İHYÂU ULÛMİ'D-DİN İMAM-I GAZÂLÎ TERCEME: HARUN ÜNAL VİRDLER KİTABI GÜNDÜZLERİN VE GECELERİN İHYASININ FAZİLETİ
ÇELİK YAYINEVİ Virdler Kitabı - İmam-ı Gazali ISBN: 978-605-5094-95-9 Yayın Danışmanı Zekeriya Çelik Mizanpaj Çelebi Şenel Kapak Tasarım Yunus Karaaslan Baskı-Cilt: Şenyıldız Yayıncılık Hediyelik Eşya ve Tekstil San. Tic.Ltd.Şti. Gümüşsuyu Cad. No.3 K.2 Topkapı/İSTANBUL Tel: 0 212 483 47 91 Sertifika No: 11964 ÇELİK YAYINEVİ Ticarethane Sk. No: 19 Cağaloğlu - İstanbul Tel: +90 (212) 511 28 11 (pbx) Faks: +90 (212) 511 28 12 www.celikyayinevi.com
İHYÂU ULÛMİ'D-DİN İMAM-I GAZÂLÎ TERCEME: HARUN ÜNAL VİRDLER KİTABI GÜNDÜZLERİN VE GECELERİN İHYASININ FAZİLETİ
İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 7 BİRİNCİ BÖLÜM Virdlerin Faziletleri...11 VİRDLERİN SAYI VE TERTİBİ...20 1. Duâlar... 33 2. Zikirler... 35 3. Kıraat (Kur an okuma)...40 4. Tefekkür...45 Gündüzün İkinci Virdi...50 Gündüzün Üçüncü Virdi... 53 Gündüzün Dördüncü Virdi... 57 Gündüzün Beşinci Virdi... 59 Gündüzün Altıncı Virdi... 61 Gündüzün Yedinci Virdi...63 Gecenin Virdleri...66 Uyku Adabı... 76 HALLERE GÖRE VİRDLERİN DEĞİŞİMİ... 102 İKİNCİ BÖLÜM GECELERİN İHYA EDİLMESİ... 119 Gece İbadete Kalkmanın Fazileti...127 Gece İbadetine Kalkmayı Kolaylaştıran Sebepler/Yollar... 145 Gece İbadetini Kolaylaştıran Bâtınî Sebepler... 149 Geceyi Kısımlara Ayırmak... 157 Faziletli Günler ve Geceler...164 5
GİRİŞ m Bismillahirrahmanirrahim Allah a sonsuz nimetlerinden dolayı hamd ederiz. Gönülde kibir ve korkuya yer vermeyecek bir zikirle Allah ı anarız. O na şükrediyoruz. O, dileyen zikretsin, dileyen şükretsin diye gece ile gündüzü birbirine takipçi kıldı. Hak üzere müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdiği peygamberine, gece-gündüz, sabah-akşam Allah a ibadet hususunda cehd ve gayret içinde herbiri dinin birer yol gösterici ve aydınlatıcı ışık ve yıldızı olan temiz âline ve kerîm ashabına salât olsun. Bu duâdan sonra diyeceğim şu ki; Allah Teâla, yeryüzünü kullarının yararlanabilmesi için yaratmıştır. Fakat bunun hikmeti yeryüzünün engebeli ve kuytu yerlerinde sabit olmaları ve geçici rahatı sağlamaları değildir. Belki onu bu şekliyle yaratmış olma sebebi; kullarının aslî yurtlarına götürecek yolculuklarında azık edinsinler, amel ve fazilet bakımından kendilerine hediyeler biriktirsinler, tuzak ve tehlikelerinden sakınsınlar diyedir. Ömür, bir geminin denizde seyri gibi seyreder. İnsanlar bu âlemde yolcudur. 7
Virdler/Duâlar Kitabı İlk durakları beşik, son durakları ise mezardır. Yurtlarıysa ya cennet ya da cehennemdir. Ömür, yolculuk mesafesidir. Yıllar merhaleleri, aylar fersahları, 1 günler milleri, soluklar adımları, ibadeti ise ticari eşyalar olup, zamanlar ise sermayeleri, şehvetleri ve garezleri; yol kesicileri, kârı ise; cennette hükümdar ve yüce olan Allah Teâlâ ya kavuşma feyzidir. Zararı ise; cehennemin alt katmanlarında Allah Teâlâ dan uzakta, zincirler kelepçeler ve acıklı azapla birlikte olmaktır. Soluklanmaların birinde Allah a itaat ve ona yakınlaştırıcı bir eylem dışında soluklanma gafletinde bulunan kişi sonu gelmeyen hasret ve kayıp gününde yüz çevrilenlerden olur. Bu büyük tehlike ve korkunç tehlikeyi sezenler bütün imkan ve gayretleriyle geri kalan ömürlerini Allah rızasını kazanmak için çalıştılar. Nefsin isteklerini tamamen bıraktılar. Ömrün arta kalanını ganimet bellediler. Vakitlerin tekrarına göre virdlere/duâlara ilişkin görevleri bir düzene soktular. Cebbâr olan Allah a yakınlaşmak dileğiyle gece ve gündüzleri dolu geçirmeye gayret ettiler. Bu şekilde ibadet ve duâları vakitlere ayırmak ahiret yolculuğu bilgilerinin önemli alanlarından sayıldı. Bunun sırrı iki bölümde açıklanabilir: Birinici Bölüm: Virdlerin/Duâların fazileti, gece ve gündüz içinde düzeni. İkinci Bölüm: Geceleri nasıl ihya etmeli, fazileti ve bununla ilgili konular. 1 Fersah: Çeşitli mesafelerde farklı uzunluk ölçü birimleri bulunan bir uzunluk ölçüsü. 8
BİRİNCİ BÖLÜM m
Virdlerin Faziletleri m Şüphesiz, olaylara basiret nûru ile bakan gözler, kurtuluşun sadece Allah Teâlâ ya kavuşmakta olduğunu bilir. Allah a kavuşmanın yolu ise Allah ı seven ve tanıyan bir kul olarak ölmekten geçer. Sevgi ve dostluk ise ancak sürekli sevgiliyi anmak ve buna devam etmekle olur. Marifet, yani; O nu tanımak, O nun nitelikleri ve eylemlerini/ sıfat ve fiillerini devamlı düşünmekle gerçekleşir. Varlıkta Allah Teâlâ ve eylemleri dışında bir şeyin olmadığını düşünmekle olur. Böylesi bir zikir ve düşünüş ancak dünya ve arzularını bırakmak, zorunlu ve gerekli olan dışındakinden sakınmakla sürdürülebilir. Bütün bunlarsa ancak gece ve gündüz vakitlerini zikir ve fikir vazifeleriyle geçirmekle tamamlanır. Nefse bıkkınlık ve usanç gelince zikir ve fikirden belirli biri üzerine devam etmeye tahammülü kalmaz. Bir tek üslup üzere gidip gelince üzerine usanç ve ağırlık çöker. Allah Teâlâ, nefis kendisi usanmadıkça onu bıktırmaz. Nefse bir zikirden diğerine, bir çeşidinden başka bir çeşidine her vakte uygun olarak intikal 2 etme lütfunda bulunur. Bu şekilde intikalle yaptığı işten daha fazla zevk almasını sağlar. Zevk almakla da ilgisi artar. 2 İntikal: Birinden diğerine geçirme. 11
Virdler/Duâlar Kitabı İlgisinin devamı ile alışkanlığı devam eder. Bunun için virdler/duâlar çeşitli kısımlara ayrılır. Böylece zikir ve fikir bütün vakitleri hatta tamamını anmak, düşünmekle geçer. Şüphesiz nefis doğası gereği dünya zevklerine eğimlidir. Mesela, kul zamanının bir kısmını dünyevî işlere ve mübah zevklere/şehvetlere ayırıp diğer kısmını da ibadetlere ayırırsa dünyaya eğimli tarafı rahatlamış olur, bunun sebebi nefsin kendi doğası gereği dünyaya olan düşkünlüğüdür. Bu durumda zaman ayırma eşitlenmiş olur. Bu eşitlenmeyse hiçbir zaman aynı değerde olmaz. Çünkü iki taraftan biri olan nefsin doğası bir tarafa tercihlidir. Çünkü zahir ve batın dünya işleri hususunda birbirine destek olup kalbi sırf ona istekli hale gelerek diğerinden soyutlanmaktadır. İbadetlere ve sorumluluğa cevap vermeye gelince gönül samimiyetini ve huzurunu ona havale etmez. Ancak vakitlerinin bir kısmını bunun için ayırır. Hesapsız cennete varmak isteyen, vakitlerini Allah a itaat ile harcasın. İyiliklerinin ağır gelmesini, hayır terazisinin ağır gelmesini dileyen zaman ve vaktinin çoğunu Allah a itaat ve ibadetle doldursun. Biri salih amel diğeri kötü iş şeklinde karışık davranırsa hali tehlikelidir. Ama umut/ reca kesilmez. Af ise Allah ın kereminden beklenir. Umulur ki Allah hazinesinden ve bağışıyla onu yüceltir. İşte bunlar basiret nûru ile bakanlara görünenlerdir. Buna ehil değilse Allah ın Resulüne hitabına baksın ve oradan iman nûrunu edinsin. Allah Teâlâ kullarından kendisine en yakın olanlarına ve yanında derece olarak en yüksek olanlarına şöyle der: 12
İmam-ı Gazâlî ب ك و ت ب ت ل ا ل ي ه اسم ر واذ ك ر حا سب ط و يال ٧ ا ن ل ك ف ي الن ه ار ت ب ت يال ٨ Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyeti var. Hem Rabbinin ismini an. Ve her şeyden kesilerek O na yönel. 3 ف اس ج د ل ه م ن ل ال ي ا ص يال 25 و ك ب ك ر ة و م اس ر ب و اذ ك ر و س ب ح ه ال ل ي ط و يال 26 Sabah akşam Rabbininin adını an (sabah, öğle ve ikindi namazlarını kıl). Gecenin bir kısmında da O na secde et (akşamla yatsı namazlarını kıl). Bir de O nu geceleyin uzun bir süre tesbih et (teheccüd namazı kıl). 4 ك ق ب ل ط ل وع الش م س ح ب ح م د ر ب ب ر ف اص ع ل ى م ا ي ق ول ون و س ب ا د ب ار الس ج ود 40 ف س ب ح ه و و م ن ل ال ي وب ق ب ال غ ر 39 و ل O halde onların laflarına karşı sabret de güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbini hamd ile tesbih et! (Sabah, öğle ve ikindi namazlarını kıl!). Bir de gecenin bir kısmında ve secdelerin arkasında onu tesbih eyle. 5 و اصب ر ل ح ك م ر ب ك ف ا ن ك ب ا ع ي ن ن ا و س ب ح ب ح م د ر ب ك ح ين ت ق وم ا د ب ار الن ج وم 49 ف س ب ح ه و 48 و م ن ل ال ي 3 Müzemmil, 73/7-8. 4 İnsan, 76/25-26. 5 Kaf; 50/39-40. 13
Virdler/Duâlar Kitabı 14 Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen, bizim nezaretimizdesin. Kalktığın vakit Rabbine hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısmında ve yıldızların battığı sırada dahi tesbih eyle. 6 م ق يال ٦ ا ق و ن اش ئ ة ال ي ل ه ي ا ش د وط ا و ا ن Muhakkak ki geceleyin uykudan kalkan, tesir yönünden daha kuvvetli, okumak yönünden daha mazbuttur. 7 ك ق ب ل ط ل وع الش م س ح ب ح م د ر ب ب ر ف اص ع ل ى م ا ي ق ول ون و س ب ح و ا ط ر اف الن ه ار ل ع ل ك ق ب ل غ ر وب ه ا و م ن ا ن ائ ال ي ل ف س ب و ت ر ض ى 130 O halde, onların dediklerine sabret. Güneş doğmadan önce de batmadan önce de Rabbine hamd ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki, rızaya nail olasın. 8 و ا ق م الص ل وة ط ر ف ي الن ه ار و ز ل فا م ن ال ي ل ا ن ال ح س ن ات ي ذ ه ب ن ات الس ي ذ ل ك ذ ك رى ل لذ اك ر ين 114 Gündüzün iki tarafında (yani sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin gündüze yakın saatlerinde (akşamla yatsı zamanında) namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz ki (beş vakit namaz gibi) iyi ameller (küçük) 6 Tur; 52/48-49. 7 Müzemmil, 73/6. 8 Taha, 20/130.
İmam-ı Gazâlî günahları giderir. Bu, düşünen (ve laftan anlayan) lara bir nasihattir. 9 Sonra bak, kullarından kazananları nasıl ve neyle nitelemiş Allah Teâlâ! ح م ة و ي ر ج وا ر ة ر ا م ن ه و ق ان ت ا ن اء ال ي ل س اج دا و ق ائ ما ي ح ذ ر ال خ ا ل مون وال ذ ين ل ي ع ل م ون ا ن م ي ت ذ ك ر ر ب ه ق ل ه ل ي س ت و ي ال ذ ين ي ع ا و ل وا ال ل ب اب ٩ Yoksa o gece saatlerinde kalkıp secdeye kapanan, kıyamda duran, daima vazifesini yapan, ahiretten sakınan ve Rabbinini rahmetini uman kimse (asi kafir gibi) olur mu? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak temiz akıl sahipleri (düşünüp öğüt alır) anlar. 10 ما و م ط م عا م خ وفا و ب ه ال م ض اج ع ي د ع ون ر ت ت ج اف ى ج ن وب ه م ع ن ر ز ق ن اه م ي ن ف ق ون 16 Yanları yataklardan uzaklaşır; korku ve ümit ile Rablerine duâ ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan (hayra) sarf ederler. 11 جدا و ق ي اما 64 س وال ذ ين ي ب يت ون ب ل ر ه م Onlar ki, Rablerine secde ediciler ve kaimler olarak (namaz kılarak) gecelerler. 12 9 Hud, 11/114. 10 Zümer, 39/9. 11 Secde, 32/16. 12 Furkân, 25/64. 15
Virdler/Duâlar Kitabı ار س ح ه م ب ال ون 17 و ا ي ه ج ع ك ان وا ق ل يال م ن ال ي ل م ون ي س ت غ ف ر 18 16 Onlar, gecenin pek azında uyurlardı. Sabahın erken saatlerinde onlar istiğfar ederlerdi. 13 سون و ح ين ت ص ب ح ون 17 ح ف سب ان الل ح ين ت م O halde, akşamladığınız ve sabahladığınız vakit, Allah ı tesbih edin (akşam, yatsı ve sabah namazlarını kılın). 14 ما ي ي ر يد ون و ج ه ه ش وال ع م ب ال غ دوة ب ه د ت ط ر ال ذ ين ي د ع ون ر و ل ي ء ع ل ي م م ن ش ساب ك ه ا م ن ح ء وم ي ساب ه م م ن ش ك ع ل ي م ن ح ف ت ط ر د ه م ف ت ك ون م ن الظ ال م ين 52 Rablerinin rızasını dileyerek sabah akşam O na duâ edenleri yanından kovma. Sana onların hesabında bir şey yok; onlara da senin hesabından bir şey yoktur ki; onları (biçareleri) kovup da (ama) zalimlerden olma. 15 İşte bütün bunlar sana, Allah a giden yol; vakitleri kontrol etmek ve devamlı olarak virdler ve zikirlerle o vakitlerin tamirine çalışmaktır. Bu sır üzerine Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurur: و ال ظ ل ة س و ال ق مر»أ ح ب ع ب اد الل ا ل ى الل ال ذ ين ي ر اع ون الش م ل ذ ك ر الل ت ع ال ى«13 Zâriyat, 51/17-18. 14 Rum, 30/17. 15 Enâm, 6/52.
İmam-ı Gazâlî Allah ın kullarından Ona en sevgili olanları Allah ı anmak için güneş, ay ve gölgeleri gözetleyenlerdir. 16 Ve Allah Teâlâ şöyle buyurur: ال ق مر ب ح س ب ان ٥ و س ا لش م Güneş ve ay hesapla hareket ederler. 17 ل ن ا ل ه ساك نا ث م ج ع ل و ش اء ل ج ع و د الظ ل ا ل م ت ر ا ل ى ر ب ك ف ك ي م ضا ا ل ي ق ب ي س يرا ٦٤ الش م ه س ع ل ي د ل يال ٥٤ ث م ق ب ض ن اه ن ا Rabbinin (işine) bakmaz mısın? (Fecirle güneşin doğuşu arasındaki) gölgeyi nasıl yaymıştır? Dileseydi, elbet onu sabit yapardı. Sonra biz, güneşi onun üzerine bir delil yaptık (güneş olmasa gölge bilinmez). Sonra (güneş doğunca) biz, onu azar azar kendimize doğru alırız. 18 ر ج ون ال ق د يم 39 ن از ل ح ت ى ع اد ك ال ع و ال ق مر ق د ر ن اه م Ay a da menziller takdir ettik. Nihayet (son menziline) döner, eski hurma salkımı gibi eğri olur! 19 وال ب ح ر ظ ل مات ال ب ر ب ها ف ي ل ت ه ت د وا ه و ال ذ ي ج ع ل ل ك م الن ج وم و ل مون 79 ي ع ل ق و م ق د ف ص ل ن ا ال ي ات Karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan 16 Hadis: Taberanî nakledip İbn-ü Ebî Avfa nın Allah ın kullarının en hayırlısı lafzıyla rivayet ettiği hadisten isnat bakımından daha sahihtir, dedi. 17 Rahman, 55/5. 18 Furkan, 25/45-46. 19 Yâsîn, 36/39. 17
Virdler/Duâlar Kitabı O dur. Gerçekten biz, bu alametleri, bilenler için beyan ettik. 20 Güneş ve ayın bir hesap üzere seyrinden maksat; sadece düzenli bir manzumenin varolması olmadığı gibi, ışık ve yıldızların yaratılmasında da maksat sadece dünya işlerinde yardımcı olsunlar diye değildir, bunu mutlaka bil. Aksine bunların yaratılışından gaye, vakitlerin takdirinin bilinmesi ve bilindikten sonra da o vakitler içinde Allah ın emirlerini yerine getirmek ve ahiret için ibadetle meşgul olmaktır. Allah Teâlâ nın şu sözü seni bu anlama götürmektedir: و ه و ال ذ ي ج ع ل ال ي ل و الن ه ار خ ل ف ة ل م ن ا ر اد ا ن ي ذ ك ر ا و ا ر اد ش ك ورا 62 18 Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenler için geceyle gündüzü birbiri ardına getiren yine O dur. 21 Yani birini diğeri ardında getirtmektedir ki kişi birinde kaçırdığını diğerinde elde etsin. Bunun da sadece zikir ve şükür maksadıyla olduğunu, başka bir gaye gütmediğini açıklamaktadır. Yüce Allah buyurur: ار ل ن ا ا ي ة الن ه و ج ع ل ال ي ف م ح و ن ا ا ي ة ن ا ي ت ي ار والن ه ل ال ي ل ن ا و ج ع ساب ل موا ع د د الس ن ين وال ح ل ت ع و ب ك م ة م ب ص ر ل ت ب ت غ وا ف ض ال م ن ر ء ف ص ل ن اه ت ف ص يال 12 ي و ك ل ش Biz gece ile gündüzü (kudretimize) iki alamet yaptık. Sonra gece alametini silip (giderip) Rabbinizden 20 En âm, 6/97. 21 Furkân, 25/62.
İmam-ı Gazâlî (geçim için) bir lütuf aramanız ve yılların sayısını, vakitlerin hesabını bilmeniz için gündüzün alametini aydınlık yaptık. Biz, her şeyi yerli yerince beyan ettik. 22 Şüphesiz arzulanan fazl-ı ilahi sevap ve mağfirettir. Allah tan güzel başarı ve hoşnutluğunu dileriz. 22 İsrâ, 17/12. 19
VİRDLERİN SAYI VE TERTİBİ m Gündüz virdleri yedi tanedir. Sabahın doğuşundan güneşin doğuşuna kadar bir vird. Güneşin doğuşundan zevale kadar iki vird. Zevalden ikindi vaktine kadar iki vird. İkindiden güneş batıncaya kadar iki olmak üzere bir günün gündüzünde yedi vird vardır. Gece dört virde bölünür. İki vird akşamdan uyku saatine kadar, iki vird de gecenin son yarısından fecrin doğuşuna kadar. Şimdi her virdin faziletini, görevini ve ilişkili şeyleri açıklayacağız. Gündüzün Virdleri: Birinci vird: Sabahın doğuşundan (fecrin doğuşundan) güneşin doğuşuna kadar olan vakittir. Bu vakit değerli ve şerefli bir vakittir. Değerine ve faziletine Allah ın üzerine yemin etmesi kanıttır: ت ن ف س 18 و الص ح ب ا ذ ا Ağardığı vakit, sabaha yemin ederim ki 23 23 Tekvir, 81/18. 20
İmam-ı Gazâlî Yine Allah (c.c) şöyle buyurur: ال ق مر ح سب انا ذ ل ك و س س ك نا والش م ل ل ال ي و ج ع صب اح ف ال ق ال ل يم 96 ز يز ال ع ت ق ير د ال ع Sabahı (gece karanlığından) yaran O dur. Geceleyin istirahat için, güneşle ay ı da vakitlerin hesabı için yaratmıştır. İşte, bütün bunlar güçlü, bilici Allah ın takdiridir. 24 ب ب ر ال ف ل ق ١ م ن ش ر م ا خ ل ق ٢ و م ن ش ر ق ل ا ع وذ ٣ و م ن ش ر الن ف اث ات ف ي ال ع ق د ٤ و م ن و ق ب غ اس ق ا ذ ا ش ر ح اس د ا ذ ا ح س د ٥ De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı bastığı vakit gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen (büyücü) kadınların şerrinden; bir de hased ettiği (hasedinin gereğini yaptığı) vakit, kıskancın şerrinden sabahın Rabbine sığınırım. 25 Allah (celle celâluhu): ضا ا ل ي ق ب ي س يرا 46 ث م ق ب ض ن اه ن ا Sonra (güneş doğunca) biz, onu azar azar kendimize doğru alırız. 26 buyurarak gölgeyi çekişiyle kudretini izhar eder. Sabah gecenin gölgesinin çekildiği güneşin nûrunun yayıldığı ve insanların onda tesbih etmeye yönlendirildiği vakittir. 24 En âm, 6/96. 25 Felâk, 113/1-5. 26 Furkân, 25/46. 21
Virdler/Duâlar Kitabı Şöyle ki: سون و ح ين ت ص ب ح ون 17 ح ف سب ان الل ح ين ت م O halde, akşamladığınız ve sabahladığınız vakit, Allah ı tesbih edin (akşam ve yatsı ve sabah namazlarını kılın). 27 ك ق ب ل ط ل وع الش م س ح ب ح م د ر ب ب ر ف اص ع ل ى م ا ي ق ول ون و س ب ح و ا ط ر اف الن ه ار ل ع ل ك ق ب ل غ ر وب ه ا و م ن ا ن ائ ال ي ل ف س ب و ت ر ض ى 130 O halde, onların dediklerine sabret. Güneş doğmadan önce de batmadan önce de Rabbine hamd ile tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki, rızaya nail olasın. 28 ve م اس ر ب ك ب ك ر ة وا ص يال 25 و اذ ك ر Sabah akşam Rabbinin adını an (sabah, öğle ve ikindi namazlarını kıl). 29 buyurur. Evrâdın Tertibi Mümin uykudan uyanacağı bir zaman belirlemeli. Uyandığı zaman da Allah ın zikriyle başlayıp şöyle demesi gerekir: Bizi öldürdükten sonra diriltene hamdolsun. Dönüş O nadır. 27 Rûm, 30/17. 28 Taha, 20/130. 29 İnsan, 76/25. 22
İmam-ı Gazâlî Elbisesini duâyla giysin. A llahümme kesevtenî hâzessevbe felekelhamdü, es elü ke min hay ri hî ve hay ri ma su nia le hû ve Eû zü bi ke min şer ri hî ve min şer ri ma sü nia le hü/a llah ım! Bu elbi se y i giymey i Sen bana nasip eyledin. Bun dan do la y ı Sana hamdolsun. Sen den, giy di ğim bu el bi se nin hak k ım da ha y ır ge tir me si ni, han gi amaçla yapılmışsa bunun da hay r ını di le rim. Al lah ım! Bun dan do la yı ge le bi le cek kö tü lük ten ve han gi amaç la ya pıl mış sa bu nun da kötülüğünden Sana sığınır ım. 30 Elbiseyle Allah ın emrine uyarak avret mahallini örtmeye niyetlensin. Riya ve gösterişsiz Allah a ibadete yardımcı olması niyetiyle giyinsin. İhtiyacı varsa tuvalete gitsin. Önce sol ayağını atsın. Sonra sünnet üzere misvak kullanarak ağzını temizlesin. Sünnetlerin tümüne uyarak abdest alsın. Abdestini alınca iki rekât sabah namazı sünnetini evinde kılsın. 31 Allah ın elçisi (sallallahu aleyhi vesellem) böyle yapardı. Bu iki rekâtı ister evinde ister mescidde kıldıktan sonra İbn-i Abbas ın (radıyallahu anh) rivayet ettiği şu duâyı sonuna kadar okur: A l la h ı m! K en d i siy le k â l bim i n doğr u yolu bulabilec eğ i bi r r a h me t i k a t ı n d a n i s te r i m. Dağ ın ı kl ığ ım ı topa rlay ac a k, dü zen siz li ğ i mi dü ze ne so k ac a k ra hmet ini diler im. Fitneler in b en den u z a k la ş ma sı n ı, d in im i n ı slâh ın ı sa ğlay a n kerem in i 30 Ebû Dâvûd rivâyet etmiştir. Ayrıca hasen olarak Tirmizî rivâyet etmiştir. Ebû Saîd Hudrî den, el-yevm Velleyle de Nesaî rivâyet etmiştir. 31 Evde kılınan iki rekât sabah namazı, hadisi. Hafsa hadisinden muttafak aleyhtir. 23
Virdler/Duâlar Kitabı d i le r i m. K a y ıp la r ı m ı kont rol a lt ına a labilec eğ i m, haz ı r ola n iy i l i k le r i m i ken d i siy le y ü kseltebilec eğ i m i hsân ın ı d iler i m. Böy le ce ame li ar ın dı ra cak, y üzümü a klaşt ıraca k, bana doğr u yo lu mu i l hâ m e de c ek ve b en i her t ü r köt ülü kten muhâfaz a al tı na ala cak ko run ma nı, hidâyetini isterim. Al lah ım! Ba na dü rüst bir îmân, son ra sı kü für ve in kâr ol ma yan ke sin inanç an la mın da bir îmân is te rim ki, bu sâye de hem dün ya ve hem âhi ret ha ya tın da Se nin cö mertli ği nin şe re fi ne ere yim di lerim. A l la h ı m! Hü k ü m ve r i le c e ğ i sı r a d a S en den k u r t u lu ş bek le rim, şehîdlerin ma kamını dilerim. Mutlu ve saîd kulla r ı n ı n y a ş a n t ı sı n ı i s te r i m. D ü şma nlar ına k a r şı ü s t ü n lü k ve pey gam ber le ri ne ar ka daşlık dilerim. Al lah ım! Hâce ti mi ve derdimi sâdece Sana bildiriyo - r u m. Her ne k a d a r gö r ü şü m z ay ı f, ç ık ı ş yollar ı m a z a l m ı ş, ame lim de kı sır ise, ben o ka dar se nin rah me ti ne muh tâcım. Ey her şe ye ve her işe ye ten Rab bim! Ey gö ğüs le re şi fâ d a ğ ı t a n A l la h ı m! Na sı l k i sen, den i zlerde fa rkl ı t atla rd ak i sula r ı bi rbir i ne k a r ı ş ma ma sı n ı sa ğ l ı yor sa n, b e n i de Sa î r de n i len ve o t u t u ş t u r u l mu ş c ehennem a z âbın ı n ate şi nden ko ru ma nı is te rim. He lâk edi ci dâ vet ten ve ka bir fit ne sin den kur tul ma yı Sen den bek li yorum. Al lah ım! Ak lı mın ere me di ği ve çözemediğim şeyi, yapmasın da za yıf kal dı ğım hiz met ve ame li, ni ye ti min ula şa ma dı ğı ve ar zu mun ere me di ği şe yi Sen den diliyorum. Evet, kullar ı n d a n bi r i le r i ne va ad e t t iğ i n hayr ı vey a y ar att ı klar ı nd a n bi r i si ne ver d i ğ i n iy i l i ğ i d i l iyor u m. A rz u m ve i steğ i m o du r. Ey Âlem le rin Rab bi, iş te ben onu istiyorum. Niyetim ve is - tek le rim on la ra ula şa mazsa da, onları diliyorum. Al lah ım! Bi zi doğ ru yu bu lan ve baş ka la rı na da doğr u y u gö s te ren lerden e y le. Biz i sapa nla rd a n ve ba şk alar ın ı 24
İmam-ı Gazâlî d a ha k t a n sap t ı r a n la r d a n k ı lma. Biz i dü şma nlar ına sa va ş aç a n, şe r i ât ı n ı y a ş a y a n do stlar ına bar ı şla y a k la ş a n la r d a n kıl. Sa na olan sev gi miz le, ya rat tı ğın kim se ler den Sa na itâ at e den le r i se ve l i m. Ya r at t ı klar ı nd a n Sana k a rşı gelenlere de düş man lık yap mak is te riz. A l la h ı m! İ ş te bu, b e n i m y ak ar ışı m ve du â md ı r. K a bu l et mek Sen den dir. Rab bim! İşte bu benim gayretim ve çabam dır, an cak da ya nak ve gü ven Sen sin. He pi miz Al lah içiniz ve O na dö ne ce ğiz. Güç, kuv vet ve kud ret sa de ce Yü ce ler Yü ce si Al lah ın dır. O, en mu az zam ve şid det li güç sâ hi bi dir. En doğ ru emir ve yol O nun gös ter di ği dir. Al lah ım! O teh dit g ü nü n den g ü ven c e i s te r i m, o eb ed î ola n g ü nde S en i gören mu kar reb kul la rın la bir lik te cen ne ti ni is te rim. Ki on lar, pek çok rü ku eden ler ve sec de de bu lu nan lar dır. Hem on lar sözle ri ni de tu tan lar dır. Ger çek ten Sen çok esir ge yen, kul la rı nı kol la yan ve ay nı za man da dilediğini yapansın. Al lah ım! Sen mü nez zeh sin, Se ni tak dîs ve tenzîh eder i m. S en i z z e t el bi se si n i g iyd i n ve hep şe ref ve say g ı n l ı ğ ı emir bu yur dun. Al lah ım! Sen her tür lü ek sik lik ten uzak sın. Çün kü, Sen aza met ve ke ra met le lü tuf ve ikrâmda bulunansın. Al lah ım! Sen her tür lü ek sik lik ten be ri sin. Ey tes bih sa de ce ken di si için lâ yık ve ge rek li olan Rab bim! Sen çok Yü ce sin, se ni tenzîh ede rim. Ey fa zî let ve bol ni met, ih sân ve ke rem sâ hi bi Rab bim! Se ni tak dîs ede rim. Ey iz zet ve ke rem sâhi bi Rab bim! Se ni tenzîh ede rim. Ey her şe yi il miy le bi len ve sa yan Rab bim! Sen çok Yü ce sin, se nin üzer inde bir y üce varlık yoktur. Al lah ım! gön lüm de nûr is te rim, kab rim de nûr ve ay dın lık i s te r i m, k u la k la r ı m doğ r uy u d i nleyerek nû rla nsı n i ster i m, göz le r i m ha k k ı ve doğ r u y u görerek göz nûr u m ayd ı nla nsı n d i le r i m. Saç la r ı m ı n se n i n uğ r u n d a nû r la n ma sı n ı d i le r i m. 25
Virdler/Duâlar Kitabı Te n i m i n S e n i n yo lu n d a ayd ı nlan ıp nu rla nmasın ı d i ler i m. Et le ri min nur lan ma sı nı, kanımda senin ilahî nûrunun do - la ş ma sı n ı i s te r i m. Ke m i k ler im i n S en i n nû r u nla g üçlenerek ibâ det ede bil me mi is te rim. Önümün Senin hidâyetinle nûrlan ma sı nı, ar kam da Se nin İlâ hî nûru nun var lı ğı nı, sa ğım da S e n i n nû r u nu ve so lu m d a S en i n nû r unu d iler i m R abbi m! Al lah ım! Nûru nu, hem de ar tır mak su re tiy le nûru nu is te rim. Ar tır nûru nu Rab bim! Ba na nûr ver is te rim. Be ni bü tü nüy le nû r i le k u ş at ma n ı d i le r i m. 32 Sonra mescide gitmek üzere evden çıkar. Mescide çıkış duâsını unutmaz. Câmi ve mescide gitmek için evden çı kar ken şöy le duâ e d i l me l i d i r: 32 Tirmizî rivâyet etmiş ve ğariptir demiştir. Ancak buradaki farklıdır. Bu farklılıklar Taberanî nin Duâ kitabında yer almaktadır. 26
İmam-ı Gazâlî Al lah ım! Kal bi me nûr in dir, di lim den nûr söy let, kula k la r ı ma nû r u d i n let. G özler ime doğr uy u, ayd ı nl ığ ı göster. Ar dımda nûru bı rak, önü mü nûr lan dır. Üs tüm den de ayd ı n l ı ğ ı n ı ve nû r u nu e si r geme. 33 Ayr ıc a ş öy le de du â e d i l i r: A l la h ı m! S e n i n ü z e r i n de ha k k ı ola n ve bu ha k la i s teyenler i n ad ına S en den i ste r i m. Şu an da Sa na doğ ru yü rü yüp ge len adım lar adı na Sen den be ni ko ru ma nı di le rim. Ben çı kar ken, her han gi bir kö tü niye t le ve y a bi r şı ma r ı k l ı k e d âsıyla, bi r gö ster i ş ma ksad ıyla, duy su n la r ve gör sü n ler d iye ç ı kmad ı m. S en i n gaz abı nd a n sa k ına r a k e v i m den ç ı k t ı m. S e n i n r ı z â n ı ve ho ş nut luğ u nu k a z a n ma k iç i n ç ı k t ı m. S enden d ileğ i m, b e n i c e hen nem ate şin den ko ru man, günâhları mı da ba ğış la man dır. Çün kü g ü nâ h la r ı S en den ba ş k a k i mse bağ ı şlay ama z. A nc a k S en ba ğ ı ş la r sı n, R ab bi m! 34 Ki şi, her han gi bir ih ti yaç için evinden çıkınca şöyle de - me l i d i r: Al lah ın adıy la evim den ay rı lı yo rum. Rab bim, zul metmek ten, zul me uğ ra mak tan, câ hil ce dav ran mak tan ve ba na k a r şı c â h i l c e d av r a n ı l ma kt a n Sana sığ ın ır ı m. 35 Bi s m i l la h i rr a h mâ n i r r a h î m, L â havle velâ k uvvete i llâ bi l la h i l-a l iy y i l-a z î m. Bi sm i llah i ettek alanü A l la h/r a hmâ n ve Ra hîm olan Al lah ın adıy la. Al lah ın gü cü ve kud re ti üzer i n de h iç bi r g üç ve k ud re t yokt u r. A lla h y üc eler y üc esid i r ve en u lu du r. A l la h ı n ad ıyla, A lla h a d ay an ıp g üvend i m. 36 33 İbn Abbas tan Buhârî ve Müslim rivâyet etmiştir. 34 Hasen bir isnadla Ebû Saîd Hudrî den rivâyet olunmuştur. 35 Üm mü Se le me den Ebû Dâ vûd ri vâyet et miş tir. Ay rı ca İbn Mâce, Ne saî ve Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî, hasen sahîh diyor. 36 Ebu Hüreyre den İbn Mace rivayet etmiştir. Hadis zayıftır. 27
Virdler/Duâlar Kitabı K i şi, c â m i ye y a d a me s c i de u la ş t ı ğ ı n d a, t a m me s c ide gi re ce ğin de şu duâyı oku ma lı dır: Al la hüm me sal li alâ Muham med in ve alâ al-i Muhammed in ve selleme. Allâhümme ğ f i r l î c â m ia z ü nû bî vef t a hl î ebvâb e r a hmet ike/a lla h ı m! Mu ham med e ve Mu ham med in ehl-i bey ti ne sa lât ve se lâm ol sun. Al lah ım! Tüm günâhları mı ba ğış la. Be nim için rahme t i n i n t ü m k a pı la r ı n ı aç. 37 28 Al lah ım! Ka tın dan kal bime yol gösteren ve hakka yö - nel ten bi r r a h me t ver me n i i ster i m... 38 Namaza hızlı adımlarla değil vakarla ve sükûnetle yürüyerek gider. 39 Bu hususta haber vardır. Parmaklarını birbirine geçirmesin. Mescide girince sağ ayağını mescide giriş duâsıyla atsın. Müsait görürse mescidin ilk safına geçsin. İnsanların omuzları üzerinden geçmesin ve izdihama sebep olmasın. Sonra evinde kılmamışsa sabahın iki rekât sünnetini kılsın. Ardından duâlarla meşgul olsun. Sabahın sünnetini kılmışsa iki rekât tahiyyetü'l-mescid namazını kılsın. (Şafiî mezhebine göre) 40 Sonra cemaati beklesin. En güzeli ve hoş görüleni sabah ışıyıncaya kadar cemaatle olmaktır. Allah ın elçisi (sallallahu aleyhi vesellem) sabah karanlığı bitene kadar kalırdı. 41 Genel olarak namazda cemaati terk etmek uygun 37 Tirmizî ve Hz. Fâtıma dan İbn Mâce rivâyet etmiştir. Tirmizî, hasen olduğunu söylemektedir. İsnadı muttasıl değildir. Ebû Humeyd veya Ebu Useyd den Müslim rivayet etmektedir. Ayrıca, Ebû Dâvûd rivâyet etmiştir. Lafızlar farklıdır. 38 Bu hadîs duâ bölümünde de geçti. 39 Sükunetle namaza gitme hadisi. Ebû Hureyre hadisinden Muttafak aleyhtir. 40 Hanefilerde Sabah namazı vaktinde nafile ibadet olarak sabahın sünnetinden başka namaz kılınmaz. Ancak kaza namazı kılınır. 41 Sabah ışıyıncaya kadar hadisi. Hz. Âişe hadisinden Muttafakun aleyhtir. (Hanefilerde güneş doğmadan biraz öncesine kadar tehiri daha makbuldür.)
İmam-ı Gazâlî olmaz, özellikle de sabah ve yatsı namazlarında. Bu iki vaktin fazlasıyla fazileti vardır. Enes b. Malik (radıyallahu anh) Allah ın Resulünden rivayet eder: 42 Sabah namazı için şöyle buyurur: الص ال ة ك ان ل ه ب ك ل ل ي ص ل ي ف يه س ج د ال م ج ه إ ل ى ت و»م ن ت و ض أ ث م ح ي خ ط و ة ح س ن ة وم ص ل ى أ مث ال ه ا ف إ ذ ا ع ن ه س ي ئ ة وال ح س ن ة ب ع ش ر ث م ف ان صر ع ن د ط ل وع الش م س ك ت ب ل ه ب ك ل ش ة ع ر ف ي ج س د ه ك ت ب ك ع الض ح ى ل س ح ت ى ي ر ان ق ل ب ب ح ج ة م ب ر ور ة ف إ ن ج ح س ن ة و ة أ ل ف ا أ ل ف ح س ن ة و م ن ص ل ى ال ع ت م ة ف ل ه م ث ل ذ ل ك ل ه ب ك ل ر ك ع ة «ور مب ر ة ب ع مر ان ق ل ب و Kim abdest alır sonra namaz kılmak için mescide yönelir, orada namazını kılarsa, o kimsenin her adımı için bir sevap vardır. Seyyiatını 43 yok eden sevap on katıyladır. Namazı kılıp sonra güneşin doğuşunda geri dönerse vücudundaki her tüye karşılık ona bir sevap yazılır. Ve bu sevabı mebrur 44 hacca kalbedilir 45. Eğer duha namazını kılana kadar oturursa her rekât için bir milyon sevap yazılır. Kim yatsı namazını mescidde bu şekilde kılarsa o kimseye de daha önce de söylediğimiz sevabın aynısı verilmekle beraber Allah nezdinde mebrur bir umre sevabına kalbedilir. 42 Bu anlatılan biçiminde bir aslına rastlamadım. Ancak Beyhâkî nin İmân ın şubeleri nde Enes in hadisinden ve kim mağrib (akşam) namazını cemaatle kılarsa ona mebrur bir hac ve makbul bir umre sevabı vardır. şeklinde geçer. 43 Seyyiat: Kötülük, günahlar, suçlar. 44 Mebrur: Hayırlı. Makbul. Beğenilmiş. 45 Kalb etme: Değiştirme, dönüştürme. Bir halden diğer bir hale çevirme. 29
Virdler/Duâlar Kitabı Selef, fecrin doğuşundan önce mescide girerdi. Tabiinden bir adam şöyle der: Fecirden önce mescide girdiğimde Ebû Hüreyre yi gördüm. O, benden erken gelmişti. Bana şöyle dedi: Kardeşimin oğlu, niçin bu saatte evinden çıktın? Sabah namazı için dedim. Şöyle dedi; 46 Sana müjde, biz, bu saatte evden çıkışımızı mescidde oturuşumuzu Allah yolunda yapılan bir gaza derecesinde sayardık. Ve Ebû Hüreyre ardından şöyle dedi: Allah ın elçisiyle (sallallahu aleyhi vesellem) birlikte yapılan bir gaza gibi sayardık. Hazreti Ali (radıyallahu anh) den gelen rivayette ise şöyle anlatılır: 47 Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) geceleyin ona geldiğinde O ve Fatıma (radıyallahu anh) uyumaktaydı. Resulullah Namaz kılmıyor musunuz? dedi. Ali: Ya Resulullah, nefislerimiz Allah ın (kudret) elindedir. Diriltmek istediğinde diriltir. dedim. Döndü gitti. Giderken dövünerek şöyle dediğini işittim: يء ج د ل 45 ن سان ا ك ث ر ش و ك ان ال İnsan ise, münakaşa etmeye her şeyden fazla düşkündür. 48 İki rekât sabah namazı sünneti ve duâsının ardından namaza kalkana kadar istiğfar ve tesbihle meşgul olmalı yetmiş defa şöyle demelidir: ه أ ت وب إ ل ي و وم»أ س ت غ ف ر الل ال ذ ي ل إ ل ه إ ل ه و ال ح ي ال ق ي 46 Bu hadisin aslına rastlamadım. 47 Bu hadis muttafekun aleyhtir. 48 Kehf, 18/54. 30
İmam-ı Gazâlî Hay ve Kayyum (her şeyi koruyan), kendisinden olmayan Allah tan af dilerim. Tövbe O nadır. Allah ı tesbih eder. Ve yüz defa da şu zikri söylemelidir: )س ب ع ين م ر ة ( و س ب ح ان الل و ال ح م د لل ول إ ل ه إ ل الل و الل أ ك ب ر ة («م ر )م ائ ة O na hamd ederim. Allah tan başka tanrı yok ve Allah en büyüktür. Sonra namazın batın ve zahir adabının tümüne uyarak farzı kılar. Namazını bitirince açıklayacağımız üzere güneşin doğuşuna kadar Allah ı zikirle meşgul olarak oturur. Zira Allah Resulü şöyle buyuruyor: ال ى ف يه م ن ص ال ة ال غ د اة إ ل ى ج ل س ي أ ذ ك ر الل ت ع»ل ن أ ق ع د ف ي م ب ع ر ق اب» ط ل وع الش م س أ ح ب إ ل ي م ن أ ن أ ع ت ق أ ر Sabah namazını kıldığım yerde güneş çıkıncaya kadar Allah ı zikretmem, benim için dört köleyi âzâd etmekten daha sevimlidir. 49 Rivayete göre Peygamberimiz sabah namazını kıldığı zaman seccadesinin üzerinde oturur, ta güneş doğuncaya kadar kalmaya devam ederdi. 50 Rivayet bazılarında ise şöyle gelmiştir; Güneş doğduktan sonra iki rekât namaz kıldı. Böyle yapmanın fazileti hakkında sayısızca hadis ulaşmıştır. 49 Ebû Dâvud, Enes den rivayet etmiştir. 50 Müslîm, Cabir bin Semurre den Tirmizî, Enes den rivayet etmişlerdir. 31
Virdler/Duâlar Kitabı Hasan-ı Basri rivayetine göre Allah ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) Rabbinin rahmetinden bahsederken bunun gibi Rabbinin şöyle söylediğini de zikrediyordu: ص ر د صال ة ال ع ع س اع ة وب د صال ة ال ف ج ر ع ن آ د م اذ ك رن ي ب»ي ا اب ما«ساع ة أ ك ف ك ما ب ي ن ه Ey Âdemoğlu! Sabah namazından sonra bir saat beni zikreyle. İkindi namazandan sonra da bir saat Bu durumda bu iki namazının arkasında (maddeten ve manen) sana kâfi geleyim. Seni korumuş olayım. 51 Bu zikrin fazileti bu şekilde bilindiği zaman kişi sabah namazından sonra oturmalı, güneş doğuncaya kadar hiç konuşmamalı, hatta en beğenilir olanı, güneş doğuncaya kadar görevi sadece şunlar olmalıdır: 1. Duâlar, 2. Zikirler, 3. Kur an okumak, 4. Tefekkür. 51 İbni Mübârek, mürsel olarak rivayet buyurmuştur. 32
1. Duâlar m Namazı selam verip bitirdikten sonra şöyle demesi uygundur: 33 ص ل ع ل ى م ح م د و ع ل ى آ ل م ح م د و س ا لل ه م ل م أ ن ت»ا لل ه م ب السال م ن ا ب ن ا ال م ح ي ر ود الس ع ك ي إ ل ي ال م و م ن ك الس الس ال م و ام و ال ك ر» ك ت ي ا ذ ا ال ج ال ل الس ال م ت ب ار د ار و أ د خ ل ن ا Ey Allah ım! Muhammed (aleyhisselam) a ve onun âline salat et. Ve onları her türlü eksiklikten emin kıl. Ey Allah ım! Sensin selâm. Sendendir selâm. Ve selâm sana dönecektir (veya dönüyor). Ey Rabbimiz! Bizi selâm ile dirilt. Bizi selâm evine (cennete) dahil et. Ey ikram ve celâl sâhibi! Sen müşriklerin dediğinden yücesin. Bu duâyı okuduktan sonra Allah Resulünün duâsının başlangıcında söylediği gibi o da şu şekilde söylenmelidir: ه اب ل إ ل ه إ ل الل و ح د ه ل ل ي ال ع ل ى ال و ال ع ي ب»س ح ان ب ر ه و ح ي ل ي م وت و ي م يت و ش ر يك ل ه ل ه ال م ل ك و ل ه ال ح م د ي ح ي ي ع مة ق د ير ل إ ل ه إ ل الل أ ه ل الن يء و ه و ع ل ى ك ل ش ب ي د ه ال خ ر ي
Virdler/Duâlar Kitabı وال ف ض ل والث ن اء ال ح س ن ل إ ل ه إ ل الل ول ن ع ب د إ ل إ ي اه م خ ل ص ين ل ه الد ين و ل و ك ر ون «ه ال ك اف ر Kullarına bolca hibede bulunan en yüce ve mutlak yücelik sahibi olan Rabbim, her türlü eksiklikten münezzehtir. Allah dan başka mâbud yok. Tektir. O nun ortağı yoktur. Mülk O nundur. Hamd O nun. O diriltir öldürür, hiç ölmeyen diri ancak O dur. Hayır O nun elindedir. O her şeye kadirdir. Allah tan başka mâbud yoktur. Nimetin ve güzel senânın sahibi ve layıkı O dur. Allah tan başka mâbud yoktur. Biz ancak O na ibadet ederiz. İtaatimizi ihlas ile ancak O na yaprız. Velev ki, kafirler böyle yaptığımızdan hoşlanmasalar dahi. 52 Bu duâları okuduktan sonra bildiği ve ezberlediği duâları okur. Hangi duâ kalbini inceltir ve hafif gelirse istediği duâyı ezberler. 52 Bezzar, Abdurrahman bin Avf tan rivayetle. 34
2. Zikirler m Bu zikirler birkaç kelimeden ibarettir. Bu zikirlerin tekrarı hakkında birçok faziletin olduğu söylenegelmiştir. Tekrarlanan zikirler ise; tekrarında fazilet bulunan kelimelerden ibaret olup burada onlardan uzun uzadıya söz etmeyeceğiz. Bunlardan her birinin en az üç veya yedi, en fazla yüz ya da yetmiş kez tekrarlanması gerekir. Ortası ise on kere tekrarlamaktır. Ama herkesin vaktinin müsaitliği ölçüsünde tekrarlanması uygundur. Fazla tekrarın fazileti fazladır. Orta dereceden maksada en uygun olanı on kere tekrardır. Devamı sağlamak için en münasibi budur. Az da olsa en hayırlı iş devamlı olandır. Çoğuna alışmak mümkün olmayan her işten azı devamlı olmak kaydıyla daha faziletlidir. Aralıklı olmakla birlikte tesir bakımından çok olanı daha etkilidir. Sürekli olup az olan işin misali; kesintisiz yere düşen yağmur damlalarıdır. Sonunda yerde bir çukur meydana getirir. Taşın üzerine bile düşse aynı tesiri yapar. Çünkü devamlıdır. Çok olup birbirinden kopuk olan işe misal ise: ayrı ayrı bir veya birkaç defada birbirinden uzak vakitlerde dökülen su olup bu döküldüğü yerde açık bir etki bırakmaz. Bu on cümle ise şöyledir: 35
Virdler/Duâlar Kitabı Birincisi: ح ي ي ل ه ال ح م د ي ل ك و ل ه ال م»ل إ ل ه إ ل الل و ح د ه ل ش ر يك ل ه «ق د ير ي ء ه و ع ل ى ك ل ش و ه و ح ي ل ي موت ب ي د ه ال خ ي ر و ي م يت و Allah tan başka ilah yoktur. O tektir. O nun ortağı yoktur. Mülk O nundur, Hamd O nadır. Yaşatır ve öldürür. Hayy ve ölümsüzdür. Hayır onun elindedir. O nun gücü her şeye yeter. İkincisi:»س ح ب ان الل و ال ح م د لل ول إ ل ه إ ل الل و الل ر أ ك ب ول ح و ل و ل ظ يم» ق و ة ل ي إ ل ب الل ال ع ال ع Allah müşriklerin dediklerinden münezzehtir. Hamd O nadır. O ndan başka ilah yoktur. O en büyüktür. Tevbe ve ibadete yöneliş ancak güç ve kuvveti yüce ve büyük olan Allah a aittir. 53 Üçüncüsü: وح «والر وس ر ب ال م ال ئ ك ة»سب وح ق د Allah, her kötülükten münezzehtir, her noksandan berîdir. Meleklerin ve ruhun Rabbidir. 54 53 Neseî, İbni Hibbân ve Hakim, sahih bir senedle Ebû Said el Hudri den rivayet etmişlerdir. 54 Müslîm, Hz. Âişe den rivayetle. 36
İmam-ı Gazâlî Dördüncüsü: ب ح م د ه «ظ يم و ح»سب ان الل ال ع Yüce olan Allah ı her noksandan tenzih ederim. Hamd O na mahsustur. 55 Beşincisi: ت غ ف ر»أ س الل ال ع ظ يم ال ذ ي ل إ ل ه إ ل ه و ال ح ي ال ق ي وم ة «الت وب أ ل ه و أ س Kendisinden başka tanrı olmayan büyük Allah a istiğfar ederim. O Hayy dır; Kayyum dur. O ndan bağışlanma dilerim. 56 Altıncısı: ن ف ع ذ ا ل ي ت و ن ع ا م ط ي ل م ع ل م ت أ ع ط ي و ا ان ع ل م»ا لل ه م ل م ال ج د م ن ك ال ج د» Ey Allah ım! Senin verdiğini yasaklayıp engelleyecek hiç kimse olamaz. Senin yasakladığını da verecek kimse olamaz. Senin nazarında servet (veya işler, gayretler) sahibine hiç bir faydası dokunamaz. Rızık sendendir. 57 55 Müslîm ve Buhâri, Ebû Hureyre den. 56 El Müstağfirî, Muaz bin Cebel den. 57 Gazali bu duânın namazlardan sonra okunmasını ve rükûda söylenmesini zikreden rivayetin varolduğunu söylüyor. 37
Virdler/Duâlar Kitabı Yedincisi:»ل إ ل ه إ ل الل ال م ل ك ال ح ق ال م ب ين» El-Mübîn, El-Hak, El-Melik olan Allah tan başka ilah yoktur. 58 Sekizincisi: ل ف ي ض و ء ف ي ال ر ي اسم ه ش ع ض ر م»ب سم الل ال ذ ي ل ي ل يم» يع ال ع الس م ه و اء و م الس Yerde ve gökte onun ismiyle birlikte herhangi bir şeyin zarar veremeyecek olan Allah ın adı ile başlarım. En ince ayrıntısına kadar bilen ve işiten O dur. 59 Dokuzuncusu: ي ال م الن ب ي ك و ر س ول ك ن ب ي د ك ع ب و د ص ل ع ل ى م ح م»ا لل ه م س ل م» و ص ح ب ه و و ع ل ى آ ل ه Allah ım kulun, nebin ve resulün olan ümmi Peygamber Muhammed e, âline ve ashabına bereket ve rahmetini bağışla, esenlik ver. Ve onları istenmeyen kötülüklerden emin kıl. 60 58 El Müstağfiri Duâlar bahsinde, Hatib ise Raviler bahsinde İmam Malik ten rivayet etmişlerdir. 59 İbni Hibban ve Hâkim sahih bir senedle Hazreti Osman dan rivayet etmişlerdir. 60 Ebû Kasım Muhammed bin Abdülvahid el Gafıkı Kur an Faziletleri hakkında İbni Ebû Evfa dan rivayet etmiştir. 38
İmam-ı Gazâlî Onuncusu: ل يم م ن الش ج ي ط ان الر يم ر ب أ ع وذ ب ك م ن»أ ع وذ ب الل الس م يع ال ع ب أ ن ي ح ض ون «ر ه م ز ات الش ي اط ين و أ ع وذ ب ك ر Kovulmuş şeytanın şerrinden, işiten ve bilen Allah a sığınırım. Ey Rabbim! Şeytanın vesveselerinden sana sığınırım. Şeytanların etrafımı çepeçevre sarıp beni saptırmalarından sana sığınırım. 61 Bu on cümlenin, her biri on defa tekrarlandığında yüz tekrara varılmış olur. Buysa bir tek zikri yüz defa tekrarlanmasından efdaldir. Çünkü bu cümlelerin her biri eş değer fazilete sahiptir. Kalp ise, her birinden ayrı bir zevk alır ve etkilenir. Nefiste ise bir cümleden diğerine geçişte ayrı bir dinlenme ve bıkkınlıkları emin olma imkanı vardır. 61 Tirmizî, Mak al bin Yasar dan rivayet etmektedir. 39