ASĐTLER ve BAZLAR. Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK



Benzer belgeler
ASİTLER VE BAZLAR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI M.DEMİR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI 1

ASİTLER VE BAZLAR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI

KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü

H H O. Cl H H O. Cl H

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

ASİTLER- BAZLAR. Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur.

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

Tepkimeler ve Mekanizmaları

BİLEŞİKLER VE FORMÜLLERİ

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır:

ÇÖZELTİLERDE DENGE (Asit-Baz)

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır.

İÇİNDEKİLER TEMEL KAVRAMLAR Atomlar, Moleküller, İyonlar Atomlar Moleküller İyonlar...37

5.111 Ders Özeti #

Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar.

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM

ARRHENIUS KURAMI ASITLER VE BAZLAR

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :

Paylaşılan elektron ya da elektronlar, her iki çekirdek etrafında dolanacaklar, iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM

PERİYODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR

KĠMYASAL ÖZELLĠKLER VE KĠMYASAL BAĞ

Her madde atomlardan oluşur

Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı

GÜLEN MUHARREM PAKOĞLU ORTAOKULU FEN BİLİMLERİ 8 SORU BANKASI

ANORGANİK KİMYA TEMEL KAVRAMLAR

Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı. olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel. Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz.

İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M.

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞĐŞĐM ÜNĐTE 3 : MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

Atomlar ve Moleküller

PERİYODİK CETVEL

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA VE ELEKTRİK

1. ÜNİTE: MODERN ATOM TEORİSİ İyon Yükleri ve Yükseltgenme Basamakları

PERİYODİK SİSTEM VE ELEKTRON DİZİLİMLERİ#6

1. İskelet yapısını çiziniz. H ve F daima uç atomlardır. En düşük iyonlaşma enerjisine sahip element merkez atomudur (bazı istisnalar mevcuttur).

KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağlar, Moleküllerde atomları birarada tutan

5.111 Ders Özeti # (suda) + OH. (suda)

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com

Araş. Gör. Can GÜNGÖREN

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır.

Serüveni PERİYODİK ÖZELLİKLER DEĞİŞİMİ

MOLEKÜL GEOMETRİSİ ve HİBRİTLEŞME. (Kimya Ders Notu)

Chemistry, The Central Science, 10th edition Theodore L. Brown; H. Eugene LeMay, Jr.; and Bruce E. Bursten. Kimyasal Bağlar.

ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar

Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz.

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA ANABİLİMDALI GENEL KİMYA II DERS NOTLARI (ORGANİK KİMYAYA GİRİŞ)

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Genel Kimya 101. Yrd.Doç.Dr.Zeynep OBALI Ofis: z-83/2

ATOM BİLGİSİ Atom Modelleri

PROBLEM 1.1 a ) Örnek Çözüm b ) 9 F; 1s 2 2s 2 2p 5 (Değerlik elektronları: 2s 2 2p 5 ) c ) 16 S; 1s 2 2s 2 2p 6 3s 2 3p 4 (Değerlik elektronları: 3s

12-B. 31. I. 4p II. 5d III. 6s

ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla

ASİT-BAZ VE ph. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla Evcin Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006

PERĐYODĐK ÇĐZELGE. Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK

I. POLAR KOVALENT BAĞLAR/POLAR MOLEKÜLLER

ELEKTRONLARIN DĠZĠLĠMĠ

1H: 1s 1 1.periyot 1A grubu. 5B: 1s 2 2s 2 2p 1 2.periyot 3A grubu. 8O: 1s 2 2s 2 2p 4 2.periyot 6A grubu. 10Ne: 1s 2 2s 2 2p 6

3.1 ATOM KÜTLELERİ MOL VE MOLEKÜL KAVRAMLARI Mol Hesapları SORULAR

PERİYODİK CETVEL Mendeleev Henry Moseley Glenn Seaborg

PERİYODİK ÖZELLİKLER 1.ATOMLARIN BÜYÜKLÜĞÜ VE ATOM YARIÇAPI: Kovalent yarıçap: Van der Waals yarıçapı: İyon yarıçapı:

Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ. Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ İÇERİK

İÇERİK. Lewis Kuramı. Kovalent Bağlar. Polar Kovalent Bağlar. Lewis Yapılarının Yazımı. Oktet Kuralının Istisnaları.

