CİNSEL SAĞLIK VE ÜREME SAĞLIĞI (CSÜS) EL KİTABI Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Ömer R. ÖNDER Msc, PhD Halk Sağlığı-Sağlık Eğitimi Uzmanı Aile Sağlığı Uzmanı ANKARA 2006 KADIN KİTAPÇIĞI / 1
ÖNSÖZ Evlilik; birbirine sahip olma ve birbirine ait olma duygusu, yakınlık, birçok duygusal ve sosyal birliktelik ve paylaşımı gerektiren bir kurumdur. Aynı zamanda, evliliklerin cinsel doyumla mutlu bir yaşam sürmede, çocuk sahibi olarak toplumun devamlılığını ve geleceğini sağlamada önemli payı bulunmaktadır. Cinsel yaşam, her iki bireyin zevk aldığı, doyum bulduğu, duygusal ve bedensel bir yakınlıktır. Bu yakınlık, iki kişi arasındaki özel bir ilişkidir. Cinsellik, yaşamın doğal ve sağlıklı bir parçasıdır; üreme dışında yalnızca haz almaya yönelik olarak cinsel davranışları en yoğun sergileyen canlı olması yönüyle insanları diğer canlılardan ayıran önemli bir özelliktir. Tüm insanlara özgüdür. Her iki insanın cinsel organı, cinsel duyguları, dürtüleri ve davranışları vardır. Ancak cinselliğin her bireyin yaşamdaki yeri farklıdır. Evlilik, cinselliğin insanlara özgülüğüne ve yaşamda farklı yeri oluşuna ilişkin özel bir yaşam biçimidir. Evlilik ve cinselliğin güzel yönleri bulunmasına karşın, özen gösterilmediğinde, kimi kez önlem alınmadığında birçok bireysel ve toplumsal sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunlar da cinsel sağlık ve üreme sağlığını gündeme getirmektedir. Ülkemizde bugüne değin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda güzel hizmetler verilmiştir. Bu hizmetler doğrultusunda sağlık göstergelerinde olumlu gelişmeler gözlenmiştir. Ancak sağlık göstergeleri, bu hizmetlerin ve olumlu iyileştirme çabalarının sürmesi gerektiğini göstermektedir. Ülkemizde, kadınların gebelik, doğum ve loğusalık dönemlerindeki etkenlere bağlı olarak yüzbinde 49 unun, doğan her bin bebekten 29 unun bir yaşına gelmeden öldüğü bilinmektedir. Kadınların %34,4 ü istemeden gebe kalmakta, gebeliklerin %21 i düşükle sonuçlanmaktadır. Bunların %11 i de isteyerek yapılan düşüklerdir. İsteyerek düşük yapan kadınların %57 si düşükten sonra bile gebeliği önleyici yöntem kullanmamakta ya da kullandığı yöntem modern, etkili nitelikte olmamaktadır. Öte yandan evli kadınların %69 u doğum yapmak istememekte, ancak %43 oranında modern, etkili yöntem kullanılmaktadır. Ülkemizde, toplumun %12,4 ünün özürlü bireylerden oluştuğu bilinmektedir. Ancak bu bağlamda alınan önlemlerin yeterli olmadığı düşünülmektedir. Özürlü bebek doğumunda önemli paya sahip olan akraba evlilikleri ülkemizde oldukça yaygındır (evliliklerin %21,4 ü). Ayrıca gerek dünyada gerekse ülkemizde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve HIV/AIDS sayıları giderek artmaktadır. Tüm bu göstergeler toplumumuzda cinsel sağlık üreme sağlığı konularında bilgilenmeye ve uygun davranış geliştirmeye gereksinim bulunduğunu göstermektedir. Bu kitap Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (ÖZEV) tarafından yürütülen Çiftler İçin İlk Adım Projesi kapsamında, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularını içeren biçimiyle hazırlanmıştır. Kitabın hazırlanmasında büyük katkıları olan ÖZEV Yönetim Kurulu Başkanı Tekin BAŞER e ve çalışanlarına, özellikle büyük özveriyle emeklerini esirgemeyen uzmanlarımızdan Figen AR a, Vildan GÜlTEKİN e, Funda SUCU ya, Yasin ŞAHİN e ve Koray ÜŞTÜNDAĞ a teşekkür ederim. Evlenen çiftleri kutluyor, herkese ve tüm insanlığa yaşam boyu mutluluklar ve sağlıklı günler diliyorum. Dr. Ömer R. ÖNDER 2 / KADIN KİTAPÇIĞI
KADIN KİTAPÇIĞI / 3
YENİ UMUTLAR, MUTLU YARINLAR, SAĞLIKLI NESİLLER Bir kadın, bir erkek Elleri kenetlenir, mutluluk yolunda Gözleri ışık tutar, adımlarına Kar taneleri düşer, tüm saflığıyla Mutluluğun kapıları açılır, kendiliğinden Dünya evine girerler, yeni umutlarla Ve yeni bir yaşam başlar, onlar için. AİLEMİZ EN DEĞERLİ MÜESSESEMİZDİR. 4 / KADIN KİTAPÇIĞI
EVLİLİK VE EVLİLİKTE İLETİŞİM Birliktelik, birbirine sahip olma ve birbirine ait olma duygusu, yakınlık, can yoldaşlığı istemek, anlaşılmak, kendi düzenini kurmak, cinsel doyum sağlamak ve çocuk sahibi olmak gibi öğeler evliliğin oluşmasında önemlidir. Bu amaçla; iki kişinin yasal olarak ve yasanın koruma ve güvencesi kapsamında, birlikte oluşturduğu kuruma evlilik denir. Evliliğe ilişkin düzenlemeler,türk Medeni Kanunu nda yer almaktadır. Evliliklerin, cinsel doyumla mutlu bir yaşam sürmede, çocuk sahibi olmakla toplumun devamlılığını ve geleceğini sağlamada önemli işlevi bulunmaktadır. Belki ömür boyu sürecek bu güzel birlikteliğin sıkıntıya dönüşmemesi için anlaşmazlıkların önlenmesinde iletişimin payı büyüktür. Toplumda insanlar arasındaki ilişkilerde tartışma, kavga ve buna bağlı bir çok sorunun temelinde olduğu gibi çiftler arasındaki uyuşmazlıkların temelinde de iletişimsizlik ya da sağlıksız iletişim bulunmaktadır. Sağlıklı iletişimin temin edilmesinde karşılıklı güven, hoşgörü, özveri ve empati uyulması gereken en temel değerlerdir. Evlilik sürecinde ortaya çıkan çeşitli sağlık sorunlarına, ekonomik sorunlar, toplum baskıları ve diğer olumsuzluklarla birlikte cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda bilgisizlik de eklenirse, aile yaşamı zarar görmeye başlar. Bunu önlemek; bilinçli, bilgili ve mutlu çiftlerin elindedir. Bu kitapçığın, evlilik öncesinde ve evlilik sürecinde kötü deneyimler yaşamadan önlem alınmasına ve doğru kararlar verilmesine katkı vereceği düşünülmektedir. Mutlu bir evlilik ve bununla birlikte, sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlanmış, Evliliğe Hazırlık Rehberi niteliğinde olan bu kitapçıktan yararlanabilirsiniz. Evlilik öncesi göz önünde bulundurulması gereken noktalar; Sağlık yönünden hekime muayene olun! Vücudunuzu tanıyın, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında bilgilenin Gebelikten korunma yöntemlerini öğrenin. Akraba evliliklerinde daha sık görülen kalıtsal hastalıklar yönünden danışmanlık alın. Gerekli görülmesi halinde, genetik test yaptırın. Kan grubu tayini yaptırın. Kan uyuşmazlığınızın olup olmadığına göre, gebelik öncesinde ve gebelik döneminde, hekiminizin önerilerini alın. Eğer kuşku duyuluyorsa, cinsel yolla bulaşan hastalıklar yönünden kontrol olun ve önlem alın (AIDS, Hepatit B, frengi vb.). Özürlü çocuk doğumuna neden olacak faktörlere karşı önlem alın. Kendinizde olabileceğini düşündüğünüz sağlık sorunlarınız için muayene olun. KADIN KİTAPÇIĞI / 5
Ailenizin yaşamı için, evde ve çevrenizde oluşabilecek kazalara doğru yaklaşabilmek için ilkyardım eğitimini almanız yararlıdır. Gereksinim duyduğunuzda; uzmanlardan sağlık ve hukuk danışmanlığı almanız yerinde olur. Evlilik sürecinde göz önünde bulundurulması gereken noktalar; Evlilik, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve çocuk sağlığı konularında bilgilenin. Birbirinizin ve ailelerinizin bireysel inançlarına, farklı kültürel davranışlarına hoşgörülü yaklaşın. Halen uygulanan ve size yanlış gelen adet, gelenek ve görenek gibi kültürel farklılıklara karşı doğru tutum geliştirmeye özen gösterin. Gelir düzeyinize göre, harcamalarınızın önceliğini belirleyin. Eşinizin rızası doğrultusunda, cinselliğinizi daha mutlu ve daha özgür yaşamanın yollarını arayın. Cinselliğinizi istismar ve çıkar amacıyla hiç kimseye karşı kullanmayın ve kullandırmayın. Eşinizle birlikteliğinizde karşılıklı saygı ve sevgiyi koruyun, hoşgörülü ve özverili davranın. Anne ve babanızı önemseyin, ancak eşinizle ilişkinizi bozacak duruma getirmeyin. Cinselliğinizi eşinizle konuşun, paylaşın, birlikte öğrenin. Cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin haklarınız olduğunu bilin ve öğrenin. Gereksinim duyduğunuzda kullanacağınız gebelikten korunma yöntemleri konusunda danışmanlık alın, kullanacağınız yönteme eşinizle birlikte karar verin. Sahip olacağınız çocuk sayısına ve zamanına birlikte karar verin. 18 yaşından küçük, 35 yaşından büyük iseniz gebe kalmanız riskli olabilir. Gebelik arasındaki sürenin en az 2 yıldan fazla olmasına özen gösterin. Bu kitapçıkta, yukarıdaki genel önerilere yönelik, kısa bilgi verilmiştir. Ancak, daha ayrıntılı bilgiye gereksinim duyulması halinde uzmanlara danışılabilir. GERDEK GECESİ Gerdek gecesi; insanların yaşamında, önemli yeri bulunan, özel; sevginin ve mutluluğun paylaşıldığı ender anlardandır. Eşler birbirini ilk geceye psikolojik olarak hazırlamalıdır. Aceleci ve zorlayıcı olunmamalıdır. İçten, nazik, hoşgörülü ve sevgiyle yaklaşılmalıdır. İlk birliktelik için karşılıklı rıza gözetilmelidir. Stres ve yorgunluk nedeni ile çiftler ilişkiye hazır değillerse, ilk ilişki ertelenebilir. 6 / KADIN KİTAPÇIĞI
İlk geceden gebe kalınması istenmiyorsa, evlilik öncesi danışmanlık alınarak etkili bir korunma yöntemi kullanılmalıdır. Bir sorunla ve hoşnutsuzlukla karşılaşıldığında, ilişki sayısının fazla olmamasına özen gösterilmelidir. Eşlerden birinin daha sıkılgan (içe dönük) olması durumunda, aktif (dışa dönük) ve kendine güveni daha iyi olanın hoşgörülü ve içten yaklaşımı ile rahatlama sağlanabilir. Bazı çiflerde, ilk gecenin stresi ve heyacanına bağlı olarak, erkek cinsel organının yeterince sertleşememesi ya da kadının vajina kaslarının istem dışı kasılması sonucu, cinsel ilişki gerçekleşemeyebilir. Bu durum normaldir. Acele edilmemeli, kaygı ve korku yaşanmamalıdır. Rahat davranarak, bir süre sonra sorun atlatılabilir. İlk gece ve evlilik mahremiyetinin çiftler arasında kalmasına özen gösterilmelidir. İlişkinin yaşandığını ifade ettiği düşünülen kanlı çarşaf gösterme geleneğine kimi yörelerimizde rastlanmasına karşın, bir çok aile giderek terk etmektedir. KADIN-ERKEK CSÜS HAKLARI CİNSEL SAĞLIK (CS) VE ÜREME SAĞLIĞI (ÜS) NEDİR? Cinsel sağlık, cinselliğin fiziksel, duygusal, entelektüel ve sosyal yönlerinin kişiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerinin bileşiminden oluşur. Cinsel bir varlık olarak insanın, yalnızca bedensel değil; duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğünü sağlayan, kişilik gelişimi, iletişim ve sevginin paylaşımını olumlu yönde zenginleştiren ve artıran sağlıklılık halidir. Cinsellik, yaşam boyu sürer; kültürel ve ahlaki faktörlerden etkilenir. Üreme ve cinsel doyum bulmayı içerir. Üreme sağlığı; üreme sistemi, işlevleri ve süreci ile ilgili yalnızca hastalık ve sakatlığın olmaması değil, tüm bunlara ilişkin fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden KADIN KİTAPÇIĞI / 7
