SİGORTA ACENTELERİNİN MUHASEBE KAYIT DÜZENİ



Benzer belgeler
86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: Sirküler No: 2008/87

BOZKURT THEMIS TİCARET HUKUKU - CİLT IV SİGORTA HUKUKU

BOZKURT THEMIS TİCARET HUKUKU - CİLT IV SİGORTA HUKUKU

Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 03/06/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23 üncü ve 32 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Dr. Tamer BOZKURT SİGORTA HUKUKU

5766 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 6802 sayılı Kanunun 30, 31 ve 47 nci maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Buna göre 6802 sayılı Kanunun;

SİGORTA İŞLEMLERİ İLE KAMBİYO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN GİDER VERGİLERİ TEBLİĞİ YAYIMLANDI

SON DÜZENLEMELER ÇERÇEVESİNDE SİGORTA VE KAMBİYO İŞLEMLERİNDE BSMV UYGULAMASI

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK SİGORTA HUKUKU

Sigortacılıkta Dağıtım Kanalları

Devlet Bakanlığından: SİGORTA SÖZLEŞMELERİNDE BİLGİLENDİRMEYE İLİŞKİN YÖNETMELİK. Resmi Gazete: BİRİNCİ BÖLÜM

TIBBİ KÖTÜ UYGULAMAYA İLİŞKİN ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI 1

Sigorta Muhasebesi. Dr.öğr.üyesi Lokman KANTAR 10/22/18

Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SİGORTA PRİMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İŞVERENLERİN İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE BU YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRMEDİKLERİ TAKDİRDE KARŞILAŞACAKLARI İDARİ PARA CEZALARI

SİGORTA SÖZLEŞMELERİNDE BİLGİLENDİRMEYE İLİŞKİN YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

taksitin tahsili ile doğmaktadır. Bu nedenle, sigorta muamelesinin düzenlenme ve iptal işleminin aynı vergilendirme dönemi içinde yapılması ve iptal e

YÖNETMELİK. (2) Ülkemizde meydana gelen trafik kazaları bu yönetmeliğin kapsamındadır.

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

TEMEL SİGORTACILIK. Gerçekleşen hasar oranı, sigorta tarifesinde öngörülen hasar oranından daha düşük olursa aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?

TRAFİK KAZALARI NEDENİYLE İLGİLİLERE SUNULAN SAĞLIK HİZMET BEDELLERİNİN TAHSİLİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

G E N E L G E

İlgili Kanun / Madde 5510 S. SGK. /88

TEMEL SIGORTA WEB EKİM 2017

"Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."

YANLIŞ SİGORTA UYGULAMALARININ TESPİTİ, BİLDİRİMİ, KAYDI VE BU UYGULAMALARLA MÜCADELE USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

SİRKÜLER 2009 / 21. T.C. Merkez Bankası tarafından 1990 yılından bu güne kadar yayımlanan iskonto ve faiz oranları ise aşağıdaki gibidir.

GENELGE (Sadece Müşterilerimiz içindir) TEBLİĞ

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

PERSONELE YAPILAN AVANS ÖDEMELERİNİN VERGİ, İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

SİRKÜLER. uzatılmıştır.

Özet, yaprak test, deneme sınavı ders malzemelerine ANADOLUM ekampüs Sistemin'nden ( ulaşabilirsiniz. 19.

Tarih: Sayı: 2012/86. Konu:

SİGORTA ARACILARI HUKUKU I

SĐGORTA MUAMELELERĐ NEDENĐYLE BANKA VE SĐGORTA MUAMELELERĐ VERGĐSĐ MÜKELLEFĐNĐN KĐM OLDUĞU SORUNU

(Resmi Gazetenin 10 Nisan 2012 tarih ve sayılı nüshasında yayımlanmıştır)

BİRİNCİ SEVİYE ÖRNEK SORULARI TEMEL SİGORTACILIK. Aşağıdakilerden hangisi sigorta sözleşmesinin asli unsurlarından birisi değildir?

ÇEKLERDE REESKONT UYGULANIP UYGULANMAYACAĞINA İLİŞKİN OLARAK VUK SİRKÜLERİ YAYIMLANDI

LİMİTED ŞİRKET MÜDÜR VE ORTAKLARININ ŞİRKET AMME BORÇLARININ ÖDENMESİNE İLİŞKİN SORUMLULUKLARI

SİGORTA HUKUKU. Genel Hükümler Bazı Sigorta Türleri

İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK İLE ZORUNLU SİGORTALILIĞIN ÇAKIŞMASINDA ÖZELLİKLİ DURUMLAR

Muharrem İLDİR Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü

2016/8423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 6111 ve 6552 sayılı Kanunlarla

Bono Poliçe Çeklerdir.

Sigortacılık & Aktüerya. Ilge YAZGAN Aktüerler Derneği İstanbul, 11 Nisan 2011 Yıldız Teknik Üniversitesi

GİRENLERİN SGK DAN SAĞLIK YARDIMI ALIP ALAMAYACAKLARININ AÇIKLANMASI

SĐRKÜLER : KONU : Đsteğe Bağlı Sigorta Đşlemleri Hk. Tebliğ

ÖZEL ŞARTLAR. 1.6 Sigorta Bedeli Poliçe üzerinde belirtilen ilgili Sigorta Yılı na ait teminat tutarıdır.

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.10.0.THG / Ocak 2012 Konu : Ek Ödeme GENELGE 2012/7

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa göre yapılacak Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına aşağıdaki tarife ve talimat uygulanır.

SIGORTA PRIMLERINDE 5 PUANLIK İNDIRIM

İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 22, 40, 63, 75, 86, 89, Sayılı Kanun Geçici Madde 1. Verilmesini Gerektiren Gelirler

2014 YENİ ACENTELER YÖNETMELİĞİNİN GETİRDİKLERİ. Dr. Ahmet Genç Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü

Sirküler Tarihi : Sirküler No : : 6736 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Hak.

İSTANBUL TAKAS VE SAKLAMA BANKASI A.Ş. NİN BORSA İSTANBUL A.Ş KIYMETLİ MADENLER PİYASASINDA YÜRÜTECEĞİ NAKİT TAKAS VE TEMİNAT

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 26228

İHTİYAÇ KREDİSİ SÖZLEŞME BİLGİLENDİRME FORMU

6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU UYARINCA LİMİTED ŞİRKETLERİN TUTMASI ZORUNLU OLAN DEFTERLERİ

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE ÖDENEN KATKI PAYLARI VE ŞAHIS SİGORTA PRİMLERİNİN İNDİRİM KONUSU YAPILACAĞI DÖNEM

Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Tarife Ve Talimatı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 18 İST, Çalışanların ücret ve bu nitelikteki her türlü istihkakının banka aracılığı ödenme zorunluluğu başladı.

Hazine Müsteşarlığından : 27/12/2011 SİGORTACILIK HESAP PLANINDA YENİ HESAP KODLARI AÇILMASINA DAİR SEKTÖR DUYURUSU ( 2011/ 14 )

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR GENEL TEBLİĞ (SERİ NO:

23 Ekim 2013 ÇARŞAMBA. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

SİGORTA SÖZLEŞMELERİ BİLGİLENDİRME TÜZÜĞÜ

TEBLİĞ. Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)ndan:

SONRADAN KONTROL VE RİSKLİ İŞLEMLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ

MADDE 3 (1) BU YÖNETMELİK, 21/12/1959 TARİHLİ VE 7397 SAYILI SİGORTA MURAKABE KANUNUNUN EK 2 NCİ MADDESİNE DAYANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.

Ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

TASARRUF MEVDUATI SİGORTASI VE FİNANSAL İSTİKRAR FONU KESİN ALIM İŞLEMİ HAKKINDA TEBLİĞ

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN (1)

RİSKLİ SİGORTALAR HAVUZU VE DENETİMİ

Sirküler Rapor /182-1

Sirküler Rapor Mevzuat /58-1

Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ

Sirküler Rapor Mevzuat /167-1 BAĞIMSIZ DENETİM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIMLANDI

Avukat Mesleki Sorumluluk Sigortası Bilgilendirme Formu

Ö z e t B ü l t e n Tarih : Sayı : 2018/60

MAL VE HİZMET BEDELLERİNİN ÖDENMESİ VE TEVSİKİ (BELGELENDİRİLMESİ)

1- Ticari Alacak Sigortasına İlişkin Devlet Destekli Sistem Hakkında Genel Bilgi

Sirküler Rapor Mevzuat /130-2 VERGİDEN İSTİSNA KIDEM TAZMİNATI, ÇOCUK YARDIMI VE AİLE YARDIMI İÇİN YAPILAN ÖDEMELERDE İSTİSNA SINIRI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE GETİRİLEN YENİ İŞLEMLERİNE ETKİ EDECEK BAZI

Borçların yeniden yapılandırılması ( )

TEBLİĞ. h) Bu maddede sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikleri,

SİRKÜLER. Sayı: Mayıs

11 Finansal Varlıklar ile Riski Sigortalılara Ait Finansal Yatırımlar

1-Özel Kartlar veya Yemek Çekleri Kullanılmak Suretiyle Lokanta veya Hizmetlere İlişkin Belge Düzeni

YURTDIŞI NAKİT TAHSİLATLARIN ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI KARŞISINDAKİ DURUMU. Ali ÇAKMAKCI. Yeminli Mali Müşavir. Bağımsız Denetçi

KOBİLER İÇİN DEVLET DESTEKLİ ALACAK SİGORTASI SİSTEMİ 28 ARALIK 2018

İŞVERENLER TARAFINDAN ÖZEL SAĞLIK SİGORTASINA ÖDENEN PRİMLER SİGORTA PRİMİ ESAS KAZANCINA DAHİL EDİLİR Mİ?

