ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Mustafa YILDIRIM SEÇİLMİŞ ALTI EKMEKLİK BUĞDAY (Triticum aestivum L.) ÇEŞİDİNİN DİALLEL F 1 MELEZ DÖLLERİNDE BAZI TARIMSAL, FİZYOLOJİK VE KALİTE KARAKTERLERİNİN KALITIMI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2005

2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SEÇİLMİŞ ALTI EKMEKLİK BUĞDAY (Triticum aestivum L.) ÇEŞİDİNİN DİALLEL F 1 MELEZ DÖLLERİNDE BAZI TARIMSAL, FİZYOLOJİK VE KALİTE KARAKTERLERİNİN KALITIMI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA Mustafa YILDIRIM DOKTORA TEZİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Bu tez 01 / 04 / 2005 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği / Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir. İmza... İmza... İmza... Prof. Dr. İbrahim GENÇ Prof. Dr. Aydın AKKAYA Prof.Dr. Rüştü HATİPOĞLU DANIŞMAN ÜYE ÜYE İmza... Prof. Dr. Müjde KOÇ ÜYE İmza... Prof. Dr. Mehmet KILINÇ ÜYE Bu Tez Enstitümüz Tarla Bitkileri Anabilim Dalında Hazırlanmıştır. Kod No : Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü İmza ve Mühür Bu Çalışma Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: TAGEM/TA/03/03/01/004 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

3 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ. I ABSTRACT. II TEŞEKKÜR. III SİMGELER ve KISALTMALAR IV ÇİZELGELER DİZİNİ. V ŞEKİLLER DİZİNİ.. XX 1. GİRİŞ 1 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 6 3. MATERYAL ve METOD Materyal Deneme Yeri ve İklim Özellikleri Deneme Yerinin Toprak Özellikleri Deneme Yerinin İklim Özellikleri Denemede Kullanılan Buğday Çeşitleri ve Özellikleri Metod Diallel Melezleme ve F 1 Melez Tohumların Elde Edilmesi Deneme Deseni ve Ekim Hasat ve Harman Verilerin Elde Edilmesi Bayrak Yaprak Alanı Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Translokasyon Oranı Toplam Kardeş Sayısı Fertil Kardeş Sayısı Bitki Boyu Üst Boğum Arası (Pedunkle) Uzunluğu Başak Uzunluğu Başakta Toplam Başakçık Sayısı 64

4 Başakta Fertil Başakçık Sayısı Başakta Tane Sayısı Bitki Tane Verimi Tane Ağırlığı Tane İriliği Tanede Protein Oranı Yaş Gluten Oranı Gluten İndeksi SDS Sedimentasyon Analizi Elde Edilen Verilerin Analizi Kombinasyon Yeteneği Verilerinin Hesaplanması Melez Gücü (Heterosis) Etkilerinin Hesaplanması Yarım Diallel Tabloların Varyans Analizi Diallel Melez Analizi ile Genetik Parametrelerin Tahmin Edilmesi Wr-Vr Grafiğinin Yorumlanması BULGULAR ve TARTIŞMA Melez Uyuşmazlığı Karakterlerin Ön Varyans Analizleri Fizyolojik Karakterler Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bakımından Kombinasyon Yetenekleri Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bakımından Melez Gücü Klorofil İçeriğinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı Bakımından Kombinasyon Yetenekleri Bitki Örtüsü Sıcaklığı Bakımından Melez Gücü.. 97

5 Bitki Örtüsü Sıcaklığı Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Translokasyon Oranı Translokasyon Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Translokasyon Oranı Bakımından Melez Gücü Translokasyon Oranı Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Tarımsal Karakterler Bayrak yaprak alanı Bayrak Yaprak Alanı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Bayrak Yaprak Alanı Bakımından Melez Gücü Bayrak Yaprak Alanının Genetik Parametreleri ve Wr- Vr Grafiği Toplam Kardeş Sayısı Toplam Kardeş Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Toplam Kardeş Sayısı Bakımından Melez Gücü Toplam Kardeş Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr- Vr Grafiği Fertil Kardeş Sayısı Fertil Kardeş Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Fertil Kardeş Sayısı Bakımından Melez Gücü Fertil Kardeş Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Üst Boğum Arası (pedunkle) Uzunluğu Üst Boğum Arası Uzunluğu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Üst Boğum Arası Uzunluğu Bakımından Melez Gücü

6 Üst Boğum Arası Uzunluğu Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Bitki Boyu Bitki Boyu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Bitki Boyu Bakımından Melez Gücü Bitki Boyunun Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Başak Uzunluğu Başak Uzunluğu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Başak Uzunluğu Bakımından Melez Gücü Başak Uzunluğunun Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Başakta Toplam Başakçık Sayısı Başakta Toplam Başakçık Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Başakta Toplam Başakçık Sayısı Bakımından Melez Gücü Toplam Başakçık Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Başakta Fertil Başakçık Sayısı Başakta Fertil Başakçık Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Başakta Fertil Başakçık Sayısı Bakımından Melez Gücü Fertil Başakçık Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr- Vr Grafiği Başakta Tane Sayısı Başak Tane Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Başakta Tane Sayısı Bakımından Melez Gücü Başak Tane Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Tane Ağırlığı

7 Tane Ağırlığı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Tane Ağırlığı Bakımından Melez Gücü Tane Ağırlığının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Bitki Tane Verimi Bitki Tane Verimi Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Bitki Tane Verimi Bakımından Melez Gücü Bitki Tane Veriminin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Kalite Karakterleri Tanede Protein Oranı Tanede Protein Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Tanede Protein Oranı Bakımından Melez Gücü Tanede Protein Oranının Genetik Parametreleri ve Wr- Vr Grafiği Yaş Gluten Oranı Yaş Gluten Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Yaş Gluten Oranı Bakımından Melez Gücü Yaş Gluten Oranının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği Gluten İndeksi Gluten İndeksi Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Gluten İndeksi Bakımından Melez Gücü Gluten İndeksinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği SDS Sedimentasyonu SDS Sedimentasyonu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 246

8 SDS Sedimentasyonu Bakımından Melez Gücü SDS Sedimentasyonunun Genetik Parametreleri ve Wr- Vr Grafiği Tane İriliği Tane İriliği Yönünden Kombinasyon Yetenekleri Tane İriliği Bakımından Melez Gücü Tane İriliğinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği SONUÇLAR ve ÖNERİLER Melez Uyuşmazlığı (Hibrit Nekrosis) Fizyolojik Karakterler Tarımsal Karakterler Kalite Karakterleri KAYNAKLAR 277 ÖZGEÇMİŞ. 290

9 ÖZ DOKTORA TEZİ SEÇİLMİŞ ALTI EKMEKLİK BUĞDAY (Triticum aestivum L.) ÇEŞİDİNİN DİALLEL F 1 MELEZ DÖLLERİNDE BAZI TARIMSAL, FİZYOLOJİK ve KALİTE KARAKTERLERİNİN KALITIMI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA Mustafa YILDIRIM ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLER İ ANABİLİM DALI Danışman : Prof.Dr. İbrahim GENÇ Yıl : 2005, Sayfa: 290 Jüri : Prof.Dr. İbrahim GENÇ Prof.Dr. Aydın AKKAYA Prof.Dr. Rüştü HATİPOĞLU Prof.Dr. Müjde KOÇ Prof.Dr. Mehmet KILINÇ Bu çalışmada, aralarında yakın akrabalık bulunmayan Sultan-95, Bezostaya-1, Süzen- 97, Altay-2000, Harmankaya-99 ve Gerek-79 kışlık ekmeklik buğday çeşitleri kullanılmıştır. Bu çeşitlerde 6X6 yarım diallel melezleme yapılmış, elde edilen F 1 melez populasyonunun bazı tarımsal, fizyolojik ve kalite karakterleri açısından genetik yapıları incelenerek, en uygun ebeveyn ve melez kombinasyonlarını seçmek amaçlanmıştır. Metod olarak; genel ve özel kombinasyon yeteneği etkileri, melez gücü etkileri ve genetik parametrelerin analizi ile kalıtım durumları araştırılmıştır. Deneme, ebeveynleri de içeren tesadüf blokları deneme deseninde dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Genetik parametrelerdeki bulgulara göre; bitki tane verimi, toplam kardeş sayısı, üst boğum arası uzunluğu, başak uzunluğu, başakta fertil başakçık sayısı, bitki örtü sıcaklığı, translokasyon oranı, gluten ve SDS Sedimentasyonu gibi karakterler bakımından yapılacak seleksiyonların başarılı olacağı görülmüştür. En önemli kalite karakteri olan tane protein oranı için seleksiyonun zor olduğu gözlenmiştir. İncelenen bütün karakterler için ebeveynlerin uyum yetenekleri farklı değerlerde çıkmıştır. Fizyolojik karakterler açısından Altay-2000, Bezostaya-1 ve Harmankaya-99 nın iyi birer ebeveyn oldukları görülmüştür. Kalite karakterleri açısından, tane kalitesi yüksek olan Bezostaya-1 genotipi girdiği kombinasyonlarda ön plana çıkmış ve tane kalitesi çalışmalarında iyi bir ebeveyn olabileceğini göstermiştir. Tarımsal karakterler açısından Gerek-79 genotipi hariç diğer tüm genotipler uygun ebeveyn olarak görülmüştür. Çünkü, Gerek-79 in Ne 1 geni ve Harmankaya-99 ile Süzen-97 in Ne 2 geni taşımalarından dolayı, oluşturdukları kombinasyonlarda tamamlayıcı dominant gen etkisi ile melez uyuşmazlığı oluşmuş ve bu kombinasyonlar bir çok karakter için uç değerler vermişlerdir. Bu çalışmanın bulguları, ekmeklik buğday ıslah çalışmalarında ebeveyn seçiminin çok önemli olduğunu teyit etmiştir. Anahtar Kelimeler: Ekmeklik buğday, diallel melez, kombinasyon yeteneği, melez gücü, kalıtım I

10 ABSTRACT PhD THESIS A STUDY on HEREDITY of SOME AGRONOMICAL, PHYSIOLOGICAL and QUALITY CHARACTERISTICS in DIALLEL F 1 OFFSPRINGS of SELECTED SIX BREAD WHEAT (Triticum aestivum L.) CULTIVARS Mustafa YILDIRIM DEPARTMENT OF FIELD CROPS INSTITUTE NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF CUKUROVA Supervisor : Prof.Dr. İbrahim GENÇ Year : 2005, Page: 290 Jury : Prof.Dr. İbrahim GENÇ Prof.Dr. Aydın AKKAYA Prof.Dr. Rüştü HATİPOĞLU Prof.Dr. Müjde KOÇ Prof.Dr. Mehmet KILINÇ In this study, Sultan-95, Bezostaya-1, Süzen-97, Altay-2000, Harmankaya-99 and Gerek-79 winter bread wheat cultivars, which are not closely related to one another, were used. 6x6 half-diallel crossings were performed with these cultivars and it was aimed to select the best parents and hybrid combinations by studying the genetical structure of F 1 populations for some agronomical, physiological and quality characteristics. Effects of general and specific combining abilities, heterosis effects and heredity were studied through analysis of genetical parameters. The experiment was carried out including the parents in randomized complete block design with 4 replications. According to the findings related to the genetical parameters, it was seen that selections for characters like grain yield, total number of tillers, peduncle length, spike length, number of fertile spikelets, canopy temperature, translocation ratio, gluten and SDS sedimentation value can be successful. It was observed that selection for grain protein concentration, the most important quality parameter, is difficult. Combining abilities of the parents gave different values for all characteristics studied. Altay-2000, Bezostaya-1 and Harmankaya-99 were found to be good parents for physiological properties. Bezostaya-1, a high quality genotype, was also outstanding in its combinations proving to be a good parent in breeding for grain quality. All genotypes except for Gerek-79 were found to be suitable parents for agronomical properties. Since Gerek-79 contains Ne 1 gene and Süzen-97 and Harmankaya-99 contain Ne 2 gene, their combinations resulted in hybrid necrosis due to additive dominant gene effect, and these combinations gave extreme values for most parameters. Findings of this study confirmed the great significance of selection of parents in bread wheat breeding programs. Key Words: Bread wheat, diallel crosses, combining ability, heterosis, heritability II

11 TEŞEKKÜR Öncelikle, bu güzel vatanı bize hediye ederek bu günleri yaşamamıza vesile olan aziz şehit ve gazilerimiz önünde saygı ile eğilirim. Yapılan bu çalışma; işbirliğinin, yardımlaşmanın, çalışmanın ve güvenin bir ürünüdür. Bu çalışmada, öncelikle danışmanlığımı üstlenerek konunun belirlenmesi, yürütülüp sonuçlanmasındaki destek ve katkılarından dolayı Sayın Prof. Dr. İbrahim GENÇ hocama teşekkürlerimi ve minnettarlığımı sunmayı bir borç bilirim. Ayrıca, tez izleme komitemde bulunan Sayın Prof. Dr. Rüştü HATİPOĞLU ve Prof. Dr. Aydın AKKAYA hocalarıma katkı, fikir ve desteklerinden dolayı teşekkürlerimi sunarım. Doktora dersi aldığım kıymetli hocalarıma, değerli bilgilerini benimle paylaştıkları ve nezaketleri için teşekkür ediyorum. Doktora çalışmamda yer temininde, işçilik, araç-gereç, laboratuar imkanları ve çalışmanın mali boyutu gibi desteklerinden dolayı Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ne, Ülkesel Serin İklim Tahılları Değerlendirme Grubu na, Tarımsal Araştırma Genel Müdürlüğü ne ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı na minnettarlığımı arz ederim. Çalışmaların farklı aşamalarında uzmanlık alanları ile ilgili konularda yardımlarını esirgemeyen başta Buğday Islah ve Genetik Bölümü arkadaşlarım Dr. Necmettin Bolat, Ziraat Mühendisleri Nail Çolak, Mustafa Çakmak, Adnan Tülek ve Ziraat Tekn. Şahin Şentürk ile Agronomi, Kalite ve Endüstri Bitkileri ndeki meslektaşlarım yanında emeği geçen tüm mühendis, memur ve işçi arkadaşlarıma teşekkürlerimi bildiririm. Literatür temininde ve yorumlanmasında yardımlarını esirgemeyen değerli büyüklerim Zir. Yük. Müh. Ömür CAN, Zir. Yük. Müh. Müfit KALAYCI ve Prof. Dr. Engin KINACI ya minnettarlığımı sunarım. Tezimin tarla çalışmaları ve yazımı boyunca, yoğunluğumdan dolayı bana karşı sabır ve özveri gösteren eşim, kızım ve oğluma teşekkür ediyorum. III

12 SİMGELER ve KISALTMALAR SLTN : Sultan BZSTY : Bezostaya SZN : Süzen ALTY : Altay HRMNKY : Harmankaya GRK : Gerek GKY : Çeşitlerin Genel Kombinasyon Yeteneği ÖKY : Melezlerin Özel Kombinasyon Yeteneği Bkz. : Bakınız EÖF : En Küçük Önemli Fark p, n : Ebeveyn Sayısı H AO : Anaç Ortalamasına Göre Melez Gücü (Heterosis) Değeri (%) H ÜA : Üstün Anaca Göre Melez Gücü (Heterobeltosis) Değeri (%) CIMMYT : Uluslar Arası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (Centro Internacional De Mejoramiento De Maiz Y Trigo) : Ana Olarak Kullanılan Ebeveyn : Baba Olarak Kullanılan Ebeveyn bşk/bitki : Bitki Başına Fertil Kardeş Sayısı tk/bitki : Bitki Başına Toplam Kardeş Sayısı tb/bitki : Başakta Toplam Başakçık Sayısı fb/bitki : Başakta Fertil Başakçık Sayısı ml : Mili Litre SPAD : Klorofil Yoğunluğu Ölçü Birimi Ne : Hibrit Nekrosis (melez uyuşmazlığı) Geni IV

13 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Deneme Yeri Toprağının (0-30 cm Derinlik) Bazı Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Çizelge 3.2. Araştırmanın Yapıldığı Ekim 2002 Temmuz 2003 Dönemi Arası Aylık İklim Verileri ile Bu Döneme Ait Uzun Yıllar Ortalaması İklim Verileri Çizelge Yılında Kombinasyonları Oluşturmak İçin Ebeveynlerin Ana Veya Baba Olacağını Tespit Etmek Amacıyla Kullanılan Öncelikli Çiçeklenme Dönemleri Çizelge 3.4. Ebeveynlerin Ana veya Baba Olarak Seçim Sistematiği Sonucunda Oluşan Kombinasyonların Melezleme Şekli ve Sıralaması Çizelge 3.5. Melezleme Dönemine (20 Mayıs ve 6 Haziran, 2002) Ait Günlük Ortalama Nisbi Nem, Toplam Yağış ve Sıcaklık Değerleri Çizelge 3.6. Emaskule Edilen, Tozlanan Başaklar ve Harmanlanan Tanelere Ait Veriler Çizelge 3.7. Yarım Diallel Tablonun Varyans Analizinin Varyasyon Kaynakları ile Kareler Toplamları ve Serbestlik Derecelerine Ait Çizelge Çizelge 4.1. Genotipler ve F 1 Melez Kombinasyonlarının İncelenen 19 Karakter Bakımından Ön Varyans Analizi ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge V

14 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge VI

15 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü Sıcaklığı ( 0 C) Bakımından Anaç Ortalamasına ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelg Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 ve 5X5 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Melez Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı Açısından (%) Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge. 107 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge VII

16 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yetenekleri Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge VIII

17 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge IX

18 Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Bakımından Anaç Ortalamasına ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge 146 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Boyuna (cm) Ait Blok Ortalamaları ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge X

19 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge. 158 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge XI

20 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizi Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge XII

21 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge XIII

22 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge 193 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı Bakımından (tane/başak) Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge XIV

23 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge. 205 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge XV

24 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge 223 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge XVI

25 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yetenekleri Varyans Analiz Sonuçları XVII

26 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge XVIII

27 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge XIX

28 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Araştırmanın Yapıldığı Ekim 2002 Temmuz 2003 Dönemi Aylık İklim Verileri (A) ile Bu Aylara Ait Uzun Yıllar Ortalaması İklim Verileri (B) Şekil 3.2. Bir Buğday Başağında Anterler Alınarak Emaskulasyon İşleminin Yapılışı Şekil 3.3. F 1 ler ve Ebeveynlerin Ekiminde Kullanılan 28 Sıralı, 5 cm Sıra Arasına ve 5 cm Ekim Derinliğine Sahip Ekim Şablonu Şekil 3.4. Hasat Edilmiş Deneme Parselleri. Makarnalık Buğdayların Yanlara Yatırılması ile Hasatta Karışmanın Önlenmesi Şekil 3.5. Bitki Örtüsünün Sıcaklığının Taşınabilir Bir İnfrared Termometre ile Ölçümünün Yapılma İşlemi Şekil 3.6. Bayrak Yaprağında Klorofili Oransal Olarak SPAD Biriminde Ölçen Minolta Marka Alet ile Başaklanma Döneminde Klorofil Ölçümünün Yapılışı Şekil 3.7. Tane Doldurma Döneminde Kurutucu Kimyasal (Desikant) Olarak %4 lük Sodyum Klorat (NaClo 3 ) Kullanılarak Bir Miktar Bitkinin Diğer Bitkilere Zarar Vermeden Kurutulması İşlemi ( ) Şekil 4.1. Melez Uyuşmazlığı Gösteren Süzen/Gerek Melez Kombinasyonuna Ait Bitki (A) ve Başak (B) Görünümleri Şekil 4.2. Melez Uyuşmazlığı Gösteren Süzen/Gerek Melez Şekil 4.3. Şekil 4.4. Kombinasyonu ve Normal Görünümlü Sultan/Harmankaya F 1 Melez Kombinasyonlarının Bitki Görünümleri Ekmeklik Buğday Genotipinin Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik XX

29 Şekil 4.5. Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Wr/Vr Grafiği 91 Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil 4.8. Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Translokasyon Oranı Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Translokasyon Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik XXI

30 Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Boyu (cm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Bitki Boyu (cm) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Başak Uzunluğu (mm) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği XXII

31 Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Tane Ağırlığı (g) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Bitki Tane Verimi (g) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik XXIII

32 Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Tanede Protein Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Gluten İndeksi (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Gluten İndeksi (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Wr/Vr Grafiği Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Tane İriliği (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Şekil Tane İriliği (%) Açısından Wr/Vr Grafiği XXIV

33 1. GİRİŞ Mustafa YILDIRIM 1. GİRİŞ Buğday, kuzey ve güney enlemleri arasında başarıyla yetiştirilen en geniş adaptasyon alanına sahip kültür bitkisidir. Dünya buğday ekim alanları son 25 yıl içinde yaklaşık %10 azalmasına karşın, verim %50 ve üretim %38 artmış olup; halen ekim alanı 208 milyon hektar, üretim 557 milyon ton ve ortalama verim 2678 kg/ha dır (FAO, 2004). Ülkemizde, 14 milyon hektarlık tahıl ekiliş alanı içerisinde, buğday ekiliş alanı 9.4 milyon hektar ile ilk sırada yer almaktadır. Toplam yıllık üretimimiz 19 milyon ton düzeyinde olup, verim ise 2021 kg/ha ile dünya ortalamasının altında gerçekleşmektedir (FAO, 2004). Ülkemizde buğday verim ortalamasının dünya ortalamasından düşük olmasını, çiftçilerimizin iyi tohumluk kullanmamasına, yetiştirme tekniği uygulamalarındaki eksikliklere ve buğdayın genellikle kuru tarım alanlarında yetiştirilmesine bağlamak olasıdır. Çünkü, sulanan alanlarda buğdaya göre daha çok gelir getiren kültür bitkileri tercih edilmektedir. Ülkemizde buğday, beslenme açısından temel gıda olarak bilinir. Dünyada kişi başına ekmek tüketimi gelişmişlik düzeyine bağlı olarak kg/yıl arasında değişirken, ülkemizde bölgelere göre kg/yıl arasında bir değişim göstermektedir (Vangöl, 1999). Buğday ürünlerine karşı aşırı istek nedeni ile önemi her geçen gün artmaktadır yılında dünya buğday gereksinimin mevcut nüfus artış oranı ile bugüne göre %40 daha fazla olacağı tahmin edilmektedir (Rosegrant ve ark., 1997). Artan bu buğday ihtiyacını karşılamak amacıyla dünyada, ulusal ve uluslararası araştırma kuruluşları buğday verim ve kalitesini arttırmak amacıyla yoğun çaba göstermektedirler. Bu çabalar sonucu, yatmaya, hastalıklara ve zararlılara dayanıklılık, kışa, kurağa ve sıcağa tolerans ve yetiştirme tekniği açısından önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bunun yanında, yeni teknolojik gelişmelerin buğday ıslahında kullanılabilirliği üzerine çok sayıda çalışma başlatılmış ve çabalar devam etmektedir. Islah çalışmaları çok zaman alan ve oldukça pahalı araştırmalardır. Islahın temel prensibinde iyi bir çeşit çıkarmak için; amacın iyi belirlenmesi, uygun ebeveyn seçimi ve deneme tekniği, uygun lokasyon ve iyi gözlem ilkeleri vardır. Bu 1

34 1. GİRİŞ Mustafa YILDIRIM amaçla, kombinasyon ıslah çalışmalarında başarı, gerekli varyasyon kaynaklarının varlığı ve bu kaynakların etkin bir şekilde kullanımı ile gerçekleşir. Ebeveynlerin amaca uygun olarak belirlenen özelliklerinin kalıtım derecelerinin bilinmesi, gereksiz kombinasyonları ortadan kaldırmakta ve hangi generasyonda seleksiyona başlanacağı yönünde fikir vermektedir. Buğday ekim alanlarını arttırma olanağı bulunmadığına göre, sürekli artan dünya nüfusunun buğday isteğinin karşılanabilmesi, büyük ölçüde birim alan veriminin yükseltilmesine bağlıdır. Bu nedenle, çoğunlukla kuru tarım yapılan alanlar için kurağa mukavemeti iyi olan çeşitlerin geliştirilmesi ve mevcut alanda üretimi arttırma yollarının araştırılması ıslahçıların temel hedefleri arasındadır (Kalaycı ve ark., 1998). Hedeflerden biri, yabancı tozlanan bitkilerde olduğu gibi, buğdayda da birim alanda üretimi arttırmak için melez çeşitlerin geliştirilmesi ve ekonomik olarak üretilebilirliğinin araştırılmasıdır (Cukadar ve ark., 2001). Buğday ıslah çalışmalarında temel amaçlar, yüksek tane verimli, yüksek kaliteli ve protein oranlı ebeveynleri seçerek farklı genotiplerde bulunan bu özelliklerin bir bireyde toplanmasını sağlamaktır. Bitki ıslahçısı amacına uygun çeşitleri geliştirebilmek için, elinde bulunan genetik materyal ile melezlemeler yaparak varyasyonlar yaratır. Islahçı, bu yeni geliştirilen melez populasyonlarda yer alan ebeveyn ve melez dölleri agronomik özellikler bakımından erken generasyonlarda tanımak ve üstün özelliklere sahip olanları seçmek ister. Buğdayda kaliteyi belirleyen en önemli faktör, protein miktarı ve kalitesidir (Wilson, 1984). Buğday tanesi, %7-21 arasında protein içermektedir. Tane kalitesinin bir göstergesi olan ham protein oranı çeşit, toprak ve iklim şartlarına göre değişiklik göstermekle birlikte, en fazla azotlu gübrelemeden etkilenen bir unsurdur. Tanedeki protein oranı, bazı agronomik uygulamalar ile arttırılabilse de, en etkili yol buğday protein oranının ıslah yoluyla geliştirilmesidir (Dağüstü ve Bölük, 2002). Geniş bayrak yaprak alanına sahip çeşitlerin bayrak yaprağı alanının tane verimi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtilmiştir (Şener ve ark., 1999). Bayrak yaprağın; bitki fotosentezine ve dolayısıyla tane gelişimini sağlayan fotosentez ürünlerine önemli bir katkı yaptığı bilinmektedir. Bunlara dayanarak, başarılı bir ıslah programı için bayrak yaprağı özelliklerinin de (bayrak yaprak 2

35 1. GİRİŞ Mustafa YILDIRIM uzunluğu, eni ve alanı) diğer buğday ıslahı karakterlerine ilave edilmesiyle daha iyi sonuçlara ulaşmak mümkündür (Spagnoletti ve Qualset 1990). Buna karşın bir çok araştırmacının bulgularına göre, yaprak alanı genişledikçe, tane doldurmaya katkısı artmakta, fakat kurağa mukavemet azalmaktadır (Kalaycı ve ark., 1998). Buğdayda erkencilik denildiği zaman, çoğu kez ürünün erken olgunlaşması ve hasada gelmesi anlaşılır. Bitkinin kısa ömürlü oluşu aslında verim yönünden bir avantaj sağlamaz (Blum ve ark., 1983). Bundan dolayı tahıllarda başaklanma zamanı bakımından erkenci olan çeşitler tercih edilir ve erkencilik daha çok başaklanma tarihini ifade eder. Buna karşın başaklanma-erme süresinin kısa olması verimlilik açısından istenmez (Soylu ve Sade, 2000). Başaklanma-erme süresinin önemli olması yanında, oluşacak bir kuraklık stresinde verimi etkileyen en önemli faktörlerden birisi, bitkinin sap ve yapraklarında bulundurduğu rezerv madde toplamı ile bu maddeleri translokasyonla taneye taşıma kapasitesidir (Blum, 1998). Bu kapasitenin ortaya çıkmasında etkili olan, birinci derecede çeşit faktörü ve ikinci derecede de zamansız gelen erken aşırı kuraklık unsurlarıdır. Tarladaki ürünün fizyolojik göstergelerdeki klorofil kaybının tane doldurma süresince devam etmesi ile verim azalması arasında ilişki bulunmaktadır. Buğday çeşitleri, uzun süre yeşil kalma ve yüksek fotosentez oranının göstergesi olarak sıcağa katlanma mekanizmaları ve membran termostabilitesi ya da sıcaktan kaçma göstergesi olarak bitki örtüsü sıcak düşüşü gibi farklı fizyolojik mekanizmalara sahiptirler. Bitki örtüsü sıcaklık düşüşü değerlerinin seleksiyona yüksek oranda cevap verebilmeleri ve verim ile yüksek bir genetik korelasyon gösterme karakterlerinin kalıtıma dayalı olması, erken generasyon seleksiyonları için kullanışlı bir kriter olarak seçilebilmektedir (McKinny ve ark., 1989; Amani ve ark., 1996; Fischer, 2001 ve Reynolds ve ark. 2001). Bitkilerin kurak ve sıcak şartlardaki bitki örtüsü sıcaklıkları ile kurağa toleransları arasında bir ilişki bulunduğu, kuraklık stresi altında daha düşük bitki örtüsü sıcaklığına sahip bitkilerin kurağa karşı toleranslarının daha yüksek olduğu ve bu nedenle bitki örtüsü sıcaklığının kuraklık ile su stresine karşı bir seleksiyon kriteri olarak kullanılabileceği bildirilmektedir (Blum ve ark., 1989). Islahçılar, bu fizyolojik değerlendirmeleri sıcağa toleranslı ebeveynlerin, açılan ıslah kademesi materyalinin ve ileri kademe hatlarının 3

36 1. GİRİŞ Mustafa YILDIRIM seçiminde kullanabilirler (Reynolds ve ark. 2001). Stoma iletkenliğini tespit etmede, bitki örtü sıcaklığını infrared termometre kullanımıyla ölçme, ileriye dönük hızlı ve güvenilir hesaplamalar yapmak için etkin bir göstergedir. Bu yöntem özellikle CIMMYT te pratikliği yönünden açılan materyellerin seleksiyonunda başarıyla kullanılmaktadır ( Fischer, 2001). Ebeveynlerin ele alınan özellikler bakımından elde edilen ortalama değerleri, melez performanslarının tahmin edilmesi ve üstün ebeveynlerin seçilmesi bakımından önemli olmaktadır (Poehlman ve Sleeper, 1995). Ebeveynlerin melez performansı, heterosis olgusundan yararlanarak ortaya çıkarılabilir. Yüksek verimli ve kaliteli melez çeşitlerin seçilmesinde, yüksek heterosis değeri istenir (Knott, 1965). Ebeveynlerin seçiminde en çok kullanılan metod, diallel analiz yöntemidir. Bu metod, populasyon analizlerinde en geniş ölçüde kullanılan yöntemdir (Yıldırım ve ark., 1979). Populasyonun genetik yapısı hakkında bilgi elde edebilmek için, o populasyonun F 1 generasyonu üzerinde gözlemler yapmak yeterli olacaktır. Eğer, ebeveynlerin genel kombinasyon yeteneği ve melezlerin özel kombinasyon yetenekleri araştırılıyorsa, Griffing Diallel Analiz Yöntemi uygulanmaktadır (Yıldırım ve ark., 1979). Griffing Diallel Analiz Yöntemi ile kombinasyonların ve ebeveynlerin genel ve özel kombinasyon yetenekleri ve bunların etkileri yanında geniş ve dar anlamda kalıtım dereceleri hesaplanır. Islah çalışmalarında kalıtım derecesi değerlerinin kullanım amaçları; - Ebeveynlerden döllere transfer edilebilecek genetik etkilerin bir birine göre (mukayeseli) önemini belirlemek, - Belirli bir özelliğin ıslahı için en uygun seleksiyon yöntemini belirlemek, - Seleksiyonla elde edilen kazancı (genetik ilerlemeyi) tahmin etmektir. Bir homozigot genotipin istenen özelliklerini melez döle geçirebilme kabiliyetine kombinasyon yeteneği denir. Bir çeşidin genel kombinasyon yeteneği, aynı seri melez kombinasyonları içerisinde diğer kendilenmiş hatların melez performansına olan katkıları ile kıyaslanmasıdır. Bir kendilenmiş hattın genel kombinasyon yeteneği, diğer kendilenmiş hatlarla melezlenerek ve tek döllerin toplam performansları mukayese edilerek değerlendirilir. Genel kombinasyon 4

37 1. GİRİŞ Mustafa YILDIRIM özelliği genetik etkilerin eklemeli (additif) kısmını verir. Özel kombinasyon yeteneği, bir kendilenmiş hattın (belirli kendilenmiş hatların bir seri melez içerisindeki katkısına dayalı olarak) başka bir kendilenmiş hatla olan melezinde melez performansına olan katkısıdır. Özel kombinasyon kabiliyeti, eklemeli olmayan gen etkisini değerlendirir ve üstün vasıflı saf hat (kendilenmiş/kendilenmiş) melez kombinasyonlarını belirlemek için kullanılır. Kombinasyon yetenekleri üzerine yapılan çalışmalarda, bir birinden uzak tabanlı populasyonlardan elde edilen kendilenmiş hatların, bir birine yakın materyallerden geliştirilenlere göre daha yüksek verimli tek melez oluşturduklarını göstermiştir (Poehlman ve Sleper, 1995). Dolayısıyla, farklılık gösteren çeşitlerin ya da hatların istenen özellikler yönünden genel kombinasyon yeteneklerinin bilinmesi, çeşit geliştirme çalışmalarına kolaylık getirmesi açısından önemlidir. Bu çalışmada; özellikle Batı Geçit Bölgesi (Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak, Bilecik ve Isparta, Burdur ve Denizli nin yüksek yerleri) için geliştirilmiş, ülkemizin kışlık ekmeklik buğday tarımı yapılan bir çok alanında üretimi yapılan ve yakın akrabalık derecesi bulunmayan 6 ekmeklik buğday çeşidi arasında yapılan yarım diallel melezlemelerle oluşturulan F 1 döllerinde bazı tarımsal ve fizyolojik karakterler ile kalite değerleri hesaplanarak, ebeveynlerin genel kombinasyon ve özel kombinasyon uyuşmalarının saptanması, kalıtım dereceleri ve melez gücü (heterosis) değerlerinin ortaya konulması, ümitli melez kombinasyonları ve uygun ebeveynlerin seçilmesi amaçlanmıştır. Böylece, ekmeklik buğdayda bazı tarımsal, fizyolojik ve kalite karakterlerine yönelik ıslah çalışmaları için gerekli materyal alt yapısının oluşturulmasında yararlı ön bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. 5

38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Griffing (1956), diallel melezleme kombinasyonlarının yeteneklerinin detaylı olarak incelenmesi sonucunda sekiz ayrı analiz yöntemi açıklamıştır. Örneklemenin şekline göre iki alternatif yaklaşım ve dört farklı diallel şeması ortaya koymuştur. Resiproklu veya resiproksuz melezlenmelerine veya ebeveynlerin de populasyon içinde bulunma durumlarına bağlı olarak aşağıdaki dört analiz şeklini geliştirmiştir; 1-Ebeveynler, F 1 ler ve resiprokları = n 2 sayıda kombinasyon 2-Ebeveynler ve resiproksuz F 1 ler = n(n-1)/2 sayıda kombinasyon 3-Sadece F 1 ler ve resiprokları = n(n-1) sayıda kombinasyon 4-Yalnızca resiproksuz F 1 ler = n(n-1)/2 sayıda kombinasyon Griffing, ebeveynleri de içeren ilk iki grubu diallel olarak tanımlamış ve ebeveynleri kapsamayan 3 ve 4 nolu metodları değiştirilmiş diallel olarak adlandırmıştır. Hermsen (1963), buğdayda farklı melez uyuşmazlığı çalışmaları yapan araştırmacıların çalışmalarını yeniden gözden geçirmiştir. Belirli bir melezde karmaşık allellerin kombinasyonuna bağlı melez varyetelerde uyuşmazlığın, her ebeveynde biri bulunan tamamlayıcı iki dominant faktör (Ne 1 ve Ne 2 ) tarafından kontrol edildiğini bildirmiştir. Melez uyuşmazlığının derecesinin, Ne 1 lokusunda altı ve Ne 2 lokusunda ise dört allele bağlı olduğunu işaret etmiştir. Araştırıcı, her ebeveynde biri bulunan tamamlayıcı iki dominant faktör tarafından kontrol edilen melez uyuşmazlığını üç gruba ayırmıştır. Uyuşmazlıkta gözlenen bitki durumuna göre gruplandırmayı aşağıdaki gibi yapmıştır; 1. Şiddetli: Başaklanma öncesi bitki kurur, 2. Orta : Bitki orta düzeyde negrosis gösterir ve buruşuk tane üretir, 3. Hafif : Bitki düşük düzeyde negrosis gösterir fakat normal dolgun tane üretir. Kronstad ve Foote (1964), 8 i kışlık buğday çeşidi (Heines, Dual, Omar, Nord Deprez, Burt, Druchamp, Alba ve Panter çeşitleri) ve 2 si de ileri kademedeki hat (Seleksiyon-1 ve Seleksiyon ) olmak üzere toplam 10 genotiple yarım diallel melezleme yapmışlardır. Bu melezlemelerden 45 F 1 melez dölünde toplam verim, bitki başına başak sayısı, başakta başakçık sayısı, başakçıkta tane sayısı, tane ağırlığı 6

39 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM ve bitki boyu gibi karakteri incelemişlerdir. Kombinasyon yeteneğine ait diallel analiz sonuçları verim, başak tane verimi ve bitki boyu komponentleri için gözlenen toplam genetik varyasyonun geniş bir kısmının genel kombinasyon kabiliyeti ile ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Özel kombinasyon yeteneğine genel kombinasyon yeteneğinin oranlanması ile elde edilen değerin önemlilik derecesinin, incelenen 6 özelliğin 5 in de belirlenen katsayılar ve dar anlamda kalıtım derecesinden elde edilen tahminler ile uyum içinde olduklarını bildirmişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği etkilerinin verim komponentleri yönünden çok düşük olduğunu veya ortaya çıkmadığını gözlemlemişlerdir. Bununla birlikte bu çalışmadaki belirli melezlerde, F 1 in üstün anacın üzerinde artış göstermesinin tek melezlerdeki melez gücünü ortaya koyduğunu bildirmişlerdir. Knott (1965), 7 buğday melezinde (Lee 6 -Kenya Farmer X Selkirk, Kenya 58- Thatcher 10 X Conley, Red Fife X Ceres, Saunders X Ruby, Garnet X Prelude, Bell X Chagot ve Reward X Red Bobs) başaklanma süresi, kardeşlenme ve tane verimi gibi özelliklerin heterosis düzeylerini incelemiştir. Tane verimi bakımından, dört F 1 melezinin verimlerinin ebeveyn ortalamalarından %22.5 daha fazla olduğunu, bu yüksek verimli dört melezin üçünün ebeveynlerden daha yüksek verime sahip olduğunu vurgulamıştır. Fakat, F 1 melezlerinin hiç birisinin istatistiki olarak Thatcher 10 dan daha yüksek verime sahip olmadığı bildirmiştir. Başaklanma açısından ise melezlerin en erkenci ebeveynlere daha yakın zamanda başaklandığını, kardeşlenme açısından önemli bir fark olmadığını, fakat kardeş başına tane veriminde önemli farklar olduğunu bildirmiştir. McNeal ve ark. (1965), 3 kırmızı sert yazlık buğdayın (Thatcher/Rescue, C.I.13242/Thatcher ve Centana/Thatcher) melezlerinde tane verimi, tane protein oranı, sedimentasyon ve Farinograf değerleri gibi karakterlerin heterosis değerlerini incelemişlerdir. Denemede F 1 ve F 2 bitkileri ve ebeveynlerini kullanmışlardır. F 1 ve F 2 bitkilerinin tüm melezlemelerde benzer verimler verdiklerini, F 2 nin bu melezlemelerde F 1 populasyonları gibi aynı değerlerde rol alabileceğini gözlemlemişlerdir. Populasyon farklılıklarında sedimentasyon ve absorpsiyon hariç tüm kalite karakteristiklerinin önemli olduğunu vurgulamışlardır. Centana/Thatcher kalite verilerinin F 1 ve F 2 sinin bir birine benzer değerler verdiğini ve her kalite 7

40 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM karakteri için bu çeşitlerin yüksek değerde ebeveyn olduklarını gözlemlemişlerdir. Bu benzer ilişkinin, C.I.13242/Thatcher melezleri için de (F 1 ve F 2 melezleri protein yüzdesi açısından ebeveynlerinin her ikisinden de farklı) doğru olduğunu bildirmişlerdir. Thatcher/Rescue melezinde F 1 ve F 2 nin bir birine benzer olduklarını ve protein içeriği ve stabilitesi açısından F 1 in önemli derecede düşük olduğunu vurgulamışlardır. Brown ve ark. (1966), 7 kışlık ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidi ile yapmış oldukları diallel melezlemelerle elde ettikleri melezlerin 16 sında tane protein içeriği, tane verimi, 1000 tane ağırlığı ve bitki boyu açısından yaptıkları gözlemlerde, anaç ortalamalarını ve üstün anacı önemli düzeyde geçen melezler olduğunu saptamışlardır. Tüm kombinasyonların ortalaması olarak, anaçlar ortalamasına göre tane veriminde %26, 1000 tane ağırlığında %7, bitki boyunda %5; üstün anaca göre ise tane veriminde %13, 1000 tane ağırlığında %2, bitki boyunda %1 oranında artış sağlandığını bildirmişlerdir. Anaç ortalamalarına göre, tane veriminin %7 ile %40, 1000 tane ağırlığının %0 ile %18, bitki boyunun %1 ile %9 arasında değiştiğini, üstün anaca göre ise tane veriminin %-4 ile %31, 1000 tane ağırlığının %-4 ile %10, bitki boyunun %-3 ile %18 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Fonseca ve Patterson (1968), 7 ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) arasında yaptıkları diallel melezlemelerle elde ettikleri 21 F 1 melez dölünde erkencilik, bitki boyu, bitkide başakçık sayısı, başakta tane sayısı, 1000 tane ağırlığı ve tane verimi gibi karakterleri incelemişlerdir. Denemeler iki yıl süreyle yürütmüşlerdir. İlk yıl, üstün anaca göre melez gücü değerlerinin, bitki boyunda %-3 ile %-19, başakta tane sayısında %-23 ile %11, 1000 tane ağırlığında %1 ile %15, tane veriminde %-32 ile %71 arasında değiştiğini tespit etmişlerdir. İkinci yılda ise, üstün anaçlara göre melez gücü değerlerinin başakta tane sayısında %-14 ile %4, 1000 tane ağırlığında %1 ile %11, tane veriminde %12 ile %36 arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Gyawali ve ark. (1968), kışlık buğdayların kombinasyon yetenekleri ve heterosis değerleri üzerine tahminler yapmak üzere kırmızı sert (KS) (Triumph), yumuşak beyaz (YB) (Genesee) ve yumuşak kırmızı (YK) (Knox, Knox-62, Monon, 8

41 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Seneca ve Tenn.9) özelliklerinde olmak üzere 7 ebeveyni dialel olarak melezlemişlerdir. 21 F 1 melezinin 10 tanesinin parsel verimi olarak en iyi ebeveynden önemli derecede daha iyi verim verdiğini, tüm melezlerin verim ortalamasının her melezlemedeki daha iyi olan ebeveynden %24 daha fazla tane verimi verdiğini gözlemlemişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği etkilerinin tane verimi, hektolitre, başak sayısı, yalnız bir yıla ait bitki boyu ve başaklanma tarihi yönünden önemli olduğunu, fakat mikro-alkalin su tutma kapasitesi (AWRC) ve un verimi yönünden önemsiz olduğunu vurgulamışlardır. Genel kombinasyon yeteneği etkilerinin bu incelenen karakterlerin tümünde önemli çıktığını bildirmişlerdir. Ebeveynlerden Tenn.9 çeşidi tane verimi yönünden iyi kombinasyon yeteneği değeri verirken, Monon çeşidinin kötü kombinasyon değeri verdiğini bildirmişlerdir. YK/YK ve YS/KS melezlerinde benzer heterosis değerleri elde edilmesinin nedenini farklı ara sınıfların heterosis için yeterli olmadığı sonucuna bağlamışlardır. Ekmek yapım kalitesi ve değirmencilik özelliklerinin test sonuçlarına göre, sert/yumuşak melezlerinin arzu edilen yumuşak beyaz kalitesine sahip olmadığını, un veriminin ve mikro-alkalin su tutma kapasitesinin orta düzeyli ebeveynlerin değerlerine genellikle eşit olduğunu vurgulamışlardır. Anand ve ark. (1969), buğdayda melez uyuşmazlığının melezleme çalışmalarında ıslahçıların karşısına çok sık çıkan bir problem olduğunu bildirmişlerdir. C.306, C.281 ve C.273 gibi önemli yerel çeşitlerin bazıları Meksika dan yeni getirilen çeşitler ile melezlendiğinde, kısmi ya da tamamen melez uyuşmazlığı ortaya çıktığını bildirmişlerdir. Böylece, bu tür melezlerde yabancı çeşitler ve umut verici yerli çeşitlerin arzu edilir karakterlerini birleştirmenin zor olduğunu ve melez uyuşmazlığının farklı kaynaklardan arzu edilen germplazmların birleştirilmesinde sınırlamalar koyduğunu bildirmişlerdir. İki tamamlayıcı genin (Ne 1 ve Ne 2 ) bir araya gelmesi ile buğdayda melez uyuşmazlığının oluştuğunu vurgulayan araştırmacılar, Ne 1 in coğrafik dağılışının Orta Asya dan Hindistan a kadar uzandığını ve yerli çeşitlerin muhtemelen Ne 1 e sahip olduklarını; geri kalan çeşitlerin Ne 2 genini taşıyan yabancı çeşitler olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcıların elde ettikleri sonuçlara göre, uyuşmazlığın tamamlayıcı dominant iki gen tarafından kontrol edildiğini ve normal bitkilerin (F 2 generasyonu içerisinde) 9:7 açılma 9

42 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM oranında (9:melez uyuşmazlığı gösteren bitki, 7:normal bitki) tüm melezlerde gözlendiğini bildirmişlerdir. Paroda ve Joshi (1970), 6X6 diallel melezinde F 1 ve F 2 generasyonlarında verim ve diğer bazı karakterlerin varyasyonlarının kombinasyon yeteneklerini karşılaştırmışlardır. Genel kombinasyon yeteneklerinin F 1 ve F 2 lerde yüksek, buna karşın özel kombinasyon yeteneklerinin sadece F 1 lerde yüksek olduğunu ortaya koymuşlardır. Wells ve Lay (1970), 22 yazlık buğdayların F 1 ve F 2 generasyonlarında verim ve hektolitre ağırlıkları üzerinde çalışmışlardır. Melezlerin verimlerinin üstün ebeveyne göre %14 ile %82 arasında bir dizilim gösterdiklerini bildirmişlerdir. F 1 verimleri için 1965 ve 1967 yıllarının her ikisinde de genel kombinasyon yeteneğinin oldukça yüksek olduğunu, özel kombinasyon yeteneğinin ise yalnızca 1965 te yüksek olduğunu saptamışlardır. Üstün ebeveyn verimi ile F 1 verimleri arasında korelasyon olmadığını bildirmişlerdir. Deneme yılları ile Lee, Rushmore, ileri kademe hatlar ya da F 1 lerin verimleri arasında korelasyon görülmediğini bildirmişlerdir. Lee melezlerindeki F 2 lerin verimleri yönünden üstün verimli ebeveyne göre %-36 ve %15 arasında sıralandıklarını, Rushmore melezlerinin ise %-6 dan %-42 ye varan daha düşük bir dağılım gösterdiğini bildirmişlerdir. Yalnız üç adet F 2 melezinin üstün ebeveynden daha verimli olduğunu ve bunların Lee ebeveynine ait melezler olduklarını bildirmişlerdir. F 1 ler ile F 2 lerin verimleri arasında korelasyon bulunmadığını, ileri kademe hatların (II54-30, SD622, SD6310 ve SD6332) verim açısından istikrarlı bir şekilde yüksek verimli ebeveyne göre daha iyi F 1 melezleri oluşturduklarını bildirmişlerdir. Narula ve ark. (1971), melez uyuşmazlığının bitkinin farklı gelişim safhalarında melezlerin kademeli olarak ölümüne sebep olduğu bildirmişlerdir. Araştırmacılar, dünyanın farklı kıtalarından getirdikleri materyalleri melezleyerek melez uyuşmazlığının mekanizmasını araştırmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre, Ne 1 geninin Hindistan dan Orta Asya ya kadar olan alandaki buğdaylarda bulunduğunu ve Ne 2 geninin ise Meksika ve Avrupa kökenli yabancı buğdaylarda bulunduğunu bildirmişlerdir. Ayrıca araştırıcılar, Ne 1 geninin Triticum durum buğdayından geldiğini bildirmişlerdir. Bu görüşe gerekçe olarak önceki çalışmalara 10

43 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM işaret etmişler ve çalışmalarında kullandıkları N.P.839 çeşidinin pedigrisinde de Triticum durum kanının bulunduğunu bildirmişlerdir. Walton (1971), 5 adet yazlık ekmeklik buğdayda yaptığı melezlemenin 10 kombinasyonuna ait F 1 melez döllerinde, tane verimi ve 1000 tane ağırlığı karakterlerinin melez gücü değerleri üzerinde durmuştur. Tane verimi yönünden anaçlar ortaklamasına göre %10 ile %92, üstün anaca göre %-9 ile %88 ve 1000 tane ağırlığı bakımından ise anaçlar ortalamasına göre %-4 ile %13, üstün anaca göre %-5 ile %9 arasında melez gücü verileri elde ettiğini bildirmiştir. Tane verimine ait artış miktarları, 1000 tane ağrılığındaki artış miktarından daha yüksek çıkmıştır. Araştırmacı ayrıca, çevre şartlarının uygun olmaması halinde melez gücü değerlerinin tespiti açısından anaçlar arasındaki genetik farklılığın tek başına yeterli olmadığını bildirmiştir. Amaya ve ark. (1972), 6 makarnalık buğday çeşidi arasında yaptıkları melezlemelerden elde edilen 4 değişik kombinasyona ait F 1 melezlerinde bitki boylarının ebeveyn ortalamalarına göre 5-8 cm daha uzun olduğunu, bunlardan bir tanesinin üstün anacı geçtiğini, fakat genel olarak döllerin en uzun ebeveyne göre daha kısa olduklarını belirtmişlerdir. Tane verimi açısından melez gücünün %25 olduğunu ve melez gücü değerinin %-12 ile %60 arasında değiştiğini vurgulamışlardır. Boyd ve Walker (1972), 19 buğday çeşidi üzerinde yaptıkları çalışmalarda, buğday genotipleri arasında klorofil içeriğinin genetik farklılık gösterdiğini ve kurak koşullar altında klorofil içeriği yüksek hatların daha yüksek verime sahip olduklarını bildirmişlerdir. Yarım diallel test sonuçlarına göre, döllerin ebeveynlerden daha az klorofil içeriğine sahip olduklarını belirtmişler ve döllerin ebeveynlerden daha az klorofil içeriğine sahip olmaları durumunu ise melezlerde oluşan tohumların cılız olmasın ve bu tohumlardan elde edilen bitkilerin de zayıf olmasından kaynaklandığı sonucuna varmışlardır. Bununla birlikte, ebeveynlerdeki ortalama klorofil içeriği değerlerinin sıralamasının döllerinde de aynı şekilde dağılım gösterdiğini bildirmişlerdir. Gill ve ark. (1972), buğday (Triticum aestivum L.) çeşitleri arasında yapılan melezlemelerde sıklıkla normal melezler oluştuğunu, fakat nadiren de olsa bazı 11

44 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM melezlemelerin anormal ve cılız melezler verdiğini bildirmişlerdir. Melez uyuşmazlığını araştırmak üzere farklı yerlerden topladıkları (10 tane Hindistan ve 27 tanesi başka ülkelerden olan buğdayları PV 18, S 385 ve C 306 çeşitleri ile) buğday çeşitlerini melezlemişlerdir. Elde ettikleri sonuca göre; Ne 1 taşıyıcılarının 4 ü Hindistan, 1 i Avustralya ve 1 i de U.S.A., Ne 2 taşıyıcılarının 8 i Meksika, 1 i Japonya, 1 i Şili ve 1 inin de Güney Amerika kökenli olduğunu bildirmişlerdir. Diğer materyallerin ise Ne 1 ve Ne 2 genini taşımadığını bildirmişlerdir. Sonuç olarak, melez uyuşmazlığına sebep olan genlerin coğrafik dağılımla ilgili olduğunu gözlemlemişlerdir. Sun ve ark. (1972), 4 yazlık ekmeklik buğday çeşidinde (Henry, Thatcher, Wis. 255 ve C.I ) tane veriminin kalıtımını incelemek amacı ile yaptıkları melezleme sonucunda elde ettikleri altı F 1 melez kombinasyonlarında gözlemler yapmışlardır. Anaçlar ortalamasına göre melez gücü değerinin %-4.3 ile %31.2 arasında değişim gösterdiğini, bu aradaki değerlerin oldukça büyük bir kısmının istatistiki açıdan önemli düzeyde olduğunu bildirmişlerdir. Widner ve Lebsock (1973), melez gücü üzerine uzun yılları içeren yaptıkları çalışmalar sonunda; F 1 lerde en yüksek melez gücü değerinin, aralarında genetik farklılık bulunan anaçlar arasında yapılan melezlemelerden elde edildiğini, anaçlar arasındaki genetik farklılığın fenotip, pedigri ve orijin kaynağı özelliklerine göre belirlenebileceğini, çok farklı ve yabani anaçlarla yapılan melezlemelerde melez gücü oranının artmasına karşın, bu bitkilere ait istenmeyen bazı özelliklerin melezlere geçmesi nedeniyle, anaç seçimine bu bakımdan da özen gösterilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Araştırıcılar ayrıca, makarnalık buğday çeşit ve hatları arasında yaptıkları 45 kombinasyonun F 1 lerinin 17 sinde tane veriminin üstün anaca göre yüksek olduğunu ve melez gücü değerlerinin %-19 ile %84, başakta tane sayısının üstün anaca göre melez gücü değerinin %-18 ile %10, 1000 tane ağırlığı bakımından ise %-9 ile %20 arasında bir değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Ingold (1974), yaptığı çalışmalara göre heterosis etkisinin ebeveyn hatların verim düzeyine bağlı olduğunu belirtmiştir. %20 lik heterosis etkisi verimi 200 kg/da olan ebeveyn hatları ile elde edildiğinde verimde 40 kg/da lık bir artış sağlarken,

45 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM kg/da verimli ebeveyn hatları ile ise 100 kg/da verim artışı sağlanabilceğini belirtmiştir. Yıldırım (1974), 5 ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) genotipi arasında yaptığı yarım diallel melezlemede bitki boyu, başak boyu ve 1000 tane ağırlığında eklemeli genetik varyansın önemli ve eksik dominantlığın etkili olduğunu belirtmiştir. Başakta başakçık sayısı için eklemeli genetik varyansın önemli ve üstün dominantlığın etkili olduğunu açıklamıştır. Başakta başakçık sayısı ve bitki boyu bakımından kalıtım derecesinin 0.3 ile 0.6 arasında değiştiğini bildirmiştir. Karma (1976), 8 ekmeklik buğday çeşidinin diallel melez döllerinde bazı tarımsal karakterlerin kalıtımı üzerinde araştırmalar konulu doktora çalışmasında; başakta tane sayısında eklemeli genetik varyansın, 1000 tane ağırlığında eklemeli ve dominant genetik varyansın etkili olduğunu belirlemiştir. Kalıtım derecesini başakta tane sayısı için %78, 1000 tane ağırlığı için %73, bitkide tane sayısı için %34 ve başakta tane ağırlığı için ise %13 olarak saptamıştır. Bu sonuçlardan; başakta tane sayısı ve 1000 tane ağırlığında oldukça yüksek olarak bulunan kalıtım derecesinden dolayı bu özelliklerin iyi bir seleksiyon kriteri olabileceğini bildirmiştir. Bhullar ve ark. (1977), 7 ekmeklik buğdayda yaptıkları diallel çalışmada, F 1 den F 5 e kadarki generasyonlarda tanede protein içeriği, başakta tane sayısı, başak tane ağırlığı, bitki başına başak sayısı ve bitki tane verimi karakterleri açısından dar anlamda kalıtım derecesini hesaplamışlardır. Tane verimi için kalıtım dercesinin erken döl kuşaklarında önemli olmadığı halde F 4 ve F 5 döllerinde önemli olduğunu bildirmişlerdir. Protein içeriği ve verim komponentleri için dar anlamda kalıtım derecesinin genelde yüksek olduğunu ve başakta tane sayısı açısından en yüksek kalıtım derecesinin görüldüğünü bildirmişlerdir. Jackson ve ark. (1977), buğdayda örtü sıcaklığının, buğday bitkisinin suya olan ihtiyacını ölçmek için pratik bir yöntem olduğunu ve böylece buğday bitkisinin su ihtiyaç durumunun tane veriminin öncelikli belirleyicisi olduğunu bildirmişlerdir. Bu temelden yola çıkan araştırıcılar, bitki örtüsü sıcaklığını altı farklı düzeyde sulanan parsellerde yetiştirilen makarnalık buğdaylarda ölçmüşler ve ölçümler sonunda vardıkları sonuçlara göre, bitki örtüsü sıcaklığının soğuk ölçümü (zemin düzeyindeki hava sıcaklıkları ile birlikte) buğdayın su ihtiyacını tespit etmek için 13

46 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM sağlıklı pratik bir yöntem olduğu izlenimini almışlardır. Öğlen güneşinden yaklaşık bir saat sonra günlük olarak ölçülen bitki örtüsü-hava sıcaklığı farkından (toprak yüzeyinin yukarısında ölçülen hava sıcaklıklarının bitki sıcaklığından çıkarılması ile elde edilir) elde edilen bilgiler ile bitkinin ihtiyaç duyduğu su miktarını hesaplamanın mümkün olduğunu, ilave edilecek suyun miktarının ne kadar olacağının da bulunabileceğini bildirmişlerdir. Sulanmayan alanlarda, bitki örtüsü-hava sıcaklığı farkının izlenmesi ile vejatatif periyot boyunca bilgi elde edebileceğini; bitkiler sudan dolayı strese girdiği zaman bu stres yüzünden verim düşüşü tahmininin yapılabileceğini bildirmişlerdir. Cregan ve Busch (1978), yakın akrabalık derecelerine sahip yüksek verimli 8 yazlık ekmeklik buğday arasında yaptıkları melezlemelerde elde edilen 28 melez populasyonundan alınan sonuçlarda, F 1 lerin anaç ortalamasına göre % 20.7 oranında verim artışı gösterdiğini; 12 melezin anaç ortalamasını önemli ölçüde geçtiğini ve melez gücü değerinin % 5 ile % 58 arasında değiştiğini; üstün anaca göre ise % 8 artış olduğunu, 7 melezin anacı önemli düzeyde geçtiğini ve melez gücü dağılımının %-17 ile %41 arasında değiştiğini saptamışlardır. Araştırıcılar, verim bakımından diğer araştırmalara oranla daha düşük sonuçlar alınmasının nedenini, melezlemelerde kullanılan anaçların genetik tabanlarının yakınlığına bağlamışlardır. Fernando ve Qualset (1978), buğdayla ilgili genetik çalışmalarında İspanya dan uzun boylu, dik ve kısa yapılı yapraklara sahip PI buğday çeşidinin (T. aestivum L., sphaerococcum group) başak sıklığını (kısa rachisli internodlar) iki genin kontrol ettiğini belirtmişlerdir. Birkaç genin (çok muhtemel iki ya da üç gen) bayrak yaprağının duruş açısı ve uzunluğundaki farklılıkları düzenlediğini bildirmişlerdir. 4 standart çeşit ve PI çeşidini, PI çeşidi içinden seçilen dik ve dik olmayan yapraklara sahip tiplerin verimleri ile kıyaslamışlardır. PI çeşidinin standart çeşitlerden oldukça düşük verime sahip olduğunu bildirmişlerdir. PI çeşidi içinden seçilen dik yapraklı tiplerin PI çeşidinin kendisinden %45 den daha fazla tane verimi verdiğini, fakat standart çeşitlerden yaklaşık %20 daha az tane verimine sahip olduğunu vurgulamışlardır. 2 yıl boyunca deneme alanlarında dik ve dik olmayan yapraklara sahip hatları 15 ve 30 cm sıra arası mesafede yetiştirmişler ve bu şartlarda verim 14

47 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM açısından bu ikisi arasında bir farklılık olmadığını bildirmişlerdir. Bitki örtüsünü yeniden şekillendirmek için PI çeşidinin kullanışlı bir germplazm kaynağı olduğunu, fakat yeni yüksek verimli düzeylere ulaşmada yaprak dikliliğinin rolünün ilave çalışmalara ihtiyaç duyduğunu bildirmişlerdir. Aydem (1979 ve 1980), 5 makarnalık buğday çeşidinin diallel melez döllerinde bazı agronomik özellikler ve protein oranının kalıtımı ile ilgili çalışmasında, incelenen bütün özellikler açısından eklemeli ve dominantlık gen varyansını önemli olarak belirlemiştir. Başakta tane sayısı, başakta başakçık sayısı, başak boyu, bitki boyu ve başakçıkta tane sayısı için tam dominantlığın, 1000 tane ağırlığı ve bitki tane verimi için ise üstün dominantlığın etkili olduğunu belirlemiştir. F1 bitkilerinde dar anlamda kalıtım derecesini bitki tane verimi dışındaki tüm agromomik özellikler yönünden oldukça yüksek olarak bulmuştur. Tanede en düşük protein oranını Dicle74 (%16.51) çeşidinin verdiğini, Capeiti (%19.78) çeşidinin ise en yüksek ham protein oranın verdiğini bildirmiştir. Capeiti/Gerardo516 kombinasyonu haricindeki bütün melezlerin protein yüzdesi bakımından ebeveyn ortalamalarından daha düşük değere sahip olduklarını saptamıştır. Tanede protein oranı ile hektolitre ağırlığı ve bitki tane verimi arasında önemli korelasyon ve regresyon olduğunu saptamıştır. Tanede protein oranı ile 1000 tane ağırlığı arasındaki korelasyonu önemsiz (r:- 0.24); hektolitre ağırlığı (r:-0.74) ve tane verimi (r:-0.80) ile arasındaki korelasyonu önemli bulmuştur. Jackson ve ark. (1981), bitki su stresinin göstergesi olarak incelenen infrared termometre cihazı ile deneme ölçümlerinin nasıl yapılacağını ve nelere dikkat edileceğini açıklamışlardır. Bitki örtüsünün sıcaklığının taşınabilir bir infrared termometre ile ölçüldüğünü ve ölçüm esnasında cihazın zeminden 30 lik bir açıyla tutulması gerektiğini, cihazın 30 tutulduğu takdirde yapraklara hakim görüşe sahip olacağını ve sıhhatli okuma için bitki yüksekliğinin 20 cm olması gerektiğini (toprağın kapanması açısından) çalışmalarıyla göstermişlerdir. Araştırmacılar, bitki örtüsü sıcaklığı çalışmalarında toplam sekiz ölçümün (dört ölçüm Kuzey den, dört ölçüm Güney den) en sıhhatli olacağını, en uygun okumanın öğlen saatlerinde (13:40 ile 14:00 arasında) güneş tepedeyken yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Kuru ve nemli hava sıcaklıklarının 1.5 m yüksekliğinde elde tutulan bir psikrometre ile 15

48 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM ölçüldüğünü ve gelen güneş ışığının her 20 dakikada ölçüldüğünü ve periyot boyunca yapılan taramanın ortalaması olan her kayıtın yapıldığını bildirmişlerdir. Araştırmacılar, ölçüm zamanında rüzgarın olmaması (az rüzgar önemsizdir) gerektiğini, çünkü rüzgarın cihazın güvenilir çalışmasını engellediğini, bulutlu havaların ve gölgelemenin bitki örtü sıcaklığını etkilemesinden dolayı istenmeyen bir durum olduğunu vurgulamışlardır. Bitzer ve ark. (1982), genetik bakımdan bir birinden farklı 8 ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) arasında yapmış oldukları melezlemelere ait 28 kombinasyonda verim unsurları bakımından melez gücü değerlerini incelemişlerdir. Anaç ortalamalarına göre verim açısından, elde edilen melezlerde ortalama melez gücünün %30 ve dağılımın %13 ile %65 arasında olduğunu vurgulamışlardır. En düşük ve en yüksek verimli anaçlar arasında yapılan melezlemelerde %25 oranında bir artış sağlandığını ve dağılımın ise %6 ile %41 arasında olduğunu, en yüksek verimli anaçlar arasında yapılan meklezlemelerde melez gücünün %19 olduğunu, dağılımın ise %4 ile %35 arasında gerçekleştiğini bildirmişlerdir. Tane verimi bakımından tüm kombinasyonlar içerisinde üstün anaca göre 4 kombinasyonun ve 1000 tane ağırlığı bakımından ise 2 kombinasyonun kayda değer melez gücü değerleri verdiklerini belirtmişlerdir. Blum ve ark. (1983), buğdayda bir çok karakterin çeşide özgü olarak farklılık gösterdiğini, bunlardan birinin de depolanmış karbonhidratın taneye taşınma (translokasyon) kapasitesi olduğunu bildirmişlerdir. Tane doldurma için gerekli olan, yaprak ve gövde de depolanmış karbonhidratın taneye taşınma hızı, süresi ve miktarı yönünden çeşitler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu vurgulamışlardır. Singh ve Kanemasu (1983), bu çalışmalarını eğer bir türün genotipleri su stresine karşı faklı tepki gösteriyorlar ise, o zaman yaprak ve bitki örtü sıcaklığı o genotiplerin kurağa dayanıklılığını göstermeye hizmet edebilir hipotezine dayandırarak, genotipler arasındaki yaprak ve bitki örtü sıcaklıkları farklarını bulmak ve bunların kurağa dayanıklılıktaki rollerini saptamak amacıyla 10 farklı darı (Pennisetum americana (L.) Leeke) genotipi ile sulu ve kuru kuşullarda bir çalışma yürütmüşlerdir. Bu hipotezi test etmek için, farklı morfolojik karakterlere sahip 10 genotipi sulu ve susuz koşullarda yetiştirmişlerdir. Söz konusu koşullarda, yaprak 16

49 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM sıcaklığını (T l ), bitki örtü sıcaklığını (T c ), örtü sıcaklığı ile hava sıcaklığı farkını (T c - T a ), yaprak su potansiyelini (Ψ l ), yaprak-diffuzyon direncini (LDR), su kullanımını (WU) ve tane verimlerini incelemişlerdir. Sulu koşullardaki genotipler arasında tane verimi, bitki örtüsü sıcaklığı ve hava sıcaklığı ile bitki örtüsü sıcaklığı arasındaki fark yönünden istatistiksel olarak önemlilik olduğunu saptamışlardır. Tane verimi ile T c - T a öğleden sonrası ortalaması değeri (r:-0.78) ve T c öğleden sonrası ortalaması değeri (r:-0.81) arasında negatif ve önemli korelasyonlar bulmuşlardır. Tane verimi oranları (sulanmayan koşullardaki tane verimi/sulu koşullardaki tane verimi) ile T c de öğleden sonrası ortalaması (r:0.64), T l de öğleden sonrası ortalaması (r:0.64) ve T c - T a nın öğleden sonrası ortalaması (r:0.75) arasında pozitif ve önemli korelasyonlar bulmuşlardır. Bunun yanında, değişik stres indeksleri ile tane verimi ve tane verimi oranları arasındaki korelasyonların sulanmayan uygulamalarda önemli olmadıklarını tespit emişlerdir. Araştırmacılar, bir el infraret termometresi ile stres olmayan bir çevrede gözlemlenen (ele alınan darı genotiplerinde) T c ve T c - T a ların öğleden sonrası ortalaması değerlerinin tane verimleri ve tane verimi stabiliteleri (sulanmayan koşullardaki tane verimi/sulu koşullardaki tane verimi) açısından etkin bir şekilde kullanılabileceğini vurgulamışlardır. Wilson (1984), melez buğday ıslahı çalışmalarının makarnalık buğdaylara göre ekmeklik buğdaylarda daha çok yürütülmekte olduğunu ve bunun nedeninin ise, ekmeklik buğday üretiminin daha geniş alanlara yayılması ve makarnalık buğdayda iyi anter çıkışına engel olabilen büyük çiçek kavuzları nedeniyle ortaya çıkan tozlanma problemi olduğunu belirtmiştir. Meksika da melez buğday üzerine yapılan çalışmada, melez buğdayların ebeveynlerden daha yüksek hektolitre ağırlığı gösterdiğini ve tane tekstürü açısından ebeveynler arasında yer aldıklarını bildirmiştir. Protein miktarı ve kalitesinin ekmek yapım özelliğini belirlemede ana unsurlar olduğunu, protein kalitesinin öncelikle genetik faktörler tarafından kontrol edildiğini, fakat çevre şartlarının kalıtım etkilerini baskı altında tutabileceğini vurgulamıştır. Protein miktarının genetik olarak etkilenmesinin yanında, yüksek azot ilavesi ile kısmi olarak belli düzeyde tutulabileceğini bildirmiştir. Protein kalitesinin verim artışına bağlı olarak geleneksel seviyesinde korunabileceğini ya da önemli derecede arttırılabileceğini bildirmiştir. Güçlü gluten proteinine sahip buğdayların, 17

50 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM yüksek verime bağlı olarak protein oranlarında düşüş olsa bile iyi somun hacmini muhtemelen sağlayabilecelerini vurgulamıştır. Eğer üretim alanlarında buğday bitkisi ekim alanı olarak baskın bir duruma geçerse, protein açığını dengelemek için güçlü glutene sahip buğday ıslahının istenmeyebileceğini bildirmiştir. Eğer melez buğdayların sahip olduğu genetik potansiyelleri ile %1-2 oranında daha fazla proteini verebileceklerine dikkat çekilebilir ise, o zaman ticari undaki mevcut protein seviyelerinin büyük bir olasılıkla korunabileceğini bildirmiştir. Eğer bu durum zorunlu olursa, çok yüksek proteine sahip özel melez buğdayların geliştirilebileceğini vurgulamıştır. Wilson un araştırmalarına göre; melez buğdaylar un kalitesi, hamur kalitesi ve pişme özellikleri yönünden genellikle ebeveynlerinin ortasında bir durum sergilemişlerdir. Genellikle kaliteli sınıfındaki buğdayların melezlerinin, ekmeklik buğday ya da pastalık tipinden bir buğdayın özelliğini yansıtmayabileceğini bildirmiştir. Kalite bakımından ara durumlu ebeveynler ile yüksek kaliteli ebeveynler melezlendiği zaman ortaya çıkan melezlerin yüksek kaliteli ebeveynlerin sınıfına girebileceklerini vurgulamıştır. Al-Shalaldeh ve Duwayri (1986), bazı makarnalık buğday melezlerinde tane verimi ve bayrak yaprak alanının kalıtımını tespit etmek amacıyla yürüttükleri çalışmada, tane verimi yönünden kalıtım derecesinin 0.19 olduğunu ve bayrak yaprak alanının kalıtım derecesinin ise 0.17 olduğunu bildirmişlerdir. Atlı (1987), yaptığı çalışmalarda sedimentasyon değerinin protein kalitesini belirleyen ve daha çok kalıtımın etkisi altında olan önemli bir kalite kriteri olduğunu gözlemlemiştir. Sedimentasyon değerinin çevreye göre çeşitten daha fazla etkilendiğini vurgulamıştır. Sedimentasyon değerinin hamur kabarması ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Gusta ve Chen (1987), buğday yapraklarının gelişiminin su ve sıcaklık stresine karşı oldukça duyarlı olduğunu bildirmişlerdir. Buğdayda yaprak alanının çiçeklenme döneminde sabitlendiğini (büyümesinin durduğunu) bildirmişlerdir. Kurak koşullarda buğday veriminin, çiçeklenme sonrasındaki yaprak sararması ile ters orantılı bir ilişki gösterdiğini ve yaprak sararmasının ise bitkideki su stresi ile ilgili olduğunu bildirmişlerdir. Diğer taraftan, ilk (yaşlı) yapraklardaki sararmanın verimi çok etkilememesine karşılık, transpirasyon oranının çok azalabileceğini, 18

51 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM çünkü ilk yaprakların bayrak yaprağına göre tane gelişimi için oldukça az fotosentez ürünü sağladıklarını vurgulamışlardır. Li ve Posner (1987), 2 kırmızı sert taneli buğday çeşidinin tanelerini hacimlerine göre büyük, orta ve küçük olarak üç guruba ayırarak bir tane iriliği kalite çalışması yapmışlardır. Tane iriliğinin artması ile protein ve kül miktarının düştüğünü, 1000 tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı ve un randımanın ise yükseldiğini gözlemlemişlerdir. Bununla birlikte, tane iriliğinin artmasıyla buğdayın protein miktarı ile unun protein miktarı arasındaki farkın da azaldığını vurgulamışlardır. Simmons (1987), buğday yaprağındaki farklılığın, çeşitler arasında hatta aynı bitki üzerindeki ana sap ve kardeşler arasında dahi rahatlıkla göründüğünü bildirmiştir. Olgun yaprakların boyutlarının bitki üzerindeki yerlerine ve konumlarına göre değişiklik gösterdiğini ve yaprağın genişlik ve kalınlığının yüksek ışık yoğunluğu ve sıcaklık ile artacağını, fakat yaprak boyunun ise aynı oranda azalabileceğini bildirmiştir. Her kardeş maksimum yaprak alanına yaklaşık olarak bayrak yaprağının tamamen büyüdüğü zaman ulaştığını ve bu zamanın başaklanmadan az önce olduğunu bildirmiştir. Blum (1988), farklı çeşitlerin stres koşulları altında bitki örtüsü (kanopi) sıcaklıkları ile verimleri arasında basit bir ilişkinin olmasının beklenmemesi gerektiğini belirtmiştir. Çeşidin stres koşulları altındaki veriminin (ekonomik önemine rağmen), o çeşidin kurağa mukavemetini gösteren iyi bir gösterge olmadığını, çeşidin stresli ve stressiz koşullardaki verimleri arasındaki varyasyon darlığının yani verim stabilitesinin genel olarak daha iyi bir gösterge olacağını belirtmiştir. Borghi ve ark. (1988), İtalyan saf hat çeşitlerinden elde edilen 10 melez F 1 tohumunu yıllarında üç lokasyonda yetiştirmişler ve F 1 melezlerinden elde edilen tane veriminin 20 m 2 alanda 1.5 ile 4 kg arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Melez saflığının tip dışı tahminlerine göre bakıldığı zaman %88 ve gliadinin asit poliakrilamit jel elektroforesis (A-PAGE) değer tahminlerine bakıldığı zaman ise %82 olduğunu tespit etmişlerdir. Tüm melez F 1 lerin bitki boyu bakımından üstün ebeveyne göre heterosis gösterdiğini, tane verimi bakımından ise melezlerin veriminin (7.11 t/ha) ebeveynlerden (6.66 t/ha) daha yüksek olduğunu, anaç 19

52 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM ortalamasına göre melez gücü diziliminin %-10 dan %17 ye doğru bir dağılım gösterdiğini bildirmişlerdir. Dört melezin standart heterosis (verim avantajı) gösterdiğini ve en yüksek değeri Chiarano/Leopardo ve Claudia/Leopardo kombinasyonlarından elde ettiklerini bildirmişlerdir. Verim komponentleri arasında başakçık/başak sayısının önemli bir özellik olduğunu ve bu özelliğin melezlerin geleneksel çeşitlere göre üstünlüğünü açıkladığını bildirmişlerdir. Melezlerin ekmek yapım kalitelerinin, ebeveyn ortalaması ya da en zayıf olan ebeveyn çeşide daha yakın göründüğünü bildirmişlerdir. Halverson ve Zeleny (1988), buğdayda tane iriliğinin artması ile 1000 tane ağırlığının ve un veriminin yükseldiğini bildirmişlerdir. Tane iriliği arttıkça kepek oranının düştüğünü ve dolayısıyla kül miktarının da azaldığını bildirmişlerdir. Blum ve ark (1989), bitkilerin kurak şartlardaki bitki örtüsü sıcaklıkları ile kurağa toleransları arasında bir ilişki bulunduğunu, kuraklık stresi altında daha düşük bitki örtüsü sıcaklığına sahip bitkilerin kurağa karşı toleranslarının daha yüksek olduğunu, bu nedenle bitki örtüsü sıcaklığının kuraklık ve su stresine karşı bir seleksiyon kriteri olarak kullanılabileceğini önermişlerdir. Falconer (1989), genel ve özel kombinasyon uyuşmasının kantitatif genetik ve bitki ıslahı alanlarında önemli olduğunu ve genel kombinasyon uyumunun eklemeli etkiyi, özel kombinasyon uyumunun ise dominant etkiyi ifade ettiğini bildirmiştir. Leistrumaite (1989), Litvanya da farklı orijinli 6 çeşitten oluşan bir diallel melezlemede 1000 tane ağırlığı ve verim ile ilgili 6 özellik için genel ve özel kombinasyon yeteneklerini incelemiştir. Bazı F 1 kombinasyonlarının bir çok karakter yönünden yüksek özel kombinasyon yeteneğine sahip olduklarını belirlemiştir. Ronald ve Krystal çeşitlerinin 1000 tane ağırlığı yönünden genel kombinasyon yeteneklerinin yüksek olduğunu vurgulamıştır. McKinny ve ark. (1989), bitki örtüsü sıcaklığının (kanopi sıcaklığı) bir bitkinin kuraklık stresi ve kurağa karşı tepkisinin bir ölçüsü olduğunu bildirmişlerdir. Eğer bitki ıslahçıları örtü sıcaklığını kendi amaçları doğrultusunda etkin bir şekilde kullanacaklar ise, açılan populasyonlarda bitki örtüsü sıcaklığı yönünden genetik değişkenliğe dair bilgiye ihtiyaçları olacağını belirtmişlerdir. Bu çalışmayı, soyanın (Glycine max (L.) Merr.) altı populasyonunda bitki örtüsü sıcaklığına ait genetik 20

53 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM değişikliğin karakterizasyonunu belirlemek amacıyla ve kanopi sıcaklığının populasyonlar üzerindeki etkinliğini değerlendirmek için yapmışlardır. Ebeveynler ile F 1 ve F 2 bitkilerini ayrı olarak aralıklı ekmişlerdir de bir el infiraret termometresini, erken büyüme dönemi ve ileri vejetasyon devreleri boyunca 3 kez (açık hava, bulutlu hava ve öğle güneşinde 2 saat) bitki örtü sıcaklığı değerlerini elde etmek için bitkileri izlemede kullanmışlardır yılında her populasyondan gelen ileri kademe hatlarını (F 3 ve F 3:4 ), tekerrürsüz döl sıraları bitki örtüsüyle kaplandıktan sonra örtü sıcaklığı yönünden test etmişler ve F 3:4 hatlarından 4 en sıcak ve 4 en soğuk olanlarını sonraki çalışmalarda kullanmak üzere seçmişlerdir. F 3:6 generasyonlarından seçilen hatları 1984 te tekrarlamışlar ve örtü sıcaklıkları yönünden tekrar test etmişlerdir. Sezona göre ortalama bitki örtü sıcaklığına (Td = kanopi sıcaklığı hava sıcaklığı) göre kalıtım değerlerinin, F 2 ve F 3 ebeveyn-döl regresyonu için %1 den %22 ye ve F 3:4 ve F 3:6 ebeveyn-döl regresyonu için %0 dan %19 a dayandığını bildirmişlerdir. Td yönünden, F 3:4 ile F 3:6 hatlarının korelasyon derecesinin 6 populasyonun 3 ünde önemli çıktığını bildirmişlerdir te ölçülen sıcak seleksiyonların ortalamasının soğuk seleksiyonların ortalamasından üç populasyonda (K81-26, K81-30 ve K81-31 populasyonlarında) önemli derecede farklı olduğunu (F 3:4 seleksiyonunun etkili olduğunun göstergesi) bildirmişlerdir. Td yönünden erken generasyon seleksiyonunun, düşük kalıtım nedeniyle soyada başarılı olmadığını vurgulamışlardır. Tekerrürsüz F 4 döl sıralarında Td nin kullanılmasının populasyon gözlemlerinin ancak yarısında etkili olduğunu belirtmişlerdir. Araştırıcılar yine de büyük kararlılık ve güvenilirlikle pozitif bir öneri sunarak, bu teknolojiyi soya ıslahında kullanıma sunmadan önce başarılı olma zorunluluğu bulunduğunu bildirmişlerdir. Oliveiro (1989), bitki boyları farklı olan 4 buğday genotipi arasında yaptıkları diallel melezleme ile F 1 ve F 2 generasyonlarında bitki boyu, bitkide başak sayısı, başakta tane sayısı, 100 tane ağırlığı ve tane veriminin kalıtımını belirlemek için bir çalışma yürütmüştür. Bitki boyu açısından dar anlamda kalıtım derecesinin 0.24 ile 0.74 arasında ve bitkide başak sayısı açısından kalıtım derecesinin ise 0.43 ile 0.58 (2 melez hariç) arasında değiştiğini bildirmiştir. 100 tane ağırlığı ve tane verimi 21

54 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM açısından kalıtım derecesinin oldukça düşük olduğunu (tane verimi için 2 melez hariç) bildirmiştir. Özgen (1989), kışlık ekmeklik buğdaylarda melez gücü değerlerini tespit etmek amacıyla, Türkiye nin farklı bölgelerinden topladığı farklı kökenli 11 adet buğday hattını (ıslah aşamasında) melezlemiştir. 24 kombinasyona ait F 1 bitkilerini üç tekerrürlü olarak tesadüf bloklarında ekmiştir. Elde ettiği sonuçlara göre, bitki boyunun anaçlar ortalamasına göre %8, üstün anaca göre %-11 olduğunu ve melez gücü değerinin anaçlar ortalamasına göre dağılımının %4 ile %20 arasında, üstün anaca göre ise %-1 ile %-23 arasında değiştiğini gözlemlemiştir. Başak boyu bakımından tüm F 1 ler ortalaması melez gücü değerinin, anaçlar ortalamasına göre %9, üstün anaca göre ise %8 olduğunu tespit etmiştir. Başak boyuna ait melez gücü değerinin anaçlar ortalamasına göre dağılımının %-4 ile %30 arasında ve üstün anaca göre ise %-11 ile %18 arasında değiştiğini bildirmiştir. Yağdı ve Ekingen (1989), bazı ekmeklik ve makarnalık buğday melezlerinin heterosis ve heterobeltosis değerlerinin saptanmasına yönelik olarak yaptıkları çalışmada, ekmeklik ve makarnalık buğdayların melezlerinde başak boyu, başakçık sayısı ve başakta tane sayısında pozitif heterosis gözlemişlerdir tane ağırlıkları bakımından ekmeklik buğdayların melezlerinin genelde ebeveynlerin değerleri arasında yer aldığını ve başakta tane sayısı yüksek olanların 1000 tane ağırlıklarının düşük olduğunu bildirmişlerdir. Makarnalık buğdayların melezlerinde ise, pozitif ve negatif heterosis ile birlikte ebeveynler arasında değerler de saptamışlardır. Bitki boyu yönünden ekmeklik buğdaylarda negatif heterosis saptamışlardır. Makarnalık buğdaylarda ise ebevenylere göre uzun ve kısa melezler elde etmişlerdir. Ekmeklik ve makarnalık buğdaylarda en yüksek heterosis ve heterobeltosis değerlerini başakta tane sayısında bulmuşlardır. Alizade ve Khalilov (1990), makarnalık buğday çeşitlerinde yaptıkları 6X6 diallel melez ile elde edilmiş 15 F 1 populasyonunda (5 kısa ve 1 uzun boylu çeşit) arzu edilir transgressiv açılmaları, verim komponentleri bakımından yüksek ve orta derecede genel kombinasyon yeteneği olan ebeveynler kullanıldığında elde etmişlerdir. Bazı durumlarda bu tip açılmalarda ebeveynlerin genel kombinasyon yetenekleri arasında bir fark olmadığı da görülmüştür. 22

55 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Perten (1990), yaş özün (glutenin) santrifüj edilmesi esasına dayanarak yapılan Gluten İndeksi Testi nin gluten kalitesini belirlemek için kullanılan yöntemler arasında sayılabileceğini bildirmiştir. Gluten indeksi metodunu geliştirerek doğrudan yaş özden (glutenden) gluten proteininin kalite tayininin yapılmasının mümkün olduğunu vurgulamıştır. Seitkhozhaev ve ark. (1990), 9 kışlık buğday genotipi kullanarak yaptıkları diallel çalışmada, tane verimini additif ve dominant genlerin kontrol ettiğini, başak tane ağırlığı ve 1000 tane ağırlığı bakımından üstün dominantlığın var olduğunu vurgulamışlardır. Spagnoletti ve Qualset (1990), farklı ülkelerden topladıkları makarnalık buğday germplazmları ile bayrak yaprağı değişkenliği ve analizi üzerine Tulelake- Kalifornia da (rakım; 1200 m) bir çalışma yapmışlardır. Çalışmaları sonucunda, bayrak yaprağı alanının tane verimi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu saptamışlardır. Bayrak yaprağının bitki fotosentezine ve dolayısıyla tane gelişimini sağlayan fotosentez ürünlerine önemli bir katkı yaptığını vurgulamışlardır. Bunlara dayanarak araştırıcılar, başarılı bir ıslah programı için bayrak yaprağı özelliklerinin de (bayrak yaprak uzunluğu, eni ve alanı) diğer buğday ıslahı karakterlerine ilave edilmesi gerektiği sonucuna varmışlardır. Iqbal ve ark. (1991), 5 ekmeklik buğday genotipi ile yaptıkları diallel melezleme çalışmalarında, bayrak yaprak alanı ve başak uzunluğunun dominant genlerin etkisi altında oldukları, bitki boyu ve üst boğum arası uzunluğunda kısmi dominantlılığın etkili olduğu ve bitki boyu ve başak uzunluğunda epistatik etkinin bulunduğu sonucuna varmışlardır. Li ve ark. (1991), Henna da (Çin) 6 kışlık buğday üzerinde yapmış oldukları diallel melezlemeden elde ettikleri 15 F 1 melez dölünde 10 karakteri incelemişlerdir. Bulgularına göre; protein içeriği, sedimentasyon değeri, tane/başak, fertil başakçık sayısı, bitki boyu, 1000 tane ağırlığı, tane ağırlığı/başak ve başak uzunluğunun genel kombinasyon yeteneği varyansının bu özelliklere ait özel kombinasyon yeteneği etkilerinden önemli derecede yüksek olduğunu ve bu karakterlerin eklemeli gen etkisi tarafından kontrol edildiğini bildirmişlerdir. Bitki başına tane verimi ve bitki başına başak sayısının özel kombinasyon yeteneği varyansının, genel kombinasyon 23

56 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM yeteneklerinden 2.58 (bitki tane ağırlığı) ve 4.41 (bitki başak sayısının) kat daha büyük olduğunu ve bu iki karakterin çoğunlukla eklemeli olmayan gen etkisi tarafından kontrol edildiği sonucuna varmışlardır. Sadeque ve ark. (1991), 8 buğday hattını yarım diallel olarak melezlemişlerdir. 56 melez kombinasyonunu sezonunda Salna da (Bangladeş) ebeveynlerin yanına ekmişlerdir. Dokuz melezin başaklanma gün sayısı bakımından anaç ortalamasına göre negatif heterosis gösterdiğini ve melezlerin çoğunun bitki boyu açısından üstün anacın üzerinde negatif heterosis verdiğini bildirmişlerdir. Bitki başak sayısında en iyi ebeveynin üzerinde maksimum heterosis değerinin %141.7 (Kheri/Ananda) ve başak uzunluğu değerinin %24.4 (Dirk/Kheri) olduğunu saptamışlardır. Bitki başına tane verimi yönünden, Kheri/Ananda melezinin üstün anacın üzerinde üzerinde (%182.9) ve Dirk/Kheri melezinin anaç ortalamasının üzerinde heterosis değerleri verdiklerini bildirmişlerdir. Ünal (1991), buğday ununun su ile hamur haline getirildiğinde, unun bileşimindeki sabit proteinlerden gliadin ve glutenin suyu emerek şiştiğini bildirmiştir. Hamur tuzlu su ile yıkandığında nişasta, albümin ve globulin ortamdan ayrılırken, geriye yaş öz (gluten) (YG) dediğimiz plastik bir maddenin kaldığını vurgulayan araştırıcı, buğdaylarda yaş öz miktarının fazla olmasının istenen bir özellik olduğunu belirterek, buğdaylarda proteinin %80-85 ini glutenin oluşturduğunu ve bunun protein miktarı ile ilişkili oluğunu bildirmiştir. Gluten maddesinin hamurun iskeletini meydana getirdiğini ve mayalar tarafından fermantasyon sırasında oluşturulan gazı tutarak hamurun kabarmasını ve ekmeğin meydana gelmesini sağladığını bildirmiştir. Ham protein miktarının, unda bulunan toplam azotla ilgili olduğu halde, kalitenin glutenin karakteri ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Araştırıcı, buğday proteininin kalitesi dendiği zaman, besleyici özelliklerinden çok proteinin fiziksel özelliğinin söz konusu olduğunu, protein miktarları aynı olan buğdaylardan elde edilen unların hamurları ve ekmek niteliklerinin de farklı olduklarını bildirmiştir. Li-Huifen ve ark. (1992), yaptıkları eksik diallel melezleme çalışmasında, SDS-sedimentasyonunu sınırlayan genlerin eklemeli etkide olduğu ve gluten, 24

57 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM protein, gerekli amino asitleri sınırlayan genlerin eklemeli olmadığı sonucuna varmışlardır. Perenzin ve ark. (1992), İtalya da iki lokasyonda 45 F 1 ve 18 ebeveyni yetiştirerek tane verimi, tane ağırlığı ve ekmek yapım kalitesini etkileyen 7 karakter açısından heterosis ve kombinasyon yeteneğini belirlemek için bir çalışma yürütmüşlerdir. Tane verimi (Pandas ve KS-7), protein içeriği (Salamone) ve W hamur uzaması alveograf parametreri bakımından (Pandas, Salgemma ve Salmone), P direnç değeri (Irrnerio, Kosutka ve Saliente) ve L uzama değerleri (Pandas, Salgemma ve Salmone) bakımından önemli ve pozitif genel kombinasyon kabiliyeti değerleri elde etmişlerdir. Her ne kadar en iyi ebeveynin verim bakımından genellikle heterosis tepkileri düşük (%5-10) olmasına karşın, bütün verim düzeylerinde bu karşılığın alındığını gözlemlemişlerdir. Melez buğdayları ebeveynleri ile kıyasladıklarında; yüksek protein içeriği, yüksek hamur uzama değeri ve zayıf gluten değeri vermeye meyilli olduklarını bildirmişlerdir. Bununla beraber, yüksek verimli çeşitler ile kaliteli çeşitler arasında yapılan melezlerin birkaç tanesinde yüksek verim potansiyeli (7 t/ha ın üzerinde) ve kabul edilebilir düzeyde kalite özellikleri saptandığını bilidirmişlerdir. Protein içeriği, hamur uzama değeri, SDS sedimentasyon hacmi ve hamur direnci arasında önemli pozitif korelasyonlar bulmuşlardır. Melez kombinasyonlarında verim ile protein içeriği arasında korelasyonunun olmamasının, melez genotiplerdeki yüksek olan toplam biyomas değerlerinden kaynaklanabileceğini bildirmişlerdir. Turgut (1992), 4 ekmeklik buğday genotipi ve yarım diallel F 1 melez generasyonlarında, bitki verimi için hiç bir genetik parametreyi önemli bulamamıştır. Başak uzunluğu ve başaklanma süresi için eklemeli varyansı, bitki boyu için eklemeli ve dominantlık varyansını, kardeş sayısı için çevre varyansını önemli bulmuştur. Dar anlamda kalıtım derecesini bitki verimi için 0.08, başak uzunluğu için 0.3, bitki boyu için 0.82 ve kardeş sayısı için 0.19 olarak saptamıştır. Eser ve ark. (1993 a), makarnalık buğdayda 3 çeşit ve 3 hat kullanarak yaptıkları çalışmada, bitki boyu yönünden genetik varyasyonun diallel analizini incelemişlerdir. Kısa boyluluk açısından Ank-01 hattının en kısa boylu dölleri verdiğini ve en fazla resesif gene sahip olduğunu bulmuşlardır. En az sayıda resesif 25

58 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM etkili gen ise Kunduru-1149 çeşidinde tespit edilmiştir. Çakmak 79 çeşidi ise daha kısa boylu olmasına rağmen, kendisinden daha uzun boylu olanlardan daha az resesif etkili gen taşıdığını saptamışlardır. Eser ve ark. (1993 b), 3 adet makarnalık buğday çeşidi ve 3 adet ileri kademeli hattı 6X6 diallel melezlemeye tabii tutmuşlar ve F 1 de ekonomik öneme sahip kalite kriterlerinden üç tanesini incelemişlerdir. Yapılan analiz sonuçlarına göre, 1000 tane ağırlığının kullanılan çeşit ve hatlarda eklemeli gen etkisinde olduğunu tespit etmişlerdir. Camsılık özelliğinin eklemeli ve eklemeli olmayan gen etkisinde olduğunu ve eklemeli olmayan gen etkisinin kaynağının dominanslık olduğunu saptamışlardır. Bu karakter için dar ve geniş anlamdaki kalıtım dereceleri 0.15 ve 0.43 olarak hesaplanmıştır. Protein oranının eklemeli ve eklemeli olmayan gen etkisinde olduğu ve eklemeli olmayan gen etkisinin kaynağının dominanslık ve diğer gen etkileşimleri olabileceğini bildirmişlerdir. Protein oranı için dar ve geniş anlamdaki kalıtım derecelerini 0.28 ve 0.46 olarak hesaplamışlardır. Araştırıcılar, incelenen özellikler dikkate alındığında, en iyi kalite özelliklerini genelde Kunduru ve Ç-1252 çeşitlerinin gösterdiğini bildirmişlerdir. Kınacı ve Demir (1993), üstün özellikleri olan 10 hat ile Memo, Yavaros ve Gediz makarnalık çeşitlerinin kombinasyonlarından 1988 de elde edilen F 1 ler ebeveynleri ile birlikte tesadüf blokları deneme deseninde iki lokasyonda yetiştirmişler ve bitki boyu, kardeş sayısı, başakta başakçık sayısı ve başakta tane sayısı, 1000 tane ağırlığı gibi karakterleri incelemişlerdir. F 1 ve ebeveynlerden oluşan polpulasyonda istatistiksel olarak önemli varyasyon bulmuşlardır. Ebeveynlerin genel kombinasyon güçleri ve ortalama değerler dikkate alındığında, Memo kardeş sayısı ve başakta tane sayısı yönünden, 4 nolu hat kardeş sayısı yönünden, 1 nolu hat Çumra lokasyonunda 1000 tane ağırlığı yönünden, 2 nolu hat ise merkez lokasyonda başakta başakçık, başakta tane ve 1000 tane ağırlığı yönünden uygun ebeveynler olarak saptanmışlardır. Altınbaş ve Tosun (1994), 8 makarnalık buğday ( Triticum durum Desf.) ebeveyni ve bunların yarım diallel melezlerinden oluşan populasyonda başak uzunluğu, başakta tane sayısı ve 1000 tane ağırlığı için tarla ve sera koşullarında kombinasyon yeteneği analizlerini yapmışlardır. Her iki yetişme ortamında da melez 26

59 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM populasyonunun ortalama başak uzunluğu değişmezken, serada başaktaki tane sayısında kısmi bir azalma, 1000 tane ağırlığında ise önemli ölçüde artış olduğunu belirlemişlerdir. Yüksek değere sahip ebeveyne göre hesaplanan ortalama heterosis oranları ve tarla koşullarında her üç özelliğe ilişkin genel (GKY) ve özel (ÖKY) kombinasyon yeteneği varyanslarının yüksek düzeyde önemli olduğunu, serada başak uzunluğu dışındaki diğer durumlarda ÖKY varyanslarının genetik varyansa daha çok katkı yaptığını gözlemişlerdir. Sera koşullarında başakta tane sayısı bakımından her iki varyansın büyük oranda azaldığı, 1000 tane ağırlığında ise kısmi artışlar olduğunu belirlemişlerdir. Başak uzunluğuna ilişkin GKY varyansı serada yaklaşık iki katına çıkarken, ÖKY varyansı da aynı oranda azalmıştır. Başak uzunluğu bakımından üç, başakta tane sayısı yönünden iki ve 1000 tane ağırlığı açısından bir melez ve ebeveynler arasında da sadece Ege-88 genotipinin başak uzunluğu için hem tarla hem de sera koşullarında önemli ve pozitif kombinasyon yeteneği etkileri gösterdiğini saptamışlardır. Elde edilen bulgulara göre populasyonda incelenen özelliklere ilişkin GKY ve ÖKY etkilerinin ortam koşullarına göre değiştiği sonucuna varmışlardır. Borghi ve Perenzin (1994), 7 ekmeklik buğdayda diallel analiz ile tane verimi, verim komponentleri ve ekmeklik kalitelerinin kombinasyon özellikleri ve heterosis düzeylerini belirlemek amacıyla resiproksuz melezlemeler yapmışlardır yıllarında 21 F 1 melezi ile 7 ebeveyn çeşidi normal ekim sıklığında, üç farlı lokasyonda tekerrürlü olarak ekmişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği etkileri Choping alveograf parametreleri P ve P/L oranı, tüm verim komponentleri ve bitki boyu, başaklanma zamanı ile tane verimi yönünden istatistiki olarak önemli olurken, genel kombinasyon yeteneği etkileri, başakçıkta tane sayısı hariç tüm karakterler için oldukça yüksek çıktığını bildirmişlerdir. Karakterlerin çoğu için hesaplanan genel kombinasyon yeteneği değerlerinin özel kombinasyon yeteneğine göre daha önemli olduğunu vurgulamışlardır. Tane verimi yönünden melezlerin heterosis üstünlüğünün en iyi standart hattın (cv Eridona) üzerinde %3.3 civarında gerçekleştiğini ve bu değerin önceki bulguları (önceki standart heterosis etkileri %10) doğruladığını bildirmişlerdir. Maestra/Golia kombinasyonundan alınan en ilginç melezin, en yüksek verimli cv Eridona nın verim düzeyine yaklaştığını, fakat 27

60 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM bu çeşidin %30 daha yüksek satış değerine, üstün ekmeklik kalitesine ve düşük bitki boyuna sahip olmasından dolayı ilginç olarak göründüğünü rapor etmişlerdir. Blum ve ark. (1994), buğdayın (Triticum aestivum L.) tane doldurmasının sıcaklık stresinden zarar gördüğünü (yüksek sıcaklıkta yaprak ve başak fotosentezinde azalma olmasından dolayı) bildirmişlerdir. Tane doldurmadaki karbonhidratın alternatif bir kaynağının sapta stok halde bulunan karbon hidrat olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar, çok benzer fenotipik ve boy özelliğinde iki yazlık buğday çeşidinin (V5 ve V2183) tarla koşullarında kurak ve sıcak şartlar altında tane buruşması açısından önemli farklık gösterdiklerini ve sıcaklık stresi altında tane gelişimi için sapta depolanmış olan karbonhidratların kaynaklarının taşınarak tane dolumunu desteklediği hipotezini değerlendirmişlerdir. İsrail de yaptıkları iki denemede (1990 ve 1991), tane büyümesi ve yaprak sararmasını sera (1990) ve büyütme kabininde (1991) optimum (kontrol) ve yüksek (stresli) sıcaklık altında (sap kuru madde oranı ve sapın toplam yapısal olmayan karbonhidrat kaybı için) test etmişlerdir. V5 çeşidi sıcaklık stresi altında tane kuru ağırlığı bakımından daima V2183 çeşidine göre daha düşük verim kaybı göstermiştir. Sıcaklık ne olursa olsun, V5 çeşidinin V2183 çeşidine göre tane doldurma dönemi öncesinde daha yüksek sap kuru madde ve toplam yapısal olmayan karbonhidrat değeri verdiğini, tane doldurma döneminde ise daha fazla gövde kuru madde (veya toplam yapısal olmayan karbonhidratlar) azalma değeri verdiğini ve daha uzun tane doldurma süresine sahip olduğunu bildirmişlerdir. Hem stres ve hemde stressiz şartlarda, tane doldurma süresinde V5 çeşidinin genellikle V2183 çeşidine göre gövdeden 2-3 kat daha fazla kuru madde taşıdığını bildirmişlerdir. Diğer yandan sıcaklık stresi altında V5 çeşidinin yaprak ömrü, in-vivo klorofil stabilitesi ve tane bağlama bakımından sıcağa V2183 çeşidinden daha hassas olduğunu gözlemlemişlerdir. Üçüncü denemede (1992), 5 çeşidin (V5 ve V2183 çeşitleri dahil) başaklanma sonrası fotosentetik kaynaklarını tüketmek için tarladaki bitki örtüsüne kimyasal kurutucu (%0.3 potasyum iodid) uygulamışlardır. Aynı çeşitleri büyütme kabininde başaklanma sonrası sıcaklık stresine (25-35ºC) ya da stressiz (15-25ºC) şartlara tabi tutulmuşlardır. Kimyasal kurutucuyla kuru madde birikimi önlenen tane ile sıcaklık 28

61 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM stresi etkisiyle kuru madde birikimi önlenen tane arasında oldukça yüksek korelasyon (r 2 =0.89) olduğunu bildirmişlerdir. Güler ve Özgen (1994), 5 makarnalık buğday genotipini (Kırmızı5132, Bursa7113, Çakmak79 çeşitleri ve iki adet ileri ıslah kademesindeki hat) yarım diallel olarak melezlemişler. 10 bitki üzerinde bitki boyu, bayrak yaprağı uzunluğu, başak uzunluğu, bitki başak sayısı, başak tane sayısı, 1000 tane ağırlığı, başak tane verimi ve bitki tane verimini incelemişler ve F 1 lerin melez güçleri ile anaçlar arasındaki ilişkileri incelemişlerdir. Melez gücünü bitki boyu, bitkide başak sayısı ve bitki verimi bakımından negatif, diğer özellikler bakımından ise genellikle pozitif olarak bulmuşlardır. Ele alınan tüm karakterler bakımından anaçlar ve anaçlar ortalaması ile F 1 ler arasındaki ilişkileri incelediklerinde; melez gücünün erkek anaçlara oranla dişi anaçlardan ve bunun etkisi ile anaç ortalamalarından daha fazla etkilendiğini belirlemişlerdir. İbrahim (1994), 1988 ve 1990 yıllarında Mısır ın Kahire Nasr şehrinde 5 yerel çeşit ve Almanya dan 3 ekmeklik buğday hattı arasında yaptığı melezlemelerde 7 komponent üzerinden kombinasyon yeteneği ve heterosis çalışmaları yapmıştır. Heterosis değerlerinin % ile %71.03 arasında değiştiğini, tane verimi/bitki heterosis değerlerinin genellikle daha önemli olduğu sonucuna varmıştır. Genel kombinasyon ya da özel kombinasyon yeteneği verilerine göre, çalışılan tümü karakterlerin varyanslarının eklemeli ve eklemeli olmayan gen etkilerinin kalıtımı altında oldukça önemli çıktığını, ebeveyn çeşitlerin (Sakha69, Giza157 ve SH- Walter) incelenen verim unsurlaının çoğunda ve tane verimi yönünden iyi bir genel uyum özelliği içinde olduklarını bildirmiştir. Reynolds ve ark. (1994), Tlaltizapan da (Meksika) 16 çeşit ile bitki örtü sıcaklık depresyonuna (SD) ilişkin yaptıkları bir araştırmada, SD nin sıcaklığın oldukça yüksek olduğu sulanan alanlarda çeşitlerin verimlerindeki farklılığı tahmin edicisi bir kriter olduğunu bildirmişlerdir. Sıhhatli bir ölçüm için ekim alanının bitkiyle iyice kapanması gerektiğini, en iyi okuma zamanının başaklanma dönemi olduğunu bildirmişlerdir. Zeminin bitki örtüsüyle iyi kaplanmaması durumunda bitki örtü sıcaklığının daha yüksek olacağını, bu nedenle verilerin sağlıklı olmayacağını bildirmişlerdir. 29

62 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Schmid ve ark. (1994), kültür buğdayı ile soğuğa ve rutubetli şartlara iyi adapte olmuş spelta grubu buğdayları (Triticum spelta) melezleyerek F 1 lerde bazı kalite unsurları ile hastalıklara mukavemet özelliklerini analiz etmişlerdir. Test edilen tüm kalite karakterlerinin daha düşük olan ebeveyn değerlerine yakın ya da altında Zeleni (SDS-Sedimentasyonu) değerleri verdiğini ve protein içeriği yönünden negatif heterosis etkisi görüldüğünü bildirmişlerdir. Alınan tüm Zeleni değerlerindeki verilerde açık bir şekilde negatif heterosis etkisi olduğunu, hatta Arina nın Zeleni değerinin en düşük negatif etkisi değeri verdiği gözlemişlerdir. F 1 lerdeki protein içeriğinin yakın değerlikli tüm ebeveyn verilerinden ya da daha düşük ebeveynin değerinden bile daha aşağı olduğunu tespit etmişlerdir. Rouquin in kombinasyonları Oberkulmer in kombinasyonlarından daha düşük protein değeri verdiğini bildirmişlerdir. Tane sertliği değerlerinin 23 (sert tane) ve 29 (yumuşak tane) arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Araştırıcılara göre, eğer F 1 in tane sertliği spelt ya da kültür buğdayına bağlı olacak ise en yüksek değerlikli ebeveyne daima daha yakın olacağını, yalnızca Bernina/Oberkulmer ve Bernia/Rouquin melezleri hariç diğerlerinin önemli resiprokal etkiler gösterdiğini bildirmişlerdir. Eğer spelt çeşitlerinin Bernina ile melezlendiğinde daima ana olarak kullanılması durumunda F 1 lerin tane sertliğinin düşük olabileceğini vurgulamışlardır. Bernina ve Forno çeşitlerinin oluşturduğu F 1 kombinasyonlarının tane doldurma değerlerinin, düşük ebeveynin değerinden daha aşağı olduğunu ve Arina ile yapılan kombinasyonlarda ise bu durumun daha az etkili olduğunu tespit etmişlerdir. Atlı ve Eser (1995), kalite karakterlerinin diğer tüm karakterler gibi çeşidin genetik yapısı ile ilgili olduğunu vurgulamışlardır. Araştırıcılar, bir çok kalite özelliğinin çok gen tarafından idare edilmekte olduğunu ve kalıtımlarının oldukça kompleks yapı gösterdiğini bildirmişlerdir. En önemli kalite kriteri olan protein oranı çok gen tarafından idare edilmekte olup, bu genlerin sayısı konusunda henüz kesin bir açıklama olmadığını vurgulamışlardır. Fakat bu genler çeşitten çeşide fark etmekle birlikte çoğunluğu küçük etkili genler olduğunu ve kalıtım oranının düşük olmasından dolayı bu karakterin dölden döle aktarılmasının zor olduğunu bildirmişlerdir. Ayrıca kalite özelliklerinin çevreden çok fazla etkilenmesinden 30

63 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM dolayı genetik yapının tam olarak ortaya çıkma ihtimalinin tamamen yetiştirme şartları ve iklime bağlı olduğunu vurgulamışlardır. Chakraborty ve Tewari (1995), verim yönünden orta ve daha iyi düzeyli ebeveylerin 6 verim komponenti açısından heterosislerini 60 buğday melezinde incelemiştir. Yüksek melez gücü etkisinin bitki başına kardeş sayısında düşükken, 100 tane ağırlığında yüksek olduğunu tespit etmişlerdir. Ebeveyn ortalaması ve üstün anaca göre en yüksek heterosis değeri veren melezlerin incelenen tüm karakterler açısından aynı düzeyde olduklarını vurgulamışlardır. Verim unsurları yönünden en iyi durumdaki melezlerin en azından birinin yüksek genel uyuşma gösterdiğini bildirmişlerdir. Tane verimine ait heterosis değerinin hektolitre, başakta tane ve bitki biyolojik verimi özelliklerine bağlı olduğu sonucunu çıkarmışlardır. En iyi melezlerin CPAN1533/HUW145, CPAN1933/HUW145 ve CPAN1922/HD2328 kombinasyonları olduğu sonucuna varmıştır. Dimitrijevic ve ark. (1995), 5 buğday çeşidi ve bunların diallel F 1 melez döllerinde başakta başakçık sayısı ve başakta tane sayısı özelliklerini incelemişlerdir. Bu karakterlerin dominantlık, melez gücü ve kalıtım tarzlarının melezlerdeki birbirine yakınlık durumuna bağlı olduğunu vurgulamışlardır. Dominans etkileri başakta tane sayısı bakımından üstün olurken, başakta başakçık sayısı genetik varyansının eklemeli gen etkilerinin altında bulunan en önemli komponent olduğunu bildirmişlerdir. Sava ve Panonija ER çeşitlerinin her iki özellik için yüksek değerler göstermesi, umut verici melezler verebileceklerini ve ıslah çalışmalarında bu ebeveynlerin aynı derecede karakter testleri için kullanışlı göründüğünü bildirmişlerdir. Khan ve ark. (1995a), 5 yazlık buğday çeşidi (Lyallpur73, Blu Silver, Sandal, C518 ve Lu26S çeşitleri) ve bunların F 1 melez döllerini birlikte yetiştirerek altı verim komponentini incelemişlerdir. Diallel çalışmanın 14 melezinin başak ağırlığı bakımından üstün anacın üzerinde heterosis verdiğini ve başak tane ağırlığı yönünden 15 melezin üstün anaçtan daha yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Başakta tane sayısı bakımından F 1 melezlerinin yarsının üstün anaca göre heterosis gösterdiğini bildirmişlerdir. F 1 melezlerinin tümünün 1000 tane ağırlığı, bitki tane verimi ve her sıra tane veriminde anaç ortalaması ve üstün anaç değerlerini 31

64 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM aştıklarını bildirmişlerdir. Heterosis değerleri üstün anaç değerlerini başakta tane ağırlığında %69.78, bitki tane veriminde %62.32, 1000 tane ağırlığında %51.19, başak ağırlığında %44.58 ve başakta tane sayısında %40.35 oranlarında geçtiğini bildirmişlerdir. Sandal/Lyallpur73 melezi ve resiproklarının başakta tane ağırlığında, sıra tane veriminde, bitki tane veriminde, başak ağırlığında ve başak tane sayısında heterosis ve heterobeltosis yönünden ümitvar göründüklerini gözlemlemişlerdir. Ayrıca, araştırıcılar Lu26S/C518, C518/Lyallpur73 ve Lu26S/Blue Silver melezlerinin ticari melez buğday üretimi için büyük bir potansiyel olduğunu vurgulamışlardır. Khan ve ark. (1995b), 5 buğday çeşidi (Lyallpur73, Blu Silver, Sandal, C518 ve Lu26S çeşitleri) ve bunların 20 adet F 1 melez döllerini birlikte yetiştirerek, bitki boyu, bayrak yaprak alanı, yaprak kını uzunluğu, kılçık uzunluğu ve başak sıklığını incelmişlerdir. 7 melez ebeveyn ortalamasından daha uzun bitki boyuna sahip olurken, dört melezin en uzun ebeveynlerden daha uzun olduklarını saptamışlardır. Melezlerin tümünde (Blue Silver/C518, Blue Silver/Lu26S ve Lu26S/Blue Silver melezleri hariç) bayrak yaprak alanı bakımından heterosis ve heterobeltosis değerlerinin oldukça önemli olduğunu gözlemişlerdir. Yaprak kını uzunluğunda 6 melezin ebeveyn ortalamasından daha önemli ve 3 melezin ise en uzun değerli ebeveynin üzerinde heterosis değeri verdiğini, tüm 20 F 1 melezin de başak sıklığının önemli derecede yüksek heterosis degerleri verdiğini bildirmişlerdir. Araştırıcılar, Sandal/Lyallpur73, Sandal/Blue Silver ve Sandal/C518 melezlerinin karakter çalışmaları açısından büyük bir heterobeltosis değerine sahip olduklarını ve bunların melezleme çalışmalarında başarılı bir şekilde kullanılabileceğini vurgulamışlardır. Martin ve ark. (1995), 21 adet F 1 melezi üzerinde anaçlar ortalamasına göre, tane verimi, hektolitre ağırlığı ve protein içeriği yönünden inceleme yapmışlardır. Anaçlar ortalamasına göre oransal olarak melezlerin protein içeriğinin -7.5 ile 2.8 arasında, hektolitre ağırlığının -2.8 ile 7.9 arası ve tane veriminin ise -14 ile 27.8 arasında değiştiğini gözlemişlerdir. Yağdı ve Ekingen (1995), 5 ekmeklik buğday çeşidinin 5X5 diallel melez döllerinde bazı agronomik özelliklerin kalıtımını incelemişlerdir. Araştırıcılar, bitki boyu, başakta tane ağırlığı ve 1000 tane ağırlığı özelliklerinde, eklemeli genetik 32

65 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM varyansın önemli olduğunu ve bu özellikler bakımından populasyonda başarılı bir seleksiyon uygulanabileceği sonucunu çıkarmışlardır. En yüksek kalıtım derecesi 0.74 ile başak boyunda saptanırken, diğer özellikler için bu değerin 0.25 ile 0.37 arasında değiştiğini ortaya koymuşlardır. Çeşitlerden Martonvasari-17 nin, bitki boyu özelliği dışında diğer tüm özellikler için dominant ve üstün dominant genlerini içerdiğini tespit etmişlerdir. Amani ve ark. (1996), buğday (Triticum aestivum L.) ıslahında tane verimi yönünden dolaylı bir seleksiyon kriteri olarak, hava sıcaklığına göre bitki örtüsü sıcaklık düşüşünün (SD) kullanılabilirliği üzerine bir çalışma yapmışlardır. Hava ve bitki örtüsü sıcaklık farklılıklarının bir el-infrared termometresi kullanımıyla hızlı bir şekilde ölçülebileceğini ve stomayla ilgili davranışlardaki farklılıkları yansıtabileceğini tespit etmişlerdir. Araştırmacılar, düşük rakımlı ve sıcak bir alanda iki yıllık ( ve ) kışlık yetiştirme sezonunda yazlık buğday çeşidi ile tekerrürlü küçük deneme parsellerinde bu çalışmayı yürütmüşlerdir. Yapılan ölçüm ve hesaplamalarda, SD değerinin genellikle tane verimi değeriyle yüksek önemli ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Verim ile SD arasındaki fenotipik korelasyonları ilk yıl 0.84* ve ikinci yıl ise 0.89** olarak hesaplamışlardır. El-Hennawy (1996), 8 yerel ve yabancı buğday çeşidi ile bunların 28 adet F 1 melez döllerini, sezonunda Nasser şehrinde ve sezonunda ise Mostorod da yetiştirerek, 7 verim komponentine ait veriler ile kombinasyon yetenekleri ve hererosis değerleri üzerine bir araştırma yapmıştır. Tane verimi yönünden ebeveyn ortalamasına göre heterosis değeri % den %72.75 e doğru bir dağılım göstermişken, üstün ebeveyne göre ise heterosis değerlerinin % den %61.34 e doğru bir dağılım gösterdiğini bildirmiştir. İncelenen diğer komponentlerde de üstün ebeveyn ve anaç ortalaması üzerinde önemli heterosis değerleri gözlemiştir. Araştırmacı, genel ve özel kombinasyon yeteneğinin varyanslarını incelediği tüm verim komponentleri açısından oldukça yüksek bulmuştur. GKY ve ÖKY varyanslarının oranını (GKY/ÖKY ) tüm karakterler için hesaplamış ve bu karakterlerin kalıtımında eklemeli gen etkisinin üstün olduğunu gözlemlemiştir. Kullandığı çeşitlerin verim açısından iyi uyuşma içinde olduklarını ve bunların Sakha92, Sakha8, Giza157 ve introdüksiyon çeşidi olan Schirokko 33

