000 yıllık tarihi ile dünyanın en önemli kentlerinden biri olmuştur. Doğu, Batı, Pagan, Hristiyan, Müslüman gibi pek çok unsurun oluşturduğu Akdeniz bölgesindeki siyasi, ekonomik ve kültürel ortam İstanbul un jeopolitik konumunu güçlendirmiştir. Fetih öncesi kimliği ile Doğu Roma ya da bilinen adıyla Bizans İmparatorluğunun Hristiyan Ortodoks başkenti Osmanlı nın en büyük politik hedefi olarak fethedilmiş ve kent Müslüman bir imparatorluğun başkenti olarak tarihteki yerini almıştır. Bütün bu tarihsel süreçlerin bazı kanıtları kentin yerüstü ve yeraltı mimari zenginlikleri olarak günümüze ulaşmıştır. 14

19 İstanbul un kent tarihi ile ilgili ayrıntılı bilgi için Doğan Kuban tarafından yazılan ve Tarih Vakfı Yurt Yayınları tarafından basılan İstanbul, bir Kent Tarihi: Byzantion, Konstantinopolis, İstanbul (2004) adlı kitabı okuyabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet hem kent hem de Osmanlı Devleti tarihindeki bu tarihsel döneme uygun olarak faaliyetlerde bulunur. Fatih Sultan Mehmet in İstanbul da yaptığı ilk eser bir askeri yapı olan Rumelihisarı dır. Fetih öncesi yapılan bu anıtsal kale Fatih in büyük mimari kompozisyonlar ve Osmanlı Devletinin yeni siyasi kimliği arasında kurduğu ilişkinin inşası sürecinde önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Fetih ten hemen sonra yapılan ilk mimari uygulamaların İstanbul un İslam kimliğini meşrulaştıran adımlar olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki Ayasofya Kilisesi nin camiye çevrilmesidir. Daha sonra İstanbul un fethi ile gerçekleşen politik ve dini değişimin sembolü olarak, kentin Arap kuşatması sırasında şehit olan Hz. Muhammedin sahabesi Ebu Eyyüb El-Ensari nin mezarı olduğu rivayet edilen yerde, kara surları dışında, 1458 de Hz. Eyüp türbesi ile birlikte şehrin ilk büyük camisi ve külliyesi yapılmıştır (Özaslan, 1995). Osmanlı nın fethedilen topraklarda yerleşme politikasına da uygun olarak Bursa dan getirilen Müslüman nüfusla bu külliyenin etrafında bir yerleşim yeri kurulmuştur. Fatih kentin nüfusunu arttıracak önlemler alır ve kentin imarı için yoğun bir yapılaşma sürecini başlatır. Fetih sırasında kente gelen asker, şeyh ve hocalar kentin çeşitli yerlerinde küçük cami ya da mescitler yaptırarak genellikle adlarıyla anılacak mahalleler kurarak kentin iskânını hızlandırdılar (Kuban, 2004). Fatih, kenti idari olarak Sur içi, Galata, Üsküdar ve Eyüp kadılıkları adlarıyla dört bölgeye ayırdı. Kentin surlarını tamir ettirdi. Bizans döneminde 5 kulesi ile Altın Kapı olarak bilinen ve kentin güneyinde bulunan giriş kapısına 2 kule daha ekleyerek hazine olarak kullanılacak olan Yedikule yi inşa ettirdi (Goodwin, 1987). Şimdi İstanbul Üniversitesinin olduğu alanda daha sonra Eski Saray olarak anılacak olan ilk sarayın inşasına başlandı de Topkapı Sarayında dört eyvanlı plana sahip Çinili Köşk ve hazinenin yerleştirildiği Fatih Köşkü tamamlandı ve zaman içinde eklenen yapılarla 19. Yüzyıla kadar kullanılacak olan bu Saray kompleksine taşınıldı. Çarşı bölgesinde iki bedesten inşa edildi ve Bizans döneminde olduğu gibi Haliç kıyılarından başlayarak Beyazıt a doğru genişleyen ticari merkez korundu (Kuban, 2004). Topkapı Sarayı ile ilgili ayrıntılı bilgi için Gülru Necipoğlu tarafından yazılan, Ruşen Sezer tarafından çevrilen ve Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan 15. Ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı: Mimari, Tören ve İktidar (2007) adlı kitabı okuyabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet in otuz yıl süren saltanat döneminde başta İstanbul olmak üzere, Bursa, Edirne ve imparatorluğun çeşitli yerlerinde 300 kadar cami 57 medrese, 59 hamam, 29 bedesten, saraylar, kale ve köprüler yaptırılmıştır (Aslanapa, 1986: 239). Bunların çoğu zamanla yıkılmış, günümüze ulaşamamıştır. Fatih döneminde yapılan binalarla başlayarak Haliç te anıtsal bir Osmanlı kenti silueti inşa edilmeye başlanmıştır. Bu siluetin oluşmasında en etkili yapılardan biri Fatih in kendi adına yaptırdığı anıtsal cami ve külliyesidir. Kentin dördüncü tepesinde, İmparator Konstantin in yaptırdığı kilisenin yerinde yaptırılan bu külliye ile Osmanlı mimarisinde klasik dönemin başladığı söylenebilir. İmparatorluğun başkentine yaraşan bir sosyal kompleks olarak de inşa edilen külliyenin mimarı Atik Sinan olarak bilinen Sinaneddin Yusuf bin Abdullah tır (Aslanapa, 1986). Külliyenin merkezinde yer alan caminin anıtsal ifadesinde içinde bulunduğu rasyonel ve simetrik vaziyet planının etkisi göz ardı edilmemelidir. Cami, medrese, tabhane, darüşşifa (hastane), imarethane (aşevi), kütüphane ve hamamdan oluşan külliye 1776 depreminde büyük zarar görmüş, bazı binalar yok olmuş ve caminin kubbesi yeniden yapılmıştır (Aslanapa, 1986). Caminin orijinal şemasında görülen tam kubbenin bir yarım kubbe ile desteklendiği çözüm Osmanlı mimarisinde yeni bir dönem açmıştır. Cami ile bütünleşen revaklı avlunun oranları ve düzeni olgunlaşmıştır. Kapalıçarşı bölgesinde Fatih Sultan Mehmet in veziri olan Mahmut Paşa tarafından 1462 yılında zaviyeli cami tipolojisinde bir cami yaptırılmıştır (Kuran 1964: 90). Çift büyük kubbeli, zaviyeli bir diğer cami 1471 tarihinde Murad Paşa tarafından İstanbul, Aksaray da yaptırılmıştır. Üsküdar Rum Mehmet 15