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı :

Transkript:

SİGORTA ACENTELERİNİN MUHASEBE KAYIT DÜZENİ Ali Bülent Kayacan 1 Sigorta Acentesi Referans ABK Sigorta Acenteliği Limited Şirketi ÖZET: Son yıllarda ülkemizde sigortacılık faaliyeti yasal düzenleme olarak birçok değişikliğe uğramıştır. Sigorta şirketleri, sigorta acenteleri, sigorta brokerları ve sigorta eksperleri yeni hukuki düzenlemelere tabi tutulmuşlardır. Buradaki amaç, ülkemiz sigortacılığının gelişimini sağlamak, şeffaflık getirmek ve ülkemiz sigortacılık faaliyetinin uluslararası sigortacılık faaliyeti ile karşılaştırılabilir bir yapıya ulaştırılmasıdır. Ülkemiz sigortacılık faaliyetin büyük çoğunluğu sigorta acenteleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla, tacir sıfatını haiz acenteler doğal olarak yapmış oldukları ticari işlemler nedeniyle muhasebe kaydı tutmak zorundadırlar. Amacımız, acentelerin bu işlemler ile ilgili tutmuş oldukları muhasebe kayıtlarının nasıl olduğunu incelemek, tutulan kayıtların, yapılan işlemleri tam olarak yansıtıp yansıtmadığına değinmek ve bu kayıtların nasıl daha doğru yapılabileceğini ortaya koymak olacaktır. Anahtar Kelimeler: Sigorta Acenteleri, Acente Muhasebesi, Kayıt Düzeni, Sigorta Muhasebesi, Defter Tutma 1 - GİRİŞ Bilindiği üzere, Türkiye de sigorta sözleşmeleri çoğunlukla sigorta acenteleri aracılığıyla yapılmaktadır. Tam yetkili olan acenteler, sigorta sözleşmelerini yapabilmekte, sigorta poliçelerini düzenleyebilmekte ve sigorta primlerini tahsil edebilmekte, kısmi yetkili acenteler ise poliçe düzenleyememekte sadece sigorta primlerini tahsil edebilmektedirler. Çalışmamızın konusu, sigorta sözleşmelerinin yapımında aracılık yapan ve sigorta primlerini tahsil etmeye yetkili sigorta acentelerinin, bu işlemlerini, ülkemiz hukuk mevzuatının hükümleri ile Muhasebe Sistemi'nin, tanım ve kavramları çerçevesinde irdelemek, varsa, tutarsızlıklara değinmek ve ilgili muhasebe kayıtlarının ne şekilde yapılmasının daha doğru olacağını, ortaya koymak olacaktır. Aşağıda, ikinci bölümde sigortacılıkta yapılan işlemlerin ne anlama geldiği, tarafların kim olduğu ve taraflar arası ilişkiler, hukuki yapı ve muhasebe sistemi içinde incelenip tanımları yapılacaktır. Üçüncü bölümde, tarafların uygulamada var olan kayıt düzeni hakkında bilgi verilecek, yapılan işlemler ve buna karşılık yapılan kayıtların ne anlama geldiği açıklanacak ve hukuki durum ile muhasebe kayıtları arasındaki uyumsuzluklara diğer bir ifade ile kayıtların gerçek hukuki durumu yansıtıp yansıtmadığına değinilecektir. Dördüncü bölümde ise mevcut hukuki düzenlemelere ve muhasebe prensiplerine dayanılarak, muhasebe kayıtlarının hangi hesaplar arası ve ne şekilde yapılmasının daha doğru olacağı açıklanmaya çalışılacaktır. 2 YASAL MEVZUAT VE TANIMLAR Bu bölümde, sigortacılık olarak adlandırılan ticari faaliyetin ne anlama geldiği, taraflarının kimler olduğu, bunlar arasındaki ilişkilerin neler olduğu hukuki yapı ve tanımlar içinde irdelenecektir. Sigortacılık faaliyeti en başta sigorta sözleşmesi yapmak olduğundan, önce sigorta sözleşmesine değinilecektir. 2.1 SİGORTA SÖZLEŞMESİ: Sigorta sözleşmesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinde şu şekilde tanımlanmıştır. Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. 1 Adres: Sahne Sokak, Aslıhan Çarşısı, No:7/90-91, Kat:2, Galatasaray, Beyoğlu, İstanbul, 34430 Tel: 0212 249 12 35, 0533 222 97 09, Faks: 0212 249 11 28 email:abk@referanssigorta.com

(2)Ruhsatsız bir şirket ile onun bu durumunu bilerek yapılan sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanununun 604 ve 605 inci maddeleri uygulanır. Türkiye de yerleşik olmayan sigorta şirketleriyle kurulan sigorta sözleşmelerinde bu hüküm uygulanmaz. Maddedeki tanımdan görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi, her iki tarafa da borç yükleyen, koşula bağlı bir sözleşmedir. Sözleşmenin bir tarafı sigorta ettiren, diğer tarafı ise sigortacı, yani, sigorta şirketidir. Sigorta ettirenin borcu(edimi), sözleşmede mutabık kalınan primi ödemek, sigorta şirketinin yükümlülüğü(edimi) de sözleşmede mutabık kalınan koşul gerçekleştiğinde, ortaya çıkacak gerçek zararı tazmin etmektir. Sigorta sözleşmesinin taraflarının, haiz olduğu hak ve borçlar, sigorta poliçesi adı verilen yazılı belgede gösterilir (T.T.K. madde 1424 ). Bir sigorta poliçesinin, neleri ihtiva etmesi gerektiği, T.T.K. nun 1425. maddesinde düzenlenmiştir. T.T.K. nun 1401. maddesine göre, bir sigorta sözleşmesinde, prim borçlusu sigorta ettiren, prim alacaklısı ise sigorta şirketidir. Ayrıca, T.T.K. nun prim ödeme borcu başlığını taşıyan 1430. maddesinde de prim borcunun, sigorta ettirenin yükümlülüğü olduğu kesin olarak hüküm altına alınmıştır. 2.2 - SİGORTACI: Türkiye'de sigortacılık yapma yetkisi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (S.K.) 3. maddesi gereği, anonim şirket veya kooperatif şeklinde Türkiye'de kurulmuş sigorta şirketleri ile yurt dışında kurulmuş sigorta şirketlerinin Türkiye'deki teşkilatına verilmiştir. Bunun yanı sıra, sigorta şirketleri T.C. Hazine Müsteşarlığından faaliyette bulunacakları her bir sigorta branşı için ruhsat almak zorundadırlar (S.K. madde 5). 2.3 SİGORTALI VE/VEYA SİGORTA ETTİREN: Sigortalı veya sigorta ettiren ise, malı veya mal varlığı ile hayatının zarara uğraması nedeniyle, para ile ölçülebilir bir menfaati tehlike altında olan kişidir (T.T.K. madde 1401). 2.4 SİGORTA ACENTESİ: Acente, T.T.K.'nun 102. maddesinde genel olarak şu şekilde tanımlanmıştır. Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir. (2) Bu kısımda hüküm bulunmayan hallerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri, sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hallerde vekâlet hükümleri tatbik olunur." (3)Taşıma, deniz ticareti, sigorta, turizm gibi alanlara ilişkin özel düzenlemeler saklıdır. Yeni Türk Ticaret Kanunu muz sigorta sözleşmelerinin yapılmasına aracılık eden acentelerin, öncelikle kendi özel kanunlarına tabi olduklarını hüküm altına almıştır. Buna göre, Sigorta acenteleri öncelikle 5684 sayılı Sigorta Denetleme Kanunu na tabidirler. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 2. Maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinde sigorta acentesinin tanımı, şu şekilde yapılmıştır. "Acente, ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tabi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketi adına yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişiye denir. Kimlerin sigorta acentesi olacağı da aynı kanunun 23. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Hem, Türk Ticaret Kanunu nun acenteliği tanımlayan ve düzenleyen, hem de Sigortacılık Kanunu nun acenteliği tanımlayan ve düzenleyen hükümlerine göre, sigorta acentesinin yaptığı işlem, tamamıyla aracılık işlemidir. Maddeden de görüleceği üzere acentenin, poliçeyi, düzenleyip imzalaması, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu

anlamına gelmemektedir. Acente, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı için, sigorta sözleşmesinden doğan bir yükümlülük(edim) yüklenmemektedir. Sigorta acentesi, sigorta sözleşmesini, sigorta şirketinin kendisine vermiş olduğu vekâlete dayanarak, sigorta şirketi adına yapmaktadır. Düzenlenen sigorta poliçesini de, sigorta şirketinin adına düzenlemektedir ve düzenlenen poliçe sigorta şirketinin poliçesidir. Bu nedenle, sigorta acentesi, bir sigorta sözleşmesi yapıldığı ve sigorta poliçesi düzenlendiğinde, sigorta sözleşmesi nedeniyle ne prim borçlusu veya alacaklısı ne de tazminat borçlusu veya alacaklısı olmaktadır. Acente, bu durumda, sadece acentelik sözleşmesi nedeniyle, sigorta şirketinden, komisyon alacaklısı olmaktadır. Sigorta prim alacağının kaynağını sigorta sözleşmesi, acente komisyon alacağının kaynağını da acentelik sözleşmesi oluşturmaktadır. Sigorta acentesinin asli işi tanımdan da görüleceği üzere sigorta sözleşmelerinin yapılmasına aracılık etmektir. Esasen, sigorta sözleşmesi akdetme ve/veya prim tahsil etme yetkisi 5684 sayılı Sigorta Denetleme Kanunu na göre primin asıl alacaklısı olan sigorta şirketlerine aittir. Bu yetki, acentelik sözleşmelerinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilmektedir. 5684 sayılı Sigorta Denetleme Kanunu na göre, acentelik sözleşmelerinde kendisine prim tahsil yetkisi verilmiş olan acentelerin, aracılık etmiş oldukları sigorta sözleşmelerinin primlerini tahsil etmeleri halinde, acenteye yapılan ödeme, sigorta şirketlerine yapılmış kabul edildiğinden, prim borçlusunu, borçtan kurtarmaktadır. Bu aşamadan sonra borç, sigorta sözleşmesinden doğan bir borç olmaktan çıkmakta, acentelik sözleşmesinden doğan ticari bir borç haline gelmektedir. 3 - MEVCUT KAYIT DÜZENİ Bu bölümde, uygulamada yapılmakta olan muhasebe kayıtlarına değinilerek ne anlama geldikleri açıklanmaya çalışılacaktır. Örnek kayıtlar çok kaba ve basit olarak eklentileri(vergi) içermeksizin verilmiş olup, ana hesap numaraları kullanılmıştır. Birinci kayıtlar borç, ikinci kayıtlar alacak kayıtlarıdır. 3.1-SİGORTA ETTİRENİN MUHASEBE KAYDI Hali hazırdaki uygulamada, sigorta sözleşmesi bir acente aracılığı ile yapılıp, poliçe düzenlendiğinde, bu işlem sigorta sözleşmesini yaptıran kişi, yani sigorta ettiren tarafından aşağıdaki şekilde muhasebeleştirilmektedir. 79 Numaralı Gider Çeşitleri Hesabı 32 Numaralı Ticari Borçlar Hesabı Özel Sigorta Gideri Sigorta Acentesi Cari Hesabı Bu muhasebe kaydı ile sigorta ettiren, pasif hesaplarında prim tutarı kadar ticari bir borç doğurmakta ve kendisini sigorta acentesine karşı borçlu konuma getirerek gider kaydetmektedir. Bu kayıt sigorta priminin gerçek alacaklısını sigorta acentesi gibi göstermekte olduğundan yanıltıcı mahiyettedir. Sigorta priminin gerçek alacaklısı sözleşme hükümlerine göre sigorta şirketidir. Bu uygulama muhasebenin temel kavramlarından olan sosyal sorumluluk kavramıyla çelişmektedir. Çünkü bu kavrama göre muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve dolayısıyla bilgi üretilmesinde gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu kayıt gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. 3.2-SİGORTA ACENTESİNİN MUHASEBE KAYDI Sigorta sözleşmesinin yapılmasına aracılık yapan sigorta acentesinin buna karşılık yaptığı muhasebe kayıtları aşağıdadır. 12 Numaralı Ticari alacaklar Hesabı 32 Numaralı Ticari Borçlar Hesabı (1) 120 Sigorta Müşterileri Hesabı 320 Sigorta Şirketi Cari Hesabı (2) 320 Sigorta Şirketi Cari Hesabı 600 Yurtiçi Hasılat Hesabı

Sigorta acentesi, birinci muhasebe kaydı ile hesaplarında prim tutarı kadar hem ticari bir alacak hem de ticari bir borç doğurmuş olmaktadır. İkinci muhasebe kaydı ile de komisyon tutarı kadar ticari bir alacak doğurmakta, sigorta şirketini borçlandırmak suretiyle gelir tahakkuku yapmış olmaktadır. Birinci kayıt, acentenin, varlıklarında ve yükümlülüklerinde bir artış olduğu anlamına gelmektedir. Halbuki bu aşamada prim nedeniyle acentenin ne varlıklarında ne de yükümlülüklerinde herhangi bir artış olmuştur. Acente bu kayıtla, kendisine ait olmayan bir alacakla, varlık yaratmakta ve karşılığında kendisini sigorta şirketine karşı henüz tahsil etmemiş olduğu prim tutarı kadar borçlandırarak, kendisini prim borçlusu haline getirmiş olmaktadır. Bu kayıt da gerçeği tam olarak yansıtmamakta olup, muhasebenin, sosyal sorumluluk kavramı ile çelişmektedir. Sigorta acentesinin, kendisine ait olmayan bir alacak için (sigorta primi, sigorta şirketinin alacağıdır.) kendisini alacaklı duruma getiren bir muhasebe kaydı yapması, hukuken de muhasebe ilkelerince de (ticari işletmeye ait olmayan bir alacağın, işletme aktifinde varlık olarak gösterilmesi) yanıltıcıdır. 3.3-SİGORTA ŞİRKETİNİN MUHASEBE KAYDI Sigorta Şirketleri ise Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan sigortacılık hesap planı ve izahnamesi hakkında tebliğde yer alan tek düzen hesap planını kullanmak ve tebliğde yer alan açıklamalara uymak zorundadırlar ve aşağıdaki şu kayıtları yapmaktadırlar. (1) 120.03.1 Acentelerden Alacaklar 701.01.1.1 Brüt Yazılan Primler (2) 701.02.5.1 Üretim Komisyonu Giderleri 320.03.1 Acentelere Borçlar Birinci kayıt ile sigorta şirketi sigorta acentesini prim tutarı kadar borçlandırarak, ticari bir alacak doğurmakta, karşılığında prim gelirinin tahakkukunu yapmakta, ikinci kayıt ile bu sefer komisyon tutarında kendisini borçlandırarak ticari bir borç doğurmakta ve gider tahakkukunu yapmaktadır. Birinci kayıtla, sigorta şirketi, acente henüz primi tahsil etmemiş olduğu halde acenteyi doğrudan borçlandırmakta ve sigorta ettirenin prim borcunu acenteye yüklenmiş olmaktadır. Bu kayıt, ayrıca, acenteyi prim borçlusu gibi göstermektedir. Halbuki bu aşamada acente herhangi bir tahsilat yapmamıştır. Sigortacılık hesap planı ve izahnamesi hakkında tebliğde yer alan 120.03.01 numaralı hesabın açıklamasında, sigortacılık faaliyetleri ile ilgili olarak acentelerden alacaklar bu hesapta izlenir denilmektedir. Hâlbuki poliçe düzenlendiğinde oluşan alacak acenteden değil, sigorta ettirenden olan bir alacaktır. Dolayısıyla, bu kayıt da yanıltıcı mahiyette olup gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Görüleceği üzere, uygulamada, acenteler, aracılık ettikleri sigorta sözleşmeleriyle ilgili poliçeler düzenlendiğinde, kendilerini sigorta ettirene karşı, toplam prim tutarı kadar alacaklı duruma getiren bir muhasebe kaydı yapmaktadırlar. Buna karşılık, sigorta şirketleri de kendi hesaplarında acenteleri aynı tutarda borçlandırıcı kayıt yapmaktadırlar. Bu tür bir muhasebe kaydının hukuki dayanağı olmadığı gibi gerçekleri de tam olarak yansıtmamaktadır. Çünkü yukarıda, yasal mevzuat çerçevesinde de açıkladığımız üzere, poliçe ister sigorta şirketince düzenlensin isterse acente tarafından düzenlensin, prim borcu sigorta ettirenin borcudur, prim alacağı da sigorta şirketinin alacağıdır. Sigorta acentesi, ancak, acentelik sözleşmesinde kendisine yetki verilmiş ve bu yetkiye dayanarak, sigorta primini, sigorta ettirenden, nakden tahsil etmiş ise sigorta şirketine karşı, tahsil ettiği sigorta primi tutarında borçlu duruma gelir. Bu durumda, borç, prim borcu olmaktan çıkar, acentenin sigorta şirketine karşı olan ticari bir borcu haline gelir. Tahsilât, sigorta şirketi nam ve hesabına yapıldığından ve emanet para hükmünde olduğundan, acente, bu durumda kendisini, sigorta şirketine karşı tahsilat tutarı kadar borçlu duruma getiren bir muhasebe kaydı düşmesi yapılan işlemi daha doğru yansıtacaktır. Sigorta şirketi de ancak bu durumda acenteyi borçlu duruma getiren bir muhasebe kaydı yapmalıdır. Acente, sigorta primini nakden tahsil etmemiş ise sigorta şirketine karşı sigorta primi nedeniyle borçlu duruma gelmemektedir. Acentenin prim tahsil yetkisine sahip olması, prim borcunu doğrudan üstlenmesi anlamına da gelmemektedir. Acente, poliçe düzenlendiğinde, acentelik sözleşmesi gereği komisyona hak kazanacağından, kendisini sigorta şirketine karşı komisyon tutarı kadar alacaklı durumuna getiren bir muhasebe kaydı yapmalıdır. Bu tutar, acentenin ticari bir alacağını oluşturmakta ve aktifinde bir artış yaratmaktadır. Bilindiği üzere, sigorta primi, çeşitli kanallardan ödenebilmektedir. Prim, direkt olarak sigorta şirketine, sigorta şirketinin banka hesabına, posta havalesi yapılarak veya sigorta acentesine nakden ödenebileceği gibi kredi kartı

talimatı ile veya sürekli banka ödeme talimatı verilmek suretiyle de ödenebilmektedir. Ayrıca, sigorta ettirenler, prim borçlarına karşılık çek ve senet gibi kambiyo senedi de verebilmektedirler. T.T.K. nun 1430. maddesinin 2. Paragrafında sigorta primi nakden ödenir. İlk taksitin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu halde ödeme kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir. hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre, sigorta prim borcu karşılığında, senet ve/veya çek verilmesi doğrudan prim ödemesi sayılmamıştır. Dolayısıyla da prim borcunu azaltmamaktadır. Ancak, uygulamada, acenteler, sigorta ettirenlerden, prim borcuna karşılık, kendi adlarına düzenlenmiş veya ciro edilmiş çek ya da senet almaktadırlar. Buna mukabil, sigorta şirketleri de bu çek ve senetlerin acentelerce ciro edilmesini şart koşarak, sanki bu primler sigorta ettirenlerden, acentelerce nakden tahsil edilmişçesine acenteleri prim borçlusu durumuna sokmaktadırlar. Acente, prim borcu karşılığında, sigorta ettirenden çek ya da senet gibi bir kambiyo senedi alıyor ise, bu kambiyo senedinin, sigorta ettiren tarafından, sigorta şirketi adına düzenlenmiş ya da sigorta şirketi namına ciro edilmiş olması gerektiği görüşündeyiz. Acentenin, sigorta işlemi nedeniyle, kendi adına düzenlenmiş ya da ciro edilmiş bir kambiyo senedi almasının veya aynı şekilde, kendi hesabına kredi kart talimatı almasının, prim alacağı, kendisinin alacağı olmadığından hiçbir hukuki dayanağı olmadığı düşünmekteyiz. Böyle bir durumda, acentenin, alacağı kambiyo senedinin, sigorta ettiren tarafından, sigorta şirketi namına düzenlenmesinin ya da ciro edilmesinin gerekçesi, kambiyo senedinin, sigorta ettiren tarafından, acenteye, acentenin bir alacağına karşılık olarak değil, sigorta şirketinin prim alacağına karşılık olarak verilmesidir. Öte yanda, sigorta şirketi, sigorta ettiren tarafından adına düzenlenmiş veya ciro edilmiş olan kambiyo senedini teslim alırken, acentenin cirosunu talep etmesinin yasal bir dayanağı olmadığı görüşündeyiz. Prim borcuna karşılık kambiyo senedi alınması, primin ödendiği anlamına gelmediği gibi sigorta sözleşmesinin borçlusunu da değiştirmemektedir. Ayrıca, sigorta ettirenin, sigorta şirketi hesabına verdiği kredi kart talimatı ile prim tahsil edilememiş ise bu primi, acentenin borcu olarak değerlendirmek de hukuken yanlıştır. Çünkü her iki halde de T.T.K. nun 1430. maddesine göre, prim ödemesi yapılmamış demektir. Her iki durumda da acentenin bir kusuru yoktur. Sigorta ettirenin prim borcunu ödememesinin hukuki neticeleri T.T.K. nda düzenlenmiştir. Bunlar arasında, sigorta ettiren prim borcunu ödemez ise, prim borcundan kusursuz acente sorumlu olur diye bir hüküm de bulunmamaktadır. 4 MUHASEBE KAYIT DÜZENİ NASIL OLMALI Yazımızın ikinci bölümünde, sigorta işleminin ne olduğunu, taraflarının kimler olduğunu, borç ve alacak ilişkisinin neden kaynaklandığını, sigorta acentesinin tanımını, işlevlerini, prim borcu ve alacağı ile olan ilişkisini, yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde ortaya koymaya çalıştık. Üçüncü bölümde mevcut uygulamanın ne şekilde olduğuna ve bu kayıtların muhasebe dilinde ne anlama geldiğini açıklamaya çalıştık. Uygulama ile hukuki durum arasındaki çelişkileri ve tutarsızlıkları ortaya koymaya çalıştık. Bu bölümde ise yukarıda değinilen yasal gerçekler çerçevesinde, bu işlemlerle ilgili yapılacak muhasebe kayıtlarının, nasıl olması halinde işlem ile kayıtların birbirini doğrulayıcı tamamlayıcı olduğunu örnek muhasebe kayıtları ile açıklamaya çalışacağız. Örnek muhasebe kayıtları, çok kaba bir şekilde prim eklentileri (vergi) dikkate alınmaksızın yapılmıştır. 4.1-SİGORTA ETTİRENİN MUHASEBE KAYDI Sigorta ettiren ve/veya sigortalının, sözleşme yapılıp poliçe düzenlendiğinde, aşağıda yer alan kaydı yapması daha doğru olacaktır. Burada, sigorta şirketi ana hesabı altında, şirket için ayrı acente için ayrı alt hesaplar da kullanılabilir. Böylece, sigorta ettiren ve/veya sigortalı sigorta şirketine doğrudan ödemiş olduğu prim tutarlarını ayrı izleme imkânını elde etmiş olur. 79 Numaralı Gider Çeşitleri Hesabı 32 Numaralı Ticari Borçlar Hesabı Özel Sigorta Gideri Hesabı Sigorta Şirketi Cari Hesabı Sigorta Şirketine Ödemeler Hesabı Sigorta Acentesine ödemeler Hesabı Böyle bir kayıt, gerçekleri daha doğru yansıtmakta, yapılan işlem ile kayıt birbirini doğrulamakta ve borçları daha detaylı izleme imkânı da doğmuş olmaktadır.

4.2-SİGORTA ACENTESİNİN MUHASEBE KAYDI Aynı işlem için acentenin yapması gereken muhasebe kaydı da şu şekilde olmalıdır. Sigorta primi, acentenin doğrudan borcu veya alacağı olmadığı için muhasebe kaydının, Nazım Hesaplar arasında yapılması gerekmektedir. 901 Borçlu Nazım Hesaplar 902 Alacaklı Nazım Hesaplar Prim borçlusu sigorta ettiren Prim alacaklısı sigorta şirketi Bu kayıt, acentenin aktif veya pasifinde herhangi bir artış yaratmamakta yani, gerçeği tam olarak yansıtmakta ve ayrıca, takibinde yarar umulan hareketlerin muhasebeleştirilmesine imkân tanımış olmaktadır. Komisyon alacağı ise acentenin ticari bir alacağı ve sigorta şirketinin ticari bir borcu olduğu ve işletme aktif ve pasifinde doğrudan bir artışa yol açtığından, bu kayıtların aktif ve pasif hesaplar arasında yapılmasının daha doğru olacağı aşikârdır. 120 Ticari alacaklar 600 Gelir Tablosu Hesapları Komisyon tutarı Komisyon tutarı Bu kayıt, acentenin varlıklarında bir artış yaratmakta ve gerçeği daha doğru yansıtmaktadır. 4.3- SİGORTA ŞİRKETİNİN MUHASEBE KAYDI Bir sigorta sözleşmesi yapıldığı ve sigorta poliçesi düzenlendiğinde, sigorta şirketinin yapması gereken muhasebe kaydı şu şekilde olmalıdır. 120.01.1 Sigortalılardan Alacaklar 701.01.1.1 Brüt Yazılan Primler 701.02.5.1 Üretim Komisyonu Giderleri 320.03.1 Acentelere Borçlar komisyon Tutarı Bu kayıtla, sigorta şirketi, sigorta sözleşmesinin gerçek borçlusunu borçlandırmış ve acentelik sözleşmesinin gerçek alacaklısını da alacaklandırmış olmaktadır. Kayıtla işlem birbirini tamamlamaktadır. Sigorta sözleşmesi iptal ya da fesih edildiğinde ise yukarıdaki kayıtların tam tersi yapılmalıdır. Sigorta primi ile ilgili yapılacak kaydın dayandığı belge poliçe, komisyon geliri ile ilgili yapılacak kaydın dayandığı belge ise komisyon gider belgesidir (Vergi Usul Kanunu 243 sayılı genel tebliğ). 5. SİGORTA PRİMİNİN ACENTE TARAFINDAN NAKDEN TAHSİL EDİLMESİ Sigorta acentesi, kendisine yapılan nakit prim ödemeleri sonucu, sigorta şirketine karşı, tahsil ettiği prim tutarı kadar borçlu duruma gelir. Bu durumda, sigorta acentesi, sigorta şirketine ait bir parayı aldığı ve bu para emanet para hükmünde olduğu için, borç artık sigorta sözleşmesinden doğan prim borcu olmaktan çıkar, acentelik sözleşmesinden doğan ticari bir borç haline gelir ve yapılacak muhasebe kaydı şu şekilde olmalıdır. 100/102 Kasa veya Banka Hesabı 320 Ticari Borçlar

Öte yanda, Sigorta Acenteleri Yönetmeliği nin 12. maddesinin 3. bendine göre, acenteye yapılan ödeme, yasal olarak, sigorta şirketine yapılan ödeme kabul edildiğinden, sigorta ettiren acenteye ödediği sigorta primi kadar borçtan kurtulmuş olur. Bu durumda da yapılacak muhasebe kaydı ise şu şekilde olmalıdır. 902 Alacaklı Nazım Hesaplar 901 Borçlu Nazım Hesaplar Prim alacaklısı sigorta şirketi Prim borçlusu sigorta ettiren Acente yapmış olduğu tahsilatı sigorta şirketine bildirdiğinde de sigorta şirketi aşağıdaki muhasebe kaydını yapmalıdır. 120.03.1 Acentelerden Alacaklar 120.01.1 Sigortalılardan Alacaklar 6.- SİGORTA PRİMİ BORCUNA KARŞILIK KAMBİYO SENEDİ ALINMASI Acente, sigorta prim borcuna karşılık, sigorta ettirenden, sigorta şirketi adına düzenlenmiş veya ciro edilmiş olan çek ve senetleri, bir bordro ekinde almalı ve almış olduğu bu çek veya senetleri, bir bordro ekinde sigorta şirketine teslim etmelidir. Sigorta prim borcuna karşılık, çek veya senet alınması, hukuken prim ödemesi sayılmadığından, acente bu işlemleri Nazım Hesaplarda izleyebilir. Çek ya da senet tutarları sigorta şirketince nakden tahsil edildiğinde, sigorta ettiren borçtan kurtulduğu için sigorta şirketinin bildirimi üzerine acentenin yapması gereken muhasebe kaydı şu şekilde olmalıdır. 902 Alacaklı Nazım Hesaplar 901 Borçlu Nazım Hesaplar Prim alacaklısı sigorta şirketi Prim borçlusu sigorta ettiren 7. SİGORTA PRİM BORCUNA KARŞILIK KREDİ KART TALİMATININ ALINMASI Sigorta prim borcuna karşılık, sigorta ettirenden, kredi kart talimatı alınması halinde de yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, prim ödemesi sayılmadığından, acente bu işlemleri de Nazım Hesaplarda izleyebilir. Sigorta primi, kredi kart hesabından sigorta şirketi tarafından nakden tahsil edildiğinde, sigorta şirketinin bildirimi üzerine acente aşağıdaki muhasebe kaydını yapmalıdır. 902 Alacaklı Nazım Hesaplar 901 Borçlu Nazım Hesaplar Prim alacaklısı sigorta şirketi Prim borçlusu sigorta ettiren 8 - SONUÇ Yukarıda yapılan açıklamalardan görüleceği üzere, sigorta acentelerinin mevcut muhasebe kayıt düzeni ile yapılan işlemler gerçekleri tam olarak yansıtamamaktadır. Yapılan muhasebe kaydı, yapılan işlemle tam olarak örtüşmemektedir. Muhasebe kaydı ile yapılan işlemin birbirini tam olarak yansıtmadığı ve yanıltıcı mahiyette olduğu görülmektedir. Ticari işlemlerle ilgili yapılan muhasebe kayıtlarının, mutlaka gerçeği yansıtması, birbirini tamamlaması ve doğrulaması muhasebenin temel ilkelerindendir. Sigorta acentelerinin uygulamakta oldukları muhasebe kayıt düzeninin, bu haliyle, Genel Kabul Görmüş Muhasebe Prensiplerine tam uygun olmadığı görülmektedir. Kamu otoritesinin, sigorta acenteleri için yukarıda değindiğimiz şekilde bir kayıt düzeni oluşturması ve tüm sigorta acentelerine bu düzene uyma zorunluluğu getirmesi, tüm taraflar için daha doğru olacağı düşünülmektedir.

Kaynakça: Genel Kabul Görmüş Muhasebe Prensipleri Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği Sigorta Acenteleri Yönetmeliği Sigortacılık Kanunu Türk Ticaret Kanunu Vergi Usul Kanunu