66 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM çeşitleri olduklarını bildirmiştir. Üstün melezlerin (Sakha92/Schirokko, Sakha61/Schirokko ve Sakha8/Selpek) tane verimi ve diğer bir kaç verim komponentinde kendilerini gösterdiğini bildirmiştir. Budak ve Yıldırım (1996), 7 karakter açısından heterosis ve kombinasyon yeteneklerini incelemek için altı buğday çeşidini 6X6 diallel olarak melezlemişlerdir. Araştırıcılar, ebeveynleri ve F 1 melez döllerini 30 cm sıra arası, 5 cm sıra üzeri ve 1 m sıra uzunluğu olacak şekilde ekmişlerdir. Verim ve hasat indeksi yönünden yüksek heterosis değerini Orsa/Ak702 melezinde bulmuşlar ve bu melezin en iyi özel kombinasyon yeteneği değerine sahip olduğunu tespit etmişlerdir. Orsa ve Ak702 çeşitlerini içeren melezlemelerde, Orsa çeşidinin bitki boyunda azalmaya neden olduğunu, Ak702 nin ise artışa neden olduğunu bildirmişlerdir tane ağırlığı, hasat indeksi ve parsel verimi yönünden Marmara86 ve Genaro çeşitlerinin, bitki boyu ve kardeş sayısı bakımından Gerek79 ve Ak702 çeşitlerinin en yüksek genel kombinasyon yeteneğini değerlerini verdiklerini bildirmişlerdir. Genaro çeşidinin başaklanma zamanı açısından negatif, kardeşlenme sayısı bakımından ise pozitif etkilere sahip olduğunu bildirmişlerdir. Tsenov ve Stoyanova (1996), ekmeklik buğday da 3 adet açılan materyalin (F2 ve F3 kademeleri) tane protein içeriği ile bazı fenotipik karakterler arasındaki korelasyonlarını incelemişlerdir. Protein içeriği ile bitki başına kardeş sayısı ve başak başına tane ağırlığı arasında düşük ya da negatif korelasyonlar bulunduğunu bildirmişlerdir. Protein içereği ile bitki boyu ve 1000 tane ağırlığı arasında yüksek korelasyon ve başak tane sayısı ile tane verimi arasında negatif önemli korelasyonlar (1 inci ve 3 üncü melezlerin verimleri hariç) bulmuşlardır. Araştırmacılar, tane protein içeriği ile tane verimi arasında pozitif bir korelasyon bulunmadığını bildirmişlerdir. Gaines ve ark. (1997), yumuşak taneli buğday çeşitleri üzerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda, tane iriliği ile bazı karakterlerin doğrusal ve zıt yönlü korelasyonlar verdiklerini bildirmişlerdir. Tane iriliği küçüldükçe protein oranı ve kül miktarı artarken, hektolitre ağırlığı, 1000 tane ağırlığı ve un randımanının düştüğünü gözlemlemişlerdir. 34

67 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Şener (1997), 6 ekmeklik buğday ile yaptığı yarım diallel melezleme çalışmasında bayrak yaprak alanı, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı için eklemeli gen etkilerini önemli bulurken, bitkide başak sayısı ve üst boğum arası uzunluğu için eklemeli ve dominant gen etkilerinin önemli olduğunu tespit etmiştir. Bayrak yaprak alanı, bitki boyu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başak tane ağırlığı ve 1000 tane ağırlığında kısmi dominantlılığın, bitki kardeş sayısı ve başak uzunluğunda üstün dominantlılığın, bitkide başak sayısı, üst boğum arası uzunluğu ve bitki veriminde tam dominantlılığın var olduğunu bildirmiştir. Yine aynı şekilde, bayrak yaprak alanı, üst boğum arası uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başak tane ağırlığı, 1000 tane ağırlığı ve bitki veriminde resesif genlerin çoğunlukta olduğunu, bitki kardeş sayısı ve başak uzunluğunda dominant genlerin çoğunlukta olduğunu, bitkide başak sayısı ve bitki boyunda ise resesif dominant genlerin eşit olduğunu saptamıştır. Türker ve Elgün (1997), ekmeklik buğdaylarda gluten kalitesinin önemli bir ölçüsü olan Zeleny sedimentasyon değerinin ekmek hacmini tahmin etmede güvenilir bir kriter olduğunu ve ekmek hacmi ile sedimentasyon değeri arasında bulunan regresyon doğrularının buğday çeşitlerine göre farklı eğilimler verdiğini bildirmişlerdir. Ayrıca araştırıcılar, gluten indeks oranının aynı çeşit için yaş gluten miktarı ile ters orantılı olduğunu, aynı protein miktarına sahip çeşitlerde gluteni zayıf olanın gluten indeksi yüksek, kuvvetli olanın gluten indeksi değerinin ise düşük olduğunu bildirmişlerdir. Blum (1998), geç dönemde oluşan kuraklık streslerinde verimi etkileyen en önemli faktörlerden birinin, bitkinin sap ve yapraklarında bulunan rezerv madde toplamı ile bitkinin bu maddeleri translokasyonla taneye taşıma kapasitesi olduğunu bildirmiştir. Fabrizius ve ark. (1998), ebeveynler arasındaki genetik farklılığın transgressif açılma ve heterosise pozitif olarak katkıda bulunabileceğini bildirmişlerdir. Araştırıcılar, (i) yazlık buğdayda (Triticum aestivum L.) genetik farklılığın F 2 balk heterosisine etki edip etmediğini ve (ii) genetik farklılığın bir melezin dölleri arasındaki transgressif açılmanın miktarını etkileyip etkilemediğini tespit etmek amacıyla bir çalışma yürütmüşlerdir. Genetik farklılığın pedigri, morfoloji ve gliadin 35

68 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM tane proteini ile hesaplanabileceğini belirtmişlerdir te Minosota da iki lokasyonunda ve 1994 te üç lokasyonda olmak üzere test edilen 137 F 2 balkı üzerinden heterosis özelliğini değerlendirmişlerdir. Araştırmacılar, bu balk populasyonları 91 çeşit arasındaki melezlemelerden elde etmişlerdir. Genetik uzaklık ile F 2 balk heterosisleri arasında her hangi bir doğrusal ilişki belirleyememişlerdir. Bununla beraber, melezleri bir biriyle ilişkili ve ilişkili olmayanlar olarak gruplandırdıkları zaman, pedigri veya morfoloji bakımından birbiriyle farklı ebeveynler arasında yapılan melezlerin birbirine yakın ebeveynler arasında yapılan melezlere göre daha yüksek heterosis gösterdiklerini bildirmişlerdir. 2 veya daha fazla farklı kriter bakımından birbiriyle ilişkisi olmayan çeşitler arasındaki melezlerin balklarının birbiriyle ilişkisi olanlara göre daha yüksek heterosis gösterdiğini gözlemlemişlerdir. Böylece, heterosis olayının ebeveyn farklılıkları (doğrusal bir biçimde olmasa bile) yüzünden oluştuğunu gözlemlemişlerdir. Transgressif açılmayı 137 melezin 6 sında değerlendirmeye almışlardır (üç farklı lokasyonda, her melezin her birinden 30 la 40 arasındaki hatlarda). Bu populasyonlardan alınan verilerin eklemeli bir genetik yapı ile tutarlılık gösterdiğini bildirmişlerdir. Heterosisin genetik farklılığın bir kısmına bağlı olduğunu, fakat tahmin edilemeyen ve bu çalışmanın açıklığa kavuşturamadığı faktörlere de bağlı olabileceğini vurgulamışlardır. Kalaycı ve ark. (1998), Orta Anadolu da kurağa dayanıklı buğday genotiplerinin belirlenmesi amacıyla 21 ekmeklik buğday çeşidi üzerinde bir çalışma yapmışlardır. Bu bölgede, en istikrarlı verime sahip çeşitlerin Gerek79, Bolal2973 ve Dağdaş olduğunu, normal düzeydeki kuraklıklarda özellikle yaprak eni ve bitki boyunun dayanıklılığı belirleyici en önemli morfolojik parametreler olduğunu, böylece uzun boylu ve dar yapraklı çeşitlerin bu düzeydeki kuraklıklara daha dayanıklı olduğunu, ancak sıcaklık stresi ile birlikte gelen aşırı kuraklık hallerinde fizyolojik parametrelerin önemli rol oynadığını belirtmişlerdir. Translokasyon kapasitesinin iri taneli çeşitler için daha önemli olduğunu vurgulamışlardır. Küçük taneli çeşitlerin zaten düşük olan depolama kapasitelerini stres durumlarında da bir şekilde doldurabildiklerini, aşırı kuraklık ve sıcaklık stresinin neden olduğu tane ufalması ve/veya tane kırışıklığı gibi durumların daha çok iri taneli çeşitlerde ortaya 36

69 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM çıktığını bildirmişlerdir. Bu durumda, verim düzeyini tane iriliğine bağlayan çeşitlerden çok, erken dönem komponentlerine (örneğin birim alandaki fertil başak sayısı) bağlayan çeşitlerin kurağa karşı daha emniyetli olduklarını, iri taneli çeşitlerin ise ya su tutma kapasitesi yüksek taban tarlalara ekilerek tane oluşumu sırasındaki kuraklıklardan nisbeten daha az etkilenmelerinin sağlanmasının gerektiğini ya da bu çeşitlerin çok yüksek translokasyon kapasitesine sahip olmaları gerektiğini bildirmişlerdir. Topal ve Soylu (1998), 4 makarnalık buğday çeşidi ile bunların resiprokal 12 F 1 melezinden oluşan populasyonda bazı tarımsal karakterlerin kalıtımı ve melez güçleri üzerine bir çalışma yapmışlardır. Denemede bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, fertil kardeş sayısı ve bitki başına verimi ele almışlardır. İncelenen özelliklerden başakta tane ağırlığı ve bitki verimi dışında diğer özellikler için eklemeli gen etkilerini önemli bulmuşlardır. Yapılan analizler sonucunda Çakmak-79 çeşidi kısa boyluluk, başakta tane sayısı, fertil kardeş sayısı ve bitki başına verim özelliklerinde, yerel çeşidin başak uzunluğu, Akbaşak-073/44 çeşidinin kısa boyluluk, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı, Karabaşak çeşidinin ise başakta başakçık sayısı özelliklerinde genel kombinasyon gücü bakımından yüksek ve önemli bulunduğunu bildirmişlerdir. Populasyonda ele alınan her karakter için heterosis etkisi gösteren kombinasyonlar görmüşler, dar anlamda kalıtım derecesini başak uzunluğunda 0.91 ile en yüksek bulurlarken, diğer özellikler için bu değerin 0.39 ile 0.75 arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Adamsen ve ark. (1999), bitkilerin sararma oranları ile ilgili verilerin elde edilmesinin, örneklemenin sık sık yapılması mecburiyetinden ve gözle yapılan değerlendirmelerde insanın hata yapma ihtimalinin olması nedeniyle genellikle zor olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar, buğdayın sararma oranının saptanmasında bir dijital kamera yardımıyla elde edilen görüntülerin kullanılma imkanını belirlemek ve geliştirilen iki yöntemle yeşil görünümündeki değişikliklerin mukayesesini yapmak amacıyla bir çalışma yürütmüşlerdir. Ölçümleri, yazlık buğdayda (Triticum aestivum L.) CO 2 ve sınırlı toprak azotunun etkilerini belirlemek amacı ile Arizona Üniversitesi nin Maricopa Tarım Merkezi nde kurulan bir denemenin bir parçası 37

70 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM olarak yapmışlardır. Ürünün sararması esnasındaki yeşillik ölçümlerini renkli bir dijital kamera, bir el radyometresi ve bir SPAD klorofilmetre kullanarak yapmışlardır. Dijital kameradan alınan bir resimdeki her pikselin yeşil kırmızı oranını (Y/K) her uygulama ve veri için her biri 1 m 2 yi temsil eden görüntülerden hesap etmişlerdir. Bir el radyometresi yardımıyla normalize edilmiş faklılıkların vejetasyon indeksini (NFVİ) kırmızı ve near-infrared bitki örtüsü yansımalarından elde etmişlerdir. SPAD okumalarını tesadüfi olarak seçilmiş bayrak yaprakları üzerinde yapmışlardır. Bitki yeşilliğini ölçen her üç metodun da benzer neticeler gösterdiğini bildirmişlerdir. NFVİ ve SPAD ile ede edilen Y/K oranları arasındaki ilişkinin genelde doğrusal olduğunu bildirmişlerdir. Bununla beraber, Y/K oranında NFVİ nin düşük değerlerde daha hassas olduğunu bildirmişlerdir. Y/K oranı 1.2 nin üzerin olduğunda Y/K metodunun SPAD da daha hassas olduğunu, çünkü SPAD ölçümlerinin üst sınırlarının yapraktaki klorofil miktarından etkilendiğini bildirmişlerdir. Buna karşın, Y/K oranı metodunun mevcut yaprak miktarının yanında klorofil yoğunluğuna da cevap verdiğini bildirmişlerdir. Renkli dijital görüntülemenin, bitki örtü sararmasının sayısal olarak ifade edilmesinde kullanışlı bir metod gibi göründüğünü bildirmişlerdir. Atlı (1999), protein miktarının bir çeşitte aynı yıl içerisinde büyük değişim gösterdiğini ve bunun en önemli nedeninin iklim koşulları olduğunu bildirmiştir. Yetiştirme tekniği uygulamalarının da protein miktarındaki bu değişime büyük katkısı olduğunu bildirmiştir. Protein kalitesinin kalıtım etkisi altında olan bir kriter olduğunu ve protein miktarına bağlı olarak her buğday çeşidinin de farklı performans gösterdiğini bildirmiştir. Buğday kalite sınıflandırılmasındaki temel düşüncenin, bir birine benzer protein kalitesine sahip çeşitleri bir grupta toplamak olduğunu bildirmiştir. Araştırıcı ayrıca, ekmeklik buğday ıslah programında erken generasyonda 1000 tane ağırlığı, tane rengi, tane sertliği (PSI), protein miktarı, SDS sedimentasyon ve elektroforezle YMA (Yüksek Molekül Ağırlığı) glutenin alt birimlerinin saptanmasının az miktarda örnekle ve hızlı sonuç almak için yararlanılacak testler olduğunu bildirmiştir. Balcı ve Turgut (1999), bazı ekmeklik buğday çeşit ve hatlarında melez gücünü belirlemek amacıyla yaptıkları çalışmada, ele alınan tüm karakterler bakımından 38

71 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM anaçlar ve kombinasyonlar arasında istatistiki düzeyde önemli farklar olduğunu gözlemişlerdir. Başakta tane ağırlığı açısından anaçlar ortalamasına göre en yüksek melez gücü değerini (% 57.1) Flamura/68 numaralı kombinasyonda ve üstün anaca göre en yüksek melez gücü değerini ise % 46.2 ile 393/68 numaralı kombinasyonda saptamışlardır. CIMMYT (1999) e göre, bitki örtüsü sıcaklığı, sıcaklığa tolerans için yararlı bir seleksiyon kriteri olarak kullanılabilir. Çoklu lokasyon testlerinde (farklı ülkelerde ve benzer çevre şartlarında) ve sıcaklık stresi oluşturan farklı ekim zamanları kullanarak yapılan çalışmalara göre, yaprak sıcaklığı bitki atmosferindeki sıcaklıktan az olursa o zaman bitki muhtemelen sıcaklık stresine toleranslıdır denebilir. Bu teknik, Yukarı Mısır ve Orta Sudan da sıcaklığa toleranslı çeşitlerin (El Nelain, Giza 160, Giza 164 ve Debeira) seçimine imkan sağlamıştır. Bangladeş te Kanchan ve Sonalika ile geniş alanlarda kabul gören (Özellikle Hindistan ın doğusunda) UP-262 çeşitleri sıcaklık stresine karşı ıslah edilerek piyasaya sunulmuştur. Şener ve ark. (1999), 8 ekmeklik buğday çeşit ve hattı ile bunların yarım diallel melezlerinden oluşan populasyonların bayrak yaprağı alanı bakımından genetik yapısını incelemek, uygun ebeveyn ve ümitvar melez kombinasyonlarını seçmek amacı ile bir çalışma yapmışlardır. Araştırıcılar, çevre varyansı büyük olan bayrak yaprağı alanı için seleksiyonda başarı şansının az olduğunu ve bu özellik ile ilgili seleksiyondaki başarısızlığın dar anlamda kalıtım derecesinin düşük olmasından kaynaklandığını ifade etmişlerdir. Bayrak yaprağı için eklemeli gen etkilerini önemli bulmuşlar, bayrak yaprağı alanında kısmi dominantlık olduğunu ve resesif genlerin çoğunlukta bulunduğunu saptamışlardır. Bayrak yaprağı alanının üç gen çifti tarafından yönetildiğini belirlemişlerdir. Bayrak yaprağı alanı için BR12*4 hattının en uygun ebeveyn olabileceğini bildirmişlerdir. Genel olarak BR12*4 hattı ve Panda çeşidinin diğer ebeveynler ile yaptığı tüm kombinasyonların üzerinde durulacak önemli melezler olduğunu belirlemişlerdir. Tosun ve ark. (1999), makarnalık buğday (Triticum durum Desf.) ile yabani tetraploid buğdayın (Triticum dicoccoides Korn.) melezlerinde tanede protein oranının arttırılabilme durumlarını araştırarak, yabani tetraploid buğdayın yüksek 39

72 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM tane proteininin Ege Bölgesi nde ekimi yapılan ticari çeşitlere aktarılabilme olanaklarını araştırmışlardır. Çalışmada dört ticari makarnalık buğday çeşidini (Gediz-75, Ege-88, Yavaros ve Altar-84) kullanmışlardır. Ayrıca bu çalışmada T.dic./E.-88 F 1 melezini E.-88 çeşidi ile geriye melezlemişlerdir. F 1 de melez tohumlarını az elde ettiklerinden dolayı bu çalışmaları F 2 ve F 3 kademelerinde yapmışlardır. Çalışma sonuçlarına göre, geri melezin tane protein oranının yaklaşık %15 civarında sabitlendiği ve daha fazla yükseltilemeyeceği dikkatlerini çekmiştir. Başak tane verimi ve tane protein içeriğinin F 3 te F 2 ye göre önemli dercede düştüğünü gözlemişlerdir. Elde ettikleri sonuçlara göre, makarnalık buğdayda tane protein oranının bir miktar arttırılabileceği sonucuna varmışlardır. Soylu ve Sade (2000; 2001 ve 2003), Orta Anadolu şartları için uygun makarnalık buğday melez ve ebeveynlerini belirlemek amacıyla, Konya da 3 makarnalık buğday çeşidi ve 11 makarnalık buğday hattı arasında çoklu dizi yöntemine göre melezlemeler (33 melez kombinasyon) yapmışlardır. F 1 melez dölleri nin başaklanma süresi ve kıştan çıkış oranı açısından ebeveynlere göre daha yüksek değerler gösterdiğini saptamışlardır. Bu özellikler için ebeveyn ve melezlerin çoklu dizi analizine göre genel ve özel kombinasyon yetenekleri, geniş ve dar anlamda kalıtım dereceleri, ayrıca melezlerin heterosis ve heterobeltosis değerlerini ortaya koymuşlardır. İncelenen her iki özellik için eklemeli gen etkisi ve düşük dar anlamda kalıtım derecesi tespit etmişlerdir. Ortalama heterosis ve heterobeltosis değerleri her iki özellik için de negatif bulunmuştur. Tek bitki tane verimi için eklemeli olmayan gen etkisi ve düşük kalıtım derecesi, bayrak yaprak alanı, uzunluğu ve genişliği için ise eklemeli gen etkileri ve orta durumda kalıtım dereceleri belirlemişlerdir. Ortalama heterosis ve heterobeltosis değeri tek bitki tane verimi için pozitif, bayrak yaprak özellikleri için ise negatif olmuştur. Hasat indeksi, üst boğum arası uzunluğu ve boğum sayısı özellikleri için eklemeli gen etkisini belirlerken, bitki boyu ve fertil kardeş sayısı için eklemeli olmayan gen etkilerini tespit etmişlerdir. Ebeveyn ve melezlerin genel ve özel kombinasyon yeteneklerinin geniş bir varyasyon gösterdiğini bildirmişlerdir. İncelenen karakterler için geniş anlamda kalıtım derecesi 0.57 (fertil kardeş sayısı) ile 0.95 (bitki boyu) arasında değişirken, dar anlamda kalıtım derecelerinin ise 0.08 (bitki boyu) ile 0.43 (üst 40

73 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM boğum arası uzunluğu) arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Bu bilgilerin ışığı altında makarnalık buğdaylarda verim ile ilgili ıslah çalışmalarında kullanılabilecek uygun ebeveyn ve kombinasyonları tespit etmişlerdir. Yağdı (2000), bazı ekmeklik buğday melezlerinin F 1 generasyonunda kimi agronomik ve sitolojik özelliklerin belirlenmesi amacıyla bir çalışma yürütmüştür. Melezlemede materyal olarak Kate-A-1, Gönen, Kırkpınar, Tosun-22, Saraybosna ve Martonvashari-17 ekmeklik buğday çeşitlerini kullanmıştır. Araştırmada bitki boyu, başakcık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve 1000 tane ağırlığı gibi agronomik özellikler ile diakinez safhasında kromozom eşleşmeleri gibi sitolojik özellikleri incelemiştir. İncelenen kombinasyonlar bitki boyu yönünden ebeveynleri ile karşılaştırıldığında, melez bitkilerin boyunun genel olarak ebeveynlerden ya daha uzun ya da daha kısa olduğunu saptamıştır. Başakcık sayısı bakımından ise melez kombinasyonlarının (Saraybosna/Tosun-22 kombinasyonu hariç) ebeveyn ortalamalarının üzerinde sonuçlar verdiğini bildirmiştir. Araştırıcı, çalışmada melezlerin 1000 tane ağırlıklarının genellikle ebeveynlerin 1000 tane ağırlıklarına çok yakın olduğunu saptamış ve bu özellik yönünden melezlemelerde ebeveyn seçimleri yapılırken yüksek 1000 tane ağırlığına sahip olanların tercih edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Altınkut ve ark. (2001), kurağa dayanıklılık testlerin için ulusal ıslah programından alınan ikişer buğday (Kıraç; kurağa tolerant ve Sultan; kurağa duyarlı) ve arpa (Tokak; kurağa tolerant çeşit ve ST 5819 hat; kurağa duyarlı) çeşitlerini ve bu çeşitlerin melezlerini (F2 populasyonlarını) kullanmışlardır. Aldıkları sonuçlara göre, kullandıkları PQ (mg/klorofil/yaş ağırlık) testlerinin kurağa toleranslık açısından ıslah programı için hızlı bir seleksiyon yöntemi olabileceğini gözlemlemişlerdir. Yaprak klorofil içeriğini arpa ve buğdayda farklı bulmuşlardır. PQ testlerinde, Tokak arpa çeşidi ve Kıraç buğday çeşidi , Sultan ve ST 5819 ise arasında değerler vermişlerdir. F 2 populasyonlarında buğday melezinin ve arpa melezinin arasında değerler verdiğini bulmuşlardır. Yaprak alanı (üstten ikinci yaprağın alanı = boy X en X 0.7) çiçeklenme öncesi dönemde ölçülmüş, kurağa tolerant Tokak arpa çeşidinin yaprak alanı (20 cm2), duyarlı ST 5819 dan (43 cm2) önemli derecede küçük bulunmuştur. 41

74 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Arpa F 2 döllerinin yaprak alanlarının 11 cm 2 ve 59 cm 2 arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Kurağa tolerant Kıraç buğday çeşidinin yaprak alanı (39 cm 2 ), hassas Sultan çeşidinin yaprak alnından (65 cm 2 ) önemli derecede daha düşük çıktığını bildirmişlerdir. Buğday F 2 döllerinin yaprak alanlarının 31 cm 2 ile 75 cm 2 arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Bulunan bu değerlere göre araştırmacılar, yaprak alanının kurağa mukavemet açısından bir ıslah kriteri olarak kullanılabileceğini vurgulamışlardır. Cukadar ve ark. (2001), buğday da verim düzeyini arttırmanın bir yolunun melezlerin kullanımı doğrultusunda olduğunu bildirerek, Meksika nın Sonora Eyaleti nin Cd. Obregon (Yaqui Valley) bölgesindeki CIMMYT arazisinde ve yetiştirme sezonlarında yazlık buğday melezlerinde ekmeklik kalitesi ile yüksek verim arasındaki ilişkileri araştırmışlardır. En yüksek verimli hatların F 1 lerinin de yüksek verimli (yaklaşık %17 verim avantajı sağlanmış) olduğunu gözlemişlerdir. Bunun yanında, melezlerin ekmeklik kalitesinin ebeveynlerin ortasında olduğunu bildirmişlerdir. Araştırıcılar, kalite özelliklerine ait melez gücü değerlerinin hem pozitif hemde negatif yönde gözlendiğini, genelde melezlerin tane kalitesi ve ekmek yapım kalitelerinin kendi ebeveynlerin özellikleri ile ters bir ilişki göstermediğini bildirmişlerdir. Reynolds ve ark. (2001), tarladaki ürünün klorofil kaybıyla ilgili fizyolojik göstergelerinin tane doldurma süresince devam etmesinin verim düşüşüyle ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Bitkideki farklı fizyolojik mekanizmaların tarla şartlarındaki sıcaklığa karşı tolleransa katkıda bulunabileceğini bildirmişlerdir. Bu fizyolojik mekanizmaların; membran termostabilitesi, uzun süre yeşil kalabilme kabiliyeti ve yüksek fotosentez oranı gibi özelliklerin göstergesi oldukları, sıcağa tolerans metabolizmaları ya da bitki örtü sıcaklık düşüşünün göstergesi olarak sıcaktan kaçma özelliği olabileceğini bildirmişlerdir. Bitki örtüsü sıcaklık ölçüm değerlerinin, seleksiyona yüksek oranda cevap verebilmeleri ve verim ile yüksek bir genetik korelasyon gösterme karakterlerinin kalıtıma dayalı olması nedeniyle erken generasyon seleksiyonları için kullanışlı bir kriter olarak seçilebileceğini bildirmişlerdir. Islahçıların bu fizyolojik değerlendirmeleri sıcağa toleranslı 42

75 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM ebeveynlerin, açılan ıslah kademesi materyalinin ve ileri kademe hatların seçiminde kullanabileceklerini bildirmişlerdir. Fischer (2001), stoma iletkenliğini tespit etmede bitki örtü sıcaklığını infrared termometre kullanımıyla ölçmenin, hızlı ve güvenilir hesaplamalar yapılabilmesi bakımından etkin bir gösterge olduğunu bildirmiştir. Bitki örtü sıcaklığının ortamdaki hava sıcaklığından farkını ifade eden bitki örtüsü sıcaklık düşüşünün çok önemli bir özellik olduğunu ve örtü sıcaklığının hava sıcaklığından daha düşük olduğunu (özellikle sulanan buğday çeşitlerinde) bildirmiştir. Özellikle CIMMYT te pratikliği yönünden açılan materyellerin seleksiyonunda başarıyla kullanıldığını vurgulamıştır. Yaprağın yeşilliğini (klorofil içeriği) ve azot kapsamını tespit etmede SPAD metre kullanımının pahalı olmayan, hızlı ve yaprak yeşilliğine zarar vermeyen bir yöntem olduğunu ve en uygun okuma zamanının ise klorofilin en iyi düzeyde olduğu çiçeklenme sonrasında olduğunu bildirmiştir. Araştırıcı, SPAD metrenin kurallarına uygun olarak okunması ve değerlendirilmesi durumunda, bu sayacın daha hızlı görsel okuma sistemlerine kılavuzluk edebilmesinin mümkün olduğunu vurgulamıştır. Akgün ve Topal (2002), 1 i çeşit (Çakmak-79) ve 3 ü yerel populasyon (Ahmet buğdayı, Dallı buğdayı ve İri buğday) olmak üzere dört makarnalık buğday genotipi ile bunların resiprokal 12 F 1 melez döllerinden oluşan populasyonda çeşitli verim unsurlarının kalıtımını araştırmışlardır. Denemede, ebeveynler ve melezlere ait bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve tek bitki verimi özelliklerini ele almışlardır. İncelenen özelliklerden başak uzunluğu için eklemeli gen etkisi, bitki boyu, başakta başakçık sayısı ve başakta tane sayısı için hem eklemeli ve hem de eklemeli olmayan gen etkisi, başakta tane ağırlığı ve tek bitki tane verimi için ise eklemeli olmayan gen etkisini tespit etmişlerdir. Yaptıkları analiz sonuçlarında, Çakmak-79 çeşidinde başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı ve tek bitki tane verimi özelliklerinde, Dallı buğdayda bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığı özelliklerinde, İri buğdayda ise bitki boyu ve başak uzunluğu özelliklerinde genel kombinasyon özelliği değerini önemli bulmuşlardır. Populasyonda ele alınan tüm karakterler için heterosis ve heterobeltosis etkisi gösteren kombinasyonlar tespit 43

76 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM etmişlerdir. Dar anlamda kalıtım derecesi başak uzunluğu için en yüksek (0.80) bulunurken, diğer özellikler için bu değer 0.17 ile 0.61 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Balcı ve Turgut (2002), 5 buğday çeşidi ile yaptıkları yarım diallel melezlemede elde ettikleri 10 F 1 melezinde üstün genel ve özel uyum yeteneğine sahip ebeveyn ve melezleri belirlemek amacıyla bir çalışma yürütmüşlerdir. Elde ettikleri sonuçlara göre, genotiplerin genel ve özel uyum yeteneklerini önemli bulmuşlardır. Bitki boyu bakımından 361 nolu hat, başak boyu bakımından Flamura- 80 ve 68 nolu hatlar, başakta tane sayısı bakımından 393 ve 361 nolu hatlar, başakta tane ağırlığı bakımından Flamura-80 ve 361 nolu hat, 1000 tane ağırlığı bakımından ise Atilla-12 ve Flamura-88 çeşitleri yüksek genel uyum yeteneği etkisi göstermişlerdir. Atilla-12/68-hat kombinasyonu incelenen tüm karakterlerde en yüksek özel uyum yeteneği etkisini ortaya koymuştur. Ayrıca üzerinde çalıştıkları tüm unsurlarda eklemeli gen etkisinin hakim olduğunu belirlemişlerdir. Dağüstü (2002), 7 ekmeklik buğday ve bunların 7X7 resiproksuz diallel populasyonlarında bazı agronomik özellikler bakımından genetik yapılarını ortaya çıkarmak için bir çalışma yapmıştır. Diallel analiz sonuçlarına göre, eklemeli gen varyansı bitki boyu özelliği dışında incelenen tüm özelliklerde istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Bitki boyu, başak boyu ve başakçık sayısı özelliklerinde kısmi dominantlık, başakta tane sayısı ve başakta tane ağırlığında tam dominantlık ve 1000 tane ağırlığında üstün dominantlılığın varlığını tespit etmiştir. 7 numaralı ebeveyn (Samsun/Bafra 333) melezlerine bitki boyu, başak boyu ve başakta tane ağırlığı özellikleri bakımından dominant, 2 numaralı ebeveyn (Gönen) ise resesif genleri aktardığını bildirmiştir. Dar anlamda en yüksek kalıtım derecesini bitki boyu özelliğinde tespit etmiştir. Dağüstü ve Bölük (2002), 7 X 7 diallel ekmeklik melez populasyonunun tane verimi ile bazı verim komponentleri ve protein oranlarının heterosis değerlerini belirlemek amacıyla bir çalışma yürütmüşlerdir. Elde ettiği 42 F 1 melezi ve 7 ebeveyni üç tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine göre ekmişlerdir. Bitki boyu, başak uzunluğu, başakçık sayısı, başakta tane sayısı, başakta tane ağırlığı, 1000 tane ağırlığı ve protein oranları gibi özellikleri incelemişlerdir. 44

77 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM Araştırma sonuçlarına göre, ele alınan tüm özelliklerde ebeveynler ve melezler arasında istatistiki olarak önemli farklar bulmuşlardır. İncelenen özellikler açısından tüm F 1 melezlerinin ortalamasının ebeveynlerin ortalamasından yüksek veya eşit çıktığını bildirmişlerdir. Bitki boyu ve başakta tane sayısı dışında ele alınan diğer özelliklerde 20 adedin üzerinde melezin önemli düzeyde pozitif yönde heterosis verdiğini bildirmişlerdir. En yüksek protein içeriğini 6/5 ve 7/5 (%14.5) melezlerinden elde etmişlerdir. Ele alınan tüm komponentler bakımından 1/4, 4/3 ve 6/4 melezlerinin pozitif yönde önemli heterosis değerleri verdiğini bildirmişlerdir. Bundan dolayı araştırıcılar, söz konusu melezlerin ileride melez ıslah programlarında kullanılmalarını önermişlerdir. Yağdı ve Ekingen (2002), Güney Marmara Bölgesi nde yetiştirilmesi muhtemel bazı ekmeklik ve makarnalık buğdayların elde edilmesi amacı ile çeşitler arası melezlemeler yaparak, elde edilen F 1 bitkilerinde heterosis değerlerini incelemişlerdir. Araştırma bulgularına göre, ekmeklik ve makarnalık buğdayların melez F 1 bitkilerinde başak boyu, başakta başakçık sayısı ve tane sayısı bakımından heterosis olduğunu tespit etmişlerdir tane ağırlığı açısından hem ekmeklik hem de makarnalık buğday melezlerinde daha belirgin bir heterosis saptamışlardır. Özberk ve Kırtok (2003), makarnalık buğdayda (Dicle-74, Diyarbakır-81) bazı kantitatif karakterlerdeki genetik varyasyon ve kalıtım üzerine bir araştırma yapmışlardır. Bitki boyu bakımından ebeveyn genotipler ortalamalasına göre heterosis olmadığını, ikinci derece istatistik tahminlerine göre her iki ebeveynin aynı cücelik genlerine sahip olduğunu ve bu nedenle eklemeli gen etkisinin tespit edilemediğini bildirmişlerdir. Başak boyu bakımından oldukça önemli bir düzeyde heterosisin elde edildiğini ve bu unsurun Diyarbakır-81 çeşidinden geldiğini, elde ettikleri bulgulara göre bu karakter bakımından ebeveynler arasında gerçek bir genetik farklılığın olduğunu bildirmişlerdir. Ebeveyn genotiplerin ortalamalarına göre başakta tane sayısı bakımından heterosisin olduğunu, 1000 tane ağırlığı bakımından ise F 1 de zıt yönlü dominans etkilerin meydana geldiğini vurgulamışlardır. Protein oranı varyans analizlerinde, tekerürlere ait varyasyon kaynağı istatistiki açıdan önemli çıkmış ve bu sonucun da protein karakteri için deneme alanının homojenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu 45

78 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Mustafa YILDIRIM bildirmişlerdir. Araştırıcılar, generasyon ortalamaları incelendiğinde bu melezlemelerden yüksek protein oranlı hatların geliştirilebileceği sonucuna varmışlardır. 46

79 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM 3. MATERYAL ve METOD 3.1. Materyal Deneme Yeri ve İklim Özellikleri Deneme Yerinin Toprak Özellikleri Bu araştırma ile ilgili tarla denemeleri, Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü nün Eskişehir Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme arazisinde yürütülmüştür. Deneme alanından 0-30 cm derinlikten toprak örnekleri alınarak, Köy hizmetleri Genel Müdürlüğü Eskişehir Araştırma Enstitüsü Laboratuarları nda analiz edilmiştir. Deneme yeri toprağının fiziksel ve kimyasal özellikleri Çizelge 3.1 de gösterilmiştir. Deneme yeri toprağı killi tekstüre sahip olup, iyi sınıflı toprak grubuna girmektedir. Çizelge 3.1. Deneme Yeri Toprağının (0-30 cm derinlik) Bazı Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Özellik Değer Toprak Derinliği (cm) 0-30 Kum (%) Silt (%) Kil (%) Doymuşluk (%) 81 Doymuş Toprakta ph 7.8 Total Tuz (%) Kireç (%) 7.1 Organik Madde (%) 4.27 Yarayışlı Fosfor (P 2 O 5 ) (kg/da) 8.4 Yarayışlı Potasyum (K 2 O) (kg/da) Rutubet (%)

80 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Deneme Yerinin İklim Özellikleri Denemelerin yürütüldüğü arazinin yüksekliği 781 metre olup, doğu boylamı ve kuzey enleminde yer almaktadır. Bölgenin iklimi tipik karasal iklimdir. Uzun yıllar ortalaması olarak yıllık yağış toplamı 347 mm dir. Fakat bölgenin geçit kuşağında olmasından dolayı, yağış miktarı aylara göre normal dağılım göstermeyip düzensizlik arz etmektedir. Bölgenin gece-gündüz sıcaklık farkı yüksektir (Keser, 1996). Eskişehir Meteoroloji İşleri Bölge Müdürlüğü nden alınan Ekim-2002 ve Temmuz-2003 ayları ile bu aylara ait uzun yıllar ortalamasının bazı iklim verileri Çizelge 3.2 de ve iklim diyagramı Şekil 3.1 de verilmiştir. Çizelge 3.2. Araştırmanın Yapıldığı Ekim 2002 Temmuz 2003 Dönemi Aylık İklim Verileri İle Bu Döneme Ait Uzun Yıllar Ortalaması İklim Verileri Aylar Deneme Sezonu Uzun Yıllar Ortalaması Sıcaklık Yağış Nisbi Nem Sıcaklık Yağış Nisbi Nem ( 0 C) (mm) (%) ( 0 C) (mm) (%) Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Toplam Ortalama Kaynak: Anonymous (2002 ve 2003) 48

81 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM 0 C mm Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz A Sıcaklık Yağış mm * 62.3 (%) ** C *** 25 0 C mm B Sıcaklık Yağış 0-5 Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz mm * 68.9 (%) ** C *** *) Toplam Yağış; **) Ortalama Nispi Nem; ***) Aylık Ortalama Sıcaklık Şekil 3.1. Araştırmanın Yapıldığı Ekim 2002 Temmuz 2003 Dönemi Aylık İklim Verileri (A) ile Bu Aylara Ait Uzun Yıllar Ortalaması İklim Verileri (B) 49

82 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Çizelge ve şekil incelendiğinde anlaşılacağı gibi, yetişme dönemi içinde toplam mm yağış düşmüştür. Bu yağış miktarı uzun yıllar ortalamasına göre (287.2 mm) bir miktar yüksek olmasına karşılık, uzun yıllara göre deneme sezonundaki yağışın dağılımı düzensizlik göstermiştir. Ekimin yapıldığı Ekim ayında toplam yağış 24,1 mm olmuş, bu miktar uzun yıllar ortalamasına yakın bir değer (20 mm) göstermiştir. Mart ayı uzun yıllar ortalaması 29.5 mm olurken, deneme yılının aynı ayında bu değer 17.4 mm olarak ve Nisan ayı uzun yıllar ortalaması 30.7 mm iken, deneme yılının aynı ayında toplam yağış 72.8 mm olarak gerçekleşmiştir. Haziran ayı uzun yıllar ortalaması yağış miktarı 28.5 mm olmasına karşılık, deneme yılının aynı ayında hiç yağış düşmemiştir. Haziran da hiç yağış düşmemesi tane doldurma dönemi açısından olumsuz bir göstergedir (Gusta ve Chen, 1987). Uzun yıllar ve deneme yıllarına ait aylık ortalama sıcaklık değişimleri incelendiğinde; uzun yıllar ortalamasına (9.2 0 C) göre deneme yılına ait sıcaklık ortalaması (8.6 0 C) yaklaşık aynı değerlerde gerçekleşmiştir. Ocak ayı uzun yıllar ortalaması sıcaklık C olmasına karşılık, deneme yılının aynı ayında bu değer C olarak gözlenmiştir. Deneme yılı Aralık ve Şubat aylarına ait veriler eksi değerlere düşmüştür Denemede Kullanılan Buğday Çeşitleri ve Özellikleri Materyal olarak, bazı araştırmacıların çalışmaları (Cregan ve Busch, 1978; Fabrizius ve ark., 1998)göz önünde bulundurularak Eskişehir Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen, yakın akrabalık derecesi olmayan çeşitler seçilmiştir. Çalışmada, incelenen özelliklerle ilgili melez gücü değerleri yanında genel ve özel kombinasyon yeteneklerini inceleneceği için, Batı Geçit Bölgesi (Eskişehir, Kütahya, Afyon, Uşak, Bilecik ve Isparta, Burdur ve Denizli nin yüksek yerleri) için geliştirilmiş farklı tarımsal özelliklere sahip, farklı kalite değerlerinde ve kuraklık mukavemeti değişik 6 kışlık ekmeklik buğday çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan buğday çeşitlerinin özellikleri aşağıda özetlenmiştir (ATAEM, 2003). 50

83 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM GEREK-79 Kılçıklı, kahverengi başaklı, beyaz taneli, 110 cm boyunda, kışlık ekmeklik buğday çeşididir. MENTANA S /MAYO-48//4-14/3/YAYLA-305 melezidir ve Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kuru koşullar için geliştirilerek, 1979 yılında tescil edilmiştir. Geniş adaptasyona sahip, kurağa dayanıklı, orta erkencidir. Doğu Anadolu'da çok sert kışların hakim olduğu yerler hariç, yağışa bağımlı kışlık buğday ekim alanlarında ekilebilir. Ayrıca takviye sulamaya iyi karşılık verir. Verim potansiyeli yüksek koşullarda 500 kg/da'a kadar çıkar. Tanede ortalama protein %12, ekmeklik kalitesi ortadır. Tarla şartlarında kahverengi pasa dayanıklı, diğer paslara ve rastığa hassas, sürmeye orta dayanıklıdır. Mikro besin elementlerinden çinko ve demir noksanlığına, bor toksisitesine ve bazı nematodlara toleranslıdır. SÜZEN-97 Kılçıklı, beyaz başaklı, beyaz taneli, cm boyunda kışlık ekmeklik buğday çeşididir. C126-15/COLLAFEN"S"/3/NORİN-10-BREVOR/P-14//P- 101/4/KIRAÇ-66 melezidir ve Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kuru koşullar için geliştirilmiş ve 1997 yılında tescil edilmiştir. Kışa ve kurağa dayanıklılığı iyi olan Süzen-97 geniş adaptasyona sahip olup, Gerek-79 çeşidinin ekildiği alanlara önerilmektedir. Verimi uzun yıllar ve çoklu lokasyon ortalamasına göre kuruda yetiştirilen diğer çeşitlerden daha yüksektir. Ortalama verimi 314 kg/da, ancak yağışı yüksek yıllarda 450 kg/da a kadar çıkmıştır. Teknolojik analiz sonuçlarına göre Süzen-97 çeşidi Gerek-79 dan daha kaliteli olup, kalite yönünden Kıraç-66 ile Gerek-79'un arasında yer almaktadır. Bölgede görülen hastalıklardan rastık, sürme ve kara pasa karşı dayanıklı, kahverengi pasa orta dayanıklı, sarı pasa karşı ise duyarlıdır. Ayrıca Eskişehir de Alpu Ovası ve merkez ilçede görülen toprak kaynaklı buğday mozaik virüsüne karşı dayanıklıdır. ALTAY-2000 Kılçıklı, açık kahverengi başaklı, beyaz taneli, cm boyunda, kışlık ekmeklik buğday çeşididir. ES-14//YEKTAY/BLUEBOY-2 melezidir ve Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilerek kuru koşullarda yetiştirilmek 51

84 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM üzere 2000 yılında tescil edilmiştir. Kışa dayanıklılığı iyi olan bu çeşit iyileşen koşullara iyi karşılık verebilen ve Orta Anadolu ve Geçit Bölgesine iyi uyum sağlamaktadır yılları arasındaki 5 yıllık ortalama verimi 348 kg/da olmuş ve diğer çeşitlere üstünlük sağlamıştır. Yağışın iyi olduğu 1998 yılında verimi Eskişehir de 650 kg/da a kadar çıkmıştır. Tescil denemelerinde elde edilen sonuçlara göre; hektolitre ağırlığı 79 kg, 1000 tane ağırlığı g, tanede protein oranı % , SDS sedimentasyon değeri arasında değişmektedir, ekmeklik kalitesi iyidir. Bölgenin önemli hastalıklarından sürme, rastık, sarı pas ve toprak kaynaklı buğday mozaik virüs hastalıklarına karşı dayanıklı, kara ve kahverengi pasa orta duyarlıdır. HARMANKAYA-99 Kılçıklı, beyaz başaklı, kırmızı taneli, cm boyunda kışlık ekmeklik buğday çeşididir W9-01 menşelidir. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilerek 1999 yılında tescil ettirilmiştir.kışa dayanıklılığı oldukça iyi olan çeşidin kurağa dayanıklılığı Gerek-79 veya Kırgız-95 kadar değildir. Bu nedenle daha taban yerlere ve yağışı biraz daha iyi olan veya bir kez takviye sulamanın yapılabileceği yerlere önerilmektedir yılları 6 yıllık ortalama verimi 350 kg/da olan çeşit (aynı yıllarda Gerek-79 un verimi 311 kg), yağışın iyi olduğu 1998 yılında 550 kg/da'a kadar çıkmıştır. Hektolitre ağırlığı 81 kg, 1000 tane ağırlığı 34 g, tanede protein oranı %13 olup ekmeklik kalitesi iyidir. Bölgemizin önemli hastalıklarından sürmeye dayanıklı, rastık ve paslara karşı orta duyarlıdır. BEZOSTAYA-1 Kılçıksız, beyaz başaklı, cm boyunda, sert kırmızı iri taneli kışlık ekmeklik buğday çeşididir. LUTESCENS-17/SKOROSPELKA-2 melezidir. Rusya'da Dr. Lukyanen-ko tarafından geliştirilmiş ve Eskişehir Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından farklı lokasyonlarda adaptasyon çalışmaları ile denenerek 1968 yılında tescil ettirilmiştir. Kışa dayanıklılığı en yüksek olan çeşitlerden biridir. Kışlık buğday yetiştirilen bölgelerde yağışı yüksek, taban yerlere veya sulu alanlara önerilir. Kurak koşullarda verimi Gerek-79'dan daha düşüktür. Kardeşlenme 52

85 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM kapasitesi sulu koşullarda Atay-85'den, yağışa bağımlı koşullarda Gerek-79'dan daha düşüktür. Tanede ortalama protein %17, ekmeklik kalitesi yüksektir. Tarla şartlarında kahverengi pas hastalığına dayanıklı, diğer pas hastalıkları, sürme ve rastık hastalıklarına orta dayanıklıdır. SULTAN-95 Kılçıklı, beyaz başaklı, beyaz taneli, cm boyunda kışlık ekmeklik buğday çeşididir. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından sulu koşullar için 1995 yılında tescil ettirilmiştir. AGRI/NACOZARİ-76 melezidir. Kışa dayanıklı ve orta erkenci olan Sultan-95, Orta Anadolu ve Geçit Bölgeleri sulu alanları ile yağışı yüksek taban araziler için önerilmektedir. Aynı bölgelerde yetişen Atay-85'e verim yönünden kg/da üstünlük sağlamaktadır tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, tanede protein oranı ve diğer kalite değerleri bakımından Atay-85'e göre daha iyi durumdadır. Sarı pas, kara pas, sürme ve rastığa dayanıklı, kahverengi pasa orta derecede duyarlıdır. Ayrıca Eskişehir ve Konya nın bazı alanlarında sorun olan ve Atay-85 in duyarlı olduğu toprak kaynaklı buğday mozaik virüsüne dayanıklıdır Metod Diallel Melezleme ve F 1 Melez Tohumların Elde Edilmesi Ebevenler kışlık buğday ekim sezonu için 10 Ekim 2001 tarihinde ekilmişlerdir yılı çiçeklenme döneminde, çiçeklenme tarih sırasına göre ebeveynlerin ana ya da baba olacağı tespit edilmiştir (Çizelge 3.3). Planlanan melezlerin zamanında yetiştirilebilmesi açısından, melezleme yapılan takviminde çiçeklenme yönünden erkenciliğe göre emaskulasyon yapılmıştır. Gerek-79 çeşidi çiçeklenme tarihi olarak en erkenci ve Sultan-95 çeşidi ise çiçeklenme tarihi olarak en geççi çeşit olmuştur. Bundan dolayı, Gerek-79 bütün kombinasyonlarda baba seçilirken, Sultan-95 çeşidi ise bütün kombinasyonlarda ana olarak emaskule edilmiştir. Erkenci olanın baba olarak seçilmesinin amacı, geççilerden toz bulamama sıkıntısından kaynaklanmaktadır. Diğer çeşitler ise çiçeklenme zamanlarına göre hem 53

86 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM ana hem de baba olarak seçilmiştir. Ebeveynlerin ana veya baba olarak seçim sistematiğinde oluşan kombinasyon sıralaması Çizelge 3.4 de verilmiştir. Çizelge Yılında Kombinasyonları Oluşturmak İçin Ebeveynlerin Ana Veya Baba Olacağını Tespit Etmek Amacıyla Kullanılan Öncelikli Çiçeklenme Dönemleri Çeşit Başaklanma Tarihi Çiçeklenme Tarihi Sultan Bezostaya Süzen Altay Harmankaya Gerek Çizelge 3.4. Ebeveynlerin Ana Veya Baba Olarak Seçim Sistematiği Sonucunda Oluşan Kombinasyonların Melezleme Şekli ve Sıralaması Kombinasyon Sayısı Melezleme Yapılan Ebeveynlerin Kombinasyonları Analar Babalar 1 SULTAN-95 X BEZOSTAYA-1 2 SULTAN-95 X SÜZEN-97 3 SULTAN-95 X ALTAY SULTAN-95 X HARMANKAYA-99 5 SULTAN-95 X GEREK-79 6 BEZOSTAYA-1 X SÜZEN-97 7 BEZOSTAYA-1 X ALTAY BEZOSTAYA-1 X HARMANKAYA-99 9 BEZOSTAYA-1 X GEREK SÜZEN-97 X ALTAY SÜZEN-97 X HARMANKAYA SÜZEN-97 X GEREK ALTAY-2000 X HARMANKAYA ALTAY-2000 X GEREK HARMANKAYA-99 X GEREK-79 Melezleme dönemine ait meteorolojik iklim verileri Çizelge 3.5 te verilmiştir (Anon., 2002). Melezleme dönemi açısından havanın sıcaklık durumu ve nemi 54

87 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM oldukça büyük önem arz etmektedir. Buna göre, melezlemenin yapıldığı 20 Mayıs ile 6 Haziran arasında melezleme açısından anormal bir hava değişimi gözlenmemiştir. Çizelge 3.5. Melezleme Dönemine (20 Mayıs ve 6 Haziran, 2002) Ait Günlük Ortalama Nisbi Nem, Toplam Yağış ve Sıcaklık Değerleri Melezleme Max. Sıc. Min. Sıc. Ort Sıc. Top.Yağış Nisbi Nem Tarihleri ºC ºC ºC mm % Ana olarak seçilen ebeveynlere emaskulasyon yapılmış (Şekil 3.2) ve hava şartlarına bağlı olarak 2-5 gün sonra baba bitkiden alınan başaklarla Twirl Yöntemi ne göre toz verilmiştir (Quisenberry, 1967). Şekil 3.2. Bir Buğday Başağında Anterler Alınarak Emaskulasyon İşleminin Yapılışı 55

88 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM 6X6 yarım diallel kombinasyon düzeyinde planlanan melezler n(n-1)/2 formülüne göre (Griffing, 1956; Poehlman ve Sleeper, 1995) resiproksuz olarak planlanmış ve her melez kombinasyonu için 42 başak emaskule edilerek tozlanmıştır. Tozlama işleminde her emaskule edilen başak için 5 adet baba başak tozlayıcı olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla, 630 emaskulasyonlu başak (ana olarak) için 3150 adet tozlayıcı başak (baba olarak) kullanılmıştır. Tozlanan başaklar hasat döneminde toplanmış ve elde tek tek harman edilmiştir. Bazı kombinasyonlar için harmanlamada elde edilen başak sayılarında eksilmeler gözlenmiştir. Bunların sebepleri de; süne ve ekin sap arısı zararları ile erken dönemde kırılmalardır. Çizelge 3.6. Emaskule Edilen, Tozlanan Başaklar ve Harmanlanan Tanelere Ait Veriler Kom. Melezleme Yapılan Anaçlar Uygulamaya Tabii Başak Sayıları Toplam Tane Say. Emaskuleli Tozlanan Hasat Ed. Sayıları 1 SULTAN X BEZOST SULTAN X SÜZEN SULTAN X ALTAY SULTAN X HRMNKY SULTAN X GEREK BEZOST X SÜZEN BEZOST X ALTAY BEZOST X HRMNKY BEZOST X GEREK SÜZEN X ALTAY SÜZEN X HRMNKY SÜZEN X GEREK ALTAY X HRMNKY ALTAY X GEREK HRMNKY X GEREK Tüm Kombinasyonlardan Elde Edilen Toplam Tane Sayısı

89 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Emaskule edilen ve tozlanan başaklar ve harmanlanan tanelere ait değerler Çizelge 3.6 da verilmiştir. Deneme deseni içinde yer alacak olan ebeveyn 6 çeşitten, F 1 ler ile birlikte ekmek üzere 20 şer adet başak toplanmış ve bunlarda aynı zamanda harmanlanmışlardır Deneme Deseni ve Ekim F 1 lerden analizlerde güvenilir verilere ulaşmak için toprak hazırlığı itina ile yapılmış, ekimle birlikte 15 kg/da DAP (18-46) gübresi ve üst gübre olarak 20 kg/da AN (%26) verilmiştir. Deneme deseni Hayman (1954a), Mather ve Jinks (1971) ve Freed ve ark., (1989) nın önerdiği şekilde, tesadüf blokları deneme deseninde 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Ekim işlemi, optimum ekim sıklığı olarak belirlenen 5 cm sıra üzeri, 20 cm sıra arası mesafe (Budak ve Yıldırım, 1996) ve yaklaşık 5-6 cm derinlikte özel bir ekim şablonu ile tarihinde yapılmıştır (Şekil 3.3). Şekil 3.3. F 1 ler ve Ebeveynlerin Ekiminde Kullanılan 28 Sıralı, 5 cm Sıra Üzeri ve 5-6 cm Ekim Derinliğine Sahip Ekim Şablonu Her parsel üç sıradan oluşmuş ve her sıraya 20 adet tohum ekilmiştir. Sıraların her iki baş kısmına dörder adet (5 cm sıra arasında) ve bloklarının baş kısımlarına 57

90 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM üçer sıra Yelken-2000 makarnalık buğday çeşidi kenar tesiri bitkisi olarak ekilmiştir. Her blok arasında 2 metre yol bırakılmıştır Ekimden 5 gün sonra çıkış suyu verilmiştir. Ayrıca başka bir alana önlem olarak F 1 lerden ve ebeveynlerden birer sıra olmak üzerine 40 ar adet tohum ekilmiştir. İlkbaharda tarihinde önlem olarak yetiştirilen F 1 bitkileri, parsellerdeki çıkmayan ya da zabrus zararına uğramış boş alanlara 5 cm yi koruyacak şekilde şaşırtma yapılmıştır. Yabancı ot mücadelesi, sıra aralarında farklı zamanlarda elle yapılmış ve ara yolların ot mücadelesi ise 1 m iş genişliğindeki rotovatör aleti ile yapılmıştır Hasat ve Harman Temmuz ayında hasat işlemi iki aşamalı olarak yapılmıştır. İlk aşamada, üç sıradan oluşan parselin kenarlarındaki makarnalık buğdaylar dış kısma doğru ayrılarak elemine edilmiş (Şekil 3.4), parselin ikinci sırasının ortasından 10 bitki orak ile hasat edilerek kırnap ipi ile deste şeklinde bağlanmıştır. Şekil 3.4. Hasat Edilmiş Deneme Parselleri. Makarnalık Buğdayların Yanlara Yatırılması İle Hasatta Karışmanın Önlenmesi 58

91 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Bu 10 bitkinin harmanı, tane kaybı olmaması için tek başak harman makinesi ile yapılmıştır. Tarlada geriye kalan buğdaylar ayrı parseller halinde biçilerek bağlanmış ve deneme patosuna verilerek harman edilmiştir Verilerin Elde Edilmesi Bayrak Yaprak Alanı Buğdayda yaprak alanı büyümesi çiçeklenme döneminde sabitleşmektedir (Gusta ve Chen, 1987; Simmons, 1987). Tüm çeşitler ve kombinasyonların çiçeklenme dönemi bittikten sonra her tekerrürden parsel ortalarından 20 adet bitkinin ana saplarında bayrak yaprağının eni ve boyu ölçülerek, Kalaycı ve arkadaşları (1998) tarafından da kullanılan aşağıdaki formüle göre yaprak alanı hesaplamaları yapılmıştır. YA = YB X YE X 0,75 YA : Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) YB : Yaprak Boyu (cm) YE : Yaprak Eni (cm) Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı Bitki örtü (kanopi) sıcaklığı, Jackson ve ark. (1981) nın önerdiği yönteme göre, taşınabilir bir infrared termometre ile santi-grat derece ( o C) cinsinden ölçülmüştür (Şekil 3.5). Başaklanma döneminden sonra tarihinde (toprağın kapanması açısından bitki yüksekliğinin 20 cm ve üzeri olması gerektiğinden dolayı) öğle saatinde 12:00-14:00 arasında okuma yapılırken, cihaz zeminden 30 lik bir açıyla (yapraklara hakim görüşe sahip en uygun açı) tutulmuştur. Her parsel için Kuzeyden ve Güneyden olmak üzere iki ölçüm yapılmış ve ortalaması alınmıştır. Ölçüm 59

92 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM esnasında bulutlu hava ve rüzgarın olmamasına (az rüzgar önemsiz sayılmıştır) dikkat edilmiştir. Şekil 3.5. Bitki Örtüsünün Sıcaklığının Taşınabilir Bir İnfrared Termometre İle Ölçümünün Yapılma İşlemi Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bayrak yaprağında klorofili oransal olarak SPAD biriminde ölçen Minolta marka alet ile başaklanma döneminde tarihinde ölçüm yapılmıştır (Adamsen ve ark., 1999). Ölçüm işlemi, her parsel içinde 20 adet bayrak yaprağında üçer defa yapılmıştır (Şekil 3.6). İlk ölçüm yaprağın tabanından, ikinci ölçüm yaprağın ortasından ve üçüncü ölçüm ise yaprağın uca yakın kısmından alınmıştır. Ölçülen bu üç değerin ortalaması alınmış ve o yaprağın klorofil miktarı SPAD cinsinden saptanmıştır. Ölçülen 20 yaprağa ait verilerin aritmetik ortalaması alınarak her parsel için ortalama bayrak yaprağı klorofil içeriği hesaplanmıştır. 60

93 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Şekil 3.6. Bayrak Yaprağında Klorofili Oransal Olarak SPAD Biriminde Ölçen Minolta Marka Alet ile Başaklanma Döneminde Klorofil Ölçümünün Yapılışı Translokasyon Oranı Tane doldurma döneminde tarihinde Kalaycı ve ark. (1998) tarafından uygulandığı şekilde, kurutucu kimyasal (desikant) olarak %4 lük Sodyum Klorat (NaClO 3 ) kullanılarak 2-3 adet bitki kurutulmuş (Şekil 3.7) ve her tekerrürde kuruyan bitkilerden hasat öncesi dönemde ( ) 10 ar başak alınarak, başaklardaki tanelerin 1000 tane ağırlıkları hesaplanmıştır. Bunun yanında desikant uygulaması sırasında her parselden 9-10 yeşil başak toplanarak 70 o C de 48 saat fırın kurusu alınmıştır. Fırında kurutulan başakların taneleri alınarak bunların da 1000 tane ağırlıkları hesaplanmıştır. Bu iki değer ile normal olarak hasatta elde edilen 1000 tane ağırlıkları kullanılarak translokasyon oranları hesaplanmıştır. Translokasyon oranının hesaplanması Kalaycı ve ark. (1998) tarafından kullanılan aşağıdaki formüle göre yapılmıştır. 61

94 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM DUD - FKD TO (%) = X 100 BDA FKD TO : Translokasyon Oranı (%) DUD: Desikant Uygulamalı Tane Ağırlığı (g) FKD : Fırın Kuru Bin Tane Ağırlığı (g) BDA : Bin Tane Ağırlığı (g) Şekil 3.7. Tane Doldurma Döneminde Kurutucu Kimyasal (Desikant) Olarak %4 lük Sodyum Klorat (NaClo 3 ) Kullanılarak Bir Miktar Bitkinin Diğer Bitkilere Zarar Vermeden Kurutulması İşlemi ( ) 62

95 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Toplam Kardeş Sayısı Sarı olum devresinde tarihinde her tekerrürden 10 bitkide tüm kardeşler sayılmış ve bitki başına ortalama kardeş sayıları tespit edilmiştir Fertil Kardeş Sayısı Sarı olum devresinde tarihinde her tekerrürden 10 bitkide fertil kardeşler (başaklar) sayılmıştır. Sayımı yapılan 10 bitkinin aritmetik ortalaması alınarak her parsel için bitki fertil kardeş sayısı tespit edilmiştir Bitki Boyu Sarı olum devresinde tarihinde her tekerrürden 10 bitkinin boyu ölçülmüştür. Ölçümü alınan 10 bitkinin aritmetik ortalaması alınarak her parsel için bitki boyu tayin edilmiştir Üst Boğum Arası (Pedunkle) Uzunluğu Üst boğum ile başağın ilk başakçık boğumu arasındaki uzunluk, ölçü değeri olarak baz alınmıştır tarihinde bitkiler sararmaya başladığı dönemde her tekerrürde parsellerin ortalarındaki 10 adet bitkinin ana sapında en üst boğum arası ölçülmüştür (). Ölçüm yapılan 10 bitkinin aritmetik ortalaması alınarak her parsel için üst boğum arası uzunluğu (cm) tespit edilmiştir Başak Uzunluğu Hasat döneminde her tekerrürden 10 adet bitkinin tüm başaklarının uzunlukları ölçülmüş ve ortalamaları alınarak başak uzunluğu hesaplanmıştır. Ölçümde, başağın en alt başakçık boğumundan itibaren en üst terminal başakçığının üst kısmı arası ölçülmüştür (kılçıklılarda kılçık uzunluğu hesaba alınmamıştır). 63

96 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Başakta Toplam Başakçık Sayısı Her tekerrürden hasat edilen 10 adet bitkinin tüm başaklarındaki başakçık sayısı sayılmış ve ortalamaları alınarak her başak için ortalama başakçık sayıları tespit edilmiştir Başakta Fertil Başakçık Sayısı Her tekerrürden hasat edilen 10 adet bitkinin tüm başaklarındaki fertil başakçık sayısı sayılmış ve ortalamaları alınarak her başak için ortalama fertil başakçık sayıları tespit edilmiştir Başakta Tane Sayısı Başakçık sayımı yapılan 10 bitkiye ait başaklar tek başak harman makinesinde harmanlanmış, elde edilen toplam taneler sayılmış ve başak sayısına oranlanarak başakta tane sayıları saptanmıştır Bitki Tane Verimi Her tekerrürden alınan 10 bitkinin taneleri (başakta tane sayıları tespit edilmiş olan taneler) tartılmış ve ortalamaları alınarak bitki tane verimi saptanmıştır Tane Ağırlığı Hasat edilen 10 bitkiden alınmış tanelerin 600 tanesi sayılarak tartılmış ve 1000 taneye oranlanarak 1000 tane ağırlığı hesaplanmıştır. 64

97 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Tane İriliği Uluöz ün (1965) kullandığı elek analizine göre yapılmıştır. Örnekler (100 g), elek sallama düzeneğinde 3 dakika sallanarak elek üstlerinde (2.5 mm<) kalan miktarlarının yüzde (%) olarak tespiti esasına göre yapılmıştır. 2.5 mm ve üzeri tane iriliğine sahip değerlerin %75 ve üzeri olanları iyi özellikli olarak nitelendirilmiştir Tanede Protein Oranı Kjeldahl metoduna (AACC 46-10) göre protein miktarları tespit edilmiştir. Ekmeklik buğday kırmaları ile kalibrasyonu yapılmış NIR (Near Infra Red) spektroskopi cihazında yüzde (%) olarak tanede protein oranı okumaları tamamlanmıştır (Anonymous., 1990) Yaş Gluten Oranı Glutomatik (Perten Unstrumental AB) aleti ile ICC No:155 e göre tayin edilmiştir (Anonymous., 1994). Analizde 10 ar gram un kullanılmış ve örnekler %2 lik tuzlu suda 5 dakika süre ile nişasta ve diğer bileşenleri yıkanarak geriye kalan gluten tartılıp yaş öz olarak kaydedilmiştir Gluten İndeksi Perten (1990) tarafından geliştirilmiş olan gluten indeksi metodu, doğrudan yaş glutenden gluten proteininin kalitesinin tespitinde kullanılmaktadır. Analizde 10 ar gram un kullanılmış ve örnekler %2 lik tuzlu su ile 5 dakika süre ile nişasta ve diğer bileşenleri yıkanmış, elde edilen gluten Perten Santrifüj de 1 dakika süreyle santrifüj edilmiştir. Sağlam kalan kısım bütün gluten miktarına oranlanarak gluten indeksi bulunmuştur (Perten, 1990). 65

98 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM SDS Sedimentasyon Analizi Pena (1990) nın uyguladığı Mikro SDS metoduna göre yapılmıştır. 1 gram unun sedimentasyonu, CMB boya+sds+laktik Asit uygulamasından ve çalkalama işleminden sonra 14 dakika bekletilerek çöken kısmın mililitre (ml) olarak okunması şeklinde yapılmıştır Elde Edilen Verilerin Analizi Kombinasyon Yeteneği Verilerinin Hesaplanması Ebeveynler ve F 1 melez döllerine ait verilerin tesadüf blokları ön varyans analizleri yapılmıştır. Ebeveynlerin genel kombinasyon yeteneği ile melezlerin özel kombinasyon yeteneği verilerinin analiz değerleri Griffing in geliştirdiği analiz yöntemlerinden Metod II ye göre (Ebeveynler ve resiproksuz F 1 ler = n(n-1)/2 sayıda kombinasyon) 6 ebeveyn ve 15 kombinasyondan oluşan 21 populasyon üzerinden yapılmıştır. Griffing in Sabit Metod II modeline göre yapılan analizde incelenen bitki özelikleri için diallel populasyonun genel ve özel kombinasyon yetenekleri hakkında bilgi edinilmektedir (Griffing,1956; Yıldırım ve ark., 1979). Analizin ilk aşamasında ebeveynler ve kombinasyonlar arasında genotipik varyasyonun bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Griffing in yöntemine göre analiz yapmak için, ele alınan karakterler açısından populasyondaki önemlilik derecesinin istatistiki bakımından farklılığının olması ön şart olarak aranmaktadır (Yıldırım ve ark, 1979). Ön varyans analizinde incelenecek karakterlerden önemli bulunanlar için, ikinci aşamaya geçilir ve blok ortalamaları kullanılıp, her karakter için tek bir diallel tablo hazırlanır. Diziler, bir genotipin diğer genotip ile incelenen karakter bakımından oluşturduğu ikili kombinasyonların meydana getirdiği iki yönlü tablo değerlerinin tek tek toplamına eşittir. İkili tablonun herhangi bir hücresindeki X ij simgesi ile gösterilen kombinasyon değerleri X i. ile toplanır. Diallel tablodaki tüm 66

99 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM değerlerin toplamı genel toplam olarak belirlenir (Singh ve Chaudhary, 1985; Kang,1994). Diallel tablo oluştuktan sonra üçüncü aşama olarak, genel ve özel kombinasyon yeteneği varyansları; genel kombinasyon yeteneği kareler toplamının ebeveynlerin (p-1) serbestlik derecesine, özel kombinasyon yeteneği kareler toplamının ise melezlerin p(p-1)/2 serbestlik derecesine bölünmesi ile elde edilir. Hesaplamada kullanılan formüller aşağıda görüldüğü gibidir. Genel Kombinasyon Yeteneği Kareler Toplamı (GKYKT); 1 4 GKYKT = { i (X i. + X ii ) X.. 2 } P+2 p Özel Kombinasyon Yeteneği Kareler Toplamı (ÖKYKT) ise; 1 2 x 2 ÖKYKT = i j X ij { (X i. + X ii ) } (P+2) (p+1) (P+2) Ön varyans analizinde yer alan genotip kareler toplamı, genel ve özel kombinasyon yeteneği kareler toplamına eşit olmalıdır. Bu aşamada kombinasyon yeteneklerine ait önemlilik durumu F testi ile kontrol edilir. Ayrıca, her karakter için genel kombinasyon yeteneği varyansının ve özel kombinasyon yeteneği varyansının oranı hesaplanır. Elde edilen oranın 1 den büyük olması eklemeli gen etkisini, düşük olması eklemeli olmayan gen etkisini gösterir (El-Hennawy, 1996). Analizin diğer aşamasında, incelenen karakterlere ait önemlilik durumları göz önünde bulundurularak, ebeveynlere ait genel kombinasyon yeteneği ile melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği etkileri hesaplanır. Analizlerin son aşamasında varyans unsurları ve standart hatalarının hesaplanmasında aşağıdaki formüller kullanılır. 67

100 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Var (gi) = Ataların Genel Uyum Yeteneği Etkisinin Varyansı (p 1) σe 2 Var (gi) = p (p+2) SH (gi) = Standart Hata; SH (gi) = {Var(g i )} 1/2 Var(s ij ) = Melezin Özel Uyum Yeteneği Etkisinin Varyansı (p-1) σe 2 Var(s ij ) = (p+1)(p+2) SH (sij) = Standart Hata; SH (sij) = {Var(s ij )} 1/2 Genel ve özel kombinasyon yeteneği etkilerine ait önemliliklerin belirlenmesinde ise t testi kullanılır. Yukarda açıklanmaya çalışılan hesaplamalardan genel ve özel kombinasyon yeteneği etkileri Özcan (1999) tarafından geliştirilen TARPOPGEN istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır Melez Gücü (Heterosis) Etkilerinin Hesaplanması F 1 kombinasyonunun melez gücü değeri, ebeveynler ortalamasına göre ve üstün ebeveyne göre yüzde artış olarak belirlenmiştir. Melez gücü değerlerini bulmada kullanılan hesaplama şekli aşağıda gösterilmiş formüller ile yapılmıştır 68

101 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM (Özgen, 1989, Budak ve Yıldırım, 1996). Melez gücü etkileri excel sayfasında oluşturulan formülasyonla hesaplanmıştır. Melez gücü değerlerinin istatistiki olarak önemlilik düzeyleri MSTAT-C istatistik programındaki LSD testine göre yapılmıştır (Dağüstü ve Bölük, 2002; Balcı ve Turgut, 2002). F1 - AO MG AO = AO F1 - ÜA MG ÜA = ÜA MG AO : Anaç Ortalamasına Göre Melez Gücü Değeri (%) MG ÜA : Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değeri (%) AO : İki Anaç Ortalaması ((1. Anaç + 2. Anaç) / 2) ÜA : Üstün Anacın Değeri F 1 : Her Melezin F 1 Ortalaması Yarım Diallel Tabloların Varyans Analizi Yarım diallel tabloların varyans analizleri, Jinks ve Hayman (1953) ve Jones (1965) tarafından önerilen yarım diallel varyans analiz yöntemine göre Ukai (1998) tarafından geliştirilmiş istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Jinks ve Hayman (1953), Jones (1965) ve Aksel ve ark. (1982) tarafından önerilen yarım diallel tablonun varyans analizi yöntemine göre; varyasyon kaynaklarının serbestlik dereceleri ve kareler toplamlarına ait eşitlikler Çizelge 3.7 de verilmiştir. 69

102 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Çizelge 3.7. Yarım Diallel Tablonun Varyans Analizinin Varyasyon Kaynakları ile Kareler Toplamları ve Serbestlik Derecelerine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı Serbestlik Derecesi Kareler Toplamı a n-1 [( Ur 2 )-( Ur) 2 /n]/(n-2) b 1+(n-1)+(n(n-3)/2) b 1 +b 2 +b 3 b 1 1 [(2Y..-(n-1)Y.) 2 ]/(n 2-1)/n b 2 n-1 [ Tr 2 -( Tr) 2 /n]/(n 2-4) b 3 n(n-3)/2 GKT-(a+b 1 +b 2 ) Hata (b-1)(v-1) M e Genel (n(n-1)/2)+(n-1) [( Yrs 2 )-( Yrs) 2 ]/(n(n+2)/2) özetlenmiştir. Çizelge 3.7 de kullanılan kısaltmaların ifade ettikleri açıklamalar aşağıda a : Eklemeli gen etkisi varyansının tahminleyicisi olup, genel kombinasyon yeteneğini de (GKY) açıklar b : Dominant gen etkisi varyansının tahminleyicisi olup; b 1, b 2 ve b 3 olarak 3 komponente ayrılır b 1 : Ortalama dominantlık varyansını gösterir. Melezlerin kendi ebeveynleri orta değerlerinden olan ortalama sapmalarının önemli olup olamadıklarını belirler ve h 2 ye eşdeğerdir b 2 : Bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirler b 3 : Dominant allellerin ebeveynler arasında dağılmış olduğunu gösterir ve özel kombinasyon yeteneğini de (ÖKY) açılar Yr : r inci dizi toplamını gösterir Yrr : r inci ebeveyn değerini gösterir Ur : Yr.+Yrr n : ebeveyn sayısı Y.. : Yarım diallel tablo toplamı Y. : Ebeveyn değerleri toplamı Tr : 2Yr.-nYrr GKT : Genel Kareler Toplamı 70

103 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Diallel Melez Analizi ile Genetik Parametrelerin Tahmin Edilmesi Bir diallel melezin biyometriksel genetik analizi ile genetik parametrelerin tahmin edilebileceği Hayman (1954 b) tarafından bildirilmiştir. Hull (1945); Jinks ve Hayman (1953); Hayman (1954 b, 1958 ve 1960) ve Jinks (1954 ve 1956) tarafından tartışılan genetik analizler; ikinci derece istatistiklerden genetik parametrelerin tahmin edilmesi temeline göre yapılmaktadır. Bu çalışmadaki analizler ve değerlendirmeler, Özcan (1999) tarafından geliştirilen TARPOPGEN istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Diallel melez analizi ile tahminlenen parametrelere güvenilirlik Hayman (1954 b) tarafından ileri sürülen 6 varsayımın geçerliliğine bağlıdır. Bu varsayımlar; 1 : Ebeveynler homozigottur 2 : Diploid açılma vardır 3 : Genlerin ebeveynler arasındaki dağılışı bağımsızdır 4 : Multiple (çoklu) allelizm yoktur 5 : Resiprokal farklılık yoktur 6 : Epistatik gen etkisi yoktur (allel olmayan genlerin davranışları birbirinden bağımsızdır) Multiple allelizmin yokluğu, genlerin ebeveynler arasında birbirinden bağımsız olarak dağıldıkları ve epistatik etkinin yokluğu varsayımının geçerli olup olmadıkları; a- Her dizi için bulunmuş Wr değerinin o diziye ait Vr değeri üzerine olan regresyon katsayısının (bwr/vr) 1 değerine eşit olup olmamasına, b- Diallel tabloların her birinde her dizi için bulunan Wr-Vr değerlerinin, tesadüf bloklarına göre yapılan varyans analizinde dizi varyansının F değerinin önemliliğine göre irdelenmiştir. 71

104 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Her blok ve bloklar ortalaması için ayrı ayrı hesaplanan regresyon katsayısının 1 den önemli sapma göstermesi veya Wr-Vr değerinin istatistiki olarak tek düze olmaması durumunda; varsayımların geçerliliği sağlanıncaya kadar en büyük Wr-Vr değerine sahip diziler önce birer birer, gerektiğinde ikişer ikişer değerlendirme dışı bırakılmalıdır (Hayman, 1954 b). Hayman a (1954 b) göre; bu çalışmada uygun görülen (regresyon hattına ters düşen ebeveynler) ebeveynler değerlendirme dışı bırakılmıştır (uygun görülen ebeveynler ile birlikte F 1 leri). Bu çalışmada varsayımların kontrolü t testi ile yapılmıştır (Singh ve Chaudhary, 1985). Kontrol için t testinde kullanılan formül şöyledir; H 0 : b = 1 için, t = (1-b)/SH b Bulunan t değeri, n-2 serbestlik derecesi (n=ebeveyn sayısı) yardımıyla tablodaki t değeri ile kıyaslanmıştır. Değer önemli bulunduğunda Hayman (1954 b) ın önerdiği şekilde ebeveynlerin çıkarılması yoluna gidilmiş ve varsayımların kontrolü sağlanıncaya kadar bu işleme devam edilmiştir. t testinde kullanılan standart hata (SH b ) ve regresyon katsayısı (b) değerleri; SH b = [ Vr 2 -( Vr) 2 /n]/n-1 ve b = C ov (Wr,Vr)/V ar /V r formülleri ile hesap edilmiştir. Hayman (1954 b) tarafından önerilen varsayımların geçerlilikleri saptandıktan sonra genetik parametrelerin tahmin edilmesi için; diallel melez analizleri, ele alınan tüm özelliklerde diallel tabloların her birinde ayrı ayrı yapılmıştır. Bu analizler sonunda aşağıdaki istatistikler hesaplanmıştır. Vr Wr VOLO VILI WOLOI : Dizi varyansı : Dizi kovaryansı : Ebeveynlerin varyansı : Dizi varyanslarının ortalaması : Ebeveynler ile dizilerdeki dölleri arasında ortalama kovaryans 72

105 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM VOLI (MLI-MLO) 2 E : Dizi ortalamalarının varyansı : Ebeveyn ortalamaları ile bunların n(n-1)/2 sayısındaki döllerinin ortalamaları arasındaki fark : Çevre koşullarının varyansı Her blok için ayrı ayrı bulunan yukarıdaki istatistiklerin ortalamaları kullanılarak aşağıdaki genetik parametreler tahmin edilmiştir. D : Eklemeli gen etkileri varyansı : VOLO-E H 1 : Genlerin dominant etkilerinin varyansı : VOLO-4WOLOI+4VILI-(5n-4/n)E H 2 : Gen dağılışına göre düzeltilmiş dominantlık varyansı : 4VILI-VOLI-4(n 2 -n-1)e/n 2 = H 1 (1-(u-v) 2 ) : u- anaçta olumlu gemlerin payı; v-anaçta olumsuz genlerin payı F : Dominant ve resesif allellerin dağılış yönü : 2(VOLO-WOLOI+VILI-Wr-Vr)-2(n-2)E/n h 2 : Heterezigot lokusun dominantlık etkisi : 4(MLI-MLO) 2-4(n-1)E/n 2 Genetik varyans komponentlerinin önemlilik kontrolleri t testi yapılarak incelenmiştir. Standart hataları ise hata varyansı (S 2 ) ve kovaryans katsayısı (C k ) aracılığı ile saptanmıştır (Hayman, 1954a; Yıldırım, 1974). Standart Hata= [(S 2 )(C k )] Formülde kullanılan hata varyansı, diallel tablodan elde edilen varyansların beklenen değeri ile deneysel olarak bulunan değerler arasındaki farkın karesinin serbestlik derecesine bölünmesi ile elde edilmiştir (Gencer, 1979; Kılınç, 1993; Şener, 1997). Varsayımların beklenen değerleri aşağıdaki formüllere göre hesap edilmiştir. 73

106 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Wr : (WOLO1-VILI+Wr+Vr)/2 Vr : (VILI -WOLO1+Wr+Vr)/2 VOLO : D+E VOLI : 1/4D-1/4F1/4H 1 +E/2n Standart hatanın hesaplanmasında kullanılan kovaryans katsayıları ise her genetik komponent için aşağıda verilen kovaryans matrisinden hesaplanmıştır (Hayman, 1954a ve b; Şener, 1997; Yıldırım, 1974). C D : (n 5 +n 4 )/n 5 C F : (4n 5 +20n 4-16n 3 +16n 2 )/n 5 C H1 : (n 5 +41n 4-12n 3 +4n 2 )/n 5 C H2 : (36n 4 /n 5 ) C h 2 : (16n 4 +16n 2-32n+16)/n 5 C E : (n 4 /n 5 ) C D-H1 : 9(9n 2-2n+1)/n 3 Saptanan genetik komponentlerden yararlanarak populasyonun genetik yapısını tanımlamada kullanılan çeşitli oranlar hesaplanmıştır (Hayman, 1954 a, b; Jinks, 1956; Singh ve Chaudhary, 1976 ve 1985). Genetik parametrelerin önemliliğini incelerken aşağıdaki formülde görüldüğü gibi parametrelerin kendi standart hatalarına oranları kullanılmıştır. Standart hata = Tahminlenen genetik parametre/standart hata Formülünden elde edilen değer, n-2 serbestlik derecesindeki t cetvel değeriyle kıyaslanarak önemlilik kontrolü yapılmıştır. Bütün varyantların populasyona ait genetik yapısı hakkında daha fazla bilgi edinmek için bazı genetik parametrelerin oransal ilişkileri de incelenmiştir (Hayman, 1954 a, b; Jinks, 1956; Mather ve Jinks 1971; Singh ve Chaudhary, 1976 ve 1985). 74

107 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM (H 1 /D) : Ortalama dominantlık derecesi. Bu oran 1 e eşit olduğunda tam dominantlık, 1 den küçük olduğunda eksik dominantlık, 1 den büyük olduğunda ise üstün dominantlık etkisinin varlığı kabul edilmektedir. H 2 /4H 1 (u x v) : Dominant ve resesif allellerin oranı. u x v = 0.25 olduğunda dominant ve resesif allellerin eşit frekansta oldukları kabul edilir ve bu değere yakın oranların bulunması seleksiyonda başarılı olunabileceğini gösterir. KD/KR : Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resesif gen (4DH1+F)/ (4DH1-F) sayısına oranıdır. Eğer, bu değer 1 e eşit ise ebeveynlerin dominant ve resesif gen sayıları eşit, küçük ise resesif allellerin gen frekansları üstün ve büyük ise dominant allellerin gen frekansları üstün kabul edilir. 2 K (=h /H2) : Etkili gen sayısı veya dominantlığı gösteren gen grupları sayısıdır. Ebeveynin incelenen özelliğini etkileyen gen sayısını verir. (K = h 2 /H = h 2 /16u 2 v 2 h 2 = 1/16u 2 v 2 ) D-H 1 : Değerin sıfır çıkması eklemeli ve dominant gen etkilerinin eşit olduğunu, negatif çıkması dominant gen etkisinin eklemeli etkiye göre daha önemli ve pozitif çıkması ise dominant gen etkisinin eklemeli etkiye göre daha önemsiz rol oynadığını göstermektedir. H g : Geniş anlamda kalıtım derecesi (0.5D+0.5H H 2-0.5F)/(0.5D+0.5H H 2-0.5F+E) H d : Dar anlamda kalıtım derecesi (0.5D+0.5H 1-0.5H 2-0.5F)/(0.5D+0.5H H 2-0.5F+E) r (yr,(wr-vr) : Ebeveynlerin gözlenen gerçek değerleri ile Wr-Vr değerlerinin büyüklüklerine göre bulunmuş olan kuramsal dominantlık sırası arasındaki ilişki (r), dominantlılığın yönü hakkında bilgi verir. r = -1 ise özelliği arttırıcı alleller, r = +1 ise azaltıcı alleller dominanttır. 75

108 3. MATERYAL ve METOD Mustafa YILDIRIM Wr-Vr Grafiğinin Yorumlanması Grafiğin çiziminde, Wr değeri bağımlı değişken gibi kabul edilerek y ekseni üzerinde ve Vr değeri ise bağımsız değişken gibi kabul edilerek x ekseni üzerinde gösterilir. Grafiğin çiziminde, Wr değerinin Vr değeri üzerindeki regresyon katsayısı (b) grafikteki eğimi belirlemek için kullanılır. Koordinatlar sistemindeki Wr-Vr grafiğinden populasyon hakkında bazı yargılara varılır. Bu yargılarda regresyon hattı ve Wr-Vr noktaları kullanılır. Regresyon hattının y eksenini kestiği noktaların yeri ve durumu dominantlığın açıklanması ile ilişkilidir. Bu yaklaşıma ait hipotezler dört şekilde yorumlanmaktadır (Hayman, 1954 b). I. : Kısmi Dominant vardır (Doğru orijinin üzerinden geçer; pozitif) II. : Üstün dominant vardır (Doğru orijinin altından geçer; negatif) III. : Tam dominant vardır (Doğru tam orijinden geçer; sıfır) IV. : Dominantlık yoktur (Doğru parabol üzerinden geçer) Grafikte gösterilen dizi varyans ve kovaryans noktaları ebeveynleri gösterir. Bu noktaların doğruya uzak olması epistatik gen etkisinin var olduğuna işarettir. Bu noktalardan parabolün başlangıç noktasına yakın olan ebeveynlerin döllerine daha fazla dominant gen aktardığı, orijinden uzak ebeveynlerin ise döllerine daha fazla resesif gen aktardığı yorumu yapılır. Varsayımlar geçerli olduğu zaman, doğrunun y eksenini kestiği nokta a nın; a = (D-H 1 )/4 oransal parametre ile ilişkisinden söz edilir. Wr-Vr grafiğinin çizimi, Jinks ve Hayman (1953) ın önerdiği şekilde Özcan (1999) tarafından geliştirilen TARPOPGEN istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. 76

109 4. BULGULAR ve TARTIŞMA 4.1. Melez Uyuşmazlığı Buğdayda, F 1 melez kombinasyonlarından en yüksek melez gücü ve kombinasyon yeteneği değerleri, aralarında genetik farklılık bulunan anaçlar arasında yapılan melezlerden elde edilmektedir. Anaçlar arasındaki genetik farklılık fenotip, pedigri ve orijin kaynağı özelliklerine göre belirlenebilir. Çok farklı ve yabani anaçlarla yapılan melezlemelerde melez gücü değerleri artmasına karşın, bu bitkilere ait istenmeyen bazı özellikler de melezlere geçebilir. Bu bakımdan anaç seçimi önem arz etmektedir (Winder ve Lebsock, 1973). Bu istenmeyen özelliklerden birisi de melez uyuşmazlığına neden olan genlerdir. Farklı bölgelerden seçilen anaçlarla yapılan melezlerde genelde görülen bir durumdur (Hermsen, 1963). Bu çalışmada da Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek melezlerinde melez uyuşmazlığı ortaya çıkmıştır (Şekil 4.1). Söz konusu melezlerin incelenen karakterler açısından anormal değerler gösterdikleri gözlenmiştir. A B Şekil 4.1. Melez Uyuşmazlığı Gösteren Süzen/Gerek Melez Kombinasyonuna Ait Bitki (A) ve Başak (B) Görünümleri Buğdaylarda melez uyuşmazlığı, melezleme çalışmalarında ıslahçıların karşısına çok sık çıkan bir sorun olmaktadır. Bu tür melezlerde, yabancı çeşitler ve 77

110 umut verici yerli çeşitlerin arzu edilir karakterlerini birleştirmek zordur ve melez uyuşmazlığı etkisi ile farklı kaynaklardan arzu edilen germplazmların istenilen karakterlerini almaya sınırlamalar koyar. İki tamamlayıcı genin (Ne 1 ve Ne 2 ) bir araya gelmesi ile buğdayda melez uyuşmazlığı oluşmaktadır (Hermsen, 1963). Uyuşmazlığın tamamlayıcı dominant iki gen tarafından kontrol edildiği ve 9:7 melez uyuşmazlık oranının bu geni taşıyan bitkiler ile normal bitkiler arasında yapılan bütün melezlerde gözlendiği bildirilmiştir (Hermsen, 1963; Anand ve ark., 1969). Ne 1 in coğrafik dağılışı Orta Asya dan Hindistan a kadar uzanmaktadır. Yerli çeşitler (Asya Bölgesi), büyük bir olasılıkla Ne 1 e sahiptir ve diğer taraftan Ne 2 genini taşıyan geri kalan çeşitlerin yabancı kaynaklardan gelen ya da yabancı çeşitlerden (Meksika, Avrupa, Güney Amerika v.b.) oluştuğu tahmin edilmektedir (Hermsen, 1963; Gill ve ark., 1972). Melez uyuşmazlığı, bitki gelişiminin farklı safhalarında melezlerin kademeli olarak ölümüne sebep olmaktadır (Narula ve ark., 1971). Hermsen (1963), melez uyuşmazlığını bitki üzerindeki etki derecesine göre üç gruba ayırmıştır. Uyuşmazlıkta gözlenen bitki durumuna göre gruplandırma şöyledir; 1. Şiddetli: Başaklanma öncesi bitki kurur, 2. Orta : Bitki orta düzeyde nekrosis gösterir ve buruşuk tane üretir, 3. Hafif : Bitki düşük nekrosis gösterir, fakat normal dolgun tane üretir. Bu çalışmada karşılaşılan Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek F 1 melez kombinasyonlarındaki melez uyuşmazlığı, uyuşmazlık ile ilgili yapılan önceki çalışmalardaki özellikleri tamamen göstermişlerdir. Gerek-79 genotipinin pedigrisinde Mentana isimli İtalya kökenli bir genotip bulunmaktadır. Mentana genotipinde Ne 1 geninin varlığı Zeven (1971) tarafından rapor edilmiştir. Süzen-97 genotipinin pedigrisinde ise, Vaşington (A.B.D.) kökenli ve Ne 2 genini taşıyan Norin-10-Brevor isimli bir ekmeklik buğday genotipi bulunmaktadır. Norin-10- Brevor genotipinde Ne 2 geninin var olduğu Apltauerova (1983) tarafından bildirilmiştir. Bunlardan anlaşılmaktadır ki, Gerek-79 genotipi Ne 1 genini Mentana genotipinden ve Süzen-97 genotipi ise Ne 2 genini Norin-10-Brevor isimli genotipden almıştır. Kullanılan ebeveynlerden Harmankaya-99 çeşidi, Bulgaristan (Avrupa) kökenli bir ekmeklik buğday genotipi olup pedigrisinin gen yapısı tam bilinmediğinden bu genlerden hangisini taşıdığı kesin olarak belgelenmemiştir. 78

111 Fakat, melezlemedeki uyuşmazlık prensibinin oluşması için Gerek-79 da Ne 1 geni olduğuna göre, Harmankaya-99 genotipinde Ne 2 geninin olması beklenir. Hermsen (1963) in yapmış olduğu sınıflandırma F 2 bitkilerinde uygulanarak, açılım teorisine göre uyuşmazlık geninin durumu hesaplanmaktadır. F 1 bitkilerinde yapılan görsel tahminlere göre; Süzen/Gerek melezi Şiddetli ve Harmankaya/Gerek Hafif grubuna girmektedir (Şekil 4.2). Sultan/Harmankaya Süzen/Gerek Şekil 4.2. Melez Uyuşmazlığı Gösteren Süzen/Gerek Melez Kombinasyonu ve Normal Görünümlü Sultan/Harmankaya F 1 Melez Kombinasyonlarının Bitki Görünümleri 4.2. Karakterlerin Ön Varyans Analizleri Bu araştırmada kullanılan 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların 15 yarım diallel F 1 melez kombinasyonunun, gözlemlenen 19 karakter bakımından genotipik varyasyonlarını tespit etmek için ayrı ayrı ön varyans analizleri yapılmıştır. Genotipler ve F 1 melez kombinasyonlarının her karakter için yapılan ön varyans analizi sonuçları Çizelge 4.1 de verilmiştir. 79

112 Çizelge 4.1. Genotipler ve F 1 Melez Kombinasyonlarının İncelenen 19 Karakter Bakımından Ön Varyans Analizi ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge İncelenen Karakterler Tekerrür Melez K.O. F % 4 6X ** Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği 4 5X ** Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı 4 6X ** 4 5X ** Bayrak Yaprak Alanı 4 6X ** 4 5X ** Üst Boğum Arası Uzunluğu 4 6X ** Toplam Kardeş Sayısı 4 6X ** 3 6X ** Fertil Kardeş Sayısı 4 6X ** 4 4X ** Bitki Boyu 4 6X ** 4 5X ** Başakta Toplam Başakçık Sayısı 4 6X ** Başakta Fertil Başakçık Sayısı 4 6X ** 4 5X ** Başak Uzunluğu 4 6X ** 4 5X ** 4 6X ** Başakta Tane Sayısı 2 5X ** 1000 Tane Ağırlığı 4 6X ** 4 5X ** Bitki Tane Verimi 4 6X ** 4 5X ** Tane İriliği 4 6X ** 3 5X ** Translokasyon Oranı 4 6X ** 4 5X ** Protein Oranı 4 6X ** 4 5X ** SDS Sedimentasyonu 4 6X ** Yaş Gluten Miktarı 4 6X ** Gluten İndeksi 4 6X ** 4 5X ** **) P < 0.01 Çizelge 4.1 de görüldüğü gibi, incelenen karakterlerin tümünde genotiplere ait ön varyans analizi değerleri 6X6 melez kombinasyonunda %1 düzeyinde önemli 80

113 çıkmıştır. Genotiplere ait incelenen tüm karakterler açısından F değerlerinin önemli çıkmasından dolayı, bu karakterler açısından genel ve özel kombinasyon yeteneği hesaplamaları için yarım diallel analiz metodunun uygulanabileceği görülmüştür. Fakat, Genetik parametrelerin hesaplanmasında bir karakter açısından t=(1-b)/sh b değerinin önemsiz çıkması, önceden kabullenilen varsayımların bu özellik açısından geçerli olduğunu gösterir hipotezinin kurulması gerekmektedir (Hayman 1954a; Hayman 1954b ve Singh ve Chaudhary 1976). Bu hipoteze göre, genetik parametreleri hesaplanmak istenen 19 karakterin 15 tanesinde t=(1-b)/sh b değeri önemli çıkmış ve kabul edilen varsayımların bu özellikler açısından geçersiz olduğu gözlenmiştir. t değeri önemsiz çıkarak varsayımları geçerli olan 4 karakter; üst boğum arası uzunluğu, başakta toplam başakçık sayısı, SDS Sedimentasyonu ve yaş gluten miktarı olmuştur. Varsayımların diğer 15 karakterler bakımından geçerli sayılabilmesi ve dolayısıyla genetik parametrelerin güvenle hesaplanabilmesi için Hayman (1954 b); Crumpacker ve Allard (1952); Daniel (1969) ve Singh ve Chaudhary (1976) isimli araştırmacıların önerdiği iki yöntem izlenerek ön varyans analizleri yeniden yapılmıştır (Çizelge 4.1). Bu yöntemler; 1. Regresyon hattından fazla sapma göstererek güven sınırları dışına çıkan genotip ve bunların generasyonları analiz dışı bırakılır, 2. Regresyon katsayısı b=1 hipotezine uymayan bloklar analiz dışı bırakılır. t değeri önemsiz bulunana kadar yapılan her işlem öncesi ön varyans analizi yeniden yapılmış ve F değerinin önemli çıkma şartı izlenmiştir (Çizelge 4.1). Bu yöntemler izlenerek, 6X6 yarım diallel analizinde t değeri önemli bulunan karakterlerden 11 tanesinde güven sınırları dışına çıkan Gerek genotipi ve dahil olduğu generasyonlar çıkarılarak ön varyans analizleri yeniden yapılmış ve t değeri de önemsiz bulunmuştur. Başak tane sayısı için Gerek genotipi ve generasyonları ile 2 tekerrür, toplam kardeş sayısı için 1 tekerrür, fertil kardeş sayısı için Sultan ve Gerek genotipleri ile bunların generasyonları ve tane iriliği için ise Gerek genotipi ve generasyonları ile 1 tekerrür çıkarılarak ön varyans analizleri yeniden yapılmış ve t değerleri de önemsiz bulunmuştur. Bu aşamalardan sonra genetik parametrelerin hesaplanması yapılmıştır. 81

114 4.3. Fizyolojik Karakterler Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.2 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort GH EG GH GH BC HI DF CD DE B GH DE DE B K DE B FG A J I F 1 ler Genel Ort. : Ebeveynler Ort. : Genel Ort. : Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama bayrak yaprağı klorofil içeriği 49.5 SPAD olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması SPAD olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması SPAD olarak gerçekleşmiştir. Bayrak yaprağı klorofil içeriği yönünden ebeveynlere ait ortalama değerin F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden yüksek çıkması Boyd ve Walker (1972) ın bulgularını doğrular niteliktedir. Bununla birlikte, melez uyuşmazlığı görülen Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek dışındaki F 1 melezlerinin ortalaması SPAD olup, ebeveynler ortalamasına çok yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek (52.26 SPAD) ortalama değeri verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama (39.46 SPAD) değeri vermiştir. Ebeveynler ve 82

115 F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 11 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında bayrak yaprağı klorofil içeriği yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri Harmankaya genotipinin (61.38 SPAD) verdiği, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (47.15 SPAD) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek bayrak yaprağı klorofil içeriği değerini Bezostaya/Harmankaya (55.9 SPAD) melez generasyonu, en düşük değeri ise Süzen/Gerek (15.85 SPAD) melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melez generasyonunda gözlenen bu düşük değer melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Klorofil okumasının yapıldığı başaklanma döneminde ( ), Süzen/Gerek melez kombinasyonunun yapraklarının alt yapraklardan itibaren bayrak yaprağına doğru sararmaya başladığı gözlenmiştir (Bkz. Şekil 4.1-A ve Şekil 4.2). Dolayısıyla, açık renkli yapraklara sahip olan uyuşmazlık gösteren bitkilerin klorofil içerikleri de düşük ölçülmüştür Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bakımından Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.3 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den büyük çıkması, bayrak yaprağı klorofil içeriğinin eklemeli gen etkisi altında olduğunu göstermektedir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * ) P<0.05, ** ) P <

116 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.4 de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 3.82 (Harmankaya) olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri (Gerek) olarak gerçekleşmiştir. Genel kombinasyon yeteneği en yüksek ve en düşük olan Harmankaya ve Gerek çeşitlerinin klorofil içeriği değerlerinin de en yüksek (61.4 SPAD) ve en düşük (47.2 SPAD) olması dikkati çekicidir (Çizelge 4.2). 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 5.38 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri ise olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (0.87) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-4.57) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Gerek te gözlenen en düşük dizi değeri, bu genotipin Süzen ve Harmankaya genotipleri ile oluşturduğu kombinasyonlardaki melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 0.54 ** ** 1.46 ** ** ** 2 BEZOSTAYA 2.31 ** 3.09 ** ** ** 3 SÜZEN ** 2.78 ** 3.91 ** ** 4 ALTAY 2.28 ** ** 5 HARMANKAYA 3.82 ** ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort * ** ** ** ÖKY Genel Ort ** * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler sırasıyla; Harmankaya (3.82), 84

117 Bezostaya (2.31), Altay (2.28) ve Sultan (0.54) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.4 ve Şekil 4.3). Gerek (-6.89) ve Süzen (-2.06) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır (Şekil 4.3). Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik F 1 melez kombinasyonu arasında, bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melez generasyonları Alty/Grk (5.38), Sltn/Grk (4.86), Bzsty/Grk (4.52), Szn/Hrmnky (3.91), Bzsty/Szn (3.09), Szn/Alty (2.78) ve Sltn/Szn (1.36) olmuş ve pozitif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.4). Szn/Grk (-24.71), Hrmnky/Grk (-12.89), Sltn/Alty (-2.55), Bzsty/Alty (-1.92) ve Sltn/Bzsty (-1.61) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve önemli bulunan generasyonlar, bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından ümitvar melez generasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.4). 85

118 10 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Bayrak yaprağı klorofil içeriği bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Harmankaya, Bezostaya, Altay ve Sultan genotipleri en iyi ebeveynler olarak ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Alty/Grk, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Szn/Hrmnky, Bzsty/Szn, Szn/Alty ve Sltn/Szn generasyonları en uygun generasyonlar olarak görülmektedir. Klorofilin yüksek olması arzu edilen bir durumdur. Sulu koşullar için çeşit geliştirme çalışmalarında klorofili yüksek genotipler istenmektedir. Yüksek verim için çeşitlerin yüksek fotosentez yapmaları beklenir. Su stresi olmadığı zaman, fotosentez için stomaların açık kalma süreleride uzamaktadır. Bu bakımdan yaprak klorofil içeriğininde yüksek olması istenir. Klorofil içeriği yüksek olan genotiplerin rengi de koyu yeşil olmaktadır. Bunun yanında, aşırı sıcak ve kuru alanlarda bu tip genotiplerin bitki örtü sıcaklığı da yüksek olacağından dolayı, kurak alanlar için genotip geliştirme ıslah çalışmalarında negatif kombinasyon değeri veren genotipler ve generasyonlar önemli olabilir (Reynolds ve ark ). Bu diallel çalışmada ortalama özel kombinasyon 86

119 yeteneğinin değeri ile %1 düzeyinde önemli çıkması, bayrak yaprağı klorofil içeriği karakterinin yavru döllere aktarılmasının zor olduğuna işaret etmektedir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk F 1 melezlerinde bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından oldukça düşük değerlerin gözlenmesi, bu melezlerde gözlenen melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Bu nedenle, söz konusu F 1 lerin ileri kuşaklarında melez uyuşmazlığı göstermeyen, klorofil içeriği düşük hatlar kurak ve sıcak koşullar için önemli olabilir Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, bayrak yaprağı klorofil içeriği bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.5 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** * H ÜA ** ** ** ** ** H AO 1.42 * H ÜA ** ** H AO ** ** H ÜA ** ** H AO ** 0.90 H ÜA ** ** H AO ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** ** Genel H AO ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P <

120 Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması -%7.88 olarak gerçekleşmiştir. Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından anaç ortalamasına göre, Bezostaya dizisi (%0.01) hariç diğer genotiplere ait dizilerin tümü negatif yönde değerler vermişlerdir. Gerek genotipinin bulunduğu dizi % değeri ile en düşük dizi ortalaması olmuştur. Anaç ortalamasına göre melez kombinasyonlarından yalnız Bzsty/Szn melez generasyonu %1.42 değeri ile %5 düzeyinde pozitif yönde önemli bulunmuştur. Anaç ortalamasına göre Szn/Grk (%-68.12), Hrmnky/Grk (%-38.17), Szn/Hrmnky (%-2,9), Alty/Hrmnky (%-2.79), Sltn/Szn (%-2.59), Sltn/Alty (%-2.16) ve Sltn/Hrmnky (%-1.65) melez generasyonları negatif yönde değerler vermişlerdir. Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından üstün anaca göre tüm kombinasyonların ortalaması % olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre dizilerin tümü negatif yönde değerler vermişlerdir. Gerek genotipinin bulunduğu dizi % değeri ile üstün anaca göre en düşük dizi ortalaması olmuştur. Bzsty/Szn (%1.1) generasyonu tek pozitif değerde kombinasyon olmasına rağmen önemsiz çıkmıştır. Bu çalışmadan elde edilen melez gücü değerlerine göre, bayrak yaprağı klorofil içeriği karakterinin döl kuşaklarına aktarılmasının oldukça zor olduğu sonucuna varılmıştır. Bu görüşü özel kombinasyon yeteneğine ait genel ortalama değeri de desteklemektedir Klorofil İçeriğinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda bayrak yaprağı klorofil içeriğine ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.6 da verilmiştir. Bayrak yaprağı klorofil içeriğine ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. 88

121 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h A ** B ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bayrak yaprağı klorofil içeriği bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.7 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ** ± F ± ± H ± ± H ± ** ± h ± ± E ± ± D-H ± ** ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) * t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P <

122 Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde (t=1-b/sh b =8.083) önemli bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için bayrak yaprağı klorofil içeriği karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz çıkmış (t=1-b/sh b =0.198) ve bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.7). Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tümü önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede ise eklemeli gen etkileri varyansı (D=21.49), gen dağılışına göre düzeltilmiş dominantlık varyansı (H 2 =15.841) ve dominant gen etkisinin eklemeli gen etkisine göre daha az rol oynaması (D-H 1 =18.358) %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.382) olması eksik dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı çıkmasından (1.265) dolayı, bu allellerin eşit frekansta olmadıkları ve bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından yapılacak seleksiyonda başarı oranının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (1.658) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.064) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) 0.97 ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, bayrak yaprağı klorofil içeriği düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 90

123 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bayrak yaprağı klorofil içeriği bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.5 de verilmiştir. Şekil 4.5. Bayrak Yaprağı Klorofil İçeriği (SPAD) Açısından Wr/Vr Grafiği Bayrak yaprağı klorofil içeriği açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin üzerinde pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:4.45). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Ebeveynlere ait klorofil içeriği değerlerinin F 1 lerin ortalamasından yüksek çıkması (Çizelge 4.2) ve genetik parametrelerde bulunan ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.382) olması eksik dominantlılığın varlığını desteklemektedir. Genotiplerin regresyon doğrusuna yakın olmaları, incelenen karakter bakımından epistatik gen etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Bezostaya, Süzen, Altay ve Sultan genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına göre ortada olmalarından dolayı bayrak 91

124 yaprağı klorofil içeriği açısından dominant ve resessif genleri taşıdıkları, Harmankaya genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmaktadır Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun bitki örtüsü sıcaklığı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.8 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort BF DF DF F BD DF EF EF EF CF DF CF DF CF A EF BE DF B BC BF F 1 ler Genel Ort. : Ebeveynler Ort. : Genel Ort. : Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 0.96 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama bitki örtüsü sıcaklığı C olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynlere ait ortalama sıcaklık değeri C olurken, F 1 melez generasyonlarının ortalaması C olarak gerçekleşmiştir. Bitki örtüsü sıcaklığı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değere çok yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ( C) ortalama değeri verirken, Altay genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama ( C) değeri vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 6 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında bitki örtüsü sıcaklığı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri Harmankaya genotipinin ( C) verdiği, Altay genotipinin ise en düşük değeri ( C) verdiği 92

125 görülmüştür. Bununla birlikte, Harmankaya hariç öteki anaç çeşitler arasında bitki örtüsü sıcaklığı yönünden önemli fark bulunamamıştır. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek bitki örtüsü sıcaklığı değerini ( C) Süzen/Gerek melez generasyonunun ve en düşük değeri ( C) ise Bezostaya/Altay melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melez generasyonunun sıcaklık okumasının en yüksek olmasının sebebi melez uyuşmazlığına bağlanabilir. Sıcaklık okumasının yapıldığı tarihte ( ), bu generasyonun yaprakları büyük oranında sararmış ve klorofil içeriği aşırı düzeyde düşmüştür. Bitki örtüsü sıcaklığının alındığı öğlen vakti (12 00 :14 00 ), 2 saat süreyle toprak seviyesinden 20 cm yüksekten ölçülen ortalama hava sıcaklığının minimum 31 0 C ile maksimum 34 0 C arasında değişim göstermiştir. Haziran ayında hiç yağış alınmadığından dolayı melez uyuşmazlığından zaten zayıf gelişmiş kök sistemi de bitki için yeterli suyu temin edememiştir. Buna bağlı olarak uyuşmazlık gösteren bitkilerde transprasyon gibi fizyolojik parametreler durma noktasına gelmiştir. Bütün bu olumsuz faktörlerden dolayı, canlılığını büyük oranda yitiren Süzen/Gerek melezi kendi sıcaklığını diğer kombinasyonlar gibi düşürememiş ve dolayısıyla bitki örtüsü sıcaklık okuması yüksek çıkmıştır (Jackson ve ark., 1977; CIMMYT, 1999; Fischer, 2001; Renolds ve ark., 2001) Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı Bakımından Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun, bitki örtüsü sıcaklığı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.9 da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * ) P<0.05, ** ) P <

126 Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin bitki örtüsü (kanopi) sıcaklığı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den büyük çıkması, bitki örtüsü (kanopi) sıcaklığının eklemeli gen etkisi altında olduğunu göstermektedir. 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez generasyonunda, bitki örtüsü sıcaklığı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.10 da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** 2 BEZOSTAYA ** SÜZEN ** 1.86 ** 4 ALTAY ** HARMANKAYA 0.38 ** GEREK 0.33 ** ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında, en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 0.38 olurken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez generasyonu arasında en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 1.86 olurken, en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez generasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Süzen (0.05) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Sultan (-0.18) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Fakat bu iki ortalama değerde önemsiz çıkmıştır. 94

127 6 ebeveyn arasında, bitki örtüsü sıcaklığı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Harmankaya (0.38) ve Gerek (0.33) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.10 ve Şekil 4.6). Altay (-0.37) ve Bezostaya (-0.31) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Stresli koşullar altındaki bitki örtüsü sıcaklığındaki değişim ile tane verimi arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır (Blum, 1988; Amani ve ark., 1996; Reynolds ve ark., 2001). Çünkü, bitki örtüsü sıcaklığında oluşan farklılıklar, kuraklık stresi ve kurağa karşı tepkinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır (McKinny ve ark. 1989). Buğdaylarda tane verim önemli olduğuna göre, genel kombinasyon yeteneği negatif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, düşük bitki örtüsü sıcaklığı açısından arzu edilen ebeveynler olarak görülmektedir (Amani ve ark., 1996; CIMMYT, 1999) SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez generasyonu arasında, bitki örtüsü sıcaklığı açısından özel kombinasyon yeteneği değeri en yüksek olan melez Szn/Grk (1.86) generasyonu 95

128 olmuştur. Bu melez generasyonu pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. Bu generasyonun değerinin yüksek çıkması melez uyuşmazlığına bağlanmıştır (Çizelge 4.10). Sltn/Szn (-0.64), Szn/Hrmnky (-0.64) ve Sltn/Grk (-0.54) F 1 melez generasyonları ise negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Hrmnky/Grk, Sltn/Alty, Bzsty/Alty, Sltn/Bzsty, Alty/Grk, Bzsty/Grk, Bzsty/Szn, Szn/Alty, Alty/Hrmnky, Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky F 1 melez generasyonları önemsiz bulunmuştur (Şekil 4.7). Özel kombinasyon yeteneği değeri negatif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, bitki örtüsü sıcaklığı açısından arzu edilen melez generasyonları olarak görülmektedir (Amani ve ark., 1996; CIMMYT, 1999) SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bitki örtüsü sıcaklığı, bitkinin sıcağa ve kurağa karşı bir tepkisi olarak ortaya çıkmaktadır. Çevre sıcaklığına göre bitki ne kadar az ısınıyor ise, sıcağa ve kurağa karşı o kadar dayanabilmektedir (Blum ve ark., 1989; McKinny ve ark., 1989; Fischer, 2001; Reynolds ve ark., 2001). Bitki örtü sıcaklığı açısından elde edilen özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, negatif bölgede bulunan generasyonlar seleksiyon için uygun melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.7). Bu 96

129 çalışmanın kombinasyon yetenekleri bakımından genel bir değerlendirmesi yapıldığında; bitki örtüsü sıcaklığı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Bitki örtüsü sıcaklığı bakımından genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Altay ve Bezostaya genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Sltn/Szn, Szn/Hrmnky ve Sltn/Grk generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk melez generasyonunda bitki örtüsü sıcaklığı açısından oldukça yüksek özel kombinasyon yeteneği değerinin gözlenmesi, bu generasyonda görülen melez uyuşmazlığının neden olduğu yapraktaki sararma, kuruma ve sonuçta canlılığın azalmasıyla açıklanabilir (Hermsen, 1963) Bitki Örtüsü Sıcaklığı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, bitki örtüsü sıcaklığı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.11 de verilmiştir. Anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %0.3 olarak gerçekleşmiştir. Bitki örtüsü sıcaklığı açısından anaç ortalamasına göre pozitif yönde Gerek (%2.01) ve Süzen (%1.39) genotiplerinin dahil olduğu diziler gözlenmiştir. Diğer genotiplerin tümü negatif yönde ve önemsiz değerler vermişlerdir. Anaç ortalamasına göre melez kombinasyonlarından yalnız Szn/Grk (%9.99) ve Hrmnky/Grk (%1.51) melez generasyonları pozitif yönde önemli bulunmuşlardır. Bu durum melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Szn/Hrmnky (%-2.14), Sltn/Alty (%- 1.83), Sltn/Gerek (%-1.43), Bzsty/Hrmnky (%-1.37) ve Bezostaya/Szn (%-0.81) melez generasyonları ise negatif yönde değerler vermişlerdir. Anaç ortalamasına göre negatif yönde değer veren generasyonlar değerlendirmeye uygun görülmektedir. Bitki örtüsü sıcaklığı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların ortalaması -%0.91 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre Gerek genotipinin bulunduğu dizi %1.08 değeri ile en yüksek dizi ortalaması olmuştur. Negatif yönde bulunan diziler Harmankaya (%2.46), Altay (%1.7), Bezostaya (%-1.55) ve Süzen (%-1.39) melez generasyonları olarak gözlenmiştir. Bitki örtüsü sıcaklığı açısından 97

130 üstün anaca göre, Szn/Gerek (%9.64) generasyonu pozitif yönde önemli çıkan tek kombinasyon olmuştur. Üstün anaca göre Szn/Hrmnky (%-4.09), Bzsty/Hrmnky (%- 3.99), Sltn/Alty (%-2.88), Alty/Hrmnky (%-2.66), Sltn/Grk (%-1.69), Bzsty/Szn (%- 1.49), Alty/Grk (%-1.48) ve Sltn/Hrmnky (%-1.33), Bzsty/Grk (%-0.85), Bzsty/Alty (%-0.76) ve Szn/Alty (%-0.75) melez generasyonları negatif bulunmuşlardır. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** H ÜA ** ** ** H AO * ** 0.16 H ÜA ** * ** * H AO ** 9.99 ** H ÜA * ** 9.64 ** H AO H ÜA ** ** H AO 1.51 ** 5 HARMANKAYA HÜA GEREK - Diziler H AO ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** 1.08 ** Genel H AO 0.30 Ortalama H ÜA * * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Bu çalışmadan elde edilen sonuca göre, bitki örtüsü sıcaklığı açısından melez gücü değerleri negatif yönde önemli çıkan generasyonlar değerlendirmeye uygun görülmektedir. Blum ve ark. (1989), bitki örtüsü sıcaklığının kuraklık ve su stresine karşı bir seleksiyon kriteri olarak kullanılabileceğini bildirmiştir. Kombinasyonların melez gücü değerlerine göre, düşük bitki örtüsü sıcaklığı açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı görülmektedir. 98

131 Bitki Örtüsü Sıcaklığı Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda bitki örtüsü sıcaklığına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.12 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b * b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Bitki örtüsü sıcaklığına ait diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde ve bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz çıkmıştır. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki örtüsü sıcaklığı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.13 de verilmiştir. Bitki örtüsü sıcaklığı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =15.202) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre bitki örtüsü sıcaklığı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez 99

132 generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz çıkmış (t=1-b/sh b =0.853) ve bitki örtüsü sıcaklığı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.13). Çizelge X6 ve 5X5 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± * ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Bitki örtüsü sıcaklığı açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede ise yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D=0.486) %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.204) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 e yakın (0.274) çıkmasından dolayı, bu allellerin oldukça yakın frekansta oldukları ve bitki örtü sıcaklığı açısından yapılacak seleksiyonun başarı oranının yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Kombinasyon yeteneği ve melez gücü değerleri bu karakter açısından seleksiyonda başarı oranının yüksek olacağı 100

133 görüşünü desteklemektedir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (1.544) çıkması, dominant allellerin gen frekanslarının üstün olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=-0.003) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, bitki örtüsü sıcaklığı düşük olan ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki örtüsü sıcaklığı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.8 de verilmiştir. Şekil 4.8. Bitki Örtüsü (Kanopi) Sıcaklığı ( 0 C) Açısından Wr/Vr Grafiği 101

134 Bitki örtü sıcaklığı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiğinden (a:-0.038), incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğu anlaşılmakta ve bu durumu genetik parametrelerdeki ortalama dominantlık derecesi ( H 1 /D) desteklemektedir. Bitki örtü sıcaklığı açısından Bezostaya ve Süzen genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Sultan, Altay ve Harmankaya genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır Translokasyon Oranı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun translokasyon oranı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.14 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort GI 30.7 FI 32.5 EG 27.5 GI 33.6 DG 22.0 I FH 42.9 BD 25.8 GI 27.6 GI 27.9 FI FI 47.3 B 28.4 FI 61.9 A CF 26.1 GI 31.4 FI BC 41.8 BE HI 37.0 F 1 ler Genel Ort. : 33.8 Ebeveynler Ort. : 32.3 Genel Ort. : 33.4 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 9.77 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama translokasyon oranı değeri %33.4 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması %32.3 olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması %33.8 olarak gerçekleşmiştir. Translokasyon oranı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük 102

135 çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Süzen genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (%42.6) verirken, Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (%29.3) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre 9 grup olmuştur. Ebeveynler arasında translokasyon oranı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%46.6) Harmankaya genotipinin verdiği, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (%22.8) verdiği görülmüştür. Blum ve ark. (1983 ve 1994), kurağa mukavemet gösteren genotipler ile hassas olan genotiplerin translokasyon oranlarınında farklı olacağını bildirmişlerdir. Bu görüşe göre, genotipler arasında translokasyon oranı yönünden önemli faklılıklar gözlenmiştir (Çizelge 4.14). F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek translokasyon oranı değerini (%61.9) Süzen/Gerek melezinin, en düşük değeri (%22) ise Sultan/Gerek melezinin verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melez kombinasyonunda gözlenen yüksek tarnslokasyon oranı melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Translokasyon için desikant uygulanan tarihte ( ) melez uyuşmazlığı gösteren melezlerin büyük oranda sarardıkları gözlenmiştir. Süzen/Gerek melezi, uyuşmazlığın etkisi ile erken sararmaya başladığından tane dolumu için translokasyonunu hızlandırmıştır. Zaten düşük tane iriliğine sahip olan bu melezin translokasyon oranının yüksek çıkması; uygulanan desikantın oluşturduğu stres karşısında taneye taşıdığı rezerv madde miktarının az olmasına rağmen, düşük 1000 tane ağırlığına oranla bu rezerv madde miktarının fazla çıkmasına bağlanmıştır. Bu sebepten dolayı, uyuşmalık gösteren generasyonlar hariç diğer yüksek translokasyon oranına sahip generasyonlar dikkate alınmalıdır. Kurak alanlarda, tane dolumu sırasında olası kuraklık stresi riskine karşı genotipin yüksek translokasyon oranı karakterine sahip olması arzu edilir (Kalaycı ve ark., 1998). Bu bakımdan, bu çalışmada translokasyon kapasitesi yüksek değerdeki kombinasyonlar üzerinde durulmuştur Translokasyon Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, translokasyon oranı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.15 de 103

