ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Ali KARATAŞ BİTKİ SIKLIĞI VE PİX (MEPİQUAT CHLORİDE) UYGULAMALARININ PAMUK BÜYÜMESİ, VERİMİ VE LİF KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2007

2

3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ BİTKİ SIKLIĞI VE PİX (MEPİQUAT CHLORİDE) UYGULAMALARININ PAMUK BÜYÜMESİ, VERİMİ VE LİF KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİ Ali KARATAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Yıl: 2007, Sayfa: 126 Jüri: Yrd.Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVEN Yrd. Doç. Dr. Sema BAŞBAĞ Bu çalışma bitki sıklığı ve Pix bitki büyüme düzenleyicisi uygulamalarının, pamuk bitkisinin büyümesi, verimi ve lif kalitesi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada m 2 ye 12.5, 8.30 ve 6.25 bitki sıklıklarında ekilen pamuğa, taraklanma başlangıcında 25 cc/da ve çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulaması yapılmıştır. Ekimden 70 ve 100 gün sonra vejetatif kuru madde ağırlığı, generatif kuru madde ağırlığı, sap kuru madde ağırlığı, yaprak kuru madde ağırlığı, koza kuru madde ağırlığı, toplam kuru madde ağırlığı, yaprak alan indeksi (LAI), bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, boğum sayısı, koza sayısı gibi vejetatif ve generatif büyüme özellikleri saptanmıştır. İncelenen tüm özellikler yönünden bitki sıklığı x Pix uygulamaları interaksiyonu önemsiz bulunmuştur. Bitki sıklığı uygulamalarının bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, boğum sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı, lif yeknesaklığı ve lif kopma dayanıklılığı; Pix uygulamalarının ise bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, kütlü pamuk verimi, koza ağırlığı ve lif verimi özelliklerinde farklılık oluşturduğu; bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı, lif uzunluğu, kısa lif indeksi, lif esneme oranı, lif inceliği ve lif rengi özelliklerinde etkisinin önemli olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Pamuk, Bitki Sıklığı, Mepiquat chloride, Verim I

4 ABSTRACT MSc THESIS INFLUENCES OF PLANT DENSITY AND PIX (MEPIQUAT CHLORIDE) APPLICATIONS ON COTTON GROWTH, YIELD and FIBER QUALITY Ali KARATAŞ DEPARTMENT OF FIELD CROPS INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor: Asst. Prof. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Year: 2007, Pages: 126 Jury: Asst. Prof. Dr. Özgül GÖRMÜŞ Prof. Dr. Menşure ÖZGÜVEN Asst. Prof. Dr. Sema BAŞBAĞ This study was conducted to evaluate the effect of plant density and mepiquat chloride applications on cotton growth, yield and fiber quality. Pix applications (at rates of 25 cc and 75 cc da -1 at early square and first bloom, respectively) were evaluated for cotton grown at densities of 12500, 8300 ve 6250 plants da -1.. Vegetative and reproductive growth characteristics including dry weights of vegetative, reproductive, total, stem, leaf, and fruit, leaf area index (LAI) in addition to plant height, number of monopodial branches, number of sympodial branches, number of main stem nodes, number of bolls per plant were evaluated at 70 and 100 DAP (days after planting). The interaction term was found to be not significant for all traits studied. Plant density applications affected plant height, number of monopodial branches, number of sympodial branches, number of main stem nodes, number of node for first fruiting branch, fiber uniformity and fiber strength; while Pix applications had significant effect on plant height, number of monopodial branch, number of sympodial branch, seed cotton yield, boll weight and lint yield. Main effects of plant density and Pix applications on number of bolls per plant, weight of seed cotton per boll, lint percentage, fiber length, short fiber index, fiber elongation, fiber fineness (micronaire) and fiber color (reflectance and yellowness). Key Words : Cotton, Plant Density, Mepiquat Chloride, Yield II

5 TEŞEKKÜR Bana bu çalışma konusunu veren ve çalışmanın değişik aşamalarında gereksinim duyduğum bilgileri esirgemeden açıklayan ve kendi öneri ve deneyimleri ile beni bilgilendiren saygıdeğer hocam Yrd. Doç. Dr. Özgül GÖRMÜŞ e, bölümümüz olanaklarından yararlanmamı sağlayan Anabilim Dalı eski başkanımız Prof. Dr. İbrahim GENÇ e ve Anabilim Dalı yeni başkanımız Prof. Dr. Halis ARIOĞLU na, arazi ve laboratuar çalışmalarında yardımlarını esirgemeyen tüm bölüm arkadaşlarıma, ayrıca beni bugünlere getiren ve her türlü maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen aileme, hiçbir yardımını esirgemeyen Zir.Müh. Can GÜRSESLİ ve Zir.Yük.Müh. Umur ÇÜRÜK e yardımlarından dolayı teşekkür ederim. III

6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ...I ABSTRACT...II ÖNSÖZ VE TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... IV ÇİZELGELER DİZİNİ...VII ŞEKİLLER DİZİNİ... XI 1.GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Materyal Deneme Yerinin Özellikleri Toprak Özellikleri İklim Özellikleri Metod Deneme Deseni ve Ekim Bakım, Sulama, Gübreleme ve Diğer Kültürel Uygulamalar İncelenen Özellikler ve Saptama Yöntemleri Verilerin Değerlendirilmesi ARAŞTIRMA BULGULARI ve TARTIŞMA Ekimden 70 Gün Sonra Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Generatif Kuru Madde Ağırlığı Sap Kuru Madde Ağırlığı Yaprak Kuru Madde Ağırlığı IV

7 Koza Kuru Madde Ağırlığı Toplam Kuru Madde Ağırlığı Yaprak Alan İndeksi Bitki Boyu Odun Dalı Sayısı Meyve Dalı Sayısı Ana Sap Boğum Sayısı Koza Sayısı Ekimden 100 Gün Sonra Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Generatif Kuru madde Ağırlığı Sap Kuru Madde Ağırlığı Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Koza Kuru Madde Ağırlığı Toplam Kuru Madde Ağırlığı Yaprak Alan İndeksi Bitki Boyu Odun Dalı Sayısı Meyve Dalı Sayısı Ana Sap Boğum Sayısı Koza Sayısı Hasat Dönemi Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Bitki Boyu Odun Dalı Sayısı Meyve Dalı Sayısı Ana Sap Boğum Sayısı Koza Sayısı İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı Kütlü Pamuk Verimi Koza Ağırlığı V

8 Koza Kütlü Pamuk Ağırlığı Çırçır Randımanı Lif Verimi Lif Kalite Özellikleri Lif uzunluğu (% 50 SL) Lif uzunluğu (% 2.5 SL) Lif Yeknesaklığı Kısa Lif İndeksi Lif Kopma Dayanıklılığı Lif Esneme Oranı Lif İnceliği Parlaklık Sarılık SONUÇ VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ VI

9 ÇİZELGELER DİZİN SAYFA Çizelge 3.1. Deneme Alanı Toprağının Önemli Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri. 24 Çizelge 3.2. Denemenin Yürütüldüğü 2004 Yılı ve Uzun Yıllar Ortalamasına İlişkin Önemli İklim Verileri Çizelge 4.1. Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.2 Generatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.3. Sap Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.4. Sıklık Uygulamalarının Ortalama Sap Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge 4.5. Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.6. Pix Uygulamalarının Ortalama Yaprak Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge 4.7. Koza Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.8. Toplam Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.9. Yaprak Alan İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları VII

10 Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Ana Sap Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları.. 48 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Ana Sap Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge 4.19 Generatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Generatif Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Sap Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Koza Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Toplam Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Yaprak Alan İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları VIII

11 Çizelge Ana Sap Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Bitki Boyu (cm) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Bitki Boyu (cm) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Kütlü Pamuk Verimi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Kütlü Pamuk Verimi (kg/da) Değerleri ve Oluşan Gruplar IX

12 Çizelge Koza Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Koza Ağırlığı (g) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Koza Kütlü Pamuk Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Çırçır Randımanı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Lif Verimi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Lif Verimi (kg/da) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Lif Uzunluğu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Lif Uzunluğu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Lif Yeknesaklığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Lif Yeknesaklığı (%) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Kısa Lif İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Lif Kopma Dayanıklılığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Lif Kopma Dayanıklılığı (g/tex) Değerleri ve Oluşan Gruplar Çizelge Lif Esneme Oranı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Lif İnceliği Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Parlaklık Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Çizelge Sarılık Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları X

13 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 1. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 2. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan generatif kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 3. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan koza kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 4. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan toplam kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 5. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan bitki boyuna etkisi Şekil 6. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan odun dalı sayısına etkisi Şekil 7. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan meyve dalı sayısına etkisi Şekil 8. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 9. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan sap kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 10. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan yaprak kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 11. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan toplam kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 12. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan XI

14 bitki boyuna etkisi Şekil 13. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan meyve dalı sayısına etkisi Şekil 14. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan ana sap boğum sayısına etkisi Şekil 15. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının hasat döneminde saptanan koza sayısına etkisi Şekil 16. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının koza kütlü pamuk ağırlığına etkisi Şekil 17. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının çırçır randımanına etkisi Şekil 18. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkisi Şekil 19. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkisi Şekil 20. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının kısa lif indeksine etkisi Şekil 21. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif esneme oranına etkisi Şekil 22. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif inceliğine etkisi Şekil 23. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının parlaklığa etkisi Şekil 24. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının sarılığa etkisi XII

15 1. GİRİŞ Ali KARATAŞ 1. GİRİŞ Pamuk genotipik yapısınca çok yıllık bir bitki olmasına karşın, üretim ve zararlılara karşı korunma sorunlarının üstesinden gelebilmek amacıyla tek yıllık bir bitki olarak ıslah edilmiştir. Islahçıların bitkiyi daha erkenci olması yönünde ittikleri baskı bazı çeşitlerin determinate bazılarının ise indeterminate olarak sınıflandırılmasına yol açmıştır. Determinate çeşitler genellikle erkenci ya da kısa sezon, indeterminate olanlar ise geçci ya da tüm sezon çeşitleri olarak bilinmektedir. Kısa sezon pamuk sisteminin asıl amacı uzun sezon pamuğu ile karşılaştırıldığında, düşük maliyette kaliteli ve yüksek verimin oluşturulabilmesi açısından uygun yetişme döneminin en iyi biçimde kullanılabilmesini sağlamaktır.sistemin esas unsurları hızlı kozalanma, erken olgunlaşan çeşitler, dar sıra aralığı ve yüksek bitki sıklığıdır. Erken koza tutumu, erken olgunlaşma ve erken hasat bitki ıslahçılarının ve üreticilerinin asıl amacıdır. Erkencilik çeşit, hava koşulları ve amenajman sistemleri tarafından etkilenmektedir. Bitki kanopisi; verimin arttırılması, üretim etkinliği ve karlılığı yönünden çokluk sıra aralığı ve bitki sıklığı boyutlarının ayarlanması yoluyla yönlendirilmektedir. Geleneksel, dar ve çok dar sıklıklarda ekim sistemlerinin geliştirilmesi verim ve erkenciliğin arttırılmasında kullanılan yönlendirmelere bir örnektir. Yaprak alanı indeksi bitki kanopisi geliştikçe artmaktadır. Işığın tutulmasını, fotosentezi ve kuru maddenin hasat edilebilir bitki kısımlarına (verime) dağılmasını optimize eden bitki kanopisi çokluk bitki tipi, bitki sıklığı ve sıra aralığının yönlendirilmesiyle düzenlenmektedir. Birim alana verim genellikle bitki sıklığı ile artmaktadır. Bitki başına verim, bitkiler arasındaki ışık, su ve besin elementleri açısından yarışma nedeniyle artan bitki sıklıklarında azalma eğilimi göstermektedir (Silvertooth,1999). Bitki perspektifi açısından, maksimum büyüme ve verimliliğe, sözü edilen yarışmanın minimumda tutulmasıyla ulaşılmaktadır. Odunsu çok yıllık yapısı dolayısıyla pamuk yeterince zaman aralığı verildiğinde geniş bitki aralığı avantajını kullanmaktadır. Stand sıklığı arttıkça, bitki topluluğunun ışık, su ve besin elementi isteği artmaktadır. Bu girdilerin göreceli elde edilebilirliği, birbiriyle yarış 1

16 1. GİRİŞ Ali KARATAŞ halinde büyüyen bitkilerin bireysel tepkilerinin biçimlenmesinde yardımcı olmaktadır. Vejetatif büyüme döneminde, sık bir standta büyüyen pamuk bitkisi daha fazla güneş ışığı tutabilmek için daha fazla uzamaya eğilimli olmaktadır. Devam eden gelişmeyle bitki-bitki yarışması artmakta, bitki başına su elde edilebilirliği azalmaktadır. Bu dönemde toprak dokusu bitkinin tepkimesini biçimlendirmeye başlamaktadır. Orta dokulu, derin topraklar killi ve kumlu topraklara oranla birim toprak hacmi başına daha çok su sağlayabilmektedir. Çiçeklenme ve koza tutumu döneminde bitkinin su, ışık ve besin elementi gereksinimi hızla artmaktadır. Bu dönemde bitkinin değişik kısımları mevcut girdiler yönünden yarıştığından, daha farklı bir boyutta yarış başlamakta, başka bir deyişle vejetatif uçlar gelişmekte olan koza tutumu ile yarışa girmektedir. Bitki sıklığının pamuğun büyümesi, gelişmesi ve verimi üzerindeki etkileri konusunda önemli sayıda araştırma yürütülmüş olmakla birlikte sonuçlar farklılık göstermektdir. Bazı araştırıcılar bitki sıklığındaki değişimler nedeniyle toplam kütlü veriminde önemli farklılıklar oluşmadığını belirtirken (Jones ve Wells, 1998; Bednarz ve ark., 2000; Franklin ve ark., 2000); diğerleri aşırı ya da noksan bitki sıklıklarında verim azalmaları olduğunu belirtmişlerdir (Hawkins ve Peacocok, 1971; Smith ve ark., 1979). Hindistan, Mısır ve Çin de yapılan çalışmalar lif verimi yönünden optimum bitki sıklığının pamuk bitkisinin yetiştirildiği çevre koşullarına ve yetiştirilen çeşide bağlı olduğunu ortaya koymuştur (El-Shinnawy ve Ghaly, ; Jadhao ve ark., 11993; Halemaaani ve Hallikeri, 2002; Wang ve ark., 2004; Dong ve ark.,2005). Sık-çok sık ekimlerde önemli erkencilik ölçütlerinden birisi olan ilk meyve dalının oluştuğu boğum sayısı bir boğum yükselmekte, bu da bitki olgunlaşmasında 3-6 günlük bir gecikmeye neden olmaktadır. Sık standlarda meyve dalları % 25 daha kısa, yeni boğumların gelişmesi daha yavaş olmaktadır. Çok seyrek ve sık standlarda olgunlaşma gecikmekte, verim azalmakta ve lif inceliğinde düşme olmaktadır. Sık standlarda taraklanma başlangıcı gecikmekte, meyve silkmesi artmakta, boğum gelişmesi yavaşlamaktadır. Makinalı toplamada toplama etkinliği orta sık-çok sık yoğunluklarda en fazladır. Düşük sıklıklarda uzun bitki boyu ve vejetatif dallar bitki üzerinde kalan lif miktarını arttırmaktadır (Hake ve ark.,1991). 2

17 1. GİRİŞ Ali KARATAŞ Sıklık denemelerinden toplanan birkaç yıllık veriler, sulanan pamukta sıra üzerinde olabildiğince uniform olarak dağılmış bir metrelik sırada 8-10 bitkinin uygun olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşın metrede 4 ya da daha az bitki sıklıklarında standın uniform olması durumunda maksimum verimin oluşabileceği, aşırı bitki sıklığının azalan koza büyüklüğü ve meyve dalı gelişmesiyle verimi azalttığı, metreye 5-10 bitkinin en iyi verim potansiyeline sahip olduğunu, tüm bitki sıklıklarında uniform olmayan stantların verimi azalttığını göstermiştir (Anonim, 2002). Verim performansındaki değişikliklerin yanı sıra pamuk morfolojisi de, bitkiler değişik bitki sıklıklarında ve konfigürasyonlarında yetiştirildiğinde, önemli değişimlere uğramaktadır. Daha önce yapılan çalışmalar belirli bir noktaya kadar sıklık arttıkça pamuk bitki boyunun arttığını, dolayısıyla bitkiler arasındaki su, boşluk, ışık ve besin elementleri yönünden yarışmanın büyük olasılıkla bitki boyunu sınırladığını ortaya koymuştur. Pamuk indeterminate büyüme habituslu çok yıllık bir bitki olup, çevre koşullarındaki değişikliklere ve amenajman sistemlerine oldukça tepkimelidir. Bu nedenle üreticiler ve araştırmacılar bitkide vejetatif ve generatif büyümenin ayarlanması ve pamuk veriminin arttırılması açısından bitki büyüme düzenleyicileri ile uzun süredir ilgilenmektedirler. Pamuk üreticileri ve araştırmacılar etkin pamuk üretimi için vejetatif ve generatif büyüme arasındaki dengenin düzenlenebilmesinde bir araç olarak bitki büyüme düzenleyicilerini ve öteki kültürel uygulamaları kullanmaktadırlar. Kimyasal bitki büyüme düzenleyicileri, bitki büyümesinin düzenlenmesi ve lif verimi ile lif kalitesinin arttırılması amacıyla pamuk üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Pamuğun yetiştirildiği çevre koşullarının (toprak, sıcaklık, zararlılar ve yağış) çok değişkenlik göstermesi nedeniyle, tüm koşullarda yüksek verim sağlayabilme yeteneğinde mükemmel olarak adapte olmuş çeşitlere sahip olmak hemen hemen olanaksızdır. Böylece bitki büyüme düzenleyicileri ve öteki stress amenajman uygulamaları yüksek verimin gerçekleştirilmesinde sıkça kullanılan uygulamalardandır. Son zamanlarda sentetik bitki büyüme düzenleyicileri pamuk büyüme ve gelişmesini değiştirebilme yetenekleri yönünden araştırılmaktadır. Son çalışmalar, bitki büyüme düzenleyicileri kullanımını spesifik ürün ve çevrelerin büyüme gereksinimlerine adapte edebilmeye 3

18 1. GİRİŞ Ali KARATAŞ yönelik olarak, bitki büyüme düzenleyicilerinin fizyolojik etkileri ve mekanizmaları üzerinde odaklanmıştır (Guo ve ark.,1994; Zhao ve Oosterhuis, 1997a, 1997b). Son 20 yılda pamukta çok sayıda bitki büyüme düzenleyici bileşikleri geliştirilmiş ve denenmiştir. Mepiquat chloride 1970 li yılların sonunda, yaprak alanı, dal uzunluğu, boğum sayısı ve bitki boyunu azaltarak aşırı bitki büyümesini kontrol etmek için bir bitki büyüme düzenleyicisi olarak piyasaya sunulmuştur (York, 1983; Kerby ve ark. 1982; Reddy ve ark., 1990). Mepiquat chloride uygulanan pamuk bitkileri daha kompakt (Walter ve ark., 1980), daha az boğumlu (Reddy ve ark., 1992), boğum araları daha kısa (Heilman, 1981) olup, daha az meyve dalı oluşturmaktadır. Mepiquat chloride in bitki boyunu azaltıcı (Heilman, 1981; Walter ve ark., 1980); erkenciliği arttırıcı (Briggs, 1980) etkisi olduğu belirtilmektedir. Bitki büyüme düzenleyicilerine verim tepkimesinin oldukça değişken ve tutarlı olmadığı bildirilmektedir (Oosterhuis ve Robertson,1999). Bazı araştırıcılar Mepiquat chloride uygulaması ile verim artışları (Brigg, 1980; Walter ve ark., 1980; Williford, 1992) olduğunu bulurken, diğerleri verim azalmaları olduğunu ya da etkili olmadığını saptamışlardır (Cathey ve Meredith, 1988; Crawford, 1981). Arkansas ta Pix ile yapılan çalışmalar, Pix in kontrol altına alınan bitki büyümesi etkisi yanında Pix uygulamalarının verimde ve erkencilikte önemli düzeyde artışlar sağladığını göstermiştir (Ooosterhuis ve ark.,1991). İyi bir pamuk fide standının oluşturulması yüksek verimin elde edilmesinde oldukça önemlidir. Bununla birlikte, uygun bir bitki sıklığının tanımı lokasyon, çevre koşulları, çeşit ve üretici önceliğine bağlı olarak değişebilmektedir (Silvertooth ve ark., 1999). Bitki sıklığının pamuk bitkisinin büyümesi ve verimi üzerine etkisine ilişkin literatürlerde çok sayıda çelişmeler vardır. Dolayısıyla, son yıllarda uygulanan üretim uygulamaları konusunda yapılacak çalışmaların değerlendirilmesinde, büyüme gücü ve verim potansiyeli üstün yeni çeşitler ile bitki sıklığının etkileşimini dikkate almak önem taşımaktadır. Pamuk çevre koşullarına ve bitki yönetiminde yapılan uygulamalara duyarlılığı yönünden tüm tarla bitkileri arasında eşsizdir. Bitki yönetiminde yapılan değişikliklerin (bitki sıklığı, bitki büyüme düzenleyici 4

19 1. GİRİŞ Ali KARATAŞ uygulamaları vb.) pamuk verim ve kalitesi üzerine etkileri olumlu ya da olumsuz olabilmektedir. Bu çalışma, Çukurova bölge koşullarında, bitki sıklığı ve Pix bitki büyüme düzenleyicisi uygulamalarının, pamuk bitkisinin büyümesi, verim, verim öğeleri ve lif kalitesi üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yürütülmüştür. 5

20 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR a) Sıklık ile ilgili çalışmalar Peebles ve Hartog (1956), sulu koşullarda, hektara den fazla bitki sıklıklarında pamuk bitkisinin uzun boylu, fazla vejetatif büyümeye ve yatmaya eğilimli olduğunu bildirmişlerdir. Bridge ve ark. (1973), Mississippi deltasında (A.B.D) yapılan çalışmada, maksimum verimlerin m 2 ye bitki arasında değişen bitki sıklıklarında elde edildiğini; hektara bitkiyi aşan sıklıklarda bitki boyunun azaldığını belirtmişlerdir. Hawkins ve Peacock (1971), Bridge ve ark. (1973) ve Baker (1976), lif uzunluğu, lif kopma dayanıklılığı ve lif esneme oranı gibi kalite özelliklerinin bitki sıklığı ile etkilenmediğini bildirmişlerdir. Saleem ve Buxton (1976), sık bitki aralıklarında pamuk yapraklarındaki toplam yarayışlı karbohidrat düzeylerinin, düşük bitki aralıklarındaki bitkilere oranla daha düşük olduğunu bildirmişlerdir. Buxton ve ark. (1977), bitki sıklığında artışların yaprak alan indeksini arttırdığını; Pegelow ve ark. (1977), sık aralıklarda bitkilerin karşılıklı gölgeleme nedeniyle birim yaprak alanına daha düşük bir fotosentetik hız gösterdiklerini bildirmişlerdir. Fowler ve Ray (1977), Texas (A.B.D) da maksimum lif verimlerinin m 2 ye bitki arasında değişen sıklıklarda elde edildiğini belirtmişlerdir. İncekara ve Turan (1977), sıra arası uzaklığı 100 cm, sıra üzeri uzaklıkları 50, 25 ve 12.5 cm olacak şekilde yapılan bitki sıklığı denemesinde, birim alandaki bitki sayısının artmasıyla, kütlü pamuk veriminin arttığını; buna karşın odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı ve koza kütlü pamuk ağırlığında farklılık oluşmadığını saptamışlardır. Smith ve ark. (1979), Arkansas (A.B.D) da sulu koşullarda, düşük bitki sıklığında (hektara bitki) erkencilikte gecikmeler olduğunu bildirmişlerdir. Wanjura (1980), 4 yıllık sulu koşullarda yürütülen tarla çalışmalarında, pamuk veriminin, bitki aralığı yeknesaklığı arttıkça artış gösterdiğini bildirmiştir. 6

21 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Kittock ve ark. (1986), m 2 ye 2.0 ile 20.0 bitki arasında değişen sıklıklarda yürütülen çalışmada, optimal bitki sıklığının m 2 ye 1.1 bitki azalmasıyla son bitki boyunda 10 cm lik artış olduğunu belirlemiştir. Cosico (1987), yüksek bitki sıklıklarında bitki boyunun, düşük sıklık uygulamalarına oranla daha kısa olduğunu, aşırı seyrek bitki sıklıklarında, yüksek bitki sıklıkları ile karşılaştırıldığında, oluşan odun dalı ve meyve dalı sayısının daha fazla olduğunu, düşük bitki sıklığında koza tutumunun daha az olduğunu, yüksek sıklıklarda daha ağır kozaların oluştuğunu belirtmişlerdir. Helaloğlu (1987), Harran ovası koşullarında, yıllarında, pamukta cm sıra üzeri uzaklıklarında yaptığı çalışmada, verim ve erkencilik yönünden istatistiksel olarak önemli bir farklılık oluşmadığını belirtmiştir. Hake ve ark. (1991), seyrek sıklıklarda bitkilerin, bitkiler arası boşlukları doldurmak üzere daha büyük meyve dalları geliştirmek zorunda olduğunu, vejetatif dallarda meyve tutumunun yaklaşık 2 hafta geciktiğini; sık bitki yoğunluklarında ise tarak oluşumu başlangıcında gecikme, daha fazla meyve silkmesi ve daha yavaş boğum gelişmesi olduğunu, sonuç olarak koza tutumu için daha uzun zamanın gerektiğini, buna bağlı olarak erkenciliğin azaldığını bildirmişlerdir. Düven (1992), Çukurova koşullarında, 10 ve 20 cm şeklinde oluşturulan farklı sıra üzeri uzaklıkların verim ve verim unsurlarına etkisini saptamak amacıyla yaptığı çalışmada, bitki sıklığının azalması ile odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, bitkideki koza sayısı, koza ağırlığı ve koza kütlü pamuk ağırlığının arttığını saptamıştır. Hake ve ark. (1992), yılında, 75 x 10, 75 x 20, 75 x 30 ve 75 x 40 cm bitki yoğunluklarında yetiştirilen AKH 081 pamuk çeşidinde, ekimden 150 gün sonra bitki boyunun öteki aralıklara oranla, 75 x 10 cm aralığında daha kısa olduğunu; yaprak alanının, dal ve koza sayısının ve kütlü pamuk veriminin artan aralıklarla arttığını, kütlü pamuk verimi ile lif veriminin ise 75 x 10 cm aralığında en yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Anonim (1993), DP 50 pamuk çeşidinde, iki bitki yoğunluğunda ( ve bitki/ha) koza tutumunun test edildiği çalışmada, daha fazla yoğunlukta erken gelişen alt boğumlarda koza tutum oranının daha yüksek olduğu, koza 7

