METABOLİZMA VE TERMODİNAMİK
|
|
|
- Nazar Gönül
- 8 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 3. Hafta: Metabolizmaya Giriş: Hidroliz, kondenzasyon, fosfat taşınması, oksidoredüksiyon reaksiyonları, metabolizmaya giriş, katabolizma, anabolizma, ototrofik organizmalar, heterotrofik organizmalar, biyokimyasal reaksiyonlar, metabolizmanın düzenlenmesi, biyokimyasal olarak önemli reaksiyon tipleri, termodinamik tanımlar, maddenin termodinamik özellikleri, enerji, entalpi, entropi, serbest enerji, termodinamiğin kanunları, standart serbest enerji değişikliği, yüksek enerjili bileşikler. Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI METABOLİZMA VE TERMODİNAMİK Canlı hücrelerin ve organizmaların, yaşamak, büyümek ve üremek için enerjiye ihtiyaçları vardır. Farklı kaynaklardan enerji elde etmek ve bu enerjiyi biyolojik işe çevirmek canlı organizmanın en önemli görevlerinden biridir. Gelişmiş organizmalar, enerjiyi bir şekilden farklı bir şekle çevirebilir. Bu organizmalar basit öncül moleküllerden kompleks biyomolekülleri sentezlerken aldıkları besinlerden elde ettikleri enerjiyi kullanırlar. Elde edilen bu kimyasal enerjiyi elektriksel enerjiye, hareket ve ısıya, ayrıca ateş böcekleri ve derin deniz balıklarında olduğu gibi ışığa çevirirler. Fotosentez yapan organizmalar ise ışık enerjisini diğer tüm enerji şekillerine çevirir. Biyoenerjetikler, canlı hücrelerdeki kimyasal olaylarda meydana gelen enerjilerin nicel bir ölçüsüdür. Biyoenerjetikler, hücrelerdeki enerji dönüşümü, biyokimyasal reaksiyonların enerji gereksinimi ve bu enerjinin nasıl sağlanacağı ve kullanılacağı ile ilgilenmektedir. Yeryüzündeki en önemli kaynaklardan birisi de enerji kaynaklarıdır. Pek çok işimizi enerji sayesinde görmekteyiz. Birçok ev eşyasını üretmek, eşyaları ve insanları bir yerden başka bir yere taşımak, evleri ve işyerlerini ısıtmak ve daha birçok işi yapabilmek için enerjiye ihtiyaç vardır. Bütün hücreler ve mikroorganizmalar yaşamak için enerjiye gerek duyarlar. Hücreler devamlı olarak yeni moleküller sentez ederler, hareket edebilmek için mekanik iş yaparlar, bir yandan moleküller hareket ederken bir yandan da ısı meydana getirirler. Hücreler milyarlarca yıl evrimleşme sonucu enerjiyi, insanların ürettiği makinalardan daha etkili ve ekonomik bir şekilde kullanırlar. Son yıllarda güneş enerjisini tutmak, enerji dönüşümünü sağlamak ve yeni makinalar geliştirmek için hücre model bir sistem olarak düşünülmektedir. Canlıda oluşan ve devam eden fiziksel ve kimyasal tüm olaylara metabolizma adı verilir. Metabolizma yüzlerce farklı enzim tarafından katalizlenen reaksiyonlardan meydana gelir. Metabolizma 1. Katabolizma ve 2. Anabolizma olmak üzere iki kısımda incelenir. Metabolizma: Hücrede ve organizmada meydana gelen fiziksel ve kimyasal olayların tümü metabolizma olarak adlandırılır. Metabolizma yüzlerce farklı 1
2 enzim tarafından katalizlenen reaksiyonlardan meydana gelir. Metabolizma katabolizma ve anabolizma olmak üzere iki kısımda incelenir. Bir metabolik yoldaki basamakların her birinde, bir atom veya fonksiyonel bir grubun eklenmesi, aktarılması, uzaklaştırılması gibi küçük kimyasal değişiklikler oluşur. Bir öncül madde (prekürsör), metabolitler olarak adlandırılan ara ürünler oluşumundan sonra asıl ürüne dönüşür. Katabolizma: Hücrenin çevresinden veya kendi depolarından kullandığı büyük besin moleküllerini (karbohidratlar, lipitler ve proteinler) laktik asit, pirüvik asit, CO2, amonyak ve üre gibi daha küçük moleküllere parçalaması olayıdır. Bu sırada büyük organik bileşiklerin yapısında bulunan serbest enerji açığa çıkar ve yüksek enerjili fosfat bağları oluşur (ATP). Serbest enerjinin büyük bir kısmı ATP şeklinde, bir kısmı da enerji yönünden zengin olan NADH, NADPH, FADH2 gibi koenzimler şeklinde tutulur. Anabolizma: Metabolizmanın biyosentez fazıdır ve basit yapı taşlarından proteinler, polisakkaritler, nükleik asitler ve lipitler gibi büyük moleküllerin elde edilmesidir. Bu işlemlerde enerji kaynağı olarak ATP ve NADH, NADPH, FADH2 gibi bileşiklerin enerjileri kullanılır. Katabolizma ve anabolizma hücrenin farklı bölgelerinde (örneğin, yağ asidi yıkımı mitokondride, yağ asidi sentezi ise sitoplazmada) aynı anda yürür. Ara ürünlerin, enzimlerin ve düzenleyici maddelerin konsantrasyonları hücrenin farklı bölümlerinde farklı düzeylerde tutulur. Anabolik reaksiyonlarda kimyasal indirgenmeler de vardır ve buradaki indirgeyici güç, elektron vericisi olan NADPH ile sağlanır. Çok hücreli organizmalarda, değişik dokulardaki metabolik aktiviteler hücre dışından etki gösteren büyüme faktörleri ve hormonlar tarafından düzenlenir. Bazı durumlarda bu düzenlenme, saniyenin binde biri ile ölçülebilecek bir hızda olur. Bu düzenlenmede, hücredeki enzimlerin aktiviteleri, fosforillenme gibi kovalent değişikliklerle veya hücre içi habercilerin konsantrasyon değişimleriyle kontrol edilir. Katabolizmanın 1. evresinde büyük moleküller küçük birimlere parçalanır. 2. evrede şekerler, yağ asitleri ve bazı amino asitler, asetil-coa nın asetil grubuna dönüşür. 3. evrede ise Krebs çevrimi ve oksidatif fosforilasyon vardır. Krebs çevrimine asetil-coa olarak giren asetil birimleri CO2 ye yükseltgenir ve elektronlar NAD + ve FAD e aktarılır. Bu elektronlar daha sonra NADH ve FADH2 den oksijene akar (oksidatif fosforilasyon) ve sonuçta ATP sentezlenir. Anabolizma ise katabolizmanın 3. evresindeki yapı taşlarından başlar. Örneğin protein sentezi Krebs çevriminde meydana gelen α-keto asitlerden oluşan amino asitlerden temellenir. Anabolik ve katabolik olaylar aynı reaksiyon basamağına sahip değildir. Örneğin glikojenin laktik aside çevrilmesi 12 enzimatik basamakta gerçekleşir. Ancak laktik asitten glikojen sentezinde 12 basamağın 9 u kullanılmaz. 2
3 Hücreler çevreden sağladıkları karbonun kimyasal şekline göre ototroflar (fotosentetik bakteri ve yüksek bitkiler) ve heterotroflar olmak üzere iki büyük sınıfa ayrılır. Ototrof hücreler karbon kaynağı olarak sadece CO2 kullanırlar ve karbon içeren biyomolekülleri CO2 den sentezlerler. Heterotrof hücreler ise atmosferdeki karbon dioksiti kullanamadıkları için karbonu çevrelerinden glukoz şeklinde alırlar. Ototrofik organizmaların çoğu fotosentetiktir ve enerjilerini güneş ışığından alırlar. Yüksek hayvan hücreleri ile mikroorganizmaların çoğu heterotroftur. Ototrofik organizmalar kendilerine yeter, heterotrofik hücreler ise bu organizmalara bağımlıdır. Ototrofik hücreler fotosentezle havadan CO2, çevreden su alarak güneş ışığı yardımıyla glukozu sentezler. Heterotrofik organizmalar ise bunların sentezlediği glukozu besin maddesi olarak alır ve oksitleyerek enerji elde eder. Her iki organizma da serbest enerjiyi, biyolojik iş yapmak için gerekli olan ATP ve diğer yüksek enerjili bileşiklere dönüştürür. Siyanobakter gibi bazı ototrofik organizmalar atmosferik azotu da kullanarak tüm azotlu bileşikleri sentezlerler. Hücreleri kullandıkları enerji türüne göre de sınıflamak mümkündür. Enerji kaynağı olarak ışığı kullanan hücrelere fototrof, kimyasal tepkimleri kullananlara ise kemotrof hücreler adı verilir. Heterotroflar aynı zamanda aerobik ve anaerobik hücreler olarak da sınıflandırılabilir. Birçok organizma hem aerobik hem de anaeorobik olarak yaşayabilir. Bunlara fakültatif organizmalar denir. Heterotrofik hücrelerin çoğu fakültatiftir. Herhangibir organizmanın tüm hücreleri aynı sınıftan olmayabilir. Örneğin yüksek bitkilerin klorofil içeren yaprakları fotosentetik iken, kök hücreleri heterotroftur. Aynı zamanda yeşil yaprak hücrelerinin çoğu gün ışığında ototrof olarak davranırken karanlıkta heterotroftur. Oksijen ve karbon dioksit ototrof ve heterotrof organizmalar arasında dönüşümlü 3