20 Paşa Camisi nin ( ) planı orta kubbenin mihrap önünde yarım kubbe ile desteklendiği Fatih Camisi plan şemasına benzer ve ibadet mekânının her iki yanında tabhane odaları vardır. Ancak bu yapıların plan şemaları zaviyeli tipolojiye uygun olsa da işlev açısından ağırlıklı olarak cami olarak yapılmaktadırlar. İmparatorluğun kuruluş yıllarında çok önemli bir işlevi olan zaviyelerin, siyasi güce ve bütünlüğe ulaşıldığından işlevlerini tamamlamış oldukları anlaşılmaktadır. İstanbul un fethi sırasında Hz. Eyyüb el Ensari adına türbe ve külliye yapılmasının önemi nedir? Fatih devrinde yapılan mimari eserler hakkında ayrıntılı bilgi için Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından yazılan ve İstanbul Matbaası tarafından basılan Fatih Devri Mimarisi (1953) adlı kitabı okuyabilirsiniz. Fatih ten sonra sultan olan II. Beyazıt döneminde, İstanbul un yanı sıra imparatorluğun diğer kentlerinde de imar faaliyetleri sürmüştür yılında tamamlanan Amasya II. Beyazıt Külliyesi cami, imaret, medrese ve mektepten oluşmaktadır (Dündar, 2003). Külliyenin merkezinde iki büyük kubbesi ve ibadet mekânına eklemlenen üçer kubbeli yan mekânları ile cami yer alır. Beş bölümlü son cemaat yeri olan camide avlu yoktur. Edirne de de Sultan II. Beyazıt tarafından Mimar Hayreddin e yaptırılan ve cami, tıp medresesi, darüşşifa, hamam, mutfak gibi bölümlerden oluşan II. Beyazıt Külliyesi nin merkezinde yer alan caminin büyük kubbesi bir kenarı metre olan bir kare plan üzerine oturur (Kuran, 1964: 23). Beden duvarları oldukça yüksek olan camide kubbenin oturduğu küp etkileyicidir. İbadet mekânının her iki yanında bulunan dokuzar kubbeli tabhaneler revaklı şadırvan avlusuna bitişiktir. Avlu ile bütünleşen cami, külliye düzeni içinde üçüncü boyuttaki etkisiyle anıtsal bir etki yaratır. II. Beyazıt ın sadrazamlarından olan Atik Ali Paşa nın 1497 de yaptırdığı caminin plan şeması büyük bir orta kubbeyi destekleyen yarım mihrap önü kubbesi ile Fatih Camisinin ilk planına benzediği söylenebilir. 16. yüzyılın başında e ulaşan İstanbul nüfusunu Müslümanların yanı sıra Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler oluşturmaktadır. (Kuban, 2004) Artan nüfusla birlikte artan imar faaliyetleri dikkat çekicidir. Sultan II. Beyazıt tarafından Roma döneminde Forum Tauri olarak bilinen alanda mimar Yakub Şah a yaptırılan II. Beyazıt Cami ve Külliyesi kentin karakterini etkileyen ve klasik dönemi hazırlayan önemli yapılardan birisidir (Kuran, 1964: 97) arasında yapılan külliye, Fatih Külliyesi nde görülen bir vaziyet planı bütünlüğü göstermese de anıtsal yapıları ve camisi ile oldukça önemlidir. Merkezinde cami yer alan külliyede medrese, hamam, imaret ve camiye bitişik tabhaneler bulunmaktadır. Caminin şeması ortadaki kubbeyi kuzey ve güneyinde destekleyen iki yarım kubbe ile elde edilen plan şeması hem merkezi mekân oluşturmada hem de üçüncü boyutta gerçekleştirilen piramidal siluet ile anıtsal klasik dönemin özelliklerine işaret eder. II. Beyazıt tan sonra iktidar olan Yavuz Sultan Selim in İstanbul da yapımına başladığı ancak ölümü üzerine oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1522 de tamamlanan Sultan Selim Camisi sur içi bölgesinde 5. Tepe üzerinde konumlanan selatin camilerden birisidir. Edirne, II. Beyazıt Külliyesi camisinin plan şemasına sahip olan caminin tek kubbesinin çapı metre, yüksekliği ise metredir (Goodwin, 1987). Cami, konumu ve mimarisi ile İstanbul un Osmanlı kenti kimliğinin Haliç te oluşan siluetinin anıtsal yapılarından birisidir. Türklerin yeni fethedilen yerlerde yerleşmelerini destekleyen sur dışı külliyeleri, Bursa daki örneklerde olduğu gibi 16. Yüzyıla kadar genel olarak topoğrafya koşullarına uygun ancak geometrik düzen arayışı olmayan bir düzenleme içinde gerçekleştirilmiştir. Bu erken dönem külliyelerinde yapılar birbirlerinden bağımsız konumlandıkları izlenimi verirler. 15. Yüzyıldan itibaren külliyeyi oluşturan yapıların bir düzen içinde konumlanması konusunda gayretler olduğu bilinmektedir. Örneğin Amasya II. Beyazıt Külliyesi yapılarının belirli bir eksen üzerine yerleştirilmesiyle bir düzen arayışı içinde olduğu ifade edilmektedir (Dündar, 2003: 133). Bu düzenlemenin merkezinde cami yer almasına rağmen geometrik düzenleme bunu esas almaz. Yapıları birbirleriyle ilişkilendiren temel unsur geometrik bir 16

görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz.

görülen sanat görülmektedir? dallarını belirtiniz. Karahanlılar Dönemine ait Kalyan Minaresi (Buhara) Selçuklular Döneminden kalma bir seramik tabak Selçuklulara ait "Varka ve Gülşah adlı minyatür Türkiye Selçuklu halısı, XIII. yüzyıl İlk dönemlere Türk

Detaylı

ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar.

ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar. ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar. ( 1102 1409 ) Diyarbakır, Harput, Mardin Diyarbakır Artuklu Sarayı İlk Artuklu Medresesi İlgazi tarafundan Halep te yaptırıldı. Silvan (Meyyafarkin)

Detaylı

Haçlı Seferlerinin hızının azaldığı 13. yüzyılın ilk yarısı Anadolu Selçukluları için bir yayılma ve yerleşme dönemi olmuşken, İlhanlı vesayeti

Haçlı Seferlerinin hızının azaldığı 13. yüzyılın ilk yarısı Anadolu Selçukluları için bir yayılma ve yerleşme dönemi olmuşken, İlhanlı vesayeti Selçuklular, 1100 KAPALI MEDRESELER Haçlı Seferlerinin hızının azaldığı 13. yüzyılın ilk yarısı Anadolu Selçukluları için bir yayılma ve yerleşme dönemi olmuşken, İlhanlı vesayeti altında geçen ikinci

Detaylı

Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri. Konya Sahip Ata Cami Erzurum Ulu cami Saltuklar

Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri. Konya Sahip Ata Cami Erzurum Ulu cami Saltuklar Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri Dini Mimari: Bu gruptaki eserler arasında camiler, mescitler, medreseler,türbe ve kümbetler,külliyeler,tekke ve zaviyeler yer almaktadır. Camiler:Anadolu

Detaylı

ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ

ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ ANADOLU SELÇUKLU MİMARİSİ İlk bölümde Orta Asya mimarisinin bazı unsurlarının Anadolu yu etkilediğinden söz etmiştik. Bu etkileşim İran üzerinden Erzurum-Sivas hattından Anadolu nun batısına doğru yayılır.

Detaylı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Üç Şerefeli Camii Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Üç Şerefeli Cami......................... 4 0.1.1 Osmanlı Mimarisinde Çığır Açan İlklerin Buluştuğu Cami............................

Detaylı

Önce ıznik, sonra Konya yı başkent yapan Anadolu Selçuklularının ikinci derecede merkezleri Kayseri ve Sivas ile çevreleri olmuştur.

Önce ıznik, sonra Konya yı başkent yapan Anadolu Selçuklularının ikinci derecede merkezleri Kayseri ve Sivas ile çevreleri olmuştur. ANADOLU DA SELÇUKLU ÇAĞI MİMARLIĞI Ara Altun 1071 Malazgirt Savaşından sonra tümüyle Türklere açılan Anadolu da, 13. yüzyılın sonuna kadar süren bir dönemin sanatına verilen genel isim, Selçuklu Çağı Sanatı

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

- 61 - Muhteşem Pullu

- 61 - Muhteşem Pullu Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev

Detaylı

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER

KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Erzurum Ulu Camii, 12.yy. KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Erzurum Ulu Camii, 12.yy. KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER Kırlangıç kubbe iç

Detaylı

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir.

