KURUTMA Ön Kurutma Esas Kurutma Yaş bir işleme tabi tutulmuş veya yıkanmış bir kumaş, banyodan hiç sıkmadan çıkarıldığında üzerinde yapısına bağlı olarak %150-700 kadar su bulunmaktadır. Bu suyun hepsi aynı durumda bulunmayıp, kumaş içerisinde bulunduğu yere ve tekstil mamulüyle arasındaki bağ durumuna göre şu ayrım yapılabilir: Suyun Mamulde Bulunuş Şekilleri Damlayan su Yüzey suyu Kapilar suyu Şişme suyu Higroskopik nem Kurutmalar sırasında suyun ısı enerjisi yardımıyla uzaklaştırılması, mekaniksel kuvvetlerle uzaklaştırmaya nazaran çok daha pahalıdır. Bu nedenle 2 temel kural unutulmamalıdır: 1.Suyun mümkün olan kısmı (damlayan su ve yüzey suyunun tamamı, kapiler suyunun büyük kısmı) mekaniksel kuvvetlerle uzaklaştırılmalıdır. (Ön kurutmayla) 2.Liflerin doğal nemi (higroskopik nem) hiçbir şekilde uzaklaştırılmamalıdır. Ön Kurutma Sıkma Santrifüjleme Emme ve Püskürtme Kılcal Emme SIKMA Suyu uzaklaştırılacak mamulü belirli bir basınç altında bulunan merdanelerden geçirmek esasına dayanır. Kesintisiz çalışabilen kolay ve ucuz bir çalışma şeklidir. Kırık olma ve düzgünsüz sıkma riski vardır. Merdanelerin yüzey sertliği arttıkça, merdane çapı küçüldükçe ve sıkma basıncı arttıkça ön kurutma etkisi artar. SANTRİFÜJLEME Santrifüjlerde suyun uzaklaştırılması merkezkaç kuvvet etkisiyle sağlanmakta olup delikli santrifüj sepetinin çevresel hızının karesiyle doğru orantılı olarak değişmektedir. Terbiye dairelerinde kullanılan santrifüjlerin devir sayısı genellikle 500-1500 dev./dak'dır. Santrifüjlerin iyi bir ön kurutma yapma avantajına karşılık, kırık tehlikesi ve kesintili çalışma dezavantajları vardır.
Santrifüjle çalışırken en çok dikkat edilmesi gereken husus malın santrifüj sepetine düzgün yerleştirilmesidir. Yuvarlak örgü kumaşların ön kurutmasında balon sıkmanın yaygınlaşmasıyla önemi azalan santrifüjleme, elyaf, çile iplik ve diğer parçaların ön kurutmasında tek etkili yöntemdir. Bobinlerin ön kurutması için geliştirilmiş santrifüj konstrüksiyonları da mevcuttur. EMME Emme makinaları özellikle, kırık meydana gelme tehlikesi fazla ve bastırmaya hassas olan kumaşların ön kurutmalarında kullanılmaktadır. Bunlarda enine açık durumdaki kumaş, bir veya birkaç tane emme yarığının üzerinden geçirilmektedir. Vakum pompaları yardımıyla bu yarıklardan 5000-6000 l/dak'ya kadar çıkabilen miktarlarda hava emilmektedir. Kumaş içerisinden emilen bu hava, beraberinde kumaştaki suyun bir kısmını da alıp götürmektedir. Emme için güçlü vakum pompaları gerekli olduğundan, diğer ön kurutma yöntemlerine nazaran maliyeti daha yüksektir, fakat yine de ısı enerjisiyle yapılan bir kurutmanın 1/10 u kadardır. Bu nedenle son yıllarda sıkarak yapılan etkili bir ön kurutmadan sonra, kurutucuya girmeden önce kumaşı bir emme donatımından da geçirerek, kumaştaki ısı enerjisiyle uzaklaştırılacak suyu % 15-20 kadar daha azaltma şeklindeki çalışmayı uygulayanların sayısı artmaktadır. Japonların geliştirdiği Roller Jet Squeezer cihazında havanın kumaş içerisinden geçişi emerek değil, kompresörden gelen basınçlı havayla sağlanmaktadır. KILCAL EMME Sıkmalarda normal lastik kaplı veya çelik merdaneler yerine, üzeri binderlerle yapıştırılmış hidrofil elyafla kaplı özel merdaneler kullanıldığında, hidrofil liflerin emiciliği nedeniyle kumaşta kalan su miktarı % 10-25 kadar daha düşük olmaktadır. Ancak kılcal emme prensibine göre çalışan bütün yönlemlerde hidrofob sentetik kumaşların ön kurutulmasında çok iyi sonuçlar alınırken, hidrofil doğal liflerden imal edilmiş kumaşlarda aynı etki sağlanamamaktadır. ESAS KURUTMA Konveksiyon Kurutma Kontakt Kurutma Işınlama (radyasyon) ile Kurutma Yüksek Frekansla/Mikro Dalgalarla Kurutma Yakarak Kurutma Isı enerjisiyle yapılan kurutmalarda halen 5 ana prensip uygulanabilmektedir: 1) Konveksiyon Kurutma: Genellikle gaz halindeki bir maddedeki (örneğin havadaki) ısının, bu gazın kurutulacak olan mamule değerek geçmesi sırasında mamule, mamuldeki su buharının da kurutma gazına transferi. 2) Kontakt Kurutma: Maddelerin (sıcak bir yüzeyle-kurutulacak mamulün) birbirine değmesi (kontaktı) sonucu, ısının sıcak maddeden daha soğuk olan maddeye transferi.
3) Işınlama (radyasyon) ile Kurutma: Isının, elektromanyetik dalgalar halinde, daha sıcak olan maddeden daha soğuk olan maddeye transferi. 4) Yüksek Frekansla/Mikro Dalgalarla Kurutma: Yüksek frekanslı alternatif akım alanında kalan su moleküllerinin, sürekli olarak yerleşim şekillerinin değişmesi sırasındaki sürtünmeyle, kurutulacak malın içerisinde ısı açığa çıkması (elektrik enerjisinin kinetik eneriiye, kinetik enerjinin ısı enerjisine dönüşmesi). 5) Yakarak Kurutma: Uzaklaştırılacak sıvının bir kısmının yanıcı olması halinde, bunun buharlarının yakılmasıyla, doğrudan kurutulacak malın çevresin de ısı açığa çıkması. 1.KONVEKSİYON KURUTMA Konveksiyon Kurutma Konveksiyon kurutma sırasında, sıcak kurutma gazının nemli tekstil mamulüne teması sonucu iki taraflı bir ısı ve kütle transferi meydana gelmektedir: Sıcak kurutma gazından nemli tekstil mamulüne doğru ısı transferi, Nemli tekstil mamulünden kurutma gazına doğru da su buharı (yani kütle) transferi. Ancak kurutulacak tekstil mamullerinde bulunan suyun hepsi yüzeyde ve mamule zayıf fiziksel güçlerle tutunmuş durumda bulunmadığından (yüzey suyu, kılcal su, şişme suyu, higroskopik nem), kurutma sırasında ısı ve kütle transferi baştan sona kadar aynı hız ve miktarda meydana gelmemektedir. Bu nedenle kurutmayı 3 adımda incelemekte fayda vardır: 1.Adım Bu adımda suyun buharlaşması mamulün yüzeyinde meydana gelmektedir ve gerek ısı, gerekse kütle transferi için sadece yüzeydeki ince bir hava sınır tabakasının aşılması söz konusudur. Isı ve kütle transferi için sadece yüzeydeki bir hava sınır tabakasının aşılması gerektiğinden, kurutma (suyun uzaklaşması) bu adımda en hızlıdır. 2.Adım Kurutma ilerledikçe, önce geniş sonra da ince kılcal borulardaki su emilip yüzeye gelir ve buharlaşıp gider. Nihayet kılcal borulardaki sürtünme direnci o kadar artar ki, kılcal borular vasıtasıyla mamulün yüzeyine yeterince su taşınamaz. Buharlaşma artık yüzeyde değil, mamulün iç taraflarında meydana gelmeye başlar. Isı ve kütle transferi için kat edilecek yol artmaya ve dolayısıyla kurutma hızı düşmeye başlar. 3.Adım Kılcal suyun uzaklaştırılmasının tamamlanmasından sonra, liflerin içerisindeki şişme suyunun önce liflerin içerisinden liflerin yüzeyine, oradan da kumaşın yüzeyine difüzyozyonu başlar ki, kurutmanın en yavaş adımı budur. Konveksiyon Kurutmada Hava Akımı Konveksiyon kurutmada tekstil mamulü hareketli veya hareketsiz olabilir. Ancak kurutma gazı (genellikle havadır) hareketlidir. Kurutma gazının tekstil mamulüyle teması iki ana prensibe göre meydana gelmektedir a) Yüzeysel temas Bu tip temasta kurutma gazı tekstil mamulünün yüzeyini yalayacak veya yüzeyine çarpacak şekilde hareket ettirilmektedir.
Eski tip kurutucularda ısıtılmış hava tekstil mamulüne paralel bir şekilde, ya mamul hareketiyle aynı yönde veya ters yönde gönderilmekteydi. Buna göre iki durum ayırt ediliyordu. Dogru akım prensibi Isıtılmış hava ve kurutulacak tekstil mamulünün aynı yönde hareket ettikleri bu prensipte, en sıcak ve en kuru hava, en yaş tekstil mamulüyle temas ettiğinden kurutma hızlı bir şekilde başlar, fakat çıkış tarafındaki oldukça soğumuş ve nemlenmiş havanın kurutmayı tamamlaması zor ve yavaş olduğundan ekonomik bir çalışma şekli değildir. Eğer soğumaya başlamış hava, kurutucunun ortasında bir yerde alınıp tekrar ısıtıldıktan sonra kurutucuya gönderilirse, bu sakınca kısmen azaltılmış olur. Ancak bu takdirde de bu tip çalışmanın avantajı olan, aşırı kurutma tehlikesinin az oluşu ortadan kalkmaktadır. Ters akım prensibi Isıtılmış hava ve kurutulacak tekstil mamulünün zıt yönlerde hareket ettikleri bu prensipte, kurutucunun çıkışında en sıcak ve en kuru hava, en kuru tekstil mamulüyle temas ettiğinden kurutmanın tamamlanması kolay olur, fakat aşırı kurutma (higroskopik nemin de uzaklaştırılması) tehlikesi yüksektir. İster doğru, ister ters akım prensibine göre olsun, hava akımının kurutulacak mamule paralel olarak gönderilmesinin sakıncası, hava akımı laminar olarak mamulün yüzeyini sıyırıp geçtiğinden, mamul yüzeyindeki sınır tabakası kalınlığının (h) fazla olmasıdır. Bazı kurutucularda, mamule paralel olarak gönderilen hava akımı raylara, levhalara çarptırılarak hava akımının laminarlığı bozulmaya çalışılır. Hava akımının yanlardan, tekstil mamulünün hareket yönüne dik yönde gönderildiği kurutucular da konstrükte edilmişlerdir. Bunlarda kalın bir sınır tabaka meydana gelme tehlikesi yoktur. Bunun yanında, kurutucudan çıkan havanın bir kısmı taze havayla karıştırılarak yeniden kullanılabilmektedir. Böylece ısıtma enerjisi giderleri azaltıldığı gibi, kullanılan hava bir miktar nem ihtiva ettiğinden, aşırı kurutma tehlikesi de azalmaktadır Bugün için en fazla uygulanan prensip ise, ısıtılmış havanın düze denilen yuvarlak veya oval (eliptik) deliklerden veya yarıklardan tekstil mamulüne dik bir şekilde püskürtülmesidir. 40 m/s'e kadar varan bir hızla delik veya yarıklardan çıkan hava, mamul yüzeyine çarptığında, yüzeye dik akım hızı sıfıra düşer ve hava akımı 90 dönerek yüzeye paralel bir akım haline dönüşür. Bu nedenle düzeli sistemde de, kurutma gazının mamulün içerisine nüfuzu ve oradaki liflerle teması optimal olmaktan uzaktır, özellikle mamulün kalınlığı arttıkça, bu durum kendini daha fazla belli eder. Hava akımının kumaş yüzeyine paralel olarak püskürtüldüğü hot-flue tiplerinde 20-50 kcal/m 2 h C (25-50 W/m 2 K) olan ısı transferi katsayısı (α), hava akımının kumaş yüzeyine alttan ve üstten dik olarak püskürtüldüğü ramöz (gergefli kurutucu) tiplerinde 150-250 kcal/m 2 h C (175-290 W/m 2 K) a kadar çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak da hot-fluelarda kuru mamulün 200 C'a kadar ısınma süresi 35-60 saniye kadar iken, ramözlerde 5-20 s'dir. b) Mamulün içinden geçme
Bu prensibe göre çalışan kurutucularda bir taraftan basınçlı kurutma gazı göndererek ve diğer taraftan emerek, kurutma gazının gözenekli tekstil mamulünün içerisinden geçmesi sağlanmaktadır. Basınç veya emmeye rağmen tekstil mamulünün deforme olmaması için, mamulün kurutucu içerisinde bir destek üzerinde bulunması gerekmektedir. Düz tiplerde bu destek, delikli bir band veya delikli levhalar olabilirken, çok yaygın olan yuvarlak tiplerde, delikli tamburdur. Sözü geçen hareketli destekler aynı zamanda mamulün hareketini de sağladıklarından, bu tip kurutucular: Elyaf, ön iplik (tops, kablo) ve ipliklerin kesiksiz olarak kurutulmalarında kullanılabildikleri gibi, trikotaj ve gerilmeye hassas kumaşların gerilimsiz olarak kurutulmasında da avantaj sağlamaktadırlar. Mamulün içinden geçen kurutma gazı iç taraftaki liflerin yüzeyine de temas ederek geçeceğinden, ısı ve kütle transferine katılan etkili mamul yüzeyi (A) diğer yöntemlere nazaran yüksek olmaktadır. Bunun yanında özellikle kurutmanın ikinci adımında, buharlaşan suyun kurutma gazına geçmek için katedeceği yol (s) da kısalmaktadır. Sonuç olarak kurutma gazının mamulün içinden geçtiği çalışma şeklinde ısı transferi katsayısı (α) 350-400 kcal/m 2 h C (290-470 W/m 2 K)'e çıkmakta ve kuru mamulün 200 C'a kadar ısınması 1-3 s içerisinde (yani düzeli kurutuculardan ortalama 10, hot-fluelardan ise 30 kere daha kısa bir sürede) tamamlanmaktadır. KONVEKSİYON KURUTMA PRENSİBİNE GÖRE ÇALIŞAN KURUTUCULAR Gergefli Kurutucular (Ramözler) Taşıma Bandlı Ve Hava Yastıklı Kurutucular Hot-fluelar Askılı Kurutucular Delikli Tamburlu Kurutucular Ramözler (Gergefli Kurutma Makinaları) En pahalı kurutma makinaları olmalarına rağmen, kumaşın en ve boy ayarı sağlanabildiği için en çok tercih edilen makinalardır. Ramözlerde kumaşın makine içerisinde taşınması, ramözün iki tarafındaki, büyük baklalardan oluşan sonsuz zincirler yardımıyla yapılmaktadır. Zincirin baklaları üzerinde iğneler ve/veya mandallar bulunmaktadır. Kumaş iki yanından bu iğnelere takılarak veya mandallar tarafından tutularak zincirle birlikte hareket etmektedir. Taşıyıcılar yalnız iğneli veya mandallı olabileceği gibi hem mandallı hem de iğneli olarak da imal edilmektedir. Bunlar daha pahalı olmakla birlikte kullanımda esneklik sağlamaktadır. Zincirle birlikte hareket eden kumaş çıkışta iğnelerden veya mandallardan ayrılmakta, zincir bir diskin etrafında dönerek yatay veya dikey şekilde geri dönmektedir. Zincirler arasındaki aralığı makinanın girişinden ilk kurutma bölmesine kadar olan kısımda fazlalaştırarak kumaşın enini artırmak mümkün olduğu gibi, bu aralığı gittikçe azaltarak kumaşın serbest şekilde enine büzülmesini (çekmesini) sağlamak da mümkündür. İğneli taşıyıcılı ramözlerde kumaşın boyunu da ayarlayabilmek mümkündür. Eğer makinaya kumaş zincir hareket hızından daha yüksek bir hızla sevkedilirse (avans
