MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI
|
|
|
- Ufuk Cerci
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI PROF. DR. ŞADİ KARAGÖZ KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ
2 İÇERİK I. KONVANSİYONEL GÖRÜNTÜLEME (FOTOGRAFİ)) I.1. Fotoğrafçılığa Giriş I.1.1. Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar I.1.2. Fotografik Emulsiyon ve Renk Duyarlılığı I.2. Filtre Teknikleri I.2.1. Filtre Faktörleri I.2.2. Değişik Filtreler
3 İÇERİK I.3.Film Yapısı ve Fotografik Kavramlar I.3.1. Film Yapısı I.3.2. Netlik ve Netlik Testi I.3.3. Duyarlılık ve Kontrast I.3.4. Tane Boyutu ve Dağılımı I.4.Sensitometriye Giriş I.4.1. Sensitometri Kavramları I.4.2. Gradasyon, Kararma Eğrisi ve Negatif Yoğunluğu I.4.3. Kontrast Kavramları ve Ölçümü I.4.4. DIN ve ASA Duyarlılık Standartları I.4.5. Işıklandırma ve Işık Ölçümü I.4.6. Işık Fotonları ve Elektronlarla Elde Edilen Kararma Eğrileri
4 İÇERİK I.5. I.5.1. I.5.2. Renkler Giriş Dijital Renklerin Oluşturulması ve Basılması II. DİjİTAL GÖRÜNTÜLEME II.1. Temel Terminoloji II.1.1. Dijital Görüntü Formatları II.2. II.3. Görüntü Yakalama (Capture) Tarayıcı ile Görüntü Yakalama II.3.1. Kamera ile Görüntü Yakalama
5 İÇERİK II.4. II.5. II.6. II.7. II.7.1. II.7.2. II.7.3. II.7.4. Geleneksel Fotoğraflardan Dijital Fotoğraflara Geçiş Dijital Görüntüleme Prosesi Baskı Teknolojileri Görüntü Tasarımı Görüntü Formatı Görüntü Okuma Görüntü Alanında Yer Semboliği Perspektif ve Netlik Derinliği
6 İÇERİK III. METALOGRAFİ III.1. Metalografi Teknikleri III.1.1. Numune Hazırlama Yöntemi III.1.2. Numune Hazırlama III.1.3. Dağlama ve Dağlama Ayraçları III.1.4. Renkli Metalografi III.1.5. Makro ve Mikro İnceleme
7 İÇERİK IV. IŞIK MİKROSKOBU IV.1. Işık Mikroskobisinde Esaslar IV.2. Donanım IV.2.1. Objektif ve Okular IV.2.2. Mercek Hataları IV.2.3. Aydınlatma IV.3.Kontrast Oluşumu ve Görüntüleme IV.3.1. Aydınlık alan aydınlatması ile kontrast IV.3.2. Karanlık alan aydınlatması ile kontrast IV.3.3. Polarize ışık kontrastı IV.3.4. Faz kontrast yöntemi IV.3.5. Enterferans kontrastı
8 İÇERİK V. TARAMA ELEKTRON MİKROSKOBU V.1. Elektron Mikroskobisinde Esaslar V.2. Elektron-Numune Etkileşimi V.3. Optik Düzenek ve Mercek Hataları V.4. Donanım V.5. Kontrast Oluşumu V.6. Elektronmetalografik Uygulamalar V.6.1. Fraktografik Uygulamalar V.6.2. Diğer Uygulamalar
9 İÇERİK VI. GÖRÜNTÜ ANALİZİ VI.1. Görüntü Analizinin Temelleri VI.2. Görüntü Analiz Yöntemleri VI.3. Otomatik Görüntü Analiz Cihazları VI.4. Numune Alma ve Hazırlama VI.5. Malzeme Biliminde Uygulamaları
10 Konvansiyonel Görüntüleme (Fotografi) Fotografçılıktaki Gelişmeler Dr.Johann Heinrich Schulze (1727) : gümüş nitrat ve tebeşir karışımının güneş ışığı altında karardığını keşfetmiştir. Sonrasında Daguerre gümüş bileşikleri ile çalışmıştır. Gümüş kaplanmış Cu plakasına iyot buharı etkileştirip yüzeyde yüksek ışığa duyarlı gümüş iyodür tabakası oluşturmuştur. İngiliz Talbot, önce gümüşklorür tabakaları, sonra ise kağıttaşıyıcı üzerinde gümüşbromür tabakaları ile çalışmıştır. Mum ile transparan hale getirilen kağıt negatiften pozitif kopyalamak mümkün olmuştur li yıllarda taşıyıcı kağıt yerine cam kullanılmış ve bu transparan taşıyıcı üzerine kolodyum (jelatin) kütlesi yardımıyla gümüş tuzları üzerine sürülmüştür. Dr. Maddox (1871): kuru plaka sistemini bulmuştur. Bu sistem, üzerinde jelatin süspansiyon içinde gümüş bromür tuzunu içeren cam plakasıdır.
11 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Gümüş (Ag) ile halojen elementleri olan klor (Cl), brom (Br) ve iyot (I) bileşikleri olan gümüşhalojenür tuzları veya gümüşhalojenürler ışık duyarlıdır. Tablo 1.1. Görüntü fotoğrafçılığında kullanılan gümüş tuzlarının reaksiyonları ve bu tuzların ışık duyarlılığı.
12 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Gümüşün valans elektron sayısı 1, bromun ise 7 dir. Oktet (kararlılık) prensibine göre gümüş halojen elementlerine 1 elektron vererek pozitif yüklü iyon haline geçer (Şekil 1a). Brom ise 1 elektron alarak negatif yüklü iyon haline geçer. Böylece iyon bağı sonucu gümüşbromür (tüm gümüşhalojenürlerde benzer bir şekilde) kristali oluşur (Şekil 1b). (a) (b) Şekil 1.1. Gümüş halojenür bileşiklerine örnek; AgBr kristal yapısı.
13 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Işıklandırma etkisi sonucu gümüşün indirgenmesi Işık fotonu brom iyonunda saçılır. Enerji Br dan bir elektronun serbestleşmesini sağlar Bu elektron yabancı atom çevresinde toplanır ve olgunlaştırma çekirdeğinin çevresinde negatif yüklü bir alan oluşur. Nötr konumdaki Br atomu pozitif yüklü gümüş iyonları tarafından oturduğu yerden ötelenir ve jelatine doğru hareket eder. Olgunlaştırma çekirdeğinin çevresinde negatif yüklü alan Ag+ yı çeker. Bu gümüş negatif yükü alarak nötrleşir. Oluşan bu gümüşe fotolitik Ag denir. Işığın etkisinin devamıyla sürekli fotolitik gümüş oluşur. Kristal son durumunda saf Ag atomlarından oluşur ve siyah Ag noktacığı olarak görünür. Buna kararma adı verilir.
14 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar (a) (b) Şekil 1.2. Işık etkisi altında gümüş halojenür kristal kafes reaksiyonu
15 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Developman Prosesi İşlem kimyasal olarak kısaca banyo olarak adlandırılan çözelti desteğiyle yapılır Kısa süreli bir ışıklandırmayla fotoğrafik primer proses başlatılır. Böylece kristal içi düşük bir miktarda fotolitik gümüş oluşur; ancak kristalde yeterli görüntü enformasyonu vardır. Kimyasal olarak yapılan developman işleminde kristalin varolan ışıklandırması milyon misli artırılarak tüm kristalin atomar gümüşe dönüşümü sağlanır. İndirgeme karakteristiği taşıyan developman maddeleriyle ışıklandırılmış kristale elektron verilir ve olayın devamı elektrolitik yolla yapılır. Kimyasal yolla gerçekleştirilen developmanda ışıklandırılmamış veya yeteri derecede ışıklanmamış kristalde hiç bir dönüşüm görülmez. Sonuçta ışıklandırma süresi yaklaşık 8-10 h ten saniyenin birkaçyüzde biri seviyesine (fotoğraf çekmede) ve bir-iki dakikaya (developman süresi) indirgenir.
16 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Yarı ton fotoğrafçılığında görüntü etkisi, tabaka içi indirgenen değişik gümüş miktarıyla oluşur. Transparan taşıyıcı üzerine dökülmüş olan fotografik emulsiyon belirli bir kalınlığa sahiptir. Bu tabaka içinde gümüşhalojenür kristalleri gelişigüzel bir şekilde üstüste yığılı bir konumda bulunur. Böyle bir filmle bir objenin fotoğrafı çekildiğinde obje değişik şekilde ışık reflekte eder. Aydınlık motif yöreleri fazla ışık yansıtırken az aydınlık yöreler düşük ışık yansıtır ve koyu yerler ise hiç ışık yansıtmazlar. Çok ışık, fotografik emulsiyon tabakasında daha derine etki yapar ve çok kristali ışıklandırırken, az ışık fotografik emulsiyon tabakasında daha yüzeysel etki yapar ve az kristal ışıklandırır. Derin tabaka etkisinde developman sonucu daha fazla üstüste dizili duran fotolitik gümüş ve böylece daha kuvvetli kararma elde edilir.
17 Konvansiyonel Görüntüleme Işık Duyarlılığı ve Gümüşhalojenür Katmanlar Şekil 1.3. Emülsiyon tabakasında ışık kuvvetine bağlı olarak Ag taneciklerinin dönüşümü.
18 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Fiziksel Olgunlaşma & Kimyasal Sensiblasyon Fotografik emulsiyon üretiminde saf gümüşhalojenür kristalinin ışık duyarsız olduğu ve böylece fotokimyasal efektin gerçekleşmediği gözönünde tutulur. Bu nedenle kristal kafesi bozunuma uğratılmak zorunluluğundadır. Arzulanan kafes hataları fiziksel olgunlaşma yoluyla gerçekleşir. Bu amaca emulsiyonun ortalama 60 ºC de uzun süre ısıtılması sonucu ulaşılır. Ek bir duyarlılık artırımı, olgunlaştırma çekirdeği üretimi ile gerçekleşir. kimyasal sensiblasyon olarak adlandırılan bu işlemde jelatinin ağır metal iyonlarıyla (Au, Ag, Hg, Se) kontaminasyonu sağlanır.
19 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Optik Sensiblasyon Gümüşhalojenür kristallerinin ışık duyarlılığı yalnız 500 nm altı dalga boyunda (mavi, mor ve ultraviyole ışık) geçerlidir. Tüm ışık tayfı doğrultusunda preparasyondan geçmemiş gümüşhalojenür kristalli fotografik tabakalar renk körüdür. Bu nedenle bazı boya pigmentlerinden faydalanılır. Bazı renk maddeleri uzun dalga boylu ışığı (yeşil ve kırmızı) absorbe ederek absorpsiyon enerjisini gümüş halojenüre iletir. Böylece gümüşhalojenür kristali tüm dalga boyunca ışık duyarlılığı gösterir. Bazı boya maddelerinin fotografik emulsiyona katkısı, optik sensiblasyon olarak adlandırılır.
20 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Fotografik emulsiyonun renk duyarlılığını tasarımlamak amacıyla ilk etapta göz duyarlılığının bilinmesi gerekir. Şekil 1.4. Işık spektrumu ve göz algılama eğrisi.
21 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı İnsan gözü açısından renk duyarlılığı İnsan gözü her renge karşı eşit duyarlılıkta değildir. Genelde göz 400 ile 700 nm arasını renk olarak ve tüm bu dalga boylarının toplamını beyaz ışık olarak algılar. Göz en büyük duyarlılığını 570 nm de, yani sarı-yeşil için gösterir. Bu nedenle sarı ve yeşil gözümüz için en aydınlık renktir, mor ve kırmızı ise zayıf, yani koyu olarak algılar. Bir siyah-beyaz filmde sarı ve yeşil açık gri olarak, mavi ve kırmızı ise koyu gri olarak görünecektir.
22 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Ag-halojenürler açısından renk duyarlılığı Işık duyarlı Ag-halojenür kristalleri yalnızca kısa dalgalı ışınıma, yani ultraviole ve maviye duyarlıdır. Bu nedenle yalın haliyle kullanımda gözümüzün renk duyarlılığını aynen veremez. Benzer duyarlılık amacıyla bazı renk maddelerinin mikronaltı kristalciklerinin Aghalojenür kristallerinin yüzeyine absorbe edilmesiyle bu kristaller uzun dalga boyuna da duyarlı hale getirilir. Optik sensibilizasyon olarak adlandırılan bu işlemde renk pigmentleri uzun dalgalı ışınımı absorbe ederek kısa dalgalı enerjiye çevirir ve böylece Ag-halojenür kristallerinin göz benzeri duyarlılığa sahip olmasını sağlar.
23 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Çeşitli sensibilizasyona sahip film malzemeleri Optik sensibilizasyon işlemi görmemiş malzeme, sensibilize edilmemiş (duyarlaştırılmamış) malzemedir. Bunlar yalnız siyah-beyaz reprodüksiyonda kullanılabilir (örn: siyah-beyaz kağıt malzemesi; yeşil, turuncu ve kırmızı karanlık oda ışığında işlemlenebilir). Ortokromatik malzeme yeşile sensibilize edilmiş malzemedir. Orijinalde kırmızı yoksa veya kırmızı özellikler koyu olarak verilmek istenirse bu film tipi kullanılır. Bu filmler karanlık odada kırmızı ışıkta işlenebilir. Pankromatik filmler ise tüm spektruma sensibilize edilmiştir ve ideal göz eğrisine benzer. Bu filmler karanlık odada yalnız karanlıkta işlenebilir. Enfraruj duyarlı malzeme ise maviye sensibilize edilmemiş malzeme gibi duyarlıdır ve ayrıca kırmızıya ve yakın enfraruja duyarlıdır. Bu filmlerle de pankromatik filmler gibi tamamen karanlıkta çalışmak gerekir.
24 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.5. Değişik duyarlılıktaki filmlerin karakteristik algılama eğrileri.
25 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.6. Kodak filmleri için sensibilizasyon eğrileri.
26 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Spektralfotometre Bir emulsiyonun tayf (spektral) duyarlılığı Spektralfotometre ile belirlenir. Ölçüm sürecinde prizma yardımıyla beyaz ışık ayrıştırılır ve oluşan spektrum, transparan bir gri skala dan geçirilerek denenecek katmana projekte edilir. Deney tabakasının renk hassasiyetine göre - developman sonrası- gri skalanın aydınlık veya karanlık gri değerleri aynı kararma (negatif yoğunluğuyla) ile oluşturulur. En düşük kararma noktalarının bir doğru ile birbirine birleştirilmesiyle spektralduyarlılığın fonksiyon eğrisi bulunur. Bu tür teknik data, prospektlerde filmin yanında verilir. Ancak ışık kaynağının cinsine göre spektral bileşimi değişir.
27 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Günışığının kırmızı, yeşil ve mavi miktarları eşitken suni ışıkta kırmızı miktarı oldukça kuvvetlidir. Işık kaynağına göre ışığın spektral kompozisyonu değiştiği için sensibilasyon eğrisinin ışık kaynağına göre verilmesi gerekir. Şekil 1.7. Spektral fotometrik esaslar.
28 Konvansiyonel Görüntüleme Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.8. Gri skala ve renk skalası.
29 Konvansiyonel Görüntüleme Filtre Teknikleri Filtre kullanımı esasları Renk filtrelerinin kullanımıyla bir film malzemesinin renk duyarlılığı geniş sınırlar içersinde etkilenir. Bir filtre kendi rengini geçirir, karşıt rengini absorbe eder. Pozitif üzerinde filtre kendi rengini daha aydınlık, karşıt rengini ise daha karanlık gösterir.
30 Konvansiyonel Görüntüleme Filtre Teknikleri (a) (b) Şekil 1.9. Değişik filtre kullanımı ile görüntü gri tonunun saptırılması (a) Sarı filtre, (b) Yeşil filtre
31 Konvansiyonel Görüntüleme Filtre Teknikleri (c) (d) Şekil 1.9. Değişik filtre kullanımı ile görüntü gri tonunun saptırılması (c) Kırmızı filtre (d) Mavi filtre
32 Konvansiyonel Görüntüleme Filtre Faktörleri Filtreler düşen ışığın belirli bir miktarını absorbe ettikleri için filtre kullanımında ışıklandırma süresinin artırılması gerekir. Işık transmisyon (ışık geçirgenliği) miktarı ve filtrenin yoğunluğuna göre değişik ışıklandırma uzatma faktörleri vardır; buna kısaca filtre faktörü adı verilir. Genelde filtre üreticileri, değişik filtrelerinde günışığı ve suni ışık ile değişik sensibilize film malzemeleri için geçerli uzatma faktörlerini prospektlerinde sunarlar. Işıklandırma süresi bu faktörle direkt çarpılarak filtre kullanımındaki doğru ışıklandırma süresi bulunur.
33 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Filtrelerin transmisyon (geçirme) ve absorpsiyon (soğurma) karakteristikleri, absorpsiyon eğrileriyle gösterilir. Bu eğrilerde değişik renk miktarları (x-ekseni) için yüzde geçirgenlik (y-ekseni) saptanır. Değişik filtre grupları içersinde en önemlileri renk filtreleri ile özel filtrelerdir.
34 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Sarı filtre, (faktör 1.5-2) ultraviyole ve mavi ışığı absorbe eder. Genelde fotografik emulsiyonların artırılmış mavi duyarlılığını dengelemek için kullanılır. Şekil Sarı filtre etkisi (maviyi soğuruyor).
35 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Turuncu filtre, (faktör 2-5) ultraviyole, mavi ve mavi-yeşil ışığı absorbe eder. Genelde uzak mesafe görüntülerinde kontrast filtresi olarak kullanılır Şekil Turuncu filtre
36 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Kırmızı filtre, (faktör 4-16) kırmızı dışında tüm renkleri absorbe eder. Kırmızı filtre ile günışığında ay ışığı fotoğrafları bile çekilir, çünkü gökyüzü hemen hemen siyah olarak görünür. Yeşil ve sarı-yeşil filtre, (faktör 2-8) mavi ve kırmızı ışığı absorbe eder. Genelde çeşitli yeşil renk tonlarına sahip arazi görüntülerinde kullanılır. Mavi filtre, (faktör 2-10) yeşil ve kırmızı ışığı absorbe eder. Genelde optik mikroskoplarda suni ışığın kuvvetli olan kırmızı ışık miktarı azaltılır.
37 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler (a) (b) Şekil Değişik renk filtrelerinin algılama etkileri. (c)
38 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Özel Filtreler Özel filtrelerde ise değişik kullanım alanları bulunur. Ultraviyole ışınımı hem aydınlık miktarını ölçü değerine göre artırır, hem de netliği bozar. Bu nedenle günışığı fotoğrafçılığında UV (ultraviyole ışığı) perdeleme filtresi ve Skylight filtreleri kullanılır. Parlak, metalik olmayan cisimlerde ise refleksleri ortadan kaldırmak için polarizasyon filtresi kullanılır.
39 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler Karanlık Oda Filtreleri Karanlık oda filtreleri ise fotografik malzemenin sensibilizasyon eğrileri doğrultusunda seçilir. Fotoğraf malzemesinin sensibilizasyon eğrisi, o malzemenin karanlık odada hangi ışıkta işlemleneceğini gösterir. Şekil Ortofilm sensiblizasyon eğrisi
40 Konvansiyonel Görüntüleme Değişik Filtreler
41 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Önceleri emulsiyon katmanını taşıyıcı olarak seluloz kullanılmış, gelişme süreci içersinde tamamen yanmayan plastikler, örneğin asetilseluloz, polikarbonatlar ve polivinilklorür (PVC) doğrultusunda kullanılmıştır. Cam plakalar ise az sayıda ve yalnız bilimsel amaçlı olarak kullanılmaktadır. Duyarlılık ve film tipine göre emulsiyon katmanının kalınlığı 5-20 m dir. Olgunlaşma prosesi ile ilişkili olarak düşük duyarlı katmanlar ince taneli gümüşbromür kristalleri içerir, tane boyutu dağılımı oldukça incedir. Yüksek duyarlı katmanlar ise ince taneli gümüşbromür kristalleri içerir, ancak tane boyutu dağılımı oldukça kabadır. Işık duyarlı Ag-halojenür kristallerinin ortalama boyutu 0,2-2 m dir. 1m2 filmde 5-10 g Ag kullanılır; bunun sonucu olarak katman içi yaklaşık 20 tane üstüste dizilmiş olur.
42 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Netlik ve Netlik Testi Netlik fotografide öncelikli önem taşıyan kavramlardan biridir. Malzeme bilimlerinde ise fazlararası geçiş netliği, özellikle görüntü analizinde doğru sonuç eldesi açısından hayati önem taşır. Netlik kavramıyla ilgili olarak kontrast, ayırma gücü ve netlik derinliği kavramlarının da bilinmesi gerekir.
43 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Kontrast (h), bir objenin çevresi ile aydınlık farkı sonucu oluşur. h h 1 h 0 h 0 (%) Burada h1 objenin aydınlık değeri, h0 çevrenin aydınlık değeridir. Gri ton fotografide maksimum kontrast beyaz (aydınlık)-siyah (karanlık) arasındadır.
44 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Ayırma gücü (rezolusyon), birbirinden ayırdedilebilen en küçük iki nokta aramesafesidir. d A nsin (ışık) dalga boyudur (günışığı: nm, enfraruj ışık: nm, ultraviole ışık: nm) n kırılma sayısı ise yarı objektif giriş açısıdır. Bu bağıntı ışık mikroskopları için esastır. Gözümüzün ayırma gücü ancak ortalama 0.7 mm dir. Netlik derinliği ise bir fokus aralığındaki tüm objelerin net olarak görüntülendiği mesafeyi verir.
45 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Konvansiyonel fotoğrafçılık açısından netlik kavramı Netlik, öncelikle emulsiyon yapısı ve özellikleri doğrultusunda tane boyutu dağılımı ile belirlenir. Ancak ışıklandırma ve developmanın da oldukça büyük etkileri vardır. Örneğin aşırı ışıklandırma, görünür tane boyutunu büyütür. Uygun developman yöntemi ve banyosu seçimiyle tane boyutu inceltilebilir. Netlik için etkin bir ölçü olan ayırma gücü için fotografide kullanılan bir tanımlama Kodak firması tarafından saptanmıştır.buna göre ayırma gücü, ışık duyarlı bir tabakanın aramesafesi ve kalınlığı aynı olan veri bir seri paralel çizgileri varolan kontrastla ayırdederek görüntüleme yeteneğidir.
46 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar
47 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Dış fotoğrafçılıkta ayırma gücü ölçümü için bir test objesi (Siemens yıldızı) aşağıdaki şekilde sunulmuştur. Yıldızın merkezinde oluşan gri dairenin çapı, ayırma gücünün bir ölçüsüdür. Şekil Siemens test objesi.
48 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Duyarlılık ve Kontrast Film duyarlılığıyla kontrast arasındaki ilişki son derece açıktır. Düşük duyarlı, ince taneli bir film kontrastça daha zengindir. Katmanının kalınlığında yalnız tek tane içeren bir filmde ışıklandırma enformasyonu var veya yok tarzı bir fonksiyondur. Digital fotografide de aynı olan görüntü oluşumu sonucu bu tür bir enformasyonda gri basamaklamada yalnız beyaz-siyah oluşur. Katmanının kalınlığında üstüste birçok tane içeren yüksek duyarlı filmde ise tüm gri basamaklama net olarak ortaya çıkar. Bu nedenle yüksek duyarlı filmler yalnız az ışık durumundan öte büyük kontrast gösteren objelerde kullanılır; böylece obje kontrastı da azaltılmış olur.
49 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Duyarlılık ve Kontrast (a) (b) Şekil Örnekleme; a) Değişik duyarlı filmlerde gri basamaklama. b) Eşdeğer kağıt gradasyonuna tab edilmiş iki farklı duyarlılıkta film
50 Konvansiyonel Görüntüleme Film Yapısı & Fotografik Kavramlar Tane boyutu & dağılımı Düşük duyarlılıklı film ince ve homojen bir tane yapısına sahipken yüksek duyarlılıklı film kaba ve heterojen bir tane yapısına sahiptir. Tane yapısının önemi, ışıklandırma sonucu tanenin vizuel (görünür) görüntü enformasyonu taşımasından gelir. Ancak sonradan da göreceğimiz gibi tane boyutu dağılımı, developman banyosunun bileşimi ve uygulama şekli ile ilişkilidir. Örneğin aşırı ışıklandırma ve uzun ışıklandırma süresinin yanısıra forse edilmiş developman da tane boyutunu artırır. Ayrıca kullanılan kağıt gradasyonunun da etkisi bulunmaktadır.
51 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Sensitometri Sensitometri olarak adlandırılan bilim dalı, fotografik katmanlar üzerine ışığın fiziksel ve kimyasal etkilerinin ölçümüyle ilgilenir. Sensitometri, duyarlılık ölçümü olarak tercüme edilebilir.
52 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Sensitometri kavramları Işık şiddeti (I) : Işık enerjisi Candela (cd) ile ölçülür: 1 cd, 1/60 cm2 yüzeyli ışık yansıtıcısının platinin ergime noktasında (1770 C) 1 saniyede verdiği ışık enerjisine eşittir. Pratikte suni ışık kaynağından çekilen akıma bağlı olarak da verilir; yaklaşık olarak 2 Candela 1 Watta eşittir. Işık akımı (A) : Noktasal ışık kaynağının gönderdiği ışık Lumen (lm) ile ölçülür. 1 lm, 1 cd ışık şiddetindeki kaynağın 1 steradyan lık uzay açısına (1/4. tüm küre yüzeyi) gönderdiği ışık akımıdır.
53 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Sensitometri kavramları Işıklandırma şiddeti (I, exposure intensity): Herhangi bir cisme düşen ışık enerjisidir ve Lux (lx) ile ölçülür. 1 lx, 1 lm lik ışık akımının 1m uzaktaki 1 metre karelik alanı aydınlatmasıdır. 1 saniyedeki 1 lx lik ışık gücü: ster. 1 lx.s t I A I ster. A = pratikte I
54 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş (a) (b) Şekil a) Sensitometrik birimler, b) Kararma eğrisi.
55 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Kararma Eğrisi Fotoğrafçılıkta emulsiyon tabakasının kararması, ışık gücünün lineer bir fonksiyonudur. Işıklandırma ile kararma ilişkisini açık olarak ortaya koyan eğrilere kararma eğrisi adı verilir. Burada ışıklandırma logaritmik olarak ölçülür. Kararma eğrisinin eğimi ile gösterilir; eğim açısıyla kararma eğrilerinin karakteristikleri verilir. Eğrinin değerinin yüksek olması, çok az ışıklandırma artışıyla negatifte yoğun kararma elde edildiğini gösterir. Bu karakteristik kontrastça zengin (sert) çalışan fotografik materyala özgüdür. Düşük değerinde ise kontrastça fakir (yumuşak) çalışan fotografik materyal bulunur.
56 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Gradasyon Daha sert eğimli bir eğride gri basamaklama sert bir şekilde yansıtılırken daha düşük eğimli bir eğride gri basamaklama yumuşakça yansıtılır. Varolan bir kontrastı yansıtma yeteneğine gradasyon denir. Fotografik kağıt gradasyonu 0-5 arası olup (yumuşak-normal-sert arası) işlemleme karakteristiğini yansıtır.
57 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Şekil Sensitometrik birimlerin açıklanması.
58 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Transparanz Transparanz (geçirgenlik): Fotografik bir katmanın transparanzı negatiften geçen ışığın (Id) düşen ışığa (I0) oranıdır. T I d I 0 Tamamen transparan katmanın transparanzı 1 dir. Pozitifte bu değer anlaşılır nedenle ölçülmez.
59 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Opasite Transparanz değerinin tam tersi de ölçülebilir; buna opasite (O) denir. Opasite değerlerinin büyük olması nedeniyle logaritmik olarak verilir. O 1 T
60 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Yoğunluk (Negatif Yoğunluğu) Bir film kararmasının optik yoğunluğunun belirlenmesi, tipik bir yoğunluk ölçer olan densitometre ile gerçekleşir. D log I 0 I d D : yoğunluk (negatif yoğunluğu)
61 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Şekil Densitometre cihazı.
62 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Şekil Tipik bir kararma eğrisini oluşumu.
63 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Reel kararma A : negatifin tipik yoğunluğu (sis oluşumu), bu nedenle kararma sıfırda başlamaz. B : basamak değer, filmin duyarlılığı için direkt bir ölçü B-C : düşük ışıklandırma kısmı C-D : en önemli kısım; eğrinin lineer kısmı ve x-y arası lineer ilişkiyi veren kısım D-E : aşırı ışıklandırma sonucu omuz oluşumu E-F : solarizasyon, normal emulsiyonlarda kısmen oluşur. Şekil Reel bir kararma eğrisi.
64 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Gama değeri & ölçümü Kararma eğrisindeki lineer kısmın eğimi ölçülür. Normal dış fotoğrafçılıkta = değerleriyle çalışılır, böylece geniş bir ışıklandırma alanı kazanılır. Teknik fotoğrafçılıkta kontrastın tarifi için genelde Gamma değeri kullanılır. Öncelik fazların kontrastı olduğu için mümkün yüksek sertlikte ( 1.0) çalışılır. Şekil Gamma, değerinin gösterimi
65 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Kontrast indeksi (CI) Normal fotoğrafçılıkta doğru kararma dışında gölge ve ışık porsiyonları da (yüzdesel miktar) önemli olduğu için Kodak bu değeri piyasaya sürmüştür. Gamma değerini Şekil 1.22 de gölge ve ışık yörelerine uyguladığımızda tamamen yanlış değerler elde ederiz. Şekil Gölge ve ışık yörelerinin değerleri.
66 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Kontrast indeksi (CI) Kontrast indeksi, bir kararma eğrisi üzerinde alt noktası sis üstü 0.2D, üst noktası 2log ışıklandırma ünitesiyle bulunan ve bu iki nokta arası çizilen doğrunun eğimidir. CI tan Şekil Kontrast indeksinin ölçümü.
67 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Kontrast ölçümü Agfa firması da kontrast ölçümü için Kodak benzeri bir Beta değeri, () oluşturmuştur. Beta değeri,bir kararma eğrisi üzerinde alt noktası 0.1 D, üst noktası 1.5 log ışıklandırma ünitesiyle bulunan ve bu iki nokta arası çizilen doğrunun eğimidir. tan Şekil değerinin ölçümü.
68 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Forse edilmiş developman Artan developman süresiyle kontrast artmaktadır; bu işlem forse edilmiş developman olarak adlandırılır. Şekil Devolopman zamanı ile ilişkisi.
69 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Developman banyosu developman süresi kontrast indeksi ilişkisi Şekil Değişik devolopman banyolarının kontrast karakteristikleri.
70 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Gri skala test serisi Standart bir sis değerinde optimal gradasyon ve duyarlılık sağlayabilmek için firmalar gri skala test serisi gerçekleştirirler. Şekil 1.27.Optimal gradasyon ve duyarlılık eldesi için gri skala test serisi.
71 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Uzun süreli bir test söz konusu iken İlgili eğri kollektifinde başlangıçta gradasyonun sürekli arttığı, aynı zamanda duyarlılığında arttığı ancak sis miktarının çok az arttığı görülmektedir. Maksimal Gamma değerine erişmek için gerekli zamanın üstüne çıkıldığında sis çok güçlü olarak artar. Şekil Forse edilmiş developman (kararma eğrisi değişimi).
72 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Doğru ışıklandırma söz konusu iken : Az ışıklandırmada obje çerçevesi kararma eğrisinin ilk çıkış bölgesine girer ve kontrastlar tamamen zayıflar, detay kaybolur. Aşırı ışıklandırmada, obje çerçevesi kararma eğrisinin omuz kısmına gelir ve aşırı sert gölgeler oluşurken ışıklararası fark yumuşar ve zor ayırdedilebilir bir konuma gelir. Ortalama gradasyon için eğim tekrar azalır Doğru ışıklandırmanın gösterildiği kararma eğrisi.
73 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş DIN ve ASA Duyarlılık Standartları Klasik fotoğrafçılıkta film duyarlılığı aşağıda belirtilen iki standart ile ifade edilir. DIN (Deutsche Industrie-Norm; Alman Endüstri Standartı) ASA (American Standard Association; Amerikan Standart Cemiyeti)
74 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Işıklandırma & ışık ölçümü Işıklandırma ölçümü pozometre ile gerçekleştirilir. Fotoğrafı çekilmek istenen objeye doğru yönlendirilen ışıkölçer ile selektif ışık ölçümünde objenin ortalama gri değeriyle çalışılır. Objenin en aydınlık noktasının seçimi yetersiz ışıklandırmaya neden olur. Objenin en karanlık noktasının seçimi aşırı ışıklandırmaya neden olur. Ortalama gri değerde yapılan ölçüm ise orijinale en yakın görüntüyü vermektedir (a) (b) (c) Şekil Değişik noktalarda ışık ölçümü ile görüntüleme (daireler ölçüm yerini gösterir) a) En aydınlık ölçüm yeri, b) En karanlık ölçüm yeri, c) Ortalama bir gri değer
75 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Şekil Şekil 1.30 da ölçülen değerlerin kararma eğrisi üzerinde gösterimi.
76 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Işık fotonları ve elektronlarla elde edilen kararma eğrileri (a) b) Şekil Elektronlarla (a) ve ışık fotonlarıyla (b) elde edilen kararma eğrileri.
77 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş Işık fotonları ile elektronların negatif film üzerine etkisi Şekil Film üzerine ışık ve elektron hüzmelerinin etkileri.
78 Konvansiyonel Görüntüleme Sensitometriye Giriş TEM filmi için kararma eğrileri (a) (b) Şekil a) artan ışıklandırmanın etkisi: daha yüksek kontrast ve artırılmış sinyal/gürültü oranı. b) artan developman zamanının etkisi: forse edilmiş developman ile yalnız daha yüksek kontrast.
79 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renklerin görülebilmesi için aşağıda tanımlanan 3 temel elemana gereksinim duyulur. (1) Işık (2) Aydınlatılmış nesne (3) Gözlemci / Göz Şekil 1.35a. Renk olgusu: renklerin algılanması
80 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Gördüğümüz renkler, ışığın şiddeti ve ışığın spektral (tayfsal) içeriği tarafından etkilenmektedir. Düşük aydınlanma seviyelerinde nesneler daha az renklidir. Günışığında ise daha fazla renk, daha yüksek kontrast ve doygunluk görülür. Şekil 1.35b. Işık yoğunluğunun renkler üzerine etkisi
81 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renk spektrumu (tayfı) insan gözünün görebildiği enerjinin dalgaboyu aralığını gösterir. Dalgaboylarındaki değişim görülen renkleri değiştirir. Newton ın prizmasında gördüğü gibi beyaz ışık, görülebilir sprektrumdaki tüm renklerin karışımıdır Şekil 1.35c. Beyaz ışık karakteristiği
82 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Aslında beyaz olduğu düşünülen ışık kaynakları spektral dağılımda farklılık gösterir. Bir ışık kaynağı olarak gökyüzü (güneş ışınlarının atmosferden geçmesi olarak düşünülebilir) mavimsi beyazdır. Tungsten ampüller, sarımtırak beyaz ışık üretir. Kritik renk değerlendirmelerinde renk kaymalarını engellemek için özel standardize edilmiş ışık kaynakları kullanılır Şekil 1.36a. Beyaz ışığın ışık kaynaklarına göre değişimi.
83 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Işık kaynağının renk sıcaklığına bağlı olarak değişimi Şekil 1.36b. Işık kaynaklarının renk sıcaklıkları.
84 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renk vericiler Işık göze ulaşmadan önce, izlenen nesnedeki renk vericiler (colorants) tarafından değiştirilir. Görüntülerin üretilmesinde kullanılan renk vericiler, pigmentler ve boyalardır. Şekil 1.37a. Nesnelerin renkli olarak algılanması.
85 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Işık nesne etkileşimi Işık bir nesneye çarptığında, dalgaboyları yansıtılabilir (refleksiyon), soğurulabilir (absorpsiyon) veya geçirilebilir (transmisyon). Şekil 1.37b. Nesne-ışık etkileşimi.
86 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler İnsan gözünün renkleri algılaması Göze ulaşan ışık dalgaları, henüz tam olarak anlaşılamamış olan karmaşık görme prosesini harekete geçirir. Retina içindeki koniler, renk tonları ve parlaklığa duyarlıdır. Çubuklar ise yalnızca parlaklığa karşı duyarlıdır. Üç koni tipi, dalgaboylarına karşılık vererek insanların gördüğü tüm renkleri oluşturur. Şekil İnsan gözünün renkleri algılaması.
87 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renk algılama, görüntüyü çevreleyen tonlar ve renklerden de etkilenir. Şekil 1.39 deki sol ve sağ tarafta yer alan renkli kareler aynıdır. İnsanlar renk algılama yetersizliklerine de sahip olabilir. Şekil Renklerde artalan etkisi.
88 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Gözle algılanan renk ve renk hassasiyetinin net olarak açıklanabilmesi için aşağıda yer alan üç terimin tanımlanması gerekmektedir. (1) Ton (hue) (2) Doygunluk (saturation) (3) Parlaklık / aydınlık (lightness / brightness)
89 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renk tonu (hue) Günlük kullanımlarda kırmızı, yeşil, mavi vb. ile tanımlanmaktadır, siyah, beyaz ve gri "renkler" de "renksiz" olarak tanımlanmaktadır. Keskin bir tanıma göre renk tonu renkliyi renksizden ayıran bir özelliktir. Bir nesneye kırmızı dendiğinde o nesnenin sahip olduğu renk tonu kastedilmiş olur. Şekil 1.40a. Renklerin temel karakterisitiğinden biri renk tonudur.
90 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Doygunluk (saturation) Doygunluk beyaz öğenin bir ölçüsüdür. Bir rengin doygunluğu, rengin yoğunluğunu ifade eder. Şekil 1.40a. Renklerin temel karakterisitiğinden biri doygunluktur.
91 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Aydınlık (lightness / brightness) Aydınlık ışık dalgasının amplitudu (genliği) tarafından belirlenmektedir. Aydınlık/parlaklık, yansıyan veya geçirilen renkteki ışık miktarını ifade eder Şekil 1.40a. Renklerin temel karakterisitiğinden biri doygunluktur.
92 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Munsell renk düzenleme sistemi (a) (b) (c) Şekil (a) Munsell renk düzenleme sistemi (b) iki boyutlu ve üç boyutlu renk sisteminin gösterimi (c) üç boyutlu sistemin z ekseni: aydınlık.
93 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler CIE kromatisite diyagramı (renk üçgeni) (a) (b) (c) Şekil (a) Renk değeri hesaplaması (b) CIE kromatisite diyagramı (c) renkmetre sistemi.
94 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Spektralfotometre Bu aygıt, dalgaboylarını renk tayfı boyunca örnekler. (a) (b) (c) Şekil (a) Sprektralfotometre cihazı ve çıktı diyagramı (b) asetat filmi ile monitör arasındaki renk kapasitesi farkı (c) baskı sistemleri arasındaki renk kapasitesi farkı.
95 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler (a) (b) (c) Şekil a) Aynı renk çeşitlerini ve bütünleyici renkleri gösteren doğrular içeren renk üçgeni. b) Renkler, herbir renk çeşidinin bulunduğu yerleri gösterir. Burada E renksiz noktadır. c) Renk cetvelinde toparlanan renk çeşitlerini ve doygunluk eğrilerini içeren renk üçgeni.
96 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Dijital renklerin oluşturulması ve basılması (a) (b) (c) Şekil (a) Renklerin kökeni: boyalar ve pigmentler (b) Eşsiz renk karışımları (c) 15. yy renkli kalıpla baskılama teknikleri.
97 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler İlk renkli fotograf, eklemeli renk prensiplerini göstermek amacıyla James Clerk Maxwell tarafından çekilmiştir. (a) (b) (c) Şekil (a) Maxwell in ilk renkli fotoğrafı (b) Renkli fotografide renklerin eldesi (c) Sürekli ton görüntüsü.
98 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler 1880 lerde yarı-tonlu ekranların gelişimi, renkli görüntülemeyi sağlayan büyük bir adım olmuştur. Bu ekranlar, renk ve ton derecelerini iyi bir şekilde kopyalayabilen küçük, yarı tonajlı noktalar oluşturuyordu. (a) (b) (c) Şekil (a) Yarı tonlu ekranlar (b) Renkli baskılama prosesi (c) Mürekkepler kullanılarak üretilen ilk renkli baskılar.
99 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renkli televizyonda görüntü oluşumu (a) (b) Şekil (a) Renkli televizyonda görüntü oluşumu (b) Bilgisayar monitöründe dijital verilerden görüntü oluşumu.
100 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Renklerin kopyalanması Eklemeli ve çıkarmalı renk karıştırma, renklerin kopyalanması için iki temel yöntemdir. (a) (b) (c) Şekil (a) Renk oluşturmada toplamalı ve çıkarmalı iki sistem (b) Toplamalı sistem (c) Ana renklerden ara renklerin eldesi.
101 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Çeşitli renklerin eldesi (a) (b) (c) Şekil (a) Toplamalı sistemde yeşil ve mavi karışımı ile cyan rengi eldesi (b) Kırmızı ve yeşil karışımı ile sarı renk eldesi (c) Kırmızı ve mavi karışımı ile magenta rengi eldesi.
102 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler TV de eklemeli renk sistemi (a) (b) (c) Şekil (a ve b) Televizyon ekranında toplamalı sistemle elde edilen renkler (c) Görüntülemede kullanılan filtreler.
103 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Filtreler (a) (b) (c) Şekil (a) Yeşil filtre yeşil ışığı geçirir ve magenta rengini absorbe eder. (b) Kırmızı filtre kırmızı rengi geçirir ve cyan rengini absorbe eder. (c) Mavi filtre ise mavi ışığı geçirir ve sarı rengi absorbe eder.
104 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Çıkarmalı renk sistemi (a) (b) (c) Şekil (a) Toplamalı ve çıkarmalı sistemlerin farkı (b) Her iki sistemin ana renklerinin renk üçgenindeki konumları (c) Çıkarmalı sistemin ana renkleri ve tamamlayıcıları arasındaki konum ilişkisi.
105 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Soğurma (a) (b) (c) Şekil (a) Magenta renkli boyanın beyaz ışıktan yeşili soğurması (b) Magenta ve Cyan renklerinin beyaz ışıktan yeşil ve kırmızıyı soğurması (c) Magenta, Cyan ve sarı renkli boyaların beyaz ışığı tamamen soğurması.
106 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Çıkarmalı renk sistemi (a) (b) (c) Şekil (a) Çıkarmalı sistemde birincil renklerden ara renklerin eldesi, (b) Üç birincil renkle kağıt üzerinde her türlü renk elde edilebilir, (c) Kağıt üzerindeki renkler filtre görevi görür.
107 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Üç renk prosesi (a) (b) (c) Şekil (a) Üç renk prosesinde boya kalınlığı ile renk tonları belirlenebilir, (b) Bu proseste kırmızı, yeşil ve mavi renkleri kullanılmaz, (c) Toplamalı sistemin birincil renklerinin iki tanesi absorbe edilirken, çıkarmalı sistemin sadece bir rengi absorbe edilmektedir.
108 Konvansiyonel Görüntüleme Renkler Eklemeli ve çıkarmalı sistemlerin renk kapasitelerinin karşılaştırılması (a) (b) Şekil (a) Toplamalı sistemi kullanan monitörle çıkarmalı sistemi kullanan yazıcının renk kapasitelerinin karşılaştırması, (b) Her sistem kendi birincil renklerini üretmede daha başarılı sonuçlar vermektedir.
109 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Dijital Görüntüler Dijital görüntüler; fotoğraflar, el yazıları, basılmış metinler ve sanat eserleri gibi dökümanlardan veya bir sahneden çekilmiş elektronik enstantanelerdir. Dijital görüntü noktaların veya görüntü elemanlarının (pikseller) iki boyutlu bir matrisi şeklinde örneklenir ve haritalanır. Herbir piksele, ikili kod cinsinden tanımlanan bir ton değeri atanır. Herbir piksel için 0 ve 1 lerden oluşan ikili düzendeki rakamlar, bir düzen içerisinde bilgisayar ortamında kaydedilir. Bu ikili rakamlar görüntüleme veya baskı için analog bir versiyonunun üretilmesi amacıyla bilgisayar tarafından okunur ve yorumlanır.
110 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Dijital Görüntüler Şekil 2.1. Çift tonlu bu görüntüde herbir piksele bir ton değeri atanmıştır: siyah için 0, beyaz için 1.
111 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Çözünürlük / Ayırma gücü Çözünürlük, ayırma gücü veya rezolusyon olarak da adlandırılır ve hassas uzaysal detayı ayırt edebilme yeteneğidir. Örneklemenin yapıldığı bir dijital görüntüde uzaysal frekans (örnekleme frekansı), çözünürlüğün çoğunlukla iyi bir göstergesidir. Bu durum, dijital görüntülerin çözünürlüğünü ifade etmede kullanılan inç başına nokta (dpi: dots-per-inch) veya inç başına piksel (ppi: pixels-per-inch) terimlerinin yaygın ve eşanlamlı olmalarının nedenidir. Genel olarak, fakat sınırlar dahilinde, örnekleme frekansının artırılması, çözünürlüğün de artırılmasına yardımcı olur.
112 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Çözünürlük / Ayırma gücü Şekil 2.2. Bir görüntünün zoom lanmasıyla görüntüyü oluşturan pikseller görülebilir.
113 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Piksel cinsinden boyutlar Piksel cinsinden ifade edilen bir görüntüdeki yatay ve dikey ölçüm sonuçlarıdır. Bu boyutlar, yükseklik ve genişliğin, dpi (yani çözünürlük değeri) ile çarpılmasından belirlenebilir. Bir dijital fotoğraf makinesi yatay ve düşey olarak piksel sayısı olarak ifade edilen boyutlara sahiptir (örneğin 2048 e 3072 gibi). 300 dpi çözünürlükte taranmış, 8 10 lik bir döküman, 2400 piksele (8 300 dpi) 3000 piksel ( dpi) boyutlarındadır.
114 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Renk Derinliği Renk derinliği herbir pikseli tanımlamak için kullanılan rakamların sayısı ile belirlenir. Daha büyük renk derinliği, daha fazla gri veya renk tonu sayısı sağlar. Dijital görüntüler, siyah/beyaz (çift tonlu), gri veya renkli olabilir. Şekil 2.3. Soldan sağa, 1 bitlik çift tonlu, 8 bitlik gri, 24 bitlik renkli görüntüler.
115 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Renk Derinliği Çift tonlu bir görüntü, iki tonu gösterebilen (tipik olarak siyah ve beyaz), tek rakamlı piksellerle oluşturulur. Bu durumda beyaz bir piksel için 1 ve siyah bir piksel için 0 (veya tam tersi) kullanılır. Gri bir görüntü, tipik olarak 2 den 8 veya daha fazlasına kadar olan bir aralıktaki çok rakamlı (0 ve 1 lerden oluşan 8 haneli bir rakam dizisi gibi) bir bilgi yığını ile ifade edilen piksellerden oluşturulur. Renkli bir görüntüde, tipik olarak 8 den 24 veya daha fazlasına kadar olan bir aralıktaki bir renk derinliği oluşturulur. 24 bitlik bir görüntüde bitler üç gruba bölünür: kırmızı için 8, yeşil için 8 ve mavi için 8. Bu rakamların kombinasyonları diğer ara renklerin oluşturulmasında kullanılır.
116 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Renk Derinliği
117 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Dinamik Aralık Bir görüntüdeki en açık ve en koyu pikseller arasındaki ton farkı aralığıdır. Dinamik aralık otomatik olarak, ton sayısı ile ilişkili olmasa da, daha yüksek dinamik aralık ile potansiyel olarak daha fazla renk tonu oluşturulabilir. Şekil 2.4. Üstteki görüntü daha geniş bir dinamik aralığa, fakat sınırlı sayıda renk tonu sayına sahiptir. Alttaki görüntü ise daha dar bir dinamik aralığa, fakat çok daha fazla sayıda renk tonuna sahiptir: üstteki görüntünün açık ve gölgeli kısımlarındaki detay kaybına dikkat ediniz.
118 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Dosya Boyutu Taranacak dökümanın yüzey alanının (yükseklik genişlik) renk derinliği ve çözünürlüğün karesi ile çarpımından hesaplanır. Görüntü dosyası boyutu byte (1 byte = 8 bit) cinsinden olduğu için bu rakamı sekize bölmek gerekecektir. Bu durumda dosya boyutu için birinci formül şöyledir: Dosya Boyutu = (yükseklik genişlik renk derinliği dpi ) / 8
119 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Dosya Boyutu Eğer piksel cinsinden görüntü boyutları verilmişse, bu durumda yatay ve düşey olarak piksel boyutlarını birbiri ile ve renk derinliği ile çarparak da görüntü boyutu hesaplanabilir. Dolayısıyla dosya boyutu için ikinci formül şöyle özetlenebilir: Dosya Boyutu = (piksel cinsinden boyutlar renk derinliği) / 8 Dosya boyutunun ifade edilme düzeni: Dijital görüntüler çok büyük dosya boyutlarında olduklarından genellikle 210 (1024) ve katları cinsinden kısaltılırlar:
120 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Sıkıştırma Depolama, işlemleme ve aktarım için dosya boyutlarının azaltılmasıdır. Dijital görüntülerin dosya boyutları, pekçok sistemin işlem ve iletişim performansını tüketecek şekilde çok büyük olabilmektedir. Tüm sıkıştırma teknikleri, sıkıştırılmamış durumdaki bir görüntünün ikili kod ifadesini, karmaşık algoritmalar yardımıyla matematiksel olarak kısaltmaktadır.
121 Dijital Görüntüleme Temel Terminoloji Sıkıştırma Şekil 2.5. Kayıplı sıkıştırma: soldaki büyütülmüş görüntülerde JPEG sıkıştırma tekniğinin etkisine dikkat ediniz. Alttaki görüntüde kayıp enformasyon, 8 8 piksellik kareler şeklinde görülebilmektedir: kirpikler gibi ince detaylar kaybolmuştur.
122 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları TIFF Formatı TIFF (Tag Image File Format), özellikle tarayıcılardan, ekran yakalama kartlarından ve resim düzenleme programlarından alınan görüntülerin kaydedilmesi için 1986 yılında Aldus firması tarafından geliştirilmiştir. Günümüzde çok yaygın, güvenilir ve geniş olarak desteklenen bir formattır. Siyah/beyaz, gri, renkli görüntüleri farklı renk derinliklerinde tanımlayabilir. Pekçok sıkıştırma şeması kullanmaktadır ve belirli tarayıcı, yazıcı veya bilgisayar donanımına özgü değildir.
123 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları PICT Formatı PICT (kısaltma değildir) formatı, Macintosh platformu için geliştirilmiştir. İlk olarak 1984 te MacDraw yazılımının piyasaya sürülmesiyle ortaya çıkmıştır. O tarihlerden beri pekçok uygulamada özellikle de monitör ekranında gösterim amaçlı hazırlanan görüntüler için kullanılmaktadır. Sunumlar, ekran üzerinde görüntüleme ve video çalışmaları için tercih edilmektedir. PICT formatı hem renk haritalamalı (bit-mapped) hem de vektör tabanlı grafiklere uygulanabilir. Kesilmiş veya belleğe kopyalanmış grafikler ve çıktısı alınacak çizimler için standartlaşmış bir formattır.
124 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları EPS Formatı EPS (Encapsulated PostScript) yüksek çözünürlüklü PostScript verilerinin kaydedilmesi için standart formattır. PostScript, sayfa üzerinde şekil ve harflerin nasıl ve nerede görüneceğini hassas bir şekilde kontrol etmeyi sağlayan, Adobe firması tarafından geliştirilmiş bir sayfa tanımlama dilidir. Bir EPS dosyası genelde iki kısımdan oluşur: PostScript uyumlu yazıcının çözünürlükten bağımsız görüntüyü nasıl basacağını tanımlayan PostScript (metin) kısmı ve isteğe bağlı olarak ekran üzerinde ön-izleme amaçlı bir PICT görüntüsü kısmı.
125 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları GIF Formatı GIF (Graphics Interchange Format), yaratılmalarında veya görüntülenmelerinde kullanılan donanımdan bağımsız bir şekilde grafik verilerinin değişim ve on-line taşınımı için geliştirilmiş bir protokoldür. GIF formatı, 1987 de CompuServe tarafından kendi servisleri içinde aktarılabilecek ve kullanıcılar arasında paylaştırılabilecek 8-bitlik görüntülerin sıkıştırılması için geliştirilmiştir. GIF dosyası, ilgili parametre ve grafik verilerini içeren bloklarve alt-bloklar ile tanımlanır. Bir GIF dosyasında pekçok grafik birarada kullanılarak hareketli görüntüler üretilebilir.
126 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları JPEG Formatı JPEG, standartlaşmış bir görüntü sıkıştırma teknolojisidir. JPEG ismi, standardı geliştiren komitenin orijinal isminden (Joint Photographic Experts Group) gelmektedir. Aslında JPEG bir dosya formatından ziyade bir veri dosyasının boyutunu düşürmek için kullanılan bir veri şifreleme yöntemidir. JFIF ve TIFF gibi dosya formatlarında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. JFIF (JPEG File Interchange Format), JPEG veri akışınının çok geniş bir platformlar ve uygulamalar yelpazesi içinde dönüştürülmesini sağlayan en basit dosya formatıdır. Bu en basit format, TIFF spesifikasyonunda veya herhangi bir uygulamaya özgü dosya formatında bulunan gelişmiş özelliklerin hiçbirini içermemektedir.
127 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları Photoshop Formatı Photoshop formatı, Adobe Photoshop yazılımı için geliştirilmiş bir teknolojidir. Ancak günümüzde pekçok görüntü düzenleme yazılımı bu formatta kaydedilen görüntüleri açabilmekte ve değiştirebilmektedir. Photoshop formatının en büyük avantajı tabakalar (layer) ile çalışırken ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir artalan (background) resmi bir tabaka üzerinde yaratılabilir, ardından değişik grafikler ikinci bir tabakaya, bir gölge efekti üçüncü tabakaya ve bir metin dördüncü tabakaya eklenebilir. Herbir tabaka diğerlerinden bağımsızdır. Diğer tabakaların içeriğini etkilemeksizin ayrı olarak düzenlenebilir veya değiştirilebilir.
128 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları IVUE Formatı IVUE formatı, FITS (Functional Interpolating Transformation System) teknolojisi ile çalışmak üzere Live Picture firması tarafından geliştirilmiştir. Görüntü düzenleme basamakları matematiksel olarak bir FITS dosyasında kaydedilirken, orijinal görüntü verileri IVUE formatlı dosyada saklanır. Kümülatif işlem hatalarını elimine eden nihai bir RIP (Raster Image Processing) işleminde FITS dosyası ve IVUE görüntüsünden yeni bir çıktı dosyası yaratılır. Formatın en önemli avantajı, bir görüntüde yalnızca düzenleme yapılan kısım ile çalışabilmesi ve böylece her düzenleme kademesi arasında ekran görüntülerini hızlıca oluşturabilmesidir.
129 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntü Formatları PhotoCD (Image Pac) Formatı PhotoCD sistemi 1990 yılında Kodak tarafından tüketicilerin, resimlerini uygun bir CD üzerine kaydedebilecekleri ve bir televizyon veya bilgisayar sisteminde kolaylıkla izleyebilecekleri bir yöntem sunmak amacıyla geliştirilmiştir. Başlangıç olarak tasarlandığı şekliyle bir PCD (veya Image Pac) dosyası, 35 mm lik renkli veya siyah/beyaz negatiflerden veya renkli slaytlardan oluşturulabilmektedir. Geleneksel işlemlerden sonra film taranmakta ve dijital olarak PhotoCD diske kaydedilmektedir. Herbir disk yaklaşık olarak 100 görüntü saklayabilmektedir. Her görüntüye atanan bir dosya erişim numarası ile PhotoCD oynatıcısı destekli bir televizyondan veya CD-ROM destekli bir bilgisayardan disk üzerinde kayıtlı resimler kolaylıkla izlenebilmektedir.
130 Dijital Görüntüleme Görüntü Yakalama (a) (b) (c) Şekil 2.6. Film üzerine görüntü aktarım sistemi (a), bazı dijital fotoğraf makinalarında kullanılan CCD detektörü (b) ve CCD detektörün şematik yapısı (c).
131 Dijital Görüntüleme Görüntü Yakalama (a) (b) (c) Şekil 2.7. Renk algılama düzeneğinin şematik yapısı (a), tarayıcılarda kullanılan doğrusal görüntü sensörü ve sistematiği (b) ve doğrusal görüntü sensörü ve şematik yapısı (c).
132 Dijital Görüntüleme Tarayıcı İle Görüntü Yakalama (a) (b) Şekil 2.8 Tarayıcı tipleri (a ve b).
133 Dijital Görüntüleme Tarayıcı İle Görüntü Yakalama (a) (b) (c) Şekil 2.9. Görüntünün dijitalleştirilmesi (a), dijital görüntüyü oluşturan pikseller (b), piksellerin sayısı çözünürlüğü belirler (c) ve yüksek çözünürlüklü görüntülerde pikseller görünmez (d). (d)
134 Dijital Görüntüleme Tarayıcı İle Görüntü Yakalama (a) (b) Şekil Tarayıcıda yatay ve düşey çözünürlük aynı anda örneklenir (a), fotosel sayısı düşey çözünürlüğü belirlerken örnekleme hızı yatay çözünürlüğü belirler (b).
135 Dijital Görüntüleme Tarayıcı İle Görüntü Yakalama (a) (b) Şekil bitlik bir pikselde 16,7 milyon farklı renk elde edilebilir (a), her pikselin renk bileşenlerinin herbiri 0 ile 255 arasında sayısal bir değere sahiptir (b).
136 Dijital Görüntüleme Kamera İle Görüntü Yakalama Mikroskopla görüntüleme için genelde iki değişik tip elektronik kamera bulunmaktadır: (1) Tüp kameralar (vidicon grubu) (2) CCD (charge coupled device) kameralar. Her iki kamera tipi de düşük ışığa artırılmış duyarlılık için yoğunlaştırılabilir.
137 Dijital Görüntüleme Geleneksel Fotoğraflardan Dijital Fotoğraflara Geçiş Dijital fotoğraflar, geleneksel fotoğraflarla benzer görünüşe sahip gibi görünebilir, ancak pekçok farklılık vardır. Geleneksel fotoğrafçılık için bir fotoğraf makinesi ve film ile ilgili kimyasallar, fotoğrafik baskı kağıdı ve büyütücü (enlarger) barındıran bir karanlık odaya ihtiyaç duyulur. Dijital görüntüle teknolojisinde ise yine bir fotoğraf makinesine ihtiyaç duyulur, fakat bilgisayar, yazılım ve yazıcı, dijital bir karanlık oda görevi üstlenir. Bilindiği üzere geleneksel fotoğraf makineleri, görüntüleri film üzerine kaydeder. Film daha sonra işlemlenir ve fotoğrafik baskıları alınır. Diğer taraftan dijital fotoğraf makinesi CCD yardımıyla görüntüleri elektronik olarak kaydeder.
138 Dijital Görüntüleme Dijital Görüntüleme Prosesi Tablo 2.1. Digital görüntüleme.
139 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Genel kullanım alanı bulan yazıcı teknolojileri aşağıda belirtilmiştir. Dye-Sub, Püskürtme (Inkjet), Lazer, Solid-Ink, Termal (Thermal Wax).
140 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Dye Sub Yazıcılar Şekil Dye-Sub yazıcıların çalışma prensibi (şematik).
141 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Püskürtmeli (Inkjet) Yazıcılar Şekil Püskürtmeli yazıcıların çalışma prensibi (şematik).
142 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Lazer Yazıcılar Şekil Lazer yazıcıların çalışma prensibi (şematik).
143 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Solid Ink Yazıcılar Şekil Solid-Ink yazıcıların çalışma prensibi (şematik).
144 Dijital Görüntüleme Baskı Teknolojileri Termal (Thermal Wax) Yazıcılar Şekil Termal yazıcıların çalışma prensibi (şematik).
145 Dijital Görüntüleme Görüntü Tasarımı Görüntü Formatı Aşağıda bazı formatlar listelenmiştir.
146 Dijital Görüntüleme Görüntü Tasarımı Görüntü Formatı Şekil Normlanmış en önemli 3 görüntü formatı.
147 Dijital Görüntüleme Görüntü Tasarımı Görüntü Okuma Fotografide öncelikli görüntü yerleri bulunur. Alışkanlıklarımız üzerine yapılan araştırmalar, insanın önce sol üst köşeyi (birincil öncelikli yöre), daha sonra ise orta bölgeyi ve sağ alt bölgeyi (ikincil öncelikli yöreler) incelediğini gösterir. Seyircide görüntü incelemesinde birincil yöreden ikincil yörelere doğru bakışını kaydırır, yani görüntü diyagonal olarak algılanmış olur.
148 Dijital Görüntüleme Görüntü Tasarımı Görüntü Alanında Yer Semboliği Görüntü alanındaki yerin oldukça büyük bir anlamı vardır. Üst taraf ışık, özgürlük, hafiflik gibi kavramlara uygunken fotoğrafın alt tarafı ağırlık, bağımlılık gibi tanımlamaları beraberinde getirir. Sağ taraf tekrar eve dönme, bağlı olma karakteristiği taşırken sol taraf uzağa gitme, özgür olma karakteristiği taşır.
149 Dijital Görüntüleme Görüntü Tasarımı Perspektif & Netlik Derinliği 3-boyutlu objelerin 2-dimensiyonlu tasarımında perspektif ile çalışılır ve görüntüde derinlik elde edilir. Perspektif ile görüntü varyasyonu dış fotoğrafçılıkta yoğun olarak gerçekleşirken teknik fotoğrafçılıkta oldukça kısıtlı olarak kullanılabilir. Netlik derinliği kavramıyla obje düzleminin ötesi uzayın da net olarak görüntülenmesi anlaşılır. Dış fotoğrafçılıkta fotoğraf kamerasının aperturunun küçültülmesiyle (apertur çapı) netlik derinliği artırılır. Aynı işlem ışık mikroskobisinde de gerçekleştirilir. Sonradan da görüleceği gibi netlik derinliği ışık mikroskobisinde sınırlıdır. Yüksek netlik derinliği yalnız Tarama Elektron Mikroskobisinde elde edilir.
150 Metalografi Malzemelerin tüm fiziksel, kimyasal, elektronik ve mekanik özellikleri, bileşimlerinin yanısıra iç yapıları ile doğrudan ilgilidir. Bu nedenle, üretimde kalite kontrolü, yeni malzemelerin geliştirilmesi, dayanıklılık, hasar ve kazaların nedenini araştırma gibi olaylarla karşılaşıldığında, malzemelerin iç yapısı hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Metallerin mikroyapısını inceleyen bu bilimdalına METALOGRAFİ denir.
151 Metalografi Metalografi Teknikleri Numune Alma Metalografik incelemede seçilen numunenin bir değer taşıyabilmesi için bu numunenin gerek fiziksel özellik ve gerekse kimyasal bileşim yönünden esas malzemeyi tam olarak temsil etmesi gerekmektedir. Metalografik inceleme için numune alınmasında belirli kurallar olmayıp, bazı genel prensipler mevcuttur ve yerine göre kişi zeka ve bilgisini kullanır. Numunenin nereden alınacağı saptandıktan sonra en uygun bir kesici alet ile numune kesilir. Bunlar testere, keski, torna, kesici taş, çekiçle kırma ve oksiasetilen ile ergitme olabilir. Bazı hallerde bunların birkaçı birden kullanılır. Burada dikkat edilecek nokta, minimum yapı değişmesini sağlayacak yöntemin seçimidir.
152 Metalografi Metalografi Teknikleri Kalıplama İncelenecek numuneler şayet küçük veya biçimsiz şekilli ise zımparalama ve parlatma esnasında elde tutmak güçlük yaratır. Bu durumda numuneler genellikle kalıplanır. Aynı amaçla bazen metal kelepçeler de kullanılır. Tel, saç v.b numuneler kelepçelere tutturularak parlatma yapılabilir Şekil 3.1. a) Kalıplanmış numune, b) kelepçelerle tutturulmuş numune.
153 Metalografi Metalografi Teknikleri Kalıplama Numuneyi kalıplarken iki farklı yöntemden biri uygulanabilir. (1) Sıcakta ve basınç altında (compression) (2) Soğukta (cold moulding)
154 Metalografi Metalografi Teknikleri Kalıplama Şekil 3.2. Eğik kesiti alınan numunenin ince kenar bölgesinin incelenme yüzeyi. Şekil 3.3. Bir numuneden alınan boyuna ve enine kesit.
155 Metalografi Metalografi Teknikleri Numune Hazırlama Parlatma Numuneler kesildikten ve kalıba alındıktan sonra mikroskobik inceleme için parlatılmaları gerekir. Parlatma işlemi, çeşitli parlatma kademeleri içerir. Her kademede, bir evvelki kademede kullanılan aşındırıcılardan daha ince aşındırıcı kullanılır ve böylece her kademenin numune yüzeyinde yarattığı deformasyon ve çizik minimuma indirilir. Numunelerin parlatılmasındaki başarı, parlatılacak malzemeye uygun yöntem ve aşındırıcının seçimine bağlıdır.
156 Metalografi Metalografi Teknikleri Parlatma Araçları Çeşitli parlatma araöları aşağıda belirtilmiştir. (1) Aşındırıcılar (2) Kaba ve nihai parlatmada kullanılan aşındırıcılar
157 Metalografi Metalografi Teknikleri Aşındırcılar / Silisyum Karbür (SiC) Sentetik aşındırıcı olup, kum ve kokdan elde edilir. Mohs sertliği 9,5 dir ve hegzagonal yapıdadır. SiC taneleri hem toz, hem de kağıt veya kumaş üzerine bir bağlayıcı ile sabitlenerek zımpara şeklinde kullanılır.
158 Metalografi Metalografi Teknikleri Aşındırıcılar / Zımpara Kağıdı Zımparalar SiC taneleri veya genellikle doğal %55-75 Al2O3 (korindon) ve magnetit tozu ihtiva ederler. Bazen korindon yerine boksitin elektrikli fırında işlemlenmesinden elde edilen alumina (Al2O3) da kullanılır. 800 veya 0000 (4/0) numara zımpara kağıdı çok ince olduğundan her zaman kullanılamaz. Diğer zımpara kağıtları da numunenin cinsine göre seçilir.
159 Metalografi Metalografi Teknikleri Aşındırıcılar / Zımpara Kağıdı
160 Metalografi Metalografi Teknikleri Kaba & Nihai Parlatmada Kullanılan Aşındırıcılar Kaba ve nihai parlatma için genellikle AI2O3, Cr2O3, MgO, Fe2O3 veya elmas tozu gibi aşındırıcılar kullanılır. Bunlardan elmas tozu, macun veya sprey şeklinde, diğerleri ise toz veya damıtık su ile süspansiyon halinde kullanılır. Parlatılan numune eğer sudan etkileniyorsa bu durumda etilen, glikol, alkol, kerosen veya gliserin kullanılır. MgO, Mg, Al ve alaşımlarının parlatılmasında nihai parlatma kademesinde tavsiye edilir.
161 Metalografi Metalografi Teknikleri Kaba & Nihai Parlatmada Kullanılan Aşındırıcılar
162 Metalografi Metalografi Teknikleri Kaba & Nihai Parlatmada Kullanılan Aşındırıcılar
163 Metalografi Metalografi Teknikleri Parlatma Diskleri Çapları 8 10 inç olup, pirinç, bronz veya sert plastikten yapılır. Genellikle birkaç tanesi beraberce bir parlatma seti meydana getirirler. Aluminyum, magnezyum ve alaşımlarının parlatılmasında aluminyumca zengin alaşımlardan yapılmış diskler kullanılır. Parlatma disklerinin hızları devir/dak. arasında değişir. Yüksek devir, kaba parlatma kademesinde kullanılır. Disklerin üzeri, parlatma kademesine ve numune karakteristiklerine göre sert çuha, flanel, naylon, poplin, koton kadife gibi parlatma kumaşları ile kaplanır. Parlatma kumaşlarında aranılan özellikler, dokularının sık ve homojen olmasıdır.
164 Metalografi Metalografi Teknikleri Mekanik Parlatma Tekniği Numunenin yüzeyinde, numuneyi kestiğimiz aletin izleri bulunur. Ayrıca kesme esnasında numunenin yüzeyi bir miktar deforme olmaktadır. Numuneyi orjinal yapı temsil ettiğinden, toplam deformasyona uğramış yüzey tabakasının ortadan kaldırılması parlatmanın amacıdır. Bu iş başlıca dört kademede yapılır: (1) Kaba zımparalama kademesi (2) İnce zımparalama kademesi (3) Kaba parlatma kademesi (4) Nihai parlatma kademesi
165 Metalografi Metalografi Teknikleri Kaba Zımparalama Kademesi Kaba zımparalama kademesinin amacı, bir sonraki zımparalama ve parlatma kademeleri için gerekli düz yüzeyi elde etmektir. Bu işlemde numune önce numune taşına tutulur. Böylece numunedeki çapaklar ve numuneyi kesen aletin izleri ortadan kaldırılmış olur. Arkasından, sırayla 80 ve 150 no.lu zımpara ile zımparalanır.
166 Metalografi Metalografi Teknikleri İnce Zımparalama Kademesi Bu kademede 240, 320, 400, 600 no.lu zımparalar kulanılır. Mekanik parlatmada numune elle tutulur ve zımpara kağıda fazla bastırılmadan zımparalanır. Bir zımparadan diğerine geçileceği zaman, bir önceki zımpara tanelerinin, kendisinden daha ince taneli olan zımparaya geçmesini önlemek açısından el ve numune iyice yıkanmalıdır. Bu kademede, çatlak ve porozite içeren numunede bu bölgelere yerleşen zımpara tanelerinin numuneden yıkama ile uzaklaştırılması mümkün değildir. Bu durumda numunenin ultrasonik temizleyicide temizlenmesi gerekir.
167 Metalografi Metalografi Teknikleri Kaba & Nihai Parlatma Kademesi Her iki kademede numune, parlatma disklerine tabi tutulur. Disklerin üzeri parlatılacak numune için tavsiye edilen kumaşlarla kaplanır. Kaba parlatma kademesinde genellikle çadır bezi gibi tüysüz kumaşlar seçilirken, nihai parlatma kademesinde kısa tüylü kumaşlar tercih edilir. Genellikle bu kademede kullanılan aşındırıcılar sırasıyla x-alumina ( m) ve aluminadır (0,05 m). Her ikisi de damıtık su ile süspansiyon şeklinde kullanılır. Numune parlatma diskine tutulur ve alumina solusyonu parlatma kumaşına tatbik edilir. Burada dikkat edilecek nokta, parlatma kumaşının nem derecesidir. Minimum nem miktarı, numune parlatma diskinden uzaklaştırıldığında havada 1-5 saniye içerisinde hemen kurumasına tekabül eder.
168 Metalografi Metalografi Teknikleri Otomatik Parlatma Kısa zamanda, çok sayıda numune parlatma gerektiren laboratuvarlarda parlatma genellikle otomatik olarak yapılır. Bazı hallerde ise numunenin özellikleri nedeniyle parlatma işlemi elde yapılamaz ve bu durumda otomatik parlatma cihazlarından yararlanılır (örneğin, radyoaktif nımunelerin parlatılması gibi). Diğer taraftan, kimyasal parlatma gibi özel ortamlarda parlatma gerektiren hallerde yine otomatik parlatma cihazlarının seçiminde numune çeşidi ile iş hacmi esas alınır.
169 Metalografi Metalografi Teknikleri Elmasla Parlatma Elmasın çok sert veya yumuşak ve sert fazı bir arada içeren (örneğin; kalıntı faz bulunan) numunelerin parlatılmasında kaba zımparalamadan sonra kullanılması kısa zamanda çok başarılı neticeler vermektedir. Bu tür numuneler normal yöntemlerle parlatıldığında parlatma süreci çok uzamakta ve bu da özellikle kalıntı fazın dökülmesine neden olmaktadır. Elmasla parlatmanın diğer bir üstünlüğü de parlatma süresi kısaldığından numune yüzeyinde meydana gelen deformasyon tabakasının minimuma inmesidir. Elmasla parlatma, seramik malzemelerde de başarı ile uygulanmaktadır.
170 Metalografi Metalografi Teknikleri Elektrolitik Parlatma 600 nolu zımpara ile zımparalanmış numune elektrolitik parlatma için yeterli olduğundan, mekanik parlatmadaki kaba ve nihai parlatma kademeleri ortadan kalkmakta ve bu esnada numune de dağlanmış olmaktadır. Bu nedenle elektrolitik parlatma yöntemi zamandan tasarruf sağlar ve ekonomiktir. Kaba ve nihai parlatma kademelerinin ortadan kaldırılması, aynı zamanda numunelerde bu kademelerin meydana getireceği yüzey distorsiyonunu önler. Böylece, dağlama ve parlatma işlemlerinin tekrarlanmasına gerek kalmaz. Bu özelliğinden dolayı elektrolitik parlatma, özellikle yumuşak malzemelerde, tek fazlı alaşımlarda, örneğin paslanmaz çeliklerde, mekanik parlatmaya kıyasla daha başarılıdır.
171 Metalografi Metalografi Teknikleri Parlatılmış Numunenin Faydaları Parlatılmış numunede, metal ile metal olmayan kalıntıların çeşitleri, büyüklükleri ve miktarları, Parlatılmış çelik numunelerde mangan sülfürler, silikatlar ve oksitler, Parlatılmış gri dökme demir numunelerinde grafitler, Parlatılmış bakır numunelerinde bakıroksitler, Parlatılmış kurşun bronzlarında kurşunlar Parlatılmış Al-Si-Alaşımlarında Si-kristalleri, Parlatılmış numunede mikro çatlaklar ve mikro poroziteler gibi mikro hatalar
172 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Malzemelerde gerçek iç yapı özelliklerini ortaya çıkarmak için metalografide çoğu kez parlatılmış numune yüzeyine uygun bir reaktif tatbik edilir. Bu işleme Kimyasal Dağlama veya kısaca Dağlama denilmektedir. Dağlama ile parlatma sonucunda görülemeyen mikroyapı elemanları açığa çıkmaktadır. Dağlama, ayrıca fazların cinsini tayin etmede, dislokasyonların yerlerini belirlemede (etch pitting) ve yönlenme etütlerinde kullanılır.
173 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Nihai parlatmadan çıkan numunede kaçınılmaz olarak parlatılan yüzeyde soğuk işlenmiş bir tabaka bulunmaktadır. Bu tabaka başlıca iki kısımdır; üst tabakanın serbest enerjisi alt tabakaya kıyasla daha fazladır. Bu nedenle ilk dağlama işlemi sonunda üst tabaka kolayca reaktifin etkisi ile ortadan kalkar ve yüzeyde alt tabaka kalır. Bu durumda mikrokopik etüd yapıldığında orjinal yapıya benzemeyen bir yapı görülür. Bu tabakayı ortadan kaldırmak için parlatma ve dağlama işlemi bir daha tekrarlanmalıdır.
174 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Genel olarak parlatma ve dağlama işlemlerinin üç defa tekrarı, bu tabakanın tamamen ortadan kalkması için yeterlidir. Bu tabakanın mevcudiyeti ve kalınlığı aşağıda belirtilen kavramlara bağlıdır. numunenin yapısına, uygulanan parlatma yöntemine, numunenin parlatılması esnasında uygulanan basma kuvvetine, parlatmada kullanılan aşındırıcının karakterine
175 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama & Dağlama Ayraçları
176 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Ayraçları Genellikle metalografik numunenin dağlanmasında kullanılan reaktifler su, alkol, gliserin, glikol veya bunların karışımı olan çözücülerin içinde, organik ve inorganik asitle, çeşitli alkalilerin ve diğer kompleks bileşiklerin eritilmesi ile elde edilir. Kullanılan reaktiflerin aktivileri ve genel davranışları; hidrojen iyonu konsantrasyonuna, hidroksit iyonu konsantrasyonuna veya reaktifin bir veya daha fazla yapı bileşenlerini karartma yeteneğine bağlıdır.
177 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Ayraçları
178 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama Ayraçları
179 Metalografi Metalografi Teknikleri Kimyasal Dağlama Çok Fazlı Alaşımlarda Çok fazlı alaşımların dağlanma mekanizması elektrokimyasal niteliktedir. Numune reaktif ile temas ettiğinde, yapı bileşenleri (fazlar) arasında potansiyel farkı doğar. Daha yüksek potansiyelli faz, diğerine kıyasla anodik veya elektropozitifdir ve bu nedenle dağlama esnasında çözünmeye başlar. Katodik veya elektronegatif olan diğer faz, daha düşük potansiyele sahip olduğundan dağlama esnasında herhanği bir değişikliğe uğramaz.
180 Metalografi Metalografi Teknikleri Kimyasal Dağlama Şekil 3.4. Çok fazlı yapılardaki dağlama mekanizması.
181 Metalografi Metalografi Teknikleri Kimyasal Dağlama Saf Metaller ve Tek Fazlı Alaşımlarda Homojen tek fazlı alaşımlar ve saf metallerin dağlama işlemi çok fazlı alaşımlarınkinden farklıdır. Burada dağlama mekanizması elektropozitif bir olaya dayanır. Ana metal ile çözünmeyen kalıntılar ve tane sınırları ile taneler arasındaki potansiyel farkı genellikle o kadar belirsizdir ki dağlamanın etkisi olsa bile bu çok küçüktür.
182 Metalografi Metalografi Teknikleri Kimyasal Dağlama (a) (b) Şekil 3.5. Tane sınırlarında; a) dağlama sonucu vadi oluşumu, b) mikroskopta görünümü.
183 Metalografi Metalografi Teknikleri Elektrolitik Dağlama Şekil 3.6. Elektrolitik parlatma düzeneği.
184 Metalografi Metalografi Teknikleri Elektrolitik Dağlama Şekil 3.7. Elektrolitik parlatma ve dağlamada akım yoğunluğu-potansiyel eğrisi.
185 Metalografi Metalografi Teknikleri Renkli Metalografi Renkli metalografi esasta iki değişik yöntemle gerçekleştirilir: (1) Dağlama ile renkli katman (tabaka) oluşumu, (2) Evaporasyon (buharlaştırma) veya sputter lama teknikleriyle renkli girişim katmanları oluşumu.
186 Metalografi Metalografi Teknikleri Dağlama ile Renkli Katman Oluşumu
187 Metalografi Metalografi Teknikleri Enterferans (girişim) Tabakasının Etkisi Şekil 3.8. Bir dalganın tanımı.
188 Metalografi Metalografi Teknikleri Enterferans (girişim) Tabakasının Etkisi Şekil 3.9. Kaplanmış bir metalin yüzeyi.
189 Metalografi Metalografi Teknikleri Renk Kontrastı Kaplama sonrası fazların ışığın aydınlatma dalga boyuna bağlı olarak karakteristik bir yansıma minimumu bulunmaktadır. İki fazın yansıma minimumlarının dalga boyları aramesafesi, beyaz ışık altında yapılan incelemede tamamlayıcı (komplementer) renklerde λmin olarak görünen- fazlar arasındaki renk farkını ortaya koymaktadır. Birçok durumlarda renklerin görsel değerlendirmeleri ve genel tanımları yansıma minimumunun ilgili durumuna ve mesafesine bağlıdır.
190 Metalografi Metalografi Teknikleri Açık Koyu Kontrastı Kaplamada amaç numunenin iki veya birçok fazları arasındaki kontrastı güçlendirmektir. Mikroyapının kantitatif bir değerlendirmesi için açık-koyu yani siyah-beyaz kontrastı yeterli gelmektedir. Çalışmalarda renk duyarlı sistemlerin kullanımları, monokromatik ışık ile çalışma ile karşılaştırıldığında hiçbir avantaj sağlamamaktadır. Bunlara benzer sistemler (örneğin televizyon) kırmızı, yeşil ve mavi üç renkden oluşan kanallarla çalışmaktadırlar. Görünüm için bu üç renk karıştırılmaktadır ve böylece renk algılaması yine oluşturulmaktadır.
191 Metalografi Metalografi Teknikleri Enterferans Katman Üretimi Şekil Buharlaştırma cihazının şematik görünümü.
192 Metalografi Metalografi Teknikleri Enterferans Katman Üretimi Şekil Sputterlama sisteminin şematik görünümü.
193 Metalografi Metalografi Teknikleri Makro İncelemeler Şekil Merkezde karbon segregasyonu sonucu martenzit dönüşümü ve soğuk şekillendirmede Chevron çatlakları.
194 Metalografi Metalografi Teknikleri Makro İncelemeler Şekil Döküm bloğunda primer yapı, Oberhoffer ayracı ile dendritler koyu, açık renkli bölgeler artık sıvı. Şekil Bir vida ve somun kesitinde deformasyon çizgileri, Oberhoffer ayracı. Vida kafası ve sağ somun dövme, sol somun tornalama ile üretilmiştir.
195 Metalografi Metalografi Teknikleri Makro İncelemeler Şekil V (merkezde, açık renkli) ve A (dış bölgede) segregasyonları, Oberhoffer ayracı. Şekil Haddeleme sırasında katlama bölgesi, Oberhoffer ayracı. Deformasyon sonucu lifleşme ve kristal segregasyonları. Malzemenin plastik deformasyon ile şekil değiştirmesi makro dağlama ile görülmektedir.
196 Metalografi Metalografi Teknikleri Mikro İncelemeler Şekil Sülfür kalıntılarının döküm sonucu oluşum şekilleri (sol resimler) ve plastik deformasyon ile değişimleri (sağ resimler).
197 Metalografi Metalografi Teknikleri Mikro İncelemeler Şekil Ray malzemesinde kalıntı nedenli çatlak oluşumu.
198 Metalografi Metalografi Teknikleri Mikro İncelemeler Şekil % 0.45 karbon içeren çelikte ferritik-perlitik yapı. Şekil % 0.8 karbon içeren çelikte kaba perlitik yapı.
199 Metalografi Metalografi Teknikleri Mikro İncelemeler (a) (b) Şekil Ötektoid üstü % 1.6 karbon içeren çelikte perlit ve tane sınırı sementit oluşumu; a) % 3 nital ayracı ve b) pikral ayracı.
200 Işık Mikroskobu Giriş Mikroskopların gelişimde aşağıda yer alan görüntüleme partikülleri önemlilik arz eder. (1) Işık fotonları (2) Elektronlar veya iyonlar
201 Işık Mikroskobu Giriş Işık mikroskobisinde ışık fotonları görüntüleme partikülleridir; ışık fotonları konvansiyonel cam merceklerle odaklanır. Elektron mikroskobisinde ise görüntülemede elektronlardan faydalanılır. Elektriksel alanda ivmelendirilmiş elektronlar manyetik alanda saptırılır.bu doğrultuda elektromanyetik merceklerden geçen elektronlar fokuslanır. Elektronların yüksek enerjisi doğrultusunda birkaç nm seviyesinde ayırma gücü elde edilir.
202 Işık Mikroskobu Giriş Enerji tahriğine bağlı olarak katı maddeden dört değişik şekilde elektron eldesi (koparımı) bulunmaktadır: 1. foto-emisyon (fotonlarla bombardman ile koparma) 2. termal emisyon (ısıtma sonucu elektron serbestleşmesi) 3. alan emisyonu (güçlü elektriksel alanla koparma) 4. kinetik emisyon (elektron veya iyon bombardmanı ile koparma)
203 Işık Mikroskobu Giriş
204 Işık Mikroskobu Giriş Şekil 4.1. Ayırma gücü ve büyütme açısından numune incelemede kullanılan yöntemlerin karşılaştırılması.
205 Işık Mikroskobu Esaslar Mikroskobik cisimler spektrumun görünür bölgesindeki absorbsiyon yeteneklerine göre ikiye ayrılır ve böylece ışık mikroskoplarının konstruksiyonunda iki temel tip görülür: (1) Transmisyon tipi ışık mikroskobu (2) Refleksiyon tipi ışık mikroskobu
206 Işık Mikroskobu Esaslar Transmisyon tipi ışık mikroskobu Saydam cisimler, gelen ışığın bir kısmını inceleme yapılabilecek şekilde transmitte edebilirler. Bu objelerde alttan gelen ışık objenin içinden geçerek üstte bulunan objektife ulaşır. Bu tür optik mikroskoplar, örneğin biyolojide kullanılır.
207 Işık Mikroskobu Esaslar Refleksiyon tipi ışık mikroskobu Saydam olmayan cisimler, gelen ışığın tamamını absorbladığı için bunların incelenmesi sadece yansıyan ışığın altında olmaktadır. Metaller ve alaşımlar gibi transparan olmayan objelerde metallerin yüksek ışık refleksiyon katsayısından faydalanılır. Bu tür optik mikroskoplar, jeoloji, malzeme bilimi vb. de kullanılır. Metalografik numune incelemelerinin bu tür ışık mikrokobunda yapılması nedeniyle bu mikroskoplar metal mikroskobu olarak da anılır
208 Işık Mikroskobu Esaslar (a) Şekil 4.2. Işık mikroskop düzeneği ve ışık yolunu gösteren kesit: a) Küçük bir metal mikroskobu (eski model). b) reflekte ve transmitte ışık için modifiye edilmiş modern bir mikroskop. (b)
209 Işık Mikroskobu Esaslar Şekil 4.3. Bir ışık mikroskobunda görüntü oluşumunun şematik gösterimi (Le Chatelier prensibi).
210 Işık Mikroskobu Esaslar Şekil 4.4. Ötektik altı bir demir-karbon alaşımının görüntüsü; primer kristaller ve ledeburit ötektiği; a-c artan büyütme oranı.
211 Işık Mikroskobu Esaslar Şekil 4.4. Ötektik altı bir demir-karbon alaşımının görüntüsü; primer kristaller ve ledeburit ötektiği
212 Işık Mikroskobu Esaslar Şekil 4.4. Ötektik altı bir demir-karbon alaşımının görüntüsü; primer kristaller ve ledeburit ötektiği
213 Işık Mikroskobu Esaslar Dalga optik kuramı z n d sin z = maksimumun düzen sayısı, λ = ışığın dalga boyu (mavi ışık için λ=0, mm, kırmızı ışık için λ=0, mm), d = iki nokta arasındaki mesafe, α = odak noktasından ölçülen kırılma çizgilerinin yarı açılma açısı (giriş açısı), n = cisim veya numune ile optik sistem arasındaki ortamın kırılma indisidir.
214 Işık Mikroskobu Esaslar Ayırma Gücü d n sin A A nsin A : numerik apertür
215 Işık Mikroskobu Esaslar Görüntülenecek cisim için en kısa mesafe n sinα çarpımı bir ışık demetinin açılımını ve tek büyütme ile objektifin gücünü karakterize eder. Bu açıklık, objektifin numerik aperturu (AOb) diye adlandırılmaktadır. Ama özellikle ışık kaynağının aperturu (ABe, diyafram) gibi mikroskobun ayırma gücünü etkileyen başka etkenler de bulunduğu için (ABe genelde AOb ye eşit) görüntülenecek cisim için en kısa mesafe, dmin aşağıdaki gibidir: genelde 0,5 < k < 1,0 iken d min A Ob A Be n k sin
216 Işık Mikroskobu Esaslar En büyük mikroskobik ayırma gücü için kısa dalga boylu (düşük λ) ışık kullanarak ( apokromat objektifle mavi ışık) maksimum kırılma indisine sahip ortamda (A=1,66 ya sahip monobromnaftalin daldırma çözeltisi) çalışarak maksimum açılma açısında çalışarak (α = 72 derece).
217 Işık Mikroskobu Esaslar Netlik Derinliği (T) Numune yüzeyinden hangi derinliğe kadar net görüntülenebileceğini verir. Cismin optik eksen yönünde görüntünün netliğinde herhangi bir değişiklik olmadan kaydırılabileceği mesafedir. Bu kavram optiğin kalitesinden ziyade sadece geçerli optik kanunlar tarafından belirlenmektedir. T A 1 mm A = numerik apertur β = görüntüleme ölçeği
218 Işık Mikroskobu Esaslar Stereo Mikroskop Bazen mikroyapı öğelerinin hacimsel düzeneği, kırılma yüzeyleri ve benzer oluşumları fotografik görüntüleme ile sabitlemek gerekir. Bu numunenin aynı bölgesinin birbirinden çok az sapan iki yönden görüntüleyerek başarılmaktadır. Makro görüntülemede birinci görüntülemeden sonra kamerayı biraz kaydırarak ikinci görüntüyü almak yeterli olmaktadır. Küçük görüntü kameraları için özel stereo parçalar bulunmaktadır. Yüksek büyütmeler isteniyorsa bir Stereo Mikroskop gerekmektedir. Burada büyütmeler yaklaşık 1:100 e ulaşmaktadır
219 Işık Mikroskobu Esaslar (a) (b) Şekil 4.5. Stereo mikroskop ile alınmış transformatör çeliği (%4 Si) döküm yapısının sahip stereo görüntüsü. Matriks HBr (hidrojen bromür) ile dağlanmış. Metalik olmayan kalıntılar ile karbürlerin yapısı ve hacimsel konumları dağlamadan etkilenmez.
220 Işık Mikroskobu Donanım Objektif çeşitleri akromat (en düşük düzeltme seviyeli) yarı apokromat (orta düzeltme seviyeli) apokromat (en yüksek düzeltme seviyeli)
221 Işık Mikroskobu Donanım Şekil 4.6. Mikroskopta kullanılan objektifler. (a) Akromatik objektif, (b) Fluorit (yarı apokromatik) objektif, (c) Apokromatik objektif, (d) Objektif üzerinde yazılı spesifikasyonlar.
222 Işık Mikroskobu Donanım Şekil 4.7. Tipik bir okuların boyuna kesiti. Sabit apertur diyaframı, ara görüntünün oluştuğu mercek 1 ve 2 arasında bulunmaktadır. Okular, mikroskopla çalışan kişinin rahatça görebilmesi için korumalı bir gözetleme deliğine sahiptir.
223 Işık Mikroskobu Donanım Mercek hataları küresel hata (sferik aberrasyon) kromatik hata (kromatik aberrasyon, en sık gözlenen hata!) astigmatizm difraksiyon hatası (difraksiyon aberrasyon)
224 Işık Mikroskobu Donanım Kromatik hata Bu hata, ışık kırılmasının dalga boyu ile olan ilişkisine dayanmaktadır. Uzun dalga boyundaki ışığa göre kısa dalga boyundaki ışıkta oluşturulan görüntü, görüntünün elde edildiği merceğe daha yakındır. Çeşitli renklerdeki (dalga boyundaki) ışınlar bir toplar merceğinin aynı odak noktasında buluşmamaktadır. Aksine merceğe en yakın odak noktasında mavi ışınlar, bir uzağındakinde yeşil ışınlar ve en uzağında ise kırmızı ışınlar oluşmaktadır. Normal beyaz ışık kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, indigo-mavi ve mor gibi spektral renklerinin karışımından oluştuğu için beyaz ışık merceğin arkasında bir odak noktasında buluşmayacaktır, aksine mercek düzlemine dik olan bir çizgide toplanacaktır. Bunun sonucu olarak görüntü merceğin arkasında renkli bir şekilde arka arkaya çözülecektir.
225 Işık Mikroskobu Donanım Bir mikroskobun aydınlatma (ışıklandırma) düzeni için aşağıda verilen koşullar sağlanmalıdır : (a) (b) (c) Cismin üzerindeki ışık yoğunluğu, görüntünün hassas bir göz ile hem okularda, hem de ışığı yutan mat bir plaka üzerinde gözlenebilmesini sağlayacak bir şekilde ayarlanmalıdır. Fotografik görüntü almada, ışıklandırma süresi olabildiğince kısa olması için ışık yoğunluğu yüksek tutulmalıdır. Işık demetinden ayrılan ve görüntüye hiç bir şekilde katkısı olmayan rahatsız edici refleksler, ışık girişinden uzak tutulmalıdır. Apertur ve ışık demetinin düşme yönü bütün inceleme konumları için optimal ayarlanmalıdır.
226 Işık Mikroskobu Donanım Şekil 4.8. Köhler aydınlatma presibinin genel bir düzeneğinin şematik gösterimi.
227 Işık Mikroskobu Donanım Şekil 4.9. Mikroskopta düz cam ayna ve prizma ile elde edilen ışık yolu.
228 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Cismin ayrıntılarını görmek için yalnızca bunların aramesafesinin ayırdedilebilir en küçük mesafeden büyük olması yeterli gelmemektedir. Ayrıca cismin ayrıntılarını optik özellikleri açısından ayırdedebilmek, yani görüntüdeki yüzeyde bulunan ögelerin görünebilir kontrastlar vermesi de önemlidir. Renk ve aydınlık kontrastları direkt gözle algılanabilir veya fotografik anlamda görüntülenebilir. Cismi dağlama veya enterferans katmanları ile yüzeyde tabaka oluşturma gibi çeşitli metalografik metotlarla etkileyerek kontrast artırılabilinir.
229 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Aydınlık alan aydınlatması ile kontrast Görüntülemenin cisim tarafından yansıyan (reflekte olan) ışık tarafından oluşturulması durumunda aydınlık alan ışıklandırması söz konusudur. Burada optik eksene dik olan düz yüzeyler aydınlık görünmektedir. Bu kontrast standart görüntüleme modudur
230 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Karanlık alan aydınlatması ile kontrast Yalnız dağınık dağılmış (difuz saçılmış) ışık görüntüyü oluşturuyor ise karanlık alan ışıklandırılması söz konusudur. Bu durumda optik eksene dik olan düz yüzeyler karanlık görünmektedir. Karanlık alan ışıklandırmanın avantajı, yaygın ışık saçılımı nedeni ile cismin dış yüzeyindeki rölyef ayrıntılarının kontrastça daha zengin eldesidir
231 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) (b) Şekil Elektrolitik demir, %1 lik nital ile dağlanmış. a) aydınlık alan, b) karanlık alan görüntüsü.
232 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Polarize ışık kontrastı Normal beyaz ışık, ilerleme yönüne dik olarak herbir yöne salınmaktadır. Bu tür polarize olmayan bir ışık, belli yönde birbirine bağlanmış iki kalkspat/kalsit kristali (Nicol prizması) içinden geçirildiğinde yalnızca bir düzlemde titreşir; ışık polarize olmuştur. Polarize ışık, ikinci bir Nikol prizmasından (analizatör) geçemez. Yalnızca eğer polarizatör ve analizatör kristalleri arasında optik aktif (anizotrop) bir madde bulunduğunda polarize ışık analizatörden de geçebilir, çünkü optik aktif maddeler polarize ışığın titreşim düzlemini değiştirir ve böylece önceden karanlık olan görüntüleme yüzeyi aydınlanır.
233 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) Şekil Saf aluminyum a) tane sınırı dağlanmış, aydınlık alan, b) florobor asitiyle anodik oksidasyon, polarize ışık. (b)
234 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) (b) Şekil Çelik içerisindeki silikat tipi kalıntılar, parlatılmış numune. a) paralel Nikols ile görüntülenmiş, b) çapraz Nikols ile görüntülenmiş.
235 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Faz kontrastı Faz kontrası yönteminde parlatılmış numune yüzeyinde reflekte olan ışığın mikroyapısal fazların sertliğine bağlı olarak oluşan düşük yükseklik farklarından faydalanılır. Farklı yüksekliklerde reflekte olan ışık faz kaymasına uğrar. Gözümüzle algılayamadığımız bu faz kaymaları, mikroskopta ışık yolunda fokus düzlemin sokacağımız bir faz plakası ile aydınlık-karanlık efektine dönüşür. Böylece Ă arası çok küçük yükseklik farkları görülebilir.
236 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) (b) Şekil Alaşımlı bir çeliğin ferrit ve östenit den oluşan çift fazlı mikroyapısı, dağlanmış. a. aydınlık alan, b. pozitif faz kontastı: ferrit daha aşağıda, sert olan östenit yukarda
237 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) Şekil Alaşımlı çelik, sertleştirilmiş ve temperlenmiş; karbür içeren mikroyapı. a) %1 lik nital ile dağlanmış: aydınlık alan, b) dağlanmamış: aydınlık alan ve faz kontrastı. (b)
238 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme Enterferans kontrast Işık mikroskopisinde enterferans katman yöntemi, parlatılan numune yüzeyinde enterferans tabakalarının oluşturulması ve böylece refleksiyon-enterferans filtrelerinin oluşturulmasına dayanmaktadır. Böyle bir kısmi absorpsiyon göstermeyen tabakanın etkisi, numune yüzeyine gelen ışık dalgalarının, metal/tabaka ve tabaka/hava arayüzeylerinde çoklu refleksiyonlar ile zayıflamasına bağlıdır. Böylece mikroyapı öğeleri arasındaki kontrastın artışı elde edilir. Bu kontrast artışı, iki faz arasında yansıyan ışığın şiddet farklılığının artırılması yanısıra renk kontrastının da artırılmasına bağlı bir olaydır.
239 Işık Mikroskobu Kontrast Oluşumu & Görüntüleme (a) (b) (c) Şekil Yüksek hız çeliğinde değişik kontrast yöntemlerinin uygulanması: (a) Enterferans kontrast (b) MC karbürlerin potensiyostatik olarak amonyumasetat ile kaplama dağlaması, (c) Materyal kontrast, SEM.
240 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Mikroskobisinde Esaslar 2 değişik tip elektron mikroskobu geliştirilmiştir: (1) Numune yüzeyini tarayarak görüntüleyen tür: tarama elektron mikroskobu d 10 nm (2) Numune içinden geçerek görüntüleyen tür: transmisyon elektron mikroskobu; 100 kv ivmelendirme voltajında: = nm d= 17 Å
241 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Elektron Saçılması Katot-anot düzeneğinde üretilerek numune üzerine gönderilen elektron demetindeki elektronlara birincil elektronlar (primary electrons) denir. Demetle gelen primer elektronlar numuneye ulaştıklarında numune atomlarının elektrostatik alanları ile etkileşir ve bu atomların yörüngelerindeki elektronlarla saçılır (çarpışır). Primer elektronlar elektrostatik alanla yön değiştirirler. Bu durumda primer elektronun yönü değişirken elektron hızı değişmediği için enerjisi de değişmez. Bu tip elektronların bir kısmı bu şekilde numune yüzeyinden geri çıkabilirler.
242 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Elektron Saçılması Enerjileri primer elektronlarla aynı olan veya enerji kaybetmiş ancak primer elektron enerjisine yakın enerjiye sahip elektronlara geri saçılmış elektronlar (back scattered electrons, BSE) denir. Primer elektronlar atom yörüngelerindeki elektronlarla da çarpışabilirler. Dış yörüngedeki elektronların çarpışma ile atomlardan sökülebilmeleri için az bir enerji yeterlidir. Bu elektronlara ise ikincil elektronlar (secondary electrons, SE) denir.
243 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Elektron Saçılması İç yörüngedeki elektronlarla primer elektronların çarpışması sonucunda bu yörüngedeki elektronlar da yerlerinden sökülebilirler. Bu şekilde iç yörüngede meydana gelen boşluklar, dış yörüngedeki elektronlar tarafından doldurulduğunda ise iki konum arasındaki fark X- ışını olarak yayınır. Yörüngeler arası enerji farkı sabit olduğu için ve yörüngeler arasında yüksek olasılıklı transferler de kısıtlı olduğundan, yayınan X-ışınlarının büyük bir kısmı belirli enerjilerde yayınır. Bunlara karakteristik X-ışınları adı verilir. X-ışını yayınması yerine enerji farkı dış yörüngeden bir elektronun serbest kalması ile karşılanırsa bu elektrona Auger elektronu (AE) denir.
244 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Elektron Saçılması Elastik Saçılma: Numune atomlarının elektrostatik alanlarında yanlız yönünü değiştiren elektronların enerjileri aynı kalır. Hiçbir enerji transferinin yer almadığı bu tip saçılmalara elastik saçılma denir. Geri saçılan elektronların bir kısmı bu şekilde oluşur. İnelastik Saçınma; Primer elektronlar numune elektronlarının elektrostatik alanları ve yörünge elektronları ile çarpıştıklarında enerjilerinin bir kısmı veya tamamını kaybederler. Bu tip saçılmaya ise inelastik saçınma denir. Geri saçılan elektronların bir kısmı ile ikincil elektronların tamamı bu şekilde oluşur.
245 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Elektron Saçılması Şekil 5.1. Elektron demeti numune etkileşimi.
246 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Karakteristik Oluşumlar Geri Saçılmış Elektronlar (BSE): Atom çekirdeklerindeki bir ve birçok elastik saçılma ile içeri giren birincil elektronların bir kısmı tekrar dışarı çıkabilir. enerji kaybetmeden (ilk primer enerjileriyle): elastik saçılmış grup kısmi enerji kaybıyla (önceden inelastik saçılma): inelastik saçılmış grup
247 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Karakteristik Oluşumlar İkincil Elektronlar (SE): Madde içi dış yörünge elektronları birincil elektronlarla inelastik çarpışmalarla (örneğin valans elektronları) enerji kazanırlar ve böylece kendi atomunu terkederler. Auger Elektronları (AE):Yüksek enerjili birincil elektronlar atomun iç kabuğundan da elektron dışarı atılabilir. Dış kabuktan gelecek bir elektronla bu boşluk doldurularak enerji dengesi sağlanır. İki kabuk arası enerji farkı serbestleşir: Bu enerjiyi alan dış bir elekron emitte edilir: bu elektrona Auger elektronu denir. X-ışın kuantı olarak emitte edilir: bu emisyona karakteristik X-ışınının fotonu denir.
248 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi Karakteristik Oluşumlar Şekil 5.2. Sekonder (SE) ve Geri Saçınan (BSE) elektronların belirli enerji aralıklarında (E) bulunma olasılıkları (PE).
249 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi X-ışın Oluşumu Bremsstrahlung (Frenleme Işınımı) Maddenin atom çekirdeklerinin Coulomb alanına giren birincil elektronlar yönlerinden saptırılır ve frenlenir (enerji kaybı). Bu kinetik enerji kaybı ısı ve X-ışın foton oluşumuna yolaçar. Yönsel saptırma ve frenleme oldukça değişik oluştuğundan emitte edilen elektromanyetik ışının sürekli bir enerji spektrumuna sahiptir. Bu spektrumun kısa dalga tarafındaki sınır tamamen frenlemede elde edilen kinetik enerji (ki bu primer elektron enerjisi) miktarındadır.
250 Tarama Elektron Mikroskobu Elektron Numune Etkileşimi X-ışın Oluşumu Karakteristik Işınım Elektron üst-alt kabuk geçişi sonucu enerji X-ışın fotonu olarak gönderiliyorsa buna karakteristik ışınım denir. Bu ışınım element spesifiktir (her enerji belirli bir elemente ait).
251 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Şekil 5.3. Ayırma Gücü (), Netlik Derinliği (T) ve Büyütme (M) açısından Işık Mikroskobu (LM) ile Tarama Elektron Mikrosko-bunun (SEM) farkı.
252 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Şekil 5.4. Tarama Elektron Mikroskobunda görüntünün oluşumu.
253 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Elektron Tabancası Şekil 5.5. Elektron tabancasının şematik görünümü.
254 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Elektromanyetik Mercekler Şekil 5.6. Elektromanyetik mercek.
255 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Elektromanyetik Mercekler Şekil 5.7. SE sintilatör ve fotoçoklayıcı.
256 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Kondenser Mikroskobun içindeki ilk mercekler kondenser (yoğunlaştırıcı) merceklerdir. Kondenser mercek sistemi bir veya birkaç mercekten oluşabilir. Kondenser merceği kesişme noktasındaki demetin küçültülmüş bir görüntüsünü oluşturur. Objektif Objektif merceği kondenser mercekten çıkan demetin, numune üzerine odaklanmasından sorumludur. Objektif mercekle numune arasındaki uzaklığa çalışma aralığı denir. Çalışma aralığı kısa tutulduğunda odaklanan demet çapı incelir. Dolayısıyla ayırma gücü yükselir. Saptırma Bobinleri Tarama Elektron Mikroskobunda demetin numune üzerinde tarama işlemini yapabilmesi için demetin periyodik olarak sağa sola ve aynı anda yukarı aşağıya kaydırılabilmesi gerekmektedir. Bu kaydırma işlemi saptırma bobinleri adı verilen sargıların yarattığı manyetik alanlarla yapılır.
257 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Mercek Hataları Şekil 5.8. Elektron Mikroskobunda oluşabilecek mercek kaynaklı görüntü hataları.
258 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Küresel Kusur (Sferik Aberrasyon) Eksene yakın ışınlarla eksene uzak ışıklar ayrı noktalarda odaklandıklarından, görüntü mercek ekseni üzerinde ayrı ayrı noktalarda oluşur. Optik merceklerde oluşan bu hata elektromanyetik mercekler için de aynı prensiple meydana gelir. Mercek cidarına yakın yerlerden geçen elektronlar mercek ekseninden geçenlere oranla daha fazla sapmaya uğrarlar. Sonuçta görüntü bulanıklaşır ve net bir görüntü elde edilemez. Görüntünü en küçük boyutlarda olduğu bir düzlem oluşur ve buna karmaşıklık düzlemi adı verilir. Karmaşıklık düzleminin demet çapı ; 1 3 açısı demet yarı açıklığını ve Cs ise küresel kusur katsayısını ifade eder. d 2 C s
259 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Kromatik Kusur Uyarma gerilimi elektronik kararsızlık nedeni ile değişimlere uğrayabilir. Uyarma gerilimi E deki E kadar farklı enerjiler, farklı hızlardaki elektronların merceğe girmesine neden olur. Sonuç olarak elektromanyetik mercek bu farklı hızlardaki elektronları farklı noktalara fokuslar. Demet çapının en küçük olduğu en az karışıklık dairesinin çapı dc ise; d c C c E ( )α E Burada, Cc kromatik kusur katsayısı, demet dağılım açısı ve E/E uyarma gerilimindeki değişim oranıdır.
260 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Difraksiyon Kusuru Elektronların dalga özelliğinden dolayı görüntü düzleminde görüntü şiddeti periyodik olarak değişir. En parlak görüntünün oluştuğu alana Airy diski adı verilir. Bu diskin çapı dd ise; d d 1.22 Bu kusurun engellenmesi için dalga boyu nın kısaltılması veya demet dağılım açısı nın büyütülmesi gerekir. λ α
261 Tarama Elektron Mikroskobu Optik Düzenek & Mercek Hataları Astigmatik Kusur Merceklerdeki manyetik alanın simetrisindeki bozukluk nedeniyle birbirine dik iki eksen boyunca farklı kuvvette olması astigmatik kusuru oluşturur. Değişik kuvvetteki alanlardan geçen elektronlar iki ayrı noktada odaklanırlar. Bunun sonucu iki fokus alanı oluşur. (FS, FM) ve arasında fokus mesafe farkı F gösteren en küçük saçılma dairesi oluşur. Bu kusur için tanımlanmış en az karışıklık dairesinin çapı dg ise D g f.
262 Tarama Elektron Mikroskobu Donanım Elektron Gun (Elektron Tabancası): Elektron tabancası sivri uçlu tungstenden yapılmış bir filaman, wehnelt silindir ve anottan oluşur. Görevi kararlı bir elektron demeti üretmektir. Mikroskobun elektron kaynağıdır. Alignment Coil (Ayar Bobinleri): Elektron tabancası ve kondansör lens (mercek) arasında bulunur ve saptırıcı bobinlerden oluşur.
263 Tarama Elektron Mikroskobu Donanım Elektromanyetik Mercekler: Kondansör Mercekler (Condenser Lens): Kondansör mercek elektromanyetik bir mercek olup elektron tabancasının oluşturduğu kesişim noktasını küçültürken (yoğunlaştırıcı) aynı zamanda numune üzerindeki akımı kontrol eder. Demetin akımı artarken, parlaklık ve kontrast da artar. Kondansör mercek apertürü ince film şeklinde olup (çapı 0.2 mm) temizlenme şekli elektron bombardımanıyladır. Objektif Mercek (Objektif Lens): Elektromanyetik mercek olup bulunduğu yer hemen numunenin üstüdür. Bu mercekte ışın çapını küçültürken, görüntü netlik ayarında rol oynar. Değişken üç apertürden oluşup apertürlerin değişimi kol üzerindeki düğmenin çevrilmesi ile gerçekleştirilir.
264 Tarama Elektron Mikroskobu Donanım Stigmator: Objektif merceğin bulunduğu düzlemde 8 elektromanyetik bobinden oluşan stigmator astigmatism ayarı için kullanılır. Scanning Coili (Tarama Bobinleri): Elektromanyetik sargılardan oluşan tarama bobinleri kondansör merceğin hemen altındadır. Televizyon ekranında olduğu gibi elektron demetinin X ve Y yönlerinde saptırarak tarama işlemini gerçekleştirir.
265 Tarama Elektron Mikroskobu Donanım Specimen Chamber (Numune Haznesi): Bölümümüzde öğrenci eğitimi için kullanılacak JEOL 50 tipi mikroskopta bulunan numune haznesi, numunenin üzerine yerleştirildiği kızak ve hazneye bağlı ön odacıktan oluşur. Numune kızağı (specimen stage) x, y, z yönlerinde hareket edebilir ve aynı zamanda tilt (eğim) yapılabilir. Numune ön odacığının hemen yanındaki kırmızı düğme yardımıyla yapılır. Numune odacığının hemen sağ tarafında bulunan uyarı lambası numune kızakçığının (spec. stage) bulunduğu pozisyonun 13 mm lik çalışma aralığında olduğunu gösterir. Çalışma aralığı 37 mm olduğunda da ikaz lambası yanmaktadır.
266 Tarama Elektron Mikroskobu Donanım Algılayıcılar: Elektron demeti numune ilişkisi sonucunda algılanabilen başlıca sinyaller; ikincil elektronlar, geri saçınan elektronlar, karakterisitik X-ışınları, katodolüminesans, Auger elektronları, soğurulan elektronlar ve endüklenen numune gerilimidir. Her bir sinyal türü için geliştirilmiş özel algılayıcılar vardır. Soğurulan elektronlar gibi doğrudan numune ile temas kurularak alınan sinyaller için numunenin pozisyonu önemli değildir. Ancak geri saçınan elektronlar ve karakteristik X-ışınları gibi numune çevresindeki uzaya yayılan sinyallerin algılanmasında numune pozisyonu önemlidir. Bu nedenle algılayıcılar numuneye ne kadar yakınsa ve ne kadar geniş algılayıcı yüzeye sahiplerse sinyal toplama verimi o kadar artar.
267 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Topografik Kontrast & Gölgeleme Efekti Şekil 5.9. Sekonder ve geri saçınan (BSE) elektronlar için gölge efekti oluşumu.
268 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Topografik Kontrast & Gölgeleme Efekti Şekil Köşe efekti ile elektron veriminin değişimi.
269 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Materyal Kontrast Şekil SE ve BSE elektron verimi ile atom numarası ilişkisi, : SE verimi, : BSE katsayısı, Ordnungszahl Z: Atom numarası Z.
270 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Diğer Kontrast Mekanizmaları Oryentasyon kontrastı, Potansiyel kontrastı, Manyetik kontrast
271 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Kontraslama Örnekleri Sekonder Elektron (SE) Geri Saçılan Elektron (BSE-kompozisyon)
272 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Kontraslama Örnekleri Karakteristik X-ışını Haritalama Geri Saçılan Elektron (BSE-topografi)
273 Tarama Elektron Mikroskobu Kontrast Oluşumu Kontraslama Örnekleri Absorbe Edilen Elektron Potansiyel Kontrast
274 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Fraktografik Uygulamalar Kırılmalar önce iki gruba ayrılabilir: (1) Bir kez aşırı zorlama ile oluşan zorunlu kırılma, (2) Zorlamanın tekrarlanması ile oluşan yorulma kırılması.
275 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Fraktografik Uygulamalar Hasar yüzeyleri incelenerek çatlak yüzeyinin son kırılma yüzeyine göre konumu ve her iki yüzeyin büyüklüğü yardımıyla kırılma nedeni hakkında aşağıdaki ipuçları elde edilebilir: Zorlamanın türü, Zorlamanın yaklaşık seviyesi, Malzemenin çentik duyarlığı.
276 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Kırılma mekaniği aşağıdaki alanlarda uygulanır: yüksek dayanımlı malzemeler, büyük et kalınlıkları, yüksek zorlama hızları, düşük sıcaklıklar.
277 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Gevrek kırılmayı kolaylaştıran etkenler şunlardır: Alçak sıcaklık, Çok eksenli gerilme durumu (çentikler, ani kesit değişimleri, büyük et kalınlıkları), Darbeli zorlama, Heterojen içyapı (hatalı ısıl işlem, kaynak dikişi bölgeleri), Yüksek dayanımlı malzemelerin şekil değiştirme kabiliyetlerinin düşük oluşu.
278 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil St 37 çeliğinde taneleriçi gevrek kırılmanın (yarılma kırılması) tarama elektron mikroskop fotoğrafı.
279 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil a) Tanelerarası gevrek kırılma, b) Ortaya çıkan tane yüzeyi (tarama elektron mikroskop fotoğrafları).
280 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil Gevrek kırılma a) makroskopik görünüm, b) mikroskobik görünüm (şematik), sertleştirilmiş çelikten bir deney parçasının kırılması. Şekil Tam kayma kırılması a) makroskopik görünüm, b) mikroskobik görünüm (şematik), AlCuMg 1 alaşımından bir deney parçasının kırılması.
281 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil Büzülme kırılması; a) şematik, b) elektrolitik bakırdan bir deney parçasının kırılması. Şekil Çanak-koni tipi kırılma; a) şematik, b) AlMgSi alaşımından bir deney parçasının kırılması.
282 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil Ck çeliğinde kırılma yüzeyindeki petekli yapı (SEM fotoğrafı).
283 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil Sertleştirilmiş ve tavlanmış çelikten çekme deneyi parçalarının şekil değiştirme işlerinin karşılaştırılması (şematik).
284 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Ortasında 2a uzunluğunda bir çatlak bulunan sonsuz genişlikte bir levhaya, çatlak yüzeyine dik doğrultuda normal gerilmesinin etkisi, IRWIN e göre bu levha için gevrek kırılma tehlikesi a.2 çarpımı kritik bir değere ulaştığında ortaya çıkar. Böylece zorlama durumunun belirtilmesi için gerilme şiddeti faktörü olarak adlandırılan bir büyüklük tanımlanır: K I..a I indisi çatlağın bir çekme gerilmesi ile açılmaya zorlandığını (zorlama türü I) gösterir.
285 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Statik Yük Altında Kırılma Şekil Ortasında bir çatlak bulunan sonsuz genişlikteki levha modeli. Şekil Zorlama türleri: I: normal gerilme, II: çatlak ucuna dik kayma gerilmesi, III: çatlak ucuna paralel kayma gerilmesi
286 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Dinamik Yük Altında Kırılma Şekil Bir yorulma deney parçasının yüzeyindeki kayma bantları (SEM resmi).
287 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Dinamik Yük Altında Kırılma Şekil Girinti ve çıkıntıların oluşumu (1..4 : aktif kayma düzlemleri).
288 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Dinamik Yük Altında Kırılma Yorulma zorlamaları altında oluşan malzeme hasarında (yorulma kırılması) iki ayrı aşama vardır: Çatlak oluşumu Çatlak ilerlemesi
289 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Dinamik Yük Altında Kırılma Şekil Yorulma kırığı yüzeyindeki çevrim çizgilerinin (striasyon) SEM resmi. Şekil Yorulma kırılması (şematik).
290 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Dinamik Yük Altında Kırılma Şekil Bir binek otomobili aksında yorulma kırılması. Şekil Yanlış olarak değişken eğmeye zorlanmış bir civatada yorulma kırılması: düşük akma gerilmesi, yüksek çentik etkisi.
291 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil SEM, topografik kontrast, saat vidası.
292 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil SEM, topografik kontrast, iğne ucu ve iğne deliği.
293 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil SEM, topografik kontrast, fitalik asit kristalleri.
294 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil Döküm çelik numunede ledeburitik mikroyapı, dağlanmış numune. SEM, topografik kontrast ve materyal kontrast. Açık/koyu gri: matriks, beyaz/aydınlık: M2C karbürü.
295 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil Şekil 5.32 deki aynı çeliğin toz metalurjik üretiminden toz tanesi, aşırı dağlanmış numunede karbür iskeleti. SEM, topografik kontrast. Koyu gri/siyah: aşırı dağlanmış matriks, açık gri: M2C karbürü.
296 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil Şekil 5.33 deki çeliğin toz metalurjik üretiminden toz tanesi yüzeyinin morfolojisi; MC karbürlerinde heterojen çekirdeklenme sonucu eşeksenli kristal büyümesi. SEM, topografik kontrast.
297 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil Ferritik-perlitik mikroalaşımlı yapı çeliği, dağlanmış mikroyapı. SEM görüntüsü, topografik kontrast.
298 Tarama Elektron Mikroskobu Elektronmetalografik Uygulamalar Diğer Uygulamalar Şekil Sert metal mikroyapısı, SEM görüntüsü, materyal kontrast; beyaz/açık gri: WC, açıkgri-koyu gri: TiC/TaC/NbC karışık karbür, siyah: Co.
299 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Görüntü analizi optik mikroskop, stereo mikroskop, SEM vb. gibi herhangi bir kaynaktan elde edilmiş görüntüler üzerinde geometrik ve densitometrik ölçümler yapan bir bilim dalıdır. Bu teknik alışılagelmiş adıyla kantitatif metalografi olarak adlandırılır. Kantitatif Metalografi nin amacı, üretim bilgisi ile mikroyapıyı düzenlemek ya da mikroyapıdan yola çıkarak, özelliklerin nicel değerlerini formüle etmek için veri toplamaktır. Bu işlem optik ve elektron mikrograflar ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.
300 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Mikroyapının sayısal ifadesi için aşağıdaki olasılıklar bulunmalıdır : (1) Özgül yüzey, İki boyutlu düzlemsel boyut dağılımı, alansal % dağılım gibi iki boyutlu parametrelerle tanımlama. (2) Şekil ve matematiksel morfoloji parametrelerini içeren kompleks iki boyutlu belirleme. (3) Steorolojik parametrelerle üç boyutlu belirleme: İki boyutlu ölçümlerden dönüştürülerek elde edilen Hacım Oranı, Uzaysal Boyut Dağılımı, Özgül Yüzey Alanı gibi parametreler. (4) Doğrudan üç boyutlu geometriden özel cihaz ve tekniklerle belirleme.
301 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Mikrograflardan ya da parlatılmış kesitlerden veri temini için üç yöntem bulunmaktadır. (1) Nokta Sayma: Belli sayıda nokta içeren bir ağ, numunenin üzerine yerleştirilerek ölçülen fazı kesen noktalar sayılır. (2) Çizgisel Analiz: Bir köşegen boyunca, köşegenin kestiği tane ya da faz sınırları sayılır. (3) Alan analizi: Bu yöntemde, belirli bir alan içerisinde bulunan faz ya da taneler sayılır ya da alanları ölçülür.
302 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Şekil 6.1. Parlatılmış yüzeylerde görüntü analiz veri tanımlanmasının değişik olanakları.
303 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Görüntü analizinde kullanılan kavramlar V: Hacim (Volume), S: Yüzey, uzaydaki (Surface), A: Alan, kesitin ya da mikrografın (Area), L: Çizgi (Line), P: Nokta (Point), N: Sayı (Number).
304 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Görüntü analizinde kullanılan kavramlar ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( P b P b P m A b N b N L b L b L m V b S b S V b V b V p L A v v b fazının hacim oranı, birim numune hacminde b fazının yüzey alanı, birim uzunlukta b fazını kesen ölçü krişi uzunluğu, birim alanda b fazının sayısı, birim nokta sayısında b fazına değen nokta sayısı.
305 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Şekil 6.2. Tek ve çift fazlı mikroyapılarda alan ölçü parametreleri.
306 Görüntü Analizi Görüntü Analizin Temelleri Şekil 6.3. Objeye özgü birkaç ölçü parametresi.
307 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Görüntü analizinde kullanılan yöntemler (1) Karşılaştırma yöntemleri (standart çartlar) (2) Sayma ve ölçme teknikleri
308 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Karşılaştırma Yöntemleri Kalite kontrol, bir malzemenin spesifikasyonlarına haiz olup olmadığının hızla belirlenmesi kapsar. Niceliğin tahmininde, boyut ve şekil genellikle yeterlidir larda geliştirilen karşılaştırma yöntemleri mikroskop altında ya da mikrograflar üzerinde, en önemli yapısal özelliklerin sistematik değişkenler üzerinden karşılaştırılmasını öngörür. Standart çartlar olarak bilinen görüntü tabloları için standartlar, İsveç (Jern Kontoret), ABD (ASTM), Almanya (SEP, DIN) ve Rusya (GOST) gibi endüstriyel pek çok ülkede hazırlanmıştır. Aynı zamanda ISO ve EURONORM gibi uluslararası standartlar da bulunmaktadır.
309 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Şekil 6.4.Standart bir görüntü tablosunda metalik olmayan kalıntı karakterizasyonu.
310 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Şekil 6.5. Tane boyutu belirlemesi için ölçü okularları.
311 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Sayma & Ölçme Teknikleri Kalitedeki gelişimin bir sonucu olarak kaba gradasyonlu standart çartlar hassas sonuçlardan uzaklaşmıştır. Veri, görsel olarak ya mikroskoba takılan uygun bir ölçü gözü ya da buzlu cam ekranı ölçü-ağı ile ya da uygun bir ölçü-ağı kullanılarak bir mikrograftan saptanır.
312 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Şekil 6.6. Düz çizgili ve dairesel ölçü ağları.
313 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Şekil 6.7. Çizgi ve nokta paternli ölçü ağları.
314 Görüntü Analizi Görüntü Analiz Yöntemleri Şekil 6.8. Dökme demir mikrografı üzerinde düz çizgili serili ölçü ağı.
315 Görüntü Analizi Otomatik Görüntü Analiz Cihazları Günümüzde kullanılan görüntü analiz cihazları dijital olarak çalışır ve görüntüler fotoğrafik noktalardan (pixel) oluşmaktadır. Arzu edilen gri seviyenin eldesinden sonra görüntü hem beyaz, hem siyah noktalar olarak saptanır. Basit otomatik sistemlerde operatör, yapısal bileşimde hangi fazların bulunduğuna karar verir ve dedeksiyonu ayarlar. Ölçümlerde, sayma ve kayıt etme, bilgilerin işlenmesi ve biriktirilmesi mekanik ve elektronik ekipmanlarla sağlanır. Otomatik görüntü analizinin kullanım nedeni, ölçüm hızının yarı otomatik cihazlara göre arttırılması ve tanecik tanımasının daha belirgin bir hale getirilmesidir.
316 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Malzemenin mikroyapısının incelenen bir kesit üzerinde ölçülerek kazanılan paremetrelerin saptanması için ön koşul, bu kesit düzleminin incelenmekte olan tüm numuneyi temsil etmesidir. Bu koşul sadece alışılagelen kesit boyutlarındaki homojen malzemeler için ve onların mikroyapıları için geçerlidir. Gerçekte üretime bağlı olarak malzemeler dikine ve uzunlamasına kesitlerinde, hem kimyasal analiz hem de mikroyapı karakteristiği açısından farklılıklar gösterirler. Yeterli bir sonuç elde edilmesinin istendiği durumda numune almanın istatiksel yönü çok önemlidir. Amaca uymayacak şekilde büyük bir parçadan rastgele alınmış bir numunenin nitel analizinin doğal olarak hiç bir değeri yoktur.
317 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Aşağıda sıralanan numune hazırlama ve optimal görüntü analizi için üç koşul ortaya çıkar. (1) Ayırd edilebilen tüm fazlar aynı kesit üzerinde olmalıdır, yani kesit yüzeyi üç boyutlu yapıyı temsil edebilecek bir düzlemde hazırlanmalıdır. (2) Kesit hazırlarken mikroyapı karateristiğinde herhangi bir değişim olmamalıdır. (3) Ölçülecek fazların kontrast açısından matriksten berlirgin bir şekilde ayırdedilebilmesi gerekir. 1 eşitliğine göre bu kontrastın 0.3 daha da iyisi 0.5 olmalıdır.
318 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil 6.9. Perlitik yapıda dağlama sonucu şematik görünüm. a) doğru değer, b) kuvvetli rölyef nedeniyle ölçülen değer.
319 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Dökme demir mikroyapısı, metalografik hazırlamada kısmen kırılmış grafitler. Şekil Dökme demir mikroyapısıyla, metalografik olarak kusursuz hazırlanmış.
320 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Otomat çeliğinde sülfür kalıntıları. Şekil Düşük karbonlu çeliğin mikroyapısında metalografik hazırlamadan kaynaklanan çizikler.
321 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Polarize ışık mikroskobu görüntüsü.
322 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Takım çeliği mikroyapısı.
323 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Otomat çeliğinde renkli metalografi uygulaması. Şekil Renkli metalografi uygulaması.
324 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Aşırı dağlanmış ferritik-perlitik mikroyapı. Şekil Düşük karbonlu çeliğin mikroyapısı.
325 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama (a) (b) Şekil a) yumuşak metalde mevcut porların metalografik hazırlama aşamasında küçülmesi, b) gevrek malzemelerde metalografik hazırlama esnasında çatlak oluşumu.
326 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Çok fazlı malzemede otomatik analiz için ideal mikroyapı görüntüsü. Şekil Çok fazlı malzemede otomatik analiz için ideal mikroyapı görüntüsü.
327 Görüntü Analizi Numune Alma & Hazırlama Şekil Çok fazlı malzemede otomatik analiz için ideal mikroyapı görüntüsü.
328 Görüntü Analizi Görüntü Oluşumu Görüntü oluşumunun tipini, ölçülen şeklin doğası ve uygun parametre belirler. Ana kural olarak 1 µm den büyük şekiller optik ışık mikroskobuyla, 300 nm den büyük şekiller tarama elektron mikroskobuyla ve 20 nm den büyük şekiller transmisyon elektron mikroskobuyla incelenebilir. Başlangıç mesafelerinde istenen doğruluk hangi ölçüm sisteminin seçileceğini belirleyecektir.
329 Görüntü Analizi Deteksiyon Eğer bir mikroyapısal şekil meydana çıkarılacaksa, farkedilebilmesi için kontrastı yeterli yükseklikte olmalıdır. Kontrast (K) aşağıdaki eşitlikte tanımlanmıştır. K DR R max DR iki faz arasındaki yansıtıcılık farkı, Rmax da iki fazdan daha parlak yansıyanıdır.
330 Görüntü Analizi Malzeme Biliminde Uygulamaları Malzeme bilimi üzerine yapılan çalışmalarda, fazlar, dislokasyon yoğunluğu ve tane boyutu gibi mikroyapısal özeliklerin miktarları ve boyutlarıyla malzeme özelikleri arasındaki ilişkilerin araştırılması önemli bir yer tutmaktadır. Mikroyapıdaki fazların boyutları, şekilleri (morfolojileri) dağılımları, tane boyutları gibi özellikler mekanik özellikleri ciddi oranda etkiler.
331 Görüntü Analizi Malzeme Biliminde Uygulamaları Mikroyapı Fazlarının Miktarsal Belirlenmesi Yapıda bulunması muhtemel fazların ilgili malzemenin mekanik, fiziksel, vb. gibi çeşitli özelikleri üzerinde önemli etkisi bulunmaktadır. Kimyasal bileşimine göre veya üretim biçimine ele alınabilecek bütün malzemelerde mikroyapıda bulunması muhtemel fazların o malzemenin özeliklerine etkisi kaçınılmazdır.
332 Görüntü Analizi Malzeme Biliminde Uygulamaları Tane boyutunun belirlenmesi Tane boyutu veya kabalaşma miktarı ilgili malzemenin mekanik özelikleri üzerinde en etkili olan parametrelerdir. Metallerde akma mukavemetinin tane boyutu ile olan ilişkisi (Hall-Petch bağıntısı) ile perlit lamelleri ara mesafesi olan ilişkisi ve sertliğin tane boyutu ile olan ilişkisi iyi bilinen bağıntılardır. K y 0 : akma mukavemeti, d H 0 H 0 K s L K H d 0: tane içindeki dislokasyonların hareketine karşı sürtünme gerilimi, Ky, KH, Ks: sabit değer (eğim), d: tane boyutu, L: perlit lamelleri ara mesafesidir.
MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI
MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI IV. Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Sensitometri Sensitometri olarak adlandırılan bilim dalı, fotografik katmanlar üzerine ışığın fiziksel ve kimyasal etkilerinin
MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI
MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI III-Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.9. Göz eğrisi ile değişik film malzemelerinin karşılaştırılması. Fotografik
TEKNĠK FOTOĞRAFÇILIK. II. Hafta Sunumu KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ
TEKNĠK FOTOĞRAFÇILIK II. Hafta Sunumu KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ (Fotografi) Fotografçılıktaki Gelişmeler Dr.Johann Heinrich Schulze (1727) : gümüş nitrat ve tebeşir karışımının güneş ışığı altında
MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme
MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme 2010-2011 Bahar Yarıyılı Ar. Gör. Dr. Ersoy Erişir 1 Konvansiyonel Görüntüleme (Fotografi) 2 Görüntü Tasarımı 3 Digital Görüntüleme 3.1 Renkler 3.2.1
MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme
MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme 2010-2011 Bahar Yarıyılı Ar. Gör. Dr. Ersoy Erişir 1 Konvansiyonel Görüntüleme (Fotografi) 2 Görüntü Tasarımı 3 Digital Görüntüleme 3.1 Renkler 3.2.1
Dijital (Sayısal) Fotogrametri
Dijital (Sayısal) Fotogrametri Dijital fotogrametri, cisimlere ait iki boyutlu görüntü ortamından üç boyutlu bilgi sağlayan, sayısal resim veya görüntü ile çalışan fotogrametri bilimidir. Girdi olarak
Digital Görüntü Temelleri Görüntü Oluşumu
Digital Görüntü Temelleri Görüntü Oluşumu Işık 3B yüzeye ulaşır. Yüzey yansıtır. Sensör elemanı ışık enerjisini alır. Yoğunluk (Intensity) önemlidir. Açılar önemlidir. Materyal (yüzey) önemlidir. 25 Ekim
Digital Görüntü Temelleri Görüntü Oluşumu
Digital Görüntü Temelleri Görüntü Oluşumu Işık 3B yüzeye ulaşır. Yüzey yansıtır. Sensör elemanı ışık enerjisini alır. Yoğunluk (Intensity) önemlidir. Açılar önemlidir. Materyal (yüzey) önemlidir. 06 Kasım
Karl Kraus, Photogrammetrie, Band 1, Geometrische Informationen aus Photographien und Laserscanneraufnahmen,
FOTOĞRAF RAFİK K TEMELLER Bu bölüm b m : Karl Kraus, Photogrammetrie, Band 1, Geometrische Informationen aus Photographien und Laserscanneraufnahmen, ISBN 3-113 11-017708-00 adlı kaynağı ğın çevirisi yapılarak
RENK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
RENK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR Tanımlar Renk Oluşumu Gökyüzünde yağmur sonrasında olağanüstü bir renk kuşağı ( gökkuşağı ) görülür. Bunun nedeni yağmur damlalarının, cam prizma etkisi ile ışığı yansıtarak altı
Dijital (Sayısal) Fotogrametri
Dijital (Sayısal) Fotogrametri Dijital fotogrametri, cisimlere ait iki boyutlu görüntü ortamından üç boyutlu bilgi sağlayan, sayısal resim veya görüntü ile çalışan fotogrametri bilimidir. Girdi olarak
FİLMLER FİLM VE FİLM ÖZELLİKLERİ
FİLMLER FİLM VE FİLM ÖZELLİKLERİ Filmin Tanımı Fotoğraf makinesinde, pozlandırılacak olan konunun görüntüsünü saptamak için ışığa duyarlı madde ile kaplanmış saydam taşıyıcıya film denir. Film üzerinde
MADDE VE IŞIK saydam maddeler yarı saydam maddeler saydam olmayan
IŞIK Görme olayı ışıkla gerçekleşir. Cisme gelen ışık, cisimden yansıyarak göze gelirse cisim görünür. Ama bu cisim bir ışık kaynağı ise, hangi ortamda olursa olsun, çevresine ışık verdiğinden karanlıkta
TEMEL GÖRÜNTÜ BİLGİSİ
TEMEL GÖRÜNTÜ BİLGİSİ FOTOĞRAF/GÖRÜNTÜ KAVRAMI VE ÖZELLİKLERİ BEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF345 TEMEL GÖRÜNTÜ BİLGİSİ DERSİ NOTLARI http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz/ İÇERİK
Dijital (Sayısal) Fotogrametri
Dijital (Sayısal) Fotogrametri Dijital fotogrametri, cisimlere ait iki boyutlu görüntü ortamından üç boyutlu bilgi sağlayan, sayısal resim veya görüntü ile çalışan fotogrametri bilimidir. Girdi olarak
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN temellerinin atıldığı Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlu olsun.
Doç.Dr.Mehmet MISIR-2013 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN temellerinin atıldığı Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlu olsun. Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile birlikte; geniş alanlarda, kısa zaman aralıklarında
Yrd. Doç. Dr. Caner ÖZCAN
Yrd. Doç. Dr. Caner ÖZCAN Grafik Programlama Bilgisayar kullanılırken monitörlerde iki tür ekran moduyla karşılaşılır. Bu ekran modları Text modu ve Grafik modu dur. Text modunda ekran 25 satır ve 80 sütundan
Görüntüleme ve kontrastlama
KOCAELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ METALURJĠ ve MALZEME MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Görüntüleme ve kontrastlama IĢık mikroskobu - donanım Bir mikroskobun aydınlatma (ışıklandırma) düzeni için aşağıda verilen
TEKNİK FOTOĞRAFÇILIK. V. Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ
TEKNİK FOTOĞRAFÇILIK V. Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Işıklandırmada gümüşhalojenür kristalinde elektron transportuyla fotolitik gümüş oluşur; bu da kristal içi developman çekirdeğini oluşturur.
UYDU GÖRÜNTÜLERİ VE SAYISAL UZAKTAN ALGILAMA
UYDU GÖRÜNTÜLERİ VE SAYISAL UZAKTAN ALGILAMA Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile birlikte; geniş alanlarda, kısa zaman aralıklarında ucuz ve hızlı sonuç alınabilen uzaktan algılama tekniğinin, yenilenebilir
DİJİTAL GÖRÜNTÜ İŞLEME
DİJİTAL GÖRÜNTÜ İŞLEME Prof. Dr. Oğuz Güngör Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü 61080 Trabzon [email protected] 1 Renk Nedir? 2 En basit anlamıyla renk maddelerden
RENK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
RENK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR Tanımlar Renk Oluşumu Gökyüzünde yağmur sonrasında olağanüstü bir renk kuşağı ( gökkuşağı ) görülür. Bunun nedeni yağmur damlalarının, cam prizma etkisi ile ışığı yansıtarak altı
Paslanmaz Çelik Gövde. Yalıtım Sargısı. Katalizör Yüzey Tabakası. Egzoz Emisyonları: Su Karbondioksit Azot
Paslanmaz Çelik Gövde Yalıtım Sargısı Egzoz Emisyonları: Su Karbondioksit Azot Katalizör Yüzey Tabakası Egzoz Gazları: Hidrokarbonlar Karbon Monoksit Azot Oksitleri Bu bölüme kadar, açıkça ifade edilmese
Bölüm 7 Renkli Görüntü İşleme
BLM429 Görüntü İşlemeye Giriş Bölüm 7 Renkli Görüntü İşleme Dr. Öğr. Üyesi Caner ÖZCAN Genç sanatçının, rengin sadece tanımlayıcı değil aynı zamanda kişisel ifade anlamına geldiğini anlaması renge dokunmasından
Kimyasal film - Negatif filmler. 1990 larda video filmler, 35mm e aktarılıp gösterildi. Sinemada 24 kare, videoda 25 kare
Kimyasal film - Negatif filmler 1990 larda video filmler, 35mm e aktarılıp gösterildi Sinemada 24 kare, videoda 25 kare Sinemada format olarak 16mm ve 35mm en çok kullanıldı Film Formatları 8 mm super
H a t ı r l a t m a : Şimdiye dek bilmeniz gerekenler: 1. Maxwell denklemleri, elektromanyetik dalgalar ve ışık
H a t ı r l a t m a : Şimdiye dek bilmeniz gerekenler: 1. Maxwell denklemleri, elektromanyetik dalgalar ve ışık 2. Ahenk ve ahenk fonksiyonu, kontrast, görünebilirlik 3. Girişim 4. Kırınım 5. Lazer, çalışma
RÖNTGEN FİLMLERİ. Işınlama sonrası organizmanın incelenen bölgesi hakkında elde edilebilen bilgileri taşıyan belgedir.
RÖNTGEN FİLMLERİ Işınlama sonrası organizmanın incelenen bölgesi hakkında elde edilebilen bilgileri taşıyan belgedir. Tanısal radyolojide röntgen filmine radyogram, Röntgen filmi elde etmek için yapılan
Elektromanyetik Radyasyon (Enerji) Nedir?
Elektromanyetik Radyasyon (Enerji) Nedir? Atomlardan çeşitli şekillerde ortaya çıkan enerji türleri ve bunların yayılma şekilleri "elektromagnetik radyasyon" olarak adlandırılır. İçinde X ve γ ışınlarının
5 İki Boyutlu Algılayıcılar
65 5 İki Boyutlu Algılayıcılar 5.1 CCD Satır Kameralar Ölçülecek büyüklük, örneğin bir telin çapı, objeye uygun bir projeksiyon ile CCD satırının ışığa duyarlı elemanı üzerine düşürülerek ölçüm yapılır.
TEMEL GRAFİK TASARIM AÇIK-KOYU, IŞIK-GÖLGE
TEMEL GRAFİK TASARIM AÇIK-KOYU, IŞIK-GÖLGE Öğr. Gör. Ruhsar KAVASOĞLU 23.10.2014 1 Işık-Gölge Işığın nesneler, objeler ve cisimler üzerinde yayılırken oluşturduğu açık orta-koyu ton (degrade) değerlerine
SORULAR (1-36) SORU -2 Aşağıdakilerden hangisi klavye ve farenin takıldığı portlardan biridir?
SORULAR (-36) SORU - Aşağıdakilerden hangisi sadece giriş donanımıdır? A) Ses kartı B) Klavye C) Yazıcı D) Ekran SORU -2 Aşağıdakilerden hangisi klavye ve farenin takıldığı portlardan biridir? A) Paralel
Grafik Dosya Formatları Grafik dosya formatları, grafik boyutlarını düşürmek amacıyla geliştirilen matematiksel algoritmalardır. Çeşitli amaçlara yönelik olarak kullanılan birçok grafik dosya formatı vardır.
6. Bölüm Film. Fotoğrafın Boyutları ve Fotoğraf Kalitesi, Pikseller
6. Bölüm Film En basit tanımıyla film, görüntüyü saptamakta kullanılan, ışığa duyarlı bir emülsiyonu (duyarkat ) üzerinde taşıyan plastik veya asetat bir malzemedir. Filmin taşıyıcı tabakasını oluşturan,
Teknik Katalog [Spektrometre]
Teknik Katalog [Spektrometre] [SpectroPlate] PCE Teknik Cihazlar Paz. Tic. Ltd.Şti. Halkalı Merkez Mah. Pehlivan Sok. No 6/C 34303 Küçükçekmece/ İstanbul Türkiye Mail: [email protected] Telefon:
Optik Mikroskop (OM) Ya Y pıs ı ı ı ve v M erc r e c kle l r
Optik Mikroskop (OM) Yapısı ve Mercekler Optik Mikroskopi Malzemelerin mikro yapısını incelemek için kullanılan en yaygın araç Kullanıldığı yerler Ürün geliştirme, malzeme işleme süreçlerinde kalite kontrolü
MOD419 Görüntü İşleme
MOD419 Görüntü İşleme Ders Kitabı: Digital Image Processing by Gonzalez and Woods Puanlama: %30 Lab. %20 Vize %10 Quizes %40 Final %60 devam mecburiyeti Görüntü İşleme ye Giriş Görüntü İşleme Nedir? Özellikle
Teknik Belge WDR. WDR: Wide Dynamic Range Geniş Dinamik Aralık nedir? Niçin Önemlidir? elektronik-guvenlik.com SECURITURK
Teknik Belge: WDR: Wide Dynamic Range nedir? Niçin Önemlidir? 1 / 10 Teknik Belge WDR WDR: Wide Dynamic Range Geniş Dinamik Aralık nedir? Niçin Önemlidir? 2018 elektronik-guvenlik.com Teknik Belge: WDR:
SAYISAL GÖRÜNTÜ EŞLEME
SAYISAL GÖRÜNTÜ EŞLEME Sayısal görüntü elde etme, işleme ve ilgili çıktıyı almak son günlerde artık normal hayata da girmeğe başlamıştır. Hepimizin video kamera (camcoder) adı ile bildiğimiz ürünler aslında
2. HAFTA MİKROSKOPLAR
2. HAFTA MİKROSKOPLAR MİKROSKOPLAR Hücreler çok küçük olduğundan (3-200 µm) mikroskop kullanılması zorunludur. Soğan zarı, parmak arası zarlar gibi çok ince yapılar, kesit almadan ve mikroskopsuz incelenebilir.
TOZ METALURJİSİ Prof.Dr.Muzaffer ZEREN
. TEKNİK SEÇİMLİ DERS I TOZ METALURJİSİ Prof.Dr.Muzaffer ZEREN TOZ KARAKTERİZASYONU TOZ KARAKTERİZASYONU Tüm toz prosesleme işlemlerinde başlangıç malzemesi toz olup bundan dolayı prosesin doğasını anlamak
GÖRÜNTÜ İŞLEME HAFTA 2 SAYISAL GÖRÜNTÜ TEMELLERİ
GÖRÜNTÜ İŞLEME HAFTA 2 SAYISAL GÖRÜNTÜ TEMELLERİ GÖRÜNTÜ ALGILAMA Üç temel zar ile kaplıdır. 1- Dış Zar(kornea ve Sklera) 2- Koroid 3- Retina GÖRÜNTÜ ALGILAMA ---Dış Zar İki kısımdan oluşur. Kornea ve
Işık. F. mak. Yansıyan ışık Nesne (3-Boyutlu) İmge Uzayı (2-Boyutlu)
I Ş I K Maddenin fiziksel yapısındaki atomik etkileşim sonucu oluşan elektromanyetik saçılımdır. Herhangi bir dalganın iki temel özelliği, dalga boyu frekans Dalga boyu ile frekansın çarpımı ışığın yayılma
Bilgisayarla Fotogrametrik Görme
Bilgisayarla Fotogrametrik Görme Dijital Görüntü ve Özellikleri Yrd. Doç. Dr. Mustafa DİHKAN 1 Dijital görüntü ve özellikleri Siyah-beyaz resimler için değer elemanları 0-255 arasındadır. 256 farklı durum
Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ BEÜ ZONGULDAK MYO MİMARLIK VE ŞEHİR PL. BÖL. HARİTA VE KADASTRO PROGRAMI ZHK 209/217/219 FOTOGRAMETRİ DERSİ NOTLARI
FOTOGRAMETRİ FOTOĞRAFİK TEMELLER Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ BEÜ ZONGULDAK MYO MİMARLIK VE ŞEHİR PL. BÖL. HARİTA VE KADASTRO PROGRAMI ZHK 209/217/219 FOTOGRAMETRİ DERSİ NOTLARI http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz/
Ekran, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik araçların genel adıdır.
Ekran Ekran, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik araçların genel adıdır. Ekrandaki tüm görüntüler noktalardan olusur. Ekrandaki en küçük noktaya pixel adı verilir. Pixel sayısı ne kadar fazlaysa
Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom
KASET Röntgen filmi kasetleri; radyografi işlemi sırasında filmin ışık almasını önleyen ve ranforsatör-film temasını sağlayan metal kutulardır. Özel kilitli kapakları vardır. Kasetin röntgen tüpüne bakan
Dik İzdüşüm Teorisi. Prof. Dr. Muammer Nalbant. Muammer Nalbant
Dik İzdüşüm Teorisi Prof. Dr. Muammer Nalbant Muammer Nalbant 2017 1 Dik İzdüşüm Terminolojisi Bakış Noktası- 3 boyutlu uzayda bakılan nesneden sonsuz uzaktaki herhangi bir yer. Bakış Hattı- gözlemcinin
GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU
GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU Güneş ışınımı değişik dalga boylarında yayılır. Yayılan bu dalga boylarının sıralı görünümü de güneş spektrumu olarak isimlendirilir. Tam olarak ifade edilecek olursa;
Ormancılıkta Uzaktan Algılama. 4.Hafta (02-06 Mart 2015)
Ormancılıkta Uzaktan Algılama 4.Hafta (02-06 Mart 2015) Hava fotoğrafı; yeryüzü özelliklerinin kuşbakışı görüntüsüdür. Hava fotoğrafları, yersel fotoğraf çekim tekniğinde olduğu gibi ait oldukları objeleri
BASMA DENEYİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ. 1. Basma Deneyinin Amacı
1. Basma Deneyinin Amacı Mühendislik malzemelerinin çoğu, uygulanan gerilmeler altında biçimlerini kalıcı olarak değiştirirler, yani plastik şekil değişimine uğrarlar. Bu malzemelerin hangi koşullar altında
Işığın izlediği yol : Işık bir doğru boyunca km/saniye lik bir hızla yol alır.
IŞIK VE SES Işık ve ışık kaynakları : Çevreyi görmemizi sağlayan enerji kaynağına ışık denir. Göze gelen ışık ya bir cisim tarafından oluşturuluyordur ya da bir cisim tarafından yansıtılıyordur. Göze gelen
Çıktı ve Çıkış Aygıtları
Çıktı ve Çıkış Aygıtları 1 Çıktı nedir? Çıktı, kullanıma uygun hale getirilecek şekilde işlenmiş veridir. 2 Çıktı nedir? Çıkış aygıtı, bilgiyi bir veya daha fazla insana aktaran donanım bileşeni tipidir.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MEM-317 MALZEME KARAKTERİZASYONU OPTİK MİKROSKOP
GAZİ ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MEM-317 MALZEME KARAKTERİZASYONU OPTİK MİKROSKOP Yrd. Doç. Dr. Volkan KILIÇLI ANKARA 2012 OPTİK MİKROSKOP Hemen hemen bütün metalografik
2. Ayırma Gücü Ayırma gücü en yakın iki noktanın birbirinden net olarak ayırt edilebilmesini belirler.
DENEYİN ADI: Işık Mikroskobu DENEYİN AMACI: Metallerin yapılarını incelemek için kullanılan metal ışık mikroskobunun tanıtılması ve metalografide bunun uygulamasına ilişkin önemli konulara değinilmesi.
Renk Anlatımı ve Uygulamalı Renk Çemberi
Renk Anlatımı ve Uygulamalı Renk Çemberi RENK İLE İLGİLİ KAVRAMLAR Tanımlar Renk oluşumu Gökyüzünde yağmur sonrasında olağanüstü bir renk kuşağı ( gökkuşağı ) görülür. ayrış
İçerik Fotogrametrik Üretim 2 Fotogrametri 2 Hava Fotogrametrisi...2 Fotogrametrik Nirengi 3 Ortofoto 4 Fotogrametrik İş Akışı 5 Sayısal Hava
İçerik Fotogrametrik Üretim 2 Fotogrametri 2 Hava Fotogrametrisi...2 Fotogrametrik Nirengi 3 Ortofoto 4 Fotogrametrik İş Akışı 5 Sayısal Hava Kameralarının Sağlayacağı Faydalar.7 Pramit Oluşturma.10 Kolon
X IŞINLARININ NİTELİĞİ VE MİKTARI
X IŞINLARININ NİTELİĞİ VE MİKTARI X IŞINI MİKTARINI ETKİLEYENLER X-ışınlarının miktarı Röntgen (R) ya da miliröntgen (mr) birimleri ile ölçülmektedir. Bu birimlerle ifade edilen değerler ışın yoğunluğu
Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com
Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU hasanyolcu.wordpress.com En az iki atomun belli bir düzenlemeyle kimyasal bağ oluşturmak suretiyle bir araya gelmesidir. Aynı atomda olabilir farklı atomlarda olabilir. H 2,
Dijital Kaynak Oluşturma ve Sunum Çözümleri; Zeutschel, Qidenus Tarayıcı ve Hizmet Portalı. ANKOSLink 2014, 18-20 Nisan.
Dijital Kaynak Oluşturma ve Sunum Çözümleri; Zeutschel, Qidenus Tarayıcı ve Hizmet Portalı ANKOSLink 2014, 18-20 Nisan Merve OKUR İçerik 1. Dijitalleştirmenin Amacı 2.Dijitalleştirme Hazırlığı 3.Dijitalleştirme
Eyüp Ersan SÜLÜN Photoshop CS4 Kullanım Kursu ADOBE PHOTOSHOP KATMAN HARMANLAMA (KARIŞTIRMA) MODLARI
Eyüp Ersan SÜLÜN Photoshop CS4 Kullanım Kursu ADOBE PHOTOSHOP KATMAN HARMANLAMA (KARIŞTIRMA) MODLARI Photoshop ile çalışırken, katmanlar üzerinde kullanılan nesneleri ve renkleri bir biri ile karıştırarak
Gama ışını görüntüleme: X ışını görüntüleme:
Elektronik ve Hab. Müh. Giriş Dersi Görüntü İşleme Yrd. Doç. Dr. M. Kemal GÜLLÜ Uygulama Alanları Gama ışını görüntüleme: X ışını görüntüleme: Uygulama Alanları Mor ötesi bandı görüntüleme: Görünür ve
1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları
1. Giriş 2. Yayınma Mekanizmaları 3. Kararlı Karasız Yayınma 4. Yayınmayı etkileyen faktörler 5. Yarı iletkenlerde yayınma 6. Diğer yayınma yolları Sol üstte yüzey seftleştirme işlemi uygulanmış bir çelik
Renk Yönetimi - 1. Özgür Yazar. EFI Fiery Grubu
Renk Yönetimi - 1 Özgür Yazar EFI Fiery Grubu Seminerler Hakkinda Bu seminerlerin amacı özellikle dijital baskı sektöründe operatör, tasarımcı ve teknisyen olarak çalışan kişilere renk yönetiminin temellerini
Fotovoltaik Teknoloji
Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali
ÖĞRENME ALANI : FİZİKSEL OLAYLAR ÜNİTE 5 : IŞIK
ÖĞRENME ALANI : FİZİKSEL OLAYLAR ÜNİTE 5 : IŞIK C IŞIĞIN KIRILMASI (4 SAAT) 1 Kırılma 2 Kırılma Kanunları 3 Ortamların Yoğunlukları 4 Işık Işınlarının Az Yoğun Ortamdan Çok Yoğun Ortama Geçişi 5 Işık Işınlarının
FOTOYORUMLAMA UZAKTAN ALGILAMA
FOTOYORUMLAMA VE UZAKTAN ALGILAMA (Photointerpretation and Remote Sensing) 1 Ders İçeriği Hava fotoğrafının tanımı Fotogrametrinin geometrik ilkeleri Fotogrametride fotoğrafik temel ilkeler Stereoskopik
ORM 7420 USING SATELLITE IMAGES IN FOREST RESOURCE PLANNING
ORM 7420 USING SATELLITE IMAGES IN FOREST RESOURCE PLANNING Asst. Prof. Dr. Uzay KARAHALİL Week IV NEDEN UYDU GÖRÜNTÜLERİ KULLANIRIZ? Sayısaldır (Dijital), - taramaya gerek yoktur Hızlıdır Uçuş planı,
Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu
4.Kimyasal Bağlar Kimyasal Bağlar Aynı ya da farklı cins atomları bir arada tutan kuvvetlere kimyasal bağlar denir. Pek çok madde farklı element atomlarının birleşmesiyle meydana gelmiştir. İyonik bağ
2 Ders Kodu: GSR3114 3 Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Lisans
DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME TEKNİKLERİ 1 Ders Adi: DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME TEKNİKLERİ 2 Ders Kodu: GSR3114 3 Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 3 6 Dersin Verildiği Yarıyıl 6 7 Dersin
PRATİKTE AYDINLATMA KAVRAMLARI VE TERİMLERİ
İSO ATMK - AGİD Sektör Toplantısı PRATİKTE AYDINLATMA KAVRAMLARI VE TERİMLERİ A.Kamuran TÜRKOĞLU, Kevork BENLİOĞLU, Tuba BASKAN 23.06.2011 1 İÇERİK 1. Işık Şiddeti - Kandela 2. Işık Akısı - Lümen 3. Aydınlık
Geometriden kaynaklanan etkileri en aza indirmek için yük ve uzama, sırasıyla mühendislik gerilmesi ve mühendislik birim şekil değişimi parametreleri elde etmek üzere normalize edilir. Mühendislik gerilmesi
2. BASKI. 2.a. Ofset Baskı 2.b. Tipo Baskı 2.c. Flekso Baskı 2.d. Tifdruk Baskı 2.e. Serigrafi Baskı
MATBAACILIK Basılması istenen bir materyale ilişkin yazılı ve görsel materyallerin belirli sanatsal özellikler gözetilerek bir araya getirilip düzenlenmesi, baskıya hazırlanması ve çoğaltılması işlemlerinin
Faz ( denge) diyagramları
Faz ( denge) diyagramları İki elementin birbirleriyle karıştırılması sonucunda, toplam iç enerji mimimum olacak şekilde yeni atom düzenleri meydana gelir. Fazlar, İç enerjinin minimum olmasını sağlayacak
Renk Yönetimi 2. Özgür Yazar. Fiery Grubu
Renk Yönetimi 2 Özgür Yazar Fiery Grubu Seminer Programı Renk Yönetimine Giriş (LINK) 23.01.2017 Pazartesi 15:00 Renk Yönetimi ve dijital baskı için doğru dosya hazırlama yöntemleri 06.02. 2017 Pazartesi
FOTOGRAMETRİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI FAALIYETLERI
FOTOGRAMETRİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI FAALIYETLERI Fotg.D.Bşk.lığı, yurt içi ve yurt dışı harita üretimi için uydu görüntüsü ve hava fotoğraflarından fotogrametrik yöntemlerle topoğrafya ve insan yapısı detayları
ÖĞRENME ALANI : FĐZĐKSEL OLAYLAR ÜNĐTE 5 : IŞIK (MEB)
ÖĞRENE ALANI : FĐZĐEL OLALAR ÜNĐE 5 : IŞI (EB) B- IŞIĞIN RENLERE ARILAI CĐĐLER NAIL RENLĐ GÖRÜNÜR? 1- Işığın Renklerine Ayrılması 2- Işığın Elde Edilmesi 3- Renkleri 4- Cisimlerin Işığı ansıtması 5- leri
Diyafram ve Enstantane
Diyafram ve Enstantane Diyafram Diyafram mercekler dizisi içinde film üzerine düşecek ışık miktarını denetlemeye yarayan bir araçtır. Fotoğraf çekerken kullanılan filmin yeteri kadar pozlanması için belli
Girdi ve Giriş Aygıtları
Girdi ve Giriş Aygıtları 1 Girdi nedir? Girdi, bilgisayarın belleğine girilen veri ve talimatlardır. 2 Giriş Aygıtları Nelerdir? Giriş aygıtı, kullanıcıların bir bilgisayara veri ve talimatları girmelerine
Yrd. Doç. Dr. Saygın ABDİKAN 2014-2015 Öğretim Yılı Bahar Dönemi
Dijital Görüntü İşleme (JDF338) Yrd. Doç. Dr. Saygın ABDİKAN 2014-2015 Öğretim Yılı Bahar Dönemi 1 Dijital görüntü işlemede temel kavramlar Sayısal Görüntü İşleme; bilgisayar yardımı ile raster verilerin
Renk. Ecs Laboratuvar Cihazları
Renk Ecs Laboratuvar Cihazları Renk Temelleri Rengin Algılanması Rengi algılamak için 3 öğeye ihtiyaç duyuyoruz. Işık, bir Obje ve Gözlerimiz. Eğer ışık yok ise göremeyiz. Eğer obje yok ise görecek birşey
Tanımlar, Geometrik ve Matemetiksel Temeller. Yrd. Doç. Dr. Saygın ABDİKAN Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ. JDF329 Fotogrametri I Ders Notu
FOTOGRAMETRİ I Tanımlar, Geometrik ve Matemetiksel Temeller Yrd. Doç. Dr. Saygın ABDİKAN Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ JDF329 Fotogrametri I Ders Notu 2015-2016 Öğretim Yılı Güz Dönemi İçerik Tanımlar
Çıkış Birimleri. Çıkış Birimleri. Giriş Birimleri. İşlem Birimi. Bellek Birimleri
Çıkış Birimleri Giriş Birimleri İşlem Birimi Çıkış Birimleri Bellek Birimleri Çıkış Birimleri Çıkış birimleri; bilgisayardaki işlemlerin sonucunda elde edilen ve kullanıcıya ses ya da görüntü olarak aktarılacak
20.03.2012. İlk elektronik mikroskobu Almanya da 1931 yılında Max Knoll ve Ernst Ruska tarafından icat edilmiştir.
SERKAN TURHAN 06102040 ABDURRAHMAN ÖZCAN 06102038 1878 Abbe Işık şiddetinin sınırını buldu. 1923 De Broglie elektronların dalga davranışına sahip olduğunu gösterdi. 1926 Busch elektronların magnetik alanda
KIFSAD LIGHTROOM 2 EĞİTİM DOKÜMANI
KIFSAD LIGHTROOM 2 EĞİTİM DOKÜMANI LIGHTROOM 2 Program açıldıktan sonra File / Import Photos From Disk menüsüne tıklanarak yüklenmek istenen fotoğraflar için seçim penceresi açılır. CTRL tuşuna basılı
ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ
ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ UV-Görünür Bölge Moleküler Absorpsiyon Spektroskopisi Yrd. Doç.Dr. Gökçe MEREY GENEL BİLGİ Çözelti içindeki madde miktarını çözeltiden geçen veya çözeltinin tuttuğu ışık miktarından
10. SINIF KONU ANLATIMLI. 4. ÜNİTE: OPTİK 5. Konu RENKLER ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ
10. SINIF KONU ANLATIMLI 4. ÜNİTE: OPTİK 5. Konu RENKLER ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 4 Optik 4. Ünite 5. Konu (Renkler) ETKİNLİK-1 Cevapları a) b) c) ç) d) e) gül kısmı da, yapraklar da f) g) karpuzun
Dijital Panoramik Görüntülemede HD Teknolojisi. Süper Hızlı Dijital Panoramik X-ray Cihazı. Thinking ahead. Focused on life.
Dijital Panoramik Görüntülemede HD Teknolojisi Süper Hızlı Dijital Panoramik X-ray Cihazı Konsept!! W E N Süper Yüksek Hız 5.5 sn & Süper Yüksek Çözünürlük 16 bit Yeni teknoloji HD tüp ve sensör Yeni nesil
Canon Log Talimat Kılavuzu
EOS 5D Mark IV (WG) Canon Log Talimat Kılavuzu Bu kılavuz, Canon Log uyumluluğu için yükseltilmiş EOS 5D Mark IV ürününe yöneliktir. Bu kılavuz, sadece Canon Günlüğü ile ilgili özellikleri açıklamaktadır.
MIT 8.02, Bahar 2002 Ödev # 11 Çözümler
Adam S. Bolton [email protected] MIT 8.02, Bahar 2002 Ödev # 11 Çözümler 15 Mayıs 2002 Problem 11.1 Tek yarıkta kırınım. (Giancoli 36-9.) (a) Bir tek yarığın genişliğini iki katına çıkarırsanız, elektrik
Dijital Kameralar (Airborne Digital Cameras)
Dijital Kameralar (Airborne Digital Cameras) Klasik fotogrametrik görüntü alımındaki değişim, dijital kameraların gelişimi ile sağlanmaktadır. Dijital görüntü, analog görüntü ile kıyaslandığında önemli
ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0
ATOMİK YAPI Atom, birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan parçacıktır. Atom, elementlerin özelliklerini taşıyan en küçük yapı birimi olup çekirdekteki
Dijital Fotogrametri
Dijital Fotogrametri 2016-2017, Bahar YY Fevzi Karslı (Prof. Dr.) Harita Mühendisliği Bölümü Mühendislik Fakültesi KTÜ 20 Mart 2017 Pazartesi Ders Planı ve İçeriği 1. Hafta Giriş, dersin kapsamı, kavramlar,
AST404 GÖZLEMSEL ASTRONOMİ HAFTALIK UYGULAMA DÖKÜMANI
AST404 GÖZLEMSEL ASTRONOMİ HAFTALIK UYGULAMA DÖKÜMANI Öğrenci Numarası: I. / II. Öğretim: Adı Soyadı: İmza: HAFTA 08 1. KONU: TAYFSAL GÖZLEM 1 2. İÇERİK Doppler Etkisi Kirchhoff Yasaları Karacisim Işınımı
YTÜ Makine Mühendisliği Bölümü Termodinamik ve Isı Tekniği Anabilim Dalı Özel Laboratuvar Dersi Radyasyon (Işınım) Isı Transferi Deneyi Çalışma Notu
YTÜ Makine Mühendisliği Bölümü Termodinamik ve Isı Tekniği Anabilim Dalı Özel Laboratuvar Dersi Radyasyon (Işınım) Isı Transferi Deneyi Çalışma Notu Laboratuar Yeri: E1 Blok Termodinamik Laboratuvarı Laboratuar
DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE
DİKKAT BU ÖZET 8 ÜNİTE OLUP,BURADA YALNIZ İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR TEMEL RAFÇILIK KISA ÖZET www.kolayaof.com 2 1. Ünite - Fotoğraf, Işıkla Resmetmek ve Fotoğraf Makinesi FOTOĞRAF NEDİR? Fotoğraf denildiğinde,
10. Sınıf. Soru Kitabı. Optik. Ünite. 6. Konu Renkler. Test Çözümleri. Lazer Işınının Elde Edilmesi
10. Sınıf Soru itabı 4. Ünite Optik 6. onu Renkler Test Çözümleri azer Işınının Elde Edilmesi 2 4. Ünite Optik Test 1 in Çözümleri 3. 1. Altan avi cam, ışığı çok geçirir, nin komşusu olan ve moru göremeyeceğimiz
IBAK Panoramo Serisi 3D Optik Boru Hattı Tarayıcılar
IBAK Panoramo Serisi 3D Optik Boru Hattı Tarayıcılar Son yıllarda boru hattı kontrol teknolojisinde en büyük yenilik, Panoramo sistemi, mühendisler daha iyi veri sağlayan operatörler için stresi azaltarak,
SuperColorTM Teknolojisi: Tüm Sunumlarınızda Gerçekçi Renk Doğruluğunun Keyfini Çıkarın! <Figure.1. SuperColor Logo>
Renk üretim yeteneği, bir projeksiyon cihazının performansını değerlendirirken en etkili standartlardan birisidir. ViewSonic özel olarak geliştirdiği SuperColorTM Teknolojisi
Uzaktan Algılama Teknolojileri
Uzaktan Algılama Teknolojileri Ders 8 Multispektral Görüntüleme ve Uygulamaları Alp Ertürk [email protected] Multispektral Görüntüleme Her piksel için birkaç adet spektral kanalda ölçüm değeri
1. AMAÇ Işınımla ısı transferi olayının tanıtılması, Stefan-Boltzman kanunun ve ters kare kanunun gösterilmesi.
IŞINIMLA ISI TRANSFERİ 1. AMAÇ Işınımla ısı transferi olayının tanıtılması, Stefan-Boltzman kanunun ve ters kare kanunun gösterilmesi. 2. TEORİ ÖZETİ Elektromanyetik dalgalar şeklinde veya fotonlar vasıtasıyla
