XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA"

Transkript

1 ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA I.DÜNYA SAVAŞI 19. yüzyılda Avrupa ve Dünya daki siyasi,sosyal ve ekonomik gelişmeler bu yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Avrupalı devletleri ittifak arayışlarına itmiş bu da bloklaşmalara neden olmuştur. I. Dünya Savaşı na giden yolun başlangıcı Fransız ihtilali ve Sanayi İnkılabı na dayanmaktadır ile 1918 yılları arasında meydana gelen bu savaş milyonlarca insanın ölümüne ve sakat kalmasına neden olmuş, birçok devlet ve imparatorluğun kaderini değiştirmiştir. Genel Nedenler Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımının etkisi Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkan hammadde ve pazar ihtiyacının sanayileşme ve sömürgeciliği hızlandırması, ayrıca bu durumun devletler arasında rekabete dönüşmesi Devletler arası siyasi ve ekonomik rekabetin bloklaşmaya dönüşmesi Devletler arası silahlanma yarışının hızlanma- sı İngiltere ve Almanya arasındaki hammadde ve pazar rekabeti PARİS BARIŞ KONFERANSI Toplanma Nedenleri : Dünya Savaşı nı kesin olarak bitirmek, Bozulan siyasi dengeleri galiplerin lehlerine olacak şekilde yeniden düzenlemek, İttifak Devletler ile yapılacak Barış Antlaşmalarının esaslarını belirlemek. Konferansta etkili olan devletler: İngiltere, ABD, Fransa, İtalya, Japonya dır. Galip Devletin Paris Konferası ndan Beklentileri: İNGİLTERE FRANSA İ TALYA Alman donanmasının etkinliğini sona erdirmek ve Almanya tehlikesini ortadan kaldırmak Kurulacak olan yeni Dünya düzeninde kendi menfaatlerini en iyi şekilde gerçekleştirebilmek. Kendi çıkarlarına uygun kararlar alnmasını sağlamak Almanya yı etkisiz hale getirmek Avusturya dan ve Osmanlı Devleti nin Anadolu topraklarından pay almak Özel Nedenler Almanya ile Fransa arasında yapılan 1871 tarihli Sedan Savaşı nda Almanya nın işgal ettiği Alsace- Lorraine ni Fransa nın geri almak istemesi Balkan topraklarındaki Rusya ile Avusturya arasındaki rekabet Rusya nın sıcak denizlere ulaşmak amacını taşıması ve Balkanlarda Panslavizm politikasını uygulaması Japonya nın Asya ve Büyük Okyanus ta yayılmak istemesi Sömürgecilik yarışında diğer Avrupalı devletlerden geride kalan İtalya nın Akdeniz ve çevresinde sömürgeler elde etmek istemesi ABD JAPONYA SIRBİSTAN Dünya barışını sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti nin (Cemiyet-i Akvam) kurulmasını sağlamak Çin topraklarında genişlemek Akdeniz e açılmak 28 Haziran 1914 te Saraybosna da Avusturya Macaristan veliaht prensi Franz Ferdinand ın bir Sırp millyetçisi tarafından öldürülmesiyle başlayan savaş kısa sürede İttifak ve İtilaf Devletleri arasında cereyan eden bir Dünya Savaşı haline geldi. Sovyet Rusya nın savaştan çekilmesi ile zor duruma düşen İtilaf Devletleri, 1917 yılında ABD nin savaşa girmesiyle rahatlamış ve bir süre sonra savaşı kazanmışlardır. Monroe Doktrini :1787 de kurulan ABD Avrupalı devletlerin Amerika Kıtası na karışmasını,stemiyordu. Bunun üzerine dönemin ABDbaşkanı James Monroe tarafından 2 Aralık 1823 tarihinde Monroe Doktirini yayınlandı. Doktrinin yayınlanma nedenleri : ABD Avrupalı devletlerin Amerika kıtasındaki sömürge amaçlı ya da kendi sistemlerini kıtaya yayma amacı taşıyan girişimlerine izin veremez ABD Avrupalı Devletlerin kendi aralarında çıkan savaş ya da anlaşmazlıklıklara karışmamayı esas alacaktır. NOT : Bu esaslarla ABD, Avrupa nın kendi kıtasına karışmamasını, buna karşılık kendisinin de Avrupa sorunları ve diplomasisinden uzak durmasını yani kıtasına kapanarak yalnızlık (infirat) politikasına dönmesini sağlamış oldu. 1

2 Saint Germain Antlaşması (10 Eylül 1919) İtilaf Devletleri ile Avusturya arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın en önemli esasları şunlardır: Avusturya; Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya nın bağımsızlığını tanıyacaktır. Avusturya da zorunlu askerlik kaldırılarak asker sayısı kişiyle sınırlandırılacaktır. Milletler Cemiyeti nin rızası olmadan Avusturya Almanya ile birleşemez. Avusturya savaş tazminatı ödeyecektir. Neuilly ( Nöyyi ) Antlaşması (27 Kasım 1919) Sömürgeciliğin yerini manda yönetimi almıştır. Sömürge rekabeti Uzak Doğu dan Orta Doğu ya kaymıştır. Milliyetçilik düşüncesi güç kazanmıştır. Faşizm, Nazizm, Sosyalizm gibi yeni rejimler uygulamaya konulmuştur. Savaşta milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. İmzalanan Antlaşmalara ve sınırların çizilmesinde milliyet prensibine dikkat edilmemesi II.Dünya Savaşı nın çıkmasında etkili olmuştur. I.Dünya Savaşı ndan Sonra Galip Devletlerin Durumu İtilaf Devletleri ile Bulgaristan arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın en önemli esasları şunlardır: Bulgaristan; Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya ya bazı topraklarını verecektir. Bulgaristan ın asker sayısı kişiyle sınırlandırılacaktır. Bulgaristan tamirat masrafı ödemeyi kabul edecektir. Not: Trianon Antlaşması (4 Haziran 1920) Antlaşmanın en önemli esasları şunlardır : Macaristan; Çekoslovakya, Yugoslavya ve Romanya ya toprak vermiş ve bu antlaşma ile Macaristan toprakları km kareden km kareye, nüfusu 22 milyondan 7,5 milyona düşmüştür. Macaristan da zorunlu askerlik kaldırılacak ve asker sayısı kişiyke sınırlandırılacaktır. Macaristan, ekonomik yaptırımları ve savaş tazminatını kabul edecektir. Versailles (Versay ) Antlaşması (28 haziran 1919) İtilaf Devletleri ile Almanya arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın en önemli esasları şunlardır : Almanya; Belçika, Litvanya, Polonya ve Çekoslovakya ya bazı topraklar vermiştir. Almanya, Alsace- Lorraine i Fransa ya bırakacaktır. Almanya sömürgeleri İtilaf Devletleri nce paylaşılmıştır. Almanya nın Avusturya ile birleşmesi yasaklanmıştır. Almanya da zorunlu askerlik kaldırılacak ve Alman ordusunun asker sayısı ile sınırlandırılmıştır. Almanya ya bir takım ekonomik yaptırımlar ve savaş tazminatı kabul ettirilmiştir. Not: İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti ile 10 Ağustos 1920 tarihi nde Sevr Antlaşması nı imzalamıştır. I.Dünya Savaşı nın Sonuçları Osmanlı Devleti, Almanya, Avusturya- Macaristan İmparatorluğu gibi devletler yıkılmış, yerlerine Polonya, Yugoslavya, Litvanya, Çekoslovakya, Macaristan ve Türkiye gibi yeni devletler kurulmuştur. Avrupa da devletlerarası güç dengesi değişmitir. Dünya barışını korumak ve dünyanın bir daha böyle felaketlerle karşılaşmaması amacıyla Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulmuş, sömürgeciliğin yerini manda yönetimi almıştır. Not: İngiltere Fransa ABD İtalya Japonya LYS 2013 Birinci Dünya Savaşı Sonrasında imzalanan antlaşmaların ağır şartlarından kurtulmak isteyen bazı devletler, İkinci Dünya Savaşı nın çıkmasında etkili olmuştur. Buna göre, I. Versay, II. Neuilly, III. Sevr En büyük rakibi Almanya nın tehdidinden kurtuldu. Sömürgelerini korudu, yeni sömürgeler elde etti ve Orta Doğu ya yerleşti Rusya nın etkisiz hale gelmesi ve Fransa nın ikinci plana itilmesiyle Avrupa nın en güçlü devleti haline geldi. Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun etkisiz hale gelmesiyle baskıdan kurtulmuştur. İngiltere den sonra savaştan en fazla kazanç sağlayan devlettir. İngiltere ile Orta Doğu ya yerleşmiştir. I.Dünya Savaşı ABD nin Monroe Doktirini nden ilk ayrılışıdır. Savaştan sonra Monroe Doktirini ne göre yeniden infirat(yalnızlık) politikasına dönmüştür Avusturya dan aldığı topraklarla sınırlarını kuzeye doğru genişletti. Anadolu da kendiisine vadedilen topraklar tam olarak verilmediği için İngiltere ve Fransa ya kırgındır. Fakat kazandığıtopraklar ve adalar kendisini Akdeniz de güçlü bir konuma getirmiştir. Uzak Doğu da geniş çıkarlar elde ederek bölgede gücünü arttırmıştır. antlaşmalarından hangileri bu yargıyı destekler? A) Yalnız I B)Yalnız II C)Yalnız III D) I ve II E) I,II,III 2

3 SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI Çarlık Rusyası nın Yıkılması Ve Bolşevik İhtilali 1917 yılı Ekim ayında Çarlık yönetimine karşı gerçekleşen ve Bolşevik Devrimi ya da Ekim Devrimi olarak adlandırılan bu devrim Sovyetler Birliği nin kurulmasına neden olmuştur yılında Çarlık Rus^yası nda nüfusun çoğunluğunu oluşturan köylü ve işçi sınıflarının huzursuzluğu 1905 Ayaklanması na neden olmuştur. Petersbur ve Moskova da İşçi sovyetleri kurulmuştur. I.Dünya Savaşı Rusya daki huzursuzluğu iyiden iyiye arttırmış ve dış yardımdan uzak kalan Rusya da gösteriler başlamıştır. 12 mart 1917 tarihinde İşçilerin ve Askerlerin Sovyeti kurulmuş ve ilerleyen günlerde Çar tahttan ayrılmak zorunda kalmış ve yeni bir hükümet kurulmuştur. Bolşevikler başlangıçta geçici hükümeti desteklese de sürgündeki lider ilyiç Vilademir Lenin in Petersburg a dönmesiyle geçici hükümeti devirmeye karar vermişlerdir. Bu durum hükümeti ciddi anlamda sıkıntıya sokmuştur. Çünkü halk arasında huzursuzluk günden güne artıyor ve toplumdaki barışa olan özlem askerden kaçmaları arttırıyordur Ekim inde mevcut hükümet devrilmiş ve Bolşevikler yönetimi ele geçirmişlerdir. Sovyet Merkezi Yürütme Komitesi ve Lenin in başkanlığında oluşturulan yeni hükümet 3 Mart 1918 de Almanya ile imzalanan Brest- Litovsk Antlaşması ile büyük savaştan çekilmiştir. Anlaşmanın ardından dış güçlerin desteklediği Çar yanlısı Beyaz Ordu yeni yönetime karşı saldırıya geçti. Üç yıl süren bu iç savaş Bolşeviklerin zaferi ile sonuçlandı. Fakat savaşta ve onu izleyen kıtlıkta on üç milyon insan ölmüş, ekonomi altüst olmuş, sanayi üretimi bitme noktasına gelmişti. Bu nedenle Lenin, Bolşeviklerin güçlenmesi için geçici uzlaşma politikalarından ibaret NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika) adı verilen yeni ekonomi politikasını ilan etti (1921). Bu politika doğrultusunda; Tarım ürünlerine el koymaktan vazgeçildi, köylülere ürünlerini pazarlama özgürlüğü verildi, küçük esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlandı. Çalışanı 20 kişiden az olan küçük sanayi işletmelerinin devletleştirilmesinden vazgeçildi. Yabancı sermayeye çeşitli imkânlar sağlandı. Buna karşılık devlet; bankalar, büyük sanayi kuruluşları ve ulaşım üzerindeki egemenliğini koruyarak ekonominin hızla düzelmesini sağladı. Yönetimde de eski Rus İmparatorluğu federasyona dönüştürüldü ve devlet 1 Ocak 1923 te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) adını aldı (Sosyalist, özerk ve demokratik cumhuriyetler ile özerk bölgeler) yılında Lenin in ölümü ile ortaya çıkan iktidar mücadelesini joseph stalin kazanmış ve 1928 de I. Beş Yıllık Kalkınma Planı nı yürürlüğe koymuştur. Plana göre Rusya kendi öz kaynaklarıyla kalkınmaya çalışmıştır. Stalin tarımı geliştirmek adına köylü elindeki küçük toprakları makinelerle donataran kollektifleştirme politikasını izlemiştir. Fakat bu politikalar köylü tarafından hoş karşılanmamış ve bu durum üretimde düşüşe neden olmuştur. Stalin dönemi Rus ağır sanayisi hızla gelişmiş ve bir çok alanda yeni fabrikalar açılmıştır sonrası toplumdaki tüm kesimler için eğitim mecburi kılınmış ve Rusya bilim- teknik alanında büyük bir atılım gerçekleştirmiştir. Ama buna karşılık toplum üzerinde büyük bir baskı kurulmuş, muhalifler tasfiye edilmiştir. Sovyet Yönetimi ndeki Türk Topluluklarının Durumu Sovyet yönetimi İngiliz desteğiyle bağımsız olmasını engellemek amacı ile idaresi altındaki Türklere ve topluluklara kendi geleceklerini tayin hakkı tanıdı. Ancak bu karar Rusya nın o günü kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği bir politikadan başka bir şey değildi. Rusya nın bu bildiriyi yayınlaması sonrasında ilk olarak olarak Tatar Türkleri, Ufa şehrinde 29 Kasım 1917 de İdil-Ural Devleti ni, Kazaklar 13 Aralıkta Alaş Orda Özerk Cumhuriyeti ni, bu tarihlerde Hokand da toplanan Türkler IV. Müslümanlar Kongresi nde Özerk Türkistan Cumhuriyeti ni kurmuşlardır. Sovyetler Birliği nin kurulduğu dönemdeki karışıklıktan yararlanan Türkler, bulundukları bölgelerde bağımsız devletler kurmaya başladı. Harezm Halk Cumhuriyeti,, Türkistan Başkurdistan Sovyet Cumhuriyeti ve Kırgız Muhtar Cumhuriyetleri bunlara örnek verilebilir. Bu gelişmelerden rahatsız olan Sovyet yönetimi, 1920 nin sonlarına doğru Türk devletleri üzerinde doğrudan hakimiyet kurmaya yöneldi. Sovyetler in Asimilasyon Siyaseti Çarlık Rusyası döneminde işgal edilen Türk topraklarında asimilasyon (Ruslaştırma) politikası başlatıldı. İlk olarak Türkler Hristiyanlaştırılarak asimile edilmeye çalışıldı. Bu bölgelerde Rus okulları açılarak Türklerin dil ve kültürlerinin de değiştirilmesi hedeflendi. Türk ailelerinin Rus okullarına rağbet etmemesi asimilasyon politikasını etkisiz hâle getirdi. Asilmilasyon politikası Sovyet Dönemi nde de devam etmiş Türk destanlarınının halk arasında okunması ve söylenmesi yasaklanmıştır. Türkistan kelimesinin kullanılması yasaklanmıştır. Ardından Türrkistan beş ayrı bölgeye bölünmüştür. Türkler arasındaki birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla farklı lehçelerin kullanılması yaygınlaştırıldı. Özbek, Kazak, Kırgız ve Türkmenlerin zorla Türkleştirildikleri ileri sürüldü. Buna bağlı olarak da bu milletlerin dillerinden, kendilerine has tarihlerinden ve edebiyatlarından sistemli bir şekilde bahsedildi. Böylece Türkistan daki Türk toplulukları içerisinde, Kazakçılık, Özbekçilik, Kırgızcılık,Türkmencilik gibi boy/asabiye duyguları ortaya çıkarılarak birlik bozulmaya çalışıldı. Ekonomik kalkınmayı sağlamak iddiasıyla, yüz binlerce Türk, işçi sıfatıyla Türkistan ve Azerbaycan dan alınıp Sovyetlerin diğer bölgelerine yerleştirilirken buralara Rus ve Rus olmayan başka milletleri yerleştirdiler. Senelerce devam ettirilen bu göç hareketinin maksadı Rus olmayan milletleri kaynaştırmak ve onların millî duygularını yok etmekti. Ruslar, Türkiye ile Türkistan ın kültürel bağlarını da koparmak istediler. Bunun için 1924 te Arap alfabesinden Latin alfabesine geçerken 1928 de Türkiye nin Latin alfabesini kabul etmesi üzerine Türkler için Rus Kiril harfleriyle karışık bir Latin harf sistemine geçiş yaptılar. Türkiye ile Türkistan arasındaki kültürel bağlar bu dönemde koparılmaya çalışılmıştır. Basmacı Hareketi Baskın yapan, hücum eden manasına gelen basmacı tabiri, Çarlık döneminde Ruslar tarafından Türkmenistan, Kırım ve Başkurdistan da faaliyeti bulunan güçler için kullanılmıştır yılı başlarında Rusların Milli Hokand Hükümeti ni dağıtması üzerine hareket, bir halk hareketine dönüşmüştür. Hokand da başlayan bu hareket, kısa süre içerisinde Fergana Vadisi ve diğer bölgelere yayıldı. Basmacı Hareketlerinin yegane amacı, Türkistan bölgesini Ruslardan kurtarıp bölgeyi bağımsızlığa ulaştırmaktı. Eylül 1919 da tekrar Türkistan (Fergana) Hükümeti kuruldu. Bölgede Ruslar ile Ermeniler iş birliğine gitmiş ve bir çok sivil Müslüman Türkü katletmişlerdir. 3

4 1921 Kasım ında Enver Paşa bölgeye gelmiş ve Basmacı hareketine katılmıştır. Onun katılımıyla Hareket daha da güçlenmiştir de Rusların genel saldırısı üzerine hareketin önderleri ayrılmak zorunda kalmışlardır.1922 ağustos unda Enver Paşa nın şehit olması ile hareket devam etse de bir sonuca varılmamamıştır lu yılların başına kadar devam eden harekete Ruslar 1931 de son verdiler da Batı Türkistan da SSCB ye bağlı, Özbekistan, Kazakistan, ve Türkmenistan, Kırgızistan cumhuriyetleri kuruldu. Bu kurulan devletlerin milli bir askeri güce sahip olmaları yasaklanmıştır. II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet Rusya bölgedeki bir çok müslüman ve Türk topluluğun düşmanla iş birliği yaptığı savını ortaya atmış ve milyonlarca dindaş ve soydaşımız yurtlarından sürgün edilmiştir. ORTA DOĞU DA MANDA YÖNETİMLERİ NİN KURULMASI Orta Doğu: Güney Batı Asya da tarihsel ve kültürel yakınlığı olan ülkelerin oluşturduğu bir bölgedir. Orta Doğu; Türkiye, İran, Mezopotamya, Arap Yarımadası ve Mısır ve Doğu Akdeniz i kapsamına almaktadır. Bölgenin siyasi, ekonomik, stratejik bakımdan öneme sahip olması tarih boyunca bölge büyük güçler arasında rekabete neden olmuştur. Ayrıca bölgede görülen siyasi, ekonomik dini, mezhepsel,ve kültürel çatışmalar bölgede akan kanın durmamasında bugün hala etkilidir. Orta Doğu Yavuz Sultan Selim Han dönemi nde Osmanlı denetimine geçmiş ve Yüzyıllar boyunca Türk egemenliğinde kalmıştır. 19. Yüzyılda Süveyş Kanalı nın açılmasıyla bölgenin stratejik önemi daha da artmış ve batılı bölgelerin iştahını iyice kabartmıştır. İNGİLTERE VE ORTA DOĞU Arabistan Yarımadası İngiltere, I. Dünya Savaşı yanında savaşacak yerel liderlere bağımsızlık vaadinde bulunmuştur. Hicaz Emiri Şerif Hüseyin de bunlardan biridir. Bu doğrultuda kendini Arap Ülkeleri Kralı, oğullarını da Ürdün ve Irak Kralı olarak ilan etmiştir. Bir süre bölgeyi yönetse de Şerif Hüseyin in Krallığını tanımayan Necid Emiri Abdülaziz İbni Suud ile bir iktidar mücadelesine girmiş ve yenilmiştir.suud ise kendini Hicaz ve Necid Kralı ilan etmiştir. İngiltere'nin 1927 de tanıdığı bu krallık, 1932 de Suudi Arabistan Krallığı" ismini almıştır. Ürdün 1922 yılında İngiliz Mandası olarak kurulan Ürdün 1946 da bağımsız olmuştur. İngiliz Mandası sırasında Filistinde ki İngiliz Komiserliğine bağlı kalmıştır. Yemen I.Dünya Savaşı sonrasında bölgeye yerleşen İngilizlere karşı yemen halkı ayaklanmış ve İtalya nın desteği ile bağımsızlığını ilan etmiştir. İngiltere 1934 yılında Yemen in bağımsızlığını tanımak zorunda kalmıştır. Irak İngiltere 1921 de Irakta kendine bağlı bir manda yönetimi kurmuştur. Irak halkının başlattığı ayaklanmalar sonucunda İngilizler 1930 lu yılların başında bağımsızlık vermek zorunda kalmışlarsa da II. Dünya Savaşı na kadar bölgede İngiliz varlığı devam etmiştir. Filistin I.Dünya Savaşı sonrası toplanan San Remo Konferansı nda Filistin İngiltere ye bırakılmıştır. Bölgede İngilizler bir Yahudi Devleti kurmak için çalışmıştır. ABD nin de bu düşünceyi desteklemesi bölgedeki kaos ortamının bugün bile sürmesinde etkilidir. Mısır Sömürge yollarındaki stratejik konumundan ötürü Mısır İngilizler tarafından 1882 yılında işgal edilmiştir. I.Dünya savaşı sırasında İngiltere Mısırı topraklarına kattığını ilan etmiştir. Mısır daki milliyetçi güçlerin çıkardığı ayaklanmalar karşısında 1922 yılında İngilizler Mısır ın bağımsızlığını tanımak zorunda kalmıştır. Ama ilerleyen dönemde İngilizler Mısır ve Süveyş üzerindeki yabancıların haklarını koruma ayrıcalığını elde etmiş ve Mısır daki nüfuzunu devam etttirmeyi bir şekilde devam ettirmiştir. FRANSA VE ORTA DOĞU Osmanlı Devleti nin yıkılması ile bölgeye egemen olmak isteyen devletlerden biri de Fransa ydı. San Remo Konferansı nda Suriye ve Lübnan Fransız kontrolüne bırakılmıştır. Fransızlar bölgede sert bir yönetimle tutunamayacağını anlayınca 1926 yılında Lübnan ın, 1936 yılında ise Suriye nin bağımsızlığını tanımıştır. Fakat iki devlet de Fransa etkisinde kalmaya devam etmiştir. UZAKDOĞU DAKİ GELİŞMELER Uzakdoğu da Yeni Bir Güç: Japonya Uzak Doğu da irili ufaklı birçok adadan oluşan Japonya XIX. Yüzyılın ikinci yarısına kadar feodal bir oligarşi tarafından yönetilmiştir. İmparator sembolik olarak yöneten güç olarak görülse de asıl güç ordu komutanı olan Şogun un elinde idi. XIX. yüzyıl a kadar Batı ya karşı kapalı bir devlet olan Japonya 1854 de Batılı devletlerle bir takım ticari antlaşmalar yapmış ve bu antlaşmalar ülkede tepkiyle karşılanmıştır. Bu Ticari antlaşmalardan Şogun yönetimi suçlanmış bir süre sonra da Şogun etkinliğini yitirmiştir. Meiji Restorasyonu 1867 yılında Japon tahtına genç imparator Mutsuhito geçmiştir. İmparator yenilikçilerin talep ve destekleri doğrultusunda 1868 de Meiji Restorasyon Dönemi ni başlatmıştır. Meiji Restorasyon Dönemi nde Japonya da; Batı tarzı yeni bir hükümet oluşturulmuştur. Prusya kaynaklı yeni bir anayasa kabul edildi Modern bankacılık sistemi oluşturuldu Okuma-yazma oranı yükseltildi Kılık-kıyafette batı tarzı yenilikler yapıldı Takvim değiştirildi Batı dan subaylar getirildi ve orduda batı tarzı yenilikler yapıldı. Avrupa ya öğrenciler gönderildi Bu reformlar doğrultusunda sanayileşen Japonya kısa süre içerisinde güçlendi. Fakat Japonya nın hammdde açısından zengin olmaması devleti yayılmacı bir politikaya sevk etmiştir. Bu da japonya ile diğer büyük devletleri zaman zaman karşı karşıya getirmiştir. Çin - Japon Savaşı ( ) Kore nin hammadde ve pazar olma yönünden Japonya nın dikkatini çekmesi bu devletin Çin ile savaşmasına neden olmuştur. Yapılan savaşı japonya kazanmış. Fakat Batılı devletler ve Rusya nın baskısı üzerine japonya kazandığı toprakları geri vermek zorunda kalmıştır. Rus-Japon Savaşı ( ) Çin toprakları Japonya ve Rusya arasında rekabet alanı hâline geldi. Rusya ile Japonya arasında savaşı çıktı. Rusya bu savaşta yenilerek Çin ve Kore üzerindeki etkisini kaybetti. Japonya bir süre sonra Kore yi topraklarına katarken Rusya ve Çine karşı elde ettiği başarılarla Uzak Doğu da yeni bir güç olarak ortaya çıktı. 4

5 1929 DÜNYA EKONOMİK BUHRANI 1929 yılında Amerika da başlayan ve 1930 lu yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizdir. Kriz kısa sürede tüm dünyaya yayılmış Kuzey Amerika, Avrupa ve diğer sanayileşmiş dünya ülkelerini çok zor bir duruma sokmuştur. Kriz öncesi Dünya Dünya Savaşı, özellikle Avrupa dışında üretim kapasitesinin olağanüstü artmasına sebep olmuş, sanayi ülkeleri ihraç ettiği ürünlerle büyük kârlar sağlamıştı. Bununla beraber 1920 lerde tarımsal üretimdeki artış, tarım ürünleri fiyatlarının düşmesine neden olmuştu. Tarım ülkeleri ekonomik büyümeden yeterince faydalanamamıştı. Amerika da I. Dünya Savaşı nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşerek savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardı. Bu dönemde Amerikan banka ve şirketlerinin çalışma esaslarını düzenleyen yasalar yetersizdi. Hissedar yatırımcıların bilgilendirilmesinde ve denetlemede görülen eksiklikler Amerikan ekonomisinin olumsuz özelliklerindendi. Amerika, yılları arasında gerçekleştirdiği ihracat fazlası ile dünyanın kredi veren ülkesi konumuna geldi. Bu esnada ülkede otomobil, yapı, elektrik gibi yeni endüstriler gelişmeye başladı. Yeni gelişen endüstrilere talebin fazla olması borsanın spekülatif (yapay) olarak aşırı yükselmesine neden oluyordu. Amerika nın verdiği kredileri geri alamaması zamanla Amerikan ekonomisini zorda bırakmıştı. Aynı dönemde İngiltere de para birimi pound ın aşırı değer kazanması, ihracatta düşüşe ve ekonominin iyice bozulmasına yol açmıştı. Almanya ise savaş tazminatlarını ödemek için karşılıksız para basmış, bu da ülkede hiperenflasyona (aşırı enflasyon) sebep olmuştu. Dönemin Amerikan ekonomi yönetiminin, krizle ilgili gerekli kararları yerinde ve zamanında almaması krizin büyümesinde etkili olmuştur. Krizin Ortaya Çıkması ( Kara Perşembe ) New York Borsası 1928 in başından 1929 Ekim ayına kadar sürekli yükselmiş ve yatırımcılarına yüksek kazançla karşılık vermiştir. Fakat 1929 Ekim ayına gelindiğinde yukarıda sayılan nedenlerden ötürü ilerleme durmuş ve birkaç büyük holdingin hisseleri değer kaybetmilştir. Bu düşüş 21 Ekim günü yabancı yatırımcıların kâğıtlarını ellerinden çıkarmalarıyla hızlandı ve Kara Perşembe olarak anılan 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsa, dibe vurdu. Krizin Sonuçları 4000 den fazla banka kapanmıştır. Milyonlarca insan işsiz kalmıştır. Piyasada para olmadığı için takas ekonomisine geri dönülmüştür. Kriz her ülkede farklı tarihlerde sona erdiyse de 10 yıl kadar dünyayı etkilemiştir. İnşaat faaliyetleri durmuştur. Madencilik alanında talep azlığının olması bu sektörün krizden en yoğun şekilde etkilenmesine neden olmuştur. Krize karşı Türkiye nin Aldığı Önlemler İhracat arttırılmaya çalışıldı. Gümrük vergileri yükseltildi. Döviz üzerinde denetim faaliyetleri arttıldı. Korumacı ekonomi politikaları uygulanmıştır. İKİ SAVAŞ ARASINDA AVRUPA 1.BARIŞIN SÜREKLİLİĞİNİ SAĞLAMA ÇALIŞMALARI a-milletler Cemiyeti nin Kuruluşu Dünya barışının korunması ve sürekliliğinin sağlanması amacıyla uluslararası bir teşkilatın kurulma fikri XIX. yüzyılda ortaya atıldıysa da gerçekleşmemişti. I. Dünya Savaşı ise bu düşünceyi daha da güçlendirdi. I. Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmalarla, bir düzen sağlanmış gözükmekle birlikte birçok soruna da neden olacak bir ortam oluşmuştu. Wilson Prensipleri nde belirtildiği gibi savaş sonrası ABD ve İngiltere bu amaçla çalışmalara başlamış; Paris Barış Konferansı nda 32 devlet tarafından uluslararası bir teşkilat kurulması kabul edilmişti. 10 Ocak 1920 de merkezi Cenevre olmak üzere asil üyelerini I. Dünya Savaşı nda galip gelen devletlerin oluşturduğu Milletler Cemiyeti kuruldu. Daha sonraki dönemde genel kurulun uygun gördüğü devletler teşkilata katıldı. Türkiye de davet üzerine 1932 de Cemiyete katıldı. Kuruluşunda 18 üyesi olan Cemiyet 1920 de 48 e, daha sonra da 63 üyeye ulaştı. b-locarno Antlaşması(1925) İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Beliça, Polonya, Çekoslovakya devletleri arasında dünya barışını sağlamak amacıyla 1 Aralık 1925 tarihinde imzalanmıştır. c- Briand Kellogg Paktı (1928) 1928 yılında Fransa Avrupa daki durumunu güçlendirmek ve ilişkilerini geliştirmek adına ABD ye bir barış paktı imzalamayı teklif etmiştir. Pakta ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Japonya, Polonya, Belçika, Çekoslovakya katılmışlardır. Sovyet Rusya ve Türkiye de aynı yıl pakta üye olmuştur. Uyarı: Bu pakt ile; Savunmaya dayanmayan savaş kanun dışıdır fikri savunulmuştur. Devletlerarası anlaşmazlıkların savaş yoluyla değil, barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği kabul edilmiştir. 2. AVRUPA DA EKONOMİK VE SOSYAL YAŞAM I.Dünya Savaşı tüm dünyayı siyasi, ekonomik ve sosyal yönden etkilemiştir. Savaş sonrası dönemde savaşın galipleri de mağlupları kadar ekonomik yönden derin bir şekilde etkilenmişlerdir. Bu dönemde; Avrupa dan ABD ye göç azalmış, Avrupa içi göçler hızlanmıştır. Avrupa devletleri çalışma ve istihdama yönelik yasal düzenlemeler yapmıştır sonrasında bir çok ülkede demokratik yönetimler kurulmuştur. Erkeklerin yanında bazı ülkelerde kadınlara da oy hakkı tanınmıştır. I.Dünya Savaşı ağır sanayiyi, silah ve motorlu taşıt imalatını canlandırdı. Yeni üretim tekniklerinin ve teknolojilerin devreye girmesine neden oldu. İşçi sayısının artması politikacıları işçi görüşlerini de hesaba katmaya itmiştir. SSCB sınırlarını ticarete kapatmıştır. Almanya da hiperenflasyon ortaya çıktı sonrası Avrupa ekonomileri güçlenmeye başladı sonrasında kırsal bölgelerden kentlere göç istikrara kavuşmuş ve kentler büyümeye başlamıştır. 5

6 NAZİ partisi lider Adolf Hitler in iktidara gelmesi ile Alman ekonomisi güçlenmiş, issizlik azalmış, Alman ordusu yeniden güçlenmiştir. Bu durum Nazilerin halkın desteğini sağlamasına neden olmuştur. Nasyonal Sosyalist Parti sonrası Almanya kısa süre içerisinde Avrupa nın en etkin devleti haline gelmiştir. İngiltere savaş öncesi refah düzeyini yakalayamamış ve işsizlik artmıştır. Fransa da ülkenin imarı için büyük kamu harcamalarına ihtiyaç vardır ve bu da ekonominin durmasına neden olmuştur. İtalya da savaşın neden oldugu huzursuzluk İtalyan Faşist Partisi nin 1922 de başa gelmesinde etkili olmuştur. 3.TOTALİTER REJİMLERİN KURULUŞU İtalya da Faşizm İtalya I. Dünya savaşı na yeni sömürgeler elde etmek amacıyla katılmış ve galip devletler safında yer almıştır. Buna karşılık savaş sonrası kendisine verilen sözler yerine getirilmemiş, buna bağlı olarak italyan ekonomisi büyük zarar görmüştür. Bu dönemde italya da liberal demokrasinin yanında komünizm ve sosyalizm de büyük önem kazanmıştır. Ülkede yüz binlerce asker kaçağı vardır. İşçiler fabrikaların yönetim ve kararlarına ortak olmak istemişlerdir.halkın devletten beklentileri ülkedeki dengeleri bozmuştur. Bu durum en fazla Benito Mussolini önderliğindeki İtalyan Faşist Partisi nin işine yaramıştır. Kasım 1919 seçimlerinde Faşistler parlamentoya giremese de ülkedeki karışıklık ve istikrarsızlıktan ötürü kısa zamanda halk arasında taraftarlar topladılar Ağustosundaki genel işçi grevi ekonomiyi felce uğratıp ülkeyi karıştırdı. Faşist Partisinin Kara Gömlekliler i Napoli den Roma ya yürüdü. Darbe yapılmasından çekinen hükûmet istifa etti. İtalyan kralı 30 Ekim 1922 de başbakanlığa Mussolini yi atamak zorunda kaldı. Bu olay italya da 1943 e kadar süren Faşist diktatörlüğünün başlangıcıdır. Almanya da Nazizm I.Dünya Savaşı ndan mağlup olarak çıkan Almanya da 1919 kasımında askeri bir ayaklanma çıkmış ve imparatorluk yıkılarak cumhuriyet ilan edilmiştir. Savaş sonrası imzalanan ateşkes ve barış antlaşmaları Almanya yı ekonomik, siyasi ve sosyal yönden olumsuz etkilemiş ve Alman ekonomisi felç olmuştur. Versay Antlaşması na sağ ve sol kesimler tepki göstermiş, 1919 da Weimar Anayasası ilan edilerek demokratik düzene geçildi. Versay Antlaşması Almanya da sağ grupların güçlenmesini sağlamıştır seçimlerinde Versay Antlaşması nın yok edilmesini, komünist düşmanlığını ve Alman ırkının üstünlüğünü savunan Nasyonal Sosyalist (NAZİ) Partisi ilk defa parlamentoya girmiştir. Buna karşılık Alman sanayisi kısa süre içerisinde güçlenmiş ve Alman ekonomisi bir savaş ekonomisi halini almıştır. İspanya da General Franco Dönemi Bir zamanların güçlü ülkesi İspanya da XIX. yüzyıl dan beri istikrarsızlık ve iç karışıklıklar yaşanmaktadır de İspanya tahtına geçen XIII. Alfonso anayasayı ilan etmesine rağmen ülkede istikrar sağlanamadı te ordu yönetime müdahale ederek bütün demokratik müesseselerin kapatıldığı asker destekli bir yönetim kurdu. Başarısız olan hükûmet askerî desteğini kaybedince istifa etti ve anayasal sistem tekrar kuruldu. Fakat bu gelişme de ülkeye huzur getirmedi ve Kralın ülkeyi terk etmesiyle ülkede Cumhuriyet ilan edildi. Yeni cumhuriyet yönetiminin dine ve din adamlarına karşı tavır alması, toprak reformlarına girişmesi ve köylülerin, zenginlerin topraklarını ele geçirmek istemesi silahlı çatışmalara sebep oldu da karşıt gruplar arasında işlenen cinayetler iç savaşın başlamasına yol açtı. İspanya iç savaşı milliyetçiler ve cumhuriyetçiler arasında gerçekleşti. Cumhuriyetçiler Valencia da, milliyetçiler de Franco liderliğinde Burgos ta hükûmetlerini oluşturdular. Avrupa Devletleri de bu savaşta taraf olmuşlardır. Fransa ve özellikle Sovyetler, ideolojik yönden kendilerine yakın buldukları cumhuriyetçileri, Almanya ve İtalya ise milliyetçileri destekledi. İngiltere, kamuoyunun baskısı nedeniyle barışçı bir tavır takınmıştır den itibaren milliyetçilerin hızlı ilerleyişi karşısında cumhuriyetçiler direndiyse de başarılı olamadılar da Madrid in milliyetçiler tarafından ele geçirilmesiyle iç savaş son buldu. İç savaş sonrasında iktidara gelen General Franco yönetimi ilk dönemlerde Batılı devletler tarafından dışlandı. II. Dünya Savaşı ndan sonra BM nin İspanya ile ilişkilerini kesmesiyle bu olumsuz süreç devam etti. Soğuk Savaş döneminde kutuplaşmanın artmasıyla Batılı devletlerin İspanya ya yakınlaşması ilişkilerin düzelmesini sağladı. İspanya daki diktatörlük 1975 te General Franco nun ölümüne kadar devam etmiştir Ekonomik Krizi nden Alman ekonomisi olumsuz etkilenmiş, Almanya da ticarethaneler kapanmaya başlamış ve işsizlik artmıştır daki seçimlerde Nazi ler ikinci güçlü parti olarak, 1932 yılındaki seçimlerde ise en güçlü parti olarak çıkmışlardır yılında partinin başkanı Adolf Hitler başbakan olmuştur ve aynı yıl mecliste alınan karar doğrultusunda 4 yıl süreyle olağanüstü yetkiler alarak diktatörlüğünü ilan etmiştir. Naziler kısa süre içerisinde Almanya nın sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel hayatını kontrol altına almıştır. Parti düşünelerini herkese kabul ettirmek amacıyla halkın isteklerini karşılamaya çalışmıştır. Nazi Almanya sı Hitlerin istekleri doğrultusunda içte ve dışta saldırgan bir politika izlemiştir. Hitler iktidara gelmesinden kısa süre sonra kendisine tehlike olarak gördüğü komünistlere ve yahudilere karşı baskıcı bir politika gütmüştür. Başlangıçta sadece yahudi ve komünistlere karşı girişilen sindirme politikasını kısa süre içerisinde Naziler tarafından çizilen Alman figürü dışındaki tüm kişi ve gruplara karşı yapılan bir baskı dönemi izlemiştir. 6

7 İKİ SAVAŞ ARASINDA DÜNYADA YAŞAM Ekonomi Savaş sırasında ekonominin bozulması üzerine devletleri üretimin arttırılması ve sanayileşmeye yönelik adımlara itmiştir. Sanayide kullanılan petrol ve elektirk günlük hayata girdi. yeni kara ve demir yolları yapılmış ve kıtalar arası ulaşımda uçaklar da kullanılmaya başlanmıştır. Felsefe-Psikoloji Psikoloji önem kazandı ve yeni akımlar ortaya çıktı. Felsefe alanında Fenomenoloji (Metafiziğe karşı çıkarak somut yaşantıyı temel alan felsefi görüş.) ve Varoluşçuluk bu dönemde ortaya çıkan akımlardır. İletişim-Haberleşme iletişim araçlarının gelişmesi haberleşmeyi kolaylaştırmıştır. Yazılı basında önemli tiraj artışı oldu. Radyo nun önem kaznması ile konuşan basın dönemi başlamış ve kültürel faaliyetler halka ulaşmıştır. Sinema propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Edebiyat-Tarih Edebiyat alanında bir çok sanatçı yaşadığı toplumu ve sistemi eleştiren eserler vermiştir. ( Gazap Üzümleri vb. ) Tarih alanında 1929 Fransız ekolü önem kazanmış; Savaş tarihi, kral ve imparatorlar tarihi önemi kaybetmiştir. Yerel tarih, sosyal, ekonomik ve medeniyet konuları öne çıkmıştır. Mimari Tıp-Sağlık Şehircilik ve mimari gelişti. Mimari bir akım olan Bauhaus şehir planlaması konusunda yenilikler getirmiştir. Yüksek binalar, geniş düzenli caddeler ve yeşil alanları ile büyük şehir projeleri tasarlandı. (Empire State vb. ) Bazı hastalıkların tedavisi için ilaç ve tedavi bulunurken organ nakline başlanmıştır. Banting ve Best 1922 de insülini ayrıştırmayı başardı. Tüberküloza karşı ilk etkili silah olan BCG aşısı 1921 de Calmette ve Guerin tarafından bulundu. Sanat Müzik Zürih te burjuva sanatı ve tüm toplumu reddetmeye dayalı sürrealizm akımı ortaya çıkmıştır. Resim alanında bu akımın en önemli temsilcilerinden biri Salvador Dali dir. Tiyatroda seyirci ve oyuncuya eleştiri hakkı tanınmıştır. İki savaş arası dönemde klasik müziğe dönüş yaşanmıştır ABD nin etkisiyle caz müzik Batı ya yayılmıştır. II. DÜNYA SAVAŞI ( ) SAVAŞ ÖNCESİNDEKİ GELİŞMELER Japonya I.Dünya savaşı ile Batılı devletlerin birbirleriyle olan mücadeleleri Uzak Doğu ya olan ilgilerini azaltmıştır. Bu durumu fırsat olarak gören japonya Almanya nın Pasifik teki sömürgelerini işgal etmiştir Çin üzerinde bir çok ekonomik ayrıcalık elde eden Japonya kısa süre içerisinde Uzak Doğu nun en güçlü devleti haline gelmiştir. Uzak Doğu da topraklarını genişletmek isteyen Japonya nın doğal yönden zengin olan Mançurya ve Çin e egemen olmak istemesi bu devleti diğer güçlerle karşı karşıy getirmiştir. Japonya nın yayılmasının önüne geçmek isteyen Batılı devletler 1922 de Washington Deniz Silahsızlanması Konferansı nı düzenlediler. Bu konferansta Japonya nın Çin üzerindeki egemenliğini kısıtlayan kararlar alınırken Japon donanmasının sı- nırlandırılmasına çalışılmıştır. Japonya da iktidarda olan liberaler Yumuşak Yayılma Politikası ile ele geçirmek istedikleri bölgelerde nüfuz kurmaya çalışmışlardır. Askeri nitelikli hükumet 1929 Ekonomik kriziyle askeri güce dayalı yayılmacı politikaları hayata geçirmiştir. Japonya nın Çin e Yönelme Nedenleri İngiltere nin yatıştırma, ABD nin ise tarafsızlık politikası izlemesi, İtalya nın Habeşistan ı, Almanya nın Ren Bölgesi ni işgaline dünyanın tepkisiz kalması, İspanya iç savaşından dolayı Avrupa dan Japonya ya bir tehlikenin gelmeyeceğinin anlaşılması, 1936 da imzalanan Alman-Japon Paktı ile Sovyet Rusya nın baskı altında tutulması. Japonya, 1931 de Mançurya yı işgal ederek Çin e yöneldi. Asya daki faaliyetlerinde serbest kalmak amacıyla, 1933 te Milletler Cemiyetinden; 1934 te Washington Antlaşması ndan çekildi. Aynı zamanda 1934 te, Asya, AsyalIlarındır. diyerek Batılıların Çin le olan münasebetlerini kesmelerini istedi. Japonya nın yayılmacı politikası, Uzak Doğu da güçler dengesini bozdu. Bu bölgede çıkarları olan İngiltere ve ABD gibi devletler, önce Japonya nın bu tutumuna tepkisiz kaldı. Ancak Japonya nın 1937 de Çin e saldırması üzerine bu devletler Çin e yardıma başladı de Japonya doğu ve orta Çin in topraklarını ele geçirdi. Batılıların doğu Asya dan atılmasını öngören Yeni Düzen i ilan etti. Not : 7

8 İtalya I.Dünya Savaşı ndan istediğini alamayan İtalya da siyasi, ekonomik krizler patlak vermiş ve bu durum Benito Mussolini nin iktidara gelmesinde etkili olmuştur. Kendisine Duçe ünvanı verilen Mussolini kısa sürede muhalefeti ve demokratik kurumları ortadan kaldırmıştır. Roma İmparatorluğunu yeniden kurmayı amaçlayan Mussolini İtalya sı Balkanlar ve Avrupa da genişleme siyaseti gütmüştür. İlk sorun Yugoslavya ile yaşandı. Serbest Şehir olarak bağımsızlık statüsüne kavuşturulan Fiume, Mussoli ninin Yugoslavya ya baskısı sonucunda 1924 te İtalya ya katıldı. Sonraki dönemde Yunanistan a ait Korfu Adası işgal edilmiş ve Arnavutluk nüfuz altına alınmıştır. İtalya nın bu saldırgan politikası Fransa ile ilişkilerini olumsuz etkilemiş ve bu doğrultuda İtalyan Alman yakınlaşması başlamıştır. İngiltere ise İtalya yı Fransa ya karşı bir denge unsuru olarak görmüş bu doğrultuda 1935 yılına kadar ingiliz italyan münasebetleri iyi şekilde devam etmiştir. İtalya nın Habeşistan ı işgali I.Dünya Savaşı sonrası ekonomik sıkıntılar içinde olan İtalya, 1929 Ekonomik Krizi nden de oldukça etkilendi. Bir sanayi ülkesi olmasına rağmen ham madde kaynakları bakımından tamamen dışarıya bağımlı olan İtalya, ekonomik sarsıntılar içerisinde bütçe ve dış ticaret dengesinde açıklar vermeye başladı. Bu nedenler İtalya yı doğal zenginliklere sahip Habeşistan a doğru yöneltti. Ayrıca 1931 de Japonya nın Mançurya ya saldırması, Almanya nın Versay şartlarından kurtulma girişimlerine İngiltere ve Fransa nın tepkisiz kalması İtalya yı Habeşistan ın işgali konusunda harekete geçirdi. İtalya nın1934 te başlattığı Habeşistan saldırısı 1936 da işgalle sonuçlandı. Avrupa da İtalya ya karşı ortak bir cephe kurulamamış ve Habeşistan a askerî yardım yapılamamıştır. Mevcut durum işgali kolaylaştırdı. UYARI: Habeşistan ın işgali ile İtalya, Akdeniz de deniz gücünü elinde tutan İngiltere ye karşı kuvvetli bir rakip hâline geldi. İtalya nın Habeşistan a saldırısı ile Almanya, Locarno Antlaşması nı feshetti. Avrupa daki mevcut durum bozuldu. ÜLKELER ARASI GRUPLAŞMALAR Nazi Almanyası nın yayılmasından endişe duyan İngiltere, Fransa ve italya 1935 yılında bu devlete karşı ortak bir cephe kurmuştur. Fakat İtalya nın Habeşistan ı işgali İngiltere ile arasını bozmuş ve İtalya Almanya ya yakınlaşmıştır. Fransa da ise 1936 yılında Halk Cephesi nin iktidara gelmesi ile Fransa ile SSCB yakınlaşmı ve ortak cephe bozulmuştur yılında Almanya Avusturya nın bağımsız bir devlet olarak kalacağını taahhüt etmiş bu durum Alman-İtalyan ilişkilerini geliştirmiştir. Bu doğrultuda bir Alman-İtalyan ittifakı olan Berlin- Roma Mihveri kurulmuş oldu sonrası Rusya daki rejime karşı olan Almanya ile, Asya ortalarına kadar yayılmayı arzulayan Japonya yakınlaşmış ve Berlin Tokyo Mihveri kurulmuştur. ( 25 Kasım 1936) 5 Kasım 1937 de İtalya nın da bu pakta katılması ile Berlin- Roma-Tokyo Mihveri kurulmuştur. Almanya Versay Antlaşması nın Almanya ya getirdiği zorluklar ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Nazileri Almanya da iktidara taşımış ve Hitler in girişimiyle Almanya da diktatörlük dönemi başlamıştı. Hitler le birlikte Alman dış politikası yeniden şekillendi. Bu politikanın ilk aşaması Versay Antlaşması nın maddelerinden kurtulmaktı. İkinci aşama Almanya sınırları dışında yaşayan tüm Almanları tek bir çatı altında toplayarak ulus devlet ilkesini gerçekleştirmek üçüncü aşama ise Hayat sahasını genişletmek idi. 1. Aşama Amaç Almanya nın Versay Antlaşması nın getirdiği kısıtlamalardan kurtulmasıdır. Bu aşamada Almanya; Silahsızlanma Konferansı ve Milletler Cemiyeti nden çekildiğini ilan etmiştir( 1933) Hızlı ama gizli bir şekilde silahlanarak ordu ve donanmasını güçlendirmiştir. Locarno Antlaşması nı feshetmiştir. Zorunlu askerlik sistemini yeniden getirmiştir. Saar bölgesini Fransa dan plebisit yoluyla almıştır. Tarafsız Ren Bölgesi ne asker sokmuştur.(1936) Fransa çaresiz bu durumu kabullenmek zorunda kalmıştır. Avusturya ile birleşmiştir. (anschluss olayı -1938) Berlin-Roma-Tokyo Mihveri nin kurulmasını sağlamıştır. 2.Aşama Almanya nın sınırları dışında yaşayan tüm Almanları tek bir çatı altında toplayarak ulus devlet ilkesini gerçekleştirmek istemesi dir. Bu aşamada; Çekoslovakya da yaklaşık 3,5 Milyon Alman ın yaşadığı Südetler Bölgesi nin işgali için çalışmalar başlamıştır. Duruma müdahale etmek isteyen Batılı devletlerin araabuluculuk faaliyetleri başarısız olmuştur. Münih Düzenlemesi ile bölgenin Almanya ya bırakılması sağlanmıştır. (29 Eylül 1938) 3.Aşama: Hayat Sahası Her ne kadar politikanın adı hayat sahası olsa da bu kavram Nazi emperyalizminin yeni adından başka bir şey değildir.bu politikayla Adolf Hitler Almanların yaşamadığı bir çok ülkeyi de Almanya topraklarına katmayı amaçlamıştır. Bu aşamada Almanya; Çekoslovakya yı işgal etmiştir(1939) Litvanya ile imzalanan bir antlaşma ile Memel Bölgesi ni almıştır.(1939) İtalya ile Çelik Pakt ı imzalamıştır ( 1939) SSCB ile Saldırmazlık Paktı imzalanmıştır(1939). 1 Eylül 1939 tarihi nde Polonya işgal edilmiştir. Not: ***Yatıştırma Politikası*** : Dünya Savaşı na giden dönemde İngiltere Başbakanı Chamberlain la özdeşleşen politikadır.hitler in esas ilgi alanının doğuda olduğuna inanan Chamberlain, SSCB ye karşı Almanya nın kendileriyle iş birliğine gireceğini düşünüyordu. Chamberlain, Münih Antlaşması ile Südet i alan Hitler in artık durarak kazandıklarını elinde tutmaya çalışacağını düşündü. Fakat Almanya nın Çekoslovakya yı işgali ile yatıştırma politikası sona erdi. 8

9 II. DÜNYA SAVAŞI NIN NEDENLERİ: I. Dünya Savaşı sonrasında mağlupp devletlere imzalattırılan barış antlaşmalarının ağır siyasi, askeri, ekonomik yaptırımlar içermesi. Not: Almanya ya imzalattırılan Versay Antlaşması nın Almanya yı savaş sonrası büyük sıkıntıya sokması ve Avrupa siyasetinde önem kaybetmesine neden olması II. Dünya Savaşı nın en önemli nedenlerinden biridir. Almanya ve İtalya da aşırı milliyetçi ve saldırgan yönetimlerin iş başına gelmesi Japonya nın Güney Doğu Asya daki sömürgeci tutumu İtalya nın Habeşistan ı işgali, Millletler Cemiyeti nin Dünya barışını korumada ve işgalleri önlemede yetersiz kalması Berlin-Roma-Tokyo Mihver Devletleri nin kurulması SAVAŞIN BAŞLAMASI: II. Dünya Savaşı Mihver Devletler ile Müttefik Devletlerarasında gerçekleşmiştir. Mihver Devletler: Almanya, İtalya ve Japonya. Müttefik Devletler: İngiltere, Fransa, SSCB, ABD Almanya, Versay la serbest şehir statüsüne geçirilen Danzig i Polonya dan istedi. Bu istek kabul edilmeyince Almanya Polonya yı işgal etmeye karar verdi. Ancak İtalya nın 1942 yılı sonuna kadar savaşa girmeyeceğini bildirmesi üzerine Almanya SSCB ye yaklaştı. 23 Ağustosta SSCB - Almanya Saldırmazlık Paktı imzalandı. Paktın gizli maddelerine göre Baltık Bölgesi ve Polonya toprakları iki devlet arasında pay edildi. Bu gelişme üzerine İngiltere ve Fransa, SSCB ile ilişkisini kesti. İngiltere, Polonya ile bir ittifak antlaşması yaptı. Almanya SSCB ile imzaladığı Saldırmazlık Paktı ndan kısa süre sonra 1 Eylül 1939 da Polonya yı işgal etti. Bunun üzerine İngiltere ve Fransa Polonya ya verdikleri güvenceye uyarak 3 Eylül 1939 da Almanya ya savaş ilan etti. Bu adımla birlikte dünya tarihinin en büyük yıkımı olan II. Dünya Savaşı başlamış oldu. Savaşın başlamasından kısa süre sonra SSCB 17 Eylül de Polonya ya girdi. Rus ve Alman birlikleri ilerleyişini sürdürdü. Alman birliklerinin başkent Varşova ya girmesi üzerine Almanya ve SSCB Moskova da yaptıkları bir antlaşma ile Polonya yı paylaştılar. Antlaşmaya göre Polonya nın doğusu SSCB ye, Batısı ise Almanya ya bırakıldı. Fakat SSCB olası bir Alman saldırısına karşı bir tampon bölge oluşturmak adına Estonya, Letonya ve Litvanya yı işgal etti. Finlandiya ise gösterdiği tüm çabalara rağmen bazı sınır bölgelerini SSCB ye bırakmak zorunda kaldı(1940) II. DÜNYA SAVAŞINDA CEPHELER: Avrupa Cephesi, Kuzey Afrika Cephesi, Pasifik Cephesi AVRUPA CEPHESİ: İngiltere ve Fransa savaşı kısa sürede sona erdirmek adına Almanya yı ekonomik olarak zayıflatmayı amaçlamıştır. Bu amaçla Norveç kömürünün Almanya ya ulaşmasını engellemek için Norveç kıyılarını mayınladı. Bunun üzerine Almanya Danimarka ve Norveç i işgal etti. Alman orduları kısa süre içerisinde Norveç, Danimarka, Belçika, Hollanda, Lüksemburg u işgal etti ( Yıldırım Savaşı Taktiği ). Tüm bu saldırılar meydana gelirken İngiltere ve Fransa hiçbir karşılık veremeyip sınırlarını güçlendirmeye devam etti. Fransa Almanya sınırında oluşturduğu ünlü Maginot Hattı nı güçlendirdi. Alman orduları ilerleyişini Avrupa da sürdürdü ve Fransa nın geçilmez olarak düşündüğü Maginot Hattı nı dağıtıp Kuzey Fransa yı ele geçirdi, ardından Fransa da düştü. Almanya nın Fransa yı işgali üzerine 22 Haziran 1940 da Alman-Fransız Ateşkes Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre Fransa nın kuzeyini Almanya, Güneyini ise yine kendisine bağlı hareket eden Vichy Hükümeti yönetecektir. Fransa da Alman yanlısı Vichy Hükümeti nin kurulması üzerine Fransız General Charles De Gaulle direnişi başlatmak amacıyla Londra ya kaçmış ve burada Hür Fransız Kuvvetleri ni oluşturup Fransız bağımsızlığı için çalışmaya devam etmiştir. İngiliz Alman Hava Savaşı Almanya nın, Avrupa yı hızla işgal etmesi üzerine İngiltere Avrupa da yalnız kaldı. Ağustos sonlarında Hitler, İngiltere ye karşı hava saldırısı başlattıysa da Kartal Hücumu adı verilen bu saldırı başarılı olamadı. Almanya- SSCB Savaşı Almanya Kartal Hücumu nda hava ve deniz gücü bakımından üstün olan İngiltere ye karşı başarısız olunca hayat sahası için gerekli olan zenginlikleri doğuda aramaya karar verdi. Bu durum Almanya nın SSCB ye saldırmasına neden olmuştur. Nedenleri: Almanya nın Sovyet Komünizmini yok etmek istemesi, SSCB nin Alman Hayat Sahası için Balkanlar ve Boğazlar için tehlike arz etmesi. Almanya SSCB işgali öncesinde Balkanlara yönelip Romanya ve Bulgaristan ittifak antlaşmaları yaptı, Yugoslavya ve Yunanistan ı işgal etti. Daha sonra 22 Haziran 1941 de SSCB ye saldırarak Barbarossa Harekâtı nı başlattı. Harekâtın amacı en geç 6 ay içerisinde Rusya yı teslim almaktır. Alman Birlikleri başlangıçta hızlı bir şekilde ilerleme kaydetse de ilerleyen dönemde çetin kış şartlarının gelmesi, Rusların Japonya ile saldırmazlık antlaşması yapıp tm güçlerini Almanlara karşı kullanması gibi nedenlerden ötürü Alman ilerleyişi durmuş ve harekât Almanlar açısından başarılı olamamıştır. Alman kuvvetleri 1942 ilkbaharında ikinci bir saldırıda bulunduysa da Moskova yı ele geçirememiştir. Aynı tarihlerde Almanlar güneye doğru bir harekât başlattı. Harekâtın amacı; Kafkaslar üzerinden güneye inip İran petrol kaynaklarını ele geçirmek, Müttefiklerin iran üzerinden SSCB ye yapacakları yardımları engellemek, Hindistan a ulaşıp Japonya ile birleşmek. Alman Birlikleri bu taarruzla Kafkaslara girmiş, Kırım ın Maikop Petrol bölgesini ele geçirmiştir. Bu kayıpla Sovyetler in kömür ve akaryakıt kaynaklarının yarısı Almanların eline geçmiş ve Sovyet birlikleri Stalingrad a çekilmek zorunda kalmıştır. Ağustos 1942 de iki ordu Stalingrad da karşılaşmış ve yaklaşık 3 ay süren Stalingrad Muharebesi Rusların galibiyetiyle sonuçlanmıştır yazı başlarında Alman orduları Rus Cephesi nde geri çekilmeye başlamıştır. 9

10 KUZEY AFRİKA CEPHESİ İtalya 10 Haziran 1940 tarihinde İngiltere ve Fransa ya savaş ilan ederek Almanya nın yanında savaşa dahil oldu. İngiltere yi mağlup edebilmek için onun denizlerdeki gücünün kırılması gerektiğini düşünen İtalyanlar; Cebelitarık, Malta, İskenderiye ve Süveyş i bombaladı. İngilizler de buna karşılık Rodos ve İtalya nın endüstri bölgelerini bombaladı. Akabinde İtalya, Afrika da kara harekâtına başladı. İtalya 1940 Ağustosunda İngiliz ve Fransız Somalisi ile Sudan a saldırdı ve bu bölgeden İngilizleri çıkarttı. Akdeniz e kesin hâkim olmak isteyen İtalyanlar bu kolay başarıdan sonra İngilizleri tüm Afrika dan çıkarabileceklerini düşünüp Süveyş harekâtına karar verdiler Eylülünde İtalyanlar, Trablusgarp üzerinden saldırıya geçerek bir haftada Süveyş in 150 km batısına kadar geldiler. Bu noktada karşı saldırıya geçen İngilizler, beş gün içinde İtalyanları Mısır dan çıkardı ve 1941 Mart ayında İtalyan işgalindeki Bingazi yi ele geçirdiler. İtalya, 31 Mart 1941 de Almanya nın müdahalesi ile Kuzey Afrika da yeni bir harekât başlattı. Almanya, harekâta büyük önem veriyordu. Plana göre Mihver Devletler Orta Doğu Bölgesi ni kıskaç içine alacaktı. Bingazi, Derne, Tobruk ve Sallum ortak Alman-İtalyan taarruzu ile İngiltere den geri alındı. Bunun üzerine İngilizler karşı saldırıya geçerek Alman-İtalyan kuvvetlerini Mısır ve Libya dan attıkları gibi Bingazi ye kadar ilerleyişini de sürdürdü. Bu harekâtla İngiltere İtalya nın sömürgelerini elinden alırken Kuzey Afrika nın büyük bir bölümünü ele geçirdi. ABD, II. Dünya Savaşı na girince Kasım 1942 de Fransa ya ait Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyılarına asker çıkardı. Fas ele geçirilince İngiltere de İtalya nın Afrika topraklarına karşı saldırıya geçti Mayısında tüm Alman ve İtalyan birlikleri teslim oldu. LYS 2013 İtalya nın İkinci Dünya Savaşı nda Süveyş Kanalı nı ele geçirmek istemesi, Cebelitarık, Malta, Süveyş, Aden bağlantı hattına hâkim olan hangi devletin çıkarlarını tehlikeye düşürmüştür? A) Almanya B) ABD C) İngiltere D) Fransa E) İspanya PASİFİK CEPHESİ Savaş Öncesi ABD ABD savaşın başında tarafsızlığını ilan etmiş ve tarafsızlık politikasını sürdürmeye devam etmiştir. Buna rağmen Amerikan kamuoyu baskıcı ve totaliter Hitler Almanyası na karşı bir duruş sergiliyordu. Dönemin ABD başkanı Franklin Roosevelt yayınladığı bir bildiriyle halkını tarafsız kalmaya çağırıyordu. Fakat savaşın Alman lehine dönmesi ABD nin tutumunu değiştirmesine yol açmış ve 1941 yılında ABD tarafından çıkarılan Ödünç Verme ve Kiralama Yasası ile Mihver Devletlere karşı savaşan devletlere yardım kararı alınmıştır. Atlantik Bildirisi ( 14 Ağustos 1941 ) II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile ABD Başkanı Franklin Roosevelt 14 Ağustos 1941 de ortak bildiri yayınlandı. Bu maddeler daha sonra Birleşmiş Milletler Antlaşması na dâhil edildi. Bildirinin maddeleri özetle şöyleydir: Savaş sonrası toprak kazanımı olmayacak, İlgili halkın rızası olmadan toprak alımı olmayacak, İnsanlar korku ve açlıktan kurtarılacak, Uluslar kendi geleceklerini kendileri belirleyecek, Açık denizlerde ticaret serbestisi sağlanacak, Uluslararası iş birliği sağlanıp geliştirilecek, Temel hammaddelerden eşit şekilde yararlanılacak, Mihver Devletler silahtan arındırılacak ve savaştan sonra topyekûn silahsızlanmaya gidilecek. Pearl Harlbour Baskını ve ABD nin Savaşa Girişi Japonya I. Dünya Savaşı ndan sonra Pasifik bölgesinde ABD ve İngiltere nin baskısı altında kalmıştı.japon yöneticiler II. Dünya Savaşı nı bir fırsat olarak görüp bu baskıdan kurtulmak istedi. Savaş çıktığı sırada Japonya, Çin in işgaliyle uğraşıyordu. İngiltere ve Fransa Avrupa da savaşınca ABD, Uzak Doğu da yalnız kalarak Çin i desteklemekten vazgeçti. Böylece Japonya daha serbest kaldı ve güneye doğru yöneldi ta da Fransa, Almanya ya yenilince Almanya nın Vichy hükümetine baskısı sonucu Japonya, Fransa ya ait Çinhindi nden stratejik üsler aldı. ABD nin Japonya ya koyduğu petrol ambargosu koyarak Japon ekonomisini yıpratıyordu. Bu sorunu diplomatik yollarla çözemeyen Japonya, 7 Aralık 1941 de ABD nin Pasifik Pearl Harlbour a saldırdı. Kısa sürede ABD nin Pasifik Donanması yla hava filosunun büyük bölümü etkisiz hâle getirildi. Bu olay üzerine ABD 8 Aralık ta Japonya ya, 11 Aralık ta da Almanya ve İtalya ya savaş ilan etti. Not: Baskının stratejik olarak başarılı olamamasının en önemli sebebi Japonların ABD petrol kuyularını vurmaması ve üssü işgal etmemesidir. Birleşmiş Milletler İttifakı nın kurulması (1942) ABD, 1942 Ocak ayında İngiltere, SSCB ve 22 devletin katılımı ike Birleşmiş Milletler İttifakı nı kurmuştur. Buna göre katılımcı devletler Atlantik Bildirisi nin maddelerini kabul ettiler. Al- Pasifik Savaşları 1942 ye gelindiğinde güçler dengesi Mihver Devletlerin lehine idi. manya Avrupa da; Japonya Uzak Doğu da üstün durumdaydı. Japonya, Pearl Harlbour baskını sonrasında birliklerini güneye yönlendirdi. Güneyde ABD nin Manila; İngiltere nin ise Singapur ve Hong Kong ta üslerini ele geçirdi. Daha sonra Birmanya ya ve Endonezya ya asker çıkardı. Nisan 1942 de Japonya, Avustralya da durduruldu. Mayıs ayında Amerikan ve Japon filoları Mercan Denizi nde karşılaştı ve Japonya burada yenildi. Savaş sırasında ABD donanmasının toparlandığını gören Japonya, vakit kaybetmeden ABD nin Midway üssüne saldırı planladı. 4 Haziranda Amiral Yamamoto önderliğinde gerçekleştirilen Japonya nın Midway saldırısı, başarısızlıkla sonuçlandı. BARIŞA DOĞRU Avrupa da Savaşın Sona Ermesi Roosevelt ve Churchill, Ocak 1943 te dünenlenen Kazablanka Konferansı nda Mihver Devletlerin kayıtsız şartsız teslim alınması na dair kararlar aldılar ve harekete geçtiler. İngiliz-ABD kuvvetleri Fas ve Cezayir kıyılarına düzenledikleri bir çıkarma ile 1943 Mayısı nda Alman ve İtalyan birliklerini Kuzey Afrika dan attılar. Müttefik Kuvvetleri bu başarı sonrasında İtalya yı etkisiz hale getirmek için Temmuz 1943 de Sicilya yı işgal etmiş ve kısa süre sonra Mussolini iktidardan düşmüş ve tutsak edilmiştir. Mussolini nin yerine gelen İtalyan Mareşal Bandoglio müttefiklerle 3 Eylül 1943 te ateşkes antlaşması imzalamıştır. Almanya bu ateşkese tepki göstermiş, düzenlediği bir harekatla Mussolini yi tutsaklıktan kurtarıp onu tekrar Kuzey İtalya da iktidara getirmiştir. Müttefikler, Fransa nın Alman işgalinden kurtarılması amacı ile 6 Haziran 1944 te düzenledikleri Normandiya Çıkarması nı düzenlemiştir. Harekâtı 10

11 yöneten kişi ABD li General Eisenhower dır. Müttefik kuvvetleri için başarılı geçen harekât sonrası 25 ağustos 1944 itibariyle müttefikler başkent Paris i kurtarmışlardır. Bu sırada Sovyet birlikleri Bulgaristan, Çekoslovakya, Baltık ülkelerini ele geçirmiştir(1944). Sovyet birlikleri doğudaki ilerleyişini sürdürmüş ve 1945 Nisan ayında Berlin i kuşatmış, bunun üzerine Alman lider Adolf Hitler intihar etmiştir Mayıs ayında Müttefikler İtalya yı tamamen kontrol altına almış, 7 Mayıs 1945 te Almanya teslim olmasıyla Avrupa da savaş bitmiştir. Pasifik te Savaşın Sona Ermesi Japonya Ekim 1944 yılında ABD ile yapılan Leyte Deniz Savaşı nı kaybetmiş ve donanmasının büyük bölümünü kaybetmiştir. Amerika savaşın bitişini hızlandırmak amacıyla 6 Ağustos 1945 te Hiroşima ya, 9 Ağustos 1945 te ise Nagasaki ye atom bombası attı. Japonya bu olay üzerine. 2 Eylül 1945 te ABD nin Missouri zırhlısında imzaladığı bir ateşkes antlaşması ile teslim oldu ve II. Dünya Savaşı sona erdi. II. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA DÜZENLENEN KONFERANSLAR Casablanca Konferansı ( Ocak 1943) Katılımcılar: Churchill ( İngiltere ), Roosevelt Konferansta barışın sağlanması için tek şartın Mihver Devletlerin kayıtsız şartsız teslimi olduğu belirtilmiştir. Churchill Türkiye nin de savaşa Müttefikler yanında savaşa girmesini ve Almanya ya karşı açılacak olan ikinci cephenin Balkanlar üzerinden yapılması konusunda ısrar etmiştir. Sovyetler ise buna kesinlikle karşı çıkmıştır. Not: Konferansın en önemli sonucu, zafere doğru yaklaşıldıkça müttefikler arasındaki görüş ayrılıklarının da oluşmaya başlamasıdır. Moskova Konferansı (1944) Katılımcılar: Churchill(İngiltere) ve Joseph Stalin (SSCB) Bu Konferansta İngiltere ve SSCB Balkan ülkelerini kendi aralarında nüfuz bölgelerine ayırmışlardır. Yapılan anlaşmaya göre; Romanya Rus, Yunanistan İngiliz nüfuzuna, Macaristan ve Yugoslavya %50 ingiliz, %50 Rus nüfuzuna, Bulgaristan %75 Rus, %25 İngiliz nüfuzuna terk edilecektir. (Bu oranların anlamı, kabinelere girecek ve temsil edilecek siyasi eğilimlerin oranıydı.) Yalta Konferansı (4 11 Şubat 1945) Katılımcılar: Roosvelt(ABD),Churchill(İngiltere),Stalin(SSCB) Gelecekte yapılacak olan barışın esaslarını belirlemek amacıyla Yalta da düzenlenmiştir. Washington Konferansı ( Mayıs 1943) Katılımcılar: ABD, İngiltere, SSCB, Çin Şifre Adı: Trident Konferansı İtalya işgal edilecektir Savaş sonrasında oluşturulacak olan barışın korunması sorumluluğu ABD, İngiltere, SSCB ve Çin e verilmiştir. Quebec Konferansı ( Ağustos 1943 ) Katılımcılar: Roosevelt(ABD), Churchill ( İngiltere ) ve iki devletin genelkurmayı. İkinci cephe Fransa nın Normandiya kıyılarında açılacaktır kararı alınmıştır. İngiltere Türkiye nin de savaşa girmesi konusunda ısrar etmiş fakat başarılı olamamıştır. Not: İngiltere, savaştan sonra SSCB ile Avrupa da tek başına kalmaktan çekinmiş bu nedenle Yalta da Fransa nın da Almanya ve Avusturya işgaline katılmasını sağlamıştır. SSCB Doğu Avrupa dan ordularını çekmeye ve serbest seçimleri yapmaya söz verdi. SSCB, Almanya dan tazminat almayı garanti altına almıştır. SSCB, Japonya ya savaş açmayı kabul etmiş, karşılığında savaş sonrası kurulacak olan Birleşmiş Milletler de üç sandalye kazanmıştır( SSCB, Belarus, Ukrayna). Mihver Devletler e savaş ilan eden devletlerin kurulacak olan teşkilata kurucu üye olarak katılacağı belirtilmiştir. Moskova Konferansı ( Ekim 1943) Katılımcılar: ABD, İngiltere, SSCB ve Çin Savaş sonrası dünya barışını korumak için bir barış örgütü kurulacaktır. Kahire Konferansı ( Kasım 1943 ) Katılımcılar: İngiltere, ABD, Çin, Türkiye İngiltere ve ABD nin Tahran da yapılacak konferansa gitmeden görüş birliğine varması ve Çin Devlet başkanı Chiang Kai- Shek le görüşülmesi amacıyla düzenlenmiştir. Tahran Konferansı (28 Kasım 1 Aralık 1943) Katılımcılar: İngiltere, ABD, SSCB Potsdam Konferansı (Temmuz-Ağustos 1945) Katılımcılar: İngiltere, ABD, SSCB Mayıs 1945 de Almanya nın teslim olmasından sonra Berlin yakınlarındaki Potsdam da düzenlenmiştir. Almanya; ABD, İngiltere, Fransa ve SSCB arasında işgal bölgelerine ayrılmıştır. Savaş suçlularının yargılanmasına karar verilmiştir. Avusturya nın başkenti Viyana dört işgal bölgesine ayrılmıştır. İtalya nın Mussolini nin devrilmesinden sonra müttefiklerle yaptığı iş birliği göz önüne alınacak ve yapılacak olan antlaşma pek ağır olmayacaktır. İran derhal boşaltılacaktır. Not: 11

12 LYS 2013 İkinci Dünya Savaşı sırasında mart 1945 e kadar Mihver Devletlere savaş ilan eden devletlerin Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurucu üyeleri arasında yer alabileceği kararı, aşağıdaki konferanslardan hangisinde alınmıştır? A) Kahire B) Potsdam C) San Francisco D) Moskova E) Yalta II. DÜNYA SAVAŞI NIN SONUÇLARI a.siyasi Sonuçları Faşizm ve Nazizm gibi alırı milliyetçi akımlar etkisiz hale getirildi. Dünyadaki siyasi dengeler Müttefikler lehine değişti. Emperyalist devletlerin sömürgeleri bağımsızlıklarını kazanmışlardı.(cezayir, Fas,Tunus,Libya,Mısır,Hindistan ) Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu. Almanya iki ayrı devlete bölündü. Bir çok ülke savaşın olumsuzluklarını gidermek adına reformlar yaptı. ABD ve İngiltere nin desteği ile Filistin de Yahudi devleti kuruldu(1948). SSCB nin uluslar arası alanda dışlanma süreci sona erdi ve bir çok doğu Avrupa ülkesince kurtarıcı olarak görülmeye başlandı. Savaşta sömürgelerini kaybeden italya da 1946 yılında yapılan hlk oylamasıyla cumhuriyete geçildi. Japonya ABD birliklerince işgal edildi. ABD ve SSCB savaştan iyice güçlenerek çıktı. İki devlet arasındaki görüş ayrılıkları dünyayı kutuplaşmaya götürdü ve savaş sonrası iki kutuplu bir dünya düzeni ortaya çıktı : Batı Bloğu (ABD) ve Doğu Bloğu (SSCB) b.ekonomik Sonuçları Savaş sırasında birçok şehrin zarar görmesi ülkelerin sanayi ve ticaretlerini olumsuz etkilemiştir. Avrupa ülkeleri önemli miktarrda para kaybetmiş, İngiliz ekonomisi iflas etmiştir. Avrupa ülkelerinde aşırı fiyat artışları görülmüştür. Washington da 1944 yılında Uluslararası Para Fonu (IMF) kurulmuştur Temmuzunda 44 devlet tarafından dolar ın altın yerine kullanabilen uluslararası para birimi olduğu belirtilmiştir. c.toplumsal Sonuçları II. Dünya savaşında aralarında sivillerin de bulunduğu milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Savaş sonunda Avrupa ve Asya da nüfus hareketleri görülmüştür. Almanya da gönüllü ya da zorla çalıştırılan yabancı işçi, savaş esirleri ve toplama kamplarından kurtulabilenler Almanya yı terk etmişlerdir. Sovyet ordusundan kurtulabilenler ve Orta Avrupa daki topraklarından ayrılan Germen kökenliler Almanya ya geri dönmüşlerdir. Japonya nın kaybettiği topraklarda yaşayan Japonlar ülkelerine geri dönmüştür. İnsan Hakları İhlalleri II. Dünya Savaşında özellikle Almanya, SSCB ve Japonya insan hakları ihlallerinde bulunmuştur. Potsdam Konferansı nda savaş suçlularının cezalandırılması kararı verişmiştir. Bu doğrultuda savaş sonrasında Nürnberg te kurulan uluslararası mahkemede Nazi Alman yöneticileri ve diğer suçlular; Tokyo da kurulan mahkemede ise Japon yöneticileri savaş suçlusu olarak yargılanmıştır. 9 Aralık 1948 de Birleşmiş Milletler Teşkilatı nca kabul edilen Soykırımı Suçunun Önlenmesi Ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme ile savaş suçları soykırım olarak adlandırılmıştır. 10 Aralık 1948 de ise İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiştir. KPSS 2013 İkinci Dünya Savaşı nın ardından; I. Almanya II. Kore III. Japonya topraklarının hangilerinde farklı rejimlerle yönetilen iki ayrı devlet kurulmuştur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D)I ve III E) II ve III BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATI II. Dünya Savaşı sonrasında uluslar arası barışı ve devletler arası işbirliğini sağlamak amacıyla New York merkezli kurulan örgüttür. Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın kuruluşuna giden yolda atılan adımlar: 1941 yılında ABD ve İngiltere tarafından yayınlanan Atlantik Bildirisi ile temelleri atılmıştır. Roosevelt(ABD) ve Churchill(İngiltere) 1 Ocak 1942 de Birleşmiş Milletler Demeci ni yayınlanmışlardır Moskova konferansı nda ABD,SSCB,İngiltere ve Çin teşkilatın kurulması konusunda anlaşmıştır Washington Konferansı nda Müttefikler kurulacak olan teşkilatın görev,yetkileri ve biçimini belirlemiştir. Şubat 1945 de düzenlenen Yalta Konferansı nda Mihver Devletler e savaş ilan eden devletlerin kurulacak olan teşkilata kurucu üye olarak katılacağı belirtilmiştir San Francisco Konferansı nda aralarında Türkiye nin de bulunduğu 51 ülke Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın kurulduğunu resmen ilan etmiştir. Not: Milletler Cemiyeti 19 Nisan 1946 da tüm görev,yetki ve sorumluluklarını Birleşmiş Milletler e devretmiştir. 12

13 Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın Alt Kuruluşları Genel Kurul Üye devletlerin eşitiliği vardır. Yılda 1 defa toplanır. Her devletin 5 temsilcisi vardır. Uluslararası Adalet Divanı BM nin yargı organıdır. Hollanda nın Lahey kentindedir. Vesayet Konseyi Kendini idare edemeyen ülkelerin koruma ve yönetilmesinden sorumludur. Genel Sekreterlik Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi nce alınana kararların uygulanmasını denetler. Güvenlik Konseyi BM nin yürütme organıdır.barış ve güvenlikten sorumludur. Ekonomik ve Sosyal Konsey Dünyadaki ekonomik ve sosyal kalkınmayı amaçlar. SAVAŞ YILLARINDA TÜRKİYE Türkiye Cumhuriyeti II. Dünya Savaşı öncesinde Atatürk ün Yurtta sulh, cihanda sulh politikasını sürdürmüştür. Savaş sırasında da gerek Müttefikler gerek Mihver Devletler Türkiye yi yanlarında savaşa sokmak istemişler, Türkiye ise sonuna kadar tarafsızlığını sürdürmeye çalışmıştır. Ancak Mihver Devletler in yayılmacı ve saldırgan politikalarına karşı Müttefiklere daha yakın bir duruş sergilemiştir yılında savaş olasılığının artması üzerine İngiltere ve Fransa ile yapılan görüşmeler doğrultusunda Türkiye Barış Cephesi nde yer aldığını ilan etmiştir. İngiltere ve Fransa ile yapacağı antlaşmaya SSCB nin de katılmasını amaçlayan Türk Dışişleri Eylül 1939 da Moskova ya temsilcilerini göndermiş fakat Rusya nın Boğazlar üzerinde söz sahibi olmak istemesi üzerine görüşmeler başarısız olmuştur. Sovyetlerle yapılan görüşmelerin başarısız olması üzerine Türkiye, İngiltere ve Fransa arasında Ankara da Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalanmıştır (19 Ekim 1939). Bu ittifakla taraflar Akdeniz de savaşa neden olacak bir devlete karşı koymayı garanti altına almışlardır yılında İtalya nın savaşa girmesi ile Türkiye nin Ankara Antlaşması ndaki yükümlülükleri gündeme geldi. Bu dönemde SSCB-Alman yakınlaşması Türkiye yi çekinceye itmiş ve Türkiye kendisine Müttefiklerce verilen desteğin az olduğunu öne sürerek tarafsızlığını sürdürmüştür. Alman ordularının 1941 yılında Balkanlara girmesi üzerine İngilizler Türkiye nin de saldırıya uğramasından çekinmiş ve Türkiye nin savaşa girmesini istemiştir Haziranı nda Sovyet topraklarına girmeye hazırlanan Almanya, Türkiye ile Saldırmazlık Antlaşması nı imzalamıştır. Aynı yıl SSCB ve İngiltere Türkiye nin toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ilan etmiştir. Türkiye nin Müttefikler yanında savaşa girmesini isteyen Churchill Adana da Cumhurbaşkanı İsmet Paşa yla görüşmüştür. Adana Konferansı ( 30 Ocak-1 Şubat 1943) Alman ordularının 1942 yılında Sovyetlere karşı Stalingrad daki yenilgisi sonrasında Müttefiklerin Türkiye üzerindeki beklentileri artmıştır. Bu amaçla İngiliz Başbakanı Winston Churchill, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile Adana da bir araya gelmiştir. İngiltere nin Türkiye yi kendi yanlarında savaşa sokmak istemesinin nedenleri: Almanya yı güneyden ve doğudan baskı altına almak, Savaş sonrasında SSCB nin Balkanlara yerleşmesini engellemek Türkiye görüşmeler sonunda müttefiklerin savaşa girme teklifini reddetmiştir. Kahire Konferansı ( 4-6 Aralık 1943) İsmet İnönü(Türkiye),Churchill (İngiltere) ve Roosevelt(ABD) arasında yapılmıştır. Müttefikler Türkiye ye tarafsız kalmasının savaş sonunda Türkiye yi yalnızlığa iteceğini ve savaş sonrasında SSCB tehlikesiyle yalnız başına mücadele etmek zorunda kalacağını bildirmişlerdir. Müttefiklerin baskısının artmasının üzerine Cumhurbaşkanı ismet inönü ilke olarak savaşa katılmayı kabul etse de yeterli silah, mühimmat ve techizat verilmedikçe savaşmayacağını bildirmiştir. Bu durum Müttefiklerin Türkiye ye yaptıkları yardımı sekteye uğratırken iki taraf ilişkilerini de durma noktasına getirmiştir. : Müttefikler 28 Kasım-1 Aralık 1943 tarihinde düzenlenen Tahran Konferansı nda da Türkiye nin savaşa girmesi konusunda girişimde bulunmuşlar, fakat Türkiye kabul etmemiştir yılı içerisinde Türkiye, Müttefiklerle olan ilişkilerini yeniden canlandırmaya gayret etti. Bu amaçla askerî nitelikli Alman gemilerin Boğazlardan geçmesini engelledi ve Almanya ya yaptığı ihracatı durdurdu. Türkiye te savaş sonrası düzenin oluşturulacağı San Francisco Konferansı na katılabilmek ve Yalta Konferansı kararlarına göre Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın asil üyeleri arasında yer alabilmek amacıyla Almanya ya resmen savaş açtı. Fakat Fiilen savaşa girmemiştir. II. DÜNYA SAVAŞI NIN TÜRKİYE YE ETKİLERİ Türkiye Cumhuriyeti II. Dünya Savaşı nda tarafsız kalmayı başarsa da savaştan ciddi şekilde etkilenmiştir. Savaş dolayısıyla çalışan nüfusun önemli bir bölümünün silah altına alınması üretim faaliyetlerini azaltmış bu da ekonomiyi olumsuz şekilde etkilemiştir. Savaş öncesinde ekonomik planlanmalar savaş dolaysıyla askıya alınmış ve ülke gelirinin büyük bölümü savunmaya ayrılmak zorunda kalmıştır Dünya Ekonomik Krizi sonrası büyük ölçüde daralmış olan ithalat savaşın ilk yıllarında yarı yarıya azalmıştır. Bunun yanında Müttefiklerin Türk-Alman ticaretini engelleme çalışmaları ekonomik gelişmemizi durdurmuştur. Savaş sırasında Türkiye de görülen bazı önemli gelişmeler şunlardır: Şehirlerde karartma uygulamasına gidilmiştir. Karadeniz de Türk gemi seferleri durdurulmuştur. Seferberlikten ötürü II.Beş Yıllık Kalkınma Planı başarısız olmuştur. Hükümet yersiz fiyat artışlarını engellemek amacıyla Narh Koyma uygulamasına gitmiştir. Savaş sırasında çıkarılan Milli Korunma Kanunu (1940, 1942 de değişikliğe gidilmiştir) ekonomi politikalarında belirleyi- 13

14 Not:. ci olmuştur. Bu kanun hükümete ticari hayatı düzenlemeye dair geniş yetkiler tanımıştır. Petrol Ofisi, Et ve Balık Kurumu kurulmuştur. Büyük kentlerde bazı maddelerde karne uygulamasına geçilmiştir (1942) kurulan Ticaret Ofisi ve İaşe Müsteşarlığı gibi yeni kurumlar malların karne ile dağıtımını denetlemiş ayrıca iç ve dış ticaret fiyatlarını belirlemişlerdir. Hükümet stokçuluğunun önüne geçebilmek ve malların piyasadan çekilmesini önlemek amacıyla Ticaret Müsteşarlığını kaldırmış, piyasa üzerindeki denetimleri ve baskıyı azalttı. Aşırı ve vergilendirilmeyen kazançlar göz önüne alınarak Varlık Vergisi ve Toprak Mahsülleri Vergisi çıkarılmıştır. Bu dönemde ekonomide kullanılmayan harcamaların bir bölümü eğitim ve kültürel alanlara ayrılmıştır. Köy Enstitüleri kurulmuştur (1940) Savaş hakkında milleti bilgilendirmek amacıyla Ankara ve İstanbul Radyosu sürekli yayın yapmaya başlamıştır(1943) SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ II.Dünya Savaşı sonrasında Asya ve Avrupa da yeni dengeler hemen kurulamadı. İngiltere ve Fransa gibi devletlerin savaşta yıpranması devletlerarası dengede büyük bir boşluğun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Asya da Japonya nın, Avrupa da Almanya nın yerini tek başına doldurabilecek devletler yoktur. Ayrıca ülkeler barışın sağlandığına inanmış ve Birleşmiş Milletler e güvenerek ordularının büyük bir bölümünü terhis etmişlerdir. Savaş sonrası ABD nin kendi kıtasına tekrar dönmesi en fazla SSCB ye yaradı. Bu ortamda SSCB savaş sırasında işgal ettiği Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine kendi siyasi düşüncelerini kabul ettirmiş ve Türkiye, İran, Yunanistan üzerindeki baskısını arttırmıştır. Yine SSCB nin etkisiyle Uzak Roğu ve Çin de iç mücadeleler başladı. Bu arada Komünist düzene karşı olan devletler de ABD nin etrafında birleşmeye ve SSCB ve fikilerine karşı koymaya başladılar. Soğuk Savaş: II. Dünya Savaşı sonrasında Doğu ve Batı bloklarının liderleri olan ABD ve SSCB nin ideolojik, siyasi ve askeri çatışmalarının silahlı mücadeleye dönüşmeden ama dünyanın her tarafında hissedilen uluslar arası gerginlik ve mücadele durumunu ifade eder. BLOKLARIN KURULUŞU Soğuk Savaş Dönemi nde dünya siyaseti ABD ve SSCB nin belirlediği esaslar etrafında gerçekleşmiştir. Bu dönemde devletlerin genel düşüncesi : Müttefik olmayan, sadece düşman olabilir dir. Bu anlayış dünyayı iki bloklu bir hale getirmiştir: Doğu Bloğu, Batı Bloğu Doğu Bloku nun Kurulması SSCB II.Dünya Savaşı nda Almanya yı Batı Cephesi nde yenebilen ilk devlet olmuştu. Stalingrad sonrasında Sovyetler Alman işgal kuvvetlerini topraklarından çıkarmakla kalmamış, Batı ya doğru bir işgal hareketine girişmişti. Savaşın bir an önce bitmesini isteyen Batılı devletler Sovyetlerin savaştan çekilmesinden endişelenmiş ve işgallere karşı sessizliklerini korumuşlardır. SSCB orduları Doğu Avrupa da ilerleyerek bu topraklardaki Alman işgaline son verdi. Düzenlenen konferanslarda SSCB işgal ettiği topraklardan çekileceğini belirtse de çekillme şekli y da süresinin belirtilmemesinden dolayı bu bölgelerdeki Sovyet işgali devam etti. SSCB, bu bölgelerde savaş öncesinde Moskova ya sığınan komünist parti liderlerinin ülkelerine geri dönmelerine imkân sağladı. SSCB ordularının kurtarıcı olarak görüldüğü bu bölgelerde kalması komünist partiler için büyük bir dayanak oldu. SSCB bir taraftan Orta Doğu ya girmeye çalışırken bir yandan da Avrupa daki durumunu sağlamlaştırmak için, işgal altında tuttuğu ülkelerde komünist rejimler kurdu. Böylece uydu devletler oluşturarak Doğu Bloku nun oluşmasına zemin hazırladı. Yalta Konferansı sonunda İngiltere, ABD ve SSCB Kurtulan Avrupa Hakkında Bildiri yayınladılar. Bildiride SSCB işgalindeki ülkelerde serbest ve demokratik seçimler yapılıncaya kadar bütün siyasi eğilimleri temsil eden geçici hükümetler kurulması istendi. Bu ülkelerde hükümetler genellikle koalisyon kabineleri şeklinde kuruldu. Fakat kabinelerde önemli bakanlıklar ve bunlara bağlı güvenlik kuvvetleri, mahkemeler ve kitle haberleşme araçları, SSCB yanlısı güçlerin kontrolüne geçti. Bir süre sonra da hükümetler, tamamen Sovyet yanlılarından meydana gelmiş oldu ye gelindiğinde Macaristan, Bulgaristan, Romanya, Çekoslovakya ve Polonya daki hükümetlere karşı muhalefetin tamamı tasfiye edildi. Not: Berlin Buhranı II. Dünya Savaşı sonrası Almanya nın tümünde olduğu gibi Berlin şehri de dört işgal bölgesine ayrılmıştı. Batılı devletler (ABD,İngiltere ve Fransa) barış antlaşmaları sonrası Almanya nın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanacağını düşünüp işgal bölgelerini birleştirdiler.bu durumdan rahatsız olan SSCB Batılı devletleri Batı Berlin den atmak için harekete geçti. SSCB nin bu girişimi Berlin Buhranı na neden oldu. Not: Berlin i abluka altına alan SSCB giriş çıkışları kontrol etmeye başladı. Batılılar ise ihtiyaçları temin etmek için Berlin üzerinde bir hava koridoru açtılar. SSCB ise ablukadan sonuç alamayınca bir süre sonra bu uygulamadan vazgeçmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Batılıların girişimiyle Mayıs 1949 da Batı Berlin Merkezli Federal Almanya Devleti kuruldu. SSCB ise kendi işgal bölgesnde Demokratik Almanya Cumhuriyeti ni kurdu (Ekim 1949). Federal Almanya nın hızla gelişmesi, Demokratik Almanya halkının bu ülkeye olan ilgisini arttırmıştır. Bu itibar kaybını önlemek isteyen SSCB lideri Kuruşçev Berlin in tarafsız bir şehir olmasını istemişse de Batılılar bu teklifi reddetmişlerdir. Not: Doğu Bloğu İçerisindeki Gelişmeler Yugoslavya ve Arnavutluk Doğu Bloku içinde Komünist rejimlerin kurulması genellikle SSCB nin etkisi ile gerçekleşirken Yugoslavya ile Arnavutluk ta bu rejimler farklı şekillerde iktidara geldi. Bu ülkeler savaş sırasında Alman işgaline uğrayınca SSCB nin yardımı olmaksızın bu ülkelerin komünist partileri Nazi işgaline karşı örgütlenmiş, ülkelerini korumuşlar ve zamanla güçlenmişlerdir. 14

15 Bu nedenle Yugoslavya ve Arnavutluk kendi ulusal cephelerine sahip oldukları için Moskova ya karşı bundan sonra daha bağımsız bir tutum izlemişlerdir. Çin II. Dünya Savaşı nda Çin deki komünistler ve milliyetçiler Japonlara karşı beraber mücadele ettiler. ABD nin yaptığı geniş ekonomik ve askerî yardımlarla 1946 ve 1947 yıllarında üstün duruma geçen milliyetçiler, başarısız bir yönetim sergileyince Sovyet Rusya dan yardım alan komünistler, milliyetçileri yenilgiye uğrattılar. Mao Zedong, 1 Temmuz 1949 da Çin Halk Cumhuriyeti nin kurulduğunu ilan etti. Kore Yalta Konferansı nda alınan kararla Kore iki işgal bölgesine ayrılmıştı(1945). Buna göre SSCB Kuzey Kore yi; Amerika da Güney Kore yi işgal edecekti. Potsdam Konferansı nda 38. enlem, iki bölgeyi ayıran sınır olarak kabul edildi. Aralık 1945 te Moskova da buluşan ABD, SSCB, Çin ve İngiltere Kore için demokratik bir hükûmet tasarısı hazırladılar. Lakin Amerika ile SSCB arasındaki müzakereler ve Birleşmiş Milletlerin çabaları iki Kore nin birleşmesini sağlayamadı. Bunun üzerine ABD, Güney Kore de seçimler düzenledi ve bunun sonucunda Güney Kore Cumhuriyeti kuruldu(10 Mayıs 1948). SSCB de Kuzey Kore de 1948 Ağustosunda bir seçim düzenledi ve onlar da kuzeyde, 9 Eylül 1948 de Kore Halk Cumhuriyeti ni kurdular. Böylece SSCB kontrolünde Kuzey Kore de komünist yönetim kurulmuş oldu. Küba Uzun yıllar diktatörlerce yönetilen Küba da Fidel Castro Batista ya karşı giriştiği isyan hareketinde başarıya ulaştı. Kendi hükümetini kurup başbakan olan Castro, kendine iki kutup arasında bir yer edinmek istiyordu. Fakat ABD nin Castro yu iktidardan uzaklaştırmak istemesi ilişkilerin bozulmasına ve Küba ile SSCB nin yakınlaşmasına neden oldu. Ülkedeki özel işletmeleri kamulaştıran Castro, sosyalist bir yönetim kurdu. SOVYET MODELİNE GÖRE EKONOMİK VE SOSYAL DÜZENİN KURULMASI Savaş sonrasında Komünist partilerin yönettiği Doğu Avrupa ülkelerinde yapılan anayasalarla siyasi, ekonomik ve sosyal düzen Sovyet modeline göre kuruldu. SSCB bir yandan kontrol ederken diğer yandan bu devletlerarasında dostluk, iş birliği ve saldırmazlık anlaşmaları imzalanmasını sağlayarak Doğu Bloku nu oluşturmuştur. SSCB nin Avrupa da egemenlik kurmaya başlaması, ABD yi önlem almaya sevk etti. Amerika bu nedenle Mart 1947 de Truman Doktrini ni ve Haziran 1947 de Marshall Planı nı uygulamaya koydu. COMİNFORM (Kominform) Eylül 1947 de SSCB,Polonya,Bulgaristan,Çekoslovakya,Romanya,Macaristan,Yugosla ya,fransa ve İtalya Komünist parti liderleri Polonya da bir araya gelerek Kominform u kurmuşlardır. Yayınlanan bildiride ABD ye, Marshall PLanı ve Truman Doktrini ne karşı çıkılması Kominform un kuruluş nedenini açıklamaktadır. COMECON ( Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi) Kuruluş Tarihi : 25 Ocak 1949 Kuruluş Amacı :Sosyalist ülkeler arasındaki ekonomik işbirliği ve dayanışmayı arttırmaktır. Kurucu Üyeleri : SSCB,Bulgaristan,Çekoslovakya,Macaristan,Romanya ve Polonya dır. Teşkilata daha sonra Arnavutluk(1949),Demokratik Almanya Cumhuriyeti (1950),Moğolistan (1962) ve Küba da katılmıştır (1972). Varşova Paktı (14 Mayıs 1955) Batı Bloğu tarafından NATO nun askeri etkinliğini arttırması üzerine Demir Perde de denilen devletlerin yaptıkları yirmi yıllık bir antlaşma ile kurulmuştur. Varşova Paktı 1955 ten 1991 yılına kadar Doğu ülkelerini savunma alanında müttefik yapmıştır. Kurucu Üyeleri :SSCB,Polonya,Demokratik Almanya Cumhuriyeti, Çekoslovakya, Bulgaristan,Macaristan, Arnavutluk, Romanya dır. Antlaşma sonrası SSCB ile üye ülkeler arasında ikili yardımlaşma antlaşmaları da imzalanmıştır. Özellikleri : Avrupa da silahlı bir saldırı durumunda üyeler teker teker ya da ortak şekilde kendini savunacaklardır. Birleşik Komutanlık kurulacaktır Üyeler, ortak çıkarlarını ilgilediren tüm sorunlarda birbirine danışacaklardır. Antlaşma 20 yıl geçerli olacaktır. Sürenin bitiminden 1 yıl önce anlaşmayı sona erdirme isteğininin belirtilmemesi durumunda anlaşma süresi 10 yıl daha uzatılacaktır. Bu sözleşme üyeliği siyasal ya da toplumsal sistemler ayır etmeksizin tüm devletlere açıktır. UYARI: Varşova Paktı nın amacı, pakta üye devletlerden birine saldırı olması durumunda diğer üyelerin müttefiklerine askeri yardım dahil her türlü desteği vermesidir. SOSYALİST BLOKTA SARSINTILAR 1924 yılından beri SSCB lideri olan Joseph Stalin Mart 1953 te öldü. Onun ölümüyle henüz Stalin hayattayken sosyalist ülkelerde başlayan siyasi çatışmalar iyiden iyiye artış gösterdi. Bu doğrultuda sosyalist ülkelerde Moskova ya karşı ayaklanmalar çıktı. Bu isyanlar SSCB nin dış politikası üzerinde etkili olmuştur. SSCB-Yugoslavya İlişkileri Yugoslavya Doğu Bloğu ülkerlerinden olmasına rağmen 1945 sonrası SSCB ile ilişkilerinde gerilme meydana gelmiştir. Bu durumun nedenleri: SSCB nin diğer Doğu bloğu ülkeleri gibi Yugoslavya yı da etki ve denetimi altına almak istemesi fakat Yugoslavya lideri Tito nun buna karşı çıkması Yugoslavya nın diğer balkan ülkeleri arasında lider olmak istemesi, SSCB nin buna karşı çıkması, İki devlet arasında görülmeye başlayan ideolojik ayrışmalar. Bu nedenlerle Yugoslavya SSCB den uzaklaşmıştır. Bunun üzerine 28 Haziran 1948 tarihinde Yugoslavya Kominform dan çıkarılmıştır. İlerleyen dönemde Yogoslavya diğer Doğu ülkeleri tarafından tehdit edilmiş, Yugoslavya da 1953 yılında kendini korumak adına Balkan Paktı na üye olmuştur. SSCB-Yugoslavy ilişkileri 1955 sonrasında düzelmeye başlasa da, Yugoslavya daha çok Asya ve Afrika ülkeleriyle beraber Bağlantısızlar Bloğu nun kurulması için çalışmalar yapmıştır. 15

16 SSCB-Çin İlişkileri Çin de 1949 yılında meydana gelen rejim değişikliği dünyadaki güçler dengesini etkiledi. Çin deki yeni yönetim Sovyetler Birliği ile olan ilişkilerin güçlendirilmesi için gayret gösterdi yılında iki ülke arasında bir dostluk antlaşması imzalanmıştır. Aynı yıl çıkan Kore Savaşı iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmiştir. ABD nin yeni Çin yönetimini tanımaması, 1953 yılında Çin i Birleşmiş Milletler den çıkartıp yerine Tayvan ı alması da Çin-SSCB dayanışmasını güçlendiren nedenlerdendir yılına kadar gelişme gösteren Çin-Sovyet ilişkileri bu tarihlerden sonra bozulmaya başlamıştır. İlişkilerin gerilmesinin nedenleri: Çin in SSCB desteğini istemesi, ama SSCB kontrolüne girmek istememesi, İki ülkenin de bölgelerinde lider olmak istemesi, Tarafsız ülkelerde Nüfuz rekabeti, SSCB nin kendisine rakip olabilecek bir Çin yönetimi istememesi dan itibaren SSCB ABD ilişkilerinde meydana gelen yakınlaşma, 1960 da Moskova da düzenlenen Uluslararası Komünist Partileri Konferansı Çin-SSCB ayrımının iyice gün yüzüne çıkardı. Konferasta Arnavutluk un Çin in tarafını tutması üzerine SSCB Arnavutluk üzerindeki baskısını arttırmış ve Yugoslavya ile ilişkilerini düzeltme yoluna gitmiştir. Oluşan bu durum Çin i ciddi anlamda rahatsız etmiştir de yaşanan Küba Krizi sonrasında SSCB nin bu ülkedeki Nükleer füzelerini sökmesi Çin in Muhalefetiyle karşılanmış ve Çin-Küba ilişkilerinin gelişmesine neden olmuştur. Aynı yıl Çin yapmış olduğu bir açıklamayla SSCB nin Komünist Blok a liderlik yapamayacağını belirtmiştir Proleter Kültür İhtilali sonrasında Çin çok yönlü bir politika izlemek yoluyla ABD ile ilişkilerini düzeltmeye başlamış, BM ye tekrar üye olmuştur. UYARI: Bu gelişmeler Doğu Bloku nun güç kaybetmesine neden olmuştur. SSCB- Macaristan İlişkileri Stalin in ölümü sonrası Doğu Blokunda ayaklanmalar hızlanmış Doğu Berlin den sonra Macaristan daki fabrika işçileri ekonomik şartlardan dolayı Haziran 1953 te ayaklanmışlardı. Bunun üzerine SSCB, İmre Nagi (Naj) yi yeni başbakan olarak atadı. Nagi, siyasi baskıları azaltarak reformlar yaptı. Nagi nin komünist sistemi yumuşatmaya yönelik politikaları SSCB tarafından tepkiyle karşılandı ve Nagi görevden alındı. 23 Ekim 1956 da Budapeşte de yapılan gösterilerde Polisin göstericilere ateş açmasıyla barışçı gösteriler bir anda ayaklanmaya dönüştü. Halk, silahlanmaya başladı. Ülkenin hemen her şehrinde ulusal ihtilal komiteleri kurulmuştu. Yeniden iktidara gelen Nagi nin üst üste verdiği ödünler, ayaklanmayı durdurmaya yetmedi. SSCB, 30 Ekimde birliklerinin Macaristan dan çekileceğini açıklasa da 31 Ekimde başkent Budapeşte yi kuşattı. Nagi, 1 Kasımda Varşova Paktından ayrılma kararını açıklayarak Birleşmiş Milletler aracılığıyla büyük devletlerin korumasını istedi. Bu gelişme üzerine SSCB birlikleri Budapeşte yi işgal etti. Kısa sürede silahlı direniş bastırıldı. Ülkede kontrolün sağlanması sonrasında geniş çaplı tutuklamalara girişildi. Not : SSCB-Çekoslovakya ilişkileri Çekoslovakya da henüz II. Dünya savaşı öncesinde sosyal demokrasi anlayışı hâkimdi. Çekoslovakya, savaştan sonra SSCB nin etkisinde kalarak Varşova Paktına girdi yılı baharında Doğu Bloku nda görülen ağır ekonomik şartlar Çekoslovakya yı da etkiledi. gösterdi. Mevcut hükümetin 30 Mayıs 1953 te enflasyonu düşürmeye yönelik yayınladığı kararlar halk tarafından tepkiyle karşılanmış, bazı şehirlerdeki fabrika işçileri hür seçim sloganlarıyla ayaklanarak mevcut yönetimi ve SSCB yi protesto ettiler. SSCB nin de desteğini alan Çekoslovak Komünist Partisi yönetimi, sert tedbirlerle ayaklanmaları bastırdı. Çekoslovakya da 1967 de Aleksander Dubcek liderliğinde insancıl komünizm hareketi başladı. Bu hareketin amacı, Çekoslovakya da insan hürriyetini esas alan bir komünist sistem uygulamaktı de yayınlanan harekât programı ile sosyalizmin demokrasi ilkeleri ile birleştirilerek yeni bir siyasi sistemin oluşturulması amaçlanmıştır.. Tek partili sosyalist devlet yönetimine karşı olan inkılâpçı nitelikteki bu hareket ile toplanma ve dernek, düşünce ve ifade, inanç ve kanaat gibi insanın temel hak ve hürriyetlerinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Bununla beraber programda Çekoslovakya nın şartlarına uygun demokratik bir sosyalist modelin kurulması ve serbest seçimlerin yapılması da ifade edildi. SSCB, Varşova Paktı üyelerinin de desteği ile Çekoslovakya daki insancıl komünizm hareketini ikili görüşmeler ve baskı yoluyla engellemeye çalıştıysa da başarılı olamadı. Gelişmeler üzerine Varşova Paktı Ordusu 21 Ağustos 1968 de Çekoslovakya yı işgale başladı. Çeklerin insancıl komünizm hareketi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. BATI BLOKU NUN KURULUŞU İngiltere ve Fransa gibi iki önemli denge unsurunun II.Dünya Savaşı ndan yıpranarak çıkması dünya siyasetinde boşluklar meydana getirmişir.sscb nin savaş sonrasında yayılmacı bir politika izleyip Türkiye den toprak ve Boğazlardan üs talep etmesi, Yunanistan daki iç savaş İngiltere yi endişeye sevketmiştir. İngiltere başbakanı Churchill 5 Mart 1946 da SSCB nin Avrupa nın ortasına bir demir perde kurduğunu ve ABD nin Batı liderliğini üstlenmesi gerektiğini, Ayrıca ekonomik nedenlerden ötürü İngiltere nin bölgedeki birliklerini çekeceğini ifade eti. Tüm bu gelişmeler ABD nin dünya üzerinde daha aktif bir politika izlemesine neden olmuştur. ABD, 1946 dan sonra SSCB yayılmasına karşı Doğu Bloku nu kuşatmaya yönelik bir çevreleme politikası izlemeye başladı. Bu politika doğrultusunda Truman Doktrini ve Marshall Planı uygulamaya konulmuş, paktlar kurulmuş, askerî anlaşmalar imzalanmıştır. a.truman Doktirini (1947) Truman Doktrini, ABD nin dünya liderliğini üstlenmek adına atmış olduğu ilk adımdır. Doktirinin nedeni ABD nin dünyayı SSCB tehdidi altında görmesidir. ABD Başkanı Truman 12 Mart 1947 günü Amerikan Kongresi ne gönderdiği mesajda Türkiye ve Yunanistan a 400 milyon dolarlık askeri yardım yapılmasını istemiş ve başkanın bu önerisi kabul edilmiştir. 16

17 Truman Doktirini Dünyanın Doğu ve Batı Bloku olarak ikiye ayrıldığını ve ABD-SSCB mücadelesinin başladığını ilan etmiştir. Doğu Avrupa ve Balkanlardaki bölünmeyi daha keskin hale geltirmiştir. Truman Doktrini ile Yunan iç savaşı seyir değiştirmiş, merkezi hükümet komünistleri yenilgiye uğratmıştır. Doktirinin uygulanması bir bakıma savaştan önce İngiliz kontrolü altında olan bir bölgenin ABD tarafından devralındığını göstergesidir. ABD, İngiltere nin desteğiyle doktirini Orta dopğu ya kadar genişletmek istese de, Arap ülkeleri o dönemde SSCB nin henüz bölgede etkili olmamasından dolayı bu girişime izin vermemişlerdir. b.marshall Planı (1947) II.Dünya Savaşı sonrasında,abd tarafından Avrupa ülkelerine yardımda bulunmak ve bu ülkelerin kısa zamanda gelişip kalkınmalarını sağlamak amacıyla ABD Dışişleri Bakanı George Marshall tarafından hazırlanan plandır. Marshall yardımları çerçevesinde aralarında Türkiye nin de bulunduğu 16 ülke ABD den ekonomik kalkınma yardımı almıştır. Marshall Planı na göre; Avrupa ülkeleri her şeyden önce kendi aralarında bir ekonomik iş birliğine girişmeli, iş birliği sonunda ekonomik açık ortaya çıktığında ABD, bu açığın kapatılması için yardım etmeliydi. Plan, her Avrupa ülkesine Amerikan malı malzeme ve makine yardımını kapsıyordu. Yardımlardan yararlanmak için yardım alacak ülkelerin temsilcieri ABD ye sunulmak üzere 22 Eylül 1947 de Avrupa Ekonomik Kalkınma Programı nı hazırladılar. ABD bu program üzerine 3 Nisan da Dış Yardım Kanunu nu çıkardı. ABD bu kanunu kullanarak henüz Planın ilk yılında İngiltere, Fransa, İtalya, Belçika, Portekiz, İrlanda, Türkiye, Yunanistan, Hollanda, İsviçre, İsveç, Danimarka, Norveç, İzlanda ve Avusturya ya 6 milyar dolarlık yardımda bulundu. İlerleyen yıllarda bu yardım 12 milyar dolara ulaşmıştır. Marshall yardımlarıyla üç yıl içinde Avrupa da sanayi ve tarım üretiminde büyük artış gözlenmiştir. Dış yardım Kanunu nun çıkması üzerine 16 Avrupa ülkesinin katılımıyla 16 Nisan 1948 de Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kurulmuştur. Marshall Yardımları SSCB ve onun uydularına açık olmakla beraber, Doğu Bloku bu yardımlara katılmak istememiştir. c.nato nun ( Kuzey Atlantik İttifakı) Kuruluşu (1949) SSCB yayılmacılığı ve 1948 de komünistlerin Çekoslovakya da yönetimi ele geçirmeleri Batılı ülkeleri telaşa itmiştir. Sovyet tehlikesine karşı İngiltere,Fransa,Hollanda,Belçika ve Lüksemburg Batı Avrupa Birliği ni kurmuşlarsa da Sovyetlere karşı yeterli başarıyı gösterememişlerdir. Batı Avrupa Birliği nin gücünün SSCB ye karşı denge olmada yetersiz kalması üzerine 12 Batılı ülke ABD,Kanada,İngiltere,Fransa,Belçika,Hollanda,İtalya,İzlanda,Danimarka, Lüksemburg,Norveç,Portekiz) 4 Nisan 1949 tarihinde NATO yu ( Kuzey Atlantik İttifakı/Paktı) kurdular. NATO nun kurulmasıyla Sovyet yayılmasına karşı etkili bir set kurulmuş, Doğu Blokuna karşı denge sağlanmış ve Batı Bloku ortaya çıkmıştır NOT: d.avrupa Konseyi nin Kuruluşu(1949) Batı Avrupa nın II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet tehlikesi altında kalması üzerine 10 Avrupa ülkesi (İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, İrlanda, Hollanda, İsveç, Lüksemburg, Norveç, İtalya) tarafından 5 Mayıs 1949 da kurulmuştur. Birliğin amacı, üye ülkelerin ortak mallarını ve ilkelerini koruma ve yayma; ekonomik gelişmelerini sağlamak amacıyla aralarında sıkı bir işbirliği oluşturmaktır. Türkiye güvenliğini arttırmak, Batı ile siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmek adına Konseye başvuru yapmıştır. Türkiye nin başvurusu 8 Ağustos 1949 da kabul edilmiştir. Konsey in çalışma alanları insan hakları, medya, hukuki işbirliği, sosyal dayanışma, eğitim, sağlık, kültür, spor, gençlik, yerel demokrasiler, sınır ötesi işbirliğin, çevre ve bölgesel planlamadır. e.avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) XX. yüzyılda iki büyük savaşın acısını yaşayan Avrupalı ülkeler bir daha böyle acıların yaşanmaması ve aradaki düşmanlıkların kaldırılmasını sağlayacak bir bütünleşme içerisine girmiştir. Birliğin temeli Fransız Dışişleri Bakanı Schumann ın yayımladığı bildiri ile atılmıştır. (9 Mayıs 1950) Schumann Bildirgesi nde Fransız-Alman kömür ve çelik üretiminin bir bütün olarak, diğer Avrupa ülkelerinin katılımına açık bir kuruluş çerçevesinde bir araya getirilmesi önerilmiştir. Schumann Bildirgesi sonucunda Fransa, Federal Almanya,Belçika,İtalya, Hollanda ve Lüksemburg un katılımıyla 18 Nisan 1951 de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştur. Bu başarılı girişim Avrupa devletlerini daha geniş kapsamlı bir ekonomik birleşmeye itmiş ve 25 Mart 1957 de imzalanan Roma Antlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu kurulmuştur. Roma Antlaşması aşağıdaki maddeleri kapsamıştır: Üye ülkeler arasındaki gümrük haklarının ve ticari malların giriş ve çıkışına karşı kısıtlamaların kaldırılması, Üye ülkelerin ekonomik politikalarını koordine etmeyi ve ödemelerdeki eşitsizliğe çare bulmayı sağlayan usullerin uygulanması, Diğer ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesinin ve ticaret politikasının belirlenmesi, Üye ülkeler arasında insanların, hizmetlerin ve sermayenin özgür geçişinin karşısındaki engellerin kaldırılması, Ortak Pazarın işleyişi için gerekli olan tedbirlerde ulusal yasaların yakınlaşması, Tarım ve ulaşım alanlarında ortak bir politikanın belirlenmesi, Ortak Pazarda rekabeti koruyan ve garantileyen bir rejimin kurulması, İşçilerin iş imkânlarını geliştirmek ve yaşam seviyelerinin yükselmesine yardımcı olmak amacıyla bir Avrupa Sosyal Fonunun oluşturulması, Yeni kaynakların oluşturulmasıyla topluluğun iktisadi ilerlemesini kolaylaştırmaya yönelik bir Avrupa Yatırım Bankasının kurulması, Ticari muameleleri artırmak, sosyal ve ekonomik gelişme için ortak çabaları takip etmek amacıyla deniz ötesi toprakların ve ülkelerin ortaklığı. 17

18 LYS 2013 Aşağıdakilerden hangisi 9 Mayıs 1950 tarihli Schumann bildirisiyle başlayan ve giderek Avrupa Birliğine dönüşen süreçle ilgili gelişmelerden biri değildir? A) Üye Ülkeler arasında serbest dolaşım hakkının tanınması B) Avrupa Kömür ve Çelik Birliği nin kurulması C) Avrupa Ekonomik Topluluğu nun kurulması D) Üye devletlerarasında ortak para birimine geçilmesi E) NATO nun kurulması LYS 2013 İkinci Dünya Savaşı sonrasında denge politikası izleyen Türkiye, savaş sonrasında Batılı Müttefik Devletler safında yer almaya çalışmıştır. Türkiye nin böyle bir çaba içerisine girmesine yol açan gelişme aşağıdakilerden hangisidir? A) Almanya nın savaştan yenilerek çıkması B) Kıbrıs sorununun çözümünde destek bulma çabası C) Çok partili hayata geçiş için yardım almak istemesi D) Sovyetler Birliği nin Türkiye den toprak talep etmesi E) Müttefik Devletlerin çağdaş uygarlığı temsil etmesi II. DÜNYA SAVAŞI SONRASI ORTADOĞU Orta Doğu da yaşanan karışıklık ve istikrarsızlıkların temel nedenleri şunlardır: Bölgenin jeopolitik konumu Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olması Bölge devletlerinin görüş ayrılıkları ve hedeflerinin çatışması Gelir dağılımındaki dengesizlik Din ve mezhep farklılıkları İngiltere ve Fransa Orta Doğu da sömürgeler kurmak istiyorlardı. Zaten yapılan gizli anlaşmalarla Orta Doğu topraklarını aralarında paylaşmışlardı. Bu amaçla I. Dünya Savaşı sırasında bölgedeki Arapları Milli devletlerini kurma vaadiyle kandırmış ve Osmanlı Devleti ne karşı isyan etmelerinde onlara destek vermişlerdir. I. Dünya Savaşı sonunda Sovyet yönetiminin Çarlık Rusya zamanında imzalanan gizli antlaşmaları dünyaya ilan etmesi ile İngiltere ve Fransa nın planlarını değiştirmiştir. İki devlet Orta Doğu daki çıkarlarını manda yönetimleri kurmak suretiyle devam ettirmiştir. ORTA DOĞU DA BAĞIMSIZLIK HAREKETLERİ I.Dünya savaşından yıpranarak çıkan Avrupalı devletler Orta Doğu daki bağımsızlık hareketlerine karşı koyamadılar. Ayrıca Nazi Almanyası, SSCB ve ABD den gelen tehditler, İngiltere ve Fransa nın etki alanını daraltmıştır. Özgürlük hareketlerine kimi zaman halk içinden yöneticiler kimi zaman da bölgedeki eğitimli entellektüeller önderlik yapmışlardır Ekonomik Krizi bağımsızlık isteyen muhalefet hareketlerine halk desteğinin daha da artmasına neden olmuş, bu da İngiltere ve Fransa nın Orta Doğu sömürgeleri üzerindeki etkinliğini azaltmıştır. Bu gelişmeler üzerine Orta Doğu halkları bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar ve daha çok monarşi ile yönetilen İslam devletleri kurdular. Bağımsızlığını kazanan ülkelerde halka kendini yönetme hakı asgari oranda verilmiştir. Birçok ülkede milliyetçiler ve modernleşme yanlıları iktidara geldi. bölge ülkelerinin(mısır, Irak, Suriye) Doğu Bloku ile olan ilişkilerini güçlendirmiştir. Bölge zengin yer altı kaynaklarına sahip olmasına rağmen gelişememiş halk bu zenginlikten faydalanamamıştır. Bölgede halen etnik ve dini parçalanmışlıklar yaşanmaktadır. Esasen bu parçalanmışlık manda yönetimlerinin birer mirasıdır. Etnik ve dini kaynaklı sorunlar bölgede günümüzde de devam etmiş, bu da bölge ülkeşerinin siyasi, ekonomik ve kültürel gelişmesini engellemiştir. İsrail in Kuruluşu(1948) Filistin de bir Yahudi devleti kurma çalışmaları daha 19.Yüzyıl da başlamıştır. Bu amaçla Yahudiler 29 Ağustos 1897 tarihinde İsviçre nin Basel şehrinde ilk siyonist kongreyi düzenlemişlerdir. Kongre de Yahudilerin o dönemde Osmanlı toprağı olan Filistin de bir yurt edinmeleri kararı alınmıştır. Bu amaçla Dünya Siyonist Örgütü Başkanı Teodor Herzl, Sultan II. Abdülhamit Han a Yahudilerin Filistin e göç etmeleri karşılığında Osmanlı Devleti nin tüm borçlarını ödeyebilecekleri teklifini sunmuştur. Sultan II. Abdülhamit Han ise toprağın millete ait olduğunu ifade ederek bu teklifi geri çevirmiştir. Buna rağmen Dünya Savaşı nın çıktığı yıl olan 1914 te Filistin deki izinsiz olarak kurulan Yahudi kolonilerinin sayısı 45 i geçmiştir. I.Dünya Savaşı sırasında ABD Başkanı Wilson un Yahudi sorununu benimsemesi İngiltere yi^harekete geçirdi. Dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı James Balfour 2 Kasım 1917 de Siyonist Federasyonu Başkanına gönderdiği bir mektupta, İngiltere nin Filistin de bir Yahudi Devleti kurulmasını kabul ettiğini resmen bildirmiştir. Balfour Deklarasyonu adını alan bu belge Yahudi Devleti nin kurulması konusunda bir dönüm noktasıdır. Balfour Deklarasyonu sonrasında Yahudiler büyük kitleler halinde Filistin e göç etmeye başlamışlardır. Filistin e yoğun Yahudi göçü bölgede Araplar arasında hoş karşılanmamış ve Araplarla Yahudiler arasında çatışmalara neden olmuştur. II. Dünya Savaşı sırasında Araplar Filistin de bağımsız bir Arap Devleti, Yahudiler ise bağımsız bir Yahudi Devleti kurmak için çalışmalara başlamışlardır. Bu gelişmelerde İngiltere Yahudilerin, Almanya ve İtalya ise Arapların yanında yer almışlardır. İngiltere 1947 de ABD nin de desteği ile durumu Birleşmiş Milletler e taşımıştır. Birleşmiş Milletler de Filistin in Araplar ve Yahudiler arasında bölünmesine ve Kudüs ün tarafsız bir statüye sahip olmasına karar vermiştir. Bu taksim kararı Araplarca tepkiyle karşılanmış ve 1947 sonrası Arap- Yahudi çatışmaları artmıştır. Güvenlik Konseyi nde bu olaylar görüşüldüyse de bir sonuç alınamamıştır. Buna rağmen İngiltere 14 Mayıs 1948 tarihinde Filistin üzerindeki Manda yönetimini kaldırmış ve aynı gün İsrail Devleti nin kurulduğu ilan edilmiştir. II.Dünya Savaşı sonrasında Müslüman ülkeler kendilerini Doğu ve Batı Blokları nın dışında tutmaya gayret etmişlerdir. Fakat bağımsızlık sürecinde Batı karşıtlığının arması ve Sosyalist Blok tan gelen desten bazı 18

19 Eisenhower Doktirini (1957) Eisehower Doktirini nin yayınlanmasında ABD nin, Süveyş Krizi sonrası SSCB nin Orta Doğu da etkinliğinin artmasından korkması ve bölge halkını kendi yanına çekmek istemesi etkili olmuştur. ABD başkanı Eisenhower 5 Ocak 1957 de kongreye bir mesaj göndermiştir. Bu mesaj Eisenhower Doktrini olarak tarihe geçmiştir. Eisenhower, Doktrinde; Orta Doğu ülkelerine askeri ve ekonomik yardım yapılmasını, Bu ülkelere yapılacak komünist bir saldırı karşısında ABD ordusunun kullanılabilmesi için izin verilmesini, Bölgeye yıllık 200 milyon dolarlık harcama yapılabilmesi yetkisi istemiştir. UYARI: Saldırı sonrasında ABD nin başını çektiği Birleşmiş Milletler Kuvveti oluşturuldu. Nato ya üye olmak isteyen Türkiye bu kuvvete bir tugay askerle katılmıştır. Kore Savaşı yılları arasında 3 yıl devam etmiş, ama taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamamıştır. LYS 2013 İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye nin fiilen katıldığı savaş aşağıdakilerden hangisidir? A) İran-Irak Savaşı B) Vietnam Savaşı C) Kore Savaşı D) Körfez Savaşı E) Arap-İsrail Savaşı b. SEATO nun Kuruluşu (1954) UZAKDOĞU DAKİ GELİŞMELER 1.ÇİN HALK CUMHURİYETİ NİN KURULUŞU 1949 yılında Mao Zedong un yönetimi ele geçirmesiyle Çin de komünist yönetim iş başına geldi. Yeni rejimin SSCB ve müttefikleri tarafından hemen tanınmış, bu da Asya da Doğu Bloku nu güçlendirmiştir yılında Çin ile SSCB arasında 30 yıl süreli bir dostluk ve ittifak antlaşmaası imzalanmıştır. Ancak 1959 dan itibaren Çin-SSCB ilişkileri bozulmuştur. Bu dönemde yaşanan bazı önemli olaylar şunlardır: Çin, Kore Savaşı nda Kuzey Kore nin yanında yer almıştır. Süveyş Krizi nde Batılılara karşı Mısır ı desteklemiştir. Keşmir Sorunu nedeniyle Hindistan ile Pakistan ilişkilerinin bozulmasıyla, Pakistan ve Çin ilişkileri gelişmiştir. Malaya da İngilizlerle, Çin Hindi nde Fransızlarla savaşan devrimci gruplara ve Vietnam Savaşı nda ABD ye karşı mücadele eden Kuzey Vietnamlılara destekl vermiştir. 2. UZAKDOĞU DAKİ HÂKİMİYET MÜCADELELERİ Soğuk Savaş Dönemi nde Uzak Doğu daki ABD ve SSCB arasındaki çıkar çatışmaları, Kore de ABD ve SSCB askerlerinin varlığı ve Fransa nın Çinhindi ndeki varlığı çatışmalara neden olmuştur. a. Kore Savaşı ( ) II. Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmalarla Kore den Japonları çıkarma görevi ABD ve SSCB ye verilmişti. Buna göre SSCB Kore nin kuzeyi ni, ABD ise güneyini kontrol altına aldı ve 38. enlem sınır kabul edildi.(1945) Savaştan sonra bir yandan Amerikan Sovyet müzakereleri, diğer yandan Birleşmiş Milletler in çabaları iki Kore nin birleşmesini sağlayamadı. Bunun üzerine kuzeyde Kore Halk Cumhuriyeti, güneyde ise Güney Kore Cumhuriyeti kuruldu.(1948) SSCB Japonya da ve Asya daki Amerikan varlığından rahatsız olmasına rağmen bir süre ABD ile çatışmaktan çekinmiştir. Çin deki iç savaşı komünistlerin kazanması sonrası Sovyetler Amerika yı Asya dan atmaya karar verdi. Bu karar doğrultsunda SSCB nin destek ve talimatıyla Kuzey Kore 25 Haziran 1950 de Güney Kore ye saldırdı. II.Dünya Savaşı sonrasında Vietnam da Kore gibi ikiye ayrıldı. Kuzey Vietnam da komünistlerin güçlerini arttırması ve Kore Savaşı ABD yi yeni tedbirler almaya yöneltti. ABD, Uzak Doğu daki etkinliğini arttırmak için bu bölgede yeni bağımsız olan Tayland, Laos, Kamboçya ve Güney Vietnam a askerî yardımlarını arttırdı. Güney Doğu Asya Anlaşma Teşkilatını (SEATO) kurdu. Teşkilatın üyeleri: ABD, İngiltere, Fransa, Yeni Zelanda, Avustralya, Filipinler, Tayland, Pakistan dı. ABD, kurmuş olduğu SEATO ve diğer teşkilatlarla SSCB ve Çin i Batı Avrupa kıyılarından Pasifik e kadar uzanan bir çember içine aldı. ASYA VE AFRİKA NIN KURTULUŞU Batılı devletler yıllarca Asya ve Afrika da sömürgeler kurarak bu ülkeleri ve halklarını menfaatleri doğrultusunda hâkimiyetleri altına almışlardı. Sömürülen milletler ise zaman içinde sömürgecilere karşı baş kaldırmışlardır. II. Dünya Savaşı ndan önce Avrupa da eğitim gören halkın içinden çıkan bazı aydınlar Asya da ve Afrika da milliyetçiliği yayarak bu düşüncenin önemli bir ideolojik güç hâline gelmesinde etkili olmuşlardı. II. Dünya Savaşı nda Batılılar sömürge halklarıyla mücadele edemeyecek kadar güç ve itibar kaybetmişlerdir. Savaş sırasında Batılıların üstüste aldığı yenilgiler bağımsızlık hareketlerini daha da hızlandırmıştır. Soğuk Savaş Dönemi nde bu ülkelerin bağımsızlık talepleri, sömürgeci devletlerin dışındaki bloklar tarafından da desteklenmiş, bu şekilde Asya ve Afrika da pek çok ülke bağımsızlığını kazanmıştır. a.güney Asya daki Gelişmeler 1763 ten beri İngiliz sömürgesi olan Hindistan da 1917 de Mahatma Gandhi nin faaliyetleri milliyetçilik hareketlerine hız kazandırdı. Bunun üzerine İngilizler 1919 da bazı eyaletlerde bir kısım yetkileri halk tarafından seçilen yerli liderlere bıraktıysa da bu gelişme, Hindistan daki bağımsızlık mücadelesini durdurmaya yetmedi. Bağımsızlık hareketleri Batı da okuyan Hintli aydınlar tarafından örgütlendi. Halk tarafından desteklenen bu aydınlar ilk olarak yerel yönetimlerde söz sahibi olmaya başladı. İngilizler,1935 te Hindistan da yeni bir anayasa hazırladı. Eyaletlerde bütün yönetim yetkileri Hintli yöneticilere bırakıldı. Halka seçme hakkı tanındı. Bu sırada Hindu egemenliğindeki Müslümanlar, Hintlilerden ayrılarak ayrı bir devlet kurma isteklerini dile getirdiler. Lahor da toplanan Müslümanlar Birliği Cemiyeti Kongresi 23 Mart 1940 ta, Hindulardan ay- 19

20 rı bir Pakistan Devleti kurulmasına karar verdi. Bu hareketin liderliğini ise Muhammed Ali Cinnah yapmaktaydı.1945 yılında İngilizler, yeni bir anayasa hazırlanmasına karar vererek, kurucu meclis ve geçici bir hükûmet kurulmasını kabul etti da Hint Yarımadası nda Hindistan ve Pakistan adlarında iki bağımsız dominyon kurulması kararlaştırıldı. 14 Ağustos 1947 de İngiliz askerlerinin Hindistan ın kuzeyinden çekilmesi ile Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgeler İngiliz Uluslar Topluluğu (Common-wealth) içinde ve dominyon statüsünde Pakistan adı ile kuruldu. Ancak bu devlet, Kuzey Hindistan ın doğu ve batısında birbirinden çok uzakta iki bölümün birleşmesinden meydana geliyordu. (Pakistan ın bu durumu 1971 e kadar sürdü.) Pakistan uzun yıllardır ordu tarafından yönetildiği için kuruluşundan beri demokrasi sürekli kesintiye uğramıştır. SSCB nin Afganistan ı işgali sırasında Pakistan, SSCB- Hindistan ittifakına karşı Afgan direnişçileri desteklemiştir. 15 Ağustos 1947 de İngiltere nin Hindistan dan çekilmesi ile Hindistan, bağımsızlığını kazandı ve İngiliz Uluslar Topluluğunun bir üyesi oldu. Hindistan 1947 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra Doğu ve Batı Blokları na katılmamış, Bağlantısızlar hareketinin liderlerinden biri olmuştur. Keşmir Sorunu yla gelişen Pakistan-Çin dostluğuna karşı, SSCB ile yakınlaşmayı tercih etmiştir. Soğuk Savaş ın sona ermesiyle ABD ile ilişkilerini geliştirmiştir. Bugün kalabalık nüfusu ve askerî gücüyle önemli bir ülke hâline gelen Hindistan, buna rağmen kişi başına düşen millî gelir açısından hızlı bir büyüme gösterememiştir. Ülkede toplumsal, dinî, bölgesel nitelikli çatışmalar hâlâ devam etmektedir. Hindistan, yaşadığı sorunlara rağmen günümüze kadar demokratik hükümet şeklini koruyabilmiştir. Güney Asya daki diğer gelişmeler: Vietnam ve Kamboçya da bağımsızlık sonrasında iç savaşlar çıkmıştır. Malezya ve Endonezya arasında sınır çatışmaları yaşanmıştır Bölge ülkeleri ( Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya, Singapur) aralarındaki sorunları çözmek, siyasi, ekonomik, kültürel iş birliğini arttırmak amacı ile ASEAN ı (Güneydoğu Asya Milletler Birliği) kurmuşlardır(8 Ağustos 1967). Teşkilata daha sonra Brunei, Laos, Vietnam, Birmanya ve Kamboçya da katılmıştır. b.afrika daki Gelişmeler 1941 yılında Atlantik Paktı nda Roosevelt ve Churchill tarafından açıklanan hür irade ve özerklik ilkeleri Afrika da sömürgeciliğin sonunun geldiğini gösteriyordu. Afrika da sömürgeciliğin sona ermesi İtalyan ın Libya ve Etiyopya dan çıkarılmasıyla 1940 lı yıllarda başladı. Sosyalist ülkeler Afrika ve Asya daki bağımsızlık hareketlerini desteklemişlerdir. Bu destek ise bölgede sosyalizme olan sempatiyi arttırmıştır. Özgürlük hareketlerinin liderleri tam bağımsızlığın Devletçi ekonomi ile mümkün olabileceğini savunmuşlardır. Bu şekilde bölgede tek parti rejimleri ya da askeri diktalar altında uygulanan politikalar Afrika Sosyalizmi ya da Arap Sosyalizmi gibi adlarla geri kalmış ülkelerde uygulanmıştır. Bağımsızlığını kazanan devletler Doğu-Batı Mücadelesinde Blokların dışında kalarak öncelikle ekonomik kalkınmayı hedeflemişler bu amaçla 32 bağımsız Afrika ülkesi tarafından 25 Mayıs 1963 te Afrika Birliği Teşkilatı (OAU) kurulmuştur. Afrika Birliğinin amaçları, Afrika ülkeleri arasındaki birlik ve dayanışmayı geliştirmek, Üyelerin bağımsızlıklarını gözetmek, Tüm kolonileşme biçimlerini ortadan kaldırmak Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ne ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ne uygun olarak uluslararası iş birliğini ilerletmek, Üyelerinin ekonomi, diplomasi, eğitim, sağlık, bilim ve savunma politikalarını uyumlu hâle getirmektir. SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ NDE TÜRKİYE Abd Soğuk savaş döneminde jeopolitik öneminden ötürü Türkiye yi yanında görmek istiyordu. Türkiye ise bölgede SSCB baskınısından çekinmesi ve güvenlik sahasını genişletmek istemesi nedeniyle ABD ve Batılı devletlerle iş birliği yapma yoluna gitmiştir. Bu tarihlerde Çin Halk Cumhuriyeti nin yeni bir güç olarak dünya siyaset arenasına çıkması ve Kore Savaşı gibi olaylar Türkiye nin haklılığını ortaya koymuştur. Türkiye bu amaçla Avrupa Konseyi ve NATO ya üye olmuş, Balkan ve Bağdak Paktlarının kurulmasında etkin çaba göstermiştir. a.türkiye nin Avrupa Konseyi ne Üye Olması (1949) Batı Avrupa nın Sovyet tehdidi altında olmasından dolayı 5 Mayıs 1949 da Londra da imzalanan bir antlaşma ile Avrupa Konseyi kurulmuştur. Batı ile siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirilmesi, güvenliğini korumak ve Avrupalı devlet sayılmak adına Türkiye 8 Ağustos 1949 da teşkilata üye olmuştur. b.türkiye nin NATO ya Üye Olması (1952) Türkiye nin modernleşme sürecini devam ettirmek istemesi, ekonomisini ve güvenliğini güçlendirmek istemesi Batı ile ilişkilerinde önemli etkenlerdi. Avrupa Konseyi ne üyelik sonrasında Türkiye nin yeni hedefi SSCB tehlikesine karşı Batılılarca oluşturulan NATO ya üye olmaktı. Türkiye nin Nato ya üyelik için ilk başvurusu 1950 Mayıs ında yapıldı. Bu başvuru Kanada ve Batı Avrupa ülkelerinin karşı çıkmasıyla sonuçsuz kalmıştır. 25 haziran 1950 tarihide çıkan Kore Savaşı NATO üyeliğimiz için bir dönüm noktasu oldu. Türkiye, savaş sırasında ABD yi etkilemek ve NATO üyeliği konusunda bu devletin desteğini almak adına Birleşmiş Milletler Teşkilatı nın talebine olumlu yanıt vermedi ve bir Tugay askerle Kore de BM Barış Gücü içinde yerini aldı. SSCB nin Avrupa ya olası bir saldırısına karşı bu kıtada bir üs gerekliliği ve Türkiye nin bu konuda en uygun yer olması NATO nun Türkiye ye ilgisini arttırmıştır. 15 Eylül 1951 de Kanada da toplanan NATO bakanlar konseyi Türkiye ve Yunanistan ın Nato ya üyeliğini kabul edilmesine karar vermiştir. TBMM 18 Şubat 1952 de Kuzey Atlantik Antlaşmasını onaylamış, bu şekilde Türkiye NATO ya resmen üye olmuştur. 20

21 c.balkan Paktı nın Kurulması (1953) Türkiye nin NATO ya üye olması SSCB yanlısı olan Bulgaristan tarafından hoş karşılanmamıştır. Balkanlarda daha aktif bir politika izlemek isteyen Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan ile 28 Şubat 1953 te Dostluk ve İş Birliği Antlaşmasını imzalamıştır. Bu antlaşma ile Balkan Paktı kurulmuştur. d.bağdat Paktı nın Kurulması (1955) Türkiye nin NATO üyeliği sonrasında Orta Doğu ve Balkanlarda savunma sistemi arayışına girmiştir. Bu amaçla Türkiye ve Irak bölgede savunma ve güvenliği sağlamak amacıyla 24 Şubat 1955 de Bağdat Paktı nı kurmuştur. Pakta daha sonra İngiltere, İran ve Pakistan da üye olmuştur. Uyarı: 24 Mart 1959 da Irak ın Bağdat Paktı ndan çekilmesi sonrası paktın merkezi Ankara olmuş ve 18 Ağustos 1959 da paktın adı Merkezi Antlaşma Örgütü (CENTO) olarak değiştirilmiştir. Çalışmalarına 20 yıl devam eden örgüt Pakistan ve İran ın pakttan ayrılması ile fiilen sona ermiştir. TÜRKİYE DE GELİŞMELER a.siyaset Türk halkı I.Meşrutiyet Dönemi nde Seçme ve seçilmeyle, II. Meşrutiyet Dönemi nde ise çok partili hayatla tanışmıştı. Cumhuriyet in ilanı sonrasında Atatürk Dönemi nde çok partili hayata geçiş için çalışılmış fakat başarılı olunamamıştır. II. Dünya savaşı sonrasında dünya ortaya çıkan değişim dalgası Türkiye yi de etkilemiş iç ve dış şartların zorlaması çok partili hayata geçişte etkili olmuştur. Türkiye de çok partili hayata geçilmesinin temel nedenleri: Batı ya katılabilmek için çok partili hayata geçişin gerekli olması, Halkın tek parti tarafından mecliste tam olarak temsil edilememesi, Hükümeti denetlemenin gerekliliği. Tek parti yönetiminde Muhalefet yeterince temsil edilememiştir. II.Dünya Savaşı sırasında hükümetin almış olduğu sert tedbirler, yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar muhalefetin güçlenmesinde etkili olmuştur. CHP içinde Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan, Fuat Köprülü, Recep Peker gibi bazı milletvekilleri bir araya gelerek Cumhuriyet Halk Partisi nin ekonomi politikalarını eleştirmeye başladılar. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu nun mecliste görüşüldüğü sırada parti içinde yaşanan tartışmalar ile Demokrat Parti nin kuruluş süreci hızlanmıştır. Kanunun çıkmasına Adnan Menderes, Refik Koraltan, Celal Bayar, Fuat Köprülü ret oyu verdiler. Bayar, Menderes, Köprülü ve Koraltan 7 Haziran 1945 de CHP Meclis Grup Başkanlığı na tarihe Dörtlü Takrir olarak geçen bir önerge sundular. Önergede ülkede ve parti içinde demokratik ilkelerin işlerlik kazanması isteniyordu. Yapmış oldukları eleştiriler nedeniyle Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan CHP den ihraç edildiler. CHP içindeki muhalefetin lideri olan Celal Bayar da 1 Aralık 1945 de milletvekilliği ve CHP den istifa etti. Böylece Türk Demokrasi Tarihi için önemli bir yere sahip olan Demokrat Parti nin çekirdek kadrosu oluştu seçimlerinden CHP 397 milletvekili ile birinci parti, Demokrat parti ise 61 Milletvekili ile ikinci parti olarak çıktı. Bunların dışında mecliste 7 tane de bağımsız milletvekili vardı. Not: CHP den ayrılan diğer milletvekillerinin de katılımıyla 7 Ocak 1946 de Demokrat Parti kuruldu. 14 Mayıs 1950 de yapılan seçimleri ise Demokrat Parti %55,2 lik oy oranı ile birinci parti olarak kazanmıştır. UYARI: 1950 seçimleriyle Türkiye de 27 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı sona ermiştir. Demokrat Parti 1954 ve 1957 seçimlerinden de birinci parti olarak çıkmıştır. Buna rağmen 1954 sonrasında DP ye halk desteği azalmaya başladı. Bu duruma neden olan faktörler şunlardır: Dış piyasalardaki elverişli şartların sona ermesi, Enflasyondaki hızlı yükseliş, Ekonomideki bozulmalar. Muhalefet ve basının eleştirilerinin artması Hükümetin eleştirilere karşı sert bir tavır alması İsmet İnönü nün yurt gezilerinde engellemelere takılması, Basını kontrol altına almak amacıyla alınan önlemler, Tahkikat Komisyonu nun kurulmasıyla ülkede rejim tartışmalarının başlaması. Bu şartlar altında Türk Silahlı Kuvvetleri 27 Mayıs 1960 sabahında yönetime el koydu ve 10 yıllık Demokrat Parti İktidarı sona erdi. b. Ekonomi 1946 seçimleri sonrası kurulan yeni hükümet ekonomik problemlerin çözülmesi için yeni kararların alınmasına ve liberalleşmenin gerektiğine inanıyordu yılı Türk ekonomisi için bir dönüm noktası olmuştur de IMF ve Dünya Bankası na üyelik kabul edildi. 7 Eylül 1947 Kararları ile Türk lirasının değeri %50 düşürürelerek ithalat kolaylaştırılmış, bankaların altın satmalarına izin verilmiştir. Bu önlemler pahalılığı arttırmış ve ithal malların fiyatlarını yükseltmiştir. DP iktidara geldikten sonra ekonomide liberalleşme politikasını devam ettirdihükümet Türkiye de ilk modernleşmenin tarım alanında yapılması gerektiğine inanıyordu. DP iktidarının ilk yıllarında tarım Marshall yardımlarıyla hızlı bir şekilde gelişme göstermiştir. Tarımda makineleşmenin artmasının sonuçları: Tarım ürünlerinde üretim ve çiftçi geliri artmıştır. Ekonomi bir bütün olarak % büyüme göstermiştir. Kentlerde gelirler yükselmiştir. 21

22 1951 yılında çıkarılan bir yasayla yabancı yatırım teşvik edilmek istenmiş fakat tüm beklentiere rağmen beklenen sonuç alınamamıştır. Bunun üzerine yatırımları %40-50 ini yine devlet yapmak zorunda kalmıştır. DP döneminde yatırımlar tarım,inşaat,karayolu ve sanayi alanlarında yoğunlaşırken ; demiryolu yapımı neredeyse durmuştur. Özel sermayedeki sermaye yetersizliği ve isteksizlik büyük devlet işletmelerinin özelleştirilmesini engellemiştir. Ekonomideki büyüme 1954 te sona ermiş ve tarım alanında gerilemeler bşlamıştır Eylül ayında ekonomiye ilişkin birçok önlem alınarak ithalat ve döviz denetimleri getirilmiştir te IMF hükümete bir takım tavsiyelerde bulunmuştur: Devlet yardımları kesilmeli, İthalat ve ihracattaki kısıtlamalar kaldırılmalı, Develüasyon yapılmalı IMF nin baskılarına 4 yıl kadar direnen hükümet sonunda IMF nin isteklerini kabul etmek zorunda kalmıştur. c. Sosyal Ve Kültürel Yaşam d. Soğuk Savaş Dönemi nde Dünya Ekonomi Sosyal Gelişmeler II.Dünya savaşı sonrası bir çok ülke ekonomisi büyümeye başlamıştır. Kadınlar iş hayatında etkili olmaya başlamışlardır. Tükettmin teşvik edilmesi reklam sektörünün hızla büyümesine neden olmuştur. Nüfus artışı hızlanmıştır. Sanayileşme şehirlere göçü arttırmıştır. Sanayileşmele birlikte köyden kente göçün artması büyük ailelerin parçalanmasına neden olmuştur. Şehirlerde doğum oranlarında düşüş yaşanmıştır. Spor Mimari Akdeniz Oyunları ilk kez düzenlendi( İskenderiye, 1951). Avrupa da UEFA Şampiyon Kulüpler Kupası sezonunda ilk defa düzenlendi ( ilk şamp. Real Madrid). Şehirlerde nüfusun artması sıra evler ve toplu konutlların yaygınlaşmasına neden olmuştur. Gökdelen ve kule inşaatlarına önem verilmiştir. Sağlık Sinema-Tiyatro-Müzik Edebiyat Sosyal Gelişmeler Tarımda makineleşmede meydana gelen artış köyden kente göçü arttırmıştır. Karayollarının gelişmesi ile kentleşme hızlanmış, kente gelenler kentin tüketim alışkanlıklarını benimsemiş ve tüketim kültürü toplumun alt katmanlarına doğru yayılmıştır Tarım politikaları kırsalda bir sınıfın yükselmesine neden olmuştur. İlk Edebi Hareket Şiir Alanında Orhan Veli Kanık öncüğünde Garip Akımı İle Başlamıştır. Garip Akımı Şiiri Kurallarından Soyutlamayı, Gelenekçiliği Bırakarak, Yenilikçiliği Savunmuştur. Garipçiler Akımına Tepki Olarak Doğan İkinci Yeniciler ise konuşma dilinden uzaklaşarak, şiirde edebi sanatları yoğun şekilde kullanmışlardır. Hisarcılar Grubu ise toplumsal değerleri korumayı,sanatçının bağımsızlığı ve milli sanatı savunmuştur. Sinemada batı etkisi görülmeye başlamıştır. Hollywood sineması Türkiye de de etkili olmaya başlamıştır. Tiyatro da ekonomik durum ile ahlak ilişkisi, sarsılan değer yargıları, sarsılan değer yargıları, orta sınıfın sıkıntıları, aydınların toplumdan kopukluğu bu dönem oyunlarının başlıca temaları olmuştur. Caz, Rock and roll ve diğer müzik türleri etkili olmaya başlamıştır. Bu dönemde müzik alanında Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Neşet Ertaş öne çıkmıştır. Başta verem olmak üzere salgın hastalıklarla mücadelebir milli dava olarak kabul edilmiştir. Birçok sağlık merkezi, verem dispanseri ve Verem Hastaneleri açılmıştır. Ankara da Ebe ve Hemşire Okulu açılmıştır. Bütçeden sağlık alanına ayrılan pay yılları arasında on iki kat arttırılmıştır. Bilim-Teknik Müzik Sanat II.Dünya savaşı sonrası Fen ve sosyal bilimler hızlı bir gelişmee göstermiştir. Savaş öncesi Almanya dan liberal ülkelere yapılan beyin göçü bilimsel çalışmaların artmasında etkilidir. ABD li bilim insanları ilk bilgisayarı yaptılar. SSCB ilk uydu SPUTNİK i uzay gönderdi(1957). Nükleer enerji önce askeri sonra ekonomik alanlarda kullanıldı. Biyologlar DNA nın kimyasal yapısını çözdüler. Tarımda ilaçlama, gübrelemeyle sanayide ilerlemiş ülkelerde tarım hayatı gelişmiştir. Bilim ve teknikteki ilerleme gelişmiş ülkeler ile geri kalmış ülkeler arasındaki farkın büyümesine neden olmuştur. Televizyonun icadıyla radyo ve sinemanın önemi azalmıştır. Amerikan hayat tarzını sorgulayan Rock and Roll ortaya çıktı. Bu alanda Elvis Presley önemli bir çıkış yaptı. Avrupa da savaşınyayılması bir çok sanatçının Amerika ya göç etmesine neden olmuştur. ABD ve Avrupa da soyut resim anlayışı gelişmiştir. New York, Paris için kullanılan Batı nın Başkenti ünvanını almıştır. başta müzik ve resim olmak üzere bir çok alanda yeni akımlar ortay çıkmıştır. 22

23 YUMUŞAMA(DETANT) DÖNEMİ VE SONRASI Uluslararası ilişkilerde yumuşama(detant), Blokların gerginliği azaltmak için karşılıklı görüşmeleri tercih ettiği bir dönemdir. Bu dönemde izlenen politikalarla Doğu-Batı ilişkilerinde çatışma ve gerginlik nispeten azaltılmıştır. Yumuşama politikası, barışa varacak yakınlaşma, anlaşma ve iş birliği aşamalarından oluşmaktadır. 1.Yumuşama Dönemi Politikaları Uluslar arası alanda Yumuşama politikasının ortayaa çıkmasının başlıca nedenleri: ABD Başkanı Kennedy ile SSCB Başkanı Kruşçev in bir araya gelmesi(1961), Bağlantısızlar hareketinin ortaya çıkması ve nükleer silhlanmaya karşı kampanya başlatmaları, Olası bir nükleer savaşın korkusu, Doğu ve Batı Bloku nda meydana gelen sorunlar: SSCB-Çin anlaşmazlığı, SSCB nin Romanya yı işgalinin müttefiklerince iyi karşılanmaması (1968) ABD nin müttefiklerinden bağımszı hareket etmeye çalışması, Fransa nın NATO nun askeri kanadından çekilmesi. a.abd-sscb İlişkileri II. Dünya Savaşı sonrasında Bloklar arası gerginlik devletleri önce konvansiyonel sonrasında da Nükleer silahlanmaya itti. SSCB ile ABD nin nükleer silahlanma konusunda denk haline gelmesi, olası bir nükleer savaşın dünyayı tahrip edebileceği endişesini ortaya çıkardı. Bu durum Doğu ve Batı Blokları nın sorunlarının anlaşma yoluyla çözülmesi gerektiği düşüncesinin ağırlık kazanmasına neden olmuştur yılında ABD Başkanı Kennedy ve SSCB Başkanı Kruşçev in Berlin Buhranı nedeniyle Viyana da bir araya gelmesi Yumuşama ( Detant) Dönemi ni başlatmıştır (Görüşmelerde NATO nun kararlı tutumu, SSCB nin sert politikalarını terk etmesi bunda etkili olmuştur). b.abd-çin ilişkileri Çin, uluslararası alanda yalnızlıktan kurtulmak, Japonya yı etkisiz hâle getirmek ve SSCB baskısından kurtulmak amacıyla dış politikada yumuşama siyasetini benimsedi. Olası bir Çin-SSCB ittifakını önlemek isteyen ABD, bu politika değişikliği üzerine Çin in uluslararası alanda tanınması gerektiğini savunmaya başladı. ABD nin Güney Vietnam dan askerlerini çekmesi Çin ile yakınlaşmayı daha da hızlandırdı. Önce Çin ile ticari ilişkileri başlatan ABD, ardından Çin in Birleşmiş Milletlere üye olmasında etkili oldu yılında ABD Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger ın, bir yıl sonra da ABD Başkanı Nixon un Pekin ziyaretleri ABD-Çin ilişkilerinin normalleşmesinde etkili olmuştur. NOT: 2.Nükleer Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri Nükleer silahların sınırlandırılması konusunda görüşülmeye başlanmasının en önemli nedeni Küba Krizi(1962) dir te ABD, SSCB ve İngiltere arasında Moskova da ilk kez Nükleer Denemelerin Kısmen Yasaklanması Anlaşması imzalandı. Ancak bu anlaşmadan sonra devletler nükleer alanda yarışa devam ettiler. ABD ve SSCB arasındaki nükleer silahlanma yarışına sonraları İngiltere, Fransa ve Çin de katıldı. Olası bir nükleer savaşın büyük bir felakete sebep olabileceği ihtimali ABD ve SSCB yi nükleer silahların sınırlandırılması için görüşmeler yapmayı zorunlu kılmıştır. a.salt-i Antlaşması (1972) ABD ve SCB arasında 1969 da Helsinki de başlayan görüşmeler sonunda ABD ve SSCB arasında 26 Mayıs 1972 de SALT I(Stratejik Silahları Sınırlandırma) Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre nükleer silahlarla ilgili bazı sınırlamalara gidilmiştir. b.salt II Antlaşması(1979) Salt I in devamı olan Salt II görüşmeleri 1972 de ABD ve SSCB arasında Cenevre de başladı, 18 Haziran 1979 da Viyana da sona erdi. Bu antlaşma ile uzun menzilli nükleer silahlara sınırlama getirilmiştir. Not: 3.Helsinki Konferansı(1 Ağustos 1975) Bloklar arasındaki ilişkilerde yumuşama sürecine girilmesi üzerine Doğu Bloku ülkeleri, Avrupa da güvenlik ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla bir konferans toplanması önerisini sundu. Bloklar arasında bazı sorunların çözümlenmesi üzerine Batılı ülkeler bu öneriye olumlu cevap verdi. SALT-I Anlaşması ndan sonra Arnavutluk dışında bütün Avrupa devletleriyle ABD ve Kanada nın katıldığı Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı (AGİK) Helsinki de toplandı. Uzun görüşmeler neticesinde hazırlanan uluslararası ilişkilerde temel barış ve iş birliğini kapsayan Sonuç Belgesi (Helsinki Nihai Senedi) 1 Ağustos 1975 te imzalandı. Senet, imzacı devletlerarasındaki ilişkilere rehberlik edecek temel ilkeler ortaya konmuştur. AGİK in Anayasası Sayılan Temel ilkeler şunlardır: Devletler, Uluslar arası egemenlik ve eşitliğe saygı gösterirler, Kuvvet kullanmaktan ve kuvvett kullanma tehdidinden kaçınırlar, Sınırların ihlal edilmezliği esasını kabul ederler, Birbirlerinin topraklarını dokunulmaz sayarlar ve toprak bütünlüğünün korunmasını esas alırlar, Devletlerarası sorunları barışçıl yollarla çözerler, İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygı duyarlar, Birbirlerinin iç işlerine karışmazlar, Devletlerarası işbirliğine inanırlar, Uluslar arası hukuktan doğan yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesini savunurlar. Helsinki Nihai Senedi yle Bloklar ve devletlerarasında sürekli görüşme sağlanarak uluslararası ilişkilerde yumuşama politikası hâkim oldu. Demokrasi, temel hak ve özgürlükler alanında da önemli gelişmeler kaydedildi. YUMUŞAMA DÖNEMİ ÇATIŞMALARI 1.Çatışmalarda ABD ve SSCB nin Rolü 1960 lı yılların başında Devletlerarası ilişkilerde yumuşama başlasa da SSCB ve ABD nin politikaları sebebiyle mücadeleler üçüncü dünya ülkeleri üzerinden devam etmiştir. a.küba Bunalımı(1962) 1959 yılında Fidel Castro, Batista yönetimini devirdikten sonra yönetimi ele geçirmiş ve ekonomiyi devletleştirme kararı almıştır. Bu durumu çıkarlarına aykırı bulan ABD, Castro yu devirmeyi denemiş fakat başaramamıştır. 23

24 ABD nin Küba daki muhalifleri desteklemesi üzerinne SSCB bu adaya Nükleer başlıklı füzeler yerleştirmiştir. ABD nin füzelerin sökülmesi isteğine SSCB nin olumsuz cevap vermesi üzerine iki ülke arasında savaş ihtimali ortaya çıkmıştır. Fakat ilerleyen günlerde ortaya çıkan olası bir nükleer savaş ihtimali iki tarafı da geri adım atmaya zorlamıştır. Gergin iki haftanın sonunda SSCB, ABD nin Türkiye ye yerleştirdiği Jüpiter füzelerinin sökülmesi ve ABD nin Türkiye deki üslerini kısıtlanması karşılığında Küba daki füzeleri geri çekmeyi kabul etti. Küba Buhranının çözülmesi ile Doğu-Batı arasında diyalog süreci başlarken, silahsızlanma konusunda da önemli gelişmeler sağlandı. ABD ve SSCB politik ve askerî alanda dengeye ulaştıklarını anladı. Bu durum bir çatışmayı önlediği gibi Bloklar arası ve devletlerarası ilişkilerde değişimin başlangıcı oldu. b.vietnam Savaşı ( ) II.Dünya Savaşı sonrasında Vietnam da Komünizm yayılmaya başlamış, Kuzeydeki Komünistler Fransızları yenilgiye uğratmışlardır.vietnam 1954 yılında imzalanan Cenevre Antlaşması yla Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam olarak ikiye bölünmüştür. İki ülkenin 1956 yılında yapılacak seçimlerde birleşmesi kararlaştırılmıştır. Kuzey Vietnam, Güney Vietnam ın birleşmeye karşı çıkması üzerine bir gerilla savaşı başlatmıştır. ABD ise çıkarları gereği Güney Vietnam ı desteklemiş ve bölgeye donanma göndermiştir. Ağustos 1964 te Kuzey Vietnam botlarının, bir Amerikan savaş gemisine saldırması üzerine ABD Kuzey Vietnam ı bombalamaya başladı. Kuzey Vietnam birliklerinin Güney e saldırması üzerine komünizmin yayılmasından çekinen ABD bölgeye asker çıkarmış ve kısa sürede Vietnam da ABD askeri sayısı i geçmiştir. Savaş 9 yıl sürse de Amerikan halkındaki savaş karşıtlığı ABD Kongresi nin tutumunun değişmesine neden olmuştur. Müttefiklerinin de desteğinin olmaması üzerine ABD Vietnam da tam bir çıkmaza girmiştir de Paris te barış görüşmelerine başlanmış ve 27 Ocak 1973 te Vietnam Barış Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre ; 1954 sınırlarına geri dönülecek, ABD 60 gün içinde Vietnam ı terkedecek, Vietnam halkı kendi kaderini kendi belirleyecektir. Ancak anlaşmaya rağmen Kuzey Vietnam gerillaları 30 Nisan 1975 te Güney Vietnam ın başkenti Saygon a girmiş ve Güney in toprakları Kuzey Vietnam tarafından ilhak edilmiştir. İki devlet 1976 da birleşerek Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti adını almıştır. c.keşmir Sorunu Hindistan ve Pakistan 1947 yılında İngiltere den ayrılarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Sorunun nedenleri: Bölgenin doğal kaynak ve yer altı kaynakları yönünden zengin olması, Çoğunluğu müslüman olan Keşmir halkının Pakistan a katılmak istemesine rağmen Keşmir Mihracesi nin Hindistan a katılmak istemesi. Bu nedenlerden ötürü Pakistan ve Hindistan askerleri Keşmir e girerek çatışmaya başlamışlardır. Çatışmalar Birleşmiş Milletler in araya girmesiyle son erdi. BM nin aldığı karara göre Keşmir halkı kendi kendini yönetme hakkı verilmiştir. Fakat Hindistan bu karara karşı çıktığı için sorun çözülememiştir de Hindularla Müslümanlar arasındaki çatışmların yeniden başlamasıyla Hindistan Keşmir i topraklarına kattığını ilan etmiştir. Oluşan bu durum üzerine Pakistan ordusu Keşmir e girmiştir. Fakat BM nin araya girmesiyle bir kez daha ateşkes imzalanmıştır. Hindistan ve Pakistan arasındaki Keşmir Sorunu bugün halen çözülememiştir. d.sscb nin Afganistan ı İşgali (1979) Afganistan XIX. Yüzyılda kuzeyden Rusya nın, güneyden ise İngiltere nin yayılmacı politikalarının hedefi olmuştur. İki devlet 1885 yılında imzaladıkları bir antlaşma ile Afganistan üzerinde denetim bölgeleri oluşturdu yılında Afgan halkı başlattıkları bir mücadele ile İngiltere den bağımsızlığını kazandı yılına kadar krallıkla yönetilen Afganistan da bu tarihte cumhuriyet ilan edildi. Fakat ilerleyen zamanda yeni rejim giderek diktatörlüğe doğru ilerledi yılında Sovyet yanlısı partiler yönetimi ele geçirince ülke içinde bir çok ayaklanma çıktı. Ayaklanmaları bastırmakta etkisiz kalan yönetim SSCB den yardım istedi İki ülke arasında imzalanan İyi Komşuluk ve İş Birliği Antlaşması ile mevcut yönetim SSCB ile daha da yakınlaştı. 27 Aralık 1979 yılında Sovyet birlikleri ülkeyi fiilen işgal etti ve yönetime Sovyet yanlısı Babrak Karmal getirildi. İşgal sonrası pek çok Afgan, İran ve Pakistan a sığınmıştır. Pakistan BM ye başvurarak Sovyetler in Afganistan dan çıkarılmasını istese de BM de SSCB nin veto hakkını kullanması üzerine bu girişim sonuçsuz kalmıştır. Pakistan ve Suudi Arabistan işgali 1980 Ocak ında İslamabad da toplanan İslam Konferansı na taşıdı. Konferansta; Afganistan daki sovyet müdahalesi işgal olarak nitelendirildi, İşgal sona ermedikçe SSCB yanlısı Afgan hükümetinin tanınmayacağı belirtildi, İşgale direnenlere her türlü desteğin sağlanacağı belirtildi. ABD tarafından da desteklenen Afgan Mücahitleri SSCB ye karşı güçlü bir direniş göstermiştir. Mücahitlerin direnişi 1984 yılında daha da yoğunlaştı. Çin, Pakistan, İran, Arap ülkeleri ve Batılı devletlerin baskısıyla harekete geçen BM 1982 yılında Afganistan sorununu ele almıştır ve aynı yıl Bm gözetiminde ilgili devletler görüşmelere başlamıştır. Afganistan, SSCB, Pakistan ve ABD katılımyla yapılan görüşmeler sonrasında 14 Nisan 1988 de imzalanan Cenevre Antlaşması yla Afganistan sorunu sona ermiştir. Antlaşma sonrası Sovyet askerleri yılları içinde Afganistan ı terk ettiler. 24

25 BAĞLANTISIZLAR HAREKETİ II. Dünya Savaşı ndan sonra sömürgelerde ortaya çıkan bağımsızlık hareketleri, uluslararası ilişkilere etki eden yeni bir gücün ortaya çıkmasına sebep oldu. Doğu ve Batı Bloklarının dışında bağlantısız olarak kendini ifade eden bu gücün önde gelen devletleri Kore Savaşı sırasında bağlantısızlığını ilân eden Hindistan, Yugoslavya ve Mısır dı. Bandung Konferansı(1955) Sömürgeciliğe karşı halkların kendi kaderlerini belirleme haklarını benimseyen Asya ve Afrika dan yirmi dört ülke, ilk olarak Endonezya nın, Bandung kentinde bir araya gelmişlerdir (1955). Konferansın amacı, bağımsızlığını yeni kazanmış olan Afrika ve Asya ülkelerinin ABD ve SSCB gibi iki büyük nükleer güç karşısında varlıklarını korumak için birlik ve dayanışmalarını sağlamaktı. Bandung Konferansı nda alınan kararlar içinde en etkili olanı barış içinde bir arada yaşamanın beş ilkesi üzerinde varılan anlaşma idi. Barış içinde bir arada yaşama nın beş ilkesi: Siyasi bağımsızlık, Askerî ittifaklara katılmama, Kendi topraklarında başka devletlere askerî üsse izin vermeme, İkili ittifaklara girmeme, Milli kurtuluş savaşlarını desteklemedir. Konferansın sonuç bildirgesinde sömürgeciliğe karşı çıkılmış, insan haklarının öneminden bahsedilmiş ve ayrımcılığın spna erdirilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Not: Bandung Konferansı Doğu ve Batı Blokları karşısında yer alabilecek ortak bir hareket oluşturamasa da bu blokların dışında durabilecek Bağlantısızlar Hareketi ni ortay çıkarmıştır. Bağlantısızlar Hareketi nin ilk teşkilatlı toplantısı 1961 de Yugoslavya lideri Tito ile Mısır Devlet Başkanı Nasır ın öncülüğünde 25 bağlantısız ülkenin katılımıyla Belgrat ta yapılmıştır (1961). Bu konferansta yayınlanan 25 maddelik bir deklarasyon ile ABD ve SSCB barışa davet edilmiştir. Deklarasyon da; Her türlü sömürgeciliğe karşı çıkılmış, Güney Afrika daki ırkçı ayrım mahkum edilmiş, Filistin halkının tüm haklarının tanınması, Ülkelerdeki yabancı üslerin kaldırılması, nükleer silahların yasaklanması ve silahsızlanma, Çin in BM ye tekrar kabulü istenmiştir. Bağlantısızlar 1964 te Mısır, 1970 de Zambiya ve 2006 yılında da Küba da toplantılar düzenlemişlerdir. ARAP İSRAİL SAVAŞLARI VE BÜYÜK DEVLETLERİN POLİTİKALARI ARAP- İSRAİL SAVAŞLARI Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun Kasım 1947 de Filistin de biri Arap, diğeri Yahudi iki devletin kurulması yönünde almış olduğu karar doğrultusunda 14 Mayıs 1948 tarihinde İsrail Devleti kurulmuştur. a.1948 Arap-İsrail Savaşı Savaş İsrail Devleti nin kurulması sonrasında Arapların saldırısı ile başlamıştır. Daha sonra Suriye, Irak, Mısır, Lübnan, Ürdün ün de katıldığı savaş 1949 da Rodos Adası nda imzalanan ateşkesle sona ermiştir. Savaş sonunda İsrail topraklarını iki katına çıkarmıştır. b.süveyş Krizi ve İkinci Arap-İsrail Savaşı (1956) 1956 yılında Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdulnasır ın Süveyş Kanalı nı millileştirmesi üzerine başlamıştır. İngiltere ve Fransa bu kararı tanımamış ve İsrail le anlaşmıştır. Ekim 1956 İsrail Sina Yarımadası nı, İngiltere ve Fransa ise Akdeniz üzerinden bölgeye asker çıkarmaya başlamışlardır. Ancak ABD ve SSCB nin baskısı sonucunda işgalciler ateşkes ilan etmek zorunda kalmış ve birliklerini geri çekmeye başlamışlardır. Süveyş Kanalı temizlenerek 1957 yılında dünya ticaretine yeniden açılmıştır. Not: Yapılan bu savaş sonunda İsrail-Mısır sınırına Birleşmiş Milletler gücü yerleştirilmiş ve İsrail Akabe Körfezi ne bir çıkış kazanmıştır. Süveyş Krizi nin Sonuçları: İsrail başarılı oldu. İngiltere ve Fransa nın ABD desteği olmadan hareket edemeyeceği anlaşılmıştır. Mısır savaşı kaybetse de Süveyş Kanalı nı millileştirmeyi başarmış ve İngiltere nin etkisinden kurtulmuştur. İngiltere ve Fransa nın güçsüzlüğünün ortaya çıkması diğer sömürge halklarının bağımsızlık sürecini hızlandırmıştır. Cemal Abdülnasır ın Arap dünyasında saygınlığı artmıştır. c.1967 Arap-İsrail Savaşı (6 Gün Savaşı) Süveyş Krizi sonrasında Filistinliler Yahudilerden intikam almak adına örgütlenip, Filistin Kurlutuluş Örgütünü kurdular. FKÖ üyeleri daha rahat hareket etmek adına Ürdün e yerleştirler. İsrail ise bu faaliyetlere sert tedbirler aldı ve komşu ülkelerdeki mülteci kamplarına saldırmaya başladı. Aynı tarihlerde İsrail ile Suriye ve Ürdün arasında çatışmalar yaşanmaya başladı. Bunun üzerine Mısır, İsrail gemilerine Akabe Körfezi ni kapattı yılında Mısır Devlet Başkanı Nasır, olası bir İsrail saldırısına karşı Sina da bir savunma hattı oluşturmak amacyla Mısır-İsrail sınırındaki BM barış gücünün çekilmesini istedi. İsrail in Haziran yaında beklenmedik saldırısıyla başlayan savaş sadece 6 gün sürmüş ve İsrail in galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Sonuçları: İsrail; Doğu Kudüs, Golan Tepeleri, Gazze ve Sina Yarımadası nı ele geçirip topraklarını dört katına çıkardı. İsrail Tiran Boğazı nı aşarak Süveyş Kanalı na ulaştı. Savaş sonrasında İsrail, Ürdün sınırını yeniden düzenlemiştir. ABD ve Batılı ülkelerin savaşta İsrail i desteklemesi Arap ülkeleri SSCB ye yakınlaştırmıştır. 25

26 d.1973 Arap-İsrail (Yom Kippur)Savaşı 6 Gün Savaşları nın kaybedilmesi Arap milliyetçiliğini daha da arttırdı. Arap ülkeleri diplomatik yollarla kaybedilen toprakları geri istese de başarılı olamadılar.1973 Ekim ayında Mısır ve Suriye birlikleri beklenmedik bir anda İsrail e saldırıya geçtiler. Başlangıçta başarısız olan İsrail kuvvetleri sonrasında Arapları püskürtmeyi başardı. Sonuçları : İsrail başarılı oldu. Mısır, Sina topraklarının bir kısmını İsrail den almayı başardı. Camp David Antlaşmaları nın önü açıldı. Barış görüşmelerinde etkili olan ABD nin Arap ülkelerinde etkisi arttı. CAMP DAVİD ANTLAŞMALARI (1978) 1973 Arap- İsrail Savaşı sonrasında ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger in yürüttüğü Mekik Diplomasisi ile barış için önemli bir adım atılmıştır. Mekik Diplomasisi : ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger in barışın sağlanması amacıyla Tel Aviv ve Arap başkentleri arasında yürüttüğü hızlı diplomasi trafiğine verilen isimdir. Kissinger in yürütüğü diplomasi 17 Eylül 1978 tarihli Camp David Antlaşmaları ile sonuçlandı. ABD antlaşmalara tanık olarak imza atmıştır. Antlaşmaya Göre; İsrail Sina Yarımadası ndan çekilecektir. Mısır İsrail i resmen tanıycak ve ilgili devletle diplomatik ilişkileri başlatacaktır. Batı Şeria ve Gazze deki Filistinlilere beş yıllık bir süre için özerklik verilecektir. İsrail, güvenliğine zarar getirmeyecek şekilde Filistin deki asker sayısını en aza indirecektir. İsrail ve Ürdün arasında barış görüşmeleri yapılacaktır. Batı Şeria ve Gazze nin nihai statüsünü belirlemek için İsrail ile Filistin, Mısır ve Ürdün arasında özerkliğin üçüncü yılından itibaren görüşmeler yapılacaktır. Arap ülkeleri 1979 Mart ayında Bağdat ta toplanarak Camp David Antlaşmalarına tepki göstermişlerdir. Bağdat Toplantısı nda; Filistin sorununda ortak hareket edilmesi, Mısır a ekonomik yaptırım uygulanmasıi Mısır ın antlaşmayı feshetmesi ve bağımsız Filistin in kurulması kararı alınmıştır. Ayrıca Mısır ve İsrail in antlaşma hükümlerini kendilerine göre yorumlaması, İran daki rejim değişikliği, ABD nin tutumu gibi nedenlerden dolayı Camp David Süreci sonlandırılmıştır. Bununla birlikte 26 Mart 1979 da Mısır ile İsrail arasında Mısır-İsrail Barış Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre taraflar birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı gösterecek ve İsrail, Sina dan tamamen çekilecektir. Bu antlaşmayla Mısır, Sina yı geri almıştır, İsrail ise güneyini ve batısını güvence altına almıştır. Yapılan tüm müzakere ve antlaşmalara rağmen barış antlaşmaları başarıya ulaşamamıştır. LYS yılında başlayan İsrail-Mısır savaşının 26 Mart 1979 da resmen sona ermesini sağlayan, 5-17 Eylül 1978 tarihli Washington Görüşmeleri aşağıdaki adlardan hangisiyle anılmaktadır? A) Camp David B) Sina C) Dayton D) Quebec E) Tahran İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ (1970) 21 Ağustos 1969 yılında Avustralyalı bir Hristiyan ın İsrail İşgali altındaki Mescid-i Aksa Camii ni yakması İslam dünyasında büyük tepkiyle karşılanmıştır. Ürdün Kralı Hüseyin in önerisi ile 25 Ağustos 1969 da Arap ülkeleri temsilcileri Kahire de düzenlenen bir konferansta bir araya gelmiş ve burada bir İslam Zirvesi oluşturulması kararlaştırılmıştır Eylül 1969 da Rabat ta Türkiye nin de katılımıyla ilk İslam Zirvesi toplandı. Zirve de Aksa yangını ve Filistin sorunu görüşüldü. Ayrıca İslam devletleri arasındaki iş birliği ve dayanışmanın sürdürülmesi kararlaştırıldı. Bu amaçla Cidde de bir sekreterlik kurulması kararı alındı. Bu karar doğrultusunda İslam Konferansı Örgütü kurulmuş oldu. İslam Zirvesi nin ikincisi, 1974 te Pakistan ın Lahor kentinde yapılmıştır. Zirvede Filistin ile ilgili alınan kararlar yanında, 1971 de Pakistan a karşı ayaklanarak bağımsızlığını ilan eden Bangladeş in Pakistan tarafından tanınması da sağlanmıştır. Böylece İslam Konferansları, İsrail sorununun dışında, İslam dünyasının sorunlarını tartışıp bu sorunlara da çözüm bulmaya çalıştı. Teşkilatın 1973 te yapılan Cidde toplantısında üye ülkelerin maliye bakanları mali teşkilatlanmanın önemini vurguladılar. Ekim 1975 teki toplantıda İslam Kalkınma Bankası nın kuruluş planı onaylandı yılında İslam Konferansı Örgütü nün genel sekreterliğine Ekmelettin İhsanoğlu getirilmiştir. ULUSLARARASI POLİTİKA DA PETROLÜN YERİ XX. Yüzyıl da petrol çok önemli bir enerji kaynağı haline gelmiştir. ı.düny Savaşı sonrası Orta Doğu petrol bölgelerinin çoğu ingiliz hakimiyetine girmişti. II. Dünya Savaşısonrası sanayileşmenin hızıyla doğru orantılı olarak petrolün önemi de arttı. Batılı devletler Orta Doğu üzerindeki hâkimiyetlerinin azaldığını görmüş, kurdukları petrol şirketleri yoluyla denetimlerini devam ettirdiler. Buna rağmen üretici devletler gelirlerini arttırmak için petrollerini millileştirmeye karar verdiler. Aynı tarihlerde SSCB gibi ülkeler düşük fiyatlarla petrol piyasasına girmeye başladı. OPEC (1960 ) Dünyadaki ham petrol fiyatlarındaki düşüşü durdurmak adına Venezula, İran, Irak, Kuvet ve Suudi Arabistan tarafından 1960 yılında OPEC (Organization Petroleum Exporting Countries -Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) kurulmuştur. Teşkilata daha sonra Libya, Cezayir, Endonezya, Ekvador, Gabon, Birleşik Arap Emirlikleri, Abudabi ve Nijerya da üye olmuştur. Merkezi: Kuruluşta Cenevre, 1965 ten itibaren Viyana. Amacı: Üretici ülkeler arasında teknik konularda işbirliği yapmak ve petrol fiyatlarını belirlemektir Arap-israil Savaşı nda petrolü İsrail e karşı siyasi bir silah olarak kullanmak isteyen Arap ülkeleri OAPEC (Organization of Arab Petroleum Exporting Countries -Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Teşkilatı) nı kurmuşlardır. Fakat Arap ülkeleri arasında dayanışmanın sağlanamaması ve Batılı ülkelerin OAPEC dışındaki ülkelerden petrol satın alması OAPEC in dilediği sonucu alamamasına neden oldu.arap ülkeleri 1973 sonrası fiyatların yükseltilmesi yoluna başvurdular. OAPEC in politikası 1973 Arap-İsrail Savaşı sırasında Japonya ve İngiltere de paniğe neden olmuştur. 26

27 ABD 1973 petrol ambargosuna rağmen İsrail e olan desteğini sürdürmüş ve askeri müdahale seçeneğini masaya yatırarak ambargoya sert tepki vermiştir yılında petrol ve enerji piysalarındaki dengesizliğin önlenmesi için OECD çatısı altında Uluslararası Enerji Ajansı kuruldu. Not: İRAN-IRAK SAVAŞI ( ) a. Irak ta Rejim Değişikliği 1920 San Remo Konferansı nda manda yönetimi kurulan Irak ta 1921 de Meşruti Krallık kuruldu de Milletler Cemiyetine bağımsız bir devlet olarak katıldı te Kral Faysal ın ölümünün ardından ülkede dinî ve etnik çatışmalar arttı te Türkiye nin de üye olduğu Sadabat Paktı na katıldı. II. Dünya Savaşı sonrası ABD ve Batılı devletlere paralel politikalar izleyerek Bağdat Paktı (1954) içinde yer aldı de yapılan bir askerî müdahale ile ülkede monarşi yıkılarak cumhuriyet ilan edildi. Rejim değişikliği sonrası Irak sonra Bağdat Paktı ndan çekildi. Baas Partisi 1968 de yaptığı bir darbeyle yönetime geldi. SSCB ile yakınlaşarak bu ülkeden ekonomik ve askerî yardım almaya başladı. Bu durum Batı ya dönük bir politika takip eden İran ile arasındaki ilişkileri zayıflattı. Diğer taraftan, 1970 te İngiltere nin Basra Körfezi nden çekilmesinden sonra İran ın, buraya tek başına hâkim olmak istemesi iki ülke ilişkilerini daha da gerginleştirdi. Baas Partisinin 1972 de, SSCB ile imzaladığı dostluk antlaşmasıyla bu ülkeden silah satın almaya başlaması İran ı tedirgin etti. Ancak 1975 Martında Cezayir in arabuluculuğu ile imzalanan Cezayir Anlaşması yla Irak ile İran arasındaki Şattülarap Su Yolu nun en derin yeri sınır kabul edilirken karşılıklı dostluk ve iş birliğinin taahhüt edilmesi ilişkileri bir süreliğine düzeltti. Saddam Hüseyin 1979 yılında yaptığı bir darbeyle yönetimi ele geçirdi. seyi nin aldığı karara uyan taraflar Ağustos 1988 de ateşkes imzalamışlardır. Sonuçları: Savaşta bir milyona yakın insan hayatını kaybetti. Arap birliğinin bozulmasıyla İsrail Orta Doğu politikalarında daha rahat hareket etmeye başladı. Savaşta başarısız olan Saddam Hüseyin halkın gözünde itibarını yükseltmek amacıyla 1990 da Kuveyt e saldırdı. b.iran Devrimi (1979) Pehlevi Haneanı 1925 te batının desteğiyle yönetime geldi. Şahın batı yanlısı politikaları ve modernleşme hareketi halk desteğini alamamıştır. Ülkede yapılan plansız toprak reformu kırsaldaki refah seviyesini düşürmüş, köyden kente göçü arttırmıştır. Ayrıca ülke gelirlerinin çoğunluğunun da silahlanmaya ayrılması ülkede protestolara neden olmuştur de başlayan bölgesel nitelikli olaylar 1979 da tüm ülkeye yayılmış ve sürgündeki lider Ayetullah Humeyni nin ülkeye dönmesiyle 1979 da İran İslam Devrimi gerçekleşmiştir. Dış politikada Bağlantısızlık hareketini destekleyen İran CENTO dan ayrılmış ve SSCB ile olan antlaşmalarını tek taraflı olarak feshetmiştir. c.savaş Nedenleri: Saddam Hüseyin in 1980 yılında Cezayir Antlaşması nı feshetmesi, Irak taki Şiilere uygulanan baskı, İran da isyan eden Araplara Irak ın destek olması, Irak taki Kürt isyancıları İran ın desteklemesi, İki devlet sınırındaki çatışma ve sınır ihlalleri Savaş Irak birliklerinin 22 Eylül 1980 de İran a girmesiyle başladı. Başlangıçta Irak başarılı olsa da İran ilerleyen dönemde dengeyi sağlamıştır. Savaş sırasında Libya ve Suriye hariç Arap ülkeleri Irak ı desteklerken bu iki devlet İran ı desteklemiştir. SSCB İran ı desteklemiştir. Petrol fiyatlarının yükselmesi ve savaşın süresinin uzaması üzerine BM Güvenlik Kon- 27

28 YUMUŞAMA DÖNEMİ NDE DÜNYA Ekonomi Bilim ve teknolojideki gelişme sanayiyi olumlu etkiledi. Kömür enerjisinin yerini petrol ve elektrik aldı. Petrol, yeni üretim mallarının çıkmasına neden oldu. Havacılık,nükleer enerji,kimya ve elektronik sanayiinde önemli ilerlemeler haydedildi. Uluslararası ticaret hacmi %7 oranında arttı. Eskiden lüks olan televizon, telefon, çamaşır makinası gibi ürünlerin evlere girmesi insanların hayatını kolaylaştırdı. Çok uluslu şirketler büyük sermaye gücü olarak yaygınlaştı. İlk defa 1964 Tokyo Olimpiyatları canlı olarak tüm dünya da izlenme imkanı buldu. Kültürel Hayat Sanayileşme köyden kente göçü arttırdı. Metropollerin ortaya çıkması beraberinde güvenlik,trafik, eğitim,sağlık vb. alanlarda sorunları getirdi. Kadınların eğitim ve iş hyatında sayısının artması erkek egemen toplum anlayışını sona erdirmiştir. Bilim ve teknolojide varılan nokta, gelecekteki bilimsellik edebiyatta 1960 lardan itibaren post modern anlayışın ortaya çıkmasına neden oldu lerde ortaya çıkan Rock and Roll etkisini sürdürdü. Heavy Metal müzik türü ortaa çıktı( Rolling Stone en önemli temsilcisi ). Soyut resim anlayışı etkisini sürdürdü. Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeler 1961 de Rus kozmonot Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu. ABD nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) kurularak Bloklar arası rekabet uzaya taşındı da ABD li Neil Armstrong un aya ayak basmasıyla ABD yarışta öne geçti. ABD-SSCB arasındaki uzay yarışına sonraları İngiltere,Fransa,Japony ve Çin de katıldı. İlk kişisel bilgisayar Apple tarafından üretildi (1970) da ABD li bilim adamları arasında iletişimi sağlamak amacıla ARPANET (Amerikan Gelişmiş Savunma Araştırmaları Dairesi) kuruldu. Uydu teknolojisinin gelişmesiyle iletişim kolaylaştı. Spor Uluslararası spor organizasyonları yaygınlaşmaya başladı. Türkiye 1971 Akdeniz Olimpiyatları na ev sahipliği yaptı (İzmir). Brezilya yılları arasında üç defa Dünya Kupası nı aldı dan itibaren Avrupa Futbol şampiyonası düzenlenmeye başladı. FIBA ( Uluslararası Basketbol Federasyonu) tarafından 4 yılda bir Dünya Basketbol Şampiyonası düzenlenmeye başladı. İcat ve Keşifler 1961 İlk insanlı uzay uçuşu 1962 İlk haberleşme uydusu(telstar I) 1963 Yer eksenli haberleşme uydusu 1965 İlk uzay yürüyüşü (Alexy Leonev) İlk kalp nakli ( Chiristian Barnard ) Hawker Harrier ( dik havalanabilen ilk uçak ) 1968 Ay etrafında pilotlu ilk uçuş 1969 Neil Armstrong un Ay a ayak basması 1971 Mikro işlemci ( İntel Firması) 1972 Video kaset ve video disk 1973 Mini Bilgisayar 1974 Hafıza kartı 1975 Hepatit B aşısı 1976 Cray I işlemci ( 250 milyon / sn) 1977 Nötron bombası 1978 ilk tıbbi görüntüleme ( Nükleer manyetik rezonans-mr) 1979 Kompakt disk (CD) Ev bilgisayarı TÜRK DIŞ POLİTİKASI ( ) Soğuk Savaş yıllarında Türkiye Batı Bloku na dahil olmuş ve politikalarını bu yönde şekillendirmiştir. Bu dönemde Orta Doğu da ki Arap İsrail savaşları, Kıbrıs sorunu, Ege Adaları sorunu, Ermeni terörü gibi olaylar Türk dış politikasının şekillenmesinde etkili olmuştur. TÜRK- YUNAN İLİŞKİLERİ 1930 lu yıllarda Türk- Yunan ilişkilerinde bir dostluk dönemi başlasa da II.Dünya Savaşı sonrasından Türk-Yunan ilişkileri genel olarak gergin olmuş, iki ülke ilişkilerinde Kıbrıs ve Ege konularında sorunlar yaşanmıştır. 1.KIBRIS SORUNU a.1960 lı yıllara kadar Kıbrıs 1571 yılında Osmanlı hâkimiyetine giren Kıbrıs ın yönetimi 1878 yılında geçici olarak İngiltere ye bırakılmıştır. I. Dünya Savaşı yıllarında İngiltere adayı ilhak ettiğini ilan etmiştir (1914). Dünya Savaşı Osmanlı için kaybedilmiş, ülke İtilaf Devletleri nce işgal edilmiştir. Anlaşma Devletleri ne karşı yapılan Kurtuluş Savaşı zaferle sonuçlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrası imzalanan Lozan Antlaşması ile Türkiye Kıbrıs ın İngiltere ye ait olduğunu kabul etmiştir lu yıllarda II. Dünya Savaşı nın yaklaşması üzerine Türkiye ve Yunanistan Balkan Antantı nı imzalamış ve 1950 li yıllara kadar Türk- Yunan dostluğu devam etmiştir. 28

29 1950 li yıllarda Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan ın desteği ile self determinasyon istemiş fakat bu istek BM tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine Rumlar Georgios Grivas liderliğinde EOKA terör örgütünü kurup bölgede Türklere karşı cinayetlere başladılar. Türkler ise EOKA cinayetlerine karşı kendilerini korumak amacıyla önce Volkan teşkilatını sonra da 1958 yılında TMT ( Türk Mukavemet Teşkilatı) yi kurdular. Kıbrıs ta yükselen tansiyon nedeniyle NATO ve BM girişimleriyle Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında bir takım temaslar yapıldı. Bu doğrultuda imzalanan 11 Şubat 1959 tarihinde Zürih ve 19 Şubat 1959 da ise Londra Antlaşmaları sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu (16 Ağustos 1960). Cumhurbaşkanı Makarios, yardımcısı ise Fazıl Küçük tür. Yapılan Antlaşmalara ve bu doğrultuda hazırlanan yeni anayasaya göre; Cumhurbaşkanı Rum, yardımcısı ise Türk olacaktır. Resmi dil Türkçe ve Rumca olacaktır. Yasama yetkisi %70 i Rum, %30 u Türk olan temsilciler meclisi ile Rum ve Türk toplumlarının kendiişlerinde yetkili olan iki ayrı Cemaat Meclisi tarafından kullanılacaktı Yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar kurulu üstlenecektir. Ordunun %60 ı Rum, % 40 ı Türklerden oluşacaktır. İmzalanan Garanti Antlaşması nda ise Türkiye, Yunanistan ve İngiltere anayasa ile kurulan düzeni garanti etmiş, ortak ya da ayrı ayrı müdahale hakkına sahip olmuştur. b Dönemi Kıbrıs taki barış dönemi fazla uzun sürmedi. ENOSİS i gerçekleştirmek ve Türkleri adadan atmak isteyen Rumlar Aralık 1963 te Akritas Planı nı uygulamaya koydular. Plan doğrultusunda Tük mahalle ve köylerine saldırılar ile Türklere yapılan baskılar arttı. 24 Aralıkta Kanlı Noel olarak anılan ve 24 Türk ün şehit edildiği olay üzerine Türk savaş uçakları Lefkoşa üzerinde ilk uyarı uçuşunu yaptı. 1 Ocak 1964 te Makarios i Garanti Antlaşması nı tek taraflı olarak iptal etmesi, Yunanistan ın adaya asker ve silah göndermesi üzerine BM Güvenlik Konseyi olayların daha da büyümesini engellemek adına bölgede bir Barış Gücü kurulmasını kararlaştırdı. Fakat BM barış gücü henüz gelmeden Rum çetelerinin faaliyetleri artınca Türkiye Kıbrıs a müdahale kararı aldı. Güvenlik Konseyi ise ilk Barış Gücü nü 14 Mart 1964 te gönderdi. Türkiye nin adaya müdahalesi, 5 Haziran 1964 tarihinde gelen ve müdahaleye karşı olan ABD Başkanı Johnson tarafından gönderilen mektupla engellendi. Johnson Mektubu ndaki bazı önemli maddeler şunlardır: Kıbrıs a yapılabilecek bir Türk müdahalesi SSCB ile Türkiye yi karşı karşıya getirebilir. Müdahale, Türk-Yunan çatışmasına sebep olabilir. Olası bir harekâtta ABD den alınan silah ve yardımlar kullanılamaz. NATO ya danışılmadan hareket edilmemelidir. Ağustos 1964 te Rumların Erenköy e başlattıkları saldırı sonrası Türk Hava Kuvvetleri ne ait uçaklar 9 Ağustos 1964 tarihinde bir müdahalede bulundu. Yapılan müdahalede geri püskürtülen Rumlar saldırılarını durdurmak zorunda kaldı. Müdahale sonrası Türklere yapılan saldırılar azalsa da Türklere yönelik tecrit ve kötü müdahale devam etmiştir yılında Yunanistan da darbe ile yönetime gelen cuntanın Kıbrıs a Grivas ı göndermesi ve Grivas ın Rum çetelerini silahlandırıp Türklere silahlandırması üzerine TBMM Türk askerine yaancı ülkelere gönderilme yetkisi vermiştir. Yapılan hazırlıklar sonucunda Türk çıkarma birliği İskenderun da toplandı. Türkiye çıkarma harekâtının durdurulması içi Grivas ın adadan ayrılmasını ve adadaki Yunan askerinin çekilmesini şart koştu. Gerginliğin arttığını gören ABD ve BM araya girerek kısmen de olsa gerinliği durdurabilmişlerdir. Türkiye nin kararlı tutumu sonrası Kıbrıs Cumhuriyeti ve EOKA tarafından girişilen şiddet eylemlerine geçici de olsa- bir son verilmiş, Türk köyleri üzerindeki abluka kaldırılmış, ekonomik abluka uygulanmasına rağmen Türkiye bu ablukayı aşacak girişimler başlatmıştır. Bununla birlikte bu krizin daha yoğun bir çatışmanın giderek savaşınbir öncülü olduğu ortaya çıkmıştır. Deyim yerindeyse tüm taraflar kendilerini daha büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlamışlardır. c.kıbrıs Barış Harekatı (20 Temmuz 1974 ) 1974 yılında Yunanistan da Albaylar Cuntası yönetimdeydi. Aynı yıl Yunan cuntası ile Makarios un arası açılır. 15 Temmuz 1974 te Yunan cuntasının emriyle Rum Milli Muhafız Ordusu bir darbe yapmış ve Makarios un yerine EOKA cı Nikos Sampson u getirmiştir. Yeni Cumhurbaşkanı Sampson Kıbrıs Elen Cumhuriyeti nin kurulduğunu ilan etmiştir. Rumların saldırgan tutumu Türkiye yi Garanti Antlaşması nın kendisine tanıdığı tek başına müdahale hakkını kullanmaya itmiştir. Harekâtın nedenleri: Yunanistan ı ENOSİS i gerçekleştirmesini engellemek, Adada gayrı resmi bir idarenin kurulması, Kıbrıs Türklerinin can güvenliğini sağlamak, Türkiye nin güneyini güvence altına almak. Yukarıdaki nedenlere dayanarak Türkiye nin 20 Temmuz 1974 te başlattığı müdahale 2 gün sonra yapılan ateşkes ile sona ermiştir. Ardından 25 Temmuz 1974 te Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında Cenevre de barış görüşmelerine başlandı. Görüşmelerde bir ilerleme sağlanamaması üzerine Türkiye 14 Ağustos 1974 tarihinde İkinci Barış Harekâtını gerçekleştirmiş ve bu harekatla adanın %38 ini ele geçirmiştir. BM nin ateşkes çağrısına uyan Türkiye iki gün sonra harekâtı durdurmuştur. NOT: 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Türkiye nin dış politikasında da etkili oldu. ABD nin bu harekâtı gerekçe göstererek Türkiye ye yapmakta olduğu ekonomik yardımı keserek silah ambargosu uygulaması, iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkiledi. Bunun üzerine Türkiye, 1969 Savunma İş Birliği Anlaşması nı yürürlükten kaldırdı ve 1975 ten itibaren Türkiye deki bütün ABD üs ve tesislerine el koydu. Ancak 1978 de ABD ambargosunun kalkmasıyla ilişkiler normale döndü. SSCB ise Ada nın bir NATO üssü hâline gelmesi ihtimalinden endişe duyarak meseleyi uluslararası alana taşımak istedi ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı nda Türkiye ye destek vermedi. SSCB nin bu tavrı, iki ülke ilişkilerini durma noktasına getirdi. Ancak 1980 den sonra Türkiye nin çok yönlü dış politika izlemeye başlamasıyla Türkiye-SSCB ilişkilerinde ilerlemeler kaydedildi. LYS 2013 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye ye silah ambargosu uygulayan ülke aşağıdakilerden hangisidir? A) SSCB B) İran C) Yugoslavya D) İngiltere E) ABD 29

30 d.kıbrıs Türk Federe Devleti nin Kurulması Ege bir yunan gölü haline gelecekti, Türkiye nin Ege kıyıları tehlike altına girecekti. Harekat sonrası özgürlüğüne kavuşan Kıbrıslı Türkler 13 Şubat 1975 de Rauf Denktaş liderliğinde Kıbrıs Türk Federe Devleti ni kurmuşlardır de Denktaş ve Makarios arasında 4 maddelik bir antlaşmaya varıldı. Antlaşmada iki taraf da bağımsız, bağlantısız ve iki toplumlu bir Kıbrıs Cumhuriyeti istediğini beyan etmiştir. İki taraf arasında BM gözetiminde devam eden görüşmeler 1980 yılına kadar sürse de sonuç alınamadı. BM Genel Kurulu 1983 te Rum tarafını Kıbrıs Hükümeti olarak tanıdı. Bu gelişme üzerine 15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. KKTC yi ilk tanıyan devlet Türkiye oldu. Kısacası Türkiye ye Ege de yaşam alanı bırakılmayacaktı. d.ege Hava Sahası (FIR Hattı- Uçuş Bilgi Bölgesi) Sorunu 1931 yılında yunanistan 3 mil olan hava kontrol sahasını 10 mile çıkarmış fakat Türkiye o dönemde iyi olan ilişkilerden dolayı bu duruma tepkisiz kalmıştır yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ( ICAO) FIR hattını Ege denizi kara suları olarak kabul etmiştir ve Türkiye de bunu tanımıştır e kadar sorun olmayan Hava kontrol sahası 1974 Buhranı ile iki ülke arasında yeni bir soruna neden olmuş ve ilerleyen dönemde bu sorunun boyutları daha da genişlemiştir. KKTC nin kurulmasına ABD, SSCB, İngiltere ve Batılı devletler sert tepki Bu sorunun iki temel unsuru vardır: göstermiştir. Yunanistan ın Ege adaları üzerindeki ulusal hava sahası yüksekliği, KPSS 2013: 1950 li yılların başlarında Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması amacı ile Yorgo Fır Hattı Grivas (uçakların liderliğinde havadayken kurulmuş bilgilerini Rum Atina ya mı yoksa İstanbul a mı vereceği) sorunudur. örgütü aşağıdakilerden hangisidir? A) EOKA B) İMRO C) Mavri Mira TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ D) Etniki Eterya E) Pontus 2.EGE ADALARI SORUNU 24 Temmuz 1923 te imzalanan Lozan Barış Antlaşmasına göre Bozcaada ve Gökçeada Türkiye ye verilmiş, diğer Ege Adaları ie Yunanistan a bırakılmıştır. Meis ve On iki Ada da 1947 yılında imzalanan Paris Antlaşması ile Yunanistan a bırakılmıştır. Lozan Antlaşması nda Ermeniler azınlık statüsünde olmayı kabul etmemişler ve diğer Türk vatandaşları ile aynı kanunlara tabi olmaı kabul etmişlerdir. Buna rağmen Ermeni Diasporası ve bazı devletler Ermeni sorununu yeniden hayata geçirmişlerdir. Diasporanın amacı sözde soykırım iddialarını dünyaya tanıtmak ve Türkiye ye kabul ettirmek, karşılığında Türkiye den tazminat ve toprak almak son adım olarak da büyük Ermenistan hayalini gerçekleştirmekti. Bu amaçla yola çıkan Ermeniler Agop Agopyan liderliğinde Ermenistan Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu adı verilen ASALA adlı terör örgütünü kurdular. a.ege Adalarının Silahlandırılması 1963 sonrası Yunanistan Lozan Antlaşması na aykırı olarak Türkiye ye yakın olan Ege adalarını gizlice silahlandırmaya başlamıştır sonrası dönemde ise açık bir şekilde silahlandırma faaliyetine girişmiştir. Nununla birlikte Yunanistan adaları NATO tatbikatları kapsamına almak suretiyle silahlanmayı meşrulaştırmak istemiştir. Kıbrıs Sorunu nedeniyle ayrılan Yunanistan 1980 yılında Türkiye nin veto etmemesi ile NATO nun askeri kanadına yeniden dönmüştür yılında Limni nin dahil edilmediği hiçbir NATO tatbikatına katılmayacağını açıklayan Yunanistan ın bu tutumuna Türkiye karşı çıkmış, bugün bu konuda aynı kararlılığını sürdürmektedir. b.kıta Sahanlığı Sorunu Türk Hükümetinin 1973 te Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) na, Ege nin açık deniz sularında ve Türkiye nin kıta sahanlığında bulunan 27 bölgede petrol arama ruhsatı vermesiyle başlamıştır. Yunanistan bu sahanın kendi kara suları içerisinde olduğunu iddia etmiştir. c.karasularının 12 Mile Çıkarılması Sorunu Lozan Barış Antlaşması na göre kabul edilen 3 millik karasularını Yunanistan 1936 da, Türkiye ise 1964 te 6 mile çıkarmıştır Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Yunanistan karasularını 12 mile çıkarmak istemiştir. Türkiye bu durumu savaş sebebi olarak saymış ve Yunanistan geri adım atmak zorunda kalmıştır. Eğer Yunanistan ın isteği gerçekleşse idi; ASALA 1973 ten 1994 e kadar sürdürdüğü terör eylemlerinde çoğu diploat 35 Türk ü şehit etmiştir. Yine bu bağlamda Türkiye de faaliyet gösteren bölücü terör örgütleriyle de işbirliği yapmıştır. TÜRK- ABD İLİŞKİLERİ II. Dünya Savaşı sonrası Türk-ABD ilişkileri 1950 li yılların başında gelişim göstermiştir. Türkiye Kore Savaşı nda ABD nin yanında bulunmuş ve karşılığında NATO ya üye olmuştur. ABD de Türkiye de NATO çatısı altında bir takım üsler kurmuştur yılları arasındaki dönem Türk-ABD ilişkileri inişli çıkışlı bir tablo sergilemiştir Küba Krizi sırasında Türkiye deki Jüpiter füzelerinin sökülmesi, Kıbrıs sorununda ABD nin Johnson Mektubu ndaki tavrı ve 1974 Barış Harekatı sonrasında Türkiye ye yapmış olduğu silah ambargosu iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginliğe neden olmuştur. TÜRK-SSCB İLİŞKİLERİ II.Dünya Savaşı sonrası Batı Blok u içerisinde yer alan Türkiye nin SSCB ile ilişkileri 1950 li yıllarda Orta Doğu da yaşanan sorunlar nedeniyle pek iyi olmamıştır. Fakat bu gerginlik Demokrat Parti iktidarının son dönemlerinde aşılmaya çalışılsa da 1960 Darbesi ile bu girişim gerçekleşememiştir Kıbrıs Buhranı nda SSCB açıkça Rumların yanında yer almış ve zaman zaman Türkiye yi tehdit etmiştir. 30

31 1964 te ABD Başkanı tarafından gönderilen Johnson mektubu Türkiye ile SSCB nin yakınlaşma girişimlerinde bulunmasına neden olmuştur. Fakat SSCB nin Rum yanlısı olması ilişkilerin düzelmesinde en büyük engel olmuştur. Türkiye 1980 lerde izlediği çok yönlü politikalarla SSCB ile Kıbrıs nedeniyle duran ilişkileri yeniden başlatmıştır. TÜRKİYE NİN ORTA DOĞU POLİTİKASI arası dönemde Arap ülkeleri SSCB ye ykınlaşırken, Türkiye Orta Doğu da Batılı ülkelerle paralel bir politika izlemiştir. Ancak 1960 lı yılların başında Türkiye nin ABD ile olan ilişkilerinde meydana gelen değişiklikler ( Jüpiter Füzelerinin sökülmesi olayı vb.) ve Kıbrıs konusunda yalnızlıktan kurtulmak istemesi Türkiye nin Orta Doğu politikalarında değişikliklere neden olmuştur Arap-İsrail Savaşı sırasında Türkiye, ABD nin ülkemiz üzerindenki üslerinden İsrail e yardım etmesine izin vermemiştir. Bu durum Arap ülkeleri ile ilişkileri geliştirmiştir. Türkiye Aksa yangınına büyük tepki göstermiş ve 1969 daki Rabat İslam Zirve Konferansı na katılmıştır. Türkiye günümüze kadar genel olarak Batılı devletlerle Orta Doğu ülkeleri arasında bir denge unsuru olmaya çalışmıştır. TÜRKİYE NİN BUNALIMLI YILLARI 1-SİYASİ GELİŞMELER a. 27 Mayıs Askeri Müdahalesi 1950 de iktidara gelen Demokrat Parti nin ilk yıllarında ekonomi önemli bir gelişme kaydetmiştir. Ancak 1957 den itibaren ekonomideki enflasyonist baskı hissedilmeye başlamıştır yılı başlarında üniversite öğrencilerinin bşını çektiği ve günevlik güçleriyle çatışmalara kadar varan bir takım olaylar yaşandı. 27 Mayıs 1960 günü bir grup subay yönetime el koydu ve 10 yıllık Demokrat Parti iktidarına son verildi. Yönetime el koyan Milli Birlik Komitesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere Demokrat Parti nin ileri gelenlerini Yassıada da kurulan özel bir mahkemeye sevketti. Mahkemede 538 kişi yargılandı, 15 i idam, 31 tanesi müebbet hapis olmak üzere çok sayıda mahkûmiyet kararı verilmiştir. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edilenlerden bazılarıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri adına ülke yönetimini üstlenen Milli Birlik Komitesi yeni anayasayı oluşturmak amacıyla Kurucu Meclis i oluşturmuştur. Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa 9 Temmuz 1961 de yapılan halk oylamasıyla kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 15 Ekim 1961 de yapılan seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Adalet Partisi (AP), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP), Yeni Türkiye Partisi (YTP) katıldı. Seçimlerden sonra oluşan Meclis, Cemal Gürsel i cumhurbaşkanlığına seçti seçimlerine kadar koalisyon hükümetleri iktidarda kaldı Anayasası na göre Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimler Dört yılda bir yapılır. Bu seçimlerde genel Millet Meclisi oyla seçillmiş, 450 milletvekilinden oluşur. Cumhuriyet Cumhurbaşkanı tarafından ataanan 15 üye ile, genel Senatosu oyla seçilen 150 üyeden oluşur. b Yılları Arası Gelişmeler 10 Ekim 1965 tarihinde yapılan genel seçimleri Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet Partisi (AP) kazanmıştır. 27 Ekim 1965 te Demirrel başbakanlığıyla başlay Adalet Partisi iktidarı 12 Mart 1971 tarihli Askerî Muhtıraya kadar devam etmiştir. 12 Mart Muhtırası sonrası; Başbakan Süleyman Demirel istifa etmiş ve CHP milletvekili Nihat Erim başbakanlığa getirildi. Nihat Erim Hükümeti ülkede asaişi sağlamak amacıyla sıkıyönetim ilan etti, Anayasa da ypılan değişiklikler ile temel hak ve özgürlüklere kısıtlamalar getirildi te AP ve CHP nin desteklediği emekli Oramiral Fahri Korutürk cumhurbaşkanı şeçildi yılında CHP Genel Sekreterliğine seçilen Bülent Ecevit kısa sürede partideki İnönü muhaliflerinin lideri olmuştur. Muhalefetteki başarısı sonrası 1972 yılında CHP genel başkanı seçilen Ecevit Ortanın Solu sloganı ile yeni bir açılım başlatarak partiye olan ilgiyi arttırmıştır seçimleri sonucunda Bülent Ecevit başkanlığında CHP MSB Koalisyon Hükümeti kuruldu Kıbrıs Barış Harekatı bu hükümet döneminde düzenlenmiştir. Eylül 1974 te Bülent Ecevit in istifası sonrası ülkede hükümet bunalımlar başlamıştır seçimleri de ülkedeki bunalımı bitirememiştir. Ecevit ve Demirel in kurduğu hükümetler uzun ömürlü olmamıştır. c.12 Eylül 1980 Darbesi Ülkedeki işçi ve öğrenci hareketleri, terör ve anarşi olaylarının artması, asayiş ve ülke bütünlüğününün bozulması gibi nedenleri gerekçe gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980 de yönetime bir kez müdahale etti. Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren başkanlığındaki Milli Güvenlik Konseyi yönetime el koydu ihtilali sonrasında; 1961 Anayasası rafa kaldırıldı, Parlamento dağıtıldı, Süleyman Demirel Hükümeti göreven alındı, Siyasi partiler kapatıldı. Bazı siyasiler tutuklanarak çeşitli cezalara çarptırılsa da bu defa idam cezası verilmedi. Kurulan askeri yönetimin gözetiminde yeni bir Anayasa hazırlandı ve yapılan halk oylaması ile kabul edildi. Kenan Evren Cumhurbaşkanı seçildi. Anayasanın kabulü sonrasında yeni seçim hazırlıklarına başlandır Kasım ında yapılanseçimleri Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi kazandı. Halkçı parti ikinci, Milliyetçi Demokrasi Partisi üçüncü oldu. 2-EKONOMİ 1960 sonrası dönemde ekonomik planlı ve hızlı alkınmayı hedefleyen politikalar uyglanmaya çalışılmıştır. Devletin ekonomik, sosyal, kültürel amaçlarının belirlenmesinde hükümete danışmanlık yapmak ve kalkınma planları hazırlamak amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu(1960) li yıllarda Uygulanan İthal İkameci Sanayileşme ile daha nce ithal edilen tüketim mallarının üretimi amaçlanmıştır (buzdolabı, çamaşı makinası, televizyon, otomobil gibi). 31

32 NOT: 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ile imzalanan Ankara Antlaşması ile bu topluluğa başvuru yapıldı. Türk ekonomisi 1970 lerde yüksek enflasyon ve dış ödeme sorunları yaşamıştır. İstikrarsız koalisyonlar bu durumda etkilidir. Ekonomideki gerilemeye gerekçe olarak 1973 Petrol Krizi, 1974 Amerkian ambargosu ve işçi dövizlerindeki azalma da gösterilebilir. 3.SOSYAL ve KÜLTÜREL HAYAT Tarımda makineleşme ve ülkedeki sanayileşmeye bağlı olarak köyden kente göç artmıştır. Bu da beraberinde çarpık kentleşme, gece kondulaşma, alt yapı sorunlarını ve işçi sayısında artışı getirmiştir. İşçi sayısındaki artış sendiklaşmayı doğurmuştur. Özel araç sayısı artmıştır lı yıllarda müziğe ilgi arttı. Türk müziği yanında Batı müziği de yaygınlaştı te Altın Mikrofon yarışması yapılmaya başlandı ( ilk kazanan Gençliğe Veda adlı eseriyle Yıldırım Gürses tir) lerin başında Anadolu Rock adında yeni bir müzik tarzı ortaya çıktı (Barış Manço ve Moğollar önemli temsilcileridir). Türk sineması, toplumsal sorunlara ağırlık vererek gelişmeye başladı te Metin Erksan ın Susuz Yaz filmi Berlin Altın Ayı Ödülü nü kazandı yılından itibaren Antalya Film Festivali düzenlenmeye başladı. Ömer Lütfü Akad, Metin Erksan ve Halit Refiğ dönemin ünlü yönetmenlerindendir. Türkiye de ilk Televizyon yayını TRT tarafından 31 Ocak 1968 de yapılmıştır. Evlerde televizyon sayısındaki artış sinemaya olan ilginin azalmasında etkili olmuştur. Millileşme ve Antiemperyalist düşüncelerin etkisiyle 1970 lerde yerli oyunlar sergilenmiştir. KÜRESELLEŞEN DÜNYA SSCB DE DEĞİŞİM VE SONUÇLARI SSCB nin mevcut sistemi işlerliğini kaybetmiş ve 1980 lerden itibaren Doğu Bloğu büyük bir değişim yaşamak zorunda kalmıştır yılında Mihail Gorbaçov un Komünist Parti Genel Sekreterliği ne seçilmesiyle SSCB nin Soğuk Savaş Dönemi nden beri takip ettiği iç ve dış politika da değişikliğe uğramıştır. SSCB de Politika Değişikliği Yaşanmasının Nedenleri; SSCB nin uyguladığı siyasi ve ekonomik sistemlerin işlevini yitirmesi, Sovyet ekonomisinin ABD-SSCB arasındaki silahlanma yarışını kaldıramayacak hale gelmesi, Doğu Bloğu içindeki ülkelerde özgürlük ve bağımsızlık hareketlerinin başlaması, Gorbaçov un 1987 de Glasnost ve Perestroika yı açıklayarak Sovyet komünizminin yapısını değiştirmeyi amaçlaması. Gorbaçov un Glasnost ve Perestroika Politikaları Gorbaçov; Glasnost (açıklık) ve Perestroika (yeniden yapılanma) politikalarıyla, komünist iktidarın baskıcı uygulamalarını azaltarak daha demokratik uygulamalarla yönetimi halk egemenliğine yakınlaştırmayı, Ekonomik alanda bazı değişiklikler yaparak ekonomiyi canlandırmayı, Sosyalist Blok içerisindeki özgürlük ve bağımsızlık hareketlerini yatıştırmayı, ABD ile rekabet edebilecek güce ulaşmayı, Kapitalist sistemin başarılı yöntemlerini sosyalist sisteme uyarlamayı amaçlamıştır. SSCB Parlamentosu tarafından 1988 de devlet başkanı seçilen Gorbaçov, halkın desteğini almak için Halk Temsilcileri Kongresi nin kurulmasını sağlamıştır. Böylece halk ilk defa yönetime doğrudan katılma şansını elde etmiştir. Glasnost ve Perestroika Politikaları nın Sonuçları: Gorbaçov ekonomik alanda bazı düzenlemeler yaparak ekonomiyi canlandırmak istese de, hızlı bir şekilde piyasa ekonomisine geçme düşüncesi ekonomik yapının daha da bozulmasına yol açtı. Bu durum halk arasındaki hoşnutsuzlukların artmasına yol açtı. Bununla beraber demokratikleşme çabaları sonucunda SSCB ye bağlı cumhuriyetlerde de yerel meclislerin etkinliği arttı ve ekonomik yapının da bozulmasıyla bölgedeki bağımsızlaşma hareketleri hızlandı. SSCB NİN DAĞILMASI 1975 de Doğu Bloğunun temellerini sarsan Helsinki Nihai Senedi nin imzalanması, ardından 1985 de uygulamaya konan Glasnost ve Perestroika politikaları dağılma dönemini başlatan en önemli unsurlar olmuşlardır. Bu uygulamalarla birlikte Doğu Bloğunda dağılma başlamış ve Baltık ülkelerinde bağımsızlık hareketleri ortaya çıkmıştır. Başlangıçta insan hakları ve özgürlük mücadelesi olarak başlayan olaylar zamanla SSCB yönetimine karşı bağımsızlık mücadelesine dönüşmüştür. Gorbaçov bu soruna çözüm bulmak amacıyla Aralık 1990 da Egemen Devletler Birliği Antlaşması fikrini ortaya atmıştır. Bu antlaşma ile bağımsızlık hareketlerine çözüm bulmak ve SSCB içindeki cumhuriyetler arasında daha sıkı bir ekonomik iş birliği oluşturmak amaçlanıyordu. Ancak bu gelişmeler yaşanırken SSCB deki en büyük cumhuriyet olan Rusya Federasyonu lideri Boris Yeltsin Haziran 1990 da bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu durum diğer cumhuriyetlerdeki bağımsızlık hareketlerinin de hızlanmasına neden olmuştur. Bütün bu olanlara karşın Gorbaçov 10 cumhuriyeti Egemen Devletler Birliği Antlaşması nı imzalamaya ikna etmiştir ve antlaşmanın 20 Ağustos 1991 de imzalanması kararlaştırılmıştır. Fakat başlayan bağımsızlık hareketlerine karşılık Gorbaçov un gerekli tedbiri almadığını düşünen ve antlaşmaya karşı olan bazı bakanlar, ordu komutanları ve KGB (Devlet Güvenlik Örgütü) liderinin de aralarında bulunduğu bir grup 18 Ağustos 1991 de Gorbaçov a karşı bir darbe yapmışlardır. Rusya Federasyonu lideri Boris Yeltsin in darbeye karşı çıkarak halkı direnişe çağırmıştır. Bu çağrısıyla kısa sürede hem halkın hem de Batılı devletlerin desteğini kazanmış, darbe kısa sürede başarısızlıkla sonuçlanmış ve Yeltsin de halk kahramanı haline gelmiştir. 32

33 Darbe girişimi sırasındaki karışıklıklardan yararlanan SSCB ye bağlı cumhuriyetlerin tamamına yakını bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. 19 Ağustos 1991 de de Kremlin Sarayı na 1917 den önceki Rus bayrağının çekilmesiyle SSCB sona ermiştir. 25 Ağustos 1991 de de Gorbaçov devlet başkanlığından istifa etmiş, yerine Boris Yeltsin geçmiştir. SSCB nin Dağılmasının Doğu Avrupa ya Etkileri Doğu ve Batı blokları arasında bir yakınlaşma sağlamak amacıyla imzalanan Helsinki Nihai Senedi ve ardından Gorbaçov un Her ulus istediği kalkınma yolunu seçme, kendi kaderini tayin etme, topraklarını ve insan kaynaklarını istediği gibi kullanma hakkına sahiptir. açıklamasından sonra Doğu Avrupa daki bütün Sovyet uydusu sosyalist ülkelerde aydınlar ve milliyetçiler arasında, insan hakları ve özgürlük hareketleri başlamıştır. Bu hareketler zamanla Sosyalist Bloğun temellerini sarsarak bağımsızlık mücadelesine dönüşmüş, Doğu Avrupa daki sosyalist yönetimler yıkılmış ve devletler bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Başlatılan demokratikleşme hareketleri sosyalist sistemin çekirdeği olan merkezi otorite nin sarsılmasına neden olmuştur yılında Almanya birleşmiş, Kasım 1989 da Çekoslovakya Kadife Devrim olarak adlandırılan kansız bir devrim ile demokratik düzene geçmiş, 1993 de ise Çekoslovakya; Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrılmıştır. SSCB nin Dağılmasının Dünya Güçler Dengesi Üzerindeki Etkileri ABD ve SSCB nin birbirlerini hatta dünyayı yok etmeye yetecek kadar karşılıklı nükleer silahlara sahip olmaları aralarındaki gerginliğin savaşa dönüşmesini engelliyordu. Bu duruma dehşet dengesi adı veriliyordu yılında SSCB nin dağılması ile Doğu Bloğu çökmüş ve bu da dengenin bozulmasına neden olmuştur. Dolayısıyla kontrol Batı Bloğunun eline geçmiş ve bununla beraber ABD nin süper güç olmasına ortam hazırlamıştır. Buna karşılık SSCB ye üye olan devletlerden bir kısmı, Rusya Federasyonu önderliğinde Bağımsız Devletler Topluluğu nu kurmuşlarsa da ABD karşısında SSCB kadar etkili olamamışlardır. 11 Eylül 2001 tarihinde yaşanan saldırılardan sonra terörü kaynağında önleme gerekçesiyle Ekim 2001 de Afganistan a, nükleer silahlanmayı önlemek gerekçesiyle de Mart 2003 de Irak a askeri müdahalede bulunmuştur. ABD; Afganistan a yaptığı müdahale ile daha önceleri SSCB nin elinde bulunan Orta Asya nın zengin enerji kaynaklarına, Irak a yaptığı müdahale ile de petrol yönünden zengin olan Basra Körfezi ne hakim olma fırsatını ele geçirmiştir. Avrupa Birliği gittikçe güçlenen ABD karşısında bir denge unsuru olmaya çalışmışsa da İngiltere nin de ABD nin yanında yer almasıyla bu çabaları sonuçsuz kalmıştır. Öte yandan 1996 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan ın bir araya gelmesiyle Şanghay Beşlisi adı verilen bir örgüt kurulmuş, bu örgüt 2001 yılında Özbekistan ın da katılımıyla Şanghay İş Birliği Örgütü adını almıştır. Hindistan, İran, Pakistan ve Moğolistan ın gözlemci oldukları örgüt, enerji kaynakları bakımından zengin, genç nüfusa sahip, ekonomik yönden güçlü yapısıyla dünyada önemli bir güç merkezi haline gelmiştir. ASYA DA YENİDEN YAPILANMA Türk Cumhuriyetleri nin Bağımsız Olması 1917 İhtilalleri sırasında Bolşeviklerin her milletin kendi kaderini çizebileceği düşüncesi sonucu Türklerde oluşan bağımsızlık umudu ihtilal sonrasında hüsranla sonuçlanmıştır. Sovyet yönetimi Türklerin bağımsızlıklarını tanımadığı gibi bir de topraklarını işgal etmiş ve bu verimli topraklar Sovyet sanayisinin ham madde kaynağı haline gelmiştir. Fakat daha sonraki yıllarda Gorbaçov un uygulamaya koyduğu açıklık ve yeniden yapılanma politikaları sayesinde Türkler bağımsızlıklarını kazanmak için fırsat bulmuşlar ve SSCB nin dağılmasıyla da bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. 1. AZERBAYCAN 1917 ihtilalinden yararlanan Azerbaycan, 28 Mayıs 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade önderliğinde bağımsızlığını ilan etmiştir. Fakat SSCB bu bağımsızlığı tanımayarak Kafkasları işgal etmiş ve Azerbaycan 1920 yılında tekrar SSCB yönetimine girmiştir. SSCB dağılana kadar da baskıcı bir tutumla yönetilmiştir. Gorbaçov döneminde başlayan bağımsızlık hareketlerinin etkisiyle Ermenistan, nüfusun çoğunluğunun Ermeni olduğunu iddia ettiği Karabağ ın kendisine bağlanmasını istemiştir yılında da Karabağ Parlamentosu Ermenistan a katılma kararı almıştır. Bunun üzerine Karabağ daki Ermeniler ve Azeriler arasında çatışmalar başlamıştır ve bu çatışmalar 1989 yılında Azerbaycan-Ermenistan savaşına dönüşmüştür. Dağlık Karabağ Sorunu; Azerbaycan topraklarında bulunan Karabağ a 1923 yılında SSCB tarafından özerk bölge statüsü verilmiştir. Ayrıca bölgeye SSCB tarafından Ermeni yerleştirme politikası uygulanmıştır ve Stalin tarafından Karabağ a binlerce Ermeni göç ettirilmiştir sonrası SSCB de yaşanan gelişmelerden yararlanmak isteyen Ermenistan nüfusun büyük bir bölümünün Ermeni olduğu gerekçesini öne sürerek Karabağ ın kendisine bağlanmasını istemiştir. Bu istek zamanla iki devlet arasında savaşa dönüşmüş ve Moskova Hükümeti duruma müdahale etmek zorunda kalmıştır. Yayınladığı bir kararname ile bölgedeki tüm silahların toplanmasını istemiş fakat sadece Azerilerin elindeki silahlar toplanmıştır. Azerilerin silahsız kalmaları üzerine Karabağ, Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. (Birleşmiş Milletlerin ve çeşitli kuruluşların tepkisine rağmen işgal günümüzde de devam etmektedir.) NOT: Ermeniler 1993 de Dağlık Karabağ bölgesinde yaptıkları katliamla binlerce Azeri Türkü nü katletmişlerdir. Azerbaycan yönetiminin bu olaylar karşısında pasif kaldığını düşünen Ebulfeyz Elçibey önderliğindeki bir grup Halk Cephesi ni kurmuştur. Halk Cephesi nin çalışmaları sonucunda Azerbaycan 30 Ağustos 1991 de tekrar bağımsızlığını ilan etmiştir. Azerbaycan ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke de Türkiye olmuştur. Azerbaycan ın Hazar petrollerinin büyük bir bölümüne sahip olması, zengin doğalgaz, petrol ve demir kaynakları nedeniyle güçlenmesi Rusya ve İran ı rahatsız etmektedir. ABD ve Batılı devletler de Azerbaycan ı bir nüfuz mücadele alanı olarak görmektedirler. Azerbaycan ise Türkiye aracılığıyla bu ülkelerle olan ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda ABD, Türkiye ve Batılı devletlerin desteği ile ve Rusya, İran ve Ermenistan ın tüm engellemelerine rağmen Bakü- Tiflis- Ceyhan Petrol Boru Hattı (BTC) kurulmuştur. Bu hat sayesinde Azerbaycan petrolleri Batı ülkelerine aktarılmaktadır. 33

34 Ayrıca eğitim ve kültür faaliyetlerinin de oldukça geliştiği Azerbaycan da Mehmet Emin Resulzade, Bahtiyar Vahapzade gibi birçok ünlü yazar ve şair yetişmiştir. 2. KAZAKİSTAN 1917 Bolşevik İhtilali sonrasında Kazak Cüzleri bağımsızlıklarını ilan etmişler ama 1920 de tekrar SSCB egemenliğine girmek zorunda kalmışlardır sonrası değişimlerden yararlanan Kazaklar 1991 de Nursultan Nazarbayev önderliğinde tekrar bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Azerbaycan gibi Kazakistan ı da ilk tanıyan devlet Türkiye olmuştur. Petrol, uranyum, altın, demir ve kurşun bakımından önemli rezervlere sahip olan Kazakistan bu yönüyle ABD ve Batılı ülkelerin dikkatini çeken bir ülke olmuştur. Bağımsızlığını kazandıktan sonra da aktif bir dış politika izleyen Kazakistan Bağımsız Devletler Topluluğu nun kurulmasında önemli rol oynamıştır. Kazakistan cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev 2006 yılından beri BDT nin devlet başkanları konsey başkanı görevini sürdürmektedir. Kazakistan ayrıca Avrasya Ekonomik Topluluğu (AET), Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİO), Birleşmiş Milletler, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) gibi bölgesel ve uluslar arası kuruluşlarda da aktif bir rol oynamaktadır. SSCB tarafından kapatılan Kazak okulları daha sonraki yıllarda tekrar açılmış ve bir eğitim seferberliği düzenlenmiştir yılında Türk-Kazak iş birliği ile Ahmet Yesevi Uluslar arası Türk-Kazak Üniversitesi kurulmuştur. 3. KIRGIZİSTAN 1881 de Rusların egemenliğine giren ilk Türk topluluğu olan Kırgızlar, 1917 Bolşevik İhtilali sonrası SSCB egemenliğini kabul etmek zorunda kalmışlardır. SSCB nin en sakin cumhuriyetlerinden biri olan Kırgızistan bağımsızlık hareketlerine anca 1990 larda başlamıştır. Mayıs 1990 da, 24 küçük siyasi grubun birleşmesiyle oluşan Kırgızistan Demokratik Hareketi ilk siyasi kuruluş olarak ortaya çıkmıştır sonbaharında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Askar Akayev kazanmış ve Gorbaçov a yönelik yapılan darbe sonucunda 31 Ağustos 1991 tarihinde Kırgızistan bağımsızlığını ilan etmiştir yılına kadar görev yapan Askar Akayev den sonra Kumanbek Bakiyev devlet başkanı seçilmiştir. Türkiye, Kırgızistan ı tanıyan ilk ülkedir ve bağımsızlıktan sonra iki ülke arasında eğitim ve kültürel ilişkileri sağlamlaştırmak amacıyla protokoller imzalanmıştır de yapılan protokol ile Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi kurulmuştur. 4. ÖZBEKİSTAN 1917 İhtilalleri sırasında kurulan geçici hükümetin 1918 de Rus askerleri tarafından yıkılması sonucu basmacılık denilen bağımsızlık hareketleri başlamış ama başarısız olunca Özbekistan 1924 yılında SSCB egemenliğine girmek zorunda kalmıştır. 5. TÜRKMENİSTAN Bolşevik İhtilalleri sırasında bağımsızlık mücadelesi veren ancak başarısız olan Türkmenistan 1924 yılında SSCB yönetimine girmiştir. Saparmurad Niyazov (bugünkü unvanı Türkmenbaşı)1985 te Türkmenistan Komünist Partisi Başkanlığına getirilmiştir ve Türkmenler arasındaki kabileciliği ortadan kaldırarak Türkmen dilinin resmî dil olmasını sağlamıştır. SSCB nin dağılmasıyla da Türkmenistan 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur. UYARI: Bağımsız Türk cumhuriyetlerinin dışında farklı devletlere bağlı özerk Türk cumhuriyetleri de bulunmaktadır. Bunlar; Rusya ya bağlı olan özerk cumhuriyetler: Altay, Başkurdistan, Çuvaçistan, Dağıstan, Hakas, Kabardin-Balkar, Saha(Yakutya), Tataristan, Tuva, Karakalpak Moldova ya bağlı özerk cumhuriyetler: Gökoğuz Azerbaycan a bağlı özerk cumhuriyetler: Nahcivan Çin e bağlı özerk cumhuriyetler: Sincan Ukrayna ya bağlı özerk cumhuriyetler: Kırım BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU(BDT) SSCB yi oluşturan 15 cumhuriyetten 11 i yeniden bir siyasi güç odağı oluşturmak amacıyla 21 Aralık 1991 de Kazakistan ın başkenti Almatı da bir araya gelerek Bağımsız Devletler Topluluğu nu oluşturmuşlardır. BDT devletleri: Azerbaycan, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya Federasyonu, Türkmenistan, Özbekistan, Ukrayna, Tacikistan, Moldova, Belarus Türkmenistan 2005 yılında üyeliği bırakmıştır, gözlemci üye olarak topluluğa katkıda bulunmaktadır. Ayrıca 1993 yılında topluluğa katılan Gürcistan da Güney Osteya Savaşı sonrasında 15 Ağustos 2008 tarihinde BDT den ayrılmıştır. Başlangıçta siyasi bir birlik amacıyla toplanan örgüt daha sonraki dönemlerde yapılan ekonomik iş birliği ve ortaklık anlaşmaları ile ekonomik bir boyut da kazanmıştır. Günümüzde yaklaşık 240 milyonluk nüfusu ile uluslar arası arenada önemli bir güç merkezi haline gelmiştir. TİKA (TÜRK İŞ BİRLİĞİ VE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI) 24 Ocak 1992 de kurulan TİKA, başta Türk dilinin konuşulduğu ülkeler ve Türkiye ye komşu ülkeler olmak üzere; gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmak, bu ülkelerle ekonomik, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında iş birliğini geliştirmek amacıyla kurulan bir teşkilattır. İlgili ülkelerin kalkınma ihtiyaç ve hedefleri ile ilgili plan ve program hazırlamak, ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmek, bağımsız devlet yapılarını güçlendirmek gibi görevleri vardır. II. Dünya Savaşı ndan sonra Stalin tarafından Almanlarla iş birliği yapmakla suçlanan Ahıska (Meşhet) Türkleri Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ya sürülmüştü yılında Ahıska Türklerinin Özbekistan ın bağımsızlığını savunan Birlik Halk Cephesi ne karşı çıkmaları üzerine Gorbaçov, Özbekistan Komünist Partisi liderliğine İslam Kerimov u getirmiştir. Kerimov Özbekçeyi resmi dil olarak kabul etmiş ve yaptığı işlerle halkın desteğini kazanmıştır. SSCB nin dağılması üzerine de 31 Ağustos 1991 de Özbekistan bağımsızlığını ilan etmiş ve İslam Kerimov cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. 34

35 DOĞU BLOKUNDAN SONRA AVRUPA DA YENİ ARAYIŞLAR 1985 yılında Gorbaçov un iktidara gelmesiyle SSCB de yaşanan gelişmeler, SSCB ye bağlı uydu devletleri de etkilemiş ve bu ülkelerde bağımsızlık hareketleri başlamıştır. Aslında 1953 yılında Çekoslovakya ve Doğu Almanya da, 1956 yılında da Macaristan ve Polonya da SSCB karşıtı ayaklanmalar çıkmış fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Doğu Avrupa devletleri bağımsızlık mücadelelerinde ilk önce komünist parti yönetimlerinden kurtulmuşlar, ardından demokratikleşme hareketlerine başlamışlardır. Romanya da demokratikleşme karşıtı Devlet Başkanı Ceausescu (Çavuşesku) halkın ayaklanması sonucu görevinden uzaklaştırılmış ve idam edilmiştir yılında Doğu Bloğundaki birçok ülkede halkın istekleri sonucunda komünist partilerde değişimler yaşanmış ve çok partili hayata geçiş başlamıştır. Meydana gelen bu değişiklikler sonucunda demokrasi ve pazar hareketlerine geçiş hızlanmış bu da Doğu Bloğunun dağılmasına yol açmıştır. Doğu Bloğunun dağılmasıyla COMECON ve Varşova Paktı da dağılmıştır. Doğu Bloğunun yıkılmasıyla birlikte Soğuk Savaş dönemi de sona ermiştir. Bu durum yeni güç dengelerinin oluşmasına ve yeni yapılanmalara neden olmuştur. Bazı devletler BDT yi kurarken, bazıları da AB ve NATO ya üye olmuşlardır. Doğu ve Batı Almanya nın Birleşmesi II. Dünya Savaşından sonra Almanya Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır. SSCB egemenliğinde Doğu Almanya, Batılı devletlerin kontrolünde de Batı Almanya kurulmuştur. Temmuz 1989 da Doğu Almanya hükümeti vatandaşlarına ülkeden çıkış vizesi vermiş ve on binlerce Alman, turist olarak gittikleri ülkelerde Batı Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin elçiliklerine sığınmışlardır. Batılı devletlerin sorunun çözümü için Doğu Almanya ve SSCB ye baskı yapmaları üzerine 9 Kasım 1989 da Berlin Duvarı geçişlere açılmış, 14 Ocak 1990 dan itibaren de duvarın yıkımına başlamıştır. Batı Almanya başbakanı Kohl ün Doğu Almanya ve Batı Almanya nın birleşmesini öngören planının SSCB tarafından kabul edilmesiyle 3 Ekim 1990 da Almanya resmen birleşmiş ve Sovyet askerlerinin Almanya dan çekilmesi sağlanmıştır. Avrupa Birliği nin Kurulması 1957 yılında imzalanan Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu, üye ülkeler arasında gümrük birliğini öngörüyordu. İmzalanan antlaşmanın tek amacı ekonomik değildi, bunun yanı sıra tarım, ulaştırma, rekabet gibi birçok alanda ortak politikalar oluşturmayı ayrıca ortak bir dış ve güvenlik politikası oluşturmayı da amaçlıyordu. Amaçladığı hedefler konusunda başarıya ulaşan topluluğun üye sayısı 1972 yılında altıdan dokuza çıkmıştır. Üye ülkelerin 7 Şubat 1992 de imzaladıkları ve Kasım 1993 tarihinde yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile Avrupa Topluluğu Avrupa Birliği adını almıştır. Bu antlaşma ile izlenecek ekonomik ve parasal politikalar düzenlenmiş, ayrıca üye ülkelerin ekonomileri arasındaki farklılıkların giderilmesi için bazı kriterler belirlenmiştir. Kopenhag Kriterleri 22 Haziran 1993 de yapılan zirve ile Avrupa Birliği nin genişlemesinin Merkezi Doğu Avrupa ülkelerini de kapsayacağı kabul edilmiş, aynı zamanda adaylık için başvuran ülkelerin tam adaylığa kabul edilmeden önce karşılaması gereken kriterler de belirlenmiştir. Bu kriterlere göre aday ülkeler; Demokrasi Hukukun üstünlüğü İnsan hakları İşleyen bir piyasa ekonomisi Alanlarında belli bir seviyeye gelmek zorundadırlar. Avrupa Birliği nin Çalışma Organları Avrupa Birliği Komisyonu Birliğin yürütme organıdır. 20 üyeden oluşur. Alınan kararların uygulanıp uygulanmadığını, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerini izlemekle yükümlüdür. Birlik fonlarını yönetir ve birliği hukuken temsil eder. Avrupa Konseyi Birliğin yasama ve karar alma organıdır. Merkezi Brüksel dir ve yılda en az 2 kez toplanır. Üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları katılır. Birliği ve dış politikasını yönetir. Uluslar arası antlaşmalar, yeni üye katılımı gibi konularda parlamentonun onayını almak zorundadır. Adalet Divanı Avrupa Birliği nin en yüksek hukuksal organıdır. Nihai yargı organı olup kararlarının temyizi yoktur. Avrupa Birliği ve Dünya Avrupa Parlamentosu Parlamento Genel Kurulu Strazburg da toplanır. Üyeleri, üye ülkelerde yapılan seçimler sonucunda belirlenir. Üye ülkeler parlamentoya nüfusları doğrultusunda milletvekili gönderirler. Konseye değişiklik yapma sürecinde öneri sunabilir. Ekonomik ve Sosyal Komite Bir danışma organıdır. Çalışma düzeni görüş bildirme şeklindedir. Çiftçiler, İşçiler, küçük ve orta ölçekli işletme temsilcileri, çevreciler ve dernek temsilcilerinden meydana gelmektedir. Sayıştay Avrupa Birliği ve ona bağlı kuruluşların gelirgiderlerini inceler. Harcamaların yasalara uygun yapılmasını sağlar. Doğu Bloğunun yıkılması, bağımsız devletlerin kurulması ile Avrupa da bir siyasi boşluk ortaya çıkmış ve güçler dengesinde büyük değişiklikler olmuştur. Bu boşluğu doldurma adına AB nin önemi daha da artmıştır. AB zamanla büyük bir ekonomik güç haline gelmiş fakat uluslar arası problemlerin çözümünde başarılı olamamıştır. AB ye üye ülkelerin farklı siyasi ve ekonomik çıkarlara sahip olması birlikte hareket etmelerini zorlaştırmakta, bu nedenle de AB uluslar arası politikada yetersiz kalmaktadır. 35

36 2 Ağustos 1990 da Irak ın Kuveyt i işgaliyle başlayan kriz ve savaş boyunca üye ülkeler kendi milli çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir yılında Yugoslavya Federasyonu nun dağılmasıyla Hırvatistan ve Bosna da başlayan savaşlarda arabuluculuk yapmanın ötesine geçememiştir. Yine aynı şekilde 2008 Dünya Ekonomik Krizi nde ortak bir politika belirleyememiş, İsrail in Gazze ye saldırısında etkisiz kalmıştır. NATO nun Avrupa da Genişlemesi Doğu Bloğunun yıkılmasından sonra güvenlik arayışı içine giren Doğu Avrupa ülkeleri güvenlik sorunlarını çözmek, ABD ve Batılı devletlerle siyasi ve ekonomik bağlarını güçlendirmek adına NATO ya dahil olmayı istemişlerdir. NATO bu ülkelerin üyeliğini Avrupa nın tarihi bölünmüşlüğünü ortadan kaldırmak için fırsat olarak görmüştür. Bu nedenle Ocak 1999 da Barış İçin Ortaklık (BİO) programı uygulamaya konulmuş ve Doğu Avrupa ülkelerinin NATO ya üye olmaları sağlanmıştır. TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ Ankara Antlaşması ve Katma Protokol Türkiye nin Avrupa Birliği ile ilişkileri, 31 Temmuz 1959 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu na başvurması ile başlamıştır. Bu başvuru AET tarafından, Türkiye nin kalkınma düzeyinin tam üyelik için yeterli olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Fakat Türkiye ye tam üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık antlaşması önerilmiştir. Böylelikle 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Geçiş döneminin hükümleri ve tarafların yükleneceği yükümlülükler de 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokol de yer almıştır. AET ile başta ekonomik olan sorunlar 1980 de Yunanistan ın tam üye olması ile siyasi bir boyut da kazanmıştır. Yunanistan ın veto hakkını bir koz olarak kullanması sonucu Türkiye ile AET arasındaki ilişkiler dondurularak mali iş birliğine son verilmiştir. Katma Protokol ün ise ticari hükümleri dışındaki diğer hükümleri işlevini yitirmiştir. Türkiye nin Gümrük Birliği ne Girişi Türkiye 14 Nisan 1987 de AB ye tekrar tam üyelik başvurusu yapmıştır. AB tarafından 1989 yılında verilen cevapta Türkiye nin gelecekteki genişleme süresine kadar beklemesi ve Gümrük Birliği sürecini tamamlaması önerilmiştir. Yapılan müzakereler sonucunda 1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliği yürürlüğe girmiştir. Gümrük Birliği Antlaşması; malların serbestçe dolaşımı sırasında gümrük vergilerinin kaldırılması ve üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifelerinin uygulanmasına yöneliktir. AB nin Genişleme Süreci ve Türkiye 1993 Kopenhag Zirve Toplantısında alınan kararlar doğrultusunda eski Varşova Paktı üyelerini kapsayan bir genişleme süreci başlatılmıştır. Türkiye bu genişleme sürecine dahil edilmemiştir Lüksemburg Zirvesi nde Türkiye nin tam üyeliğe kabul edilebileceği, bunun için siyasi ve ekonomik reformların devam etmesi, Yunanistan ile ilişkilerin düzeltilmesi ve Kıbrıs Sorunu için BM gözetimindeki müzakerelerin desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir Cardiff Zirvesi Sonuç Belgesi nde adayların tam üyeliğe hazırlanma durumunu incelemek üzere kurulmuş olan gözden geçirme mekanizmasına Türkiye de dâhil edilmiştir. Türkiye yi tam üyeliğe hazırlamak için sunulan Avrupa Stratejisi onaylanmıştır da Helsinki de yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nde Türkiye oy birliği ile Avrupa Birliği ne aday ülke olmuştur. Tarama Süreci ve Müzakerelerin Başlaması Tarama süreci, aday ülkelerin katılım hazırlıklarını hızlandırmak amacıyla uygulamaya konulmuştur. Fakat AB nin 2001 İlerleme Raporu na göre, Türkiye için tarama sürecinin başlatılması yerine, Türkiye deki belirli sektörlerin Ab standartlarına uyarlanması, uygulanması ve güçlendirilmesi şeklinde bir yöntem uygulanmıştır. Buna gerekçe olarak da birçok AB üyesine göre, Türkiye nin siyasi kriterleri yerine getirmediği gösterilmiştir. 17 Aralık 2004 de Brüksel de toplanan zirvede Türkiye nin siyasi kriterleri de yerine getirdiği belirtilmiş ve katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başlanmasına karar verilmiştir. Türkiye 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren AB ye tam üyelik için müzakerelere başlamıştır. YENİ OLUŞUM SÜRECİNDE BALKANLAR A. Yugoslavya nın Dağılması 1919 Paris Antlaşması ile Sırp, Hırvat ve Slovenlerden oluşan Yugoslavya Devleti kurulmuştu. Aynı etnik kökenden gelmelerine rağmen aralarındaki siyasi, sosyal, dini ve kültürel farklar gruplar arasında sürekli çatışmalara neden olmuştur. II. Dünya Savaşında ise Almanya nın Yugoslavya yı ele geçirmesiyle burada Nazi yanlısı Büyük Hırvatistan Devleti kurulmuştur. Bu nedenle Hırvatların oluşturduğu Ustaşa örgütü ile Sırpların oluşturduğu Çetnik örgütü arasında mücadeleler başlamıştır. Batı destekli Tito önderliğindeki komünistler Almanlara ve Ustaşa ya karşı başarılı olmuşlardır. Daha sonra da Tito Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyetini kurarak ülkedeki krallık yönetimine son vermiştir ve egemen ulus anlayışının engellenmesi amacıyla siyasi yapı federalizm olarak belirlenmiştir. Tito yönetimi dış politikada SSCB den uzaklaşırken Batılı devletlere ve ABD ye yakınlaştı. Hatta ABD, Yugoslavya ya askerî ve mali yardımda bulundu. Bu gelişmeler Yugoslavya nın COMINFORM dan ihraç edilmesine neden oldu. Bunun üzerine Yugoslavya Bağlantısızlar Bloku nda yer aldı. Tito nun 1980 yılında ölümünden sonra devlet 6 federe cumhuriyetin cumhurbaşkanları tarafından dönüşümlü olarak yönetilmeye başlandı. Ancak ekonominin bozulması ve aşırı milliyetçi hareketler Yugoslavya nın parçalanmasına yol açtı. Diğer Doğu bloğunda yaşanan demokratikleşme hareketleri bağımsızlık hareketlerine de zemin hazırladı ve 25 Haziran 1991 de Slovenya ve Hırvatistan bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunun üzerine Sırp kontrolündeki Yugoslav Ulusal Ordusu nun saldırılarıyla Yugoslavya da iç savaş başlamıştır. Aynı yıl içinde Makedonya ve Bosna-Hersek in de bağımsızlıklarını ilan etmeleriyle iç sorun büyük bir krize dönüşmüştür. B. Bosna-Hersek in Bağımsızlık Mücadelesi Bosna Hersek te 15 Ekim 1991 de Bosna-Hersek Meclisi bağımsızlık kararı alırken Bosnalı Sırplar da yeni bir anayasa kabul ederek Bosna Sırp Cumhuriyeti nin temellerini attı. Avrupa Topluluğu da 6 Nisan 1992 de bağımsızlığı tanıdığını açıkladı. Bunun üzerine Sırbistan, bir yandan Bosna ya gizlice asker gönderirken diğer yandan da Bosna daki Sırp milisleri silahlandırarak acımasız bir savaş başlattı. 36

37 Sırplar kısa bir süre içerisinde Bosna nın yarısından çoğunu ele geçirdiler. Temmuz 1992 de Bosnalı Hırvatlar Hersek-Bosna Cumhuriyeti ni kurudular. Bunun üzerine Ocak 1993 de de Bosnalı Hırvatlar ve Boşnaklar arasında da savaş çıkmıştır. Boşnak-Hırvat mücadelesi, Mart 1994 de Washington da Boşnak-Hırvat Federasyonu kurulmasına ilişkin imzalanan antlaşma ile sona ermiştir. Sırpların Temmuz 1995 de BM Güvenlik Konseyi nce güvenli bölge ilan ettikleri Serebrenika yı işgal ederek çok sayıda sivili katletmesi dünya kamuoyunda büyük bir tepki ile karşılanmıştır. NATO tarafından başlatılan harekât sonucunda Sırplar ateşkes istemek zorunda kalmışlardır. 14 Aralık 1995 tarihinde Slobodan Miloseviç (Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı), Franyo Tucman (Hırvatistan Cumhurbaşkanı) ve Aliya İzzetbegoviç (Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı) arasında imzalanan Dayton Antlaşması ile Bosna Savaşı sona ermiştir. Bu antlaşma ile Bosna-Hersek in devlet yapısı belirlenmiştir. Bosna- Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti ve küçük bir özerk bölge (Brcko) olmak üzere 3 bölgeden oluşmuştur. C. ARNAVUTLUK TA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİ 1912 yılında Osmanlı dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden ve II. Dünya Savaşı sırasında İtalyanlarca işgal edilen Arnavutluk Enver Hoca liderliğinde, İtalyan ve Almanlara karşı mücadele verdi ve savaş sonunda Komünist Partisinin yönetimine girdi. Başlangıçta SSCB ile yakınlaşan Arnavutluk 1961 de bu devletten uzaklaşarak Adriyatik Denizi nde üs verdiği Çin ile yakınlaştı. Ancak 1976 da Çin de meydana gelen reformlar sonucunda bu devletten de uzaklaştı yılında Enver Hoca nın ölümünün ardından Komünist Partisi liderliğine ve devlet başkanlığına Ramiz Alia getirildi. Enver Hoca dönemindeki gibi dışa kapalı bir dış politika izleyen Alia nın da etkisiyle Arnavutluk SSCB de başlayan değişim rüzgârlarından en son etkilenen devlet oldu. Ancak Balkanlarda ve Avrupa da meydana gelen gelişmeler üzerine 1990 başlarında Arnavutluk bir değişim hareketine girişerek reformlar yapmaya başladı. Ekonomide liberalleşme kabul edildi ve yabancı sermayenin ülkeye girmesine izin verildi. Arnavutluk ta ilk defa 1992 yılında çok partili seçimler yapılarak demokrasiye ilk adım atılmıştır. Bu seçimlerde Sosyalist Parti nin iktidarı sona ermiş ve Demokrat Parti hükümeti kurulmuştur. Bunun üzerine Ramiz Alia istifasını sunmuş, Demokrat Parti lideri Sali Berişa cumhurbaşkanı olmuştur. ORTA DOĞU VE AFGANİSTAN DAKİ GELİŞMELER A. KÖRFEZ SAVAŞLARI I. Körfez Savaşı Irak, Kuveyt in Osmanlı Devleti döneminde Basra vilayetine bağlı bir kaza olduğu, dolayısıyla buranın kendilerine bağlı olması gerektiği iddiasını öne sürmekteydi. Ayrıca İran ile yaptığı 8 yıl süren savaş sırasında büyük oranda borçlanmıştı. Borçlarını ödeyebilmek için Batılı ülkeler ve Körfez ülkelerine yaptığı kredi isteğine olumsuz yanıt alınca, Kuveyt in fazla petrol çıkararak kendisini zarara uğrattığı gerekçesini öne sürerek Kuveyt ten 24 milyar dolar talep etmiştir. Talebi reddedilince de 2 Ağustos 1990 da Kuveyt i işgal ederek topraklarına kattığını açıklamıştır. Körfez Krizi olarak adlandırılan bu işgal karşısında BM Irak ı kınayarak Kuveyt ten geri çekilmesini istemiş ve Irak a geniş kapsamlı bir ekonomik ambargo uygulama kararı almıştır. Bu karara göre, Avrupa Topluluğu Irak ve Kuveyt ten petrol alımını durdurmuş ve Irak a silah satışını yasaklamıştır. BM Irak a Kuveyt ten çekilmesi için 15 Ocak 1991 e kadar süre tanımış, aksi halde güç kullanacağını bildirmiştir. Irak ın belirtilen süre zarfında çekilmemesi üzerine koalisyon güçleri önce hava saldırısı, daha sonra da kara harekâtı düzenleyerek Irak ı Kuveyt te sıkıştırmışlardır. Irak ın 28 Şubat 1991 de ateşkes istemesi üzerine kara harekâtı durdurulmuştur. Nisan 1991 de ateşkes şartlarını görüşen BM Güvenlik Konseyi, Kuveyt in işgalden önceki sınırlarının kabul edilmesi, Irak ın nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlardan arındırılması kararını almıştır. Bu şartlar yerine getirilirse ekonomik ambargonun kaldırılacağı bildirilmiştir. II. Körfez Savaşı BM nin oluşturduğu Irak Özel Komisyonu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Haziran da nükleer silahlara ilişkin denetim görevine başladı. Irak ın sorun çıkarması nedeniyle denetimler defalarca kesintiye uğradı. Çıkan sorunların çözülememesi ve BM Denetleme Komisyonunun Irak tan ayrılması üzerine ABD-İngiliz uçakları Aralık 1998 de Irak ı tekrar bombalamıştır. Irak 7 Aralık 2002 de BM ye elindeki kitle imha silahlarının listesini sunmuştur. BM Silah Denetçileri de Şubat 2003 de Irak ta kitle imha silahlarıyla ilgili bir bulguya henüz rastlamadıklarına dair bir rapor hazırlamışlardır. Bu rapora rağmen ABD, İngiltere ve İspanya, Irak a karşı güç kullanılmasını öneren bir tasarıyı BM Güvenlik Konseyine sunmuşlardır. Ancak tasarı onaylanmamış ve Bağlantısızlar Zirvesi nde de güç kullanılmaması kararı alınmıştır. Alınan bu karara ve BM Güvenlik Konseyinde Irak a zaman tanınması yönünde tartışmalar yaşanırken ABD ve İngiltere bölgeye asker sevk ederek 20 Mart 2003 tarihinde Irak a saldırmışlardır. Irak yönetiminin fazla direnç gösteremediği ve dünya kamuoyunun karşı çıktığı saldırılar devam etmiş ve ABD-İngiliz kuvvetleri 9 10 Nisan 2003 de Bağdat a girmişlerdir. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, 30 Aralık 2006 da idam edilmiştir. Irak ta bu gelişmeler yaşanırken BM Güvenlik Konseyi, işgal güçlerini bölgede otorite kabul eden bir karar aldı. Ayrıca alınan kararla Irak ın siyasi yapısının yeniden oluşturulması, doğal kaynakların tasarrufu gibi konularda işgal güçlerine yetki verilmesi, ekonomik ambargonun kaldırılması ve BM Genel Sekreterine otoritenin oluşturulması için özel temsilci atama yetkisi verilmişti. 13 Temmuz 2003 de Geçici Irak Yönetimi Konseyi oluşturuldu ve bu konsey BM tarafından tanındı. 8 Mart 2004 de de Geçici Irak İdari Yasası kabul edildi. 30 Ocak 2005 de yapılan seçimler sonucunda Kürt liderlerden Celal Talabani Irak cumhurbaşkanı seçildi ve anayasa referandumla kabul edildi. B. Filistin Sorunu ve Orta Doğu Barış Görüşmeleri BM, 1947 yılında aldığı bir kararla Kudüs e uluslar arası bir statü tanınmasını, ayrıca İngiliz mandası altında bulunan Filistin de biri Arap diğeri Yahudi olmak üzere iki devlet kurulmasını onaylamıştır. Bu karar doğrultusunda 14 Mayıs 1948 de İsrail Devleti kurulmuştur. Bu duruma bir tepki olarak başlayan Arap-İsrail Savaşları nda Filistin topraklarının işgal edilmesi sonucu Filistin halkı mülteci konumuna düşmüştür. 37

38 Filistin sorunu Arap devletleri tarafından çözülmek istense de 1956 yılında yaşanan II. Arap-İsrail Savaşları ndan sonra Filistin topraklarını kurtarmak amacıyla örgütler kurulmuştur.1962 yılında silahlı mücadeleye giren bu örgütler, Arap devletlerinin desteği ile Filistin in bağımsızlığını kazanacağına inanıyorlardı. Fakat bu örgütler 1967 de Batı Şeria ve Gazze Şeridi nin İsrail in eline geçmesiyle üyelerinin büyük bir kısmını kaybetmiş ve Yaser Arafat önderliğinde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) çatısı altında birleşmişlerdir. BM, FKÖ yü Batı Şeria ve Gazze de Filistin Devleti kurmak için yürüttüğü çalışmalardan dolayı, Filistin halkının tek temsilcisi olarak tanımıştır. FKÖ 1987 yılında Filistin topraklarında intifada (ayaklanma) hareketi başlatmıştır. Silaha başvurmaksızın yürütülen bu harekete karşılık İsrail in sert karşılık vermesi dünyada bir tepkiye yol açmıştır. 14 Kasım 1988 de Filistin Ulusal Konseyi tarafından Bağımsız Filistin Devleti ilan edilmiş ve 1989 da Yaser Arafat FKÖ merkez konseyi tarafından Filistin Devlet Başkanlığına seçilmiştir. Ekim 1991 de gerçekleştirilen Madrid Konferansı nda İsrail ve Filistin ilk kez yüz yüze görüşmüşlerdir te yapılan Oslo Görüşmeleri sonunda FKÖ İsrail i, İsrail de FKÖ yü Filistin halkının temsilcisi olarak tanımıştır. Bunların dışında daha sonraki dönemlerde de onlarca görüşme yapılmış, fakat İsrail in uzlaşmaz tutumları nedeniyle görüşmelerden olumlu sonuç alınamamıştır. Zamanla İsrail saldırıları, Filistin yönetim kademesini de hedef almaya başlamıştır. Filistin lideri Arafat 2002 yılında Ramallah taki teşkilat merkezinde kuşatma altında tutulmuş, bu süre içerisinde haberleşme, ısınma ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılan Arafat teslim olmaya zorlanmıştır. Aynı yıl içinde İsrail güvenlik gerekçesiyle Batı Şeria ile arasına sınır boyunca büyük bir duvarın inşasına başlamıştır. Gazze şeridindeki tüm Yahudi yerleşim yerlerini boşaltma kararı alan İsrail, Refah Operasyonu adını verdiği bir operasyonla Gazze ye tekrar saldırmaya başlamıştır. Bu saldırılar Yaser Arafat ın ölümüyle Filistin Devlet Başkanı seçilen Mahmut Abbas ın yaptığı ateşkes ile son bulmuştur. İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözüm esasına dayanan Anna Polis toplantısı 2007 yılında ABD de düzenlenmiştir. Fakat bu görüşmelerden de bir sonuç alınamamıştır de İsrail in Gazze ye düzenlediği saldırılar sonucu çoğunluğu sivil yüzlerce insan hayatını kaybetmiştir. C. Afganistan daki Gelişmeler 1979 da Afganistan ı işgal eden SSCB nin Şubat 1989 da çekilmesinden sonra Afganistan da SSCB destekli Afgan hükümeti ile mücahitler arasında çatışmalar başlamıştır de mücahitler, bu savaştan zaferle çıkmışlar ve kendi aralarında bölünerek iktidar mücadelesi içine girmişlerdir. Afganistan daki bu durumdan yararlanan Molla Muhammet Ömer liderliğindeki Taliban (öğrenciler) grubu, 1996 da Kâbil merkez olmak üzere ülkenin yaklaşık % 70 ini kontrolü altına alarak İslam Devletini kurmuştur. Taliban yönetimine karşı olanlar da Ahmet Şah Mesut liderliğinde ülkenin kuzeyinde toplanarak Kuzey İttifakı adı altında örgütlenmişlerdir. ABD yönetimi Taliban dan terör örgütü liderlerinin kendisine teslim edilmesini istemiştir. Ancak Taliban bu isteğe olumsuz yanıt vermiştir. Bunun üzerine ABD 7 Ekim 2001 tarihinde Afganistan a Sınırsız Özgürlük adını verdiği hava saldırısını başlatmıştır. Başta Özbek General Raşid Dostum olmak üzere Kuzey İttifakı da harekâta karadan destek vermiştir. Hava operasyonları karşısında çaresiz kalan Taliban yönetimi Kasım 2001 de yönetimden uzaklaştırılmıştır. Afganistan da Taliban yönetimi yıkılarak yerine Hamid Karzai liderliğindeki hükümet, 22 Aralık 2001 de göreve başlamıştır. Bu hükümetin ülkede güvenliği sağlamasına destek olarak BM Güvenlik Konseyi tarafından Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (İSAF) kurulmuştur. ISAF, başkent Kabil ve çevresinde güvenliği sağlamasına rağmen ülke genelinde tam anlamıyla bir güvenlik sağlayamamıştır. Türkiye, 2002 de ISAF ta komutayı devralmıştır, 2003 yılında komuta NATO ya geçmiş, 2004 yılında tekrar Türkiye komutayı üstlenmiştir. D. Orta Doğu da Su Sorunu Orta Doğu da devletler arasındaki ilişkileri, güvenliği ve barışı etkileyen önemli etkenlerden biri de su sorunu dur. Bu sorun, su kaynaklarına sahip olma ya da bunlardan daha çok yararlanma amacıyla yapılan girişimlerden dolayı ortaya çıkmıştır. Nehirlerin kaynaklarının ve denize döküldükleri yerlerin farklı ülkelerin topraklarında bulunmasından dolayı devletler arasında suyun paylaşılması konusunda sorunlar yaşanmaktadır. Orta Doğu ya hayat veren beş önemli su kaynağının (Dicle, Fırat, Asi, Şeria, Nil) kullanımı konusunda çeşitli anlaşmazlıklar yaşanmaktadır: Mısır, Sudan, Etiopya arasındaki Nil Nehri nin sularının kullanımı, İsrail, Ürdün, Suriye arasındaki Şeria Nehri nin sularının kullanımı, Türkiye, Lübnan, Suriye arasındaki Asi Nehri nin sularının kullanımı, Türkiye, Irak, Suriye arasında Fırat ve Dicle Nehirleri nin sularının kullanımı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar bu soruna örnek gösterilebilir. Türkiye ekonomik gelişmeyi sağlamak amacıyla 1970 li yıllarda GAP (Güney Doğu Anadolu Projesi) ın temelini atmıştır. GAP projesi Irak ve Suriye tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bu devletlerin GAP ın iptali amacıyla yapmış olduğu çalışmalar sonucunda Düny Bankası GAP la ilgili vermiş olduğu kredi desteğini kesmiştir. Bunun üzerine Türkiye GAP ı kendi imkanlarıyla sona erdirmeyi planlamıştır. Türkiye nin Atatürk Barajı nda 1990 dan itibaren su tutmaya başlayacağını açıklaması Irak ve Suriye nin tepkisine neden olmuştur. Türkiye nin Fırat Nehri üzerinde Birecik Barajı nı, Dicle Nehri üzerinde Ilısu Barajını inşa etmesi Suriye ve Irak devletlerince tepkiyle karşılanmıştır. 11 Eylül 2001 de ABD nin New York şehrinde bulunan Dünya Ticaret Merkezi ve Washington da bulunan ABD Savunma Bakanlığı na düzenlenen saldırılar sonucunda Afganistan ın, ABD nin birinci hedefi haline gelmesine yol açmıştır. 38

39 Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeler Uzay Çalışmalrı Bilim ve teknolojideki gelişmelerin sanayiye uygulanması iş gücüne duyulan ihtiyacı azaltmıştır. Nanoteknoloji gelişmiştir. Nanoteknoloji sayesinde küçük ve akıllı makineler üretilmiştir. Nanoteknoloji kalp ve beyin hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Hastalıkları tedavi, laboratuvar ortamında doku ve hücre üretmek amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Mesela bu amaçla 1996 yılında Dolly adlı koyun kopyalanmıştır lardan sonra internet kullanımı artmıştır. Komuta hiyerarşisi yerine ağ kurgusu öne çıkmıştır. Algılama ve uzaktan vurma teknolojisi sivil kaybını önlemek amacıyla akıllı mühimmat kullanımı artmıştır. Cephe savaşı anlayışı sona ermiş, savaşlar çok boyutlu hale gelmiştir. ABD ve SSCB nin ortak çalışmalarıyla 1990 da Venüs e inilmiş, 1994 te Venüs gezegeni haritası çıkarılmıştır. ABD nin Phoenix adlı uzay aracı 26 Mayıs 2008 de Mars a gönderilmiştir. DÜNYA DAKİ GELİŞMELER Sinema ve Müzik Askeri Teknoloji Spor ve Mimari Bilgisayar Teknoloisinin kltürel çalışmalarda kullanılmasıyla elektronik sinema önem kazanmıştır. DVD den daha kaliteli ses ve görüntü özellikleri sunan blu ray teknolojisi korsan sorununa çözüm olarak görülmektedir. ABD li Madonna ve Michael Jackson öncülüğünde elektronik müzik yaygınlaşmıştır. Bilimsel gelişmelerin spor alanında kullanılmasıyla bu alanda bir çok rekor kırılmıştır Çernobil Felaketi sonrası çevre hassasiyeti artmıştır. Çevre dostu Yeşil Mimarlık gelişmiştir. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren Atatürk ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesi doğrultusunda barışçı ve gerçekçi bir politika izlemiştir. Türkiye bölgede ve dünyada kültürler arası iş birliğinin gelişmesi, barış ve refah içinde, istikrara dayalı bir ortam hazırlamak için çaba göstermektedir. 1.Türkiye ve Rusya Federasyonu İlişkileri Rusya Federasyonu bölgede etkinliğini devam ettirebilmek amacıyla dağılan SSCB ülkeleriyle ilişkilerini sürdürmek istese e Orta Avrupa ülkelerinin Batılı devletlerle yanaşmaya çalışması Rusya nın yönünü Kafkasya ve Orta Asya ya çevirmesine neden olmuştur. Türkiye nin Orta Asya daki Türkî Cumhuriyetlerle ilişkisi SSCB nin dağılışına kadar pek güçlü olamamıştır sonrası Türkiye nin Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle olan ilişkisini geliştirmesi Rusya nın bölgedeki etkinliğinin azalmasına neden olmuştur lı yıllarda Türkiye Rusya yı terör örgütlerine destek veriği yönüyle suçlarken, Rusya da Türkiye yi Çeçen direnişçileri desteklemekle suçlamıştır. Türk-Rus ilişkileri 2000 li yıllarda gelişmeye başlamıştır. Rus doğal gazını Karadeniz altına döşenen borularla Samsun a taşıyan Mavi Akım Projesi bunda etkilidir. 2.KAFKASYA a.azerbaycan 1991 sonrası Azerbaycan ı tanıyan ve büyükelçilik açan ilk ülke Türkiye dir. Türkiye ve Azerbbaycan arasındaki tarihi ve kültürel bağlar, ortak menfaatlere sahip olunması Türkiye nin Dağlık Karabağ sorununda Azerbaycan ı desteklemesinde etkili olmuştur. Boru Hattı Projeleri: 2005 de tamamlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan(BTC) Petrol Boru Hattı ile Azerbaycan petrolü Akdeniz e taşınmıştır. Güney Kafkasya(Bakü,Tiflis,Erzurum) Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ile Azerbaycan ın Şah Denizi ndeki doğal gazının Gürcistan ve Türkiye üzerinden dünyya ulaştırılmasıamaçlanmıştır. Trans-Hazar Boru Hattı (THB) Projesi ile Türkmenistan doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa ya taşınmasını ön görür. Projenin hayata geçirilmesi amacıyla Türkiye ve Türkmenistan arasında görüşmeler devam etmektedir. b.gürcistan Hazar enerji kaynaklarını Batı ya taşıma amacı taşıyan projeler iki ülke ilişkilerini hem siyasi hem de ekonomik açıdan geliştirmiştir. c.ermenistan Türkiye 16 Aralık 1991 de Ermenistan ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden olmuş, ülkedeki ekonomik sorunlara kaşı duyarsız kalmayıp Ermenistan a insani yardımda bulunmuştur. Türkiye Ermenistan ı bölgedeki işbirliğini arttırmak amacıyla kurulan Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı (KEİT) a kurucu üye olarak davet etmiştir. Fakat Ermenistan nın 1915 tehcir olayına istinaden ortaya attığı Sözde Ermeni Soykırımı iddiasını sürdürmesi ve Dağlık Karabağ dan çekilmemesi gibi nedenlerden ötürü iki ülke ilişkileri gelişememiştir. Türkiye, Ermenistan a kara sınırını kapatarak Ermenistan a ambargo uygulamaktadır. KÜRESELLEŞEN DÜNYADA TÜRK DIŞ POLİTİKASI 39

40 d.orta Asya Türk Cumhuriyetleri Türkiye, Orta Asya da ki cumhuriyetlerle uzun yıllar geliştiremediği ilişkileri bu ülkelerin bağımsızlıkları sonrasında geliştirmiştir yılından beri düzenlenen Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi bu ülkeler arası işbirliği ve dayanışmayı geliştirmeyi amaçlamıştır. Türkiye, Orta Asya ülkelerinin demokratik, kültürel, ve ekonomik kalkınmalarını destekleyen politikalar takip etmektedir. Orta Asya ülkelerinden binlerce öğrenci Türkiye de eğitim almakta ve bu öğrencilerin giderlerini Türkiye karşılamaktadır. Ülkemizden iş adamları Türkiye nin de yardımıyla bu ülkelerde bir çok yatırıma imza atmıştır, atmaktadır. 3. ORTA DOĞU Türkiye, sürekli bir istikrarsızlık ve çatışma içinde olan Orta Doğu da kalıcı barış ve huzurun sağlanması için çaba göstermektedir. Çünkü bölgede gerçekleşen olaylar Türkiye yi doğrudan etkilemektedir. a.irak 1990 ların başında ABD ve İngiltere nin Körfez Harekatı na destek veren Türkiye harekat sonrasında Irak a yönelik ambargo dan ötürü önemli ekonomik kayıplara maruz kalmıştır yılında ABD nin Irak a müdahalesi ve sonrasında bölgede ortaya çıkan otoritte boşluğu Türkiye ye yönelik kuzey Irak tan gelen terör faaliyetlerini arttırmıştır. Kerkük teki nüfus yapısının değiştirilmesine yönelik politikalar da iki ülke arası ilişkilerde belirleyici olmuştur. b.suriye iki ülke arasındaki başlıca sorunlar şunlardır: Suriye nin Hatay ı sınırları içinde görmesi,7 Su sorunu, Suriye nin Türkiye deki terörist grupları desteklemesi, Suriye nin Yunanistan la çeşitli ittifak antlaşmaları imzalaması li yıllara kadar yukarıdaki nedenlerden ötürü iki ülke ilişkileri gergin olsa da 2000 li yılların başında iki ülke arası ilişkiler düzelmeye başlamıştır yılından itibaren ikili ilişkiler yeniden bozulmuştur. c.iran 1990 lı yıllarda İran ın ülkemizdeki terör faaliyetlerini desteklemesi, ABD ile Türkiye nin müttefikliği, Enerji kaynaklarını İran ın kendi topraklarından geçirmek istemesi gibi nedenlerle Türk-İran ilişkileri gelişememiştir li yılların başından itibaren İran ın Türkiye ye yönelik bölücü faaliyetlerden uzak durması ve Türkiye nin İran a yapılan ABD ambargosuna destek vermemesi gibi nedenlerden dolayı iki ülke ilişkileri gelişme kaydetmiştir. iki ülke arasında İran ve Türkmenistan doğalgazının Batı ya ulaşmasını amaçlayan antlaşmalar yapılmıştır. Türk-İsrail ilişkileri, bu ülkenin kuruluşundan beri sınırlı düzeyde olmuştur de iki ülkenin diplomatik temsil düzeyinin karşılıklı olarak büyükelçilik düzeyine getirmesi ilişkileri geliştirmiştir. Takip eden dönemde İki ülke arasında bir çok ikili antlaşmalar imzalanmıştır. Fakat 2000 li yıllarda İsrail in Filistin e yapmış olduğu saldırıları Türkiye nin devlet terörü olarak nitelemesi, İsrail in Kuzey ırak taki oluşumu desteklemesi gibi nedenler iki ülke arasındaki ilkişkileri bozmuştur. 4.BALKANLAR Türkiyenin Balkan devletleriyle ilşkilerini önemli kılan olan unsurlar: Balkanlarda yaşayan Türk nüfusu, Tarihten gelen bir takım politik sorunların olması, Balkan coğrafyasının Batı ile Türkiye arasında köprü görevi görmesi. Balkan Devletlerinin SSCB güdümünde olan Varşova Paktı na üye olması sebebiyle bu pakt dağılana kadar Türkiye bu ülkelerle aktif bir politika izleyememiştir. a.eski Yugoslavya Cumhuriyetleri Yugoslavya nın dağılması sonrasında içerisinde Türk ve Müslüman azınlığını yaşadığı bu topraklarla Türkiye yakından ilgilenmiştir. Bosna-Hersek teki iç savaş sırasında Boşnaklara yönelik saldırıların durdurulması amacıyla uluslar arası kuruluşların harekete geçmesi için yoğun çaba göstermiştir. Nitekim Boşnak-Hırvat Federasyonu nun kurulması(1994) ve Bosna Savaşı nı bitiren Dayton Antlaşması(1995) nın imzalanmasında da Türkiye nin çalışmalarının katıkısı yadsınamaz. b.kosova Türkiye 17 Şubat 2008 de bağımsızlığını ilan eden Kosova yı ilk tanıyan devletlerden biri olmuştur. Kosova barışını sağlamak amacıyla bölgeye gönderilen barış gücüne Türkiye de destek vermiştir. c.makedonya Türkiye 17 Eylül 1991 de Yogoslavya dan ayrıldığını ilan eden Makedonya nın bağımsızlığını tanımıştır. Türkiye, Arnavut azınlıkla sorunlar yaşayan ve Yunanistan baskısına maruz kalan Mokedonya nın toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik politikalar izlemiştir. d.bulgaristan 1980 li yıllarda Bulgaristan ın ülkedeki Tüklere yönelik asimilasyon ve baskı politikaları Türkiye tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Haziran 1989 yılında bu politikalardan kaçan 300 bin e yakın Türk Türkiye ye göç etmek zorunda kalmıştır. Kasım 1989 da Bulgaristan da Cumhurbaşkan ı Jivkov un yerine gelen Miadenov Türklere yönelik bu politikayı sona erdirmiştir. d.israil e. Yunanistan 40

41 iki ülke arasındaki ilişkiler 1990 lı yıllarda iyi yönde ilerlememiştir. Bu nedenlerden bir kısmı, Yunanistan ın terör örgütünü desteklemesi, Yunanistan ın Türkiye nin AB ye tam üyeliği hakkında veto yetkisini kullanması, Sınırları içerisinde yaşayan Türk azınlığın haklarını kısıtlaması, 1996 yılında yaşanan Kardak Krizi olarak sıralanabilir yılında önce Türkiye de, sonra da Yunanistan da meydana gelen depremlerde taraflar birbirlerine yardımda bulunmuş ve bu durum ülkeler arası ilişkileri yumuşatmıştır. Bunun bir sonucu olarak Yunanistan 1999 Aralık ında Helsinki Zirvesinde Türkiye nin AB ye aday ülke olarak kabul edilmesini onaylamıştır. Uyarı: Kıbrıs Sorunu, iki ülke arasında en önemli sorunlardan biri olmaya devam etmiştir. f.kıbrıs 1983 yılında Kuzey Kbrıs Türk Cumhuriyeti nin kurulmasını Yunanistan ve Rum kesimi hoş karşılamamış ve BM Güvenlik Konseyi ne başvururarak Batılılarca KKTC nin hukuken geçersiz olmasını sağladılar. Türkiye ve KKTC nin Güvenlik Konseyi nin kararını tanımaması üzerine BM barışın sağlanması amacıyla bir takım önerlilerde bulunduysa da sonuç alınamadı. Türkiye sorunun çözümü için iki toplumun da eşit haklara sahip olduğubir cumhuriyetin kurulması gerektiğini savunmaktadır de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi nin AB ye tam üye olarak kabul edilmesi, Rumların çözümsüzlük politikaasını sürdürmesine neen olmuştur. BM Genel Sekreteri Kofi Annan sorunun çözümü için bir plan hazırlayıp taraflara sunmuştur yılında Annan Planı hem Türk hem de Rum tarafında referandumda oylanmış, Türkler planı kabul ederken (%65 ), Rumlar reddetmiştir(%76). UYARI: Annan Planı uygulamaya konulamasa da bu durum çözüm isteyen tarafın Türkler olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. GÖREV YERİ VE TARİHİ Kore ( ) Somali( ) Bosna- Hersek ( ) Bosna- Hersek ( ) Bosna- Hersek(Adriyatik Denizi) ( ) Bosna Hersek (2004) Arnavutluk (1997) Arnavutluk(1999) Kosova(1999) Kosova(1999) Afganistan(2002) Lübnan(2006) GÖREVİ Bu savaşa bir tugay askerle katılarak Kuzey Kore ye karşı şavaştı. İç savaş yaşayan ülkede BM nin kurduğu Koruma Kuvveti ne bir bölük askerle katıldı. BM tarafından insani yardım amacıyla kurulan Koruma Kuvveti ne destek verdi. NATO tarafından kurulan Uygulama/İstikrar Kuvveti ne destek verdi. Savaş sırasında oluşturulan NATO kuvvetine destek verdi. BM Koruma Kuvveti, NATO Uygulama ve İstikrar Kuvveti,AB tarafından kurulan İstikrar Harekatı na destek verdi. İnsani yardımın dağıtılabilmesi için BM kararıyla oluşturulan çok uluslu birliğe katıldı. Mültecilere yardım amacıyla oluşturulan İnsani Yardım Gücü ne katıldı. NATO hava harekatına katıldı. NATO Çok Uluslu Güney Görev Kuvveti ne katıldı. BM Uluslararası GüvenliK Yardım Kuvveti ne katıldı. BM Lübnan Geçici Güvenlik Kuvveti ne katıldı. KIZILAY IN YURTDIŞI YARDIM FAALİYETLERİ Tarihi Yeri ve Görevi Güney Asya da(endonezya,srilanka,tayland) meydana gelen tsunami felaketine insani yardım gönderildi Pakistan depremi sonrası insani yardım gönderildi. İsrail tarafından yapılan operasyonlar sonrası Lübnan a insani yardım malzemesi gönderildi. Sudan da kamplarda yaşayan insanların koşullarının nedeyiyle insani yardım gönderildi. Irak ın Telafer kentindeki patlama sonrası bölgeye insani yardım gönderildi. Gürcistan a savaş sonrası insani yardım yapıldı. Gazze deki İsrail Operasyonları nedeniyle Filistin e insani yardım yapıldı. Türk Ordusu ve Dünya Barışı 1980 SONRASI TÜRKİYE 41

42 Siyasi Gelişmeler 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi sonrasında 1983 seçimlerinde Anavatan Partisi(ANAP) Turgut Özal liderliğinde iktidara geldi. Yeni hükümet ekonominin liberalleşmesi yolunda önemli adımlar atmış, 1987 ye kadar süren ilk iktidar döneminde ekonomidebelirgin şekilde iyileşmeler görüldü. AB ye tam üyelik için başvuru yapıldı (1987) Kasım ayında yapılan seçimlerinden ANAP yine birinci parti olarak çıktı 12 Eylül askerî müdahalesi sonucunda siyaset yasağı konan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş in siyasi yasakları yapılan bir referandumla kalktı. Turgut Özal ın 1989 Ekim ayında TBMM kararıyla Cumhurbaşkanı olması üzerine Yıldırım Akbulut başbakan oldu seçimleriyle Süleyman Demirel başbakanlığında DYP-SHP(Sosyal Demokrat Halkçı Parti) Koalisyon hükümeti kuruldu yılında Turgut Özal ın vefatı üzerine Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller de başbakan seçilmiştir. Çiller döneminde Türkiye, AB standartlarına uyum sağlamak amacıyla bir takım adımlaratmıştır; Temmuz 1995 te Anayasa da özellikle siyasi partilerle ilgili bazı yasaklar kaldırılırken siyasi partilere üye olma şartı ve yaşı gibi birçok konuda değişiklik yapıldı. AB ile Gümrük Birliği Anlaşması imzalandı (1995) yılları araında ülkeyi koalisyon hükümetleri yönetmiştir. Bülent Ecevit in başbakanlığındaki DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde ulusal program çerçevesinde AB ye üye olmak amacıyla uyum yasaları çıkarıldı yılının Mayıs ayında görev süresi dolan Süleyman Demirel in yerine Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı olmuştur yılının Kasım ayında yapılan seçimleri Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına iktidara geldi. Hükümeti Abdullah Gül kurdu. Siyasi yasağının kalkmasından sonra Recep Tayyip Erdoğan başbakan oldu. Ahmet Necdet Sezer in görev süresinin dolması sonrasında yeni Cumhurbaşkanı seçilememiş, bunun üzerine erken seçime gidilmiştir yılı seçimlerinde AKP yeniden iktidar olmuş, Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilmiştir. 42

43 Eğitim Kültürel Gelişmeler ve Sosyal Hayat Okul sayısının, zorunlu okuma yazma kurslarının Arabesk tarzı 1990 ların yarısına kadar etki- artmasıyla okur yazar oranı artmıştır. sini sürdürdü eğitiö öğretim yılında 8 yıllık kesintisiz Türk Pop Müziği nin önemi artmıştır. eğitime geçildi. Sezen Aksu,Barış Manço, Erol Evgin gibi 1981 yılı öncesi yüksek öğretim sistemi; sanatçılar öne çıkmıştır. Üniversiteler, Sertap Erener 2003 yılında Everyway That I MEB e bağlı akademiler, Can adlı ingilizce şarkısıyla Eurovision Şarkı İki yıllık meslek yüksek okulları, Yarışması nı kazandı. Mektupla eğitim yapan YAYKUR olmak 1990 lı yıllarda Türk sineması yeniden canlandı. üzere beş çeşit kurumdan oluşuyordu sonrası çıkarılan kanun ile ülkemizdeki Sinemada genel olarak toplumsal sorunlar tüm yüksek öğretim kurumları YÖK(Yüksek ele alındı. Öğretim Kurulu) çatısı altında birleştirildi. Nuri Bilge Ceylan ın Üç Maymun adlı filmi YAYKUR un işlevleri Anadolu Üniversitesi 61. Uluslararası Cannes Film Festivali nde Açık Öğretim Fakültesi ne devredildi. Bu sayede uzaktan öğretim yaygınlaştı. Orhan Pamuk 2006 yılında Nobel Edebiyat en iyi yönetmen ödülünü almıştır. MEB in başlattığı bazı kampanyalarla kız çocuklarımızın ve kadınlarımızın eğitime katı- Ödülü nü almıştır. lımını arttırmak amaçlanmıştır. Müzik & Sinema & Edebiyat Spor 1988 Seul Olimpiyatları nda Naim Süleymanoğlu Altın Madanya Kazandı. Haltercilerimiz Olimpiyatlarda Ciddi Başarılar Göstermiştir.( Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu, Hafız Süleymanoğlu Gibi) 1992 Barcelona Olimpiyatları nda M.Akif Pirim grekoromen güreşte 24 yıl aradan sonra şampiyon olmuştur Dünya Serbest Güreş Şampiyonası nda Türkiye takım halinde şampiyon olmuştur 2000 yılında Galatasaray, UEFA Kupası nı kazanmıştır yılında yine Galatasaray UEFA Süper Kupası nı müzesine götürmüştür. A Milli Futbol Takımımız 2002 Dünya Şampiyonası ve 2008 Avrupa Şampiyonasında 3. Olmuştur. Basketbol Milli Takımımız 2006 Dünya Basketbol Şampiyonası nda 6. Olmuştur. Sosyal Hayat İletişim Köyden kente göç bu dönemde de devam etmiştir yılında ilk renkli televizyon yayını yapıldı yılında çıkarılan Özel Radyo ve Televizyon yasası ile özel radyo ve televizyon sayısı artmıştır yılında ODTÜ de ilk internet bağlantısı kuruldu. Nitekim internetin yanlış ve kontrolsüz kullanılması bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Ekonomik Gelişmeler 24 Ocak 1980 tarihinde alınan kararlar Türk ekonomisi için bir dönüm noktası olmuştur. 24 Ocak Karaları ile ; Serbest piyasa ekonomisine geçilmesi Enflasyonun düşürülmesi, Ödemeler dengesinin düzeltilmesi, İhracata yönelik üretimin arttırılması hedeflenmiştir. İhracatı arttırmak amacıyla özel sektöre düşük faizle kredi verilmiş, vergi iadesi ve ucuz döviz bulmada kolaylık sağlanmıştır. Not: Bu kararların uygulamaya konulmasıyla yabancı sermayenin ülkeye girişi ve ihracat artmış, ucuz döviz bulmada kolaylıklar sağlanmış, enflasyon oranı düşmüştür. 1994,1997,1998,2001 ekonomik krizleri ülkeyi olumsuz yönde etkilemiş, IMF ile imzalanan antlaşmalarla ekonomi düzeltilmeye çalışılmıştır. Ocak 2005 te Türk lirasından altı sıfır silinmiştir. Ekonomi üzerindeki devlet baskısı ve kontrolünü ortadan kalırmak amacıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu kurulmuş, Merkez Bankası bağımsız bir yapıya kavuşturulmuştur. İhracat teşvik edilmeye devam etmiştir. İhracatın artması,turizmin gelişmesi ve turizm gelirlerinin artması, döviz sıkıntısını azaltmıştır. Ekonomideki olumlu adım ve gelişmelere rağmen Türk ekonomisinin en önemli sorunlarından biri hala dış ticaret açığıdır. 43

44 TOPLUMSAL SORUNLAR a.terörizm Ülkemiz son 25 yıldır Anayasal düzeni,üniter yapıyı ortadan kaldırmayı, milli birlik ve beraberliği bozmayı amaçlayan terör hareketlerine maruz kalmaktadır. Terör faaliyetleri uluslararası çıkar çatışmalarından dolayı bazı ülkelerce desteklenmektedir. Terörle mücadelenin devletlere oldukça yüklü maliyetleri vardır. Ülkelerin gelişimi ve ekonomisini geliştirmesi için harcaması gereken paraları terörle mücadeleye ayırmaları ülke ekonomilerini olumsuz etkilemiştir. b.17 Ağustos Depremi 17 Ağustos 1999 tarihinde Gölcük Merkezli meydana gelen Marmara Depremi, İzmit,Gölcük,Adapazarı,Yalova arasında etkili olmuştur. Depremde on binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. Ayrıca deprem bölgesinde endüstri tesislerinin bulunması Türk ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Depremde evlerini kaybeden yurttaşlarımız için önce geici, sonra kalıcı konutlar inşa edilmiştir. Deprem sonrası çıkarılan kanunlarla deprem sigortası zorunlu hale getirilmiş, imar alanları ve ruhsatları daha sıkı kontrol edilir hale gelmiştir. KÜRESEL SORUNLAR a.küresel Isınma İnsanlar tarafında atmosfere salınan gazların sera etkisi oluşturmasıyla, atmosferde ve okyanuslarda meydana gelen artışa küresel ısınma adı verilir. Küresel ısınmaya neden olan gazlar içinde en fazla etkili olan karbobdioksitin 20.yüzyılın ikinci yarısından itibaren %9 artması dünya ikliminin dengesini bozmuştur. Yapılan araştırmalara göre küresel ısınmanın 21.yüzyılda kendisini daha fazla hissetireceği ön görülmektedir. Bu tahminler bazı ülkeleri ve kuruluşları harekete geçirmiştir ve bu konuda bazı önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Bu doğrultuda atılan adımlardan biri de BM İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi ne bir ek niteliğinde hazırlanan Kyoto Protokolü dür de japonya nın Kyoto şehrinde görüşülmeye başlanan protokol 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye Kyoto Protokolünü 2005 yılında imzalayarak kabul etmiştir. b.çevre Kirliliği Çevrenin ve doğal dengenin bozulmasıyla ortaya çıkan hastalıklar ve zararlar çevre kirliliğine(hava,su,toprak, gürültü kirliliği) karşı bir takım önlemler alınmasına neden olmuştur. Not: Dünyadaki su kaynaklarının yalnızca %1 inin kullanılabilir tatlı su kaynağı olması ülkeler arası su sorunlarına neden olmuştur. fosil yakıt tüketimiyle havaya salınan zararlı maddeler yağmurlar yoluyla yeryüzüne inmekte ve bu yolla toprağı kirletmektedir. Fosil yakıt ve nükleer enerji kullanımının olumsuzluklarının görülmesi bilim insanlarını yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneltmiştir(güneş, dalga,rüzgar vb.) c.uluslararası Terör Son yıllarda dünyada uluslararası güvenlikle ilgili en önemli sorun terördür. Terör olarak kabul edilen olaylar konusunda devletler arası ortak bir uzlaıya varılamamıştır. Bunda Uluslararası politik dengeler ve ülkelerin çıkarları önemli bir etken olmuştur. Özellikle terörist örgütler listesi oluşturmak devletler arasında pazarlık konusu edilmiştir. Uluslararası bir terör tanımının yapılamaması terörü yasaklayan genel bir uluslararası anlaşmanın hazırlanmasını da engellemektedir. BM nin teröre bakış açısı, Genel Kurulun 1994 te yayınladığı deklarasyondaki Politik sebeplerle yapılan, toplumun tamamında veya bir bölümünde korku ortamı yaratacak cezai eylemler; siyasi, felsefi, ideolojik, etnik, ırksal, dinî veya herhangi bir gerekçe ile haklı gösterilemez. hükmü ile ortaya konmuştur. 20. yüzyılın sonlarına kadar terörist eylemlerin karakteristik özeliği genellikle devlet adamlarını hedef almasıdırydı. Yeni dönemde terörizm de küreselleşmiştir. Terör örgütleri,internet ve uydu telefonu gibi modern iletişim araçlarıyla örgütlenerek kitlesel yıkımlara neden olacak silahlarla dünyanın her tarafında eylem yapabilen terör ağlarına dönüşmüştür. 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında uluslararası terör, eylemlerini kişiler yerine sembol hedeflere yöneltmiştir. Küreselleşme ile birlikte terörizmle mücadele, devletler için tek başlarına yürütebilecekleri bir politika olmaktan çıkmıştır. Bu doğrultuda devletler, terörizmle mücadelede uluslararası kuruluşlar bünyesinde daha fazla iş birliği yapmaktadır. Ancak sürekli yeni yöntemler geliştiren terörün güncellenmeyen yasalarla önlenmesi mümkün olmamaktadır. Bunun için geniş kapsamlı bir terörle mücadele anlaşması gerekmektedir. Uluslararası Teşkilatlar UN Birleşmiş Milletler Teşkilatı UNICEF UNESCO UNEP FAO WHO World Bank ILO WWF IBRD WFP SIPRI IFAD Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu Birleşmiş Milletler Eğitim,Bilim ve Kültür Örgütü BM Çevre Sorunları Programı Gıda ve Tarım Örgütü Dünya Sağlık Örgütü Dünya Bankası Uluslararası Çalışma Örgütü Dünya Doğayı Koruma Örgütü Uluslararası Bayındırlık ve Kalkınma Bankası Dünya Gıda Programı Uluslararası Barış Enstitüsü Uluslarası Tarımsal Kalkınma Fonu DÜNYADA SON YILLARDA ETKİLİ OLAN SALGIN HASTALIKLAR AIDS Kırım- Kongo Kanamalı Ateşi SARS HEPATİT KUŞ GRİBİ(H5N1) VİRÜSÜ İlk olarak 1981 de ABD de keşfedilmiştir. Bilinen bir tedavisi yoktur. Hastalığa neden olan HIV virüsünün yayılmasını önlemek şu an için tek korunma yöntemidir te Kırım da tanımlanan hastalık, 1956 da Kongo da da çıkınca bu adı almıştır den itibaren ülkemizde görülmeye başlanmıştır. Akut Solunum Yolu Yetmezliği olarak da bilinen bu hastalık 2003 te Asya,Avrupa ve Avrupa da belirlenmiştir. Akciğerde iltihabi reaksiyona neden olan bir hastalıktır. Alkol kullanımı, HEPATİT B ve HEPATİT C virüsleri, bakteri ve ilaçlar bu hastalığa neden olabilir. Kanatlı hayvanlarda bulunan H5N1 virüsünün insanlarda meydana getirdiği hastalığa kuş gribi adı verilmiştir. Hasta hayvanlar ve yeterince pişirilmemiş et ve yumurtadan bulaşmaktadır. Sıtma Dişi anovel sivrisinekleri aracılığıyla insanlara bulaşan ateşli bir hastalıktır. Tedavisi vardır. 44

İKİ SAVAŞ ARASINDA AVRUPA

İKİ SAVAŞ ARASINDA AVRUPA İKİ SAVAŞ ARASINDA AVRUPA 1-Barışın Sürekliliğini Sağlama Çabaları Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Wilson,barışın korunması için bir uluslararası örgütün kurulmasını

Detaylı

d-italya nın Akdeniz de hakimiyet kurma isteği

d-italya nın Akdeniz de hakimiyet kurma isteği I.DÜNYA SAVAŞI Sebepleri: a-almanya nın siyasi birliğini tamamlayarak, sömürgecilikte İngiltere ye rakip olması b -Fransa ve Almanya arasındaki Alsas-Loren bölgesi meselesi(fransa nın Sedan Savaşı nda

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1)

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1) BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, 1914-1918 (1) Topyekûn Savaş Çağı ve İlk Büyük Küresel Çatışma Mehmet Beşikçi I. Dünya Savaşı nın modern çağın ilk-en büyük felaketi olarak tasviri Savaşa katılan toplam 30 ülkeden

Detaylı

I.DÜNYA SAVAŞI ve BALKANLAR

I.DÜNYA SAVAŞI ve BALKANLAR I.DÜNYA SAVAŞI ve BALKANLAR İKİNCİ WİLHELM İN DEĞİŞEN RUSYA POLİTİKASI 1890 Bismarck ın görevden alınması Rusya nıngüvence Antlaşması nın yenilenmesi talebinin reddedilmesi 1892 Rusya nın Fransa ile gizli

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 1

ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 1 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI AÇIK ÖĞRETİM OKULLARI AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ - MESLEKİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 1 DERS NOTU YAZAR Çetin SUNGUR ANKARA 2015 MEB HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA'DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI.

SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA'DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI. SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA'DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI 1. Çarlık Rusyası'nın Yıkılışı ve Bolşevik İhtilali 1917 Martında I. Dünya Savaşı'nın olumsuz etkileri çarlık yönetimi

Detaylı

BİRİNCİ D NYA SAVAŞI

BİRİNCİ D NYA SAVAŞI BİRİNCİ D NYA SAVAŞI KONUYA GİRİŞ BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİNDEKİ GELİŞMELER VE BLOKLAŞMALAR BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI NIN NEDENLERİ / Genel - Başlatan BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI NIN GELİŞİMİ OSMANLI DEVLETİ NİN

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum:

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum: T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU Ekonomik Durum: 1. Avrupa daki gelişmelerin hiçbiri yaşanmamıştır. Avrupa da Rönesans ve Reform

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU Osmanlı Devleti nin 19. yüzyılda uyguladığı denge siyaseti bekleneni vermemiş; üç kıtada sürekli toprak kaybetmiş ve yeni yeni önem kazanan petrol Osmanlı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

I. Dünya savaşı ve nedenleri

I. Dünya savaşı ve nedenleri On5yirmi5.com I. Dünya savaşı ve nedenleri I. Dünya savaşı ve nedenleri nelerdir? Yayın Tarihi : 12 Kasım 2012 Pazartesi (oluşturma : 8/11/2017) NEDENLERİ ** Sanayi inkılabı sonucunda devletler arasında

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması Lozan Barış Antlaşması Anlaşmanın Nedenleri Anlaşmanın Nedenleri Görüşme için İzmir de yapılmak istenmiş fakat uluslararası antlaşmalar gereğince tarafsız bir ülkede yapılma kararı alınmıştır. Lozan görüşme

Detaylı

12. SINIF. 20. Yüzyıl Başlarında Dünya TEST. 1. l. Dünya Savaşı nın çıkmasında etkili olan aşağıdaki nedenlerden hangisinin milliyetçilikle ilgilidir?

12. SINIF. 20. Yüzyıl Başlarında Dünya TEST. 1. l. Dünya Savaşı nın çıkmasında etkili olan aşağıdaki nedenlerden hangisinin milliyetçilikle ilgilidir? 12. SINIF T 20. Yüzyıl Başlarında Dünya 1. l. Dünya Savaşı nın çıkmasında etkili olan aşağıdaki nedenlerden hangisinin milliyetçilikle ilgilidir? A) Sanayi inkılâbı ile hammadde arayışının artması B) Balkanlarda

Detaylı

Prof. Dr. İlhan F. AKIN SİYASÎ TARİH Beta

Prof. Dr. İlhan F. AKIN SİYASÎ TARİH Beta Prof. Dr. İlhan F. AKIN SİYASÎ TARİH 1870-1914 Beta Yayın No : 3472 Politika Dizisi : 08 1. Bası - Ocak 2017 - İstanbul (Beta A.Ş.) ISBN 978-605 - 333-801 - 7 Copyright Bu kitabın bu basısının Türkiye

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

TARİH BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

TARİH BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI TARİH BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI 1750 Sanayi Devrimi ile Avrupa da: Fabrikalar kuruldu. İşçi sınıfı ortaya çıktı. Sendikalar kuruldu. Seri bol ve ucuz üretim başladı. Buna bağlı olarak hammadde ve Pazar ihtiyacı

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

1. ÜNİTE XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA

1. ÜNİTE XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA 1. ÜNİTE XX. YÜZYIL BAŞLARINDA DÜNYA Liderlerin takip ettikleri politikalarının kendi milletleri ve insanlık tarihi için önemi nedir? Barışı korumak niçin önemlidir? NELER ÖĞRENECEĞİZ? Bu ünitenin sonunda:

Detaylı

C D E C B A C B B D C A A E B D D B E B A A C B E E B A D B

C D E C B A C B B D C A A E B D D B E B A A C B E E B A D B 1- XIX. ve XX. yüzyılın başlarında. Osmanlı. Devleti her alanda çöküntü içinde olmasına karşılık, varlığını ve bağımsızlığını uzun süre korumuştur. Bu durumun en önemli nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 BÖLÜM 1: SEÇİLMİŞ KAVRAMLAR BÖLÜM 2: BÜYÜK DÖNÜŞÜM VE OSMANLILAR BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ...11 DEVRİMLER ÇAĞI VE OSMANLILAR...14 a) Sanayi Devrimi... 14 b) Fransız Devrimi... 17 c)

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ

ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ 1215 yılında Magna Carta ile Kral,halkın onayını almadan vergi toplamayacağını, hiç kimseyi kanunsuz olarak hapse veya sürgüne mahkum etmeyeceğini bildirdi. 17.yüzyıla

Detaylı

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV.

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. 339 GENEL LİSE Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. Yeniçağ 3. Yeniçağda Avrupa 6. Eğitim, kültür, bilim ve

Detaylı

2015 ŞUBAT DIŞ TİCARET RAPORU

2015 ŞUBAT DIŞ TİCARET RAPORU 2015 ŞUBAT DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 ŞUBAT / TÜRKİYE

Detaylı

2014 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU

2014 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU 2014 AĞUSTOS DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2014 AĞUSTOS

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

ÜÇLÜ İTTİFAK VE İTİLAF:

ÜÇLÜ İTTİFAK VE İTİLAF: Yazı İçerik Birinci Dünya Savaşının Sebepleri Üçlü İttifak ve İtilaf Savaşın Başlaması ve Gelişmesi Osmanlının I.Dünya Savaşına Girmesi Osmanlının Savaştığı Cepheler I.Dünya Savaşının Sonuçları I.Dünya

Detaylı

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter 2013 yılı, dünya ekonomisi için finansal krizin etkilerinin para politikaları açısından

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012 TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1.ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.2.ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK

Detaylı

İktisat Tarihi

İktisat Tarihi İktisat Tarihi 7.5.18 SAVAŞLAR VE EKONOMİK PERFORMANS Savaş 10 milyon askerin ölümüne, 20 milyonunun yaralanmasına neden oldu. Ekonomik açıdan uzun dönemde fizik yıkımdan daha zararlı olan normal ekonomik

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Araştırma Notu 12/126

Araştırma Notu 12/126 Araştırma Notu 12/126 10.02.2012 Arap Baharı ve Avrupa Borç Krizi İhracatı Teğet Geçti Barış Soybilgen* Yönetici Özeti Orta Doğu nun önemi artmaya devam ediyor 2011 yılında Türkiye nin ihracatı 2010 yılına

Detaylı

KÖRFEZ DE SAVAŞ. KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir.

KÖRFEZ DE SAVAŞ. KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir. KÖRFEZ DE SAVAŞ KAZANIM : Körfez Savaşlarının Türkiye ye siyasi, Sosyal, Askeri ve Ekonomik etkilerini değerlendirir. 1990 yılında Irak ın Kuveyt i işgali ile 1.Körfez savaşı başlamıştır. Irak Kuveyt i

Detaylı

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Eylül - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İçindekiler 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1. TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

A.ERDAL SARGUTAN EK TABLOLAR. Ek 1. Ek 1: Ek Tablolar 3123

A.ERDAL SARGUTAN EK TABLOLAR. Ek 1. Ek 1: Ek Tablolar 3123 Ek 1: Ek Tablolar 3123 Ek 1 EK TABLOLAR Tablolar, - (129) Dünya Sağlık Örgütü: WHO Dünya Sağlık Raporu - (123) Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı: UNDP İnsani Gelişme Raporu - (128) Dünya Bankası: WB

Detaylı

ÜNİTE 1: 20. YY BAŞLARINDA DÜNYA

ÜNİTE 1: 20. YY BAŞLARINDA DÜNYA ÜNİTE 1: 20. YY BAŞLARINDA DÜNYA I.DÜNYA SAVAŞI NIN SEBEPLERİ (1914-1918) Savaşın Genel Nedenleri 1-Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan düşüncelerin hızla yayılması 2-Sanayi İnkılâbı sonucunda gelişen

Detaylı

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) I. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken Genç Osmanlıların faaliyetleri İstanbul (Tersane) Konferansı BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) Osmanlı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi 2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi İhracat: 2014 YILI ADANA DIŞ TİCARET RAPORU Türkiye İstatistik Kurumu 2014 Haziran ayı sonu

Detaylı

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Mayıs - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1. TÜRKİYE YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN

Detaylı

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler Doç Dr. Atilla SANDIKLI Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler YAYINLARI İSTANBUL 2014 Kütüphane Katolog Bilgileri: Yayın Adı: Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Detaylı

01/05/ /05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/05/ /05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/05/2016 31/05/2016 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ Geçici Plaka İzni Geçiş Abd Minor Outlying Adaları 03 08 03 Almanya 03 03 02 18 26 93 50 53 89 Arnavutluk 02 Avusturya 02 03 01 02 Belçika

Detaylı

BATI CEPHESİ'NDE SAVAŞ

BATI CEPHESİ'NDE SAVAŞ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TEOG ÇIKMIŞ SORULAR - 3. ÜNİTE Batı cephesinde Kuvâ-yı Millîye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulmasını değerlendirir.türk milletinin Kurtuluş Savaşı

Detaylı

Devrim Öncesinde Yemen

Devrim Öncesinde Yemen Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

OSMANLI İMPARATORLUĞUNU SARSAN SON SAVAŞLAR HANGİLERİDİR?

OSMANLI İMPARATORLUĞUNU SARSAN SON SAVAŞLAR HANGİLERİDİR? OSMANLI İMPARATORLUĞUNU SARSAN SON SAVAŞLAR HANGİLERİDİR? TRABLUSGARP BUGÜN HANGİ ÜLKEDİR? LİBYA İTALYA HARİTA DA OSMANLI DEVLETİNİ VE İTALYA TOPRAKLARINI GÖSTERİNİZ? Nurdan Gül Kökten İTAL YANIN TRABLUSGARP

Detaylı

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI 5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu 2 BAŞARI GÜVEN TECRÜBE BİLGİ TEKNOLOJİ Plast Eurasia İstanbul Avrasya Plastik Sektörünün Buluşma Noktası T 10 Salon 98.000 m2 S Avrasya nın En Büyüğü SAYISAL

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 12 17 Ocak 2016 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 017-018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı 1. 1. XIV. yüzyıl başlarında

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİNDE SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI HAKKINDA BİLGİ VE DEĞERLENDİRME NOTU

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİNDE SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI HAKKINDA BİLGİ VE DEĞERLENDİRME NOTU Serbest Ticaret sı (STA), iki ya da daha fazla ülke arasında ticareti etkileyen tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılarak, taraflar arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını sağlayan, ancak

Detaylı

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME TEKSTİL SEKTÖRÜNÜN 2009 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2009 Ocak Aralık Oniki Aylık Tekstil İhracatı Türkiye nin tekstil ihracatı, 2009 yılının Ocak Aralık döneminde geçen

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu Deri ve Deri Ürünleri Sektörü Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN YILI MAYIS AYI İHRACAT PERFORMANSI yılı mayıs ayında, Türkiye

Detaylı

1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu

1. ABD Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordusu 2016 yılında 126 ülkenin ordusu değerlendirilmiş ve dünyanın en güçlü orduları sıralaması yapılmıştır. Ülkenin sahip olduğu silahlı gücün yanında nüfusu, savaşabilecek ve askerlik çağına gelen insan sayısı,

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ...

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ... İçindekiler ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ... 5 I.1. Arnavutluk Adının Anlamı... 5 I.2. Arnavutluk Adının Kökeni... 7 I.3.

Detaylı

Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu

Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu TÜBİTAK TÜRKİYE SANAYİ SEVK VE İDARE ENSTİTÜSÜ BİTKİSEL ÜRETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu Uluslararası Pazar Analizi 17 Aralık

Detaylı

3.294. Türkiye de Plastik Sektörü. Yeni Pazarlar, Yeni Fırsatlar AMBALAJ İNŞAAT 1.811 DİĞER 1.153

3.294. Türkiye de Plastik Sektörü. Yeni Pazarlar, Yeni Fırsatlar AMBALAJ İNŞAAT 1.811 DİĞER 1.153 Yeni Pazarlar, Yeni Fırsatlar PLASTECH 2016 fuarı, plastik sektörünün liderlerini, sektörün çekim merkezi İzmir de buluşturacak. Türkiye nin en büyük, en yeni ve en modern fuar alanı olan fuarizmir de

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK 11/7/2014 DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK (Çeviren:Şeyda YILDIZ, Aybüke Tuğçe KARABÖRK) MAKİNE ŞUBESİ Kaynak: Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) www.unido.org DÜNYA ÜRETİMİ 2014

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

2015 MART DIŞ TİCARET RAPORU

2015 MART DIŞ TİCARET RAPORU 2015 MART DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 MART / TÜRKİYE

Detaylı

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX 3. ELEX FUARI 25-28 EYLÜL 2014 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ BULUŞMASINA İMZA ATTI 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında organize edilen ve

Detaylı

MAKİNE İHRACATINDA İLK 10 İL

MAKİNE İHRACATINDA İLK 10 İL MAKİNE İHRACATINDA İLK 10 İL Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği iştigal alanı itibarıyla 2010 yılında en fazla makine ihracatı gerçekleştiren ilk 10 il sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa,

Detaylı

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009)

DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) DÖKÜM VE DÖVME ÜRÜNLERĠ DEĞERLENDĠRME NOTU (MART 2009) Döküm ve dövme ürünleri, otomotivden beyaz eşya sanayine, demir-çelik sanayinden çimento sanayine, savunma sanayinden gemi inşa sanayine, tarımdan

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ İLKER GİRİT 04.11.2015 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI İÇERİK Birliğin Kuruluşu Birliğin Gelişimi Antlaşmalar

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

ÜNİTE 5 BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI NIN SONUÇLARI ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER

ÜNİTE 5 BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI NIN SONUÇLARI ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI NIN SONUÇLARI İÇİNDEKİLER BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Osmanlı Devleti ni Paylaşım Antlaşmaları (Boğazlar, Londra, Sykes Picot, St. Jean de Maurienne Ant.) I. Dünya

Detaylı

plastik sanayi PLASTİK SEKTÖR TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ VE 2014 BEKLENTİLERİ 6 AYLIK Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri

plastik sanayi PLASTİK SEKTÖR TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ VE 2014 BEKLENTİLERİ 6 AYLIK Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri plastik sanayi 2014 TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ VE 2014 BEKLENTİLERİ 6 AYLIK Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Türkiye

Detaylı

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Kasım - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1.TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

LYS ÇA DAfi TÜRK VE DÜNYA TAR H

LYS ÇA DAfi TÜRK VE DÜNYA TAR H ÜN VERS TE HAZIRLIK SORU K TAPLARI LYS ÇA DAfi TÜRK VE DÜNYA TAR H 02 KB00-SS.06SB15 ürün kodu: KB00-SS.06SB15 isbn: 978-605-380-079-8 fikir ve sanat eserleri kanununa göre her hakkı eksen yayıncılık ve

Detaylı

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu ŞUBAT 1 yılını 1, seviyesin- bitiren Reel Kesim 1de Güven Endeksi (RKGE), yeni yılın ilk ayında 13,3 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde endeksin gelişiminde, mal stok miktarı, son 3 aya dair sipariş miktarı

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2018 HALI SEKTÖRÜ Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2018 MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2018 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye nin toplam ihracatı

Detaylı

01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ Geçici Plaka İzni Geçiş Abd Minor Outlying Adaları 04 01 05 10 04 Almanya 13 01 01 70 01 186 69 135 161 Avustralya 01 01 Avusturya 01 09

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2018 HALI SEKTÖRÜ Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2018 OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılında Türkiye nin toplam ihracatı 2016 yılına kıyasla

Detaylı

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ

TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Şubat - 2019 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1 TÜRKİYE YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN

Detaylı