Osmanlı Dönemi Anadolu Tıbbı

Benzer belgeler
ÖYKÜSÜ. Kırlangıcın. tıp felsefesi

TIP BAYRAMI DR. YAHYA R. LALELİ

ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar.

Kayseri Tıp Tarihi Müzesi'nin yer aldığı Çifte Medrese, yıllarında Selçuklu hükümdarı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11

Her şeyin değiştiği yüzyıl!! 13. Yüzyıl

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Beylikler ve Anadolu Selçuklu Dönemi Mimari Eserleri. Konya Sahip Ata Cami Erzurum Ulu cami Saltuklar

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

MUSTAFALAR İLKOKULU / ŞEHİT VOLKAN ÇAY ORTAOKULU AYLIK DERGİSİ

Ülkemizde Tıp Fakültelerinin tarihi

Sağlık ve Salgın Hastalıklar Kaynakçası

OSMANLI MEDRESELERİ. Tapu ve evkaf kayıtlarına göre orta ve yüksek öğretim yapan medrese sayısı binden fazlaydı.

Anadolu Selçuklu Devleti Kültür ve Medeniyeti

EDİRNE ROTARY KULÜBÜ DÖNEM BÜLTENİ

Trakya Üniversitesi nin, kültürel miras ve korumacılık alanında gerçekleştirdiği en büyük projelerden biridir.

OSMANLILAR Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

Doç. Dr. İsmail Okan Cerrahi Onkoloji BD, Genel Cerrahi AD,Tıp Fakültesi Palyatif Bakım Araştırma ve Uygulama Merkezi Gaziosmanpaşa Üniversitesi,

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

SULTAN IZZETTIN KEYKAVUS TÜRBESİ, 1217, SİVAS

Osmanlı nın ilk hastanesi:

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

ADANA NIN SIRLARINA YOLCULUK

TARİH BÖLÜMÜ LİSANS DERSLERİ BİRİNCİ YIL

sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 8 / 2003 kitap tanıtımı

Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ Eğitim-Öğretim Yılı 1.ve 2. Öğretim Eğitim Planları

II. Beyazid Camii - Külliyesi ve Sağlık Müzesi. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

Ankara Patoloji Derneği. Dr. ALP USUBÜTÜN

Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Perşembe, 12 Kasım :53 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :14

Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI

SAĞLIK TEKNİKERİ PROTEZ/ORTEZ ADIYAMAN TKHK-TAŞRA SH ARAŞTIRMA HASTANESİ SAĞLIK TEKNİKERİ TIBBİ SEKRETER AFYONKARAHİSAR TKHK-TAŞRA SH

İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

Eczacılık. Ecz. Yasemin ACAR Zeynep & Efe Eczaneleri

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız.

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan

SAĞLIK BK-2-ERCAN OLCAY. Tarih Aralığı: Haber Sayısı: 12

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

9. HAFTA. Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi. TIP TARİHİ ve ETİK ANABİLİM DALI

RESTORASYON ÇALIŞMALARI

Türkiye Tarihi Ders Notları

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

İŞLETME N.Ö. Ders Adı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ Eğitim Öğretim Yılı 1.ve 2.Öğretim (2010 ve Sonrası) Eğitim Planları HAZIRLIK SINIFI (YILLIK)

AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİTIP FAKÜLTESİ EĞİTİM -ÖĞRETİM YILI DÖNEM I / DERS KURULU I TIP TARİHİ VE İNSANIN BİYOPSİKOSOSYAL ÇEVRESİ

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

2012 ÖSYS TAVAN VE TABAN PUANLARI

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİTIP FAKÜLTESİ EĞİTİM -ÖĞRETİM YILI DÖNEM I / DERS KURULU I TIP TARİHİ VE İNSANIN BİYOPSİKOSOSYAL ÇEVRESİ

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

Bin Yıllık Vakıf Medeniyeti ve Vakıfların Eğitimdeki Yeri Sempozyumu

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL

EDİRNE II. BAYEZİD KÜLLİYESİ

T.C. SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ Tıp Fakültesi Dekanlığı ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT S.U.A.M.

