ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ



Benzer belgeler
Araştırma Adı : Yerli ve Yabancı Kiraz-Vişne Çeşitlerinin Seçimi Yayın Yılı : - Yürütücü :Fahrettin ÖZ 1975 Özet :Yerli ve yabancı orijinli 51 kiraz,

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

BAZI KİRAZ ÇEŞİTLERİNİN SUBTROPİK İKLİM KOŞULLARINDAKİ ÇOKLU DİŞİ ORGAN OLUŞUMU SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN ARAŞTIRMALAR *

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri

ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ ERİK FİDANI VE AĞACI İKLİM İSTEKLERİ

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

KAPLAN86 CEVİZİ. Kaplan 86 Cevizi

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

Modern (Bodur) ve Geleneksel Meyve Yetiştiriciliği. 04 Şubat 2014 İzmir

0900 ZİRAAT KİRAZ ÇEŞİDİNDE GA 3, BUDAMA VE GÖLGELEME UYGULAMALARININ DERİM ZAMANI VE MEYVE KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI *

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

Bağcılıkta Yeşil (Yaz) Budaması Uygulamaları

Kiraz Çeşitlerindeki Çiçek Anormallikleri Üzerine İncelemeler

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

Peki kirazda Avrupada en çok kullnılan bodur-yarıbodur kiraz anacları nedir?

Some Fruit and Morphological Characteristerics Of Five Sweet Cherry Cultivars Grafted On Prunus mahaleb L. Rootstock

Meyva Bahçesi Tesisi

İKLİM VE TOPRAK ÖZELLİKLERİ

KURU İNCİR DÜNYA ÜRETİMİ TÜRKİYE ÜRETİMİ

Prof. Dr. Nurgül TÜREMİŞ

Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde, su tutan ağır (killi) topraklarda dikimden evvel drenaj problemi halledilmelidir.

Bornova Şartlarında Yetiştirilen Kiraz Çeşitlerinin Çiçeklenme Zamanları ve Çiçeklenme Dönemindeki Sıcaklıkların Çiçeklenme Üzerine Etkileri

Fen ve Mühendislik Dergisi 2000, Cilt 3, Sayı KAHRAMANMARAŞ BÖLGESİNDE TRABZONHURMASI (Diospyros kaki) SELEKSİYONU

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖR RAPORU

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Japon Erik Fidanı -Japon Erik Ağacı ve

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Bu nedenle budama, meyvecilikte karlılık oranını artırmak için yapılması gereken en önemli bakım tedbirlerindendir.

Ferragnes Badem Çeşidi ve Özellikleri. Badem Yetişriciliği İklim ve Toprak Özellikleri

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

Gemlik Zeytini. Gemlik

Yaklaşık ton üretimle

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)

KİRAZ VE VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ.

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

AHUDUDUÇEŞİTLERİ. Şadan Yakut Doç. Dr. Hüdai Yılmaz.

BAHÇE BİTKİLERİNDE BUDAMA TEKNİKLERİ

ZEYTİN-ZEYTİNYAĞI ÜRETİM MALİYETLERİ ÜZERİNE UZMAN ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI

FINDIK VE FINDIK MAMULLERİ SEKTÖRÜ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

Budama, seyreltme, gübreleme gibi bahçe işleri daha kolay ve ekonomik olarak yapılabilir.

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ

7.4. Budama Modifiye Lider (Değişik Doruk Dallı) Terbiye Sistemi

Kayısı. Tarihçe. İklim İstekleri. Toprak İstekleri. Anaçları. Çeşitleri. » Yerli Kayısı Çeşitleri

Bu anaçlar tohumla üretilir. Yabani elmaların tohumundan elde edilen bitkilere çöğür, kültür çeşitlerinin tohumdan elde edilenlere ise yoz denir.

