KEMAL BİLBAŞAR IN HAYATI VE ESERLERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KEMAL BİLBAŞAR IN HAYATI VE ESERLERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME"

Transkript

1 1 T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YENİ TÜRK EDEBİYATI ANABİLİM DALI KEMAL BİLBAŞAR IN HAYATI VE ESERLERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME YÜKSEK LİSANS TEZİ Müberra BAĞCI DANIŞMAN Prof. Dr. Ö. Faruk HUYUGÜZEL İZMİR-2002

2 2 YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU DÖKÜMANTASYON MERKEZİ TEZ VERİ FORMU Tez No : Konu : Üniv. Kodu : Not : Bu bölüm merkezimiz tarafından doldurulacaktır. Tezin Yazarının : Soyadı : BAĞCI Adı : MÜBERRA Tezin Türkçe Adı : KEMAL BİLBAŞAR IN HAYATI VE ESERLERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME Tezin Yabancı Dilde Adı : A RESEARCH ABOUT THE LİFE AND THE LİTERARY WORKS OF KEMAL BİLBASAR Tezin Yapıldığı : Üniversite :Ege Üniversitesi Enstitü :Sosyal Bilimler Enstitüsü Yılı :2002 Tezin Türü : Yüksek Lisans Doktora Tıpta Uzmanlık Sanatta Yeterlilik [X] [ ] [ ] [ ] Dili : Türkçe Sayfa Sayısı : 127 Referans Sayısı : Tez Danışmanlarının : Ünvanı : Prof. Dr. Ünvanı : Adı :Ömer Faruk Adı : Soyadı : HUYUGÜZEL Soyadı : Türkçe Anahtar Kelimeler İngilizce Anahtar Kelimeler : 1- Kemal Bilbaşar 1- Kemal Bilbasar 2-Cemo 2- Cemo 3- Cumhuriyet devri 3- Republican Period 4- Yeni Türk Edebiyatı 4- New Turkish Literature 5- İzmir Gazeteleri 5- Newspaper of Izmir

3 3 YÜKSEKÖĞRENİM KURULU DÖKÜMANTASYON MERKEZİ TEZ VERİ GİRİŞ FORMU YAZARIN Soyadı: Müberra Adı: BAĞCI Merkezimizde Doldurulacaktır Kayıt No: TEZİN ADI Türkçe : KEMAL BİLBAŞAR IN HAYATI VE ESERLERİ ÜZERİNDE BİR İNCELEME Yabancı Dil : A RESEARCH ABOUT THE LİFE AND THE LİTERARY WORKS OF KEMAL BİLBAŞAR TEZİN TÜRÜ : Yüksek Lisans Doktora Doçentlik Tıpta Uzmanlık Sanatta Yeterlilik [ X ] [ ] [ ] [ ] [ ] TEZİN KABUL EDİLDİĞİ : Üniversite : EGE ÜNİVERSİTESİ Fakülte : Enstitü : SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Diğer Kuruluşlar : Tarih: TEZ YAYINLANMIŞSA : Yayınlayan : Basım Yeri: Basım Tarihi: ISBN: TEZ YÖNETİCİSİNİN Soyadı, Adı : HUYUGÜZEL, Ömer Faruk Ünvanı : Prof. Dr.

4 TEZİN YAZILDIĞI DİL : TÜRKÇE TEZİN SAYFA SAYISI : TEZİN KONUSU (KONULARI) : Kemal Bilbaşar ın biyografisi ve eserlerinin bibliyografyası TÜRKÇE ANAHTAR KELİMELER : 1-Kemal Bilbaşar 2-Cemo 3-Cumhuriyet devri 4-Yeni Türk Edebiyatı 5-İzmir gazeteleri Başka vereceğiniz anahtar kelimeler varsa lütfen yazınız. İNGİLİZCE ANAHTAR KELİMELER:(Konunuzla İlgili yabancı indeks, abstrakt ve thesaurus ları kullanınız.) 1- Kemal Bilbasar 2-Cemo 3- Republican Period 4- New Turkish Literature 5- Newspapers of Izmir Başka vereceğiniz anahtar kelimeler varsa lütfen yazınız. 1-Tezimden Fotokopi Yapılmasına izin veriyorum [ ] 2-Tezimden dipnot gösterilmek şartıyla bir bölümünün fotokopisi alınabilir [ x ] 3-Kaynak göstermek şartıyla tezimin tamamının fotokopisi alınabilir [ ] Yazarın İmzası Tarih :

5 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ I. HAYATI Doğumu, Aile Çevresi Çocukluk Yılları Okula Başlaması Öğretmenliğe Başlaması Gazi Eğitim e Gidişi Evliliği ve Askerliği Nazilli de Öğretmenliği İzmir Yılları...25 a) Karataş Ortaokulu...25 b) Alşar Kitabevi...28 c) Görevden Uzaklaştırılması Emekliliği ve Siyasi Hayatı Amerika ya Gidişi İstanbul Yılları Hastalığı, Ölümü ve Yankıları...49 II. YAZI VE EDEBİYAT HAYATI Yazı Hayatının Başlaması Çalışma Tarzı Yazı Hayatında Kullandığı Takma Adlar Yazdığı Gazete ve Dergiler...69 a) Anadolu...69 b) Aramak...71 c) Tan...75 d) Demokrat İzmir...75 e) Diğer Gazete ve Dergiler Tiyatro ve Senaryo Çalışmaları...83 SONUÇ...89 III. BİBLİYOGRAFYA Kitap Halindeki Eserleri...92 a) Kronolojik...92 b) Türlere Göre Gazete ve Dergilerde Yayımlanan Eserleri...96 a) Kronolojik...96 b) Türlere Göre FAYDALANILAN KAYNAKLAR EKLER

6 6 ÖNSÖZ Ahmet Kemal Bilbaşar, hem tür hem sayı bakımından zenginlik gösteren eserleri ile Cumhuriyet devrinin dikkate değer hikâye ve roman yazarları arasındadır. Edebî hayatına çoğu yazar gibi hikâye yazmakla başlayan Kemal Bilbaşar, daha sonra romana yönelmiş, adını bu sahadaki başarılarıyla duyurmuştur. Kaleminin işlediği kırk beş yıl boyunca onu roman, yedisi hikâye, üçü çeviri roman, ikisi ders kitabı ve biri inceleme olmak üzere toplam yirmi üç kitabı basılmıştır. Bunun dışında yılları arasında da pek çok dergi ve gazetede hikâyeleri, tefrika romanları ve makaleleri yayımlanmıştır. Çalışma konusu olarak Kemal Bilbaşar ın biyografisini seçmemizin sebebi, roman ve hikâye yazarlığı, gazetecilik, öğretmenlik gibi pek çok işi bir arada yürütebilen çok yönlü bir insan olmasına rağmen Kemal Bilbaşar la ilgili ciddi ve ilmî bir çalışmanın yapılmamış olmasıdır. Gerçekten de Kemal Bilbaşar hakkında bağımsız olarak yayımlanmış hiçbir kitap yoktur. Çeşitli ansiklopedilerde, edebiyat tarihlerinde, ansiklopedik sözlük ve antolojilerde verilen bilgilerin çoğu da birbirinin tekrarı niteliğindedir 1. Bizim bu çalışmadaki amacımız ise yazarın doğru ve kapsamlı bir biyografisi ile eserlerinin tam bir bibliyografyasını ortaya koyarak bu boşluğu doldurmaktır. Böyle bir biyografi ileride doktora safhasında yine aynı yazarın eserleri üzerine yapmayı düşündüğümüz tahlil çalışmalarına temel oluşturacaktır. Yazar, yirmi dokuz yılını geçirdiği İzmir de, şehrin önemli gazete ve dergilerinde yazılarını yayımlamıştır. Dolayısıyla bu çalışma İzmir in edebiyat ve kültür hayatı açısından da önemlidir. 1 Kemal Bilbaşar hakkındaki tek bağımsız çalışma Zeliha Küce tarafından yapılmış Kemal Bilbaşar- Öykücülüğü- adlı bir lisans tezidir. Ancak basılmamış olan bu çalışmanın asıl amacı hikâyeleri incelemek olduğu için tezin giriş kısmında verdiği biyografi eksik ve yüzeyseldir. Tahlil çalışması da amacına uygun olarak yapılmamış, daha çok hikâyelerin özeti verilmiştir. Ayrıca bu çalışma 1973 yılında yapıldığı için yazarın hayatının son on yılı ve o devrede yazdığı eserler çalışmada yer almamaktadır. Bkz. Zeliha Küce, Kemal Bilbaşar-Öykücülüğü-, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, basılmamış lisans tezi, Ankara, 1973, 52s. Ayrıca Behçet Necatigil in Bilbaşar a yadığı bir mektuptan öğrendiğimize göre Almanya da R. Bayer tarafından Kemal Bilbaşar ın hikâyecilği ile ilgili bir tez yapılmıştır. Biz bu teze ulaşamadığımız gibi tezin kitap olarak basılıp basılmadığı hakkında da bilgi sahibi değiliz.

7 7 Üç ana bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde yazarın yetişmesini, meslek hayatını ve emeklilik sonrası yıllarını alt başlıklar halinde ön plana çıkardık. Yazarla ilgili bilgilerin sadece sözlük, ansiklopedi, edebiyat tarihi gibi genel kaynaklarda yer alan özet bilgilerden ibaret olması, detaya inen müstakil çalışmaların yokluğu bu çalışmayı yaparken pek çok şeyi el yordamıyla bulmamızı gerektirmiştir. Çocukluğu, ailesi ve tahsil hayatı ile ilgili kısımları yazarın anılarını ihtiva eden yazılardan ve kendisi ile yapılan röportajlardan yararlanarak ortaya koyduk. Ayrıca bu bölümde yazarın oğlu Taran Bilbaşar ve kız kardeşi Neriman Aytuğ un verdiği bilgiler de eksik kısımları tamamlamamıza yardımcı oldu. Memuriyet hayatı ile ilgili bilgilere ise yazarın yirmi dört yıl görev yaptığı Karataş Ortaokulu nun arşivinden aldığımız hizmet cetveli ve Ankara da Milli Eğitim Bakanlığı nın arşivinde incelediğimiz yüzlerce belge sayesinde ulaştık. Siyasî hayatı ile ilgili bilgileri yazarın arkadaşı Arslan Başer Kafaoğlu ile yaptığımız görüşmeden edindik. Yazarın Amerika da geçirdiği günler hakkında bilgiyi o yıllarda yanında olan kızı Esin Bilbaşar Rey den sağladık. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise yazarın yazı ve edebiyat hayatını ele aldık. Eserlerinin tam bir bibliyografyasını ortaya koyabilmemiz uzun ve çok zahmetli bir kütüphane taramasını gerektirdi. İzmir kütüphanelerinde olmayan ya da eksik olan gazete ve dergi koleksiyonları için İstanbul ve Ankara daki kütüphanelerde çalışmak zorunda kaldık. Kemal Bilbaşar ın, hakkında yazılan yazılarda belirtilenler dışında başka yerlerde de yazmış olabileceği düşüncesiyle onun fikrî yapısına yakın, sanat anlayışına uygun dergileri ve gazeteleri de mümkün olduğu ölçüde taradık. Yeri geldikçe süreli yayınlardaki yazılarının sayısı ve mahiyeti hakkında bilgi verdik. Yazı hayatının nasıl başladığını, ilk yazılarının nerede yayımlandığını, yazarın nerelerde ve ne sebeple takma adlar kullandığını belirttik. Yazı hayatı kısmında son olarak tiyatro ve senaryo çalışmaları hakkındaki tespitlerimizi ortaya koyduk. Kemal Bilbaşar ın hayatı ve sanatçı kişiliği hakkında edindiğimiz fikirleri sonuç bölümünde genel bir değerlendirme etrafında vermeye çalıştık.

8 8 Üçüncü bölümde yazarın eserlerini, kitap halinde olanlar, gazete ve dergilerde yayımlananlar olmak üzere iki başlık altında sınıflandırdık. Her ikisinin de listesini hem türlere göre hem de kronolojik olarak düzenledik. Kronolojik bibliyografya ile yazarın hangi yıllarda daha üretken hangi yıllarda suskun olduğunu, türlere göre yaptığımız sıralamada ise yine kronolojiye uyarak hangi dönemlerde ne tür eserler yazdığını ortaya koymayı amaçladık. Kitapların bibliyografyasında ise ilk ve son baskıları esas aldık. Bununla birlikte aradaki baskılarda değişiklikler yapıldıysa bunu da belirttik. Bibliyografyayı oluştururken yazarın gazete ve dergilerdeki bütün yazılarını herhangi bir seçme ve ayıklamaya tabi tutmadan verdik. Sadece yazarın Amerika da bulunduğu yıllarında Demokrat İzmir gazetesine gönderdiği Hollywood daki sanatçılarla ilgili magazin haberi niteliğindeki yazıları bibliyografyaya dahil etmedik. Bir hikâye daha sonra başka bir yerde yayınlanmışsa ya da yazarın kitaplarından birine alınmışsa bunu hikâyenin ilk yayımlandığı yerde belirttik. Bibliyografyada yazarın Kemal Bilbaşar imzasını kullandığı eserlerinde isim belirtmedik, sadece takma adla yazılanları belirttik. Çalışmamızın sonunda faydalandığımız kaynakların bir listesi yer almaktadır. Bilbaşar hakkında bilgi bulunan; fakat tezimizde faydalanmadığımız kaynakları burada belirtmeye gerek duymadık. Ekler bölümünde yazarın nüfus cüzdanı sureti, Edirne Erkek Muallim Mektebi nden ve Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü nden aldığı mezuniyet diplomasının birer fotokopisi ile yazara ait el yazısı örnekleri yer almaktadır. Bu çalışmaya başladığım günden beri pek çok kişinin çeşitli konularda yardımını gördüm. Yorucu bir çalışmanın bitiminde burada onlara teşekkür etmek benim için bir zevk olacak. Tabii ki en büyük teşekkürü beni Kemal Bilbaşar konusunda çalışmaya yönlendiren, zorlandığım yerlerde tecrübesi ve bilgisi ile bana ışık tutan, büyük bir titizlikle çalışmamı takip eden hocam Prof. Dr. Ö. Faruk Huyugüzel e borçluyum. Yazarın biyografisini ortaya koymada yazarın oğlu Taran Bilbaşar la yaptığımız görüşmelerin, Paris te yaşayan kızı Esin Bilbaşar Rey ile olan yazışmalarımın, kız kardeşi Neriman Aytuğ un verdiği bilgilerin çok büyük katkıları oldu. Ayrıca yazarın

9 9 ailesine Bilbaşar ın özel evrakını incelememe ve çalışmamda kullanmama izin verdikleri, çalışmamla yakından ilgilenip her türlü kolaylığı sağladıkları için de çok teşekkür ederim. Bilbaşar ın Gazi Eğitim deki yılları ve birlikte çıkardıkları Aramak dergisi hakkında bilgiler veren Cahit Tanyol a, özellikle İzmir de Bilbaşar ın yazdığı dergiler konusundaki bilgilerini paylaşan Şükran Kurdakul a, onun eserleri hakkındaki değerlendirmelerini anlatan Doğan Hızlan a, çalışmamla yakından ilgilenen yazar Yaşar Aksoy a ve Tacim Çiçek e, yazarın siyasî hayatı hakkındaki sorularımı cevaplayan Arslan Başer Kafaoğlu na, Kemal Bilbaşar la ilgili pek çok belgeye ulaşmamı sağlayan Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine, dergi ve gazete taramalarım sırasında gösterdikleri anlayış için İzmir Milli Kütüphanesi çalışanlarına da minnettarım. Tezimi hazırlarken yardımlarını gördüğüm hocalarım Yard. Doç. Dr. Sabahattin Çağın a, Yard. Doç. Dr. Fazıl Gökçek e, Doç. Dr. Şevket Toker e, tezin her aşamasında yardım ve desteğini gördüğüm arkadaşım Arş. Gör. Şerife Baş a ve her türlü sıkıntımı paylaşan aileme çok teşekkür ederim. Müberra BAĞCI İzmir, 2002

10 10 I. HAYATI 1. Doğumu, Aile Çevresi Cumhuriyet devrinin önde gelen roman ve hikâye yazarlarından Ahmet Kemal Bilbaşar ın doğum tarihi pek çok kaynakta olarak verilmekle birlikte bu konuda tereddütlü bir durum vardır. Yazarın doğrudan doğruya kendi ifadelerine dayanan kaynaklarda 3 doğum tarihi miladî tarihle 1 Şubat 1910 olarak geçmektedir. Böyle olmasına rağmen nüfus cüzdanı sureti, Gazi Eğitim den aldığı mezuniyet diploması ve Nazilli Ortaokulu na verilen tercüme-i hal varakası gibi resmi belgelerde doğum yılı olarak daima rumî 1326 tarihi geçmektedir. Bu rumi tarihin on ayı miladi 1910 yılına ve son iki ayı, yani ocak ve şubat ayları 1911 yılına tekabül etmektedir. Doğduğu ay olan şubatı ve rumî doğum yılı 1326 yı beraber düşündüğümüzde 1911 yılı şubatında doğduğu gibi bir sonuç çıkmaktadır. Ortaya çıkan tereddütlü durum yazarın şubat 1911 de mi yoksa şubat 1910 da mı doğduğu hususudur. Muhtemelen bu tutarsızlık şundan kaynaklanmıştır: Ya nüfus tezkeresinde 1325 yazılması gerekirken yanlışlıkla 1326 yazılmış ve diğer resmi belgelere böylece geçmiştir ya da yazar 1325 te doğmuş olmasına rağmen nüfus tezkeresi bir yıl sonra alındığı için tezkereye 1326 tarihi yazılmıştır. Bu açıdan onun doğum tarihindeki bu karışık duruma rağmen biz yine de yazarın verdiği şubat 1910 tarihini geçerli olarak kabul edeceğiz 4. Bu kabule göre, yazar, 1 Şubat 1910 tarihinde Çanakkale de (eski adıyla Kal a-i Sultaniye de) doğmuştur 5. Bilbaşar, doğumuyla ilgili şunları söylemektedir 6 : 2 Yazarın doğum tarihini Şükran Kurdakul (Çağdaş Türk Edebiyatı 4, Bilgi Yayınevi, Ankara, 1994, s. 112); Ahmet Oktay (Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı ( ), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1993, s. 439) ve Behçet Necatigil (Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınları, İstanbul, 1983, s. 90) 1910 olarak verirken Tahir Alangu nun (Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman ( ), 2.c., İstanbul Matbaası, İstanbul, 1965, s. 275) verdiği tarih 1 Şubat 1910 dur. 3 Kemal Bilbaşar anlatıyor., Türk Dili, 1 Aralık 1967, c. XVII, nr. 195, s. 218; Cihat Gökçek, Antoloji- İzmir Hikâyecileri, İzmir Güneş Basım ve Yayınevi, İzmir, 1943, s Yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ kendisiyle yaptığımız görüşmede, 1910 yılında doğmasına rağmen nüfus cüzdanında 1911 olarak yazılmasından yazarın kendisinin de şikâyetçi olduğunu belirterek bu konudaki karışıklığa dikkatimizi çekmişti. 5 Kemal Bilbaşar anlatıyor., Türk Dili, 1 Aralık 1967, c. XVII, nr. 195, s. 218.

11 11 Babam Çanakkale polis komiseri Hüsnü Naim Efendi annem Nuriye Hanımın doğum sancıları başladığını görünce ninem Zühre Hanımın protestolarına aldırmadan kasabanın en tecrübeli ebesini, Gavur Ebe yi bulup getirmiş evimize. Sonraları gerici telkinlere karşı çıkışım, devrimciliğe bağlılığım, gavur ebe elinde doğmuş olmamla yargıya bağlanmıştır aile içinde. Çanakkale de geçen çocukluğunun ilk yıllarına ait izlenimlerini ilginç bir hatırlayışla bir yazısında şöyle anlatmaktadır 7 : O kentteki yaşamımdan ilk anımsadığım, düş sisleri içinde bir kadın başıdır. Düz taranmış saçlarının bir yanına kırmızı çiçek sokulmuş, iri dudakları sakız kokan, kara gözleri kor gibi yanan bir çingene karısının başı bu. Ben bu kadının kucağında olmalıyım. Sonradan ninemin anlattığına bakılırsa bu çingene karısı o zamanlar ahval-i adiyeden olan bir suç işleyerek beni kaçırmak istemiş. Eğer polis komiseri babamın hizmetinde olan ve evin günlük ayak işlerini gören bekçilerden biri tanımasaymış bu çingene karısı beni alıp götürecekmiş. Bilbaşar ın, çocukluğunda yaşadığı bu olayı, daha sonra Yonca Kız adlı çocuk romanında da işlediğini görmekteyiz. Kemal Bilbaşar ın babası Kafkasya göçmenlerinden polis başkomiseri Çerkez Hüsnü Naim Efendi, annesi ise Bulgaristan göçmenlerinden Nuriye Hanımdır. Nuriye Hanımın annesi Zühre Hanım, Sofya-Vidin yolu üzerinde Vratsa da doğmuştur. Zühre Hanım Kemal Bilbaşar ın hayatında özel bir yere sahiptir, o kadar ki kitaplarından birinin ismi Zühre Ninem dir ve onun yaşamından izler taşır. Zühre Hanım, 1923 te Hadımköy de vefat edinceye kadar Çanakkale, Eskişehir, Ankara ve Bünyan da aileyle birlikte yaşamıştır. 6 Bu bilgi yazarın Salah Birsel e yazdığı bir mektuptan alınmıştır. Mektubun giriş kısmından anladığımız kadarıyla Birsel, yazardan kendisinden söz eden bir yazı göndermesini istemiş bu mektup da o vesileyle yazılmıştır. Bu mektubun metni yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir Yılında Yuvarlak Yaşdönümlerinde Edebiyatçılarımız, Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı 1981, Kardeşler Basımevi, İstanbul, 1981, s

12 12 Zühre Hanımın annesi Konaklı Emine Hanımın ilk eşinden on kızı olmuştur. Emine Hanım aslen Edirnelidir; mutasarrıf olan babasının görevi dolayısıyla şimdi Bulgaristan ın sınırları dahilinde olan Vratsa ya gitmişlerdir. İlk eşi bir av şenliği sırasında vurulunca kurulu düzeninin bozulmasından korkan Emine Hanım bir yıl sonra kahyasıyla evlenmiştir. Ne var ki çocuklar Kahya Ramazan Ağaya hiçbir zaman baba dememişlerdir. Emine Hanımın kızı Zühre Hanım, kasabada güzelliği ve zekasıyla dikkat çeken bir kızdır. Bir arazi meselesini görüşmek üzere konağa gelen Aguş Ağa görür görmez Zühre Hanıma âşık olmuş ve onu kaçırmıştır. Aguş Ağa (asıl adı Ahmet) ile Zühre Hanımın evliliğinden dokuz çocukları dünyaya gelir, bunlardan dördü küçük yaşta ölmüştür. Hayatta kalanların isimleri ise: Salih, İsmail, Mustafa, İlyas ve Nuriye dir. Aguş Ağa dört erkekten sonra bir kız çocuğunun olmasına çok sevinir; fakat kızının doğumundan dört ay sonra vurularak öldürülür. Aradan geçen zamana rağmen yalnızlığa alışamayan Zühre Hanım, kızı Nuriye ile birlikte erkek kardeşinin yanına gider. Zühre Hanımın avukat olan kardeşinin kayınbiraderi Naim Efendi, Nuriye Hanımı görmüş ve onunla evlenmek istemiştir. Zühre Hanımın uygun görmesi üzerine henüz on üç yaşında olan Nuriye Hanım 1905 yılında Naim Efendi ile evlenmiştir 8. Naim Efendi İstanbul Polis Okulu 9 ndan sonra Sofya Üniversitesi ne devam etmiş, orayı bitirdikten sonra da bir süre Çanakkale de görev yapmıştır. Çanakkale den sonra Naim Efendinin tayini polis başkomiseri olarak Selanik e çıkmıştır. Naim Efendi ile Nuriye Hanım yedi yıl süren mutlu bir beraberlik yaşamış, Naim Efendinin vurulmasıyla bu güzel günler sona ermiştir 10. Selanik in Balkan devletlerince işgali sırasında bir akşam Naim Efendi arkadaşlarıyla kule 8 Bu bilgiler yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ tarafından verilmiştir. 9 Kemal Bilbaşar ın kız kardeşi Neriman Hanım, Naim Efendinin İstanbul Polis Okulu ndan mezun olduğunu söylese de bu bilgiye ihtiyatla yaklaşmak lâzımdır. Çünkü İstanbul da ilk Polis Okulu 1909 da açılmıştır. Ancak bu tarihten önce, 1900 de zaptiye mensuplarına meslekî bilgi vermek için bir kurs düzenlenmiştir. Naim Efendi de belki böyle bir kursa katılmıştı. Bkz. Polis Okulları, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul, 1994, c. 6, s ; Osman Ergin, Türkiye Maarif Tarihi, Osman Bey Matbaası, İstanbul, 1939, s Bu bilgiler yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ tarafından verilmiştir.

13 13 kahvelerinden birinde buluşup bir köşede sohbet ederken başka bir tarafta Sırp, Yunan ve Bulgar subayları Selanik konusunda tartışmaya başlarlar. Selanik in kime ait olacağı konusunda çıkan bu tartışma sırasında Naim Efendi dayanamayarak bu şehrin Türk olduğunu ve bundan sonra da öyle kalacağını haykırır. Bunun üzerine, müttefik subayları saldırıya geçer ve onu vurarak öldürürler. Selanik in işgal tarihi 9 Kasım 1912 olduğuna göre Naim Efendinin vurulması da buna yakın bir tarihte olmalıdır 11. Kemal Bilbaşar, babası ile ilgili olarak şunları söylemektedir 12 : Annemden, babamın hayatı, huyları, kaprisleri hakkında kendimi bildiğim günden beri birçok şey dinlemişimdir. Tekrar evlenmesine rağmen onu unutamamıştır çünkü. Babam Sofya Üniversitesi nden mezunmuş. Annemle yedi yıl yaşamışlar. Çok sevişirlermiş. Babam: Bir gün hayatımızın romanını yazacağım. Böylece bin yıl yaşamak imkânını bulacağız. dermiş. Çocukluk muhayyilemde babamın gerçekleştiremediği bu isteğin kuvvetli bir etkisi olmuştur herhalde. Bilbaşar, Naim Efendinin kitap ve yazılarının önce Selanik ten Çanakkale ye, sonra da Çanakkale den Eskişehir e kaçtıkları göçmenlik günlerinde kaybolduğunu belirtmektedir 13. Babasını hiç hatırlamayan Bilbaşar, büyüyünce onun gibi olmak istemektedir 14 : Ölüsünü görmediği kocasının ölümüne inanmayan, dönmesini yedi yıl bekleyen anacığım, ikinci kez evlenmişse de onu bir türlü unutamamıştı. Fotoğraflarını sandığında saklardı. Sandığı her açışta resim çıkarıp bana gösterir, türlü meziyetlerini sayıp döker: 11 Bu bilgiler yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. Ayrıca yazar bu yılları otobiyografik bir roman olan Zühre Ninem de detaylı olarak anlatmaktadır. 12 Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s Yazarın Salah Birsel e yazdığı bir mektuptan. 14 agy.

14 14 Sen de babana çekmişsin, diye sözlerini bağlardı. Giyimime titizliğim, eve bağlılığım, çalışkanlığım hep babamdan geçmiş meziyetlerdi. Babama benzemiş olmak gururumu okşar, mutluluk verirdi bana. O benim için millet yolunda can vermiş eşsiz bir kahramandı. Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten mısraını defterimin kapağına yazarken babam gibi benim de seve seve o yolda can vereceğime inanırdım. 2. Çocukluk Yılları Naim Efendinin ölümüne inanamayan ailesi, önceleri onun Fransızlar tarafından kaçırıldığını düşünerek geri dönmesini beklemişlerdir. Yazarın oğlu Taran Bilbaşar ın verdiği bilgiye göre Naim Efendi, üniversite yıllarında öğrenmiş olduğu Fransızca nın da yardımıyla Fransız konsolosluğunda bazı dostlar edinmiştir. Onun bu kişisel ilişkilerinin de tesiriyle Selanik in karışık olduğu bir dönemde doğabilecek muhtemel bir tehlikeye karşı başkomiser Naim Efendinin konsolosluk tarafından korunacağı konsolosluktaki yetkililer tarafından vaad edilmiştir. Ailesi ölüm haberini aldığında bu gerçeği kabullenmek yerine onu Fransızlar ın kaçırdığını düşünerek avunmak istemişse de bir süre sonra ümidi keserek Selanik ten Naim Efendinin evvelce görev yapmış olduğu Çanakkale ye göç etmiştir. Selanik ten kaçmalarına Naim Efendinin erkek kardeşi yardımcı olmuştur 15. Çanakkale ye taşınan aile bu şehirde yabancılık çekmeyeceklerini, rahat edeceklerini düşünmüş; ancak buraya gelişlerinin üçüncü yılında I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinin de bombardımana tutulması üzerine buradan da acı bir hatırayla ayrılmak zorunda kalmıştır (1915). Nuriye Hanım ve Naim Efendinin ikinci çocukları olan Mükerrem burada kızamık hastalığına yakalanmış ve o zamanın şartlarında tedavisi yapılamayarak daha altı yaşındayken ölmüştür 16. Yazar, buradan bir yelkenli içinde ayrılışlarını hatırladığında iki şey canlanır zihninde: Biri yelkenlide 15 Bu bilgiler yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. 16 Bu bilgiler yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ tarafından verilmiştir.

15 15 denkler üzerinde oturan feraceli kadınların ve aba poturlu erkeklerin yüksek sesle dualar okumaları, diğeri denizde patlamayla birlikte yükselen suların üzerlerine saçılması ve bundan hoşlanan çocuklarla birlikte kahkahalar atmaları 17. Henüz yirmi yaşındayken iki çocuğuyla dul kalan Nuriye Hanım, büyük oğlu Burhan ı Naim Efendinin kardeşinin de yardımıyla Darüşşafaka ya vermiş ve küçük oğlu Kemal le Eskişehir e akrabalarının yanına gitmiştir. Bu yıllar, yazarın gerek romanlarında gerekse diğer yazılarında oldukça ayrıntılı olarak hatırladığı ve üzerinde önemle durduğu yıllardır. Küçük oğlu Kemal sekiz yaşına geldiğinde iki çocukla yalnız yaşayamayacağını anlayan Nuriye Hanım, 1918 yılında Eskişehir de İskân Müdürü olarak çalışan Avni Bey le evlenir. Avni Bey aslen Üsküplü dür, memuriyeti dolayısıyla Eskişehir de bulunmaktadır. Avni Beyin de Nuriye Hanım gibi ilk evliliğinden Sabire ve Tevfik adında iki çocuğu vardır. Annesinin bu ikinci evliliğinden Bilbaşar ın 1922 de Bünyan da Cemal, 1926 da Hadımköy de Emel ve 1938 de İstanbul Sarıyer de Neriman adlarında üç kardeşi daha dünyaya gelir. Bilbaşar ın üvey babası ile ilgili düşünceleri şöyledir 18 : Üvey babam Hüseyin Avni Tekinel, öksüz büyümüş, ezik, yitik bir kişiydi. Hayatı boyunca geçim sıkıntısı çektiğinden teselliyi dinsel inançta bulurdu. Geceleri evce camilere, tekkelere giderdik. Ama Kurşunlu Cami nin hepsinden üstün bir yanı vardı. Orada ney ve kanun sesleriyle renklenmiş Mevlevi semaları dinlenir, etekleri açılarak dönen dervişler seyredilirdi. İçinde bulunduğu muhit ve üvey babasının etkisiyle eğlenceyle karışık olarak edindiği bu dinî bilgilerle ilgili olarak bir başka kaynakta Bilbaşar şunları söylemektedir 19 : Yılında..., s Yazarın Salah Birsel e yazdığı bir mektuptan. 19 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s. 3.

16 16 İlkokul çağında tecvit üzre Kur an ya da sabah namazlarında minareye çıkıp ezan okuyarak yaşlı komşu kadınlarını, Çanakkale savaş türküsünü söyleyerek oğlunu şehit vermiş zavallı nineciğimi ağlatmaktan, Karagöz oynatıp arkadaşlarımı güldürmekten olağanüstü sevinç duyduğumu çok iyi hatırlıyorum. Bir taraftan cami ve tekkelere yapılan bu tür ziyaretler devam ederken bir taraftan da Kemal ve üvey kardeşi Tevfik yaz aylarında simit, şeker, sigara kağıdı, kibrit, gazete gibi şeyler satarak geçim sıkıntısı çeken ailelerine ek gelir sağlarlar. Kış aylarında ise ailenin tek eğlencesi masal dinlemek ve hikâye okumaktan ibarettir. Bilbaşar, kendisiyle yapılan bir röportajda 20 evlerinde okunan Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Elif ile Mahmut, Şahmeran gibi hikâyeleri ezbere bildiğini söylemektedir. O, Eskişehir de Tatar Mahallesi denen fukara semtinde, demiryolu boyundaki toprak sıvalı evlerini Binbir Gece Masalları ndan, Tutiname den, Kırk Vezir hikâyesinden örülü renkli bir düş evreni içinde hatırlamaktadır. Yazar, kış geceleri okudukları kitaplar arasında bir çeviri kitap olan Grandik Değirmeni Cinayeti nin ayrı bir yeri olduğunu söylemektedir 21. Ramazanda mahalle arkadaşlarıyla akşamları devam ettikleri Karagöz, Meddah, tuluat gösterileri ise onun zihninde yer kaplayan güzel hatıralardan bir diğeridir. Bu eğlenceli vakitleri gündüz mahallede yıkıntılar içinde arkadaşlarıyla tekrar tekrar birbirlerine anlatırlar. Bunlar arasında en çok hoşlarına giden Meddah ve Karagöz taklitleridir. Roman ve hikâyelerine çocukluğunun bu renkli dünyasından pek çok şeyler taşıyan Kemal Bilbaşar a göre, kendisinin sanat mayası da bu oyunlar sırasında karılmıştır 22. Ayrıca annesi Nuriye Hanımın da Bilbaşar ın küçük yaşta masal, hikâye ve destanları öğrenmesinde etkisi olmuştur Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s Yazarın Salah Birsel e yazdığı bir mektuptan. 22 Kemal Bilbaşar anlatıyor., Türk Dili, 1 Aralık 1967, c. XVII, nr. 195, s Atilla Özkırımlı, Kemal Bilbaşar yazarlık yaşamında bireyselin ardındaki toplumsalı aradı hep. Milliyet Sanat, nr. 65, 1 Şubat 1983, s. 24.

17 17 Eskişehir de Kemal Bilbaşar ı en çok etkileyen manzaralardan biri Köprübaşı ndaki kahvelerden birinde Kuva-yı Milliye ye gönüllü yazılanlara mavzer ve fişeklik verilmesidir. Başka bir kahvede de Kuva-yı İnzibatiye ye gönüllü yazmaktadırlar; fakat Bilbaşar ve mahalledeki diğer çocuklar Kemal Paşa nın Kuva-yı Milliye sinden yanadırlar. Hatta yaşları uygun olsa gidip Kuva-yı Milliye ye gönüllü yazılmayı isterler. Bilbaşar Mustafa Kemal e daha çocukken başlayan sevgisinin kaynağını şöyle açıklamaktadır 24 : Kemal Paşayı sevmemiz onun bindiği ve Tatar komşularımızın tomafil dediği araba yüzünden... Ne at ne de öküz tarafından çekilmiyordu bu araba... Aramızda yaygın söylentiye göre bu arabayı Çanakkale savaşında ölen şehitler yürütüyordu. Kemal Paşa Çanakkale de İngilizleri, Fransızları yendiği gibi Anadolu ya saldıran Yunan palikaryalarını da yenecekti. Bir başka yazısında da Atatürk ü yine arabasıyla hatırlar 25 : Bizim nesilden kişilerin Atatürkçü olmalarında, onun koyduğu prensiplere bağlı kalmalarında şaşılacak bir taraf görmem. Böyle olmayanlar beni hayrete düşürür. Nasıl hayret etmeyeyim ki biz küçüklüğümüzde babalarımızdan, ninelerimizden, dayılarımızdan masal yerine hep onun kahramanlık destanlarını dinledik. Bu kahraman her zaman aramızdaydı. Tomofil denen o zamana kadar hiç görmediğimiz, adını bile duymadığımız bir mahlukun sırtına biner de gelirdi. Bu acayip düldülün etrafını sarar, ötesini berisini yoklayabilirdik. Bilbaşar ın Eskişehir e ait hatıralarından bir diğeri de mahalle mektebine yazıldıktan sonra yapılan sünnet düğünüdür. Atlas yorganlarla süslenmiş sünnet karyolasına bir an önce yatmak isteyen Bilbaşar ın acıyla karışık hatırladığı tek şey zor bir sünnet operasyonu ve sonrasında devam eden ağrılar yüzünden o karyolaya bir kez olsun yatamamasıdır Yılında..., s Kemal Bilbaşar, Atatürkçülük, Demokrat İzmir, nr. 3767, 10 Kasım 1954.

18 18 II. İnönü savaşında Yunanlılar ın Eskişehir e yaklaşmasıyla buradan da ayrılmak zorunda kalan Kemal ve ailesi için yeni bir göçmenlik hayatı başlar. Eskişehir in boşaltılması üzerine Ankara ya göç ederler. Yazara ait olan şu ifadeler, hayat kaygılarından uzak olan çocukluğunun artık gerilerde kaldığını ve onun hayatın zor şartlarıyla yüzleştiğini göstermektedir 26 : Tuz dolu açık yük vagonlarına doluşan göçmenlerle Ankara ya kaçıyoruz. Orada simsiyah, yerken dişlerde gıcır gıcır sesler çıkartan ekmeklerden dağıtılıyor göçmenlere... Beyaz ekmek alabilmek için biz iki oğlan kardeş kışla ve esir kamplarının tel örgüleri arasından sigara kağıdı, kibrit satıyoruz. Sabahları Hacıbayram da asker kaçaklarının ve de vatan hainlerinin asılmalarını seyrettikten sonra Hakimiyet-i Milliye gazete idarehanesine uğruyor, satacağımız gazeteleri alıyoruz. İnönü Savaşı ndan sonra Sakarya Savaşı nın başlamasıyla bu defa da Kayseri ye gitmek üzere Ankara dan ayrılmak zorunda kalırlar. Bilbaşar, Ankara dan ayrılış sebebini şu cümleyle açıklar 27 : Sakarya Savaşı nın top sesleri Ankara dan duyulduğunda dekoville Anadolu içlerine taşıyorlar sivil halkı. Biz de Kayseri ye gitmek üzere ayrılıyoruz. Eskişehir den ayrılıp Ankara ya gitmeleri, II. İnönü Savaşı ile birlikte olduğuna göre bu tarih, 1921 martıdır. Kayseri ye gitmeleri de Sakarya Savaşı ile olduğundan bu tarih de 1921 eylülüdür. Dolayısıyla Ankara da kaldıkları sürenin beş altı ay gibi kısa bir zaman olduğunu söyleyebiliriz. Kayseri ye bağlı Bünyan a yerleşen aile, Yunanlılar Anadolu dan atılıncaya kadar burada yaşarlar. Yazar, bu günlerinden bahsederken kışın tandır başında, yazın komşularının imecesinde bulgur, erişte yaparken ya da tezek kararken kızların söylediği türkülerin uzun süre kulaklarında yankılandığını belirtmektedir Yılında..., s agy., s agy., s. 571.

19 19 Bilbaşar ve ailesi Bünyan da yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra 30 Ağustos 1922 de Dumlupınar zaferinin kazanılmasıyla tekrar Eskişehir e dönmüşlerdir. Dönüş yolculuğunda, kiraladıkları bir yaylıyla Faruk Nafiz in ünlü Han Duvarları şiirindeki yol güzergâhını izlemişler, yani önce Ulukışla ya, sonra trenle Konya ya varmışlardır. Burada hep beraber Mevlana yı ziyaret ederler. Yazar Mevlana türbesinden ziyade şehrin ana caddesinde gördüğü bir olaydan etkilenmiştir. Ramazanda alenen nakz-ı sıyam ettikleri için iki erkek, kadının buyruğuyla tramvaya koşulmuştur. Bilbaşar, din yobazlarına karşı duyduğu tiksintide bu olayın büyük payı olduğunu söyler 29. Yazarın muhayyilesinde derin izler bıraktığı anlaşılan bu yolculuktan sonra Eskişehir e varmışlar; fakat harabeye dönmüş şehirde evlerini bulamamışlardır. Bu sırada Darüşşafaka da okuyup öğretmen olan ağabeyi Burhan, aileyi toplayıp Seyitgazi ye götürmüş ve onun öğretmenlik yaptığı bu yerde de bir yıl kalmışlardır. Bilbaşar ın Seyitgazi de geçirdiği günlerle ilgili hatırladıklarından biri de Lozan Barışı dolayısıyla yapılan kutlamalarda bir piyeste görev almasıdır 30 : Yapılan şenliklerde, sonradan Atatürk e suikastten dolayı asılan milletvekili Sarı Efe Edip de hazır bulunuyordu. Hükûmet konağı alanında kurulmuş salaş sahnede, padişahların kardeş katlini konu edinen Kara Sipahi oyununu öğretmen ve öğrenciler birlikte oynadık. Ben Yavuz Sultan Selim in korkutarak öldürttüğü küçük kardeşi Şehzade Korkut rolündeydim. 3. Öğrenim Hayatı 29 agy., s agy., s

20 20 Kemal Bilbaşar, ilkokula 1917 de Eskişehir de Tatar mahallesindeki Turan Numune İlkokulu nda başlamış 31, daha sonra Sungur Tekin İlkokulu na devam etmiştir. Ama İnönü savaşlarıyla birlikte Eskişehir den ayrılmaları gerektiği için Bilbaşar eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Zaten Ankara da beş altı ay gibi kısa bir süre kaldıklarından orada öğrenimine devam edememiş; ancak Kayseri ye vardıklarında okul hayatı Bünyan İlkokulu nda tekrar başlamıştır. Kendi ifadesiyle Mektep cennet, gel devam et diyen okul şarkısına hiç uymayan dayaklı, küfürlü bir eğitimin egemen olduğu Bünyan daki okulunda tek sevdiği Türkçe öğretmenidir. Bilbaşar, bu öğretmeninin onları okul bahçesinin arkasındaki Kayabaşı na götürerek Karacaoğlan dan ezgiler okutmasını içi titreyerek hatırlamaktadır. O günlere ait hatırladığı bir başka şey de sevimsiz bulduğu okuldan kaçarak Sarımsaklı suyunun şehirden bir saat uzaklıktaki kaynağında avladıkları alabalıkları arkadaşlarıyla yemeleridir. Savaşın sonunda Bünyan dan Eskişehir e göç ettiklerinde okullar açılalı bir ay olduğu için Kemal ve üvey kardeşi Tevfik okula alınmaz. Aile, Kemal i terziye, kardeşini ise kunduracıya çırak verir 32. Bilbaşar, bir yıl boyunca terzi ve kavafta çıraklık yaparak geçirdiği günleri hatırladığında emeğinin sömürüldüğünü düşünür. Hüseyin Çavuş adındaki cahil ve cimri olduğunu söylediği ustası onu birçok vaadle yanına almış; ancak harçlıklarını bile vermemiştir. Oysa ki Bilbaşar, alacağı harçlıkla o günlerde bir sahafta gördüğü Kırk Vezir Hikâyesi ni almayı çok istemektedir. Ustasının dükkânda bulunmadığı bir gün fiyatının oldukça üstünde sattığı bir ayakkabıdan dolayı ustasının kendisine kârın bir kısmını vereceğini umar. Ama Hüseyin Çavuş, yanağını okşayarak büyüyünce kızımı sana vereceğim vaadiyle küçük Kemal i kandırmaya çalışır. Duruma içerleyen Bilbaşar, bir süre sonra Kırk Vezir Hikâyesi ni almaya yetecek kadar parayı ustasının haberi olmadan çekmeceden alır. Ustası bir şey fark 31 Mustafa Baydar, Yeni Türk Hikâyecileri Antolojisi, Varlık Yayınevi, İstanbul, 1956, s Yılında, s

21 21 etmemesine rağmen durumdan rahatsız olan Bilbaşar, ailesine harçlık alamadığını mazeret göstererek bir daha dükkâna uğramaz 33. Üvey babaları Avni Bey, Kemal ve Tevfik in okumalarını değil, hafız olmalarını ve zanaatkâr olarak yetişmelerini istemektedir. Ama bu günlerde, savaş sırasında izini kaybettikleri ağabeyi Burhan çıkagelir ve onun okutma konusundaki ısrarı dolayısıyla Avni Beyin isteği gerçekleşmez. Burhan, Darüşşafaka da öğrenciyken yaramazlık yaptığı için bir ara okuldan atılmış, daha sonra ise okulunu tamamlayarak öğretmen olmuştur. İstiklal Savaşı sırasında Adapazarı nın Karasu bucağında öğretmenlik yapmış, düşman Anadolu dan temizlenince de Eskişehir e naklini istemiş ve Seyitgazi ye tayin edilmiştir. Burhan, Seyitgazi ye giderken Kemal i ve üvey kardeşi Tevfik i çırak oldukları dükkândan alarak okula yazdırır. Böylece iki kardeş Burhan ağabeyleri sayesinde savaş yüzünden yarım bırakmak zorunda kaldıkları eğitimlerine devam etme imkânını bulurlar. Daha sonra ise hem ağabeyi Burhan Beyin hem de üvey babası Avni Beyin tayinlerinin Hadımköy e çıkmasıyla buraya gelen Kemal Bilbaşar, birçok yeri dolaştıktan sonra nihayet 1924 yılında yedi yıllık bir öğrenimden sonra Hadımköy de ilkokulu bitirebilmiştir. Ağabeyleri Burhan ın, Kemal i ve üvey kardeşi Tevfik i İstanbul Erkek Muallim Mektebi ne yerleştirmek istemesi üzerine üç kardeş İstanbul a gelirler. Burada kalacak yerleri olmadığı için Burhan ın Togo adındaki Darüşşafakalı arkadaşının yardımıyla Sirkeci de Hocapaşa da bir garajda yatıp kalkma imkânı bulurlar. Öğretmen okuluna giriş sınavlarına hazırlanmak için gündüzleri yanlarına yiyeceklerini alarak Gülhane Parkı na gider ve orada altıncı sınıfta okudukları dersleri tekrar ederler. Ama bütün bu çabalara rağmen savaş nedeniyle düzenli bir eğitim göremediğinden Kemal Bilbaşar sınavı kazanamamıştır. Duruma çok üzülmekle birlikte ağabeyi Burhan işin peşini bırakmaz ve babaları Naim Efendinin Selanik ten yakın arkadaşı olan devrin Milli Eğitim Bakanı Nafi Atuf a, kardeşi Kemal in ağzından acıklı bir dille mektup yazar. Mektupta öğretmen okuluna girmek istediğini ve bu sınavı başaramayışının sebeplerini anlatarak yardımını rica eder. Mektup 33 Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s. 1.