Ramazanoğlu Medresesi: 1540 yılında yapılmış klasik Osmanlı medresesidir. Atatürk Müzesi Müze binası, eski Adana nın merkezi olan tarihi Tepebağ da, 19. yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, cumbalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle

Detaylı

Osmanlı mimarisinin oluşumuna etki eden faktörler nelerdir? Osmanlı mimari eserlerinin ihtişamlı olmasının sebepleri neler olabilir

Osmanlı mimarisinin oluşumuna etki eden faktörler nelerdir? Osmanlı mimari eserlerinin ihtişamlı olmasının sebepleri neler olabilir Selimiye Camiinin "Dört minaresi kubbenin dört yanındadır...bu minarelerin hem ince hem üçer yollu olmasının güçlüğü malumdur. 'Ayasofya kubbesi gibi kubbe Devlet-i Islamiyede bina olunmamıştır' deyü Hristiyanların

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

MİM 282 - MİMARLIK TARİHİ VE KURAMI II 2013-14 GÜZ

MİM 282 - MİMARLIK TARİHİ VE KURAMI II 2013-14 GÜZ MİM 282 - MİMARLIK TARİHİ VE KURAMI II 2013-14 GÜZ 13 ŞUBAT - 1- Erken Dönem İslam Mimarlığı İslam Mimarlığı 20 ŞUBAT - 2- Anadolu Selçuklu Mimarlığı Camiler 27 ŞUBAT - 3- Anadolu Selçuklu Mimarlığı Medreseler,

Detaylı

CAMÝÝ VE MESCÝTLER. Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa Camisi (Kurþunlu Cami) (Merkez)

CAMÝÝ VE MESCÝTLER. Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa Camisi (Kurþunlu Cami) (Merkez) CAMÝÝ VE MESCÝTLER Ekleyen kapadokya Pazartesi, 12 Mayýs 2008 Son Güncelleme Pazar, 24 Aðustos 2008 Nevþehirli Damat Ýbrahim Paþa Camisi (Kurþunlu Cami) (Merkez) Nevþehir il merkezinde bulunan Damat Ýbrahim

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Cami Mimarisi Üzerine Fikir Yarışması

Cami Mimarisi Üzerine Fikir Yarışması Cami Mimarisi Üzerine Fikir Yarışması İhtiyaç duyulan büyük bir boşluktur, ışığa ihtiyaç duyan büyük bir boşluk, çok uzun zamandır unutulmaya yüz tutmuş olan da budur. Yapılmak istenen ihtiyaç duyulan

Detaylı

SANAT TARİHİ NOTLARI OSMANLI MİMARİSİ-CAMİLER

SANAT TARİHİ NOTLARI OSMANLI MİMARİSİ-CAMİLER SANAT TARİHİ NOTLARI OSMANLI MİMARİSİ-CAMİLER Bugün Osmanlı dönemine ait orijinal en eski yapı Bilecik teki Orhan Gazi İmareti dir. Ertuğrul Gazi Türbesi nin karşısındaki tepenin yamacında bulunan yapı

Detaylı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Hanları - Kervansarayları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Hanları ve Kervansarayları............... 4 0.1.1 Rüstempaşa Kervansarayı................

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ

KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ Orta Asya daki Türk Mimarisi eserlerinin büyük bölümü Altınordu devri sonrasına aittir. Daha önceki dönemlere ait eser yok denecek kadar azdır. Bunda zamanın tahribatının

Detaylı

12. Hafta : Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Yıldız Demiriz

12. Hafta : Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Klasik Dönem Osmanlı Sanatı. Yıldız Demiriz 12. Hafta : Klasik Dönem Osmanlı Sanatı Klasik Dönem Osmanlı Sanatı Yıldız Demiriz İkinci Bayezid döneminden 16. yüzyılın sonuna kadar olan süre, Osmanlı mimarisinin Klasik Dönemi olarak adlandırılır.

Detaylı

Evlerin sokağa açılan kapıları düz atkılı ya da kemerli dikdörtgendir. Tek kanatlıdır ve ahşap ya da demirdendir.

Evlerin sokağa açılan kapıları düz atkılı ya da kemerli dikdörtgendir. Tek kanatlıdır ve ahşap ya da demirdendir. Konutlarda genellikle beyaz kesme taş, yer yer de bağdadi tekniğinde ahşap kullanılmıştır. Yerli dile 'Sacak' (Köşk) denen çıkmalar ahşap ya da taş konsollara oturan ahşap hatıllarla desteklenir. Orhan

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN TÜRBESİ İstanbul, Süleymaniye de, Süleymaniye Külliyesi içinde, güney yönünde, caminin mihrap duvarı arkasındaki hazire alanı içinde yer alan Kanunî Sultan Süleyman Türbesi, Mimar

Detaylı

Adres: Atatürk Mah. 75.Yıl Kültür Merkezi ERZİNCAN Tlf: 0446 214 80 21 ERZİNCAN KEMALİYE OCAK KÖYÜ ÖZEL MÜZESİ

Adres: Atatürk Mah. 75.Yıl Kültür Merkezi ERZİNCAN Tlf: 0446 214 80 21 ERZİNCAN KEMALİYE OCAK KÖYÜ ÖZEL MÜZESİ ERZİNCAN MÜZESİ 75.Yıl Kültür Merkezi kompleksi içerisinde Müze bölümleri de yer almaktadır. Açık hava müzesi, teşhir salonu, depolar ve idari odaların fiziki inşaatı tamamlanmış olup, hizmete hazır durumdadır.

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

T.C. ŞIRNAK VALİLİĞİ 1990 SİLOPİ

T.C. ŞIRNAK VALİLİĞİ 1990 SİLOPİ T.C. ŞIRNAK VALİLİĞİ 990 SİLOPİ Yeşiltepe Höyüğü... Nuh Nebi Camii ve Medresesi... Şerif Camii...6 Görümlü Camii...7 Mart Şumuni Kilisesi...9 Dedeler Köyü Kilisesi...0 Han Kalıntısı... Tellioğlu Kasrı...

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

EDİRNE DEKÎ ESKÎ ESER ONARIM ÇALIŞMALARI

EDİRNE DEKÎ ESKÎ ESER ONARIM ÇALIŞMALARI EDİRNE DEKÎ ESKÎ ESER ONARIM ÇALIŞMALARI N.Cansen KIUÇÇOTE Rest.Uzm.Y.Mimar ayın Konuklar, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Eski Eser Onarım çalışmaları içerisinde Edime İlinde oldukça kapsamlı restorasyonlara

Detaylı

Mimar Sinan'ın Eserleri

Mimar Sinan'ın Eserleri Mimar Sinan'ın Eserleri Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. İşte Mimar

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU

SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU SÜLEYMANİYE MAHALLESİ PAFTA NO:131 562 ADA 11 PARSEL Küçük Dolap Sokak Kapı No:2 MEVCUT DURUM: Süleymaniye yenileme

Detaylı

İZMİR, TİRE, YAVUKLUOĞLU (YOĞURTLUOĞLU) KÜLLİYESİ

İZMİR, TİRE, YAVUKLUOĞLU (YOĞURTLUOĞLU) KÜLLİYESİ İZMİR, TİRE, YAVUKLUOĞLU (YOĞURTLUOĞLU) KÜLLİYESİ Nadir TOPKARAOGLU-A.Yakup KESlCl TjTjİİj ülliye, Tire llçesi'nin batı ucunda, Turan Mahallesi, Beyler Deresi mevkiinde yeralmaktadır.^- ^ i Külliye; cami,

Detaylı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................

Detaylı

SANAT TARİHİ SANAT TARİHİ NEDİR? Sanat Tarihi, geçmişte varlık göstermiş uygarlıkların ortaya koyduğu her tür taşınır ve taşınmaz maddi kültür varlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. Güzel Sanatlar ve

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları

Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı ve Çevresi Yüzey Araştırması 2013 Yılı Çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Yiğit H. Erbil, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Konya İli Beyşehir İlçesi Fasıllar Anıtı

Detaylı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI

MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI TÜRKİYE DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI ENVANTERİ ENV. NO. 58.01.0.02 ÇİMENYENİCE KÖYÜ, KÖROĞLU TEPELERİ, I39-a4 MAĞARALARI VE YERLEŞİM ALANI İL SİVAS İLÇE HAFİK MAH.-KÖY VE MEVKİİ Çimenyenice Köyü GENEL

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARAR

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARAR T.. KÜLTÜR VE TURİZM AKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI ÖLGE KURULU KARAR TOPLANTI TARİHİ VE NO : 30.01.20172 35.002/1 KARAR TARİHİ VE NO : 30.01.2011789 T ^ ' İZMİR İzmir İli, ııca İlçesi'nde

Detaylı

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında

Detaylı

nzeyrek@uludag.edu.tr Tel: (224) 294 02 47-294 02 48 Tel iç hat: 402 47 Faks: (224) 294 09 29 Faks iç hat: 409 29 temel terim, kavramlar.

nzeyrek@uludag.edu.tr Tel: (224) 294 02 47-294 02 48 Tel iç hat: 402 47 Faks: (224) 294 09 29 Faks iç hat: 409 29 temel terim, kavramlar. ARKEOLOJİ 1 Ders Adi: ARKEOLOJİ 2 Ders Kodu: MRES215 3 Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Önlisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 2 6 Dersin Verildiği Yarıyıl 3 7 Dersin AKTS Kredisi: 3.00 8 Teorik Ders Saati

Detaylı

İSTANBUL DA, XIX. YÜZYIL OSMANLI MİMARLIĞINDA GÖRÜLEN AMPİR ÜSLUPTAKİ MADENİ ŞEBEKELER

İSTANBUL DA, XIX. YÜZYIL OSMANLI MİMARLIĞINDA GÖRÜLEN AMPİR ÜSLUPTAKİ MADENİ ŞEBEKELER Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number:XIII/1 Nisan/April2004, 169-180 İSTANBUL DA, XIX. YÜZYIL OSMANLI MİMARLIĞINDA GÖRÜLEN AMPİR ÜSLUPTAKİ MADENİ ŞEBEKELER Kadriye Figen VARDAR Osmanlı Devleti XVIII. yüzyıldan

Detaylı

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK Hazırlayan: Sunan: Muhammed ERKUŞ Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK 20047095 20043193 FİBONACCİ SAYILARI ve ALTIN ORAN Fibonacci Kimdir? Leonardo Fibonacci (1175-1250) Pisalı Leonardo Fibonacci Rönesans öncesi Avrupa'nın

Detaylı

GEÇ DÖNEM OSMANLI MıMARİSİ. Yıldız Demiriz

GEÇ DÖNEM OSMANLI MıMARİSİ. Yıldız Demiriz GEÇ DÖNEM OSMANLI MıMARİSİ Yıldız Demiriz Mimar Sinan ın ölümü ile Osmanlı mimarisinde Klasik Dönem diye adlandırılan çağ kapanmış, ama bu büyük ustanın etkileri uzun süre devam etmiştir. Bu etki, özellikle

