ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Hilmi TORUN YÜKSEK DOZ HERBİSİT UYGULAMALARININ HEDEF DIŞI BİTKİLERDEKİ OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ADANA, 2011

2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK DOZ HERBİSİT UYGULAMALARININ HEDEF DIŞI BİTKİLERDEKİ OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR Hilmi TORUN YÜKSEK LİSANS TEZİ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Bu Tez 03/06/2011 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir Doç. Dr. Sibel UYGUR Prof. Dr. F. Nezihi UYGUR Prof. Dr. İzzet KADIOĞLU DANIŞMAN ÜYE ÜYE Bu Tez Enstitümüz Bitki Koruma Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Enstitü Müdürü Bu Çalışma ÇÜ. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: ZF2010YL34 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

3 ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ YÜKSEK DOZ HERBİSİT UYGULAMALARININ HEDEF DIŞI BİTKİLERDEKİ OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR Hilmi TORUN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI Danışman :Doç. Dr. Sibel UYGUR Yıl: 2011, Sayfa: 149 Jüri :Doç. Dr. Sibel UYGUR Prof. Dr. F. Nezihi UYGUR Prof. Dr. İzzet KADIOĞLU Yabancı otların kontrolünde kimyasal mücadele, kolay uygulanabilir olması, kısa vadede ekonomik olması ve hızlı sonuç vermesi nedeniyle en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelir. Ancak çiftçilerin yanlış kimyasallar (herbisitler) uygulamasıyla beraber, yanlış teknik uygulamalardan dolayı kültür bitkilerinde zararlanmalar meydana getirebilmektedir. Bu çalışma, bu zararları, zarar miktarlarını ve oluşabilecek simptomları ortaya koymak amacıyla planlanmıştır. Çukurova Bölgesi nde üretimi yapılan beş farklı kültür bitkisinde (ayçiçeği, buğday, domates, mısır, pamuk) 2010 yılı içerisinde çalışmalar yapılmıştır. Seçilen yedi farklı etkili maddeye sahip herbisitin dört farklı dozu (önerilen dozun yarısı-n/2, önerilen doz-n, önerilen dozun iki katı-2n ve dört katı-4n) sera koşullarında saksılarda yetiştirilen kültür bitkilerine uygulanmış ve elde edilen veriler fiziksel şekilde incelenmiştir. Bu herbisitler; 2,4-D acid dimethylamin, glyphosate isopropylamine tuzu 480 g/l, bentazone 480 g/l, foramsulfuron 22,5 g/l, mesosulfuron - methyl + iodosulfuron methyl sodium 3 + 0,6 g/l, fluazifop-p-butyl 150 g/l ve prometryne 500 g/l olup seçilen kültür bitkilerindeki etkileri gözlenmiştir. Saksı denemeleri sonucu oluşan belirgin simptomlar 2,4-D aminde domates ve ayçiçeğinde yaprakları ilk önce sarartmış ardından öldürmüş, pamuk yapraklarında tipik bamyalaşma simptomu görülmüş, glyphosateda bütün kültür bitkilerinde dokularda sarartma yapmış ardından dokuların renk değiştirmesiyle kahverengi hale yanmış görünümüne bürünmüş, bentzoneda domates ve buğday bitkilerini cılızlaştırarak bitkiyi çalımsı forma getirmiş, foramsulfuron da bütün bitkilerde ilerleyen dozların katlanmasıyla bitkilerde sarkmalara ve solmalara neden olmuş pamukta yaprak kenarları, yaprak sapları ve yaprak damarlarını kızartmış, mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium herbisiti kültür bitkilerinde sarartma yapmış ve bitki boyu gelişimlerini durdurmuş, fluazifob-p-buthyl etkili maddesi bitkilerde büzüştürme yaparak dokuların deforme olmasını sağlamış ve prometryn ise nekroz oluşturmuş daha sonra bitkileri kurutmuştur. Anahtar Kelimeler: Herbisitler, Simptom, Kültür Bitkileri, Fitotoksite I

4 ABSTRACT MSc. THESIS DAMAGES CAUSED BY OVERDOSE HERBICIDE APPLICATIONS ON NON-TARGET PLANTS Hilmi TORUN CUKUROVA UNIVERSITY INSTITUDE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF PLANT PROTECTION Supervisor :Assoc. Prof. Dr. Sibel UYGUR Year: 2011, Pages:149 Jury :Assoc. Prof. Dr. Sibel UYGUR Prof. Dr. F. Nezihi UYGUR Prof. Dr. İzzet KADIOĞLU The most common preferable method by the farmers is chemical weed management which is economical in short term and faster result to get rid of weeds. These chemicals (herbicides) are caused some damage to crops due to wrong usage with technical implementation. In this study, we were planned to identify damages, damage rates and possible symptoms of herbicide chemicals. The applications were done on five different crops which are used in Cukurova Region (sunflower, wheat, tomato, corn, cotton) in Four different doses which were advised of half dose (N/2), advised dose (N), two times of advised dose (2N) and four times of advised dose (4N) of seven herbicides were applied on chosen crops which grown in pots under greenhouse conditions. These herbicides were 2,4-D acid dimethylamin, glyphosate isopropylamine salt 480 g/l, bentazone 480 g/l, foramsulfuron 22,5 g/l, mesosulfuron - methyl + iodosulfuron - methyl sodium 3 + 0,6 g/i, fluazifop-p-butyl 150 g/l, and prometryne 500 g/l and also we were checked the herbicide efficiency of damages over crops. In 2,4-D amine made tomato and sunflower leaves first return yellow and then killed, cotton leaves a typical symptom seen nested leaves, the formation of white spots were seen in the form of making, ripening in glyphosate tissue culture plants have all become brown and then burned the tissues changed the appearance of color drenched, in bentzone herbicide tomato and wheat plants in the form of the plant brought the length grows with weak plant, all plants in foramsulfuron herbicide fading the plants progressive doses caused by folding the cotton plants and sagging leaf edges, leaf stems and leaf veins fried, in mesosulfuronmethyl + iodosulfuron-methyl sodium herbicide made plant height development of cultural crops ripening had stopped, fluazifob-p-buthyl effective agent makes the tissues deformed by shrinkage in plants and necrosis formed in the later burned crops seen in prometryn. Key words: Herbicides, Symptom, Crops, Phytotoxcicity II

5 TEŞEKKÜR Çalışmam süresince yardımlarını esirgemeyen ve Yüksek Doz Herbisit Uygulamalarının Hedef Dışı Bitkilerdeki Oluşturduğu Zararlanmalar konulu yüksek lisans tezini vererek bana yönlendirici fikirleri ile daima yol gösteren danışman hocam Sayın Doç. Dr. Sibel UYGUR a ve Prof. Dr. F. Nezihi UYGUR sonsuz teşekkür ederim. Tez çalışmamın çeşitli dönemlerinde bana her yönden desteğini esirgemeyen Arş. Gör. Olcay BOZDOĞAN a, Sayın Dr. Akın AKSOY (Bayer Cropscience) a ve Sayın Zir. Müh. Cüneyt Köseoğlu (Syngenta) na teşekkür ederim. Yüksek lisans çalışmalarım esnasında yardımlarını esirgemeyen Herboloji Laboratuvarı arkadaşlarıma ve araştırmamı destekleyen Çukurova Üniversitesi, Bilimsel Araştırma Projeleri Birimine teşekkürlerimi sunarım. III

6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ I ABSTRACT... II TEŞEKKÜR... III İÇİNDEKİLER... IV ÇİZELGELER DİZİNİ... VIII ŞEKİLLER DİZİNİ... X 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR MATERYAL VE METOD Çukurova Bölgesi Hakkında Bilgiler Denemede kullanılan Kültür Bitkileri Hakkında Bilgiler Denemede Kullanılan Herbisitler Hakkında Bilgiler ,4-D Acid Dimethylamin Glyphosate Isopropylamine Foramsulfuron Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl-sodium Bentazone Fluazifop-p-butyl Prometryne Denemeler Hakkında Bilgiler Verilerin Alınması ve Sonuçların Değerlendirilmesi BULGULAR VE TARTIŞMA Herbisitlerin Kültür Bitkilerinde Oluşturduğu Zararlanmalar ve Tanımları ,4-D Acid Dimethylamin in Neden Olduğu Zararlanmalar ,4-D Acid Dimethylamin in Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar ,4-D Acid Dimethylamin in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar IV

7 ,4-D Acid Dimethylamin in Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar ,4-D Acid Dimethylamin in Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar ,4-D Acid Dimethylamin in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate Isopropylamine in Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Domatesde Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar V

8 Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl in Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl in Pamukda Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl in Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Uygulanan Herbisitlerin Kültür Bitkilerine Oluşturduğu Zararlanmaların Miktarı ,4-D Amin in Oluşturduğu Zarar Miktarı Glyphosate in Oluşturduğu Zarar Miktarı Bentazone un Oluşturduğu Zarar Miktarı Foramsulfuron un Oluşturduğu Zarar Miktarı Iodosulfuron-methyl + Mesosulfuron-methyl in Oluşturduğu Zarar Miktarı Fluazifob-p-buthyl in Oluşturduğu Zarar Miktarı Prometryn in Oluşturduğu Zarar Miktarı SONUÇLAR KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ VI

9 VII

10 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Sera Çalışmalarında Kullanılacak Olan Kültür Bitkileri Çizelge 3.2. Denemede Kullanılacak Olan Herbisitler, Uygulama Dozları ve Bu Uygulanacağı Kültür Bitkileri Çizelge ,4-D Amin in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.2. Glyphosate ın Kültür Bitkilerine Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.3. Bentazone un Kültür Bitkilerine Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.4. Foramsulfuron un Kültür Bitkilerine Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.5. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.6. Fluazifop-p-butyl in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar Çizelge 4.7. Prometryn in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar VIII

11 IX

12 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Denemelerde Kullanılan Sırt Pülverizatörü Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Ayçiçeği Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Ayçiçeği Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Ayçiçeği Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Ayçiçeği Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Domates Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Domates Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Domates Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Domates Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100ml/da) Pamuk Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200ml/da) Pamuk Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400ml/da) Pamuk Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800ml/da) Pamuk Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Buğday Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Buğday Bitkisinde Oluşturduğu Simptomlar X

13 Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Buğday Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Buğday Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100ml/da) Mısır Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200ml/da) Mısır Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400ml/da) Mısır Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800ml/da) Mısır Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Ayçiçeği Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Ayçiçeği Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Ayçiçeği Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Ayçiçeği Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Domates Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Domates Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Domates Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Domates Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Pamuk XI

14 Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Pamuk Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Pamuk Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Pamuk Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Buğday Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Buğday Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Buğday Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Buğday Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Mısır Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Mısır Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Mısır Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Mısır Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Ayçiçeği Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Ayçiçeği Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Ayçiçeği Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Ayçiçeği XII

15 Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Domates Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Domates Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Domates Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Domates Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Pamuk Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Pamuk Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Pamuk Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Pamuk Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Buğday Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Buğday Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Buğday Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Buğday Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Mısır Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Mısır Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Mısır XIII

16 Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Mısır Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Ayçiçeği Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Ayçiçeği Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Ayçiçeği Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Ayçiçeği Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Domates Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Domates Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Domates Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Domates Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Pamuk Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Pamuk Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Pamuk Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Pamuk Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Buğday Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Buğday XIV

17 Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Buğday Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Buğday Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Mısır Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Mısır Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Mısır Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Mısır Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates XV

18 Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday XVI

19 Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Domates Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Domates Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Domates Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300ml/da) Domates Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Pamuk Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Pamuk Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Pamuk Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300ml/da) Pamuk Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Buğday XVII

20 Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Buğday Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Buğday Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300ml/da) Buğday Bitkisinde Oluşturduğu Simptomlar Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Mısır Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Mısır Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Mısır Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300 ml/da) Mısır Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Domates Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Domates Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Domates Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Domates Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Pamuk Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Pamuk Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Pamuk Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Pamuk XVIII

21 Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Buğday Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Buğday Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Buğday Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Buğday Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Mısır Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Mısır Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Mısır Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Mısır Şekil Ayçiçeğinde 2,4-D Amin Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Domatesde 2,4-D Amin Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Pamukda 2,4-D Amin Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda 2,4-D Amin Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırda 2,4-D Amin Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Ayçiçeğinde Glyphosate Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Domatesde Glyphosate Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması XIX

22 Şekil Pamukda Glyphosate Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda Glyphosate Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırda Glyphosate Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Ayçiçeğinde Bentazone Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Domatesde Bentazone Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Pamukda Bentazone Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda Bentazone Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırda Bentazone Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Ayçiçeğinde Foramsulfuron Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Domatesde Foramsulfuron Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Pamukda Foramsulfuron Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda Foramsulfuron Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırda Foramsulfuron Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Ayçiçeğinde Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması127 Şekil Domateste Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması128 XX

23 Şekil Pamukta Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması129 Şekil Buğdayda Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması129 Şekil Mısırda Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması130 Şekil Domateste Fluazifob-p-buthyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Pamukta Fluazifob-p-buthyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda Fluazifob-p-buthyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırda Fluazifob-p-buthyl Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Domateste Prometryn Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Pamukta Prometryn Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Buğdayda Prometryn Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması Şekil Mısırdada Prometryn Etkili Maddeli Herbisitin Farklı Dozlarının ve Kontrolun Kıyaslanması XXI

24 1. GİRİŞ Hilmi TORUN 1. GİRİŞ Yabancı otlar, kültür bitkilerinde doğrudan veya dolaylı zararlara neden olan bitki koruma sorunlarının başında gelirler. Tarım alanlarında yabancı otlar, kültür bitkileri ile büyüme yeri, besin maddesi, su, ışık gibi faktörler için rekabete girmesinin yanında kültür bitkilerine zararlı pek çok bitki patojeni ve böceklere konukçuluk ederler. Bunun yanı sıra bazı tarımsal uygulamaların sağlıklı ve süratli yapılmasına da engel olurlar (Uygur ve ark., 1984). Dünyadaki toplam civarındaki bitki türünün yaklaşık 250 tanesi uluslar arası düzeyde ciddi sorun olan yabancı otlardır (Radosevich ve Holt, 1984). Ülkemizde ise bugüne kadar kaydedilen yabancı ot türü sayısı 1500 civarındadır (Uluğ ve ark., 1993). Kültür bitkileri yetiştiriciliğinde büyük sorunlardan biri olan yabancı otlar, M.Ö yıllarında tarımsal üretimin başlamasıyla beraber yabancı otlar, üretimde sorunlar meydana getirmeye başlamıştır. Çapalar, 4000 yıl sonra ilk tarımsal alet olarak üretim sırasında kullanılmaya başlamış, 5000 yıl sonra ise çeki gücünün tarıma girmesiyle tarımsal faaliyetler hız kazanmıştır. Günümüze kadar yapılan bu üretimleri esnasında yabancı otlar, neden oldukları sorunları artırarak devam ettirmiştir. Mekanik aletlerin 1920 li yıllarda tarıma dahil olması, 1930 lu yıllarda biyolojik mücadeleye başlanması ve 1947 yılında ise ilk herbisitler olan 2,4-D Acid Dimethylamin ve MCPA etkili maddelerinin kullanılmaya başlanması ile beraber yabancı otlara karşı yapılan ilk kimyasal herbisit mücadelesi başlamıştır (Hopkins, 1989). Diğer mücadele yöntemlerine göre daha kolay uygulanan, daha kısa sürede etki gösteren ve daha ucuz olan herbisitler diğer yabancı ot mücadele yöntemlerinden daha yaygın bir kullanım alanına sahiptir (Zoschke, 1994). Pestisitlerin büyük bir bölümünü oluşturan herbisitler, günümüzde sürdürülebilir tarım alanlarında kullanılan en fazla zirai kimyasal ilaçlar olup etkili madde miktarına göre tüm pestisitlerin % 37 sini kapsamaktadır (Kiely ve ark., 2004). 1

25 1. GİRİŞ Hilmi TORUN Yabancı otları kontrol altına almak için yapılan çalışmalarda en önemlisi kimyasal mücadeledir. Geçmişten günümüze kadar yapılan çalışmalarda Çukurova Bölgesi nde kullanılan zirai kimyasal ilaçların kültür bitkileri içerisindeki yeri ve önemi vurgulanmıştır. Yabancı otların kontrolünde kullanılan mücadele yöntemlerinden biri olan kimyasal mücadelede; uygulanabilirliğinin kolay olması, kısa sürede etki göstermesi, ekolojik koşullardan çok fazla etkilenmemesi ve diğer birtakım yöntemlere göre maliyetinin kısa vadede az olması nedeni ile günümüzde en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelmiştir. Yeni tarım tekniklerinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle birlikte iş gücünün pahalılaşması, herbisit kullanılmasının daha da artmasına neden olmuştur. Sonuçta hem dünyada hem de ülkemizde pestisitler içerisinde tüketim açısından herbisitler ilk sıraya oturmuştur. Herbisit uygulamaları, sürdürebilir tarımın gerçekleştiği alanlarda insanların kültüre almış olduğu bitkilerde, verimin azalmasına neden olan yabancı otlara karşı yapılan uygulamalardır. Yabancı otlara karşı kullanılan kimyasallara Herbisit denir. Kısaca herbisitler, kültür bitkileri içerisinde ekonomik anlamda verim kaybına neden olan yabancı otların ve bu istenmeyen yerde yetişen yabancı otların zararlanması ve öldürülmesi için uygulanırlar. Tarımda kullanılan herbisitler, yabancı otlarda zarar meydana getirmek için seçicidirler. İçeriğindeki bileşiklerden dolayı bazı herbisitler yabancı otlarda yüksek seviyede zararlanmalar meydana getirirken bazılarında düşük derecede zararlanmalar meydana getirirler. Herbisitlerin uygulanması esnasında veya sonrasında kültür bitkilerinde bir takım üretim sorunları da herbisit kullanımının artışına paralel olarak artmıştır. Kültür bitkisi bazında bu sorunlar direkt kültür bitkisinde fitotoksite şeklinde, toprağa uygulanan bazı herbisitlerin bir sonraki ürüne zarar vermesi şeklinde, ürünlerde kalıntı, çevre kirliliği, aşırı kullanılmasından dolayı kültür bitkisinin gelişiminde zayıflama ve verim kaybı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu olumsuz etkilerin ana nedeni ise herbisitlerin püskürtülmesi esnasında hedefin kaçırılması, yanlış alet ve ekipmanların seçimi, uygulama aletlerinin uygulamadan önce kalibrasyonlarının yapılmaması, yanlış etki mekanizmasına sahip herbisitlerin seçimi, herbisitlerin önerilen fenolojik dönemde uygulanmaması ve uygulama esnasında çevresel koşulların uygunsuzluğu şeklinde sayılabilir. 2

26 1. GİRİŞ Hilmi TORUN Kültür bitkileri içerisinde bulunan yabancı otlara karşı üretici firmaların gerçekleştirmiş olduğu bu kimyasal uygulamaları ruhsatlandırma denemeleri yapılırken kültür bitkilerinin gelişimleri, dönemleri ve hatta çevreye vermiş olduğu zararlar göz önünde tutulmuş ancak çiftçilerin gerçekleştirecek oldukları uygulama sırasındaki yanlış teknik uygulamalar hesaba katılmamıştır. Sonuçta herbisitlerin uygulanması esnasında veya sonrasında kültür bitkilerinde bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu çalışma herbisit uygulamalarında meydana gelen sorunları ortaya koymak ve oluşan zararlanmaların sayısal oranlarını belirlemek amacıyla bu çalışma planlanmıştır. Etkili maddeleri 2,4-D acid dimethylamin, glyphosate, foramsulfuron, bentazone, fluazifob-p-buthyl, mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium ve prometryn olan ticari preparatların farklı dozları mısır, pamuk, domates, ayçiçeği ve buğday kültürlerine uygulanmış ve bu kültür bitkilerinde oluşan belirgin simptomlar görsel olarak tanılanarak fotoğraflandırılmıştır. Ayrıca oluşan zararlanmaların miktarı da periyodik olarak kaydedilerek farklılıkların ne şekilde ortaya çıktığı tespit edilmeye çalışılmıştır. 3

27 1. GİRİŞ Hilmi TORUN 4

28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Amerika Birleşik Devletleri, Oklahoma eyaletinde yapılan bir çalışmada, Schnelle ve Cole (1964) fidanlık ve rekreasyonel alanlarda 2,4-D amin, glyphosate ve amonyum sulfamate gibi önemli herbisitlerin uygulayışını gerçekleştirmiş ve bu uygulamanın ardından bitkilerde oluşan simptomları ayırarak incelemişlerdir. Oliver ve Frans (1968), trifluralin etkili maddeli herbisitin uygulanmasıyla pamuk ve soya kökleri üzerinde etkisini ortaya koymuş ve bunun yanında bu herbisitin topraktaki kalıcılığı ile ilgili araştırmalar yapmışlardır. Wills (1978), glyphosate ın pamuk üzerindeki fitotoksik etkisini saptayarak pamuk bitkisinin gövde kısmındaki boğumlarda ve boğum aralarında uzamanın durduğunu ve olgunlaşmayan sürgünlerin oluştuğunu saptayarak glyphosate herbisitinin dokular arasındaki geçişinin nasıl meydana geldiğini belirlemiştir. Kanada da Saskatchewan Üniversitesi nde yapılan bir araştırmada, Faye (1981) nin denemesinde 2,4-D amin ve MCPA herbisitlerinin park ve bahçe bitkilerinde sorun olan yabancı otlara karşı uygulanırken hedefin kaçırılıp genç fidanlara gelmesi sonucu fidanların sürgün veren kısımlarında doku bozulmalarının ve sürgün kısımlarında kıvrılmaların olduğunu gözlemiştir. Kapusta ve ark. (1986), dört yılı aşkın süreyle yaptıkları çalışmalarda soya tarlasında bulunan yabancı otlara karşı çıkış sonrası kullanılan herbisitleri kullanarak denemeler yapmışlardır. bentazone, acifluorfen, 2,4-DB ile kombine edilen naptalam/dinoseb Soyanın gelişimi sırasında uygulanarak erken dönemde soyanın üzerinde gözle görülür hafif simptom oluşumları meydana getirmiş, meydana gelen simptomlar ise soyanın gelişiminden 21 gün sonra daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bentazone ile uygulanan 2,4-DB nin farklı soya çeşitleri üzerindeki denemelerinde ise herhangi bir simptomla karşılaşılmamıştır. Adcock ve ark. (1990), soya bitkisinin yapraklarına uyguladıkları çıkış sonrası paraquat ve glyphosate ile sadece ışığın yansımasıyla gelişen soya yapraklarının gelişimlerini radyometreyle hassas şekilde ölçerek karşılaştırmışlardır. paraquat ve glyphosate uygulanan bitkilerin yaprak ağırlığında, yaprak sayısında ve bitkilerin gövde ağırlığında normal gelişen bitkilere kıyasla daha hassas olduğu 5

29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN ortaya çıkarılmıştır. İlerleyen zamanlarda ise herbisit uygulanan yapraklarda kloroz, nekroz ve deformasyonlar meydana gelmiştir. Amerika da yapılan bir denemede Al-Khatib ve ark. (1992), tatlı kiraz bitkisi üzerinde farklı herbisitleri farklı dozlarda uygulayarak simptom oluşumlarını gözlemişlerdir. Chlorsulfuron, thifensulfuron, bromoxynil, 2,4-D amin, glyphosate ve 2,4-D amin + glyphosate ı iki yaşındaki kiraz ağaçlarına meyve oluşumu gerçekleşirken uygulamışlardır. Sırasıyla fitotoksite oluşumları Chlorsulfuron> 2,4-D amin> glyphosate> 2,4-D amin + glyphosate> thifensulfuron> bromoxynil olmuştur. Chlorsulfuron, 2,4-D amin ve glyphosate yüksek derecede zarar oluşturmaları yanında tüm uygulamalarda simptomlar meydana gelmiştir. Uygulanan herbisitler ise karakteristik simptomlar oluşturmuş fakat bazı uygulanan herbisitlerin oluşturduğu simptomlar hastalığa, mineral eksikliğine ve çevresel faktörlerin oluşturduğu simptomlara benzemiştir. Hatta analizlerde uygulanan bazı herbisitlerin bitki dokularında kronik simptom oluşturduğu tespit edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri nde Snipes ve ark. (1992), quinclorac ın farklı pamuk çeşitleri üzerinde oluşturduğu fitotoksik zararı belirlemeye çalışmışlardır. Washington da yapılan bir çalışmada Al-Khatib ve ark (1993), yeni dikilmiş olan şaraplık Lemberger üzüm çeşidi üzerinde chlorsulfuron, thifensulfuron, bromoxynil, 2,4-D amin, glyphosate ve 2,4-D amin + glyphosate herbisitlerini uygulamışlardır. Bütün uygulanan herbisitler simptom meydana getirmiş en fazla zararlanma 2,4-D amin de ve en az zararlanma ise bromoxynil de oluşmuştur. Denemelerde ise yeni yetiştirilmekte olan üzüm çeşidinin aynı yerde yetiştirilen eski üzüm çeşidine göre herbisitlere daha hassas olduğu da saptanmıştır. Eski dikilen üzüm çeşidinin hemen her yerinde özellikle belirgin chlorsulfuron ve glyphosate simptomları görülmesine rağmen 2,4-D amin zararlanmasına uygulamalarda çok az rastlanmıştır. Böylelikle bazı herbisitlerin oluşturduğu simptomlar teşhis için anahtar simptomlar olurken, bazıları ise diğer etmenlerin neden olduğu simptomlara benzemiştir. Johnson ve ark. (1993) nın, yılları arasında yapmış olduğu çalışmalarda nicosulfuron, primisulfuron, imazethapyr ve DPX-PE350 herbisitlerini ele alarak mısır, pamuk, darı, çeltik ve soya kültürleri üzerinde gözle görülecek 6

