Hükümlülerin Oy Kullanma Hakkı



Benzer belgeler
Suçluların İadesi ve Müebbet Hapis Cezası

Yaşamın sona erdirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

Dublin Topluluk Hukuku

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no /04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No /07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

ECE GÖZTEPE İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA GEÇİCİ TEDBİR

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

Dr. SEYİTHAN GÜNEŞ Emekli Hakim HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ MEHMET ÖZEL ve diğerleri - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 50913/99) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRASBOURG.

Dini Sembol ve Kıyafetler

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ERTÜRK/TÜRKİYE (Başvuru no /02) KARAR STRAZBURG. 12 Nisan 2005

ULUSLARARASI HUKUK VE DIŞ İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01)

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

İçindekiler. xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz. 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler

Cinsiyet Kimliği Sorunları

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no /06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG.

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no /08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

A V R U P A K O N S E Y Đ

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

Kitle Gözetim. Basın Birimi

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no /03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009

Pilot Kararlar 1. Pilot karar usulü nedir? Pilot karar usulünün hedefleri

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET SELÇUK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 13090/04 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler

ĠKĠNCĠ DAĠRE. Kandile YEŞİLFİDAN/ TÜRKİYE DAVASI ve diğer 10 başvuru. (Bk. ekli liste) (Başvuru no /11) KARAR STRAZBURG.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE. TACİROĞLU - TÜRKİYE (Başvuru no /02) KARAR STRAZBURG. 2 Şubat 2006

Dublin Davaları. Basın Birimi

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. MEHMET YILDIZ vd.-türkiye DAVASI (Basvuru no:14155/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

Polis Gözaltısı / Avukat Yardımı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

Uluslar arası çocuk kaçırma

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

Esas Sayısı : 2015/58 Karar Sayısı : 2015/117

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR

Dini Sembol ve Kıyafetler

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

ĐKĐNCĐ DAĐRE FETHULLAH AKPULAT - TÜRKĐYE DAVASI. (Başvuru no: 22077/03) KARAR STRAZBURG. 15 Şubat 2011

[Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAMAN VE BEYAZIT - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 73739/01) KARAR STRAZBURG

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİNDEN VERGİ USUL KANUNUYLA İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. MEHMET MÜBAREK KÜÇÜK - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:7035/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRASBOURG.

ĐKV DEĞERLENDĐRME NOTU

Cezalar Hakkında Bilgi (Information About sentences)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE NİN SARAR / TÜRKİYE KARARI * ** (Başvuru no. 1947/09, Karar Tarihi: 27 Mart 2012)

ĐKĐNCĐ DAĐRE. MEHMET MANSUR DEMĐR v. TÜRKĐYE. (Başvuru No /07) KARAR STRASBOURG. 24 Temmuz 2012

Dini Sembol ve Kıyafetler

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE YAPILMIŞ BAZI BAŞVURULARIN TAZMİNAT ÖDENMEK SURETİYLE ÇÖZÜMÜNE DAİR KANUN YAYIMLANDI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ APOSTOLİDİ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:45628/99) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ (ADİL TATMİN) STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZÖHRE AKYOL/TÜRKİYE (Başvuru no /03) KARAR STRAZBURG. 4 Kasım 2008

ANAYASA MAHKEMESİNDEN GVK GEÇİCİ 73 ÜNCÜ MADDEYLE İLGİLİ BİREYSEL BAŞVURUYA İLİŞKİN YETKİSİZLİK KARARI

ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ TÜRLERİ VE NİTELİKLERİ

ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR. Başvuru no /11. Mansour Edin KESHMIRI. v. Türkiye

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE CANPOLAT TÜRKİYE. (Başvuru no /00) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

A V R U P A K O N S E Y Đ OF EUROPE AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ DÖRDÜNCÜ DAĐRE. (Başvuru no /99) KARAR STRAZBURG.

