RÖNTGEN FİZİĞİ Röntgen aygıtları Doç. Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Tıp Fak
RÖNTGEN AYGITLARI Radyolojide genel olarak iki grup röntgen aygıtı kullanılır 1. Radyografi aygıtları 2. Fluoroskopi aygıtları Her iki tip aygıtın birçok özellikleri benzerlik gösterir
RADYOGRAFİ AYGITLARI Görüntü kaydı, yükseltici ekranlar (ranforsatörler) arasına yerleştirilmiş röntgen filmi üzerine yapılır Bu analog radyografik görüntüleme sistemlerine ekran- film radyografisi denir Dijital radyografide kayıtlar dijital ortama yapılır Radyografi aygıtıyla yapılan işlem, statik bir görüntülemedir. Röntgen filmine veya dijital kayıt ortamına sadece sabit görüntü alınabilir Radyografi masaları, yatar pozisyonda inceleme yapabilmektedir Masa sabit olabileceği gibi yüzer masalarda ışının istenilen bölgeye verilebilmesi için, masa yatay hareket ettirilebilir
RADYOGRAFİ AYGITLARI Yüzer masada incelenecek bölge ışının altına getirildiğinde, bir ayak pedalı ile serbestleştirilmiş olan hareket, kilitlenebilir Masa, düşük absorbsiyon özelliği olan sağlam maddeden yapılır. Genellikle karbon lifi bileşikleri bu amaçla kullanılır Masanın altında buki ve kasetin konduğu özel kaset yerleştirici bulunur Otomatik kolimatörlü cihazlarda, kaset yerleştiriciye yerleştirilen kasetin boyutuna göre kolimatör açıklığı otomatik olarak ayarlanır
RADYOGRAFİ AYGITLARI Hasta ayaktayken çekim yapabilmek için dikey kaset yerleştirilebilen ek üniteleri vardır Bu üniteler, vertikalbukistatifiya da buki standı olarak adlandırılmaktadır Bu üniteler bukili ya da bukisiz olabilir Daha çok akciğer statifi de denilen farklı açılarda radyografiye olanak sağlayan buki standları da vardır Bir radyografi aygıtında masa ve statif için tek bir röntgen tüpü bulunur
TAŞINABİLİR (PORTABLE) RÖNTGEN AYGITLARI Bu aygıtlar, hasta yatağında ya da operasyon sırasında radyografi yapılabilmesini sağlar Hastanelerde servisler arasında taşınabilecek şekilde motorize ya da itmeyle hareket ettirilen tekerlekleri vardır Seyyar /mobil röntgen aygıtları olarak da adlandırılır Küçük boyutlu, görece düşük kw gücündedir Tekerlekli ve tüp makinenin üzerindedir. Kaset taşıyıcı bölüm yoktur
MAMOGRAFİ Meme incelemesi için özel radyografi cihazlarıdır Yoğunlukları ve atom numaraları birbirine yakın olan kas, yağ ve meme bez yapılarını incelemede kullanılan yumuşak doku radyografisi yöntemidir Meme kanserinde tarama ve araştırma amacıyla kullanılır Mamografi işleminde incelenen bölgenin, düşük kontrast farklılığı olan yapılardan oluşması nedeniyle, kontrast farkının çok iyi olması gerekir Uzaysal çözümlemesi en yüksek olan radyografi yöntemidir
MAMOGRAFİ
MAMOGRAFİ Mamografi tekniğinde, başlıca iki konu önemlidir. 1. Düşük kilovoltaj (15-35 kw) uygulanması zorunludur Düşük yoğunluk farkı olan meme yapılarının birbirinden ayırt edilebilmesi için bu gereklidir Meme kanseri tanısında çok önemli rolü olan mikrokalsifikasyonların tanısında önemlidir 2. Radyasyona bağlı kanser riski taşıyan memeye mümkün olduğunca düşük doz verilmesi gerekir. En iyi görüntüleme sağlamaya çalışılırken bir yandan da hastanın aldığı doz düşük tutulmalıdır
MAMMOGRAFİ CİHAZININ YAPISI Mammografi cihazları, meme görüntülenmesini kolaylaştıracak şekilde düzenlenmişlerdir Cihazın tüpü ve kasetliği kraniokaudal, lateral ve oblik projeksiyonlarda rahatlıkla görüntüleme sağlayacak şekilde döndürülebilmektedir Bu cihazlarda memenin sıkıştırılarak daha iyi görüntülenmesini sağlayan kompresyon üniteleri de bulunur Bu amaçla geliştirilmiş olan otomatik kompresyon üniteleri de vardır Otomatik kompresyon sistemlerinde meme belli bir basınçta sıkıştırılabilmektedir
MAMMOGRAFİ CİHAZININ YAPISI Mammografi aygıtlarında voltaj, 25-50 kvp arasındadır 25-100 ma ve 0,1-0,2 sn lik süreler kullanılır 100 ma kadar yüksek akımların kullanıldığı tüplerde, döner anot bulunur Genellikle 0,1 mm ile 0,6 mm lik fokal spotlar kullanılır Meme incelemelerinde, düşük kvp sınırlarında, dar spektral bandı olan x-ışını kullanılmaktadır
MAMMOGRAFİ CİHAZININ YAPISI Bu özellikteki x-ışınını üretebilmek için, anotta hedef madde olarak genellikle molibden veya Rhodyum bulunur Molibden anottan çıkan radyasyonun neredeyse tamamı karakteristik radyasyondur Tüpe 30-50 kvp uygulandığında K yörüngesindeki etkileşime bağlı oluşan radyasyonun enerjisi, 17,9 ve 19,5 kev değerlerinde karakteristik radyasyon pikleri yapan oldukça dar bir alanı içerir
MAMMOGRAFİ CİHAZININ YAPISI Bu enerji, yumuşak doku detayını göstermek için idealdir Tüp penceresinde x-ışını absorbsiyonunu en aza indirmek için berilyum cam bulunur Düşük enerjili ışınlar, molibden ya da alüminyum filtreler kullanılarak filtre edilir Radyografik ekspojur süresi en iyi otomatik ekspojur sistemiyle belirlenir Bu amaçla genellikle görüntü algılayıcı (film /dijital) arkasına yerleştirilen iyonizasyon odaları veya solid state diyot kullanılır. Bir veya çok sayıda dedektör kullanılabilir, bazı cihazlarda tüm meme alanını kapsar
GÖRÜNTÜ KAYDI Mammografi aygıtlarında dört tip görüntü kaydı vardır. Bunlar; 1. Direkt ekspojur film 2. Ranforsatörlü film 3. Kseromamografi, 4. Dijital mamografidir.
Kseromammografi X-ışınları ya da görülebilir ışıkla etkileşime girdiğinde iletken özellik kazanan selenyum kullanılır Metal bir levha üzerinde elektrik yüklü selenyum, Memeyi geçen x-ışınlarının miktarıyla orantılı, x-ışınının fazla düştüğü yerlerde metal levha üzerindeki selenyum deşarj olur Karanlık ortamda özel bir cihazın içinde bu levhanın üzerine ters yüklü ince bir doz (toner) püskürtülür Toner deşarj olmayan kısımların üzerine yapışır Elektriksel olarak levhaya tutanan toz zerreciklerinden bir görüntü oluşturulur ve bu görüntü, özel bir kağıda aktarılır Selenyum, karanlık ortamda şarj edilerek tekrar kullanılabilir Görüntü kontrastı düşüktür Yöntemin dezavantajı, hastanın aldığı dozun yüksek olmasıdır
FLUOROSKOPİ (RADYOSKOPİ) FLUORORADYOGRAFİ Fluoroskopi, vasküler sistem ve sindirim borusu gibi yapıların canlı olarak izlenmesi ve görüntülenmesini sağlar Fluoroskopi sistemleri ile dinamik bir görüntüleme yapılabilmesinin yanı sıra, röntgen filmine görüntü alınabilmesi (spot film), video, sinefilm ve fotospot kamera ve dijital kayıt yapılabilmesi de mümkündür Bu özellikleri nedeniyle fluoroskopi, daha çok hareketli organ incelemelerinde ve kontrastlı incelemelerde kullanılmaktadır Fluoroskopi sırasında yüksek kvp ve düşük ma ile çalışılır
FLUOROSKOPİ (RADYOSKOPİ) AYGITLARI Konvansiyonel fluoroskopi aygıtlarında hastayı geçen x-ışınları, fluoresan ekran üzerine düşürülür ve ekranın özelliği nedeniyle görülebilir ışığa çevrilir Burada oluşan parlama, normal ışıklı ortamda gözle görülemeyecek kadar az olduğundan bu cihazlarla çalışılırken gözlerin karanlık ortama alıştırılabilmesi için, 15 dk karanlık ortamda beklemek yada kırmızı gözlük takmak gerekir Bu cihazlarda insan gözünün çok duyarlı olduğu sarı yeşil ışık salan çinko sülfid fosfor kullanılır
FLUOROSKOPİ (RADYOSKOPİ) AYGITLARI Modern fluoroskopi aygıtlarında, görüntü yükselticilere bağlanmış TV monitörleri kullanılır, karanlık ortam gereksinimi kalmamıştır Oluşan görüntü, video sinyaline dönüştürülür ve TV monitöründe izlenebilir ve video kaydı da yapılabilir Görüntünün, analog-dijital çeviriciler kullanılarak dijitalize edilmesi de mümkündür. Direk olarak dijital görüntü olusturan dijital sistemler günümüzde hızla analog yöntemlerin yerini almaktadır Fluoroskopi aygıtları günümüzde kullanım alanlarına göre başlıca iki ana gruba ayrılır 1. Radyografi /fluoroskopi üniteleri ve 2. Anjiografi üniteleri
RADYOGRAFİ / FLUOROSKOPİ AYGITLARI Hareketli bir masaya bağlı görüntü kayıt sistemlerinden oluşur Bu tür incelemeler için bu cihazlarda hasta masası, ayakta, yarı yatar, yatar ve baş aşağı pozisyonlara getirilebilmektedir Tüplerin masa altında ve üstünde olmasına göre iki tipi vardır Tüpün masa altında olduğu radyografi / fluoroskopi ünitelerinde görüntü kayıt sistemi masa üstündedir Tüp ve kayıt sistemi birbirine yakın olduğundan görüntüde bir miktar distorsiyon olabilir
RADYOGRAFİ / FLUOROSKOPİ AYGITLARI Tüpün masa üstünde olduğu radyografi / fluoroskopi sistemlerde görüntü yükseltici masa altındadır Tüpün masa üstünde olduğu sistemlerde hastaya yaklaşım daha kolaydır Masanın konumu nedeniyle x-ışını soğurulması daha azdır Bu nedenle daha düşük ekspojur değerleri kullanılabilir. Tüpten çıkan x-ışınları doğrudan hastaya geldiği için saçılma daha fazladır ve çalışanlar fazla doz alabilir Bunu önlemek için uzaktan kumandalı sistemler yapılmıştır. İnceleme sırasında hastanın kontrolü daha zor olabilir
ANJİOGRAFİ AYGITLARI C-kollu ismi verilen yapıda olup kolun bir ucunda x-ışını tüpü, diğer ucunda kayıt sistemi bulunur. C-kol tavana veya yere bağlı ve tam hareketlidir Sistem yüzer masa adı verilen her yöne hareketli bir hasta masası ve monitörlerle tamamlanır Fluoroskopi aygıtının tüm teknik özelliklerini taşırlar. Her türlü anjiografik ve girişimsel işlemler yapılabilir. İki C-kol taşıyan sistemler aynı anda iki düzlemde görüntü alabilir Bunlar kardiak ve nöroradyolojik inceleme / girişimsel işlemlerde kullanılır. Bu özellik sayesinde kontrast madde kullanımı yarıya düşürülür ve ince girişimsel işlemlerde tam uyum sağlanabilir
ANJİOGRAFİ AYGITLARI Konvansiyonel anjiografi cihazlarında, serigraf ya da puck olarak adlandırılan hızlı film değiştirici ünitelere sahiptirler Modern anjiografi cihazlarında görüntü yükselticilerle alınan görüntüler dijital görüntüye çevrilir ya da flat panel dedektör denilen doğrudan dijital görüntü oluşturan sistemler vardır Bu sayede damar içinde hızla akan kontrast maddenin görüntülenmesi mümkün olur Konvansiyonel anjiografi cihazlarında film değişimiyle eşzamanlı radyasyon verilerek kısa zaman içinde çok sayıda radyografi elde edilmektedir Eskiden tüm anjiografi işlemi için kullanılan bu cihazların yerine, günümüzde dijital anjiografi yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır
C KOLLU MOBİL FLUOROSKOPİ AYGITLARI Bu aygıtlar da portabl özellikte olup ortopedik ve vasküler cerrahi uygulamalarında ya da girişimsel radyolojik işlemler sırasında fluoroskopik inceleme amacıyla geliştirilmiştirler Bu aygıtlarla radyografi de yapılabilmektedir Fluoroskopi aygıtlarına göre daha basit sistemlerdir Günümüzde C kollu fluoroskopi aygıtları dijital görüntüleme üniteleri şeklinde, ve bazıları dijital subtaksiyon anjiografi ve girişimsel işlemler yapabilecek şekilde de üretilmektedir
FOTOFLUOROGRAFİ AYGITLARI Fluoroskopi aygılarının farklı bir şekli olan fotofluorografi aygıtlarında, fluoresan ekranda oluşan Fluoroskopik görüntünün fotoğrafı çekilerek görüntü oluşturulur Burada, görüntüler mikrofilmler üzerinde elde edilir Bu yöntem, tüberküloz gibi hastalıklar için yapılan kitle taramasında kullanılır
SİNERADYOGRAFİ AYGITLARI Bu aygıtlar radyolojik görüntünün bir film şeridine kaydedilmesini sağlarlar Elde edilen film, sineprojektör ya da tagarno olarak adlandırılan özel oynatıcı cihazlara yerleştirilerek sinemaya benzer şekilde izlenmektedir Bu işlem, hızlı hareketi olan kalp gibi organların ya da yutma sırasında özefagusun incelenmesinde kullanılmaktadır
KONVANSİYONEL TOMOGRAFİ Bu yöntemde, x-ışını tüpü ve film birbirine bağlantılı olarak ters yönlerde bir düzlem üzerinde karşılıklı olarak hareket ettirilir Hareketin merkez ekseni seviyesindeki düzlemde bulunan tüm yapılar röntgen filmi üzerinde net olarak izlenirken, bu düzlem dışındaki yapılar silik olacaktır Bu silinmenin derecesi ilgili düzlemden uzak bölgelerde daha fazla olur Bu şekilde süperpozisyon olmaksızın kesitsel görüntüleme sağlanmış olur
KONVANSİYONEL TOMOGRAFİ Hasta masaya supin ya da pron yatırıldığında koranal kesitler, yan yatırıldığında ise sagittal kesitler alınabilmektedir Bu işlem için ayrı bir röntgen ünitesine gerek yoktur Radyografi ya da fluoroskopi masalarında tüp ve kasetliğe bağlanan ek ünitelerle konvansiyonel tomografi yapılabilmektedir Günümüzde, BT ve MRG gibi modern kesitsel yöntemlerin uygulama alanına girmesiyle konvansiyonel tomografi kullanımı, önemli derecede azalmıştır
ORTOPANTOMOGRAFİ Ortopantomografi, tomografik bir yöntemdir Kesit planı, diş arkusunun şekline göre belirlenmiş olup eliptiktir Ekspojur, iyi kolime edilmiş dar bir x-ışını demeti ile yapılır Yöntem, maksilla, mandibula ve dişlerin panoramik tomogramını elde ederek, bu bölgedeki kırıkları ve genel patolojik durumları görüntülemek için kullanılır
ORTOPANTOMOGRAFİ Bu yöntemle, aynı zamanda temporamandibüler eklemler, maksiller sinüsler ve burun boşluğu da görüntülenebilmektedir Elde edilen görüntünün çözünürlüğü (rezolüsyonu) tomografik etki nedeniyle, diş radyografisinde alınan diş röntgenogramından üstün değildir
ORTOPANTOMOGRAFİ CİHAZIN YAPISI Ortopantomografi aygıtı birbirine yatay bir kolla bağlı x-ışını tüpü ve yarım daire şeklindeki kaset tutucudan oluşmaktadır
ORTOPANTOMOGRAFİ CİHAZIN YAPISI Tüpün önüne koyulan bir pencere ile x-ışını demeti çizgisel olacak şekilde kolme edilir Hareket, diş arkusunu merkezleyecek şekilde ayarlanır X-ışını tüpü ve kaset, işlem sırasında, hastanın başı etrafında dönmektedir Aynı anda kasetin önünde x-ışını demetini bir çizgi şeklinde daraltan kollimatör de kasetin etrafında döner Böylece filmin üzerine düşen görüntü, hareketin her aşamasında, çizgi şeklindedir
X-ışını demetinin daraltılması ile, saçılan radyasyon en aza indirilmektedir Görüntü 12x30 cm boyutlarındaki radyografik filmler üzerinde oluşturulur
POZİSYONLANDIRMA Hastanın çene ve boyun bölgesindeki tüm radyoopak cisimleri çıkarması gerekmektedir Tetkik, hasta otururken yapılır Servikal vertebralar mümkün olduğunca vertikal konumda bulunmalıdır Kafa pozisyonlandırılırken, hasta çenesini bir destek üzerine koyar Başı sabitlemek için tespit edici aygıt kullanılır Hastanın ağız açıklığına cihazın tespit edici düzeneğiyle ilişkili bir ısırma çubuğu koyularak hastanın bunu ısırması istenir Bu sayede, ağzın bir miktar açık olması sağlanırken, dişlerin kapanma çizgisinin (oklüzal plan) de tam horizontal olması sağlanmış olur Tetkik sırasında, hasta dudaklarını kapatmalı ve dilini damağıyla temasta tutmalıdır
BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
Kaynaklar 1. Bushong SC. Radiologic Science for Technologist: Physics, Biology and Protection. 9 th ed. St. Louis, Mosby Elsevier, 2008. 2. Tuncel E. Klinik Radyoloji. Bursa, Nobel & Güneş, 2008. 3. Kaya T. Temel Radyoloji Tekniği. Bursa, Güneş & Nobel, 1997.