30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN simptomları belirlemeye çalışmışlardır. Bitkiler farklı zaman aralığında dikilerek simptomların ortaya çıkması için 52 hafta herbisit uygulamasından sonra beklenmiştir. Zaman aralığı arttıkça kültür bitkileri üzerinde simptom oluşumlarının düzeldiği saptanmıştır. Nicosulfuron ve primisulfuron uygulamalarından sonra 14. haftaya kadar, uygulanan DPX-PE350 den de 52. haftaya kadar herhangi bir simptom oluşumu meydana gelmemiştir. Imazethapyr ise bir yıl sonra soya dışında tüm ürünlerde simptom oluşturmuştur. Washington Üniversitesi nden Al-Khatib ve Parker (1993), kiraz, üzüm, yonca ve gül gibi farklı kültürlerde 2,4-D amin ve glyphosate herbisitlerinin oluşturacağı zararlanma belirtilerini ele almış ayrıca thifensulfuron, chlorsulfuron ve bromoxynil herbisitlerinin meydana getirdiği zararlanmaları da gözlemlemişlerdir. Morishita ve Downard (1994), phenmedipham ve pyramin herbisitlerinin şekerpancarında uygulanan farklı dozlarının zararlı doku oluşumlarını saptamış ve sürgünlerdeki etkilerini gözlemişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri nde Arizona ve California Üniversitelerinin ortaklığıyla birlikte Tickes ve ark. (1996), herbisit zararlanmalarını herbisit gruplarına göre şematize ederek ayırmış ve herbisit simptom anahtarı oluşturarak broşür şeklinde çiftçilere ve ilgili makamlara dağıtmışlardır. Prostko ve Baughman (1999), Teksas Bölgesi nde yetiştirilen yerfıstığına glyphosate, 2,4-D amin ve chlorsulfuron herbisitleri uygulayarak bu herbisitlerin oluşturduğu simptomları tek tek tarafından sınıflandırılarak şematize edilmiştir. Dotray ve ark. (2001), farklı bölgelerde yetiştirilen yerfıstığında yaptıkları uygulamalarda çıkış sonrası, zamanında uygulanmayan imazapic etkili maddesinin etkilerini gözlemlemiş ve belirli bir süre sonra yerfıstığında gözle görülür sararmaları ve doku bozulmalarını saptamışlardır. Wilson ve ark. (2002), yaptığı denemede uygulanan glyphosate ve glufosinate in şekerpancarı yaprakları üzerinde oluşturduğu doku bozulmalarını ve oluşumlarını incelemişlerdir. Kansas Üniversitesi nden Brown ve ark. (2004), darı ile yaptıkları çalışmada metsulfuron ile clopyralid + fluroxypyr karıştırılan herbisitin uygulanmasının ardından darıda herhangi bir simptoma rastlanmamış fakat metsulfuron ile 7

31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN karıştırılan dicamba + 2,4-D amin de darıda yapraklarda gözle görülür deformasyonlar ve sürgün gelişiminin durduğunu tespit etmişlerdir. Illinois Eyaletinde yapılan denemelerde Kelley ve ark. (2005), soyada yabancı otlara karşı büyümeyi önleyici herbisitlerden 2,4-D amin, clopyralid ve dicamba denemiş ancak spray halinde uygulanan bu herbisitlerin hedefi kaçırıp kültür bitkisi soyaya gelmesiyle soya bitkisinin üzerindeki yapraklarda kıvrılmaların ve sararmaların meydana geldiğini ortaya çıkarmışlardır. Figueroa ve Doohan (2006), çilek üzerine yaptıkları çalışmada çıkan yabancı otlardan Senecio vulgaris e karşı çıkış sonrası clopyralid herbisiti uygulanması ile yabancı ot kontrolunu sağlamıştır. Ancak normal dozunda clopyralid uygulamasının çilekte hasarlara yol açtığı ve çilekte verimi azalttığı görülmüştür. Çileğin hasat için kendini yenilemesi esnasında meyvesi bulunmadığı zaman dozu arttırılıp uygulanan clopyralid etkili maddesinin tam anlamıyla alanda bulunan tüm yabancı otları kontrol altına aldığı ancak çilek bitkisine zarar verdiğini saptamışlardır. Richardson ve ark. (2007) nın yapmış oldukları denemelerde pamukta uygulanan farklı çıkış sonrası yabancı otlara karşı kullanılan trifloxysulfuron veya çıkış öncesi kullanılan pendimethalin in etkinliğine bakmışlardır. Bu uygulamaların sonucunda kullanılan trifloxysulfuron un ardından filizlenen pamukta çıkış sonrası trifloxysulfuron etkinliğinin yabancı otları kontrol altına aldığı fakat pamukta simptom meydana getirdiği, çıkış öncesi uygulanan pendimethalin in ise gözle görülür zararlanma oluşturmadığını karşılaştırma yaparak saptamışlardır. Amerika Birleşik Devletleri Wisconsin Üniversitesinde Trower ve Boerboom (2008), farklı çıkış öncesi ve çıkış sonrası kullanılan herbisitleri etki mekanizmalarına göre ayırıp kültür bitkileri üzerindeki simptom belirtilerini herbisit gruplarına göre ayırmışlardır. Herbisit simptomlarının tanısının pratik olması içinde anlaşılır bir herbisit anahtarı çıkarmışlardır. Everman ve ark. (2008) nın yapmış oldukları çalışmalarda çıkış sonrası kullanılan bazı herbisitlerin etkilerini saptamaya çalışmışlardır. 2,4-D amin, dicamba + diflufenzopyr, nicosulfuron ve primisulfuron gibi farklı herbisitleri ele almışlardır. Çıkış sonrasında mısırda nicosulfuron ve primisulfuron etki yaratmamış ancak 2,4-D 8

32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN amin ve dicamba + diflufenzopyr in etkileri görülmüştür. Herbisitlerin oluşturduğu bu simptomları gözlemişlerdir. Geier ve ark. (2009) nın Kansas da yaptıkları bir çalışmada darıya çıkış öncesi uygulanan acetochlor ve s-metolachlor un darı üzerindeki etkilerini karşılaştırmıştır. Ayrıca uygulanacak olan bu etkili maddeye sahip herbisitlere ise atrazine ilave etmişlerdir yılından 2007 yılına kadar yabancı otlar üzerindeki kontrol yüzdesi dozun iki katına çıkarılmasıyla artmıştır ancak normal dozun arttığı yerde darıda herhangi bir değişime rastlanmamıştır. Normal dozun uygulandığı parsellerde darının gelişimi normal iken, dozun iki katına çıktığı yerlerde darının boyu gözle görülür şekilde kısa kalmıştır. Sonuçta dozun iki kat arttığı yerde yabancı ot kontrolü yüksek olmasına rağmen, darının boy uzaması ise azalmıştır. Bailey (2007), saksı denemesinde tütün üzerinde trifloxysulfuron ve halosulfuron un etkilerine bakılmıştır. Uygulanan herbisitlerin ardından bir hafta sonra simptom oluşumları gözlenmiştir. Saksı denemelerinde tütün bitkisinde oluşturduğu simptomlardan dolayı gelişimini sürdüremediğini saptamış fakat yapılan tarla denemelerinde simptom oluşumu dışında tütün bitkisinin gelişimine devam ettiğini kanıtlamıştır. Marple ve ark. (2007) nın Manhattan da yaptığı çalışmada hormonal etkili 2,4-D amin, 2,4-D ester, clopyralid, picloram, fluroxypyr, triclopyr ve dicamba herbisitleri 6-8 yapraklı dönemde olan pamuk bitkisine farklı dozlarda uygulanmıştır. Uygulamadan 14 gün sonra bütün herbisitlerin pamuk bitkisinin yapraklarında triclopyr ve clopyralid herbisitleri haricinde kupa şeklini almıştır. triclopyr ve clopyralid herbisitlerinin pamuk yapraklarını beyazlattığı ve kloroz oluşturduğu görülmüştür. Pamukta simptom oluşturma oranlarına göre 2,4-D ester> 2,4-D amin> picloram> dicamba> fluroxypyr> triclopyr> clopyralid sıralaması bulunmuştur. Zaman ilerledikçe simptomların daha belirginleştiği saptanmıştır. Sonuç olarak uygulanan 2,4-D amin ve picloram herbisitlerinin pamuğa karşı daha hassas olduğu bulunmuştur. clopyralid ve triclopyr in ise pamukta en erken simptom oluşturduğu kaydedilmiştir. Ferrell ve ark. (2007) nın yaptığı çalışmada farklı boya sahip pamuk bitkilerine uygulanan çıkış sonrası glyphosate + diuron ve flumioxazin + MSMA ın 9

33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN etkileri gözlenmiştir. Pamuk boyu uzun olan bitkilerde, kısa boylu pamuk bitkilerine göre glyphosate + diuron un yapmış olduğu etkinin daha fazla olduğu bulunmuştur. flumioxazin + MSMA kombinesinin uygulanmasıyla pamuk bitkisinde boy fark etmeksizin gene gözle görülür simptom oluşumları çıkarılmıştır. İlerleyen haftalarda flumioxazin + MSMA nın pamukta verim kayıpları oluşturduğunu saptamışlardır. Wicks ve ark.(2007) nın Nebraska da yapmış oldukları denemede çıkış öncesi kullanılan isoxaflutole in farklı derinliklere ekilen mısır bitkisindeki simptomlarını araştırmışlardır. Mısır bitkisinin daha yüzeye ekilmesiyle Isoxaflutole in mısırda simptom oluşturduğu görülmüş, ancak daha derin ekilen diğer mısır bitkisinde gözle görülür herhangi bir sorunla karşılaşılmamıştır. Amerika nın Manhattan Eyaletinde Marple ve ark. (2008) nın yürüttüğü çalışmalarda mısır bitkisine uygulanan 2,4-D amin ve dicamba nın etkilerini araştırmışlardır. Mısır bitkisi 3-4 yapraklı dönemindeyken 2,4-D amin yüksek derecede simptom oluşturmuştur ancak dicamba nın zarar oluşturmasının yanında 2,4-D amin herbisiti kadar etkili simptom meydana getirmemiştir. 2,4-D amin in uygulanmasının ardından mısırda bitki dokularında sararma ve verim kayıpları bulunmuştur. Ayrıca mısıra uygulanan dicamba nın simptom oluşturmasının ardından ilerleyen zamanlarda tekrar simptomun düzeldiğini bulmuşlardır. Soltani ve ark. (2008) nın yaptıkları denemede iki yıllık periyot içerisinde Meksika fasulyesi üzerine tarla denemelerinde çıkış sonrası kullanılan bentazon, imazethapyr ve bunların kombinasyonlarını denemişlerdir. Az dozda uygulanan bentazone ve imazethapyr bitki üzerinde minimum simptom oluştururken bitki boyunda, meyve ağırlığında ve verimde etki göstermemiştir. Imazethapyr in dozunun artışıyla beraber fasulyede simptom oluşumu ve simptomun kalıcılığı artmıştır. Kombine edilen bentazone ve imazethapyr in ise fasulye üzerinde simptom oluşumunu azalttığını saptamışlardır. Soltani ve ark. (2009), yeni bir herbisit olan saflufenacil in mısır bitkisinde geniş yapraklı yabancı otlar için denemiştir. Tarla denemelerinde çıkış öncesi ve çıkış sonrası saflufenacil herbisitini mısır bitkisine uygulamışlardır. Çıkış öncesi uygulanan saflufenacil in farklı dozlarının mısırda sorun yaratmadığı, çıkış sonrası kullanılan bu herbisitin mısırda yaprak kenarlarından başlayarak yaprakları kızarttığı 10

34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN sortaya çıkarılmıştır. Çıkış öncesi saflufenacil mısıra önerilirken, saflufenacil in yapmış olduğu yüksek derecede simptom oluşumundan ve verim kaybından dolayı çıkış sonrası uygulamasını önermemişlerdir. Everitt ve Keeling (2009) yaptıkları çalışmada dicamba ve 2,4-D amin herbisitlerinin pamuk üzerinde yapmış olduğu etkileri araştırmışlardır. Pamuk bitkisinin gelişimi, pamuk verimi ve lif ağırlığı üzerine yaptıklar denemelerde pamuk bitkisinin farklı gelişim evrelerine uygulanan bu herbisitlerin etkilerine bakmışlardır. Uygulamadan 14 gün sonra ve pamuk bitkisinin farklı gelişim dönemlerinde zararlanma gözlenmiştir. Ayrıca 2,4-D amin in dicamba ya göre simptom oluşturma miktarının pamuk bitkisinde daha fazla olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Amerika Birleşik Devletleri nin Kuzey Karolina Eyaletinde yapılan bir çalışmada Jordan ve ark. (2009) yerfıstığına uygulanan flumixazin herbisitinin etkilerini gözlemişlerdir. Yerfıstığının dikiminden sonra geç kalınan flumixazin uygulamasının yerfıstığında yapraklarda simptom oluşturduğunu saptamışlardır. Ayrıca farklı yerfıstığı çeşitlerine zamanında uygulanan flumixazin in sorun çıkarmadığı ortaya konmuştur. Geniş yapraklı yabancı ot kontrolünde kullanılan saflufenacil in mısırdaki etkileri Moran ve ark.(2011) tarafından gözlenmiştir. Mısırın çıkışı sonrasında uygulanan herbisitin yapmış olduğu zaralanma miktarı azken, 2-3 yapraklı dönemdeki mısıra uygulanan bu herbisitin zararlanma miktarında artış gözlemişlerdir. Mısırın 3-4 yapraklı döneminde uygulanan saflufenacil in mısır yapraklarını kızartarak simptom oluşturmasıyla beraber verim kayıplarına neden olduğunu saptamışlardır. Kentucky Araştırma Enstitüsünden Bachi (2010), yapmış olduğu çalışmayla 2,4-D amin in ayçiçeğine uygulanmasıyla yapraklarda kıvrılmalar, çukurlaşmalar, taraklı yapı oluşumları ve yaprakların incelerek sapla beraber bitkinin ipliksi görünüme bürünmesini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca farlı 2,4-D amin dozlarının da etkilerini araştırmıştır. Amerika da Smith (2010) in 2,4-D amin ile yapmış olduğu çalışmada domatese uygulanan 2,4-D amin in domates yapraklarında meydana gelecek simptom oluşumlarını belirlemeye çalışmıştır. Domates yapraklarında uygulama 11

35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Hilmi TORUN sonucu çukurlaşmalar, bükülmeler ve bitkide çarpık sürgün oluşumlarının gerçekleştiğini saptamıştır. Teksas Üniversitesi nden Dotray (2007), çalışmasında gelişmiş pamuk bitkisine çıkış sonrası uygulanan 2,4-D amin in etkilerini saptamak amacıyla gerçekleştirmiştir. Zararlanmaların ise pamuk bitkisinde, bitkinin genç yapraklarının kenarlarından başlayarak büzüştürdüğünü, cılızlaştırdığını ve bozuk sürgün oluşumlarını tetiklediğini bulmuştur. Yine Amerika nın Ohio Eyaletinde yapılan bir çalışmada 2,4-D amin herbisitinin buğday bitkisine erken uygulanmasıyla, buğday bitkisinde bozuk yaprak oluşumları ve bodur bitki oluşumları saptanmıştır (Anonymus, 2008). Lookabaugh (2011) denemelerini serada gerçekleştirmiş olup, serada glyphosate ın etkisini domates üzerinde araştırmış ve araştırmalar sonucu hedef dışı domatese gelen glyphosate ın genç sürgün oluşturan taze dokularında sararmaları ve beyaz doku oluşumlarını saptamıştır. Dekker (1997) yaptığı araştırmalar sonucu bentazone herbisitinin geniş yapraklı kültür bitkilerinde oluşturduğu zararlanmalardan bahsederken, zararlanmaların ilk önce yapraklarda nekroz şeklinde ortaya çıktığını, sonrasında nekrozların artarak yaprakları kahverengi şekle dönüştürerek kurutmaya başladığını belirtmiştir. Diebold ve ark (2004) nın yapmış olduğu çalışmalarda tatlı mısıra uygulanan farklı bentazone dozları ile kontrol koşullarında yetiştirilen tatlı mısırı kıyaslamışlardır. Bentazone uygulanan tatlı mısırda gözle görülür sararmalar ve doku bozulmaları gözlemişler ve kontroldeki tatlı mısırın boyunun bentazone uygulanan mısıra göre daha uzun olduğunu bulmuşlardır. 12

36 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN 3. MATERYAL VE METOD 3.1. Çukurova Bölgesi Hakkında Bilgiler Çukurova Bölgesi, Akdeniz Bölgesi nin güney-batı kısmını oluşturur. Kuzeyde Orta Toros (batıda Bolkar dağı, onun doğusunda Aladağ) eteğinden başlar. Doğuda Misis ve güneyde Karataş burnu, ovanın denize doğru en çok ilerleyen noktasını oluşturur. Batıda Toroslar ile deniz arasında gitgide darlaşan bir düzlük biçiminde, Erdemli yakınlarına kadar uzanır. Çukurova, çöküntü alanlarında Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin getirdiği alüvyonların yığılması ile oluşmuş Türkiye nin en büyük delta ovasıdır. Çukurova da Ceyhan Ovası, Yüreğir Ovası, Misis Ovası ve Yumurtalık Ovası bulunmaktadır. Bölgenin batısında bulunan Taşeli platosunun yüzeyi kireç taşlarından (kalker) oluşmuştur. Bu sebeple burada kireç taşlarının çözünmesi sonucu oluşmuş karstik şekiller bulunur (Acaroğlu, 1938). Ovalık alanın iklim yapısı Akdeniz iklimidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. En soğuk ay Ocak, en sıcak ay ise Ağustostur. Ocak ayı sıcaklık ortalaması 9 C, Ağustos ayı ortalaması 28 C'dir. Dağlık alanlarda ise kara iklimi hâkimdir ve kışın yağışlar kar şeklindedir. Yıllık yağış miktarı ortalama 647 mm'dir, ortalama yağışlı gün 76 dır. En yüksek sıcaklık ortalaması ise Mersin ve çevresinde görülür. Ocak ayı ortalaması 12 C iken en sıcak ay olan Temmuzda ortalama sıcaklık 28 C dir. Mersin ve çevresinin yıllık yağış ortalaması ise Adana ve çevresinden daha fazladır, yıllık yağış miktarı 1096 mm'dir, ortalama yağışlı gün sayısı ise 85 gündür. Ülkemizin en büyük delta ovası olan Çukurova birçok uygarlığın besin deposu görevini sağlamıştır. Çukurova da yapılan tarımsal üretimin ülkemize büyük katkıları olmuştur. Bölge, yoğun tarımın yapıldığı bereketli topraklara sahiptir. Turunçgiller, tahıllar ve sebze yetiştiriciliği en çok tarımı yapılan kültür bitkileri olup Türkiye nin besin ihtiyacının büyük bir kısmını bu bölgeden sağlamaktadır. Ayrıca Çukurova Bölgesi nde Türkiye nin dört bir yanında yetişen hemen hemen bütün kültür bitkileri yetiştirilmektedir. 13

37 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN 3.2. Denemede Kullanılan Kültür Bitkileri Hakkında Bilgiler Çalışmada, Çukurova Bölgesi nde yetiştiriciliği yapılan önemli beş kültür bitkisi seçilmiştir (Çizelge 3.1.). Bu bitkiler sırasıyla Ayçiçeği, domates, pamuk, buğday ve mısırdır. Bu kültür bitkileri, Bölgede en yaygın olarak yetiştiriciliği yapıldığı için tercih edilmişlerdir. Seçilen yazlık ve kışlık kültür bitkileri Çukurova Bölgesi nde yetişme dönemlerine bağlı olarak direkt sera koşullarında yetiştirilmiştir. Türkiye de 2010 yılı yapılan istatistiki araştırmalara göre, Türkiye de tahıl üretimi ve sebze üretimi azalmıştır (TÜİK, 2010). Bu azalma yaşanmış olmasına rağmen gene Türkiye nin besin ihtiyacının büyük bir kısmını Çukurova Bölgesi karşılamaktadır. Çizelge 3.1. Sera Çalışmalarında Kullanılacak Olan Kültür Bitkileri Türkçe adı Latince adı Familya Çeşit 1.Ayçiçeği Helianthus annus Asteraceae Sanbro (Syngenta) 2.Domates Lycopersicum esculentum Solanaceae H 2274 (May) 3.Pamuk Gossypium hirsitum Malvaceae Fibermax (Bayer) 4.Buğday Triticum spp. Poaceae Ceyhan99 (TİGEM) 5.Mısır Zea mays Poaceae P 41 (Pioneer) 3.3. Denemede Kullanılan Herbisitler Hakkında Bilgiler Çalışmada yedi farklı etkili maddeye sahip herbisit kullanılmıştır. Bu herbisitlerin Çukurova Bölgesi nde yaygın olarak kullanılan herbisitler olmasına dikkat edilmiş ve daha çok çıkış sonrası kullanılan herbisitler alınmıştır. Seçilen herbisitlerin etkili maddeleri sırasıyla; 2,4-D acid dimethylamin, glyphosate isopropylamine tuzu 480 g/l, bentazone 480 g/l, foramsulfuron 22,5 g/l, mesosulfuron - methyl + iodosulfuron methyl sodium 3 + 0,6 g/l, fluazifopp-butyl 150 g/l ve prometryne 500 g/l dir. 14

38 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Çizelge 3.2 de belirtildiği üzere bu herbisitlerin uygulama dozları, 2,4-D acid dimethylamin in 200 ml/da, glyphosate isopropylamine tuzunun 300 ml/da, bentazone un 150 ml/da, foramsulfuron un 200 ml/da, mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium un 25 g/da, fluazifop-p-butyl in 75 ml/da ve son olarak prometryne in 300 ml/da dır. Ayçiçeğinda fluazifop-p-buthyl ve prometryn dışında tüm herbisitler seçilen tüm kültür bitkilerine uygulanmıştır. Çizelge 3.2. Denemede Kullanılacak Olan Herbisitler, Uygulama Dozları ve Bu Uygulanacağı Kültür Bitkileri Kullanılan Uygulama Dozu Herbisitin Etkili Mısır Pamuk Ayçiçeği Buğday Domates Maddesi 2,4-D acid 200 ml/da dimethylamin X X X X X Glyphosate 300 ml/da X X X X X Bentazone 150 ml/da X X X X X Foramsulfuron 200 ml/da X X X X X Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron methyl-sodium 25 g/da ml yayıcı-yapıştırıcı X X X X X Fluazifop-p-buthyl 75 ml/da X X - X X Prometryn 300 ml/da X X - X X Herbisitlerin tümü pratikte ortaya çıkabilecek zararlanmaları görebilmek ve fenolojik olarak bitkileri gözleyebilmek için çıkış sonrası (post-emergence) olarak uygulanmıştır. Herbisit aktif maddeleri ile ilgili bilgiler aşağıda verilmiştir ,4-D Acid Dimethylamin İçerik: 2,4-dichlorophenoxyacetic acid Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Hububat, Mısır Uygulama dozu: 200 ml/da 15

39 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Etki şekli: Hormon özellikli, transloke olabilen sistemik herbisit Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Tahıl yabancı otları (Geniş yapraklı, tek yıllık): Kandamlası (Adonis flamea), Karamuk (Agrostemma githago), Fare kulağı (Cerastium spp.), Çan çiçeği (Campanula spp.), Pelemir (Cephalaria syriaca), Yabani hindiba (Cichorium intybus), Hazeran (Myagrum perfoliatum), Yabani karanfil (Dianthus anatolicus), Anadolu şahteresi (Fumaria crataegina), Adi şahtere (Fumaria valiantii), Yabani dikenli marul (Lactuca scariola), Ballıbaba (Lamium spp.), Yabani mürdümük (Lathyrus spp.), Taşkesen otu (Lithospermum arvense), Kokulu sarı taş yoncası (Melilotus officinalis), Gelincik (Papaver arvensis), Çoban değneği (Polygınum aviculare), Düğün çiçeği (Ranunculus arvensis), Yabani turp (Raphanus raphanistrum), Muhabbet çiçeği (Reseda lutea), Yabani hardal (Sinapis arvensis), Bülbül otu (Sisymbrium officinale), Kuş otu (Stellaria media), Yemlik (Tragopogon latifolia), Pıtrak (Turgenia latifolia), Arap baklası (Vaccaria pyramidata), Yavşan otu (Veronica spp.), Tarla köpek papatyası (Anthemis arvensis), Küçük pıtrak (Caucalis platycarpos) Kardeşlenme dönemi başlangıcında 160 ml/da, kardeşlenme dönemi sonunda 200 ml/da dozda kullanılır. Karadeniz Bölgesi nde geç dönemde 300 ml/da dozda kullanılır. Mısır yabancı otları: Kırmızı köklü tilki kuyruğu (Amaranthus retroflexus), Sirken (Chenopodium album), Bozot (Heliotropium pyramidata), Yabani turp (Raphanus raphanistrum), Yabani hardal (Sinapis arvensis) 200 ml/da dozda çıkış sonrası uygulanır (Mısırlar 2-4 yapraklı dönemde olmalıdır) Glyphosate Isopropylamine İçerik: Glyphosate isopropylamine tuzu 480 g/l Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Turunçgil, Fındık, Bağ, Meyve bahçeleri Uygulama dozu: Tek yıllık yabancı otlar için 300 ml/da, çok yıllık yabancı otlar için 600 ml/da 16

40 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Etki şekli: Selektif ve rezidüel etkisi olmayan çıkış Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Turunçgil, Fındık, Bağ, Meyve bahçeleri ve ekili olmayan alanlarda tek yıllık yabancı otlar: Yabani yulaf (Avena sterilis), Yabani havuç (Daucus carota), Kısır brom (Bromus sterilis), Kuş yemi (Phalaris spp.), Çimensi mürdümük (Lathyrus nissolia), Ballıbaba (Lamium sp.), Kanarya otu (Senecio vernalis), Mısır hardalı (Ochtodium aeyptiacum), Düğün çiçeği (Ranunculus arvensis), Yabani fiğ (Vicia spp.), Turna gagası (Geranium dissectum), Kuş otu (Stelleria media), Yabani hardal (Sinapis arvensis), Ebegümeci (Malva parviflora), Yabani yonca (Medicago spp.), Sütleğen (Euphorbia sp.), Benekli darıcan (Echinocloa colonum), Darıcan (Echinocloa crus-galli), Tilki kuyruğu (Alopecurus myosuroides), Yapışkan ot (Seteria viridis), Sirken (Chenopodium album), Horoz ibiği (Amaranthus albus), Yeşil horoz ibiği (Amaranthus viridis), Semizotu (Portulaca oleracea), Kırmızı köklü tilki kuyruğu (Amaranthus retroflexus), Zincir pıtrağı (Xanthium spinosum), Domuz pıtrağı (Xanthium strumarium) 300 ml/da yabancı otların genç ve aktif olarak büyüdüğü devrede kullanılır. Turunçgil, Fındık, Bağ, Meyve bahçeleri ve ekili olmayan alanlarda çok yıllık yabancı otlar: Köpekdişi ayrığı (Cynodon datcylon), Geliç (Sorghum halepense), Topalak (Cyperus rotundus), Tarla sarmaşığı (Convolvulus arvensis), Isırgan otu (Urtica urens), Pelin otu (Artemis vulgaris) 600 ml/da yabancı otların aktif olarak büyüdüğü çiçeklenme öncesi devrede kullanılır. Kara, Demiryolu kenarları, Havaalanları, Fabrika bahçeleri, Tarihi alanlar, Tarla kenarları: Çalımsı ve odunsu bitkilere karşı 1000 ml/da aktif büyüme devresinde kullanılır. Banketler, su ve drenaj kanalları: Banket ve su üstü yabancı otlara karşı ml/da aktif büyüme devresinde kullanılır Bentazone İçerik: Bentazone 480 g/l 17

