SEKONDER LENFOİD ORGANLAR

Benzer belgeler
LENFOİD SİSTEM DR GÖKSAL KESKİN ARALIK-2014

Sıkı bağ dokusu yapısında parankimi yada dalak pulpasını. birbiriyle devamlılık gösteren bölümlere ayıran trabekulaların

LENF DÜĞÜMÜ DR. OKTAY ARDA

LENFOİD DOKU. Lenfoid Organlar:

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

T Lenfositleri. Dr. Göksal Keskin

11. SINIF KONU ANLATIMI 42 SİNDİRİM SİSTEMİ 1 SİNDİRİM SİSTEMİ ORGANLARI

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri

Köken hücreler. Primer lenfoid organlar. Progenitor hücreler. Timus. Sekonder lenfoid organlar

Bağ doku. Mezodermden köken alır. En Yaygın bulunan dokudur ( Epitel, Kas, Kemik sinir)

TİMUS DR. OKTAY ARDA DR. OKTAY ARDA 1

Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

ORGANİZMALARDA BAĞIŞIKLIK MEKANİZMALARI

Özofagus Mide Histolojisi

11. SINIF KONU ANLATIMI 32 DUYU ORGANLARI 1 DOKUNMA DUYUSU

HİSTOLOJİ. DrYasemin Sezgin

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 2 DAMARLAR

FARMASÖTİK MİKROBİYOLOJİ VE İMMUNOLOJİ. Yrd.Doç.Dr. Müjde ERYILMAZ

İMMÜN SİSTEMİ OLUŞTURAN ORGANLAR

Primer ve Sekonder Lenfoid Organlar. Lenfoid organlar thoracic ductuslar boyunca yerleşirler

Edinsel İmmün Yanıt Güher Saruhan- Direskeneli

İmmün Sistemin Yapısı

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1

İSKELET YAPISI VE FONKSİYONLARI

MONONÜKLEER FAGOSİT SİSTEM

Kalbin Kendi Damarları ve Kan kaynakları; Koroner Damarlar

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ

Anatomik Sistemler. Hastalıklar Bilgisi Ders-2 İskelet-Kas-Sinir Sistemleri

b. Amaç: Bakterilerin patojenitesine karşı konakçının nasıl cevap verdiği ve savunma mekanizmaları ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

İMMÜNOBİYOLOJİ. Prof. Dr. Nursel GÜL. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü

Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 13 a

KARACİYER SAFRA KESESİ. Dr. Oktay Arda

VİROLOJİ -I Antiviral İmmunite

SİNİR SİSTEMLERİ. SANTRAL SİNİR SİSTEMİ Beyin. Anatomik Olarak PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ His Motor

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

solunum >solunum gazlarının vücut sıvısı ile hücreler arasındaki değişimidir.

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II DOKU BİYOLOJİSİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM. (1 Mayıs Haziran 2017 )

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık

HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI. Doç. Dr. Meltem KURUŞ Yrd.Doç. Dr. Aslı ÇETİN

Kemik iliği yapısı Miyeloretiküler Bağ Dokusu

HAYVANSAL ÜRETİM FİZYOLOJİSİ

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

BAĞ DOKUSU. Gevşek Bağ Dokusu Sıkı Bağ Dokusu (Düzenli, Düzensiz) Özelleşmiş Bağ Dokusu

Organizmanın en sert dokusudur. Kemik dokusunun hücreler arası maddesinin içinde kollajen teller ve inorganik elemanlar bulunur. İnorganik elemanlar

Bağışık Yanıtta Rol Oynayan Doku, Organ ve Hücreler

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I I

Sistemin Diğer Özellikleri Atar ve toplar damarlar birbirleriyle bağlantılı olduğu için devamlıdır. Bu bağlantıyı kılcal damarlar sağlar. Kan devamlı

Kanın bileşimi iki kısımdan oluşur:

KAS FİZYOLOJİSİ. Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

MAKEDONYA BİYOLOGLAR BİRLİĞİ. Çözümler

ADIM ADIM YGS LYS. 73. Adım ÜREME BÜYÜME GELİŞME EMBRİYONİK ZARLAR İNSAN EMBRİYOSUNUN GELİŞİMİ-1

II.Hayvansal Dokular. b.bez Epiteli 1.Tek hücreli bez- Goblet hücresi 2.Çok hücreli kanallı bez 3.Çok hücreli kanalsız bez

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I I

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Dolaşım Sistemi. Dolaşım sistemi, kan, kan plazması, şekilli elemanları. Dicle Aras

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I I

GENEL ÖZELLİKLER. Vücudun kendini çeşitli hastalık meydana getirici etkenlere karşı savunması immün sistem (Bağışıklık) tarafından gerçekleştirilir.