MAHKEMELER (TÜRK YARGI ÖRGÜTÜ) Dr. Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

ÜYE ROBERT CAROLAN TARAFINDAN BİLDİRİLEN KARŞIOY VE MUTABIK GÖRÜŞ YAZISI

Nurcan YILMAZ ÖZEL ADİL YARGILANMA HAKKI KRİTERLERİNİN TÜRK İDARİ YARGILAMA HUKUKU AÇISINDAN MUHTEMEL VE GERÇEKLEŞEN ETKİLERİ

COU N CI L OF KONSEYĐ

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

Transkript:

T.C. Adalet Bakanlığı, 2015. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Republic of Turkey, 2015. Unofficial translation made by the Human Rights Department of the Ministry of Justice Directorate General for International Law and Foreign Relations This translation does not bind the Court. République de Turquie, 2015. Cette traduction non officielle a été faite par la Direction des Droits de l Homme de l Unité des Relations extérieures et juridiques du Ministère de la Justice. Elle ne lie pas la Cour. Tematik Bilgi Notu Hükümlülerin Oy Kullanma Hakkı Şubat 2015 İşbu Tematik Bilgi Notu, Mahkeme açısından bağlayıcı değildir ve tüm ayrıntıları içermemektedir. Ayrıca, Serbest Seçim Hakkı ile ilgili tematik bilgi notuna bakınız Hükümlülerin Oy Kullanma Hakkı 1 no.lu Protokol ün 3. maddesi [Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 ] uyarınca garanti altına alınmış olan haklar, hukukun üstünlüğü tarafından yönetilen etkili ve anlamlı bir demokrasinin temellerini sürdürme ve yerleştirme için çok önemlidir. Bununla birlikte, 1 no.lu Protokol ün 3. maddesi tarafından verilen haklar mutlak değildir. Zımni kısıtlamalar mevcuttur ve Sözleşmeci Devletlere bu doğrultuda geniş takdir payı verilmelidir Seçim sistemleri, pek çok şekilde oluşturulup yönetilebilir ve Avrupa da tarihsel gelişim, kültürel çeşitlilik ve siyasi düşünce açısından birçok farklılık mevcuttur. Bu farklılıkları bir araya getirerek kendi demokratik vizyonlarını oluşturmak Sözleşmeci Devletlerin her birinin görevidir. Hükümlüler genel olarak özgürlük hakkı dışında, yasal olarak dayatılan tutukluluğun açıkça Sözleşme nin 5. maddesi kapsamında yer aldığı durumlarda [özgürlük ve güvenlik hakkını güvence altına alan], Sözleşme uyarınca güvence altına alınan tüm temel hak ve özgürlüklerden 1 Avrupa İnsan Hakları Sözleşme ye ek 1 no.lu Protokol ün 3. maddesi (serbest seçim hakkı) aşağıdaki gibidir: Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler. 1

yararlanmayı sürdürmektedirler. Tüm diğer söz konusu haklara ilişkin herhangi bir kısıtlamanın gerekçelendirilmesi gerekir. Bu nedenle, hükümlünün sadece mahkûmiyeti ardından tutuklu bir kişi sıfatı sebebiyle Sözleşme haklarından feragat etmesi söz konusu değildir. Ayrıca, hoşgörü ve açık fikirliliğin demokratik bir toplumun en önemli özellikleri olduğunun kabul edildiği Sözleşme sistemi kapsamında, sadece kamuoyunu rahatsız edebileceği düşünülen eylemlere bağlı olarak doğrudan haklardan mahrum edilme gibi bir durum da söz konusu değildir. Söz konusu hoşgörünün ölçüsü, demokratik bir toplumu Sözleşme tarafından tanınmış özgürlükleri ya da hakları ortadan kaldırmaya yönelik eylemlere karşı bizzat korumak için girişimde bulunmaktan engelleyemez. Kanun yapma yetkisinin oluşumunu etki altına almak için bireyin durumunu belirten 1 no.lu Protokol ün 3. maddesi, bu nedenle örneğin, kamu durumunu ciddi bir şekilde kötüye kullanan ya da tutumu hukukun üstünlüğünü ya da demokratik temelleri zayıflatmaya dair tehdit oluşturan bir kişiye uygulanabilecek bu sınırlamaları hariç tutmaz Hak yoksunluğunun ağır bir tedbirine, ancak, kolaylıkla başvurulamaz ve orantılılık ilkesi; yaptırım, tutum ve ilgili bireyin koşulları arasında ayırt edilebilir ve yeterli bir bağ olmasını gerektirir. Diğer bağlamlarda olduğu gibi, çekişmeli bir yargılama uygulayan bağımsız bir mahkeme keyfiliğe karşı güçlü bir güvence sağlamaktadır (Hirst (n 2) / Birleşik Krallık, 6 Ekim 2005 tarihli Büyük Daire Kararı, 58-61 ve 69-71) Birleşik Krallık ile ilgili Davalar Hirst (No. 2) / Birleşik Krallık 6 Ekim 2005 (Büyük Daire) Kasıtsız adam öldürmeye ilişkin olarak ömür boyu hapis cezası alan başvuran, tutukluluğu süresi boyunca, mahkûm edilen ve hapis cezası hükmünü yerine getiren kişilere uygulanan 1983 tarihli Halkın Temsili Yasasının 3. Bölümü tarafından, oy kullanma hakkından mahrum edilmiştir. Başvuran, 2004 yılında şartlı tahliye edilmiştir. Başvuran, cezaevinde bulunan bir hükümlü mahpus olarak seçimlerde oy kullanmaya ilişkin genel bir yasağa konu olduğunu ileri sürmüştür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuranın bir hükümlü mahpus olarak nitelendirilmesinden dolayı kendisinin oy kullanma hakkına ilişkin olarak otomatik ve ayrım 2

gözetmeyen şekilde kısıtlama yapılması sebebiyle, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin (serbest seçim hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Greens ve M.T. / Birleşik Krallık 23 Kasım 2010 Her iki başvuranda hapis cezası çekmektedir. Dava, Birleşik Krallıkta tutulan mahkûmların ulusal seçimlerde ve Avrupa seçimlerinde oy kullanmasına genel bir yasak getiren mevzuatın düzeltilmemesiyle ilgilidir. Mahkeme, Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesinin (serbest seçim hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, ihlalin Birleşik Krallık'ın Hirst (No. 2) (bk. yukarı) davasındaki Büyük Daire kararını uygulamamasından kaynaklandığını tespit etmiştir. 2010 yılı Mayıs ayı genel seçimi öncesinde kısa bir zamanda ve ardından altı ay içinde alınan önemli sayıda tekrarlayan başvurular özellikle göz önüne alındığında, Mahkeme davaya ilaveten pilot karar usulünün 2 uygulanmasına karar vermiştir. Sözleşme nin 3 46. maddesi (kararların bağlayıcılığı ve infazı )uyarınca, Birleşik Krallık hükümetinden Mahkeme nin Hirst (No. 2) kararına uyum sağlamayı amaçlayan bir seçim yasası çıkarmak amacıyla, Greens ve M.T. kararının kesinleştiği altı ay süre içerisinde ilgili mevzuatı değiştirmeye yönelik yasal tekliflerini Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) tarafından belirlenecek bir zaman çizelgesine göre sunması istenmiştir. Mahkeme, gerek görüldüğü takdirde söz konusu davaların ele alınmasını tekrardan sağlamak için herhangi bir karara peşin hüküm vermeden, gelecekteki başvuruların yanı sıra, henüz kaydedilmemiş bu tür davaların ele alınmasını ertelemenin uygun olduğu kanaatindedir 4. Birleşik Krallık aleyhine yaklaşık 2,000 benzer derdest başvuru 24 Eylül 2013 tarihine kadar tekrar ertelenmiş 5, bu tarihte Mahkeme söz konusu başvurularda yargılamalarını daha ileriye ertelememeye ve zamanı gelince işleme koymaya dair karar vermiştir. 2 Pilot karar usulü, bu tarz mükerrer davaların altında yatan yapısal sorunları tespit ederek ilgili Devletlere bu sorunları ortadan kaldırma konusunda yükümlülük getirme tekniği olarak geliştirilmiştir. Pilot Kararlar hakkındaki tematik bilgi notuna bakınız. 3 Sözleşme nin 46. maddesi kapsamında, Bakanlar Komitesi, Avrupa Konseyi nin yürütme kolu, Mahkemenin kararlarının uygulanmasını denetler. Bakanlar Komitesi önünde uygulanma sürecine ve denetim için bekleyen davalarda uygulanma durumuna ilişkin diğer bilgiler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulamanmasına ilişkin bölümün internet sitesinde bulunabilir 4 Mahkeme daha sonra Birleşik Krallık Hükümetine aşağıda özetlenen Scoppola (No.3) / İtalya davasında (bk. 22 Mayıs 2012 tarihli basın bildirisi) yargılamaların süresinin uzatılmasına izin vermiştir 5 26 Mart 2013 tarhihli basın bildirisine bakınız 3