22 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ tutumunun daha seyrek yoğunluklara oranla 6 gün daha önce oluştuğu ve toplam koza tutumunun % 95 inin yaklaşık 2 boğumda gerçekleşebildiği belirtilmiştir. Heitholt (1994), bitkinin yakaladığı fotosentetik foton yoğunluğunu (> % 90) en üst düzeye çıkarabilmek için gerekli yaprak alan indeksinin, pamuk kanopilerince, sıra aralığı ya da bitki sıklığı önem taşımaksızın, ekimden 83 gün sonra elde edildiğini; birim yaprak alanı başına bitkinin yakaladığı fotosentetik foton yoğunluğu etkinliğinin düşük bitki sıklıklarında daha yüksek olduğunu; sık aralıklardaki bitkilerle karşılaştırıldığında, düşük sıklıklardaki bitkilerin bitki başına daha yüksek koza tutumunu sürdürebildiklerini, sık aralıklarda bitkilerde yaprak biyokütlesine fotosentat dağılımının göreceli olarak daha fazla olduğunu belirtmiştir. Palomo ve Godoy (1994), yılında, hektara ile bitki yoğunluklarında yetiştirilen iki yeni pamuk çeşidi ile eski bir çeşit olan DP 8 ile yürütülen tarla denemelerinde, stand sıklığının verim, olgunlaşma tarihi ya da verim unsurları üzerinde etkisinin önemli olmadığını, yeni çeşitler olan Cian Precoz ile Laguna 89 un yüksek sıklıklarda, en düşüktekine (1.74 t/ha) oranla yüksek verim (1.93 t/ha) vermeye eğilimli olduğunu saptamışlardır. Narkhede ve ark. (1996), 1.5m x 1.0 m sıra aralığında sırta 1 bitkiye oranla 2 bitki sıklığında ortalama kütlü verimi, lif verimi, tohum ve yağ verimlerinin önemli düzeyde daha yüksek olduğunu; 1.5 m x 2.0 m sıra aralığında sırta 4 bitkiye oranla 2 bitki sıklığında saptanan lif olgunluk katsayısının önemli düzeyde daha yüksek olduğunu; 1.5 m x 1.5 m aralığında ise sırta 2 bitkiye oranla 1 bitki sıklığında lif kopma dayanıklılığının ve lif uzunluğunun (% 2.5 SL) önemli düzeyde daha fazla olduğunu bildirmişlerdir. Jones ve Wells (1997), değişik sıklıklarda (hektara bitki) toplam çiçek sayısında ve çiçek tutumunda önemli farklılıklar oluşmadığını; bununla birlikte, düşük sıklıklarda, odun dallarında daha fazla koza, ana gövdeye uzak daha fazla sympodial konumlar, daha çok sayıda geç dönem çiçek ile geciken olgunlaşamaya katkıda bulunan daha fazla sayıda koza tutumu oluştuğunu bildirmişlerdir. 8

23 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Jones ve Wells (1998), lif inceliğinin bitki sıklığı arttıkça azalma eğilimi gösterdiğini belirtmiştir. Chen ve ark. (1998), m 2 ye 3.0 bitki sıklığının hibrid genotiplerde en yüksek lif verimini sağladığını, bu genotiplerin düşük bitki sıklıklarında ekime uyum gösterdiklerini bildirmişlerdir. Tabugader ve Menguita (1998), Filipinler de uzun lifli barbadense türünden CRDN pamuk çeşidinde optimum bitki sıklığını saptamak amacıyla yürütülen çalışmada, çıkıştan 80 gün sonra bitki sıklığının vejetatif, bitki ve hektara kuru madde verimini önemli düzeyde etkilediğini, aynı etkinin yaprak alan indeksi, hasat indeksi ve koza ağırlığında da gözlendiğini bulmuşlardır. Bednarz ve ark. (2000), düşük bitki sıklıklarının, ana gövde boğum sayısı ve odun dalı sayısı daha fazla, dolayısıyla meyve tutumu daha yoğun bitkilere yol açtığını; koza ağırlığının, bitki sıklığı ile ters ilişki gösterdiğini; birim alan başına meyve oluşumunun, bitki sıklığı arttıkça, meyve dalı ilk konumunda en fazla olduğunu; tersine bitki sıklığı azaldıkça, üçüncül konumlarda ya da odun dallarında meyve tutumunun daha fazla olduğunu; meyve dallarından akümülatif kütlü veriminin de bitki sıklığı ile arttığını; toplam koza sayısı ve kütlü veriminin bitki sıklığı ile etkilenmediğini; pamuk lif veriminin geniş bir bitki sıklığı değişiminde göreceli olarak sabit olduğunu, verim stabilitesinin koza oluşumu ve koza ağırlığının değiştirilebilmesiyle gerçekleştirildiğini bildirmişlerdir. Munk (2001), yılları arasında, bitki sıklığı (m 2 ye 2.5, 5, 10 ve 15 bitki) ve ekim zamanının (15 gün arayla ve 5 farklı ekim zamanının) Pima pamuğunun gelişmesine etkisinin araştırıldığı denemede, 1998 yılında sıklıktaki her bir azalmanın erken dönemde bitki boyunu 1 ya da 2 cm azalttığını, aynı eğilimin 1999 yılında da gözlendiğini; sıklık uygulamaları arasında bitki boyundaki farklılıkların sıklık arttıkça tersine eğilim gösterdiğini; en yüksek sıklık uygulamasında, daha seyrek olana göre daha kısa bitkiler elde edildiğini; bitki sıklığının odun dalı sayısındaki etkisinin önemli olduğunu; iki çalışma yılında da düşük sıklıkta bitkilerin daha fazla meyve dalı oluşturduklarını saptamışlardır Akhtar ve ark. (2002), pamuk çeşitlerinde en yüksek verimin elde edilmesi yönünden optimum bitki sıklığının (10, 20 ve 30 cm bitki aralıkları) belirlenmesi için 9

24 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ yürütülen çalışmada, en yüksek ortalama kütlü veriminin 30 cm bitki aralığında oluştuğunu, bunu 20 cm bitki aralığının izlediğini, çeşit x bitki sıklığı interaksiyonunun önemli olduğunu; çeşitler dikkate alınmaksızın, en yüksek koza sayısının, koza ağırlığının 30 cm bitki aralığında oluştuğunu, bunu önemsiz farkla 20 cm bitki aralığının izlediğini belirlemişlerdir. Johnson ve Saunders (2002), yıllarında, 19 cm lik sıra aralığında bitki/acre ile 76.2 cm lik sıra aralığında bitki/acre bitki sıklıklarında yürütülen çalışmada; 19 cm lik sıra aralıklarında, bitki/acre sıklığında, bitki boyunda 5 cm lik azalma olduğunu, bitki sıklığındaki artış ile canlı kalan bitki oranının azaldığını, bitki sıklığı bitki/ha rı aştığında, bitki sıklığı ile koza sayısı arasındaki ilişkinin azaldığını, tüm sıra aralıklarında bitki sıklığındaki artış ile koza oluşturmayan bitki sayısında artma olduğunu, koza ağırlığının da sıra aralığı ve bitki sıklığı ile önemli düzeyde etkilendiğini, koza ağırlığının geniş sıralarda ve düşük bitki sıklıklarında en fazla, dar sıralarda ve yüksek bitki sıklıklarında en düşük olduğunu, en yüksek verimin 19 cm'lik sıra aralığında bitki/ha sıklığında elde edildiğini belirlemişlerdir. May ve Bednarz (2002), iki farklı lokasyonda (Plains ve Tifton, Georgia/A.B.D) bitki sıklığının (0.3 metrelik sırada 2.5, 3.5 ve 6 bitki), tohum ağırlığı ve tohum başına ortalama lif ağırlığı farklı iki pamuk çeşidi (Deltapine 458 BR ve FiberMax 966) arasındaki verim ve verim unsurlarının tanımını etkileyip etkilemediğini araştırmak amacıyla yürütülen çalışmada, çırçır randımanı yönünden Plains de çeşit x bitki sıklığı interaksiyonunun bulunduğunu, Plains de Deltapine 458BR çeşidinin çırçır randımanının, 0.3 metrelik sırada 6 bitki sıklığında en yüksek, FiberMax 966 çeşidinde ise 0.3 metrelik sırada 1 bitki sıklığında en yüksek olduğunu; Plains te lif verimi yönünden çeşit x bitki sıklığı interaksiyonunun bulunduğunu, Deltapine 458BR çeşidinin bitki sıklığı arttıkça daha yüksek verim oluşturduğunu, FiberMax 966 çeşidinin ise tüm sıklıklarda lif veriminin oldukça stabil olduğunu; Tifton da lif verimi yönünden, çeşit x bitki sıklığı ana etkilerinin önemli bulunduğunu, 0.3 metrelik sırada 1 ile 2.5 bitki arasında değişen sıklıklarda en yüksek verim artışının oluştuğunu; Plains de ağırlık yüzdesince lif uzunluğu yönünden değişim katsayısının yalnızca çeşit etkilerinin; Tifton da ise çeşit x bitki 10

25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ sıklığı interaksiyonunun önemli bulunduğunu, bu lokasyonda her iki çeşidinde 0.3 metrelik sırada 1 bitki sıklığında en az değişken lif uzunluğu oluşturduklarını; kısa lif içeriğinin Plains te yalnızca çeşit ile, Tifton da ise bitki sıklığı ile etkilendiğini, en düşük kısa lif içeriğinin en düşük bitki sıklığında oluştuğunu; en düşük olgunlaşmamış lifin, Plains te, en düşük bitki sıklığında oluştuğunu; en düşük bitki sıklığında oluşan en uniform lif uzunluğunun, artan koza beslenmesi ve liflerin çoğunun geliştiği 90 günlük periyot boyunca hava koşullarının oldukça uygun olmasının kombine etkilerinden sonuçlandığını saptamışlardır. Galadima ve ark. (2003), değişik sıklıklarda yetiştirilen (hektara , , , , ve bitki) yeni upland pamuk çeşitlerinde, geleneksel sıra aralığı ile bitki sıklığı ilişkilerini değerlendirmek amacıyla yürüttükleri tarla denemelerinde, lif verimi ve lif kalite özellikleri yönünden çeşit ve sıklık arasında etkileşim oluşmadığını; bununla birlikte, sonuçların çeşitler arasında lif verimi ve lif kopma dayanıklılığı yönünden önemli farklılıklar gösterdiğini, daha yoğun sıklıkların lif verimi ve lif kalitesinde etkisinin önemli olmadığını ve lif inceliğini azaltıcı yönde etkisinin görülmediğini bildirmişlerdir. Bednarz ve ark. (2005), lif veriminin ve lif kalitesinin bitki sıklığı (m 2 ye 3.6, 9.0, 12.6 ve 21.5 bitki) ile nasıl yönlendirilebileceğinin belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmada, lif verimlerinin m 2 ye 12.6 bitki sıklığında en yüksek, 3.6 bitki sıklığında en düşük olduğunu; lif özellikleri içerisinden lif inceliğinin bitki sıklığından en çok etkilendiğini belirlemişlerdir. Boquet (2005), yıllarında orta-güney A.B.D de, sulu ve sulamasız koşullarda çok dar sıra sisteminde yetiştirilen pamukta, bitki sıklığının ( , ve bitki/ha) ve azot oranlarının (90, 112, 134 ve 157 kg/ha) verim ve kaliteye etkisini belirlemek; hektara bitki sıklığında ve 90 kg/ha azot uygulamasında, çok dar sıra (25 cm sıra aralığı) ile geniş sıra (102 cm sıra aralığı) pamuğunun performansını karşılaştırmak amacıyla yürütülen tarla denemelerinde; sulu pamukta bitki sıklığında artışın, bitkideki koza sayısını ve koza ağırlığını azalttığını, ancak m 2 ye koza sayısını etkilemediğini; sulamasız pamukta bitki sıklığının verim unsurlarını etkilemediğini; sulu ya da sulamasız pamukta artan azot dozlarının verim ya da verim unsurlarını etkilemediğini; 11

26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Norton (2005), 33.6, 56, 78.4 ve bitki/ha sıklıklarının pamuğun lif verimine ve lif kalitesine etkilerinin araştırıldığı araştırmada, yetişme sezonu boyunca uygulamalar arasında bitki ölçümleri arasında önemli farklılıklar görülmediğini, sezon boyunca tüm sıklıklarda boy/boğum oranlarının normalin üzerinde, koza tutumunun ise optimal kaldığını, bitki/ha sıklığının öteki üç uygulamaya oranla önemli düzeyde daha düşük lif verimi oluşturduğunu, uygulamalar arasında lif kalitesi yönünden önemli farklılıklar olmadığını belirlemiştir. Siebert ve ark. (2005), hektara bitki ile karşılaştırıldığında, bitki sıklığında bitki boyunda önemli bir azalma olduğunu bildirmişlerdir. Siebert (2005), yıllarında değişik bitki sıklıklarında (hektara , , ve bitki) yürütülen çalışmada; 2003 yılında bitki boyunun, hektara ve bitki sıklıklarında, hektara bitki sıklığına oranla, daha kısa olduğunu; 2004 yılında ise bitki boyunun bitki sıklığı ile etkilenmediğini; 2003 yılında toplam ana gövde boğum sayısının hektara bitki sıklığında, öteki sıklıklardan önemli düzeyde düşük olduğunu; bitki sıklığına oranla, bitki sıklığında bitkideki toplam koza sayısında 2.25 kat artış olduğunu; 2 yıl ortalamasında, en yüksek lif verimlerinin bitki sıklığında elde edildiğini, en düşük sıklıkta oluşan verimin (hektara bitki), bitki sıklığındakinin altında olduğunu; lif inceliği, lif uzunluğu ve lif yeknesaklığı gibi lif kalite özelliklerinin bitki sıklıkları ile etkilenmediğini saptamıştır. Bednarz ve ark. (2006), bitki sıklığı (m 2 ye 3.6, 9.0, 12.6 ve 21.5 bitki) ve meyvelenme konumu aracılığıyla pamuk lif kalitesinin nasıl yönlendirileceğini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada, azalan bitki sıklığı ile bitkinin iç kısımlarındaki meyvelenme konumlarında oluşan toplam verim yüzdesinin azalmasının, kanopinin bu bölgesinde koza dolumu sırasında kaynak-asimilat birikim yeri oranını arttırdığını, dolayısıyla lif özelliklerinde iyileşme oluşturduğunu; bitki amenajmanında değişikliklerin, koza dolum döneminde geriye kalan meyvelenme konumlarında kaynak-asimilat birikim hızını arttırabildiğini belirlemişlerdir. Dong ve ark. (2006), 2001 ve 2002 yıllarında, ekim zamanı (normal ve geç) ve bitki sıklığının (m 2 ye 3.0, 4.5 ve 6.0 ve 7.5 bitki) verim, verim unsurları ve lif 12

27 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ kalitesine etkisini araştırmak için yürüttükleri denemede, iki yılda da birim alana ortalama koza sayısının ekim zamanı, bitki sıklığı ve bunların interaksiyonu ile önemli düzeyde etkilendiğini; çırçır randımanının tüm uygulamalarda benzer olduğunu, koza ağırlığı yönünden de iki yılda da değişik bitki sıklıkları arasında önemli farklılıklar ortaya çıktığını, eğilimin bitki sıklığı arttıkça azalma biçiminde olduğunu; ortalama lif veriminin bitki sıklığı ya da ekim zamanı ile önemli düzeyde etkilenmediğini, buna karşın 2 yılda da lif veriminde interaksiyonların önemli bulunduğunu; m 2 ye 3.0 ya da 4.5 bitki sıklığında normal zamanda, ya da m 2 ye 7.5 bitki sıklığında geç zamanda ekilen pamuğun, diğer ekim zamanı ve sıklık interaksiyonlarına oranla daha yüksek lif verimi oluşturduğunu; 2 yılda da ekim zamanı ya da bitki sıklıklarının ya da interaksiyonlarının lif uzunluğu ve lif kopma dayanıklılığını önemli düzeyde etkilemediğini, bitki sıklıkları arasında lif inceliği yönünden önemli farklılıklar bulunmadığını belirlemişlerdir. Dong ve ark. (2006), 2001 ve 2002 yıllarında, Kuzey Çin de 3 ticari Bt pamuk çeşidinde, çeşit ve bitki sıklığı (m 2 ye 3.0, 4.5 ve 6.0 bitki ) arasındaki etkileşimi değerlendirmek amacıyla yürütülen denemede, bitki sıklığının lif verimi üzerindeki etkisinin önemli olmadığını ve tüm uygulamalar arasındaki verim farklılıklarının çeşit ile çeşit x bitki sıklığı etkileşiminden kaynaklandığını; iki deneme yılında da lif verimi yönünden çeşit ile sıklık arasında önemli etkileşim etkilerinin bulunduğunu; iki yılda da m 2 ye sırasıyla 3.0, 4.5 ve 6.0 bitki sıklıklarının SCRC15, SCRC16 ve 33B çeşitlerinde en yüksek verimi oluşturduğunu belirlemişlerdir. Siebert ve ark. (2006), yıllarında hektara bitki arasında değişen sıklıklarda yetiştirilen pamukta, bitki boyu, ana gövde boğum sayısı, erkencilik, lif verimi ve lif kalitesi yönünden ekim konfigürasyonu x bitki sıklığı interaksiyonunun gözlenmediğini; bitki sıklığı ile bitki boyu arasında olumlu bir ilişkinin bulunduğunu; ana gövde boğum sayısı, ekim-çiçeklenme doruğu gün sayısı ve koza tutumu gibi özellikler ile bitki sıklığı arasında ters bir ilişkinin bulunduğunu; lif veriminin 20 cm sırt aralığı başına 3 bitkinin düştüğü konfigürasyonda, hektara bitki sıklığında oluştuğunu; uygulamaların lif özelliklerini etkilemediğini belirlemişlerdir. 13

28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ b) Büyüme düzenleyicileri ile ilgili çalışmalar Jones ve ark. (1990), bitki büyüme düzenleyicilerinden ethephon uygulamasının, meyvelenme yapılarında önemli silkmelere neden olduğunu, ancak verimi etkilemediğini bildirmişlerdir. Oosterhuis ve ark. (1991), Arkansas (A.B.D) da Pix çalışmalarında, kontrollü bitki büyümesine bağlı olarak önemli verim artışlarının elde edildiğini, mepiquat chloride in önemli düzeyde erkencilik sağladığını ortaya koymuştur. Boman ve Westerman (1994), farklı azot gübre dozlarında, mepiquat chloride uygulamalarının aşırı vejetatif büyüme göstermeyen, sulanan ve kısa sezon pamuğunun verimini, verimle ilgili tarımsal özellikleri ile lif özelliklerini nasıl etkilediğini belirlemek amacıyla yürüttükleri 3 yıllık tarla denemelerinde, mepiquat chloride uygulamasının lif verimini, tohum verimini ve lif/tohum oranını etkilemediğini, mepiquat chloride uygulamasının bitki boyunu önemli düzeyde azalttığını (14.5 cm), ilk hasat yüzdesini denemenin bir yılında % 5.5 oranında arttırdığını, çırçır randımanının denemenin hiçbir yılında mepiquat chloride uygulaması ile etkilenmediğini, lif kopma dayanıklılığının denemenin bir yılında mepiquat chloride uygulaması ile arttığını (% 3.8), lif esneme oranı ve lif griliğinin etkilendiğini saptamışlardır. Monks ve Patterson (1995), yıllarında, taraklanma ve çiçeklenme başlangıcı dönemlerinde yapılan Pix uygulamaları ile yürütülen çalışmalarda, Pix uygulamalarının bitki boyunu kısalttığını, yüksek dozlarda ardışık uygulamaların boyun kısalmasında özellikle daha etkin olduğunu; 1993 yılında açmış koza yüzdesinin, yüksek dozlarda ardışık mepiquat chloride uygulamasının pamuk olgunlaşmasını geciktirdiğini ortaya koduğunu; 1994 yılında ise MC uygulamasının erkencilikte gecikmeye yol açmadığını; ardışık MC uygulamasının 1993 yılında lif veriminde %18-26 arasında azalmalara yol açtığını, 1994 de ise verimi azaltmadığını belirlemişlerdir. Pothiraj ve ark. (1995), Triacontanol, NAA, Atonik, Recine ve Cytozyme gibi büyüme düzenleyicilerinin kütlü pamuk verimini önemli düzeyde arttırdığını bildirmişlerdir. 14

29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Shumway (1995), Arkansas (A.B.D) da iki lokasyonda yürüttükleri tarla denemelerinde, Pix uygulamasının, her iki lokasyonda kontrollere oranla bitki büyümesini azalttığını, buna karşın PGR-IV uygulamasında bir fark görülmediğini, hektara koza sayısında iki lokasyonda da uygulamalar arasında önemli bir farklılık oluşmadığını, lokasyonlardan birisinde Pix uygulamasının kütlü pamuk verimini arttırdığını, PGR-IV uygulamaları arasında verim yönünden farklılık olmadığını, öteki lokasyonda ise verimin PGR-IV uygulamasında kontrolden yüksek olduğunu, PGR-IV ve Pix uygulamaları arasında interaksiyon gözlenmediğini bildirmişlerdir. Reddy ve ark. (1996), ilk taraklanmada (çıkıştan 25 gün sonra) pamuk bitkisine yapılan Pix uygulamaları (0, 7.65, 15.3, 30.6 ve 61.2 g etken madde/ha dozlarında) ile bitki boyunun önemli düzeyde azaldığını, kontrole oranla odun dalı ve meyve dalı toplam uzunluğunun sırasıyla, % 40 ve % 50 oranında daha az olduğunu, Pix uygulanan bitkilerde toplam yaprak alanının kontrole oranla % 16, net fotosentetik hızlarının % 25 daha az olduğunu, Pix uygulanan yapraklarda klorofil içeriğinin daha yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Millhollon ve Waters (1997), 4 bitki büyüme düzenleyicisinin, değişik dozlarda uygulamalarının pamuk büyümesi, koza oluşumu ve verimine etkilerinin değerlendirildiği çalışmada, uygulamaların fide boyunu, fide ağırlığını ve kütlü verimini etkilemediğini, koza tutumu üzerinde önemsiz düzeyde olumlu etkisinin görüldüğünü bildirmişlerdir. Minzenmayer ve ark.(1997), farklı doz ve zamanlarda Pix uygulamalarının Deltapine NuCOTN 35 B ile Bollgard pamuk çeşitlerinin büyüme ve gelişmesine etkilerini belirlemek amacıyla yapılan çalışmada, değerlendirilen tüm özellikler içinde, uygulamasız kontrolden farklılık gösterenlerin yalnızca ortalama boğum arası uzunluk ile ortalama bitki boyu olduğunu; erken büyüme döneminde Pix uygulamasının bitki boyunu etkilediğini; üçüncü büyümüş tarak döneminde kg Pix uygulamasının kontrole oranla bitki boyunu 15.3 cm azalttığını; taraklanma başlangıcında kg, üçüncü büyüyen tarak döneminde kg ve çiçeklenmede kg Pix uygulamalarında bitki boylarının kontrolden farsız olduğunu; yeterli miktarda Pix ile erken dönemde yapılan uygulamanın bitki boyunda istenilen 15

30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ düzeyde azalmayı sağlayabildiğini; üçüncü büyümüş yaprak döneminde kg Pix uygulamasının bitki boyunu ve verimi azalttığını belirlemişlerdir. Oosterhuis ve ark. (1997), Atonik, Maxon, Early Harvest, PGR-IV, PGCA, Cytokin Crop +2, Pix gibi değişik büyüme düzenleyicileri ile yürütülen tarla denemesinde, bitkinin en üstündeki beyaz çiçek üzerindeki boğum sayısının diğer tüm uygulamalara oranla Pix uygulamasında önemli düzeyde düşük olduğunu, kontrole oranla Pix uygulanan bitkilerin fizyolojik durgunluğa yaklaşık 8 gün daha önce ulaştıklarını; Maxon uygulamasının diğer uygulamalara oranla önemli düzeyde daha fazla açmış koza sayısı oluşturduğunu; yalnızca Pix ve PGR-IV uygulamalarının kontrole oranla önemli düzeyde yüksek kütlü verimi oluşturduğunu saptamışlardır. Shumway (1997), Pix uygulamalarının kontrole oranla bitki boyunu ve ana gövde boğum sayısını önemli düzeyde azalttığını; uygulamaların koza sayısı ve kütlü veriminde önemli farklılıklara yol açmadığını bildirmişlerdir. Steger ve Oosterhuis (1997), tohum uygulaması ya da ekimde karığa uygulama biçiminde 6 bitki büyüme düzenleyicisi uygulamalarının tarımsal özelliklere etkisinin değerlendirildiği çalışmada, çimlenme ve ekimden 6 gün sonraki çıkışın tohuma yapılan uygulamalarda daha yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Kerby (1998), 4 yıllık çalışmada, mepiquat chloride nin erken dönemde düşük doz uygulamasının, daha geç dönemlerde yüksek doz uygulamalarına oranla daha önemli olduğunu, 25 ve 51 cm sıklıklarda, mepiquat chloride uygulamalarının lif veriminde % 7 artış sağladığını belirlemiştir. Rashdi (1998), Pix ve cytokine biyodüzenleyicilerin koza sayısını, koza ağırlığını, bitkinin koza tutum gücünü ve kütlü verimini arttırdığını bildirmiştir. Munk ve ark. (1998), Pima pamuğunun Pix uygulama zamanı ve dozlarına tepkimesini değerlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda, erken çiçeklenme döneminde yapılan uygulamanın ekonomik olmadığını ve bazı durumlarda verim düşüşünü sonuçlayabildiğini; geç dönem uygulamalarının, daha olumlu sonuçlar verme eğiliminde olduğunu, tüm uygulamalar içerisinde en yüksek verimlerin ortageç çiçeklenme döneminde kg a.i/ha dozunda 14 gün aralıklarla yapılan ardıl uygulamaların oluşturduğunu saptamışlardır. 16

31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Shumway (1998), Arkansas (A.B.D) da, BXN47 pamuk çeşidine hektara 4.48 kg gelecek biçimde dört kez Mepichlor [mepiquat chloride ] veya MepPlus [mepiquat chloride + Bacillus cereus] uygulamalarının yapıldığı tarla denemelerinde, her iki büyüme düzenleyici uygulamasının bitki boyunu azalttığını, boğum sayısına büyüme düzenleyici uygulanmamış bitkilerle karşılaştırıldığında etkili olmadığını, tohum veriminin büyüme düzenleyici uygulamasından etkilenmediğini belirtmişlerdir. Oosterhuis ve Zhao (1998), DP 20 pamuk çeşidinde, bitkilere 2 ve 4 kez mepiquat chloride veya MepPlus [mepiquat chloride + Bacillus cereus] uygulamalarının yapıldığı çalışmalarda, her iki büyüme düzenleyicisinin de bitki boyunu kısalttığını, yaprak fotosentezini arttırdığını, koza sayısı ile yaprak alanının her iki uygulamada benzer olduğunu, kütlü veriminde uygulamaların oluşturduğu farklılıkların tutarlı olmadığını bildirmişlerdir. Athayde ve Lamas (1999), bölünmüş dozlarda mepiquat chloride uygulamasının etkilerinin değerlendirildiği çalışmada; bitki boyu üzerinde doz etkisinin, bölünmüş uygulama etkisine oranla daha baskın olduğunu, en düşük dozun (55 g/ha) hasat döneminde bitki boyunun 130 cm den daha kısa olmasına yeterli olduğunu, mepiquat chloride uygulamasının dal uzunluğunu azalttığını, daha iyi generatif/vejetatif ilişki sağladığını; koza ağırlığı, 100 tohum ağırlığı, çırçır randımanı ve kütlü verimi üzerindeki etkilerinin önemli olmadığını belirlemişlerdir. Biles ve Cothren (1999), Teksas College Station (A.B.D) yakınlarında yürütülen ve pamuk bitkisine Mepiquat chloride ve PGR-IV uygulamalarının hem tek başına hem de birlikte yapıldığı denemede, her iki biçimde uygulamaların, bitkilerde ilk tarak ve koza dönemine kadar olan dönemde verim ve erkencilik yönünden etkili olmadığını, ancak bitki üzerinde kozaların oluşma yerinin değiştiğini gözlemişlerdir. Nobreqa ve ark. (1999), en yüksek kütlü pamuk veriminin, fide çıkışından 50 gün sonra yapılan 60 g/ha mepiquat chloride uygulaması ile elde edildiğini belirtmişlerdir. Thakar ve ark. (1999), pamukta değişik büyüme düzenleyicilerini denedikleri çalışmalarda, thiadiazuran ın bitkide hasat edilebilir koza sayısını, koza açma 17

32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ yüzdesini, erkencilik indeksini, lif inceliğini arttırdığını, olgunlaşma gün sayısını azalttığını bulmuşlardır. Zhao ve Oosterhuis (1999), Arkansas (A.B.D) ta yıllarında yürütülen, bitkilere mepiquat chloride (MC) veya MepPlus (MC+ Bacillus cereus) uygulandığı tarla denemelerinde, MepPlus ve MC uygulamalarının bitki boyunu azalttığını, yaprakta fotosentezi ve kütlü verimini arttırdığını, MepPlus ve MC nin bitki gelişiminde oldukça benzer etkileri olduğunu, MepPlus un MC ye göre verimi arttırmaya daha eğilimli olduğunu bulmuşlardır. Zhao ve Oosterhuis (1999), 1997 ve 1998 yıllarında Arkansas (A.B.D) ta 2 lokasyonda lif verimi ve verim unsurları üzerinde MepPlus ve Pix uygulamalarının etkilerinin araştırıldığı tarla denemelerinde, ana gövde boğum sayısı, bitki boyu, yaprak alanı ve koza sayısı yönünden uygulamalar arasında farklılık olmadığını, boy/boğum oranlarının her iki uygulamalarda benzer ve kontrole oranla önemsiz ölçüde daha düşük olduğunu, araştırmanın 1.yılında birinci lokasyonda Pix uygulamasıyla lif veriminin kontrola oranla önemli düzeyde azaldığını, MepPlus uygulamasının kontrole oranla önemsiz ancak sayısal olarak daha düşük verim oluşturduğunu, 1998 yılında MepPlus ve Pix uygulamalarında lif verimlerinin kontrole oranla sırasıyla 49 ve 11 lb/acre oranında arttığını; ikinci lokasyonda 1997 yılında MepPlus uygulamasının en yüksek, Pix uygulamasının en düşük lif verimini verdiğini, 1998 yılında MepPlus uygulamasının kontrole oranla önemli düzeyde yüksek (%18) verime sahip olduğunu, iki uygulamanın da ortalama koza ağırlığını arttırdığını, çırçır randımanını azalttığını, lif uzunluğu dışında lif parametrelerinin etkilemediğini belirtmişlerdir. Oosterhuis ve Zhao (1999), bitki büyüme düzenleyicilerinin pamuk verimi üzerindeki etkilerinin, verimin kontrole oranla %-1.2 den %+1.5 e kadar değişim göstermesi nedeniyle, kullanımlarını garantilemediğini belirtmişlerdir. Robertson ve arkadaşları (1999), PGR-IV ün orta ve geç dönem uygulamalarının pamuk erkenciliği ve verim potansiyelini artırmasına ilişkin, yıllarında doğu Arkansas ta (A.B.D) çeşitli lokasyonlarda yürüttükleri araştırmada, verimin orta ve geç çiçek döneminde yapılan PGR-IV uygulamalarında artmadığınıi, buna karşın verimin 1997 de bir lokasyonda azaldığını, sonuçların 18

33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ değişik olmakla birlikte, Arkansas ta uygulama yapılmamış bölgelere göre fazla olumlu sonuç vermediğini bildirmişlerdir. Singh ve Brar (1999), büyüme düzenleyicisi (cycocel, NAA ve GA3) uygulamalarının pamuk kütlü verimi, erkenciliği ve kalitesi üzerine etkisinin önemli olmadığını bildirmişlerdir. Cook ve Kennedy (2000), mepiquat chloride kullanımının alt meyve dallarında koza tutumunu arttırdığını, vejetatif büyümeyi ve bazı durumlarda alt meyve dalları verimliliğini azalttığını; erken çiçeklenme döneminde 2 haftalık aralıkla 24.5 g/ha dozunda yapılan mepiquat chloride uygulamasının, alt meyve dallarının ikincil konumundaki verimi arttırdığını; çiçek tomurcukları 1 cm uzunluğunda iken g/ha dozunda 4 hafta boyunca yapılan mepiquat chloride uygulamasının, odun dalı verimini arttırdığını; alt meyve dallarında koza tutumu fazla olduğunda, mepiquat chloride uygulamasının, üst meyve dallarında verim ile meyvelenme konum sayısını azalttığını bildirmişlerdir. Norton ve Silvertooth (2000), yılları arasında Arizona nın (A.B.D) değişik lokasyonlarında mepiquat chloride uygulamaları ile yürütülen bir dizi denemelerde, kontrol uygulamaları ile karşılaştırıldığında, mepiquat chloride uygulamalarının % 15 inin olumlu; % 17 sinin ise olumsuz verim tepkimesi gösterdiği; düşük dozlu çoklu uygulama rejiminde, hiçbir mepiquat chloride uygulamasının tutarlı olarak kontroldekinden daha iyi olmadığı; geç sezon uygulama rejiminde, geç dönem mepiquat chloride uygulamalarının kontrole oranla yararlı olmadığı sonucuna varmışlardır. Zhao ve Oosterhuis (2000), yıllarında, iki lokasyonda mepiquat chloride (MC) ve Pix-plus uygulamalarına pamuğun fizyolojik ve verim tepkimelerini belirlemek amacıyla yürütülen tarla çalışmalarında; kontrol ile karşılaştırıldığında, MC ve Pix-plus uygulamalarının bitki boyunu önemli düzeyde azalttığını, yaprak CO 2 -değişim hızını, yaprak nişasta içeriğini arttırdığını; her iki uygulamanın da yapraklardan günlük kozalara fotoassimilat taşınmasını etkilemediğini; uygulamalar arasında lif verimi yönünden farklılık oluşmadığını; buna karşın, Pix-plus uygulamasının toplam kuru madde de koza kuru madde payını arttırdığını saptamışlardır. 19

34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ Biles ve Cothren (2001), taraklanma başlangıcında ve çiçeklenme başlangıcı dönemlerinde hektara ml dozunda Pix uygulamalarının yapıldığı tarla çalışmasında, Pix uygulanan bitkilerin uygulamasız kontrole oranla % 23 daha fazla kütlü pamuk verimine, % 18 daha fazla lif verimine sahip olduklarını, ortalama kütlü pamuk ağırlığının kontrole oranla daha fazla olduğunu belirlemişlerdir. Howard ve ark. (2001), 0.07 L/ha dozunda ekimde, 0.28 L/ha dozunda taraklanma başlangıcı ve 7 gün aralıkla yaprağa yapılan büyüme düzenleyicisi PGR- IV uygulamalarının toprak işlemeli ve işlemesiz koşullarda pamuğa uygulandığı tarla çalışmasında, toprak işlemeli durımda büyüme düzenleyici uygulamasının toplam verimde kontrole oranla 67 kg/ha lık artış sağladığını bildirmişlerdir. Jones (2001), Güney Karolina (A.B.D) da mepiquat chloride dozları (4x0.29, 2x0.58, 4x0.58 ve 4x0.88 L/ha) ve 3 sıra aralığını (19, 38 ve 76 cm) içeren 2 yıllık çalışmada, uygulamaların kütlü veriminde farklılıklar oluşturmadığını belirlemiştir. Lamas (2001), mepiquat chloride ve chlormequat klorid uygulamalarının pamuk koza ağırlığında artışa yol açtığını bildirmiştir. Yeates ve ark. (2002), 4. boğumdan ilk çiçek dönemine kadar çoklu ya da tek dozda MC uygulamalarının değerlendirildiği çalışmada, MC uygulamasının bitki boyunu ve boğum sayısını önemli düzeyde azalttığını, uygulanan MC miktarına bağlı olarak doğrusal biçimde azalan meyve dalı sayısına karşın, 28 uygulamanın yalnızca ikisinde lif veriminin azaldığını; uygulama yapılmamış bitkilere oranla verimin artma eğiliminde olduğu; MC uygulamalarının lif verimi üzerinde etkisinin görülmediğini, meyve dalı sayısındaki azalmaya karşın, MC uygulaması ile verimde artış eğiliminin, tüm meyvelenme konumlarındaki ve vejetatif dallardaki koza tutumlarında doğrusal bir artış nedeniyle ortaya çıktığını belirlemişlerdir. Gwathmey ve Craig (2003), Pix uygulamasının çiçeklenme döneminde geçci, indeterminate çeşitte, 2 erkenci çeşide oranla erkenciliği teşvik ettiğini; çiçeklenmede ilerlemenin, 2 farklı çeşitte, erken çiçeklenme döneminde bir kerede tüm dozun uygulanmasına oranla, 4 kez çeyrek dozda uygulamaları ile daha hızlandığını, ancak bir çeşidin veriminin çoklu uygulamalarla azldığını; başka bir çalışmada, erkencilik yönetiminde en yeni mepiquat tipi ürünlerin (Pix Plus, Pix Ultra ve Pentia) Pix e oranla daha etkili olduğunu, bu ürünlerin erkenci çeşitte 20

35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ vejetatif büyümenin kontrolünde ve çiçeklenme ilerleyişinin hızlanmasında Pix e benzer olduklarını, yeni ürünlerin verim ve erkencilik üzerinde etkilerinin Pix ten farklılık göstermediğini bildirmişlerdir. Nichols ve ark. (2003), yılları arasında sıra aralığının (19, 25, 38 ve 76 cm) ve mepiquat chloride uygulamalarının ( hektara 4 x 0.29 L, 2 x 0.58 L, 4 x 0.58 L ve 4 x 0.88 L) pamukta etkilerinin değerlendirildiği tarla denemelerinde, bitki boyu ve toplam ana gövde boğum sayılarının sıra aralıkları ile mepiquat chloride uygulamaları arasında farklılık gösterdiğini; boy/boğum oranının mepiquat chloride uygulanmayan parsellerde en yüksek olduğunu; dar sıralarda yetiştirilen pamuğunn 76 cm deki pamuğa oranla daha yüksek kütlü verimi oluşturduğunu, dar sıra aralıklarında çırçır randımanının azaldığını; lif verimlerinin 3 yıllık denemenin 2 yılında da farklı sıra aralıklarında önemli farklılık göstermediğini, genelde azalan sıra aralığı ve mepiquat chloride uygulamalarının lif kalitesini düşürmediğini; mepiquat chloride uygulamalarının 3 yıllık denemenin yalnızca 1 yılında arttırdığını; bununla birlikte, mepiquat chloride uygulamasının, özellikle aşırı vejetatif büyümenin olduğu tarlalarda, etkin bir hasat yönünden bitki büyümesinin kontrolünde, halen uygun bir amenajman aracı olarak dikkate alındığını belirtmişlerdir. Abro ve ark.. (2004), bitki büyüme düzenleyici uygulamasının bitki boyunda etkisinin önemli olduğunu; kontrole oranla koza sayısını, koza büyüklüğünün gelişimini önemli düzeyde arttırdığını, koza olgunlaşmasını önemli düzeyde geciktirdiğini, pamuk veriminde etkisinin önemli olduğunu saptamışlardır. Iqbal ve ark. (2004), yıllarında, Pakistan da üç sıra aralığı (25, 50 ve 75 cm) ile 5 mepiquat chloride dozu (kontrol, 4x123, 2x246, 4x246, 4x370 ml/ha) uygulamalarının yapıldığı tarla denemesinde, mepiquat chloride ve sıra aralığı uygulamalarının bitki boyunda önemli farklılıklar oluşturduğunu; kontrolle karşılaştırıldığında, taraklanma başlangıcından 2, 4 ve 5 hafta sonra yapılan yüksek dozda mepiquat chloride uygulamalarının bitki boyunu azalttığını; boy azalmasının düşük ve yüksek uygulama dozlarına göre sırasıyla, % 16 ile % 27 arasında; taraklanma başlangıcından 4 hafta sonra, boy azalmasının düşük ve yüksek uygulama dozlarına göre sırasıyla, % 23 ile % 38 arasında; taraklanmadan 5 hafta sonra ise boy azalmasının düşük ve yüksek uygulama dozlarına göre sırasıyla, % 28 ile % 41 21

36 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Ali KARATAŞ arasında değişim gösterdiğini; kütlü pamuk verimi yönünden mepiquat chloride uygulamaları arasında önemli düzeyde farklılık oluştuğunu; tüm uygulamalar içinde 4x123 ml/ha uygulamasının en yüksek kütlü verimini (2003 ve 2004 yılları için sırasıyla, 2883 ve 2960 kg/ha) oluşturduğunu; tüm mepiquat chloride uygulamalarının, uygulamasız kontrole oranla, her iki yılda da, daha yüksek kütlü verimini sonuçladığını; çırçır randımanının iki yılda da, mepiquat chloride uygulamasız kontrolde, mepiquat chloride uygulanan parsellere oranla daha yüksek olduğunu; lif uzunluğu ve lif inceliği yönünden mepiquat chloride uygulamaları arasında önemli farklılıklar oluşmadığını bulmuşlardır. Norton ve Clark (2004), standart (yüksek dozda 1 uygulamalı) ve düşük dozda çoklu uygulama rejimlerinde Pix in 4 formülasyonunun (Pix, Pix Plus, Pix Ultra ve Pentia) değerlendirildiği bir dizi denemelerde; düşük dozda çoklu uygulamalarda, tüm uygulamaların önemli düzeyde yüksek boy/boğum oranına sahip kontrole oranla birbirine çok benzer boy kontrolu sağladığını; kontrolün sezon sonunda, büyüme düzenleyici uygulanan parsellerle karşılaştırıldığında, kontrol uygulamalarında daha yüksek verime katkıda bulunabilen daha yüksek meyve tutum oranı yüzdesine sahip olduğunu, en yüksek lif verimlerinin uygulamasız kontrolde gözlendiğini, 3 büyüme düzenleyicisi arasında Pentia nın daha yüksek verim oluşturduğunu, kontrol ve 4 büyüme düzenleyici uygulamaları arasında lif kalite parametreleri yönünden istatistiksel farklılıkların oluşmadığını; standart rejimde, düşük dozda çoklu uygulamalarda elde edilen sonuçlara oldukça benzer sonuçların elde edildiğini saptamışlardır. 22

37 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ 3. MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma alanında, 2004 yılında yürütülen bu araştırmada SG-125 (Gossypium hirsutum L.) çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Çeşide ilişkin belirgin özellikler özet olarak aşağıda verilmiştir. SG-125: DES 119 ve DP 50 melezidir.çok erkenci, düz yapraklı, bitkiler dik ve orta boylu, büyüme habitusu yarı çalımsı, yapraklanma daha az olan bir çeşittir. Yüksek verim potansiyelli, adaptasyon yeteneği çok yüksektir. Yaprakları yüysüz olduğundan beyaz sineğe karşı dayanıklıdır. Ortalama çırçır randımanı % 41-43, lif inceliği micronaire, lif uzunluğu mm, lif kopma dayanıklılığı g/tex tir. Fırtına, sıcaklık ve susuzluk stresine karşı dayanıklılığı iyidir. Fırtına ve yağmurda kozalarını dökmez. Verticillium ve Fusarium hastalığına karşı dayanıklılığı iyidir. Koza açımı güçlü olduğundan elle toplanması kolaydır Deneme Yerinin Özellikleri Toprak Özellikleri Araştırmanın yürütüldüğü topraklar, Seyhan nehri yan derelerin getirdiği çok genç aluviyal depozitlerden oluşmuş lentisollerdir. Hemen hemen düz ve düze yakın topoğrafyalarda yer alırlar. Solumları orta derin ve derindir. Yalnız A ve C horizonları bulunmaktadır. Deneme alanı toprakları genellikle tınlıdır. Çizelge 3.1 de, denemenin yürütüldüğü alanın bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri verilmiştir. 23

38 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ Çizelge 3.1.Deneme Alanı Toprağının Önemli Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri. Derinlik Tekstür ph Kil Kum Silt Kireç Tuzluluk Yararlı Org. N* (cm) % (%) (%) (%) (%) EC.25C Mmhos/cm P 2 O 5 kg/da Madde (%) kg/da 0-6 Tın Tın Sitli-Killi Tın Tın Kaynak: Özbek ve ark., Çizelge 3.1'de görüldüğü gibi, deneme yerinin toprak tekstürü çoğunlukla tınlıdır. Organik madde içeriği (% ) ve tuzluluk oranı ( ) alt katmanlara doğru azalmaktadır. Tüm profilde kireç miktarı çok yüksektir İklim Özellikleri Denemenin yürütüldüğü Adana ilinde, kışları ılık ve yağışlı, yazları kurak ve sıcak geçen tipik Akdeniz iklimi hakimdir. Çukurova bölgesi içinde yer alan denemenin yapıldığı Adana ilinin uzun yıllara ve denemenin yürütüldüğü 2004 yılına ilişkin bazı önemli iklim ortalama değerleri Çizelge 3.2 de verilmiştir. 24

39 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ Çizelge 3.2. Denemenin Yürütüldüğü 2004 Yılı ve Uzun Yıllar Ortalamasına İlişkin Önemli İklim Verileri Sıcaklık ( 0 C) Yağış Oransal Aylar Yıllar Min. Max. Ort. Miktarı (mm) Nem (%) Mayıs Uzun Yıllar Ort Haziran Uzun Yıllar Ort Temmuz Uzun Yıllar Ort Ağustos Uzun Yıllar Ort Eylül Uzun Yıllar Ort Ekim Uzun Yıllar Ort Ortalama Ortalama Uzun yıllar 9, Kaynak: Anonim, Çizelge 3.2 den, 2004 deneme yılındaki minimum sıcaklık değerinin, uzun yıllar ortalamasından daha yüksek olduğu; maksimum sıcaklık değerinin, uzun yılların oldukça altında olduğu; 2004 ve uzun yıllar ortalama sıcaklık değerlerinin birbirlerine oldukça yakın olduğu; 2004 yılı yetiştirme mevsiminde düşen yağış miktarının, uzun yıllardan oldukça düşük olduğu; araştırmanın yürütüldüğü 2004 yılında Haziran ve Eylül aylarında hiç yağış düşmediği izlenebilmektedir. Aynı çizelgeden aylara göre değişmekle birlikte, denemenin yapıldığı 2004 yılında ortalama oransal nemin, uzun yıllar ortalamasından daha yüksek olduğu dikkati çekmektedir. 25

40 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ 3.3. Metod Deneme Deseni ve Ekim Deneme bölünmüş parseller deneme deseninde, 3 yinelemeli olarak kurulmuştur. Denemede bitki sıklıkları (10, 15 ve 20 cm sıra üzeri uzaklıklarında m 2 ye 12.50, 8.30 ve 6.25 bitki) ana parsel, Pix uygulamaları ise alt parseller olarak alınmıştır. Parsel boyutları 4 sıra x 0.80 m x 12 m= 36 m 2 olarak alınmıştır. Tohumlar ekime hazır duruma getirilen parsellere pamuk mibzeri ile 10 Mayıs 2004 tarihinde ekilmiştir Bakım, Sulama, Gübreleme ve Diğer Kültürel Uygulamalar Sonbaharda pulluk ile işlenen deneme alanı, ekimden önce kültüvatör ile ikinci kez yüzlek olarak işlenmiş, tesviye amacıyla tapan çekilerek ekime hazır duruma getirilmiştir. Düzgün bir çıkış sağlayan denemede, 2-4 gerçek yaprak döneminde seyreltme işlemi yapılarak, sıra üzeri bitki arası 10, 15 ve 20 cm olacak biçimde oluşturulmuştur. Yabancı otları yok etmek, toprağı havalandırmak ve kapilariteyi kırmak için her seyreltme döneminde el çapası ve bitkilerin 5-6 yapraklı olduğu dönemde traktörle 2 çapalama yapılmıştır. Dekara saf olarak 12 kg azot ve 6 kg fosfor gelecek biçimde gübreleme yapılmıştır. Azotun yarısı kompoze gübre formunda ve fosfor un tamamı ekimle birlikte, ekim mibzeri ile tavana verilmiş, azotun diğer yarısı ise üre gübresi formunda (% 46 lık) birinci sulamada üst gübre olarak verilmiştir. Üst gübreleme çepinle sıralar arasına açılan çizilere serpilerek üzeri toprakla kapatılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir. İlk sulamaya çiçeklenmenin henüz başladığı 5 Temmuz 2004 tarihinde başlanmış olup, ortalama 15 gün aralıklarla toplam 4 sulama yapılmıştır. Yeşil kurt ve pembe kurt zararlılarına karşı mücadelede 3 kez insektisit kullanılmıştır. 26

41 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ Pix (mepiquat chloride) uygulamaları aşağıdaki gibi düzenlenmiştir. 1. Kontrol 2. Taraklanma başlangıcında 25 cc/da 3. Çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Hasattan önce her parselden rastgele seçilen 30 bitkide ana gövde üzerindeki ilk meyve dalının ilk boğumunda oluşan kozalar koza analizleri için toplanmıştır. Hasat 22 Ekim 2004 tarihinde kütlülerin elle toplanması yoluyla yapılmıştır İncelenen Özellikler ve Saptama Yöntemleri Aşağıda yer alan özellikler her parselden hasattan önce rastgele seçilen 10 bitkide saptanmıştır. Bitki boyu : Bitkinin kotiledon yapraklarından büyüme konisine kadar olan uzunluğu cm olarak ölçülerek, ortalaması alınmıştır. Odun dalı sayısı : Ana gövde üzerinde oluşan birincil (primer) odun dalları adet olarak sayılarak, ortalaması alınmıştır. Meyve dalı sayısı : Ana gövde üzerinde oluşan birincil (primer) meyve dalları adet olarak sayılarak, ortalaması alınmıştır. Boğum Sayısı : Ana gövde üzerinde oluşan boğumlar adet olarak sayılarak, ortalaması alınmıştır. Koza sayısı : Açmış kozalar sayılarak, ortalaması alınmıştır. İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı : Bitkinin ana gövdesi üzerinde ilk tarağın ya da ilk meyve dalının oluştuğu boğum sayısı adet olarak sayılarak, ortalaması alınmıştır. Aşağıda yer alan özellikler hasat döneminde her parselden rasgele alınan 30 koza örneğinde saptanmıştır. Koza ağırlığı : Alınan kozalar, sap ve brakte yapraklarından temizlendikten sonra 0.01 gr. duyarlı terazide tartılıp ortalaması alınmıştır. Koza kütlü pamuk ağırlığı : Kozalardan elde edilen kütlüler 0.01 gr duyarlı terazide tartılıp, ortalaması alınmıştır. 27

42 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ Çırçır randımanı : Kozalardan alınan kütlü pamuk, laboratuvar tipi rollergin çırçır makinasından geçirilerek lif ve çiğit (tohum) olmak üzere ikiye ayrılarak tartılmış ve aşağıdaki formül uyarınca hesaplanmıştır. Pamuk (lif) Çırçır Randımanı (%): x 100 Pamuk (lif) + Çiğit Kütlü pamuk verimi : Her parselde yanlardaki birer sıra ve iki ucundan 1 m lik kısım çıkarılarak, ortadaki iki sırada 10 m lik bölümde, tüm bitkilerden toplanan kütlü pamuk tartılıp, dekara kütlü olarak belirlenmiştir. Lif verimi : Kütlü pamuk verimi ile çırçır randımanı değerlerinden hesaplama yolu ile saptanmıştır. Kuru Madde Saptamaları Vejetatif ve generatif büyüme özelliklerine ilişkin ölçümler ile kuru madde ağırlık saptamaları ekimden 70 (çiçeklenme başlangıcı) ve 100 gün (koza oluşumu) sonra olmak üzere iki ayrı dönemde gerçekleştirilmiştir. Her bir parseldeki bir sıradan birbirini izleyen üç bitki toprak yüzeyinden itibaren kesilmiş; kesilen bitkilerde yaprak, sap (dallar ve yaprak sapı dahil), tarak ve koza ayrımı yapılmıştır. Bu bitkilerde aynı zamanda bitki boyu, ana sap boğum sayısı, odun dalı, meyve dalı ve koza sayısı ölçülmüştür. Bu bitkilerden alınan yaprak örneklerinde, LI-3100 area meter cihazı kullanılarak yaprak alanları saptanmıştır. Ayrılan tüm örnekler 70ºC sıcaklıkta 2 gün boyunca fırında kurutulmuş ve kuru ağırlıkları kaydedilmiştir. Örneklerde vejetatif kuru madde ağırlığı, generatif kuru madde ağırlığı, toplam kuru madde ağırlığı ve yaprak alan indeksi saptamaları aşağıda belirtildiği biçimde yapılmıştır. Vejetatif kuru madde ağırlığı : Sap ve yaprak kuru ağırlıklarının toplamı olarak belirlenmiştir. Generatif kuru madde ağırlığı : Tarak ve koza kuru ağırlıklarının toplamı olarak belirlenmiştir. 28

43 3. MATERYAL VE METOD Ali KARATAŞ Toplam kuru madde ağırlığı: Vejetatif ve generatif kuru ağırlıkların toplamı olarak belirlenmiştir. Yaprak alan indeksi : Parselde birim alana düşen yaprak alanı miktarı olarak saptanmıştır. Aşağıda yer alan lif kalitesine ilişkin özellikler, çırçırlanan kütlülerden elde edilen lif örneklerinin, Adana Borsasında lif kalite laboratuarında, HVI 900 A (High Volume Instruments) cihazında saptanmıştır. Lif uzunluğu (% 50 SL ve %2.5 SL): HVI cihazı ile saptanmıştır. Lif İnceliği: HVI cihazı ile saptanmıştır. Lif Kopma Dayanıklılığı: HVI cihazı ile saptanmıştır. Lif Yeknesaklığı: HVI cihazı ile saptanmıştır. Kısa lif indeksi : HVI cihazı ile saptanmıştır. Lif esneme Oranı : HVI cihazı ile saptanmıştır. Parlaklık : HVI cihazı ile saptanmıştır. Sarılık : HVI cihazı ile saptanmıştır Verilerin Değerlendirilmesi Araştırmada elde edilen veriler MSTATC istatistik paket programı kullanılarak, bölünmüş parseller deneme desenine göre analiz edilmiş; uygulamalar arasındaki farklılıklar F testine göre belirlenmiş; ortalama değerler arasındaki farklılıklar, E.G.F testi uyarınca %5 ve %1 önem düzeyinde irdelenmiştir. 29

44 4. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Çalışmanın izlenebilirliğini kolaylaştırabilmek amacıyla çalışmada elde edilen bulgular, herbir özellik için ayrı ayrı verilmiş, tartışma herbir özellik için kendi içinde yapılmıştır Ekimden 70 Gün Sonra Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.1 de verilmiştir. Çizelge 4.1. Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 12.1 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.1 den, bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının vejetatif kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 30

45 Sıklık ve Pix uygulamaları ile oluşan ortalama vejetatif kuru madde ağırlıkları Şekil 1 de verilmiştir. Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 1. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 1 den, en yüksek ortalama vejetatif kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Çalışmadaki ekim sıklıkları ile ilgili bulgularımız; Tabugader ve Menguita (1998) nın çıkıştan 80 gün sonra bitki sıklığının vejetatif kuru madde verimini önemli düzeyde etkilediğine ilişkin bulguları ile çelişmektedir Generatif Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan generatif kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.2 de verilmiştir. 31

46 Çizelge 4.2 Generatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 19.2 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.2 den, generatif kuru madde ağırlığı yönünden bitki sıklığı ve Pix uygulamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Sıklık ve Pix uygulamaları ile oluşan ortalama generatif kuru madde ağırlıkları Şekil 2 de verilmiştir. Şekil 2 den, en yüksek ortalama generatif kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. 32

47 Generatif Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) Bitki Sıklığı, adet da-1 Pix Uygulamaları, cc da-1 Şekil 2. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan generatif kuru madde ağırlığına etkisi Sap Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan sap kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.3 de verilmiştir. Çizelge 4.3 den, sıklık uygulamalarının sap kuru madde ağırlığı yönünden birbirinden farklılık gösterdiği, Pix uygulamalarının sap kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 33

48 Çizelge 4.3. Sap Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 16.4 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama sap kuru madde ağırlığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.4 de verilmiştir. Çizelge 4.4. Sıklık Uygulamalarının Ortalama Sap Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Sap Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) 6250 bitki/da 79.3 b 8300 bitki/da 85.6 a bitki/da 81.0 ab E.G.F(%5) 4.73 Çizelge 4.4 den, en yüksek sap kuru madde ağırlığının dekara 8300 bitki uygulamasında oluştuğu, bunu dekara bitki uygulamasında oluşan sap kuru madde ağırlığının izlediği; dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan sap kuru madde ağırlığının, dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan sap kuru madde ağırlığından önemli düzeyde düşük, ancak dekara bitki uygulamasındaki sap kuru madde ağırlığından farksız olduğu izlenebilmektedir. 34

49 Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan yaprak kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.5 de verilmiştir. Çizelge 4.5. Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları ** Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 12.1 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.5 den, bitki sıklıklarının yaprak kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, Pix uygulamalarının yaprak kuru madde ağırlığı yönünden birbirinden farklılık gösterdiği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama yaprak kuru madde ağırlığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.6 da verilmiştir. 35

50 Çizelge 4.6. Pix Uygulamalarının Ortalama Yaprak Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Yaprak Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da b b a E.G.F(%5) 16.6 Çizelge 4.6 dan, Pix uygulamasız kontrol ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarının, yaprak kuru madde ağırlığı yönünden birbirinden farksız olduğu; çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamasında oluşan yaprak kuru madde ağırlığının, bu iki uygulamada oluşan yaprak kuru madde ağırlığından önemli düzeyde farklı ve daha yüksek olduğu izlenebilmektedir Koza Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.7 de verilmiştir. Çizelge 4.7 den, sıklık ve Pix uygulamalarının koza kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 36

51 Çizelge 4.7. Koza Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 20 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama koza kuru madde ağırlığı değerleri Şekil 3 de verilmiştir. Şekil 3 den, en yüksek ortalama koza kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Çalışmada Pix uygulamaları ile ilgili bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (2000) nın kontrol ile karşılaştırıldığında, Pix-plus uygulamasının toplam kuru maddede koza kuru madde payını arttırdığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 37

52 Koza Kuru Madde Ağırğı (gm -2 ) Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 3. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan koza kuru madde ağırlığına etkisi Toplam Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan toplam kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.8 de verilmiştir. Çizelge 4.8 den, sıklık ve Pix uygulamalarının toplam kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 38

53 Çizelge 4.8. Toplam Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 15.9 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama toplam kuru madde ağırlığı değerleri Şekil 4 de verilmiştir. Şekil 4 den, en yüksek toplam kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. 39

54 Toplam Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) Bitki Sıklığı, adet da-1 Pix Uygulamaları, cc da-1 Şekil 4. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan toplam kuru madde ağırlığına etkisi Yaprak Alan İndeksi Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan yaprak alan indeksine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.9 da verilmiştir. 40

55 Çizelge 4.9. Yaprak Alan İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı ** Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 13.5 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.9 dan, bitki sıklıklarının yaprak alan indeksine etkili olduğu; yaprak alan indeksi yönünden Pix uygulamalarının birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama yaprak alan indeksi değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.10 da verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) 6250 bitki/da 1.72 a 8300 bitki/da 1.65 a bitki/da 1.26 b E.G.F(%5) 0.19 Çizelge 4.10 dan, dekara 6250 bitki ile 8300 bitki uygulamalarının, yaprak alan indeksi yönünden birbirinden farksız olduğu; dekara bitki uygulamasında oluşan yaprak alan indeksinin, bu iki uygulamada oluşan yaprak alan indeksinden farklı ve daha düşük olduğu izlenebilmektedir. 41

56 Çalışmamızdan sıklık uygulamaları yönünden saptanan bulgularımız; Tabugader ve Menguita (1998) in çıkıştan 80 gün sonra bitki sıklığının yaprak alan indeksini önemli düzeyde etkilediğini belirten bulguları ile uyum göstermektedir Bitki Boyu Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan bitki boyuna ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.11 de verilmiştir. Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 10.6 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.11 den, sıklık ve Pix uygulamalarının bitki boyuna etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama bitki boyu değerleri Şekil 5 de verilmiştir. 42

57 Bitki boyu (cm) Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 5. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan bitki boyuna etkisi Şekil 5 den, en yüksek ortalama bitki boyu değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir Odun Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan odun dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.12 de verilmiştir. 43

58 Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 20 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.12 den, sıklık ve Pix uygulamalarının odun dalı sayısına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama odun dalı sayısı değerleri Şekil 6 da verilmiştir. Şekil 6 dan, en yüksek ortalama odun dalı sayısı değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. 44

59 Odun dalı sayısı (adet/bitki) 1,6 1,4 1,2 1,0 0,8 0,6 0,4 0,2 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 6. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan odun dalı sayısına etkisi Meyve Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan meyve dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.13 de verilmiştir. Çizelge 4.13 den, sıklık ve Pix uygulamalarının meyve dalı sayısına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 45

60 Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 7.9 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama meyve dalı sayısı değerleri Şekil 7 de verilmiştir. Şekil 7 den, en yüksek ortalama meyve dalı sayısı değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. 46

61 Meyve dalı sayısı (adet/bitki) 11,2 11,0 10,8 10,6 10,4 10,2 10,0 9,8 9,6 9, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 7. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 70 gün sonra saptanan meyve dalı sayısına etkisi Ana Sap Boğum Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan ana sap boğum sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.14 de verilmiştir. Çizelge 4.14 den, bitki sıklıklarının ana sap boğum sayısına etkili olduğu, ana sap boğum sayısı yönünden Pix uygulamalarının birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 47

62 Çizelge Ana Sap Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 6.3 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama boğum sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.15 de verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Ana Sap Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Ana Sap Boğum Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 16.4 a 8300 bitki/da 14.5 c bitki/da 15.5 b E.G.F(%5) 0.89 Çizelge 4.15 den, dekara 6250 bitki uygulamasına ilişkin ana sap boğum sayısı değerinin en yüksek olduğu; bunu önemli farkla dekara bitki uygulamasında oluşan ana sap boğum sayısının izlediği; dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan ana sap boğum sayısının en düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. 48

63 Koza Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.16 da verilmiştir. Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 18.3 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.16 dan, sıklık uygulamalarının koza sayısına etkili olduğu, Pix uygulamalarının koza sayısı yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama koza sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.17 de verilmiştir. Çizelge 4.17 den, dekara 6250 bitki ile bitki uygulamalarının, koza sayısı yönünden birbirinden farksız olduğu; dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan koza sayısının, bu iki uygulamada oluşan koza sayısından önemli düzeyde farklı ve daha yüksek olduğu izlenebilmektedir. 49

64 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Koza Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 7.4 b 8300 bitki/da 9.6 a bitki/da 8.4 b E.G.F(%5) Ekimden 100 Gün Sonra Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.18 de verilmiştir. Çizelge Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 16.6 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli 50

65 Çizelge 4.18 den, bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının vejetatif kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Sıklık ve Pix uygulamaları ile oluşan ortalama vejetatif kuru madde ağırlıkları Şekil 8 de verilmiştir. Şekil 8 den, en yüksek ortalama vejetatif kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. Vejetatif Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) 200,0 180,0 160,0 140,0 120,0 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 8. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan vejetatif kuru madde ağırlığına etkisi 51

66 Generatif Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan generatif kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.19 da verilmiştir. Çizelge 4.19 dan, sıklık uygulamalarının generatif kuru madde ağırlığına etkili olduğu, Pix uygulamalarının generatif kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix uygulaması interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çizelge 4.19 Generatif Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 17.2 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama generatif kuru madde ağırlığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.20 de verilmiştir. Çizelge 4.20 den, dekara 6250 bitki ile 8300 bitki uygulamalarının, generatif kuru madde ağırlığı yönünden birbirinden farksız olduğu; dekara bitki uygulamasında oluşan generatif kuru madde ağırlığının, bu iki uygulamada oluşan generatif kuru madde ağırlığından farklı ve daha düşük olduğu izlenebilmektedir. 52

67 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Generatif Kuru Madde Ağırlığı (g m - 2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Generatif Kuru Madde Ağırlığı (g m -2) 6250 bitki/da a 8300 bitki/da a bitki/da b E.G.F(%5) Sap Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan sap kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.21 de verilmiştir. Çizelge Sap Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 10.9 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.21 den, sıklık ve Pix uygulamalarının sap kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama sap kuru madde ağırlığı değerleri Şekil 9 da verilmiştir. 53

68 Sap Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 9. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan sap kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 9 dan, en yüksek sap kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan yaprak kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.22 de verilmiştir. 54

69 Çizelge Yaprak Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 19.8 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.22 den, sıklık ve Pix uygulamalarının yaprak kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama yaprak kuru madde ağırlığı değerleri Şekil 10 da verilmiştir. Şekil 10 dan, en yüksek ortalama yaprak kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. 55

70 Yaprak Kuru Madde Ağırlığı (gm -2 ) 120,0 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 10. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan yaprak kuru madde ağırlığına etkisi Koza Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.23 de verilmiştir. Çizelge 4.23 den, sıklık uygulamalarının koza kuru madde ağırlığına etkili olduğu, Pix uygulamalarının koza kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix uygulaması interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 56

71 Çizelge Koza Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 18.6 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden elde edilen bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (2000) un, Pix ve Pix Plus bitki büyüme düzenleyici uygulamaları arasında, kontrole oranla, ekimden 90 gün sonra belirlenen koza kuru madde ağırlığıı yönünden istatistiksel olarak önemli farklılıklar olmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama koza kuru madde ağırlığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.24 de verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Kuru Madde Ağırlığı (g m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Koza Kuru Madde Ağırlığı (g m -2) 6250 bitki/da a 8300 bitki/da a bitki/da 93.9 b E.G.F(%5) 12.7 Çizelge 4.24 den, dekara 6250 ile 8300 bitki uygulamalarının, koza kuru madde ağırlığı yönünden birbirinden farksız olduğu; dekara bitki 57

72 uygulamasında oluşan koza kuru madde ağırlığının, bu iki uygulamada oluşan koza kuru madde ağırlığından farklı ve daha düşük olduğu izlenebilmektedir Toplam Kuru Madde Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan toplam kuru madde ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.25 de verilmiştir. Çizelge Toplam Kuru Madde Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 17.9 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.25 den, sıklık ve Pix uygulamalarının toplam kuru madde ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama toplam kuru madde ağırlığı değerleri Şekil 11 de verilmiştir. 58

73 Toplam Kuru Madde Ağırlığı (gm -2) 320,0 310,0 300,0 290,0 280,0 270,0 260,0 250,0 240,0 230,0 220,0 210,0 200, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 11. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan toplam kuru madde ağırlığına etkisi Şekil 11 den, en yüksek ortalama toplam kuru madde ağırlığı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parselerinden elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden elde edilen bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (2000) un, Pix ve Pix Plus bitki büyüme düzenleyici uygulamaları arasında, kontrole oranla, ekimden 90 gün sonra belirlenen toplam kuru madde ağırlığı yönünden istatistiksel olarak önemli farklılıklar olmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermektedir. 59

74 Yaprak Alan İndeksi Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan yaprak alan indeksine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.26 da verilmiştir. Çizelge Yaprak Alan İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı ** Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 14.2 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.26 dan, sıklık uygulamalarının yaprak alan indeksine etkili olduğu, Pix uygulamalarının yaprak alan indeksi yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden elde edilen bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (1999) un Pix uygulamaları ile yaprak alanı indeksinde farklılık oluşmadığına; Zhao ve Oosterhuis (2000) un, Pix ve Pix Plus bitki büyüme düzenleyici uygulamaları arasında, kontrole oranla, ekimden 90 gün sonra ölçülen yaprak alan indeksi yönünden istatistiksel olarak önemli farklılıklar olmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermekte; Reddy ve ark. (1996) nın ilk taraklanmada Pix uygulanan bitkilerde toplam yaprak alanının kontrole oranla % 16 daha az olduğuna ilişkin bulguları ile çelişmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama yaprak alan indeksi değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.27 de verilmiştir. 60

75 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Yaprak Alan İndeksi (m 2 m -2 ) 6250 bitki/da 2.19 a 8300 bitki/da 1.86 b bitki/da 1.58 c E.G.F(%5) 0.28 Çizelge 4.27 den, 6250 bitki/da sıklık uygulamasına ilişkin yaprak alan indeksi değerinin en yüksek olduğu; bunu önemli farkla 8300 bitki/da sıklık uygulamasında oluşan yaprak alan indeksinin izlediği; bitki/da sıklık uygulamasında oluşan yaprak alan indeksinin en düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. Çalışmadan bitki sıklığındaki artışla birlikte yaprak alanı indeksinin azaldığı yönünde saptanan bulgularımız; Buxton ve ark.. (1977), Hake ve ark..(1992) nın bitki sıklığında artışların yaprak alan indeksini arttırdığını belirten bulguları ile çelişir niteliktedir Bitki Boyu Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan bitki boyuna ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.28 de verilmiştir. Çizelge 4.28 den, sıklık ve Pix uygulamalarının bitki boyuna etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 61

76 Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 12.5 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama bitki boyu değerleri Şekil 12 de verilmiştir. Şekil 12 den, en yüksek ortalama bitki boyu değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. 62

77 80,0 Bitki boyu (cm) 60,0 40,0 20,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 12. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan bitki boyuna etkisi Odun Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan odun dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.29 da verilmiştir. Çizelge 4.29 dan, sıklık uygulamalarının odun dalı sayısına etkili olduğu, Pix uygulamalarının odun dalı sayısı yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 63

78 Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 13.3 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama odun dalı sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.30 da verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 1.84 a 8300 bitki/da 1.78 a bitki/da 1.42 b E.G.F(%5) 0.22 Çizelge 4.30 dan, dekara 6250 bitki ile 8300 bitki uygulamalarında oluşan odun dalı sayısı değerlerinin en yüksek olduğu; dekara bitki uygulamasında oluşan odun dalı sayısının en düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. Çalışmamızdan sıklık yönünden saptanan bulgularımız İncekara ve Turan (1977) ın birim alandaki bitki sayısının artmasıyla, odun dalı sayısında farklılık oluşmadığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 64

79 Meyve Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı x Pix uygulamalarına göre saptanan meyve dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.31 de verilmiştir. Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 12.9 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.31 den, sıklık ve Pix uygulamalarının meyve dalı sayısına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama meyve dalı sayısı değerleri Şekil 13 de verilmiştir. 65

80 Meyve dalı sayısı (adet/bitki) 10,0 9,0 8,0 7,0 6,0 5,0 4,0 3,0 2,0 1,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 13. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan meyve dalı sayısına etkisi Şekil 13 den, en yüksek ortalama meyve dalı sayısı değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızdan sıklık uygulamasının meyve dalı sayısında etkili olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; İncekara ve Turan (1977), birim alandaki bitki sayısının artmasıyla, meyve dalı sayısında farklılık oluşmadığına ilişkin bulguları ile uyum göstermektedir. 66

81 Ana Sap Boğum Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan ana sap boğum sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.32 de verilmiştir. Çizelge Ana Sap Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 7.53 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.32 den, sıklık ve Pix uygulamalarının ana sap boğum sayısına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama ana sap boğum sayısı değerleri Şekil 14 de verilmiştir. Şekil 14 den, en yüksek ana sap boğum sayısı değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. 67

82 Ana sap boğum sayıs (adet/bitki) 20,0 18,0 16,0 14,0 12,0 10,0 8,0 6,0 4,0 2,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 14. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının ekimden 100 gün sonra saptanan ana sap boğum sayısına etkisi Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden saptanan bulgularımız; Shumway (1998) ın Mepichlor [mepiquat chloride ] uygulamasının ana sap boğum sayısı üzerinde büyüme düzenleyici uygulanmamış bitkilerle karşılaştırıldığında etkili olmadığını belirten bulguları ile benzerlik göstermektedir Koza Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.33 de verilmiştir. 68

83 Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı ** Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 17.3 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.33 den, sıklık uygulamalarının koza sayısına etkili olduğu, Pix uygulamalarının koza sayısı yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden elde edilen bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (1999) un Pix uygulamaları ile bitkideki koza sayısında farklılık oluşmadığına; Zhao ve Oosterhuis (2000) un, Pix ve Pix Plus bitki büyüme düzenleyici uygulamaları arasında, kontrole oranla, ekimden 90 gün sonra ölçülen koza sayısı yönünden istatistiksel olarak önemli farklılıklar olmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama koza sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.34 de verilmiştir. Çizelge 4.34 den, dekara 6250 bitki ile 8300 bitki uygulamalarının en yüksek koza sayısı değerini verdiği, anılan özellik yönünden birbirinden farksız olduğu; dekara bitki uygulamasının ise bu iki uygulamadan önemli düzeyde farklı ve düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. 69

84 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Koza Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Koza Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 9.1 a 8300 bitki/da 8.5 a bitki/da 7.4 b E.G.F(%5) Hasat Dönemi Saptanan Vejetatif ve Generatif Büyüme Özellikleri Bitki Boyu Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan bitki boyuna ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.35 de verilmiştir. Çizelge Bitki Boyu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı ** Hata Pix uygulamaları ** Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 5.87 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.35 den, sıklık ve Pix uygulamalarının bitki boyuna etkili olduğu, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 70

85 Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin saptanan ortalama bitki boyu değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.36 da verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Bitki Boyu (cm) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Bitki Boyu (cm) 6250 bitki/da 97.9 a 8300 bitki/da 81.4 b bitki/da 78.2 b E.G.F(%5) 8.76 Çizelge 4.36 dan, dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan bitki boyu değerinin en yüksek olduğu; dekara 8300 bitki ile bitki uygulamalarında oluşan bitki boyu değerlerinin birbirinden farksız ve en düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. Bu durum bitki boyunun artan bitki sıklıklarında, bitkiler arasında su, besin elementi ve yer yönünden oluşan yarışma nedeniyle azaldığını göstermektedir. Çalışmadan artan bitki sıklıklarında bitki boyunun azalma eğilimi gösterdiği yönünde saptanan bulgularımız; Bridge ve ark. (1973), Cosico (1987), Hake ve ark. (1992), Munk (2001) nın yoğun sıklıklarda bitki boyunun azaldığına; Siebert ve ark. (2006) nın bitki sıklığı ile bitki boyu arasında olumlu bir ilişki bulunduğuna ilişkin bulguları ile uyum içerisinde bulunmaktadır. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama bitki boyu değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.37 de verilmiştir. 71

86 Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Bitki Boyu (cm) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Bitki Boyu (cm ) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 90.9 a 85.3 b 81.3 b E.G.F(%5) 5.18 Çizelge 4.37 den, en uzun boylu bitkilerin Pix uygulamasız kontrolde oluştuğu; taraklanma başlangıcında ve çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamalarında oluşan bitki boylarının birbirinden farksız ve daha kısa oldukları izlenebilmektedir. Bu durum, çalışmada kullanılan taraklanma ve çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamalarının pamukta bitki boyunu kontrole oranla önemli düzeyde, sırasıyla % 6.6 ve % 11.8 azalttığını göstermektedir. Çalışmadan hasat döneminde belirlenen bitki boyu üzerinde Pix uygulamalarının önemli düzeyde etkili olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Reddy ve ark. (1996), ilk taraklanmada Pix uygulamaları ile bitki boyunun önemli düzeyde azaldığına; Iqbal ve ark. (2004) nın kontrolle karşılaştırıldığında, taraklanma başlangıcından 2, 4 ve 5 hafta sonra yapılan Pix uygulamalarının bitki boyunu azalttığına; boy azalmasının düşük ve yüksek uygulama dozlarına göre; taraklanmadan 4 hafta sonra % 23 ile % 38; taraklanmadan 5 hafta sonra ise % 28 ile % 41 arasında değişim gösterdiğine; Boman ve Westerman (1994), Shumway (1997), Zhao ve Oosterhuis (2000), Abro ve ark. (2004), Yeates ve ark. (2002) nın mepiquat chloride uygulamasının bitki boyunu önemli düzeyde azalttığına; Monks ve Patterson (1995) nun, yüksek dozlarda ardışık uygulamaların boy kısalmasında daha etkin olduğuna ilişkin bulgularına benzerlik göstermekte; Zhao ve Oosterhuis (1999) un MepPlus ve Pix uygulamalarının bitki boyuna etkisinin önemli olmadığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 72

87 Odun Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan odun dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.38 de verilmiştir. Çizelge Odun Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları ** Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 8.78 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.38 den, sıklık ve Pix uygulamalarının odun dalı sayısına etkili olduğu, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama odun dalı sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.39 da verilmiştir. Çizelge 4.39 dan, dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan odun dalı sayısı değerinin en yüksek olduğu; dekara 8300 bitki ile bitki uygulamalarında oluşan odun dalı sayılarının birbirinden farksız ve en düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. 73

88 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 1.5 a 8300 bitki/da 1.3 b bitki/da 1.2 b E.G.F(%5) 0.21 Bu durum, dekara 8300 ve bitki uygulamalarının pamukta odun dalı sayısını dekara 6250 bitki uygulamasına oranla önemli düzeyde azalttığını göstermektedir. Çalışmadan artan bitki sıklıklarında odun dalı sayısında azalma olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Cosico (1987) nun seyrek bitki sıklıklarında, yüksek bitki sıklıkları ile karşılaştırıldığında, oluşan odun dalı sayısının daha fazla olduğunu; Jones ve Wells (1997), Bednarz ve ark. (2000) nın, düşük bitki sıklıklarının, odun dalı sayısı daha fazla olan bitkilere yol açtığını belirten bulguları ile uyum göstermektedir. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama odun dalı sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.40 da verilmiştir. Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Odun Dalı Sayısı (adet/bitki) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 1.4 a 1.3 b 1.2 b E.G.F(%5)

89 Çizelge 4.40 dan, Pix uygulamasız kontrolde en yüksek odun dalı sayısı değerinin oluştuğu; taraklanma başlangıcı ve çiçeklenme başlangıcı Pix uygulamalarında oluşan bitki boylarının birbirinden farksız ve daha düşük oldukları izlenebilmektedir Meyve Dalı Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan meyve dalı sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.41 de verilmiştir. Çizelge Meyve Dalı Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları * Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 4.70 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.41 den, sıklık ve Pix uygulamalarının meyve dalı sayısına etkili olduğu, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama meyve dalı sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.42 de verilmiştir. 75

90 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 10.1 c 8300 bitki/da 11.5 b bitki/da 12.9 a E.G.F(%5) 1.33 Çizelge 4.42 den, dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan meyve dalı sayısı değerinin en düşük olduğu; bunu önemli farkla dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan meyve dalı sayısının izlediği, dekara bitki uygulamasında oluşan meyve dalı sayısının en yüksek değerde olduğu izlenebilmektedir. Çalışmadan artan bitki sıklığında meyve dalı sayısında artış olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Munk (2001) un, bitki sıklığının meyve dalı sayısındaki etkisinin önemli olduğuna, düşük sıklıkta bitkilerin daha fazla meyve dalı oluşturduğuna; Cosico (1987) nun, çok seyrek bitki sıklıklarında oluşan meyve dalı sayısının daha fazla olduğuna ilişkin bulgularıyla çelişir niteliktedir. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama meyve dalı sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.43 de verilmiştir. Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Meyve Dalı Sayısı (adet/bitki) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 11.8 a 11.1 b 11.5 ab E.G.F(%5) 0.55 Çizelge 4.43 den, Pix uygulamasız kontrolde en yüksek meyve dalı sayısı değerinin oluştuğu; bunu önemsiz farkla çiçeklenme başlangıcı Pix uygulamasında 76

91 oluşan meyve dalı sayısının izlediği; taraklanma başlangıcı Pix uygulamasının, kontrolden önemli düzeyde az meyve dalı, ancak çiçeklenme başlangıcındaki Pix uygulamasından farksız meyve dalı sayısına sahip olduğu izlenebilmektedir. Çalışmamızdan Pix uygulamaları yönünden saptanan bulgularımız; Yeates ve ark. (2002) nın 4. boğumdan ilk çiçek dönemine kadar çoklu ya da tek dozda Pix uygulamalarının meyve dalı sayısında azalmaya yol açtığına; Nichols ve ark.(2003) nın Pix uygulanan bitkilerin kontrole oranla daha az meyve dalı oluşturduğuna ilişkin bulguları ile benzerlik göstermektedir Ana Sap Boğum Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan ana sap boğum sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.44 de verilmiştir. Çizelge Ana Sap Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 9.88 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.44 den, sıklık uygulamalarının ana sap boğum sayısına etkili olduğu, Pix uygulamalarının ana sap boğum sayısı yönünden birbirinden farklılık göstermediği; bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama ana sap boğum sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.45 de verilmiştir. 77

92 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Ana Sap Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları Ana Sap Boğum Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 22.3 a 8300 bitki/da 17.9 b bitki/da 18.7 b E.G.F(%5) 2.44 Çizelge 4.45 den, dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan ana sap boğum sayısı değerinin en yüksek olduğu; dekara 8300 bitki ile bitki uygulamalarında oluşan ana sap boğum sayılarının birbirinden farksız ve daha düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. Bu durum, dekara 8300 ve bitki uygulamalarının pamukta ana sap boğum sayısını dekara 6250 bitki uygulamasına oranla önemli düzeyde, sırasıyla % 24.5 ve % 19.2 azalttığını göstermektedir. Çalışmadan artan bitki sıklıklarında boğum sayısında önemli düzeyde azalma olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Buxton ve ark. (1977), Bednarz ve ark. (2000), Siebert (2005) in, artan bitki sıklıklarında ana sap boğum sayısının önemli düzeyde düşük olduğuna ilişkin bulguları ile benzerlik göstermektedir. Çalışmadan ana sap boğum sayısı üzerinde Pix uygulamalarının etkili olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Zhao ve Oosterhuis (1999) un Pix uygulamaları ile ana sap boğum sayısı yönünden farklılık oluşmadığını belirten bulgularına benzerlik göstermekte; Shumway (1997) nin Pix uygulamalarının kontrole oranla ana sap boğum sayısını önemli düzeyde azalttığını; Nichols ve ark.(2003) nın Pix uygulanan bitkilerde ana sap boğum sayısının daha az olduğunu belirten bulgularına ise benzerlik göstermemektedir. 78

93 Koza Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.46 da verilmiştir. Çizelge Koza Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 7.00 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.46 dan, sıklık ve Pix uygulamalarının koza sayısına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama koza sayısı değerleri Şekil 15 de verilmiştir. 79

94 17,0 Koza sayısı (adet/bitki) 16,5 16,0 15,5 15,0 14,5 14,0 13, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 15. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının hasat döneminde saptanan koza sayısına etkisi Şekil 15 den, en yüksek ortalama koza sayısı değerinin, dekara bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. Çalışmadan bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının koza sayısında değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Bednarz ve ark. (2000) nın, toplam koza sayısının bitki sıklığı ile etkilenmediğini; Shumway (1997) ın Pix uygulamalarının kontrole koza sayısında önemli farklılıklara yol açmadığını; Zhao ve Oosterhuis (2000) un kontrole oranla, Pix ve Pix Plus bitki büyüme düzenleyici uygulamaları arasında koza sayısı yönünden istatistiksel olarak önemli farklılıklar oluşmadığını belirten bulguları ile uyum gösterirken; Düven (1992) nin bitki sıklığının azalması ile bitkideki koza sayısının arttığı; Boquet (2005) in, bitki sıklığında artışın, bitkide oluşan koza sayısını azalttığını; Siebert (2005) in, yüksek bitki sıklığına oranla, düşük bitki sıklığında bitkideki toplam koza sayısında yaklaşık 2 kat artış olduğu; Dong ve ark. (2006) nın, koza sayısının bitki sıklığı ile önemli 80

95 düzeyde etkilendiği; Rashdi (1998) nin Pix uygulamasının bitkideki koza sayısını arttırdığı yönündeki bulguları ile çelişir niteliktedir İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan ilk meyve dalı boğum sayısına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.47 de verilmiştir. Çizelge İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı ** Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 5.44 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.47 den, sıklık uygulamalarının ilk meyve dalı boğum sayısına etkili olduğu, Pix uygulamalarının ilk meyve dalı boğum sayısı yönünden birbirinden farklılık göstermediği; bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama ilk meyve dalı boğum sayısı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.48 de verilmiştir. 81

96 Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı (adet/bitki) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki sıklıkları İlk Meyve Dalı Boğum Sayısı (adet/bitki) 6250 bitki/da 5.3 a 8300 bitki/da 4.9 b bitki/da 4.6 b E.G.F(%5) 0.27 Çizelge 4.48 den, dekara 6250 bitki uygulamasında oluşan ilk meyve dalı boğum sayısı değerinin en yüksek olduğu; dekara 8300 bitki ile bitki uygulamalarında oluşan ilk meyve dalı boğum sayılarının birbirinden farksız ve daha düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. Bu durum, dekara 8300 ve bitki uygulamalarının pamukta ilk meyve dalı boğum sayısını dekara 6250 bitki uygulamasına oranla önemli düzeyde azalttığını göstermektedir. Çalışmadan artan bitki sıklıklarında ilk meyve dalı boğum sayısında önemli düzeyde azalma olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Buxton ve ark. (1977), Jones ve Wells (1997) nın, artan bitki sıklıklarında ilk meyve dalı boğum sayısının önemli düzeyde düşük olduğuna ilişkin bulguları ile benzerlik göstermekte; ilk meyve dalı boğum sayısının bitki sıklığı ile ilişkili olmadığını belirten Bednarz ve ark.(2000) ve Galanopoulou-Sendouka ve ark. (1980) nın bulguları ile çelişir niteliktedir Kütlü Pamuk Verimi Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan kütlü pamuk verimine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.49 da verilmiştir. 82

97 Çizelge Kütlü Pamuk Verimi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları ** Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 6.98 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.49 dan, Pix uygulamalarının kütlü pamuk verimine etkili olduğu, bitki sıklıklarının kütlü pamuk verimi yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmadan bitki sıklığının kütlü pamuk veriminde önemli bir değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Esparza ve Pedroza (1997), Bednarz ve ark. (2000) ve Boquet (2005) in, kütlü pamuk veriminin bitki sıklığı ile etkilenmediğine ilişkin bulguları ile uyum içinde bulunmakta; İncekara ve Turan (1977) ın birim alandaki bitki sayısının artmasıyla, kütlü pamuk veriminin arttığına; Goudreddy ve ark. (1995) ve Shekar ve ark. (1999) nın kütlü pamuk veriminin en yüksek bitki sıklığında daha fazla olduğuna ilişkin bulguları ile çelişmektedir. Bu durum bitki sıklığının kütlü pamuk verimi üzerindeki etkisinin üzerinde çalışılan genotipe, lokasyonlara ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak değiştiğini göstermektedir. Nitekim Akhtar ve ark. (2002) ve May ve Bednarz (2002) bitki sıklığına kütlü pamuk verimi tepkimesinin çeşitlere bağlı olarak değiştiğini, verim yönünden çeşit x sıklık interaksiyonunun önemli olduğunu ortaya koymuşlardır. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama kütlü pamuk verimi değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.50 de verilmiştir. 83

98 Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Kütlü Pamuk Verimi (kg/da) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Kütlü Pamuk Verimi (kg/da) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 370 b 397 b 430 a E.G.F(%5) Çizelge 4.50 den, çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamasının en yüksek kütlü pamuk verimi değerini verdiği; uygulamasız kontrol ile taraklanma başlangıcında Pix uygulamalarının anılan özellik yönünden birbirinden farksız ve en düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. Bu durum, çalışmada kullanılan çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamasının kütlü pamuk verimini kontrole oranla % 13.9 arttırdığını, taraklanma başlangıcında yapılan uygulamanın ise kütlü pamuk verimi yönünden kontrolden farksız olduğunu göstermektedir. Çalışmadan erken dönem Pix uygulamasına oranla daha geç dönem uygulamasının kütlü pamuk veriminde artış oluşturduğu yönünde saptanan bulgularımız; Rashdi (1998) nin Pix uygulamalarının kütlü pamuk verimini arttırdığına; Oosterhuis ve ark. (1997) nın Pix uygulamalarının kontrole oranla önemli düzeyde yüksek kütlü verimi oluşturduğuna; Shumway (1997), Athayde ve Lamas (1999), Jones (2001) ve Nichols ve ark. (2003) nın Pix uygulamasının kütlü pamuk verimi üzerindeki etkilerinin önemli olmadığına; Iqbal ve ark. (2004) nın Pix uygulamalarının, kontrole oranla daha yüksek kütlü pamuk verimini sonuçladığına ilişkin bulguları ile benzerlik göstermekte; Nobreqa ve ark. (1999) nın en yüksek kütlü pamuk veriminin, fide çıkışından 50 gün sonra yapılan Pix uygulaması ile elde edildiğine; Jones (2001) un mepiquat chloride ve değişik sıra aralığı uygulamalarının kütlü pamuk veriminde farklılıklar oluşturmadığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 84

99 Koza Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.51 de verilmiştir. Çizelge Koza Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları * Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 5.83 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.51 den, sıklık uygulamalarının koza ağırlığına etkili olmadığı, Pix uygulamalarının koza ağırlığı yönünden birbirinden farklılık gösterdiği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmadan bitki sıklığının koza ağırlığında önemli bir değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Cosico (1987) nun yüksek bitki sıklıklarında daha ağır kozaların oluştuğunu; Bednarz ve ark. (2000) nın koza ağırlığının, bitki sıklığı ile ters ilişki gösterdiğini; Johnson ve Saunders (2002) ın, koza ağırlığının bitki sıklığı ile önemli düzeyde etkilendiğini, koza ağırlığının düşük bitki sıklıklarında en fazla, yüksek bitki sıklıklarında en düşük olduğunu; Boquet (2005) in, bitki sıklığında artışın, koza ağırlığını azalttığını; Dong ve ark. (2006) nın, sıklık uygulamaları ile koza ağırlığında önemli farklılıklar ortaya çıktığını, bitki sıklığı arttıkça koza ağırlığının azalma eğiliminde olduğunu belirten bulguları ile çelişmektedir. 85

100 Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama koza ağırlığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.52 de verilmiştir. Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Koza Ağırlığı (g) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Koza Ağırlığı (g) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 7.38 a 7.11 ab 6.73 b E.G.F(%5) 0.42 Çizelge 4.52 den, en yüksek koza ağırlığı değerinin Pix uygulamasız kontrolde oluştuğu; bunu önemsiz farkla taraklanma başlangıcı Pix uygulamasında oluşan koza ağırlığının izlediği; çiçeklenme başlangıcı Pix uygulamasında oluşan koza ağırlığının, kontrolde oluşan koza ağırlığından önemli düzeyde düşük, ancak taraklanma başlangıcı Pix uygulamasındaki koza ağırlığından farksız olduğu izlenebilmektedir. Çalışmadan elde edilen bulgular Pix uygulamaları ile koza ağırlığının azalma eğilimi gösterdiğini, bu etkinin erken dönem uygulamasına oranla geç dönem uygulamasında daha önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgularımız, Rashdi (1998) nin Pix uygulamasının koza ağırlığını arttırdığına; Athayde ve Lamas (1999) ın Pix uygulamasının koza ağırlığı üzerinde etkisinin önemli olmadığına; Zhao ve Oosterhuis (1999) un, Mep Plus ve Pix uygulamasının da ortalama koza ağırlığını arttırdığını; Lamas (2001) ın Pix uygulamasının koza ağırlığında artışa yol açtığına ilişkin bulguları ile çelişir niteliktedir. 86

101 Koza Kütlü Pamuk Ağırlığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan koza kütlü pamuk ağırlığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.53 de verilmiştir. Çizelge Koza Kütlü Pamuk Ağırlığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 8.01 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.53 den, sıklık ve Pix uygulamalarının koza kütlü pamuk ağırlığına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama koza kütlü pamuk ağırlığı değerleri Şekil 16 da verilmiştir. 87

102 Koza kütlü pamuk ağırlığı (g) 5,8 5,7 5,6 5,5 5,4 5,3 5,2 5,1 5,0 4, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 16. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının koza kütlü pamuk ağırlığına etkisi Şekil 16 dan, en yüksek ortalama koza kütlü pamuk ağırlığı değerinin, dekara 8300 ve bitki sıklık uygulamaları ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızdan sıklık uygulamalarının koza kütlü pamuk ağırlığında etkili olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; İncekara ve Turan (1977), birim alandaki bitki sayısının artmasıyla, koza kütlü pamuk ağırlığında farklılık oluşmadığına ilişkin bulguları ile uyum göstermekte; Düven (1992) nin bitki sıklığının azalması ile koza kütlü pamuk ağırlığının arttığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 88

103 Çırçır Randımanı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan çırçır randımanına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.54 de verilmiştir. Çizelge Çırçır Randımanı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama ç Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 3.26 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.54 den, sıklık ve Pix uygulamalarının çırçır randımanına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama çırçır randımanı değerleri Şekil 17 de verilmiştir. 89

104 42,5 Çırçır randımanı (%) 42,0 41,5 41,0 40,5 40, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 17. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının çırçır randımanına etkisi Şekil 17 den, en yüksek ortalama çırçır randımanı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrolden elde edildiği görülmektedir. Çalışmadan bitki sıklığının ve Pix uygulamalarının çırçır randımanında önemli değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Boquet (2005) ve Dong ve ark. (2006) nın, çırçır randımanının sıklık uygulamalarından etkilenmediğini; Boman ve Westerman (1994) ile Athayde ve Lamas (1999) ın, Pix uygulamasının çırçır randımanı üzerindeki etkilerinin önemli olmadığını belirten bulguları ile uyum göstermekte; Smith ve ark. (1979), Gannaway ve ark. (1995), Bednarz ve ark. (2005) nın, artan bitki sıklıklarında çırçır randımanının azaldığına; Zhao ve Oosterhuis (1999) un, MepPlus ve Pix uygulamalarının çırçır randımanını azalttığına, Zhao ve Oosterhuis (2000) un çırçır randımanının, Pix uygulaması ile kontrole oranla önemli düzeyde düşük olduğuna ilişkin bulguları ile çelişmektedir 90

105 Lif Verimi Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif verimine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.55 de verilmiştir. Çizelge Lif Verimi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları ** Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 6.18 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.55 den, Pix uygulamalarının lif verimine etkili olduğu, bitki sıklıklarının lif verimi yönünden birbirinden farklılık göstermediği, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Bitki sıklığı uygulamalarının lif veriminde önemli değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız sıklığa bitki lif verim tepkimesinin kullanılan çeşide ve lokasyona bağlı olarak değişiklik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Nitekim, May ve Bednarz (2002) farklı çeşitlerle, farklı lokasyonlarda yürüttükleri çalışmada, lif verimi yönünden çeşit x bitki sıklığı interaksiyonunun önemli bulunduğunu; Dong ve ark. (2006) değişik pamuk çeşitleri ile yaptıkları iki yıllık çalışmada; bitki sıklığının lif verimi üzerindeki etkisinin önemli olmadığını ve uygulamalar arasındaki verim farklılıklarının çeşit ile çeşit x bitki sıklığı etkileşiminden kaynaklandığını; iki yılda da lif verimi yönünden çeşit ile sıklık arasında önemli etkileşim etkilerinin bulunduğunu ortaya koymuşlardır. 91

106 Çalışmadan bitki sıklığına ilişkin bulgularımız; Galadima ve ark. (2003) nın, yüksek bitki sıklığının yüksek lif verimi oluşturmadığını; Dong ve ark. (2006) nın, lif veriminin bitki sıklığı ile önemli düzeyde etkilenmediğini belirten bulguları ile uyum gösterirken; Bednarz ve ark. (2005) nın, yüksek bitki sıklığında lif veriminin, daha seyrek sıklığa oranla önemli düzeyde yüksek olduğu; Norton (2005) ve Boquet (2005) in, artan bitki sıklığında lif veriminin önemli düzeyde azaldığı; Siebert (2005) ve Bednarz ve ark. (2005) nın, en yüksek lif verimlerinin en sık ekimde elde edildiği yönündeki bulguları ile çelişmektedir. Çalışmada, Pix uygulamalarına ilişkin ortalama lif verimi değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.56 da verilmiştir. Çizelge Pix Uygulamalarının Ortalama Lif Verimi (kg/da) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Pix Uygulamaları Lif Verimi (kg/da) Kontrol Taraklanma başlangıcı 25 cc/da Çiçeklenme başlangıcı 75 cc/da 156 b 163 b 179 a E.G.F(%5) Çizelge 4.56 dan, en yüksek lif verimi değerinin çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamasında oluştuğu, kontrol ile taraklanma başlangıcı Pix uygulamalarında oluşan lif verimlerinin birbirinden farksız ve çiçeklenme başlangıcı Pix uygulamasında oluşan lif veriminden daha düşük değerde olduğu izlenebilmektedir. Bu durum erken dönem uygulamasına oranla daha geç dönem Pix uygulamalarının lif veriminde etkisinin olumlu olduğunu göstermektedir. Bulgularımız, Schott ve Schröder.(1979) in, ekimden 63 gün sonra Pix uygulamasının (çiçeklenme başlangıcında), uygulama ile oluşan kısa boylu bitkilerde, kanopide daha iyi hava ve güneş ışığı sirkülasyonunun tarak, koza silkmesini azaltıcı etkisi sonucunda kozaların daha iyi gelişmesi ve daha hızlı olgunlaşması nedeniyle özellikle ilk toplamada daha yüksek verimin elde edildiğine ilişkin bulguları ile benzerlik göstermekte; Boman ve Westerman (1994) nın Pix 92

107 uygulamasının lif verimini etkilemediğine; Biles ve Cothren (1999) in Pix uygulamalarının, pamukta ilk tarak ve koza oluşumuna kadar olan dönemde verim yönünden etkili olmadığınına; Zhao ve Oosterhuis (2000) un çiçeklenme başlangıcında Pix uygulaması ile lif veriminin çalışmanın 1. yılında uygulamasız kontrole oranla önemli düzeyde düşük, 2. yılında ise kontrolden farksız olduğuna; Yeates ve ark. (2002) nın 4. boğumdan ilk çiçek dönemine kadar çoklu ya da tek dozda verilen Pix uygulamaları ile verimin kontrole oranla artma eğiliminde olduğuna; Nichols ve ark. (2003) nın Pix uygulamalarının 3 yıllık çalışmanın 2 yılında da lif veriminde etkisinin önemli olmadığına; Norton ve Clark (2004) ın tek ya da bölünmüş Pix uygulamalarının lif veriminde farklık oluşturmadığı, en yüksek verimin uygulamasız kontrolde oluştuğuna ilişkin bulguları ile çelişmektedir. Bu durum çalışmalarda kullanılan çeşit, lokasyon ve yetiştirme koşullarının farklı olmasından kaynaklanmaktadır Lif Kalite Özellikleri Lif uzunluğu (% 50 SL) Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif uzunluğuna ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.57 de verilmiştir. 93

108 Çizelge Lif Uzunluğu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 2.74 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.57 den, sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama lif uzunluğu değerleri Şekil 18 de verilmiştir. Şekil 17 den, en yüksek ortalama lif uzunluğu değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. 94

109 28,3 28,2 Lif uzunluğu (mm) 28,1 28,0 27,9 27,8 27, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 18. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkisi Lif uzunluğu (% 2.5 SL) Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif uzunluğuna ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.58 de verilmiştir. Çizelge 4.58 den, sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 95

110 Çizelge Lif Uzunluğu Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 3.62 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama lif uzunluğu değerleri Şekil 19 da verilmiştir. Şekil 19 dan, en yüksek ortalama lif uzunluğu değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızdan sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğunda değişiklik oluşturmadığı yönünde elde edilen bulgular; Hawkins ve Peacock (1971), Baker (1976), Bridge ve ark. (1973), Fowler ve Ray (1977) ın bitki sıklıklarının lif uzunluğunda etkisinin önemsiz düzeyde olduğuna; Galadima ve ark. (2003) nın, yüksek bitki sıklıklarının lif uzunluğunda etkili olmadığına; Schott ve ark. (1981) nın, çiçeklenme başlangıcından önce ve çiçeklenme başlangıcında yapılan Pix uygulamalarının, pamuk lif uzunluğunda, Pix uygulamasız kontrole oranla değişiklik oluşturmadığına; Nichols ve ark. (2003) nın 3 yıllık çalışmanın 2 yılında Pix uygulamalarının lif uzunluğu üzerinde etkili olmadığına; Norton ve Clark (2004) ın tek ya da bölünmüş Pix uygulamalarının lif uzunluğunda farklık oluşturmadığı ilişkin bulguları ile benzerlik göstermekte; Zhao ve Oosterhuis (1999) un Pix uygulamalarının lif uzunluğu dışında lif parametrelerini etkilemediğine; Boquet (2005) in bitki sıklığında artışın lif uzunluğunda küçük ancak önemli azalmaya neden olduğuna ilişkin bulguları ile çelişir niteliktedir. 96

111 24,3 Lif uzunluğu (mm) 24,0 23,7 23,4 23,1 22,8 22, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 19. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğuna etkisi Lif Yeknesaklığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif yeknesaklığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.59 da verilmiştir. Çizelge 4.59 dan, bitki sıklığı uygulamalarının lif yeknesaklığına etkili olduğu, Pix uygulamalarının lif yeknesaklığı yönünden birbirinden farklılık göstermediği; bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 97

112 Çizelge Lif Yeknesaklığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 1.62 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmamızdan Pix uygulamalarının lif yeknesaklığı üzerinde değişiklik oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Nichols ve ark. (2003) nın 3 yıllık çalışma boyunca Pix uygulamalarının lif yeknesaklığı üzerinde etkili olmadığına; Norton ve Clark (2004) ın tek ya da bölünmüş Pix uygulamalarının lif yeknesaklığında farklık oluşturmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama lif yeknesaklığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.60 da verilmiştir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Lif Yeknesaklığı (%) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki Sıklıkları Lif Yeknesaklığı (%) 6250 bitki/da 84.0 b 8300 bitki/da 85.9 a bitki/da 84.7 b E.G.F(%5) 1.21 Çizelge 4.60 dan, dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan lif yeknesaklığı değerinin en yüksek olduğu; dekara 6250 bitki ile bitki uygulamalarında 98

113 oluşan lif yeknesaklığı değerlerinin birbirinden farksız ve daha düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. Çalışmamızdan bitki sıklığına lif yeknesaklığı tepkimesinin önemli olduğu yönünde saptanan bulgularımız, Bednarz ve ark. (2005) nın bitki sıklığı arttıkça lif uzunluğu dağılımının değişiklik gösterdiğine ve lif yeknesaklığındaki etkisinin, ortalama lif uzunluğunda bir değişiklik olmaksızın, bir azalma biçiminde ortaya çıktığını; Boquet (2005) in bitki sıklığında artışın lif yeknesaklığında küçük ancak önemli azalmaya neden olduğunu belirten bulguları ile benzerlik göstermekte; May ve Bednarz (2002) ın en uniform lif uzunluğunun en düşük bitki sıklığında oluştuğunu belirten bulguları ile çelişir niteliktedir Kısa Lif İndeksi Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan kısa lif indeksine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.61 de verilmiştir. Çizelge Kısa Lif İndeksi Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 17.4 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.61 den, sıklık ve Pix uygulamalarının kısa lif indeksine etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 99

114 Çalışmada, sıklık x Pix uygulamalarına ilişkin ortalama kısa lif indeksi değerleri Şekil 20 de verilmiştir. Şekil 20 den, en yüksek ortalama kısa lif indeksi değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Kısa lif indeksi 8,0 7,0 6,0 5,0 4,0 3,0 2,0 1,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 20. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının kısa lif indeksine etkisi Çalışmamızdan elde edilen bulgular; Bednarz ve ark. (2005) nın artan sıklıklarda, kısa lif içeriğinin arttığına; May ve Bednarz (2002) ın değişik çeşit ve lokasyonlarda yaptıkları çalışmada, kısa lif içeriğinin bir lokasyonda yalnızca çeşit ile, diğer lokasyonda ise bitki sıklığı ile etkilendiğini, en düşük kısa lif içeriğinin en düşük bitki sıklığında oluştuğuna; Boquet (2005) in bitki sıklığında artışın kısa lif indeksinde küçük ancak önemli artışa neden olduğuna ilişkin bulguları ile benzerlik göstermemektedir. 100

115 Lif Kopma Dayanıklılığı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif kopma dayanıklılığına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.62 de verilmiştir. Çizelge 4.62 den, sıklık uygulamalarının lif kopma dayanıklılığına etkili olduğu, Pix uygulamalarının lif kopma dayanıklılığı yönünden birbirinden farklılık göstermediği; bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çizelge Lif Kopma Dayanıklılığı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı * Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 9.23 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmamızdan Pix uygulamalarının lif kopma dayanıklılığında farklılık oluşturmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Nichols ve ark. (2003) nın 3 yıllık çalışma boyunca Pix uygulamalarının lif kopma dayanıklılığı üzerinde etkili olmadığına; Norton ve Clark (2004) ın tek ya da bölünmüş Pix uygulamalarının lif kopma dayanıklılığında farklık oluşturmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermekte; Boman ve Westerman (1994) ın lif kopma dayanıklılığının yürüttükleri çalışmanın bir yılında mepiquat chloride uygulaması ile arttığına ilişkin bulguları ile çelişmektedir. Çalışmada, sıklık uygulamalarına ilişkin ortalama lif kopma dayanıklılığı değerleri ve E.G.F. testine göre oluşan gruplar Çizelge 4.63 de verilmiştir. 101

116 Çizelge 4.63 den, dekara 8300 bitki uygulamasında oluşan lif kopma dayanıklılığı değerinin en yüksek olduğu; dekara 6250 bitki ile bitki uygulamalarında oluşan lif kopma dayanıklılığı değerlerinin birbirinden farksız ve daha düşük değerlerde olduğu izlenebilmektedir. Çizelge Sıklık Uygulamalarının Ortalama Lif Kopma Dayanıklılığı (g/tex) Değerleri ve Oluşan Gruplar. Bitki Sıklıkları Lif Kopma Dayanıklılığı (g/tex) 6250 bitki/da 27.2 b 8300 bitki/da 29.6 a bitki/da 27.4 b E.G.F(%5) 1.39 Çalışmamızdan sıklık uygulamalarına lif kopma dayanıklılığı tepkimesinin önemli olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Hawkins ve Peacock (1971), Baker (1976), Bridge ve ark. (1973) ve Boquet (2005) in bitki sıklığındaki değişmelerin lif kopma dayanıklılığını etkilemediğine; Bednarz ve ark. (2005) nın, artan bitki sıklıklarında lif kopma dayanıklılığının arttığına ilişkin bulguları ile benzerlik göstermemekte; Schott ve ark. (1981) nın, lif kopma dayanıklılığı yönünden, Pix uygulamasız kontrol ile çiçeklenme başlangıcından önce ve çiçeklenme başlangıcında yapılan Pix uygulamaları arasında değişiklik oluşmadığına ilişkin bulguları ile benzerlik göstermektedir. 102

117 Lif Esneme Oranı Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif esneme oranına ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.64 de verilmiştir. Çizelge 4.64 den, sıklık ve Pix uygulamalarının lif esneme oranına etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çizelge Lif Esneme Oranı Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 7.58 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama lif esneme oranı değerleri Şekil 21 de verilmiştir. Şekil 21 den, en yüksek ortalama lif esneme oranı değerinin, dekara 8300 bitki sıklığı uygulaması ile Pix uygulamasız kontrol parsellerinden elde edildiği görülmektedir. 103

118 11,0 Lif esneme oranı (%) 10,0 9,0 8,0 7,0 6,0 5, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 21. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif esneme oranına etkisi Çalışmamızdan sıklık uygulamalarına lif esneme oranı tepkimesinin önemsiz olduğu yönünde saptanan bulgularımız; Hawkins ve Peacock (1971), Baker (1976), Bridge ve ark. (1973) ve Boquet (2005) in bitki sıklığındaki değişmelerin lif esneme oranını etkilemediğine ilişkin bulguları ile benzerlik göstermekte; Boman ve Westerman (1994) ın lif esneme oranının yürüttükleri çalışmanın bir yılında mepiquat chloride uygulaması ile etkilendiğine ilişkin bulguları ile çelişmektedir Lif İnceliği Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan lif inceliğine ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.65 de verilmiştir. 104

119 Çizelge Lif İnceliği Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 3.25 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.65 den, sıklık ve Pix uygulamalarının lif inceliğine etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama lif inceliği değerleri Şekil 22 de verilmiştir. Şekil 22 den, en yüksek ortalama lif inceliği değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile Pix uygulamasız kontrol ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızdan sıklık uygulamalarının lif inceliğinde etkisinin önemli olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Nichols ve ark. (2003) nın 3 yıllık çalışma boyunca Pix uygulamalarının lif inceliği üzerinde etkili olmadığına; Norton ve Clark (2004) ın tek ya da bölünmüş Pix uygulamalarının lif inceliğinde farklık oluşturmadığına ilişkin bulgularına benzerlik göstermekte; Bridge ve ark. (1973), Baker (1976), Fowler ve Ray (1977) ın bitki sıklıklarının lif inceliğinde etkisinin önemli olduğuna; Jones ve Wells (1998) in lif inceliğinin bitki sıklığı arttıkça azalma eğilimi gösterdiğine; Galadima ve ark. (2003), Bednarz ve ark. (2005) nın, yüksek bitki sıklıklarında lif inceliğinin azaldığına; Boquet (2005) in bitki sıklığında artışın lif inceliğinde küçük ancak önemli azalmaya neden olduğuna; Schott ve ark. (1981) nın, çiçeklenme başlangıcından önce ve çiçeklenme başlangıcında Pix 105

120 uygulanan bitkilerden elde edilen liflerin, Pix uygulamasız kontrol bitkilerinin liflerine oranla daha iyi incelik değerleri oluşturduğuna ilişkin bulguları ile çelişir niteliktedir. 6,0 5,0 Lif inceliği 4,0 3,0 2,0 1,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 22. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif inceliğine etkisi Parlaklık Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan parlaklığa ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.66 da verilmiştir. 106

121 Çizelge Parlaklık Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 2.71 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çizelge 4.66 dan, sıklık ve Pix uygulamalarının parlaklığa etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama parlaklık değerleri Şekil 23 de verilmiştir. Çalışmamızda kullanılan uygulamaların, pamuk lifi parlaklığına etkili olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Bednarz ve ark. (2005) nın lif parlaklığının bitki sıklığı ile etkilenmediğine ilişkin bulgularına benzerlik göstermekte; Boman ve Westerman (1994) nın lif parlaklığının Mepiquat chloride uygulaması ile etkilendiğine ilişkin bulguları ile çelişmektedir. 107

122 70,0 Parlaklık 60,0 50,0 40,0 30,0 20,0 10,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 23. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının parlaklığa etkisi Şekil 23 den, en yüksek ortalama parlaklık değerinin, dekara 6250 bitki sıklığı ile taraklanma başlangıcında 25 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir Sarılık Çalışmada farklı bitki sıklığı ve Pix uygulamalarına göre saptanan sarılığa ilişkin verilerin varyans analiz sonuçları Çizelge 4.67 de verilmiştir. Çizelge 4.65 den, sıklık ve Pix uygulamalarının sarılığa etkili olmadığı, bitki sıklığı x Pix interaksiyonunun önemsiz olduğu izlenebilmektedir. 108

123 Çizelge Sarılık Verilerine İlişkin Varyans Analiz Sonuçları Değişim Kaynağı SD KT KO F Tekrarlama Bitki sıklığı Hata Pix uygulamaları Bitki Sıklığı x Pix Hata Toplam DK (%) 12.3 *: Uygulamalar arasındaki fark 0.05 düzeyinde önemli ** : Uygulamalar arasındaki fark 0.01 düzeyinde önemli Çalışmada, sıklık ve Pix uygulamalarına ilişkin ortalama sarılık değerleri Şekil 24 de verilmiştir. Şekil 24 den, en yüksek ortalama sarılık değerinin, dekara bitki sıklığı ile çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamalarından elde edildiği görülmektedir. Çalışmamızda kullanılan uygulamaların, pamuk lif sarılığına etkili olmadığı yönünde saptanan bulgularımız; Bednarz ve ark. (2005) nın lif sarılığının bitki sıklığı ile etkilenmediğine ilişkin bulgularına benzerlik göstermektedir. 109

124 7,0 6,0 Sarılık 5,0 4,0 3,0 2,0 1,0 0, Bitki Sıklığı, adet da -1 Pix Uygulamaları, cc da -1 Şekil 24. Bitki sıklık ve Pix uygulamalarının sarılığa etkisi 110

125 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Ali KARATAŞ 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Çukurova bölgesi ekolojik koşullarında bitki sıklığı (m 2 ye 12.50, 8.30 ve 6.25 bitki) ile Pix (kontrol, taraklanma başlangıcında 25 cc/da ve çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da) uygulamalarının, SG-125 pamuk çeşidinin büyüme, verim ve lif kalitesine etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılan bu çalışmada elde edilen sonuçlar, aşağıda incelenen özellikler yönünden özlü olarak verilmiştir. 1. Ekimden 70 gün sonra saptanan vejetatif ve generatif büyüme özellikleri yönünden; Bitki sıklığı uygulamalarının sap kuru madde ağırlığı, yaprak alan indeksi, ana sap boğum sayısı ve koza sayısı özelliklerinde önemli farklılıklar oluşturduğu; Pix uygulamalarının ise yaprak kuru madde ağırlığı özelliği yönünden etkili olduğu; bitki sıklık ve Pix uygulamalarının vejetatif kuru madde ağırlığı, generatif kuru madde ağırlığı, koza kuru madde ağırlığı, toplam kuru madde ağırlığı, bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı özelliklerinde farklılık oluşturmadığı saptanmıştır. Sap kuru madde ağırlığı : en yüksek sap kuru madde ağırlığı 8300 bitki/da uygulamasında oluşmuştur. Yaprak alan indeksi : 6250 bitki/da ile 8300 bitki/da uygulamaları yaprak alan indeksi yönünden birbirinden farksız ve en yüksek değerleri oluşturmuştur. Ana sap boğum sayısı: 6250 bitki/da uygulamasında ana sap boğum sayısı değeri en yüksek olmuştur. Koza sayısı: 8300 bitki/da uygulamasında koza sayısı önemli düzeyde yüksek olmuştur. Yaprak kuru madde ağırlığı: çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamasında oluşan yaprak kuru madde ağırlığı önemli düzeyde farklı ve daha yüksek olmuştur. 111

126 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Ali KARATAŞ 2. Ekimden 100 gün sonra saptanan vejetatif ve generatif büyüme özellikleri yönünden; Bitki sıklığı uygulamalarının generatif kuru madde ağırlığı, koza kuru madde ağırlığı, yaprak alan indeksi, odun dalı sayısı ve koza sayısı özelliklerinde önemli farklılıklar oluşturduğu; Pix uygulamalarının ise anılan özellikler yönünden etkili olmadığı; bitki sıklık ve Pix uygulamalarının vejetatif kuru madde ağırlığı, sap kuru madde ağırlığı, yaprak kuru madde ağırlığı, toplam kuru madde ağırlığı, bitki boyu, meyve dalı sayısı ve ana sap boğum sayısı özelliklerinde farklılık oluşturmadığı saptanmıştır. Generatif kuru madde ağırlığı : 6250 ile 8300 bitki/da uygulamalarında generatif kuru madde ağırlıkları birbirinden farksız ve önemli düzeyde daha yüksek olmuştur. Koza kuru madde ağırlığı: 6250 ile 8300 bitki/da uygulamalarında koza kuru madde ağırlığı birbirinden farksız ve en yüksek olmuştur. Yaprak alan indeksi: en yüksek değer 6250 bitki/da sıklık uygulamasında oluşmuştur. Odun dalı sayısı: 6250 bitki ile 8300 bitki/da uygulamalarında odun dalı sayısı değerleri birbirinden farksız ve en yüksek olmuştur. Koza Sayısı: 6250 bitki ile 8300 bitki/da uygulamaları en yüksek koza sayısı değerini vermiştir. 3. Hasat dönemi saptanan vejetatif ve generatif büyüme özellikleri yönünden; Bitki sıklığı uygulamalarının bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, ana sap boğum sayısı, ilk meyve dalı boğum sayısı özelliklerinde önemli farklılıklar oluşturduğu; Pix uygulamalarının ise bitki boyu, odun dalı sayısı, meyve dalı sayısı, kütlü pamuk verimi, koza ağırlığı, lif verimi özellikleri yönünden etkili olduğu; bitki sıklık ve Pix uygulamalarının koza sayısı, koza kütlü pamuk ağırlığı, çırçır randımanı özelliklerinde farklılık oluşturmadığı saptanmıştır. Bitki boyu: en yüksek bitki boyu değerleri 6250 bitki/da uygulaması ve Pix uygulamasız kontrol parsellerinde oluşmuştur. 112

127 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Ali KARATAŞ Odun dalı sayısı : en yüksek odun dalı sayısı değerleri 6250 bitki/da uygulaması ve Pix uygulamasız kontrolde oluşmuştur. Meyve dalı sayısı: en yüksek meyve dalı sayısı değerleri bitki/da uygulaması ve Pix uygulamasız kontrolde oluşmuştur. Ana sap boğum sayısı: 6250 bitki/da uygulamasında oluşan ana sap boğum sayısı değeri en yüksek olmuştur. İlk meyve dalı boğum sayısı: 6250 bitki/da uygulamasında oluşan ilk meyve dalı boğum sayısı değeri en yüksek olmuştur. Kütlü pamuk verimi: çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulaması en yüksek kütlü pamuk verimini oluşturmuştur. Koza ağırlığı: en yüksek koza ağırlığı değeri Pix uygulamasız kontrolde oluşmuş; bunu önemsiz farkla taraklanma başlangıcı Pix uygulamasında oluşan koza ağırlığı izlemiştir. Lif verimi: en yüksek lif verimi değeri çiçeklenme başlangıcında 75 cc/da Pix uygulamasında oluşmuştur. 4. Lif kalite özellikleri yönünden; Bitki sıklığı uygulamalarının lif yeknesaklığı, lif kopma dayanıklılığı özelliklerinde önemli farklılıklar oluşturduğu; Pix uygulamalarının ise anılan lif kalite özelliklerinin hiçbirisinde etkili olmadığı; bitki sıklık ve Pix uygulamalarının lif uzunluğu (% 50 SL), lif uzunluğu (% 2.5 SL), kısa lif indeksi, lif esneme oranı, lif inceliği, lif parlaklığı ve lif sarılığı özelliklerinde farklılık oluşturmadığı saptanmıştır. Lif yeknesaklığı : 8300 bitki/da uygulamasında oluşan lif yeknesaklığı değeri en yüksek olmuştur. Lif kopma dayanıklılığı : 8300 bitki/da uygulamasında oluşan lif kopma dayanıklılığı değeri en yüksek olmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre bitki sıklığı ve Pix uygulamalarının incelenen çoğu tarımsal özellikler yönünden önemli farklılıklar oluşturduğu belirlenmiştir. Özellikle bitki sıklığı ve Pix uygulamaları ile bitki büyümesinin önemli özelliklerinden olan ana sap boğum sayısı ve bitki boyunda oluşan 113

128 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Ali KARATAŞ farklılıklar, bitki sıklığında değişikliğin, bitki boyunun başka bir deyişle kontrollü bitki büyümesinin kontrolünde bitki büyüme düzenleyicilerle birlikte eklemeli bir amenajman aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Fazla vejetatif büyüme nedeniyle pamuk bitkisinin Pix uygulamasına verim tepkimesinin azaldığı seyrek bitki sıklıkları ile karşılaştırıldığında, kısa boylu ve boğum sayısı daha az bitkileri oluşturan sık bitki yoğunluklarında, bitki büyüme düzenleyici uygulamaları kullanım gereksinimini azaltabilecek böylece daha az yoğun bitki yönetimini sonuçlayabilecektir. Verimde sıklık etkisinin önemli bulunmayışı; pamuk bitkisinde özellikle çiçeklenme başlangıcında Pix uygulamasının, sıklıklar önemli olmaksızın, verim tepkimesi yönünden önemli olabildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışmada kullanılan uygulamalarının lif kalite özellikleri üzerine olumsuz etkileri gözlenmediğinden, son yıllarda tekstil için önemli sorun durumuna gelen istenilmeyen mikroner artışının azaltılması ya da mikroner değerinin düşürülmesi için artan bitki sıklığı uygun bir yöntem olabilir. 114

129 KAYNAKLAR ABRO, G.H.,SYED, T.S.,ZHANG, M.S Effect of application of a plant growth regulator and micronutrients on insect pest infestation and yield components of cotton. Journal of Entomolgy. 1 (1): AKHTAR, M., CHEEMA, M.S., JAMIL, M., FAROQ, M.R., ASLAM, M. Aslam Effect of plant density on four short statured cotton varieties. Asian Journal of Plant Sciences. 1(6): ANONİM Balancing Plant and Crop Performance. Cotton Physiology Today. Newsletter of the Cotton Physiology Education Program. National Cotton Council. V.4, No.3. ANONİM Planting seed-rate considerations.cotton World. ATHAYDE, M.L.F., LAMAS, F.M Sequential applications of Mepiquat chloride in cotton plants. Pesquisa Agropecuaria Brasileira. 34 (3): BAKER,S.H Response of cotton to row patterns and plant populations.agron. J.68: BEDNARZ, C.W., BRIDGES, D.C., BROWN, S.M Analysis of cotton yield stability across population densities. Agron. J. 92, BEDNARZ, C.W., NICHOLS, R.L., BROWN, S.M Plant density modifies within-canopy cotton fiber quality. Crop Science. 46 (2): BEDNARZ, C.W., SHURLEY, W.D., ANTHONY, W.S., NICHOLS, R.L Yield, quality and profitability of cotton produced at varying plant densities. Agronomy Journal. 97: BILES, S.P., COTHREN, J.T Fruiting and development of cotton treated with combinations of Mepiquat Chloride and PGR-IV. In 1999 Proc. Beltwide Cotton Conf. New Orleans LA.6-10 January Volume 2. Natl Cotton Counc.p BILES, S.P., COTHREN, J. T Flowering and yield response of cotton to application of Mepiquat Chloride and PGR-IV. Crop Science. 41:

130 Boman, R.K., WESTERMAN, R.L Nitrogen and Mepiquat chloride effects on the production of nonrank, irrigated, short-season cotton. Journal of Production Agriculture. 7 (1): BOQUET, D.J Cotton in ultra-narrow row spacing: plant density and nitrogen fertilizer rates. Agronomy Journal. 97 (1): BRIDGE, R.R., MEREDITH, W.R., CHISM, J.F Influence of planting method and plant population on cotton (G. hirsutum L.). Agron. J. 65, BRIGGS, R.E Effect of the growth regulator Pix on cotton in Arizona. p. 32. In Proc. Beltwide Cotton Conf. St. Louis, MO Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. BUXTON, D.R., BRIGGS, R.E., PATTERSON, L.L., WATKINS, S.D Canopy characteristics of narrow-row cotton as affected by plant density. Agron. J. 69: CATHEY, G.W., MEREDITH, W.R Cotton response to planting date and Mepiquat chloride. Agron. J. 80: CHEN, D., WANG, Z., WU, Y., XU, B., CAI, R Study on the photosynthetic production and dry matter distribution character of Bt-transgenic cotton. Acta Gossypii Sin. 10, COOK, D.R., KENNEDY, C.W Early flower bud loss and mepiquat chloride effects on cotton yield distribution. Crop Science. 40 (6): CRAWFORD, S.H Effects of Mepiquat chloride on cotton in Northeast Louisiana. p In Proc. Beltwide Cotton Conf. New Orleans, LA. 4-8 Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. COSICO, V.B Agronomic characters and maturity as affected by plant density and topping in cotton. Cotton research and development Ins. Batar, Ilocos Norte (Philippines) Technical Report (CY ). p DONG, H., LI, W., TANG, Z., ZHANG, D Increased yield and revenue with a seedling transplanting system for hybrid seed production in Bt cotton. J. Agron. Crop Sci. 191,

131 DONG, H.Z., LI, W.J., TANG, W., LI, Z.H., ZHANG, D.M Effects of genotypes and plant density on yield, yield components and photosynthesis in Bt transgenic cotton. J. Agronomy&Crop Science 192, DONG, H., LI, W., TANG, W., LI, Z., ZHANG, D.M., NIU, Y Yield, quality and leaf senescence of cotton grown at varying planting dates and plant densities in the Yellow River Valley of China. Field Crops Research. 98: DÜVEN, E Çukurova koşullarında farklı gelişme özelliklerine sahip üç pamuk çeşidinde (G. hirsutum L.) sırt ve düz toprak işleme şekilleri ile farklı sıra üzeri uzaklıkların verim ve verim unsurlarına etkisi üzerine bir araştırma. Yüksek Lisans Tezi. Adana. 55 S. EL-SHINNAWY, A., GHALY, F.M Effect of plant density on growth and yield in two Upland cotton cultivars (G. hirsutum L.) Agric. Res. Rev. Egypt 63, ESPARZA, M.J.H., PEDROZA, A.S Effect of plant density and harvesting date on yield and quality of cotton. ITEA-production Vegetal. 93: FOWLER, J.L., RAY, L.L Response of two cotton genotypes to five equidistant spacing patterns. Agron. J. 69: GALADIMA, A., HUMSAN, S.H., SILVERTOOTH, J.C Plant population effect on yield and fiber quality of three upland cotton varieties at Maricopa Agricultural Center, Arizona Cotton Report, The University of Arizona Coll.of Agriculture and Life Sciences.Index at http: // cals. Arizona. edu. / pubs/crops / az1312. GALANOPOULOU-SENDOUKA, S., SFICAS, A.G., FOTIADIS, N.A., GAGIANAS, A.A., GERAKIS, P.A Effect of population density, planting date, and genotype on plant growth and development of cotton. Agron. J. 72: GANNAWAY, J.R., HAKE, K., HARRINGTON, R.K Influence of plant population upon yield and fiber quality. P In P. Dugger and D. A. Richter (ed.) Proc. Beltwide Cotton Prod. Res. Conf., San Antonio, TX. 4-7 Jan Natl. Cotton Counc. of Am., memphis, TN. 117

132 GOUDREDDY, B.S., PUJARI, B.T., SATHYANARAYANARAO, V.S., VEERANNA, K., MANJAPPA, GUGARI, A.K Influence of plant populations, sowing dates and moisture conservation methods on the yield of DCH-32 cotton. J. Moharashtara Agric. Univ., 20: GUO, C., OOSTERHUIS, D.M Compatibility of PGR IV and Pix. In Proc. Beltwide Cotton Production Research Conferences. San Diego, 5-8 January,1994. p GWATHMEY, C.O.,CRAIG, C.C.Jr Managing earliness in cotton with mepiquat-type growth regulators. Crop Management; /CM RS. HAKE, K., BURCH, T., HARVEY, L., KERBY, T., SUPAK, J Plant population. Physiology Today. Newsletter of the Cotton Physiology Education Program.National Cotton Council.Vol:2, Number 4. HAKE, K., BURCH, T., HARVEY, L., KERBY, T., SUPAK, J Plant Population. Physiology Today. Feb. 1991, V. 2, No.4. HAKE, D.A., BHARAD, G.M., KOHALE, S.K., NAGDEVE, M.B Effect of plant population on growth and yield of pre-monsoon cotton under drip irrigation system. Indian Journal of Agronomy. 37 (2): HALEMANI, H.L., HALLIKERI, S.S Response of compact and early maturing cotton genotypes to plant population levels under rainfed conditions. J. Cotton Res. Dev. 16, HAWKINS, B.S., PEACOCK, and H.A. Peacock Response of Atlas cotton to variations in plants per hill and with-in row spacings. Agron. J. 63: HEILMEN, M.D Interactions of nitrogen with Pix on the growth and yield of cotton. p. 47. In Proc. Beltwide Cotton Conf. New Orleans, LA. 4-8 Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. HEITHOLT, J.J Canopy characteristics associated with deficient and excessive cotton plant population densities. Crop Sci. 34: HELALOĞLU, C Harran ovası nda değişik sıra arası ve sıra üzeri mesafelerinin pamuk verimine etkisi. T.C. Tarım Orman ve Köyişleri 118

133 Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Köy Hizmetleri Şanlıurfa Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Genel Yayın No:40, Rapor Serisi No.:26, 32 s. HOWARD, D.D., GWAHMEY, C.O., LESSMAN, G.M., ROBERTS, R.K Fertilizer additive rate and plant growth regulator effects on cotton. The Journal of Cotton Science. 5: İNCEKARA, F., TURAN, Z.M Ekim sıklığının dört pamuk çeşidinde bazı agronomik karakterlere ve değişik yöntemlere göre analiz edilen erkencilik üzerine etkisi.e.ü.z.f. yayınları. No:303. Ege Üniversitesi Matbaası. Bornova-İzmir. 69 s. IQBAL, M., IQBAL, M.Z., KHAN, R.S.A., HAYAT, K., CHANG, M.A Response of new cotton variety MNH-700 to Mepiquat chloride under varying plant population. Pakistan Journal of Biological Sciences. 7(11): JADHAO, J.K., DEGAONKAR, A.M., NARKHEDE, W.N Performance of hybrid cotton cultivars at different plant densities and nitrogen levels under rainfed conditions. Indian J. Agron. 38, JOHNSON, J.R., SAUNDERS, J.R Evaluation of row spacing for cotton. Annual Report of the North Mississippi Research and Extension Center, Mis. Agric. & For. Expt. Sta. Info. Bull. 386 pp JONES, R.G., BALLER, P.J., ROOF, M.E., LANGSTON, M.A Effect of reduced rates of Ethephon on late-season insect oviposition and feeding sites in cotton. J. Entomol. Sci. 25: JONES, M.A., WELLS, R Dry matter allocation and fruiting patterns of cotton grown at two divergent plant populations. Crop Sci.. 37: JONES, M.A., WELLS, R Fiber yield and quality of cotton grown at two divergent plant densities. Crop Sci. 38: JONES, M.A Evaluation of ultra narrow row cotton in South Carolina. p In Proc. Beltwide Cotton Prod. Res. Conf., Anaheim, CA Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN 119

134 KERBY, T.A., GEORGE, A., WEIR B.L., McCUTCHEON, O.D., VARGAS, R.N., WEIR, B., BRITTAN K., KUKAS, R Effect of Pix on yield, earliness, and cotton plant growth when used at various nitrogen levels. p In Proc. Beltwide Cotton Prod. Res. Conf., Las Vegas, NV. 3-7 Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. KERBY, T.A UNR cotton production system trial in the Mid South. p In Proc. Beltwide Cotton Prod. Res. Conf., San Diego, CA. 5-9 Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN KITTOCK, D.L., SELLEY, R.A., CAIN, C.J., TAYLOR, B.B Plant population and plant height effects on pima cotton lint yield. Agron. J. 78: LAMAS, F.M Comparative study of Mepiquat chloride and Chlormeqaut chloride application in cotton. Pesquisa Agrospecuria Brasileira. 36 : MAY, O.L., and BEDNARZ, C.W Plant density effects on expression of cotton yield components and fiber quality. 15 th Annual EFS Conference June, Memphis, TN. MILLHOLLON, E.P., WATERS, J.C Evaluation of several plant growth regulaators in Louisiana. p In Proc. Beltwide Cotton Conf. New Orleans, LA Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. MINZENMAYER, R., RIPLEY, J., HERNANDEZ, P., SANSONE C., WARRICK B Kellermeier s Cotton Growth Regulator Test. Result Demonstration Test. Texas Agricultural Extension Service.The Texas A&M University System.http//sanangelo.tamu.edu/agronomy/1997TGBtCottonGrowthCon troltest.pdf MONKS, D., M. PATTERSON Plant growth regulation influence cotton growth and yield. Highlights of Agricultural Research. Volume 42 Number 4 Winter MUNK, D.S. Plant density and planting date impacts on Pima cotton development. Proceedings of the 10th Australian Agronomy Conference, Hobart

135 MUNK, D., WEIR, B., WRIGHT, S., VARGAS R., MUNİER, D Pima cotton growth and yield responses to late-season applications of Mepiquat chloride. The Journal of Cotton Science. 2: NARKHEDE, W.N., BHARAD, G.M., KOHALE, S.K Effect of plant density and drip irrigation on pre-monsoon cotton (Gossypium hirsutum L.). Indian Journal of Agronomy. 41 (1): NICHOLS, S.T., SNIPES, C.E., JONES, M.A Evaluation of row spacing and Mepiquat chloride in cotton. The Journal of Cotton Science. 7: NOBREQA, L.B., VIEVA, D.J., BELLRAO, N.E., AZEREDO, D.M.P., AZENEDO, D.M.D Effect of growth regulator Mepiquat chloride on cotton yield in the serao region of Paraiba State, Brazil. Revistade Oleaginos as e Fibrosas. 3: NORTON, E.J., SILVERTOOTH, J.C Mepiquat chloride effects on irrigated cotton in Arizona. NORTON, E.R., CLARK, L.J Mepiquat formulation evaluation in Southeastern Arizona. Arizona Cotton Report. p.138 ( May 2004). NORTON, E.J Evaluation of plant population effects on lint yield and fiber quality.arizona Cotton Report. p OOSTERHUIS, D.M., WULLSCHLEGER, S.D., RUTHERFORD, S Plant physiological responses to Pix. In: D.M. Oosterhuis (ed). Proc Cotton Res. Meeting. University of Arkansas Agricultural Experiment Station, Special Report 149: OOSTERHUIS, D.M., STEGER, A., McCONNELL, J.S Field evaluation of plant growth regulators in Summaries of Cotton Research in Progress. Special Report-Arkansas Agricultural Experiment Station.No.183, OOSTERHUIS D.M.; ZHAO D Physiological and yield responses of cotton to MepPlus and Mepiquat chloride. Special Report-Arkansas Agricultural Experiment Station.No.188, OOSTERHUIS, D.M., ZHAO D Field evaluation of plant growth regulators. In D.M. Oosterhuis (ed.) Proc Cotton Research Meeting and 121

136 Summaries of Cotton Research in Progress. Spec. Rep Ark. Agric. Exp. Stn. Fayetteville, AR. p ÖZBEK, H., DİNÇ, U., KAPUR, S Çukurova üniversitesi yerleşim sahası topraklarının detaylı etüd ve haritası. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Yayın No: 73, Bilimsel Araştırma ve İncelemeler, 8. Adana PALOMO, G.A., GODOY, A.S Effect of plant population on agronomic characteristics of two cotton cvs. Agricultura Tecnica en Mexico. 20 (2): PEEBLES, R.H., HARTOG, G.T Effects of spacing on some agronomic and fiber characteristics of irrigated cotton. USDA Tech.Bull.219. PEGELOW, E.G.Jr., BUXTON, D.R., BRIGGS, R.E., MURAMOTO, H., GENSLER W.G Canopy photosynthesis and transpiration of cotton as affected by leaf type.crop Sci.17:1-4. POTHIRAJ, P., JAGANATHAN, N.T., VENKİTASWAMY, R., PREMSEKHAR M., PURUSHOTHMAN S Effect of growth regulators in cotton. MCU9. Madras Agric. J. 82: RASHDI, S.M.H Host plant resistance of bioregulator treated cotton to bollworms and sucking complex and its impact on yield and yield components. Final Research Report. Nuclear Institute of Agriculture, Tandojam, Pakistan. pp.37. REDDY, V.R., HODGES, H.F., BAKER, D.N Temperature and Mepiquat chloride effects on cotton canopy architecture. Argon. J. 82: REDDY, V.R., TRENT, A., ACOCK, B Mepiquat chloride and irrigation versus cotton growth and development. Agron. J. 84: REDDY, A.R., REDDY, K.R., HODGES, H.F Mepiquat chloride (Pix) induced changes in photosynthesis and growth of cotton. Plant Growth Regulation. 20 (3): ROBERTSON, W.C Effect of MepPlus and Mepiquat chloride on lint yield of cotton. Special Report.Arkansas Agricultural Experiment Station. No.188,

137 ROBERTSON, W.C., LORENZ, G., WILLIAMS, K.R., RODERY, S., FISCHER A., GRIFFIN B Cotton yield response to midbloom applications of PGR-IV. Proc. of the 1999 Cotton Research Meeting and Summaries. p SALEEM, M.B., BUXTON D.R Carbohydrate status of narrow-cotton as related to vegetative and fruit development. Crop Sci. 16: SHUMWAY, C.R Effect of Pix TM and PGR-IV TM on cotton development and yield potential Special report-arkansas Agricultural Experiment Station, Division of Agriculture,University of Arkansas. No.172, SCHOTT, P.E., SCHRÖDER, M Modification of the growth of Gossypium spp. by the plant growth regulator Mepiquat chloride. Proc. IXth Int. Congress of Plant Protection, Washington, D.C., USA. SCHOTT, P.E., SCHMIDT, G., RITTIG, F.R., O NEAL D Influence of Mepiquat chloride on the behaviour of cotton fiber in the textile processing stages. Proc. VIIIth Annual meeting of the Plant Growth Regulator Society of America, St. Petersburg, Florida, USA., August 3-6, SHEKAR, B.G., PRASAD, K.T.R., MAHANTESH, B. SHIVANNA, S Kapas yield and economics of hybrid cotton (G. hirsutum) as influenced by inter and intra row spacings. Current Res. Univ. Agric. Sci. Banglore, 28: SHUMWAY, C.R Effect of Pix rate on cotton development and yield potential Summaries of Cotton Research in Progress. p SHUMWAY, C.R A Comparison of Mepichlor TM and MepPlus TM on cotton development and yield potential. Special Report. Arkansas Agricultural Experiment Station No.188, SIEBERT, J.D., STEWART, A.M., LEONARD, B.R Plant population and intra row seeding configuration effects on cotton growth and yield. pp In Proc. Beltwide Cotton Conf. New Orleans, LA, 4-7 Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. 123

138 SIEBERT, J.D Plant population and seeding configuration effects on cotton growth and yield. A Dissertation submitted to graduate Faculty of the Louisiana State University and Agricultural and Mechanical College in partial fullfillment of the requirements for the degree of Doctor of Philosophy. Chapter 2. pp SIEBERT, J.D., STEWART, A.M., LEONARD, B.R Comparative growth and yield of cotton planted at various densities and configurations. Agronomy Journal. 98: SILVERTOOTH, J.C Row spacing, plant population and yield relationships. arizona.edu/crops/cotton/comments/april1999cc.html SILVERTOOTH, J.C., EDMISTEN, K.L., McCARTHY, W.H Production practices. In C.W. Smith ed. Cotton: Origin, History, Technology, and Production. pp John Wiley&Sons, Inc. New York, NY. SINGH, T., BRAR, Z.S Effect of growth-regulators and defoliant on yield and maturity of upland cotton (Gossypium hirsutum) under irrigated conditions. Indian Journal of Agronomy. 44 (1): SMITH, C.W., WADDLE, B.A., RAMEY, H.H., Jr Plant spacings with irrigated cotton. Argon. J. 71: STEGER, A., OOSTERHUIS, D.M Seed treatment with plant growth regulators to enhance emergence and seedling growth. p In Proc. Beltwide Cotton Conf., New Orleans, LA Jan Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. TABUGADER, W.A., MENGUITA, M.C Nitrogen fertilization and density requirements of cotton cv. CRDN 175. Philippine Journal of Crop Sci. V.23. p.25. THAKAR, S., BRAR, Z.S., SINGH, T Effect of growth regulator and defoliant on yield and maturity of upland cotton Gossypium hirsutum L. Under irrigated conditions. Indian J. Agron. 44: WALTER, H., GAUSMANN, H.W., RITTIG, F.R., NAMKIN, L.M., ESCOBAR, D.E., RODRIGUEZ, R.R Effects of Mepiquat chloride on cotton 124

139 plant leaf and canopy structure and dry weights of its components. p In Proc. Beltwide Cotton Prod. Res. Conf., St. Louis, MO.6-10 Jan. Natl. Cotton Counc. Am., Memphis, TN. WANG, C., ISODA, A., WANG, P Growth and yield performance of some cotton cultivars in Xinjiang, China an arid area with short growing period. J. Agron. Crop Sci. 1190, WANJURA, D.F Cotton yield response to plant spacing uniformity. Transactions of the Amer. Soc. Agric. Engineers. 23: WILLIFORD, J.R Production of cotton on narrow row spacing. Trans. ASAE. 35: YEATES, S.J., CONSTABLE, G.A., McCUMSTIE, T Developing management options for Mepiquat chloride in tropical winter season cotton. Field Crops Research. 74: YORK, A.C Cotton cultivar response to Mepiquat chloride. Agron. J.75: ZHAO, D., OOSTERHUIS, D.M Physiological, growth and yield responses of cotton to MepPlus and mepiquat chloride. In 1999 Proceedings Beltwide Cotton Conferences, Orlando, Florida USA, 3-7 January, 1999; [edited by Dugger, P.; Richter D.] Memphis, USA National Cotton Council. Volume 1. p ZHAO, D. OOSTERHUIS, D.M..1997a. Physiological and yield responses of shaded cotton plants to application of the plant growth regulator PGR-IV. J. Plant Growth Regulation 17: ZHAO, D., OOSTERHUIS, D.M. 1997b. Physiological response of growth chambergrown plants to the plant growth regulator PGR-IV under water-deficit stress. J. Environ.Exp.Bot. 38: ZHAO, D,. OOSTERHUIS, D.M Comparison of cotton yield responses to MepPlus and Pix. Proc. of the 1999 Cotton Research Meeting and Summaries. p

140 ZHAO, D., OOSTERHUIS, D.M Pix Plus and Mepiquat chloride effects on physiology, growth and yield of field-grown cotton. Journal Plant Growth Regulation. 19:

141 ÖZGEÇMİŞ 1979 yılında Adana nın Karaisalı ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Adana da tamamladım yılında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünü kazandım ve 2002 yılında mezun oldum yılında Tarla Bitkileri Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimime başladım. Kasım 2006 tarihinden itibaren KWS TÜRK firmasında çalışmaktayım. 127

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Nurhak GENÇ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE POTASYUM GÜBRELEMESİNİN PAMUK ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE KALİTESİNE ETKİLERİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA,

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Mehmet YILDIZ DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA FARKLI ZAMANLARDA VE DOZLARDA UYGULANAN PİX TM İN PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) TARIMSAL

Detaylı

Mehmet YILDIZ N.Sezer SİNAN Sema BAŞBAĞ Tarla Bitkileri ABD Tarla Bitkileri ABD D.Ü Tarla Bitkileri ABD

Mehmet YILDIZ N.Sezer SİNAN Sema BAŞBAĞ Tarla Bitkileri ABD Tarla Bitkileri ABD D.Ü Tarla Bitkileri ABD DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA FARKLI ZAMANLARDA VE DOZLARDA UYGULANAN PİX TM İN PAMUĞUN (Gosspium hirsutum L.) TARIMSAL VE TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ * Effects of Pıx Whıch Applıed Dıfferent

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Erdal ATAŞ FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI

Detaylı

Pamukta Erkencilik, Verim ve Lif Teknolojik Özelliklerin Kalıtımı

Pamukta Erkencilik, Verim ve Lif Teknolojik Özelliklerin Kalıtımı Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Bilimleri Dergisi (J. Agric. Sci.), 2007, 17(2): 67-72 Araştırma Makalesi/Article Geliş Tarihi: 18.01.2007 Kabul Tarihi: 12.07.2007 Pamukta Erkencilik,

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA EKİM SIKLIĞININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) VERİM, VERİM UNSURLARI VE LİF ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ

İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA EKİM SIKLIĞININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) VERİM, VERİM UNSURLARI VE LİF ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI 2016-YL-058 İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA EKİM SIKLIĞININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) VERİM, VERİM UNSURLARI VE LİF

Detaylı

FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ *

FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ * FARKLI ZAMANLARDA EKİLEN PAMUKTA DEĞİŞİK DEFOLİYANT UYGULAMA ZAMANLARININ VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ * Effects of Defoliation Timings on Yield and Fiber Quality of Cotton Planted at Different Dates* Erdal

Detaylı

Farklı Azot ve Fosfor Dozlarının Pamuğun Verim, Verim Bileşenleri ve Bazı Erkencilik Kriterlerine Etkisi*

Farklı Azot ve Fosfor Dozlarının Pamuğun Verim, Verim Bileşenleri ve Bazı Erkencilik Kriterlerine Etkisi* TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2006, 12 (2) 121-129 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Farklı Azot ve Dozlarının Pamuğun Verim, Verim Bileşenleri ve Bazı Erkencilik Kriterlerine Etkisi* Çetin KARADEMİR 1 Emine

Detaylı

ANTALYA KOŞULLARINDA ÇUKUROVA 1518 PAMUK ÇEŞİDİNİN BİTKİ İZLEME YÖNTEMLERİ İLE BİTKİSEL GELİŞİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ANTALYA KOŞULLARINDA ÇUKUROVA 1518 PAMUK ÇEŞİDİNİN BİTKİ İZLEME YÖNTEMLERİ İLE BİTKİSEL GELİŞİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2009,26(2):42-56 ISSN 1300-3496 ANTALYA KOŞULLARINDA ÇUKUROVA 1518 PAMUK ÇEŞİDİNİN BİTKİ İZLEME YÖNTEMLERİ İLE BİTKİSEL GELİŞİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Detaylı

EKĐM ZAMANI VE BĐTKĐ SIKLIĞININ PAMUK VERĐMĐ ÜZERĐNE ETKĐSĐ

EKĐM ZAMANI VE BĐTKĐ SIKLIĞININ PAMUK VERĐMĐ ÜZERĐNE ETKĐSĐ ANADOLU, J. of AARI 15 (1) 2005, 34-43 MARA EKĐM ZAMANI VE BĐTKĐ SIKLIĞININ PAMUK Taner BOZBEK Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Aydın/TURKEY Aydın ÜNAY Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Aydın/TURKEY

Detaylı

PAMUKTA BÖLGELERARASI FARKLILIKLAR

PAMUKTA BÖLGELERARASI FARKLILIKLAR PAMUKTA BÖLGELERARASI FARKLILIKLAR Doç. Dr. Çetin KARADEMİR Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü 21.YÜZYILDA PAMUK ÇALIŞTAYI 23-24 MART 2016 KAHRAMANMARAŞ 1 Sıcak bir iklim bitkisi

Detaylı

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE FARKLI EKİM SIKLIKLARININ VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA* An Investigation

Detaylı

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) BİTKİSİNİN VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GİBBERELLİK ASİDİN (GA 3 ) FARKLI DOZ VE UYGULAMA ZAMANLARININ

Detaylı

Effects of Organic and Conventional Growing Techniques on Cotton Yield and Quality Criteria in Menemen Plain, Aegean Region

Effects of Organic and Conventional Growing Techniques on Cotton Yield and Quality Criteria in Menemen Plain, Aegean Region Türkiye IV. Organik Tarım Sempozyumu, 28 Haziran - 1 Temmuz 2010, Erzurum, Sunulu Bildiri Ege Bölgesinde, Menemen Ovasında Organik Ve Konvansiyonel Tarım Uygulamalarının Pamuk Verimi Ve Kalite Kriterleri

Detaylı

Ege Bölgesinde, Menemen Ovasında Organik Ve Konvansiyonel Tarım Uygulamalarının Pamuk Verimi Ve Kalite Kriterleri Üzerine Etkileri

Ege Bölgesinde, Menemen Ovasında Organik Ve Konvansiyonel Tarım Uygulamalarının Pamuk Verimi Ve Kalite Kriterleri Üzerine Etkileri Türkiye IV. Organik Tarım Sempozyumu, 28 Haziran - 1 Temmuz 2010, Erzurum, (Sunulu Bildiri) Ege Bölgesinde, Menemen Ovasında Organik Ve Konvansiyonel Tarım Uygulamalarının Pamuk Verimi Ve Kalite Kriterleri

Detaylı

HR.Ü.Z.F.Dergisi, 2010,14(1): 27-36 J.Agric.Fac.HR.U., 2010,14(1): 27-36. Araştırma Makalesi

HR.Ü.Z.F.Dergisi, 2010,14(1): 27-36 J.Agric.Fac.HR.U., 2010,14(1): 27-36. Araştırma Makalesi HR.Ü.Z.F.Dergisi, 2010,14(1): 27-36 J.Agric.Fac.HR.U., 2010,14(1): 27-36 Araştırma Makalesi FARKLI GELİŞME DÖNEMLERİNDE VE DOZLARDA MEPİQUAT CHLORİDE UYGULAMALARININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) VERİM

Detaylı

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Türkiye 10. Tarla Bitkileri Kongresi, Konya-2013, Kitap2, sayfa 350-357 YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN

Detaylı

Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Verim, Verim Unsurları, Lif Kalite Özellikleri

Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Verim, Verim Unsurları, Lif Kalite Özellikleri AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 245-250 AZERBAYCAN DA ELDE EDİLMİŞ BAZI MUTANT PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİTLERİNİN ŞANLIURFA KOŞULLARINDA VERİM VE LİF KALİTE ÖZELLİKLERİNİN

Detaylı

Pamukta Lif Kalite Özelliklerinde Melez Azmanlığı

Pamukta Lif Kalite Özelliklerinde Melez Azmanlığı KSÜ Doğa Bil. Derg., 20(1), 54-66, 2017 KSU J. Nat. Sci., 20(1), 54-66, 2017 Araştırma Makalesi/Research Article DOI : 10.18016/ksujns.65079 Pamukta Lif Kalite Özelliklerinde Melez Azmanlığı Hüseyin GÜNGÖR

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Ali AYTEKİN SAF VE KARIŞIK ÇEŞİT EKİMİNİN PAMUK (Gossypium hirsutum L.) BİTKİSİNDE VERİM VE LİF KALİTESİNE ETKİSİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM

Detaylı

BAZI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) HAT/ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE TEKNOLOJİK ÖZELİKLER ARASI İLİŞKİLER

BAZI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) HAT/ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE TEKNOLOJİK ÖZELİKLER ARASI İLİŞKİLER BAZI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) HAT/ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE TEKNOLOJİK ÖZELİKLER ARASI İLİŞKİLER Çetin KARADEMİR 1 * Emine KARADEMİR 1 Remzi EKİNCİ 1 1 Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü,

Detaylı

Pamuğun Üretim ve Ticaretindeki Bölgesel Farklılıklar

Pamuğun Üretim ve Ticaretindeki Bölgesel Farklılıklar Pamuğun Üretim ve Ticaretindeki Bölgesel Farklılıklar Doç. Dr. Osman ÇOPUR Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü 63100 ŞANLIURFA E-mail: [email protected] 1 10 Billions Dünya Nüfusu

Detaylı

Kasım Külek ÖZ Özaltın Tarım İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. 21. Yüzyılda Pamuk Çalıştayı Mart 2016-Kahramanmaraş

Kasım Külek ÖZ Özaltın Tarım İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. 21. Yüzyılda Pamuk Çalıştayı Mart 2016-Kahramanmaraş Kasım Külek ÖZ Özaltın Tarım İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. 21. Yüzyılda Pamuk Çalıştayı 23-24 Mart 2016-Kahramanmaraş Dünya nın ve Ülkemizin önde gelen ürünlerinden olan pamuk: çiftçi, tohum firmaları,

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Kenan BOYACI BAZI PAMUK (Gosspium ssp.) GENOTİPLERİNİN ÇOKLU DİZİ (Line x Tester) MELEZLERİNDE TARIMSAL VE TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİN KALITIMI ÜZERİNDE

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Ökkeş DUYMAZ PAMUKTA (Gossypium ssp.) F 1 DÖL KUŞAĞINDA TARIMSAL VE TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİN GENETİK YAPISI ÜZERİNDE BİR ÇALIŞMA TARLA BİTKİLERİ

Detaylı

RESEARCHES ON EFFECTS OF DEFOLIANT APPLICATIONS ON YIELD, FIBER AND SEED QUALITY IN SECOND CROP COTTON (Gossypium hirsutum L.

RESEARCHES ON EFFECTS OF DEFOLIANT APPLICATIONS ON YIELD, FIBER AND SEED QUALITY IN SECOND CROP COTTON (Gossypium hirsutum L. ANADOLU, J. of AARI 20 (1) 2010, 91-110 MARA İKİNCİ ÜRÜN PAMUK (Gossypium hirsutum L.) TARIMINDA DEFOLİANT UYGULAMALARININ VERİM, LİF VE TOHUM KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI* Yıldız SOKAT Ege

Detaylı

İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2016, 25 (Özel sayı-2):125-130 Araştırma Makalesi (Research Article) İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve

Detaylı

İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA FARKLI EKİM ZAMANLARININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) BAZI KOZA VE LİF TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ*

İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA FARKLI EKİM ZAMANLARININ PAMUĞUN (Gossypium hirsutum L.) BAZI KOZA VE LİF TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ* Araştırma / Research Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 25; 12(1) : 1-8 Journal of Adnan Menderes University Agricultural Faculty 25; 12(1) : 1-8 İKİNCİ ÜRÜN KOŞULLARINDA FARKLI EKİM

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Fuat Can BİLGİ PLASTİK MALÇLI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) EKİM YÖNTEMİNİN PAMUKTA ERKENCİLİK VERİM VE VERİM UNSURLARI İLE LİF TEKNOLOJİK

Detaylı

YÜKSEK LİSANS TEZİ. ÇUKUROVA BÖLGESİ KOŞULLARINA BAZI PAMUK (G. hirsutum L.) GENOTİPLERİNİN ADAPTASYONU VE STABİLİTESİ.

YÜKSEK LİSANS TEZİ. ÇUKUROVA BÖLGESİ KOŞULLARINA BAZI PAMUK (G. hirsutum L.) GENOTİPLERİNİN ADAPTASYONU VE STABİLİTESİ. ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİ KOŞULLARINA BAZI PAMUK (G. hirsutum L.) GENOTİPLERİNİN ADAPTASYONU VE STABİLİTESİ Ramazan DANACI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Yusuf KILIÇ MARDİN/DERİK EKOLOJİK KOŞULLARINDA İKİNCİ ÜRÜN OLARAK YETİŞTİRİLEBİLECEK PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİTLERİNİN TARIMSAL

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI KOLZ (rassica napus oleifera L.) 2001 TRIMSL EĞERLERİ

Detaylı

Sıvı Hayvan Gübresinin Pamuk (G. hirsutum L.) Tarımında Üst Gübre Olarak Kullanılmasının Vegetatif Gelişmeye ve Lif Değerlerine Etkisi

Sıvı Hayvan Gübresinin Pamuk (G. hirsutum L.) Tarımında Üst Gübre Olarak Kullanılmasının Vegetatif Gelişmeye ve Lif Değerlerine Etkisi Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2016, 25 (Özel sayı-2):94-99 Araştırma Makalesi (Research Article) Sıvı Hayvan Gübresinin Pamuk (G. hirsutum L.) Tarımında Üst Gübre Olarak Kullanılmasının

Detaylı

Pamukta Muhafaza Islahı

Pamukta Muhafaza Islahı Güven BORZAN DOĞU AKDENİZ GEÇİT KUŞAĞI TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ Bitkisel üretim; toprak, su,iklim gibi doğal kaynaklar ile kimyasal ve organik gübreler, pestisit, tarım makineleri, tohum

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

Bağcılıkta Yeşil (Yaz) Budaması Uygulamaları

Bağcılıkta Yeşil (Yaz) Budaması Uygulamaları Bağcılıkta Yeşil (Yaz) Budaması Uygulamaları Turcan TEKER Ziraat Yüksek Mühendisi Yetiştirme Tekniği Bölüm Başkanlığı 06.04.2017 Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü MANİSA Yeşil Budama Gözlerin uyanmasından

Detaylı

DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA ANADOLU, J. of AARI 10 (2) 2000, 35-45 MARA DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Hasan KILIÇ İrfan ÖZBERK Fethiye ÖZBERK

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI HARRAN OVASI KOŞULLARINDA SOĞUĞA TOLERANT PAMUK GENOTİPLERİNİN BELİRLENMESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ KAHRAMANMARAŞ

Detaylı

İKİNCİ ÜRÜN PAMUKTA (Gossypium hirsutum L.) YAPRAK DÖKTÜRÜCÜ KİMYASALLARIN ÖNEMLİ MORFOLOJİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ

İKİNCİ ÜRÜN PAMUKTA (Gossypium hirsutum L.) YAPRAK DÖKTÜRÜCÜ KİMYASALLARIN ÖNEMLİ MORFOLOJİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ Araştırma / Research Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 2016; 13(1) : 107 114 Journal of Adnan Menderes University Agricultural Faculty 2016; 13(1) : 107 114 İKİNCİ ÜRÜN PAMUKTA (Gossypium

Detaylı

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Akide ÖZCAN 1 Mehmet SÜTYEMEZ 2 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv., Afşin Meslek Yüksekokulu,

Detaylı

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3 ÇUKUROVA DA YAPRAKPİRELERİNİN [ASSYMETRESCA DECEDENS (PAOLI) VE EMPOASCA DECIPIENS PAOLI.(HOMOPTERA:CICADELLIDAE)] PAMUK BİTKİSİNDEKİ POPULASYON DEĞİŞİMLERİ* The Population Fluctuations of Leafhoppers

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

Patateste Genotip x Çevre İnteraksiyonları ve Yorumlanması

Patateste Genotip x Çevre İnteraksiyonları ve Yorumlanması Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2004, 41(3):123-131 ISSN 1018-8851 Patateste Genotip x Çevre İnteraksiyonları ve Yorumlanması Önder ÇAYLAK 1 Celal ÇALIŞKAN 1 Hamdi AYGÜN 2 Summary Genotype x Environment Interactions

Detaylı

KURAKLIK STRESİNE DAYANIKLI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİT ISLAHINDA KULLANILACAK PAMUK GENOTİPLERİNİN BELİRLENMESİ

KURAKLIK STRESİNE DAYANIKLI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİT ISLAHINDA KULLANILACAK PAMUK GENOTİPLERİNİN BELİRLENMESİ vii T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI 2014-YL-049 KURAKLIK STRESİNE DAYANIKLI PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİT ISLAHINDA KULLANILACAK PAMUK GENOTİPLERİNİN

Detaylı

PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA

PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA LİF BİTKİLERİ PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA Ön bitki pamuk ise toprak işlemesine çubuk kesme ile başlanır. Sap kesiminden sonra toprak pullukla 20-30 cm derinden sürülür. Kışa doğru tarlanın otlanması

Detaylı

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Farklı Azot ve Fosfor Uygulamalarının Pamukta Verim ve Lif Teknolojik Özelliklere Etkisi*

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Farklı Azot ve Fosfor Uygulamalarının Pamukta Verim ve Lif Teknolojik Özelliklere Etkisi* GOÜ. Ziraat Fakültesi Dergisi, 2005, 22 (12), 55-61 Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Farklı Azot ve Uygulamalarının Pamukta Verim ve Lif Teknolojik Özelliklere Etkisi* Çetin Karademir 1 Emine Karademir

Detaylı

Determination of Seed Rate on Winter Lentil (Lens culinaris Medik.) cv. Kafkas

Determination of Seed Rate on Winter Lentil (Lens culinaris Medik.) cv. Kafkas Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2008, 17 (1-2): Araştırma Makalesi Kafkas Kışlık Kırmızı Mercimek (Lens culinaris Medik.) Çeşidinde Tohum Miktarının Belirlenmesi Derya SÜREK 1, Erol

Detaylı

EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2014-2015 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ

EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2014-2015 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2014-2015 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ İzmir Ticaret Borsası ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Detaylı

Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri

Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2005, 11 (4) 417-421 Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri Necat TOĞAY 1 Yeşim TOĞAY

Detaylı

Ege Sahil Kuşağına Uygun Kavuzsuz Yulaf Çeşidinin Geliştirilmesi Beslenme Yaklaşımı

Ege Sahil Kuşağına Uygun Kavuzsuz Yulaf Çeşidinin Geliştirilmesi Beslenme Yaklaşımı Ege Sahil Kuşağına Uygun Kavuzsuz Yulaf Çeşidinin Geliştirilmesi Beslenme Yaklaşımı 07.10.2016 Özge YILDIZ Gıda Yük. Müh. Aydın İMAMOĞLU, Seda PELİT Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü İzmir Proje:

Detaylı

Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim Zamanlarının Belirlenmesi

Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim Zamanlarının Belirlenmesi U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2012, Cilt 26, Sayı 1, 1-16 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University) Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim

Detaylı

ANTALYA KOŞULLARINDA PATATESTE FARKLI HASAT ZAMANLARININ VE BİTKİ SIKLIKLARININ BAZI AGRONOMİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ

ANTALYA KOŞULLARINDA PATATESTE FARKLI HASAT ZAMANLARININ VE BİTKİ SIKLIKLARININ BAZI AGRONOMİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 219-224 ANTALYA KOŞULLARINDA PATATESTE FARKLI HASAT ZAMANLARININ VE BİTKİ SIKLIKLARININ BAZI AGRONOMİK ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİSİ Ercan ÖZKAYNAK

Detaylı

Kimi Yembezelyesi Çeşitlerinde (Pisum arvense L.) Sıra Arası Mesafelerinin Tohum Verimi ile Bazı Verim Özelliklerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma

Kimi Yembezelyesi Çeşitlerinde (Pisum arvense L.) Sıra Arası Mesafelerinin Tohum Verimi ile Bazı Verim Özelliklerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ceylan ve Ark. Araştırma Makalesi (Research Article) Yaşar Tuncer KAVUT A. Esen ÇELEN Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, 35100, İzmir / Türkiye sorumlu yazar: [email protected]

Detaylı

Archived at http://orgprints.org/19289

Archived at http://orgprints.org/19289 KAHRAMANMARAŞ TA ORGANİK PAMUK ÜRETİM OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Zir.Yük.Müh. M.Nefi KISAKÜREK 1 [email protected], Zir.Yük.Müh. Doğan GÖZCÜ 1 dgozcü@hotmail.com, Dr.Bekir Bülent ARPACI 1, [email protected],

Detaylı

Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar

Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2001, 38(2-3):39-46 ISSN 1018-8851 Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar Metin ALTINBAŞ 1 Hasan SEPETOĞLU

Detaylı

BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNİN ANA ÜRÜN VE TURFANDA ÜRETİM KOŞULLARINDAKİ PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNİN ANA ÜRÜN VE TURFANDA ÜRETİM KOŞULLARINDAKİ PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNİN ANA ÜRÜN VE TURFANDA ÜRETİM KOŞULLARINDAKİ PERFORMANSLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Mehmet Emin Çalışkan 1*, Sevgi Çalışkan 1, Ufuk Demirel 1, Zsolt Polgar 2 1 Niğde Üniversitesi,

Detaylı

FARKLI YETİŞTİRME ORTAMLARININ SERA VE İKLİM ODASI KOŞULLARINDA PATATES (Solanum tuberosum L.) MİNİ YUMRU ÜRETİMİNE ETKİLERİ

FARKLI YETİŞTİRME ORTAMLARININ SERA VE İKLİM ODASI KOŞULLARINDA PATATES (Solanum tuberosum L.) MİNİ YUMRU ÜRETİMİNE ETKİLERİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2004, 17(2), 109-114 FARKLI YETİŞTİRME ORTAMLARININ SERA VE İKLİM ODASI KOŞULLARINDA PATATES (Solanum tuberosum L.) MİNİ YUMRU ÜRETİMİNE ETKİLERİ Ercan ÖZKAYNAK

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ. Sinan ALICI

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ. Sinan ALICI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ KAHRAMANMARAŞ ŞARTLARINDA FARKLI AZOT DOZLARI İLE SIRA ÜZERİ EKİM MESAFELERİNİN II. ÜRÜN MISIR (Zea mays L.) BİTKİSİNDE VERİM, VERİM UNSURLARI

Detaylı

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ TÜRKĠYE NĠN BĠRLEġMĠġ MĠLLETLER ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ÇERÇEVE SÖZLEġMESĠ NE ĠLĠġKĠN ĠKĠNCĠ ULUSAL BĠLDĠRĠMĠNĠN HAZIRLANMASI FAALĠYETLERĠNĠN DESTEKLENMESĠ PROJESĠ ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

Detaylı

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.) 1 Önemi, Kökeni ve Tarihçesi 1850 li yılara kadar dünya şeker üretiminin tamamı şeker kamışından elde edilmekteydi. Günümüzde ise (2010 yılı istatistiklerine

Detaylı

EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2015-2016 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ

EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2015-2016 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ EGE BÖLGESİ VE ÇEVRESİ 2015-2016 DÖNEMİ PAMUK EKİLİ ALANLARININ VE ÜRÜN REKOLTESİNİN UZAKTAN ALGILAMA TEKNİĞİ-UYDU VERİLERİ KULLANILARAK BELİRLENMESİ İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde İzmir Ticaret

Detaylı

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 KONYA YÖRESİNDE FARKLI EKİM ZAMANLARINDA YETİŞTİRİLEN BAZI HAVUÇLARDA KALİTE Tahsin SARI 1 Mustafa PAKSOY 2 1 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü,

Detaylı

SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 229-234 SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR Ahmet ÖZ Halil KAPAR Karadeniz Tarımsal Araştırma

Detaylı

EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ. Lütfullah ÖZCAN

EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ. Lütfullah ÖZCAN EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ Lütfullah ÖZCAN Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı, Adana-TURKEY

Detaylı

İkinci Ürün Mısırda Farklı Potasyum Doz ve Su Stresi Koşullarının Kaldırılan N, P, K Miktarlarına Etkileri

İkinci Ürün Mısırda Farklı Potasyum Doz ve Su Stresi Koşullarının Kaldırılan N, P, K Miktarlarına Etkileri İkinci Ürün Mısırda Farklı Potasyum Doz ve Su Stresi Koşullarının Kaldırılan N, P, K Miktarlarına Etkileri Özlem Gürbüz Kılıç 1 Nevin Eryüce 2 ÖZET Çalışma, farklı su stresi koşullarında potasyumun farklı

Detaylı

Okra ve Normal Yapraklı Pamuklarda (Gossypium hirsutum L.) Bazı Fizyo-Morfolojik Oluşumların Verim ile Olan İlişkileri

Okra ve Normal Yapraklı Pamuklarda (Gossypium hirsutum L.) Bazı Fizyo-Morfolojik Oluşumların Verim ile Olan İlişkileri TARIM BĠLĠMLERĠ DERGĠSĠ 2008, 14 (3) 217-221 ANKARA ÜNĠVERSĠTESĠ ZĠRAAT FAKÜLTESĠ Okra ve Normal Yapraklı Pamuklarda (Gossypium hirsutum L.) Bazı Fizyo-Morfolojik Oluşumların Verim ile Olan İlişkileri

Detaylı

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Mahmut Tepecik 1 M.Eşref İrget 2 ÖZET Düzce ili merkeze bağlı Otluoğlu köyünde çiftçi koşullarında yürütülen bu denemede K un farklı

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Meltem TÜRKERİ YERFISTIĞINDA (Arachis hypogaea L.) VERİM VE VERİM UNSURLARININ KORELASYON VE PATH KATSAYISI ANALİZİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA

Detaylı

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR vii ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ Murat ÇAĞLAR Yüksek Lisans Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Saadettin YILDIRIM 2014, 65 sayfa

Detaylı

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ADİ FİĞ (VİCİA SATİVA L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA *

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ADİ FİĞ (VİCİA SATİVA L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA * DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI ADİ FİĞ (VİCİA SATİVA L.) ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA * A Study About The Determınatıon Of Yıeld And Yıeld Components

Detaylı

ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ

ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ ANADOLU, J. of AARI 15 (1) 2005, 49-60 MARA ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ Gökhan DEMĐRCĐ Saime ÜNVER Ankara Üniversitesi Ziraat

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Didem YİĞİTOĞLU KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE (Cicer arietinum L.) VERİM

Detaylı

The Effects of Different Farming Techniques and Growth Regulator PIX s on Seed Cotton Yield and Earliness in Cotton

The Effects of Different Farming Techniques and Growth Regulator PIX s on Seed Cotton Yield and Earliness in Cotton ADÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 2009; 6(1): 29-33 PAMUKTA FARKLI ÜRETİM TEKNİKLERİNİN VE BÜYÜME DÜZENLEYİCİSİ PİX İN VERİM VE ERKENCİLİK ÜZERİNE ETKİSİ İbrahim YALÇIN 1, İlkay YAVAŞ 2, Nurettin TOPUZ 1, Aydın

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

AYDIN KOŞULLARINDA FARKLI SULAMA YÖNTEMLERİ VE SULAMA PROGRAMLARININ PAMUKTA KÜTLÜ KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ *

AYDIN KOŞULLARINDA FARKLI SULAMA YÖNTEMLERİ VE SULAMA PROGRAMLARININ PAMUKTA KÜTLÜ KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ * ADÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 2005; 2(1) : 17-22 AYDIN KOŞULLARINDA FARKLI SULAMA YÖNTEMLERİ VE SULAMA PROGRAMLARININ PAMUKTA KÜTLÜ KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ * 1 1 1 1 Ersel YILMAZ, Necdet DAĞDELEN, Fuat

Detaylı

Iğdır University Journal of the Institute of Science and Technology. Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi

Iğdır University Journal of the Institute of Science and Technology. Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Araştırma Makalesi / Research Article Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. (2): 97-05, 20 Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Iğdır University Journal

Detaylı

Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): , 2012 ISSN: , E-ISSN: X,

Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): , 2012 ISSN: , E-ISSN: X, Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): 126-130, 2012 ISSN: 1308-3945, E-ISSN: 1308-027X, www.nobel.gen.tr Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Bazı Macar Fiğ (Vicia Pannonica CRANTZ.) Genotiplerinin Ot Verimi,

Detaylı

Tolga YENER, Hüseyin BAŞAL

Tolga YENER, Hüseyin BAŞAL Araştırma / Research Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 2016; 13(1) : 63-69 Journal of Adnan Menderes University Agricultural Faculty 2016; 13(1) : 63-69 İKİNCİ ÜRÜN PAMUK (Gossypium

Detaylı

Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma

Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2002) 16(2): 25-34 Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma Abdullah KARASU * Mehmet ÖZ ** A. Tanju GÖKSOY

Detaylı

ÖZET. İlhan TURGUT * Arzu BALCI **

ÖZET. İlhan TURGUT * Arzu BALCI ** Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2002) 16(2): 79-91 Bursa Koşullarında Değişik Ekim Zamanlarının Şeker Mısırı (Zea mays saccharata Sturt.) Çeşitlerinin Taze Koçan Verimi İle Verim Öğeleri Üzerine Etkileri

Detaylı

Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi

Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 5 (1):44-49, 2010 ISSN 1304-9984, Araştırma M. ÖZ, A. KARASU Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi

Detaylı

Ayten DOLANÇAY(l) Şaire R. TÜRKOĞLU(l) HacerKAYA*1 Petek TOKLU01

Ayten DOLANÇAY(l) Şaire R. TÜRKOĞLU(l) HacerKAYA*1 Petek TOKLU01 Ç.Ü.Z.F. D ergisi, 2007, 22 ( 1 ) : 29-3 8 j.a g ric. Fac. Ç.O., 2007, 22 ( 1 ) : 29-38 G üneydoğu A nadolu Bölgesi K oşullarında Farklı Pam uk Ç eşitlerinin M akineli H aşata U ygunluğunun A raştırılm

Detaylı

Makinalı Hasadın Farklı Pamuk Çeşitlerinde Pamuk Lifinin Teknolojik Özelliklerine Etkisi

Makinalı Hasadın Farklı Pamuk Çeşitlerinde Pamuk Lifinin Teknolojik Özelliklerine Etkisi Makinalı Hasadın Farklı Pamuk Çeşitlerinde Pamuk Lifinin Teknolojik Özelliklerine Etkisi Abdullah SESSİZ, Reşat ESGİCİ, A. Konuralp ELİÇİN, Songül GÜRSOY Dicle Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makinaları

Detaylı

Macar Fiği Neden Önemlidir? Hangi Topraklarda Yetişir?

Macar Fiği Neden Önemlidir? Hangi Topraklarda Yetişir? Macar Fiği Neden Önemlidir? Macar fiği, son yıllarda ülkemizde ekimi yaygınlaşan beyazımsı-sarı çiçekli bir fiğ türüdür (Resim 1). Bitkinin önemli olmasını sağlayan özellikler; yerli fiğe nazaran soğuklara

Detaylı

KIZILTEPE VE HARRAN ġartlarinda ġahġn-91 VE SUR-93 ARPA ÇEġĠTLERĠNDE UYGUN EKĠM SIKLIĞININ BELĠRLENMESĠ

KIZILTEPE VE HARRAN ġartlarinda ġahġn-91 VE SUR-93 ARPA ÇEġĠTLERĠNDE UYGUN EKĠM SIKLIĞININ BELĠRLENMESĠ GAP IV. Tarım Kongresi 1540-1546 pp., Şanlıurfa, Eylül 2005 KIZILTEPE VE HARRAN ġartlarinda ġahġn-91 VE SUR-93 ARPA ÇEġĠTLERĠNDE UYGUN EKĠM SIKLIĞININ BELĠRLENMESĠ Hasan KILIÇ 1 Halil KARAHAN 2 Ali ĠLKHAN

Detaylı

Ethephon un Tritikale de Tane Verimi, Protein Oranı ve Protein Verimine Etkisi

Ethephon un Tritikale de Tane Verimi, Protein Oranı ve Protein Verimine Etkisi TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2008, 14 (2) 124-130 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Ethephon un Tritikale de Tane Verimi, Protein Oranı ve Protein Verimine Etkisi Mustafa GÜLER 1 Geliş Tarihi: 03.10.2007

Detaylı

TÜRK PAMUKLARINDA STANDARDİZASYONUN GELİŞİMİ VE TÜRK PAMUKLARININ DURUMU

TÜRK PAMUKLARINDA STANDARDİZASYONUN GELİŞİMİ VE TÜRK PAMUKLARININ DURUMU TÜRK PAMUKLARINDA STANDARDİZASYONUN GELİŞİMİ VE TÜRK PAMUKLARININ DURUMU Giriş Dr. Nedim ÖZBEK Söke Tohum Sanayi ve Tic. Ltd. Şti Pamuk, hem lifi hem de yağı için yetiştirilen en önemli endüstri bitkilerinden

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI HŞHŞ (Papaver somniferum L.) 2005 İÇİNEKİLER Sayfa

Detaylı

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20 S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20 BURÇAK (Vicia ervilia (L.) Willd.) TA EKİM ZAMANININ VERİM VE VERİM ÖĞELERİ ÜZERİNE ETKİSİ 1 Abdullah ÖZKÖSE 2 Hayrettin EKİZ 3 2 Selçuk Üniversitesi,

Detaylı

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.turkjans.com Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları a Seyithan

Detaylı

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Bağ Sulaması Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY Prof. Dr. Sermet ÖNDER Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü (Biyosistem Mühendisliği Bölümü) [email protected]

Detaylı

Geliş Tarihi:

Geliş Tarihi: TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2006, 13 (1) 17-21 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Bazı Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L. em Thell) Çeşitlerinde Ana Sap ve Fertil Kardeşlerin Bitki Tane Verimi ve Verim

Detaylı

Farklı Ekim Derinliklerinin Yem Bezelyesinin Verim ve Bazı Verim Özellikleri Üzerine Etkileri

Farklı Ekim Derinliklerinin Yem Bezelyesinin Verim ve Bazı Verim Özellikleri Üzerine Etkileri Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Vol(No): pp, year SAKARYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERGİSİ SAKARYA UNIVERSITY JOURNAL OF SCIENCE e-issn: 2147-835 Dergi sayfası: http://dergipark.gov.tr/saufenbilder

Detaylı