FİZYOTERAPİDE KLİNİK KAVRAMLAR. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ

Örtü Epiteli Tipleri:

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

İMMÜN YANITIN EFEKTÖR GRUPLARI VE YANITIN DÜZENLENMESİ. Güher Saruhan- Direskeneli İTF Fizyoloji AD

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

Prof. Dr. Neyhan ERGENE

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

VÜCUDUMUZDA SISTEMLER. Destek ve Hareket

DENEY HAYVANLARI ANATOMİSİ

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

Endokrin Sistem. Paratiroid Tiroid Pankreas Surrenal bez. Dr.Murat TOSUN

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

Iguana ların sindirimi için MUTLAKA güneşlenme alanı gereklidir. Yaşam alanının boyutuna göre 60 w veya 100 w spot ampul kullanılmalı ve güneşlenme

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.

b. Amaç: Histoloji ders içeriği ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Z.Dicle Balkancı (Fizyoloji) Ders Kurulu 202 Akademik Yılın 5. Haftası.

VÜCUDUMUZDAKİ SİSTEMLER. Boşaltım Sistemi

Hücresel İmmünite Dicle Güç

İSTANBUL YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ

Kanın Bileşenleri. Total kan Miktarı: Vücut Ağırlığı x0.08. Plazma :%55 Hücreler : %45. Plazmanın %90 su

GİRNE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

YGS ANAHTAR SORULAR #3

Fizyoloji Nedir? 19/11/2015. FİZYOLOJİ KAVRAMI ve HÜCRE. Yaşayan organizmaların karakteristik özellikleri nelerdir?

Yaşayan organiznaların karakteristik özellikleri nelerdir

DOKU BİYOLOJİSİ I. DERS KURULU ( 16 EYLÄL KASIM 2013)

TÜLAY AKSARAY TECİMER 4 MAYIS 2013

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı

DR. OKTAY ARDA. İnce Barsak. Sindirimin Sona Erdiği Yer Besin Maddesi Absorbsiyonu Endokrin Sekrasyonu

MEMENĐN LENFATĐK ANATOMĐSĐ

Öğr. Gör. Dr. İlker BÜYÜK, Botanik, 3. Hafta: Bitkisel Dokular KOLONİ VE DOKULAŞMA

Tam Kan Analizi. Yrd.Doç.Dr.Filiz BAKAR ATEŞ

DÖNEM II DERS YILI SOLUNUM-DOLAŞIM SİSTEMLERİ DERS KURULU ( )

Transkript:

SEKONDER LENFOİD ORGANLAR

2-SEKONDER LENFOİD ORGANLAR Fetal devrenin sonuna doğru mezodermden meydana gelirler ve bütün hayat devresinde organizmada kalan organlardır. Antijenik uyarılmalara cevap veren hücrelerin bulunduğu organlardır. Lenf düğümleri, dalak, bademcikler, Peyer Plakları ve appendix (apandis) bu grupta yer alır. Bundan başka gastrointestinal, solunum ve üreme kanallarındaki kapsülsüz lenf nodülleri de Sekonder lenfoid organları oluştururlar. Bu organlarda yer alan makrofajlar ve dendritik hücreler antijenleri yakalar ve lenfositlere haber veren hücrelerdir. T ve B lenfositleri ise bu antijenlere karşı immün cevap veren kan hücreleridir.

A- LENF DÜĞÜMLERİ Lenf kanalları üzerinde bulunan yuvarlak veya fasulye şeklindeki yapılardır. Lenfatik kanallar vucutta dolaşan kandan antijenleri toplayarak bu düğümlere getirirler. Lenf düğümü, lenf sıvısındaki antijenlere karşı immün cevabın oluştuğu organdır. Lenf düğümlerine giriş, organın dorsalinden çeşitli yerlerden gelen afferent (getirici) kanallarla olur. Lenf düğümünden tek bir efferent (götürücü) kanal çıkar. Hilus denilen bu kısımdan arter ve venler de giriş ve çıkış yapar. Lenf düğümü bağ dokudan oluşan bir kapsülle sarılmış durumdadır. Kapsülün altında subkapsüler sinüs bulunur. Başka sinüslerde vardır; ancak medulla esas sinüs kısmını oluşturur. Lenf düğümünün dış kısmı korteks ve iç kısmı medulla olarak iki kısımdır. Bu iki bölge arasında parakorteks yer alır. Korteks B lenfositleri bakımından, parakorteks T lenfositleri bakımından zengindir. Korteksteki B lenfositleri gruplar oluşturur Bu gruplara primer foliküller denir. Antijenlerle karşılaştığı zaman daha belirgin hale gelir bu durumuna sekonder folikül (Germinal Merkez) denir. Antijenle uyarılmış bu bölgelerin etrafına T lenfositleri göç ederler. Parakortekste bulunan T lenfositleri bir anlamda Timusa bağlı hücrelerdir. Timusu çıkarılan hayvanlarda parakorteksteki lenfosit sayısı da azalır. Medullada B lenfositleri, makrofajlar, retikulum hücreleri ve plazma hücreleri bulunmaktadır. Medullada Medulla Kordonları denilen yapılarda B lenfositleri ve plazma hücreleri bulunur.

Lenf nodunun retiküler ağı immün cevaplarda farklı fonksiyonları yerine getiren birkaç hücre tipini içerir; Retiküler Hücreler: Fibroblastlara çok benzerler. Tip III kollagen ve temel maddeyi sentezlerler. Dentritik Hücreler: antijen sunan hücrelerdir. Genellikle lenf nodu içinde T lenfositlerine yakın alanda lokalizedirler. Makrofajlar : Hem fagositik hem de antijen sunan hücrelerdir. Foliküler Dentritik Hücreler: Germinal merkezde B lenfositleri arasında uzanırlar.antijen sunan hücre değildir.

Lenfosit Dolaşımı İnsanda torasik lenf kanalında bir saatte 500 ml kadar lenf akmaktadır. Bu miktar yaklaşık 1 ml de 1x108 kadar lenfosit sayısıdır. Lenfositler torasik kanal aracılığı ile vena cava ya (alt ana toplar damar) aktarılarak kan dolaşımına katılırlar. Lenfositler kan dolaşımında yaklaşık 2-12 saat kadar kaldıktan sonra venüllerle tekrar lenf düğümlerinin özellikle parakorteks bölgesine girerler. Post kapiller venüller, çok tabakalı endotelyal hücrelerden oluşan duvara sahiptirler. Vücudun diğer kısımlarında rastlanmayan bu endotel hücreleri, monosit gibi davranırlar. Bu hücrelerin sitoplazmalarında fagozomlara rastlanır ve fagozomlarda non-spesifik esteraz enzimi bol miktarda bulunur. Dolaşan lenfositler, buradaki endotel duvarına yapışarak lenf düğümüne geçerler. Geçiş için ortamda bol enerji, kalsiyum iyonları (Ca++) ile birlikte hücrelerin iskelet yapısı, lenfositlerle endotel hücrelerinin uyumu gereklidir. Lenfositler, lenf düğümünün parakorteksinden süzüldükten sonra efferent kanallarla tekrar lenf dolaşımına katılırlar. Dolaşan lenfositlerin küçük bir kısmı akciğer ve bağırsaktaki lenfoid dokulara gider. Bu hücreler vücut yüzeylerindeki immün cevaptan sorumludurlar.

Lenf Düğümlerinin Antijenlere Karşı Cevabı Antijenler, vücutta doku sıvıları ile en yakın lenf düğümlerine taşınarak orada depolanırlar. Burada lenf düğümünün daha önce aynı ağ ile karşılaşma durumuna bağlı olarak doku içinde iki şekilde yok edilirler. Antijen ya medullada makrofajlar tarafından yakalanır. Korteksteki sekonder foliküller içinde bulunan dendritik hücreler tarafından tutulurlar. Makrofajların antijenleri yakalaması için özel bir davranış göstermezler. Dendritik hücreler germinal merkez (GC) etrafında dizilmişlerdir. Dendritik hücrelerin sitoplazmik uzantıları üzerinde antikorlar (Ab) varsa antijeni (Ag) yakalayabilirler. Antijene karşı antikorlar oluştuğunda germinal merkezler de oluşur. Bunun nedeni hafıza (memorial) hücrelerini oluşturmaktır. Hafıza hücreleri sekonder foliküllerde yer alır. Lenf düğümüne antikorların sentezlenmediği sırada antijenler girerse makrofajlar bunları non-spesifik (Özel olmayan) bir fagositozla yakalarlar ve kortekse hareket ederler. Korteks foliküllerinde antijene hassas hücreler mevcuttur. Bunlar medullaya göç ederek antikorları oluştururlar. Bu hücrelerin bazıları hilüstaki götürücü (efferent) kanallar yoluyla diğer lenf düğümlerine de taşınırlar.

Lenf Düğümlerinin Antijenlere Karşı Cevabı Lenf düğümünün ikinci kez antijenle karşılaşması durumunda daha önce oluşan dendritik hücreler antijen yakalarlar. İkinci kez uyarılan hafıza hücreleri medullaya ve medulladan da gerektiğinde götürücü kanala geçerler. Lenf düğümüne antijen girince önce hücresel bağışıklık daha sonra humoral bağışıklık meydana gelir. Buna bağlı olarak Parakorteks bölgesinde büyük pyroninofilik hücreler meydana gelir ve bu hücreler lenfoblast olarak değerlendirilir. Sitoplazmalarında bol miktarda ribozom bulunur ve dolasıyla protein sentezi yapılır. Lenfoblastlar olgun lenfositlere dönüşerek hücresel bağışıklıkta görev alırlar.

B- DALAK Midenin arka tarafında ve karın bölgesinin sol üst kısmındadır. Dıştan düz kasların da bulunduğu bir kapsülle sarılmıştır ve erginde 150 gr ağırlığındadır. Kapsül dalak içine kadar girerek trabekül oluşturur ve dalağı bölgelere ayırır. Trabeküller dalak içinde parankim doku ile birlikte bir ağ şeklindedir. Dalak, kandaki antijenlere karşı immün cevabın oluştuğu organdır. Dalağın çeşitli görevleri vardır; Dalak lenf düğümü gibi antijenleri süzer (Kırmızı pulptaki makrofajları ile) Kandaki yaşlı hücreleri alıkoyar Eritrositleri ve trombositleri depo eder Fetusde eritropoiesis olarak görev yapar Effektör hücreleri ve antikor (Ab) meydana getiren bölgeleri oluşturur.

Dalak kırmızı pulp ve beyaz pulp olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kırmızı pulp, eritrosit depo eder, Antijen yakalama ve eritropoiesis bölgesidir. Beyaz pulp ise immün cevabın oluşturulduğu bölgedir. Beyaz pulp, lenfoid dokudan meydana gelmiştir. Vasküler damarlar, yaygın şekildedir. Trabeküllerden girerek dalağın içinde dağılırlar. Her arteriol, lenfoid bir doku ile sarılır ve hemen sonlanır. Arterioller dallanarak doğrudan veya dolaylı olarak venöz sinüslere açılırlar. Bunlar dalak venülleri ile bağlantılı olarak devam eder. Arterlerin etrafındaki lenfoid örtü Periarteriol lenfoid örtü (PALS) olarak bilinir. PALS T hücreleri bakımından zengindir. Bu Bu örtü içinde primer foliküller bulunur. Dokunun antijenle uyarımı ile foliküller gelişerek Germinal Merkez denilen sekonder foliküllere dönüşürler. Burada dendritik hücreler ve fagositik makrofajlar da bulunur. Her bir folikül T hücrelerinden oluşan bir zonla sarılmıştır. Burası Germinal Merkezin manto zonunu oluşturur. Beyaz pulp marginal zon ile kırmızı pulpdan ayrılmıştır. Burada makrofajlar bulunur. Kırmızı pulp sinüslerden ve hücrelerin oluşturduğu kordonlardan meydana gelmiştir. Bunlar fagositik makrofajlar, kan pulcukları, lenfositler ve sayısız plazma hücreleridir.

C- TONSİLLER (Bademcikler) Sindirim kanalının başlangıç bölgesinde epitel altında ancak epitelle ilişkili olacak şekilde yerleşmiş, kesintili bir kapsülle çevrilmiş lenfoid organlardır. Yerleşim yerlerine göre ağız ve farinks bölgesindeki tonsiller Palatin, Faringeal ve Lingual tonsiller olarak üç çeşittir. Buralarda çoğu epitel içine girmiş olan lenfositler üretilir. Palatin tonsiller, damak tonsilleridir. Farinksin sağ ve sol tarafında yer alırlar. Çok katlı yassı epitelin altında germinal merkezler içeren lenf nodüllerinden oluşur. Her bir tonsilde derin epitel girintileri olan kripta adı verilen canlı veya ölü lenfositler ve bakterilerin bulunduğu bölgeler vardır. Bu bölgeler tonsillitte ufak iltihabi noktalar şeklinde izlenir. Lenfoid dokuyu altındaki diğer yapılardan ayıran kapsül adı verilen bir sıkı bağ dokusu tabakası bulunur. Kapsül bulaşıcı mikroorganizmaların çevre dokulara yayılmasını engeller. Faringeal tonsil, yutak bademciğidir. Farinksin arka üst bölümüne yerleşmiş tek tonsildir. Yalancı çok tabakalı epitel veya yassı epitel ile çevrelenmiştir. Mukoza pililerinden oluşan bir yapıya sahip tonsilde diffüz lenfoid doku ve nodüller bulunur. Kapsülü palatin tonsilden daha incedir. Kronik iltihaplanma görülen tonsillerdir. Lingual tonsiller: Bunlar diğer tonsillerden küçüktür ve daha çok sayıdadır. Dil kökünde yerleşmişlerdir ve çok tabakalı keratinsiz katlı yassı epitel ile örtülüdür.

D- PEYER PLAKLARI Sindirim sistemi, solunum sistemi gibi mukozal yapıları bulunan organlarda epitel dokusu altında bulunan ve kapsülsüz lenfoid dokulardır. Kısaca MALT (Mucosa-Associated Lymphois Tissue) olarak da bilinir. Burada lenfositler, makrofajlar ve diğer yardımcı hücreler bulunur. Bunlara Peyer Plakları denir. Bazı lenfositler intraepitelyal olarak diffuz etmişlerdir. Ayrıca Apandiste, yutakta, bademciklerde ve üst solunum yollarında submukozal lenfoid doku olarak yayılmışlardır.

E-APANDİS Karın bölgesinin sağ alt bölümünde apandis (vermiform appendix) denen kalın bağırsağın uzantısı bulunur. Apandis, ince bağırsağın bittiği kalın bağırsağın başladığı yerde dışa doğru ucu kapalı tüptür. Embriyolojik gelişim sırasında kalın bağırsaktan gelişir. Latince vermiform" kelimesi solucanımsı görünen" anlamına gelir. Apandis, insanda sindirim yapmayan organdır. Lenf dokusu bakımdan zengin bir yapıdır. Yaklaşık 9-10 cm uzunluğundadır. Uzunluğu çocuklarda biraz daha fazladır. Apandiste mukoza tabakasının (epitel dokunun) hemen altındaki submukoza tabakasında, vücuda giren yabancı ve zararlı maddeleri yok eden aktif lenfosit hücrelerinin yer aldığı folliküllerin bulunur.apandisin dış tarafında halkasal kas tabakası kalın bağırsağa göre daha kalındır ve kalın bağırsaktaki gibi çizgi şeklinde kabartıları (taenia) yoktur. Boyuna uzanan kas tabakası ise incedir. Apandis bol miktarda lenfoid doku ihtiva ettiği için sindirim kanalına bulaşmış çeşitli virüs, bakteri ve protozoon gibi mikroorganizmalara karşı savunma yapılan bölgedir. Lenfoid doku bakımından son derece zengin olan apandisteki lenf folliküllerinin sayısı 12-20 yaş arasında en fazladır ve bu yaştan sonra foliküllerin sayısı giderek azalır hatta ileri yaşlarda tamamen kaybolur. Lenfoid özelliğinin giderek azalması ile (atrofiye olma) birlikte giderek artan histolojik yapı bozulması sonucu apandis kanalı kısmen veya tamamen tıkanabilir. Apandis, çoğunlukla dışkı, safra taşı, tümör ya da bağırsak kurdu vs. gibi sebepler yüzünden tıkanması sonucu iltihaplanabilir. Apandisin iltihaplanması sonucu yırtılıp PROF.DR. karın NURSEL bölgesinde GÜL yayılması ve tedavi edilmemesi durumunda karın zarının iltihaplanmasına yol açabilir.

3-PERİFERAL LENFOİD ORGANLAR Lenfositler, vücudun çeşitli bölgelerindeki dokularda kümeleşerek sekonder dokuları meydana getirirler. Organ etrafında bir kılıf yoktur. Bunlar: 1-Kutanöz (Cutaneus) İmmün Sistem: Deride intraepidermal lenfositler ve yardımcı hücrelerden meydana gelmiş lenfoid hücre topluluklarıdır. Bu bölgeler, antijenin organizmaya girmesiyle immün cevabın oluştuğu yerlerdir. Derideki epidermal Langerhans hücreleri bu bölgede bulunur. 2-Ektopik Lenfoid Doku: Kuvvetli immün cevabın oluştuğu bölgelerdir. Örneğin rheumatoid arthritis (romatizma hastalığı) de sinovial bölgede kıkırdak ve kemik bozulmaları görülür. Bu bakımdan sinovial dokular germinal merkezi iyi gelişmiş lenfoid foliküller bulundururlar. Böylece burada bir ektopik lenfoid doku oluşur.