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

BÖLÜM 2 ATOMİK YAPI İÇERİK. Atom yapısı. Bağ tipleri. Chapter 2-1

Element atomlarının atom ve kütle numaraları element sembolleri üzerinde gösterilebilir. Element atom numarası sembolün sol alt köşesine yazılır.

Cilt 1 Çeviri Editörlerinden

BİYOLOJİK MOLEKÜLLERDEKİ

Nötr (yüksüz) bir için, çekirdekte kaç proton varsa çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde de o kadar elektron dolaşır.

KİMYASAL BAĞLAR İYONİK BAĞ KOVALANT BAĞ POLAR KOVALENT BAĞ APOLAR KOVALENT BAĞ

İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA

İKİ YADA DAHA FAZLA MADDENİN ÖZELLİKLERİNİ KAYBETMEDEN ÇEŞİTLİ ORANLARDA KARIŞMASI İLE OLUŞAN TOPLULUĞA KARIŞIM DENİR KARIŞIMLAR İKİ SINIFTA İNCELENİR

5) Çözünürlük(Xg/100gsu)

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım.

Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır.

KİM-117 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü

Lewis Nokta Yapıları ve VSEPR

KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş

TEMEL KĐMYA YASALARI A. KÜTLENĐN KORUNUMU YASASI (LAVOISIER YASASI)

MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir.

KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİMLER

ORGANİK KİMYA. Prof.Dr. Özlen Güzel Akdemir. Farmasötik Kimya Anabilim Dalı

Öncelikle periyodik cetvelin bazı gruplarını inceleyelim:

SU VE KİMYASAL BAĞLAR. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

Genel Kimya 101-Lab (4.Hafta) Asit Baz Teorisi Suyun İyonlaşması ve ph Asit Baz İndikatörleri Asit Baz Titrasyonu Deneysel Kısım

İnstagram:kimyaci_gln_hoca MODERN ATOM TEORİSİ-2.

2. HAMLE web:

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com

PROJE TABANLI DENEY UYGULAMALARI

Elektronların Dağılımı ve Kimyasal Özellikleri

Periyodik Tablo(sistem)

Bölüm 10: Kimyasal Bağ (I)

Asitler, Bazlar ve Tuzlar

İÇERİK. Suyun Doğası Sulu Çözeltilerin Doğası

Bu tepkimede; ile CO 2 konjuge asit baz çiftidir. O ile OH konjuge asit baz çiftidir. CO 3 ÖRNEK 1 HCN (suda)

Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları

Burada a, b, c ve d katsayılar olup genelde birer tamsayıdır. Benzer şekilde 25 o C de hidrojen ve oksijen gazlarından suyun oluşumu; H 2 O (s)

Transkript:

ASĐTLER ve BAZLAR Yrd.Doç.Dr. İbrahim İsmet ÖZTÜRK

Asit-Baz Kimyası Asit-baz kavramı, farklı tanımlarla sürekli kapsamı genişletilen ender kavramlardan biridir. Đlk zamanlarda, tadı ekşi olan maddeler asit, bu tadı gideren maddeler ise baz olarak tanımlanmaktaydı. 18.yüzyılın sonlarında Lavoisier, bir maddeye asitlik özelliği veren elementin oksijen olduğunu ileri sürmüştür. Hidroklorik asidin sadece hidrojen ve klor elementlerini içerdiğinin ortaya konulması üzerine, Davy, asitlik özelliğinin, hidrojen elementlerinden kaynaklandığını önermiştir.

