SİMPLE GRAMMAR LECTURE
How many tenses has the use of the English language?
1) Simple present tense 2) Simple present continues tense 3) Present perfect tense 4) Present perfect continues tense 5) Simple past tense 6) Past continues tense 7) Past perfect tense 8) Past perfect continues tense 9) Simple future tense 10) Future continues tense 11) Future perfect tense 12) Future perfect continues tense 13) Be + going to; future reference
Simple present tense When do we use simple present tense? Geniş zamanı hangi durumlarda kullanırız? Simple present tense is used in following situations: Basit şimdiki zaman aşağıdaki durumlarda kullanılır: Repeated Actions Tekrarlanan eylemler I play tennis. Tennis oynarım. Facts or Generalizations Olgular ya da genellemeler Cats like milk. Kediler süt sever. Now Şimdi I am here now. Şu anda buradayım. I Simple Present Biçimleri V1 (work, study) V1 + (e)s V1
Simple present continues tense When do we use present continuous tense? Şimdiki zamanı hangi durumlarda kullanırız? Present continuous tense is used in following situations: Şimdiki zaman aşağıdaki durumlarda kullanılır. Now Şimdi You are learning English now. Şu anda İngilizce öğreniyorsun. Longer Actions in Progress Now Şu anda devam eden uzun süreli eylemler I am reading the book Tom Sawyer. Tom Sawyer adlı kitabı okuyorum. I Present Continuous Tense am are is V1 + (ing)
Near Future Yakın gelecek I am meeting some friends after work. İşten sonra bazı arkadaşlarla buluşuyorum. Repetition with "Always" Her zaman ile birlikte tekrar. Anlamın olumsuz anlamda geniş zamana benzediğine dikkat edin. She is always coming to class late. Sınıfa her zaman geç geliyor.
Present perfect tense Present perfect tense is used in following situations: Aşağıdaki durumlarda kullanılır: Experience Deneyim I have been to France three times. Fransa'da 3 defa bulundum Change Over Time Zaman içinde değişim You have grown since the last time I saw you. Seni son gördüğümden beri büyümüşsün. Present Perfect I Have V3 Has (worked, studied) Have
Accomplishments Başarıyla tamamlanan şeyler Man has walked on the moon. İnsanoğlu ayda yürüdü. An Uncompleted Action You Are Expecting Bitmesi beklenilen, henüz bitmemiş bir eylem James has not finished his homework yet. James henüz ödevini bitirmedi
Multiple Actions at Different Times Now Değişik zamanlarda birçok eylem We have had many major problems while working on this project. Bu proje üstünde çalışırken pek çok büyük sorun yaşadık (proje hala devam ediyor, süreç tamamlanmadı). Duration From Past Until Now Geçmişten şu ana kadar olan bir süreç I have had a cold for two weeks. İki haftadır soğuk algınlığım var (iki hafta önce başladı, hala da devam ediyor.)
Present perfect continues tense Nerelerde Kullanılır Geçmişte başlamış olup hala devam etmekte olan işler anlatılırken. Mr. White has been coughing a lot lately. (Mr. White son zamanlarda çok öksürüyor.) Geçmişte başlamış olup konuşma anında bitmiş olan (fakat o işin yapıldığı bazı ip uçlarından anlaşılan) işler anlatılırken. Susan's eyes are wet. She has been peeling onions. (Susan'm gözleri yaşlı. Soğan soyuyordu.) Present Perfect Continuous Biçimleri for ve since zaman zarflarıyla kullanılışı. She has been sleeping since 2 p.m. (O saat ikiden beri uyuyor.) I have been reading these magazines for hours. (Saatlerdir bu mecmuaları okuyorum.) I have Özne + We / You / They has have have/has + been + Fiil + ing
Simple past tense I When do we use simple past? Geçmiş zamanı hangi durumlarda kullanırız? Simple past tense is used in following situations: Geçmiş zaman aşağıdaki durumlarda kullanılır. Completed Action in the Past Geçmişte sona ermiş bir eylemi ifade etmek için Last year, I traveled to Japan. Geçen yıl, Japonya ya gittim. A Series of Completed Actions Bir dizi tamamlanmış eylemi ifade etmek için I finished work, walked to the beach, and found a nice place to swim. İşimi bitirdim, sahile yürüdüm ve yüzmek için güzel bir yer buldum. Single Duration Geçmişte bir süre boyunca devam etmiş ve sona ermiş eylemleri ifade etmek için We talked on the phone for thirty minutes. Telefonda 30 dakika konuştuk. Habit in the Past Geçmişteki bir alışkanlığı ifade etmek için kullanılır. I studied French when I was a child. Çocukken Fransızca kursuna gittim. Past Tenses V2
Past continues tense Nerelerde Kullanılır: Geçmişte devam eden bir eylem anında gene geçmişte olup biten başka bir eylem anlatılırken. (Bu anlatımda when veya while bağlaçları kullanılır.) I was studying when Ayşe telephoned. (Geçmişte devam eden eylem) (Geçmişte olup biten eylem) Geçmişte, aynı anda devam etmekte olan iki ayrı eylemi anlatırken. (Bu anlatımda while, as, just as bağlaçları kullanlır.) While Erdal was sleeping I was making a cake (Erdal uyurken ben kek yapıyordum.) (Geçmişte devam etmekte olan) Geçmişte belli bir süre içinde devam etmekte olan eylemleri anlatırken. Bu tür anlatımlarda şunlara benzer zamanlar kullanılabilir : The children were swimming all yesterday afternoon. (Devam etmekte olan eylem.) (Geçmişte belli bir süre.) I (Dün çocuklar bütün öğleden sonra yüzüyorlardı.) Past Continuous Tense Was/were Ving
Past perfect forms: Past perfect tense When do we use past perfect tense? -miş'li geçmiş zaman biçimlerini hangi durumlarda kullanırız? Past perfect tense is used in following situations: -miş'li geçmiş zaman aşağıdaki durumlarda kullanılır. Completed Action Before Something in Past Geçmişte bir başka şeyden önce tamamlanmış eylemler için When I woke up this morning, my roommate had left already. Bu sabah kalktığımda oda arkadaşım odadan ayrılmıştı. Duration Before Something in the Past Geçmişteki bir şeyden önceki bir zaman süreci için They had driver that car for ten years before it broke down. Bozulmadan önce o arabayı 10 yıl kullanmışlar. I Had V3 (worked, studied)
Past perfect continues tense Nerelerde Kullanılır : Geçmişte anılan, zamanda henüz tamamlanmış veya devam etmekte olan eylemleri anlatırken. Past Perfect Continuous Tense tek başına kullanılmaz, yan cümlecik olarak Simple Past Tense ten yararlanılır. I had been cooking all morning when you rang me up. (Bana telafon ettiğinde bütün sabah yemek pişiriyordum.) Geçmişte olmuş, gene geçmişteki anılan zamanda belirtileri izleri görülen eylemler anlatılırken. Ayşe had been crying for hours when I arrived home. (Eve vardığımda Ayşe saatlerdir ağlıyormuş - gözlerinden belliydi...) Dolaylı anlatımlarda (Reported Speech) Mehmet said, I was dancing. (Mehmet, Dans ediyordum dedi.) Mehmet said that he had been dancing. (Mehmet dans etmekte olduğunu söyledi.) I Past Perfect Continuous Tense Had Özne + had been + fiil + -inghad been playing in the garden.
Simple future tense Simple Future Tenses Gelecek Zaman Çekimleri Will You / They Will V1 I / We When do we use will? Will biçimlerini hangi durumlarda kullanırız? Will is used in following situations: Will aşağıdaki durumlarda kullanılır: "Will" to Express a Voluntary Action Will gönüllü bir şekilde yapılacak eylemleri ifade etmek için I'll make some sandwiches. Bize birkaç sandviç hazırlayacağım (hazırlayayım). "Will" to Express a Promise Will bir söz verildiğini ifade etmek için I will call you when I arrive. (Oraya) vardığımda, seni arayacağım (ararım). "Will" to Express a Prediction " Will bir tahmini ifade etmek için kullanılır. John Smith will be the next President. John Smith bir sonraki başkan olacak (olacağını tahmin ediyorum). Will / Shall
Future continues tense Future Continuous Tense Nerelerde Kullanılır : Gelecekte bilinen bir zamanda başlamış ve gelecekte bu bilinen zamanda bitmiş veya halâ devam etmekte olan eylemleri anlatırken. (Bu tense zaman 'bildiren bir yan cümlecik veya sözcükle kullanılır. Yan cümlecik genellikle simple present tense olur. You will be sleeping when I come back. (Eve döndüğümde sen uyuyor olacaksın.) Yakınma veya bıkkınlık sezilen eylemleri anlatırken. (Yapıp duracağım gibi.) I'll be preparing for the exams all next week. (Gelecek hafta boyunca sınavlara hazırlanıp duracağım.) Bir kimsenin -gelecekte- bir işi yapıp yapmayacağını anlamak için sorular yöneltirken. (Simple future tense'te will ile bu sorular sorulduğunda rica cümlesi gibi anlaşılabileceğinden future continuous ie sormayı tercih ederiz.) Will you be meeting my uncle tomorrow? (Yarın amcamı karşılayacak mısın?) I will / shall Özne + will/shall + be + fiil + -ing
Future Perfect Tense Future perfect tense I will /shall Özne + will/shall + have + fiil Gelecekte anılan zamanda tamamlanmış olacak işleri anlatırken. Bu anlatımda zaman cümlecikleri veya saat kullanırız. Genellikle by kelimesinden yararlanırız. The goods will have gone before 9 p.m. (Akşam dokuzdan önce eşyalar gitmiş olacak.) Gelecekte belirli bir süre içinde tamamlanmış olacak işleri anlatırken. Bu anlatımda in, within kelimelerinin kullanıldığına sık sık şahit oluruz. Paul will have finished the course in three months. (Paul üç ay içinde kursu bitirmiş olacak.) Geçmişteki herhangi bir olayla ilgili olan şimdiki tahminimizi anlatırken. I'll have left the windows open. (Pencereleri açık bırakmış olacağım - olmalıyım.)
Future perfect continues tense Future Perfect Continuous Tense Nerelerde Kullanılır Başlamış veya başlayacak bir eylemin gelecekte sözü edilen zamanda devam etmekte veya bitmiş olacağını anlatırken. Bu tense future olduğu için will / shall, perfect olduğu için have been, continuous olduğu için -ing : -yor ile kullanılır. Bu tense'te kullanacağımız fiiller, diğer continuouslarda olduğu gibi sürekli işleri anlatan fiiller olmalıdır, (öğrenmek, uyumak, araştırmak, gibi) Mr. Hicks will have been teaching you French for five years by next month. (Gelecek ay Mr. Hicks beş yıldır size Fransızca öğretiyor olacak.) Mary will have been living with us for five months when she returns home. (Eve döndüğü zaman Mary bizimle beş aydır oturuyor olacak.) I shall / will Özne - will/shall + have been + Fiil + inghave been living in Ankara.
Be + going to; future reference Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: My father is going to buy me a bike. (Babam bana bisiklet alacak.) Kuvvetli olasılık belirten eylemleri anlatırken. It's going to snow, it's very cold. (Kar yağacak, çok soğuk.) Acıma, sevgi hislerimizi anlatırken. He has stayed out in the cold for six hours, he is going to be ill. (Dışarıda soğukta altı saat kaldı, hasta olacak.) Bir tehlikeyi haber veren cümlelerde. The vase is going to fall off the table. (Vazo masadan düşecek - düşmek üzere.) Going to Future Tense I am özne + is are am/is/are- + going to + fiil (1. hali)going to finish the food.