Mimar Sinan'ın Eserleri

ÖZGEÇMİŞ. 2. Doğum Tarihi : Unvanı :Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu :Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

KUZEYDOĞU ANADOLU KÜLTÜR ÇEVRESİNDE CAMİLER

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

Osmanlı Diplomasi Tarihi Kurumları ve Tatbiki

Anadolu ya ilk Türk akınları ve ilk beylikler

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

İktisat Tarihi I

TÜRK DİLİ EDEBİYATI ve ÖĞRETMENLİĞİ BAŞARI SIRALARI genctercih.com tarafından 2017 ÖSYS tercihleri için hazırlanmıştır.

*Uzmanlık Programları ile ilgili Özel Koşullar ve Açıklamalarını mutlaka okuyunuz. 1

AMASYA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

SUALTI HEKİMLİĞİ VE HİPERBARİK

Türk Eğitim Tarihi. Program İçeriği Dr. Ali Gurbetoğlu İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Eğitim Fakültesi

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

genctercih.com tarafından 2017 ÖSYS tercihleri için hazırlanmıştır.

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir.

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

PROF. DR. MESERRET DĐRĐÖZ

14 Ocak 2004 Ceza Hukuku Açısından Hekim Sorumluluğu ve Hakları Doç. Dr. Yener ÜNVER

Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

ADANA İL MÜFTÜLERİ ( ) GÖREVDEN AYRILDIĞI TARİH Mehmet Hüsnü EREN Adana, 1870 Medrese

TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız.

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİLGİ VE BELGE YÖNETİMİ BÖLÜMÜ GÜZ DÖNEMİ FİNAL SINAV PROGRAMI

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü I. Öğretim Programı Müfredatı

hanedandan bir ressam Abdülm ecid y Efendi ^ 60yı] YAPI KREDİ m N A T IO N A L P A L A C E S T B M M M İLLİ S A R A Y L A R

Tıp Tarihine Yaklaşım

Transkript:

kapak Osmanlı Dönemi Anadolu Tıbbı 14 15 OSMANLI'NIN ÖNCÜLÜ OLAN ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİNDE TIP ÖZEL BİR ÖNEM TAŞIR. BU DÖNEMDE DARÜŞŞİFALAR YAPILMIŞ, "DARÜSSIHHA" VEYA "BİMARİSTAN" İSMİ İLE HASTANELER AÇILMIŞTIR. KERVANSARAY VE İMARETLERDE DE HASTALANANLARIN TEDAVİLERİ YAPILMIŞTIR. İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 DOÇ. DR. SEZGİN SARBAN Osmanlı darüşşifaları Selçuklularda olduğu gibi bağımsız bir yapı olarak değil; medrese, cami, sibyan mektebi, hamam, kervansaray ve imaret gibi üniteleri kapsayan külliyenin bir parçası olarak inşa edilmiştir. Osmanlı'nın öncülü olan Anadolu Selçuklu döneminde tıp özel bir önem taşır. Bu dönemde Darüşşifalar yapılmış, "Darüssıhha" veya "Bimaristan" ismi ile hastaneler açılmıştır. Kervansaray ve imaretlerde de hastalananların tedavileri yapılmıştır. Genellikle hükümdar ailesi tarafından ticaret yolları üzerinde yaptırılan darüşşifalar büyük vakıflarla beslenerek devlete yük olmadan uzun zaman görevlerini yerine getirmişlerdir. Bu dönemde yaptırılan başlıca darüşşifalar: - Mardin Necmeddin İlgazi Maristanı (1108-1122) - Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi ve Maristanı (1206) - Sivas, İzzedin Keykavus Darülsihhası (1217) - Divriği, Turan Melek Darüşşifası (1228): Kapısı günümüze kalabilmiştir. - Konya ve Aksaray Darüşşifaları (1230) - Çankırı Cemaleddin Ferruh Darüşşifası (1235) - Tokat, Mumüddin Süleyman Darüşşifası (1255) - Kastamonu, Ali Bin Süleyman Maristanı (1272) - Amasya, Anber bin Abdullah Darüşşifası (1308) Selçuklu'dan sonra hakimiyet kuran Osmanlılar Döneminde ise Tıp 3 dönemde incelenebilir: 1. Beylikler dönemi 2. Klasik dönem İslam Tıbbının devamı olan klasik dönem (1450-1730) Batı Tıbbını tanıma ve tercüme dönemi (1730-1827) 3. Batıya açılma ve modernleşme dönemi (1827 sonrası) Beylikler dönemindeki tıbbi etkinlik İslam tıp anlayışı çerçevesinde ortaya çıkmış ve çok uzun süre bu niteliğini korumuştur. Diğer yandan, Anadolu Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi Selçuklularının mirasçısı olması nedeniyle Selçuklu dönemindeki sağlık hizmet ve kurumsal yapılanma beylikler dönemine de intikal etmiş; İslam tıbbının özellikleri çerçevesinde, Selçuklu dönemindeki tıp anlayışı bu dönemde de varlığını sürdürmüştür. Özellikle darüşşifalardaki hizmetler devam etmiştir. Klasik dönem Osmanlı İmparatorluğu ndaki tıp eğitimi, önceki İslami dönemlerdeki gibi usta-çırak ilişkisi şeklindeydi. Hekim adayları çeşitli darüşşifalarda, usta-çırak ilişkisi içinde, teorik ve pratik bilgiler öğrenerek yetişirdi. Topkapı Sarayı arşivindeki bir belgede; Fatih Vakfiyesi'nde "tıp öğrenen talebe için günde 6 dirhem maaş verildiği" yazması darüşşifalarda tıp talebelerinin olduğunu göstermektedir. Evliya Çelebi nin Manisa darüşşifasında haftada 2 gün tıp dersleri verildiğini ve Fatih Darüşşifası kadrosunda ise dersiam ve müderrislerin olduğunu bildirmesi bu görüşü destekler. Teorik