4 olarak kullanılır. Bu şekilde karbon, oksijen ve su, heterotrofik ve ototrofik canlılar arasında güneş enerjisinin de etkisiyle sabit bir döngüye sahiptir. Katabolizmada hücrenin çevreden veya kendi depolarından kullandığı büyük besin moleküllerini (karbohidratlar, lipitler ve proteinler) oksidatif fosforilasyon reaksiyonlarıyla, laktik asit, pürivik asit, CO2, amonyak ve üre gibi, daha küçük moleküllere parçalaması olayıdır. Bu sırada büyük organik bileşiklerin yapısında bulunan serbest enerjinin açığa çıkar ve yüksek enerjili fosfat bağları (ATP) oluşur. Serbest enerjinin büyük bir kısmı ATP şeklinde tutulur, bir kısmı da enerjice zengin H atomları halinde NADH, NADH+H, ve FADH2 halinde tutulur. Anabolizma ise, metabolizmanın biyosentez fazıdır ve polisakkaritler, nükleik asitler, lipitler ve proteinler gibi büyük moleküller, basit yapı taşları olan moleküllerden sentezlenir. Katabolizma ve anabolizma hücrenin farklı bölgelerinde aynı anda yürür. Katabolizmanın 1. safhasında büyük moleküller küçük birimlere parçalanır. 2. safhada küçük moleküller metabolizmada önemli rolleri olan birkaç basit birime dönüştürülür. Yani şekerler yağ asitler ve bazı amino asitler, asetil CoA nın asetil grubuna çevrilir. Bu basamakta birkaç ATP sentezlenir. 3. safha ise Krebs çevrimi ve oksidatif fosforilasyon safhasıdır. Krebs çevrimine asetil CoA olarak giren asetil birimleri CO2 e yükseltgenir ve elektronlar NAD+ ve FAD e aktarılır. Daha sonra bu elektronlar NADH ve FADH2 den O2 e akar (oksidatif fosforilasyon) ve sonuçta ATP sentezlenir. Anabolizma da katabolizmanın 3. safhasındaki küçük yapı taşlarından başlar. Örneğin protein sentezi Krebbs çevriminde oluşan α-keto asitlerin aminasyonu ile meydana gelen amino asitlerden meydana gelir. Hücreler, çevreden sağladıkları karbonun kimyasal şekline göre iki büyük sınıfa ayrılır. 1. Ototroflar 2. Heterotroflar Ototrof hücreler karbon kaynağı olarak sadece CO2 kullanırlar ve karbon içeren biyomolekülleri CO2 den sentezlerler. Heterotrof hücreler ise CO2 i kullanamazlar ve karbonu çevrelerinden glukoz şeklinde alırlar. Ototrof hücreler kendi kendilerine yetebildikleri halde heterotrof hücreler başka hücrelere bağımlıdır. Fotosentetik hücreklerle bazı bakteriler ototrof, yüksek hayvan hücreleri ile mikroorganizmaların çoğu heterotroftur. Ototrofik hücreler, fotosentezle havadan CO2, çevreden de su alarak güneş ışığı yardımıyla glikozu sentezler. Heterotroflar ise bu şekeri besin maddesi olarak alır ve onu oksitleyerek enerji elde eder. Böylece O2 ve CO2 ototrof ve heterotrof organizmalar arasında dönüşümlü olarak kullanılır. Heterotroflar atmosfere CO2 verirken oluşan NADH+H vefadh2 gibi indirgen moleküller de elektron transport zincirine gider ve enerji elde edilir. Hücreler enerji kaynaklarına göre de sınıflandırılabilir. Enerji kaynağı olarak ışığı kullanan hücrelere fototrof, indirgenme-yükseltgenme reaksiyonlarını kullananlara ise kemotrof hücreler adı verilir. 4
5 Heterotroflar aynı zamanda aerobik ve anaerobik hücreler şeklinde de sınıflandırılabilir. Aerobik hücreler, besinler tarafından verilen elektronların son alıcısı olarak oksijeni kullanır. Anaerobik hücreler ise elektron alıcısı olarak oksijen dışında başka bir madde kullanır. Birçok hücre hem aerobik hem de anaerobik olarak yaşayabilir. Bunlara fakültatif organizmalar denir. Heterotrofik hücrelerin çoğu fakültatiftir. Herhangi bir canlı organizmanın tüm hücreleri aynı sınıftan olmayabilir. Örneğin, yüksek bitkilerin klorofil içeren yaprakları fotosentetik ototrof iken, kök hücreleri heterotroftur. Aynı zamanda yeşil yaprak hücrelerinin çoğu gün ışığında ototrof olarak davranırken, karanlıkta heterotroftur. Heterotrofik organizmalar serbest enerjiyi, besin maddelerinden belirli bir kimyasal yapıda alır ve özellikle karbohidratların ve yağların yıkımı ile serbest hale geçirir. Hücreler tarafından elde edilen enerji yine aşağıda belirtilen çeşitli hücresel faaliyetler için harcanır. l) Bu enerji küçük öncül maddelerden biyomoleküllerin sentezi için 2) Kas kontraksiyonu gibi mekanik işler için 3) Biyomoleküller ve iyonları membranlardan aktif transport ile geçirmek için kullanılırlar. KARBON VE AZOT DEVRİ Doğadaki canlı organizmalar birbirlerine bağımlıdır. Yani fotosentetik ve heterotrof hücreler birbirlerini besler. Fotosentetik hücreler atmosferden CO2 alarak glikozu sentezler, dışarı oksijen verir. Heterotrof hücreler ise, bu glukoz ve oksijeni kullanarak atmosfere CO2 verir. Biyosferdeki karbon devri bir enerji akımıyla birlikte yürür. Fotosentez sırasında güneş enerjisi (solar enerji) glukoz ve diğer indirgenmiş ürünler halinde kimyasal enerjiye dönüştürülür. Bu enerji de heterotroflar tarafından enerji isteyen aktivitelerde kullanılır. Yılda yaklaşık kalorilik güneş enerjisi fotosentez hücreleri tarafından alınır ve bununla 3, ton karbon indirgenerek heterotroflara enerji ve biyomolekül yapı taşı sentezlenir. Kendine en yeterli hücreler, azot fiksasyonu yapabilen, toprak ve okyanuslarda bulunan mavi-yeşil alglerdir. Bu organizmalar enerjilerini güneşten, karbonlarını CO2 den alırlar. Büyümek ve üremek için iş yapmaları gerekmektedir. Canlı organizmaların en önemli özelliklerinden biri de farklı kaynaklardan enerji elde etmek ve bu enerjiyi biyolojik işe çevirmektir. Enerji birçok şekilde kullanılır (mekanik, kimyasal, elektrik, ısı ve ışık enerjileri gibi). Gelişmiş organizmalar enerjiyi bir şekilden başka bir şekle dönüştürebilir. Organizma basit öncül moleküllerden kompleks moleküllerin sentezinde, yakıtlardan elde ettiği kimyasal enerjiyi kullanır. Yakıtlardan elde edilen bu kimyasal enerji, hareket ve ısıya, ayrıca ateş böcekleri ve derin deniz balıklarında olduğu gibi ışığa dönüştürülür. Fotosentez yapan organizmalar da ışık enerjisini diğer tüm enerji şekillerine çevirirler. Enerji çevriminin kimyasal mekanizmasının açıklanması oldukça önemlidir. Biyolojik enerji çevrimleri, 5
