Anorektal Crohn ve Ülseratif Proktit
|
|
|
- Kudret Ceren
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 TEMEL KONU - GÜNCELLEME & Hastal klar Dergisi Anorektal Crohn ve Ülseratif Proktit Anorectal Crohn s and Ulcerrative Proctitis SEZA DEM RBAfi Gülhane Askeri T p Akademisi, Genel Cerrahi AD, Ankara ÖZET nflamatuar barsak hastal klar n n etyolojisi halihaz rda tam olarak anlafl lamam flt r. Bununla birlikte olas bir as l tedavi yöntemi de uzak olarak görülmektedir. Bu ana grup içinde yer alan Crohn ve ülseratif kolit hastal klar birbirine benzeyen klinik gidiflat ve hatta patolojik bulgular ile zaman zaman kar flmaktad r. Epidemiyolojik araflt rmalar as l nedeni ortaya koymada önemlidir. Ayn zamanda co rafi konuma bak ld nda kuzeyden güneye ve bat dan do uya do ru azalan bir s kl k ile aç klamak mümkündür. Hastal k için bazen rk ve etnisitenin de etkili oldu u görülür. Ama genetik ve çevresel faktörlerin etkisi daha belirgindir. Crohn hastal nda genetik faktörlerin etkisi ise daha da belirlenmifltir. Genellikle yaflam n ikinci ya da üçüncü dekad nda ortaya ç karlar ise de yaflam n alt nc dekat ndan sonrada pik yapabilece i bilinmelidir. Crohn hastal n n iki farkl cins aras nda biraz daha s k olarak kad nlarda görüldü ü vak ad r. mmünolojik background hastal n ortaya ç kmas nda önemli bir fonksiyondur. E er kifli mikobakteria, yersinia, ABSTRACT The etiology of inflammatory bowel disease is still unknown. However, a satisfactory solution cannot be far away. Two diseases from inflammatory bowel diseases i.e. Crohn's disease and ulcerous colitis resemble each other so closely that they cannot be distinguished even pathologically. Epidemiological observations may be helpful in identifying the true causative factors of this evasive disease. Geographically, the prevalence of the disease has a slope from North to South and, to a lesser degree, from West to East. The disease seems to have a characteristic racial-ethnic distribution: This can be attributed to a genetic or environmental influence. According to age, the onset of the disease occurs more often in the second or the third decade of life, but there also is another peak in the 60s. Regarding sexual distribution, there is a slight preponderance of Crohn's disease in women. Genetic factors seem to have a stronger influence in Crohn's disease than ulcerative colitis. If an individual has a genetic susceptibility to infections, the down regulation of an inflammation in the bowel wall Baflvuru Tarihi: , Kabul Tarihi: Sezai Demirbafl Gülhane Askeri T p Akademisi, Genel Cerrahi AD, Ankara Tel: [email protected] Kolon Rektum Hast Derg 2010;20:95-114
2 96 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 campylobacter ve clostridium vs gibi mikroorganizmalar ile meydana gelebilen enfeksiyonlara karfl duyarl ise barsak duvar ndaki inflamasyonun azalmas ( downregulation ) ola an bir yolak içerisinde meydana gelmez. Bu durum kendi kendini s n rlayan bir otoimmün prosesi bafllat r. Ekstraintestinal bulgular ise oldukça önemlidir. Çünkü, yaln z intestinal bulgular n meydana ç kabilece ini bildirmez ayn zamanda y llarca bunlar n öncüsü de olabilirler. Epidemiyolojik, genetik ve immünolojik veriler dikkate al n nca Crohn hastal ve ülseratif kolit heterojen ve çok faktörlü hastal klard r. Bu hastal klarda herediter (genetik) ve çevresel (mikrobiyal ve kiflilik ile alakal ) faktörler hastal n ortaya ç kmas nda etkilidirler. does not occur in a proper way. This initiates the autoimmune process which is a self-increasing cycle. Extraintestinal manifestations of IBD are of high importance because they can not only follow intestinal symptoms, but precede them by years Considering the epidemiological, genetic and immunological data, we can conclude that ulcerative colitis and Crohn's disease are heterogeneous disorders of multifactorial etiology in which hereditary (genetic) and environmental (microbial, behavior) factors interact to produce the disease. Crohn hastal kronik inflamatuar bir süreç olup gastrointestinal traktusun herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Hastal k transmural inflamasyon ve bu durumun komplike olarak beraberinde görülebilen fibrotik striktürler, perforasyonlar, abse formlar, ve fistülizasyonlar ile karfl m za ç kar. Perianal hastal k inflame olan ve sonra da infekte olan anal glandlardan kaynaklan r (fiekil 1). 2,3 Araflt r c lara göre ortalama %14 e kadar perianal belirtileri olan rejyonel ileitisli hastalar bulunmaktad r. Bu hastalarda perianal fistül görülmesi riski bütün yaflam boyunca %14-38 aras nda bildirilmifltir. 4-6 Bir kohort çal flma Crohn hastal teflhisinden sonra fistül görülme olas l n %45 olarak bildirmifltir. Bu fistüllerin kendili inden iyileflmesi ise %6-13 aras nda bildirilmektedir. 6-8 fiimdilerde anal tutulumun s k bir komplikasyon olarak ortaya ç kmas ise bir vak ad r. 9,10 Günümüzde bilinen Crohn hastal n n yeterince iyi tan nm fl olmas ve beraberinde s k olarak görülen perianal hastal k oluflumlar n n da bilinmesidir. Baz hastalar için yaln z perianal lezyonlar y llarca Crohn hastal n n tek bulgusu olarak da herhangi bir hastada bulunabilir. Bu nedenle meydana gelen anal problemlerin s kl ise %3.5 lardan %81 e kadar yüksek olarak görülebilir. 11 Bu perianal lezyonlar ölümcül olmasa da komplikasyon ve morbidite kayna olarak hasta için sorun olufltururlar. Giriflimler anal sfinkter mekanizmas üzerine kötü hatta fonksiyonunu kaybettirici etkisi olmaktad r. Burada tedavi amac yla uygulanan cerrahi giriflimin s n rlar oldukça farkl d r. Konservatif yaklafl mdan tutun da cerrahiden mümkün oldu unca kaç n lan tedavi yöntemlerinin tümünün uygulanmas ile karfl m za ç kan prensipler içinde tedavisi mümkün olabilmektedir. 12,13 fiekil 1. Anorektal bölge anatomisi. Pelvik çat kaslar Rektum mukozas Linea dentata ntersfinkterik bölge Eksternal Anal sfinkter (EAS) nternal Anal Sfinkter (IAS) S kl k Hastal n farkl yerleflimlerinde farkl perianal tutulumlar n gözlendi i bildirilmektedir. Örne in kal n barsak tutulumu ile giden Crohn hastal nda perianal bulgular n meydana gelmesi s kt r. Hellers in çal flmas nda perianal fistül meydana gelme olas l n n ileal, ileokolonik, kolonik ve kolorektal tutulum gösteren Crohn hastalar nda s ras yla %12, %15, %41 ve %92 olarak bildirilmifltir. 12 Bu sonuçlar Williams n çal flmas ile de aynen tekrarlanm flt r. Bu çal flmada ayr ca Crohn koliti olan hastada perianal problemler %14 oran nda görülürken, ileal kolit olanda bu oran oldukça az bildirilmifltir. 14 Asl nda çal flmalar göstermifltir ki yukar da
3 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 97 fiekil 2. De iflik yerleflim gösteren perianal lezyonlar (SDemirbafl arflivi). bildirildi i gibi yaln z perianal bulgular ile kendini gösteren bir Crohn hastal sonunda mutlaka gastrointestinal sistemin bir yerinde karfl m za ç kacakt r. Ortalama 1/3 perianal Crohn hastas birkaç ay ile birkaç y l içinde ana intestinal bulgular gösterecektir. Yine perianal Crohn hastalar n n 2/3ü 1 y l, geri kalan 1/3 ü de 1-5 y l içerisinde ana hastal gösterecektir. 15 Perianal bulgular ile bafllayan bir Crohn hastal n n teflhisi intestinal olarak bulgu verenden daha zordur. Perianal Crohn hastal nda lezyonlar n çok de iflik olmas, lateralde yerleflmifl fissürlerin görülmesi, perianal ciltte derin ülserasyonlar, anal kanalda derin ülserasyonlar, anal kanalda görülen darl klar ve çok say da fistüllerin olmas ana bulgulard r. Fakat pek çok lezyon da görüldü ü hatta beklendi i kadar a r l olmayabilir. Böyle hastalarda gastrointestinal sistemin (GIS) tetkik edilmesi (baryumlu grafi, endoskop, vb.), bilgisayarl tomografi (BT) ve gerekiyor ise magnetik rezonans görüntülemenin (MR) yap larak lezyonun lokalizasyonunun bulunmas ve ilave olarak üst GIS de tetkik edilmesi gereklidir. S n flama ve anatomi Perianal hastal var olan Crohn hastal ile beraber s n flamak iste i ve gayretleri olmufltur. 16,17 Fakat patolojik sürecin farkl l bunu kolay k lmamaktad r. S n flama yap l rken bunlar n yerleflimlerinin ve fonksiyonlar n n bilinmesi önemlidir. Anal kanal GIS in son k sm d r ve bölgede anal sfinkter kaslar n n meydana getirdi i sfinkter mekanizmas n ihtiva eder. Sfinkter fiekil 3. Anal kanal anatomisi- iç içe geçmifl iki slindirik yap (Clinical symposia, 1985, al nm flt r).
4 98 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 Tablo 1. Anal Crohn hastalar nda Hughes in Cardif s n flamas. Ülserasyon (U) Fistül yada abse (F) Striktür (S) 0. Yok 0. Yok 0. Yok 1. Yüzeyel fissür 1. Afla veya yüzeyel 1. Geridönebilen striktür a. Arka ve/veya ön a. Perianal a. Anal kanal- spazm b. Lateral b. Anovulval/anoskrotal b. Alt rektum-membranöz c. Büyük cilt plisi ile c. ntersfinkterik c. Ciddi ac ile spazm 2. Kavite oluflturan Ülserler d. Anovaginal (sepsis yok) a. Anal kanal 2. Yüksek yerleflimli 2. Geri dönmeyen striktür b. Alt rektum a. Kör supralevator a. Anal stenoz c. Agresif ülserasyon b. Yüksek anorektal b. Ekstrarektal striktür (perine cildine kadar) c. Yüksek kompleks d. Rektovajinal e. leoperineal Ek s n flama A. Anal bulgularla beraber P. Proksimal intestinal hastal k D. Hastal k aktivitesi (anal 0. Yok 0. Proksimal hastal k yok lezyonlarda) 1. Hemoroid 1.Beraber rektal hastal k 1. Aktif 2. Malignite 2. Kolon (rektum korunmufl) 2. naktif 3. Di er özellikler 3. nce barsak 3. Bir sonuca varmayan 4. Araflt rma tam de il mekanizmas iç içe duran iki farkl silindirik kas gruplar n n kemik bir çat ile çevrelenmifl olas olarak k saca tan mlanabilir (fiekil 1). Diflli çizgi ya da dentat hat ise iki farkl mukozal yap n n geçifl noktas ve anal kanal n anatomik olarak hemen orta noktas n meydana getirmektedir. Rektal mukoza pililer meydana getirerek (Morgagni kolumnalar ) dentat çizgiye birleflir. Anal kriptler (anal glandlar n ak m yollar ) Morgagni kolumnalar n n dip k sm nda yer al r. Anal glandlar ortalama 6 tane olup s kl kla ön tarafta yerleflmifltir. Bu anatomik bölgede meydana ç kan patolojik süreç asl nda farkl fonksiyonlardaki anatomik yap lar etkilemektedir. Hughes (1978) 18 patolojik sürecin tipi ve ciddili ini öne alarak bir s n flama ortaya atm flt r. Bu klinik s n flama asl nda belirli yap sal anormalliklerin (ülserasyon, fistül, abse, striktür vb.) varl ile meydana gelmektedir. Bu s n flama Hughes n Cardif s n flamas olarak ta bilinmektedir. Buradaki her üç yap sal anormallik 0 dan 2 ye kadar puanlanm flt r. Bu puanlama ciddiyete göredir. Ayn zamanda hastal k yerleflim yerinin de incelendi i ek bulgular ile bir s n flama daha vard r. Cardif s n flamas karfl laflt rmal ve kullan fll bir s n flama olarak kabul görmektedir. 19 Francois Hughes patojenik s n flamas n n de erini ortaya koymufltur. Primer özel lezyonlar olan hastalar (kondiloma, kaviteli ülser veya fissür) daha çok abdominal giriflimlere ve proktolojik giriflimlere maruz kalmaktad r. Abdominal giriflim geçirenlerde anal kanal fonksiyonu proktolojik giriflimleri geçirenlere göre daha iyi olarak bulunmufltur. Bu çal flma Crohn hastal nda anal perineal fistüllerin prognozunun son derece kötü oldu unu ortaya koymaktad r. 20 Uygulama içerisinde yer alan baz kotalama sistemleri ile hangi hastan n problemli oldu u veya perianal ve anal hastal k nedeniyle durumunun kötüleflece ini ortaya koymak mümkündür. Bu nedenle son olarak Irvine perianal hastal k aktivite indeksini (PHAI) gelifltirmifltir (Tablo 2). 16 Bu indeksi 37 hasta üzerinde test etmifltir. Her 5 elementin biri 5 say l Likert skalas üzerinden de erlendirilmifltir. Tan Perianal Crohn hastal n n tedavisi gündeme gelmeden önce tan s n n konulmas gereklidir. Bunun için intestinal tutulumun belirtilerinin aranmas var ise ne kadar yayg n oldu unun bilinmesi gerekir. Bu nedenle hasta hikayesinin bilinmesi önemlidir. Özellikle intestinal