136 verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin translokasyon oranı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den küçük çıkması, translokasyon oranının daha çok eklemeli olmayan gen etkisi altında olduğunu göstermektedir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * P<0.05, ** P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, translokasyon oranı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.16 da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** 3.72 * ** 2 BEZOSTAYA * 6.77 ** ** ** SÜZEN 4.60 ** 9.44 ** ** ** 4 ALTAY ** HARMANKAYA 2.10 ** 6.75 ** 6 GEREK ÖKY Diziler Ort ** * ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 4.6 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak 104

137 gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 24.3 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.44 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Süzen (5.52) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Harmankaya (-3.58) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, translokasyon oranı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Süzen (4.6) ve Harmankaya (2.1) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.16 ve Şekil 4.9). Sultan (-4.28) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri negatif yönde %1 düzeyinde, Bezostaya (-1.89) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri %5 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, translokasyon oranı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Translokasyon Oranı (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik

138 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, translokasyon oranı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Szn/Grk (24.3), Szn/Alty (9.44), Bzsty/Szn (6.77) ve Hrmnky/Grk (6.75) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Sltn/Bzsty (3.72) generasyonu ise pozitif yönde %5 düzeyinde önemli çıkmıştır (Çizelge 4.16). Szn/Hrmnky (-11.74), Alty/Hrmnky (-9.27), Sltn/Grk (-6.7), Bzsty/Hrmnky (-6.03) ve Bzsty/Alty (-5.6) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Şekil 4.10). Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, translokasyon oranı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Blum ve ark., 1994). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Translokasyon oranı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Süzen ve Harmankaya genotipleri en iyi ebeveynler olarak görünselerde, Gerek genotipi ile oluşturdukları kombinasyonlardaki melez uyuşmazlıklarının etkisi altında oldukları unutulmamalıdır. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise; Szn/Grk ve Hrmnky/Grk kombinasyonları melez uyuşmazlığı etkisinden dolayı 106

139 hariç, Szn/Alty, Bzsty/Szn ve Sltn/Bzsty en iyi melez kombinasyonları olarak görülmüştürler Translokasyon Oranı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, translokasyon oranı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.17 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO ** ** * ** 1 SULTAN H ÜA ** ** ** ** 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN H AO ** ** ** 2.20 H ÜA ** ** ** ** H AO ** ** ** H ÜA ** ** ** H AO ** ALTAY H ÜA ** ** 5 H AO ** HARMANKAYA H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** ** Genel H AO 8.29 * Ortalama H ÜA * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Translokasyon oranı açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %8.29 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Süzen (%43.47) ve Gerek (%31.3) genotiplerinin dizileri olmuştur. Fakat, bu genotiplerin bir biriyle uyuşmazlık gösterdikleri göz önüne alındıklarında, dikkate alınmamaları gerektiği anlaşılmaktadır. Negatif yönde en düşük gerçekleşen dizi Harmankaya (%-15.89) genotipinin dahil olduğu dizi 107

140 olmuştur. Bu genotipin Gerek ile uyuşmazlık gösterdiği kombinasyon haricindeki oluşturduğu diğer tüm kombinasyonlarında, negatif yönde önemli translokasyon değeri verdiği için dizi ortalaması değeri düşük çıkmıştır. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Szn/Grk (%140.06), Szn/Alty (%42.92), Bzsty/Szn (%41.5), Hrmnky/Grk (%20.71) ve Sltn/Szn (%17.63) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Alty/Hrmnky (%-37.38), Bzsty/Hrmnky (%-29.61), Bzsty/Alty (%-25.46), Szn/Hrmnky (%-24.75), Sltn/Alty (%-13.96), Sltn/Grk (%-10.66) ve Sltn/Hrmnky (%-8.01) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Translokasyon oranı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-5.28 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre dizilerden Süzen (%29.99) ve Gerek (%11.83) melez generasyonları pozitif yönde ve Harmankaya (%-32.34), Altay (%-18.25), Sultan (%-12.37) ve Bezostaya (%-10.56) generasyonlarının dahil olduğu diziler negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Fakat, burada Süzen ve Gerek genotiplerin bir biriyle uyuşmazlık gösterdikleri göz önüne alındıklarında, incelenen karakter bakımından iyi ebeveyn olarak görünseler bile dikkate alınmamaları gerektiği anlaşılmaktadır. Üstün anaca göre melez gücü; Szn/Grk (%114.84), Bzsty/Szn (%34.83), Szn/Alty (%26.45) ve Sltn/Szn (%12.93) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Alty/Hrmnky (%-43.88), Bzsty/Hrmnky (%-40.76), Szn/Hrmnky (%-39.1), Bzsty/Alty (%-31.06), Sltn/Hrmnky (%-27.82), Sltn/Alty (%-26.52), Sltn/Grk (%-16.98), Alty/Grk (%-16.23), Bzsty/Grk (%-12.34) ve Hrmnky/Grk (%-10.15) melez generasyonları ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Translokasyon oranı açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde olan değerlerdir. Süzen/Gerek melez kombinasyonu melez uyuşmazlığından dolayı dikkate alınmamalıdır Translokasyon Oranı Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda translokasyon oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.18 de verilmiştir. 108

141 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Translokasyon oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda translokasyon oranı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.19 da verilmiştir. Translokasyon oranı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =5.464) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =1.489) çıkmış ve translokasyon oranı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.19). Translokasyon oranı açısından, 6X6 ve 5X5 yarım diallel değerlendirmelerde genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (2.039) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.192) çıkmasından dolayı, 109

142 dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (2.559) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.023) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, translokasyon oranı düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Translokasyon Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P < genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda translokasyon oranı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.11 de verilmiştir. 110

143 Şekil Translokasyon Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Translokasyon oranı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y ekseni orijine yakın pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:0.109). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında tam dominantlığa yakın eksik dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Bunun aksine, genetik parametrelerde ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (2.039) olması üstün dominantlılığın var olduğuna işaret etmektedir. Bu durum, incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin yüksekliğine bağlanabilir. Çünkü, genotiplerin regresyon doğrusuna uzak bulunmaları epistatik gen etkisinin olduğunu göstermektedirler. Bu özellik için hesaplanan geniş anlamda kalıtım derecesi (H g =0.921) çok yüksek olduğu halde, dar anlamda kalıtım derecesinin (H d =0.092) düşük oluşu da bu bulguyu desteklemektedir. Translokasyon oranı açısından Sultan ve Bezostaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Süzen, Altay ve Harmankaya genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır. 111

144 4.4. Tarımsal Karakterler Bayrak yaprak alanı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun bayrak yaprak alanı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.20 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort HI 24.7 G 24.7 G 21.8 H 24.6 G 20.9 HI B 27.5 DE 26.4 EF 28.7 BC 26.0 F I 20.8 HI 27.8 CD 9.6 K HI 25.7 FG 21.3 HI A 18.4 J J 19.2 F 1 ler Genel Ort. : 23.3 Ebeveynler Ort. : 23.5 Genel Ort. : 23.3 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 1.17 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama bayrak yaprak alanı 23.3 cm 2 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 23.5 cm 2 olurken, F 1 kombinasyonlarının ortalaması 23.3 cm 2 olarak gerçekleşmiştir. Bayrak yaprak alanı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değere çok yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek (26.7 cm 2 ) ortalama değeri verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (19.2 cm 2 ) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 11 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında bayrak yaprak alanı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (30.7 cm 2 ) Harmankaya genotipinin verdiği, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (18.4 cm 2 ) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma 112

145 yapıldığında; en yüksek bayrak yaprak alanı değerini (28.7 cm 2 ) Bezostaya/Harmankaya melez generasyonu, en düşük değeri (9.6 cm 2 ) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Seleksiyon çalışmalarında bayrak yaprak alanı açısından iki yönlü seçim yapılması zorunludur. Su problemi olmayan alanlarda geniş yapraklı genotipler tercih edilirken (Spagnoletti ve Qualset, 1990), kurak şartlar için ise dar yapraklı ve/veya yaprak alanı küçük genotiplerin seçilmesi gerekmektedir (Kalaycı ve ark., 1998; Altınkut ve ark., 2001). Bundan dolayı, bu çalışmada iki yöndeki karaktere bağlı olarak yorum yapılmıştır Bayrak Yaprak Alanı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, bayrak yaprak alanı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.21 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin bayrak yaprak alanı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranı 1 den büyük bulunduğu için bu karakterin eklemeli gen etkisinin altında olduğu görülmüştür (Şener, 1997; Soylu ve Sade, 2003). Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yetenekleri Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, bayrak yaprak alanı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.22 de verilmiştir. 113

146 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** 3.53 ** ** 1.90 ** 2 BEZOSTAYA 3.58 ** 1.93 ** ** 2.88 ** 3 SÜZEN ** ** ** 4 ALTAY ** ** 5 HARMANKAYA 2.93 ** ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort * ** ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında genel kombinasyon yeteneği değeri 3.58 ve arasında değişim göstermiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında özel kombinasyon yeteneği değeri 3.53 ve arasında değişim göstermiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Sultan (0.48) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-1.05) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Gerek genotipinde gözlenen bu düşük değer iki genotip ile oluşturduğu kombinasyondaki melez uyuşmazlığından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. 6 ebeveyn arasında, bayrak yaprak alanı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Bezostaya (3.58) ve Harmankaya (2.93) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve grafigin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.22 ve Şekil 4.12). Genel kombinasyon yeteneği yüksek ve pozitif etkili olan Bezostaya ve Harmankaya çeşitlerinde, yaprak alanı değerlerininde en yüksek olması (Çizelge 4.20) dikkati çekicidir. Gerek (-3.78) ve Süzen (-1.56), Altay (-0.59) ve Sultan (- 0.57) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Süzen ve Gerek 114

147 genotiplerinin melez uyuşmazlığından dolayı genel kombinasyon yeteneği değerleride yüksek çıkmıştır. 1. SULTAN BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK ği. Genel Kombinasyon Yetene Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, bayrak yaprak alanı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Sltn/Szn (3.53), Szn/Hrmnky (3.13), Bzsty/Grk (2.88), Alty/Grk (2.38),Bzsty/Szn (1.93) ve Sltn/Grk (1.9) generasyonları olmuştur. Bu melez generasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.22). Szn/Grk (-8.38), Hrmnky/Grk (-4.04), Sltn/Bzsty (-1.63), Bzsty/Hrmnky (-1.1) ve Sltn/Hrmnky (-1.06) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonlarının çok düşük çıkması, melez uyuşmazlığından dolayı yapraklarının fazla gelişemeyip küçük kalmasına bağlanmıştır. Szn/Alty, Sltn/Alty, Bzsty/Alty ve Alty/Hrmnky F 1 melez generasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, bayrak yaprak alanı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.13). 115

148 6 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK ği Özel Kombinasyon Yetene F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; bayrak yaprak alanı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Bayrak yaprak alanı bakımından genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre; Bezostaya ve Harmankaya genotipleri sulu genotip geliştirme ıslah çalışmaları için en uygun ebeveynler, Altay ve Sultan genotipleri ise kuru genotip geliştirme ıslah çalışmaları için en uygun ebeveynler olarak görülmüştür. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Sltn/Szn, Szn/Hrmnky, Bzsty/Grk, Alty/Grk, Bzsty/Szn ve Sltn/Grk generasyonları en uygun sulu için kombinasyonlar olarak görülmektedir. Sltn/Bzsty, Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky generasyonları ise en uygun kuru için kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez kombinasyonlarında bayrak yaprak alanı açısından oldukça düşük değerlerin gözlenmesi, bu generasyonlarda tespit edilen melez uyuşmazlığına bağlanmıştır (Hermsen, 1963; Gill ve ark.,1972). 116

149 Bayrak Yaprak Alanı Bakımında n Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, bayrak yaprak alanı bakımından anaç orta laması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.23 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yar ım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** 3.25 ** ** 5.96 ** H ÜA ** ** 2.59 ** ** H AO 9.76 ** 4.09 ** ** 8.79 ** H ÜA ** ** ** ** H AO ** ** H ÜA ** ** ** H AO ** 7.50 ** H ÜA ** 0.24 H AO ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO 4.45 ** 3.25 ** ** 2.72 ** ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** ** Genel H AO ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Bayrak yaprak alanı bakımından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-1.30 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşen diziler Sultan (%4.45), Bezostaya (%3.25) ve Altay (%2.72) şeklinde oluşurken, negatif yönde ise Gerek (%-10.61), Harmankaya (%-5.24) ve Süzen (%-2.36) şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Sltn/Szn (%19.73), Bzsty/Szn (%9.76), Szn/Hrmnky (%9.12), Bzsty/Grk (%8.89), Alty/Grk (%7.5), Sltn/Grk (%5.96), Bzsty/Alty (%4.09) ve Sltn/Alty (%3.25) melez kombinasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (-50.36), 117

150 Hrmnky/Grk (%-24.95), Sltn/Hrmnky (%-4.74), Bzsty/Hrmnky (%-4.41), Sltn/Bzsty (%-1.98) ve Alty/Hrmnky (%-1.2) melez kombinasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Bayrak yaprak alanı bakımından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması % olarak gerçekleşmiştir. Bunun aksine, Khan ve ark. (1995b), bayrak yaprak alanı bakımından üstün anaca göre yüksek değerin bulunduğunu bildirmişlerdir. Üstün anaca göre diziler Gerek (-%20.92), Harmankaya (%-18.39), Süzen (%-10.78), Bezostaya (%-10.30), Altay (%-5.24) ve Sultan (%- 3.21) genotipleri şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Sltn/Szn (%17.74) ve Sltn/Alty (%2.59) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-52.68), Hrmnky/Grk (%-39.98), Sltn/Hrmnky (%-19.79), Alty/Hrmnky (%-16.37), Sltn/Bzsty (%-15.99), Bzsty/Grk (%-11.56), Bzsty/Alty (% ), Szn/Hrmnky (%-9.36), Bzsty/Szn (%-7.23), Bzsty/Hrmnky (%-6.43) ve Szn/Alty (%-2.35) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Bayrak yaprak alanı açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde olan değerlerdir. Fakat, buğdayda yaprak alanı küçük olan genotipler de tercih edilmektedir. Yaprak alanı küçük olan genotiplerin kurağa ve sıcağa karşı mukavemetleri de iyi olmaktadır (Kalaycı ve ark., 1998; Altınkut ve ark., 2001). Bu nedenle, eğer kuruda genotip geliştirme çalışmaları yapılacak ise negatif melez gücüne sahip olan, fakat melez uyuşmazlığı göstermeyen kombinasyonlar değerlendirilmeye alınabilir Bayrak Yaprak Alanının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiğ i 6 ekmeklik buğ day genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda bayrak yaprak alanına ait yarım diallel tablon un varyans an alizi sonuçları Çizelge 4.24 de verilmiştir. Bayrak yaprak alanına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. 118

151 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bayrak yaprak alanı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.25 de verilmiştir. Bayrak yaprak alanı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =5.515) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için bayrak yaprak alanı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =-0.0 6) çıkmış ve bayrak yaprak alanı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.25). Bayrak yaprak alan ı açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede ise yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D =25.893) %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. 119

152 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bayrak Yaprak Alanı (cm 2 ) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH SH Parametreler ( 6X6) (5X5) * D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = (1-b)/SH b * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.646) olması eksik dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Şener ve ark., 1999). Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.508) çıkmasından dolayı, bu allellerin eşit frekansta olmadıkları ve bu kombinasyonlar arasında bayrak yaprak alanı yönünden yapılacak seleksiyonun başarı oranının düşük olacağı anlaşılmaktadır (Şener ve ark., 1999). Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (1.863) çıkması, bu karakterin dominant allellerin etkisi altında olduğunu ifade etmektedir (Iqbal ve ark., 1991). İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.057) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Bayrak yaprak alanının dar anlamda kalıtım derecesi Al- 120

153 Shalaldeh ve Duwayri (1986) ve Şener (1997) in bulgularından daha düşük gerçekleşmiştir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, bayrak yaprak alanı küçük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Şener ve ark., 1999). 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bayrak yaprak alanı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.14 de verilmiştir. Şeki l Bayrak Yaprak Ala nı (cm 2 ) Açısından Wr/Vr Grafi ği Bayrak yaprak alanı açısından Wr-V r grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y ek senini pozi tif yönde kestiği görülmektedir (a:3.638). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etki li olduğunu göstermektedir. G enetik param etrelerdeki ortalama dominantlık derecesi nin ( H /D) 1 den küçük (0. 646) olması eksik dominantlılığın var olduğunu desteklemektedir (Şener ve ark., 1999). Genotiplerin regresyon doğrusuna yakın olmalarından dolayı, 1 121

154 incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bayrak yaprak alanı açısından Sultan, Bezostaya ve Harmankaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gene sahip oldukları ve Süzen ve Altay genotiplerinin ise incelenen karakter açısından daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır Toplam Kardeş Sayısı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun toplam kardeş sayısı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.26 da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort A 11.8 EF 14.7 B 14.3 BC 11.6 EG 16.3 A L 12.3 DE 11.2 EH 9.7 IL 13.1 CD DE 12.0 DF 10.6 GJ 9.1 KL FI 9.4 JL 14.2 BC HK 9.5 JL DE 12.4 F 1 ler Genel Ort. : 12.0 Ebeveynler Ort. : 11.7 Genel Ort. : 11.9 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 1.21 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama toplam kardeş sayısı değeri 11.9 tk/bitki olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 11.7 tk/bitki olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 12 tk/bitki olarak gerçekleşmiştir. Toplam kardeş sayısı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değere yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (13.7 tk/bitki) verirken, Harman kaya genotipinin dahil olduğu dizi en düşük 122

155 ortalama değeri (10.2 tk/bitki) vermiştir. Ebeveynler ve F lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 12 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında to plam kardeş sayısı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (15.9 tk/bitki) Sultan genotipinin ve Bezostaya genotipinin ise en düşük değeri (8.7 tk/bitki) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek toplam kardeş sayısı değerini (16.3 tk/bitki) Sultan/Gerek melez generasyonu, en düşük değeri (9.1 tk/bitki) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melezinde gözlenen düşük değer melez uyuşmazlığından kaynaklanmıştır Toplam Kardeş Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, toplam kardeş sayısı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.27 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin toplam kardeş sayısı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (t k/bitki) A çısından G enel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ,87 ** Özel Kombinasyon Yeteneği ,08 ** Hata ,10 * )P<0.05, ** )P < 0,01 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, toplam kardeş sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.28 de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 2.17 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak 123

156 gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 1.94 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.09 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (0.49) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Harmankaya (-0.52) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 2.17 ** ** 0.65 ** ** 1.86 ** 2 BEZOSTAYA ** 1.34 ** ** 3 SÜZEN ** 4 ALTAY ** 1.94 ** 5 HARMANKAYA ** ** 6 GEREK 0.40 ** ÖKY Diziler Ort * * 0.24 ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, toplam kardeş sayısı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Sultan (2.17) ve Gerek (0.4) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.28 ve Şekil 4.15). Harmankaya (-1.52) ve Bezostaya (-0.97) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Altay ve Süzen genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri önemsiz çıkmıştır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, toplam kardeş sayısı açısından yapılacak seleksiyon için ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. Özellikle aşırı kurak alanlarda buğday için alatav, çimlenme ve çıkış problemlerinin yaşanabildiği 124

157 durumlarda ve zabrus gibi zararlıların etkisi sonucu oluşacak bitki kayıplakarının telafi edilmesi açısından fazla kardeşlenme önemli bir karakter olarak ortaya çıkmaktadır. Kuru alanlarda fazla kardeşlenme metrekaredeki sap sayısının korunması ve evaporasyonun önlenmesi açısından oldukça önemli olmaktadır. Sulu alanlarda, fazla kardeşlenme istenen bir özellik olmamasına rağmen, hayvancılık yapılan bölgelerde istenen bir özellik olarak ortaya çıkmaktadır. Çok kardeşlenmesi ile tanınan Sultan çeşidi, Orta Anadolu da metrekaredeki başak sayısının fazlalığı ve sap verimi nedeniyle tutulan bir buğday çeşididir. Fazla kardeşlenme tane küçülmesine sebep olmakta fakat, bu özelliklerinden dolayı tercih edilmektedir. 1. SULTAN BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinas yon Ye teneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, toplam kardeş sayısı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Alty/Grk (1.94), Sltn/Grk (1.86), Bzsty/Grk (1.8), Bzsty/Szn (1.34) ve Sltn/Szn (0.65) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.28). Szn/Grk (-3.16), Sltn/Bzsty (-1.29), Hrmnky/Grk (-1.25), Sltn/Hrmnky (-0.94) ve Alty/Hrmnky (-0.92) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer F 1 me lez kombinasyonları ise önemsiz 125

158 bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri poz itif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli b ulunan kombinasyonlar, toplam kardeş sayısı yö nünden yapılacak seleksiyonlar için ümitvar melezler olarak görülmektedir ( Şekil 4.16) SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeten eğ i F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Toplam kardeş sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Toplam kardeş sayısı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Gerek ve Sultan genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Alty/Grk, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Bzsty/Szn ve Sltn/Szn generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk melez generasyonunda toplam kardeş sayısı açısından oldukça düşük değerin gözlenmesi, bu generasyonlarda bulunan melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Toplam Kardeş Sayısı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, toplam kardeş sayısı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.29 da verilmiştir. 126

159 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO ** 4.26 ** 6.90 ** ** ** 1 SULTAN H ÜA ** ** ** ** 2.51 ** 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** 3.05 ** ** H ÜA ** ** 8.47 ** H AO 3.46 ** ** ** H ÜA ** ** ** H AO ** ** H ÜA ** ** 5 HARMANKAYA H AO ** H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO 2.48 ** ** ** 7.39 ** ** 5.29 ** Ortalaması H ÜA ** ** ** 1.36 ** ** 1.90 ** Genel H AO 2.87 ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Toplam kardeş sayısı açısından anaç ortalam asına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %2.87 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Bezostaya (%11.06), Altay (%7.39), Gerek (%5.29) ve Sultan (%2.48) genotipleri şeklinde olurken, negatif yöndeki diziler Harmankaya (%-7.73) ve Süzen (%-1.29) genotipleri şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Bzsty/Grk (%26.05), Alty/Grk (%23.39), Bzsty/Szn (%16.67), Sltn/Grk (%16.5), Bzsty/Alty (%13.78), Sltn/Alty (%6.9), Sltn/Szn (%4.26), Szn/Alty (%3.46) ve Bzsty/Hrmnky (%3.05) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (% ), Hrmnky/Grk (%-14.38), Sltn/Hrmnky (%-11.03), Alty/Hrmnky (%-10.58), Szn/Hrmnky (%-5.69) ve Sltn/Bzsty (%-4.26) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Toplam kardeş sayısı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-6.2 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre pozitif yönde 127

160 gerçekleşenler diziler Gerek (%1.9) ve Altay (%1.36) şeklinde ve negatif yöndeki diziler Sultan (%-13.66), Harmankaya (%-12.98), Süzen (%-9.97) ve Bezostaya (%- 3.86) şeklinde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Alty/Grk (%30.34), Bzsty/Grk (%8.47), Bzsty/Alty (%2.53) ve Sltn/Grk (%2.51) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Sltn/Hrmnky (%-27.16), Sltn/Bzsty (%-25.9), Szn/G rk (%-25.66), Sz n/hrmnky (%-13.85), Alty/Hrmnky (%-13.56), Sltn/Alty (% ), Sltn/Szn (%-7.69), Hrmnky/ Grk (%-6.16), Bzsty/Hrmnky (%-4.19) ve Szn/Alty (%-2.44) melez generasyonları ise negatif yönde gerçekleşmiş tir. Toplam kardeş sayısı açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşe n değerlerdir Toplam Kardeş Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım di allel F 1 generasyonunda toplam karde ş sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.30 da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğda y Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b * b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Toplam kardeş sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli çıkarken, ortalama dominantlık varyans değeri (b 1 ) ise %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. 128

161 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda toplam kardeş sayısı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.31 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (6X6 ve 3 Tek.) SH D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = 1-b/S b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Toplam kardeş sayısı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =5.694) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Güven sınırları dışında kalan 1 tekerrür analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 6X6 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =1.008) çıkmış ve toplam kardeş sa yısı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.31). Toplam kardeş sayısı açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede tüm parametreler istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. 129

162 Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.425) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den küçük (0.198) çıkmasından dolayı, bu allellerin eşit frekansta olmadıkları anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (2.277) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.147) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak bulunmuştur. 6 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda toplam kardeş sayısı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.17 de verilmiştir. Ş ekil Toplam Kardeş Sayısı (tk/bitki) Açısından Wr/Vr Grafiği 130

163 Toplam kardeş sayısı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-1.226). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Genetik parametrelerdeki ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.425) olması üstün dominantlılığın varlığını desteklemektedir. Toplam kardeş sayısı açısından Harmankaya, Bezostaya, Süzen ve Altay genotipilerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları, Sultan ve Gerek genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmaktadır. Genotiplerin regresyon duğrusuna uzakta bulunmalarından dolayı, incelenen karakteri epistatik gen etkisi altında bulunduğu anlaşılmaktadır Fertil Kardeş Sayısı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun fertil kardeş sayısı (bşk/bitki) açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.32 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort AB 8.6 EF 12.0 A 9.7 CE 8.5 FG 12.1 A GH 9.9 CD 8.0 FH 7.3 H 10.6 BC CD 8.6 EF 8.9 DF 2.5 I DF 7.0 H 9.9 CD GH 8.0 FH CD 8.6 F 1 ler Genel Ort. : 8.8 Ebeveynler Ort. : 9.2 Genel Ort. : 8.9 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) :

164 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama fertil kardeş sayısı değeri 8.9 bşk/bitki olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 9.2 bşk/bitki olurken, F1 melez kombinasyonlarının ortalaması 8.8 bşk/bitki olarak gerçekleşm iştir. Fertil kardeş sayısı yönünden ebeveynlere ait ortal ama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden yüksek çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (10.2 bşk/bitki) verirken, Harmankaya genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (7.9 bşk/bitki) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 9 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında fertil kardeş sayısı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (11.6 bşk/bitki) Sultan genotipinin verdiği, Bezostaya ve Harmankaya genotipinin ise en düşük değeri (7.4 bşk/bitki) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek fertil kardeş sayısı değerini (12 bşk/bitki) Sultan/Süzen melez generasyonunun, en düşük değeri (2. 5 bşk/bitki) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüş tür. Bu generasyondaki düşük değer melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Fertil Kardeş Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 e kmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, fertil kardeş sayısı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.33 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin fertil kardeş sayısı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır (Gyawali ve ark., 1968). GKY/ÖKY varyanslarının oranının 1 den büyük çıkması bu karakter için eklemeli gen tekisinin var olduğunu göstermektedir (Şener, 1997). Li ve ark. (1991) ve Soylu ve Sade (2003) ise bu karakterin eklemeli olayan genlerin etkisi altında olduğunu bildirmişlerdir. 132

165 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, fertil kardeş sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.34 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 1.50 ** ** 1.75 ** * ** 1.65 ** 2 BEZOSTAYA ** 1.43 ** ** 3 SÜZEN ** ** 4 ALTAY ** 1.19 ** 5 HARMANKAYA ** GEREK 0.08 ÖKY Diziler Ort * ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 1.5 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 2.03 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (0.3) genotipinin 133

166 dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek fakat önemsiz ve Süzen (-0.43) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, fertil kardeş sayısı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveyn Sultan (1.5) genotipi olmuştur. Bu genotip pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuş ve eksenin üst bölgesinde yer almıştır (Çizelge 4.34 ve Şekil 4.18). Gerek genotipi ise pozitif değere sahip ikinci ebeveyn olmuş, fakat istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Budak ve Yıldırım (1996), Gerek genotipinin fertil kardeş sayısı açısından iyi bir ebeveyn olabileceğini bildirmişlerdir. Bu çalışmada, muhtemelen Gerek genotipinin önemsiz genel kombinasyon değeri vermesi, Süzen ve Harmankaya genotipleri ile oluşturduğu kombinasyonlardaki melez uyuşmazlığı faktörüne bağlanabilir. Harmankaya (-0.96), Bezostaya (-0.36) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Diğer ebeveynler önemsiz bulunmuştur. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, fertil kardeş sayısı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Gene l Ko mbinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 134

167 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, fertil kardeş sayısı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Bzsty/Grk (2.03), Sltn/Szn (1.75), Sltn/Grk (1.65), Bzsty/Szn (1.43), Alty/Grk (1.19) ve Szn/Hrmn ky (1.03) generasyonları olmuştur. Bu mel ez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.34). Szn/Grk (-6.41), Sltn/Bzsty (-1.42) ve Sltn/Hrmnky (-0.92) F1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Alty/Hrmnky (-0.7) F 1 melez generasyonu ise negatif yönde ve %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğ er F 1 melez kombinasyon ları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, fertil kardeş sayısı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir ( Şekil 4.19 ). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNK Y 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK i asyon Yete neğ Özel Kombin F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; fertil kardeş sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Fertil kardeş sayısı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Sultan genotipi en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Bzsty/Grk, Sltn/Szn, 135

168 Sltn/Grk, Bzsty/Szn, Alty/Grk ve Szn/Hrmnky melez generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk melez generasyonunda fertil kardeş sayısı açısından oldukça düşük değerin gözlenmesi, bu generasyonda gözlenen melez uyuşmazlığına bağlanmıştır (Hermsen, 1963) Fertil Kardeş Sayısı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, fertil kardeş sayısı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.35 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO -9.38** 12.65** -4.79** ** 12.85** H ÜA ** 4.11 ** ** ** 4.55 ** H AO ** * ** ** H ÜA ** ** 7.61 ** H AO ** 3.21 ** ** H ÜA ** ** H AO ** 6.29 ** H ÜA ** HARMANKAYA H AO ** H ÜA ** GEREK - ** ** ** ** ** Diziler H AO Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** * Genel H AO ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Fertil kardeş sa yısı açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %-3.78 olarak gerçekleşmiştir. Fertil kardeş sayısı açısından negatif melez gücü bulunması Güler ve Özgen (1994) in bulguları ile benzerlik göstermiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Bezostaya (%5.26) ve 136

169 Sultan (%0.2) şeklinde olmuş ve negatif yönde gerçekleşenler diziler ise Süzen (% ), Gerek (%-7.96), Harmankaya (%-5.74) ve Altay (-4.05) şeklinde oluşmuştur. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Bzsty/Grk (%23.08), Bzsty/Szn (%14.7), Sltn/Grk (%12.85),Sltn/Szn (%12.65), Alty/Grk (%6.29) ve Szn/Hrmnky (%3.21) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-75.06), Alty/Hrmnky (% ), Sltn/Hrmnky (%-10.32), Sltn/Bzsty (%-9.38), Szn/Alty (%-7.38), Hrmnky/Grk (%-6.98), Sltn/Alty (%-4.79), Bzsty/Hrmnky (%-1.19) ve Bzsty/Alty (%0.93) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Fertil kardeş sayısı açısından üstün ana ca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-8.21 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre, diziler Harmankaya (%-15.43), Sultan (%-11.95), Altay (%-11.4), Bezostaya (%-5.61), Süzen (%-3.56) ve Gerek (%-1.32) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Bzsty/ Grk (%7.61), Sltn/Grk (% 4.55) ve Sltn/Sz n (%4.11) melez g enerasyonlarında pozitif yönd e ve Sltn/Hrmnky (%-26.62), Sltn/Bzsty (%-25.76), Alty/Hrmnky (%-20.68), Hrmnky/Grk (%-18.78), Sltn/Alty (%-16.02), Szn/Alty (%-11.99), Szn/Hrmnky (%-9.69), Bzsty/Alty (%-9.07) ve Bzsty/Hrmnky (%-1.36) melez kombinasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Fertil kardeş sayısı açısından hem anaç orta laması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen değerlerdir Fertil Kardeş Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda fertil kardeş sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.36 de verilmiştir. Fertil kardeş sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde ve ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. 137

170 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b * b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda fertil kardeş sayısı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.37 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (4X4) SH D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = 1-b/Sb ** * ) P < 0.05, ** ) P <

171 Fertil kardeş sayısı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =17.962) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için fertil kardeş sayısı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek ve Sultan genotipleri F 1 melez generasyonları ile birlikte önce teker teker çıkarılmış, t değeri yine önemli çıktığı için her ikisi birden analiz dışı bırakılarak değerlendirme 4X4 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1- b/sh b =0.055) çıkmış ve fertil kardeş sayısı açısından varsayımın 4X4 diallel şeması üzerinden geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.37). Fertil kardeş sayısı açısından, 6X6 ve 4X4 yarım diallel değerlendirmelerin her ikisinde de tüm genetik parametreler istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.252) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.344) çıkmasından dolayı, bu allellerin eşit frekansta olmadıkları ve fertil kardeş sayısı açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 e çok yak ın (1.03) çıkması, dominant ve resessif allellerin eşit olduğunu if ade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait de ğer 1 in altında ( K=0.012) bulunduğu için etkili gen say ısı tespit edilememiştir. İ ncelenen karakterin geniş anl amda kalıtım derecesi (H g) v e dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Oliveiro ( 1989 ), dar anlamda kalı tım dereces inin 0.43 ve 0.58 arasında değiştiğini bildirmiştir. Soylu ve Sade (2003) ise bu karakter için geniş anlamda kalıtım derecesinin 0.57 olduğunu bildirmişlerdir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı ( r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, fertil kardeş sayısı yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Şener, 1997). 139

172 4 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda fertil kardeş sayısı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.20 de verilmiştir. Şekil Fertil Kardeş Sayısı (bşk/bitki) Açısından Wr/Vr Grafiği Fertil kardeş sayısı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-0.224). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Genetik parametrelerden ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.252) olması üstün dominantlılığın varlığını desteklemek tedir. Yalnız Bezostaya genotipinin regresyon doğrusun a uzak olmasından dolayı incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin çok düşük olduğu anlaşılmaktadır. Fertil kardeş sayısı açısından Süzen, Altay ve Harmankaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı, döllerine daha fazla dominant gen aktardığı ve Bezostaya genotipinin ise döllerine daha fazla resessif gen aktardığı anlaşılmaktadır. 140

173 Üst Boğum Arası (pedunkle) Uzunluğu 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun üst boğum arası uzunluğu açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.38 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort GH 42.2 B 39.4 CD 39.3 CD 36.6 GH 43.5 A EF 44.2 A 39.3 CD 34.6 IJ 44.3 A CD 39.1 DE 40.4 C 33.6 J GH 35.6 HI 40.3 CD K 37.2 FG A 39.8 F 1 ler Genel Ort. : 39.3 Ebeveynler Ort. : 37.7 Genel Ort. : 38.9 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 1.26 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama üst boğum arası uzunluğu değeri 38.9 cm olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 37.7 cm olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 39.3 cm olarak gerçekleşmiştir. Üst boğum arası uzunluğu yönünde n ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; B ezostaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek (40.9 cm) ortalam a değeri verirken, Harmankaya genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama (36.9 cm) değeri vermiştir. Ebeveynler ve F1 lere ait v eriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 11 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında üst boğum arası uzunluğu yönünden karşılaştırma yapıldığında; Gerek genotipinin en yü ksek değeri (44.7 cm) ve Harmankaya genotipinin ise en düşük değeri (30.3 cm) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek üst boğum arası uzunluğu değerini (44.3 cm) Bezostaya/Gerek melez 141

174 generasyonunun ve en düşük değeri (33.6 cm) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Bu generasyondaki düşük değer melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Üst Boğum Arası Uzunluğu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, üst boğum arası uzunluğu açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.39 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < 0.01 Çizelge 4.39 da görüldüğü gibi, ebeveynlerin üst boğum arası uzunluğu açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans oranının 1 den büyük olması üst boğum arası uzunluğu açısından eklemeli gen etkisinin hakim olduğu görülmektedir (Şener, 1997; Soylu ve Sade, 2003). 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, üst boğum arası uzunluğu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.40 da verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 2.03 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 4.25 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.46 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (1.22) 142

175 genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-0.71) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Gerek in düşük genel kombinasyon dizi değeri vermesi, Süzen ile oluşturduğu kombinasyondaki melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 0.29 ** 1.97 ** ** 0.83 ** 2.33 ** 2 BEZOSTAYA 1.07 ** 3.61 ** ** 2.30 ** 3 SÜZEN 0.67 ** ** ** 4 ALTAY ** 0.78 ** HARMANKAYA ** GEREK ** 2.03 ÖKY Diziler Ort. ** 1.12 ** ** ** ÖKY Genel Ort * ** ) P < 0.05, ) P < e beveyn arasında, üst boğum arası uzunluğu açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Gerek (2.03), Bezostaya (1.07), Süzen (0.67) ve Sultan (0.29) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.40 ve Şekil 4.21). Harmankaya (-3.35) ve Altay (-0.71) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, üst boğum arası uzunluğu açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 143

176 SULTAN BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTA Y 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kom binasyon Y etene ği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Üst Boğum Arası Uzunl uğu (cm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonlar ı arasınd a, üst boğ um arası uzunluğu açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüks ek olan melezler Szn/Hrmnky (4.25), Bzsty/Szn (3.61), Sltn/Grk (2.33), Bzsty/ Grk (2.3), Sltn/Bzsty (1.97), Sltn/Alty (0.87), Sltn/Hrmnky (0.83) ve Alty/Hrm nky (0.78) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.40). Szn/Grk (-7.95) ve Bzsty/Hrmnky (-1.83) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Szn/Alty, Bzsty/Alty, Alty/Grk, Hrmnky/Grk ve Sltn/Szn F 1 melez generasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, üst boğum arası uzunluğu açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.22). Üst boğum arası uzunluğu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez generasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Üst boğum arası uzunluğu bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Gerek, Bezostaya, Süzen ve Sultan genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Szn/Hrmnky, Bzsty/Szn, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Sltn/Bzsty, Sltn/Alty, Sltn/Hrmnky ve Alty/Hrmnky 144

177 generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk melez generasyonunda üst boğum arası uzunluğu açısından oldukça düşük değerlerin gözlenmesi, bu generasyonda bulunan melez uyuşmazlığına bağlanmıştır SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kom binasyon Ye teneğ i F1 Melez Kombinasyo nları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Üst Boğum Arası Uzunluğu Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, üst boğum arası uzunluğu bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.41 de verilmiştir. Üst boğum arası uzunluğu açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %4.51 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Bezostaya (%8.11), Sultan (%7.93), Harmankaya (%6.34), Altay (%4.17) ve Süzen (%2.18) genotipi şeklinde olurken, negatif yöndeki diziler Gerek (%-1.68) genotipi şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Szn/Hrmnky (%14.52), Sltn/Bzsty (%13.11), Bzsty/Szn (%12.97), Sltn/Hrmnky (%9.45), Sltn/Alty (%7.6), Bzsty/Grk (%7.08), Sltn/Grk (6.98), Alty/Hrmnky (%6.63), Bzsty/Alty (%5.55), Sltn/Szn (%2.5) Szn/Alty (%1.86) ve Bzsty/Hrmnky (%1.83) melez generasyonlarında pozitif yönde 145

178 ve Szn/Grk (-20.94) melez generasyonunda ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Alty/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonları önemsiz çıkmıştır. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** 2.50 ** ** 9.45 ** 6.98 ** H ÜA ** ** ** ** H AO ** ** 1.83 ** 7.08 ** H ÜA 9.68 ** ** ** * H AO ** ** ** H ÜA ** ** H AO 6.63 ** H ÜA ** ** H AO HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO 7.93 ** 8.11 ** 2.18 ** 4.17 ** 6.34 ** ** Ortalaması H ÜA 2.72 ** 2.86 ** ** * ** ** Genel H AO 4.51 ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Üst boğum arası uzunluğu açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-2.65 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre diziler Bezostaya (%2.86) ve Sultan (%2.72) şeklinde pozitif yönde, Gerek (%-11.04), Harmankaya (%-5.44), Süzen (%-4.01) ve Altay (%-1.02) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Sltn/Bzsty (%11.13), Bzsty/Szn (%9.68), Sltn/Alty (%7.3) ve Bzsty/Alty (%2.94) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-24.83), Hrmnky/Grk (%-16.72), Alty/Grk (%-9.96) Bzsty/Hrmnky (%-8.43), Szn/Alty (%-3.04), Sltn/Grk (%-2.68), Alty/Hrmnky (%- 2.33), Sltn/Szn (%-2.17) ve Bzsty/Grk (%-1.01) melez generasyonlarında ise negatif 146

179 yönde gerçekleşmiştir. Üst boğum arası uzunluğu açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen değerlerdir Üst Boğum Arası Uzunluğu Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda üst boğum arası uzunluğuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.42 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Üst boğum arası uzunluğuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda üst boğum arası uzunluğu bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.43 de verilmiştir. Üst boğum arası uzunluğu açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =1.301) çıkmıştır. Bu durum, üst boğum arası uzunluğu açısından varsayımın geçerli olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, üst boğum arası uzunluğu karakterini etkileyen genler arasında allelik bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. (Çizelge 4.43). Üst boğum uzunluğu 147

180 açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Parametreler Tahminler (6X6) SH D ± F ± H ± H ± h ± E ± D-H ± H 1 /D H 2/4H KD/KR K Hg H d r y r (W r-vr) t = ( 1-b)/SH b * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ortalama dominantlık derecesin in ( H1/D) 1 den büyük (1.323) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Iqbal ve ark., (1991) ise bu karakter için eksik dominantlılığın bulunduğunu bildirmişlerdir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 e yakın (0.271) çıkmasından dolayı, bu allellerin yakın frekansta oldukları ve üst boğum arası uzunluğu açısından yapılacak seleksiyonda başarı oranının yüksek olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (1.726) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir (Şener, 1997). İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.161) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak gerçekleşmiştir. Soylu ve Sade (2003), incelenen karakter için dar 148

181 anlamda kalıtım derecesinin 0.43 olduğunu bildirmişlerdir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. 6 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda üst boğum arası uzunluğu bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiğ i Şekil 4.23 de verilmiştir. Şekil Üst Boğum Arası Uzunluğu (cm) Açısından Wr/Vr Grafiği Üst boğum arası uzunluğu açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin üzerinde pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:7.438). Bu durumda, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bunun aksine, ortalama dominantlık derecesinde ( H 1/D) ise üstün dominantlılığın var olabileceği görülmüştür. Bulunan bu farklılıklar epistatik gen etkisine bağlanabilir. Çünkü, Sultan, Bezostaya, Süzen ve Harmankaya genotiplerinin regresyon doğrusuna uzak olmalarından dolayı, incelenen karakterin epistatik gen etkisinin altında olabileceği görülmektedir. Üst boğum arası uzunluğu 149

182 açısından, Altay ve Sultan genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Gerek genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmaktadır. Harmankaya, Bezostaya ve Süzen genotiplerinin ise domonant ve resessif genlerinin eşit olduğu anlaşılmaktadır Bitki Boyu 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun bitki boyu açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.44 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Boyuna (cm) Ait Blok Ortalamaları ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort G BC CD BC G CD E BC A F AB BC BC DE 82.5 I CD E CD H FG E F 1 ler Genel Ort. : Ebeveynler Ort. : Genel Ort. : Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 4.48 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama bitki boyu değeri cm olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 114 cm olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması cm olarak gerçekleşmiştir. Bitki boyu yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük çıkmıştır. Amaya ve ark. (1972), melez kombinasyonlarının ebeveynlerden 5-8 cm daha uzun boylu olduklarını rapor etmişlerdir. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Altay genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (127 cm) verirken, Harmankaya genotipinin 150

183 dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (112.5 cm) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 9 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında bitki boyu yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (127.5 cm) Süzen genotipinin verdiği, Harmankaya genotipinin ise en düşük değeri (90 cm) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek bitki boyu değerini (133.8 cm) Bezostaya/Altay melez generasyonunun, en düşük değeri (82.5 cm) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Bu generasyondaki bitki boyunun düşük çıkması melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Bitki Boyu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, bitki boyu açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.45 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin bitki boyu açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans oranının 1 den büyük çıkması ile bu karakter için eklemeli gen etkisinin hakim olduğu anlaşılmaktadır (Yıldırım, 1974; Aydem, 1979; Li ve ark., 1991; Turgut, 1992; Borghi ve Perenzin, 1994; Yağdı ve Ekingen,1995; Balcı ve Turgut, 2002). Soylu ve Sade (2003) ise bu karakter için eklemeli olmayan genlerin etkisinin hakim olduğunu bildirmişlerdir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, bitki boyu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.46 da 151

184 verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 7.19 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 1.7 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Sultan (5.04) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-2.46) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** 6.79 ** 6.47 ** 3.66 ** ** ** 2 BEZOSTAYA 5.31 ** 3.35 ** 3.04 ** ** 9.91 ** 3 SÜZEN 1.86 ** ** ** 4 ALTAY 7.19 ** 5.22 ** 1.79 * 5 HARMANKAYA ** GEREK ** ÖKY Diziler Ort ** 4.04 ** ** 3.04 ** 2.79 ** ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, bitki boyu açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Altay (7.19), Bezostaya (5.31) ve Süzen (1.86) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.46 ve Şekil 4.24). Süzen in genel kombinasyon değeri melez uyuşmazlığından etkilenmemiştir. Çünkü oluşturduğu diğer kombinasyonlar en uzun boylu melezler olmuştur. Harmankaya (-10.63), Gerek (-2.19) ve Sultan (-1.56) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Gerek genotipi melez uyuşmazlığından etkilenmiş ve 152

185 düşük genel kombinasyon değeri vermiştir. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, bitki boyu açısından kuru alanlar için çe şit geliştirme ısl ah çalışmalarında ümitv ar ebeveynl er olarak görülmektedir. Negatif bölgede yer alan ve istatistiki ola rak önemli bulunan genotipler (Gerek hariç) ise kısa boylu sul u çeşit geliş tirme ıslah çalışmalarında kullanılacak ümitvar ebeveynler olarak görülme ktedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Şekil Genel Kombinasyon Y eten eği Ebeveynler Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Boyu (cm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik F 1 melez kombinasyonları arasında, bitki boyu açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Szn/Hrmnky (13.04), Sltn/Grk (10.54), Bzsty/Grk (9.91), Sltn/Bzsty (6.79), Sltn/Szn (6.47), Alty/Hrmnky (5.22), Szn/Alty (3.66), Bzsty/Szn (3.35) ve Bzsty/Alty (3.04) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkarken, Alty/Grk (1.79) generasyonu %5 düzeyinde önemli çıkmıştır (Çizelge 4.46). Szn/Grk (-35.4), Bzsty/Hrmnky (-2.9) ve Sltn/Hrmnky (-2.28) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, bitki boyu 153

186 uzun kuru genotip geliştirmek için, negatif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar ise kısa boylu sulu genotip geliştirmek için ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.25). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; bitki boyu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Bitki boyu bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bezostaya, Altay ve Süzen genotipleri uzun boya etki ettikleri için kuru genotip geliştirme çalışmalarına ve Harmankaya ve Sultan genotipleri ise kısa boya etki ettikleri için sulu genotip geliştirme çalışmalarına en uygun ebeveynler olarak görülmüştür. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, uzun boy için Szn/Hrmnky, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Sltn/Bzsty, Sltn/Szn, Alty/Hrmnky, Szn/Alty, Bzsty/Szn, Bzsty/Alty ve Alty/Grk generasyonları ve kısa boy için ise Szn/Grk, Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky en uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Szn/Grk melez generasyonunda bitki boyu açısından oldukça düşük değerlerin gözlenmesi, bu generasyonda gözlenen melez uyuşmazlığına bağlandığı için önerilmemiştir. 154

187 Bitki Boyu Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F1 melez kombinasyonunun, bitki boyu bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durum ları Çizelge 4.47 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Bakı mından Anaç Ortala masına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** 8.70 ** ** 7.79 ** ** H ÜA 8.42 ** * H AO 4.57 ** 9.74 ** 5.39 ** 9.95 ** H ÜA ** ** 9.38 ** H AO ** ** * ** H ÜA H AO ** 2.04 H ÜA * 0 5 HARMANKAYA H AO 1.19 H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** 9.21 ** ** 7.73 ** Ortalaması H ÜA * ** ** ** Genel H AO 5.54 ** Ortalama H ÜA *) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Bitki boyu açısından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %5.54 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre kombinasyonların genel ortalama değerinin, Brown ve ark. (1966) %5 ve Özgen (1989) %8 olduğunu bildirmişlerdir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Sultan (%11.46), Bezostaya (%9.21), Harmankaya (%7.73) ve Altay (%7.5) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşenler Gerek ve Süzen dizileri önemsiz bulunmuştur. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Sltn/Bzsty (16.38), Szn/Hrmnky (%12.64), Sltn/Grk (%12.36), Sltn/Alty (%12.09), Alty/Hrmnky (%11.63), Bzsty/Grk (%9,95), 155

188 Bzsty/Alty (%9.74), Sltn/Szn (%8.7), Sltn/Hrmnky (%7.79), Bzsty/Hrmnky (%5.39) ve Bzsty/Szn (%4.57) melez generasyonlarında pozitif yönde ve yalnız Szn/Grk (% ) melez generasyonunda ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre kombinasyonların bitki boyu açısından melez gücü değerlerini n Bro wn ve ark. ( 1966) %1 ile %9, Özge n (1989) % 4 ile %20 arasında değiştiğini bildirmişledir. Bitki boyu açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-1.99 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre kombinasyonların genel o rtalama değerinin, Brown ve ark. ( 1966) %1 v e Özgen (1988) %-11 olduğunu bildirmişlerdir. Üstün anaca gör e dizilerden Bezostaya (% 3.68) pozitif yönde ve Süzen (%-7.84), Gerek (%-6.64) ve Harmankaya (%-5.11) negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Bzsty/Grk (%9.38), Sltn/Bzsty (%8.42), Bzsty/Alty (%7) ve Sltn/Grk (%4.17) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-35.29), Hrmnky/Grk (%-11.46), Bzsty/Hrmnky (%-7.37), A lty/hrmnky (%-4) ve Sz n/hrmnky (%-3.92) melez generasyonları negatif yönde g erçekleşmiştir. Bitki boyu açısından üstün anaca göre kombinasyonların melez gücü değerlerinin; Brown ve ark. (1966) %-3 ile %18, Fonseca ve Petterson (1968) %-3 ile %-19 ve Özgen (1989) %-1 ile %-23 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Bitki boyu açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler ıslah amacına bağlı olmak üzere pozitif veya negatif yönde gerçekleşen değerler olabilmektedir. Eğer, boyu uzatmaya dönük kuruda genotip geliştirme ıslah çalışması yapılacaksa pozitif yöndeki melez gücü değeri, boyu kısaltmaya dönük suluda genotip geliştirme ıslah çalışması yapılacak ise negatif yöndeki melez gücü değeri göz önünde bulundurulmalıdır Bitki Boyunun Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda Bitki boyuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.48 de verilmiştir. Bitki boyuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen 156

189 varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Bu karakter için Aydem (1980) ve Yağdı ve Ekingen (1995) eklemeli ve dominantlık gen varyanslarını önemli bulmuşlardır. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ) P < ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki boyu bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.49 da verilmiştir. Bitki boyu açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =5.131) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için bitki boyu karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =0.528) çıkmış ve bitki boyu açısından varsayımın geçerli o lduğu bulunmuştur (Çizelge 4.49). Bitki boyu açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede eklemeli gen etkileri varyansı (D= ) ve heterozigot lokusun dominantlık etkisi 157

190 (h 2 = ) %1 düzeyinde önemli olurken, gen dağılışına göre düzeltilmiş dominantlık varyansı (H2= ) %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuş tur. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Dia llel F 1 Generasyonunda Bitki Boyu (cm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ** ± F ± ± H ± ± H ± * ± h ± ** ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.814) olması eksik dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Iqbal ve ark., 1991; Dağüstü, 2002). Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.447) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları ve burada yapılacak seleksiyonun başarı oranının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Bu görüşün aksine, Yağdı ve Ekingen (1995) bitki boyu için seleksiyonda başarı oranının yüksek olacağı görüşünü bildirmişlerdir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranının (KD/KR) 1 den büyük (1.241) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter 2 açısından, gen sayısına (K=h /H 2 ) ait değer 1 den küçük (K=0.786) bulunduğu için etkili gen sayısı tahmin edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım 158

191 derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Oliveiro (1989), dar anlamda kalıtım derecesinin 0.24 ve 0.74 arasında değiştiğini bildirmiştir. Soylu ve Sade (2003) ise bu karakter için geniş anlamda kalıtım derecesinin 0.95 ve dar nalamda kalıtım derecesinin 0.08 olduğunu bildirmişlerdir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, uzun boylu ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmakta dır. 5 genotipe ait yarım diallel F1 m elez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki boyu bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.26 da verilmiştir. Şekil Bitki Boyu (cm) Açı sından Wr/Vr Grafiği Bitki boyu açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin üzerinde pozitif yönde kestiğinden (a:24. 42) dolayı, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantl ılığın etkili olduğunu göstermekte ve bu 159

192 durumu ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) verdiği değer desteklemektedir (Yıldırım, 1974). Aydem (1979 ve 1980) ise bu karakter için tam dominantlılığın bulunduğunu bildirmiştir. Genotiplerin doğruya yakın olması epistatik gen etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Iqbal ve ark., (1991) ise bu karakter için epistatik gen etkisinin bulunduğunu bildirmişlerdir. Bitki boyu açısından Süzen ve Altay genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmasından dolayı daha fazla dominant gen taşıkları ve Sultan ve Harmankaya genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıları anlaşılmaktadır. Bezostaya genotipi ise başlangıç noktasına orta mesafede bulunduğundan dolayı bu genotipte dominant ve resessif genlerin eşit sayıda olabileceği anlaşılmaktadır Başak Uzunluğu 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun başak uzunluğu açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.50 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort AB 96.1 BF 96.7 AE 91.7 GI 98.0 AC 93.5 EG J 95.0 CG 91.9 GH 93.7 DG 89.0 HJ FG 94.5 CG 99.8 A 80.2 K J 97.1 AD 88.2 IJ CG 88.6 HJ J 87.9 F 1 ler Genel Ort. : 92.9 Ebeveynler Ort. : 91.2 Genel Ort. : 92.4 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 3.48 Ebeveynler ve F lere ait ortalama başak uzunluğu değeri 92.4 mm olarak 1 gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 91.2 mm olurken, F 1 melezlerinin ortalaması 160

193 92.9 mm olarak gerçekleşmiştir. Başak uzunluğu yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Harmankaya ve Sultan genotiplerinin dahil olduğu diziler en yüksek ortalama değeri (sırası ile 95.4 ve 95.2 mm) verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (87.9 mm) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 11 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında başak uzunluğu yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (98.9 mm) Sultan genotipinin verdiği, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (86.8 mm) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek başak uzunluğu değerini Süzen/Harmankaya (99.8 mm) melez generasyonunun, en düşük değeri ise Süzen/Gerek (80.2 mm) melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Bu generasyonda başak boyunun kısa oluşu melez uyuşmazlığına bağlanmıştır (Hermsen, 1963) Başak Uzunluğu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, başak uzunluğu açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.51 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < 0.01 Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin başak uzunluğu açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans oranının 1 den büyük çıkması başak uzunluğunun eklemeli gen etkisi altında olduğunu 161

194 göstermektedir (Yıldırım, 1974; Aydem, 1979; Li ve ark., 1991; Turgut, 1992; Şener, 1997; Akgün ve Topal, 2002; Balcı ve Turgut, 2002). 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, başak uzunluğu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.52 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 3.31 ** ** ** 2 BEZOSTAYA ** 2.80 ** 1.52 * * 3 SÜZEN 0.64 * 2.56 ** 4.60 ** ** 4 ALTAY ** 3.47 ** HARMANKAYA 2.41 ** ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort * ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasınd a en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 3.31 olarak gözlenirken, en düşük gen el kombina syon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kom binasyon yeteneği değeri 4.6 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F melez kom binasyonuna ait ortalama özel kombinasyon 1 yeteneği değeri 0.49 ola rak gerçekleşmi ştir. Her ebeveynin girdiği d iziye ait o rtalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine gö re, Bezostaya (1. 39) genotipinin dahil olduğu g urup pozitif yön de en yüksek ve Ger ek (-1.15) genotipinin da hil olduğu gurup ise negatif yön de en düşük değeri almıştır. Başak uzunluğu açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Sultan (3.31) ve Harmankaya (2.41) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli ve Süzen (0.64) %5 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.52 ve Şekil 4.27). 162

195 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başak Uzunluğu (mm) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Gerek (-4.26), Altay (-1.2) ve Bezostaya (-0.89) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, başak uzunluğu açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 15 F1 melez kombinasyonları arasında, başak uzunluğu açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melez ler Szn/Hrmnky (4. 6), Alty/Hrmnky (3.47), Bzsty/Szn (2.8), Szn/Alty (2.56) ve Sltn/Grk (1. 98) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde %1 düzeyinde ve Bzsty/Grk (1.68) ve Bzsty/Alty (1.52) generasyonları ise %5 düzeyinde önemli çıkmış lardır (Çizelge 4.52). Szn/Grk (-8.66), Sltn/Alty (-2.91) ve Hrmnky/Grk (-2) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer F1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, başak uzunluğu açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.28). 163

196 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK i Kombinasyon Yeteneğ Özel F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik B uğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; başak uzunluğu açısından gözlenen genel ve öze l kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözl enmiştir. Başak uzunluğu bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Sultan, Harmankaya ve Süzen genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Szn/Hrmnky, Alty/Hr mnky, Bzs ty/szn, Szn/Alty, Sltn/Grk, Bzsty/Grk ve Bzsty/Alty melez generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir Başak Uzunluğu Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, başak uzunluğu bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.53 de verilmiştir. Başak uzunluğu açısından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %1.86 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre kombinasyonların genel ortalama değerinin, Özgen (1988) %9 olduğunu bildirmiştir. Anaç ortalamasına göre Bezostaya (%3.93), Altay (%3.47) ve Harmankaya (%3.09) dizileri pozitif yönde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; 164

197 Alty/Hrmnky (%6.97), Szn/Hrmnky (%6.46), Bzsty/Szn (%5.48), Bzsty/Alty (%5.41), Szn/Alty (%4.92), Sltn/Bzsty (%3.38) ve Bzsty/Hrmnky (%3.12) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-10.79) melez generasyonunda ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Szn/Grk melez generasyonunda başak uzunluğunun kısa oluşu melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Özgen (1989), başak uzunluğu bakımından melez gücü değerinin anaç ortalamasına göre %-4 ile %30 arasında değiştiğini bildirmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO 3.38 * H ÜA * ** ** H AO 5.48 ** 5.41 ** 3.12 * 2.26 H ÜA ** H AO 4.92 ** 6.46 ** ** H ÜA ** ** H AO 6.97 ** 1.44 H ÜA 2.80 * 1.26 H AO HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** * 3.09 * Ortalaması H ÜA ** ** Genel H AO 1.86 Ortalama H ÜA * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Başak uzunluğu açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-1.31 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre kombinasyonların genel ortalama değerinin Özgen (1989) %8 olduğunu bildirmiştir. Üstün anaca göre dizilerin tamamı negatif yönde çıkmışlar, fakat yalnız Gerek (%-4.39) ve Sultan (%- 3.64) dizileri negatif yönde önemli olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre melez 165

198 gücü; Szn/Hrmnky (%5.58), Bzsty/Alty (%5.36) ve Alty/Hrmnky (%2.8) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-13.72), Sltn/Alty (%-7.16), Hrmnky/Grk (%-6.22), Sltn/Grk (%-5.31) ve Sltn/Bzsty (%-2.65) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Özgen (1989), başak uzunluğu melez gücü değerinin üstün anaca göre %-11 ile %18 arasında değiştiğini bildirmiştir. Başak uzunluğu açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen değerlerdir Başak Uzunluğunun Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda başak uzunluğuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.54 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Başak uzunluğuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b3) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Bu karakter için Yıldırım (1974) eklemeli genetik varyansını, Aydem (1979 ve 1980) ise hem eklemeli ve hemde dominantlık gen etkisi varyansını önemli bulmuşlardır. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başak uzunluğu bakımından hesaplanmış genetik 166

199 parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.55 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Uzunluğu (mm) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± * ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Başak uzunluğu açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/shb=6.117) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının gü ven sınırları d ışında kaldığını ve böylece varsayı mın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için başak uzunluğu karakterini etkileyen genler arasında allelik olma yan bir interaksiy onun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalar ak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldı ğında t değeri önemsiz ( t=1-b/sh b =0.465) çıkmış ve başak uzunluğu açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.55). 167

200 Başak uzunluğu açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D=26.202) %5 düzeyinde önemli olmuştur. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.167) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Şener, 1997). Dağüstü (2002), bu karakter için eksik dominantlılığın etkili olduğunu bildirmiştir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.293) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıklarını göstermektedir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.618) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta oldu ğunu ifade etmektedir (Iqb al ve ark., 1991; Şener, 1997). İncelenen karakter açısı ndan, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 den küçük (K=0.673) bulunduğu için etkili gen sayısı tahmin edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Başak uzunluğu için kalıtım derecesini Yağdı ve Ekingen (1995) 0.74 ve Akgün ve Topal (2002) ise 0.8 olduğunu bildirmişlerdir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r ) olarak bulunmuştur. r değeri negatif yr çıktığından dolayı, düşük bir ihtimal ile başak uzunluğu fazla olan ebeveynleri bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başak uzunluğu bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.29 da verilmiştir. Başak uzunluğu açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon yr doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-0.507). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den bü yük (1.167) olması üstün dom inantlılığın varlığını desteklemektedir (Şener, 1997). Yıldırım (1974) bu karakter için eksik dominantlılığın bulunduğunu bildirirken, Ayde m (1979 ve 1980) ise tam dominantlı lığın bulunduğunu bildirmişti r. Süzen h ariç, diğer genotiplerin regresyon doğrusuna uzak olmalarından dolayı, incelenen karakter 168

201 açısından epistatik gen etkisinin var olabileceği görülmektedir (Iq bal ve ark., 1991). Başak uzunluğu açısından Süzen ve Harmankaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıyarak döllerine daha fazla dominant gen aktardığı, Sultan, Bezostaya ve Altay genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmıştır. Şekil Başak Uzunluğu (mm) Açısından Wr/Vr Grafiği Başakta Toplam Başakçık Sayısı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun başakta toplam başakçık sayısı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.56 da verilmiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama başakta toplam başakçık sayısı değeri 20 tb/başak olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 20.3 tb/başak olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 19.8 tb/başak olarak gerçekleşmiştir. Başakta toplam başakçık sayısı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez 169

202 kombinasyonlarına ait ortalama değere yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Altay ve Süzen genotiplerinin dahil olduğu diziler en y Szn/Grk üksek (sırası ile 20.7 ve 20.6 tb/başak) ortalama değerleri verirken, Gerek ve Bezostaya genotiplerinin dahil olduğu diziler en düşük ortalama (sırası ile 19.8 ve 19.9 tb/başak) değerleri vermişlerdir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 10 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında başakta toplam başakçık sayısı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri Süzen genotipinin (20.9 tb/başak) verdiği, Bezostaya genotipinin ise en düşük değeri (18.8 tb/başak) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek başakta toplam başakçık sayısı değerini Süzen/Altay (21.5 tb/başak) melez generasyonunun, en düşük değeri ise Bezostaya/Gerek (19 tb/başak) melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort CF 19.7 FI 20.5 BF 19.8 FI 20.7 BD 19.8 FI J 20.1 DG 20.7 BD 19.8 FI 19.0 IJ AC 21.5 A 21.2 AB 19.5 GJ BF 20.9 AC 20.6 BE CG 19.9 EH HJ 19.8 F 1 ler Genel Ort. : 20.3 Ebeveynler Ort. : 20.0 Genel Ort. : 20.2 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : Başakta Toplam Başakçık Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, başakta toplam başakçık sayısı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.57 de verilmiştir. 170

203 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < 0.01 Çizelgede görüldü ğü gib i, ebeveynlerin baş akta toplam başakçık sayısı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyanslar ı % 1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans oranının 1 den büyük çık ması başakta toplam başakçı k sayısı açısında n eklemeli gen etkisinin olduğunu göstermektedir (Yıldırım, 1974; Şener, 1997; Dimitrijevic ve ark., 1995). 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F1 mel ez kombinasyonunda, başakta toplam başakçık sayısı açısından gözlene n genel v e özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.58 de verilmişti r. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotip i ve Bunların Yarım Diallel 15 F1 Generasyon unda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** 0.31 * BEZOSTAYA ** ** SÜZEN 0.42 ** 0.52 ** 0.43 ** ** 4 ALTAY 0.42 ** ** 5 HARMANKAYA 0.21 ** GEREK ** ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P <

204 Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 0.42 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 0.65 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.08 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Altay (0.22) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-0.02) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, başakta toplam başakçık sayısı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Altay (0.42), Süzen (0.42) ve Harmankaya (0.21) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.58 ve Şekil 4.30). 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK. Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 5 6 Bezostaya (-0.54) ve Gerek (-0.48) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt 172

205 bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, başakta toplam başakçık sayısı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, başakta toplam başakçık sayısı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Bzsty/Alty (0.65), Alty/Grk (0.59), Szn/Alty (0.52) ve Szn/Hrmnky (0.43) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde, Sltn/Hrmnky (0.31) ise %5 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.58). Sltn/Alty (-0.78) ve Szn/Grk (-0.66), F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkm ışlardır. Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, başakta toplam başakçık sayısı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.31) SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Öz el Kom bina syon Yeteneğ i F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; başakta toplam başakçık sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. 173

206 Başakta toplam başakçık sayısı bakımından genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Altay, Süzen ve Harmankaya genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Bzsty/Alty, Alty/Grk, Szn/Alty (0.52) ve Szn/Hrmnky generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir Başakta Toplam Başakçık Sayısı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, başakta toplam başakçık sayısı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.59 da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO 1.09 ** * ** 2.16 ** 0.13 H ÜA ** ** ** 1.98 ** ** H AO 1.20 ** 5.54 ** 1.54 ** 0.07 H ÜA ** 1.22 ** ** ** H AO 4.11 ** 3.35 ** ** H ÜA 2.99 ** 1.56 ** ** H AO 3.02 ** 4.28 ** H ÜA 2.32 ** 1.22 ** H AO 0.82 ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** 0.99 ** 2.83 ** 2.18 ** 0.44 Ortalaması H ÜA ** ** ** 0.89 ** ** Genel H AO 1.38 ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Başakta toplam başakçık sayısı açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %1. 38 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Altay (%2.83), Harmankaya (%2.18) Bezostaya (%1.89) ve Süzen (%0.99) şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına 174

207 göre melez gücü; Bzsty/Alty (%5.54), Alty/Grk (%4.28), Szn/Alty (%4.11), Szn/Hrmnky (%3.35), Alty/Hrmnky (%3.02), Sltn/Hrmnky (%2.26), Bzsty/Hrmnky (%1.54), Bzsty/Szn (%1.2), Sltn/Bzsty (%1.09) ve Hrmnky/Grk (%0.82) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-3.11), Sltn/Alty (%-2.83) ve Sltn/Szn (%-0.61) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta toplam başakçık sayısı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-0.98 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre dizilerden Altay (%0.89) ve Harmankaya (%0.48) dizileri pozitif yönde ve Gerek (%-2.14), Süzen (%-1.7), Bezostaya (%-1.69) ve Sultan (%-1.68) dizileri negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Szn/Alty (%2.99), Alty/Hrmnky (%2.32), Sltn/Hrmnky (%1.98), Szn/Hrmnky (%1.56), Alty/Grk (%1.22) ve Bzsty/Alty (%1.22) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-6.94), Bzsty/Szn (%-3.95), Sltn/Alty (%-3.3), Sltn/Bzsty (%-2.59), Sltn/Grk (%-2.35), Sltn/Szn (%-2.15) Bzsty/Hrmnky (%-1.98) Hrmnky/Grk (%-1.49) ve Bzsty/Grk (%-1.17) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta toplam başakçık sayısı açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde oluşan değerlerdir Toplam Başakçık Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda başakta toplam başakçık sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.60 da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayı sı (tb/başak) Açısınd an Hesap lanan Diallel Tablonun Varyans Anali zine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P <

208 Başakta t oplam başakçık sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başakta toplam başakçık sayısı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.61 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Parametreler Tahminler (6X6) SH D ± F ± H ± H ± h ± E ± D-H ± H 1 /D H 2/4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b * ** ) P < 0.05, ) P < 0.01 Başakta toplam başakçık sayıs ı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri önemsiz (t=1-b/sh b=0.997) bulunmuştur. Bu durum, başakta toplam başakç ık sayısı varsayımın geçerli olduğunu göstermiştir. Bu sonuca göre, baş akta toplam başakçık sayısı karakterini etkileyen genler arasında allelik bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır (Çizelge 4.61). Başakta toplam 176

209 başakçık sayısı açısından, 6X6 yarım diallel değerlend irmede genetik parame trelerin tümü istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1/D) 1 den büyük (1.282) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Yıld ırım, 1974). Dağüstü (2002), bu karakter için eksik dominantlılığın etkili olduğunu bildirmiştir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.341) olduğu anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 e yakın çıkması (1.021), dominant ve resessif allellerin etkilerinin eşit olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.115) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. 6 genotipe ait yarım diallel F1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başakta toplam başakçık sayısı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.32 de verilmiştir. Başakta toplam başakçık sayısı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijine yakın yerden pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:0.072). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında tam dominantlığa yakın eksik dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) üstün dominantlılığın var olabileceğini işaret etmesi epistatik gen etkisine bağlanabilir. Çünkü, incelenen karakter açısından Sultan, Bezsotaya, Altay, Harmankaya ve Gerek genotiplerinin doğruya uzak olmalarından dolayı epistatik gen etkisinin var olabileceği görülmektedir (Yıldırım, 1974). Başakta toplam başakçık sayısı açısından Sultan genotipinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmasından dolayı daha fazla dominant gen taşıdığı ve Süzen genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmıştır. 177

210 Şekil Başakta Toplam Başakçık Sayısı (tb/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği Başakta Fertil Başakçık Sayısı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun başakta fertil başakçık sayısı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.62 de verilmiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama başakta fertil başakçık sayısı değeri 16.3 fb/başak olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 16.4 fb/başak olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 16.2 fb/başak olarak gerçekleşmiştir. Başakta fertil başakçık sayısı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değere yakın çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya ve Harmankaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (16.9 fb/başak) verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (14.9 fb/başak) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 7 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında başakta fertil başakçık sayısı 178

211 yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (17.4 fb/başak) verdiği Süzen ve Harmankaya genotipinin, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (14.9 fb/başak) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek başakta fertil başakçık sayısı değerini (17.8 fb/başak) Süzen/Harmankaya melez kombinasyonu, en düşük değeri (11.8 fb/başak) ise Süzen/Gerek melez kombinasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melezindeki düşük fertil başakçık sayısı değeri melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort AE 17.0 AC 16.6 AD 15.3 F 16.9 AC 15.9 CF AD 17.1 AB 16.9 AC 17.3 A 16.0 BF A 17.1 AB 17.8 A 11.8 G F 17.3 A 15.5 DF A 15.2 F F 14.9 F 1 ler Genel Ort. : 16.2 Ebeveynler Ort. : 16.4 Genel Ort. : 16.3 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : Başakta Fertil Başakçık Sayısı Yönünden Kombinasy on Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım dialle l 15 F 1 melez generasyonunun, başakt a fertil başakçık sayısı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.63 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gi bi, ebeveyn lerin başakta fertil başakçık sayısı açısından genel kombinasyon yeteneği v e F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansla rı % 1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GK Y/ÖKY varyans oranının 1 den büyük çıkm ası başakta toplam başakç ık sayısı açısından eklemeli gen etkisinin olduğunu göstermektedir (Yıldırım, 1974; Aydem, 1979 ve 1980; Li ve ark., 1991; Şener, 1997; Dimitrijevic ve ark., 1995). 179

212 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, başakta fertil başakçık sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.64 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** 2 BEZOSTAYA 0.47 ** * 3 SÜZEN ** 0.55 * ** 4 ALTAY * 0.63 ** 5 HARMANKAYA 0.64 ** * 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 0.64 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 0.81 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Altay (0.26) genotipinin dahil 180

213 olduğu dizi pozitif yön de en yüksek ve Gere k (-0.43) geno tipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, başakta fertil başakçık sayısı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneğ i değerlerine sahip ebeveynler Harma nkaya (0.64) ve Bezostaya (0.47) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.64 ve Şekil 4.33). Gerek (-1.21) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almıştır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, başakta fertil başakçık sayısı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel K omb inasyon Yeteneği Ebeveynler Şeki l Ekmeklik Buğday Genotipinin Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, başakta fertil başakçık sayısı açısınd an özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Szn/Alty (0.81), Sltn/Grk (0.69) ve Alty/Grk (0.63) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Szn/Hrmnky 181

214 (0.55), Alty/Hrmnky (0.5) ve Bzsty/Grk (0.49) generasyonları ise % 5 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.64). Szn/Grk (-3.43) ve Sltn/Alty (-0.96) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde, Hrmnky/Grk (-0.53) generasyonu ise % 5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Başakta fertil başakçık sayısı açısından, özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan generasyonlar ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.34). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK i Özel Kombinasyon Yeteneğ F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın kombinasyon yetenekleri bakımından genel bir değerlendirmesi yapıldığında; başakta fertil başakçık sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Başakta fertil başakçık sayısı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Harmankaya ve Bezostaya genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Szn/Alty, Sltn/Grk, Alty/Grk, Szn/Hrmnky, Alty/Hrmnky ve Bzsty/Grk generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. 182

215 Başakta Fertil Başakçık Sayısı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, başakta fertil başakçık sayısı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.65 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO 2.64 ** ** ** H ÜA 2.26 ** ** ** ** ** H AO ** 1.40 ** 1.51 ** H ÜA ** 1.65 ** ** H AO 4.36 ** 1.08 * ** H ÜA ** 1.01 * ** H AO 5.50 ** 2.81 ** H ÜA ** H AO ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** 2.92 ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** Genel H AO Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Başakta fertil başakçık sayısı açısından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-0.89 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Altay (%2.92) ve Bezostaya (%2.37) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşenler diziler Gerek (%-5.65) ve Süzen (%-4.63) şeklinde gerçekleşmiştir. Gerek ve Süzen deki düşük değerler melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Bzsty/Alty (%5.87), Alty/Hrmnky (%5.5), Szn/Alty (%4.36), Alty/Grk (%2.81), Sltn/Bzsty (%2.64), Bzsty/Grk (%1.51), Bzsty/Hrmnky (%1.4) ve Szn/Hrmnky (%1.08) melez 183

216 generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-27.19), Hrmnky/Grk (%-6.19), Sltn/Alty (%-3.93) ve Sltn/Szn (%-1.85) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta fertil başakçık sayısı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-4.47 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre diziler Gerek (%-10.34), Süzen (%-7.86), Harmankaya (%-3.36), Sultan (%-3.35) ve Altay (%-1.41) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Sltn/Bzsty (%2.26), Bzsty/Alty (%1.65), Alty/Grk (%1.47) ve Szn/Hrmnky (%1.01) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-32.37), Hrmnky/Grk (%-12.93), Sltn/Alty (%-7.42), Sltn/Szn (%-4.32), Sltn/Grk (%-4.09), Bzsty/Grk (%-3.76), Sltn/Hrmnky (%-3.16), Szn/Alty (%-1.87) ve Bzsty/Szn (%-1.73) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta fertil başakçık sayısı açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gözlenen değerlerdir Fertil Başakçık Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmek lik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda başakta fertil başakçık sa yısına ait yarım diallel tab lonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.66 da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diall el F 1 Generasyo nunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Hesapla nan Diallel Tablonun Varyans Analizi ne Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Başakta fertil başakçık sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), 184

217 bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. Yıldırım (1974) bu karakter için eklemeli genetik varyansını ve Aydem (1979 ve 1980) ise hem eklemeli ve hemde dominantlık gen etkisi varyansını önemli bulmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başakta fertil başakçık sayısı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.67 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) * t = (1-b)/SH b * * ** ) P < 0.05, ) P < 0.01 Başakta fertil başakçık sayısı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlen dirmede t değeri %5 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =4.046) bulunmuştur. Bu durum, regres yon hattı eğiminin birim regresyon ha ttı eğiminden 185

218 olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca g öre, 6X6 yarım diallel melez şeması için başakta fertil başakçık sayısı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =1.769) çıkmış ve başakta fertil başakçık sayısı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.67). Başakta fertil başakçık sayısı açısından, 6X6 ve 5X5 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tümü istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.539) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 e çok yakın (0.269) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta oldukları ve fertil başakçık sayısı açısından yapılacak seleksiyonda başarı oranının yüksek olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.325) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in üzerinde (K=1.325) bulunduğu için etkili gen sayısı en az 1 çift olarak tahmin edilmiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Yıldırım (1974) ise dar anlamda kalıtım derecesini 0.3 olarak bulmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, başakta fertil başakçık sayısı yüksek ebevenlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başakta fertil başakçık sayısı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.35 de verilmiştir. 186

219 Şekil Başakta Fertil Başakçık Sayısı (fb/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği Başakta fertil başakçık sayısı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-0.053). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu ve ortalama dominantlık derecesininde ( H1/D) bu sonucu desteklediği görülmektedir. Fakat, Aydem (1979 ve 1980) bu karakter açısından tam dominantlılığın bulunduğunu bildirmiştir. İncelenen karakterin regresyon başlangıç noktasının (a) orijine yakın bulunması, Aydem (1979 ve 1980) in tam dominantlık görüşüne yakın değerde olduğunu göstermektedir. Bezostaya ve Sultan genotiplerinin regresyon doğrusuna uzak olmaları bu karakter için epistatik gen etkisinin olduğuna işaret etmektedir. Başakta fertil başakçık sayısı açısından Süzen, Harmankaya ve Bezostaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Altay ve Sultan genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır. 187

220 Başakta Tane Sayısı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun başakta tane sayısı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.68 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort CE 36.2 CE 36.2 CE 33.2 EG 39.2 AC 30.7 FI FI 32.8 EH 35.5 CE 34.4 DF 27.8 I EH 34.2 DF 38.0 BD 17.3 J DE 42.1 A 30.1 GI AB 29.0 HI I 27.0 F 1 ler Genel Ort. : 33.1 Ebeveynler Ort. : 34.0 Genel Ort. : 33.4 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 3.94 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama başakta tane sayısı değeri 33.4 tane/başak olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 34 tane/başak olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 33.1 tane/başak olarak gerçekleşmiştir. Başakta tane sayısı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden yüksek çıkmıştır. Bununla birlikte, şiddetli melez uyuşmazlığı görülen ve başak tane sayısı çok düşük olan (17.3 tane/başak) Süzen/Gerek melezi dışındaki melezlerin ortalaması (34.2 tane/başak) ebeveynler ortalamasıyla hemen hemen aynıdır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Harmankaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (36.5 tane/başak) verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (27 tane/başak) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 10 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında başakta tane sayısı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (40.8 tane/başak) 188

221 Harmankaya genotipinin verdiği, Gerek genotipinin ise en düşük değeri (27.4 tane/başak) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek başakta tane sayısı değerini (42.1 tane/başak) Altay/Harmankaya melez generasyonunun, en düşük değeri (17.3 tane/başak) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melezinde başakta tane sayısının düşük olarak gerçekleşmesi melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Başak Tane Sayısı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, başak tane sayısı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.69 da verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin başak tane sayısı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GK Y/ÖKY varyansı oranının 1 den büyük çıkması, başak tane sayısı açısından eklemeli gen etkisinin var olduğunu göstermektedir (Karma, 1976; Li ve ark., 1991; Şener, 1997; Akgün ve Topal, 2002; Balcı ve Turgut, 2002). Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varya ns Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, başak tane sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.70 de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 3.85 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel 189

222 kombinasyon yeteneği değeri 3.42 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Altay (0.49) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-1.99) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, başak tane sayısı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Harmankay a (3.85), Sultan (1.89) ve Altay (1.48) genotipleri olmu ştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.70 ve Şekil 4.36). Gerek (-5.48) ve Süzen (-1.15) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer a lmışlardır. Söz konusu çeşitlerin, girdikleri dizilerin ortalama özel kombinasyon yeteneği değerleride olumsuz yönde (sırasıyla; ve -0.75) bulunmuştur. Bu durum, Süzen/Gerek kombinasyonunda görülen şiddetli melez uyuşmazlığının, bu genotiplerin başaktaki tane sayısı bakımından genel ve özel kombinasyon yeteneklerini olumsuz yönde etkilendiğini göstermektedir. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, başak tane sayısı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 1.89 ** 1.58 * ** 2.07 ** BEZOSTAYA ** SÜZEN ** ** ** 4 ALTAY 1.48 ** 3.42 ** HARMANKAYA 3.85 ** ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P <

223 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel K ombi nasyon Yeteneği Ebeveynler 6 Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, başak tane sayısı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Alty/Hrmnky (3.42), Sltn/Szn (2.07) ve Szn/Hrmnky (1.95) generasyonları olmuştur. B u melez kombinas yonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde ve Bzsty/Alty (1.29) %5 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.70). Szn/Grk (-9.47), Sltn/Alty (-3.54), Hrmnky/Grk (-2.72) ve Bzsty/Hrmnky (-2.21) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğ er F 1 melez kombinasyonlar ı ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, başak tane sayısı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.37). Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; başak tane sayısı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Başak tane sayısı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Harmankaya, Sultan, ve Altay genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Alty/Hrmnky, Sltn/Szn, Szn/Hrmnky ve Bzsty/Alty generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. 191

224 6 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRM NKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneğ i F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Başakta Tane Sayısı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, başakta tane sayısı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.71 de verilmiştir. Başakta tane sayısı açısından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-2.97 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre dizilerden yalnız Gerek (%-14.01) ve Süzen (%-6.51) dizileri negatif yönde önemli olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Alty/Hrmnky (%10.97), Bzsty/Alty (%7.53), Sltn/Bzsty (%7.21), Sltn/Szn (%4.03) ve Szn/Hrmnky (%3.09) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-42.79), Hrmnky/Grk (%-14.92), Sltn/ Alty (%-7.4), Bzsty/Grk (%-4.84), Bzsty/Hrmnky (%-4.18), Sltn/Grk (%-3.99) ve Alty/Grk (%-3.52) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta tane sayısı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması % olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre diziler Gerek (%-23.42), Süzen (%-11.72), Harmankaya (%-10.48), Sultan (%-6.32) Bezostaya (%-5.24) ve Altay (%-4.29) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca 192

225 göre melez gücü; Alty/Hrmnky (%3.19) melez generasyonu dışındaki Szn/Grk (%-47.61), Hrmnky/Grk (%-28.92), Sltn/Grk (%-16.06), Bzsty/Hrmnky (%-15.69), Alty/Grk (%-14.11), Bzsty/Grk (%-10.4), Sltn/Alty (%-9.3), Szn/Hrmnky (%-6.86) ve Sltn/Hrmnk y (%-4.11) melez generasyonları negatif yönde gerçekleşmiştir. Başakta tane sayısı açısından üstün anaca göre kombinasyonların melez gücü değer lerinin; Fonseca ve Petterso n ( 1968 ) %-3 ve %-19, Widner ve Lebsock (1973) %-18 ile %10 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Başakt a ta ne sayısı açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen de ğerlerdir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Y arım Diallel F1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO 7.21 ** 4.03 ** ** ** H ÜA ** ** ** H AO ** ** ** H ÜA ** ** H AO * ** H ÜA ** ** H AO ** * H ÜA 3.19 * ** H AO ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** ** Genel H AO * Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P <

226 Başak Tane Sayısının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda başakta tane sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.72 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Başakta tane sayısına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. Aydem (1979 ve 1980) eklemeli ve dominantlık gen etkisi varyansınını önemli bulmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başak tane sayısı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.73 de verilmiştir. Başak tane sayısı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %5 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =3.89) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için başak tane sayısı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu 194

227 anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları ile 2 tekerrür önce sırasıyla ve sonra tamamı analiz dışı bırakılmıştır. Değerlendirme 2 tekerrür ve 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1- b/sh b =0.559) çıkmış ve başak tane sayısı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.73). Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Başak Tane Sayısı Bakımından (tane/başak) Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametrele r (6X6) (5X5; 2 Tek.) SH D ± * ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K Hg H d r yr (Wr-Vr) t = 1-b/S b * * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Başak tane sayısı açısından, 5X5 yarım diallel değerlendirmede yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D=17.095) %5 düzeyinde önemli olmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.834) olması eksik dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Şener, 1997). Aydem (1980) ve Dağüstü (2002) ise bu karakter bakımından tam dominantlık olduğunu bildirmiştir. Ortalama dominantlık derecesinin 1 e çok yakın olması, Aydem (1979 ve 1980) in tam dominantlık görüşünede yakın olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.426) çıkmasından dolayı, dominant ve 195

228 resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.243) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.059) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda başak tane sayısı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.38 de verilmiştir. Şekil Başak Tane Sayısı (tane/başak) Açısından Wr/Vr Grafiği Başak tane sayısı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:3.813). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etkili olduğunu 196

229 göstermektedir. Genetik parametrelerdeki ortalama dominantlık derecesiden ( H 1 /D) alınan sonuç buradaki eksik dominantlılık değerini desteklemektedir. Genotiplerin regresyon doğrusuna uzak olmalarından dolayı, incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin var olabileceği görülmektedir. Başak tane sayısı açısından, Sultan genotipinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmasından dolayı daha fazla dominant gen taşıdığı ve diğer genotiplerin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmaktadır Tane Ağırlığı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun 1000 tane ağırlığı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.74 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort G 44.2 B 36.4 F 40.6 CD 39.6 CE 38.7 DE B 44.7 B 45.0 B 47.8 A 44.1 B CE 43.2 B 45.2 B 16.3 H C 47.4 A 40.9 C CD 30.4 G E 34.1 F 1 ler Genel Ort. : 40.3 Ebeveynler Ort. : 39.3 Genel Ort. : 40.0 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-G erek EÖF (%1) : 1.98 Ebeveynler v e F 1 lere ait ortalama 1000 tane ağırlığı 40 g olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 39.3 g olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 40.3 g olarak gerçekleşmiştir tane ağırlığı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değere yakın çıkmıştır. Bununla birlikte, şiddetli melez uyuşmazlığı görülen ve 1000 tane ağırlığı çok düşük 197

230 (16.3 g) olan Süzen/Gerek dışındaki melezlerin ortalaması 42 g olup, ebeveynler ortalamasından (39.3 g) önemli ölçüde yüksektir. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya genotipinin dahil olduğu dizi e n yüksek ortalama değeri (45.2 g) verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (34.1 g) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 8 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında 1000 tane ağırlığı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (44.7 g) Bezostaya genotipinin verdiği, Sultan genotipinin ise en düşük değeri (31.5 g) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek 1000 tane ağırlığı değerini (47.8 g) Bezostaya/Harmankaya melez generasyonunun, en düşük değeri (16.3 g) ise Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melezinde 1000 tane ağırlığının çok düşük çıkması şiddetli melez uyuşmazlığından kaynaklanmıştır. Melez uyuşmazlığının olumsuz etkisi, Harmankaya/Gerek melezinde de (30.4 g) görülmüştür Tane Ağırlığı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, 1000 tane ağırlığı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.75 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, **) P < 0.01 Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin 1000 tane ağırlığı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon 198

231 yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans ortalamasının 1 den büyük çıkması, 1000 tane ağrılığında eklemeli gen etkisinin etkili olduğunu göstermektedir (Yıldırım, 1974; Karma, 1976; Li ve ark., 1991; Eser ve ark., 1993b; Yağdı ve Ekingen, 1995; El-Hennawy, 1996; Şener, 1997; Balcı ve Turgut, 2002). 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, 1000 tane ağırlığı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.76 da verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 4.4 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 5.6 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.29 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya ve Sultan (1.65) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-2.65) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Gerek genotipine ait dizideki iki kombinayonun (Szn/Grk ve Hrmnky/Grk) melez uyuşmazlığı göstermesi dizi değerinin düşük çıkmasına sebep olmuştur. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından G enel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** 2.00 ** ** 2 BEZOSTAY A 4.40 ** 2.22 ** ** 1.96 ** 3.84 ** 3 SÜZEN ** 2.72 ** 5.60 ** ** 4 ALTAY 2.38 ** 3.56 ** 2.61 ** 5 HARMANKAYA 1.44 ** ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort ** 1.65 ** ** 1.52 ** 0.90 * ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P <

232 6 ebeveyn arasında, 1000 tane ağırlığı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Bezostaya (4.4), Altay (2.38) ve Harmankaya (1.44), genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.76 ve Şekil 4.39). Gerek (-4.11), Sultan (-2.21) ve Süzen (-1.89) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler fenotipik ortalama değerleri de (Çizelge 4.74) yüksek çeşitler olup, 1000 tane ağırlığı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK ombi nasyon Yeteneği. Genel K Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, 1000 tane ağırlığı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri e n yüksek olan me lezler Szn/Hrmnk y (5.6), Sltn/Grk (5), Bzsty/Grk (3.84), Alty/Hrmnky (3.56), Szn/Alty (2.72), Alty/Grk (2.61), Bzsty/Szn (2.22), Sltn/Bzsty (2) ve Bzsty/Hrmnky (1.96) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.76). Szn/Grk (-17.72), Hrmnky/Grk (-6.98) ve Bzsty/Alty (-1.75) F 1 200

233 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlard ır. Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölged e yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, 1000 tane ağırlığı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.40). Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonların negatif yönde en düşük değerler vermeleri melez uyuşmazlığına bağlanmıştır SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK i Özel Kombinasyon Yeteneğ F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; 1000 tane ağırlığı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir tane ağırlığı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bezostaya, Altay ve Harmankaya genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Szn/Hrmnky, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Alty/Hrmnky, Szn/Alty, Alty/Grk, Bzsty/Szn, Sltn/Bzsty ve Bzsty/Hrmnky generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonlarında 1000 tane ağırlığı açısından oldukça düşük değerlerin çıkması bu melezlerde gözlenen melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Uyuşmazlık gösteren 201

234 generasyonlar, erken dönemde sarardıkları için yeterince fotosentez yapamamışlar ve tanelerini iyi dolduramadıkları için 1000 tane ağırlıkları düşük çıkmıştır Tane Ağırlığı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, 1000 tane ağırlığı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.77 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN H AO ** 2.32 ** ** 9.89 ** ** H ÜA ** ** BEZOSTAYA H AO 6.17 ** 5.20 ** ** 6.26 ** H ÜA ** SÜZEN H AO 7.26 ** ** ** H ÜA 5.49 ** ** ** 4 ALTAY H AO ** 3.02 ** H ÜA ** HARMANKAYA H AO ** H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** 9.17 ** ** 8.77 ** 5.50 ** ** Ortalaması H ÜA ** ** 4.21 ** ** Genel H AO 2.57 ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < tane ağırlığı açısından anaç ortalamasına göre, tüm kombinasyonların melez gücü genel ortalaması %2.57 olarak gerçekleşmiştir. Bu değer, şiddetli melez uyuşmazlığı görülen Süzen/Gerek melezi dışındaki 14 kombinasyonda %6.9 olup, Brown ve ark. (1966) nın bildirdikleri değerle (%7) hemen hemen aynıdır. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Sultan (%10.25), Bezostaya (%9.17), Altay (%8.77) ve Harmankaya (%5.5) şeklinde olurken, negatif yönde 202

235 Gerek (%-12.29) ve Süzen (%-5.99) şeklinde olmuştur. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Alty/Hrmnky (%16.15), Sltn/Bzsty (%16.1), Szn/Hrmnky (%12.56), Sltn/Alty (%12.22), Bzsty/Hrmnky (%12.11), Sltn/Grk (%10.74), Sltn/Hrmnky (%9.89), Szn/Alty (%7.26), Bzsty/Grk (%6.26), Bzsty/Szn (%6.17), Bzsty/Alty (%5.2), Alty/Grk (%3.02) ve Sltn/Szn (%2.32) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-58.27) ve Hrmnky/Grk (%-23.19) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir tane ağırlığı açısından anaç ortalamasına göre kombinasyonların melez gücü değerlerinin; Brown ve ark. (1966) %0 ile %18 ve Walton (1971) %-4 ile %13 arasında değiştiğini bildirmişlerdir tane ağırlığı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-3.8 olarak gerçekleşmiştir. Brown ve ark. (1966) bu değerin %2 ve Borghi ve Perenzin (1994) ise %3.3 olduğunu bildirmişlerdir. Önceki çalışmalara göre genel ortalamanın düşük düzeyde çıkması, melez uyuşmazlığı gösteren melezlerden kaynaklanmıştır. Nitekim, melez uyuşmazlığı gösteren Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek dışındaki 13 kombinasyonda ortalama %2.1 olup, literatür bilgileri ile uyumludur. Üstün anaca göre dizilerden pozitif yönde Altay (%4.21), Harmankaya (%1.21) ve Bezostaya (%1.16) dizileri gözlenirken, Gerek (%-16.97), Süzen (%-10.06) ve Sultan (%-2.37) dizileri negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Üstün anaca göre melez gücü; Alty/Hrmnky (%15.69), Szn/Hrmnky (%11.14), Bzsty/Hrmnky (%7.05) ve Szn/Alty (%5.49) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-58.9), Hrmnky/Grk (%-25.29), Sltn/Szn (%-8.21) ve Sltn/Hrmnky (%-2.52) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir tane ağırlığı açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gözlenen değerlerdir. Üstün anaca göre kombinasyonların melez gücü değerlerinin; Brown ve ark. (1966) %-4 ve %10, Fonseca ve Petterson (1968) %1 ve %15, Walton (1971) %-5 ile %9 ve Widner ve Lebsock (1973) %-9 ile %20 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. 203

236 Tane Ağırlığın ın Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda 1000 tane ağırlığına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.78 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b ** b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < tane ağırlığına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen 2 1 varyans (b ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düze yinde önemli bulunmuştur. Aydem (1980) eklemeli ve dominantlık gen etkisi varyansını, Yağdı ve Ekingen (1995) ise eklemeli genetik varyansı önemli bulmuşlardır. 6 ekmeklik bu ğday genotipine ait yarım diallel F 1 m elez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda 1000 tane ağırlığı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.79 da verilmiştir tane ağırlığı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =13.832) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için 1000 tane ağırlığı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun 204

237 olduğu anlaşılmaktadır. Güven s ınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları ana liz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X 5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığ ında t değeri önemsiz (t=1-b/shb=0.241) çıkmı ş ve 1000 tane ağırlığı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.79). Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda 1000 Tane Ağırlığı (g) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ** ± F ± ± H ± ± H ± * ± h ± ** ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = (1-b)/SHb ** * ) P < 0.05, ** ) P < tane ağırlığı açısından, 5X5 yarım diallel değerlendirmede eklemeli gen etkileri varyansı (D=24.52) ve heterozigot lokusun dominantlık etkisi (h 2 =39.607) %1 düzeyinde önemli olurken, gen dağılışına göre düzeltilmiş dominantlık varyansı (H =44.956) %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz 2 bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 e çok yakın (1.033) çıkması tam dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Ortalama dominantlık derecesinin 1 e yakın çıkması, bu karakter için Aydem (1980) ve Dağüstü (2002) nün bildirdiği tam dominant etkisinin var olduğu görüşünü destekler niteliktedir. Dominant ve resessif 205

238 allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.429) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları ve burada yapılacak seleksiyonun başarı oranının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Bu görüşün aksine, Yağdı ve Ekingen (1995) 1000 tane ağırlığı için seleksiyonda başarı oranının yüksek olacağı görüşünü bildirmişlerdir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den (0.935) küçük çıkması, resessif allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir (Şener, 1997). İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 den küçük (K=0.881) bulunduğu için etkili gen sayısı tahmin edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Oliveiro (1989), bu karakter için dar anlamda kalıtım derecesinin çok düşük olduğunu bildirmiştir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, 1000 tane ağırlığı yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda 1000 tane ağırlığı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.41 de verilmiştir tane ağırlığı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde orijine yakın yerden kestiği görülmektedir (a:-0.253). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında tam dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir (Aydem, 1980 ve Dağüstü, 2002). Genotiplerin regresyon doğrusu üzerinde olmalarından dolayı, incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin olmadığı görülmektedir tane ağırlığı açısından Bezostaya ve Altay genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Sultan genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmıştır. Süzen ve Harmankaya genotiplerinin ise regresyon doğrusunun orta yerinde bulunduklarından dominant ve resessif genlerinin eşit sayıda olabileceği anlaşılmaktatır. 206

239 Şekil Tane Ağırlığı (g) Açısından Wr/Vr Grafiği Bitki Tane Verimi 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun bitki tane verimi açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.80 de verilmiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama bitki tane verimi değeri 12.2 g olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 11.9 g olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması 12.2 g olarak gerçekleşmiştir. Bitki tane verimi yönünden F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değer, ebeveynlere ait ortalama değerden yüksek çıkmıştır. Şiddetli uyuşmazlık gösteren Süzen/Gerek melezi dışındaki 14 kombinasyonun ortalaması (13 g) dikkate alındığında, melezler ve anaçlar ortalamaları farkı daha da artmaktadır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en yüks ek ortalama değeri (14 g ) verirken, Gere k genotipinin dahi l olduğu dizi en düşük ortalama değeri (9.4 g) vermiştir. Ebeveynler ve F1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı 207

240 zaman 11 grubun oluştuğu görülmüştür. Eb eveynler arasında bitki tane verimi yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değ eri (13.3 g) Sultan genotipinin verdiği, Bezostaya ve Gerek genotiplerinin ise en düş ük değer leri (sırası ile 10.2 ve 10.4 g) verdikleri görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek bitki ta ne verimi de ğerini (15.7 g) Sultan/ Süz en melez generasyonunun, en düşük de ğeri ise (0.7 g) Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Süzen/Gerek melez generasyonunda bitki tane veriminin düşük çıkması melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Bu generasyon, erken dönemde sarardığı için yeterince fotosentez yapamamış ve tanelerini iyi dolduramadığı için bitki tane verimi düş ük çıkmıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort CG 13.7 BF 15.7 A 13.0 CG 13.1 CG 14.3 AD I 14.4 AC 12.8 CG 12.0 GH 13.0 CG DG 12.7 DG 15.2 AB 0.7 K DG 13.9 BE 12.2 EG FG 7.0 J HI 9.4 F 1 ler Genel Ort. : 12.2 Ebeveynler Ort. : 11.9 Genel Ort. : 12.2 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : Bitki Tane Verimi Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, bitki tane verimi açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.81 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin bitki tane verimi açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır (Gyawali ve ark., 1968). GKY/ÖKY varyans oranının 1 den büyük çıkması, tane veriminin eklemeli gen 208

241 etkisi altında olduğunu göstermektedir (Aydem, 1979 ve 1980; Seitkhozhaev ve ark., 1990; El-Hennawy, 1996). Li ve ark. (1991) ve Soylu ve Sade (2001) ise bu karakterin eklemeli olamayan genlerin etkisi altında olduğunu bildirmişlerdir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, bitki tane verimi açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.82 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN 1.42 ** ** ** ** 2 BEZOSTAYA ** ** 3 SÜZEN ** ** 4 ALTAY 0.62 ** 1.08 ** 1.58 ** 5 HARMANKAYA ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort * 0.90** ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 1.42 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değ eri 3.11 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak 209

242 gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.1 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği d iziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (0.9) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-1) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Gerek genotipine ait dizideki iki kombinayonun (Szn/Grk ve Hrmnky/Grk) melez uyuşmazlığı göstermesi dizi değerinin düşük çıkmasına sebep olmuştur. 6 ebeveyn arasında, bitki tane verimi açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Sultan (1.42) ve Altay (0.62) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.82 ve Şekil 4.42). Gerek (-2.15) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almıştır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, bitki tane verimi açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK G enel Kombinasyon Ye teneği Ebeveynler Ş ekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Bitki Tane Verimi (g) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 210

243 Bitki tane verimi açısından 15 F1 melez kombinasyonuna ait özel kombinasyon yeteneklerini gösterir grafik Şekil 4.43 de verilmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, bitki tane verimi açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Szn/Hrmnky (3.11), Sltn/Grk (2.9), Bzsty/Grk (2.81), Sltn/Szn (2.27), Bzsty/Szn (2.21), Alty/Grk (1.58) ve Alty/Hrmnky (1.08) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Szn/Grk (-9.21), Hrmnky/Grk (-3.06) ve Sltn/Alty (-1.19) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.82 ve Şekil 4.43). Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, bitki tane verimi açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonlarında gözlenen düşük değerler melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Bu kombinasyonlar, melez uyuşmazlığının etkisi ile çiçeklenme sonundan itibaren oldukça erken dönemde klorofil kaybederek sararmaya başlamışlardır. Böylece, bu kombinasyonlar erken dönemde sararıp kuruduğundan dolayı tane dolumu tamamlanamamış ve bitki tane verimleri düşmüştür (Gutsa ve Chen, 1987; Reynolds ve ark., 2001). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik

244 Bitki tane verimi açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Bitki tane verimi bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Altay ve Sultan genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Szn/Hrmnky, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Sltn/Szn, Bzsty/Szn, Alty/Grk ve Alty/Hrmnky generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir Bitki Tane Verimi Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, bitki tane verimi bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.83 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Bitki Tane Verimi (g) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO ** ** ** ** 1 SULTAN H ÜA 3.39 ** ** ** * 7.91 ** 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** 6.92 ** ** H ÜA ** * ** H AO ** ** H ÜA ** ** H AO ** 5.97 ** H ÜA 9.66 ** ** 5 HARMANKAYA H AO ** H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** ** 5.99 ** ** Ortalaması H ÜA 5.27 ** 8.34 ** ** ** ** Genel H AO 2.73 ** Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P <

245 Bitki tane verimi açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %2.73 olarak gerçekleşmiştir. Bu değeri, Brown ve ark. (1966) %26, Amaya ve ark. (1972) %25, Cregan ve Busch (1978) %20.7 ve Bitzer ve ark. (1982) %30 olarak bulmuşlardır. Melez gücü bulgumuzun literatür bildirişlerinden çok düşük olması, kullanılan çeşit farklılıkları ve özellikle çalışmamızda iki kombinasyonda ortaya çıkan melez uyuşmazlığı ile açıklanabilir. Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek dışındaki 13 kombinasyonda, ortalama melez gücü %10.7 olup, bu değerin literatür bildirişlerine göre farkı daha azdır. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşen diziler Bezostaya (%17.5), Sultan (%12.46) ve Altay (%5.99) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşenler şiddetli melez uyuşmazlığı gösteren Gerek (%-15.72) ve Süzen (%-5.07) dizileri olmuştur. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Bzsty/Grk (%26.12), Bzsty/Szn (%25.63), Szn/Hrmnky (%22.21), Sltn/Grk (%21.27), Sltn/Szn (%21.08), Sltn/Bzsty (%16.81), Bzsty/Alty (%12.01), Alty/Hrmnky (%11.87), Bzsty/Hrmnky (%6.92), Alty/Grk (%5.97) ve Sltn/Hrmnky (%2.95) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-94.14) ve Hrmnky/Grk (%-37.85) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Bitki tane verimi açısından anaç ortalamasına göre melez gücü değerlerinin; Brown ve ark. (1966) %7 ile %40, Walton (1971) %10 ile %92, Amaya ve ark. (1972) %-12 ile %60, Sun ve ark. (1972) %-4.3 ile %31.2, Cregan ve Busch (1978) %5 ile %58, Bitzer ve ark. (1982) %13 ile %65, Borghi ve ark. (1988) %-10 ile %17, Martin ve ark (1995) %-14 ile %27.8 ve El-Hennawy (1996) % ile %72.75 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Bu bulgularımız, melez uyuşmazlığı görülen melezler hariç, genellikle literatürlerde bildirilen sınırlar içindedir. Bitki tane verimi açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-3.14 olarak gerçekleşmiştir. Bu değeri, Cregan ve Busch (1978) %8 ve Bitzer ve ark. (1982) %19 olarak bulmuşlardır. Üstün anaca göre dizilerden Bezostaya (%8.34) ve Sultan (%5.27) pozitif yönde, melezlerinde uyuşmazlık gösteren Gerek (%-21.53), Süzen (%-8.67) ve Harmankaya (%-3.22) negatif yönde gerçekleşen diziler olmuştur. Altay ın sahip olduğu dizi pozitif fakat önemsiz çıkmıştır. Üstün anaca göre melez gücü; Bzsty/Grk (%25.36), Szn/Hrmnky (%19.69), Sltn/Szn (%18.46), Bzsty/Szn (%13.39), Alty/Hrmnky (%9.66), Sltn/Grk 213

246 P bb1b 1 bb2b 5 bb3b 9 Generasyonunda generasyonunda P P P P 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Mustafa YILDIRIM (%7.91) ve Sltn/Bzsty (%3.39) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Grk (%-94.69), Hrmnky/Grk (%-42.51), Alty/Grk (%-3.75), Sltn/Alty (%-2.07), Bzsty/Hrmnky (%-1.64) ve Sltn/Hrmnky (%-1.32) melez kombinasyonları ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre kombinasyonların melez gücü değerlerinin; Brown ve ark. (1966) %-4 ve %31, Fonseca ve Petterson (1968) %-32 ve %71, Walton (1971) %-9 ile %88, Widner ve Lebsock (1973) %-19 ile %84, Cregan ve Busch (1978) %-17 ile %41, Bitzer ve ark. (1982) %4 ile %15 ve El-Hennawy (1996) % ile %61.34 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Bitki tane verimi açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen değerlerdir Bitki Tane Veriminin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel FB1B bitki tane verimine ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.84 de verilmiştir. FBhB P P P P P Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel FB1B Bitki Tane Verimi (g) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. a ** b ** ** ** Hata * ** P) P<0.05, P) P < 0.01 Bitki tane verimine ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (bb2b) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (bb3b) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (bb1b) önemsiz çıkmıştır. Aydem (1979 ve 1980) eklemeli ve dominantlık gen etkisi varyansınını önemli bulmuştur. 214

247 HB1B HB2B hp HBgB HBdB P P P melez Generasyonunda melez P 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Mustafa YILDIRIM 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel FB1B generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki tane verimi bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.85 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel FB1B Bitki Tane Verimi (g) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ± F ± ± ± ± ± ± ± ± E ± ± D-HB1B ± ± HB1B/D HB2B/4HB1B KD/KR K rbyr P (Wr-Vr)B ** t = (1-b)/SHBbB P * ** P) P < 0.05, P P) P < 0.01 * Bitki tane verimi açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/shbbb=13.869) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için bitki tane verimi karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan FB1B generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/shbbb=1.706) çıkmış ve bitki tane verimi açısından varsayımın 215

248 melez 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Mustafa YILDIRIM geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.85). Bitki tane verimi açısından, 6X6 ve 5X5 yarım diallel değerlendirmelerde genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. Turgut (1992), bitki tane verimi açısından hiçbir genetik parametreyi önemli bulamadığını bildirmiştir. Ortalama dominantlık derecesinin ( HB1B/D) 1 den büyük (2.134) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir (Aydem, 1979). Dominant ve resessif allellerin oranının (HB2B/4HB1B) 0.25 e çok yakın (0.251) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta oldukları anlaşılmakta ve bitki tane verimi açısından yapılacak seleksiyonun başarı oranının yüksek olacağı sonucu çıkmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den (1.313) büyük çıkması, bitki verimi karakterini dominant allellerin kontrol ettiği anlaşılmaktadır (Seithozhaev ve ark., 1990). İncelenen karakter açısından, gen 2 sayısına (K=hP P/HB2B) ait değer 1 den küçük (K=0.649) bulunduğu için etkili gen sayısı tahmin edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (HBgB) ve dar anlamda kalıtım derecesi (HBdB) ise olarak bulunmuştur. Dar anlamda kalıtım derecesi, Al-Shalaldeh ve Duwayri (1986) nin bildirdiği değer ile (0.19) uyum içindedir. Oliveiro (1989) ise bu karakter için dar anlamda kalıtım derecesinin çok düşük olduğunu bildirmiştir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (rbyrb) olarak %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. rbyrb değeri negatif çıktığından dolayı, bitki tane verimi yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Seitkhozhaev ve ark., 1990; Şener, 1997). 5 genotipe ait yarım diallel FB1B generasyonlarının oluşturduğu populasyonda bitki tane verimi bakımından hesaplanan varyans (VrBxB) ve kovaryans (WrByB) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.44 de verilmiştir. Bitki tane verimi açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-0.511). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Bu karakter için Aydem (1979 ve 1980) üstün dominantlılığın etkili olduğunu bildirmiştir. Genetik parametrelerden ortalama dominantlık derecesi ( HB1B/D) buradaki üstün dominantlık görüşünü desteklemektedir. Genotiplerin 216

249 regresyon doğrusuna azda olsa uzak olmaları, bu karakter için epistatik gen etkisininde var olduğunu göstermektedir (Şener, 1997). Bitki tane verimi açısından, Altay ve Sultan genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmasılarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Bezostaya ve Harmankaya genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmaktadır. Süzen ise, eşit sayıda dominant ve resessif gen taşımıştır. Şekil Bitki Tane Verimi (g) Açısından Wr/Vr Grafiği 217

250 4.5. Kalite Karakterleri Tanede Protein Oranı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun tanede protein oranı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.86 da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort GI HI HI HI I DG B CF CD DG CD EG CF HI A CE GI C GI FH GI F 1 ler Genel Ort. : Ebeveynler Ort. : Genel Ort. : Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 0.48 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama tanede protein oranı değeri %12.29 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması %12.27 olurken, F 1 kombinasyonlarının ortalaması %12.28 olarak gerçekleşmiştir. Tanede protein oranı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değer ile aynı çıkmıştır. McNeal ve ark. (1965) na göre protein oranı bakımından F 1 melez kombinasyonlarının ebeveynlerine göre daha düşük ortalama değerler verdikleri, Perenzin ve ark. (1992) ise ebeveynlerine göre yüksek protein içeriği verdiklerini bildirmişlerdir. Wilson (1984) ise melez yoluyla tane protein oranının %1-2 kadar arttırılabileceğini bildirmiştir. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (%12.94) verirken, Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama protein oranı değerlerini (%11.76) vermişlerdir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler 218

251 EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 9 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında tanede protein oranı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%13.48) Bezostaya genotipinin verdiği, Gerek ve Sultan genotiplerinin ise en düşük değerleri (%11.82) verdikleri görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek tanede protein oranı değerini (%14.9) Süzen/Gerek melez generasyonunun, en düşük değeri (%11.43) ise Sultan/Harmankaya melez generasyonunun verdiği görülmüştür Tanede Protein Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, tanede protein oranı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.87 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin tanede protein oranı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den büyük çıkması, tanede protein oranının eklemeli gen etkisi altında olduğunu göstermektedir (Aydem, 1979 ve 1980; Li ve ark., 1991; Eser ve ark., 1993 b). Li- Huifen ve ark. (1992) ise bu karakterin eklemeli etkide olmadığını bildirmişlerdir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, tanede protein oranı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.88 de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 0.33 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel 219

252 kombinasyon yeteneği değeri 2.18 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Gerek (0.41) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Bezostaya (-0.22) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** ** ** BEZOSTAYA 0.33 ** ** * 3 SÜZEN 0.16 ** ** 2.18 ** 4 ALTAY HARMANKAYA ** * 6 GEREK 0.31 ** ÖKY Diziler Ort * * 0.19 * ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, tanede protein oranı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Bezostaya (0.33), Gerek (0.31) ve Süzen (0.16) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.88 ve Şekil 4.45). Sultan (-0.47) ve Harmankaya (-0.37) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, tanede protein oranı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 220

253 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Tanede Protein Oranı (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, tanede protein oranı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melez Szn/Grk (2.18) generasyonu olmuştur. Bu melez kombinasyonu pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmıştır (Çizelge 4.88). Szn/Grk generasyonu en uygun kombinasyon olarak görülmesine rağmen, bu generasyonda tanede protein oranı açısından oldukça yüksek değerin gözlenmesi melez uyuşmazlığı faktörüne bağlanmıştır. Szn/Grk melez kombinasyonu erken dönemde sarardığı için ve sarı erme süresinin çok kısa olmasından dolayı taneye yeterince karbonhidrat birikimi yapamadığı için 1000 tane ağırlıkları düşmüş ve buna bağlı olarak tane verimi çok düşük olmuştur. Dolayısıyla tanedeki protein oranı yüksek çıkmıştır (Li ve Posner, 1987; Gaines ve ark., 1997). Bu sebepten dolayı, tanede protein oranı bakımından melez uyuşmazlığı göstermeyen kombinasyonların özel kombinasyon yeteneği değerleri dikkate alınmalıdır. Sltn/Bzsty (-0.54), Szn/Hrmnky (-0.44), Sltn/Szn (-0.37), Bzsty/Szn (- 0.34) ve Sltn/Alty (-0.25) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde, Bzsty/Grk (-0.2) ve Hrmnky/Grk (-0.18) F 1 melez generasyonları ise %5 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli 221

254 bulunan kombinasyonlar, tanede protein oranı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.46) SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; tanede protein oranı açısından gözlenen genel kombinasyon yeteneği değerine göre Bezostaya genotipi en iyi ebeveyn olarak görülmektedir. Gerek ve Süzen ile bunların oluşturduğu kombinasyon melez uyuşmazlığından dolayı dikkate alınmamalıdır. Çünkü, Szn/Grk melez kombinasyonu erken dönemde sarardığı için ve sarı erme süresinin çok kısa olmasından dolayı taneye yeterince karbonhidrat birikimi yapamadığı için tanedeki protein oranı değeri yüksek çıkmıştır (Li ve Posner, 1987; Gaines ve ark., 1997). Bunda dolayı, bu kombinasyonun genotipleride yüksek genel kombinasyon değeri vermişlerdir Tanede Protein Oranı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, tanede protein oranı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.89 da verilmiştir. 222

255 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN H AO ** ** ** ** 3.48 ** H ÜA ** ** ** ** 3.74 ** 2 BEZOSTAYA H AO ** ** ** 0.40 * H ÜA ** ** ** ** 3 SÜZEN H AO 0.81 ** ** ** H ÜA ** ** ** 4 ALTAY H AO ** 5.24 ** H ÜA ** 2.38 ** 5 HARMANKAYA H AO 1.18 ** H ÜA 0.84 ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** 3.10 ** ** ** 6.98 ** Ortalaması H ÜA ** ** 1.16 ** ** ** 4.86 ** Genel H AO Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Tanede protein oranı açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %-0.08 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Gerek (%6.98) ve Süzen (%3.1) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşenler diziler Bezostaya (%-3.53), Sultan (%-3.5), Harmankaya (%-2.59) ve Altay (%-0.94) şeklinde oluşmuştur. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Szn/Grk (%24.58), Alty/Grk (%5.24), Sltn/Grk (%3.48), Hrmnky/Grk (%1.18), Szn/Alty (%0.81) ve Bzsty/Grk (%0.4) melez generasyonlarında pozitif yönde, Sltn/Bzsty (%-8.75), Sltn/Alty (%-4.84), Sltn/Hrmnky (%-3.87), Bzsty/Hrmnky (%-3.62), Sltn/Szn (%-3.5), Szn/Hrmnky (%-3.33), Alty/Hrmnky (%-3.28), Bzsty/Szn (%-3.05) ve Bzsty/Alty (%-2.62) melez generasyonlarında negatif yönde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre bulunan melez gücü değerleri (Szn/Grk melez kombinasyonu hariç) Martin ve ark. (1995) nın bulgularını destekler niteliktedir. 223

256 Tanede protein oranı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-2.62 olarak gerçekleşmiştir. Bulunan negatif heterosis, Schmid ve ark. (1994) nın bulgularını destekler niteliktedir. Üstün anaca göre dizilerden yalnız Gerek (%4.86) ve Süzen (%1.16) genotiplerinin bulunduğu diziler pozitif yönde önemli ve Bezostaya (%-8.68), Sultan (%-5.19), Harmankaya (%-4.42) ve Altay (%- 3.48) genotiplerinin bulunduğu diziler negatif yönde önemli olmuştur. Tanede protein oranı açısından üstün anaca göre melez gücü; Szn/Grk (%23.14), Sltn/Grk (%3.74), Alty/Grk (%2.38) ve Hrmnky/Grk (%0.84) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Sltn/Bzsty (%-14.17), Bzsty/Hrmnky (%-9.27), Bzsty/Szn (%-8.01), Sltn/Alty (%-7.2), Bzsty/Alty (%-6.16), Bzsty/Grk (%-5.79), Alty/Hrmnky (%-5.6), Sltn/Szn (%-4.38), Szn/Hrmnky (%-4.13), ltn/hrmnky (%-3.95) ve Szn/ Alty (%-0.8) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Tanede protein oranı açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde gerçekleşen değerlerdir (melez uyuşmazlığı olanlar hariç). Wilson (1984), kalite bakımından ara durumlu ebeveynler ile yüksek kaliteli ebeveynler melezlendiği zaman ortaya çıkan melezlerin yüksek kaliteli ebeveynlerin sınıfına girebileceklerini vurgulamıştır Tanede Protein Oranının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda tanede protein oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.90 da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P <

257 Tanede protein oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz çıkmıştır. Aydem (1979 ve 1980) eklemeli ve dominantlık gen etkisi varyansını önemli bulmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda tanede protein oranı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.91 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tanede Protein Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = (1-b)/SH b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Tanede protein oranı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde (t=1-b/sh b =8.94) önemli bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden 225

258 olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için tanede protein oranı karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =0.239) çıkmış ve tanede protein oranı açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.91). Tanede protein oranı açısından, 6X6 ve 5X5 yarım diallel değerlendirmelerde genetik parametrelerin tümü istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 e çok yakın (1.039) olması tam dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.341) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları ve tanede protein oranı açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olacağı anlaşılmaktadır (Atlı ve Eser, 1995). Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.436) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 den küçük (K=0.731) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Dar anlamda bulunan kalıtım derecesi, Eser ve ark. (1993 b) ve Atlı ve Eser (1995) in bulgularını destekler niteliktedir. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, tanede düşük protein oranına sahip ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allelleri taşıdıkları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda tanede protein oranı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.47 de verilmiştir. 226

259 Şekil Tanede Protein Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği Tanede protein oranı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinden kestiği görülmektedir (a:-0.004). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında tam dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir (Aydem, 1979 ve 1980). Genetik parametrelerden ortalama dominantlık derecesine ( H 1 /D) ait değer tam dominans görüşünü desteklemektedir. Sultan, Harmankaya ve Süzen genotiplerinin regresyon doğrusuna kısmen uzak olmaları incelenen karakter bakımından epistatik gen etkisinin var olabileceğini göstermektedir. Tanede protein oranı açısından Sultan ve Harmankaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı daha fazla dominant gen taşıdıkları, Bezostaya genotipinin ise daha fazla resessif gen taşıdığı anlaşılmaktadır. Süzen ve Altay genotipleri ise doğrunun ortasına yakın yerde konumlandıklarından eşit sayıda dominant ve resessif gen taşıdıkları anlaşılmaktadır. 227

260 Yaş Gluten Oranı 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun yaş gluten oranı açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.92 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort HI 31.8 DH 29.8 HI 30.5 GI 29.5 I 33.3 BF A 32.3 CG 33.5 BE 33.8 BD 34.5 B FI 31.5 EI 29.8 HI 33.5 BE BG 31.8 FI 34.0 BC FI 30.8 GI CG 33.2 F 1 ler Genel Ort. : 32.0 Ebeveynler Ort. : 32.5 Genel Ort. : 32.2 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 2.23 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama yaş gluten oranı değeri %32.2 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması %32.5 olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması %32 olarak gerçekleşmiştir. Yaş gluten oranı yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden yüksek çıkmıştır. Bu görüşe paralel olarak Perenzin ve ark. (1992), F 1 melezlerinin ebeveynlerinden daha zayıf gluten değeri vermeye meyilli olduklarını bildirmişlerdir. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya ve Gerek genotiplerinin dahil olduğu diziler en yüksek ortalama değerleri (%33.2) verirken, Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (%31) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 9 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında yaş gluten oranı yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%37.8) Bezostaya genotipinin verdiği, Sultan genotipinin ise en düşük değeri (%29.8) verdiği görülmüştür. F 1 melez 228

261 kombinasyonları arasında yaş gluten oranı bakımından karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%34.5) Bezostaya/Gerek melez generasyonunun, en düşük değeri (%29.5) ise Sultan/Harmankaya melez generasyonunun verdiği görülmüştür Yaş Gluten Oranı Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, yaş gluten oranı açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.93 de verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin yaş gluten oranı açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den büyük çıkması tanede protein oranının eklemeli gen etkisi altında olduğunu göstermektedir. Li-Huifen ve ark. (1992) ise bu karakterin eklemeli olmayan gen etkisi altında olduğunu bildirmişlerdir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, yaş gluten oranı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge 4.94 de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 2.07 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri -1.3 olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 1.79 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Gerek (0.57) 229

262 genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Bezostaya (-0.6) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** ** 2 BEZOSTAYA 2.07 ** ** SÜZEN ** ** 4 ALTAY ** 5 HARMANKAYA ** ** 6 GEREK 0.67 ** ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, yaş gluten oranı açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Bezostaya (2.07) ve Gerek (0.67) genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge 4.94 ve Şekil 4.48). Sultan (-1.3), Harmankaya (-0.9) ve Süzen (-0.68) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, yaş gluten oranı açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, yaş gluten oranı açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Sltn/Grk (1.79), Szn/Grk (1.42) ve Alty/Grk (1.1) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.94). Bzsty/Szn (-1.24), Sltn/Bzsty (-1.12) ve Hrmnky/Grk (-1.12) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer tüm F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve 230

263 istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, yaş gluten oranı açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.49) SULTAN BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik

264 Yaş gluten oranı açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Yaş gluten oranı bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bezostaya ve Gerek genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Sltn/Grk, Szn/Grk ve Alty/Grk generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir Yaş Gluten Oranı Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, yaş gluten oranı bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge 4.95 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO ** ** * ** 7.69 ** 1 SULTAN H ÜA ** ** ** ** 3.91 ** 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN 4 ALTAY H AO ** ** * H ÜA ** ** ** ** H AO ** 5.93 ** H ÜA ** ** 4.69 ** H AO * 5.43 ** H ÜA ** 4.62 ** H AO ** 5 HARMANKAYA HÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** * ** 3.04 ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** ** 0.14 Genel H AO Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Yaş gluten oranı açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %-1.32 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif 232

265 yönde gerçekleşenler dizi Gerek (%3.04) genotipine ait dizi olurken, negatif yönde gerçekleşenler diziler Bezostaya (%-4.06), Harmankaya (%-3) ve Süzen (%-1.81) şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Sltn/Grk (%7,69), Szn/Grk (%5.93) ve Alty/Grk (%5.43) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Bzsty/Szn (%-6.52), Sltn/Bzsty (%-5.93), Szn/Hrmnky (%-4.8), Bzsty/Alty (%-4.63), Sltn/Hrmnky (%-3.28), Hrmnky/Grk (%-2.77), Sltn/Szn (%-2.46), Bzsty/Hrmnky (%-2.17), Sltn/Alty (%-2.01) ve Alty/Hrmnky (%-1.96) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Yaş gluten oranı açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-5.33 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre diziler Bezostaya (-12.19), Harmankaya (%-5.75), Sultan (%-5.71), Süzen (%-4.51) ve Altay (%-3.94) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Gerek genotipine ait dizi pozitif yönde fakat önemsiz çıkmıştır. Üstün anaca göre melez gücü; Szn/Grk (%4.69), Alty/Grk (%4.62) ve Sltn/Grk (3.91) melez generinasyonlarında pozitif yönde ve Sltn/Bzsty (%-15.89), Bzsty/Szn (%-14.57), Bzsty/Alty (%-11.26), Bzsty/Hrmnky (%-10.6), Bzsty/Grk (%-8.61), Sltn/Alty (%-6.15), Sltn/Hrmnky (%-5.6), Sltn/Szn (%-4.8), Szn/Hrmnky (%-4.8), Hrmnky/Grk (%-3.91), Alty/Hrmnky (%-3.85) ve Szn/Alty (%-3.08) melez generasyonları ise negatif yönde gerçekleşmiştir. Yaş gluten oranı açısından, hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler (melez uyuşmazlığı gösteren kombinasyonlar hariç) pozitif yönde olan değerlerdir Yaş Gluten Oranının Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda yaş gluten oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge 4.96 da verilmiştir. Yaş gluten oranına ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b) ve bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) %1 düzeyinde ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %5 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. 233

266 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b * Hata * ) P<0.05, ** ) P < ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda yaş gluten oranı bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge 4.97 de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Yaş Gluten Oranı (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Parametreler Tahminler (6X6) SH D * ± F ± H ± H ± h ± E ± D-H ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = (1-b)/SH b * ) P < 0.05, ** ) P <

267 Yaş gluten oranı açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =-0.058) bulunmuştur. Bu durum, yaş gluten oranı açısından varsayımın geçerli olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, yaş gluten oranı karakterini etkileyen genler arasında allelik bir interaksiyonun var olduğu anlaşılmaktadır (Çizelge 4.97). Yaş gluten oranı açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerden yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D=8.551) %5 düzeyinde önemli olmuştur. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.073) çıkması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Fakat bu değerin 1 den çok büyük olmaması, tam dominantlığa yakın bir durumun olabileceğini de göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.293) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin yakın frekansta olmadıkları ve yaş gluten oranı açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.724) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.032) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri pozitif çıktığından dolayı, yaş gluten oranı düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 6 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda yaş gluten oranı bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.50 de verilmiştir. Yaş gluten oranı açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a:-0.534). Dolayısıyla, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Harmankaya regresyon doğrusuna uzak olması epistatik etkinin var olabileceğini 235

268 göstermektedir. Yaş gluten oranı açısından Harmankaya, Sultan, Gerek, Süzen ve Altay genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı döllerine, daha çok bu özelliği azaltıcı dominant gen aktardıkları ve Bezostaya genotipinin ise döllerine daha fazla resessif gen aktardığı anlaşılmaktadır. Nitekim, Bezostaya genotipi incelenen karakter bakımından iyi bir değere sahip olmasına rağmen, özel kombinasyon yeteneği dizi ortalaması ve melez gücü dizi ortalaması bakımından ise en düşük değeri vermiş olması, bir başka anlatımla, söz konusu çeşidin bu üstün özelliğinin F 1 melezlerinde görülmeyişi, öteki anaç genotiplerden daha çok bu özelliği azaltıcı dominant genlerin aktarıldığını desteklemektedir. Perenzin ve ark. (1992) bu görüşe paralel olarak, F 1 lerin ebeveynlerine göre daha zayıf gluten değeri vermeye meyilli olduklarını bildirmişlerdir. Şekil Yaş Gluten Oranı (%) Açısından Wr/Vr Grafiği 236

269 Gluten İndeksi 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun gluten indeksi açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge 4.98 de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort AC 79.0 CF 72.1 EG 82.0 BE 90.7 AB 72.3 EG CG 71.8 EG 89.0 AC 87.4 AC 75.4 DG G 73.1 DG 75.6 DG 94.1 AB BD 91.2 AB 79.6 CF A 91.9 AB FG 82.7 F 1 ler Genel Ort. : 81.7 Ebeveynler Ort. : 80.3 Genel Ort. : 81.3 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama gluten indeksi değeri %81.3 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması %80.3 olurken, F 1 melez kombinasyonlarının ortalaması %81.7 olarak gerçekleşmiştir. gluten indeksi yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Harmankaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (%87.4) verirken, Süzen genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (%77.3) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 7 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında gluten indeksi yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%94.5) Harmankaya genotipinin verdiği, Süzen genotipinin ise en düşük değeri (%68.1) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek gluten indeksi 237

270 değerini (%94.1) Süzen/Gerek melez generasyonunun, en düşük değeri (%71.8) ise Bezostaya/Süzen melez generasyonunun verdiği görülmüştür Gluten İndeksi Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, gluten indeksi açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge 4.99 da verilmiştir. Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin gluten indeksi açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY varyans oranlarının 1 den büyük çıkması, gluten indeksinin eklemeli gen etkisi altında olduğunu göstermektedir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, gluten indeksi açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 7.17 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.35 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Bezostaya (0.68) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Sultan (-2.41) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 238

271 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** 2 BEZOSTAYA ** SÜZEN ** ** ** 4 ALTAY HARMANKAYA 7.17 ** 5.57 ** 6 GEREK * ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, gluten indeksi açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveyn Harmankaya (7.17) genotipi olmuştur. Bu genotip pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuş ve eksenin üst bölgesinde yer almıştır (Çizelge ve Şekil 4.51). 1. SULTAN BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Gluten İndeksi (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 239

272 Süzen (-5.67) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri negatif yönde %1 düzeyinde, Gerek (-2) genotipi %5 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler gluten indeksi açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, gluten indeksi açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Szn/Grk (20.54), Bzsty/Alty (5.79) ve Hrmnky/Grk (5.57) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.100). Sltn/Grk (-7.44) ve Szn/Hrmnky (-7.06) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Diğer tüm F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, gluten indeksi açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.52) SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; gluten indeksi açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Gluten indeksi 240

273 bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Harmankaya genotipi en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Bzsty/Alty melez generasyonu en uygun kombinasyon olarak görülmektedir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk generasyonları yüksek gluten indeksi değerileri vermelerine rağmen, melez uyuşmazlığından dolayı dikkate alınmamıştır Gluten İndeksi Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, gluten indeksi bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO * 1 SULTAN H ÜA * ** ** 2 BEZOSTAYA 3 SÜZEN H AO H ÜA * H AO ** H ÜA ** ** ** 4 ALTAY H AO H ÜA HARMANKAYA H AO ** H ÜA GEREK - Diziler H AO * Ortalaması H ÜA ** Genel H AO 1.85 Ortalama H ÜA * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Gluten indeksi açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %1.85 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde 241

274 gerçekleşen Gerek (%9.35) genotipinin dahil olduğu dizi dışında önemli bir dizi oluşmamıştır. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Szn/Grk (%36.68) ve Hrmnky/Grk (%12.14) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Sltn/Grk (%-8.37) melez kombinasyonunda ise negatif yönde önemli çıkmıştır. Gluten indeksi açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-5.34 olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre Sultan (%-11.6) genotipinin dahil olduğu dizi dışındaki diğer diziler önemsiz çıkmıştır. Üstün anaca göre melez gücü; Szn/Grk (%35.32) melez generasyonunda pozitif yönde ve Szn/Hrmnky (%-19.93), Sltn/Szn (%18.3), Sltn/Grk (-%18.1), Szn/Alty (%-11.9), Sltn/Bzsty (%-10.54) ve Bzsty/Szn (%-8.65) melez generasyonları negatif yönde gerçekleşmiştir. Gluten indeksi açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde olan değerlerdir. Fakat bu diallel çalışmada, gluten indeksi açısından Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez generasyonlarında gözlenen pozitif yöndeki yüksek değerler melez uyuşmazlığına bağlanmıştır Gluten İndeksinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda gluten indeksine ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Gluten indeksine ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde 242

275 dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) ise önemsiz bulunmuştur. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda gluten indeksi bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Gluten İndeksi (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5) SH D ± * ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b * * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Gluten indeksi açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %5 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =3.022) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için gluten indeksi karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun var olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek 243

276 genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =-0.313) çıkmıştır ve gluten indeksi açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.103). Gluten indeksi açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D= ) %5 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük (1.044) olması üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Bulunan değer 1 e yakın olduğundan tam dominantlığa yakın bir durum vardır. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.328) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları ve gluten indeksi açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının zayıf olduğu anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.353) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.007) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak önemsiz bulunmuştur. Bununla birlikte, r yr değeri pozitif çıktığı için gluten indeksi düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Hayman, 1954 b). 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda gluten indeksi bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.53 de verilmiştir. Gluten indeksi açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin altında negatif yönde kestiği görülmektedir (a: ). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında üstün dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Harmankaya ve Altay genotiplerinin regresyon doğrusuna uzak olmaları, incelenen karakter açısından epistatik gen etkisinin var olabileceğini 244

277 göstermektedir. Gluten indeksi açısından Süzen genotipinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmasından dolayı daha fazla dominant gen taşıdığı ve diğer genotiplerin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır. Şekil Gluten İndeksi (%) Açısından Wr/Vr Grafiği SDS Sedimentasyonu 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun SDS sedimentasyonu açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge de verilmiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama SDS sedimentasyonu değeri 15 ml olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması 14.7 ml olurken, F 1 kombinasyonlarının ortalaması 15.2 ml olarak gerçekleşmiştir. SDS sedimentasyonu yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden düşük çıkmıştır. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (16.7 ml) 245

278 verirken, Sultan genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (13.4 ml) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 5 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında SDS sedimentasyonu yönünden karşılaştırma yapıldığında; genotiplerin katıldıkları melezlerin dizi ortalamalarında olduğu gibi en yüksek değeri (17.9 ml) Bezostaya genotipinin verdiği, Sultan genotipinin ise en düşük değeri (10.5 ml) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek SDS sedimentasyonu değerini Bezostaya/Süzen (17.9 ml) ve Bezostaya/Gerek melez generinasyonunun, en düşük değeri ise (11.8 ml) Sultan/Altay melez generasyonunun verdiği görülmüştür. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort E 14.1 BD 14.1 BD 11.8 DE 13.0 CE 14.2 BD A 17.9 A 16.8 AB 16.7 AB 17.9 A AC 16.6 AB 12.9 CE 16.0 AC BE 13.8 BE 17.0 AB AC 15.0 AD AD 16.0 F 1 ler Genel Ort. : 15.2 Ebeveynler Ort. : 14.7 Genel Ort. : 15.0 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : SDS Sedimentasyonu Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, SDS sedimentasyonu açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge de verilmiştir. Çizelge te görüldüğü gibi, ebeveynlerin SDS sedimentasyonu açısından genel kombinasyon yeteneği varyansı %1 düzeyinde önemli ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansı ise önemsiz çıkmıştır. 246

279 Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yetenekleri Varyans Analiz Sonuçları Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği Hata * )P<0.05, ** )P < ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, SDS sedimentasyonu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** BEZOSTAYA 1.75 ** SÜZEN ** ALTAY ** 5 HARMANKAYA GEREK 0.44 ÖKY Diziler Ort ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 GKY/ÖKY değerinin 1 den büyük çıkması SDS sedimentasyonu açısından eklemeli gen etkisinin hakim olduğu göstermiştir (Li ve ark., 1991; Li-Huifen ve ark., 1992). Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 1.75 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 1.79 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 0.14 olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama 247

280 özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Gerek (0.6) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Harmankaya (-0.57) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. 6 ebeveyn arasında, SDS sedimentasyonu açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveyn Bezostaya (1.75) genotipi olmuştur. Bu genotip pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuş ve eksenin üst bölgesinde yer almıştır (Çizelge ve Şekil 4.54). Sultan (-2.14) genotipine ait genel kombinasyon yeteneği değeri negatif yönde %1 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almıştır. Genel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan genotipler, SDS sedimentasyonu açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler 4 5 Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik 6 15 F 1 melez kombinasyonları arasında, SDS sedimentasyonu açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melez Alty/Grk (1.79) generasyonu olmuştur. Bu melez kombinasyonu pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmıştır (Çizelge 4.106). Szn/Hrmnky (-2.33) F 1 melez generasyonu negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer tüm F 1 melez kombinasyonları ise SDS 248

281 sedimentasyonu açısından önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, SDS sedimentasyonu açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.55). 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; SDS sedimentasyonu açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. SDS sedimentasyonu bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bezostaya genotipi en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Alty/Grk generasyonu en uygun kombinasyon olarak görülmektedir SDS Sedimentasyonu Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, SDS sedimentasyonu bakımından yönünden anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge de verilmiştir. 249

282 Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / SULTAN H AO ** * ** H ÜA ** ** ** ** BEZOSTAYA H AO 6.62 ** 6.57 ** ** H ÜA ** ** SÜZEN H AO ** ** 5.89 ** H ÜA 5.57 ** ** ALTAY H AO ** ** H ÜA ** ** 5 HARMANKAYA H AO H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO 3.18 * 4.26 ** 2.97 * 6.29 ** ** 9.92 ** Ortalaması H ÜA ** ** ** ** 2.23 Genel H AO 3.43 * Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 SDS sedimentasyonu açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %3.43 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Gerek (%9.92), Altay (%6.29), Bezostaya (%4.26), Sultan (%3.18) ve Süzen (%2.97) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşen dizi Harmankaya (%-6.01) şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Alty/Grk (%21.28), Sltn/Grk (%13.54), Szn/Alty (%12.95), Bzsty/Grk (%10.36), Sltn/Szn (%7.82), Bzsty/Szn (%6.62), Bzsty/Alty (%6.57) ve Szn/Grk (%5.89) melez generasyonlarında pozitif yönde ve Szn/Hrmnky (%-18.42), Alty/Hrmnky (%-6.68) ve Sltn/Alty (%-2.69) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. SDS sedimentasyonu açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması %-6.18 olarak gerçekleşmiştir. Bulunan negatif heterosis değeri Schmid ve ark. (1994) nın bulguları ile paralellik göstermiştir. Üstün anaca göre diziler Sultan (%-13.18), Harmankaya (%-12.82), Bezostaya (%-6.97) ve Süzen (%- 250

283 4.37) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Gerek ve Altay ın dahil olduğu diziler pozitif yönde fakat önemsiz çıkmışlardır. Üstün anaca göre melez gücü; Alty/Grk (%18.02) ve Szn/Alty (%5.57) generasyonlarında pozitif yönde ve Sltn/Bzsty (%-21.34), Szn/Hrmnky (%-19), Sltn/Hrmnky (%-18.68), Sltn/Alty (%13.92), Alty/Hrmnky (%-13.34), Sltn/Szn (%-10.03), Bzsty/Hrmnky (%-6.97), Bzsty/Alty (%-6.14) ve Hrmnky/Grk (%-6.12) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. SDS sedimentasyonu açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde olan değerlerdir SDS Sedimentasyonunun Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda SDS sedimentasyonuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b b b b Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 SDS sedimentasyonuna ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; eklemeli gen etkisi varyansı (a) %1 düzeyinde önemli bulunmuş ve dominantlık gen etkisi varyansı (b), ortalama dominantlık varyansı (b 1 ), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) ise önemsiz çıkmıştır. 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda SDS Sedimentasyonu bakımından hesaplanmış genetik 251

284 parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge da verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda SDS Sedimentasyonu (ml) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Parametreler Tahminler (6X6) SH D ± F ± H ± H ± h ± E ± D-H ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) t = (1-b)/SH b * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 SDS Sedimentasyonu açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =1.752) bulunmuştur. Bu durum, SDS Sedimentasyonu açısından varsayımın geçerli olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, SDS Sedimentasyonu karakterini etkileyen genler arasında allelik bir interaksiyonun var olduğu anlaşılmaktadır (Çizelge 4.109). SDS Sedimentasyonu açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede genetik parametrelerin tamamı istatistiki anlamda önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den büyük olması (1.254) üstün dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 e yakın (0.27) olmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin yakın frekansta oldukları ve SDS Sedimentasyonu açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki 252

285 dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (1.519) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 in altında (K=0.007) bulunduğu için etkili gen sayısı tespit edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) 0.85 ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise 0.25 olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, SDS Sedimentasyonu yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır (Hayman, 1954 b). 6 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda SDS Sedimentasyonu bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.56 da verilmiştir. Şekil SDS Sedimentasyonu (ml) Açısından Wr/Vr Grafiği SDS Sedimentasyonu açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin üzerinde pozitif yönde kestiği görülmektedir 253

286 (a:0.908). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etkili olduğunu göstermektedir. Bunun aksine, ortalama dominantlık derecesi ( H 1 /D) üstün dominantlılığın var olduğuna işaret etmektedir. Bu durum, epistatik gen etkisine bağlanabilir. Çünkü, Bezostaya hariç diğer genotipler regresyon doğrusuna uzakta bulunduklarından, burada epistatik gen etkisinin var olduğundan söz edilebilir. SDS Sedimentasyonu açısından Bezostaya, Gerek ve Harmankaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına daha yakın olmalarından dolayı dominant gen taşıdıkları ve Altay ve Süzen genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır. Sultan genotipinde ise dominant ve resessif genlerinin bir birine yakın oldukları anlaşılmaktadır Tane İriliği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 generasyonunun tane iriliği açısından verdikleri değerlere ait bloklar ortalaması ve oluşturdukları sıralamaya ilişkin gruplandırma Çizelge da verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Bloklar Ortalaması ve Oluşturdukları Gruplara Ait Çizelge / Dizi Ort E 88.0 AC 83.4 BC 86.2 AC 71.4 D 86.4 AC AB 93.0 AB 91.7 AB 89.6 AC 93.7 A AC 92.3 AB 89.2 AC 7.2 F AC 89.1 AC 88.7 AC C 46.3 E AC 64.5 F 1 ler Genel Ort. : 79.7 Ebeveynler Ort. : 82.1 Genel Ort. : 80.4 Çeşitler : 1-Sultan, 2-Bezostaya, 3-Süzen, 4-Altay, 5-Harmankaya, 6-Gerek EÖF (%1) : 9.84 Ebeveynler ve F 1 lere ait ortalama tane iriliği değeri %80.4 olarak gerçekleşmiştir. Ebeveynler ortalaması %82.1 olurken, F 1 melez kombinasyonlarının 254

287 ortalaması %79.7 olarak gerçekleşmiştir. Tane iriliği yönünden ebeveynlere ait ortalama değer, F 1 melez kombinasyonlarına ait ortalama değerden yüksek çıkmıştır. Ancak, melez uyuşmazlığı görülen Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek melezleri dışındaki 13 F1 melez ortalaması %78.8 olup, anaç ortalamasından daha yüksektir. Her ebeveynin girdiği kombinasyonların dizi ortalaması değerlerine göre; Bezostaya genotipinin dahil olduğu dizi en yüksek ortalama değeri (%91.2) verirken, Gerek genotipinin dahil olduğu dizi en düşük ortalama değeri (%64.5) vermiştir. Ebeveynler ve F 1 lere ait veriler EÖF testine göre gruplandırıldığı zaman 6 grubun oluştuğu görülmüştür. Ebeveynler arasında tane iriliği yönünden karşılaştırma yapıldığında; en yüksek değeri (%91.3) Bezostaya genotipinin verdiği, Sultan genotipinin ise en düşük değeri (%54.8) verdiği görülmüştür. F 1 melez kombinasyonları arasında karşılaştırma yapıldığında; en yüksek tane iriliği değerini (%93.7) Bezostaya/Gerek melez generasyonunun, en düşük değeri (%7.2) ise şiddetli melez uyuşmazlığı görülen Süzen/Gerek melez generasyonunun verdiği görülmüştür Tane İriliği Yönünden Kombinasyon Yetenekleri 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel 15 F 1 melez generasyonunun, tane iriliği açısından gösterdikleri genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine ait varyans analizi sonuçları Çizelge de verilmiştir. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneklerinin Varyans Analiz Sonuçlarına Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h Genel Kombinasyon Yeteneği ** Özel Kombinasyon Yeteneği ** Hata * )P < 0.05, ** )P < 0.01 Çizelgede görüldüğü gibi, ebeveynlerin tane iriliği açısından genel kombinasyon yeteneği ve F 1 melez kombinasyonlarına ait özel kombinasyon yeteneği varyansları %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. GKY/ÖKY oranının 1 den küçük çıkması, tane iriliğinin eklemeli olmayan gen etkisi altında olduğunu 255

288 göstermektedir. 6 ekmeklik buğday genotipi ve 15 F 1 melez kombinasyonunda, tane iriliği açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerleri Çizelge de verilmiştir. Ebeveynler arasında en yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri 9.46 olarak gözlenirken, en düşük genel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonu arasında, en yüksek özel kombinasyon yeteneği değeri 18.3 ve en düşük özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. 15 F 1 melez kombinasyonuna ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri olarak gerçekleşmiştir. Her ebeveynin girdiği diziye ait ortalama özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, Sultan (6.44) genotipinin dahil olduğu dizi pozitif yönde en yüksek ve Gerek (-9.87) genotipinin dahil olduğu dizi ise negatif yönde en düşük değeri almıştır. Çizelge Ekmeklik Buğday Genotipi ve Bunların Yarım Diallel 15 F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Genel ve Özel Kombinasyon Yeteneği Değerleri ve Önemlilik Durumlarına Ait Çizelge / SULTAN ** ** ** 2 BEZOSTAYA 9.46 ** 5.59 ** ** ** 3 SÜZEN ** 7.09 ** ** ** 4 ALTAY 7.20 ** ** 5 HARMANKAYA * ** 6 GEREK ** ÖKY Diziler Ort ** ** ** ÖKY Genel Ort * ) P < 0.05, ** ) P < ebeveyn arasında, tane iriliği açısından en yüksek genel kombinasyon yeteneği değerlerine sahip ebeveynler Bezostaya (9.46) ve Altay (7.2)genotipleri olmuştur. Bu genotipler pozitif yönde %1 düzeyinde önemli bulunmuşlar ve eksenin üst bölgesinde yer almışlardır (Çizelge ve Şekil 4.57). Gerek (-7.62), Sultan (-4.73) ve Süzen (-2.44) genotiplerine ait genel kombinasyon yeteneği değerleri negatif yönde %1 düzeyinde, Harmankaya (-1.87) genotipi %5 düzeyinde önemli çıkmış ve eksenin alt bölgesinde yer almışlardır. Genel kombinasyon 256

289 yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan Bezostaya ve Altay çeşitleri, tane iriliği açısından ümitvar ebeveynler olarak görülmektedir. 1. SULTAN 2. BEZOSTAYA 3. SÜZEN 4. ALTAY 5. HARMANKAYA 6. GEREK Genel Kombinasyon Yeteneği Ebeveynler Şekil Ekmeklik Buğday Genotipinin Tane İriliği (%) Açısından Genel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik F 1 melez kombinasyonları arasında, tane iriliği açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri en yüksek olan melezler Sltn/Grk (18.3), Szn/Hrmnky (13.9), Bzsty/Grk (11.44), Sltn/Szn (10.15), Alty/Grk (8.67), Szn/Alty (7.09) ve Bzsty/Szn (5.59) generasyonları olmuştur. Bu melez kombinasyonları pozitif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır (Çizelge 4.112). Szn/Grk ( ), Hrmnky/Grk (-24.64) ve Bzsty/Alty (-5.41) F 1 melez generasyonları negatif yönde ve %1 düzeyinde önemli çıkmışlardır. Alty/Hrmnky, Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky F 1 melez kombinasyonları ise önemsiz bulunmuştur. Özel kombinasyon yeteneği değeri pozitif bölgede yer alan ve istatistiki olarak önemli bulunan kombinasyonlar, tane iriliği açısından ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir (Şekil 4.58). 257

290 1. SLTN / BZSTY 2. SLTN / SZN 3. SLTN / ALTY 4. SLTN / HRMNKY 5. SLTN / GRK 6. BZSTY / SZN 7. BZSTY / ALTY 8. BZSTY /HRMNKY 9. BZSTY / GRK 10. SZN / ALTY 11. SZN / HRMNKY 12. SZN / GRK 13. ALTY / HRMNKY 14. ALTY / GRK 15. HRMNKY / GRK Özel Kombinasyon Yeteneği F1 Melez Kombinasyonları Şekil X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Özel Kombinasyon Yeteneği Değerlerini Gösterir Grafik Bu çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapıldığında; tane iriliği açısından gözlenen genel ve özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre, ümitvar genotip ve F 1 melez kombinasyonlarının bulunduğu gözlenmiştir. Tane iriliği bakımından, genel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bezostaya ve Altay genotipleri en iyi ebeveyn olarak, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre ise Sltn/Grk, Szn/Hrmnky, Bzsty/Grk, Sltn/Szn, Alty/Grk, Szn/Alty ve Bzsty/Szn generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Fakat, bu diallel çalışmada ortalama özel kombinasyon yeteneği değerinin çıkması, tane iriliği karakterinin yavru döllere aktarılmasının zor olduğuna işaret etse de, melez uyuşmazlığı gösteren Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez kombinasyonları dışındaki 13 F 1 melezinin ortalama özel kombinasyon yeteneği değeri 5.97 çıkarak, bu karakterin yavru döllere aktarılmasının mümkün olduğunu göstermektedir. Çünkü söz konusu melez uyuşmazlıkları, bu kombinasyonların ebeveynleri olan Süzen, Gerek ve Harmankaya çeşitlerinin genel kombinasyon yeteneği ve özel kombinasyon yeteneği dizi değerlerinin negatif yönde oluşmasına neden olmuştur (Çizelge 4.112). 258

291 Tane İriliği Bakımından Melez Gücü Yarım diallel 15 F 1 melez kombinasyonunun, tane iriliği bakımından anaç ortalaması ve üstün anaca göre melez gücü değerleri ile istatistiki açıdan önemlilik durumları Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Bakımından Anaç Ortalamasına Göre ve Üstün Anaca Göre Melez Gücü Değerlerine (%) Ait Çizelge / H AO ** ** ** ** 1 SULTAN H ÜA ** BEZOSTAYA 3 SÜZEN H AO H ÜA H AO ** H ÜA ** 4 ALTAY H AO H ÜA HARMANKAYA H AO ** H ÜA ** 6 GEREK - Diziler H AO ** ** 7.51 * ** Ortalaması H ÜA ** ** ** Genel H AO Ortalama H ÜA ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Tane iriliği açısından anaç ortalamasına göre tüm kombinasyonların genel ortalaması %-1.65 olarak gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre pozitif yönde gerçekleşenler diziler Sultan (%16.54) ve Altay (%7.51) şeklinde olurken, negatif yönde gerçekleşenler diziler Gerek (%-22.88) ve Süzen (%-12.63) şeklinde gerçekleşmiştir. Anaç ortalamasına göre melez gücü; Sltn/Alty (%22.19), Sltn/Bzsty (%20.4), Sltn/Grk (%19.37) ve Sltn/Szn (%15.83) melezlerinde pozitif yönde ve melez uyuşmazlığı görülen Szn/Grk (%-91.95) ve Hrmnky/Grk (%-45.89) melez generasyonlarında ise negatif yönde gerçekleşmiştir. 259

292 Tane iriliği açısından üstün anaca göre, tüm kombinasyonların genel ortalaması % olarak gerçekleşmiştir. Üstün anaca göre diziler Gerek (%-28.61), Süzen (%-18.59) ve Harmankaya (%-11.86) şeklinde negatif yönde gerçekleşmişlerdir. Diğer genotiplerin dahil olduğu diziler önemsiz çıkmıştır. Tane iriliği yönünden üstün anaca göre melez gücü; Szn/Grk (%-91.92), Hrmnky/Grk (% ) ve Sltn/Hrmnky (%-12.15) melez generasyonları negatif yönde gerçekleşmiştir. Diğer kombinasyonlar önemsiz bulunmuştur. Tane iriliği açısından hem anaç ortalaması hem de üstün anaca göre arzu edilen değerler pozitif yönde olan değerlerdir. Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez kombinasyonlarında negatif yönde gerçekleşen düşük değerler melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Bundan dolayı bu generasyonlar tane iriliği bakımından dikkate alımmamalıdır Tane İriliğinin Genetik Parametreleri ve Wr-Vr Grafiği 6 ekmeklik buğday genotipi ve bunların yarım diallel F 1 generasyonunda tane iriliğine ait yarım diallel tablonun varyans analizi sonuçları Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Açısından Hesaplanan Diallel Tablonun Varyans Analizine Ait Çizelge Varyasyon Kaynağı S.D. K.T. K.O. F h a ** b ** b b ** b ** Hata * ) P<0.05, ** ) P < 0.01 Tane iriliğine ait yarım diallel tablonun varyans analizi verilerine göre; ortalama dominantlık varyansı (b 1 ) önemsiz çıkarken, eklemeli gen etkisi varyansı (a), dominantlık gen etkisi varyansı (b), bir ebeveynde dominant allellerin toplanmasını belirleyen varyans (b 2 ) ve dominant allellerin ebeveynlerde dağılmış olduğunu gösteren varyans (b 3 ) %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. 260

293 6 ekmeklik buğday genotipine ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda tane iriliği bakımından hesaplanmış genetik parametreler ve bunların standart hataları ile varsayımların geçerliliği testinde kullanılan t değeri Çizelge de verilmiştir. Çizelge X6 Ekmeklik Buğday Yarım Diallel F 1 Generasyonunda Tane İriliği (%) Bakımından Hesaplanan Genetik Parametreler ve Oranlar ile Varsayımların Geçerliliklerinin Testine Ait Çizelge Genetik Tahminler Tahminler SH Parametreler (6X6) (5X5; 3 Tek.) SH D ± ** ± F ± ± H ± ± H ± ± h ± ± E ± ± D-H ± ± H 1 /D H 2 /4H KD/KR K H g H d r yr (Wr-Vr) ** t = 1-b/S b ** * ) P < 0.05, ** ) P < 0.01 Tane iriliği açısından, 6X6 yarım diallel melez şemasına göre yapılan değerlendirmede t değeri %1 düzeyinde önemli (t=1-b/sh b =20.938) bulunmuştur. Bu durum, regresyon hattı eğiminin birim regresyon hattı eğiminden olan sapmasının güven sınırları dışında kaldığını ve böylece varsayımın geçersiz olduğunu göstermektedir. Bu sonuca göre, 6X6 yarım diallel melez şeması için tane iriliği karakterini etkileyen genler arasında allelik olmayan bir interaksiyonun var olduğu anlaşılmaktadır. Güven sınırları dışında kalarak en fazla sapma gösteren Gerek genotipi ve bu genotipin dizisini oluşturan F 1 melez generasyonları ile 1 tekerrür analiz dışı bırakılarak, değerlendirme 5X5 diallel şeması üzerinden 3 tekerrür olarak 261

294 yeniden yapıldığında t değeri önemsiz (t=1-b/sh b =0.684) çıkmış ve tane iriliği açısından varsayımın geçerli olduğu bulunmuştur (Çizelge 4.115). Tane iriliği açısından, 6X6 yarım diallel değerlendirmede, genetik parametrelerin tamamı önemsiz bulunmuştur. 5X5 yarım diallel değerlendirmede yalnız eklemeli gen etkileri varyansı (D= ) %1 düzeyinde önemli çıkmıştır. Diğer parametreler ise önemsiz bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesinin ( H 1 /D) 1 den küçük (0.748) olması eksik dominantlılığın var olduğunu göstermektedir. Dominant ve resessif allellerin oranının (H 2 /4H 1 ) 0.25 den farklı (0.343) çıkmasından dolayı, dominant ve resessif allellerin eşit frekansta olmadıkları ve tane iriliği açısından yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısına oranı (KD/KR) 1 den büyük (2.614) çıkması, dominant allellerin çoğunlukta olduğunu ifade etmektedir. İncelenen karakter açısından, gen sayısına (K=h 2 /H 2 ) ait değer 1 den küçük (K=0.886) bulunduğu için etkili gen sayısı tahmin edilememiştir. İncelenen karakterin geniş anlamda kalıtım derecesi (H g ) ve dar anlamda kalıtım derecesi (H d ) ise olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin gözlenen değerleri ile kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısı (r yr ) olarak %1 düzeyinde önemli bulunmuştur. r yr değeri negatif çıktığından dolayı, tane iriliği yüksek olan ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı yönde dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. 5 genotipe ait yarım diallel F 1 melez generasyonlarının oluşturduğu populasyonda tane iriliği bakımından hesaplanan varyans (Vr x ) ve kovaryans (Wr y ) değerlerine ait Wr-Vr grafiği Şekil 4.59 da verilmiştir. Tane iriliği açısından Wr-Vr grafiği incelendiğinde, regresyon doğrusunun y eksenini orijinin üzerinde pozitif yönde kestiği görülmektedir (a:4.102). Bu durum, incelenen karakterin kalıtımında eksik dominantlılığın etkili olduğunu göstermekte ve ortalama dominantlık derecesi ( H 1 /D) tarafından da desteklenmektedir. Sultan ve Süzen genotiplerinin regresyon doğrusuna uzak olmalarından dolayı epistatik gen etkisinin var olabileceği anlaşılmaktadır. Tane iriliği açısından Süzen, Sultan ve Bezostaya genotiplerinin parabolün başlangıç noktasına yakın olmalarından dolayı 262

295 daha fazla dominant gen taşıdıkları ve Altay ve Harmankaya genotiplerinin ise daha fazla resessif gen taşıdıkları anlaşılmıştır. Şekil Tane İriliği (%) Açısından Wr/Vr Grafiği 263

296 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER 5.1. Melez Uyuşmazlığı (Hibrit Nekrosis) Bu çalışmada karşılaşılan Süzen/Gerek ve Harmankaya/Gerek F 1 melez kombinasyonlarındaki melez uyuşmazlığı, uyuşmazlık ile ilgili yapılan önceki çalışmalardaki özellikleri tamamen göstermişlerdir. Gerek-79 genotipinin pedigrisinde Mentana isimli İtalya kökenli bir genotip bulunmaktadır. Mentana, Ne 1 genini taşıyan bir ekmeklik buğday çeşididir. Süzen-97 genotipinin pedigrisinde ise, Vaşington (A.B.D.) kökenli ve Ne 2 genini taşıyan Norin-10-Brevor isimli bir ekmeklik buğday genotipi bulunmaktadır. Harmankaya-99 genotipinin hangi geni taşıdığı rapor edilmemiştir. Fakat, Gerek-79 Ne 1 genini taşıdığına göre; Harmankaya- 99 un Ne 2 genini taşıdığını söylemek mümkündür Fizyolojik Karakterler Bayrak yaprağı klorofil içeriği karakterinin eklemeli gen ve eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu, dominant ve resessif alleller farklı frekansta olduklarından yapılacak seleksiyonun başarı oranının düşük olacağı anlaşılmıştır. Bu karakter için dominant allellerin çoğunlukta olduğu ve klorofil içeriği düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Bezostaya, Süzen, Altay ve Sultan olurken, resessif genleri taşıyan ebeveyn ise Harmankaya olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) 0.97 ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya, Altay ve Bezostaya genotiplerinin yüksek klorofil değerleri göstermelerinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değerleri de yüksek çıkmıştır. Melez kombinasyonları içerisinde, yüksek klorofil içeriği açısından özel kombinasyon yeteneği değerine göre Alty/Grk, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Szn/Hrmnky, Bzsty/Szn, Szn/Alty ve Sltn/Szn generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak bulunmuştur. Bayrak yaprağı klorofil içeriğinin yüksek olması arzu edilen bir durumdur. Sulu koşullar için bayrak yaprağı klorofil içeriği yüksek olan genotipler fazla fotosentez kapasitesi göstererek daha yüksek tane verimi verdiklerinden dolayı tercih edilmektedirler. Klorofil içeriği yüksek olan genotiplerin rengi de koyu yeşil 264

297 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM olmaktadır. Aşırı sıcak ve kuru alanlarda bu tip genotiplerin bitki örtüsü sıcaklıkları da yüksek olacağından dolayı tercih edilmemektedirler (Reynolds ve ark ). Kuru koşullar için negatif kombinasyon değeri veren genotipler ve generasyonların seçilmesi uygun görülmektedir. Bitki örtüsü sıcaklığı karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı yakın frekansta bulunduğundan dolayı, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve bitki örtüsü sıcaklığı düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Bezostaya ve Süzen olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler Sultan, Altay ve Harmankaya genotipleri olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bitki örtüsü sıcaklığı, bitkinin sıcağa ve kurağa karşı bir tepkisi olarak ortaya çıkmaktadır. Çevre ısısına göre bitki ne kadar az ısınıyor ise, sıcağa ve kurağa karşı da o kadar iyi dayanıklıdır. Altay, Bezostaya, Sultan ve Süzen genotipleri bitki örtü sıcaklığı bakımından düşük değerler vermişlerdir. Altay ve Bezostaya genotiplerinin düşük bitki örtü sıcaklığı göstermelerinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değerleri de düşük çıkmıştır. Bitki örtüsü sıcaklığı bakımından, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Sltn/Szn, Szn/Hrmnky ve Sltn/Grk generasyonları en uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Translokasyon oranı karakterinin eklemeli olmayan gen etkisi altında olduğu görülmüştür. Translokasyon oranı açısından ortalama dominantlık derecesi üstün dominantlılığa işaret ederken, Wr-Vr grafiğinde ise tam dominantlılığa yakın eksik dominantlılığın var olduğu görülmüştür. Bu durum, grafikte görülen epistatik gen etkisine bağlanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonda başarının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Bu karakter için, dominant allellerin çoğunlukta olduğu ve translokasyon oranı düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları bulunmuştur. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Sultan ve Bezostaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler Süzen, Altay ve Harmankaya 265

298 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya, Altay ve Bezostaya translokasyon oranı bakımından yüksek değerler vermişlerdir. Harmankaya nın yüksek translokasyon oranı göstermesinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değeri de yüksek çıkmıştır. Translokasyon oranı açısından özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Alty, Bzsty/Szn ve Sltn/Bzsty generasyonları seleksiyon çalışmaları için uygun kombinasyonlar olarak görülmüşlerdir Tarımsal Karakterler Bayrak yaprak alanı karakterinin eklemeli gen ve eksik dominantlılık etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadıklarından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarısının düşük olacağı anlaşılmıştır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla olduğu ve bayrak yaprak alanı küçük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Sultan, Bezostaya ve Harmankaya ve resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Süzen ve Altay olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya ve Bezostaya bayrak yaprak alanı bakımından yüksek değerler vermişlerdir. Harmankaya ve Altay genotiplerinin geniş bayrak yaprak alanı vermelerinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değerlerinin de yüksek çıktığı gözlenmiştir. Bayrak yaprak alanı açısından, pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değeri veren genotipler sulu alanlar için arzu edilen genotipler olduğuna göre; Harmankaya ve Bezostaya, yaprak alanı geniş genotip geliştirme ıslah çalışmalarında kullanılmaya uygun ebeveynlerdir. Fakat, yaprak alanı açısından yapılan seleksiyonlarda küçük yaprak alanına sahip olan genotipler de tercih edilmektedir. Yaprak alanı dar olan genotiplerin kuraklık ve sıcaklık stresine karşı mukavemetleri de iyi olmaktadır. Bu açıdan Sultan, Altay, Süzen ve Gerek genotipleri negatif yönde genel kombinasyon değeri verdiklerinden dolayı bu amaç için uygun görülseler de, Süzen ve Gerek in şiddetli melez uyuşmazlığı göstermelerinden dolayı dikkate alınmamaları önerilmektedir. 15 F 1 melez arasında, bayrak yaprak alanı açısından özel 266

299 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM kombinasyon yeteneği pozitif yönde yüksek olan Sltn/Szn, Szn/Hrmnky, Bzsty/Grk, Alty/Grk, Bzsty/Szn ve Sltn/Grk melezleri sulu alanlar için değerlendirmeye uygun görülmüşlerdir. Sltn/Bzsty, Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky F 1 melez kombinasyonları ise kuru alanlar için değerlendirmeye uygun görülmüşlerdir. Toplam kardeş sayısı karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılık etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranının faklı frekansta çıkması, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonda başarının düşük olacağını göstermektedir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve dominant genleri taşıyan ebeveynler Harmankaya, Bezostaya, Süzen ve Altay olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Sultan ve Gerek olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Sultan, Süzen ve Gerek genotipleri toplam kardeş sayısı bakımından yüksek değerler vermişlerdir. Sultan ve Gerek genotiplerinin yüksek toplam kardeş sayısı göstermelerinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değerlerinin de yüksek çıktığı görülmüştür. Gerek e ait genel kombinasyon değerinin melez uyuşmazlığından etkilenmediği, Süzen in ise etkilenerek negatif genel kombinasyon değeri verdiği görülmüştür. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre; Alty/Grk, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Bzsty/Szn ve Sltn/Szn generasyonları seleksiyon çalışması yapılabilecek en uygun melez kombinasyonları olarak bulunmuştur. Fertil kardeş sayısı karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının zayıf olduğu anlaşılmıştır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve fertil kardeş sayısı yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Süzen, Altay ve Harmankaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveyn ise Sultan olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Sultan, Gerek ve Süzen genotipleri fertil kardeş sayısı bakımından yüksek değer vermişlerdir. Sultan genotipinin yüksek fertil kardeş sayısı göstermesinin yanında, genel kombinasyon 267

300 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM yeteneği değerinin de yüksek çıktığı gözlenmiştir. Süzen ve Gerek genotipleri ise iyi birer fertil kardeş sayısı göstermelerine rağmen, genel kombinasyon değerleri düşük bulunmuştur. Özellikle Gerek genotipinin toplam kardeş sayısı açısından genel kombinasyon değerinin yüksek çıkmasına karşılık, fertil kardeş sayısında düşük çıkması; melez uyuşmazlığının, kardeşlerin fertilitesi üzerinde çok etkili olduğunu göstermektedir. Fertil kardeş sayısı bakımından, özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre; Bzsty/Grk, Sltn/Szn, Sltn/Grk, Bzsty/Szn, Alty/Grk ve Szn/Hrmnky generasyonları seleksiyonu yapılabilecek uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Üst boğum arası uzunluğu karakterinin eklemeli gen etkisi altında olduğu görülmüştür. Bu karakter, ortalama dominantlılık derecesine ( H 1 /D) göre üstün dominantlılığın etkisi altında görülürken, Wr-Vr grafiğine göre ise eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Bu durum, Wr-Vr grafiğinde görülen epistatik gen etkisine bağlanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olduklarından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve dominant genleri taşıyan ebeveynler Altay ve Sultan genotipleri olurken, resessif genleri taşıyan ebeveyn ise Gerek genotipi olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bezostaya, Sultan, Gerek ve Süzen genotipleri üst boğum arası uzunluğu bakımından yüksek değerler vermişlerdir. Bu genotipler, uzun üst boğum arasına sahip olmalarının yanında, genel kombinasyon yetenekleri de yüksek çıkmıştır. Süzen ve Gerek in melez uyuşmazlığı göstermelerine rağmen yüksek genel kombinasyon yeteneği vermeleri, bu karaktere ilişkin genel kombinasyon yeteneğinin melez uyuşmazlığından etkilenmediğini göstermektedir. İncelenen karakter açısından özel kombinasyon yeteneği değerleri yüksek olan Szn/Hrmnky, Bzsty/Szn, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Sltn/Bzsty, Sltn/Alty, Sltn/Hrmnky ve Alty/Hrmnky melez generasyonları seleksiyon yapmaya uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Bitki boyu karakterinin eklemeli gen ve eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı farklı frekansta olduğundan, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarı oranının 268

301 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve uzun boylu ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmıştır. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Süzen ve Altay olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Sultan ve Harmankaya olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Ebeveynlere ait ortalama bitki boyu, F 1 melezlerinin ortalamasından düşük çıkmıştır. Elde edilen bu değerlere göre, uzun boyluluğun F 1 melez generasyonları üzerinde daha etkili olduğu görülmektedir. Bezostaya, Altay, Gerek ve Süzen genotipleri bitki boyu bakımından yüksek değerler vermişlerdir. Altay, Süzen ve Bezostaya genotiplerinin uzun bitki boyu göstermelerinin yanında, genel kombinasyon yeteneği değerlerinin de yüksek çıktığı görülmüştür. Bunun yanında, Harmankaya ve Sultan genotipleri bitki boyu bakımından düşük değerler vermişlerdir. Bitki boyu açısından özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Hrmnky, Sltn/Grk), Bzsty/Grk, Sltn/Bzsty, Sltn/Szn, Alty/Hrmnky, Szn/Alty, Bzsty/Szn, Bzsty/Alty ve Alty/Grk generasyonları uzun boya yönelik ıslah çalışmaları için uygun bulunmuştur. Bzsty/Hrmnky ve Sltn/Hrmnky F 1 melez generasyonları negatif yönde istatistiki olarak önemli bulunduklarından, sulu koşullar için kısa boylu genotip geliştirme çalışmalarında ümitvar melez kombinasyonları olarak görülmektedir. Başak uzunluğu karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu bulunmuştur. Dominant ve resessif allellerin oranı farklı frekansta olduğundan, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonda başarının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve başağı uzun olan ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmıştır. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Süzen ve Harmankaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Sultan, Bezostaya ve Altay olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Sultan, Harmankaya ve Süzen genotipleri yüksek başak uzunluğu veren genotipler olmuştur. Bu genotipler aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, başak uzunluğu açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Özel 269

302 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Hrmnky, Alty/Hrmnky, Bzsty/Szn, Szn/Alty, Sltn/Grk, Bzsty/Grk ve Bzsty/Alty generasyonları uzun başaklı genotip geliştirme çalışmaları için uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Başakta toplam başakçık sayısı karakterinin eklemeli gen etkisi altında olduğu görülmüştür. Bu karakterin, ortalama dominantlık derecesine göre üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu, fakat Wr-Vr grafiğine göre ise tam dominantlılığa yakın eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu bulunmuştur. Bu durum, Wr-Vr grafiğinde görülen epistatik gen etkisinden kaynaklanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı farklı frekansta olduğundan, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonda başarının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısına eşit olduğu, dominant genleri taşıyan ebeveynin Sultan ve resessif genleri taşıyan ebeveynin ise Süzen olduğu görülmüştür. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Süzen, Altay, Sultan ve Harmankaya genotipleri en yüksek başakta toplam başakçık sayısı veren genotipler olmuştur. Süzen, Altay ve Harmankaya genotipleri aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, başak uzunluğu açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Sultan, uzun başaklı olmasının aksine negatif genel kombinasyon değeri vererek başakta toplam başakçık sayısı açısından iyi bir ebeveyn olmadığını göstermiştir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Bzsty/Alty, Alty/Grk, Szn/Alty ve Szn/Hrmnky melez generasyonları pozitif yönde önemli bulunduklarından dolayı başakta toplam başakçık sayısı açısından değerlendirmeye uygun kombinasyonlar olarak görülmüşlerdir. Başakta fertil başakçık sayısı karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı 0.25 e yakın frekansta (0.27) olduğundan, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı, resessif genlerin sayısından fazla olduğu, başakta fertil başakçık sayısı yüksek olan ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Süzen, Harmankaya ve Bezostaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Altay ve Sultan olmuştur. İncelenen 270

303 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya, Süzen, Bezostaya ve Sultan genotipleri en yüksek başakta fertil başakçık sayısı veren genotipler olmuştur. Bezostaya ve Harmankaya genotipleri aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek başak uzunluğu açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Başakta fertil başakçık sayısı bakımından özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Alty, Sltn/Grk, Alty/Grk, Szn/Hrmnky, Alty/Hrmnky ve Bzsty/Grk generasyonları değerlendirmeye uygun melez kombinasyonları olarak görülmüştür. Başakta tane sayısı karakterinin eklemeli gen ve eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve dominant genleri taşıyan ebeveyn yalnız Sultan olurken, diğer ebeveynler ise resessif genleri taşımışlardır. Bu karakter için epistatik gen etkisinin bulunduğunu gözlenirken, kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya, Altay ve Sultan, yüksek başakta tane sayısı veren genotipler olmuştur. Bu genotipler, aynı şekilde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, başak tane sayısı açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Alty/Hrmnky, Sltn/Szn, Szn/Hrmnky ve Bzsty/Alty kombinasyonları başakta tane sayısı açısından değerlendirmeye uygun görülmüştür tane ağırlığı karakterinin eklemeli gen ve tam dominantlılığın etkisi altında olduğu bulunmuştur. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarısı düşük olacaktır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından düşük çıkmıştır. Ebeveynlerin gözlenen ve kuramsal dominantlık sırası arasındaki korelasyon katsayısına göre, yüksek 1000 tane ağırlığına sahip ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmaktadır. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Bezostaya ve Altay olurken, Sultan ise resessif genleri taşıyan genotip olmuştur. Süzen ve Harmankaya ise eşit sayıda resessif ve dominant genlere sahip olmuşlardır. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve 271

304 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bezostaya, Altay ve Harmankaya en yüksek 1000 tane ağırlığı veren genotipler olmuşlardır. Bu genotipler, aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek 1000 tane ağırlığı açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Hrmnky, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Alty/Hrmnky, Szn/Alty, Alty/Grk, Bzsty/Szn, Sltn/Bzsty ve Bzsty/Hrmnky generasyonları 1000 tane ağırlığı açısından seleksiyonda kullanılmaya uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Bitki tane verimi karakterinin eklemeli gen ve üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta bulunduğundan, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısının resessif genlerin sayısından fazla olduğu, yüksek bitki tane verimine sahip ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allelleri taşıdıkları anlaşılmaktadır. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Altay ve Sultan olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Bezostaya ve Harmankaya olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Sultan, Süzen, Harmankaya ve Altay yüksek bitki tane verimi veren genotipler olmuştur. Sultan ve Altay genotipleri aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, bitki tane verimi açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Özellikle, Süzen in düşük genel kombinasyon değeri vermesi, Gerek ile oluşturduğu kombinasyondaki şiddetli melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Hrmnky, Sltn/Grk, Bzsty/Grk, Sltn/Szn, Bzsty/Szn, Alty/Grk ve Alty/Hrmnky melez generasyonları pozitif yönde bulundukları için bitki tane verimi açısından seleksiyona uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür Kalite Karakterleri Tane protein oranı karakterinin eklemeli gen ve tam dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta bulunmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olma şansının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş, tanede protein oranı düşük 272