6 tüm doğal olayları yönlendiren bazı fizik yasalarına göre gerçekleşir. Tüm canlı organizmalarda amino asitler, nükleotitler ve vitaminlerin sentezi için bir azot kaynağı gereklidir. Azot atmosferde bol bulunur fakat kimyasal olarak inert olduğundan canlılar tarafından doğrudan kullanılamaz. Canlıların atmosferdeki bu azotu kullanabilmesi için öncelikle atmosferik azot gazının inorganik şekilde fikse edilmesi gerekir. Azot gazının bağlanarak kullanılabilir bileşikler haline dönüşmesi fiksasyon olarak adlandırılır. Fiksasyon sonucu elde edilen azot genellikle amonyak ve nitrattır. Toprağa ve suya karışan nitrat halindeki inorganik azot (NO3) mikroorganizmaların yardımıyla bitkiler tarafından alınır. Az sayıda mikroorganizma (siyanobakter ve bazı bitkilerin köklerinde simbiyotik olarak yaşayan toprak bakterilerinin birçok türü) atmosferik azotu (N2) bağlayarak bunu amonyağa dönüştürür. Bazı bakteriler amonyağı nitrat ve nitrite oksitlerken bazıları da nitratı nitrite dönüştürürler. Bu şekilde organizmaya alınan nitrat, protein ve nükleik asit gibi biyomoleküllerin sentezinde kullanılır. Bitkiler ve hayvanlar atık ürettiklerinde veya öldüklerinde, ayrışarak tekrar toprağa döner. Toprakta bulunan denitrifikasyon bakterileri de nitrit ya da nitratı tekrar azot gazına dönüştürür. Böylece azot tekrar atmosfere karışır. Bu şekilde biyosferde tüm canlı türlerinde karbon, oksijen ve azot çevrimi gerçekleşir. BİYOENERJETİK VE TERMODİNAMİK Biyoenerjetikler, canlı hücrelerde, doğada ve kimyasal olaylar sırasında meydana gelen enerji çevrimlerinin kantitatif ölçüsüdür. Termodinamik ise enerjiler arasındaki dönüşümleri inceleyen bir bilim dalıdır. Kimyasal ve fiziksel özel bir olaya uğrayan madde topluluğuna sistem denir. Sistem bir organizma, bir hücre veya tepkimeye giren iki bileşik olabilir. Sistem dışındaki her şeye çevre denir. Sistem + çevre ye ise evren adı verilir. Evrendeki tüm olaylar termodinamik yasalarına göre yürür. Bir sistem çevresi ile madde ve enerji alış-verişi yapıyorsa açık sistem, sadece enerji alış-verişi yapıyorsa kapalı sistem, ikisini de yapmıyorsa izole sistem (yalıtılmış) adını alır. Bazı kimyasal veya fiziksel olaylar laboratuvarda, izole veya kapalı sistemlerde gerçekleşirken, çevreyle madde ve enerji değişimi yoktur. Canlılar açık sistemler olduğu için çevreleri ile madde ve enerji alış-verişi yaparlar. Canlı sistemler çevreleri ile dengeye ulaşamazlar. Organizmada meydana gelen tüm biyolojik enerji değişimleri termodinamik yasalarına uyar. Kaynayan sudan meydana gelen buhar faydalı bir iş yapabilir. Ancak, içinde 100 C'de kaynayan su bulunan çaydanlığın (sistem) altındaki ısı kaynağı kapatıldığında ve mutfakta (çevre) soğumaya bırakıldığı zaman bir iş yapılmayıp sadece ısı çaydanlıktan çevreye geçer. Çevrenin sıcaklığı tam bir denge oluşuncaya kadar çok küçük miktarda yükselir. Denge noktasında çaydanlığın bütün kısımlarıyla mutfak tam olarak aynı sıcaklıktadır. Daha önce çaydanlıktaki 100 C sıcaklıktaki suda yoğunlaşan ve iş yapabilme potansiyeline sahip olan serbest enerji artık kaybolmuştur. Bunun eşleniği olan ısı enerjisi halen çaydanlık + mutfakta (evren) düzensiz bir şekilde bulunmaktadır. Bu enerji, mutfak içinde sıcaklık 6
7 farklılığı olmadığı için, iş yapmak üzere uzun süreli kullanılamaz. Ayrıca mutfaktaki (çevre) entropi artışı tersinmez, yani geri dönüşümsüzdür. Isının, mutfaktan çaydanlığa geri dönerek suyun sıcaklığını 100 C'ye yükseltemesi mümkün değildir. Canlıları temodinamik olarak incelediğimizde, atom ve moleküller bir araya gelerek düzenli yapılar oluşturduğu için sistemin entropisi azalır. Ancak çevre entropisi bu azalmadan daha fazla arttığı için toplam entropi (+) olur. Aerobik organizmalar çevrelerinden yakıt olarak aldıkları glukozu yine çevrelerinden aldıkları moleküler oksijenle oksitleyerek serbest enerji oluştururlar. Oksidatif metabolizmanın sonucunda C02 ve H20 meydana gelir ve enerji elde edilir. 1 molekül glukoz ve 6 molekül oksijenin meydana getirdiği toplam 7 molekül içindeki atomlar oksidasyon tepkimesiyle çok gelişigüzel dağılmıştır. Tepkime sonunda atomlar toplam 12 molekül içinde yer alırlar (6 C H20). Bir kimyasal tepkimeyle molekül sayısında artış olursa veya bir katı madde sıvı veya gaz ürünlerine dönüştürüldüğünde moleküler hareketlilikteki serbestlik, katılara göre daha fazla olur. Katı şekerin belli bir şekli ve kütlesi vardır. Halbuki çözelti ve gaz haline geldiğinde daha çok yayılır ve molekülde bir düzensizlik meydana gelir, yani entropisi artar. Bu şekilde çevrede bir entropi artışı olurken, organizmanın kendisi sabit durumda kalmakta ve iç düzeninde bir değişiklik olmamaktadır. Entropi artışları kolayca ölçülemediği için, sistemin serbest enerjisine bakılır. ΔE = E2 - E1 = q W E sistemin iç enerjisini, yani sahip olduğu enerjiyi (potansiyel, kinetik, dönme, titreşim gibi enerjilerin toplamı) gösterir. W sitemin yaptığı işi, q ise sistem tarafından absorplanan ısıyı gösterir. Enerjideki değişim gidilen yolla ilgili değildir. Kimyasal reaksiyonlarda enerjilerini en aza indirme ve en çok düzensizliği kazanma eğilimi vardır. Canlı organizmalarda çok düzenli moleküller bulunur ve bunlar temodinamik yasalara uyum gösterir. Termodinamiğin birinci kanunu Termodinamiğin birinci yasası, enerjinin korunumu ilkesidir. Fiziksel veya kimyasal herhangi bir olayda, evrendeki toplam enerji miktarı sabittir. Enerji bir iş için kullanılabilir veya bir şekilden diğer bir şekle dönüşebilir, ancak yoktan var edilemez veya yok edilemez. Termodinamiğin ikinci kanunu Kendiliğinden gerçekleşen herhangi bir süreçte sistem ve çevrenin toplam entropisi artar. Evren sürekli olarak düzenli durumdan daha düzensiz duruma gider. Bir sistem en düşük entalpi ve en yüksek entropiye sahip olmak eğilimindedir. Bir kimyasal tepkimede oluşan enerji değişikliklerini tanımlayan üç termodinamik nicel ölçü bulunmaktadır. 1. Gibbs serbest enerjisi (G) sabit basınç ve sıcaklıkta yürüyen bir tepkimede iş yapabilen enerji miktarı 7
8 olarak tanımlanır. Bir tepkimenin serbest enerji değişikliği yani ΔG, negatif bir değerse bu tepkime serbest enerji kaybıyla yürür (egzergonik tepkime). Endergonik tepkimelerde ise, sistem enerji kazanır ve ΔG pozitif bir değerdir. 2. Entalpi (H), tepkime sisteminin ısı içeriğidir. Tepkimeye giren bileşikler ve ürünlerdeki kimyasal bağların çeşidini ve sayısını gösterir. Isı veren bir kimyasal tepkimeye egzotermik tepkime, ısı alan bir tepkimeye ise endotermik tepkime denir. Ekzotermik tepkimede ürünlerin ısı içeriği tepkimeye giren bileşiklerinkinden daha azdır ve ΔH negatif bir değerdir. Çevrelerinden ısı alan endotermik tepkimelerde ise ΔH pozitif bir değerdir. 3. Entropi (S), sistemin düzensizliğinin bir ölçüsüdür. Tepkime ürünleri, tepkimeye girenlerden daha düzensizse tepkime entropi kazanarak ilerler. Entropi artınca ΔS (+) olur. Termodinamiğin ikinci yasasına göre sistem ve çevrenin entropi toplamı arttığı zaman olay kendiliğinden yürür. Evren gittikçe artan bir düzensizliğe doğru yönelmiştir. Termodinamiğin ikinci yasasına göre, kimyasal ve fiziksel olaylar süresince evrenin entropisi artar. Tepkime ürünleri tepkimeye giren bileşiklerden daha düzensizse, tepkime entropi kazanarak ilerler. ΔG ve ΔH birimleri joule/mol veya kalori/mol'dür (1 cal = Joul). Entropinin birimi ise joule/mol. Kelvin'dir. Serbest enerji fonksiyonu Gibbs isimli bilim adamı tarafından tarafından 1878 yılında bulunmuştur. Gibbs serbest enerjisi, sabit basınç ve sıcaklıktaki bir tepkimede iş yapabilen enerji miktarıdır. Bunun kantitatif gösterimi ΔG = ΔH -TΔS ΔH, sistemin sabit sıcaklık ve basınçta çevreye verdiği veya aldığı ısı miktarı T, Mutlak sıcaklık, ΔS ise sistem + çevredeki entropi değişimidir. Entropi arttığında ΔS pozitif işaretlidir, eğer sistem çevresine ısı salıyorsa, ΔH negatif işaretlidir. Böylece ΔG negatif işaretli olur ve bu reaksiyon kendiliğinden meydana gelir. Canlılar sabit basınçtaki açık sistemler olduğu için ve biyokimyasal reaksiyonlarda hacım değişimi çok küçük olduğundan ΔH, canlı sistemin toplam enerji değişimini, bileşik ve ürünlerin kimyasal bağ çeşidini ve sayısını gösterir. ΔG değeri sistemin iç enerjisi ve entropisindeki değişime bağlıdır. Bu değer sistemin maksimum düzensizlik ve minimum enerji eğilimini de gösterir. ΔG bir reaksiyonun kendiliğinden yürüyüp yürüyemeyeceğini de gösterir. ΔG < 0 ise kendiliğinden yürür (ekzergonik) ΔG = 0 ise reaksiyon dengededir, konsantrasyonlarda değişiklik olmaz ΔG > 0 ise reaksiyon kendiliğinden yürümez (endergonik) 8