5 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 99 Tablo 2. Perianal Crohn hastal aktivite indeksi. Ak nt Puan Ak nt yok 0 Minimal muköz ak nt 1 Ortalama müköz ve pürülan ak nt 2 Belirgin ak nt 3 Fazla fekal ak nt 4 A r /aktivitenin k s tlanmas Aktivite k s tlamas yok 0 Orta dereceli rahats zl k, k s tlama yok 1 leri rahats zl k, biraz s n rlama 2 fiiddetli rahats zl k, ileri s n rlam 3 Ciddi a r, ciddi s n rlama 4 Seksüel aktivitenin k s tlanmas K s tlama yok 0 Hafif k s tlama 1 Ortalama k s tlama 2 leri k s tlama 3 Yapamamak 4 Perineal hastal k tipi Perineal hastal k/cilt plisi yok 0 Anal fissür yada mukozal y rt k 1 <3 perineal fistül 2 >3 perineal fistül 3 Anal sfinkter ülserasyon yada cilt alt nda 4 ileri derecede yolak yapm fl fistül ndürasyon derecesi ndürasyon yok 0 Minimal indürasyon 1 Ortalama indürasyon 2 Fazla indürasyon 3 Afl r fluktans ve abse 4 Crohn hastal n n ortaya konulmas için ince barsak grafilerinin çekilmesi, kolonoskopinin yap lmas gerekir. Daha s kl kla perianal Crohn hastal n n tan s nda yard mc tahliller ise hastan n anestezi alt nda tam perineal muayene edilmesi ile bafllar. Endoanal ultrasonografi (EAUS) tan koymada özellikle perianal fistül ve yolaklar n n gösterilmesinde önemlidir. MR ise anatomik spesifik lezyonlar n tan mlanmas nda oldukça önemli bir teflhis yöntemidir. Daha öncede yaz ld gibi intestinal ya da rektal tutulumun ortaya konulmas hastal n prognozu aç s ndan önemlidir. Bu gibi durumlarda aktif ve agresif cerrahiden kaç n lmas gerekir ki zaten böyle bir tedavinin sonu hasta aç s ndan da iyi de ildir. 21 Anestezi alt nda anorektal muayene, EAUS ve MR nin beraber tan yöntemi olarak seçilmesi ve kullan lmas tan do rulu unu %100 yapacakt r. Anestezi alt nda muayene için bir di er önemli faktör ise deneyimli bir kolorektal cerrahi uzman n n varl d r. Bilgisayarl tomografi ise s k olarak kullan lan ama perianal Crohn hastal tan s nda faydas yeterince olmayan fistülografi benzeri etkiler ile tart fl lan bir tan yöntemidir. EAUS ve MR bunun yerini alm flt r. 22 MR intersfinkterik plan, puborektal kas liflerini, pelvik taban elemanlar ile perirektal alanlar en do ru biçimde gösterir. MR nin koil kullan larak uygulanmas zor olabilir, a r l olabilir. Ayn neden EAUS için de geçerlidir. Bu nedenle de MR perianal Crohn hastal özellikle fistüller ve yerleflim yerleri ile superiora uzan mlar n göstermesi bak m ndan önemlidir. 23 Anestezi alt nda muayene tan yöntemi olarak en çok kabul gören bir yol olarak bildirilmektedir. Burada muayene ve çeflitli probler n fistül yollar na konularak yollar n anatomik durumlar n n ve iç orifislerinin tespiti, gerekirse hidrojen peroksit kullan larak EAUS yap lmas ve sonunda gereken cerrahi için bir köprü vazifesi görmesi itibari ile önemi giderek artmaktad r. 3,22 Birincil lezyonlar Bu lezyonlar Crohn hastal n n bütün aktivitesini göstermektedir. Proksimalde barsaktaki hastal k alevlenince lezyonlarda da aktifleflme olmaktad r. Düzelmesi ise barsakta Crohn hastal n n iyileflmesi ile mümkündür. Bunlar aras nda s kl kla perianal fissürler vard r ki bunlar daha çok longitüdinal ülserler ve subkütan dokunun ileri derecede lenf ödeminden kaynaklanan ülsere eksternal kompleks plikalard r. Özellikle agresif perianal Crohn hastal nda dentat çizgide kavitasyonlu ülserler ve yayg n agresiv eroziv ülserler özellikle de kad nlarda vajen ve vulvaya do ru yay l m göstererek karfl m za ç kar. 24 kincil lezyonlar Pirmer Crohn fissürü ilerleyerek subkütan perianal fistül haline döner. Ülsere kompleks plika s kl kla ilerleyerek
6 100 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 büyük anal cilt plisi halini al r. Kavitasyon gösteren ülserler ise derin apse ve komplike yolaklar olan fistüllere dönüflmektedir. Bu fistüllerin suprasfinkterik uzant lar olabilir. Bu hal fekal kontaminasyona ba l d r ve iyileflme olas l son derece azd r. Ön tarafta ki kaviteli ülserler vulva ve vagene do ru perfore olmaktad rlar ya da rektovaginal septum boyunca yukar do ru yay labilirler. Organik anal striktürler s k de ildir. S kl kla yayg n dens perirektal striktür yaklafl k anal kanal n 2-3 cm üstünde görülmektedir. 24 Crohn Hastal n n Perianal Görünüfl Biçimleri Cilt plileri (Skin Tags) Cilt plisi perianal Crohn hastal nda ortalama %37 oran nda görülmektedir. S kl kla cilt plisi genifl, ödematöz, siyanotik ve sert yap dad r. Nedeni intestinal inflamasyona ba l olarak meydana gelen lenf ödemdir. Plinin eksizyonu yara iyileflmesinin tam olmamas nedeni ile önerilmez. As l tedavisi altta yatan intestinal Crohn hastal n n tedavi edilmesidir. Di er tip fistül ise fil kula olarakta betimlenen, genifl ya da dar ama düzgün yap dad r. Kiflisel hijyen bozuklu u ile olanlarla kar flabilir ve ç kar l r ise yara iyileflmesi ciddi problem olabilir. Hemoroidler Bu lezyon Crohn hastal nda s k de ildir. St. Marks çal flmas nda 41 y ll k periyod içinde irdelenen çok say daki hasta içerisinde yaln z %0.004 olarak tespit edilmifltir. 25 Araflt r c lar Crohn hastalar nda var olan hemoroidlerin cerrahi tedavisinin endike olmad n bildirmektedirler. Fakat bir baflka çal flmada semptomatik bir hastada hemoroidektomi prosedürünün uygulanmas n n hasta için iyi olabilece i bildirilmektedir. 26 Ama cerrahi tedavi e er uygulanacak ise rektumda ki aktif inflamasyon giderilmelidir. Bu bölgede stapler hemoroidopeksinin sonuçlar ise aç k de ildir. Perianal ülserasyon Tuhaf ülserasyonlar ile beraber submukozal dokunun giderek incelmesi perianal Crohn lularda s k olarak görülür. Bunlar % aras nda s kl ktad rlar. fiiflme, a r ve iltihap toplanmas ana klinik bulgulard r. Tedavi nonspesifiktir. S cak oturma banyolar, ülserlerin küretaj, zay flam fl incelmifl dokunun kald r lmas gibi yöntemler ile tedavi bafllar. A r l ülserlerde Hughes direkt olarak metilprednizolon injeksiyonu yapt n ve a r n n %65-70 oran nda azald n bildirmifltir. 27 Cilt lezyonlar Crohn hastal n n ekstraintestinal bulgular d r. Lezyonlar GIS den uzakta oluflurlar ve granülomlar halindedirler. Terim olarak bu lezyonlara Crohn hastal n n metastatik cilt lezyonlar denilir. Bu lezyonlar için medikal tedavi yöntemleri hemen daima olumsuz sonuçlanmaktad r. Bu hastalar için cerrahi debridman yolu daha uygun bir tedavi yaklafl m d r. Anal fissür Bu tür fissürler anal kanal hipertonisitesi ile alakal de illerdir. Bunlar direkt olarak hastal k sürecinde meydana gelen ülserin mukozaya nüfuz etmesiyle alakal d r. Erken safhada Crohn fissürü hemen bulgusuzdur ve bölgede meydana gelen di er durumlar gibi görülmektedir. ki adet çal flma hastal kta anal fissür s kl n n eskiden bilinenden daha fazla oldu unu bildirmektedir. 28,29 Bu çal flmalarda anal fissürlerin idiopatik olanlara göre daha aberan yerleflimli ve ayn hastada birden fazla oldu unu da belirtmifllerdir. Fleshner çal flmas nda anal fissürün cerrahi tedavisinin medikal tedaviden daha iyi sonuçland n belirtmifltir. Medikal tedavinin baflar s için hastan n kad n, a r s z fissür ve akut fissür olmas n n kolaylaflt r c faktör oldu u bildirilmifltir. 28 yi bir fizik muayene ile yukar da da yaz ld gibi tan konulmas kolayd r. diopatik anal fissürler için bilinen ve uygulan lan topikal nitrogliserin kremlerinden botilinum toksinine kadar tedavi edici etkisinin Crohn hastas nda nas l olaca n kestirmek kolay de ildir. Fleshner çal flmas nda Crohn hastal ile beraber görülen anal fissürlerin öncelikle medikal yolla tedavi edilmesinin gere ini bildirmifltir. Fissür iyileflmeden kalm fl ya da perianal abse ya da fistül meydana gelmifl ise uygulanacak yöntemin proktektomi olaca n bildirmifltir. 28 Lokal anorektal prosedürlerin (ör:lateral internal sfinkterotomi) uygulanmas n n konservatif tedaviye cevap vermeyenlerde uygulanmas n ve mutlak yap lacak ise sfinkterotominin kapal yöntem ile uygulanmas n, böylece iyileflmesi gerken alan n mümkün oldu unca küçük tutulmas n n hedeflenmesi bildirilmektedir. Perianal abse ve fistüller Asl nda kriptojenik etiyoloji Crohn hastalar nda meydana gelen apseninde ana sebebidir. Bu fistüller distal rektumda
7 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 101 olan rektal ülserin uzam fl olmas ndan da kaynaklan r. Ayr ca Crohn hastalar nda görülen anal fissürler de apsenin ve sonra meydana gelebilecek perianal fistülün nedenidir. Perianal bölgede zonklama tarz nda a r, flifllik, indürasyon ve fluktüasyonun belirlenmesi ve bunun k sa sürede meydana gelmesi perianal apse formunu tan t c bulgulard r. Perianal fistüllerin s n flanmas Crohn hastalar için de yap lmal d r. Bu ayn zamanda tedavi stratejisinide belli edecektir. Klasik olarak bilinen 4 farkl tipte fistül paterninin oldu udur; subkütan, transsfinkterik, intersfinkterik ve supraekstrasfinkterik. Amerikan Gastrointestinal cemiyeti teknik de erlendirme paneli taraf nda ortaya at lan bir baflka s n flamaya göre de, basit ve kompleks fistüller olarak da ay rt edilebilir. Sloot çal flmas nda fizik muayene, proktoskopi, hidrojen peroksit kullanarak veya stile kullanarak fistülün trakt n n tan nmas ve EAUS yöntemlerini kullanarak s n flamaya çal flm flt r. 30 Bunlar için de Parks s n flamas n kullanm fl ve %22 sinin tek inter veya transsfinkterik fistüller oldu unu, %12 sininde daha kompleks supra-ekstrasfinkterik oldu unu anovajinal fistüllerin ise %34 oran nda bulundu unu bildirmifltir. 