ve pratik derslerde başarılı olanlara diplomaları (icazetname) verilirdi. Osmanlı dönemindeki ilk kurumsal eğitim, Kanuni Sultan Süleyman döneminde kurulan Süleymaniye külliyesinde (1556) olmuştur. Külliyede 4 medrese, tıp medresesi, darüşşifa ve eczane mevcuttu. Tıp medresesine başlayan öğrencilerin (danişmend) klasik medrese eğitimini bitirmiş olmaları beklenirdi. Burada mantık ve klasik tıp eğitimi okutuluyor, tıbbın temeli olarak kabul edilen anatomi Galenus ve İbni Sina nın kitaplarından takip ediliyordu. Başarılı olan öğrenciler saraya ve darüşşifalara hekim olarak atanırdı. Günümüzde tıbbın önemli bir dalı olan cerrahlık, binlerce yıl tıbbın dışında bir dal olarak kabul edildiğinden eli bu işe yatkın kişiler tarafından yürütülmüştür. Yunanca cerrahi kelimesi; el ile iş görme anlamındadır ve Arapça ya el ile yapılan işler anlamındaki "amelü l-yed" olarak geçmiştir. Osmanlı da sarayın ve ordunun ihtiyaç duyduğu cerrahlar; Enderun da cerrah ve kehhal (göz hekimi) olarak çalışanların yanına verilen eli cerrahiye yatkın devşirme gençlerden pratik olarak yetiştirilirdi. Burada yetişen cerrah ve kehhaller, barış ve savaş zamanı yeniçeri teşkilatının personeli olarak, cerrahbaşı ve kehhalbaşının denetiminde çalışırlardı. Osmanlı ordusunun yaptığı seferlerde cerrahlara ihtiyaç vardı. Bunlar kırık ve çıkıkları tespit ediyor, apseleri açıyor, yaraları tedavi ediyorlardı. Yara tedavisinde çoğunlukla dağlama ve merhemler kullanılıyordu. Osmanlı Darüşşifaları Osmanlı darüşşifaları Selçuklularda olduğu gibi bağımsız bir yapı olarak değil; medrese, cami, sibyan mektebi, hamam, kervansaray ve imaret gibi üniteleri kapsayan külliyenin bir parçası olarak inşa edilmişti. 19. yüzyılda "hastane" kelimesi ötekilerin yerini almıştır. Başlıca Osmanlı Dönemi Darüşşifaları: - Bursa, Yıldırım Bayezid Darüşşifası (1400) - İstanbul, Fatih Darüşşifası (1470) - Edirne, II. Bayezid Darüşşifası (1488) - Manisa Hafsa Sultan Darüşşifası (1539) - İstanbul, Haseki Darüşşifası (1550) - İstanbul, Süleymaniye Darüşşifası (1557) - İstanbul, Atik Valide Bimarhanesi (1579) - İstanbul, Sultan I. Ahmed Darüşşifası (1621) Dönemin Hekimleri ve Eserleri Hekimler geleneksel olarak devam eden tıp medreselerinde özel hocalar tarafından eğitilmekte, darüşşifalarda usta-çırak olarak pratikteorik öğrenimden geçirilmektedirler. Özellikle Süleymaniye Tıp Medresesi'nde eğitim ve darüşşifada uygulama çok önemli bir yer tutar. Bu dönemin öne çıkan isimleri Şerafettin Sabuncuoğlu, İbrahim Bin Abdullah ve Ahi Çelebi'dir. İbrahim Bin Abdullah (1500) II. Bayezid in cerrahbaşıdır. Yunanca ve Süryani dillerini bilmektedir. "Alaim i Cerrahin"; cerrahi üzerine kitabıdır. Ateşli silah yaralanmaları ve frengi tedavisini anlatan ilk Türkçe metinlerdir. Çintar adlı Yunanca yazılmış cerrahi kitabından alıntılar yanında Sabuncuoğlu ndan aldığı terkipleri de eklemiştir. Yıldırım Bayezid Darüşşifası - Bursa Klasik dönem Osmanlı İmparatorluğu ndaki tıp eğitimi, önceki İslami dönemlerdeki gibi usta-çırak ilişkisi şeklindeydi. Hekim adayları çeşitli darüşşifalarda, usta-çırak ilişkisi içinde, teorik ve pratik bilgiler öğrenerek yetişirdi.

kapak 16 17 İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 Osmanlı da tıp eğitiminin batıya açılması ve modernleşme çabası; 19. yüzyılda Askeri Tıp Okulu nun açılmasıyla başlar. Bu Askeri Tıp Okulu (Mektebi Tıbbıye-i Şahane) 14 Mart 1827 tarihinde Mustafa Behçet in III. Hekimbaşılığı döneminde, Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılmasından sonra, modernleştirilmeye çalışılan ordunun hekim ve cerrah ihtiyacını karşılamak amacıyla, Vezneciler deki Tulumbacı konağında 4 yıllık bir okul olarak açılır. Şerafettin Sabuncuoğlu (1386-1468) Amasya da yaşamış, dönemin hekimlerinden olan Burhanettin Ahmed den usta-çırak ilişkisi ile tıbbı öğrenmiştir. İyi bildiği Arapça ve Farsça sayesinde klasik İslam tıp kitaplarından bilgisini geliştirmiştir. 17 yaşında hekimlik yapmaya başlamış, 14 yıl Amasya Darüşşifası'nda Başhekim olarak çalışmıştır. Birçok öğrenci yetiştirmiş ve 3 kitap yayınlamıştır: Akrabadin: Cürcani nin aynı isimli kitabının tercümesi ve 2 kısım eklediği farmakoloji kitabıdır. Cerrahiyetü l Haniyye: Ebu-El Kasım Al Zahrawi nin "Al-Tasrif" inin 30. kısmının tercümesi olmakla birlikte kendi tecrübelerini de eklediği zamanının en kapsamlı Türkçe cerrahi kitabıdır. 3 kısımdan oluşan kitabın 3. kısmı kırık ve çıkık tedavisi ile ilgilidir. Kitabın 3. kısmında kırık-çıkıklar hakkında genel bilgiler yanında, her bölge ile ile ilgili ayrıntılı redüksiyon yöntemleri betimlenmiş ve şekillerle gösterilmiştir. Anadolu Türkçesi ile yazılmış gramer ve fonetik yönlerinden önemli bir eserdir. Ayrıca 136 cerrahi girişimin ve 163 cerrahi aletin resimlerini içermiş olması, sanat tarihimizin de ilgi alanına girmektedir. Günümüze kadar korunmuş 2 kopya, Paris ve İstanbul da sergilenmektedir. Mücerrebname: Kullandığı ilaçları hazırlanış şekillerine göre (hap, merhem, şurup ) 17 başlık altında sınıflandırarak ve hangi durumlarda, nasıl kullanılacağını anlatmıştır. Türk tıbbının ilk deneysel tıp kitabı olduğu söylenebilir. Ahi Çelebi (Ölümü 1524) Fatih Darüşşifası'nda hekimlik ve II. Bayezid zamanında hekimbaşılık yapmıştır. En bilinen eseri mesane ve böbrek taşlarının sebebi, belirtileri ve tedavisini anlattığı Risale-i Hasatü l-kilye dir. XVII. yüzyılda Osmanlı'nın siyasi olarak gerilemeye başlaması, bilimsel alanda da kendini göstermiş ve XVIII. yüzyılda da bu durum devam etmiştir. Bu dönemde bazı hekimler bireysel olarak batı tıbbından çeviriler yapmışlar ve kendi yorumlarını da katarak tıbbi eserler kaleme almışlardır. XIX. yüzyıl başında III. Selim donanmanın hekim ihtiyacını karşılamak için Kasımpaşa da Tersane Tıp Mektebi ni kurdurmuştur (1805). Ancak bu teşebbüs devletin içine düştüğü zor durumdan etkilenmiş ve Kabakçı isyanından sonra çalışamaz hale gelmiştir (1808). 1822 deki Kasımpaşa yangınında da bina tamamen yanmıştır. Osmanlı da tıp eğitiminin batıya açılması ve modernleşme çabası; 19. yüzyılda Askeri Tıp Okulu nun açılmasıyla başlar. Bu Askeri Tıp Okulu (Mektebi Tıbbıye-i Şahane) 14 Mart 1827 tarihinde Mustafa Behçet in III. Hekimbaşılığı döneminde, Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılmasından sonra, modernleştirilmeye çalışılan ordunun hekim ve cerrah ihtiyacını karşılamak amacıyla, Vezneciler deki Tulumbacı konağında 4 yıllık bir okul olarak açılır. Okulun eğitim anlayışının o zamanki çağdaş tıp eğitimi seviyesine ulaşamaması nedeniyle; 1839 da Viyanalı hekim Ambrois Bernard (1810-1844) yönetime getirilir. Bu suretle Osmanlı daki eğitimin niteliğinde önemli bir adım atılmış olur. KAYNAKÇA AYDIN, Erdem, (2006), Dünya ve Türk Tıp Tarihi, Güneş Tıp Kitabevi, Istanbul BAYAT, Haydar Ali, (2003), Tıp Tarihi, Tıp Tarihi Dizisi, İzmir CEYLAN, İbrahim, (2012), Türklerde Cerrahinin Gelişimi, Ankara UZEL, İlter, (1992), Cerrahiyetü l Haniyye, Türk Tarih Kurumu Yayınevi, Ankara

tıp felsefesi 18 19 Kırlangıcın ÖYKÜSÜ DÜNYA ÜZERİNDE AKIL SAĞLIĞINI KORUMAK İSTEYEN HER İNSANIN İHTİYACI OLAN ŞEY BU. DÜNYADAN KOPMAK VE KENDİ HAYALLERİ İÇİNDE YAŞAMAK... İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 PROF. DR. İ. LEVENT ERALP BU BELKİ ÖZGÜR OLABİLMENİN DE TANIMIDIR AMA BENCE, YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYADA, HAYAL KURMAK ÖZELLİKLE GELECEĞİ DÜŞÜNMEK HAYLİ ZORLAŞTI BİR SÜREDİR. PROUST UN YAZI STİLİNİN KAYNAĞI KENDİ YAŞAM BİÇİMİYDİ. HAYATTA FARK ETMEDEN ATLAYIP GEÇİVERDİĞİMİZ ŞEYLERİ FARK ETMEMİZİN ANCAK YAVAŞLADIĞIMIZ ZAMAN MÜMKÜN OLDUĞUNU DÜŞÜNEN PROUST, ACELE ETMEDEN YAŞAMAYI BAŞARDIĞIMIZDA, HER KONU HAKKINDA ÇOK DERİN GÖZLEMLER YAPABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORDU.

Günlerden bir gün küçük kırlangıç bir adama aşık olmuş ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş: Ben seni çok seviyorum. Lütfen pencereyi açıp beni içeri al ve birlikte yaşayalım. Adam: Olmaz alamam...sen bir kuşsun, hiç kuş insana aşık olur mu? demiş... Kırlangıç tekrar: Lütfen pencereyi açıp beni içeri al. Birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum. Canın da sıkılmaz, birlikte yaşar gideriz diye yinelemiş isteğini... Adam tekrar: Olmaz alamam...lütfen uç git diye cevap vermiş. Üçüncü ve son defa kuş adamın penceresinin önüne konup son defa şöyle rica etmiş: Lütfen beni içeri al... Artık soğuklar da başladı, dışarıda kalamam biliyorsun. Ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece, beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Ne olur beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer, omuzuna konar seni neşelendirir, sana arkadaşlık ederim. Hem sen de benim gibi yalnızsın. Adam ona: Uç git artık! Ben yalnız kalabilirim, yaşayabilirim demiş ve kuşu kovalamış... Kırlangıç da bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş ve kendi kendine: Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte yaşardık diye düşünmüş, çok pişman olmuş, pişman olmuş ama iş işten geçmiş Kendi kendine: Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir. Ben de onu içeri alırım, birlikte mutlu bir hayat süreriz diye iç geçirmiş ve penceresini sonuna kadar açıp beklemiş... Havaların ısınmasıyla birlikte kırlangıçlar sıcak ülkelerden geri dönmeye başlamışlar. Ama onun kırlangıcı geri dönmemiş. Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş adam, ama boşuna... Kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş, fakat onun kırlangıcını gören yokmuş. Sonunda bir bilge kişiye gitmiş halini danışmak ve ondan bilgi almak için Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle söylemiş: Kırlangıçların ömrü dokuz aydır. Peki o zaman, Beethoven Zaman ayırıp, denemelerimi okuma nezaketini gösteren sevgili dostlarım; son yazımı, her birimizin İthaki lerimize ulaşabilmesi dileğim ile bitirmiştim. Eminim hepimizin bu kavramdan anladığı ve içini doldurduğu şeyler birbirinden çok farklı Zaten hayatımıza renk ve merak katan da bu farklılıklar değil mi? Üstelik de, İthakilerimizin akan zamanla beraber değiştiklerine hiç kuşku yok 28 Ekim öğleden sonrasıydı, bir yandan arabayı Montepulciano dan Siena yönüne doğru ağır ağır sürüyor, diğer yandan Toskana Vadisi nin eşsiz güzelliğini seyrediyor, serin sonbahar havasının tazeliğini hissediyor ve Marcello nun Obua Konçertosu nu dinliyordum. Tam bir gündüz düşleri sahnesiydi. Telefonum çaldı. Kim olduğuna bakmadan Nereden çıktı bu şimdi? diye söylendim önce, ama sonra ekranda Nadir Şener adını gördüm. Arayan sevgili dostum ve derginin editörü Dr. Nadir Şener di. Bana, daha önce yazdığım denemelerin devam etmesini istediklerini ve yılbaşına kadar zamanımın olduğunu iletti. Önce keyifle koltuğa yayıldım, hafif ve kısa, kısmen narsistik olabilecek bir kendini beğenme nöbeti geçirdim. Ancak bir an sonra, Ben bu defa ne yazabilirim ki? düşüncesi ile kendime geldim. Kesin olan tek şey ne hissediyorsam onu yazmamın en doğal yol olacağıydı. Birden aklımda bir şimşek çaktı. O sırada dinlediğim obua konçertosu inanılmaz romantik tınılar taşıyan, eşsiz bir eserdi. Ancak bir barok müzik örneğiydi.