9 Reaksiyon mekanizmasının, olayın in vivo veya in vitro olmasının ΔG ye etkisi yoktur. ΔG sadece reaksiyonun kendiliğinden yürüyüp yürüyemeyeceğini gösterir. Hücreler izotermal sistemlerdir ve sabit sıcaklık ve basınçta çalışırlar. Isı, düşük sıcaklıktaki bir cisim veya bölgeye geçtiğinde iş yapabildiği için, ısı akımı hücreler için bir enerji kaynağı değildir. Hücreler tarafından kullanılan enerji Gibbs serbest enerji fonksiyonu olarak tanımlanan serbest enerjidir. Bu enerji, kimyasal tepkimelerin yönünün, tam denge durumunun ve sabit sıcaklık ve basınçta teoride yapılabilen iş miktarının önceden belirlenmesini sağlar. Heterotrofik hücreler serbest enerjiyi besin moleküllerinden, fotosentetik hücreler ise absorbladıkları güneş ışığından sağlar. Her iki hücre de serbest enerjiyi, sabit sıcaklıkta biyolojik iş yapmak için gerekli olan ATP ve diğer yüksek enerjili bileşiklere dönüştürür. Tepkimeye giren kimyasal bileşikler ve ürünler bir dengeye ulaşıncaya kadar tepkimede değişiklikler gözlenir. Denge durumunda tepkimeye giren maddelerin ve ürünlerin ileri ve geri tepkime hızları birbirine eşittir. Sistemde net bir değişiklik meydana gelmez. Tepkimeye girenlerin ve ürünlerin dengedeki derişimleri denge sabitini, Kdenge yi verir. aa + bb cc + dd tepkimesinde a, b, c ve d, tepkimede yer alan A, B, C ve D bileşiklerinin molekül sayılarıdır. [A], [B], [C] ve [D], dengedeki bileşiklerin molar derişimleridir. Kdenge = [C] c [D] d / [A] a [B] b ise denge sabitini verir. Tepkime sistemi dengede değilse, dengeye doğru olan hareket eğilimi ilerletici bir kuvvet oluşturur. Tepkime için bu kuvvetin büyüklüğü serbest enerji değişikliği, ΔG, olarak tanımlanır. Standart koşullar altında (298 K = 25 C), reaksiyona girenler ve ürünlerin başlangıç derişimleri 1 M olduğunda veya gazlar için 1 atm. kısmi basınç altında, sistemi dengeye ulaştıran kuvvet standart serbest enerji değişikliği (ΔG ) olarak ifade edilir. Bu tanımlamayla, hidrojen iyonlarının katıldığı tepkimelerde standart durum [H + ] = 1M veya ph O'dır. Biyokimyasal tepkimelerin çoğu ph 7.0'ye yakın olan iyi tamponlanmış sulu çözeltilerde meydana gelir. Bu tepkimelerde gerek ph gerekse suyun derişimi (55.5 M) tümüyle sabittir. Biyokimyada hesaplamaların kolaylığı için farklı bir standart durum tanımlanır. Biyokimyasal dolaylarda kullanılan ΔG' ve K'denge gibi fiziksel sabitler, standart dönüşüm sabitleri olarak adlandırılır. ΔG' her reaksiyon için belli bir değerdir ve sabittir. Gerçek ΔG ise reaktif ve ürünlerin derişimine ve sıcaklığa bağlı bir fonksiyondur. Buna göre H + = 10-7 M (ph 7) ve su derişimi 55.5 M'dır. Magnezyum (Mg +2 ) derişimi, (ATP'nin substrat olarak katıldığı tepkimelerde) 1 mm düzeyinde sabit bir değerde bulunur. Bir tepkimede su, H + veya Mg +2 reaktif veya ürün olduğunda, bunların derişimleri yazılmaz, 9
10 bunlar ve ΔG' ve K denge sabitleri içine girer. Bir kimyasal tepkimenin standart serbest enerji değişikliği, bu tepkimenin denge sabitinin bir ifadesidir. ΔG' = - RT InK'denge Belirli bir kimyasal tepkime için denge sabiti 1.0 ise, tepkimenin serbest enerji değişikliği 0.0'dır (1.0'ın logaritması O'dır). Bir tepkimenin Kdenge > 1.0 ise, ΔG' negatiftir. Eğer Kdenge < 1.0 ise, ΔG' pozitiftir. ΔG' ile Kdenge arasındaki ilişki logaritmik olduğu için, ΔG' 'deki küçük değişiklikler Kdenge'de büyük değişikliklere karşılık gelmektedir. ΔG', standart koşullar altında ürünlerin serbest enerji içeriği ve reaktiflerin serbest enerji içeriği arasındaki farklılıktır. Fosfoglukomutaz enzimiyle katalizlenen tepkimenin standart serbest enerji değişikliğinin hesaplanması Glukoz-1-fosfat glukoz 6-fosfat Kimyasal analize göre, tepkimeye 20 mm glukoz-1-fosfatla başlanır. Denge durumunda, 25 C ve ph 7.0'de, son karışım 1 mm glukoz-1-fosfat ve 19 mm glukoz 6-fosfat içerir. Enzimler bir tepkimenin denge noktasını etkilemez, ancak dengeye ulaşımı hızlandırır. K den = [glukoz 6-fosfat] / [glukoz 1-fosfat] = 19 mm / 1 mm = 19 Bu değerden yararlanarak standart serbest enerji değişikliği hesaplanır. ΔG' = -RT In Kden = -( 8,315 J / mol. K ) ( 298 K ) ( In 19 ) = -7,296 J / mol = -7.3 kj / mol Tepkime 1.0 M glukoz 1-fosfatla başlandığında standart serbest enerji değişikliği negatif olduğu için, glukoz 1-fosfatın glukoz 6-fosfata dönüşümünde, serbest enerji kaybı meydana gelir. Bunun tersi tepkime için (glukoz 6-fosfatın, glukoz 1-fosfata dönüşümü) ΔG' aynı büyüklükte ama ters işaretli olur. Glukoz veya palmitat gibi organik bileşiklerin hücre içinde birçok basamakta gerçekleşen, C02 ve H20 oluşturan toplam oksidasyonu, standart serbest enerjide çok büyük azalmalar meydana getirir. Serbest enerji değişimi, ΔG ve standart serbest enerji değişimi ΔG' arasındaki farkın iyi anlaşılması oldukça önemlidir. Her bir tepkimenin denge sabitine bağlı olarak pozitif, negatif veya sıfır gibi kendine özgü standart serbest enerji değişikliği vardır. Standart serbest enerji değişikliği, her bir bileşiğin başlangıç derişiminin 1.0 m, ph'nın 7.0 olduğu, ayrıca 25 C sıcaklık ve 1 atm. basıncın bulunduğu koşullarda tepkimenin hangi yönde gideceğini ve ne zaman dengeye ulaşacağını belirtir. Bu nedenle ΔG' bir sabittir. Verilen tepkime için karakteristik ve değişmeyen bir değerdir. Ancak gerçek serbest enerji değişikliği, 10
11 ΔG, reaktif ve ürünlerin derişimleri ve tepkime süresince olan sıcaklığa bağlı bir fonksiyondur. Kendiliğinden dengeye doğru giden herhangi bir tepkimenin ΔG'si her zaman negatiftir. Tepkime ilerledikçe negatiflik azalır ve denge noktasında sıfır değerini alır. Bu noktada tepkime daha fazla iş üretemez. Herhangi bir A + B C + D tepkimesi için ΔG ve ΔG' arasındaki ilişki şöyledir. ΔG = ΔG' + RT ln[c] [D] / [A] [B] A + B C + D Tepkime standart koşullarda, 25 C sıcaklık, 1 atm. basınç altında gerçekleşiyor. Ancak A, B, C ve D derişimleri eşit değildir ve hiçbiri standart derişim olan 1.0 m düzeyinde bulunmaz. Derişimlerin standart olmadığı şartlar altında, tepkimenin soldan sağa ilerlediği bu durumda gerçek serbest enerji değişikliğini, ΔG yi belirlemek için, A, B, C, D bileşiklerine ilişkin gerçek derişimler yerine konur. R, T ve ΔG' standart değerlerdir. Tepkime ilerledikçe C ve D'nin gerçek derişimleri artarken, A ve B azalır ve negatif olan ΔG, sıfıra yaklaşır. Tepkime dengedeyken her iki yönde de ilerletecek kuvvet yoktur. Bu durumda ΔG sıfır olur. 0 = ΔG' = RT ln[c]denge [D] denge / [A] denge [B] denge Bu da standart serbest enerji değişikliği ve denge sabitini ilişkilendiren eşitliği verir. ΔG' = RT InK denge Bir tepkimenin kendiliğinden