tam bir iyilik halinin olmasıdır. Üreme sağlığı aynı zamanda, İnsanların tatmin edici ve güvenli bir cinsel yaşamlarının olması, üreme yeteneğine sahip olmaları, üreme yeteneklerini kullanmada karar verme özgürlüğüne sahip olmaları demektir. Herkesin cinsel bilgilere ulaşma ve cinsel ilişkiyi, zevk için ya da dölleme amacıyla yaşama hakkı vardır. ÜREME SAĞLIĞI VE CİNSEL SAĞLIK TEMEL KİŞİSEL HAKLARDANDIR! CİNSEL HAKLAR VE ÜREME HAKLARI Üreme ve cinsel hakların bilinmesi, toplumu oluşturan ailelerin daha sağlıklı ve çağdaş olmaları açısından gereklidir. CİNSEL HAKLARIN VE ÜREME HAKLARIN DAYANDIRILDIĞI TEMEL İNSAN HAKLARI 1.Kişilerin yaşamları, üreme ve cinsellikleri nedeniyle tehlikeye atılmamalıdır. 2.Baskı ve şiddete maruz kalmadan, üreme ve cinsel yaşamlarını sürdürebilmelidir. 3.Üreme sağlığı hizmetlerini; varsıl-yoksul, kırsal-kentsel, kız-erkek ayrımı yapılmadan, gereksinimi olan herkes eşit olarak alabilmelidir. 4.Cinsel kimlik ve tercihleri doğrultusunda, cinselliklerini başkalarına zarar vermeden, mahremiyetle ve özgürce yaşayabilmelidir. 5.Cinselliğine özgü düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir. 6.Üreme sağlığı ve cinsel sağlık konusunda, eğitime ve doğru bilgiye ulaşabilmelidir. 7.Evliliğe özgür iradesi ile karar verebilmeli, baskı ve şiddete maruz kalmamalıdır. 8.Doğru zamanda ve istediği sayıda, çocuk sahibi olabilmeye karar verebilmelidir. 9.Üreme ve cinsel sağlığın korunması için, sağlık kuruluşlarından gerekli hizmeti alabilmelidir. 10.Üreme ve cinsel sağlığın korunması ve geliştirilmesi için, bilimsel çalışmalardan yararlanabilmelidir. 11.Cinselliği nedeniyle işkence ve kötü muameleye maruz kalmamalı; şiddet ve istismardan korunabilmelidir. BİRBİRİMİZİ TANIYALIM Kadın ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu bilmesi, sağlıklı cinsellik açısından da önemlidir. 8 / KADIN KİTAPÇIĞI
KADIN ÜREME OGRANLARI Kadın üreme organları dış ve iç organlar olarak 2 ye ayrılır. DIŞ ÜREME ORGANLARI 1.Dudaklar; dış ve iç dudaklar olarak iki kısımdır. Yumuşak dokudan oluşmuştur. Dış dudaklar içtekilere göre daha kalıncadır. 2.Klitoris; klitoris ve çevresi, cinsel uyarılma açısından en duyarlı bölgelerdendir. 3.Vajina (Hazne) Girişi; vajinanın en dışa açılan kısmıdır. Vajinanın hemen altında, idrar çıkış deliği ve anüs (makat) bulunur. Üreme organı olmamakla birlikte, üreme organlarının yakınında bulunması, mikrop kapma olasılığı açısından temizliği önem taşımaktadır. Anüsten idrar deliğine ve vajinaya mikrop bulaştırmamak için; teharet önden arkaya doğru yapılmalıdır. Şekil..Kadın İç Üreme Organları İÇ ÜREME ORGANLARI HAZNE (VAJİNA) : Cinsel ilişki ve doğum sırasında bebeğin geçmesini sağlayabilecek genişleyebilen, esnek bir kanaldır. RAHİM (UTERUS) : Rahim, kaslardan yapılmış, içi boş, ters duran armuda benzeyen, bebeğin gelişmesini sağlayan iç üreme organıdır. Kadınlık hormonlarının etkisiyle, iç tabakası her ay gebeliğe hazırlanır. Ancak gebelik oluşmadığında, bu doku adet kanaması olarak dışarıya atılır. Rahmin vajinaya açılan kısmına rahim ağzı (serviks) denir. KADIN KİTAPÇIĞI / 9
TOHUM (SPERM) KAN ula mak için geçtikleri uzan rlar. Prostat n içind Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS ERKEK ÜREME ORGANLARI YUMURTALIKLAR: Rahmin dışında sağına ve soluna yerleşmiş, badem büyüklüğünde iki adet organdır. Kadınlık hormonlarını ve kadın üreme hücresi olan yumurtayı üretirler. TÜPLER (FOLLOP TÜPLERİ): Rahmin üst iki yanında, yumurtalıklarla rahim arasında bulunan içi boş kanallardır. Yumurtanın rahme geçişini sağlar. Yumurtacık hücresinin, sperm ile döllenmesi tüplerde gerçekleşir. ERKEK ÜREME ORGANLARI ERKEK ÜREME ORGANLARI HAYA TORBALARI (SK Ç ÜREME ORGANLAR HAYALAR (TEST SLE tohum hücrelerini ürete s s ndan daha dü ük s EP D D M S: Testislerde Erkek üreme organlar, d ve iç olarak ikiye ayr l r. Erkek üreme organları, dış ve iç olarak ikiye ayrılır. DI ÜREME ORGANLARI PROSTAT: drar torba DIŞ ÜREME ORGANLARI salg layan bir organd r PEN S: Hem idrar hem meninin d ar at lmas n sa layan, kas yap l, kan s ras nda kad n n hazne damarlar ndan zengin bir organd r. Spermlerin (erkek tohum hücreleri) hazneye PENİS: Hem idrar hem meninin dışarı atılmasını sağlayan, kas yapılı, kan damarlarından zengin bir organdır. Spermlerin (erkek tohum hücreleri) hazneye DRAR atılmasını KANALI, BO A at lmas n sa layan ta y c bir görevi de vard r. sağlayan taşıyıcı bir görevi Penis de uzunlu u vardır. de i ken olabilir ve penisin cinsel i leviyle boyutlar penis aras nda içerisinde bilinen yer bir alan Penis uzunluğu değişken ili ki olabilir yoktur. ve penisin cinsel işleviyle boyutları arasında bilinen bir ilişki yoktur. 7 HAYA TORBALARI (SKROTUM): Hayaların içinde bulunduğu deri torbadır. İÇ ÜREME ORGANLARI e organlar, d ve iç olarak ikiye ayr l r. HAYALAR (TESTİSLER): Haya torbaları içinde yerleşmiş, erkeklik hormonu ve erkek tohum hücrelerini üreten organdır. Sağda ve solda iki tane bulunur. Hayalar, ancak ME ORGANLARI vücut ısısından daha düşük sıcaklıkta sperm üretebilir. Bu nedenle vücudun dışında yer almıştır. Hem idrar hem meninin d ar at lmas n sa layan, kas yap l, kan ndan zengin bir organd r. Spermlerin (erkek tohum hücreleri) hazneye sa layan ta y c bir görevi de vard r. 10 / KADIN KİTAPÇIĞI nlu u de i ken olabilir ve penisin cinsel i leviyle boyutlar aras nda bilinen bir MEN (SEMEN) KESE spermlerin d ar at lm at lan s v n n (meni) bir hareket ederler.
EPİDİDİMİS: Testislerde üretilen döl hücrelerinin (spermlerin) bulundukları bölümdür. TOHUM (SPERM) KANALLARI: Spermlerin testislerden çıktıktan sonra meni keseciğine ulaşmak için geçtikleri kanaldır. Her iki testisin toplayıcı bölümlerinden çıkarak yukarı uzanırlar. Prostatın içinden geçerek idrar yoluna açılırlar. MENİ (SEMEN) KESECİKLERİ: İdrar torbasının yakınında, sperm kanallarına açılan ve spermlerin dışarı atılmak için toplanıp bekledikleri iki küçük keseciktir. Boşalma anında atılan sıvının (meni) bir kısmı bu keseciklerde üretilir. Spermler bu sıvı içinde beslenir ve hareket ederler. PROSTAT: İdrar torbasının hemen önünde yer alan, spermlerin hareketini artırıcı sıvı salgılayan bir organdır. Salgıladığı sıvı, meninin bir bölümünü oluşturur ve cinsel ilişki sırasında kadının haznesindeki ortamı spermlerin hareketine uygun hale getirir. erkek k vücut İDRAR KANALI, BOŞALTMA YOLU : Hem idrarın hem de meninin dışarı atıldığı, bir SPERM HÜCRES kısmı penis içerisinde yer alan kanaldır. Gözle görülemeyecek kadar küçük, hareketli hücrelerdir. Bu hareketlili i kuyruk k sm sa lar. ERKEK TOHUM HÜCRESİ (SPERM). eci ine yukar lan ve an nda lenir ve c s v el ili ki ir k sm Erkeklerin hücrelerinde tohum cinsiyet hücrelerinde cinsiyet kromo- kromozomu olarak bir X bir de Y kromozomu olarak bulunur. bir X Kad nda bir de Y kromozomu bulunur. ise, cinsiyet kromozomlar n n Kadında ise, cinsiyet kromozomlarının ikisi de X ikisi de X yap s ndad r. yapısındadır. Yumurta hücresini dölleyen sperm hücresi Y kromozomuna sahip Yumurta oldu unda hücresini bebe in dölleyen sperm hücresi Y kromozomuna erkek, X kromozomuna sahip olduğunda bebeğin cinsiyeti cinsiyeti sahip oldu unda bebe in cinsiyeti erkek, k z X olur. kromozomuna sahip olduğunda bebeğin cinsiyeti kız olur. Bebe in cinsiyetini daima Bebeğin cinsiyetini daima babadan gelen spermin babadan gelen spermin cinsiyet kromozomu cinsiyet kromozomu belirler. belirler. KIZLIK ZARI (HİMEN) C NSEL FONKS YONLAR Cinselli in iki temel i levi vard r. Birincisi, Vajina girişine yakın, esnek, cinsel ince doyum ya amak, bir zardır. ikincisi Bazı de insanlar n zarların üremesi ortasında bir ya da iki, bazılarında ise küçük ancak çok delikler bulunur. Adet sırasındaki kanama ve vajinal ve neslin devam d r. sıvılar dışarıya Cinsel buradan ili ki, birbirlerine atılır. cinsel Ender ilgi ve olmakla istek duyan birlikte, iki insan n, bazılarında birlikte hiç delik bulunmaz. ürettikleri ve kar l kl keyif ald klar, her çe it cinsel davran t r. Bu durumda, adet kanaması dışarıya çıkamaz. Kadına özgü vücut gelişimi olmasına karşın, 15 yaşına Böylesine kadar ho, adet keyif veren göremeyen bir ya ant n n çocuklar özen gösterilmemesi; hekime götürülmelidir. İlk cinsel ilişkide bütünlüğü olabilir. Buna bozularak, ba l olarak daha bir birçok miktar toplumsal kanama sorunlar görülür. görülebilir. Bazı kişilerde zarın yapısı mutsuzluklar n, istenmeyen gebelik ve hastal klar n ortaya ç kmas na neden gereği 8 KADIN KİTAPÇIĞI / 11
ortasındaki deliğin normalden fazla büyük ve kalın olması nedeniyle, zar zedelenmeyeceği için ilk ilişkide kanama olmayabilir. Ayrıca, kız çocuklarının cinsel ilişki dışında beklenmeyen darbe nedeniyle de zarın zedelenmesi söz konusu olabilir. Her kanamasız ilk ilişki için, kadının önceden cinsel birlikteliği olduğu düşüncesi doğru değildir. Görülen hafif kanama, kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak ender de olsa fazla kanama görülebilir. Bu durumda hekime başvurulması gerekebilir. CİNSEL FONKSİYONLAR Cinselliğin iki temel işlevi vardır. Birincisi, cinsel doyum yaşamak, ikincisi de insanların üremesi ve neslin devamıdır. Cinsel ilişki, birbirlerine cinsel ilgi ve istek duyan iki insanın, birlikte ürettikleri ve karşılıklı keyif aldıkları, her çeşit cinsel davranıştır. Böylesine hoş, keyif veren bir yaşantının özen gösterilmemesi; mutsuzlukların, istenmeyen gebelik ve hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Buna bağlı olarak daha birçok toplumsal sorunlar görülebilir. Cinsel ilişkiye girme isteği, bireyler için yaşam boyu zaman zaman değişebilir. Eşler arasında istek ve onay söz konusuysa; cinsel ilişki sıklığı ve biçimi için bir sınırlama yoktur. Bireylerin sorun olduğunu düşündüğü pek çok durum, yardım alındığında çözümlenebilen, bu konuda bilgisizliğe bağlı olarak farklı beklentilerden oluşan durumlar olabilir. İnsanlar birbirinden farklıdır. Bu fark cinsel yakınlıklarını ifade etme davranışlarında da görülür. Neyin sorun olup, neyin olmadığı kadar, sorunun nedeninin bulunması da, önemlidir. Bu sorunlar, çoğu çiftlerin birlikte, ayrıntılı olarak uzmanlar tarafından değerlendirilmesiyle ortaya çıkarılabilir. Sağlıklı insanlarda; yaşlanma, erkeklerin prostat ameliyatı geçirmesi, kadınların menopoz dönemine girmiş olması, cinsel yaşamı olumsuz yönde pek etkilemez. Eşinizin beklentilerini ve isteklerini önemseyin DOĞURGANLIK, GEBELİK VE DOĞUM Güvenli Annelik Güvenli annelik; kız çocuğuna değer vermeyle başlar. 1. Anneye gebelik öncesi, anne ve bebeğe gebelik, doğum ve doğum sonrası tıbbi bakım ve tedavi hizmetlerinin verilmesi, 2.İstenmeyen ve yüksek riskli gebeliklerin önlenmesi, 3.Gebelik, doğum ve doğum sonrası oluşabilecek risklerin tanımlanması ve önlenmesi 4. Anne ve bebek ölümlerinin azaltılmasına yönelik önlemlerin alınmasıdır. Anne ölümlerinin başlıca nedenleri: 12 / KADIN KİTAPÇIĞI