McLean ve Cole / Birleşik Krallık 11 Haziran 2013 (Kabul edilebilirlik üzerine karar) Başvuranlar, iki hükümlü, seçimlerde oy kullanma hakkında genel bir yasağa maruz kalmış olduklarından ve geçmişte ve gelecekteki seçimlerde oy kullanmalarının önlendiğinden ya da önlenmiş olacağından şikâyetçi olmuşlardır. Mahkeme, Sözleşme ye ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesi kapsamında başvuranların şikâyetlerinin, başvuruların çok geç veya zamanından önce dosyalanmış ya da seçimlerle ilgili olup Sözleşme tarafından kapsanmamış olması nedeniyle kabul edilemez olduğunu belirtmiştir. Dunn ve Diğerleri / Birleşik Krallık 13 Mayıs 2014 ( kabul edilebilirlik üzerine karar) 131 tane başvuran, tüm hükümlüler, Birleşik Krallık ya da İskoç Parlamentolarına yaklaşan seçimleri göz önünde tutarak, Birleşik Krallıkta hükümlülerin oy kullanma haklarına ilişkin genel yasak hakkında şikâyetçi olmuşlardır. Mahkeme başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, başvuranların yaklaşan seçimler hakkında şikâyetçi olduklarını gözlemlemiştir. Başvuranların söz konusu seçimlerden herhangi bir olası hariç tutulma hususunda yeteri kadar açık şekilde şikâyetlerini belirtilmiş olduğu varsayılsa dahi, Mahkeme başvuranların daha sonra, söz konusu seçim tarihinde mahkûmiyet sonrası tutuklu bulunduklarını teyit etmemeleri dolayısıyla, şikâyetlerini desteklemek üzere gerekli olguları ortaya koymadıklarına hükmetmiştir. Firth ve Diğerleri / Birleşik Krallık 12 Ağustos 2014 Bu dava, hapis cezaları uyarınca mahkûmiyetlerinin ve tutukluluk hallerinin doğrudan neticesi olarak 4 Haziran 2009 tarihli Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanamayan on mahpusla ilgilidir. Mahkeme bir kanun taslağının ve taslağı incelemek için belirlenen Karma Parlamento Komisyonu raporunun yayınlanmasıyla Birleşik Krallıkta yakın zamanda bulunulan girişimlerin farkına varmıştır. Ancak, düzeltilmemiş olarak kalan mevzuat göz önüne alındığında, Mahkeme Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesinin ihlal edildiği 4

sonucuna varmıştır; zira dava Greens ve M.T. davasıyla aynıdır (bk. yukarıda). Mahkeme, başvuranların tazminat talebi ve mahkeme masraflarını reddetmiştir. Hükümlülerin oy kullanma hakkıyla ilgili önceki kararlarda olduğu gibi, Mahkeme başvuranların maruz kaldıkları manevi zarar açısından yeterli adil tazmini teşkil ettiğine hükmetmiştir. Başvuranların mahkeme masraflarına ilgili olarak, ileride takip edilecek davalarda masrafların ödenmesinin mümkün olmayacağına hükmettiğini belirttiği Greens ve M.T. kararındaki (120. paragraf) ifadelerine atıfta bulunmuştur. Mahkeme, mevcut başvuranların, başvurularını yaptıklarında, yalnızca Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesine atıfta bulunmalarını istenmiştir, söz konusu seçim tarihinin hapis cezaları uyarınca tutuklu bulunduklarını iddia ettiklerini ve bu seçimde oy kullanmalarının ayrıca uygun olduğunu onayladıklarını açıklamıştır. Mahkeme bu tür bir başvuru yapmanın basit olduğuna ve adli yardım gerekmediğine karar vermiştir. Bu nedenle, Mahkeme iddia edilen mahkeme masraflarının makul bir şekilde ve gerekli olduğu için yapılmadığı neticesine varmıştır. McHugh ve Diğerleri / Birleşik Krallık 10 Şubat 2015 Bu dava, hapis cezaları uyarınca mahkûmiyetlerinin ve tutukluluk hallerinin doğrudan neticesi olarak seçimlerinde oy kullanamayan 1,015 mahpusla ilgilidir. Mahkeme, Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır; zira dava, oy kullanma hakkının ihlalinin tespit edildiği diğer hükümlülerin oy kullanma davalarından farksızdır (bk. yukarıda) ve ilgili mevzuat henüz değiştirilmemiştir. Mahkeme, başvuranların tazminat talebini ve mahkeme masraflarını reddetmiştir. Frodl / Avusturya 8 Nisan 2010 Başvuran, Avusturya'da adam öldürme suçundan dolayı ömür boyu hapis yatan bir mahkûmdur; kasıtlı olarak işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis yatan bir mahkûmun oy kullanmasını yasaklayan Ulusal Meclis Seçim Yasası uyarınca oy kullanma hakkı elinden alınmıştı. Mahkeme, Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme Ulusal Meclis Seçim Yasası nın 22. maddesinde düzenlenen oy hakkı kaybına ilişkin hükmün, Hirst (n 2) / Birleşik Krallık davasında uygulanabilir olan hükümlerden 5

daha detaylı olduğunu gözlemlemektedir (bk. yukarıda). Hüküm, doğrudan tüm mahpuslara uygulanmamaktadır yalnızca kasıtlı bir şekilde işlenen suçlara ilişkin olarak bir yıldan daha fazla hapis cezası verilenlere uygulanmaktadır. Nitekim söz konusu hüküm, Sözleşmeye uygun olması için Mahkeme nin düzenlediği oy hakkı kaybı tedbirine ilişkin tüm kriterleri karşılamamaktadır; yani oy hakkı kaybı kararının bir hâkim tarafından verilmesi gerektiğini, davaya özgü koşulların dikkate alınmasını ve işlenen suçla seçime ilişkin konular ve demokratik kurumlar arasında olması gereken bağı. Söz konusu kriteler, hükümlü mahpuslar için bile, bir istisna olarak oy hakkı kaybını oluşturma amacıyla hizmet etmektedirler. Ancak, başvuranın oy kullanma hakkından mahrum edilmesi kapsamında yasaya uygun hükümler uyarınca bu tür bir bağ mevcut değildir. Scoppola (No. 3) / İtalya 22 Mayıs 2012 (Büyük Daire) Başvuran, adam öldürme suçundan aldığı ömür boyu hapis cezasıyla bağlantılı olarak kendisine verilen memuriyet yasağının, oy kullanma hakkını tamamen kaybetmesine yol açtığından şikâyetçi olmuştur. 2002 yılında, ağır ceza mahkemesi başvuranı adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, aile bireylerine kötü muamelede bulunma ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından ömür boyu hapse mahkûm etmiştir. İtalyan Hukuku uyarınca, başvuranın ömür boyu hapis cezası, kendisinin ömür boyu kamu görevinden yasaklanması dolayısıyla daimi olarak oy kullanma hakkını kaybetmesine yol açmıştır. Mahkeme, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir. Mahkeme, özellikle İtalyan yasalarına göre Devlete ya da yargı sistemine karşı belli suçlardan mahkûm olmuş ya da en az üç yıl hapis cezasıyla cezalandırılan mahkûmların oy kullanma hakkını kaybettiğini kaydetmiştir. Dolayısıyla, Mahkeme Hirst No. 2 - Birleşik Krallık Davasının (no. 74025/01) Ekim 2005 tarihli kararında (bk. yukarıda) tespit ettiği, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin ihlali türünden genel, doğrudan ve fark gözetmeksizin uygulanan bir ihlal söz konusu değildir. Dolayısıyla, Mahkeme Hirst No. 2 kararını teyit ederek suçlarının mahiyetine ya da ağırlığına bakmaksızın hapisteki tüm mahkûmların genel, doğrudan ve hak yoksunluklarının farkı gözetmeyen bir şekilde oy kullanmaktan alıkonulmasının, Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesine aykırı olduğunu kaydetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme üçüncü taraf olarak görüş bildirme izni verilen Birleşik Krallık Hükümetinin savını kabul etmiş; buna göre her Devlet hem oy kaybına yol açacak suçun türleri bakımından hem de hak kaybına münferit bir davada bir 6

hâkim tarafından mı yoksa bir yasanın genel olarak uygulanması sonucu mu karar verileceği konusu bakımından bu yasağın uygulanmasında geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Söyler / Türkiye 17 Eylül 2013 Dava, ödenmemiş çekler sebebiyle mahkûm edilen bir iş adamı tarafından yapılan şikâyetle ilgilidir. Kendisine cezaevinde hükümlüyken gerçekleştirilen Temmuz 2007 genel seçimlerinde ve ayrıca şartlı olarak tahliye edildikten sonra gerçekleştirilen 2011 genel seçimlerinde oy kullanmasına izin verilmemiştir. Başvuran ödenmemiş çekler sebebiyle mahkûm edilmiş olduğunu ve işlediği suçun vatandaşlık görevlerini yerine getirmeyi hak etmediği anlamına gelmediğini belirtmiştir. Mahkeme, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, özellikle Türkiye de mahkûm edilen hükümlülerin oy kullanmaları hakkındaki yasağın mahkûm oldukları cezanın süresine, işlemiş oldukları suçun ağırlığına, içinde bulundukları koşullara ve tutuma bakılmaksızın doğrudan ve fark gözetilmeksizin uygulandığını tespit etmiştir. Sözleşme kapsamında olup hayati önem taşıyan bir hakka ilişkin bu derece katı bir önlemin uygulanması, Devletin hükümlülerin oy kullanma hakkı gibi konularda karar verirken kullanabileceği takdir alanının dışında görülmelidir. Nitekim mevcut davada getirilen yasak, mahkumların şartlı tahliyesinden sonra bile geçerli olduğu ve cezaları ertelenmiş olduğu için hapis cezası çekmemiş olanlar için bile geçerli olduğu için, Mahkemenin aşağıda belirtilen Birleşik Krallık, Avusturya ve İtalya aleyhindeki davalarda incelediklerinden (bk. yukarıda Hirst (no.2), Frodl, ve Scoppola (no.3) davaları) çok daha katı ve geniş kapsamlıdır. Anchugov ve Gladkov / Rusya 4 Temmuz 2013 Her iki başvuranda adam öldürme ve diğer cezai suçlardan mahkûm edilmiş ve her ikisi de idam cezası almıştır, daha sonra on beş yıl hapis cezasına çevrilmiştir. Başvuranlar, özellikle, Rus Anayasası nın 32 3 maddesi uyarınca başkanlık seçimlerinde ve Duma da yapılan seçimlerde, oy kullanmaktan mahrum edilmişlerdir. Her iki başvuran Rusya Anayasa Mahkemesi önünde söz konusu hükme itiraz etmişlerdir, ancak Rusya Anayasa Mahkemesi 7

belirli anayasal hükümlerin diğerleriyle uyumlu olup olmadığını incelemeye dair yetkisi olmadığı gerekçesiyle, incelemeye dair şikâyetin kabulünü reddetmiştir. Mahkeme, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, başvuranların, mahkûm oldukları cezanın süresine, işlemiş oldukları suçun ağırlığına ve içinde bulundukları koşullara bakılmaksızın, parlamento seçimlerinde oy kullanma haklarından mahrum edilmiş olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme, Rusya Hükümeti nin öne sürdüğü, Mahkemenin haklardan yoksun bırakılma hususuna değindiği, İtalya ve Birleşik Krallık başta olmak üzere diğer ülkeler aleyhindeki davalar ile karşılaştırıldığında, Rusya da hükümlülerin oy kullanma haklarının meclis kararı yerine anayasada yer alması nedeniyle, mevcut davanın esasen farklı olduğu iddiasını reddetmiştir. Söz konusu tedbirin türüne bakılmaksızın, üye bir Devlet in tüm yasaları Sözleşme kapsamında denetlenmeye tabi olmuştur. Bu nedenle, Mahkeme manevra alanı yerine, bu tür konulara ilişkin karar vermeye yönelik inisiyatif kullanma hakları olmasına rağmen, Rus yetkililerinin mahkum edilmiş hükümlülerin seçmen haklarına ilişkin yasakları doğrudan ve fark gözetmeden uygulayarak çok ileri gitmiş olduğu sonucuna varmıştır. Kararın uygulanmasına bakarak ve değiştirilen Anayasa nın karmaşıklığı göz önüne alınacak olursa, Mahkeme, Sözleşmeye uyum sağlamaya dair tüm muhtemel yolları bulmanın, siyasi sürecin bazı yapıları ya da Sözleşmeyle uyumlu olarak Anayasa yı yorumlama dâhil, Rusya ya açık olduğu görüşündedir. Murat Vural / Türkiye 21 Ekim 2014 Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün, kamusal alanda bulunan bazı heykellerini boyaması sonrası 2005 yılı Ekim ayında Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun uyarınca mahkûm edilmiştir. Kendisi ilk başta 22 yıl, 6 ay hapis cezası almıştır, ancak cezaya yapılan itirazla ceza yaklaşık 13 yıl hapis cezasına düşürülmüştür. Aynı zamanda, yargılamayı yürüten mahkeme başvurana bir dizi kısıtlamalar uygulamıştır; özellikle hapis cezasını infaz ederken, seçimlerde ve çalışır durumda olan derneklerde yer almaktan ve oy kullanmaktan yasaklanmıştır. Başvuran, 2013 yılı Haziran ayında şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştır. Mahkeme, Sözleşme nin Ek 1 no.lu Protokolünün 3. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme özellikle başvuranın 2013 yılı Haziran ayında hapishaneden şartlı olarak tahliye edildiği zaman kendisinin oy kullanma hakkından mahrum kalmasının sonlanmadığını gözlemlemektedir. Yine de başvuran 5 Şubat 2007 tarihinden, mahkûmiyetinin nihai olduğu 8

zaman, 22 Ekim 2018 tarihine kadar, serbest bırakılmasına ilişkin önceden öngörülen tarih, 11 yıldan daha fazla bir süre oy kullanmamış ve kullanamayacaktır. Başvuran şimdiye kadar parlamento seçimlerinin iki turunda oy kullanamamıştır. Mahkeme kendi içtihadına atıfta bulunarak, özellikle, Hirst (No.2) / Birleşik Krallık davasındaki kararına (bk. yukarıda), oy kullanma hakkına ilişkin ayrım gözetmeksizin, doğrudan ve genel bir sınırlamanın, tüm bu tür hapis cezası yatanlara uygulanmasının Sözleşme ye Ek 1 no.lu Protokolün 3. maddesiyle uyumlu olmadığının altını çizmiştir. Mahkeme, bu durumun Türkiye de hükümlü mahpusların oy kullanma haklarına ilişkin yasağın mahkûm oldukları hapis cezanın süresine- bir yıldan daha az ertelenmiş cezaları konu dışında tutarak- işlemiş oldukları suçun ağırlığına ya da mahiyetine, içinde bulundukları koşullara bakılmaksızın doğrudan ve fark gözetilmeksizin uygulanmış olduğu hâlihazırdaki Söyler / Türkiye (bk. yukarıda) davasında gözlemlendiğini hatırlatmaktadır. 9