41 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Soya, Bezelye, Soğan Uygulama dozu: 150 ml/da Etki şekli: Yeşil aksamdan alınan seçici kontak herbisit Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Soya yabancı otları: Topalak (Cyperus rotundus), Domuz pıtrağı (Xanthium strumarium), Semizotu (Portulaca oleracea), Horoz ibiği (Amaranthus retroflexus), Sütleğen (Euphorbia prostrata), Sirken (Chenopodium album), Yapışkan otu (Galium aparine) Soya 1-3 yapraklı dönemindeyken, yabancı otlar ise 2-3 yapraklı olduğu dönemde 150 ml/da uygulanır. Bezelye yabancı otları: Yabani hardal (Sinapis arvensis), Çoban çantası (Capsella bursa-pastoris), Ballıbaba (Lamium amplexicaule), Kuşotu (Stellaria media) Yabancı otların 2-3 yapraklı olduğu dönemde 200 ml/da uygulanır. Soğan yabancı otları: Horoz ibiği (Amaranthus retroflexus), Yoğurt otu (Galium tricomutum), Yabani hardal (Sinapis arvensis), Kuşotu (Stellaria media), Tatula (Datura stromonium), Çoban çantası (Capsella bursa-pastoris), Kangal (Silybum marianum), Eşek marulu (Sonchus oleraceus), Sirken (Chenopodium album) Soğanın 2-3 yapraklı olduğu dönemde 200 ml/da uygulanır Foramsulfuron İçerik: Foramsulfuron 22,5 g/l Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Mısır Uygulama dozu: 200 ml/da Etki şekli: Yapraklardan alınan herbisit, meristem dokuda hücre bölünmesinden sorumlu aminoasitlerin (aa) biyosentezini engeller Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Mısır yabancı otları: Horozibiği (Amaranthus retroflexus), Hint keneviri (Corchorus olitorus), İmam pamuğu (Abutilon theophrasti), Şeytan elması 18

42 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN (Datura stramonium), Pıtrak (Xanthium strumarium), Yabani bamya (Hibiscus trionum), Semizotu (Portulaca oleracea), Darıcan (Echinocloa crus-galli), Benekli darıcan (Echinocloa colonum), Yapışkan ot (Setaria verticillata), Geliç (Sorghum halepense) Mısırın 2-6 yapraklı olduğu dönemde ve yabancı otların aktif büyümelerinin hızlı olduğu genç dönemlerinde (2-6 gerçek yaprak) 200 ml/da uygulanır Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl-sodium İçerik: Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium 3 + 0,6 g/l Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Buğday Uygulama dozu: 25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı Etki şekli: Kök ve yapraklardan alınan ALS inhibitörü herbisiti Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Buğday yabancı otları: Tilki kuyruğu (Alopecurus myosuroides), İtalyan çimi (Lolium multiforum), Yabani fiğ (Vicia sativa), Şahtere (Fumaria officinalis), Gönül hardalı (Myagum perfoliatum), Dil kanatan (Galium aparine), Tarla köpek papatyası (Anthemis arvensis), Kokarot (Bifora radians) Buğdayın kardeşlenme döneminde ve yabancı otların aktif büyümelerinin hızlı olduğu genç dönemlerinde (2-6 gerçek yaprak) 25 g/da ml yayıcıyapıştırıcı uygulanır. Yabani yulaf (Avena sterilis), Kuş otu (Phalaris brachystachys), Yeşil başaklı kuş yemi (Phalaris paradoxa). Buğdayın kardeşlenme döneminde ve yabancı otların aktif büyümelerinin hızlı olduğu genç dönemlerinde (2-6 gerçek yaprak) 30 g/da uygulanır Fluazifop-p-butyl İçerik: Fluazifop-p-butyl 150 g/l Kullanılma şekli: Çıkış sonrası 19

43 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Pamuk, Soğan, Bağ, Yeşil ve Kırmızı Mercimek, Şekerpancarı, Domates, Patates Uygulama dozu: Kültür bitkisine uygulanışına göre 50 ml/da ml/da arası Etki şekli: Yapraktan alınan seçici-sistemik Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Pamuk yabancı otları: Kanyaş (Sorghum halepense) Kanyaş cm boyda iken 100 ml/da uygulanır, bir ay sonra yeniden çıkışlar olursa ikinci bir uygulama yapılabilir. Soğan yabancı otları: Kısır yabani yulaf (Avena sterilis), Darıcan (Echinocloa crus-galli), Kanyaş (Sorghum halepense) Yabani yulafın kardeşlenme döneminde iken 50 ml/da, soğanın iki yapraklı devresinde 100 ml/da uygulanır. Bağ yabancı otları: Kanyaş (Sorghum halepense), Köpekdişi ayrığı (Cynodon datcylon) Kanyaşlar 6-10 yapraklı veya cm boyda iken 100 ml/da, köpekdişi ayrığı çiçeklenme öncesi devrede iken 150 ml/da uygulanır. Yeşil ve Kırmızı Mercimek yabancı otları: Kısır yabani yulaf (Avena sterilis), Yabani yulaf (Avena fatua), kendi gelen hububat (Triticum spp.) Kültür bitkileri 2-6 yapraklı çiçeklenme öncesinde veya yabancı otlar ise 3-5 yapraklı iken 50 ml/da uygulanır. Şekerpancarı yabancı otları: Kanyaş (Sorghum halepense), Kısır yabani yulaf (Avena sterilis) Kanyaş cm boyda iken 100 ml/da, yabani yulafın kardeşlenme döneminde iken 50 ml/da uygulanır. Domates yabancı otları: Darıcan (Echinocloa crus-galli) Darıcanlar cm boyda iken 75 ml/da uygulanır. Patates yabancı otları: Darıcan (Echinocloa crus-galli), Kanyaş (Sorghum halepense) Kanyaşlar cm boyda iken, Darıcanlar 8-10 cm boyda iken 100 ml/da uygulanır. 20

44 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Prometryne İçerik: Prometryne 500 g/l Kullanılma şekli: Çıkış sonrası Ruhsatlı olduğu ürün/ürünler: Pamuk, Ayçiçeği, Havuç, Mercimek, Kimyon Uygulama dozu: Kültür bitkisine uygulanışına göre 200 ml/da ml/da arası Etki şekli: Yapraklardan ve Köklerden alınan seçici selektif herbisit Etkili Olduğu Yabancı Ot Türleri Ayçiçeği yabancı otları: Yabani hardal (Sinapis arvensis), Bambul otu (Heliotropium europaeum), Kırmızı köklü tilki kuyruğu (Amaranthus retroflexus), Sirken (Chenopodium album) Ayçiçeği ekiminden 1 gün sonra 300 ml/da uygulanır. Pamuk yabancı otları: Köpek üzümü (Solanum nigum), Semiz otu (Portulaca oleracea), Darıcan (Echinochloa crus-galli), Horoz ibiği (Amaranthus spp.), Boya otu (Chrozophora tinctoria), Domuz pıtrağı (Xanthium spp.), Çatal oltu (Digitaria sanguinalis) Ekimden sonra otlar çıkmadan önce 400 ml/da uygulanır. Havuç yabancı otları: Kırmızı köklü tilki kuyruğu (Amaranthus retroflexus), Horoz ibiği (Amaranthus lividus), Sirken (Chenopodium album), Semiz otu (Portulaca oleracea) Ekimden sonra (çıkış öncesi) veya havuçlar 3-5 yapraklı iken (çıkış sonrası) 200 ml/da uygulanır. Mercimek yabancı otları: Çoban çantası (Capsella bursa-pastoris), Ballıbaba (Lamium amplexicaule), Boynuz otu (Cerastium dicotomum) Ekimden sonra (çıkış öncesi) 250 ml/da, çıkış sonrası kullanımda ise 100 ml/da uygulanır. Kimyon yabancı otları: Yağlı otu (Gypsophila pilosa), Sirken (Chenopodium album), Kırmızı köklü tilki kuyruğu (Amaranthus retroflexus), Papatya (Anthemis arvensis), Çoban değneği (Polygonum arenarium) Ekimden hemen sonra (çıkış öncesi) 200 ml/da uygulanır. 21

45 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN 3.4. Denemeler Hakkında Bilgiler Yapılan bu çalışma Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, Herboloji Laboratuarına ait deneme serasında yürütülmüştür. Denemeler saksı denemesi şeklinde oluşturulmuştur. Denemeler boyunca saksılar ortalama 26 ºC sıcaklığa ve % 65 neme sahip cam seralarda tutulmuştur. Saksılarda kullanılan topraklar, 1/3 kum, 1/3 elenmiş çiftlik gübresi ve 1/3 kırmızı toprak karışımından oluşmuştur. Plastik saksıların çapı 10 cm dir. Seçilen herbisitlerin kullanım şekline göre aşağıdaki dozlar uygulanmıştır. Bunlar sırasıyla; - N/2 (tavsiye edilen dozun yarısı), - N (tavsiye edilen doz), - 2N (tavsiye edilen dozun iki katı), - 4N(tavsiye edilen dozun dört katı), - Kontrol (sadece su uygulaması) dur. Herbisit uygulamaları şarj edilebilir MATABİ marka sırt pülverizatörü yapılmıştır (Şekil 3.1). Şekil 3.1. Denemelerde Kullanılan Sırt Pülverizatörü Yapılan denemeler dört tekerrürlü olmak üzere iki kez tekrar edilmiştir. Herbisitlerin uygulamasının ardından herbisitlerin kültür bitkileri üzerinde meydana getirdiği simptomlar, oluşan zararlanmalar sayısal ve görsel olarak kaydedilmiştir. 22

46 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Herbisitlerin uygulaması, denemelerde kullandığımız preperatların önerildiği kullanım döneminde yapılmıştır. Saksı içerisine ekilen veya dikilen kültür bitkilerinin uygulama şekli hemen hepsinde aynı boy hesaplanarak ve herbisitlerin farklı dozları beraber uygulanarak atılmıştır. Buna göre; 2,4-D Amin, mısır bitkilerine 20 cm olduğunda ve 3 yaprağını oluşturduktan sonra, pamuğa 10 cm olduğunda, ayçiçeğine 10cm olduğunda, domatese 15 cm olduğunda ve buğdaya ise 13 cm olduğunda kardeşlenme dönemine varmaya yakın uygulanmıştır. Glyphosate tarla kültür bitkilerine ruhsatsız olup, çok yıllık kültürlerde yabancı otlara karşı kullanılmaktadır. Foramsulfuron uygulanırken mısır bitkisi için 4 yaprak, Mesosulfuronmethyl + Iodosulfuron-methyl sodium buğdaya kardeşlenme döneminde 3 yaprak oluşturduğu zaman atılmıştır. Fluazifob-p-buthyl, pamukta Kanyaş cm boya ulaştığında, domateste ise Darıcanlar cm olduğu zaman uygulanmalıdır. Prometryn herbisiti kültür bitkilerine çıkış öncesi ruhsatlı olduğu için yetiştirilen kültür bitkilerine direk uygulanmıştır Verilerin Alınması ve Sonuçların Değerlendirilmesi Yapılan farklı doz herbisit uygulamaları sonucu kültür bitkileri üzerinde zarar oluşumları belirlenmiş ve oluşan bu simptomların ilerleyen dönemlerde kültür bitkileri üzerindeki etkileri takip edilmiştir. Her bir kültür bitkisi üzerinde gözle görülür simptomlar, % şeklinde kaydedilmiştir. Sera denemelerinde yapılan bu gözlemler sırasıyla: I. Gözlem: 7. günde II. Gözlem: 14. günde III. Gözlem: 21. günde IV. Gözlem: 28. günde olmak üzere kaydedilmiştir. 23

47 3.MATERYAL VE METOD Hilmi TORUN Gözlemler sonucunda kaydedilen görsel veriler, oluşturulan bir skala yardımıyla sınıflandırılarak genel bir çizelgede gösterilmiştir. Skala aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur. - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) Sayısal veriler ise alınan % zararlanma miktarları kullanılarak uygulanan dozlar birbirleri ile kıyaslanmış ve analiz edilmiştir. İstatiki analizleri SPSS_X Paket progamıyla (Anova), ortalamaların karşılaştırılması ise % 5 lik önem seviyesinde değerlendirilmiştir. Ayrıca birer hafta aralıklarla kültür bitkileri üzerinde meydana gelen herbisitlerin vermiş olduğu bu etkiler sırasıyla fotoğraflanmıştır. 24

48 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Herbisitlerin Kültür Bitkilerinde Oluşturduğu Zararlanmalar ve Tanımları ,4-D Acid Dimethylamin in Neden Olduğu Zararlanmalar 2,4-D acid dimethylamin, bitkilere yaprak sürgünleri ve kökler tarafından alınmaktadır. Ancak bitkiye bu alınış bitki türünden bitki türüne değişir. Bunun nedeni bitkinin kütikulasının kalınlığına bağlı olmasındandır. 2,4-D amin in ana kullanılma yerleri tahıllar ve çayır-meralar olmuştur. Aşağıda sırasıyla 2,4-D acid dimethylamin in seçilen kültür bitkilerinde oluşturduğu simptomlar sırasıyla anlatılmıştır ,4-D Acid Dimethylamin in Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Ayçiçeğine uygulanan 2,4-D amin herbisitinin önerilen dozun yarısı ve önerilen dozunda bitkinin gelişimi önlenmiş ve bitkinin yapraklarının uç kısımlarından itibaren geriye doğru bitkide doku ölümleri başlamıştır (Şekil 4.1 ve Şekil 4.2). Ayçiçeğinde sararmalar ilk önce yaprakların orta kısmından başlamış, sonra yaprak sapına ve gövdeye kadar ilerlemiştir. Özellikle önerilen dozdan (N) itibaren üçüncü hafta sonunda bitkiler tamamıyla ölmüştür. Bu nedenle de ayçiçeğinde zararlanma fotoğrafları üç hafta olarak verilmiştir. 25

49 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Ayçiçeği 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Ayçiçeği 2,4-D amin in 2N ve 4N dozlarının ilk haftadan itibaren ayçiçeğini etkilediği ve bitkiye kavrulmuş görünümü vererek öldürdüğü saptanmıştır (Şekil 4.3 ve Şekil 4.4). Bitkide geriye doğru ölüm gerçekleşirken bitki iyice ufalmıştır. Bu çalışmada elde edilen bulgular Bachi (2010) nin yapmış olduğu çalışmayla benzer olup, 2,4-D amin in uygulanmasıyla ayçiçeğinde yapraklarda kıvrılmalar, yapraklarda çukurlaşmalar, yapraklarda taraklı yapı oluşumları ve yaprakların incelerek sapla beraber bitkinin ipsi görünüme bürünmesini ortaya çıkarmıştır. Amerika Birleşik Devletleri nin Teksas Bölgesi nde yapılan bir çalışmada glyphosate, 2,4-D amin ve chlorsulfuron un yerfıstığına uygulanmasıyla benzer simptomlar göstermiş ve aynı şekilde yapraklarda oluşan sararmalar, bitki sapında meydana gelen kızarmalar ve kökte oluşan simptomlar şematize edilerek sınıflandırılmıştır (Prostko ve Baughman, 1999). 26

50 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Ayçiçeği 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Ayçiçeği ,4-D Acid Dimethylamin in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Domates bitkisinin birinci haftadan sonra yaprakların uç kısımlarından bitkinin gövdesine doğru dokularının tamamen yeşilden sarıya ardından kahverengiye dönerek yanmış görünümü almasına neden olmuştur (Şekil 4.5 ve Şekil 4.6). 2,4-D amin herbisitinin önerilen dozunun yarısı ve önerilen dozları domates bitkisine etkilidir. Herbisit uygulamaları sonucu üçüncü hafta içerisinde domates bitkileri ölmüştür. 27

51 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Domates N/2 ve N dozlarında meydana gelen tüm simptomlar 2N ve 4N dozlarında da meydana gelmiştir. 2N ve 4N dozlarında birinci hafta sonunda bitkide yapraklar aşağı doğru düşmüş ve bitkide yıkım başlamıştır (Şekil 4.7 ve Şekil 4.8). Üçüncü hafta sonunda ise tüm dozlarda bitkide ölüm gerçekleşmiştir. Smith (2010) in 2,4-D amin ile yapmış olduğu çalışmada domatese uygulanan amin in domates yapraklarında çukurlaşma, yapraklarda bükülme ve bitkide çarpık sürgün oluşumunu gözlemiştir. Johnson ve ark. (1993) nın yaptığı çalışmada uygulanan imazethapyr in soya bitkisini, domateste olduğu gibi öldürdüğü ortaya çıkmıştır. 28

52 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Domates ,4-D Acid Dimethylamin in Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Pamuk bitkisine uygulanan 2,4-D amin in N/2 dozunun pamuk bitkisinde herhangi etkisi görülmezken (Şekil 4.9), N dozunun ise pamuk bitkisinin yapraklarından itibaren iç kısma doğru kıvrılmaya başlamasına neden olmuştur (Şekil 4.10). Benzer çalışma soya üzerinde yapılmış ve çalışmada büyümeyi önleyici herbisitlerden clopyralid, dicamba ve 2,4-D amin in hedefi kaçırıp soya 29

53 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN üzerine gelmesiyle soya bitkisinde yapraklarında kıvrılmalara ve sararmalara neden olduğunu ortaya çıkartmışlardır (Kelley ve ark., 2005). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Pamuk 30

54 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 2,4-D Amin in uygulanışından iki hafta sonra pamukta yaprakların ilk iki hafta kıvrılmasının ve renk değiştirmeye başlamasının ardından 2N ve 4N dozlarının pamuk bitkisini öldürdüğü ortaya çıkmıştır (Şekil 4.11 ve Şekil 4.12). Pamuk bitkisinin tam anlamıyla dokularında yeşil rengin kaybolmasıyla beraber kahverengi hali aldığı ve uzamanın durarak bitkide geriye doğru ölümlerin meydana geldiği bulunmuştur. 2,4-D Amin in N dozundan itibaren pamukta tipik belirtisi olan bamyalaşma simptomları gözlenmiş, yüksek dozlarda bitkinin ölümü süratle gerçekleşmiştir. Dotray (2007) in çalışmasında gelişmiş pamuk bitkisine çıkış sonrası uygulanan 2,4-D amin in, bitkinin genç yapraklarının kenarlarından başlayarak büzüştürdüğünü, cılızlaştırdığını ve bozuk sürgün oluşumlarını tetiklediğini bulmuştur. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Pamuk 31

55 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Pamuk ,4-D Acid Dimethylamin in Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Buğdaya uygulanan 2,4-D amin herbisitinin N/2 ve N dozlarında buğday bitkisinde herhangi bir zarara rastlanmamıştır (Şekil 4.13 ve Şekil 4.14). Çünkü bu herbisit buğday bitkisine ruhsatlıdır. Washington da yapılan bir çalışmada yeni dikilmiş olan Lemberger çeşidi bağ kültürüne 2,4-D amin in uygulanmasıyla dikilen yeni bağ kültüründe yapraklar çalımsı formda simptom oluşmuştur ancak aksine eski bağ kültüründe 2,4-D amin in herhangi belirgin bir zarar ortaya çıkartmadığı saptanmıştır (Al-Khatib ve ark., 1993). 32

56 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Buğday 2,4-D aminde önerilen dozunun iki katı ve önerilen dozunun dört katlarının uygulanmasıyla beraber buğday kültüründe aşırı dozun ikinci hafta içerisinde yeşil aksamı sarartmaya başladığı, üçüncü haftadan itibaren net şekilde 33

57 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN buğday bitkisinin yapraklarında ise dar yapraklı kültür bitkisi olan mısırdaki gibi ilerleyen haftalarda beyaz hale şeklinde lekelerin oluştuğu gözlenmiştir (Şekil 4.15 ve Şekil 4.16). Ohio Eyaletinde yapılan bir çalışmada 2,4-D herbisitinin erken uygulanmasıyla buğday bitkisinde bozuk yaprak oluşumları ve bodur bitki oluşumları saptanmıştır (Anonymus, 2008) 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Buğday 34

58 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Buğday ,4-D Acid Dimethylamin in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Mısırda ruhsatlı olan 2,4-D amin herbisiti uygulamanın ardından yapılan kontrollerde, önerilen dozun yarısı (N/2) ve önerilen dozda (N) herhangi bir simptoma neden olmamıştır (Şekil 4.17 ve Şekil 4.18). Her iki uygulamada da dördüncü hafta sonunda mısırın gelişiminin devam ettiği gözlenmiştir. 35

59 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun (200 ml/da) Mısır İlerleyen doz artışıyla 2,4-D amin in tavsiye edilen dozun iki katı (2N) ve tavsiye edilen dozun dört katı (4N) dozlarının ikinci ve üçüncü haftadan sonra bitkide simptom oluşturmaya başlamasıyla beraber bitkide şekil bozuklukları gözlenmeye başlanmıştır. Uygulanan 2N dozunun mısırın alt yapraklarının bazılarında renk değiştirerek sararmasına ve kararmasına neden olmuştur (Şekil 4.19). 4N dozunun mısır yapraklarının üst kısımlarında ikinici hafta içerisinde beyaz hale şeklinde lekelerin oluşumuna neden olmuştur (Şekil 4.20). Everman ve ark. (2001), benzer şekilde, çıkış sonrası mısıra dicamba+diflufenzopyr ve 2,4-D amin uygulanmasıyla beraber uygulanan herbisitlerin mısırdaki oluşturduğu sararmaları ve yapraklarda oluşturduğu büzüşme zararlanmalarını saptamışlardır. 2,4,-D amin in etki mekanizmasının fotosentezi etkilemek, solunumu 36

60 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN anormalleştirmek, hücre bölünmesini düzensizleştirmek sonuç olarak da bitkide karbonhidrat kullanımı yavaşlatmak olduğu düşünülürse oluşan sonuçlar daha iyi anlaşılabilir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil ,4-D Amin in Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Mısır Mısır ve buğdayda ruhsatlı olan 2,4-D amin etkili maddeli herbisitin artan dozları, bu kültürlerde saksı denemesinde zararlanmalar oluştururken, pamuk, ayçiçeği ve domates bitkilerini tamamıyla öldürmüştür. Ancak her nasılsa doz artışıyla beraber ruhsatlı olan mısır ve buğday kültürlerinde beyaz hale şeklinde belirgin lekelerin oluşumu gözlenmiştir (Çizelge 4.1). 37

61 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN KÜLTÜR BİTKİLERİ Çizelge ,4-D Amin in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (2,4-D AMİN) Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması Diğer Belirgin Simptomlar Ayçiçeği Doz artışıyla beraber N/2 XX XX - XX bitkide ölümlerin oluşması ve ölü N XX XX - XX bitkilerde tüylerin 2N XXX XXX - XXX belirgin şekilde 4N XXX XXX - XXX görülmesi Domates Yapraktaki dokuların ölmesi ve sonunda bitkide ölüm N/2 XX XX - XX N XX XX - XX X XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk N/2 X X - X N X X - X 2N XX XX - XX 4N XX XX - XX Yaprak kenarlarından başlayarak zararlanma oluşumu ayrıca doz artışıyla beraber tipik bamyalaşma simptomu oluşumu Buğday Aşırı dozda yeşil N/ aksamın sararması ve dozun artmasıyla N buğdayda beyaz hale 2N - XX X X şeklinde lekelerin 4N - XX X X oluşumu Mısır İlerleyen dozlarda N/ yapraklar üzerinde beyaz hale şeklinde N lekelerin oluşumu 2N X X X - 4N X X X - - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) 38

62 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Glyphosate Isopropylamine in Neden Olduğu Zararlanmalar Yapraklar tarafından alınan sistemik herbisit olup yapraklarca absorbe edilerek bitkide transloke olur. Glyphosate çok yıllık yabancı otlarda yer altı gövdelerini ve kökleri etkilemektedir. Şayet glyphosate yapraklar üzerinde büyüme dönemi esnasında uygulanırsa en iyi sonucu verir. Shimi asit biyosentezinde gerekli olan EPSP (5enolpruvyl-shikimate-3- fosfat) yi inhibe eder. Bu şekilde bunun sonucu olarak Glutamin sentezi ve aminoasit (Aa) sentezi etkilenir. Bu nedenle pülverizasyon esnasında bir miktar şeker gübresi Aa biyosentezini aktive edeceğinden Glyphosate in etkisini arttırır Glyphosate Isopropylamine in Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate etkili herbisit ilk haftadan itibaren ayçiçeğine etkisini göstermiştir. Önerilen dozun yarısı ve önerilen dozlarında birinci hafta ayçiçeği boyunu bükmüştür (Şekil 4.21). İkinci hafta ise ayçiçeği yaprakları sararmaya başlamış, yapraklar aşağı doğru düşmüş ve gövde yeşilden kahverengiye dönüşmeye başlamıştır (Şekil 4.22). Dördüncü hafta içerisinde ayçiçeği bitkileri ölmüştür. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Ayçiçeği 39

63 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Ayçiçeği Birinci haftadan itibaren 2N ve 4N dozları direk ayçiçeğine etki ederek ölmesine neden olmuştur yani ayçiçeği glyphosate ın dozlarına hemen tepki göstermiştir (Şekil 4.23 ve Şekil 4.24). Al-Khatib ve Parker (1993), yaptıkları kiraz, üzüm, yonca ve gül gibi farklı kültürlerde 2,4-D amin ve glyphosate ın oluşturacağı simptom belirtileri kültürlerde gözlenerek saptamaya çalışmış, gül ve yonca kültürlerine yüksek dozda uygulanan glyphoste ın bu kültürleri tamamen kuruttuğu bulmuştur böylelikle bu çalışmayla elde edilen bulgular ayçiçeğinde benzer simptom özelliği ortaya koymuştur. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Ayçiçeği 40

64 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Ayçiçeği Glyphosate Isopropylamine in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate domateste birinci haftada etkisini göstermeye başlamıştır. İkinci hafta sonunda domates bitkisi çökmeye başlamıştır. Domates bitkisi yapraklardan başlayarak cılızlaşma formunu almaya başlamış, yapraklar gövdeyle birleşmiş ve sonunda bitkinin gövdeye bağlanan sap kısmı da dahil bitkide çökme görülmüşken, gövde yeşil ve dik şekilde ayakta kalmıştır (Şekil 4.25 ve Şekil 4.26). Üçüncü hafta sonunda da gövdede dahil tüm bitki aksamı ölmüştür. 41

65 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Domates Uygulamadan hemen sonra domates bitkileri cılızlaşmıştır. Doz fark etmeksizin bitkiler çökmüştür (Şekil 4.27 ve Şekil 4.28). Yapılan bir çalışmada Lookabaugh (2011) serada glyphosate ın etkisini domates üzerinde araştırmış ve araştırmalar sonucu hedef dışı domatese gelen glyphosate ın genç sürgün veren dokularında sararmaları ve beyaz doku oluşumlarını saptamıştır. Başka çalışmada tatlı kiraza uygulanan chlorsulfuron, thifensulfuron, 2,4-D amin, bromoxynil ve glyphosate ın simptom etkileri araştırılmıştır. En fazla simptom oluşumunu ise glyphosate ın yaptığı ortaya konmuştur. Glyphosate tatlı kirazı kurutmuştur (Al- Khatib ve ark., 1992). 42

66 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Domates Glyphosate Isopropylamine in Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Pamuk bitkisinde glyphosate ın yapmış olduğu hasar N/2 dozda yaprak kenarlarını bükerek bitkinin çanak görünümü almasını sağlamış (Şekil 4.29), N dozda ise ikinci haftadan sonra çanak yapısına ilaveten yaprak kenarlarından kurumaya başlayarak bitkinin uzaması durmuş ve bitki sapı da dahil yeşil aksam komple kahverengi hale dönmüştür (Şekil 4.30). 43

67 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Pamuk Önerilen dozunda meydana gelen simptom oluşumunun aynısı, 2N ve 4N dozunda da pamuk bitkisi üzerinde aynı etkiyi yaratmıştır (Şekil 4.31 ve Şekil 44

68 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 4.32). Bu nedenle pamuk bitkisi glyphosate ın N, 2N ve 4N dozlarına iki hafta kadar dayanabilmiştir. N/2 dozunda sadece çanak şeklini almıştır. Ferrell (2007) önderliğinde yapılan çalışmada farklı boya sahip pamuk bitkilerine uygulanan çıkış sonrası glyphosate + diuron ve flumioxazin + MSMA ın, pamuk boyu uzun olan bitkilerde, kısa boylu olan bitkilere göre simptom oluşturmasının daha fazla olduğu ortaya çıkarılmış ve pamuk yapraklarında ilk önce büzüşmeler ardından ise uçlarından itibaren kararmalar meydana gelmiştir. Bu çalışmada elde edilen simptomlar Ferrell in bildirdiği simptomlarla benzer bulunmuştur. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Pamuk 45

69 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Pamuk Glyphosate Isopropylamine in Buğdayda Neden OlduğuZararlanmalar Buğdaya uygulanan glyphosate ın önerilen dozunun yarısı (N/2), önerilen dozu (N), önerilen dozun iki katı (2N) ve önerilen dozun dört katı (4N) dozları buğday bitkisine dördüncü hafta sonunda zarar vermiştir (Şekil 4.33 ve Şekil 4.34). Bitki yaprakları ilk önce sararmış ardından kahverengi hali almıştır. Dördüncü hafta sonunda yeşil aksam kalmamıştır ve bitkide gelişim durmuştur (Şekil 4.35 ve Şekil 4.36). 46

70 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Buğday 47

71 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Buğday Glyphosate Isopropylamine in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Glyphosate ın tavsiye edilen dozu ve altındaki dozlarında mısırın gerçek yaprağını oluşturduğu dönemden sonra uygulanan herbisitin mısır bitkisinde herhangi bir etki yaratmamıştır. Gelişimini sürdürmeye devam etmiştir (Şekil 4.37). Sadece N dozunda son hafta yaprakların bir kısmında sararmalar meydana gelmiştir (Şekil 4.38). Benzer bulgular Manhattan Eyaletinde Marple ve ark. 48

72 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN (2008) nın yürüttüğü çalışmalarda elde edilmiş ve mısır bitkisine uygulanan 2,4- D amin ve dicamba nın, mısır bitkisi 3-4 yapraklı dönemindeyken 2,4-D amin in inanılmaz derecede yapraklarda sarartmalara ve çökertmelere neden olduğunu ancak dicamba nın zarar oluşturmadığını ortaya çıkarmışlardır. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun (300 ml/da) Mısır Mısıra glyphosate ın uygulama dozu arttıkça mısırda simptom oluşmuştur. Birinci hafta mısır yapraklarının kenarlarında kızarma başlamış, İkinci hafta sonunda bazı yapraklar sarıya, sarıdan sonra kahverengiye dönmüş ve yapraklar incelerek kıvrılma yapmıştır (Şekil 4.39). Önerilen dozun dört katı dozunda Üçüncü hafta sonunda mısır bitkisi tamamen kavrulmuş görünümü almış, uzaması durmuş ve yapraklara dokununca yapraklar kurumadan dolayı hassaslaşarak 49

73 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN yapraklarında kırılmalar gözlenmiştir (Şekil 4.40). Bu gözlemler Wilson ve ark. (2002) nın glyphosate ve glufosinate in şekerpancarı üzerinde yapmış olduğu simptomlar yani yapraklarda doku bozulmaları ve bozuk doku oluşumları incelenerek hazırladığı simptom anahtarı ile benzerlik göstermiştir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Glyphosate ın Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Mısır Çok yıllık kültür bitkilerinde ruhsatlı olan Glyphosate bütün yetiştirilen kültür bitkilerini etkilemiştir. Bütün kültürlerde ölüm meydana getirmiştir. Sadece mısır ve buğday kültürlerinin tavsiye edilen dozunun yarısı ve tavsiye edilen dozunda ikinci haftaya kadar dayanabilmiştir. Çünkü glyphosate etkili maddesi yeşil olan tüm aksama karşı tehlikelidir. Kullanıldığı alet ve ekipmanlar iyice temizlenmelidir (Çizelge 4.2). Ferrell ve ark. (2007) yapmış oldukları çalışmada 50

74 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Glyphosate ın pamuk bitkisinin boyunun uzamasının durduğunu ve buğdayda oluşturduğu benzer simptomları ortaya çıkartmışlardır. Çizelge 4.2. Glyphosate ın Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (GLYPHOSATE) BİTKİLERİ Ayçiçeği Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Domates N/2 XXX XX - XXX N XXX XX - XXX X XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk N/2 X X - X N X X - X 2N XX XX - XX 4N XX XX - XX Buğday N/2 - X - X N - X - X 2N X XX - X 4N X XX - X Mısır Diğer Belirgin Simptomlar Tüm bitkinin siyah renge dönüşmesi ve geriye doğru ölümlerin gerçekleşmesi Doz fark etmeksizin bitkide yaprakların ilk önce kıvrılarak gövde ile birleşmesi ve sonunda bitkide ölüm Hafif kavrulma görünümü İlerleyen safhalarda yaprakların tamamen kahverengi halini almasıyla bitkide ölüm İlerleyen dozlarda bitkinin tam anlamıyla kavrulmuş görünümü alarak ufalması N/2 X X - X N X X - X 2N XX XX - XXX 4N XX XX - XXX - : herhangi bir problem yok (%0) X : zararlanma oluşumu (%1-45) XX : zararlanma seviyesinde artış (%46-75) XXX : ölüm (%76-100) 51

75 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Bentazone un Neden Olduğu Zararlanmalar Bentazone geniş yapraklı yabancı otların mücadelesinde toprağa uygulanarak kullanılmaktadır. Topraktaki bozunma mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Ultraviyole ışınıyla, bakterilerle ve mantarla etkileşime girdiğinde çabuk bozunur. Bentazone toprak tarafından adsorbe edilmez ve bu yüzden yer altı sularında bulunma ihtimali yüksektir. Tavsiye dozunda uygulanırsa verime kesinlikle olumsuz bir etkisi yoktur. Sistemik etkili ot ilacı olup yabancı otların yeşil aksamından alınır. Bentazone etkili maddesi bitki içerisinde gerçekleşen fotosentez inhibisyonunu etkileyerek dokularda karbonhidrat rezervlerinin yıkımına ve membran ile kloroplast bütünlüğünün bozunmasına neden olur Bentazone un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Geniş yapraklı kültür olan ayçiçeğine bentazone un tavsiye edilen dozu ve tavsiye edilen dozları birinci haftadan itibaren etkili olmuştur. Bitki ölmüştür. İlk önce yapraklarda kıvrılmalar, yapraklarda yeşil doku aksamın kahverengiye dönmesi ve en sonunda ise bitki boyunun ilerlemesi durmuştur (Şekil 4.41 ve Şekil 4.42). Dekker yaptığı araştırmalar sonucu (1997) bentazone herbisitinin geniş yapraklı kültür bitkilerinde oluşturduğu zararlanmalardan bahsederken zararlanmaların ilk önce yapraklarda nekroz şeklinde ortaya çıktığını, sonrasında nekrozların artarak yaprakları kahverengi şekle döndürerek kurutmaya başladığını belirtmiştir. 52

76 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Ayçiçeği 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Ayçiçeği Tavsiye edilen dozun yarısı ve tavsiye edilen dozlarında ayçiçeğine etkili olan bentazone un yapmış olduğu simptom oluşumları dozların artışıyla beraber tavsiye edilen dozun iki katı ve tavsiye edilen dozun dört katı dozlarında da aynı etkiyi göstermiştir (Şekil 4.43 ve Şekil 4.44). Gene Bailey (2007) in tütünde yapmış olduğu saksı denemelerinde, uyguladığı trifloxysulfuron ve halosulfuron un farklı dozlarının ayçiçeğindeki gibi tütün bitkisini öldürdüğünü ortaya koymuştur. 53

77 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Ayçiçeği 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Ayçiçeği Bentazone un Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Soya, bezelye ve soğanda ruhsatlı olarak kullanılan bentazone herbisiti domates bitkisine direk etkilidir. Domates bitkisi üç gün içerisinde çalımsı formunu alarak çökmüştür (Şekil 4.45, Şekil 4.46, Şekil 4.47 ve Şekil 4.48). İkinci hafta sonunda bitkide yeşil aksam yok olmuştur. Doz gözetmeksizin domates kültürünün bentazone herbisitine dayanıksız olduğu kanıtlanmıştır. Soltani ve ark. (2008) nın yapmış olduğu çalışmada, bentazone herbisitinin tarla denemelerinde fasulyeye uygulanmasının ardından oluşan zararlanma özellikleri ile yapılan bentazone uygulamasının ardından domatede saksı denemesinde birbirine benzer simptomlar görülmüştür. 54

78 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Domates 55

79 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Domates Bentazone un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Pamuk kültürüne etki eden bentazone önerilen dozunun yarısı ve önerilen dozlarında pamuk kültür bitkisinde etkilidir. Önerilen dozun yarısında ikinci hafta içinde yapraklarda sadece kenarlardan kıvrılma meydana gelirken (Şekil 4.49), önerilen dozda birinci hafta sonunda yapraklarda direk etkisini göstermiştir (Şekil 4.50). Birinci haftadan sonra her iki dozda da bitki ölüme gitmiştir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Pamuk 56

80 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Pamuk Bentazone un N/2 ve N dozları birinci haftadan sonra etkisini göstermiştir. Ancak 2N ve 4N dozları daha birinci hafta dolmadan pamuk bitkisini etkilemiştir. Pamuk bitkisinde ilk etki yapraklardan başlayarak gövdeye kadar inmiştir ve bitkide yeşil aksam üçüncü hafta sonunda kalmamıştır (Şekil 4.51 ve Şekil 4.52). Ancak bu çalışmanın aksine yapılan bir çalışmada farklı soya kültürlerine uygulanan Bentazone + 2,4-DB nin soyada bir sorun yaratmadığı ortaya çıkmıştır. Simptom oluşumu gözlenmemiştir (Kapusta ve ark., 1986). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Pamuk 57

81 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Pamuk Bentazone un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Buğdaya uygulanan herbisitin N/2 dozunda herhangi bir zararlanmayla karşılaşılmazken (Şekil 4.53), N dozunda birinci haftadan sonra buğday bitkisinin yapraklarında sararmalar başlamıştır. İkinci hafta itibariyle buğday bitkisinin yapraklarındaki sararmalar artarak devam etmiştir (Şekil 4.54). Amerika nın Kansas Eyaletinde darıda yapılan denemelerde acetochlor ve s-metolachlor un normal dozunda sorun görülmezken, dozun iki katına çıkartılarak uygulanmasıyla darının boyunda kısalma ve yapraklarda sararmalar saptanmıştır (Geier ve ark., 2009). 58

82 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 1.Hafta 2.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Buğday 59

83 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Bentazone un uygulama dozu iki ve dört kat artınca buğday kültüründe birinci hafta içerisinde simptom oluşumu başlamıştır ve artarak dördüncü haftaya kadar devam etmiştir. Aşırı dozun artışıyla yaprakların sarı rengi aldığı ardından yaprakların iki kenardan itibaren iç kısma doğru kıvrıldığı ve yaprakların incelerek ip formunu aldığı bulunmuştur (Şekil 4.55 ve Şekil 4.56). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Buğday 60

84 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Bentazone un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Uygulanan bentazone un önerilen dozunun yarısı ve önerilen dozu konsantrasyonlarında mısır bitkisinin gelişiminde sorun yaşanmamıştır. Bitki gelişmesini dördüncü hafta sonunda da devam ettirmiştir (Şekil 4.57 ve Şekil 4.58). Diebold ve ark (2004) nın yapmış olduğu çalışmalarda tatlı mısıra uygulanan farklı bentazone dozları ile kontrol normal koşullarda yetiştirilen tatlı mısırı kıyaslamışlardır. Bentazone uygulanan tatlı mısırda gözle görülür sararmalar ve doku bozulmaları gözlemiş, kontroldeki tatlı mısırın boyunun bentazone uygulanan mısıra göre daha uzun olduğunu bulmuşlardır. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Yarısının (75 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun (150 ml/da) Mısır 61

85 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Bentazone un N/2 ve N dozlarında sıkıntı yaşanmazken, dozun artışıyla beraber 2N ve 4N dozlarında mısır bitkisinin birinci haftadan itibaren yapraklarında hale şeklinde saydam leke oluşumları başlamıştır (Şekil 4.59). Dördüncü hafta sonunda herbisitin yapraklara değdiği kısımlarda mumsu saydam beyaz bir tabaka oluşmuştur. Damla şeklinde mısır yaprağında lekeler belirlenmiştir (Şekil 4.60). 2N ve 4N dozlarında bentazone herbisiti mısırda simptom göstermiştir. Soltani ve ark. (2009) saflufenacil in mısır bitkisinde çıkış öncesi ve çıkış sonrası etkilerini araştırmışlardır. Çıkış öncesi uygulanan saflufenacil in farklı dozları mısırın gelişiminde sorun yaratmamıştır. Çıkış sonrası kullanılan mısır yapraklarının kenarların başlayarak yaprakların iç tarafına doğru kızarmalar meydana getirmiş ve yaprakları ileriki haftalarda kurutmuştur. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun İki Katının (300 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Bentazone un Önerilen Dozunun Dört Katının (600 ml/da) Mısır 62

86 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Soya, bezelye ve soğanda ruhsatlı olan bentazone herbisiti, mısırda belirgin simptom özelliği gösterirken gelişmesini sürdürmüş, ayçiçeği, domates ve buğday kültürlerini öldürmüştür. Pamukta ise dozun yükselmesiyle simptom oluşumu yapraklardan başlamış ve daha sonra bitkiyi etkilemiştir (Çizelge 4.3). Çizelge 4.3. Bentazone un Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (BENTAZONE) BİTKİLERİ Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında Yapraklarda belirgin Boyda kısalma / Diğer Belirgin Simptomlar renk değişimi leke oluşumu gelişmenin durması Ayçiçeği Bitki gövdesi ve N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Domates N/2 XX XX - XX N XX XX - XX X XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk N/2 X N X N XX XX - X 4N XX XX - X Buğday N/2 X X - X N X X - X 2N XX XXX - XXX 4N XX XXX - XXX Mısır N/ N N X - X - 4N X - X - yaprak sapı üzerinde kurumanın ardından belirgin tüy görünümü Domates bitkisinin ölmesi ve beraberinde bitkinin çalılaşma formunu alması Yaprakların deforme olarak açık kahverengi halini alması ve sonucunda ise yaprakların aşağı doğru sarkarak ölmesi ayrıca gövdenin toprak ile birleşen kısmında siyah renk oluşumu Aşırı dozun uygulanmasıyla yaprakların sarı rengi alarak iki kenardan itibaren iç kısma doğru kıvrılması ve incelerek ip formunu alması Yapraklar üzerinde mumsu bir tabakanın oluşmuş gibi görünmesi yani bitkinin yapraklarının yüzeyinin ıslanmış halini alması - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) 63

87 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Foramsulfuron un Neden Olduğu Zararlanmalar Dar (yıllık ve çok yıllık) ve geniş yapraklı yabancı otlara karşı çıkış sonrası uygulanan sistemik bir ilaçtır. İlaç uygulamadan hemen sonra yapraklar vasıtası ile bünyeye alınıp yabancı otun içine taşınır. Çok yıllık çimensi otlarda rizomlara kadar ilerler. Köklerin topraktan su ve besin maddesi alımı durur. Böylece mısır bitkisiyle rekabeti çok kısa sürede bitmiş olur. Yabancı otlar başlangıçta renk değişimine uğrayıp deforme olurlar ve sonunda kuruyarak ölürler. Ölümler türlere ve büyüme şartlarına bağlı olarak 2-4 Hafta içinde olur. Foramsulfuron acetolactate sentaz (ALS) inhibisyonu yoluyla bitkilerde amino asit sentezini engeller. Bu işlem sonucunda ise bitkide yavaş veya bodur büyüme ve sonunda bitkide ölüm gerçekleşir Foramsulfuron un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar Birinci haftadan sonra foramsulfuron etkili maddesi ayçiçeğinde etkisini göstermeye başlamış önerilen dozun yarısı ve önerilen dozlarına ayçiçeği üçüncü hafta içerisinde foramsulfuron a yenik düşmüştür (Şekil 4.61 ve Şekil 4.62). Bitkiler kuruyarak ölümlerini gerçekleştirmişlerdir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Ayçiçeği 64

88 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Ayçiçeği İlk haftadan itibaren foramsulfuron un dozunun artmasıyla ayçiçeğinde simptom oluşturma etkisi artmıştır. Bitkiler komple yerçekimine yenik düşerek tepeden aşağı doğru bitki yaprakları ve gövdesi sarkmış, bitki gövdesindeki beyaz belirgin tüyler açığa çıkmış ve bitki üçüncü hafta sonunda kavrulmuş görünümüne bürünmüştür (Şekil 4.63 ve Şekil 4.64). Kanada da yapılan denemede genç fidanlara hedefin kaçırılmasıyla gelen 2,4-D amin ve MCPA herbisitlerinin genç fidanların sürgün veren kısımlarında doku bozulmalarına ve oluşan yeni sürgünlerde kurumalara neden olarak düştüğünü bulmuştur (Faye, 1981). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Ayçiçeği 65

89 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Ayçiçeği Foramsulfuron un Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron etkili maddesinin önerilen dozun yarısı, önerilen doz, önerilen dozun iki katı ve önerilen dozun dört katı dozlarındaki tüm etkiler aynıdır. N/2 dozunda üçüncü hafta içerisinde yapraklar küçülmüş, yeşil dokular kahverengi hale dönmüş tüm domates bitkisi çalımsı formuna kavuşmuştur (Şekil 4.65). N, 2N ve 4N dozlarında ikinci hafta içerisinde bu simptom özelliğine sahip oluşumlar meydana gelmekle kalmayıp bitki direk çökmüştür (Şekil 4.66, Şekil 4.67 ve Şekil 4.68). Aynı etkiler Moran ve ark. (2011) nın çalışmasında saflufenacil in mısıra uygulanmasıyla elde edilmiştir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Domates 66

90 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Domates 67

91 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Foramsulfuron un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron herbisitinin N/2 dozunun uygulanışından ikinci hafta içerisinde pamuk bitkisi yapraklarının kenarlarını kıvırmaya başlamıştır. Daha sonra yarım çanak şekli oluşmuştur. Üçüncü hafta içerisinde yaprakların kenarları kızarmıştır ve yaprak damarları kızarmaya başlamıştır (Şekil 4.69). N dozunda üçüncü hafta içerisinde damarlar ve yaprak sapı yeşil renk dokusunu kaybederek kızarmaya başlamıştır. Dördüncü hafta içerisinde de yaprakların kenarındaki ve damardaki kızarmalar iç taraflara doğru ilerlemiştir (Şekil 4.70). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Pamuk 68

92 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Pamuk Yaprak kenarlarındaki kızarmalar N dozunda üçünkü hafta başlamışken oluşan bu simptomlar 4N dozunda ise etkisini ikinci hafta içerisinde göstermiştir. Doz artışı pamuk bitkisinin yapraklarının tam çanak yapı oluşturmasına, yaprak sapının tam anlamıyla kızarmasına ve gövdede renk değişimine neden olmuştur (Şekil 4.71 ve Şekil 4.72). N dozunda meydana gelen simptomlar 2N dozuyla hemen hemen aynı etkiyi göstermiştir. Marple ve ark. (2007) nın Manhattan da yaptığı çalışmada 2,4-D amin, 2,4-D ester, clopyralid, picloram, fluroxypyr, triclopyr ve dicamba herbisitlerini 6-8 yapraklı dönemde olan pamuk bitkisine farklı dozlarda uygulamışlardır. Uygulamada 14 gün sonra bütün herbisitlerin pamuk bitkisinin yapraklarında triclopyr ve clopyralid herbisitleri haricinde diğerleri yaprakları kenarlardan kızartarak kupa halini aldığını saptamışlardır. 69

93 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Pamuk 70

94 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Foramsulfuron un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Buğdaya uygulanan foramsulfuron herbisitinin ilk haftadan itibaren yapılan gözlemleri sonucu buğday yapraklarına uygulanan N/2 ve N dozları buğday bitkisinin yapraklarına etkili olup saratma yapmıştır (Şekil 4.73 ve Şekil 4.74). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Buğday 71

95 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Buğday Hemen hemen 2N ve 4N dozları bitkiyi etkilemiş bitkinin yeşil dokularının büyük bir kısmını sarı ve beyaz renge çevirmiştir (Şekil 4.75 ve Şekil 4.76). Ancak bitki dördüncü hafta sonunda da büyümesine devam etmiştir. Foramsulfuron un yapmış olduğu sarartma simptomu buğdayda da görülmüştür. Yapılan çalışmada phenmedipham ve pyramin herbisitinin farklı dozlardaki etkilerinin yapmış olduğu simptomlar ele alınmış, bu herbisitlerin doz artışıyla beraber yaptığı sarartma simptomları gözlenmiştir (Morishita ve Downard, 1994). 72

96 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Buğday 73

97 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Foramsulfuron un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Foramsulfuron herbisiti mısır kültürüne ruhsatlı olduğundan dolayı mısır kültüründe önemli bir simptom meydana getirmemiştir. N/2, N ve 2N dozda sorunla karşılaşılmamıştır (Şekil 4.77, Şekil 4.78 ve Şekil 4.79). Önerilen dozun dört katında üçüncü hafta içerisinde yapraklarda kıvrılmalar başlamıştır ve bazı yapraklar içerisine kapanarak çukurlaşma meydana gelmiştir (Şekil 4.80). Ayrıca uygulanan önerilen dozun dört katında dördüncü haftada ise yapraklarda hafif sararmalar yaptığı görülmüştür. Wicks ve ark. (2007) nın yaptığı çalışmada daha derine ekilen mısır bitkisine uygulanan isoxaflutole un mısırda herhangi bir simptom oluşturmadığını saptamıştır. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Yarısının (100 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun (200 ml/da) Mısır 74

98 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun İki Katının (400 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Foramsulfuron un Önerilen Dozunun Dört Katının (800 ml/da) Mısır Foramsulfuron herbisitinin dozunun katlanmasıyla beraber ayçiçeği ve domates bitkilerini öldürdüğü görülmüştür. Buğday kültürünün artan dozlarında yapraklarını sarartmış, mısır bitkisinde ruhsatlı olmasına rağmen önerilen dozunun dört katının uygulanmasının ardından saksı denemesinde mısır bitkisinin yapraklarının uçları sararmıştır. En belirgin simptom ise pamuk bitkisinde görülmüştür. Özellikle pamuk bitkisinin yaprak kenarlarının uç kısımlarının kızarmasına, yaprak damarlarının kızarmasına ve yaprak sapıyla gövdenin kızarmasına neden olmuştur (Çizelge 4.4). 75

99 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Çizelge 4.4. Foramsulfuron un Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (FORAMSULFURON) BİTKİLERİ Ayçiçeği Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Domates N/2 XXX XX - XXX N XXX XX - XXX X XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk N/2 X X X X N X X X X 2N XX XX XX XX 4N XX XX XX XX Buğday N/2 - XX - - N - XX - - 2N - XXX - - 4N - XXX - - Mısır N/ N N X N X Diğer Belirgin Simptomlar Bitkilerin komple yerçekimine yenik düşerek tepeden aşağı doğru sarkmalar, gövde üzerinde belirgin beyaz tüyler ve bitkinin tamamen ölmesi Bitkinin yapraklarının küçülmesi ve yaprakların küçülmesiyle beraber çalılaşma görünümü alması Yapraklarda çanak yaprak görünümü, bitkinin kıvrılan yaprak kenarlarından itibaren kırmızı rengi almaya başlaması, bitkinin yaprak sapı ve gövdesindeki dokuların kırmızılaşma oluşturması Bitkinin gelişiminde hiçbir sorun meydana getirmeyip sadece bitki yüzeyinin her yerinin sarı renge dönüşmesi Katlanan dozla beraber yapraklarda kıvrılmaların başlaması ve kıvrılan yapraklarda ise yaprakların iç kısmına doğru çukurlaşmaların artarak meydana gelmesi - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) 76

