Yerkabuğu Hakkında Bilgi: Dünyamız dıştan içe veya merkeze doğru iç içe geçmiş çeşitli katlardan oluşmuştur. Bu katların özellikleri birbirinden farklıdır.dünyayı veya yerküreyi meydana getiren bu katlara jeosfer denilmektedir. Bunlar dıştan içe doğru Yerkabuğu, Manto ve Çekirdekten oluşmaktadır. Yerkabuğu deyince yerkürenin en dışta yer alan katını yani Litosfer i anlıyoruz. Yerkabuğunun ilk akla gelen özelliği hareketli olmasıdır.(depremler, toprak kaymaları vs.) Yerkabuğu stabil değil mobil özellik gösterir.yerkabuğunun bir özelliği de üzerinde kıtaların ve okyanusların yer almasıdır. Kıtalar ve okyanuslar levhalardan oluşmuştur. LİTOSFER-ASTENOSFER Litosfer bir bütün değil, irili-ufaklı levha adı verilen parçalardan oluşmuştur. Litosfer, astenosfer üzerinde süreli hareket etmektedir (ortalama 5 cm/yıl)
Yerkabuğu kimyasal ve mineralojik açıdan -Sial: Silisyumoksitçe zengin (%65-75 SiO2) ve Alüminyum oksitçe zengin ortalama yoğunluğu 2.7 gr/cm3 ve -Sima-Silisyumoksit, demir oksit ve magnezyumoksitçe Zengin ortalama yoğunluğu 2.8-3.0 olan farklı iki bölümden oluşur. Sial genellikle Kıtasal kabuğu, Sima ise Okyanusal kabuğu oluşturur. Kıtaları meydana getiren kütleler yükseklikleri oranında mantoya gömülmüştür. Okyanusal alanlarda kütleler mantoya daha az sokulmuştur. Granitik kabuğun mantoya uygulandığı basınç ile Bazaltik kabuğun uygulandığı basınç eşittir. Yerkabuğu belli bir noktadan sonra bir yoğunluk değişmesiyle kendini gösterdikten sonra bir sıçrama ile mantonun içine girmektedir. Bu olay moho kesintisi olarak ifade edilmektedir. Yerkabuğunun manto üzerinde yüzmesi daha çok yoğunlukla ilgilidir. Yerkabuğunda meydana gelen Volkanik hareketlerin kaynağı Astenosfer katıdır. Astenosferden iç katmanlara gidildikçe yoğunluk artmaktadır. Mantodan sonra gelen kısım ise çekirdek kısmıdır. Mantodan çekirdeğe geçilirken bir sıçrama ile çekirdek içine girmektedir. Buna Wichert Gutenberg kesinti yüzeyi denilmektedir. Yeryüzünden yerkabuğuna doğru yoğunluğun düzenli bir şekilde artmadığını, yalnız sıçramalarla yoğunluğun değiştiğini söyleyebiliriz.yerkabuğundan içlere
doğru gidildikçe her 33 m de ortalama 1 C sıcaklık artışı kendini göstermekedir. Bu olay daha çok mantonun üst kısım ile yerin üst kısımı için geçerli kılınmıştır. Büyük okyanusların taban seviyesindeki sıcaklığı ölçülmüş ve bu ısının 1200 C C ile 1400 C arasında değiştiği gözlenmiştir. Yeryüzü kendi ısısını güneşten aldığı halde iç kısımları kendi içinden almaktadır. Yerkabuğunda meydana gelen eprojenik ve orojenik hareketlerin birikimi olarak ta ısı meydana çıkabilmektedir. Bir diğer sebep ise yerküre içindeki radyoaktif maddelerin parçalanması sonucu ortaya çıkan enerjidir. Yerkabuğu nun Özellikleri Yerkabuğu teşkil eden yüksek alanlar genellikle hafif, alçak ve çukur alanları ise genellikle daha yoğun maddelerden meydana gelmiştir.bu durum izostosinin temellerinden birini teşkil eder. Yerin derinliklerindeki maddelerin yoğunlukları hakkında en doğru bilgileri deprem dalgalarının yer içinden geçerken yayılma hızları bakımından gösterdikleri değişiklikler vermektedir. Bir diğer ifadeyle deprem dalgalarının yayılma hızı hızı ile yoğunluk arasında bir ilgi vardır. Yerkabuğunu meydana getiren elementlerin on kadarı bu kürenin % 99,5 ni oluşturmaktadır. Bunlar içinde ise Si ve Al oksitleri yerkabuğunun 4 te 3 ünü teşkil eder. Yerkabuğunun Bileşimi. S/0 2 % 59.47 Feo % 3.82 P206 % 0.24 A/ 203 % 15.47 Nao2 % 3.86 Mno % 0.09 F203 % 3.10 K20 % 3.14 Diğerleri % 0.15 Mg0 % 3.51 H20 %1.15 Cao % 3.11 Ti02 % 0.91 Granitik kabuk çok asit karakter; Bazaltik kabuk ise daha çok bazik karekter gösteren maddelerden meydana gelmiştir. Genelllikle yerkabuğunun sıcaklığı derinlere doğru artmakla birlikte yüzey sıcaklığı bundan etkilenmez. Ekvatoral bölgede 1/- 2 metre, ılıman bölgelerde 10-15 metre, Karasal (Kontinental) bölgelerde 25 metreden sonra derinlere doğru her 33 m de bir 1 0 C yerkabuğı sıcaklığı artar. İZOSTAZİ Yerkabuğu tek bir parçadan oluşmamaktadır. Yerkabuğu çeşitli parçalara ayrılmıştır. Bu parçaların her birine şole (levha) adı verilir. Bu parçaların bileşimleri, yoğunlukları, derinlikleri ve kalınlıkları birbirinden farklı özellikler gösterirler. Yerkabuğu bir mozaik manzarası gösterir. Bu mozaik yapının belirmesinde faylarla birbirinden ayrılmış yer kabuğu bloklarının (şolelerin) o bölgedeki kalınlığı
veya yüksekliği, yoğunluğu ve kimyasal bileşimi etkili olmaktadır. Kalınlıkları, bileşimleri ve yoğunlukları farklı olan bu çok çeşitli bloklar (şoleler), yerin derinliklerinde bir denge halinde bulunmaktadır. Bir diğer ifadeyle, bu blokların manto içinde uygulamış oldukları basınç belli bir derinlikte dengelenmekte veya eşitlenmektedir. İşte bu dengeye İzostatik denge adı verilir. Bu dengeye ortalama 40-50 km. derinlikte (izostatik denge seviyesi ) erişilmektedir. Yeryüzünü teşkil eden büyük bloklar (Şoleler) yükseklikler oranında mantoya gömülmüşlerdir.yerkabuğunu oluşturan Şolelerin yoğunluklarıda bu gömülmeyi etkiler. Yerkabuğunu oluşturan levhalar ne kadar hafif ise o oranda mantoya gömülecektir. levhaların manto içerisine girerek basınçlarının eşit olduğu bir denge varki buna İzostatik denge yüzeyi adı verilir. Yerkabuğundaki bütün iç ve dış olaylar sonucunda meydana gelen değişmeler İzostatik denge konusu ile giderilmeye çalışılmıştır. Buzullaşma ve erime, Mağma birikimi, aşınma ve birikme olayları izostatik dengenin değişmesine neden olur.
Yükselme