verilirse) zincirlere bol bir şekilde takılmakta ve kurutucudan geçerken çözgü yönünde çekerek boyu kısalmaktadır. Gergefli kurutucular bölmeler halinde (kompartmanlar) imal edilmekte olup kullanma alanına ve istenen çalışma hızına göre kaç bölmeli bir kurutucuya gereksinim olduğu hesaplanabilmektedir. Ramözlerde sıcak kurutma gazı kumaşa düze denilen delikler veya yarıklardan dik olarak püskürtülür. Delikli ve yarıklı olmak üzere iki tip düse kullanılmaktadır. Düze kasaları tek vantilatörlü sistemlerde vantilatörün bulunduğu yerden diğer kısma doğru daralmakta ve böylece vantilatöre uzak düşen yanda da püskürtme gücünün aynı olması sağlanmaktadır. Çok Katlı Ramözler Ramözlerde sıcak kurutma gazı kumaşa düze denilen delikler veya yarıklardan dik olarak püskürtülmektedir. O nedenle kurutma hızı oldukça yüksektir. Ancak düz (tek katlı ramözler az kumaş aldıklarından (örneğin 3'er metrelik 6 bölmeden oluşan bir ramöz 3x6 = 18 m kumaş almaktadır), yine de yüksek hızlarda çalışılamamaktadır. Bu nedenle özellikle ağır yünlü kumaşların kurutulması için çok katlı ramözler de imal edilmektedir. Çok katlı ramözlerde genellikle kumaşın girişi ve çıkışı aynı yönde olduğundan, bunları bir işçi rahatlıkla çalıştırabilmektedir. Halbuki tek katlı ramözlerin çalıştırılması için normal olarak iki işçi gerekmektedir. Taşıma Bandlı ve Hava Yastıklı Kurutucular Taşıma Bandlı ve Hava Yastıklı Kurutucular Bu tip kurutucularda da kumaşa düze denilen delik veya yarıklardan dik olarak hava püskürtülmektedir. Hava yastıklı kurutucularda, düzelerin özel yapı ve yerleştiriliş şekilleri sayesinde tekstil mamulünun altında bir hava yastığı oluşmakta ve böylece mamulün hiçbir yere değmeden kurutucudan geçmesi sağlanmaktadır. Alt ve üst hava akımlarının mamulün tipine göre ayarlanmasındaki zorluklara karşılık, mamulün kurutucudan hiçbir yere değmeden geçme avantajı vardır. Taşıma Bandlı ve Hava Yastıklı Kurutucular Taşıma bandlı kurutucularda, kumaş kurutucunun içerisinden sonsuz delikli (ağ gibi) bir band üzerinde taşınarak geçirilmektedir. Kumaşı hareket ettirmek için boyuna çekmek gerekmediğinden gerilimsiz çalışan bir kurutucu tipidir. Taşıma Bandlı ve Hava Yastıklı Kurutucular Ancak taşıma bandı üzerine serili durumda bulunan kumaş, yine de daha önceden oluşmuş iç gerilimlerinden kurtulma fırsatı bulamamaktadır. Eğer alt ve üst düzeler tam birbirlerine karşı pozisyonda bulunmayıp, kaymış vaziyette bulunurlarsa kumaş taşıma bandı üzerine serili durumda kalmayıp sinüs hareketleri yapacağından, iç gerilimlerinden kurtulması daha iyi olmaktadır. Taşıma Bandlı ve Hava Yastıklı Kurutucular Özel düse konstrüksiyonları ile, kumaşın taşıma bandından kalkarak yukarıda bir yerlere çarpması ve sonra banda geri düşmesi gibi yoğun bir hareketlilik, bir çeşit yoğurma etkisi (tambler kurutma etkisi) sağlanabilirse, bu kumaştan dikilmiş mamullerin kullanımları sırasındaki çekmeleri iyice azalmaktadır. Şu anda böyle özel titreşimli taşıma bandlı kurutucular, yuvarlak örgü kumaşların kurutulmasında en fazla kullanılan kurutucu tipini oluşturmaktadırlar.