305 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları anlaşılmıştır. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Sultan ve Harmankaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveyn ise Bezostaya olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bezostaya, Süzen ve Altay en yüksek protein oranına sahip genotipler olmuştur. Süzen ve Bezostaya aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek tanede protein oranı açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Süzen genotipindeki yüksek genel kombinasyon yeteneği değeri, Gerek ile oluşturduğu melezdeki şiddetli melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Grk generasyonu, tanede protein oranı açısından pozitif yönde önemli bulunan tek melez kombinasyonu olmuştur. Fakat, Szn/Grk melez kombinasyonunda görülen yüksek değerin, bu generasyondaki şiddetli melez uyuşmazlığından kaynaklandığı görülmüştür. Fakat, melez gücü değerlerine göre; Sltn/Grk, Szn/Alty Bzsty/Grk ve Altay/Grk kombinasyonları ümitvar bulunmuştur. Yaş gluten oranı karakterinin eklemeli gen etkisi altında olduğu anlaşılmıştır. Yaş gluten oranı için, ortalama dominantlık derecesi tam dominantlılığa işaret ederken, Wr-Vr grafiği ise üstün dominantlılığın var olduğunu göstermiştir. Bu farlılık epistatik gen etkisine bağlanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonda başarı oranının düşük olacağı anlaşılmaktadır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve yaş gluten oranı düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Sultan, Gerek, Süzen, Harmankaya ve Altay olmuş ve resessif genleri taşıyan ebeveyn ise Bezostaya olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bezostaya, Gerek ve Altay en yüksek yaş gluten oranı veren genotipler olmuştur. Bu genotipler, yaş gluten oranı açısından aynı zamanda pozitif yönde önemli genel kombinasyon değerleri vererek iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Sltn/Grk ve Alty/Grk generasyonları yaş gluten oranı açısından en uygun kombinasyonlar olarak görülmektedir. Fakat, Szn/Grk kombinasyonunun pozitif yönde önemli ve yüksek 273

306 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM özel kombinasyon verebileceği değeri vermesine rağmen, şiddetli melez uyuşmazlığından dolayı dikkate alınmamıştır. Gluten indeksi karakterinin eklemeli gen etkisi altında olduğu bulunmuştur. Ortalama dominantlık derecesine göre, bu karakterin tam dominantlık etkisi altında bulunduğu, fakat Wr-Vr grafiğine göre ise üstün dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Bu durumun farklı olması, epistatik gen etkisinin varlığına bağlanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarısının düşük olacağı anlaşılmıştır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla çıkmış, gluten indeksi düşük ebeveynlerin bu özelliği azaltıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveyn Süzen olurken, diğer genotipler ise resessif genleri taşımışlardır. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Harmankaya, Sultan ve Altay yüksek gluten indeksi veren genotipler olmuştur. Harmankaya genotipi aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, gluten indeksi açısından iyi bir ebeveyn olduğunu göstermiştir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Szn/Grk, Bzsty/Alty ve Hrmnky/Grk generasyonları değerlendirmeye uygun kombinasyonlar olarak görülselerde, Szn/Grk ve Hrmnky/Grk melez kombinasyonlarındaki bulunan yüksek değerler melez uyuşmazlığına bağlanmıştır. Bu açıdan, yalnız Bzsty/Alty melez generasyonu üzerinde durulacak kombinasyon olarak görülmüştür. SDS sedimentasyonu karakterinin eklemeli gen etkisi altında olduğu görülmüştür. SDS sedimentasyonu karakterinin, ortalama dominantlık derecesi açısından üstün dominantlık etkisi altında olduğu, bunun aksine Wr-Vr grafiğine göre ise eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu gözlenmiştir. Bu durum, grafikteki Sultan, Süzen ve Gerek ten dolayı gözlenen epistatik gen etkisine bağlanmıştır. Dominant ve resessif allellerin oranı yakın frekansta olduklarından dolayı, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarılı olacağı görülmektedir. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve SDS sedimentasyonu yüksek ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler 274

307 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM Bezostaya, Gerek ve Harmankaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Altay ve Süzen olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) 0.85 ve dar anlamda ise (H d ) 0.25 olarak bulunmuştur. Bezostaya, Süzen, Harmankaya ve Gerek genotipleri en yüksek SDS Sedimentasyonu veren genotipler olmuşlardır. Bezostaya, aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değeri vererek, SDS Sedimentasyonu açısından iyi bir ebeveyn olduğunu göstermiştir. Özel kombinasyon yeteneğine göre ise Alty/Grk generasyonu pozitif ve önemli değer vererek seleksiyon için uygun görülen tek kombinasyon olmuştur. Tane iriliği karakterinin, kombinasyon yeteneği oranlarına göre eklemeli olmayan gen etkisi altında olduğu görülürken, genetik parametrelerden eklemeli gen etkileri varyansının önemli çıkması, eklemeli gen etkisinin bulunduğuna işaret etmiştir. Bu farklılığın, Sultan ve Süzen deki epistatik gen etkilerinden ve/veya genel kombinasyon değerleri üzerinde etkili olan melez uyuşmazlığından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Tane iriliği karakterinin, eksik dominantlılığın etkisi altında olduğu görülmüştür. Dominant ve resessif allellerin oranı eşit frekansta olmadığından dolayı, üzerinde çalışılan materyallerde yapılacak seleksiyonun başarı şansının düşük olacağı anlaşılmıştır. Ebeveynlerdeki dominant genlerin sayısı resessif genlerin sayısından fazla bulunmuş ve iri taneli ebeveynlerin bu özelliği arttırıcı dominant allellere sahip oldukları görülmüştür. Dominant genleri taşıyan ebeveynler Süzen, Sultan ve Bezostaya olurken, resessif genleri taşıyan ebeveynler ise Harmankaya ve Altay olmuştur. İncelenen karakterin kalıtım derecesi geniş anlamda (H d ) ve dar anlamda ise (H d ) olarak bulunmuştur. Bezostaya, Gerek, Süzen ve Altay genotipleri yüksek tane iriliği veren genotipler olmuşlardır. Bezostaya ve Altay genotipleri aynı şekilde pozitif yönde yüksek genel kombinasyon değerleri vererek, tane iriliği açısından iyi birer ebeveyn olduklarını göstermişlerdir. Süzen ve Gerek genotipleri ise şiddetli melez uyuşmazlığının etkisi ile negatif yönde genel kombinasyon değeri vermişlerdir. Özel kombinasyon yeteneği değerlerine göre Sltn/Grk, Szn/Hrmnky, Bzsty/Grk, Sltn/Szn, Alty/Grk, Szn/Alty ve Bzsty/Szn melezleri değerlendirmeye uygun kombinasyonlar olarak görülmüştür. Bu çalışmada, tüm karakterler açısından hesaplanan melez gücü, kombinasyon yeteneği ve genetik parametrelere ait sonuçlara göre genel bir değerlendirme 275

308 5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Mustafa YILDIRIM yapıldığında; fizyolojik karakterler açısından Altay-2000, Bezostaya-1 ve Harmankaya-99 genotiplerinin, kalite karakterleri açısından tane kalitesi yüksek olan Bezostaya-1 genotipinin ve tarımsal karakterler açısından ise Gerek-79 genotipi hariç diğer 5 genotipin melezleme çalışmaları için uygun ebeveyn oldukları görülmüştür. 276

309 KAYNAKLAR ADAMSEN, F. J., PINTER, P. J., BARNES, E. M., LAMORTE, R. L., WALL, G. W., LEAVITT, S. W. and KIMBALL, B. A., Measuring Wheat Senescence with a Digital Camera. Crop Ecology, Production and Management. Crop. Sci. 39: AKGÜN, N. ve TOPAL, A., Bazı Makarnalık Buğday (Triticum durum Desf.) Melezlerinde Verim Özelliklerinin Diallel Analizi. S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, Konya, Cilt: 16 (sayı: 30); AKSEL, R., KIRCALIOĞLU, A. ve KORKUT, K. Z., Kantitatif Genetiğe Giriş. Ege Zirai Arş. Enst. Yay. No:20, Menemen/İzmir. ALIZADE, A.V. and KHALILOV, V.G., Transgression for Yield Components in the Durum Wheat Hybrids. Wheat, Barley and Abstract, Triticale Vol.8, No.2. AL-SHALALDEH, G., and DUWAYRI, M. A., Inheritance of morphophysiological Characters and Grain Yield in Durum Wheat Crosses. Rachis, 5(1): ALTINBAŞ, M. ve TOSUN, M., Makarnalık Buğdaylarda (Triticum durum Desf.) Başak Uzunluğu, Başakta Tane Sayısı ve Tane Ağırlığına İlişkin Heterosis ve Kombinasyon Yetenekleri Üzerine Bir Araştırma. Anadolu Der., 4 (2). ALTINKUT, A., KAZAN, K., IPEKCI, Z. and GOZUKIRMIZI, N.I, Tolerance to Paraquat is Correlated with the Traits Associated with Water Stress Tolerace in Segregating F 2 Populations of Barley and Wheat. Euphytica, 121: AMANI, I., FISCHER, R. A. and REYNOLDS, M. P., Canopy Temperature Depression Association with Yield of Irrigated Spring Wheat Cultivars in a Hot Climate. J. Agronomy and Crop Science 176, AMAYA, A.A., BUSH R.H., and LEBSOCK, K.L., Estimates of Genetic Effects of Heading Date, Plant Height and Grain Yield in Durum Wheat. Crop. Sci., 12:

310 ANAND, S. C., GILL, B. S. and JAIN, R. P., Genetics of Hybrid Necrosis in Wheat. Indian Journal of Genetics & Plant Breeding. Vol.29, No.1, Page ANONYMOUS, AACC Standart, American Assocition of Creal Chemistry, USA ANONYMOUS, Determination of Wet Gluten Quality and Quality (Gluten İndeks ac. To Perten) of Whole Wheat Meal and Wheat Flour (T. aestivum). ICC Standart 1994, ICC No:155. ANONYMOUS, Meteoroloji İşleri Bölge Müdürlüğü Aylık Hava Raporu Verileri. Eskişehir , Meteoroloji İşleri Bölge Müdürlüğü Aylık Hava Raporu Verileri. Eskişehir. APLTAUEROVA, M., Hybridni Nekroza Psenice. Stud. Inform. UVTIZ. Rost1. Vyr, C-2, 68 s. ATAEM., Anadolu Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü nün Ekmeklik (Sulu ve Kuru) ve Makarnalık Buğdaylarını Tanıtım Broşürü. ATLI, A., Kışlık Tahıl Üretim Bölgelerimizde Yetiştirilen Bazı Ekmeklik ve Makarnalık Buğday Çeşitlerinin Kaliteleri ile Kalite Karakterlerinin Stabilitesi Üzerine Araştırmalar. Bursa, Türkiye Tahıl Simpozyumu, ATLI, A. ve ESER, V., Türkiye de Yetiştirilen Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin Buğday ve Un Standartlarına Uygunluğu. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, Ankara, Sayı (4) 1. Sayfa , Buğday ve Ürünleri Kalitesi. Orta Anadolu da Hububat Tarımının Sorunları ve Çözüm Yolları Sempozyumu, sayfa; Konya AYDEM, N., Beş Makarnalık Buğday Çeşidinin Diallel Melez Döllerinde Bazı Agronomik Özelliklerin Kalıtımı Üzerinde Araştırmalar. Doçentlik Tezi, E.Ü. Ziraat Fak. Agro Ekoloji ve Genel Bitki Islahı K. Bornova, İzmir, 114s , x5 Makarnalık Buğday Diallel Melez Populasyonunda Tanede Protein Miktarının Kalıtımı ve Bazı Agronomik özellikler ile Arasındaki Korelasyon. E.Ü. Ziraat Fak. Der., İzmir, 17/3, BALCI, A. ve TURGUT, İ., Bazı Ekmeklik Buğday Çeşit ve Hatlarında 278

311 Melez Gücü Üzerine Araştırmalar. Türkiye 3. Tarla Bit. Kong. Cilt I, Genel ve Tahıllar, Adana, sayfa , Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum var. aestivum) Hat ve çeşitlerinde Uyum Yetenekleri Üzerine Araştırmalar. Uludağ Üniv. Zir. Fak. Der., Bursa, 16 (1): BHULLAR, G. S., GILL, K. S. and KHEHRA, A. S., Heritability of Yield and Other Traits Measured Over F 2 -F 5 Diallel Crosses in Wheat (T. aestivum L.). Plant Breeding Abstract, 47(5):345. BITZER, M. J., PETTERSON, F. L. and NYQUIST, W. E., Hybrid Vigor and Combining Ability in a High-Low Yielding, Eight-Parent Diallel Cross of Soft Red Winter Wheat, Crop Science, 22: BLUM, A., POİAKOVA, H., GOLAN, G., and MAYER, J., Chemical Desiccation of Wheat Plants as a Simulator of Post-anthesis Stress. I. Effects on Translocation and Kernel Growht. Field Crops Research, 6: BLUM, A Plant Breeding for Stress Environments. CRC Press Inc., Boca Raton, FL, 233 pp. BLUM, A., SHPILER, L., GOLAN, G., and MAYER, J., Yield Stability and Canopy Temperature of Wheat Genotypes under Drought-Stress. Field Crop Research, 22: BLUM, A., SİNMENA, B., MAYER, J., GOLAN, G. and SHPILLER, L., Stem Reserve Mobilisation Supports Wheat-Grain Filling Under Heat Stress. Aust. J. Plant Physiol., 21, BLUM, A Improving Wheat Grain Filling under Stress by Stem Reserve Mobilisation. Wheat: Prospects for Global Improvement. Kluwer Academic Puplishers Eds. Braun, H. J. Et al. BORGHI, B., PERENZIN, M. and NASH, R. J., Agronomik and Quality Caracteristics of Ten Bread Wheat Hybrids Produced Using a Chemical Hybridizing Agent. Euphytica, Netherlands, 39; BORGHI, B. and PERENZIN, M., Dilallel Analysis to Predict Heterosis and Combining Ability for Grain Yield, Yield Components and Bread-Making Quality in Bread Wheat (T. aestivum). Theor. Appl. Genet. 89:

312 BOYD, W.J.R. and WALKER, M.G., Variation in Chlorophyl A Content and Stability in Wheat Leaves. Aus. Bot. Western Australia, Vol.36, p BROWN, C. M., WEIBEL, R. O. and SEIF, R. D., Heterosis and Combining Ability in Common Wintwr Wheat. Crop. Sci. 6: BUDAK, N. ve YILDIRIM, M. B., Heterosis in Bread Wheat. Turkish Journal of Agricultural and Forestry, İzmir, 20 (4) : CHAKRABORTY, S. K. and TEWARI, V Heterosis in Bread Wheat. Journal of Research, Birsa Agricultural University, India, Vol. 7 (2), CIMMYT, Improving Heat Tolerans. CIMMYT World Wheat Facts and Trends. Global Wheat Research in a Changing World: Callenges and Achievement. Mexico, Lisboa 27, Apdo. Postal 6-641, CREGAN, P.B. and BUSCH, R.H., Heterosis, Inbreeding, and Line Performance in Crosses of Adapted Spring Wheats, Crop Sci., 18, CUKADAR, B., PENA R. J. and VAN GİNKEL M., Yield Potential and Bread-Making Quality of Bread Wheat Hybrids Produced Using Genesis, a Chemical Hybridizing Agent (CIMMYT) Z. Bedö and L. Lang (eds.), Wheat in a Global Environment, Mexico, p CRUMPACKER, D. W. and ALLARD, R. W., A Diallel Cross Analysis of Heading Date in Wheat. Hilgardia 32, DAĞÜSTÜ, N., Bazı ekmeklik Buğday Çeşit ve Hatlarının 7X7 Diallel Melez Döllerinde Bazı Tarımsal Özelliklerin Kalıtımı, Uludağ Üniv. Zir. Fak. Derg. Bursa, Cilt 16(2): DAĞÜSTÜ, N. ve BÖLÜK, M., Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Diallel Melezlerinin Kimi Tarımsal Özelliklerinde Heterosis, Uludağ Üniv. Zir. Fak. Derg. Bursa, Cilt 16(1): DANIEL, L., Heterosis und Durchschnittlicher Dominanzgard im Erbgange der Pfelanzenhöhe bei Mais (Zea mays L.). Pfelanzenzüchtung, 61; DIMITRIJEVIC, M., KRALJEVIC-BALALIK, M. and PETROVIC, S., Mode Of Inheritance and Variability of Yield Component in Wheat. Selekcia Semenarstvo, Yugoslavia, (1); EL-HENNAWY, M. A., Heterosis and Combining Ability in Diallel Crosses 280

313 of eight Bread Wheat Varieties. Bulletin of Fakulty of Agricultural, Univ., Cario, Egypt, 47: (3) (En. Ar. 24 ref.). ESER V., NUSRETTİN, Z., BARAN, İ., ve YALVAÇ, K., 1993 (a). Makarnalık Buğdayda (T. durum Deft.) Boy Yönünden Genetik Varyasyonun Diallel Analizi Metoduyla Araştırmalar. Tarla Bit. Mer. Arş. Enst. Der., Ankara, Cilt. 3, sayı 2. ESER V., ATLI, A., ve AKÇİN, A., 1993 (b). Makarnalık Buğdayda (T. durum Desf.) Bazı Kalite Kriterlerinin Diallel Analiz Yöntemi ile İncelenmesi. Makarnalık Buğday ve Mamülleri Simpozyumu. Ankara, Sayfa; FABRIZIUS, M. A., BUSH, R. H., KHAN, K. and HUCKLE, L., Genetik Diversity and Heterosis of Spring Wheat Crosses. Plant Genetic Resources, Crop Science, 32: FALCONER, D.S., Introduction Quantitative Genetics. Third Edition Longman, London, 565p. FAO, Food and Agriculture Organization of the United Nations, Rome FERNANDO, I. F. de C. and QUALSET, C. O., Genetik Variation for Canopy Architecture and İts Use in Wheat Breeding. Crop Science, Vol. 18, p FISCHER, R.A., Selektion Traits for Improving Yield Potantial. Applicationof Physioloji in Wheat Breeding, Chapt-13, p FONSECA, S. and PATTERSON, F. L., Hybrid Vigor in a Seven Parent Diallel Cross in Common Wheat (Triticum aestivum L.). Crop Science, 8: GAINES, C. S., FINNEY, P. L. and ANDREWS, L. C., Influence of Kernel Size and Shriveling on Soft Wheat Milling and Baking Quality. Cereal Chem., 76(6): GENCER, O., Gossipium hirsutum L. ve Gossipium barbadanse L. Türlerinden Sekiz Pamuk Çeşidinin Diallel Melezlerinde Verim ve Kalite ile İlgili Başlıca Özelliklerin Kalıtımı Üzerinde Araştırmalar. Doçentlik Tezi, Ç.Ü. Ziraat Fakültesi, Adana. 281

314 GILL, K. S., GHAI, B. S. and GUPTA, M. L., Genetic and Development analysis of Hybrid Necrosis in Wheat. Indian Journal of Genetics & Plant Breeding, Vol.32, No.1, Page GRIFFING, B., Concept of General and Specific Combining Ability in Relation to Diallel Crossing Systems. Australia, J. Bio. Sci., 9: GYAWALI, K. K., QUALSET, C. O. and YAMAZAKI, W. T Estimatesb of Heterosis and Combining Ability in Winter Wheat. Cro. Sci., Vol. 8; GUSTA, L.V. and CHEN, T.T.H., The Physiology of Water and Temperature Stress. Wheat and Wheat Improvement, Second Edition, p GÜLER, M. ve ÖZGEN, M., Relationships Between Winter Durum Wheat (Triticum durum Desf.) Parents and Hybrid for Some Morphological and Agronomical Traits. Tr. Journal of Agricutural and Forestry, 18 : HALVERSON, J. and ZELENY, L., Criteria of Wheat Quality in Wheat Chemistry and Technolojy. Pomeranz, y. (Ed.), AACC St. Paul, Mn, 514., USA, Vol. I, 3 rd edition. HAYMAN, B. I., 1954 a. The Analysis of Variance of Diallel Tables. Biometrics 10; , 1954 b. Theory and Analysis of Diallel Crosses. I. Genetics, 39; , Theory and Analysis of Diallel Crosses. II. Genetics, 43; , Theory and Analysis of Diallel Crosses. III. Genetics, 45; HERMSEN, Hybrid Necrosis as a Problem for the Wheat Breeders. Euphytica, Vol, 6: HULL, F. H., Regression Analysis of Yield of Hybrid Corn and İnbred Parental Line. Maize Genetics. Newsletter, 19; IBRAHIM, K. I. M., Relative Importance of Gene Effects in the Inheritance of Grain Yield and its Contributing Traits in Breat Wheat. Egypt, Annals of Agricultural Science, Moshtohor, 32(3) INGOLD, M., The Futur of Hybrid Wheat. Cereal Res. Com. V, 2:

315 IQBAL, M., ALAM, K. and CHOWDHARY, M. A., Genetic Analysis of Plant Height and The Traits Above Flag Leaf Node in Bread Wheat. Sarhad J. of Agric., 7(1): JACKSON, R. D., REGINATO, R. J. and IDSO, S. B., Wheat Canopy Temperature: A Practical Tool for Evaluating Water Requirements. Water Resources Research. Crop Moisture Demand, Vol. 13. No:3, p JACKSON, R. D., IDSO, S. B., REGINATO, R. J. and PINTER, P. J., Canopy Temperature as a Crop Water Stress Indicator. Water Resources Research, Vol. 17, No. 4 Page JINKS, J. L., Analysis of Continuous Variation in Diallel Crosses of Nicotiana Rustica Varieties. Maize Genetic Newslettre, 39; , The F 2 and Backcrosses Generations from a set of Diallel Crosses. Heredity, 10; JINKS, J. L. and HAYMAN, B. I., The Analysis of Diallel Crosses. Maize Genetic Newslettre, Vol: 27; p JONES, R. M., Analysis of Variance of The Half Diallel Table. Heredity 20: KALAYCI, M., ÖZBEK, V., ÇEKİÇ, C., EKİZ, H., KESER, M. ve ALTAY, F., Orta Anadolu Koşullarında Kurağa Dayanıklı Buğday Genotiplerinin Belirlenmesi ve Morfolojik ve Fizyolojik Parametrelerin Geliştirilmesi. Eskişehir, Tübitak Araştırma Projesi Kesin Raporu. Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü. KANG, M. S., Applied Quantitative Genetics. USA, Baton Rouge, LA , Page KARMA, E., Sekiz Ekmeklik Buğday Çeşidinin Diallel Melez Döllerinde Bazı Tarımsal Karakterlerin Kalıtımı Üzerine Araştırmalar. Doktora Tezi. Eskişehir Zirai Araştırma Enstitüsü, 70s. KESER, M., Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tanıtım Kitapçığı. KHAN. N. U., HASSAN, G., SWATI, M. S. and KHAN, M. A., 1995a. Estimation of Heterotic Response for Yield and Yield Components in a 5X5 Diallel 283

316 Cross of Spring Wheat. Pakistan, Sarhad Journal of Agricultur, 11 (4); KHAN, N. U., SWATİ, M. S., HASSAN, G., and NAWAZ, Q., 1995b. Heterosis Exhibited by Some Morphological Traits of Diallel Crosses in Wheat (Triticum aestivum L.). Pakistan, Sarhad Journal of Agr., 11 (4); KILINÇ, M., İki Sıralı Altı Arpa Çeşidinin Diallel Melezlerinde Verim ve Verim Unsurlarının Kalıtımı Üzerinde Araştırmalar. Doktora Tezi, Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Adana. KINACI, G. ve DEMİR, İ., Bazı Makarnalım Buğday Dizi Melezlerinde Verim ve Verim Komponentlerinin Kalıtımı Üzerine Araştırmalar. Makarnalık Buğday ve Mamülleri Simpozyumu. Ankara, Sayfa; KNOTT, D. R., Heterosis in Seven Wheat Hybrids. Can. J. Plant Sci. Vol. 45. KRONSTAD, W. E. ve FOOTE, W, H., General and Specific Ability Estimates in Winter Wheat (Triticum aestivum Vill., Host). Crop Science, 4: LEISTRUMAITE, A.K., Combining Ability of Barley Varieties in Diallel Cross. Wheat, Barley and Triticale Abstract Vol.8 No.2. LI-HUIFEN, WANG-YUNBO and LIN-PEIXIA, Analysis on Combining Ability and Correlation of Some Qualitative Traits in Spring Wheat. Journal of Jili Agric. Univ. (China), 14(4):9-12. LI, L. Z. and POSNER, E. S., The Influence of Kernel Size on Wheat Millability, AOM Bull., Nov., LI, L. Z., LU, D. B. and CUI, D. Q., Study on the Combining Ability for Yield and Quality Characters in Winter Wheat. China, Acta Agriculturae Universitatis Henanensis, 25 (4): MARTIN, J.M., TALBERT, L.E., LANNING, S.P. and BLAKE, N.K., Hybrid Performance in Wheat as Related to Parental Diversity. Crop Science, Vol.35. MATHER, K. and JINKS, J.L., Biometrical Genetics. Chapman and Hall Ltd. London (p ). McKINNEY, N. V., SCHAPAUGH, JR. and KANEMASU, E. T., Selecting 284

317 for Canopy Temperature Differential in Six Populations of Soybean. Crop Science, 29; McNEAL, F. H., BALDRIDGE, D. E., BERG, M. A. and Watson G. A., Evaluation of Three Hard Red Spring Wheat Crosses for Heterosis. Crop Science, 5: NARULA, P. N., SRIVASTAVA, O. P. and SRIVASTAVA, P. L., Genetics of Hybrid Necrosis in Bread Wheat. Indian Journal of Genetics & Plant Breeding, Vol.31, No.1, Page OLIVEIRO, C. E., Wheat Breeding: XX. Heritabilities and Correlation among Yield Components in Hybrid Population İnvolving Different Sources of Dwarfism. Bragantia, 48(1): ÖZBERK, İ. ve KIRTOK, Y., Makarnalık Buğdayda (Triticum durum L.) Bazı Kantitatif Karakterlerdeki Genetik Varyasyon ve Kalıtımın Araştırılması. Ege Tarımsal Araş. Enst. Der., Anadolu, J. of AARI, cilt 13; sayı 1, s: ÖZCAN, K., Populasyon Genetiği için bir İstatistik Paket Geliştirmesi. E.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Doktora Tezi, İZMİR. ÖZGEN, M Kışlık Ekmeklik Buğdayda (Triticum aestivum L.) Melez Gücü. Doğa Türk Tarım Ormancılık Dergisi, Cilt 13, Sayı 3b., sayfa PARODA, R.S., and JOSHI, A.B., Genetik Architecture of Yield in Wheat (Triticum aestivum L.). Indian J. Genet. Pl. Breeding. PENA R.J., J. Cereal Science., 12: PERENZİN, M., POGNA, N. E. and BORGHİ, B., Combining Ability for Breadmaking Quality in Wheat. Can. J. Plant Science. 72: PERTEN, H., Rapid Measurement of Wheat Gluten Quality by the Gluten Index, Cereal Foods World, 35: POEHLMAN, J. M. and SLEEPER, D. A., Breeding Hybrid Cultivars. Breeding Field Crops. USA, Forth Edition, P QUISENBERRY, K.S., Wheat and Wheat Improvement. American Sosiety of Agronomy. İnc., Publisher. Wisconsin, USA. REYNOLDS, M. P., BALOTA, M., DELGADO, M. I. B., AMANI, I. and FISCHER, R.A., Physiological and Morphological Traids Associated with 285

318 Spring Wheat Yield under Hot Irrigated Conditions. Aust. J. Plant Physiol. Vol: 21, REYNOLDS, M. P., NAGARAJAN, S. and McNAB, A., Increasing Yield Potential in Wheat: Breaking the Barriers. Mexico, D.F. CIMMYT. REYNOLDS, M. P., NAGARAJAN, S., RAZZAQUE, M. A. and AGEEB, O.A.A., Heat Tolerance. Applicationof Physioloji in Wheat Breeding, Chapter 10, p ROSEGRANT, M.W., SOMBILLA, R.V. GERPACIO, and C. RINGLER, Global Food Markets and U.S. Exports in the Twenty-fırst Century. Paper Presented at the Illinois World Food and Sustainable Agri. Prog. Conf., Meeting the Demand for Food in the Twenty-fırst Century: Challenges. SADEQUE, Z., BHOWMIK, A. and ALI, M. S., Estimates of Heterosis in Bread Wheat Annals of Bangladesh Agriculture, 1 (2): SCHMID, J. E., WİNZELER, M. and WINZELER, H., Analysis of Disease Resistance and Quality Characters of F1 Hybrids of Crosses Between Wheat (Triticum aestivum) and Spelta ( Triticum spelta). Netherlands, Euphytica, 75: SEITKHOZHAEV, A. I., BALAN, G. I. and IL ICHEV, S. S., Study of The Heritability of Quantative Characters in Winter Wheat Varieties and Hybrids. Referativnyl Zhurnal, 7: SIMMONS, S.R., Growth, Development and Physiology, Wheat and Wheat Improvement, Second Edition, p SINGH, P. and KANEMASU, E. T., Leaf and Canopy Temperatures of Pearl Millet Genotypes under Irrigated and Nonirrigated Conditions. Agronamy Juornal, Vol. 75. SINGH, R. K. and CHAUDHARY, B. D., Biometrical Techniques in Genetics and Breeding. International Bioscience Publishers, Hisar, India , Biometrical Metods in Quantitative Genetic Analysis. Kalyani Publishers, New Delhi-Ludhiana. SOYLU, S. ve SADE, B., Makarnalık Buğdaylarda (Triticum durum L.) Başaklanma Süresi ve Kışa Dayanıklılığın Kombinasyon Yeteneği, Melez 286

319 Gücü ve Kalıtımı. Konya, S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, cilt 14; sayı 23, sayfa: , Kışlık Makarnalık Buğday Çeşitlerinde Tane Verimi ve Bayrak Yaprak Özelliklerinin Kombinasyon Yeteneği ve Melez Gücü. Konya, S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 15 (28): , Makarnalık Buğdaylarda (Triticum durum L.) Bitki Boyu, Hasat İndeksi ve Bunlara Etkili Faktörlerin Kombinasyon Yeteneği ve Kalıtımı. Ege Tarımsal Araş. Enst. Der., Anadolu J. of AARI, cilt 13; sayı 1: İzmir. SPAGNOLETTI, Z. P. L. and QUALSET, C. O., Flag Leaf Variation and the Analysis of Diversity in Durum Wheat. University of California, Davis, CA (U.S.A). SUN, P. L. F., SHANDS, H. L. and FORSBERG, R. A., Inheritance of Kernel Weight in Six Spring Wheat Crosses. Crop Science, Vol, 12: 1-5. ŞENER, O., Ekmekli Buğday Diallel Melez Analizi ile Bazı Tarımsal Karakterlerin Kalıtımının Belirlenmesi Üzerinde Araştırmalar. Doktora Tezi, Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Adana. ŞENER, O., KILINÇ, M., YAĞBASANLAR, T., GÖZÜBENLİ, H. ve TİRYAKİOĞLU, M., Buğdayda Bayrak Yaprak Alanının Kalıtımı Üzerinde Araştırmalar. Adana, Türkiye 3. Tarla Bitkileri Kongresi. Cilt I, Genel ve Tahıllar, TOPAL, A. ve SOYLU, S., Makarnalık Buğday Diallel Melez Populasyonında Bazı Tarımsal Karakterlerin Kalıtımı ve Melez Gücü Üzerine Araştırmalar. S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 12(16) : Konya. TOSUN, M., ALTINTAŞ, M., BUDAK, N., YÜCE, S. ve SEVER, C., Makarnalık Buğday (Triticu durum Desf.) ile Yabani Tetraploid Buğday (Triticum dicoccoides Korn.) Melezleride Tanede Protein Oranının Arttırılabilme Olanakları. Konya, Orta Anadolu da Hububat Tarımının Sorunları ve Çözüm Yoları Sempozyumu, Sayfa; TSENOV N. and STOYANOVA, M., Correlation Between Grain Protein Content and Productivity in some Bread Wheat Crosses. Ankara, 5th International Wheat Conferance, page 91-92, 287

320 TURGUT, İ., Dört Ekmeklik Buğday Çeşidinde Diallel Melez Analizleri II. Jinks Hayman Tipi Analiz. Akdeniz Üniv. Zir. Fak. Der., V-VI(1-2): TÜRKER, S. ve ELGÜN, A., Farklı iki Protein Düzeyine Sahip Bezostaya 1 ve Gerek 79 Buğdayları ile Optimum Ekmeklik Paçal Hazırlanması Üzerine Bir Araştırma. Gıda, 22(1): UKAI, Y., A Package of Programs for the Analysis of a Full and Half Diallel Table with the Metods Hayman (1954) and Griffing (1956). Laboratory of Biometrics, Graduate School of Agricultural Life Science, The University of Tokyo, Yayoi, Bunkyo, Tokyo 113, ( [email protected]), Japan. ULUÖZ, M., Buğday Un ve Ekmek Analiz Metodları. İzmir, Ege Üniversitesi, Zir. Fak. Yayınları No:57, Sayfa:95. ÜNAL, S. S., Hububat Teknolojisi. Bornova-İzmir, E.Ü. Mühendislik Fak. Yayın No:29. VANGÖL, Y., Ekmek Mevzuatı Teknolojisi. İzmir, Tarım İl Müdürlüğü. WALTON, O. D., Heterosis in Spring Wheat. Crop Science, Vol. 11: WELLS, D. R. ve LAY, C. L., Hybrid Vigor in Hard Red Spring Wheat Crosses. Crop. Sci., Vol. 10: WIDNER, J.N. and LEBSOCK, K.L., Combining Ability in Durum Wheat: 1. Agronomic Characteristics. Crop. Science, 13: WILSON, J.A., Hybride Wheat Breeding and Commercial Seed Development. Plant Breeding Reviews, Vol:2, p YAĞDI, K. ve EKİNGEN, H.R, Buğday bitkisinde Çeşitler Arası Melezler Sonucu Oluşan Melezlerde Heterosis, Heterobeltosis ve Bunlardan Yararlanma. Bursa, Yük. Lisans Tezi. YAĞDI, K., Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Melezlerinin F 1 Generasyonunda Kimi Agronomik ve Sitolojik Özelliklerinin Belirlenmesi. Bursa, Ulu. Üniv. Zir. Fak. Derg., Cilt 14, Sayfa , Beş Ekmeklik Buğday Çeşidinin Diallel Melez Döllerinde Bazı Agronomik Özelliklerin Kalıtımı. Bursa, U.Ü. Ziraat F. D., Cilt 11:

321 YAĞDI, K. ve EKİNGEN, H.R., Buğday Çeşitler Arası Melezlerinde Heterosis. Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUAM) Araştırma Özetleri. Cilt 2; sayfa 782, Bursa. YILDIRIM, M.B., Beş Ekmeklik Buğday Çeşidinin Diallel Melez Döllerinde Bazı Tarımsal Özelliklerin Populasyon Analizleri. Ege Üniv. Ziraat Fak. Agronomi-Genetik Kürsüsü Doçentlik Tezi, 96s. YILDIRIM, M.B., ÖZTÜRK, A., İKİZ F., ve PÜSKÜLCÜ, H., Bitki Islahında İstatistik-Genetik Yöntemler. Menemen-İzmir, Ege Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü. Yayın No:20, Sayfa:174. ZEVEN, A. C., Fifth Supplementary List of Wheat Varieties Classified According to Their Genotip for Hybrid Necrosis and Geogrophical Distrubition of Ne-genes. Euphytica, Vol. 20:

322 ÖZGEÇMİŞ 1968 yılında Kahramanmaraş ın merkez Suçatı Köyü nde 8 çocuklu bir ailenin altıncı çocuğu olarak doğdum. İlkokul öğrenimimi babamın devlet memuru olması sebebiyle Suçatı İlkokulu, Muş Hürriyet İlkokulu ve Muş Yaygın Nahiyesi İlkokulu nda yaptım. Orta okul ve lise tahsilimi Adıyaman Gazi Orta Okulu nda ve Kahramanmaraş Lisesi nde tamamladım. Liseyi bitirdiğim yıl (1988) Gaziantep Üniversitesi Kahramanmaraş Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü nü kazandım yılında bu fakülteden mezun oldum ve aynı fakültede yüksek lisansa başladım yılında aynı fakültede araştırma görevlisi olarak memuriyete girdim yılında yüksek lisansımı tamamladım ve Niğde Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı nda araştırma görevlisi oldum yılının sonunda Eskişehir Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü ne ziraat yüksek mühendisi olarak atandım öğretim yılında Ankara da Özel The Best English Dil Eğitim Okulu nda ingilizce dil eğitimi aldım. Bakanlığım tarafından 2000 yılında merkezi Meksika da bulunan CIMMYT te (Uluslar Arası Buğday ve Mısır Geliştirme Merkezi) altı aylık buğday ıslah eğitimi almak üzere görevlendirildim. Halen, Eskişehir Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Buğday Islahı ve Genetik Bölümü nde Ziraat Yüksek Mühendisi olarak görev yapmaktayım. Evliyim, bir kızım ve bir oğlum var. 290

Sait GEZGİN, Nesim DURSUN, Fatma GÖKMEN YILMAZ

Sait GEZGİN, Nesim DURSUN, Fatma GÖKMEN YILMAZ FARKLI ŞEKİL VE DOZLARDA UYGULANAN TKİ HÜMAS IN EKMEKLİK BUĞDAYIN BAYRAK YAPRAK BESİN ELEMENTİ KONSANTRASYONU, VERİM VE TANE PROTEİN KAPSAMINA ETKİLERİ Sait GEZGİN, Nesim DURSUN, Fatma GÖKMEN YILMAZ Bu

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

İTALYAN ÇİMİ TESCİL RAPORU

İTALYAN ÇİMİ TESCİL RAPORU T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü İTALYAN ÇİMİ TESCİL RAPORU RAMBO ANKARA 2015 RAMBO İTALYAN ÇİMİ ÇEŞİT ADAYININ TESCİLİ HAKKINDA RAPOR İtalyan

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARLA BİTKİLERİ BÖLÜMÜ

DİCLE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARLA BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DİCLE ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARLA BİTKİLERİ BÖLÜMÜ TANITIM Tarla Bitkileri Bölümünün temel amacı, tahıllar, yemeklik dane baklagiller, yağ, lif, nişasta, şeker, keyf, yem ve tıbbi bitkilerin yetiştirilmesi

Detaylı

Almanya dan Bir Örnek WESER-EMS UNION

Almanya dan Bir Örnek WESER-EMS UNION Almanya dan Bir Örnek WESER-EMS UNION Prof.Dr. Selahattin Kumlu Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Antalya Faaliyet Onayı Alma Koşulları Hayvansal üretimin geliştirilmesine katkıda bulunacak

Detaylı

Söke İlçesinde Pnömatik Ekim Makinaları Talep Projeksiyonunun Belirlenmesi*

Söke İlçesinde Pnömatik Ekim Makinaları Talep Projeksiyonunun Belirlenmesi* 91 Söke İlçesinde Pnömatik Ekim Makinaları Talep Projeksiyonunun Belirlenmesi* Hakan Destici (1) Cengiz Özarslan (2) (1) Söke Ziraat Odası, Söke / Aydın (2) ADÜ Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü,

Detaylı

Bursa Koşullarında Geliştirilen Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Hatlarının Bazı Kalite Özelliklerinin Araştırılması

Bursa Koşullarında Geliştirilen Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Hatlarının Bazı Kalite Özelliklerinin Araştırılması Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2004) 18(1): 11-23 Bursa Koşullarında Geliştirilen Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Hatlarının Bazı Kalite Özelliklerinin Araştırılması Köksal YAĞDI * ÖZET Bu araştırma,

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ KURU KOŞULLAR İÇİN ISLAH EDİLMİŞ BAZI EKMEKLİK BUĞDAY (Triticum aestivum L.) ÇEŞİTLERİNİN KARAKTERİZASYONU Bekir AKTAŞ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir.

HAM PUAN: Üniversite Sınavlarına giren adayların sadece netler üzerinden hesaplanan puanlarına hem puan denir. YGS / LYS SÖZLÜĞÜ OBP (ORTA ÖĞRETİM BAŞARI PUANI): Öğrencinin diploma notunun diğer öğrencilerin diploma notlarına oranıdır. En az 100 en çok 500 puan arasında değişen bu değer, öğrencinin başarısı okulun

Detaylı

Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar. Bakanlar Kurulu Kararı -BKK. Tarih: 15 Nisan 2008 - Salı. Resmi Gazete Sayısı: 26848

Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar. Bakanlar Kurulu Kararı -BKK. Tarih: 15 Nisan 2008 - Salı. Resmi Gazete Sayısı: 26848 Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar Bakanlar Kurulu Kararı -BKK Tarih: 15 Nisan 2008 - Salı Resmi Gazete Sayısı: 26848 Karar Sayısı: 2008-13489 15 Nisan 2008 SALI Resmi Gazete Sayı : 26848 BAKANLAR

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

ÇUKUROVA'DA OKALİPTÜS YETİŞTİRİCİLİĞİ VE İDARE SÜRELERİNİN HESAPLANMASI

ÇUKUROVA'DA OKALİPTÜS YETİŞTİRİCİLİĞİ VE İDARE SÜRELERİNİN HESAPLANMASI ÇUKUROVA'DA OKALİPTÜS YETİŞTİRİCİLİĞİ VE İDARE SÜRELERİNİN HESAPLANMASI Ali ÖZKURT Orman Yüksek Mühendis Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü PK.18 33401 TARSUS 1.GİRİŞ Türkiye'de orman varlığının

Detaylı

Buğdayda Diallel Melez Analizi ile Tarımsal ve Kalite Özelliklerinin Kalıtımının Belirlenmesi. İmren Kutlu DOKTORA TEZİ. Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

Buğdayda Diallel Melez Analizi ile Tarımsal ve Kalite Özelliklerinin Kalıtımının Belirlenmesi. İmren Kutlu DOKTORA TEZİ. Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Buğdayda Diallel Melez Analizi ile Tarımsal ve Kalite Özelliklerinin Kalıtımının Belirlenmesi İmren Kutlu DOKTORA TEZİ Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Ekim 2012 Determination of Inheritance of Agronomic

Detaylı

TOHUMCULUK ÜRETİM. Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0

TOHUMCULUK ÜRETİM. Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0 TOHUMCULUK ÜRETİM Bilindiği üzere, tohumluklar tarımsal üretimin temel girdilerinin başında gelmekte olup, kaliteli tohum kullanımı, verimi ve üretimi artırmasının yanı sıra daha dayanıklı, daha az maliyetli

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz?

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Şebnem BORAN 1.Dünya Hububat Pazarı Günümüzde dünyanın stratejik ürün grubunu oluşturan hububat pazarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Dünya toplam hububat üretimine

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ 2015 MALĠ YILI. Döner Sermaye ĠĢletme Müdürlüğü FAALĠYET RAPORU

SİİRT ÜNİVERSİTESİ 2015 MALĠ YILI. Döner Sermaye ĠĢletme Müdürlüğü FAALĠYET RAPORU SİİRT ÜNİVERSİTESİ 2015 MALĠ YILI Döner Sermaye ĠĢletme Müdürlüğü FAALĠYET RAPORU Ocak 2016 1 SUNUġ Siirt Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği 14.10.2008 tarih ve 27024 sayılı Resmî Gazetede

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ARPA (Hordeum vulgare L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ

GÜNEYDOĞU ANADOLU EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ARPA (Hordeum vulgare L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ GÜNEYDOĞU ANADOLU EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ARPA (Hordeum vulgare L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ Turan KARAHAN 1 Cafer Olcayto SABANCI 2 1 Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü,

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

YÖNETMELİK. c) Merkez (Hastane): Selçuk Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini (Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesini),

YÖNETMELİK. c) Merkez (Hastane): Selçuk Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezini (Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesini), 31 Mart 2012 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28250 Selçuk Üniversitesinden: YÖNETMELİK SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı

Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı Dünyada çavdar ve yulafın üretimi, buğday, pirinç, mısır ve arpa gibi diğer tahıl ürünlerine kıyasla son derece sınırlıdır. Yılda ortalama 14-15 milyon ton dolayında olan dünya

Detaylı

TOBB ETÜ LİSANSÜSTÜ BURSLU ÖĞRENCİ YÖNERGESİ* (*)13.04.2011 Tarih ve S-2011-10 sayılı Senato oturumunun 4 nolu Kararı ile Kabul edilmiştir.

TOBB ETÜ LİSANSÜSTÜ BURSLU ÖĞRENCİ YÖNERGESİ* (*)13.04.2011 Tarih ve S-2011-10 sayılı Senato oturumunun 4 nolu Kararı ile Kabul edilmiştir. TOBB ETÜ LİSANSÜSTÜ BURSLU ÖĞRENCİ YÖNERGESİ* (*)13.04.2011 Tarih ve S-2011-10 sayılı Senato oturumunun 4 nolu Kararı ile Kabul edilmiştir. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin

Detaylı

ŞEKER PANCARI (Beta vulgaris L. spp.vulgaris var.altissima Doell) TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ

ŞEKER PANCARI (Beta vulgaris L. spp.vulgaris var.altissima Doell) TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ ŞEKER PNCRI (eta vulgaris L. spp.vulgaris var.altissima oell) TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ GİRİŞ Tarımsal eğerleri Ölçme enemeleri(tö) Teknik Talimatı, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu kapsamında 13 Ocak

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Fatma KAYAÇETİN ANKARA KOŞULLARINDA FARKLI EKİM MAKİNELERİ ile DEĞİŞİK BİTKİ SIKLIKLARINDA EKİLEN ve MERDANE UYGULANAN ARPADA VERİM ve VERİM ÖĞELERİ

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KINIK SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KINIK SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KINIK SONUÇ RAPORU Tarih: 10 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 40 Katılımcı listesindeki Sayı: 38 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Bazı Arpa Çeşitlerinin Verim ve Verim Unsurları ile Bazı Kalite Özellikleri Üzerinde Bir Araştırma

Bazı Arpa Çeşitlerinin Verim ve Verim Unsurları ile Bazı Kalite Özellikleri Üzerinde Bir Araştırma Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Bilimleri Dergisi (J. Agric. Sci.), 2004, 14(2): 119-125 Geliş Tarihi: 21.11.2003 Bazı Arpa lerinin Verim ve Verim Unsurları ile Bazı Kalite Özellikleri

Detaylı

ELEKTRİK PİYASALARI 2015 YILI VERİLERİ PİYASA OPERASYONLARI DİREKTÖRLÜĞÜ

ELEKTRİK PİYASALARI 2015 YILI VERİLERİ PİYASA OPERASYONLARI DİREKTÖRLÜĞÜ ELEKTRİK PİYASALARI 2015 YILI VERİLERİ PİYASA OPERASYONLARI DİREKTÖRLÜĞÜ 1 GENEL MÜDÜR SUNUŞU; Gündelik hayatın vazgeçilmez unsuru haline gelen enerji, bireylerin yaşamında ve ülkelerin sosyo-ekonomik

Detaylı

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN Århus Kommune Børn og Unge Århus Belediyesinde Yaşayan 3 Yaşındaki çocuklar için Dil Durum Değerlendirmesi/Dil Tarama Testi Önsöz Sevgili ebeveynler İyi

Detaylı

BÖLÜM 3 : SONUÇ VE DEĞERLENDİRME BÖLÜM

BÖLÜM 3 : SONUÇ VE DEĞERLENDİRME BÖLÜM İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 178 BÖLÜM 1 : Kararların Sınıflandırılması... 179 1.1. Alınan Kararlar... 179 1.2. Kararların İhale Türlerine Göre Sınıflandırılması....180 BÖLÜM 2 : Sonuç Kararlarının Sınıflandırılması...

Detaylı

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ ( FEN ve TEKNOLOJİ FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ ve MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYLARI YİBO 5 ( Çalıştay 2011 ) TÜSSİDE / GEBZE 30 Ocak 06 Şubat 2011 GRUP BEN

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği nin İlk Genel Kurul Toplantısı, 23 Haziran 2007 Cumartesi günü 14:00 de ARI Teknokent, ARI 2 Binası

Detaylı

ZİRVE ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK ABD

ZİRVE ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK ABD ZİRVE ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMÜ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK ABD. 2013 2014 GÜZ YARIYILI OKULLARDA GÖZLEM DERSİ UYGULAMALARI Dersin Sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Ramin ALİYEV

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ. ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÇİFT ANADAL ve YANDAL PROGRAMI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, anadal lisans programlarını üstün başarıyla yürüten öğrencilerin, aynı zamanda ikinci

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü - doi: 10.17932/ IAU.IAUD.m.13091352.2015.7/26.15-21 Şerzan ASLAN 1

Detaylı

İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI

İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI DENEME SINAVI A2 BÖLÜMÜ SORULARI Teorik Soru Sayısı: 30 İstenilen Başarı Oranı : % 70 ( 21 Soru ) 1 KONULAR İşe Alım Süreci İşyeri Ziyaretleri Personel İhtiyaç Analizi Meslek

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014

Ara Dönem Faaliyet Raporu MART 2014 MART 2014 Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2014 31.03.2014 Bankanın Ticaret Ünvanı : TAIB YatırımBank A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sokak Aksoy İş Merkezi No. 7 Kat 3 Zincirlikuyu,

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ NÜN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak Amaç ve kapsam Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Lüleburgaz

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ i AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ TRAKTÖR AKS MİLİNİN YORULMA ANALİZİ MUSTAFA PERÇİN 120712010 YALÇIN DEMİRER 120712021 DANIŞMAN PROF. DR. SÜLEYMAN TAŞGETİREN Afyon

Detaylı

1. YAPISAL KIRILMA TESTLERİ

1. YAPISAL KIRILMA TESTLERİ 1. YAPISAL KIRILMA TESTLERİ Yapısal kırılmanın araştırılması için CUSUM, CUSUMSquare ve CHOW testleri bize gerekli bilgileri sağlayabilmektedir. 1.1. CUSUM Testi (Cumulative Sum of the recursive residuals

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ DERS GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ DERS GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ DERS GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...i BİRİNCİ BÖLÜM...1 Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar...1 Amaç...1 Kapsam...1 Dayanak...1 Tanımlar...1 İKİNCİ BÖLÜM...2

Detaylı

SORUMLULUK PROJELERİ

SORUMLULUK PROJELERİ YAŞAR ÜNİVERSİTESİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ Sosyal Sorumluluk Projesi, Yaşar Üniversitesi nin kurumsal bilim iddiasının unsurlarından biridir; bu iddianın, akademik ve idari

Detaylı

Atatürk Anadolu Lisesinde Tablet Bilgisayar Dağıtımı Yapıldı

Atatürk Anadolu Lisesinde Tablet Bilgisayar Dağıtımı Yapıldı Atatürk Anadolu Lisesinde Tablet Bilgisayar Dağıtımı Yapıldı Fatih Projesi kapsamında Atatürk Anadolu Lisesi 9.Sınıf öğretmen ve öğrencilerine Tablet Bilgisayarları, binasında yapılan törenle dağıtıldı.

Detaylı

VAKIF MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. (ESKİ UNVANI İLE VAKIF B TİPİ MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. )

VAKIF MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. (ESKİ UNVANI İLE VAKIF B TİPİ MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. ) (ESKİ UNVANI İLE VAKIF B TİPİ MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. ) 1 OCAK - 31 ARALIK 2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum var. aestivum) Hat ve Çeşitlerinde Uyum Yetenekleri Üzerine Araştırmalar *

Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum var. aestivum) Hat ve Çeşitlerinde Uyum Yetenekleri Üzerine Araştırmalar * Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2002) 16: 225-234 Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum var. aestivum) Hat ve Çeşitlerinde Uyum Yetenekleri Üzerine Araştırmalar * Arzu BALCI** İlhan TURGUT*** ÖZET Bu araştırma,

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar [email protected], Tel: 262

Detaylı

VERGİ DENETMENİ TANIM

VERGİ DENETMENİ TANIM TANIM Vergi vermekle yükümlü şahıs ve tüzel kişilerin (vergi mükelleflerinin) vergilerini yasalara uygun olarak verip vermediklerini denetleyen kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Vergi

Detaylı

Makarnalık Buğday (T. durum) Melezlerinde Bazı Agronomik Özellikler İçin Tek Dizi Analiziyle Genotipik Değerlendirme

Makarnalık Buğday (T. durum) Melezlerinde Bazı Agronomik Özellikler İçin Tek Dizi Analiziyle Genotipik Değerlendirme Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2003) 17(1): 47-57 Makarnalık Buğday (T. durum) Melezlerinde Bazı Agronomik Özellikler İçin Tek Dizi Analiziyle Genotipik Değerlendirme Süleyman SOYLU * Bayram SADE ** ÖZET

Detaylı

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 22-11-2013 Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU İş bu rapor, Galata Yatırım A.Ş. tarafından, Sermaye Piyasası Kurulu nun 12/02/2013 tarihli ve 5/145 sayılı kararında yer alan; payları ilk kez halka

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DÖNER SERMAYE GELİRLERİNDEN YAPILACAK EK ÖDEME DAĞITIM USUL VE ESASLARI

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DÖNER SERMAYE GELİRLERİNDEN YAPILACAK EK ÖDEME DAĞITIM USUL VE ESASLARI YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DÖNER SERMAYE GELİRLERİNDEN YAPILACAK EK ÖDEME DAĞITIM USUL VE ESASLARI E-Posta: bilgi@yyuedutr Web: wwwyyuedutr BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi Genel DEA Eğitimi 6 8 Temmuz 2009 EuropeAid/125317/D/SER/TR Oturum 10-B AB ye Uyum Sürecinde DEA nin Önemi AB ye Uyum Sürecinde DEA nın Avantajları Mevcut mevzuatın revize edilmesine yönelik opsiyonlar

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ 8 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29261 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA BİRİNCİ

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

BOYAR MADDELERDE AKTİF KARBONUN ADSORPLANMA ÖZELLİĞİNE HİDROJEN PEROKSİTİN ETKİSİ

BOYAR MADDELERDE AKTİF KARBONUN ADSORPLANMA ÖZELLİĞİNE HİDROJEN PEROKSİTİN ETKİSİ TÜBİTAK BİDEB KİMYA LİSANS ÖĞRENCİLERİ KİMYAGERLİK, KİMYA ÖĞRETMENLİĞİ, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BİYOMÜHENDİSLİK ARAŞTIRMA PROJESİ KİMYA 3 (Çalıştay 2012) KİMYA PROJE RAPORU GRUP AKTİF PROJE ADI BOYAR MADDELERDE

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA ÇİFTLİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ne ait tarla arazisi,

Detaylı

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ KURULUŞ: Madde 1 İstanbul Kültür Üniversitesi, Anayasa, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar

AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar AMASYA ÜNĠVERSĠTESĠ AVRUPA KREDĠ TRANSFER SĠSTEMĠ (ECTS/AKTS) UYGULAMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç-Kapsam-Dayanak-Tanımlar AMAÇ Madde 1-(1) Bu Yönergenin amacı; Avrupa Birliğine üye ve aday ülkeler arasında

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi

2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi 2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi Sözleşmenin tarafları Madde 1) İşbu Sözleşme, İsmet İnönü Bulvarı No:36, 06510 Emek / Ankara adresinde mukim Hazine Müsteşarlığı (bundan sonra kısaca Müsteşarlık

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7 İÇİNDEKİLER 1 Projenin Amacı... 1 2 Giriş... 1 3 Yöntem... 1 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6 5 Kaynakça... 7 FARKLI ORTAMLARDA HANGİ RENK IŞIĞIN DAHA FAZLA SOĞURULDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI Projenin Amacı : Atmosfer

Detaylı

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA 4. YARIYIL KOD DERSLER İş Yükü AKTS K (saat) 0624401 Bahçe Bitkileri 150 5 3 0624402 Tarla Bitkileri 150 5 3 0624403 Bitki Koruma 150 5 3 0624404 Toprak Fiziği 120 4 3 0624405

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS PROGRAMLARI ARASINDA YATAY GEÇİŞ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1 - (1) Bu yönerge İstanbul Kemerburgaz

Detaylı

YÖNETMELİK. Hacettepe Üniversitesinden: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KANSERDE İLERİ TEKNOLOJİLER UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Hacettepe Üniversitesinden: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KANSERDE İLERİ TEKNOLOJİLER UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 16 Mayıs 2014 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29002 Hacettepe Üniversitesinden: YÖNETMELİK HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ KANSERDE İLERİ TEKNOLOJİLER UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

AvivaSA Emeklilik ve Hayat. Fiyat Tespit Raporu Görüşü. Şirket Hakkında Özet Bilgi: Halka Arz Hakkında Özet Bilgi:

AvivaSA Emeklilik ve Hayat. Fiyat Tespit Raporu Görüşü. Şirket Hakkında Özet Bilgi: Halka Arz Hakkında Özet Bilgi: [email protected] +90 212 317 27 27 3 Kasım 2014 Fiyat Tespit Raporu Görüşü Burgan Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından hazırlanmış olan bu rapor, A.Ş. için hazırlanmış olup 31 Ekim 2014

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 1995 yılından bu yana, hazırladığı ve titizlikle uygulamaya çalıştığı Stratejik

Detaylı

KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş.

KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. KAYNAK FİNANSAL KİRALAMA A.Ş. 01.01.2013 31.12.2013 Dönemi Faaliyet Raporu 1 İÇİNDEKİLER I-ŞİRKET TANITIMI II- FİNANSAL KİRALAMA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRDE KAYNAK LEASİNG III- İDARİ FAALİYETLER IV- KAR DAĞITIM

Detaylı

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Mak.Y.Müh. Nuri ERTOKAT Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Çalışmamızın isminden de anlaşılacağı gibi Avrupa

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100 endeksi, Ekim ayı içerisinde %4,2 artarak ayı 77.620 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %4,1

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI KAMUDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ PANELİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI Uzm. Yusuf DUMAN İSG Koordinatörü / İş Güvenliği Uzmanı Mayıs/2016 (1/55) 6331 SAYILI İSG KANUNU İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Detaylı

KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU

KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU KURUYEMİŞ SEKTÖR RAPORU Ocak 2016 Kuruyemiş sektörü geçtiğimiz sezon kuraklı ve don gibi olumsuz koşullar nedeniyle rekoltelerde düşüş yaşarken fiyatlarda önemli artışlara sahne olmuştur. Geçtiğimiz yıl

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

Doğa nın Siże Özel Tasarımları

Doğa nın Siże Özel Tasarımları Doğa nın Siże Özel Tasarımları O heybetli ağaçların tohumları yüzyıllar önce atılmıştı... Hayat, kendi meyvesinden tekrar doğan bir ağaçla anlatılacaktı tabi ki. Güçlü dallarına salıncak kurduğumuz, meyvesini

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

LABORATUVAR TEKNİKERİ /TARIMSAL LABORATUVAR TEKNİKERİ

LABORATUVAR TEKNİKERİ /TARIMSAL LABORATUVAR TEKNİKERİ TANIM Tarımsal üretimde toprak, su, bitki, gıda, yem ve gübre analizlerini laboratuar şartlarında yapan, ilgili mühendislerce belirlenen bitki koruma tekniklerini yöntemine uygun olarak yapan kişidir.

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AKSARAY ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDEKİ PROGRAMLAR ARASINDA YATAY GEÇİŞ ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE Amaç ve Kapsam MADDE 1 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Bu Yönergenin amacı,

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç Madde 1 Bu yönergenin amacı Gazi Üniversitesi öğretim elemanlarının yurt içi ve

Detaylı