30 Ayn zamanda bu çal flma göstermifltir ki, tedavi edilen fistüllerde traktus Park s s n flamas na uygun olarak tespit edildi. Fakat fistül trakt n da s n flamaya uymayan bir durum varsa bu tip fistüllerde de iyileflme oldukça zor kaydedilmektedir. Park s s n flamas perianal Crohn fistülleri için uygulanmaya çal fl lsa da bir co u kompleksitesi nedeniyle bu s n flaman n herhangi bir k sm na uymayacakt r. Basit fistüller aras nda afla yerleflimliler (süperfisyel, intersfinkterik ve afla yerleflimli transsfinkterik fistüller) yer almaktad r. Bunlar tek d fl aç l m orifisi içerirler ve drene olmam fl pü içlerinde bulunmaz. Kompleks fistüller ise, yüksek yerleflimli intersfinkterik veya transsfinkterik ya da ekstra-supra sfinkterik olabilir. Bunlar birden fazla d fl orifise sahiptir ve perianal apse ile, yak n organlara fistülizasyon ya da anorektal striktür ile birlikte olabilir. Fakat basit fistüllerin tedavileri bile Crohn hastalar nda kompleks hale gelebilecektir. Tan s için yukar da da anlat lan yöntemler içinde analjezi alt nda muayene, probasyon ve hastan n hikâyesi önemli bir tan yoludur. Görüntüleme yöntemleri içerisinde ise EAUS ve MRG as l tan ya götüren tahlillerdir. Perianal Crohn hastal ve fistülü olanlarda cerrahi tedavi yaklafl m n seçmek kolay de ildir. Bu hastalarda fistülün kompleks olmas ayr bir dikkat edilecek konu iken cerrahi sonras nda iki ana problem bulunmaktad r. Bunlar n birisi iyileflmenin beklenenin kötüsüne do ru cerrahi tedavi ile götürülmesi, di eri de cerrahi tedavi sonunda anal fonksiyonun bozularak inkontinens meydana gelmesidir. Fistulotomi hastal n tedavisi için yap lmas gereken yoldur. Bulgular iyilefltirir ve e er rektal hastal k yok ise sonucu oldukça iyidir. Basit intersfinkterik fistüller kolayca haledilebilirler. Transsfinkterik fistüller de seton uygulamas ile tedavi edilebilir. Ekstrasfinkterik fistüller ki varl aktif olarak rektal tutulumun varl n göstermektedir bunlarda tedavi proktektomidir. E er anorektal süpürasyon var ise proktektomiden önce bunun drene edilerek kurtulmaya çabalamak cerrahi için gereklidir. Levien raporunda cerrahi olarak tedavi edilen fistüllerin %63 ünün primer olarak iyilefltiklerini, %10 unda da rekürrens geliflti ini, bunlar içinde cerrahi tedavi için en uygun grubun fistülün iç orifisinin bulundu u ve rektumun hasta olmad vakalar oldu unu bildirmifltir. 31 Baflka çal flmalarda da rektumun hastal ks z olmas n n perianal Crohn fistüllerinde yap lacak cerrahinin sonucunun iyi olmas için ana koflul oldu u bildirilmifltir. 32 Baz perianal Crohn fistüllerinde anokutanöz flep uygulamas baflar ile yap lm flt r. 33 Ortalama 18 ay l k bir sürede Hesterberg in çal flmas nda tüm fistüller cerrahiden sonra primer olarak iyileflmifltir. Relaps yaln z 3 hastada gözlenmifltir. 33 Ayr ca baz hastalarda da rektal ilerletme flepleri kullan larak anovaginal fistüller tedavi edilmeye çal fl lm flt r. Fakat çal flma sonunda bu tür fistül olanlarda relaps n daha çok oldu u ortaya konulmufltur. Ama bu durumun Crohn hastal n n aktivitesiyle alakas da ortaya tam olarak konulamam flt r. Geçici fekal inkontinens cerrahi yap lan az bir k s m hastada görülmektedir. Rektal ilerletme flebi ile fistül tamirinin Crohn hastal olan perianal fistüllerde kür sa lamad sonucuna var lm flt r. 34 Kompleks fistüllere White çal flmas nda daha konservatif olarak, uzun süreli seton ile tedavi edilmesini önerdi. Seton konulmas ndan önce absenin drene edilmesini, sfinkter kaslar n n kesilmemesi ve incelmifl mukoza yap s n n ortadan kald r lmamas n devam nda gevflek olarak yerlefltirilen setonun tedavi edici etkisinin olaca n bildirmifltir. 35 Baz hastalara birden fazla seton gerekebilece ide bilinmelidir. Bu çal flmada hastalar
8 102 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 yaklafl k 4 ay-7 y l aras nda takipte tutulmufllar ve ciddi proktit varl na ra men çok iyi bir palyasyon sa lam flt r. Koganei çal flmas nda seton uygulamas n n uzun süre sonuçlar n de erlendirmifltir. 36 Buna göre, perianal a r n n ve pireksinin hemen tüm hastalarda yok oldu unu, pü ak nt s n n ve hassasiyetinde %77 oran nda kayboldu unu ve genel olarak iyileflmenin %66 oran nda gözlendi ini fakat %20-22 oran nda da redrenaj n gerekti ini bildirmifltir. 36 Thornton çal flmas nda uzun süreli seton uygulamas n n özellikle kompleks perianal Crohn fistüllerinde etkili bir tedavi yöntemi oldu unu ve fekal inkontinens üzerine kötü etki yapmad n bildirmifltir. 37 K rküç hastal k bu seride anal kanal n tedavi s ras nda giderek kal nlaflt n bunun EAUS taraf nda tespit edilmesinin mümkün oldu unu ve anal kanal fonksiyonu üzerine kötü etkisinin olmad n da bildirmifltir. 37 Uzun süreli seton sonuçlar n n araflt r lmas nda Shinozaki nin çal flmas önemlidir. kiyüzotuzdokuz hastal k bu seride hastalar berabe barsak ve anüs ameliyat uygulananlar ve kontrol grubu olarak iki k s mda incelenmifltir. Hastalar n %74 üne 2 veya daha fazla seton uygulanm fl, %54 üne ise birden fazla ameliyat yap lm flt r. Seton un drenaj takip ederek çekilmesi ilk 12 ayda %52, 24 ay sonunda ise %86 hastada gerçekleflmifltir. Seton drenin hastalar n ilk grubunda 12 ay kalma oran %10 iken, kontrol grubunda oran %37.7 olarak saptanm flt r. Hastalar n %33 ünde ise seton tamamen çekildikten sonra rekürrens tespit edilmifltir. Kontinens problemi seton uygulanan hastalarda saptanmam fl olup, proktektomi ihtiyac da duyulmam flt r. Sonuç olarak çal flmada perianal Crohn fistülünün eflzamanl iki ameliyat gereken hastalarda kontrol grubuna göre daha kolay iyileflti i, rekürrens olas l n n bu grupta daha az oldu u böylece seton prosedürünün perianal Crohn fistüllerinde emin etkili ve sfinkter koruyucu bir tedavi yöntemi oldu u sonucuna var lm flt r. 38 nfliksimab n tedavi edici etkisinin seçilmifl seton drenaj ile kombine edildi inde tedavi sonucu araflt r lm flt r. Yirmi dokuz hasta çal flmaya kat lm fl, ortalama hastalar 3 doz (5mg/kg) infliksimab tedavisi alm flt r. Hastalar n 21 i perianal fistül, 8 i rektovajinal geri kalan da kombine fistül hastal olarak tespit edilmifltir. Perianal fistülü olan hastalar n %67 si 9 ayl k sürede tam cevap vererek tedavi olurken, relaps yaflayan 14 hastadan 4 tanesi ve 9 ay n sonunda da hepsi tedaviye tam cevap verdi i gözlenmifltir. Parsiyel cevap veren hasta oran %19 olarak bildirilmifltir. Nedeni yetersiz drenaj ya da infliksimab tedavisine ba ml l k (yani 6-8 haftada tekrar eden dozlara olan ihtiyaç) olarak bildirilmektedir. Hastalar n %14 ünde cevap saptanmam flt r. Hastalar n hemen yar s nda infüzyon öncesinde enfeksiyonun eliminasyonu için seton dren kullan lm flt r. Rektovajinal fistüllü 8 hastan n 1 inde tam cevap 5 inde ise parsiyel cevap al nm flt r. ki hasta tedaviye cevap vermemifltir. Kombine fistülü olan hiçbir hastada tam cevap al nmam flt r. Befl rektovajinal fistülü olan hasta idame dozda immünosüpresif ilaç almaya devam ederken, 2 hastada da infüzyon öncesinde seton drenaj gerekli olmufltur. Sonuç olarak seçilmifl seton uygulamas e er infliksimab tedavisi ile birlefltirilir idame tedavisi olarak immünosüpresifler kullan l r ise hastalar n %67 sinde tam iyileflme 519 unda da parsiyel iyileflme olaca bildirilmektedir. Relaps ise tekrarlayan infüzyon ile baflar l olarak tedavi edilirken, rektovajinal fistülün beraber bulunmas kötü prognostik faktör olarak ortaya konulmaktad r. 39 Anal stenozis Anal stenoz perianal Crohn hastalar nda hiçte az de ildir. Hughes iki farkl tipte stenozis tan mlam flt r. 8 Biri anal düz kaslar n spazm na ba l meydana gelen spazmodik striktürdür ve anestezi alt nda ortadan kald r larak hastan n muayenesi yap labilir. Di eri ise intraluminal membran ya da ekstramukozal fibrotik dokunun belirgin oldu u enfeksiyona sekonder olarak geliflmifltir. Gaita hacimlendirici ajanlar ile periodik tek parmak dialatasyonu yeterli defekasyon sa layacak kadar anal orifis aç kl meydana getirecektir. Dilatasyon için nadir olarak Hagar bujileri de kullan labildi i gibi çok seçilmifl vakalarda ise lateral internal sifinkterotomi endikasyonu olabilir. leri derecede uzun anal stiktürler ciddi proktitis ile beraber olabilir. Bu durum ise hastay proktektomiye götürebilir. Anorektal abseler S k olarak Crohn hastalar nda gözlenir (%28-62). skioanal abse formu %70 s kl kla fistül oluflumu ile beraberdir. Transsfinkterik fistül tipi en s k olarak karfl lafl land r (%29-47). Tedavide insizyon ve drenaj yap lmal d r ve insizyon küçük olarak oluflturulmal d r. Bu apselerin daha az bir k sm at nal tipindedir. nsizyon ve drenajdan sonra bir 5-7 F peser sonda ile drenaj
9 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 103 yap lmal ve dren uzun süre kalmal d r. Tedaviden sonra bile hastalar n %31-44 ünde absenin tekrarlad görülebilir. Rektovajinal fistül Spontan olarak Crohn hastal nda rektovajinal fistül görülme olas l % aras ndad r. Tedavisi Crohn hastal n n fliddeti ile alakal d r. Rektumda inflamasyon ve minimal belirtiler olmas durumunda tedavi gerekmezken, fliddetli hastal kta proktektomi gerekebilir. 16 Bazen rektal hastal k olsa da fistülün tedavisi için lokal cerrahi giriflim ile fistülün kapat lmas ile beraber diversiyon yap lan hastalarda da iyileflmenin görüldü ü bildirilmifltir. 32 Scott çal flmas nda 67 kad n perianal Crohn lu hastada vajinal fistülün birden fazla yan etkiyi saklayabilece ini bildirmifltir. 40 Rektovajinal fistülün baflar l kapat lmas için en uygun yöntem transvajinal ilerletme flepi olarak bildirilmifltir. Ancak rektal inflamasyon cerrahi öncesinde kontrol alt na al nmal d r. Tedavi yöntemleri Bilindi i gibi Crohn hastal n n tedavi edilmesi son derece zor hatta olanaks zd r. Tedavi amac olarak hasta yaflam kalitesinin katlan labilir olarak tutulmas anlafl lmal d r. Genel olarak perianal Crohn hastal n n tedavisinde amaç perianal sepsis varl n araflt rmak ve gerekiyorsa ortadan kald rmaya çal flmakt r. Bulgu vermeyen lezyonlar için aktif rektal inflamasyon var ise cerrahi tedaviden kaç n lmal d r. Fakat her iki tip tedavi yöntemin de kullan m gereksinimi unutulmamal d r. Tedavide nihai amaç en az inkontinens riski yaratarak ve proktektomiden mümkün oldu unca kaç narak bulgular n tedavi edilebilmesidir. Baz genel prensipler hemen tüm perianal bölge hastal klar için uygulanmal d r. Bunlar; 1. Diarenin medikal yollardan önlenmesi perineal bulgular en aza indirecektir. 2. Perineal lezyonla bereber görülen kafl nt ya da a r barsak temizli i ile azal r. Bu nedenle böyle hastalara oturma banyosu ya da dufl banyosu önerilmelidir. 3. Baz krem kullan m perianal maserasyonu önleyecektir. Medikal tedavi yaklafl mlar aras nda çok seçenek bulunur. Steroidler, sulfosalazin, 5-ASA, antibiyotikler (metronidazol, ciproflaksozin vs), immünosüpressif ajanlar (&MP, azatiopürin, metotreksat vs) ve barsak istirahati ile parenteral beslenme bu seçeneklerden baz lar d r. Fakat bilinmelidir ki ne bafllang ç bulgular ve fliddeti ne de tedaviden sonra semptomlar n kesilmesi tedavinin ideal oldu unu göstermemektedir. Primer perianal Crohn hastal n n tedavisi için normal olarak Crohn hastal nda kullan lan tedavi yollar kullan lmaktad r. Sulfasalazin ve 5-ASA (aminosalisilik asit) formülasyonunun bir faydas bildirilmemektedir. Steroidler için ise perianal inflamatuar lezyonlar ve beraberinde barsak inflamasyonu için faydal olabilece i de bildirilmektedir. Sfinkter mekanizmas n n bulundu u bölgeye lokal steroid enjeksiyonlar ülserasyonlu perianal lezyonlardan kaynaklanan a r y azaltacakt r. Rektal inflamasyon üzerine de glukokortikoid lavmanlar n ve suppozituarlar n n iyilefltirici etkileri bildirilmifltir. 27 Baz çal flmalar 6 merkaptopürin tedavisi ve azatiopürin tedavisinin perianal Crohn fistüllerinde iyilefltirici etkisinin pleseboya göre %60 hastada etkili oldu u bildirilmektedir. 41,42 Antibiyotikler Antibiyotik lokal enfeksiyonun kontrolünde son derece faydal d r. Aktivitesi tam olarak bilinmese de Crohn hastalar nda ilk s rada tedavi arac d r. Crohn hastalar nda antibiyoti in kendi antibakteriyel etkisi üzerinden mi yoksa var olan immünosüpresif etkilerinden mi etkili olmaktad r tam ortaya konulmam flt r. Ciprofloksasin (250mg) ile metronidazolün (500mg) kombinasyonu s kl kla kullan l r. 24 Brandt çal flmas nda metronidazolünperianal Crohn hastal nda faydal etkisini bildirmifltir. 43 Yirmi alt hastada yap lan çal flma metronidazolün tedavi etkisinin görülmesi için ay aras nda uzun kullan lmas n ve kesilir ise %100 tekrar alevlenmenin olaca n bu halde bile ortalama %28 hastada iyilefltirici etkisinin oldu u bildirilmifltir. West çal flmas nda perianal Crohn fistüllerinde mikroorganizmalar n s kl kla gram pozitif oldu u (cilt floras na ait) ve bu nedenle de uygun antibiyotik olarak ciprofloksasin kullan lmas n n gerekti ini bildirmifltir. 44 Ciprofloksasin 12 hafta dahi kullan lsa kolonizasyon kompozisyonunda de ifliklik görülmemifltir. Az say da kontrollü olmayan çal flmalarda antibiyotik tedavisi ile perianal Crohn hastal nda etkinli in iyi oldu u belirtilmifltir. Fakat antibiyoti in kesilmesinden sonra k sa sürede oluflan rekürren fistüller Crohn hastalar nda gözlenmifltir. Böylece antibiyotik tedavisinin 3-4 ay boyunca doz azalt larak kesilmesi
