MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 1 Ekim 2014 Turan ÖZYURT İSO Meclis Üyesi MADEN, TAŞ VE TOPRAK ÜRÜNLERİ İMALATI 1. Grup Madencilik, Mermer ve Taş Ocakçılığı 23. Grup Cam ve Cam Mamulleri Sanayii 43. Grup Hazır Beton, Beton Ürünleri, Toprak ve Mermer Sanayii
Madenler bulundukları yerde işletilmek zorunda olan kaynaklardır. Doğanın bize sunduğu bu kaynakları en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekmektedir. Bu konuda sanayicilerin önüne idari ve bürokratik engeller konulmamalı, maden sahaları için izin ve ruhsatlar maden rezervi sonuna kadar sürekli olmalı, belirli sürede olmamalıdır. Maden kaynaklarının işletilmesine ve kullanılmasına yönelik planlar uzun vadeli (en az 20-30 yıl gibi) yapılmalı, ruhsat güvencesi mutlaka sağlanmalıdır. Maden üreticileri ve madenleri hammadde olarak kullanan sektörler ancak bu şekilde ileriye dönük ekonomik faaliyetlerini planlayabilir.
İstanbul ve Kocaeli bölgesinde yetkili otoritenin maden sahalarının işletilmemesine yönelik yaklaşımları, hem maden üreticilerini hem de buna bağlı sektörleri olumsuz etkilemektedir. Maden Kanununa istinaden hak sahibi olan ruhsat sahiplerinin kanundan kaynaklanan haklarını, yetkili otoritenin kararlarıyla kullanamaması, hukuk sistemi açısından çelişki yaratmaktadır. Orman alanlarında yer alan maden sahaları için Orman İdaresinin verdiği izinler 31 Aralık 2014 e kadardır. Bu tarih sonrası durumun ne olacağına ilişkin çok ciddi bir belirsizlik yaşanmaktadır. Bu durum ileriye yönelik tüm yatırım planlarının askıya alınmasına neden olmaktadır. Orman izinlerinin ruhsat tarihi sonuna kadar verilmesi sağlanmalıdır.
İşlevini tamamlamış maden sahaları düzenli atık depolama sahası olarak kullanılabilir. İstanbul Ömerli bölgesindeki eski maden sahalarının İSTAÇ tarafından düzenli depolama sahası olarak kullanılması buna güzel bir örnektir. İstanbul da yer alan agrega sektörü, İstanbul daki mega projeler, kentsel dönüşüm süreci, inşaat ve altyapı faaliyetleri açısından kritik öneme sahiptir. İstanbul un ihtiyaç duyduğu agrega miktarının başka bölgelerden getirilmesi ekonomik ve lojistik açıdan mümkün değildir. Bu nedenle İstanbul daki ve ona destek olabilecek Kocaeli bölgesindeki mevcut tesislerin çevresel etkileri kontrol altına alınarak faaliyetlerine devam etmesi sağlanmalıdır.
İstanbul Şile bölgesindeki kil sahaları Türkiye deki seramik sektörü için alternatifi olmayan kaynaklardır. Orman izinlerinden kaynaklanan sıkıntıların devam etmesi durumda, yerli hammadde kullanan ve dünyada saygınlığı giderek artan seramik sektörümüz çok ciddi zarar görebilir. Bu bakımdan söz konusu kil sahalarının uzun vadeli işletilmesine yönelik planlar geliştirilmeli, alternatifi olmayan bu kaynakların en verimli şekilde değerlendirilmesi sağlanmalıdır.
Ulusal bazda su ve enerji politikaları geliştirilerek kaynakların nasıl kullanılacağı ve uzun vadeli sanayinin ihtiyacının nasıl karşılanacağına yönelik planlar geliştirilmelidir. Kentsel dönüşüm sürecinde «enerji ve su tasarrufu» konusuna özellikle de ısı yalıtımına özel önem verilmeli, yüksek performans sağlayan, katma değeri yüksek yerli cam ürünleri tercih edilmeli, yerli malı kullanımına yönelik teşvikler sağlanmalıdır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine aykırı yapılan uygulamalar daha sıkı denetlenmeli, hatalı uygulamalara müsaade edilmemelidir.
Atıkların yeniden kullanımına yönelik yapılacak yatırımlar desteklenmeli, bu konudaki idari ve bürokratik süreçler basitleştirilmelidir. (ör; hafriyat toprağının tuğla üretimde kullanımı, cam üretim artıklarının yeniden kullanımı, vb.) Atıkların kaynağında ayrı toplanması ve yeniden hammadde olarak kullanılabilmesine yönelik toplumsal bilincin artırılması sağlanmalı, örnek uygulamalar özendirilmelidir. (ör; doğrudan hammadde olarak kullanılabilecek cam atıklarının ayrı toplanarak yeniden üretime kazandırılması)
Hazır beton, inşaat sahalarına kısa sürede teslim edilmesi gereken bir ürün olduğu için, hazır beton tesislerinin şehir içinde kurulabilmeleri sağlanmalıdır. Planlama aşamasında bu tesisler için yer ayrılmalıdır. Ayrıca şantiyelerde kurulan tesisler ile münferit hazır beton tesisleri arasındaki haksız rekabet giderilmelidir. Hazır beton taşıyan araçlar için özellikle büyükşehirlerde uygulanan trafiğe çıkış yasağı teknik nedenlerden ötürü depreme dayanıklı yapıların inşasına engel teşkil etmektedir. Hazır beton sektörü için trafiğe çıkış kısıtlamasının ilgili yerel idarelerle işbirliği içinde kaldırılması talep edilmektedir.
Yapı Malzemeleri Yönetmeliği uzun bir süreden bu yana uygulamada olmasına rağmen, piyasaya hala işareti (CE, G, Performans Beyanı) olmayan ürünler arz edilmektedir. Bu konudaki denetimlerin artırılması faydalı olacaktır. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ile ilgili devam eden revizyon çalışmaları, mevcut durum ve koşullar göz önünde tutularak ve ilgili sektörlerin görüşleri dikkate alınarak tamamlanmalıdır.
Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından verilen teknik onayların haksız rekabete sebep olmaması adına, konuyla ilgili yapılacak çalışmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TSE ve ilgili sektör kuruluşları işbirliğinde yürütülmelidir. Konu ile ilgili çalışmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hassasiyetle kontrol ve takip edilmelidir.