BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM



Benzer belgeler
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

DUYGU ODAKLI ÇİFT TERAPİSİ

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

1. SINIF TÜRKÇE. Copyright YAZAR Ahmet KÜÇÜKAYDIN Hacer KÜÇÜKAYDIN. KAPAK TASARIMI Resul KÖSE. DİZGİ - SAYFA TASARIMI Resul KÖSE

&[1 CİN ALİ'NİN HİKAYE KİTAPLAR! SERIS.INDEN BAZILARI. l O - Cin Ali Kır Gezisinde. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

GELİŞİMSEL NÖROBİYOLOJİ VE BAĞLANMA KURAMI. Dr. Allan N. SCHORE

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

Yaz l Bas n n Gelece i

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Bilinen hikayedir. Adamın biri, akıl hastanesinin parmaklıklarına yaklaşmış. İçeride gördüğü deliye:

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

BİRLEŞTİRİLMİŞ PSİKOTERAPİ. Jeffrey J. MAGNAVITA, PhD, ABPP

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

Evliliğin Yazısız Kuralları!..

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik.

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

KERNBERG GÜNLERİ-II. Otto F. KERNBERG AKTARIM ODAKLI PSİKOTERAPİ. Atölye Çalışması Metinleri. Psikoterapi Enstitüsü

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

Şu davranışçılar da sadist midir, anlamadım gitti yahu!!! Biri zavallı köpekleri et,et diye inletir, biri de kedileri kafese kapatır.

Anlama ve Yazma Becerileri

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Her hakkı saklıdır. Ticarî amaç ile basılamaz ve çoğaltılamaz. Copyright

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama Haftanýn Testi...25

İÇİNDEKİLER 1 PSİKANALİTİK KURAMLAR...1

Hürriyet yazarı Gila Benmayor,bugünkü yazısını TURMEPA nın bir araştırmasından yola çıkarak kaleme almış.

KÜÇÜK UYKULAR BAHÇESİ

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

JUDITH LIBERMAN ÇAĞDAŞ BİR HALK OZANI

1.Aşağıdaki isimlere uygun sıfatkarı getiriniz.(büyük, açık, tuzlu, şekerli, soğuk, uzun,güzel, zengin)

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

(December 23, 2014, Tuesday) SECONDARY PREP TURKISH COMMON EXAM. General Revision Test

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

ÇAĞDAŞ DÜNYA EDEBİYATI. Goscinny / Sempé. Öykü PITIRCIK KÜÇÜK PITIRCIK. Çeviren: Vivet Kanetti. 29. basım

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 10. DÖNEM

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

ISBN :

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

ÖĞRENME. Temel Kavramlar

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül :41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül :10

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

Bilgi güçtür. Sevdiğiniz kişiyi dinleyin ve kendinizi eğitin.

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 7. DÖNEM

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

7.sınıf kazanımlara göre çalışma kâğıtları


ÖĞRENME KLASİK VE EDİMSEL KOŞULLAMA

ADIM ADIM YGS LYS Adım DAVRANIŞ 2

:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k

Yahya Kemal Beyatlı 100. Yıl İlkokulu Gazetesi. Okulumuzdan Haberler

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

Transkript:

BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ 8. DÖNEM EKİM DERS NOTLARI Editör Dr. Tahir ÖZAKKAŞ Dr. Zekeriya KÖKREK i

Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları: 113 Bütüncül Psikoterapi 8. Dönem Ekim 2009 Ders Notları ISBN 978-605-5241-59-9 Copyright Özak Yayınevi (Psikoterapi Enstitüsü) Tüm hakları saklıdır. Yayıncının izni olmaksızın tümüyle veya kısmen yayımlanamaz, kısmen de olsa çoğaltılamaz ve elektronik ortamlarda yayımlanamaz. Birinci baskı: Ekim 2012 Editör: Tahir Özakkaş Yayıma hazırlayan: Sevgi Çorabatur & Menekşe Arık Katkıda Bulunanlar: Tülay Asal Özge Kapısız Baskı: İklim Ofset Nişanca Mah. Arpacı Hayrettin Sok. No:21 Eyüp/İstanbul Tel: 0212 577 77 45 www.iklimmatbaa.com PSİKOTERAPİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM ARAŞTIRMA SAĞLIK ORGANİZASYON VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Eğitim ve Kongre Merkezi: Fatih Sultan Mehmet Caddesi No285 Darıca-KOCAELI Tel : 0262 653 6699 Fax : 0262 653 5345 Merkez: Bağdat Caddesi No: 540/8 Bostancı-İSTANBUL / TÜRKİYE Tel : 0216 464 3119 Fax : 0216 464 3102 www.psikoterapi.com - www.psikoterapi.org - www.hipnoz.com ii

SUNUŞ nsanlık tarihi boyunca, her toplumda psikolojik rahatsızlıkları İ tedavi etmeye yönelik girişimler olmuştur. Bu alanda yapılan girişimler sonucu ortaya çıkan pek çok farklı ekolün savunucuları, kendi ekollerini yüceltme ve diğer ekolleri küçümseyerek ötekileştirme yoluna gitmiştir. Ancak buna rağmen farklı yaklaşımlardan bilgiler edinerek kuramını zenginleştirmeye ve bu alanda çalış-malar yapmaya başlayan öncü terapistler, psikoterapide bütünleşmeyi sağlayarak alandaki bölünmeleri büyük oranda azaltmıştır. Bütüncül psikoterapi, hastanın bilişlerinin, davranışlarının, kişiliğinin ve duygusal süreçlerinin yeniden düzenlemesine yardımcı olmak için pek çok farklı ekolden faydalanarak daha gerçekçi, uyumlu ve esnek bir çalışma alanı sunar. Eğitimini verdiğimiz bütüncül psikoterapi, zaman zaman eklektik ve asimilatif, genellikle de entegratif ve ortak faktörler üzerine kurulmuş bütüncül bir yaklaşımı içerir. Bireye, teori odaklı değil danışan odaklı bakmaya çalışan bütüncül psikoterapiler, farklı yaklaşımların bileşenlerini bir araya getirerek terapisti geniş bir vizyona ulaştırır. Bu amaçtan yola çıkarak, çeşitli bilimsel etkinlik, araştırma, eğitim ve yayın çalışmalarıyla, ülkemizde bütüncül psikoterapi uygulamalarının gelişimine öncülük etmekten gurur duyuyoruz. Elinizdeki bu ders notları, ruhsal bozuklukların tedavisinde tek bir psikoterapi yaklaşımına bağlı kalmak-tansa elindeki veriyi kullanarak uygulanabilecek en iyi tekniği ve teoriyi arayan bütüncül yaklaşımlı terapistler yetiştirme adına verilen Bütüncül Psikoterapi Teorik Eğitimi 8. Grubunun ekim ayı deşifrelerini sunmaktadır. Bu ders iii

notları, eğitim deşifresinin derlemesi olma özelliğiyle dünyada eşi benzeri görülmemiş bir yayın niteliği de taşımaktadır. Bu ders notlarında Bilişsel Davranışçı Kuram, Temel Kabuller, Şemalar, Otomatik Düşünceler, Bilişsel Tedavi Teknikleri, Kişilik Örgütlenmelerine Göre Temel İnançlar, Tanı ve İstatistik İşlemler İçin Ruhsal Bozukluklar Rehberi konuları ele alınmaktadır. Bütüncül psikoterapiler de insanın ruhsal yapısının gelişiminde olduğu gibi zamanla özerkleşecek, bireyselleşecek ve ayrışarak psikoterapi ruhunu ayakta tutacaktır. Psikoterapi uygulayıcıları için önemli olduğunu düşündüğümüz bu eğitim ders notlarını, sizlerin ilgisine sunmaktan kıvanç duymaktayız. Keyifli okumalar dileriz Tahir ÖZAKKAŞ Psikoterapi Enstitüsü Başkanı iv

İ Ç İ N DE K İ L E R EKİM 2009 1. GÜN 1 DAVRANIŞÇI BİLİŞSEL KURAM... 1 2 DAVRANIŞÇILIĞIN SON HALKASI: KÖHLER... 37 3 BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ... 91 4 TEMEL KABULLER ŞEMALAR OTOMATİK DÜŞÜNCELER... 124 EKİM 2009 2. GÜN 5 BİLİŞSEL TERAPİ... 167 6 ALGI BEYİN CEVAP (A,B,C)... 217 7 KİŞİLİK ÖRGÜTLENMELERİNE GÖRE KİŞİNİN TEMEL İNANÇLARI... 260 8 DAVRANIŞÇI TEDAVİLER... 305 EKİM 2009 3. GÜN 9 KOGNİTİF TEDAVİ TEKNİKLERİ... 335 10 BİLİŞSEL TERAPİ VE TEDAVİ STRATEJİLERİ... 392 11 DAVRANIŞÇI VE BİLİŞSEL TERAPİLERİN ÖZETLENMESİ... 436 12 DSM IV... 474 13 TANI VE İSTATİSTİK İŞLEMLER İÇİN RUHSAL BOZUKLUKLAR REHBERİ... 512 v

Ekim 2009 1. GÜN

1 DAVRANIŞÇI BİLİŞSEL KURAM T ahir Özakkaş: Evet arkadaşlar hoş geldiniz. Merhabalar yeni gelenler. Kursiyer: Hoş bulduk. (sınıfta gülüşmeler) Tahir Özakkaş: Evet kimler yok Kursiyer A: Evet bakıyorum Tahir Özakkaş: Yoklamayı biraz geciktirelim değil mi? Neler okudunuz arkadaşlar hazırlıklı geldiniz mi? Kursiyer: Bilişsel i okuduk. Tahir Özakkaş: Bir sürü kitap tavsiye ettik. Bir sürü kitap aldınız. Rafa koydunuz mu bari (sınıfta gülüşmeler). Kursiyer G: Biraz okuduk ama Tahir Özakkaş: Yeni gıcır gıcır işiniz zor. Evet, bu ayki konumuz; davranışçı ve kognitif terapi, bilişsel terapi veya kuram. Davranışçı kuram, bilişsel kuram. Bizim buradaki entegratif psikoterapi bağlamında yaklaştığımızda dinamik kurumla, bilişsel kuramın hatta davranışçı kuramın entegre edilme şeklini bu ayki eğitimde algılamanız gerekiyor. Eğer bu ayki eğitimi iyi kavrarsanız insan denen sistemi tamamını en az bildiğimiz kada-

rıyla pazılın parçalarını oturtabilirsiniz. Yavaş yavaş biraz biz kendi kokumuzu vermeye çalışacağız bu ayki eğitimde. Davranışçı teoriye dünyanın her yerinde aynı davranışsal linkleme ve öğrenme şekilleri. İnsanın hayvansal bir tarafı aslında, hayvanlarda aynı şekilde davranışsal öğrenme ile öğrenme şekillerini bütün normları, bütün şekilleri insanda görebilirsiniz. Fakat insanı insan yapan temel özellik aynı etkilere maruz kaldığı halde insan topluluklarında aynı sonuçlar elde edilememektedir. Ama hayvanlarda böyle değildir. Hayvanlarda aynı sonuçları elde edebiliyorsunuz. İnsan beynidir, kombinasyonları yani bilinçtir. Bilgi prosesi geliyor. Algıdan idrakten merkezi yorumlamadan ve tepkiden oluşan zincirde insan faktörü devreye girdiğinde bilgi işleme süreci giriyor. Psikolojinin bilgi, bilinç ve ilgili kısmı nasıl bilgi prosesi, bilgi süreci insan zihnine algıdan itibaren çıktıya kadar sonuca kadar geçen süreçleri ve evrelerinin detaylarını inceliyor. Bunun beyinsel mekanizmalarını inceliyor kognitif terapi ve bilişsel terapiye buna bağlı ortaya çıkacak olan çarpıklıkları nasıl tedavi edildiğini anlatmaya çalışıyor. İşte bu programın içerisinde bilgi prosesi nasıl işlemleniyor, nasıl alınıyor ve nasıl yorumlanıyor? Burada çeşitli hipotezler ortaya atılıyor. Bunların en başında Albert Ellis le, Aaron Beck in dünyanın iki temel klinisyeninin bilişsel yapıyla ilgili önermeleri var. Albert Ellis biraz daha Aaron Beck ten yaşça ileri ve kuram olarak biraz daha erkence bu kuramı dillendirdiği halde bilişsel terapinin yaygınlaşması ve meşhur olması Aaron Beck e bağlıdır. Albert Ellis ve Beck ikisi de Amerika New York ta yaşayan, birisi daha çok psikoloji ağırlıklı olarak gelen, diğeri psikiyatrist ağırlıklı olarak gelen ama her ikisi de psikanalitik kökenden gelen iki tane terapist. Albert Ellis düşünsel duygulanımsal davranışsal terapi dediği DDDT terapisi diye Türkiye de 3 DDDT ile (Düşünsel Duygulanımcı Davranış Terapi) tercüme ettiğimiz terapi tekniğini oluştururken, Beck bilişsel terapi daha sonra davranışsal bilişsel terapi dediğimiz bir eklenmeyle sürecini belirtiyorlar. Her ikisi de pragmatik, pozitivist, 2 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

ampirik ölçülebilen denenebilen bir tedavi formülü bize öneriyorlar. Bu tedavi formülü yararlılığını kanıta dayalı tıp dediğimiz 21. yüzyılın bilim kriterlerine göre; evet bu her yerde her şekilde yapılabilen bir uygulamadır diyor. Geçen ayda görmüş olduğumuz bir kuram nedir? Kanıtlanabilir mi, uygulanabilir mi, eğiticiler oluşturulabilir mi? Bu eğitilen insanlar terapi uyguladıklarında benzer terapi uygular ve aynı sonuçlara ulaşabilirler mi dediğimiz de; Evet, Albert Ellis in ve Beck teorisinde bu geçerli olmakta. İşte biz bu Albert Ellis ve Beck in getirmiş olduğu büyük hatlarıyla aynı olan bilişsel yapılanma sürecini biraz farklılaştırarak size ben aktaracağım. Önce klasik modeli anlatacağım ardında biz neden bu klasik modele kısmen karşıyız. Bunun argümanları nelerdir, dayandığımız kaynakları nelerdir en önemlisi ise klinikte biz hastayla karşılaştığımızda ne oluyor. Burada bir trip var. Bu tribi eğer kavrarsanız - bu sınav sorusu temel sınav sorusu anlatacağım konu - bu tribi kavrarsanız dinamik kuramları da kavramış, dinamik kuramlarla bilişsel yapıyı entegre etmiş onun üzerine davranışsal linklemeyi oturtmuş olacaksınız. İnsanı bir bütün olarak göreceksiniz. Aslında bu bahsedeceğim konu ben 10-15 yıldır üzerinde çalıştığım, yüzlerce kez denediğim, gözlemlediğim bir konu. Teori olarak kafamda oturttuğum bir makale konusu aslında. İkinci olarak yazmaya çalıştığım bir makale, herhalde bir olgunlaşma olunca bir makaleye dönüşecek. Bir kaç konu var size böyle makale halinde hazırlayıp sunmamız gereken daha doğrusu bilim dünyasını eleştiriye açmak için. Birisi erotizasyonla ilgili bir teorimdir hatırlatmıştım. Borderline çocukların erotizasyon duruşları nasıl olur, neden erotizasyon ortaya çıkar? Çarkıfelek sistemi dediğim çocuk dış dünyada kendisine olan sevgi ilgiyi tarayabilmek için birçok deneme yapar. Bu denemelerden bir tanesi de fettan bakışlardır, fettan duruşlardır, cilvelidir. İşte gidişe bak falan dediğimiz o 3-5 yaşlarına, 6 yaşlarında, 10 yaşındaki kız çocuklarında duyulan o duruş çocuk bol bol Davranışçı Bilişsel Kuram 3

yakaladığında bunun ne olduğunu bilmez ama büyükler bunun ne olduğunu bilir onun (sınıfta gülüşmeler). Ve bu çocuk dışarıya erotik mesajlar gönderir ve bu çocuk tacize acık hale gelir ve başına çok travma gelir. Orada da borderline bir kişilik örgütlenmesi daha pekişerek devam eder. Evet, böyle bir genel giriş yaptıktan sonra konumuzun özü olan bugün davranışçı konuyu yavaş yavaş gündeme getirelim. Önce ana çizgimizi bir çizelim. DAVRANIŞ YAPI VAROLUŞÇULUK KOGNİTİF = BİLİŞSEL YAPI DİNAMİK YAPI Herhangi bir meyve düşünün. Mesela bir ceviz düşünün; kendisi dışındaki yeşil kabuk, davranış olsun. Altındaki tahta kısım kognitif olsun, içindeki güzel böyle ceviz kısmını - ben çok severim - firik, fantezi firik dinamik yapı. Odunsu kısım değişmeyen öze de varoluş kısım diyebiliriz. Hindistan cevizi yapalım dışındaki kabuk olsun davranış, içindeki alt kabuk olsun kognitif. Ana hindistan cevizi içindeki beyaz kısmı da olsun dinamik yapı, özündeki sıvıda varoluşçuluk olsun. Kavuna karpuza yumurtaya hepsine uyarlayabilirsiniz. Eğer anlatılan konuları basit böyle ve metaforik şeylerle anlatırsanız zihninizde kalıcı olur. Yoksa böyle ciddi ciddi bir şeymiş gibi olur (sınıfta gülüşmeler). Bizim doğu kültürlerinin fabllardan önce bütün hikayeler hayvan, tabiat oluşturularak yapılır. İşte adamın biri yolda yürürken birine rastlamış, eşeğe rastlamış, eşeğe binmiş. Nasrettin hoca fıkralarıyla, kelimeleriyle konuşularak geçirilir. Mevlana nın bahsetti- 4 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

ği şeylerle bir takım menkıbelerle aslında hep bir metaforik mesajlar veriliyor. Anadolu ya köylü insanına bunları götürüp anlatamazsınız. Ama ona bir hikâye anlatırsanız o sezgisel olarak almak istediği şeyi alır. Onun için terapilerde de böyle biz şu şudur diye entelektüelden ziyade onun dilinden konuşmayı becermek. Gelenin dilinden konuşmak, mesela işte kursiyer A gibi çok değerli bir arkadaşımız geldiler böyle Bodrum dan, cevizden falan bahsedersen aşağılanmış hisseder. Ona biraz entelektüel diyeceksin anlatacaksın. İşte Konfüçyüs demiş gibi diyeceksin. Bir fikir söyle, bir fikir acısından diyeceksin. Şiirlerden, edebiyat parçalarından bir şeyler koyacaksın. Evet, şimdi ben kursiyer A yı artık böyle kendime konu mankeni aldım karşılıklı atışıyoruz seviyorum. Kursiyer A: Asistanınız olayım ben aslında. Tahir Özakkaş: Oluyorsun yavaş yavaş farkında değilsin. Aslında bu işler asistana yaptırılır. Şimdi bu işler televizyonda talk showlar falan oluyor. Karşılıklı birbirilerine pas atıyorlar sıkıştıklarında o onu kurtarır. O da onu kurtarıyor. Sistem devam ediyor. Anlayacağın olayları artık. Evet, şimdi en üst dediğimiz katman. Katmanda; Davranışcı katman Koşullu şartlanma Koşulsuz şartlanma, Sosyal öğrenme Şimdi 3 tane kelime; koşullu, koşulsuz, sosyal. Davranışsal teorinin özü bu. Şimdi tabi bu hayatta bilim dünyası, bilim felsefesi birbirinden çok etkilenir. Tarihsel sürece baktığınızda bilim belirli noktaya gittikçe onunla ilgili açılımlar gelir. Mesela animistik dönem dediğimiz bütün her şeyin canlı olduğuna dair bir kanaatin olduğu ki bunun kaynağı insanlık evrimselleşmesinin bir etabıdır aslında. Dağ taş canlıdır, ağaç canlıdır ve manyetik etkiyle birbirimizi etkileriz. Buradan astroloji çıkar. Sizler, özellikle hanım arkadaşlarımız orta çağ dönemine denk düşen bu çağla ilgilenmeniz Davranışçı Bilişsel Kuram 5

bundan kaynaklanıyor. İşte yıldızım çıktı-indi, yandan çarptı falan dendiğinde. Bütün dünyadaki dağ taş, toprak, her şey canlıdır ve bunlar birbirini etkiler teorisinden yola çıkarak bütün bilimler buna uygun izahlar getirmiştir. Tıpta buna uygun izahlar getirmiştir. Tıbbın animistik dönemine baktığımızda ruh oradan girer buradan çıkar (hoca eliyle hareket ederek). O onu etkiler, cinler girer, periler çıkar vesaire. Bu tip açılım getirmiştir. Daha sonra buna karşılık rasyonalizm gelişmiş ve olayın rasyonel tarafı var mı, mantığa uygun mu değerlendirilmiş daha sonra bu da ret edilmiş. Denenebiliniyor mu, sınanabiliyor mu, elle tutula biliniyor mu? Her şey, mantık bizi kandırabilir, rasyonel olabilir ama sen sınamıyorsan ampirik olarak sonuçlarını elde edemiyorsan bu da anlamsız deniliyor ve bu dönemde işte Pavlov la ile başlayan bir hikaye. Biliyorsun Ivan Pavlov Rus fizyologu. Rus fizyologu hayvanların mide hormonları üzerine bir çalışma yapıyor lokal hormonlar dediğimiz mide salgıları üzerine. Mide salgıları ifrazatı nasıl ortaya çıkıyor, hangi gıdaya karşı hangi amino asitlerden oluşan veya hangi hormonlardan oluşan tepkiler oluşuyor,hangi salgılar ortaya çıkıyor? Bunlarla ilgili çalışma yapıyor ve hayvanların midesine dışarıdan midedeki öz sıvı alacak ameliyatla tüp yerleştiriliyor ve hayvana et gösteriliyor gıda gösteriliyor, mide salgılamaya başlıyor. Salgıda tüpte toparlanıyor. Tüpün içindeki salgıları inceleyerek hangi tür gıdalara ne tür salgılarla tepki verdiği buradan da hayvan deneyleriyle insanın mide sisteminin nasıl çalıştığına dair bir model oluşturuluyor. KOŞULLU REFLEKS İşte bu sırada Pavlov tesadüfü olarak - ki aslında bilimlerin çoğu tesadüfü olarak bulunmuştur - hayvanların herhangi bir impus verilmediği halde mide salgılarının arttığını görüyor. Daha sonra bunu fark ediyor ki hayvanlar gıda verildiği esnada ona eşleşen nötr bir uyarım olan bir ses, bir zil sesine veyahut da gıdaları getiren koridorun ucundaki ayak seslerini tak tak duyduklarında bakı- 6 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

cının ardından yemeğin gelmesiyle beraber çevresel bir uyaranı herhangi biriyle linklediklerinde beyinde bir şema oluşuyor. İnsan beyninin çalışma sistematiği. İşte bu, bu şema oluştuğunda henüz daha et gelmeden, henüz daha yemek gelmeden, henüz öğün gelmeden hayvanlar o sesi duyar duymaz mide faaliyete başlıyor. Mal geliyor hazırlan kardeşim. Bunu keşfetmesi inanılmaz bir değişim oluyor. Tıp tarihinde bir dönüm noktasıdır, muhteşem bir buluştur tıbbın ilerlemesi açısından. Beynin çalışma mantığını bilim tarafından kavranmasıdır. Hâlbuki köylerde, kentlerde binlerce yıl insanoğlu biliyor ama bilim olarak bunu formalize etmek farklı bir şeydir. Bunu Pavlov formalize ediyor. Diyor ki herhangi bir uyarıya muhatap olan birey bu uyarıyla ilintili olarak tepkiler oluştururken yanında nötr bir uyarıyla verdiğinizde bir müddet sonra esas tepki uyandıran gıdadır. Herhangi bir şey vermediğiniz halde o nötr uyaranı verdiğinizde sistem sanki gerçek uyarı verilmiş gibi tepki gösterir, koşullanır ve buna koşullu refleks dediğimiz insan zihnindeki tüm davranışların, tüm özeliklerin, tüm sevgi ve nefretlerin, tüm aşkların, tüm öğrenmelerin bu yolla olduğunu iddia eden bir teori geliştiriyor. İşi abarttı biraz. Her şey linklemeyle ilintilidir, algınızın size vermiş olduğu haz ve eleme göre onun etrafındaki tüm beş duyuyla aldığınız herhangi bir şey linklemeye etkin katkıda bulunur. Orijinal uyarı olmasa bile o uyarı alındığında etrafında ki her türlü malzeme, her türlü malzeme orijinal uyarıymış gibi etkisine alır. Hemen buna bir örnek getirelim. Çocukluk dönemde cinsel tacize uğramış bir kızımıza evlendiğinde cinsel ilişkiye girmesi teklif edildiğinde nasıl bir şey linklenecek? Taciz linklenecek. Cinsellik penis demek. Ve ona uygun refleks gelişecek veyahut da çocukluğunda cinsellikle ilgili bilgilendirmek yerine aşırı cezalandırılmış ve günah kavramıyla korkutulmuş bir birey yarın evlendiğinde arka planda linklenmiş olan duygu korku ve günah kavramıdır. Eşiyle sağlıklı bir cinsel hayatı yaşayamayacak. Bakıyorsunuz sistemin her yerine oturuyor. Buradan hemen ben bir örnekle koşullu şartlan- Davranışçı Bilişsel Kuram 7

manın nasıl bir şey olduğuna dair hayatımızdan kendi hayatından örnek veriyim.7-8 yaşlarında dayımları ziyarete gittik. Sabahın körü annemle vardık onlara kahvaltıdalar. İşte anneler çocukların boğazlarında bir lokma daha fazla sokmak için büyük gayret gösterirler görüyorsunuz. Orada da bana büyük gayret gösterdi. Çok iyi hatırlıyorum yer sofrası oturduk. Kahvaltılıklar var; peynir, turşu ve çay. Üç tane kombinasyon hatırladığım benim. Annem bir taraftan peynir veriyor yut oğlum yut diyor. Ekmekle beraber çayı ağzıma dayıyor ben yutmaya çalışıyorum. Ardından hiç alakasız olan şekerin tatlının yanından turşu yediriyor. İştahın açılsın diye. Sabahın körü. Bir, iki, üç, beş, bende tabi bu iki tat algılaya bildiğim tat değil, evimizde böyle bir tat yeme alışkanlığımız yok. Ben yedim, zorla yedim. Bir de dışarıda oyun oynayacağım bisiklet var. O bisiklete bineceğim. Bahçeliydi evleri. İşte şunu yersen seni bırakacağız dedikçe ben abur cubur ne varsa doldurdum mideme. Yeter ki bırakın beni, oyunuma gideyim diye. Ben dışarı çıktım bir iki hareketle beraber ne oldu. Çıkardım ve kustum ben. İlk kusmamdı hatırladığım. Yıllarca ben belki yirmili yaşlara gelinceye kadar çayla turşuyu, peynirle turşuyu aynı sofrada gördüğüm zaman böğrümde bulantı refleksi gelişti. Bir sofrada dahi görmeye dayanamıyordum. Sonunda mücadeleyle ben bunu atlatacağım, ben atlatacağım diye üzerine gide gide desensitize ederek bir sofrada çay, peynir ve turşuyu üçünü bir arada görebilir hatta yiyebilir hale geldim. Bu nedir bu tamamen davranışsal bir şartlanmaydı. Koşullu bir refleksti orada bir yemek, ardında bulantı, sözüm ona turşu, çay ve peynir hele hele sabah kahvaltısı olursa, hele hele şey gelirse bu şartlanma daha da üst seviyeye geliyor. Bir başka şartlanma örneği. Ankara'daki arkadaşlar güzel hoş bir sürpriz yapmışlardı bize eğitimde. Yatılı okudum son bir yıl liseyi. Elime bir bavul aldım. Türk filmlerinde olur ya tahtadan bir bavulla gidilir bir başka şehre. Evden ilk defa çıkıyorum 16-15 yaş o civarda. Şehrin garına indim. Gar denen yer yol kenarına kurulmuş olan bir kahvehane pislikten geçinmiyor. Simsiyah olmuş duvarları 8 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

sigaradan, tahta masalar üzeri kir ve pisten geçinmiyor, bir çay ocağı var herhalde bardaklar on yıldır yıkanmıyordur, sıcak sudan geçiriliyordur ve ben bir çay söyledim. Oradan nereye gideceğimi bilmiyorum, yolu bilmiyorum. İlk defa evimden çıkmışım ve o sırada radyoda iki şarkı çalıyor. İki şarkı, türkü ne derseniz Neden saçların beyazlamış arkadaş, sana da benim gibi çektiren mi var bu şarkı nerede ne zaman çalarsa ben o kahvehaneye giderim. Arkadaşlar o duygu aynen gelir. Ardından ikinci Gülden Karaböcek ki ben hiç bir zaman müzikle alakalı olduğum bir tip değildir. İkimiz bir fidanın güller açan dalıyız anlatabildim mi? Tabii iki link yıllarca kaç yıl olmuş 30 yılı geçti herhalde, tabi 35 yıl falan olmuş. Otuz beş yıldır ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız bu nedir? Duygusal yoğunluğun yüksek olduğu, içsel duyguların; yalnızlığın yüksek olduğu yerlerde, korkunun yüksek olduğu, umudun yüksek olduğu, umutsuzluğun yüksek olduğu yerlerde civardaki her şeyle, kişilikle linklenir. Onun için bazı arkadaşlar aşk duygularında böyle saray burnunda gezmişlerdir arkadaşlarıyla. O sırada Zeki Müren in bir parçası çalıyor sevgilisi yanında denize bakıyorlar-ne varsa üç saat bakarlar öyle- bir saray burnunda çay ocağı var oradan da çalar. Aradan yıllar geçer. Benim yaşlara gelmiştir. 40-50 yaşlara gelmiştir ki eski aşkları için o müzikleri dinlerler, o anılara giderler çünkü o müziklerle linklenmiştir o dönemler. Kursiyer: Kokuda öyledir değil mi hocam daha etkilidir sanki. Tahir Özakkaş: Koku bazı bireyler kokuya daha çok hassastır. Kokuyu daha çok link eder. Bazıları sese hassastır, bazıları manzaraya, bazıları bölgeye, bazıları coğrafyaya, bazıları kıyafete. Bunların hepsi sizin zihninizin yargılanma yani böyle daha çok irsi olarak, genetik olarak yapılanmaya karşı hassasiyetiniz. Bazıları duyu üzerine ki bu aile duyulara daha çok önem verir. Bazıları sese daha önem verir, kokuya, renklere önem verir, dizayna, ısıya bunlar hepsi linklenir. Davranışçı Bilişsel Kuram 9

Kursiyer: Yaz geldiğinde aşkların artması gibi mi? Tahir Özakkaş: O coğrafi özelikleri var ama linklemelerde mutlaka var. Yine linkleme; yaz aşkları vardır. Kursiyer: Aileden öğrenilen mi yoksa genetik mi? Tahir Özakkaş: Bir kısmı genetik, bir kısmı öğrenme. Ama yatkınlık mesele kokuya yatkınlıklar dokunsal öğrenenler, görsel öğrenenler, işitsel biraz genetik tarafı var ama bütün bu genetik taraflar işlemlenmediği müddetçe körelir. İşlemlendikçe de artar ve fonksiyonel olur. Şimdi koşullu şartlanma demek ki etrafımızdaki nötr bir uyaranın zaman içerisinde bir refleksi oluşturacak kapasiteye gelmesidir. Bu manada baktığımız da hastalıkların hemen tamamı bu şekilde değerlendire bilirsiniz. Evet, bu Pavlov ilk hayvanlarla yaptığı denemelerde zil sesini verdiğinde hayvanların salyasını aktığını fark edince zille bu kez herhangi bir başka şeyi eşleştirdi. Bu zincirleme reaksiyonun ikili, üçlü, dörtlü, beşli gittiğinin farkına vardı bunu anlayabildik mi? Altını çiziyorum. Mesela ortada yemek falan yok diyelim size her yemek yedirdiğimizde zil verdik ondan sonra ben yemek vermeden böyle yaptım (ders ziline basarak) hepinizin salyası aktı. Bu sesi (ders ziline tekrar basarak) verirken de birisi göbek atıyorsa yeni bir linkleme meydana gelir. Zil sesi vermeden sadece göbek atmakla siz acıkabilirsiniz. İki, üç, dört, beşli bu koku olabilir, dediğiniz gibi ses olabilir görüntü olabilir. Herhangi bir beş duyuyla aldığımız her şey olabilir. İşte buradan yola çıkarak hemen bir hastalık hikayesine geçeyim. Doktor bey köpek havladığında ben gusül abdesti almak istiyorum. Gusül abdestimi almasam sıkıntı duyuyorum diyor. Bunu anlatmış mıydım? Kursiyer: Evet anlatmıştınız. Tahir Özakkaş: Anlattık. Şimdi oradaki linklemeyi hatırladınız. Bu kızımız köyde samanlıkta erkek arkadaşıyla işte şey yapıyor yani yemek yiyorlar mesela. Sabah vakti ve ezanlar okunuyor. 10 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

Ezanlar okuyunca köpekler havlıyor, köyün köpekleri havlıyor. Bu aradan 20-30 yıl geçiyor, aktifleşiyor. Travma mı diyeyim, sıkıntımı diyeyim, şartlanmamı diyeyim? Ve her köpek havlanmasına karşı gusül abdesti almak istiyor. Bununla ilgili yüzlerce vaka anlatabilirim. Mesela bir başka hastam erkeklerin gözüne baktığında veya yüzüne baktığında gusül abdesti almak istiyor. Böyle gidiyor yolda. (hoca başını öne eğerek yürüdü) Neden acaba? Şimdi o bakış arkada bir takım zincirli reaksiyonları getiriyor. Aynı koşullu şartlanmayla ilintili ama hasta sadece bunun çok mantıksız buluyor ama bu abdest almayınca da huzursuzluğu geçmiyor rahat edemiyor. Kursiyer: Reaksiyonun ilk noktası o çünkü. Devamı gelse bakış yaklaşma onu engellemek için o kombinasyonu gerçekleştirmek gibi bir şey. Tahir Özakkaş: Tabi şimdi zihnin yapısını öğrendikçe. Zihninde hayal edilen ve tasarımlanan şey eğer siz dört beş yaşındaki mantıkla kaldıysanız olmuş gibi hissedersiniz ve onu affettirmek için süperegonun verdiği cezayı temize çıkarmak durumundasınız. Ceza ve problem ortaya çıkmasın diye bakışlarınızı hiçbir erkeğe bakmıyorsunuz. Tabi seansa geliyor benim yüzüme bakıyor. Hocam lütfen ben çıkamam artık banyonuzu kullanabilir miyim? Muayenenin banyosu girdi kullandı. O kadar bulantısı vardı ki orada duş aldı. Bu iki taraf; bir taraftan kafasındaki cinsel ve seksüel ilintiyi nötralize etmeye çalışırken diğer taraftan da bir başkasının mahreminde mahremini açarak ilişki devam ettirmiş oluyor aslında. Kursiyer: Nasıl? Tahir Özakkaş: Muayenede bir başka erkeğin mahremi olan yerde bir başkasının evinde soyunarak o bölgeyi kullanarak duş alıyor. Biliyorsunuz id dürtüsüyle süperego baskısına aynı anda formül üreten yapıya ego diyoruz. Maksimal savunma ekonomiklik ilkesiyle bir taşla iki kuş vurma. Zihninde kurduğu ilişkiyi nötralize edi- Davranışçı Bilişsel Kuram 11

yor. Hem de aynı anda da ilişkiye devam ediyor. Egomuz çok zeki arkadaşlar, inanılmaz zekidir. Evet, kursiyer İ. Kursiyer İ: Travmaların bu anlamda repertuarları gerçekten çok zengin tabi Tahir Özakkaş: Kesinlikle. Kursiyer İ: Zengin olduğu içinde çok sık gün boyunca kronik hal alıyor. Özelikle bunu psiko-somatik hastalıklarda daha çok görüyoruz. Öyle değil mi? Tahir Özakkaş: Psiko-somatik hastalıklarda oturur mu koşullu refleks? Mesela benim bulantı kusmam gibiyse oturur, baş dönmesiyse oturur. Mesela tansiyon düşüklüğü baş dönmesi, kabızlık, ishal bunlar herhangi bir şekilde, bir fiziksel nedene bağlı ortaya çıktıda daha sonra bir korku haline geldi. Civardaki bir uyarılmayla eşleştiyse (olur) mesela otobüse bindiği birisi ishal oldu ve çok kötü hissetti kendisini. Otobüse binmek, taşımacılık ve ishal duygusu. Peki ya bu tesadüfen hayatınızda olmaz mı? Olur, benim gibi abur cubur yemişsinizdir bir otobüse binmeniz velhasıl olmuştur. Otobüs, dolmuş uzun yolculuk, uçak bir anda karnınızın guruldadığını ve tuvalete çıkacak yer olmadığını fark ettiniz. Eyvah, rezil olduk dersiniz. Bu işte linklenir. Her otobüse binmede linklenir, her minibüse binmede.. Kursiyer: Korku. Tahir Özakkaş: Korku, korkuyla linklenir. Siz direk bu duyguyu tekrar hissedersiniz. Bunlar davranışsal linklemelerimiz. Davranışsal linklemeler. Tabi bunun içerisinde kognisyona giriyor da ben şimdi oraya girmeyeceğim hepsini saf bir davranış olarak ifade ediyorum. Buyurun.. Kursiyer G: Az öncekini söylediniz ama o bir yaşantı mı yoksa bir sosyal öğrenme mi? Doğuştan aldığı telkinlerle mi o bakıştan dolayı gusül abdestini alıyor? 12 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

Tahir Özakkaş: Ben o arka planı anlatmadım anlatmayacağımda. O geçmişte yaşanmış olan Kursiyer G: Ama somut bir şey herhalde. Tahir Özakkaş: Şimdi geçmiş de bir yanlış yasaklı bir aşk ilişkisine girmiştir, bir cinsellik yaşanmıştır. En azından bunu platonik olarak, hayal olarak, fantezi olarak, zihninde geçirmiştir. Ama inançları gereği böyle bir şey yapmaması gerekir. O her zihnindeki bu anlamı tekrarladığında günah işlemiş oluyor anlatabildim mi? Yani bir erkeğe bakmak demek, o sadece bakmak değil. Arkasında onunla cinsel ilişki kurduğuna dair fantezi var. Bu fanteziyi bilen iç dünyamız, bilinçdışımız süperego tarafından da sisteme diyor ki sen cinsel ilişki kurdun git abdestini alda bari arın diyor. Günah, ortalıkta dolanma diyor. Yüz bin kişiyle cinsel ilişkiye girecek halim yok ya. Sokakta giderken onlarca, binlerce insan görüyorum. Halbuki id için zaman yok, mekan yok. Hatırlatır mısın dakikada yüz kişiyle ilişkiye giriyor yüz seferde banyo yapması lazım. Burada da kombinasyon adedi miktarı vesaire çıkar. Evet, o konuya girmedim üstün geçtim daha somut şeyler. Eğer sizin ayağınızı şu bahçeden geçerken ayağınızı bir köpek ısırırsa bir daha oradan geçmezsiniz. Daha da ötesi bu tip ara sokaklar olup, bahçeli olan yerlerde tedirgin geçersiniz, geçemezsiniz. Bu davranışsal öğrenmeyle ortaya çıkan bir linkleme veya deprem olayında olduğu gibi bir ufacık sarsıntı, işte bir tren geçiyor bina biraz sallanıyor veya tır geçiyor deprem diyorsun. Bir anda tedirginleşiyorsun; davranışsal öğrenme linklenme. Evet, kursiyer A.R. Kursiyer A.R: Hocam herhalde geleceksiniz ama sabredemedim. Tahir Özakkaş: Hay hay Kursiyer A.R: Mesela sizin otobüse binmenizle ishaliniz arasındaki linkleme. Mesela ben de olmuyor. Ona benzer bir şey yaşadım ama Davranışçı Bilişsel Kuram 13

olmadı. Hiç de böyle bir linkleme olmadı. Bunun parametreleri belli midir? Kim, neye göre olup olmadığını.. Tahir Özakkaş: İşte bu sorudan sonra davranışların bir grubu biz kognitifçiyiz diyoruz. Aynı otobüse aynı ishal duygularla ikimizde biniyoruz diyor. Niye bende oluyor da onda olmuyor diyor. Burada kombinasyon diyor. O ikinci halka. Zaten buradan ayrılıyor. Tam buradan ayrılıyor bilişsel, davranışçıların ayrıldığı yer.. Kursiyer A.R: Ben türlü bakış açısıyla diyorum ki sizde olup bende olmayışının yaşlarla ilgili var. Tahir Özakkaş: Hepsiyle de olabilirde. Esas olarak orada duygu olarak onu verdiğin anlam. Mesela ben otobüste sıkıştım en kötü ihtimalle bırakırım derim, hiç umurumda olmaz (sınıfta gülüşmeler). Kursiyer: Ne olacak ki? Tahir Özakkaş: Öbürü için değil bırakmak, gaz kaçırmak bile felaket anlamını taşıyan içeride değersizleşmiş dışlanmıştır.. Kursiyer: Anlam Tahir Özakkaş: Anlam yükleme vardır değil mi? Mesela ben böyle bir hikaye yaşadım. Ama öyle bir linkleme olmadı. Yine çocukluğumda ben yazları İstanbul a geliyordum. İşportacılık yapardım İstanbul da, Mahmut paşa da. Hep anlatıyorum. Bir gün Sultan Ahmet ten otobüse bindim. Eskiden körüklü kulaklı otobüsler vardı. Cağaloğlu ile Sultan Ahmet le arası çok az. Nasıl karnım gurulduyor otobüs kalabalık ter su içinde kaldım kaçırdım kaçıracağım. Şimdi o arada bir kilometre falanda nerelerde tuvalet var? Onların camiler geçiyor lanet olası Gülhane parkı geçiyor falan.. Kursiyer: Bir yer yok. Tahir Özakkaş: Bir yer yok kafamda fisklediğim yer otogar tren istasyonu. Sirkeci tren istasyonu oraya gelene.. Kursiyer: Uzak 14 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

Kursiyer: Son durak.. Tahir Özakkaş: Uzak ama başka yer yok. Ne yapacağız? Her yer öyle kalabalık ki. Kayseri de olsam arka sokağa geçer bırakırım hiç umurumda değil. Kaç kişide görürse görsün. Ama adam kaynıyor her yer. Kimse evine almaz ya ağabey sıkıştım bir falan mümkün değil. Kayseri ler alırlardı evlerine anlatabildim mi? Sirkeciye geldim. Ben hayatımda bu kadar daraldım, bu kadar sıkıntılandığım anlar yaşadığımı hiç hatırlamıyorum. İndim oradan koştum istasyona. Sirkeci tuvalettin önünde kuyruk var. Ben gireceğim dedim hiç şakası yok bir daldım. Orada rahatladım, tanrım diyorum ne müthiş bir şeymiş rahatlamak. Ama bende otobüse binmeme gibi bir kaygı oluşturmadı. Ama bir başka hastamda ay bu minibüs çok kokuyor dedikleri için bir sonraki durakta inmişti. Çünkü gaz kaçırdığını düşünüyordu onda da otobüse binmek. İlk biriktirdiği parayla kendine ait bir araba aldı. Onun linklemesi farklıydı tabi ki. Evet, kursiyer İ. Kursiyer İ: Şimdi buradaki linkleme farklılık aslında, ruhsal olarak ve biyolojik olarak zaten farklı insanlar. Yani birbirinin kopyası değil ki. Tahir Özakkaş: Kesinlikle Kursiyer İ: Sonuçların farklı olması doğal olanı zaten. Tahir Özakkaş: Şimdi hayvanlara benzer tepkiler verdiğinizde benzer sonuçlar alırsınız. Bu sirklerde hayvanları biliyorsunuz birçok hareketler yaptırılıyor, davranışlar yaptırılıyor. Bunlar hepsi davranışsal koşullu öğrenmelerle, koşullu şartlanmalarla olur. Bir pozitif istenilen davranışı yaptığında ödüllendirilir, istenmediği davranışı yaptığında da cezalandırılır. Mesela evde ki kedi ve köpeklerin tuvalet alışkanlığında keza aynı davranışsal öğrenmeyle yapılır. Var mı tuvalet alışkanlığı öğreten köpeklere hiç? Kursiyer Ö: Kediler kendileri yapıyorlar öğrenmeyi. Davranışçı Bilişsel Kuram 15

Kursiyer: Mesela biz çocuklukta hayvanları sulamaya götürdüğümüzde ıslık çalardık. Tahir Özakkaş: Evet Kursiyer: O hayvanı suya götürmeyi gerektiği zaman ıslık çaldığımızda o hayvan suya yaklaşırdı. Tahir Özakkaş: Direk olarak koşullu şartlanma. Islık sesini duyduğunda su vakti geldiği için. Kursiyer S: Hocam ayıların oynaması da koşullu şartlanma. Tahir Özakkaş: Koşullu şartlanma. Mesela köpeklere ne yapıyoruz. Odaya koyuyoruz her yeri gazete ile kapatıyoruz. Gazete ve tuvalet linkleniyor mu? Tekrar gazeteleri kaldırıyorsunuz. Hep gazete alanına yapmaya alıştığı için açık alana yapamıyor. En sonunda köşede bir tane gazete bırakıyorsunuz sadece oraya yapıyor. Kursiyer: Ya da toprak. Tahir Özakkaş: Veya toprak. O genetiğinde vardır. Direk topraklı olan alana gider kapatır. Köpekte aynı şekilde toprağı bulunca gidiyor toprağa yapıp orayı kapatıyor. Kursiyer Y: Hocam bir köpek sokakta tuvaletini yaptıktan sonra betona yaptı. Betona yaptıktan sonra sanki orada toprak varmış gibi üstünü örtmeye çalıştı. Tahir Özakkaş: Üstünü örtüyor değil mi. Evet, ne dedin? Kursiyer S: Aklıma bir örnek geldi. Tahir Özakkaş: Haydi dinleyelim. Kursiyer S: Koşullu şartlanma öğrenmeyle ilgili. Tahir Özakkaş: Bizim bir mikrofon vardı. Oralarda mı uzun vardı ya. Kursiyer Ö: Aşağıda herhalde hocam. Kursiyer S: Anlatayım mı hocam? 16 8. BPT EKİM DERS NOTLARI

Tahir Özakkaş: Anlat. Şu mikrofonu al. Kursiyer S: Hayvanlarla ilgili, insanlarla ilgili değil. Yurt dışında yine nerede olduğunu hatırlamıyorum. Öğrencimin biri tezi hazırlamak için yaz tatilinde okulun futbol sahasına gidiyor. Her gün düzenli olarak sahada koşuyor. O sırada düdük çalıyor ve sahaya yem atıyor. Bunu sürekli yapıyor ve kuşlar geliyor yiyor. Sürekli aynı şeyi yapıyor yaz boyunca. Okul açıldığında okulun futbol takımı maç yapıyor. Ama yapamıyorlar çünkü sahaya kuşlar dolmuş oluyor. Hocam böyle bir örneği sizlerle paylaşmak istedim. Tahir Özakkaş: Çok güzel. Şimdi hayvanlarla ilgili yapılan çalışmalarda Serigman ın bir deneyi var. Serigman ı aranızda duyan oldu mu? Öğrenilmiş çaresizlik teorisi. O depresyonun teşhisinde çok önemli bir aşam. Önce şu isimleri bilin; İvan Pavlov, Watson, Skinner, Thorndike, Serigman. Burada Watson davranışçılığı çok abartıyor biraz önce ifade ettiğim gibi. Diyor ki bana bir bebek verin diyor. Birde üzerine yazın ne istiyorsunuz kumarbaz mı, rahip mi, rahibe mi, bilim adamı mı, hırsız mı? Ben onları bu hale dönüştüreyim diyor. Kursiyer Ö: Ben uzun metraj film yazacaktım bir tane hocam. Tahir Özakkaş: Evet. Kursiyer Ö: Başkanın çocuğu oluyordu ve iddiaya giriyordu iki kişi. Ben diyor atıyorum bunu balerin yaparım, öbürü diyor bilen ne yaparım aileye.. Tahir Özakkaş: Kazın ayağı öyle değil tabii. Davranışsal katmanda yapabilirsiniz. Size gösterirler sonra ne olduğunu. Bu mümkün değil tabi. Kursiyer: Zaten anne babalarda bunu yapıyorlar çocuklarına. Tahir Özakkaş: Anne babalarda bunu yapmaya çalışıyorlar. Ama hiç yapmaya çalıştıkları şey olmuyor. Toplum mühendisleri de bir şeyler yapmaya çalışıyor. Yapmak istedikleri o toplumda olmuyor. Davranışçı Bilişsel Kuram 17