10 104 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 gere i güçlü bir kabul görmüfltür. Fakat sonunda uzun süre kullan lan antibiyotikler ile direnç geliflen mikroorganizmalar ve fistülün iyileflmesinde kayda de er bir ad m n olmamas sonucu ile karfl lafl lm flt r. 44 Metronidazol 20 mg/kg dozunda (ortalama mg/gün/doz) kullan m ile bafllanmal d r. Yan etkileri a zda metalik tat, periferal nöropati, parestezidir. Yan etkiler fliddetli olur ise doz azalt lmal d r. Bernstein çal flmas nda metronidazol ile tedavi uygulanan hemen tüm hastalarda a r ve hassasiyetin kayboldu unu, %55 hastada tam iyileflme oldu unu ve tedavini bunun için ortalama 6-8 hafta sürmesinin geregini bildirmifltir. 45 Azatiopürin (AZA) ve 6-merkaptopurin (6-MP) ilaçlar n n perianal Crohn hastal nda kullan lmas yla ilgili olarak bir meta analiz ve 5 plasebo kontrollu araflt rma da fistülün kapanma oran n n %54, fakat plaseboda ise bu oran n %24 oldu u bildirilmifltir. 46 Tedavi süresinin 17 haftadan daha uzun sürmesi ise tedavinin aktif hastal a karfl daha etkili cevap vermesini sa lad da ayn çal flmada bildirilmifltir ve 1991 de yay nlanan iki kontrolsüz çal flma ki ortalama 40 hasta üzerinde gösterilmifltir, fistül kapanma oranlar n %37, %23 ve iyileflme oranlar n da %27 ve %40 olarak bildirilmifltir. AZA için mg/kg, 6-MP için ise 1.5mg/kg dozunda ay aras nda kullan m öngörülmektedir. 47,48 Bir baflka kontrolsüz çal flmada AZA n n intravenöz olarak kullan lmas n n sonunda fistülde kapanma oran n n %54 lerde oldu u, ama kontrollu yap lan AZA çal flmas nda da bafllang çta intravenöz olarak AZA yüklemesi olsa veya olmasa da 12, 16 hafta süresince kullan mdan sonra hemen ayn kapanma sonuçlar n n al nabilece i gösterilmifltir. 49,50 Cyclosporine (siklosporin) Oral kullan m n n perianal fistül iyileflmesi üzerine etkisi gösterilmemifltir. 51 En iyi kullan m sonuçlar bafllang çta yüksek dozda (4mg/kg) ve intravenöz olarak kullan mla oldu u bildirilmifltir. Devam nda ise oral dozun 6-8mg/kg olarak belirlenmesinin gere i aç klanm flt r. Üç adet kontrolsüz çal flma bize bu uygulama koflullar nda fistüllerde kapanma ve iyileflme oranlar n n 7-8 gün içerisinde %80 den fazla oldu unu bildirmektedir Oral idame tedavisi s ras nda fistüldeki iyileflmenin idame ettirildi i, relapslar n ise ilaç kesilmesiyle s k oldu u çal flmalarda bildirilmifltir. Ayr ca perianal Crohn fistüllerinde siklosporin kullan m ile %44 lük kapanma oran ve %36 l k relaps oran edilebilmektedir. 6- merkaptopürin ve azatiopürinin ayn amaçla kullan m sonunda ise kapanma oran n n %31-75 aras nda oldu u ve metotreksat kullan m sonunda ise %50 oran nda kapanma oldu u çal flmalarda gösterilmifltir. 11,53 Methotrexate (metotreksat) Retrospektif bir genel de erlendirmedeki 16 Crohn fistülü olan hastada, metotreksat tedavisinden sonra fistül kapanma oran n n %25, iyileflmenin ise %31 olarak gerçekleflti i belirtilmifltir. 55 Bununla birlikte ilaç kesilmesi sonras nda relaps oldukça fazla olarak tespit edildi i bildirilmektedir. 55 Infliximab (infliksimab) Bu ilaç insan chimeric TNF alfa monoklonal antikorudur. Fistüllü 94 hasta üzerinde yap lan randomize kontrollu bir çal flma sonucuna göre, ortalama cevap elde etme süresi 2 hafta olup bu sürede fistülde kapanma oran ise %46 olarak bulunmufltur. Oysa plasebo kullanan hastada bu oran %13 olarak bulunmufltur. yileflme oran ise infliksimab ve plasebo kullananlarda s ras yla %16 ve %13 olarak bildirilmifltir. Çal flmada iki farkl dozda (5 ve 10 mg/kg) ilaç test edilmifltir. Düflük doz yüksek cevap oran yla iliflkili oldu u saptanm flt r. Birlikte uygulanan tedaviler dikkate al nmadan (örne in, beraber AZA veya 6-MP kullan m olsun ya da olmas n) oldukça kuvvetli bir tedavi söz konusu oldu u bildirilmifltir. Fakat bu iyi tedavi yolu hastalar n ço unda devam ettirilememifltir. Hastalar n %60 nda son infüzyondan sonra 4 ay içinde kapanan fistülde relaps görülmüfl ve %90 n nda da 12 hafta sonra relaps ortaya ç km flt r. 56 Ortalama cevap süresi 3 ay olarak bildirilmitir. 56,57 Rutgeerts çal flmas nda perianal fistüller için infliksimab (anti tümör nekroz faktör antikoru) kullan m n n standart tedaviye dirençli olanlarda iyi sonuç verdi ini göstermifltir. nfliksimab a ortalama 12 hafta süre ile kullan m önerilmektedir. %46 oran nda fistüllerde tam kapanman n oldu u bildirilmifltir. Araflt rmac bu tür fistüllerin kapanmas n n ard ndaki tedavi yöntemi için erken davranmak ve immünosüpresifler ya da infliksimab kullan lmas oldu una inand n bildirmektedir. 24 Mc Namara çal flmas nda infliksimab n fistüllerde 5mg/kg dozunda ortalama 2-6 hafta süreyle kullan ld nda %70 oran nda iyileflme meydana getirdi ini bildirmifltir. 58 nfliksimab tedavisinin idame halinde devam etmesinin
11 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 105 alevlenmelerde kullan lan azatiopürin gibi immünosüpresanlardan daha etkili oldu u bu çal flmada ortaya konulmufltur. Thalidomide (Talidomit) Ortalama mg/gün dozunda perianal Crohn fistüllerinde birkaç hafta gibi nispeten k sa sürede kapanma ve iyileflme iki kontrollu olmayan çal flmada bildirilmifltir. 59,60 Hiperbarik oksijen Bir baflka tedavi yolu olarak hiperbarik oksijen uygulamas çeflitli çal flmalarda bildirilmifltir. Hiperbarik oksijen uygulamas sonunda doku oksijenasyonunun düzenlenmesi ve yara iyileflme sürecinin görüldü ü dokularda hücresel ortam restore etmektedir. Hiperbarik oksijen tedavisi daha önceden kullan lan tüm ilaçlara cevap vermeyen perianal Crohn hastal nda da kullan lm flt r. Bu çal flmalar n sonunda iyileflmenin %35-45 aras nda oldu u tespit edilmifltir. 57,61,62 laçlar n etkileri ve güvenli i Kullan lan her ilaç bir exper taraf ndan uygun endikasyonlarda kullan lmas gerekir. Buna ra men ilaçlar n kullan m flekil ve süreleri ile alakal olarak baz yen etkileri görülür. Metronizdazolün uzun süreli ve yüksek dozda kullan lmas yan etkisini meydana ç kar r. Baz durumlarda bu yan etki ilaç etkisinin de önüne geçebilir. En s k olarak periferik nöropatiye ba l olarak meydana gelen parestezilerdir. Ortalama hastalar n 1/2 sinde meydana ç kar. A zda metalik tat ve gastrointestinal bulgular ilac n di er yan etkileridir. Fakat bunlar n hemen hepsi geri dönüfllüdür ve ilaç kesildi inde düzelir. Maalesef yan etkiler doz ile direk olarak alakal d r. Doz azalt ld nda yan etkilerin bir k sm ya da fliddeti azalacakt r. Fakat bu kez de hastal n fliddeti artar. Bu yan etkiler nedeniyle bir çal flmada hastan n ilac kesme oran n n %23-25 civar nda oldu u belirtilmifltir. 43 Siklosporinin yan etkileri ise bafla r s (%50), parestezi (%26), hipertrikozis (%13), hipertansiyon (%11), tremor (%7), renal yetmezlik (%6), opportunistik enfeksiyon (%3), gingival hiperplazi (%2), tutar k (%1) ve nadiren de anafilaksi bildirilmifltir. Önemli bir konu ise siklosporinin uzun süreli ve yüksek dozda kullan m n n renal yetmezlik yapt n n bilinmesidir. Enfeksiyon ve malignite ise üzerinde durulacak di er önemli yan etkileridir. 63 Talidomit kullan m s ras nda meydana gelen yan etkiler doza ba l d r. Yan etki önlenmesi için dozun mg/gün doz civar nda olmas önerilir. En s k karfl lafl lan yan etkiler sedasyon, periferal nöropati, ödem ve dermatittir. Bunlar n s kl kla geçici oldu u da bilinmektedir. 59,60 Uzun süreli 6-MP kullan m na ba l olarak meydana ç kabilen yan etki ortalama %15 tir. Bunlar s kl k s ras na göre enfeksiyon, pankreatitis, kemik ili i depresyonu, alerjik reaksiyon ve hepatittir. Yan etkisi nedeniyle hastalar n ortalama %9 unda tedavi kesilmektedir. 46 AZA ve 6-MP ile uzun süre tedavi olanlarda malignite geliflme riskinin %3-4 oldu u da bilinmektedir. Bu oran az olarak görülmemelidir. Normal popülasyonla karfl laflt r l nca risk istatistiki olarak yüksektir. S kl kla görülen malignite cinsi ise lenfomad r. 64,65 nfliksimab tedavisinin devam süresinde karfl lafl lan yan etkileri abse, üst solunum yolu enfeksiyonu ve yorgunluk olarak bilinmektedir. nfliksimab ile alakal durumlar aras nda anti çift sarmal DNA antikorlar, insan antichimeric antikorlar akut infizyon reaksiyonlar ve lenfoma meydana gelmesi bulunmaktad r. 66 Uzun aralardan sonra (2-4 y l) tekrar infliksimab tedavisinin hastaya uygulanmas ile karfl m za ç kabilecek bir yan etki de gecikmifl hipersensitivite ve serum hastal d r. 66 Metotreksat (MTX) ile ilgili yan etkiler psoriazis, ndüksiyon INFLIKS MAB Lokalize cerrahi Antibiyotikle bafllamak Kompleks ve destrüktif fistülden kaç nmak Birlikte tedaviler Steroidlerden sak nmak Barsak cerrahisi lerleme dame Dura an 1 AZA/6-MP fiekil 4. laçlar ve Crohn hastal nda kullan m yaklafl mlar. 1