Detaylı

"MİMARİ ÖZELLİKLERİ VE SÜSLEMELERİ AÇISINDAN ADANADAKİ ESKİ CAMİLER VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMLARI"

MİMARİ ÖZELLİKLERİ VE SÜSLEMELERİ AÇISINDAN ADANADAKİ ESKİ CAMİLER VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMLARI "MİMARİ ÖZELLİKLERİ VE SÜSLEMELERİ AÇISINDAN ADANADAKİ ESKİ CAMİLER VE GÜNÜMÜZDEKİ DURUMLARI" Öğr.Gör. Atanur Meriç İlk çağlardan beri bir konaklama yeri olan Adana, aynı zamanda önemli bir güzergahın,

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

2012 ÖSYS TAVAN VE TABAN PUANLARI

2012 ÖSYS TAVAN VE TABAN PUANLARI ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık TM-3 52 52 416,64 463,57 412,35 412,42 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) Psikoloji TM-3 62 62 415,67 454,89 408,47 410,20

Detaylı

AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI (KİLİSESİ) KAZISI

AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI (KİLİSESİ) KAZISI AYASULUK TEPESİ VE ST. JEAN ANITI (KİLİSESİ) KAZISI AYASULUK (SELÇUK) KALESİ Ayasuluk Tepesi nin en yüksek yerine inşa edilmiş olan iç kale Selçuk İlçesi nin başına konulmuş bir taç gibidir. Görülen kale

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

Osmanlı nın ilk hastanesi:

Osmanlı nın ilk hastanesi: mekan Osmanlı nın ilk hastanesi: Yıldırım Darüşşifası YAPIMI 1394 TE TAMAMLANAN VE OSMANLI DEVLETİ NİN İLK HASTANESİ OLARAK KABUL EDİLEN BURSA DAKİ YILDIRIM DARÜŞŞİFASI, OSMANLI NIN YAPI ALANINDA DEVLET

Detaylı

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan MİMAR SİNAN Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat Mimarlık tarihinin en büyük mimarlarından birisidir. Koca Sinan olarak tanınan Mimar Sinan 1489 da Kayseri nin Gesi bucağının Ağırnas köyünde doğdu. Çocukluğu

Detaylı

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız.

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız. 4 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Devlet ANKARA Dil ve Tarih Coğrafya Fak. Antropoloji TM-3 325,416 283,745 57 218.000 4 MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Devlet BURDUR Fen-Edebiyat Fak. Antropoloji TM-3 289,322 243,240

Detaylı

SANAT TARİHİ RAPORU II. TARİHÇE İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ETÜD VE PROJELER DAİRE BAŞKANLIĞI TARİHİ ÇEVRE KORUMA MÜDÜRLÜĞÜ ZEYREK 2419 ADA

SANAT TARİHİ RAPORU II. TARİHÇE İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ETÜD VE PROJELER DAİRE BAŞKANLIĞI TARİHİ ÇEVRE KORUMA MÜDÜRLÜĞÜ ZEYREK 2419 ADA II. TARİHÇE Osmanlı Devleti nin uzun tarihi boyunca farklı geleneklerin, coğrafi ve tarihi şartların oluşturduğu güçlü bir sivil mimari geleneği vardır. Bu mimari gelenek özellikle 19.yüzyılın ortalarına

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

6. ÜNİTE: Türklerde Sanat A. İLK TÜRK DEVLETLERİNDE SANAT

6. ÜNİTE: Türklerde Sanat A. İLK TÜRK DEVLETLERİNDE SANAT 6. ÜNİTE: Türklerde Sanat A. İLK TÜRK DEVLETLERİNDE SANAT Bozkırlının nazarında sabit olan şeyin faydası yoktur. O, her an harekete hazır olmalı, kolayca yer değiş-tirebilmelidir. Bu yüzden eski Türkler

Detaylı

HÜDAVENDİGAR KÜLLİYESİ

HÜDAVENDİGAR KÜLLİYESİ HÜDAVENDİGAR KÜLLİYESİ Hüdavendigar Külliyesi olarak bilinen Sultan I. Murad Külliyesi, 1363-1366 yılları arasında, şehrin batısında, ovaya hakim tepenin üzerinde inşa edilmiştir. Külliye; cami, medrese,

Detaylı

Mimar Sinan ve Osmanlı Cami Mimarisinin Gelişimindeki Rolü

Mimar Sinan ve Osmanlı Cami Mimarisinin Gelişimindeki Rolü Esin Benian Mimar Sinan ve Osmanlı Cami Mimarisinin Gelişimindeki Rolü Edirne Selimiye Camisi kesitli aksonometri (kaynak: Doğan Kuban, Osmanlı Mimarisi) 40 >>> Bilim ve Teknik Ocak 2011 Beylikten imparatorluğa

Detaylı

Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler

Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler 95 Sur içi Camisi Tek Kitapta! İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., İstanbul un tarihsel ve mimari açıdan en zengin bölgesi Sur içini inci gibi süsleyen

Detaylı

Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ

Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ Mimar Sinan ın Hayatı Türk mimarlık ve sanat tarihinin en büyük simalarından biri olan Mimar Sinan ın 16. yüzyılın başlarında doğduğu tahmin ediliyor.