1880-1890 yıllarında Oswald ve Arrhenius un sulu çözeltiler ile ilgili çalışmaları ve özellikle Arrhenius un iyonlaşma kuramı, asit-baz kimyasının ilk kez moleküler düzeyde açıklanmasına olanak sağlamıştır. Asit-Baz Kavramları Arrhenius Tanımı Bünyesinde hidrojen bulunduran ve sulu çözeltide hidrojen iyonu (H + veya proton) vericisi olan kimyasal tür asit, bünyesinde hidroksit bulunduran ve sulu çözeltide hidroksit iyonu (OH - ) vericisi olan bazdır. Arrhenius asidi H n A ve bazı ise M(OH) n şeklinde formüle edilebilir. Burada A ve M bir atom yada atomlar grubu olabilir. n ise 1,2,3, değerlerini alır.

Bir Arrhenius asit baz tepkimesişuşekildedir. Arrhenius tanımı birçok bakımdan eksiklikler içermektedir. Bunlar şöyle sıralanabilir: 1- Yanlızca sulu çözeltilerle sınırlıdır. 2- Bazı maddelerin sulu çözeltide asit ve bazlığını açıklayamamaktadır. 3- Hidrojen iyonunun sulu çözeltide hidrosyonu göz önüne alınmamıştır. Lowry-Brönsted Tanımı 1923 yılında Đngiliz Lowry ve Danimarkalı Brönsted, asidi proton verici ve bazı ise proton alıcı olarak tanımlamışlardır.

Bu asit-baz kavramı, Arrhenius kavramından oldukça kapsamlı olup, proton aktarımının olduğu her ortamda uygulanır. Arrhenius asitlerinde olduğu gibi, bir Lowry-Brönsted asidi H n Aşeklinde formüle edilebilir. Bu yüzden tüm Arrhenius asitleri aynı zamanda birer Lowry-Brönsted asididir. Lowry-Brönsted bazı, protonu kendine bağlamak için en azından kolay verilebileceği bir elektron çifti bulunduran bir kimyasal tür olarak düşünülmelidir. Bir Lowry-Brönsted asit-baz tepkimesi şeklinde gösterilebilir.

Đleri yöndeki tepkimeye göre HA proton verdiği için asit, B ise proton aldığı için bazdır. Geri yöndeki tepkimeye göre HB + asit, A - ise bazdır. Görüldüğü üzere, bir Lowry-Brönsted asit-baz tepkimesinde iki asit ve iki baz bulunmaktadır. Birbirinden sadece bir proton bakımından farklı olan asit-baz çiftine eşlenik (konjuge) asit-baz çifti denir. Lowry-Brönsted tanımı, sadece sulu çözelti ile sınırlı olmayıp diğer fazlarda proton aktarımı ile gerçekleşen kimyasal tepkimeleride kapsar. Örneğin, sıvı amanyakta gerçekleşen aşağıdaki tepkime ile Gaz-katı fazları içeren aşağıdaki tepkime birer Lowry-Brönsted tepkimesidir.

Lewis Tanımı 1923 te Lewis, asidi elektron çifti alıcısı, bazı ise elektron çifti vericisi olan bir kimyasal olarak tanımlamıştır. A Lewis asidi ve B Lewis bazı olmak üzere, B den A ya elektron çifti aktarımı sonucu bir koordinekovalent bağ oluşur. Lewis asit-baz tepkimeleri üç ana gruba ayrılabilir: a. Kompleks Oluşum Tepkimeleri: Lewis asit ve bazlarının etkileşerek katılma ürünü oluşturdukları tepkimelerdir.

b. Yerdeğiştirme Tepkimeleri: Bu tepkimelerde bir Lewis bazı bir diğer Lewis bazı ile yada bir Lewis asidi bir diğer Lewis asidi ile yer değiştirir.

c. Metatez (ikili yerdeğiştirme) Tepkimeleri: Bu tepkimelerde hem asit hem de bazlar yer değiştirmektedir. Lewis asit-baz kavramı oldukça kapsamlı bir kavramdır. Arrhenius, Brönsted-Lowry ve çözücü sistemi kavramlarına göre asit yada baz olarak tanımlanan bir çok kimyasal türü kapsamaktadır. Bu tanım, özellikle iki kimyasal türün etkileşime girip girmediğini, giriyorsa oluşan ürünleri öngörmede oldukça yararlıdır. Bu nedenle, anorganik kimya ve organik kimyada yaygın olarak kullanılır.

Lewis Asitleri: Bir kimyasal türün Lewis asidi olarak davranabilmesi için ya elektron çiftini alacak düşük enerjili boş orbitale ya da elektron çiftini çekecek bir pozitif merkeze sahip olması gerekir. Bu özellikleri taşıyan bazı Lewis asitleri aşağıda maddeler halinde verilmiştir. a. H + iyonu: En basit Lewis asidi olup, 1s orbitali boştur. Bu orbitaline bir Lewis bazından elektron çifti alır

b. Yük/yarıçap oranı büyük olan element katyonları: Bu iyonların değerlik elektronları boştur. Bunlara Be 2+, Mg 2+ ve Al 3+ örnek verilebilir. Be 2+ da dört, diğer iki elementte ise altı boş değerlik orbitali vardır. Be 2+, bir Lewis bazı olan suyun dört molekülü ile, Al 3+ ise altı molekülü ile bağlanmaya girer Katyonlar her su molekülünden bir yalın çift alırlar. Aşağıda gösterildiği gibi, koordine olan su molekülündeki oksijenin formal yükü (+1) dır. Đkinci yalın çift vermesi durumunda formal yük (+2) olur. Bu, oldukça elektronegatif olan oksijen için enerji açısından uygun değildir.

Bunun yerine aşağıdaki ayrışma gerçekleşir. Böyle katyonların sulu çözeltilerinin asidik oluşu, bu ayrışmanın bir sonucudur. Yük/yarıçap oranı küçük katyonların su gibi Lewis bazları ile koordine-kovalent bağlanmadan çok, iyon-dipol etkileşimine girdikleri kabul edilir.

c. Geçiş Metal Katyonları: Bu katyonlar boş değerlik elektronu içerirler. NH 3, H 2 O, F - ve Cl - gibi Lewis bazlarından elektron çiftlerini alırlar. d. Oktedini Tamamlamamış Moleküller: Bunlara BeCl 2, BF 3 AlCl 3 gibi moleküller örnek verilebilir. Bu iyonların birincil rezonans yapılarında merkezi atomlar boş değerlik orbitalleri içermektedir.

e. Boş d orbitali içeren Moleküller

f. Elektronegatiflikleri farklı atomlar arasında çoklu bağ içeren moleküller g. Bazı Geçiş Metalleri

Lewis Bazları Değerlik bağ kuramına göre yalın çift bulunduran ya da kolay verebileceği elektron çifti olan her kimyasal tür bir Lewis bazı olarak davranabilir. Etkin Lewis bazı olan bazı kimyasal türler aşağıda maddeler halinde verilmiştir. a. H - (Hidrür) iyonu. b. VA Grubu Hidrürleri, eşlenik bazları ve türevleri.

c. VIA Grubu Hidrürleri, eşlenik bazları ve türevleri. d. Halojenürler ve oksoanyonlar. e. Bazı iki atomlu moleküller

Lux-Flood Asit-Baz Tanımı Demir elde etmekte kullanılan yüksek fırınlardaki tepkimeler yüksek sıcaklıklarda oluşur. Böyle tepkimeler için su fazı söz konusu değildir. Tepkimeye giren maddelerin özelliklerini proton alışverişi ile açıklamak mümkün olmaz. Bu nedenle özellikle yüksek sıcaklık kimyasında kullanılmak üzere 1939 yılında bir asit baz tanımı önerilmiştir. Bu tanıma göre, asitler oksit iyonu alan, bazlarda oksit iyonu veren maddelerdir.