100 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Neden Olduğu Zararlanmalar Dar ve geniş yapraklı yabancı otları çıkış sonrası (Post-emergence) kontrol eden bir yabancı ot ilacıdır. Sistemik bir ilaç olup, yabancı otların yaprakları ve kısmen kökleri vasıtasıyla bünyeye alınır ve yabancı otların tüm bölgelerine taşınır. Köklerin topraktan su ve besin maddesi alınımı durur. Yabancı otlar başlangıçta renk değişimine uğrayıp deforme olurlar ve sonunda kuruyarak ölürler. Acetolactate sentaz (ALS) inhibisyonu yoluyla bitkilerde proteinin yapıtaşı olan amino asit biyosentezini engeller. Bitkide ise zamanla geriye doğru ölümler meydana gelir Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Ayçiçeğinde Neden Olduğu Zararlanmalar N/2, N, 2N ve 4N dozlarının hepsinde aynı simptom özelliği ortaya çıkmıştır. Birinci hafta sonunda bitki uzaması durmuş yaprak yerçekimine dayanamayıp yaprak yönlerini aşağı doğru çevirmiştir. Daha sonraki haftalarda bitki yaprakları kuruyarak bitkide ölümler meydana gelmiştir (Şekil 4.81, Şekil 4.82, Şekil 4.83 ve Şekil 4.84). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar Bitkisinde 77

101 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Ayçiçeği 78

102 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Domates bitkisine uygulanan tüm dozlarda ikinci hafta içerisinde mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium herbisiti etkisini göstermiştir. Domates bitkisine uygulanan herbisitler ilk önce domates de yaprak sapını inceltmiş ardından yaprakları büzmüş sonrasında tüm bitki gövdesiyle beraber çöküşe geçmiştir (Şekil 4.85, Şekil 4.86, Şekil 4.87 ve Şekil 4.88). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar 79

103 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Domates Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium herbisitinin pamuk bitkisinde hiçbir dozu sorun yaratmamıştır (Şekil 4.89 ve Şekil 4.90). Sadece önerilen dozun iki katı ve önerilen dozun dört katı dozlarında üçüncü hafta içerisinde pamuk yaprakları kenarlarından simetrik şekilde kıvrılarak karşı karşıya gelmiş ve hafif derecede yaprak kenarları kızarmıştır (Şekil 4.91 ve Şekil 4.92). 80

104 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Everitt ve Keeling (2009) yaptıkları çalışmada dicamba ve 2,4-D amin i pamuğa uygulamış, pamuk bitkisinin gelişimi, verimi, ve lif ağırlığı üzerine yaptıklar denemelerde pamuk bitkisinin farklı gelişim evrelerine uygulanan bu herbisitlerin etkilerine bakmışlardır. 14 gün sonra ve daha ileriki pamuk bitkisinin gelişim dönemlerinde pamuk bitkisinde yapraklarda karşılıklı olarak kıvrılmalar ve yapraklarda renk açılmaları gözlemişlerdir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk 81

105 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk 82

106 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Pamuk Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium ruhsatlı olduğu için buğday bitkisinde herhangi sorun çıkarmamıştır. Hangi konsantrasyonda olursa olsun bitki gelişimini sürdürmüştür (Şekil 4.93 ve Şekil 4.94). Doz artışıyla beraber ikinci haftadan sonra önerilen dozun iki katı ve önerilen dozun dört dozlarında buğday sararmalar bitkisinin bazı yapraklarındaki dokularda meydana gelmiştir (Şekil 4.95 ve Şekil 4.96) fakat herhangi önemli simptom oluşumu gözlenmemiştir. Buğdayda bulunan sonuç gibi, Wicks ve ark. (2007) nın yapmış olduğu çalışmadaki gibi uygulanan isoxaflutole un mısırda simptom oluşturmadığını bulmuşlardır. 83

107 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar 84

108 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Buğday 85

109 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium un önerilen dozunun yarısı ve önerilen dozları mısırda gözle görülür herhangi bir simptom yaratmamıştır (Şekil 4.97 ve Şekil 4.98). Mısır bitkisi gelişimini sürdürmeye devam etmiştir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Yarısının (12,5 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun (25 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır Bitkisinde Haftalık Olarak Oluşturduğu Simptomlar 86

110 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium un önerilen iki katı dozu etkisini üçüncü haftadan sonra göstermeye başlamıştır. Dördüncü hafta içerisinde mısır yapraklarının ana damarları kızılımsı renge dönmüştür (Şekil 4.99). 4N dozunda ise ikinci haftada bu simptom meydana gelmiş, daha sonra ileriki haftalarda kızılımsı rengi alan yapraklar büzülerek kahverengi halini almıştır (Şekil 4.100). Geniş yapraklı yabancı ot kontrolünde kullanılan saflufenacil in mısırdaki etkileri Moran ve ark.(2011) tarafından gözlenmiş olup, mısırın 3-4 yapraklı dönemindeyken uygulanan saflufenacil in mısırın yapraklarını kızartmış ve ilerleyen zamanlarda mısırda verim kayıplarına neden olduğunu saptamışlardır. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun İki Katının (50 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Önerilen Dozunun Dört Katının (100 gr/da ml Yayıcı-Yapıştırıcı) Mısır 87

111 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Dar yapraklı kültürde yani buğdayda ruhsatlı olan mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium herbisiti mısır bitkisini etkilememiş, pamuğa artan dozlarında zarar vermiştir. Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium etkili maddeli herbisit ayçiçeği ve domates bitkisini öldürmüştür. Buğdayda yapılan saksı denemesinde dozun dört kata çıkmasıyla buğdayın yapraklarında sararmalara rastlanmıştır (Çizelge 4.5). Çizelge 4.5. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium un Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (MESOSULFURON-METHYL + BİTKİLERİ IODOSULFURON-METHYL SODIUM) Yapraklarda Diğer kıvrılmalar Belirgin Simptomlar Ayçiçeği Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Domates N/2 XX XX - XX N XX XX - XX X XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk N/ N N X X X - 4N X X X - Buğday N/2 - X - - N - X - - 2N N Mısır N/ N N X N X Bitkinin yapraklarının kıvrılmaya başlamasıyla beraber sonunda ölümlerin gelmesi Yapraklardan itibaren önce yaprak sapının incelmesi ve sonrada gövdeyle beraber tüm bitkinin geriye doğru çökmesi Yaprakların kenarlarından simetrik şekilde kıvrılarak karşı karşıya gelmesi ve yaprak kenarlarında kızarmalar İlerleyen dozlarında sadece yaprak uçlarından başlayan sararmaların oluşumu Yaprak uçlarından itibaren bitkide belirgin şekilde yeşil dokuların kahverengi hali alması - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) 88

112 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Fluazifop-p-butyl ın Neden Olduğu Zararlanmalar Yabancı otların kontrolünde kullanılan kuvvetli bir selektif herbisittir ve çıkış sonrası olarak kullanılır. Yaprak yüzeyi vasıtası ile çok çabuk absorbe olur. Ksilem ve Floem vasıtası ile transloke olarak çok yıllık yabancı otların meristemlerinde akümüle olur. Fluazıfop-p-butyl yıllık ve çok yıllık yabancı otlar üzerinde etkilidir. Geniş yapraklı yabancı otlara etkisi yok denecek kadar azdır. Dokular içerisinde hücre zarlarında yer alan lipidlerin parçalaması sonucu hücrelerde dokularda çoğalma durur ve bitkinin aktif büyümesini azaltır Fluazifop-p-butyl ın Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Domates bitkisine uygulanan fluazifop-p-butyl etkili maddenin tüm dozlarında önemli derecede simptom oluşumu gözlenmemiştir (Şekil ve Şekil 4.102). Dozun artışıyla beraber tavsiye edilen dozun iki katı ve tavsiye edilen dozun dört katı dozlarında domates bitkisinin yapraklarının uç kısımlarından hafif derecede kurumalar meydana gelmiş ve yapraklarda büzüşmeler görülmüştür (Şekil ve Şekil 4.104). Farklı pamuk çeşitleri üzerinde yapılan çalışmalarda quinclorac herbisitinin pamuk yapraklarının kenarlarından başlayarak yaprakları bütün halde sararttığı belirlenmiştir (Snipes ve ark., 1992). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Domates 89

113 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört katının (300 ml/da) Domates 90

114 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Fluazifop-p-butyl ın Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Pamukta ruhsatlı olan fluazifop-p-butyl herbisiti pamukta herhangi bir sorun yaratmamıştır (Şekil ve Şekil 4.106). Tavsiye edilen dozun iki katı bile pamukta sorun yaratmazken (Şekil 4.107), dört katında ise ikinci hafta sonunda pamuk bitkisinin bazı yapraklarında çalılaşmayla beraber içe doğru bükülmeler meydana gelmiştir (Şekil 4.108). Amerika da yapılan çalışmalarda trifluralin uygulanmış pamuk ve soya kültürleri gözlenmiştir ve oluşturdukları yaprak aralarında sararmaları ve yapraklarda büzüşmelerin olduğunu ortaya çıkarmışlardır (Oliver ve Frans, 1968). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Pamuk 91

115 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300 ml/da) Pamuk 92

116 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Fluazifop-p-butyl ın Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Fluazifop-p-butyl herbisiti tavsiye edilen dozun yarısı ve tavsiye edilen dozlarının gözlemlenmesi sonucu ilerleyen haftalarda buğday bitkisinde simptom oluşturmuştur. Buğday bitkisinin yaprakları yanmış görünümü almıştır (Şekil ve Şekil 4.110). Bitkide büyüme dördüncü hafta sonunda durmuştur. Buğday etkilenmiştir. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının(37,5 ml/da) Buğday 93

117 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Buğday Doz artışıyla beraber fluazifop-p-butyl in önerilen dozun iki katı ve önerilen dozları buğday bitkisinin yapraklarını kıvırmış, yanmış lekelerin başlamasıyla beraber yapraklar kahverengi hale dönmüş ve yapraklar üzerinde klorozla beraber beyaz haleler oluşmuştur (Şekil ve Şekil 4.112). 4N dozunda bu simptom ilerleyen haftalarda daha net ortaya çıkmıştır. Bitki gelişimi durmuştur. 94

118 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Buğday 95

119 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300 ml/da) Buğday Fluazifop-p-butyl ın Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Dar yapraklı yabancı otlar için kullanılan fluazifop-p-butyl etkili maddeli herbisit mısır bitkisine uygulandıktan sonra mısır bitkisinin N/2 ve N dozlarında ikinci hafta içerisinde etkilenmiş mısır bitkisinin yaprakları cılızlaşmıştır. Ardından üçüncü hafta içinde tavsiye edilen dozu ve altında mısır bitkisi yeşil dokularını kaybederek kahverengi hale dönüşmüştür (Şekil ve Şekil 4.114). Yapraklara değinildiği zamansa yapraklar kuru olduğu için çatlamalar meydana gelmiştir ve bitkiler ölmüştür. 96

120 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Yarısının (37,5 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun (75 ml/da) Mısır Fluazifop-p-butyl etkili maddesinin uygulanma dozları yani tavsiye dozunun üst dozları arttıkça kurutma simptomu daha fazla belirginleşmiştir. İkinci hafta içerisinde mısır bitkisi cılızlaşmıştır (Şekil ve Şekil 4.116). N/2 ve N dozunda olduğu gibi bitkilerde ölümler gerçekleşmiştir. 97

121 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun İki Katının (150 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Fluazifop-p-butyl in Önerilen Dozunun Dört Katının (300 ml/da) Mısır Fluazifob-p-buthyl herbisiti domates ve pamuk dışındaki tüm kültür bitkilerinde tehlikelidir. Fluazifob-p-buthyl herbisiti geniş yapraklı kültürlerde, dar yapraklı yabancı otlara ruhsatlıdır. Bu yüzden denemede kullanılan dar yapraklı kültürler olan mısır ve buğdayda ölümler meydana getirmiştir. Bu herbisit tarlaya uygulanacağı zaman, komşu tarlalarda ekili olan dar yapraklı kültürlere gelmemesine özen gösterilmelidir. Sadece ilerleyen doz artışıyla beraber pamuk kültüründe yapraklarda büzüşme, domates kültüründe yaprakların uç kısımlarında sararmalar tespit edilmiştir (Çizelge 4.6). 98

122 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Çizelge 4.6. Fluazifob-p-buthyl in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (FLUAZIFOP-P-BUTYL) BİTKİLERİ Domates Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması N/ N N X N X Pamuk N/2 X N X N X X - X 4N X X - X Buğday N/2 X XX X X N X XX X X 2N XX XX XXX X 4N XX XX XXX X Diğer Belirgin Simptomlar Bitkinin ilerleyen dozlarda uçlarından itibaren hafifçe kıvrılması Artan dozlarda yapraklarda çalılaşmayla beraber içe doğru bükülmelerin oluşumu Bitkilerin yapraklarında kıvrılmalar, doz artışıyla yanmış lekelerin başlamasıyla yaprakların kahverengi hale dönmesi ve yapraklar üzerinde klorozla beraber beyaz halelerin oluşması Mısır N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) Bitkinin komple deforme olarak ölmesi 99

123 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Prometryne in Neden Olduğu Zararlanmalar Genel olarak yaprak ve kök herbisitidir. Selektif olarak kullanılır ayrıca fotosentez olayının yapılmasına mani olur. Geniş yapraklı yabancı otlara karşı kullanılır. Yabancı otlara uygulandığında yabancı otlarda fotosentez olayı sırasında elektron taşıma sisteminin gerçekleşmesini engeller Prometryne in Domateste Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in tüm dozları ilk hafta dahilinde domates kültüründe direk etkilidir. Zaten Prometryn herbisiti daha çok çıkış öncesi için kullanılıp, domates bitkisine ruhsatlı değildir. Bitkide hemen ölüm meydana gelmiştir. Bitki çalımsı forma bürünmüş, yapraklar ise büzülmüştür. Yeşil doku bitkide kalmamıştır (Şekil 4.117, Şekil 4.118, Şekil ve Şekil 4.120). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Domates 100

124 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Domates 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Domates 101

125 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Prometryne in Pamukta Neden Olduğu Zararlanmalar Pamukta çıkış öncesi ruhsatlı olan prometryn herbisiti pamuk bitkisinin saksı denemelerinde etkilemiştir. Çünkü yapılan uygulama pamuk bitkisi yetiştirildikten sonra gerçekleşmiştir. Tavsiye edilen dozun yarısı ve tavsiye dozunda birinci hafta sonunda yapraklar gelişimini durdurmuş, ikinci hafta içinde yapraklar her iki taraftan itibaren başlayarak iç kısma doğru sarılma hareketi gerçekleştirmiştir. Üçüncü hafta sonunda ise yapraklar tam anlamıyla büzülmüştür (Şekil ve Şekil 4.122). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Pamuk 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Pamuk 102

126 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Doz ayırt etmeksizin N/2 ve N dozlarında prometryne in oluşturmuş olduğu simptomlar 2N ve 4N dozlarında da gerçekleşmiştir. Ekstra dozun artmasıyla beraber bitkide uzama durmuş ve geriye doğru ölümler olmuştur (Şekil ve Şekil 4.124). Bailey (2007) saksı denemesinde tütün üzerinde trifloxysulfuron ve halosulfuron un etkilerine araştırmıştır. Tütün bitkisinde simptom oluşturan bu herbisitlerin saksı denemelerinde gelişimini sürdüremediğini saptamış ancak yapılan tarla denemelerinde ise tütünde dokularda renk değişimi dışında tütün bitkisinin gelişimine devam ettiğini kanıtlamıştır. 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Pamuk 103

127 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Pamuk Prometryne in Buğdayda Neden Olduğu Zararlanmalar Uygulanan Prometryne buğday yapraklarında etkili olmuştur. Uygulanan N/2 ve N dozları birinci haftadan sonra buğday bitkisinde etkisini gösterirken, 2N ve 4N dozlarının etkileri birinci hafta içinde görülmüştür. Buğday yaprakları sararma yapmış, yapraklar cılız kalmış ve bitki uzaması durmuştur (Şekil ve Şekil 4.126). Ancak yapraklarda herhangi bir kıvrılma hareketi gözlenmemiştir. Yapraklarda mumsu tabakanın oluşmasının ardından doz artışıyla beraber yapraklarda beyaz hale şeklinde lekeler oluşmuştur (Şekil ve Şekil 4.128). 104

128 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Buğday 105

129 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Buğday 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Buğday 106

130 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Prometryne in Mısırda Neden Olduğu Zararlanmalar Prometryne in etkilediği mısır bitkisi her dozda simptom oluşturmuştur. İkinci hafta içerisinde Mısır bitkisinde simptom oluşumu başlamış üçüncü hafta sonundaysa mısır bitkisi tamamen kurumuştur. Prometryne herbisiti mısır bitkisinde yeşil aksam bırakmamıştır. İkinci haftadan sonra mısır bitkisinin dokularında renk değişimi başlamıştır ve boyda ise durma gerçekleşmiştir (Şekil 4.129, Şekil 4.130, Şekil ve Şekil 4.132). Önerilen dozun dört katı dozunda simptom oluşumu birinci haftadan sonra başlamıştır. Pamuk bitkisine uygulanan glyphosate ın pamuk bitkisinin gövde kısmında boğumlarda ve boğum aralarında uzamasını durdurduğunu, olgunlaşmayan sürgünleri oluşturduğunu ve bitkiyi ölüme teşvik ettiğini saptamıştır (Wills, 1978). 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Yarısının (150 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun (300 ml/da) Mısır 107

131 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun İki Katının (600 ml/da) Mısır 1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta Şekil Prometryne in Önerilen Dozunun Dört Katının (1200 ml/da) Mısır Çıkış öncesi kültür bitkisi ekimden sonra kullanılan prometryn herbisitinin bütün dozları denemede kullanılan kültür bitkileri için etkilidir. Ayçiçeği, pamuk, havuç, mercimek ve kimyonda ruhsatlı olan bu herbisit toprağa tohum ekildikten sonra kullanılmalıdır. Eğer prometryn herbisiti hedefi kaçırıp yetişmiş olan kültür bitkisine gelirse, gelen kültür bitkisinde büyük hasarlara yol açacaktır. Seçilen kültür bitkilerinin hepsinde prometryn herbisiti sorun çıkarmıştır (Çizelge 4.7). 108

132 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN Çizelge 4.7. Prometryn in Kültür Bitkilerinde Gösterdiği Simptomlar KÜLTÜR ZARARLANMA ŞEKİLLERİ (PROMETRYNE) BİTKİLERİ Domates Yapraklarda kıvrılmalar Bitki dokularında renk değişimi Yapraklarda belirgin leke oluşumu Boyda kısalma / gelişmenin durması Diğer Belirgin Simptomlar Bitkilerin dokularında renk değişimiyle beraber çalılaşma formuna bürünmesi N/2 XX XX - XX N XX XX - XX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX Pamuk Yaprakların her iki N/2 X X - X N X X - X 2N XX X - X 4N XX X - X Buğday N/2 - X XX X N - X XX X 2N - XX XXX XX 4N - XX XXX XX Mısır N/2 XXX XXX - XXX N XXX XXX - XXX 2N XXX XXX - XXX 4N XXX XXX - XXX tarafından itibaren başlayarak iç kısma doğru sarılma hareketinin oluşması Yapraklarda mumsu tabakanın oluşmasının ardından doz artışıyla beraber tamamen yaprakların beyaz hale şeklinde lekelerle sarılması Bitkide yaprakların kıvrılmaya başlamasıyla ölümün gelmesi - : Zararlanma yok (% 0) X : Zararlanma Oluşumu (% 1-45) XX : Yüksek Oranda Zararlanma (% 46-75) XXX : Ölüm (% ) 109

133 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Hilmi TORUN 110

134 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN 4.2. Uygulanan Herbisitlerin Kültür Bitkilerine Karşı Etkilerinin Araştırılması Saksıda yetiştirilen kültür bitkilerinden mısır, domates, pamuk, ayçiçeği ve buğday kültürlerine farklı dozlarda uygulanan herbisitlerin gözlem süresinin son olan 4.haftası sonunda elde edilen zaralanma değerleri belirlenmiştir. Elde edilen ortalama değerler kullanılarak aşağıda sırasıyla bu değerler grafik haline getirilerek ve birbirleri ile istatistiki anlamda kıyaslanarak sunulmuştur ,4-D Amin in Oluşturduğu Zarar Miktarı Ayçiçeğinde 2,4-D amin herbisiti etkilidir. Doz fark etmeksizin uygulanan bu herbisit ayçiçeğine karşı güçlüdür. Ayçiçeği üzerinde hemen yıkıcı etkisini göstermiştir. 2,4-D amin uygulanan N/2 dozu % 43 iken, N dozu ise % 82 lik bir zararlanma oluşturmuştur. Dördüncü hafta sonunda 2N ve 4N dozunda % 100 ölüm gerçekleşmiştir. 2N ve 4N dozları aynı etkiyi ayçiçeğinde göstermiştir (Şekil 4.133). Bachi (2010), yapmış olduğu çalışmayla 2,4-D amin in ayçiçeğine uygulanmasıyla yapraklarda kıvrılmalar, çukurlaşmalar, taraklı yapı oluşumları ve yaprakların incelerek sapla beraber bitkinin ipliksi görünüme bürünmesini ortaya çıkarmıştır. Şekil Ayçiçeğinde 2,4-D Amin etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 111

135 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Domatese uygulanan 2,4-D amin in N/2 dozunda % 56 lık zararlanma oluşumu gözlenirken, N, 2N ve 4N dozlarının % 100 etkili olduğu saptanmıştır. N, 2N ve 4N dozlarından elde edilen % 5 lik Standart hata payı aynıdır. Bu herbisitin herhangi bir dozu domates bitkisine direk etkilidir (Şekil 4.134). Ayrıca Smith (2010) in 2,4-D amin ile yapmış olduğu çalışmada domatese uygulanan amin in domates yapraklarında çukurlaşma, yapraklarda bükülme ve bitkide çarpık sürgün oluşumunu gözlemiştir. Şekil Domatesde 2,4-D Amin etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Pamuk kültür bitkisinde 2,4-D amin herbisiti etkilidir ve doz arttıkça ciddi zarar oluşumları saptanmıştır (Şekil 4.135). Şekil incelendiğinde yalnızca su uygulanan kontrol uygulamalarında az miktarda bir zararlanma görülmekle birlikte, bu zararlanma deneme koşullarından kaynaklanmaktadır. 2,4-D amin in önerilen ticari dozunun yarısında bile % 10 zararlanma oluşmuştur. Bu miktar önerilen dozda (N), % 72 olup, 2N ve 4N dozunda % 100 e yakındır. Görülmektedir ki, tarla uygulamaları sırasında herhangi bir şekilde pamuk bitkisine 2,4-D amin in gelmemesi gerekmektedir. Aksi takdirde ciddi kayıplara neden olur. Dotray (2007) in çalışmasında gelişmiş pamuk bitkisine çıkış sonrası uygulanan 2,4-D 112

136 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN amin in, bitkinin genç yapraklarının kenarlarından başlayarak büzüştürdüğünü, cılızlaştırdığını ve bozuk sürgün oluşumlarını tetiklediğini bulmuştur. Şekil Pamukda 2,4-D Amin etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Buğdaya karşı ruhsatlı olan 2,4-D amin, yapılan saksı denemeleri sonucunda buğday kültür bitkisinde zarar meydana getirmiştir (Şekil 4.136). Saksı denemelerinde çevresel koşullarla beraber kontrolde (su püskürtülen) % 5 lik bir zararlanma meydana gelmiştir. Buğdaya karşı uygulanan dozun artmasıyla da zararlanma oluşumu gözlenmiştir. N/2 ve N dozlarında zararlanma % 20 iken, 2N ve 4N dozlarında zararlanma % 50 ye kadar çıkmıştır. Bu yüzden 2,4-D Amin in tavsiye edilen dozda uygulanması gerekmektedir. Ohio Eyaletinde yapılan bir çalışmada 2,4-D herbisitinin erken uygulanmasıyla buğday bitkisinde bozuk yaprak oluşumları ve bodur bitki oluşumları saptanmıştır (Anonymus, 2008) 113

137 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Buğdayda 2,4-D Amin etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Mısırda ruhsatlı olan 2,4-D Amin etkili maddeli herbisit yapılan saksı denemeleri sonunda etkili bulunmuştur (Şekil 4.137). N/2 dozunda %36 lık zararlanma meydana gelirken, N dozunda % 15 dir. Uygulama sonucunda çevresel faktörlerle birlikte elde edilen sonuçlar doğrusunda N/2 dozu, N ve 2N dozlarına göre daha etkili bulunmuş, 4N dozu da % 48 lik zararlanma oluşturmuştur yani mısır kültür bitkisini etkilemiştir. Şekil Mısırda 2,4-D Amin etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 114

138 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Kontrol ile 4 farklı konsantrasyonda uygulanan 2,4-D amin muameleli kültür bitkilerinin grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Böylelikle saksı denemesinde kullanılan 2,4-D amin etkili herbisitin uygulanan tüm kültür bitkilerine etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayçiçeği ve domateste 2,4-D amin in dozlarının artmasıyla beraber bitkilerde simptom belirtilerinin artışında da yükselme olmuştur Glyphosate ın Oluşturduğu Zarar Miktarı Doz artışıyla beraber glyphosate ayçiçeği kültüründe zararlanma meydana getirmiştir. Tüm dozlarının ayçiçeğine etkili olduğu ortaya çıkarılmıştır. N/2 dozda bile % 42 lik zararlanma varken, bu N dozda daha da artmış, 2N ve 4N dozlarında ise ölümler meydana gelmiştir. Glyphosate etkili maddesine karşı ayçiçeği çok hassastır (Şekil 4.138). Al-Khatib ve Parker (1993), yaptıkları kiraz, üzüm, yonca ve gül gibi farklı kültürlerde 2,4-D amin ve glyphosate ın oluşturacağı simptom belirtileri kültürlerde gözlenerek saptamaya çalışmış, gül ve yonca kültürlerine yüksek dozda uygulanan glyphoste ın bu kültürleri tamamen kuruttuğu bulmuştur böylelikle bu çalışmayla elde edilen bulgular ayçiçeğinde benzer simptom özelliği ortaya koymuştur. Şekil Ayçiçeğinde Glyphosate etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 115

139 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Doz fark etmeksizin bütün konsantrasyonları domates bitkisine karşı etkilidir. Uygulanan N/2 dozu ile 4N dozu arasında hiçbir fark yoktur (Şekil 4.139). Geniş yapraklı domates bitkisinde glyphosate ın saksı denemelerinde uygulandığı bütün dozları % 100 etkili olmuş ve bitkiyi dördüncü hafta sonunda öldürmüştür. Lookabaugh (2011) serada glyphosate ın etkisini domates üzerinde araştırmış ve araştırmalar sonucu hedef dışı domatese gelen glyphosate ın genç sürgün veren dokularında sararmaları ve beyaz doku oluşumlarını saptamıştır. Şekil Domatesde Glyphosate etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Ayçiçeçğinde ve domates kültürlerinde etkili olan glyphosate yine geniş yapraklı kültür olan pamuk kültüründe etkili olmuştur. Normal dozun altında pamukta % 60 a yakın etki yaratırken, normal doz ve üstünde glyphosate % 100 e yakın etki sağlamıştır. Glyphosate etkili maddesi yüksek seviyede pamuk kültüründe zararlanma oluşturmuştur (Şekil 4.140). Ferrell (2007) önderliğinde yapılan çalışmada farklı boya sahip pamuk bitkilerine uygulanan çıkış sonrası glyphosate + diuron ve flumioxazin + MSMA ın, pamuk boyu uzun olan bitkilerde, kısa boylu olan bitkilere göre simptom oluşturmasının daha fazla olduğu ortaya çıkarılmış ve pamuk yapraklarında ilk önce büzüşmeler ardından ise uçlarından itibaren kararmalar 116

140 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN meydana gelmiştir. Bu çalışmada elde edilen simptomlar Ferrell in bildirdiği simptomlarla benzer bulunmuştur. Şekil Pamukda Glyphosate etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Şekil Buğdayda Glyphosate etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Artan dozlarla beraber buğday bitkisinde uygulanan dozlar birbirine yakın zararlanma meydana getirmiştir. N/2 dozu % 45, N dozu % 56, 2N dozu % 42 ve 4N 117

141 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN dozunda ise % 51 lik zararlanma oluşumuna rastlanmıştır (Şekil 4.141). Diğer yandan dar yapraklı kültür bitkisi olan Mısırda zararlanma doz artışının katlanmasıyla oluşmuş glyphosate ın N/2 ve N dozları % 40 a yakın etki yapmışken buğdayda olduğu gibi uygulanan 4N dozu ise mısır bitkisini öldürmüştür. 2N ve 4N dozlarında mısırda zarar oluşumu katlanarak artmıştır (Şekil 4.142). Şekil Mısırda Glyphosate etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Kontrol ile farklı dozlarda uygulanan glyphosate etkili maddeli kültür bitkilerinin grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Glyphosate etkili herbisitin saksılarda uygulanan bitkilerde etkili olduğu saptanmıştır. Glyphosate domates bitkilerinde hangi dozda olursa olsun etkilidir. Geniş yapraklılarda glyphosate ın etkisi dar yapraklılara göre daha hızlı olup zararlanma derecesi daha fazladır Bentazone un Oluşturduğu Zarar Miktarı Soya, soğan ve bezelye kültür bitkilerinde ruhsatlı olan bentazone herbisiti ayçiçeğinde etkilidir. Ayçiçeğinin kontrolle kıyaslaması yapılan diğer uygulama dozlarının tümünde dördüncü hafta sonunda % 100 ölüm gerçekleşmiş (Şekil 4.143), 118

142 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN bitki çökmüş ve yeşil doku tamamen yok olmuştur. Dekker yaptığı araştırmalar sonucu (1997) bentazone herbisitinin geniş yapraklı kültür bitkilerinde oluşturduğu zararlanmalardan bahsederken zararlanmaların ilk önce yapraklarda nekroz şeklinde ortaya çıktığını, sonrasında nekrozların artarak yaprakları kahverengi şekle döndürerek kurutmaya başladığını belirtmiştir. Şekil Ayçiçeğinde Bentazone etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Bentazone un tüm dozları domates bitkisine etkilidir (Şekil 4.144). Bu yüzden Bentazone un bütün dozları domateste sorun yaratmış ve domates bitkileri ölmüştür. Ayçiçeğinde olduğu gibi artan dozlar sonucu kontrolde zararlanma görülmezken, N/2 dozda % 91 lik zararlanma oluşmuştur. Ayrıca ayçiçeğinde elde edilen verilerde olduğu gibi domateste de N, 2N ve 4n dozlarında % 100 zararlanma saptanmıştır. Soltani ve ark. (2008) nın yapmış olduğu çalışmada, bentazone herbisitinin tarla denemelerinde fasulyeye uygulanmasının ardından oluşan zararlanma özellikleri ile yapılan bentazone uygulamasının ardından domatede saksı denemesinde birbirine benzer simptomlar görülmüştür. 119

143 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Domatesde Bentazone etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Pamuk kültür bitkisinde bentazone etkili maddesi etkili olup, doz arttıkça ölümler oluşmuştur (Şekil 4.145). Şekil incelendiğinde yalnızca su uygulanan kontrol uygulamalarında zararlanma yokken, N/2 dozunda %77 lik, N dozunda % 84 luk, 2n ve 4N dozlarındaysa % 100 e yakın zararlanma görülmüştür. Görülmektedir ki, tarla uygulamaları sırasında herhangi bir şekilde pamuk bitkisine bentazone herbisiti gelmemelidir. Şekil Pamukda Bentazone etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 120

144 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Buğday kültüründe N/2 dozda % 20 lik bir zararlanma saptanmışken, N ve 2N dozlarında ortalama % 40 lık zarar oluşumu kaydedilmiştir. 4N dozunda ise buğday bitkisinde % 54 luk zararlanma bulunmuştur (Şekil 4.146). Uygulamalar sonucu bentazone herbisiti buğday bitkisine etkilidir. Bu yüzden uygulama sırasında çevre tarlalara dikkat edilerek gerekli önlemler alınmalıdır. Şekil Buğdayda Bentazone etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Mısırda ruhsatlı olmayan Bentazone mısır kültüründe herhangi belirgin bir simptom oluşturmamıştır (Şekil 4.147). Kontrolle kıyaslanan bütün dozlarda mısır bitkisinde herbisitin etkisi görülmemiştir. Kontrolde % 15 lik çevresel faktörlerin oluşturduğu zarar meydana gelirken, 4N dozundaysa % 11 lik zarar bulunmuştur. Mısır bitkisi gelişimini devam ettirmiştir. Ayrıca buğdayda zararlanma saptanırken, mısıra uygulanan bütün dozlarda mısırda zararlanma oluşturmamıştır. Bentazone herbisiti mısırda etkili değildir. Diebold ve ark (2004) nın yapmış olduğu çalışmalarda tatlı mısıra uygulanan farklı bentazone dozları ile kontrol normal koşullarda yetiştirilen tatlı mısırı kıyaslamışlardır. Bentazone uygulanan tatlı mısırda gözle görülür sararmalar ve doku bozulmaları gözlemiş, kontroldeki tatlı mısırın boyunun bentazone uygulanan mısıra göre daha uzun olduğunu bulmuşlardır. 121

145 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Mısırda Bentazone etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p>0,05) Kontrolle kıyaslanan farklı dozlardaki bentazone un kültür bitkilerinden domates, pamuk, buğday ve ayçiçeği grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Bentazone herbisiti bu kültür bitkilerine etkili olmuş fakat mısıra uygulanan farklı dozlardaki bentazone un ise mısırda herhangi bir etkisi olmadığı bulunmuştur (p>0,05). Bentazone un mısıra etkisi yok iken diğer kültür bitkilerinde ise dördüncü hafta sonunda hemen hepsinde ölümler meydana gelmiştir Foramsulfuron un Oluşturduğu Zarar Miktarı Ayçiçeğinde bütün dozları aynı etkiyi yaratmıştır. Foramsulfuron etkili maddesi N/2 dozunda foramsulfuron herbisiti % 100 e yakın zararlanma oluştururken, N, 2N ve 4N dozlarının hepsinde % 100 etki yaratmıştır (Şekil 4.148). Mısıra uygulanan herbisit olan foramsulfuron uygulaması gerçekleşirken yan tarlada ekilmiş olan ayçiçeğine dikkat edilmelidir. Bu yüzden uygulama esnasında hedef kaçırılmamalıdır. 122

146 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Ayçiçeğinde Foramsulfuron etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Şekil Domatesde Foramsulfuron etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Uygulanan Foramsulfuron herbisitinin artan dozları domates bitkisine etkili olmuştur (Şekil 4.149). N/2 dozu % 82 lik zararlanma oluşturmuştur ancak N dozu % 100 e yakın zararlanma yapmıştır. 2N ve 4N dozları ayçiçeği bitkilerini öldürmüştür. Pamuk bitkisinde ise az dozdan itibaren doz artışıyla birlikte Foramsulfuron herbisiti pamuk kültüründe etkisini arttırmıştır (Şekil 4.150). Hemen 123

147 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN hemen N ve 2N dozların zararlanma miktarları aynı olup % 60 a yakındır. Dozun katlanmasıyla ile de 4N uygulamasında % 20 lik artış görülmüştür. Her iki kültürde de foramsulfuron etkilidir. Marple ve ark. (2007) nın Manhattan da yaptığı çalışmada 2,4-D amin, 2,4-D ester, clopyralid, picloram, fluroxypyr, triclopyr ve dicamba herbisitlerini 6-8 yapraklı dönemde olan pamuk bitkisine farklı dozlarda uygulamışlardır. Uygulamada 14 gün sonra bütün herbisitlerin pamuk bitkisinin yapraklarında triclopyr ve clopyralid herbisitleri haricinde diğerleri yaprakları kenarlardan kızartarak kupa halini aldığını saptamışlardır. Şekil Pamukda Foramsulfuron etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Buğday bitkisinde foramsulfuron herbisiti etkilidir. Doz katlandıkça foramsulfuron un zarar oluşumları daha rahat saptanmıştır (Şekil 4.151). Şekilde N/2 dozunun zararı % 30, N ve 2N dozlarının zararı hemen hemen birbirine yakın olup % 36 ila % 38 dir. Yalnızca 4N dozunda zararlanma görülmekle birlikte, bu zararlanma 4N dozunda en fazladır. Doz arttıkça buğday bitkisindeki yapraklarda renk değişimi artmıştır. 124

148 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Buğdayda Foramsulfuron etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Yapılan denemelerde mısıra ruhsatlı olan foramsulfuron herbisiti herhangi bir zararlanma oluşumu yaratmazken, saksı denemeleri verileri doğrultusunda elde edilen sonuçlarda kullanılan foramsulfuron herbisitinin uygulanan dozlarının etkili olduğu ortaya çıkartılmıştır (Şekil 4.152). Kontrolde % 15 lik zararlanma oluşurken, N/2 dozunda % 22 ancak her nasılsa N ve 2N dozunda % 20 nin altında kalmıştır. 4N dozunda % 42 lik zararlanma simptomu görülmüştür. Şekil Mısırda Foramsulfuron etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 125

149 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Kontrol ile farklı dozlarda uygulanan foramsulfuron un kültür bitkileri grupları arasında oluşan simptom değerleri bakımından Anova uygulaması sonucu fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Yine foramsulfuron etkili herbisit uygulanan tüm kültür bitkilerinde etkilidir. Bu herbisitin dozları gözetmeksizin domates ve ayçiçeğinde kuvvetli şekilde etkileri görülürken pamukta etkisi doz artışıyla simptom oluşturma miktarı da artmıştır. Mısır ve buğdayda ise zararlanma miktarı azdır Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl in Oluşturduğu Zarar Miktarı Mesosulfuron-methyl + iodosulfuron-methyl sodium herbisiti tam anlamıyla % 100 ayçiçeği kültür bitkisini etkilemiştir. Kontrolde kıyaslama yapıldığında zararlanma miktarı bakımından N/2 dozu % 97 fakat N, 2N ve 4N dozları ayçiçeği bitkilerinin üzerinde aynı zararlanma miktarları kaydedilmiştir (Şekil 4.153). Şekil Ayçiçeğinde Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Domates kültürüne uygulanan Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuronmethyl herbisiti etkisini artan dozlar itibariyle göstermiştir yani ayçiçeğine etkili bir 126

150 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN herbisittir. N/2 dozu % 70 lik zararlanma yapmışken, N, 2N ve 4N dozları % 100 yakın zararlanma yapmıştır (Şekil 4.154). Şekil Domatesde Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Seçilen geniş yapraklı kültür bitkilerinde sorun oluşturan Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisit pamukta zararlanma oluşturmamıştır. Kontrol ile kıyaslama yapılan bütün dozları % 10 luk zararlanma civarında olup uygulanan Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl herbisiti pamukta etkili değildir (Şekil 4.155). Bu herbisit çok az miktarda zararlanma meydana getirmiş ve Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuronmethyl herbisiti pamuk bitkisinde ruhsatlı değildir. 127

151 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Pamukda Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p>0,05) Buğday kültür bitkisinde ruhsatlı olan Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl herbisiti yapılan saksı denemeleri sonucu etkisiz bulunmuştur. Uygulanan hiçbir doz buğday kültürüne etki etmemiştir. Pamukta olduğu gibi buğdayda da zararlanma meydana getirmemiştir (Şekil 4.156) Şekil Buğdayda Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p>0,05) 128

152 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Mısır bitkisinde kontrol, N/2 ve N dozlarında ortalama % 15 lik zarar görülürken, dozun katlanmasıyla beraber 2N dozunda % 64 ve 4N dozunda % 73 lük zarar oluşumu saptanmıştır. N dozundan sonra katlanarak artan dozlarda mısır bitkisinde Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl herbisitinin zararlanma miktarı yükselmiştir. Mısır bitkisinde etkili bir herbisittir. Şekil Mısırda Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Kontrolle kıyaslanan farklı dozlardaki Iodosulfuron-methyl + Mesosulfuronmethyl uygulanan kültür bitkilerinden mısır, domates ve ayçiçeği (Şekil 4.156) grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuron-methyl etkili herbisitin farklı dozları pamuk ve buğdayda (Şekil 4.157) herhangi bir etki oluşturmamıştır bu herbisit bu kültür bitkilerine etkisizdir (p>0,05). Iodosulfuron-methyl sodium + Mesosulfuronmethyl in dar yapraklı kültür bitkilerinde zarar oluşturma yüzdesi dördüncü gözlemde az iken uygulanan geniş yapraklı kültür bitkilerinde zarar şekli maksimuma ulaşmıştır. 129

153 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Fluazifob-p-buthyl in Oluşturduğu Zarar Miktarı Domateste ruhsatlı olan fluazifob-p-buthyl herbisiti yapılan saksı denemesi sonucunda etkili bulunmuştur ve doz arttıkça zararlanmalar saptanmıştır (Şekil 4.158). Fluazifob-p-buthyl herbisitinin kontrolünde % 4 lük zararlanma belirtisiyle karşılaşırken, N/2 dozunda % 15 lik, N dozunda % 22 lik, 2N dozunda % 46 lık ve 4N dozunda % 54 luk bir zararlanma tespit edilmiştir. Zararlanma miktarı doza bağlı olarak artmıştır. Saksı denemelerinde görüldü ki domateste ruhsatlı olan fluazifob-pbuthyl herbisitinin dozlarının çevre faktörleriyle beraber doz artışında zararlanmanın da arttığı saptanmıştır. Şekil Domatesde Fluazifob-p-buthyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Fluazifob-p-buthyl herbisiti pamuk bitkisinde ruhsatlı olan herbisit olmasına rağmen saksı denemelerinde etkili bulunmuştur. Kontrol ve N/2 dozunda % 5 in altında bir zararlanma oluşurken, N dozunda % 5, 2N dozunda % 8 olarak bulunmuştur. Ancak uygulanan fluazifob-p-buthyl in 4N dozunda % 54 lük zararlanma ile karşılaşılmıştır (Şekil 4.159). Dozun artmasıyla birlikte pamukta ruhsatlı olan fluazifob-p-buthyl in saksı denemesinde bitki üzerindeki zarar etkisi artmıştır. Everitt ve Keeling (2009) yaptıkları çalışmada dicamba ve 2,4-D amin i 130

154 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN pamuğa uygulamış, pamuk bitkisinin gelişimi, verimi, ve lif ağırlığı üzerine yaptıklar denemelerde pamuk bitkisinin farklı gelişim evrelerine uygulanan bu herbisitlerin etkilerine bakmışlardır. 14 gün sonra ve daha ileriki pamuk bitkisinin gelişim dönemlerinde pamuk bitkisinde yapraklarda karşılıklı olarak kıvrılmalar ve yapraklarda renk açılmaları gözlemişlerdir. Şekil Pamukda Fluazifob-p-buthyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Buğdayda kontrolde zararlanma ile karşılaşılmamış fakat yürütülen deneme sonucunda uygulanan N/2, N, 2N ve 4N dozlarının % 50 nin üzerinde zararlanma oluşturduğu kaydedilmiştir. Uygulanan N/2 dozunda % 54, N ve 2N dozları % 60 civarında olup, 4N dozunda zararlanma miktarı artarak % 80 e ulaşmıştır (Şekil 4.160). 131

155 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Buğdayda Fluazifob-p-buthyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Mısırda fluazifob-p-buthyl herbisiti bütün dozlarının etki ettiği görülmüştür. Mısıra uygulanan N/2, N ve 2N dozlarındaki zararlanma miktarı % 60 ila %70 arasındadır. 4N dozunda % 88 dir (Şekil 4.161). Farklı dozlarda zararlanma miktarları birbirlerine yakındır. Fluazifob-p-buthyl yapılan gözlemler sonucu mısır kültüründe etkilidir. Şekil Mısırda Fluazifob-p-buthyl etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) 132

156 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Fluazifob-p-buthyl in farklı dozlarının kontrolle kıyaslanması sonucu kültür bitkileri grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmıştır (p<0,05). Bu yüzden foramsulfuron herbisiti uygulanan kültür bitkilerine etkilidir. Dar yapraklı yabancı otlar için uygulanan fluazifob-p-buthyl domates ve pamukta uygulanması gereken dozun sadece dört katı problem yaratır iken buğdayda etkisi en belirgindir Prometryn in Oluşturduğu Zarar Miktarı Prometryn herbisiti çıkış öncesi kullanılan herbisitlerden olduğu için seçilen bütün kültür bitkileri üzerinde zararlanmalar meydana getirmiş hatta bitkiler ölüme kadar gitmiştir. Bu yüzden uygulanan bütün kültür bitkilerine saksı denemesinde etki etmiştir. Yetiştirilen domates kültür bitkisine uygulanan prometryn herbisitinin bütün dozları domates bitkisi üzerinde % 100 zararlanma meydana getirmekle kalmamış bitki ölmüştür (Şekil 4.162). Şekil Domatesde Prometryn etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Pamuk bitkisine uygulanan prometryn herbisitinin dozun artmasıyla beraber etkiside artmıştır (Şekil 4.163). N/2 dozunda zararlanma % 45 iken, 4N dozuna 133

157 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN zararlanma artarak % 66 ya ulaşmıştır. Domateste dördüncü hafta sonunda ölümler görülmüşken, pamuk bitkisinde oluşan zararlanmalardan dolayı ölümlerin ileriki haftalarda gerçekleşeceği kesinleşmiştir. Şekil Pamukda Prometryn etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Dar yapraklı kültür bitkilerinde oluşan zararlanma, geniş yapraklı kültür bitkilerinde oluşan zararlanmadan daha azdır. Buğdayda 2N dozu dışındaki diğer dozlarda zararlanma miktarları % 30 ila % 40 arasında iken, 2N dozunda çevresel faktörlerinde etkisiyle % 10 bulunmuştur (Şekil 4.164). 134

158 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN Şekil Buğdayda Prometryn etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Şekil Mısırda Prometryn etkili maddeli herbisitin farklı dozlarının ve kontrolun kıyaslanması (p<0,05) Kontrol ile farklı konsantrasyonlarda uygulanan Prometryn muameleli etkili maddeli kültür bitkilerinin grupları arasında oluşan simptomlar bakımından fark ortaya çıkmasından dolayı (p<0,05) uygulanan kültür bitkilerine karşı etkilidir (Şekil 4.165). Prometryn etkili maddesi tüm kültürlerde artan şekilde zarar oluşturmuştur. 135

159 4.BULGULAR ve TARTIŞMA Hilmi TORUN 136

160 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN 5. SONUÇLAR Bu çalışmada, Çukurova Bölgesi nde önemli herbisitlerden çıkış sonrası olarak kullanılan 2,4-D Amin, Glyphosate, Bentazone, Foramsulfuron, Mesosulfuro-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium, Fluazifob-p-buthyl ve çıkış öncesi olarak kullanılan Prometryn in seçilen kültür bitkilerine önerilen dozun yarısı (N/2), önerilen doz (N), önerilen dozun iki katı (2N) ve önerilen dozun dört katı (4N) uygulamalarının gerçekleşmesiyle yetiştirilen mısır, pamuk, domates, ayçiçeği ve buğday bitkilerinin üzerinde oluşacak zararlanma simptomlarının ve dozlara göre herbisitlerin etkilerinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Yapılan saksı denemelerinde herbisitlerin kültür bitkileri üzerinde oluşturmuş olduğu her türlü karakteristik simptom özelliği göz önüne alınmış ve bu uygulama yapılan kültür bitkilerinin birer hafta aralıklarla dördüncü hafta sonuna kadar serada gözlemlemeleri yapılarak zararlanma miktarları (%) ortaya çıkarılmıştır. Saksı deneme sonuçlarına göre; Mısır bitkisinde: 2,4-D Amin herbisitinin N/2, N ve 2N dozlarında simptom oluşumu görülmemiş, 4N dozunda bitki yapraklarında sararmalar ve beyaz hale şeklinde simptom oluşumu saptanmıştır. Glyphosate herbisitinin N/2 dozu problem oluşturmamış, N dozunda son haftalara girerken yapraklar sararmış, 2N ve 4N dozlarında yaprak kenarlarında kızarma başlamış, yaprak dokuları kahverengi hali almış ve bitki yaprakları incelerek kıvrılma hareketi göstermiştir. Bentazone herbisitinin 2N ve 4N dozlarında herbisitin yapraklara değdiği kısımlarda ise mumsu yuvarlak lekeler şeklinde beyaz bir tabaka oluşmuştur. Foramsulfuron herbisiti mısır bitkisinde ruhsatlı olduğundan simptom oluşturmamıştır. Sadece 4N dozunun son haftalarında yaprakların kenarlarında hafif sararmalar ve çukurlaşmalar kaydedilmiştir. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium herbisitinin 4N dozu yapraklarda ana damarları kızılımsı renge döndürmüş, son dördüncü hafta içerisinde de kızılımsı rengi alan yapraklar büzülerek kahverengi olmuştur. 137

161 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN Fluazifob-p-buthyl etkili maddesi dozları arttıkça kurutma simptomu daha fazla belirginleşmiştir. Üçüncü hafta içerisinde N, 2N ve 4N dozlarının uygulandığı saksılarda mısır bitkisi cılızlaşıp ölmüştür. Prometryne herbisiti çıkış öncesi bir herbisit olup üçüncü haftada mısır bitkisinin dokularında renk değişimi meydana getirmiştir ve boyda ise durma gerçekleşmiştir. Pamuk bitkisinde: 2,4-D Amin in N/2 dozunda problem görülmemiş, N dozunun pamuk bitkisinin yapraklarını iç kısma doğru kıvrılmaya başladığı bulunmuştur. Son 2 hafta 2N ve 4N uygulamaları, yaprakların kıvrılıp renk değiştirmesinin ardından pamuk bitkisini öldürdüğü ortaya çıkmıştır. Glyphosate N/2 dozda yaprak kenarlarını bükerek bitkide çanak görünümü oluşturmuş, N, 2n ve 4N dozlarında ikinci haftadan sonra çanak yapısına ilaveten yaprak kenarlarından kurumaya başlayarak bitkinin uzaması durmuş ve bitki sapıyla beraber bitki kahverengi hale dönmüştür. Bentazone N/2 ve N dozlarında ikinci hafta içinde yaprak kenarlarında kıvrılma meydana gelirken, 2N ve 4N dozları daha birinci hafta dolmadan yapraklardan başlayarak yeşil aksamı bırakmamıştır. Foramsulfuron herbisiti N/2 dozu 2.hafta içerisinde pamuk bitkisi yapraklarının kenarlarını kıvırmaya başlamış sonra yarım çanak şekli oluşmuştur. N ve 2N dozunda üçüncü hafta içerisinde damarlar ve yaprak sapı yeşil renk dokusunu kaybederek kızarmıştır. 4N dozunda ise etkisini ikinci hafta içerisinde yaprakların tam çanak yapı oluşturmasına ve yaprak sapının tam anlamıyla kızarmasına neden olmuştur. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium etkili maddesi bütün dozları bitkide hiçbir sorun yaratmamıştır. Sadece 2N ve 4N dozları üçüncü haftada yaprakları kenarlarından simetrik şekilde kıvırmıştır. Pamukta ruhsatlı olan Fluazifop-p-butyl herbisiti 4N dozu 2.hafta sonunda pamuk bitkisinin bazı yapraklarında çalılaşmayla beraber içe doğru bükülmeler meydana gelmiştir. Prometryn herbisiti uygulamalarında pamuk bitkisi yetiştirildikten sonra bütün dozlarda birinci hafta sonunda yapraklar gelişimini durdurmuş, ikinci hafta içinde yapraklar her iki taraftan itibaren başlayarak iç kısma doğru sarılma 138

162 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN hareketi gerçekleştir ve üçüncü hafta sonunda ise yapraklar tam anlamıyla büzülmüştür. Ayçiçeği bitkisinde: 2,4-D Amin in N/2 ve N dozunda bitkinin gelişimi önlenmiş ve bitkinin yapraklarının uç kısımlarından itibaren geriye doğru bitkide doku ölümleri başlamıştır. 2N ve 4N dozlarının ilk haftadan itibaren bitkiye kavrulmuş görünümü vermiş ve bitkiyi iyice ufaltmıştır. Glyphosate ın N/2 ve N dozlarında birinci haftada ayçiçeği boyunu bükmüştür. İkinci haftada yaprakları sarartmaya başlamış ve yapraklar aşağı doğru düşmüştür. Birinci haftada 2N ve 4N dozları direk ayçiçeğine etki ederek öldürmüştür. Ayçiçeğine Bentazone un tüm dozlarında yapraklarda kıvrılmalar, yapraklarda yeşil doku aksamın kahverengiye dönmesi ve en sonunda ise bitki boyunun ilerlemesi durmuştur. Foramsulfuron un dozunun artmasıyla bitkiler komple yerçekimine yenik düşerek tepeden aşağı doğru bitki yaprakları ve gövdesi sarkmış ayrıca bitki gövdesindeki beyaz belirgin tüyler bitkinin kahverengiye dönmesiyle açığa çıkmıştır. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium N/2, N, 2N ve 4N dozlarının hepsinde birinci hafta sonunda bitki uzaması durmuş yaprak yerçekimine dayanamayıp yaprak yönlerini aşağı doğru çevirmiştir. Domates bitkisinde:n/2 ve N dozları uygulanan 2,4-D Amin in meydana gelen tüm simptomları, 2N ve 4N dozlarında da meydana gelmiş birinci hafta sonunda bitkide yapraklar aşağı doğru düşmüş ve bitkide yıkım başlamış ve bitki üçüncü hafta sonunda ölmüştür. Glyphosate domates yapraklarında önce cılızlaşma formunu almaya başlamış, yapraklar gövdeyle birleşmiş, sonunda bitkinin gövdeye bağlanan sap kısmı da dahil bitkide çökme görülmüştür. Bitkide dördüncü hafta sonunda gövde yeşil ve dik şekilde ayakta kalmıştır. Bentazone herbisiti domates bitkisine direk etkilidir. Domates bitkisi 3 gün içerisinde çalımsı formunu alarak çökertmiştir. İkinci hafta sonunda bitkide yeşil aksam yok olmuştur. 139

163 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN Foramsulfuron etkili maddesinin uygulanan bütün dozlarında üçüncü haftada yapraklar küçülmüş, yeşil dokular kahverengi hale dönmüş ve domates bitkisi çalımsı formuna kavuşmuştur. Domates bitkisine uygulanan Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium herbisitinin tüm dozları domateste yaprak sapını inceltmiş ardından yaprakları büzmüş sonrasında tüm bitkiyi gövdesiyle beraber çöküşe geçirmiştir. Domates bitkisine uygulanan Fluazifop-p-butyl etkili maddenin tüm dozlarında önemli derecede simptom oluşumu gözlenmemiştir çünkü bu etkili madde domatese ruhsatlıdır. Dozun artışıyla beraber 2N ve 4N dozlarında domates bitkisinin yapraklarının uç kısımlarında hafif kurumalar meydana gelmiştir. Prometryne in tüm dozları ilk haftada domates kültüründe direk etki yaratmıştır. Bitkide hemen ölüm meydana gelmiştir. Bitki çalımsı forma bürünmüş, yapraklar ise büzülmüştür ve bitkide yeşil doku kalmamıştır. Buğday bitkisinde:buğdaya uygulanan 2,4-D Amin herbisiti buğdayda ruhsatlı 2N ve 4N dozlarının ikinci hafta içerisinde yeşil aksamı sarartmaya başladığı, üçüncü haftadan itibaren net şekilde buğday bitkisinin yapraklarında ise beyaz hale şeklinde lekelerin oluştuğu gözlenmiştir. Glyphosate herbisitinin uygulanan tüm dozları buğday bitkisinde dördüncü haftada yapraklarını ilk önce sarartmış ardından kahverengi hale büründürmüş ve bitkideki gelişimi durdurmuştur. Bentazone un N dozunda birinci haftadan sonra buğday bitkisinin yapraklarında sararmalar başlamış, 2N ve 4N dozunda birinci hafta içerisinde simptom oluşumu başlamış ve artarak dördüncü haftaya kadar devam etmiş ve en son yapraklar incelerek ip formunu almıştır. Buğdaya uygulanan Foramsulfuron un ilk haftadan başlayarak yapılan gözlemler sonucu buğday yapraklarına uygulanan N/2 ve N dozlarında yapraklarda etkili olup saratma yapmış, 2N ve 4N dozları yeşil dokuları sarı ve beyaz renge çevirmiştir. Dördüncü haftada bitki gelişmesine devam etmiştir. Mesosulfuron-methyl + Iodosulfuron-methyl sodium ruhsatlı olduğu için buğday bitkisinde herhangi sorun çıkarmayıp, doz artışıyla ikinci haftadan sonra bazı yaprakların dokularında sararmalar meydana gelmiştir. 140

164 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN Fluazifop-p-butyl herbisitinin tüm dozları buğdayda sorun yaratarak bitki yaprakları yanmış görünümü almış, bitkide büyüme dördüncü hafta sonunda durmuştur. Dozun artmasıyla beraber Fluazifop-p-butyl in 2N ve 4N dozları yaprakları kıvırmış, yapraklarda lekelerin başlamasına neden olmuş, yapraklar kahverengi hale dönmüş ve yapraklar üzerinde klorozla beraber beyaz yuvarlak lekeler oluşmuştur. Prometryne etkili maddesinin N/2 ve N dozları birinci haftadan sonra etkisini gösterirken, 2N ve 4N dozlarının etkileri birinci hafta içinde görülmüştür. Yapraklar sararma yapmış, cılız kalmış, mumsu tabaka oluşturmuş ve bitki uzaması durmuştur. Sonuç olarak; - Kültür bitkileri herbisitlerin hatalı kullanımından kolaylıkla etkilenmektedir ve önerilen dozların artması ile bu zarar ölüme kadar gitmektedir, - Herbisitler, önerilen dozda ve zamanda uygun şekilde kullanılmalıdır, - Herbisit uygulamasının yapılacağı yerlerde ise komşu tarla veya seralar dikkate alınarak yapılacak olan işlem gerçekleştirilmelidir. Herbisitlerin bitişik kültür alanlarına sürüklenmemesi için hava koşullarının uygun olmasına dikkat edilmelidir. - Uygulama yapılan alet ve ekipmanın temizliğine özen gösterilmelidir, - Uygulama yapılacak alet ekipman iyi belirlenmeli, - Uygulamada kullanılacak olan ticari preparatın içeriğinin ruhsatlı olan uygun kültür bitkisinde kullanılması, - Uygulama yapılacak kültür bitkisine doğru fenolojik döneminde uygulanması, - Uygulama zamanı çevresel faktörler göz önünde tutulmalıdır. Yapılan bu çalışma diğer çalışmalara ışık tutması ve yol göstermesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Farklı herbisitlerle, diğer kültür bitkilerinde de yapılması uygulayıcılara bilgi vermesi ve oluşan zararların değerlendirilmesi açısından gereklidir. 141

165 5. SONUÇLAR Hilmi TORUN 142

166 KAYNAKLAR ACAROĞLU, M. T., (1938), Çukurova Bölgesi Kaynakçası, Görüşler Adana adlı kitaptan. (Mart 1938), sf: ADCOCK, T.E., NUTTER, F.W. Jr. and BANKS, P.A., Measuring Herbicide Injury to Soybeans (Glycine max) Using a Radiometer. Weed Science, Vol. 38, No. 6 (Nov., 1990), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. AL-KHATIB, K. and PARKER, R., Herbicide injury symptoms on cherry, grape, alfalfa and rose. 16 p., NAL/USDA (United States of America), , Extension bulletin (USA), X, no. 1748, AGRIS FAO of the United Nations. AL-KHATIB, K., PARKER R. and FUERST, E.P., Wine Grape (Vitis vinifera L.) Response to Simulated Herbicide Drift. Weed Technology, Vol. 7, No. 1 (Jan. - Mar., 1993), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. AL-KHATIB, K., PARKER, R. and FUERST, E.P., Sweet Cherry (Prunus avium) Response to Simulated Drift from Selected Herbicides. Weed Technology, Vol. 6, No. 4 (Oct. - Dec., 1992), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. ANONYMOUS, Çukurova Bölgesinin yeri ve tanıtımı. (http//tr.wikipedia.org) ANONYMUS, 2008, 2,4-D Herbicide Injury to Wheat, (May, 20). Northwest Ohio Crop, Pest & Weather Report, The Ohio State University Extension, USA. BACHI, P., Herbicide Injury, Growth Regulator Injury (Phenoxy herbicide) on Sunflower (Helianthus sp.). University of Kentucky Research and Education Center (May, 04), USA. BAILEY, W. A., Dark Tobacco (Nicotiana Tabacum) Tolerance to Trifloxysulfuron and Halosulfuron. Weed Technology 21(4): , doi: /WT ,Weed Science Society of America. 143

167 BROWN, D.W, AL-KHATIB, K., REGEHR, D.L., STAHLMAN, P.W. and LOUGHIN, T.M., Safening grain sorghum injury from metsulfuron with growth regulator herbicides. Weed Science Society of America, Weed Science. 52(3): , doi: /P CARDINA, J. and SWANN, C.W., Metolachlor Effects on Peanut Growth and Development. Peanut. Science: July 1988, Vol. 15, No. 2, pp doi: /i , September 5, Research Agronomist, USDA-ARS, Coastal Plain Experiment Station. Tifton, GA 31793, and Professor, Extension Agronomy, Univ. of Georgia, Tifton, GA DEKKER, J., Bentazone Injury. Chemical Weed Control Tactics, Iowa State University, USA. DIEBOLD, S., ROBINSON, D., ZANDSTRA, J., O SULLIVAN, J. and SIKKEMA, P. H., Sweet Corn Cultivar Sensitivity to Bentazon. Weed Technology, Vol. 18, No. 4 (Oct. - Dec., 2004), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. DOTRAY, P. A., BAUGHMAN, T.A., KEELING, J.W., GRICHAR, W.J. and LEMON, R.G., Effect of Imazapic Application Timing on Texas Peanut (Arachis hypogaea), Vol. 15, Issue 1, pg(s) 26-29, Weed Technology, Weed Science Society of America. DOTRAY, P., Herbicide Damage to Cotton, (October, 01). Texas A&M University, USA. EVERITT, J. D. and KEELING, J. W., (2009). Cotton Growth and Yield Response to Simulated 2,4-D and Dicamba Drift. Weed Technology 23(4): , doi: /WT , Weed Science Society of America. EVERMAN, W. J., MEDLIN, C.R., DIRKS JR., R.D., BAUMAN, T.T. and BIEHL, L., The Effect of Postemergence Herbicides on The Spectral Reflectance of Corn, Weed Science Society of America, Weed Technology, Volume 22 Issue 3,pg(s) FAYE, S., Herbicide Injury to Yard and Garden Plants. University of Saskatchewan Extension Division, the Department of Plant Sciences and the Provincial Government, CANADA. 144

168 FERRELL, J. A., FAIRCLOTH, W. H., BRECKE, B. J. and MACDONALD, G. E., Influence of Cotton Height on Injury from Flumioxazin and Glyphosate Applied POST-Directed. Weed Technology 21(3): , doi: /WT , Weed Science Society of America. FIGUEROA, R.A. and DOOHAN, D.J., Selectivity and Efficacy of Clopyralid on Strawberry (Fragaria X ananassa). Weed Science Society of America, Weed Technology, 20(1): , doi: /WT R1.1. GEIER, P. W., STAHLMAN, P.W., REGEHR, D.L. and OLSON, B.L., Preemergence Herbicide Efficacy and Phytotoxicity in Grain Sorghum, Weed Science Society of America, Weed Technology, Volume 23 Issue 2, pg(s) HOPKINS, W.L., A global evaluation of new herbicide activity: It is changing Dynamics and look at it s future direction. BCPC, Weeds 1: JOHNSON, D.H., JORDAN, D.L., JOHNSON, W.G., TALBERT, R.E. and FRANS, R.E., Nicosulfuron, Primisulfuron, Imazethapyr, and DPX-PE350 Injury to Succeeding Crops. Weed Science, Vol. 7, No. 3 (Jul. - Sep., 1993), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. JORDAN, D. L., LANCASTER, S. H., LANIER, J. E., LASSITER, B. E. and JOHNSON, P. D., (2009). Peanut and Eclipta (Eclipta prostrata) Response to Flumioxazin. Weed Technology 23(2): , doi: /WT , Weed Science Society of America. KAPUSTA, G., JACKSON, L.A. and MASON, D.S., Yield Response of Weed-Free Soybeans (Glycine max) to Injury from Postemergence Broadleaf Herbicides. Weed Science, Vol. 34, No. 2 (Mar., 1986), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. KELLEY, K.B, WAX, L.M, HAGER, A.G. and RIECHERS, D.E., Soybean response to plant growth regulator herbicides is affected by other post emergence herbicide, Weed Science Society of America, Weed Science, 53(1): , doi: /WS R. 145

169 KIELY, T., DONALDSON, D. and GRUBE, A., Pesticides Industry Sales and Usage: 2000 and 2001 Market Estimates. U.S. Environmental Protection Agency, Washington DC 20460/U.S.A., 3p. LOOKABAUGH, E., 2011, Herbicide Injury to Tomatoes, (April, 19). Plant Disease and Insect Clinic, North Carolina State University, USA. MARPLE, M. E, AL-KHATIB, K., SHOUP, D., PETERSON, D. E. and CLAASSEN, M., 2007 Cotton Response to Simulated Drift of Seven Hormonal-Type Herbicides. Weed Technology 21(4): , doi: /WT , Weed Science Society of America. MARPLE, M. E., AL-KHATIB, K. and PETERSON D. E., Cotton Injury and Yield as Affected by Simulated Drift of 2,4-D and Dicamba. Weed Technology: October 2008, Vol. 22, No. 4, pp , doi: /WT , Weed Science Society of America. MORAN, M., SIKKEMA, P. H., HALL, J. C. and SWANTON, C. J., Sodium Safens Saflufenacil Applied Postemergence to Corn (Zea mays). Weed Science 59(1):4-13. (2011), doi: /WS-D ,Weed Science Society of America. MORISHITA, D.W. and DOWNARD, R.W., Herbicide Injury Symptoms in Sugar beets, Pacific Northwest Cooperative Extension Publications, Washington State University. OLIVER, L.R. and FRANS, R.E., Inhibition of cotton and soybean roots from incorporated trifluralin and persistence in soil. Weed Sci. 16: PROSTKO, E.P. and BAUGHMAN, T.A., Peanut Herbicide Injury Symptom logy Guide, Texas Agricultural Extension Service, SCS , Texas A&M University. RADOSEVICH, S. R. and HOLT, J. S., Weed Ecology: Implications for Vegetation Management. A Wiley-Interscience Publication, New York, United States of America, ISBN ,265p. 146

170 RICHARDSON, R.J., WILSON, H.P., HINES, T.E., Preemergence Herbicides Followed By Trifloxysulfuron Postemergence In Cotton. Weed Science Society of America, Weed Technology, 21(1):1-6., doi: /wt SCHNELLE, M.A. and COLE, J.C., Herbicide Injury in the Nursery and Landscape. Oklahoma Cooperative Extension Service HLA-6704, Oklahoma State University, U.S.A., SMITH, S., Herbicide Damage on Tomatoes, Bloomer Online (March, 22). University of Arkansas, Division of Agriculture, Cooperative Extension Service, USA. SNIPES, C.E., STREET, J.E and MUELLER, T.C., Cotton Injury from Simulated Quinclorac Drift, Weed Science, Vol. 40, No. 1 (Jan. - Mar., 1992), pp , Weed Science Society of America and Allen Press. SOLTANI, N., NURSE, R. E., ROBINSON, D. E. and SIKKEMA, P. H., (2008). Response of Pinto and Small Red Mexican Bean to Postemergence Herbicides. Weed Technology 22(1): , doi: /WT , Weed Science Society of America. SOLTANI, N., SHROPSHIRE, C. and SIKKEMA P. H., (2009). Response of Corn to Preemergence and Postemergence Applications of Saflufenacil. Weed Technology 23(3): , doi: /WT , Weed Science Society of America. TICKES, B., CUDNEY, D. and ELMORE, C., Herbicide Injury Symptoms, Cooperative Extension brochure *195021, Weed Research & Information Center, University of California. TROWER, T. and BOERBOOM, C., Herbicide Injury Diagnostic Key. University of Wisconsin. TÜİK, 2011, Türkiye de 2010 Yılı Bitkisel Üretim Sonuçları (Mart 25, 2011) Türkiye İstatistik Kurumu. ULUĞ ve ark., Türkiye nin Yabancı Otları ve Bazı Özellikleri. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana, Yayın no:78, sf

171 UYGUR, F. N., KOCH, W. and WALTER, H., (1984). Yabancı Ot Bilimine Giriş. PLITS, 1984/2(1), Verlog J. Margraf, Stuttgart, Germany, 114s. WICKS, G. A., KNEZEVIC, S. Z., BERNARDS, M., WILSON, R. G., KLEIN, R. N. and MARTIN, A. R., (2007). Effect of Planting Depth and Isoxaflutole Rate on Corn Injury in Nebraska. Weed Technology 21(3): , doi: /WT , Weed Science Society of America. WILLS, G.D., Factors Affecting Toxicity and Translocation of Glyphosate in Cotton. Weed Science, Vol. 26, No. 5 (Sep., 1978), pp , Weed Science Society of America and Allen Press, Syria. ZOSCHKE, A., Toward Reduced Herbicide Rates and Adapted Weed Management, Weed Technology, 8:

172 ÖZGEÇMİŞ yılında Adana da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana da tamamladı yılında başladığı Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü nden 2008 yılında mezun oldu ve aynı yıl Bitki Koruma Bölümü Fitopataloji Anabilimdalı Herboloji Laboratuarında yüksek lisansa başladı ve 2011 yılında tamamladı. 149

Herbisit Uygulamalarının Bazı Kültür Bitkileri Üzerinde Oluşturduğu Zararlanmalar

Herbisit Uygulamalarının Bazı Kültür Bitkileri Üzerinde Oluşturduğu Zararlanmalar Araştırma Makalesi / Research Article 2012:15(1-2): 1-12 Herbisit Uygulamalarının Bazı Kültür Bitkileri Üzerinde Oluşturduğu Zararlanmalar Hilmi TORUN 1, Sibel UYGUR 2 1 Adana Biyolojik Mücadele Araştırma

Detaylı

KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 9(2), 2006 116 KSU. Journal of Science and Engineering 9(2), 2006

KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 9(2), 2006 116 KSU. Journal of Science and Engineering 9(2), 2006 KSÜ. Fen ve Mühendislik Dergisi, 9(2), 2006 116 KSU. Journal of Science and Engineering 9(2), 2006 Kahramanmaraş İlinde Önemli Kültür Bitkilerinde Sorun Olan Önemli Yabancı Ot Türleri ve Bunlarla Mücadelede

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3

Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:2008 Cilt:17-3 ÇUKUROVA DA YAPRAKPİRELERİNİN [ASSYMETRESCA DECEDENS (PAOLI) VE EMPOASCA DECIPIENS PAOLI.(HOMOPTERA:CICADELLIDAE)] PAMUK BİTKİSİNDEKİ POPULASYON DEĞİŞİMLERİ* The Population Fluctuations of Leafhoppers

Detaylı

Yabancı Ot Standart İlaç Deneme Metotları

Yabancı Ot Standart İlaç Deneme Metotları I II İÇİNDEKİLER Sayfa No: ANASON TARLALARINDA YABANCI OTLARA KARŞI STANDART İLAÇ DENEME METODU... 1 ASPİR TARLALARINDA YABANCI OTLARA KARŞI STANDART İLAÇ DENEME METODU... 5 AYÇİÇEĞİ TARLALARINDA YABANCI

Detaylı

Yabancı Ot Standart İlaç Deneme Metotları

Yabancı Ot Standart İlaç Deneme Metotları I İÇİNDEKİLER Sayfa No: ANASON TARLALARINDA YABANCI OTLARA KARŞI STANDART İLAÇ DENEME METODU... 1 AYÇİÇEĞİ TARLALARINDA YABANCI OTLARA KARŞI STANDART İLAÇ DENEME METODU... 6 BAĞDA YABANCI OT VE KÜSKÜTE

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-F Miray DAĞCI Ömür Mehmet KANDEMİR DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı ve Hedefi.. 2 2. Afit

Detaylı

Tavsiye D Uygulanan Herbisitlerin Kültür Bitkisi Üzerinde Olu turdu u Simptomlar (Symptoms of Non-recommended Herbicides on Crops)

Tavsiye D Uygulanan Herbisitlerin Kültür Bitkisi Üzerinde Olu turdu u Simptomlar (Symptoms of Non-recommended Herbicides on Crops) Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tavsiye D Uygulanan Herbisitlerin Kültür Bitkisi Üzerinde Olu turdu u Simptomlar (Symptoms of Non-recommended Herbicides on Crops) Özhan BOZ Aydın ÜNAY M.Nedim

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

Ato Serisi. Atofer TOPRAKTAN UYGULAMA PREPARATI ŞELATLI DEMİR. Demirin Bitkilerdeki Fonksiyonu. Demirin Topraktaki Yarayışlılığı

Ato Serisi. Atofer TOPRAKTAN UYGULAMA PREPARATI ŞELATLI DEMİR. Demirin Bitkilerdeki Fonksiyonu. Demirin Topraktaki Yarayışlılığı Ato Serisi Atofer TOPRAKTAN UYGULAMA PREPARATI ŞELATLI DEMİR Demirin Bitkilerdeki Fonksiyonu Demir çoğu bitki enziminin önemli bir parçasıdır. Kloroplastlarda bulunur ve fotosentez metabolizmasında önemli

Detaylı

SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR

SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR SARI ÇAY AKARININ ÇAY BİTKİSİ ÜZERİNDE OLUŞTURDUĞU ZARARLANMALAR. RAPOR Bölgemizin sahip olduğu iklim şartları dolayısıyla günümüze değin çay plantasyon alanlarımızda ekonomik boyutta zarara sebep olabilecek

Detaylı

Herbisitlere Dayanıklılık Konusunda Dünyada Yapılmış Bildirimlerin Değerlendirilmesi

Herbisitlere Dayanıklılık Konusunda Dünyada Yapılmış Bildirimlerin Değerlendirilmesi Derleme Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2009, 46 (1):71-77 ISSN 1018 8851 Hasan DEMİRKAN Yrd. Doç. Dr.; E.Ü. Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü, Bornova, İzmir [email protected] Herbisitlere Dayanıklılık

Detaylı

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) BİTKİSİNİN VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GİBBERELLİK ASİDİN (GA 3 ) FARKLI DOZ VE UYGULAMA ZAMANLARININ

Detaylı

Tokat İli Buğday Ekim Alanlarında Sorun Olan Yabani Hardal (Sinapis arvensis L.) ın Ekonomik Zarar Eşiğinin Belirlenmesi

Tokat İli Buğday Ekim Alanlarında Sorun Olan Yabani Hardal (Sinapis arvensis L.) ın Ekonomik Zarar Eşiğinin Belirlenmesi Araştırma Makalesi / Research Article 2016:19(1): 1-5 Tokat İli Buğday Ekim Alanlarında Sorun Olan Yabani Hardal (Sinapis arvensis L.) ın Ekonomik Zarar Eşiğinin Belirlenmesi Bülent BAŞARAN 1, İzzet KADIOĞLU

Detaylı

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Akide ÖZCAN 1 Mehmet SÜTYEMEZ 2 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv., Afşin Meslek Yüksekokulu,

Detaylı

Patates te Çözümlerimiz

Patates te Çözümlerimiz Patates te Çözümlerimiz Sürdürülebilir Tarım, yeterli ve kaliteli miktarlarda gıda maddesinin uygun maliyetlerde üretimini, dünya tarımının ekonomik canlılığını, çevrenin ve doğal tarım kaynaklarının

Detaylı

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR

ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ. Murat ÇAĞLAR vii ÖZET OTOMATİK KÖKLENDİRME SİSTEMİNDE ORTAM NEMİNİN SENSÖRLERLE HASSAS KONTROLÜ Murat ÇAĞLAR Yüksek Lisans Tezi, Tarım Makinaları Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Saadettin YILDIRIM 2014, 65 sayfa

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ. Yeliz GÜNAYDIN ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ İMAR ÖZELLİKLERİNİN TAŞINMAZ DEĞERLERİNE ETKİLERİ Yeliz GÜNAYDIN TAŞINMAZ GELİŞTİRME ANABİLİM DALI ANKARA 2012 Her hakkı saklıdır ÖZET Dönem Projesi

Detaylı

ARTFONİL DEFOLLİANTLAR. 48 g/l Ethephon.

ARTFONİL DEFOLLİANTLAR. 48 g/l Ethephon. ARTFONİL 48 g/l Ethephon Ürün Detayları: Sera veya açıkta yetiștirilen hibrit çeșitlerde sadece yeșil olgunluk așamasına gelmiș domates salkımlarına püskürtme biçiminde uygulama yapıldığında turfanda ürün

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. [email protected] [email protected] EĞİTİM BİLGİLERİ. Bitki Koruma Yabancı Ot 2011

KİŞİSEL BİLGİLER. serdar.eymirli@gthb.gov.tr seymirli@yahoo.com EĞİTİM BİLGİLERİ. Bitki Koruma Yabancı Ot 2011 Adı Soyadı Ünvan KİŞİSEL BİLGİLER Dr. Serdar EYMİRLİ Ziraat Mühendisi Telefon (322) 344 17 84 E-mail [email protected] [email protected] Doğum Tarihi - Yeri 1973-Merzifon Doktora Üniversite Adı

Detaylı

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak /

Bioredworm- S(Solid)-Katı ve Bioredworm-L(Liquid)-Sıvı Uygulama tablosu Bitki Türü Gübre Türü Uygulama dönemi Dozlar / saf gübre olarak / Kök gelişimini ciddi oranda desteklediği için, özellikle dikim esnasında granül gübrenin kullanılması tavsiye edilir. Üreticilerin, topraktaki besin ihtiyacını tespit edebilmeleri için toprak analizi yaptırmaları

Detaylı

Zeytin Bahçelerinde Yabancı Otlar Yabancı Otların Zararları

Zeytin Bahçelerinde Yabancı Otlar Yabancı Otların Zararları Zeytin Bahçelerinde Yabancı Otlar Tarım arazilerinde ürünün verim ve kalitesini azaltan, tarım arazisi dışında ise bulunduğu ortamda yapılan faaliyetlere zararlı olan ve bu ortamlarda yetişmesi istenmeyen

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Docto Serisi Topraktan ve yapraktan uygulama preparatı

Docto Serisi Topraktan ve yapraktan uygulama preparatı Docto Serisi Topraktan ve yapraktan uygulama preparatı Docto-Zinc 15 Çinkonun Bitkilerdeki Fonksiyonu Çinko bitkilerde bulunan çoğu enzim sisteminde katalist olarak rol alır. Çinko içeren enzimler nişasta

Detaylı

MÜCADELESİ: Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması

MÜCADELESİ: Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması MÜCADELESİ: Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması gerekmektedir. Hastalıktan kurumuş veya kurumak üzere olan ağaçlar

Detaylı

Çizelge 1. 1997 yılında patlıcan ve 1999 yılında domates serasına ait bilgiler.

Çizelge 1. 1997 yılında patlıcan ve 1999 yılında domates serasına ait bilgiler. ÖRTÜALTI SEBZE YETĐŞTĐRĐCĐLĐĞĐNDE ENTEGRE MÜCADELE PROGRAMINDA ĐLAÇLAMA HACMĐNĐN DÜŞÜRÜLMESĐ AMACIYLA AKSU U.L.V. CĐHAZLARI ÜZERĐNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR Seralarda ilaçlama hacminin düşürülmesiyle ilgili

Detaylı

ÜLKEMĐZDE RUHSATLANDIRILMIŞ OLAN PESTĐSĐTLERĐN KABUL EDĐLEBĐLĐR EN YÜKSEK KALINTI LĐMĐTLERĐ BÖLÜM 1

ÜLKEMĐZDE RUHSATLANDIRILMIŞ OLAN PESTĐSĐTLERĐN KABUL EDĐLEBĐLĐR EN YÜKSEK KALINTI LĐMĐTLERĐ BÖLÜM 1 EK-2 ÜLKEMĐZDE RUHSATLANDIRILMIŞ OLAN PESTĐSĐTLERĐN KABUL EDĐLEBĐLĐR EN YÜKSEK KALINTI LĐMĐTLERĐ BÖLÜM 1 Değerlendirmeleri Tamamlanmış Olan Pestisitlerin Ürün ve/veya Ürün Gruplarındaki Maksimum Kalıntı

Detaylı

Meyve ağaçları, sebzeler, tarla bitkileri, narenciyeler, elma, armut, şeftali, erik ve süs bitkileri.

Meyve ağaçları, sebzeler, tarla bitkileri, narenciyeler, elma, armut, şeftali, erik ve süs bitkileri. Docto-Fer Topraktan uygulama preparatı Demirin Bitkilerde Fonksiyonu Demir çoğu bitki enziminin önemli bir parçasıdır. Kloroplastlarda bulunur ve fotosentez metabolizmasında önemli rolü vardır. Klorofil

Detaylı

Bitkilerde Eşeyli Üreme

Bitkilerde Eşeyli Üreme Bitkilerde Eşeyli Üreme İki farklı cinsiyete ait üreme hücrelerinin birleşmesiyle yeni canlılar oluşmasına eşeyli üreme denir. Oluşan yeni canlı, ana canlılardan farklı kalıtsal özelliklere sahiptir. Bitkiler

Detaylı

FARKI HİSSEDİN. 150 years. Clearfield Plus

FARKI HİSSEDİN. 150 years. Clearfield Plus FARKI HİSSEDİN 150 years Clearfield Plus Geniş etki spektrumlu Intervix Plus herbisiti ile Clearfield Plus ayçiçek çeşitlerini bir araya getiren üretim sistemidir. Intervix Plus Kısaca Tarihçe Clearfield

Detaylı

TÜRKİYE DE PESTİSİT KONUSUNDA YAPILAN ARAŞTIRMA FAALİYETLERİNİN SON DURUMU

TÜRKİYE DE PESTİSİT KONUSUNDA YAPILAN ARAŞTIRMA FAALİYETLERİNİN SON DURUMU TÜRKİYE DE PESTİSİT KONUSUNDA YAPILAN ARAŞTIRMA FAALİYETLERİNİN SON DURUMU Dr. Suat KAYMAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı Dünya

Detaylı

PESTİSİT UYGULAMA TEKNİKLERİ. ARŞ. GÖR. EMRE İNAK ANKARA ÜNİVERSİTESİ/ ZİRAAT FAKÜLTESİ/ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ

PESTİSİT UYGULAMA TEKNİKLERİ. ARŞ. GÖR. EMRE İNAK ANKARA ÜNİVERSİTESİ/ ZİRAAT FAKÜLTESİ/ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ PESTİSİT UYGULAMA TEKNİKLERİ ARŞ. GÖR. EMRE İNAK ANKARA ÜNİVERSİTESİ/ ZİRAAT FAKÜLTESİ/ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ [email protected] GENEL ZARARLILAR TEMEL KAVRAMLAR Pestisit(Pesticide): Pest cide (Zararlı

Detaylı

zeytinist

zeytinist 1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN

Detaylı

Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir

Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir ŞEKER PANCARI Kullanım Yerleri İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir Orijini Şeker pancarının yabanisi olarak Beta maritima gösterilmektedir.

Detaylı

Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA

Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA Yalçın AKI Ferhat SERTKAYA Yer fıstığı baklagiller familyasından, tek yıllık ve değerli bir yağ bitkisidir. Yerfıstığı, meyvelerini toprak altında meydana getirmesiyle diğer bitkilerden farklılık gösterir.

Detaylı

Solem Organik / Ürün Kullanımı

Solem Organik / Ürün Kullanımı Solem Organik / Ürün Kullanımı Bitki Türü Gübre Uygulama zamanı Dozlama / saf gübre Arpa, Buğday, Yulaf, Çavdar, Darı, Süpürge Darısı, Kara Buğday Uygulama Metodları K Ekim Öncesi, Yılda 1 defa 20-200

Detaylı

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME Ülkemizin birçok bölgesinde yetiştiriciliği yapılan çilek bitkisi üzümsü meyveler grubunda olup meyvesi en kısa sürede olgunlaşmaktadır. İnsan beslenmesi ve sağlığı bakımından

Detaylı

Sunan: Ahmet Börüban Makina Mühendisi, Şirket Müdürü

Sunan: Ahmet Börüban Makina Mühendisi, Şirket Müdürü Sunan: Ahmet Börüban Makina Mühendisi, Şirket Müdürü KARE Mühendislik Çevre Teknolojileri Sanayi ve Tic. A.Ş. A.O.S.B. 23. Cadde no:28 ADANA /TURKEY Tel: +90 322 394 4464 E-mail: [email protected] Web:www.kareeng.com

Detaylı

EVALUATION OF DIYARBAKIR PROVINCE IN TERMS OF CROP PRODUCTION

EVALUATION OF DIYARBAKIR PROVINCE IN TERMS OF CROP PRODUCTION EVALUATION OF DIYARBAKIR PROVINCE IN TERMS OF CROP PRODUCTION Erdal ÇAÇAN Bingöl Üniversitesi Genç Meslek Yüksekokulu, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Bingöl, Türkiye. e-posta= [email protected]

Detaylı

ORGANİK SIVI GÜBRE GRUBU

ORGANİK SIVI GÜBRE GRUBU ORGANİK SIVI GÜBRE GRUBU TERRA FARM ORGANİK SIVI GÜBRE GRUBU ÜRÜNLERİN ORAN VE İÇERİK BİLGİLERİ BİR SONRAKİ SAYFADA VERİLMİŞTİR. Verilen değerler ürünlerimizde bulunan minimum değerlerdir Ürün İçerik Toplam

Detaylı

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir.

son hacim 20 30 litre olacak şekilde sulandırılarak toprak yüzeyine püskürtülüp, 10 15 cm toprak derinliğine karıştırarak uygulanabilir. TKİ HÜMAS ın Kullanım Zamanı, Şekli ve Miktarı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) HÜMAS; tarla bitkileri, sebzeler, sera bitkileri, süs bitkileri, çim, fide, bağ ve meyve ağaçları olmak üzere bu kılavuzda

Detaylı

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI

8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8ÇEVRE TANZİMİ ve AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI 8.1. Ağaçlandırma: Bölgemiz imar planı içerisinde yeşil alan olarak ayrılan yerlerin çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında; 2009 yılı içerisinde

Detaylı

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *

FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * The Effect Of

Detaylı

Kanada nın Saskatchewan Eyaleti 2015 Yılı Tarım Sektörü İhracat Analizi

Kanada nın Saskatchewan Eyaleti 2015 Yılı Tarım Sektörü İhracat Analizi Kanada nın Saskatchewan Eyaleti 215 Yılı Tarım Sektörü İhracat Analizi Hazırlayan : AKİB Hububat Sektör Şefliği Kaynak : Global Trade Atlas & Saskatchewan Eyaleti resmi web sitesi 1 215 yılında Saskatchewan

Detaylı

Budama, seyreltme, gübreleme gibi bahçe işleri daha kolay ve ekonomik olarak yapılabilir.

Budama, seyreltme, gübreleme gibi bahçe işleri daha kolay ve ekonomik olarak yapılabilir. Son yıllarda ekonomik şartlar ve Pazar isteklerinin değişmesi nedeniyle modern meyveciliğin yapılması gerekmektedir. Bu ise anacak bodur elma bahçesi tesisi veya yarı bodur elma bahçesi tesisi ile olmaktadır.modern

Detaylı

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Mahmut Tepecik 1 M.Eşref İrget 2 ÖZET Düzce ili merkeze bağlı Otluoğlu köyünde çiftçi koşullarında yürütülen bu denemede K un farklı

Detaylı

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta

ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli

Detaylı

Orhan KAYA KPSS ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME PROGRAM GELİŞTİRME

Orhan KAYA KPSS ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME PROGRAM GELİŞTİRME T A K K İ D ÖSYM nin Vazgeçemedigi Orhan KAYA KPSS ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME PROGRAM GELİŞTİRME Soru Tipleri Güzel ülkemin güzel insanı... Eser Adı Dikkat Çıkabilir Ölçme ve Değerlendirme & Program Geliştirme

Detaylı

1-16 Nisan İçerik Raporu

1-16 Nisan İçerik Raporu 1-16 Nisan İçerik Raporu 1 Nisan Çarşamba Kayısı ağaçlarının yaprakları sarımsı ise topraktan beslenmesi yetersizdir. Timac Agro ürünleri ile ihtiyacı olan besinleri sunabilirsiniz. Aslında elma, soğan,

Detaylı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER A-HAYVANCILIK DESTEKLERİ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Bakanlar Kurulu Kararı MADDE 4- (1) Birime Destek 1 Sütçü ve kombine

Detaylı

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ. Dr. İlhan KURAL

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ. Dr. İlhan KURAL PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ Dr. İlhan KURAL SUNUŞ DAYANIKLILIĞIN Tarihçesi Tanımı Kaynağı Dayanıklılığı etkileyen faktörler Dayanıklılığın mekanizması Dayanıklılığın

Detaylı

BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME Ülkemizin birçok yerinde acı-tatlı taze biber, dolmalık, kurutmalık ve sanayi tipi (salçalık) biber yetiştiriciliği yapılmaktadır. Çeşitlere göre değişmekle birlikte

Detaylı

İYİ TARIM UYGULAMALARI NASIL YAPILIR?

İYİ TARIM UYGULAMALARI NASIL YAPILIR? İYİ TARIM UYGULAMALARI HAKKINDA YÖNETMELİK: Yönetmelik metni uzun olduğundan adresinden ulaşılabilir. güncel yönetmelik hükümlerine Bakanlığımızın aşağıda veb Resmi Gazete Tarihi: 07.12.2010 Resmi Gazete

Detaylı

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ

PESTİSİTLERE KARŞI DAYANIKLILIK GELİŞİMİ VE DAYANIKLILIĞIN YÖNETİMİ SUNUŞ PESTİSİTLERE KARŞI GELİŞİMİ VE Dr. İlhan KURAL Nisan 2002 1 DAYANIKLILIĞIN Tarihçesi Tanımı Kaynağı Dayanıklılığı etkileyen faktörler Dayanıklılığın mekanizması Dayanıklılığın yönetimi Yasal dayanaklar,

Detaylı

Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) Bitkisinde Metalaxyl in Stomalar Üzerine Etkisi

Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) Bitkisinde Metalaxyl in Stomalar Üzerine Etkisi C.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Dergisi (2007)Cilt 28 Sayı 1 Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) Bitkisinde Metalaxyl in Stomalar Üzerine Etkisi İlkay ÖZTÜRK ÇALI Amasya Üniversitesi, Fen-Edebiyat

Detaylı

Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri

Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri Yavuz-1 CEVİZ (KR-2) Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Nisbi Periyodisite görülür. Meyvesi oval şekilli

Detaylı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı

Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe

Detaylı

İÇİNDEKİLER VII. SULAMA GİRİŞ SULAMANIN GENEL PRENSİPLERİ Sulamanın Amacı ve Önemi... 32

İÇİNDEKİLER VII. SULAMA GİRİŞ SULAMANIN GENEL PRENSİPLERİ Sulamanın Amacı ve Önemi... 32 İÇİNDEKİLER TOPRAK VE GÜBRELEME GİRİŞ... 1 1. BAHÇE TOPRAĞI NASIL OLMALIDIR... 2 1.1. Toprak Reaksiyonu... 2 1.2. Toprak Tuzluluğu... 3 1.3. Kireç... 4 1.4. Organik Madde... 4 1.5. Bünye... 5 1.6. Bitki

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı

İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı İLAÇ, ALET VE TOKSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU Dr. A. Alev BURÇAK Bitki Sağlığı Araştırmaları Daire Başkanlığı Sunu Planı Dünya da Tarım İlacı Kullanımı Türkiye de Tarım İlacı Kullanımı İlaç Alet

Detaylı

Arpada Hastalıklara Bağlı Olmayan Yaprak Lekeleri

Arpada Hastalıklara Bağlı Olmayan Yaprak Lekeleri Arpada Hastalıklara Bağlı Olmayan Yaprak Lekeleri Hastalığa bağlı olmayan bu yaprak lekeleri, genelde yaprağın sadece bir tarafında fark edilebilmektedir. Nadiren klorozlarla çevrili olurlar ve renk değişimleri

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2017 0 YAŞ MEYVE VE SEBZE DÜNYA ÜRETİMİ Dünya Yaş Sebze Üretimi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2013 yılı verilerine göre;

Detaylı

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO

Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Meyve ve Sebze ile ilgili kavramlar ve GDO Doğal Ürünler! Bu ürünler tamamen doğal koşullarda üretilen ürünlerdir. Kimyasal gübre ve tarım ilacı kullanmadan, doğal tohumlarla üretilirler. Organik Ürünler!

Detaylı

YURTİÇİ DENEME RAPORU

YURTİÇİ DENEME RAPORU YURTİÇİ DENEME RAPORU PERLA VİTA A+ UYGULAMASININ MARUL VERİM VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ GİRİŞ Marul ve marul grubu sebzeler ülkemizde olduğu gibi dünyada geniş alanlarda üretilmekte ve tüketilmektedir.

Detaylı

AYDIN İLİ MISIR EKİM ALANLARINDA SORUN OLAN YABANCI OTLARA KARŞI FORAMSULFURON UN ETKİLİ MİNİMUM DOZLARININ ARAŞTIRILMASI

AYDIN İLİ MISIR EKİM ALANLARINDA SORUN OLAN YABANCI OTLARA KARŞI FORAMSULFURON UN ETKİLİ MİNİMUM DOZLARININ ARAŞTIRILMASI T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ZBK-YL-2008-0003 AYDIN İLİ MISIR EKİM ALANLARINDA SORUN OLAN YABANCI OTLARA KARŞI FORAMSULFURON UN ETKİLİ MİNİMUM DOZLARININ

Detaylı

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 1 3 MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ DESTEĞİ Mazot Gübre Destekleme Ürün Grupları Destekleme Tutarı Tutarı Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları,9

Detaylı

Magnezyum Sülfat. Magnezyum Sülfat nedir?

Magnezyum Sülfat. Magnezyum Sülfat nedir? Magnezyum Sülfat Magnezyum Sülfat nedir? Magnezyum sülfat gübresi (MgSO4 7H 2 O) bitkilerdeki magnezyum eksikliğiniz gidermeye uygun, suda tamamen eriyebilen saf ve kristal bir gübredir. Bünyesinde % 15

Detaylı

HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER:

HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER: ÖZEL EGE LİSESİ GLEDİTSCHİA GÜBRESİ HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER: Osman Emre Yıldırım 7A Frederick Can Troster 7B DANIŞMAN ÖĞRETMEN: Demet Erol İzmir- 2010 1 İÇERİK LİSTESİ: 1. Prpje özeti...3 Projenin amacı

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) KUANTUM BİLGİ-İŞLEM ALGORİTMALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME.

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) KUANTUM BİLGİ-İŞLEM ALGORİTMALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME. EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) KUANTUM BİLGİ-İŞLEM ALGORİTMALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME Gürkan Aydın ŞEN Uluslararası Bilgisayar Anabilim Dalı Bilim Dalı Kodu : 619.03.03 Sunuş

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

ELMA KARALEKESİ Venturia inaequalis (Cke) Wint.

ELMA KARALEKESİ Venturia inaequalis (Cke) Wint. CİLT IV YUMUŞAK VE SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVE HASTALIKLARI ELMA KARALEKESİ Venturia inaequalis (Cke) Wint. 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Elma karalekesi (Venturia inaequalis (Cke) Wint.) nin saprofitik ve parazitik

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YENİ NESİL TEKNİK LİFLER (KARBON, LENZİNG FR, METAARAMİD,PARAARAMİD) KULLANILARAK ÖZELLİKLİ İPLİKLERİN ÜRETİMİ VE KALİTE - MALİYET ANALİZİ TEKSTİL

Detaylı

GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ

GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ Bekir ENGÜRÜLÜ Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Haziran 2016 SUNUM PLANI DÜNYADA TARIMIN GÖRÜNÜMÜ TÜRKİYE TARIMINA BAKIŞ

Detaylı

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı,

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı, ÖZET Bu çalışmada, Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde bulunan antepfıstığı parsellerinde yer alan bazı erkek tiplerin morfolojik ve biyolojik özelikleri araştırılmıştır. Çalışma, 1995 ve 1996 yıllarında hem

Detaylı

Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR

Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR PAMUKTAKİ ZARARLILARI ÖRNEKLEME ZAMANI, ÖRNEKLEME YÖNTEMİ, EZE ve MÜCADELE ZAMANLARI Uzm. Sedat EREN AĞUSTOS-2015 Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü/DİYARBAKIR KONU BAŞLIKLARI Tanımlar Başarılı

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2014 YILI Türkiye İstatistik Kurumu 25/12/2014 tarihinde 2014 yılı Bitkisel haber bültenini yayımladı. 2014 yılında bitkisel üretimin bir önceki yıla göre; Tahıllar ve diğer

Detaylı

8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları

8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları 8Çevre Tanzimi ve Ağaçlandırma Çalışmaları Bölgemiz çevre tanzimi ve ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 2008 yılı içerisinde toplam 7.500 ağaç, 50.000 adet çalı grubu bitki dikilmiştir. 8.1. Bitkisel

Detaylı

ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ

ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI Doç.Dr. Soner KAZAZ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 06110-Ankara [email protected] GERBERA YETİŞTİRİCİLİĞİ-2 GERBERANIN

Detaylı

Sakarya İli Fındık Alanlarındaki Bitki Sağlığı Sorunları Çalıştayı Raporu

Sakarya İli Fındık Alanlarındaki Bitki Sağlığı Sorunları Çalıştayı Raporu Prof. Dr. Celal TUNCER, Doç. Dr. İsmail ERPER 25.11.2016/SAKARYA ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRİSİ Sakarya İli Fındık Alanlarındaki Bitki Sağlığı Sorunları Çalıştayı Raporu Sakarya Ticaret Borsası Sakarya İli Fındık

Detaylı

REZFREE TÜRKİYE KURUMSAL BAYİSİ REZ TARIM ÜRÜNLERİ LTD ŞTİ

REZFREE TÜRKİYE KURUMSAL BAYİSİ REZ TARIM ÜRÜNLERİ LTD ŞTİ REZFREE TÜRKİYE KURUMSAL BAYİSİ REZ TARIM ÜRÜNLERİ LTD ŞTİ HAKKIMIZDA REZFREE INC Houston, Teksas ta biyoteknoloji ve inovatif sonuç odaklı bir şirket olarak kurulmuş olup, tarım sektöründe inovatif ürünlerin

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ TAŞINMAZ DEĞERLEMEDE HEDONİK REGRESYON ÇÖZÜMLEMESİ. Duygu ÖZÇALIK

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ TAŞINMAZ DEĞERLEMEDE HEDONİK REGRESYON ÇÖZÜMLEMESİ. Duygu ÖZÇALIK ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DÖNEM PROJESİ TAŞINMAZ DEĞERLEMEDE HEDONİK REGRESYON ÇÖZÜMLEMESİ Duygu ÖZÇALIK GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI ANKARA 2018 Her hakkı saklıdır

Detaylı

KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi

KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi Kaplan 86 Cevizi Dik, yayvan bir taç gelişmesi gösterir. 5 yaşındaki bir ağacın ortalama verimi 4-5 kg'dır. Meyve salkımı 2-3'lü olur. Meyveler elips şeklinde olup, kabuktan kolay ayrılır. Taze ceviz olarak

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ Selin ŞEN Şubat 2015 SUNUM PLANI I. TARIMSAL AR-GE PROJE DESTEKLERİ II. TARIMSAL AR-GE PROJELERİ DESTEK SÜRESİ VE TUTARI III. DESTEKLENEN

Detaylı

İŞLER. 60 kişi işletme ziyareti için çalışma Eylem programı hazırlayarak bir gün önceden Planı,Yıllık çiftçiyi bilgilendiricek

İŞLER. 60 kişi işletme ziyareti için çalışma Eylem programı hazırlayarak bir gün önceden Planı,Yıllık çiftçiyi bilgilendiricek AYLAR OCAK ŞUBAT MART GAPBİRECİK TARIMSAL YAYIM DANIŞMANLIK MÜH.LTD.ŞTİ.2015-2016 TYD ÇALIŞMA İŞ TAKVİMİ TARIM DANIŞMANIN YAPACAĞI YAPILACAK İŞLER İŞLER FORMLAR ilkbaharda ekilecek tarlaların sürülmesi

Detaylı

Menemen (İzmir) Pamuk Üreticilerine Yönelik (Bitki Koruma Açısından) Bir Anket Çalışması

Menemen (İzmir) Pamuk Üreticilerine Yönelik (Bitki Koruma Açısından) Bir Anket Çalışması Araştırma Makalesi (Research Article) Hasan DEMİRKAN 1 Ferhat UYSAL 2 1 Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü, Bornova - İzmir e-posta: [email protected] 2Kasımpaşa Mah. Cami Sok.

Detaylı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı

mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı mümkün olduğu takdirde hasta fidecikleri yakmak gerekir. Ayrıca sık ekimlerden kaçınmalı, tohum gerektiğinden daha fazla derine ekilmemeli, aşırı gübre kullanılmamalı, kirli su ile sulama yapılmamalıdır.

Detaylı

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR

BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR 2015 BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMINDA DİKKAT EDİLİCECEK HUSUSLAR Bitki Koruma Ürünleri 1 Bitki Koruma Ürünü Nedir? İlaç Seçimi ve Hazırlanması BKÜ Kullanırken Uyulması Gereken Kurallar BKÜ Kullanımı

Detaylı

SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ

SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ SINIR TENORUNUN EKONOMİK BAKIR MİKTARI TAHMİN HASTASINA ETKİSİ THE EFFECT OF THE CUT-OFF GRADE ON THE ESTIMATION ERROR OF ECONOMIC COPPER CONTENT Ercüment YALÇIN (*) ANAHTAR SÖZCÜKLER: u, Tahmin Hatası,

Detaylı

Yerfıstığında Gübreleme

Yerfıstığında Gübreleme Yerfıstığında Gübreleme Ülkemizin birçok yöresinde ve özellikle Çukurova Bölgesi nde geniş çapta yetiştiriciliği yapılan yerfıstığı, yapısında ortalama %50 yağ ve %25-30 oranında protein içeren, insan

Detaylı

PROJE ADI: BİTKİLERDE AŞILAMA

PROJE ADI: BİTKİLERDE AŞILAMA PROJE ADI: BİTKİLERDE AŞILAMA REHBER ÖĞRETMEN: ADALET DOĞAROĞLU PROJEYİ HAZIRLIYANLAR: NAZLI GÖNÜLŞEN DENİZ TOSUN SEVGİN ÖZER ERDEM CAN KEREMCAN ERASLAN 0 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR...1 GİRİŞ...2 1. BİTKİ AKTİVATÖRLERİ...3

Detaylı

makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir

makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir Bu makalenin özettir 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 Araştırma Makalesi Bağ Alanlarında Görülen Yabancı Otlar İngilizce Başlık: Weed Species

Detaylı

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS. HERBOLOJİ 0622510 Güz 1+2 2 3

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS. HERBOLOJİ 0622510 Güz 1+2 2 3 Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS HERBOLOJİ 0622510 Güz 1+2 2 3 Ön Koşul Dersler - Dersin Dili Dersin Türü Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Türkçe Zorunlu Dersin Yardımcıları - Dersin Amacı

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIM İLACI TÜKETİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

TÜRKİYE DE TARIM İLACI TÜKETİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE DE TARIM İLACI TÜKETİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof. Dr. Nafiz DELEN Ege Üniv. Ziraat Fak. Bitki Kor. Bölümü Em. Öğrt. Üyesi [email protected] [email protected] Bitkisel besinlerde gıda

Detaylı

O2 tüketerek ya da salgılayarak ta redoks potansiyelini değiştirebilirler.

O2 tüketerek ya da salgılayarak ta redoks potansiyelini değiştirebilirler. RİZOSFER-Besin maddeleri ve kök salgıları bakımından zengindir. Kökler, H+ ve HCO3- (ve CO2) salgılayarak ph yı, O2 tüketerek ya da salgılayarak ta redoks potansiyelini değiştirebilirler. Düşük molekül

Detaylı

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU Ağustos 2013, Adana Hazırlayanlar Sabahattin Yumuşak; Adana Güçbirliği Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Özkan Başlamışlı; Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Detaylı

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta

Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta Tuta absoluta Bu nesne Türkiye Tarımsal Öğrenme Nesneleri Deposu kullan-destekle kategorisinden bir öğrenme nesnesidir. Kullan-Destekle nesneleri bilimsel çalışmalarda kaynak gösterilerek kullanmak istisna

Detaylı