12 106 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 romatoid artrit gibi otoimmun hastal klarda düflük dozlarda kullan l rken de ortaya ç kabilen diare, mukozitis, bafl a r s, hipersensitivite, santral sinir sistemi etkilenmesi, pnömonitis, kemik ili i süpresyonu, hepatik fibrozis ya da sirozis ve lenfomad r. 63 Crohn hastal nedeni ile uygulanan MTX tedavisi yan etkiler nedeniyle ortalama %17 hastada kesilmesi gerekmektedir. Nedenleri aras nda serum aminotransferaz seviyesinin yükselmesi veya bulant kusman n fliddeti gelmektedir. Uzun süreli küçük doz (15 mg/hafta) MTX in 40 hafta kadar uygulanabilece i bildirilmiflse de bu kez de kronik karaci er hastal meydana gelme riski artmaktad r. 67 Egan ve Sandborn 68 perianal Crohn hastal nda medikal tedaviyi afla daki biçimde özetlemifltir. Geleneksel olarak tedavi eden doktor metronidazol gibi bir antibiyotik ile Crohn fistüllü hastaya ilk yaklafl mda bulunmal d r. Fakat bu yaklafl m kan t düzeyinde do rulayacak kontrollü çal flma yoktur. nfliksimab 5mg/kg dozunda Birinci, ikinci ve alt nc haftada uygulanabilir. AZA (2-2.5mg/kg) ya da 6-MP 1.5mg/kg dozda uygulanabilecek ilaçlard r. Bunlar aktif fistüllü Crohn hastalar nda en iyi tedavi sonuçlar ile beraberdir. Son plasebo kontrollü tacrolimus çal flmas nda fistülün tam olarak kapanmas nda aktif tedavi yöntemleri ile aras nda bir fark bulunmam flken takrolimus ile daha fazla fistülün plaseboya oranla iyileflti i gösterilmifltir. Böylece infliksimab ile beraber AZA ve 6-MP tedavisine cevap vermeyen perianal Crohn fistüllerinde tacrolimus potansiyel tedavi ilac d r. ACCENT II çal flmas nda infliksimab infüzyonu ile bafllanan perianal Crohn fistüllü hastalarda, %67 hasta 5mg/kg bafllang ç infüzyon dozundaki ilaca olumlu cevap vermifltir. Araflt rma idame tedavisi anlam nda 8 haftada bir infliksimab ve plaseboyu karfl laflt rmak üzere tekrar randomize edilmifltir. Cevab n art k görülmemesi plasebo ile 14. haftada ortaya ç karken infliksimab tedavisinde bu zaman 40 haftadan da ileridedir ve sonuç istatistiki olarak anlaml d r. Böylece tedavi çal flmas ndan ç kar m, persistan veya rekürrent fistülü olan perianal Crohn hastalar için bafllang ç 3 doz infüzyon ile infliksimab ve 8 haftal k intervaller ile idame tedavisi fleklinde olmufltur. 69 Ülseratif Proktitis Yeni teflhis edilen ülseratif kolit (ÜK) vakalar n n büyük bir k sm ya sol taraf ÜK ya da distal kolon ÜK i fleklinde karfl m za ç kmaktad r. Bunun nedeni tam olarak aç kl a kavuflmufl de ildir. Ülseratif proktosigmoiditis ortalama olarak %2-75 oran nda görüldü ü bildirilmektedir. 70 Hastal k s kl kla yafl aras nda pik insidensini yapmaktad r. Daha s kl kla ilerlemifl toplumlarda ortaya ç kan ÜK, için genetik ve ailesel predispozisyon da iyi detayland r lm flt r. Ülseratif proktitis (ÜP) ise y llar aras na bak ld nda toplumda prevalans n n artt n söylemek do rudur. Ekbom bu art fl n 3 kat oldu unu bildirmektedir. 71 Bu art fl n nedeni araflt rmalar sonunda da bir noktay göstermemifltir. Baz varsay mlar, belli bir inflamatuar barsak hastal n n hemen ortaya ç kmas olarak de erlendirilebilir. Tablo 3. Ülseratif proktitisin ay r c tan s. Enfeksiyon Enteroinvazif bakteri Sitomegalovirus Seksüel geçen hastal klar Medikasyon Non-steroid antiinflamatuar hastal klar Barsak haz rl Vaskuler yara Vaskülit skemi Radyasyon Radyasyon proktitisi Motilite hastal klar Soliter rektal ülser sendromu Sterkoral ülser nflamatuar barsak hastal klar Ülseratif Proktitis/Kolitis Crohn hastal Cerrahi Diversiyon proktitisi/kolitisi ÜP in demografi i ile ÜK in ki birbirinin aynas gibidir. Yahudiler ve beyazlarda ki etkilenme oran daha yüksektir. Her iki cinste ayn oranda etkilenmekte ve az nl klar belki daha fazla etkilenmektedirler. Sigara içicili i koruyucu bir etki olarak ÜK li hastalar için bildirilse bile bu durum doz ba ml d r. Sigaray b rakan bir kifli hiç içmeyene oranla %50 daha risktedir. Apendektomiye giden kiflilerde de ÜK in s kl nda bir azalma bilinmektedir. 72
13 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 107 Proktitis rektumda bir inflamasyonu bize anlat r. Rektal kanama, defekasyona zorlanma ve tenesmus s kl kla görülen bulgulard r. Bu hastal n tan s n n konulmas bulgu ve belirtileri kapal oldu u için biraz zordur. Fakat ÜP i de ÜK ten ay rt etmek de zor olabilir. Yukar da say lan bulgulara ek olarak hastalarda diare ve sonunda da kab zl k ortaya ç kabilmektedir. Kab zl k ÜP te ÜK e göre daha s kt r. Bunun nedeni etkilenen rektum segmentinde meydana gelen spazm n sonucu olarak de erlendirilir. ÜP in en belirgin bulgusu kan veya hemoccult pozitif gaitan n varl d r. Perianal dermatit olabilir fakat sistemik bulgular atefl gibi ender olarak tespit edilir. 73 Hastal tan t c bulgular o kadar siliktir ki bu nedenle ÜP in ay r c tan s önemlidir (Tablo 3). GIS enfeksiyonlar, soliter rektal ülser, vasküler hasarlar, diversiyon proktitisi, neoplazmlar ve iatrojenik durumlar ay r c tan da irdelenmelidir. 74 Tan genellikle rektoskop ya da sigmoidoskopi ile konulabilir. Kolonoskopi bazen gerekli olacakt r. Baryuml u grafiler tan aç s ndan daha çok proksimal tip hastal n tan s nda faydal d r. Serolojik tahliller için perinukleer antinötrofilik antikor (p-anca) ve anti- Saccharomyces cerevesiae antikoru (ASCA) indeterminan kolit için tan da faydal olabilir. 74 P-ANCA s kl kla ÜK li hastalarda %80 oran nda bulunurken ASCA daha s kl kla Crohn lu hastalarda tespit edilmektedir. Bu antikorlar kollajen kolit, bakteriel diare ve çeflitli barsak hastal klar nda da yüksek olarak bulunabilir. ÜP in endoskopik olarak karakteristikleri, barsak mokozas nda ödem, eritem, çabuk kanamaya meyil (friabilite) ve vasküler belirginli in kaybolmas d r. Kendili inden rektal kanama, mukopürülan eksuda ve ülserasyon da gözlenebilir. Endoskopik bulgular etkilenen bölge ve rektum ile s n rl d r. Histolojik olarak mukozal yap y k lm flt r. nflamatuar birikimler, musin azl ve kript abseleri görülebilen bulgulard r. Etyoloji Bu s ralarda ÜK li hastalar n epidemiyolojisini anlamak için veriler eksik olarak bulunmaktad r. Da l m ve hastal n özellikleri hakk nda bilgiler yetersizdir. ÜK ile ilgili çal flmalar zordur. Zira orta derecede ciddi vakalar gözden kaçabilmektedir. Buna karfl l k ciddi vakalar merkezlere sevk edilmektedir. Hastal k insidens oran olarak co rafi bölgeler aras nda da fark göstermektedir. ABD de yap lan çal flmalarda s kl k 15/ kifli olarak bildirilmekte, yafl s kl ise genellikle bimodal görünüm sunmaktad r. ÜP aç s ndan bak l nca hemen ayn patojenik faktörün etkili oldu u görülmektedir. Bu faktör çevresel etki ya da infeksiyöz olabilir genetik olarak yatk n bir kiflide immün disregülasyona neden olacakt r. ÜP li fakat ÜK geliflmemifl hastalarda etiopatogenetik süreç aç k de ildir. nflamatuar barsak hastal için genetik yatk nl olmayan veya immünitenin neden oldu u mukozal hasar olmayan hastalarda ÜP meydana gelebilir. ÜP li hastalarda gidiflat ve belirtiler aç k de ildir. ÜP %30-50 oran nda ÜK e gidiflat gösterebilir. Relaps ise ortalama olarak %47-86 aras nda meydana gelmektedir. ÜP ile ÜK aras ndaki en önemli fark malignite geliflmesi yönündendir. ÜP li hastada durum e er ÜK e do ru gidifl göstermez ise kanser görülme riski inflamatuar barsak hastal olmayan kiflilerin riskine eflittir. 75 nan lan odur ki inflamatuar barsak hastal çevresel faktörlerden son derece etkilenmektedir, hatta genetik yatk nl k olsa bile çevresel faktör tetikleyici olabilir. Ülseratif kolit ve ailesel agregasyon y llardan beri bilinmektedir. Fakat bu durum mendelian bir karakter göstermez. Herhangi bir genetik yatk nl k sosyal faktörlerden (diyet, sigara içicili i, oral kontraseptif kullanma gibi) etkilenir. nflamatuar barsak hastal s ras nda lamina propriaya nötrofil ak m olacakt r. Bir kez bu durum olunca, Tablo 4. Ülseratif kolit aklar n n ciddiyetinin de erlendirilmesinde kullan lan klinik veriler. Bulgular Ataklar n ciddiyeti Ciddi Orta derecede Diare >6 defekasyon/gün <4 defekasyon/gün Gaitada kan Çok miktarda Az miktarda Atefl >38 C (geceleri) Yok Taflikardi >90 at m/dk Yok Anemi Hb. normalin %75inden az Yok Sedim in yükselmesi >30mm/saat veya fazla Normal
14 108 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 antikorlar ve C36 kompleman komponenti taraf ndan opsonize edilen bakterilere ba lan r. Bir kere bu ba lanma oldu unda, nötrofil metabolizmas dramatik olarak artar, bakteriler ve kaplanm fl faktörler sindirilir. ÜK li hastalar n %75 inden fazlas p-anca n n varl n göstermektedir. Bu antikorun varl aktif hastal göstermez. Bu durum bir epifenomen olarak kabul edilmelidir. Ülseratif kolitin bir immünolojik yani otoimmün bir hastal k olmad bildirilmifltir. Ayr ca herhangi bir immünolojik bozuklu un da ÜK in primer nedeni olmad da bildirilmifltir. 76 Buna ra men immün sistem kronik ÜK patolojisinde önemli bir mediatör role sahiptir. Klinik olarak hastal n fliddeti intestinal lezyonlarda var olan immün hücrelerin çoklu u ile de erlendirilir ve hastal n ekstraintestinal bulgular da immün kompleks hastal n yans tmaktad r. Böylece immünsüpresif ilaçlar aktivasyon faktörlerinin sal nmas n önler ve hastal n kontrolünde önemlidir. ÜK in alevlenmeler ve sönmeler halinde seyreden bir klinik yap s vard r. Düflük derecede aktif hastal ktan fulminan kolite kadar genifl bir yelpaze içerisinde karfl m za ç kabilir. Rektum hemen daima ifltirak etmektedir. Prokto kolit halinde tutulmas s k olarak bulunur. leumda veya ince barsaklarda tutulum olmaz. Yaln z backwash ileitis tarz nda ileumda geçici olarak inflamasyon meydana gelmifl olabilir. Hastal n ciddiyeti Bu durumdan duruma farkl olarak karfl m za ç kar. Y llard r hastal k aktivite derecesini klinik bulgular fl nda de erlendirmek için Truelove and Witts kriterleri kullan lm flt r (Tablo 4). Yap lan çal flmalarda fekal calprotectin tespiti, Indium 1110 ile iflaretli granülosit ekskresyonunun tespiti, histolojik ve endoskopik bulgular n korele edildi i en iyi testlerdendir, fakat pahal d r. Bu protein bir kalsiyum ba lay c proteindir. Feçes ve plazmaya geçmifl hali ELISA testi ile kolayca tespit edilir. Protein PMN lerin, granülosit ve makrofajlar n sitozolünde bulunur. 77 Hastal n histolojik aktivitesi endoskopik olarak tespit edilerek gradelenir. Bunun sonunda calprotectin ile bu grade ler aras nda çok yak n alakan n oldu u bildirilmifltir. 78 Hastal n aktivasyonu baflka hematolojik parametreler kullan larak da elde edilebilir. Bunlar hemoglobin, sedimentasyon h z, C-reaktif protein, trombosit say s ve serum albumini ölçümleridir. Ayr ca Tablo 5. Ülseratif kolit aktivitesini belirleyen skorlama sistemi. Gaita s kl 0= normal say da hasta d flk lamas 1= normalden 1-2 d flk lama fazla 2= normalden 3-4 d flk lama fazla 3= normalden 5 ve daha fazla d flk lama Rektal Kanama 0= kanama yok 1= gaita üzerinde kan lekeleri, yar dan az d flk lamada 2= aflikâr kanl gaita, hemen tüm d flk lamada 3= yaln z kan d flk lama Fleksibl rektosigmoidoskopi bulgular 0= normal ya da inaktif hastal k 1= hafif ( l ml )hastal k (eritem, silinmifl vasküler patern, friabilite ve erezyon) 2= orta derecede hastal k (belirgin eritem, vasküler paternin kay p olmas, friabilite ve erozyon) 3= ciddi hastal k, (kendili inden kanama, ülserasyon) Doktorun genel de erlendirmesi 0= normal 1= hafif hastal k 2= orta fliddette hastal k 3= ciddi hastal k 0= bulgu yok, hasta iyi hissediyor 1= hafif-orta ciddiyette bulgular, hasta hafif derecede anormal 2= daha ciddi anormalliklerin görülmesi, 3= bulgular ile hasta muhtemelen kortikosteroid tedavisine ihtiyaç duymaktad r bir baflka kullan fll metod olarak Schroeder ve Mayo klinik taraf ndan bildirilmifl bir baflka aktivite indeksi kullanmakta mümkündür (Tablo 5). 79 Tedavi Böyle bir hasta için tedavi edici unsurlar n afla daki karakteristikleri tafl mas beklenir. 1. H zl etki etmelidir. 2. Yan etkileri s n rl olmal d r. 3. Uzun süreli remisyon elde etmek mümkün olmal d r. 4. Hasta taraf ndan iyi bir flekilde kabul görmelidir. 5. Maliyeti düflük olmal d r.