Hot-Fluelar Kumaşın hot-fluelardan geçişi rulolu teknelerdekine benzemektedir. Kurutucunun alt ve üst tarafında birer (bazen ikişer) sıra sevk silindiri vardır ve kumaş bu sevk silindirlerinden yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya doğru hareket ederekten kurutucudan geçmektedir. Bu geçiş şekli nedeniyle hot-flueların kumaş alma kapasitesi yüksektir ( 3 metrelik bir bölme 30-80 m kumaş alabilmektedir). Hot-fluelarda sıcak kurutma havası kumaşa paralel olarak püskürtüldüğünden, kurutma hızı çok yavaştır. Hot-fluelarda en ve boy ayarının yapılamaması, hatta kumaşı hareket ettirmek için boyuna germenin söz konuşu olması, hot-flueların en önemli sakıncalarıdır. Bu nedenlerle hot-fluelar uzunca reaksiyon sürelerinin gerekli olduğu kondenzasyon ve termosolleme işlemlerinde reaktör olarak veya ara kurutmalarda kullanılma alanı bulmaktadırlar. Askılı Kurutucular Askılı kurutucularda, kurutucunun iki tarafındaki sonsuz zincirlere bağlı kollar vardır ve kumaş bu kolların üzerine az veya çok sarkacak şekilde yerleşerek taşınmaktadır. Bu esnada kumaşa kendi ağırlığı dışında herhangi bir kuvvet etki etmediğinden, germeye karşı hassas kumaşların gerilimsiz bir şekilde kurutulmasında kullanılabilmektedirler. Uzun sarkmalı tiplerde, yer çekimi nedeniyle fikse olmamış flottenin aşağıya doğru süzülme ve kumaşın kayması sonucu kurutucu tabanına yığılma tehlikesi söz konusudur. Bu nedenle kısa sarkmalı kurutucular daha yaygındır Delikli Tamburlu Kurutucular Bu tip kurutucularda tekstil mamulü bir veya daha fazla, kumaş hareketi yönünde dönen delikli tambur üzerinden geçirilmektedir. Kurutucunun yan tarafından bulunan tarafından üfürülen sıcak hava, delikli tamburların içerisindeki vakum (alçak basınç) nedeniyle, tamburların içine doğru emilmektedir. Emilen sıcak hava tamburların üzerindeki tekstil mamulünün içerisinden de geçeceğinden, mamul ile sıcak havanın teması en yoğun şekilde sağlanabilmektedir, yani kurutma en hızlı şekilde gerçekleşmektedir. Tamburun içerisindeki vakum nedeniyle tekstil mamulü tambur yüzeyine yapıştığından, dönen tamburla birlikte mamulün hareketi de sağlanmış olmaktadır. Yani hareket ettirmek için mamulü boyuna çekmeye gerek yoktur. (Bu nedenle emme tamburlu kurutucularda elyaf da kesintisiz olarak kurutulabilmektedir). Kumaşın, hareket ettirmek için boyuna gerdirilmemesi avantajına karşılık, tambur yüzeyine yapışma nedeniyle kurutma sırasında iç gerilimlerinden kurtulamama dezavantajı vardır, O nedenle titreşimli taşıma bantlı kurutucuların geliştirilmesinden sonra, emme tamburlu kurutucuların yuvarlak kumaşların kurutulması alanındaki önemi azalmıştır. Bunun dışında oldukça basit (Türkiye'de imal edilebilen) ve ucuz olan emme tamburlu kurutucuların, özgül enerji tüketimlerinin nispeten düşük olması avantajları da vardır. 2.KONTAKT KURUTMA Silindirli Kurutucular Barabanlar (Can)
Kontakt kurutmanın esasını, maddelerin birbirine teması (kontaktı) sırasında, ısının sıcak maddeden (örneğin sıcak metal yüzeyden) daha soğuk olan maddeye (örneğin tekstil mamulüne) transferi oluşturmaktadır. Kontakt kurutma için en fazla kullanılan kurutucu tipidir. Silindirler üst-üste, yan-yana veya eğik pozisyonda yerleştirilebilmekte-dirler. Yaygın olan silindirlerin üst-üste yerleştirildiği "dik silindirli kurutucular"dır. Silindirli Kurutucular Silindirli Kurutucular Silindirlerin ısıtılması bunların içerisindeki basınçlı (4-11 bar) buharın zar yoğuşması yoluyla sağlanmaktadır. Buhar basıncı artırıldıkça sıcaklık da artacağından, kurutma hızı da artmaktadır, ve silindirli kurutucularda zaten yüksek olan aşırı kurutma tehlikesi de byümektedir. Kumaşın gerginliği artırıldığında, kumaş sıcak silindir yüzeyine daha fazla bastıracağından, kumaşın silindir yüzeyine temas eden noktaları artmakta, ısı transferi hızlanmakta ve dolayısıyla kurutma hızı yükselmektedir. Ancak gerginlik ne kadar artırılırsa, kumaşın boyuna uzaması ve dolayısıyla ileride bu kumaştan dikilmiş ürünlerin yıkayınca çekmesi (büzüşmesi) de o kadar artmaktadır. Zaten en ve boy ayarının yapılamaması, buna karşılık kumaşın çözgü yönünde az veya çok gerdirilmesi, silindirli kurutucuların aşırı kurutma tehlikesinin yanında en önemli sakıncalarını oluşturmaktadır. Silindirli Kurutucular Kızgın yüzeyle temas nedeniyle, kumaşta belirli bir ütüleme etkisi (dirilik, parlaklık) sağlanmaktadır. Bu bazı kumaşlar için istenen, bazılarında da istenmeyen bir durumdur. Silindirli kurutucular Türkiye'de imal edilebilen basit ve nispeten ucuz kurutuculardır. Enerji tüketimleri de çok yüksek olmadığından, bunlarla yapılan kurutmaların maliyeti konveksiyon kurutmaya nazaran daha düşüktür. Bu nedenle silindirli kurutucular daha ziyade ucuz, sıradan kumaşların ara kurutmalarında çok kullanılmaktadırlar. Yünlü ve sentetiklerin kurutulmasında ise pek kullanılmazlar. 3.KIZILÖTESİ IŞINLARIYLA KURUTMA IR Kurutucular (Infrared) Işınlama (radyasyon) yoluyla kurutmanın esasını, ısının, elektromanyetik dalgalar halinde daha sıcak olan maddeden daha soğuk olan maddeye transferi oluşturmaktadır. Su en çok 3 um civarındaki elektromanyetik dalgaları adsorbe ettiğinden, kurutmada daha ziyade emisyon maksimumu 2-3 um (2000-3000 nm) olan kızgın (kor) ÎR ışınlayıcıları kullanılmaktadırlar. Bu ışınlayıcıların yüzey sıcaklığı 600-1000 C civarındadır. Dolayısıyla bunlarla tam kurutma yapılsa, kurutmanın sonuna doğru buharlaşacak su miktarı azaldığında kumaş ısınmaya başlayacak ve lifin cinsine göre sıcaklık 450-500 C'e çıktığında da yanacaktır. Bu nedenle IR-kurutucular, ön kurutmadan sonra kumaşta % 50-70 civarında olan su miktarını % 25-35'e düşürünceye kadar yapılan kurutmalarda kullanılırlar. IR kurutucularda 2 metre yüksekliğindeki dikey bir kanalın iki tarafında IR ışınlayıcıları vardır.
Kumaş bu ışınlayıcıların arasından hiçbir yere değmeden aşağıdan yukarı doğru geçmektedir 2 metrelik bir mesafede, yani 2"-3" içerisinde kumaştaki suyun yarısından fazlası uzaklaştığından, IR-kurutucularda şok bir kurutma meydana gelmektedir. Dolayısıyla migrasyon (göç) tehlikesi azalmaktadır. Kumaştaki suyun yarısından fazlası uzaklaşıncaya kadar kumaş hiçbir yere değmediğinden, yaş kumaşın değdiği yerleri (sevk silindirlerini) kirletme tehlikesi de ortadan kalkmaktadır. 4.YÜKSEK FREKANS KURUTUCULAR HF RF DİELEKTRİK MİKRODALGA Bu kurutucuların esası, kurutulacak mamulün yüksek frekanslı alternatif akıma bağlı iki tane kondansatör levhası arasından geçirilmesi esasına dayanmaktadır. Saniyede milyonlarca kez tekrarlanan bu değişme sırasında moleküllerin sürtünmesi sonucu açığa çıkan ısı, suyun buharlaşmasını sağlamaktadır. Elektromanyetik Yelpaze Radyo dalgalarının boyları 1-2000m arasında değişirken, mikrodalga boyları 1-100cm arasında değişir. Bu aralık frekansla tanımlandığında 300-30.000 MHz e karşılık gelir. Ancak ülkedeki telekomünikasyon sistemine karışmasını önlemek için her ülkede belli bantlara izin verilir. Ev fırınları ve laboratuvar mikrodalga ünitelerinde 2400-2500 MHz kullanılırken, endüstriyel mikrodalga ısıtma frekansı olarak 896-915 MHz aralığı kullanılır. Radyo frekans için endüstride 13.56 MHz, 27.12 MHz ve 40.68 MHz bantları kullanılır. Yüksek frekans kurutucuların iki tipi bilinir: Yüksek Frekans Kurutmanın Avantajları 1. Konvansiyonel sıcak hava ile kurutma sistemlerinde, mamülün dışı kururken, içi nemli kalabilir. İç bölgeler kurutulmaya çalışılırken de yüzeyde aşırı ısınma sonucu statik elektriklenme, sararma olabilir. Mikrodalga enerjisi ile ürünün her tarafında enerji üretilebilir. Penetrasyon derinliği daha büyüktür. Mikrodalga enerjisi seçicidir. Enerji sadece mamül içindeki su tarafından absorblanır. Bu sadece enerji tasarrufu açısından değil ürünün kalitesi açısından da önemlidir. Reaksiyon kendi kendini sınırlar. Yüksek Frekans Kurutmanın Avantajları 2. Kurutma homojendir. Tüm su molekülleri aynı anda enerjiye maruz kaldığından % ±1 nem toleransı sınırları içinde mamülün tüm boyutunda homojenliğe ulaşılır. Suyun fazla olduğu bölgeler daha fazla enerji absorblar. Az su alan bölgeler daha az enerji absorblayacağından eşit nem oranı elde etmek mümkündür. Bu daha sonraki bir boyamada migrasyon problemini önlemede bir faktördür. 3. Doğrudan doğruya ısıtma nedeniyle kurutma ortamının önceden ıstılmasına gerek yoktur. Kurutma yapılan fırın ve çevresi ısınmadığından enerji kaybı minimumdur. Hava ya da diğer koşullardan etkilenmemesi ve buhar kazanları, yağ gibi enerji kaynaklarından bağımsız, sadece elektrikle çalışması önemli avantajlarındandır. Yüksek Frekans Kurutmanın Avantajları
4. Kurutma süresi klasik sistemlere göre son derece kısadır. Üretim hızı yüksektir. 5. Yüksek frekanslı kurutucular kompakt bir yapıya sahip olduklarından kolaylıkla monte edilir ve konvansiyonel sistemlere kıyasla çok az yer kaplar. Kolaylıkla farklı yerlere taşınabilir. Yüksek frekanslı kurutucular bu avantajları nedeniyle özellikle hacımli mamullerin kurutulmasında yaygın olarak kullanılırlar. Yüksek Frekans Kurutmanın Dezavantajları Kurutucuların pahalı olması Elektrik enerjisinin pahalı olması Basınçlı bobin kurutuculara nazaran el emeği gereksiniminin fazla olmasıdır. 5.YAKARAK KURUTMA Yaygın bir kullanım alanı bulamamıştır. Bu yöntemde kumaş su yerine su/metanol karışımı ile emdirilmekte ve daha sonra ısıtılan kumaş yüzeyindeki metanol buharları tutuşturularak kurutma sağlanmaktadır.