22 22 gönderildikten on gün sonra Nafi Atuf tan Sevgili kardeşim Naimciğimin ciğerparesi yavrum diye başlayan ve Çatalca Milli Eğitim Müdürlüğü nden yolluğunu alır almaz Edirne Erkek Muallim Mektebi ne gitmesini, orada derslerine iyi çalışıp babasına layık bir evlat olarak yetişmesini bildiren bir mektup gelir. Böylece Nafi Bey onun eğitiminde ve gelişmesinde o devirde birçok kimseye nasip olmayan bir imkânı hazırlamış olur 34. Bilbaşar, Edirne Erkek Muallim Mektebi ne 1924 te yatılı olarak girdikten birkaç yıl sonra sanatla ilgilenmeye başlamış, öğretmenliğin yanı sıra, ressam ve heykeltıraş olmayı da tutkuyla istemiştir. Bu sanatlara karşı yetenekli olduğunu söyleyen öğretmenlerinin de teşvikiyle o yıllarda Türkçe öğretmeninin büstünü ve tabiat bilgisi derslerinde yararlandıkları bir tabloya bakarak bir aslan ailesinin heykelini yapmıştır. Resme ve heykeltraşlığa olan ilgi ve kabiliyetinin yanı sıra müzik alanında da müzik öğretmeni Ahmet Yekta Beyden oldukça etkilenmiştir. 80 kişilik okul orkestrasında keman çalmış ve o yıllarda Beethoven ve Mozart ın yarattığı ölümsüz bestelerden ilham alarak kendisi de pek çok beste yapmıştır. Hatta Beethoven in büstüne bakarak kendisi ile onun arasında benzerlikler bulmaya çalışmış, müzik dilini öğrenebilmek için öğretmen okulunu bırakarak Musiki Muallim Mektebi ne ya da İstanbul Konservatuarı na girmenin çarelerini aramıştır. Müzik öğretmeni Ahmet Yekta Beyin önerisiyle Milli Eğitim Bakanlığı na ve Cemal Reşit Rey e bu konuyla ilgili mektuplar yazmış; ama bunlardan bir sonuç alamamıştır. Ankara Musiki Muallim Mektebi ne naklini yaptıramayan Kemal, öğrenimine Edirne Erkek Muallim Mektebi nde devam etmiştir. Müziğe olan ilgisi ve yaptığı besteler sayesinde sınıf arkadaşları arasında yarının büyük bestecisi olarak anılmaya başlamıştır. Bilbaşar, buradan mezun olduktan sonra müzik eğitimini kendi kendine geliştirmek istemişse de bu çabaları sonuç vermemiş, kitaplardan müzik öğrenemeyeceğini anlamıştır. Ama o dönemdeki besteciliği ve keman çalma becerisi öğretmenlik hayatında oldukça işe yaramış, özellikle hayat bilgisi derslerini marş ya da şarkı biçimine sokarak farklı ve Yılında..., s

23 23 yeni bir şekilde öğrencilerine anlatmıştır 35. Bilbaşar, Edirne Erkek Muallim Mektebi ndeyken başladığı müzik çalışmalarına sonraki yıllarda da devam etmiştir. Ailesi vasıtasıyla ulaştığımız özel evrakı arasında rastladığımız birkaç defter onun Babaeski ve Vize deyken yaptığı bestelerle doludur. Ayrıca sonraki yıllarda piyeslerinden biri olan Kadırga nın manzum kısımlarını bestelemiştir 36. Sanatın çeşitli alanlarına karşı büyük bir merakı olan Bilbaşar ın edebiyata ilgisi ise edebiyat öğretmeni Halil Vedat tarafından bütünlemeye bırakılmasıyla başlayacaktır. Bilbaşar o günlerden söz ettiği bir yazısında bu konuyla ilgili şunları söylemektedir 37 : Okulu bitirme sınavlarında ayırtman lise edebiyat öğretmeni Halil Vedat ın müşkülpesentliği yüzünden edebiyattan bütünlemeye kaldım. Tatil aylarında bu derse hırsla çalışmalarım edebiyatı önemsememe ve sevmeme yaramıştır. Edebiyatla ilgilenmeye başlayan Bilbaşar, bu okulun zengin kütüphanesinin kendisine çok şey kazandırdığını düşünmektedir 38 : Okuduğum ilk roman Üçler adında, fasikül fasikül neşredilen yerli bir eserdir 39. Muallim Mektebi ne girince bir kütüphane dolusu kitapla karşılaştım. Arzdan Kamere Seyahat, La Garçonne, Sefiller i arka arkaya okudum. Bu kitaplıkta bir alemle karşılaştım. Ama o yıllarda hikâyeci olmak aklımdan geçmiyordu. Kemal Bilbaşar, burada öğrenciyken resim, müzik ve edebiyatın yanı sıra kendisini yabancı dil konusunda da yetiştirme fırsatı bulmuştur. Buradayken öğrenmeye başladığı Almanca yı Gazi Eğitim de ilerletmiş, İzmir deki öğretmenliği 35 agy., s Kadırga piyesinin bestelenmiş şeklinin bir bölümü, bize yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir Yılında..., s Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s. 1-4.

24 24 sırasında da Almanca kurslarına devam ederek dilini geliştirmiştir. Oğlunun ifadesine göre, yazar, Almanca yı akıcı biçimde konuşamasa da bir kitabı okuyup anlayacak kadar Almanca bilgisine sahiptir. Yazar, yabancı dil bilgisi konusunda şunları söylemektedir 40 : Ben maalesef, Almanca, Fransızca ve İngilizce yi öğrenmeyi çok istediğim halde, içlerinde en fazla becerebildiğim Almanca da da çok yayayım. Yeteneğim olmadığı için mi, yoksa gayretim mi yetersiz bilmiyorum. Ancak okuduğumu anlayabiliyorum. Belki de bu beceriksizliğimde her çeşit güzellikler karşısında heyecanlanan, uçarı mizacımın etkisi vardır. Bilbaşar, bir yazısında, yetişmesinde okulundaki yüksek eğitim düzeyinin etkili olduğunu belirtmektedir 41. Birçok alanda temel bilgiler edindiği ve yeteneklerini keşfedip geliştirdiği Edirne Erkek Muallim Mektebi nden 1929 yılında pekiyi dereceyle mezun olarak İlkmektep Muallimliği Şehadetnamesi alır Öğretmenliğe Başlaması Öğrenciliği sırasında pek çok dalda kendisini yetiştiren Kemal Bilbaşar, Edirne Erkek Muallim Mektebi nden mezun olduktan sonra, Kırklareli nin ilçeleri olan Babaeski ve Vize de ilkokul öğretmenliği yapar. 29 Eylül 1929 dan 4 Aralık 1929 a 39 Refi Cevat ın (Ulunay) yazdığı bu kitap İstanbul da 1337 (1921) de Alemdar Matbaası nda basılmış 240 sayfalık bir romandır. 40 Bu bilgi Bilbaşar ın 1946 yılında R.Bayer e yazdığı mektuptan alınmıştır. Önsözde de belirttiğimiz gibi R. Bayer, Almanya da Bilbaşar ın hikâyeciliği üzerine bir tez hazırlamıştır. Mektubun metni yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir Yılında..., s Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden aldığımız şehadetnamede şunlar yazmaktadır: Ahmet Kemal E. Edirne Erkek Muallim Mektebinde tahsilini bitirerek talimatnamesi mucibince toplanan komisyon önünde geçirdiği mezuniyet imtihanlarında yukarıda gösterilen dereceleri kazanmış ve bunlara nazaran Türkiye de ilkmektep muallimliği etmeğe ehliyetli olduğu tebeyyün etmiş bulunduğundan ve bu ehliyetini tasdikan kendisine 1929 yılı kanun-ı evvel ayının 31. günü işbu şehadetname verilmiştir.

25 25 kadar stajyer öğretmen, 13 Şubat 1930 tarihine kadar da sınıf öğretmeni olarak Babaeski Kumköy İlkokulu nda çalışır. 14 Şubat Eylül 1931 tarihleri arasında ise Vize Merkez 1. Okul unda ilkokul öğretmeni olarak görev yapar 43. O yıllarda yeni alfabeyle okuma yazma seferberliği başladığı için Bilbaşar, yalnız çocukları değil, onların anne ve babalarını da okutur. Böylece kasaba halkını yakından tanıma imkânı da bulmuş olur. Öyle ki Kemal Bilbaşar bir röportajında Denizin Çağırışı adlı romanında toprak ağalarının acımasız oyunlarıyla başedemeyen roman kahramanı öğretmenin, hükûmet doktorunun ve diğer memurların dramını yazarken söz konusu bu iki kasabadaki yaşantısı ve gözlemlerinin önemli rol oynadığını belirtmektedir 44. Vize de görev yaptığı okulda Bayburtlu Zihni nin torunu olduğunu söyleyen, şiirle, edebiyatla ilgilenen, Dadaloğlu nun ve Pir Sultan Abdal ın şiirlerini ezbere okuyan bir başöğretmenleri vardır. Bilbaşar, adını Bay Yurdoğlu olarak verdiği bu başöğretmenin edebiyat yönünden zenginleştirdiği okul kitaplığı sayesinde Tolstoy, Zola, Goethe gibi batılı yazarların yanı sıra halk şairlerimizi de tanıma imkânını bulmuştur. Bu kitaplığın ve başöğretmenin, iç dünyasında bol ışıklı pencereler açtığını ve gelecekteki yazarlık hayatına önemli katkıları olduğunu belirtmektedir. Vize kalesine yakın, kiliseden bozma camiin karşısındaki küçük, bahçeli evinde kitaplarını geceleri, o yıllarda henüz Kırklareli nde elektrik enerjisinden yararlanılamadığı için, madenci feneri aydınlığında okumaktadır. Gündüzleri ise, özellikle okuldan eve dönüşünde, bu kaleye çıkıp oradan kasabayı ve ovayı seyrederken kale çevresinde toplanmış toprak işçilerinin ne kadar zor şartlarda çalıştıklarını fark etmiş ve bu manzarayı birçok roman ve hikâyesinde işlemiştir. 43 Bu bilgiler Karataş Ortaokulu nun arşivinden aldığımız Kemal Bilbaşar a ait hizmet cetvelinden elde edilmiştir. 44 Behzat Ay, Kemal Bilbaşar, Varlık, nr. 853, Ekim 1978, s.16. İlhan İleri bir yazısında, Denizin Çağırışı romanında anlatılan öğretmenin kendi yaşamından izler taşıdığını belirtmektedir. Bkz. Kemal Bilbaşar ın Ardından, Yeni Asır, nr , 23 Şubat Kanımızca, bu romanın bazı kısımları Kemal Bilbaşar ın yaşantısı ve kişilik özellikleri ile de yakından ilgilidir. Romanda küçük bir kasabada kendi kabuğuna çekilerek vesvese ve korkularıyla yaşamış bir öğretmen anlatılır. Bilbaşar da bir radyo programındaki röportajında Babaeski ve Vize de halkın yabancıları dışlayan tutumu dolayısıyla yalnız kaldığını belirtmiştir. Ayrıca romanda doktor, savcı ve jandarma komutanının başına gelenleri anlatırken de şüphesiz buradaki gözlemlerinden faydalanmıştır.

26 26 Bilbaşar öğretmenliğinin ilk yıllarında şiir yazmaya nasıl başladığını da şöyle anlatmaktadır 45 : O dönemde besteci olma umudumu tümden yitirmediğimden bahar geceleri kurbağa ve de böceklerin bitmez tükenmez cırıltılarındaki müzikal gizleri yakalamaya çalışırdım. Ne ki besteden çok kırlara düş gibi inen, nur içinde soyunup sularda yıkanan su perilerinin oyunlarını betimleyen şiir dizeleri karalardım. 5. Gazi Eğitim e Gidişi Bilbaşar, iki yıl Babaeski ve Vize de öğretmenlik yaptıktan sonra 1 Ekim 1931 de, Cumhuriyet döneminin ilk öğretmen kuşağının yetişmesinde önemli payı bulunan, o zamanki adıyla, Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü nün Tarih- Coğrafya Öğretmenliği Bölümü ne kaydını yaptırır. Her ne kadar Edirne Erkek Muallim Mektebi ndeyken edebiyata ilgisi başlamış olsa da Gazi Eğitim de edebiyat bölümü yerine tarih bölümünü tercih etmesi, onun o yıllarda tarihe ilgisinin edebiyattan daha ağır bastığını gösteriyor. Gazi Eğitim de geçirdiği dört yıl süresince edebiyata bağlanmasında hocaları Ahmet Hamdi Tanpınar, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu ve İsmail Hakkı Tonguç un çok etkisi olmuştur. Hüseyin Cahit Yalçın ın çıkardığı Fikir Hareketleri ve çeşitli yayınevleri tarafından yapılan Fransız ve Rus natüralist ve realistlerinin çevirileri okuma isteğini artırmakta, diğer taraftan da Hasan Ali Yücel, Ahmet Kutsi Tecer gibi o yılların tanınmış şair ve yazarları okulda düzenlenen tartışmalı edebiyat ve sanat gecelerini sık sık renklendirmektedir. Kemal Sülker in verdiği bilgiye göre Bilbaşar, derslerdeki dikkati sayesinde Ahmet Hamdi Tanpınar ın özel ilgisini çekmeyi başarmıştır Yılında..., s Kemal Sülker, Gözlemci, gerçekçi, toplumcu bir yazarın yaşamı noktalandı., Varlık, nr. 906, Mart 1983, s. 7.

27 27 Bilbaşar, bir makalesinde Gazi Eğitim de öğrenciyken edebiyat hocaları İbrahim Necmi Dilmen in Atatürk ün talimatıyla sahnelediği Faruk Nafiz in Akın piyesinde rol aldığını ve bunu Atatürk ün de izlediğini şöyle anlatmaktadır 47 : Bir gün edebiyat hocamız Akın tepesinde? (piyesinde) oynayacaksınız diye bizi üç beş arkadaş peşine takarak götürdü. Bunu profesyoneller değil, amatör Mustafa Kemaller oynayabilir ancak! demiş Atatürk. Piyesle çok ilgiliydi. Provalara sık sık gelir, halkevinin locasından bizi takip ederdi. Son provadan sonra rahmetli Reşit Galip e emretmiş. Bizleri huzuruna çağırtmış. Hocamız İbrahim Necmi Dilmen: Kendinizi hem piyesteki adınızla hem de kendi sanınızla takdim edin Gazi Paşamıza dedi. Elini öperken Ata ya kendimi piyesteki mısralardan faydalanarak şöyle takdim ettiğimi çok iyi hatırlıyorum: Ben Vural, Doğu beyi Tanırsın, kendi oğlun! Yasam senin yasandır Yolum da senin yolun! Bilbaşar ın Gazi deki günlerinden zihninde kalanlardan biri de okulun bahçesinde Atatürk le görüşmeleridir 48 : Okulumuzun pencerelerinden Çankaya nın ışıkları bizi aydınlatırdı. Arkadaşlarla yaptığımız münakaşalarda hep onun sözleriyle birbirimizi sustururduk. Okulun bahçesi çiftliğe doğru uzanırdı. Karadeniz havuzunun akasyaları altında ders çalışırken, resim yaparken yahut münakaşa ederken köpeğiyle gezintiye çıkan Atatürk le karşılaşırdık. Derslerimizle ilgilenir, bize yol gösterirdi. Türk dili ve Türk tarihi hakkında aydınlatıcı öğütler verirdi. Çünkü Türk dilinin, Türk tarihinin kaynaklarını araştıranların başında gene o vardı. 47 Kemal Bilbaşar, Atatürkçülük, Demokrat İzmir, nr. 3767, 10 Kasım agy.

28 28 Yazar, daha sonra kaleme aldığı bazı yazılarında da Atatürk e sevgisini ve onunla ilgili anılarını anlatmıştır 49. Ayrıca bir de sözlerini kendisinin yazıp bestelediği Atatürk Devrim Marşı vardır ki şöyledir 50 : Devrim yolunu Ata yla açtık Çağdaş uygarlık düzeni amaç Dar boğazlardan ulusça geçtik Atatürkçülük başımızda taç Çocuk bayramı 23 Nisan Ulu Ata dan bize armağan Ve onun kutsal emanetidir Cumhuriyetle şu aziz vatan Andımız budur: Yurda kul olmak Ulu önderin izinde kalmak Emanetine göz koyanları Dişle tırnakla ve kanla boğmak Gazi Eğitim de birlikte okuduğu arkadaşları arasında Hasan İzzettin Dinamo 51, Cahit Tanyol 52, Garra Sarmat 53, Turgut Çarkoğlu 54 gibi tanınmış isimler de vardır İki Hatıra, Fikirler, nr. 194, 15 Kasım 1939, s.14-15; Atatürkçülük, Kök, nr. 1, Mayıs 1955, s. 5-6; Ölümünün 22. Yıldönümünde: Bir Kere Daha Vatanı Kurtaran Atatürk, Demokrat İzmir, nr. 4859, 10 Kasım 1960; Atatürk ten Anılar (Memduh Bilge den naklen), Demokrat İzmir, nr. 4866, 17 Kasım 1960; İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme 3: Atatürkçülüğün Şahlanması, Demokrat İzmir, nr. 5032, 29 Nisan 1961; Ölümsüz Atatürk ün Güneş Gibi Doğduğu Gün: 19 Mayıs 1919, Demokrat İzmir, nr. 5051, 19 Mayıs 1961; Atatürk e Ait Bir Hatıra: Devrimciliği her zaman uyanıktı., Demokrat İzmir, nr. 5221, 10 Kasım Yazarın bu bestesi ailesi vasıtasıyla ulaştığımız özel evrakı arasından çıkmıştır. 51 H. İzzettin Dinamo, Gazi Eğitim in Resim-İş şubesinde son sınıf öğrencisiyken 1935 yılında okuldan ayrılmak zorunda kalmıştır. Bkz. Şükran Kurdakul, Şairler ve Yazarlar Sözlüğü, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1989, s Cahit Tanyol, Gazi Eğitim in edebiyat şubesinden mezun olduktan sonra dokuz yıl ortaokul öğretmenliği yapmıştır. Öğretmenliğinin ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü nü bitirerek sosyoloji alanında akademik kariyerine devam etmiştir. Bkz. Kurdakul, s Kasım Kasım 1961 tarihleri arasında Karataş Ortaokulu nun müdürlüğünü de yapan Hüseyin Garra Sarmat da Bilbaşar gibi tarih şubesinde öğrenciydi.

29 29 Bilbaşar, Gazi Eğitim de son sınıf öğrencisiyken hazırladığı bitirme tezini mezun olduktan sonra Medeniyetin Doğuş ve Yayılışlarında Türklerin Rolleri 56 adıyla kitaplaştırmıştır. Kitap, o devrin resmi tarih teziyle yakından ilgili bir çalışmadır. Bilbaşar, kitabın önsözünde çalışmanın amacını bu tarih tezine uygun olarak şöyle açıklamaktadır 57 : İşte bu denemede medeniyet güneşinin doğduğu yeri ve bu medeniyeti yaratanları, onu omuzlarında başka diyarlara götürenleri arayacağız. Medeniyetin doğduğu günden beri hiç durmadan tekâmül ettiğini, bu tekâmülde Orta Asyalı Türk soylarının rollerini tetkik ve tebarüz ettirmeye çalışacağız. Yazar, Gazi Eğitim de öğrenciyken 1934 yılında soyadı kanununun çıkmasıyla Bilbaşar soyadını almıştır. Ağabeyi Burhan, Kemal e kendi hazırladığı bir sayfalık soyadı listesi getirmiş, bunlardan birini seçmesini istemiştir. Kendisi bu soyadlarından Bilbecer üzerinde durmaktadır. Kemal de bilmek ve başarmak eylemlerinden Bilbaşar ı önerir ve bu soyadını alırlar 58. Bilbaşar, buradan 2 Temmuz 1935 tarihinde mezun olarak öğretmenlik hayatına atılır Evliliği ve Askerliği Kemal Bilbaşar Gazi Eğitim de son sınıf öğrencisiyken yine aynı okulda Resim-İş Bölümü öğrencilerinden olan Bedia Hanımla tanışır ve evlenmeye karar verirler. Bir yıl nişanlılık devresinden sonra 19 Ağustos 1935 te İstanbul da evlenirler. Düğünlerini İstanbul Büyükdere de Beyazpark gazinosunda yaparlar. 54 Tarih şubesinden mezun olan Turgut Çarkoğlu daha sonra Karşıyaka Ortaokulu nda tarih öğretmenliği yapmış ve Demokrat İzmir gazetesinde yazıları çıkmıştır. 55 Bu bilgiler yazarın Gazi Eğitim den arkadaşı olan Cahit Tanyol tarafından verilmiştir. 56 Medeniyetin Doğuş ve Yayılışında Türklerin Rolleri, Burhaneddin Matbaası, İstanbul, 1935, 56 s. 57 agy., s Bu bilgiler yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. 59 Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü nden aldığı diplomanın bir örneği Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır.

30 30 Burası Bilbaşar ın Gazi de öğrenciyken yaz tatillerini geçirmek üzere Büyükdere İlkokulu nda görev yapan ağabeyi Burhan Beyin yanına geldiğinde beğendiği bir mekândır. Kemal ve Bedia Bilbaşar ın evliliklerinden biri erkek, diğeri kız olmak üzere iki çocukları dünyaya gelir. Oğulları Taran, 22 Aralık de kızları Zühre Esin ise 6 Şubat 1942 de İzmir de doğar. İlkokulu Karataş ta Duatepe İlkokulu nda, ortaokulu babasının görev yaptığı Karataş Ortaokulu nda ve liseyi de Özel Türk Koleji nde tamamlayan Taran Bilbaşar, 1955 yılında İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret Enstitüsü ne kaydolur. Burada öğrenciyken aynı zamanda NATO da da görev yapar te İzmir in tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Tülay Hanımla evlenir. İstanbul da Shell Petrol şirketinde iş güvenliği, emniyet ve çevre sağlığı müdürlüğünde otuz yıl çalıştıktan sonra 1993 yılında emekliye ayrılır. Babasının teşvikiyle yaptığı bir roman çevirisi de vardır 61. İlkokulu Karataş ta Duatepe İlkokulu nda, ortaokulu ve liseyi annesi Bedia Hanımın sanat tarihi öğretmeni olarak çalıştığı Amerikan Kız Koleji nde bitiren Esin de mezun olduktan sonra tahsiline devam etmek için Amerika daki üniversitelere başvurur. Minnesota Üniversitesi nin gazetecilik bölümüne kabul edilir ve kazandığı bursla öğrenimine devam eder. Öğrenciliği sırasında bir gazetede çalışır. Daha sonra üniversitede master yaparken tanıştığı Philippe Rey isimli bir Fransız genciyle evlenir. Halen Paris te yaşamaktadır. Babasının Cemo adlı romanını ve Saltanatın Satılışı adlı hikâyesini İngilizce ye çevirmiştir 62. Anne tarafından Arnavut olan Bedia Hanımın, annesinin adı Başo, babasının adı Memduh tur. Başo ve Memduh un Bedia dışında bir kız, bir de erkek çocukları vardır. Bedia Hanım, Çapa Muallim Mektebi nden 1926 da mezun olduktan sonra beş 60 Doğum tarihi nüfus cüzdanına 3 Ocak 1938 olarak yazılmıştır. 61 Kırık Hayat (Daphnne Du Maurier den çeviri), Altın Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 1967, 309 s. 62 Gemmo (çev. Esin B. Rey- Mariana Fitzpatrick), P. Owen, London, 1976, 223 s.; Esin Rey, Sale of Saltanat, Short Story İnternational, January 1964, s

31 31 yıl Diyarbakır da öğretmenlik yapmış, daha sonra da 1931 yılında Gazi Eğitim de Resim-İş Bölümü ne öğrenci olmuştur. Bilbaşar, evliliğinden kısa bir süre sonra 1 Kasım 1935 te askere gider. İlk kıta hizmetini kamplarda yapar. Resmi belgelerde tarih ve yer belirtilmediği için kampın ne kadar sürdüğünü bilmiyoruz. Fakat oğlu Taran Bilbaşar kamp döneminin Nazilli de geçtiğini söylemektedir. Ankara da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi ndeki bir belgeye 63 göre Sarıyer Askerlik Şubesi ne bağlı olan Bilbaşar, ilk altı aylık hizmetini İstanbul da Halıcıoğlu Yedek Subay Okulu nda 1. tabur, 3. bölükte 626 yaka numarası ile piyade olarak 1 Kasım 1935 te tamamlar. Oradan Yüksek Askeri Ehliyetname 64 alarak yarsubay hizmetini yapmak üzere İzmir e gider ve son altı ayını da burada 233. alay, 2. tabur, 7. bölükte tamamlayarak 1 Kasım 1936 da terhis edilir. Resmi kaynaklarda yer almamakla birlikte oğlu Taran Bilbaşar, II. Dünya Savaşı sırasında savaşa hazırlık amacıyla birçok kişinin olduğu gibi babasının da askere çağrıldığını ve yıllarında altı ya da dokuz aylık bir süre Emiralem de ikinci kez askerlik yaptığını söylemektedir. 7. Nazilli de Öğretmenliği Gazi Eğitim den mezun olup askerliğini de tamamladıktan sonra 31 Ekim 1936 da Bilbaşar ın tayini Nazilli Ortaokulu na 65, eşi Bedia Hanımınki ise İzmir Kız Lisesi ne çıkar. Bedia Hanım, Kız Lisesi nin yanı sıra ek gelir olması amacıyla 63 Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden aldığımız bu belge, 1076 no lu kanuna göre ihtiyat subayı yetiştirilenlere ve buna talim vesair suretle hazarda çağrılanlara mahsus hizmet tezkeresidir seneleri askerliğe hazırlık ders ve talimlerine ve kamplara iştirak ederek ehliyet imtihanında muvaffak olan Ahmet Kemal Efendiye yüksek ehliyetname verildi. kaydının yer aldığı belge yine Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır. 65 Milli Eğitim Bakanlığı nın Arşivi nden aldığımız belgelerden birinden anlaşıldığına göre Kemal Bilbaşar mezun olduktan sonra tayin yeri olarak İstanbul ve Balıkesir i tercih etmiş; ama tayini Nazilli ye çıkmıştır. Yazarın İstanbul u istemesinin sebebi hem eşinin hem de kendisinin ailesinin orada yaşıyor olmasıdır. İkinci tercihi olan Balıkesir i de muhtemelen İstanbul a yakınlığı dolayısıyla istemişti.

32 ten sonra Amerikan Kız Koleji nde de ders verir 66. Bilbaşar, Nazilli de görev yaptığı bu sürede eşinin İzmir de olması dolayısıyla her hafta sonu onun yanına gitmek zorunda kalmış ve yaklaşık bir yıllık ayrılıktan sonra 14 Ekim 1937 de tayininin İzmir e çıkmasıyla bu sıkıntı sona ermiştir. Bilbaşar, Demokrat İzmir gazetesindeki bazı yazılarında Nazilli de geçen günlerine ait izlenimlerini yazmıştır. Bu yazılardan birinde Nazilli yi iyi tanıdığını söyler 67 : Gelişmesiyle Aydın ın gıbtasını çeken Nazilli nin çeyrek yüzyıl öncesi durumunu yakından biliyorum. Bu şirin kasabada bir yıllık öğretmenliğim var. Sümerbank Basma Fabrikası nın işletmeye açıldığı yıl ortaokulunda öğretmendim. O zamanlar birkaç bin nüfuslu olan Nazilli, Bilbaşar ın zihninde küçük karabiber ağaçlarıyla, becerikli, çalışkan, sevimli insanlarıyla şirin bir taşra kasabası olarak yer etmiştir. Nazilli halkının, Bilbaşar ın beğendiği bir başka güzel tarafı ise imece usulüyle çalışmaya yatkın olmalarıdır. Halkın birlik olarak kurduğu okul yaptırma derneği, lise, öğretmen okulu ve kız sanat enstitüsü binalarından sonra erkek sanat enstitüsünün binasını yapmaya girişmiş, öğretmenler de aynı dernek yardımıyla kendilerine bir lokal yaptırmışlardır. Bilbaşar, sokakta gördüğü insanların meziyetlerinin yanı sıra öğrencilerini de çalışkanlıkları, yeniliklere açık olmalarıyla takdir etmektedir. Nazilli de öğretmenlik yaptığı bu bir yıl boyunca Bilbaşar kasabanın tek oteli olan Nazilli Palas ta kalmakta ve akşam yemeklerini otelin arkasındaki Hacı Emminin Lokantası denilen yerde, otelde kalan ressam, mühendis ve teknisyen arkadaşlarıyla birlikte yemektedir. O yıl açılacak olan Nazilli Basma Fabrikası nın hazırlıklarını tamamlamak için orada çalışan Rusya da eğitim görmüş ressam, mühendis ve teknisyenlerle günlük yaşamdan, fabrikanın sorunlarından olduğu kadar Rus sanat ve 66 Bedia Hanımın Amerikan Kız Koleji nde de ders vermeye başladığını Anadolu gazetesindeki bir haberden öğreniyoruz. Bkz. Öğretmen Tayinleri, Anadolu, nr. 9573, 15 Nisan Kemal Bilbaşar, Ege nin Hızla Gelişen Şehri: Nazilli III, Demokrat İzmir, nr. 5631, 5 Ocak 1963.

33 33 edebiyatından da söz ettikleri yemek saatlerinden sonra geceleri onlardan aldığı kitapları aşağıdaki kahveden yükselen tavla şakırtıları, kahkahalar ve şarkı sesleri arasında okumuş, Çehov, Dostoyevski ve Gogol le ilk kez burada tanışmıştır. Okul paydosunda ise bu okumalarını bisikletlerine binip gittikleri Menderes boyundaki ağaç altlarında öğrencileriyle paylaştığını belirtmektedir. Bilbaşar ın kendi ifadelerinden hem eğlenceli hem de öğretici olan bu gezintiler sırasında çocuklar oyuna daldığında Pamuk Islah İstasyonu ndaki ziraat mühendislerini ziyarete gittiğini, onlardan toprak ürünleri üzerinde dönen oyunlar hakkında bilgiler aldığını ve bütün bu izlenimlerini o yıl, Hacı Emminin Damadı, Budakoğlu ve Kaza adlı hikâyelerinde kaleme aldığını öğrenmekteyiz 68. Kasaba hayatını yakından tanıma imkânı bulduğu bu döneme ait yansımaları onun diğer eserlerinde de bulmak mümkündür. Bilbaşar, Nazilli de geçirdiği bu bir yılın sanat yaşamına çok olumlu katkıları olduğunu belirtmiştir 69. Bilbaşar ın Nazilli de öğretmenken düştüğü sıkıntılı durumu göstermesi bakımından 15 Mayıs 1937 de İzmir e tayin olabilmek için Kültür Bakanlığı na yazdığı şu dilekçe dikkat çekicidir 70 : Nazilli Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeniyim. Ders senesi başından beri muhtelif zamanlarda bakanlığınız yüksek katına sunduğum dilekçelerde karım resim öğretmeni Bedia nın İzmir Kız Lisesi nde, benim Nazilli de çalıştırılmaklığımız yüzünden uğradığımız ailevî ve iktisadî güçlüğü, hamisiz kalan lise tahsil çağındaki kardeşimin tahsiliyle yakından ilgilenmek mecburiyetini arz etmiş ve İzmir ortaokullarından birine atanmamı yalvarmıştım. Bakanlığınızın yüce vicdanı vaziyetimizi göz önüne alarak İzmir deki münhallerden birine harcırahsız talip olup olmadığımı 31 Mart 1937 tarih ve no ile sordurmuş; fakat gene 15 Nisan 1937 tarih ve 5082 nolu tahriratla mektebî vaziyetler yüzünden naklimin ders senesi sonuna bırakıldığı bildirilmişti Yılında..., s agy., s Bu yazı Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır.

34 34 Bu dilekçe ile bakanlığınız yüksek makamının vadini hatırlatarak ödevimin İzmir ortaokullarından birinine harcırahsız olarak nakledilmesini saygılarımla yalvarırım. 8. İzmir Yılları a) Karataş Ortaokulu Bu girişimleri sonucunda 16 Ekim 1937 tarihinde İzmir e gelen ve Karataş Ortaokulu nda göreve başlayan Kemal Bilbaşar, artık meslek hayatının sonuna kadar İzmir de kalacak ve yirmi dört yıl tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi öğretmenliği yaptığı bu okulda emekli oluncaya kadar çalışacaktır. İzmir in seçkin okullarından olan Karataş Ortaokulu nun öğretmenler odası Bilbaşar ın ifadesiyle bir sanat ve edebiyat akademisi niteliğindedir. Yazar buradaki öğretmenlerin fikir ve sanat yayınlarını takip ettiklerini, özellikle Kültür Bakanlığı nın yayımladığı klasikleri ellerinden düşürmediklerini ve okudukları kitapları aralarında tartıştıklarını söylemektedir 71. Bu öğretmenlerden İlhan İleri 72 ve Garra Sarmat ın İzmir in o dönemde önemli dergilerinden olan Aramak, Fikirler gibi dergilerde yazılarının yayımlanması Bilbaşar ın da aralarında bulunduğu öğretmen kadrosunun ne kadar nitelikli olduğunun bir başka göstergesidir. İzmir de görev yaptığı bu yıllarda yakın arkadaşları arasında, Cumhuriyet devri İzmir inin tanınmış eğitimci ve yazarlarından biri olan, aynı zamanda Kültür dergisi ile İzmir Kültür Gazetesi ni çıkaran Asım Kültür 73, Anadolu gazetesi, İzmir Kültür Gazetesi, İzmir Sesi ve Aramak dergilerinde yazan 74, aynı zamanda Musevi 71 Behzat Ay, s İlhan İleri, Karataş Ortaokulu Türkçe öğretmenlerindendir. Aramak dergisi hakkında çıkan yazılardan anlaşıldığına göre İleri, burada yayımlanan şiirleri ile o yıllarda beğeni toplamış hatta Ataç onun şiirini zevkle okuduğunu ve kendisinden çok şey ümit edilecek bir şair olduğunu belirtmiştir. Bkz. Aramak Hakkında Söylenenler, Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s Kemal Bilbaşar da bir yazısında onun şiir anlayışından söz ettikten sonra İleri nin sahasında tek olduğunu söylemiştir. Bkz. Yeni Şiirimizde Gruplaşma ve Müstakil Bir Şair: İlhan İleri, İzmir Kültür, nr. 16, 1 Temmuz Geniş bilgi için bkz. Ö. Faruk Huyugüzel, İzmir Fikir ve Sanat Adamları ( ), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2000, s agy., s

35 35 okulunda Türkçe öğretmeni olan 75 İrfan Hazar 76 ve Anadolu gazetesinin sekreteri olan, daha sonra da birçok gazetenin yayımlanmasında önemli rolü olan Orhan Rahmi Gökçe 77 vardır. Bu arkadaşlarıyla sık gittikleri yerler orduevi, Meserret Kahvesi, Ankara Palas ve Şükran Lokantası dır 78. Bilbaşar, bu arkadaşlarıyla ilişkisi hakkında şunları söylemektedir 79 : Bu arkadaşlarla kozmopolit ticaret gelenekleri çok ağır basan bu büyük kentte kendi sanat dünyamızı kurmaya çalışıyorduk. Anadolu gazetesi, Fikirler ve Kültür dergileri bizim için birer sığınaktı. Kemal Bilbaşar, öğretmenlik mesleğinin yazarları olumlu yönde etkilediğini düşünmektedir. Cemo adlı romanıyla Türk Dil Kurumu ödülü alması dolayısıyla kendisiyle TRT Ankara radyosunda yapılan bir röportajda 80 bu konuyla ilgili bir soruya verdiği cevapta öğretmen okullarında ve köy enstitülerinde genelde halk çocuklarının okuduğunu ve orada aldıkları eğitimden sonra yetiştikleri çevre ile toplum arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıkları görüp kendi sınıflarının hakları için savaşa girdiklerini söylemiştir. Bilbaşar a göre bu konuda en uygun çalışma alanı da edebiyattır. Ayrıca öğretmenler, meslek yaşamları boyunca öğrenci velileriyle sık sık görüştükleri için çeşitli kesimlerden insanları tanıma imkânı da bulurlar Yılında..., s İrfan Hazar, İzmir in tanınmış gazeteci ve yazarlarındandır. İlk yazıları 1926 yılında Balıkesir gazetesinde çıkmıştır. İzmir de Anadolu, İzmir Sesi, İzmir Kültür, Fikirler, Kültür, Aramak gibi devrin önemli gazete ve dergilerinde roman, hikâye ve makaleleri yayımlanmıştır. Geniş bilgi için bkz.. Huyugüzel, İzmir Fikir ve Sanat Adamları ( ), s Orhan Rahmi Gökçe, Cumhuriyet devri İzmir inin profesyonel gazetecilerindendir. Romanları, şiirleri ve eleştiri yazılarıyla da Türk edebiyat ve fikir tarihine katkıda bulunmuştur. Gazeteciliğe Hizmet te başlayan Orhan Rahmi, Anadolu ve Sabah Postası gazetelerinde devam etmiştir. Orhan Rahmi gazeteciliğinin yanı sıra edebî eserleri, özellikle de romanlarıyla dikkati çekmiştir. Geniş bilgi için bkz. Şerife Kamer Kaçmaz, Orhan Rahmi Gökçe nin Hayatı ve Romanları Üzerinde Bir İnceleme, basılmamış doktora tezi, İzmir 2001, 245 s. 78 Bu bilgi yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir Yılında..., s Bu radyo programının kaydı bize yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir.

36 36 Öğretmenlik mesleği, değişik yerleri tanımada yazara pek çok fırsat vermiştir. Öğrencilerle yapılan toplu geziler yakın çevreyi, büyük tatil gezileri uzak çevreleri görüp tanımak imkânını sağlamıştır. Gözlemci bir yazar olan Bilbaşar, çoğu zaman bu gezilere ait izlenimlerini kaleme almış ve yayımlamıştır. Bilbaşar, İzmir de bulunduğu devrede halkevi ile bağlantısını hiç kesmemiş, faaliyetlerine katılmış 81 ve bir dönem kitapsaray ve yayım kolu üyeliğini yapmıştır 82. Bilbaşar, Karataş Ortaokulu nda öğretmenlik yaparken aynı zamanda bir özel okul olan Ege Lisesi nde de ders vererek kendisine ek gelir sağlamıştır 83. Bilbaşar, uzun yıllar yaptığı öğretmenlikte hem Karataş Ortaokulu müdürleri hem zaman zaman teftişe gelen müfettişler tarafından başarılı bulunmuştur. Karataş Ortaokulu nda yılları arasında müdürlük yapan Fikri İnalöz, Bilbaşar ın siciline yazdığı değerlendirmelerde onun pedagojik sahadaki hakimiyetinin eksiksiz olduğunu, öğrencileriyle çok ilgilendiğini ve kendini neşriyat sahasında da yetiştiren başarılı bir öğretmen olduğunu söylemiştir. Okulda tarihleri arasında idarecilik yapan Garra Sarmat da İnalöz gibi Bilbaşar ı iyi bir öğretmen olarak görmüştür. Yaptığı değerlendirmelerde onun iyi bir eğitici olduğunu, öğretimde aktif metodu kullandığını, çok okuyan bir insan olduğu için derslerinin çok renkli ve faydalı geçtiğini, genel kültür ve meslekî bilgisini arttırmada gayretli olduğunu belirtmiştir 84. Çeşitli tarihlerde Milli Eğitim müfettişleri Ziya Karamuk, Emin Oktay ve Besim Gürmen de yaptıkları teftiş sonucu sundukları raporlarında Bilbaşar ın bilgili, çalışkan, öğrencilerine faydalı, mesleğine bağlı bir öğretmen olduğunu belirtmişlerdir Bu bilgi yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. 82 Halkevinde Toplantı Yapıldı, Anadolu, nr. 7203, 31 İkinci Kanun Bu bilgi yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. 84 Bu bilgiler Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi ndeki talim sicili nden alınmıştır. 85 Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden.

37 37 b) Alşar Kitabevi Kemal Bilbaşar 1945 yılında geçimine destek olması amacıyla Bahri Baba Parkı nın karşısında bir kitabevi açar. İnönü Caddesi No: 70/72 de bulunan bu dükkânı yazar 14 Ağustos 1945 tarihinde 450 lira karşılığında içindeki kontrplak, kaset ve bütün malzemesi ile birlikte Hamza Pideci den devralır 86. Burası sadece kitapların değil, aynı zamanda bazı gazetelerin ve kırtasiye malzemelerinin de satıldığı bir dükkândır. İstanbul da çıkan Pınar dergisinde yayımlanan bir ilandan anlaşıldığına göre Alşar Kitabevi aynı zamanda Pınar dergisinin İzmir bayiidir 87. Mustafa Şerif Onaran, Şu Bizim İzmir başlıklı yazısında tek parti yönetiminin hâkim olduğu 40 lı yıllarda insanların nasıl bir siyasî baskı altında bulunduklarını ifade ettikten sonra Bilbaşar ın kitabevinden de şöyle söz etmektedir 88 : Hani şu sigara paketlerinde, kibrit kutularında orak-çekiç arayan anlayışın baskısı altında yaşadığımız o kırklı yılların İzmir inde nasıl bir karabasan içinde olduğumuzu gösteren bir başka olay: Karataş Ortaokulu nda tarih öğretmeni olan Kemal Bilbaşar, geçimine destek olsun diye bir kitapçı dükkânı açmıştı. Bahribaba nın karşısı denize doğru böyle açık değildi o zamanlar; sıra dükkânlar vardı karşıda. İşte o dükkânlardan birinde Alşar adında bir kitapçı dükkânı vardı Kemal Bilbaşar ın. Adının soyadının son harflerini alarak Alşar adını koymuştu işyerine. Ama kibrit kutularında orak-çekiç arayan anlayış kızıl kent anlamını yakıştırdığı için önce imzasız mektuplarla gözdağı vermiş, sonra da camını çerçevesini kırmıştı işyerinin. Kemal Sülker de Alşar kitabevinin kapanması konusunda şunları söylemektedir 89 : 86 Bu bilgiyi yazarın oğlu Taran Bilbaşar dan aldığımız, yazarın kendi el yazısıyla hazırladığı Alşar kitabevinin devri ile ilgili sözleşmeden öğrenmekteyiz. 87 Pınar, nr. 6, 1 Eylül 1945, s Mustafa Şerif Onaran, Şu Bizim İzmir, Cumhuriyet Dergi, nr. 650, 6 Eylül 1998, s Kemal Sülker, Gözlemci, gerçekçi, toplumcu bir yazarın yaşamı noktalandı., s. 7.

38 38 İzmir in sanat ve edebiyat çevresinde saygın bir yeri olan Bilbaşar bir ara kitapçı dükkânı açtı ve çağdaş uygarlığı amaçlayan yazarların yapıtlarını, dergilerini satarken bağnazların ve tutucuların taşlı saldırısına uğradı, kitapçılığı bıraktı. Yazarın oğlu Taran Bilbaşar ın verdiği bilgiye göre de Alşar kitabevi aynı zamanda Orhan Rahmi Gökçe, İrfan Hazar, Naci Sadullah 90, İlhan İleri gibi devrin İzmir inin önemli şair ve yazarlarının da toplandığı bir yerdir. Ama sonunda burası sol görüşlü yazarların bir araya geldikleri bir nifak yuvası olarak görülür ve yoğun baskılara dayanamayan Bilbaşar, yaklaşık bir yıl sonra kitabevini kapatmak zorunda kalır. Alşar kitabevinin kapanmasında, Memurîn Kanunu na göre devlet memurlarının başka bir işte çalışamamasının da etkili olduğu düşünülebilir. İzmir Valisi Şefik Soyer tarafından 14 Kasım 1945 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı na yazılan bir yazıda yer alan şu cümlelerden kitabevi dolayısıyla Bilbaşar ın ilgili makamlara şikâyet edildiği anlaşılmaktadır 91 : Karataş Ortaokulu öğretmenlerinden olup komünizm mefkuresini taşıyan ve son zamanlarda Bahribaba Parkı nın karşısındaki ada üzerinde bulunan dükkânlardan 72 sayılı dükkânda Alşar adını verdiği bir kitabevi açan ve bu konu üzerinde 21 Eylül 1945 gün ve 1702 sayılı yazımızın yüksek bakanlıklarına bilgi verilen Kemal Bilbaşar ın yazısı dikkati çeker görülmüş, Gün gazetesi ile Tan gazetesinden kesilen yazı ilişik olarak İçişleri Bakanlığı na aynen sunulmuştur. c) Görevden Uzaklaştırılması 90 Naci Sadullah daha çok polemik yazılarıyla tanınan bir gazeteci ve yazardır. İlk yazıları 1943 ten sonra Yeni Asır da yayımlanmış, daha sonra kendisi de Havadis adlı bir gazete çıkarmıştır. Bu gazete kapandıktan sonra ise Demokrat İzmir de yazmıştır. Naci Sadullah, yazı ve röportajlarıyla Cumhuriyet devri gazeteci ve yazarları arasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıntılı bilgi için bkz. Huyugüzel, İzmir Fikir ve Sanat Adamları ( ), s Aralık 1945 tarihli bu yazı Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır.

39 lı yıllar tek parti döneminin baskılarıyla sol eğilimli yazar ve aydınlar için oldukça sıkıntılı geçmiştir. Bu yıllarda yazarlar, görevden uzaklaştırılma, kitaplarının toplatılması, göz altına alınma gibi olaylar yaşamıştır lı yılların ikinci yarısındaki önemli olaylardan biri de Tan gazetesinin yakılmasıdır. II. Dünya Savaşı sonrasında Türk dış politikasının yeniden düzenlenmesi gündeme geldiğinde, Türkiye nin SSCB ile iyi ilişkiler kurması gerektiğini savunan tek basın organı Tan gazetesidir. Tan ın bu çizgisi diğer gazeteler tarafından eleştirilir ve özellikle gazetenin faal yazarlarından olan Zekeriya Sertel le Sabiha Sertel suçlanır. Ayrıca Tan daki yazılarında Türk-Sovyet ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını savunan Tevfik Rüştü Aras da İsmet İnönü nün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Dış İşleri Bakanlığı görevinden alınarak büyükelçi yapılmıştır. Böylece iktidarın ve milliyetçi çevrelerin tepkisini toplayan Tan gazetesi 4 Aralık 1945 te çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğu bir grup gösterici tarafından önce protesto edilir, sonra matbaası tahrip edilerek yağmalanır. Tan ın yakılmasında Sertellerle polemiğe girmiş olan Hüseyin Cahit Yalçın ın da payı vardır. Hüseyin Cahit in Tanin de Kalkın ey ehli vatan! Bu vatan cephesine lüzum vardır. başlıklı imzasız makalesi gençlerin galeyana gelmesinde etkili olmuştur 92. Tan Olayı olarak adlandırılan bu karışıklıktan sonra gerek Tan gazetesi gerekse diğer sol eğilimli gazete ve dergiler yayınlarına son vermek zorunda kalmışlardır 93. Kemal Bilbaşar ın da Yurt ve Dünya, Adımlar, Ant gibi sol eğilimli dergilerde ve tek parti dönemini ağır bir dille eleştiren Tan gazetesinde 1945 yılına kadar yazmış olduğu bazı yazılar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından soruşturma açılmasına ve bir süre öğretmenlik görevinden uzaklaştırılmasına yol açmıştır. Hakkında soruşturma açılmadan evvel, yazdığı gazete ve dergilerle dikkati çekmesiyle evinde polisler 92 Ö. Faruk Huyugüzel, Hüseyin Cahit Yalçın ın Hayatı ve Edebî Eserleri Üzerinde Bir Araştırma, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İzmir, 1984, s Ayrıntılı bilgi için bkz. Emin Karaca, Türk Basınında Kalem Kavgaları, Gendaş, İstanbul, 1998, s ; Tekin Erer, Basında Kavgalar, İstanbul, 1965, s

40 40 arama yapmış ve yazılı her şeyini götürmüşlerdir 94. Bilbaşar ın evinde yapılan bu aramada üzerinde çalıştığı eserin müsveddeleri bile alınmıştır 95 : 1945 ten biraz önce CHP bir oyun yarışması düzenledi. Bu oyun yarışmasına katılmaya karar verdim. Kadırga ve Cevizli Bahçe hikâyelerinden üç perdelik bir oyun çıkardım. Aşağı yukarı seksen beş daktilo sayfası. Oyunun son perdesini yazmakta olduğum sırada, daktilo başındayken, yanımda da bir arkadaşım vardı, görevliler geldiler, bu son perdeyi, kitapları, mektupları, alıp gittiler. Bu arada altmış sayfalık bir hikâyemi de aldılar. Piyesin 4. perdesini yeniden yazdım. Bilbaşar, bir yazısında 96 evinde yapılan aramanın sebebi olarak bir süre Tan gazetesinde çalışmış olmasını ve Sabiha Sertel in çıkaracağı Görüşler dergisine yazı gönderme vaadinde bulunmasını görür. Bilbaşar hakkındaki soruşturma, İzmir Valiliği nin Milli Eğitim Bakanlığı na yazdığı bir yazıyla ki bunun gerisinde de İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü nün veya İzmir Emniyet Müdürlüğü nün bazı yazıları olması gerekir- başlar. Vali Şefik Soyer imzasıyla gönderilen yazı şöyledir 97 : İstanbul da haftalık kültür, aktüalite gazetesi olarak yeniden intişar etmeye başladığı anlaşılan Gün başlıklı gazetenin 15 Kasım 1945 tarihli iki sayılı nüshasında İzmir de tanınmış bazı şahsiyetlerin de yazıları görülmüş ve elde edilerek tetkik edilmiştir. Bunlardan İzmir de bulunanlar ilkokul müfettişi Asım Kültür ün kardeşi Ortaokulu Türkçe öğretmeni İsmet Kültür, Kız Öğretmen Okulu orta kısmında 94 Yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ un verdiği bilgiye göre yazarın öğrencilerine ait sınav kağıtlarını bile götürmüşlerdir. Çünkü yazar birbirlerine bakmasınlar diye onları iki gruba ayırmış ve kağıtların üzerine de oturdukları yere göre sağ ve sol diye yazmıştır. Arama yapmaya gelen görevliler sınav kağıtlarının üzerindeki sağ, sol sözcüklerinden bile bir anlam çıkarırlar. 95 Doğan Hızlan, Kemal Bilbaşar: Yalnız azınlğı düşünerek yazmıyorum., Söyleşiler, Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2001, s. 29. Buraya alınan röportajın ilk defa nerede çıktığını tesbit edemedik Yılında..., s Aralık 1945 tarihli bu yazı Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır.

41 41 öğretmen Lütfiye Güçlü, Vatan 98 gazetesinin 5/11/1945 tarihli nüshasının üçüncü sahifesinin son sütununda Trampa başlıklı yazı yazan Karataş Ortaokulu öğretmenlerinden olup komünizm mefkuresini taşıyan ve son zamanlarda Bahri Baba Parkı nın karşısındaki ada üzerinde bulunan dükkânlardan 72 sayılı dükkânda Alşar adını verdiği bir kitabevi açan ve bu konu üzerinde 21/9/1945 gün ve 1702 sayılı yazımızın yüksek bakanlıklarına bilgi verilen Kemal Bilbaşar ın yazısı dikkati çeker görülmüş, Gün gazetesi ile Tan gazetesinden kesilen yazı ilişik olarak İçişleri Bakanlığı na aynen sunulmuştur. İzmir de bulunanlardan başka evvelce İzmir Erkek Lisesi nde öğrenci iken okul arkadaşları arasında komünizm lehinde tahrikatta bulunduğundan on beş gün hapse mahkum olup bilahare İstanbul Maçka da Işık Lisesi ne nakledilmiş olan Attila İlhan adında bir komünistin de yazısı bulunmaktadır. Lütfiye Güçlü öteden beri hareket ve temasları denetlenen ve ilimizin B ihtiyat defterinin 280 sayısına kayıtlı bir komünisttir. İlkokul müfettişi Asım Kültür, birçok senelerden beri İzmir de vazife gören, il mecmualarında çıkan birçok yazılarında daima komünizmi çok zımnî bir surette müdafa eden sinsi ve muhitin komünistlerince adeta bir şef olarak tanınan bir şahsiyettir.kendisi çok zeki, etrafında topladıklarına mefkuresini telkin edebilecek bir kabiliyettedir. Filhakika Gün gazetesinde kendi imzasıyla çıkmış bir yazısı arz edilen durumuna bir mesnet olarak gösterilemez ise de kardeşi İsmet Kültür ün imzasıyla yazılan yazının Asım Kültür den ilham alındığına şüphe bulunmamaktadır. İl merkezinde Milli Eğitim sahasında çalışan ve mefkureleri itibariyle yekdiğerine çok yakın bir samimiyet ve münasebetleri bulunan Asım Kültür, İsmet Kültür, Lütfiye Güçlü ve Kemal Bilbaşar adındaki şahısların zaman zaman birleşerek taşıdıkları mefkurenin yayılmasını sağlamak maksadıyla hareket ettiklerine ve birçok kimseleri kendi anlamları dairesinde aşılamaya muvaffak olacaklarına inanmaktayım. 98 Burada verilen gazete adı yanlıştır, biz yaptığımız taramalarda yazarın Trampa adlı hikâyesinin Tan gazetesinde 5-11 Kasım 1945 tarihinde 3 tefrika halinde yayımlandığını tespit ettik.

42 42 Bu bakımdan her birisinin ayrı ayrı bölgelere dağıtılmaları münasip olacağı mütalaasında bulunduğumu yüksek tensiplerine saygı ile arz ederim. Bu yazıya dayanarak bir ay sonra, yani 14 Aralık 1945 te Hakkı Tonguç, Besim Kadırgan, Halil Onan gibi yetkililerle Maarif Vekilliği Müdürler Encümeni toplanır ve toplantı sonucunda, İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya Öğretmeni Kemal Bilbaşar ın görülen lüzum üzerine bakanlık emrine alınmasına karar verilir. Böylece 19 Aralık 1945 tarihinde Bilbaşar görevinden uzaklaştırılır. Bilbaşar ın görevden uzaklaştırılmasına sebep olarak gösterilen Trampa, Tan gazetesinde Halktan Dinlediğim Hikâyeler başlığı altında yazdığı hikâyelerden biridir. Trampa da bir köy ağası olan Hacı Salim in kendi karısını, yanında çalışmakta olan Durmuş onbaşının karısıyla trampa etmek istemesi ve bu süreçte başına gelenler anlatılır. Bu hikâye de konu olarak Bilbaşar ın diğer hikâyeleri gibi sosyal bir meseleyi ele almaktadır. Dolayısıyla görevden uzaklaştırılmasının Trampa dan dolayı değil onun yayımlandığı yer olan Tan dan dolayı olduğunu düşünmek daha doğrudur. Bilbaşar, görevden uzaklaştırıldıktan sonra hakkını aramak için Ankara ya giderek açığa alınmasına göz yuman Köy Enstitüleri nin kurucusu Hasan Ali Yücel le görüşür, ona bakanlık emrine alınmasının sebebini sorar. Yücel in verdiği cevaba göre suçu sol görüşlü gazete ve dergilere hikâye vermektir. Bunun üzerine Bilbaşar, kendini şöyle savunmuştur 99 : Ben halkçı bir yazarım. Sesimi duyurmak için her yayın organından yararlanmaya çalışırım. Tasvir gazetesinde de Ankara halkevi dergisinde de yazılarım çıkmıştır. İsterlerse Ulus gazetesine de hikâyelerimi memnunlukla veririm. Hikâyelerimde suç sayılacak bir yan varsa beni mahkemeye verin. Ama yazılarımdan değil de onların yayımlandığı gazete ya da dergi nedeniyle beni suçlayıp cezalandıramazsınız. 99 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s. 5.

43 43 Altı aya yakın bir süre mesleğine ara vermek zorunda kalan yazarın savunması haklı bulunarak göreve iade edilir. Bilbaşar, 31 Mayıs 1946 da tekrar görevine başlar. Onun görevine dönüş haberi Anadolu gazetesinde şöyle duyurulur 100 : Haber aldığımıza göre birkaç ay evvel bakanlık emrine alınmış olan Karataş orta mektep tarih-coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar vazifesine iade edilmiştir. Kemal Bilbaşar ın başına gelenler bu kadarla da kalmaz. 15 Mayıs 1948 tarihinde toplanan Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Komisyonu raporundan 101 öğrendiğimize göre Kemal Bilbaşar, Anadolu gazetesinde çalıştığı ileri sürülerek Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü ne şikâyet edilmiştir. Bunun üzerine Disiplin Komisyonu Başkanı Müsteşar Besim Kadırgan tarafından Zat İşleri Müdürlüğü ne şu yazı yazılmıştır: İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar hakkında yapılmış ve Orta Öğretim Genel Müdürlüğünün 6 Ocak 1948 tarih ve 41 sayılı teklif yazısı üzerine bakanlık yüksek katından komisyonumuza havale buyrulmuş olan soruşturma kağıtlarının incelenmesi sonucunda adı geçenin aşağıda yazılı hareketi 102 ithamını mucip görüldüğünden bu cihetin Memurîn Kanunu nun 55. maddesi uyarınca kendisine tebliğini ve yedi gün içinde alınacak savunma yazısının tebellüğ kağıdıyla birlikte komisyonumuza gönderilmesini rica ederim. Disiplin Komisyonu yazarın savunma yazısını da inceleyerek şu karara varır: İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar ın İzmir de yayımlanan Anadolu gazetesinde ücretle çalıştığı ileri sürülmekte ise de adı geçenin bu gazetede telif ve tercüme yazılar yazdığı ve bu yazılarına karşılık olarak telif hakkı aldığı ve sözü edilen gazetede ücretle çalışmadığı anlaşıldığından ve bu husustaki savunma yazısı da yerinde görüldüğünden hakkında disiplin işlemi tayinine mahal olmadığına ancak ilişik dosyada mevcut müfettiş raporu münderecatına 100 B. Kemal Bilbaşar, Anadolu, nr , 21 Mayıs Temmuz 1948 tarihli ve 134 sayılı bu belge Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır. 102 Belgenin altında hareketle ilgili şu bilgi vardır: İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar ın Anadolu gazetesinde ücretle çalışmakta olduğu anlaşılmıştır.

44 44 nazaran İzmir den başka bir yere naklinin tavsiyeye değer olduğuna ve teklif dosyasının Orta Öğretim genel müdürlüğünce görülüp gereği yapıldıktan sonra Zat İşleri Müdürlüğüne havalesine karar verildi. Disiplin komisyonu başka bir yere naklini uygun bulsa da Orta Öğretim Genel Müdürü tarafından 29 Ocak 1949 tarihinde Zat İşleri Müdürlüğü ne yazılan yazıda buna gerek olmadığı belirtilmiştir 103. Önce kitabevinin yoğun baskılar sonucu kapatılması, sonra Tan gazetesindeki yazısı sebep gösterilerek görevden uzaklaştırılması ve bunun ardından üç yıl sonra Anadolu gazetesinde çalıştığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılması yazarın psikolojisini olumsuz yönde etkilemiştir. 11 Ekim 1948 de asabi rahatsızlığına dair doktor raporuna 104 dayanarak Bilbaşar a bir ay izin verilmiştir. Uykusuzluk, baş ağrısı, çarpıntı gibi şikâyetlerle gittiği okul doktorunun koyduğu teşhis nevrasteni dir 105. Memuriyet hayatı böyle çalkantılı geçen Bilbaşar, sonraki yıllarda da sürekli olarak bakanlığın dikkatini çekmiş ve takip altında tutulmuştur. Müfettiş Asım Korkut tarafından 1 Mayıs 1952 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı na Bilbaşar hakkında verilen rapor da bunu göstermektedir 106 : Teftiş Kurulu başkanlığının 29 Ocak 1952 tarih, 540 sayılı emirleri üzerine İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar ın durumunu inceledim. 103 Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınan belgede şunlar yazmaktadır: İzmir Karataş Ortaokulu Tarih-Coğrafya öğretmeni Kemal Bilbaşar hakkında verilen disiplin komisyonu kararında yalnız mecburi nakli tavsiye edildiğinden ve hakkında disiplin işlemi tayinine mahal olmadığı denildiğine göre kararın adı geçene tebliği uygun görülmemiş ve bir örneği dosyasına konulmak üzere saygılarımla sunulmuştur. 104 Doktor raporu ve izinli olduğuna dair belge Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden alınmıştır. 105 Yorgunluk Sendromu olarak da anılan Nevrasteni nin ortaya çıkış sebepleri arasında özellikle stresli ortamlarda, fazla zihinsel ya da bedensel çalışma ile yorulma vardır. Hastalığın temel belirtileri çabuk yorulma, gerginlik, baş ağrısı ve isteksizliktir. Nevrasteni nin tedavisinde hastanın bir süre çalışma ortamından uzaklaşması ve hastalığa neden olan çatışmanın altında yatan sebeplerin incelenmesi önerilir. 106 Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden.

45 45 Kendisinin uzun zamandan beri İzmir de bulunduğu, bundan iki yıl öncesine kadar solculuk töhmetiyle Emniyet Dairesinin daimi takibi altında bulunduğu, fakat son iki yıldan beri bu vadide herhangi dikkati çeken bir haline rastlanmadığı bildirilmiştir. Bundan başka Bilbaşar ın yine geçen senelerde İzmir de çalışan diğer bir bayan öğretmenle münasebet tesis ettiği, hatta onunla gayrı meşru temaslarının had dereceyi bulduğu, ailesiyle arasının açıldığı ve yuvasının yıkılmasına ramak kalmış iken bahis konusu öğretmenin Dikili ye nakledilmesi üzerine durumun düzelmiş olduğu öğrenilmiştir. Asım Korkut, raporun devamında bütün bu olumsuz ifadelerine rağmen Bilbaşar ın olumlu özelliklerini de sıralamaktadır: Bu haller dışında Kemal Bilbaşar, kafası işleyen, zeki, okuyan ve hatta kitabı olan öğretim ve eğitim usullerine hakkıyla vakıf bir elemandır. Okul idaresi ve öğretmenlerle iyi bir işbirliği içindedir. Öğrencilerinin mesaisini değerlendirme, onları öğretimin bugünkü anlayışına uygun olarak, istenilen gayelere doğru götürme bakımından müsbet çalışan ve beğenilen bir öğretmendir. Yukarıda açıklanan iyi çalışmalarına ve başarısına rağmen, yine yukarıda belirtilen nakiseleri dolayısıyla Kemal Bilbaşar ın üstün derecede muvaffakiyet sağlamış bir eleman olarak mütalaa edilemediğini saygılarımla arz ederim. 9. Emekliliği ve Siyasi Hayatı Bilbaşar, iki yılı ilk öğretimde, yirmi beş yılı da orta öğretimde olmak üzere yirmi yedi yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 5 Aralık 1961 tarihinde yazdığı dilekçeyle emekliye ayrılmak istediğini belirtmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı nın da onayı üzerine 18 Aralık 1961 tarihinde emekliye ayrılmıştır. 1 Ocak 1962 tarihinden itibaren de kendisine 720 lira aylık bağlanmıştır Bu bilgiler Milli Eğitim Bakanlığı nın 24 Ocak 1962 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ne yazdığı yazıdan alınmıştır.

46 46 Kemal Bilbaşar ın emekli olduktan sonra İzmir de bir süre daha yaşamaya devam etmesinde eşi Bedia Hanımın 1963 yılına kadar Kız Lisesi ndeki görevinin sürmesi etkili olmuştur. Demokrat İzmir deki bir haberden öğrendiğimize göre Bedia Hanım, 1963 yılının aralık ayında emekliye ayrılmıştır 108. Kemal Bilbaşar ın emekli olmayı istemesinin sebebi hem siyasî hayata atılmayı düşünmesi hem de vaktini eserlerini yazmaya ayırma arzusudur. Bilbaşar bir ankette kendisine yöneltilen Bu mevsim için neler hazırlıyorsunuz? sorusuna verdiği cevapta emekliye ayrılınca yazmak için geniş vakit bulacağını umduğu anlaşılıyor 109 : Öğretmenlik meslek hayatımı bu ay sonunda tekmillemiş olacağım. Bu sebeple daha bu yazdan uzun süreli çalışma isteyen tasarılarımı gerçekleştirme çabasıyla işe giriştim. Bilbaşar siyasete atılmayı düşündüğü günlerden de şöyle söz etmektedir 110 : İşçi Partisi nin kurulması üzerine yılında emekliliğimi istedim, siyasi hayata atıldım. Ege de partinin örgütlenmesi ve seçimlerde başarı kazanması için partili arkadaşlarımla el ele çalıştım te on dört milletvekilinden oluşan bir grup soktuk meclise. Bir milletvekilini de İzmir den yollamıştık. Görevimin bittiğini kabul ederek tekrar yazı masamın başına döndüm. Bilbaşar ın İşçi Partisi ne katılmasının gündeme gelişi 1962 yılında İzmir de Erdoğan Berktay ın evinde olur. Vatan, Yön gibi çeşitli gazete ve dergilerde yazan Erdoğan Berktay bir akşam Kemal Beyi, eşini ve yine partide görev alan Arslan Başer Kafaoğlu nu evine davet eder. O akşam Türkiye nin geleceği, sol grupların durumu 108 Şehrimiz Kız Lisesi öğretmenlerinden Bedia Bilbaşar, emekli olması münasebetiyle Kız Lisesi nde bir çay vermiştir. Çayda kalabalık bir davetli topluluğu hazır bulunmuştur. Bkz. Kız Lisesi öğretmenlerinden Bedia Bilbaşar emekli oldu., Demokrat İzmir, nr. 5962, 27 Aralık Bu mevsim için neler hazırlıyorlar?, Yeditepe, nr. 48, 1-15 Ekim 1961, s Yılında..., s Yazar, emekliliği 1961 in sonunda olduğu için 1962 tarihini vermiş olmalı. Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden aldığımız belgelerde emekliliğinin 1961 yılının sonunda olduğu açıkça görülüyor.

47 47 gibi çeşitli konular hakkında sohbet ederlerken Bilbaşar a İşçi Partisi ne katılma konusunda fikri sorulur. O da İstanbul a gidip partinin genel başkanı Mehmet Ali Aybar la görüştükten sonra kararını vereceğini söyler. Erdoğan Berktay ve Arslan Başer Kafaoğlu, Kemal Bilbaşar gibi İzmir de gerek eserleriyle gerek gazetedeki yazılarıyla isim yapmış, saygı duyulan birine partinin ihtiyacı olduğunu söyleyerek onu partiye katılmaya teşvik ederlerse de Bilbaşar, Aybar la görüştükten sonra karar vermekte ısrar eder 112. Bilbaşar, siyasetle uğraşmaya başladıktan sonra seçim çalışmaları esnasında pek çok yeri dolaşma ve buraların halkını yakından tanıma imkânı bulur. Yazılarıyla halka yararlı olmak, halkı aydınlatmak gayesi güden yazar, gezip gördüğü yerleri sadece mekân ve konu itibariyle değil üslubuyla da eserlerine aktaracaktır. Nitekim 1963 yılınnda kaleme aldığı Cemo ve bundan sonraki eserlerinde halka ulaşma çabası dilde de kendini göstermektedir: 1961 de emekli olup kısa bir süre politikayla uğraşmak zorunluluğunu, halkçı bir yazar sorumluluğuyla kabullenerek köy köy dolaştığım aylarda şunu fark ettim: Okumuş yazmışları çok az olan köyler ve kasabalar halkı henüz sözlü edebiyat ortamında yaşamaktadırlar. Şehirli olan bizlerin en yalın bir dille anlattığımız nesnelerden bir şey anlamamaktadırlar. Aramızda köyden yetişmiş, köylü diyalektini rahatlıkla kullanan bir konuşmacımızı anlayışla izlediklerini görünce halkçı bir yazarın sözlü edebiyat ortamında yaşayan geniş halk topluluğuna ancak masal ve destan dilini kullanarak yaklaşabileceğini, içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve siyasal bunalımlar ve onların çözüm yollarını ancak bu araç ile anlatabileceğini sezdim. Arslan Başer Kafaoğlu, bir il başkanları toplantısında Bilbaşar ı İzmir İl Başkanı Rahmi Eşsizhan ın danışmanı olarak gördüğünü ve onun konuşmasını dinlediğinde siyasete vâkıf bir politikacı izlenimi edindiğini söylemektedir. 112 Bu bilgiler yazarın İşçi Partisi nden arkadaşı olan Arslan Başer Kafaoğlu tarafından verilmiştir.

48 48 Kemal Bilbaşar, partide bir süre İzmir İl Başkanlığı da yapmıştır. Arslan Başer Kafaoğlu bunun tarihleri arasında olduğunu söylerse de muhtemelen bu tarihte bir yanlış hatırlama söz konusudur. Çünkü arası Kemal Bilbaşar Amerikada dır; partide idari bir görevi olsaydı yurt dışında bir yıla yakın kalması mümkün olmazdı. Bilbaşar ın kızının dediği gibi bu dönemin 1962 ile 1964 yılları arasında olması daha doğru görünmektedir. Başer Kafaoğlu na göre Bilbaşar, sendikacıların aydınlara olan güvenini sağlayan, partinin birliğine katkıda bulunan, parti içi hizipleri yok eden, başarılı bir başkanlık dönemi geçirmiştir. Partide il başkanlığı dışında genel yönetim kurulu üyeliği 113, il danışma kurulu üyeliği gibi idari görevlerde de bulunmuştur. Her zaman edebî kimliğini ön planda gördüğü Bilbaşar ın parti başkanı olması Attila İlhan ı çok şaşırtmıştır. Bir yazısında o günleri şöyle hatırlamaktadır 114 : Asıl büyük şaşkınlığım Denizin Çağırışı adlı romanını asla unutamadığım, hikâyeci ve romancı Kemal Bilbaşar ın bir akşamüstü gazeteye TİP İzmir İl Başkanı olarak geldiği an oldu. O Kemal Bilbaşar ki 40 Karanlığı nın en ümitsiz günlerinde Yürüyüş dergisinde gerçekçiliği insanın tüylerini ürperten Anadolu hikâyeleri yayımlamıştı, acı, yürek törpüsü; ama yine de açık bir humour, coşturucu bir yaşama sevinciyle dolu hikâyeler: Irgatların Öfkesi ne kadar insanın yüreğini sıkılmış bir yumruğa çevirirse Cevizli Bahçe o kadar delikanlı bir heyecanla yüklüdür. İlhan, yazısının devamında Bilbaşar ın kendisini de partiye katılmaya çağırdığını belirtir: Bir akşam işten çıkmak üzereydim; vapura yetişmek telaşındaydım, gözlerinin içi cıvıl cıvıl ışık, Kemal ağbiy (Bilbaşar) odama girmişti; ayaküstü beni bir kenara çekerek dedi ki: Memmet Ali Beyle görüştük, senin burada olduğunu söyledim, niye partiye girmiyor diye sordu, daha fazla gecikmemelisin! 113 Genel yönetim kurulu üyesi olduğunu Demokrat İzmir gazetesindeki iki haberden öğreniyoruz: İzmir den çekilen telgraflarda TİP idarecileri hükumeti istifaya davet etti., Demokrat İzmir, nr. 6607, 7 Temmuz 1965; TİP ve YTP, Demokrat İzmir, nr. 3638, 8 Ağustos 1965.

49 49 Bilbaşar ın bu ısrarına rağmen Attila İlhan partiye katılmaz. Kendisi partiye katılmadığı gibi başka sanatçıların da partide özellikle idari görevlerde bulunmasını pek doğru bulmadığı şu ifadelerden anlaşılmaktadır 115 : Şurası da bir gerçek ki, partinin yönetici takımı arasındakiler klasik bir demokraside, sosyalist bir partiyi yönetebilecek profesyonel ziyaretçiler olmaktan çok 40 Karanlığı nda feci şekilde ezilmiş sosyalist aydın ve sanatçılardı; aydınların ve sanatçıların bütün meziyetleriyle -ama bütün kusurlarıyla da- oradaydılar yazında yapılan seçimlerde partinin genel başkanı Mehmet Ali Aybar, Bilbaşar a İzmir dışında hangi ili isterse liste başından onu aday olarak göstereceğini söylemiştir. Bunun üzerine Bilbaşar, Manisa dan liste başı olarak milletvekili adayı olmasına rağmen seçilememiştir. Ege Bölgesi nin seçim kampanyasını Kemal Bilbaşar, Güner Elçin ve Arslan Başer Kafaoğlu yürütmüş ve 1965 seçimlerinde partinin genel sekreteri Cemal Hakkı Selek i meclise sokmayı başarmışlardır 116. Bundan sonra yazar bir daha siyasetle aktif olarak uğraşmamıştır. Sonraki yıllarda partideki günlerini düşündüğünde şöyle bir değerlendirme yapar 117 : 1962 yılında TİP saflarına katılarak giriştiğimiz toplumcu mücadele 1965 seçimlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ne bir grup sokacak ölçüde başarıya ulaşmışken 1967 den sonra parti içinde baş gösteren düşünce ayrıcalıklarını ve liderler arasındaki kişisel çatışmaları önleyemediğimiz, partinin çözülüp dağılmasına fırsat verdiğimiz için kendimizi tarih önünde sorumlu buluyor, TİP in kapatılmasıyla siyasi hayatımızın da sona erdiği inancını taşıyorum. 10. Amerika ya Gidişi 114 Attila İlhan, TİP Mucizesi, Cumhuriyet, nr , 28 Şubat agy. 116 Bu bilgiler yazarın İşçi Partisi nden arkadaşı olan Arslan Başer Kafaoğlu tarafından verilmiştir.

50 50 Kemal Bilbaşar ve eşi Bedia Hanım, 1964 ün ağustosunda kızları Esin i ziyaret amacıyla gittikleri Amerika da 1965 in mayısına kadar kalırlar. Kızları Minneapolis te bir gazetede çalışmaktadır. Ayrıca Kemal Bilbaşar ın ağabeyi Burhan Beyin oğlu Sayhan da eşi ile birlikte Florida da yaşamaktadır. Amerika da kaldıkları sürede bir ay kadar da Florida da Sayhan Beyin yanında bulunmuşlardır. Bilbaşar, bu yolculuğundan Demokrat İzmir gazetesindeki bir yazısında şöyle söz eder 118 : Amerika ya yaptığım unutulmaz şilep yolculuğumu, yeni dünyada gördüklerimi, duyduklarımı, incelemelerimi dönüşte bir yazı serisiyle okuyucularımıza sunacağım 119. Ama karşıma çıkan öyle bazı önemli problemler var ki bunların vakit geçirilmeden kamuoyuna ve sorumlu kişilere duyurulmasında fayda ve zorunluluk var. Bilbaşar, bu yazının devamında hükûmetin Kıbrıs a yardım malzemeleri taşımak amacıyla yeni şilepleri Milli Savunma Bakanlığı nın emrine vermesini eleştirmekte, bunu Amerika ile Türkiye arasında nakliyat yaparak elde ettiği dövizle devlete de gelir sağlayan yeni şilepler yerine eski şilep ya da takaların yapabileceğini söylemektedir. Kemal Bilbaşar, Amerikan toplumu hakkında yaşadığı hayal kırıklığını belirtirken bu ülkenin insanlarını ve yaşam tarzını sevemediğini ve onlarda Türk insanlarının sıcaklığını bulamadığını söylemektedir. Hatta onun Amerika ile ilgili bu olumsuz intibaları yeğeni Sayhan ın da bir yıl sonra Türkiye ye dönmesinde etkili olmuştur 120. Yazar bu düşüncelerini Minneapolis Star gazetesinde kendisiyle yapılan bir röportajda da dile getirmektedir. Ayrıca bu röportajda Amerikan edebiyatı 117 Bu bilgiler Kemal Bilbaşar ın 17 Mayıs 1975 tarihinde Mehmet Ali Aybar a yazdığı mektuptan alınmıştır. 118 Kemal Bilbaşar, Amerika Mektubu: Şileplerimizin başını bağlamayalım., Demokrat İzmir, nr. 6156, 18 Ekim Ne yazık ki bu yazı dizisini dönüşünde yayımlamamıştır. 120 Bu bilgiler yazarın kızı Esin Rey tarafından verilmiştir.

51 51 hakkında düşüncelerini belirten yazar, beğendiği Amerikan yazarlar arasında William Saroyan, Ernest Hemingway, John Steinbeck ve William Miller i saymaktadır 121. Nihayet yaklaşık on aylık seyahatten sonra 1965 mayısında karı koca Türkiye ye dönerler. İzmir de artık onları bağlayan bir şey kalmadığı için 1966 nın başında, oğullarının yaşadığı şehir olan İstanbul a yerleşmeye karar verirler. Bilbaşar ın bu kararında belki de İzmir in edebiyat ve kültür muhitlerinden uzak olmasının da etkisi vardır. Oğlunun verdiği bilgiye göre Bilbaşar, İzmir de yaşadığı dönemde kitaplarını rahat bastıramamaktan şikayetçi olmuştur. 11. İstanbul Yılları Kemal Bilbaşar, emekliliğinin beşinci yılında İzmir den ayrıldıktan sonra ölünceye kadar İstanbul da yaşamıştır. İzmir deki çalışmalarında daha çok hikâyeye ağırlık veren yazarın kitapları İstanbul da yılların birikimiyle art arda yayımlanmıştır. Burada vaktinin büyük bölümünü yazı faaliyetine ayıran yazarın bu devrede sekiz telif, üç tercüme romanı ve iki hikâye kitabı yayımlanmıştır. Telif romanları: İlk şeklini Demokrat İzmir deyken yayımladığı Cemo, daha sonra üzerinde ayrıntılı olarak duracağımız gibi çekirdeğini Kadırga hikâyesinin oluşturduğu Yeşil Gölge, Cemo nun devamı niteliğinde olan iki ciltlik Memo, bir çocuk romanı olan Yonca Kız, daha önce Cumhuriyet te tefrika edilen Yanlış Zifaf ın geliştirilmiş şekli olan Başka Olur Ağaların Düğünü, tarihî konulara yöneldiği Kölelik Dönemeci, Bedoş ve Zühre Ninem dir. Tercüme ettiği romanlar ise Gölgedeki Zorbalar ve çocuk kitapları olan Ayşe nin Öksüzleri ile iki ciltlik Gülenay dır. Yayımlanan iki hikâye kitabından biri olan Irgatların Öfkesi nde ise çoğu daha önce yayımlanmış olan hikâyelerini bir araya yılında yapılan bu röportajın metni yazarın kızı Esin Rey tarafından verilmiştir.

52 52 getirmiştir. Diğer hikâye kitabı Kurbağa Çiftliği nde çocuklar için hikâyelerle bir de masal yer alır. İstanbul da yoğun bir tempoyla çalışması sonucu 1969 yılında sürmenaj entelektüel 122 teşhisi konan bir psikolojik rahatsızlık geçirmiştir. Cemo romanıyla ödül kazanmasının ardından çalışmalarını arttırması sonucu oluşan bu rahatsızlığı yaklaşık altı aylık bir tedaviyle atlatır. Bilbaşar ın iyileşmesi Yeni Edebiyat dergisinde şöyle haber verilir 123 : Uzun bir hastalık geçiren Kemal Bilbaşar yeniden sağlığına kavuştu ve çalışmalarına başladı. Unesco Cemo yu basmak için PEN Kulüp e başvurdu. Bu kuruldan kitap üstüne bilgi istiyor. Ünlü sanatçı uzun süre sürmenaj entelektüel den mustaripti. Eylül 22 den bu yana da tedavi altındaydı. Bilbaşar ın 1972 de yayımlanan Başka Olur Ağaların Düğünü romanı kitabın yayımcısı tarafından Orhan Kemal Roman Yarışması na gönderilmiştir. Jüride Cevdet Kudret, Hilmi Yavuz, Konur Ertop ve Mehmet Doğan ın bulunduğu yarışmaya Talip Apaydın, Burhan Günel, Ümit Kaftancıoğlu, Samim Kocagöz, Çetin Altan ve Yusuf Ziya Bahadınlı gibi ünlü isimler katılmıştır 124. Kemal Bilbaşar, yaptığı bir açıklamada Başka Olur Ağaların Düğünü nün haberi olmaksızın yayımcısı tarafından yarışmaya gönderildiğini, durumu Yeni Ortam gazetesinden öğrendiğini ve yarışmaya katılmak istemediğini belirtmiştir. Yarışmaya katılmamasının sebebini ödül almış bir yazar olarak gençlere yol açmak olarak gösteren yazar bu davranışıyla takdir toplamıştır 125. Bilbaşar, Başka Olur Ağaların Düğünü romanıyla ilgili bir olay daha yaşamıştır. Kemal Bilbaşar ın Üç Buutlu Hikâyeler i ile Pembe Kurt u birleştirerek 122 Sürmenaj, uzun süre çalışmaktan dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Sürekli yorgunluk sonucu organlarda geçici bir bozulma oluşur. Kısa süreli hatırlayamama durumları, huzursuzluk, halsizlik, isteksizlik temel belirtileridir. 123 Bilbaşar iyileşti., Yeni Edebiyat, nr. 5, Mart 1970, s Orhan Kemal Roman Ödülü Yarışması na sekiz roman katıldı., Yeni Ortam, nr. 146, 8 Şubat Bilbaşar, O. Kemal Roman Ödülü ne katılmıyor., Yeni Ortam, nr. 155, 17 Şubat 1973.

53 yılında Gelinin Muradı adlı filmi çeken Atıf Yılmaz, ilk çıkışını da bu film ile yapmıştır. Kemal Bilbaşar daha sonra bu iki hikâyesini geliştirerek Başka Olur Ağaların Düğünü romanını kaleme almıştır. Selim İleri, Yedinci Sanat dergisindeki Garip Bir Benzeşme adlı yazısında Bilbaşar ın bu romanının Atıf Yılmaz ın 1957 yılında çektiği Gelinin Muradı adlı filmin senaryosu ile benzerlik taşıdığını söyleyerek onu dünün sinema seyircisi ve yarının edebiyat okuruna saygı duymamakla suçlamıştır 126. Kemal Bilbaşar da bu ağır suçlama karşısında hem Selim İleri ye hem de derginin sahibi ve yazı işleri müdürüne dava açarak manevi tazminat talebinde bulunmuştur 127. Ayrıca Atıf Yılmaz a noterlik kanalıyla gönderdiği bir yazıda Gelinin Muradı nın senaryosunun kendisine ait olduğu iddiasında bulunup bulunmadığını sormuştur. Atıf Yılmaz ise gönderdiği cevapta bu konuda herhangi bir beyanının olmadığını söylemiştir 128. Gelinin Muradı romanı hakkında Selim İleri nin ortaya attığı iddia bazı gazete ve dergilerde de benimsenerek yayımlanmıştır. Bunlardan biri Kitaplar dergisinde Kitaplar, Yazarlar, Olaylar sütununda Tarık Dursun K. tarafından yayımlanmıştır. Bilbaşar ona gönderdiği mektupta tanışıklıkları olmasına rağmen işin aslını kendisine sormadığı için sitem ederek Gelinin Muradı nın senaryosunun kendisi tarafından yazıldığını, sadece Pembe Kurt hikâyesindeki traktör dövüşü sahnesinin prodüktör tarafından eklendiğini söylemiştir 129. Bilbaşar, açılan dava sonucu mahkemeyi kazanmış ve söz konusu yazıyı yazanın ağır kusur işlediği kanısına varılarak Selim İleri ve derginin yazı işleri 126 Selim İleri, Garip Bir Benzeşme, Yedinci Sanat, nr. 1, Mart 1973, s Kemal Bilbaşar, Selim İleri yi dava etti., Milliyet Sanat, nr. 31, 4 Mayıs 1973, s Bu yazışmaların metinleri yazarın oğlu Taran Bey vesilesiyle ulaştığımız Kemal Bilbaşar ın özel evrakı arasında çıkmıştır Mayıs 1973 tarihli mektup yazarın oğlu Taran Bey vesilesiyle ulaştığımız Kemal Bilbaşar ın özel evrakı arasında çıkmıştır.

54 54 sorumlusu manevi tazminata mahkum edilmiştir 130. Bunun üzerine Selim İleri, bir yazısında hatasını kabul ettiğini belirtmiştir 131 : Bir iki yıl önce Yedinci Sanat dergisinin ilk sayısında Garip Bir Benzeşme başlıklı yazımda Sayın Kemal Bilbaşar ın yazarlık onurunu zedelemeye yeltenmiştim. Kimi sinema yazarlarının tutarsız kanıtlarından yola çıkan bu yazı için utançlıyım bugün. Sayın Kemal Bilbaşar bağışlayan tutumuyla insanca davranışıyla bana çok şey öğretti. Kendisine açıkça teşekkür etmek isterim. Selim İleri nin özür dilemesinin ardından maddi tazminat talebini geri alan Bilbaşar a Yedinci Sanat dergisinin yöneticileri gönderdikleri mektupla teşekkür ederek onu dergilerine süresiz abone yapmak istediklerini belirtmişlerdir 132. Yazarın ölümünden sonra 1990 yılında Başka Olur Ağaların Düğünü romanı da Fatih Aslan tarafından senaryolaştırılıp dizi halinde TRT de yayınlanmıştır. İzmir de bir dönem siyasetle uğraştıktan sonra bir daha bu konuyla ilgilenmeyen Bilbaşar, 1975 yılında Mehmet Ali Aybar tarafından Sosyalist Parti nin kurucuları arasında yer almaya davet edilir 133. Bilbaşar, İşçi Partisi nde görev aldığı dönemde yaşanan problemleri mazeret göstererek bu daveti reddeder 134. Aynı yıllarda Bilbaşar ın kitapları ders kitapları müfredatından çıkarılır. Milli Eğitim Bakanlığı nın Türkiye deki orta öğretim kurumlarına gönderdiği ve Tebliğler Dergisi nde de yayımlanan 16 Ekim 1975 tarihli emri ile bazı kitapların okul ve sınıf kitaplıklarından kaldırılmasına ve toplatılmasına karar verilmiştir. Genelgede buna sebep olarak Okullarda mizah edebiyatı adı altında veya memleket gerçeklerini 130 Kemal Bilbaşar ın Bir Sanat Dergisine Açtığı Dava Sonuçlandı, Yeni Ortam, nr. 860, 31 Ocak Kemal Bilbaşar ın Bir Öyküsü, Yeni Ortam, nr. 928, 9 Nisan Şubat 1975 tarihli bu mektup, yazarın oğlu Taran Bey vesilesiyle ulaştığımız Kemal Bilbaşar ın özel evrakı arasında çıkmıştır. 133 Mehmet Ali Aybar ın 5 Mayıs 1975 tarihli mektubu bize, yazarın oğlu tarafından verilmiştir. 134 Kemal Bilbaşar ın 17 Mayıs 1975 tarihli mektubu bize, yazarın oğlu tarafından verilmiştir.

55 55 aksettirdikleri iddiasıyla yayınlanan; fakat gerçekte milli terbiyemize aykırı, ahlak, aile, hatta cemiyet değerlerimizi yıkmaya matuf kitapların bulunması gösterilmektedir 135. Bu kitaplar arasında Cevat Fehmi Başkut, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Oktay Akbal, Refik Erduran, Afet Muhteremoğlu, Tarık Dursun, Rıfat Ilgaz, Mahmut Makal, Bekir Yıldız, Fakir Baykurt, Çetin Altan, Yaşar Kemal ve Aziz Nesin in kitaplarıyla birlikte Kemal Bilbaşar ın kitapları da vardır. Bilbaşar ın Cemo su yasak kitaplar arasındadır. Kitapları toplatılan yazarlardan Yaşar Kemal, Çetin Altan, Oktay Akbal, Afet Muhteremoğlu, Aziz Nesin ve Kemal Bilbaşar bir araya gelerek bir basın toplantısı düzenlemiş ve bu durumu eleştirmişlerdir 136. Kemal Bilbaşar, bu konuda gerekli protestoların yapılması gerektiğinden yana tavır aldığını belirtmiştir li yılların sonunda Bilbaşar, eşi ve Tekin Yayınevi nin sahibi Kemal Karatekin le birlikte Bulgaristan a gitmiştir. Üç hafta süren bu geziye Bilbaşar, Zühre ninesinin yaşadığı yerleri görmek arzusuyla çıkmıştır. Ayrıca yazar, İstanbul da bulunduğu devrede 1969 yılından sonra hemen hemen her yıl eşiyle birlikte Paris te yaşayan kızının yanına gitmiş, bu ziyaretleri sırasında zaman zaman diğer Avrupa şehirlerini de ziyaret etmiştir 138. Bu seyahatlerinden birinde gittikleri İspanya yı yazar çok beğenmiş, oradaki yaşantıyı Türklerinkine yakın bulduğunu söylemiştir 139. Yazarın İstanbul da yaşadığı yıllarda yaptığı önemli işlerden biri de kısa adıyla Yazko olan Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi nin 1980 yılında kurulmasına ön ayak olmasıdır. Yazko nun Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Ağaoğlu, Yazko nun kuruluş sürecini anlatırken Türkiye nin önde gelen yazar ve çevirmenlerinden oluşan yüz beş kişiye 1979 yılında öneri mektubu gönderdiğini; Yılı Edebiyat Takvimi, Nesin Vakfı Yıllığı 1977, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1977, s agy., s agy., s Bu bilgi yazarın kızı Esin Rey tarafından verilmiştir. 139 Bilbaşar ın Amasralı Gemiciler i çıkıyor., Yeni Ortam, nr. 4, 14 Eylül 1972.

56 56 fakat hiçbir kişisel temas kurmadan öneriye cevap veren yalnız iki kişi bulunduğunu belirtmektedir 140. Bu iki kişiden biri: Kemal Bilbaşar, diğeri Bertan Onaran dır. Ağaoğlu 11 kurucu üyeyi ancak 1980 martında toplayarak Yazko yu kurmuştur 141. Daha sonra yapılan kongrede yönetim kuruluna seçilenler arasında Kemal Bilbaşar da vardır 142. Ayrıca Bilbaşar, Yazko tarafından düzenlenen iki yarışmada da jüri üyeliği yapmıştır 143. Bilbaşar ın, Bedoş ve Zühre Ninem romanları ile Cemo nun 10. baskısı da Yazko Yayınları arasında çıkmıştır. Ayrıca Bilbaşar, Yazko Edebiyat dergisinde de hikâyelerini yayımlamıştır. Kemal Bilbaşar ın İstanbul yıllarında başından geçen önemli olaylardan biri de Sıkıyönetim Savcılığı tarafından hakkında soruşturma açılmasıdır. 27 Mart 1980 tarihinde Türk Ceza Kanunu nun o çok ünlü 141. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle açılan soruşturmanın sebebi şudur: Türkiye Devrimci Komünist Partisi nin program ve tüzüğünü içeren ve yazarı belli olmayan Yoldaş adlı kitap Kemal Bilbaşar a gönderilmiştir. Yazar, kim tarafından gönderildiği belli olmayan bu kitabı kabul etmeyip iade etmesine rağmen bu yayın kendisine gönderildiği için illegal örgüt üyesi olmakla suçlanır. Askeri Savcılığa çağrılarak ifadesi alındığında yazar, yasal partilerle bile ilişkisi olmadığını, hiçbir şekilde siyasetle uğraşmadığını ve üzerinde orak-çekiç resmini görünce gönderilen kitabı kabul etmediğini belirtmiştir. Ayrıca Türkiye Devrimci Komünist Partisi ile de hiçbir ilgisi olmadığını belirten Bilbaşar, parti mensuplarını da, partinin yayın organı olan Yoldaş gazetesini de bilmediğini söyleyerek kendini savunmuştur. Yazar, gazeteci olduğu için bu tarz yayınların 140 Zeynep Avcı Karabey, Yazko da yönetim el değiştirdi., Hürriyet Gösteri, nr. 31, Haziran 1983, s agy., s Yılı Edebiyat Takvimi, Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı 1981, Kardeşler Basımevi, İstanbul, 1981, s Bkz. Yazko Ödülleri, Yazko Edebiyat, nr. 3, Ocak 1981, s. 152; Yazko Edebiyat, nr. 12, Ekim 1981, s. 157.

57 57 kendisine gönderilmesinin normal olduğunu daha önce de Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ne ait broşürler gönderildiğini söylemiştir. Yazarın savunmasının yanı sıra, evinde Askerî Mahkeme kararıyla yapılan aramada da suç unsuru sayılabilecek herhangi bir şeye rastlanmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir 144. Kemal Bilbaşar, 1945 yılında başlayan soruşturma ve baskılardan neredeyse ölümüne kadar kurtulamamış, evinde yapılan aramalar yüzünden de birçok eser müsveddesini, mektup, günlük gibi özel evrakını kaybetmiştir. Bilbaşar ın ölümünden önceki son faaliyetlerinden biri de Gösteri dergisinin açtığı yarışmada hikâye alanındaki seçici kurulda yer almasıdır Hastalığı, Ölümü ve Yankıları 1982 yılının sonunda, Paris te yaşayan kızı ve damadını ziyareti sırasında yaptırdığı sağlık kontrolleri sonucunda kalp yetmezliği teşhisi konan Bilbaşar ın daha önce de bir enfarktüs geçirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca damar tıkanıklığı ve tansiyon yüksekliği olduğunun da belirlenmesiyle zaten evhamlı bir kişiliğe sahip olan 146 yazar kısa bir süre sonra Türkiye ye dönmüştür. İlerleyen günlerde yüksek tansiyon sonucu beyin damarlarından birinin hasar görmesi üzerine, ölümünden önceki son on yedi günde ise beyninde oluşan pıhtılaşma yüzünden çevresindeki insanları tanıyamaz hale gelmiştir. Hatta zaman zaman halüsinasyonlar görmüş, özellikle 1923 yılında vefat eden çok sevdiği Zühre ninesiyle konuşmuştur 147. Ölümünden üç gün önce bitkisel 144 Bu bilgiler Sıkıyönetim Yardımcı Savcısı Koray Gülkök tarafndan yazılan 30 Nisan 1981 tarihli yazıdan alınmıştır. Bu belge,bize yazarın oğlu tarafından verilmiştir. 145 Gösteri Dergisi Ödülleri, Nesin Vakfı Yıllığı 1982, Kardeşler Basımevi, İstanbul, 1982, c. 1, s Oğlu Taran Beyin verdiği bilgiye göre Bilbaşar ın hasta bir insanla tokalaştıktan sonra hemen ellerini yıkama, bir cenaze gördüğünde hastalık bulaşabilir korkusuyla cenazeden uzak durma gibi hassasiyetleri vardır. 147 Bu bilgiler yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir.

58 58 hayata giren yazar hastaneye kaldırılmış; fakat beyin damarlarının tıkanması sonucu 21 Ocak 1983 tarihinde Vatan Hastanesi nde hayata gözlerini yummuştur. Şişli Camii nde kılınan ikindi namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı nda toprağa verilmiştir 148. Ölümünden sonra gazetelerde ailesinin, Yazko nun ve Yazarlar Sendikası nın verdiği taziyeler yer almaktadır 149. Bunun dışında Bedia Hanıma eşinin arkadaşları tarafından gönderilmiş, başsağlığı dileyen pek çok mektup bulunmaktadır. Mektup gönderenler arasında yazarın İzmir devresinden yakın arkadaşı olan ve Bilbaşar la aynı yıl Türk Dil Kurumu ndan şiir ödülü alan Nahit Ulvi Akgün, yakın arkadaşı Orhan Rahmi Gökçe nin eşi Rebia Gökçe, Karataş Ortaokulu ndan öğretmen arkadaşı Saffet Aykun, Bilbaşar ın Gazi Eğitim den arkadaşları olan, Garra Sarmat ve Turgut Çarkoğlu vardır 150. Bilbaşar, kırk beş yıl edebiyatla uğraşmış, ödüller almış, kitaplarının birçok baskıları yapılmış bir yazar olmasına rağmen ne yazık ki ölümü fazla yankı bulmamıştır. Ölüm haberi TRT de kısa bir haber olarak geçilir. Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bir yazıda TRT nin bu tutumu eleştirilir 151 : Gazeteci ve yazar Kemal Bilbaşar öldü doğumlu sanatçının cenazesi yarın İstanbul da toprağa verilecek. Evet, TRT televizyonu işte ünlü yazar Kemal Bilbaşar ın ölüm haberini böyle verdi. Alabildiğine sade, kısa iki cümlecikle... Ne kimliği, kişiliği, edebiyata getirip götürdükleri konusunda bilgi ne Cemo, Memo, Irgatların Öfkesi ve TDK Ödülü... Hiçbirinden söz edilmedi. Bilbaşar ın kendisi, kim bilir, belki de bu sadelikte bile hoşlanacak bir yan bulabilirdi. Ama biz bu ülkenin okuyan, yazan kişileri bu yanı bulamadık. 148 Yazar Kemal Bilbaşar önceki akşam öldü., Milliyet, nr , 23 Ocak Bkz. Cumhuriyet, nr , 23 Ocak Bu mektuplar yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir. 151 Günlerin Getirdiği, Cumhuriyet, nr , 4 Mart 1983.

59 59 Ölümünü duyuran kısa haberler dışında, dikkate değer birkaç yazı çıkmıştır. Kendisini Bilbaşar ın mutlu yuvasının beşinci kişisi olarak gören İlhan İleri, Yeni Asır da çıkan yazısında 152 daha çok yazarın hikâye yazma tekniği üzerinde durarak hak ettiği yeri bulmasını temenni etmektedir 153 : Onun zaman içinde daha da büyüyeceğine inandığım değerini, edebiyat tarihçilerinin de saptamakta gecikmeyeceklerini sanıyorum. Bir diğer yazı Oktay Akbal a aittir. Akbal da Bilbaşar ın eserlerinden, yazı serüveninden kısaca söz ettikten sonra onunla ilgili intibalarını şöyle anlatmaktadır 154 : Kemal Bilbaşar ı 1943 yılında tanımıştım. Yazın dünyasında adını yeni duyuruyordu. İlhan Berk le Marmara Gazinosu nda buluşmuş, konuşmuşlar. Üstü başı temiz, titiz bir kişiymiş. Ayakkabısının tozunu arka cebinden çıkardığı bir bezle silmiş. İlhan buna pek şaşırmıştı. O günlerde yanılgılar vardı böyle, sanatçı ille de dağınık, perişan, bohem kılıklı olacak; içecek, gezecek, tozacak, her türlü acayip davranışı yapacak. Akbal ın anlattıkları Bilbaşar ın özellikle İstanbul dayken edebiyat çevrelerine çok fazla girmeyişini bir ölçüde açıklamaktadır. O, düzenli aile hayatı, titiz bir insan olması, giyim kuşamına çok itina göstermesi gibi yönleriyle alışılmış yazar tipinden ayrı olduğu için İstanbul da edebiyat çevreleri ile sıkı bir ilişki içerisine girememiştir. Dergilerde onun hakkında yazanlardan biri de Atilla Özkırımlı dır. Özkırımlı, Milliyet Sanat ta yazarın kısa bir biyografisini verdikten sonra sanat anlayışı ve eserleri hakkında bilgi vermektedir 155. Ölümünden sonraki yazılardan bir diğeri ise Doğan Hızlan a aittir. Hızlan, yazarın eserleri ile ilgili değerlendirmelerinin yanı sıra onunla yaptıkları bir 152 İlhan İleri, Kemal Bilbaşar ın Ardından, Yeni Asır, nr , 23 Şubat agy. 154 Oktay Akbal, Kemal Bilbaşar, Cumhuriyet, nr , 20 Şubat Özkırımlı, s

60 60 televizyon programının çekiminden söz etmektedir 156. Bilbaşar ın evinde yapılan bu çekim, Yaşayan Edebiyatçılar programı içindir. TRT adına yapılan bu çekim yayımlanmadığı gibi, Doğan Hızlan ve yazarın oğlu Taran Bilbaşar ın verdiği bilgiye göre bu programın kaseti üzerine başka bir çekim yapılmıştır. Dolayısıyla Bilbaşar ın hayatı, eserleri, hayata bakışı gibi konularda kendi ağzından bilgi edinebileceğimiz böyle bir kaynak ne yazık ki yok edilmiştir. Bilbaşar ın da Yaşayan Edebiyatçılar programında kendisi ile ilgili bölümün yayınlanmamasından üzüntü duyduğunu şu cümlelerinden anlıyoruz 157 : Bir var ki arkamızdan gelen kuşaklar bizi etkili ateş alanına girmiş savaşçı gibi görüyorlar. Her an yaşamımız sona erecekmiş bekleyişi içindeler sanki... Örnekse, Türk televizyonunun geçen yıl filme aldığı yirmi beş dakikalık söyleşiyi yayınlamayıp arşive kaldırmış olması. Bu olay böylesi bir bekleyişten kaynaklanıyor sanıyorum. Bir emri hak vaki olursa bu söyleşiyi ağıtsal bildirilerin ardından yayınlamayı düşünmüş olmalılar. Eğer bu varsayım doğruysa o günü çok beklerler, o söyleşi de çoktan eskimiş olur. Kemal Sülker in de Bilbaşar hakkında iki yazısı çıkmıştır. Bunlardan biri Yeditepe de 158, diğeri de Varlık 159 ta yayımlanmıştır. Sülker, bu yazılarda yazarın yaşam öyküsünden kısaca söz ettikten sonra onun eserleri ve sanat anlayışı hakkında bilgi vermektedir. Şükran Kurdakul, Yazko Somut ta Bilbaşar ın hikâyeleri ve romanları üzerine ayrıntılı bir değerlendirme yazısı yazmıştır Doğan Hızlan, Kemal Bilbaşar, Hürriyet Gösteri, nr. 27, Şubat 1983, s Yılında..., s Kemal Sülker, Edebiyat dünyası bir kayıp daha verdi., Yeditepe, nr. 442, 7 Mart 1983, s Kemal Sülker, Gözlemci, gerçekçi, toplumcu bir yazarın yaşamı noktalandı., s Şükran Kurdakul, Cemo nun yaratıcısı Kemal Bilbaşar öldü., Yazko Somut, nr. 27, 4 Şubat 1983, s. 12.

61 61 Ölümünden sonra hikâyelerinden bazıları çeşitli yerlerde yayımlanmıştır. Bunlardan biri Talat Halman ın hazırladığı antolojide yer almıştır. İngilizce olarak hazırlanan Türk Hikâyeleri Antolojisi, 1984 yılında Hintçe ye çevrilerek Hindistan da Adhunik Turki Kahaniyan (Modern Türk Hikâyeleri) adıyla yayımlanmıştır. Bu antolojide Bilbaşar ın yanı sıra Sait Faik, Sabahattin Ali, Necati Cumalı, Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Aziz Nesin gibi yazarların hikâyeleri de yer almaktadır yılında yayımlanan Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı nda yukarıda sözünü ettiğimiz yazılardan seçmeler yer almaktadır. Aynı yıllığın 1985 yılına ait cildinde de Kemal Bilbaşar ın ölümünün birinci yılında anılmasına dair bir toplantıdan söz edilmektedir. Bu toplantı 23 Ocak 1984 tarihinde saatleri arasında İstanbul Tabipler Odası nın toplantı salonunda yapılmıştır. Yazko tarafından düzenlenen toplantıda bir açış konuşması yapan Erol Toy dan sonra Aramak dergisini birlikte çıkardıkları arkadaşı Cahit Tanyol, Bilbaşar ı İzmir devresinden tanıyan Şükran Kurdakul ve yazar arkadaşı Adnan Özyalçıner birer konuşma yapmış, Kamran Yüce de, yazarın bir hikâyesini okumuştur. Toplantının ardından Yazko da Kemal Bilbaşar ın kitaplarından, el yazıları ve resimlerinden oluşan bir sergi açılmıştır 162. Bildiğimiz kadarıyla 2000 yılına kadar yazar hakkında herhangi bir anma toplantısı yapılmamıştır yılının ocak ayında Kemal Bilbaşar hakkında İzmir Evrensel Kültür Merkezi nde Gani Oğuz tarafından bir söyleşi düzenlenmiş; fakat bu söyleşiye dinleyici katılımı çok az olmuştur 163. Bu toplantı dışında 23 Ocak 2002 tarihinde Türkiye Yazarlar Sendikası İzmir Temsilciliği ve Kipa Alışveriş Merkezi işbirliğiyle düzenlenen Uğur Mumcu ve 161 Talat Halman ın hazırladığı antoloji Hindistan da yayınlandı., Milliyet Sanat, nr. 101, 1 Ağustos 1984, s Kemal Bilbaşar ölümünün 1. yılında anılıyor., Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı1985, Kardeşler Basımevi, İstanbul, 1985, s Bülent Habora, Reşat Enis in Düşündürdükleri, Evrensel, 22 Ocak 2000.

62 62 Kemal Bilbaşar ı Anma Günü nde öğretmen yazar Tacim Çiçek tarafından yapılacak konuşma ise konuşmacı gelemediği için iptal edilmiştir. Bilbaşar, öz eleştirisini yaparken kendisi hakkında verilecek en kısa; fakat en doğru yargının İzmir de kendi hayatını yaşayan, gördüğünü, duyduğunu olduğu gibi yazan iddiasız bir yurttaştır. cümlesi olduğunu söylemektedir 164. O gerçekten de mütevazı bir hayat yaşamış ölümü de hayatı gibi sessiz sedasız olmuştur. II. YAZI VE EDEBİYAT HAYATI 1. Yazı Hayatının Başlaması Kemal Bilbaşar, anılarında kendi anlattıklarından öğrendiğimiz kadarıyla küçüklüğünden beri güzel sanatlara karşı eğilimi olan biridir. Çocukluğunu anlatırken de söz ettiğimiz gibi daha küçük bir çocukken oynadıkları tiyatrolarla insanları güldürmekten zevk aldığını söylemesi buna bir örnektir. Gerçi o bunları yaparken ilerde hikâye ve romanlarıyla meşhur olacağını hiç aklına getirmemiştir 165 : Küçük yaşlarda her çocuk gibi ben de o günlerin etkileyici ilgilerine kapılarak büyüyünce arabacı, trenci, vapurcu olacağımı söylemişimdir belki. Ya da Benim oğlum büyüyünce paşa olacak! diyen annemin, ninemin özlemlerine kapılarak paşalığın ne olduğunu bilmeden paşa olmayı düşünmüşümdür. İlkokul çağında çırak girdiğim terzi dükkânında ilerde usta olmanın peşin gururunu da taşımışımdır. Ama 164 Bilbaşar ın R. Bayer e mektubundan. 165 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s. 3.

63 63 sanatçı olacağımı, o dönemde ne kendim ne de başkaları bir kez olsun dile getirmemişizdir. İlerleyen yıllarda da resme ve müziğe olan merakı ve yeteneği ortaya çıkmıştır. Bilbaşar, daha önce söz ettiğimiz radyo programında hikâye yazmaya ne zaman başladığına dair sorulan soruya verdiği cevapta, yazarların yeteneklerinin çocukluktan başladığını ve tıpkı bir ipekböceğinin olgunlaşıp günün birinde kozasını örmesi gibi geliştiğini belirtmiştir. Edebiyata ilgisinin lise yıllarında başladığını söyleyen yazar Gazi de öğrenciyken de şiirler yazmıştır. Bilbaşar, edebiyata ilgisinin ne zaman başladığı konusunda bir mektubunda şunları söylemektedir 166 : Zevk almadığım şeyle uğraşmasını sevmem. Bir zaman resme merak ettim. Ondan çabuk usandım. Sonra müzik sevgisine tutuldum. 6-7 yıl keman çaldım, bazı küçük kompozisyonlar da karaladım. Sonra bundan da soğudum. Edebiyat merakımın ne zaman peyda olduğunu kestiremiyorum. Tırtıl, ne zaman kelebek olduğunu bilebilir mi? Önceleri okuyordum, günün birinde yazmaya başladım. Gazi de öğrenci olduğu günlerde Bilbaşar ın şiir ve düzyazı denemelerinin bazıları, enstitünün edebiyat bölümü tarafından el yazısıyla çıkarılan İHİ 167 adlı dergide yayımlanmaktaydı. Bu şiirlerde o zamanın Kaldırımlar şairi Necip Fazıl ın etkileri belirgindir 168 : Her gece geçiyorum ıssız karanlık yollar Her gece sanıyorum yolumda tehlike var Fersiz bakışlarıyla fenerler yoldaşımdır, Fenerler, yollarıma dökülmüş gözyaşımdır. Katil ışıklarında yansa da pervaneler 166 Bilbaşar ın R. Bayer e mektubundan. 167 İzmir, İstanbul ve Ankara daki kütüphanelere, ayrıca Gazi Üniversitesi nin kütüphanesine de bakmamıza rağmen muhtemelen kısa bir süre çıkmış olan bu derginin hiçbir sayısına rastlayamadık Yılında..., s

64 64 Gene masum ve ürkek gösterirler yolumu Kalbimi rahatlatan bir fısıltıyla derler. Bu korkulu yolların sonu umutla dolu. Yine bu dergide yayımlanan Sonbahar adlı şiirini okuyan Tanpınar, tavsiyeleriyle Bilbaşar ı şiir yazma konusunda yüreklendirmiştir. Ayrıca Hakkı Tonguç da Bilbaşar ın bir yazısını beğenip kalemini geliştirmesini tavsiye etmiştir 169. Şiirlerinden bir tanesi, Hasan Ali Yücel, Orhan Seyfi, Faruk Nafiz, Ömer Bedrettin, Cahit Tanyol ve Rıza Tevfik in şiirleriyle birlikte Ferit Hilmi Atrek tarafından bestelenmiştir 170 : Açar mı yine bahçemde güller Gelir mi acaba eski güzel günler Ufuklar sarı yapraklar sarı Bekleme boş yere baharı Ah beklediğimiz gönlümüzdedir Aç kalbinde bulursun gül bahçesini Umduğun o baygın bahar nefesini Yollarda arama sakın sendedir Bende olanı ben onda buldum Boş değil bağrımı yakan gizli alev O şimdi tanrı bense kul oldum Öğüdüm bu aşkı tanı, sev Bu aşkın ebedilikler Uyuyor beşiğinde inan Gözyaşı dökecek tanrı Bu ışık söndüğü zaman 169 Bu bilgiler yazarın kız kardeşi Neriman Aytuğ tarafından verilmiştir. 170 Ferit Hilmi Atrek, Melodi Albümü: 1, Piano Eşliği ile Şarkılar ve Halk Türküleri, Lied ler, Cihan Matbaası, Ankara, 1968, s. 3-6.

65 65 Bilbaşar, Gazi ye girdikten sonra Cevat Memduh Altar ın sağladığı zengin klasik batı müziği arşivinde ünlü ustaları dinledikten sonra besteci olma tutkusundan vazgeçer. Bunun sonucunda doğan boşluğu Ahmet Hamdi Tanpınar ın edebiyat dersleriyle ve Hakkı Tonguç la kitaplar üzerine yaptığı söyleşilerle doldurmaya çalışır. Fazla zaman geçmeden müzik tutkusu yerini edebiyat tutkusuna bırakır ve bundan böyle gerek yerli gerek yabancı yazarları büyük bir hevesle okumaya başlar. Lise yıllarında başladığı şiir denemelerine, kız arkadaşlarından birine duyduğu ilginin etkisiyle bu yıllarda da devam etmiştir. Kendi ifadesiyle, o sıralar gözde olan Faruk Nafiz lerin, Necip Fazıl ların etkisi altında pek çok vezinli, kafiyeli şiir yazmıştır. Bunlardan bir tanesi şöyledir 171 : Bir dağın yamacından kavuşmadan bahara Gel bu akşam, sevgilim, biraz ışık verelim Bu labirent içinde kaybolan arzulara. Yollarına bak, serdim rengine uygun halı Bilmem ürpertecek mi içini ince ince Işıkla gülümseyen pırlanta oyaları. Bu yollarda gümüşten bir renkle akacaksın Mehtabı çiçek gibi göğsüne takacaksın! Gazi de Ahmet Hamdi Tanpınar, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç, İbrahim Necmi Dilmen, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu gibi değerli hocaların derslerinde ve sohbetlerinde bulunma fırsatını yakalaması ve çok okuyan biri olması şüphesiz ki kendini edebiyat sahasında geliştirmesinde etkili olmuştur. 171 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s. 4.

66 66 Bilbaşar ın kendi ifadelerinden de hocalarının edebiyata yönelmesinde ne kadar etkili olduğu anlaşılmaktadır 172 : Okuldan çıkınca Trakya da küçük bir ilçeye öğretmen oldum. Aşıktım. Sevgilime şiirler yazmaya başladım. Bu heves ile edebiyata merak sardım. Gazi Eğitim Enstitüsü nde Tanpınar bu merakı alevlendirdi. Onun hayırlı delaletiyle Balzac iptilasına tutuldum. Enstitüden ayrılırken M. Nihat Özön, Gorki yi tanıştırdı. Gorki nin hayatı ve eserleriyle o kadar haşır neşir oldum ki an geliyor onları ben yaşamışım sanıyordum. Günün birinde: Ben de yazar mıyım acaba böyle hikâyeler? diye bir heves duydum içimde. Bilbaşar ın edebiyatla ilişkisi oldukça geç olmuştur. Kendisi de bunun farkındadır 173 : Edebiyatla ilişkim 23 yaşımdan sonra oldukça geç başladı. Ne var ki öğretmen okulunda 1920 lerin ülkücülüğüyle yetiştirilmiştik. Hepimiz kendimizi Pestalozzi gibi memlekete adamıştık. Günlük defterlerimin başına Namık Kemal in : Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten dizesini yazmak bir gelenekti benim için. Bu nedenle halka dönük Rus klasikleri beni kolayca etkiledi: Gorki yi, Gogol ü, Lermontof u, Şolohof u yol gösterici saydım. Bilbaşar ın ilk kitabı 1935 yılında yayımladığı mezuniyet tezi olan Medeniyetin Doğuş ve Yayılışında Türklerin Rolleri dir. Bununla birlikte onun ilk ciddi yazı denemeleri öğretmenliğinin başladığı yıllarda hikâye ile olmuştur. Yazarın TRT deki radyo programında belirttiğine göre, Nazilli de öğretmenken eşi Bedia Hanımın İzmir de Kız Lisesi nde çalışıyor olması dolayısıyla yalnız kalması onu yazmaya itmiştir. İlk hikâyesi Kaza yı burada yazmış ve 1938 tarihinde Kültür dergisinde yayımlamıştır 174. Yine bu yıllarda yazdığı hikâyelerinden Hacı Emminin Damadı ile 172 Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s Kaza, Kültür, 15 Ocak 1938, nr. 68, s Hem yazarın kendi ifadelerinde hem de onunla ilgili yazılarda, ilk hikâyesi olarak Kaza yahut Çımacı Hasan ya da sadece Çımacı Hasan adı geçmekle birlikte

67 yılında Ankara Halkevi nde yapılan CHP Genel Sekreterliği nin halkevlerine mensup gençler arasında düzenlediği Memleket Küçük Hikâyeleri yarışmasında birinci olmuş 175 ve para ödülü kazanmıştır. Bilbaşar için bu ilk ödülün önemi büyüktür, sonraki yıllarda aldığı ödül ve paraların hiçbiri onu bu hikâyeden kazandığı ödül kadar sevindirmemiştir 176. Bu ödül sayesinde kendine güveni gelmiş, bundan sonra çıkan her yeni dergi ondan hikâye istemiş, o da mümkün olduğunca bunları karşılıksız bırakmamış ve böylece yazma hızı da artmıştır. Bilbaşar Anadolu, Kültür ve Aramak ta yayımlanan hikâyelerini toplayarak kendi imkânlarıyla 1939 yılında Anadolu dan Hikâyeler i daha sonra 1941 de de Cevizli Bahçe yi bastırmıştır. Hasan İzzettin Dinamo, yazarın Cevizli Bahçe sini görünce nasıl şaşırdığını anlatır bir yazısında 177 : Kemal Bilbaşar ı 1933 yılından beri Gazi Eğitim Enstitüsü nden tanırım. O edebiyat bölümünde, ben resim-işteydim. Ancak o benim edebiyatçı olduğumu biliyorsa da ben onun edebiyatçı, yazar olduğunu bilmiyordum. Sonraları onu İstanbul da 1940 yazında koltuğunda Cevizli Bahçe adlı güzel hikâyelerle dolu kitabıyla görünce şaşırmıştım. Ne olmuşsa ayrı bulunduğumuz o dört beş yıl içinde olmuştu. Ben Ankara hapishanesinde demimi almış, o birçok yerde öğretmenlik yaparak türlü deneyler edinmişti. Bunları da sanat yapıtı haline getirmekte gecikmemişti. Okulda hiçbir iz bırakmayan edebiyat öğrencisi, birkaç yıl içinde kendini yetiştirmiş, Nurullah Ataç ın bile dikkatini çekecek bir düzeye yükselmişti. Anadolu dan Hikâyeler kitabı da Sait Faik le tanışmasına vesile olmuştur. İstanbul da Beyoğlu nda Cahit Sıtkı ile bir kahvede otururken Sait Faik de gelmiş, kendisine gönderdiği Anadolu dan Hikâyeler kitabı için Bilbaşar a teşekkür etmiştir. bu hikâye Kültür dergisinde Kaza adıyla yayımlanmıştır. Bu şekilde adlandırılmasının sebebi hikâyenin kahramanın Çımacı Hasan olmasıdır. 175 Aramak, nr. 2, Mayıs 1939, s Yılında..., s Hasan İzzettin Dinamo, Kölelik Dönemeci, Eleştiri, nr. 2, 1 Eylül 1979, s. 1.

68 68 Ayrıca Hacı Emminin Damadı adlı hikâyeyi okuduğunda ağlayacak kadar etkilendiğini de belirtmiştir. Burada başlayan dostlukları sonraki yıllarda da devam etmiş, bir yaz tatilinde Sait Faik, Bilbaşar ı Burgaz Adası ndaki evine davet etmiştir. Sait Faik, annesine Benim gibi karanlıktan korkuyormuş. diye tanıttığı Bilbaşar la burada daha yakından dostluk kurmuş ve birbirlerini tanıma imkânı bulmuşlardır. İlerleyen yıllarda Sait Faik e yazdığı bir mektuptan 178 öğrendiğimize göre Bilbaşar ın 1941 yılında Bize Doğru adlı bir dergi çıkarma girişimi vardır. Hatta bu derginin hazırlığının tamamlandığını belirterek Sait Faik ten de hikâye göndermesini istemiştir 179. Özellikle Anadolu gazetesinde yazdığı yazılarla İzmir de adını duyurmaya başlayan yazarın zaman zaman bilirkişi olarak fikrine başvurulmuştur. Kovan dergisinin 2. sayısında derginin sahibi Besim Akımsar ın yazdığı bir hikâyenin müstehcen olduğu iddiasıyla mahkemeye verilmesi üzerine İrfan Hazar, Abdülkadir Karahan ve Kemal Bilbaşar ın görüşü alınır 180. Altı ay süren mahkeme sonucunda verilen raporla Besim Akımsar beraat eder yılında ilk romanı olan Denizin Çağırışı nı yazmış ve bu roman 1943 te Yurt ve Dünya Yayınları arasında çıkmıştır. Bu romanla ilgili yazılanlar genellikle olumlu olsa da Bilbaşar, Denizin Çağırışı nda ele aldığı konunun bireysel olduğunu düşündüğü için bir daha bu tarz bir eser kaleme almadığını söyler 182. Denizin Çağırışı ndan sonra yine hikâye alanında ilerlemeye devam eden yazar 1944 yılında Pazarlık, Akrabalar Arasında ve Çoluk Çocuk Sahibi adlı üç hikâyeden oluşan Pazarlık ı bastırmıştır Eylül 1941 tarihli bu mektup yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir. 179 Bildiğimiz kadarıyla bu dergi yayımlanmamıştır. 180 Kovan Mahkemede, Anadolu, nr. 9416, 6 2. Teşrin Beraat ettik., Kovan, nr. 10, Mayıs 1944, s Yılında..., s. 576.

69 yılları arasında Bilbaşar ın yazı faaliyetinin neredeyse durduğu, birkaç hikâyesi dışında bir şey yayımlamadığı görülüyor. Onun bu suskunluk devresini 1945 te açığa alınmasıyla başlayan ve 1952 ye kadar devam eden soruşturma ve takip altında tutulma süreciyle birlikte düşünmek doğru olacaktır. Bilbaşar bu devrede Halit Aksan la birlikte tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri için ders kitapları hazırlamıştır. Yazar, 1953 yılında yayımlanan Pembe Kurt adlı hikâye kitabıyla tekrar edebî çalışmalarına dönmüştür. Bu arada İnatçı Küçük Kedi ve Yaramaz Köpek isimli iki çocuk kitabının da çevirisini yapmıştır 183. Bilbaşar, yayımladığı kitaplarıyla ve İzmir deki gazetelerde yazdıklarıyla tanınmaya başladıktan sonra şehirdeki çeşitli edebiyat toplantılara eserlerini okumak ve söyleşi yapmak için davet edilmiştir. Bunlardan bir tanesi 1954 yılında Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu nda yapılmıştır. Şehrin tanınmış şair ve yazarlarının toplandığı edebiyat matinesinin ilk bölümünde Kemal Bilbaşar dışında Nahit Ulvi Akgün, Yavuz İsmet Anıl, Sabahattin Batur, Necati Cumalı, Orhan Rahmi Gökçe ve Halikarnas Balıkçısı, ikinci bölümünde de Attila İlhan, Kamile Tümer, Kemal Uysal ve Can Yücel eserlerinin bazı bölümlerini okumuşlardır 184. Kemal Bilbaşar ın yer aldığı bir diğer edebiyat matinesi de 18 Şubat 1956 tarihinde Halk Eğitim Merkezi nde düzenlenmiştir. Bu matineye Kemal Bilbaşar ın yanı sıra Nahit Ulvi Akgün, Necati Cumalı, Attila İlhan, Samim Kocagöz, Tevfik Akdağ, Yavuz İsmet Anıl, Ünal Tekinalp, Kemal Uysal, Ercüment Gencer, Alev Coşkuner, Önder Alkum ve Mustafa Yoluğ gibi dönemin isim yapmış yazarları katılmışlardır Bu kitaplara internette yaptığımız taramalar sırasında ilkokul öğrencileri için tavsiye edilen kitaplar listesinde rastladık. Ancak bu listede sadece K. Bilbaşar tarafından çevrilip Sümer Yayınevi tarafından basıldığı bilgisi dışında bir şey bulunmadığı için kitabın tam künyesini belirleyemedik. Yazarın daha sonra da yine aynı yayınevi tarafından Ayşe nin Öksüzleri ve Gülenay isimli çocuk kitapları basıldığı için bu kitapların da ona ait olduğu konusunda tereddüt etmedik. Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi nden aldığımız belgelerin birinde Bilbaşar ın 1954 yılında ilkokul öğrencileri için hazırladığı kitaplarının basımıyla ilgilenmek için bir hafta izin istediğini görmemiz, bize bu kitapların 1954 te basılmış olabileceğini düşündürdü. 184 Edebiyat Matinesi, Ege Ekspres, nr. 864, 13 Aralık Edebiyat Matinesi, Demokrat İzmir, nr. 3217, 15 Şubat 1956.

70 70 Bilbaşar ın diğer hikâye kitabı olan Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler de 1956 da yayımlanmıştır. Bu kitabında da daha önce yayımlanmamış olan İlk Taksit ve Tapu hikâyeleriyle birlikte daha önce çoğunu Demokrat İzmir de yayımladığı Üç Buutlu Hikâye, Bir Kucak Gelin Çiçeğinin Hikâyesi, İğreti Elbiseli Adam, Hacılar, Dereyi Kurtarmanın Yolu, Şeftaliler, Kurban ve Dönek adlı hikâyelerini bir araya getirmiştir. Bilbaşar, İzmir yıllarında edebiyat matinelerinin yanı sıra çeşitli toplantılara da katılmıştır. Bunlardan biri olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti Kültür Ocağı nın hazırladığı Sanat ve Edebiyat Günü nde Kemal Bilbaşar, Samim Kocagöz ve Oğuz Bora birer konuşma yapmışlardır 186. Şair Nahit Ulvi Akgün ve Berin Taşan da şiir üzerine birer konuşma yaparak şiirlerinden örnekler okumuşlardır. Toplantıya katılanlar arasında İlhan İleri, Rıza Apak ve Erdoğan Çokduru da vardır 187. Bilbaşar burada edebiyat matinelerinin önemini ortaya koyan bir konuşma yapar 188 : Gençlerin tertiplediği edebiyat matinelerine öteden beri önem veririm. Bu matinelerin en güzel yönü ergin kuşaklarla yenilerini bir araya getirmesidir. Bu toplantılar, sanatçıları ve onların sanat anlayışlarını, yazdıkları eserlerden örnekleri yan yana görmek, dinlemek fırsatı verir. Hele bu toplantılar tartışmalı olursa daha da bir fayda sağlar. Tartışmalarda sanat akımlarının sağlam ve çürük yönleri, karanlıkta kalmış köşeleri aydınlanır. Böylece eski-yeni sanatçılar da sanat heveslileri de çarpışan düşüncelerden, zevklerden yeni yargılara ulaşırlar. Bilbaşar ın İzmir de basılan son kitabı Ay Tutulduğu Gece dir de yayımlanan bu eseriyle yazar on sekiz yıl aradan sonra tekrar roman türünde eser vermeye başlamış olur. 186 Sanat ve edebiyat günü yapıldı., Demokrat İzmir, nr. 4666, 27 Mart Edebiyat Günleri, Yorum, nr. 5, 1 Aralık 1960, s Konuşmanın metni yazarın oğlu Taran Bey ile yazarın özel evrakı arasında yaptığımız incelemede yazarın notları arasında çıkmıştır.

71 71 2. Çalışma Tarzı Her yazarın farklı bir çalışma tarzı vardır. Bu konuda yazarlar cezbeli yazarlar ve emekçi yazarlar olmak üzere ikiye ayrılabilir: Cezbeli yazarlar eser yaratabilmek için ilham gelmesini beklerler. Kimilerinde ise işçilik ön plana geçer ve yazma aşaması da uzun sürebilir 189. Kemal Bilbaşar ı bunlardan daha çok ikincisine, yani emekçi yazarlar grubuna dahil edebiliriz. Kendi ifadelerinden anladığımıza göre eserlerini yazmak için ilham gelmesini ya da belli koşulların gerçekleşmesini beklemez. Zaten boş durmayı sevmeyen Bilbaşar ın, kendi ifadesiyle ilham perisini kovalayacak kadar boş zamanı da yoktur. O, çalışma zamanı olarak çoğunlukla tatil günlerinden faydalandığını söylemektedir 190. Yazacağı bir hikâyenin konusunu bazan gazetenin bölge haberlerini okurken, bazan da çarşıda alışveriş yaparken bulduğunu belirtmektedir. Okumalarının yazacaklarını belirlemede etkili olduğunu yazarın kendisi de söylemektedir 191 : İptilayla okuduğum kitapların kenarları birçok hikâye taslakları, tedailer, tenkit noktalarıyla doludur. Bir hikâyenin desenlerini kafamda tasarladığım zamanlar, okuduğum gazete veya derginin, dinlediğim günlük olayların muhayyilemi son derece tahrik ettiğini kaydetmeliyim. Dereyi Kurtarmanın Yolu 192 başlıklı hikâyesi bu konuda tipik bir örnektir. Yeni Asır gazetesinde yayımlanan bir haberde, kaynağı kendi toprağında olan dereyi sahiplendiği için köylüleri zor durumda bırakan bir ağanın köy halkına dava açtığı belirtilmektedir. Bilbaşar bu haberi okuduktan sonra köy halkının ağanın elinden nasıl kurtulabileceğini düşünür, hatta avukat arkadaşlarına başvurarak konu hakkında bilgi edinir. Yazarın bulduğu çözüm, köy halkının dere suyunun taşkınından zarar 189 Réne Wellek- Austın Varren, Edebiyat Teorisi, (Çev. Ömer Faruk Huyugüzel), Akademi Kitabevi, İzmir, 1993, s Ahmet Köklügiller-İbrahim Minnetoğlu, Şair ve yazarlarımız nasıl yazıyorlar?, Minnetoğlu Yayınları, İstanbul 1974, s Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s Kemal Bilbaşar, Dereyi Kusturmanın Yolu, Demokrat İzmir, nr. 3806, 19 Aralık 1954.

72 72 gördüklerini söyleyerek, suyu parayla satmaya çalışan ağaya karşı dava açmasıdır. Köylü, ağadan derenin suyunu başka yöne akıtmasını ya da tazminat ödemesini isteyebilir, böylece ağa da derenin nimetlerinden faydalanmayı istediği gibi zararına da katlanmak zorunda kalır. Bilbaşar çözüm yolunu bu şekilde tasarladıktan sonra köy halkına bunu göstermek için söz konusu hikâyesini kaleme alır. Bu hikâyesinin ve diğer eserlerinin ortaya çıkma serüvenini kendisi şöyle anlatmaktadır 193 : Sorun böylece çözülebildiğine göre iş kolaylaşmıştı. Köyü, köyün kişilerini seçtim. Olayı bu köy yaşantısına aktarıp planladım, sonra da hikâyeyi kaleme aldım. Yazarken plana yüzde yüz bağlı kalmak diye bir şey yoktur. Bazen kişilerden birinin bir sözü bile plan değişikliğini gerektirebilir. Bazı hikâyeler bir oturuşta yazılır. Bazı hikâyeler, türlü sebeplerden ötürü aylarca tezgahta kalır. Ne tuhaftır ki üzerinde en fazla alınteri dökülmüş yapıtlar yazarın en kolay yazdığı eseri sanılmıştır. Yazarın İzmir yıllarından yakın arkadaşı olan İlhan İleri nin şu ifadelerinden de yazarın gözleme oldukça önem verdiği ve zor durumda kalan, ezilen insanların onun dikkatini daha çok çektiği anlaşılmaktadır 194 : Bir gün Anadolu gazetesinden çıktık. Beyler Sokağı ndan geçerken kucağı gelin çiçekleriyle dolu köylü bir çocuk gördük. Muayenehanelere dalıyor, alıcı arıyordu. Bilbaşar ın yaratıcı muhayyilesi o çiçekleri sosyal yaşantımızın tüm katlarında dolaştırdı. 45 sayfalık, yalın çiçekleri içeren Bir Kucak Gelin Çiçeği adlı süper öyküyü yarattı. Bir Kucak Gelin Çiçeğinin Hikâyesi ile ilgili yazarın kendisi de şunları söylemektedir 195 : 193 Ahmet Köklügiller, İbrahim Minnetoğlu, Şair ve Yazarlarımız Nasıl Yazıyorlar?, Minnetoğlu Yayınları, İstanbul 1974, s İlhan İleri, Kemal Bilbaşar ın Ardından, Yeni Asır, nr , 23 Şubat Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s. 4.

73 73 Şair İlhan İleri ile bir gün, İzmir in maruf sokaklarından birinde, bir çiçekçi dükkânından elli adım ilerde altın sarısı Irak hurmaları satan bir işportacıdan imrendiğimiz için hurma satın alıyorduk. Üzerinde bir ilkokul podyası bulunan küçük bir çocuk, bir kucak gelin çiçeğiyle yanımızdan geçerken hurma satıcısı, çocuğu durdurdu hikâyede anlatıldığı şekilde onları satın aldı. Sonra gözümüzün önünde onları yüzde yüz kârla, berberden çıkan iki adama sattı. Bu olay hakkında İlhan İleri yle yol boyunca konuşarak eve gelen Bilbaşar, bu konudan bir seri hikâye çıkartabileceğini düşünür. Genelde hikâyelerinde gözlem ve araştırmalarından büyük ölçüde yararlanan yazar, bu konuyla ilgili bilgi toplamak için birkaç çiçekçiyi ziyaret ettiğini ve o günlerde Yeni İstanbul gazetesinde İstanbul çiçek pazarı ile ilgili bir röportajdan yararlandığını belirtmiştir 196. Yazar bu hikâyesini her gün işten dönünce birkaç saat çalışmak suretiyle on dört günde tamamladığını söylemektedir. Yazacağı konuyla zihni o kadar meşguldür ki aklına yeni bir şey gelirse eklemek için yatarken bile baş ucuna bir defter koymaktadır. Bilbaşar, Bir Kucak Gelin Çiçeğinin Hikâyesi nin tekniğinde de o günlerde okuduğu ve orijinal bulduğu Orhan Hançerlioğlu nun Büyük Balıklar adlı kitabından etkilendiğini belirtmektedir 197. İlhan İleri, bir başka hikâyesi olan Sümbül ün kahramanının Bilbaşar ın Karataş ta otururken komşusu olan Musevi bir kadın olduğunu söylemektedir. İleri, yazarın yalnız hikâyelerinin değil, romanlarının da çevresindeki kişi ve olaylardan izler taşıdığına bir örnek olarak Denizin Çağırışı romanını vermektedir 198 : Kalabalıkta yalnız kalan, kent yaşamına uyum sağlayamadığından bunalım geçiren öğretmenin dramında, benim özel yaşantımdan seçtiği pasajları öyle ustalıkla kullandı ki romanda benimle ilişkisi olmayan olayları da gerçekten ayıramaz oldum. Görüldüğü gibi hem yazarın hem de İlhan İleri nin ifadelerinden Bilbaşar ın çevresine karşı oldukça duyarlı bir insan ve iyi bir gözlemci olduğu anlaşılmaktadır. 196 agy., s agy., s İlhan İleri, Kemal Bilbaşar ın Ardından, Yeni Asır, nr , 23 Şubat 1983.

74 74 Ayrıca yazarın tezli diyebileceğimiz eserleri ile halkın dertlerine çözüm bulmak ve yol gösterici olmak gibi bir görev üstlendiği de görülmektedir. Sonuçta, Bilbaşar ın kötü ve yanlış olana parmak basarak gerek bireylere gerek topluma doğruya ulaşmanın yollarını gösterdiğini söyleyebiliriz. Kendisi de bu konuda şunları söylemektedir 199 : Ezilmiş insanlara karşı yüreğim yufkadır. Haksızlıklar deli eder beni. Duygu ve düşüncelerimi olduğu gibi söylemek hoşuma gider. Bilbaşar, genelde gözlemlerine dayanarak yazsa da bazı eserlerinde okumalarından da faydalanmıştır. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde uzun süre yaşayıp gözlem yapma imkânı bulamamasına rağmen Cemo da bu bölgelere ait sorunları anlatmıştır. Yazar, Güneydoğu ve Doğu Anadolu yu Şirvan da kaymakam olan kardeşini ziyarete gittiğinde görmüş, aynı zamanda bu sürede orada yaşayan ailesinden de oranın yaşayışı, dil özellikleri, türkü ve oyunları hakkında pek çok şey dinlemiştir 200. Bilbaşar Cemo ve Memo da kullandığı Doğu Anadolu ile ilgili bilgileri nasıl edindiğini bir yazısında şöyle anlatmaktadır 201 : Benim Doğu Anadolu ya değin bilgilerim, çoğunlukla oralarda inceleme ve araştırma yapmış kişilerin yapıtlarından ve yazılarından edinilmiştir. Özellikle Dersim için CHP nin devrin Matbuat Umum Müdürü ne yaptırıp bastırdığı, ne yazık tutucu bir davranışla satışa çıkarılmamış parti binasının bodrumunda farelerin dişlerine terk edilmiş bir kitap, iki romanımın gerçeklik kazanmasına çok büyük yardımda bulunmuştur. Şıh Sait ve Seyit Rıza ayaklanmalarında bastırmada görev almış subaylarda o hengamede oradan göçmüş ya da sürgün edilmiş yurttaşlar da sözlü anılarıyla bana ışık tutmuşlardır. 199 Bilbaşar ın R. Bayer e mektubundan. 200 Behzat Ay, s agy., s. 16.

75 75 Yazar Kölelik Dönemeci romanını yazarken de Çerkezlerin yaşamını doğru bir şekilde anlatabilmek için bu konuda pek çok eser okuduğunu, etraflı bir kütüphane çalışması yaptığını belirtmiştir Yazı Hayatında Kullandığı Takma Adlar Edebiyat tarihimize baktığımızda birçok şair ve yazarın müstear isim de denilen takma ad kullandıkları görülmektedir. Onlar bazan ticari kaygılarla yazdıkları eserlerle anılmak istemediklerinden, bazan da içinde bulundukları devrin şartları öyle gerektirdiği için yazdıklarının bir kısmında kendi adları yerine takma ad kullanmayı tercih etmişlerdir. Takma isim kullanmalarının sebepleri arasında tanınmadan yazmanın rahatlığını yaşamak da vardır. Kemal Bilbaşar da, bazı yazılarında K. Bilbaşar ve K.B. kısaltmalarını kullanmasının yanı sıra bazı takma adlar da kullanmıştır. Bunlardan biri, kızının adı olan Esin Bilbaşar ya da onun kısaltması E. Bilbaşar dır 203. Bu adı daha çok geçimine katkıda bulunmak amacıyla Ayşegül Çocuk Serisi için yaptığı çeviri ve adapte romanlarda 204 ve Demokrat İzmir de yayımlanan iki çeviri romanında kullandığını görmekteyiz 205. Kullandığı takma adlardan biri adının ve soyadının ilk üç harfinden oluşan Kembil dir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla Kembil imzası sadece Tan daki yazılarında kullanılmıştır. Şehirden Röportajlar başlığı altında yayımlanan bu yazılar daha çok aktüel konularla ilgilidir. 202 agy., s Bu bilgi yazarın oğlu Taran Bilbaşar tarafından verilmiştir. 204 Ayşe nin Öksüzleri ve Gülenay isimli bu romanlar da çalışmamızın sonundaki bibliyografyaya dahil edilmiştir. 205 Kara Anıt, (E.M. Remorgue den Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 6 Kasım Mart 1961, 114 Tefrika; Kovalanan Sevgililer, (Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 3 Ocak-2 Haziran 1971, 147 Tefrika.

76 76 Alşar da Bilbaşar ın kullandığı takma adlardan bir diğeridir. Alşar aynı zamanda, daha önce de belirttiğimiz gibi onun 1945 te İzmir de açtığı kitabevinin de adıdır. Bu isimle yine Tan gazetesinde Ege den Meseleler başlığı altında makaleleri yayımlanmıştır. Yazarın özellikle Tan gazetesinde çıkan yazılarda takma ad kullanması gazetenin savunduğu fikirler dolayısıyla o devirde dikkat çekmesinden dolayı olabilir. Çünkü Tan daha önce de belirttiğimiz gibi, farklı çizgideki gazeteler tarafından ağır biçimde eleştirilmiş hatta 4 Aralık 1945 de de bir grup gösterici tarafından yakılmıştır Yazdığı Gazete ve Dergiler a) Anadolu Kemal Bilbaşar ın daha sonra Anadolu dan Hikâyeler ve Cevizli Bahçe kitaplarında toplayacağı ilk hikâyeleri Anadolu gazetesinde yayımlanır. İzmir in önemli gazetelerinden Anadolu, Bilbaşar ın ilk yazı denemelerini yaptığı ve yazdıklarıyla adını duyurmaya başladığı ve aynı zamanda bir süre yazı işlerinde çalıştığı yayın organıdır. Bilbaşar ın yılları arasında Anadolu da on hikâye, beş makale ve dört gezi yazısı olmak üzere toplam on dokuz yazısı yayımlanmıştır 207. Yazarın tespit edebildiğimiz ilk edebî yazısı olan ve Necip Fazıl ın bir tiyatro oyunu hakkında yaptığı değerlendirmeleri içeren Uçurum Kenarında Yaratılmış Bir 206 Ayrıntılı bilgi için bkz. Emin Karaca, Türk Basınında Kalem Kavgaları, Gendaş, İstanbul, 1998, s ; Tekin Erer, Basında Kavgalar, İstanbul, 1965, s Bu yazıları çalışmamızın sonundaki bibliyografya da belirttiğimiz için burada tekrar vermiyoruz.

77 77 Eser: Bir Adam Yaratmak 208 adlı yazı da 1938 mayısında Anadolu gazetesinde çıkmıştır. Kemal Bilbaşar, uzun yıllarını geçirdiği İzmir de öğretmenliğin yanı sıra gazetecilik de yapmıştır. Oğlu Taran Bilbaşar dan öğrendiğimize göre yazar 1940 lı yıllarda, Anadolu gazetesi yazı işleri müdürü Orhan Rahmi Gökçe nin yardımıyla bu gazetede çalışmaya başlamıştır. Yine oğlunun anlattığına göre yazar, Karataş Ortaokulu nda öğretmenken, akşamüstleri dersi bittiğinde gazeteye giderek radyo haberlerini dinlemekte ve not aldığı önemli haberleri ertesi günkü gazetede neşredilecek şekilde yayıma hazırlamaktadır. Bilbaşar, kendisiyle yapılan bir röportajda gazetecilik mesleğinin kendisine sade bir dil ve yalın anlatıma ulaşma konusunda fayda sağladığını belirtmektedir 209 : Benim gazetede çalışmaya başladığım 1940 larda telex gibi modern haberleşme araçları yoktu. Türk ve yabancı radyolarını dinleyerek haberler derlerdik. Ayrıca yabancı kaynaklı dergilerden aktüalitesi geçmemiş yazıları çevirirdim. Dilimizin özleşmesi de batı yazınından çeviriler yapmakla başlamıştır. Bilbaşar, Anadolu gazetesinde çalışırken Halikarnas Balıkçısı da gazeteye gelip gitmektedir. Yazarın o günlere dair hatırladıkları şunlardır 210 : 1947 de Bodrum dan İzmir e göçtüğünde Anadolu gazetesine hemen her akşam uğrardı. Çoğu zaman filesinde eve götürülmek üzere balıkçı manavlardan ucuza alınmış bir trança kellesi bulunurdu. Akşamları gazete yazı ailesinin çalıştığı büyük odanın gece nöbetçisi için camekanla yapılmış bölümünde sakız leblebisi, beyaz peynir ve mevsim meyvelerinden oluşmuş bir telgraf sofrası bulunurdu. Hemen her gün yazarlardan biri, bir olayı bahane ederek bir şişe rakı aldırırdı. Sevinç haberlerinden kinaye olarak bu şişeye telgraf denirdi. 208 Kemal Bilbaşar, Uçurum Kenarında Yaratılmış Bir Eser: Bir Adam Yaratmak, Anadolu, nr. 7508, 18 Mayıs Kemal Bilbaşar, Milliyet Sanat, nr. 213, 7 Ocak 1977, s. 3.

78 78 Tahir Alangu nun verdiği bilgiye göre yazar 1940 lı yıllarda Anadolu gazetesinde birkaç yıl sekreterlik de yapmıştır 211. b) Aramak Kemal Bilbaşar ve arkadaşlarının çıkardığı Aramak, yayımlandığı yıllarda hem hacim hem de içerik bakımından İzmir in önemli dergilerinden biridir. İzmir de o yıllarda Aramak dışında İzmir Halkevi nin çıkardığı Fikirler, Asım Kültür ün çıkardığı Kültür ve Nurettin Topçu nun çıkardığı Hareket dergileri de yayın faaliyetini sürdürmektedir. Dergi yayın hayatını sürdürürken Nurullah Ataç, Adnan Cemgil, Ercüment Ekrem Talu, Halit Fahri Ozansoy, Turhan Tan, Hüseyin Cahit Yalçın, Cavit Yamaç, İrfan Hazar gibi pek çok edebiyatçı Aramak la ilgili övücü yazılar yazmışlardır nisanından 1940 eylülüne kadar 16 sayı çıkan derginin mesul müdürü Cahit Tanyol, neşriyat müdürü ise Kemal Bilbaşar dır. Aramak ın kurucuları arasında Nuri Erkoldaş 212, İlhan İleri, Hilmi Apak, Nureddin Ardıç, Saim Eğilmez, Cemil Omaç, Garra Sarmat ve Sabri Gül gibi Gazi Eğitim mezunu on arkadaş yer almaktadır. İlk zamanlar Etiman Kitabevi olan derginin 213 idare yeri, 12. sayıdan itibaren Yeniyol Basımevi olarak değişmiştir. Çok verimli konuşma ve tartışmaların yapıldığı Karataş Lisesi nin öğretmenler odasında Kemal Bilbaşar, İlhan İleri ve Cahit Tanyol derginin çıkarılmasına karar 210 Kemal Bilbaşar, Bitirecek Onca Yapıt Varken, Yeditepe, nr. 206, Aralık 1973, s Alangu, c. 2, s Nuri Erkoldaş, özellikle 1930 dan sonra hikâyeleriyle tanınan bir öğretmen ve yazardır. Bir dönem halkevinin faaliyetlerinde de görev alan Erkoldaş ın ilk yazıları Anadolu ve Yeni Asır gazetelerinde çıkmıştır. Bunların dışında yazarın Aramak ve Bağ dergilerinde de hikâye ve makaleleri yayımlanmıştır. Bkz. Huyugüzel, İzmir Fikir ve Sanat Adamları ( ), s Bu bilgiler derginin ilk sayısının iç kapağında yer almaktadır.

79 79 verirler. Diğer öğretmen arkadaşlarının da maddi destekleriyle derginin ilk sayısı çıkarılır. Aramak ın yayıma hazırlandığı yer ise, bir edebiyatçılar lokali ni andıran Bilbaşar ın evidir. Bilbaşar ın anlattıklarından öğrendiğimize göre, o ve arkadaşları burada her gece geç vakitlere kadar çalışırlar, önce kendi yazdıkları şiir, hikâye ya da inceleme yazılarını okuyup düzeltilmesi gereken yerleri tespit ederler. Daha sonra ise dergiye gönderilen yazılar arasından seçim yaparlar. Ayrıca İstanbul ve Ankara da yayımlanan gazete ve dergilerdeki fikir ve sanat yazılarını gözden geçirerek ülkedeki edebiyat hareketleri hakkında tartışırlar 214. Bilbaşar dergiyi birlikte çıkardıkları arkadaşları İlhan İleri ve Cahit Tanyol la ilişkileri hakkında şunları söylemektedir 215 : Mezun olduktan sonra İzmir e geldik. İlhan İleri yle tanıştık, dost olduk. Körfez kıyısındaki akşam gezintilerimizde, geceleri Hasan ın meyhanesinde veya sokaklarda bitmez tükenmez tartışmalar yapardık. Bu tartışmalar faydasız olmadı. Sanat anlayışımızın sınırları belirdi. Ben hikâye yazıyordum. Onlar şairdiler. Cahit Tanyol üstelik eleştiriciydi. Onlar şiir üzerinde de anlaşamazlardı. Fakat sanatımızın gitmesi gerekli yol üzerinde hiçbirimiz fikir ayrılığında değildik. Dergiyi çıkarmaya karar vermelerinin en önemli sebeplerinden biri yazdıklarını yayımlatacak yer bulma sıkıntısıdır. Çünkü Bilbaşar ve arkadaşları bu yıllarda yazı hayatına yeni başlamış ve henüz adları duyulmamış kişilerdir. Bu konuda yazar şunları söyler 216 : Sevdiğim kızla evlenerek İzmir e yerleştiğimizde halka seslenmek, ona mutsuzluğunun nedenlerini göstermek için hikâyeler yazmaya, bunları telif hakkı beklemeden dergi ve gazetelere yollamaya başladım. Hikâyelerimden bazılarının geri çevrilmesi ya da sırada bekletilmesi, geç kalmış sanısında bulunan bir yazar Yılında..., s Bu bilgi yazarın 1960 yılında Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti tarafından düzenlenen edebiyat matinesindeki konuşmasından alınmıştır. Konuşma metni yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir. 216 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, s. 10, s. 4.

80 80 aceleciliğine kapılarak kendi olanaklarımla bir yayın alanı yaratmak gereğini duydum. Bir yandan birkaç arkadaşımla Aramak adlı bir dergi yayımlamaya başladım, öte yandan yayımlanmış ya da yayımlanmamış hikâyelerimi bir araya toplayarak ilk kitabım olan Anadolu dan Hikâyeler i bastırdım. Güzeli, iyiyi, gerçeği aramak amacıyla çıkan derginin ilk sayısında Goethe den: Tabiat bir bütündür, fakat daima kemale ermemiştir; her şey yenidir, fakat daima aynı şey olarak kalmamaktadır. Onun muhitinden çıkmaya kudretimiz yok. Fakat onun derinliklerine nüfuz kabiliyetinden de mahrumuz sözünü aktararak insanın daima bir arayış içinde olduğunu belirttikten sonra: Biz, bu küçük mecmua içinde iddiasız- kendimizi, bizden olanı aramaya çalışacağız diyerek izleyecekleri yolu çizmişlerdir. Derginin yazar kadrosu konusunda Anadolu gazetesi yazarlarından Tuğrul Deliorman şunları söylemektedir: İşte, güzeli, iyiyi ve gerçeği aramak ve bulduğunu karie sunmak arzusu ile çırpınan birkaç İzmirli münevver gencin, 2. sayısını çıkardıkları Aramak bu nevi ve bize yakın mecmualardan biridir. İçinde memleket mikyasında tanınmış imzalar yoktur. Fakat İzmir in ve bilhassa Anadolu karilerinin iyi tanıdıkları birkaç isim Aramak ın daimi kadrosunda yer almışlardır. Cahit Tanyol, şiir, deneme ve röportajlarıyla dergide en çok yazanlar arasındadır. Tanyol un her sayıda bir şiiri ya da makalesi yer alır. İlk şiirlerini burada yayımlayan Tanyol un Ahmet Haşim i ve Yahya Kemal i örnek aldığı şiir hakkındaki yazılarından anlaşılmaktadır. Büyük ihtimalle Tanyol un etkisiyle dergi 3. sayısını Ahmet Haşim e ayırmıştır. Derginin bu sayısında Cahit Tanyol ve Hilmi Ziya Ülken in Haşim le ilgili birer yazısı ve Haşim hakkında söylenenler yer almaktadır. Kemal Bilbaşar ın ise dergide 8 hikâyesi, 2 makalesi ve 1 röportajı yayımlanmıştır. İlk olarak Aramak ta yayımladığı bu hikâyeleri daha sonra kitaplarına

81 81 almıştır. Bu hikâyelerinden özellikle Budakoğlu dikkati çekmiş ve beğeni toplamıştır. Nurullah Ataç bu hikâyeye dair şöyle bir değerlendirme yapmaktadır 217 : İzmir de çıkan Aramak mecmuasının haziran sayısında Budakoğlu adlı bir hikâye okudum. Bunu yazan Kemal Bilbaşar ı tanımıyorum; başka yazılarını bilmem. Fakat o hikâye hoşuma gitti. Kemal Bilbaşar anlatmayı biliyor. Şahısları iyice belirtmek sanatına henüz erişmemiş; fakat görüyor, hususiyetleri tespit edebiliyor. Budakoğlu dışında bu dergide yayımlanan hikâyeleri şunlardır: Sarhoş, Hacı Emminin Damadı, Halka, Tuğla Ocağı, Kel İmamın Fesleri, Cevizli Bahçe ve Müftünün Hullesi. Sanat ve Toprak başlıklı makalesinde Türk sanatının nasıl millî olabileceği üzerinde durmaktadır. Almanca dan çevirdiği, yazarı belli olmayan Ballad ve Romans adlı yazıda ise bu edebî şekiller hakkında bilgi verilmektedir. Dergide ayrıca Nurullah Ataç ve hocası Ahmet Hamdi Tanpınar la yaptığı bir mülakat yayımlanır. Kemal Bilbaşar, daha sonra kaleme aldığı bir yazısında 218 dergiyi çıkardıkları dönemde açık seçik bir dünya görüşüne ve sanat anlayışına ulaşmamış olduğunu belirtmiştir. O, İlhan İleri ve Cahit Tanyol la birlikte yazdıkları Aramak ın başyazılarında bir taraftan halkçılığı savunurken diğer taraftan Marksizm e karşı çıkarak, bazan yeniliğin bazan geleneğin yanında olarak çelişik görüşleri bir arada savunduklarını söylemiştir. Bilbaşar, genellikle dergi çıkaranların bu işi amatörce yaptıklarını belirtirken Aramak ın uzun ömürlü olmamasının sebebini de buna bağlar 219 : Dergilerin baş okuyucuları da çıkaranlarla onların kadeh arkadaşlarıdır. Çoğu sağlam bir gelir sahibi olmayan gençlerin ortaklaşa koydukları para ile finanse 217 Nurullah Ataç, Bir Hikâye, Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s Kemal Bilbaşar, Milliyet Sanat, nr. 213, 7 Ocak 1977, s. 7.

82 82 edilir. Para suyunu çekince ya da hatır ve gönülle sağlanan gelirler tükenince dergi kapanır. Bizim Aramak da böyle bir amatör tutkusunun eseriydi. Dergi 1940 yılının temmuz ayına kadar 16 sayı çıkabilmiştir. Sonra hem ekonomik sıkıntılar, hem de Cahit Tanyol un İzmir den ayrılıp İstanbul Üniversitesi nin Felsefe Bölümü ne kaydını yaptırdığı sırada dergiyi İstanbul a taşımak istemesi yüzünden Aramak ın yayımı devam edememiştir. c) Tan Kemal Bilbaşar, 1944 yılında eserlerini daha geniş bir okur kitlesine ulaştırabilmek amacıyla İstanbul a yerleşmeyi düşünmüş, Zekeriya Sertel tarafından hikâye ve röportaj yazarı olarak Tan gazetesinde işe alınmıştır. Ama henüz İstanbul a taşınamadan Tan gazetesinin tahrip edilmesi üzerine Bilbaşar bu isteğini gerçekleştirememiştir. Bilbaşar ın Tan da çalışmaya başlaması gazetede şöyle duyurulmaktadır 220 : Son zamanlarda romanları ve hikâyeleriyle edebiyat aleminde kendisinden çok bahsettiren Kemal Bilbaşar, Tan tahrir ailesine karışmıştır. Bundan böyle hikâye sütunumuzda bu kıymetli roman ve hikâyecimizin güzel hikâyelerini okuyacaksınız. İzmir de öğretmenliğine devam ederken Tan a on altı hikâyesinin yanı sıra çoğu Ege ve İzmir le ilgili on sekiz tane de makale göndermiştir. Daha önce de söz ettiğimiz gibi Bilbaşar ın 1945 yılında görevden uzaklaştırılmasına burada yazdığı yazılar sebep olmuştur. Yazar, Tan daki yazılarının bir kısmında Kembil ve Alşar adlarını kullanmıştır. d) Demokrat İzmir 220 Tan da Memleket Hikâyeleri, Tan, nr. 3174, 23 Temmuz 1944.

83 83 Bilbaşar ın yılları arasında Demokrat İzmir de yazdığı yazılar hem sayıca çok hem de tür bakımından çeşitlilik arz etmektedir. Bu gazetede daha sonra bazılarını kitaplarında toplayacağı birçok hikâyenin yanı sıra tefrika romanları ve çeşitli konularda yazdığı makaleler yayımlanmıştır. Demokrat İzmir de yayımlanan eserlerinden en çok dikkati çeken ve geniş yankılar uyandıran eseri şüphesiz Cemo dur. Gazetede 221 : Arkadaşımız Kemal Bilbaşar ın gazetemiz için hazırladığı bu edebî eser, doğu illerimizin vahşi dağlarını, yaylalarını görünüşleri sert, yürekleri duygulu insanlarını dile getirmektedir. tanıtımıyla yayımlanmaya başlanan Cemo yu Bilbaşar, 1966 da kitaplaştırmış ve bu romanıyla 1967 yılında Türk Dil Kurumu 222 Roman Ödülü ne layık görülmüştür. Bilbaşar bu ödülü alması ile ilgili duygularını şöyle ifade etmektedir 223 : Türk Dil Kurumu nun 1967 Roman armağanını kazanmam beni çok duygulandırdı, mutlu etti. Bu armağan sapmadan, yılmadan Türk diline ve Türk halkına hizmet çabasıyla döktüğümüz alın terinin, katlandığımız zorlukların boşa gitmediğinin delilini vermiştir. Cemo nun başarısı, bir yönüyle toplumculuğun başarısıdır. Bir akademi çizgisinde olan Türk Dil Kurumu nun ve yetkili jürisinin bana verdiği ödülü yazarlık hayatımın otuzuncu yılı için övünç duyduğum çok değerli bir kutlama armağanı sayıyorum. Edebiyat dünyasında büyük ilgiyle karşılanan Cemo hakkında pek çok makale yayımlanmıştır. Bu romanın edebiyat çevrelerinde büyük yankı yapmasının ardından sinemaya aktarılması gündeme gelmiştir. Senaryosunu Ayşe Şasa nın yazdığı, yönetmenliğini Atıf Yılmaz ın yaptığı Cemo, çekimleri sırasında attan düşüp boynunu kıran kadın başrol oyuncusu sebebiyle aylarca gazetelerin gündeminde kalmıştır Yılın En Güzel Romanı: Cemo, Demokrat İzmir, nr. 5787, 22 Haziran Kemal Bilbaşar aynı zamanda bu kurumun üyesiydi. Kurumun arşivinden aldığımız bilgiye göre yazar, Türk Dil Kurumu na 27 Mayıs 1963 tarihinde 1012 üye numarasıyla üye olmuştur. 223 Kemal Bilbaşar Diyor ki, Yeditepe, nr. 139, Kasım 1967, s Cemo nun ilk gösterisi 20 kasımda yapılacak., Yeni Ortam, nr. 65, 16 Kasım 1972.

84 yılında gösterime giren film birçok sinema eleştirmeni tarafından yılın en iyi filmleri arasında gösterilmiştir 225. Buna karşılık Bilbaşar, sinemaya aktarılırken Cemo nun toplumsal özellikleri bir yana atılarak ortaya soyut bir aşk masalı çıkarıldığı fikrindedir. O, filmi başarılı bulmakla birlikte hikâyenin böyle değiştirilmesini kendi sanat anlayışına ve emeğine saygısızlık kabul etmiştir 226. Ayrıca Cemo 1976 yılında İngilizce ye,1982 de de Çekçe ye çevrilmiştir. Yazar, başarı kazanmış eserlerin bile yurt dışında basılmasının zor olduğunu, bunun ancak tanıdıklar vasıtasıyla ya da belli tesadüfler sonucunda olabileceğini belirterek Cemo nun İngilizce ye çevriliş hikâyesini şöyle anlatmaktadır 227 : Cemo nun UNESCO tarafından benimsenip yayımlanması böyle bir olanağın ve rastlantının eseridir. Kızım, Cemo yu İngilizce ye çevirip Amerika da iken ilişki kurduğu bir yayınevine göndermiş. İyi bir rastlantı ile bu çeviri UNESCO Merkezî Yayın Seksiyonu Başkanı Amerikalı Mr. Rosenthal ın eline geçmiş. Bizzat kızımla ilişki kurmuş, Cemo ile Memo nun bir arada çevrilip basılması için benim ve Türk UNESCO sunun iznini istediler 5 yıl önce. Kitap ancak bu yıl aralık ayında yayımlanabildi. Cemo ile Memo adıyla değil, yalnızca Gemmo adı ile. Yazarımızın bu eserlerden başka Demokrat İzmir de üç tane de roman çevirisi yayımlanmıştır. Bunlar: Sultanın Bendesi 228, Kara Anıt 229 ve Kovalanan Sevgililer 230 dir. Yine burada yayımlanan Tahtıravalli 231 isimli romanı ise Vatan 225 Eleştirmenlere Göre Sezonun En İyi On Filmi, Milliyet Sanat, nr. 37, 15 Haziran 1973, s. 226 Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeni Ortam, nr. 96, 17 Aralık Kemal Bilbaşar, Milliyet Sanat, nr. 213, 7 Ocak 1977, s Sultanın Bendesi, (Mika Valtari den), Demokrat İzmir, nr , 13 Mart-31 Ağustos 1956, 167 Tefrika. 229 Kara Anıt, (E.M. Remargue den Esin Bilbaşar imzasıyla), Demokrat İzmir, nr , 6 Kasım Mart 1961, 114 Tefrika 230 Kovalanan Sevgililer, (Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 3 Ocak-2 Haziran 1971, 147 Tefrika. 231 Tahtıravalli, Demokrat İzmir, nr , 23 Aralık Şubat 1955, 67 Tefrika; Vatan, nr , 18 Aralık Şubat 1959, 54 Tefrika.

85 85 gazetesinde Ay Tutulduğu Gece adıyla ikinci kez tefrika edildikten sonra aynı adla 1961 yılında kitaplaştırılmıştır tarihleri arasında Bilbaşar ın sekizi çeviri olmak üzere toplam altmış dört tane hikâyesi de burada yayımlanır. Demokrat İzmir de On Yıldan Hikâyeler başlığı altında yayımladığı hikâyelerinde Demokrat Parti yi hicveden yazar, bunları Demokrat Parti nin iktidarda olduğu zamanlarda yazmış olmasına rağmen; ancak 1960 larda DP iktidarı sona erince yayımlama imkânı bulabilmiştir. Bilbaşar ın bu konudaki düşünceleri şöyledir 232 : On yılın sabık DP iktidarı kendisini işbaşına getiren Türk milletinin sevgisini kötüye kullanmış, muasır medeniyet seviyesine yaraşır bir hukuk devleti kurmak vadiyle devraldığı idareyi, ortaçağda bile eşine rastlanmayacak derecede keyfi, vurguncu, demagog, gösterişçi eşkıyalar hükûmeti haline getirmiştir. Bilbaşar bu hikâyeleri yazdığı devirde neden yayımlayamadığını da izah eder 233 : Sefih, ikiyüzlü, zalim bir idarenin hükümranlığı altında, insan haklarının her çeşidine, akla, hayale gelmez usullerle tebelleş olunduğu o felaketli yıllarda görüp yazdıklarımızı ve yazıp yayımlayamadıklarımızı yeni hürriyet havasından faydalanarak Türk ulusunun gelecek kuşaklarına ibret olur düşüncesiyle, bir seri hikâye halinde sunuyoruz. Bilbaşar ın Amerika dayken yazdığı yazılar da Demokrat İzmir de yayımlanır. Bu yazılardan birinde Amerika da çok etkilendiği bir olayı anlatmaktadır. Minneapolis te tanıştığı öğretmen karı kocadan Pervin öğretmenin hayatı oldukça trajiktir. Sağlık problemleri dolayısıyla sıkıntılı günler yaşayan Pervin Hanım, tedavi umuduyla Amerika ya gitmiş; fakat geçirdiği riskli ameliyatı atlatamayarak 232 Kemal Bilbaşar, On Yıldan Hikâyeler: Nutuk Ücreti, Demokrat İzmir, nr. 4716, 19 Haziran agy.

86 86 ölmüştür 234. Pervin öğretmenden geriye kalan bir hatıra defterinin, Bilbaşar sayesinde 7 tefrika halinde Demokrat İzmir gazetesinde yayımlandığını görmekteyiz 235. Kemal Bilbaşar ın bu yazıları onun, çevresindeki insanlarla konuşup dertleşen ve onların sorunlarıyla ilgilenen, gerektiğinde bunları ilgili kişilere duyuran sorumluluk sahibi bir yurttaş olduğunu da göstermektedir. Bilbaşar Amerika dayken Demokrat İzmir e magazin haberi niteliğinde birtakım yazılar da göndermiştir. Bu yazılarında Hollywood da müzik ve sinema dünyasında olup bitenleri anlatırken çeşitli sinema sanatçıları ve müzisyenlerin hayatlarına dair bilgiler de vermektedir. Amerika da kaldığı sürede Amerikan toplumunu yakından inceleme imkânı bulan yazarı şaşırtan durumlardan biri, bu kadar zengin bir ülkede yoksulların sayısının oldukça fazla olmasıdır. Kendisi ile Minneapolis Star gazetesinde yapılan röportajda hükûmetin fakirlere ve zencilere karşı olumsuz tutumunu eleştirmektedir. Bilbaşar, Amerika da kaldığı dönemde genel seçimlerin olması dolayısıyla medyada geniş yer tutan seçim ve politika ile ilgili haberlerle yakından ilgilenmiştir. Gerek Minneapolis Star gazetesinde gerekse Demokrat İzmir de çıkan bir yazısında 236 bu konudaki düşüncelerini belirterek Amerika daki seçim uygulamalarıyla bizdekinin farkı üzerinde durmuştur. Ayrıca Türkiye den farklı olarak medyanın partilerle ilgili haberleri tarafsız olarak vermesi de onu oldukça şaşırtan bir başka husustur. Demokrat İzmir de eğitim, sağlık gibi sosyal konuların yanı sıra, Atatürk ve cumhuriyet yönetimiyle ilgili değişik konularda yazdığı makaleleri, Atatürk ve Yahya Kemal hakkındaki ilginç anıları bir araya getiren yazıları, Bergama, Aydın ve Sakarya ile ilgili izlenimlerini anlattığı gezi yazıları da yer almaktadır. 234 Kemal Bilbaşar, Kemal Bilbaşar Amerika dan Yazıyor: Amerika da Bir Türk Öğretmeni Öldü, Demokrat İzmir, nr. 6157, 19 Ekim Amerika dan Derleyen: Kemal Bilbaşar, Pervin Öğretmenin Hatıra Defteri, Demokrat İzmir, nr , Ekim Kemal Bilbaşar, Amerika da Seçim Mücadelesi, Demokrat İzmir, nr. 6133, 25 Eylül 1964.

87 87 Kemal Bilbaşar, uzun yıllar Demokrat İzmir de yazdığı gibi Attila İlhan ve Can Yücel in de Demokrat İzmir gazetesinin sahibi Adnan Düvenci ile tanışmasına aracı olmuştur. Ankara Palas ta yaptıkları görüşmede onlara 237 : Sosyal sorumluluk sahibi yazar, gazetenin büyüğünü, küçüğünü seçmez; kaldı ki bu gazete Samet Ağaoğlu nun, Burhan Belge nin, Naci Sadullah ın, Halikarnas Balıkçısı nın, daha kimlerin yazdığı bir gazete, siz genç kalemler, hürriyet davasına omuz vermeyecek de kim verecek! diyerek onları da bu gazetede yazmaya teşvik eder. Bilbaşar, Amerika dan Demokrat İzmir e gönderdiği bir başka yazısında 238 Amerika daki üniversitelerde okuyan Türk öğrencilerinin maddi sıkıntılar çektiğini, dolayısıyla ders çalışmaları gereken saatlerde para kazanmak zorunda kaldıklarını belirterek görevlileri bu durumla ilgilenmeye çağırmaktadır. e) Diğer Gazete ve Dergiler Kemal Bilbaşar sürekli ve çok yazdığı Anadolu, Aramak ve Demokrat İzmir gibi yayın organları dışında başka gazete ve dergilerde de edebî ve gayrı edebî eser ve makaleler yayımlamıştır. Bunlar arasında ilk olarak Asım Kültür ve Cihat Gökçek tarafından çıkarılan İzmir Kültür gazetesinde 1 Ekim Aralık 1943 tarihleri arasında iki hikâyesi ve üç makalesi yer almaktadır. Bu makaleler Yahya Kemal, İlhan İleri ve İrfan Hazar la ilgilidir. Kemal Bilbaşar ın ilk romanı 1941 yılında Etrafımızdaki Duvar 239 adıyla Tasviri Efkâr gazetesinde yayımlanmıştır. Roman, gazete tarafından şu takdim cümlesiyle yayımlanır 240 : 237 Attila İlhan, TİP Mucizesi, Cumhuriyet, nr , 28 Şubat Kemal Bilbaşar, Amerika Mektubu: Öğrencilerimize sahip olalım., Demokrat İzmir, nr. 6163, 25 Ekim Etrafımızdaki Duvar, Tasviri Efkar, nr. 4760/ /448, 20 Temmuz-2 Eylül 1941, 42 Tefrika. 240 Etrafımızdaki Duvar, Tasviri Efkar, nr. 4759/403, 19 Temmuz 1941.

88 88 Sanatkar görüşüyle içinde bulunduğumuz hayatın tam bir tahlilini bu edebî eserde bulacaksınız. Bilbaşar Tasvir de yayımlanan bu ilk romanından telif ücreti almadığından şikayet ederken 241 sonraki yıllarda kendisiyle yapılan bir röportajdan bu romanını pek beğenmediğini de öğreniyoruz 242. Bir yazarın ancak olgunluk çağında romanda başarı gösterebileceğini söyleyen yazarın Etrafımızdaki Duvar romanını kitaplaştırmama sebebi de büyük ihtimalle romanı yeterince iyi bulmamasıdır. Bilbaşar ın Yanlış Zifaf 243 adlı romanı 1957 de Cumhuriyet gazetesinde kendi nevinin bir kilometre taşı olacaktır ifadesiyle yayımlanmıştır. Yazar daha sonra bu romanı Başka Olur Ağaların Düğünü 244 adıyla kitaplaştırır. Gazetede tefrika edildikten sonra kitap haline getirdiği eserlerinden biri de Milliyet te yayımlanan Şu 1945 Yılı 245 adlı romanıdır. Yazar bu romanı daha sonra Yeşil Gölge adıyla kitaplaştırmıştır. Yazar, 1940 yılından itibaren, başta İzmir ve İstanbul daki dergiler olmak üzere kendi dünya görüşüne yakın pek çok dergiye de hikâye ve makalelerini göndermiştir. Bilbaşar, yazdığı dergiler konusunda şunları söylemektedir 246 : Hikâyelerim o zamanın tüm ünlü dergilerinde karşılıksız olarak yayımlandı. Başka olanak yoktu çünkü. Ne var ki edebiyat dergilerinde yayımlanan bu yapıtlar salt aydın çevrelere ulaşıyordu. Onlardan gelen alkışlı eleştirileri halka ulaşmanın bir kanıtı sayarak yanılgıya düştüğümü çok sonra fark etmişimdir. 241 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s Nurer Uğurlu, Kemal Bilbaşar Diyor ki:, Yelken, nr. 45, Eylül 1960, s Yanlış Zifaf, Cumhuriyet, nr , 16 Haziran-14 Ağustos 1957, 57 Tefrika. 244 Kemal Bilbaşar, Başka Olur Ağaların Düğünü, Hüsnütabiat Matbaası, İstanbul 1975, 290 s. 245 Kemal Bilbaşar, Şu 1945 Yılı, Milliyet, nr , 23 Mart-9 Ağustos 1969, 139 Tefrika. 246 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10, s. 4.-5

89 89 Yazar, Ankara halkevi dergisi olan Ülkü nün kendisinden hikâye istediğini ve gönderdiği birkaç hikâyeden sonra ilk telif hakkını da bu dergiden aldığını belirtmektedir 247. Bilbaşar ın bu dergide yılları arasında iki hikâyesi yayımlanmıştır. Yurt ve Dünya dergisinde yılları arasında yedi hikâyesi yayımlanan yazarın Denizin Çağırışı adlı ilk romanı da Yurt ve Dünya Yayınları arasında çıkmıştır. Bilbaşar ın en uzun süre yazdığı dergi yakın arkadaşı Hüsamettin Bozok un sahibi olduğu Yeditepe dir. Yazarın yılları arasında bu dergide, 12 hikâye ve 5 makalesi yayınlanmıştır. Ayrıca Pembe Kurt adlı kitabı da Yeditepe Yayınları arasında çıkmıştır. Cemo ile ödül aldıktan sonra yazmaya başladığı Türk Dili dergisinde de yılları arasında beş hikâyesi ve bir tiyatro eseri yayımlanır. Bunlar dışında Bilbaşar ın, Fikirler (1939), Kovan (1944), Kök (1955), Yorum (1961) ve Sosyal Adalet te (1964) bir yazısı; İnsan (1941), Kültür (1942), Millet (1943), Adımlar (1943), Ant (1945), Yığın (1946), Genç Nesil (1947), Varan (1955), Yazı (1955), Yeni Edebiyat (1970) ve Yazko Edebiyat ta (1981) bir; Pınar ( ) ve Yelken de ( ) üç hikâyesi; Yürüyüş ( ) ve Seçilmiş Hikâyeler Dergisi nde ( ) de dört hikâyesi yayımlanmıştır. Yazar ın bir de yurtdışında yayımlanan bazı antolojilerde hikâyeleri yer almaktadır. Yeni Ortam gazetesindeki bir haberde 248 yer alan bilgiye göre elli sekiz Türk hikâyecisi ile birlikte Bilbaşar ın bir hikâyesi de Polonya da Varşova Üniversitesi Şarkiyat Enstitüsü Türkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. T. Majda ve asistanı Wojciech Hensel tarafından hazırlanan Çağdaş Türk Hikâyecileri Antolojisi ne alınmıştır. Bu 247 agy., s Çağdaş Türk hikâyecileri adlı antoloji Polonya da yayımlanıyor., Yeni Ortam, nr. 933, 14 Nisan 1975.

90 90 antolojide hikâyelerle birlikte yazarların kısa bir biyografisi de yer almaktadır 249. Bunun dışında yazarın Almanca bir antolojide de üç hikâyesi yayımlanmıştır. Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren adlı antolojide yazarın Sümbül, Kurban ve Mekke Hacısı hikâyeleri yer almıştır. 5. Tiyatro ve Senaryo Çalışmaları Kemal Bilbaşar ın ilk tiyatro eseri olan Kendimize Dönebilmek 250, 1939 yılında yayımladığı Anadolu dan Hikâyeler adlı kitabında yer almaktadır yılında Ankara radyosu, oyunlar seslendirmeye başlayınca radyo için Çıldır Gölü Efsanesi, Şifalı Muska, Bebek Oy, Teoman ın Oğlu, Uçan Balıklar, Yaban Keçisi 251 adlı eserlerini kaleme almıştır. Bu oyunları Kemal Tözem tarafından radyoda seslendirilmiştir. Bilbaşar ın kendi ifadesine göre her oyun, yoğun ilgi üzerine radyoda ikişer kez yayınlanmıştır 252. Bunlardan Çıldır Gölü Efsanesi daha sonra İzmir Radyosu nda da temsil edilmiştir yılında İzmir de Şehir Tiyatrosu nun kurulmasından sonra yönetmen Avni Dilligil, Bilbaşar ı tiyatro eseri yazma konusunda teşvik etmiştir. O, tiyatroyu halka seslenmenin bir başka yolu olarak gördüğünden bu isteğe sıcak bakmış, Cevizli Bahçe ve Kadırga hikâyelerini birleştirmek suretiyle Kadırga adlı bir piyes yazmıştır yılında CHP nin açtığı piyes yarışmasına yolladığı dört perdelik bu oyunuyla Bilbaşar ikincilik almıştır. 249 Çağdaş Türk hikâyecilerini kapsayan bir antoloji Polonya da yayımlanıyor., Yeni Ortam, nr. 916, 28 Mart Kemal Bilbaşar, Kendimize Dönebilmek, Anadolu dan Hikâyeler, Türkiye Basımevi, İstanbul, 1939, Yazar, bu radyo oyunlarından birini yayımlanıştır. Bkz. Çıldır Gölü Efsanesi, Türk Dili, nr. 214, 1 Temmuz 1969, s Diğerlerinin metinleri ise bize yazarın oğlu Taran Bey tarafından verilmiştir. 252 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, s. 10, s Kemal Bilbaşar ın bir eseri radyoda temsil edilecek., Demokrat İzmir, nr. 3797, 10 Aralık 1954.

91 91 Yazar yarışmanın sonucunu nasıl öğrendiğini şöyle anlatmaktadır 254 : O zaman CHP nin Anadolu gazetesinde çalışıyorum. Baktım ajanstan not alırken bir haber. Oyun yarışması sonuçlarını bildiriyor. Birinciliği Necip Fazıl, ikinciliği İzmirli bir vatandaş -aynen böyle- aldı diyorlar. Bir gün sonra yetkililer bu sonucu beğenmemişler, ikimiz de muhalif olduğumuzdan. Ben de Tan da Bu Yükü Ne Zamana Kadar Çekeceğiz? diye yazılar yazıyorum. Bunun üzerine yarışmanın birinci ve ikincisine ait ödüller iptal edilmiş, yalnız üçüncüye ödül verilmiştir. Kadırga yı çok beğenen ve oyunu halka sunmakta ısrarlı olan Avni Dilligil, Bilbaşar a: Her akşam bir testi kıracağız; ama değer diyerek oyunu sahnelemek için elinden geleni yapmıştır. O dönemde oyunu gösterime sunabilmek için metnini Basın-Yayın Müdürlüğü nden onay alınması gerektiği için Kadırga yı müdürlüğe göndermişlerdir. Fakat gelen cevapta hiçbir mazeret gösterilmeden oyunun gösterime giremeyeceği söylenmiştir. Anadolu Ajansı İzmir Temsilcisi İhsan Barlas ın İzmir Şehir Tiyatrosu Rejisörlüğüne yazdığı bir yazıda 12 Nisan 1947 tarihli ve 1486/2787 sayılı tezkerede Kadırga nın temsiline Basın ve Yayın Umum Müdürlüğü tarafından izin verilmediği belirtilmektedir 255. Bilbaşar, DP nin başa gelmesi ve İstanbul Şehir Tiyatroları Müdürlüğü nde de Orhan Hançerlioğlu nun görevlendirilmesi üzerine 1952 yılında Kadırga yı bu sefer oynanacağı umuduyla İstanbul Şehir Tiyatrosu na göndermiştir 256. Cevat Fehmi Başkut, Halit Fahri Ozansoy, Sabri Esat Siyavuşgil, Şükrü Erden ve Ercüment Ekrem Talu nun yer aldığı Edebî Heyet tarafından incelenen piyes, bu defa da geri 254 Hızlan, Kemal Bilbaşar: Yalnız azınlığı düşünerek yazmıyorum., s Kemal Bilbaşar ın özel evrakı arasında çıkan bu yazı yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir. 256 Kemal Bilbaşar 18 Temmuz 1952 tarihinde Şehir Tiyatrosu Müdürlüğüne yazdığı mektupta Kadırga nın incelenerek uygun bulunduğu takdirde komedi repertuarına alınmasını istemektedir. Şehir Tiyatroları Müdürü Orhan Hançerlioğlu da 22 Temmuz da yazdığı cevapta Kadırga yı incelemeleri için edebî heyete verdiğini belirtmektedir. Bu mektuplar da yazarın oğlu tarafından bize verilmiştir.

92 92 çevrilmiştir. 15 Ekim 1952 tarihini taşıyan raporda Kadırga yla ilgili şunlar söylenmektedir 257 : Kemal Bilbaşar ın Kadırga adlı eseri mevzu ve vaka itibariyle İstanbul seyircilerinin gözünü ve gönlünü doyuracak mahiyette bulunmadığı ve terkibinde tiyatro tekniğinden ziyade hikâye tekniğinin hâkim bulunduğu mülahazasıyla sahibine iadesine ekseriyetle karar verildi. Kadırga ikinci kez geri çevrilmesine rağmen Bilbaşar mücadelesine devam eder. Kendi ifadesine göre direnmesinin iki sebebi vardır. Biri, gönderilen rapora imza atan kişilerin İstanbul halkı adına karar vermeleridir. Diğeri ise, o zamanlar CHP nin yayın organı olan bir dergide gördüğü şu ifadedir: Edebî Heyet, gelen eserleri hemen reddetmemelidir. Eğer sanat değeri varsa yazarıyla temasa geçip bazı değişiklikler teklif etmelidir. Bilbaşar, Yeditepe de yayımlanması amacıyla Hüsamettin Bozok a bir mektup göndererek Edebî Heyet in İstanbul halkı adına karar veremeyeceğini ve tarafsız kişilerden bir jüri kurularak eserin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş, eğer eser uygun bulunmazsa onu yakacağını da ilave etmiştir. Bilbaşar, eseri geri çevrildiğinde gönderilen raporda eserin kusurları, beğenilmemesinin sebepleri hakkında bir şey yazılmamasını da eleştirmektedir 258. Bilbaşar ın bu mektubu üzerine Yeditepe nin idarecileri, oluşturulacak jürinin yalnız kendi dergilerinin yazarlarından olmasını doğru bulmayarak Cumhuriyet, Yeni İstanbul, Vatan, Milliyet gibi günlük gazetelerde yazan ve farklı sanat görüşlerine sahip yazarları bir araya getirmeye karar verirler. Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Sait Faik, Fikret Adil, Oktay Akbal, Yaşar Kemal, Behçet Necatigil, Tarık Buğra, İbrahim Hoyi, Ayşe Nur, Nevzat Üstün ve Tunç Yalman dan oluşan jüri, İstanbul da Maya Sanat Galerisi nde Refik Halit Karay ın başkanlığında toplanır. Maya Sanat Galerisi nin sahibi Adalet Cimcoz ve Yeditepe nin sahibi Hüsamettin Bozok da oylamaya katılmaksızın şahit olarak toplantıda hazır bulunurlar. Kadırga yı 257 Kemal Bilbaşar, İstanbul Şehir Tiyatrosu Jürisinin Kadırga Hakkındaki Raporu Münasebetiyle Mektup, Yeditepe, nr. 26, 1 Aralık 1952, s agy., s. 1.

93 93 inceleyen jüri Bilbaşar ın Anadolu yu iyi tanıdığı ve kuvvetli bir gözlem gücüne sahip olduğu konusunda birleşir. Kadırga yı beğenerek olumlu oy verirler; ancak konuşmaların bazı yerlerde seyircinin ilgisini dağıtacak kadar uzun olduğunu ve yazarı tarafından bir revizyona tabi tutulması gerektiğini de belirtirler 259. Piyesini heyete takdim ettikten sonra Galatasaray da bir pastahanede toplantının bitmesini bekleyen Bilbaşar, sonucu Oktay Akbal ve Sait Faik ten öğrenmiştir. Akbal, o günlerde oyunu beğendiklerini ifade etse de Bilbaşar ın ölümünden sonra yazdığı bir yazıda Kadırga yla ilgili olarak farklı şeyler söylemektedir 260 : Bir de oyun yazmıştı Bilbaşar. Şehir Tiyatrosu Edebî Kurulu beğenmemiş, Yeditepe dergisi sahibi Bozok bizleri Maya Galerisi nde topladı. Bilbaşar oyununu bize okudu. Sait Faik de oradaydı. Pek beğenmemiştik ya, bir şey diyememiştik. Kutlamıştık kendisini. Sonra Hay-Layf Pastahanesi nde buluşmuştuk. Bilbaşar ın Yeditepe de yayımlanan mektubundan ve Maya Sanat Galerisi nde toplanan jüriden rahatsız olan Şehir Tiyatrosu jüri üyelerinden Sabri Esat Siyavuşgil 4 Ocak 1953 te Yeni Sabah gazetesinde Edebî heyet haklıymış. başlıklı bir yazı yazarak Kadırga ile ilgili olarak toplanan ilk jürinin kararında isabetli olduğunu savunmuştur. Siyavuşgil in, ikinci jürinin tarafsız olmadığını iddia eden bu yazısına Bilbaşar, Demokrat İzmir de yazdığı bir yazıyla cevap vermiştir 261. Kadırga nın başına gelenler onun bu tarz çalışmalarını sürdürmesine engel olmuştur. Yazarın, bir röportajından 262 öğrendiğimize göre Kadırga dışında bir piyes daha yazmıştır: Gecekondu Mahallesi. Bilbaşar bir yazısında Kadırga nın oynanamayışının hikâyesini anlattıktan sonra cümlelerini şöyle sürdürmektedir 263 : 259 Kadırga Piyesi Üzerine, Yeditepe, nr. 29, 15 Ocak 1953, s Oktay Akbal, Günlerde 83, Hürriyet Gösteri, nr. 38, Ocak 1984, s Kemal Bilbaşar, Bir Eser Hakkında: Bir İddia ve Bir Cevap, Demokrat İzmir, nr. 2979, 15 Şubat Kemal Bilbaşar ile Bir Konuşma, Sabah Postası, 4 Nisan 1954.

94 94 Bunları halkçı bir yazar olarak Türk milletine seslenmek için nasıl çırpındığımı; fakat halk adına iş gören; ama halkın uyanmasından korkan yöneticilerin direnciyle nasıl kösteklendiğimi anlatmak için yazıyorum. Bu engeller olmasaydı birkaç oyun daha yazmak hevesini duyardım hiç kuşkusuz. Hangi dönemde olursa olsun bu oyunu halka ulaştıramayacağını anlayan yazar Kadırga yı Yeşil Gölge adıyla romanlaştırır. Bu romanın amacını şu cümleleriyle anlatmaktadır 264 : ların da Atatürk çağından gelmekte olan gizlenmiş, sinmiş gericilik hareketinin örgütlenerek iktidarı ele geçirmek ve sonraki dönemde gerçekleştirdikleri bütün amaçlarını bir örgüt içerisine almak eğilimini o romanda vermeye çalıştım. Bilbaşar, önce hikâye sonra oyun olarak kaleme aldığı ve en sonunda Yeşil Gölge adıyla romanlaştırdığı bu eseriyle 1968 yılında May Roman Ödülü nü Mehmet Seyda ile birlikte almıştır 265. May Roman Yarışması nın jüri üyeleri Hasan Ali Ediz, Tahir Alangu, Behçet Necatigil, Rauf Mutluay, Haldun Taner, Kamran Yüce, Selahattin Hilav ve Aykut Oray dır. Kendisine ödül kazandıran Yeşil Gölge yi 1970 yılında kitap haline getirmeden önce Milliyet gazetesinde yayımlamıştır 266. Bilbaşar ın bazı eserleri sinemaya aktarıldığı gibi kendisinin de senaryo çalışmaları olmuştur 267 : Senaryo yazmanın sanatım üzerinde en önemli etkisi o dönemi izleyen romanlarımın kurgusunda görülüyor. Senaryolarda dikkat edilecek noktalar, olaylara 263 Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, s. 10, s Hızlan, Kemal Bilbaşar: Yalnız azınlığı düşünerek yazmıyorum., s Mehmet Seyda da İhtiyar Gençlik romanıyla birinciliğe layık görülmüştür. Bkz. MAY Ödülü, MAY, nr. 16, Ocak 1969, s Kemal Bilbaşar, Şu 1945 Yılı, Milliyet, nr , 23 Mart-9 Ağustos 1969, 139 tefrika. 267 Kemal Bilbaşar, Milliyet Sanat, nr. 213, 7 Ocak 1977, s. 3-7.

95 95 rahat bir akış sağlamak, onları birbirleri ile mantıklı ve uyumlu bağlantılarla geliştirmek, öykünün belli coşku doruklarını saptamak ve çözülürken yeniden dolaşan düğümlerini aça aça sonuca güvenle ulaşmak. Senaryoculuk bana bu kurgu tekniğini romanda da uygulama olanağı hazırladı. Bundan sonra yazdığım romanların, önce böyle semaryo taslağı biçiminde bir iskeletini hazırlıyorum. Bilbaşar ın çeşitli film şirketleri ile yazışmalarından öğrenebildiğmiz senaryolarının isimleri: E.O.K.ya Ölüm, Şarkıcı Kız ve Beyaz Rüya dır 268. Film şirketlerinin isteği üzerine yazarın bunları kaleme aldığını biliyoruz; fakat bu senaryoların film haline getirilip getirilmediği hakkında bilgi sahibi değiliz. Böylece Kemal Bilbaşar, ilk edebî eserinin çıktığı 1938 yılından son edebî eserinin yayımlandığı 1981 yılına kadar kırk üç yıl süren edebiyat hayatında birçok gazete ve dergide yüz on yedi hikâye, beş tefrika roman yayımlamış, hikâyelerinden kırk dört tanesi altı hikâye kitabında bir araya getirilmiş, beş tefrika romanından dört tanesi de kitap halinde yeniden basılmıştır. SONUÇ Kemal Bilbaşar (1 Şubat Ocak 1983), Cumhuriyet devrinin roman ve hikâye türünde eserler vermiş önde gelen yazarları arasındadır. Çanakkale de doğan yazarın babası Kafkasya göçmenlerinden polis komiseri Naim Efendi, annesi ise Bulgaristan göçmenlerinden Nuriye Hanımdır. Bilbaşar ın babası Balkan Savaşı sırasında 1912 yılında müttefik subaylar tarafından Selanik te vurulmuştur. Bu olaydan sonra aile Selanik ten Çanakkale ye göç etmiştir. 268 Bu mektuplar yazarın oğlu Taran Bey tarafından bize verilmiştir.

96 96 Çanakkale ye gelmelerinden üç yıl sonra I. Dünya Savaşı nda Çanakkale cephesinde savaşın şiddetlenmesiyle buradan da ayrılmak zorunda kalmışlardır. Eskişehir e geldiklerinde yalnız yaşamanın zorluğuna dayanamayan Nuriye Hanım burada Avni Bey adında Üsküplü bir devlet memuruyla evlenir. II. Dünya Savaşı nın başlamasıyla aile, Eskişehir den de ayrılarak Ankara ya gider. Yaklaşık altı ay kaldıktan sonra Sakarya Savaşı nın çıkmasıyla bu sefer de Kayseri nin Bünyan ilçesine göç edilir de Dumlupınar zaferinin kazanılmasıyla tekrar Eskişehir e dönen aile evlerinin harap olduğu bu şehirde de fazla kalamayarak ayrılır. Çocukluğu savaş yıllarına rastlayan yazar, ilköğrenimini ancak yedi yılda ve farklı okullarda tamamlayabilmiştir. Daha sonra 1924 yılında, zor şartlarda girdiği Edirne Erkek Muallim Mektebi nden 1929 da mezun olarak iki yıl Babaeski ve Vize de ilkokul öğretmenliği yapmıştır. Kendini geliştirmek isteyen yazar, 1931 de Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü nün Tarih-Coğrafya Öğretmenliği Bölümü ne kaydını yaptırmış ve 1935 te buradan mezun olmuştur. Mezun olduktan sonra aynı okulun Resim-İş Bölümü mezunlarından Bedia Hanımla evlenmiş, ardından askerlik hizmetini İstanbul ve İzmir de tamamlamıştır. Nazilli de bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra tayini İzmir Karataş Ortaokulu na çıkmış, emekli oluncaya kadar yirmi dört yıl burada görev yapmıştır. Yazar, 1945 yılında İzmir de kitabevi açmış, gördüğü baskılar yüzünden yaklaşık bir yıl sonra burayı kapatmak zorunda kalmıştır. Kemal Bilbaşar ın memuriyeti boyunca oldukça huzursuz bir hayatı olmuştur. O, hep rejime muhalif bir insan olarak görüldüğü için yazdığı gazete ve dergiler bahane edilerek takip altında tutulmuş, hakkında soruşturmalar açılmış, evinde aramalar yapılmıştır yılında altı ay görevden uzaklaştırılan yazar, 1952 ye kadar birtakım baskılara maruz kalmıştır yılında yazarın kitapları toplatılmış, Cemo adlı romanı ders kitaplarının müfredatından çıkarılmıştır yılında kendisine gönderilen bir kitaptan dolayı bir siyasî parti ile bağlantısı olduğu suçlamasıyla yine evinde arama yapılan yazarın pek çok eser müsveddesi, bazı kitapları, gazete kupürleri, mektup, günlük gibi özel evrakı bir daha verilmemek üzere alınmıştır.

97 97 Yazar, 1962 de emekli olduktan sonra üç yıl siyasetle uğraşmıştır yılları arasında Amerika da kızının yanında bulunan yazar, buradan dönüşünde İzmir de kısa bir süre kalmış ve 1966 nın başından itibaren İstanbul da yaşamaya başlamıştır. İstanbul da vaktini daha çok yazı faaliyeti ile geçiren yazar, 21 Ocak 1983 te burada vefat etmiştir. Kemal Bilbaşar ın resim, müzik ve daha sonra da edebiyata karşı ilgisi Edirne Erkek Muallim Mektebi nde başlamış, Gazi Muallim Mektebi nde Ahmet Hamdi Tanpınar, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç, İbrahim Necmi Dilmen, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu gibi zamanın yetkin hocaları sayesinde bu ilgi artmıştır. İlk hikâye denemelerine Nazilli de öğretmenken başlayan yazar, 1937 de İzmir e gelmesiyle bunları çeşitli gazete ve dergilere yayımlatma imkânı bulmuştur. İlk hikâyesi Kaza 1938 yılında İzmir dergilerinden Kültür de yayımlanmıştır yılları arasında İlhan İleri ve Cahit Tanyol la birlikte Aramak adlı bir dergi çıkarmışlardır. Dergi yayımlandığı yıllarda büyük ilgi toplamış, İstanbul basınında da Aramak la ilgili pek çok makale yayımlanmıştır. Bilbaşar ın edebiyat çevrelerinin dikkatini çekmeye başlaması da bu dergide yayımlanan hikâyeleri ile olmuştur. Daha sonra Anadolu, İzmir Kültür, Tasviri Efkar, Tan, Demokrat İzmir, Vatan, Cumhuriyet, Milliyet gazetelerinde; Ülkü, Fikirler, İnsan, Kültür, Yürüyüş Yurt ve Dünya, Millet, Adımlar, Kovan, Pınar, Yığın, Genç Nesil, Varan, Yazı, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, Yeditepe, Kök, Yorum, Yelken, Sosyal Adalet, Yazko Edebiyat dergilerinde hikâye, roman ve makaleleri yayımlanmıştır. Gazete ve dergilerde yayımlanan hikâyelerinin bazıları Türkiye de bazıları da yurt dışında yayımlanan antolojilere alınmıştır yılları arasında yaşadığı soruşturma, takip ve sıkıntı dolu günler yazarın psikolojisini olumsuz şekilde etkilediği için özellikle arasında yazı faaliyeti neredeyse durmuştur. Bu suskunluk devresinden sonra 1953 yılından itibaren Yeditepe dergisinde hikâyeleri yayımlanmaya başlar. Bu arada aynı tarihte Pembe Kurt adlı hikâye kitabı yayımlanır yılında radyo oyunu ve tiyatro türlerinde eserler yazan Bilbaşar, Kadırga adlı piyesinin İzmir Şehir Tiyatrosu nda oynanması için izin çıkmamasının üzerine

98 de bu oyunu İstanbul Şehir Tiyatrolarına göndermiş, oradan da olumlu cevap alamayınca bir daha tiyatro denemelerine girmemiştir. Bu tiyatro eserinin dışında yine 1945 te Ankara radyosunda seslendirilmek üzere Şifalı Muska, Çıldır Gölü Efsanesi, Bebek Oy adlı oyunları kaleme almış, ayrıca birkaç tane de film senaryosu hazırlamıştır. İzmir devresinde daha çok hikâye türünde eser veren yazar 1966 dan sonra başlayan İstanbul devresinde romana ağırlık vermiştir yılına kadar sekiz telif, üç tercüme romanı ve iki hikâye kitabı yayımlanmıştır. Büyük ilgi toplayan Cemo romanıyla 1967 yılında Türk Dil kurumu Roman Ödülü nü almıştır. Sonuç olarak Kemal Bilbaşar, doğum tarihlerine göre kuşağı olarak nitelendirebileceğimiz Sait Faik (d. 1906), Samet Ağaoğlu (d. 1909), Kemal Tahir (d. 1910), Rıfat Ilgaz (d. 1911), Orhan Kemal (d. 1914), Samim Kocagöz (d. 1916) gibi yazarlarla aynı devrede eserlerini vermiştir. Kemal Bilbaşar öğretmen oluşunun da etkisiyle Anadolu insanını yakından tanıma imkânı bulmuş, Köy Enstitülü bir yazar olmamasına rağmen köy ve kasaba gerçeklerini eserlerine yansıtmış; ancak ideolojik veya propaganda çerçevesinde düşünülebilecek eser vermekten uzak durmuştur. Başka bir deyişle edebiyatla ideolojiyi ve siyaseti ayrı tutmuştur. Kemal Bilbaşar hakkında her ne kadar üç Kemaller (Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal) arasında gölgede kalmış dördüncü Kemal dense de o Cumhuriyet dönemi hikâye ve romanında önemli bir yere sahip olan dikkate lâyık bir yazardır. III. BİBLİYOGRAFYA Kitap Halindeki Eserleri a) Kronolojik Telif Olanlar - Medeniyetin Doğuş ve Yayılışında Türklerin Rolleri (A), Burhaneddin Matbaası, İstanbul, 1935, 56 s. 269 Bibliyografyada hikâye (H), roman (R), araştırma-inceleme (A) kısaltmasıyla gösterilmiştir.

99 99 - Anadolu dan Hikâyeler (H), Türkiye Basımevi, Aramak Mecmuası Yayınlarından, Sayı: 1, İstanbul, 1939, 106 s. - Cevizli Bahçe (H), Yeniyol Basımevi, İzmir, 1941, 136 s.; İlaveli 2.b., İstanbul, 1975, 335 s. - Denizin Çağırışı (R), Yurt ve Dünya Kültür Yayınları No: 2, Ankara, 1943, 146 s.; 2.b., Ankara, 1972, 169 s. - Pazarlık (H), Güneş Basım ve Yayınevi, İzmir, 1944, 89 s. - Yeni Programlara Göre Ortaokullarda Öğretmen-Öğrenci İçin Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi Yardımcı Kitapları 1. Sınıf, (Halit Aksan la birlikte), Ticaret Matbaası, İzmir, 1950, 4 Fasikül, ; 2. Sınıf, 4 Fasikül, s. - Ortaokullarda Öğretmen-Öğrenci İçin Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi Yardımcı Kitapları 3. Sınıf, (Halit Aksan la birlikte), Ticaret Matbaası, İzmir, 1950, 4 Fasikül, s. - Pembe Kurt (H), Yeditepe Yayınları, İstanbul, 1953, 88 s. - Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler (H), Ticaret Basımevi, İstanbul 1956, 96 s.; 2.b., İzmir 1961, 96 s. - Ay Tutulduğu Gece (R), Kovan Kitabevi Yayınları, İzmir, 1961, 205 s.; 2.b., İstanbul, 1970, 210 s. - Cemo (R), Evren Yayınları Roman Dizisi: 1, İstanbul 1966, 226 s.; 11.b., İstanbul 1996, 180 s.; Gemmo, (Esin B. Rey ve Mariana Fitzpatrick in çevirisiyle) P. Owen, London 1976, 223 s.; Dzemo, (Xenia Celnarova nın çevirisiyle), Spaloanost Priatcliov Krásnych Knih, Bratislava 1982, 210 s. - Memo (R), Tekin Yayınevi, İstanbul, 1969, 2 c., s.; (Tek cilt halinde) 3.b., İstanbul, 1974, 599 s.; 4.b., İstanbul, 1979, 555 s. - Yeşil Gölge (R), May Yayınları, İstanbul, 1970, 438 s. - Irgatların Öfkesi (H), Tekin Yayınevi, İstanbul, 1971, 508 s. - Yonca Kız (R), Milliyet Yayınları, İstanbul, 1971, 297 s.; 4.b., İstanbul, 1977, 280 s. - Başka Olur Ağaların Düğünü (R), Cem Yayınevi, İstanbul, 1972, s. 252; 2.b., İstanbul, 1975, 294 s. - Kurbağa Çiftliği (H), Okar Yayınları, İstanbul, 1976, 143 s. - Kölelik Dönemeci (R), Tekin Yayınevi, İstanbul, 1977, 641 s. - Bedoş (R), Yazko, İstanbul, 1980, 208 s., 2.b., İstanbul, 1983, 216 s. - Zühre Ninem (R), Yazko, İstanbul 1981, 196 s. Çeviri veya Adapte Olanlar

100 100 - Gölgedeki Zorbalar (R), (Frank Harper dan), Tekin Yayınevi, İstanbul, 1973, 308 s. - Ayşe nin Öksüzleri (R), (Johanna Spyri den E. Bilbaşar imzasıyla çeviri), Sümer Yayınevi, İstanbul, 1973, 204 s. - Gülenay (R), (Elenor Hodgman Porter dan E. Bilbaşar imzasıyla adapte), Sümer Yayınevi, İstanbul, 1973, 2 c., s. b) Türlere Göre Hikâye Kitapları - Anadolu dan Hikâyeler, Türkiye Basımevi, Aramak Mecmuası Yayınlarından, Sayı: 1, İstanbul, 1939, 106 s. - Cevizli Bahçe, Yeniyol Basımevi, İzmir, 1941, 136 s.; İlaveli 2.b., İstanbul, 1975, 335 s. - Pazarlık, Güneş Basım ve Yayınevi, İzmir, 1944, 89 s. - Pembe Kurt, Yeditepe Yayınları, İstanbul, 1953, 88 s.

101 101 - Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, Ticaret Basımevi, İstanbul, 1956, 96 s.; 2.b., İzmir 1961, 96 s. - Irgatların Öfkesi, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1971, 508 s. - Kurbağa Çiftliği, Okar Yayınları, İstanbul, 1976, 143 s. Romanları Telif Olanlar - Denizin Çağırışı, Yurt ve Dünya Kültür Yayınları, No: 2, Ankara, 1943, 146 s.; 2.b., Ankara, 1972, 169 s. - Ay Tutulduğu Gece, Kovan Kitabevi Yayınları, İzmir, 1961, 205 s.; 2.b., İstanbul, 1970, 210 s. - Cemo, Evren Yayınları Roman Dizisi: 1, İstanbul 1966, 226 s.; 11.b., İstanbul, 1996, 180 s.; Gemmo, (Esin B. Rey ve Mariana Fitzpatrick in çevirisiyle) P. Owen, London, 1976, 223 s.; Dzemo, (Xenia Celnarova nın çevirisiyle), Spaloanost Priatcliov Krásnych Knih, Bratislava 1982, 210 s. - Memo, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1969, 2 c., s.; (Tek cilt halinde) 3.b., İstanbul, 1974, 599 s.; 4.b., İstanbul, 1979, 555 s. - Yeşil Gölge, May Yayınları, İstanbul, 1970, 438 s. - Yonca Kız, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1971, 297 s.; 4.b., İstanbul, 1977, 280 s. - Başka Olur Ağaların Düğünü, Cem Yayınevi, İstanbul, 1972, s. 252; 2.b., İstanbul, 1975, 294 s. - Kölelik Dönemeci, Tekin Yayınevi, İstanbul, 1977, 641 s. - Bedoş, Yazko, İstanbul, 1980, 208 s.; 2.b., İstanbul, 1983, 216 s. - Zühre Ninem, Yazko, İstanbul, 1981, 196 s..çeviri veya Adapte Olanlar - Gölgedeki Zorbalar, (Frank Harper dan), Tekin Yayınevi, İstanbul, 1973, 308 s. - Ayşe nin Öksüzleri, (Johanna Spyri den E. Bilbaşar imzasıyla çeviri), Sümer Yayınevi, İstanbul, 1973, 204 s. - Gülenay, (Elenor Hodgman Porter dan E. Bilbaşar imzasıyla adapte), Sümer Yayınevi, İstanbul, 1973, 2 c., s. Araştırma ve İnceleme

102 102 - Medeniyetin Doğuş ve Yayılışında Türklerin Rolleri, Burhaneddin Matbaası, İstanbul, 1935, 56 s. Ders Kitapları - Yeni Programlara Göre Ortaokullarda Öğretmen-Öğrenci İçin Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi Yardımcı Kitapları 1. Sınıf, (Halit Aksan la birlikte), Ticaret Matbaası, İzmir, 1950, 4 Fasikül, ; 2. Sınıf, 4 Fasikül, s. - Ortaokullarda Öğretmen-Öğrenci İçin Tarih, Coğrafya, Yurttaşlık Bilgisi Yardımcı Kitapları 3. Sınıf, (Halit Aksan la birlikte), Ticaret Matbaası, İzmir, 1950, 4 Fasikül, s. 2. Gazete ve Dergilerde Yayımlanan Eserleri 270 a) Kronolojik Kaza (H), Kültür, 15 Ocak 1938, nr. 68, s.14-16; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Bu bölümde hikâye (H), roman (R), makale (M), tiyatro (T) kısaltmasıyla gösterilmiştir. Künyeler gösterilirken takma adlar künyenin başında verilmiştir. Kemal Bilbaşar ın Amerika dayken gönderdiği magazin yanı ağır basan yazılar dışındaki makalelerin tümü bibliyografyada gösterilmiştir.

103 103 - Uçurum Kenarında Yaratılmış Bir Eser: Bir Adam Yaratmak (M), Anadolu, nr. 7508, 18 Mayıs Telkin (H), Anadolu, nr , Haziran 1938, 2 Tefrika. - Osmanlı Tarihinde Tütün Yasağı: İbtal-i Kahvehane ve Men-i Duhan (M), Anadolu, nr. 7537, 21 Haziran Mütekait Beygirler (H), Anadolu, nr.7554, 29 Haziran 1938; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Kantarcı Güdük Şakir Efendi (H), Anadolu, nr , 30 Haziran-1 Temmuz 1938, 2 Tefrika; Anadolu dan Hikâyeler, s Bir Osmanlı Yaveri (H), Anadolu, nr.7558, 3 Temmuz Amasralı Gemiciler (H), Anadolu, nr , 16 Eylül-1 Ekim 1938, 12 Tefrika; Anadolu dan Hikâyeler, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yabanın Kini (H), Anadolu, nr , Ekim 1938, 7 Tefrika Halka (H), Anadolu, nr , 6-11 Ocak 1939, 5 Tefrika; Aramak, nr. 5, Ağustos 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s K.B., Viraj Tehlikesi (M), Anadolu, nr. 7776, 10 Mart Yeni Eserler Karşısında: Dağların Çocuğu (M), Anadolu, nr. 7817, 27 Nisan Sarhoş (H), Aramak, nr. 1, Nisan 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s Hacı Emminin Damadı (H), Aramak, nr. 2, Mayıs 1939, s ; Memleket Küçük Hikâyeleri, CHP Yayını, Ankara, 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Budakoğlu (H), Aramak, nr. 3, Haziran 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s. 3-11; Irgatların Öfkesi, s K.B., Nurullah Ataç ve Tanpınar la Mülakat (M), Aramak, nr. 6, Eylül 1939, s. 2-7; Mücevherlerin Sırrı, s Tuğla Ocağı (H), Aramak, nr. 6, Eylül 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Kel İmamın Fesleri (H), Aramak, nr. 7, Ekim 1939, s ; Cevizli Bahçe, s ; Irgatların Öfkesi, s İki Hatıra (M), Fikirler, c. 8, nr. 194, 15 Kasım 1939, s

104 104 - Sanat ve Toprak (M), Aramak, nr. 11, Mart 1940, s Ballad ve Romans (M), Aramak, nr. 11, Mart 1940, s Cevizli Bahçe (H), Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s. 9-19; Cevizli Bahçe, s Müftünün Hullesi (H), Aramak, nr. 13, Mayıs 1940, s ; Cevizli Bahçe, s ; Irgatların Öfkesi, s Cürmümeşhut (H), İnsan, nr , Ekim 1941, s Etrafımızdaki Duvar (R), Tasviri Efkar, nr. 4760/ /448, 20 Temmuz-2 Eylül 1941, 42 Tefrika Bedestende Bir Alışveriş (H), Yurt ve Dünya, nr. 13, Ocak 1942, s Bir Hakaret Davası (H), Ülkü, nr. 9, 1 Şubat 1942, s Dolap (H), Yurt ve Dünya, nr. 17, Mayıs 1942, s Ambarcının Uşağı (H), Ülkü, nr. 23, 1 Eylül 1942, s.17-20; Pembe Kurt, s ; Irgatların Öfkesi, s Ayna ve İğne (H), Yürüyüş, nr. 7-8, 9 Eylül 1942, s Bir Geçinme Yolu (H), Yurt ve Dünya, nr. 20, 29 Ekim 1942, s Bir Ayrılık Ziyafeti (H), İzmir Kültür, nr. 1-4, 29 Ekim-15 Kasım 1942, 4 Tefrika. - Yeni Nesil ve Yahya Kemal (M), İzmir Kültür, nr. 2, 15 Kasım Müsakkafat Katibi Sırrı (H), Yürüyüş, nr , 5 Aralık Ocak 1943, 2 Tefrika; 2.b, Cevizli Bahçe, s Kahve Arkadaşlarım (H), Yurt ve Dünya, nr , Şubat-Mart 1943, s Çingene Karmen (H), Yurt ve Dünya, nr. 28, Nisan 1943, s ; Demokrat İzmir, nr. 3778, 21 Kasım Bir Biletçinin Tatil Gününden (H), Yürüyüş, nr , Haziran-Temmuz 1943, s

105 105 - Yangın (H), Millet, nr. 15, Temmuz 1943, s. 15; Demokrat İzmir, nr. 3771, 14 Kasım 1954; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yeni Şiirimizde Gruplaşma ve Müstakil Bir Şair: İlhan İleri (M), İzmir Kültür, nr. 16, 1 Temmuz Eğreti Dişler (H), Yurt ve Dünya, nr. 32, Ağustos 1943, s İrfan Hazar (M), İzmir Kültür, nr. 18, 1 Eylül Pazarlık (H), Adımlar, nr. 6, Ekim 1943, s ; Pazarlık, s. 5-20; 2.b., Cevizli Bahçe, s Meşhur Suç (H), İzmir Kültür, nr. 5, 1 Aralık İzin (H), Antoloji İzmir Hikâyecileri, s ; Pembe Kurt, s.50-58; Irgatların Öfkesi, s Hafız Yunus (H), Pınar, nr. 4-5, Ocak-Mart 1944, 2 Tefrika; - Hafız Yunus (H), Tan, nr , 23 Temmuz-2 Ağustos 1944, 8 Tefrika. - Çoluk Çocuk Sahibi (H), Yurt ve Dünya, nr. 39, 1 Şubat 1944, s ; Pazarlık, s ; Irgatların Öfkesi, s Bergama Kermesi: Yolda (M), Anadolu, nr , 2-20 Haziran 1944, 5 Tefrika. - Düzme Konuşmalar dan Hakim (M), (Paul Ernst tan), Kovan, nr. 11, Haziran 1944, s Kembil, Şehirden Röportajlar: Bu Sırada Elbise Diktirmek Derdi (M), Tan, nr. 3180, 29 Temmuz Kembil, Şehirden Röportajlar: Bir kat elbise yapmak istedim (M), Tan, nr. 3181, 30 Temmuz Kembil, Şehirden Röportajlar: Otuz Yıllık Müdür ve Fabrikası (M), Tan, nr. 3182, 1 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Hükûmetin son kararını halk nasıl karşıladı? (M), Tan, nr. 3185, 4 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Cezaevleri Sergisi Hazırlanırken (M), Tan, nr. 3186, 5 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Cezaevleri sergisinde neler gördüm? (M), Tan, nr. 3187, 6 Ağustos Menderes Palas ın Kitabı (H), Tan, nr. 3188, 7 Ağustos 1944.

106 106 - Apan (H), Tan, nr. 3190, 9 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar, Maskelenmiş İstanbul da (M), Tan, nr. 3190, 9 Ağustos İzmir in Hususiyetleri: Mezarlıkbaşı ve Agora (M), Tan, nr. 3241, 4 Mayıs İzmir in Hususiyetleri II: Agora nın Bekçisi (M), Tan, nr. 3243, 6 Mayıs İzmir in Hususiyetleri: Bahri Baba Parkı (M), Tan, nr , Mayıs 1945, 2 Tefrika. - Ondan bir şey istemişti. (M), Tan, nr. 3276, 8 Haziran Fayda Yerine Zarar (H), Ant, nr. 7-9, 16 Haziran-16 Temmuz 1945, s. 3, 3 Tefrika. - İzmir in Hususuyetleri: Kültürpark ve Kahramanlar (M), Tan, nr. 3306, 8 Temmuz Kasap serbest kaldı. (H), Tan, nr , 9-10 Temmuz 1945, 2 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler I, Atlas Yorgan (H), Tan, nr. 3315, 17 Temmuz Halktan Dinlediğim Hikâyeler II, Sedef Düğmeler (H), Tan, nr. 3316, 18 Temmuz Halktan Dinlediğim Hikâyeler III, İncili Nazarlık (H), Tan, nr. 3320, 22 Temmuz İzmir in Hususuyetleri: Kültürpark ve Beş Kapısı (M), Tan, nr. 3322, 24 Temmuz İzmir de İş Müesseselerinin Sağlık Durumu ve İşçi Hastahanesi Davası (M), Tan, nr , Temmuz 1945, 2 Tefrika. - Seyahat Notları 1: Trenlerdeki izdiham nasıl önlenebilir? (M), Tan, nr. 3332, 3 Ağustos Seyahat Notları 2: İki Kanun Maddesi: Ara Sıra Sıkışan Çamur Hamam (M), Tan, nr. 3334, 5 Ağustos Kalaycıya Verilen Kaplar (H), Tan, nr. 3341, 12 Ağustos Fuardan İntibalar, Barış ve Hürriyet Panayırı (M), Tan, nr. 3351, 22 Ağustos Çocuğun Marifeti (H), Tan, nr. 3355, 26 Ağustos Sümbül (H), Pınar, nr. 6, 1 Eylül 1945, s ; Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, nr.2, 1947, s ; Pembe Kurt, s.59-65; Sümbül (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst

107 107 Erdman Verlag 1963, s ; Tahir Alangu, Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman, c.2, s ; Irgatların Öfkesi, s Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Mantar Evler (H), Tan, nr. 3381, 23 Eylül Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Bürokrasi Kurbanı (H), Tan, nr , Eylül 1945, 5 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Papaz-İmam (H), Tan, nr , 9-14 Ekim 1945, 2 Tefrika. - Al-Şar, Ege den Meseleler: İhracatçıların Belini Büken Dert: Kutular Tedariki Meselesi (M), Tan, nr. 3401, 13 Ekim Al-Şar, Ege den Meseleler: Milli Eğitim Seferberliğinde Halli Lâzım Gelen Bir Mesele (M), Tan, nr. 3416, 28 Ekim Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Trampa (H), Tan, nr , 5-11 Kasım 1945, 3 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Engelleri Kaldırmanın Yolu (H), Tan, nr , Kasım 1945, 2 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Gazete Arasında Gönderilen Mektuplar (H), Tan, nr , Kasım 1945, 2 Tefrika Kaymaklı Tavukgöğsü (H), Yığın, nr. 1, 1 Ekim 1946, s ; Mustafa Baydar, Yeni Türk Hikâyecileri Antolojisi, s ; Pembe Kurt, s ; Irgatların Öfkesi, s ; Doğan Hızlan, Bayram Gömleği, s Şehir Tiyatrosu suçlu mu? (M), Pazar, nr. 10, 4 Mart K.B., Kız Lisesi ndeki Büyük Müsamere (M), Anadolu, nr , 13 Nisan Mukaddes Sırmalı Uçkur (H), Genç Nesil, nr. 2-3, 1 Kasım 1947, s. 6-13; Sabah Postası, 4 Nisan 1954; 2.b., Cevizli Bahçe, s

108 108 - K.B., Bir Geziden Notlar: İnsanın kabuklarından sıyrılması lâzımdır. (M), Anadolu, nr , 24 Mart K.B., Seyahat Notları: Güneysu Vapurunda İlk İntibalar (M), Anadolu, nr , 27 Haziran K.B, Seyahat Mektupları 2: Ansaldo yeni siparişimizi niçin geciktirdi dersiniz? (M), Anadolu, nr Haziran K.B., Seyahat Notları, İstanbul dan Trakya ya Otobüs Yolculuğu (M), Anadolu, nr , 9 Temmuz K.B., Elmas Hanımın Yalısı (H), Anadolu, nr , 9-11 Mart 1949, 3 Tefrika. - Tek Taraflı Tahtaravalli (H), Anadolu, nr , 3 Haziran İstanbul Şehir Tiyatrosu Jürisinin Kadırga Hakkındaki Raporu Münasebetiyle Mektup (M), Yeditepe, nr. 26, 1 Aralık 1952, s Bir Eser Hakkında: Bir İddia ve Bir Cevap (M), Demokrat İzmir, nr. 2979, 15 Şubat Bir Zaaf Yüzünden (H), Yeditepe, nr , 15 Temmuz-15 Ağustos 1953, s. 2, 3 Tefrika; 2.b., Cevizli Bahçe, s Çancının Karısı (H), Yeditepe, nr , 15 Ekim-1 Kasım 1953, s. 8, 2 Tefrika; Tahir Alangu, Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman, c.2, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Bahis (H), Yeditepe, nr. 55, 15 Şubat 1954, s Ölümsüz Olduğunu Bilmezmişiz Gibi (M), Yeditepe, nr. 62, 1 Haziran 1954, s. 4.

109 109 - K.B., Şakir Amcanın Karısı (H), Anadolu, nr , 1 Eylül Kemal Bilbaşar ın Teşekkürü (M), Yeditepe, nr. 72, 1 Kasım 1954, s Gizli Hazine (H), Demokrat İzmir, nr. 3764, 7 Kasım Atatürkçülük (M), Demokrat İzmir, nr. 3767, 10 Kasım İğreti Elbiseli Adam (H), Demokrat İzmir, nr. 3785, 28 Kasım 1954; Yeditepe, nr. 81, 15 Mart 1955, s. 8; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Barış Getiren Kavga (H), Demokrat İzmir, nr. 3792, 5 Aralık Ergenlikler ve Terlikler (H), Demokrat İzmir, nr. 3799, 12 Aralık Dereyi Kusturmanın Yolu, Demokrat İzmir, nr. 3806, 19 Aralık 1954, Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s Tahtıravalli (R), Demokrat İzmir, nr , 23 Aralık Şubat 1955, 67 Tefrika; (Ay Tutulduğu Gece adıyla), Vatan, nr , 18 Aralık Şubat 1959, 54 Tefrika; Ay Tutulduğu Gece (R), Kovan Kitabevi Yayınları, İzmir, 1961, 205 s. - Bir Müddetten Beri Rahatsız Bulunan Şair Necati Cumalı İle Buca Senatoryumunda Birkaç Saat (M), Demokrat İzmir, nr. 2810, 24 Aralık Kırk Yılda Bir Gelen Fırsatlar (H), Demokrat İzmir, nr. 2812, 26 Aralık Gün Işığı Estetiği, Ay Işığı Estetiği (M), Yeditepe, nr. 76, 1 Ocak 1955, s Yeşil Taşlı Broş (H), Demokrat İzmir, nr. 2819, 2 Ocak 1955; Sinan Yıllığı 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yeniden İşe Girme Kararı (H), Demokrat İzmir, nr. 2826, 9 Ocak 1955; 2.b., Cevizli Bahçe, s Üç Buutlu Hikâye (H), Demokrat İzmir, nr , Nisan 1955, 3 Tefrika; Yeditepe, nr. 89, 1 Ağustos 1955, s. 2; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s Atatürkçülük (M), Kök, nr. 1, Mayıs 1955, s Zincirleme Hikâyeler: Bir Kucak Gelin Çiçeğinin Hikâyesi (H), Yeditepe, nr , 1 Ekim-1 Ocak 1953, s. 2, 7 Tefrika; Demokrat İzmir, nr , 8 Mayıs-30 Temmuz 1955, 14 Tefrika; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s

110 110 - Yeşil Cehennem (H), Demokrat İzmir, nr , Temmuz 1955, 4 Tefrika. - XX. Yüzyıl Korsanları (H), Demokrat İzmir, nr. 3027, 3 Ağustos 1955, 9 Tefrika. - Bir Geziden Notlar: Sakarya Dolaylarında (M), Demokrat İzmir, nr , Ağustos 1955, 11 Tefrika. - Şafak Vakti (H), Demokrat İzmir, nr. 3059, 4 Eylül Gurbete Çıkış (H), Demokrat İzmir, nr. 3066, 11 Eylül Kurban (H), Demokrat İzmir, nr. 3073, 18 Eylül 1955; Yeditepe, nr. 94, 1 Kasım 1955, s. 6; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ;. Das Opfertier (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst Erdman Verlag 1963, s ; Irgatların Öfkesi, s Köye Dönmeden Bir Gün Önce (H), Demokrat İzmir, nr , 25 Eylül-9 Ekim 1955, 3 Tefrika, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, c. 12, nr. 61, Şubat 1957, s ; Türk Dili, nr. 269, Şubat 1974, s Baskın (H), Demokrat İzmir, nr. 3101, 16 Ekim 1955; Irgatların Öfkesi, s Haram Para, Helal Para (H), Demokrat İzmir, nr. 3108, 23 Ekim Gayri Korkmuyom Emmi (H), Yazı, nr. 1, Ekim Dönek (H), Varan, nr , 1955, s. 7-15; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s ; Yeni Asır, nr , 9 Temmuz Ara Tiyatrosu Temsilleri Münasebetiyle (M), Demokrat İzmir, nr. 3188, 17 Ocak Sultanın Bendesi (R), (Mika Valtari den.), Demokrat İzmir, nr , 13 Mart-31 Ağustos 1956, 167 Tefrika. - Dereboyundaki Gecekondu (H), Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, c.12, nr. 49, Şubat 1956, s Şeftaliler (H), Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, c.12, nr. 51, Nisan 1956, s ; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s

111 Yanlış Zifaf (R), Cumhuriyet, nr , 16 Haziran-14 Ağustos 1957, 57 Tefrika; (Başka Olur Ağaların Düğünü adıyla), Cem Yayınevi, İstanbul, 1972, s Ataç Usta (M), Vatan, nr. 5777, 22 Haziran Baba, Oğul ve Yörük Kızı (H), Vatan, nr. 5973, 28 Kasım 1957; Irgatların Öfkesi, s Güney Ege Cenneti (M), Demokrat İzmir, nr , 4-13 Mayıs 1958, 10 Tefrika. - Eşkıyanın Karısı (H), Demokrat İzmir, nr. 4002, 25 Mayıs Aramızdaki Duvar (H), (İlse Losa dan), Demokrat İzmir, nr. 4020, 12 Haziran Düğün Alayı (H), Demokrat İzmir, nr. 4023, 15 Haziran 1958; Vatan, nr. 6199, 17 Temmuz 1958; Yeni Edebiyat, nr. 11, Eylül 1970, s Maori Asilzadesi (H), (Somerset Maugham dan), Demokrat İzmir, nr , Haziran 1958, 5 Tefrika. - Dayımın Kurbanlık Koyunları (H), Demokrat İzmir, nr. 4037, 2 Temmuz 1958; Vatan, nr. 6233, 21 Ağustos 1958; Irgatların Öfkesi, İstanbul, 1971, s Otobüs Şoförü (H), Demokrat İzmir, nr. 4041, 6 Temmuz 1958; Türk Dili, nr. 293, Şubat 1976, s Bir Bardak Su (H), Demokrat İzmir, nr , Temmuz 1958, 3 Tefrika, Irgatların Öfkesi, s Gönüllü İki Er (H) (William Faulkner dan), Demokrat İzmir, nr , 27 Temmuz-1 Ağustos 1958, 6 Tefrika. - Yeniden Başlayabilmek (H) (Horst Plasehke den), Demokrat İzmir, nr. 4072, 6 Ağustos İyi Adam (H) (Anakoli Broyard dan), Demokrat İzmir, nr. 4083, 17 Ağustos Şehrin Taşı Toprağı (H), Demokrat İzmir, nr , Ağustos 1958; Yeditepe, nr. 168, 22 Aralık 1958, s. 6; 2.b., Cevizli Bahçe, s K.B., Tarih ve Kültür (M), Demokrat İzmir, nr. 4116, 21 Eylül K.B., Yahya Kemal e Ait İzmir Hatıraları (M), Demokrat İzmir, nr , Kasım 1958, 3 Tefrika.

112 112 - Ay Tutulduğu Gece (R), Vatan, nr , 18 Aralık Şubat 1959, 54 Tefrika Şu 1945 Yılı (R), Milliyet, nr , 23 Mart-9 Ağustos 1969, 139 Tefrika; Yeşil Gölge, May Yayınları, İstanbul, 1970, 438 s. - Tekne Kazıntısı (H), Yeditepe, nr. 10, 1-30 Eylül 1959, s. 8-9; Irgatların Öfkesi, s Kireç Kuyusu (H), Demokrat İzmir, nr , Ekim 1959, 2 Tefrika On Yıldan Hikâyeler: Nutuk Ücreti (H), Demokrat İzmir, nr. 4716, 19 Haziran On Yıldan Hikâyeler: Nüfuz Ticareti (H), Demokrat İzmir, nr. 4723, 26 Haziran On Yıldan Hikâyeler: Komisyoncu (H), Demokrat İzmir, nr. 4730, 3 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Teminatlı Yargıç (H), Demokrat İzmir, nr. 4738, 11 Temmuz 1960; Yelken, nr.51, Mayıs 1961, s On Yıldan Hikâyeler: Turistten İstifade (H), Demokrat İzmir, nr. 4744, 17 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Randevu Saati (H), Demokrat İzmir, nr. 4751, 24 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Vaftiz Babası (H), Demokrat İzmir, nr. 4758, 31 Temmuz Maliye Bakanına Açık Mektup (M), Demokrat İzmir, nr. 4759, 1 Ağustos On Yıldan Hikâyeler: Montafon V. C. Ocağı (H), Demokrat İzmir, nr. 4799, 11 Eylül 1960; Yelken, nr. 134, Nisan 1968, s On Yıldan Hikâyeler: Karşılama Töreni (H), Demokrat İzmir, nr. 4806, 18 Eylül On Yıldan Hikâyeler: Kore Gazisi (H), Demokrat İzmir, nr. 4813, 25 Eylül On Yıldan Hikâyeler: Tazyikli Maya (H), Demokrat İzmir, nr. 4820, 2 Ekim 1960; Yelken, nr. 139, Eylül 1968, s

113 113 - On Yıldan Hikâyeler: Ses Sanatkârı (H), Demokrat İzmir, nr. 4827, 9 Ekim Müjde (H), Demokrat İzmir, nr. 4840, 22 Ekim On Yıldan Hikâyeler: Petrolcü (H), Demokrat İzmir, nr , Ekim 1960, 3 Tefrika. - Kara Anıt (R), (E.M. Remorgue den Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri) Demokrat İzmir, nr , 6 Kasım Mart 1961, 114 Tefrika. - Ölümünün 22. Yıldönümünde: Bir Kere Daha Vatanı Kurtaran Atatürk (M), Demokrat İzmir, nr. 4859, 10 Kasım Atadan Anılar (Ali Fehmi Egeli den Naklen), Demokrat İzmir, nr. 4861, 12 Kasım Vicdan Sorumluluğu Denen Şey (M), Demokrat İzmir, nr. 4862, 13 Kasım Atatürk ten Anılar (Memduh Bilge den Naklen), Demokrat İzmir, nr. 4866, 17 Kasım Akıncılar (H), Demokrat İzmir, nr , Aralık 1960, 2 Tefrika; Irgatların Öfkesi, s Paşazade (H), Demokrat İzmir, nr , Aralık 1960, 4 Tefrika Güneşi Batıdan Doğuranlar (M), Yorum, nr. 6, 1 Ocak 1961, s Umudun Ötesinde (H), Demokrat İzmir, nr. 4917, 2 Ocak 1961; 2.b., Cevizli Bahçe, s Düşük Çağdan Hikâyeler: Çiçek, Kuş, İş (H), Yeditepe, nr. 36, 1-15 Şubat 1961, s İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme: Açık Bırakılan Kapılar (M), Demokrat İzmir, nr. 5030, 27 Nisan İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme 2: Kurt Sürüsü (M), Demokrat İzmir, nr. 5031, 28 Nisan İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme 3: Atatürkçülüğün Şahlanması (M), Demokrat İzmir, nr. 5032, 29 Nisan Nisan Üniversite Olaylarından Bir An: Üniversite-Ordu Dayanışması (M), Demokrat İzmir, nr. 5034, 1 Mayıs Elim İşgal Günleri Hatıralarından: Menemen Hadisesi (M), (Ali Fehmi Egeli den Naklen), Demokrat İzmir, nr , Mayıs 1961, 2 Tefrika.

114 114 - Ölümsüz Atatürk ün Güneş Gibi Doğduğu Gün: 19 Mayıs 1919 (M), Demokrat İzmir, nr. 5051, 19 Mayıs Fevkalade Güzel Bir Kız (H), (Marek Hlasko dan), Demokrat İzmir, nr , 5-6 Haziran 1961, 2 Tefrika. - Dünya Edebiyatının Dev Sanatçılarından Ünlü Yazar: E. Hemingway öldü. (M), Demokrat İzmir, nr. 5096, 6 Temmuz Bir daha böylesi hiç başımdan geçmeyecek. (H), (E. Hemingway dan), Demokrat İzmir, nr , 9-10 Temmuz 1961, 2 Tefrika. - İkinci Cumhuriyetimizin Kuruluşu ve Cumhuriyetin 38. Yıldönümünü Kutlarken (M), Demokrat İzmir, nr. 5209, 29 Ekim Atatürk e Ait Bir Hatıra: Devrimciliği her zaman uyanıktı. (M), Demokrat İzmir, nr. 5221, 10 Kasım Cumhuriyet hükûmeti kurulurken Milli Eğitim seferberliği yapmak zorundayız. (M), Demokrat İzmir, nr. 5227, 27 Kasım Halk Eğitimi: Şehirli Halk Eğitimi (M), Demokrat İzmir, nr. 5239, 29 Kasım Şehirli Halk Eğitimi 2 (M), Demokrat İzmir, nr. 5240, 30 Kasım Köyde Halk Eğitimi (M), Demokrat İzmir, nr. 5241, 1 Aralık Eğitim Seferberliği Lise Seviyesindeki Okulların Organizasyonu (M), Demokrat İzmir, nr. 5242, 2 Aralık Üniversite Problemi 1 (M), Demokrat İzmir, nr , 4-5 Aralık 1961, 2 Tefrika. - Bir Gericinin Dil Demogojisi (M), Demokrat İzmir, nr. 5253, 13 Aralık Ölüm Yılı Dolayısıyla: Büyük Halk Şairi Mevlana (M), Demokrat İzmir, nr. 5255, 15 Aralık Hem Kel, Hem Fodul (H), Demokrat İzmir, nr. 5258, 18 Aralık Bir Geziden Enstantaneler: Tire geri geri gidiyor. (M), Demokrat İzmir, nr. 5268, 28 Aralık Dirilen Kadın (R), (Frank Harper dan), Demokrat İzmir, nr , 31 Aralık- 15 Mart 1962, 73 Tefrika Bilmeyerek Üfürükçüler Hesabına Çalışan Bir Tabipler Odası Başkanı (M), Demokrat İzmir, nr. 5376, 17 Nisan Acil Tedbirler Lâzım (M), Demokrat İzmir, nr. 5032, 19 Nisan 1962.

115 115 - Saltanatın Satılması (H), Demokrat İzmir, nr. 5032, 19 Nisan 1962; Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1962, s ; Sale of Saltanat, Short Story İnternational, January 1964, s ; World s Best Contemporary Short Stories, Ace Star Books, 1982, s Büyük Bir Köy: Denizli (M), Demokrat İzmir, nr , 29 Nisan-7 Mayıs 1962, 9 Tefrika. - Bereketli Ovanın Ortasında Şirin Bir Kasabamız: Sarayköy (M), Demokrat İzmir, nr , 9-10 Mayıs 1962, 2 Tefrika. - Halkı Olmayan Bir İlçe Merkezi: Kale (Tavas) (M), Demokrat İzmir, nr , Mayıs 1962, 2 Tefrika. - Kitap Kervanı (M), Demokrat İzmir, nr. 5410, 24 Mayıs Kemal Bilbaşar ın Hatırladıkları: Dil Dersi (M), Demokrat İzmir, nr. 5579, 10 Kasım ölüm yıldönümünde büyük şairimiz Mevlana yı anıyoruz. (M), Demokrat İzmir, nr. 5605, 10 Aralık Efeler Diyarı: Güzel Aydın (M), Demokrat İzmir, nr. 5628, 2 Ocak Mor Defter ve İzmir Seyircileri 1 (M), Demokrat İzmir, nr. 5629, 3 Ocak Tiyatro Eğitimi ve Oyuncunun Yaşayışı Üzerine 2 (M), Demokrat İzmir, nr. 5630, 4 Ocak Aydın Nazilli Yarışması II (M), Demokrat İzmir, nr. 5630, 4 Ocak Ege nin Hızla Gelişen Şehri: Nazilli III (M), Demokrat İzmir, nr. 5631, 5 Ocak Plandan Şikâyetçi Bir Kasaba: Germencik IV (M), Demokrat İzmir, nr. 5633, 7 Ocak Germencik in Acı Yakılışları V (M), Demokrat İzmir, nr. 5634, 8 Ocak Açık Rejimde Gizli Kapaklılık (M), Demokrat İzmir, nr. 5635, 9 Ocak Büyük Menderes Ovasında Alarm Çanları VII (M), Demokrat İzmir, nr. 5636, 10 Ocak Aydınlı Bir Hayvan Yetiştiricisinin Şikâyeti (M), Demokrat İzmir, nr. 5633, 13 Ocak Tarımsal Güvenlik Problemi (M), Demokrat İzmir, nr. 5636, 14 Ocak 1963.

116 116 - Menderes Vadisinde Bir Meyva Cenneti: Sultanhisar (M), Demokrat İzmir, nr. 5635, 15 Ocak Sultanhisar da Ekonomik Çalışmalar ve Bayındırlık İşlerine Bir Bakış (M), Demokrat İzmir, nr. 5636, 16 Ocak Dert (M), Demokrat İzmir, nr. 5637, 17 Ocak Endüstri Kurumlarımızın Üniversitesi: Nazilli Basma Fabrikası (M), Demokrat İzmir, nr. 5638, 18 Ocak Şehrin Kalkınmasına Yeniden Hız Kazandıran Bir Kurum: Aydın Tekstil Fabrikası (M), Demokrat İzmir, nr. 5639, 19 Ocak Öğretmenlikten Fabrikatörlüğe (M), Demokrat İzmir, nr. 5641, 21 Ocak Aydın da Bir Yozgatlı (M), Demokrat İzmir, nr. 5642, 22 Ocak Aydın da Övünülecek Bir Eğitim Kurumu: Cihanoğlu Vakıflar Öğrenci Yurdu (M), Demokrat İzmir, nr. 5643, 23 Ocak Köyden Şehire (M), Demokrat İzmir, nr. 5644, 24 Ocak Aydın Özel Sağlık Kliniği (M), Demokrat İzmir, nr. 5645, 25 Ocak Cemo, Demokrat İzmir (R), nr , 24 Temmuz-19 Ekim 1963, 89 Tefrika; Evren Yayınları Roman Dizisi: 1, İstanbul 1966, 226 s. - Cennet-Cehennem (H), Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1963, s Hacılar (H), Yeditepe, nr. 98, 1 Ocak 1956, s.6; Die Mekka-Pilger (Mekke Hacısı), (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst Erdman Verlag 1963, s ; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Gültepe: İlk İşaret Taşı (M), Sosyal Adalet, nr. 19, Nisan 1964, s Amerika da Seçim Mücadelesi (M), Demokrat İzmir, nr. 6133, 25 Eylül Amerika Mektubu: Şileplerimizin başını bağlamayalım. (M), Demokrat İzmir, nr. 6156, 18 Ekim Kemal Bilbaşar Amerika dan Yazıyor: Amerika da bir Türk öğretmeni öldü. (M), Demokrat İzmir, nr. 6157, 19 Ekim Pervin Öğretmenin Hatıra Defteri (M), Demokrat İzmir, nr , Ekim 1964, 7 Tefrika.

117 117 - Amerika Mektubu: Öğrencilerimize sahip olalım. (M.), Demokrat İzmir, nr. 6163, 25 Ekim Dölyunağı (H), Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1964, s ; Yeditepe, nr. 139, Kasım 1967, s Çıldır Gölü Efsanesi (T), Türk Dili, nr. 214, 1 Temmuz 1969, s Kemal Bilbaşar Özeleştirisini yapıyor. (M), Yeni Edebiyat, c. 2, nr. 10, Ağustos 1971, s Kovalanan Sevgililer (R), (Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 3 Ocak-2 Haziran 1971, 147 Tefrika Bitirecek Onca Yapıt Varken (M), Yeditepe, nr. 206, Aralık 1973, s Teşekkür Telgrafı (H), Türk Dili, nr. 257, 1 Şubat 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Gelin Arabası (H), Türk Dili, nr. 261, 1 Haziran 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yoklama Kaçağı (H), Türk Dili, nr. 283, Nisan 1975, s Bilbaşar ın Teşekkürü (M), Yazko Edebiyat, nr. 5, Mart 1981, s Paşazade (H), Yazko Edebiyat, nr. 14, Aralık 1981, s Kemal Bilbaşar (M), Nesin Vakfı Yıllığı 1981, s b) Türlere Göre

118 118 Hikâyeleri - Kaza, Kültür, 15 Ocak 1938, nr. 68, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Telkin, Anadolu, nr , Haziran 1938, 2 Tefrika. - Mütekait Beygirler, Anadolu, nr.7554, 29 Haziran 1938; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Kantarcı Güdük Şakir Efendi, Anadolu, nr , 30 Haziran-1 Temmuz 1938, 2 Tefrika; Anadolu dan Hikâyeler, s Bir Osmanlı Yaveri, Anadolu, nr. 7558, 3 Temmuz Amasralı Gemiciler, Anadolu, nr , 16 Eylül-1 Ekim 1938, 12 Tefrika; Anadolu dan Hikâyeler, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Halka, Anadolu, nr , 6-11 Ocak 1939, 5 Tefrika; Aramak, nr. 5, Ağustos 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s Yabanın Kini, Anadolu, nr , Ekim 1938, 7 Tefrika. - Sarhoş, Aramak, nr. 1, Nisan 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s Hacı Emminin Damadı, Aramak, nr. 2, Mayıs 1939, s ; Memleket Küçük Hikâyeleri, CHP Yayını, Ankara, 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Budakoğlu, Aramak, nr. 3, Haziran 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s. 3-11; Irgatların Öfkesi, s Tuğla Ocağı, Aramak, nr. 6, Eylül 1939, s ; Anadolu dan Hikâyeler, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Kel İmamın Fesleri, Aramak, nr. 7, Ekim 1939, s ; Irgatların Öfkesi, s Cevizli Bahçe, Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s. 9-19; Cevizli Bahçe, s Müftünün Hullesi, Aramak, nr. 13, Mayıs 1940, s ; Cevizli Bahçe, s ; Irgatların Öfkesi, s Cürmümeşhut, İnsan, nr , Ekim 1941, s Bedestende Bir Alışveriş, Yurt ve Dünya, nr. 13, Ocak 1942, s Bir Hakaret Davası, Ülkü, nr. 9, 1 Şubat 1942, s Dolap, Yurt ve Dünya, nr. 17, Mayıs 1942, s

119 119 - Ambarcının Uşağı, Ülkü, nr. 23, 1 Eylül 1942, s ; Pembe Kurt, s ; Irgatların Öfkesi, s Ayna ve İğne, Yürüyüş, nr. 7-8, 9 Eylül 1942, s Bir Geçinme Yolu, Yurt ve Dünya, nr. 20, 29 Ekim 1942, s Bir Ayrılık Ziyafeti, İzmir Kültür, nr. 1-4, 29 Ekim-15 Kasım 1942, 4 Tefrika. - Müsakkafat Katibi Sırrı, Yürüyüş, nr , 5 Aralık Ocak 1943, 2 Tefrika; Cevizli Bahçe, s Kahve Arkadaşlarım, Yurt ve Dünya, nr , Şubat-Mart 1943, s Çingene Karmen, Yurt ve Dünya, nr. 28, Nisan 1943, s ; Demokrat İzmir, nr. 3778, 21 Kasım Bir Biletçinin Tatil Gününden, Yürüyüş, nr , Haziran-Temmuz 1943, s Yangın, Millet, nr. 15, Temmuz 1943, s. 15; Demokrat İzmir, nr. 3771, 14 Kasım 1954, 2.b., Cevizli Bahçe, s Eğreti Dişler, Yurt ve Dünya, nr. 32, Ağustos 1943, s Pazarlık, Adımlar, nr. 6, Ekim 1943, s ; Pazarlık, s. 5-20; 2.b., Cevizli Bahçe, s Meşhur Suç, İzmir Kültür, nr. 5, 1 Aralık İzin, Cihat Gökçek, Antoloji-İzmir Hikâyecileri, s ; Irgatların Öfkesi, s Hafız Yunus, Pınar, nr. 4-5, Ocak-Mart 1944; Tan, nr , 23 Temmuz-2 Ağustos 1944, 8 Tefrika; 2.b., Cevizli Bahçe, s Çoluk Çocuk Sahibi, Yurt ve Dünya, nr. 39, 1 Şubat 1944, s ; Pazarlık, s ; Irgatların Öfkesi, s Menderes Palas ın Kitabı, Tan, nr. 3188, 7 Ağustos Apan, Tan, nr. 3190, 9 Ağustos Ondan bir şey istemişti., Tan, nr. 3276, 8 Haziran Fayda Yerine Zarar, Ant, nr. 7-9, 16 Haziran-16 Temmuz 1945, s. 3, 3 Tefrika. - Kasap serbest kaldı., Tan, nr , 9-10 Temmuz 1945, 2 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler I: Atlas Yorgan, Tan, nr. 3315, 17 Temmuz Halktan Dinlediğim Hikâyeler II: Sedef Düğmeler, Tan, nr. 3316, 18 Temmuz Halktan Dinlediğim Hikâyeler III: İncili Nazarlık, Tan, nr. 3320, 22 Temmuz Kalaycıya Verilen Kaplar, Tan, nr. 3341, 12 Ağustos Çocuğun Marifeti, Tan, nr. 3355, 26 Ağustos 1945.

120 120 - Sümbül, Pınar, nr. 6, 1 Eylül 1945, s ; Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, nr.2, 1947, s ; Pembe Kurt, s.59-65; Sümbül (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst Erdman Verlag 1963, s ; Tahir Alangu, Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman, c.2, s ; Irgatların Öfkesi, s Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Mantar Evler, Tan, nr. 3381, 23 Eylül Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Bürokrasi Kurbanı, Tan, nr , Eylül 1945, 5 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Papaz-İmam, Tan, nr , 9-14 Ekim 1945, 2 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Trampa, Tan, nr , 5-11 Kasım 1945, 3 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Engelleri Kaldırmanın Yolu, Tan, nr , Kasım 1945, 2 Tefrika. - Halktan Dinlediğim Hikâyeler: Gazete Arasında Gönderilen Mektuplar, Tan, nr , Kasım 1945, 2 Tefrika. - Kaymaklı Tavukgöğsü, Yığın, nr. 1, 1 Eylül 1946, s ; Mustafa Baydar, Yeni Türk Hikâyecileri Antolojisi, s.12-18; Pembe Kurt, s ; Irgatların Öfkesi, s ; Doğan Hızlan, Bayram Gömleği, s Mukaddes Sırmalı Uçkur, Genç Nesil, nr.2-3, 1 Kasım 1947, s. 6-13; Sabah Postası, 4 Nisan 1954; 2.b., Cevizli Bahçe, s K.B., Elmas Hanımın Yalısı, Anadolu, nr , 9 Mart-11 Mart 1949, 3 Tefrika. - Tek Taraflı Tahtaravalli, Anadolu, nr.11535, 3 Haziran Bir Zaaf Yüzünden, Yeditepe, nr , 15 Temmuz-15 Ağustos 1953, s. 2, 3 Tefrika; 2.b., Cevizli Bahçe, s Çancının Karısı, Yeditepe, nr , 15 Ekim-1 Kasım 1953, s. 8, 2 Tefrika ; Tahir Alangu, Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman, c.2, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Bahis, Yeditepe, nr. 55, 15 Şubat 1954, s K.B., Şakir Amcanın Karısı, Anadolu, nr , 1 Eylül Gizli Hazine, Demokrat İzmir, nr. 3764, 7 Kasım İğreti Elbiseli Adam, Demokrat İzmir, nr.3785, 28 Kasım 1954; Yeditepe, nr. 81, 15 Mart 1955, s. 8; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s

121 121 - Barış Getiren Kavga, Demokrat İzmir, nr. 3792, 5 Aralık Ergenlikler ve Terlikler, Demokrat İzmir, nr. 3799, 12 Aralık Dereyi Kusturmanın Yolu, Demokrat İzmir, nr. 3806, 19 Aralık 1954; (Dereyi Kurtarmanın Yolu adıyla), Yeditepe, nr. 65, 15 Temmuz 1954, s. 7-8; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s Kırk Yılda Bir Gelen Fırsatlar, Demokrat İzmir, nr. 2812, 26 Aralık Yeşil Taşlı Broş, Demokrat İzmir, nr. 2819, 2 Ocak 1955; Sinan Yıllığı 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yeniden İşe Girme Kararı, Demokrat İzmir, nr. 2826, 9 Ocak b., Cevizli Bahçe, s Üç Buutlu Hikâye, Demokrat İzmir, nr , Nisan 1955, 3 Tefrika; Yeditepe, nr. 89, 1 Ağustos 1955, s. 2; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s Zincirleme Hikâyeler: Bir Kucak Gelin Çiçeğinin Hikâyesi (H),Yeditepe, nr , 1 Ekim-15 Aralık 1952, s. 2, 7 Tefrika; Demokrat İzmir, nr , 8 Mayıs-30 Temmuz 1955, 14 Tefrika; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Yeşil Cehennem, Demokrat İzmir, nr , Temmuz 1955, 4 Tefrika. - XX. Yüzyıl Korsanları, Demokrat İzmir, nr. 3027, 3 Ağustos 1955, 9 Tefrika. - Şafak Vakti, Demokrat İzmir, nr. 3059, 4 Eylül Gurbete Çıkış, Demokrat İzmir, nr. 3066, 11 Eylül Kurban, Demokrat İzmir, nr. 3073, 18 Eylül 1955; Yeditepe, nr. 94, 1 Kasım 1955, s. 6; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Das Opfertier (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst Erdman Verlag 1963, s ; Irgatların Öfkesi, s Baskın, Demokrat İzmir, nr. 3101, 16 Ekim 1955; Irgatların Öfkesi, s Haram Para, Helal Para, Demokrat İzmir, nr. 3108, 23 Ekim Köye Dönmeden Bir Gün Önce, Demokrat İzmir, nr , 25 Eylül-9 Ekim 1955, 3 Tefrika; Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, s. 61, Şubat 1957, s ; Türk Dili, nr. 269, Şubat 1974, s Gayri Korkmuyom Emmi, Yazı, nr. 1, Ekim Dönek, Varan, nr , 1955, s. 7-15; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s ; Yeni Asır, nr , 9 Temmuz Dereboyundaki Gecekondu, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, nr. 49, Şubat 1956, s

122 122 - Şeftaliler, Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, s. 51, Nisan 1956, s ; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s , Irgatların Öfkesi, s Baba, Oğul ve Yörük Kızı, Vatan, nr. 5973, 28 Kasım 1957; Irgatların Öfkesi, s Eşkıyanın Karısı, Demokrat İzmir, nr. 4002, 25 Mayıs Aramızdaki Duvar (İlse Losa dan çeviri), Demokrat İzmir, nr. 4020, 12 Haziran Düğün Alayı, Demokrat İzmir, nr. 4023, 15 Haziran 1958; Vatan, nr. 6199, 17 Temmuz 1958; Yeni Edebiyat, nr. 11, Eylül 1970, s Maori Asilzadesi (Somerset Maugham dan çeviri), Demokrat İzmir, nr , Haziran 1958, 5 Tefrika. - Dayımın Kurbanlık Koyunları, Demokrat İzmir, nr. 4037, 2 Temmuz 1958; Vatan, nr. 6233, 21 Ağustos 1958; Irgatların Öfkesi, s Otobüs Şoförü, Demokrat İzmir, nr. 4041, 6 Temmuz 1958; Türk Dili, nr. 293, Şubat 1976, s Bir Bardak Su, Demokrat İzmir, nr , Temmuz 1958, 3 Tefrika; Irgatların Öfkesi, s Gönüllü İki Er,(William Faulkner dan çeviri), Demokrat İzmir, nr , 27 Temmuz-1 Ağustos 1958, 6 Tefrika. - Yeniden Başlayabilmek,(Horst Plasehke den çeviri), Demokrat İzmir, nr. 4072, 6 Ağustos İyi Adam (Anakoli Broyard dan çeviri), Demokrat İzmir, nr. 4083, 17 Ağustos Şehrin Taşı Toprağı, Demokrat İzmir, nr. 4085, 19 Ağustos 1958; Türk Dili, nr. 249, 1 Haziran 1972, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Şehrin Taşı Toprağı, Demokrat İzmir, nr. 4085, 19 Ağustos 1958; Türk Dili, nr. 249, 1 Haziran 1972, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Tekne Kazıntısı, Yeditepe, nr. 10, 1-30 Eylül 1959, s. 8-9; Irgatların Öfkesi, s Kireç Kuyusu, Demokrat İzmir, nr , Ekim 1959, 2 Tefrika. - On Yıldan Hikâyeler: Nutuk Ücreti, Demokrat İzmir, nr. 4716, 19 Haziran On Yıldan Hikâyeler: Nüfuz Ticareti, Demokrat İzmir, nr. 4723, 26 Haziran On Yıldan Hikâyeler: Komisyoncu, Demokrat İzmir, nr. 4730, 3 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Teminatlı Yargıç, Demokrat İzmir, nr. 4738, 11 Temmuz 1960, Yelken, nr. 51, Mayıs 1961, s

123 123 - On Yıldan Hikâyeler: Turistten İstifade, Demokrat İzmir, nr. 4744, 17 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Randevu Saati, Demokrat İzmir, nr. 4751, 24 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Vaftiz Babası, Demokrat İzmir, nr. 4758, 31 Temmuz On Yıldan Hikâyeler: Montafon V. C. Ocağı, Demokrat İzmir, nr. 4799, 11 Eylül 1960; Yelken, nr. 134, Nisan 1968, s On Yıldan Hikâyeler: Karşılama Töreni, Demokrat İzmir, nr. 4806, 18 Eylül On Yıldan Hikâyeler: Kore Gazisi, Demokrat İzmir, nr. 4813, 25 Eylül On Yıldan Hikâyeler: Tazyikli Maya, Demokrat İzmir, nr. 4820, 2 Ekim 1960; Yelken, nr. 139, Eylül 1968, s On Yıldan Hikâyeler: Ses Sanatkârı, Demokrat İzmir, nr. 4827, 9 Ekim Müjde, Demokrat İzmir, nr. 4840, 22 Ekim On Yıldan Hikâyeler: Petrolcü, Demokrat İzmir, nr , Ekim 1960, 3 Tefrika. - Akıncılar, Demokrat İzmir, nr , Aralık 1960, 2 Tefrika; Irgatların Öfkesi, s Paşazade, Demokrat İzmir, nr , Aralık 1960, 4 Tefrika. - Umudun Ötesinde, Demokrat İzmir, nr. 4917, 2 Ocak 1961; 2.b., Cevizli Bahçe, s Fevkalade Güzel Bir Kız, (Marek Hlasko dan), Demokrat İzmir, nr , 5-6 Haziran 1961, 2 Tefrika. - Hem Kel, Hem Fodul, Demokrat İzmir, nr. 5258, 18 Aralık Düşük Çağdan Hikâyeler: Çiçek, Kuş, İş, Yeditepe, nr. 36, 1-15 Şubat Saltanatın Satılması, Demokrat İzmir, nr. 5032, 19 Nisan 1962; Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1962, s.50-54; Sale of Saltanat, Short Story İnternational, January 1964, s ; World s Best Contemporary Short Stories, Ace Star Books, 1982, s Cennet-Cehennem, Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1963, s Hacılar, Yeditepe, nr. 98, 1 Ocak 1956, s. 6; Die Mekka-Pilger (Mekke Hacısı), (W.A. Oerley-H. Wilfrid Brands ın çevirisiyle), Die Türkie, In Erzählungen ihrer besten zeitgenossischen Autoren, Horst Erdman Verlag 1963, s ; Köyden Kentten Üç Buutlu Hikâyeler, s ; Irgatların Öfkesi, s Dölyunağı, Türk Edebiyatçılar Birliği Yıllığı 1964, s ; Yeditepe, nr. 139, Kasım 1967, s

124 124 - Teşekkür Telgrafı, Türk Dili, nr. 257, 1 Şubat 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Gelin Arabası, Türk Dili, nr. 261, 1 Haziran 1973, s ; 2.b., Cevizli Bahçe, s Yoklama Kaçağı, Türk Dili, nr. 283, Nisan 1975, s Paşazade, Yazko Edebiyat, nr 14, Aralık 1981, s Telif Olanlar Tefrika Romanları - Etrafımızdaki Duvar, Tasviri Efkar, nr. 4760/ /448, 20 Temmuz-2 Eylül 1941, 42 Tefrika. - Tahtıravalli, Demokrat İzmir, nr , 23 Aralık Şubat 1955, 67 Tefrika; (Ay Tutulduğu Gece adıyla), Vatan, nr , 18 Aralık Şubat 1959, 54 Tefrika; Ay Tutulduğu Gece, Kovan Kitabevi Yayınları, İzmir, 1961, 205 s. - Yanlış Zifaf, Cumhuriyet, nr , 16 Haziran- 14 Ağustos 1957, 57 Tefrika; (Başka Olur Ağaların Düğünü adıyla), Cem Yayınevi, İstanbul, 1972, s Cemo, Demokrat İzmir, nr , 24 Temmuz-19 Ekim 1963, 89 Tefrika; Evren Yayınları Roman Dizisi: 1, İstanbul 1966, 226 s. - Şu 1945 Yılı, Milliyet, nr , 23 Mart-9 Ağustos 1969, 139 Tefrika; (Yeşil Gölge adıyla), May Yayınları, İstanbul, 1970, 438 s. Tercüme veya Adapte Olanlar - Sultanın Bendesi (Mika Valtari den), Demokrat İzmir, nr , 13 Mart-31 Ağustos 1956, 167 Tefrika. - Kara Anıt (E.M. Remorgue den Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 6 Kasım Mart 1961, 114 Tefrika. - Dirilen Kadın (Frank Harper dan), Demokrat İzmir, nr , 31 Aralık-15 Mart 1962, 73 Tefrika. - Kovalanan Sevgililer, (Esin Bilbaşar imzasıyla çeviri), Demokrat İzmir, nr , 3 Ocak-2 Haziran 1971, 147 Tefrika. Tiyatrosu

125 125 - Çıldır Gölü Efsanesi, Türk Dili, nr. 214, 1 Temmuz 1969, s Makaleleri - Uçurum Kenarında Yaratılmış Bir Eser: Bir Adam Yaratmak, Anadolu, nr. 7508, 18 Mayıs Osmanlı Tarihinde Tütün Yasağı: İbtal-i Kahvehane ve Men-i Duhan, Anadolu, nr. 7537, 21 Haziran K.B., Viraj Tehlikesi, Anadolu, nr. 7776, 10 Mart Yeni Eserler Karşısında: Dağların Çocuğu, Anadolu, nr. 7817, 27 Nisan K.B., Nurullah Ataç ve Tanpınarla Mülakat, Aramak, nr. 6, Eylül 1939, s. 2-7; Mücevherlerin Sırrı, YKY, İstanbul 2002, s İki Hatıra, Fikirler, nr. 194, 15 Kasım 1939, s Sanat ve Toprak, Aramak, nr. 11, Mart 1940, s Ballad ve Romans, Aramak, nr. 11, Mart 1940, s Yeni Nesil ve Yahya Kemal, İzmir Kültür, nr. 2, 15 Kasım, Yeni Şiirimizde Gruplaşma ve Müstakil Bir Şair: İlhan İleri, İzmir Kültür, nr 16, 1 Temmuz İrfan Hazar, İzmir Kültür, nr. 18, 1 Eylül Düzme Konuşmalardan: Hakim (Paul Ernst tan), Kovan, nr. 11, Haziran 1944, s Bergama Kermesi: Yolda, Anadolu, nr , 2-20 Haziran 1944, 5 Tefrika. - Kembil, Şehirden Röportajlar: Bu Sırada Elbise Diktermek Derdi, Tan, nr. 3180, 29 Temmuz Kembil, Şehirden Röportajlar: Bir kat elbise yapmak istedim., Tan, nr. 3181, 30 Temmuz Kembil, Şehirden Röportajlar: Otuz Yıllık Müdür ve Fabrikası, Tan, nr. 3182, 1 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Hükûmetin son kararını halk nasıl karşıladı?, Tan, nr. 3185, 4 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Cezaevleri Sergisi Hazırlanırken, Tan, nr. 3186, 5 Ağustos Kembil, Şehirden Röportajlar: Cezaevleri sergisinde neler gördüm?, Tan, nr. 3187, 6 Ağustos 1944.

126 126 - Kembil, Şehirden Röportajlar: Maskelenmiş İstanbul da, Tan, nr. 3190, 9 Ağustos İzmir in Hususuyetleri: Mezarlıkbaşı ve Agora Tan, nr. 3241, 4 Mayıs İzmir in Hususuyetleri II: Agora nın Bekçisi, Tan, nr. 3243, 6 Mayıs İzmir in Hususuyetleri: Bahri Baba Parkı, Tan, nr , Mayıs 1945, 2 Tefrika. - İzmir in Hususuyetleri: Kültürpark ve Kahramanlar, Tan, nr. 3306, 8 Temmuz İzmir in Hususuyetleri: Kültürpark ve Beş Kapısı, Tan, nr. 3322, 24 Temmuz Seyahat Notları 1: Trenlerdeki izdiham nasıl önlenebilir?, Tan, nr. 3332, 3 Ağustos Seyahat Notları 2: İki Kanun Maddesi Ara Sıra Sıkışan Çamur Hamam, Tan, nr. 3334, 5 Ağustos Fuardan İntibalar, Barış ve Hürriyet Panayırı, Tan, nr. 3351, 22 Ağustos Al-Şar, Ege den Meseleler: İhracatçıların Belini Büken Dert: Kutular Tedariki Meselesi, Tan, nr. 3401, 13 Ekim Al-Şar, Ege den Meseleler: Milli Eğitim Seferberliğinde Halli Lâzım Gelen Bir Mesele, Tan, nr. 3416, 28 Ekim İzmir de İş Müesseselerinin Sağlık Durumu ve İşçi Hastahanesi Davası, Tan, nr , Temmuz 1945, 2 Tefrika. - Şehir Tiyatrosu suçlu mu?, Pazar, nr. 10, 4 Mart, K.B., Kız Lisesi ndeki Büyük Müsamere, Anadolu, nr , 13 Nisan K.B., Bir Geziden Notlar: İnsanın kabuklarından sıyrılması lâzımdır., Anadolu, nr , 24 Mart K.B., Seyahat Notları: Güneysu Vapurunda İlk İntibalar, Anadolu, nr , 27 Haziran K.B, Seyahat Mektupları 2: Ansaldo yeni siparişimizi niçin geciktirdi dersiniz?, Anadolu, nr Haziran K.B., Seyahat Notları: İstanbul dan Trakya ya Otobüs Yolculuğu, Anadolu, nr , 9 Temmuz İstanbul Şehir Tiyatrosu Jürisinin Kadırga Hakkındaki Raporu Münasebetiyle Mektup, Yeditepe, nr. 26, 1 Aralık 1952, s Bir Eser Hakkında: Bir İddia ve Bir Cevap, Demokrat İzmir, nr. 2979, 15 Şubat Ölümsüz Olduğunu Bilmezmişiz Gibi, Yeditepe, nr. 62, 1 Haziran 1954, s. 4.

127 127 - Kemal Bilbaşar ın Teşekkürü, Yeditepe, nr. 72, 1 Kasım 1954, s Atatürkçülük, Demokrat İzmir, nr.3767, 10 Kasım Bir Müddetten Beri Rahatsız Bulunan Şair Necati Cumalı İle Buca Senatoryumunda Birkaç Saat, Demokrat İzmir, nr. 2810, 24 Aralık Gün Işığı Estetiği, Ay Işığı Estetiği, Yeditepe, nr. 76, 1 Ocak 1955, s.1. - Atatürkçülük, Kök, nr. 1, Mayıs 1955, s Bir Geziden Notlar: Sakarya Dolaylarında, Demokrat İzmir, nr , Ağustos 1955, 11 Tefrika. - Ara Tiyatrosu Temsilleri Münasebetiyle, Demokrat İzmir, nr. 3188, 17 Ocak Ataç Usta, Vatan, nr. 5777, 22 Haziran Güney Ege Cenneti, Demokrat İzmir, nr , 4-13 Mayıs 1958, 10 Tefrika. - K.B., Tarih ve Kültür, Demokrat İzmir, nr. 4116, 21 Eylül K.B., Yahya Kemal e Ait İzmir Hatıraları, Demokrat İzmir, nr , Kasım 1958, 3 Tefrika. - Maliye Bakanına Açık Mektup, Demokrat İzmir, nr. 4759, 1 Ağustos Ölümünün 22. Yıldönümünde: Bir Kere Daha Vatanı Kurtaran Atatürk, Demokrat İzmir, nr. 4859, 10 Kasım Atadan Anılar (Ali Fehmi Egeli den Naklen), Demokrat İzmir, nr. 4861, 12 Kasım Atatürk ten Anılar (Memduh Bilge den Naklen), Demokrat İzmir, nr. 4866, 17 Kasım Vicdan Sorumluluğu Denen Şey, Demokrat İzmir, nr. 4862, 13 Kasım Güneşi Batıdan Doğuranlar, Yorum, nr. 6, 1 Ocak 1961, s İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme: Açık Bırakılan Kapılar, Demokrat İzmir, nr. 5030, 27 Nisan İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme 2: Kurt Sürüsü, Demokrat İzmir, nr. 5031, 28 Nisan İlk Yaşını Doldururken Evrimin Nedenleri Üzerinde Bir İnceleme 3: Atatürkçülüğün Şahlanması, Demokrat İzmir, nr. 5032, 29 Nisan Nisan Üniversite Olaylarından Bir An: Üniversite-Ordu Dayanışması, Demokrat İzmir, nr. 5034, 1 Mayıs Elim İşgal Günleri Hatıralarından: Menemen Hadisesi (Ali Fehmi Egeli den Naklen), Demokrat İzmir, nr , Mayıs 1961, 2 Tefrika. - Ölümsüz Atatürk ün Güneş Gibi Doğduğu Gün: 19 Mayıs 1919, Demokrat İzmir, nr. 5051, 19 Mayıs 1961.

128 128 - Dünya Edebiyatının Dev Sanatçılarından Ünlü Yazar: E. Hemingway öldü, Demokrat İzmir, nr. 5096, 6 Temmuz Bir Daha Böylesi Hiç Başımdan Geçmeyecek (E. Hemingway den çeviri), Demokrat İzmir, nr , 9-10 Temmuz 1961, 2 Tefrika. - İkinci Cumhuriyetimizin Kuruluşu ve Cumhuriyetin 38. Yıldönümünü Kutlarken, Demokrat İzmir, nr. 5209, 29 Ekim Atatürk e Ait Bir Hatıra: Devrimciliği her zaman uyanıktı, Demokrat İzmir, nr. 5221, 10 Kasım Cumhuriyet hükûmeti kurulurken milli eğitim seferberliği yapmak zorundayız, Demokrat İzmir, nr. 5227, 27 Kasım Halk Eğitimi: Şehirli Halk Eğitimi, Demokrat İzmir, nr. 5239, 29 Kasım Şehirli Halk Eğitimi 2, Demokrat İzmir, nr. 5240, 30 Kasım Köyde Halk Eğitimi, Demokrat İzmir, nr. 5241, 1 Aralık Eğitim Seferberliği Lise Seviyesindeki Okulların Organizasyonu, Demokrat İzmir, nr. 5242, 2 Aralık Üniversite Problemi 1, Demokrat İzmir, nr , 4-5 Aralık 1961, 2 Tefrika. - Bir Gericinin Dil Demogojisi, Demokrat İzmir, nr. 5253, 13 Aralık Ölüm Yılı Dolayısıyla: Büyük Halk Şairi Mevlana, Demokrat İzmir, nr. 5255, 15 Aralık Bir Geziden Enstantaneler: Tire geri geri gidiyor, Demokrat İzmir, nr. 5268, 28 Aralık Bilmeyerek Üfürükçüler Hesabına Çalışan Bir Tabipler Odası Başkanı, Demokrat İzmir, nr. 5376, 17 Nisan Acil tedbirler lâzım, Demokrat İzmir, nr. 5032, 19 Nisan Büyük Bir Köy: Denizli, Demokrat İzmir, nr , 29 Nisan- 7 Mayıs 1962, 9 Tefrika. - Bereketli Ovanın Ortasında Şirin Bir Kasabamız: Sarayköy, Demokrat İzmir, nr , 9-10 Mayıs 1962, 2 Tefrika. - Halkı Olmayan Bir İlçe Merkezi: Kale (Tavas), Demokrat İzmir, nr , Mayıs 1962, 2 Tefrika. - Kitap Kervanı, Demokrat İzmir, nr. 5410, 24 Mayıs Kemal Bilbaşar ın Hatırladıkları: Dil Dersi, Demokrat İzmir, nr. 5579, 10 Kasım Ölüm Yıldönümünde Büyük Şairimiz Mevlana yı Anıyoruz, Demokrat İzmir, nr. 5605, 10 Aralık 1962.

129 129 - Efeler Diyarı: Güzel Aydın, Demokrat İzmir, nr. 5628, 2 Ocak Mor Defter ve İzmir Seyircileri 1, Demokrat İzmir, nr. 5629, 3 Ocak Tiyatro Eğitimi ve Oyuncunun Yaşayışı Üzerine 2, Demokrat İzmir, nr. 5630, 4 Ocak Aydın Nazilli Yarışması II, Demokrat İzmir, nr. 5630, 4 Ocak Ege nin Hızla Gelişen Şehri: Nazilli III, Demokrat İzmir, nr. 5631, 5 Ocak Plandan Şikâyetçi Bir Kasaba: Germencik IV, Demokrat İzmir, nr. 5633, 7 Ocak Germencik in Acı Yakılışları V, Demokrat İzmir, nr. 5634, 8 Ocak Açık Rejimde Gizli Kapaklılık, Demokrat İzmir, nr. 5635, 9 Ocak Büyük Menderes Ovasında Alarm Çanları VII, Demokrat İzmir, nr. 5636, 10 Ocak 1963, - Aydınlı Bir Hayvan Yetiştiricisinin Şikâyeti, Demokrat İzmir, nr. 5633, 13 Ocak Tarımsal Güvenlik Problemi, Demokrat İzmir, nr. 5636, 14 Ocak Menderes Vadisinde Bir Meyva Cenneti: Sultanhisar, Demokrat İzmir, nr. 5635, 15 Ocak Sultanhisar da Ekonomik Çalışmalar ve Bayındırlık İşlerine Bir Bakış, Demokrat İzmir, nr. 5636, 16 Ocak Dert, Demokrat İzmir, nr. 5637, 17 Ocak Endüstri Kurumlarımızın Üniversitesi: Nazilli Basma Fabrikası, Demokrat İzmir, nr. 5638, 18 Ocak Şehrin Kalkınmasına Yeniden Hız Kazandıran Bir Kurum: Aydın Tekstil Fabrikası, Demokrat İzmir, nr. 5639, 19 Ocak Bir Sendika Toplantısının Öğrettikleri, Demokrat İzmir, nr. 5640, 20 Ocak Öğretmenlikten Fabrikatörlüğe, Demokrat İzmir, nr. 5641, 21 Ocak Aydın da Bir Yozgatlı, Demokrat İzmir, nr. 5642, 22 Ocak Aydın da Övünülecek Bir Eğitim Kurumu: Cihanoğlu Vakıflar Öğrenci Yurdu, Demokrat İzmir, nr. 5643, 23 Ocak Köyden Şehire, Demokrat İzmir, nr. 5644, 24 Ocak Aydın Özel Sağlık Kliniği, Demokrat İzmir, nr. 5645, 25 Ocak Gültepe: İlk İşaret Taşı, Sosyal Adalet, nr. 19, Nisan 1964, s Amerika da Seçim Mücadelesi, Demokrat İzmir, nr. 6133, 25 Eylül Amerika Mektubu: Şileplerimizin başını bağlamayalım., Demokrat İzmir, nr. 6156, 18 Ekim 1964.

130 130 - Kemal Bilbaşar Amerika dan yazıyor: Amerika da bir Türk öğretmeni öldü., Demokrat İzmir, nr. 6157, 19 Ekim Pervin Öğretmenin Hatıra Defteri, Demokrat İzmir, nr , Ekim 1964, 7 Tefrika. - Amerika Mektubu: Öğrencilerimize sahip olalım., Demokrat İzmir, nr. 6163, 25 Ekim Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyet, c. 2, nr. 10, Ağustos 1971, s Bilbaşar ın Teşekkürü, Yazko Edebiyat, nr. 5, Mart 1981, s Bitirecek Onca Yapıt Varken, Yeditepe, nr. 206, Aralık 1973, s Kemal Bilbaşar, Nesin Vakfı Yıllığı 1981, s FAYDALANILAN KAYNAKLAR

131 131 AKBAL, Oktay. Günlerde 83, Hürriyet Gösteri, nr. 38, Ocak 1984, s Kemal Bilbaşar, Cumhuriyet, nr , 20 Şubat ALANGU, Tahir. Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman ( ), 2.c., İstanbul Matbaası, İstanbul, Aramak Hakkında Söylenenler, Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s ATAÇ, Nurullah. Bir Hikâye, Aramak, nr. 12, Nisan 1940, s. 21. ATREK, Ferit Hilmi. Melodi Albümü: 1, Piano Eşliği ile Şarkılar ve Halk Türküleri, Lied ler, Cihan Matbaası, Ankara, AY, Behzat. Kemal Bilbaşar, Varlık, nr. 853, Ekim 1978, s BAYDAR, Mustafa. Yeni Türk Hikâyecileri Antolojisi, Varlık Yayınevi, İstanbul, Beraat ettik., Kovan, nr. 10, Mayıs 1944, s.12. BİLBAŞAR, Kemal. Amerika da Seçim Mücadelesi, Demokrat İzmir, nr. 6133, 25 Eylül Amerika Mektubu: Öğrencilerimize sahip olalım., Demokrat İzmir, nr. 6163, 25 Ekim Atatürkçülük, Demokrat İzmir, nr. 3767, 10 Kasım Bir Eser Hakkında: Bir İddia ve Bir Cevap, Demokrat İzmir, nr. 2979, 15 Şubat Bitirecek Onca Yapıt Varken, Yeditepe, nr. 206, Aralık 1973, s. 5.. Ege nin Hızla Gelişen Şehri: Nazilli III, Demokrat İzmir, nr. 5631, 5 Ocak İstanbul Şehir Tiyatrosu Jürisinin Kadırga Hakkındaki Raporu Münasebetiyle Mektup, Yeditepe, nr. 26, 1 Aralık 1952, s. 1.. Kemal Bilbaşar Amerika dan Yazıyor: Amerika da bir Türk öğretmeni öldü., Demokrat İzmir, nr. 6157, 19 Ekim Yeni Şiirimizde Gruplaşma ve Müstakil Bir Şair: İlhan İleri, İzmir Kültür, nr. 16, 1 Temmuz Bilbaşar iyileşti., Yeni Edebiyat, nr. 5, Mart 1970, s. 31. Bilbaşar, O. Kemal Roman Ödülü ne katılmıyor., Yeni Ortam, nr. 155, 17 Şubat 1973.

132 132 Bilbaşar ın Amasralı Gemiciler i çıkıyor., Yeni Ortam, nr. 4, 14 Eylül Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeni Ortam, nr. 96, 17 Aralık Yılında Yuvarlak Yaşdönümlerinde Edebiyatçılarımız, Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı 1981, Kardeşler Basımevi, İstanbul, Yılı Edebiyat Takvimi, Nesin Vakfı Yıllığı 1977, Tekin Yayınevi, İstanbul, B. Kemal Bilbaşar, Anadolu, nr , 21 Mayıs Bu mevsim için neler hazırlıyorlar?, Yeditepe, nr. 48, 1-15 Ekim 1961, s. 8. Cemo nun ilk gösterisi 20 kasımda yapılacak., Yeni Ortam, nr. 65, 16 Kasım Çağdaş Türk hikâyecileri adlı antoloji Polonya da yayımlanıyor., Yeni Ortam, nr. 933, 14 Nisan Çağdaş Türk hikâyecilerini kapsayan bir antoloji Polonya da yayımlanıyor., Yeni Ortam, nr. 916, 28 Mart DİNAMO, Hasan İzzettin. Kölelik Dönemeci, Eleştiri, nr. 2, 1 Eylül 1979, s. 1. Edebiyat Günleri, Yorum, nr. 5, 1 Aralık 1960, s. 11. Edebiyat Matinesi, Demokrat İzmir, nr. 3217, 15 Şubat Edebiyat Matinesi, Ege Ekspres, nr. 864, 13 Aralık Eleştirmenlere Göre Sezonun En İyi On Filmi, Milliyet Sanat, nr. 37, 15 Haziran 1973, s. 2. ERER, Tekin. Basında Kavgalar, İstanbul, ERGİN, Osman. Türkiye Maarif Tarihi, Osman Bey Matbaası, İstanbul, GÖKÇEK, Cihat. Antoloji-İzmir Hikâyecileri, İzmir Güneş Basım ve Yayınevi, İzmir, Gösteri Dergisi Ödülleri, Nesin Vakfı Yıllığı 1982, c. 1, Kardeşler Basımevi, İstanbul, Günlerin Getirdiği, Cumhuriyet, nr , 4 Mart HABORA, Bülent. Reşat Enis in Düşündürdükleri, Evrensel, 22 Ocak Halkevinde toplantı yapıldı., Anadolu, nr. 7203, 31 İkinci Kanun HIZLAN, Doğan. Kemal Bilbaşar, Hürriyet Gösteri, nr. 27, Şubat 1983, s. 22.

133 133. Kemal Bilbaşar: Yalnız azınlğı düşünerek yazmıyorum., Söyleşiler, Doğan Kitapçılık, İstanbul HUYUGÜZEL, Ö. Faruk. Hüseyin Cahit Yalçın ın Hayatı ve Edebî Eserleri Üzerinde Bir Araştırma, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İzmir, İzmir Fikir ve Sanat Adamları ( ), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, İLERİ, İlhan. Kemal Bilbaşar ın Ardından, Yeni Asır, nr , 23 Şubat İLERİ, Selim. Garip Bir Benzeşme, Yedinci Sanat, nr. 1, Mart 1973, s İLHAN, Attila. TİP Mucizesi, Cumhuriyet, nr , 28 Şubat İzmir den çekilen telgraflarda TİP idarecileri hükumeti istifaya davet etti., Demokrat İzmir, nr. 6607, 7 Temmuz Kadırga Piyesi Üzerine, Yeditepe, nr. 29, 15 Ocak 1953, s KAÇMAZ, Şerife Kamer. Orhan Rahmi Gökçe nin Hayatı ve Romanları Üzerinde Bir İnceleme, basılmamış doktora tezi, İzmir KARABEY, Zeynep Avcı. Yazko da yönetim el değiştirdi., Hürriyet Gösteri, nr. 31, Haziran 1983, s. 54. KARACA, Emin. Türk Basınında Kalem Kavgaları, Gendaş, İstanbul, Kemal Bilbaşar, Milliyet Sanat, nr. 213, 7 Ocak 1977, s Kemal Bilbaşar anlatıyor., Türk Dili, 1 Aralık 1967, c. XVII, nr. 195, s Kemal Bilbaşar Diyor ki, Yeditepe, nr. 139, Kasım 1967, s. 11. Kemal Bilbaşar İle Bir Konuşma, Sabah Postası, 4 Nisan Kemal Bilbaşar ölümünün 1. yılında anılıyor., Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı1985, Kardeşler Basımevi, İstanbul, Kemal Bilbaşar özeleştirisini yapıyor., Yeni Edebiyat, Ağustos 1971, c. 2, nr. 10. Kemal Bilbaşar, Selim İleri yi dava etti., Milliyet Sanat, nr. 31, 4 Mayıs 1973, s. 2. Kemal Bilbaşar ın bir eseri radyoda temsil edilecek., Demokrat İzmir, nr. 3797, 10 Aralık Kemal Bilbaşar ın Bir Öyküsü, Yeni Ortam, nr. 928, 9 Nisan Kemal Bilbaşar ın bir sanat dergisine açtığı dava sonuçlandı., Yeni Ortam, nr. 860, 31 Ocak 1975.

134 134 Kemal Bilbaşar la Bir Konuşma, Yeditepe, nr. 20, 1 Eylül 1952, s Kız Lisesi öğretmenlerinden Bedia Bilbaşar emekli oldu., Demokrat İzmir, nr. 5962, 27 Aralık Kovan Mahkemede, Anadolu, nr. 9416, 6 2. Teşrin KÖKLÜGİLLER, Ahmet. İbrahim Minnetoğlu, Şair ve Yazarlarımız Nasıl Yazıyorlar?, Minnetoğlu Yayınları, İstanbul KURDAKUL, Şükran. Cemo nun yaratıcısı Kemal Bilbaşar öldü., Yazko Somut, nr. 27, 4 Şubat 1983, s Çağdaş Türk Edebiyatı 4, Bilgi Yayınevi, Ankara, Şairler ve Yazarlar Sözlüğü, İnkılap Kitabevi, İstanbul, KÜCE, Zeliha. Kemal Bilbaşar-Öykücülüğü-, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, basılmamış lisans tezi, Ankara, MAY Ödülü, MAY, nr. 16, Ocak 1969, s.2. NECATİGİL, Behçet. Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınları, İstanbul, OKTAY, Ahmet. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı ( ), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, ONARAN, Mustafa Şerif. Şu Bizim İzmir, Cumhuriyet Dergi, nr. 650, 6 Eylül 1998, s Orhan Kemal Roman Ödülü Yarışması na sekiz roman katıldı., Yeni Ortam, nr. 146, 8 Şubat Öğretmen Tayinleri, Anadolu, nr. 9573, 15 Nisan ÖZKIRIMLI, Atilla. Kemal Bilbaşar yazarlık yaşamında bireyselin ardındaki toplumsalı aradı hep. Milliyet Sanat, nr. 65, 1 Şubat 1983, s Polis Okulları, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul, 1994, c. 6, s Sanat ve edebiyat günü yapıldı., Demokrat İzmir, nr. 4666, 27 Mart SÜLKER, Kemal. Edebiyat dünyası bir kayıp daha verdi., Yeditepe, nr. 442, 7 Mart 1983, s Gözlemci, gerçekçi, toplumcu bir yazarın yaşamı noktalandı., Varlık, nr. 906, Mart 1983, s. 7.

135 135 Talat Halman ın hazırladığı antoloji Hindistan da yayınlandı., Milliyet Sanat, nr. 101, 1 Ağustos 1984, s. 59. Tan da Memleket Hikâyeleri, Tan, nr. 3174, 23 Temmuz TİP ve YTP, Demokrat İzmir, nr. 3638, 8 Ağustos UĞURLU, Nurer. Kemal Bilbaşar Diyor ki:, Yelken, nr. 45, Eylül 1960, s WELLEK, Réne- Varren, Austın, Edebiyat Teorisi, (Çev. Ömer Faruk Huyugüzel), Akademi Kitabevi, İzmir, Yazar Kemal Bilbaşar önceki akşam öldü., Milliyet, nr , 23 Ocak Yazko Ödülleri, Yazko Edebiyat, nr. 3, Ocak 1981, s Yazko Ödülleri, Yazko Edebiyat, nr. 12, Ekim 1981, s Yılın En Güzel Romanı: Cemo, Demokrat İzmir, nr. 5787, 22 Haziran 1963.

136 136 ÖZGEÇMİŞ tarihinde Almanya nın Köln şehrinde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi İzmir de tamamladım yılında girdiğim Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1998 yılında mezun oldum. Lisans bitirme çalışması olarak Mehmet Nuri Efendi nin Tulu Dergisi (İnceleme-Metin) üzerinde çalıştım öğretim yılında Özel İbrahim Şimşek Dershaneleri nde Türkçe öğretmeni olarak görev yaptım. Aynı yıl E.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı nda yüksek lisans derslerimi tamamladım tarihinde E.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde araştırma görevlisi olarak göreve başladım. Müberra Bağcı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Bilim,Sevgi,Hoşgörü.

Bilim,Sevgi,Hoşgörü. Bilim,Sevgi,Hoşgörü. Mehmet Akif Ersoy 20 Aralık 1873 27 Aralık 1936 Mehmet Akif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı nın yazarıdır. Vatan Şairi olarak anılır. Yahya Kemal Beyatlı

Detaylı

EKİM ÜNİTE II ÖĞRETİCİ METİNLER

EKİM ÜNİTE II ÖĞRETİCİ METİNLER SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( ) (1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com [email protected] 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen

Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Ekim 2017 Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Boğaziçi Üniversitesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi nde bulunan, Haldun Özen tarafından bir araya getirilen Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu na

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 2015-2016 Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016 1 KÜTÜPHANE ORYANTASYON HAFTASI 3 BİLGİ OKURYAZARLIĞI HAFTASI 4 YAZI TÜRLERİNİ TANIYORUZ 5 BİLİMSEL ARAŞTIRMA BASAMAKLARI DERSİMİZ 6

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser

Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser Yazar Ferhat Korkmaz ISBN: 978-605-9247-84-9 1. Baskı Kasım, 2017 / Ankara 100 Adet Yayınları Yayın No: 252 Web: grafikeryayin.com

Detaylı

1.KİTAP ATATÜRK ANLATIYOR, ÇOCUKLUĞUM

1.KİTAP ATATÜRK ANLATIYOR, ÇOCUKLUĞUM ATATÜRK ANLATIYOR 1 2 1.KİTAP ATATÜRK ANLATIYOR, ÇOCUKLUĞUM Sahibi Atatürkçü Düşünce Derneği adına: Tansel ÇÖLAŞAN Yazı Kurulu Ayşe Nejla ÖZDEMİR (ADD önceki GYK Üyesi, Matematik Öğretmeni ) Alaattin ATALAY

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

TÜRK NÖROŞİRÜRJİ DERNEĞİ NÖROŞİRÜRJİ UZMANLIĞINDA 40. YIL PLAKET ve TEŞEKKÜR BELGESİ ALAN ÜYEMİZ

TÜRK NÖROŞİRÜRJİ DERNEĞİ NÖROŞİRÜRJİ UZMANLIĞINDA 40. YIL PLAKET ve TEŞEKKÜR BELGESİ ALAN ÜYEMİZ Prof. Dr. Aydın PAŞAOĞLU 1948 yılında doğdu. 1973 de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi nden mezun oldu. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalında asistanlığa başladı.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA

KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA TÜRKİYE MUHASEBE UZMANLARI DERNEĞİ EXPERT ACCOUNTANTS ASSOCIATION OF TURKEY (15.10.1909 İnegöl -06.11.1987 istanbul) Meslek çalışmalarımızda siz ve eserleriniz

Detaylı

-rr (-ratçi KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 961 HALDUN TANER. Mustafa MİYASOĞLU TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ : 98

-rr (-ratçi KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 961 HALDUN TANER. Mustafa MİYASOĞLU TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ : 98 HALDUN TANER -rr (-ratçi KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 961 HALDUN TANER Mustafa MİYASOĞLU TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ : 98 I Kapak Düzeni: Dr. Ahmet SINAV ISBN 975-17-0262-3 Kültür ve Turizm Bakanlığı,

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KDZ.EREĞLİ ANADOLU LİSESİ 11. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KDZ.EREĞLİ ANADOLU LİSESİ 11. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI 013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KDZ.EREĞLİ ANADOLU LİSESİ 11. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI AY: EYLÜL (11 İş Günü Hafta) GÜN SAAT KONULAR ÖĞRENCİLERİN KAZANACAĞI HEDEF VE DAVRANIŞLAR

Detaylı

GENEL AMAÇLI DİLEKÇE ÖRNEĞİ. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü) ANKARA

GENEL AMAÇLI DİLEKÇE ÖRNEĞİ. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü) ANKARA Ek 1 GENEL AMAÇLI DİLEKÇE ÖRNEĞİ MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA (Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü) ANKARA Aşağıda belirtmiş olduğum taleplerimle ilgili olarak gerekli işlemin yapılmasını arz ederim.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

KANADA TASLAK VİZE BAŞVURU FORMU

KANADA TASLAK VİZE BAŞVURU FORMU KANADA TASLAK VİZE BAŞVURU FORMU Bu formdaki cevaplarınız birebir konsolosluk sistemine işlenmektedir. Konsolosluk memuru verilen cevaplar ve sunulan evrakları karşılaştırarak başvurunuzu değerlendirmektedir.

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım

Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?

Detaylı

lkokul Eğitim Koordinatörü

lkokul Eğitim Koordinatörü Değerli Velilerimiz, Yılın sonuna yaklaştığımız günlerdeyiz. Bu hafta, her sınıf düzeyinde planlarımıza yer alan göre konuları kaynak kitaplardan, dijital içeriklerden, Fen laboratuvarımızdan, bahçemizdeki

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Ekim 01, 2016-1:20:00 Başbakan Binali Yıldırım, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Seyranbağları Huzurevi

Detaylı

11. HAFTA 2.ARAŞTIRMA İNCELEME YAZILARI

11. HAFTA 2.ARAŞTIRMA İNCELEME YAZILARI 11. HAFTA 2.ARAŞTIRMA İNCELEME YAZILARI A. RAPOR: Herhangi bir konuyu, olayı veya incelenmekle görevlendirilen kişi veya kişilerin, yaptıkları araştırmanın sonuçlarını ilgili yere bildirmek üzere yazdıkları

Detaylı

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER YEDİ MEŞALECİLER Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan ilk edebi topluluktur. 1928 de Yedi Meşale adıyla ortaklaşa bir kitap çıkarıp bu kitabın ön sözünde şiirle ilgili görüşlerini açıklamışlardır. Beş Hececiler

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci

Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Eylül 2017 Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Aziz Ogan, 30 Aralık 1888 tarihinde Edremitli Hacı Halilzade Ahmed Bey'in oğlu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Kataloglama

Detaylı

YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI

YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI YAZI TÜRLERİ ŞENDA SOLMAZ KONUSUNU YAŞAMDAN ALAN YAZI TÜRLERİ OLAY YAZILARI 1- MAKALE Herhangi bir konuda öne sürülen bilgi görüş ve düşünceleri kanıtlamaya yönelik yazı türüdür. Yazan öne sürdüğü görüş

Detaylı

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Evimiz Yuvamızdır Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası TÜRKÇE Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası 5N 1K KÜTÜPHANE

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Evimiz Yuvamızdır Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası TÜRKÇE Tutum, Yatırım ve Türk Malları haftası 5N 1K KÜTÜPHANE Değerli Velilerimiz, 2017 yılının son ayında, güneşin hafifçe ısıttığı günlerdeyiz. Havalar hala, öğrencilerimizin bahçede neşeyle oynamalarına müsait. Palto giyme koşuluyla teneffüslerde temiz havada

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÖNEMİ DENİZYILDIZI GRUBU MART AYI BÜLTENİ

EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÖNEMİ DENİZYILDIZI GRUBU MART AYI BÜLTENİ 2012 2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÖNEMİ DENİZYILDIZI GRUBU MART AYI BÜLTENİ MART AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin birer canlı olduğunu

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ BÖLÜM. İLETİŞİM, NLM VE DEĞERLENDİRME ( puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKYESİ 8 Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI HÜRRİYET İLKOKULU 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI 1 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI Sayın Müdürüm, Saygı Değer Öğretmenlerim,Kıymetli

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Genezinli Eliçin Ailesi

Genezinli Eliçin Ailesi Genezinli Eliçin Ailesi Yazar Dr. Mehmet Kılıç Yazar ile İletişim [email protected] ISBN: 978-605-9247-98-6 Kapak Resmi Nuh Hoca ve Oğulları Emin Türk ile Bekir 1. Baskı Eylül 2018 /Ankara Yayınları

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

... SINIF TEMA ESASINA DAYALI YILLIK PLAN TASLAĞI

... SINIF TEMA ESASINA DAYALI YILLIK PLAN TASLAĞI ... İLKÖĞRETİM OKULU TÜRKÇE İ... SINIF TEMA ESASINA DALI YILLIK PLAN TASLAĞI 1. TEMA: DOĞA VE EVREN TEMEL DİL BECERİLERİ VE 1. Okuma kurallarını uygulama: 1.5 2. Okuduğu metni anlama ve çözümleme: 2.1,

Detaylı

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ 8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BİR KAHRAMAN DOĞUYOR ÜNİTESİ KONU ANLATIMI HASAN DOĞAN BİR KAHRAMAN DOĞUYOR M. Kemal 1881 de Selanik te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendidir.

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI

TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI TED İN AYDINLIK MEŞALESİNİ 50 YILDIR BÜYÜK BİR GURURLA TAŞIYAN OKULLARIMIZDA 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLADI Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ün 1928 yılında Ankara

Detaylı

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ TED İSTANBUL KOLEJİ Yıl:6 Hafta:40 Sayı:33 17 Haziran 2016 Değerli Velilerimiz, 2015-16 Eğitim Öğretim Yılı bugün sona eriyor. Dünyanın ve ülkemizin zor

Detaylı

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI EYLÜL / 2014 ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : 1 EYLÜL / 2014 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 1 EYLÜL 2014-2015 Eğitim Öğretim yılı Öğretmen Seminerlerinin Başlaması

Detaylı

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası nı kutladık. Halk ekmek fabrikası gezisine katıldık. TÜRKÇE * Dilbilgisi:

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası nı kutladık. Halk ekmek fabrikası gezisine katıldık. TÜRKÇE * Dilbilgisi: Değerli Velilerimiz, 2017 yılının son ayında, güneşin hafifçe ısıttığı günlerdeyiz. Havalar hala, öğrencilerimizin bahçede neşeyle oynamalarına müsait. Palto giyme koşuluyla teneffüslerde temiz havada

Detaylı

HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN

HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN 2 Halide Edib Adıvar ın Can Yayınları ndaki diğer kitapları: Sinekli Bakkal, 2007 Ateşten Gömlek, 2007 Handan, 2007 Mor Salkımlı Ev, 2007 Türk ün Ateşle İmtihanı,

Detaylı

NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN

NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN NOKTALAMA İŞARETLERİ MUSTAFA NAZIM ÖZGEN BU ÖDEVİN HAZIRLANMASINDA MUSTAFA NAZIM ÖZGEN BURCU OLGUN GÜLŞAH GELİŞ VE FATMA GEZER TARAFINDAN ORTAK HAZIRLANMIŞTIR. BİLGİSAYAR 1 DERSİ PROJE ÖDEVİ NURAY GEDİK

Detaylı

Jale Baysal ( )

Jale Baysal ( ) ÖZEL ARŞİVLER KOLEKSİYONU Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Jale Baysal Özel Arşivi Jale Baysal (1925-2009) Kütüphaneci, Yazar JALE BAYSAL ARŞİVİ Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi

Detaylı

ilkokulu E-DERGi si 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda:

ilkokulu E-DERGi si 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda: ilkokulu E-DERGi si 2017 Nisan Sayısı Bu Sayımızda: 23 Nisan ın Önemi Sorumluluk Siir: Dünya Çocuk Bayramı Hikaye: Sagır Kaplumbaga Okulumuzda 23 Nisan Hedef Siir: Egemenlik Ulusundur Siir: 23 Nisan Söylediklerimiz

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Tanzimat Edebiyatı. (Şiir-Roman) YAZARLAR Dr. Özcan BAYRAK Dr. Muhammed Hüküm Dr. Taner NAMLI Dr. Celal ASLAN

Tanzimat Edebiyatı. (Şiir-Roman) YAZARLAR Dr. Özcan BAYRAK Dr. Muhammed Hüküm Dr. Taner NAMLI Dr. Celal ASLAN Tanzimat Edebiyatı (Şiir-Roman) YAZARLAR Dr. Özcan BAYRAK Dr. Muhammed Hüküm Dr. Taner NAMLI Dr. Celal ASLAN Dr. Ahmet Faruk GÜLER Dr. Nuran ÖZLÜK Dr. Mehmet ÖZGER Dr. Macit BALIK Yayın Editörü: Doç. Dr.

Detaylı

TEMEİ, ESER II II II

TEMEİ, ESER II II II 1000 TEMEİ, ESER II II II v r 6n ıztj BEHÇET K E M A L Ç A Ğ L A R MALAZGİRT ZAFERİNDEN İSTANBUL FETHİNE (Dört destan) BİRİNCİ BASILIŞ DEVLET KİTAPLARI MİLLİ EĞİTİM BASIMEVİ _ İSTANBUL 1971 1000 TEM EL

Detaylı

AHMETLER İLKOKULU. Okul Binası

AHMETLER İLKOKULU. Okul Binası AHMETLER İLKOKULU Ahmetler Köyü İlkokulu 1947 yılında köylüler tarafından imece yöntemiyle yapıldı. Bundan önce köy odasının alt katında hazırlanan yer, "Mektep" olarak kullanılıyordu. Mektep'te ilkokul

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

EYÜBOĞLU EĞİTİM KURUMLARI BURÇAK EYÜBOĞLU ORTAOKULU 28. EDEBİYAT VE KİTAP GÜNLERİ ETKİNLİK İÇERİKLERİ 8-9 0CAK 2019

EYÜBOĞLU EĞİTİM KURUMLARI BURÇAK EYÜBOĞLU ORTAOKULU 28. EDEBİYAT VE KİTAP GÜNLERİ ETKİNLİK İÇERİKLERİ 8-9 0CAK 2019 EYÜBOĞLU EĞİTİM KURUMLARI BURÇAK EYÜBOĞLU ORTAOKULU 28. EDEBİYAT VE KİTAP GÜNLERİ ETKİNLİK İÇERİKLERİ 8-9 0CAK 2019 FANTASTİK EDEBİYAT, DİSTOPYA VE FELSEFE 8 OCAK 2019, SALI 14.30 /BURÇAK EYÜBOĞLU ODİTORYUMU

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Y. Lisans Yeni Türk Edebiyatı Hacettepe Üniversitesi 2010-

Derece Alan Üniversite Yıl. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. Y. Lisans Yeni Türk Edebiyatı Hacettepe Üniversitesi 2010- ÖZGEÇMİŞ / C.V. 1. Adı Soyadı: Bahanur GARAN GÖKŞEN 2. Doğum Tarihi ve Yeri: 23.03.1988, Keşan/Edirne 3. Unvanı: Dr. Öğretim Üyesi 4. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili

Detaylı

TBMM BAŞKANLIĞI Uzman Yardımcılığı Aday Başvuru Formu

TBMM BAŞKANLIĞI Uzman Yardımcılığı Aday Başvuru Formu TBMM BAŞKANLIĞI Uzman Yardımcılığı Aday Başvuru Formu UYARI 1. Doldurmaya başlamadan önce lütfen dikkatle okuyunuz. 2. Cevaplarınızı mürekkepli kalemle ve kitap harfleri ile okunaklı yazınız. 3. Bu forma,

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

* Cümle içinde, tırnak içinde verilen cümleler büyük harfle başlar. Tolstoy, Amaç olmayınca hayatın da bitmesi gerekir. demiştir.

* Cümle içinde, tırnak içinde verilen cümleler büyük harfle başlar. Tolstoy, Amaç olmayınca hayatın da bitmesi gerekir. demiştir. YAZIM KURALLARI BÜYÜK HARFLERİN YAZIMI *Bitmiş cümleler büyük harfle başlar. İnanmak, başarmanın yarısıdır. * Cümle içinde, tırnak içinde verilen cümleler büyük harfle başlar. Tolstoy, Amaç olmayınca hayatın

Detaylı

Şerif Kocadon için mevlit

Şerif Kocadon için mevlit Şerif Kocadon için mevlit 85 yaşında aramızdan ayrılan Bekir Şerif Kocadon için evinde mevlit okundu. Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri büyük yazılır. Cesur Yumak Nevşehir Japon Azerbaycan Ağrı Dağı Anıtkabir Cümleler her zaman büyük

Detaylı

ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu.

ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu. PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu. 1976 da Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi nin yayın kurulunda görev aldı. 1981 de doktorasını

Detaylı

GİRESUN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

GİRESUN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU 1 İş Başvurusu 1-Dilekçe, 2-Özgeçmiş, 3-CV 7 GÜN 2 İlk defa devlet memurluğuna alınma 1-ÖSYM Başkanlığından gelen atanacakların listesi, 3- Nüfus cüzdan sureti 5-Sağlık raporu 7-İkametgah belgesi, 8-Mal

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I BÖLÜM II. vii GİRİŞ / 1 ÇOCUK VE KİTAPLARI / 17

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I BÖLÜM II. vii GİRİŞ / 1 ÇOCUK VE KİTAPLARI / 17 İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ / 1 1. Çocuk Edebiyatının Tanımı, Niteliği ve Önemi / 1 Tanımı / 1 Niteliği / 3 Önemi / 5 / 8 Çocuk ve Kitapları / 8 Çocuk Edebiyatı ve Kitapları / 9 Çocuk ve Kitap / 12 Boş Zamanları

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (07 Aralık 2015-15 Ocak 2016) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

iyi günler sevgili ilk yar'larımızın değerli dostları, Bugün geçmişlere gideceğiz, çünkü yakınlarda kulaklarını çok çınlatmıştık... Ne kadar güzel bir örnek çalışmaydı öğretmenlerimizin sevgili Ahmet Hocamızın

Detaylı

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ YURTDIŞINDAN ÖĞRENCİ KABULÜ YENİ KAYITLAR HAKKINDA

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ YURTDIŞINDAN ÖĞRENCİ KABULÜ YENİ KAYITLAR HAKKINDA TRAKYA ÜNİVERSİTESİ 2013-2014 YURTDIŞINDAN ÖĞRENCİ KABULÜ YENİ KAYITLAR HAKKINDA 09 Eylül / 20 Eylül 2013* ( Yurtdışı Kontenjanından Yerleşenler İçin ) *Yapılacak Özel Yetenek Sınavı Sunucunda Yerleşme

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi. Kuvâ-yı Milliye nin Örgütlenişinin 90. Yıldönümüne Armağan

EGE ÜNİVERSİTESİ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi. Kuvâ-yı Milliye nin Örgütlenişinin 90. Yıldönümüne Armağan EGE ÜNİVERSİTESİ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Kuvâ-yı Milliye nin Örgütlenişinin 90. Yıldönümüne Armağan Prof. Dr. Necmi ÜLKER Doç. Dr. Vehbi GÜNAY Okt. Latif DAŞDEMİR

Detaylı

Okuyarak kelime öğrenmenin Yol Haritası

Okuyarak kelime öğrenmenin Yol Haritası Kelime bilgimin büyük bir miktarını düzenli olarak İngilizce okumaya borçluyum ve biliyorsun ki kelime bilmek akıcı İngilizce konuşma yolundaki en büyük engellerden biri =) O yüzden eğer İngilizce okumuyorsan,

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz

Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz Sayın Başkanım, Sayın Müdürüm, Protokolümüzün Değerli Mensupları, Çok kıymetli Hocalarım, Değerli Öğrenci Arkadaşlarım, Velilerimiz ve Özellikle Canım Annem 1 Üniversite tercihlerini yaptığımız zaman,

Detaylı

Aruzla şiire başlayan sanatçılar, Ziya Gökalp in etkisiyle sonradan hece ölçüsüyle yazmaya başlamışlardır.

Aruzla şiire başlayan sanatçılar, Ziya Gökalp in etkisiyle sonradan hece ölçüsüyle yazmaya başlamışlardır. BEŞ HECECİLER Milli edebiyattan etkilenen Beş Hececiler, milli kaynaklara dönmeyi ilke edinmişlerdir. Şiire I. Dünya Savaşı Milli Mücadele yıllarında başlayıp Mütareke yıllarında şöhret kazanan edebi topluluktur.

Detaylı

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO: A2 DÜZEYİ ADI SOYADI: PASAPORT NO: NOT OKUMA 1 KARADENİZ TURU Metin Bey: Merhaba! Görevli: Merhaba efendim, buyurun! Nasıl yardımcı.(1)? Metin Bey: Ben bu yaz ailem ile bir tura çıkmak istiyorum. Bana

Detaylı

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..

Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!.. BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat

Detaylı

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ettiği becerilerin özetidir. Özgeçmiş

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı