İran ile ilgili güncel tartışmaların merkezinde İran ın nükleer enerji programı yer almaktadır. İran Ekonomisinin Genel Özellikleri General Characteristics of Iranian Economy Doç. Dr. Harun ÖZTÜRKLER Afyon Kocatepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü ORSAM Ortadoğu Ekonomileri Danışmanı ozturkler@alum.american.edu Abstract The purpose of this study is to evaluate the general characteristics of Iranian economy. Main characteristics of the economy, specifically the knowledge of energy reserves, production, and consumption will help to asses Iran s nuclear energy program accurately. Such knowledge will also be very valuable in assessing the results of a military conflict between Iran and the United States, Israel, and other western powers. Iran has an intensively energy dependent economy. Major problems are unemployment, specifically among women and youth, and inflation. On the other hand, Iran has very natural resources and national savings levels. However, Iran has not been transferred such advantages into economic development and welfare for its people. If Iran can construct a peaceful international setting and reform its economy to create a competitive framework, it is very highly likely that it can reach double digit economic growth rates, which will raise gross domestic product and per capita income rapidly. 86
İran ın benzeri başka ülkelere nazaran, sahip olduğu enerji kaynakları ve bu yolla sağlanan finansal kaynaklar göz önüne alındığında, neden gelişmiş ülkeler grubunda yer almadığı sorgulanabilir. Giriş Bu çalışmanın amacı İran ekonomisinin genel özelliklerini kısaca değerlendirmektir. İran ın ekonomik özelliklerini temel makro ekonomik değişkenlerden yola çıkarak değerlendireceğiz. Ekonominin yapısal özellikleri, enerji rezervi, üretimi ve tüketimine ilişkin bilgiler, İran ın nükleer enerji programının doğru bir biçimde değerlendirilmesini, Ortadoğu daki rolünü ve İran a yönelik olası bir Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İsrail ve diğer batı ülkeleri müdahalesinin sonuçlarını analiz etmeyi kolaylaştıracaktır. İran ekonomisinin genel özelliklerini doğru değerlendirebilmek için, çalışmada karşılaştırmalı bir yaklaşım izlemekte ve İran a ait makroekonomik büyüklükleri, veri seti elverdiği ölçüde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri grubu ve Türkiye ye ait makroekonomik büyüklükler ile karşılaştırmaktayız. İran Ekonomisinin Genel Özellikleri İran, Dünya Bankası nın kişi başına gelir düzeyi tabanlı ülke gruplandırmasına göre, Türkiye nin de yer aldığı ve 3,976$ ile 12,275$ kişi başına gelire sahip ülkeleri içeren yüksek orta gelirli ülkeler grubunda yer almaktadır 1. Birçok bölge ülkesi ile kıyaslandığında, bu durum bir ekonomik gelişmişlik göstergesi olarak alınabilir. Ancak geçen yüzyılın ortasından beri İran ın sahip olduğu ve benzer ekonomik ve sosyal yapıya sahip birçok ülkenin sahip olmadığı enerji kaynakları ve bu yolla sağlanan finansal kaynaklar göz önüne alındığında, İran ın neden gelişmiş ülkeler grubunda yer almadığı sorgulanabilir 2. Bu çerçevede, çalışmanın bu bölümü İran ekonomisinin yapısal özelliklerini analiz etmektedir. Bir ülke ekonomisinin temel yapısal özelliğinin en çok kullanılan göstergesi, o ülke gayrisafi yurtiçi hâsılasının üretiminde ve ülkedeki toplam istihdamın yaratılmasında ana sektörler olarak adlandırdığımız tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinin katkılarıdır. Tablo 1, İran, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri grubu ve Türkiye de 2001-2010 dönemi için ana sektörlerin GSYH içerisindeki paylarını yansıtmaktadır. Bugünün gelişmiş ülkelerinde tarım sektörünün payı %5 in önemli ölçüde altındadır. Oysa Tablo 1 den de görülebileceği gibi, İran da tarım sektörünün GSYH içindeki payı 2001 yılından beri önemli ölçüde azalmasına karşın hala Türkiye ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülke gruplarına göre belirgin bir biçimde yüksektir. Öte yandan İran da sanayi sektörünün payı bu dönemde ortalama olarak yaklaşık %42 olup, bir artış eğilimi göstermiştir. Ancak sanayi sektörünün payı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülke grubu payının gerisindedir. Türkiye de ise bu pay %30 un altındadır. Bir türev sektör olan hizmet sektörünün payı bir diğer gelişmişlik göstergesi olarak alınmaktadır. Bu pay Türkiye de %60 ın üzerinde iken, İran ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde sırasıyla ortalama olarak %46,8 ve 43,5 tir. Üstelik hem İran da hem de Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde hizmetler sektörünün payı incelenen dönemde azalma eğilimi göstermiştir. Ana sektörlerin GSYH içerisindeki payı çerçevesinde değerlendirildiğinde İran ın ekonomik yapısının henüz bugünün gelişmiş ülkelerinin ekonomik yapılarına benzemediği görülmektedir. Bu durumun temel nedeninin İran ekonomisinin bir doğal kaynak temelli ekonomi olduğu ileri sürülebilinir. 87
Tablo 1: Ana Sektörlerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla İçindeki Payları (%) Gösterge Tarımın GSYH İçindeki Tarımın GSYH İçindeki Tarımın GSYH İçindeki Sanayinin GSYH İçindeki Sanayinin GSYH İçindeki Sanayinin GSYH İçindeki Hizmetlerin GSYH İçindeki Hizmetlerin GSYH İçindeki Hizmetlerin GSYH İçindeki Ülke/ Ülke Grubu 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 İran 12.8 12.0 12.0 11.2 10.2 10.4 10.2 VY* VY VY Ortadoğu ve Kuzey Afrika 9.1 8.8 8.7 8.4 7.7 7.6 7.3 VY VY VY Türkiye 9.9 11.7 11.4 10.9 10.8 9.5 8.7 8.6 9.3 9.6 İran 35.4 41.4 41.0 42.7 44.7 43.6 44.5 VY VY VY Ortadoğu ve Kuzey Afrika 45.5 46.5 47.6 47.2 49.9 50.9 50.5 VY VY VY Türkiye 30.2 28.7 28.6 28.5 28.5 28.7 28.3 27.7 25.9 26.7 İran 51.8 46.6 47.1 46.0 45.1 46.0 45.3 VY VY VY Ortadoğu ve Kuzey Afrika 45.4 44.8 43.8 44.5 42.4 41.6 42.3 VY VY VY Türkiye 59.8 59.6 60.0 60.6 60.7 61.8 63.1 63.7 64.7 63.8 *VY: Veri Yok Ana sektörlerin toplam istihdam içerisindeki payı bir ülke ekonomisinin yapısının bir diğer önemli göstergesidir. Tablo 2, verinin mevcut olduğu 2006-2008 dönemi için İran, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ve Türkiye için istihdamın ana sektörlere dağılımını yansıtmaktadır. Bu yönü ile bakıldığında İran ekonomisinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika ve Türkiye den farklı bir yapı gösterdiği görülmektedir. Üç yıl birlikte değerlendirildiğinde İran, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri grubu ve Türkiye için ana sektörlerin istihdam içerisindeki payları ortalama olarak ve sırasıyla şöyledir: tarımın payı %22,4, %24,5 ve %24,8; sanayinin payı %32, %25 ve %26,3 ve hizmetlerin payı %45,6, %50,5 ve %48,9 dur. İran da tarımsal istihdamın ve hizmetler sektörü istihdamının payı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri grubu ve Türkiye den daha az, sanayi sektörünün istihdamı ise belirgin biçimde daha çoktur. Tablo 1 ve Tablo 2 birlikte değerlendirildiğinde İran da sanayi sektörünün öncelikli yerini koruduğu söylenebilir. Tablo 2: Ana Sektörlerin İstihdam İçindeki Payları (%) Ülke/Ülke Grubu Gösterge 2006 2007 2008 İran Tarım Sektörü İstihdamı 23.2 22.8 21.2 İran Sanayi Sektörü İstihdamı 31.7 32.0 32.2 İran Hizmetler Sektörü İstihdamı 45.1 45.1 46.5 Ortadoğu ve Kuzey Afrika Tarım Sektörü İstihdamı 25.5 23.9 23.4 Ortadoğu ve Kuzey Afrika Sanayi Sektörü İstihdamı 24.6 25.5 24.8 Ortadoğu ve Kuzey Afrika Hizmetler Sektörü İstihdamı 49.7 50.2 51.6 Türkiye Tarım Sektörü İstihdamı 27.3 23.5 23.7 Türkiye Sanayi Sektörü İstihdamı 25.4 26.7 26.8 Türkiye Hizmetler Sektörü İstihdamı 47.3 49.8 49.5 88
Ana sektörler bağlamında tanımlanan ekonomik yapının ortaya çıkardığı ekonomik faaliyet hacmini ve ekonomik refah düzeyini GSYH ve kişi başına GSYH ile değerlendirebiliriz. 2009 yılı itibariyle İran ın nüfusunun (73,1 milyon) Türkiye nin nüfusundan (71,8 milyon) daha fazla olmasına ve İran ın enerji kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına karşın, İran ın GSYH sı Türkiye nin GSYH sının yarısından biraz fazladır 3. Bunun sonucu olarak da İran da kişi başına GSYH Türkiye nin GSYH sının yaklaşık olarak yarısı kadardır. Bu durum İran ın zengin enerji kaynaklarını ekonomik kalkınmaya ve dolayısıyla İran halkının refahına dönüştüremediğini yansıtmaktadır. Tablo 3: GSYH ya İlişkin Büyüklükler Ülke Gösterge 2006 2007 2008 2009 İran GSYH (Milyar $) 222.8 286.1 338.2 331.1 İran GSYH Büyüme Hızı (%) 5.9 7.8 2.3 1.8 İran Kişi Başına GSYH (Bin $) 3158.0 4004.0 4678.2 4525.9 Türkiye GSYH (Milyar $) 530.9 647.2 730.3 614.6 Türkiye GSYH Büyüme Hızı (%) 6.9 4.7 0.7-4.8 Türkiye Kişi Başına GSYH (Bin $) 7687.1 9246.0 10297.5 8553.7 Bir ülke ekonomisinin yapısının temel belirleyicilerinden bir diğeri işgücü piyasasıdır. İş gücü piyasasında ilişkin temel büyüklük işsizlik oranıdır. Küresel ekonomideki daralmanın enerji talebini azaltarak, Tablo 3 den de görülebileceği gibi İran da büyüme oranının 2008 yılında 2007 yılının üçte birinin altına inmesine neden olmuştur. Ekonomik faaliyet hacmindeki daralmanın işgücü piyasasındaki yansımasının işsizlik biçiminde olması beklenir. Bu durumun İran için geçerli olup olmadığını test etmek için Tablo 4 de 2005 ve 2008 yıllarına ilişkin işgücü piyasasına ait veriler verilmektedir. İran da 2005 yılına göre 2008 yılında işsizlik oranı azalmıştır. Bu durumun bir açıklaması, işsizlik oranının politik bir değişken olması nedeniyle, verilerin kontrol edilmesi ve gerçeği yansıtmamasıdır. Bir diğer açıklama ise, işgücüne katılım oranında ve istihdamda belirli nedenlerle ve çoğu kez geçici kısa dönemli dalgalanmalardır. Tablo 4 den iki yıl arasında işgücüne katılım oranının 1,8 puan azaldığı görülmektedir. Bu durum işsizlik oranındaki azalmanın bir nedenidir. Ancak Tablo 4 İran işgücü piyasası i- çin bir diğer çok önemli sosyo-ekonomik bir gerçeği yansıtmaktadır: Kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin yarısından azdır. Buna karşın kadın işsizlik oranı yaklaşık olarak erkek işsizlik oranının iki katıdır. Bu durum İran da kadınların işgücü piyasasında marjinalize edildiği biçiminde değerlendirilebilir. Ayrıca, İran da genç işsizlik oranının oldukça yüksek olduğu, bu anlamda da kadın genç işsizlik oranın erkek genç işsizlik oranının oldukça üstünde olduğu vurgulanmalıdır. İran da toplam işgücünün yaklaşık %2 si silahlı kuvvetlerce istihdam edilmektedir. 89
Tablo 4: İşgücü Piyasasında İlişkin Temel Büyüklükler Göstergeler 2005 2008 Kadın İşsizlik Oranı (Kadın İşgücünün Yüzdesi Olarak) 18.2 16.8 Erkek İşsizlik Oranı (Erkek İşgücünün Yüzdesi Olarak) 10.5 9.1 İşsizlik Oranı (İşgücünün Yüzdesi Olarak) 12.1 10.5 Genç Kadın İşsizlik Oranı (15-24 Yaş Kadın İşgücünün Yüzdesi Olarak) 32.1 33.9 Genç Erkek İşsizlik Oranı (15-24 Yaş Erkek İşgücünün Yüzdesi Olarak) 20.3 20.2 Genç İşsizlik Oranı (15-24 Yaş İşgücünün Yüzdesi Olarak) 23.1 23.0 Kadınların İşgücüne Katılım Oranı (15+ Yaş Kadın Nüfusun Yüzdesi Olarak) 30.8 31.2 Erkeklerin İşgücüne Katılım Oranı (15+ Yaş Erkek Nüfusun Yüzdesi Olarak) 74.2 70.3 İşgücüne Katılım Oranı (15+ Yaş Nüfusun Yüzdesi Olarak) 52.9 51.1 Silahlı Kuvvetler Personel Sayısı (İşgücünün Yüzdesi Olarak) 2.1 2.0 Ekonomik yapının, özellikle potansiyel üretim ile fiili üretim arasındaki fark olarak tanımlanan çıktı açığının en önemli göstergelerinden biri olan ve işsizlik oranı ile yakından ilişkili olan bir diğer değişken enflasyon oranıdır. Tablo 5, 2006-2010 dönemindeki tüketici fiyat enflasyonunu gelişimini yansıtmaktadır. Enflasyon oranı ile ilgili olarak iki temel tespit; incelenen dönemde enflasyonun ortalama olarak yaklaşık %16 olduğu (aynı dönem için Türkiye de tüketici fiyat enflasyonu ortalaması yaklaşık olarak %8 dir 4 ) ve enflasyonun oldukça istikrarsız olduğudur. Enflasyon oranının düzeyi kadar gösterdiği değişkenlik de önemlidir. Enflasyon değişkenliği belirsizliği artırarak, ekonomik karar birimlerinin bekleyişlerini olumsuz etkilemekte ve özellikle tasarruf ve yatırım kararları çerçevesinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Tablo 5: Enflasyon Oranı Göstergeler 2006 2007 2008 2009 2010 Tüketici Fiyat Enflasyonu (%) 11.9 17.2 25.5 13.5 10.1 Kaynak: Dünya Bankası Veri Tabanından derlenmiştir: http://databank.worldbank.org Ekonominin dışa açıklığının, uluslararası nitelikte mal ve hizmet üretme kapasitesinin ve küresel ekonominin ihtiyaç duyduğu kaynaklar bakımından ülke ekonomisinin zenginliğinin temel göstergesi dış ticaret hacmidir. İran ın diş ekonomik ilişkilerine yönelik temek büyüklükler Tablo 6 da verilmektedir. İran ın diş ticaret hacminin GSYH sına oranı, 2005-2007 döneminde 2.1 puan azalmasına karşın, %50 nin üzerindedir. Ancak bu İran ın mal ve hizmet ve pazar anlamında çeşitlendirilmiş bir dış ticarete sahip olmasından kaynaklanmamaktadır. Aşağıda da tartışıldığı gibi, dış ticaret hacminin ve özellikle dış ticaret fazlasının büyüklüğünün gerisinde yatan temel faktör İran ın petrol ve doğal gaz ihracatıdır. Bu çerçeveden bakıldığında İran ın uluslararası rekabetçi bir ekonomik yapı oluşturabilmesi için, üretim kapasitesini dönüştürme ihtiyacına işaret edebiliriz. Böyle bir üretim kapasitesi yaratmak için ulusal yatırımların bu sektörel dağılımın bu amaçla yönlendirilmesi gerekmektedir. Dış ticaret fazlası ve doğrudan yabancı yatırım ülkenin üretken sermaye stokunu genişletmesi açısından oldukça önemlidir. İran önemli ölçüde dış ticaret fazlası vermekle birlikte, doğrudan yabancı yatırımların GSYH ya oranı giderek azalmaktadır. Doğrudan yabancı yatırımın, ulusal yatırımların sağlıklı bir finansman biçimi olması yanında mal ve hizmetlerin üretimine ilişkin bilgi ve bu bilgideki gelişmeyi tanımlayan teknoloji ve inovasyon transferi açısından da büyük önemi vardır. 90
Tablo 6: Dış Ticarete İlişkin Büyüklükler Göstergeler 2005 2006 2007 İthalat (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 24.7 24.4 21.5 İhracat (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 33.1 32.5 32.2 Dış Ticaret Fazlası (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 8.4 8.1 10.7 Dış Ticaret Hacmi (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 57.8 56.9 55.7 Doğrudan Yabancı Yatırım (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 1.6 0.7 0.6 Kaynak: Dünya Bankası Veri Tabanından derlenmiştir: http://databank.worldbank.org Yukarıda da belirtildiği gibi, ulusal üretim kapasitesi, sermaye stokuna yapılan ilaveler olarak tanımlanan yatırımlar yoluyla gerçekleştirilir. Ulusal yatırımların temel finansman aracı ulusal tasarruflardır. Türkiye gibi ulusal tasarrufların ulusal yatırımları karşılayamadığı ülkeler önemli dış açık düzeyleri ve dış ödeme güçlükleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Tablo 7, sermaye oluşumuna ve tasarruflara ilişkin büyüklükleri yansıtmaktadır. İran ın bugünün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir yatırım oranına sahip olmasına karşın, yurtiçi tasarruf fazlasına sahip olduğu görülmektedir. Bu durum İran ekonomisin ulusal tasarrufları ekonomik kalkınmasını gerçekleştirecek yatırımlara dönüştüremediğini yansıtmaktadır. Uzun yıllardır süren baskıcı rejim ve ambargo da bunun temel nedenleri arasındadır. Tablo 7: Ulusal Yatırımlar ve Tasarruflara İlişkin Büyüklükler Göstergeler 2005 2006 2007 Gayri Safi Sermaye Oluşumu (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 32.7 32.6 33.2 Gayri Safi Ulusal Tasarruflar (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 41.1 40.6 43.8 Gayri Sabit Sermaye Oluşumu (GSYH nın Yüzdesi Olarak) 27.0 26.4 25.8 Kaynak: Dünya Bankası Veri Tabanından derlenmiştir: http://databank.worldbank.org İran ile ilgili güncel tartışmaların merkezinde İran ın nükleer enerji programı yer almaktadır. Ancak bu tartışmalar yalnızca İran ın bir enerji ihtiyacını karşılamak için yaptığı bir seçim ile ilgili değildir. Bu tartışmaların temelini uzun yıllara dayanmakla birlikte, 11 Eylül 2001 de Amerika Birleşik Devletleri ne (ABD) yapılan saldırılar sonrasında başka bir boyut kazandı. 11 Eylül sonrasında ABD nin dış politikasında şer ekseni olarak adlandırdığı ve kendisine tehdit olarak gördüğü ülkelerin merkezinde İran yer almaktadır. ABD dış politikasında İran 2002 yılından sonra daha öncelikli hale geldi. Bunun nedeni, bu yıl içerisinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) nın, İran ın nükleer silah yapımında kullanılabilecek uranyum zenginleştirmeye çalıştığını gizleyerek Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NSYÖA) nı ihlal ettiğini duyurmasıydı. UAEA nın zenginleştirilmiş uranyum bulduğunu açıklaması üzerine İran 2003 yılında NSYÖA nı imzalamak zorunda kaldı. İran 2006 yılında uranyum zenginleştirmeyi başardıklarını açıklayarak, NSYÖA dan çekildi. İran, Suudi Arabistan, Venezüella ve Kanada dan sonra dünyanın en büyük petrol rezervlerine sa- 91
İran ın bugünün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir yatırım oranına sahip olmasına karşın, yurtiçi tasarruf fazlasına sahip olduğu ancak ekonomik kalkınmasını gerçekleştirecek yatırımlara dönüştüremediği görülmekte. hip ülkesidir: İran ın toplam petrol rezervi 137,0 milyar varil ile dünyanın toplam rezervlerinin %9,3 üne karşılık gelmektedir. 5 İran, Rusya dan sonra dünyanın en yüksek ikinci doğalgaz rezervlerine sahip (1,046 trilyon kübik feet, %15,7) ve Ortadoğu nun en büyük doğal gaz üreticisi ülkesidir. Enerji sektörü hiç kuşkusuz İran ekonominin temel sektörüdür. Bu sektöre yönelik sübvansiyonlar İran GSYH sının %12 ine ulaşmaktadır. İran ekonomisinin tümüyle enerji sektörüne bağlı olduğu ileri sürülebilinir. Hükümet gelirlerinin yaklaşık olarak %70 i bu sektörden elde edilmektedir. 6 Bu rakamlar İran ın enerji süper gücü olarak tanımlanmasını sağlamaktadır. Bu durumda İran ın neden nükleer enerjiye ihtiyaç duyduğu sorgulanabilir. Bunun iki nedeni var: İlki uzun dönemde ucuz enerji ihtiyacını karşılamak, ikincisi ise karbon emisyonunu azaltmak. Ancak, tümüyle barışçıl olsa bile nükleer enerjinin de sorunsuz olmadığı unutulmamalıdır. Sonuç İran ekonomisi, enerji sektörü bağımlı, işsizliğin ve enflasyonun temel sorunlar olduğu bir ekonomidir. İran, benzeri başka ülkelerin sahip olmadığı doğal kaynaklara ve ulusal tasarruf oranlarına sahiptir. Uluslararası politik sorunlarını çözmüş bir İran, birkaç on yılda dünyanın en büyük ekonomileri arasına katılabilecek fiziki sermaye, insan sermayesi ve doğal kaynak olanaklarına sahiptir. Sahip olduğu kaynakların etkin kullanılabilmesi durumunda İran ın iki dijitli büyüme o- ranlarına erişebileceğini söylemek abartı olmaz. O DİPNOTLAR 1 Dünya Bankası Veri Tabanı, http://data.worldbank.org/about/country-classifications/country-and-lendinggroups, Erişim Tarihi: 21 Mart 2012. 2 Örneğin Bruton (1961), gelişmekte olan ülkeler üzerine yapılan çalışmalar ve politika önermelerinin ulusal sermaye formasyonu ve döviz gelirleri üzerine odaklandığını belirtmekte ve özel koşulların İran ın olağanüstü yüksek tasarruf oranlarına ve döviz gelirlerine sahip olmasını sağladığına işaret etmektedir. Daha geniş bilgi için bkz. Bruton, Henry J. (1961), Notes on Development in Iran, Economic Development and Cultural Change, Vol. 9, No. 4, s. 625-640. 3 Dünya Bankası Veri Tabanından derlenmiştir: http://databank.worldbank.org, Erişim Tarihi: 21 Mart 2012. 4 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Veri Tabanı, www.tcmb.gov.tr, Erişim Tarihi: 21 Mart 2012. 5 US Energy Information Administration. (2011), International Energy Outlook 2011, www.eia.gov/ieo/ pdf/0484(2011).pdf, Erişim Tarihi: 21 Mart 2012. 6 Ktazman, Kennth. (2012), Iran Sanctions, Congressional Research Service, RS20871www.crs.gov, Erişim Tarihi: 21 Mart 2012. 92