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri

Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri On5yirmi5.com Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri Anadolu da kurulan ilk Türk Beylikleri ve önemi nelerdir? Yayın Tarihi : 2 Kasım 2012 Cuma (oluşturma : 11/18/2015) Anadolu da Kurulan İlk Türk Beylikleri

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl 1. Adı Soyadı : Masoumeh KHANZADEH 2. Doğum Tarihi : 1974 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu :Sanatta Yeterlik 5. Çalıştığı Kurum :Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Detaylı

Ortaçağ Türk Mimarlığında Eyvan Kullanımında Mekan-İşlev İlişkisi

Ortaçağ Türk Mimarlığında Eyvan Kullanımında Mekan-İşlev İlişkisi MAKALE / ARTICLE Ortaçağ Türk Mimarlığında Eyvan Kullanımında Mekan-İşlev İlişkisi The Relation between Space and Function in the use of the Iwan in Turkish Architecture of the Middle-ages Alev ERARSLAN

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/ MUSTAFA DİĞLER ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 Adres : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ RESİM- İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI 6800 AKSARAY Telefon

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

Bâlî Paþa Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul

Bâlî Paþa Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul 191 Camii minaresi Camii, Ýstanbul un Fatih ilçesinde, Hýrka-i Þerif civarýnda, Hüsrev Paþa Türbesi yakýnýnda, caddesi, Hoca Efendi sokaðýnda bulunmaktadýr. Bu camiin bânîsi, Sultan Ýkinci Bayezid in veziri

Detaylı

OSMANLI ÖNCESİ ANADOLU MEDRESELERİNDE ÖRTÜ ve ERKEN OSMANLI MEDRESELERİYLE KARŞILAŞTIRMA

OSMANLI ÖNCESİ ANADOLU MEDRESELERİNDE ÖRTÜ ve ERKEN OSMANLI MEDRESELERİYLE KARŞILAŞTIRMA OSMANLI ÖNCESİ ANADOLU MEDRESELERİNDE ÖRTÜ ve ERKEN OSMANLI MEDRESELERİYLE KARŞILAŞTIRMA Yekta Demiralp Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number XV/2 Ekim/October 2006, 29-48 OSMANLI ÖNCESİ ANADOLU MEDRESELERİNDE

Detaylı

Araştırma Makalesi / Research Article MİMAR SİNAN CAMİLERİNDE MODÜLER SİSTEM

Araştırma Makalesi / Research Article MİMAR SİNAN CAMİLERİNDE MODÜLER SİSTEM Papers Produced from PhD Theses Presented at Institute of Science and Technology, Yıldız Technical University Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezlerinden Üretilmiş Yayınlar

Detaylı

TÜRKİYE DE KORUMA VE YENİLEME UYGULAMALARI

TÜRKİYE DE KORUMA VE YENİLEME UYGULAMALARI TÜRKİYE DE KORUMA VE YENİLEME UYGULAMALARI YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MİMARLIK FAKÜLTESİ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ ŞEHİR YENİLEME KORUMA DERSİ Doç. Dr. İclal Dinçer TARİHİ KENT DOKUSUNUN DÖNÜŞÜM BASKISI

Detaylı

TÜRK KONUT MİMARİSİ İLE ANITSAL MİMARİ ARASINDAKİ TASARIM İLİŞKİLERİ

TÜRK KONUT MİMARİSİ İLE ANITSAL MİMARİ ARASINDAKİ TASARIM İLİŞKİLERİ 1 TÜRK KONUT MİMARİSİ İLE ANITSAL MİMARİ ARASINDAKİ TASARIM İLİŞKİLERİ Anar Azizov THE DRAFT RELATIONSHIPS OF TURKISH DWELLING ARCHITECTURE AND MONUMENTAL ARCHITECTURE Summary In this study, a general

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

İZMİR CAMİLERİ ALSANCAK HOCAZADE CAMİİ (ALSANCAK)

İZMİR CAMİLERİ ALSANCAK HOCAZADE CAMİİ (ALSANCAK) İZMİR CAMİLERİ ALSANCAK HOCAZADE CAMİİ (ALSANCAK) Alsancak semtinde Şair Eşref Bulvarı ile Ali Çetinkaya Bulvarı'nın kesiştiği köşede bulunan cami 1948-50 yılları arasında inşa edilmiştir. Hocazade Ahmet

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104)

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) Yazar: Doç.Dr. İ. Hakkı CEDİMOĞLU S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

OSMANLI DÖNEMİ BİR GRUP HAMAM YAPISINDA MALZEME KULLANIMI

OSMANLI DÖNEMİ BİR GRUP HAMAM YAPISINDA MALZEME KULLANIMI OSMANLI DÖNEMİ BİR GRUP HAMAM YAPISINDA MALZEME KULLANIMI KADER REYHAN 1, BAŞAK İPEKOĞLU 2 ÖZET Osmanlı dönemi mimarisinde malzeme kullanımının; yapının işlevi, büyüklüğü ve inşa edildiği yerleşim yerinin

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

2419 ADA 45 PARSEL MİMARİ PROJE RAPORLARI

2419 ADA 45 PARSEL MİMARİ PROJE RAPORLARI UNESCO DÜNYA MİRASI ALANI İÇERİSİNDE YER ALAN ZEYREK BÖLGESİNDE 2419 ( 13,34,35,42,45,50,51,52,58,59,68 PARSELLER) NO'LU ADADA SİVİL MİMARLIK ÖRNEĞİ YAPILARIN RÖLÖVE, RESTİTÜSYON, RESTORASYON PROJELERİ

Detaylı

2013 ÖSYS TAVAN VE TABAN PUANLARI

2013 ÖSYS TAVAN VE TABAN PUANLARI ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) 52 52 TM-3 402,77465 27.300 438,68010 389,15547 390,01457 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) Psikoloji 62 62 TM-3 402,49366 27.500 413,60594 381,63164 388,63617

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Analiz Cilt 2 Ünite 8-14 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1082 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 600

Detaylı

M.Ö. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE ANADOLU UYGARLIKLARI

M.Ö. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE ANADOLU UYGARLIKLARI M.Ö.. 1200' LERDEN GÜNÜMÜZE G ANADOLU UYGARLIKLARI M.Ö.. II. binin sonlarında, nda, boğazlar üzerinden Anadolu'ya olan Deniz Kavimleri GöçG öçleri köklk klü değişikliklere ikliklere neden olur. Anadolu'nun

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

KENTİN GELİŞMESİ. Slayt 1-26

KENTİN GELİŞMESİ. Slayt 1-26 D 1.2 ANTİK KENT KENTİN GELİŞMESİ Slayt 1-26 1 KENTLERİ ORTAYA ÇIKARAN FAKTÖRLER TEKNOLOJİK, EKONOMİK, TOPLUMSAL VE SİYASAL YENİLİKLER/BULUŞLAR *Akarsuların kontrol altına alınması *Sel baskınlarının engellenmesi

Detaylı

ANİ DE İSLAMİ TESİRLER ALTINDA YAPILMIŞ YAPILAR. Muhammet ARSLAN

ANİ DE İSLAMİ TESİRLER ALTINDA YAPILMIŞ YAPILAR. Muhammet ARSLAN ANİ DE İSLAMİ TESİRLER ALTINDA YAPILMIŞ YAPILAR Muhammet ARSLAN Kars ın 42 km. doğusunda bulunan ören yeri konumundaki Ani, Aynı zamanda prehistorik dönemlere kadar inen eski bir yerleşim merkezi olup

Detaylı

II. Beyazid Camii - Külliyesi ve Sağlık Müzesi. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

II. Beyazid Camii - Külliyesi ve Sağlık Müzesi. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı II. Beyazid Camii - Külliyesi ve Sağlık Müzesi Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 II.Beyazid Camisi ve Külliyesi (II.Beyazid Kompleksi).... 4 0.1.1 Darüşşifa

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

HACIBAYRAM MEYDANI. Resim 1. Hacıbayram Meydanı düzenleme öncesi Kale'ye bakış(1984 / Fotoğraf M.Tunçer)

HACIBAYRAM MEYDANI. Resim 1. Hacıbayram Meydanı düzenleme öncesi Kale'ye bakış(1984 / Fotoğraf M.Tunçer) HACIBAYRAM MEYDANI Resim 1. Hacıbayram Meydanı düzenleme öncesi Kale'ye bakış(1984 / Fotoğraf M.Tunçer) Türkiye kentlerinin meydan açısından çok farklı ve bir bakıma batı kültürü etkisinde biçimlenen meydanlardan

Detaylı

GEBZE NİN TARİHİ ESERLERİ CAMİLER

GEBZE NİN TARİHİ ESERLERİ CAMİLER GEBZE NİN TARİHİ ESERLERİ CAMİLER 1. Sultan Orhan Camii : Gebze'nin batısında yer alan cami tahmini olarak 1323-1331 yılları arasında inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisinin ilk örneklerinden olan camiyi

Detaylı

Doğada ki en belirgin özelliklerine; İnsan vücudunda Deniz kabuklarında Ağaç dallarında rastlanır.

Doğada ki en belirgin özelliklerine; İnsan vücudunda Deniz kabuklarında Ağaç dallarında rastlanır. Doğada ki en belirgin özelliklerine; İnsan vücudunda Deniz kabuklarında Ağaç dallarında rastlanır. Altın oran pi (π) gibi irrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı 1.618033988749894..(Noktadan

Detaylı

Bitkilerle Alan Oluşturma -1

Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Peyzaj Mekanlarının 3 Temel Elemanı Yüzey Zemin Düzlemi: Mekanın tabanını oluşturur. Mekanın diğer elemanları bu tabanın üzerinde yer alır.örneğin üstünde hiçbir bitki veya

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim İSTANBUL YEDİ TEPE Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim Camisi, 6. tepede Mihrimah Sultan

Detaylı

ÖRNEKLER. Nazife KURTMAN

ÖRNEKLER. Nazife KURTMAN ÇANAKKALE ESERLERİNDEN ÖRNEKLER Nazife KURTMAN Ki anakkale İlinde tesbit ettiğimiz yapıların tarihçeleri ve plân özellikleri hakkında ben bu ^ I konuşmamda ayrıntıya girmeyeceğim. Çünkü tesbit edilen bu

Detaylı