2013/216 SUNU ve SEMİNER IĞDIR, TEMMUZ 2013 1
ISBN: 978-605-61296-9-8 Sunu ve Seminer İktisadî Araştırmalar Vakfı Yayın No: 216 İstanbul, Temmuz 2013 Yayına Hazırlayan: Raife Y. EYİLER Kapak Tasarım ve Mizanpaj Abdullah KIZILKAYA Iğdır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından ortak düzenlenen Iğdır da Sürdürülebilir Yaşam Kalitesi İçin Kentsel Dönüşüm konulu seminerin tebliğ ve panel oturumunda yer alan sunum ve tebliğler metin sahiplerinin görüşlerini yansıtmakta olup, içerik ile ilgili tek sorumluluk kendilerine aittir. Copyright İAV (İktisadi Araştırmalar Vakfı) Tüm haklar saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü, tebliğ sunanların ve İAV nin önceden yazılı izni olmaksızın mekanik olarak, fotokopi yoluyla veya herhangi bir şekilde çoğaltılamaz. Eserin bazı bölümleri veya paragrafları, sadece araştırma veya özel çalışmalar amacıyla, tebliğ sunanların adı ve İAV belirtilmek suretiyle kullanılabilir. İKTİSADİ ARAŞTIRMALAR VAKFI 2 19 Mayıs Cad. No: 3 Golden Plaza Kat: 8 34360 Şişli / İSTANBUL TEL : (0212) 233 21 07 (pbx) FAX : (0212) 233 21 96 TELG : FOUNDATION ISTANBUL E-mail : info@iav.org.tr Web : www.iav.org.tr
İÇİNDEKİLER AÇILIŞ OTURUMU Prof Dr. Ahmet İNCEKARA İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı... 9 Ahmet PEK Iğdır Valisi... 9 Muhammet BALTA T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı... 9 TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler... 9 : Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tebliğ : Kentsel Dönüşümde İnsan ve Çevre / Şehirleşme Manifestosu... 9 : Avni ÇEBİ Mimar ve Mühendisler Grubu Etik Kurulu Üyesi PANEL... 9 Iğdır da Kentsel Dönüşüm Fırsat ve Çözüm Önerileri Başkan : Yard. Doç. Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama TOKİ, Kentsel Dönüşüm ve Iğdır Katılımcı : Mustafa BAKIR TOKİ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Kentsel Dönüşümün Finansal Boyutu Katılımcı : Necmettin ASLANTÜRK T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı 3
Katılımcı : Katılımcı : Kent Yaşamında Doğa ve Çevre Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY TEMA Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Iğdır Evleri Dün, Bugün, Yarın Akay AKTAŞ E. Öğretmen - Gazeteci SORU- CEVAP... 223 4
AÇILIŞ OTURUMU - Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı - Ahmet PEK Iğdır Valisi - Muhammet BALTA T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bakan Yardımcısı 5
6 Seminer salonundan görüntü - Iğdır Kültür Merkezi, Iğdır, 04.07.2013
Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın Rektörüm, Değerli İl Müdürüm, Çok Değerli Konuklarımız ve Katılımcılar, Değerli Basın Mensupları, Sizleri İktisadi Araştırmalar Vakfı adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Yeni dönemin 2000 li yıllardan sonra başladığını bütün dünya için söylersek, İktisadi Araştırmalar Vakfı nın da görevlerinin, vizyonunun küresel çapta, küresel anlamda genişlediğini daha da ağırlaştığını görüyoruz. Tüzüğümüzde yazan iş dünyasına, topluma yönelik bilgi üretmek vazifesini daha da ağır bir sorumlulukla omuzlarımıza yüklediğimizi söyleyebiliriz. Değerli katılımcılar, İktisadi Araştırmalar Vakfı birçok çalışma yapıyor. Bu çalışmalar yurtiçinde ve yurtdışında yapılıyor. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Vakfın 9 kurucusu vardı hepsi vefat etti. Bu kurucu üyelerle birlikte 7
çalışıp vakıftaki başkanlık görevini sürdüren bir bilim insanıyım. Sivil toplum kuruluşu olarak üniversitelerle işbirliği içerisinde, doğrudan toplumla, Türkiye nin çeşitli illerinde çalışmalar yaparak paylaşmaya gayret ediyoruz. Bu seminerler farklı konularda. Örneğin, en son Takasbank ile uluslararası bir seminer yaptık. Finans piyasalarının dünyayı kavrayan, dünyayı görmesi gereken küresel rekabette ortaya çıkıp onların karşısına dikilmesi gereken, bilgi üretmek zorunda olan insanlara biz bilgi desteği üretmek zorundayız. Vakfımızın misyonu da bu. İstanbul Kalkınma Ajansına sunduğumuz Kentsel Dönüşümde Sürdürülebilir Yaşam Kalitesi İçin Farkındalık Araştırması idi. Bu çerçevede bir araştırma yaptık. Seminer ile birlikte sonuçlarını toplumla paylaştık ve kitap olarak yayınladık. Sayın İl Müdürümüz biz de yapalım deyince neden olmasın dedik. Çünkü biz 60 vilayetimizde il kalkınmasıyla ilgili seminerler düzenlemiş bir Vakıfız. Iğdır da da 2000 yılında Iğdır ın ekonomik kalkınmasıyla ilgili seminer yaptık. Dolayısıyla biz bilgi üretmek ve Türkiye nin bütün insanlarıyla paylaşmak zorundayız. Değerli konuklar, kentsel dönüşüm İktisadi Araştırmalar Vakfı nın doğrudan konusu değil. Kentsel dönüşüm elbette toplumun sorunudur. Hızlı kentleşen, alt yapısı olmayan, bina kalitesi olmayan, deprem riski olan yerlerde kentsel dönüşüm ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu bilincin arttırılması, genişletilmesi gerekmektedir. Ayrıca kentsel dönüşüm dediğimiz binaların, alanların kentin yeniden yeni bir birikimle yeni bir vizyonla yeni medeniyet değerleriyle yeniden örülerek inşa edilmesi, o kentin kimliğine, kişiliğine, medeniyetine katkı yapacaktır. Böyle bir yenilemeden eğer sorunlar da varsa kimse kaçamaz. Peki bu işin ekonomisi, finansmanı nerede? İşte orada biz devredeyiz. İktisadi Araştırmalar Vakfı kentsel dönüşüm dediğimiz değişim ihtiyacının bütünüyle bir ekonomik sorun olduğunu, bunun finansmanı için çeşitli modellerin geliştirilmesi gerektiğini bilen, anlatması gereken bir kuruluş. Kentsel dönüşüm, insanların rant peşinde koşmasına gerek kalmadan, idarelerin merkezi idarenin rant oluşturmadan yeni planlar oluşturması, yeni alanları planlaması ve insanlara yaşanabilir, sürdürülebilir daha medeni bir çevrede kent hayatı sunmasını gerekli kılar. İşte böyle bir çevrede, medeni mekanda insanlarımızı yaşatacaksınız. İl Müdürümüz gibi Vali Beyimiz gibi Bakanlığımız gibi sorumluluk alacaksınız. İnsanlara kentsel dönüşüm ihtiyacını ekonomisiyle anlatacaksınız, risk alacaksınız, sorumluluk alacaksı- 8
nız ve kentinizi bu anlamda değiştirmek için adım atacaksınız. Biz bunun için buradayız. Sayın Valimize, Sayın Bakan Yardımcımıza, Sayın İl Müdürümüze bizleri davet ettikleri için ayrıca bu programda yer alan bilgilerini toplumla paylaşacak uzman arkadaşlarımıza, bilim insanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu salonda bizi ağırladıkları için İl Kültür Müdürlüğüne teşekkür ediyorum. Sizleri İktisadi Araştırmalar Vakfı adına tekrar sevgiyle saygıyla selamlıyorum. 9
10
Ahmet PEK Iğdır Valisi Sayın Bakan Yardımcım, Sayın Rektörüm Vakıf Başkanım, Değerli Misafirler, Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz. İktisadi Araştırmalar Vakfı ve Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzün birlikte düzenlediği bu seminer ülkemiz açısından son derece önemli ve gereklidir. Bilindiği gibi Iğdır, Türkiye nin doğusunda bulunan en uç ildir. En uç olması ihmal edilecek bir alan olduğu anlamına gelmez ve böyle görülmesi de söz konusu değildir. Ülkemiz coğrafik alan bakımından çeşitli riskler taşımaktadır. Buradaki amaç riskleri bertaraf etmek, bu da mümkün değilse en aza indirmektir. Tabi bunu da gerçekleştirmek çok ciddi bir çalışma gerektirir. Iğdır, çarpık yapılaşma, düzensiz ve yetersiz yapılaşma ve işgal edilmiş hazine arazileri ve meraların bulunduğu bir İl dir. Bu da herkesin malumudur. Kentsel dönüşüm, yeniden yapılanmada, düzenli yapılaşmada ve riski en aza indirmede son derece önemli bir projedir. 11
Bu çalışmaları yürüten birimin başında bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Erdoğan Bayraktar, ülkemiz için büyük bir şanstır. Çünkü canla başla, özveriyle, ülkeyi yeniden imar etme, ihtiyaç duyulan yapılanmayı sağlama, konut açığını kapatma ve kapatırken de ülkenin gerçeklerini hiçbir zaman unutmadan yapan ve bugün de kentsel dönüşüm projesi ile daha iyi yaşam alanları oluşturmak açısından son derece önemli bir projeyi ülkemizin gündemine koymuştur ve de devam ettirmektedir. Bu konuda da Çevre ve Şehircilik İl Müdiremiz elinden gelen gayreti göstermektedir. Bu şehri daha yaşanılır hale getirmek için hepimize önemli görevler düşmektedir. Herkes üzerine düşen görevin bilincinde olduğu sürece riskleri en aza indirmek mümkün olacaktır. Bu düşüncelerle Sayın Bakan Yardımcımıza, İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanımıza, onun ekibine ve katkı sağlayacak herkese hoş geldiniz diyor, şükranlarımı arz ediyorum. 12
Muhammet BALTA T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Değerli Valim, Değerli Rektörüm, Değerli İl Müdürümüz, Değerli Katılımcılar, Öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız adına saygıyla selamlıyorum. Iğdır ilimiz, bugün en önemli toplantılarından birini yapıyor ve en önemli sorunlardan bir tanesi afet riski taşıyan alanlarla alakalı kentsel dönüşüm toplantısı yapılıyor. Türkiye nin birçok yerinde kentsel dönüşümle ilgili seminerler düzenleniyor ve Iğdır ilinde böyle bir toplantının yapılması bizleri son derece mutlu etmiştir. Ben huzurlarınızda çok çalışkan il müdiremize ve değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Değerli katılımcılar, kentsel dönüşümün ülkede ne zaman başladığına bakmak lazım. İnsanlarımız daha önceki yıllarda köylerden kentlere göç etti. Kentlerimiz bunlara hazırlıklı mıydı? Hayır, O dönemde kentlerimiz hazırlıklı değildi. Bazı şeyler ekonomiyle alakalı. Yani o dönem içerisindeki insan- 13
lar tabiri caizse karınlarını doyurmaya para bulamazken onlara çok da farklı, ısı yalıtımlı enerji verimliliği en üst düzeyde evler yapacaksınız. Yeşil alanı çok yüksek olacak. Bu şartları onlara sunamazsınız. Öncelikle şu düşünülmeli. Önce karnı doyurulmalı sonra da sığınabileceği bir yer bulmalı. Köyden kentlere göç eden vatandaşlarımız rastgele konut yapmışlardır. 1999 depremi hepimizin hafızalarında hiçbir zaman silinmeyen, binlerce insanımızı kaybettiğimiz bir deprem. Devlet olarak da 4. gün ancak bazı şeylere ulaşabildik. Şimdiki gibi teknolojik gelişmeler yoktu, ulaşım açısından sıkıntılar yaşanıyordu. Türkiye nin her yerinden insanlar bu acıyı paylaştı. Maddi olarak bütün kayıplarımız yerine getirildi ama kaybettiğimiz canlarımız geri gelmedi. Binlerce insanımız sakat kaldı. Bu tür durumların bir daha yaşanmaması için kentsel dönüşüme önem veriyoruz. Kentsel dönüşümün önemini ve hassasiyetini vatandaşlara anlatmak üzere çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Afet riski taşıyan yapıların üzüntüsünü çok yaşadık. Bundan 2 yıl önce Van depremi ile üzüldük. Çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Biz de bu tür olayların yaşanmaması için modern ve sağlam yapılar inşa etmek için çalışıyoruz. Kentsel dönüşümle ilgili sürekli olarak çalışmalar yapılıyor ama yeterli değil. Umarım bu konuda başarılı oluruz. Sayın Başbakanımız şunu söyledi: Siyasi hayatıma mal olsa da özellikle bu işi çözeceğiz. 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası, afet riski taşıyan alanlarla alakalı kentsel dönüşüm yasası hazırlandı ve çıktı. Hem yasal zeminini sağladık, uygulamada da neler yapılacağını göstermek için yönetmeliğini de çıkarttık. Bakanlığın başında Erdoğan Bayraktar ın olması toplum nazarında da bir inandırıcılığı var. Evet, Erdoğan Bayraktar bu işi yapar. Yasa çıktıktan sonra Türkiye genelinde toplantılar yaptık. Bütün birimlerle alakalı televizyon programları yaptık. Nerede bir toplantı düzenleniyorsa kentsel dönüşümle alakalı ya Sayın Bakanımız, ya bizler, ya müsteşarlarımız, ya da genel müdürlerimiz bu toplantılara katılmışlardır. Amaç, Türkiye de değişimin ömrü uzun, öncelikle bu zihniyet değişikliğini insanlarımız zihinlerinde yaşamalı. Vatandaşların can ve mal arasında tercih yapması gerekiyor. Şöyle bir zihniyet oluştu. Devlet eski evimizi yıkacak bize yeni ev verecek. Bu sadece devlet imkanlarıyla olacak bir iş değil. Biz bu işin alt yapısını hazırladık yönetmeliklerini hazırladık bunun yanında da vereceğimiz katkıları da hazırladık. Faiz desteği, kira desteği, taşınacaksa nakliye desteği gibi yardımlar 14
yapıyoruz. Belediyelerimize de yardımlar yapıyoruz. Örneğin; eski bir arabanız var yenisini almak için fark ödüyorsunuz. Bu yüzden toplumun da elini taşın altına koyması lazım, devlet olarak bizler de elimizi taşın altına koymamız lazım. Bazı şeyleri kazanacaksak bazı şeyleri feda etmemiz lazım. Vatandaşlarımızın eski yapıların yıkılması konusunda bizlere yardımcı olması gerekiyor. Peki, Kentsel dönüşüm sadece insanların can ve mal güvenliğini mi koruyacak? İşin esası kentsel dönüşüm çarpık kentleşmeyi ortadan kaldırıp, alt yapısı olmayan şehirlerimizi gözden geçirip yeniden düzenlemek bunun yanında da çevresel sorunlarını çözmek ve özellikle son dönemde yapılan konutlarda enerji verimliliği en üst düzeyde özellikle şu anda enerjide dışarıya ihtiyacımız var bağımlıyız. Bunu da ortadan kaldırmak için bunları yapmak zorundayız. Size bir örnek vermek istiyorum. Ben Trabzon da yaşarken bulunduğumuz konut kaloriferli idi. İhtiyaçlarımız ve kalorifer ücreti olarak yıllık 3200 lira veriyorduk. Şu an Ankara da doğalgazlı evde oturuyorum yıllık 700 lira veriyorum. Aradaki farkı görüyoruz. Yani bunlar ne ile oluyor? Özellikle yaptığımız konut ısı yalıtımı varsa farklı güzellikleri, varsa yeşil alanı, varsa otoparkı, varsa rahat ve huzurlu bir ortamda esasında sağlık harcamaları da azalacaktır. Türkiye deki hedefimiz; 6,5 milyon riskli konut yıkılacak ve yeniden yapılacak. 20 yıl içerisinde bu bitirilecek. Hedefsiz hiç bir başarıya ulaşamazsınız. İl Müdiremiz dedi ki bana verilen hedefi ben yıl sonuna kadar gerçekleştireceğim. Kendisine güveniyor. İşte böyle insanların sayısı arttıkça sizler de böyle insanlara destek verirseniz elinden tutup yardımcı olursanız elbette hep birlikte başarıya ulaşacağız. Değerli katılımcılar, burada çok değerli bilim adamlarımız var. Onların da görüş ve düşüncelerini alacağız. Bu tür toplantılar neticesinde bizlere ışık tutacak çok değerli bilgileri olan bizlerle paylaşan bilim adamlarımızın bizlere çok önemli ışık tuttuğunu ifade etmek isterim. Bu uğurda emek veren bilim adamlarımıza değerli yerel yöneticilerimize kaymakamlarımıza Valilerimize bütün birimlere huzurlarınızda çok teşekkür etmek istiyorum. Şahıs bazında kira yardımı yaptık. Bunun yanında özellikle 30 milyona yakın bir kaynak ayırdık. Parasal hiçbir problemimiz yok. Önemli olan tüm 15
belediyelerimizin ve vatandaşlarımızın elini taşın altına koyan insanlara ihtiyacı var. Bizim yasal çerçeve içerisinde ne vaat edilmişse karşılığı var. Bunda hiçbir sorun yok. Yeter ki insanlarımız gönüllü olsun belediyelerimiz elini taşın altına koysun. Yıl sonuna kadar 200 bin konut yıkılacak ve gelecek yılda ki hedefimiz 400 bin konutun yıkılması. Başta sayın Valimize, ilimizin Emniyet Müdürüne, Komutanlarına, Rektörüne, Sivil Toplum Kuruluşlarına, tüm katılımcılara çok teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşünceler içerisinde yaklaşan ramazan ayınızı da tebrik ediyorum. Bu toplantının Iğdır a hayırlı olmasını diliyor saygılarımı sunuyorum. 16
TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Tebliğ : Kentsel Dönüşümde İnsan ve Çevre / Şehirleşme Manifestosu Avni ÇEBİ Mimar ve Mühendisler Grubu Etik Kurulu Üyesi 17
18 Tebliğ ve Sunum Oturumu: Soldan Sağa; Banu ASLAN CAN, Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER, Avni ÇEBİ
Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Değerli katılımcılar, İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Sayın Prof.Dr. Ahmet İncekara ve Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta Bey in konuşmaları neticesinde kentsel dönüşümün nasıl olduğu konusunda az da olsa bilgi sahibi olduk. Kentsel dönüşüm, uygulanması gereken konulardan bir tanesi. Ancak kentsel dönüşüme girmeden önce kentsel gelişimi de göz önüne almamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çok doğru bir kentsel dönüşüm yapılması için kentsel gelişime önem vermemiz gerekmekte. Iğdır ilimizle ilgili kentsel dönüşümün mevcut durumunu ve hedeflerini sunmak üzere Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sayın Banu Aslan Can ı takdim ediyorum. 19
20
IĞDIR İLİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM MEVCUT DURUM ve HEDEFLER Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü IĞDIR, 2013 21
22
Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı, Farklı illerden bizlere destek olmak, katkı sunmak amacıyla ilimize teşrif eden saygıdeğer akademisyenler ve saygıdeğer bürokratlarımız, Basının güzide temsilcileri ve kıymetli katılımcılar, Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve İktisadi Araştırmalar Vakfı nın ortak çalışması olan Iğdır da Sürdürülebilir Yaşam Kalitesi İçin Kentsel Dönüşüm seminerimize hoş geldiniz diyor, teşriflerinizin vermiş olduğu mutluluk ve onur eşliğinde sizleri saygı ile selamlıyorum. İlimizin mevcut kentleşme durumu, bu konuda bizlerin yaptığı çalışmalar ve hedeflerimizle ilgili bir sunu yapacağım. Ancak neden böyle bir çalışma yapma gereği duyduk ve bu çalışma nasıl oluştu kısaca bu konuya değinmek istiyorum. İlimizde sürdürülebilir bütüncül planlamaların yapılamaması ya da uygulanamaması, imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın yoğun olarak görülmesi, sayısallaştırılmış veri eksiklikleri, sosyolojik ve ekonomik farklılıklar, ilimizin coğrafi konumu gibi sebeplerle şu anda geldiğimiz noktada Iğdır ın kentleşme durumu mevcut ihtiyacının çok gerisindedir. Bizler Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü olarak bunun bilincinde ve ilimiz insanının yaşam kalitesini çevreyi koruyarak artırabilmek, modern ketleşme ilkelerine, planlama esaslarına uygun, enerji verimliliğini sağlamış güvenli yapılarda barınma ihtiyaçlarını giderebilmeleri için ivedilikle bir şeyler yapılması gerektiğinin bilincindeyiz. Ancak mevcut tüm kaynakların en verimli şekilde kullanılabilmesi için yapılacak bütün bu çalışmaların çok planlı ve doğru şekilde ilerlemesi gerektiğinin de bilincindeyiz. Bir diğer husus da şu; 6306 sayılı kamuoyunda kentsel dönüşüm yasa- 23
sı olarak bilinen afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanunun çok ciddi bir fırsat olduğu ve hatta adeta ilimizin kentleşme konusundaki derdinin dermanı olduğudur. Bu amaçla bizler birçok çalışma yaptık. Sayın Bakanımızın ve Valimizin ifade ettiği gibi yetmez. Alansal çalışmalar yapmak lazım, daha büyük çalışmalar yapmak lazım. Sıkıntılar yaşamamak için çok hızlı yapmak lazım. Bu konuda ne yapabiliriz? in araştırması içerisindeyken Bakanlığımız Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü ve İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanlığı ile istişare ederek böyle bir çalışma yapılmasının ilimiz için ve hatta bölgemiz için ciddi bir menfaat getireceği ve katkı sağlayacağı kanaatine eriştik. Başta Sayın Genel Müdürüm Vedat Gürgen Beyefendi olmak üzere İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet İncekara ya Genel Sekreter Nahit Özen Beyefendiye ve Proje Koordinatörü Raife Eyiler Hanımefendiye de teşekkürlerimi sunmayı bir borç biliyorum. Sayın Bakanımızın ve Sayın Valimizin teşrifleriyle taçlanan bu çalışmanın her ne kadar Iğdır diye başlasa da bizimle benzer veya aynı sorunları yaşayan bölgemizdeki tüm iller için ve Iğdır için önemli katkılar sunmasını ve hayırlara vesile olmasını diliyorum. 24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Değerli katılımcılar, Sayın Can ın isteklerine veya tekliflerine hayır demek mümkün değil. Ben de 1,5 yıldan beri Iğdır da yaşıyorum. Iğdır da yaşayan biri olarak kaldırımların işgal edilmemesine özen gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar kaldırımda yürüyemiyor. Haliyle yola çıkılıyor. Bu sefer trafik işgal edilmiş oluyor. Bence ilk önce kaldırımlardan başlamak gerekiyor. Şimdi Mimar ve Mühendisler Grubu Etik Kurulu Üyesi Sayın Avni Çebi yi davet ediyorum. Kentsel Dönüşümde İnsan ve Çevre konusunda bir tebliğ sunacak. Buyurun. 49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Çebi ye teşekkür ediyoruz. 78
PANEL OTURUMU Iğdır da Kentsel Dönüşüm Fırsat ve Çözüm Önerileri Başkan : Yard. Doç. Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama TOKİ, Kentsel Dönüşüm ve Iğdır Katılımcı: Mustafa BAKIR TOKİ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Kentsel Dönüşümün Finansal Boyutu Katılımcı: Necmettin ASLANTÜRK T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Kent Yaşamında Doğa ve Çevre Katılımcı: Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY TEMA Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Iğdır Evleri Dün, Bugün, Yarın Katılımcı: Akay AKTAŞ E. Öğretmen - Gazeteci 79
80 Panel Oturumu, Soldan Sağa; Mustafa BAKIR, Necmettin ASLANTÜRK, Yard. Doç. Dr. Doğan DURSUN, Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY, Akay AKTAŞ
Yard. Doç Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Değerli konuklar, öncelikle hepinizi selamlıyorum. Iğdır ın kentsel dönüşümüyle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Kentsel dönüşüm seminerinde panel başkanlığı, bu teklif geldiğinde hemen düşündüm. Çünkü Türkiye için büyük bir fırsat ve Iğdır ın uydu görüntülerini incelediğimde çok değişik bir kentleşme dinamiğine sahip olduğunu gördüm. Kendiliğinden gelişen başına buyruk hareket edilen bir kentsel dokusu olduğunu gördük. Türkiye deki genel algı şudur; kentsel dönüşüm kentsel yenilemeyle karıştırılır. Yapıların yıkılıp yenilerinin yapılması kentsel dönüşüm olarak algılandı ama işin aslı öyle değildir. Kentsel dönüşüm ekonomik, sosyal ve fiziksel boyutları olan süreci içinde barındırır. Burada aslında dikkat edilmesi gereken husus insanların jeo fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak değil. Nedir derseniz; barınma, güneş alma, ışık alan konutlarda oturma, kirliliği olmayan bir çevredir. Bunun dışında psiko sosyal ihtiyaçların da karşılandığı bir çevreye ihtiyaç vardır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Sosyal işlerini, bulunduğu mekanda kurduğu sosyal ilişkileri göz ardı edemeyiz. Dolayısıyla başarılı bir kentsel dönüşüm projesi psiko ihtiyaçlarla biyolojik ihtiyaçları karşılayabilen dönüşüm projeleri olacaktır. Bu bağlamda düşünmekte fayda var. Programda ufak bir değişiklik yaptık. Yola çıkması gerektiğinden TOKİ Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Sayın Mustafa Bakır önce söz alacak ve Iğdır İli İçin Konut Eylem Planı konulu sunumunu yapacak. Buyrun Sayın Bakır. 81
82
83
Mustafa BAKIR Şehir Plancısı Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü TOKİ KENTSEL DÖNÜŞÜM VE IĞDIR Değerli katılımcılar, öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yapılan seminerin Iğdır özelinde ve ülkemiz bütününde faydalar sağlayacağını, kentsel dönüşüm için önem arz ettiğini düşünüyorum. Sonuçlarının da kente olumlu katkılar sağlayacağını umuyorum. Iğdır daki bürokratlar konuya daha vâkıf. Biz sizlerden öğrendiğimiz kadar konuya vâkıfız. Ben hem TOKİ nin yaptığı çalışmalar, Iğdır da yaptıklarımız ve Iğdır da neler yapılabilir gibi kısa bir sunum yapmak istiyorum. Toplu Konut İdaresi 1984 yılında kurulmuştur. Türkiye nin konut ihtiyacının giderilmesi için kurulmuş ve o tarihten itibaren değişik niteliklerde değişik faaliyetlerde bulunmuş. 2002 seçimleri sonrasında yeni bir misyon yüklenmiş ve çalışmalarını bu kapsamda sürdürmeye devam ediyor. TOKİ sadece konut üretmiyor. Konutlar yanında kentsel dönüşüm projeleri de yapıyor, hasılat paylaşımı dediğimiz projeler gerçekleştiriyor. Kamu yapılarını inşa ediyor, stadlar yapıyor, okullar inşa ediyor, yurtdışında uluslararası projelere imza atıyor ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerinde bulunuyor. Aslında yaptığımız bir çok faaliyetin gayrimenkul geliştirme hasılat paylaşımı çalışmalarının tamamı yaptığımız sosyal konutları ve kentsel dönüşüm projeleri finanse etmek üzerine kurgulanıyor. TOKİ devletten bir pay almayan kendi yağıyla kavrulan diye tabir edebileceğimiz bir kurum. Ürettiği değerleri diğer projelere aktararak çalışmalarını sürdürüyor. (Bkz., Slayt 3) Bu kapsamda TOKİ 84 kuruluş yılından itibaren 2013 yılına kadar yaklaşık 43 bin konut üretmiş sonrasında hükümet politikaları gereği hükümetimizin TOKİ ye yüklediği yeni misyon ile birlikte şu anda 2 bin 629 şantiyede 84
583 bin konut üretmiş bulunuyoruz. 51 milyar TL yatırım mahiyetimiz var. 800 bin kişilik istihdam sağlamış durumda. (Bkz., Slayt 4-5) İlk 500 bin konut hedefimizi 2011 yılında gerçekleştirdik. Sayın Başbakanımızın talimatları doğrultusunda 2023 yılı için ikinci 500 bin konut hedefiyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu ikinci 500 bin konutun temeli kentsel dönüşüm odaklı ve alt gelir grubundaki vatandaşlara yönelik konutlar yoğunluklu olmak üzere gerçekleştiriliyor. Yeni bir açılımla artık bu çalışmalarımızı yapıyoruz. Yeni bir mimari zihinle mimari bir yüzle karşınıza çıkacağız. Daha insancıl daha çevreye duyarlı şehircilik ilkelerine daha bağlı konutlar ve çevreler inşa etme hedefindeyiz. (Bkz., Slayt 6) Iğdır da da şu ana kadar çalışmalar yaptık. Bugüne kadar Iğdır da 532 konut inşa ettik. Bunun yanında okullar ve değişik donatılar da yapıldı. Son dönemde ise 80 konut Tuzluca da yapılıyor. Yine 90 adet de dükkan inşaatımız var. (Bkz., Slayt 7-8) Tuzluca da 2009 yılında kentsel dönüşüm projesini belediye ile birlikte başladık ve şu anda Cumhuriyet mahallesi dediğimiz bölgede yıkımlar gerçekleştirildi. İdaremizce de 80 konut ve 90 dükkan ile bir camiden oluşan inşaat faaliyetleri devam ediyor. (Bkz., Slayt 9-10-11-12-13-14-15-16) Ardahan da da kentsel dönüşüm projemiz var. Ağrı da çalışıyoruz, Kars ta çalışmalarımız var. Erzurum ve Van da yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bunların tamamı belediyelerle ortak yürütüyoruz. Kentsel dönüşüm ülkemizde yeni gelişen bir kavram. Kentsel Dönüşüm (Gecekondu Dönüşümü / yenileme / afet ) gibi bir çok tabir var. Biz kentsel dönüşümü bir üst başlık olarak kabul ediyoruz. Değişik kanunlardan gelen kurumlara verilmiş yetkiler var.bunların en sonuncusu da Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza verilen 6306 sayılı kanun. Bu kanun biraz daha dönüşümün ana temasını bundan sonra oluşturacak ve süreç buna göre yürüyecek. (Bkz., Slayt 18) Şu anda TOKİ olarak Belediyeler ile yürüttüğümüz protokol imzaladığımız 133 aktif projemiz var. 89 projemizi Türkiye genelinde tamamladık ve 76 tane de başvurumuz var. Bugüne kadar da kentsel dönüşüm projeleri özelinde bahsediyorum. 79 bin konut ihalesi gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm projelerinde 57 bin konutu da vatandaşa teslim ettik. Aktif projelerimizde ise 213 bin konut bir öngörümüz var. (Bkz., Slayt 19) 85
Dönüşüm bir muamma. Dönüşümde başarı için; doğru proje, şeffaflık, katılım, kurumların koordinasyonu, doğru alanın seçimi, doğru bilgilendirme gibi birçok etken söz konusu. (Bkz., Slayt 21) Iğdır özelinde bir dönüşüm projesi başlatacak isek bunların yapılması lazım. Oldukça fazla sorun var. Çünkü kentsel dönüşüm projeleri boş bir alanda konut yapmak gibi değil, oradaki tüm vatandaşları bir araya getirip onlarla uzlaşıp akabinde yıkıp gerekirse kamulaştırılacak kısmen de olsa vatandaşı memnun etme üzerine kurgulanması gereken bir süreç. Alan seçimi, beklentiler, finansal sıkıntılar, yanlış proje seçimleri bizi zorlayan şeyler. ama 2003 yılından beri kentsel dönüşüm özelinde çalıştığımız için artık belli sorunları da önceden öngörüp belediyelerimizi de bu yönde yönlendirebiliyoruz. (Bkz., Slayt 23) Kentsel dönüşümü, sadece yıkmak diye düşünmemek lazım. Yapıcı yıkım diye isimlendirmekle birlikte, örneğin Denizli de bir vatandaş evini yapmış tuvaletini yapmış fırınını yapmış ve duvar örerek kendine bir alan belirlemiş. (Bkz., Slayt 24) Bu vatandaşın elinde imkanı olsaydı muhtemelen içinde tuvaleti ve mutfağı olmayan hiçbir koruma ve kapısı bulunmayan hiç bir hizmet almadığı bu yapıda yaşamak istemezdi. Çocuklarını burada yaşatmak istemezdi. Kışın -20 derecede dışarıdaki tuvalete gitmesini istemezdi. Ülkemizde bu zaruretleri de bilerek hareket etmek lazım. Bu insanları ihtiyaca binaen bu yapılara taşındığını bilerek hareket etmemiz gerekiyor. Denizli de ki bu yer yıkıldı ve vatandaşlarımız yeni evlerine taşındılar. Kentsel dönüşüm sadece yapıları yıkmak değildir. Bir bölge bir alan tespitiyle daha üst ölçekte çalışılması lazım. Lokal çözümler pansuman tedavisidir. Daha üst ölçekte ve etaplar halindeki kenti bütüncül düşünmek lazım. Bu kapsamda 2011 yılında İstanbul da düzenlediğimiz kentsel dönüşüm konut kurultayında belediyelerimize ve kamuoyuna kentsel dönüşüm master planını önerdik. (Bkz., Slayt 25-26) Birçok belediyemiz bunu destekledi ve bununla alakalı çalışmalar yaptılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız da bu yönde çalışmalar yapıyor. Diyarbakır özelinde master plan hazırlatıyorlar. 86
Trabzon Zağnos Vadisi ise zamanında gecekondulaşmış ve kaçak yapılarla dolmuş. Burayı yıkıp park haline getirdik. (Bkz., Slayt 27-28) Her yerde yıktığımız ya da dönüşüm yapacağımız her yerde illaki konut yapmamız gerekmiyor. Oranın ihtiyacı kentin ihtiyacı üstü açık planların getirdiği detaylar ne ise ona göre hareket etmek gerekli. Iğdır içinde bu elzem diye düşünüyorum. Erzincan Taksim mahallesinde bir projemiz vardı. Bu projemiz ile 2005 yılında Habitat tan onur ödülü aldık. (Bkz., Slayt 29-30) Denizli de yine bir proje alanı, yaptığımız anket araştırmasında %90 lar seviyesinde bir vatandaşın memnuniyeti var. %5 lik, %10 luk seviye nedir? Derseniz insanların eski evine olan özlemi diyebiliriz. Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanımızın da belirttiği gibi insan toprağa her zaman hasret yaşıyor. (Bkz., Slayt 31-32-33-34) Yine Eskişehir de bir projemiz var. %98 seviyesinde vatandaşla anlaştığımız proje şu anda inşa halinde. (Bkz., Slayt 35-36) Niğde de taş evlerin bulunduğu mağaralarda yaşayan vatandaşların olduğu bir bölge idi. Burada bir çalışmamız var. Hem konut yapıyoruz hem ticari dükkanlar var hem belediye hizmet binası olacak hem valilik buraya gelecek. Aslına bakarsanız şehrin yeni merkezi haline geliyor ve parklarıyla birlikte bir bütün oluyor. (Bkz., Slayt 37-38-39) Denizli Karahayıt Termal Turizmine yönelik bir dönüşüm projesi var bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yapıyoruz. (Bkz., Slayt 40) İzmir Tire de yöresel mimariye uygun bir yapılanma ile bir dönüşüm projesi şu anda vatandaşla görüşmeler devam ediyor. Tabi bunlar örnekler. 133 aktif proje var. (Bkz., Slayt 41) Urfa da bir projemiz devam ediyor. Vatandaşla anlaştık ve şu anda tapu devrine başladık. (Bkz., Slayt 42-43) İstanbul Fatih Sulukule de vatandaşlara konut teslimine başladık. (Bkz., Slayt 44-45) Van Erciş te deprem sonrasında tabi çok büyük acılar yaşandı. Burada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile beraber kentsel dönüşüm projesine başla- 87
dık ve sürdürüyoruz. Vatandaş görüşmeleri bitti yakında tapu devri ve yapım aşamasına geçeceğiz. Yeni bir şehir merkezi inşa ediyoruz. (Bkz., Slayt 46-47) Iğdır kentleşmesiyle alakalı İl Müdürümüz ve hocalarımızla görüştük. Iğdır la ilgili neler yapılabilir? Dışarıdan biri olarak ben aklıma gelen birkaç maddeyi sıralamak istiyorum. (Bkz., Slayt 48-49-50) Kurumların birlikteliği çok önemli özellikle kentsel dönüşüm odaklı çalışacaksak. Valilik, belediye, sivil toplum kuruluşları ortak hareket etmeli ve bu çalışmalarını buna göre yürütmeliler. Kentsel gelişim analizi yapılmalı. Buranın potansiyeli nedir, nasıl yönlendirilebilir, nasıl yapılabilir? gibi bir imar planlarına da yön veren bir analizlerin yapılması gerekir. Kentsel dönüşüm Master planı elzem diye düşünüyorum. Tarım alanları önemli diye düşünüyorum. Bu bölgede tarımın geliştirilmesi hayvancılık ile bütünleştirilmesi gerekir diye düşünüyorum. Sınır ticaretinin geliştirilmesi lazım. Bunun üzerine kurgulanması lazım bir algı oluştu. Ben sadece bunun yeterli olmadığını ve kenti bağlayabileceğini de düşünüyorum. Sınır ticareti tabi ki olsun. Ancak sınır ticaretiyle birlikte sınır ticaretine destek veren tarım ve hayvancılık sektörünü ya da sanayinin gelecekse tarımsal sanayinin buraya getirilmesi gerekir gibi aklımda bir düşünce var. Kent içinde yapılaşmalar, örneğin, merkez yükseliyor ancak birkaç sokak arkasına geçtiğiniz zaman çok boş alanlar var. Düşük katlı yapıların bulunduğu bölgeler var. Kullanılması gereken alanlar var. Onun için imar planlarını daha kompakt yapıp geliştirmeden daha merkezi nasıl aktif kullanırım diye düşünmek lazım. Kenti geliştirmek tabi ki iyi olabilir merkezi çok yayabiliriz ama bu sefer alt yapı maliyeti ve diğer giderleri de karşılamak gerekir bu ikisi arasındaki dengeyi düşünmek lazım. Tabi imar planları revizyonu ve ilavesi çok önemli imar planlarının mevcut durumun imara geçirilmesi şeklinde bir revizyonu çok doğru bir yöntem değil. Yöresel mimari detaylar araştırılmalı ve mimari bir üslup oluşturulmalı Iğdır la alakalı diye düşünüyorum. Kentsel dönüşüm projeleri hayata geçirilmeli. Tarımın ve hayvancılığın geliştirilmesi için tarım köyü projelerinin burada geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesi lazım. Sanayi ve sınır ticareti için özel kanunla serbest bölge kurulabilir. Ticari geçiş vergi indirimlerinden dolayı geliştirilebilir zannediyorum. Turizm zannediyorum çok fazla aktif değil. Onun belki geliştirilmesi Iğdır ın tanıtımına katkı sağlanması gerekebilir. 88
Kentsel dönüşüm için Iğdır da benim önerebileceğim yöntemin tespit edilmesi lazım. Biz 6306 sayılı kanuna göre mi yürüteceğiz, 5393 sayılı belediye kanununa göre mi yürüteceğiz bunun belirlenmesi lazım. Öncelikli olarak aktörlerin ortaya çıkması lazım. Çünkü hiçbir kentsel dönüşüm projesi Ankara dan yapılmıyor ve yapılamaz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ hiçbir şekilde gelip burada kentsel dönüşüm projesini gerçekleştiremez. Kentsel dönüşüm projesi değil kamulaştırma projesi olur. Onu ben direk söyleyebilirim. Belediyelerimizin projenin direk içinde ve aktif olarak yürüteni olması icap eder. Özellikle orta ölçekli şehirlerde biz kentin çok fazla dışındaki çeperindeki bölgelerde dönüşüm projelerinin aktif olarak gerçekleştirilmesinin zor olduğunu gördük şimdiye kadar. O sebeple benim şahsi kanaatim Iğdır da uygun alanlar var zannediyorum. Kente yakın çok yoğunlaşmamış ya da eski yerleşim olabilecek bölgelerin tercih edilerek kentte insanların da görebileceği ilk etap en kolay etaplardan proje alanlarının seçilip başlanması gerekir. Koordinasyonla birlikte personel önemli. Belediye bünyesinde kurulabilir. Hizmet alımıyla bu işler özel firmalar kanalıyla yapılabilir. Çünkü çok süreç gerektiren detaylı çalışmalar. Belediye personeli hem mevcut imar işlerini yaparken hem de kentsel dönüşüm yapamıyor. Bunu çok gördük ve başarısız olduğumuz projelerin bir kısmını da bu sebeple oldu. Uzlaşma ve katılım esasının benimsenmesi lazım kararları doğru zamanda alıp en hızlı ve bitirecek şekilde projeyi geliştirmek gerekiyor. Sürecin yöneteni değil yönetileni olmak lazım. (Bkz., Slayt 51) Toki ye ne rol düşebilir diye düşündüğümüz zaman Iğdır özelinde TO- Kİ den ne beklenebilir diye düşündüğüm zaman biz Belediyelerimizden, Valiliğimizden bir talep gelmesi halinde, yapılacak kentsel dönüşüm projelerinin içersinde yer alabiliriz. Bunun dışında ihtiyaç olması halinde sosyal konut projeleri gerçekleştirebiliriz. Bunların bizden talep edilmesi lazım. Ankara dan gelip Iğdır a satamayacağımız konut yapıp hem kendimizi finansal riske sokup hem de Iğdır daki arz talep dengesini bozmamamız lazım. Sonuçta burada müteahhitler de iş yapıyor onlara engel olmamamız lazım. Uygun arazi temini sağlanırsa ve vatandaşlardan talep de gelirse tarım köyü projelerini gerçekleştirebiliriz. 89
Sadece bunları birey olarak düşünmemek lazım kentsel dönüşüm özelinde özellikle şehir içindeki tarımla uğraşan vatandaşlarımızın tarım köye taşınması da bir dönüşümün etabıdır. Son olarak internet sitemizde kentsel yenileme bölümü var, arzu edenler sürecimizle alakalı bilgi alabilirler. Umarım yapılan sunumlar Iğdır için faydalı olur ve ileride gerçekleştirilecek projelere de ışık tutar. Teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum. 90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
Yard. Doç Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Sayın Mustafa Bakır a sunumu için teşekkür ederiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı mızın Harita ve Emlak Yönetimi Daire Başkanı Sayın Necmettin Aslantürk ü Kentsel Dönüşümün Finansal Boyutu konulu sunumunu yapmak üzere davet ediyorum. 116
117
Necmettin ASLANTÜRK T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Kentsel Dönüşümün Finansal Boyutu Değerli katılımcılar hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Önceki oturumda sunum yapan arkadaşlar kentsel dönüşümün nasıl yapılması gerektiği ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Tabii bu dönüşüm yapılırken bunun bir de finansman boyutu var. Ben de sizlerle bu konuyu paylaşmak istiyorum. Sunumu üç başlık altında ele alacak olursak öncelikle finansal boyutun mevzuat kısmını değerlendirmemiz, akabinde kira yardımı konusunda bilgilendirme, faiz desteği ve buna bir de belediyelere yaptığımız kaynak transferlerini ilave edebiliriz. Mevzuat kısmı malumunuz 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun. Bu kanunla birlikte yürürlüğe giren yönetmeliğimiz. En son yönetmelik 15.12.2012 tarihi itibariyle akabinde 02 Temmuz itibariyle bazı değişiklikler ve güncellemeler oldu. Dönüşüm projeleri hesabı gelir harcama kredi, kaynak aktarımı. Yönetmelik yine bu kaynakla alakalı. Finansla alakalı olan bir başka Yönetmeliğimiz. Yine 6306 sayılı kanun kapsamında hak sahiplerince bankalardan kullanılacak kredilere sağlanacak faiz desteğine ilişkin karar. Bütün bunlarla birlikte ele alacak olursak 6306 sayılı kanun ile biz dönüşüm alanlarında gerek bireysel gerekse toplu olarak yapılan dönüşümlerde kira yardımı, faiz desteği, harç muafiyetleri ki bunu 2 Temmuz itibariyle yayınlamış olduğumuz yönetmelikte ayrıntılı hale getirdik. Yine bakanlığımızca yapılmakta olan güçlendirme kredisi ancak güçlendirme kredisine bakanlık çok sıcak bakmıyor. Yine de gerektiği takdirde güçlendirme kredisi de verme imkanımız mevcut. 118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
Yard. Doç Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Sayın Necmettin Aslantürk e sunumu için teşekkür ederiz. Şimdi TEMA Yönetim Kurulu Üyesi ve İTÜ Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy hocamızı Kent Yaşamında Doğa ve Çevre konulu sunumunu yapmak üzere davet ediyorum. 136
Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY 1 TEMA Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ebru GÜRLER İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Iğdır Valiliği ve İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen Iğdır da Sürdürülebilir Yaşam Kalitesi İçin Kentsel Dönüşüm seminerine katılmaktan ve IIğdır da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirerek başlamak ve sizlere TEMA adına sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Şehir plancısıyım ama mimar kökenliyim. İstanbul Teknik Üniversitesi şehircilik bölümünde ders veriyorum. Sizlere kentsel dönüşüm kavramı çerçevesinde Dünyadaki güncel yaklaşımlardan söz ederek başlamak istiyorum. KENT YAŞAMINDA DOĞA VE ÇEVRE Giriş İnsanlar için temel yaşama alanları olarak kentler, her gün bir öncekinden daha konforlu ve kaliteli yaşam çevreleri sunma çabalarına konu olmaktadır. Son yirmi yılda yapılan çalışmalarda, tüm dünyada kentsel gelişme kuramları daha çok sürdürülebilirlik kavramı ve ekolojik kent yaklaşımları üzerinde yoğunlaşmış görünmektedir. Son birkaç yılda ise bilgi teknolojileri önderlerinin yönlendirmeleri ile akıllı kent yaklaşımı üzerinde çalışılmaktadır. Bu çalışmada, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de mimarlık ve planlama gündeminde yer alan bu yaklaşımların anlamları, temel ve ortak nitelikleri kent yaşamında doğa ve çevre bakış açısı ile ele alınacak ve ekolojik kent uygulamaları seçilen örnekler üzerinden değerlendirilecektir. 1 Bu bildiri, Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy ve Dr Ebru Gürler tarafından gerçekleştirilen Sürdürülebilir Dünyada Ekolojik ve Akıllı Kentler başlıklı araştırmanın ürünüdür. 137
Ekolojik Kent, Akıllı Kent, Sürdürülebilir Kalkınma Kavramları Mimarlık ve Planlama gündeminde yer alan çağdaş kentsel gelişim kuramları; ekolojik kent, akıllı kent ve sürdürülebilir kalkınma kavramları üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu kavramlar; sürdürülebilir planlama ve tasarım çerçevesinde temel ve ortak niteliklere sahip farklı yaklaşımları tanımlamaktadır. Ekolojik Kent Kavramı 20. yüzyılın başlangıcında, Modern Hareket kapsamında ideal kentlerin planlaması üzerine bir yoğunlaşma oluşmuştur. E. Howard ın Bahçe Şehir (1903) yaklaşımı ile yeşil kentleşme gündeme gelirken, CIAM IV- Atina Konferansı (1933) ile güneş, mekan ve yeşil alan kavramları arasındaki ilişki gündemde tartışılmaya başlanmıştır. Ekolojik Kent kavramı; kentleşme süreçlerinin olumsuz çevre etkilerini önlemek üzere, doğal kaynakların ve ekosistemlerin ekolojik yönetimine odaklanmaktadır. Sürdürülebilir kent ve yeşil kent kavramlarına referans veren Ekolojik Kent; kentin bir bütün olarak işleyişi (kentsel metabolizma) kadar, kentsel yapılara ve yapılar kapsamındaki çevrenin korunmasına odaklanan fiziksel bir varlık olarak tanımlanmaktadır. Ekolojik Kent kavramı, ekolojik kent plancısı ve tasarımcısı Register (1987) tarafından doğal kaynakları en az düzeyde kullanırken kentte yerleşik yaşayanlara yüksek bir yaşam kalitesi sunmaya olanak sağlayan bir insan yerleşmesi olarak tanımlanmaktadır (Register, http://www.ecocitybuilders.org/). Ekolojik Kent yaklaşımı, temelde eko-sistem tabanlı bir kenti ifade eder. Ekolojik Kent yaklaşımlarında, kentsel kaliteyi maksimize ederken, ekolojik çevreyi minimum etkilemek amaçlı on temel ilke tanımlanmıştır. Bu ilkeler (Dowton, http://ecopolis.com.au/principles.htm): bozulmuş çevreleri rehabilite etmek, bölge biyolojisine (bioregion) uyum sağlamak, dengeli gelişmeyi sağlamak, kompakt kentler (compact city) yaratmak, enerji performansını optimize etmek, 138
ekonomiye katkı sağlamak, sağlıklı ve güvenli bir çevre yaratmak, toplumu güçlendirmek sosyal adaleti sağlamak, tarihsel ve kültürel zenginliği ön plana çıkarmak. Akıllı Kent Kavramı Kent Planlama kuramındaki Akıllı Kent kavramı, dünya sistemi çerçevesinden ekonomik rekabeti sağlamak amacıyla küresel kent altyapısının yeniden-yapılanmasına yönelik zorunlu teknolojik önlemlerin bir sonucu olarak tanımlanmaktadır. Küreselleşme süreci, ağ kentlerin planlaması kadar kentsel hizmetler ve bilgi-iletişim teknolojileri arasındaki ilişkiyi vurgulamaktadır (Castells, 1996). Akıllı Kent yaklaşımı; kentleşme sürecinin olumsuz ekonomik etkilerini önlemek üzere, ekosistemin bilişim teknolojileri tabanlı bilgi yönetimine de odaklanmaktadır. dijital/sayısal kent ve zeki/akıllı Kent kavramlarına referans veren Akıllı Kent; sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik kadar altyapı mekanizmalarının akıllı işletimlerine odaklanan sanal bir varlık olarak tanımlanmaktadır. Akıllı Kent yaklaşımı, temelde bilgi tabanlı bir kenti ifade eder. Bir kent, sürdürülebilir ekonomik gelişmenin ve yüksek yaşam kalitesinin; insan kaynaklarının, sosyal sermaye yatırımlarının, geleneksel ulaşım ve modern iletişim altyapısının, doğal kaynaklarının katılımcı yönetişim modeli ile ve akıllıca yönetilmesi yoluyla sağlandığı durumda Akıllı Kent olarak tanımlanabilir. Akıllı bir Kentin, aşağıda sıralanan altı temel özelliğe sahip olması gerekli görülmektedir. (EU-Smarter Cities Model; http://www.smart-cities.eu/model.html): akıllı ekonomi : yenilikçilik, girişimcilik, ekonomik imaj ve ticari markalaşma, üretkenlik/verimlilik, iş piyasalarının esnekliği, uluslararası yer edinme niteliklerine ve dönüşme kapasitesi, akıllı hareketlilik : yerel, ulusal ve uluslararası erişilebilirlik ve kullanılabilir bilişim alt-yapısı niteliklerine ve, sürdürülebilir-yenilikçi-güvenli ulaşım sistemleri. 139
akıllı çevre : çekici doğal koşullara, çevresel koruma yaklaşımına ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi, akıllı insan : sosyal ve etnik çeşitlilik bakımından zengin bir toplum yapısı içinde bulunan, bilgi bakımından yeterlik düzeyi gelişmiş, hayat boyu öğrenmeye eğilimli, esnek, yaratıcı, kozmopolit/açık görüşlü ve kamusal yaşama katılım, akıllı yaşam : turistik ve kültürel aktiviteler bakımından zengin, sağlık ve eğitim donatılara erişim sağlayan, yeşil ve akıllı tasarım bakımından kaliteli konut niteliğine sahip, bireysel güvenlik ve sosyal uyum sistemleri. akıllı yönetim : karar-verme sürecine katılım sağlayan, kamusal ve sosyal servislerle donatılan, şeffaf yönetim anlayışında politika stratejiler ve perspektifler. Sürdürülebilir Kalkınma Kavramı Kent Planlama kuramındaki sürdürülebilir kent kavramı, sürdürülebilir kalkınma temeline dayanmakta ve sürdürülebilir kentleşme stratejileri üzerine bir çerçeve oluşturmaktadır. Sürekli ve dengeli gelişme olarak da adlandırılan sürdürülebilir kalkınma sekiz temel konuyu içermektedir (Steele, 2005): doğal kaynakların dengeli kullanımı, oluşum enerjisi / somut biçimde temsil edilen enerji, küresel toplum, ekonomi, yenilenebilirlik, geleneksel akıl, kurumsal değişim, ve teknoloji. Sürdürülebilir kalkınma odaklı planlama yaklaşımları sürdürülebilir kentleşme stratejilerini ortaya çıkarmaktadır. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki hakim iç dinamikler ve sorunlar ile biçimlenen farklı kentleşme süreçleri, 140
planlama yaklaşımları ve planlama deneyimlerine rağmen sürdürülebilir kentleşme konusundaki stratejilerin bazı temel özellikleri bulunmaktadır (Wheeler, 2004): sosyal ve çevresel adalete dayalı ekonomik gelişme sağlamak, kentsel büyümeyi arazi kullanım planlaması ve kentsel tasarım ile kontrol etmek, nüfus ve çevresel kaynaklara göre ulaşım sistemi ve konut teknolojisi geliştirmek, yeşil mimarlık ve yeşil yapılaşma ilkelerini kullanmak, çevre koruma ve çevresel restorasyonu planlama süreçleri ile bütünleştirmek, ve yenilenebilir enerji kaynaklarını ve malzemelerini kullanmak. Sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentleşme kavramlarının birleşimi ile sürdürülebilir kentsel gelişme kavramı tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir kentsel gelişme yaklaşımı; sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik konularında ilkeleri birleştirerek, kentsel gelişimin sürecinin katılımcı planlama anlayışı ile biçimlendirilmesini öngörmektedir (UN-HABITAT, 2009). Dünyada Ekolojik Kent (Eco-City) Uygulamaları Dünyanın farklı coğrafyalarında görülen ekolojik kent uygulamaları kapsamında E.Howard ın Bahçe Şehir yaklaşımı öncü örnek olarak kabul edilmektedir. Ekolojik Kent uygulamalarının Amerika, Avrupa ve Asya planlama sistemi içindeki temel özelliği, üst-ölçek ile alt-ölçekler arasındaki ekoloji-tabanlı ilişkilerin sürdürülebilirlik çerçevesinde master plan ile kurgulanmasıdır. Dünyadaki ekolojik kent örnekleri ile ilgili temel özellikler ve örneklerin seçilme nedenleri aşağıda açıklanmaktadır. Amerika Kıtasındaki ekolojik kent örnekleri; üst-ölçekten yola çıkarak, bölgesel plan ve master plan düzeyinde sürdürülebilir kentsel gelişim stratejileri ile yönetilen bir süreci tanımlamaktadır. Bu bağlamda, A.B.D. nin kuzeydoğusundaki Ohio eyaletinde yer alan Eko-Kent Cleveland ve güneybatısındaki California eyaletinde yer alan Eko-Kent 141
Los Angeles iki örnek olarak seçilmiştir. Bu örneklerden ilki uygulama sürecinin bir aracı olma niteliğini taşırken, ikincisi kavramsal öneri geliştirme sürecinde bir amaç olma niteliğini taşımaktadır. Avrupa kıtasındaki ekolojik kent uygulamaları; master plana dayalı biçimde ekolojik sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen bir süreci tanımlamaktadır. Bu bağlamda; Avrupa kıtasının kuzeyinde yer alan Almanya nın kuzeyinde konumlanan Hamburg kenti ve orta kısmında konumlanan Nürnberg kentinde yer alan ekolojik kent uygulamaları ile Avrupa kıtasının güneybatısında yer alan İspanyanın kuzeyinde konumlanan Logroño Montecorvo ekolojik kent uygulaması üç örnek olarak seçilmiştir. Bu örnekler, ekolojik sürdürülebilirlik hedefli uygulama sürecinde bir araç olma niteliği taşımaktadır. Asya kıtasındaki ekolojik kent uygulamaları; master plana dayalı biçimde bütünleşik sürdürülebilir kentsel gelişim hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen bir süreci tanımlamaktadır. Bu bağlamda; Hindistan, Çin ve Malezya daki ekolojik kent uygulamaları üç örnek olarak seçilmiştir. Hindistan örneği kavramsal öneri geliştirme sürecinde bir model olma niteliği taşırken, Çin ve Malezya örnekleri bütünleşik (sürdürülebilir) kentleşmeye odaklanan uzun-vadeli uygulama sürecinin bir aracı olma niteliği taşımaktadır. Çin Örneği kapsamında kullanılan sürdürülebilirlik ilkeleri ve tasarım rehberleri yöntemi ise ekolojik yönetim ve ekonomik kalkınma açısından önem taşımaktadır. Bahçe Şehir Yaklaşımı, Ebenezer Howard: Ekolojik Kent Yaklaşımında Öncü Örnek- Yeşil Kentleşme 142
Hümanist ve sosyal reformist E. Howard tarafından kent-kır sentezi ile oluşturulan Bahçe Şehir yaklaşımı; 19.yy sonlarında, endüstri-tarım-konut işlevlerine odaklanan arazi kullanımı ile kırsal bölgede planlanan, küçük ölçekli, düşük yoğunluklu, ütopik bir kentsel gelişim modelidir. Bu modelde, bölge ve kent ölçeklerinde kontrollü kentsel yayılımın yeşil kuşaklarla çevrelenmesi ile eko-sistemin korunmasını ve sürekliliğini sağlamaktadır. Bu modelde; merkez kente bağlı uydu kentler oluşturularak bir planlama sistemi geliştirilmiştir. Eko-Kent Cleveland, Ohio, A.B.D. Biyolojik Bölge Planı A.B.D. nin Kanada sınırına yakın, kuzeybatı kesiminde yer alan Ohio eyaletinde konumlanan Eko-Kent Cleveland örneğinde, ekolojik sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda Biyolojik Bölge Planı ve Akıllı Gelişim Gündemi ile süreç uygulama yöntemi kullanılmıştır. Bu örnek; Eko-Kent Cleveland sivil toplum kuruluşu tarafından yönlendirilen ve kamu sektörü liderliğinde yönetilen bir süreç izlemektedir. 1998 yılında hazırlanan Bio-Bölgesel Plan Taslağı, 1999 yılında onaylanarak, ekolojik kent uygulama sürecinin bir aracı olarak kullanılmaktadır. Bio-Bölgesel Plan; coğrafi bilgi sistemleri (GIS) analizleri ve yerel halkın katılımı doğrultusundaki bir planlama süreci ile geliştirilmiştir. Bio-Bölgesel Planının vizyonu; kent merkezleri, sınır banliyöler, koruma ve gelişim alanları, Emerald akarsu kıyılarının dış boşlukları ve kırsal koruma için önerilen kuşakları kapsamaktadır. Ekolojik sürdürülebilirlik hedefi doğrultusundaki Bio-Bölgesel Plan yöntemi yedi temel ilkeye odaklanmaktadır. Bu ilkeler (http://www.ecocitycleveland.org/smartgrowth/bioplan/bioplan.html); 143
sürdürülebilir gelişim için kent ve kır arasında bölgesel bir denge yaratmak, bölgesel yeşil kuşaklar geliştirmek, yoğunluk ve karma arazi-kullanım bağlamında kentsel gelişim stratejileri belirlemek, yapı endüstrisini sürdürülebilirlik yaklaşımına uyumlu biçimde geliştirmek, ulaşım teknolojilerinde yenilikçi düzenlemeler yapmak, biyolojik çeşitliliği korumak ve zenginleştirmek ve özel tarımsal arazileri ve kaynakları korumak. Eko-Kent Cleveland örneği, bölgesel plan ölçeğinde sürdürülebilir kentsel gelişim stratejilerinin uygulama sürecinde birer araç olarak kullanılması bakımından önemli bir örnektir. Eko-Kent Los Angeles, California, ABD: Ekoloni A.B.D. nin Meksika sınırına yakın, güneybatı kesiminde yer alan California Eyaletinde konumlanan Eko-Kent Los Angeles örneğinde, ekoloni yaratmak hedefi doğrultusunda gelecek-temelli senaryolar ile süreç planlama yöntemi kullanılmıştır. 144 Ekoloni kavramı, ekonomik kalkınma sağlayan ekolojik kentleşme sürecini ve ekoloji-dostu bir toplumu ifade etmektedir. Bu örnek; 1983 yılında P. Glover tarafından hazırlanan Los Angeles: Gelecek için Bir Tarih başlıklı yayına dayalı olarak, Kentsel Ekoloji Grubunun ideolojisinin kavramsal ve geleceğe yönelik aşamalı senaryolar halinde önerildiği bir sü-
reç izlemektedir. Gelecek vizyonu temelindeki senaryolar, ekolojik kent planlama sürecinde bir amaç olarak kullanılmaktadır.bu vizyon, on üç alt-sistemden oluşan kentsel tasarım amaçlarına dayanmaktadır. Bu amaçlar ve açıklamaları aşağıda tanımlanmaktadır (http://www.ithacahours.com/losangeles.html): bölgesel ölçekte yaygınlaştırılan organik tarım yoluyla gıda üretmek, minimum düzeyde karbon tüketerek, en yakın mesafeden, en gerekli kullanımlar için su temin etmek, minimum düzeyde işlenmiş petrolü yakıt olarak kullanmak ve güneş-su-rüzgar gibi doğal kaynaklardan elde edilen yenilenebilir enerji sistemlerini geliştirmek, güneş enerjisine dayalı ve sera işlevli konut tipolojisi oluşturmak, katı atık ları sıfıra indirgemek için dayanaklı tüketim malları üretmek ve geri-dönüşümlü malzemeler kullanmak, bölgesel hammaddeye dayalı endüstri oluşturmak ve yerel endüstriye dayalı ticarete teşvik sağlamak, yürüme mesafesine dayalı bir planlama anlayışı oluşturmak ve bisiklet, güneş enerjisi ile çalışan raylı sistemler yoluyla düşük karbon ayakizine sahip ulaşım biçimleri geliştirmek: yeşil alanların korunması için yangın konusunda planlama kodları oluşturmak, hava kalitesinin korunması için endüstri, ulaşım ve kentleşme konularında planlama kodları oluşturmak, çevre ve ekoloji konusunda toplumsal eğitim programları oluşturmak, doğal kaynakların ekolojik kullanımı ile çevresel etkilerin sıfıra indirgenmesi ile artan kentsel yaşam kalitesinin sağlandığı bir sağlık sistemini desteklemek, doğal kaynakların koruması ve yönetimine odaklanan kamusal yönetim geliştirmek, çevre koruma ve geliştirme bilincine sahip, ekoloji-dostu ve katılımcı planlama anlayışına odaklanan bir kültür ü toplumsal düzeyde yaygınlaştırmak. 145
Eko-Kent Los Angeles örneği; bölgesel ölçekte gelecek-temelli senaryoların planlama sürecinde birer amaç olarak kullanılması bakımından bir kentsel gelişim örneğidir. Eko-Kent Hamburg, Hamburg, ALMANYA: Ekolojik Sürdürülebilirlik Almanya nın kuzeyinde yer alan Hamburg kentinde Harburg Limanı ve çevresini kapsayan Eko-Kent Hamburg örneğinde, eko-sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda master plan ile süreç uygulama yöntemi kullanılmaktadır. Tersane ve fabrikaların yer aldığı endüstri-sonrası alandan, karma arazi kullanımlı ve endüstri-eğlence-yaya aktivitelerini kapsayan süper yeşil paket niteliğinde birleştirerek yeni bir kentsel alana değişen bu örnek; özel sektör liderliğinde (TEC Mimarlık ve ARUP İnş. Müh. Şti. tarafından) yürütülen bir süreç izlemektedir. On temel yapıdan oluşan, yaratıcı endüstriyel kompleksleri kapsayan karma arazi kullanıma sahip master plan, ekolojik kent uygulama sürecinin bir aracı olarak kullanılmaktadır. 146 Master plan kapsamında 829.000 m2 toplam taban alana sahip yapıların uygulaması ve çevre düzenlemesi üç aşamadan oluşmaktadır. 2009 yılında tamamlanan 1.aşama ile ofisten oluşan ticaret kullanımı faaliyete geçmiştir. 2010 yılında tamamlanan 2. aşama ile mevcut tarihi fabrika, yapısal eklemeler ile alış-veriş merkezi, restoran ve otel den oluşan ticaret, kültür ve turizm kullanımına sahip çok-katlı bir kuleye dönüştürülmüştür. 2010 yılı içinde tamamlanması beklenen 3. aşama ile depo ve üretim donatıları ve yardımcı yapılardan oluşan ikinci birçok-katlı kule inşa edilecektir. (http://www.ecocity.de/en, http://www.archicen-
tral.com/eco-city-hamburg-germany-24428/). Proje; hem Harburg&pos çevresindeki güncel gelişimleri güçlendiren, hem de çevresel olarak geleceğe yönelik, çevresel sertifikalara (LEED, BREAM, DGNB program) dayalı yeşil yapı standartları önermektedir (http://www.tecarchitecture.com/en/32-eco-city-hamburg). Proje kapsamında ekolojik kentsel yeniden-gelişim ve kendine yeterli yapılar yaratma hedefine yönelik organik enerji kurgusunda geliştirilen enerji teknolojileri ile düşük seviyede karbon ayakizi oluşturulmuştur (http://www.ecocity.de/en/energyconcept). Hamburg-Harburg limanının ticari ve kültürel büyüme alanında konumlanan Eko-Kent Projesi, çevre-dostu kentsel gelişim eşik alanı için ideal bir konum önermektedir. Proje; yapılaşma yöntemleri ve etkin teknolojiyi birleştiren ve bu sırada toplumsal yeniden-canlanma ve sosyal iletişimi-etkileşimi teşvik eden bir kentsel yeniden-gelişim örneğidir. Eko-Kent Nürnberg, Nürnberg, ALMANYA: Ekolojik Sürdürülebilirlik Almanya nın güneydoğusunda bulunan Baverya Eyaletinde yer alan Nürnberg kentinde konumlanan Eko-Kent Nürnberg Örneğinde, ekolojik sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda masterplan ile süreç uygulama yöntemi kullanılmaktadır. Sanayi-sonrası endüstriyel alandan karma arazi kullanımlı ve ekolojik olarak sürdürülebilir ofis park niteliğinde yeni bir kentsel alana değişen bu örnek; özel sektör liderliğinde (TEC Mimarlık ve ARUP İnşaat Mühendislik Şirketleri tarafından) yürütülen bir süreç izlemektedir. 147
Ofis Park temasına dayalı masterplan kapsamında 50.000 m2 toplam taban alana sahip yapıların uygulaması ve çevre düzenlemesi yapılmaktadır. Proje de çevresel sertifikalara (LEED, BREAM, DGNB program) dayalı yeşil yapı standartlarına ve küresel nitelikli yeşil tasarım standartlarına uygun çevre-dostu yapılaşma uygulanmaktadır Proje kapsamında ekolojik sürdürülebilirlik ve kentsel yeniden-gelişim yaratma hedefine yönelik yenilenebilir enerji teknolojileri ile düşük seviyede karbon ayakizi oluşturulmuştur. (http://www.tecarchitecture.com/en/32-eco-city-hamburg, http://www.tecarchitecture.com/en/31-eco-city-n%c3%bcrnberg,). Sanayi-sonrası endüstriyel alanda konumlanan Eko-Kent Nürnberg Projesi, çevresel iyileştirme ve ekolojik sürdürülebilirlik konularında bir kentsel yenileme-geliştirme örneğidir. Eko-Kent Logroño Montecorvo, La Rioja, İSPANYA: Ekolojik Sürdürülebilirlik İspanya nın kuzeyinde ve Bask Bölgesi ile komşu La Rioja Otonom Eyaletinde yer alan Logroño kentinde konumlanan Eko-Kent Logroño Montecorvo Örneğinde, ekolojik sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda masterplan ile süreç uygulama yöntemi kullanılmıştır. 150.000 nüfusa sahip Logroño kentinin ortasından İspanyanin en verimli su kaynağı olan Ebro Nehri geçmekte ve Şarap üretimine yönelik üzüm bağları bulunmaktadır. Kırsal nitelikli yerleşmeden karma arazi kullanımlı ekolojik olarak sürdürülebilir yeni bir kentsel alana değişen bu örnek; kamu sektörü denetiminde ve özel sektör liderliğinde yürütülen bir süreç izlemektedir. 148
2008 yılında düzenlenen ekolojik kent konulu kentsel tasarım yarışmasını kazanan proje (MRDV & Gras), bir uygulama projesi (El Grupo LMB & Arup) biçiminde geliştirilmiştir. geliştirilmiştir. Masterplan kapsamında Montecorvo ve la Fonsalada tepeleri arasındaki 56 ha alanda dikey kompakt kentleşme ilkesi kullanılarak, 130.000 nüfus için 3,000 sosyal konut birimi inşa edilmesi ve geriye kalan alan kentsel donatılarla bir eko-park biçiminde düzenlenmesi kurgulanmıştır. Kompakt kent yapısına sahip masterplan da, yapılar %11, kent-içi otoyollar %16 ve ekopark %73 oranında projelendirilerek doğal alanın koruması ve ekoloji duyarlı yapılaşma yoluyla sürdürülebilir kentsel gelişim planlanmıştır. Yapılar, farklı kotlarda birbirine içten bağlı üniteler biçiminde tasarlanması nedeniyle teras çatılar geçirgen döşemeli malzemeler ile yeşil çatı olarak kullanılmaktadır. Kent bütününde enerji etkin planlama ve tasarım kriterleri hakim olduğundan, eko-park yenilenebilir enerji kaynakları için merkez alandır. Kompakt kent yapısını desteklemek, doğal alanları korumak ve çevresel sürdürülebilirlik sağlamak için fünikuler ulaşım sistemleri tesis edilmektedir. 2008 yılında inşasına başlanan Eko-Kent Logroño Montecorvo da ilk aşama teslimler 2013 yılında tamamlanacaktır. Karbon dengeli toplum yaratmak için yenilenebilir enerji teknolojileri geliştirmenin yanı sıra su doğal su kaynaklarının ve atık sular etkin biçimde yönetimi sağlanacaktır. Güneş panelleri ve rüzgar tribünlerinin kurulumu için 388 milyon Euro bütçenin 40 milyon Euro yenilenebilir enerji teknolojine yatırılacaktır. (http://www.designbuild-network.com/projects/logrono-montecorvo, http://www.mvrdv.nl/#/news/news/greenlightforecocity/). Eko-Kent Auroville, Tamil Nadu, HİNDİSTAN: Ekolojik Model Hindistan ın güneyinde yer alan Tamil Nadu eyaleti kapsamında, Hint Okyanusu kıyısındaki Pondicherry Kentinde konumlanan Eko-Kent Auroville örneği; geleceğin kenti ve yeryüzünün ihtiyacı olan kent kavramlarına bir model olma hedefi doğrultusunda master plan ile süreç planlama yöntemi kullanılmıştır. Eko-Kent önerisi; tüm alanlarda geleceğe yönelik uygulamaları gerçekleştirmenin, doğa ile daha uyumlu bir gelecek için mücadele eden toplumlara güzel kentler inşa etme olanakları sağladığını göstermeyi amaçlamaktadır. 149
Eko-Kent planında; açık alan nitelikli kent merkezinden dışarı doğru spiral biçimde dağılan endüstriyel alanlar ve konut mahalleleri birbirinden ayrı parçasal olarak inşa edilmesine rağmen doğayla ve birbirleri ile uyumludur. Ekolojik Model oluşturmayı amaçlayan master plan da aşağıdaki konular yer almaktadır: sosyo-ekonomik, kültürel, ideolojik, ekolojk ve iklimsel faktörleri yansıtan stillerin ve tipolojilerin çoklu kullanımı, ekoloji-dostu mimarlık ve kollektif yapılaşma, yeşil bina teknolojisi ve maaliyet-etkin yapılar, bina altyapısının tasarımı ve yönetimi, yağmur suyu toplama sistemi ve evsel atık su artıma/işleme tesislerinin entegre edilmesi, ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegre edilmesi. EEko-Kent Auroville Projesi, çevresel sürdürülebilirlik odaklı kentsel büyüme ve ekolojik model oluşturma konularında bir örnektir. Ehttp://ecocity.wordpress.com/2008/02/22/featured-project-auroville, http://www.auroville.org/thecity/architecture.htm, http://www.auroville.org/thecity/masterplan.htm, http://www.auroville.info/acur/masterplan/index.htm, http://www.auroville.org/journals&media/avtoday/avt_jan01_1.htm, http://www.auroville.org/journals&media/avtoday/dec_03/township.htm, http://landscapeandurbanism.blogspot.com/2008/04/auroville.html 150
Eko-Kent Dongtan, Chongming Islands, Shangai, ÇİN: Bütünleşik Sürdürülebilir Kentleşme Çin in Shangai eyaletine otonom biçimde bağlı olan ve Hint Okyanusuna açılan Chongming adalarında yer alan Dongtan kentinde konumlanan Eko-Kent Dongtan örneği; bütünleşik sürdürülebilir kentleşme hedefi doğrultusunda master plan ve tasarım rehberleri ile süreç planlama ve uygulama yöntemi kullanılmıştır. Altyapısı olmayan Ramsar alanından, karma arazi kullanımlı ve konut-istihdam-turizm aktivitelerini planlama ve sosyo-ekonomik fayda niteliğinde birleştirerek yeni bir kentsel alana değişen bu örnek; kamu sektörü liderliğinde (Çin Hükümeti, Shangai Endüstriyel Yatırım Şti/SIIC) ve özel sektör (Arup Muh. Şti) danışmanlığında yürütülen bir süreç izlemektedir. Kontrol Planı temelli modelleme ve hedefler doğrultusunda oluşturulan planlama yaklaşımı üç kategori altında dokuz temel konuyu içermektedir. Planlama ya odaklanan ilk kategori; master planlama, kültürel planlama, sektör ve yatırım planlama konularını içermektedir. Araştırma-Geliştirme ye odaklanan ikinci kategori; çevre etki değerlendirme, fizibilite çalışmaları, sosyo-ekonomik ve arazi-gelişim raporlama konularını kapsamaktadır. Uygulama ya odaklanan üçüncü kategoride; uygulama stratejisi ve sürdürülebilir tasarım rehberleri yer almaktadır. (www.arup.com/_.../8cfdee1a-cc3e-ea1a-25fd80b2315b50fd.pdf) Eko-Kent Dongtan için bütünleşik sürdürülebilir kentsel gelişim hedefine ulaşmasını sağlayan sekiz temel ilke bulunmaktadır (www.arup.com/_.../8cfdee1a-cc3e-ea1a-25fd80b2315b50fd.pdf): 151
152 sulak alanları korumak, bütünleşik, canlı ve değişime açık bir toplum yaratmak, hayat kalitesini geliştirmek ve çekici yaşam biçimleri yaratmak, erişilebilir bir kent yaratmak, çağdaş Çin kültürünü kentsel dokunun merkezine yerleştirmek, doğal kaynakların kullanımı üzerine bütünleşik yönetim oluşturmak, karbon dengeli bir toplum yaratmak, ve uzun erimli ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik sağlayan yönetim anlayışı/yaklaşımı geliştirmek. 8600 ha toplam alana sahip Eko-Kent Dongtan masterplanı kapsamındaki ilkeler yedi temel konuya odaklanmaktadır (www.arup.com/_.../8cfdee1a-cc3e-ea1a-25fd80b2315b50fd.pdf): beşeri ve çevresel zenginlik, ekonomik canlılık ve bireysel refah, enerji, yapılaşma, beslenme ve kentsel-kırsal bağlantılar, hareketlilik ve erişim, eğitim ve kültür, yönetim ve sivil katılım, malzemeler ve atık, ekolojik ayakizi, düşük-yükseklikli, yüksek-yoğunluklu kompakt kent, çizgisel kent yapısı ile çevresel koruma, konut, istihdam ve turizm eksenlerinde planlama ile sosyal ve ekonomik fayda, ve düşük eko-ayakizi, su ve taşkınlar, tarımsal üretim, enerji üretimi-kullanımı, karbon salınımının azaltımı, atıklar, ulaşım ve erişim, kentleşmenin çevresel etkileri konulu ekolojik yönetim. Masterplan uygulamasında bir araç olarak kullanılan sürdürülebilir tasarım rehberleri ; gelecekteki arazi geliştiriciler ve proje takımları için, makro-düzeyde, bölge ve kentsel alan ölçeklerinde gereksinimleri tanımlamayarak, ekolojik kent tasarımına yönelik performans şartnameleri sağlayan bir niteliğe sahiptir. Eko-Kent Dongtan, bütünleşik sürdürülebilir kentleşme çerçevesine dayalı masterplan ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda oluşturan tasarım rehberleri ve uygulama stratejileri ile yürütülen başarılı bir kentsel gelişim örneğidir.
Eko-Kent Mid-Valley, Kuala Lumpur, MALEZYA: Bütünleşik Kentleşme Malezya nın güneybatısında Selangor eyaletinde yer alan Kuala Lumpur kentinde konumlanan Eko-Kent Mid-Valley örneği; bütünleşik kentleşme hedefi doğrultusunda bütüncül masterplan ile süreç planlama yöntemi kullanılmaktadır. Kent merkezinden geçen bir nehir kıyısı boyunca karma arazi kullanımlı bütünleşik bir kompleks niteliğine sahip kentsel gelişim alanı olan bu örnek; kamu sektörü (Kuala Lumpur Yerel Yönetimi) denetiminde ve özel sektör (arazi geliştirme şirketi SP Setia Berhard Group) liderliğinde yürütülen bir süreç izlemektedir. Proje; tarihi kentsel alan nitelikli ve çok-kültürlü bir nüfusa sahip Kampung Haji Abdullah Hukum bölgesinde, doğal-tarihi çevrenin korunarak geliştirilmesi ve düzensiz/kaçak yapılaşmaların önlenmesi ilkesi ile planlanmıştır. Yeşil yapı teknolojileri, enerji ve su etkinleştirme sistemlerine odaklanan 10.8 ha büyüklüğündeki Proje; 2011-2021 yılları arasında üç aşamalı bir süreç ile uygulanacaktır (http://malaysiacity.wordpress.com/msia-megacities/, http://malaysiacity.wordpress.com/2007/08/28/ecocity-mid-valley/). Eko-Kent Mid-Valley, bütünleşik sürdürülebilir kentleşme çerçevesine dayalı bütüncül masterplan doğrultusunda oluşturan arazi geliştirme stratejileri ile yürütülen bir kentsel gelişim örneğidir. 153
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME: Bütünleşik Sürdürülebilir Kentsel Gelişim Dünyadaki ekolojik kent ve akıllı kent uygulamaları, bölge ölçeğinden başlayarak sürdürülebilir bir master plan ve sürdürülebilir tasarım rehberi ilkelerine dayalı bir süreç ile yönetilmektedir. Türkiye deki ekolojik kent uygulamaları, 1980 sonrasında kamu sektörü liderliğinde GAP kapsamındaki bölgesel uygulamalar ile ön plana çıkmaya başlamış (örn: Adıyaman eko-kent uygulaması), 1990 sonrasında ise kamu yönetimli kamu-özel sektör ortaklıkları ile devam etmiştir (örn: Dalaman eko-kent uygulaması). Türkiye deki akıllı kent girişimleri 2000 sonrası dönemde gündeme girerken, sanayi ve teknolojik altyapı geliştirme amacı doğrultusunda ve sürdürülebilir kalkınma hedefine yönelik biçimde küreselyerel ortaklık modeli ile yürütülmektedir (örn: Mersin, Gaziantep ve Malatya akıllı kent destek programları). Türkiye deki güncel kent (mimari) uygulamaları ise özel sektör liderliğinde ve mimari projelendirme yoluyla, daha çok eko-yapı uygulamaları biçiminde devam etmektedir (örn: gayrimenkul şirketler topluluğu altında uzmanlaşan mimari şirketler, ulusal ve uluslararası gayrimenkul geliştirme şirketleri). Türkiye deki ekolojik kent ve akıllı kent uygulamaları literatürde görülen planlama ilkelerinin çok kısıtlı bir kısmını yansıtırken, planlama ve tasarım sürdürülebilir bir kent yaratmaya yönelik bir süreç olmaktan çok, daha çok mimari eğilimleri leri takip ederek, gayrimenkul pazarlamanın bir aracı olarak kullanılmaktadır. Gerek Dünyada gerekse de Türkiye de, ekolojik ve ekonomik açıdan sürdürülebilir kentler yaratmak için politik, ekonomik ve mekansal süreçlerin bütünleştirildiği bir planlama sistemine, iletişim ve diğer altyapı yatırımlarına ihtiyacımız olduğu görülmektedir. Ekolojik Kent ve Akıllı Kent yaklaşımlarının entegrasyonu sürdürülebilir kentsel gelişimin gelecekte biçimidir. 154
KAYNAKLAR Benninger, C. (2001): Principles of Intelligent Urbanism, in Ekistics, vol.69, no.412, pp. 39-65. Caragliu, A.; Del Bo, C. & Nijkamp, P. (2009) Smart Cities in Europe, Research Paper provided by VU University of Amsterdam, Faculty of Economics, Business Administration and Econometrics, Series Research Memoranda no.0048. ftp://zappa.ubvu.vu.nl/20090048.pdf, erişim tarihi: 2009. Carmona, M.; Hath, T.; Oc, T. & Tiesdell, S. (2003) Public Places, Urban Spaces: The Dimension of Urban Design, Oxford, UK: Elsevier-Architectural Press. Castells, M. (2004) The Network Society: A Cross-Cultural Perspective, Cheltenham-UK; Northampton-MA: Edward Edgar. Castells, M. (2000) Urban Sustainability in the Information Age in City: Analysis of Urban Trends, Culture, Theory, Policy, Action 4(1), pp: 118-122. Castells, M. The Information Age: Economy, Society and Culture, Cambridge- MA; Oxford-UK: Blackwell vol. III (1998) End of Millennium vol. II (1997) The Power of Identity vol. I (1996) The Rise of The Network Society Castells, M. (1989) The Informational City: Information Technology, Economic Restructuring, and the Urban Regional Process, Oxford- UK; Cambridge-MA: Blackwell. Coplák, J. (2003) The Conceptual Framework of the EU Project ECOCITY in ALFA-SPECTRA 2 (10). Dowton, P.F. Principles of Eco-City on Ecopolis http://ecopolis.com.au/principles.htm, erişim tarihi: 2009. Dowton, P.F. (1997) Urban Ecology and The Architecture of Ecopolis on Ecopolis, http://www.ecopolis.com.au, erişim tarihi: 2009. Duany, A.; Speck, J. & Lydon, M. (2010) The Smart Growth Manual, New York: McGraw-Hill. Eko-Kent Örnekleri (Eco-City Cases), erişim tarihi: 2009-2010 : Eco-City Cleveland, USA: http://www.ecocitycleveland.org/ smartgrowth/bioplan/bioplan.html Eco-City Los Angeles, USA: http://www.ithacahours.com/ losangeles.html 155
156 Eco-City Hamburg, GERMANY: http://www.tecarchitecture.com/en/32-eco-city-hamburg Eco-City Nürnberg, GERMANY: http://www.tecarchitecture.com/en/31-eco-city-n%c3%bcrnberg Eco-City Logroño Montecorvo, SPAIN: http://www.designbuild-network.com/projects/logrono-montecorvo & http://www.dezeen.com/2008/09/27/logrono-montecorvo-eco-city-by-mvrdv Eco-City Auroville, INDIA: http://ecocity.wordpress.com/2008/02/22/featured-project-auroville, http://www.auroville.org/thecity/architecture.htm, http://www.auroville.org/thecity/masterplan.htm, http://www.auroville.info/acur/masterplan/index.htm,http://www.auroville.org/journals&media/avtoday/avt_jan01_1.htm, http://www.auroville.org/journals&media/avtoday/dec_03/township.htm, http://landscapeandurbanism.blogspot.com/2008/04/auroville.html Eco-City Dongton, PRC: http://www.arup.com/_.../8cfde- E1A-CC3E-EA1A-25FD80B2315B50FD.pdf, http://en.wikipedia.org/wiki/dongtan Eco-City Mid-Valley, MALAYSIA: http://malaysiacity.wordpress.com/msia-megacities/ http://malaysiacity.wordpress.com/2007/08/28/ecocity-mid-valley/, Eko-Kent Dalaman, T.C.: http://yigm.kulturturizm.gov.tr/ge- nel/belgegoster.aspx?f6e10f8892433cff7efa- E9849F61D80EED8B00A38B5B389A Eko-Kent Adıyaman, T.C.: http://www.gap.gov.tr/turkish/dergi/d691998/ekokent.html, http://www.gap.gov.tr/english/dergi/d691998/ekokent.html Eko-Uyg. M1 Meydan, İstanbul, T.C.: http://www.meydanumraniye.com.tr/servlet/pb/menu/1029933_l8_yno/1260534936195.htm Eko-Yapı Ist. Saphire İstanbul, T.C.: * Eko-Kent Zorlu, İstanbul, T.C.: http://www.jetsongreen.com/ 2008/02/zorlu-ecocity-a.html, http://urbangreens.tumblr.com/ post/64999886/zorlu-ecocity-in-turkey-from-architect-ken-yeang Eko-Uyg. Zorlu Merkez, İstanbul, T.C.: http://www.zorlu.com.tr/ TR/BASIN/bas_bulten_detay.asp?fId=91 European Union-EU, Smart Cities / Model on Smart Cities, http://www.smartcities.eu/model.html, erişim tarihi: 2009. Fainstein, S.S. (2000) New Directions in Planning Theory, Urban Affairs Review 35(4): 451-478.
Harvey, D. (2006) Spaces of Global Capitalism: Towards a Theory of Uneven Geographic Development, London; New York: Verso. Harvey, D. (2005) A Brief History of Neo-Liberalism, Oxford/UK; New York: Oxford University Press. IBM Smarter Planet & Smarter City, erişim tarihi: 2009-2010: A Smarter Planet : http://www.ibm.com/smarterplanet/us/en/ Daha Akıllı Dünya : http://www-05.ibm.com/tr/ideasfromibm/smarterplanet/index1.shtml Smarter Planet/Smarter Cities : http://www.ibm.com/smarterplanet/us/en/sustainable_cities/ideas/index.html?re=spf Leccese, M. and McCormick, K. eds. (1999) The Charter of New Urbanism, New York: MacGraw-Hill Professional. Le Corbusier, C.E.J. ed.(1973) The Athens Charter, New York: Grossman Publishers. Owen, D. (2009) Green Metropolis: Why Living Smaller, Living Closer, and Driving Less Are the Keys to Sustainability, New York: Riverhead Books-Penguin Group Inc. Register, R. Eco-City Builders on EcoCity Builders, http://www.ecocitycuilders.org, erişim tarihi: 2009. Roseland, M. (1997) Dimensions of the Ecocity Cities 14(4), pp: 197-202. Slone, D; Golstein, D.S. & Gowder, W.A. (2008) A Legal Guide to Urban and Sustainable Development for Planners, Developers and Architects, London & New York: Wiley. Steele, J. (2005) Ecological Architecture: A Critical History, London: Thames & Hudson. UN-HABITAT (2009) Planning Sustainable Cities, Global Report on Human Settlements 2009, London: UN-Habitat & Earthscan. Wang, L.; Wu, H. & Song, H. (2002) A Framework of Integrating Digital City and Eco-City, Research Study partially supported by A Foundation for the Author of National Excellent Doctoral Dissertation of PR China (FANEED) No. 200244. Wheeler, S. (2004) Planning for Sustainability: Towards Livable, Equitable and Ecological Communities, London & New York: Routlege Williams, D.E. (2007) Sustainable Design: Ecology, Architecture, and Planning, Forewords by D.W. Orr and D.R. Watson, Hoboken, New Jersey: Wiley. Yeang, K. (2006) ECODESIGN: A Manual for Ecological Design, London & New York: Wiley-Academy. 157
Yard. Doç Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Hocamıza teşekkür ediyor ve Emekli Öğretmen, Gazeteci Sayın Akay Aktaş ı Iğdır Evlerinin Dünü, Bugünü, Yarını için bizi bilgilendirmek amacıyla davet ediyorum. Buyurun Sayın. Aktaş. 158
Akay AKTAŞ Emekli Öğretmen, Gazeteci Iğdır Evlerinin Dünü, Bugünü, Yarını Sayın Vali, Sayın Vakıf Başkanı, Saygıdeğer hocalar, Aziz konuklar, İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından aranıp da Iğdır Evlerinin DÜNÜ, BUGÜNÜ YARINI konusunda sunum yapmam istediğinde, duraksamadan kabul ettim. Zira bu konularda durmadan yazılar yazıyor, yorumlar yapıyor, tebliğler sunuyor ve her platformda yüksek sesle düşünüyordum. Bu nedenle bana böylesi bir imkânı sağlayanlara buradan teşekkür ediyorum. Iğdır Evlerinin Dünü diye konuya girersem hem yetersiz, hem eksik kalacaktır. Iğdır Ovası Revan Ovası ile birlikte oluşturduğu depresyon bölgesidir. Kendine özgü mikro klima ova olup, havzanın bütününe SÜRMELİ ÇUKU- RU adı verilir. Iğdır ilini bu günkü haliyle ele alırsak yeterince değerlendiremeyiz. Biraz gerilere gitmemiz gerek.100 yıl öncesine gitmek gerek. Iğdır bir ilçe-nahiyedir. Iğdır ın nüfusu 3-4 bin arasında değişmektedir. Sürmeli Çukuru nu bir bütün ele almak gerekir. Sürmeli Çukuru vilayet merkezi Revan dır. Dolayısıyla mesken yapımlarının plan proje ve dekorasyonu bu merkez kaynaklıdır. Savaş sonrası Revan ın karşı tarafta kalmasına rağmen, etkileri devam etmiş ve birçok gelenek görenek özellikle meskenlerin yapım biçimi 1970 lere kadar devam etmiştir. Ne yazık ki bu kadim ve ata Türk yurdu şimdi Ermenistan ın başkentidir. Ata diyorum benim babamın doğum yeri Revan dır. Yüzlerce Iğdırlının da tabii. 159
Iğdır ın yakın tarihi temelleri bu. Coğrafya nasıl, kısaca bir de ona göz atalım. Ova toprağı alkali, tuzlu alüviyaldir. Taban suyu çok yüksektir. Taşı olmayan, ormanı, kerestesi bulunmayan toprak ve zemini yarım metrede suya ulaşan bir ovada çok katlı taş evlerin yapılması hem imkansız hem de manasızdır. Bu tarihi ve coğrafi etmenler ev yapımında elbette ki belirleyici rol oynamıştır. Bunlar yoktur ama toprak alkali tuzlu ve ağır bir yapı gösterir. Bu topraktan kolayca ucuz ve çabuk kerpiç elde edilir. Ama bu kerpiçlerin pişirilip tuğla yapılması imkânsızdır. Zira bölgede odun yoktur. Orman yoktur. Kısaca maddi ve fiziki şartlar evlerin yapı malzemesini belirlemektedir. Gelelim Iğdır ın bu tarih ve coğrafyasının dayattığı evlere. 50-100 cm derinliğinde açılan temel, taş ve çamur ile örülür. 0.5-1 metre kadar çıktıktan sonra yani su basmanda kavak ağacından hatıl atılır. İki bazen üç sıra kerpiçler ile örülerek evin iskeleti yapılanır. Pencere üstünde yine ağaç hatıl atılır. İki sıra daha kerpiç dizilir ve yeniden ağaç hatıl atılır ve atmalık denilen ağaçlar tavana dizilir. Atmalık ağaçların üzeri kamış, kamıştan yapılma hasır ya da kıraç yerlerden toplanan dikenler ile kapatılır. Sonra bu hasırın üzerine toprak dökülür. Sıkıştırılır. Ondan sonra tuzlu çorak toprak serilir ve iyicene bastırılır. Hafif eğim verilir, oluklar yerleştirilir. Bunun da üzerine bol samanla yapılmış çamur sıva ile kaplanır. Yılda iki kez bu sıvanın bakımı, aktarımı yapılır. 160
Iğdır Evlerinin farklı cephelerden görünümü 161
162 Iğdır Evlerinin farklı cephelerden görünümü
Iğdır Evlerinin farklı cephelerden görünümü 163
Bu evlere halk ağzında TAKIM EV denilir. Genelde 2+1 veya 3+1 olarak yapılır. Bir de güneye bakan cepheye balkon konulurdu. Balkonun önüne de illaki dut ağacı dikilirdi. Dut ağacı dal budak salan gölgelik serinlik veren bir ağaç olmasının yanında dayanıklı bir ağaçtır. Böceği hastalığı olmadığı için ev önünde tercih edilir. Diğer yandan dut ağacının mevsimleri bildiren bir özelliği de vardır. O nedenle atalarımız: 164
Dut yaprağını açtı soyun, döktü giyin demişlerdir. Dut ağacına sabah ezan vaktinde kuşlar konar ve adeta ev sahiplerine müzik şöleni yaparak uyandırırlardı. TAKIM EVLER in içinde genelde OCAK olurdu. Hani milli marşımızda geçen Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak bu ocaktır. Ocakta yemek pişirilir. Evin ısınması sağlanır. O ocağın tütmesi ise Milli Marşımızda hayatiyet varlık, yaşam belirtisi olarak geçmektedir. Ve şüphesiz doğru bir tespittir. Ne var ki sosyeteleştik. Avrupai olduk, bu baba ocağına şömine demeye başladık. Varlıklı aileler ise bu evlerin ön cephesini Revan Taşı denilen kolayca işlenebilen taştan yaptırırlardı. Ama üretim yerinin yani taş ocaklarının uzak olması nedeniyle ancak zenginler ve o da ancak ön cepheye konulmak suretiyle sosyal statü belirgin hale getirilirdi. (Bkz., Sayfa 157-158-159) İç duvarlar ise samanlı çamur ile sıvanır ve badana yapılırdı. Mali durumu yerinde olanlar ise alçı ile sıvattırarak ısı yalıtımının bir kat daha artırırdı. 165
Kimi evlerde cumbalara da rastlanılır. Halk o engin yaratıcılığıyla bunlara eli böğründe demiştir. Bunlar basit konsol çıkmalar olmakla birlikte zarif ve bina ile tam uyumludurlar.ön cephede taş oymalar üzerinde bozkurt,koyun,güneş,hilal gibi semboller yapılarak aidiyet belirtilirdi. Dışarıdan, yöre ağzında dalan denilen sofaya girilir. Sonra diğer odalara. Bu kışın ısı kaybını önlemek için bir tedbirdi. Odalar 3-3.5 metre yüksekliğinde olduğu için pek havadar olurlardı. Taban ve tavan imkanı olanlar da tahta ile kaplanırdı. Böylece yalıtım bir kat daha artırılmış olurdu. Yerlere yün keçe, halı, kilim serilir, pencere kenarlarına kerevitler, sedirler konulurdu oturmak için. Duvarlara dekor için şahmeran-kabe desenli seccadeler asılırdı. Her şey doğal, her şey ferah ve sağlıklıydı. Bu evlerin pencereleri dar uzundur. Balkonlar güneye bakar. Sürmeli Çukurunda rüzgarlar doğu-batı ekseninde eser. Dolayısıyla evlerin güney kuzey ekseninde yapılmasına özen gösterilirdi. Isı ve ışıktan azami ölçüde yararlanmaya yöneliktir bu gönye. Aynı zamanda rüzgardan etkilenmemenin basit bir önlemidir. 166
Odaların bazılarında niş denilen belli boşluklar gardırop olarak kullanılırdı. (Bkz., Yukarıdaki Resim) Yani odanın dekorunu bozmadan, hareket alanını daraltmadan azami ölçüde mekandan yararlanma hedefi güdülür. Evlerde gardırop yoktu. Bu kadar cicili bicili ıvır zıvır giysilerde. Özellikle kışlık kazak, yelek, çorap, eldiven, atkılar nineler, bibiler, teyzeler tarafından dokunurdu. Saf yündü bunlar. Sıcacık tutardı bedenimizi. Ninelerimizin şefkat ve sevgisini, göz nurunu taşırdı bedenimize. Evlerin çoğunun balkonunun altında zir- zemin denilen bir odacık olurdu. Zir alt, zemin yer, toprak demektir. Zir zemin, toprak altı anlamına gelir. Şimdiki mahzen, bodrum gibi. Ama işlevi çok farklı. Zir- zemin evin soğuk hava deposudur. Yazın yapılan kış hazırlıkları çerçevesinde, turşu, mürebbiyeler(reçel), salamura peynirler, kurutulmuş sebzeler, meyveler toprak kaplarda, sırlı küplerde muhafaza edilirdi. Kışın ılık, yazın serin olan evin bu bölümünde zahire uzun süre bozulmadan saklanabilinirdi. (Bkz., Sayfa 160) Evlerin fiziki konumu böyle. Ama bu evler yalnızca bir kerpiç yığını değildi. (Bkz., Sayfa 161) Evlerin ruhu vardı. Evet yanlış duymadınız ruhu vardı dedim. Nasıl ki meskenin bütün elemanları tabiidir. Sağlıklıdır. Tamamen insana, hane halkına hizmete matuftur. İşte bu ünitenin ruhu, kişiliği vardı. Salon hayli büyük olurdu. Hane halkı topluca burada oturur, aynı havayı teneffüs ederdi. Şimdiki gibi herkesin bir odası olmazdı. Aile bütün olarak bir aradadır ve müthiş bir hiyerarşi yürürlüktedir. Masal anlatmalar, bulmacalar, hatıralar, olaylar burada konuşulur, meşveret edilir. Ortak akıl ve ruh hakimdir. Bu aile sıcaklığı adeta duvarlara siner. Şairin dediği gibi: 167
Resmini duvardan indirdim Duvar ağladı. Evin bütün unsurları ailenin bütün bu sıcaklığını alır ve aile fertlerine yansıtır. Adeta bir diyapazon görevini yapardı. Yapılan akraba, komşu ziyaretleri bu evlerin manevi ruhunu daha da genişletir ve pekiştirir. Şimdi bizler yalnızca evlerimizi şehirlerimizi betonlaştırmadık. İnsanları yalnızlaştırdık. Ve ve kalpleri betonlaştırdık. Burada büyük bilgin Albert Einstein ın bir sözünü ve günümüz gençlerinin yakalandıkları teknolojik hastalığı ve yalnızlığı sizlere göstermek istiyorum. 168
Evlerin eklentilerinden de söz etmek istiyorum. Ebeveyn odasının bir bölümü çimmek-yunmak için yerden biraz aşağıda 1x1 ebadında küvetimsi bir bölüm olurdu. Ama haftada bir de illaki sıcağa-hamama gidilirdi. Helâ evin hayli uzağında ilkel bir fosseptik çukuru ve bir yönü açık tahta ya da kerpiçle örülmüş kulübemsilerdi. Ama bunların ağzı asla kıbleye bakmazdı. Mutfak ya balkonun bir bölümü örülüp kapatılarak elde edilen mekândan ya da HAYAT denilen avludaki eyvandan yararlanılan bölümdü.hayat dört bir yanı yüksek duvarla örülü avluydu. Hayata giriş ise çift kanatlı darvaza denilen büyük kapılarla sağlanırdı. Kapının büyük tutulmasının mantığı vardı. Tarım toplumunun insanlarının yaşamında vazgeçilmez olan ot, saman gibi yüklü arabaların, develerin, sığırların içeriye kolayca girebilmelerini sağlamak içindi. Her eve giren çıkan için büyük kanatlar açılıp kapanamayacağına göre, büyük kanatlardan birinde, insanlara yönelik küçük bir kapı daha olurdu. Bu kapının üzerinde genelde pirinç ya da demirden bir tokmak bulunurdu. Hayatta komşulara gidiş geliş için de KOMŞU KAPISI İLLAKİ yapılırdı. Hayatın uygun bir yerinde 3-4 metre derinliğinde kuyu bulunurdu. Kuyu evin buzdolabı ihtiyacını görürdü. Et, sebze, yemekler buraya sarkıtılır, temiz su dolu testi kuyuya sallandırılır ve serin su elde edilirdi. Ve yine evin temizlik su ihtiyacını gidermek için artezyen pompası olurdu. Temiz içme suyu ise 0,75 ebatlarında bir küp biçiminde taşın içi oyularak elde edilen küvete dere ya da kuyu suyu konulur. Su bu taşın altından damla damla akardı.tabii filtre edilmiş olarak. Alta konulan kovada biriktirilen su içilirdi. Şimdiki kömürlü ultraviyole ışınlı su arıtma cihazlarının karmaşıklığı yerine ne kadar basit ve kesin bir çözüm. Koşan elbet varır, düşen kalkar Kara taştan su damla damla akar Birikir bir gümüş göl olur Arayan hakkı sonunda bulur O zamandan kalma taşı ben bahçemde saklıyorum. Ama içini toprakla doldurdum ve saksı olarak kullanıyorum. (Bkz., Sayfa 166, Su Taşı) 169
(Su Taşı) Tandır avlunun bir köşesinde olurdu. (Bkz.,Aşağıdaki Resim) Evin ekmeği, kebabı, ketesi, pidesi, lavaşı, sac ekmeği, en kolay, en ucuz biçimde, burada şarkı türkü mani eşliğinde imece usulü üretilirdi. Komşular, akrabalar ile yürütülen bu faaliyetler dayanışma ve yardımlaşmanın tipik örneklerini teşkil ederlerdi. Üç gün süren düğünler, taziye evinde verilen yemekler, ancak komşu ve akrabaların destekleriyle hayata geçerdi. (Tandır) 170
O nedenle Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Buradaki kül tezek külüdür. Tezek külü çok iyi bir deterjan işlevini görür. Kül ile ovulan kap kaçağın yağı kiri kolayca çıkar. Ev alma komşu al, Komşuda pişer bize de düşer, atasözleri söylenmiştir. Hayatta samanlık, tezeklik bazen de küçük ahırlar bir diğer eklentilerdi. Görülüyor ki bu günkü teknolojinin getirdiği suni, pahalı ve yan etkileri yüksek olan buzdolabı, derin dondurucu, klima, vantilatör, elektrikli ocak, mikro dalga fırını yerine çok daha basit, ucuz ama hiçbir yan etkisi olmayan, tamamen doğadan yararlanılarak, tabiat ananın müşfik ve bereketli sinesinde her şey vücut buluyordu. Doğayı kirletmeden, tahrip etmeden, natürel dengeyi bozmadan, huzurlu bir yaşam alanı sağlanıyor. Bu yüzlerce yılın getirdiği gözlemlerin, kuşaklar boyu elde edilen birikimlerin, deneylerin rafine neticeleridir. Bu evlerin her tarafı sevgi, hatıra, canlılık, doğallık kokan, sağlıklı ortamlardı. Tabiattan bir parça olan insanın, doğa ile olağanüstü uyumu vardı. DOĞA-İNSAN-MESKEN üçgeninin ideal ve ahenkli buluşması, kaynaşması. İç içeliği. Eski evi yıktırıp yerine apartman yaptırdığımızda hepimizin yüreği sızlamaz mı? Hangimiz yüreğimizin derinliklerinde bir sızı burukluk duymayız. Zira orada yıkılan kerpiç ev değildir. Çocukluğumuz, geçmişimiz, acılarımız sevinçlerimiz, anılarımızdır.. Şimdi teknoloji adına, modernleşme adına, hoyratça, gaddarca şuursuzca, çevremizi, tabiat anamızı tahrip ediyoruz. Ondan sonra da çok bilmiş edalar ile, yahu eskiden damar sertliği, kolesterol, astım, kanser yoktu. Nerden çıktı bunlar diyoruz. GELELİM GÜNÜMÜZ EVLERİNE Iğdır 1992 yılında il yapıldı. Dolayısıyla memur sayısı ve gelir arttı. Hasret Kapısı denilen Nahcivan Gümrüğü ile mazot ticareti ise Iğdır a müthiş bir gelir akışını sağladı. Bu furyada üç beş kuruş biriktirenler bir anda müteahhit olup çıktılar. 171
Apartman hayali ile yaşayan, filmlerde gördüğü daire, banyo, salon koltuk özlemi ile yaşayanlar, arsalarını bu yerden bitme müteahhitlere verdiler. Planda arsa, tarla olarak gözüküyor ama bakıyorsunuz üzerinde devasa binalar. Emin olunuz ki hala böyledir. Alın en mutena gözüken Valilik Yolunu. Orada yapılan sitelerin tapusunda tarla yazar. Kat irtifakı yoktur. Binaların asansörü yok. Sosyal alanı yok. 20-30 dairelik devasa binalar yapılıyor. Ama araba park yeri yok. Çocukların oynayacağı alan yok. Yeşil alan yok. Yok oğlu yok. Binalar yapılırken kaldırıma tecavüz etmeler. Mahzen girişlerinin kaldırımlardan verilmesi, ikinci kata çıkışın yoldan eklenilen merdivenler ile çıkılması, artık bu sakil yapıların vazgeçilmez haklarına dönüşmüştü. Birçok mühendisi, imarcısı, plancısı, haritacısı şehircisi var. Ellerinde geosid aletleri, miralar, uydu ölçümleri var. Ama her ne hikmetse açılan yollar insanın midesini kaldıracak kadar eğridirler. Tıpkı marangozların kullandığı tahta cetveller gibi kırık kırıktırlar. Bu baştan bakıldığında yüz metre devam eden düz bir yol, sokak, cadde maalesef bulamazsınız. 1992 den buyana yapılan binalarda zevksizlik, yığışma, insanı arka plana atan, rant, köşe dönme, zengin olma hırsı ile Iğdır bu hale getirildi. Siyasiler ise oy kaybederiz, korkusu ile bunlara göz yumdu. Ama hepsi de ertesi seçimleri kaybetmiştir. Atalarımızın adeta bir düstur haline getirdiği TABİAT-MESKEN-İNSAN üçlemesine özen göstermek. İnsan odaklı ama tabiatla ahenk içinde. Ve bu tatlı bir söylem bir ütopya olarak ruhumu eziyor benim. Binaların dışı böyle olursa içi nasıldır tahmin etmek hiç de zor değildir. Çok büyük acaip salonlar. Her tarafı kapılarla delik deşik durumdadır. Möble yerleştirecek yer bulamazsınız.otel koridorları gibi. Mutfaklar küçük ve ihtiyaca cevap vermekten çok uzaktır. Duş banyo yerleri ise içine girince hafakanlar basacak kadar havasız, biçimsizdirler. Her taraf betondur.yalıtım izolasyon denen şeyden yapan da yaptıranda kontrol mühendisi de habersizdir. Duvarları 20cm olan bu evlerin yazın cehennemi sıcağını içeri aktarır kışın ise ısıtılamaz. O beğenmediğimiz eski evlerin stilini, yalıtımını, kişiliğini, özgünlüğünü, ruhunu buralarda asla bulamazsınız. Enerji kaybı, ısı kaybı 172
en üst düzeydedir. Bunu bertaraf edebilmek için teknolojik cihazlar kullanırız. Elektrik parası cebimizi yakar. Sık sık hasta oluruz. Dondurucularda şok ettiğimiz yiyeceklerin ise ne tadı olur ne gıdası. Bol bol suni yiyecek ve radyasyon alırız o kadar. Hem de üste para vererek. Komşuluk ilişkileri de yoktur artık. Komşuları bir araya getirecek sosyal aktiviteler yoktur artık. Şehirleşmenin, kapitalizmin getirdiği zorunluluklar olsa bile hane halkı birinci derecedeki yakınlarına dahi ev ziyareti yapmaz. Yapılsa bile herkes televizyonun başına koşar. Filan diziyi kaçırmayalım derler. Çocuklar ise ellerinde android telefonlarla sanal ortamda gezinirler. Çok mu zordur sitelerin ortasına yeşil sahalar yapmak. Çocukların oynayacağı, toprakta, kumda debeleneceği bir saha yapmak. İki tane ağaç dikmek. Huzur ve mutluluk o kadar uzaklıkta değildir. Bir çiçeğin taç yaprağında, minik bir kuşun cik cikinde, bir yaprağın aurasında, bir gülün kokusundadır. Çünkü biz onlarla birlikte toprağa aidiz. Onlarla birlikte adına dünya dediğimiz bu gezegenin birer parçalarıyız. Bu gezegen bir bütündür. Canlıdır. Onun kendine özgü kuralları yasaları vardır. Biz modernlik adına o yasaları çiğniyoruz. Doğadan alıyoruz. Doğa da aldıklarımızı bizden öyle veya böyle geri alıyor. Tarım toplumundan, sanayi toplumuna, kentleşmeye geçmenin ara sancıları da diyebiliriz. Teknolojiye, kentleşmeye evet. Çağdaş yapılara, sitelere evet. Ama bunu dedelerimizin yaptığı gibi doğa ile uyumlu hale getirerek. İşte bu noktada yeni bir bilim doğuyor. YARININ EVLERİ Biyoharmolojik Bina Tasarımı Biyo: canlı Harmoni; uyum düzen ahenk Loji: Bilim Sağlıklı uyumlu yapılaşma bilimi Yapı ve bina, canlının fiziki temel ihtiyaçlarının başında gelmekte olup kullanıcısıyla uyumlu olması gerekmektedir. Biyoharmolojide canlıların kullandıkları binaların çevre ve kent ile uyumu 173
oldukça önemlidir. Bu nedenle bina veya tesis çevreyle uyumlu olmalıdır. Bu uyum yapıda kullanılan malzeme, seçilen bina tipi, uygulanan peyzaj, ulaşım arterleri ile olan bağlantısı, güneş enerjisinden yararlanma durumu gibi daha pek çok parametre bir bütün içinde değerlendirilir. Ama insanlarımız ve hele yöneticilerimiz bilime siyasi endişeler ve para hırsı ile davrandıkları sürece bu kısır döngü değişmeyecektir. Doğayla uyum içinde insan Ağaçlar kesilirse, ormanda yaşayan canlı türleri yok olur, hava kirliliği çoğalır, yağış düzeni bozulur, toprak kaybı (erozyon ) artar. Kısaca insan ile doğa arasındaki uyumu sağlamamız gerekiyor. Ancak ben bu konuda çok umutsuzumdur. Çünkü bilim adamlarının uzmanların görüşlerinin değer bulup geçerli olduğu bir çağ ve toplumda değiliz. Bize plan değil pilav lazım,diyen Başbakanlarımız oldu. İşte bu bakış açısıyla değil Iğdır ın bütün Türkiye yeşili ormanı ağacı kuşu böceği denizi, ovayı, merayı kısaca tabiatı tahrip etti. Galiba bu gidiş yeşilin sonunu getirecek bir gidiştir. Zaten bilim kurgu fütirist filmlerinde, otomasyon eksenli v e metalik görsellere yer verilir. Demek ki geleceğimizde yeşile tabiata yer yoktur. Tıkış tıkış olmuş, dönüşümü çok zor ve zaman isteyen bu Iğdır ile uğraşmak yerine yeni bir Iğdır yaratılmasının yapılmasının gerekliliğine inanıyorum. Daha ucuz daha kolay daha akılcı olur da ondan. Evlerimiz belki teknolojik değildi. Mühendis ve mimar eli değmemişti. (iyi ki de değmemiş) Ama huzurluydu.bizim evimizdi.bizi koruyan,doyuran sevgi veren bir yapısı varı.orda neşe içinde yaşardık.güven içinde olurduk.çünkü parçası olduğumuz o büyük ünitenin doğanın evrenin özelliklerini o mikro evde bile farkında olmadan görüyor duyuyor yaşıyorduk. Biz yeşili,çimeni ağacı,dereyi,kayayı, kurdu kuşu börtü böceği, kuşları çok gördük. Bahçede tarlada hatta evimizde bile bu sevimli yaratıklarla iç içe olduk. Korkarım ki yarınki gençler bunları göremeyeceksiniz. Bütün üzüntüm budur. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor selam ve saygılarımı sunuyorum. 174
Yard. Doç Dr. Doğan DURSUN Atatürk Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Sayın Akay Bey e bizleri Iğdır da geçmişten geleceğe bir gezintiye çıkardığı için teşekkür ederiz. Şimdi soru-cevaplara geçebiliriz. 175
176 Soru - Cevap Oturumu, Soldan Sağa; Banu ASLAN CAN, Avni CEBİ, Necmettin ASLANTÜRK, Yard. Doç. Dr. Doğan DURSUN, Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY, Akay AKTAŞ, Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER
SORU - CEVAP Katılımcı 1 Ev sahiplerinin işini engellememek için bir süre verilecek mi? Tamam karar var. Ama bu kadar kısa sürede ne yapacaklar? Mustafa BAKIR Talep organizasyonu diye bir yöntemimiz var. Henüz inşaatlara başlamadan bir talep topluyoruz. Biz şu mevkide şu alanda şu büyüklükte konutlar yapacağız. Fiyatları takriben şu aralıkta olacak. İster misiniz? Gerçekten talep eden vatandaşlar için bankada bir hesap numarası açıyoruz. Talep bedeli olarak bir rakamı oraya yatırmalarını istiyoruz. Minimum 100 talep toplandığı zaman inşaat faaliyetlerine hemen başlayabiliyoruz. İnsanlar Bu yöntemi tercih edebilir. Organizasyon yöntemiyle öncelikli olarak, talebi görürüz insanlar istiyorlar mı? Bu bölgede istiyorlar mı? gibi. Bir yer gösterirsiniz vatandaş hiç tercih etmez. İnsanlar, şehre çok yakındır, çok rağbet gösterebilirler. Böyle bir yöntem uygulanabilir tabii ki. Yoksa biz yapıp sonradan talebi görme gibi bir düşüncemiz yok açıkçası. Katılımcı 2 Gecekondu alanları, yani mülkiyeti vatandaşta olmayan hazine arazisi üzerindeki alanlar nasıl değerlendirilecek? Mustafa BAKIR Oralar koruyamadığımız araziler. Dolayısıyla buraları koruyamadığımıza göre bir şekilde tekrar kente kazandırmamız lazım. Bunun yöntemi de kentsel dönüşüm projeleri olabilir ancak. 177
Oradaki vatandaşlara Ne hak vereceğiz? sorusu sorulabilir. Sonuç itibariyle şu anda resmi olarak gidip yıkamıyoruz. Belki kısa vadede yıkmak istemeyebiliriz. Orası yıkıldığı zaman vatandaşların nereye gideceği de bir muamma. Kentsel dönüşüm projeleriyle entegre ederek bu alanların hem değerlendirilmesi hem de bu vatandaşlara yeni yaşam alanları sağlanması imkanı sunulabilir. Ben şunu özellikle öneririm. Daha yoğunluğun az olduğu daha az vatandaşla muhatap olunan ve çözülebilecek alandan öncelikle başlarsak çok daha hızlı verimli bir sonuç alırız. Kentsel dönüşümden kaçıyorlar diye algılanabilir burada bir karşı tez oluşabilir. Bu o değildir. Bu ilk etapta yapılan proje bundan sonra yapılacak projelerin önünü açacaktır. Buna yol verecektir. Dolayısıyla ilk projeyi başarmak çok önemlidir. Benim tavsiyem kente biraz yakın kısmen boş, mülkiyet sorunun daha rahat çözümlenebileceği alanları tercih etmek ve oradaki bölgelerde bir kentsel dönüşüm etabı oluşturmak önem arz eder diye düşünüyorum. Katılımcı 3 Şunu sormak istiyorum tarım köyü projelerinden bahsettiniz. Türkiye de şimdiye kadar nerelerde uygulandı? Kimler tarafından başlanılması gerekiyor? Köylü tarafından mı, sizin tarafınızdan mı yoksa bir özel idare tarafından mı başlanılması gerekiyor? Mustafa BAKIR Tarım köyü projeleri ülkemizin değişik yerlerinde yapıldı ve yapılmaya da devam ediyor. Bunlar genelde tek katlı konutları içeren bahçeli tarzda, vatandaşların kendi ahırını da yaptığımız ya da ahır yapmayıp vatandaşın kendi inisiyatifine bıraktığımız projeler oluyor genelde. Özellikle boş ve uygun bir alan olması lazım. Hazine mülkiyetinde olabilir maliyeti düşürmek adına söylüyorum. Şahıs mülkiyetli bir arazinin bir de arsa bedeli olacaktır o bölge için. Bunun yöntemi şudur; vatandaşlardan talep organizasyonu dediğimiz yöntemle talep topluyoruz. Diyoruz ki, şu metre karede evler yapacağız, tarım tipi konutlar yapacağız. İsterseniz ahır da yapabiliriz. Bunların maliyeti budur size şu taksit imkanlarını sunacağız talep ederseniz, taleplerinizi bize sunun diyeceğiz. 178 Bunun organizasyonunu genelde Belediyemiz yürütüyor. Valiliğimiz de
yürütebilir. Vatandaşlara sonuç itibariyle bunun duyurulması lazım. İlan edilmesi gerekecek. Burada organizasyonu sağlayacak kuruma ihtiyaç var. Biz direkt bankaya da gönderebiliriz ama vatandaşa duyurmak noktasında Ankara dan, eksik kalabiliriz sadece öyle bir sıkıntı olabilir. Esas olan Belediye Kanunu ile yetki belediyelere verilmiş durumda 6306 Sayılı Kanunda ise yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiş durumda. Kurumlar arasında protokollerle ortak işbirliği çerçevesinde projeler yürütülüyor. TOKİ nin yaptığı kentsel dönüşüm projelerinin tamamını belediyelerle yaptığımız protokollere göre yürütüyoruz. Biz şunu gördük, Belediyenin olmadığı bir projenin yürütülebilirliğinde zaafiyete uğruyorsunuz. Örneğin x kişinin sorununu gelip dinleyemeyebiliyorsunuz. Burada yerelde o sorunu dinleyip bize aktaracak gerektiğinde burada o surunu çözecek birine ihtiyaç var. Türkiye nin bütün illerinde, ilçelerde Belediye olmadan bir kentsel dönüşüm projesi yapma imkanınız zayıftır. Katılımcı 4 Kentsel dönüşüm kapsamına alınan yerlerden belediyelerce alınan harç ve ücretlerden muafiyetin sağladığı ve avantajların yanında belediyelerin gelirlerinin azalması hususunda olumsuz bir durum değil mi? Bu gelir kaybı başka bir şekilde sübvanse edilmesi gerekmez mi? Necmettin ASLANTÜRK Dönüşümün sağlanabilmesi için bir takım muafiyetler Bakanlığımızca tarandı. Belediyeler bu dönüşümü, kendi içerisinde olduğu için buna katkıda bulunması gerekiyor. Aksi takdirde vatandaş sadece dönüşümü imarla, yani yapacak olduğu dönüşümde ona katkı sağlayabilecek bir avantajı imar yönünde vermiş olması yaşanabilir ortamların olmayacağı bir duruma gitmek üzere olduğundan Bakanlığımızca, belediyeler de bu konuda biraz elini taşın altına koysun düşüncesiyle belediyelerin başka yerlerden de gelirleri vardır muhtemelen ama bu dönüşüm sağlanacak yerlerden bu şekilde bir katkı olmasın düşüncesiyle böyle bir düzeltme yapmışlar. Katılımcı 5 Çok güzel sunumlar oldu. Ama biraz gerçekçi konuşmak gerekirse, akademisyenlerin bu kadar araştırmaları var. Siyasi idareciler ve temsilcileri 179
var. Bunu sadece Iğdır için düşünmüyorum. Türkiye nin gelişmiş şehirlerindeki bu çarpık kentleşmenin önüne geçemiyoruz. Bunun sebebi araştırıldı mı? Bu kadar çaba harcamamıza rağmen bunu neden başaramıyoruz? Necmettin ASLANTÜRK Aslında bu meseleyi mülkiyet kavramıyla açıklamamız lazım. Biraz daha radikal yaklaşımlara ihtiyaç var. Daha önceden insanların konut edinmesi mülkiyet algısına baktığımız zaman mülkiyet, arazi değerlidir ve kalıcıdır. Üzerindeki bina sürekli dönüşüm. Dolayısıyla o dönemlerde arazi üretim nezdinde ciddi bir sıkıntı yoktu. İnsanlar binayı rant aracılığıyla bir gelir aracı değil bir yaşam alanı olarak inşa ediyordu. İnsanların müteahhit kararıyla yaptığı evlerde megalaşmış bir mekan var. Bütün dünyada krizler var. Dünyaya baktığımız zaman hem ekonomik anlamda çıkan krizlere bakalım hem yapılaşmalara bakalım hem çok katlı binalara bakalım bu temel sorun insanların dramatik bir sorunudur. Dünyada insan zihninin problemleri var. Nedir? Sanki yeryüzünde bir mekan darlığı mekan sorunu var. Dolayısıyla bu mekan sorununu aşmak için belli yerlerde yoğunlaşmak lazım. oralara yoğunlaştığınız zaman mekan için orada bir kısım rantsal değerler üretiliyor. Burada şu soruya da bakmak lazım. Rantı kim üretir? Aslında buradaki sorunun cevabı rantı kamu üretir. Bundan sonra bir takım radikal kararlar almak lazım. İster kamu üretsin ister özel mülkiyet üretsin arazi üretimlerinde emsale getirilmesi lazım. Bu nedir? Emsal 02,03 veya 04 ü aşmaması lazım. Bunun üstesinde oluşacak her türlü emsal artışları kamu ile yapılan emsal artışları veya kamu yatırımlarıyla oluşacak değer artışlarında kamunun oraya ortak edilmesi lazım. Bu anlamda ne oluyor? Arazi artık bir yaşam alanına dönüştürülüyor. İnsan yaşam alanı kendisine layık olarak inşa etme sürecine giriyor. Kamunun yapacağı bir tasarruf olduğu zaman oluşacak rant kişiye değil, kamuya aktarılır. Göçler, savaş, olağanüstü durumlar kentlerde yığılmaları meydana getiriyor. Kamu o dönemlerde yeterince arazi üretemediğinden dolayı bunlar gelişti. Gerekli alt yapıyı zamanında hazırlamayınca içinde istenmeyen şekilde yapılaşma oluyor. Buna gecekondulaşma diyoruz. Avni ÇEBİ Topraktan kazanma anlayışı var olduğu sürece, buna siyasi iradeler de bir noktada dayanamıyorlar. Başta koyduğunuz ilkeleri bir yerde dinliyorsu- 180
nuz. Bir noktada geldiğinizde bu işin ucu kaçıyor. İmar planlarında da ne kadar kent mekanına ilişkin kural koysanız bir kişinin desteğini kaybetmemek uğruna bir itimat gösterdiğinizde alamıyorsunuz. Bu mülkiyet meselesiyle ilgili bir şeye ihtiyacınız var. Topraktan kazanma anlayışının önüne geçemezsek her ne kadar burada doğru şeyleri tartışsak da sonunda yine aynı şeye geçeriz. Banu Hanım, bir kentsel tasarım rehberinden bahsetti. kentsel tasarımın kodları deriz. Bir kentte kaldırımın taşından tutun binanın üstündeki süslemeye kadar her şey bellidir ve hiçbir idareci bu yazılı kuralların dışına çıkmaz. Vatandaş da bunun dışına çıkmayı kabul dahi etmez. Bizim ülkemiz içinde bu bir süreçtir. Biraz daha zamanla elde ederek gerçekleşecek bir şey. Prof. Dr. İbrahim Ethem GÜLER Biz maalesef binaları para kazanmak için yapıyoruz. İnsanların yaşaması için yapmıyoruz. İnsanların yaşaması için yapmış olsaydık binaların hemen hepsi aynı olurdu. Ama bugün aldığımız ev 100 lira ise yarın 150 lira olacağı için biraz daha farklı düşünüyoruz. Onun için para kazanmak yerine insanların yaşam alanını oluşturacak evler yapmalıyız. Bunun alt yapısını oluşturacak olan kamudur, Belediyedir, mevki amirlerdir, daha önceden alt yapısı yapılmış ve şehrin nereye gideceğini belirleyen şehir planlayıcılarıdır. Eğer bir şehir planlayıcısı şehrin nereye gideceğini planlarsa oranın alt yapısını da ilgili kuruluşlar yaparlarsa bu şekilde biz ev yaparız. Onun haricinde para kazanmak için yaptığımız dört duvardan başka bir şey değildir. Şu an ki Iğdır ın içler acısı bir durumu var. Tarım arazisi üzerine ev yapıyoruz. Elimizden geldiği kadar da kat sayısını artırıp rant elde etmeye çalışıyoruz. Teşekkür ederim. Prof. Dr. Nuran Zeren GÜLERSOY Gerçekten kentsel gelişme ekonomik araç olarak görülüyor. Ama bir de politik araç olarak değerlendirildiğini de biliyoruz. Sanırım plancılar mesleklerini en az yapabilen kurgu oluşturuyor. Söyledikleri dinlenmiyor ve doğru bulunmuyor. Plan ekonominin dışında bir de ciddi olarak politikanın aracı. ODTÜ diploma töreninde genç mimar arkadaşlarımızın taşıdığı bir pankartta Biz mimarlık yapalım siz de politika, mimarlığı bize bırakın anlamındaki pankart aslında durumu çok iyi özetliyordu. Ben plancı olarak bir belediyede pek yapmıyorum ama danışmanlık yapsam aynı biçimde söyleyemiyorum da uygulayamıyorum da. Ama benim öğrencilerime söylediklerim Dün- 181
yada kabul edilmiş olan planlama standartları, planlama ilkeleri. Bazı meslekler vardır herkes bilir herkes yapar. Planlama da onlardan bir tanesi. Türkiye de plancıların kentleri planlayamadığını düşünüyorum. Teşekkür ederim. Avni ÇEBİ Bir kentsel dönüşüm projesi ortaya çıktığında dönüşüme konu olan alandaki hak sahiplerinin söylediği şey; ne alacağım ben bundan? Şöyle bir algı yoktu. Ben yeni düzenlemede ne kadar yeşil alana sahip olacağım, okula kaç metre yürüyerek gideceğim, spor alanım nerde olacak, kent merkezine nasıl gideceğim? Oysa bu iki taraflı bir süreç. Hem hak sahipleri açısından hem de bunun arkasında durması gerekenler açısından. Katılımcı 6 Bu kadar zengin oturumdan sonra bunun sonuç bildirgesine dönüşmesi, aslında bizim yerel aktörler açısından iyi bir yol haritası bir vizyon olacak mı? Planlama disiplinleri arasındaki ilişki koordinasyon bu kadar dağınıkken, Doğan hocamın da söylediği, birbirini besleyen iki durum vardır. Vatandaşın kentsel dönüşümden algısı, anladığı bana ne olacak? şeklinde ya da direkt olarak bana nasıl yansıyacaktır? Acaba bir sihirli değnek mi değecek de bu zihniyet değişecek ya da bu nasıl bir durum olacak? Avni ÇEBİ Benim fikrim şu; bu zamana kadar yapılmamış olması Iğdır dan çıkmayacak anlamına gelmez. Kentsel dönüşüm meselesinden önce Iğdır için bir bağlama ihtiyacımız var. Iğdır ı 2 sene sonra 10 sene sonra nasıl görüyoruz, bunun ekonomisi ne ile dönecek, bu çarklar nasıl işleyecek? aslında bunu koymak lazım. O yüzden bu ekokent olur akıllı kent olur, ciddi referanslar da var. Güneş alabilirlik önemli bir referans, sınır kenti olması sınır ötesi meselesi, yani birçok girdisi var. Bir senaryo çerçevesinde düşünerek aşağıya gelmek gerekirken tabii ki dönüşümle bu işi çözeceğiz. Biyofiziksel ihtiyaçlar meselesi. İnsanların barınma gibi yeşil meseleleri vs. aslında bunları mekanda çok iyi yaparız. Biz bağlamı ortaya koyalım. Iğdır için ne düşünüyoruz, ne istiyoruz? Birçok girdimiz var. Bu kırsal kalkınma senaryosu bile uygulanabilse Iğdır çok ciddi bir potansiyele sahip. 182
Katılımcı 7 Iğdır da mimar olarak görev yapmaktayım. Yapılan konuşmaların özeti Iğdır ın tarım arazisi üzerine kurulması. Yapılması gereken şey, kentsel dönüşüm değil, kentsel taşınım. Su seti seviyesi yüksek olduğu için alt yapı olarak sıkıntıdayız. Kışın hava sirkülasyonu olmadığından dolayı kirli hava birikiyor. Kışın da güneş enerjisinden yararlanmak istesen bile iklim müsait değil. Fikrim bu ama imkansız olduğunu da biliyorum. Avni ÇEBİ Taşınma gibi radikal çözümler bizim tercih ettiğimiz şeyler değil. Ama tabi ki kırmızı çizgiler çok net konulabilir. Tarım toprağına her ne pahasına olursa olsun yerleşilmeyecek diye bir kanun koyarsanız bütün kentin yönetiminde sorunlu olanlar buna uymak zorundadır. O kırmızı çizgileri çok net koyacaksınız. 183
184