Anayasa Mahkemesi Raportörü, oozcan36@hotmail.com
1 Nusret İlker Çolak, İmar Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2010, s. 5; ayrıca bkz. Osmanlıca-Türkçe Sözlük, http://www.osmanlicaturkce.com/?k=imar&t=@@,e.t.: 06.12.2009. 2 Nusret İlker Çolak, Anayasa Mahkemesi Kararlarında İmar Hukukunun Temel İlkeleri, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2011, s. 1. 3 Çolak, (Anayasa ), s. 1.
4 5237 sayılı TCK'dan önce hukukumuzda imar mevzuatına aykırı kaçak yapılaşmayı suç olarak tanımlayan ve caydırıcı bir özgürlüğü bağlayıcı cezai müeyyide içeren herhangi bir hüküm yoktu. Bu dönemde yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı yapılan yapılar ile ilgili olarak imar kirliliğine neden olma eylemleri 3194 sayılı İmar Kanunu nda idari yaptırım gerektiren fiiller olarak kabul edilmiş ve Kanun'un 42. maddesi ile çoğu zaman caydırıcılıktan uzak idari para cezaları öngörülmüş idi. Ayrıca Kanun'un 32. maddesinde süresi içinde ruhsat alınmayan veya ruhsata uygun hale getirilmeyen yapıların belediye ve valilik tarafından yıktırılacağı hükmü yer almakla birlikle pratikte genellikle siyasal sebeplerle fazlaca uygulanamamaktaydı.
5 İmar Kirliliğine Neden Olma Madde 184 - (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına mü saade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (6) (29.06.2005 tarih ve 5377 s.k. ile ek fıkra) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. 6 Bu madde 12.10.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir (TCK 344/1.a md.); Sanığın ruhsatsız bina yapmak biçimindeki 8.4.2005 tarihli eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK nın 344. maddesi gereği yayım tarihi olan 12.10.2004'te yürürlüğe giren 184/1. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılması gerekirken suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5237 sayılı Kanunun öbür hükümleri ile 5275 sayılı Yasa esas alınarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı (4.CD nin 03.04.2007 tarih ve 2005/13650-2007/3075 sayılı kararı). 7 Mine Arısoy, 5237 sayılı TCK da İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu, THD (Terazi Hukuk Dergisi), S. 13, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Eylül 2007, s. 88; Erman, R. Barış. TCK Tasarısında Çevre Suçları, HPD (Hukuki Perspektifler Dergisi), S. 2, Sonbahar 2004, s.187.
8 Arısoy, a.g.m., s. 88. 9 Halil Kalabalık, İmar Hukuku, B. 2, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2005, s. 86. 10 Necati Meran, İmar Kirliliğine Neden Olma, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010, s. 2. 11 Dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırlan içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." şeklinde iken, Genel Kurulda yapılan değişiklikler sonuç yukarıdaki şekilde yasalaştırılmıştır. Ali Parlar-Muzaffer Hatipoğlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Yorumu, C. 2, Ankara, 2007, s. 1387; İzzet Özgenç, TCK-Gazi Şerhi (Genel Hükümler), B.2, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2005, s. 924; Yasemin E. Özdek, İnsan Hakkı Olarak Çevre Hakkı, TODAİE Yayınları, Ankara, 1993, s. 103. 12 Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, C. 4, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010, s. 5291.
13 Yener Ünver, Ceza Hukukuyla Korunması Amaçlanan Hukuksal Değer, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2003, s. 1017. 14 Ünver, Ceza Hukukuyla Korunması Amaçlanan Hukuksal Değer, s. 1014. 15 Örneğin bahçe duvarı, yüzme havuzu, iskele, köprü, tünel, su kanalı, elektrik ve telefon tesis ve direkleri gibi tesisler yapı olmasına rağmen bina değildir. Bina ile mesken birbirinden farklıdır. Örneğin çadır, mesken olduğu halde bina değildir. Kümes, çadır ve futbol sahasının yanında herhangi bir binası yoksa mücerret olarak kaçak bina kapsamında değerlendirilemez. Kanunda binanın resmi veya özel bina olup olmama konusunda herhangi bir tefrik yapılmamıştır. Binanın betondan olması şart olmayıp ahşaptan da olması mümkündür. Bina olarak kabul edilen, büyükbaş hayvanların kaldığı ahır veya depolar, antre depolar, evler, apartmanlar, villalar, fabrikalar ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı ise kaçak binayı oluşturur.
16 Mehmet Baydemir, Ansiklopedik Emlak-Finans-Hukuk Sözlüğü, İstanbul, 2003, s. 252 vd; Parlar- Hatipoğlu, C. 2, s. 1389. 17 Arısoy, a.g.m., s. 91; Ali Kemal Yıldız, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK m 184), Galatasaray Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Erden Kuntalp'e Armağan, C. II [Kamu Hukuku), S. 2004-2, s. 294; Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı TCK, Adalet Yayınevi, Ankara 2010, C. 4, s. 5067; benzer yönde; Tuğrul Katoğlu: Çevre Hukuku Sempozyumu,Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara, 2006, s. 94:..bir yüklenici, alt yüklenici ve inşaat sahibi bakımından ceza sorumluğunun kabulü anlaşılabilirken, bunların yanı sıra ve bunlarla birlikte ayrıca bir ruhsat araştırması yapmamış ustaların da bu suçun faili olarak kabul edilmesi kanımızca adil olamayacak kadar ağırdır. Bunlar ancak böyle bir inşaatı, her hangi bir yüklenici ile ilişki içinde olmaksızın tek başlarına inşa ettikleri zaman fail olarak kabul edilmelidir. 18 Arzu Sağlamdemir, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2007, s. 52.
19 Meran, İmar Kirliliğine Neden Olma, s. 2. 20 Yıldız, a.g.m., s. 294. 21 İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2006, s. 168.
22 İbrahim Ceyhan, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu, CHD (Ceza Hukuku Dergisi), S. 10, Ankara, Ağustos 2009, s. 92 23 Baydemir, a.g.e., s. 109.; Başka bir tanıma göre de yapı ruhsatı yeni bir yapı yapılmasına veya mevcut bir yapının esaslı anarım ve tadilatı ve ilavesine, yetkili makamlarca izin verilmesidir. Celal Karavelioğlu, Açıklamalı uygulamalı-içtihatlı İmar Kanunu, Karavelioğlu Hukuk Yayınevi, Ankara, 2007, s. 965. 24 Bununla birlikte belirtmeliyiz ki; Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği nin 58. maddesi gereğince Yönetmeliğin 57. maddesi kapsamında olmayan, köy nüfusuna kayıtlı bulunmayan ve köyde sürekli oturmayanlar ile köy nüfusuna kayıtlı olmakla birlikte köyde sürekli oturmayanlar tarafından yapılacak yapılar için İmar Kanunu nun 21. maddesinde yer alan yapı ruhsatı alma şartı geçerli olacaktır. Bkz. Cafer Ergen-Veli Böke, Kaçak Yapı, B. 2, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2006, s. 225.
25 Yargıtay 15. HD. 03 12 2001 tarih ve 2001/3718 E., 2001/5575 K. sayılı kararı. 26 Yargıtay 15. HD. 09.12.1997 tarih ve 1997/4557 E, 1997/5306 K. sayılı kararı. 27 Onur Özcan, Türk Hukukunda Çevre Suçları, Uğur Alacakaptan a Armağan 1, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2008, s. 573. 28 Sanığın çelik profilden direk dikerek, üstüne çatı kaplama yaparken görülüp yapı tatil tutanağı düzenlenen yeri daha sonra kenarlarına duvar örmek suretiyle bina vasfına dönüştürerek depo amaçlı kullandığının bilirkişi raporundan ve dosya arasında bulunan denetime esas fotoğraftan anlaşılmasına karşın, sanığın hükümlülüğü yerine "yapılan yapının 3194 sayılı İmar Kanunu nun 5/10.fıkrasındaki bina tarifine uymadığından" bahisle yerinde görülmeyen gerekçe ile beraat kararı verilmesi, (4.CD 21.10.2009 tarih, 2008/3596-2009/16924 karar) 29 Celal Karavelioğlu, Açıklamalı-Uygulamalı-İçtihatlı İmar Kanunu, 2007, s. 75. 30 Bkz. Necati Meran, İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Üzerinde Bir İnceleme Terazi Dergisi, S. 29, Ocak 2009, s. 175; MERAN, Belediyelerin kendi sınırlarına komşu olan ya da olmayan
mücavir alanlarda yapılacak yapılar için ruhsat verme yetki ve görevi bulunmakta ise de, bunun sadece idari bir tasarruf ve görev olduğu, bu ihlalin Ceza Kanunu anlamında suçun oluşmasına meydan vermeyeceği, bu durumun ancak 3194 sayılı İmar Kanunu nun 32 ve 42. maddelerinde öngörülen idari yaptırıma konu olacağı görüşündedir. 31 Yaşar-Gökcan-Artuç, Yorumlu Uygulamalı TCK, s. 5077. 32 Karavelioğlu, a.g.e., s. 76. 33 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1,2,21.maddeleri ile Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği hükümlerine göre, imar planı bulunmayan alanlarda da, bina yapılması için merciinden yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu ve İmar Kanunu'nun 5.maddesi uyarınca, mücavir alanların imar mevzuatı bakımından belediyelerin yetki, denetim ve sorumluluğu altında bulunduğu gözetilmeden, sanığın ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülüğü yerine, binanın belediye mücavir alan sınırları içinde kaldığı ve imar planı bulunmadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile beraatına karar verilmesi, (Yargıtay 4. CD nin 1.12.2008 tarih, 2007/4245 esas, 2008/21361 sayılı kararı). Bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda; suça konu yerin belediye mücavir alan içerisinde kaldığının belirtilmesi ve 3194 sayılı İmar Yasasının 5.maddesinde mücavir alanın; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır şeklinde tanımlanması karşısında, mücavir alanlardaki binaların ruhsatsız yapılmasının suç olduğu, yapı ruhsatiyesi alınmadan bina yapımına başlanmakla imar kirliliğine neden olma suçunun da tamamlandığı gözetilerek, sanığın ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülüğü yerine, su basmanı seviyesindeki yapının bina olmadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile beraatına karar verilmesi, (Yargıtay 4.CD nin 27.10.2009 tarih, 2008/2606 esas, 200/17255 karar). 34 "5237 sayılı TCK'nın 184/1 maddesinde yazılı suçun, anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde işlenebileceği, belediye mücavir alanını kapsamadığı gözetilerek, belediye başkanlığının 26.07.2006 tarihli yazısından suça konu yerin belediye sınırları dışında ve özel imar rejimine tabi yerlerden olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi", (Y. 4. CD. 20.09.2012 tarih ve 2012/16914 E. - 2012/17979 K.). "Bartın Belediyesi'nin 15.11.2007 tarihli yazısı ve bilirkişi raporuna göre suçun işlendiği Siremirçavuş Köyünün belediye sınırlarında değil, mücavir alanda kaldığının belirtilmesi ve TCK'nın 184/4. maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca, özel imar rejimine tabi
yerler veya belediye sınırının dışında ancak mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması", (Y. 4. CD., 27.02.2012 tarih ve 2010/22471 E. - 2012/3901 K.); benzer diğer içtihatlar için bkz. Y. 4. CD., 13.02.2012 tarih ve 2010/22160 E. - 2012/2642 K; Y. 4. CD., 14/02/2012 tarih ve 2010/1558 E. - 2012/2706 K. 35 Nezih Sütçü, "İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunun Tahlili"; Legal Hukuk Dergisi, S. 27, İstanbul, 2005, s. 983. 36 Yıldız, a.g.m. s. 295. 37 Ali Parlar-Muzaffer Hatipoğlu, TCK Yorumu, 2.cilt, 2007, s. 1389 da Özel İmar rejimine tabi yerler, Tip İmar Yönetmeliğinin 59. maddesine göre inşaat ruhsatı alınması gerekmeyen ve ilgili
belediyeye bildirimin yeterli sayıldığı kamuya ait yapı ve tesisler ile sanayi tesisleridir biçiminde tanımlamaya yer verilmiştir.
38 Yıldız, a.g.m., s. 294; benzer yönde: Tuğrul Katoğlu, Çevre Hukuku Sempozyumu, Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara 2006, s. 94: "..bir yüklenici, alt yüklenici ve inşaat sahibi bakımından ceza sorumluğunun kabulü anlaşılabilirken, bunların yanı sıra ve bunlarla birlikte ayrıca bir ruhsat araştırması yapmamış ustaların da bu suçun faili olarak kabul edilmesi kanımızca adil olamayacak kadar ağırdır. Bunlar ancak böyle bir inşaatı, her hangi bir yüklenici ile ilişki içinde olmaksızın tek başlarına inşa ettikleri zaman fail olarak kabul edilmelidir. ; Arısoy, a.g.m., s. 89. 39 5237 sayılı TCK da İçtima Düzenlemesi: BİLEŞİK SUÇ Madde 42 - (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. ZİNCİRLEME SUÇ Madde 43 - (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29.06.2005-5377 S.K./6.mad) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence,... ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz. FİKRÎ İÇTİMA Madde 44/1-İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
40 Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2006 gün ve 2006/ 2348-1571 esas sayılı iddianamesi.
41 Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2006 gün ve 540-1334 sayılı kararı. 42 Y. 4. CD. 28.01.2009 gün ve 14041-1033 sayılı karar. 43 Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2009 gün ve 394-639 sayılı kararı. 44 YCGK. 21.02.2012 gün ve 2011/4-570 E.-2012/51 sayılı Kararı. 45 Bkz. 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2006 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında, yalnızca imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığının, iddianamede 2863 sayılı Yasaya aykırılıktan söz edilmediğinin anlaşılması karşısında, 2863 sayılı Yasaya aykırılıktan ek iddianame düzenlettirilerek sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken ek savunma verilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde uygulama yapılması (Y. 4. CD., 25.06.2012 tarih ve 2010/13421E. -2012/15375 K.). Ayrıca bkz. 2.07.2010 tarih ve 2008/16699 E. - 2010/13423 K.
46 Bkz. İmar kirliliğine neden olma suçundan açılmış olan bir davada (Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi, 16.03.2009 tarih ve 2006/445 E 2009/84 K.) Yargıtay 4. Ceza Dairesi: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın birinci derece doğal sit alanına ruhsatsız inşaat yapma eylemiyle hem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesine hem de 5237 sayılı TCK nın 184/1 maddesini ihlal ettiği, ancak TCK nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 2863 sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulduğu, anılan Kanunun 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı 408.maddesi ile değiştirilmesinden sonraki düzenlemenin açıkça sanığın lehine olduğunun anlaşılması ve mahkemenin de de bu şekilde uygulama yapmış olması karşısında ayrı ayrı hükümler kurarak lehe yasa karşılaştırması yapılmamış olmasında ve sanığın yaptığı inşaat nedeniyle sit alanının dokusuna zarar verdiği anlaşıldığından CMK nın 231.maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede şeklindeki değerlendirmesiyle hükmün onanmasına karar vermiştir (Y 4. CD. 31.01.2012 tarih, 2011/18871 E.- 2012/1526 K.). Yine diğer bir kararında da iddianame ile 2863 sayılı Yasadan açılmış bir dava bulunmamasına rağmen, imar kirliliğinden açılmış ve bu suçtan uygulama yapılmış olan bir davada 1- Suça konu yerin 3. derece sit alanı içerisinde olması karşısında sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığının tartışılmaması isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir (Y. 4. CD., 27.06.2012 tarih, 2010/17734 E. - 2012/15674 K.). 47 Özgenç TCK-Gazi Şerhi (Genel Hükümler), a.g.e. s. 586. 48 Faruk Erem - Nevzat Toroslu, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Savaş Yayınları, Ankara, 2003, s. 3; Doğan Soyaslan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2005, s. 58. 49 Özel ceza kanunları konusunda bak. Centel-Zafer-Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, B. 3-4, Beta Yayınları, İstanbul, 2005-2006, s. 76-77.
50 Zeki Hafızoğluları - Devrim Güngör, "Türk Ceza Hukukunda Suçların Tasnifi", TBB Dergisi, S. 69, Ankara, 2007, s. 21. 51 Doğan Soyaslan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 3. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2005, s. 107. 52 Ayhan Önder, Ceza Hukuku Dersleri, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1992, s. 44-45. 53 Ayhan Önder, Ceza Hukuku Dersleri, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1992, s. 45. 54 Soyaslan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 107. 55 Centel-Zafer-Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, s. 81.
56 Metin Feyzioğlu Devrim Güngör, Bir Suç İçin Bir Ceza Verilir İlkesinin İhlali: TCK md. 142-4, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 56, S. 1, Ankara, 2007, s. 143. 57 Mehmet Emin Artuk Ahmet Gökcen - A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 7. Bası, Turhan Kitabevi Yayınları, Ankara, 2006, s. 91. 58 Soyaslan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, s. 66. 59 Ayhan Önder, Ceza Hukuku Dersleri, Filiz Kitabevi, İstanbul, 1992, s. 46.
60 TCK nın 184/1. maddesinde, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılması cezalandırılmaktadır. TCK nın 184/4. maddesinde Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır denilmektedir. Dairemiz kararlarında özel imar rejimine tabi yerler ; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gibi özel imar düzenlemeleri ve kısıtlamalar getiren yerler şeklinde anlaşılmaktadır. Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesinde, belirtilen nitelikteki özel kanun hükümlerinin geçerliliği kabul edilmiştir. Belirtilen kanuni düzenlemeler karşısında, TCK'nın 184/1. maddesinde ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılması bağlamında özel kanunlardaki hükümlere göre daha özel nitelikli bir norm olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda özel hüküm-genel hüküm çatışmasında özel normun önceliği ilkesi gereği yalnızca TCK'nın 184/1. maddesi uygulanmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda sanığın, Bakanlar Kurulu'nun 22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı kararı ile ilan edilen Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 11.12.1986 gün ve 2753 sayılı kararı ile tescil edilen I. Derece Sit alanında yetkili kurumlardan izin ve yapı ruhsatiyesi alınmadan bina inşa etmek biçiminde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 184/1. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden eylemin aynı zamanda 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesini de ihlal ettiğinden söz edilerek 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 2863 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması. (Y. 4. CD., 22.05.2012 tarih ve 2011/14989 E. - 2012/12250 K). 61 1- Suça konu yapının 2960 sayılı Boğaziçi Yasasının uygulandığı sınırlar içinde kalıp kalmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesi, 2- Kabule göre de; sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, katılan ve kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunmaması ve TCK'nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmayacağı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi (Y. 4. CD. 25.06.2012 tarih 2010/16959 E. - 2012/15439 K.).
62 TCK nın 184. Maddesiyle 2960 sayılı Kanunun 18/1. Maddesinin zımnen yürürlükten kaldırıldığı yönünde görüş için bkz. Kerim Tosun-Mustafa Artuç, Türk Hukukunda Suçlar ve Kabahatler, C. 1, 4. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2008, s. 615. 63 Ruhsatsız yapılan inşaatın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına, koruma amaçlı imar planlarına ve koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı olması halinde Kanunun 65/b maddesindeki suçu oluşturacak ilave unsurlar itibariyle özel kanunun uygulanması gerektiği yönündeki farklı görüş için bkz. Parlar-Hatipoğlu, s.1390.
64 Y. 4. CD., 04.04.2011 tarih ve 2009/5209 E. - 2011/4382 K.; bkz. 06.06.2012 tarih ve 2010/18557 E. - 2012/13859 K. 65 Benzer bir karar için bkz. 27.02.2012 tarih ve 2010/1856 E. - 2012/3900 K.; "5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2006 tarihli iddianamesiyle sanık Ahmet Yazar hakkında, yalnızca imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, ayrıca 2863 Sayılı Yasaya aykırılıktan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeksizin; 5271 sayılı CMK'nın 223.maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine göre, yüklenen eylemin yasada suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, 2863 Sayılı Yasaya aykırılıktan yazılı şekilde düşme kararı verilmesi..." 66 Y. 4. CD. 27.03.2012 tarih ve 2010/15293 E. - 2012/7059 K.
67 Soyaslan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 107. 68 TCK nın 5. maddesi şu gerekçeyle düzenlenmiştir: Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygulamasında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanun larda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel
kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir. Aksi yöndeki düzenlemelerin hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturması nedeniyle Hükûmet Tasarısındaki madde metni değiştirilmiştir. 69 Bkz. ll.5,2005 gün ve 5349 sayılı Kanun m.6 (RG 18.5.2005, No.25819) ile 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun m.15 (RG 19.12.2006, No.26381).
70 Y. 4. CD. 28.01.2009 gün ve 14041-1033 sayılı karar. 71 Y. 4. CD., 04.04.2011 tarih ve 2009/5209 E. - 2011/4382 K.; bkz. 06.06.2012 tarih ve 2010/18557 E. - 2012/13859 K.