15 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 109 Topikal 5-aminosalisilik asit (5-ASA) bu gereksinimleri karfl layacak bir tedavi yoludur. Özellikle ÜP için bafllang ç tedavisi olarak de erlendirilir. 80 Topikal steroid tedavisi salisilata rezistan veya tolere edemeyen hastalarda uygulanmal d r. Salisilatlar n dozu tedavi de iflikli i yap lmadan önce tedrici olarak artt r lsa bile bu art fl n fayda getirdi ine dair bir kan t yoktur. Kombinasyon tedavisi de böyle tek ajan ile yap lan tedavilere cevap vermeyen hastalar için uygundur. Refrakter hastalar için immünosüpresif tedavi ya da cerrahi uygulanmas gerekebilir. Fakat bu k s m hastalar ÜPli popülasyon aras nda azd r. Akut proktitin tek ilaçla tedavisi Tek ajanla proktitin tedavisi 1950 den beri kullan lmaktad r. Topikal kortikosteroidler bu amaçla kullan lm fllard r. Etkileri plasebodan üstündür. 81 Yeni kullan mda olan topikal etkili kortikosteroidler ise (budesonide, tixocortol, beclomethasone vs) sistemik biyoyararlan m az ve yan etkileri de azd r. 82 H zl metabolize olan steroid enemalar distal ÜK ve ÜP için remisyon sa lamada etkili olarak kullan l r. Çeflitli çal flmalar bunlar n etki ve yan etkilerini de erlendirmektedir. Budesonid için yap lan çal flmada etkisinin plasebodan fazla ve yan etkisinin de %90 hastada ACTH i yükseltmeye neden olacak derecede olmad ve tedavinin 6 hafta boyunca güvenle kullan labilece i bildirilmifltir. 83 Beklametazon ile yap lan bir çal flmada topikal etkisinin prednizolon kadar oldu u saptanm flt r. Ayn zamanda h zl metabolize olan steroidlerin emin ve konvansiyonel glukokortikoid lavmanlar kadar etkili oldu uda bildirilmifltir. 84 Aminosalisilatlar Bunlar topikal olarak distal ÜK ve ÜP için etkilidir. Ayn zamanda sistemik olarak etki göstermediklerinde yan etkileri da azd r. Ortalama günde 1-4 g kadar kullan mlar tolere edilebilir. Intolerans hastan n rektal komplians nda bir anormallik var ise rahats zl k ve uyumsuzluk fleklinde kendini gösterir. Bu nedenledir ki topikal lavman tedavileri her zaman hastalar için itici gelmifltir. Mesalamin (bir 5-ASA cinsidir) köpük ya da lavmanlar rektumda 20 cm e hatta splenik fleksura ya da transvers kolonun distaline kadar ulaflabilir ve etki gösterirler. 5- ASA lar aras nda birbirlerine üstünlükleri hemen hiç yoktur. Kullan m flekilleri farkl d r. Örne in ABD de 5- ASA lavmanlar kolay uygulan r ve sol kolona kadar ulaflabilmektedir, fakat hastalar komplians problemi Tablo 6. Topikal ve oral 5-ASA uygulamas sonuçlar klinik etkinli i. 73 Araflt r c Ulseratif proktit ve distal ÜK tedavisi Sonuç Çal flma biçimi Tedavi1 Tedavi2 Gionchetti 87 Randomize, Mesalazine Mesalazine n = 58 tablet supp. 800 mg p.o t.i.d Supp. ile daha iyi etki (klinik remisyon 2hf %62 ye %21, p<0.001, 4 hf.da %89 a %41, p<0.001 Safdi 88 Randomize, Mesalamine Mesalamine n = 60 enema tablet Çok kollu 4 g rektal 800 mg p.o çal flma Süspansiyon t.i.d. q.d. Kamm 89 Randomize, 5-ASA enema Sulfasalazine n = 37 4 g/60 ml tablet 1000 mg p.o q.i.d. 6. hf.da enema grubunda etki daha iyi (rektal kanamada azalma var %68.8 e %45.5, p = 0.013) Kombine tedavide daha iyi sonuç (rektal kanamada %89 azalma var) 2. hf.da enema grubunda etki daha iyi (rektal kanamada azalma oranlar %53 e %27, p = 0.05) Enema grubunda yan etki daha az (%42.1 e %83.3, p = 0.017)
16 110 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül 2010 nedeni ile bazen kullan m n n zor oldu unu bildirmifltir. Benzer etkinliklerine ra men distal ÜK ve ÜP vakalar nda gerçek topikal 5-ASA formülasyonu tercih edilir. Mesalamin jel lavmanlar hemen ayn etkiyi gösterse de köpük formlar na tercih edilirler. Bir de hasta tercihinde kullan m kolayl ön plandad r. Örne in 5-ASA lavman ve suppozitoarlar söz konusu olunca etkileri ayn olmas na ra men hasta kullan m kolayl nedeni ile suppozitoar formu tercih etmektedir. Yine çal flmalarda hastalar n kullan m kolayl nedeni ile yavafl sal n m gösteren 5-ASA preparat n kullanmaya meyilli oldu u bildirilmifltir. Asl nda etkiler aras nda fark olmamas na ra men yavafl sal nan suppozitoar kullanman n faydalar ; ihtiyaç duyulan suppozitoar say s nda aç k ve önemli bir azl k olmas, erken suppozituar at l m oran nda azalma ve artm fl tolere edilebilme olarak bildirilmifltir. 85,86 Topikal aminosalisilatlar ÜP tedavisinda topikal steroidlerden daha uygun tedavi araçlar d r. Kullan mlar ÜP li hastada kanama ve mukus ç kar lmas n azaltmaktad r. Çal flmalarda mesalamin suppozitoarlar n n topikal steroid preparatlar ndan daha etkili oldu u tespit edilmifltir. 90,91 Aminosalisilat topikal ilaçlar n n etkisi özellikle klinik ve endoskopik bulgularda meydana gelen iyileflmenin bariz olarak kortikosteroidlerden daha iyi oldu u metaanaliz çal flmas nda bildirilmifltir. 92 Çal flmalar sonunda aminosalisilik asit preparatlar n n özellikle ÜP ve proktosigmoiditis vakalar nda h zl metabolize olan steroid preparatlar ndan biraz daha üstün etkili olduklar rapor edilmifltir. 93 Topikal tedavi oral al m ndan daha kolay ve faydal olarak bildirilmifltir (Tablo 6). Keza yan etki potansiyeli bak m ndan oral formlar n iki kat daha fazla potansiyeli oldu u da ortaya konmufltur. Bafl a r s, bulant, diare, kar n a r s en s k karfl lafl lan yan etkiler oldu u gösterilmifltir. 88,89 Akut ÜP te kombinasyon tedavisi Raporlar topikal ve oral aminosalisilat kombinasyonu ya da topikal aminosalisilat ile steroid kombinasyonunun distal ÜK tedavisinde tek ilaçl tedaviden daha etkili oldu unu ortaya koymufltur. Kombine tedavide ortalama %89 oran nda remisyon sa lan rken tek rektal ya da oral aminosalisilat tedavisi ile bu oranlar genellikle %50-60 olarak bildirilmifltir. 88 Benzer bir çal flmada topikal beklometazon ile topikal 5-ASA lavman uygulamas sonunda 4 hafta içinde %100 lük bir histolojik iyileflme bildirilmifltir. 93 Tamamlay c tedavi Hastalar n kab zl k, tenesmus, puriritis ani ve fekal inkontinens bulgular n n tedavi edilmesi yaflam kalitesini art ran en önemli yöntemlerdendir. Fiberden zengin yiyeceklerin eklenmesi, safra asitlerini ba layan ilaçlar n ve kab zl k yap c lar n kullan lmas inkontinens durumunu birazda olsa iyilefltirecektir. Perineal irritasyon için ph s dengeli steroid pomatlar n uzun süreli kullan m da etkili bir yol olarak bilinmektedir. dame tedavi Tedavi kesildi i andan itibaren bu hastalar için relaps korkulu bir rüyad r. Ne oral ne de topikal steroidler remisyonun idamesinde ülseratif proktitisli hastalarda rol almazlar. dame tedavisi için ana ilaç 5-ASA d r. Bununda topikal formunun idamae tedavisinde daha etkili oldu u flimdiye kadar toplanan raporlar n sonucudur. Topikal tedaviye gerkli oldu unda oral tedavi de baflar ile eklenebilmektedir. 94 Refrakter UP tedavisi Bazen tedaviye cevap al namaz. Oral tedaviye fazla güvenmek ve topikal tedaviyi ertelemek bir refraktör olma nedeni olarak karfl m zda durmaktad r. 95 Ülseratif proktitli hastalarda tedaviye yan t al namamas durumunda hastal n tan s yeniden de erlendirilmeli, aminosalisilatlara bir alerjik durum olup olmad kontrol edilmeli ve herhangi bir enfeksiyonun üzerine eklenip Tablo 7. Tedavi algoritmas. Bafllang ç tedavisi Topikal 5-ASA (supp. tercihan) Cevap Var 1-2 ay devam, aral kl kullan ma geçmeye çaba sarf et Yok topikal steroid ya da Oral 5-ASA ekle Cevap Var 1-2 ay sonra topikal steroidi kes. Topikal 5-ASA ile devam. Yok Sistemik kortikosteroid kullan Cevap Var 1-3 ayda azaltarak devam et Yok antibiyotikler, immunomodülatör ve infliksimab dene Cevap Var idame tedavisi olarak ilaca devam et Yok Cerrahi (proktektomi, proktokolektomi)
17 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 111 eklenmedi i hasta aç s ndan kontrol edilmelidir. E er kolit hastal ilerler ve proksimale do ru yay l r ise tedaviye cevaps z kalma durumunun nedenidir ve araflt r lmal d r. Aminosalisilatlara duyarl l k durumuna kimyasal kolit denilir ve abdominal a r, diare ile kendini gösterir. Bu durum daha az kanama ile olsa da tipik proktit alevlenmesinde ay rt edilmesi zordur. 96 Bu durum topikal ya da oral kullan ma göre fark göstermez, aminosalisilat kesilince net olarak etki ortadan kalkar. Ciddi ülseratif proktit e er tedaviye cevap vermemifl ise bu son derece nadir bir durumdur ve tedavinin ç kmaz olarak bilinir. Bu gibi durumlarda k s tl kan t dereceleri olsa bile antibiyotikler, immünomodülatörler (AZA, 6- MP, siklosporin, infliksimab vb.) vakas na göre kullan labilir. 96 Son derece tedaviye refrakter bir proktitis nadirdir, var ise inflamatuar barsak hastal klar n n bir alt fenotipidir. Böyle hastalar cerrahi gerektirir. Proktektomi ya da proktokolektomi ileostomi ya da kolostomi ile beraber yap lmal d r. E er cerrahi s ras nda ç kar lan piyeste Crohn kolitisine ait bulgu yok ise ileal pofl anal anastomoz yap lmal d r. Relaps ve tedavisi Ülseratif proktitiste ve ÜK te relaps enfeksiyon, mevsimsel de ifliklikler, ilaç etkileri gibi faktörler ile alakal d r. Enterik mikroorganizmalardan C. Difficile relaps geliflen hastada yok oldu u gösterilmelidir. Nonsteroidal anti inflamatuar ilaç ve antibiyotik kullan m relaps olan hastada mutlaka araflt r lmal d r. Ülseratif proktitis için en s k relaps nedeni verilen medikasyonun uyumsuzlu udur. Bu nedenle tedavi yaklafl m planlanmal d r. Bafllang ç tedavisi olarak 5-ASA preparatlar kullan lmal, en az 1 ay tedavi devam etmelidir. Standart doza cevap vermeyen hastalarda doz ya da s kl k art r lmal d r. Topikal 5-ASA tekli tedavisine cevap vermeyen hastada kombine tedaviye geçilmelidir. E er kombinasyon tedavisi de cevaps z ise hasta tekrar tahlil edilerek gözden kaçm fl bir baflka hastal k durumu (Crohn hastal vb.) olup olmad araflt r lmal d r. Bu hastalarda steroid ya da immünomodülatörler ile reserv tedavi yap lmal d r. Antibiyotikler (ciprofloksosin ve metronidazol) daha agresif bir klinik tablo öncesinde düflünülmeli ve kullan m a sokulmal d r. Yine de cevap elde edilememiflse bu kez tedavi yaklafl m cerrahidir. Sonuç olarak, art k s k karfl lafl lan ÜP rektal kanama, urgency, barsak d flk lama itiyac n n de iflmesi gibi bulgular ile bafllayan ve ÜK ile hemen ayn etyolojiyi paylaflan sanki onun bir alt grubu olarak an lmaktad r. Tedavisinde ilk olarak 5-ASA preparatlar ile cevap al nmas son derece yüksek olan bu hastalarda tedavi etkisiz olur ise sistemik kortikosteroidler, antibiyotik ve immünmodülatörler etkili olacakt r. Kaynaklar 1. Pare P. Management of fistula in patients with Crohn's disease:antibiotic to antibody. Can J Gastroenterol, 2001;15: Judge TA. Fistulizing Crohn's Disease, in Kirsner's Inflammatory Bowel Diseases. 6th ed. 2004, W.B. Saunders: New York. p Safar B, Sands D. Perianal Crohn's disease. Clin Colon Rectal Surg, 2007;20: Schwartz DA, Tremaine WJ. The natural history of fistulizing Crohn's disease in Olmsted Country, Minnesota. Gastroenterology 2002;122: Hellers G, Ewerth S, Holmstrom B. Occurrence and outcome after primary treatment of anal fistulae in Crohn's disease. Gut 1980;21: Farmer RG, Turnbull RB. Clinical patterns in Crohn's disease: a statistical study of 615 cases. Gastroenterology 1975;68: Gray BK, Morson BC. Crohn's disease of the anal region. Gut 1965;6: Present DH, Targan S. Infliximab for the treatment of fistulas in patients with Crohn's disease. N Engl J Med 1999;340: Atwell JD, Goligher JC. The outcome of Crohn's disease. Br J Surg 1965;52: Schofield PF. The natural history and treatment of Crohn's disease. Ann R Coil Surg Engl 1965;36: Singh B, Jewell DP, George B. Perianal crohn disease. Br J Surg 2004;91: Spiro HM S. Crohn's colitis (granulomatous colitis) Clinical gastroenterology Spiro HM, Editor. 1983, Macmillan: New York. p Alexander-Williams J. Perianal Crohn's disease. World J Surg 1980;4:203-8.
18 112 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül Williams DR, Corman ML, Nugent FW, Veidenheimer MC. Anal complications in Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1981;24: Alabaz O. Anorectal Crohn's disease, in fundamentals of anorectal surgery, W.S. Beck D, Editor. 1999, WB Saunders: Philadelphia. p Irvine EJ. Usual therapy improves perianal Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1995;35: Pikarsky AJ, Wexner SD. Perianal Crohn's disease: A new scoring system to evaluate and predict outcomeof surgical intervention. Arch Surg 2002;137: Hughes LE. Surgical pathology and management of anorectal Crohn's disease. J R Soc Med 1978;71: Hughes LE. Clinical classification of perianal Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1992;35: Francois Y, Descos L, Outcome of perineal fistula in Crohn's disease ease-value of Hughes patogenic classification. Int J Colorectal Dis 1993; 8: Safar B. Perianal Crohn's disease. Clin Colon Rectal Surg 2007;20: Schwartz DA, Dudiak KM. A comparison of endoscopic ultrasound, magnetic resonans imaging and examination under anesthesia for evaluation of Crohn's perineal fistula. Gastroenterology 2001;121: Borley NR, Jewell DP. MRI scanning in perianal Crohn s disease: an important diagnostic adjunct. Inflamm Bowel Dis 1999;5: Rutgeerts P. Treatment of perianal fistulazing Crohn's disease. Aliment Pharmacol Ther 2004;20: Jeffery PJ, Ritchie JK. Treatment of haemorrhoids in patients with inflammatory bowel disease. Lancet 1977;21: Wolkomir AF. Surgery for symptomatic hemorrhoids and anal fissures in Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1993;36: Hughes LE, Williams JG, Taylor BA, Young HL. Local depot methylprednisolone injection for painful anal Crohn s disease. Gastroenterology 1988;94: Fleshner PR, Roberts PL, Murray JJ, Coller JA, Veidenheimer MC. Anal fissure in Crohn's disease: A plea for aggressive management. Dis Colon Rectum 1995;38: Sweeney JL, Nicholls RJ. Anal fissure in Crohn's disease. Br J Surg 1988;75: Sloots CE, Poen AC, Cuesta MA, Meuwissen SG. Assessment and classification of fistula-in-ano in patients with Crohn's disease by hydrogen peroxide enhanced transanal ultrasound. Int J Colorectal Dis 2001;16: Levien DH, Mazier WP. Surgical treatment of anorectal fistula in patients with Crohn's disease. Surg Gynecol Obstet 1989;169: Morrison JG, Gathright JB, Ray JE, Ferrari BT, Hicks TC, Timmcke AE. Surgical management of anorectal fistulas in Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1989;32: Hesterberg R, Müller F, Röher HD. Treatment of anovaginal fistulas with an anocutaneous flap in patients with Crohn's disease. Int J Colorectal Dis 1993;8: Makowiec F, Becker HD, Starlinger M. Clinical course after transanal advancement flap repair of perianal fistula in patients with Crohn's disease. Br J Surg 1995;82: White RA, Rubin RJ, Salvati EP. Seton management of complex anorectal fistulas in patients with Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1990;33: Koganei K, Harada H, Fukushima T, Shimada H. Seton treatment for perianal Crohn's fistulas. Surg Today 1995;25: Thornton M, S.M., Long-term indwelling seton for complex anal fistulas in Crohn's disease. Dis Colon Rectum., (3): p Shinozaki M, Fukushima T. Simultaneous anus and bowel operation is preferable for anal fistula in Crohn's disease. J Gastroenterol 2002;37: Topstad DR, Heine JA, Johnson DR, MacLean AR, Buie WD. Combined seton placement, infliximab infusion, and maintenance immunosuppressives improve healing rate in fistulizing anorectal Crohn's disease: a single center experience. Dis Colon Rectum 2003;46: Scott HJ, Northover JM. Evaluation of surgery for perianal Crohn's fistulas. Dis Colon Rectum 1996;39: Lecomte T, Beaugerie L. Predictive factors of response of perineal Crohn's disease to azathiopurine or 6-mercaptopurine. Dis Colon Rectum, 2003;46: Present DH, Wisch N, Treatment of Crohn's
19 Vol. 20, No.3 PER ANAL CROHN VE ÜLSERAT F PROKT T 113 disease with 6-mercaptopurine:A long-term randomized double blind study. New Eng J Med 1980;302: Brandt LJ, Boley SJ. Metronidazole therapy for perineal Crohn's disease: A follow up study. Gastroenterology 1982;83: West Rl, Endtz HP, Hansen BE. et al. Perianal fistula in Crohn's diseaseare predominantly colonized by skin flora: Implications for antibiotic treatment. Dig Dis Sci 2005;50: Bernstein LH, Brandt LJ, Boley SJ. Healing of perineal Crohn's disease with metronidazole. Gastroenterology 1980;79: Pearson DC, Fick GH, Sutherland LR. Azathiopurine and 6-Mercaptopurine in Crohn disease. A meta analysis. Ann Intern Med 1995;12: Korelitz BI. Favourable effect of 6-Mercaptopurine onfistula of Crohn's disease. Dig Dis Sci 1985;30: O'Brien JJ, Bayless JA. Use of azathipurie or 6-Mercaptopurine in the treatment of Crohn's disease. Gastroenterology 1991;101: Sandborn WJ. Cyclosporine treatment of inflammatory bowel disease. Mayo Clin Proc 1992;67: Sandborn WJ, Wolf DC, Targan SR, et al. Lack of effect of intravenous administration on time to respond to azathioprine for steroid-treated Crohn's disease. North American Azathioprine Study Group. Gastroenterology 1999;117: Sandborn WJ. Cyclosporine treatmnet of inflamatory bowel disease. Mayo Clin Proc 1992;67: Hanauer SB. Rapid closure of Crohn's disease fistulas with continuous intravenous cyclosporin A. Am J Gastroenterol 1993;88: Present DH. Efficacy of cyclosporine in the treatment of fistula of Crohn's disease. Dig Dis Sci 1994;39: Egan LJ, Tremaine WJ. Clinical outcome following treatment of refractory inflammatory and fistulizing Crohn's disease with intravenous cyclosporine. Am J Gastroenterol 1998;93: Mahadevan U, Present DH. Fistula response to methotrexate in Crohn's disease: a case series. Aliment Pharmacol Ther 2003;18: D'Haens GR, Van Assche G, Noman M, et al. Therapy of metronidazole with azathioprine to prevent postoperative recurrence of Crohn's disease: A controlled randomized trial. Gastroenterology 2008;135: Weisz G, Adir Y, Melamed Y, et al. Modification of in vivo and in vitro TNF-alpha, IL-1, and IL-6 secretion by circulating monocytes during hyperbaric oxygen treatment in patients with perianal Crohn's disease. J Clin Immunol 1997;17: McNamara DA, Hyland JM. Perianal Crohn's disease and infliximab therapy. Surgeon 2004;2: Ehrenpreis ED, Cohen LB, Cohen RD, Hanauer SB. Thalidomide therapy for patients with refractory Crohn's disease: an open-label trial. Gastroenterology 1999;117: p Vasiliauskas EA, Abreu-Martin MT, Hassard PV, et al. An open-label pilot study of low-dose thalidomide in chronically active, steroid-dependent Crohn's disease. Gastroenterology 1999;117: Lavy A, Adir Y, Ramon Y, Melamed Y, Eidelman S. Hyperbaric oxygen for perianal Crohn's disease. J Clin Gastroenterol 1994;19: Colombel JF, Bouault JM, Lesage X, et al. Hyperbaric oxygenation in severe perineal Crohn's disease. Dis Colon Rectum 1995;38: Sanaborn WJ. A review of immune modifier therapy for inflamatorry bowel disease.azathiopurine, 6- mercaptopurine, cyclosporine and methotrexate. Am J Gastroenterol 1996;91: Connell WR, Dickson M. Long-term neoplasiz risk after azathiopurine treatment in inflammatory bowel disease. Lancet 1994;343: Greenstein AJ, Strauchen JA. Lymphoma in inflammatory bowel disease. Cancer 1992;69: Hanauer SB, Haens G. Delayed hypersensitivity to infliximab (remicade) re-infusion after a 2-4 year interval without treatment. Gastroenterology 1999;116:G Whitting-O'Keefe QE, Sack KD. Methotraxate and histologic hepatic abnormalities: A metaanalysis. Am J Med 1991;90: Egan LJ. Positioning novel biologic, probiotic, and apheresis therapies for Crohn's disease and ulcerative colitis. Curr Gastroenterol Rep 2005;7: Hanauer SB, Lichtenstein GR, Mayer LF, et al. ACCENT I Study Group., Maintenance infliximab for Crohn's disease: the ACCENT I randomised trial. Lancet 2002;359:
20 114 DEM RBAfi Kolon Rektum Hast Derg, Eylül Miner PB. Clinical features, course, laboratory findings, and complications in ulcerative colitis., in Inflammatory Bowel Disease In: Kirsner JB (ed) Inflamatory Bovel Disease Sth edn. WB Saunders, Phil adel phia, 2000; Ekbom A, Zack M. Ulcerative proctitis in central Sweden A population-based epidemiological study. Dig Dis Sci 1991;36: Whelan G. Epidemiology of Inflammatory Bowel Disease. Med Clin North Am 1990;74: MD, R., Diagnosis and Treatment of Ulcerative Proctitis J Clin Gastroenterol 2004;38: Marion JF, Present DH. Differential diagnosis of chronic ulcerative colitis and Crohn s Disease in Inflammatory Bowel Disease., K. JB, Editor. 2000, W.B. Saunders: Philadelphia. 75. Regueiro MD. Diagnosis and treatment of ulcerative proctitis. J Clin Gastroenterol 2004;38: Strober W. The immunologic basis of inflammatory bowel disease. J Clin Immunol., 1986;6: Rozeth AG, Jhonson J, Raknerud N, Assesesment of disease activity in ulcerative colitis by fecal calprotectin, a novel granulosyte marker protein. Digestion 1997;58: Saverymuttu SH, Rees H, Lavender JP, Hodgson HJE, Chadwick VS. Indium-III granulocyte scanning in the assesement of disease activity of inflammatory bowel disease. Gastroenterology 1986;90: Schroeder KW, Ilstrup DM. Coated oral 5- ASA therapy for mildly to moderately active ulcerative colitis:a randomized study. New Eng J Med 1987;317: Cohen RD, Thisted RA. A meta-analysis and overview of the literature on treatment options for left-sided ulcerative colitis and proctitis. Am J Gastroenterol 2000;95: Jani N. Medical therapy for ulcerative colitis. Gastroenterol. Clin N Am 2002;31: Dahlstrom K, Kallen A.Rectal pharmacokinetics of budesonide. Eur J Clin Pharmacol 1996;49: Hanauer SB, Pruitt R. Budesonide enema for the treatment of active distal ulcerative colitis and proctitis: A dose-ranging study. Gastroenterol 1998;115: Campieri M, Miglio F. Beclomethasone dipropionate enemas versus prednisolone sodium phosphate enemas in the treatment of distal ulcerative colitis. Aliment Pharmacol Ther 1998;12: Gionchetti P, Venturi A. Comparison of mesalazine suppositories in proctitis and distal proctosigmoiditis. Aliment Pharmacol Ther 1997;11: Marteau P. Comparative, open, randomized trial of the efficacy and tolerance of slow-release 5-ASA suppositories once daily versus conventional 5-ASA suppositories twice daily in the treatment of active cryptogenic proctitis. Am J Gastroenterol 2000;95: Gionchetti P, Venturi A. Comparison of oral with rectal mesalazine in the treatment of ulcerative proctitis. Dis Colon Rectum 1998;41: Safdi M, Sninsky C. A double-blind comparison of oral versus rectal mesalamine versus combination therapy in the treatment of distal ulcerative colitis. Am J Gastroenterol 1997;92: Kam L, Dooley C. A comparison of mesalamine suspension enema and oral sulfasalazine for treatment of active distal ulcerative colitis in adults. Am J Gastroenterol 1996;91: Lucidarme D, Foucault M. Efficacy and tolerance of mesalazine suppositories versus hydrocortisone foam in proctitis. Aliment Pharmacol Ther 1997;11: Farup PG, Halvorsen FA. Mesalazine suppositories versus hydrocortisone foam in patients with distal ulcerative colitis. Scand J Gastroenterol 1995;30: Marshall JK, Putting rectal 5-aminosalicylic acid in its place: The role in distal ulcerative colitis. Am J Gastroenterol 2000;95: Mulder CJ, Meijer JW. Beclomethasone dipropionate (3mg) vs. 5-aminosalicylic acid (2 g) vs. the combination of both (3mg/2 g) as retention enemas in active ulcerative proctitis. Eur J Gastroenterol Hepatol 1996;8: D Albasio G, Cammari E. Combined therapy with 5-aminosalicylic acid tablets and enemas for maintaining remission in ulcerative colitis: A randomized double-blind study. Am J Gastroenterol 1997;92: Griffin MG. Refractory distal colitis-explanations and options. Aliment Pharmacol Ther 1996;10: Miner PB. Refractory distal colitis., in Advanced therapy of inflammatory bowel disease, Hanauer SB, Bayless TM, Editor. 2001, B.C. Decker Inc: Hamilton, Ontario, pp
PER ANAL CROHN HASTALI I LEZYONLARI ve TEDAV YAKLAfiIMLARI
279 PER ANAL CROHN HASTALI I LEZYONLARI ve TEDAV YAKLAfiIMLARI Dr. Ömer Alabaz Çukurova Üniversitesi T p Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dal, Adana G R fi Crohn hastal için genetik ve çevresel faktörlerin
LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.
LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA
EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62
fiekil 2 Menapoz sonras dönemde kistik, unilateral adneksiyel kitleye yaklafl m algoritmas (6)
over kanseri taramas ndaki yetersizli ini göstermektedir. (1) Transvaginal ultrasonografinin sensitivitesinin iyi olmas na ra men spesifitesinin yeterli olmamas kullan m n k s tlamaktad r. Son yay nlarda
Deomed Medikal Yay nc l k
Deomed Medikal Yay nc l k Schiltenwolf / Henningsen Muskuloskeletal A r lar Biyopsikososyal Yaklafl mla Tan ve Tedavi Türkçe Editörü / M. Sar do an Çeviri / A. Kasabal gil 16.5 x 24 cm, XVI + 320 Sayfa
Pnömokokal hastal klar
Pnömokokal hastal klar HASTALIK Pnömokokal hastal klar n etkeni nedir? Pnömokokal hastal klara Streptococcus pneumoniae ad verilen bir bakteri neden olur. Bu bakterinin 80 den fazla tipi vard r. Bunlar
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri
Crohn Hastalığı. İnflamatuar Barsak Hastalıkları. Patofizyoloji. Klinik. Dr. Erkan GÖKSU Acil Tıp A.D.
Crohn Hastalığı İnflamatuar Barsak Hastalıkları Dr. Erkan GÖKSU Acil Tıp A.D. Kronik granülamatöz inflamatuar hastalık Etyoloji net değil Gastrointestinal Sistemde heryeri tutabilir 15-22 birinci zirve
BALIK YAĞI MI BALIK MI?
BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda
Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu
Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK
ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK REKTUM 3. Sakral omurla anüs arasında bulunan kalın barsağın son kısmıdır. Rekto sigmoid köşe ile anal kanal arası ampulla rekti olarak bilinmektedir;12-15 cm arasındadır.
Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.
REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid
GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman
GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar
Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları
HEPATİT B TESTLERİ Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları Hepatit B virüs enfeksiyonu insandan insana kan, semen, vücut salgıları ile kolay bulaşan yaygın görülen ve ülkemizde
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu
Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir
PERİANAL ABSE PERİANAL FİSTÜL. Prof. Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU
PERİANAL ABSE PERİANAL FİSTÜL Prof. Dr.Tayfun KARAHASANOĞLU Ekim 2006 PERİANAL ABSE PERİANAL ABSE PERİANAL ABSE PERİANAL ABSE Erkeklerde daha sık En sık 30-40 yaş arası % 10-15 hastada tekrarlar % 15-40
Crohn s hastalığı; Regional enterit; Kron;
CROHN HASTALIĞI Crohn s hastalığı; Regional enterit; Kron; Crohn hastalığı kronik iltihabi barsak hastalığıdır. Bağırsak da iltihap, ülser, kanama atakları ile seyreden ciddi iltihaplara neden olur. Ağız
Anal Fistül Cerrah Tutum Anketi 2013 Sonuç Rapor
ÖZGÜN MAKALE & Hastal klar Dergisi Journal of Diseases of the Colon and Rectum Anal Fistül Cerrah Tutum Anketi 1 Sonuç Rapor FATMA AYÇA GÜLTEK N 1, GÖKHAN Ç PE, DEMET SÜMER 1, LKER SÜCÜLLÜ, U UR SUNGURTEK
KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ. Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde:
KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde 30 mg oksitetrasiklin e eşdeğer oksitetrasiklin hidroklorür ve 10.000 ünite polimiksin B ye eşdeğer
Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.
Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla
Sizinle araştırmalar bir adım daha ileriye gidecek. Hastalara ait veri ve tahlillerin kullanılması hakkında bilgiler
Sizinle araştırmalar bir adım daha ileriye gidecek Hastalara ait veri ve tahlillerin kullanılması hakkında bilgiler Sayın hast, Hastalıkların teşhisi ve tedavisinde son on yılda çok büyük gelişmeler kaydedildi.
Anal Fistül Cerrah Tutum Anketi
Anal Fistül Cerrah Tutum Anketi Anal Fistül Cerrah Tutum Anketi, Türkiye de değişik sürelerde mesleki deneyime sahip farklı kurumlarda çalışan genel cerrahların anal fistül olgularına yaklaşımını değerlendirmek
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her saşe1200 mg asetilsistein içerir. Yardımcı maddeler: Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal aroması içerir.
KULLANMA TALİMATI ASİST 1200 mg toz içeren saşe Ağızdan alınır. Etkin madde: Her saşe1200 mg asetilsistein içerir. Yardımcı maddeler: Beta karoten, aspartam, sorbitol ve portakal aroması içerir. Bu ilacı
N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel)
N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel) Laminasyon tekni i ile kaplanm fl 1 cm lik özel süngerli kumafltan yap lan dizli in sa ve sol yanlar nda 1'er adet arkada ise 3 adet cep içine yerlefltirilmifl sert
Perianal Crohn Hastalığı
Perianal Crohn Hastalığı Dr. Cem Terzi Ulusal Cerrahi Kongresi, 2006, Antalya 1 Crohn hastalığının yerleşimine göre perianal hastalık görülme sıklığı Đnsidans (%) Kaynak Yıl Đnce Đnce ve kalın Kalın barsak
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
SPRAMAX 1.5 M.I.U film kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her kaplanmış tablet; 1.500.000 IU Spiramisin içerir. Yardımcı maddeler: Hidroksipropil selüloz, Prejelatinize Mısır Nişastası,
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,
PERİANAL FİSTÜLLE KOMPLİKE CROHN HASTALIĞI
OLGU SUNUMU PERİANAL FİSTÜLLE KOMPLİKE CROHN HASTALIĞI NEREYE KADAR? Yusuf Erzin İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Gastroenteroloji B.D. İBH Okulu 2012 - Antalya Olgu Sunumu - Demografi 44
CO RAFYA AKARSULAR. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir.
CO RAFYA AKARSULAR ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir. K ÖRNEK 2 : Bir nehrin deltas ndan, on y ll k bir biriktirme kesiti al narak incelenmifltir. Bu inceleme sonucunda
Cerrahi Alan Enfeksiyonu Önleme Talimatı
1. AMAÇ Cerrahi alan enfeksiyonlarının (CAE) önlenmesidir. 2. KAPSAM Ameliyat sürecinde hastaya sağlık hizmeti sunan tüm birimleri ve bireyleri kapsar. 3. GENEL ESASLAR Cerrahi alan enfeksiyonları; cerrahi
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK
YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,
ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler
ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir
Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri
2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle
Haz rlayan: Halime Ayd n Kartal E itim ve Ara rma Hastanesi Stoma ve Yara Bak m Hem iresi
Haz rlayan: Halime Ayd n Kartal E itim ve Ara rma Hastanesi Stoma ve Yara Bak m Hem iresi *Ac badem Üniversitesi 2. Geleneksel Bilgi Güncelleme Sempozyumunda Sunulmu tur 1-BASINÇ YARASI Tan m Evreleri
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli
Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet
Diyabet te Sağlık Önerileri Diyabet BR.HLİ.041 Diyabette Sağlık Önerileri Her sağlıklı birey gibi diyabetli birey de bireysel bakımını sağlamalı; diyabete bağlı gelişen özellikli durumlarda gereken uygulamaları
KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ
Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI
ANAL BÖLGENİN BENİGN HASTALIKLARI HEMOROİDAL HASTALIK Hemoroid Yunancadan alınmış kanama anlamına gelen bir kelimedir Hemoroidal hastalık, toplam popülasyonun % 25-40 ı arasında bir prevalansı Hemoroidal
Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler
Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba
ENDOBUTTON CL ULTRA. Etkili Polyester örgülü sutür (#5 lead and #2 flipping) kullan lm flt r
ENDOBUTTON CL ULTRA Daha geliflmifl güç ve sa laml k sa layan ENDOBUTTON CL ULTRA sistemi en kuvvetli femoral tespiti sa lamaktad r. Anatomik veya geleneksel Ön Çapraz Ba rekonstrüksiyonlar için idealdir
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m 1.0 Girifl 1.1 Bu K lavuz Notu nun (KN) amac finansal raporlama için De erleme Raporu nu kullananlar ve haz rlayanlar Uluslararas
Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;
PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu
KULLANMA TALİMATI. 35, 50 ve 100 gramlık alüminyum tüplerde, uygulayıcısı ve kullanma talimatı ile birlikte karton kutuda kullanıma sunulmaktadır.
ESTRIOL Vajinal Krem, 1 mg Vajinal yolla veya haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 1 gramında 1 mg östriol bulunur. Yardımcı maddeler: Dekalinyum klorür, Parfüm yağı, Dokusat sodyum, Propilen
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
256 = 2 8 = = = 2. Bu kez de iflik bir yan t bulduk. Bir yerde bir yanl fl yapt k, ama nerde? kinci hesab m z yanl fl.
Bölünebilme B ir tamsay n n üçe ya da dokuza tam olarak bölünüp bölünmedi ini anlamak için çok bilinen bir yöntem vard r: Say - y oluflturan rakamlar toplan r. E er bu toplam üçe (dokuza) bölünüyorsa,
1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ
1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına
CO RAFYA. DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 :
CO RAFYA DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 : K rk nc paralel üzerindeki bir noktan n hangi yar mkürede yer ald afla dakilerin hangisine bak larak saptanamaz? A) Gece-gündüz süresinin
KULLANMA TALİMATI SOMATOSTATİN EUMEDICA 250 µg i.v. İnfüzyon için Liyofilize Toz içeren Flakon Damardan uygulanır. Etkin madde: Her flakonda etkin madde olarak, 250 µg somatostatine eşdeğer miktarda hidratlanmış
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,
08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D
VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem
GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL
Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading
SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1
SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu
Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ
Kadın İdrar İnkontinansı Dr. M.NURİ BODAKÇİ Genel populasyonun çoğunda özellikle kadınlarda ve yaşlılarda mesane disfonksiyonu vardır. ICS üriner inkontinansı; objektif olarak gösterilebilen ve sosyal
BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu
BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına
Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm)
3. KANAL KONSTRÜKS YONU Türk Standart ve fiartnamelerinde kanal konstrüksiyonu üzerinde fazla durulmam flt r. Bay nd rl k Bakanl fiartnamesine göre, bas nç s - n fland rmas na ve takviye durumuna bak lmaks
G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl
220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)
Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş
Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Giriş
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika
standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika Standartlar ve Sertifikalar.1. Genel Önceki bölümlerde paslanmaz çeliklere ait pek çok özellikler, standartlar ve karfl l klar hakk nda baz bilgiler verilmiflti.
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu
Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü
Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen
Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama
21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE HESAPLAMALARI ÖRNEK 1 :
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE ESAPLAMALARI ÖRNEK 1 : ÖRNEK : X ile Y tepkimeye girdi inde yaln z X Y oluflturmaktad r. Tepkimenin bafllang c nda 0, mol X ve 0, mol Y al nm flt r. Bu tepkimede X ve Y ten
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU. Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu
T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TIPTA UZMANLIK KURULU Endodonti Uzmanlık Eğitimi Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonu Endodonti Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Eğitim Müfredatı 2011 Ankara 1 TUK Endodonti
GAZLAR ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g)
ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g) Sürtünmesiz piston H (g) He Yukar daki üç özdefl elastik balon ayn koflullarda bulunmaktad r. Balonlar n hacimleri eflit oldu una göre;. Gazlar n özkütleleri. Gazlar
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS
TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik
D- BU AMELİYATIN RİSKLERİ Bu ameliyatın taşıdığı bazı riskler/ komplikasyonlar vardır. Ameliyattaki riskler:
Mikro TESE Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi, Mikroskopik TESE ameliyatı genel, veya bolgesel anestezi altında yapılabilir. Skrotum (torba) orta hattan 4 cm lik bir kesi yapılırak testislere ulaşılır ve testisler
Akut koroner sendromlarda yeni antiagreganlar. Yrd.Doç.Dr.Mehmet DOKUR Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi/Acil Tıp AD.
Akut koroner sendromlarda yeni antiagreganlar Yrd.Doç.Dr.Mehmet DOKUR Zirve Üniversitesi Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Fakültesi/Acil Tıp AD. Akut Koroner Sendrom(ACS) ST Segment Elevasyonlu Miyokart İnfarktüsü(STEMI)
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen
Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr
Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi
KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
KULLANMA TALİMATI LOCODERM %0.1 merhem Haricen uygulanır. Etkin madde: 1 g merhem 1 mg hidrokortizon-17-butirat içerir. Yardımcı maddeler: Plastibaz. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI
(ÖSS ) ÇÖZÜM 2:
MTEMT K PROLEMLER - II ÖRNEK : ve kentlerinden saatteki h zlar s ras yla V ve V olan (V > V ) iki araç, birbirlerine do ru 2 2 ayn anda hareket ederlerse saat sonra karfl lafl yorlar. u araçlar ayn kentlerden
KULLANMA TALİMATI FERICOSE
KULLANMA TALİMATI FERICOSE 100mg/5ml İ.V. Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Ampul Damar içine uygulanır. Etkin madde: 5 ml lik her bir ampul, 100 mg (20 mg/ml) elementer demire eşdeğer 2700 mg demir hidroksit
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ Deneyde dolu alan tarama dönüşümünün nasıl yapıldığı anlatılacaktır. Dolu alan tarama
LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi
LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi Bir etkinliğin sonucunda elde edilen çıktıyı nicel ve/veya nitel olarak belirleyen bir kavramdır.
Karıştırcılar ve Tikinerler
Karıştırcılar ve Tikinerler Giriş Begg Cousland ve Jiangsu New Hongda Group 2002 yılından beri beraber çalışmaktadır. Bu zamandan beri Begg Cousland mist gidericileri Jiangsu New Hongda tarafından Çin
Kanserde Erken Tan. Prof.Dr. Adnan Ayd ner. Yard.Doç.Dr. Gülbeyaz Can
Kanserde Erken Tan Prof.Dr. Adnan Ayd ner Yard.Doç.Dr. Gülbeyaz Can KANSERDE ERKEN TANI Ço u insan kanseri düflünmek bile istemez. Ancak unutmay n ki, kanser ne kadar erken saptan rsa onu yenme flans n
Magic Steam VAC, buhar n gücüyle hijyenik ortamlar sunar;
Magic Steam VAC, buhar n gücüyle hijyenik ortamlar sunar; MagicSteamVac Buhar n sihirli gücü! H. Wilhelm Kicherer'in 1933 y l nda Almanya Stuttgart da ilk ad mlar m z att günden bu yana; tüm dünyada ev
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler
KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin;
KRİYOGLOBÜLİN Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; Kriyoglobülin kanda bulunan anormal proteinlerdir ve 37 derecede kristalleşirler. Birçok hastalık sırasında ortaya çıkabilirler ancak vakaların %90ı Hepatit
Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber
Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,
ANOREKTAL ACĠLLER. DR. ÖĞR. ÜYESĠ FERĠDE SĠNEM AKGÜN Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD
ANOREKTAL ACĠLLER DR. ÖĞR. ÜYESĠ FERĠDE SĠNEM AKGÜN Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Sunum Planı Tanım Anatomi Fizik Muayene Patolojiler Tanım Anorektal acil durumlar, anorektal ağrı ve kanama
KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir çiğneme tableti 725 mg (250 mg baza eşdeğer) Pirantel pamoat içerir.
KULLANMA TALİMATI KONTİL çiğneme tableti Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir çiğneme tableti 725 mg (250 mg baza eşdeğer) Pirantel pamoat içerir. Yardımcı maddeler: Sodyum siklamat, povidon K-30, sukroz,
T bbi Makale Yaz m Kurallar
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Araflt rmalar ve Etik Sempozyum Dizisi No: 50 May s 2006; s. 7-11 T bbi Makale Yaz m Kurallar Dr. Sebahattin Yurdakul ÖZGÜN ARAfiTIRMA USULE
S-1 Silikon Tabanl k 3/4. S-2 Silikon Tabanl k 4/4 nce. Silikon Ürünler. S-3 Silikon Tabanl k 4/4 Mavi Noktal
S-1 Silikon Tabanl k 3/4 Yüksek kaliteli silikondan üretilen 3/4 tabanl k ark takviyesi destekli olup fazla ayakta kalan kifliler ve a r l ayaklar için ayakkab içine kolayl kla tak lmas için yar m tabanl
Selülit ile mücadelede son nokta. Cellulaze. www.ortadoguas.com
Be Selülit ile mücadelede son nokta Cellulaze www.ortadoguas.com Cellulite Laser Workstation Sadece tek bir uygulamadan sonra etkinli i kan tlanm fl, baflar l sonuçlar Cellulaze minimal invaziv bir selülit
RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ
RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ Dr. MERİÇ ŞENGÖZ Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabiim Dalı İstanbul UKK KURSU 20 Nisan 2005, Antalya BAŞLIKLAR GENEL BİLGİLER,
Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD
Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD RT nin amacı: - Mikroskopik rezidüel hastalığı önlemek - Multisentrik hastalık gelişimini önlemek
Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün
Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi
