HELLEN VE ROMA TAR H
|
|
|
- Serkan Isler
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2364 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1361 HELLEN VE ROMA TAR H Yazar Prof.Dr. O uz TEK N (Ünite 1-8) Editör Prof.Dr. O uz TEK N ANADOLU ÜN VERS TES
2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc lar Yrd.Doç.Dr. Alper Tolga Kumtepe Ö r.gör. Orkun fien Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör. Özlem Doruk Kitap Koordinasyon Birimi Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Hellen ve Roma Tarihi ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde adet bas lm flt r. ESK fieh R, Mart 2014
3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... vii Ege de Tunç Ça... 2 EGE DÜNYASI NIN SINIRLARI... 3 EGE DE TUNÇ ÇA I KRONOLOJ S... 3 K KLAD ADALARI VE KÜLTÜRÜ... 4 G R T ADASI VE M NOS UYGARLI I... 5 YUNAN STAN VE M KEN UYGARLI I TROIA Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon EGE VE DOR GÖÇLER EGE DE KARANLIK ÇA YUNAN ALFABES KENT-DEVLET Ortaya Ç k fl ve Karakteristik Özellikleri Yönetim Biçimleri Yönetim Kurumlar Magistratlar Halk AT NA NIN S YASAL VE TOPLUMSAL YAPISI Drakon Solon Tiran Peisistratos ve O ullar Kleisthenes ve Demokrasi KOLON ZASYON Tan m Nedenleri Sonuçlar Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar PERSLER IONIA AYAKLANMASI PERS-HELLEN SAVAfiLARI Maraton Savafl Artemision ve Thermopylai Savafllar Salamis Deniz Savafl Plataia ve Mykale Savafllar I. Delos Deniz Birli i ÜN TE 2. ÜN TE 3. ÜN TE
4 iv çindekiler Hellenlerin Do u Akdeniz Seferi ve Kallias Bar fl PELOPONNESOS SAVAfiI Savafl n Nedeni Savafl n Bafllamas Arkhidamos Savafl Nikias Bar fl Sicilya Seferi Lysandros un Notion Zaferi Arginussai Savafl Aigospotamoi Savafl SATRAP KYROS UN AYAKLANMASI KORINTHOS SAVAfiI K NC DELOS DEN Z B RL THEBAI IN ÜSTÜNLÜK DÖNEM Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE Büyük skender ve Hellenistik Ça MAKEDONYA KRALLI I VE II. PHILIPPOS Kutsal Savafl Khaironeia Savafl Korinthos Birli i BÜYÜK SKENDER VE DO U SEFER Anadolu ya Geçifl Lydia da Ionia da Karia da Lykia da Pamphylia da Pisidia da Phrygia da Galatia dan Kilikia ya Issos Savafl Gaugamela Savafl Büyük skender mparatorlu u nun Yap s ve Niteli i BÜYÜK SKENDER DEN SONRA: SKENDER N HALEFLER Triparadeisos taki Devlet Konseyi Gaza Savafl skender in Haleflerinin Egemenlik Mücadelesi Ipsos Savafl Korupedion Savafl Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar... 75
5 çindekiler v Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri TALYA NIN CO RAFYASI ROMA NIN LAT NLERCE SKANI ETRÜSKLER N EGEMENL ROMA NIN KURULUfi EFSANES KRALLIK DÖNEM NDE ROMA NIN SOSYAL DÜZEN VE DEVLET DARES CUMHUR YET DARES N N KURULMASI, YÖNET M fiekl VE KURUMLAR ON K LEVHA KANUNLARI ROMA NIN TALYA DA VE AKDEN Z DE YAYILMASI Samnit Savafllar Kartaca Savafllar Makedon Savafllar Seleukos Kral III. Antiokhos ile Savafl GRACCHUS KARDEfiLER N REFORMLARI MÜTTEF KLER SAVAfiI MITHRADATES SAVAfiLARI ROMA Ç SAVAfiI: ROMALILAR ROMALILARA KARfiI Dictator Sulla ve Reformlar Pompeius Birinci Triumvir lik ve Caesar kinci Triumvir lik Octavianus un Zaferi Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na IULIUS-CLAUDIUS HANEDANI Augustus (M.Ö. 27-M.S. 14) Tiberius (M.S ) Caligula (M.S ) Claudius (M.S ) Nero (M.S ) DÖRT MPARATORLAR YILI Galba (M.S. Haziran 68-Ocak 69) Otho (M.S. Ocak-Nisan 69) Vitellius (M.S. Nisan-Aral k 69) FLAVIUS HANEDANI Vespasianus (M.S ) Titus (M.S ) Domitianus (M.S ) Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE 6. ÜN TE
6 vi çindekiler 7. ÜN TE 8. ÜN TE Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na EVLAT ED NEN YA DA ED N LEN MPARATORLAR Nerva (M.S ) Traianus (M.S ) Hadrianus (M.S ) ANTONINUS HANEDANI Antoninus Pius (M.S ) Marcus Aurelius (M.S ) ve Lucius Verus (M.S ) Commodus (M.S ) SEVERUS HANEDANI Septimius Severus (M.S ) Caracalla (M.S ) ve Geta (M.S. 211) Elagabalus (M.S ) Severus Alexander (M.S ) Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Askeri Anarfli Dönemi nden Theodosius Hanedan na ASKER ANARfi DÖNEM VE YEN DÜZEN ARAYIfiI Maximinus Thrax (M.S ) (M.S. 238: I. Gordianus, II. Gordianus, Pupienus, Balbinus) III. Gordianus tan (M.S ) Aemilianus a (M.S. 253) Valerianus tan (M.S ) Aurelianus a (M.S ) Dominatus Dönemi ve Tetrarfli: Diocletianus (M.S ) ve Maximianus (M.S ve ) Licinius (M.S ) CONSTANTINUS HANEDANI I. Constantinus (M.S ) Iulianus (M.S ) Iovianus (M.S ) VALENTINIANUS HANEDANI I. Valentinianus (M.S ) Valens (M.S ) Gratianus (M.S ) II. Valentinianus (M.S ) THEODOSIUS HANEDANI I. Theodosius (M.S ) Honorius (M.S ) ve Arcadius (M.S ) II. Theodosius (M.S ) Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Sözlük
7 Önsöz vii Önsöz Aç k Ö retim Fakültesi, Tarih Bölümü ö rencilerine yönelik haz rlanan bu kitap sekiz ünite olarak tasarland. Kitapta, Ege ve Akdeniz dünyas n n yaklafl k 3500 y ll k bir dönemi ele al nd. Kuflkusuz kitab n ana eksenini Hellen ve Roma tarihi oluflturmaktad r. Birinci ünitede, Hellen tarihinin oluflmas na ön ayak olan ya da Hellen tarihinin en erken izlerinin bulunabilece i Ege co rafyas n n Tunç Ça anlat lmaktad r. Kiklad Adalar, Girit deki Minos uygarl ve Yunanistan daki Miken uygarl gerçekten de Hellen kültür ve uygarl n n öncüsüdürler. kinci ünitede, Ege göçleri, kent-devletleri ve kolonizasyon ele al nd. Bu dönem, art k, Hellen tarih ve uygarl n n oluflum ve geliflim aflamalar n en iyi flekilde gözler önüne sermektedir; Hellen uygarl n n, Yunanistan la s n rl kalmay p, kolonizasyonla Ege ve Akdeniz dünyas na yay ld bir süreç söz konusudur. Üçüncü ünite, Ege Dünyas n sarsan bir dönemi yans tmaktad r. Bu döneme Do u nun en büyük gücü Perslerle, Bat n n en büyük gücü Atinal lar n savafl damgas n vurmufltur. Kuflkusuz Atinal lar bu savaflta yaln z de ildiler; müttefiklerin deste iyle Perslere karfl varl klar n ve onurlar n koruma çabas içindeydiler. Ancak M.Ö. 5. yüzy l bu savaflla kalmad ; ayn zamanda Hellenlerin Hellenlere karfl savafl na da sahne oldu. Pers tehlikesini bir ölçüde atlatan Hellenler, bu kez kendi aralar nda savaflt lar. Savafl n bir kutbunda Atina, di er kutbunda Sparta vard. Dördüncü bölüm, Hellen dünyas nda ç r açan bir dönemdir. Tarihin gelmifl geçmifl en büyük komutan olarak kabul edilen Büyük skenderle birlikte Hellen kültürünün s n rlar Akdeniz in ötesine taflt. Bu devasa imparatorlu un s n rlar n korumak ve ondan pay almak, baflka bir mücadelenin bafllamas na neden oldu; Hellenistik Ça, kültüre oldu u kadar savafllara da damgas n vurdu. Beflinci üniteyle art k Roma n n Cumhuriyet dönemine geçilmektedir. Alt nc ve yedinci ünitelerde Roma mparatorlu u nun en parlak ikiyüzy l anlat lmaktad r. Kitab n son ünitesinde ise bir yandan Roma mparatorlu u nun içine düfltü ü anarfli ve kaos gözler önüne serilirken, öte yandan toparlanma ve yeniden yap - lanma çabalar n n bofla ç karak nihayetindeki çözülme ve ikiye ayr lma süreci ele al nmaktad r. Gerçekten de bir Akdeniz imparatorlu una dönüflmüfl olan Roma, d fl güçlerin bask s na fazla dayanamad. D fl güçleri k l çla teslim alan imparatorluk, yine k l çla d fl güçlere teslim oldu. Roma n n bat daki yar s n n M.S. 476 da son bulmas yla, imparatorlu un do u yar s varl n ve Akdeniz co rafyas ndaki egemenli ini sürdürmeye devam etti. Fakat biz, kitab m z M.S. 476 y l ile s n rlad k; klasik Roma anlay fl ndan, inanc ndan, mimarisinden ve de yaflam biçiminden bir hayli farkl bir yap da oldu undan dolay çok sonralar modern tarihçiler taraf ndan Bizans olarak adland r lan Do u Roma mparatorlu u nu kitaba dahil etmedik. Bu vesileyle kitab n haz rl k sürecinde yard mlar n esirgemeyen Prof.Dr. A.Vedat Çelgin, Prof.Dr. Bedia Demirifl, Doç.Dr. Hamdi fiahin, Arafl.Gör.Dr. Gürkan Ergin, Arafl.Gör.Dr. Aliye Erol-Özdizbay ve nci Türko lu na teflekkür ederim. Editör ve Yazar Prof.Dr. O uz TEK N
8 1HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Eski Hellen uygarl n n kökenlerini oluflturan Kiklad Adalar, Minos ve Miken uygarl klar n n karakteristik özelliklerini aç klayabilecek; Girit Adas ndaki Minos uygarl n n neden günümüz Avrupa uygarl n n befli i olarak kabul edildi ini tart flabilecek; Minos ve Miken uygarl klar aras ndaki iliflkileri ve etkileflimi aç klayabilecek; Troia n n Tunç Ça uygarl n tan mlayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Ege de Tunç Ça Kiklad Adalar Mermer doller Girit Minos Knossos Saraylar Linear A ve B Miken / Akha Mykenai Kahramanlar Ça Agamemnon Troia Troia Savafl çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Ege de Tunç Ça EGE DÜNYASI NIN SINIRLARI EGE DE TUNÇ ÇA I KRONOLOJ S K KLAD ADALARI VE KÜLTÜRÜ G R T ADASI VE M NOS UYGARLI I YUNAN STAN VE M KEN UYGARLI I TROIA
9 Ege de Tunç Ça EGE DÜNYASI NIN SINIRLARI Hellen uygarl n n kökenlerini oluflturan kültürlere geçmeden önce, bu uygarl klar n yer ald Ege co rafyas na göz atmak yararl olacakt r. Ege co rafyas ya da daha kapsaml bir ifade ile Ege Dünyas dendi inde, kabaca, Ege Denizi ne k y s olan ülkeler anlafl lmaktad r. Yunanistan, Makedonya ve Trakya ile Bat Anadolu, Ege Dünyas n n kapsam içindedir. Ege Denizi, kuzeyde Makedonya ve Trakya, bat da Yunanistan, do uda Bat Anadolu k y lar ve güneyde Girit Adas ile s n rl d r. Ege Denizi ndeki belli bafll adalar ise, kuzeyde Thasos (Tafloz), Samothrake (Semadirek), Imbros (Gökçeada), Tenedos (Bozcaada) ve Lemnos (Limni); Bat Anadolu k y lar na yak n olarak, kuzeyden güneye, Lesbos (Midilli), Khios (Sak z), Samos (Sisam), Kos ( stanköy) ve Rhodos (Rodos); Yunanistan a yak n adalar, kuzeyden güneye, Kuzey Sporat Adalar, Euboia (E riboz), Kiklad Adalar ve en güneyde Girit tir. Asl nda, yukar da adlar verilen adalardan Rhodos ve Kos, Anadolu nun güney-bat k y lar aç klar ndaki On ki Adalar (Dodekanesa) grubuna dahildir. Günümüzde, Ege Denizi ndeki adalardan Imbros (Gökçeada) ve Tenedos (Bozcaada) Türkiye s n rlar içinde kal rken, geri kalanlar Yunanistan s n rlar içindedir. Bu tablo bize, ilgilendi imiz co rafi alan n esas olarak Ege Denizi veya Ege havzas ile s n rl oldu unu göstermektedir. Ancak, Eski Hellen Dünyas n n s n rlar, yukar da tan mlanan Ege Dünyas n n s n rlar n n çok ötesine uzanmaktad r. Ege göçleri, kolonizasyon ve Büyük skender in fetihleri Eski Hellen kültür ve uygarl n n neredeyse tüm Akdeniz e hatta Hindistan a kadar yay lmas na neden olmufltur. Dodekanesa: Eski Yunanca da Dodeka, on iki; nesa ise ada anlam na gelen nesos kelimesinin ço ul halidir. EGE DE TUNÇ ÇA I KRONOLOJ S Ege Dünyas, M.Ö. yaklafl k 3100 y l civar nda tarihöncesi ça lardan ç km fl ve Tunç Ça olarak adland r lan bir sürece girmifltir. Bu süreç yaklafl k M.Ö civar nda tamamlan r. Ancak bu tarihler daha ziyade Girit ve Yunanistan için geçerlidir; Kikladlarda süreç daha önce (M.Ö civar nda) son bulmufltur. Dönemin Tunç Ça olarak adland r lmas n n nedeni, bak r-kalay alafl m olan tunçtan yap lm fl eflyalar n ya da silahlar n Ege Dünyas nda görülmeye bafllamas d r. Fakat bu metal objeler nispeten nadir olup, daha çok toplumun üst tabakalar ndaki kiflilerin elindedir. Tunç Ça n n yaklafl k ilk bin y l lk Tunç Ça n kapsamaktad r. Tunç Ça, Girit te Minos, adalarda Kiklad, Yunanistan da ise Hellas olarak adland r l r. Örne in Yunanistan n lk Tunç Ça ndan söz edecek olursak, lk Hellas dememiz gerekecektir. Bat Anadolu da ise, Tunç Ça için herhangi bir
10 4 Hellen ve Roma Tarihi özel adland rma olmamakla birlikte, Troia belirleyici ve temsil edici bir rol oynamaktad r. Afla da, sadece, Ege deki Tunç Ça n n ana dönemleri ve kapsad klar tarihler gösterilmifltir. Asl nda her dönem kendi içinde üç alt evreye ve alt evreler de A veya B fleklinde alt bölümlere ayr lmaktad r; ancak bu alt evreler afla - da gösterilmemifltir. Tablo 1.1 Ege de Tunç Ça kronolojisi (Alt dönemler gösterilmemifltir). lk Tunç : M.Ö Orta Tunç : M.Ö Son Tunç : M.Ö Kyklades: Eski Yunanca da daire, çevresinde, çevreleyen anlamlar n tafl yan kyklos sözcü ünden türetilmifl olup kutsal Delos Adas n çevreleyen adalar ifade etmektedir. K KLAD ADALARI VE KÜLTÜRÜ Kiklad Adalar, günümüz Yunanistan n n siyasi s n rlar içinde kalmakta olup bu ülkenin güney-do u k y s aç klar nda yer al r. Bir adalar toplulu u olan Kikladlar da 200 den fazla ada oldu u tespit edilmifltir; ancak bunlar n çok büyük bir k sm, iskâna müsait olmayan bat k adalar n su yüzeyindeki zirveleri veya adac klard r. Eski Yunanlar n Kyklades olarak adland rd klar Kikladlara dâhil belli bafll adalar aras nda, kuzeyden güneye do ru, Kea, Andros, Tinos, Mykonos, Delos, Kythnos, Syros, Seriphos, Siphnos, Melos, Paros, Naksos, Amorgos, Sykinos, Ios, Santorini ve Anafi nin adlar n sayabiliriz. Adalar, kutsal Delos Adas etraf nda kümelenmifl olup bunlardan Melos ve Santorini (antik Thera) volkanik adalard r. Kiklad Adalar, Yunanistan n güney-do usundan Anadolu nun güney-bat s na bir köprü gibi uzanarak Yunanistan dan Anadolu ya ulafl m kolaylaflt r rlar. Kiklad Adalar ndaki kültüre iliflkin en önemli izler Neolitik ten sonraki kültür aflamas olan lk Tunç Ça na aittir (M.Ö. yak ). Melos Adas ndaki Phylakopi de, Kea Adas ndaki Aya Irini de ve Thera Adas ndaki Akrotiri de ve Ios Adas ndaki Skarkos ta yap lan arkeolojik kaz lar, Kikladlar n Tunç Ça kültürünü daha iyi anlamam z sa lad. Kaz ve araflt rmalar, Geç Neolitik ve lk Tunç Ça- nda adalarda yaflayanlar n köy niteli indeki ufak yerleflmelerde iskân ettiklerini, kilden veya mermerden çanak-çömlek imâl edip kulland klar n, bu day ekip biçtiklerini, domuz, koyun ve keçi yetifltirdiklerini, bal kç l kla u raflt klar n ve ölülerini -baz lar n n içi taflla kaplanm fl- s çukurlara gömdüklerini göstermektedir. Tunç Ça, Kiklad Adalar nda Kiklad ad yla tan mlan r. Bu nedenle, Kiklad Adalar ndaki lk Tunç Ça için lk Kiklad veya Erken Kiklad dememiz gerekir. Karakteristik özelliklerinden dolay lk Kiklad Kültürü, Grotta-Pelos ve Kampos (her ikisi de lk Kiklad I), Keros-Syros ( lk Kiklad II), Kastri ve Phylakopi I (her ikisi de lk Kiklad III) olmak üzere befl kültür dönemine ayr lm flt r. Kikladlar uygarl na iliflkin herhangi bir yaz l belge bulunmad ndan, söz konusu uygarl a ait bilgilerimiz esas olarak arkeolojik buluntu ve kal nt lara dayanmaktad r. Adalardaki do al zenginlikler nedeniyle, buralarda yaflayanlar n nispeten refah içinde olduklar ve hatta de erli hammaddeleri ihraç ettikleri söylenebilir. Melos Adas, volkanik cam olarak da adland r lan obsidyen; Siphnos Adas, kurflun, gümüfl ve bak r; Paros ve Naksos adalar ise mermer ve z mpara minerali aç s ndan zengindi. Z mpara minerali mermer iflçili inde çok ihtiyaç duyulan bir hammaddeydi. Kiklad kökenli hammaddelerin, adalar d fl ndaki komflu ülkelerde imal edilen eflya ve eserlerde de kullan lm fl olmas, bu hammaddelerin adalardan d flar ya ihraç edilmifl oldu unu göstermektedir.
11 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 5 Kiklad Adalar kültürü esas olarak lk Tunç Ça kültürüdür. lk Tunç evrelerine adlar n veren Grotta, Naksos Adas nda; Pelos, Melos Adas nda; Kampos, Paros Adas nda; Kastri, Syros Adas ndad r. Kiklad Adalar ndaki lk Tunç Ça Kültürü nün en karakteristik buluntular mermer idolleridir; bu idollerden Paros Adas yak n ndaki Saliagos Adas nda çok miktarda bulunmufltur. Birkaç santimetreden bir metreye kadar de iflik boylarda yap lm fl olan Kiklad mermer idollerinin yüzlerinde sadece burun gösterilmekte, kafllar, gözler ve dudaklar, do al minerallerden elde edilen boya ile belirtilmekteydi. Erke in tasvir edildi i örnekler varsa da idollerin ço- u, kad n temsil etmekteydi. Say - ca önemli bir k sm n n mezarlarda bulunmufl olmas, onlar n, daha ziyade ölüyle birlikte mezara b rak lmak için imal edilmifl olduklar - n iflaret etmektedir. Gerek yukar - da sözünü etti imiz Kiklad kökenli hammaddelerin gerekse mermer idollerin Ege Denizi ndeki di er adalarda, Yunanistan n do usu ve güneyi ile Bat Anadolu da ele geçmifl olmas, bu kültürün etki alan - n ya da en az ndan d fl ülkelerle iliflkisini göstermesi aç s ndan önemlidir. Resim 1.1 Kiklad Kültürü ne ait mermer kad n idolü. M.Ö. yak Kaynak: Neils (2008), res.15. Kiklad Adalar kültürünü temsil eden idollere ve di er eserlere internet yoluyla afla da belirtilen Museum of Cycladic Art web sitesinden ulaflabilirsiniz: D KKAT dol: Çok tanr l dinlerde, tanr veya tanr çay temsil eden, karakteristik özellikleri tam olarak belli edilmemifl, sade, tap nma amaçl insan yap m nesne. NTERNET Girit e yak n olan güneydeki Kiklad Adalar, M.Ö. yak den itibaren (Orta Kiklad dönemi bafl ), Girit in etkisine girmeye bafllad. Thera Adas ndaki Akrotiri de yap lan arkeolojik kaz larda birkaç katl, duvarlar fresklerle süslü etkileyici bir yap ortaya ç kar ld. Kaz larda bulunan Linear A tablet parçalar ve freskler, adadaki Girit etkisini ve hatta egemenli ini göstermektedir. Orta Kiklad Dönemi nde, önceki dönemin mermer idollerinin aksine, bu kez geometrik bezemeli çanak çömlek dikati çekmektedir. Thera Adas ndaki volkanik patlama, bu yap n n da lav ve küller alt nda kalarak korunmas na neden olmufltu. Kaz larda insan iskeletlerine rastlan lmam fl olmas, burada yaflayanlar n kaçmaya f rsat bulabildiklerini göstermektedir. Kiklad Adalar Kültürü nün en tipik eserleri nelerdir ve ne amaçla yap lm fl olabilirler? G R T ADASI VE M NOS UYGARLI I Yunanistan n güneyindeki Mora Yar madas n n (Peloponnesos) yaklafl k 120 km güney-do usunda yer alan Girit Adas, ayn zamanda Ege Denizi nin güney s n r - 1 SIRA S ZDE
12 6 Hellen ve Roma Tarihi n oluflturmaktad r. Do u-bat do rultusunda uzanan Girit, Ege adalar n n en büyü üdür. 250 km. uzunlu unda ve 50 km. geniflli indeki adan n yüzölçümü km2 dir. Da l k bir fiziki yap s olan Girit teki en önemli da lar, bat dan do uya do ru, Beyaz Da lar, da Da ve 2500 metrelik zirvesiyle Dikte Da d r. Girit in en büyük ovas ise güneydeki Mesara Ovas d r. Bir k sm saray olarak tan mlanan yerleflim merkezleri ise daha ziyade adan n do u yar s ndad r. Girit te yaflayan halk n geçim kayna n n bal kç l k, tar m ve hayvanc l a dayal oldu u söylenebilir. En önemli tar msal ürünler aras nda bu day, zeytin, incir ve üzüm yer almaktayd ; hayvanc l k esas olarak koyun, keçi ve domuz besicili ine dayanmaktayd. Girit in en önemli merkezleri orta kesimin kuzeyinde, Knossos, güneyde Phaistos ve Hagia Triada, do uda Malia, Mokhlos, Gournia, Petras, Palaikastro ve Zakros tu. Bat yar s ndaki en önemli yerleflim ise Kydonia da (Khania) bulunmaktayd. Bu merkezlerden Knossos, Malia, Phaistos ve Petras ta birer saray bulunmaktayd. Ada hakk ndaki bu k sa giriflten sonra, art k, Eski Hellen uygarl n n ve dolay s yla günümüz Avrupa uygarl n n befli i olarak kabul edilen Girit uygarl na geçebiliriz. Kuflkusuz Girit e atfedilen Avrupa uygarl n n befli i yak flt rmas n n ard nda, rksal bir köken iddias de il, kültürel köken ya da kültürel miras aray fl oldu unu belirtmeliyiz. Giritliler, Hint-Avrupa dil grubuna yabanc olan bir dil konufluyorlard ve bu nedenle kendilerinden çok daha sonraki bir uygarl a damgas n vuran Eski Hellenlerin atalar de illerdi. Tunç Ça Giritlilerinin etnik kökeni henüz aç klanamam fl olsa da, adaya ilk yerleflenlerin, olas l kla Paleolitik Dönem sonunda veya Neolitik Dönem bafllar nda Anadolu dan gelmifl olabilecekleri ileri sürülmektedir. Girit Adas nda, kimi bilim adamlar na göre birdenbire ortaya ç kan bu uygarl k, kültürel kayna n nereden al yordu? Olas l kla o dönemde en parlak dönemlerini yaflayan Mezopotamya ve M s r kültürleri, Yak n Do u ve Kuzey Afrika arac l yla Girit e ulaflm flt. Böylece Orta Tunç Ça n n ilk evrelerinde, yani M.Ö. 2. biny l bafllar nda, Girit te, ihtiflaml saraylarla temsil edilen yüksek bir uygarl k ortaya ç kt ve bu uygarl k Orta Tunç Dönemi boyunca önemini ve etkisini sürdürdü; Geç Tunç Ça yla birlikte ise çöküfl süreci bafllad. Homeros un lyada Destan nda (XIX ) Knossos ve Kral Minos un adlar geçmektedir. lyada Destan nda Knossos tan Girit in en büyük kenti olarak söz edilmekte; Minos adl kral n n da Zeus ile sohbet edecek kadar güçlü oldu- u vurgulanmaktad r. Yunan tarihçi Thukydides ise, Girit in, denizlere ilk hükmeden Kral Minos un yurdu oldu unu anlatmaktad r (Thuk. I.4). Thukydides, Minos un bu gücünü, thalassokrasi ile ifade etmektedir. Ancak Thukydides in, kendisinden nerdeyse 1000 y l önce yaflam fl bir krala iliflkin yarg s, gerçek ile mitoloji aras nda bir yerlerdedir. Adada kaz yapan Sir Arthur Evans, Girit in Tunç Ça uygarl n, adan n efsanevi kral Minos tan dolay, Minos Uygarl olarak adland rm flt. Çünkü, bu uygarl k Yak n Do u ve Avrupa n n eski uygarl klar na benzemiyordu; kendine özgü bir karakteri vard. Böylece, Girit in Tunç Ça uygarl, Erken Minos, Orta Minos ve Geç Minos olarak tan mland ; her biri kendi içinde alt bölümlere de ayr ld : Orta Minos I, Orta Minos II, Orta Minos III gibi. D KKAT Thalassokrasi, Eski Yunanca bir sözcük olup Denizlere egemen olmay ifade etmektedir. Girit te Orta Tunç (Orta Minos), iki dönem alt nda incelenir: a) lk Saraylar Dönemi (M.Ö ) b) Yeni Saraylar veya kinci Saraylar Dönemi (M.Ö )
13 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 7 Resim 1.2 Knossos Saray n n plan. Bat Avlusu Orta Avlu Kaynak: Pomeroy ve di erleri (1999), res.1.1a. 1. Bat Reva (sundurma) 2. Tören Koridoru 3. Saray Mabedi 4. Merdivenli Revak 5. Taht Odas 6. Büyük Merdiven 7. Çifte Balta Salonu 8. Kraliçe nin Odas 9. Sütunlu Hol 10. Depo Odalar Kuzey m Kal nt lar bugünkü Heraklion a yak n bir yerde bulunan Knossos taki saray ilk olarak M.Ö civar nda infla edilmeye bafllanm flt. Fakat saray n temelleri alt nda Neoliti e kadar giden daha eski yerleflme tabakalar vard r. Girit saraylar na model oluflturan prototiplere bir örnek, Girit in güney-do u k y s nda yer alan Myrtos tur. Yap lan arkeolojik kaz larda avlusu, oturma odalar, mutfaklar, depolar, atölyeleri ve bir ibadet mekân n n oldu u yaklafl k 100 odal büyük bir yap kompleksi ortaya ç kar lm flt r. Ancak baz bilim adamlar, Myrtos un Girit saraylar n n prototipi olmad n, befl-alt büyük ailenin bir arada yaflam n sürdürdü ü büyükçe bir mekân olarak görmektedirler. Ancak flunu da belirtmeliyiz ki, saray sözcü ü baz bilim adamlar taraf ndan ihtiyatla kullan lmakta, saray yerine avlu merkezli yap kompleksi veya merkezi avlulu yap lar gibi deyimlerin kullan lmas tercih edilmektedir. Sir Arthur Evans n Knossos ta gerçeklefltirdi i kaz lar, saray n mimarisi ve sanat hakk nda çok fley ö renmemizi sa lad. Yunanistan da oluflan Akha (Miken) sanat da Girit sanat ndan etkilenmiflti. Girit saraylar genelde iki katl yd ; çok say da odalar ve avlulardan oluflan Knossos saray âdeta bir labirenti and r yordu. Bu nedenle, Theseus ve Minotauros canavar efsanesine konu olmufltu (Bkz. Okuma Parças ). Saraylar n etraf, Yak n Do u saraylar n n aksine, surla çevrili de ildi; bir ada uygarl olmas nedeniyle Giritliler savunma gereksinimi duymam fl olmal yd lar. Saraylar n duvarlar çeflitli konular n ifllendi i fresklerle süslüydü.
14 8 Hellen ve Roma Tarihi Girit in kuzey-do usundaki Malia Saray ile Suriye deki Mari Saray n n benzerli inin dikkat çekici olmas, Girit saraylar n n Yak n Do u daki örneklerden ilham al narak infla edilmifl oldu unu iflaret etmektedir. M.Ö. yak civar nda yani Orta Minos II Dönemi sonunda, ilk saraylar kesin olarak bilinmeyen bir nedenle (istila, deprem veya saraylar aras ndaki fliddetli bir savafl) yak l p y k lm fl ve hemen ikinci kez daha büyük ve daha görkemli olarak infla edilmiflti. Bu dönem Yeni Saraylar veya kinci Saraylar Dönemi olarak adland r lmaktad r. Arthur Evans n Knossos ta kaz yapt saray da bu dönemin saray d r. Saraylar n etraf nda sur bulunmad ndan, merkezden d flar ya do ru bir yap lanma ve geliflim söz konusudur. Yeni saraylarda, dikdörtgen planl merkezi avlu etraf nda kümelenen çok say daki oda ile depolar n tasar m ve günefl fl n n binan n içeri girmesini sa layan fl k kuyular, yani ufak avlular, en dikkat çekici unsurlard. Bat avlusu da yeni saraylar döneminin bir özelli iydi ve Girit in di er saraylar nda da mevcuttu. Bu dönemde, içlerinde iri küplerin yer ald dar uzun depolar art k saray n içine al nm flt. Küplerde hububat, zeytin, zeytinya ve flarap saklan yordu. M.Ö. 1450/1400 civar nda ise deprem, volkanik patlama veya istilâ gibi nedeni tam olarak bilinemeyen son bir felaketten sonra adadaki saraylarda yeniden fakat daha büyük bir y k m söz konusu oldu. Bu tarihten sonra Girit uygarl nda bir çöküfl bafllad. Y k ma neden olarak Thera (Santorini) adas ndaki yanarda n patlamas ve birbirini izleyen yüksek fliddette depremler gösterilmektedir. Ancak, son yap lan araflt rmalar n fl nda, bilim adamlar Thera Adas ndaki volkanik patlaman n M.Ö. 15. yüzy l n ikinci yar s nda de il, M.Ö. 17. yüzy l n sonlar nda gerçekleflti ini öne sürmektedirler. Bu demektir ki, yeni saraylar n y k m nedeni Thera daki volkanik patlama olamazd ; çünkü saraylar patlamadan neredeyse 200 y l sonra y - k lm fllard. Bu dönem ayn zamanda Yunanistan daki Akhalar n güçlü oldu u bir dönemdi. Bir görüfle göre, Girit in bu zor durumunu f rsat bilen Akhalar da aday istila etmifl olabilirlerdi. Bu son y k mdan adada yaln zca Knossos ayakta kalabilmiflti. Bu nedenle Knossos için, bir Üçüncü Saray Dönemi nden söz etmek yanl fl olmayacakt r. Giderek zay flayan Knossos, M.Ö. 13. yüzy l n sonlar nda tamamen terk edildi. Geç Minos Dönemi olarak tan mlanan M.Ö. 2. biny l n ikinci yar s nda vazo süslemelerinde, fresklerde ve yaz da görülen baz özellikler, o dönemde Yunanistan daki Akha kültürü ile benzerlik gösterdi inden, adaya Yunanistan dan bir Akha göçünün oldu u düflünülebilir. Bundan böyle Ege de liderlik, Minos Girit inden Miken liderli indeki Yunanistan a geçti. Girit Adas nda ne tür bir yönetim oldu u kesin olarak bilinmiyor. Fakat egemen görüfl, adan n -en az ndan Yeni Saraylar Dönemi nde- esas olarak Knossos tan yönetildi idir. Knossos taki kral, dinsel gücü de elinde tutuyordu. Bu nedenle, Minos olarak adland r lan Girit kral n n, bir tanr -kral kimli ini tafl d da ileri sürülmektedir. Girit in Tunç Ça kültürü - mimari, vazo sanat, heykeltrafll k ve resim sanat - n n gösterdi i gibi- Eski Hellen uygarl n n çekirde ini oluflturmaktad r. Fakat, yukar da vurgulad m z gibi, bu çekirdekte o dönemde yüksek bir uygarl yaflayan Yak n Do u uygarl klar n n pay n da göz ard etmemek gerekir. Nitekim, arkeolojik araflt rmalar, Girit in M.Ö. 2. biny l n bafl ndan itibaren Suriye deki Ugarit ve M s r ile ticari iliflkilerinin oldu unu ortaya koymufltur Uluburun ve Gelidonya bat klar, o dönemdeki uluslararas ticaretin kan tlar d rlar. Ayr ca dönemin diplomatik dili olan Akkadça yaz lm fl Amarna mektuplar nda Girit ten M s r firavununa veya firavun taraf ndan Girit e gönderilen arma anlar n adlar vard r. Ar-
15 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 9 ma an de ifl-tokuflu, diplomatik iliflkilerin en erken uygulamas olarak kabul edilebilir. M s r fresklerinde ve kabartmalar nda, d fl ülkelerden firavuna vergi olarak gönderilen arma anlar tafl yan elçiler resmedilmifltir; elçiler aras nda Giritliler ve Akhalar (Akhaioi) da bulunmaktad r. Hatta, M s r firavunu III. Amenhotep in vasallar olarak an lan bu kiflilerin adlar hiyeroglif yaz s yla yaz l d r. Tunç Ça arma an repertuar aras nda çeyizler birinci s ray almaktad r. Lüks mallar n varl, Girit in d fl ülkelerle diplomatik ba na ve ticari iliflkilerine kan tt r. Giritliler d fla aç l mda öyle ileri gitmifllerdi ki Peloponnesos aç klar ndaki Kythera Adas nda bir koloni bile kurmufllard. Güney Kiklad Adalar n da egemenlik alt na ald klar, buralarda ele geçen Girit kökenli veya Girit üslubunda yap lm fl buluntularla sabittir. Thera Adas ndaki Akrotiri de yürütülen kaz lar, adadaki Minos varl n do rulamaktad r. Ayr ca, Akhalar n (Mikenlerin) Anadolu nun güçlü devleti Hititler ile iliflkisi oldu u da muhakkakt r. Hitit metinlerinde geçen Ahhiyava, olas - l kla Akhalar n ülkesi (Akhaia); Millavanda / Milawata ise, o zamanlar Akha yerleflmesinin bulundu u Miletos tu. M s rl lar, Girit Adas na Keftiu diyorlard. Girit te iki tür yaz kullan l yordu: M.Ö. 2 biny l n bafllar nda hiyeroglif (piktografik yaz = resim yaz s ), M.Ö lerden sonra ise bir tür çizgi yaz s olan Linear A yaz s. Knossos ta ele geçen ve M.Ö lerden sonraya tarihlenen Linear B yaz s n n ise Girit e de il, fakat Yunanistan daki Akhalara özgü bir yaz oldu u anlafl lm flt r. Çünkü, Linear A yaz s, Girit in baflka merkezlerinde de bulunmas na karfl l k, Linear B yaz s Knossos ve Kydonia (Khania) d fl nda ele geçmemifltir. Oysa Yunanistan daki Akha merkezlerinde, örne in, Mykenai ve Pylos ta çok say da Linear B yaz l tablet ele geçmifltir. Ele geçen tabletlerden ç kan bir sonuç da, Girit te önce hiyeroglif yaz s n n, sonra da Linear A yaz s n n kullan lm fl olmas d r. M.Ö civar nda Yunanistan dan gelen Akhalar, Girit i istila etmifllerdi ve ada Knossos tan yönetilmeye bafllanm flt. Akhalar, Giritlilerin kulland Linear A yaz - s n kendi dillerine uydurarak Linear B yi oluflturmufl olabilirlerdi. Yeni yaz sistemi k sa süre sonra Yunanistan daki Akhalarca da benimsendi. Nitekim, saraylardaki fresklerde ve vazo resimlerinde görülen üslup de ifliklikleri ile di er baz veriler de Akhalar n adaya geldiklerine iflaret etmektedir. Linear A yaz s henüz çözülememifltir; Linear B yaz s ise, ngiliz mimar Michael Ventris in çabalar yla çözülmüfltür. Girit te kullan lan Linear A yaz s n esas olarak tabletlerden tan maktay z; papirüs ve parflömen gibi dayan ks z yaz materyalleri günümüze ulaflmad ndan, bu tür materyalin Girit teki kullan - m na dair bilgimiz bulunmamaktad r. Mühür ise Girit te lk Minos döneminden itibaren kullan lmakta olup Orta Minos Dönemi nde daha yayg nd r. Linear A veya B yaz s terimlerindeki linear sözcü ü çizgi veya çizgisel anlam n tafl maktad r; bu nedenle bu yaz Çizgi Yaz s A veya B olarak da adland r lmaktad r. Resim 1.3 D KKAT Çift ar formunda alt n kolye Minos mücevhercili inin en güzel örneklerindendir. Malia, Khryssolakkos ta bulunmufltur. M.Ö. 2. biny l n ortas. Kaynak: Stokstad, (1995), s.137. D KKAT
16 10 Hellen ve Roma Tarihi Kaz larda ele geçen eserler, Girit te geliflkin bir metal iflçili i, mücevhercilik, vazo ve resim sanat n n varl n ortaya koymufltur. Çiftçilik ve zanaat n da ekonomideki yeri büyüktü; koyun ve keçi yününe dayal olan tekstil, endüstriyel bir alan olmufltu. Devlet ekonomisi, di er Yak n Do u devletlerinde oldu u gibi, tar m ve hayvanc l a dayal ürünlerin sarayda (veya tap nakta) toplan p, daha sonra -toplumdaki hiyerarflik yap lanmaya göre- yeniden da t m fleklindeydi. Bu ekonomik yap, yeniden da t mc saray veya tap nak ekonomisi olarak da adland r lmaktad r. Din, Tunç Ça Giritlileri için de vazgeçilmezdi; öteki Eskiça toplumlar nda oldu u gibi, dinin yaflamdaki rolü çok önemliydi. Giritliler esas olarak do a tanr lar na tap yorlard. Saray içindeki bir mekân, tap nak olarak kullan labildi i gibi, da larda da ibadet mekânlar vard. Da lardaki ibadet mekânlar doruk tap naklar ve ma aralar idi. Da lar n doruklar na yak n çok say da tap nak keflfedilmifltir. Ancak, her ne kadar doruk tap na dense de, ço u, da lar n en yüksek noktalar nda de ildi. Önemli olan, belli bir yükseklikten afla daki yerleflimin görülebilmesi ve ayn flekilde afla dan da tap na n görülebilmesiydi. Doruk tap naklar nda ele geçen alt ndan yap lm fl minik çifte baltalar ve Linear B tabletleri, bu tap naklar n yaln zca halk n afla tabakalar n n de il, saray mensuplar n n da ibadet mekân oldu unu göstermektedir. Bu tap naklara b rak lan kilden adak eflyalar aras nda çiftçilere yararl ufak hayvanlar n modelleri ile sa l na kavuflmas istenen kol ve bacak gibi insan uzuvlar da bulunmaktayd. Doruk tap naklar n n yan s ra ma aralar da ibadet yeri olarak kullan lm flt. SIRA S ZDE 2 Girit saraylar n n etraf n n surla çevrili olmamas n n nedenini aç klay n z. YUNAN STAN VE M KEN UYGARLI I Yunanistan, t pk talya gibi, Avrupa dan Akdeniz e do ru uzanan bir yar madad r; bat s nda Ion Denizi, do usunda Ege Denizi, güneyinde ise Akdeniz ile s n rlanm flt r. Da l k bir ülke olan Yunanistan da verimli tar msal alanlar oldukça azd r. En yüksek da lar aras nda, ülkenin kuzeyine do ru, kuzey-güney do rultuda uzanarak Tesalya ile Epeiros bölgelerini ay ran Pindos Da lar n ; Yunanistan n kuzey-do usundaki Olympos u ve orta kesimin do usuna do ru, Othrys Da n sayabiliriz m.yi aflk n zirvesiyle Olympos, Yunanistan n en yüksek da d r. Peloponnesos taki Taygetos Da ise Olympos ve Pindos un ard ndan Yunanistan n en yüksek üçüncü da d r. Yunanistan daki rmaklar, birkaç d fl nda genellikle k sad r. Belli bafll rmaklar aras nda Akheloos, Haliakmon, Aksios ve Alpheios say labilir. Ayr ca, ayn ad tafl yan farkl rmaklar da vard r. Örne in, Penios ad n tafl yan iki rmak bulunmakta olup biri Tesalya da di eri de Peloponnesos ta yer almaktad r. Yunanistan, da lar n do al olarak böldü ü bölgelere ayr lm flt. Bu bölgeler kuzeyden güneye, bat k y lar na yak n olarak Epeiros ve Akarnania; iç kesimde, Tesalya; güneyde, Korint Körfezi nin kuzeyinde, Aitolia, Phokis ve Boiotia; körfezin do usunda, Attika; ülkenin güneyindeki Peloponnesos Yar madas nda ise, kuzeyde Akhaia; bat da, Elis; güneyde, Messenia ve Lakonia; iç kesimde, Arkadia; do uda, Argolis tir. Yunanistan, da l k bir ülke oldu undan, yaflam ve yerleflim koflullar insanlar daha çok oval k ve k y kesimlere yerleflmeye zorlam flt r. Bunun sonucu olarak denizcilik, Eski Hellen ulusunun en önemli faaliyet alanlar ndan birini, belki de bafll cas n oluflturmufltur. Tunç Ça, Yunanistan da, Hellas olarak adland r lmaktad r. Bu nedenle Tunç Ça n n ilk evresi için lk Tunç Dönemi yerine, lk Hellas Dönemi ifadesi kullan l-
17 1. Ünite - Ege de Tunç Ça maktad r. Yunanistan n Argolis bölgesinde yer alan Lerna esas olarak lk Tunç Ça- yla (M.Ö ) temsil edilmektedir. Lerna da ortaya ç kar lan yap n n çat - s kiremitlerle kapl oldu undan, yap ya, Kiremitli Ev ad verilmifltir. ki katl ve megaron planl yap n n olas l kla saray ya da idare merkezi gibi bir ifllevi vard. Yunanistan, M.Ö. 2. biny l n bafl nda (ayn zamanda Orta Tunç Ça n n da bafllang c ), bir görüfle göre Karadeniz in kuzeyinden, bir görüfle göre ise do udan, yani Anadolu dan gelen ve Akhalar veya Akhaial lar (Akhaioi), olarak adland - r lan, Eski Yunanca konuflan Hint-Avrupal bir halk n istilas na u rad. Hint-Avrupa dil grubunu oluflturan halklar n Ari rktan oldu u ve kökenlerinin Karadeniz in kuzeyinde, Orta Asya steplerinde bulundu u ileri sürülüyordu. 19. yüzy l n bu rkç yaklafl m, üstün rk varsay mlar n n geçerli ini yitirdi i günümüzde art k kabul görmemektedir. Akhalar n konufltu u Yunanca, Aiol ve Ion lehçelerinden olufluyordu. O dönemde Yunanistan da yaflayan Pelasglar, yeni gelenlere boyun e mek zorunda kald lar. Akhalar n istilas, M.Ö y llar aras ndaki bir dönemde, Yunanistan n içine yavafl yavafl nüfuz ederek oldu. Yunanistan, ülkenin o dönemdeki sakinlerinden dolay Akhaia olarak an lmaya baflland. Akhalar, M.Ö. 2. biny l n ortalar ndan itibaren Yunanistan da yüksek bir uygarl k meydana getirdiler. Bu dönem, Girit in Üçüncü Saray Dönemi ne (M.Ö ) ya da Ege Dünyas n n Son Tunç Ça na (Geç Hellas) denk düflmektedir. Son y llarda yap lan karbon 14 ve dendrokronoloji ölçümleriyle Son Tunç Ça n n bafl M.Ö. yak e çekilmifltir. M s r, Mezopotamya, K br s, Anadolu ve en fazla Girit ile ticari ve kültürel iliflkileri oldu u anlafl lan bu uygarl k, en güçlü temsil edildi i yer olan Argolis Bölgesi ndeki Mykenai kentinden dolay Mykenai ya da Miken Uygarl olarak da adland r l r. Akhalar; saraylar, kaleler ve an tsal mezar yap lar yla o dönemdeki Yunanistan ve Ege nin en güçlü uygarl na damgalar n vurdular. M.Ö yüzy llar (Geç Hellas I-II) Akha uygarl n n Sarayöncesi veya Erken Saraylar Dönemi ni kapsar. Akhalar n parlak dönemi olan M.Ö. 14. ve 13. yüzy llar (Geç Hellas IIIA-B) büyük saraylar n infla edilmifl oldu u bir dönemdir ve ayn zamanda Kahramanlar Ça olarak an l r. Akha ve Miken sözcükleri ayn toplumu ve uygarl ifade etmektedir; farkl anlamlar yoktur. Akhalar, her biri kendi saray-kalelerinde hüküm süren feodal beylikler halinde yafl yorlard. Mykenai d fl ndaki önemli Akha merkezleri aras nda Tiryns, Midea, Pylos, Thebai, Orkhomenos, Atina ve Gla y gösterebiliriz. Bunlardan ilk üçünde ortaya ç kart lan saraylar n çekirde ini megaron ad verilen dikdörtgen planl bir yap oluflturuyordu. Girit in aksine Akha saraylar sur duvar ile çevriliydi. Akhalar dan sonra Yunanistan halk n oluflturan Arkaik ve Klasik Ça Yunanlar, bir insan n tafl yamayaca büyüklükte iri tafllarla infla edilmifl olan bu duvarlar n mitolojik devyarat klar olan Kykloplar (Kyklopes) taraf ndan infla edildi ine inan yorlard. Akha saraylar n n ifllevi Minos saraylar n n ifllevine benziyordu. Yönetim merkezi olmas - n n yan s ra törenlerin yap ld yer, üretim ve yeniden da t m merkezi ile tüketim fazlas n n depoland yerdi. Mykenai daki saray, kuyu mezarlar ve kubbeli mezarlar (tholos lar) burada aristokrat kral hanedan n n hüküm sürdü üne iflaret etmektedir. Mykenai daki saray n ana kap s n n lentosu üzerinde yer alan kabartmalarda antithetik (karfl l kl ) pozda betimlenmifl iki aslan, saray koruyucu (apotropeik) bir imaj veriyordu ve olas l kla Ana Tanr ça y temsil ediyordu. Bu aslanl kap y, Hitit baflkenti Hattufla daki (Bo azköy) aslanl kap ile karfl laflt rmak mümkündür. D KKAT 11 Tarihleme yöntemleri: Karbon 14, karbon içeren arkeolojik buluntulardaki (a aç parças, odun kömürü, bitki, tah l, kumafl, deri, kemik vb.) radyoaktif karbon 14 izotopunun yo unlu unun ölçülmesine dayal bir tarihleme yöntemidir. Dendrokronoloji ise a aç halkalar n n say lmas yla yap lan tarihleme yöntemidir.
18 12 Hellen ve Roma Tarihi SIRA S ZDE 3 Minos saraylar ile Miken saraylar aras nda savunma aç s ndan fark ya da benzerlik var m d r? Resim 1.4 Akhalara ait alt n mask. Mykenai daki 5 no.lu kuyu mezarda bulundu. Mykenai da kaz yapan H. Schliemann mask n Agamemnon a ait oldu unu düflünmüfltü. Bu tür masklar ölünün yüzüne konuyordu. M.Ö. 2. biny l n ortas. Kaynak: Harris (2000), s.15. Tholos: Yuvarlak ve tonozlu yap lara verilen add r. Erken dönemlerin yönetici s n f - na ait mezarlar (M.Ö. 16. yüzy l), bir kuyu gibi toprak yüzeyinden derine kaz lm fl olmalar ndan dolay kuyu mezarlar olarak bilinirler. Kuyu mezarlar iki grup halindeydi ve her ikisi de duvarla çevrilmiflti. Bu nedenle literatüre, A Mezar Halkas ve B Mezar Halkas olarak geçmifllerdir. A Mezar Halkas, 1876 da H. Schliemann taraf ndan, B Mezar Halkas ise 1952 de Yunan arkeologlar taraf ndan bulundu. A Mezar Halkas ndaki mezarlar M.Ö aras na tarihlenirken, B Halkas M.Ö aras na tarihlenmektedir; bu durumda B Halkas, A Halkas ndan daha eskidir. Sur duvar n n içinde yer alan A Halkas nda 6 mezar; surun d fl nda yer alan B Halkas nda ise irili ufakl 24 mezar ortaya ç kar lm flt r. Mezarlara tek gömü yap lmam fl, ayn aile ve sülale mensuplar da gömülmüfltür. nsan iskeletleri ve buluntular n incelenmesinden, söz konusu mezarlar n kuflaklar boyunca kullan lm fl olduklar anlafl lmaktad r. Mezarlarda ele geçen eserler aras nda alt n masklar, de erli metal ve tafllardan mücevherler, metal ve seramik çanak çömlekler vard r. Bu eflyalar n bir k sm Girit, K br s, M s r, Mezopotamya, Suriye, Anadolu ve Bat Avrupa dan ithal edilen de- erli metal ve tafllardan yap lm fllard. Mezarlarda ele geçen eserlerin Girit etkisi göstermesi, o dönemde Yunanistan n Girit ile olan ba lar n aç a vurmas aç s ndan kayda de erdir. Daha sonra, olas l kla M.Ö. 16. yüzy l n sonunda ortaya ç kacak olan kubbeli (veya tonozlu) tholos mezarlar n en önemlileri ise içinde bulunan de erli eserlerden dolay yanl fl olarak Atreus Hazine Binas olarak adland - r lan mezar yap s ile Klytemnestra mezar yap s d r. Bu mezarlara dromos denen dar uzun bir koridor ile girilmekte ve bu koridorun sonunda dairesel planl mezar odas yer almaktad r; mezar odas n n çat s tonozla kapat l yordu. Tamamlanm fl ve içine gömü yap lan mezar odas n n ve önündeki giriflin üzeri t pk bir tümülüs gibi toprakla örtülüyordu. Atreus mezar odas yaklafl k 15 metre çap nda ve yaklafl k 13 metre yüksekli indedir. Krali veya soylu s n fa mensup kiflilere ait olan tholos mezarlar yüzy llar önce soyulmufl olmalar na ra men birkaç soyulmadan günümüze ulaflabilmifltir. D KKAT Atreus Hazine Binas, gerçekte bir mezar yap s d r. Sosyal ve siyasal yap s hakk nda Homeros destanlar na çok fley borçlu oldu umuz bu yüksek uygarl k, M.Ö. 13. yüzy l n ikinci yar s nda kuzeyden gelen istilac lar n bask s sonucu zay flam fl ve Ege Göçü olarak an lan bu istilan n son dalgas n oluflturan Dorlar taraf ndan da M.Ö civar nda tamamen ortadan kald r lm flt r. Bu nedenle M.Ö. 12. ve 11. yüzy llar (Geç Hellas IIIC) Saraylar Son-
19 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 13 ras Dönem olarak da adland r lmaktad r. Çünkü Akha saraylar eski önemlerini yitirmifller, y k lm fllar ve terkedilmifllerdir. Fakat Akhalar n çöküflü sorunu bilim dünyas n meflgul etmeye devam edece e benziyor. Bu nedenle, her ne kadar bu olay n nedeni olarak Dorlar gösterilse de, yeni teoriler üretmek her zaman mümkündür. Nitekim son y llarda ileri sürülen bir görüfle göre, esas yurtlar Tesalya olan organize topluluklar (Deniz Kavimleri), denizden yapt klar ak nlar sonucu Akha merkezlerini çökertmifllerdi. Akha merkezlerinde soylular ve iktidar sahipleri saray ve kalelerde hüküm sürerken; damos olarak tan mlanan halk, bunlar n çevresindeki evlerde ya da k rsaldaki çiftliklerde yafl yordu. Halk n en alt s n f n kuflkusuz köleler oluflturuyordu. Kral, vanaks, yan nda çal flan ve orduya komuta eden kifli ise lavagetas ad n tafl - yordu. fllevini bilmedi imiz ancak dini bir zümreyi temsil etti i düflünülen telestai denen bir grup da vard. Ad n bildi imiz en ünlü Akha kral, Troia seferini de yöneten Agamemnon dur. Akha krall klar n n, önceden düflünüldü ü gibi feodal bir yap ya de il, merkeze ba l bir karaktere sahip oldu u görüflü a rl k kazanm flt r. Odak noktas n saray n oluflturdu u ekonomik yap, Girit teki Minos dönemi ekonomisiyle benzerlik göstermektedir. Tar m ve hayvanc l a dayal ekonomide, yeniden da t mc saray ekonomisi uygulan yordu. Kuflkusuz ekonomi sadece tar m ve hayvanc l ktan ibaret de ildi; zanaatkârlar n da önemli rolü vard. Miken saray ekonomisinin önde giden iki endüstri kolundan biri koyun ve keçi besicili ine ba l olarak geliflen tekstil, di eri ise metal iflçili iydi. Zeytinya, flarap, parfüm ve çanak çömlek imalat ile dericilik de endüstriyel alanlard. Linear B tabletlerinde erkeklerin mesleklerine iliflkin bilgiler de yer almaktad r: marangozlar, tafl ustalar, tunç, demir ve alt n iflçili inde çal flan ustalar, yay ve silah imalatç lar, deri ustalar, parfüm imalatç lar, doktorlar. Akhalar, arkeolojik kaz larda ortaya ç kart lan buluntular n gösterdi ine göre özellikle metal iflçili i ve mücevher yap m nda ustayd lar; bak r K br s Adas ndan, gümüfl ve kalay Attika bölgesinden, alt n Trakya ve Do u dan sa l yorlard. Akhalar, Do u ve Bat Akdeniz k y lar nda ve Bat Anadolu da da ticaret kolonileri kurarak yay lmac bir politika izlemifllerdir. Yunanistan d fl nda ele geçen Miken eserleri bunu kan tlamaktad r. Nitekim, tahta at hilesiyle ünlü Troia Savafl da (M.Ö. yak y llar ), Akhalar n kuzeybat Anadolu da bir üsse sahip olmak ve böylece Karadeniz e aç lma arzular n gerçeklefltirebilmek için verdikleri mücadelenin bir sonucudur. Troia Savafl kimler aras nda olmufltur? Tunç Ça nda Ege ve Akdeniz ticaretinin önemine Girit Adas ve Minos Uygarl bafll alt nda de inmifltik. Tunç Ça n n sonlar na gelindi inde ticaretin boyutu hakk ndaki bilgilerimiz artmaktad r. Sikkenin henüz icat edilmedi i bu dönemlerde ticaretin en önemli araçlar alt n ve gümüfl gibi de erli metallerdi. Ayr - ca mal de iflimi de önemli bir yer tutuyordu. Fakat Tunç Ça devletlerinin hükümdarlar ya da aristokratlar aras nda en s k rastlanan de iflim türü, arma an de ifltokufludur. ktidar de ifliklikleri, evlilikler, resmi törenler ile tap nak ve saray inflas gibi önemli olaylar kutlamak için devlet hükümdarlar ya da ileri gelenleri birbirlerine arma anlar gönderiyorlard. Anadolu nun güneyinde, Kafl ile Kemer aras ndaki k y fleridi üzerindeki Uluburun ve Gelidonya Burnu aç klar nda ortaya ç - kart lan Tunç Ça bat k gemilerinde ele geçen eflyalar, Do u Akdeniz ve Ege deki deniz ticaret trafi inin yo unlu unu gözler önüne sermifltir. 4 SIRA S ZDE
20 14 Hellen ve Roma Tarihi Akhalar n, yukar da da de indi imiz gibi, günümüz bilim adamlar taraf ndan Linear B olarak adland r lan ve soldan sa a do ru yaz lan bir yaz lar vard. Bu yaz, 1952 de Michael Ventris ve John Chadwick taraf ndan çözülmüfl ve Eski Yunanca n n arkaik formu oldu u anlafl lm flt r. Linear B yaz l tabletlerin içerdi i metinler tarihi veya edebi nitelikte belgeler de ildir; birtak m listeler fleklinde düzenlenmifl envanter kay tlar ndan ibarettir. Carl Blegen in Pylos ta buldu u Linear B tablet arflivi M.Ö civar na tarihlendirilmektedir. Bu arfliv sayesinde Miken saray yönetimi, ekonomisi, toplumsal yap s hakk nda çok fley ö reniyoruz. Linear B tabletlerinde Miken tanr ve tanr çalar n n adlar da geçmektedir. Örne in, Zeus, Hera, Poseidon, Hermes, Athena, Artemis, Apollon, Ares ve Dionysos gibi belli bafll tanr lar n adlar n bu metinler sayesinde ö reniyoruz. Bu tanr lar Homeros destanlar ndaki Hellen tanr lar yla benzerlik göstermektedir. Troia: Hitit metinlerindeki Wilufla, Homeros ta Ilios olarak geçmektedir. TROIA lk Tunç Ça nda Anadolu daki önemli merkezler aras nda Troia ilk s ray almaktad r. Troia n n I. - IV. tabakalar lk Tunç Ça na iliflkindir (M.Ö. 3. biny l). Bir kale görünümündeki lk Tunç Ça Troia s nda megaron planl yap lar bulunmakta olup, bu yap lar n etraf sur ile çevrilmiflti. Bu dönem Troia s nda insan yüzlü kaplar ile depas amphikypellon denen kaplar dikkati çekmektedir. Ayr ca, metal iflçili- inin ulaflt aflamay gösteren buluntular ele geçmifltir. H. Schliemann, 1870 y l nda Osmanl Devleti nden izin almaks z n Hisarl k ta bir sondaj yapm fl, ilk kaz ya ise 11 Ekim 1871 de bafllam flt. Schliemann, 1873 te, tepenin yüzeyinden 8.5 metre derinlikte, Priamos un Hazinesi olarak adland rd alt n, elektron, gümüfl ve tunçtan yap lma eser buldu. II. Troia n n tahribine iflaret eden bu tabaka flimdi M.Ö y llar na tarihlendirilmektedir. Schliemann, defineyi Osmanl yetkililerinden saklayarak Atina ya kaç rd. Troia kaz lar nda bulunan ve genel olarak Troia Hazineleri olarak bilinen alt n ve gümüfl eserler, bugün Avrupa ve ABD nin çeflitli müzelerine da lm fl olup ço u Rusya daki Puflkin Müzesi ndedir. stanbul Arkeoloji Müzeleri ile Çanakkale Müzesi nde de Troia Hazinelerine ait bir grup eser vard r. Resim 1.5 Troia VI n n rekonstrüksiyonu. Kaynak: Troia Düfl ve Gerçek (2001), res.23.
21 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 15 Anadolu nun kuzeybat köflesinde yer alan Troia, M.Ö. 3. biny lda oldu u gibi, M.Ö. 2. biny lda da yerleflime sahne olmufltu. Troia n n V. tabakas Orta Tunç Ça- na geçifl dönemidir; VI. tabakas Orta ve Son Tunç Ça lar n n temsil edildi i M.Ö. 2. biny l kapsamaktad r. VII. tabaka ise Tunç Ça n n sonlar ya da M.Ö. 2. biny l n sonlar d r. Troia Savafl n n VII. ya da VI. tabakalar ile temsil edilen kentlerden birinde geçti i düflünülmektedir (M.Ö. yak. 13. yüzy l n ikinci yar s ). Troia I (M.Ö. yak ) Troia II (M.Ö. yak ) Troia III (M.Ö. yak ) Troia IV (M.Ö. yak ) Tablo 1.2 Troia n n Tunç Ça tabakalar. Son tabaka, Demir Ça n kapsamaktad r. Troia V (M.Ö. yak ) Troia VI (M.Ö. yak ) Troia VIIA (M.Ö. yak ) Troia VIIB (M.Ö. yak ) Troia VIII ve X (M.Ö. yak. 950 den itibaren)
22 16 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Eski Hellen uygarl n n kökenlerini oluflturan Kiklad Adalar, Minos ve Miken uygarl klar n n karakteristik özelliklerini aç klama Kiklad Kültürü nün en karakteristik özellikleri, mimaride veya çanak çömleklerde de il, mermer idollerde karfl m za ç kar. Bu idoller daha ziyade mezarlarda bulundu u için, ölüyle birlikte mezara b rak lmak için yap ld klar düflünülmektedir. Kiklad Adalar, özellikle güneydekiler, Orta Tunç Ça ndan itibaren Girit teki Minos uygarl n n etkisi alt na girmifl olup bu etkinin görüldü ü yere en iyi örnek Thera Adas d r. Minos kültürünün en karakteristik özellikleri saraylarda izlenebilmektedir. Saraylar n etraf surla çevrili de ildir; merkezi bir avlu etraf nda kümelenen çok say da odalar, ayd nl k kuyular denen binalar aras ndaki ufak avlular, depo mekânlar ve bat avlusu bulunmaktad r. Minos uygarl n n en iyi temsil edildi i yer Knossos tur. Girit te Minos Dönemi nde kullan lan yaz Linear A olarak adland r lmakta olup bu yaz henüz çözülememifltir. Miken uygarl n meydana getiren Akhalar da, Girit teki Minos uygarl nda oldu u gibi saraylarda yafl yorlard. Ancak, saraylar n etraf, Girit tekinin aksine, surla çevriliydi. Mezar Halkas A ve B olarak tan mlanan krali mezarlarda ortaya ç kar lan eserlerde Girit (Minos) etkisi görülmektedir. Miken saraylar n n duvarlar da, Girit te oldu u gibi, fresklerle süslüydü; Mikenler, metal iflçili inde ve mücevher yap m nda ustayd lar. Miken uygarl n yaratan Akhalar n kulland Linear B yaz s çözülmüfltür. Girit Adas ndaki Minos uygarl n n günümüz Avrupa uygarl n n befli i kabul edilmesini tart flma Bunun genel olarak iki nedeni vard r: birinci neden co rafidir. Di er bir deyiflle, günümüz Avrupas n n do udaki s n r n Ege Denizi ve bu denizin de Akdenizle olan s n r n Girit Adas n n oluflturmas d r. kinci neden, Girit Adas ndaki Minos uygarl n n gerek mimari, gerek duvarlardaki fresklerde ifllenen konular ve tasvirler ile mezar buluntular aç s ndan Yunanistan daki Miken uygarl yla benzeflen yanlar n n bulunmas ve bu uygarl etkilemesi; Miken uygarl n n da (özellikle mimari, yaz ve din aç s ndan) sonraki Hellen uygarl n etkilemifl olmas d r. Hellen uygarl n n, günümüz Avrupa uygarl n n beslendi i ana kayna oluflturdu u gözönüne al n rsa, A MAÇ 3 A MAÇ 4 bu etkileflimde Girit teki Minos uygarl n n rolü daha iyi anlafl lacakt r. Minos ve Miken uygarl klar aras ndaki iliflkileri ve etkileflimi aç klama Geç Minos Dönemi olarak tan mlanan M.Ö. 2. biny l n ikinci yar s nda vazo süslemelerinde, fresklerde ve yaz da görülen baz özellikler, o dönemde Yunanistan daki Akha kültürü ile benzerlik gösterdi inden, adaya Yunanistan dan bir Akha göçünün oldu u düflünülmektedir. Bundan böyle Ege de liderlik, Minos Girit inden Miken liderli indeki Yunanistan a geçti. Knossos ta ele geçen ve M.Ö lerden sonraya tarihlenen Linear B yaz s n n ise Girit e de il, fakat Yunanistan daki Akhalara özgü bir yaz oldu u anlafl lm flt r. Çünkü, Linear A yaz s, Girit in baflka merkezlerinde de bulunmas na karfl - l k, Linear B yaz s Knossos ve Kydonia (Khania) d fl nda ele geçmemifltir. Oysa Yunanistan daki Akha merkezlerinde, örne in, Mykenai ve Pylos ta çok say da Linear B yaz l tablet ele geçmifltir. M.Ö civar nda Yunanistan dan gelen Akhalar, Girit i istila etmifllerdi ve ada Knossos tan yönetilmeye bafllanm flt. Akhalar, Giritlilerin kulland Linear A yaz s n kendi dillerine uydurarak Linear B yi oluflturmufl olabilirlerdi. Yeni yaz sistemi k sa süre sonra Yunanistan daki Akhalarca da benimsendi. Nitekim, saraylardaki fresklerde ve vazo resimlerinde görülen üslup de ifliklikleri ile di er baz veriler de Akhalar n adaya geldiklerine iflaret etmektedir. Mykenai daki Mezar Halkas A ve B olarak tan mlanan krali mezarlarda ortaya ç kar lan eserlerde Girit (Minos) etkisi görülmektedir. Bu da, o dönemde Yunanistan n Girit ile olan ba lar n aç a vurmas aç s ndan kayda de erdir. Troia n n Tunç Ça uygarl n tan mlama Bat Anadolu da Tunç Ça n n en önemli temsilcisi olarak Troia kabul edilmektedir. Troia n n I. - VII. tabakalar Tunç Ça na iliflkindir (M.Ö biny l). Troia da kaz yapan H. Schliemann, burada, Priamos un Hazinesi olarak adland rd alt n, elektron, gümüfl ve tunçtan yap lma çok say da eser buldu. Troia Savafl n n VII. ya da VI. tabakalar ile temsil edilen kentlerden birinde geçti i düflünülmektedir (M.Ö. yak. 13. yüzy l n ikinci yar s ).
23 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 17 Kendimizi S nayal m 1. Kiklad Adalar ndaki kültürde esas olarak afla daki dönemlerden hangisi temsil edilmektedir? a. Paleolitik b. Erken Neolitik c. lk Tunç d. Son Tunç e. Demir Ça 2. Afla daki Kiklad Adalar ndan hangileri mermer yataklar yla ünlüdür? a. Andros ve Syros b. Mykonos ve Thera c. Delos ve Kea d. Seriphos ve Siphnos e. Paros ve Naksos 3. Girit in Tunç Ça uygarl n n ad ve bu ad veren kifli afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmiflitir? a. Melos / H. Schliemann b. Minos / John Chadwick c. Minos / H. Schliemann d. Minos / A. Evans e. Minos / M. Ventris 4. Afla dakilerden hangisi Minos Dönemi Girit Adas saraylar ndan / yerleflimlerinden biri de ildir? a. Knossos b. Malia c. Phaistos d. Zakros e. Gla 5. Minos ve Miken uygarl klar nda, diplomatik iliflkilerin kurulmas nda öne ç kan ve ünitede verilen örnek afla dakilerden hangisidir? a. Sarayda çal flan tafl ustalar n n de iflimi b. Cenaze törenlerine davet c. Saray avlusuna, karfl l kl olarak, onur yaz t n n dikilmesi d. Elçilerin karfl l kl olarak daveti e. Arma an de ifl-tokuflu 6. Afla dakilerden hangisi Minos saraylar n n/ merkezlerinin özelliklerinden biri de ildir? a. Bat avlusu b. Ifl k kuyusu c. Surla çevrili olmas d. Yeniden da t mc saray ekonomisi e. Linear A yaz s 7. Megaron un tan m afla dakilerden hangisidir? a. Minos uygarl nda, merkezi avluya aç lan kraliçenin taht odas d r. b. Mezar yap s d r. c. Miken tümülüslerindeki tonozlu yap ya verilen add r. d. Eski Hellen tap naklar n n da prototipini oluflturan dikdörtgen planl basit yap d r. e. Büyük Saray deposudur. 8. Miken uygarl na ait olan Atreus Hazine Binas ne amaçla kullan lm flt r? a. Saray n hazinesinin muhafaza edildi i yer b. Atreus un kiflisel servetinin muhafaza edildi i yer c. Mezar yap s d. Saray deposu e. D fl ülkelerden gelen arma anlar n sakland yer 9. Arkaik ve Klasik Ça Hellenleri, bir insan n tafl yamayaca büyüklükte iri tafllarla infla edilmifl olan Myken saraylar n n duvarlar n kimin / kimlerin infla etti ini düflünüyordu? a. Herakles (Herkül) b. Minos halk c. Amazonlar d. Argonautlar e. Kykloplar 10. Priamos un Hazinesi olarak adland r lan de erli eflyalar ve mücevherler afla dakilerden hangisinde bulunmufltur? a. Malia b. Troia c. Mykenai d. Knossos e. Lerna
24 18 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Labyrinthos Labyrinthos, sonsuz ve girift dehlizlerden meydana gelen bir yap ya verilen add r. Yunan mythosunda bu kelime Girit Kral Minos un ünlü mimar Daidalos a yapt rd ve içinde insan bedenli, bo a bafll canavar Minotauros u saklad yap için kullan l r. Labyrinthos, sözcük yap s ndan da anlafl ld gibi Yunanca bir kelime de il, Anadolu dillerinden türemedir. Girit e oradan gelmifl olsa gerek. Girit Labyrinthos u yeralt nda de il, yerüstünde yap lm fl bin bir oda ve uzun koridorlardan oluflan çaprafl k bir yap d r. Efsaneye göre Atina Kral Aigaios her y l Atinal genç k z ve erkekleri Girit Kral Minos a adak olarak gönderirmifl; o da gençleri, kurban olarak insan bedenli, bo a bafll Minotauros canavar na yedirirmifl. flte, bu duruma son vermek isteyen Atina Kral, o lu Kahraman Theseus u gençlerle birlikte Girit e gönderir. Girit Kral Minos un k z Ariadne de Theuseus a yard m eder. Ona bir yumak iplik vererek Labyrinthos a girdikten sonra yolunu flafl rmadan ç kmas n da sa lar. Böylece Theseus, Minotauros u öldürerek Labyrinthos tan ç kar ve Atina ya döner. Ancak, babas - na, canavar öldürdü ünde gemisine beyaz yelken çekerek dönece ini söylemifltir. Fakat canavar öldürdükten sonra, babas na verdi i sözü unutarak, kara yelkenle döner. Babas Aigaios, kara yelkenleri görünce o lunun öldü ünü düflünür ve denize atlayarak intihar eder. Bundan böyle bo uldu u denize onun ad verilerek Aigaios Pontos / Aigaion Pelagos yani Ege Denizi denir. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z yanl fl ise Kiklad Adalar ve Kültürü konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z yanl fl ise Kiklad Adalar ve Kültürü konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. d Yan t n z yanl fl ise Girit Adas ve Minos Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yan t n z yanl fl ise Girit Adas ve Minos Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Girit Adas ve Minos Uygarl ile Yunanistan ve Miken Uygarl konular n yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z yanl fl ise Girit Adas ve Minos Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. d Yan t n z yanl fl ise Yunanistan ve Miken Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yan t n z yanl fl ise Yunanistan ve Miken Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Yunanistan ve Miken Uygarl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z yanl fl ise Troia konusunu yeniden gözden geçiriniz. Kaynak: A. Erhat, Mitoloji Sözlü ü, Remzi Kitabevi, stanbul, 2008 (Minotauros, Theseus ve Ariadne maddelerinden derlenmifltir).
25 1. Ünite - Ege de Tunç Ça 19 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Kiklad Adalar Kültürü nde kuflkusuz boyal çanak çömlekler, piflmifl toprak tavalar vs. eserler üretilmifltir ve bunlar n hepsi o kültürün parças d rlar. Ancak, Kiklad Kültürü nün en tipik ve ilgi çekici eserleri, tanr sal gücü temsil eden mermer idolleridir. dollerin ço u kad n formundayd. Daha ziyade mezarlarda bulunmufl olmalar, onlar n ölüyle birlikte mezara b rak lmak üzere yap lm fl olduklar n iflaret etmektedir. S ra Sizde 2 Girit, bir ada olmas nedeniyle d flar dan gelecek sald - r lara karfl do al olarak korunakl yd. Tunç Ça nda deniz ulafl m n n ve savafl gemilerinin daha ilerideki dönemlere göre geliflkin olmad klar düflünülürse, adaya d flar dan yap lacak bir sald r n n kolay olmayaca aç kt r. Bu nedenle Tunç Ça Girit inde yaflayanlar bir savunma sistemine ihtiyaç duymam fl olabilirlerdi. S ra Sizde 3 Minos Dönemi saraylar Girit Adas nda yer ald ndan, Giritliler denizden gelebilecek bir sald r ya pek ihtimal vermiyorlard. Bu nedenle saraylar n etraf n surla çevirmemifllerdi; di er bir deyiflle saraylar tahkim edilmemifllerdi. Miken saraylar ise Yunanistan da olduklar ndan, karadan gelebilecek sald r lara aç kt. Bu nedenle etraflar surla çevriliydi. Minos ve Miken saraylar aras ndaki en önemli fark, Miken saraylar nda tahkimat n olmas, Minos saraylar nda olmamas d r. S ra Sizde 4 Troia Savafl Yunanistan daki Miken uygarl n yaratan Akhalar ile Anadolu nun kuzey-bat köflesindeki Troial lar aras nda oldu. Akhalar gemilerle Troia ya gelip kenti kuflatm fllar, ya malam fllar ve ülkelerine geri dönmüfllerdir. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Alexiou, S. (1991), Minos Uygarl, çev. E.T.Tulunay, Arkeoloji ve Sanat Yay nlar, stanbul. Chadwick, J. (1999), The Mycenaean World, Cambridge University Press. Cline, E.H. (2010), Oxford Handbook of the Bronze Age Aegean, Oxford University Press, New York. Dickinson, O. (2002), The Aegean Bronze Age, Cambridge University Press, Cambridge. Troia. Düfl ve Gerçek (2001), çev. S. Bulgurlu-Gün, Homer Kitabevi, stanbul. Fitton J.L. (1999), Cycladic Art, British Museum Press, Londra. Fitton, J.L. (2002), Minoans, British Museum Press, Londra. Harris, N. (2001), History of Ancient Greece, Londra. Higgins, R. (1997), Minoan and Mycenaean Art, Thames & Hudson, Londra. Manning, S.W. (1995), The Absolute Chronology of the Aegean Early Bronze Age: Archaeology, Radiocarbon, and History, Sheffield. Mansel, A. M. (1971), Ege ve Yunan Tarihi, TTK, Ankara. Neils, J. (2008), The British Museum Concise Introduction. Ancient Greece, Londra. Pomeroy, S.B - Burstein, S.M. - Donlan, W. - Roberts, J.T. (1999), Ancient Greece. A Political, Social, and Cultural History, Oxford University Press, New York-Oxford. Preziosi, D. ve Hitchcock, L.A. (2000), Aegean Art and Architecture, Oxford University Press, USA. Schofield, L. (2007), The Mycenaeans, J. Paul Getty Museum. Shelmerdine, C.W.(2008), The Cambridge Companion to the Aegean Bronze Age, Cambridge University Press, Cambridge. Stokstad, M. (1995), Art History, New York. Warren, P. ve Hankey, V. (1989), Aegean Bronze Age Chronology, Bristol.
26 2HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Ege ve Dor Göçleri ile Kolonizasyon kavramlar n aç klayabilecek; Ege Göçleri sonunda Yunanistan ve Anadolu da oluflan yeni toplumsal yap y aç klayabilecek, Kent-devleti ni tan mlayabilecek; Kolonizasyonun nedenlerini ve sonuçlar n aç klayabilecek; Demokrasi kavram n ve Atina daki geliflimini tart flabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Ege Göçleri Dor Göçü Kent-devleti Polis Kolonizasyon Yunan alfabesi Tiran Solon Kleisthenes Demokrasi Boule Ekklesia Halk Meclisi çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Ege Göçleri, Kent- Devletleri ve Kolonizasyon EGE VE DOR GÖÇLER EGE DE KARANLIK ÇA YUNAN ALFABES KENT-DEVLET AT NA NIN S YASAL VE TOPLUMSAL YAPISI KOLON ZASYON
27 Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon EGE VE DOR GÖÇLER Bir önceki ünitede de vurguland gibi, Akha (Myken) merkezlerinin y k l fl M.Ö. 13. yüzy l n sonunda veya 12. yüzy l n bafl nda gerçekleflmiflti. Bu dönem ayn zamanda Ege Göçlerine sahne oldu undan, Akha merkezlerinin y k l fl da bu göçlere ba lanmaktad r. Neredeyse ayn tarihlerde hem Troia hem de Hitit Devleti tarih sahnesinden silindi. Ege Göçleri nde iki nüfus hareketi öne ç kmaktad r: Deniz Kavimleri ve Dorlar. M.Ö civar nda büyük güçlerin birer birer y k l p gitmeleri bilim adamlar n Deniz Kavimleri teorisine yöneltti. Muhtemelen kuzeyden, Balkan Da lar yöresinden gelen bu insanlar Yunanistan ve Anadolu dan geçip M s r a kadar ulaflm fllard. M s r, önce 13. yüzy l sonlar nda, sonra da 12. yüzy l bafllar nda iki kez bu kavimlerin sald r lar na maruz kalm flt ; Deniz Kavimleri M s r a vard klar nda büyük bir karfl koyma ile karfl laflm fllar ve geri püskürtülmüfllerdi. Uzun süre kabul gören ve zorlama bir senaryo izlenimi veren bu 19. yüzy l teorisi, yeterli kan tlar n olmamas nedeniyle, son zamanlarda de erini yitirmifltir. Deniz kavimleri en son nereye kadar ilerlemifller ve kimler taraf ndan püskürtülmüfllerdir? Ege Göçleri çerçevesinde üzerinde durulan bir di er göç hareketinin ise Dorlar taraf ndan gerçeklefltirildi i öne sürülmektedir. Yunanistan n kuzeyinden güneyine do ru inen Dorlar, daha ziyade Peloponnesos Yar madas na yerleflmifller; hatta daha sonra bir k sm Anadolu nun güney-bat s na göç etmiflti. Yukar da de indi imiz gibi, Akha merkezlerinin y k lmas nda Dorlar n da rolü olabilece i öne sürülmektedir. Ancak, Yunan gelene i, Dor göçünü, daha önce Yunanistan dan kovulan ve tekrar yurtlar na dönen Herakleso ullar na ba lamaktad r. Ege Göçleri Yunanistan da yaflayan di er topluluklar n da Yunanistan içindeki hareketlili ine sahne oldu u gibi, bu topluluklar n Yunanistan d fl na ç karak Ege co rafyas nda ve hatta ötesindeki hareketlili ine de sahne olmufltu. Akha merkezlerinin y k l fl n n yan s ra Ege ve Dor Göçlerinin damgas n vurdu u M.Ö. 12. yüzy lla birlikte Ege co rafyas nda Tunç Ça sona ermifl, Demir Ça- na geçilmifltir. Yeni dönemin bu flekilde adland r lmas n n nedeni çeflitli eflyalar ile araç gereç ve silah yap m nda tuncun yan s ra yeni bir metal olarak demirin de kullan lmaya bafllanmas d r. 1 SIRA S ZDE
28 22 Hellen ve Roma Tarihi Resim 2.1 Ege göçleri, Yunan dili ve lehçeleri. Kaynak: P. Cartledge (ed.), (1998), s. 39. Bat Anadolu ya ilk gelenler Aioller idi. Yunanistan daki Thessalia ve Boiotia bölgelerinden gelen Aioller, Lesbos Adas ile Bat Anadolu nun kuzeydo u kesimine (Edremit Körfezi ve civar ) yerlefltiler. Bu nedenle bu bölge Aiolis ad n ald. Herodotos (I.149), on iki Aiol kentinden söz etmektedir. Bu kentler, Kyme (Alia- a-nemrut Koyu), Larissa (Buruncuk Köyü), Neontheikhos (Yan kköy), Temnos (Görece-Kayac k Tepesi), Killa (Zeytinli Köyü yak n nda?), Notion (Ahmetbeyli), Aigiroessa (Kavakl dere Köyü), Pitane (Çandarl ), Aigai (Köseler Köyü-Nemrutkale), Myrina (Alia a-kalabaktepe), Gryneion (Yeniflakran) ve Smyrna d r ( zmir). Ancak bu son kent yani Smyrna sonradan Ionia ya dahil olmufltur. Ayr ca Kyme, Aiolis teki baflka ufak kentlerin de kurucusuydu. Daha sonra, Atina n n da yer ald Attika bölgesi ve Euboia Adas ndan yola ç - kan Ionlar, Bat Anadolu nun orta kesimine yerlefltiler ve bölge onlar n ad ndan dolay Ionia ismini ald. Kuflkusuz, Ion kolonizasyonu, Aiol kolonizasyonundan sonra ama yine M.Ö. 10. yüzy l sonlar nda gerçekleflmiflti. Ionlar, Peloponnesos un kuzeyindeki yurtlar ndan sürülüp geçici bir süre Atina da yerleflmifller ve gelene e göre Atina kral Kodros un o ullar n n liderli inde Bat Anadolu da bugünkü zmir ve civar na göç etmifllerdi. Ionia n n güney s n r Büyük Menderes Irma na de in uzan yordu. Herodotos un (I.142) sözünü etti i on iki Ion kenti, Miletos (Balat), Myus (Avflar Köyü), Priene (Güllübahçe), Ephesos (Selçuk), Kolophon (De irmendere), Lebedos (Gümüldür), Teos (S ac k), Klazomenai (Urla), Phokaia (Eski Foça), Khios (Sak z Adas ), Erythrai (Ild r ) ve Samos tur (Sisam Adas ). Bu kentlere daha sonra on üçüncü kent olarak Smyrna dahil olmufltur. On iki Ion kenti, Panionion (Ionlar Birli i) çat s alt nda bir birlik oluflturmufllard. Dinsel ve siyasal nitelikli bu birli in toplant yeri Priene topraklar nda olup bugünkü Güzelçaml mevkiindeydi. Birli-
29 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon in, üye kentlerin ba ms zl n k s tlay c bir politikas yoktu. Birli in kurulma nedeni olarak baz önde gelen Ion kentlerinin, Ephesos un güneyindeki Melia/Melie halk na savafl ilân etmesi gösterilmektedir. Melia daki Poseidon Helikonios Tap na- yeni federal merkezin ibadet merkezi olmufltu. Son olarak da Dorlar, Bat Anadolu nun güneybat köflesi ile karfl s ndaki adalara, özellikle Rhodos ve Kos a ( stanköy) yerlefltiler. Bu bölge, burada daha önce yaflayan Karlar dan dolay Karia ad n tafl maktayd. Karia daki önemli Dor kentleri aras nda Halikarnassos (Bodrum), Lindos (Rhodos Adas nda), Ialysos (Rhodos Adas nda), Kameiros (Rhodos Adas nda), Kos ( stanköy Adas ) ve Knidos u (Datça-Refladiye) sayabiliriz. Eskiça yazarlar Halikarnassos u Yunanistan n Argolis bölgesindeki Troizen den gelen göçmenlerin, Knidos u ise Spartal lar n kurdu unu belirtir. Ionlar n on iki kent-devleti gibi, Dorlar n da alt kentten (Heksapolis) oluflan bir birlikleri vard ve dinsel merkezleri Knidos topraklar içinde bulunan Triopion Tap na idi. Herodotos un anlatt na göre (I. 144) Halikarnassoslu Agasikles, Apollon onuruna düzenlenen yar flmalardan birinde kazand üçayakl kazan, âdet oldu u üzere tap na a adamak yerine evine götürmüfl ve bu yüzden di er befl Dor kenti, Halikarnassos a tap na n kap lar n kapatm fllard. Halikarnassos un Birlik d fl kalmas yla, Heksapolis, Pentapolis e (Beflkent) dönüflmüfltü. 23 Heksapolis: Anadolu nun güney-bat köflesinde Kos, Knidos, Halikarnasos ile Rhodos Adas ndaki Lindos, Ialysos ve Kamiros taraf ndan oluflturulan Alt kent Birli i. Aioller, Ionlar ve Dorlar Anadolu nun hangi bölgelerine yerleflmifllerdi? EGE DE KARANLIK ÇA Akha merkezlerinin Ege Göçleri sonras nda ortadan kalkmas ndan sonra, Ege dünyas nda Karanl k Ça veya Yunan Orta Ça ad verilen bir suskunluk dönemi yaflanm flt r. Kuflkusuz bu dönem, isminde yer ald gibi hiçbir zaman karanl k bir dönem olmad ; yap lan çal flmalar bu dönemin siyasal ve kültürel yaflam n gözler önüne sermektedir. Kabaca M.Ö ile 750/700 y llar n aras n kapsayan bu döneme iliflkin bilgilerimiz, ne yaz k ki, çok azd r. Bildiklerimiz daha çok Homeros un destanlar na dayanmaktad r. Karanl k Ça, erken (M.Ö ) ve geç (M.Ö /700) olmak üzere iki evre alt nda ele al nmaktad r. Karanl k Ça n erken dönemi ayn zamanda Protogeometrik Dönem, geç evresi ise Geometrik Dönem olarak adland r l r. Bu adland rmalar o dönemde imal edilen vazolardaki süsleme tarz na göre yap lm flt r. Karanl k Ça n nispeten karanl k yani belirsiz olan dönemi, erken evresidir; geç evrede siyasal ve kültürel tablo biraz daha ayd nlanm flt r. Erken evrede, önceki Akha merkezlerinde iskân n devam etmedi i, Yunanistan da nüfusun önemli ölçüde azald, yaz n n (Linear A) kullan lmad, ölülerin gömülmesi (inhumasyon) yerine yak ld (kremasyon) anlafl lmaktad r. Ancak, geç evrede yerleflim yerlerinin say s nda ve nüfusta art fl oldu u anlafl lmaktad r; polis denen kent-devletleri ile klasik dönem tap naklar n n öncüleri de Karanl k Ça n geç evresinde ortaya ç km flt r. Fenikelilerden al nan sessiz harflere sesli harfler eklenerek Yunan alfabesinin oluflturulmas da geç evrede olmufltur. Bu nedenle Klasik Ça daki siyasal, sosyal ve kültürel geliflimin tohumlar n n Karanl k Ça n geç evresinde (özellikle M.Ö. 8. yüzy l) at ld n söyleyebiliriz. En erken tap naklardan biri M.Ö. 8. yüzy lda infla edilmifl olan Samos taki Hera Tap na- d r. 2 SIRA S ZDE D KKAT
30 24 Hellen ve Roma Tarihi Boustrophedon: Önce sa dan bafllayarak sola do ru yaz lan ve dönüflümlü olarak (sa -sol) bu flekilde devam eden yaz türü. YUNAN ALFABES Tarihçi Herodotos (V.58), yaz y Yunanistan a getirenin Fenikeli Kadmos oldu unu söylemektedir. Kuzey Suriye de yaflayan Fenikelilerin 22 sessiz harften oluflan alfabe yaz s n meydana getirmeleri M.Ö. 2. biny l n sonlar nda (M.Ö. yak. 1100) gerçekleflmifltir. Yunanlar da, atalar olan Akhalar n kulland Linear B yaz s n, Fenikeliler ile ticaret iliflkileri sonucunda daha da gelifltirmifller ve onlardan ald klar sessiz harfler ile Eski Yunan alfabesini oluflturmufllard. Bu alfabe M.Ö. 8. yüzy l n bafllar ndan itibaren Yunanlarca kullan lmaya bafllanm flt r (bu tarih 10. yüzy - la kadar da ç kart lmaktad r). Zamanla sessiz harflerin aras na sesli harfleri yerlefltirip, yeni harfler de ekleyerek Eski Yunanca yaz y son flekline getirmifllerdir. Önceleri sa dan sola yaz lan Eski Yunanca, daha sonra soldan sa a yaz lmaya bafllanm flt r. Yunan alfabesinin ilkel formuna ait yaz örnekleri Dor lehçesinin konufluldu u adalarda (Melos, Thera, Girit) günümüze kadar gelmifltir y l nda talya n n Latium ovas nda, Roma ya birkaç kilometre uzakl ktaki Gabii nekropolünde (mezarl k) Eski Yunanca bir yaz t bulunmufltur. Yaz t, M.Ö. 8. yüzy l n ilk yar s na tarihlenmekte olup bilinen en Eski Yunanca yaz t olmas n n yan s ra, Yunanca n n M.Ö. 8. yüzy l gibi erken bir tarihte talya ya kadar ulaflt n göstermesi aç s ndan önemlidir. talya da Napoli Körfezi nde yer alan Pithekoussai daki bir mezarda bulunan ve M.Ö. 8. yüzy l n ikinci yar s na tarihlenen piflmifl topraktan kap üzerinde ise Ben Nestor un kab y m... yaz s bulunmaktad r. Resim 2.2 Eski Yunan alfabesi. Ksi Omikron Rho Psi KENT-DEVLET Ortaya Ç k fl ve Karakteristik Özellikleri Her biri siyasal ve toplumsal olarak örgütlenmifl olan kent-devletleri uzun zamand r Yak n Do u da mevcuttu. Ancak Yunan örnekleri gibi yayg n de illerdi ve uzun süre varl klar n sürdürememifllerdi. Yak n Do u daki kent-devletleri ile Eski Yunan kent-devletleri gerek kavramsal gerekse içerik olarak birbirinden farkl d r. Ege co rafyas nda Yunan karakterli kent-devletlerinin ortaya ç k fl, Akhalar n saray merkezli yerleflimlerinin çökmesinden sonra olmufltur. Ancak ilk zamanlarda kent-devletleri s n rl topra a sahip ve s n rl say da nüfusu bar nd ran küçük ölçekli yerleflimlerken, zamanla büyümüfller ve Yunanlar için yeni bir yaflam alan haline gelmifllerdir. Yukar da vurgulad m z gibi, geliflkin bir Yunan kent-devleti-
31 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 25 ne ancak Karanl k Ça n son evresinde, M.Ö. 8. yüzy lda, rastlanmaktad r. M.Ö. 4. yüzy l filozofu Aristoteles e göre, insanlar n birlikte iyi bir yaflam sürmeleri polis ad verilen kent-devletinde mümkün olmufltu. Eski Yunan siyasal ve toplumsal yaflam n n en karakteristik örgütlenifl biçimi olan kent-devleti, polis (ço ulu poleis) terimiyle ifade edilmektedir. Politika sözcü ü de polis ten türetilmifltir. stihkâm edilmifl ba ms z bir devlet olan polis, hem kent merkezini (asty) hem de kendisine ba l köylerin bulundu u k rsal alan (khora) kaps yordu. Burada kent-devletinin merkezi ile k rsal kesimi aras nda ortaklafla bir yaflam (symbiosis) söz konusudur. lk kent-devletleri belirli bir topra a sahip, kendi kendine yeterli, tar msal karakterli bir toplumsal yap gösteriyordu. Kent-devletini genelde tek bir kent oluflturmakla birlikte, bazen birkaç kent ya da daha ufak yerleflim biriminin bir araya gelerek bir kent-devletini meydana getirdi- ini görüyoruz (synoikismos). Esas olarak kamusal, dinsel ve özel olmak üzere üç yaflam alan n n bulundu u bir kent-devleti, Eskiça da, devletin ad ndan ziyade içinde yaflayan yurttafllar n ad yla an l rd (örne in, Atina yerine Atinal lar, Korinthos yerine Korinthoslular gibi); bu da bize kent-devletinde yurttafllara verilen önemi göstermektedir. Kent-devletlerinin fiziksel büyüklü ü ve demografik yap s de iflkenlik gösterse de kent-devletlerinde yaflayanlar kendilerini tek bir ulus olarak görüyordu. Tarihçi Herodotos a (8.144) göre, Yunanlar n paylaflt klar dört ortak unsur, atalar, dilleri, dinleri ve adetleriydi. Yunan kökenli bu kent devletleri hiçbir zaman bir araya gelip tek bir Hellen (Yunan) devlet çat s alt nda toplanmam flt r. Söz konusu kent devletlerini bir arada tutan dil, din ve kültür birli iydi. Bu kent devletleri Eski Yunanca y konufluyorlar; Homeros un da anlatt tanr lara (Zeus, Athena, Apollon, Artemis, Poseidon) inan yorlard. Sanat, mimarl k, giyim kuflam, gelenek, görenek aç s ndan Eski Hellen dünyas ile benzeflen bir kültürü paylafl yorlard. Bu nedenle bir kent-devletinin yurttafl, Akdeniz in herhangi bir yerindeki kent-devletini ziyaret etti inde kendini evinde hissederdi. Sosyo-ekonomik ve siyasal yap s itibariyle her kent-devletinin, yurttafllar n n sa l kl koflullarda ve eflit haklara sahip olarak yaflamalar n sa lamak için bir anayasas vard. Toplum, bu anayasaya göre düzenlenirdi. Yasama, yarg ve yürütmenin devlet organlar ndaki da l m ve ifllevleri de bu anayasa ile belirlenirdi. Bir kent-devletinin sahip oldu u ya da olmak istedi i en önemli üç özellik ise a) baflka devletlerin veya d fl güçlerin egemenli inde olmamay ifade eden ba ms zl k (eleutheria), b) iç ifllerinde özgür olmay, d fl güçlerin müdahalesine maruz kalmamay ve kanunlar n diledi i flekilde oluflturmay ifade eden özgürlük (autonomia) ve c) kendine yeterlilik / ekonomik ba ms zl k (autarkeia) idi. Kuflkusuz kent-devletinin karakteristik özellikleri aras na baflkalar da konabilir. Örne in, M.S. 2. yüzy lda yaflayan Pausanias (X.IV.1), agoras z ve tiyatrosuz bir kent-devleti düflünülemeyece ini yazmaktad r. Keza, ba ms zl k ilkesi göz önüne al nd nda, sikke darb n n da bir kent-devleti için önemli bir kriter olaca aç kt r. Yukar da, bir kent-devletinin karakteristik özellikleri aras nda s ralanan tüm unsurlar en k sa olarak tam ba ms zl k ilkesi yle ifade edebiliriz. Genel olarak bir kent-devleti etraf surla çevrili ve akropolis ad verilen yüksekçe bir tepede kuruluyordu. D flar dan gelen sald r larda, surun d fl nda ikâmet edenler surun içine, hatta akropolise s n yorlard. Kent-devletindeki belli bafll yap lar aras nda, ticari ifllevinin yan s ra sosyal bir ifllevi de olan agora, dini ibadetin yap ld bir veya birden fazla tap nak, meclis binas (bouleuterion), üst düzey devlet yöneticilerin toplant mekan (prytaneion), gösteri oyunlar, konser ve mü-
32 26 Hellen ve Roma Tarihi zik dinletileri için tiyatro ve odeion, e itime ayr lm fl olan gymnasion, güreflin yap ld palaistra, atletizm yar flmalar ile araba yar fllar n n yap ld stadion ile arfliv binas (metroon), darphane, sa l k oca ve hapishane gibi di er kamu yap lar bulunuyordu. Mezarl k (nekropolis) surlar n d fl nda yer al yordu. Ancak yukar - da s ralanan yap lar n tamam, erken dönem (M.Ö yüzy l) kent-devletlerinde yoktu; baz lar zaman içinde eklenmifltir. Örne in, darphanenin varl sikkenin icad yla iliflkili oldu undan, ancak M.Ö. 6. yüzy l bafl ndan itibaren söz konusudur. Kütüphane binalar ise Hellenistik dönem kent-devletlerinin gözde mekânlar d r. SIRA S ZDE 3 Kent-devletinin karakteristik özellikleri nelerdir? Resim 2.3 Atina Akropolisi, çizim. Akropolis, bir kent-devletinde kamu binalar ile tap naklar n yer ald yüksek kesimdi. Kaynak: Blois-Spek (1997), s Yönetim Biçimleri Geliflkin bir kent-devletinin M.Ö. 8. yüzy ldan itibaren görüldü ünü vurgulam flt k. Yunan topluluklar n n henüz geliflkin kent-devleti modelinde örgütlenmedikleri ama daha basit bir çat alt nda toplanm fl olduklar dönemde (M.Ö yüzy llar), söz konusu kent-devletleri basileus (ço ulu basileis) ad n tafl yan krallar tara-
33 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 27 f ndan yönetiliyorlard. Di er bir deyiflle kent-devletlerindeki ilk yönetim flekli monarfliydi. M.Ö. 4. yüzy l filozofu Aristoteles bu dönemden övgüyle söz eder. Ona göre ilk dönemlerde erdemli, ak ll ve üstün insanlar n kendilerini yasalar n üstünde görerek kral olarak atanmalar adil ve hakl d r. Önceleri basileus denen krallar n yönetiminde olan Hellen kent-devletlerinde giderek zengin bir s n f n (aristokratlar n) olufltu unu görüyoruz. Homeros un Odysseia destan nda Phaiaklar Kral Alkinoos un yan nda on iki aristokrat vard r. Yani, önceleri krallar tek bafllar na hüküm sürerken, zamanla yanlar na aristokratlar da alm fllard r. Kent devletlerinin geliflmeye bafllamas yla krallar yönetim mekanizmas n n d fl nda kalmaya bafllam fllar ve yerlerini aristokratlara terketmifllerdir. Ege dünyas nda pek çok yerde krallar M.Ö. 8. yüzy ldan itibaren ortadan kalkmaya bafllam flt r. Krall n sürdü ü tek yer Sparta idi. Burada önceleri bir kral hüküm sürerken, daha sonra iki kral yönetime ortak olmufllard r. Özetle, M.Ö. 7. yüzy lda, siyasal örgütlenmelerdeki de ifliklikle kent-devletlerindeki monarflik yap - n n, yerini, aristokratlar n söz sahibi oldu u aristokratik nitelikli oligarflik yönetim biçimine b akt n söyleyebiliriz. Baz kent-devletlerinde önde gelen aristokratlar için farkl bir isim kullan lm flsa da, genelde arkhon ad veriliyordu. Bu arada birçok kent-devletinde tiranlar n egemenli ini görüyoruz. Tiran sözcü ünün kökeni, Lydia dilinde bey ya da efendi anlam na gelen tyrannos a (zorba-despot) dayanmaktad r. Esas olarak M.Ö. 7. ve 6. yüzy llarda görülen tiranlar, genellikle toplumun soylu ve zengin s n f ndan ç k yor ve afla tabakan n deste ini alarak yönetimi ele geçiriyordu. Baz kent-devletlerinde tiranlar, krall kla demokratik yönetim aras ndaki geçifl sürecinde ortaya ç km fllard r. Tiranlar ilk zamanlarda egemen olduklar kent-devletlerinde iyi ifller yap yorlard. Kentlerinin imar için çal fl yorlar, halk n sevgisini kazan yorlard. Fakat, giderek, yönetimi zorla ele geçirmelerinin verdi i hoflnutsuzluk ve diktatör gibi davranmalar nedeniyle halk n sevgisini yitirmifller ve demokrasiyi yerlefltirmeye çal flan kent-devleti yap - s içinde istenmeyen kifliler olarak kabul edilmifllerdir. Nitekim daha sonra, Atina daki demokrasi rüzgârlar n n da etkisiyle, tiranlar kovulmufl ve demokratik yönetimler kurulmufltur. M.Ö. 6. yüzy l sonlar nda Atina da demokratik yönetimin kurulmas yla, di er kent-devletleri de demokratik yönetim fleklini benimsemifllerdir. Demokratik yönetimde devletin bafl nda art k kral, aristokratlar ve tiran yer almamakta, yönetim do rudan halk n elinde bulunmaktad r. Demokrasi, demos (halk) ve kratos / kratia (güç) sözcüklerinden türetilmifl olup halk egemenli i demektir. Demokrasinin temeli, Eski Hellen kent-devletlerinde at lm flt r; çünkü Eskiça n daha önceki devirlerinde Do u devletlerinin bafl nda bulunan ve kendini tanr n n temsilcisi, hatta tanr olarak kabul eden hükümdar ile ona kay ts z flarts z ba l uyruklardan meydana gelen devlet yap s karfl s nda, Bat daki kent-devleti yap s demokratik bir anlay fl n ürünü idi. Bir yönetim biçimi olarak demokrasi (demokratia) ilk kez Herodotos un (M.Ö. 5. yüzy l) eserinde geçmektedir. Antik Ça da demokrasi, her zaman yüceltilen ve g pta ile bak lan bir yönetim flekli olarak görülmüyordu. Demokrasinin; Herodotos, Perikles ve Sokrates gibi taraftarlar varsa da, Aristophanes, Ksenophon, Platon ve Aristoteles gibi güçlü muhalifleri de vard. Demokrasiye karfl olanlara göre ancak soylular, zenginler ve e itimliler devleti iyi bir flekilde yönetebilirdi; devlet yönetimi cahil halk tabakas na ya da ayaktak m na b rak lamayacak kadar ciddi bir iflti. Bu nedenle demokrasi karfl t ayd nlarda, demokratik yönetimin zamanla okhlokratia denen avam yönetimine dönüflerek dejenere olaca endiflesi vard.
34 28 Hellen ve Roma Tarihi Yönetim Kurumlar fiehir Dan flma ve dare Meclisi (Boule) ile Halk Meclisi nin (Ekklesia) ilk zamanlardan itibaren kent-devletlerindeki varl bilinmektedir. Ancak her iki meclisin de ifllevi demokratik yönetimlerde daha fazla hissedilir olmufltur. Eski Hellen siyasal yaflam n n en önemli kurumu olan Halk Meclisi, tüm erkek yurttafllar n kat ld ve Boule nin ald kararlar n onayland bir meclisti. Halk Meclisi ne tüm özgür erkek yurttafllar kat ld ndan çok büyük bir alana ihtiyaç vard. Bu nedenle bir kent-devletinde Halk Meclisi binas, yani Ekklesiasterion bulunmazd. Yurttafllar (politai) daha ziyade agora veya tiyatro da ya da kentin hemen d fl ndaki uygun bir aç k alanda toplan rd. Ancak, Roma mparatorlu u Dönemi nde Lykia bölgesindeki Trebenna da ve Pamphylia bölgesindeki Perge de Halk Meclisi binas n iflaret eden yaz t parçalar bulunmufltur. Kuflkusuz, Roma mparatorlu u Dönemi nde Halk Meclisi -Klasik ve Hellenistik Ça lara göre- daha sembolik bir karakter tafl - makta olup bu meclise az say da yurttafl n kat l m söz konusuydu. Teorik olarak ayda iki veya üç defa toplanan Halk Meclisi ne 18 (veya 20) yafl n doldurmufl ve ba l olduklar kabile teflkilat na (ör. demos, phyle, hakatostys) kay tl olan erkek yurttafllar n tümü kat labiliyordu. Halk Meclisi, yasama ve yarg gücünü elinde tutan bir siyasal organ olup iç ve d fl politika meselelerini görüflürdü; savafl ve bar - fla karar verme, kanun yapma, magistratlar n seçimi, yarg lama ve sürgüne gönderme kararlar Halk Meclisi nin yetki ve sorumlulu undayd. Bir di er önemli meclis olan Boule, kent-devletini oluflturan yurttafllar n ba l oldu u kabile teflkilatlar ndaki temsilcilerin oluflturdu u bir meclisti. Bu meclis Halk Meclisi nin yönetim kurulu gibi iflliyor ve yürütme gücünü elinde tutuyordu (modern anlamda hükümet gibi). Halk Meclisi nde görüflülecek maddeleri haz rlayan Boule, yurttafllar n oluflturdu u kabilelerden belli say da kiflinin kat ld bir meclistir. Üyelerinin kura ile belirlendi i Boule ye devam eden yurttafllar olgun yaflta (30 yafl n üstü) olmak zorundayd. Genelde bir y l, nadiren iki y l görev yaparlard. Kent-devletlerinde al nan kararlarda iki meclisin ad birarada an l rd. Boule nin, Ekklesia n n gündemini haz rlamas n n yan s ra, Ekklesia da al nan kararlar n yürütülmesini de sa lad anlafl lmaktad r. Devlet ifllerinin aksamadan sürdürülmesi gerekti inden Boule, normalde, hergün toplan rd. Perikles zaman nda al nan bir kararla Boule üyelerine ücret ödenmeye bafllad. Genelde Boule ye bitiflik yer alan Prytaneis ise Boule nin alt komisyonu olarak görev yapard. Devletin tüm acil iflleri önce Prytaneis taraf ndan ele al n rd. Prytaneis in toplant yeri Prytaneion ad verilen yuvarlak planl (tholos) bir mekand ; Prytaneis in üyeleri 24 saat görev yapar ve tüm masraflar devlet taraf ndan karfl - lan rd. Boule yi ve gerekirse Halk Meclisi ni toplanmaya davet etmek Prytaneis in göreviydi. Devlet misafirleri ve olimpiyat flampiyonlar burada a rlan r, kutsal ateflin sürekli yanar kalmas sa lan rd. Magistratlar Meclislerden sonra bir kent-devletinde en büyük güç yüksek devlet memurlar olan magistratlardayd. Kamu ad na görev yapan bu kifliler devletin önemli mevkilerinde görev al rd ve devletin iflleyiflinden sorumluydular. Magistratlar kura ile seçilirdi; ancak askeri komutanlar ve maliyeciler Halk Meclisi taraf ndan oylanarak seçilirdi. Bafl magistrat, hükümetin bafl yd ve baz durumlarda y la ad n vermekteydi (eponim). Bafl magistrat genelde arkhon olarak an lmaktad r (ör. Atina da). Ancak, arkhonluk d fl nda bafl-magistratl k unvanlar da vard. Örne in, Ionia,
35 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 29 Lydia, Karia ve Phrygia bölgelerindeki kent-devletlerinde devletin bafl Stephanephoros iken; Pamphylia, Pisidia ve Oval k Kilikia da Demiurgos; Lydia ve yine baz Ionia kentlerinde Prytanis idi. Magistratlar n yayg n görev süresi bir y l olmas na ra men daha k sa süreli olanlar da vard. Görevi sona eren magistrat, görevde bulundu u süredeki icraat n n ve kamu kaynaklar n nas l kulland n n hesab n vermek zorundayd. Günümüz devletlerindeki bürokratlar gibi, uzun y llar ayn görevi yapmak gibi bir durum söz konusu de ildi. Her yurttafl, yaflam n n belli bir y - l nda bir devlet görevini üstlenece ini bilirdi. Eponim magistrat, y la ad n veren magistrat ifade eder. D KKAT Halk Kent-devletinde yaflayan halk n tamam n n Eski Yunanca daki karfl l demos tur. Ancak, sadece yurttafllar da demos olarak adland r labildi i gibi yurttafllar n oluflturdu u Halk Meclisi de demos olarak adland r lmaktayd. Kent-devletinde, nüfusun görece az k sm n özgür erkek yurttafllar olufltururken, di er büyük k sm n onlar n eflleri ve çocuklar, kentte yaflayan yabanc lar (metoikoi) ve köleler oluflturuyordu. Örne in M.Ö. 5. yüzy lda Atina n n nüfusu, i yurttafllar ve aileleri, i kente sonradan gelip yerleflen yabanc lar ve i de köle olmak üzere toplam kifli olarak tahmin edilmektedir. Kad nlar yurttafl say lmad klar ndan ve politik haklardan mahrum bulunduklar ndan, kent-devleti ironik olarak erkekler kulübü olarak da nitelendirilmektedir. Yurttafll k kriterleri bir kent-devletinden di erine de iflkenlik gösterebilmektedir. Bu kriterler aras nda, ebeveyinden birinin veya her ikisinin o kent-devletinin yerlisi olmas ve soyluluk say labilir. Peloponnesos (Mora) Yar madas ndaki Sparta n n halk esas olarak Sparta da ikamet eden yurttafllar (Spartal lar), kentin civar nda oturan yar -yurttafllar (perioikoi) ve topra a ba l bir tür yar -köle (devlet kölesi) s n f n oluflturan heilotes ten olufluyordu. Sparta nüfusunun önemli bir k sm n oluflturan heilotlar, tar mla u raflmakta ve ald klar ürünü Spartal lara vermekteydiler. Say ca heilotlardan az olan Spartal erkek yurttafllar da onlar egemenlik alt nda tutabilmek için kat bir yönetim uyguluyorlard. Periokoi olarak adland r lan, çevre köy ve kasabalarda oturanlar ise kölelefltirilmemifllerdi; yurttafll k haklar na sahiptiler. AT NA NIN S YASAL VE TOPLUMSAL YAPISI Kent-devletlerinin geliflmeye bafllamas sonucu, buralarda oturan zengin ve soylu s n f ile halk tabakas aras nda sürtüflmeler bafllam flt r. Halk n orta ve afla s n f, yasalar n ya da toplum yaflam n düzenleyen kurallar n, âdetlere, gelenek ve görene e göre yorumlan p uygulanmas ndan hoflnut de ildi; çünkü bu flekilde soylu s n f n dedi i oluyor ve görece hukuk kurallar daha çok soylu s n f n ifline yar yordu. Yasalar n yaz l hale getirilmesini isteyen toplumun afla kesiminin, aristokrat kesim ile yapt mücadele olumlu sonuç vermifltir. Böylece kanunlar n yaz ile saptanmas sonucu herkes, hangi tür suça ne ceza verilece ini ya da nelerin suç say l p say lmayaca n ö renmifltir. Âdeta tanr buyru u olarak kabul edilen ve aristokratlar n ifline yarayan sözlü yasalardan (thesmoi), toplumun her kesiminin sosyal ve siyasal yaflam n adil bir flekilde düzenleyen yaz l yasalara (nomoi) geçifl, demokrasi için de önemli bir ad md. Adalet kavram nda çifte standart endiflesi bundan böyle kalk yordu. fiunu da vurgulamak gerekir ki, yasalar n yaz l hâle getirilmesi önceki Eski Do u toplumlar ndan biliniyordu.
36 30 Hellen ve Roma Tarihi Drakon En eski yasa koyucular (nomothetai) aras nda Atinal Drakon u (M.Ö. yak. 624 / 621) gösterebiliriz. M.Ö. 7. yüzy l n ikinci yar s nda bafl gösteren yönetim ve iktidar sorununa, ekonomik koflullardaki s k nt da eklenince, Atina, toplumsal-siyasal bir krize düflmüfltü. Sorunlar n üstesinden gelmek için radikal ad mlar at lmas gerekiyordu. flte bu noktada, topluma yeni bir düzen vermek üzere Drakon un ortaya ç kt n görüyoruz. Atina kanunlar n ilk kez bir sisteme ba layan ve de yaz l hale getiren Drakon idi. Ancak bu yasa koyucunun ad ndan baflka bir bilgiye sahip de iliz. Drakon, esas olarak adam öldürme ve tecavüz suçlar na verilecek cezalar belirlemifltir; verilecek cezalar ise oldukça a r idi. Bu nedenle Drakon için, yasalar n kanla yazd yak flt rmas bile yap lm flt. Drakon, ayn zamanda, kasten adam öldüren ile istemeden öldürene verilecek ceza aras nda bir fark olmas gerekti ini ortaya koyan ilk kifliydi. Kasten öldürmede ölüm cezas verilirken, önceden tasarlanmadan gerçeklefltirilen bir öldürme olay nda verilecek ceza yaln zca sürgündü. Drakon yasalar, aristokrasinin halk n üzerindeki gücünün ifadesiydi. Solon Di er bir yasa koyucu olarak Atinal soylu devlet adam ve ozan Solon un M.Ö. 6. yüzy l bafllar nda yapt reformlar çok önemlidir. Halk n afla tabakalar ndaki hoflnutsuzlu un ciddi boyutlara ulaflt bir s rada Atinal lar, M.Ö. 594 y l nda Solon u arkhon (devlet baflkan ) seçtiler. Kendisinden devletin içine düfltü ü ekonomik ve politik sorunlar çözmesi istendi. Solon, Areopagos Meclisi nin de deste ini alarak, bu tarihten itibaren reformlar tasarlamaya ve uygulamaya bafllad. Solon un reformlar iki alanda gerçeklefltirildi: ekonomi ve toplum (anayasa). Ekonomi alan nda: M.Ö yüzy l Attika s nda toprak sahibi aristokrat ailelerin (eupatridai) fakir halk n s rt ndan zenginleflti i ve güçlerini art rd bir gerçekti. Fakirler ya da orta s n f aleyhine bozulan dengeyi kurmak için Solon, önce köylünün borçlar ndan dolay toprak ve özgürlü ünü kaybetmesini önlemifl, borçlar n ödenmesinde köylünün lehine bir düzenleme yapm fl ve hatta bir k s m borçlar tamamen silmifltir. Borçlar n tamamen silinmesi, seisakhtheia (yükten, külfetten kurtulmak) olarak adland r lm flt. Borcundan dolay köle olanlara da özgürlükleri yeniden verilmiflti. Yapt toprak reformu ile de halk n sevgisini kazanm flt r. Solon, bir anlamda, aristokratlar n gücünü k s tlamaya çal fl yordu. Solon, ayr ca, Atina n n ekonomik sorunlarla karfl karfl ya kalmamas için, o zamana de in sikke darb nda kullan lan Attika a rl k ve ölçü sisteminin yerine, daha elveriflli olan Euboia a rl k sistemini getirmifl; ülkenin gereksinimi do rultusunda, zeyinya d fl nda di er tar m ürünlerinin ihrac n yasaklam flt r. Çünkü Atina da zeytinya üretimi çok fazlayd ve bu fazlal n iç piyasada tutulmas gereksizdi; ayr ca di er ihraç mallar n n Attika d fl nda, Attika da oldu undan daha yüksek fiyatla sat lmas n n önüne geçilmesi amaçlanm flt. Atina d fl nda yaflayan yetenekli ustalar ve zanaatkârlar n Atina da yerleflmeleri için özendirici önlemler al nd ; böylece ticaret ve rekabetin canland r lmas hedefleniyordu. Toplum Düzeni (Anayasa): Solon, ayn zamanda anayasada da yeni bir düzenleme yaparak yurttafllar soyluluk de il, fakat servetlerine göre dört s n fa ay rd. Servet ölçüsü olarak y lda kaç kile /ölçek (medimnos) bu daya ya da ayn de- erde baflka ürüne veya paraya sahip olduklar esas al nd. 1 medimnos, 38 kilogram veya 50 litre demekti. Bu dört s n f ve servetleri flöyledir:
37 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon Pentakosiomedimnoi: 500 medimnoi ve üstü 2. Hippeis (Atl lar): medimnoi 3. Zeugitai (küçük çiftçiler): medimnoi 4. Thetes (fakir köylüler, topra a ba l köleler ve iflçiler): 200 medimnoi alt 1. ve 2. s n ftaki yurttafllar yüksek devlet memurluklar na (arkhon luk) ve Areopagos a (aristokratlar meclisi); 3. s n f yurttafllar ufak memurluklara ve Dörtyüzler Meclisi ne (Boule); 4. s n f yurttafllar ise Halk Meclisi ne (Ekklesia) ve Heliaia ya (bir tür halk mahkemesi) seçilebiliyorlard. Askerlik hakk yaln zca ilk üç s n fa verilmiflti; thetes askerlikten ve her türlü vergiden muaf tutulmufltu. Bu yeni düzende dokuz arkhon görevlendirildi. Arkhonlu a seçilme pentakosiomedimnoi s n f ndan herkese aç kt (belki hippeis s n f na da). Eski arkhonlar hâlâ Areopagos Meclisi ne do rudan girebiliyordu. Fakat Meclis yavafl yavafl aristokratik kompozisyonunu kaybediyordu; Solon da bunu istiyordu. Solon, yarg yönetiminde de tamam yla radikal bir reform yapt. Yeni bir mahkeme (heliaia) sistemi kurdu; mahkemede jüri olmak dört s n fa da aç kt. Her yurttafl, arkhonlardan birinin karar n bu mahkemeye götürebilirdi. Olas l kla meclisin bir parças gibi çal fl yordu; hatta tüm meclis bir mahkeme olarak da toplanabiliyordu. Solon un reformlar toplumu ve dolay s yla kent-devletini ileriye götürecek nitelikte olmas na karfl n, çok geçmeden demokratikleflme sürecinde yeni sorunlar ortaya ç km fl ve düzenlemelerin uygulanmas nda aksakl klar bafl göstermifltir. Borçlar, Solon un kanunuyla kald r lsa da birçok çiftçi yeterli sermayeye sahip olmad ve borç almak zorunda kald için çok geçmeden kendisini tekrar borç bata nda buldu. Köle olmasalar da borçland klar zenginlere ba ml yd lar. Solon un reformlar yla Atina toplumundaki yaraya bir anlamda neflter vurulmufl ama ameliyat henüz baflar ya ulaflmam flt. Tiran Peisistratos ve O ullar Atinal Tiranlar n en ünlüsü hiç kuflkusuz Peisistratos tu. Üç kez tiranl ele geçiren Peisitratos un son tiranl k dönemi M.Ö y llar aras na rastlar. Peisistratos zaman nda Atina en parlak dönemlerinden birini yaflad. Solon un anayasas n yürürlükte b rakan Peisistratos, köylünün ve fakirin haklar n gözetmifl, Atina da önemli bay nd rl k faaliyetlernde bulunmufltur. Athena onuruna dört y lda bir yap lan Panathenaia fienlikleri onun zaman nda bafllam fl; Homeros destanlar onun zaman nda yaz l hale getirilmifltir. Peisistratos un ölümünden sonra o lu Hippias tiran oldu. Bu arada Alkmaeonidlerin bafl na Megakles in o lu Kleisthenes geçmiflti. Alkmaeonid ailesi Peisistratos un ölümü üzerine Atina ya dönmüfl olmal yd. Kleisthenes M.Ö. 525 te arkhon oldu. M.Ö. 514 yaz nda Tiran Hippias n kardefli Hipparkhos, Harmodios ve Aristogeiton adl iki genç aristokrat taraf ndan Panathenaia Festivali s ras nda öldürüldü. Fakat suikasti düzenleyenlerden Harmodios da Hipparkhos un muhaf zlar taraf ndan öldürüldü; Aristogeiton ise tutukland ve sonra da öldürüldü. Kardefli öldürülen Hippias bir süre sonra Atina y terk etmek zorunda kald ve sonunda Pers Kral Dareios a s nd. Bu kriz Kleisthenes e yarad ; Atina n n yeni lideri oldu.
38 32 Hellen ve Roma Tarihi Kleisthenes ve Demokrasi Kleisthenes in M.Ö. 508 y l nda haz rlam fl oldu u reformlar n n özünde aristokratlar n ya da soylular n devlet yönetimindeki tekelini k rmak yat yordu. Kleisthenes, yurttafllar co rafi nitelikli on kabileye (phyle/genos) ay rm flt. Bu on kabile, Atina n n içinde yer ald Attika bölgesinin kent, k y ve iç bölge olmak üzere üç yönetim bölgesine ayr lmas ile ortaya ç k yordu. Her bölge de üçte bir (trittys) anlam na gelen on bölüme ayr ld. Böylece her 30 trittys, biri kentten, biri k y dan, biri de iç bölgeden olmak üzere (üçer üçer) kur a çekilmek suretiyle birlefltirildi. Yani kentte 10 trittys, k y da 10 trittys ve iç bölgede 10 trittys oluflturulmufl ve sonunda 10 kabile (phyle) elde edilmifl oldu. Demos lar tar msal topraklara sahip yerleflim birimleriydi. Her demos kendi aras nda toplan yordu. Bundan böyle yurttafllar soyad olarak, önceden oldu u gibi ait olduklar phyle / genos, klan ya da sülalenin ad n de il, bulunduklar demos un ad n alacakt. Demos a kayd n yapt ran n bir anlamda yurttafll onaylanm fl oluyordu. Toplumun bu flekilde bölünmesinden amaçlanan, u rafl alanlar farkl olan gruplar n (kente zanaatkârlar ve tüccarlar; iç bölgede tar m ve hayvanc l kla u raflan çiftçiler; k y da denizciler ve bal kç - lar) bir araya getirilmesi ve Timokratik düzene son verilmesidir. Solon zaman nda kurulan 400 kiflilik Boule nin üyeleri Kleisthenes zaman nda 500 kifliye ç kar lm flt r. Boule 30 yafl n üstü 500 yurttafltan olufluyordu ve 10 kabilenin her birinden 50 üyesi vard (10 x 50 = 500). Boule üyeli i bir y ll k idi ve ayn kifli üst üste iki y l Boule ye üye olamazd ; fakat yaflam boyunca iki kez Boule üyesi olabilirdi. Solon zaman nda oldu u gibi Kleisthenes zaman nda da thet ler Boule ye giremezdi. Boule üyeleri görev süresince askerlikten muaft lar. Devlet ifllerinde kesinti olmamas için her kabileden oluflan 50 Boule üyesi 36 günlük dönemler halinde s rayla daimi komite gibi çal fl rd. Bu daimi komite Prytaneis ad n tafl makta olup komitenin 50 üyesi Bouleuterion a bitiflik yer alan tholos planl Prytaneion binas nda toplan rd. Prytaneis, hergün kur a ile bir baflkan seçerdi ve o baflkan 24 saat orada bulunurdu. O günün baflkan, o gün toplanan Boule ye de baflkanl k ederdi; e er Halk Meclisi nin toplant s na denk gelirse ona da baflkanl k ederdi. Atina daki Halk Meclisi üyeleri, kalabal k olduklar ndan, Pnyks Tepesi nde toplan rd. Atina da demokratik rejimin kurucusu olarak kabul edilen Kleisthenes, ayr ca, demokratik sürecin tiranlarca bir kez daha kesintiye u rat lmamas için Halk Meclisi ne yetki vererek, onun y lda bir kez Çanak Çömlek Mahkemesi (ostrakophoria) olarak çal flmas na olanak sa lam flt r. Böylece yurttafllar, aralar nda tiranl a heveslenen kiflilerin adlar n çanak çömlek parçalar (ostrakon lar) üzerine kaz yarak o kiflinin deflifre olmas n sa l yorlard. Ostrakismos denen bu uygulamada, kuflkulu kiflinin ad yeter ço unluk olan 6000 yurttafl n büyük ço unlu u taraf ndan yaz lm fl ise, o kifli herhangi bir varl k ve onur kayb na u ramaks z n 10 y l için kent d fl na sürülüyor; baflkaca bir ceza verilmiyordu. Atinal devlet adam ve komutanlardan Themistokles, Kimon ve Alkibiades de bu mahkeme karar ile Atina d fl na sürgüne gönderilmiflti. Atina agoras ve Kerameikos kaz lar nda çok say da ostrakon (ço ulu ostraka) bulunmufltur. SIRA S ZDE 4 Çanak Çömlek Mahkemesi nin amac neydi?
39 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 33 KOLON ZASYON Tan m Bir toplumun ya da bir kent-devleti halk n n tar msal veya ticari faaliyetlerde bulunmak için kendi s n rlar d fl nda elveriflli topraklar yurt edinmesine ve bu sürece kolonizasyon denir. Eski Hellen kolonileri, genellikle ana kentlerden uzak, denizafl r yerlerde kurulmufllard r. Daha önce gördü ümüz gibi, Dor istilas nedeniyle Ege Denizi ni aflarak güneye inen ve Yunanca konuflan kimi topluluklar buralarda elveriflli bulduklar topraklara yerleflmifllerdi. Her ne kadar ilk denizafl r iskan faaliyetleri bir kolonizasyon hareketi olarak kabul edilebilirse de gerçek kolonizasyon, Eskiça tarihi literatürüne Büyük Kolonizasyon Dönemi olarak geçen; Ege, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz k y lar nda çok say da koloninin kuruldu u, M.Ö y llar aras na iliflkin 200 y ll k uzun bir süreçtir. Nedenleri Kolonizasyonun birkaç nedeni vard r. Bunlardan biri, tar m yap labilecek topraklara olan gereksinimdi. Bu tür nedenlerle kurulmufl koloniler tar msal nitelikli idiler. Bir baflka neden, kendi ülkelerindeki olanaks zl klar idi. Yani kendi kendine yeterli olabilmek için öz kaynaklara sahip olmamak, yaflam koflullar n zorlaflt - r yordu. Bu nedenle, ticari faaliyetlerde bulunarak geliflmek istiyorlard. Bu tür nedenlerle kurulmufl koloniler ticari nitelikli idiler. Antik kaynaklarda kolonizasyon nedenlerine ait baz bilgiler bulmak mümkündür. Bunlar aras nda, k tl k, düflman taraf ndan bozguna u rat lma, komflular yla geçimsizlik, yo un nüfus art fl, maden yataklar na sahip olma arzusu bulunmaktad r. Dolay s yla, kolonizasyonu tek bir nedene ba lamak do ru de ildir. Sonuçlar Kolonizasyonun sonuçlar ise, Yunanlar n yabanc ülke halklar ile kaynaflmas, kendilerinden farkl dil konuflan insanlar (barbaroi) ve onlar n kültürlerini tan - malar, Yunan kültürünün yay lmas ve yabanc kültürlerden etkilenmesi, Ege ve Akdeniz dünyas ndaki ticaretin yo unlaflmas d r. M.Ö. 7. yüzy l n sonunda Lydia Krall nda icad edilen sikkenin Ege ve Akdeniz dünyas ndaki h zl yay l m da kolonizasyonun bir sonucudur. Havuzun kenar ndaki kurba alara benzetilen kentdevletleri ve kolonilerle Klasik ve Hellenistik Dönem Akdeniz dünyas adeta üniter bir kültür co rafyas n and r yordu.
40 34 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 Ege ve Dor Göçleri ile kolonizasyon kavramlar - n aç klama Ege Göçleri MÖ 13. yüzy l sonu-12 yüzy l bafllar ndan itibaren meydana gelmifl olup göçlerde iki nüfus hareketi öne ç kmaktad r: Deniz Kavimleri ve Dorlar. Ancak, zamanla Yunanistan dan Bat Anadolu k y lar na da göçler olmufl, Aioller, kuzeybat Anadolu ya (Edremit Körfezi ve civar na); Ionlar, Bat Anadolu nun orta kesimine (kabaca zmir ili ve civar na), Dorlar ise Anadolu nun güneybat köflesine (kabaca Mu la ili) yerleflmifllerdi. Böylece Bat Anadolu k y lar nda ve hemen hinterland nda çok say da Yunan kent-devleti kurulmufl oldu. Bu kent-devletlerinin bulundu u bölgelerde, onlar n konufltu- u lehçeler (Aiol, Ion ve Dor) egemen oldu. Kolonizasyonda ise (her ne kadar bir göç olay gerçekleflse de) göç olgusunun ötesinde bir anlam vard r. Bir toplumun ya da bir kent-devleti halk - n n tar msal veya ticari faaliyetlerde bulunmak için kendi s n rlar d fl nda elveriflli topraklar yurt edinmesine ve bu sürece kolonizasyon denir. Eskiça tarihi literatürüne Büyük Kolonizasyon Dönemi olarak geçen; Ege, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz k y lar nda çok say da koloninin kuruldu u, MÖ y llar aras na iliflkin 200 y ll k uzun bir süreçtir. A MAÇ 4 kâm edilmifl ba ms z bir devlet olan polis, hem kent merkezini (asty) hem de kendisine ba l köylerin bulundu u k rsal alan (khora) kaps - yordu. Ba ms zl k, bir kent-devletinin en önemli özelliklerinin bafl nda gelirdi. Kolonizasyonun neden ve sonuçlar n aç klama Kolonizasyonun birkaç nedeni vard r. Bunlardan biri, tar m yap labilecek topraklara olan gereksinimdi ( tar msal nitelikli). Bir baflka neden, kendi ülkelerindeki olanaks zl klar idi. Bu nedenle, ticari faaliyetlerde bulunarak geliflmek istiyorlard. Bu tür nedenlerle kurulmufl koloniler ticari nitelikli idiler. Antik kaynaklarda kolonizasyon nedenlerine ait baz bilgiler bulmak mümkündür. Bunlar aras nda, k tl k, düflman taraf ndan bozguna u rat lma, komflular yla geçimsizlik, yo- un nüfus art fl, maden yataklar na sahip olma arzusu bulunmaktad r. Kolonizasyonun sonuçlar ise, Hellenlerin yabanc ülke halklar ile kaynaflmas, kendilerinden farkl dil konuflan insanlar (barbaroi) ve onlar n kültürlerini tan malar, Hellen kültürünün yay lmas ve yabanc kültürlerden etkilenmesi, Ege ve Akdeniz dünyas ndaki ticaretin yo unlaflmas ve bunun da sonucunda sikkenin h zl bir flekilde yay lmas d r. A MAÇ 2 A MAÇ 3 Ege Göçleri sonunda Yunanistan ve Anadolu da oluflan yeni toplumsal yap y aç klama Ege göçleri öncesinde Yunanistan da ve Anadolu da esas olarak monarflik yap n n hâkim oldu- u devletler vard. Bu devletlere ba l olarak yaflam n sürdüren halk, kral / krallar veya feodal beylerin egemenli i alt ndayd. Yerleflim yerleri veya merkezler kale veya saray görünümündeydi (Minos Girit inde, Mykenai da ve Troia da oldu u gibi). Ege göçleri sonunda, saray-kaleler yerlerini, yurttafllara odakl sosyal ve kültürel unsurlar n daha fazla hissedildi i kent-devletlerine b rakt. Baflta krallar n oldu u monarflik yap bir süre daha devam etse de, devlet yönetiminin paylafl ld bir yap ya do ru geliflim oldu; ve nihayette ço u kent-devletinde demokratik yönetim benimsendi. Kent-devletini tan mlama Eski Yunan siyasal ve toplumsal yaflam n n en karakteristik örgütlenifl biçimi olan kent-devleti, polis (ço ulu poleis) terimiyle ifade edilmektedir. Politika sözcü ü de polis ten türetilmifltir. stih- A MAÇ 5 Demokrasi kavram n ve Atina daki geliflimini tart flma Demokrasi, kabaca halk n iktidar veya halk n yönetime kat lmas demektir. Devletin bafl nda her fleye karar veren tek kiflinin bulunmas yerine (monarflik idare), halk n da yönetime kat l - m n n sa lanmas, toplumdaki sosyal bar fl ve huzur için gerekliydi. Bu da ancak demokratik bir idareyle mümkündü. Halk tabakalar aras ndaki eflitsizli in neden oldu u haks z uygulamalar n ve gelir da l m ndaki eflitsizli in giderilmesi, her yurttafl n hayat n n bir döneminde belirli bir kamu görevini yerine getirecek memuriyete gelmesi, seçme ve seçilme hakk, adil yarg lama gibi birçok konu her Hellen yurttafl için önem arz ediyordu. Bütün bunlardaki aksakl k kanunlar n ve anayasan n yaz l olmamas ndan kaynaklan yordu. Atina da demokratik yönetim için ilk ad m Solon taraf ndan at ld. Daha sonra da Kleisthenes, demokratik yönetimi toplumda yerlefltirdi. Bu nedenle Kleisthenes, Atina da demokratik yönetimin kurucusu olarak bilinir (M.Ö. 6. yüzy l n sonu).
41 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 35 Kendimizi S nayal m 1. Tunç Ça ndan sonra geçilen Ça afla dakilerden hangisidir? a. Paleolitik Ça b. Demir Ça c. Kalkolitik Ça d. Hellenistik Ça e. Klasik Ça 2. Ege Göçleri s ras nda Yunanistan dan yola ç kan Dorlar, Bat Anadolu nun hangi bölgesine yerlefltiler? a. zmir li ve civar na b. Edremit Körfezi ve civar na c. Marmara Bölgesine d. Mu la li ve civar na e. Teke Yar madas na 3. Afla dakilerden hangileri Ionia bölgesi kentleridir? a. Skepsis ve Kebren b. Kyme ve Larissa, c. Byzantion ve Kalkhedon d. Halikarnasos ve Lindos e. Miletos ve Ephesos 4. Ege Karanl k Ça yaklafl k olarak hangi dönemi kapsar? a. M.Ö b. M.Ö c. M.Ö d. M.Ö ile 700 e. M.Ö Eski Yunan alfabesinin oluflturuldu u yüzy l ve alfabedeki sessiz harflerin al nd alfabe afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. M.Ö. 8. yüzy l / M s r b. M.Ö. 10. yüzy l / M s r c. M.Ö. 7. yüzy l / Kartaca d. M.Ö. 6. yüzy l / Fenike e. M.Ö. 8. yüzy l / Fenike 6. Kent-devleti nin Eski Yunanca karfl l afla dakilerden hangisidir? a. Khora b. Apoikia c. Polis d. Kome e. Emporion 7. Bir kent-devletinde yönetim flekli (istisnai örnekler d fl nda) s ras yla afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. Monarfli, Aristokrasi, Tiranl k, Demokrasi b. Demokrasi, Tiranl k, Aristokrasi, Monarfli c. Monarfli, Demokrasi, Tiranl k, Aristokrasi d. Aristokrasi, Demokrasi, Monarfli, Tiranl k e. Tiranl k, Aristokrasi, Monarfli, Demokrasi 8. Bir kent-devletinde yasama ve yarg y üstlenen kurum afla dakilerden hangisidir? a. fiehir Dan flma ve dare Meclisi (Boule) b. Halk Mahkemesi c. Areopagos d. Yafll lar Meclisi e. Halk Meclisi (Ekklesia) 9. Atina halk n servet esas na göre düzenleyen afla - dakilerden hangisidir? a. Peisistratos b. Hippias c. Kleisthenes d. Drakon e. Solon 10. Tarihe Büyük Kolonizasyon olarak geçen dönem, hangi zaman dilimine rastlamaktad r? a. M.Ö b. M.Ö c. M.Ö d. M.Ö e. M.Ö
42 36 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Sanat ve Mimarl k M.Ö. 7. ve 6. yüzy llar sanat 5. yüzy l klasik Yunan sanat n n temeli oldu undan büyük bir önem tafl r. Bu yüzy lda tanr lar n bafll bafl na bir varl k olmalar yla ahflap ve kerpiç tap naklar tafl yap lar fleklini almakta, bu yap lar n, plan bak m ndan, düzensiz flekilleri b rakarak dikdörtgen fleklini ald göze çarpmaktad r. Ayn zamanda belirli formlar ve oranlar sistemlerinin ortaya ç kt n ve bunlar n en çok yap lar n d fl görünüfllerini etkiledi ini görüyoruz ki bu oranlar sisteminin tümüne düzen ad verilmektedir. Yunan mimarl nda iki ana düzen vard r: Dor ve on düzeni. Bir Yunan tap na sa lam temellere dayanan üç veya daha çok basamakl bir kaide (krepis) üzerinde yer almakta, kapal bir mekan (naos ya da cella) ve bu mekan n etraf n çeviren sütunlardan meydana gelmektedir. Sütunlar n cella n n etraf nda tertiplenifline göre tap nak planlar n n ald flekillere çeflitli adlar verilmektedir. Megaron tarz nda olup giriflin yan duvarlar n s n rland - ran yar payeler (parastas ya da ante) aras nda iki sütun kapsayan tap naklara naos en parastaseis (templum in antis), cellan n önünde bir sütun s ras na sahip olanlara prostilos, hem önde, hem de arkada birer sütun dizisi olanlara amfiprostilos, cellan n etraf nda çepeçevre bir sütun dizisi kapsayanlara peripteros, iki sütun dizisi olanlara dipteros, ikinci bir sütun s ras alabilecek kadar genifl galerili tap naklara ise pseudodipteros (sözde dipteros) ad verilmektedir. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise Ege ve Dor Göçleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z yanl fl ise Ege ve Dor Göçleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Ege ve Dor Göçleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Ege de Karanl k Ça konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Yunan Alfabesi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z yanl fl ise Kent-devleti: Ortaya Ç k fl ve Karakteristik Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yan t n z yanl fl ise Kent-devleti: Yönetim Biçimleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yan t n z yanl fl ise Kent-devleti: Yönetim Kurumlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Atina n n Siyasal ve Toplumsal Yap s : Solon konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z yanl fl ise Kolonizasyon: Tan m konusunu yeniden gözden geçiriniz. Kaynak: A.M. Mansel, Ege ve Yunan Tarihi, TTK, Ankara, 1971, s.227.
43 2. Ünite - Ege Göçleri, Kent-Devletleri ve Kolonizasyon 37 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Deniz Kavimleri, Yunanistan n kuzeyinden, belki Balkanlar dan yola ç karak Anadolu ya girmifller ve buradaki topluluklar da önlerine katarak güneye do ru ilerlemifller; K br s, Suriye ve Filistin deki yerleflimleri yerle bir ettikten sonra M s r a vard klar nda büyük bir karfl koyma ile karfl laflm fllar ve geri püskürtülmüfllerdi. S ra Sizde 2 Aioller, kuzeybat Anadolu ya (Edremit Körfezi ve civar na); Ionlar, Bat Anadolu k y lar n n orta kesimine ( zmir li ve civar ); Dorlar ise güneybat Anadolu ya (Mu la li ve civar ) yerleflmifllerdi. S ra Sizde 3 Bir kent-devletinin karakteristik özelliklerinin bafl nda siyasal ve ekonomik ba ms zl ile egemenlik haklar - na sahip olmas gelmektedir. Ayr ca, fiziksel aç dan da, etraf surla çevrili bir akropolis üzerinde yer almas, meclis binas, agora, tiyatro ve tap nak gibi belli bafll kamu yap lar n n da bulunmas bir kent-devleti için önemlidir. S ra Sizde 4 Tiranl a heveslenen veya böyle bir giriflimde bulunaca ndan kuflkulanan kiflilerin kamuoyu yoklamas yla önceden tespit edilerek, o kiflilerin kent d fl na sürgüne gönderilmesidir. Böylece, söz konusu mahkeme, demokratik rejime tehdit oluflturan tiranl n önünde bir engel oluflturuyordu. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Akurgal, E. (1993), Eskiça da Ege ve zmir, Yaflar E itim ve Kültür Vakf, zmir. Blois, L. de-spek, J. van der (1997), An Introduction to the Ancient History, Routledge. Boardman, J. (2000), The Greeks Overseas, Thames and Hudson, Londra. Cartledge, P. (1998), Ancient Greece. Cambridge Illustrated History, Cambridge. Cook, J.M. (1962), The Greeks in Ionia and the East, Thames and Hudson, Londra. plikçio lu, B. (1997), Eski Bat Tarihi I: Girifl, Kaynaklar, Bibliyografya, Türk Tarih Kurumu Yay nlar, Ankara. Levi, P., (1997), Eski Yunan (çev. N. Erdilek), letiflim Atlasl Büyük Uygarl klar Ansiklopedisi, stanbul. Lloyd, S. (1997), Türkiye nin Tarihi, çev. E. Varinlio lu, Tübitak, Ankara. Mansel, A.M. (1971), Ege ve Yunan Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yay nlar, Ankara. Rich, J. - A. Wallace-Hadrill (2000), Antik Dünyada K rsal ve Kent (çev. L. Özgenel), Homer Kitabevi, stanbul. Sevin, V. (2001), Anadolu nun Tarihi Co rafyas, Türk Tarih Kurumu Yay nlar, Ankara. Tekin, O. (2007), Eski Anadolu ve Trakya. Ege Göçlerinden Roma mparatorlu u nun kiye Ayr lmas na Kadar, letiflim Anadolu Uygarl klar Dizisi, stanbul. Tekin, O., (2008), Antik Numismatik ve Anadolu, Arkeoloji ve Sanat Yay nlar, stanbul.
44 3HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Pers mparatorlu unu tan mlayabilecek; Pers-Hellen Savafllar n aç klayabilecek; Atina mparatorlu u nu aç klayabilecek; Peloponnesos Savafl n aç klayabilecek; Thebai n Üstünlük Dönemi ni aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Persler Ionia Ayaklanmas Atina Kimon Delos Deniz Birli i Perikles Sparta Ksenophon Anabasis Thebai çindekiler Hellen ve Roma Tarihi M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar PERSLER IONIA AYAKLANMASI PERS-HELLEN SAVAfiLARI PELOPONNESOS SAVAfiI SATRAP KYROS UN AYAKLANMASI KORINTHOS SAVAfiI K NC DELOS B RL THEBAI IN ÜSTÜNLÜK DÖNEM
45 M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar PERSLER Asl nda ayn kökene dayanan Medler ve Persler kabaca bugünkü ran Devleti nin bulundu u topraklarda yafl yorlard. M.Ö. 9. yüzy ldan itibaren tarih sahnesinde görülmeye bafllayan Perslerin ilk krallar hakk nda, adlar d fl nda, pek fazla bilgimiz yoktur. Ancak, Büyük lâkapl Pers kral Kyros (M.Ö ), hakk nda fazla bilgiye sahip olmad m z Med Devleti ne son vererek, Pers Krall n n M.Ö. 6. yüzy lda Önasya n n en büyük gücü olmas n sa lam flt r. Bu nedenle Kyros ya da Pers dilinde Kurafl, Pers Devleti nin kurucusu say lmaktad r. Perslerin ortaya ç k - fl na kadar bölgedeki en büyük gücü, Asur mparatorlu u oluflturuyordu. Perslerin, Akdeniz ve Ege deki ticareti kontrol alt nda tutma arzular na bat daki tek engel ise Lydia Krall idi. Pers Kral Büyük Kyros, M.Ö. 546 y l nda Lydia Kral Kroisos u yenilgiye u ratarak, krall n baflkenti Sardeis i ele geçirmifltir. Böylece, Anadolu 200 y l kadar sürecek olan Pers egemenli ine girmifltir. Büyük Kyros, çekirdek bölgeleri olan ran çevre tehditlerden korumak ve imparatorlu un s n rlar n geniflletmek amac yla güneybat ya ilerleyerek, Babil Krall n da y km flt r (M.Ö. 539/38). Böylece, tarihe Babil Sürgünü / Esareti olarak geçen trajedi de son bulmufltur. Çünkü, yaklafl k yar m yüzy l önce, M.Ö. 587/86 da, Babil Kral Nabukadnezar taraf ndan Iudaia dan (Filistin ve civar ) sürgün edilerek Babil e getirilen ve burada esaret hayat yaflayan Yahudiler, tekrar kendi yurtlar na dönmüfltür. Kyros, yönetimde kolayl k olsun diye Anadolu yu ve Indus Vadisi ne kadar Yak n Do u yu ve biraz ötesini satrapl klara (bir tür yerel yönetim sistemi) ay rm flt. Burada, dikkat edilmesi gereken nokta, satrapl klar n co rafi bölgelere veya ülkelere göre de il, halk (etnik) esas na dayal oldu udur. Kyros un, Orta Asya da skitlere karfl yapt bir sefer s ras ndaki ölümünden sonra, Pers taht na o lu Kambyses (M.Ö ) geçmifltir. Bu kral zaman nda M s r egemenlik alt na al nm flt r. Ondan sonra tahta geçen Büyük lâkapl I. Dareios (M.Ö ) satrapl klar yeniden organize etmifl ve yeni bir vergi sistemi (nomos) meydana getirmifltir. Oluflturulan satrapl klardan elde edilen vergiler devlet hazinesinin önemli bir gelir kayna n oluflturuyordu. Her satrap, hüküm sürdü ü topraklar n âdeta kral yd. Persler, geliflkin bir yol flebekesi de kurmufllard. Ephesos ve Sardeis ile Susa aras ndaki ünlü Kral Yolu nun Do u-bat ticaretinde önemli bir rolü vard. Bu yol, Ankyra, Kappadokia, Yukar F rat ve Babylonia dan geçerek Susa ya ulafl yordu. Yaklafl k km lik yol boyunca çeflitli konaklama tesisleri vard. Yolculuk Kral yolu; Bat Anadolu daki Ephesos ve Sardeis kentlerinden bafllay p ran daki Susa ya kadar uzan yordu.
46 40 Hellen ve Roma Tarihi ancak üç ayda tamamlanabiliyordu. Perslerin iki baflkenti Susa ile Persepolis, bat mallar n n yo un olarak girdi i ve pazar trafi inin en yo un oldu u kentlerdi. D KKAT Perslerin Anadolu daki en önemli iki satrapl k merkezi Sardeis (Manisa-Sart) ve Daskyleion (Ergili) idi. SIRA S ZDE 1 Asl nda Persler ve Hellenler birbirlerine o kadar uzak de ildiler. Birbirlerinin kültürlerini ve siyasal-toplumsal yap lar n az çok biliyorlard. Çok say da Hellen, Pers Büyük Kral n n ya da satraplar n n hizmetinde çal flm flt. Kendi ülkesi ile siyasi sorunlar olan baz Hellen politikac lar n zaman zaman Perslere s nd klar n da biliyoruz. Gerek Kyros un Pasargadai daki an tsal mezar nda, gerekse Persepolis teki büyük saray kompleksinde Yunan mimarlar ve taflç ustalar çal flm fllard. Perslerin Anadolu yu ele geçirmesi hangi olayla olmufltur? IONIA AYAKLANMASI Pers Kral I. Dareios un (Büyük Dareios), M.Ö. 6. yüzy l sonlar nda (M.Ö. 513 / 512) yapt skit seferinden sonra Trakya ve Karadeniz in bat k y lar Pers egemenli ine girmiflti. Böylece, Yunanistan ve Bat Anadolu daki kent-devletlerinin, özellikle, Karadeniz de adeta bir deniz imparatorlu u kurmufl olan Miletos un buradaki ticareti engellenmifl; Karadeniz den Ege ye akan bu day trafi ine sekte vurulmufl oldu. Ayr ca, Perslerin Bat Anadolu da kurduklar satrapl k, bu bölgedeki kentler için pek de hofl olmayan bir durumdu. Ionia bölgesindeki bu rahats zl k bir flekilde d fla vurmaya bafllayacakt. O s ralar Perslerin deste i ile Miletos un bafl nda tiran olarak bulunan Histiaios, kent d fl na ç kt bir s rada, yerine vekâleten damad Aristagoras b rakm flt. Demokrasi yanl lar n n Naksos Adas nda aristokratlara karfl bafllatt ayaklanman n bast r lmas için Miletos Tiran Aristagoras, Sardeis Satrab Artaphernes i ikna etti. Ada ele geçirildi inde Perslerin Kiklad Adalar nda önemli bir üsse sahip olacaklar düflüncesiyle M.Ö. 499 y l nda Naksos Adas na bir donanma gönderildi. Fakat düzenlenen sefer baflar s z olunca, Aristagoras, faturan n kendisine ç kar laca ndan korkarak Miletos ta ba ms zl n ilân etti ve halk Perslere karfl ayakland rd. Bundan böyle tiran kisvesinden s yr larak, Bat Anadolu daki demokratik rejimin savunuculu una soyundu. Ionia daki Pers destekli di er tiranlara da savafl açarak, bölge kentlerinin hatta Karial ve Lykial gibi yerli halklar n da sempati ve deste ini kazand. Böylece Ionia bölgesindeki baz kentler Perslere karfl ayakland lar (M.Ö. 499). Ayn y l içinde Pers satrab n n oturdu u Sardeis yak l p y k ld. Atina ve Eretria dan da yard m sa layan Aristagoras önceleri baflar l olmuflsa da, yenilece ini anlay nca Trakya ya kaçt. Dareios, ayaklanmaya destek veren Atina ya da öylesine öfkelenmiflti ki, masaya her oturuflunda hizmetçisine üç kez, Efendimiz, Atinal lar unutmay n z diye seslenmesini emretti i söylenir (Herodotos, V.105). Sonunda Miletos Perslerce kuflat ld. M.Ö. 494 te Lade aç klar nda mevzilenmifl olan bir Ionia donanmas Persler taraf ndan bozguna u rat ld. Bir süre sonra da Miletos ele geçirildi ve ayaklanma bast r ld. Miletos halk n n bir k sm sürüldü, bir k sm öldürüldü. Di er Bat Anadolu kent-devletleri vergilerini düzenli olarak ödemeleri kofluluyla cezaland r lmad. Persler, baz kentlerin demokratik yönetim iste- ine olumlu yaklaflt. Bu arada Miletos Satrab Aristagoras ise Trakya ya kaçmay baflarm flt ; fakat bir süre sonra oradaki bir çarp flmada öldürüldü.
47 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 41 Yukar da her ne kadar Ionia Ayaklanmas n n nedeni olarak Perslere karfl duyulan hoflnutsuzluk ve Miletos un ticari ç karlar ön plana ç kart ld ise de; bir görüfle göre, Pers yönetimi alt ndaki Miletos, daha önce olmad kadar refaha ulaflm flt ; dolay s yla, ticari ç karlar söz konusu olamazd. Ayr ca Pers satraplar aras nda husumet ve ç kar iliflkileri de vard. Bütün bunlar, Ionia Ayaklanmas n n, Perslere karfl olufltu u düflünülen milliyetçi duygular n bir tepkisi olmad n n göstergesidir. Bireysel ç karlar daha ön plandayd. Dolay s yla, olaylar yorumlarken genifl bir bak fl aç s ile yaklaflmak her zaman için daha ak lc d r. Ionia Ayaklanmas nda kimler kime karfl ayaklanm flt r ve ayaklanma ne zaman bast r lm flt r? PERS-HELLEN SAVAfiLARI Maraton Savafl Ionia Ayaklanmas n n bast r lmas ndan iki y l sonra, M.Ö. 492 y l nda, Mardonios komutas ndaki Pers ordusu Trakya ya bir sefer yaparak, bölgedeki Pers egemenli- ini güçlendirdi. Fakat Persler için potansiyel tehlike olan ve Ionia Ayaklanmas n destekleyen Yunanistan hâlâ Pers egemenlik alan n n d fl nda kal yordu. Bu nedenle, M.Ö. 490 y l nda Datis ve Artaphernes komutas ndaki Pers donanmas Ege Denizi ni aflarak Yunanistan a ayakbast. Persler, Hellenlerden toprak ve su istediler; bu, teslim olun anlam na geliyordu. Hellenlerin ço u teslim olmay kabul etti; Eretrial lar ise karfl koydu. Fakat k sa sürede kentleri yak l p y k ld, halk kölelefltirildi. Perslere, sürgündeki Atinal Tiran Hippias rehberlik ediyordu. Pers ordusu Yunanistan n Attika bölgesinin do u k y s nda ve Atina n n 30 km kuzeydo usundaki Marathon Körfezi ne ulaflt ; körfezin gerisinde Marathon Ovas bulunuyordu. Persler hem Atinal lara hadlerini bildirmek hem de Ionia Ayaklanmas s ras nda tahrip edilen Sardeis in öcünü almak istiyorlard. Fakat Miltiades komutas ndaki Atinal lar, Persleri büyük bir yenilgiye u ratt lar. Herodotos (VI.113) Atinal lar n zaferini flöyle anlat r:...bu Marathon ovas nda çarp flma uzun sürdü; saflar n merkezinde üstünlük barbarlardayd ; oray Perslerin kendileri ve Saka lar tutuyorlard ; bu noktada zafer barbarlardayd, düflman geri atm fllard ve içeriye do ru kovalamaya bafllam fllard. Ama iki kanatta zafer Atinal larla Plataial lar dayd. Düflman yenmifllerdi ve onu bozgun halinde kaçmaya b rakm fllar, iki kanat birleflerek, merkezi çökertmifl olan düflmana karfl savafla girmifllerdi; ve zafer Atinal lar da kald. Atinal lar atlet Pheidippides i Sparta ya göndererek Spartal lardan yard m istemifllerdi. Spartal lar da, o s ra kutlamakta olduklar dinsel bir festivalin sona ermesini takiben Atina ya yard m göndermeye söz vermifllerdi; fakat yard m çok geç gönderdiler. Esas yard m hoplit (hoplites) gönderen Plataia kentinden gelmiflti. Marathon Körfezi nin hemen gerisindeki ovada yap lan savaflta Atinal lar yaln zca 200 civar nda kay p verirken, Persler in kayb den fazlayd. Marathon zaferi, Hellenlerin barbarlara karfl kazand bir özgürlük simgesi niteli ini tafl yordu. Ancak Atinal lar da biliyorlard ki, Marathon zaferi onlara sadece rahat bir nefes ald rm flt ; tehlike henüz geçmifl de ildi. 2 SIRA S ZDE
48 42 Hellen ve Roma Tarihi Artemision ve Thermopylai Savafllar Marathon zaferinden sonra politik nedenlerle iktidardan indirilen Miltiades in yerine devletin bafl na geçen Themistokles in (M.Ö ) çabas yla, Atinal lar güçlü bir donanma meydana getirdiler. Sparta da, Perslere karfl Atina n n yan nda yer ald. Fakat Persler Yunanistan n tamam n ele geçirmeden rahat edemeyeceklerini anlad klar ndan, bu kez, Marathon Savafl ndan on y l sonra (M.Ö. 480 tarihinde) Kserkses komutas nda Çanakkale Bo az ndan geçerek Trakya ya ulaflt lar ve Makedonya üzerinden güneye inerek Tesalya s n r na dayand lar. Bunun üzerine, Atinal lar güneye çekilerek Thermopylai ve Artemision da mevzilendiler. Perslerin yaklafl k kiflilik asker gücüne karfl l k, Hellenler civar nda bir orduya sahipti. Perslerin amac Hellenleri hem karadan hem denizden kuflatmakt. Sparta kara ordusu ile Persleri durdurmaya çal fl rken, Atinal lar donanmalar yla onlara destek vereceklerdi. Fakat Atinal lar önceleri baflar kazand larsa da fazla direnemediler ve Artemision dan Korinthos k sta na do ru geri çekildiler. Thermopylai geçidini tutan Spartal komutan Leonidas da yenilgiye u ray nca, Persler Orta Yunanistan ele geçirip Atina y yak p y kt lar. Salamis Deniz Savafl Thermopylai bozgunundan sonra Atinal lar Korinthos Körfezi ve Salamis Adas na çekildiler. Kserkses komutas ndaki Pers donanmas Hellen donanmas n izleyerek Salamis e geldi. Bu s rada Pers ordusu da Atina ya girerek akropolis i yak p y kt. Yap lan savaflta Hellenler Perslere karfl kesin bir zafer kazand lar. Kserkses Bat Anadolu ya kaçt. Pers komutan Mardonios ise büyük bir ordu ile Tesalya da (Thessalia) kald ve k fl orada geçirdi. Dolay s yla, bir y l içinde (M.Ö. 480) Artemision, Thermopylai ve Salamis gibi üç büyük mücadele meydana geldi ve son mücadeleden zaferle ç kan taraf Hellenler oldu. Plataia ve Mykale Savafllar Perslerle Atinal lar aras ndaki çarp flmalardan sonra Pers Kral Kserkses Persia ya (eski ran) dönmüfl, Hellenlerle mücadele için Mardonios u bölgede b rakm flt. Mardonios M.Ö. 479 da güneye inerek Boiotia ve Attika da Hellenlere zor anlar yaflatt. Fakat Spartal komutan Pausanias n sevk ve yönetimindeki ordu, Plataia da Persleri yenilgiye u ratt ; Mardonios öldürüldü. Ayn gün Sparta kral Leotykhides emrindeki Hellen donanmas Ephesos un hemen güneyindeki Mykale (Samsun) burnu üzerinde karaya ç karak orada mevzilenmifl olan Persleri püskürtüp gemilerini atefle verdi. Böylece, Plataia ve Mykale savafllar sonunda Bat Anadolu Perslerden temizlendi (M.Ö. 479). Buradaki kentler, Ionia Ayaklanmas nda oldu u gibi, tekrar ayaklanarak Pers boyunduru undan kurtuldular. Bundan böyle Hellenler, savunan de il sald ran taraf olacaklar, savafl Yunanistan dan Anadolu ve ran a tafl nacakt. SIRA S ZDE 3 Pers-Hellen Savafllar ndaki muharebelerin adlar nelerdir?
49 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 43 I. Delos Deniz Birli i Her ne kadar M.Ö aras ndaki savafllardan sonra Persler geriye püskürtülmüfllerse de, adalar ve Anadolu daki kentler için Pers tehlikesi halen mevcut idi. Bu nedenle Hellenlerin bir birlik kurmalar kaç n lmazd. Birli in önderli i için en güçlü iki aday Sparta ve Atina idi. Gerçi Sparta bir Hellen Birli i (Peloponnesos Birli i) oluflturmufl durumda bulunuyorsa da, siyasal ve sosyal yap s (iç yap s ) dolay s yla, denizafl r büyük seferlerin yükünü kald rmaya elveriflli de ildi. Üstelik donanma deneyimi de Atina n n yan nda zay f kal - yordu. Bu nedenle, Hellenlerin tek vücut olmalar n sa layan birlik (symmakhia), Atina n n bir deniz imparatorlu u kurma düflüncesinin de temelini oluflturdu. M.Ö. 478 / 477 tarihinde, Pers tehlikesini ortadan kald rmak ve onlar n Yunanistan da yapt klar tahribat n öcünü almak için Atina taraf ndan kurulan Birli in merkezi Delos Adas idi. Say lar giderek artan ve bir süre sonra 300 ü bulan üye müttefik kentler, birli in hazinesinde toplanmak üzere, ekonomik güçlerine göre belirli bir y ll k katk da (esas olarak para, fakat gemi ya da asker gibi baflka katk lar da olabiliyordu) bulunuyorlard. Hazine, Atinal 10 görevlinin (hellenotamiai) denetimindeydi. Birlik hazinesi daha sonra (M.Ö. 454 te) Delos tan Atina ya getirilmiflti. Atinal lar bundan böyle hazinenin daha iyi korunaca - n düflünüyorlard. Bu nedenle Delos Birli i veya Delos Konfederasyonu ayn zamanda Attika-Delos Deniz Birli i olarak da bilinir. Fakat her üç isim de modern bir yak flt rmad r. Vergi (phoros; Lat. tributus) ödeyen kentleri ve ödedikleri miktar gösteren listeler Atina akropolis inde mermer steller üzerinde sergileniyordu. Bu listelerden parçalar günümüze ulaflm flt r. Birli in ilk ifli Karadeniz ile olan ticaret yolunun aç k tutulmas için Trakya ve bo azlar Perslerden temizlemek oldu; hatta Byzantion ele geçirildi. Atinal Kimon Anadolu nun Akdeniz k y lar na inerek Eurymedon Irma n n a z na mevzilenmifl olan Pers donanmas n bozguna u ratt (M.Ö. 468). Müttefik kentler aras nda en fazla prestij ve güç sahibi Atina oldu undan, bu kent di erleri üstünde bir hegemonya kurmak isteyecek ve bu durum zamanla hoflnutsuzluk yaratmaya bafllayacakt. Nitekim öyle de oldu; Delos Birli i, giderek Atina mparatorlu u na dönüfltü. Öyle ki, birli in kurulmas ndan yaklafl k yirmi befl y l sonra, M.Ö. 5. yüzy l n ortalar nda, Atina, birlik içinde kendi para ve a rl k sisteminin kullan lmas için bir kararname yay mlayarak müttefiklerine gümüfl sikke bas m n yasaklad. Böylece, Atina sikke üretimini tekelinde tutarak yaln zca kendi bast tetradrahmilerin dolafl m n zorunlu k l yordu. Sparta ile Atina n n aralar n n aç lmas nda bafll ca rolü oynayan Atina n n hegemonya sevdas Birli in sona ermesine de neden oldu. Perslere karfl omuz omuza mücadele veren Atina ve Sparta, bundan böyle karfl kutuplarda yer alacak birbirlerine karfl savaflacaklard (Peloponnesos Savafl ). Bu savafl Birli in de sonu oldu. Resim 3.1 Perikles mermer büst. Kaynak: Neils (2008), Res. 56. I. Delos Deniz Birli i nin kurulufl amac neydi? 4 SIRA S ZDE
50 44 Hellen ve Roma Tarihi Hellenlerin Do u Akdeniz Seferi ve Kallias Bar fl Bu day aç s ndan zengin bir ülke olan M s r, öteden beri Atina n n ilgisini çekiyordu. Bu nedenle, M.Ö. 459 da Atina donanmas o s ralar M s r da patlak veren Pers karfl t ayaklanmay desteklemek üzere yola ç kt. Önceleri baz küçük baflar lar elde eden Hellenler, Memphis yak n nda büyük bir yenilgiye u rad lar (M.Ö. 454). Hellenler, M s r yenilgisinin öcünü almak üzere M.Ö. 450 de Do u Akdeniz e iki ordu gönderdiler. Kimon komutas ndaki donanma K br s a giderken, bir ordu da M s r daki isyan canland rmak için M s r a gitti. Fakat Kimon un hastalanarak ölmesi Hellenlerin savafl plan n bozdu. Zor durumda kalan Atinal devlet adam Perikles, Perslerle bar fl yapmak zorunda kald. M.Ö. 449 y l nda K br s ya da Susa da yap lan görüflmelere Hellen taraf n temsilen, Atina n n ileri gelen diplomatlar ndan ve ayn zamanda Olympia (Olimpiyat) Oyunlar nda üç kez araba yar fl kazanm fl olan Kallias kat ld. Bu nedenle söz konusu bar fl Kallias Bar fl olarak an l r. Bundan böyle, Bat Anadolu daki kentler Perslere karfl ba ms zl klar n elde ettiler ve Ege Denizi Pers donanmas na kapand. M.Ö. 490 da Marathon da bafllayan Pers- Hellen Savafllar, yaklafl k yar m yüzy l sonra Kallias Bar fl ile son bulmufl oldu. Atinal devlet adam Perikles, savafl ekonomisi nedeniyle zor durumdaki Atina n n bundan böyle rahat nefes alabilece ini ve Perslerle yeniden bafllayacak ticaret iliflkileri sayesinde de ekonominin canlanabilece ini düflünmüfl olmal yd. PELOPONNESOS SAVAfiI Savafl n Nedeni Atina ile Sparta aras nda M.Ö y llar aras nda, yirmi yedi y l süren savafl, Peloponnesos Savafl olarak bilinir. Asl nda Atina-Sparta çat flmas bu savafl n çok öncesinde bafllam flt. Atina n n Delos Birli i nin en güçlü üyesi olarak tüm avantajlar kendi lehine kullanmas, Aigina, Korinthos ve Megara gibi önemli ticaret kentlerinin ç kar na dokunuyordu. Sparta da Hellen dünyas n n önderli inin Atina n n elinde bulunmas ndan rahats zl k duymaktayd. Gerçekte Atina n n güçlenip bir imparatorluk haline gelmesi, Delos Birli i nin bir sonucu idi. Atina n n di er Hellen kentleri aleyhine güçlenmesi, bu kentlerin ba ms zl aç s ndan ciddî bir tehlike oluflturuyordu. Atina, ç karlar do rultusunda bir arada hareket eden Aigina ve Korinthos u yenilgiye u ratm fl (M.Ö. 456), Sparta ile de önce 5 y ll k (M.Ö. 451), sonra da otuz y ll k bir antlaflma (M.Ö. 445) imzalam flt. Böylece Sparta, Atina mparatorlu u nu (Delos Birli i) kabullenmifl oluyordu. Fakat bu kabullenifl pek fazla uzun sürmedi ve sonunda beklenen savafl patlak verdi. Nas l ki Perslerle Hellenlerin savafl n esas itibariyle Herodotos tan ö reniyorsak; Peloponnesos Savafl hakk nda da en ayr nt l bilgiyi, tarihçi Thukydides in, özgün ad günümüze gelmemifl olan Peloponnesoslularla Atinal lar n Savafl adl eserinden ö reniyoruz. Savafl n Bafllamas Savafl n gerçek nedeni, yukar da da de indi imiz gibi, Atina n n güçlenip Delos Birli i ni bir imparatorlu a dönüfltürmesiydi. Ekonomik ç karlar da söz konusu olunca Atina ile Sparta aras ndaki savafl için bir k v lc m yeterliydi. Bu k v lc m, Peloponnesos Birli i üyesi Korinthos ile kolonisi Korkyra (bugün Korfu) aras ndaki çat flmaya Atina n n kar flmas oldu. Atina, Korkyra n n yard m talebine olumlu yan t verdi ve onun yan nda yer ald. Daha sonra Atina, yine bir Korinthos kolonisi
51 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 45 ve ayn zamanda Delos Deniz Birli i üyesi olan Potidaia dan sur duvarlar n y kmas n ve Korinthoslu magistratlar kentten uzaklaflt rmas n istedi. Bunun üzerine Korinthos, kolonisine yard m gönderdi. Atina da Potidaia y kuflatt. Korinthos, Potidaia n n Delos Birli i nden ç kmas na yard mc oldu. Buna misilleme olarak Atina da, Sparta n n bafl n çekti i Peloponnesos Birli i nin üyelerinden Megara ya ticari ambargo koydu. Sparta ise her harekette Atina n n karfl s nda yer al yordu; çünkü, Atina n n sald rgan tutumuna mâruz kalan kentler, Sparta n n önderlik etti i Peloponnesos Birli i nin üyeleriydi. Sonunda Sparta fiilen devreye girerek Atina ile görüflmelere bafllad. Bir sonuç al namay nca, M.Ö. 431 de Peloponnesos Savafl bafllad. Arkhidamos Savafl Peloponnesos Savafl n n ilk on y l (M.Ö ) Arkhidamos Savafl olarak an - l r. Sparta Kral II. Arkhidamos, Peloponnesos Birli i üyelerinden oluflan bir ordu ile M.Ö. 431 de Attika ya girerek, bir ay boyunca bölgeyi ya malad ve ülkesine geri döndü. Fakat Atinal lar bundan pek zarar görmediler; çünkü Perikles in savafl stratejisine uygun olarak önceden Attika y boflaltm fllar, Atina surlar n n gerisinde ve Peiraieus (Pire) liman nda toplanm fllard. Atina ile 9 km. uzakl ktaki liman uzun bir sur duvar ile birbirine ba l yd. Bu sur Peloponnesoslular için önemli bir engeldi. M.Ö. 430 da Atina da bafl gösteren veba salg n halk n üçte birinin ölümüne neden oldu. Yine de Atinal lar M.Ö. 429 da Potidaia y ele geçirdiler ve Naupaktos aç klar nda iki deniz çarp flmas ndan zaferle ç kt lar. Fakat ayn y l Atina da baflgösteren veba nedeniyle binlerce Atinal öldü; vebaya yakalanan Perikles in ölümü de kentte büyük üzüntü yaratt (M.Ö. 429). M.Ö. 426 da Atinal Demosthenes, Amphilokhia da Peloponnesoslular yendi ve bir y l sonra da (M.Ö. 425) Pylos u ele geçirdi. Sparta bar fl istemek zorunda kald ; fakat Atinal lar Perikles in yerine geçen Kleon un anlams z karfl ç k fl ile Spartal lar n önerisini geri çevirdiler. Arkhidamos un ölümünden sonra, Spartal komutan Brasidas, M.Ö. 424 y l nda Megara y ele geçirerek, Tesalya bölgesine girdi. Makedonya Kral II. Perdikkas n deste ini sa layarak Amphipolis i ele geçirdi (M.Ö. 424). Bu arada Boiotia y egemenlik alt nda tutmak isteyen Atinal lar n bölgeye gönderdi i ordu Delion da bozguna u rad. M.Ö. 423 te bir y ll k ateflkes ilân edildi. M.Ö. 422 de Kleon un komutas nda Tesalya ya giren ordu Amphipolis te Brasidas taraf ndan yenilgiye u rat ld. Fakat bu çarp flmada hem Kleon, hem de Brasidas öldü. Amphipolis teki çarp flmadan iki taraf da zararl ç km fl oldu. Bundan böyle tek ç kar yol, bar fla uzanan yoldu. Nikias Bar fl Bu nedenle, M.Ö. 421 y l nda Atinal politikac ve komutan Nikias n çabas yla Atina ile Sparta aras nda bar fl imzaland. Nikias Bar fl olarak adland r lan ve 50 y ll k bir süreyi kapsayacak flekilde yap lan bu antlaflma ile Arkhidamos Savafl son buldu. Bu bar fl Atina için bir zaferdi; çünkü Sparta, Atina n n Delos Birli i ndeki önderli ini tan yordu. Fakat Nikias Bar fl, Peloponnesos Savafl na de il, yaln zca bu savafl n bir dönemine son vermiflti. Savafl çok geçmeden yeniden bafllayacakt. Nitekim, Atina M.Ö. 417 de tarafs z Melos Adas n kuflatt ; halk n n teslim olmas ndan sonra ise adada büyük bir katliam yapt. Sparta herhangi bir müdahalede bulunmad.
52 46 Hellen ve Roma Tarihi Sicilya Seferi Atinal Alkibiades, Sicilya n n ele geçirilmesiyle Atinal lar n tekrar eski zafer günlerine dönebilecekleri konusunda Atinal lar ikna etti. Nikias bu düflünceye karfl ç ksa da bask lar karfl s nda dayanamad ve kabul etmek zorunda kald. Alkibiades, beraberinde Nikias ve Lamakhos oldu u halde büyük bir ordu ile Sicilya ya hareket etti. Amac Peloponnesos un bat yolunu kapatmakt. Fakat Sicilya ya vard nda onu kötü bir sürpriz bekliyordu. Kendisine karfl t gruplar, Atina daki Herme heykellerinin tahrip edilmesi ve Eleusis misterlerine (gizem dini tanr lar na) küfür etti i gerekçesiyle yarg lanmas için mahkemeye baflvurmufllard. Mahkemeye hesap vermeye ça r lan Alkibiades kaç p Sparta ya s nd ve Sicilya seferinin plan n aç klad. Perslerin Sardeis Satrab Tissaphernes e de dan flmanl k yapt. Bunun üzerine Gylippos komutas ndaki Sparta ordusu hemen Sicilya ya gitti. Bu arada Lamakhos da sefer s ras nda öldürüldü. Atinal lar, Lamakhos un ölümünden sonra çaresiz kalan Nikias n yan na, Demosthenes komutas nda bir destek gücü gönderdiler. Fakat M.Ö. 413 Ekim ay nda Atinal lar büyük bir yenilgiye u rad. Böylece, Sicilya seferi baflar s zl kla sonuçland. Sicilya bozgunundan birkaç ay önce ise Sparta, Attika daki Dekeleia y ele geçirmiflti. Lysandros un Notion Zaferi Art k Persler de, yaklafl k 35 y l önce (M.Ö. 449) imzalad klar Kallias Antlaflmas n bozarak Atina ya karfl Spartal lar n yan nda yer al yorlard. Peloponnesoslular, Perslerden maddi destek sa layarak büyük bir donanma meydana getirdiler. Bu arada Alkibiades, Atina da uygun bir politik zemin bularak Sparta dan ayr l p tekrar Atina n n yan nda yer almaya bafllad. Ionia ya gönderilen bir ordunun bafl na geçti ve baz baflar lar elde etti. M.Ö. 410 da Peloponnesos donanmas n Kyzikos ta (Erdek) yenilgiye u ratt. M.Ö. 407 de Atina ya döndü. Fakat Spartal lar n Perslerle yapt klar dayan flma Atina y zor durumda b rak yordu. Spartal lar n bafl nda Lysandros, Perslerin bafl nda ise Kral II. Dareios bulunuyordu. Alkibiades in donanmas - n n bafl nda bulunmad bir s rada, Ionia daki Notion da demirlemifl olan Atina donanmas Lysandros taraf ndan bozguna u rat ld (M.Ö. 406). Yenilginin sorumlusu olarak görülen Alkibiades, Phrygia da bulunan Pers Satrab Pharnabazos un yan na kaçt ; fakat Lysandros un iste i üzerine orada öldürüldü (M.Ö. 404). Arginussai Savafl Lysandros un yerine göreve gelen Kallikratidas ise, Konon komutas ndaki Atina filosunu Lesbos Adas (Midilli) aç klar nda abluka alt na alm flt. Bunun üzerine Atinal lar, 150 gemilik bir donanmayla bölgeye hareket ettiler. Kallikratidas, 50 kadar gemiyi abluka için b rakarak, 120 gemi ile Atina donanmas n karfl lamaya gitti. Fakat Arginussai Adalar (Çandarl yar madas n n güneybat s nda) civar nda Konon a yenildi (M.Ö. 406). Yine de Atinal lar zaferin bedelini a r ödediler; savafl sonras kopan bir f rt nada Atinal lar çok kay p verdi. Aigospotamoi Savafl Bir y l sonra tekrar göreve gelen Spartal Lysandros, Perslerin maddi yard m sayesinde oluflturdu u bir donanma ile Lampsakos u (Lapseki) iflgal etti. Bunun üzerine Hellespontos a (Çanakkale Bo az ) gönderilen Atina donanmas Aigospotamoi da (Gelibolu Yar madas n n do u k y s nda) yenilgiye u rad (M.Ö. 405). Byzantion ve Kalkhedon, Sparta n n eline geçti. Müttefikleri de Atina n n karfl s nda yer
53 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 47 almaya bafllad lar. Atina hem karadan hem denizden kuflatma alt ndayd ; üstelik k tl k had safhadayd. Sonunda Atina yenilgiyi kabul etti. Atina ya kabul ettirilen antlaflman n koflullar çok a rd (M.Ö. 404): Ele geçirdi i yerleri geri verecek, Peiraieus (Pire) liman n kente ba layan uzun sur duvar y k lacak, donanmas n Sparta ya teslim edecek ve Sparta n n egemenli ini tan yacakt. Fakat yine de Atina, içeride ba ms z bir kent-devleti olarak kalacakt. Yirmi yedi y ll k savafl n sonunda Atina mparatorlu u çökmüfltü. Böylece, Hellen dünyas n n önderli i Sparta ya geçti. Fakat Sparta n n bu sevinci, Perslerin tekrar Hellen dünyas n n ifllerine kar flmas yla uzun ömürlü olamad. Her ne kadar, Peloponnesos Savafl s ras nda Perslerle Spartal lar bir dayan flma içine girdilerse de, bir süre sonra Pers Satrab Kyros un Pers Büyük Kral olan a abeyi II. Artakserkses e karfl yapt sefer baflar s zl kla sonuçlan nca, Kyros un taraf n tutan kentler Persler taraf ndan cezaland r lacaklar n düflünerek, Spartal lardan yard m isteyecek ve böylece Sparta da Anadolu kentlerinin koruyuculu unu üstlenerek Perslere savafl açacakt r. Peloponnesos Savafl kimler aras nda, hangi tarihlerde oldu? SATRAP KYROS UN AYAKLANMASI Buraya kadar, Hellenlerle Perslerin ve ikisi de Hellen ulusunun bir parças olan Atinal larla Spartal lar n savafllar n gördük. Fakat bu kez Perslerin kendi aralar ndaki bir taht kavgas ile karfl karfl yay z. Gerçekte, burada ele ald m z olay Perslerin kendi aralar ndaki çat flmalar nda ne ilk ne de sondur; ancak, Hellen tarihçi Ksenophon un kaleme alm fl oldu u Anabasis gibi bir esere konu olmas dolay - s yla Hellen tarihi içinde önemli bir yere sahiptir. Peloponnesos Savafl sona erdi inde, Pers Kral II. Dareios da ölmüfl, yerine büyük o lu II. Artakserkses geçmiflti. Fakat Dareios un kar s Parysatis gerçekte küçük o lu Kyros un kral olmas n istiyor; iki kardefl, Artakserkses ve Kyros, birbirlerinden hofllanm yordu. Kyros un bir gün a abeyi taraf ndan öldürülece inden endifle duyan Parysatis, Artakserkses i kardeflini Bat Anadolu ya satrap olarak göndermesi için ikna etti. Böylece Kyros uzakta, ama güven içinde olacakt. Bu durum Artakserkses in de ifline geliyordu; çünkü, Kyros saray çevresinden ne kadar uzakta olursa, kendisi için o kadar az tehlikeli olacakt. Fakat Bat Anadolu da gücünü artt ran Kyros, a abeyi II. Artakserkses i tahttan indirmenin zaman geldi ini düflünerek, Sardeis te paral askerlerden oluflan i aflk n büyük bir ordu toplamaya bafllad. Asker toplamada, dostluk kurdu u Hellen subaylar n da deste ini ald. A abeyini kuflkuland rmamak ve kendi ordusunu tedirgin etmemek için, isyan eden Pisidial kabileleri egemenlik alt na almak amac yla sefere ç kaca n duyurdu ve M.Ö. 401 de yola ç kt. Fakat durumun fark na varan Artakserkses in yak n adamlar ndan Satrap Tissaphernes hemen Susa ya giderek Artakserkses i uyard. Kyros, Kilikia üzerinden Babylon un (Babil) kuzeyindeki Kunaksa ya vard. Art k ordusuna gerçek plan n söylemifltir. Askerler flaflk nd r; ama geri dönüfl için de çok geçtir. ki ordu Kunaksa da karfl laflt (M.Ö. 399). Kyros, a abeyini yaralad ama kendisi de öldü. Kyros un öldü ünü duyan askerler, art k bir amaçlar olamayaca n düflünerek geri çekildiler. Geriye çekilen Hellen askerin bafl nda, di er birkaç komutanla birlikte, bütün bu olaylar n anlat ld Anabasis adl eserin yazar olan ünlü tarihçi Ksenophon da vard r. Ordu, Tigris (Dicle) k y s n izleyerek kuzeye do ru ilerleyip Karadeniz k y s na var r. Kimi zaman karadan, kimi zaman denizden yol alarak Trakya ya gelirler ve burada Spartal komutanlar n emri- 5 SIRA S ZDE
54 48 Hellen ve Roma Tarihi ne girerler. Kyros un bu baflar s z seferi, sefere kat lan Ksenophon un Anabasis adl eserine konu olmufltur. Söz konusu uzun dönüfl yolculu u günümüzde Onbinlerin Dönüflü olarak da adland r lmaktad r. D KKAT Resim 3.2 Panathenaik Ödül Amphoras. M.Ö. yak Biniciler hedefe m zrak at yorlar. Kaynak: Neils (2008), Res Kunaksa, günümüzde Irak s n rlar içinde, Babil in 70 km kuzeyinde yer al r. KORINTHOS SAVAfiI Perslerin taht mücadelesi devam ederken Yunanistan da da olaylar kendi seyrinde devam ediyordu. Peloponnesos Savafl n n yenilgisinin ve getirdi i a r yükün alt ndan kalkmaya çal flan Atina, Boiotia n n da deste ini sa lam flt. Fakat bundan rahats z olan Sparta, onlar n üzerine bir ordu gönderdi. M.Ö. 395 te yap lan Haliartos Savafl nda Spartal lar yenilgiye u rad ; komutanlar Lysandros öldü. Atina ve Boiotia n n bu baflar s, Korinthos ve Argos un da onlar n taraf nda yer almalar n sa lad. Böylece, Atina, Korinthos, Thebai ve Argos, Sparta daki tiranl k iktidar na karfl dörtlü bir koalisyon oluflturdular. Boiotia n n en güçlü kenti ise Thebai idi. Agesilaos komutas ndaki Sparta ordusu, M.Ö. 394 te Koroneia da yap lan savaflta koalisyon ordusunu yenilgiye u ratt. Bundan bir süre önce de, Pers donanmas - na komuta eden Atinal Konon, Sparta donanmas n Knidos (Datça-Refladiye) aç klar nda yenilgiye u ratm flt. Spartal lar, Koroneia zaferinin tad n ç karamadan, Knidos yenilgisinin haberini alm fllard. Knidos zaferinden sonra Konon Atina ya dönmüfl ve Atina ile Peiraieus (Pire) liman aras ndaki uzun sur duvar n n inflas n tamamlatm flt. Atinal lar n Perslerle aras n n iyi olmad bir zamanda, bu kez Spartal Komutan Antialkidas (Antalkidas) yeniden Perslere yak nlaflmaya bafllad. Amac, bir Sparta-Pers dayan flmas ile Atina y bar fla zorlamakt. Nitekim, Hellespontos u kapatarak Atina ve müttefiklerini bar fla zorlad (M.Ö. 386). Kendi ad ndan dolay Antialkidas Bar fl ya da Pers kral ndan dolay Kral Bar fl olarak an lan bu bar fl antlaflmas na göre, Anadolu daki Yunanca konuflan ve Hellen kültürünün etkisi alt nda bulunan kentler Pers egemenli ine b rak l yordu. Ksenophon (Hellenika V.I.31) kral n buyru u niteli indeki antlaflman n koflullar n flöyle vermektedir: Ve biraraya geldiklerinde, Tribazos onlara kral n buyru unu gösterdi ve okumaya bafllad : Kral Artakserkses, Asya daki kentlerin, Klazomenai ile K br s gibi adalar dahil, kendisine ait olduklar n düflünmektedir. Ve küçük büyük di er Hellen kentleri de ba ms z kalmal d rlar; Lemnos, Imbros ve Skyros hariç. Bunlar eskiden oldu u gibi Atinal lara ait olacaklard r. ki taraftan hangisi bu bar fl koflullar n kabul etmez ise, ben, bu antlaflmay tan yanlar ile birlikte, hem karadan hem de denizden o tarafa savafl açaca m. Böylece Sparta ile Atina aras nda M.Ö. 395 y - l nda bafllayan Korinthos Savafl ; Haliartos, Knidos ve Koroneia gibi üç önemli çarp flmadan sonra, Perslerin Sparta ya destek vermesi ile M.Ö. 386 y - l nda son bulmufl oldu. Korinthos Savafl, Spartal - lara yaln zca prestij kazand rd ; savafl n as l galibi ise kuflkusuz, Perslerdi.
55 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 49 K NC DELOS DEN Z B RL Atina, M.Ö. 378 de ikinci kez bir Deniz Birli i oluflturdu. Atina n n yüz y l önce kurdu u ilk Deniz Birli i, Perslere karfl kurulmufltu. kinci Deniz Birli i ise Spartal lara karfl kuruldu. Atina, ilk Deniz Birli i ndeki deneyimlerini göz önünde tutarak önceleri müttefik kentler üzerinde hegemonya kurmay düflünmüyordu. Fakat kendini toparlay p güçlenmeye bafllamas müttefik kentleri tedirgin etmeye bafllad. Bu nedenle, bir süre sonra Rhodos, Kos ve Khios un bafl n çekti i isyan hareketine kat lan baz kentler Birlik ten ayr lmak istediler. Byzantion dan ve Karia Satrab Maussollos tan da destek gören kentler ile onlar Birlik içinde tutmaya çal flan Atina aras ndaki çat flmalar, birlik içinde oldu u için ç Savafl ya da Müttefikler Savafl (M.Ö ) olarak an l r. Bu çarp flmalar s ras nda Embata da yenilgiye u rayan Atina, Birli in da lmas n önleyemedi. Fakat Atina denizde hâlâ güçlü idi ve Hellespontos u kontrol alt nda tutuyordu. THEBAI IN ÜSTÜNLÜK DÖNEM M.Ö. 386 y l nda imzalanan Antialkidas Bar fl ndan sonra Spartal lar, Boiotia n n di er kentlerini Thebai dan ay rd lar ve birkaç y l sonra da kentin kalesinde bir garnizon kurdular. M.Ö. 378 de Thebail lar kaleyi tekrar ele geçirdiler ve M.Ö. 371 de ünlü Leuktra Savafl nda topraklar n istila eden Spartal lara karfl büyük bir zafer kazand lar ve onlar Orta Yunanistan dan att lar. Thebai ordusunun bafl nda Pelopidas ve Epameinondas adl komutanlar vard. Epameinondas gerçekten deneyimli ve ak ll bir kifliydi. O zamana kadar uygulanan savafl taktiklerinde karfl l kl dizilmifl ordular birbirine sald r yordu. Epameinondas n takti inde ordu, iki kanat fleklinde savafl düzenini al yordu. Böylece, düflman arada b rakt r larak kanatlardan abluka içine al n yordu. Leuktra yenilgisinden sonra Peloponnesos Birli i üyelerinin Sparta ya güveni kalmad. Bu zaferden sonra büyük bir prestij kazanan Thebail lar ise komutanlar Epameinondas n önderli inde Peloponnesos a ak nlar yap p Sparta y kendi topraklar nda zay flatt lar. Fakat M.Ö. 362 deki Mantineia Savafl nda Thebai ordusu galip gelmesine karfl n, Epameinondas ald yaralar sonucu hayat n kaybetti. Böylece, önemli bir gücünü yitiren Thebai, yaklafl k yirmi befl y l süren parlak dönemini bir daha yakalayamad ; s radan bir kent-devleti olarak varl n sürdürdü. M.Ö. 371 deki Leuktra Savafl da Thebail lar, Spartal lar yenilgiye u ratt lar. D KKAT
56 50 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Perslerin siyasal ve kültürel yap s n tan mlama Persler kabaca bugünkü ran Devleti nin bulundu u topraklarda yafl yorlard. Pers Kral Kyros M.Ö. 546 y l nda Lydia Kral Kroisos u yenilgiye u ratarak, krall n baflkenti Sardeis i ele geçirdi. Böylece, Anadolu 200 y l kadar sürecek olan Pers egemenli ine girdi. I. Dareios (M.Ö ) önceki satrapl klar yeniden organize etti ve yeni bir vergi sistemi (nomos) meydana getirdi. Perslerin Anadolu daki en önemli iki satrapl k merkezi Sardeis (Manisa-Sart) ve Daskyleion (Ergili) idi. Persler, Ephesos ve Sardeis ile Susa aras nda Kral Yolu nu infla etmifllerdi. Pers-Hellen Savafllar n aç klama Pers-Hellen Savafllar M.Ö. 490 y l nda Marathon Savafl ile bafllad ; Persler Yunanistan a kadar geldiler ama Marathon da yap lan savafl kaybettiler. Yaklafl k 10 y l sonra, M.Ö. 480 de savafl yine Yunanistan da cereyan etti; bu kez Persler Atinal lar ve müttefikleri Spartal lar Thermopylai da yenilgiye u ratt lar ve Atina y yak p y kt lar. Ancak, bu hezimetten sonra, ayn y l içinde Salamis te yap lan deniz savafl n Persler kaybetti. Ertesi y l Plataia ve Mykale de yap lan savafllar da Atinal lar ve müttefikleri kazand (M.Ö. 479). Böylece Persler Yunanistan terk ettiler. Atinal - lar, M.Ö. 478 te Perslere karfl I. Delos Deniz Birli i ni kurdular. Ancak, Atina n n Birlik Hazinesi ndeki paralar kendi menfaatleri do rultusunda kullanmak istemesi nedeniyle Birlik bir süre sonra da ld (M.Ö. 431). Fakat, Birli in da lmas ndan önce, M.Ö. 449 daki Kallias Bar fl ile Pers- Hellen Savafllar son bulmufltu. A MAÇ 3 Atina mparatorlu unu aç klama Hellenlerin tek vücut olmalar n sa layan Birlik (symmakhia), Atina n n bir deniz imparatorlu u kurma düflüncesinin de temelini oluflturdu. M.Ö. 478 / 477 tarihinde, Pers tehlikesini ortadan kald rmak ve onlar n Yunanistan da yapt klar tahribat n öcünü almak için Atina taraf ndan kurulan Birli in merkezi Delos Adas idi. Say lar giderek artan ve bir süre sonra 300 ü bulan üye müttefik kentler, birli in hazinesinde toplanmak üzere, ekonomik güçlerine göre belirli bir y ll k katk da (esas olarak para, fakat gemi ya da asker gibi baflka katk lar da olabiliyordu) bulunuyorlard. Hazine, Atinal 10 görevlinin (hellenotamiai) denetimindeydi. Birlik hazinesi daha sonra (M.Ö. 454 te) Delos tan Atina ya getirilmiflti. Atinal lar bundan böyle hazinenin daha iyi korunaca n düflünüyorlard. Bu nedenle Delos Deniz Birli i veya Delos Konfederasyonu ayn zamanda Attika-Delos Deniz Birli i olarak da bilinir. Müttefik kentler aras nda en fazla prestij ve güç sahibi Atina oldu undan, bu kent di erleri üstünde bir hegemonya kurmak isteyecek ve bu durum zamanla hoflnutsuzluk yaratmaya bafllayacakt. Nitekim öyle de oldu. Delos Deniz Birli i, giderek Atina mparatorlu u na dönüfltü. Öyle ki, Birli in kurulmas ndan yaklafl k yirmi befl y l sonra, M.Ö. 5. yüzy l n ortalar nda, Atina, Birlik içinde kendi para ve a rl k sisteminin kullan lmas için bir kararname yay mlayarak müttefiklerine gümüfl sikke bas m n yasaklam flt r. Böylece, Atina, sikke üretimini tekelinde tutarak yaln zca kendi bast tetradrahmilerin dolafl m n zorunlu k l yordu. Sparta ile Atina n n aralar n n aç lmas nda bafll ca rolü oynayan Atina n n hegemonya sevdas Peloponnesos Savafl sonunda (M.Ö. 404) Birli- in sona ermesine neden olmufltur.
57 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 51 A MAÇ 4 Peloponnesos Savafl n aç klama Atina ile Sparta aras nda M.Ö y llar aras nda, yirmi yedi y l süren savafl, Peloponnesos Savafl olarak bilinir. Peloponnesos Savafl n n ilk on y l (M.Ö ) Arkhidamos Savafl olarak an l r. Spartal lar M.Ö. 431 de Attika ya girerek, bölgeyi ya malad lar ve ülkelerine döndüler. Spartal komutan Brasidas ile Atinal Kleon un Amphipolis te çarp flmas nda (M.Ö. 422) hem Kleon, hem de Brasidas öldü. Neticede, M.Ö. 421 y l nda Atina ile Sparta aras nda bar fl imzaland. Nikias Bar fl olarak adland r lan ve 50 y ll k bir süreyi kapsayacak flekilde yap lan bu antlaflma ile Arkhidamos Savafl son buldu. Sonraki çat flmalarda Atinal lar ve Spartal lar karfl l kl zaferler elde ettiler. Ancak, Spartal lar n Atina donanmas n Aigospotamoi da yenilgiye u ratmas yla ve ard ndan yap lan antlaflmayla (M.Ö ) Hellen dünyas n n önderli i Sparta ya geçti. A MAÇ 5 Thebai n üstünlük dönemini aç klama Thebail lar M.Ö. 371 de ünlü Leuktra Savafl nda topraklar n istila eden Spartal lara karfl büyük bir zafer kazand lar ve onlar Orta Yunanistan dan att lar. Thebail lar Peloponnesos a da ak nlar yap p, Sparta y kendi topraklar nda vurdular. M.Ö. 362 deki Mantineia Savafl nda Thebai ordusu galip gelmesine karfl n, komutanlar Epameinondas ald yaralar sonucu hayat n kaybetti. Böylece, önemli bir gücünü yitiren Thebai, yaklafl k yirmi befl y l süren parlak dönemini geride b rakt.
58 52 Hellen ve Roma Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Persler, Lydia Krall na ne zaman son verdi? a. M.Ö. 747/746 b. M.Ö. 647/646 c. M.Ö. 547/546 d. M.Ö. 447/446 e. M.Ö. 630/ Ionia Ayaklanmas n n bafllamas na neden olan Aristagoras afla daki kentlerden hangisinin Tiran idi? a. Ephesos b. Sardes c. Atina d. Klazomenai e. Miletos 3. Pers-Hellen Savafllar nda muharebelerin s ras afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. Platai ve Mykale, Marathon, Artemision ve Thermopylai, Salamis b. Marathon, Artemision ve Thermopylai, Salamis, Platai ve Mykale c. Marathon, Platai ve Mykale, Artemision ve Thermopylai, Salamis d. Marathon, Salamis, Platai ve Mykale, Artemision ve Thermopylai e. Salamis, Marathon, Platai ve Mykale, Artemision ve Thermopylai 4. I. Delos Deniz Birli inin kuruldu u ve son buldu u dönem afla dakilerden hangisidir? a. M.Ö M.Ö. 431 b. M.Ö. 678/677 - M.Ö. 429 c. M.Ö. 478/477 - M.Ö. 400 d. M.Ö. 478/477 - M.Ö. 431 e. M.Ö M.Ö. 378/ Pers-Hellen Savafllar hangi antlaflmayla son buldu? a. Kallias Antlaflmas b. Perikles Antlaflmas c. Arhidamos Antlaflmas d. Hippias Antlaflmas e. Korinthos Antlaflmas 6. Arhidamos Savafl afla daki antlaflmalardan hangisiyle son bulmufltur? a. Kallias Antlaflmas b. Perikles Antlaflmas c. Arhidamos Antlaflmas d. Hippias Antlaflmas e. Nikias Antlaflmas 7. Ksenophon un Anabasis adl eserinde Kyros ile II. Artakserkses aras ndaki savafl afla dakilerden hangisinde gerçekleflmifltir? a. Susa b. Persopolis c. Kunaksa d. Babil e. Issos 8. II. Delos Deniz Birli i ne zaman kuruldu? a. M.Ö. 600 b. M.Ö. 378 c. M.Ö. 499 d. M.Ö. 450 e. M.Ö M.Ö. 5. yüzy l n ortalar nda Atina taraf ndan yürürlü e konan kararnamenin konusu afla dakilerden hangisidir? a. Atina n n para ve a rl k sisteminin kullan lmas b. Toplumsal bar fl n sa lanmas c. Müttefik kentlere hububat yard m n n n yap lmas d. Atina gemilerinin Ege Denizi nde serbest dolafl m e. Atina n n üye kentlere zeytin ve zeytinya ihrac n yasaklamas 10. Peloponnesos Savafl içide yer alan Sicilya seferi s - ras nda mahkemeye ça r lan Alkibiades afla dakilerden hangisi ile suçlanm flt r? a. Eleusis misterlerine küfür etmesi b. Atina Hazinesi nden gereksiz harcamalar yapmas c. Thebai ile gizli iflbirli i içinde olmas d. Perslerle gizli iflbirli i içinde olmas e. Athena Tap na ndaki alt n heykelin eritilmesi
59 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 53 Okuma Parças Sokrates Eski Hellen felsefesinin en önemli isimlerinden olan Sokrates (M.Ö ), Sophroniskos ile Phainarete nin o lu idi. Potidaia, Amphipolis ve Delion da savafla kat lm flt. Sokrates in yaz l eseri yoktur; düflüncelerini Ksenophon ve Platon dan ö reniyoruz. Bilginin ancak araflt r larak elde edilebilece ini söylemifltir. Hiçbir fley bilmedi imi biliyorum sözü, onun düflüncesini çok iyi anlat r. Sokrates, diyalog içine girdi i kifliye önce çeflitli sorular sorarak onun gerçekte hiçbir fley bilmedi ini ortaya koymaya çal fl r (eironeia = Sokratik alay, ironi); sonra, sordu u sorularla, karfl s ndakinin bilgisini ortaya ç kar r (maieutike = do urtma). cezalar ölümdü. Zehirleyerek, tafllayarak, bafl keserek, uçurumdan atarak öldürme, bilinen örneklerdendir. Zincirlere ba layarak açl ktan ölüme mahkûm etme de bilinmektedir. Sokrates e, idam flekline iliflkin kendisinin bir talebi olup olmad soruldu unda, sürgüne gönderilmeyi isteyece i san lm flt. Ama öyle olmad ; ölümle cezaland r lmas n istedi. Düflüncelerini özgürce ifade etmesi karfl l nda ölüm cezas na çarpt r lmas n n kendisi için küçültücü de il aksine yüceltici bir uygulama oldu unu düflünüyordu. Önce, Atina da agora yak - n nda bir hapiste tutuldu; sonra kendisine bald ran otundan yap lan bir zehir verilerek infaz gerçeklefltirildi. Sokrates zehiri içip hücrede birkaç ad m att ; ancak bacaklar titremeye ve vücudunu tafl mamaya bafllay nca, yata a uzand ; titreme bütün vücudunu sarm flt. Bir süre sonra gardiyanlar n gözleri önünde hayata gözlerini kapad. Resim 3.3 Sokrates. Kaynak: Neils (2008), res. 58. Sokrates M.Ö. 399 da gençleri kötü yola sevketti i, yeni tanr lar empoze ederek dine karfl suç iflledi i gerekçesiyle ölüm cezas na çarpt r lm flt r. Sokrates, Halk Meclisi nin, yarg lanmas gerekti ine iliflkin karar uyar nca mahkemeye verilmifl ve Halk Mahkemesi nde (Heliaia) jüri üyelerinin ald karar gere i bu cezaya çarpt r lm flt. Bu da bize Halk Mahkemeleri nin ne kadar demokratik (!) olduklar n, oylamada al nan kararlar n her zaman sa l kl ve bilinçli olmad n, birlikte hareket etme gibi toplum psikolojisinin ne denli önemli oldu unu göstermektedir. Eski Atina da adi suçlara verilecek çeflitli cezalar bulunmaktayd. Örne in k rbaç, da lama veya boyun, kol ve ayak bileklerinin demirle ba lanmas daha ziyade kölelere verilen cezalardand ; yabanc lara hapis cezas veriliyordu. Ama adam öldürme veya devlete / topluma karfl ifllenen a r suçlar n
60 54 Hellen ve Roma Tarihi Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z yanl fl ise Persler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z yanl fl ise Ionia Ayaklanmas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yan t n z yanl fl ise Pers-Hellen Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Pers-Hellen Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z yanl fl ise Pers-Hellen Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yan t n z yanl fl ise Peloponnesos Savafl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise Satrap Kyros un Ayaklanmas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise II. Delos Deniz Birli i konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z yanl fl ise Pers-Hellen Savafllar : I. Delos Deniz Birli i konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yan t n z yanl fl ise Peloponnesos Savafl :Sicilya Seferi konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Persler, M.Ö. 547/46 da Lydia Krall n n baflkenti Sardeis i ele geçirerek Lydia Krall na son verdiler. Bu olaydan sonra Anadolu, Pers emenli ine girdi. S ra Sizde 2 Ionia Ayaklanmas nda Bat Anadolu daki kent-devletleri, egemenli i alt nda bulundu u Perslere karfl ayaklanm flt. Ayaklanma, M.Ö. 494 te bast r ld. S ra Sizde 3 Marathon, Artemision ve Thermopylai, Salamis, Platai ve Mykale S ra Sizde 4 I. Delos Deniz Birli i nin kurulufl amac, Pers-Hellen Savafllar s ras nda Perslerin Yunanistan da yapt klar tahribat n öcünü almak ve Pers tehlikesini ortadan kald rmakt. S ra Sizde 5 Atinal larla Spartal lar aras nda, M.Ö y llar aras nda oldu.
61 3. Ünite - M.Ö. 5. Yüzy l Savafllar 55 Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Bayer, E. (1988), Griechische Geschichte in Grundzügen, Darmstadt. Boardman, J. (2000), Persia and the West, Londra. Cartledge, P., ed. (1998), Ancient Greece, Cambridge Illustrated History, Cambridge University Press, Cambridge. Cook, J.M. (1962), The Greeks in Ionia and the East, Thames and Hudson, Londra. Hornblower, S. (1991), The Greek World BC, Routledge, Londra. Levi, P., (1997), Eski Yunan (çev. N. Erdilek), letiflim Atlasl Büyük Uygarl klar Ansiklopedisi, stanbul. Mansel, A.M. (1971), Ege ve Yunan Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yay nlar, Ankara. Meiggs, R. (1992), The Athenian Empire, Oxford University Press, Oxford. Neils, J. (2008), Ancient Greece. The British Museum Concise Introduction, Londra Smith, J.S. (1990), Greece and Persia, Bristol Classical Press, Bristol. Tekin, O. (2007), Eski Anadolu ve Trakya. Ege Göçlerinden Roma mparatorlu u nun kiye Ayr lmas na Kadar, letiflim Anadolu Uygarl klar Dizisi, stanbul. Tekin, O. (2008), Eski Yunan ve Roma Tarihi ne Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul. Thorley, J.(2004), Athenian Democracy, Routledge, Oxon.
62 4HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Makedon Krall n aç klayabilecek; II. Philippos un Hellen kent-devletleri üzerindeki egemenli ini aç klayabilecek; Büyük skender ve icraatlar n aç klayabilecek; Hellenistik Ça aç klayabilecek; skender in ölümünden sonraki iktidar mücadelerini tart flabileceksiniz. Anahtar Kavramlar II. Philippos Büyük skender Makedonya Diadokhoslar Seleukos Ptolemaios Hellenistik çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Büyük skender ve Hellenistik Ça MAKEDONYA KRALLI I VE II. PHILIPPOS BÜYÜK SKENDER VE DO U SEFER BÜYÜK SKENDER DEN SONRA: SKENDER N HALEFLER
63 Büyük skender ve Hellenistik Ça MAKEDONYA KRALLI I VE II. PHILIPPOS Makedonya, Balkanlar ile Yunanistan yar madas aras nda yer al r. M.Ö. 12. yüzy l içinde kuzey kökenli istila dalgas Dorlar da yerinden oynatm fl ve Dorlar aras nda Makednon Ethnos olarak bilinen topluluk güneybat Makedonya dan (Makednon bölgesinden) gelmiflti (Herodotos, I.56). Bir görüfle göre bu topluluktan arta kalanlar, Klasik Dönem Makedonlar n n çekirde ini oluflturmufltur. lk Makedon kral, I. Perdikkas t r. II. Philippos a de in Makedonya, Yukar Makedonya daki yar -ba ms z kabilelerle, Illyrial larla, Trakya daki Odryslerle, Khalkidike deki Hellen kentleriyle, Perslerle, Atinal larla ve Sparta ile mücadele etmek zorunda kald. Makedonyal lar Eski Yunanca n n bir lehçesini konufluyorlar ve kendilerini Hellen olarak kabul ediyorlard. Her ne kadar Hellenler aras nda savafl eksik olmuyorsa da, onlar için en büyük tehlike ya da ortak düflman, Persler idi. Bu ortak düflmana karfl koyabilmek, hatta onu yok edebilmek için Hellenlerin ilk önce kendi aralar nda birleflmeleri gerekiyordu. Bu uzlaflman n da bir politikas olmal yd. Böylece panhellenizm yani Hellenlerin Birli i düflüncesi do du. Bu, her Hellen in sempati ile bakt, ama söz konusu birli i sa layacak önderin kim olaca sorusunu da beraberinde tafl d - bir düflünce idi. Atinal hatip (rhetor) Isokrates, M.Ö. 346 da Makedon Kral II. Philippos a yazd aç k mektupta, Hellen ulusunun bafll ca befl büyük kentinin (Atina, Argos, Sparta, Korinthos ve Thebai) güç birli i yaparak, onun komutas nda Perslere karfl sefer düzenlemesini istiyordu. II. Philippos (M.Ö ), Makedon taht na geçer geçmez önce ülkeyi siyasi, ekonomik ve askeri aç dan güçlü bir duruma getirdi. Profesyonel bir ordu kurdu; manc n klar, kuflatma araçlar gibi savafl makineleri gelifltirdi; kanatlara önem veren bir savafl plan stratejisi oluflturdu. Trak kavmi Bisaltlar n topraklar ndaki gümüfl madenlerini ele geçirdi. Sonra Amphipolis e yöneldi; kent, Atina dan yard m istedi. Fakat Atina o s rada Euboia ve Khersonesos ile meflgul oldu undan Amphipolis e yard m edemedi. Philippos, Amphipolis i ele geçirmekle birlikte özgürlü ünü tan d ; ancak, Pydna y da kuflatma alt na al nca Atina daha fazla dayanamad ve Philippos a savafl ilân etti. Sonunda, Pydna Philippos un eline geçti. Bu arada Atina ve müttefikleri aras nda bafllayan ç Savafl (M.Ö ), Atina n n gücünü k rm flt. M.Ö. 356 da Khalkidike ile ittifak anlaflmas yapan Philippos, bu kez Potidaia y ele geçirdi. Kent, Khalkidike ye verildi, halk da köle olarak sat ld. Phi-
64 58 Hellen ve Roma Tarihi lippos, ekonomik olarak da güçlüydü. Yunanistan n kuzeyinde Krenides yöresinde yer alan Pangaion Da ndaki madenlerden elde etti i alt n ile y lda talanton gelir elde etti. Philippos birkaç evlilik yapm flt. Fakat en önemli evlili i, hiç kuflkusuz, Molossia hanedan ndan Olympias ile oland. Philippos, böylece hem siyasi nüfuzunu artt rm fl, hem de Molossia yönetimini etkisi alt na alm flt. Philippos, bir autokrat olarak egemenlik sürüyordu. Makedonya daki siyasal kurumlar geliflmifl olmad gibi, resmi kimlikleri de mevcut de ildi. Bu nedenle, Philippos tek lider olarak neredeyse s n rs z bir davran fl özgürlü üne sahipti. Meclis in, öneride bulunma d fl nda, kral n üstünde bir gücü yoktu. SIRA S ZDE 1 II. Philippos un ekonomik gücünün kayna neydi? Kutsal Savafl Philippos u Orta Yunanistan a çeken geliflme Phokis ile Thebai ve müttefikleri (Thebai Birli i) aras nda ç kan Kutsal Savafl t (M.Ö ). Delphoi Amphiktionu nun (dinsel birlik) Thebai n kontrolü ve korumas alt nda oldu u s rada Philomelos komutas ndaki Phokisliler, Delphoi u iflgal ettiler. Böylece, M.Ö. 355 y l nda Phokis ile Thebai aras ndaki Kutsal Savafl patlak verdi. Atina ve Sparta, Phokis in yan nda; Tesalya ve Lokris ise Thebai n yan nda yer ald. Phokisliler, Tesalyal lar yenilgiye u ratt lar; fakat M.Ö. 354 deki çarp flmada komutanlar Philomelos u kaybettiler. Philomelos un yerine geçen Onomarkhos, bölgeye gelen II. Philippos u da iki kez bozguna u ratt (M.Ö. 353). Fakat bir y l sonra Philippos, Onomarkhos u Tesalya da yendi ve öldürdü. Bu zaferden sonra Tesalya Birli i nin arkhon u seçildi. Daha sonra Phokislilerin bafl na geçen Phayllos ve Phalaikos da pek bir baflar elde edemediler. Bir ara dikkatini Khalkidike ye çeviren Philippos, oradaki Hellen kentleri ile savaflt ktan sonra Thebai ve Tesalya n n arabuluculuk ça r s üzerine tekrar Kutsal Savafl a döndü. M.Ö. 346 da Phokislileri yenilgiye u ratarak, silahlar na el koydu; topraklar na bir garnizon yerlefltirdi ve haraca ba lad. Amphiktion daki oy hakk - n da kendi üzerine ald. Ayn y l yap lan Philokrates Antlaflmas ile Atina, Amphipolis üzerinde hak iddias ndan vazgeçti. Philippos M.Ö. 343 de tekrar Trakya ya yöneldi; karfl koyanlar egemenlik alt na ald. Daha da do uya giderek, Perinthos a (Marmara Ere lisi) sald rd (M.Ö. 340). Fakat, Perslerin kente verdikleri destek nedeniyle buray ele geçiremedi. Oradan Byzantion a do ru harekete geçti. Atina, Bo az kontrol alt nda tutan Byzantion un ( stanbul) kaybedilmesinin Karadeniz den yapt bu day ithalini olumsuz yönde etkileyece ini düflünerek savafl haz rl klar na bafllad. Byzantion, Philippos un kuflatmas na baflar l bir flekilde karfl koydu; Philippos geri çekildi. Khaironeia Savafl M.Ö. 339 y l nda Lokrisliler, Delphoi a sald r nca, Delphoi Amphiktionu, II. Philippos tan yard m istedi. Philippos da Orta Yunanistan a girdi; Elateia ve Amphissa y ele geçirdi. Atinal afl r milliyetçi Demosthenes, Philippos a karfl Thebai ile ittifak yapt. M.Ö. 338 sonbahar nda iki ordu Khaironeia Ovas nda karfl laflt. Philippos un phalanks lardan oluflan profesyonel ordusu, Atinal ve Thebail lar n oluflturdu u geleneksel, hoplit a rl kl orduyu yendi. Atinal lar kadar kay p verirken, bunun iki kat kadar da esir vermifllerdi. Bu savafltan sonra Hellenler, II. Philippos un gücünü kabul ettiler. Thebai, bundan böyle Boiotia daki hegemonyas n yitirmiflti. Atina, Makedonya ile uzlaflma içine girmek zorunda kald.
65 Korinthos Birli i II. Philippos, giderek, Hellenlerin sempatisini kazanmaya ve Hellenlerin birli ini sa layacak tek kifli olarak görülmeye baflland. Philippos da bunu sezmifl olacak ki, Hellen kentlerini ulusal bir kongreye kat lmaya ça rd. M.Ö. 337 y l nda Philippos un baflkanl k etti i kongre Korinthos ta topland. Burada al nan karar gere ince Hellenler bir Hellen Birli i oluflturdular. Siyasi ve askeri nitelikli bu birlik, toplant yerinden dolay, Korinthos Birli i olarak an lmaktad r. Philippos, üye kentlerin delegelerinden oluflan ve synhedrion ad n tafl yan bir meclis taraf ndan yönetilecek Birli in hegemon u seçildi. Sparta söz konusu birli in d fl nda kald. II. Philippos ve o lu III. Aleksandros (Büyük skender) Perslere karfl büyük bir sefer yap laca n ilân ettiler. Philippos, kendisine karfl gelecek her gücü alt edece ini biliyordu; daha do rusu, kendi ordusunun gücünü tan yordu. Amaç, Bat Anadolu daki kentleri Pers boyunduru undan kurtarmak ve Perslere Hellen dünyas n n gerçek gücünü göstermekti. Philippos un önderli inde Makedonlardan ve Hellenlerden oluflan büyük bir ordu ile sefer haz rl klar na bafllanm fl; hatta Bat Anadolu ya bir öncü kuvvet bile gönderilmiflti. Fakat Philippos M.Ö. 336 da, k z Kleopatra n n evlilik kutlamalar s ras nda 46 yafl ndayken Aigai da (Vergina) bir suikast sonucu öldürüldü. Makedonya daki Vergina da (antik Aigai) keflfedilen bir tümülüsün içindeki mezar odas olas l kla Philippos a aittir. çerideki lahdin kapa kald r ld nda, iskeletin üzerindeki ifllemeli kumafl parçalar hâlâ duruyordu. Mezar odas nda çok say da kap kacak ve metal eflyalar n yan s ra, Philippos un mi fer, z rh ve silahlar bulundu. BÜYÜK SKENDER VE DO U SEFER Büyük skender (III. Aleksandros), II. Philippos ile Olympias n o lu idi. Plutarkhos, skender in do um tarihini 6 Hekatombaion (yaklafl k 20 Temmuz) olarak vermektedir. Babas n n ölümünden sonra, M.Ö. 336 da 20 yafl nda bir delikanl iken Makedonya taht na geçti. lk ifli babas n n katillerini cezaland rmak oldu. Daha sonra Korinthos Birli i taraf ndan birli in hegemon u ve Pers seferinin de komutan seçildi. skender, bir yandan Trakyal lar ve Illyrial lar kontrol alt nda tutmaya çal fl rken, öte yandan Pers mparatorlu- u na karfl yapaca seferin haz rl klar yla meflgul oluyordu. Makedon hegemonyas n hazmedemeyen Atina ve Thebai y ele geçirdikten sonra, bütün düflüncesini Do u seferi üzerinde yo- unlaflt rd. skender in Do u seferine bafllad M.Ö. 334 y l (veya Pers mparatorlu una son verdi i M.Ö. 331 y l ) ile son Hellenistik krall k olan Ptolemaioslar n Actium Savafl sonras tarih sahnesinden silindikleri M.Ö. 30 y l aras ndaki yaklafl k 300 y ll k dönem, Hellenistik Ça olarak adland r l r. Ayn dönemde Roma, Cumhuriyet dönemini yafl yordu. 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça Hegemon: Eski Yunanca lider, önder anlam ndad r. Resim 4.1 Kaynak: A. Pasinli (2003), stanbul Arkeoloji Müzeleri, s. 160 (foto: A. Konyal ). 59
66 60 Hellen ve Roma Tarihi skender önce Trakya ve Tuna boylar nda savaflt ; buralardaki yerli kabileleri egemenlik alt na ald. Fakat bir süre sonra Yunanistan da Makedon egemenli ine karfl bir isyan bafllad. Bu arada skender in Illyria da öldü ü söylentisi de ç km flt. Thebai, bu söylentiden cesaret alarak isyan n öncülü ünü yapt. skender, Thebai ye girerek kenti yerle bir etti; halk n bir k sm öldürüldü, bir k sm da köle yap ld. Art k s ra Perslere gelmiflti. Makedonya ve Yunanistan daki meseleleri babas n n subaylar ndan Antipatros a b rakarak, içlerinde okçular n da bulundu u piyade ve den fazla süvari ile Hellespontos a yöneldi. Hellespontos tan Anadolu ya geçifl noktas n n (Sestos-Abydos mevkii) güvenli i için Parmenion ve Attalos u görevlendirdi. Hellespontos: Günümüzde Çanakkale Bo az. SIRA S ZDE 2 Anadolu ya Geçifl skender, M.Ö. 334 bahar nda Hellespontos tan Anadolu ya geçti. lk ifl olarak Ilion a (eski Troia) gidip, Athena ya kurban sundu; Troia Savafl ndan arta kalan adak silahlar ndan baz lar n alarak, onlar n yerine kendi silahlar n b rakt ; Troia Kral Priamos un mezar n ziyaret ederek kurban kesti. Böylece, Homeros un Ilias destan n n da ana konusunu oluflturan Troia Savafl kahramanlar na karfl sayg s n dile getirdi. skender, Troia Savafl n, Hellenler ile Hellen olmayanlar (barbarlar) aras ndaki husumetin ilk sonuçlar ndan biri olarak yorumluyordu. Ona göre, Troial - lar barbar de il, Asya topraklar ndaki Hellenlerdi. Art k o da, Ege Denizi nin iki yakas ndaki Hellenleri tek vücut olarak görmek istiyordu. Bu düflüncenin etkisi alt nda, ilk amac, babas n n da planlam fl oldu u gibi, Bat Anadolu daki Yunanca/Hellence konuflan ya da Hellen kültürünün nüfuzu alt nda bulunan kentleri Pers sultas ndan kurtarmakt. Sonra da Pers mparatorlu u nu ele geçirecek ve hatta bir Hellenlefltirme siyaseti güdecekti. Perslerle ilk karfl laflma Granikos (Biga Çay ) yak n nda oldu. skender in subaylar ndan Parmenion Tesalyal süvariye komuta ediyordu. skender de Makedonun bafl ndayd. Persler ise piyade ve süvari olarak toplam askerden olufluyordu. skender, ortaya phalanks, kanatlara da süvarileri ve piyadeleri yerlefltirdi. Savafl düzenindeki her iki ordunun Granikos Çay boyunca karfl l kl s ralan fl yaklafl k 3 km yi buluyordu. skender in uygulad taktik sonucu Persler kesin bir yenilgiye u rad lar (M.Ö. 334). Granikos Savafl ile Anadolu nun kap s skender e aç lm fl oldu. skender, rma geçerek karaya ç kmaya çal flan, fakat Persler taraf ndan öldürülen ilk 25 askerin bronz heykellerinin yap lmas için dönemin ünlü heykeltrafl Lysippos u görevlendirdi. Granikos zaferinden sonra skender, Parmenion u da Daskyleion u teslim almas için gönderdi. Parmenion, Hellespontos Phrygias n n baflkenti Daskyleion u herhangi bir karfl koyma ile karfl laflmadan ele geçirdi. skender, Pers Satrab Arsites in yerine Kalas atad. Halktan, Perslere verdikleri verginin ayn s n vermelerini istedi. Büyük skender Anadolu ya hangi mevkiden geçti ve Perslerle ilk karfl laflmas nerede oldu? Lydia da skender güneye inerek Sardeis e do ru yürüyüfle geçti. Kente yaklaflt nda Lydia Satrab Mithrines ve beraberinde bulunan, kentin ileri gelenleri skender i karfl lad - lar ve kentin teslim olaca n bildirdiler. skender, Sardeisliler ve di er Lydial lar n eski Lydia geleneklerine göre yaflamalar na izin verdi ve onlar serbest b rakt. Mithrines de bundan böyle skender in taraf nda yer ald. Sardeis te bir Zeus tap na
67 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 61 inflas için emir verdi. Kalenin yönetimini subay Pausanias a verdikten sonra Nikias vergi kontrolörü, Asandros u da Lydia satrab olarak atad. skender, Pers dönemindeki yerel yönetim mekanizmas n bozmad ; sadece idarecilerini de ifltirdi. Özellikle mali ve askerî yetkiler Hellenlerin ve Makedonlar n kontrolüne verildi. Ionia da skender daha sonra Ephesos a geldi. Sürgünleri geri ça rd ; oligarflik idareye son vererek tekrar demokrasiyi kurdu. Perslere ödedikleri vergileri bundan böyle Artemis Tap na için vermelerini istedi. Ephesos halk oligarkhlar n korkusunu üzerinden atm fl olarak, çabucak Memnon u ça ranlar, Artemis Tap na n soyanlar, tap naktaki Philippos heykelini k ranlar ve agoradaki kentin kurtar c kahraman Heropythes in mezar n talan edenleri ölüme mahkûm etti. Bu s rada Magnesia (Ortaklar) ve Tralleis ten (Ayd n) elçiler gelerek kentlerini skender e teslim ettiler. skender, Alkimakhos u Aiolis kentlerine ve halen Pers boyunduru unda bulunan Ionia n n di er kentlerine gönderdi. Oligarkhlardan ayr lmalar n ve demokrasiyi kurmalar n istedi. skender Ephesos ta biraz daha kalarak Artemis e kurban adad ve askerî bir tören alay düzenledi. skender ertesi gün Miletos a do ru yola ç kt. Kentin yak n nda bir Pers donanmas vard. Miletos taki Pers garnizonu komutan Hegesistratos bu filoya güveniyordu. Fakat 160 gemilik bir filoya komuta eden Nikanor un Miletos a Perslerden birkaç gün önce varmas ve kentin karfl s ndaki Lade Adas aç nda demirlemesi Miletos a do ru yola ç kan 400 gemilik Pers donanmas n n plan n bozdu. Pers donanmas Mykale (Samsun) Da aç klar nda demirlemek zorunda kald. skender in kuvvetleri yard m n ulaflamad Miletos taki direnifli k rarak kenti ele geçirdi. skender, hem masrafl olmas hem de Pers donanmas yla karfl karfl ya gelecek bir donanmaya sahip bulunmamas sebebiyle kendi donanmas n da tmaya karar verdi. Anadolu topraklar nda Asya içlerine ilerleyece i için donanmaya ihtiyac da yoktu. Üstelik Perslerin k y üslerini ele geçirerek onlar n donanma gücünü etkisiz hale getirebilirdi. Bu arada vurgulanmas gereken bir nokta da, skender in Pers boyunduru undan kurtard veya ele geçirdi i kentlerde demokratik yönetimi kurma giriflimidir. Zira, Persler, kontrolleri alt ndaki Hellen kent-devletlerindeki yönetimi yerel tiranlar n idaresine b rak yorlard. Asl nda Bat Anadolu Hellen kentleri bir taraftan Pers egemenli inden kurtulurken, öte taraftan Büyük skender in egemenli ini tan mak zorunda kal yorlard. Karia da skender, kalabal k bir Pers ordusunun Halikarnassos ta bulundu unu haber alarak, Karia ya do ru yola ç kt. Yolu üzerindeki Miletos ile Halikarnassos aras ndaki kentleri ele geçirdi. Halikarnassos a yaklaflt nda kentin d fl nda kamp kurarak kuflatma haz rl klar na bafllad. Kentin önündeki hende i doldurarak savafl kulelerini ve di er araç-gereci surlara yaklaflt rd. Fakat Halikarnassoslular geceleyin ani bir karfl sald r ile kuleleri ve di er savafl makinelerini yakma girifliminde bulundularsa da kolayca geri püskürtüldüler. Kuflatma ilerledikçe Halikarnassoslular n dayanma gücü azal yordu. Kentte bulunan Pers subay Memnon kaçmak zorunda kald. Halikarnassos uzunca bir direniflten sonra skender e teslim oldu. Karia Satrapl n n yönetimini eski satrap Hekatomnos un k z Ada ya verdi. Ada, skender Karia ya girdi inde onu karfl lamaya gitmifl ve ikamet etti i Alinda kentini ona teslim etmiflti. skender ise Alinda y tekrar Ada ya verdi ve Ada n n kendisini manevi o lu olarak görmesine itiraz etmedi.
68 62 Hellen ve Roma Tarihi Lykia da skender in komutas ndaki Makedonyal lardan bir k sm, sefere ç kmadan k sa bir süre önce evlenmifllerdi. skender, k fl eflleriyle birlikte geçirmeleri için onlar Karia dan Makedonya ya gönderdi. Bafllar na da Ptolemaios u verdi. skender, Parmenion u bir ordu ile Sardeis e gönderdi ve oradan da Phrygia ya ilerlemesi talimat - n verdi. Kendisi ise güneye, Lykia ya yöneldi. Lykia ya girdi inde önce Telmessos teslim oldu; sonra Pinara, Ksanthos ve Patara ile 30 kadar ufak yerleflmeyi ele geçirdi. skender k fl bast rd nda, o zamanlar Lykia n n bir parças olarak kabul edilen Milyas a girdi inde Phaselislilerden elçiler gelip iyi dileklerini sundular ve kendisine alt n bir taç arma an ettiler. Bunu duyan di er kentler de elçilerini gönderdiler. skender onlara, gönderece i komutanlara kentlerini teslim etmelerini buyurdu. Sonra Phaselis e gelerek, onlar n da arzusu ve yard m ile yak nlardaki güçlü bir kaleyi ele geçirdi. Çünkü Pisidial lar taraf ndan infla edilmifl olan bu kale, Phaselisliler için bir tehlike arzediyordu. Orada yuvalanan yerliler, Phaselislilerin ekip biçtikleri topraklar ya mal yorlard. Diodoros un Marmara diye söz etti i, Arrianos un ad n anmaks z n de indi i kalenin gerçek ad Mnara d r (Kemer in kuzeybat s ndaki Kavak Da ). Pamphylia da Phaselis ten ayr lan skender, ordusunun bir k sm n da geçitleri (Klimaks, bugünkü Kesme Bo az ) aras ndan Perge ye gönderdi. Kendisi de k y y izleyerek Perge ye (Aksu) geldi. Perge den ayr ld ktan sonra yolda kendisini karfl layan Aspendos (Belk s) elçileri kentlerini teslim edeceklerini fakat kentte bir garnizon yerlefltirilmemesi ricas nda bulundular. skender bu teklife raz oldu ama karfl l nda askerlerine ödenmek üzere 50 talanton para ile Pers Kral na vermek için yetifltirdikleri atlar istedi. Elçiler flartlar kabul edip skender in huzurundan ayr ld lar. skender Side ye gelerek orada bir muhaf z birli i b rakt ve do ruca Sillyon a (Yanköy Hisar ) hareket etti. Sillyon istihkâm edilmifl bir flehirdi. skender, burada vakit kaybetmek istemedi inden olacak, yoluna devam etmek istedi. Fakat bu s - rada Aspendoslular n daha önce öne sürdü ü flartlar yerine getirmeyecekleri haberini ald. Üstelik Aspendoslular, surlar n n d fl nda bulunan tarlalar ndaki ürünleri de toplayarak kente tafl m fllar, kap lar skender in elçilerine kapatm fllar ve surlar ndaki zay f noktalar onarmaya bafllam fllard. skender hemen Aspendos a hareket etti. skender in geldi i haberini alan Aspendoslular surlar n gerisine çekilmifller hatta öndeki evleri de boflaltarak daha güvenli oldu unu düflündükleri tepeye s nm fllard. skender savunmas z surlar geçerek terkedilmifl evlerde karargâh kurdu. Çaresiz kalan Aspendoslular tekrar elçiler gönderip ba fllanmalar n dileyerek eski flartlar kabul ettiklerini bildirdiler. skender uzun bir kuflatman n gereksizli ini düflünerek onlarla anlaflmay tercih etti. Fakat bu kez daha a r flartlar ileri sürdü: önceden söz verdikleri atlar ile birlikte 50 talanton yerine 100 talanton verecekler; ayr ca kentin ileri gelenlerini de rehin olarak teslim edeceklerdi. Atayaca bir satrab n yönetimi alt nda yaflayacaklar ve Makedonya ya y ll k bir vergi ödeyeceklerdi. Hatta zorla ele geçirdikleri komflu topraklar n da sahiplerine iade edeceklerdi. Bütün flartlar Aspendoslularca kabul edildikten sonra skender tekrar Perge ye yöneldi ve oradan Phrygia ya do ru yola ç kt.
69 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 63 Pisidia da Yolu üzerindeki önemli bir Milyas kenti olan Termessos un (Güllük Da ) direnciyle karfl laflan skender, oldukça dar olan bugünkü Yenice Bo az n n bugün Kap kaya olarak adland r lan geçidini bir hileyle aflarak kentin yak n nda kamp kurdu. Bu s rada Termessos ile iliflkileri bozuk olan Selge (Zerk) kentinden gelen elçiler skender e dostluk mesajlar n ilettiler. skender de onlar güvenilir bir müttefik olarak gördü ünü beyan etti. Da l k bir arazi üzerinde kurulu bulunan Termessos un ele geçirilmesi çok zaman alaca ndan skender buray fethetme düflüncesinden vazgeçti ve Sagalassos a (A lasun) do ru yola ç kt. Kent olanca gücüyle karfl koymaya çal flt ysa da sonunda skender e teslim oldu. skender Sagalassos ta bir subay n ve 20 kadar da askerini kaybetti. Phrygia da Askania Gölü nün (Burdur Gölü) k y s n izleyerek Phrygia ya giren skender birkaç günlük yürüyüflten sonra Kelainai a (Dinar) vard. Buras bir Pers satrab n n garnizonu ile istihkâm edilmifl bir kentti. Elçiler gelerek teslim flartlar n konufltular. skender de, kenti savaflmadan teslim alman n daha iyi olaca n göz önünde bulundurarak kabul etti. Kente bir iflgal ordusu b rakarak on gün kadar burada dinlendi ve bu süre zarf nda Phrygia Satrapl na Antigonos u atad. Kelainai dan ayr lan skender, Phrygia n n önemli kentlerinden ve eski Phrygia Krall n n baflkenti olan Gordion a (Yass höyük) geldi. Daha önce Sardeis e gönderdi i ve oradan Phrygia ya geçmesini emretti i Parmenion da ordusu ile birlikte Gordion a geldi. Ptolemaios ile iki subay n idaresinde Makedonya ya efllerini görmeye giden yeni evli Makedonyal lar n da Gordion a varmas yla skender in askerî gücü doru una ulaflt. Bu s rada, Pers Büyük Kral III. Dareios taraf ndan donanma komutanl na atanm fl olan Memnon un, savafl Makedonya ve Yunanistan a kayd rma girifliminde bulunmas ve bunun için de önce Khios Adas n daha sonra da, Mytilene d fl ndaki Lesbos Adas n n di er kentlerini ele geçirdi i haberi skender i telaflland rm flt (M.Ö. 333). Fakat Mytilene kuflatmas s ras nda Memnon un a r bir hastal k nedeniyle ölmesi skender i rahatlatt. Arrianos tan ö rendi imize göre kral, Gordion da Midas n saray na giderek, Gordios un efsanevi arabas n ve boyunduru undaki kay fllar görmek istemiflti. Biliyordu ki, efsaneye göre, araban n boyunduru undaki kay fl çözen kimse Asya n n hâkimi olacakt. Bundan sonras n Arrianos un a z ndan dinleyelim:...bu kay fl k z lc k a ac n n iç kabu undan yap lm flt, ne bafl ne de sonu gözüküyordu. skender kay fl çözmek imkân n göremeyince -halk kalabal n n, aleyhinde bir fikre sapmamas için çözmeden b rakmay istemedi inden- baz lar - n n dedi ine göre, kay fl k l çlam fl, böylece onun art k çözülmüfl oldu unu ilân etmifl. ( skender in Anabasisi, II. 3, çev. H. Örs). Galatia dan Kilikia ya Ertesi gün skender Galatia n n en önemli kenti Ankyra ya (Ankara) geldi. Orada onu Paphlagonial lardan oluflan bir heyet karfl lad. Heyet, skender in egemenli ini tan yacaklar n fakat ordusuyla topraklar na girmemelerini istedi. skender, onlara Phrygia Satrab Kalas a itaat etmelerini söyleyerek Kappadokia ya do ru yola ç kt. Böylece Halys Irma na (K z l rmak) kadar Küçük Asya n n önemli bir bölümü skender in egemenli ine girmifl oldu. Sabiktas Kappadokia satrab olarak atayarak, Kilikia geçitlerine dayand. Daha önce Ksenophon ile birlikte Pers Büyük
70 64 Hellen ve Roma Tarihi Kral II. Artakserkses e karfl sefere kat lm fl olan Kyros un kamp na vard nda, Kilikia Kap lar (Gülek Bo az ) olarak bilinen geçitin Perslerce tutulmufl oldu unu gördü. Kamp n bulundu u yerde Parmenion u b rakarak kendisi gece boyunca bo- aza do ru ilerledi. skender in ilerledi ini gören Pers nöbetçiler bulunduklar yerleri terkederek kaçt lar; skender ertesi gün flafakta emrindeki orduyla kolayca bo- azdan geçerek Kilikia ya girdi. Bu s rada ona ulaflan bir habere göre, skender in bo azdan geçti ini ö renen Satrap Arsames, önce Tarsos u savunmaya niyetlendiyse de sonradan fikir de ifltirerek kentten kaçmaya haz rlan yordu. Tarsoslular, Arsames in kaçmadan önce kentlerini ya malayaca ndan endifle ediyorlard. Bunu ö renen skender, süvari birlikleri ve hafif silahl piyadelerle çabucak Tarsos a yürüdü. Arsames de kenti ya malamaya f rsat bulamadan Pers Büyük Kral III. Dareios un yan na kaçmak zorunda kald. Antik kaynaklarda Tarsos a giren skender in yorgunluktan bitap düfltü ü; Kydnos Irma nda (Tarsus Çay ) yüzdükten sonra atefllendi i ve uyuyamad anlat lmaktad r. Doktorlar ona Akarnanial hekim Philippos u önerdiler. skender, Philippos u tan yor ve ona güveniyordu. Philippos, skender e güçlü bir ilaç önerdi. skender de ilac hemen haz rlamas n istedi. Philippos ilac haz rlay p skender e verdi i s rada, Parmenion dan skender e bir mesaj geldi: Philippos a dikkat et! Ö rendi ime göre Pers kral Dareios seni öldürmesi için ona bir ödül verdi. skender mesaj okudu ve Philippos a verdi. Hekim mesaj okurken skender ilac içti. Philippos derhal her fleyin iyi gidece ini söyleyerek skender den mesaja inanmamas n istedi. Güven, iyileflmesi demekti. Gerçekten de ilaç etkisini gösterdi ve skender iyileflti. Daha sonra skender, Kilikia ve Assur topraklar n ay ran di er bir bo az ele geçirmesi için Parmenion u gönderdi. Emrine Yunan ücretli askerlerini ve Sitalkes in yönetiminde Trakyal lar verdi. Kendisi de Tarsos tan ayr larak, efsaneye göre Assur Kral Sardanapalos taraf ndan kurulmufl olan Ankhiale (Mersin civar nda) kentine geldi. Sardanapalos un mezar da kentin surlar n n yak n ndayd. Mezar n üstünde Sardanapalos un tasviri ile Assurca bir mezar kitabesi yer al yordu. Kitabede flu yaz yordu: Anakyndarakses in o lu Sardanapalos, Ankhiale ve Tarsos u bir günde infla etti; sen yabanc, ye, iç ve nefleli ol; çünkü insana özgü di er fleyler hiç de bundan daha de erli de ildir. Ankhiale den ayr lan skender, Soloi a (Mezitli, Viranflehir) geldi; orada bir muhaf z birli i b rakarak, kenti iki yüz gümüfl talanton para cezas ödemeye mahkûm etti. Çünkü kent hâlâ Perslere sempati duyuyordu. Oradan da larda pusu kurmufl olan Kilikial lar n üzerine yöneldi. Bir haftada onlar püskürtmeyi baflard, bir k sm n esir ald ve Soloi a döndü. Burada Sa l k Tanr s Asklepios a kurban adad ktan sonra askerlerini teftiflten geçirmek üzere meflale yar fl, spor ve edebiyat yar flmalar düzenledi. Soloi dan ayr lan skender Tarsos a do ru yola ç kt. Bu arada Magarsos a (Karatafl yak nlar nda Dörtdirek) u rayarak, Athena Magarsia ya adakta bulundu. Mallos a (K z ltahta yak nlar nda) vard nda Kahraman Amphilokhos a adakta bulundu. Malloslular n bir iç savafl n efli inde olduklar n n fark na varan skender, bu kargaflaya son vermelerini istedi. Pers Kral Dareios a ödedikleri vergiden muaf tuttu, çünkü Mallos bir Argos kolonisiydi ve skender in kendisi de Argoslu Herakleso ullar soyundan geliyordu. Issos Savafl skender Mallos tayken Dareios un Assur topraklar ndaki Sokhoi da karargâh kurdu u haberini ald ve komutanlar n toplayarak onlara bilgi verdi. Ertesi gün de yola ç kt. Önce Myriandros yak n nda kamp kurdu. Gece ç kan fliddetli bir f rt na ve
71 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 65 ya mur nedeniyle bir süre kampta mahsur kald. Bu s rada Dareios askerî ve stratejik aç dan elveriflli düzlükte askerleriyle vakit geçiriyordu. skender ise rahats zl ndan dolay Tarsos ta ve teftiflten dolay da bir süre Soloi da kald ktan sonra tepelerdeki Kilikial lara tekrar ak n yapt. Dareios ise Issos a (Yeflil Höyük, eski ad yla Kinet Höyük) do ru yola ç kt ve fark nda olmadan daha önce skender in geçti i yoldan geçerek onun arkas na sarkt ve Pinaros Irma na yöneldi. Böylece Pers ordusu kuzeyde, Makedonya ordusu ise güneyde kalm flt. Durumun fark na varan skender hemen geriye dönerek Pinaros Irma k y s na vard. Dareios un ordusu Pinaros Irma n n (Deliçay veya Payas Çay?) kuzeyinde, skender in ordusu ise güneyinde mevzilendi. skender, birtak m manevralardan sonra ordusunu savafl düzenine soktu. Sa ve sol kanatlara komutanlar n görevlendirdi. skender in sald r ya geçti ini ö renen Dareios ordusunun bir bölümüne karfl taarruz emri verdi. fiiddetli bir savafl oldu. skender, say ca daha fazla askere sahip olan Dareios un ordusu karfl s nda üstünlü ü ele geçirdi. Dareios, kalkan n, pelerinini ve hatta yay n bile savafl arabas nda b rakarak at na atlay p kaçt. Hava karar ncaya kadar Makedonyal lar Pers askerlerini izlediler ve onlara çok say da kay p verdirdiler. Havan n kararmas Dareios u skender in eline esir düflmekten kurtard. skender, Pers kral n n b rakt eflyalar alarak karargâh na döndü. Dareios un çad r nda bulunan annesi, kar s ve üç çocu unu esir ald (M.Ö. 333). Issos zaferinden sonra skender, kendi ad n tafl yan Aleksandreia (bugünkü Esentepe / skenderun) kentini kurdu. Çok geçmeden Dareios, skender e haber göndererek bar fl yap lmas n teklif etti. Dareios un bar fl önerisini geri çeviren skender, Suriye ye (Syria) girerek Perslerin en önemli donanma üslerinden Fenike ye (Phoinikia) girdi. Sidon, karfl koymadan al nd, Tyros (Sur) ise kuflatma sonunda ele geçirildi (M.Ö. 332); Filistin de skender in kontrolüne girdi. skender M.Ö. 332 sonbahar nda M s r a yöneldi. Baflkent Memphis teki Pers Satrab Mazakes karfl koymadan teslim oldu. M s r ele geçirildi ve burada, Nil Deltas nda, kendi ad n tafl yan bir kent kurdu: Aleksandreia ( skenderiye). skender, M - s r da çok iyi karfl land ; M s r Tanr s Ammon ile özdefllefltirildi. M s r da yönetimi, âdet oldu u üzere, yerli bir yöneticiye b rakt ; fakat yine mali ve askerî kontrol Hellen ya da Makedon kiflilerin elindeydi. Gaugamela Savafl skender, M.Ö. 331 de M s r dan ayr larak, Pers Kral Dareios un as l ordusunun bulundu u Babylonia ya girdi. ki ordu Mezopotamya da Arbela (Erbil) yöresindeki Gaugamela Ovas nda karfl laflt. Savafl takti i ve skender in zekâs, Pers ordusunun bozguna u ramas na neden oldu; Dareios kaçt. Gaugamela Savafl ndan sonra skender, Asya Kral ilân edildi; Persler ise bir daha toparlanamad lar. skender, ran (Persia) içlerine ilerleyerek Pers mparatorlu u nun baflkentleri olan Babylon, Susa, Persepolis ve Ekbatana y (bugün Hemedan) ele geçirdi; imparatorlu un hazinelerine el koydu. Antik kaynaklarda skender in eline geçen Pers servetinin bin talanton (yaklafl k ton alt n) civar nda oldu- u öne sürülmektedir. Bir süre sonra Dareios, kendi adamlar ndan biri olan Baktria Satrab Bessos taraf ndan öldürüldü. skender, M.Ö y llar nda herhangi bir karfl koyma ile karfl laflmadan Hindikufl da lar na kadar ilerledi. Baktria ve Sogdiana ya (Türkistan) savaflarak boyun e dirdi. Bu arada Sogdianal prenses Roksane ile evlendi. M.Ö y llar skender in Hindistan seferine ç kt y llard r. Böylece imparatorlu un do u s n rlar n Hyphasis ve Afla Indos (Sind) havzas na de in ge-
72 66 Hellen ve Roma Tarihi Resim 4.2 Issos Mozai i. Kaynak: Camp-Fisher, (2010), s niflletti. Kuzeybat Hindistan da Paurava Kral Poros un karfl koymas yla karfl laflan skender, Hydaspes Irma yak n nda Poros u yenilgiye u ratt. Hydaspes Savafl zaferinden sonra Pencap a girdi. Fakat yorgun düflen askerlerinin daha fazla ilerlemek istememeleri nedeniyle geri dönmek zorunda kald. Ordusunun bir k sm Indos Irma ndan gemilerle, bir k sm da kara yoluyla Indos deltas na vard. Daha sonra ordunun yine bir k sm deniz yoluyla, bir k sm da kara yoluyla Persia ya döndü (M.Ö. 325 / 324). Ne var ki, skender çok geçmeden ateflli bir hastal a yakaland. Arrianos ( skenderin Anabasisi, VII.25.6, çev. H. Örs) kral n kroniklerine at fta bulunarak onun son günlerini flöyle anlat r:...art k hali çok fena idi. Kendisini parktan kral saray na tafl tt rd. Kumandanlar yan na girince onlar tan mas na tan d ama a z ndan hiçbir ses ç kmad. Art k konuflacak halde de ildi. Geceleyin atefli çok fena idi. Ertesi gün de, onun gecesi de, ertesi gün de böyle oldu. skender, M.Ö. 323 te, henüz 33 yafl ndayken Babylon da (Babil) öldü. Büyük skender mparatorlu u nun Yap s ve Niteli i 14 yafl ndayken baflkent Pella yak n ndaki Mieza da Aristoteles ten felsefe ve siyaset bilimi dersleri almaya bafllayan skender, genç yaflta olmas na karfl n, büyük bir komutan, zeki ve ileri görüfllü bir kifliydi. Hellen edebiyat n iyi biliyordu; Homeros un destanlar n yast n n alt ndan hiç eksik etmedi i, Euripides in dramalar n ezbere bildi i söylenir. Kurdu u imparatorlu unun yönetiminde Pers sisteminden de yararlanm fl, Perslerin satrapl k idaresini benimsemiflti; çünkü, bu denli genifl bir co rafyada egemenli in tek merkezden yönetiminde güçlüklerin olaca kesindi. Oysa bir tür yerel yönetim örgütü olan satrapl klar ile bu ifli çözümlemek daha kolayd. Satrapl klar n bafl na önceleri Pers yöneticiler geçirmiflse de, zamanla Makedon yöneticileri atam flt r. skender, imparatorlu unun baflkenti olarak Babylon u (Babil) seçmiflti. Askeri ve sivil yönetimi birbirinden ay ran skender, bir de maliye örgütü kurmufltu. Devletin resmi dilinin Eski Yunanca (Attika lehçesi) olmas kararlaflt r lm flt. Pers seferi s ras nda skender in yapt en büyük ifllerden biri de yeni kentler kurmas d r. Bu kentlerin ço u Tigris in (Dicle) do usunda bulunuyordu. En önemlilerinin bafl nda, hiç kuflkusuz, M s r daki Aleksandreia ( skenderiye) gelmektedir. skender, ticaret ve ulafl ma da önem vermifl, Perslerin yol flebekesini daha da gelifltirmifltir.
73 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 67 skender, bir kültür birli i oluflumunu sa lamak için Makedonlar ile Perslerin evlilik yapmalar n istiyordu. Nitekim, Arrianos tan ö rendi imize göre Makedonyal asker, Anadolu ve ran daki yerli halktan kiflilerle evlenmiflti. skender in kendisi de, Susa da yap lan bir törenle iki Pers prensesini efl olarak ald. skender in zaferlerindeki en önemli unsurlardan biri, daha önce babas II. Philippos taraf ndan kullan lm fl olan ve sarissa ad n tafl yan uzun m zrakl (5 m. den fazla) hoplit denen askerlerden oluflan phalanks t r. H zl ve hareket yetene i yüksek bu askeri birlik, hantal Pers güçleri karfl s nda kolayl kla zafere ulaflabiliyordu. O s ralar henüz 16 yafl nda olan skender, babas II. Philippos un Yukar Strymon daki Maid lara ve M.Ö. 339 da kuzeydeki kabilelere karfl yapt savafllarda bulunmufltu. Babas n n, Atina ve müttefiklerine karfl kesin zaferini elde etti i Khaironeia Savafl nda sol kanatta mevzilenen Makedonlar a komuta etmiflti. K sacas, Do u seferi öncesi kazand bir deneyimi vard. skender, bir dünya imparatorlu u niteli ini tafl yan devletinde tek bir para sistemi kabul etmifl olup Makedonya dan ran ve Fenike topraklar na kadar yay - lan darphanelerde bast rm fl oldu u sikkelerde ön yüzde Herakles bafl, arka yüzde ise tahtta oturan Zeus tasvirini kullanm flt. Büyük skender in Anadolu daki ilk darphanesi olas l kla Tarsos idi. Birim ise esas olarak drahmi ve tetradrahmi dir. Giderek, sikkelerinde basileus (kral) unvan n da kullan r. Bu unvan, ölümünden sonra da pek çok kral taraf ndan kullan lm flt r. skender, beraberinde götürdü ü bilim adamlar na, fethetti i ülkelerdeki hayvanlar ve bitkiler üzerinde gözlemlerde bulunma ve co rafi araflt rmalar yapma olana sa layarak bilimsel çal flmalar da desteklemifltir. Büyük skender ve Do u Seferi hakk nda en ayr nt l bilgiyi Arrianos un skender in Anabasisi adl eserden almakta z. D KKAT BÜYÜK SKENDER DEN SONRA: SKENDER N HALEFLER Büyük skender in M.Ö. 13 Haziran 323 te Babylon da (Babil) ölümünden sonra, meydana getirilmifl olan imparatorlu un bafl na kimin geçece i sorun oldu; çünkü skender, tahta vâris b rakmam flt. Bu belirsizlik nedeniyle k sa bir süre sonra taht kavgas bafllad. skender e en yak n olan komutanlar, imparatorlu un bafl na geçmek ya da belirli bölgelerde yönetimi ele almak için birbirleriyle mücadeleye bafllad lar. Çok geçmeden, Diadokhlar (Diadokhoi; tekili diadokhos) ad verilen skender in halefleri, yani ona yak n olan komutanlar, Babylon da bir Devlet Konseyi oluflturarak, imparatorlu un yönetim biçiminin nas l olaca konusunu tart flt lar. mparatorlu un bafl na vekâleten atanacak adaylar aras nda ad en çok geçenler Perdikkas, Ptolemaios, Seleukos, Lysimakhos, Antipatros, Krateros ve Antigonos idi. Bunlardan Antipatros, Krateros ve Antigonos ise Konsey e kat lmam fllard. Bu arada, skender in kar s Roksane nin do acak çocu unun erkek olmas halinde, Konsey onu kral seçecekti. Bu bekleyifl s ras nda imparatorlu un bafl bofl kalmamas için devletin bafl na geçici olarak Perdikkas atand. Taht için beklenen Roksane nin bebe inin yan s ra, bir de skender in üvey kardefli III. Philippos Arrhidaios vard. Fakat Arrhidaios taht için henüz çocuk yafltayd. Çok geçmeden Roksane bir o lan bebek dünyaya getirdi; babas ndan dolay ad n Aleksandros (IV.) koydular. Bundan böyle taht n meflru mirasç s olan Aleksandros ve Arrhidaios büyüyünceye de in, Devlet Konseyi, imparatorluk topraklar n n yönetimini komutanlar aras nda bölüfltürdü. mparatorluk ordusunun ve Asya n n yönetimi Perdikkas a verildi. Dolay s yla, en büyük güç Perdikkas n elinde toplanm fl oluyor-
74 68 Hellen ve Roma Tarihi Monophthalmos: Antigonos un lâkab olan Monophthalmos, tek gözlü anlam n tafl maktad r. du. Krateros ve Antipatros, Makedonya ve Yunanistan ; Antigonos Monophthalmos, Büyük Phrygia, Lykia ve Pamphylia y ; Leonnatos, Hellespontos Phrygias n (Küçük Phrygia); Menandros, Lydia y ; Lysimakhos, Trakya y ; Philotas, Kilikia y ; Laomedon, Suriye yi; Eumenes, Kappadokia ve Paphlagonia y ; Ptolemaios da M - s r ald. Seleukos ise flimdilik bu paylafl m n d fl nda kald. Kendisine, Perdikkas n sa kolu olarak, Süvari Birli i nin komutas verildi. Triparadeisos taki Devlet Konseyi Perdikkas n güçlenmesi di er komutanlar rahats z ediyordu. Perdikkas, skender in cesedini Babylon dan Makedonya ya götürmek isteyince, Ptolemaios, skender in M s r da (Siva da) gömülmesini vasiyet etti ini öne sürerek, cesedi Memphis te al koydu ve Aleksandreia da ( skenderiye) bir an tmezar infla ettirmeye bafllad. Böylece Diadokhlar aras ndaki ilk sürtüflme bafllad. Bu arada, bir iç savafl yaflayan Kyrene, Ptolemaios tan yard m isteyince, Ptolemaios bunu f rsat bilerek (Perdikkas n iznini almaks z n) Kyrene ye geldi ve kenti ele geçirdi. Ptolemaios un, kendisine karfl bir tav r tak nd n sezen Perdikkas da M.Ö. 321 bahar nda M s r a girdi. Böylece skender in cesedini de almay düflünüyordu. Fakat Nil Nehri ni geçmek üzere Memphis yak n nda kurdu u kampta, içlerinde Seleukos un da oldu u subaylar taraf ndan öldürüldü. Perdikkas n askerleri Ptolemaios un taraf na geçtiler. Bundan böyle devlete yeni bir düzen vermek ve yönetim fleklini belirlemek üzere ayn y l (M.Ö. 321) Suriye deki Triparadeisos ta, Antipatros ve Antigonos un da kat lmas yla ikinci bir Devlet Konseyi topland. Bu toplant da al nan karar uyar nca Antipatros imparator vekili; Antigonos ise Asya daki büyük ordunun komutan seçildi. Seleukos, Babylonia Satrapl n ; Ptolemaios da M s r ve Kyrenaika y ald. Gaza Savafl Fakat birkaç y l sonra, M.Ö. 319 da Antipatros öldü. Antigonos en güçlü kifli durumuna geldi. M s r da Ptolemaios, Trakya da Lysimakhos, Makedonya da ise Kassandros, Antigonos a karfl bir koalisyon oluflturdular. O s ralar Ptolemaios un yan nda bulunan Seleukos da koalisyonda yer ald. skender in fethetti i yerlerden daha fazla pay isteyen, hüküm sürdükleri topraklar n sahipli ini isteyen müttefikler, M.Ö. 315 te Antigonos a bu isteklerini ileten bir heyet gönderdiler. Antigonos bu iste i reddedince, savafl bafllam fl oldu. Antigonos, Makedonya daki Kassandros a karfl savafl haz rl klar yaparken, o lu Demetrios u da Suriye ye gönderdi. Amac güneydeki kanad da Ptolemaios a karfl güçlendirmekti. M.Ö. 312 de Ptolemaios, Demetrios un üzerine yürüdü. Filistin de Gaza da (Gazze) yap lan savaflta Demetrios yenildi ve kaçt. Gaza Savafl ndan sonra Diadokhlar aras ndaki savafl devam etti. skender in Haleflerinin Egemenlik Mücadelesi Bu arada Seleukos, Media ya ( ran) gitti. Tekrar toparlanan Demetrios da büyük bir ordu ile Babylon a döndü. M.Ö. 311 de bir bar fl antlaflmas yap ld. Seleukos un d fl nda gerçekleflen bu antlaflmaya göre, Antigonos Asya n n en büyük komutan oluyordu; Kassandros da, o s ralar 13 yafl nda bulunan skender in o lu IV. Aleksandros tahta geçinceye de in krall a vekâlet edecek ve Avrupa n n hükümdar olacakt. Lysimakhos Trakya da, Ptolemaios M s r da hüküm sürecekti. Seleukos bu antlaflman n d fl nda kalmakla birlikte, o da Suriye, Fenike ve Karia y alm flt. mparatorlu un bafl na vekil olarak geçen Kassandros ayn y l, yani M.Ö. 311 de, s-
75 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 69 kender in o lu ile annesi Roksane yi öldürttü. Böylece taht n yasal vârisi ortadan kalk nca, kendisi vekil olarak imparatorlu un bafl na geçecekti. Fakat bu hesap tutmad. Bundan böyle Büyük skender in devletini tek bir kral n yönetiminde bütünüyle koruma politikas kalmad. Diadokhlar aras ndaki mücadele daha da k z flt ; yeni savafllar kaç n lmazd. Ptolemaios, Bat Anadolu kentlerini Antigonos un egemenli inden kurtarmak için bölgeye bir ordu gönderdi. Antigonos un o lu Demetrios, bu ordu ile savaflt. Fakat sonunda Ptolemaios ile Demetrios bir anlaflma yap p aralar ndaki savafla son verdiler. Bundan sonra Ptolemaios, Avrupa n n hükümdar durumundaki Kassandros ile karfl karfl ya gelmek üzereydi ki, Yunanistan da destek bulamay nca geri dönmek zorunda kald. Bu kez Ptolemaios un yapamad n Antigonos yapmak istedi ve Kassandros a savafl açt. Antigonos un o lu Demetrios un baflar l mücadelesi sonunda, Kassandros Atina, Megara ve Khalkis i boflaltmak zorunda kald. Demetrios kendini Hellenlerin kurtar c s olarak ilân etti. Antigonos ve Demetrios kral kabul edildiler ve Kurtar c Tanr olarak sayg gördüler. Demetrios, M.Ö. 306 da K br s a gitti. Adan n yönetimi Ptolemaios un kardefli Menelaos un elindeydi. Demetrios adaya ç kt ve Menelaos u yendi. Ptolemaios da kardefline yard m için yola ç kt. Salamis aç klar nda yap lan deniz savafl nda Demetrios, Ptolemaios u yenilgiye u ratt. Böylece stratejik aç dan çok önemli olan K br s ele geçirdi. Bu zaferden sonra Antigonos ve Demetrios resmen kral (basileus) unvan n ald lar. Bir y l sonra da Ptolemaios, Seleukos, Lysimakhos ve Kassandros da ayn unvan kazand lar. M.Ö. 305 te Demetrios, Ptolemaios un müttefiki olan Rhodos Adas na sefer yapt. O zamana de in bilinen en geliflmifl savafl makinelerinin kullan ld kuflatma bir y l sürdü; fakat Rhodos al namad. Demetrios bu uzun kuflatma harekât ndan dolay Poliorketes (kuflat c ) lâkab yla an lmaya bafllad. Ipsos Savafl Ayn y l Yunanistan Kassandros un elinden kurtarma plan n tamamlamak için Tesalya ya giren Demetrios, çok geçmeden Yunanistan ele geçirdi. Böylece Antigonos ve o lu Demetrios bat da büyük bir güç oluflturdular. K sa bir sure sonra Lysimakhos, Seleukos ve Ptolemaios un Antigonos a karfl yeni bir koalisyon oluflturdu unu görüyoruz. Bu arada Seleukos, Baktria dan Hindistan içlerine kadar ilerlemiflti. Pencap ta Kral Çandragupta (Eski Yun. Sandrakottos) savafl filiyle onu bekliyordu. Fakat savafl olmad ; Seleukos kral ile bir dostluk antlaflmas yaparak bölgenin hükümranl n ona b rakt ve karfl l nda 500 savafl fili ald. Lysimakhos, Antigonos un ortadan kald r lmas için bir plan haz rlam flt. Kendisi, Anadolu yu istila edecek ve Kassandros üstündeki bask y hafifletecekti. Yani Antigonos ve o lu Demetrios, yaln zca Kassandros ile de il, fakat ayn zamanda Lysimakhos un ordusuyla da u raflmak zorunda kalacakt. Ertesi y l da Seleukos un ordusu gelip Lysimakhos un ordusu ile birleflecek; böylece Seleukos ve Lysimakhos un gücü, Antigonos ve Demetrios un gücü ile hemen hemen dengelenmifl olacakt. Bu arada Ptolemaios, Antigonos un Filistin ve Suriye deki güney kanad na sald racakt. Gerçekten de Lysimakhos un plan iflledi. Lysimakhos un Hellespontos tan (Çanakkale Bo az ) Anadolu ya geçti i haberini alan Demetrios, Anadolu ya girdi. Seleukos da filleriyle Kappadokia ya geldi; k fl orada geçirdi. O s ralar Suriye deki yeni baflkenti Antigoneia n n kurulufl kutlamalar nda bulunan Antigonos ise De-
76 70 Hellen ve Roma Tarihi metrios ile birleflmek üzere Kilikia üzerinden Phrygia ya girdi. Lysimakhos, Antigonos ve o lunu oyalarken; Seleukos da Lysimakhos un kuvvetleriyle birleflti. Phrygia n n bat s nda Ipsos ta (Sipsin / Çay rba Köyü) yap lan savaflta (M.Ö. 301) Lysimakhos ve Seleukos un birleflik ordusu, Antigonos ve Demetrios un ordusunu bozguna u ratt ; Antigonos öldü, Demetrios ise kaçt. Bu savaflta Seleukos un filleri âdeta tank vazifesi görerek savafl n kazan lmas nda çok etkili oldular. Diadokhlar, Antigonos un topraklar n paylaflt lar. Toros (Tauros) Da lar na dek Anadolu nun büyük bir k sm n Lysimakhos ald ; Seleukos un pay na da, Toroslardan Indos a kadar do u ülkeleri ve Yukar Suriye düfltü. Ptolemaios ise Afla Suriye ve Filistin i ald ; fakat Seleukos, savaflta aktif rol almayan Ptolemaios un bu pay na karfl ç kt. Bu toprak sorunu Ptolemaioslar ile Seleukoslar aras nda uzun süren mücadelelere neden olacakt. Böylece, Ipsos Savafl ndan sonra Büyük skender mparatorlu u ndan do an Lysimakhos, Seleukos ve Ptolemaios devletlerine, Kassandros un Makedonya Devleti ni de eklemeliyiz. Ipsos Savafl ndan bir süre sonra (M.Ö. 283) Demetrios öldü. Korupedion Savafl M.Ö. 281 y l nda Anadolu nun baz kentleri Seleukos u Lysimakhos a karfl yard ma ça rd lar. Seleukos, büyük bir ordu ile Toroslar aflarak Anadolu topraklar nda ilerlemeye bafllad. Son y llarda Lysimakhos un kötü yönetimine maruz kalan k y kentleri Seleukos a kucak açt lar. Bergama da (Pergamon) Philetairos kenti teslim etti ve talanton verdi. Sardeis teslim oldu; Bithynia da Zipoites ordusu ile Seleukos a kat ld. Smyrna n n kuzeyinde Hermos (Gediz) vadisindeki Korupedion da yap lan savaflta, Seleukos, 80 yafl ndaki Lysimakhos u yenilgiye u ratt ve öldürdü (M.Ö. 281). Böylece, Diadokhlar Savafl sona erdi. Korupedion zaferinden sonra Seleukos, Anadolu nun ve Indos a de in Do u nun egemeni oldu. Bu, hemen hemen M s r ve Hindistan d fl nda, skender in fethetti i topraklara eflitti. Korupedion Savafl galibi Seleukos, ertesi y l (M.Ö. 280) Ptolemaios Keraunos taraf ndan öldürüldü. Art k skender in üniter devlet politikas tamamen ortadan kalkm fl oldu. Onun yerine, devletin paylafl lan topraklar nda flu krall klar oluflturuldu: M s r da, Ptolemaioslar (I. Ptolemaios Soter in yönetiminde) Önasya da, Seleukoslar (I. Antiokhos Soter in yönetiminde) Makedonya da, Antigonoslar (I. Antigonos Gonatas n yönetiminde) Bu arada kuzeyden Kelt ak nlar bafllad. Makedonya ya giren Keltlere (= Keltoi) karfl koymaya çal flan Ptolemaios Keraunos öldü (M.Ö. 279). Antigonos Gonatas ise Keltleri Lysimakheia da (Bolay r) yenilgiye u ratt (M.Ö. 277). Böylece, Yunanistan ve Makedonya Keltlerden kurtuldu. M.Ö. 274 / 273 de bu kez I. Antiokhos, Keltleri bozguna u ratt ; fakat Keltler (Galatlar) yine de Orta Anadolu da (Galatia) yerlefltiler. Anadolu da Seleukos egemenli inin bafllamas yla birlikte daha küçük baz krall klar da kuruldu: Bergama (Pergamon), Bithynia, Pontos ve Kappadokia krall klar. Gerçekte bu krall klar n kurulufl y llar daha önceye gitmektedir; ancak tarih sahnesinde belirgin bir flekilde yer almalar M.Ö. 3. yüzy lda olmufltur. Yukar da adlar n and m z bu küçük Hellenistik krall klara, Anadolu d fl nda kurulmufl bir devlet olarak, Pyrrhos yönetimindeki Epeiros (Epir) Krall n da eklememiz gerekir. SIRA S ZDE 3 Korupedion Savafl n n sonucu ne olmufltur?
77 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 71 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Makedon Krall n aç klayabilmek Makedonya, Balkanlar ile Yunanistan yar madas aras nda yer al r. M.Ö. 12. yüzy l içinde kuzey kökenli istila dalgas Dorlar da yerinden oynatm fl ve Dorlar aras nda Makednon Ethnos olarak bilinen topluluk güneybat Makedonya dan (Makednon bölgesinden) gelmiflti (Herodotos, I.56). Bir görüfle göre bu topluluktan arda kalanlar, Klasik Dönem Makedonlar n n çekirde ini oluflturmufltur. lk Makedon kral, I. Perdikkas t r. II. Philippos a de in Makedonya, Yukar Makedonya daki yar -ba ms z kabilelerle, Illyrial larla, Trakya daki Odryslerle, Khalkidike deki Hellen kentleriyle, Perslerle, Atinal larla ve Sparta ile mücadele etmek zorunda kald. Makedonyal lar Eski Yunanca n n (Hellence) bir lehçesini konufluyorlar ve kendilerini Hellen olarak kabul ediyorlard. Yunanistan daki demokatik yap daki kent-devletlerinin aksine, kuzeyde, Balkanlar ile Yunanistan yar madas aras nda monarflik yap daki Makedonya Krall bulunuyordu. Bu krall n en önemli krallar ndan biri de ayn zamanda Büyük skender in de babas olan II. Philippos (M.Ö ) idi. Kendisinden sonra tahta o lu skender geçti. II. Philippos un Hellen kent-devletleri üzerindeki egemenli ini aç klayabilmek Delphoi daki dinsel birli in Thebai n kontrolü ve korumas alt nda oldu u s rada Philomelos komutas ndaki Phokisliler, Delphoi u iflgal ettiler. Böylece, M.Ö. 355 y l nda Phokis ile Thebai aras ndaki Kutsal Savafl patlak verdi. Philippos, savafla kat larak büyük bir zafer ve prestij kazand. Bu zaferden sonra Tesalya Birli i nin arkhon u seçildi. M.Ö. 346 da Phokislileri yenilgiye u ratarak, silahlar na el koydu; topraklar - na bir garnizon yerlefltirdi ve haraca ba lad. Amphiktion daki oy hakk n da kendi üzerine ald. Daha sonra Perinthos ve Byzantion üzerine yürüdü ama Byzantion u alamad (M.Ö. 340/339). A MAÇ 3 A MAÇ 4 M.Ö. 338 sonbahar nda Atinal lar ve Thebail lar n oluflturdu u orduyu Khaironeia da yendi. M.Ö. 337 y l nda Philippos un baflkanl k etti i kongre Korinthos ta topland. Burada al nan karar gere ince Hellenler bir Hellen Birli i oluflturdular. Siyasi ve askeri nitelikli bu birlik, toplant yerinden dolay, Korinthos Birli i olarak an lmaktad r. Philippos, üye kentlerin delegelerinden oluflan ve synhedrion ad n tafl yan bir meclis taraf ndan yönetilecek Birli in hegemon u (lideri) seçildi. II. Philippos ve o lu III. Aleksandros (Büyük skender) Perslere karfl büyük bir sefer yap laca n ilân ettiler. Büyük skender ve icraatlar n aç klayabilmek Büyük skender, M.Ö. 334 te Çanakkale Bo az ndan Anadolu ya geçerek Do u Seferi ne bafllam fl oldu. Lydia, Ionia, Karia, Lykia, Pamphylia, Pisidia, Phrygia, Galatia ve Kilikia güzergâh n izleyerek ran a varan skender Perslerle üç kez çarp flt. lk savafl Granikos ta (M.Ö. 334), ikincisi Issos ta (M.Ö. 333),üçüncü ve son çarp flma Gaugamela da (M.Ö. 331) oldu. Hepsinde Persleri yenilgiye u ratarak Pers Devleti ne son verdi. skender, M.Ö y llar nda, Hindikufl da lar na kadar ilerledi. M.Ö y llar skender in Hindistan seferine ç kt y llard r. Kuzeybat Hindistan da Paurava Kral Poros u Hydaspes Irma yak n nda yenilgiye u ratt. Daha sonra ordunun bir k sm deniz yoluyla, bir k sm da kara yoluyla Persia ya döndü (M.Ö. 325 / 324). skender, M.Ö. 323 te, henüz 33 yafl ndayken Babylon da (Babil) öldü. Hellenistik Ça aç klayabilmek Hellenistik Ça skenderle bafllam flt r. skender in Do u seferine bafllad M.Ö. 334 y l ile son Hellenistik krall k olan Ptolemaioslar n Roma taraf ndan ortadan kald r ld M.Ö. 30 y l aras ndaki dönem Hellenistik Ça olarak adland r lmaktad r. skender iyi e itimli bir liderdi. Eski Yunanca onun zaman nda yayg n olarak kullan lan bir dil oldu. Hellen kültür ve uygarl n n, Do u daki kültür ve uygarl klarla kaynaflmas ve etkileflim Hellenistik Ça n karakterini belirlemifltir. Pers seferi s ras nda skender in yapt en büyük ifllerden biri de yeni kentler kurmas d r.
78 72 Hellen ve Roma Tarihi A MAÇ 5 En önemlilerinin bafl nda, hiç kuflkusuz, M s r daki Aleksandreia ( skenderiye) gelmektedir. skender, ticaret ve ulafl ma da önem vermifl, Perslerin yol flebekesini daha da gelifltirmifltir. Pers Devleti ne son verdikten sonra da onlar n idare sistemini sürdürmüfltür. Hellen ve Makedonlarla Persleri kaynaflt rmaya çaba göstermifltir. Phalanks denen hareket yetene i yüksek askeri birlikler meydana getirmifltir. Para birli ini sa lam fl, çok say da darphanede benzer tiplerle skender sikkeleri bas lm flt r. skender, beraberinde götürdü ü bilim adamlar na, fethetti i ülkelerdeki hayvanlar ve bitkiler üzerinde gözlemlerde bulunma ve co rafi araflt rmalar yapma olana sa layarak bilimsel çal flmalar da desteklemifltir. skender in ölümünden sonraki iktidar mücadelerini tart flabilmek Büyük skender in M.Ö. 323 teki ölümünden sonra skender in halefleri imparatorlu un bafl na geçmek ya da belirli bölgelerde yönetimi ele almak için birbirleriyle mücadeleye bafllad lar. lk konsey Babylon da topland ; imparatorluk topraklar - n n yönetimi meselesi ele al nd. Ayn y l (M.Ö. 321) Suriye deki Triparadeisos ta ikinci konsey topland. Ancak sonraki olaylar meselenin halledilmemifl oldu unu gösteriyordu. M.Ö. 312 de Ptolemaios ile Demetrios aras nda. Filistin deki Gaza da (Gazze) yap lan savafl Ptolemaios kazand. skender in halefleri aras nda mücadele sürüyordu. K sa bir sure sonra Lysimakhos, Seleukos ve Ptolemaios un Antigonos a karfl yeni bir koalisyon oluflturdu unu görüyoruz. Phrygia n n bat - s nda Ipsos ta (Sipsin/Çay rba Köyü) yap lan savaflta (M.Ö. 301) Lysimakhos ve Seleukos un birleflik ordusu, Antigonos ve Demetrios un ordusunu bozguna u ratt ; Antigonos öldü, Demetrios ise kaçt. Daha sonra, Smyrna n n kuzeyinde Hermos (Gediz) Vadisi ndeki Korupedion da yap lan savaflta, Seleukos, 80 yafl ndaki Lysimakhos u yenilgiye u ratt ve öldürdü (M.Ö. 281). Böylece, Diadokhlar Savafl sona erdi. Ancak, Korupedion Savafl galibi Seleukos, ertesi y l (M.Ö. 280) Ptolemaios Keraunos taraf ndan öldürüldü. Bundan böyle, M s r da, Ptolemaioslar (I. Ptolemaios Soter in yönetiminde); Önasya da, Seleukoslar (I. Antiokhos Soter in yönetiminde) ve Makedonya da, Antigonoslar (I. Antigonos Gonatas n yönetiminde) idareyi ele ald lar.
79 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 73 Kendimizi S nayal m 1. Perslere karfl yap lacak savaflta Hellen ulusu birli inin bafl na geçmesi için Makedon Kral II. Philippos a mektup yazan Hellen hatip afla dakilerden hangisidir? a. Demosthenes b. Isokrates c. Kseonophanes d. Phanes e. Apollodoros 2. M.Ö. 355 y l ndaki Kutsal Savafl n patlamas na yol açan olay afla dakilerden hangisidir? a. Atina n n Sparta daki tap naklar ya malamas b. Spartal lar n Atina Akropolisi ndeki Athena Tap na na sald rmas c. Korinthoslular n komflular n n tap naklar na sald rmas d. Phokislilerin Delphoi u iflgal etmesi e. Atinal lar n Delphoi u iflgal etmesi 3. M.Ö. 338 deki Khaironeia Savafl kimler aras nda oldu? a. Thebai + II. Philippos ile Atinal lar aras nda b. Thebai ile Atinal lar aras nda c. Sparta + Korinthos ile Atinal lar aras nda d. Sparta + Korinthos ile II. Philippos aras nda e. Atina + Thebai ile II. Philippos aras nda 4. M.Ö. 337 de toplanan Korinthos Birli i nde al nan en önemli karar afla dakilerden hangisidir? a. Atinal lar n, müttefiklerini Delos Deniz Birli i ne üye yapmas b. Büyük skender in Hellen Birli i ne lider seçilmesi c. II. Philippos un Hellen Birli i ne lider seçilmesi d. Pelponnesos Birli i üyelerinin Delos Birli i ne al nmas e. II. Philippos un Hellen kentlerine savafl ilan etmesi 5. Büyük skender in Perslere karfl seferinde yap lan üç önemli savafl afla dakilerden hangisinde s ras yla verilmifltir? a. Granikos, Gaugamela, Issos b. Gaugamela, Granikos, Issos c. Issos, Gaugamela, Granikos d. Granikos, Issos, Gaugamela e. Issos, Granikos, Gaugamela 6. Büyük skender in Perslere karfl seferinde izledi i güzergâhta geçti i bölgeler afla dakilerden hangisinde s ras yla verilmifltir? a. Troas, Lydia, Ionia, Karia, Lykia b. Troas, Lydia, Ionia, Lykia, Karia c. Troas, Lydia, Lykia, Ionia, Karia d. Ionia, Troas, Lydia, Lykia, Karia e. Karia, Ionia, Troas, Lydia, Lykia 7. skender in ölümünden sonra M s r da hüküm süren krall n ad afla dakilerden hangisidir? a. Antigonoslar b. Lysimakhos Krall c. Ptolemaioslar d. Seleukoslar e. Demetrios Krall 8. Büyük skender in zaferlerinde büyük pay sahibi olan, hareket kabiliyeti yüksek, uzun m zrakl askerlerden oluflan birlik afla dakilerden hangisidir? a. Centurio b. Phalanks c. Lejyon d. Toksotai e. Hippeis 9. M.Ö. 281 tarihinde, Seleukos un, 80 yafl ndaki Lysimakhos u yenilgiye u ratt ve öldürdü ü savafl afla - daki yerlerden hangisinde gerçekleflmifltir? a. Gaugamela b. Issos c. Ipsos d. Gaza e. Korupedion 10. M.Ö. 305 te, o zamana de in bilinen en geliflmifl savafl makinelerinin kullanarak Rhodos Adas n kuflatan ve Poliorketes (kuflat c ) lâkab yla an lan komutan (kral) afla dakilerden hangisidir? a. Ptolemaios b. Seleukos c. Antigonos d. Demetrios e. Lysimakhos
80 74 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças skender Lahdi 19. yüzy l n sonlar nda, o zamanki stanbul Arkeoloji Müzeleri nin Müdürü Osman Hamdi Bey taraf ndan Sidon (flimdi Saida, Lübnan) Krallar Nekropolü nde yap lan kaz larda ortaya ç kar lan ve üzerinde Büyük skender in tasviri oldu u için skender Lahdi olarak adland r lan lahit, gerçekte skender e ait de ildir. Üzerinde herhangi bir yaz t olmad için kime ait olabilece i konusunda ancak tahminler yürütülmüfltür. Bugün için en güçlü olas l k, lahdin, Sidon un son kral Abdalonymos a ait olabilece idir. Abdalonymos, tahta geçmesini skender e borçluydu. Pentelikon mermerinden yap lm fl olan lahit, M.Ö. 4. yüzy l n son çeyre- ine tarihlendirilmektedir. Yüksek kabartmal ve boyal olan lahdin uzun kenarlar ndan birindeki kabartmalarda Hellenlerin Perslerle olan savafl (Gaugamela Savafl?) tasvir edilmifltir. Sahnenin en solunda, bafl nda aslan postuyla ve flahlanm fl olan at n n üzerinde skender yer almakta olup m zra n öndeki Pers süvarisine f rlatmak üzeredir. Benzer sahne, yani iki atl figürün mücadelesi bu kez sa uçta tekrarlanmaktad r. Burada bir Makedonyal süvari flahlanm fl at yla yine bir Persi öldürmektedir. Dolay s yla sol uçtaki skender ile sa uçtaki Makedonyal bir simetri oluflturarak, sahneyi âdeta bir çerçeve içine almaktad rlar. Sahnenin geri kalan orta k sm nda ise Hellenlerle Persler aras ndaki fliddetli mücadele betimlenmektedir. Lahdin öteki uzun yüzünde av sahnesi yer almaktad r. Sahnenin sol taraf nda aslan av, sa taraf nda geyik av resmedilmifltir. Aslan av ndaki atl figürlerden birinin (soldaki) skender, onun önündeki aslana sald ran Pers k yafetli atl figürün ise Abdalonymos u temsil etti i düflünülür. Lahdin dar yüzleriden birinde bir savafl sahnesi, di erinde bir pars av tasvir edilmifltir. Lahit kapa n n dar yüzlerindeki al nl klarda savafl sahnesi yer almaktad r. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise Makedon Krall ve II. Philippos konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z yanl fl ise Kutsal Savafl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Khaironeia Savafl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yan t n z yanl fl ise Korinthos Birli i konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z yanl fl ise Büyük skender ve Do u Seferi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. b Yan t n z yanl fl ise Büyük skender ve Do u Seferi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise Korupedion Savafl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise Büyük skender mparatorlu u nun Yap s ve Niteli i konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Korupedion Savafl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z yanl fl ise skender in Haleflerinin Egemenlik Mücadelesi konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Yunanistan n kuzeyindeki Krenides yöresinde yer alan Pangaion Da ndaki alt n ve gümüfl madenleri II. Philippos un ekonomik gücünün kayna n oluflturuyordu. S ra Sizde 2 Büyük skender Anadolu ya Çanakkale Bo az ndan (Hellespontos) geçti ve ilk önce Troia antik kentinin oldu u yere (Ilion) gelerek Troia kahramanlar n n an s na kurban kesti, sayg gösterdi. Daha sonra yoluna devam ederek Granikos a (Biga Çay ) vard ; Perslerle ilk karfl - laflma burada oldu. skender in ordusu Pers kuvvetlerini yenilgiye u ratt. S ra Sizde 3 Smyrna n n kuzeyinde Hermos (Gediz) vadisindeki Korupedion da yap lan savaflta, Seleukos, 80 yafl ndaki Lysimakhos u yenilgiye u ratt ve öldürdü (M.Ö. 281). Böylece, Diadokhlar Savafl sona erdi. Korupedion zaferinden sonra Seleukos, Anadolu nun ve Indos a de- in Do u nun egemeni oldu.
81 4. Ünite - Büyük skender ve Hellenistik Ça 75 Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Alexiou, S. (1991), Minos Uygarl, çev. E.T.Tulunay, Arkeoloji ve Sanat Yay nlar, stanbul. Bosworth, A.B. (1993), Conquest and Empire. The Reign of Alexander the Great, Cambridge University Press, Cambridge. Bresson, A. ve R. Descat (2001), Les cités d Asie Mineure occidantale au IIeme siecle a.c., Ausonius, Paris. Camp, J. Fisher, E. (2010), Exploring the World of the Ancient Greeks, Thames and Hudson, Londra. Davesne, A.- Miroux, G. (2004), L Anatolie, la Syrie, l Egypt de la mort d Alexandre au reglement par Rome des affairs d Orient ( av. J.C., Breal. Hammond, N.G.L. (1992), The Macedonian State, Clarendon Press, Oxford. Leveque, P. (1969), Le monde hellenistique, Paris, Ma, J. (2002), Antiochos III and the Cities of Western Asia Minor, Oxford University Press, Oxford. Mansel, A. M. (1971), Ege ve Yunan Tarihi, TTK, Ankara. Sartre, M. (2004), L Anatolie hellenistique de l Égée au Caucase, Armand Colin, Paris. Shipley, G. (2005), The Greek World after Alexander BC, Routledge, Oxon. Tekin, O. (2008), Eski Yunan ve Roma Tarihine Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul.
82 5HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Roma n n yer ald talya co rafyas n betimleyebilecek; Roma n n ne zaman ve nas l kuruldu unu; hangi olaylar n ve halklar n Roma n n kuruluflunda rölü oldu unu aç klayabilecek; Roma n n Cumhuriyet Dönemi yönetimi, yönetim merkezleri ve yöneticilerini aç klayabilecek; Roma n n küçük bir kent-devletinden imparatorlu a dönüflüm sürecini tart flabileceksiniz. Anahtar Kavramlar talya Latinler Etrüskler Roma Patrici Pleb Kartaca Caesar Pompeius Octavianus Sulla Brutus çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri TALYA NIN CO RAFYASI ROMA NIN LAT NLERCE SKANI ETRÜSKLER N EGEMENL ROMA NIN KURULUfi EFSANES KRALLIK DÖNEM NDE ROMA NIN SOSYAL DÜZEN VE DEVLET DARES CUMHUR YET DARES N N KURULMASI, YÖNET M fiekl VE KURUMLAR ON K LEVHA KANUNLARI ROMA NIN TALYA DA VE AKDEN Z DE YAYILMASI GRACCHUS KARDEfiLER N REFORMLARI MÜTTEF KLER SAVAfiI MITHRADATES SAVAfiLARI ROMA Ç SAVAfiI: ROMALILAR ROMALILARA KARfiI
83 Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri TALYA NIN CO RAFYASI Önce talya ad n n nereden geldi i konusunda bir fleyler söylemek yerinde olacakt r. talya (Lat. Italia) ad n n kökeni, olas l kla talik bir sözcük olan Vitulus tan gelmekte olup Vitalia ya (Danalar Ülkesi) dayanmakt r. Önceleri yar madan n güneyi (Bruttium bölgesi) bu ad tafl rken zamanla kuzeye do ru yay larak tüm yar maday kapsam flt r. talya, âdeta bir çizmeyi and ran biçimde Akdeniz e uzanan bir yar madad r. Esas olarak Akdeniz de yer alsa da, yar madan n bat s ndaki deniz Tiren Denizi, do usundaki deniz ise Adriya Denizi (Adriyatik) olarak adland r l r. talya ya en yak n büyük adalar, bat da Korsika ile Sardinya; hemen güney ucunda ise Sicilya d r. talya Yar madas ile Sicilya Adas n Mesina Bo az ay rmaktad r. talya n n uzunlu u yaklafl k 1000 km yi; geniflli i de (en genifl noktadan ölçüldü ünde) yaklafl k 240 km yi bulmaktad r. Yar madan n kuzeyini Alp Da lar s n rlamaktad r; Apeninler ise yar madada kuzey-güney do rultusunda uzanan da silsilesidir. Dolay s yla, Apeninler yar maday do u ve bat olarak ikiye ay rmaktad r. K y boyunca oval k alanlar yer almakta olup yar madan n en büyük ovas, kuzeyde Alp Da lar n n hemen güneyindeki Po Ovas d r; yak. 650 km uzunlu undaki Po Nehri (Lat. Padus) ve kollar taraf ndan sulanan ova, talya n n en verimli ovas d r. Yar madan n do u k y lar nispeten düz olup gemilerin yanaflmas na elveriflli olan körfezler daha ziyade bat ve güney k y lar ndad r. ROMA NIN LAT NLERCE SKANI Demir Ça n n bafllad M.Ö. 1. biny l n bafllar nda (bir görüfle göre de 2. biny - l n sonlar nda) yeni göçlerin görüldü ü yeni bir evre bafllad. Tiber Nehri nden güneyde Campania ya kadar uzanan Latium bölgesine yerleflen bu insanlar Latince nin ilkel bir flivesini konufluyorlard ; tunç iflçili inde ileri düzeydeydiler. Ölülerini yakan bu toplulu un hemen güneyinde yaflayan bir baflka topluluk ise ölülerini gömüyordu. Demir Ça n n bu Latin topluluklar nda göçebeli in yerini giderek tar ma dayal yerleflik yaflam biçimi al yordu. Yerleflik yaflama müsait olan bölge, baflka göçmenleri de çekti. Tiber Nehri nin Roma ya yak n olan kesiminde yer alan tepeler iskân edilmeye baflland. Roma, Latium ile Etruria n n birleflti i stratejik bir mevkide yer al yordu. Yaklafl k olarak M.Ö. 10. yüzy lda, bu gruplar savunmaya uygun Palatinus Tepesi ile Forum Vadisi ne yerlefltiler; daha sonra Quirinalis, Esquilinus ve Capitolium tepeleri de iskâna sahne oldu. M.Ö yüzy llar
84 78 Hellen ve Roma Tarihi aras nda Roma n n bulundu u mevkideki bu iskân gerçeklefltirenlerin bir k sm n n ölülerini yakt (kremasyon), bir k sm n n da gömdü ü (inhumasyon) saptanm flt r. Ancak gerek gömme gerekse yakma uygulamas nda her zaman kronolojik bir s ra takip edildi ini söylemek zordur. talya Resim 5.1 A L P D A L A R I PO OVASI VENETIA LIGURIA Po Nehri A P E N I N L E R UMBRIA E T R U R I A P I C E N U M KORS KA Tiber Nehri Ostia SABINI Roma LATIUM A D R I Y A D E N Z APULIA SAMNIUM C A M P A N I A CALABRIA SARDINYA LUCANIA TYRRHEN DEN Z BRUTTIUM SICILYA TUNUS ETRÜSKLER N EGEMENL Latinler bölgeye en son gelenler olmad lar. Bir süre sonra, olas l kla M.Ö. 8. yüzy l bafllar nda, yeni göçmenler de Latium bölgesinin hemen kuzeyine (Etruria) gelip yerlefltiler. Yerlileri kâh bask uygulayarak kâh bar flç l yollarla ikna ederek buradaki tepelerde kent-devletleri kurdular. O s ralar Etrüskçenin ilkel bir flivesini konuflan bu insanlar, Etrüskler di. Etrüskler, kendilerinin ya da en az ndan yönetici s - n f n Do u kökenli oldu una inan yordu. Nitekim, dinsel inan fllar ve kehanette bulunma tarzlar da (disciplina Etrusca) onlar n Do uyla veya Küçük Asya ile olan iliflkisini gösterir. Kufllar n uçufluna ya da kurban edilen hayvanlar n ba rsaklar na bakarak kehanette bulunmalar, Anadolu da ve Mezopotamya da bilinen uygulamalard r. Etrüskler M.Ö. 7. yüzy l bafllar ndan itibaren 26 harften oluflan bir alfabe
85 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 79 kullan yorlard. Etrüskler, kendi egemenlik bölgeleri olan Etruria da kent-devleti kurmay planlad klar nda, bir ya da birkaç de il, 12 adet kent-devleti kuruyorlard. Ancak, gelenek böyle dese de, yap lan arkeolojik kaz ve yüzey araflt rmalar ile antik co rafya çal flmalar bu 12 kent-devleti sisteminin her zaman böyle gerçekleflmedi ini göstermifltir. M.Ö. 7. yüzy l sonlar na do ru, Roma n n da aralar nda oldu u birçok Latin yerleflimi, Etrüsk kent-devletlerine tâbi oldu. Bir Etrüsk kral sülalesi olan Tarquiniuslar Roma da denetimi ele geçirdi ve Roma n n köyden kente dönüflümü h zland. Etrüsk kökenli ilk kral Tarquinius Priscus (M.Ö. yak ) idi. Daha sonra s - ras yla Servius Tullius (M.Ö. yak ) ve Tarquinius Superbus (M.Ö. yak ) Roma taht na geçti. Etrüskler bir yüzy ldan biraz fazla bir süre Roma da egemen oldular. Romal tarihçi Livius (M.Ö. yak. 59-M.S. yak. 17), Tarquinius Superbus un o lu Sextus un Lucretia y kaç rmas sonras nda, Lucius Iunius Brutus önderli inde bir grup Roma aristokrat n n isyan etti ini anlat r. Neticede Tarquinius ailesi Roma dan kovuldu (M.Ö. 510) ve yeni bir anayasa oluflturuldu. Senatus, yap lacak ifller için, bir y ll - na seçilen iki consul e (konsül) yetki verdi ve böylece Roma da Cumhuriyet idaresi bafllam fl oldu (M.Ö. 509 / 508). Roma n n son kral n n etnik kökeni ve ad nedir? ROMA NIN KURULUfi EFSANES Geleneksel inanca göre, Roma M.Ö. 753 te kurulmufltu. Ancak bu tarih tamam yla mitolojik bir tarihtir. M.Ö. 1. yüzy lda yaflam fl Romal yazarlardan Varro, y ll k seçilen consul (konsül) listelerini temel alarak Roma n n kurulufl tarihini M.Ö. 753 olarak önerdi ve o zamandan itibaren bu tarih Roma n n geleneksel kurulufl tarihi olarak kabul edildi. Fakat, gerçekte bu tarih tart flmaya aç k olup gerçe i yans tmamaktad r. 1 SIRA S ZDE Resim 5.2 Difli kurt ve ikizler Kaynak: Ramage- Ramage (2008), res. 1. ç içe geçmifl efsanelere göre, Troia n n yak l p y k lmas s ras nda Troial prens Aineias (Lat. Aeneas), o lu Askanios ve babas Ankhises i yan na alarak Troia dan kaçm fl ve Orta talya daki Latium a gidip yerleflmifltir. Bu arada Aineias n o lu Askanios, burada, yani Latium da, Alba Longa kentini kurmufltur. Efsaneye göre uzun
86 80 Hellen ve Roma Tarihi y llar Askanios un soyundan gelenler Alba Longa da hüküm sürmüfllerdi. Günlerden bir gün, burada hüküm süren krallardan Numitor, kardefli Amulius taraf ndan tahttan indirildi. Amulius tahta geçer geçmez, ileride sorun yaratmamas için, Numitor un çocuklar n öldürttü, k z Rhea Silvia y da Vesta Tap na na rahibe yapt. Böylece Rhea, evlenemeyecek ve çocuk sahibi olamayacakt ; bir anlamda müstakbel vârislerin önü kesilmifl oluyordu. Bir Vesta rahibesinin hamile kalmas n n cezas ölümdü. Ancak, nas l olduysa oldu, Rhea Silvia n n, Savafl Tanr s Mars tan ikiz o ullar oldu; adlar n Romulus ve Remus koydular. Amulius hemen harekete geçerek Rhea Silvia y Tiber Nehri ne att ve ikizleri de bir sepet içine koyarak Tiber Nehri nin sular na b rakt. Ancak bir süre sonra sepet bir incir a ac n n dallar - na tak l p k y ya sürüklendi. kizler, onlar bulan difli bir kurt taraf ndan emzirildiler, daha sonra da bir çoban taraf ndan büyütüldüler. Her ikisi delikanl l k ça na gelince Amulius u öldürüp, dedeleri Numitor u tekrar Alba Longa taht na ç kartt - lar. Bu arada sepet içinde k y ya sürüklendikleri yerde yeni bir kent kurmaya karar verdiler. Kehanet uyar nca kenti Palatinus Tepesi nde kuracaklard. Romulus bir çift beyaz s r n (biri öküz, di eri bo a) kofluldu u sabanla kentin s n r n çizmeye koyulmufltu ki kardefli Remus saban n izinin üzerinden atlay nca bir anl k öfkeye kap lan Romulus, onu öldürdü. Romulus yeni kurulan kenti nüfusland rmak için haydutlar, kaçaklar ve suçlu erkekleri toplayarak kente getirdi; daha sonra da, komflu Sabinleri bir ziyafete kat lmaya ikna etti ve bu ziyafet s ras nda Romal lar Sabinlerin kad nlar n zorla kaç rarak kendilerine efl yapt lar; böylece yeni kurulan kentte bir toplum yarat ld. Gelene e göre Roma, bir ara hem Roma hem de Sabin krallar taraf ndan yönetilmiflti. Roma n n kurulufl efsanesi, Romal ozan Vergilius un -Roma n n ulusal destan say lan- Aeneis destan nda anlat l r. SIRA S ZDE 2 Roma n n kurulufl efsanesindeki ikizlerin adlar nedir? KRALLIK DÖNEM NDE ROMA NIN SOSYAL DÜZEN VE DEVLET DARES Roma Devleti nin bafl nda Rex olarak adland r lan bir kral vard. Senatus un (Senato) teklifi ile Curia Meclisi taraf ndan seçilirdi. Emretme yetkisine (imperium) sahip olan kral, hem baflkomutan, hem bafl rahip, hem de bafl hâkim olarak askeri, dini ve hukuki gücü elinde tutard. Kral n dan flma organ olarak görev yapan Senatus ise 300 üyeden olufluyordu. Üyeler, kral taraf ndan pater familias lar aras ndan seçilirdi. Senatus gerçek gücüne ve anlam na Cumhuriyet Dönemi nde kavuflacakt r. Senatus un (Senato) d fl nda curia lar n oluflturdu u Comitia Curiata denen bir meclis vard. Kral n seçimi, kanunlar n yap lmas ve savafl karar almak bu meclisin görevleri aras ndayd. Bu curia meclisi (Comitia Curiata) daha ziyade patricii (tek. patricius) denen hukuktan tam olarak yararlanan yurttafllar n oluflturdu u bir meclisti. Curia sistemi ayn zamanda Roma ordusunu oluflturmaktayd. Her bir tribus 1000 piyade ve 100 süvari sa lamakla yükümlüydü; curia baz nda düflünüldü ünde ise, her bir curia 100 piyade ve 10 süvari sa l yordu. Krall k döneminin sonuna do ru Comitia Curiata n n yerini yine benzer bir organizasyon olan Comitia Centuriata (Yüzler Meclisi) ald. Bu kez bu meclise sadece tam hukuklu patricii (veya patricius lar) yurttafllar de il, onlara göre daha az haklara sahip s n rl hukuklu yurttafllar da (plebler) girebiliyordu; böylece tüm Roma yurttafllar, ister zengin ister fakir olsun tek meclis çat s alt nda toplanm fl oluyordu.
87 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 81 CUMHUR YET DARES N N KURULMASI, YÖNET M fiekl VE KURUMLAR Son kral Tarquinius Superbus un Roma dan kovulmas ndan sonra, y ll k seçilen ve praetor unvan tafl yan iki yüksek devlet memurunun (magistratus veya magistrat) yönetti i Cumhuriyet (Res publica) idaresi kuruldu (M.Ö. 509 / 8); güç ve yetki tek bir kifliden (kraldan), iki kifliye (praetor denen iki magistrata) geçti. Yaklafl k 150 y l sonra, bu magistratlar praetor de il consul olarak adland r lmaya baflland. Praetor lar ise adli ve hukuki ifllerden sorumlu yüksek devlet memurlar olarak görevlerini sürdürdüler. Cumhuriyet idaresinin bafl ndaki iki consul de eflit flekilde emretme ve hükmetme yetkisine (imperium) sahipti. Fakat her ikisince paylafl lan bu güç, s n rs z ve karfl konulmaz de ildi. Her bir consul, di erinin ald karara itiraz (veto) edebilirdi. Ayr ca, idari ve siyasal kararlarda consul ler Senatus a dan - fl rlar ve oradan ç kan karara (Senatus consultum) göre hareket ederlerdi. Görev süresince dokunulmazl klar olan consul ler Roma Halk Meclisi nce (Comitia Centuriata) y ll k olarak seçiliyorlard ; yapt klar kötü icraatlar n hesab n ancak görev süreleri bitince verecek olmalar, onlar kötü yönetimden uzak tutan bir unsurdu. Krall k dönemindeki iki meclis Cumhuriyet Dönemi nde de sürdürülüyordu. Bunlar Comitia Curiata ve Comitia Centuriata idi. Curiata Meclisi daha ziyade patricii denen tam hukuklu yurttafllar n oluflturdu u bir meclisti. Comitia Centuriata ya ise sadece tam hukuklu (patricii) yurttafllar de il fakat s n rl hukuklu (plebler) yurttafllar da girebiliyordu; böylece tüm Roma yurttafllar, tek bir meclis çat s alt nda toplanm fl oluyordu. Kanunlar n yap lmas ve savafl karar almak Comitia Centuriata n n görevleri aras ndayd. Bu iki meclisin yan s ra Comitia Tributa ve Concilium Plebis de Cumhuriyet döneminin önemli meclislerindendi. Sonuçta, meclislerden ç kan tüm kararlar n Senatus da onaylanmas gerekmekteydi; çünkü Senatus, Cumhuriyet idaresinin merkezi durumundayd. Senatus un üye say s bafllang çta 300 iken daha sonra 600 e ç kart lm flt r. Consul ler ve daha önceden consul lük yapanlar do rudan Senatus üyesi olurdu. Senatus a da baflkanl k eden consul ler, Roma Devletinin askeri, hukuki ve mali âmirleriydi. Consul lerin, devlet hazinesinden (aerarium) sorumlu olan ve quaestor ad n tafl yan iki (say lar zamanla artm flt r) yard mc s vard. Dinsel ifller ve yetki, Pontifex Maximus denen bafl rahibin sorumlulu undayd. Ayr ca, Rex Sacrorum (kutsal ifllere bakan kral) ad n tafl yan bir görevli daha vard ki onun da vazifesi dinsel törenlerin organizasyonunda bafl rahibe yard mc olmak ve kurban ifllerini düzenlemekti. Bazen, savafl ya da iç savafl gibi ola anüstü durumlarda, consul ler, Senatus un karar yla, yetkilerini bir dictator a devrederlerdi; dictator, mutlak otoriteyle ve yaln zca alt ay süreyle devletin idaresini ele al rd. Roma Cumhuriyet Dönemi nde dictator luk yapan en ünlü iki kifli Sulla ve Caesar idi. Roma Cumhuriyeti nde fiövalye S n f olarak da tan mlayabilece imiz Atl S n f da (Equites) önemliydi. Özellikle M.Ö. 2. yüzy lda daha önemli bir duruma gelen Atl S n f na belirli bir servete sahip 18 yafl n doldurmufl her özgür yurttafl n girme hakk vard. lk Grev: M.Ö. 494 te, plebler, yurttafll k haklar nda iyilefltirme elde edebilmek için Roma y terk edip kentin d fl ndaki Kutsal Da a (Mons Sacer) ç kt lar. Patricii s n f ndan olanlar ise duruma müdahale edip bir tür grev niteli indeki bu hareketi anlaflmayla sonland rd lar. D KKAT
88 82 Hellen ve Roma Tarihi SIRA S ZDE 3 Roma da Krall k Döneminde baflta kral vard r. Cumhuriyet döneminde devletin bafl nda kim vard r? ON K LEVHA KANUNLARI Devam eden patricii-pleb mücadelesinde önemli bir ad m M.Ö. 5. yüzy l ortas nda at ld. Kanunlar n yaz l hale getirilmesine iliflkin, Pleblerin talebi üzerine, consul lerin atanmas geçici olarak ask ya al nd ve öncelikle kanunlar n yaz lmas için M.Ö. 451 de decemvir ler görevlendirildi. Baflkanl n Appius Claudius un yapt ve on patricii den oluflan bu komisyon kanunlar slah edecek, standart bir hale getirecek ve yaz l olarak kay t alt na alacakt. Böylece, kimilerine göre tunç, kimilerine göre ise fildifli veya ahflap levhalar üzerine kaz narak yaz lan kanunlar Forum da as larak herkesin haberdar olmas sa land. Bu levhalar günümüze kalmam flt r ancak baz kanun maddeleri veya cezai hükümler antik yazarlar arac l yla günümüze ulaflabilmifltir. Roma yurttafllar n n görev ve sorumluluklar, yurttafllar aras ndaki hukuki iliflkiler gibi temel unsurlar içeren levhalarda pek çok konuya aç kl k getirilmiflti. Ancak, On ki Levha Kanunlar patricii-pleb mücadelesini sonland rmam fl, plebler decemvir lerden rahats zl klar n her f rsatta dile getirmifller hatta M.Ö. 449 da decemvir leri protesto için Plebler ikinci kez Kutsal Da a ç km fllard r. Neticede decemvir lerin görevine son verilmifltir. ROMA NIN TALYA DA VE AKDEN Z DE YAYILMASI Samnit Savafllar Roma M.Ö. 343 te Orta talya n n güneyindeki Samnitlerle üç kez karfl karfl ya geldi. Birinci Samnit Savafl M.Ö aras nda oldu; ancak iki taraf da kesin galibiyet alamad ve bar fl antlaflmas yap ld. M.Ö aras ndaki kinci Samnit Savafl Romal lar n lehine bir bar fl antlaflmas yla sonuçland. Üçüncü Samnit Savafl nda (M.Ö ) Roma, Samnitler ve müttefiklerine karfl zafer kazanarak Latium un yan s ra Orta talya n n güneyinde de güçlü bir konuma geldi. Daha sonra Roma, Güney talya daki Taras (Tarentum) kentiyle karfl karfl ya geldi. Savafl n bafllama nedeni Lucanlar n tehdidine maruz kalan Hellen koloni kenti Thurii / Sybaris in Roma dan yard m istemesi ve Roma n n da bu kente bir garnizon yerlefltirmesiydi. Tarentum, Roma n n kendi nüfuz sahas na müdahale etmesinden dolay Roma ya savafl ilân etti ancak Roma ile savaflacak kadar güçlü olmad ndan Yunanistan n kuzey bat s ndan Epeiros Kral Pyrrhos u yard ma ça rd. Ancak M.Ö. 275 te Beneventum mevkiinde yap lan savaflta Roma Pyrrhos u yenilgiye u ratt ve Pyrrhos, ülkesine döndü. Tarentum, M.Ö. 272 de Romal lar n eline geçti. Böylece Roma, Güney talya ya da egemen oldu. Kartaca Savafllar Bugün Tunus s n rlar içinde kalan Kartaca, eski bir Fenike kolonisi olup M.Ö. 6. yüzy l sonlar ndan beri Roma ile iyi iliflkiler içinde olan oligarflik yap da bir kentdevletiydi. Romal lar, Kartacal lar Punlar olarak adland r yorlard (Türkçe literatürde bazen Pön olarak da geçmektedir). Kartacal lar n zamanla büyüyüp güçlenerek, özellikle ticaret alan nda Akdeniz de etkisini hissettirmeye bafllamas Roma n n da dikkatinden kaçm yordu. Romal lar n Güney talya da ve Sicilya da egemenlik kurma giriflimleri, buralarda kolonileri bulunan Kartacal lar rahats z etmifl, her iki devletin siyasal ve ekonomik ç karlar da zedelendi i için karfl karfl ya gelmeleri kaç -
89 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri n lmaz olmufltu. Böylece 23 y l sürecek olan Birinci Kartaca Savafl (M.Ö ) bafllad. Baz çarp flmalardan sonra, Romal lar, Kartacal lar yenilgiye u ratarak onlar anlaflmaya zorlad lar (M.Ö. 241). Sicilya, Roma n n talya d fl nda elde etti i ilk toprak parças yd ve buras bir praetor (vali) idaresinde eyalet (Provincia Sicilia) yap ld (M.Ö. 241). Birinci Kartaca Savafl n n son bulmas ndan yaklafl k 20 y l sonra kinci Kartaca Savafl (M.Ö ) bafllad. Kartaca l ünlü komutan Hannibal, büyük bir ordu ve savafl filleriyle spanya dan yola ç kt ve Alpleri aflarak Kuzey talya ya girdi (M.Ö. 218). Hannibal, Trasimenus ve Cannae da (M.Ö. 216) yap lan çarp flmalarda Romal lar hezimete u ratt. Ancak Romal larla Kartacal lar aras nda Kartaca yak - n ndaki Zama mevkiinde yap lan savafl Romal lar kazand (M.Ö.202); Hannibal kaçt. spanya da iki ayr praetor idaresinde iki ayr eyalet oluflturuldu (M.Ö. 197). Romal lar, Zama savafl ndan yaklafl k yar m yüzy l sonra, üçüncü kez Kartacal larla karfl karfl ya geldiler. Kartaca, komflusu Numidia ile Roma n n izni olmadan savafla girince Roma, Kartaca ya savafl ilân etti. Böylece Üçüncü Kartaca Savafl bafllad (M.Ö ). Roma, Kartaca y iki y l kuflatma alt nda tuttu ve sonunda kenti ele geçirdi; tamamen tahrip etti, burada Afrika Eyaleti ni (Provincia Africa) kurdu. 83 Afrika Eyaleti: Roma Dönemi Afrika Eyaleti, tüm Afrika y de il, sadece günümüz Tunus topraklar n kaps yordu. Makedon Savafllar Roma, egemenlik alan n Makedonya n n kuzeyindeki Illyria bölgesine kadar geniflletmifl, hatta Apollonia ve Dyrrhakhion kentlerini iflgal etmiflti. Roma n n kendi nüfuz alanlar na müdahalesi Makedonlar n can n s km flt. Böylece Makedonlar ile Romal lar aras nda, ufak çarp flmalar ve manevralarla geçen Birinci Makedon Savafl (M.Ö ) bafllam fl oldu. Makedonlarla Romal lar aras ndaki Birinci Makedonya Savafl n n sonlar na do ru Makedon Kral V. Philippos Romal lar n müttefiki olan Aitolia Birli i ne karfl bir zafer kazand (M.Ö. 206). Bir süre sonra Romal larla anlaflma sa land. Ancak daha sonra, Hellenistik krall klardan Ptolemaioslar n M s r d fl ndaki topraklar na göz diken Makedon Kral V. Philippos, Ptolemaioslar n Trakya k y lar ndaki topraklar n ele geçirmifl (M.Ö. 202), Ege Adalar ve Anadolu daki Ptolemaios topraklar n da almak isteyince de Pergamon Krall ve Rhodos ile aras aç lm flt. Bunun üzerine Pergamon ve Rhodos, Roma dan yard m isteyince Roma da Makedon Krall na savafl ilân etti (M.Ö. 200). Böylece kinci Makedon Savafl bafllam fl oldu (M.Ö ). Çok geçmeden P. Sulpicius Galba, sonra da T. Quinctius Flaminius komutas ndaki Roma ordusu Illyria dan bafllayarak güneye, Yunanistan n içlerine do ru ilerlemifl ve Tesalya daki Kynoskephalai mevkiinde yap lan savaflta Romal lar Makedonlar yenilgiye u ratm fllard r (M.Ö. 197). Yap lan anlaflma gere- i, Makedonlar s n rl say da asker d fl nda ordu bulundurmayacakt ; Yunanistan (Hellas) ve Küçük Asya daki Eski Yunan kentlerinin özgürlüklerini tan yacakt ; Makedonya d fl nda iflgal etti i yerleri geri verecekti; Yunanistan üzerinde egemenlik iddias ndan vazgeçecek, Roma ya savafl tazminat ödeyecekti. Pergamon Krall n n, müttefiki Roma ya karfl düflmanca bir tav r sergileyen Makedon Kral Perseus u Roma ya flikayet etmesi üzerine, Roma Makedon Krall - na savafl ilân etti. Böylece Üçüncü Makedon Savafl bafllad (M.Ö ). Bafllang çta, Makedonlar Romal lar karfl s nda baz baflar lar elde etmifl olsalar da Tesalya daki Pydna mevkiinde yap lan savaflta Romal lar Makedonlar büyük bir yenilgiye u ratt lar (M.Ö. 168). Romal lar yaklafl k 20 y l sonra, M.Ö. 146 da, Makedonya y Roma eyaleti statüsüne (Provincia Macedonia) dönüfltürdüler.
90 84 Hellen ve Roma Tarihi Seleukos Kral III. Antiokhos ile Savafl Romal lar, merkezi bölgeleri Suriye olan Seleukos Krall n n giderek büyümesinden ve Anadolu da güçlenmesinden endifle duyuyordu. Roma n n kendisini uyarmas na ald r fl etmeyen Antiokhos u Aitoller Yunanistan a davet edince Antiokhos, Tesalya daki Demetrias mevkiinde Yunanistan a ayakbast (M.Ö. 192). Bunun üzerine Roma, Antiokhos a savafl ilân etti. Consul M. Acilius Glabrio komutas ndaki Roma ordusu Yunanistan a girerek Tesalya da Thermopylai mevkiinde Antiokhos un ordusunu yenilgiye u ratt (M.Ö. 191). Antiokhos, Anadolu ya geçerek Ephesos a (Efes) geldi. Çok geçmeden Romal lar da Hellespontos tan (Çanakkale Bo- az ) Anadolu ya geçti. Roma ordusu ile Seleukos Kral III. Antiokhos un ordusu Sipylos Da yak n ndaki Magnesia da (Manisa) karfl laflt. Antiokhos, Roma karfl - s nda büyük bir yenilgi ald (M.Ö. 190). Phrygia daki Apameia (Dinar) kentinde bir antlaflma imzaland (M.Ö. 188). Buna göre, Antiokhos, Anadolu nun güneyindeki Toroslar n gerisine çekilecekti; fillerinin tamam n ve savafl gemilerinin büyük bir k sm n Roma ya b rakacakt ; donanmas Kilikia daki Sarpedon Burnu nun bat s na geçemeyecekti; bir süre önce kendisine s nm fl olan Kartacal komutan Hannibal i Roma ya teslim edecek ve savafl tazminat ödeyecekti. Seleukoslar n terketti i topraklar Pergamon ve Rhodos aras nda paylaflt r ld. Ancak Hannibal, Bithynia Kral I. Prusias n yan na kaçt ve ard ndan intihar etti. GRACCHUS KARDEfiLER N REFORMLARI Cumhuriyet Dönemi nde ifllerin iyi gitmedi inin sinyali, daha M.Ö. 2. yüzy l sonlar nda ortaya ç km flt. Köylüler giderek yoksullaflm fl ve borçlanm flt. Roma toplumunun adeta bel kemi ini oluflturan köylü s n f n kötüleflmesi, toplumun di er kesimlerini de etkiliyor ve bu duruma bir çare aran yordu. Çare, her zaman oldu u gibi, yine aristokratlardan geldi. Köylünün durumunu düzeltmek iddias yla ortaya ç kan ve soylu bir Roma ailesi mensubu olan Tiberius Sempronius Gracchus M.Ö. 133 te Halk Tribunus u (pleb tribunus u) seçildi. Tiberius, Roma n n talya da fethetmifl oldu u topraklar n kullan m na iliflkin bir kanun tasar s haz rlad. Genifl arazilerden oluflan bu topraklar (latifundia) ihtiyac olan köylülere veya çiftçilikle u raflanlara da t lmal yd. Teklif, daha muhafazakâr bir yap ya sahip Senatus un müdahalesiyle di er Halk Tribunus u M. Octavius taraf ndan veto edildi. Bunun üzerine Tiberius, di er Halk Tribunus u Octavius un halk n menfaatini gözetmedi- i için görevden al nmas n öngören yeni bir teklif getirdi. Böylece Octavius görevden al nd, yeni Halk Tribunus u tasar ya olumlu bak nca oylamaya geçildi ve tasar meclisten geçti. Tasar n n yasallaflmas köylü s n f nda geçici bir rahatlama sa lad. Ancak bir süre sonra Tiberius, muhaliflerce öldürüldü. Kardeflinin öldürülmesinden dokuz y l sonra Gaius Sempronius Gracchus M.Ö. 123 y l nda Halk Tribunus u seçildi. Halk tribunus lar n n görev süresi bir y l olmas na ra men bir kanun de iflikli iyle ertesi y l da (M.Ö. 122) tribunus seçildi. Gaius un bir amac kardeflinin ortaya koydu u reformlar n sürdürülmesi ve yeni reformlar yapmas ise, di er amac da Senatus a karfl mücadele ederek kardeflinin intikam n almakt. Gaius baz reformlar ç karmada baflar l olduysa da Senatus ve Atl (Equites, fiövalye) s n f n n yan s ra muhaliflerinin karfl koymas yla M.Ö. 121 y l tribunus lu una seçilmemifltir. Senatus un M.Ö. 121 y l consul ü L. Opinius a verdi i yetki karfl s nda, Aventinus Tepesine s nm fl olan Gaius ve taraftarlar öldürülmüfltür.
91 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 85 MÜTTEF KLER SAVAfiI Italya da (Italia) ve Roma n n müttefiki olan kentlerde yaflayanlara Roma yurttafll k hakk verilmemesi uzun zamand r Roma içinde bir s k nt yarat yordu. Bu soruna çözüm için giriflimde bulunan ve yeni bir reform paketi haz rlam fl olan M. Livius Drusus un öldürülmesi (M.Ö. 91) müttefikler aras nda bir ayaklanman n bafllamas için barda tafl ran son damla oldu. talya n n güneyindeki Roma n n müttefiki kentler bir konfederasyon oluflturdular ve Roma dan istedikleri yurttafll k hakk n alma konusunda silaha sar ld lar. M.Ö y llar aras nda cereyan eden ve tarihe Müttefikler Savafl veya Sosyal Savafl olarak geçen bu savaflta (Bellum Italicum) müttefikler Roma ya yenildiler ancak yine de istediklerini ald - lar. Roma, savafl n sona ermesinden sonraki birkaç y l içerisinde birço una yurttafll k hakk verdi. Müttefikler Savafl nda müttefik kentlerin Roma dan talebi neydi? MITHRADATES SAVAfiLARI M.Ö. 1. yüzy lda Roma ile Pontos Kral VI. Mithradates Eupator (M.Ö ) aras nda üç büyük savafl oldu. Bu savafllar hakk nda en iyi bilgiyi M.S. 2. yüzy lda yaflam fl olan tarihçi Appianos un Romaika (Roma Tarihi) adl eserinde buluyoruz. Mithradates, Hannibal den sonra Roma n n en büyük düflman idi. Pontos Kral VI. Mithradates Eupator çoktan beri Anadolu da büyük bir devlet kurma plan yap yor fakat Roma bir türlü bu krala müdahale etmiyordu. Ta ki Birinci Mithradates Savafl n n da (M.Ö ) bafllamas na neden olan (casus belli) Mithradates in M.Ö. 88 de Roma n n Bat Anadolu daki Asia Eyaleti ni istila edip Romal ve talya kökenli insan öldürmesine de in. Bu katliamda Romal komutan M. Aquillius a z na eritilmifl alt n dökülerek katledildi. O y l, Roma da L. Cornelius Sulla consul idi. Senatus, Mithradates e karfl yürütülecek savafl n komutanl n Sulla ya verdi. Ancak daha sonra Senato, komutanl n Sulla dan al narak Marius a verilmesine onay verdi. Bunu haber alan Sulla derhal Roma üzerine yürüdü ve karar kendi lehine çevirdi. Sulla, M.Ö. 86 da, Yunanistan da önce Khaironeia da, ard ndan Orkhomenos ta Pontos ordusunu yendi. Sonraki birkaç y l içinde durumun aleyhine gitti ini gören VI. Mithradates, Çanakkale civar ndaki Dardanos ta Roma ile bir anlaflma yapt (M.Ö. 85). Buna göre, Mithradates Pontos d fl nda iflgal etti i yerlerden çekilecek; donanmas n n bir k sm n Roma ya teslim edecek ve savafl tazminat ödeyecekti. Ancak, Mithradates Anadolu ya egemen olma arzusundan hiçbir zaman vazgeçmemifl, bu yüzden de Roma ile yapt anlaflmaya uymayarak Kappadokia daki askerlerini çekmemiflti. M.Ö y llar aras nda süren ve kinci Mithradates Savafl olarak an lan savaflta Romal lar n bafl nda L. Licinius Murena vard. Sulla, Küçük Asya da kontrolu sa lamak için Murena y orada b rakm flt. Murena, Mithradates in silahland n duyunca hemen harekete geçti. Önce Kappadokia ya gelip Mithradates in kontrolünde bulunan Komana kentine sald rd. Mithradates, Sulla ya bir elçi göndererek Murena y flikayet etti. Bu arada Murena, Halys (K z l rmak) Nehri ni geçti ve Mithradates in egemenli indeki köyleri de ele geçirdi. Mithradates ise onun bu ilerleyifline ses ç karmad ; elçilerinin Sulla dan dönmelerini bekledi. Murena, ele geçirdi i ganimetle tekrar Küçük Asya n n bat s na çekildi. Burada, Sulla n n gönderdi i bir elçi ona Mithradates in antlaflmaya sad k kald n bu nedenle de onu taciz etmemesi gerekti ini iletti. Fakat Murena bu sözlere kulak asmad 4 SIRA S ZDE
92 86 Hellen ve Roma Tarihi ve tekrar Pontos üzerine yürüdü. Ancak, Romal lar Mithradates in ordusu karfl s nda tutunamad lar ve da ld lar; Murena Phrygia ya kaçt (M.Ö. 81). Roma n n Mithradates ile savafl böylece bir süre durmufl oldu. Yaklafl k alt y l sonra Üçüncü Mithradates Savafl (M.Ö ) bafllad. Bithynia Kral IV. Nikomedes M.Ö. 74 te öldü ünde, vasiyeti gere i, ülkesi Roma topraklar na ilhak edildi; Bithynia, Roma eyaleti oldu. Mithradates de hemen harekete geçerek Bithynia y iflgal etti. Roma biri denizde, di eri karada olmak üzere iki ordu haz rlad ; donanman n komutanl n M. Aurelius Cotta, ordunun komutanl n da L. Licinius Lucullus üstlendi. Mithradates, Roma donanmas n Kalkhedon da (bugünkü Kad köy) yenilgiye u ratt ktan sonra Kyzikos u (bugünkü Erdek) ele geçirdi. Bunun üzerine ordunun komutas n yürüten Lucullus da Kyzikos u kuflatt ve Mithradates kenti terk etti. Ancak, Lucullus un donanmas Mithradates in donanmas n Lemnos Adas (Limni) aç klar nda yenilgiye u rat nca Mithradates Pontos a kaçt (M.Ö. 72). Lucullus, kral takip etti; baz Pontos kentlerini ele geçirerek Pontos u Roma kontrolüne almay baflard. Mithradates ise Armenia ya kaçt. Lucullus un Mezopotamya ya gitmesini f rsat bilen Mithradates ise tekrar Pontos a döndü. Ancak, Roma komutan Cn. Pompeius (Magnus), Mithradates i yenilgiye u ratarak (M.Ö. 66) onun Pontos u terk etmesini sa lad. Mithradates ise K r m a kaçt. Pompeius, Pontos devletinin bat s n bir eyalet haline getirerek Bithynia Eyaleti ile birlefltirdi ve yeni eyaletin ad Pontos-Bithynia Eyaleti oldu (M.Ö. 64). O s rada K - r m da bulunan Mithradates ise intihar etti (M.Ö. 63). SIRA S ZDE 5 Mithradates Savafllar n n bafllamas na hangi olay neden oldu? ROMA Ç SAVAfiI: ROMALILAR ROMALILARA KARfiI Dictator Sulla ve Reformlar Lucius Cornelius Sulla aristokrat bir aileden geliyordu. M.Ö. 88 de consul oldu u s rada Pontos kral VI. Mithradates e karfl baflar l bir mücadele yürütmüfltü. M.Ö. 82/81 de dictator seçilen Sulla, kendisine kendisine karfl olanlara ac mas zca fliddet uygulad. Sulla daha sonra anayasay aristokratlar n lehine yeniden düzenledi. Senatus a eski gücünü kazand rd ve devletin en yetkili organ yapt ; herhangi bir mecliste al nan karar veto etme yetkisini geri verdi. Halk tribunus lar n n gücünü k rd ; daha önce halk tribunus u olarak görev yapanlar bundan böyle yüksek devlet memurluklar na seçilemeyeceklerdi. Böylece halk tribunus lu u cazip bir görev olmaktan ç kar ld. Atl s n f n n mahkemelerdeki jüri üyeliklerini kald rsa da o s - n ftan sempatizan olan 300 yeni üye daha alarak Senatus un üye say s n 300 den 600 e ç kard. Ayn zamanda, quaestor olanlar n Senatus üyeli ine seçilmelerine ayr cal k getirdi; quaestor lar n say s n 10 a ç kard. Ayn devlet memuriyetine ancak on y l geçtikten sonra seçilebilinecekti. Sulla, censor lu u da kald rd. Bir y la aflk n dictatorluk tan sonra planlad ifllerin yoluna girdi ini gören Sulla, kendi iste iyle dictator lu u b rakarak Puteoli deki evine çekildi (M.Ö. 80 veya 79) ve çok geçmeden de orada öldü (M.Ö. 78). Pompeius Pompeius, askerleri taraf ndan Magnus ( Büyük ) unvan yla onurland r lan nadir komutanlardan biriydi. Atl s n f ndan gelen Pompeius, kariyerindeki ilk baflar lar Sulla ya borçluydu. Pompeius, spanya da da muhaliflerine karfl baflar l oldu; ora-
93 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 87 da da bar fl ve düzeni sa lad. Crassus ile birlikte M.Ö. 70 y l consul lü üne seçildi. Pompeius, Crassus ile birlikte Sulla anayasas n de ifltirmek için de çal flt. Korsanlar Ege ve Akdeniz de terör estiriyorlar ve onlara karfl herhangi bir güç kullan lam yordu. Roma, korsanlar sorununu mutlaka çözümlemek istiyordu. Bu nedenle, M.Ö. 67 de ç kar lan lex Gabinia ad n tafl yan bir kanun ile Pompeius a üç y l için denizlerde ve denizden 80 km. kadar içerilere kadar Ege ve Akdeniz k - y lar nda kay ts z flarts z hükmetme yetkisi (imperium proconsulare maius) verildi. Ayr ca büyük bir ordu ve donanma ile yüklü miktarda ödenek ayr ld. M.Ö. 67 y - l Mart ve May s aylar aras nda yürütülen seferlerle Akdeniz korsanlardan temizlendi. Daha sonra Pompeius gözlerini Pontos Kral VI. Mithradates ile olan savafla çevirdi ve Mithradates i yenilgiye u ratarak, Roma n n Mithradates ile uzun y llard r sürdürdü ü savafla son noktay da koydu (M.Ö. 66). Pompeius, Syria ve Filistin topraklar n da Roma topraklar na katt ve Syria, Roma eyaleti yap ld (M.Ö. 63). Birinci Triumvir lik ve Caesar Senatus karfl s nda güçlü olabilmek için C. Iulius Caesar, Pompeius ve Crassus birlikte hareket etmeyi ve bu sayede daha etkili olabileceklerini umuyorlard. Bu amaçla üç devlet adam Triumvir lik ad verilen üçlü komisyonu oluflturdular (M.Ö. 60). Triumvir lerin birbirlerine destek vermesiyle önemli kararlar al nd ve baz kanunlar ç kar ld. Gallia n n fethi de (M.Ö ) bu döneme rastlar. Ancak Crassus un Do u Anadolu da bulundu u s rada Parthlar taraf ndan Kharrhai da (Harran) öldürülmesi (M.Ö. 53) ile triumvir lik son buldu. M.Ö. 48 y l nda Caesar, Pompeius ile karfl karfl ya geldi. Tesalya da Pharsalos mevkiinde yap lan savafl Caesar kazand ; Pompeius M s r a kaçt. Ancak, karaya ç kar ç kmaz M s r da egemenlik süren XIII. Ptolemaios taraf ndan öldürüldü. Caesar, Pompeius un cesedini almak üzere M s r a geldi inde, Ptolemaios un sald r s na maruz kald ; ancak Pergamon prensi Mithradates in yard ma gelmesiyle kurtuldu. M s r dayken Kleopatra n n tahta geçmesini sa lad. Bu arada, Caesar ile Kleopatra aras ndaki iliflki neticesinde bir de çocuklar oldu. Resim 5.3 Caesar n mermer büstü Kaynak: Harris (2003), s.27.
94 88 Hellen ve Roma Tarihi K r m daki Bosporos Kral Pharnakes ise Bithynia-Pontos Eyaleti ni ele geçirme çabas içindeydi. Bunu haber alan Caesar, Do u Akdeniz k y lar n izleyerek M - s r dan Kilikia ya ve oradan da kuzeye yönelerek Zela mevkiine (Zile, Tokat) geldii ve Pharnakes i yenilgiye u ratt (M.Ö. 47). Caesar, çok h zl hareket ederek Pharnakes i yenmesini veni, vidi, vici (geldim, gördüm, yendim) sözleriyle ifade etmifltir. Caesar n, Pompeius taraftarlar n önce Kuzey Afrika da Thapsus mevkiinde (M.Ö. 46), sonra da spanya da Munda mevkiinde yenilgiye u ratt n görüyoruz (M.Ö. 45). M.Ö. 46 da on y l için dictator seçilen Caesar iki y l sonra (M.Ö. 44) bu kez yaflam boyu dictator seçildi. Caesar, devlet yönetimindeki görevlerde baz de- ifliklikler yapt. Onun zaman nda Senatus un üye say s 900 e ç kart lm fl; Roma da büyük bir imâr faaliyeti bafllam fl ve 365 gün esas na dayanan M s r takvimi kabul edilmifltir. Anadolu daki ilk Roma kolonilerinin kuruluflu da Iulius Caesar dönemine rastlamaktad r. Bu arada, Caesar n muhalifleri onu yok etmenin f rsat n bekliyorlard. Nitekim, Brutus ve Cassius un da aralar nda bulundu u bir grup taraf ndan suikast sonucu, 57 yafl ndayken, öldürüldü (M.Ö. 15 Mart 44). Caesar n öldürülmesiyle Roma 13 y l sürecek yeni bir iç savaflla karfl karfl ya kald. D KKAT Roma da Dictatorluk, ola anüstü hallerde üstlenilen ve alt ay süreli bir memuriyetti. Dictatorluk yapan en ünlü iki kifli, Sulla ve Caesar idi. kinci Triumvir lik Caesar n öldürülmesinin ard ndan 18 yafl ndaki ye eni C. Octavius (daha sonra Octavianus olarak bilinecektir) Roma ya geldi. Caesar, o lu olmad için ye eni Atia n n o lu Octavianus u evlat edinmifl ve kendine vâris b rakm flt. Bir süre sonra Octavianus, Antonius ve Lepidus befl y l için kinci Triumvir li i oluflturdular (M.Ö y llar aras ). Birinci Triumvir lik gizli bir anlaflmaya dayal olmas na ra men kinci Triumvir lik anlaflmas n n devletin bekas için yap lm fl oldu u ilân edildi. Bu üç devlet adam Caesar öldürenlere ve onun karfl s nda olanlara karfl bir savafl bafllatma karar ald lar. Do u Makedonia daki Philippi mevkiinde yap lan savaflta, Antonius ve Octavianus, Caesar katilleri olarak bilinen Cassius ile Brutus u yenilgiye u ratt lar (M.Ö. 42); önce Cassius sonra da Brutus intihar etti. Ancak, Philippi savafl ndan sonra Octavianus ile Antonius un aras aç ld. O s rada Perusia kentinde bulunan Antonius, Octavianus un kuvvetleri taraf ndan kuflat ld ve Antonius teslim oldu (M.Ö. 40). Octavianus her fleye ra men Antonius u affetmifl ve onu talya ya legatus (legat) olarak göndermifltir. Fakat o, M s r da bulunan kraliçe VII. Kleopatra n n yan na gitti. Daha sonra Octavianus ile Antonius tekrar karfl karfl ya gelmifller ancak Güney talya daki Brindisi kentinde yap lan anlaflmayla Octavianus un Bat n n; Antonius un da Do u nun hâkimi oldu u kararlaflt r lm flt r (M.Ö. 40). Böylece Roma devletinin idaresi ikiye bölünmüfl oldu. Bir süre sonra eski triumvir ler, Octavianus, Antonius ve Lepidus anlaflmayla triumvir liklerini yenilediler (M.Ö ). Octavianus un Zaferi Ancak, çok geçmeden triumvir lerin aras yeniden aç ld. Octavianus politik manevralarla Senatus u ve Roma halk n o s rada M s r da Ptolemaioslar n Kraliçesi Kleopatra n n yan nda bulunan Antonius a karfl k flk rtt ve Roma da hava tamamen Octavianus lehine döndü; Octavianus M.Ö. 31 y l consul ü de seçildi. Bundan böyle, Antonius, Roma n n düflman yd ve yok edilmeliydi. Senatus, Kleopatra ve Antonius a savafl ilân etti. Her iki taraf da savafl haz rl klar na bafllad. Anto-
95 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 89 nius, M s r donanmas n n deste ine de güveniyordu. Yunanistan n bat s nda, Adriyatik k y s ndaki Actium (Yun. Aktion) mevkiinde her iki taraf n donanmas n n taktik ve manevralarla meflgul oldu u bir s rada, Kleopatra ile M s r donanmas n n savafl alan n terk etti ini gören Antonius, savafla girerse kaybedece ini düflündü ve Aleksandreia ya ( skenderiye) kaçt (M.Ö. 31). Octavianus, Antonius ve Kleopatra y izleyerek M s r a geldi ve Aleksandreia y ( skenderiye) kuflatt. Kleopatra n n Octavianus ile anlaflma çabalar sonuç vermedi. Yap lan çat flmada Antonius öldürüldü (bir görüfle göre intihar etti), Kleopatra ise intihar etti (M.Ö. 30). Kleopatra n n Caesar dan olan o lu ile Antonius un o lu (Kaisarion) da öldürüldüler. M s r, Roma eyaleti yap ld (M.Ö. 30). Octavianus büyük bir törenle M.Ö. 29 da Roma ya döndü; art k Akdeniz dünyas n n gerçek ve tek lideriydi.
96 90 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Roma n n yer ald talya co rafyas n betimlemek talya (Lat. Italia) ad n n kökeni, olas l kla talik bir sözcük olan Vitulus tan gelmekte olup Vitalia ya (Danalar Ülkesi) dayanmakt r. talya, âdeta bir çizmeyi and ran biçimde Akdeniz e uzanan bir yar madad r; uzunlu u yaklafl k 1000 km yi; geniflli i de yaklafl k 240 km yi bulmaktad r. Yar madan n kuzeyini Alp Da lar s n rlamaktad r; Apeninler ise yar madada kuzey-güney do rultusunda uzanan da silsilesidir. Yar madan n en büyük ovas, kuzeyde Alp Da lar n n hemen güneyindeki Po Ovas d r; yak. 650 km uzunlu undaki Po Nehri (Lat. Padus) ve kollar taraf ndan sulanan ova, talya n n en verimli ovas d r. talya ya en yak n büyük adalar, bat da Korsika ile Sardinya; hemen güney ucunda ise Sicilya d r. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Roma n n ne zaman ve nas l kuruldu unu; hangi olaylar n ve halklar n Roma n n kuruluflunda rölü oldu unu aç klayabilmek Latinler, Demir Ça n n bafllad M.Ö. 1. biny l n bafllar nda (bir görüfle göre de M.Ö. 2. biny l n sonlar nda) Tiber Nehri nden güneydeki Campania ya kadar uzanan Latium bölgesine yerleflti. Tiber Nehri nin Roma ya yak n olan kesiminde yer alan tepeler iskân edilmeye baflland. Bir süre sonra, olas l kla M.Ö. 8. yüzy l bafllar nda, Etrüskler de Latium bölgesinin hemen kuzeyine (Etruria) gelip yerlefltiler. M.Ö. 7. yüzy l sonlar - na do ru, Roma n n da aralar nda oldu u birçok Latin yerleflimi, Etrüsk kent-devletlerine tâbi oldu. Bir Etrüsk kral sülalesi olan Tarquiniuslar Roma da denetimi ele geçirdi ve Roma n n köyden kente dönüflümü h zland. Geleneksel inanca göre, Remus ve Romulus adl ikiz bebekler bir sepet içine konularak Tiber Nehri nin sular na b rak lm fl ve k y ya sürüklendikleri yerde difli kurt taraf ndan emzirilerek büyütülmüfllerdi. kizler delikanl yafla gelince k y ya sürüklendikleri yerde yeni bir kent kurmaya karar vermifllerdi. Ancak ç kan bir tart flma sonucu Romulus, Remus u öldürmüfl ve yeni kurulan kenti nüfusland rmak için haydutlar, kaçaklar ve suçlu erkekleri toplayarak kente getirmiflti. Roma n n kurulufl efsanesi, Romal ozan Vergilius un Roma n n ulusal destan say lan Aeneis destan nda anlat l r. Romal lar, kökenlerini Troia ya ba l - yorlard. Roma n n Cumhuriyet Dönemi yönetimi, yönetim merkezleri ve yöneticilerini aç klayabilmek Son kral Tarquinius Superbus un Roma dan kovulmas ndan sonra, y ll k seçilen ve praetor unvan tafl yan iki yüksek devlet memurunun (magistratus veya magistrat) yönetti i Cumhuriyet (Res publica) idaresi kuruldu (M.Ö. 509 / 8); güç ve yetki tek bir kifliden (kraldan), praetor (daha sonra consul) denen iki magistrata geçti. Comitia Curiata ve Comitia Centuriata Cumhuriyet rejiminde de sürdürüldü. Meclislerden ç kan tüm kararlar n Senatus ta onaylanmas gerekmekteydi; çünkü Senatus, Cumhuriyet idaresinin merkezi durumundayd. Ayr ca, devlet hazinesinden (aerarium) sorumlu olan quaestorlar ile dini ifllerden sorumlu Pontifex Maximus da devletin önemli memurlar aras ndayd. Roma n n küçük bir kent-devletinden imparatorlu a dönüflüm sürecini tart flabilmek Roma, talya da ve Akdeniz de yay lmas n ve egemenli ini, M.Ö. 4. yüzy l n n ortalar ndan 2. yüzy l n ortalar na kadar süren dönemde, Samnitlerle, Taras kenti ve Epeiros Kral Pyrrhosla, Kartacal larla, Makedonlarla ve Seleukos Kral III. Antiokhos la (M.Ö. 190) yapt savafllar sonucunda elde etti. Kartaca Savafllar ile Sicilya (M.Ö. 241), spanya (M.Ö.197) ve Afrika (M.Ö. 146); Makedon Savafllar ile de Makedonya (M.Ö. 146) Roma eyaleti yap ld. Bergama Kral Attalos un krall n Roma ya vasiyetiyle Romal lar Bat Anadolu da Asya Eyaleti ni kurdu (M.Ö 129). M.Ö. 74 te Bithynia, M.Ö. 64 te Pontus-Bithynia, M.Ö. 63 te Syria, M.Ö. 30 da M s r, Roma eyaleti yap ld. Böylece Roma, daha Cumhuriyet döneminde Akdeniz deki imparatorlu unu ilân etmifl oluyordu.
97 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 91 Kendimizi S nayal m 1. Roma da Cumhuriyet idaresi ne zaman kuruldu? a. M.Ö. 909/908 b. M.Ö. 809/808 c. M.Ö. 709/708 d. M.Ö. 609/608 e. M.Ö. 509/ Roma n n ulusal destan Aeneis kimin eseridir? a. Ksenophon b. Cicero c. Horatius d. Vergilius e. Tacitus 3. Roma n n en ünlü dictator lar kimlerdir? a. Pompeius ve Tarquinius b. Cicero ve Octavianus c. Sulla ve Caesar d. Antonius ve Crassus e. Octavianus ve Pompeius 4. Roma tarihindeki Veni, vidi, vici (geldim, gördüm, yendim) sözlerinin söylendi i olay n nedeni afla dakilerden hangisidir? a. Caesar n Pharnakes i Zela da yenmesi b. Pompeius un Mithradates i yenmesi c. Hannibal in Romal lar taraf ndan yenilmesi d. Octavianus un Antonius ve Kleopatra y yenmesi e. Octavianus un Caesar katillerini öldürmesi 5. Roma siyasetinde kullan lan imperium teriminin anlam afla dakilerden hangisidir? a. Savunma b. Emretme c. Cezaland rma d. Yetkinin al nmas e. Sorumluluk 6. Roma n n Orta talya hâkimiyetini ele geçirdi i savafllar afla dakilerden hangisidir? a. Kartaca Savafllar b. Makedonia Savafllar c. Sicilya Savafl d. Samnit Savafllar e. Zela Savafl 7. Sonras nda Afrika n n Roma eyaleti yap ld savafl afla dakilerden hangisidir? a. Kartaca Savafllar b. Makedonia Savafllar c. Sicilya Savafl d. Samnit Savafllar e. Zela Savafl 8. M.Ö. 88 de Roma n n Bat Anadolu daki Asia Eyaleti ni istila edip Romal ve talya kökenli insan öldüren afla dakilerden hangisidir? a. III. Antiokhos b. Antigonas c. VI. Mithradates d. V. Philippos e. I. Ptolemaios 9. Pompeius un M.Ö. 67 de gerçeklefltirdi i en baflar - l ifl afla dakilerden hangisidir? a. Ordu reformu b. Akdeniz i korsanlardan temizlemesi c. Sicilya y Roma eyaleti yapmas d. Kartaca komutan Hannibal i yenmesi e. III. Antiokhos u Magnesia da yenmesi 10. Roma n n Antonius ve Kleopatra ya karfl üstünlük sa lay p, sonras nda M s r Roma eyaleti yapt savafl afla dakilerden hangisidir? a. Pharsalos b. Aleksandreia c. Philippi d. Zela e. Actium
98 92 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Roma Yollar ve Su Kemerleri Romal lar, mühendislik alan nda oldukça ilerlemifllerdi. Yollar, su kemerleri, tiyatrolar, hamamlar Roma mühendisli inin en baflar l örneklerini oluflturur. Özellikle tonoz ve kemeri s k kullanarak arazi flartlar n n elveriflli olmad veya inflaat n gerçeklefltirilmesinin zorunlu oldu u yerlerde bile inflaat sorunlar n pratik bir flekilde çözdüler. Romal lar imparatorlu un çeflitli kentlerine, bölgelerine ve eyaletlerine ulafl m sa lamak için daha önceden olmad kadar genifl bir yol a meydana getirmifllerdi. M.Ö. 4. yüzy l sonlar nda infla edilen yollardan biri de Roma y Brundisium (Brindisi) Liman na ba layan 575 km. uzunlu undaki Via Appia idi. Bir di er önemli Roma yolu için M.Ö. 2. yüzy lda infla edilmifl olan Via Egnatia y gösterebiliriz. Makedonya Eyaleti proconsul ü (valisi) G. Egnatius un idaresinde inflas na baflland için onun ad yla an lan bu yol, Adriyatik k y s ndaki Dyrrhakhion dan (bugün Durres) bafllay p, bat -do u do rultusunda, Byzantion a (bugün stanbul) kadar ulafl yordu. Yer yer farkl l klar olsa da ortalama 6 m. geniflli indeki yolun uzunlu u 1000 km. nin üstündedir. Romal lar infla ettikleri yollar üzerine belirli aral klarla sütun gibi yuvarlak formda mesafe tafllar da (mil tafl ) yerlefltirmiflti. Bunlar n üzerinde gidilecek yere olan uzakl k veya ne kadar mesafe kald na iliflkin k sa bir bilgi bulunurdu; imparator veya vali ad n n da yaz l bulundu u mesafe tafllar vard r. Mesafe veya mil tafllar flekil de ifltirerek (fakat ayn amaçla), üzerinde gidilecek alana uzakl belirten yer ad ve km. cinsinden rakamlar n yer ald metal levhalar fleklinde günümüz karayollar nda da halen kullan lmaktad r. Roma mparatorlu u döneminde ulaklar, yaklafl k 1000 km uzunlu unda bir yolu (diyelim ki stanbul-adana aras ) atla yaklafl k bir haftada katedebiliyorlard. Romal lar su kemerleri inflas nda da önemli ilerleme katetmifllerdi. M.Ö. 4. yüzy l sonlar na kadar suyu kuyudan, kaynaktan veya sarn çlarda biriktirilen ya mur suyundan sa layan Romal lar, M.Ö. 312 de ilk su kemeri Aqua Appia y infla ettiler. nflaat, Censor Appius Claudius Caecus un idaresinde gerçeklefltirildi i için, su kemeri (ve yukar da bahsetti imiz ayn tarihte infla edilen Roma yolu Via Appia da) onun ad yla an ld. M.Ö. 312 den, mparator Traianus (M.S ) zaman na kadar Roma da on su kemeri infla edilmiflti; Traianus zaman nda infla edilen su kemeri de imparatorun ad yla an lmaktad r (Aqua Traiana). mparatorlu un hemen bütün eyaletlerinde kentler su ihtiyaçlar n su kemerleriyle kaynaklardan getirilen suyla sa l yorlard. Roma n n egemen oldu u Akdeniz dünyas n n çeflitli bölgelerinde su kemerlerini görmek mümkündür. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. e Yan t n z yanl fl ise Cumhuriyet daresi in Kurulmas, Yönetim fiekli ve Kurumlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z yanl fl ise Roma n n Kurulufl Efsanesi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z yanl fl ise Dictator Sulla ve reformlar ile Birinci Triumvir lik ve Caesar konular - n yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yan t n z yanl fl ise Birinci Triumvir lik ve Caesar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yan t n z yanl fl ise Cumhuriyet daresi nin Kurulmas, Yönetim fiekli ve Kurumlar konular n yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yan t n z yanl fl ise Samnit Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yan t n z yanl fl ise Kartaca Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yan t n z yanl fl ise Mithradates Savafllar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yan t n z yanl fl ise Pompeius konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. e Yan t n z yanl fl ise Octavianus un Zaferi konusunu yeniden gözden geçiriniz
99 5. Ünite - Roma: Kuruluflu, Krall k ve Cumhuriyet Dönemleri 93 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Roma n n son kral Etrüsk kökenli olup ad Tarquinius Superbus idi. S ra Sizde 2 kizlerin adlar Remus ve Romulus olup; ç kan tart flmada Romulus Remus u öldürmüfl ve tek bafl na Roma n n ilk kral olmufltur. S ra Sizde 3 Cumhuriyet döneminde Roma Devletinin bafl nda eflit yetkiye sahip iki consul vard r. S ra Sizde 4 Müttefik kentlerde yaflayanlar, kendilerinin de Roma vatandafl olarak kabul edilmesini istiyorlard. S ra Sizde 5 Bat Anadolu daki Asia Eyaleti nde Romal ve talya kökenli insan n öldürülmesi (M.Ö. 88). Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Astin, A.E. vd., ed. (1990). Rome and the Mediterranean to 133 BC. The Cambridge Ancient History, vol. 8, Cambridge University Press, Cambridge. Atlan, S. (1970). Roma Tarihi nin Anahatlar. I. K s m: Cumhuriyet, stanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Bas mevi, stanbul. Conell, T.J. (1997). The Beginnings of Rome. Italy and Rome from the Bronze Age to the Punic Wars (c BC), Routledge, Londra-New York. Crook, J.A., A. Lintott, E. Rawson, ed. (1994). The Last Age of the Roman Republic, BC, The Cambridge Ancient History, vol. 9, Cambridge University Press, Cambridge. Demircio lu, H. (1953). Roma Tarihi I. cilt: Cumhuriyet. I. K s m: Menflelerden Akdeniz Havzas nda Hakimiyet Kurulmas na Kadar, Türk Tarih Kurumu, Ankara. Dillon, M.- Garland, L. (2005). Ancient Rome from the Early Republic to the Assasination of Julius Caesar, Routledge, Oxon. Flower, H.I. (2004). The Cambridge Companion to the Roman Republic, Cambridge University Press, Cambridge. Harris (2003), History of Ancient Greece, Londra. plikçio lu, B. (2007), Hellen ve Roma Tarihinin Anahatlar, stanbul. Ramage, N.H. -Ramage, A., The British Museum Concise Introduction. Ancient Rome, Londra. Tekin, O. (2008). Eski Yunan ve Roma Tarihine Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul.
100 6HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Roma da imparatorluk dönemine geçifl ve yeni yönetim fleklinin karakteristik özelliklerini aç klayabilecek; lk Roma mparatoru Augustus un imparatorlu u nas l yeniden organize etti- ini ve faaliyetlerini aç klayabilecek; Iulius-Claudius ve Flavius hanedanlar n aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Principatus mparatorluk Augustus Pax Romana Senato Roma Kolonileri Iulius-Claudius Hanedan Flavius Hanedan çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na IULIUS-CLAUDIUS HANEDANI DÖRT MPARATORLAR YILI FLAVIUS HANEDANI
101 Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na IULIUS-CLAUDIUS HANEDANI Augustus (M.Ö. 27-M.S. 14) 23 Eylül 63 te Roma da dünyaya gelen Augustus un imparator olmadan önceki ad Gaius Octavius idi. Iulius Caesar n ye eni (daha do rusu ye eni Atia n n o lu) ve yasal mirasç s olan Octavius un, day s n n M.Ö. 44 te öldürülmesinin ard ndan onun intikam n almak ve devlet yönetimini ele geçirmek için yapt mücadeleye bir önceki ünitede de inilmiflti. Octavius (Octavianus), son olarak, Marcus Antonius ile M s r daki Ptolemaios Krall n n kraliçesi VII. Kleopatra y Yunanistan n bat s ndaki Actium mevkiindeki deniz savafl nda kaçmaya zorlam fl (M.Ö. 31) ve nihayette M s r a kaçan M. Antonius ve Kleopatra y izleyerek onlar kesin yenilgiye u ratm flt (M.Ö. 30). Roma, hangi savaflla son Hellenistik Krall k olan Ptolemaioslar n egemenli ine son verdi? Actium zaferi, Octavianus u Roma dünyas n n ve Akdeniz in tart flmas z lideri yapt. Senatus, M s r dan Roma ya dönen Octavianus a M.Ö. 27 de tüm askeri gücün lideri anlam na gelen baflkomutan (imperator) unvan yla birlikte augustus (kutsal) unvan da verdi. Bu unvan kendisiyle öylesine bütünleflti ki âdeta onun ad oldu. Augustus ad sonraki Roma imparatorlar taraf ndan da unvan olarak kullan ld. Augustus, askeri birliklerin (lejyon) bulundu u eyaletlerin ( spanya, Gallia, Syria, Cilicia, K br s) idaresini kendi üzerine ald ; di erleri Senatus un idaresinde kald. mparatora ba l eyaletlerin bafl nda kendisinin atad legatus lar (legati augusti veya legatus augusti propraetore) bulunurken, Senatus a ba l eyaletlerin bafl nda proconsul ler (valiler) vard. Bu arada Roma takviminin alt nc ay olan Sextilis in ad da Augustus (A ustos) olarak de ifltirildi. Augustus un Roma n n en büyük ve tek lideri olarak kabul edilip onurland r lmas yla, evinin kap s iki defne dal ile mefle yapraklar ndan yap lm fl bir çelenkle (corona civica) süslendi; üzerinde imparatorun dört önemli erdeminin yani virtus (cesaret), clementia (merhamet), iustitia (adalet) ve pietas (dindarl k) sözcüklerinin kaz narak yaz lm fl oldu- u alt n bir kalkan da (clipeus virtutis) Curia ya (Senatus) ithaf edildi. Senatus un Octavianus u büyük yetki ve onursal payelerle donatm fl olmas na ra men, Octavianus kendisini birinci yurttafl (princeps) olarak kabul ediyordu. Di er bir deyiflle eflitler aras nda birinciydi (primus inter pares). Augustus a, M.Ö. 23 te tribuni- 1 SIRA S ZDE
102 96 Hellen ve Roma Tarihi cia potestas (tribunus luk yetkisi ve ayr ca veto hakk da) ve imperium maius proconsulare (Senatus eyaletlerinin idaresine müdahale edebilme) yetkisi, M.Ö. 12 de Pontifex Maximus (Devlet Dininin Lideri), M.Ö. 2 de de Pater Patriae (Vatan n Babas ) unvanlar verildi. Böylece Augustus ile birlikte, Principatus (princeps ten) dönemi bafllam fl oluyordu. Bu dönem, Dominatus olarak adland r lan baflka bir idare fleklinin bafllayaca Diocletianus a kadar bu flekilde devam etti. D KKAT Augustus la birlikte Roma da Cumhuriyet idaresi kapand, principatus/imparatorluk idaresi bafllad. Resim 6.1 Augustus un sikke portresi. Sikkenin üzerinde yazan CAESAR, Augustus un day s lulius Caesar dan dolay tafl d bir add r ve bundan böyle unvan olarak da kullan lacakt r. Kaynak: Kent- Overbeck-Stylow (1973), res Augustus M.Ö. 27 y l yaz nda Roma dan ayr larak yaklafl k olarak bugünkü Fransa ve Belçika topraklar na denk düflen Gallia ya (Galya) ve ard ndan da Hispania ya ( spanya) gitti. Buralarda bulundu u s rada baz düzenlemeler yapt, isyan eden kabileleri boyunduruk alt na ald ; M.Ö. 24 y l bafl nda Roma ya döndü. Augustus zaman ndaki di er baz önemli olaylar aras nda; Arabia n n Roma ya ba lanmas (M.Ö. 24), Galatia kral Amyntas n öldürülmesi üzerine Galatia n n Roma eyaleti yap lmas (M.Ö. 25), Bosporos Krall n n Roma ya ba l vasal krall k yap lmas (M.Ö. 14), Varus komutas ndaki Roma birli inin Teutoburg Orman nda Germanlarca pusuya düflürülüp yok edilmesi (M.Ö. 9), Trakya da vasal bir krall k kurulmas, Syria (Suriye) ve Iudaea n n (Eski Filistin in güneyi) Roma eyaleti olmas n sayabiliriz. Augustus zaman nda Senatus un itibar artt ; ancak üye say s giderek azalt ld. Senatör olabilmek için 1 milyon sestertius luk bir servete sahip olmak gerekiyordu. Atl s n f üyelerinden yararlanma kapsam geniflletildi; Atl lar n prestiji artt. Ancak meclis, varl n korumas na ra men, eski gücünü kaybetmiflti; güç art k imparatora geçmiflti. Augustus dönemi bir bar fl dönemi oldu undan ve iç savafllar art k geride kalm fl bulundu undan, orduya eskisi kadar gerek duyulmuyordu. Bu yüzden askerlerin say s nda indirime gidildi; bir bölümü emekliye sevkedilerek kendilerine toprak verildi, maafl ba land. Augustus, ayr ca, kendisine ba l Praetorlardan oluflan bir Muhaf z Alay (Praetoriani) kurdu. Muhaf z Alay n n görev yeri Roma idi; görevi, imparatoru ve saray korumakt. Muhaf z Alay n n bafl ndaki kiflinin un-
103 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 97 van ise praefectus tu. Praetor praefectus u dendi inde, Praetor lardan oluflan Muhaf z Alay n n komutan anlafl lmal d r. Roma içindeki praetor muhaf zlar z rhl görev yaparken, saraydakiler -silah tafl malar na ra men- sivil k yafetliydiler. Augustus bir de itfaiye alay (Cohortes vigilium) kurdu. Augustus un çocu u olmad ndan kendisinden sonra Roma taht na geçecek kiflinin kim olaca bir sorun olmufltu. Önceleri taht n vârisinin kendisinin de mensup oldu u Iulius soyundan olmas n istiyordu. Üçüncü evlili inde, kar s Livia n n önceki kocas ndan olan iki erkek çocu u (Tiberius ve Drusus) kendisine vâris göstermek istemiyordu. Onlar n yerine k z kardefli Octavia n n o lu Marcellus u vâris olarak seçti ve onu k z Iulia ile evlendirdi. M.Ö. 23 te Augustus ciddi olarak hastalan p ölece ini düflündü ünde iktidar yüzü ünü Marcellus a de il fakat en yak n dostu Agrippa ya verdi. Bu da Augustus un Marcellus u istemedi ini gösteriyordu. Marcellus un bir süre sonra ölmesi üzerine, Augustus Agrippa y kar s ndan ay rarak k z Iulia ile evlendirdi. Agrippa ve Iulia n n üç erkek, iki de k z çocuklar oldu. Augustus en büyük iki erkek çocu u, Gaius ve Lucius u evlat edindi. M.Ö. 12 de Agrippa öldü. Augustus, kar s Livia n n o lu Tiberius u kar - s ndan ay rarak, dul kalan k z Iulia ile evlendirdi. Böylece Tiberius, bir anlamda Gaius ve Lucius un hamisi oluyordu. Taht entrikalar ndan rahats z olan Tiberius, siyasi yaflamdan ayr larak Rhodos a çekildi. Ancak bir süre sonra Lucius ve Gaius un iki y l arayla ölmeleri üzerine Augustus, Tiberius u evlat edinerek ona 10 y ll na tribunica potestas yetkisi verdirdi (M.S. 4). Böylece kar s Livia n n önceki evlili inden olan üvey o lu Tiberius, Roma taht n n en güçlü vârisi oldu. Bu s rada 70 yafl na yaklaflan Augustus art k devlet ifllerinde fazla yer almamaya bafllad. ktidar zaman nda yapt baflar l icraatlar (Res Gestae) kaleme ald ; tunç direklere yaz l olan bu icraat yaz t kendisi için yapt rd mezar an t n n (mausoleum) girifline konuldu. Bir kopyas da Ankara da Hac Bayram Cami nin bulundu u yerdeki Roma-Augustus Tap na duvar na kaz nm fl olarak yer almaktad r. Augustus, imparatorluk topraklar n kontrol alt nda tutabilmek ve emekli olan askerlere (veterani) toprak verebilmek için, Cumhuriyet Dönemi nde oldu u gibi, imparatorlu un çeflitli bölgelerinde koloniler kurdu. Augustus döneminde (ve bir k sm Augustus öncesinde) Anadolu da kurulan baz kolonileri flöyle s ralayabiliriz: Pisidia da: Colonia Caesarea (Antiochia), Colonia Iulia Augusta Olbesena (Olbasa); Colonia Iulia Augusta Comama (Comamenorum); Colonia Iulia Augusta Felix Cremna (Cremnensium); Colonia Iulia Augusta Parlais. Lykaonia da: Colonia Iulia Felix Gemina (Lystra) Galatia da: Colonia Iulia Augusta Felix Germenorum (Germe) Kilikia da: Colonia Iulia Augusta Felix Ninica Troas ta: Colonia Augusta Troadensim (Alexandria Troas) Mysia da: Colonia Gemella Iulia Pariana (Parium) Bithynia da: Colonia Iulia Concordia Apamea (Apamea - Myrlea) Augustus, M.S. 14 yaz nda Tiberius ile birlikte Roma dan ayr larak Beneventum a do ru yola ç kt ; ancak Capri Adas na yaklaflt klar nda hastaland ve 19 A ustos 14 te, 76 yafl nda, Campania daki Nola da hayata veda etti. Cesedi Roma ya getirildi ve Campus Martius ta görkemli bir cenaze töreni düzenlendi. Yak lan cesedin külleri yak ndaki büyük mausoleum a (mozoleye) konuldu.
104 98 Hellen ve Roma Tarihi Tiberius (M.S ) Tiberius Claudius Nero ile Livia Drusilla n n o lu olan Tiberius, M.Ö. 16 Kas m 42 de Roma da dünyaya geldi. Augustus un üçüncü efli Livia n n önceki eflinden olan çocu u idi; yani Augustus un üvey o luydu. Tiberius, Augustus taraf ndan gönülsüzce Roma taht n n vârisi yap lm flt. Böylece, Caesar ve Augustus la devam eden Iulius (Julius) soyu, iktidar Claudius soyuna b rakm fl oluyordu. Bu nedenledir ki, Iulius ailesi ile Claudius ailesi Iulius-Claudius sülalesi ad alt nda tek bir sülale olarak an lmaktad r. Augustus un erkek çocu unun olmamas, kendisinden sonra tahta kimin geçece i sorununu da beraberinde getirmiflti. Taht için düflünülen Gaius ve Lucius un zamans z ölümleri Tiberius a Roma n n mparatoru olma f rsat n verdi. Nitekim Augustus un ölümüyle de Roma taht na geçti. ktidar boyunca Augustus un politikas n sürdürmeye çal flan Tiberius gerçekte askeri deneyimi olan biriydi. Augustus zaman nda pek çok askeri sefere kat lm fl, baflar lar elde etmiflti. Cantabria, Pannonia, Germania ve Illyricum da savaflm fl, do uda Parthlarla yap lan savafl ve yürütülen diplomasi sonucu, 33 y l önce Karrhai da (Harran) Crassus un Parthlar taraf ndan yenilgiye u rat lmas sonucu kaybedilen sancaklar n geri al nmas zaferinde bizzat bulunmufltu. Augustus un ölümünden sonra tahta geçen Tiberius un ilk ifli Senatus tan Augustus un tanr laflt r lmas (divus) karar n ç kartmak oldu. Augustus un ölüm haberini alan Pannonia ve Ren bölgesindeki lejyonlar k p rdanmaya bafllad lar; bunlar ayr ca ücretlerinde bir art fl beklentisi içindeydiler. Tiberius, Pannonia ya o lu Drusus u, Ren bölgesine (Afla Germania) evlatl k edindi i ye eni Germanicus u gönderdi. Drusus, Pannonia daki kar fl kl n üstesinden geldi; Germanicus ise Ren bölgesindeki ayaklanmay güçlükle bast rd ve daha sonra bölgede kalarak Germanlara karfl seferler gerçeklefltirdi (M.S ). Ancak, Tiberius, Germanicus tan pahal ya mal olan bu seferleri kesmesini istedi ve onu geri ça rd. 26 May s 17 de büyük bir zafer alay eflli inde Roma ya giren Germanicus, ertesi y l Tiberius ile consul lü ü paylaflt. Bu, ileride Roma taht na geçmesine yönelik önemli bir iflaretti. Bu arada Do u da da kar fl kl klar vard ve bu kar fl kl klar n üstesinden gelinmesi gerekiyordu. Germanicus büyük yetkilerle bu sefer Do u ya gönderildi. Kappadokia ve Kommagene eyalet yap ld (M.S. 17); Kilikia ise Syria Eyaleti ile birlefltirildi. Her fleyin düzgün gitti i bir anda, k sa süre önce atanm fl olan Syria valisi Gnaeus Piso ile aralar nda (Germanicus un M - s r a gitmesi yüzünden) ciddi bir anlaflmazl k ç kt ; çünkü, imparatorun izni olmadan M s r a gitmek mümkün de ildi. Ancak, Germanicus M.S. 10 Ekim 19 da, Antiokheia da (Antakya) öldü; rivayete göre Piso taraf ndan zehirletilmiflti. Piso, kendisini savunmas için mahkemeye ça r ld ve bask lara dayanamayarak intihar etti. Germanicus un ölümü Roma taht için gözlerin Drusus a çevrilmesine neden oldu. Ancak Germanicus un ölümünden birkaç y l sonra o da Roma da öldü (M.S. 14 Eylül 23). Drusus un, kendi kar s Livilla ve sevgilisi Seianus taraf ndan zehirlenerek öldürüldü ü sekiz y l sonra ortaya ç kt. Nitekim Seianus, Roma taht na geçmek için türlü entrikalarla Tiberius un ailesini ve yak nlar n onun çevresinden uzaklaflt rd. mparatora, en büyük tehlikenin Germanicus un dul kar s Agrippina (Büyük) ve çocuklar Nero Caesar ile Drusus Caesar oldu u fikrini afl l yordu. Tiberius, Agrippina ve Nero Caesar tutuklatarak adalara sürgüne gönderdi. Drusus Caesar ise Roma da hapishaneye kondu. Tiberius un Roma daki siyasal entrikalardan huzursuz oldu u için Capri Adas na çekilmesiyle Praetor Praefectus u Seianus un Roma daki gücü daha da artm flt. Hatta, Seianus, M.S. 31 y l consul lu ünü Tiberius ile paylaflt. Ancak, Seianus un entrikalar Germanicus un annesi An-
105 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 99 tonia n n Tiberius a gönderdi i uyar mektubuyla bozuldu. Tiberius, önce Seianus u praetor praefectus lu undan alarak bu görevi yak n dostu Macro ya verdi. Böylece, Seianus un gücü k r lm fl oldu. Tiberius, daha sonra Seianus a olan güvensizli ini ve kuflkusunu dile getiren mektubu Senatus ta okuttu. Seianus hemen tutukland ve daha Tiberius un emri gelmeden öldürüldü (M.S. 31); cesedi caddelerde sürüklenerek halk taraf ndan parçaland ve Tiber Nehri ne at ld. Seianus un ailesi, yak nlar ve yandafllar da ayn ak bete u rad. Bu arada hapiste olan Agrippina, Nero Caesar ve Drusus Caesar da birkaç y l içinde öldü; geride sadece Germanicus ve Agrippina n n en küçük o ullar Gaius (Caligula) kald. Tiberius son y llar n Capri Adas nda geçirmifl devlet iflleriyle yo un olarak ilgilenememiflti; bafllang çtaki l ml yönetimi sonradan kat laflm flt. Kendisinden sonra tahta kimin geçece i hâlâ meçhuldu. ki aday vard : Germanicus un hayattaki tek o lu Gaius (Caligula) ve torunu Tiberius Gemellus. Nitekim, o s ralar 73 yafl nda olan Tiberius her ikisini de meflru mirasç s olarak ilân etti. Ancak, taht n vârisi olarak o s rada 23 yafllar nda bulunan Gaius (Caligula) görülüyordu; Tiberius Gemellus ise o s rada 16 yafllar nda bir çocuktu. Tiberius M.S. 16 Mart 37 de Misenum daki villas nda 78 yafl nda öldü. Caligula (M.S ) Germanicus ile Büyük Agrippina n n üçüncü çocuklar olan Caligula n n as l ad Gaius Iulius Caesar Germanicus idi. Caligula n n bebekli i ve çocuklu u babas yla birlikte Ren bölgesindeki askeri kamplarda veya ordugâhlarda geçmiflti. Bu kamplarda, askerlerin giydi i caligae denen çizmeleri, henüz 34 yafl nda bir çocukken aya na giydi inden kendisine caligula (küçük çizme veya çizmecik) lâkab tak lm flt. Ancak, imparator olduktan sonra her zaman resmi ad n, yani Gaius Caesar kullanm flt r. Günümüz tarihçileri de onu halen lâkab yla anmakta ve bu yüzden daha çok lâkab yla, yani Caligula olarak tan nmaktad r. Önceki imparator Tiberius, Capri Adas na çekildi inde Caligula ile Tiberius Gemellus u ortak vâris tayin etmiflti. Ancak, Tiberius öldü ünde Gemellus un 18, Caligula n n 25 yafl nda olmas, tahta en yak n aday n Caligula oldu unun iflaretiydi. Nitekim, praetor praefectus u Macro nun da deste iyle Caligula, Senatus taraf ndan princeps yani imparator ilân edildi. Caligula, annesi ve kardeflinin cesedinin küllerini Roma ya getirip Augustus Mausoleum una koydurdu. Baz aile dostlar na ve büyükannesi Antonia ya onursal unvanlar verdirdi. Kendisine destek olan praetor lar ödüllendirdi. Ancak imparator olduktan 6-7 ay kadar sonra (Ekim ay nda) Caligula a r bir hastal k geçirdi. Onu tan yanlar n yazd klar na göre iyilefltikten sonra farkl bir karaktere bürünmüfltü. Hastal n zihinsel ve sinirsel bir araz b rakt düflünülüyordu. Kendisini sürekli tehlike alt nda hissediyor; öldürülece inden korkuyordu. Bu duygu ve düflüncelerle, çevresinde tehlike olarak gördü ü kiflileri birer birer öldürttü. Kardefli Gemellus ve Praetor Praefectus u Macro da öldürüldüler. Arenalarda kanl gladyatör ve vahfli hayvan gösterileri s kça düzenlenmeye baflland. Caligula, Senatus u ve senatörleri de küçümsüyor, kendisini her fleyin üstünde görüyordu; art k hissedilir bir megalomani tüm benli ini kaplam flt. Yapt icraatlar n hiçbir mâkul taraf bulunmuyordu. Birçok muhalifi oldu. Kendisine suikast tertipleyen Lepidus ve taraftarlar da feci flekilde öldürüldü. Caligula ya ait en ilginç öykülerden biri de Incitatus (h zl ) adl yar fl at na iliflkin oland. Caligula bu ata o kadar önem veriyordu ki koflum tak mlar nda en de erli mücevherler ve ipek kumafl kullan l yordu. mparator, verece i ziyafet için misafirleri onun ad na davet ediyor ve atla beraber yemek yeniyordu. Yemi
106 100 Hellen ve Roma Tarihi alt n kapta sunuluyor ve hiçbir lüksten kaç n lm yordu. Caligula n n bu çok sevdi- i at n consul yapaca bile söyleniyordu! Olmaz denilen fleyleri yapmak istiyordu. Napoli körfezinde Baiae den Puteoli ye uzanan ve gemilerin yan yana dizilmesiyle oluflturulan bir köprü bile infla ettirdi ve bir at arabas üzerinde olanca h - z yla bir uçtan öteki uca geçti. sraf n sonu gelmiyordu; öyle ki, Tiberius un hazinede b rakt büyük miktarda paradan eser kalmam flt. Baz yazarlara göre Caligula M.S. 39 da Germania ve Gallia ya sefer yapt ; hatta Britannia y istila etmek istedi. Ancak, bu seferine ve özellikle Britannia y istilas - na iliflkin, askerlerine Manfl k y s nda istiridye kabuklar toplamalar n emretmesi d fl nda net ve kesin bilgiler mevcut de ildir. Caligula M.S. 40 y l yaz nda Roma ya döndü. mparatora karfl olanlar onu yok etmek için zaman kolluyordu. Nitekim, M.S. 24 Ocak 41 de, Praetor Praefectus u Cassius Chaerea n n bafl n çekti i bir grup, imparatora suikast düzenledi. Bir tören dönüflü, Palatinus Tepesi ndeki saray n alt nda yer alan bir koridordan geçerken, kar s ve k z yla birlikte sald r ya u rayarak feci flekilde öldürüldü. Caligula, baz lar na göre, Roma halk na yapt kötülüklerin bedelini ödemiflti. Claudius (M.S ) Caligula n n öldürülmesi, Roma taht na kimin geçece i sorusunu bir an için yan ts z b rakm flt. Bir yandan principatus tan cumhuriyet idaresine dönülmesi tart fl l rken öte yandan praetor lar Iulius-Claudius sülalesine men-sup bir kifliyi tahta geçirmenin yollar n ar yorlard. Ancak bu kaos çok geçmeden afl ld. Sarayda bir yerlere gizlenmifl olan Caligula n n amcas Claudius (tam ad Tiberius Claudius Nero Germanicus) praetor muhaf zlar taraf ndan görüldü ve do ruca praetor lar n kamp na götürülerek ayn gün imparator ilân edildi. 50 yafl nda Roma taht na ç kan Claudius, imparatorlu unu borçlu oldu u praetor lar n herbirine sestertius ba fllad (donativum). Nero Drusus ile Genç Antonia n n çocu u olan Claudius M.Ö. 10 da Lugdunum da (Lyon) do mufltu. Sa l kl bir fiziksel görünümü olmad gibi toplum içinde rahat hareket edemeyen, içe kapan k bir ruh yap s vard ; konuflma s ras ndaki peltekli i anlafl lmas n zorlaflt r yordu. Bütün bunlar onun halk n içine yeterince ç kmas na engel oldu. Yine de ye eni Caligula M.S. 37 de onu senatör ve consul yapm flt. Dört evlilik yapan Claudius un iyi yanlar da vard kuflkusuz. Günümüze kalmam fl olsa da Roma, Etrüsk ve Kartaca tarihi hakk nda kitaplar yazm flt ; hatta Roma / Latin alfabesine kazand rd birkaç yeni harf de vard. Claudius un yapt ilk ifllerden biri, ye eni Caligula n n katillerini cezaland rmak oldu. Suikastin lideri Praetor Praefectus u Cassius Chaerea ve onunla beraber hareket eden baz kifliler öldürüldü. Claudius, ayn ak bete u ramamak için önlemler almay da ihmal etmedi. Hatta, Caligula n n zehir deposunu bile yok etti. Yine de baz suikast giriflimleri oldu; ancak s k önlemler al nd için bu suikast giriflimleri etkisiz hale getirildi. Claudius, oldukça iyi bir iç ve d fl politika izledi. Onun zaman nda Mauretania (M.S. 42), Britannia (M.S. 43), Lykia (M.S. 43), Iudaea (M.S. 44) ve Trakya (M.S. 46) eyalet haline getirilerek Roma topraklar na kat ld. Claudius, yo un bay nd rl k faaliyetlerine imza att : Fucinus Gölü nün kurutulmas, su kemerleri, yollar ve Ostia Liman n n inflas gibi. Dört evlilik yapan Claudius un üçüncü kar s Messalina, entrikalar sayesinde kötü bir üne sahip oldu. Claudius un Messalina dan bir o lu oldu. Messalina haris yarad l flta ve k skanç biriydi. ktidardaki pozisyonunu sa lam tutabilmek ad na ya-
107 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 101 k n çevresindekileri öldürtmekte hiç sak nca görmedi. Evli olmas na ra men sevgilileri de eksik olmuyordu. Claudius un bütün bu olanlardan ya haberi yoktu ya da görmezden geliyordu. Ancak, M.S. 48 y l Ekimi nde, kocas Ostia da bulundu u bir s rada, Messalina n n, sevgilisi Gaius Silius ile gizlice evlenmesi barda tafl ran son damla oldu. Bedelinin ne olaca n bile bile, böyle bir davran flta bulunmas anlafl l r bir durum de ildi. Bunun, Messalina n n da içinde bulundu u bir darbe giriflimi olabilece ini düflünenler de vard r. Ancak, Claudius un yak n dostu Narcissus sayesinde Messalina ve sevgilisi Silius öldürüldüler. Birkaç ay sonra Claudius ye eni Agrippina ile evlendi (M.S. 49). Agrippina n n önceki evlili inden L. Domitius Ahenobarbus adl bir o lu vard ; bu çocuk sonradan Nero Claudius Caesar Germanicus ad n alm fl ve k saca Nero olarak tan nm flt r. Agrippina, kocas Claudius u kendi o lunu manevi o lu olarak kabul etmesi için ikna etti. Ve, M.S. 51 y l nda Nero ya Princeps Iuventutis (Gençlerin Lideri / Gençler Aras nda Birinci) unvan verilerek Roma taht n n meflru vârisi oldu u ilân edildi. ki y l sonra da Claudius un k z Octavia ile evlendi inde veliahtl daha da güçlenmifl oldu (M.S. 53). Bir süre sonra, art k kendi o lunun Roma taht na geçmeye haz r oldu unu gören Agrippina, mantar yeme ine koydu u zehirle kocas Claudius u öldürdü (M.S. 54 Ekim). Claudius öldü ünde 64 yafl ndayd. Nero (M.S ) Claudius tan sonra Roma taht na ç kan Nero, M.S. 15 Aral k 37 y l nda Latium bölgesinde küçük bir sahil kasabas olan Antium da (bugünkü Anzio) do mufltu. Lucius Domitius Ahenobarbus ile genç Agrippina n n o lu olan Nero, imparator ilân edildi inde henüz on yedi yafl nda bir delikanl oldu undan devletin idaresi gerçekte annesi Agrippina n n elindeydi. Stoac filozof Seneca n n da Nero nun e itiminde pay büyüktü; bu nedenle Nero onun deste ini de al yordu. Hatta, Nero nun imparator olur olmaz Senatus ta yapt konuflman n metnini de Seneca haz rlam flt. Nero, Augustus un politikas na sad k kalaca na ve Senatus u daha etkin k laca na söz vermiflti. Yapt ilk ifllerden biri, imparator seçilmesinin an s na, praetor muhaf zlar na yüklü miktarda para vermek oldu (donativum); bu uygulama neredeyse bir gelenek haline gelmiflti. Bu gelene in, Osmanl mparatorlu- u ndaki cülus bahflisi ile olan benzerli i dikkat çekicidir. Donativum ne demektir? Gerçekte Roma taht n n as l vârisi Claudius un üvey o lu Nero de il, öz o lu Britannicus olmas gerekiyordu. Ancak, Claudius un efli Agrippina n n türlü entrikalarla yaflça küçük olan Claudius un öz o lu Britannicus u ikinci plana iterek, kendi o lu Nero yu imparatorlu a haz rlamas onun baflar s d r. Yine de Britannicus yafl yordu ve taht için bir tehdit idi. Nitekim bir süre sonra Britannicus bir akflam yeme i s ras nda zehirlenerek öldürüldü (11 fiubat 55); bunu Nero nun yapt rd söylentisi ç kt ancak ispatlanamad. Nero, annesinden de çekiniyordu; onun devlet yönetimine kar flmas n istemiyordu. Bu nedenle annesi Agrippina y çevresinden uzaklaflt rd ; Seneca ile Praetor Praefectus u Burrus devlet idaresinde ön plana ç kt lar. Nero, kendini daha pasif ifllere ve biraz da e lenceye verdi. Arkadafllar yla tavernalara gidiyor, kad nlara sark nt l k ediyor, eflcinsel davran fllar içinde oluyordu. Bazen yaln z kald nda bazen de toplant larda lir çal p müzikal icraatlarda bulunuyordu. Ancak, Roma da siyaset, her yerde ve her zaman oldu u gibi, muhalefet ve menfi propagandadan ayr düflünülmemelidir. Nero ya atfedilen 2 SIRA S ZDE
108 102 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 6.2 Nero nun mermer büstü. Kaynak: Harris (2003), s. 43. bütün bu olumsuz tutum ve davran fllar n söylentiden ibaret olmas da mümkündür. Yine de Seneca ve Burrus sayesinde devlet ve toplum düzeni aç s ndan baz önemli ad mlar at ld. Bunlar aras nda kamu düzeninin sa lanmas, kalpazanl kla mücadele, hazinenin slah, gladyatör gösterileri için valilerin halktan para toplamalar n n yasaklanmas, dolayl vergilerin tüm imparatorlukta kald r lmas ve do rudan vergilerin art r lmas bulunmaktad r. Nero, annesi Agrippina n n kendisi için bir tehdit oldu unun fark ndayd ; nitekim Nero nun yak n ndaki kad nlar da (özellikle sevgilisi Poppaea Sabina) imparatoru annesine karfl k flk rt yorlard. Nero, annesinin öldürülmesinin zaman geldi ini düflünüyordu. M.S. 59 Mart ay ndaki Minerva festivali s ras nda Nero, annesi Agrippina y Baiae da bir akflam yeme ine davet etti. Yap lan plana göre, yemek sonras evine dönece i gemi yar yolda batacak flekilde infla edilmiflti. Nitekim öyle de oldu; ancak Agrippina yüzerek sa salim villas na ulaflmay baflard. Suikast istenildi i flekilde gerçekleflmeyince, Nero nun adamlar villas na giderek onu öldürdü. Ancak bu davran fl halk aras nda hiç de hofl karfl lanmad ; Nero anne katili olarak kötü bir üne sahip oldu. Agrippina n n öldürülmesine en çok sevinenlerden biri de Marcus Otho nun efli Poppaea Sabina idi; çünkü imparator ile aralar nda bir yak nlaflma vard ve beraberliklerini sürdürmelerinde Agrippina bir tehlike idi. Ancak beraberlikleri için di er bir engel de Nero nun kar s Octavia idi. Bu kez Nero yu ona karfl k flk rtt ve boflanmalar n sa lad. Bu arada Nero da Poppaea n n kocas n Lusitania valili ine atayarak onu kar s ndan uzaklaflt rm flt. Böylece iki sevgili daha rahat hareket etme imkân buldular ve bir süre sonra da evlendiler (M.S. 62). ki y l sonra, M.S. 64 te, Roma da büyük bir yang n oldu. Kentin merkezinin büyük bir k sm ile saray n bulundu u Palatinus Tepesi yang ndan büyük zarar gördü. Yang n ç kt nda Nero, Antium da bulunuyordu. Hemen Roma ya döndü ve yang n n söndürülmesi için büyük çaba sarfetti. Ancak, halk aras nda ç kan bir söylentiye göre, kendisi için infla ettirece i meflhur Alt n Ev e (Domus Aurea) yer açmak için yang n bizzat imparator ç kartm flt. Hatta, yang n n en fliddetli oldu u bir s rada, yüksekçe bir yere ç k p kendisine ait olan Troia n n Ya mas flark s n lir çalarak söyledi i bile kulaktan kula a dolafl yordu. Bir haftay aflk n bir süre devam eden yang ndan sonra Roma adeta yeniden infla edildi. Domus Aurea n n da aç l fl yap ld. Nero, yang ndan H - ristiyanlar sorumlu tuttu ve H ristiyanlar çok büyük iflkencelere mâruz kalarak öldürüldüler. mparatorun kendini e lenceye vermesi ve iyi bir yönetim gösterememesine Roma da ç kan yang n da eklenince art k Nero dan kurtulma zaman n n geldi ine inan ld. Ancak Nero kendisine yönelik suikast giriflimlerinden (en önemlilerinden biri Piso nunki idi) kurtuldu ve suikasti tertipleyenler öldürüldü.
109 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 103 Nero zaman nda baz askeri baflar lar da elde edildi. Romal komutan Corbula, Parthlar ve Armenial lara karfl baflar l bir sefer yapt (M.S ); Britannia da Boudicca n n liderli indeki Britonlar n isyan bast r ld (M.S. 61). Nero, hayranl k duydu- u Yunanistan a bir gezi düzenlemifl ve oradayken baz festivallere kat lm flt (M.S ). Bu s rada Iudaia da (Eski Filistin in güneyi, Yahudiye) Yahudiler isyan etti; isyan n bast r lmas pek kolay de ildi ve Nero nun ölümüyle de gecikti. Yunanistan dan dönüflünde Gallia Lugdunensis valisi Iulius Vindex in ayaklanmas yla karfl karfl ya kald (M.S. 68 Mart). Hispania Tarraconensis valisi Servius Sulpicius Galba da Vindex e destek verdi. Etraf ndakilerin de kendisini terk etmesiyle yaln z kalan Nero ya son darbe Senatus tan geldi. Senatus, kendisini istemedi ini aç kça ortaya koydu ve Nero yu vatan haini ilân etti. Tüm umutlar n yitirmifl olan Nero, bo az n kesmek suretiyle henüz 30 yafl ndayken hayat na son verdi (M.S. 9 Haziran 68). Nero ile birlikte Iulius-Claudius Hanedan n n tahttaki iktidar da bitti. Iulius-Claudius Hanedan hangi imparatorla bafllad hangi imparatorla son buldu? DÖRT MPARATORLAR YILI Galba (M.S. Haziran 68-Ocak 69) Gaius Sulpicius Galba ile Mummia Achaica n n o lu olan Galba, M.Ö. 3 te Terracina da do mufltu. yi bir e itim alan Galba, Claudius zaman nda Africa da proconsul lük yapm flt. Nero öldü ünde Hispania Terraconensis valisiydi. Nero nun ölümünün ard ndan Roma da bir kaos yaflanm fl ve kimin imparator olaca konusunda bir fikir birli i henüz oluflmam flt. Nitekim, Nero ya karfl Vindex in önderli inde isyan hareketi bafllam fl ve bir iç savafl halini alm flt. Galba, 2 Nisan 68 de Carthago Nova da (Yeni Kartaca, spanya) kendisini Roma Senatus unun ve halk n n temsilcisi ilân etti. Bir süre sonra Gallia Lugdunensis valisi Vindex in, Yukar Germania valisi Verginius Rufus a Vesontio da (bugün Fransa n n do usundaki Besançon) yenilmesinin (M.S. 68 May s sonu) ve bir-iki hafta sonra da Nero nun ölümünün (M.S. 9 Haziran 68) ard ndan Senatus 73 yafl ndaki Galba y imparator ilân etti. Yeni imparator ayn y l Ekim ay nda Roma ya geldi. Ancak kar fl kl klar ve hoflnutsuzluk sona ermemiflti. Yukar ve Afla Germania ordular ayakland lar hatta daha da ileri giderek Afla Germania komutan Vitellius u imparator ilân ettiler. Taht kaybetmekte oldu unu anlayan Galba hemen Calpurnius Piso yu evlat edinerek vârisi ilân etti ini Senatus a bildirdi. Ancak kendisinin vâris olaca n umut eden Otho, bu duruma çok içerledi ve praetor muhaf zlar n elde ederek onlar n kendisini imparator olarak selamlamalar n sa lad ; Galba ve Piso öldürüldü. Otho (M.S. Ocak-Nisan 69) M.S. 32 y l nda do an Otho, Nero nun kar s Poppaea n n ilk kocas yd. Nero, Otho yu Lusitania valili ine atayarak onu kar s ndan uzaklaflt rm fl ve sonra kendisi de boflanarak onunla evlenmiflti. Galba n n ölümünden sonra imparator ilân edilen Otho nun en büyük rakibi Afla Germania ordular taraf ndan imparator ilân edilen Vitellius idi. Nitekim çok geçmeden ikisi aras nda bir mücadele bafllad. Vitellius un subaylar Caecina ve Valens komutas ndaki ordu 14 Nisan 69 da Cremona da yap lan savaflta Otho taraftar orduyu yenilgiye u ratt. Ordusunun yenilgi haberi kendisine ulaflt nda art k yapacak bir fley kalmad n gören imparator intihar etti. Otho, yaklafl k üç ay Roma taht nda kald. 3 SIRA S ZDE
110 104 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 6.3 Vitellius (M.S. Nisan-Aral k 69) M.S. 15 te do an Vitellius iyi yetiflmifl bir devlet adam yd. Capri de büyümüfl, Africa da consul lük ve proconsul lük yapm fl daha sonra da Galba taraf ndan M.S. 68 de Afla Germania ordular n n komutanl na atanm flt. Orada bulundu u s rada askerleri taraf ndan imparator olarak selamlanm flt. Galba n n ölümünden sonra imparator olan Otho ile mücadeleye bafllam fl ve 69 y l Nisan ay nda Cremona da yap lan savaflta Otho nun yenilmesiyle de Senatus taraf ndan imparator ilân edilmiflti. Ancak, birkaç ay sonra, 1 Temmuz 69 da Aleksandreia daki lejyonlar Vespasianus u imparator ilân ettiler. Böylece, M s r, Iudaia, Syria ve Tuna bölgesi lejyonlar n n deste ini alan Vespasianus, kendisini art k Roma taht n n tek sahibi olarak görüyordu. Vespasianus un kendisi Aleksandreia dan ayr lmad fakat ona ba l ordu, Vitellius taraftar orduyu Cremona da 24 Ekim günü büyük bir yenilgiye u ratt. Bu zafer sonras Hispania, Gallia ve Britannia da Vespasianus un taraf nda yer ald lar. Daha sonra Vespasianus un komutanlar ndan Antonius Primus Roma y abluka alt na ald ; flehre giren askerler Vitellius ve taraftarlar n öldürdüler (20 Aral k 69). Vitellius un cesedi caddelerde sürüklendi ve Tiber Nehri ne at ld. Senatus, Vespasianus u imparator ilân etti. Ancak kendisi hemen Roma ya gelmedi; sükûn sa lanana kadar Aleksandreia da kald. Tarihe Dört mparatorlar Y l olarak geçen dönemin dördüncü imparatoru Vespasianus tur; ancak kendisi Flavius Hanedan n n kurucusu oldu undan, burada sadece ad an lm fl ama kendisi hakk ndaki bilgiler afla da, Flavius Hanedan içinde verilmifltir. Gladyatör Oyunlar özellikle mparatorluk döneminde çok yayg nd. Amfitiyatrolarda gerçeklefltirilen oyunlar n ço u ölümle sonuçlan yordu. Kaynak: Harris (2003), s. 110.
111 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 105 FLAVIUS HANEDANI Vespasianus (M.S ) Vespasianus ile birlikte Roma taht nda Flavius Hanedan n n egemenli i bafllar. M.S. 9 y l 17 Kas m nda Roma n n do usunda Reate yak n ndaki Falacrinae de do- an Vespasianus, babaannesi taraf ndan büyütülmüfl ve sonra da Roma memuriyetinin çeflitli kademelerinde bulunmufltu. Tiberius zaman nda Thracia da (Trakya) askeri tribunus, Girit ve Kyrene de de quaestor olarak görev yapm flt. Caligula zaman nda praetor olmufltu. Claudius zaman nda, M.S y llar nda, Britannia n n fethinde bulunmufltu. M.S. 51 de consul, M.S. 63 te de Africa da proconsul (vali) olarak görev yapm flt. Nero nun Yunanistan seyahatine kat lm fl, M.S. 67 de Nero taraf ndan Iudaia valili ine atanm flt. Burada bulundu u s rada Birinci Yahudi syan n n bast r lmas yla meflgul olmufltu. M.S. 39 da Flavia Domitilla ile evlenen Vespasianus un Domitilla, Titus ve Domitianus adlar nda üç çocu u oldu. Kar s ve k z Domitilla, Vespasianus imparator olmadan öldü; di er iki o lu ise Flavius Hanedan üyeleri olarak s ras yla imparator oldular. Vespasianus imparator ilân edildi inde Iudaia da Yahudi isyan n bast rmakla meflguldü. Bir süre sonra bu ifli o lu Titus a devrederek kendisi Aleksandreia ya ( skenderiye, M s r) geçti. Vespasianus Aleksandreia da imparator olarak selamland. Vespasianus un Aleksandreia ya gitmesinin amac, Roma ya bu day sevkiyat n kontrol alt nda tutarak o s rada Roma taht nda bulunan Vitellius u güçsüz b rakmakt. Bu arada Pannonia daki lejyonlardan birinin komutan olan Marcus Antonius Primus, kuzeyden talya ya do ru harekete geçti; Bedriacum da Vitellius taraftar orduyu yenilgiye u ratt ve nihayette Roma ya girdi. fiehre giren askerler Vitellius ve taraftarlar n öldürdüler (M.S. 20 Aral k 69); art k Vespasianus un imparatorlu u Senatus taraf ndan da onayland. Vespasianus imparator oldu unda 60 yafl ndayd. Bu s rada, Syria Valisi Mucianus da ordusunu Vitellius üzerine yönlendirmiflti. Fakat Vitellius öldürüldü ünden ve Vespasianus imparator ilân edildi inden, sorunsuz bir flekilde Roma ya girdi. Primus ise Roma dan ayr l p Gallia ya döndü. Vespasianus un o lu Domitianus Mucianus Vespasianus un yoklu unda onun ad na birtak m düzenlemeler yapt. Vespasianus da M.S. 70 y l Ekim ay nda Roma ya döndü. M.S. 69 y l nda, Vespasianus henüz Aleksandreia dayken German kabilelerinden Batavial lar n lideri Iulius Civilis Gallia da isyan etti. Gallia halk Civilis e tam destek verdi. Civilis, Roma karargâh Castra Vetera y da ele geçirdi; Romal askerler öldürüldü. Bu a r kay plar Romal lar Civilis e karfl harekete geçirdi. Vetera yak n ndaki savaflta, Civilis kaçarak kurtuldu. Ren s n r boyunca Roma egemenli i tekrar kurularak sükûn sa land. Romal lar n Civilis in isyan n n bast r lmas nda Romal komutan Cerealis in rolü büyüktü. Daha sonra Cerealis, Frontinus ve Agricola, Britannia n n kuzeyine do ru ilerleyerek bugünkü Galler ve skoçya y kapsayan topraklar kontrol alt na ald lar. Bu arada imparatorun o lu Titus da Iudaia n n fethini tamamlad ; Jerusalem i (Kudüs) ele geçirdi (M.S. Ekim 70); çok say da Yahudi öldürüldü. ki y l sonra da -krallar n n ölmesi üzerine- Kommagene (güneydo u Anadolu da) de Roma ya ilhak edildi (M.S. 72) ve Syria eyaletine dâhil edildi. Kommagene Krall, bugünkü Ad yaman, Kahramanmarafl ve Gaziantep illerinin kaplad topraklar üzerinde kurulmufltu (M.Ö. 162). I. Antiokhos döneminde en parlak dönemini yaflam flt.
112 106 Hellen ve Roma Tarihi Vespasianus M.S. 70 y l Ekim ay nda Roma ya geldi inde büyük bir zafer alay düzenlendi. mparator, çocuklar Titus ve Domitianus a ceasar ve princeps iuventutis unvanlar vererek onlar n Roma taht n n vârisi olduklar n gösterdi. Senatus a, kendisinden sonra Titus un tahta ç kaca n bildirdi. Titus, kardefli Domitianus tan yaklafl k 10 yafl büyüktü. Roma da büyük bir imâr faaliyetine giriflti. Ünlü Colosseum amfitiyatrosunun inflas na bafllanmas da Vespasianus dönemine rastlar; ancak inflaat Titus zaman nda bitirilmifltir. SIRA S ZDE 4 Yahudi isyan n hangi imparator bast rd? Vespasinus a baz suikast planlar da yap ld. Bu suikastçiler aras nda ad en çok duyulanlar, Helvidius Priscus ve Caecina Alienus idi. Ancak suikastlerin hiçbiri amac na ulaflmad ve suikastçiler öldürüldüler. mparatorun yafl itibariyle sa l k sorunlar vard. Campania da bulundu u s rada hastalanan Vespasianus, tedavi için Roma ya döndü ancak bir türlü iyileflemedi. 70 yafl na birkaç ay kala, 24 Haziran 79 da, hayata gözlerini kapad. Titus (M.S ) Babas Vespasianus un ölümü üzerine Roma taht na geçen Titus, 30 Kas m 39 da Roma da do mufltu. M.S y llar aras nda Germania ve Britannia da askeri tribunus olarak görev yapm fl ve M.S. 65 te quaestor olmufltu. M.S. 69 da Vespasianus taraf ndan Yahudi syan n n bast r lmas için Iudaia ya gönderilmiflti. Titus, bir y l sonra, M.S. 70 Eylülü nde Hierousalem i (Kudüs) almay baflard. Birkaç ay sonra da (M.S. 71 y l Haziran) Roma ya döndü ve babas yla birlikte büyük bir zafer alay düzenledi. Bu, büyük yank uyand ran bir zafer oldu. Bütün bu askeri tecrübeleri ve baflar lar neticesinde babas Vespasianus M.S. 71 de onu imparatorlu un yönetimine ortak etti. Titus, bu tarihten itibaren babas ndan sonra tahta ç kacak olan kifli olarak ilân edilmifl oluyordu. Titus, Latince ve Eski Yunanca fliirler yaz yor, müzikle u rafl yor, lir çalabiliyordu. Claudius un o lu Britannicus un yak n arkadafl yd ; ta ki Britannicus un Nero taraf ndan zehirletilip öldürülmesine kadar. Iudaia da bulundu u s rada kendisinden yaflça bir hayli büyük olan Iudaia prensesi Berenice ye âfl k olmufltu ama gerek babas gerekse Roma halk -yeni bir Kleopatra m sorusuyla- bu iliflkiye s cak bakmad ndan, iliflki uzun süreli olamad. Halk, ilk zamanlarda Titus un son derece iyiliksever ve insanca davran fllar na tan k olmufltu. Hatta, tarihçi ve biyografi yazar Suetonius bir akflam yeme inde, imparatorun, o gün halk için bir iyilik yapamad n ve bu yüzden de o gününün bofla geçti ini söyledi ini aktar r.
113 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 107 fiekil 6.4 Roma daki Titus Tak. Kaynak: Ramage & Ramage (2008), s. 41. M.S. 24 A ustos 79 da Vesuvius (Vezüv) yanarda n n patlamas sonucu Pompeii, Herculaneum ve Stabiae kentlerinin de aralar nda oldu u Cumae körfezindeki yerleflimler lavlar n alt nda kald ; büyük bir felaket yafland. Titus, Vezüv felaketinin yaralar n n sar lmas için elinden gelen her türlü gayreti gösterdi. Ancak, bir y l sonra ikinci bir felaket daha yafland. Bu kez Roma da büyük bir yang n ç kt ; ard ndan veba salg n halk n bir bölümünün yok olmas na neden oldu. Titus yine halk n yan ndayd ; yang ndan harap olan yerlerde yeniden imâr faaliyeti bafllat ld, yang ndan zarar gören Jupiter Optimus Maximus Tap na n n yeniden inflas na baflland. Bu arada, inflas na babas zaman nda bafllan lan Amphitheatrum Flavium olarak da bilinen ünlü Colosseum un aç l fl da yap ld. Günlerce süren gösterilerde Colosseum gladyatör oyunlar ve vahfli hayvan gösterilerine sahne oldu; hatta arenan n suyla doldurularak bir deniz savafl n n (naumachia) temsil edildi i gösteri bile yap ld. Titus un ölümü hiç kimsenin beklemedi i bir anda ve ani oldu. M.S. 81 y l yaz nda Sabinler ülkesine yapt bir seyahat s ras nda atefllenerek hastaland ve 13 Eylül de 42 yafl ndayken öldü. Ölüm nedeni kimine göre s tmayd ; ancak ölümünde kardefli Domitianus un da parma olabilece i (zehirleterek) konufluluyordu. Domitianus (M.S ) Vespasianus ile Flavia Domitilla n n ikinci erkek çocu u olan Domitianus, M.S. 24 Ekim 51 de Roma da do mufltu. Neredeyse do umundan itibaren hep a abeyi Titus un gölgesinde kald. Gerçekte Vespasianus, her iki o luna da önemli unvanlar vermiflti; consul, princeps iuventutis gibi. Ancak, Titus a önemli görevler verilmesine karfl n, Domitianus sadece unvanlarla yetinmek zorunda b rak ld. Bu nedenle Domitianus, a abeyi Titus a k skançl k duyuyor ve bir gün durumun tersine dönece ini umuyordu. Nitekim, Titus un ani ve beklenmedik ölümü ona bu f rsat verdi. A abeyinin ölüm haberini alan Domitianus hemen Roma ya geldi; praetor mu-
114 108 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 6.5 Domitianus un sikke portresi. Kaynak: Kent- Overbeck-Stylow (1973), res haf zlar n n da deste ini alan Domitianus un imparatorlu u ertesi gün Senatus taraf ndan onayland (M.S. 14 Eylül 81). Domitianus bir süre sonra (M.S. 82 de) Domitia ile evlendi; ondan bir o lu oldu fakat daha çocuk yafltayken onu kaybettiler. Domitianus kamu ahlak n yüksek tutmak için çok çaba gösterdi. Ahlaks z tutum ve davran fllar sergileyen baz senatörleri cezaland rd. Domitianus zaman nda Senatus un güç ve prestiji geriledi; imparatorun kendisi ve saray, Senatus un önüne geçti. Bazen öyle ileri gitti ki, Ekim (October) ay n n ad n Domitianus a çevirdi. Domitianus un ilk askeri baflar s Germania da ayaklanan Chatti kabilesine karfl oldu; imparatorun bizzat komuta etti i ordu, isyanc lar yenilgiye u ratt. Bu zaferden sonra imparator, Germanicus (German fatihi) unvan ald (M.S. 83). Ancak Tuna s n r ndaki Daclar (bugünkü Romanya topraklar nda yaflayan halk), imparatoru zor durumda b rakt lar. M.S. 85 te Daclar Tuna Nehri ni geçerek Roma valisi Sabinus u öldürdüler. Domitianus, Daclar geri çekilmeye zorlasa da Daclar Romal lar için bir tehdit olmaya devam etti. mparator, Dac kral Decebalus ile Daclar lehine anlaflma yapmak zorunda kald ve Daclara y ll k haraç vermeyi de kabul etti. Zaman geçtikçe imparatorun muhalifleri de artmaya bafllad. Domitianus kendisine karfl gelenleri birer birer yok etti. Ancak Yukar Germania valisi Antonius Saturninus, en ciddi muhalefeti gösterdi ve Domitianus a resmen cephe ald. Ordusuyla imparatorun üzerine yürümek üzereydi ki, Afla Germania valisi Luppius Maximus, Saturninus u yenilgiye u ratarak büyük bir tehlikeyi bertaraf etti (M.S. Ocak 89). Domitianus art k hep öldürülme korkusuyla yafl yordu ve bu nedenle her kimden en ufak flüphe duyuyorsa onu hemen öldürtüyordu. mparatorun kendisinde oldu u kadar çevresinde de bir paranoya bafllam flt. Herkes birbirinden flüphe ediyor, ihbar edilme ve öldürülme korkusu yafl yordu. Sonunda, imparatorun kar s n n ve praetor muhaf zlar n n da içinde oldu u bir suikast plan haz rland. Plana göre, saray kahyâs Parthenius imparatorun yast n n alt ndaki b ça n önceden alarak imparatoru savunmas z b rakacak, sonra da Stephanus adl bir azatl kolundaki yara sarg s n n içine saklad b çakla imparatora sald racakt. Nitekim öyle oldu; ilk darbeyi alan Domitianus yast n n alt ndaki b ça n almak istedi inde bofl bir k n buldu sadece. Stephanus un peflinden gelen di erleri de imparatoru b çaklayarak öldürdüler.
115 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 109 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Roma da imparatorluk dönemine geçifl ve yeni yönetim fleklinin karakteristik özelliklerini aç klama Böylece Augustus ile birlikte, Cumhuriyet dönemi kapanm fl, Principatus (princeps ten) dönemi bafllam fl oluyordu. Bu dönem, Dominatus olarak adland r lan yeni idare fleklinin bafllayaca Diocletianus a kadar bu flekilde devam etti. Principatus dönemi asl nda devletin bafl nda tek kiflinin oldu u bir dönemdir ve bu nedenle genel olarak imparatorluk dönemi olarak bilinir. Cumhuriyet döneminde devletin bafl nda iki consul varken, imparatorluk dönemiyle birlikte tüm yetkiler imparatorun flahs nda toplanm fl oldu. Yeni yönetim flekli mparator Augustus la bafllad ndan, onun dönemindeki yönetim anlay fl ve karakteristik özelliklerine bir alttaki paragrafta de inilecektir. Augustus un imparatorlu u yeniden organize etmesi ve faaliyetlerini aç klama Augustus la birlikte Roma da Cumhuriyet yönetimi son buldu; mparatorluk yönetimi bafllad. Augustus tan Diocletianus a kadar devletin bafl nda tek kifli bulundu undan bu dönem ayn zamanda Principatus Dönemi olarak da bilinir. Augustus un yapt en önemli icraatlar aras nda, eyaletleri, lejyon kuvvetleri olanlar ve olmayanlar flekilde düzenlemesi ve lejyon kuvveti bulunduran eyaletleri kendi üzerine almas d r. Augustus zaman nda Senatus un itibar da artt. Augustus dönemi bir bar fl dönemidir. Augustus zaman ndaki di er baz önemli olaylar aras nda; Arabia n n Roma ya ba lanmas (M.Ö. 24), Galatia n n Roma eyaleti yap lmas (M.Ö. 25), Bosporos Krall n n Roma ya ba l vasal krall k yap lmas (M.Ö. 14), Varus komutas ndaki Roma birli inin Teutoburg Orman nda Germanlarca pusuya düflürülüp yok edilmesi (M.Ö. 9), Trakya da vasal bir krall k kurulmas, Syria (Suriye) ve Iudaea n n (Eski Filistin in güneyi) Roma eyaleti olmas n sayabiliriz. Augustus, ayr ca, kendisine ba l Praetorlardan oluflan bir Muhaf z Alay (Praetoriani) ile tfaiye Alay (Cohortes vigilium) kurdu. Anadolu daki Roma kolonilerinin önemli bir k sm Augustus döneminde kuruldu. A MAÇ 3 Iulius-Claudius ve Flavius hanedanlar n aç klama Iulius-Flavius hanedan Augustusla bafllar, Tiberius, Caligula, Claudius ile devam eder ve Nero ile son bulur. Bu hanedan üyeleri genelde Augustus un politikas n devam ettirmifllerdir. Tiberius zaman nda Kappadokia ve Kilikia eyalet yap ld. Kilikia ve Syria tek eyalet alt nda birlefltirildi.claudius zaman nda Mauretania (M.S. 42), Britannia (M.S. 43), Lykia (M.S. 43), Iudaea (M.S. 44) ve Trakya (M.S. 46) eyalet haline getirilerek Roma topraklar na kat ld. Claudius, yo un bay nd rl k faaliyetlerine imza att : Fucinus Gölü nün kurutulmas, su kemerleri, yollar ve Ostia Liman n n inflas gibi. Günümüze kalmam fl olsa da Roma, Etrüsk ve Kartaca tarihi hakk nda kitaplar yazm flt. Hanedan n son üyesi Nero, e lenceye düflkün ve tutars z davran fllar olan bir imparator olarak ün yapm flt. Hatta, annesi Agrippina n n kendisi için bir tehdit oldu unu düflündü ünden, onu da öldürtmüfltü. Ancak, devlet idaresindeki yetenekli kifliler sayesinde kamu düzeninin sa lanmas, kalpazanl kla mücadele, hazinenin slah, gladyatör gösterileri için valilerin halktan para toplamalar n n yasaklanmas, dolayl vergilerin tüm imparatorlukta kald r lmas ve do rudan vergilerin art r lmas gibi faaliyetlere de imzas n atm flt. M.S. 64 te, Roma da büyük bir yang n Nero nun ç kartt na inan l yordu. Nero zaman nda Parthlar ve Armenial lara karfl baflar l bir sefer düzenlenmifl (M.S ); Britannia da Britonlar n isyan bast r lm fl (M.S. 61); Yunanistan a bir gezi düzenlemifl (M.S ); mparatorun son y llar nda ise Iudaia daki (Eski Filistin in güneyi, Yahudiye) Yahudiler isyan etmiflti. Vespasianus ile birlikte Roma taht nda Flavius Hanedan n n egemenli i bafllar. ktidar n n bafl nda Civilis in Gallia daki isyan baflar l bir flekilde bast r ld. Vespasianus, Yahudi isyan n da o lu Titus ile bast rd ; Iudaia ilhak edildi (MS 70). Güneydo u Anadolu daki Kommagene de Vespasianus zaman nda ilhak edilerek (M.S. 72) Syria eyaletine dâhil edildi. Titus, M.S. 69 da Vespasianus taraf ndan Yahudi syan n n bast - r lmas için Iudaia ya gönderildi ve bir y l sonra
116 110 Hellen ve Roma Tarihi Kudüs ü ald. Titus zaman nda Vesuvius (Vezüv) yanarda patlad ; Roma da büyük bir yang n ç kt ; veba salg n halk n bir bölümünün yok olmas na neden oldu. nflas na babas Vespasianus zaman nda bafllan lan ünlü Colosseum da Titus zaman nda aç ld. Hanedan n son üyesi Domitianus zaman nda Senatus un güç ve prestiji geriledi. Domitianus un ilk askeri baflar s Germania da ayaklanan Chatti kabilesine karfl oldu; imparator, Germanicus (German fatihi) unvan ald (M.S. 83). Romal lar için bir tehdit olmaya devam eden Daclarla Romal lar n aleyhine anlaflma yapmak zorunda kald ve Daclara y ll k haraç vermeyi kabul etti. Roma daki muhaliflerinin tehdidini her zaman hissetti; nitekim suikast sonucu öldürüldü.
117 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 111 Kendimizi S nayal m 1. Augustus la birlikte bafllayan dönem afla dakilerden hangisidir? a. Cumhuriyet b. Principatus c. Monarfli d. Tetrarfli e. Krall k 2. Galatia n n Roma eyaleti yap ld tarih afla dakilerden hangisidir? a. M.Ö. 65 b. M.Ö. 55 c. M.Ö. 45 d. M.Ö. 35 e. M.Ö Augustus un iktidar zaman nda yapt baflar l icraatlar (Res Gestae) kaleme ald ve tunç direklere yaz - l olan icraat yaz t n n bir kopyas n n duvar nda yer ald, Anadolu daki tap nak afla dakilerden hangisidir? a. Side de Apollon Tap na b. Ephesos ta Hadrian-Roma Tap na c. Miletos ta Augustus-Roma Tap na d. Nikomedeia da Augustus Tap na e. Ankara da Roma-Augustus Tap na 4. Augustus tan sonra Roma taht na geçen afla dakilerden hangisidir? a. Domitianus b. Claudius c. Caligula d. Tiberius e. Vespasianus 5. At yla beraber yemek yiyen, at n consul yapmay bile düflünen, gereksiz harcamalarla Roma devlet hazinesini tüketen imparator afla dakilerden hangisidir? a. Domitianus b. Claudius c. Caligula d. Tiberius e. Vespasianus 6. Mauretania, Britannia, Lykia, Iudaea ve Trakya n n eyalet haline getirilmesi; Fucinus Gölü nün kurutulmas ; Ostia Liman n n inflas afla daki imparatorlardan hangisi zaman nda oldu? a. Augustus b. Claudius c. Domitianus d. Tiberius e. Vespasianus 7. Dört mparatorlar Y l afla daki imparatorlardan hangilerini kapsar? a. Augustus, Vespasianus, Otho, Claudius b. Claudius, Augustus, Vitellius, Otho c. Galba, Otho, Vitellius, Vespasianus d. Galba, Otho, Vitellius, Domitianus e. Tiberius, Galba, Vitellius, Vespasianus 8. Afla daki olaylardan hangileri mparator Titus zaman nda gerçekleflmifltir? a. Galatia n n Roma Eyaleti yap lmas b. Actium Savafl c. M.S. 64 teki Roma yang n d. Dört mparatorlar Y l n n imparatorlar ndan biri olmas e. Colosseum un aç l fl ve Vezüv yanarda n n patlamas 9. Kommagene afla daki imparatorlardan hangisi zaman nda ilhak edilerek Syria eyaletine dâhil edildi? a. Vespasianus b. Augustus c. Tiberius d. Nero e. Galba 10. Augustus iktidara geldi inde eyaletlerde esas olarak düzenlemelerden hangisini yapm flt r? a. Tüm eyaletler imparatora ba land. b. Tüm eyaletler Senato ya ba land. c. Eyaletlerde Senato bulundurulmas n yasaklad. d. Lejyon kuvveti sadece Senato ya ba l eyaletlerde olacakt. e. Lejyon kuvveti sadece imparatora ba l eyaletlerde olacakt.
118 112 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Anadolu da Roma mparator Kültü Anadolu daki kent-devletleri, Roma mparatorlu- u nun egemenli i alt na girince, Augustus tan bafllayarak Roma imparatorlar n birer tanr gibi kabul edip onlara tap naklar infla ettiler veya varolan tanr / tanr - ça tap naklar n onlara ithaf ettiler. Bir kent-devletinde mparator kültünün varl na, imparatora adanm fl tap naklar n ortaya ç kart lmas n n yan s ra yaz tlar, edebi kaynaklar ve sikkeler tan kl k eder. Sikkelerde görülen neokoros yaz s, sikkenin bas ld kent-devletinde imparator tap na n n (kültünün) bulundu unu iflaret eder. Neokoros, sözcük anlam olarak tap nak bak c s / muhaf z demektir. Yani, imparatora adanm fl bir tap nak ve bu tap na a tayin edilmifl din adamlar (bir tür rahip) söz konusudur. Kuflkusuz, Roma imparator kültünün geçmifli Hellenistik döneme kadar gitmektedir. Büyük skender ve ondan sonra gelen Hellenistik krallar (özellikle Ptolemaios ve Seleukos krallar ) ilahi güçleri ile de an ld lar; hükümdar kültünün tesis edildi i kent-devletlerinin say - s hiç de az de ildir. Örne in Priene de Büyük skender e adanm fl bir kutsal alan (Aleksandreion) vard. Keza, Augustus tan önce Caesar için de bir kült oluflturuldu unu (Heros Iulius) biliyoruz. Roma n n Bat Anadolu da Asia Eyaleti ni kurmas yla, tanr ça Roma kültünün de önem kazand görülüyor. mparator kültü, Roma n n ilk imparatoru Augustus ile beraber tesis edilmeye bafllanm fl ve M.S. 3. yüzy l n ortalar na kadar sürmüfltür. mparator kültüne en fazla mazhar olan imparatorlar Augustus ve Tiberius tur. Onlardan sonra gelenler en fazla iki veya üç kez bu onura sahip olmufllard r. Anadolu da tespit edilen mparator kültü tap naklar n n say s 100 e yak nd r; neokoros unvan na sahip olanlar n say s ise 100 ün üzerindedir. mparator kültü, çok tanr l bir inanca sahip olan Roma mparatorlu u nda, Romal lar n ortak bir inanç etraf nda toplanmalar na olanak sa lam fl ve Romal l k bilinciyle imparatorlu un siyasal yap s n n korunmas nda önemli bir rol oynam flt r. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise Augutus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z yanl fl ise Augustus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Augustus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Tiberius konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. c Yan t n z yanl fl ise Caligula konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. b Yan t n z yanl fl ise Claudius konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise Dört mparatorlar Y l konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yan t n z yanl fl ise Titus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z yanl fl ise Vespasianus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. e Yan t n z yanl fl ise Augustus konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Roma, Actium Savafl ile son Hellenistik Krall k olan Ptolemaioslar n egemenli ine son verdi. Octavianus, Ptolemaioslar n Kraliçesi VII. Kleopatra ile Romal Antonius u Actium Savafl nda yenerek M s r a kaçmaya zorlad. Antonius öldürüldü, Kleopatra intihar etti; M s r, Roma Eyaleti yap ld. S ra Sizde 2 Metinde geçen örneklerde, tahta geçen imparatorun muhaf z alay na ve komutanlara bahflifl da tmas d r. Osmanl Devleti ndeki cülus bahflifliyle karfl laflt r labilir. S ra Sizde 3 Iulius-Claudius Hanedan, Augustus ile bafllar Nero ile son bulur. S ra Sizde 4 Nero zaman nda patlak veren Yahudi isyan, Vespasianus zaman nda bast r ld. syan, imparatorun o lu Titus bast rd ; Titus o tarihte imparator de il, veliaht idi. Bu nedenle do ru ifade, isyan n imparator Vespasianus zaman nda bast r ld d r.
119 6. Ünite - Roma mparatorlu u nun lk Yüzy l : Iulius-Claudius Hanedan ndan Flavius Hanedan na 113 Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Akflit, O. (1985), Roma mparatorluk Tarihi, stanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yay nlar, stanbul. Bowman, A.K., E. Chaplin, A. Lintott (ed.), (1996), Cambridge Ancient History Vol. 10. Augustan Empire 43 BC - AD 69, Cambridge. Cornell, T. Ve Matthews, J. (1988), Roma Dünyas (çev. fi. Karadeniz), letiflim Atlasl Büyük Uygarl klar Ansiklopedisi, stanbul. Goodman, M. (2005), The Roman World 44 BC-AD 180, Routledge, Oxon, Harris, N., History of Ancient Rome, Chancellor Press, Londra, plikçio lu, B. (2007), Hellen ve Roma Tarihinin Anahatlar, stanbul. Kent, J.P.C. -Overbeck, B- Stylow, A.U. (1973), Die römische Münze, München. Price, S.R.F. (2004), Ritüel ve ktidar. Küçük Asya da Roma mparatorluk Kültü (çev. T. Esin), mge Kitabevi, Ankara. Ramage, N.H. - Ramage, A., The British Museum Concise Introduction. Ancient Roma, Londra. Shotter, D. (2003), Rome and Its Empire, Norfolk. Tekin, O. (2008), Eski Yunan ve Roma Tarihine Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul.
120 7HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Roma mparatorlu u nun büyüme ve güçlenme dönemini tart flabilecek, mparator Hadrianus un imparatorlu a hâkim olabilmek için uygulad politikay aç klayabilecek, Antoninus ve Severus hanedanlar n n Roma mparatorlu u ndaki icraatlar n aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Daclar Parthlar Nerva Traianus Hadrianus Antoninus Pius Severus Caracalla Geta çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na EVLAT ED NEN YA DA ED N LEN MPARATORLAR ANTONINUS HANEDANI SEVERUS HANEDANI
121 Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na EVLAT ED NEN YA DA ED N LEN MPARATORLAR Nerva (M.S ) Nerva dan itibaren Roma taht na geçen befl imparatorun iktidar dönemlerinde istikrar ve refah hâkim oldu undan, Antik Ça da bu imparatorlar (Nerva, Traianus, Hadrianus, Antoninus Pius ve Marcus Aurelius) iyi imparatorlar olarak da an l rd. Marcus Cocceius Nerva, zengin bir hukukçunun o lu olarak M.S. 8 Kas m 30 (veya 35 te) Roma n n kuzeyindeki Narnia da do mufltu. Domitianus un öldürülmesi ve Roma taht na Nerva n n ç kar lmas yla Flaviuslar sülalesinin iktidar da son bulmufl oluyordu. 18 Eylül 96 da, 66 (veya 61) yafl ndayken Senatus taraf ndan imparator ilân edilen Nerva n n askeri tecrübesi olmasa da siyaseten belirli bir geçmifle sahipti. Örne in Vespasianus ve Domitianus dönemlerinde consul lük yapm flt. mparator oldu unda hiçbir senatörü öldürtmeyece ine yemin etmiflti, nitekim öyle de yapt. Ancak, Domitianus un katillerinin (Petronius ve Parthenius) öldürülmelerine engel olamad. Nerva, yoksullar n (ve özellikle çocuklar n) korunmas na yönelik önlemler ald ; Yahudilerden al nan vergiyi kald rd ; halka bu day da t m - na kolayl k getirdi; köprüleri ve su kemerlerini tamir ettirdi; talya dahilinde göreve giden memurlar n yol masraflar n karfl lamak zorunda olan yerel idareler bu zorunluluktan muaf tutuldular, bu ifli devlet üzerine ald. Askerlerle y ld z bar fl k olmayan Nerva, yaflam n n tehlikede oldu unu hissetti inden hem askerlerin hem de halk n kabul edebilece i bir kifliyi evlat edinerek imparatorlu un yönetimini paylaflmay ve böylece kendisinden sonra tahta ç kacak olan vârisini belirlemeyi arzuluyordu. Nitekim, M.S. 97 y l Ekim sonunda o s ralar popülaritesi bir hayli yüksek olan Yukar Germania valisi Marcus Ulpius Traianus u evlat edinerek tüm yetkileri onunla paylaflt (M.S. Eylül 97). Yaklafl k dört ay sonra, yafll ve hasta olan Nerva 28 Ocak 98 de hayata veda etti. Traianus (M.S ) M.S. 18 Eylül 53 te Italica da ( spanya) do an Traianus, iyi bir asker ve idareci bir baban n o luydu. Babas senatörlük, consul lük, Syria Eyaleti valili i yapm flt. Traianus, önceki Roma imparatorlar n n aksine talya d fl nda bir eyalette dünyaya geldi inden bu konuda da bir ilke imza atm fl oluyordu. Nerva n n Traianus u evlat edinerek kendisinden sonra taht n vârisi yapmas Principatus Dönemi siyasal tarihinde adeta bir dönüm noktas yd. Çocu u olmayan Nerva, en iyi ve baflar l
122 116 Hellen ve Roma Tarihi bir kifliyi evlat edinip taht n vârisi yapm flt. Bu sistem sonraki birkaç imparatorun seçiminde de uyguland. Soya ba l veraset sistemi terk edilmese de çocuksuz imparatorlar n vâris meselesi sorunsuz ve ideal bir flekilde çözümlenebilecekti. SIRA S ZDE 1 Resim 7.1 mparator Traianus un mermer büstü. Kaynak: Harris (2003), s. 47. Kendinden sonra tahta geçecek kifliyi evlat edinerek belirleyen ilk Roma imparatoru kimdi? Nerva öldü ünde Traianus hemen Roma ya gelmedi; önce vali olarak görev yapt Yukar Germania daki ifllerini düzene koydu. M.S. 99 yaz nda Roma ya geldi ve flehre at üzerinde de il alçakgönüllü bir davran fl sergileyerek yürüyerek girdi. mparator, daha bafltan itibaren kudretli bir kiflilik sergilemeye bafllad ; Senatus ile iliflkilerinde dikkatli davrand. Kendisi de biri Domitianus zaman nda olmak üzere alt kez consul olmufltu. Genç Plinius un da M.S. 100 de consul seçilmesini sa lad ve o da Senatus ta imparatora teflekkür konuflmas yapt. Plinius daha sonra Bithynia-Pontus valili ine de getirildi. Traianus zaman nda eyaletlerden de kayda de er say da üye Senatus a girmeye bafllad. Traianus, imparator olmadan k sa süre önce kendisinden yaklafl k 17 yafl küçük Plotina ile evlenmiflti; bu evlilikten çocuklar olup olmad n bilmiyoruz. M.S. 105 te Augusta unvan verilen Plotina, Traianus un ölümünden yaklafl k 6 y l sonra, 53 yafl nda, hayata veda etti (M.S. 123). Traianus un ilk askeri harekât bugünkü Romanya s n rlar içinde kalan Dacia ya oldu. mparator Domitianus, Daclara karfl baflar l olamam fl hatta onlara y ll k haraç vermeyi bile kabul etmiflti. Dac kral Decebalus un itaat alt na al nmas ve bu küçük düflürücü durumdan kurtularak Roma prestijinin yeniden kurulmas gerekiyordu. Traianus, Daclara karfl biri M.S de di eri M.S da olmak üzere iki kez sefer yapt. lkinde Traianus M.S. 101 y l bafllar nda Roma dan ayr larak Dacia ya sefere ç kt. Daclar önce Tapae da yenilgiye u ratt ; ertesi y l da Decebalus un bir sald r s n püskürttü. Daha sonra Daclar n baflkenti Sarmizegethusa ya yönelen Traianus, Daclar anlaflmaya zorlad ; Daclar itaat alt na ald ; Sarmizegethusa ya bir Roma garnizonu yerleflti. Böylece Daclar Roma ya ba l vasal bir krall k statüsüne getirildiler. Traianus büyük bir zafer alay eflli inde Roma ya girdi; Senatus kendisine Dacicus (Dac Fatihi) unvan verdi. Ancak, Decebalus Roma için hâlâ bir tehdit oluflturuyordu ve üstelik baflkent Sarmizegethusa daki Roma garnizonunu da ç kartm fllard. Bu nedenle kesin sonuç için Traianus M.S. 105 y l yaz nda Dacia ya ikinci bir sefer daha düzenledi. Bu sefer sonucunda baflkent Sarmizegethusa ele geçirildi (M.S. 106); Daclardan elde edilen ganimet Roma ya getirildi; Decebalus intihara zorland. Decebalus un kesik bafl Roma da teflhir edildi. Bundan böyle Dacia da Roma eyaleti oluflturuldu. Dac baflkenti Sarmizegethusa bundan böyle Roma kolonisi yap larak Ulpia Traiana ad verildi. Dac savafllar n n ve zaferinin an s na Roma daki Forum da bir an t-sütun dikildi; sütunun üzeri Romal lar n Daclar yenilgiye u ratmalar n betimleyen kabartmalarla süslüydü.
123 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na Dac savafllar ndan sonra Traianus yaklafl k yedi y l Roma da kald. M.S. 114 te yeniden savafl arenas na ç kmak zorunda kald. Bu kez hedef imparatorlu un do- u s n rlar n n güvenli inin sa lanmas yd. Do u da Parthlarla olan mücadele daha Roma n n Cumhuriyet Dönemi y llar na dayanmaktad r. Principatus döneminin bafl ndan itibaren de Parthlar Roma n n do u s n r için bir tehdit olmaya devam ettiler; hatta baz Roma imparatorlar Parthlar karfl s nda yenilgiye u rad lar. Traianus, art k eski güçlerinin kalmad n düflündü ü Parthlar yenilgiye u ratarak Roma mparatorlu u topraklar na ilhak etmek istiyordu. Üstelik bahane de haz rd : Parthlar, Roma n n vasal bir krall statüsündeki Armenia n n iç ifllerine müdahale ediyordu. mparator, önce, güç kullanarak Armenia Krall topraklar n Roma topraklar na ilhak etti; sonra da Parth ülkesi de dâhil olmak üzere tüm eski Mezopotamya y ele geçirmek için Do u ya bir sefer düzenledi (M.S. 115). Birtak m baflar lar elde ettiyse de bunlar istenilen ölçüde olmad ; ancak Armenia ve Mezopotamya n n eyalet statüsünde organize edilmeleri dâhi Romal lar için önemli icraatlard. Nitekim Seleukeia, Ktesiphon (Ba dat n güneyinde) ve Babylon gibi önemli kentlerin ele geçirilerek ezeli düflman Parthlar n dize getirilmesi, imparatora Parthicus (Part fatihi) unvan n kazand rd. Bölgedeki kontrolun devam için imparator ordusunun bir k sm n Syria da b rakarak Roma ya dönmek istedi; çünkü imparatorlu un kuzeyinde de birtak m k p rdanmalar bafllam flt. Bu arada, Traianus un Do u da oldu u s rada, Kuzey Afrika daki Kyrenaika da (Libya) Yahudiler de isyan etti; isyan K br s ve M s r a da yay ld. Yahudiler, Vespasianus ve Titus zaman nda u rad klar kötü muameleyi, katledilen yurttafllar n (dindafllar n ) ve Kudüs teki Tap nak n y k l p yak lmas n haf zalar ndan silemediklerinden intikam düflüncesi tafl yorlard. Güçlükle bast r lan isyan s ras nda isyanc lar da binlerce Yahudi olmayan insan katlettiler. mparator, Do u seferi s ras nda Antiokheia y (Antakya) üs olarak kullan yordu; nitekim Roma ya dönme karar ald nda Antiokheia da bulunuyordu. Buradan yola ç karak önce Selinus a (Gazipafla) geldi ancak hiç beklenmedik bir anda inme inmesi sonucu k smi felç geçirdi; herhangi bir krize neden olmamak için hasta yata nda yak n dostu ve Syria Eyaleti nin valisi Hadrianus u evlat edinerek onun kendisinden sonra taht n vârisi oldu unu Roma Senatus una bildirdi. Traianus, M.S. 9 A ustos 117 de öldü; 64 yafl ndaki imparatorun cesedi yak ld ve külleri Roma ya getirildi. Resim Traianus an tsütunu, Roma. Yüksekli i 38 metreyi bulan an tsütun, Traianus un Daclara karfl kazand zaferlerin an s na dikilmifl olup afla dan yukar ya do ru diagonal olarak devam eden frizde Dac Savafllar ndan sahneler yer almaktad r. Kaynak: Stokstad (1995), res Hadrianus (M.S ) Publius Aelius Hadrianus M.S. 24 Ocak 76 da Roma da veya spanya n n güneyindeki Italica da dünyaya geldi. M.S. 100 de Sabina ile evlenen Hadrianus, imparator olana de in devletin çeflitli kademelerinde çal flt ; Afla Pannonia, Afla Moesia ve Yukar Germania da lejyon subay olarak görev ald ; Dac savafllar na kat ld ve M.S.
124 118 Hellen ve Roma Tarihi Bugünkü Edirne kentinin yerinde daha önce Uskudama adl bir Trak kenti vard. Roma mparatoru Hadrianus, bu kente kendi ad n vererek yeniden kurdu. Hadrianopolis, Hadrianus un kenti anlam n tafl maktad r. 106 da, 2. Dac savafl ndaki baflar s ndan dolay praetor yap ld. M.S. 107 de Afla Pannonia valisi, M.S. 108 de de consul oldu. Traianus un Do u seferine kat ld ve M.S. 117 de Syria (Suriye) valisi oldu. Ayn y l n A ustos ay nda Traianus un kendisini evlat edindi ini ve taht n vârisi ilân etti ini ö rendi. Syria valisi Hadrianus hemen imparatorun cesedinin getirildi i ve yak ld Seleukeia (Silifke) kentine geldi. Traianus un külleri Roma ya getirildi. Birkaç gün sonra imparatorun ölüm haberi Roma ya ulafl nca da Senatus taraf ndan imparatorlu u onayland. Gerçekte, Hadrianus imparator Traianus un yak n dostuydu ve Hadrianus un son anda verilen bir kararla vâris olarak seçilmesinde Traianus un kar s Plotina n n rolü büyüktü. Hadrianus un politikas, Roma n n s n rlar n Augustus un belirledi i flekilde -kuzeyde Ren ve Tuna nehirlerinden do uda F rat (Euphrates) Nehri ne- muhafaza etmekti. Traianus yay lmac bir politika izleyerek F rat n ötesine geçmifl, Armenia, Parthia ve Mezopotamya y fethetmiflti; imparatorlu un s n rlar n n bu kadar genifllemesi denetimi zorlaflt r yordu. Bu nedenle Do u daki askerleri F rat a kadar çekti ve F rat s n r n güçlendirdi. Traianus un fethetti i yerleri de bölgenin yerli krallar - na b rakarak Roma n n vasal krallar olarak kalmalar n sa lad. Hadrianus, kuzey s - n rlar nda baz kar fl kl klar n oldu unu haber al nca M.S. 117 k fl nda Antiokheia dan (Antakya) önce Bithynia ya (Kocaeli yar madas ) sonra da Tuna bölgesine geldi. Bu bölgedeki k p rdanmalar yat flt r ld ktan sonra imparator M.S. 118 Temmuz ay nda Roma ya gelerek burada iki y l kald. Hadrianus Roma da bulundu u süre içinde Traianus un yoksul çocuklara yard m projesini (alimenta) sürdürdü. Modern yazarlar Hadrianus un eflcinsel e ilimine dikkati çekerler. Antik yazarlar ise bunu aç k bir flekilde dile getirmezler ama imparatorun Antinoos adl genç bir delikanl ya olan yak nl ndan söz ederler. M s r da bulundu u s rada (M.S. 130) Antinoos un da onun yan nda oldu u ve oradayken öldü ü anlat l r. Antinoos un ölümündeki s r perdesi ise ayd nlanmam flt r; Nil deki bir gezinti s ras nda kay ktan düflüp bo uldu u veya kendini Hadrianus a kurban etti i söylenir. Antinoos un ölümüne çok üzülen imparator onun ad na kent bile kurmufltu (Antinoopolis). Hadrianus önceki Roma imparatorlar n n hiç yapmad bir fleyi yapt ; iki büyük seyahat program yla M.S y llar aras nda imparatorlu u bafltan bafla dolaflt. Amaç imparatorlu u daha yak ndan tan mak ve sorunlarla yak ndan ilgilenmekti. mparatorun ziyaret etti i kentler Roma sikkelerinde adventus (var fl) veya restitutor (onaran) yaz lar yla vurgulanm flt r. lk seyahat M.S y llar - n kapsamakta olup befl y l sürdü. Hadrianus un ilk dura Gallia ya idi. Bugünkü Avrupa n n kapsad pek çok ülkeyi (örne in Fransa, Almanya, sviçre, Hollanda, ngiltere, spanya) dolaflt ktan sonra Kuzey Afrika ya oradan da Syria Eyaletinin baflkenti Antiokheia (Antakya) geldi; buradan Malatya üzerinden Karadeniz e ç kt. Trapezus tan (Trabzon) bat ya do ru k y boyunca ilerleyerek iç kesimdeki Ankyra ya (Ankara) u rad. Sonra Bithynia ve Mysia bölgelerine geldi. Buralarda kendi ad n tafl yan (Hadrianopolis) kentler kurdu. Çanakkale yöresine gelerek Troia kahramanlar n n mezar n ziyaret etti. Oradan güneye yönelerek Ephesos a (Efes) geldi. Rhodos adas na geçerek oradan Ege Denizi ni katedip Trakya da karaya ç kt. Hebros (Meriç) k y s nda kendi ad n tafl yan Hadrianopolis (Edirne) kentini kurdu. Trakya dan Yunanistan a geçen imparator burada bulundu u s rada Atina n n imâr için büyük ifller yapt. Hadrianus Hellen kültürüne ve diline hayrand ; bu nedenle Yunanistan onun için ayr bir önem tafl yordu. Art k dönüfl yolculu u bafllam flt ; Hadrianus M.S. 125 y l sonlar nda Roma ya döndü. ki y l Roma da kalan imparator M.S. 127 y l nda talya yar madas nda da k sa bir seyahat yapt.
125 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 119 kinci büyük seyahati ise M.S / 4 y llar n kapsamakta olup alt y l sürmüfltür. Bu seyahatin ilk dura ise Atina idi. Oradan Ephesos a geldi ve güneye inerek Anadolu nun güneyi boyunca (Karia, Lykia, Pamphylia, Kilikia) ilerledi; fakat Phrygia ve Kappadokia gibi biraz daha içeride olan bölgelere de u rad. Anadolu da bulundu u s rada buradaki kentlerin imâr ve bay nd rl k faaliyetleriyle de yak ndan ilgilenmiflti; pek çok tap nak, su kemeri, köprü ve an tsal flehir kap s n n yap m nda veya onar m nda onun imzas vard r. Hadrianus daha sonra Suriye ve Filistin üzerinden Kuzey Afrika ya geldi. Burada M s r ve Kyrenaika y (Libya) ziyaret etti. Kuzey Afrika dan ayr lan imparator Suriye üzerinden Do u Anadolu yu katederek Karadeniz e ulaflt. Pontos kentlerini ziyaret ettikten sonra Atina ya gitti. Ancak tam bu s rada Yahudilerin isyan etti i haberi imparatora ulaflt. mparator derhal Atina dan Antiokheia ya geldi ve isyan bast rmas için bir subay n gönderdi. syan kanl bir flekilde bast r ld ; Iudaia n n ad Syria Palaestina olarak de ifltirildi. Hadrianus M.S. 133 / 34 te Roma ya döndü fakat 60 yafl ndaki imparator iki y l sonra hastaland (M.S. 136). Çocu u olmayan imparator, ölümünden sonra bir taht krizi ç kmamas için kendisine bir vâris seçmenin zaman geldi ini düflündü. Üzerinde düflünülen adaylar n ölmesi ve k sa bir karars zl k dönemi sonras Hadrianus, Antoninus adl bir senatörü evlat edinerek vârisi ilân etti. Hadrianus un hastal giderek kötüleflti; ac s o kadar fazlayd ki bir an önce ölmek istiyordu. Taht n vârisini de belirledikten sonra son nefesini huzur içinde vermek üzere Roma dan ayr - larak Baiae ya gitti ve çok geçmeden orada yaflam n yitirdi (M.S. 10 Temmuz 138). An t mezar henüz tamamlanmam fl bulundu undan defin ifllemi geçici olarak yap ld ; bir y l sonra da cesedi, birkaç y l önce ölen kar s Sabina ile birlikte Roma daki an tsal mezara (Mausoleum) nakledildi. ANTONINUS HANEDANI Antoninus Pius (M.S ) Antoninus Pius, Nemausus lu (Nimes) seçkin bir ailenin çocu u olarak M.S. 19 Eylül 86 da Latium daki Lanuvium da (Roma n n güneyinde) do du. Antoninus un çocuklu- u Roma n n bat s ndaki Lorium da geçti. Antoninus delikanl yken babas n kaybetti; fakat büyükbabalar ona sahip ç kt lar ve hatta onlar n da ölümünden sonra kalan miras Antoninus u Roma n n en zenginlerinden biri yapt. 20 li yafllardayken Faustina (Büyük) ile evlendi. Quaestor ve praetor luktan sonra M.S. 130 da (veya 120 de) consul oldu; dedesi ve babas da consul lük yapm fllard. Daha sonra, M.S aras nda bir tarihte, Bat Anadolu daki Asia Eyaleti nin valisi (proconsul) oldu. mparator Hadrianus M.S. 25 fiubat 138 de Antoninus u evlat edinerek onun Roma taht için vârisi oldu unu resmen ilân etmiflti. Hadrianus un ölümü üzerine de imparator oldu ve çok geçmeden -Hadrianus un ölümünden sonra gösterdi i dindar, sayg de er ve kadirflinas tutum ve davran fl nedeniyle- Senatus taraf ndan Pius lâkab verildi; bu lâkap onun ad yla bütünleflti ve bundan böyle Antoninus Pius olarak an lmaya baflland. Antoninus, Hadrianus taraf ndan evlat edinilince kendisinden de Marcus Aurelius ve Lucius Ceionius Verus u evlat edinmesi istendi. Nitekim bu kifliler de Antoninus tan sonra imparator oldular. Resim 7.3 mparator Antoninus Pius un mermer büstü. Kaynak: Ramage & Ramage (2008), res. 19.
126 120 Hellen ve Roma Tarihi SIRA S ZDE 2 Antoninus Pius n ad ndaki Pius, ne anlama gelmektedir? Antoninus Pius, 23 y ll k iktidar s ras nda imparatorlu u Roma dan yönetmeyi tercih etmifl, Hadrianus gibi seyahatlere ç kmam flt. Zaman nda büyük savafllar olmasa da ufak çapl çarp flmalar ve isyanlar da eksik olmam flt. Örne in Britannia, Mauretania (bugünkü Fas topraklar ), Germania, Dacia (bugünkü Romanya), M s r, Iudaia (eski Filistin in güneyi) ve Yunanistan daki ayaklanmalar sayabiliriz. Bu arada Britannia da Brigantlara karfl yürütülen savafl sonras, Hadrianus surunun yerine, daha kuzeyde, Antoninus suru infla edilmesini de belirtmeliyiz. Fakat yine de Antoninus döneminin bir bar fl dönemi oldu u söylenebilir. mparator Roma da bay nd rl k faaliyetlerinde bulunmufl, ünlü Colosseum u da onartm flt r. Ayr ca M.S. 148 (veya 147) y l na rastlayan Roma n n 900. kurulufl y ldönümü görkemli bir flekilde kutlanm flt r. Her ne kadar yafll da olsa, imparatorun ölümü oldukça ani olmufltur. Bir akflam yeme inde fazla miktarda Alp peyniri yiyen imparator rahats zlanm fl ve sonraki birkaç günü ateflli ve hasta olarak yatakta geçirmiflti. Sa l gittikçe kötüye giden imparator, devlet yönetimini evlatl Marcus Aurelius a b rakt n aç klad ktan bir süre sonra, M.S. 7 Mart 161 de, Roma yak n ndaki Lorium da hayata gözlerini kapad. Marcus Aurelius (M.S ) ve Lucius Verus (M.S ) Marcus Aurelius M.S. 26 Nisan 121 de Roma da do du. Babas n çocuk yaflta kaybeden M. Aurelius u büyükbabas Marcus Annius Verus evlat edindi ve yetifltirdi. mparator Hadrianus da onunla ilgilendi ve daha alt (veya sekiz) yafl ndayken atl s n f na ald. Daha sonra Hadrianus un manevi o lu Lucius Ceionius Commodus un k z Ceionia Fabia ile niflanland (M.S. 136). Bu niflan Hadrianus un iste i üzerine yap lm flt. Birkaç ay sonra da mparator Hadrianus, Commodus u evlat edinerek vârisi yapm fl; ancak k sa süre sonra Commodus un beklenmedik ölümü üzerine Hadrianus, Antoninus Pius u evlat edinmiflti. Fakat Antoninus a, kendisinin de Marcus Aurelius ile Lucius Ceionius Commodus un o lu Commodus u evlat edinmesi flart koflulmufltu (M.S. 25 fiubat 138). Hadrianus un ölümü üzerine de Roma taht na Antoninus Pius ç km flt. Pius, bundan böyle Marcus Aurelius u hep gözetmifl onu önemli mevkilere getirmiflti. M.S. 139 y l nda caesar unvan verildi; M.S. 140 ta da consul oldu. Bu önemli mevkilere getirildi inde Aurelius henüz on sekiz yafl nda bir delikanl yd. Antoninus Pius, Marcus Aurelius un Ceionia Fabia ile yapt niflan bozdurarak, onu kendi k z Annia Galeria Faustina (Genç) ile evlendirdi (M.S. 145 yaz ); Aurelius ailesinin bu evlilikten tam 14 çocu u oldu. Bu arada Marcus Aurelius un felsefeye (özellikle stoac felsefeye) ilgi duydu unu ve bu konuda çal flt n da belirtelim. Bu yüzdendir ki, filozof imparator olarak da an lmaktad r.
127 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 121 Resim 7.4 Roma mparatorlar Marcus Aurelius ve Lucius Verus un mermer büstleri. Kaynak: Ramage & Ramage 2008), res. 20 ve 21. mparator Antoninus Pius un M.S. 7 Mart 161 de ölmesi üzerine Marcus Aurelius manevi kardefli Lucius Ceionius Commodus a caesar ve augustus unvanlar n vererek ortak imparator ilân etti ve ona Verus ad n da verdi; kendisi de Antoninus ad n ald. Marcus Aurelius ad yla bilinmesine ra men, sikkelerde Antoninus ad n da kullanm flt r. Böylece Marcus Aurelius ile daha çok bilinen ad yla Lucius Verus imparatorlu u birlikte yöneteceklerdi. Augustus tan bu yana ilk kez devlet yönetimi bu denli ortak bir yönetime sahne oluyordu. Ortak imparatorlar n karfl karfl ya geldikleri ilk büyük savafl Parth Savafl oldu. Savafl n nedeni Armenia n n kontroluydu. Bafllar nda III. Vologeses in bulundu u Parthlar, Armenia daki Roma garnizonunu kovarak Armenia taht na Roma aday yerine kendi adaylar n ç kartm fllard. Marcus Aurelius ve Lucius Verus duruma müdahale etmeye karar verdiler; Do u ya Lucius Verus gidecekti. Nitekim Verus, M.S. 162 y l nda Yunanistan üzerinden Antiokheia ya (Antakya) gitti ve savafl haz rl klar tamamland ktan sonra Romal lar harekete geçtiler. Önce Armenia n n baflkenti Artaksata y ele geçirdiler (M.S. 163). Ard ndan Parthlar n önemli merkezleri Seleukeia (Dicle k y s ndaki) ve Ktesiphon (Ba dat n güneyinde) ele geçirildi. Parth savafl n n idaresi Lucius Verus da olmas na karfl n savafl esas olarak Verus un komutanlar taraf ndan kazan ld ; Verus savafl alan nda de il hep geri planda kald. Kuflkusuz Parth savafl Roma için bir zaferdi ancak daha öncesinde Roma da bafl gösteren k tl k ve hemen sonras nda Syria da bafl gösteren ve oradan dönen askerlerle Anadolu ya, Yunanistan a ve Roma ya kadar yay lan veba nedeniyle Romal - lar Parth zaferinin sevincini yaflayamad lar. Parth Savafl ndan sonra Romal lar Germanlarla savaflt lar. Tuna s n r ndaki German kabileleri Roma topraklar na sald rd klar ndan (M.S ), Marcus Aurelius ve Lucius Verus Germanlara karfl birlikte sefere ç kt lar (M.S. 168 bahar ). Ancak Aquileia ya vard klar nda Germanlar n korkarak geri çekildiklerini ö rendiler. ki imparator k fl Aquileia da geçirmeye karar verdi. Bahar geldi inde Roma ya hareket ettiler ancak yolda Verus felç geçirdi ve birkaç gün içinde de öldü. Verus un cesedi Roma ya götürüldü ve öz babas Lucius Ceionius Commodus ile manevi babas Antoninus Pius un da yatt klar Roma daki Hadrianus Mausoleumu na gömüldü (M.S. 169 Ocak/fiubat).
128 122 Hellen ve Roma Tarihi Marcus Aurelius, Lucius Verus un ölümünden sonra, M.S. 169 y l sonunda, Germanlarla savaflmak üzere tekrar kuzeye yönelerek buradaki kabileleri yenilgiye u ratm flt r. Marcus Aurelius, kuzeydeki kabilelerle meflgulken Syria valisi Avidius Cassius un isyan ederek kendisini imparator ilân etti ini ö rendi. Cassius ise imparatorun öldü ü söylentisi üzerine kendini imparator ilân etmiflti. Bunun üzerine Marcus Aurelius Syria ya do ru hareket etti. Ancak M. Aurelius un ölmemifl oldu unu ö renen Aurelius taraftar askerler Avidius Cassius u öldürdüler. Buna ra men Marcus Aurelius Suriye ye gitti ve ayaklanan kentleri ziyaret etti. M.S. 176 sonbahar nda Roma ya döndü. Marcus Aurelius M.S. 169 y l nda Germanlara karfl savaflmak üzere Roma dan ayr lm fl ve sonra da Suriye ye gelmiflti. Yani yaklafl k sekiz y l Roma dan uzak kalm flt. Bu arada M. Aurelius, o s rada 16 yafl nda olan o lu Commodus u ortak imparator ilân etti (M.S. 177). Ancak Tuna boylar ndaki k p rdanmalar bir türlü son bulmam flt. Bu bölgedeki kontrolu sa lamak üzere Aurelius o lu Commodus ile beraber Roma dan ayr larak kuzeye yöneldi (M.S. 178 A ustos). Savafl baflar l bir flekilde Romal lar lehine devam ederken Marcus Aurelius hastaland ; taht krizi ç kmamas için o lu Commodus u halefi ilân etti. Aurelius, M.S. 17 Mart 180 de Sirmium yak n nda öldü ve Roma da Hadrianus Mausoleumu na gömüldü. Commodus (M.S ) Lucius Aurelius Commodus M.S. 31 A ustos 161 de Roma n n güneydo usundaki Lanuvium da do du. Babas ndan sonra Roma taht na geçmesi beklendi inden Commodus sarayda büyümüfl ve yetiflmiflti. 5 yafl ndayken caesar unvan yla onurland r lm fl (M.S. 166), 16 yafl ndayken de augustus unvan verilerek babas na ortak imparator ilân edilmiflti (M.S. 177). Commodus ayn y l consul seçildi. Bir y l sonra da Crispina ile evlendi. Commodus 3 A ustos 178 de babas Marcus Aurelius ile birlikte Tuna s n r na gitti ve burada Germanlarla (Marcomanlar) savaflt. Baflar kazansalar da son darbeyi vuramadan M. Aurelius öldü (M.S. 17 Mart 180). mparator ölmeden önce, halefinin, o lu Commodus oldu unu belirtmiflti. Bu yüzden herhangi bir kriz yaflanmadan Senatus Commodus un imparatorlu unu onaylad. fiuras n unutmamak gerekir ki, uzun y llard r Roma imparatorlar devlet içinde en iyiler veya güvenilir olanlar aras ndan -evlat edinme yöntemiyle (adoptatio)- seçiliyordu; Commodus ile beraber tekrar babadan o ula geçen bir imparatorluk söz konusudur. Babas n n ölümünden sonra tek bafl na kalan Commodus, savafl n uzamas n n getirece i zararlar ve tam bir zafer elde edilse bile bunun neye mal olaca n düflünerek German kabilelerden Marcomanlarla Roma lehine bir anlaflma yaparak savafla son verdi ve Roma ya döndü. Kimi Romal ya göre anlaflma Roma n n prestijini azaltm flt ; anlaflma yap lmamal ve Germanlar kesin yenilgiye u rat lmal yd. Yine de flartlar Roma n n lehine oldu undan 22 Ekim 180 de Roma da büyük bir zafer alay (triumphus) düzenlendi. Commodus iktidar boyunca birkaç kez suikast giriflimine maruz kald. Bunlar n ilki k z kardefli Lucilla taraf ndan planlanm flt (M.S. 182). Plana göre Lucilla n n ye- eni Claudius Pompeianus Quintianus, giysisinin alt na gizledi i b çakla Colosseum un kap s nda bekleyecek ve Commodus a sald racakt. Ancak, Commodus un yaklaflt n gören Quintianus, b ça he-men saplamak yerine, Bak! Bu b ça sana Senatus gönderdi! diyerek sald rmas, ona zaman kaybettirdi ve sald r n n fark - na varan imparatorun muhaf zlar onu yakalad lar. Daha sonra Quintianus ve imparatorun k z kardefli Lucilla öldürüldü. Bir süre sonra praetor praefectus lar ndan Tar-
129 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 123 rutenius Paternus da, imparatorun yak n dostu Saoterus un öldürülmesine kar flmas nedeniyle, imparatorun emriyle di er Praetor Praefectus u Tigidius Perennis taraf ndan öldürüldü. Bütün bu olaylar imparatorun kendisini güvende hissetmemesine ve paranoyaya kap lmas na neden oldu. Praetor Praefectus u Perennis e çok güvenen imparator onu devlet yönetiminde de söz sahibi yapt. O güne kadar hiçbir Praetor Praefectus devlet yönetiminde bu denli güç sahibi olmam flt. Devlet ifllerinin yükünü Perennis in üzerinde olmas, imparatorun kendisini zevk ve sefaya vermesine neden oldu. Hatta sarayda kendisine bir harem bile kurdu u söyleniyordu. Resim 7.5 mparator seçiminde etkin rol oynayan Praetor Muhaf zlar n gösteren bir kabartma. Restorasyonla eksik k s mlar tamamlanm flt r. Louvre Müzesi nde. Kaynak: Penrose (2005), s Bu arada Britannia dan yola ç kan 1500 kiflilik bir Roma elçi heyeti Roma ya gelerek, Perennis in kendi çocuklar ndan birini tahta geçirmeyi planlad ve Perennis in kendisi için de bir tehlike oluflturmaya bafllad haberini imparatora ulaflt rd lar. Bu habere inanan Commodus, Perennis ve çocuklar n n öldürülmesini emretti. mparator, Praetor Praefectus u Cleandrus u getirerek devlet ifllerinin idaresini de ona verdi (M.S. 186). Ancak Cleandrus da, t pk Perennis gibi kraldan çok kralc bir tutum içine girerek devlet idaresinde bafl na buyruk davranmaya bafllad. Devlet memuriyetlikleri ve hatta askeri komutanl klar para karfl l nda verilmeye baflland ; devlet içinde rüflvet çark dönüyordu. Bu arada Commodus a bir suikast plan daha yap ld. Gallia dan Maternus adl biri Roma daki bir festival s ras nda Commodus u öldürecekti. Fakat suikast plan fark edildi ve festival öncesi Maternus öldürüldü (M.S. Mart 187). Roma halk nda Cleandrus a karfl da bir hoflnutsuzluk bafl göstermeye bafllam flt. M.S. 190 da Roma da, bafllang c epey önceye giden bir k tl k söz konusuydu. Özellikle bu day k tl had safhadayd. Cleandrus un mevcut bu day sat n alarak
130 124 Hellen ve Roma Tarihi suni bir k tl k yaratt söylentisi vard. Ve halk Circus Maximus ta toplanarak büyük bir protesto gösterisine kat ld. Öfkeli kalabal k o s rada Roma n n birkaç kilometre uza nda bulunan Commodus a giderek Cleandrus un öldürülmesini istedi. Krizin büyüyece ini ve kendi hayat n n da tehlikede oldu unu hisseden imparator, Cleandrus u öldürttü. Halk, Cleandrus un bafl n keserek caddelerde dolaflt rd. Commodus son y llar nda psikolojik bir de iflim içindeydi. Kendisini Herkül (Lat. Hercules, Yun. Herakles) ile özdefllefltiriyor, hatta bazen bafl nda aslan bafl postu bafll k ve elinde sopas yla t pk Herkül gibi dolafl yordu. Bast rd sikkelerde de bu gözlenmektedir. Öyle ileri gidiyordu ki, y l n aylar n n adlar n bile kendi unvanlar n vererek de ifltirmiflti. Örne in, A ustos, Commodus; Eylül, Hercules gibi. Ç kan bir yang n sonras imâr faaliyetlerine giriflilen Roma n n ad n n resmen Colonia Commodiana olarak de ifltirilmesi (M.S. 190) ise Commodus un megalomanisinin ne denli had safhada oldu unun göstergesidir. Nitekim imparator M.S. 192 y l sonlar nda Kas m festivalinde yine Herkül k yafetiyle gladyatör oyunlar na kat ld, yüksekçe bir yerden vahfli hayvanlar hedefleyen at fllar yapt ; bazen arenaya inerek kaplan, fil, su ayg r gibi vahfli ya da baz evcil hayvanlar öldürdü; tahta kalkan ve k l çla bir gladyatör gibi dövüfltü. Öldürdü ü bir devekuflunu göstererek senatörleri de bu flekilde öldürebilece ini ima etti. mparatorun bu durumu çevresindeki herkesi endiflelendiriyordu; hiç kimse hayat n güvende hissetmiyordu. flte böyle bir ortamda, imparatora yak n üç isim (Praetor Praefectus u Quintus Aemilius Laetus, saraydaki bafl mabeyinci Electus ve imparatorun gözdelerinden Marcia) ona karfl bir suikast plan haz rlad lar. mparator 1 Ocak günü gladyatör olarak bir gösteri yapmay planlad ndan geceyi gladyatör okulu olarak hizmet veren Colosseum yak n ndaki Vectilianus Villas nda geçirmek istedi. M.S. 31 Aral k 192 gecesi Marcia, gizlice Commodus un yeme ine zehir koyarak onu zehirledi. Yemek sonras kendini iyi hissetmeyen imparator odas na giderek yata na uzand ; ancak kusarak kendini toparlamaya çal flt. Zehirin etkisinin öldürücü olmayaca endiflesine kap lan suikastçiler, genç atlet Narcissus u göndererek Commodus u bo durdular (M.S. 31 Aral k 192). Senatus ve halk Commodus un an s n lanetledi; heykelleri k r ld, ad yaz tlardan silindi. Son y llar nda zalim ve megaloman bir ruh hali sergileyen imparatorun cesedi sonradan Hadrianus Mausoleumu na gömüldü. Ölümüyle Antoninuslar sülalesinin iktidar da sona ermifl oldu. Commodus un öldürülmesiyle mparatorluk yeni bir krizle karfl karfl ya kalm flt. M.S. 193 y l ndan bafllayarak birkaç y l içinde hanedan üyesi olmayan Pertinax, Iulianus, Pescennius Niger ve Clodius Albinus askerlerin deste iyle mparator ilan edildiler. Ancak sonunda Septimius Severus taht n tek hâkimi oldu. SEVERUS HANEDANI Septimius Severus (M.S ) Septimius Severus M.S. 11 Nisan 145 te Kuzey Afrika daki Lepcis Magna da (bugünkü Libya sahilinde Lebda) dünyaya gelmiflti. lk kez yirmili yafllar n n bafl nda consul olan Severus, daha sonraki y llarda da birkaç kez consul lük yapt ; çeflitli askeri görevlerde bulundu. Gallia Lugdunensis valisi oldu u dönemde (M.S ) Syria daki Emesa da bir yüksek din görevlisinin k z olan Iulia Domna ile evlendi. Çiftin Antoninus (Caracalla) ve Geta adlar nda iki o lu oldu. Iulia Domna seyahatlerinde efline refakat ediyor, Severus da onu çeflitli unvanlarla onurland r yordu. Domna n n tafl d unvanlardan biri de Mater Castrorum (Ordugâhlar n Ana-
131 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 125 s ) idi. ki kardefl aras ndaki husumet, Caracalla n n kardefli Geta y annesi Domna n n kollar nda öldürmesiyle sonuçlanacakt r. Severus, Pertinax zaman nda Yukar Pannonia valisi olarak görev yap yordu. Nitekim Pertinax n öldürüldü ü haberi kendisine ulaflt nda Pannonia daki askerler kendisini imparator olarak selamlad lar. Fakat ayn s rada do udaki lejyonlar da Pescennius Niger i imparator ilân etmifllerdi. Severus, lejyonlar arkas na alarak kendi pozisyonunu sa lamlaflt rd. Bu arada Pertinax n öldürülmesinin ard ndan ortaya ç kan ve imparator ilân edilen Didius Iulianus k sa sürede halk n ve askerlerin deste ini kaybetti ve Senatus taraf ndan ölüme mahkûm edildi i aç kland. M.S. 1 Haziran 193 te de öldürüldü. Iulianus yaklafl k iki ay Roma taht nda kalm fl oldu. Septimius Severus herhangi bir karfl koymayla karfl laflmadan M.S. 193 y l Nisan ay nda Roma ya geldi ve kendisine Senatus taraf ndan imparatorluk yetkileri verildi. Severus un ilk ifli Pertinax öldürenlerden intikam almaya söz vermek oldu, hatta Pertinax ad n da bir unvan gibi tafl maya bafllad. Art k Septimius Severus un alt etmesi gereken iki rakibi vard : Britannia valisi Clodius Albinus ve Syria da askerler taraf ndan imparator ilân edilmifl olan Syria valisi Pescennius Niger. Severus, Albinus a caesar unvan vererek onu yan na çekmifl, en az ndan bir süre için Albinus tehdit olmaktan ç km flt. Bu yüzden öncelikle Pescennius Niger tehdidinin ortadan kald r lmas gerekiyordu. Niger, do uda kendisini emniyete ald ktan sonra, Bo az da stratejik bir noktada yer alan Byzantion u ele geçirmek için yola koyuldu. Kendisi henüz Byzantion a ulaflmadan, Niger taraftar bir ordu Byzantion u iflgal etti. Bu kötü haber imparatora ulaflt nda Severus Roma dan ayr larak bölgeye geldi ve biri Kyzikos (Erdek) yak n nda di eri Nikaia da ( znik) olmak üzere iki yerde Niger in ordusunu yenilgiye u ratt (M.S. 193 sonu); Niger, tekrar Do u ya çekilmek zorunda kald. Severus ordusuyla onu takip etti. M.S. 194 bahar nda Issos yak n nda yap lan savaflta, Severus, Niger in ordusu karfl s nda kesin bir zafer kazand ; kaçan Niger bir süre sonra yakalanarak öldürüldü. Niger in taraf n tutan Do u daki kentler ve Parthlar cezaland r ld. Bu arada Byzantion da hâlâ Niger taraftar bir ordu vard ; ancak çok geçmeden Severus, Byzantion un kendine ba l ordu taraf ndan ele geçirildi ini ö rendi. Byzantion cezaland r ld, kent tahrip edildi, köy statüsüne getirilerek Perinthos a ba land. Ancak daha sonra imparator olacak olan Severus un o lu Caracalla Byzantion un yeniden imâr için çal - flacak ve kenti eski statüsüne getirecekti. Septimius Severus un, Byzantion kentini yak p y karak cezaland rmas n n sebebi neydi? Niger in ortadan kalkmas yla Severus un yegâne ciddi rakibi olarak Britannia valisi Clodius Albinus kald. Yukar da de indi imiz gibi, Severus, Albinus a caesar unvan vererek onun muhalefetini etkisiz hale getirmiflti. Böylelikle Niger e karfl daha rahat mücadele etme imkân bulmufltu; aksi halde gücü iki cepheye bölünmüfl olacakt. Severus, Clodius Albinus un gücünü ve kudretini bilmesine ra men Roma imparatorlu una adayl konusunda ona flans vermek istemiyordu; üstelik taht n vârisi olabilecek Caracalla ve Geta adlar nda iki de o lu vard. Dolay s yla taht için yat r m n çocuklar na yapmas kadar do al bir düflünce olamazd. Bundan böyle askerleri taraf ndan imparator ilân edilen Clodius Albinus M.S. 196 y l nda büyük bir orduyla Britannia dan Gallia ya (Galya) geldi ve Lugdunum (bugünkü Lyon) kentinde karargâh n kurdu. Amac, Roma ya girerek Senatus a imparatorlu unu onaylatmakt. Severus ise o s rada Roma da di er devlet iflleriyle meflgul oluyordu. Ancak M.S. 197 bafl nda Roma dan ayr larak Albinus un üzerine yürüdü. 3 SIRA S ZDE
132 126 Hellen ve Roma Tarihi ki ordu Lugdunum civar nda karfl laflt ve Severus kesin bir zafer kazand (M.S. 19 fiubat 197); Albinus ise intihar etmek zorunda kald. S ra, Severus u u raflt ran Niger ve Albinus u destekleyenlerin cezaland r lmas - na gelmiflti. Severus un düflmanlar n destekleyen yirmi dokuz senatör ve çok say - da devlet adam öldürüldü. Do u da da Niger i destekleyenler vard, onlar n da cezaland r lmas gerekiyordu. Ayr ca, Parthlar, Romal lar n birbirlerine düfltükleri bu iç savafl f rsat bilerek Do u daki Roma egemenli ini zay flat yorlar ve Roma karargâhlar n tehdit ediyorlard ; Mezopotamya y da kontrollar alt na alm fllard. Roma n n Do u daki iktidar ve prestijinin kaybolmaya bafllamas, Severus un Do u ya karfl bir sefer yapmas n zorunlu k l yordu. Severus M.S. 197 y l yaz nda Do u ya hareket etti; M.S. 198 y l bafl nda Parth baflkenti Ktesiphon ele geçirildi; binlerce kifli öldürüldü ve esir edildi. Ertesi y l Parthlarla bir antlaflma gerçeklefltirildi. Parth Savafl sonras Mezopotamya Roma eyaleti yap ld. Severus Do u seferi s ras nda büyük o lu Caracalla ya augustus, küçük o lu Geta ya da caesar unvan verdi (M.S. 198). Severus daha sonra Filistin ve M s r a u rayarak Roma ya döndü (M.S. 202 yaz ). Septimius Severus M.S. 208 y l bafllar nda Britannia da düzenlemeler yapmak ve kuzey kabilelerin Britannia ya yapt klar sald r lara son vermek üzere kar s ve iki o luyla birlikte yola ç kt. Birtak m baflar lar elde ettiyse de art k fiziksel yorgunlu un yan s ra yafll l n getirdi i zaaflar da söz konusuydu. O ullar Caracalla ile Geta aras ndaki husumet ve k skançl k da imparatoru endiflelendiriyor ve huzursuz ediyordu. Nitekim, Severus, M.S. 4 fiubat 211 de 65 yafl nda Britannia da Eburacum da (bugünkü York) öldü. mparatorun cesedi yak ld ve külleri bir kap içinde Roma ya getirilerek Hadrianus Mausoleumu na konuldu. Resim 7.6 mparator Caracalla n n mermer büstü. Kaynak: Ramage & Ramage (2008), res. 22. Caracalla (M.S ) ve Geta (M.S. 211) Caracalla, Septimius Severus ile Iulia Domna n n iki o lundan büyük olan yd ve M.S. 188 de Lugdunum da (Lyon) dünyaya gelmiflti. Do du unda kendisine Iulianus Bassianus ad verilmiflti; ancak daha sonra babas taraf ndan caesar unvan verilerek -Marcus Aurelius ailesiyle iliflkilendirilmesi ba lam nda- ad Marcus Aurelius Antoninus a çevrilmiflti (M.S. 195). Daha çok tan nd Caracalla ad n ise Roma da s k s k giydi i caracallus denen bir Gal pelerininden alm flt. Hat rlanaca üzere neredeyse iki yüz y l önce Roma taht nda bulunan Caligula da o flekilde tan nmas n çocukken giydi i çizmelere (caligae) borçluydu. Ancak fluras da unutulmamal d r ki, Caracalla n n resmi ad Marcus Aurelius Antoninus idi; bu nedenle yaz flmalarda, yaz tlarda ve sikkelerde bu flekilde an l r. Septimius Severus iki o lunu da halefi olarak haz rlam flt. Parth savafl ndan sonra Caracalla ya augustus unvan vererek (M.S. 198), imparatorlu un yönetimine ortak etmiflti. Severus daha sonra Geta ya da augustus unvan vermiflti. Babalar n n ölümünden sonra Caracalla ve Geta Roma mparatorlu- u nun bafl na geçti. ki imparatorun birlikte yönetimi daha önce Marcus Aurelius ve Lucius Verus zaman nda da olmufltu. Fakat Caracalla tek bafl na imparator kalmak istiyordu; bu yüzden Geta n n ortadan kald r lmas gerekiyordu. Britannia seferindeyken babalar -
133 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 127 n n ölmesi üzerine Caracalla ve Geta orada daha fazla kalmak istemediler ve Roma ya döndüler. Her iki kardefl Palatinus Tepesi ndeki saraya yerlefltiler; birbirlerine olan güvensizlikten yaflad klar mekânlar n giriflleri ayr tutuldu ve birbirlerine geçifller mümkün olmayacak flekilde düzenlendi. Hatta daha da ileri gidilerek imparatorlu un ikiye bölünmesi bile düflünüldü. Caracalla, Avrupa ve Kuzeybat Afrika n n idaresini, Geta da Asya ve M s r n idaresini alacakt. Ancak annelerinin itiraz üzerine bu plan sadece düflüncede kald. Iulia Domna, çocuklar na imparatorlu u bölebilirsiniz ama annenizi bölemezsiniz, diyerek onlar bu düflüncelerinden vazgeçirmiflti. Bunun üzerine Caracalla, subaylar na kardefli Geta y öldürttü. Sald r an nda Geta, annesinden kendisini korumas n istediyse de subaylar n k l çlar ndan kaçamad ve annesi Iulia Domna n n kollar nda öldürüldü (M.S. 212). Caracalla, hem praetor lara hem de senatörlere, asl nda Geta n n kendisini öldürmek istedi ini ve kendisini savunmak için onu öldürtmek zorunda kald n anlatt. Yüksek miktarda para karfl l nda (donativum) praetor lar n r zas ve Senatus un onay yla olay kapat ld. ki kardeflin ortak imparatorlu u sadece 10 ay sürmüfltü. Geta y destekleyenler de ayn ak bete u rad ; Geta n n an s lanetlendi (damnatio memoriae), ad yaz tlardan ve sikkelerden kaz narak silindi. An n n lanetlenmesi ne demektir, Latince karfl l nedir ve niçin böyle bir uygulamaya gidilir? Caracalla n n en önemli icraatlar ndan biri M.S. 212 y l nda ç kartt ve Yurttafll k Yasas (Constitutio Antoniniana) olarak bilinen yasad r. Bu yasa ile imparatorluk s - n trlar içindeki tüm özgür erkek ve kad nlara Roma yurttafl olma imkân verildi. Caracalla, M.S. 213 y l n n ilk aylar nda German s n r na gitti. Burada Roma n n düflmanlar olarak ilk kez zikredilen Allamanlara (Alamanni) karfl savaflt ve onlar Main Irma civar nda yenilgiye u ratt ; Senatus kendisine Germanicus Maximus unvan verdi. Caracallus denen Gal pelerini giymesinden dolay Caracalla ad n almas da, bu savafllar s ras ndad r. M.S. 214 y l bahar nda Caracalla Do u ya hareket etti; Dacia (bugünkü Romanya) ve Trakya üzerinden Anadolu ya geldi. Troia ve Pergamon u (Bergama) ziyaret etti; k fl Nikomedeia da geçirdi. M.S. 215 y l bahar nda Parthlar n ülkesine do ru yola ç kt ; amac Parthlar kesin yenilgiye u ratmakt. Önce Antiokheia ya geldi (M.S. 215 May s), oradan Aleksandreia ya geçti. Burada binlerce kifli -provakosyonun nedeni aç k olmasa da- imparatorun öfkesine kurban gitti; Alekasandreia katliam uzun süre belleklerden silinmedi. M.S. 216 y l nda Parth seferi bafllad ; Parth kentleri ele geçirilerek yak l p y k ld. K fl n yaklaflmas üzerine Caracalla, Edessa ya (Urfa) çekildi ve burada bir taraftan kendini e lenceye verirken öte taraftan da ertesi y l ç kaca Parth seferinin planlar n yapt. M.S. 217 y l bahar nda Karrhai daki (Harran) Ay Tanr s Men in Tap na n ziyaret için yola ç kan imparator, yolda, Praetor Praefectus u Marcus Opellius Macrinus un k flk rtmas yla Martialis adl bir praetor muhaf z taraf ndan öldürüldü (M.S. 8 Nisan 217). Caracalla n n öldürülmesinden sonra Roma taht na Severus Hanedan üyesi olmayan Macrinus geçmifl ve o lu Diadumenianus a da imparatorluk yönetimine ortak etmiflti. Ancak her ikisi de muhalifleri taraf ndan öldürüldüler. Elagabalus (M.S ) Gerçek ad Varius Avitus Bassianus olan Elagabalus, M.S. 204 y l nda Syria daki Emesa da do mufltu. Iulia Domna n n k zkardefli Iulia Maesa n n k z Iulia Soaemi- 4 SIRA S ZDE
134 128 Hellen ve Roma Tarihi as n o luydu. Yani Iulia Maesa n n torunu oluyordu. mparator Macrinus un tahttan indirilmesi sürecinde, henüz 14 yafl ndayken, Emesa yak n ndaki Raphanaia daki III. Gallica lejyonu karargâh nda askerler taraf ndan Marcus Aurelius Antoninus ad yla imparator ilân edildi (16 May s 218). Bu yeni ismi Caracalla dan al yordu; Caracalla n n da resmi ad bu flekildeydi. Caracalla n n o lu oldu- u söylentisi yay lm fl (daha do rusu kasten yayd r lm fl) oldu undan kendisini bir flekilde ona ba lamak istiyordu. Ününü ve Elagabalus ad n ise Emesa daki Günefl Tanr s El-Gabal n rahibi olmas na borçluydu. Böylece, Macrinus ve Diadumenianus un öldürülmelerinden sonra imparator ilân edilen Elagabalus, hemen Roma ya gitmedi, birkaç ay Do u da kald. Daha sonra annesi Iulia Soaemias ve anneannesi Iulia Maesa ile birlikte Roma ya do ru yola ç kt. K fl Nikomedeia da ( zmit) geçirdiler; M.S. 219 sonbahar nda da Roma ya vard lar. Elagabalus, Macrinus taraftarlar na karfl ac mas zca davrand ; kimilerini öldürdü; kimilerini görevlerinden uzaklaflt rd. mparatordan dolay Günefl Tanr s kültü Roma da da kabul gördü. Emesa daki kutsal siyah tafl (lapis niger) da Roma ya getirdi. Ancak imparatorun kad ns ve eflcinsel davran fllar halk taraf ndan hofl karfl - lanm yordu. Hakk nda bir sürü ahlaks z öyküler anlat lmaya bafllanm flt. Iulia Maesa, bu hoflnutsuzlu u k rmak, rejimin ve hanedan iktidar n n sürdürülmesi için Elagabalus a o s ralar 13 yafl nda olan kuzeni Bassianus Alexianus u (sonradan Severus Alexander ad yla tan nacakt ) halefi olarak ilân ettirmekte baflar l oldu. Ancak, Elagabalus ve Severus Alexander birbirini hiç sevmedi; aralar ndaki husumet eksik olmad. Ancak askerler ve halk Alexander i daha çok seviyordu. Bunu fark eden Elagabalus, kuzeni Severus Alexander i öldürtmek için f rsat kolluyordu. Fakat Alexander in annesi Iulia Mamaea ve anneannesi Iulia Maesa, çocuk yafltaki Alexander i korumak için Elagabalus tan önce davrand lar ve Elagabalus Roma daki praetor lar n karargâh nda askerler taraf ndan öldürüldü (M.S. 11 Mart 222). Annesi de ayn ak bete u rad. Her ikisinin de bafllar kesilerek, Roma caddelerinde sürüklenerek teflhir edildiler; imparatorun cesedi Tiber Nehri ne at ld. Severus Alexander (M.S ) Severus Alexander M.S. 1 Ekim 208 de Phoenicia da (Fenike) do du, o zaman kendisine Bassianus Alexianus ad verilmiflti. Çocuklu u Syria da geçen Alexianus, Emasa da Günefl Tanr s rahibiydi. Iulia Maesa n n arzusu üzerine Elagabalus, o s - ralar 13 yafl nda olan kuzeni Alexianus u vârisi ilân etmiflti. Bir süre sonra Alexianus, Marcus Aurelius Alexander ad n ald (M.S. 221). Ancak Elagabalus ile Alexander aras nda bir husumet vard ; Elagabalus kuzenini öldürmeyi planl yordu. Ancak plan tersine döndü ve Elagabalus, Alexander taraf n tutan praetor lar taraf ndan öldürüldü (M.S. 11 Mart 222). Severus Alexander hiçbir karfl koymayla karfl laflmadan Senatus taraf ndan imparator olarak ilân edildi. Kuflkusuz S. Alexander henüz 14 yafl nda oldu undan devlet idaresi esas olarak annesi Iulia Mamaea ile 16 kiflilik bir Dan flma Meclisi nin elindeydi. Mamaea n n sa kolu Domitius Ulpianus idi. Praetor muhaf zlar n n komutan olan bu kifli as l iki praetor praefectus unun da üstünde bir pozisyondayd. Bir süre sonra praetor praefectus lar n n beklenmedik ölümünden sorumlu tutularak praetor muhaf zlar taraf ndan öldürüldü. S. Alexander zaman nda Roma da imâr ve bay nd rl k faaliyetlerine h z verildi; ayr ca Elagabalus un Emesa dan Roma ya getirdi i kutsal siyah tafl (lapis niger) tekrar Emasa ya götürdü. Do u da Ardaflir, Parth sülalesi kral V. Artabanus u yenerek ayn topraklarda Sasani Hanedan n n egemenli ini bafllatm flt (M.S. 226 / 227). Ardaflir, Roma n n
135 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 129 Do u daki topraklar na da sald rarak Roma için bir tehdit oluflturuyordu. Bunun üzerine Severus Alexander, annesi ile birlikte bu duruma müdahale için Do u ya hareket etti (M.S. 231 bahar ); k fl Antiokheia da (Antakya) geçirdiler. Romal lar, Sasaniler karfl s nda üstün geldiler ve Ardaflir in ald topraklar geri ald lar (M.S. 232). S. Alexander ve annesi, ertesi y l Roma ya döndü. Alexander Roma ya döner dönmez bu kez Germanlar n Roma topraklar na sald rd klar haberini ald. Severus Alexander, yine annesiyle birlikte Germanlara karfl sefere ç kt (M.S. 234). Ancak, Alexander ve annesi Mamaea n n Germanlara karfl çekingen bir tav r izlemesi, para karfl l nda bar fl yapmak istemesi ve Romal askerler nezdinde güven kaybetmeleri nedeniyle, askerler yeni bir imparator aray fl na girdiler ve Trakyal bir asker olan Maximinus u imparator ilân ettiler. Daha sonra Vicus Britannicus ta (Mainz) bulunan S. Alexander ile annesini öldürdüler (M.S. 25 Mart 235). Severus Alexander in öldürülmesiyle Severuslar sülalesi de son buldu.
136 130 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Roma mparatorlu u nun büyüme ve güçlenme dönemini tart flma M.S. 1. yüzy l n sonundan Severus Hanedan sonuna kadar olan yaklafl k 100 y ll k dönem, Roma mparatorlu u nda önemli geliflmelere sahne oldu. Flavius Hanedan ndan sonraki birkaç imparator, evlat edinme yöntemiyle belirlendi. Örne in Nerva Traianus u, Traianus Hadrianus u, Hadrianus da Antoninus Pius u evlat edinerek onlar n imparator olmalar n sa lad. Nerva, hanedana mensup olmayan bir imparatordu. Yoksullar n ve çocuklar n korunmas na yönelik önlemler ald ; Yahudilerden al nan vergiyi kald rd ; halka bu day da t m na kolayl k getirdi; köprüleri ve su kemerlerini tamir ettirdi; talya dahilinde görev seyahati yapan memurlar n yol masraflar n devlet üzerine ald. Nerva n n Traianus u evlat edinerek kendisinden sonra taht n vârisi yapmas Principatus Dönemi siyasal tarihinde adeta bir dönüm noktas yd. Traianus iktidar s ras nda askeri baflar lara da imza att. Kabaca bugünkü Romanya s n rlar n kapsayan Dacia ya iki kez sefer yapt. Daclar önce Roma ya ba l vasal bir krall k statüsüne getirildiler; daha sonra da Dacia Roma eyaleti yap ld. Armenia ve Mezopotamya n n eyalet statüsünde organize edilmeleri de Traianus zaman na rastlamaktad r. Parthlara karfl baflar l bir mücadele verildi. Ç kan Yahudi isyan bast r ld. mparator Hadrianus un imparatorlu a hâkim olabilmek için uygulad politikay aç klama Traianus un ölümünden sonra evlat edindi i Hadrianus Roma taht na ç kt. Hadrianus önceki Roma imparatorlar n n hiç yapmad bir fleyi yapt ; iki büyük seyahat program yla M.S y llar aras nda imparatorlu u bafltan bafla dolaflt. Amaç imparatorlu u daha yak ndan tan mak ve sorunlarla yak ndan ilgilenmekti. ktidar s ras nda ç kan Yahudi isyan kanl bir flekilde bast r ld. Antoninus ve Severus hanedanlar n n Roma mparatorlu u ndaki icraatlar n aç klama mparator Hadrianus un Antoninus u evlat edinmesiyle, ondan sonra tahta kimin ç kaca belli olmufltu. Böylece, Antoninus Pius ile birlikte Antoninus Hanedan n n iktidar bafllam fl oldu. Antoninus Pius, iktidar s ras nda imparatorlu u Roma dan yönetmeyi tercih etti; Hadrianus gibi seyahatlere ç kmad. Zaman nda ufak çapl çarp flmalar ve isyanlar eksik olmad. Fakat yine de Antoninus döneminin bir bar fl dönemi oldu u söylenebilir. Augustus tan bu yana ilk kez Roma mparatorlu- u nun yönetimi iki kifli aras nda paylaflt r ld ve Marcus Aurelius ile manevi kardefli Lucius Verus imparatorlu u birlikte yönettiler. Ortak imparatorlar n karfl karfl ya geldikleri ilk büyük savafl Parth Savafl oldu. Parthlara karfl zafer kazan lsa da ard ndan ç kan veba salg n nedeniyle çok say da Romal öldü. Marcus Aurelius, Lucius Verus un ölümünden sonra, Germanlarla savaflt. Commodus, German kabilelerden Marcomanlarla Roma lehine bir anlaflma yaparak savafla son verdi. Kendisine karfl yap lan suikastleri zaman nda önledi ve suikastçileri öldürttü. Commodus son y llar ndaki ruhsal dengesizlik nedeniyle kendini efsanevi kahraman Herkül ile özdefllefltiriyordu. M.S. 193 y l y l nda Roma taht na ç kan Septimius Severus, Afrika da do mufltu. Onunla birlikte Severus Hanedan bafllad. ktidar s ras nda Roma taht na göz diken iki ciddi rakibi vard : Clodius Albinus ve Pescennius Niger. Severus, önce Nigeri yenilgiye u ratt ve öldürdü. Niger in taraf n tutan kentleri (örne in Byzantion u) yak p y karak cezaland rd. Daha sonra Clodius Albinus üzerine yürüyen Severus, onu da yenilgiye u ratarak taht n tek hâkimi oldu. Hanedan n di er üyeleri olan Caracalla ve Geta, Septimius Severus ile Iulia Domna n n çocuklar yd. Babalar n n ölümünden sonra Caracalla ve Geta Roma mparatorlu u nun bafl na geçti. Ancak tek bafl na imparator olmak istiyen Caracalla, bir süre sonra kardefli Geta y öldürttü. Caracalla n n en önemli askeri faaliyeti, Parthlara karfl yapt seferi (M.S. 216); en önemli siyasi icraat ise Yurttafll k Yasas d r. Severus Hanedan üyesi olan Elagabalus, ününü ve ad n Emesa daki Günefl Tanr s El-Gabal n rahibi olmas na borçluydu. mparatorun ilgisinden dolay Günefl Tanr s kültü Roma da da kabul gördü. Hatta, Emesa daki kutsal siyah tafl (lapis niger) da Roma ya getirdi. Ancak, tutars z ve ahlaks z davran fllar nedeniyle halk n tepkisini çekti; sonunda askerler taraf ndan öldürüldü. Severus Alexander, Elagabalus un Emesa dan Roma ya getirdi i kutsal siyah tafl (lapis niger) tekrar Emasa ya götürdü. Alexander, Sasaniler e karfl baflar l bir sefer yapt. ki y l sonra da Germanlara karfl sefere ç kt ; ancak Germanlara karfl izledi i baflar s z politika nedeniyle askerler Maximinus u imparator ilân ettiler ve Alexander i öldürdüler; böylece Severus Hanedan son buldu.
137 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 131 Kendimizi S nayal m 1. Daclara karfl mücadelede baflar l olan ve bu baflar s an s na Roma daki Forum da üzeri Romal lar n Daclar yenilgiye u ratmalar n betimleyen kabartmalarla süslü bir an t-sütun dikilen Roma imparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Hadrianus b. Severus Alexander c. Elagabalus d. Geta e. Traianus 2. Elagabalus un Emesa dan Roma ya getirdi i kutsal siyah tafl (lapis niger) tekrar Emasa ya götüren Roma imparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Hadrianus b. Severus Alexander c. Elagabalus d. Geta e. Traianus 3. mparator olmadan önce Günefl Tanr s rahibi olarak görev yapan Roma imparatorunun ad nedir? a. Hadrianus b. Severus Alexander c. Elagabalus d. Geta e. Traianus 4. Ç kartt Yurttafll k Yasas ile imparatorluk s n rlar içindeki tüm özgür erkek ve kad nlara Roma yurttafl olma imkân veren imparator afla dakilerden hangisidir? a. Caracalla b. Severus Alexander c. Hadrianus d. Geta e. Traianus 5. Rakibi Pesennius Niger i yenilgiye u ratt ktan sonra onun taraf n tutan Byzantion u yak p y karak cezaland ran Roma imparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Caracalla b. Severus Alexander c. Hadrianus d. Septimius Severus e. Commodus 6. Ayn iktidar döneminde Roma taht n paylaflan iki Roma imparatoru afla dakilerden hangileridir? a. Nerva-Traianus b. Traianus-Hadrianus c. Marcus Aurelius-Lucius Verus d. Septimius Severus-Commodus e. Hadrianus-Antoninus Pius 7. mparatorlu u yak ndan tan mak ve sorunlarla yak ndan ilgilenmek amac yla imparatorluk dahilinde seyahat eden Roma imparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Nerva b. Traianus c. Marcus Aurelius d. Septimius Severus e. Hadrianus 8. Roma mparatoru Commodus un, içinde bulundu u ruhsal dengesizlik nedeniyle kendisini özdefllefltirdi i efsanevi kahraman afla dakilerden hangisidir? a. Apollo b. Iuppiter c. Hektor d. Mars e. Herkül 9. Antik Ça da; Nerva, Traianus, Hadrianus, Antoninus Pius ve Marcus Aurelius nas l an l rd? a. Evlatl k mparatorlar b. Filozof mparatorlar c. Adil mparatorlar d. Zalim mparatorlar e. yi mparatorlar 10. Afla dakilerden hangisi Nerva n n icraatlar ndan biri de ildir? a. Yurttafll k Yasas n (Constitutio Antoniniana) ç - kartmas b. Yoksullar n (ve özellikle çocuklar n) korunmas - na yönelik önlemler almas c. talya dahilinde göreve giden memurlar n yol masraflar n karfl lamak zorunda olan yerel idarelerin bu zorunluluktan muaf tutulmas d. Yahudilerden al nan vergiyi kald rmas e. Halka bu day da t m na kolayl k getirmesi
138 132 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Kad nlar Hanedan birkaç y l sonra Maesa da öldü. Severus Alexander n annesi Iulia Mamaea ise o lunun imparatorlu u yönetiminde önemli rol üstlendi. Bu rol öylesine afl r ya kaçmaya bafllam flt ki, muhalifleri taraf ndan o luyla birlikte M.S. 235 y l Mart ay nda öldürüldü. Severuslar imparatorlar n n arka plan ndaki kad nlar hanedan böylece noktaland. Resim 7.7 Septimius Severus un efli, Caracalla ve Geta n n annesi Iulia Domna n n mermer büstü. Kaynak: Harris (2003), s. 96. Roma siyasi tarihinde kad nlar çok kez etkin rol oynam fllard r. Ancak, hiçbiri, kökenleri Syria ya dayanan ve Severus Hanedan ndan olan dört kad n kadar h rsl olmad. Bu dört kad n, Iulia Domna, k zkardefli Iulia Maesa ve onun iki k z Iulia Mamaea ile Iulia Soaemias idi. Syria do umlu olan Iulia Domna Roma ya gelip o s ralar Gallia Lugdunensis valisi olan Septimius Severus ile evlenmiflti. Bu evlilikten Antoninus (Caracalla) ve Geta adlar nda iki çocuklar dünyaya geldi. Kocas Septimius Severus un M.S. 211 deki ölümünden sonra tahta geçen Caracalla üzerinde de çok etkili oldu; pek çok karar nda onu yönlendirdi. Yine de kardefli Geta y kendi kollar nda öldürtmesine mani olamad. Tüm yaz flmalar elinden geçti i için, imparatorluk dahilinde olup bitenden haberdard. Caracalla n n Do u seferi s ras nda, M.S. 217 de, öldürülmesi üzerine üzüntüsünden kendini aç b rakarak ölüme terk etti. Caracalla n n yerine Roma taht na geçen Macrinus, Iulia Domna n n k z kardefli Iulia Maesa y ortadan kald rmamakla hata etti. Maesa, ablas n n ölümünden sonra Syria ya çekilmifl ve orada Macrinus u tahttan indirip torununu yani büyük k z Iulia Soaemias un o lu Elagabalus u tahta geçirme plan yapmaya bafllam flt. Nitekim bunda da baflar l oldu. Ancak, yeni mparator Elagabalus un afl r zevk düflkünü olmas, zalimli i ve kötü imaj, onu, di er torununa yani küçük k z Iulia Mamaea n n o lu Severus Alexander a yaklaflt rd. M.S. 222 de Elagabalus ve annesi Soaemias öldürüldü. Severus Alexander tahta geçtikten Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. e Yan t n z yanl fl ise Traianus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yan t n z yanl fl ise Severus Alexander konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z yanl fl ise Elagabalus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yan t n z yanl fl ise Caracalla konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z yanl fl ise Septimius Severus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z yanl fl ise Marcus Aurelius ve Lucius Verus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yan t n z yanl fl ise Hadrianus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yan t n z yanl fl ise Commodus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Nerva konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yan t n z yanl fl ise Nerva konusunu yeniden gözden geçiriniz.
139 7. Ünite - Evlat Edinilen mparatorlardan Severus Hanedan na 133 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Roma siyasi yap s içinde; hanedan üyesi olanlar n Roma taht na geçece i önceden biliniyordu. Ancak Nerva ile bu uygulama de iflmifltir. Çocu u olmayan Nerva, Traianus u evlat edinerek kendisinden sonra Roma taht na kimin geçece ini belirleyen ilk imparator olmufltur. S ra Sizde 2 Senatus (Senato) taraf ndan Antoninus a verilen Pius lâkab dindar, sayg l, kadirflinas anlamla n tafl - maktad r. S ra Sizde 3 Byzantion un Septimius Severus taraf ndan yak l p y k - larak cezaland r lmas n n nedeni; Severus un, Syria da askerler taraf ndan imparator ilân edilmifl olan Syria valisi Pescennius Niger ile olan savafl nda Byzantionlular n Niger in taraf n tutmalar d r. S ra Sizde 4 An n n lanetlenmesi ifadesinin Latince karfl l damnatio memoriae dir. Genellikle Roma taht na yeni geçen imparatorun önceki imparatorla veya devletin ileri gelen bir memuruyla aras nda bir husumet varsa veya söz konusu kiflilerin tutum ve davran fllar n n devlet için olumsuz bir imaj yaratt düflünülüyorsa, Senato karar yla, söz konusu imparator veya devletin ileri gelen memurunun an s lanetlenirdi. Bu karar, söz konusu kiflinin ad n n veya resminin kaz narak silinmesi veya büstünün k r larak yok edilmesiyle uygulan rd. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Akflit, O. (1985), Roma mparatorluk Tarihi, stanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yay nlar, stanbul. Cornell, T. Ve Matthews, J. (1988), Roma Dünyas (çev. fi. Karadeniz), letiflim Atlasl Büyük Uygarl klar Ansiklopedisi, stanbul. Garnsey, P., Rathbone, D., Bowman, A.K. (ed.), (2000), Cambridge Ancient History Vol. XI. The High Empire AD , Cambridge. Glay, M.Le, Voisin J.-L., Bohec, Y. Le (1995), Histoire romaine, PUF, Paris. Goodman, M. (2005), The Roman World 44 BC-AD 180, Routledge, Oxon, Grant, M. (1998), The Roman Emperors. A Biographical Guide to the Rulers of Imperial Rome 31 BC - AD 476, Londra. Harris, N., History of Ancient Rome, Chancellor Press, Londra, plikçio lu, B. (2007), Hellen ve Roma Tarihinin Anahatlar, stanbul. Jones, P., Sidwell, K. (ed.) (1997), The World of Rome. An Introduction to Roman Culture, Cambridge University Press, Cambridge. Penrose, J. (ed.) (2008), Rome and Her Enemies, Osprey Publishing, Oxford. Price, S.R.F., Ritüel ve ktidar. Küçük Asya da Roma mparatorluk Kültü (çev. T. Esin), mge Kitabevi, Ankara. Ramage, N.H.- Ramage, A.(2008), The British Museum Concise Introduction. Ancient Rome, The British Museum Press, Londra. Roth, J. (2009), Roman Warfare, Cambridge University Press, Cambridge. Scarre, C. (1995), Chronicle of the Roman Emperors, Thames and Hudson, Londra. Shotter, D. (2003), Rome and Its Empire, Norfolk. Stokstad, M. (1995), Art History, vol.1, New York. Tekin, O. (2008), Eski Yunan ve Roma Tarihine Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul.
140 8HELLEN VE ROMA TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Roma mparatorlu u nun gerileyifl ve zay flama sürecini tart flabilecek; Dönemin siyasal koflullar nedeniyle imparatorlar n seçiminde askerlerin oynad rolün önemini aç klayabilecek; Principatus ve Dominatus yönetimlerini karfl laflt rabilecek; Roma mparatorlu u nun ikiye ayr lma sürecini, nedenlerini ve sonuçlar n tart flabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Asker imparatorlar Tetrarfli / Tetrarkhia H ristiyanl k Germanlar Gothlar Constantinopolis Bat Roma Do u Roma Bizans çindekiler Hellen ve Roma Tarihi Askeri Anarfli Dönemi nden Theodosius Hanedan na ASKER ANARfi DÖNEM VE YEN DÜZEN ARAYIfiI CONSTANTINUS HANEDANI VALENTINIANUS HANEDANI THEODOSIUS HANEDANI
141 Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na ASKER ANARfi DÖNEM VE YEN DÜZEN ARAYIfiI Maximinus Thrax (M.S ) (M.S. 238: I. Gordianus, II. Gordianus, Pupienus, Balbinus) Trakya do umlu olan Maximinus un önceki imparatorlar gibi seçkin bir aile geçmifli yoktu; ancak, askeri alanda tecrübesi vard ve askerler aras nda belli bir popülaritesi bulunmaktayd. Severus Alexander in öldürülmesinin ard ndan ordu taraf ndan imparator ilân edilmifl ve Senatus da imparatorlu unu onaylam flt (M.S. 235 Mart / Nisan). Maximinus, Trakya bölgesinin bir yerlisi oldu undan Trakyal anlam nda Thrax soyad n alm flt. Maximinus M.S. 235 yaz nda Ren üzerindeki köprüden geçerek Germania ya girdi; ülkedeki yerleflimler yak l p y k ld. mparator Germanicus Maximus unvan, o lu Maximus da caesar unvan ald. Maximinus sonraki iki y l içinde de Daclara ve Sarmatlara karfl savaflt ; Dacicus ve Sarmaticus unvanlar ald. Bu arada savafllar n Roma ya pahal ya mal olmas, devlet idaresindeki kötü yönetim sonucu Maximinus a karfl her tarafta hoflnutsuzluklar bafllam flt ; hatta Senatus da art k Maximinus un karfl s nda yer al yordu. flte bu s rada Africa Eyaleti valisi 80 yafl ndaki I. Gordianus (Africanus) ile 46 yafl ndaki o lu II. Gordianus un isyan haberi imparatora ulaflt ; ancak bir süre sonra II. Gordianus öldürüldü; I. Gordianus ise intihar etti. Bu geliflme üzerine Senatus derhal toplanarak Maximinus a karfl mücadele etmek ve Roma y savunmak üzere iki yeni imparator seçti: Balbinus ve Pupienus. I. Gordianus un torunu 13 yafl ndaki III. Gordianus caesar ilân edildi. Bu s rada askerler Maximinus un çad r na giderek onu ve 23 yafl ndaki o lu Maximus u öldürdüler. Daha sonra Pupienus ve Balbinus da öldürüldü; praetor lar III. Gordianus u imparator ilân ettiler. Askeri anarfli deyimi neyi ifade etmektedir? III. Gordianus tan (M.S ) Aemilianus a (M.S. 253) III. Gordianus imparator ilân edildi inde henüz 13 yafl nda bir çocuk oldu undan devlet idaresi Timesitheus un elindeydi; bu kiflinin praetor praefectus u olarak atanmas ndan sonra (M.S. 241) etkisi daha da artt. Gordianus, onun k z Tranquillina ile de evlendi. III. Gordianus, Gothlara ve Sasanilere karfl baflar l seferler 1 SIRA S ZDE
142 136 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 8.1 mparator III. Gordianus un sikke portresi. Kaynak: Breglia (1968), s. 76. yapt ; Do u da Roma egemenli i tekrar tesis edildi (M.S. 243). Ancak III. Gordianus, F rat Nehri yak n nda askerler taraf ndan öldürüldü (M.S. 25 fiubat 244). III. Gordianus un askerler taraf ndan öldürülmesinden sonra, ordu I. Philippus u imparator ilân etti (M.S. 244 fiubat / Mart). Philippus önce Sasani kral fiapur ile bar fl antlaflmas yapt. Ancak koflullar Roma y memnun edecek nitelikte de ildi. Philippus, Dac kabilelerinden Carplar n (Carpi) Tuna y geçerek Roma topraklar na sald rmalar üzerine onlar yenilgiye u ratt ; komutan Decius da Gothlara karfl baflar kazand. Ancak, daha sonra Philippus ve Decius birbirlerine düfltü. Kuzey talya daki Verona da yap lan savafl (M.S. 249 sonbahar ) Decius kazand, Philippus öldürüldü. Decius, Verona da I. Philippus u yenilgiye u ratt ktan sonra Roma ya geldi (M.S. 249 Ekim) ve Senatus taraf ndan imparatorlu u onayland. mparator, H ristiyanlara karfl da mücadele etti; onlar fliddetli bir flekilde cezaland rd. Önceleri Gothlara karfl baflar kazand ysa da Abritus mevkinde (Dobruca yak n nda) tuza- a düflürülerek öldürüldü (M.S. 251 Haziran / Temmuz). Decius, düflmanla savafl rken savafl alan nda ölen ilk imparatordu. O lu Herennius Etruscus da ayn ak - bete u rad. Traianus Decius ve Herennius Etruscus un Gothlarla savafl rken ölmesi üzerine, askerler Trebonianus Gallus u imparator ilân etti. Gallus, Gothlara haraç vererek bar fl yapt ve Roma ya döndü. Gallus un iktidar döneminde bir yandan Gothlar, öte yandan Roma daki veba salg n Romal lar bezdirmiflken, bu kez Sasani kral I. fiapur M.S. 252 de Do u daki Roma eyaletlerine sald rd ; Syria ya girdi ve baflkent Antiokheia y ele geçirdi. Bu s rada Gothlar Romal larla yapt klar anlaflmay bozmufl ve tekrar Roma topraklar na sald rmaya bafllam fllard. Afla Moesia valisi Aemilianus, Gothlara karfl baflar l bir mücadele gösterdi ve onlar yendi. Bu zafer
143 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 137 fiekil 8.2 mparator Traianus Decius un sikke portresi. Kaynak: Kent- Overbeck-Stylow (1973), 154. üzerine askerler taraf ndan imparator ilân edildi. Aemilianus Roma ya do ru harekete geçti. Aemilianus ve Gallus un ordusu Roma d fl nda Interamna da (bugünkü Terni) karfl laflt. Aemilianus un ordusu, büyük bir zafer kazand (M.S. 253 A ustos); Gallus ve o lu öldürüldü. Ancak Aemilianus da sadece 88 gün tahtta kalabildi çünkü askerleri taraf ndan öldürüldü. K sa süre önce askerleri taraf ndan imparator ilan edilen Valerianus taht n tek hâkimi oldu. Valerianus tan (M.S ) Aurelianus a (M.S ) Aemilianus un kendi askerleri taraf ndan öldürülmesinden sonra tek bafl na imparator kalan Valerianus, hemen Roma ya do ru yola ç kt. Roma ya gelince Senatus tan imparatorluk yetki ve unvanlar n ald ; o lu Gallienus ile imparatorluk yetkilerini paylaflaca n ilân etti (M.S. 253 sonbahar ). Valerianus zaman nda da imparatorluk her tarafta s k nt l bir dönem yafl yordu. Valerianus, Sasanilere karfl savaflmak için Do u ya hareket etti. Do u dayken bafl gösteren veba salg n nedeniyle ordusu zay flayan Valerianus, Edessa da (Urfa) Sasaniler taraf ndan kuflat ld ve esir al nd (M.S. 260 sonbahar ). Valerianus un ak - beti bilinmiyor; ancak yaflam n n geri kalan n esir olarak sürdürüp öldü ü tahmin edilmektedir. Ebedi ve ezeli düflman Sasaniler (daha önce Parthlar) karfl s nda yaflanan bu utanç verici durum uzun y llar Romal lar n haf zalar ndan hiç silinmedi. Valerianus un Sasanilerin eline düflmesinden sonra yerine Gallienus geçti. Zaten babas taraf ndan da augustus unvan verilerek daha onun zaman nda ortak imparator ilân edilmiflti. Gallienus, H ristiyanlara karfl, kendinden önceki imparatorlar n aksine, hoflgörülü davranan biri olarak an lmaktad r. Yine de imparatorlu- un en s k nt l günleri onun zaman na rastlamaktad r. D fltan sald r lar ve içteki say s z ayaklanmalara, açl k ve veba da eklenince, imparatorluk oldukça sars nt l günler geçirdi.
144 138 Hellen ve Roma Tarihi Babas Valerianus, Sasanilerle savaflmak üzere Do u ya hareket etti inde, Gallienus u Bat daki meselelerle, Gothlar ve di er German kabilelerle mücadele etmekle görevlendirmiflti. Nitekim Gallienus M.S. 254 y l nda Ren ve Tuna Nehirleri s n r na giderek Germanlarla savaflt. Baflar lar ndan dolay Germanicus Maximus ve Dacicus Maximus unvanlar n ald. M.S. 259 da Iuthung kabilesi Tuna y aflarak kuzey talya ya girdi ve Roma ya do ru ilerlemeye bafllad. Fakat Gallienus un ordusu taraf ndan Mediolanum (Milano) civar nda, ertesi y lda Augsburg yak n nda yenilgiye u rat ld lar. Gallienus Bat da Roma n n düflmanlar na karfl baflar l bir mücadele yaparken, Do u dan kötü bir haber geldi: Gallienus un babas Valerianus, Sasanilerin eline esir düflmüfltü (M.S. 260 sonbahar ). mparator Gallienus un Mediolanum d fl nda bir suikast sonucu öldürülmesinin ard ndan askerler II. Claudius u imparator ilân ettiler. II. Claudius önce Roma topraklar n istila eden Alamannlara, sonra da Gothlara karfl büyük zaferler kazand. Bu yüzden imparator, Gothicus lâkab yla an lmaktad r. Ancak imparator bir süre sonra vebaya yakalanarak yaflam n yitirdi (M.S. 270 Ocak). Claudius un vebadan ölmesi üzerine Aurelianus askerleri taraf ndan imparator ilân edildi. Ayn s rada imparator ilân edilmifl olan Claudius un kardefli Quintillus un intihar yla da Roma taht n n yegâne sahibi oldu (M.S. 270). Aurelianus, bir seri zaferle German kavimlerini bozguna u ratt. Romal lar için önemli bir tehlike de Palmyra Kraliçesi Zenobia idi. Do u eyaletleri Zenobia ve o lu Vabalathus taraf ndan yönetiliyordu. Aurelianus M.S. 271 bahar nda (ya da 272 bahar nda) Zenobia ya karfl sefere ç kt ve Palmyral lar yendi. Roma eyaletleri tekrar Roma n n denetimine girdi. Ancak, Aurelianus, Do- u ya yapt son seferi s ras nda, kendi subaylar taraf ndan öldürüldü (M.S. 275 Eylül / Ekim). Aurelianus un öldürülmesinin ard ndan on y ll k dönemde Tacitus (M.S ), Florianus (M.S. 276), Probus (M.S ), Carus (M.S ), Carinus (M.S ) ve Numerianus (M.S ) askerleri taraf ndan imparator seçildiler. Ancak burada, bu imparatorlar n sadece adlar n anmakla yetinilecektir. SIRA S ZDE 2 Sasaniler taraf ndan esir al nan Roma mparatoru kimdir? Dominatus Dönemi ve Tetrarfli: Diocletianus (M.S ) ve Maximianus (M.S ve ) Bu karmafla döneminde, Numerianus un öldürülmesinin ard ndan, M.S. 284 Kas m ay nda Diocletianus askerleri taraf ndan imparator ilân edildi. M.S. 285 y l yaz nda Diocletianus un Carinus u Margum mevkiinde yap lan savaflta yenilgiye u ratmas ve Carinus un kendi askerleri taraf ndan öldürülmesi sonucu Diocletianus art k Roma dünyas n n tart flmas z yegâne imparatoru olarak kald. Roma ya gelerek imparatorluk yetki ve unvanlar n Senatus tan ald. Ancak, önceki y llarda imparatorluk topraklar na kuzeyden ve do udan yap lan d fl sald r lar (German kavimleri ve Parthlar / Sasaniler gibi), içteki ayaklanmalar ve ayn anda birden fazla imparatorun ya da gas p n egemen olmas büyük s k nt lara neden olmufl ve imparatorlu- un genifl s n rlar n n tek bir hükümdar taraf ndan kontrol alt nda tutulamayaca / yönetilemeyece i gerçe ini de göstermiflti. Bu yüzden Diocletianus principatus denen ve imparatorun tüm yetkileri üstlenerek birinci yurttafl statüsüyle sahip ol-
145 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 139 du u önceki yönetim biçimini terk ederek, dominatus denen ve imparatorun mutlak hükümdarl n tart flmas z kabul eden yeni bir yönetim biçimini benimsedi. Bu yeni yönetim biçimi monarflik yap ya daha yak n bir rejimi ifade etmekteydi. Ancak, Diocletianus imparatorlu un mutlak hâkimi olmas na ra men, bu kadar genifl bir co rafyay tek bafl na yönetemeyece inin de fark ndayd. Bu düflünceyle askeri ve idari alanda güvendi i bir dostuna, Maximianus a augustus unvan vererek imparatorlu un yönetimine ortak yapt (M.S. 286 Nisan). Bundan böyle Diocletianus Nikomedeia da, Maximianus ise Mediolanum da ikamet etmeye bafllad lar. Diocletianus ve Maximianus M.S y llar aras ndaki dönemi Bat da ve Do- u da Roma s n rlar n n güvenli i için savaflarak geçirdiler. syanlardan en önemlisi Maximianus un komutanlar ndan Carausius unkiydi. Carausius, korsanlara karfl savafl rken, bu kez kendisi korsanl k yapmaya bafllad ve daha sonra da kendisini imparator ilân etti (M.S. 287); Britannia y ele geçirdikten sonra Gallia n n da bir k sm n istila etti. fiekil 8.3 Tetrarfli yi temsil eden ki Augustus ve ki Caesar Heykeli. mparator Diocletianus ile mparator Maximianus, Caesarlar Galerius ve I. Constantius u kucakl yor (M.S. yak. 300, Venedik). Kaynak: Harris (2003), s. 55.
146 140 Hellen ve Roma Tarihi M.S. 293 y l nda iki bafll yönetim biçimi, yerini, Tetrarfli (Tetrarkhia) denilen dörtlü bir yönetime b rakt. Bu yeni rejimde iki augustus ile her birinin yan nda birer caesar yer alacakt. Di er bir deyiflle, Diocletianus ve Maximianus kendilerine birer caesar seçeceklerdi. Diocletianus un caesar Galerius olurken, Maximianus un caesar I. Constantius oldu. Diocletianus, caesar Galerius ile birlikte imparatorlu un Do u yar s nda hüküm sürerken, Maximianus caesar I. Constantius ile Bat yar s nda hüküm sürecekti. Böylece Roma mparatorlu u nun yönetimi co rafi olarak resmen ikiye bölünmüfl oldu. Bundan amaç augustus lar n ölümü halinde imparatorlu un bafls z kalmamas yd. Caesar lar augustus olacaklar, onlar da yeni caesar lar seçeceklerdi. Böylece M.S. 293 te tetrarfli yönetiminin oluflturulmas ndan sonra öncelikle düzene yönelik isyanlar bast r lmaya baflland. Diocletianus uzun ve yorucu iktidar y llar n n ard ndan imparatorlu un yönetimini caesar lar na b rakarak, tahttan feragat etme zaman geldi ini düflündü ve bu düflüncesini Maximianus ile paylaflt. Böylece M.S. 1 May s 305 te Diocletianus ve Maximianus tahttan feragat ettiklerini bildirerek, iki caesar, Constantius ile Galerius u augustus lu a yükselttiler. Bundan böyle imparatorluk yönetimi onlar n elindeydi. Onlar n yerini de Severus ve Maximinus ald. Böylece Bat da Constantius ve caesar Severus; Do u da Galerius ve caesar Maximinus Daia hüküm sürecekti. Kendilerini emekliye ay ran Maximianus M.S. 310 Temmuz da Marsilya da öldürüldü veya intihar etti; Diocletianus ise olas l kla M.S. 313 y l nda hayata gözlerini kapad. Diocletianus un büyük bir çabayla kurdu u tetrarfli sisteminin bozulmas, iç savafl n bir türlü sona ermemesi ve akrabalar na yap lan zulüm nedeniyle üzüntüden ölmüfl olabilece i de ileri sürülür. Diocletianus, büyük eyaletlerin idaresinin güç oldu unu ve idarecilerinin imparatorun aleyhine (isyana kalk flmak gibi) büyük bir güç oluflturdu unun fark na vard ndan eyaletleri küçülterek say lar n neredeyse ikiye katlam flt r. En önemli icraatlar ndan biri de eyaletleri dioecesis ler halinde gruplamak olmufltur. Say lar 12 yi bulan dioecesis lerin her birinin idaresi de vicarius denen atl s n f ndan bir görevliye verilmifltir. Ayr ca sivil idare ile askeri idareyi birbirinden kesin çizgilerle ay rm flt r. Diocletianus ordudaki asker say s n da art rm fl, s n r güvenli ine özel önem vererek s n rlardaki karakollar n slah na gitmifltir. Bütün bu reform hareketlerinin finansman için yeni bir vergi sistemi oluflturmufltur. Fiyatlar n anormal art fl n n önüne geçmek için bir Narh Kararnamesi (edictum de pretiis) yay mlam flt r. M.S. 301 de yay mlad Narh Kararnamesi, enflasyonun durdurulmas na iliflkin güzel bir örnektir. Kararnamenin kopyalar baz Anadolu kentlerinde (Aphrodisias, Stratonikeia, Nysa, Aizanoi gibi) parçalar halinde ele geçmifltir. Bu kararnameden M.S. 4. yüzy l bafllar nda Akdeniz dünyas nda yüksek enflasyon oldu unu anl yoruz. Kararnamede, imparatorluk hizmetindeki askerlerin, gittikleri yerlerde ihtiyaç duyduklar mallar ya da hizmetleri almak istediklerinde, telafuz edilemeyecek oranlarda fahifl para talep edildi i ve bu yolla haks z kazanç elde edildi inden dem vurulmaktad r. Sonunda bu gidiflata dur demek için mallar ve hizmetler için en fazla ne kadar fiyat talep edilece ine iliflkin bir kararname yay mlanmaya karar verilmiflti. Fakat Diocletianus un bu kararnamesi baflar l olmam fl, fiyat art fllar durdurulamam flt r. Diocletianus, imparatorlu un birli inin sa lanmas nda Roma n n geleneksel dinine önem veriyor ve tüm Romal lardan pagan tanr lar na (özellikle Iupiter ve Hercules) tapmalar n istiyordu. Yay mlad emirnamelerle H ristiyanlar n toplu olarak ibadet ettikleri yerler yak l yor, H ristiyanlar öldürülüyor ya da aslanlara yem olarak at larak cezaland r l yorlard.
147 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 141 Roma mparatorlu unda Dominatus Dönemi hangi imparatorla bafllar? Licinius (M.S ) Licinius M.S. 3. yüzy l ortalar nda bir tarihte Dacia da (Romanya) dünyaya geldi. Galerius un yak n arkadafl yd ; onunla birlikte Sasani seferine kat ld (M.S. 297). Galerius, Maxentius ile savafl rken onunla görüflmesi için Licinius u Roma ya göndermiflti (M.S. 307). Ertesi y l, Carnuntum toplant s nda Galerius, Maxentius taraf ndan öldürülen Severus un yerine Licinius a augustus payesi verdi (M.S. 308). Licinius a Bat n n idaresi verildi. M.S. 311 de Galerius un ölümü üzerine, Licinius Do- u nun idaresini Maximinus ile paylaflt. Ama daha sonra Maximinus u da yendi (M.S. 313); Tarsos a kaçan Maximinus birkaç ay sonra öldü. Ancak Licinius un Constantinus ile girdi i mücadele onun sonunu getirdi. Licinius, Martianus u ortak imparator ilân etti. M.S. 324 te Constantinus, Khrysopolis (Üsküdar) mevkiinde Licinius u yenilgiye u ratt (M.S. 18 Eylül 324); Licinius önce Nikomedeia ya kaçt fakat yakalanarak Thessalonike ye (Selanik) getirildi, ertesi y l da öldürüldü. Ortak imparator ilân etti i Martianus da ayn ak bete u rad. CONSTANTINUS HANEDANI 3 SIRA S ZDE I. Constantinus (M.S ) Tarihte Büyük (Magnus) lakab yla an lan Flavius Valerius Constantinus, I. Constantius Chlorus ve Helena n n o lu olarak M.S. 27 fiubat 272 veya 273 te (veya 285 te) Naissus ta (Yukar Moesia) do mufltu. M.S. 293 te tetrarfli sistemi kuruldu unda Maximianus un caesar olan I. Constantius Chlorus, o lu Constantinus u da Do u daki Diocletianus un saray na göndermifl ve Constantinus orada yetiflmiflti. M.S. 305 te Diocletianus ve Maximianus tahttan feragat edince de onlar n yerini caesar lar, yani Galerius ve I. Constantius alm fllard. Dolay s yla, Constantinus art k augustus olarak Do- u da hüküm süren Galerius un gözetimi alt nda bulunuyordu. Bat n n idaresini üstlenen augustus I. Constantius, Britannia da Pictlere karfl sefere ç kt - nda Galerius tan o lu Constantinus u kendisine yard m için göndermesini talep etmifl ve baba-o ul Britannia da Pictlere karfl birlikte savaflm fllard. Constantius Britannia da Eburacum da (bugün York) öldü ünde, askerler o lu Constantinus u augustus ilân etmifllerdi. Ancak, Do u nun augustus u Galerius, Constantinus a verilen bu unvan kabul etmedi ve ona caesar unvan verdi; Bat n n augustus u olarak Severus u atad. fiekil 8.4 Büyük Constantinus un mermer büstü. Kaynak: Harris (2003), s. 56.
148 142 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 8.5 mparator Maxentius sikkesinin arka yüzünde; mparatorun, Tanr ça Roma dan dünya egemenli ini simgeleyen küreyi (globus) almas tasvir edilmifltir. Kaynak: Sotheby s (June 19, 1990), 154. Ancak daha sonra Constantinus, önceki augustus Maximianus un k z Fausta ile evlendi inde, Maximianus, onun augustus unvan n kabul etti. M.S. 308 yaz ndaki Carnuntum Kongresi nde Constantinus tekrar caesar rütbesine indirildi. Constantinus, sonradan kendisine karfl bir tutum içine giren Maximianus u Massilia da (Marsilya) yendi ve öldürdü (veya intihara zorlad ). Do- u nun augustus u Galerius un M.S. 311 deki ölümünden sonra, Constantinus bu kez Maximianus un o lu Maxentius ile savaflmaya bafllad. M.S. 312 de Constantinus, Alpler den geçerek Roma daki Maxentius un üzerine yürüdü. Maxentius Roma dan ayr l p Constantinus un ordusunu flehrin d fl nda karfl lad. Milvius Köprüsü yak n ndaki savaflta Constantinus, Maxentius un ordusunu yendi (M.S. 28 Ekim 312); Maxentius öldü ve an s lanetlendi. Savafl öncesinde Constantinus, rüyas nda askerlerin kalkanlar üzerine sa n n monogram n (khi ve rho) çizmeleri halinde savafl kazanacaklar n görmüfl ve bu yüzden askerlerine bu monogram kalkanlar na çizmelerini emretmiflti. Savafl kazand nda bu rüyan n etkisi oldu unu düflündü. Bu zaferden sonra Roma Senatus u Constantinus un augustus unvan n onaylayarak tüm imparatorluk yetki ve güçlerini ona verdi. Constantinus, Galerius un yerine augustus olan Maximinus Daia ya M.S. 313 te kendisiyle birlikte consul lük verdi. Ancak, Milvius Savafl ndan yaklafl k 6 ay sonra Licinius un da Tzouroulon da (Çorlu) yap lan savaflta Maximinus Daia y saf d fl b rakmas sonras nda imparatorluk sadece Constantinus ile Licinius a kalm flt. M.S. 313 te Licinius, Constantinus un üvey k z kardefli Constantia ile Mediolanum da evlendi ve Constantinus ile Licinius aras ndaki yak nl k perçinlendi. ki augustus, Constantinus ve Licinius Mediolanum da H ristiyanlara tam bir tolerans emirnamesini (Milano Emirnamesi) yay mlad lar (M.S. 313 bafl ). Constantinus ve Licinius M.S. 315 y l consul lü ünü de paylaflt lar. ki augustus aras ndaki
149 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 143 denge politikas fazla uzun sürmedi ve iki augustus aras nda savafl patlak verdi. Constantinus un, kay nbiraderi Bassianus u caesar atamas da iki augustus aras ndaki anlaflmazl körükledi. Bu yüzden M.S. 316 da Constantinus Balkanlar istila etti ve Licinius u saf d fl b rakmak istedi. Constantinus, Licinius un ordusunu önce Pannonia daki Cibalae da (M.S. 8 Ekim 316), sonra da Trakya daki Campus Ardiensis te yendi. Ancak, yine de ikinci çarp flma Constantinus için kesin bir zafer de ildi; Constantinus üstün olmas na ra men Licinius un ordusu geri çekilerek tam bir yenilgi almaktan kurtulmufltu. M.S. 1 Mart 317 de Serdica da (Sofya) bir anlaflma yap ld. Licinius, Balkan eyaletlerinin ço unu Constantinus a devretmek zorunda kald. Constantinus un çocuklar Crispus ve Constantinus ile küçük Licinius caesar ilân edildiler. Bir süre iki taraf da sessiz kald ; herhangi bir mücadeleye girmekten kaç nd lar. Licinius, belki Constantinus a hofl görünmek için önceleri H ristiyanlara hoflgörü ile yaklaflmaya bafllad ; ancak sonradan onlara karfl düflmanca tavr n aç kça belli etti. H ristiyanlar devlet görevlerinden ve ordudan uzaklaflt rmak istedi. Bu durum, Constantinus u endiflelendiriyordu. Bu arada Gothlar püskürtmeye çal flan Constantinus un, Licinius un kontrolu alt ndaki topraklara geçmesi, Licinius u k zd rd. Art k ikisi aras ndaki savafl kaç n lmazd. Constantinus M.S. 324 te büyük bir ordu toplad ve Licinius un üzerine yürüdü. Constantinus, Hadrianopolis (M.S. 3 Temmuz 324) ve Khrysopolis te (M.S. 18 Eylül 324) yap lan savafllarla Licinius a karfl zafer kazand. Licinius Nikomedeia ya kaçt. Kent kuflat ld, Licinius hayat n n ba fllanaca sözü üzerine teslim oldu ve Thessalonike de (Selanik) gözalt nda yaflamaya bafllad. Fakat Constantinus sözünde durmad ve bir süre sonra onu öldürdü (M.S. 325 bahar ). Khrysopolis zaferinden sonra Constantinus tek bafl na imparatorlu un hâkimi oldu. Constantinus un, daha sonra Gothlar, Alamannlar ve Sarmatlarla savaflt n görüyoruz. Son plan ise Sasanileri tam bir yenilgiye u ratarak bölgede Roma egemenli ini kurmakt. Hatta Sasanileri de H ristiyanlaflt rmak istiyordu. Fakat Do u seferine ç kamadan hastaland ve M.S. 22 May s 337 de Nikomedeia ( zmit) yak - n ndaki Ankyrona da öldü. Ölmeden önce Nikomedeia piskoposu Eusebius taraf ndan vaftiz edildi i söylenmektedir. Büyük Constantinus, yapt icraatlarla Roma imparatorluk tarihine damgas n vuran birkaç imparatordan biridir. Constantinus devlet idaresinde ve memuriyetlerde baz de ifliklikler ve yenilikler yapm flt r. Eskiden gelen baz memuriyetler önemlerini kaybettiler. Constantinus ile birlikte Diocletianus un çoklu yönetimi ifade eden tetrarfli sistemi sona erdi, tek kiflinin yönetimi esas al nd. Orduda iki yeni görev oluflturuldu: Süvari komutanl (Magister equitum) ve Piyade komutanl (Magister peditum). Yenilikçi imparator orduyu ripenses denen s n r birliklerine ve comitatenses denen merkezi saha ordusuna böldü; Comitatenses esas olarak s n r n arkas nda konufllan yordu. Constantinus ekonomik alanda da baz de ifliklikler yapt. mparatorlu un alt n sikkesi olan aureus un yerine, ondan biraz daha hafif olan solidus ad verilen yeni bir alt n sikkeyi tedavüle soktu. Aureus zamanla tedavülden kalkarak yerini tamamen solidus a b rakt. Constantinus imparatorlu un giderek a rlaflan yükünün karfl lanmas için vergileri de art rd. Constantinus un en önemli icraatlar ndan biri de hiç kuflkusuz, imparatorlu un baflkentini Roma dan Byzantion a tafl mas ve kentin ad n -kendi ad na izafeten- Constantinopolis e çevirmesidir (M.S. 11 May s 330). Her ne kadar H ristiyanl k, neredeyse birkaç kuflak sonra, Büyük Theodosius zaman nda Roma n n resmi devlet dini olacak ise de, H ristiyanl n imparatorluk dahilinde kabul edilip desteklenmesi Constantinus zaman nda olmufltur. Constan-
150 144 Hellen ve Roma Tarihi tinus, devlet dinini paganizmden H ristiyanl a dönüfltürme sürecini bafllatan imparatordur. Milvius Köprüsü Savafl (M.S. 312), imparatorun H ristiyanl kabullenmesinde bir dönüm noktas olmufltur. Bir y l sonraki Milano Emirnamesi de (M.S. 313) H ristiyanlar n art k inançlar n serbestçe yaflayabilecekleri bir ortam haz rlam flt. Babalar n n ölümünden birkaç ay sonra Büyük Constantinus un üç o lu II. Constantinus, II. Constantius ve Constans augustus unvan ald lar (M.S. 337) ve ertesi y l bir toplant yaparak imparatorluk topraklar n n yönetimini aralar nda paylaflt lar (M.S. 338). M.S. 340 da II. Constantinus egemenlik alan n geniflletmek amac yla Constans n egemenlik alan nda bulunan talya ya girdi; fakat Constans n ordusu II. Constantinus un ordusunu Aquileia da bozguna u ratt ve II. Constantinus öldürüldü. Böylece Constans, Constantinus un pay na düflen topraklar n da egemeni oldu. Ancak aralar nda rekabet ve taht kavgas nedeniyle iktidarlar uzun ömürlü olmad ; üçü de öldürüldü. D KKAT fiekil 8.6 mparator Dönme Iulianus un mermer büstü. Kaynak: Penrose (2005), s Roma mparatorlu u nda H ristiyanlara hoflgörü, Milano Emirnamesi yle resmen bafllad. Iulianus (M.S ) Iulianus M.S. 331 de Constantinopolis te do mufltu. Do umundan hemen sonra annesini kaybetti; aile ve akrabalar n n bir k sm n Büyük Constantinus un M.S. 337 deki ölümünden sonraki katliamda kaybetmiflti. Çocuklu u ve gençli i H ristiyan dinini ö renmekle geçen Iulianus giderek H ristiyanl ktan uzaklaflmaya bafllad. Pergamon ve Ephesos ta ald pagan yanl s derslerin de etkisiyle H ristiyanl n egemen olmaya bafllad - imparatorlukta eski pagan tanr lar na tap nmaya bafllad ve bunu herkesten saklad. M.S. 355 te II. Constantius taraf ndan caesar unvan verildi ve German sald r - lar na karfl mücadele etmesi için Gallia ya gönderildi. Orada baflar l oldu; bu baflar lar askerlerin ona daha çok güvenmelerine vesile oldu ve II Constantius un korktu u bafl na geldi: Iulianus, M.360 da Lutetia da (Paris) augustus ilân edildi. Bir y l sonra, M.S. 361 de II. Constantius un Tarsos yak n ndaki Mopsoukrenai da ölmesi üzerine onun yerine Roma taht na geçti. Bundan böyle art k inanc n gizleme gere i de duymad. H ristiyanlara karfl cephe alarak paganizmi yeniden canland rmaya çal flt ; bu yüzden Apostata (= Dönme) lakâb ile tan - n r. Constantius, Sasanilere karfl mücadelede kesin zafere ulaflmadan ölmüfltü. Iulianus, M.S. 362
151 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 145 Temmuz da Antiokheia da Sasani seferine haz rl k yapmaya bafllad ve M.S. 363 Mart nda yola ç kt. Sasani baflkenti Ktesiphon a kadar baflar l bir flekilde ilerledi ama kente girmeye muvaffak olamad. Tigris (Dicle) k y s nda Maranga mevkiindeki bir çarp flmada nereden geldi i belli olmayan bir m zrak, Iulianus un hayat na mal oldu (M.S. 363 Haziran). M zrak yaras iyileflmedi ve Iulianus k sa süre içinde öldü. M zra n düflman taraf ndan de il de ordusundaki H ristiyan askerlerinden biri taraf ndan f rlat lm fl olabilece i söylentisi bile yay ld. mparatorun cesedi Constantinopolis e getirildi. Iulianus un ölümüyle Büyük Constantinus ile bafllayan Constantinus sülalesi de son bulmufl oldu. Iovianus (M.S ) Önceki Constantinus sülalesi ile hiçbir ba bulunmayan Iovianus, M.S. 331 de Singidunum da do mufltu. Iovianus, Iulianus zaman nda imparator muhaf z komutanl na kadar yükselmiflti. Iulianus un Sasani seferi s ras nda ölmesinin ard ndan ordu taraf ndan imparator ilân edildi (M.S. 363 Haziran). Sasani Kral II. fiapur ile Roma n n aleyhine a r flartlarla 30 y l süreli bir bar fl anlaflmas yaparak orduyu geri çekti. Romal lar, Tigris (Dicle) Nehri nin do usundaki topraklar Sasanilere terk ettiler. Iulianus un paganizmi canland rmaya çal flmas n n ard ndan H ristiyan kilisesini tekrar güçlendirdi. M.S. 364 y l fiubat ay nda çad r nda yanan sobadan duman zehirlenmesi nedeniyle beklenmedik bir zamanda Ankyra da (Ankara) öldü. Yaklafl k sekiz ay hüküm sürmüfltü; iktidar na s an tek olay, Roma ordusunu Persia batakl ndan kurtar p geri çekilmek oldu. Hangi Roma imparatoru paganizmi yeniden canland rmaya çal flt? Paganizm, genel olarak çoktanr l inanca verilen add r. 3 SIRA S ZDE D KKAT VALENTINIANUS HANEDANI I. Valentinianus (M.S ) Valentinianus M.S. 321 de Pannonia da do mufltu. Kendisini asker olarak yetifltirmifl, II. Constantius zaman nda Mesopotamia da askeri tribunus olarak görev yapm flt. Iovianus öldü ünde muhaf z alay komutan yd ; onun ölümünün ard ndan yaflanan k sa bir karars zl k döneminden sonra ordu taraf ndan Nikaia da imparator ilân edildi. Valentinianus Bat n n yönetimini üzerine al rken kardefli Valens i ortak imparator olarak Do u da görevlendirdi (M.S. 364). Kendisi Mediolanum da ikamet ederken Valens, Constantinopolis i tercih etti. M.S. 365 y - l nda ayaklanarak kendisini imparator ilân eden Procopius, Trakya ve Bithynia y iflgal etti. Fakat bir süre sonra askerleri taraf ndan terk edilen Procopius yine onlar taraf ndan öldürüldü. Valentinianus zaman n n büyük bölümünü Alamannlara ve di er German sald r lar na karfl mücadele etmekle geçirdi, s n rlar emniyete almaya çal flt. M.S. 367 de hastalan nca çocuk yafltaki o lu Gratianus u Bat n n augustus u olarak atad. M.S. 375 te dikkatini Pannonia ya çevirdi; fakat Quadlarla yapt bir görüflmede felç geçirerek Brigetio da öldü (M.S. 17 Kas m 375). Kendisi H ristiyan olmas na ra men paganlara da hoflgörülü davrand.
152 146 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 8.7 mparator Valens in sikke portresi. Kaynak: Kent - Overbeck-Stylow (1973), 711. Valens (M.S ) Valens M.S. yak. 328 de Pannonia da do mufltu. I. Valentinianus un kardefli olan Valens, a abeyi taraf ndan ortak imparator ilân edilerek Do u da görevlendirildi (M.S. 364). M.S. 365 te Procopius isyan edip kendisini Constantinopolis te imparator ilân etti. Costantinopolis, Valens in saray n n bulundu u yer oldu undan ikisi aras ndaki çarp flma kaç n lmazd. Ancak, Procopius un kendi askerlerince öldürülmesiyle çarp flmaya gerek kalmadan Procopius saf d fl b rak lm fl oldu. Valens önce Trakya da Gothlara karfl, daha sonra da Do u da Sasanilere karfl savaflt. Antiokheia dayken paganistlere zalimce davrand ; Gothlar n yeni ve büyük çapl sald - r lar üzerine Bat ya geri ça r ld (M.S. 376). Hadrianopolis te (Edirne) Vizigotlarla savafl rken yenildi ve öldürüldü (M.S. 378). Valens, Traianus Decius tan sonra savafl alan nda düflman taraf ndan öldürülen ikinci Roma imparatorudur. Gratianus (M.S ) I. Valentinianus un o lu olan Gratianus M.S. 359 da Sirmium da (Mitrovica) do mufltu. Çocuk yafltayken babas taraf ndan augustus lu a yükseltildi. Babas n n M.S. 375 teki ölümünden sonra Bat da idareyi eline ald. Valens in Hadrianopolis (Edirne) yak n nda Vizigotlarla savafl nda ona yard ma gelece ine söz vermesine ra men, nedendir bilinmez, yard ma gidemedi ve Valens, Vizigotlar taraf ndan öldürüldü (M.S. 378). Ertesi y l Valens in yerine Theodosius u Do u nun augustus u olarak atad (M.S. 379); kendisi Bat n n yönetimini üzerine alm flt. M.S. 383 te Britannia da Magnus Maximus un isyan n bast rmak için harekete geçti inde askerleri savaflmak istemediler ve onu terk ettiler; Gratianus Lugdunum a (Lyon) kaçt fakat yakalanarak öldürüldü (M.S. 383 A ustos). Magnus Maximus, Gallia, Britannia ve spanya da egemen oldu.
153 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 147 II. Valentinianus (M.S ) I. Valentinianus un o lu olan II. Valentinianus M.S. 371 de Treveri de dünyaya geldi. Babas öldü ünde Gratianus Bat n n imparatoru olarak ilân edilmiflti (M.S. 375); II. Valentinianus da askerleri taraf ndan Aquincum da ortak imparator ilân edildi. Magnus Maximus talya y istila etmeye bafllad nda (M.S. 387) talya dan kaçt fakat Theodosius un yard m ve onun Magnus Maximus un ordusunu yenip Maximus u öldürmesiyle tekrar kontrolü eline ald. Fakat kendisi de M.S. 392 May s ta subaylar ndan Arbogast taraf ndan öldürüldü. Ölümüyle Valentinianus sülalesinin iktidar da sona ermifl oldu. THEODOSIUS HANEDANI I. Theodosius (M.S ) H ristiyanl yüceltmeye çal flmas ve koyu bir H ristiyan olmas nedeniyle Büyük lâkab yla an lan I. Theodosius, M.S. 346 da spanya n n kuzeybat s nda Cauca da do mufltu. M.S te Yukar Moesia da valilik (dux) yapt. Valens in Vizigotlar taraf ndan öldürülmesinin ard ndan, Gratianus onun yerine Theodosius u Do u nun augustus u olarak atad (M.S. 19 Ocak 379). Önceleri I. Theodosius Vizigotlarla savaflt fakat ne yaz k ki baflar l olamad. M.S. 382 de onlarla bir anlaflma yaparak imparatorluk s n rlar içinde federatif bir statüde bulunmalar n kabul etti, hatta onlara Trakya da toprak bile verdi. M.S. 387 de talya y istila etmeye bafllayan ve II. Valentinianus un talya y terk etmesine neden olan Magnus Maximus u Aquileia da yenerek öldürdü. Theodosius birkaç y l talya da kald ktan sonra Constantinopolis e döndü (M.S. 391); Bat n n idaresini German komutan Arbogast a b rakt. Hat rlanaca üzere Arbogast, II. Valentinianus un ölümünden de sorumlu tutulan bir kifliydi. Arbogast ba ms z bir flekilde hareket ederek, II. Valentinianus un ölümünün ard ndan, onun yerine, daha önceden retorik ve Latince ö retmenli i yapan ve yüksek devlet memurlu una kadar yükselen Eugenius u augustus ilân etti ve Bat n n idaresini ona b rakt. M.S. 394 Eylül ay nda Theodosius, Frigidus Nehri k y s nda Arbogast ve Eugenius un ordusunu yendi ve Eugenius u öldürttü. Arbogast ise savafl s ras nda kaçt ve ard ndan da intihar etti. Theodosius tekrar tüm imparatorlu un tek imparatoru olarak kald ; fakat çok geçmeden, M.S. 17 Ocak 395 te Mediolanum da öldü. Her ne kadar imparatorluk genifl bir co rafyaya yay lmas nedeniyle uzun zamand r Bat ve Do u olarak yönetiliyorsa da, ölümünden hemen önce imparatorlu un idaresini fiilen iki çocu u aras nda Bat ve Do u olmak üzere paylaflt rarak, Bat n n idaresini 10 yafl ndaki küçük o lu Honorius a, Do u nun idaresini 17 yafl ndaki büyük o lu Arcadius a verdi. Bundan böyle imparatorlu un Bat ve Do u su bir daha birlefltirilmedi. Dolay s yla imparatorlu un resmen ikiye bölünmesi M.S. 395 y l olarak tarihlenir ve I. Theodosius a atfedilir. stanbul, Sultanahmet Meydan ndaki (park n içinde yer alan) an t-sütunlar I. Theodosius zaman nda getirilmifltir. Honorius (M.S ) ve Arcadius (M.S ) Bat n n ilk imparatoru Honorius (M.S ) ise M.S. 384 te do mufltu ve I. Theodosius un küçük o luydu. M.S. 393 te augustus unvan verilen Honorius, babas n n ölümünden sonra Bat n n imparatoru oldu. ktidar nda idare esas olarak üst düzey komutanlar ve devlet adamlar n n elindeydi. Zaman nda Gothlar Ro-
154 148 Hellen ve Roma Tarihi fiekil 8.8 mparator Arcadius un sikke Portresi. Kaynak: Breglia (1968), 98. ma ya sald rd ve ilk kez Roma yabanc bir düflman n istilas na sahne oldu (M.S. 410). Honorius M.S. 423 te hastaland ve öldü. Do u nun idaresini alan I. Theodosius un büyük o lu Arcadius zaman nda pek fazla savafl olmad. mparator M.S. 408 de hayata gözlerini kapad. Theodosius Hanedan üyelerinden Bat Roma mparatoru III. Valentinianus (M.S ) döneminde imparatorluk toprak kaybetti. Hun imparatoru Attila, Roma için en büyük tehlikelerden biriydi. Valentinianus M.S. 455 te öldürüldü. Valentinianus tan sonra Bat Roma taht na s ras yla Maximus (M.S. 455), Avitus (M.S ), Maiorianus (M.S ), Severus (M.S ), Anthemius (M.S ), Olybrius (M.S. 472), Glycerius (M.S ), Iulius Nepos (M.S ) ve Romulus Augustulus (M.S ) geçti. Hepsi de bir veya birkaç y l tahtta kalabildi. Germanlar Bat Roma için sürekli tehdit ve tehlike unsuruydu. Roma mparatorlu u nun bafl nda bulunan Iulius Nepos, Orestes taraf ndan tahttan uzaklaflt - r lm fl ve kendi o lu Romulus Augustulus tahta geçirilmiflti; ancak kendisi henüz çocuk yaflta oldu u için devlet idaresi gerçekte babas Orestes in elindeydi. Bu kez de German komutan Odoaker, bir darbeyle Romulus u taht terk etmeye zorlam fl ve Honorius tan bu yana devam eden Bat Roma, Germanlar n eline geçmiflti (M.S. 476). Do u Roma mparatorlu u ise 1453 te Osmanl Sultan II. Mehmet (Fatih) taraf ndan y k l ncaya kadar yaflamaya devam etmifltir. Bugün tarihçiler taraf ndan Roma mparatorlu u ndan dil, din ve kültür bak m ndan farkl olmas nedeniyle Bizans olarak adland r lan imparatorluk gerçekte Roma mparatorlu u nun Do u yar s d r, yani Do u Roma mparatorlu u dur; Bizans ad Do u Roma mparatorlu- u için çok sonralar modern tarihçiler (ilk kez 16. yüzy lda Hieronymus Wolf) taraf ndan kullan lan bir add r.
155 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 149 II. Theodosius (M.S ) mparatorlu un do u yar s n n hakimi olan Arcadius un o lu II. Theodosius (M.S ), daha bebekken babas taraf ndan augustus ilân edildi. Arcadius un M.S. 408 de ölümünün ard ndan Do u nun idaresini ald. Augustus unvan n ald - nda henüz bir yafl nda oldu undan, iktidar dönemi bu unvan ald - M.S. 402 den de il, fiilen imparatorlu a bafllad M.S. 408 den itibaren de bafllat lmaktad r. Roma tarihinde tahtta en uzun süre kalan imparator, 49 y l ile II. Theodosius tur; M.S. 450 de bir av kazas nda öldü. stanbul un kara surlar onun zaman nda Do u Valisi Anthemius un gözetiminde infla edildi. II. Theodosius un gerçeklefltirdi i önemli ifllerden biri, Constantinopolis te H - ristiyan Yüksek Okulu ad yla bir okul kurmas d r (M.S. 425). Bu okul gerçek anlamda tarihteki ilk üniversite olarak kabul edilmektedir. II. Theodosius un çok önemli bir di er hizmeti de Codex Theodosianus ad yla an lan kanun külliyat n yay mlatmas d r (M.S. 438). Bu külliyat daha sonraki I. Iustinianus yasalar n n temelini oluflturmufl; Iustinianus yasalar da modern Avrupa hukukunun temelini teflkil etmifltir. Theodosius Hanedan üyelerinden Do u Roma imparatoru Marcianus (M.S ), II. Theodosius un k zkardefli Pulcheria ile evlenmiflti. Dördüncü ökümenik kilise konseyi onun zaman nda Kalkhedon da (Kad köy) topland (M.S. 451). mparator M.S. 457 de öldü. fiekil 8.9 Theodosius Sütunu. M s r Firavunu III. Thutmosis in obeliski mparator I. Theodosius döneminde M s r daki Karnak tan getirilip Sultanahmet teki Hipodrom a yerlefltirilmiflti. Obeliskin kaidesinin dört taraf n kuflatan kabartmalarda I. Theodosius ve ailesinin betimlendi i imparator locas ile törenlere iliflkin sahneler yer al r (Foto: O.Tekin).
156 150 Hellen ve Roma Tarihi Özet A MAÇ 1 Roma mparatorlu u nun gerileyifl ve zay flama sürecini tart flma Roma mparatorlu u nun gerileme ve zay flama süreci, genel olarak M.S. 3. yüzy lla birlikte bafllam flt r. mparatorlu un içine düfltü ü ekonomik kriz, al nan önlemlere ra men bir türlü giderilemiyordu. Ekonomik krizin en önemli göstergelerinden biri, Diocletianus un Narh Kararnamesi dir. Eldeki sikkenin al m gücünün azalmas, develuasyonu gerektiriyor ve enflasyonu önlenemez bir noktaya getiriyordu. mparatorluk s - n rlar n n çok genifl bir alana yay lm fl olmas, eyaletlerin idaresini zorlaflt r yor, neredeyse idare edilemez bir hal söz konusu oluyordu. mparatorlar n seçiminde tek yetkili organ n Senato olmas gerekirken, d fl müdahalelerin olmas ve artmas, imparatorlar n meflrulu una gölge düflürüyordu. Denebilir ki, M.S. 476 da idari aç dan ikiye ayr lan imparatorlu un neredeyse son iki yüz y l, krizin çözümü aray fl yla geçmiflti. A MAÇ 3 Principatus ve Dominatus yönetimlerini karfl - laflt rma Önceki y llarda imparatorluk topraklar na kuzeyden ve do udan yap lan d fl sald r lar (German kavimleri ve Parthlar / Sasaniler gibi), içteki ayaklanmalar ve ayn anda birden fazla imparatorun ya da gas p n egemen olmas büyük s k nt lara neden olmufl ve imparatorlu un genifl s n rlar n n tek bir hükümdar taraf ndan kontrol alt nda tutulamayaca / yönetilemeyece i gerçe ini de göstermiflti. Bu yüzden Diocletianus principatus denen ve imparatorun tüm yetkilerle birinci yurttafl statüsüyle sahip oldu u önceki yönetim biçimini terk ederek, dominatus denen ve imparatorun mutlak hükümdarl n tart flmas z kabul eden yeni bir yönetim biçimini benimsedi. Bu yeni yönetim biçimi monarflik yap ya daha yak n bir rejimi ifade etmekteydi. K sa bir süre sonra da Diocletianus ve Maximianus taraf ndan Tetrarkhia (Tetrarfli) denilen dörtlü bir yönetim oluflturuldu. A MAÇ 2 Dönemin siyasal koflullar nedeniyle mparatorlar n seçiminde askerlerin oynad rolün önemini aç klama Bilindi i üzere, Roma mparatorlu u nda iktidardaki hanedan üyelerinin taht adayl normal bir uygulamayd ve imparator seçiminde Senato nun (Senatus) karar gerekliydi. Ancak, M.S. 3. yüzy - l n ikinci çeyre inden itibaren taht ve iktidar kavgas artm fl, imparatorlar daha ziyade askerler taraf ndan belirlenmeye bafllanm flt r. Böylece ayn anda hem Senato taraf ndan hem de askerler taraf ndan ilan edilmifl birden fazla imparator söz konusu olmufltur. Bu durum imparatorluk genelinde kaosa ve anarfliye neden olmufltur. Bu nedenle, kabaca M.S. 3. yüzy l ile 4. yüzy l n bafllar Askeri Anarfli Dönemi veya Asker mparatorlar Dönemi olarak adland r l r. Dönemin ad en çok duyulan imparatorlar Maximinus Thrax (M.S ), III. Gordianus (M.S ), I. Philippus (M.S ), Traianus Decius (M.S ), Valerianus (M.S ), Gallienus (M.S ) ve II. Claudius Gothicus (M.S ) idi. A MAÇ 4 Roma mparatorlu u nun ikiye ayr lma sürecini, nedenlerini ve sonuçlar n tart flma Roma mparatorlu u nun co rafi büyüklü ü, tek kifli taraf ndan yönetilemeyece ini gösteriyordu. Bu konu asl nda daha önce de üzerinde durulan bir konuydu. Caracalla ve kardefli Geta, Diocletianus ve Maximianus örneklerinde oldu u gibi. Ancak, resmen ikiye ayr lma Theodosius Hanedan n n kurucusu I. Theodosius zaman nda gerçekleflti (M.S. 395). Theodosius, Bat n n idaresini küçük o lu Honorius a, Do u nun idaresini büyük o lu Arcadius a verdi. Bundan böyle imparatorlu un bat ve do usu bir daha birlefltirilmedi. mparatorlu- un bat yar s ise German bask s sonucu M.S. 476 da ortadan kalkt. mparatorlu un ikiye ayr lma süreci, imparatorlu un gerileme ve zay flama süreciyle paralel giden bir süreçtir. Bu sürecin en önemli nedeni, kuflkusuz devasa s n rlara sahip bir imparatorlu un, tek kifli taraf ndan yönetilmesinin art k mümkün olmamas d r. Sonuçta, imparatorluk topraklar bat ve do u olmak üzere iki kifli aras nda paylaflt r lm flt r. Ancak, dikkat edilmesi gereken nokta, imparatorlu un fiziki olarak bölünmedi idir; co rafi bölünme sadece idare aç s ndan gerçeklefltirilmifltir; parçalanma söz konusu de ildir.
157 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 151 Kendimizi S nayal m 1. Thrax lâkab n tafl yan Roma mparatoru afla dakilerden hangisidir? a. III. Gordianus b. I. Licinius c. Valens d. Maximinus e. Gratianus 2. Abritus mevkinde (Dobruca yak n nda) tuza a düflürülerek öldürülen (M.S. 251 Haziran / Temmuz) ve böylece düflmanla savafl rken savafl alan nda ölen ilk imparator olarak an lan Roma mparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Maximianus b. II. Claudius c. Valens d. Maximinus e. Traianus Decius 3. Roma mparatorlu u nun bat yar s, M.S. 476 y l nda yar s Germanlar n eline geçti inde tahtta olan çocuk yafltaki Son Bat Roma mparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Odaeker b. Remus Severus c. II. Valentinianus d. Romulus Tiberius e. Romulus Augustulus 4. Gothlara karfl kazand zaferlerden dolay Gothicus lâkab yla an lan Roma mparatoru afla dakilerden hangisidir? a. Arcadius b. II. Claudius c. Honorius d. I. Theodosius e. Valens 5. Roma mparatorlu u nda mutlak idareyi ifade eden Dominatus Dönemi afla daki imparatorlardan hangisi ile bafllam flt r? a. Diocletianus b. Traianus Decius c. Valens d. Maximinus e. I. Philippus 6. mparator Diocletianus zaman nda oluflturulan ve iki augustus ile iki caesar dan oluflan dörtlü yönetime ne ad verilir? a. Praetorluk b. Censorluk c. Tetrarfli d. Triumvirlik e. Testimonia 7. Fiyatlar n anormal art fl n n önüne geçmek için M.S. 301 de yay mlanan Narh Kararnamesi afla daki imparatorlardan hangisi zaman na tarihlenmektedir? a. I. Theodosius b. Honorius c. Arcadius d. I. Philippus e. Diocletianus 8. I. Constantinus ile Maxentius aras nda M.S. 312 de yap lan ve Constantinus un zaferiyle sonuçlanan savafl nerede oldu? a. Palatinus Tepesi yak n nda b. Augustus Forumu yak n nda c. Milvius Köprüsü civar nda d. Verona da e. Roma civar nda 9. M.S. 313 te yay mlanan Milano Emirnamesi veya Ferman n n içeri i afla dakilerden hangisidir? a. mparatorluk s n rlar içinde yaflayanlara yurttafll k hakk verilmesi b. mparatorluk yönetiminde bundan böyle caesar lar n da görev almas c. Sasanilere karfl Roma dost ülkeleriyle ittifak oluflturulmas d. Roma Devletinin H ristiyanlara karfl hoflgörülü tutum ve davran fl sergilemesi e. Roma mparatorlu u nun Do u ve Bat olarak ikiye ayr lma karar 10. Roma mparatorlu u kaç y l nda ve hangi imparator zaman nda Do u ve Bat olarak ikiye ayr ld? a. M.S. 375: II. Valentinianus b. M.S. 445: II. Theodosius c. M.S. 395: I. Theodosius d. M.S. 395: Valens e. M.S. 495: Constans
158 152 Hellen ve Roma Tarihi Okuma Parças Roma mparatorlu u nun Yeni Baflkenti: Constantinopolis Büyük lakab yla da an lan I. Constantinus, Roma n n imparatorlu un baflkenti olarak zay fl n ve emniyetsizli ini gördü ünden yeni bir baflkent ihtiyac duymufl ve stratejik mevkii itibariyle Byzantion u seçmifltir. Kenti yeniden büyük ve görkemli bir hale getirmek için imar faaliyetlerini bafllatm fl; M.S. 11 May s 330 da Roma mparatorlu u nun ikinci ya da yeni baflkenti olarak aç l fl yap lm fl, ad da bir süre korunmas na karfl n, imparatorun ad ndan dolay Constantinopolis olarak de- ifltirilmifltir. Kent t pk Roma gibi 14 idari bölgeye (mahalleye) ayr lm flt r. Constantinus, kentte bay nd rl k faaliyetlerini yo unlaflt rarak onu an tlarla donatm fl ve dönemin en görkemli merkezlerinden biri yapm flt r. Fatih Sultan Mehmet in Constantinopolis i almas ndan sonra da kentin ad de ifltirilmemifl (18. yüzy lda slambol olarak de iflmesine karfl n), Cumhuriyet Dönemi ne kadar Kostantiniyye ad kullan lm flt r. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z yanl fl ise Askeri Anarfli ve Yeni Düzen Aray fl : Maximinus Thrax konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z yanl fl ise III. Gordianus tan (M.S ) Aemilianus a (M.S. 253) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Honorius (M.S ) ve Arcadius (M.S ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. b Yan t n z yanl fl ise Valerianus tan (M.S ) Aurelianus a (M.S ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z yanl fl ise Dominatus Dönemi ve Tetrarfli: Diocletianus (M.S ) ve Maximianus (M.S ve ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z yanl fl ise Dominatus Dönemi ve Tetrarfli: Diocletianus (M.S ) ve Maximianus (M.S ve ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yan t n z yanl fl ise Dominatus Dönemi ve Tetrarfli: Diocletianus (M.S ) ve Maximianus (M.S ve ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Yan t n z yanl fl ise I. Constantinus (M.S ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. d Yan t n z yanl fl ise I. Constantinus (M.S ) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. c Yan t n z yanl fl ise II. Theodosius (M.S ) konusunu yeniden gözden geçiriniz.
159 8. Ünite - Askeri Anarfli Döneminden Theodosius Hanedan na 153 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Askeri anarfli, Roma imparatorlar n n yasal bir flekilde ve Senato karar yla de il de, askerler taraf ndan belirlenmesi ve böylece ayn anda Roma Devleti nde birden fazla imparator bulunmas n n neden oldu u karmaflay ifade eder. S ra Sizde 2 Edessa da (Urfa) Sasaniler taraf ndan kuflat lan ve esir al nan Roma mparatoru, Valerianus idi (M.S. 260 sonbahar ). mparatorun ak beti bilinmiyor; ancak yaflam n n geri kalan n esir olarak sürdürüp öldü ü tahmin edilmektedir. S ra Sizde 3 Principatus denen ve imparatorun tüm yetkilerle birinci yurttafl statüsüyle sahip oldu u önceki yönetim biçiminin terkedilerek, dominatus denen ve imparatorun mutlak hükümdarl n tart flmas z kabul eden yeni bir yönetim biçiminin benimsenmesi Diocletianus zaman nda oldu. Bu yeni yönetim biçimi monarflik yap ya daha yak n bir rejimi ifade etmekteydi. S ra Sizde 4 Büyük Constantinus zaman ndan itibaren desteklenen H ristiyanl k, mparator Iulianus (M.S ) zaman nda tekrar geri plana itilerek paganizm canland r lmaya çal fl lm flt r. Bu nedenle Iulianus Apostata (=dönme) lakab yla an lm flt r. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Akflit, O. (1985), Roma mparatorluk Tarihi, stanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yay nlar, stanbul. Breglia, L. (1968), Roman Imperial Coins. Their Art and Technique, New York. Cameron, A., Garnsey, P. (ed.) (2005), The Cambridge Ancient History, c. 12: The Crisis of Empire, AD , Cambridge. Cameron, A., Garnsey, P. (ed.) (1998), The Cambridge Ancient History, c. 13: The Late Empire, AD , Cambridge. Cornell, T. Ve Matthews, J. (1988), Roma Dünyas (çev. fi. Karadeniz), letiflim Atlasl Büyük Uygarl klar Ansiklopedisi, stanbul. Glay, M.Le, Voisin J.-L., Bohec, Y. Le (1995), Histoire romaine, PUF, Paris. Grant, M. (1998), The Roman Emperors. A Biographical Guide to the Rulers of Imperial Rome 31 BC - AD 476, Londra. Harris, N., History of Ancient Rome, Chancellor Press, Londra, plikçio lu, B. (2007), Hellen ve Roma Tarihinin Anahatlar, stanbul. Kent, J.P.C.-Overbeck, B.-Stylow, A.U. (1973), Die römische Münze, Hirmer Verlag München. Penrose, J. (ed.) (2008), Rome and Her Enemies, Osprey Publishing, Oxford. Scarre, C. (1995), Chronicle of the Roman Emperors, Thames and Hudson, Londra. Shotter, D. (2003), Rome and Its Empire, Norfolk. Tekin, O. (2008), Eski Yunan ve Roma Tarihine Girifl, letiflim Yay nlar, stanbul.
160
161 Sözlük 155 Sözlük A Aedilis (Lat.): Roma da kamu ifllerinin kontrolü, çarfl ve pazarlarda a rl k ve ölçülerin denetimi, güvenlik, itfaiye teflkilat ve festivallerin düzenlenmesinden sorumlu devlet görevlisi (magistrat). Aerarium (Lat.): Roma devlet hazinesi. Aes grave (Lat.): Döküm tekni iyle üretilen Roma n n ilk bronz sikkeleri; ana birim as. Ager publicus (Lat.): Roma da devlet arazisi. Esas olarak savafl neticesinde elde edilirdi. Agon (Yun.): Yar flma, mücadele. Her türlü alandaki yar flma için kullan l r. Agora (Yun.): Toplanma alan. Bir kent-devletinde pazar, çarfl veya sosyal yaflam n merkezi. Agoranomos (Yun.): Ço. Agoranomoi. Çarfl -pazarda görev yapan, ölçü, a rl k ve mallar n kalitesini denetleyen memur. Akhaimenid: Ad n Akhaimenes ten alan Pers sülalesi (Akhaimenidai). Akropolis (Yun.): Bir kent-devletinde kamu binalar n n (ve tap naklar n) bulundu u etraf surla çevrili yüksek tepe. Alimenta (Lat.): Fakirlere ve kimsesiz çocuklara yard m sistemi. Amici Principis (Lat.): mparatorun dostlar. Yar resmi bir unvan. Amphiktion (Yun.): Dinsel birlik. Anayasa: Bir devletin yönetim biçimini, temel kurumlar n n nas l iflleyece ini belirten ve halk taraf ndan genel kabul görmüfl temel hukuk kurallar ile yasalar bütünü. Roma da krall k ve cumhuriyet dönemlerinden itibaren oluflturulan anayasaya, Sulla döneminde yeni bir flekil verildi. Annales (Lat.): Roma da y llara göre düzenlenmifl resmi kay tlar. Annona (Lat.): 1. Hububat (bu day, arpa vb.); özellikle bu day, 2. Roma n n y ll k bu day üretimi, 3. mparator Septimius Severus zaman nda konan do rudan ayni vergi, 4. Hububat tanr ças. Antitetik: Karfl l kl. Apeiron (Yun.): Felsefi görüflte sonsuzluk. Apella (Yun.): Sparta da Halk Meclisi. Apodyterion (Yun.): Palestra ve hamamlarda soyunma odas. Apoikia (Yun.): Koloni. Apostata (Yun.): Din de ifltirenler için kullan lan lâkap, dönme (özellikle Roma mparatoru Iulianus için). Aprilis (Lat.): Roma takviminde Nisan. Ara Pacis Augustae (Lat.): Augustus Bar fl Suna (Roma da). Areopagos (Yun.): Sözcük anlam Ares Tepesi olan ve daha önce arkhon luk yapanlar n oluflturdu u en eski meclis. Aristokrasi: Soylular n, en iyilerin (aristoi) yönetimi. Arkhon (Yun.): Yüksek devlet memuru; baz durumlarda devletin bafl. As (Lat.): Roma bronz sikkelerinde ana birim. Asklepieion: Sa l k Tanr s Asklepios a adanm fl sa l k merkezi. Asty (Yun.): Kent (özellikle merkezi alan, çekirdek k sm ). Atl lar: Lat. Equites. fiövalye S n f. Belirli bir servete sahip kiflilerden oluflurdu. Augustus (Lat.): Sözcük anlam kutsal. Roma n n ilk imparatoru Augustus tan dolay Roma imparatorlar n n tafl d - unvan. Augur (Lat.): Ço. Augures. Kufllar n uçufluna bakarak kehanette bulunan din adam. Aureus (Lat.): Roma alt n sikke birimi. Auspicium (Lat.): Roma da tanr lar n görüfl ve r zas n n al nmas. Autarkeia (Yun.): Bir kent-devletinin kendine yeterli i, ekonomik ba ms zl. Autonomia (Yun.): Bir kent-devletinin d fl güçlerin müdahalesi olmadan kendi kanunlar n yapabilmesi. Auxilia (Lat.): Esas olarak Roma n n talya d fl ndaki Roma yurttafl olmayan müttefiklerinden oluflturulan yard mc askeri kuvvetler. B Barbaros (Yun.): Ço. barbaroi. Hellenlerin Hellence (Yunanca) konuflmayan toplumlara verdikleri isim. Basileus (Yun.): Kral. Bema (Yun.): Kürsü. Bule (Yun.): Boule. Hellen kent-devletinde dan flma ve idare meclisi. Buleutes (Yun.): Bouleutes. Bule üyesi yurttafllar. C Caesar (Lat.): Roma Consul ü ve Dictator Julius Caesar dan dolay Roma mparatorluk döneminde veliaht ya da prens için kullan lan unvan. Caligae (Lat.): Çizme. mparator Caligula ad n caligae dan alm flt. Catilina nutuklar : Consul Cicero nun Catilina ayaklanmas - n ortaya ç karmak için Senatus da verdi i nutuklar. Böylece Catilina, deflifre olmufl ve vatan haini ilân edilmifltir (M.Ö. 63).
162 156 Hellen ve Roma Tarihi Censor lar (Lat.): Roma da befl y lda bir yurttafllar n ve onlar n sahip olduklar servetlerin say m n (census) yapan, kayd n tutan, senatörlerin listesini belirleyen memurlar; imperium yetkileri yoktu. Daha önce consul lük yapm fl kiflilerden seçilirlerdi. Centuria (Lat.): Roma lejyonunda 100 kiflilik bölük. Centurio (Lat.): Roma lejyonunda 100 kiflilik birli in komutan. Cippus (Lat.): Mimari ifllevi olmayan ufak, k sa sütun. Civitas Romana (Lat.): Roma Yurttafl. Civitas Libera (Lat.): Özgür kent. Clementia (Lat.): Sözcük anlam merhamet; ayn zamanda personifikasyon. Cliens (Lat.): Ço. Clientes. Yanaflma. Cloaca Maxima (Lat.): Roma daki kanalizasyon sistemi. Clupeus Virtutis (Lat.): Onurland r lacak kifliye sunulan (veya kap s na as lan) alt n kalkan. Cognomen (Lat.): Roma yurttafllar nda aile (familia) ad. Cohors (Lat.): Ço. chortes. Roma da askeri birlik. Comitatenses (Lat. ço.): Büyük Constantinus zaman nda esas olarak s n r n hemen gerisinde oluflturulan mobilize saha birli i. Ayn zamanda bkz. Comitatus. Comitatus (Lat.): Seyrü sefer (mobilize) halindeki ordu. Büyük Constantinus tan itibaren oluflturuldu. Bkz. Comitatenses. Comitia Centuriata (Lat.): Roma da patricii ile pleblerin görev yapt Yüzler Meclisi. Comitia Curiata (Lat.): Roma da 30 curiae y kapsayan ve sadece patricii s n f na aç k meclisti. Comitia Tributa (Lat.): Pleb Meclisi. Aedilis lerin, tribunus lar n ve quaestor lar n seçimini yapar, pleb kararlar n oylard ; oylama kabilelere göre olurdu. Concilium Plebis (Lat.): Roma da pleblerin oluflturdu u meclis, Pleb Meclisi. Consecratio (Lat.): Tanr mertebesine eriflme, tanr laflt rma. Consul (Lat.): Roma Cumhuriyet döneminde y ll k olarak atanan devletin en yüksek devlet memuru; devletin bafl nda iki consul bulunurdu. mparatorluk döneminde imparator unvanlar ndan biri. Conubium (Lat.): Roma da evlenme hakk. Roma yurttafl n n sahip oldu u haklardan biri. Conventus (Lat.): Bir eyalet içindeki adli (hukuksal) bölge veya bölge merkezi. Corona civica (Lat.): Defne dal ile mefle yapraklar ndan yap lm fl çelenk. Curia (Lat.): Büyük aile birli i; Forum daki Senato nun toplant yeri, meclis. Cursus honorum (Lat.): Soylu bir Roma yurttafl n n, memuriyet görevlerinde (kariyerinde) ilerleme kaydetme aflamalar. Curul Aedilisi (Lat. Aedilis Curulis): Bkz. Aedilis. D Damnatio memoriae (Lat.): An n n lanetlenmesi. Dareikos (Yun.): Pers alt n sikkesi. December (Lat.): Roma takviminde Aral k. Decemvir (Lat.): 10 üyeli komisyonun üyelerinden biri. Roma Cumhuriyet döneminde On iki Levha kanunlar n decemvir ler (ço. decemviri) haz rlam fllard (Decemviri Legibus Scribundis). Dekret (Lat. Decretum): Meclis karar (kararname). Delos Deniz Birli i: Atina taraf ndan M.Ö. 478 / 477 de Perslere karfl mücadele etmek için kurulan birlik. Demiurgos (Yun.):Bir kent-devletinde yüksek devlet memuru, bafl magistrat. Demokrasi: Halk Egemenli i, yönetimde halk n egemen oldu u sistem. Demokratia (Yun.): Demos (halk) ve kratia (yönetim) sözcüklerinden oluflan ve Halk Yönetimi anlam n tafl yan sözcük. Bkz. Demokrasi. Demos (Yun.): Birkaç anlam vard r: 1. Halk, 2. Sadece erkek yurttafllar n oluflturdu u topluluk, 3. Aristokratlar n d - fl nda kalan fakir halk, 4. Atina daki demokratik devlet, 5. Ekklesia y oluflturan halk. Denarius (Lat.): Roma da esas gümüfl sikke birimi. Dikasterion (Yun.): Ço. Dikasteria. Halk Mahkemesi. Ayn zamanda bkz. Heliaia. Diadokhos (Yun.): Ço. Diadokhoi. Büyük skender in ard - l, onun generallerinden biri. Dictator (Lat.): Roma da kriz veya ola anüstü hal gerektiren zamanlarda alt ay süreyle devlet yönetimini üstlenen en yüksek görevli (Örne in, Sulla ve Caesar). Dioecesis (Lat.): Diocletianus (M.S ) zaman nda oluflturulan idari eyaletler; önceleri 13 adet idi, sonradan say lar artm flt r. Dioecesislerin yönetimi praetor praefectus u veya vicarius un elindeydi. Divus (Lat.): Tanr. Diva (Lat.): Tanr ça. Dominatus (Lat.): Roma da imparatorun mutlak hükümdarl - n tart flmas z kabul eden yönetim biçimi; mparator Diocletianus (M.S ) ile bafllar. Domus Aurea (Lat.): mparator Nero nun Roma da kendisi için infla ettirdi i yap (Alt n Ev).
163 Sözlük 157 Donativum (Lat.): Parasal arma an (bir tür cülus bahflifli); Roma imparatorlar tahta geçmek için destek gördükleri praetor muhaf zlar na para vaat ederler ve tahta geçtikten sonra da onlara para da t rlard. Drahmi: Hellen sikkelerinde gümüfl sikke birimi. Dupondius (Lat.): Roma bronz (pirinç) sikke birimi. Dux (Lat.): Geç Roma mparatorluk döneminde vali. E Eisphora (Yun.): Mal ve varl ktan al nan özel vergi; özellikle savafl gibi ola anüstü dönemlerde yurttafllardan ve yabanc lardan (metoikoi) al n rd. Ekklesia (Yun.): Hellen kent-devletlerinde Halk Meclisi. Elektron (Yun.): Alt n ve gümüfl alafl m metal; ilk sikkeler elektrondan bas lm flt. Eleusis Misterleri: Eleusis Gizem Dinleri olarak da ifade edilen bir kült. Devlet kontrolunda, Attika daki Eleusis te daha ziyade Demeter, k z Persephone ve Dionysos onuruna tesis edilmiflti. Emporion (Yun.): Küçük ölçekli ticaret merkezi. Epheroi (Yun.): Devlet denetçileri. Epigrafi: Yaz tbilim. Epistates (Yun.): Hellen kent-devletinde Prytaneis in baflkan. Eponim (Yun. eponymos): Y la ad n verme. Epos (Yun.): Kahramanl k destan. Equites (Lat.): Eski Roma da Atl S n f (fiövalyeler). Era: Takvim bafl. Ethnos (Yun.): Halk. Euergetes (Yun.): Bir kent-devletinde yararl ifllerde kullan lmak üzere para ba fllayan, imâr faaliyetlerine katk da bulunan, festival masraflar n üstlenenler kiflilere verilen onurland rma s fat. Eupatridai (Yun.):Soylular (Soylu do anlar). Exercitus (Lat.): Ordu. F Familia (Lat.): Aile. Fasces (Lat.): Aras na balta yerlefltirilmifl de nek demeti asa. Lictor lar tafl rd. Februarius (Lat.): Roma takviminde fiubat. Fibula (Lat.): Ço. Fibulae. Çengelli i ne. G Gens (Lat.): Klan veya büyük aile. Gerusia (Yun.): Yafll lardan oluflan bir tür Dan flma Meclisi. Gizem Dinleri: Bkz. Eleusis misterleri. Grammatistes (Yun.): E itimciler. Gregorien takvimi: 16. yüzy l sonlar nda Papa XIII. Gregorius taraf ndan gelifltirilen ve günümüzde halen kullan lan takvim. H Hegemon (Yun.): Lider, önder. Hekatombaion (Yun.): Hellen takviminde Temmuz a denk gelen ay. Heliaia (Yun.): Hellen kent-devletinde bir tür halk mahkemesi. Ayn zamanda bkz. Dikasterion. Hellen (Yun.): Yunan halk ndan olan. Yunanlar kendilerini bu flekilde adland r yorlard. Hellenistik: Büyük skender in Do u seferiyle birlikte Hellen kültürünün Do u ya yay lmas ve Do u kültürüyle kaynaflmas. Büyük skender in Do u seferine bafllad (veya Pers Krall na son verdi i) tarihten Roma n n son Helenistik Krall k olan Ptolemaioslar ortadan kald rd tarihe kadar süren dönemin ad (M.Ö. 334 / ). Hellanodikai (Yun.): Festival düzenleyicileri. Hellenotamiai (Yun.): Delos Deniz Birli i nde hazine görevlileri. Helot (Yun. heiolos veya heioletes): Sparta da topra a ba l köle. Herme (Yun.): Üst k sm Tanr Hermes in büstü fleklinde sona eren dikdörtgen tafl blok; blo un orta yerinde phallos tasviri bulunurdu. Hierothesion (Yun.): Mezar an t. Hiereus (Yun.): Din adam, rahip. Hippeis (Yun.): Atl lar (Atina da toplumun s n flar ndan biri). Homonoia (Yun.): Sözcük anlam uyum, dostluk ; ayn zamanda personifikasyon. Homo novus (Lat.): Yeni kifli. Bkz. Novus homo Hoplit (Yun. hoplites): Tam teçhizatl (kalkan, m zrak, k l ç, z rh) Hellen piyade askeri. Hostis Publicus (Lat.): Vatan haini, devlet düflman. Höyük: Suni tepe; üst üste yerleflimler nedeniyle oluflan suni tepe. I Ianuarius (Lat.) (Januarius): Roma takviminde Ocak. Idus (Lat.): Ay n 15. günü (baz aylar n 13. günü). Imperium (Lat.): Roma da emretme yetkisi. Imperator (Lat.): 1. Komutan, 2. mparator. Imperium Propraetore (Lat.): Imperium yetkisine sahip propraetor. Imperium Romanum (Lat.): Roma mparatorlu u Incitatus (Lat.): mparator Caligula n n yar fl at n n ad.
164 158 Hellen ve Roma Tarihi Interrex (Lat.): Roma da kral öldü ünde yenisi seçilinceye kadar devletin bafl na geçen kifli. Isegoria (Yun.): Hellen kent-devletinde mecliste konuflma özgürlü ü. Isonomia (Yun.): Hellen kent-devletinde yasalar karfl s nda eflitlik. Isotimia (Yun.): Hellen kent-devletinde herkesin her makama gelebilme hakk. Iunius: Roma takviminde Haziran. Iustitia (Lat.): Sözcük anlam adalet ; ayn zamanda personifikasyon. J Jülyen takvimi: Iulius Caesar zaman nda haz rlanan Roma takvimi. K Kalendae (Lat.): Roma takviminde ay n ilk günü. Karum: Pazar yeri (Hitit, Asur gibi Do u toplumlar nda). Keruks (Yun.): Ço. kerukes. Ulak, haberci, mesaj götüren. Kerykeion (Yun.): Tanr Hermes in asas. Khora (Yun.): Kent-devletinin k rsal. Kiklopik: Mitolojideki Kyklops adl devlerin tafl yabilece i kadar büyük-iri (özellikle tafl). Kitharistes (Yun.): Müzik ve lirik fliir e itimcileri. Kleros (Yun.): Sahip olunan toprak parças n n hisse / pay anlam n tafl yan Hellence ad. Klerukhia (Yun.): Atina n n deniz k y s ve adalar gibi stratejik mevkilerde kurdu u özel koloniler. Ya da Atina n n fethetti i topraklarda fakir yurttafllara verdi i toprak parças (kleros). Klerukhia larda yerleflenler Atina yurttafll k haklar na sahiptiler. Kolonizasyon: Bir kavmin ya da bir kent halk n n tar msal veya ticari faaliyetlerde bulunmak için kendi s n rlar d - fl nda elveriflli topraklarda üsler kurup, oray yurt edinme süreci. Komedia (Yun.): Sahne de gerçeklefltirilen oyun türü. Kral Yolu: Susa dan Sardeis e uzanan ticari ve askeri amaçl yol (daha çok Pers döneminde). Ktistes (Yun.): Koloni kurucusu. Kupel: Ocak çukuru. Kupelasyon: F r nlama. Kutsal Savafl: Phokislilerin Delphoi Apollon Tap na n iflgal etmeleri üzerine Phokis ile Thebai aras ndaki patlak veren savafl (M.Ö. 355). Kült: Tanr veya kahraman tap n m. L Latifundia (Lat.): Roma da büyük araziler, çiftlik arazisi. Lavagetas: Akha kral n n yard mc s. Legatus (Lat.): Komutan, imparator vekili, özel devlet görevlisi. Lejyon komutan ; imparatorluk eyaletinde do rudan imparatora ba l vali (Legatus Augusti). Leiturgia (Yun.): Bir tür zorunlu sponsorluk. Zengin yurttafllar n kamusal alandaki imâr faaliyetlerini, festival düzenlenmesini, gemi inflas n vb. devletin iste i üzerine zorunlu olarak finanse etmeleri. Lejyon (Lat. legio): Roma askeri birli i. Kapsad asker (lejyoner) say s cumhuriyet döneminde 4500; imparatorluk döneminde 5200 kifliden olufluyordu; ancak zaman içinde farkl say lar da söz konusudur. Lex (Lat.): Kanun. Lictor (Lat.): Consul lere refakat eden görevli. Lictor lar omuzlar nda fasces denen bir de nek demeti tafl rlard. Linear A ve B: Tunç Ça nda Girit ve Miken uygarl klar nda kullan lan çizgisel yaz. Logographos (Yun.): Ço. Logographoi. Kent tarihi, kahramanl klar, mitoloji gibi insanlar n ilgisini çeken konular rhapsodos lar gibi fliir diliyle de il, düz yaz (nesir) fleklinde yazan kifli. Adlar n bildi imiz logographos lar aras nda her ikisi de Miletoslu olan Kadmos ile Hekataios u sayabiliriz. M Magister Equitum (Lat.): Roma Cumhuriyet Dönemi nde Dictator un yard mc s (imperium yetkisine sahip), süvari kuvvetlerine komuta ederdi. Ayn zamanda s n rdaki süvari birli i komutan. Magister Militum (Lat.): Askeri komutan. Magister Peditum (Lat.): Piyade askerlerin komutan. Magistrat (Lat. Magistratus): Roma da yüksek devlet memuru. Hellen kent-devletlerinde de yüksek devlet memurlar bu flekilde an l r. Magnus (Lat.): Sözcük anlam Büyük. Maius (Lat.): Sözcük anlam Daha büyük. Imperium maius (= daha büyük bir emretme yetkisi). Martius (Lat.): Lat. Mart ay. Mausoleion: Mezar an t, mozole. Medimnos (Yun.): Ölçek, kile. 1 medimnos, 38 kilogram veya 50 litre. Megaron (Yun.): Dikdörtgen planl, ön avlulu basit yap. Mesogeia (Yun.): ç bölge. Metoikos (Yun.): Ço. metoikoi. Yabanc, kent-devleti yurttafl olmayan, baflka bir yerden gelip oraya yerleflmifl. Mil tafl : Mesafe tafl ; gidilecek yere olan uzakl n belirtildi i yuvarlak tafl. Milano emirnamesi (ferman ): I. Constantinus ve Licinius taraf ndan H ristiyanlara hoflgörü gösterilmesini isteyen emirname (M.S. 313).
165 Sözlük 159 Monarfli: Tek kifli egemenli ine dayal yönetim sistemi (ör. Krall k). Monophthalmos (Yun.): Tek gözlü anlam nda lâkap; özellikle Antigonos için. Municipium (Lat.): Roma kenti (ve yurttafll ) statüsü verilerek Roma n n korumas alt na al nan fakat iç ifllerinde özgür (otonom) olan talya daki kent-devletlerine ya da bu flekilde tesis edilmifl kentlere ve kapsad klar topluma verilen isim. Bir görüfle göre municipium lar n oy verme hakk bulunmuyordu. Müttefikler Savafl : Ayn zamanda Sosyal Savafl olarak da bilinir. talya n n güneyindeki Roma müttefiki kentler ile Roma aras ndaki savafl (M.Ö ). N Naumakhia (Yun.): Deniz savafl. Neokoros (Yun.): Sözcük anlam tap nak muhaf z ; imparator tap na n (kültünü) iflaret eder. Nomen: Lat. ad. Nomoi (Yun.): Yaz l yasalar. Nomothetai (Yun.): Yasa koyucular. Nomos (Yun.): Kanun; vergi. Nonae (Lat.): Roma takviminde ay n 5. günü (baz aylar n 7. günü). November (Lat.):Lat. Kas m ay. Novus Homo (Lat.): Deyim. Roma da, üyelerinin esas olarak patricii veya soylu s n f na mensup kiflilerden olufltu u Senatus a, ailesinde veya sülalesinde daha önce senatörlük yapm fl olmayan bir kifli girdi inde, di er Senatus üyeleri o kiflinin Senatus gelene inden gelmedi ini ima etmek için ona novus homo (yeni insan, yeni kifli) derlerdi. Alt tabakadan gelip aristokrasi s n f na yükselen kifli; sonradan görme. Numismatik: Sikke bilimi. Nus (Yun.) Nous: Ak l. O October (Lat.): Roma takviminde Ekim. Oikist (Yun. oikistes): Koloni kurucusu. Okhlokratia (Yun.): Avam Yönetimi; halk yönetiminin yani demokrasinin bozulmufl biçimi. Oligarfli (Yun.Oligarkhia): Bir grubun (az nl n) yönetimi. Genellikle zengin olmalar na ra men, do ufltan soyluluk esas de ildir. Optimat lar (Lat. optimates): Roma da, organize olmam fl ama belirli bir siyasal görüfl etraf nda toplanm fl grup; genellikle muhafazakâr nitelikli aristokratlar ve senato üyelerinden olufluyordu ve halk n afla tabakalar yla (populares) çat flma halindeydi. Ostrakon (Yun.): Ço. ostraka. Keramik parças. Ostrakophoria (Yun.): Çanak çömlek parças kullanarak oy verme. Ostrakismos (Yun.): Çanak Çömlek Mahkemesi. P Paideia (Yun.): E itim. Paidagogos (Yun.): Olgunluk ça na gelinceye kadar çocuklar n e itimlerinin aksamamas n sa layan, onlar kötü al flkanl klardan uzak tutan ve okula götürülmesinden sorumlu bir tür ev kölesi. Paidotribes (Yun.): Atletizm e itimcileri. Panhellen: Hellen birli i. Panionion (Yun.): Ion Birli i. Paralia (Yun.): K y. Parasang: Pers uzakl k ölçüsü; 1 parasang yaklafl k 5.2 km. Parth: M.Ö. 247 de Arsakes taraf ndan kurulan Pers hanedan Arsakidlerin genel ad. Pater Familias (Lat.): Roma da aile babas (evin reisi). Pater Patriae: Vatan n Babas unvan. Daha ziyade Roma imparatorlar bu unvan al rd. Patricius lar (Ço. patricii): Soylu, zengin Roma yurttafllar ; senato üyeleri bu s n ftan ç kard. Patronus (Lat.): Roma yurttafl olmayan bir kifliyi himayesine al p onu koruyan, haklar n gözeten kifli. Pax (Lat.): Bar fl. Pax Romana (Lat.): Roma Bar fl. Pentakosiomedimnoi (Yun.): Atina da 500 medimnoi ve üstü geliri olan s n f. Perioikoi (Yun.): Özellikle Sparta da kentin civar nda oturan yar -yurttafllar. Peripatetik Okul: Aristoteles in okulu (Lykeion); dolaflarak ders verdi inden bu flekilde an l rd. Persler: Çekirdek bölgeleri ran olan halk. Eski Ça da Akhaimenidler, Arsakidler (Parthlar) ve Sasaniler olarak üç büyük hanedan olarak ran ve çevresinde hüküm sürmüfllerdir. Phalanks: Sarissa ad n tafl yan uzun m zrakl hoplit denen askerlerden oluflan hareket yetene i yüksek askeri birlik. Phallos (Yun.): Erkek cinsel organ n n tasviri; daha çok bereket ile ilgilidir. Philoromaios (Yun.): Roma dostu. Daha ziyade Hellenistik krallar n kulland klar unvan. Phoros (Yun.): Vergi.
166 160 Hellen ve Roma Tarihi Phratria (Yun.): Küçük kabile, klan; esas olarak sosyal ve dinsel birlik; kabilenin (phyle) alt bölümü. Phyle (Yun.): Kabile. Pius (Lat.): Tanr lara, devlete ve aileye sayg l. mparatorlar s fat olarak da kullanm fllard r. Örne in, mparator Antoninus Pius. Plebler (Lat. tek. plebs, ço. plebes): Roma da siyasal olarak örgütlenmifl ve patricii ye muhalif olan grup. Zengin veya fakir, yanaflma (cliens), yerel Romal veya yabanc (ör. Sabinler) olabilirlerdi. Patricii ile ayn haklara sahip olmak için mücadele etmifllerdir. Sonradan, Cumhuriyet Dönemi sonlar nda, afla halk tabakas ndan olanlara pleb denilmifltir. Pleb tribunu (Lat. tribunus plebis): Ço. tribuni plebis. Pleb haklar n koruyan on kiflilik memur grubu. Veto haklar vard. mparator Augustustan itibaren Roma imparatorlar Tribunicia Potestas (Tribunluk Gücü) unvan almaya bafllad lar. Poliorketes (Yun.): Sözcük anlam kuflat c. Esas olarak Makedon Demetrios un unvan. Polis (Yun.): Siyasal ve sosyal olarak örgütlenmifl kent-devleti. Politeia (Yun.): Yurttafll k. Pontifex Maximus (Lat.): Bafl Rahip; devlet dininin bafl. Roma imparatorlar da bu unvan alm fllard r. Populus Romanus (Lat.): Patricii ve Pleblerin oluflturdu u Roma halk. Praefectus Urbanus (Lat.): Kent Prefekti. Praetor: Roma da yüksek devlet memuru. Görevleri hukuki meselelerde (yarg ) consul lerin yükünü hafifletmekti. Imperium yetkisine sahip olan praetor luk görevi, esas olarak patrici s n f ndan olanlar n yapt bir görevdi. Praetor Urbanus (Lat.): Kent Praetor u. Propraetor (Lat.): Praetor un yerine geçen, onun yetkilerine sahip yüksek devlet memuru; imperium yetkisine sahipti. Primus inter pares (Lat.): Eflitler aras nda birinci. Principatus yönetiminde özellikle imparatorun, ayn kariyeri paylaflan kiflilerden biri oldu u ve geçmiflinde ayn kariyere sahip di er kiflilerin de ayn mevkiye gelebileceklerinin imkân bulundu unu imâ etmek için kullan lan bir ifade. Ancak, yine de, primus inter pares s fat n n yüklendi i kiflinin di erlerinden üstün oldu u ya da en az ndan öyle görülmesi gerekti i gerçe i de vard r. Princeps (Lat.): Sözcük anlam önder veya birinci kifli. Cicero, Birinci Triumvir li i oluflturan Caesar, Pompeius ve Crassus u principes (= birinci yurttafllar) olarak adland rm flt. Keza, Tacitus da Principatus Dönemi ni ( mparatorluk Dönemi) bafllatan Augustus u princeps olarak tan mlam flt. Princeps Iuventutis (Lat.): Gençler aras nda birinci. Atl S - n f (Equites) Augustus un torunlar Gaius ve Lucius u princeps iuventutis ilân ederek Atl S n f n n liderleri olarak tan mlam flt. Daha sonra ileride tahta geçecek prensler için de ayn unvan kullan ld. Princeps senatus (Lat.): Senato nun lideri. mparatorluk Dönemi nde imparator da bu unvan tafl yordu. Principatus (Lat.): Sözcü ün kökeni princeps e (birinci kifli) dayanmakta olup birinci kiflinin yönetimi anlam ndad r; Roma da principatus dönemi ayn zamanda Diocletianus ile bafllayan Monarfli yönetimine kadar imparatorluk dönemini ifade eder. Proconsul (Lat.): Sözcük anlam consul ün yerine görev yapan demek olan proconsul bir tür promagistrat idi. Daha önce consul lük yapm fl kiflilerden seçilen kifli, proconsul unvan yla bir eyaletin yönetiminde görevlendirilirdi. Proletarii (Lat.): Roma da halk n en alt tabakas, proletarya. Proscriptio (Lat.): Devlet düflman veya vatan haini ilân edileni yarg lamadan ölüme mahkum etmek; ölüme mahkum edilenlerin liste halinde ilân edilmesi. Prostates (Yun.): 1. demos lideri, 2. bir metoikos un patronus u. Provincia (Lat.): Köken itibariyle, belirli bir co rafi alan yönetmek (imperium) için seçilen veya atanan üst düzey bir Roma magistrat n n görev tan m d r. Ancak, daha sonra günümüzdeki anlam na yak n olarak eyalet anlam nda kullan lm flt r. Prytaneis (Yun.) (tek. prytanis): Hellen kent-devletinde, Atina da, Bule nin alt komisyonu olarak görev yapan Bule nin 50 üyesi. Devletin tüm acil iflleri önce Prytaneis taraf ndan ele al n rd. Prytaneis in toplant yeri Prytaneion ad verilen yuvarlak planl (tholos) bir mekând. Ptolemaion: Ptolemaioslara iliflkin kült yap s. Publicani (Lat.): Tek.. publicanus. Roma da vergi mültezimleri. Q Quaestor (Lat.): Roma da mali ifllerden ve devlet hazinesinden sorumlu devlet memuru. Quintilis (Lat.): Roma takviminde Temmuz ay. R Res Publica (Lat.): Cumhuriyet (Roma Devleti). Rex (Lat.): Kral. Rex Sacrorum (Lat.): Kutsal ifllere bakan kral; dinsel törenlerin organizasyonundan ve kurban ifllerinin düzenlenmesinden sorumlu.
167 Sözlük 161 Rhapsodos (Yun.): Kentten kente dolaflarak, ellerindeki de nekle ritm tutarak kahramanl k ve mitoloji içerikli fliirler okuyorlard (Örne in, Homeros). Rhetor (Yun.): Hatip Rhetorik: Hitabet. Ripenses (Lat.): Geç Roma da s n r birlikleri. S Sarissa (Yun.): Hoplitlerin kulland uzun m zrak. Sasani: Parth Devleti nin y k lmas ndan sonra Ardaflir ile birlikte ran da kurulan devlet. (M.S. 224). Satrap: Pers mparatorlu u ndaki belirli yönetim bölgelerinin bafl ndaki kifli (vali). Seisakhtheia (Yun.): Yükten, külfetten kurtulma; borçlar n silinmesi (özellikle Solon zaman nda). Sella curilis (Lat.): Curul sandalyesi. Aç l r kapan r makam koltu u. Sementasyon: Elektronda bulunan alt n ve gümüflü birbirinden ay rmak için kullan lan tavlama yöntemi. Senatus (Lat.): Senato. Roma da esas olarak optimatlardan (optimates) seçilen üyelerden oluflurdu. Zaman içinde üye say s nda baz farkl l klar görülse de, genel olarak 600 senatör görev yapard. Halk Meclisi nin ald kararlar Senato taraf ndan onaylanmadan yasalaflmazd. Cumhuriyet Dönemi nde önemli olmas na karfl n, mparatorluk Dönemi nde imparatorun ön planda olmas Senato nun önemini azaltm flt. Senatus consultum (Lat.): Senatus karar. Sikkelerde ve yaz tlarda SC olarak k salt l r. September (Lat.): Roma takviminde Eylül. Servus (Lat.): Ço. servi. Köle. Sestertius (Lat.): Roma n n çap en büyük bronz sikke birimi. Sextilis (Lat.): Roma takviminde A ustos. mparator Augustus tan itibaren Sextilis, Augustus olarak de ifltirilmifltir. Siglos (Yun.): Pers gümüfl sikkesi. Sikke: A rl ve çap önceden ayarlanm fl, üzerinde kendisini bas p tedavüle sokan devletin yaz ve iflareti (tip) bulunan metalden yuvarlak ödeme arac. Sofist (Yun. Sophistes): Sözcük anlam herhangi bir alanda usta, bilge kifli anlam n tafl maktad r. M.Ö. 5. yüzy ldan itibaren kentten kente dolaflarak para karfl l yaflamda gerekli olan bilgileri (gramer, hitabet, felsefe, siyaset) ders veya e itim amaçl veren kifliler de Sofist olarak adland r lm fllard r. Hellen felsefesinde Sofistler, insan yaflam n merkezi ve her fleyin ölçüsü olarak kabul etmifllerdi. Solidus (Lat.): Geç Roma da tedavüle ç kan alt n sikke. Sosyal Savafl: Bkz. Müttefikler Savafl. Soter (Yun.): Kurtar c. S.P.Q.R (Lat.): Senatus Populusque Romanus (Roma Senatosu ve Halk ); Roma devletini ima eder. Stephanephoros (Yun.): Devletin yüksek magistrat ; bafl magistrat. Stoac l k: Kurucusu Kitionlu Zenon olup Hellenistik dönemde ortaya ç km flt r. Bu kifli Atina daki Stoa Poikile de ders verdi inden dolay onun felsefesi de stoac l k olarak adland r lm flt. lgilendikleri bafll ca konular ahlak ve mant k idi. Strategos (Yun.): Komutan; ayn zamanda eski Hellen kentdevletinde yüksek devlet memuru (bafl magistrat). Symmakhia (Yun.): Birlik. Synhedrion (Yun.): Meclis. Synoikismos (Yun.): Birkaç ufak yerleflim biriminin (örne in köylerin) bir araya gelerek bir kent-devletini meydana getirmesi. Sympoliteia (Yun.): Birkaç kent-devletinin bir araya getirilmesi. T Talanton (Yun.): A rl k birimi. Tetradrahmi: Dört drahmi de erinde gümüfl sikke birimi. Tetrarkhia (Yun.) (tetrarfli): Diocletianus (M.S ) ile birlikte bafllayan dörtlü yönetim sistemi: iki augustus ve iki caesar. Tetrarfli: Bkz. Tetrakhia. Thesmoi (Yun.): Sözlü yasalar. Thetes (Yun.): Hellen kent-devletinde (Atina da) toplumun en alt s n f. Tholos (Yun.): Yuvarlak yap ; Hellen kent-devletinde (Atina da) Prytaneis in toplant yeri. Timokrasi (Yun.): Varl kl kiflilerin iktidarda önemli pozisyonlara geldi i yönetim sistemi. Tiran (Yun. tyrannos): Oligarfli ile yönetilen kent-devletlerinde, yönetimi zorla, yasal olmayan bir flekilde ele geçiren kifli. Tragedia (Yun.) (trajedi): Edebiyat n önemli bir türü; sözcük anlam keçi flark s. Tribunicia potestas (Lat.): Halk Tribunus unun (Tribunus Plebis) gücü. Tribus (Lat.): Roma da kabile. Tributus (Lat.): Vergi. Trittys (Yun.): Üçte bir anlam n tafl yan bölüm / bölge (özellikle Solon ve Kleisthenes zaman nda Atina da).
168 162 Hellen ve Roma Tarihi Triumvir ler (Lat. Triumviri): Roma da devlet yönetimini üstlenen üçlü komisyon. Triumviri Rei Publicae Constituendae: Cumhuriyeti (devleti) kurmakla görevli üçlü (triumvir ler). I. Triumvir lik (M.Ö. 60): Pompeius, Caesar ve Crassus; II. Triumvir lik (M.Ö. 43): Marcus Antonius, Octavianus ve Lepidus. Tümülüs: çinde mezar odas bulunan y ma tepe. U Uncia (Lat.): 1 / 12 de erinde sikke veya a rl k birimi. 1 as = 12 uncia. V Vabartum: Do u toplumlar nda, özellikle Asur da, küçük ölçekli konaklama yeri. Vanaks: Akhalarda kral. Veteran (Lat. veteranus): Ço. veterani. Roma da emekli asker. Vicarius (Lat.): Dioecesis yöneticisi. Vigintiviri (Lat.): Maximinus a karfl mücadele edildi i s rada Senatus taraf ndan oluflturulan 20 kiflilik meclis / komisyon. Virtus (Lat.): Erdem; ayn zamanda personifikasyon. Y Yedi Bilge: M.Ö. yak aras ndaki dönemde ak l ve bilgeliklerinden dolay öne ç kan kiflilere verilen ad. Bu konuda bilgi veren kayna a göre de ifliklik gösterse de ad en fazla geçenler flunlard r: Miletoslu Thales, Prieneli Bias, Mytileneli Pittakos, Atinal Solon, Spartal Khilon, Lindoslu Kleobulos, Khenail Myson. Yedi Tepe: Roma da Palatinus, Capitolium, Quirinalis, Viminalis, Caelius, Esquilinus, Aventinus. Z Zeugitai (Yun.): Solon un Atina toplumunu s n fland rmas nda küçük çiftçilerden oluflan üçüncü s n f.
HELLEN VE ROMA TAR H
T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2364 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1361 HELLEN VE ROMA TAR H Yazar Prof.Dr. O uz TEK N (Ünite 1-8) Editör Prof.Dr. O uz TEK N ANADOLU ÜN VERS TES Bu kitab n bas m,
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
HELEN VE ROMA TARİHİ TAR109U KISA ÖZET
HELEN VE ROMA TARİHİ TAR109U KISA ÖZET DİKKAT Burada ilk 4 sahife gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 1 1. Ünite - Ege de Tunç Çağ. EGE DUNYASI NIN SINIRLARI Ege Dünyası
Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas
1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri
ERGAMON Antik ça da Pergamon ad ile an lan Bergama zmir ilinin s n rlar içinde, Helenistik dönemin önemli bir kültür sanat merkeziydi.
Antik Kentlerimiz Süheyla Dinç P ERGAMON Antik ça da Pergamon ad ile an lan Bergama zmir ilinin s n rlar içinde, Helenistik dönemin önemli bir kültür sanat merkeziydi. ent arkaik devirden itibaren Frigya,
Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları
I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
CO RAFYA SICAKLIK. Kavram Dersaneleri 6. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir.
CO RAFYA SICAKLIK ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir. 2500 saat 2250 saat 1750 saat 2000 saat 2500 saat 2750 saat 3000 saat 3250 saat Bu haritadaki
MURAT YÜKSEL. FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER
I MURAT YÜKSEL FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER III DR. MURAT YÜKSEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ö retim Görevlisi FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER IV Yay
CO RAFYA. DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 :
CO RAFYA DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 : K rk nc paralel üzerindeki bir noktan n hangi yar mkürede yer ald afla dakilerin hangisine bak larak saptanamaz? A) Gece-gündüz süresinin
J. MELLAART ÇATALHÖYÜK Ü BULUNCA, TARİH DEĞİŞTİ
J. MELLAART ÇATALHÖYÜK Ü BULUNCA, TARİH DEĞİŞTİ J. Mellaart, M.Ö. 7000 e uzanan Çatalhöyük ü 1958 de keşfetti. Çatalhöyük, tarım yapılan ilk köylerden biri olduğu için dünya tarihi yeniden yazıldı. James
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş : 27 Ekim 1989 Adres : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Kampüsü Dikimevi - Ankara Tel : 363 03 26-363 03 27 ANKARA ÜNİVERSİTESİ
HELLEN VE ROMA TARİHİ
2013 GÜZ R 2186-1. Kaş ile Kemer arasındaki kıyı şeridi açıklarında ortaya çıkarılan ve kargosunda Tunç Çağı na ait eşyaların bulunduğu batığın ve bulunduğu yerin adı ) Karakıyı B) Kemerburnu C) Uluburun
Umman Tarihinin Dönüm Noktalar
Umman Ülke ad : Umman Sultanl Eski ad : Maskat ve Umman Yüzölçümü: 212.460 km. Sahil fleridi: 2.092 km. Resmî Dili: Arapça ( ngilizce, Baluchi, Urdu) Din: Müslümanl k, Hinduizm Nüfus: 2.622.198 (Temmuz
kitap Bireysel fl Hukuku fl Hukuku (Genel Esaslar-Bireysel fl Hukuku)
kitap Bireysel fl Hukuku Prof. Dr. Öner Eyrenci, Porf. Dr. Savafl Taflkent ve Prof. Dr. Devrim Ulucan n birlikte haz rlad klar Bireysel fl Hukuku isimli kitab n ikinci bas s fiubat ay nda Legal Yay nevi
ULAfiTIRMA S STEMLER
T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2505 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1476 ULAfiTIRMA S STEMLER Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Ergün KAYA (Ünite 1) Ö r.gör. Erkin KARADAYI (Ünite 2) Yrd.Doç.Dr. Meserret NALÇAKAN
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,
L K Ö R E T M. temel1 kaynak MUTLU. Matematik Türkçe Hayat Bilgisi
temel1 kaynak MUTLU Matematik Türkçe Hayat Bilgisi L K Ö R E T M Muhsin ÇET N Ayfle ÇET N Kitab n Ad : Temel Kaynak Kitab 1 Yazar : Muhsin ÇET N - Ayfle ÇET N Her hakk sakl d r. Mutlu Yay nc l k a aittir.
Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar
EGEM MARLIK 2008/2-65 Yap Tan t m Afrodisyas Ek Müzesi Mimari Tasar m : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar : Eda ERKAN ALTUNBAfi Gülnaz GÜZELO LU Emrah DEM R Statik
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
Seramik nedir? alfabesi 6
Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y
GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)
I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim
MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z
MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet
Temel Kaynak 4. Ülkeler
SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 4 Uzaktaki Arkadafl m Ülkeler Dünya n n 1/4 i karalarla kapl d r. Karalar, büyük parçalar hâlinde de bulunmaktad r. Buna k ta denir. Dünya da 6 k ta vard r. Bunlar, Asya Amerika
: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev
EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,
Do al Say lar Do al Say larla Toplama fllemi Do al Say larla Ç karma fllemi Do al Say larla Çarpma fllemi Do al Say larla Bölme fllemi Kesirler
Do al Say lar Do al Say larla Toplama fllemi Do al Say larla Ç karma fllemi Do al Say larla Çarpma fllemi Do al Say larla Bölme fllemi Kesirler Kesirlerle Toplama, Ç karma ve Çarpma fllemi Oran ve Orant
DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i
I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m
ESKİÇAĞ TARİHİ ve UYGARLIKLARI-III 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Eski BATI Ege ve Yunan Tarihi(GİRİT ve MİKEN)
ESKİÇAĞ TARİHİ ve UYGARLIKLARI-III 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Eski BATI Ege ve Yunan Tarihi(GİRİT ve MİKEN) KONU BAŞLIKLARI Genel Bilgiler Bölge Coğrafyası Buluntular Dil ve Yazı Sanat (duvar resimleri )
önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir
önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye
ÇINAR KOLEJ Ö RENC LER Ç N RENKL B R DÜNYA
ÇINAR KOLEJ Ö RENC LER Ç N RENKL B R DÜNYA B üyükçekmece deki yeni kampüsünü e itim ve ö retime açan, anas n f, ilkö retim, anadolu ve fen liselerini içeren Ç nar Koleji 32 bin metrekarelik alana kurulu
Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri
2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim
OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK
OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki
Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : Bas - Ekim 2005
I B&M Prof. Dr. Erdener YURTCAN KABAHATLER KANUNU VE YORUMU stanbul 2005 Yay n No : 1610 Hukuk Dizisi : 718 1. Bas - Ekim 2005 ISBN 975-295 - 494-4 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay n
CO RAFYA KONUM. ÖRNEK 2 : Afla daki haritada, Rize ile Bingöl il merkezlerinin yak n ndan geçen boylam gösterilmifltir.
CO RAFYA KONUM ÖRNEK 1 : Aralar nda 1 lik fark bulunan iki paralel aras ndaki uzakl k de iflmezken, aralar nda 1 lik fark, bulunan iki meridyen aras ndaki uzakl k Ekvator dan kutuplara gidildikçe azalmaktad
Prof. Dr. Neslihan OKAKIN
I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi
6 MADDE VE ÖZELL KLER
6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir
VERG NCELEMELER NDE MAL YET TESP T ED LEMEYEN GAYR MENKUL SATIfiLARININ, MAL YET N N TESP T NDE ZLEN LEN YÖNTEM
VERG NCELEMELER NDE YET TESP T ED LEMEYEN GAYR MENKUL SATIfiLARININ, YET N N TESP T NDE ZLEN LEN YÖNTEM Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi Son y llarda ekonomide meydana gelen olumlu geliflmelerle gayrimenkul piyasas
Tralleis Antik Kenti
BELGESELC N N GÖZÜYLE Çetin mir Tralleis Antik Kenti (Ayd n) Tralleis Antik Kenti bugünkü Ayd n ilinin hemen kuzeyinde, Kestane Da n n (Mesogis) güney eteklerinde, Büyük Menderes ovas na hakim bir noktada
KOOPERAT FLERDE MAL B LD R M NDE BULUNMA YÜKÜMLÜLÜ Ü( 1 )
KOOPERAT FLERDE MAL B LD R M NDE BULUNMA YÜKÜMLÜLÜ Ü( 1 ) Kadir ÖZDEM R* 1-G R fi 3628 say l Mal Bildiriminde Bulunulmas, Rüflvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun, Mal Bildiriminde Bulunacaklar bafll
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n
Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu
Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Bu bölümde; Fizik ve Fizi in Yöntemleri, Fiziksel Nicelikler, Standartlar ve Birimler, Uluslararas Birim Sistemi (SI), Uzunluk, Kütle ve
AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR
SEÇ LM fi TÜRK YE F NANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR Prof. Dr. Cemal B fi (Marmara Üniversitesi) Doç. Dr. Yakup SELV ( stanbul Üniversitesi) Doç. Dr. Fatih YILMAZ ( stanbul Üniversitesi)
KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU
KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu
SOSYAL GÜVENL K REHBER. SSK BAfiKANLI I
SOSYAL GÜVENL K REHBER Resul KURT SSK BAfiKANLI I Sigorta Müfettifli Hüseyin FIRAT SMMM SMMMO Baflkan Yard mc s MAYIS 2005 1 Yönetim Merkezi ve Yaz flma Adresi: SMMMO Kurtulufl Caddesi No: 152 Kurtulufl
11. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KONU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ
11. SINIF KNU ANLATIMLI 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KNU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ 2 2. Ünite 4. Konu 3. A rl k Merkezi - Kütle Merkezi A nn Çözümleri su 1. BM fiekil I fiekil
ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö
G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ MİMARLIK BİLGİSİ YUNAN UYGARLIĞI
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ MİMARLIK BİLGİSİ YUNAN UYGARLIĞI İÇİNDEKİLER Yunan Uygarlığı Hakkında Genel Bilgi Yunan Dönemi Kentleri Yunan Dönemi Şehir Yapısı Yunan Dönemi
STRATEJ K V ZYON BELGES
STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair
K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve
ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern
Kan tl yoruz: Dersim de Zehirli Gaz Kullan lmad
OTOPS Cengiz Özak nc 1965 ten Günümüze DÜNYA DA VE TÜRK YE DE LK KEZ! İngiliz Devlet Arşivlerinden Gizli Belgelerle Kan tl yoruz: Dersim de Zehirli Gaz Kullan lmad Türkiye ye yöneltilen suçlama; özetle
CO RAFYA AKARSULAR. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir.
CO RAFYA AKARSULAR ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir. K ÖRNEK 2 : Bir nehrin deltas ndan, on y ll k bir biriktirme kesiti al narak incelenmifltir. Bu inceleme sonucunda
Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü
Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen
T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de
KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın
G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl
220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)
C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER
C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?
... ANADOLU L SES E T M YILI I. DÖNEM 10. SINIF K MYA DERS 1. YAZILI SINAVI SINIFI: Ö RENC NO: Ö RENC N N ADI VE SOYADI:
2009-2010 E T M YILI I. DÖNEM 10. SINIF K MYA DERS 1. YAZILI SINAVI A 1. Plastik bir tarak saça sürtüldü ünde tara n elektrikle yüklü hale gelmesinin 3 sonucunu yaz n z. 2. Katot fl nlar nedir? Katot fl
YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI
KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli
Ard fl k Say lar n Toplam
Ard fl k Say lar n Toplam B u yaz da say sözcü ünü, 1, 2, 3, 4, 5 gibi, pozitif tamsay lar için kullanaca z. Konumuz ard fl k say lar n toplam. 7 ve 8 gibi, ya da 7, 8 ve 9 gibi ardarda gelen say lara
TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ 2011 FAAL YET RAPORU 45 TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ F NANSAL TABLOLAR VE DENET M RAPORLARI
TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ 2011 FAAL YET RAPORU 45 TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ F NANSAL TABLOLAR VE DENET M RAPORLARI 46 TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ 2011 FAAL YET RAPORU BA IMSIZ DENET M RAPORU Türkiye
YATIRIM ND R M HAKKINDAK ANAYASA MAHKEMES KARARININ DE ERLEND R LMES
YATIRIM ND R M HAKKINDAK ANAYASA MAHKEMES KARARININ DE ERLEND R LMES mral DURAN* I- G R fi Anayasa Mahkemesi taraf ndan verilen bir Karar ile 5479 say l Gelir Vergisi Kanunu, Amme Alacaklar n n Tahsil
Yay n No : 2351 letiflim Dizisi : Bask Aral k 2010 STANBUL
(FELSEFE, HUKUK, ÇALIfiMA EKONOM S, KENTLEfiME VE ÇEVRE, MAL YE) D S PL NLERARASI YAKLAfiIMLA NSAN HAKLARI ED TÖR: SELDA ÇA LAR Yay n No : 2351 letiflim Dizisi : 1162 1. Bask Aral k 2010 STANBUL ISBN 978-605
MESLEK ÖRGÜTLÜLÜ ÜMÜZDE 20 YILI GER DE BIRAKIRKEN
MESLEK ÖRGÜTLÜLÜ ÜMÜZDE 20 YILI GER DE BIRAKIRKEN Yahya ARIKAN* Meslek yasam z n 20. y l n geride b rak rken,yeniliklerle dolu bir süreci yaflamaktay z. Toplumsal yaflamda ve meslek yaflam m zda sosyal
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
32 MERS N Ören Yerleri - Kaleleri - Müzeleri
32 MERS N Ören Yerleri - Kaleleri - Müzeleri Toroslar lçesi Asar (Hisar) Kale 42 Belenefllik Kalesi 36 Çatalçeflme 36 Evciler Kalesi 43 Gözene Kalesi 37 Hangedigi Kalesi ve Manast r 41 K zlar Kalesi -Manast
Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler
Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba
Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.
M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak
ANTİK ÇAĞDA ANADOLU KONU 1 TUNÇ ÇAĞINDA EGE KÜLTÜRLERİ
ANTİK ÇAĞDA ANADOLU KONU 1 TUNÇ ÇAĞINDA EGE KÜLTÜRLERİ Girit te M.Ö. 3. binde kurulmuş olan Minos uygarlığı Akdeniz de Yunan kültürüne temel olan en gelişmiş uygarlıktır. Girit adası konumu ve korunaklı
OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.
OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin
MATEMAT K. Hacmi Ölçme
Hacmi Ölçme MATEMAT K HACM ÖLÇME Yandaki yap n n hacmini birim küp cinsinden bulal m. Yap 5 s radan oluflmufltur. Her s ras nda 3 x 2 = 6 birim küp vard r. 5 s rada; 5 x 6 = 30 birim küp olur. Bu yap n
NTERNET ÇA I D NAM KLER
Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab
SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R?
HAKEMS Z YAZILAR MAL PART T ME ÇALIfiMALARDA DENEME SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R? I. Girifl: Erol GÜNER * Sürekli bir ifl sözleflmesi ile ifle giren iflçi, ifli, iflvereni ve iflyerindeki iflçileri tan
256 = 2 8 = = = 2. Bu kez de iflik bir yan t bulduk. Bir yerde bir yanl fl yapt k, ama nerde? kinci hesab m z yanl fl.
Bölünebilme B ir tamsay n n üçe ya da dokuza tam olarak bölünüp bölünmedi ini anlamak için çok bilinen bir yöntem vard r: Say - y oluflturan rakamlar toplan r. E er bu toplam üçe (dokuza) bölünüyorsa,
HELLEN VE ROMA TARİHİ
2013 GÜZ DÖNEM SONU 2186-1. şağıdakilerden hangisi On İki dalar grubuna dahildir? ) Rhodos B) Thera C) Siphnos D) Melos E) Delos HELLEN VE ROM TRİHİ 6. Roma nın İtalya yarımadası dışında oluşturduğu ilk
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular
GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman
GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar
RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com
NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti
Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif
Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam
TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE
Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon
Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman
Ö RETMEN ÖZ DE ERLEND RME FORMU K fi L K ÖZELL KLER flimi seviyorum. Sab rl y m. Uyumluyum. fl birli ine aç m. Güler yüzlüyüm. yi bir gözlemciyim. yi bir planlamac y m. Çocuklara, ailelere, meslektafllar
YÖNET M KURULU RAPORU
YÖNET M KURULU RAPORU De erli Ortaklar m z, fiirketimizin 37. Ortaklar Genel Kurulu na hofl geldiniz. Hepinizi sayg ve sevgi ile selaml yorum. Yaflad m z geliflmeler ile, ülkemiz 2004 y l nda s k s k dünyan
ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.
ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,
Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri
Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü
I. ÜN TE. SANAT TAR H NE G R fi KONULAR
I. ÜN TE SANAT TAR H NE G R fi KONULAR 1- SANAT VE SANAT TÜRLER 2- SANAT TAR H NED R? 3- KÜLTÜR-SANAT L fik S 4- SANAT- TOPLUM L fik S 5- SANAT TAR H N N D ER B L M DALLARIYLA L fik S 6- SANAT ESERLER
.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina
.. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü
YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme 1.0. Girifl 1.1. Bu K lavuz Notunun amac ; Uluslararas De erleme Standartlar Komitesine (UDSK) üye tüm ülkelerde,
Tablo 45 - Turizm İşletme Belgeli Tesislerde Konaklama ve Belediye Sayıları
TURİZM Kütahya ya gelen yabancı turistler Merkez ve Tavşanlı ilçelerinde; yerli turistler ise Merkez, Emet, Simav ve Tavşanlı ilçelerinde yoğun olarak konaklamaktadırlar. 2012 yılı içerisinde ildeki işletme
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt
Planetaryum: üç boyutlu bir dünya
Planetaryum: üç boyutlu bir dünya Türkçe de Gezegenevi ya da Uzay Tiyatrosu fleklinde adland r lan Planetaryum, özel bir projektör arac l yla gökyüzü simulasyonlar n n bir kubbeye yans t ld üç boyutlu
IV. BÖLÜM. Hac Bektafl Velî /
IV. BÖLÜM TANITIM VE HABER YAZILARI Hac Bektafl Velî / 2005-35 293 Bofl 294 Hac Bektafl Velî / 2005-35 D METOKA DAN ERZ NCAN A B R ALEV Afifi RET: BALABANLILAR Baflflaak UYSAL Vatan Özgül, Dimetoka dan
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
Marmara Üniversitesi..B.F. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dal Baflkan
Prof. Dr. Ayfle Nur BERZEK Marmara Üniversitesi..B.F. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dal Baflkan F KR VE SINAÎ HUKUK MEVZUAT I - Kanunlar - Kanun Hükmünde Kararnameler - Yönetmelikler - Tüzükler - Uluslararas
YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin
Devleti tarihsel bağlamında iki ayrı örnekte incelemek. Prof. Dr. İlyas DOĞAN, Sivil Toplum Anlayışı ve Siyasal Sistemler, Astana Yayınları, 2013
Devleti tarihsel bağlamında iki ayrı örnekte incelemek Prof. Dr. İlyas DOĞAN, Sivil Toplum Anlayışı ve Siyasal Sistemler, Astana Yayınları, 2013 Devlet tarihi bir gerçekliktir İşbölümünün en basit düzeyde