BAŞKANIN MESAJI. Osman BAĞDATLIOĞLU Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH sı 6-8

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı

BAZI LİMON ÇEŞİTLERİNİN YILLARI ARASINDA ANTALYA EKOLOJİK KOŞULLARINDA GÖSTERDİKLERİ VERİM VE POMOLOJİK ÖZELLİKLER

Bazı Kiraz Çeşitlerinin GAP Bölgesindeki Performanslarının İncelenmesi

MEYVECİLİKTE BUDAMA GENEL PRENSİPLER

Türkiye'de Toprakların Kullanımı

ORGANİK K BAĞCILIKTA TAÇ YÖNETİMİ

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara

Yarı bodur çeşitlerin gelişmeleri ve yetiştirilmeleri diğerlerinden farklılık göstermektedir. Bu farklı özellikleri şöylece sıralayabiliriz;

Kiraz Yetiştiriciliği

JAPON GRUBU ( Prunus salicina L.) BAZI ERİK ÇEŞİTLERİNİN AYDIN YÖRESİNDEKİ * GELİŞME DURUMLARININ BELİRLENMESİ. Görkem BİLGÜ, Güner SEFEROĞLU

Tohum Bahçeleri. Prof. Dr. Ali Ömer ÜÇLER

Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir

ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ

AŞILI CEVİZ FİDANI SEKTÖRÜ

CORYLACEAE 1C 1 E. Anemogam, kışın yaprağını döken odunsu bitkilerdir. Gövde kabukları çatlaksız ya da boyuna çatlaklıdır. Tomurcuklar sürgüne

TÜRKĠYE ve DÜNYA BAĞCILIĞI. Dr. Selçuk KARABAT 1

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ

BİTKİ TANIMA I. P E P _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

MEYVE BAHÇESİ KURARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

zeytinist

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ARMUT ANAÇLARI VE ÖZELLİKLERİ

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

MEYVE SULARI DÜNYA TİCARETİ. Dünya İhracatı. Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜ RAPORU

ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ

ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

KURU ÜZÜM ÜRETİM. Dünya Üretimi

MEYVE AĞAÇLARINDA GÖZLER MEYVE AĞAÇLARINDA DALLAR

CCC, PP333, GA 3, Dormex ve Etrel Uygulamalarının Bazı Kiraz Çeşitlerinin Çiçeklenmesi Üzerine Etkileri

TÜRKİYE NİN TARIM ÜRÜNLERİ PAZARINDAKİ YERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI

Çayın Bitkisel Özellikleri

Bazı Standart Kiraz Çeşitlerinin Bingöl Ekolojisindeki Performansı Üzerinde Bir Araştırma

YABANI MEYVELER ve KULLANıM ALANLARı. Araş. Gör. Dr. Mehmet Ramazan BOZHÜYÜK

BİBER RAPORU ULUDAĞ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ AR&GE ŞUBESİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE YAŞ SEBZE MEYVE ÜRETİMİ

4. Hafta Bahçe bitkilerinin ekolojik istekleri: İklim ve toprak faktörleri, yer ve yöney

Tablo 1: Dünya Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretimi ( Kuş üzümü ve diğer türler dahil, Bin Ton) Yunanis tan ABD

İçindekiler İçindekiler... 2 Şekil Listesi Bağ Ve Bağ Ürünleri Sektörü Dünya da Bağ ve Bağ Ürünleri Sektörü Bağ Alanı...

KİRAZ / VİŞNE Cherry / Tart Cherry

FINDIK VE FINDIK MAMULLERİ SEKTÖRÜ

Tescil No : 203 Koruma Tarihi : Başvuru No : C2013/023 Başvuru Sahibi

Sıcaklık. 40 dereceden daha yüksek sıcaklarda yanma görülür. Yıllık sıcaklık ortalaması 14 dereceden aşağı olmamalıdır.

Tablo 4- Türkiye`de Yıllara Göre Turunçgil Üretimi (Bin ton)

Transkript:

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Aylin ÖZBİÇERLER YENİ KİRAZ ÇEŞİTLERİNDE SIK DİKİM VE İSPANYOL BUDAMA SİSTEMİNİN MEYVE VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2006

ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ YENİ BAZI KİRAZ ÇEŞİTLERİNDE SIK DİKİM VE İSPANYOL BUDAMA SİSTEMİNİN MEYVE VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİ Aylin ÖZBİÇERLER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BAHÇE BİTKİLERİ ANA BİLİM DALI Danışman Yıl Jüri : Prof. Dr. Ali KÜDEN : 2006, Sayfa 72s : Prof. Dr. Ali KÜDEN Prof. Dr. Ayzin KÜDEN Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ Bu çalışma, 2004 2005 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezinde yürütülmüştür. Bu çalışmada, İdris anacı üzerine aşılanan Sunburst, Hedelfingen, Meckenheimer, Early Rivers, Venüs, Nadino, Summit, Na 1, Lapins, Na 474 çeşitlerinde, İspanyol budama sistemi uygulanmıştır. Bu budama sisteminde ve doruk dallı budama siteminde fenolojik gözlem ve pomolojik analizler yapılmıştır. İspanyol budama sisteminde çiçeklenme periyodu 19 25 Nisan arasında, Doruk dallı budama sisteminde ise 30 Nisanda bitmiştir. Her iki budama sisteminde Sunburst çeşidinin derim tarihi aynı zamanda gerçekleşirken, diğer çeşitlerin derim tarihleri İspanyol Budama Sisteminde 5 11 gün daha erken olmuştur. İspanyol budama sisteminde Lapins ve Summit çeşitlerinin kalite özellikleri en iyi, Doruk Dallı budama sisteminde ise Sunburst çeşidinin kalite özellikleri en iyi bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kiraz, İspanyol Budama, Sık Dikim, Verim, Kalite. I

ABSTRACT Msc. THESIS THE EFFECT OF HIGH DENSITY PLANTATION AND SPANISH BUSH PRUNING SYSTEMS ON YIELD AND FRUIT QUALITY CHARACTERISTICS OF SOME NEW SWEET CHERRY CULTIVARS Aylin ÖZBİÇERLER DEPARTMENT OF HORTİCULTURE INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF CUKUROVA Supervisor : Prof. Dr. Ali KÜDEN Year : 2006, Pages 72p Jury : Prof. Dr. Ali KÜDEN Prof. Dr. Ayzin KÜDEN Prof. Dr. Faruk EMEKSİZ This research was carried out at Cukurova University, Pozantı Agricultural Research and Application Center during 2004 2005 years. In the study, sweet cherry cultivars Sunburst, Hedelfingen, Meckenheimer, Early Rivers, Venüs, Nadino, Summit, Na-1, Lapins, Na-474 grafted on Idris rootstock were pruned as Spanish Bush System. As well as this pruning tecnique, phenologycal and phomologycal investigations were performed in Central Leader System pruned trees. In Spanish Bush System, blossom period was complated between 19 25 th April, while that date was 30th April for Central Leader Pruned trees. The harvest date of Sunburst cultivar was simultaneus for both of two pruning types although the harvest dates for other cultivars were earlier in an alteration of 5 11 days among Spanish Bush System. Lapins and Summit cultivars were pionering as in quality facts in Spanish Bush System. On the other hand, Sunburst was leading for quality parameters in Central Leader System Key Words: Sweet Cherry, Spanish Bush System, High Density, Yield, Quality II

TEŞEKKÜR Yüksek lisans öğrenimim boyunca tezimin belirlenmesi, yürütülmesi ve sonuçlandırılması aşamalarında bana sağladığı olanaklardan ve her türlü yardımlarından dolayı değerli hocam Sayın Prof.Dr. Ali KÜDEN e, Tezimin her aşamasında laboratuvar imkanlarından yararlanmama olanak sağlayan Sayın Prof.Dr. Ali KÜDEN e, Analizlerin yapılması ve sonuçların değerlendirilmesinde bana yardımcı olan Uzman Burhanettin İMRAK a, Çalışmalarım boyunca destek ve yardımlarını gördüğüm değerli arkadaşlarım Zir. Müh. Emre KÜKÜRT e ve Zir. Müh. Serap ÖZ e, Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü akademik ve idari personeline, Üniversite kütüphanesindeki her türlü imkandan yararlanmama yardımcı olan kütüphane görevlisi Uzman Mehmet Rauf ŞİBLİ ye, Bugünlere gelmemde sabır, anlayış ve desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen sevgili aileme ve kardeşim Yasemin ÖZBİÇERLER e sonsuz teşekkürler eder, saygılarımı sunarım. III

İÇİNDEKİLER ÖZ...I ABSTRACT...II TEŞEKKÜR...III İÇİNDEKİLER...IV ÇİZELGE DİZİNİ...VI ŞEKİLLER DİZİNİ... VII 1. GİRİŞ... 1 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR...4 2.1. Genel...4 2.2. Türkiye Kiraz Üretimi ve Ticareti...8 2.3. Dünya Kiraz Üretimi ve Ticareti...11 2.4. Çeşit, Meyve Özellikleri ve Yetiştiricilik ile İlgili Çalışmalar...14 3. MATERYOL VE METOD...26 3.1.Materyal...26 3.1.1. Denemede Kullanılan Bazı Kiraz Çeşitlerinin Özellikleri...27 3.1.1.1. Lapins Kiraz Çeşidi.27 3.1.1.2. Sunburst Kiraz Çeşidi... 27 3.1.1.3. Venüs Kiraz Çeşidi 28 3.1.1.4. Summit Kiraz Çeşidi.. 28 3.1.1.5. Hedelfingen Kiraz Çeşidi..28 3.1.2. İdris Anacının Özelliklleri...28 3.2. Metod...29 3.2.1. Fenolojik Gözlemler...39 3.2.2. Gövde Çap Ölçümleri...39 3.2.3. Ağaç Taç Hacimleri...39 3.2.4. İki Yıllık Dallarda 100cm deki Buket Adeti...39 3.2.5.Ağaç Başına Düşen Verim... 39 3.2.6.Pomolojik Analizler...40 3.2.6.1. Meyve Ağırlığı...40 IV

3.2.6.2. Meyve Eni...40 3.2.6.3. Meyve Boyu...40 3.2.6.4. Meyve Yüksekliği...40 3.2.6.5. Sap Uzunluğu...40 3.2.6.6. Çekirdek Ağırlığı...41 3.2.6.7. ph.41 3.2.6.8. S.Ç.K.M. İçeriği...41 3.2.6.9. Asitlik Miktarı...41 3.2.6.10. Meyve Suyu Rengi...41 4. BULGULAR VE TARTIŞMA...42 4.1. Fenolojik Gözlemlerle İlgili Bulgular...42 4.2. Ağaç Taç Hacmiyle İlgili Bulgular...45 4.3. İki Yıllık Dallarda 100cm deki Buket Adeti ile İlgili Bulgular...46 4.4. Gövde Çap Gelişimi ile İlgili Bulgular...47 4.5. Ağaç Başına Düşen Verim ile İlgili Bulgular...48 4.6. Pomoloji Analizlerle İlgili Bulgular...50 4.6.1. Meyve Ağırlığı...55 4.6.2. Meyve Eni...55 4.6.3. Meyve Boyu...56 4.6.4. Meyve Yüksekliği...56 4.6.5. Sap Uzunluğu...57 4.6.6. Çekirdek Ağırlığı...57 4.6.7. Meyve Suyu ph Değeri...58 4.6.8. S.Ç.K.M. Oranları...58 4.6.9. Asit Miktarı...59 4.6.10. Meyve Suyu Rengi...60 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER...63 KAYNAKLAR...66 ÖZGEÇMİŞ...72 V

ÇİZELGE DİZİNİ 2.1. Bazı Ülkelerde Yetiştirilen Kiraz Çeşitlerinin Derim Tarihleri...7 2.2. Yıllara Göre Kiraz Ağaç Sayısı ve Üretimi...8 2.3. Türkiye de Kiraz Ağaç Sayısı ve Üretiminin İllere Göre Dağılımı...9 2.4. Türkiye nin Yıllara Göre Kiraz Dış Satımı...10 2.5. Dünya Kiraz Üretiminin Yıllara Göre Gelişimi...11 2.6. Dünya Kiraz Üretiminin Ülkelere Göre Dağılımı...12 2.7. Dünya Kiraz İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı...13 3.1. 1993 Yılında Almanya dan Getirilip Denemeye Alınan Ülkemiz için Yerli Kiraz Çeşitleri ve Bunların Bazı Özellikleri...26 3.2. 1994 Yılında Yurt Dışından Getirilerek Denemeye Alınan Yeni Çeşitler...27 3.3. Kirazlarda İspanyol Çalı Sisteminin Uygulanışı...31 4.1. İspanyol Budama Yapılan Kiraz Çeşitlerine Ait Fenolojik Gözlemler...44 4.2. Doruk Dallı Budanan Kiraz Çeşitlerine Ait Fenolojik Gözlemler... 44 4.3. Ağaç Taç Hacmi Max. Min. ve Ortalama Değerleri...46 4.4. İki Yıllık Dallarda 100 cm.deki Max. Min ve Ortalama Buket Adetleri...47 4.5. Gövde çap Gelişimlerinin Max. Min ve Ortalama Değerleri...48 4.6. Birim Gövde Kesit Alanına Düşen Verim Değerleri... 49 4.7. Denemeye Alınan Kiraz Çeşitlerine Ait Pomolojik Özellikler (İspanyol Budama Sistemi)...61 4.8. Denemeye Alınan Kiraz Çeşitlerine Ait Pomolojik Özellikler (Doruk Dallı Budama Sistemi...62 VI

ŞEKİLLER DİZİNİ 3.1. Dikimde Yapılan İlk Kesim...32 3.2.İlk Büyüme Döneminde Birinci Dalların Kesimi...32 3.3. İlk Büyüme Döneminin Devamı...32 3.4. İkinci Bahar Döneminde Oluşan İkinci Dalların Kesimi...32 3.5. Üçüncü Dalların Kesimi...33 3.6. Hasat Döneminde Yapılan Kesimler...33 3.7. Hasat Döneminin Devamında Yapılan Kesimler...33 3.8. Çiçeklenme Dönemindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağacının Görüntüsü...34 3.9. Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü...35 3.10. Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağacının Görünümü...35 3.11. Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü...36 3.12. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü...36 3.13. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü 37 3.14. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü...37 3.15. İspanyol Budama Sisteminde 3 Yaşlı Budanmamış Kiraz Ağacı...38 3.16. İspanyol Budama Sisteminde 3 Yaşlı Budanmış Kiraz Ağacı...38 4.1. Nadino Kiraz Çeşidi Meyvesi...50 4.2. Meckenheimer Kiraz Çeşidi Meyvesi...50 4.3. Sunburst Kiraz Çeşidi Meyvesi... 51 4.4. Lapins Kiraz Çeşidi Meyvesi...51 4.5. Summit Kiraz Çeşidi Meyvesi...52 4.6. Venüs Kiraz Çeşidi Meyvesi...52 4.7. Hedelfingen Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü...53 4.8. Early Rivers Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü...53 4.9. Na-474 Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü...54 4.10. Na-1 Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü...54 VII

1.GİRİŞ Aylin ÖZBİÇERLER 1.GİRİŞ Anadolu coğrafik konumu ve değişik iklimleriyle bir kıta görünümündedir. Buraya Küçük Asya denilmesi bu yüzdendir. Dağların, ovaların, göllerin, nehirlerin, az yada çok yağış alan bölgelerin ve denizlerin varlığı burada kuşkusuz birçok ekolojinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu ekolojilerin her birinde meyveciler açısından önemli olan, birbirinden farklı çok değişik meyvelerin yetiştirilebilmesidir. Böylece Anadolu da, ancak bir kıtada yetişebilecek çeşitlilikte pek çok meyve türü yetişebilmektedir (Kaşka, 2001). Kiraz ( P.avium L.) anavatanı Anadolu olan ticari değeri yüksek önemli meyve türlerinden biridir. Ancak, dünya üzerinde kirazın ekonomik olarak yetişebileceği alanlar sınırlıdır. Kiraz yetiştiriciliği bu şekilde belli ülkelerde ve bu ülkelerde de sınırlı alanlarda yapılmaktadır. Çoğu ülke belli çeşitler kullanmaktadır. Avrupa ülkelerinde genel olarak Bigarreau Napoleon, Bing, Van, Lambert ve Hedelfingen yaygın olarak yetiştirilmektedir (Christensen ve Zahn, 1985). Özçağıran ın (1977) bildirdiğine göre, Davis (1972), kirazın yayılma alanı olarak Orta ve Güney Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Batı İran ı göstermiştir. Birçok meyve türlerinde olduğu gibi, kiraz ve vişnenin de anavatanı Anadolu dur ve kiraz (Prunus avium L.), bu gen merkezinden doğuya ve batıya doğru yayılarak dünya üzerinde 35 ve 55. Kuzey ve güney enlemler veya bu sınırların dışında bulunan sıcaklık ve diğer iklim faktörlerinin elverişli olduğu alanlara kadar yayılmakta (Perry 1986) ve en fazla Türkiye, ABD, İtalya, Almanya, Bulgaristan ve Fransa gibi ülkelerde yetiştirilmektedir (Anonim, 1990). Kiraz ve vişnelerin her ikisinin Hazar Denizi ve Karadeniz arasında ortaya çıktığını ve bunun yanında Akdeniz tipi iklim ya da ılıman iklimde en iyi gelişmeyi gösterdiği belirlenmiştir (Webster ve Looney, 1996). Son yıllarda Türkiye de kiraz yetiştiriciliğinde çok önemli gelişmeler olmuştur. Türkiye sahip olduğu zengin ekolojik koşullar nedeni ile erken, orta ve geç mevsim kiraz çeşitlerinin yetiştirilebildiği, çok büyük üretim potansiyeline sahip bir ülkedir. Ülkemizde, özellikle fidancılık ve sulama olanaklarının gelişmesine paralel olarak, kiraz yetiştiriciliği de yaygınlaşmaktadır. 1

1.GİRİŞ Aylin ÖZBİÇERLER Ağaç sayısı ve üretimdeki gelişmeler her geçen yıl artmaktadır. 1994 yılında 7.2 milyon adet olan ağaç varlığı, 2001 yılında % 40 oranında artarak, 10.2 milyona yükselmiştir. Aynı dönemde üretim ise yaklaşık 1.5 kat artarak 160 bin tondan, 250 bin tona ulaşmıştır (Anonim, 2002). Üretimdeki artış oranının ağaç sayısındakine göre daha yüksek olması, incelenen dönemde sınırlı da olsa bir verim artışı gerçekleştiğini göstermektedir. Küden (2001), Kiraz, ılıman iklim meyve türleri içerisinde meyvelerini en erken olgunlaştıran türlerden biridir. Bu durum kirazın genetik özelliğinden ileri gelmektedir. Kirazların gösterişli, sevilerek yenilen bir meyve olması ve dış pazarda aranması, özellikle son yıllarda taleplerin yoğunlaşmasına neden olmuştur. Ülkemizde taze kiraz dış satımı yanında önemli miktarlarda dondurulmuş ve geçici konserve edilmiş olarak kiraz ihracatı da yapılmaktadır Gerek iç ve gerekse dış pazarlarda çok erken, geç ve çok geç turfanda kirazlar orta mevsim kirazlarına göre daha yüksek fiyatlarla satılmaktadır. Türkiye de üretilen kirazlar çeşide ve bahçelerin bulunduğu yüksekliğe bağlı olarak Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında olgunlaşmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kirazın derim dönemi birçok Avrupa ülkesine göre çok daha erken olabildiği gibi, farklı bölgelerde Ağustos ayına kadar uzamaktadır. Ancak, ülkemiz çoğunlukla Avrupa da kiraz fiyatlarının en düşük seviyede olduğu orta mevsimde dış satım yapmaktadır. Bu bakımdan kiraz yetiştiriciliğinde yeni politika ve hedeflerin planlanması gerekmektedir. Ülkemizde oldukça kaliteli ancak düşük verimli bir kiraz yetiştiriciliği söz konusudur. Bu durumun temel nedeni tüm bahçelerin tek veya en fazla iki çeşitle kurulmuş olmasıdır. Kiraz yetiştiricilinde en önemli sorunların başında kendine uyuşmazlık sorunu gelmektedir. Tek çeşitle kiraz bahçesi kurulması durumunda birkaç kendine verimli çeşit dışında, hiç meyve alınamamaktadır. Hatta değişik çeşitler arasında uyuşmazlıklar görülebildiğinden kiraz bahçesi kurarken aynı dönemde çiçek açan ve karşılıklı olarak birbirini dölleyebilen çeşitlerin seçilmesi zorunludur. Yapılan ön araştırmalar sonucu mevcut bahçelerde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan çeşidin 0900 Ziraat olduğu saptanmıştır. Oldukça yüksek 2

1.GİRİŞ Aylin ÖZBİÇERLER kaliteli olan bu kiraz çeşidinin, uygun tozlayıcı bulunmamasından dolayı verimi çok düşük düzeylerde kalmaktadır. Bazı yörelerimizde her ne kadar halk arasında Sarı Kiraz olarak bilinen Starks Gold çeşidi bahçelere dikilmişse de bu çeşit hem yeterli oranlarda dikilmediğinden, hem de çiçeklenme zamanları tam çakışmadığından yeterli tozlama sağlayamamaktadır. Ayrıca öteki bazı çeşitlerin de 0900 Ziraat in yanında sinonimleri olduğu ileri sürülmüştür. Böyle olunca 0900 Ziraat in yanında Akşehir Napolyonu ile Malatya Dalbastı için de benzer tozlayıcılar önerilmiştir. Ülkemizde yaygın çeşitler Akşehir Napolyonu, Malatya Dalbastı ve 0900 Ziraat olarak bilinen çeşitlerdir. Bu çeşitler bölgelere göre değişmekle beraber Haziran ortasından Temmuz başına kadar olan sürede olgunlaşmaktadırlar. Ancak dünyanın değişik yörelerinde ıslah yoluyla bundan daha iri, sert etli ve geççi kiraz çeşitleri elde edilmiştir. Ülkemizde eskiden beri geniş aralık ve mesafelerle kurulan bahçelerdeki klasik dikim sistemlerinin yerine, bodur anaç kullanımının artmasına paralel olarak yoğun dikim sistemlerine geçiş hızlandırılmalıdır. Böylelikle birim alandan elde edilecek verim önemli derecede artacaktır. Bu çalışma, diğer kiraz üreticisi ülkelerde de henüz yeni uygulanmaya başlayan ve ağaçların çok sert budandığı ve ağaç büyümesinin sınırlandırıldığı İspanyol Çalı Budama Sisteminin uygulanmasıyla meyveye geç yatan kiraz ağaçlarının gençlik dönemlerini kısaltarak meyveye erken yatmasını sağlamak, verim budamalarının sürdürülmesine katkıda bulunmak, meyve kalitesini yükseltmek ve erkencilik sağlamak amacıyla Ç.Ü. Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi nde yürütülmüştür. 3