Ciddi kanama, enfeksiyon (mikrop kapma), gebelik toksemisi (zehirlenmesi), yüksek tansiyon, düşük vb. Yenidoğan ölümlerinin başlıca nedenleri: Doğum öncesi, doğum sırası ve sonrasında yetersiz bakım, enfeksiyon (bebeğin mikrop kapması), doğum travması, oksijensiz kalması, yenidoğan tetanozu vb. Güvenli anneliğin gerektirdiği önlemlerin alınması halinde; anne ve yeni doğan ölümlerinin büyük çoğunluğu önlenebilir niteliktedir. Güvenli annelikte gebelik öncesi sağlık personelinden ya da konunun uzmanlarından danışmanlık hizmeti almak son derece önemlidir. Gebeliğin sağlıklı geçirilmesi açısından muayene ve bilgilenme yararlıdır. Adet Görme Kadınlarda, ergenlik çağında cinsel olgunluğa ulaştıktan sonra, ortalama her 28 günde bir vajinal kanama görülür. Buna Adet Görme denir. Bu süre 21 ile 35 gün arasında değişebilir. Vücutta tüm sistemlerde olduğu gibi, üreme ile ilgili olaylar da beyin tarafından yönetilmektedir. Beyinle yakın ilişkide bulunan hipofiz bezi, salgıladığı hormonlarla yumurtalıkları uyarır. Bunun etkisiyle, yumurtalıklardan çıkan bazı hormonlar, rahim iç tabakasının gelişmesinde etkilidir. Ayrıca bu hormonların etkisiyle her ay yumurtalıklardan birinde olgunlaşan yumurta yuvasını çatlatıp yumurtalıktan atılır. Yumurta, tüplerin ucunda bulunan ince uzantılar tarafından tüp içine çekilir. Rahime doğru ilerlerken 24 saat canlı kalır. Bu sırada spermle karşılaşırsa, döllenme gerçekleşir. Bir yandan da kadınlık hormonlarının etkisi ile rahim iç tabakası kalınlaşır ve gebelik için uygun ortam oluşur. Döllenmiş yumurta daha sonra tüplerden rahim içine geçerek rahim duvarına yerleşir. Döllenme olmadığında; rahim iç tabakası birkaç gün içinde gerilemeye başlar ve yumurtanın yerleşmesi için gelişmiş olan rahim dokusu kanamayla birlikte dışarı atılır. Yumurtlama adetten yaklaşık iki hafta önce olur. Yumurtlamadan önceki ve sonraki birkaç gün gebelik için en uygun dönemdir. Adet görme sırasında her iki eşin istemesi halinde cinsel ilişki olabilir. Ancak rahim iç tabakasının kanaması nedeni ile mikrop kapma riski bulunabilir. Dikkat!... Hijyenik petler, kanamanın miktarına göre 3-4 saatte bir değiştirilmelidir. KADIN KİTAPÇIĞI / 13
Gebelik - Cinsel ilişki sırasında, kadının haznesine boşalan spermler, rahim içine doğru hareket ederler. Spermlerden yalnızca biri, kadının tüplerinde karşılaştığı yumurtanın içine girerek dölleyebilir. Spermlerin kadın vücudunda yaşama süreleri yaklaşık 72 saat olduğundan, yumurtlama olayından kısa bir süre önceki cinsel ilişkiye ait spermler de yumurtayı dölleyebilirler. - Döllenmiş yumurta gelişmeye başlar ve tüplerde ilerleyerek, 5-6 gün içinde rahme gelir, kalınlaşan iç tabakasına yerleşir. Bu tabakaya gömülerek gelişmesini sürdürür. - Yumurtanın döllenmesi ve rahmin içine yerleşmesinden sonra, adet görme kesilir. Bu durum doğumdan sonra emzirme döneminde de bir süre devam eder. Gebelikle ilgili değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Rahim yavaş yavaş büyür. - Bebeğin gelişimi tamamlanıncaya kadar devam eden yaklaşık 280 gün (9 ay 10 gün), sürerek doğumla sonlanır Gebelik Belirtileri Gebelikten şüphelenmeye neden olan ilk bulgu, adet kanamasının beklenen sürede olmamasıdır. Beklenen adetin gerçekleşmemesi durumunda, hekime gidip gebelik testi ile kesinleştirilebilir. Bununla birlikte; Bulantı ve kusma, Göğüslerde hafif büyüme, duyarlılık, bazen karıncalanma, Ağızda metalik tat, Yorgunluk, halsizlik, uyku hali, Vajinal akıntıda artış, Bazı yiyecek ve içeceklere karşı tiksinti, bazılarına karşı aşırı istek (aşerme), Hormonal değişikliklere bağlı olarak aşırı duygusallaşma, Sık idrara gitme görülebilir. GEBELİKTE BAKIM Gebelik bir hastalık değildir, fizyolojik bir olaydır. Gebelik Sırasında Uygun Görülen Muayene ve Kontroller Beklenen adet kanamasının olmaması ve gebelikten şüphelenilmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gebeliğin sağlıklı geçirilmesi için, sağlık kuruluşlarında kontrollerin düzenli olarak yapılması gerekir. Gebelik sürecince en az 4 kez kontrole gidilmelidir. İlgili hekim, gebeyi genel olarak muayene eder, idrar tahlili, kan tahlili, tansiyon, boy, kilo ve ödem (şişlik) yönünden değerlendirir. Son aylara doğru yeni doğan tetanozundan korumak için gebeye aşı yapılması gerekebilir. Gebenin durumuna 14 / KADIN KİTAPÇIĞI
göre uzman hekimin önerisi doğrultusunda, bebeğin gelişimi, kalp atışları, olası doğum tarihi ve çoğul gebelik yönünden ultrasonografik inceleme; bebeğin beyin, omurilik ve diğer organlarında olabilecek bozuklukların belirlenmesine yönelik 19-23. haftalar arasında ayrıntılı (renkli) ultrason; riskli gebeliklerde anomali varlığının tespiti için 14-18. haftalar arasında amniyosentez, üçlü tarama testi ve şeker testi gibi ileri incelemelere gerek duyulabilir. Gebelik Döneminde Dikkat Edilecek Noktalar: - Gebelik fark edilince hemen sağlık kuruluşuna muayene için gidilmelidir. Kronik hastalığı ya da başka bir sağlık sorunu varsa hekime bilgi verilmeli, öneriler doğrultusunda davranmalıdır. -Muayenelere eşi ya da aileden biriyle gitmelidir. Hekimin gerek görmesi halinde muayenelere birlikte gitmeye devam edilmelidir, -Yeterli ve dengeli beslenme tüm yaşam boyu çok önemlidir. Doğum öncesi ve loğusalıkta özellikle özen gösterilmelidir. -Sigara ve alkol asla alınmamalıdır. Sigara dumanı olan ortamda bile bulunulmamalıdır. -Sorunsuz bir gebelikte, 1-2 saatlik dinlenme koşuluyla orta derecede hareketlilik yararlıdır (Ör: Yürüyüş). -Genel temizlik kurallarına daha çok özen gösterilmelidir. -Kayma ve düşmelere karşı önlem alınmalıdır. -Gebelik döneminde sağlık kuruluşundan bebek bakımı ve beslenmesi ile ilgili danışmanlık almalıdır. -Hekimin önerisi doğrultusunda tetanoz aşısı yaptırmalıdır. -Gebeliğe özgü yakınmalar olabilir. İlgili sağlık personelinin önerileri doğrultusunda davranılmalıdır. Vitamin dahil hekim önerisi olmadan ilaç kullanılmamalıdır. Hekim karar vermedikçe röntgen çektirilmemelidir. Röntgen çekilen yerlerden uzak durulmalıdır. -Ultrason muayenelerinin zararı yoktur. Gebelik süresince hekimin karar verdiği aralıklarla ultrason muayenelerine devam edilmelidir. -Doğum mutlaka sağlık personeli yardımıyla yaptırılmalıdır. Doğum evi ya da hastane tercih edilmelidir. -Annenin doğumuna yakın zamanda, gerekli eşyalar hazırlanmalıdır. Aileden destek olabilecek biri yanında bulunmalıdır. Babanın desteği son derece önemlidir. ACİL OLARAK SAĞLIK KURULUŞUNA GÖTÜRÜLMESİ GEREKEN DURUMLAR!! Gebede; Vajinal kanama, Yüksek tansiyon, Konvülziyon (Havale), Baş ağrısı ve görme işlevinde değişiklik, Yüksek ateş, Aşırı halsizlik ve kendini kötü hissetme, Şiddetli karın ağrısı, Kusma, Kötü kokulu vajinal akıntı, Solunum güçlüğü ya da sık solunum, Göğüs ağrısı, Yüz, parmak ve bacaklarda şişme, Vajinal suyun KADIN KİTAPÇIĞI / 15
gelmesi, Çocuk hareketlerinin hissedilememesi Düşük tehdidi (vajinadan su ya da kan gelmesi vb.) Gebelikte Cinsel Yaşam Gebelik dönemi cinsel isteklerin devam ettiği bir dönemdir. Ancak, cinsel ilişki sırasında rahim ağzının açılabileceği, düşük ve kanamaya yol açabileceği, erkek cinsel organının bebeğe zarar verebileceği gibi yanlış düşünce ve inanışlarla eşler cinsel ilişkiden kaçınma eğiliminde olabilirler. Ancak, bu dönemdeki düşüklerin önemli bir kısmı bebekteki organ bozuklukları nedeniyledir. Hekim yasaklamamış ise ve her iki eşin kabul etmesi halinde, özenli davranmak koşuluyla gebelik sırasında cinsel ilişkinin sakıncası yoktur. Hekimin öngörmesi halinde, gebelik sırasında cinsel ilişkinin sakıncalı olabileceği olası durumlar: Vajinal kanama, Vajinal suyun gelmesi, Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü Erken doğum riski, Çoğul gebelik, Gebeliğin son ayları, DOĞUM Doğum, çiftlerin mutluluğunu etkileyebilen bir olaydır. Mutlaka sağlık personeli tarafından yaptırılmalıdır. Babanın anneye, doğumun her aşamasında destek olması son derece önemlidir. Doğum, rahmin düzenli kasılmaları sonucu rahim ağzının incelerek açılmasıyla başlar. Bu sırada, jölemsi bir salgıyla karışık, az miktarda bir kanama olur, buna nişan denir. Kasılmalar şiddetlidir ve belli aralıklarla ağrı gelir. İlk doğumlarda ağrılar ortalama 10-12 saat kadar sürebilir ve bebeği rahim ağzından geçecek biçimde ilerletir. Daha sonraki doğumlarda bu süre 4 saate kadar inebilir. Rahim boynu bütünüyle genişlediğinde bebeğin içinde bulunduğu su kesesi, doğumdan önce yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Yirmi dakika ile 1 saat içinde bebek rahim ağzından vajinaya geçerek bebek doğar. Bebeğin tüm gebelik boyunca eş (plasenta) ile ilişkisini sağlayan göbek kordonu, bebek doğunca kesilerek bağlanır. Son olarak doğumun ardından 10-15 dakika içinde rahim kasılarak artık görevi kalmayan plasentayı da dışarı atarak doğum sonlanır. Plesanta; gebelik boyunca anne ile bebek arasında kan başta olmak üzere her türlü maddenin alış verişini sağlayan organdır. Tekrar Gebe Kalmadan Önce Bu Sorulara Cevap Vermelisiniz: 16 / KADIN KİTAPÇIĞI
Yaşınız 18 den küçük veya 35 ten büyük mü? Son gebeliğiniz 2 yıldan kısa mıdır? Gebeliklerinizin sayısı 4 ten fazla mıdır? Şeker hastası mısınız? Tansiyonunuz yüksek mi? Kalp hastalığınız var mı? Böbrek hastalığınız var mı? Gebelikte kanama geçirdiniz mi? Gebelikte havale geçirdiniz mi? Üst üste birkaç kez düşük yaptınız mı? Rahim ya da diğer üreme organlarınızdan ameliyat oldunuz mu? Doğurduğunuz çocuklarda engellilik var mı? Yukarıdaki sorulardan yalnızca birine bile evet yanıtı verilmiş ise mutlaka hekime başvurulmalıdır. KISIRLIK Ortalama bir yıl korunmasız ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına karşın, çocuk sahibi olamayan çiftlere infertil ( kısır ) denir. Kısırlığa yol açan nedenler, hem erkeğe hem de kadına özgü olabilir. Bu nedenle; eşlerin her ikisinin de muayene edilmesi gerekir. Kısırlığa Yol Açan Erkeğe Özgü Nedenler: Sperm sayısının yetersizliği, Sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, Testis travması, Hormonal bozukluklar, Varikosel (Testis toplardamarlarının genişlemesi), Geçmişte kabakulak mikrobunun yol açtığı testis iltihabı, Geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalıklar, Bazı ilaçlar Sigara ve alkol Kısırlığa Yol Açan Kadına Özgü Nedenler: Hormon bozuklukları, Yumurtalık iltihabı, Yumurtlamanın olmaması, Kanalların tıkanıklığı, Rahmin şekil bozukluğu, KADIN KİTAPÇIĞI / 17
Geçirilmiş cinsel yolla bulaşan hastalıklar, Trikomonas vajinalis paraziti (geçici kısırlığa yol açabilir), Vücutta spermlerin ölmesine neden olan maddelerin (antikor) gelişmesi, Sigara ve alkol. MENOPOZ Kadının üreme yeterliliği daha çok 15-49 yaşlar arasıdır. Menopoz, genellikle 45 yaşından sonra kadınlık hormonlarının azalması ve yumurtlama işlevinin seyrekleşerek zamanla durması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Adet düzensizlikleri, adet aralığının uzaması ile başlayabilir. Ateş basması, terleme, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, cinsel istekte azalma, vaginada kuruluk, kemik yoğunluğunda azalma, meme dokusu değişiklikleri, kilo alma gibi belirtilerle devam edebilir. Menopozun getirdiği olumsuzlukların kontrol altına alınması olanaklıdır. Bunun için konunun uzmanlarından ya da menapoz kliniklerinden hizmet alınmalıdır. AİLE PLANLAMASI Aile Planlaması; kişilerin istedikleri zaman, bakabilecekleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır. Çocuk sahibi olamayanlara da destek olunmaktadır. Aile planlamasının sağlık hizmetleri içerisinde önemli yeri bulunmaktadır. Aşırı doğurganlık; annenin, çocukların ve ailenin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bir kadının; 18 yaş altında, 35 yaşın üzerinde gebe kalması, 2 yıldan daha sık aralıklarla doğum yapması, 4 ve 4 ten daha fazla çocuk sahibi olması, hem kendisinin hem de çocuğunun hastalık ve ölüm riskini artırır. Bu nedenle; gebelikten korunma yöntemlerine gereksinim bulunmaktadır. Tüm bu sorunların çözümü, özellikle istenmeyen gebeliklerin önlenmesi, çiftlerin danışmanlık hizmeti alarak, etkili aile planlaması yöntemlerini kullanmaları ile olanaklıdır. Aile Planlaması Danışmanlığı; cinsel yaşamınız ve aile planlaması ile ilgili gereksinimlerini ortaya çıkarır, buna yönelik bilgi almanızı sağlar. Bilinçli ve gönüllü olarak size ve eşinize uygun aile planlaması yöntemi seçmenize yardımcı olur. İstenmeyen gebelikler yalnızca kadınların sorunu değildir. Çözüm arayışına erkek ve kadın birlikte yönelmelidir. 18 / KADIN KİTAPÇIĞI
AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ Kadına ait yöntemler ve erkeğe ait yöntemler olmak üzere 2 ye ayrılır. Kullanılacak yönteme eşler ve ilgili sağlık personeli birlikte karar vermelidir. KADINA A T YÖNTEMLER ERKE E A T YÖNTEMLER MODERN (ETK L ) YÖNTEMLER MODERN (ETK L ) YÖNTEMLER 1.GEÇ C YÖNTEMLER 2.KALICI YÖNTEMLER 1.GEÇ C YÖNTEMLER 2.KALICI YÖNTEMLER (B rak ld nda gebe kal nabilen yöntemler) (Geri dönü ü olmayan yöntemler) (B rak ld nda gebe kal nabilen yöntemler) (Geri dönü ü olmayan yöntemler) Rahim içi araç (R A- Spiral) Gebeli i önleyici hormon içeren haplar Gebeli i önleyici hormon içeren i neler Sperm geçi kanallar n Tüplerin ameliyatla Kondom (Kaput, k l f, Deri alt kapsülleri ameliyatla ba lanmas ba lanmas (Tüp ligasyonu) prezarvatif) ( mplanon) (Vazektomi) Diyafram Sperm öldürücüler Kad n kondomu KADINA AİT AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ MODERN KORUNMA YÖNTEMLERİ A- Geçici Yöntemler: B rak ld nda gebe kal nabilen yöntemlerdir.. a. RAH M Ç ARAÇ (R A, ALET, SP RAL): Rahmin içine yerle tirilen küçük, plastik bir araçt r. Bak r ve hormon içeren türleri vard r. Spermin üst genital yollara ula mas na ve döllenmeye engel olur. A-Geçici Yöntemler: Bırakıldığında gebe Koruyuculu u kalınabilen %98 dir. yöntemlerdir.. a. RAHİM İÇİ ARAÇ (RİA, ALET, SPİRAL): Bak rl olanlar yakla k 10 y l korur. Ç kart ld nda hemen gebe kal nabilir. Hiçbir ilaçla etkile imi yoktur. Emziren kad nlarda da uygundur. Rahmin içine yerleştirilen küçük, plastik bir araçtır. Bakır ve hormon içeren türleri vardır. Spermin üst genital yollara ulaşmasına ve döllenmeye engel olur. Koruyuculuğu %98 dir. Bakırlı olanlar yaklaşık 10 yıl korur. Gebe de ildir. Çıkartıldığında hemen gebe kalınabilir. Hiçbir ilaçla etkileşimi yoktur. Kullan m süresi sonunda R A de i tirilece i zaman ara vermeden hemen yenisi uygulanabilir; rahmi dinlendirmeye gerek yoktur. Herhangi bir yak nma yoksa, R A uyguland ktan sonra ilk kontrole 1'inci ay n sonunda, di er kontrollere y lda 1 kez gidilmelidir. Kad n n gebe olmad ndan emin olunan herhangi bir zamanda uygulanabilir. Uygulama s ras nda adetli olmak gerekli de ildir. Ancak kad n adet görürken RIA uygulamas n n yarar da bulunabilir. Adet gören kad n; Emziren kadınlarda da uygundur. Dikkat! Kullan lmamas Gereken Durumlar Kullanım süresi sonunda RİA değiştirileceği zaman ara vermeden hemen yenisi uygulanabilir; rahmi dinlendirmeye gerek Gebeler ya da gebelik üphesi olanlar yoktur. KADIN KİTAPÇIĞI / 19 Rahim a z di er zamanlara göre daha aç k oldu undan kolay uygulan r. Adetleri a r a r l ve adet kanamas çok fazla olan kad nlar Rahminde ya da di er üreme organlar nda iltihap ya da yap bozuklu u bulunanlar Rahminde ya da di er üreme organlar nda kanser olanlar b. GEBEL ÖNLEY C HAPLAR Kad nl k hormonlar n (östrojen ve progesteron) içeren haplard r.
en hemen le 1'inci ay n Ancak kad n ren kad n; kolay Herhangi bir yakınma yoksa, RİA uygulandıktan sonra ilk kontrole 1 inci ayın sonunda, diğer kontrollere yılda 1 kez gidilmelidir. Kadının gebe olmadığından emin olunan herhangi bir zamanda uygulanabilir. Uygulama sırasında adetli olmak gerekli değildir. Ancak kadın adet görürken RIA uygulamasının yararı da bulunabilir. Adet gören kadın;gebe değildir. Rahim ağzı diğer zamanlara göre daha açık olduğundan kolay uygulanır. Dikkat! Kullanılmaması Gereken Durumlar Gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar Adetleri aşırı ağrılı ve adet kanaması çok fazla olan kadınlar Rahminde ya da diğer üreme organlarında iltihap ya da yapı bozukluğu bulunanlar Rahminde ya da diğer üreme organlarında kanser olanlar b. GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ HAPLAR Kadınlık hormonlarını (östrojen ve progesteron) içeren haplardır. Kad n n yumurtal klar ndan yumurta hücresinin (ovum) geli ip at lmas n engeller. Kadının yumurtalıklarından Rahim a z ndaki yumurta salg y koyula t rarak hücresinin spermin (ovum) rahmin gelişip içine atılmasını geçmesini önler. engeller. Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. Doğru kullanıldığında % 99,9 etkilidir. Do ru kullan ld nda % 99,9 etkilidir. Adet öncesi gerginliği ve adet ağrısını azaltır. Adet öncesi gerginli i ve adet a r s n azalt r. Adet kanamaları Adet miktarca kanamalar az miktarca ve düzenli az ve hale düzenli gelir. hale gelir. Kansızlığı azaltır. Kans zl azalt r. Rahim ve yumurtalık Rahim ve kanserlerine yumurtal k kanserlerine karşı kar koruyucudur. Dış gebeliği önler. D gebeli i önler. Bırakıldığında hemen B rak ld nda gebe hemen kalınabilir. gebe kal nabilir. Anne sütünün kalitesini bozar ve miktar n azalt r. Anne sütünün kalitesini bozar ve miktarını azaltır. Kan bas nc n yükseltebilir. Kan basıncını yükseltebilir. Sigara içenlerde kalp-damar hastal riskini art r r. Özellikle 35 ya ndan Sigara içenlerde sonra kalp-damar günde 15 ve daha hastalığı fazla say da riskini sigara artırır. içenler Özellikle hiç kullanmamal d r. 35 yaşından sonra günde 15 ve daha fazla sayıda sigara içenler hiç kullanmamalıdır. Adetin ilk 5 günü içinde ba lanmal d r Adetin ilk 5 günü içinde başlanmalıdır 1. gün ba lan rsa koruyuculuk hemen ba lar. 1. gün başlanırsa lk koruyuculuk günden sonra ba lan rsa hemen başlar. 1 hafta ek yöntem (ör; kondom. İlk günden Üst sonra üste 2 başlanırsa gün unutulursa, 1 hafta en geç ek 72 yöntem saat içinde (ör; mutlaka kondom.) bir aile planlamas Üst üste 2 gün klini ine unutulursa, ba vurulmal d r en geç 72 saat içinde mutlaka bir aile planlaması kliniğine başvurulmalıdır c. MİNİ HAP c. M N HAP Kadınlık hormonlarından Kad nl k hormonlar ndan yalnızca birini yaln zca (progesteron) birini (progesteron) içerir. içerir. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Ancak ülkemizde Anne sütünü etkilemedi i için emziren kad nlar da kullanabilir. Ancak ülkemizde henüz bulunmamaktadır. henüz bulunmamaktad r. ç. AYLIK NE 20 / KADIN KİTAPÇIĞI Düzenli olarak ayda bir kez i ne eklinde uygulan r ve kad nl k hormonlar n
r yakla k 10 y l korur. a hemen gebe kal nabilir. tkile imi yoktur. nlarda da uygundur. resi sonunda R A de i tirilece i zaman ara vermeden hemen anabilir; rahmi dinlendirmeye gerek yoktur. yak nma yoksa, R A uyguland ktan sonra ilk kontrole 1'inci ay n er kontrollere y lda 1 kez gidilmelidir. e olmad ndan emin olunan herhangi bir zamanda r. Uygulama s ras nda adetli olmak gerekli de ildir. Ancak kad n n RIA uygulamas n n yarar da bulunabilir. Adet gören kad n; Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı CSÜS Anne sütünü etkilemedi i için emziren kad nlar da kullanabilir. Ancak ülkemizde ç. AYLIK İĞNE henüz bulunmamaktad r. Düzenli olarak ayda bir kez iğne şeklinde uygulanır ve kadınlık hormonlarını (östrojen ve progesteron) içerir. ç. AYLIK NE Düzenli olarak ayda bir kez i ne eklinde uygulan r ve kad nl k hormonlar n Kadının yumurtlamasını engeller. (östrojen ve progesteron) içerir. Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak, Kad n n yumurtlamas n spermin engeller. rahmin içine geçmesini önler. Doğru uygulandığında %99,9 etkilidir. Rahim a z ndaki salg y koyula t rarak, spermin rahmin içine geçmesini önler. Adet düzeninde 3 aylık iğnelere göre, daha az değişiklik yapar. Do ru uyguland nda %99,9 etkilidir. Rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Adet düzeninde 3 ayl k i nelere göre, daha az de i iklik yapar. Dış gebelikği engeller. Rahim ve yumurtal k kanserine kar koruyucu etkisi vard r. İlk aylarda ara kanaması yapabilir. 19 20 Anne sütünün miktarını azaltıp, kalitesini bozabilir. Sigara içenlerde kalp-damar hastalığı riskini artırır. Özellikle 35 yaşından sonra sigara hiç kullanılmamalıdır. Ayda bir kas içine (kola ya da kalçaya) enjekte edilir. İğne yapıldıktan sonra iğne yeri ovulmamalıdır. Adet kanamasının ilk 3 günü içinde yapıldıysa, hemen korumaya başlar Beşinci günden sonra yapıldıysa, 1 hafta süreyle ek bir aile planlaması yöntemi kullanılmalıdır. İğneler zamanında ve düzenli olarak her ay yapılmalıdır. Üç günü aşan bir gecikme olursa, kişinin gebe olmadığından emin olunmalıdır. e de ildir. im a z di er zamanlara göre daha aç k oldu undan kolay r. amas Gereken Durumlar a gebelik üphesi olanlar a r l ve adet kanamas çok fazla olan kad nlar da di er üreme organlar nda iltihap ya da yap bozuklu u bulunanlar da di er üreme organlar nda kanser olanlar LEY C HAPLAR onlar n (östrojen ve progesteron) içeren haplard r. Anne sütünün kalitesini bozar ve miktar n azalt r. Kan bas nc n yükseltebilir. Sigara içenlerde kalp-damar hastal riskini art r r. Özellikle 35 ya ndan sonra günde 15 ve daha fazla say da sigara içenler hiç kullanmamal d r. Adetin ilk 5 günü içinde ba lanmal d r 1. gün ba lan rsa koruyuculuk hemen ba lar. lk günden sonra ba lan rsa 1 hafta ek yöntem (ör; kondom. Üst üste 2 gün unutulursa, en geç 72 saat içinde mutlaka bir aile planlamas klini ine ba vurulmal d r c. M N HAP Kad nl k hormonlar ndan yaln zca birini (progesteron) içerir. d. ÜÇ AYLIK İĞNE Düzenli olarak 3 ayda bir kez iğne şeklinde uygulanır ve kadınlık hormonlarından birini (progesteron) içerir. Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. Kadının yumurtlamasını engeller. Düzenli uygulandığında %99,9 etkilidir. İleri yaştaki ve/veya östrojen kullanamayan kadınlarda da kullanılabilir. Rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı koruyucudur. En sık görülen yan etkisi, adet düzensizliği ve adet görememedir. Bazı kadınlarda kullanım bırakıldığında adet ve doğurganlığın geri dönüşü gecikebilir. Emziren anneler kullanabilir (6 haftadan sonra). 35 yaş üzerindeki kadınlar kullanabilir. Bırakıldıktan sonra bir süre gebelik gecikebilir. Üç ayda bir kas içine (kola ya da kalçaya) enjekte edilir. İğne yapıldıktan sonra iğne yeri ovulmamalıdır. Adet kanamasının ilk 5 günü içinde yapıldıysa hemen korumaya başlar. Beşinci günden sonra yapıldıysa 1 hafta süreyle ek bir aile planlaması yöntemi (Ör; kondom) kullanılmalıdır. KADIN KİTAPÇIĞI / 21
Dikkat! Kullanılmaması Gereken Durumlar Meme kanseri öyküsü, tanısı ya da şüphesi olanlar, Nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar, Devam eden karaciğer hastalığı olanlar, Kalp krizi ve felç geçirmiş olanlar, Kalp damarlarında hastalık ve ağır hipertansiyonu olanlar, Şeker hastaları, e. DERİ ALTI KAPSÜLLERİ Kadınlık hormonlarından birini (progesteron) içeren ince ve yumuşak bir kapsüldür. Cilt altına yerleştirilir. Rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak spermin rahmin içine geçmesini önler. Kadının yumurtlamasını engeller. Koruyuculuğu %99,9 dur. Üç yıl süre ile korur. Anne sütünün kalitesini bozmaz, miktarını azaltmaz. 24 saat içerisinde korumaya başlar. Emziren anneler (6. haftadan sonra) kullanabilir. Sigara içenler kullanabilir. 40 mm. uzunluğunda ve 2 mm. Çapında olan kapsül cilt altına yerleştirilir. Üç yıl sonra kapsülün içerdiği hormon tükenir ve istendiğinde yeniden takılması gerekir. Adet döneminin ilk 5 günü içinde uygulanabilir. Dikkat! Kullanılmaması Gereken Durumlar Meme kanseri öyküsü, tanısı ya da şüphesi olanlar Nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar Devam eden karaciğer hastalığı olanlar Kalp krizi ve felç geçirmiş olanlar, Kalp damarlarında hastalık ve ağır hipertansiyonu olanlar, Şeker hastaları, f. DİYAFRAM İnce kauçuktan yapılmış, rahmin ağzını örten, şapka şeklinde bir araçtır. Spermlerin hazneden rahme geçmesini engeller. Doğru kullanıldığında %94 koruyucudur. Cinsel ilişkiden önce yerleştirilir ve ilişkiden en erken altı saat sonra çıkarılır. 22 / KADIN KİTAPÇIĞI
Doğru kullanılırsa, aynı diyafram yıkanıp kurulanarak iki yıl süreyle kullanılabilir. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Her cinsel ilişkiden önce sperm öldürücü ilaç (spermisit) uygulanmalıdır. g. SPERMİSİTLER (SPERM YOK EDİCİLER) Hazneye konularak uygulanan fitil, jel, köpük ve tabletlerdir. Spermleri hazne içinde öldürerek gebeliği önler. Doğru kullanıldığında %94 koruyucudur. Her cinsel ilişkide yeniden kullanmak gerekir. Emziren kadınlar da kullanabilir. Tabletlerin erimesi için cinsel ilişkiden 10 15 dakika önce vajinanın derinine uygulanmaları gerekir. Etkisini tam gösterebilmesi için cinsel ilişkiden sonra da en az 6 saat vajina hiçbir sebeple yıkanmamalıdır. Vajinanın doktor tarafından önerilmedikçe, herhangi bir sebepten yıkanması doğru değildir. Doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artıracağından önerilmez. ğ. KADIN KONDOMU Kadın tarafından kullanılan, ince, saydam, yumuşak plastikten yapılmış, uçlarında iç ve dış olarak iki değişik boyda halka bulunan, lateks bir kılıftır. Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meni içerisindeki spermlerin kadın haznesine dökülmesini engeller. Her cinsel ilişkide yenisi kullanılmalıdır. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, Hepatit-B, Frengi, Bel Soğukluğu, Klamidya vb.) korur. Cinsel ilişki öncesinde, kadının vajinasına yerleştirilir. B-Kalıcı Yöntemler: Tekrar gebe kalınması söz konusu değildir. Uygulandığında geri dönüşü olmayan yöntemdir. a.tüplerin BAĞLANMASI (TÜP LİGASYONU) Kadında yumurtayı taşıyan tüplerin ameliyatla bağlanmasıdır. Tüpler kapatılınca, kadının yumurta hücresi sperm ile birleşemediğinden döllenme olmaz. Koruyuculuğu çok yüksektir. Etkisi hemen başlar. Anne sütüne zararlı etkisi yoktur. Cinsel isteği azaltmaz, ilişkiyi etkilemez. Yan etkisi yoktur. KADIN KİTAPÇIĞI / 23
Kalıcıdır. Geri dönüşü olanaklı bulunmadığından aile çok iyi bilgilendirilmeli, karar vermeden önce eşler çok iyi düşünmelidir. Yumurtalama zamanının belirlenmesi, emzirme ve vajinal yıkama diye de bilinen geleneksel uygulamalar, gebelikten korunmak için etkili değildir. İstenmeyen gebeliklerden korunmanın en bilimsel ve doğru olanı, ilgili sağlık personeline danışılarak etkili, modern bir yöntemi uygulamaktır. ACİL KORUMA Planlı olmayan, korunmasız cinsel ilişki sonrası, özellikle kondom yırtılması ya da tecavüz gibi durumlarda gebelik riskini ortadan kaldırmak amacıyla alınan önlemlere denir. Böyle durumlarda 72 saat içinde zaman geçirmeden aile planlaması hizmeti sunan bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gebelikten korunmak amacıyla kullanılan bir yöntemden kaynaklandığı düşünülen bir sorunun farkedilmesi halinde, sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. BAZI CİNSEL SAĞLIK SORUNLARI Cinsel sorunlar, bireylerin cinsel yaşamlarındaki, beklentilerinin karşılanmamasına neden olur. Cinsel Sağlık Sorunların Genel Nedenleri: Kişisel farklılıklar (yaş, cinsiyet, öğrenim durumu vb.) Kültürel farklılıklardan kaynaklanan çatışmalar, Yaşam koşulları, Duygusal sorunlar (depresyon, anksiyete, geçirilmiş kötü deneyim, gebe kalma ve cinsel yolla bulaşan hastalık kapma korkusu vb.), Bedensel sorunlar (hormon düzensizlikleri, kalp-damar ve metabolizma hastalıkları,sürekli ilaç kullanma zorunluluğu), Eşle ilişkilere bağlı nedenler (ekonomik sıkıntı, geçimsizlik, cinsel tercihler vb.), Toplumun kadına ve kız çocuğuna ayırımcı bakışı, Yetersiz ve yanlış bilgilenme Kadına Özgü Bazı Cinsel Sorunlar CİNSEL İSTEKSİZLİK Cinsel istek azlığı/yokluğu; hatta cinsel ilişkiye, cinsel organlara ya da sıvılara tiksinme şeklinde görülebilir. Bu durumu yaşayan kadınlar, zaman zaman orgazm sorunu yaşayabilirler. 24 / KADIN KİTAPÇIĞI
CİNSEL UYARI BOZUKLUKLARI Cinsel ilişki boyunca bazen zevk almaya yetecek kadar uyarılma oluşamayabilir. Yeterli vajinal ıslaklık olmadığı durumlarda, tahriş sonucu ağrı ve yanma olabilir. VAJİNUSMUS: Cinsel ilişki sırasında istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi ve ilişkide ısrar edilmesi durumunda ağrı yaşanmasıdır. Yukarıda belirtilen sorunların nedenleri arasında; Cinsel organlara ya da hormonal dengeye ait bozukluklar, Bazı ilaçlar, Olumsuz cinsel deneyimler, Kendine güvensizlik, Eşi ile cinsellik dışında sosyal paylaşımın yeterince olmaması, Farklı cinsel kimlik ya da farklı tercihler, Yoğun stres ve depresyon, Çocukluk dönemindeki takıntılar, Yanlış/yetersiz cinsel bilgi, Taciz ve tecavüze uğrama, Eşine yeterince ilgi duymamakla ve/veya eşini çekici bulmamakla gelişen cinsel isteksizlik, Kronik hastalıklar (diyabet, kalp-damar vb.), Menopoz, Yetiştiği ailede geçimsizlik, İlk cinsel ilişkide ağrı duyacağı düşüncesi nedeniyle abartılı korku ve kaygı gelişmesi, Cinsel ilişkiyi paylaşımdan çok, eşine karşı görev olarak algılaması, Vajinanın zedeleneceği endişesi, Suçluluk duygusu, Cinsel yolla bulaşan hastalıklar başlı başına cinsel sağlık sorunu olduğu gibi, diğer sorunların da nedeni olabilir. CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLAR (CYBE) Yaygın olarak korunmasız cinsel ilişki ile bulaşan, genellikle cinsel organlarda bulgu veren ve çoğunlukla belirti göstermeden seyreden hastalıklardır. Cinsel sağlık bilgileri yetersiz olan gençlerin CYBE lere yakalanma riski artmaktadır. a.cybh lerin Önemi ve Genel Özellikleri: Daha çok korunmasız cinsel ilişki ile bulaşırlar. Çoğunluğu (yaklaşık %70 i) belirti vermeden seyreder. Belirtiler daha çok cinsel organlarda ya da yakınlarındadır. Bazı belirtiler CYBE dı- KADIN KİTAPÇIĞI / 25
şındaki hastalıklarda da görülebilir. Frengide olduğu gibi kimi yaralar ağrısızdır. Bir CYBE de yara biçiminde belirti varsa, bu yaradan bir diğer CYBE nin bulaşması kolaylaşır. Kimilerinin tam tedavisi var, kimilerinin yoktur. Tedavisi olup önemsenmeyenlerin ve ihmal edilenlerin süregenleşmesi, kısırlık ve diğer sorunlara yol açması olasılığı artmaktadır. HIV/AIDS te olduğu gibi ölümcül de olabilir. Toplumdaki algısı gereği, CYBE lerden utanma ve gizleme eğilimi bulunmaktadır. Bu durum doktora başvurmayı, tedavi olma ve önlem almayı geciktirmekte, başkalarına giderek daha çok bulaşmaktadır. CYBE lere bağışıklık gelişmez. Genel vücut direnci hastalık gidişini etkiler. Önlem alınmaması halinde birey bir CYBE ye birçok kez yakalanabilir b.başlıca CYBE ler: Bel soğukluğu (Gonore) Frengi (Sifiliz) Yumuşak Çıban (Şankır) Klamidya Trikomonas Hapatit B ve C sarılığı HIV/AIDS Cinsel organ siğilleri (genital siğil) Cinsel organ uçuğu (genital herpes) c. Bulaşma Yolları: Korunmasız Cinsel İlişki: Her türlü cinsel ilişki ile bulaşır. Hastalık etkenlerini taşıyan bireyin penis, vajina, anüs, ağız boşluğu ve bunların salgıları, sağlıklı bireye cinsel ilişki sırasında bulaşabilir. Ateşli öpüşmeler sırasında oluşabilen yaralardan da hastalık etkenleri bulaşabilir. Kan Yolu: Frengi, Hepatit-B ve C sarılığı ve AIDS etkenleri vücuda girdikten sonra kan ve doku sıvılarında çoğalır. Kontrolsüz kan nakli, Hastalıklı bireyler için kullanılmış ve daha sonra mikropsuz hale getirilmemiş kulak delme, dövme, akupunktur, sünnet aletleri, Ortak kullanılan diş fırçası, jilet ve tıraş bıçağı, Madde bağımlılığı nedeniyle ortak enjektör kullanımı ile CYBE ler bulaşabilir. Anneden Bebeğe Geçiş: Frengi, Hepatit B ve C sarılığı ve AIDS etkenleri anneden bebeğe gebelik, doğum, emzirme sırasında geçebilir. ç.genel Belirtileri: Penis, vajina ya da anüsde; Normal olmayan pis kokulu akıntı, Kaşıntı, Şişlik, Kızarıklık, Yara, yumru, döküntü (Frengide ağrısız, diğerlerinde ağrılı) İdrar yapma sırasında yanma, sızı ve ağrı, Karnın alt bölümünde ağrı ve duyarlılık, Cinsel ilişki sırasında acı duyulması, 26 / KADIN KİTAPÇIĞI
Kasıklarda şişlik (Lenfadenopati), Ender olarak ateş, bulantı, halsizlik, kırıklık ve üşüme gibi genel belirtiler de görülebilir. Bel soğukluğu mikrobu bebekte göz iltihabına ve körlüğe neden olabilir. Doğumsal frengide burun kökü çöküklüğü, birçok organda yara ve sakatlıklara yol açabilir. d.sonuçları ve Yol Açtığı Diğer Hastalıklar: Kısırlığın en önemli nedenlerinden biri, tedavi edilmemiş CYBE lerdir. Kadınlarda rahim ağzı kanserlerinin oluşmasına neden olabilirler. Hepatit B ve C nin karaciğerde kanser ve siroza yol açtığı bilinmektedir. Bağışıklık sisteminin yetersizliğine neden olan AIDS, gerek mikrobik gerekse mikrobik olmayan, kanser ya da sistem ile ilgili birçok hastalığa yol açmakta ve ölümlere neden olmaktadır. e.tedavide İlkeler: Çoğunun tedavisi olanaklıdır.erken tanı ve tedavi önemlidir. Geciken tanı ve tedavi hem tedavi başarısını düşürür, hem de birçok hastalığa neden olur. Hastanın tedavisi, eşiyle birlikte yapılmalıdır. Yalnızca bir eşin tedavi edilmesi sorunu çözmez. Hastalık yeniden diğer eşine bulaşır. Tedavi sürdürülürken, olanaklıysa birey cinsel ilişkide bulunmamalıdır. Cinsel ilişki isteniyorsa kondom kullanılmalıdır. Eczaneden ulu orta alınan ya da birinin önerisiyle kullanılan ilaçlar son derece sakıncalıdır. Hem tedaviyi güçleştirir, hem de başka hastalıklara neden olur. Mutlaka hekime başvurulmalı, önerilen tedavi yaptırılmalıdır. f.cybe lerden Korunmak İçin Genel Önlemler: Tek eşlilik son derece önemlidir. Ancak her iki eş birbirine sadık olmalıdır. Her türlü cinsel ilişkide kondom kullanılmalı. Kondom hem gebelikten hem de CYBE lerden koruyan en önemli yöntemdir. Gerektiğinde kullanılacak kan ve doku kontrol edilmiş (test uygulanmış) olmalıdır. Tek kullanımlık enjektör kullanılmalı. Diş fırçası, tıraş bıçağı ve jilet ortak kullanılmamalı. Sünnet, akupunktur iğnesi, dövme iğnesi ve aletleri, manikür-pedikür makası ve diğer tıbbi aletler tekniğine uygun steril edilmeli (mikropsuzlaştırılmalı). Yeni doğan bebeğin gözüne gümüş nitrat damlatılmalı (hastanede). HIV taşıyan bir anneden doğan bebeğin kan testi negatif ise (mikrop yoksa) emzirilmemeli. HIV pozitifli bir anne kabul ediyorsa, gebelik sonlandırılabilmeli, bebeği doğurmak istiyorsa doktorun önerisi ile HIV/AIDS tedavisi almalıdır. Gebelikte uygulanan HIV/ AIDS tedavisi, virüsün bebeğe geçme olasılığını %30 lardan %5-10 lara düşürmektedir. AIDS ilaçları bebeğe zarar vermez. KADIN KİTAPÇIĞI / 27
Koruyuculuğu yüksek olduğu için, tüm bireyler Hepatit-B aşısı yaptırmalıdır. Ancak Hepatit-C nin aşısı henüz yoktur. Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlardan Korunmanın Yolu; Tek Eşlilik ve Kondom CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİĞİ 1.Vajinanın içini yıkamak doğru değildir. Kendi koruyucu ortamını bozarak mikropların gelişimine neden olabilir. 2.Teharetlenmede temizliğin önden arkaya (önce ön, sonra arka )yapılması çok önemlidir. 3.Anal (makat) ilişki sakıncalıdır. 4.İlişki öncesi ve sonrası, genital bölge temizliğine dikkat edilmesi gerekir. 5.Uygun aralıklarla banyo yapılmalı, çamaşır değiştirilmelidir. 6.Adet döneminde mikrop kapmayı önlemek için hijyenik ped kullanılmalıdır. 7.Cinsel organ çevresindeki kıllar fazla uzamadan, hijyen kurallarına uyarak traş edilmelidir. 8.Toplu kullanılan tuvaletlerde kirli suyun genital ve anal bölgeye sıçramamasına dikkat edilmelidir. KALITSAL (GENETİK) HASTALIKLAR VE ÖZÜRLÜLÜK Kalıtsal hastalık, bir bireyin genetik materyali, yani kromozom ve genlerindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Anne- baba sağlam görünmesine karşın, kromozom ya da genlerdeki bozuklukların taşıyıcısı olduklarında hastalık, bebek ve çocuklarda ortaya çıkabilir. Kalıtsal hastalıklar, toplumda sık rastlanan, yalnızca bireyin kendisini değil, sonraki nesilleri de etkileyen (nesilden nesile geçen) hastalıklardır. ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN NEDENLER a.özürlülüğe YOL AÇABİLEN GEBELİK ÖNCESİ VE GEBELİK SIRASINDA KARŞILAŞILAN NEDENLER *Akraba evliliği ve kalıtım: Aralarında kan bağı bulunan kişilerin bebeklerinde kalıtsal olarak geçen ve engelliliğe neden olan hastalıkların ortaya çıkma olasılığı yüksektir. 28 / KADIN KİTAPÇIĞI
*Kan uyuşmazlığı: Anne kan grubunun negatif (-), baba kan grubunun pozitif (+) olduğu durumlarda gelişir. Bu tür bebeklerde şiddetli yenidoğan sarılığı, sakatlık ve ölüm ortaya çıkar. Bazen bebeğin kanının değiştirilmesi gerekebilir. Gebelik öncesi ve sırasında saptanmış olması halinde gebelik hekim kontrolünde geçirilmeli, önerilen tarihlerde gerekli testleri yaptırmalıdır. Daha sonraki bebeklerde kan uyuşmazlığının olumsuzluklarını önlemek için, doğumdan hemen sonra ilk 48 saat içerisinde önerilen iğneyi anneye yaptırmak gerekir. *Gebelik sırasında anne yaşının 35 ve üzerinde olması özellikle down sendromu olasılığını artırır, *Gebelik boyunca (özellikle ilk 3 ay içerisinde) annenin; Hekim önerisi dışında ilaç kullanması, Sigara içmesi ya da sigara dumanı ortamlarında bulunması, Alkol kullanması, Kimyasal maddelere maruz kalması, Radyasyona maruz kalması, Aşırı stres duyması, Yetersiz ve dengesiz beslenmesi, Başta kızamıkçık olmak üzere, anne karnındaki bebeği kötü etkileyen bulaşıcı hastalıkların (TORCHS=Toksoplazmoz, kızamıkçık, sitemegalovirüs, hepatit B ve C, frengi) geçirilmesi ya da etkenlerin taşınması, b.özürlülüğe YOL AÇABİLEN DOĞUM SIRASINDA KARŞILAŞILAN NEDENLER *Doğumun uzun sürmesi ve bebeğin oksijensiz kalması, *Doğumun sağlık personeli olmayan kişilerce yaptırılması ve yanlış uygulamalar, *Bebeğin kaza ya da kafa travması geçirmesi, *Zehirlenme, *Bebeğe hekimin önerisi dışında ilaç verilmesi. c.özürlülüğe YOL AÇABİLEN DOĞUM SONRASI KARŞILAŞILAN NEDENLER *Yenidoğan döneminde rastlanılan metabolik sorunlar (Feniketonüri, hipotroidi) *Yeni doğan sarılığının uzun ve şiddetli sürmesi, *Psikolojik ve sosyal sıkıntılar, *İş kazaları ve meslek hastalıkları, *Ev kazaları,*trafik kazaları, *Çevresel faktörler, *Yaşlılık, *Doğal afetler. ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN KALITSAL HASTALIKLAR AKDENİZ ANEMİSİ (TALASEMİ) Hücrelere oksijen taşıyan alyuvarlarda bulunan hemoglobin üretiminde doğuştan sorun KADIN KİTAPÇIĞI / 29
olduğu için, dokulara yeterince oksijen taşınamaz. Bu nedenle kansızlığı düşündüren, deride koyu sarı renk görülür. Dokuların oksijen gereksinimi sonucu kemik iliği aşırı uyarılır. Bu nedenle alın ve yüz kemiklerinde genişleme söz konusudur. Buna bağlı olarak, alın öne doğru çıkık, kafanın en tepesinde oluksu çukurluk gelişir. Ayrıca çocukta büyüme geriliği, konuşamama, dalak ve karaciğerde büyüme ve kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Her iki eşte talasemi hastalığı bulunması halinde doğacak bebeklerde görülme olasılığı çok daha yüksektir. Bu nedenle genetik tahliller ihmal edilmemelidir. HEMOFİLİ Erkek çocuklarında görülür. Bu tür kişilerde doğuştan kanın pıhtılaşmasını sağlayan madde eksikliği bulunmaktadır. Yaralanmaları halinde kanın pıhtılaşma süresi uzun olduğu için kanamanın durdurulması güçtür. Kan kaybı nedeniyle ölenler bile vardır. DOWN SENDROMU (MONGOLİZM) Zeka geriliğiyle kendini gösteren bir hastalıktır. Bu tür çocuklara özgün bir yüz görünümü (mongol) vardır. Gözler küçük ve süzgün, çene,ağız ve dudaklar ileri çıkıktır. Çocuğun 21. kromozomunda anormallik bulunur. Yaşı ileri olan annelerin (35 yaş ve üzeri) downlu bebek doğurma olasılığı yüksektir. Bebeğin downlu olduğunu anne karnında belirlemek olanaklıdır. Bu nedenle gebelik fark edildikten sonra, gebelik boyunca önerilen aralıklarda annenin hekim tarafından muayene edilmesi son derece önemlidir. Bebek doğduktan sonra iyileştirilmesi olanaklı değildir. Ancak özel eğitimle yaşamı için önemli bazı bilgi ve beceriler öğretilebilir. TURNER SENDROMU Bu tür bebekler kız görünümlüdür. Ancak cinsiyet kromozomu (XO) yapısındadır. Cinsiyet kromozomundan biri her zaman (X), diğeri ise (X) olursa bebek kız, (Y) olursa erkek olur. Bu hastalıkta ise ikinci kromozom (O) dır. Bu nedenle çocuk erkek olmadığı gibi tam bir kız da değildir. Bu hastalıkta kişinin adet görmesi, çocuk sahibi olması olanaksızdır. Doğduğunda bebeğin oransız vücut yapısı, ense saç çizgisi düşüklüğü belirtisi olabilir. KLİNİFELTER SENDROMU Bu bebekler erkektir. Cinsiyet kromozom sayısında fazlalık bulunur (XYY). Bu kişilerin vücutları oransız, boyları çok uzun, genellikle cinsel organları küçüktür. Toplumsallaşmaları ve uyumları iyi değildir. Suç işlemeye ve psikopatiye yatkındırlar. SPİNA BİFİDA Doğum öncesinde ortaya çıkan ve gebeliğin ilk aylarında omurilik gelişiminde meydana gelen bozukluk ve açıklıklardır. Gebeliğin 19.-23. haftaları arasında test yaptırılarak teşhis konulabilir. 30 / KADIN KİTAPÇIĞI
ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN DOĞUMSAL VE DİĞER ETKENLERE BAĞLI HASTALIKLAR Bu hastalıkların ortaya çıkmasında kalıtsal yatkınlık bulunmakla birlikte, başka nedenler de etkili olabilmektedir. HİPERAKTİVİTE DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU Çocuklarda dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve yaramazlık, kaza olasılığı, düşünememe ve tehlikeli yerlere tırmanma, çok konuşma ya da konuşmama, vurucu, kırıcı davranarak çevreye zarar verme vb. gibi davranış bozuklukları görülür. SEREBRAL PALSİ Çocukta kas iskelet koordinasyon bozukluğu, el, kol ve bacaklarda şekil bozukluğu ve konuşma sırasında akıcılıkta ve yüz hareketlerinde bozukluk bulunur. Çocuğun yürümesi, elini kolunu kullanması, konuşması sorunludur. Daha çok kan uyuşmazlığı ve yeni doğan sarılığının uzun sürmesi ve zamanında hekime götürülmeyip zamanında önlem alınmaması sonucu ortaya çıkabilir. OTİSTİK ÇOCUK Toplumsal etkileşimin ve iletişimin önemli ölçüde bozuk ve anormal gelişimi, ilginin, etkinliklerin belirgin derecede sınırlı oluşuyla dikkat çeken gelişimsel bozukluktur. Ne kadar erken tanı konulabilirse, eğitilmeleri olumlu yönde etkilenir. Bebeğin 1,5-2 ay sonra anne ile göz teması kuramaması, gülümseme ve agulamanın bulunmaması, kucakta huzursuzluk, erken tanıda önemli belirtilerdir. Çocukta sallanma, ilgisini çeken objeler karşısında çırpınma (ellerini kollarını sallama), kafasını vurma, el bilek ısırma, sosyal oyunlara katılmama, sözel ve bedensel iletişim becerilerinden yoksunluk, dil gelişiminde gecikme, aynılık eğilimi de (aynı yerde oturma, aynı giysiyi giyme, aynı oyuncaklarla oynama vb.) önemli belirtiler arasındadır. FENİLKETONÜRİ Zeka geriliğine neden olan doğumsal bir hastalıktır. Ne kadar erken tanı konulabilirse, zeka geriliği o ölçüde önlenir. Bebeğin yeni doğan sarılığının bir haftadan uzun sürmesi, aşırı kusma, havale, idrarın leş gibi kokması (idrarda fare ölüsü kokusu) erken tanıda çok önemlidir. Doğar doğmaz bebeğin topuğundan alınarak yapılan kan testi (GATRİ TESTİ) de erken tanı için son derece önemlidir. Erken tanı konan bebeğe hekimin önerisiyle özel mama verilmesi ve gıdalarının düzenlenmesi ile zeka geriliği bebekte önlenebilir. KONJENİTAL HİPOTROİDİ Boyunda bulunan troid bezinin doğuştan iyi çalışmaması sonucu, büyüme ve gelişme KADIN KİTAPÇIĞI / 31
için gerekli olan tiroksin hormonunun yetersizliği nedeniyle ortaya çıkar. Erken teşhis konulamaması sonucu zeka geriliğine neden olan bir hastalıktır. Gebeliği sırasında iyotlu ya da troid ile ilgili ilaç kullanan annelerin bebeklerinin hipotroidili doğma riski yüksektir. Bebeğin doğumundan sonra 24 ya da 72 saat içerisinde ilk kakayı (mekoyum) çıkaramaması, yeni doğan sarılığının bir haftadan uzun sürmesi, bebeğin ağlamaması, durgun ve hareketsiz olması, erken tanı için çok önemlidir. Burun kökü basıklığı ve göbek fıtığı ile doğan bebeklerde hipotiroidi açısından çocuk hekimine muayene ettirilmelidir. Kan testi erken tanıda önemlidir. Erken tanı konan hipotiriodili bebeğe hekimin önerdiği ilaç başlanırsa, bebeğin geri zekalı olması önlenir. ÖZÜRLÜLÜĞE YOL AÇAN SORUNLARIN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN ÖNERİLER Genel Öneriler: *Akraba evliliğinden kaçınılmalı, *Eşler, kan grubu tahlili yaptırmalı, uyuşmazlık varsa hekim önerisine göre davranmalı, *Olabildiğince 35 yaşından önce bebek sahibi olmalı, 35 yaşından sonraki gebeliklerde sağlık kontrollerine daha özenli davranılmalıdır. *Gerekli ve uygun görülmesi halinde (ailede zeka geriliği, cücelik, akdeniz anemisi vb. gibi özürlü çocuk öyküsü) uzmanından genetik danışmanlık alınabilir, genetik tahlil laboratuvarı bulunan ilgili sağlık kuruluşlarında genetik testler yaptırılabilir, Gebelik Dönemine Yönelik Öneriler; *Beklenen adet kanaması zamanı geçince hekime gidilerek gebe kalıp kalmadığı öğrenilmeli, gebelik söz konusu ise, hekim kontrolünde sürdürülmeli, Gebelik sırasında asla sigara ve alkol içilmemeli, ayrıca sigara dumanı olan yerde bulunulmamalı, İlk üç ay içerisinde hiçbir ilaç kullanılmamalı, gereksinim duyulursa mutlaka hekime danışılmalı, Gereksiz yere röntgen çektirilmemeli, röntgen çekimi yapılan yerlerin yakınında bulunulmamalı, Gebelik beslenmesi için sağlık personelinin danışmanlığını almalı, Gebeler kızamıkçık ya da bulaşıcı hastalık geçiren birinin yanına gitmemeli, gebelik sırasında kızamıkçık aşısı bile yaptırmamalı, Kronik hastalığı bulunanlar ilgili uzmanın denetiminde olmalı, kadın hastalıkları uzmanı bu konuda bilgilendirilmeli, Doğum ve Doğum Sonrası Dönemine Yönelik Öneriler: Doğum, sağlık personeli yardımıyla yaptırılmalı, doğumun sağlık kuruluşunda yapılması tercih edilmeli, doğumdan hemen sonra bebeğin gözüne damlatılan gümüş nitrat solüsyonu bebekte bel soğukluğunu ve buna bağlı körlüğü önlemek açısından son derece önemlidir. Yeni doğan sarılığı açısından dikkat edilmeli, ilk 72 saat içerisinde ortaya çıkan sarılıklarda bebek mutlaka hekime gösterilmeli, özellikle ilk 24 saatte fark edilen sarılıklar son derece önemlidir. 32 / KADIN KİTAPÇIĞI
Sağlıklı bebek ve çocuk sahibi olabilmek için aşı ile korunabilen hastalıklara karşı aşılanmalı, genel sağlık önlemleri alınmalı, Doğru beslenme her yaş için önemlidir. Ancak bebek ve çocuklara ayrı bir özen gösterilmelidir. Bebek ve çocuk beslenmesinde ANNE SÜTÜ nün ayrı bir önemi vardır. Her annenin sütü kendi bebeği için özeldir. Anne sütü, bebeğin ruhsal ve bedensel gelişimi için en gerekli gıda maddesidir. Bebek doğar doğmaz ilk yarım saat içerisinde anne memesi verilmelidir. ANNE SÜTÜ BEBEĞE ALTI AY TEK BAŞINA YETER. Altı aydan sonra anne sütünün yanı sıra ek gıdaların verilmesi gerekir. Kazalara karşı önlem alınmalıdır. Aile, bebek ve çocuğun gelişiminde farklılık görmesi halinde erken tanı ve tedavi için sağlık kurumuna zaman geçirmeden başvurmalıdır. Özürlü Çocuk Ve Aile Özürlülüğün önlenmesine yönelik alınacak önlemler son derece önemli olmakla birlikte, özürlü çocuk sahibi olan ailelerin duyarlılıkları ve sorumlulukları, sorunların çözümüne önemli katkı verebilir. Özürlü ailesi, olayı ilk öğrendiğinde genel olarak başlangıçta derin üzüntü, şok, reddetme, acı çekme ve depresyon, suçlama ve suçlanma, utanma, daha sonra durumu kanıksama, uyum sağlama ya da kabullenme duyguları yaşayabilir. Bir Özürlü Annesinin Sesi Başlangıçta çocuğumuzun özürlü olması, ailemiz içindeki her bireyi ayrı ayrı, değişik şekillerde ve yoğunluklarda etkiledi. Eşim çocuğumuzun durumundan dolayı son derece utanıyor, bense duyduğum suçluluktan ötürü aşırı kollayıcı, koruyucu davranıyordum. Çocuğumuzdaki problemlerin giderek artması ve daha belirgin hale gelmesi sonucunda, birlikte onun için neler yapabileceğimizi düşünmemiz gerektiğine karar verdik. Bu düşünce bizi birbirimize daha da yakınlaştırmıştı. Çünkü oğlumuzun her ikimize de ayrı ayrı gereksinimi vardı. Birbirimize destek olmamız, oğlumuzun bize olan ihtiyacını hissetmemiz, evliliğimizi daha da yıkılmaz hale getirdi. Çocuğumuzu olduğu gibi kabul etmek, onun için yapabileceklerimiz hakkında ortak tavır ve tutumu geliştirmek artık tek amacımız haline gelmişti. Ancak hekimlerin gebelik öncesi küçük bir önlem alınsaydı, bu durum ortaya çıkmayabilirdi deyişi ihmal suçluluğu hissetmemizin kaynağı oldu. AİLE VE TOPLUM OLARAK SORUMLUKLARIMIZI ÖNEMSEYELİM! Kaldırım, merdiven, tuvalet, lavabo ve asansör vb. fizik alt yapı düzenlemelerinde, özürlülerin kullanabilecekleri nitelikte olmasına özen gösterilmeli, Tüm sağlık hizmetleri, özürlülerin de ulaşabileceği hale getirilmeli ve kolaylıklar sağlanmalı, Aileler de özel eğitim çalışmalarını doğrudan izleyebilmeli, katkı verebilmeli, Özrün çeşidine ve düzeyine göre farklı danışmanlık ve eğitim hizmetleri verilebilmeli, Özürlülerin evdeki yaşam kalitesini artırmaya yönelik aile eğitilmeli ve bilinçlendirilmeli, aileler arasında grup etkileşimi sağlanmalı, KADIN KİTAPÇIĞI / 33
Özürlü bireylere iş ve meslek kazandırılarak, toplumda üretkenlikleri sürdürülmeli, Risk bulunması ya da gereksinim duyulması halinde, bireylere özürlülük konusunda bilgi verilmelidir. Bu bilgilendirmeye, toplumun bilinçlendirilmesi açısından da özen gösterilmelidir. Özürlü çocuklarımızı gizlemek ya da onlardan utanmak yerine, onları gün ışığına çıkarmalı, eğitmeli ve topluma kazandırmalıyız. KADINLARDA GÖRÜLEN CİNSELLİKLE İLGİLİ KANSERLER MEME KANSERİ Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Erken tanı konması halinde tedavisi olanaklıdır. Erken tanı için kadının kendi kendine meme muayenesi yapması ve 40 yaşından sonra yılda bir mamografi çektirmesi son derece önemlidir. KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ Kadın, kendi kendine ayakta ayna karşısında meme muayenesi yapabilir. Şekil Ayakta kendi kendine meme muayenesi Önce meme dokusunda ve deride bir değişiklik olup olmadığına karşıdan ve yandan bakılır. Kollar başın üzerinde birleştirilip, büyüklük ve şekil değişikliği, deride çukurlaşma ya da büzüşme, meme başında içe çekilme ya da akıntı, meme başı çevresindeki koyu renkli alanda ve deride değişiklik olup olmadığına bakılır, Aynı işlem eller belde birleştirilerek yapılır. Tek kol baş üzerine konulur, diğer el koltuk altından başlayıp, meme üzerinde dairesel hareketlerle (saat yönünde) parmak uçlarıyla bastırılarak muayene edilir. Aynı işlem diğer meme için de tekrarlanır. Eller aşağı sarkıtılarak ve hafif öne eğilerek memelerin sarkık duruşunda bir farklılık olup olmadığına da bakılır. Ele bir kitle, sertlik gelmesi ya da sarkık duruşda farklılık olması halinde hekime başvurulur. 34 / KADIN KİTAPÇIĞI
Kadın; yatarak da kendi kendine meme muayenesi yapabilir. Şekil.. Yatarak kendi kendine meme muayenesi Memede değişiklik fark edilmesi halinde hemen hekime başvurulmalıdır.. - Sertlik ya da kitle, - Deride kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği, - Meme başında kalınlaşma, kızarıklık, akıntı, kanama, yara, - Memede ya da meme başında içeri doğru çekinti, - Meme şeklinde değişiklik, - Meme başlarının duruşunda değişiklik, Vulva Kanseri (Dış genital organ); genellikle ileri yaşlarda görülür. Teharet sırasında farkedilen sertlik, kitle, kabarıklık, renk değişikliği, yara ya da kanama, erken tanıda önemlidir. Hekime başvurulmalıdır. Vajina ve Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri; genellikle ileri yaşlarda görülür. Erken tanısı konulabilmesi halinde tedavisi olanaklıdır. Kadınların hiçbir yakınması olmasa dahi, hekimlerince önerilen aralıklarla jinekolojik muayeneden geçmeleri ve Papsmear Testi yaptırmaları önemlidir. Rahim Kanseri; genellikle menopoz ve sonrasında ortaya çıkar. Menapoza giren kadınlarda kanama erken tanı açısından önemlidir. Yumurtalık kanseri; kadın genital kanserleri içinde önemli yer tutar. Kanserde erken tanı önemlidir. 40 yaşından sonra yılda bir jinekolojik muayene yararlıdır. Beklenmeyen vajinal kanama ve akıntı, kitle, sertlik fark edilmesi halinde hemen hekime başvurulmalıdır. MYOM Rahimde gelişen iyi huylu urdur. Ancak fark edilmesi halinde hekimin önerileri doğrultusunda davranılmalıdır. GENEL RİSK FAKTÖRLERİ 1- Ailesinde kanser öyküsü bulunanlarda risk artabilir. 2- Çok doğum yapmış ya da hiç doğum yapmamış olanlarda risk olabilir. KADIN KİTAPÇIĞI / 35
3- Cinsel yolla bulaşan hastalıkların, özellikle genital siğil virüsünün, rahim ağzı ve vulva kanseriyle yakın ilişkisi bulunmaktadır. 4- Sigara, tüm kanserlerde olduğu gibi kadınlara özgü kanserlerin de önemli nedenidir. 5- Hekim kontrolü dışında kullanılan hormon ilaçları kansere eğilimi artırabilir. 6-Yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenme Başta kanser olmak üzere birçok hastalığın temel etmenlerinden biri yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenme, diğeri ise sigara alışkanlığı dır. Her iki etmen ailenin sağlığını ve mutluluğunu yakından ilgilendirir. BESLENME -Damar sertliği, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, kemik erimesi (osteoporoz), şeker hastalığı (diyabet), kansızlık (anemi) ve şişmanlık vb. gibi hastalıkların en önemli nedenlerinden biri yanlış, yetersiz ve dengesiz beslenmedir. -Beslenme insan davranışlarını etkileyen önemli öğelerdendir. Genellikle aç kalan ve kimi besin öğelerinden yoksun beslenenler; sinirli, uyumsuz, saldırgan ve suç işlemeye eğilimli olabilirler. Bebek ve çocuklarda kötü beslenme beyin gelişimini ve zeka yeteneğini olumsuz etkiler. -Kanser hastalıklarıyla beslenme arasında sıkı bir ilişki vardır. Yirmi yaşına kadar yeterli ve dengeli beslenenlerin yaşam boyu kanserden korunma olasılıkları % 60 dan fazladır. Küflü gıdalarda aflotoksin denilen kanser yapıcı bir madde oluşur. Süt, et ve yumurtaya da geçtiği için küflü ekmek ve diğer gıdalar hayvanlara da verilmemelidir. Doğru Beslenme İlkeleri; Beş gruptan oluşan besinler, her gün, günde üç öğün ve karışık tüketilmelidir. Besin grupları: Etler (balık, tavuk,sığır) ve kurubaklagiller (fasulye, nohut, mercimek vb.), Sebze ve meyveler, Süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir, içimlik süt), Ekmek, börek, pilav gibi unlu gıdalar, Yağlı ve tatlı gıdalar, Fazla yağlı ve tuzludan kaçınılmalıdır. Yağ gereksinimi sıvı yağlardan özellikle zeytinyağından karşılanmalıdır. Haşlama suları atılmamalı, kızartma ve ızgaradan olabildiğince kaçınılmalıdır. Sebze, meyve, süt ve süt ürünlerine ağırlık verilmelidir. Bu gıdalarda kanserden koruyucu maddeler fazladır. Sebze ve meyveler mevsimlerinde, doğal, taze ve ucuz olanı tercih edilmelidir. Gıdalar buzdolabında saklanmalı, küflendirilmeden tüketilmeli, küflenenler atılmalıdır. Katkılı maddelerden kaçınılmalıdır. Günlük dışkılama alışkanlığı edinilmelidir. Kepekli ve posalı gıdalar tüketilmeli, bol sıvı alımına özen gösterilmelidir. 36 / KADIN KİTAPÇIĞI
SİGARA -Sigara, damar sertliği, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, nefes darlığı (astım, bronş genişlemesi, hava keseciklerinin yırtılması, bronşit) ve kemik erimesi (osteoporoz) vb. gibi hastalıkların en önemli nedenlerindendir. -Sigara, derinin çirkinleşmesine, cinsel isteğin azalmasına ve kısırlığa yol açabilir. -Sigaranın içerisinde fare zehiri dahil, 4000 dolayında zararlı madde bulunmaktadır. -Sigara başta akciğer, dil, dudak, mesane, prostat, yumurtalık, rahim ve kan kanseri (lösemi) olmak üzere tüm kanserlerin en ön sırada gelen nedenidir. -Sigara içmemelerine karşın sigara içilen ortamda bulunan kişiler (pasif içiciler) de kanser ve diğer hastalıklara yakalanabilmektedirler. Sigarada bulunan 60 tür kanser yapan maddelerden biri de NNK adında bir maddedir. Bu madde, diğerlerinden farklı olarak dumanla birlikte içenin akciğerlerine girdikten sonra, orada vücudun salgıladığı bir sıvıyla birleşerek, kanser yapma gücü 100 kez artar ve dışarı çıkar. Sigara içmeyenlerin bu dumanı soluması, belki de onların daha fazla kansere yakalanmalarına neden olabilir. -Damar sertliği plaklarının yırtılması sonucu kalp krizi ortaya çıkar. Yaş ilerledikçe, bu sert plaklar damar içinde giderek büyür ve kalp krizi geçirme riski de artar. Ancak sigara dumanı küçük damar sertliği plaklarını da patlatarak kalp krizine yol açmaktadır. Bu nedenle, BİR AĞIZ DOLUSU DUMAN, ya da BİR NEFES SİGARA DUMANI, çocuk ve gençlerin geçirdikleri kalp krizinin ve ölümlerin en önemli nedenidir. Sigaranın zararlarını önlemek için; Sigara içilmemeli, içenler bırakmalıdır. Kapalı ortamlarda sigara içilmemeli, kahvehane gibi sigara içilen ortamlara girilmemelidir. Özellikle ev ortamında sigara içilmemeli, içtirilmemelidir. BEBEK, ÇOCUK, GEBE ve EMZİKLİ ANNELERİN yanında kesinlikle sigara içilmemelidir. CİNSEL İSTİSMAR VE SİDDET Cinsel istismar; bir kişinin kendi rızası dışında cinsel bir eyleme hedef olması ya da buna kalkışılmasıdır. Çocuk, genç, yaşlı her yaştan; kadın, erkek her cinsiyetten kişiler cinsel istismara uğrayabilir. Cinsel taciz, tecavüz ve seks işçiliği cinsel istismar kapsamında değerlendirilebilir. Cinsel Taciz: Bireyin istemediği ve hoşnut olmadığı cinsel ilgi ile karşılaşmasıdır. Sarkıntılık: Zorla öpme, sarılma, sürtünme, okşama, çimdikleme vb. Sözlü ya da beden dili: Laf atma, ıslık çalma, telefon sapıklığı, göz süzme, el işareti yapma, teşhircilik (cinsel organını gösterme) Cinsel Tecavüz: Birini tehdit ederek ya da şiddet uygulayarak cinsel ilişkiye zorlanama ya da ilişkide bulunmaya denir. Tecavüz, şiddet içeren bir ilişki şeklidir Seks İşçiliği ve İstismarı: Bireyin para ya da başka maddi bedel karşılığında cinsel ilişkide bulunmasıdır. Seks işçiliği bir tür istismardır. Bunun nedeni; kişilerin seks işçiliğine istemeden başlamasıdır. Çoğu kez temelinde istismara uğramışlık vardır. Cinsel yolla bulaşan hastalık- KADIN KİTAPÇIĞI / 37
ları önlemek amacıyla, ülkemizde çalışma şekilleri yasayla düzenlenmiştir. Çünkü yasa dışı çalışanlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, HIV/AIDS ve istenmeyen gebelikler açısından ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Aile içerisinde daha çok kadın ve çocukların şiddete maruz kaldığı bilinmektedir. Eşler arasındaki kavga ya da çocuklara yönelik şiddet, çocukların ruhsal gelişini kötü yönde etkileyerek şiddete eğilimli kişilik gelişebilir. Eşin rızası olmamasına karşın, baskıyla ya da zorla vajinal, anal ve oral her türlü cinsel ilişki tecavüz olarak değerlendirilir. Bu durum eşleri zor durumda bırakır ve boşanma sebebi sayılabilir. Aile dışında da tecavüz olaylarına rastlanmaktadır. Tecavüze uğrandığında, en doğru davranış yardım istemektir. Olay sonrası banyo yapmak, birçok kanıtın yok olmasına neden olacağından, kesinlikle banyo yapılmamalıdır. Bireyde oluşabilecek psikolojik sorunlara yönelik, destek alması çok önemlidir. Tecavüze uğrayan kişi; suçluluk duygusunun yersiz olduğuna ve saldırıya uğramasının kendi suçu olmadığına mutlaka inandırılmalıdır. Unutulmaması gereken, istismarların temel insan haklarına aykırı olduğu için yasalarca yasaklanmış olmasıdır. Bu tür eylemlerde bulunanlara ceza verilir. Ama ne yasalar ne de cezalar, cinsel istismara uğrayan kişilerin psikolojik ve bedensel zedelenmelerini ve kişiliklerine verilen zararları karşılayamaz. Farklı cinsel kimliğe sahip kişilerin de sıklıkla cinsel şiddet ve istismara uğradıkları bilinmektedir. Oysa herkes cinsel kimlik ve tercihleri doğrultusunda cinselliklerini başkalarına zarar vermeden, mahremiyetle ve özgürce yaşabilmelidir. Bu en temel insan hakkıdır. Toplumsal cinsiyetinden dolayı insanlar kınanmamalı, ayrımcılık yapılmamalı, şiddet ve istismara uğramamalıdır. Cinsel kimlik gelişimi 2-3 yaşlarında başlar. Sahip olunan biyolojik cinsiyetten farklı bir cinsel kimliği benimsemeye toplumsal cinsiyet denir. Bir başka deyişle, biyolojik cinsiyeti ne olursa olsun bireyin kendini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Bireyin karşı cinsten birinden hoşlanması ve cinsel birlikteliğine heteroseksüellik, aynı cinsiyetten birinden hoşlanması ve cinsel birlikteliğine homoseksüellik (eşcinsellik), bireyin hem kendi, hem de karşı cinsiyetten hoşlanması ve cinsel birlikteliğine ise biseksüellik denir. Toplumun çoğunluğu heteroseksüeldir. Başka bir deyişle; biyolojik cinsiyetine uygun cinsel kimlik gelişmiştir. İnsanlar cinsiyetle ilgili toplumsal rollerini kendileri bilinçli olarak seçemezler. Çocuklukta başlayan toplumsallaşma sürecinde rollerini kazanmış olurlar.toplumsal cinsiyeti etkileyen faktörlerin başında bebek ve çocuklara aile ve çevrenin yaklaşımı gelmektedir. Bunların bilinmesi ve doğru davranılması çocukların cinsel kimlik bulmasını etkileyebilecektir. Bazı faktörler; Ailenin kız beklerken, bebeğin erkek olması ve ona kız çocuğu özlemini giderecek biçimde davranması, özellikle zaman zaman şu bir kız olsaydı gibi sözler söylemesi, çocuğun biyolojik cinsiyetini reddetmesine, karşı cinsiyeti benimsemesi eğilimine yol açabilir. 2-3 yaşlar arasında geçirilen dönemde, makattan ateş ölçmek ve fitil koymak gibi uygulamalar çocuğun makattan zevk alması duygusunu pekiştirebileceği düşüncesiyle kaçınılması önerilmektedir. 38 / KADIN KİTAPÇIĞI
Özellikle 3-7 yaşlar arasında geçirilen dönemde, yoğun olarak yaşanan erkek çocuğunun annesine olan doğal düşkünlüğüne, babanın aşırı tepki göstermesi ya da bu ilişkinin dengede tutulamaması halinde çocuk anne cinsiyeti ile özdeşleşerek, cinsel kimlik olarak bu cinsiyeti benimseyebilir ya da baba cinsiyetinden olanlardan öç almak eğilimi nedeniyle biseksüelliğe yönelebilir. Kız çocukla annesi, erkek çocukla babası arasındaki ilişki ne denli yakın ve olumlu ise, özdeşim de o denli kolay olur. Bu dönemde çocuklar cinsel organlarına düşkün oldukları ve farklı biçimde önemsedikleri için, yaramazlıkları sırasında, cinsel organına yönelik keserim ya da gösterme, çok ayıp gibi sözlerle yaklaşım, çocuğun biyolojik cinselliğini benimsemede sorun yaşamasına yol açabilir. Bu bağlamda erkek çocuklarının 3-7 yaşlar arasında sünnet edilmesi de pek önerilmez. Cinsel İstismarı Önlemek İçin Neler Yapılabilir? Eşler arasındaki kavga ve şiddetin önlenmesinde karşılıklı saygı, sevgi, hoşgörü ve anlayış kuralı unutulmamalıdır. Tartışma ve kavgalar çocukların yanında asla yapılmamalıdır. Çocuklara şiddet uygulanmamalı, sevgi, ilgi ve engel koyma dengede tutulmalıdır. Cinsel şiddetle karşılaşıldığında, paniğe kapılmadan soğukkanlı bir şekilde tepki gösterilmeli, kararlı davranılmalı; gerekiyorsa yasal yollara başvurulmalıdır. Cinsel istismara ya da şiddete maruz kalındığında tıbbi, hukuki ve sosyal açıdan yardım alınabilecek bazı kurum ve kuruluşlar; Cinsel istismara ya da şiddete maruz kalındığında tıbbi, hukuki ve sosyal açıdan yardım alınabilecek bazı kurum ve kuruluşlar; -ANKARA BAROSU...Tel:(312) 310 55 26 Kadın Danışma Merkezi...Tel:310 55 26/238 Adli Yardım Bürosu...Tel:310 55 26/248-249 Çocuk Merkezi...Tel:310 55 26/240 -KADIN DAYANIŞMA VAKFI...Tel:(312) 430 40 05/ 432 07 82 -ANKARA SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ...Tel:(312) 418 66 62 -ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ...Tel:(312) 232 36 69 -İl ve İlçe İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Bşk....Tel:(312) 418 25 73 -T.C. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü...Tel:(312) 419 29 79 -Türkiye İnsan Hakları Vakfı...Tel:(312) 417 71 80 CSÜS HİZMETLERİNE YÖNLENDİRME Sağlık; en temel insan hakkıdır. İnsanlar cinselliklerini yaşamaları sırasında sağlıkları da etkilenebilmektedir. Bu nedenle; cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinden herkesin yararlanması, sorunların azaltılmasında önemlidir. Cinsellik, birçok toplumda hala tabu görülmektedir. Bu durum insanların hizmet alımını etkileyebilir. Cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin sorunlar ağırlıklı olarak kadına özgü düşünülmesine karşın, çağdaş aile yaklaşımında hem erkeği hem de kadını eşit olarak ilgilendirmelidir. Gereksinim duyulması halinde, cinsel sağlık-üreme sağlığı hizmetleri verilen sağlık kuruluşları; KADIN KİTAPÇIĞI / 39
Sağlık Evleri Sağlık Ocakları Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Merkezleri Doğumevleri / Aile Planlaması Klinikleri Hastanelerin Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri HIV/AIDS Araştırma Merkezleri Özel Hastaneler / Özel Poliklinikler / Özel Muayenehaneler İlgili dernekler, vakıflar, eczaneler Ayrıca istenmesi halinde telefonla da bilgi alınabilecek bazı kurumlar bulunmaktadır. - Türkiye Aile Planlaması Derneği Tel: (312) 441 78 00 - AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Bilgi Hattı Tel: (312) 441 78 00 - HATAM Ankara Tel: (312) 310 80 47 KAYNAKLAR AKÇAKIR, M., (1996). Zeka Gerilikleri, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ders Kitabı. (Edit.: Işık Sayıl) A.Ü.T.F. Bilimsel Yayınlar Serisi No: 12, Ankara: Antıp A. Ş. Yayınları. EDWARD, A., SHERRAD, J., ZENİLMAN, J., (2001). Sexually Transmitted Infections. Health Press. Hacettepe Üniversitesi (1999). I. Özürlüler Şurası Komisyon Raporları-Genel Kurul Görüşmeleri. T. C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı. Hacettepe Üniversitesi, Keçiören Belediyesi (2005). Belediyeler ve Evlendirme Hizmetleri. Belediyecilik ve Halk Sağlığı Eğitim- Araştırma Merkezi, Yayın No: 12, Ankara: Aygül Ofset. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü (2004). Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2003 HOLMES, K., et al, (1999). Sexually Transmitted Disease. 3 rd edn. New York: McGraw Hill. İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (2000). Cinsel Sağlık Bilgileri Eğitimi Öğretmen El Kitabı.İstanbul: Uygun Matbaası. İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (2003). Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Cinsel Sağlık Eğitimi. İstanbul: Uygun Matbaası, 2. Baskı. Özusta, Ş., (1996). Otizm, Tanı ve Ayırıcı Tanı. Çocuk Ruh Sağlığı. Katkı Pediatri Dergisi, Ankara, Cilt 17, Sayı 5. SARP, N., ÖNDER, Ö. R., YILDIZ, A., KÜTÜK, O., (2001). HIV/AIDS Konusunda Yeşil Maymunla Söyleşi. Eğitim Kitapçığı. Ankara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi, Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi. SARIKAYA, E., ÖZCAN, Z.Y. (2005). Ailem Türkiye Projesi. SİVASOĞLU, A. A. (2005). Kadın Hastalıkları ve Doğum Bilgisi. Ankara: TUSEM Tıbbi Yayıncılık T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı, T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı (2004). Türkiye Özürlüler Araştırması 2002. Yayın No: 2913, Ankara: Devlet İstatistik Enstitüsü Matbaası. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (2003). Aile Planlaması Danışmanlığı İçin Resimli Rehber. 3. Baskı, Ankara. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (2005). Güvenli Annelik. Ankara. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (2005). Üreme Sağlığına Giriş. Ankara. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (2005). Sağlık Sektörü İçin Ulusal Stratejiler ve Eylem Planı 2005-2015. Ankara: Damla Matbaacılık, 1. Baskı. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (2000). Aile Planlaması Yöntemleri Broşürü. Ankara. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (1999). Gebelik ve Aile Planlaması Yöntemleri Broşürü. Ankara. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü, UNICEF, Sağlık Projesi Koordinatörlüğü (1990). WHO/UNİCEF 1990 lı Yıllarda Bebeklerin Anne Sütü İle Beslenmesi. Ankara: Bizim Büro Basımevi. T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü (1992). Annenin ve Doğacak Bebeğin Sağlığı İçin Gebe Bakımı. Ankara: T.C. Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü Basımevi. Türkiye Aile Planlaması Derneği. Güvenli Annelik Broşürü. Ankara. Türk Silahlı Kuvvetleri, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (2003). Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması Eğitim Rehberi. Ankara: Damla Matbaacılık, 1. Baskı. Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (2000). IPPF Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi. http://www.jinekoloji.net.erişim Tarihi: 08.02.2006 http://www.bilkent.edu.tr. Erişim Tarihi: 08.02.2006 http://www.ikgv.org. Erişim Tarihi: 08.02.2006 http://www.genetikbilimi.com. Erişim Tarihi: 10.02.2006 http://www.istanbulcerrahi.com. Erişim Tarihi: 09.02.2006 http://www.hacettepe.com.tr. Erişim Tarihi: 08.02.2006 http://www.florence.com.tr. Erişim Tarihi: 09.02.2006 http://www.kadinininsanhaklari.org. Erişim Tarihi: 08.02.2006 40 / KADIN KİTAPÇIĞI