oluşma kriteri ΔG' değeri değil, ΔG'dir. Diğer önemli bir nokta ise, termodinamik olarak uygun bazı tepkimeler (ΔG' 'si büyük ve negatif olan) ölçülebilecek hızlarda meydana gelmez. Örneğin odunun C02 ve H20'ya yanması termodinamik açıdan çok uygundur. Ancak yanma tepkimesi için gerekli aktivasyon enerjisi oda sıcaklığında bulunan enerjiden yüksek olduğu için, odun yıllarca değişmeden kalır. Eğer gerekli aktivasyon enerjisi sağlanırsa (örneğin, yanan kibritle), yanma başlar ve odun daha kararlı ürünleri olan C02 ve H20'ya dönüşürken, ısı ve ışık şeklinde enerji salar. Bu egzotermik tepkimeden salınan ısı, odunun komşu bölgelerine de yanma için gerekli aktivasyon enerjisini sağlar. Bu olay kendiliğinden süreklilik gösterir. Canlı hücrelerde katalizsiz gerçekleşen tepkimeler son derecede yavaştır. Ancak bir enzim, ısı verimeden aktivasyon enerjisini azaltır. Bir tepkimenin serbest enerji değişikliği tepkimenin meydana geldiği yola bağımlı değildir. Sadece tepkimeye giren bileşiklerin ve ürünlerin konsantrasyonuna bağlıdır. Birbirini izleyen iki kimyasal tepkimenin her birinin kendine ait denge sabiti ve karakteristik 11
12 standart serbest enerji değişikliği, ΔG1 0 ve ΔG2, vardır. Bunlar toplanarak tepkimenin kendine özgü standart serbest enerji değişikliği ΔG' toplam bulunur. Toplam tepkime için ΔG' toplam değeri iki ayrı tepkimenin standart serbest enerji değişikliklerinin matematiksel toplamına eşittir. ΔG' 0 toplam = ΔG1' 0 + ΔG2' 0 Biyoenerjinin bu ilkesi termodinamik olarak uygun olmayan (endergonik) bir tepkimenin, ortak bir ara bileşik aracılığıyla yüksek oranda egzergonik bir tepkimeyle kenetlenmesi sonucunda, nasıl ileri yönde ilerleyen bir tepkime olabildiğini açıklar. Örneğin glukoz 6-fosfat sentezi, birçok organizmada glukoz kullanımının ilk basamağıdır: Glukoz+Pi glukoz 6-fosfat + H20 ΔG' 0 = 13.8 kj/mol ΔG' değerinin pozitifliği, tepkimenin standart koşullar altında gösterilen yönde kendiliğinden oluşamayacağını gösterir. Hücre içindeki diğer tepkime ise, çok egzergonik olan ATP'nin ADP ve Pi'ye hidrolizidir. (1)ATP+H20> ADP + Pi ΔG' = kj/mol Bu iki tepkime, Pi ve H20 gibi ortak ara ürünler içermesi nedeniyle, ardışık tepkimeler olarak tanımlanır. (2)Glukoz+Pi> glukoz 6-fosfat + H20 ATP+H2O ADP + Pj Toplam:ATP+glukoz ADP + glukoz 6-fosfat Tüm tepkimenin standart serbest enerji değişikliği her bir tepkimenin ΔG' değerlerinin toplanmasıyla elde edilir. ΔG' = 13.8 kj / mol + (-30.5 kj / mol) = kj / mol Tepkime tümüyle egzergoniktir. ATP hidrolizinin göreceli olarak büyük ve negatif olan standart serbest enerji değişikliğinin kimyasal temeli ATP molekülündeki son fosforik asit anhidrit (fosfoanhidrit) bağının hidrolitik olarak kopması, üç negatif yüklü fosfattan birini ayırır. Bu şekilde ATP içinde bazı elektrostatik itmeler meydana gelir. Ayrılan fosfat ATP de mümkün olmayan bazı rezonanslarla kararlılık kazanır. Standart koşullar altında ATP hidrolizinin serbest enerji değişikliği kj/mol'dür. Ancak canlı hücrelerde ATP hidrolizinin gerçek serbest enerji değişikliği çok farklıdır. ATP, ADP ve Pi derişimleri aynı değildir ve standart koşullardaki 1.0 m derişiminden çok düşüktür. Ayrıca sitoplazmadaki Mg +2, ADP ve ATP'yi bağlar. ATP'nin fosfat grubu vericisi olarak katıldığı tepkimelerin çoğunda gerçek substrat Mg +2 'dur. 12
13 Asetil koenzim A veya asetil-koa, metabolizmada önemli birçok tiyoesterden biridir. Bu bileşiklerdeki açil grubu, trans açillenme, kondenzasyon veya yükseltgenme-indirgenme tepkimeleri için aktifleşir. YÜKSEK ENERJİLİ FOSFAT BİLEŞİKLERİ Organizmada fosfat transferi yapabilen böylece reaksiyonlara enerji sağlayan bileşiklere yüksek enerjili fosfat bileşikleri denir. Organizmalar fonksiyonlarını yerine getirebilmek için serbest enerji kaynağına gerek duyar. Bu fonksiyonlar 1.Kas kasılması ve diğer hücresel hareketlerdeki mekanik iş 2. Molekül ve iyonların hücre membranından aktif taşınması 3. Makromolekül ve diğer biyomoleküllerin sentezi Bunlar için gerekli enerjiler kemotroflarda besin maddelerinden, fototroflarda ise ışık enerjisinden sağlanır. Bu enerjiler ATP şeklinde depolanır. ATP nin aktif şekli Mg +2 iyonları ile kompleks haldedir. ATP nin enerji taşımasında en önemli rolü trifosfat birimi tarafından sağlanır. Hidrolizlendiğinde 3 adet fosfo anhidrit bağından dolayı çok fazla serbest enerji açığa çıkar. ATP, ADP ve Pi ye hidrolizlendiği gibi AMP ve PPi ye de hidrolizlenir. Bu reaksiyonlarda ΔG o değeri ortamın iyonik şiddetine ve Mg +2 konsantrasyonuna bağlıdır. ATP biyolojik sistemlerde acil enerji kaynağı olarak görev yapar. ADP ve ATP arasındaki devir çok hızlıdır. Örneğin istirahat halindeki bir insan 24 saatte 40 kg ATP kullanır. Ekzersiz halinde ise 720 kg ATP harcanır. Bunun 1/3 ü Na + - K + pompasında kullanılır. Canlı organizmada ATP den başka yüksek enerjili bileşikler de vardır. Bu bileşikler ya ATP gibi yüksek enerjili fosfat bileşikleri veya asetil-coa gibi tiyoesterlerdir. 13
14 ph 7.0 de ATP nin tri fosfat biriminde 4 adet (-) yük vardır. Bunlar birbirlerine yakın olduğundan aralarında kuvvetli bir itme vardır. ATP nin fonksiyonunda fosfat ürünlerindeki rezonans kararlılığı, entropinin artması ve ürünler arasındaki elektrostatik itme etkin kuvvetlerdir. ATP ile diğer moleküler arasındaki fosfat transferini katalizleyen enzimlere kinazlar adı verilir. Glukoz + ATP Glukoz-6-fosfat + ADP ΔG' = -16,7 kj/mol Enzim glukokinaz Harcanan ATP nin rejenere edilmesi 3 şekilde olur. 1. ATP den yüksek enerjili bir molekülden ADP ye fosfat transferiyle 2. Oksidatif fosforilasyon veya fotofosforilasyonla 3. Adenilat kinaz enzimiyle ATP + kreatin kreatin fosfat + ADP Enzim kreatin kinazdır. ATP konsantrasyonu yüksek olunca denge sağa kayar ve kreatin fosfat sentezlenir. Dinlenmede ATP yüksektir, denge sağa kayar. Oluşan kreatin fosfat depolanır. Aktivitede ise ATP kullanılır, denge sola kayar. Kreatin fosfat ADP ye fosfat transfer ederek ATP yi normal düzeye getirir. 14
TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi
1. Termometre Çimlenen bezelye tohumlar Termos Çimlenen bezelye tohumları oksijenli solunum yaptığına göre yukarıdaki düzenekle ilgili, I. Termostaki oksijen miktarı azalır. II. Termometredeki sıcaklık
Metabolizma. Metabolizmaya giriş. Metabolizmaya giriş. Metabolizmayı tanımlayacak olursak
Metabolizma Yaşamak için beslenmek zorundayız. Çünkü; Besinlerden enerji elde ederiz ve bu enerji; Hücresel faaliyetleri sürdürmemiz, Hareket etmemiz, Taşınım olaylarını gerçekleştirebilmemiz, Vücut sıcaklığını
OKSİJENLİ SOLUNUM
1 ----------------------- OKSİJENLİ SOLUNUM ----------------------- **Oksijenli solunum (aerobik): Besinlerin, oksijen yardımıyla parçalanarak, ATP sentezlenmesine oksijenli solunum denir. Enzim C 6 H
Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.
METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara
BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi
BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ 2008-2009 Güz Yarı Dönemi 1 Anlatım Planı 1. Makromoleküller ve Su 2. Amino asitler ve Peptidler 3. Proteinler 4. Enzimler 5. Karbohidratlar 6. Nükleik
2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.
Enerji Dönüşümleri Enerji Enerji; bir maddeyi taşıma veya değiştirme kapasitesi anlamına gelir. Enerji : Enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir. Kimyasal enerji ;moleküllerinin kimyasal bağlarının
KİMYASAL TERMODİNAMİK VE BİYOENERJETİKLER
KİMYASAL TERMODİNAMİK VE BİYOENERJETİKLER Biyokimyasal olarak önemli reaksiyon türleri Canlı hücredeki reaksiyonların çoğu, beş genel kategoriden birine uyar: 1) Fonksiyonel grup transferi 2) Oksidasyon
Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi
Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi Hücre solunumu ve fermentasyon enerji veren katabolik yollardır. Organik moleküllerin atomları enerji depolamaya müsaittir. Hücreler enzimler aracılığı ile organik
REAKSİYON KİNETİĞİ, REAKSİYONLARLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE METABOLİZMA. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004
REAKSİYON KİNETİĞİ, REAKSİYONLARLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE METABOLİZMA Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004 1 Reaksiyon (tepkime) türleri 1 Gerçekte tüm organik tepkimeler dört sınıftan
11. SINIF KONU ANLATIMI 2 ATP-2
11. SINIF KONU ANLATIMI 2 ATP-2 Fotosentez ve kemosentez reaksiyonları hem endergonik hem ekzergonik reaksiyonlardır. ATP molekülü ile hücrenin endergonik ve ekzergonik reaksiyonları arasında enerji transferini
Doğadaki Enerji Akışı
Doğadaki Enerji Akışı Güneş enerjisi Kimyasal enerjisi ATP Fotosentez olayı ile enerjisi Hareket enerjisi Isı enerjisi ATP Enerjinin Temel Molekülü ATP + H 2 O ADP + H 2 O ADP + Pi + 7300 kalori AMP +
Biyoloji Canlılarda Solunum Enerjinin Açığa Çıkışı
Biyoloji Canlılarda Solunum Enerjinin Açığa Çıkışı Canlılarda Enerji Dönüşümleri Canlılarda Solunum: Enerjinin Açığa Çıkışı Canlı hücrede gerçekleşen tüm metabolik olaylar enerji gerektirir. Hayvanlar
6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA
6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 1 METABOLİZMA Hücrede meydana gelen tüm reaksiyonlara denir Anabolizma: Basit moleküllerden kompleks moleküllerin sentezlendiği enerji gerektiren reaksiyonlardır X+Y+ENERJİ
BÖLÜM 19 KİMYASAL TERMODİNAMİK ENTROPİ VE SERBEST ENERJİ Öğrenme Hedefleri ve Anahtar Kavramlar: Kendiliğinden, tersinir, tersinmez ve izotermal
BÖLÜM 19 KİMYASAL TERMODİNAMİK ENTROPİ VE SERBEST ENERJİ Öğrenme Hedefleri ve Anahtar Kavramlar: Kendiliğinden, tersinir, tersinmez ve izotermal tepkime kavramlarının anlaşılması Termodinamiğin II. yasasının
Enerji iş yapabilme kapasitesidir. Kimyacı işi bir süreçten kaynaklanan enerji deyişimi olarak tanımlar.
Kinetik ve Potansiyel Enerji Enerji iş yapabilme kapasitesidir. Kimyacı işi bir süreçten kaynaklanan enerji deyişimi olarak tanımlar. Işıma veya Güneş Enerjisi Isı Enerjisi Kimyasal Enerji Nükleer Enerji
İal-biyoloji METABOLİZMA/SOLUNUM. 1.Metabolizma ölçümünde dikkate edilecek koşullar nelerdir?
METABOLİZMA/SOLUNUM 1.Metabolizma ölçümünde dikkate edilecek koşullar nelerdir? 2.Solunum evrelerinde elektron vericiler (giren madde) ve elektron alıcıları (son) yazınız Evreler Elektron vericiler Elektron
Canlılarda Enerjitik Olaylar, Fotosentez ve Kemosentez, Aerobik Solunum ve Fermantasyon
Canlılarda Enerjitik Olaylar, Fotosentez ve Kemosentez, Aerobik Solunum ve Fermantasyon SOLUNUM İki çeşit solunum vardır HÜCRE DIŞI SOLUNUM: Canlıların dış ortamdan O 2 alıp, dış ortama
HÜCRE SOLUNUMU: KİMYASAL ENERJİ ELDESİ
HÜCRE SOLUNUMU: KİMYASAL ENERJİ ELDESİ Güneş: Temel enerji kaynağı!!! Güneş ışığı bitkiler ve diğer organizmalar için temel enerji kaynağıdır. 2 Katabolik yollar Hücreler, enzimler aracılığı ile, potansiyel
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 11. Sınıf 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ Fotosentez ile ışık enerjisi kimyasal bağ enerjisine dönüştürülür. Kloroplastsız hücreler fotosentez yapamaz. DOĞRU YANLIŞ SORULARI
FOTOSENTEZ C 6 H 12 O 6 + 6 O 2. Fotosentez yapan canlılar: - Bitkiler - Mavi yeşil algler - Bazı bakteriler - Bazı protistalar. Glikoz IŞIK KLOROFİL
Fotosentez FOTOSENTEZ Işık enerjisinin kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesidir. Yeşil yapraklı bitkilerin inorganik maddelerden (H 2 O, CO 2 ), ışık enerjisi ve klorofil yardımı ile organik besin
Hücre solunumu ve fermentasyon enerji veren katabolik yollardır. (ΔG=-686 kcal/mol)
hücre solunumu Hücre solunumu ve fermentasyon enerji veren katabolik yollardır. (ΔG=-686 kcal/mol) C 6 H 12 O 6 + 6 O 2 6 CO 2 + 6 H 2 0 + enerji (ATP + ısı) Hücre solunumu karbonhidratlar, yağlar ve protein
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI. 11. Sınıf
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI 11. Sınıf 1) Oksijenli solunumda, oksijen molekülleri, I. Oksidatif fosforilasyon II. Glikoliz II. Krebs Evrelerinden hangilerinde kullanılır? A) Yalnız I B) Yalnız II C)
Solunumda organik bileşikler karbondioksite yükseltgenir ve absorbe edilen oksijen ise suya indirgenir.
Solunum bütün aktif hücrelerde oksijenin absorbe edilmesi ve buna eşdeğer miktarda karbondioksitin salınması şeklinde sürekli olarak devam eden bir prosestir. Solunumda organik bileşikler karbondioksite
6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.
www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar
PROF. DR. SERKAN YILMAZ
PROF. DR. SERKAN YILMAZ Hücrede enzimler yardımıyla katalizlenen reaksiyonlar hücre metabolizması adını alır. Bu metabolik olaylar; A) Beslenme (anabolizma) B) Yıkım (katabolizma) olaylarıdır. Hücrede
Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University
Biochemistry Chapter 4: Biomolecules, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry/Hikmet Geckil Chapter 4: Biomolecules 2 BİYOMOLEKÜLLER Bilim adamları hücreyi
ayxmaz/lisebiyoloji.com
Adı/Soyadı: Sınıf/No: / Fotosentez İnceleme Çalışma 1. Verilen terimleri kullanarak aşağıdaki ifadeleri tamamlayın. A.Terimler: Klorofil, Kloroplast, Mavi ve kırmızı ışık dalgalarının,yeşil ışık dalgalarının,
7. Bölüm: Termokimya
7. Bölüm: Termokimya Termokimya: Fiziksel ve kimyasal değişimler sürecindeki enerji (ısı ve iş) değişimlerini inceler. sistem + çevre evren Enerji: İş yapabilme kapasitesi. İş(w): Bir kuvvetin bir cismi
FOTOSENTEZ. 1. Fotosentez, güneş enerjisini, besin içindeki saklı kimyasal bağ enerjisine çeviren olaydır.
1 FOTOSENTEZ *Fotosentez: Klorofilli canlıların, ışık enerjisini kullanarak; inorganik maddelerden organik besin sentezlemesine fotosentez denir. 1. Fotosentez, güneş enerjisini, besin içindeki saklı kimyasal
hesaplama (Ders #16 dan devam) II. İstemli değişim ve serbest enerji III. Entropi IV. Oluşum serbest enerjisi
5.111 Ders Özeti #17 Bugün için okuma: Bölüm 7.1 İstemli değişme, Bölümler 7.2 ve 7.8 -Entropi, Bölümler 7.12, 7.13, ve 7.15 Serbest Enerji. Ders #18 için okuma: Bölüm 7.16 Biyolojik Sistemlerde Serbest-Enerji
ADIM ADIM YGS LYS Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü)
ADIM ADIM YGS LYS 100. Adım EKOLOJİ 7 MADDE DÖNGÜLERİ (Su, Karbon ve Azot Döngüsü) MADDE DÖNGÜLERİ Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf DOĞRU YANLIŞ SORULARI Nitel gözlemlerin güvenilirliği nicel gözlemlerden fazladır. Ökaryot hücrelerde kalıtım materyali çekirdek içinde bulunur. Ototrof beslenen canlılar
HÜCRESEL SOLUNUM OKSİJENSİZ SOLUNUM
1 HÜCRESEL SOLUNUM *Hücresel solunum: Besinlerin parçalanarak ATP sentezlenmesine, hücresel solunum denir. ----------------------- OKSİJENSİZ SOLUNUM ----------------------- (ANAEROBİK SOLUNUM = FERMANTASYON)
BİTKİLERDE SOLUNUM REAKSİYONLARI. Prof. Dr. Necmi İŞLER Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi
BİTKİLERDE SOLUNUM REAKSİYONLARI Prof. Dr. Necmi İŞLER Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Havanın serbest O2 kullanarak bitki hücrelerinde şekerlerin, yağların ya da diğer organik moleküllerin oksitlenmesi
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA
MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA Ekosistemde kimyasal elementler sınırlı sayıda bulunur. Bu nedenle bu kimyasal elementeler organik ve inorganik formlarda devir halindedir. Bu devre,
Solunum. Solunum ve odunsu bitkilerin büyümesi arasında yüksek bir korelasyon bulunmaktadır (Kozlowski ve Pallardy, 1997).
SOLUNUM Solunum Solunum, canlı hücrelerdeki organik maddelerin oksidasyonuyla, enerjinin açığa çıkarılması olayı olarak tanımlanır. Açığa çıkan enerji, kimyasal enerji (ATP) olarak depolanır. Solunum ürünleri,
ÜNİTE 7 : HÜCRESEL SOLUNUM
ÜNİTE 7 : HÜCRESEL SOLUNUM Yaşam için gerekli enerjinin tümü güneşten gelir.güneşte hidrojen füzyonla helyuma dönüşür ve ışık üretilir.yeşil bitkiler güneş ışığının enerjisini fotosentezle glukozdaki kimyasal
Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)
Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip
12 HÜCRESEL SOLUNUM GLİKOLİZ VE ETİL ALKOL FERMANTASYONU
12 HÜCRESEL SOLUNUM GLİKOLİZ VE ETİL ALKOL FERMANTASYONU HÜCRESEL SOLUNUM HÜCRESEL SOLUNUM Besinlerin hücre içerisinde parçalanması ile ATP üretimini sağlayan mekanizmaya HÜCRESEL SOLUNUM denir. Canlılar
Kendiliğinden Oluşan Olaylar ISTEMLI DEĞIŞIM: ENTROPI VE SERBEST ENERJI. Entropi. Şelale her zaman aşağı akar, yukarı aktığı görülmemiştir.
Şelale her zaman aşağı akar, yukarı aktığı görülmemiştir. ISTEMLI DEĞIŞIM: ENTROPI VE SERBEST ENERJI Bir fincan çay içerisine atılan bir küp şeker çözünür ama hiçbir zaman çözünmüş şeker çayın içinde kendiliğinden
3.BÖLÜM: TERMODİNAMİĞİN I. YASASI
3.BÖLÜM: TERMODİNAMİĞİN I. YASASI S (k) + O SO + ısı Reaksiyon sonucunda sistemden ortama verilen ısı, sistemin iç enerjisinin bir kısmının ısı enerjisine dönüşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Enerji sistemden
ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H
Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla
Redoks Kimyasını Gözden Geçirme
Redoks Kimyasını Gözden Geçirme I. Yükseltgenme Durumu ya da Sayısı Bir bileşiğin yükseltgenme durumu ya da sayısı, ne derece yükseltgenmiş (elektronca fakir) ya da indirgenmiş (elektronca zengin) bir
Ayxmaz/biyoloji. Azot döngüsü. Azot kaynakları 1. Atmosfer 2. Su 3. Kara 4. Canlılar. Azot döngüsü
Azot döngüsü Azot kaynakları 1. Atmosfer 2. Su 3. Kara 4. Canlılar Azot döngüsü 1. Azot bitkiler tarafından organik moleküllerin (A.asit,organik baz vb.)yapısına katılır. 2. Bitkiler azotu sadece NO3-
6. glikolizde enerji kazanım hesaplamalarında; Substrat düzeyinde -ATP üretimi yaklaşık yüzde kaç hesaplanır? a. % 0 b. % 2 c. % 10 d. % 38 e.
www.lisebiyoloji.com ayxmaz/biyoloji Test Çoktan Seçmeli 1. Hangi terim moleküllerin parçalanması ile açığa çıkan enerjinin depolandığı metabolik yolları ifade eder? a. anabolik yollar b. Katabolik yollar
Öğr. Gör. Dr. İlker BÜYÜK (Botanik, 10. Hafta): Fotosentez FOTOSENTEZ
FOTOSENTEZ Elektron Koparılması ve Floresans Enerjisi Elektronlar negatif (e - ) ve protonlar pozitif (p + ) yüklüdür. Bu nedenle protonlar elektronları çekerler. Elektronlar ise, belli bir enerjiye sahiptir
HÜCRE SOLUNUMU ve FERMENTASYON
HÜCRE SOLUNUMU ve FERMENTASYON 1 Bakteriler yoğurt, peynir, pizza üretimi gibi mayalanma olaylarını gerçekleştirirler. Kaslarınız çok çalışırsa, oksijen yokluğundan dolayı kasılamazlar. Yediğiniz bütün
Biyokimyasal reaksiyonlarda enerji değişikliklerini inceler. Bazı reaksiyonlar olurken bazıları neden olmaz?
Biyokimyasal reaksiyonlarda enerji değişikliklerini inceler Bazı reaksiyonlar olurken bazıları neden olmaz? Sistemler arasındaki fark? Biyolojik olmayan sistemler ısı enj kullanılır Biyolojik sistemler
Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı
Yağ Asitlerinin β Oksidayonu Prof. Dr. Fidancı Yağ Asitlerinin Beta Oksidasyonu Yağ asitlerinin enerji üretimi amacı ile yıkımında (yükseltgenme) en önemli yol β oksidasyon yoldudur. β oksidasyon yolu
Solunum ve Fotosentez
9 Solunum ve Fotosentez 9 Solunum ve Fotosentez 9.1 Glukoz yükseltgenmesi kimyasal enerjiyi nasıl açığa çıkarır? 9.2 Glukoz metabolizmasında aerobik yolaklar 9.3 Oksidatif fosforilasyon nasıl ATP üretir?
Atomlar ve Moleküller
Atomlar ve Moleküller Madde, uzayda yer işgal eden ve kütlesi olan herşeydir. Element, kimyasal tepkimelerle başka bileşiklere parçalanamayan maddedir. -Doğada 92 tane element bulunmaktadır. Bileşik, belli
BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER
BİYOKİMYAYA GİRİŞ: ATOM, MOLEKÜL, ORGANİK BİLEŞİKLER Biyokimyanın tanımı yaşamın temel kimyası ile ilgilenen bilim dalı (Bios, Yunancada yaşam demektir.) canlı sistemin yapısını ve fonksiyonlarını kimyasal
Bitki Fizyolojisi. 6. Hafta
Bitki Fizyolojisi 6. Hafta 1 Fotosentezin karanlık tepkimelerinde karbondioksit özümlemesi; 1. C 3 bitkilerinde (Calvin-Benson mekanizması ile), 2. C 4 bitkilerinde (Hatch-Slack mekanizması ile), 3. KAM
LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ SAFRA ASİTLERİ
8. Hafta: Lipit Metabolizması: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ 1. Yapısal fonksiyon görevi: Lipitler fosfolipitler başta olmak üzere hücre ve organel zarlarının yapısına girer
Ekosistem ve Özellikleri
Ekosistem ve Özellikleri Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Ekosistem Belirli bir bölgede yaşayan ve birbirleriyle sürekli etkileşim halindeki canlılar (biyotik faktörler) ve cansız
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ
CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ Besin Zincirindeki Enerji Akışı Madde Döngüleri Enerji Kaynakları ve Geri Dönüşüm Hazırlayan; Arif Özgür ÜLGER Besin Zincirindeki Enerji Akışı Bütün canlılar yaşamlarını devam
ÜNİTE 7:HÜCRESEL SOLUNUM
ÜNİTE 7:HÜCRESEL SOLUNUM Hücreler iş yapabilmek için enerjiye gereksinim duyarlar. Enerji ekosisteme güneş enerjisi yoluyla gelir ve ototrof canlılar sayesinde güneş enerjisi besinlerdeki kimyasal bağ
BİYOKİMYA II EK NOT. Ortak biyokimyasal tepkimeler
BİYOKİMYA II EK NOT Dr. NaĢit ĠĞCĠ Ortak biyokimyasal tepkimeler Ġndirgenme-yükseltgenme (redüksiyon-oksidasyon, redoks) tepkimeleri de biyokimya açısından çok önemli tepkimelerdir. Basitçe, elektron kaybı
Suyun Fizikokimyasal Özellikleri
Suyun Fizikokimyasal Özellikleri Su bitkinin yaşamında yaşamsal bir rol oynar. Bitki tarafından yapılan her gram başına organik madde için kökler tarafından 500 gr su alınır. Bu su, bitkinin bir ucundan
Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ KONU ÖZETİ
Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti
Doğru - Yanlış Soruları. Etkinlik - 1. ÜNİTE 1 CANLILARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ BÖLÜM 1 Fotosentez
Etkinlik - 1 Fotosentez Doğru - Yanlış Soruları Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına ''D'', yanlış olanların yanına ''Y'' harfi yazınız. 1. ATP'nin sentezi bir fosforilasyon olayıdır. 2. İnorganik
ΔH bir sistem ile çevresi arasındaki ısı transferiyle alakalı. Bir reaksiyonun ΔH ını hesaplayabiliyoruz. Hess yasası,
TERMOKİMYA Termodinamiğin 1. kuralı, iç enerjinin (U) nasıl değiştiğiyle alakalı U U çevre U evren ΔU değişimleri ΔH ile alakalı U PV H ΔH bir ile çevresi arasındaki ısı transferiyle alakalı (@ sabit P)
Sıcaklık (Temperature):
Sıcaklık (Temperature): Sıcaklık tanım olarak bir maddenin yapısındaki molekül veya atomların ortalama kinetik enerjilerinin ölçüm değeridir. Sıcaklık t veya T ile gösterilir. Termometre kullanılarak ölçülür.
Metabolizma. Organizmadaki kimyasal tepkimelerin tümüne metabolizma adı verilir.
METABOLİZMAYA GİRİŞ Metabolizma Organizmadaki kimyasal tepkimelerin tümüne metabolizma adı verilir. Metabolizma, hücrede cereyan eden binlerce kimyasal tepkimenin karmaşık bir yol haritasıdır. 2 Metabolizma
EKOSİSTEM. Cihangir ALTUNKIRAN
EKOSİSTEM Cihangir ALTUNKIRAN Ekosistem Nedir? Bir bölge içerisinde bulunan canlı ve cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sisteme ekosistem denir. Ekosistem Bileşenleri Canlı Öğeler Üreticiler
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ
ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü
CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER
CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER Canlıların yapısında bulunan moleküller yapısına göre 2 ye ayrılır: I. İnorganik Bileşikler: Bir canlı vücudunda sentezlenemeyen, dışardan hazır olarak aldığı
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 1) Canlılar soylarının devam ettirebilmek için üreyerek yeni bireyler meydana getirir. Bu üreme olaylarıyla ilgili olarak; I. Bakterinin ikiye bölünerek kendine benzer yeni
FOTOSENTEZ VE KEMOSENTEZ
FOTOSENTEZ VE KEMOSENTEZ FOTOSENTEZ Yeşil bitkilerin, sahip oldukları klorofil pigmenti yardımı ile havadan aldıkları karbondioksiti kullanarak kendileri için gerekli olan organik maddeleri üretmelerine
Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1
Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar
Fotosentez ile her yıl 160 milyar ton karbonhidrat üretilir. Güneş enerjisi dünyadaki yaşam enerjisi kaynağıdır.