Usanovich Asit-Baz Tanımı 1939 yılında, Lewis in asit baz tanımı redoks tepkimelerini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu tanıma göre asitler, katyon veren, anyon veya elektron alan maddelerdir. Bazlar da anyon veya elektron veren, katyon alan maddelerdir. Asit ve Bazlarda Sertlik ve Yumuşaklık Yapılan incelemelerde bazı ligandların, d orbitalleri dolu veya doluya yakın merkez iyonları ile bağ yapmaya yatkın oldukları gözlenmiştir. Ag +, Hg +2 ve Pt +2 gibi böyle iyonlara B sınıfı asitler denilmiştir. Bazı ligandlar ise, d orbitallerinde elektron bulunmayan, yüksek elektrik yüklü küçük merkez iyonlarına yatkınlık duymaktadırlar. Al +3 ve Ti +4 gibi böyle iyonlara A sınıfı asitler denilmiştir.

Bazlarda bu iyonlara olan yatkınlıklarına göre sınıflandırılmışlardır. A sınıfı iyonlarla bağ yapmaya yatkın olan ligandlara A sınıfı, B sınıfı iyonlara yatkın olan ligandlara da B sınıfı bazlar denilmiştir. Hg +2, Pd +2 gibi iyonlara yatkın olan fosfin ve tiyoeter gibi ligandlar B sınıfı bazlara, Be +2, Ti +4 bigi iyonlara yaktın olan amonyak, su ve florür iyonu gibi ligandlar da A sınıfı bazlara dahil edilmişlerdir. Bu gözlemler 1963 yılında sert ve yumuşak kavramlarını önermeye yöneltmiştir. Sert kavramı, asit ve bazların her ikisi için, elektronları çekirdek tarafından kuvvetle tutulan ve elektron göçü güç olan, başka bir deyişle polarlaşabilirliği düşük olan, atom, molekül veya iyonları tanımlamaktadır.

Benzer şekilde yumuşak kavramı da, elektronları çekirdek tarafından kuvvetle tutulmayan ve elektron göçü kolay olan, polarlaşabilirliği yüksek olan, atom, molekül veya iyonları tanımlamaktadır. Bu genel tanıma göre A sınıfı asitler ve bazlar sert, B sınıfı asit ve bazlar yumuşaktır. Sert asitler sınıfına giren iyonların artı yükü yüksek olmalı ve çapları küçük olmalıdır. Kimyasal kuvvetler konusunda söz edilen yük/çap oranı büyük olmalı. Böyle iyonlar elektrostatik etkileşim yapmaya daha yatkındır. Sert asitlerde d orbitallerinde diğer orbitallere göre elektronun bulunma olasılığı daha geniş bir uzaklık aralığına yayılmıştır. d orbitallerinin girginligi veya çekirdeğe yaklaşma kabiliyeti küçüktür ve bu orbitaldeki elektronlar göç etmeye daha yatkındırlar.

Bu nedenle d orbitalleri dolu veya doluya yakın iyonlar, yumuşak asit özelliğine yatkındırlar. Yarı çapları büyük, yükleri küçük ağır metal iyonlarının yumuşak asit olarak davranmaları beklenir. Bu iyonlar bağ oluşturuken kovalent ağırlıklı etkileşim gösterirler. Sert bazlar içinde benzer özellikler düşünülebilir. Bu bazların çapları küçük, üzeründeki eksi yük düşük olmalıdır. Elektron göçü güç olan sert bazların, Lewis asitleriyle yaptığı bağlarda elektrostatik etkileşime yatkın oldukları söylenebilir. Elektron göçü kolay, polarlaşabilirliği yüksek olan yumuşak bazlar da, beklendiği gibi eksi yükü yüksek, çapı büyük iyonlar olmalıdır. Böyle iyonlar da kovalent etkileşim yapmaya yatkındırlar.

Sertlik ve yumuşaklık özelliklerini etkileyen nedenlerden biride π bağlarının varlığıdır. π bağları elektronların yayılmasına yardım ettiği için, yumuşaklık özelliğini arttırır. CN - iyonu ve CO molekülünün yumuşak baz olmasının nedeni yapılarındaπbağlarının bulunmasıdır.