FOTOSENTEZ Fotosentez ile her yıl 160 milyar ton karbonhidrat üretilir. Güneş enerjisi dünyadaki yaşam enerjisi kaynağıdır. Fotosentez Kloroplastlar, 150 milyon km uzaktan, güneşten gelen ışık enerjisini
Enerji, Enzimler ve Metabolizma
8 Enerji, Enzimler ve Metabolizma 8 Başlıklar 8.1 Biyolojik enerji dönüşümlerinde fizik yasaları 8.2 Biyokimyasal enerjide ATP 8.3 Enzimler 8.4 Enzimler nasıl çalışır? 8.5 Enzim aktivitelerinin kontrolü
Solunum bütün canlı hücrelerde görülen katabolik(yıkım) bir olaydır.
Solunum bütün canlı hücrelerde görülen katabolik(yıkım) bir olaydır. Solunum olayının amacı enerji üretmektir. Tüm canlı hücreler, enerji gerektiren hayatsal olaylarında kullanacakları ATP enerjisini besinlerin
1.018/7.30J Ekoloji I: Dünya Sistemi Güz 2009
1.018/7.30J Ekoloji I: Dünya Sistemi Güz 2009 OKUMALAR: Ders Kitabı, syf. 43, 84-88; 673-674 Luria. 1975. Overview of photosynthesis. Kaiser, J. 1995. Can deep bacteria live on nothing but rocks and water?
METABOLİZMA. Dr. Serkan SAYINER
METABOLİZMA Dr. Serkan SAYINER [email protected] Genel Bakış Canlı organizmalar, kendilerini yenilemek, gelişmek ve üremek için kimyasal maddelere gereksinim duyarlar. Çünkü organizmanın tamamı
Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI
13. Hafta: Vitaminler ve Koenzimler: Vitamin tanımı, vitaminlerin görevleri, vitaminlerin sınıflandırılmaları, koenzim tanımı, önemli vitaminler, suda çözünen vitaminler, yağda çözünen vitaminler, vitaminlerin
TERMODİNAMİĞİN TEMEL EŞİTLİKLERİ
Serbest İç Enerji (Helmholtz Enerjisi) Ve Serbest Entalpi (Gibbs Enerjisi) Fonksiyonları İç enerji ve entalpi fonksiyonları yalnızca termodinamiğin birinci yasasından tanımlanır. Entropi fonksiyonu yalnızca
ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA
ENERJİ VE YAŞAM 1 NEJLA ADA 2010282058 CANLILAR VE ENERJİ GÜNEŞ 2 Yakıt olarak kullandığımız kömür ve odun bitkilerden elde edilir. Petrol ise bitki ve hayvan artıklarından oluşur. O halde yakıtlarımızdaki
Aktivasyon enerjisi. Enzim kullanılmayan. enerjisi. Girenlerin toplam. enerjisi. Enzim kullanılan. Serbest kalan enerji. tepkimenin aktivasyon
ENZİMLER Enzimler Canlı sistemlerde meydana gelen tüm yapım ve yıkım reaksiyonlarına metabolizma denir Metabolizma faaliyetleri birer biyokimyasal tepkimedir. Ve bu tepkimelerin başlayabilmesi belirli
Çevre Biyolojisi
Çevre Biyolojisi 115-02 Bölüm 03-02 Temel Ekolojik Kavramlar ve Süreçler Çağatay Tavşanoğlu 2017-2018 Güz Biyojeokimyasal döngüler ve madde geri kazanımı Ekosistem boyunca enerji akışı tek yönlü bir süreçtir
SU VE HÜCRE İLİŞKİSİ
SU VE HÜCRE İLİŞKİSİ Oluşturacağı her 1 g organik madde için bitkinin 500 g kadar suyu kökleriyle alması ve tepe (uç) noktasına kadar taşıyarak atmosfere aktarması gerekir. Normal su düzeyinde hayvan hücrelerinin
Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu
Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu Su ve çevrenin canlılar için uygunluğu Yeryüzündeki yaşam su içinde ortaya çıkmış ve canlıların karalar üzerine yayılışından önceki 3 milyar yıl boyunca su içinde
DERSĐN SORUMLUSU : PROF.DR ĐNCĐ MORGĐL
DERSĐN SORUMLUSU : PROF.DR ĐNCĐ MORGĐL HAZIRLAYAN : HALE ÜNAL KĐMYASAL REAKSĐYONLARA GĐRĐŞ -Değişmeler ve Tepkime Türleri- Yeryüzünde bulunan tüm maddeler değişim ve etkileşim içerisinde bulunur. Maddelerdeki
ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
AY EKİM 06-07 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI. SINIF VE MEZUN GRUP KİMYA HAFTA DERS SAATİ. Kimya nedir?. Kimya ne işe yarar?. Kimyanın sembolik dili Element-sembol Bileşik-formül. Güvenliğimiz ve Kimya KONU ADI
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme
BİYOMOLEKÜLLER. Dr. Fatih Büyükserin
BİYOMOLEKÜLLER Dr. Fatih Büyükserin BİYOMOLEKÜLLER Canlı hücrelerde hangi tip moleküller /işlevsel gruplar vardır, ne orandadır? Birbiriyle nasıl etkileşir? Canlılarda sıklıkla meydana gelen tepkimeler
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #2
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #2 1) Aşağıdaki grafikte, ph derecesi ile X, Y ve Z enzimlerin tepkime hızı arasındaki ilişki gösterilmiştir. 2) Aşağıdaki şemada kloroplast ile mitokondri arasındaki madde alış
Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler)
Biyokimya Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler) Bölüm 1: Biyokimya ve önemi: 1. Biyokimya tanımı, önemi ve boyutsal
Çizelge 2.6. Farklı ph ve su sıcaklığı değerlerinde amonyak düzeyi (toplam amonyağın yüzdesi olarak) (Boyd 2008a)
- Azotlu bileşikler Su ürünleri yetiştiricilik sistemlerinde oksijen gereksinimi karşılandığı takdirde üretimi sınırlayan ikinci faktör azotlu bileşiklerin birikimidir. Ana azotlu bileşikler; azot gazı
www.demiraylisesi.com
YÖNETİCİ MOLEKÜLLER C, H, O, N, P atomlarından meydana gelir. Hücrenin en büyük yapılı molekülüdür. Yönetici moleküller hücreye ait genetik bilgiyi taşır, hayatsal faaliyetleri yönetir, genetik bilginin
Bitkilerde C3, C4 ve CAM Mekanizmaları, Farkları ve Üstünlükleri
Bitkilerde C3, C4 ve CAM Mekanizmaları, Farkları ve Üstünlükleri Bitkilerde C3 Yolu Calvin döngüsünün ilk tanımlanabilir ürünü 3-C lu PGA molekülü olduğu için bu metabolik yol C 3 yolu olarak adlandırılır.
1. Üreticiler 2. Tüketiciler. 3. Ayrıştırıcılar
BESİN ZİNCİRİ VE ENERJİ AKIŞI Doğada canlıların birbiriyle beslenmesi ve enerjinin ayrıştırıcılara kadar geçmesiyle oluşan döngüye besin zinciri denir. Birbirlerine bağlı besin zincirine besin ağı denir.
Prof.Dr.Gül ÖZYILMAZ
Prof.Dr.Gül ÖZYILMAZ ENZİMLER; Tüm canlıların yapısında bulunan, Esas olarak proteinden oluşmakla beraber, organik-inorganik maddeleri de bünyesinde barındıran, Biyokimyasal tepkimeleri gerçekleştiren
1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-
1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya
METABOLİZMA REAKSİYONLARI. Hazırlayanlar Prof. Dr. Ayşe CAN Prof.Dr. Nuriye AKEV
METABOLİZMA REAKSİYONLARI Hazırlayanlar Prof. Dr. Ayşe CAN Prof.Dr. Nuriye AKEV METABOLİZMA Canlı sistemde maddelerin uğradığı kimyasal değişikliklerin hepsine birden metabolizma, bu değişiklikleri meydana
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ)
YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ) DOĞRU YANLIŞ SORULARI Depo yağlar iç organları basınç ve darbelerden korur. Steroitler hücre zarının yapısına katılır ve geçirgenliğini artırır.
DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ
9. Hafta: Lipit Metabolizması: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI Palmitoleik ve oleik asitlerin sentezi için palmitik ve stearik asitler hayvansal organizmalardaki çıkş maddeleridir.
Konular: I. Değerlik bağı teorisi ve melezleģme (Ders #15 den devam) Karmaşık moleküllerde melezleşme tayini
5.111 Ders Özeti #16 Bugün için okuma: Bölümler 6.13, 6.15, 6.16, 6.17, 6.18, ve 6.20 (3. Baskıda Bölümler 6.14, 6.16, 6.17, 6.18, 6.19 ve 6.21) Kimyasal Değişim Entalpisi. Ders #17 için okuma: Bölüm 7.1
-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.
BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin