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER 2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 2.1.Genel Kiraz (Prunus avium L.) botanikte Rosales takımının Rosaceae familyasının Prunoideae alt familyasının Prunus cinsine girer-. Dünya üzerinde 119 türün bulunduğu, kiraz-vişne grubunda kiraz çeşitleri olarak Prunus avium L. ve vişne çeşitleri olarak Prunus cerasus L. ticarette önemlidir (Özbek, 1977; Perry, 1985). Kiraz bu türleri içerisinde en eski türdür ve yapılan araştırmalara göre vişne (2n=32), kromozom takım sayıları indirgenmemiş (2n) kiraz çiçek tozlarının (2n=16) P.fruticosa Pall.(2n=32) ile doğal melezlenmesi sonucu ortaya çıkmıştır (Özbek, 1977; Fogle, 1975; Perry, 1985). Dünya üzerinde kirazın yayılışı, 35 ve 55 kuzey ve güney enlemler veya bu sınırların dışında bulunan sıcaklık ve öteki faktörlerin elverişli olduğu alanlara kadar olmuştur (Westwood, 1978). Özçağıran (1977), Türkiye bugün dünyanın önemli meyve yetiştiricisi ülkelerinden biridir. Özellikle ikinci dünya savaşından bugüne kadar geçen süre içerisinde yurdumuz meyveciliğinde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bir taraftan eskiden beri yetiştirilmekte olan meyvelerin gerek dikim alanları ve gerekse üretim miktarları artırılmış, diğer taraftan yurdumuz için yabancı olan bazı meyve türlerinin yetiştirilmesine başlanmıştır. Kiraz yazları çok sıcak olmayan, toprak ve hava neminin yeterli olduğu yayla özelliği gösteren yüksek rakımlı yerlerde en iyi şekilde yetişmektedir (Perry, 1985). Türkiye de iyi bir kiraz ekolojisi vardır. Kirazın soğuklama gereksinimi 7.2 C nın altında 1000 saatten fazla olduğu için, yayla bölgeler ya da kışları soğuk geçen bölgelerde yetişmektedir (Özbek, 1978). Marshall a (1954) göre kiraz ve vişne esas itibariyle serin mutedil iklim bölgelerinin meyve türleridir. Kiraz sıcak ve soğuğa karşı vişneden daha hassastır. Bu sebeple kuzey yarım küredeki en üst kiraz yetiştirme sınırı, vişnenin yetişme sınırının güneyinde kalır. Kirazın dünya üzerindeki yetişme bölgelerinin dağılışında 4

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER sıcaklık önemli rol oynar. Çok defa sıcaklık bu yönden sınırlayıcı bir faktör olarak görünür. Kiraz çeşitleri kışın dinlenme devresinde -26,-28 C lere dayanabilir Türkiye de bugün için en önemli kiraz bölgeleri Yalova, Kemalpaşa (İzmir), Sultandağı (Afyon), Göller Bölgesi, Ereğli, Akşehir (Konya), Pozantı (Adana), Ulukışla (Niğde), Malatya, Tokat-Amasya geçit bölgesi, Karadeniz Kıyıları vb. bölgelerdir (Küden, 1998). Kiraz, ılıman iklim meyve türleri içerisinde meyvelerini en erken olgunlaştıran türlerden biridir. Bu, kirazın doğasında var olan üstün bir niteliktir. Kirazın sevilerek yenilen bir meyve olması ve dış pazarlarda aranması, özellikle son yıllarda taleplerin yoğunlaşmasına neden olmuştur (Küden, 2001). Gerek iç ve gerekse dış pazarlarda çok erken, geç ve çok geç turfanda kirazlar orta mevsim kirazlarına göre daha yüksek fiyatlarla satılmaktadır. Aslında kiraz mevsimi 30-40 gündür. Deniz seviyesinden olan yükseklik arttıkça derim dönemleri gecikmektedir. Bu bakımdan özellikle yayla bölgelerdeki kiraz yetiştiriciliği yapılan yerleşim birimlerindeki yetişen kirazların geç dönemde hasat olgunluğuna gelmesi, bu yörelerdeki kiraz yetiştiriciliği ile geçimini sağlayanlara ekonomik açıdan büyük avantajlar sağlamaktadır. Ülkemizde yetiştirilen kirazın derim dönemi birçok Avrupa Ülkelerine göre çok daha erken olabildiği gibi, farklı bölgelerde Ağustos ayına kadar uzamaktadır. Iezzoni ve ark. ına (1990) göre, bugün kirazın en büyük üreticileri İtalya, İspanya, İsviçre, Türkiye ve Amerika olmasına rağmen bazı ülkelerde örneğin Çin de yetiştiricilik çok az miktarlarda gerçekleşmektedir. Avrupa da önemli kiraz üreticisi ülkeler İtalya, Yunanistan, Belçika ve Fransa dır. Bu ülkelerden İtalya, Yunanistan ve Güney Fransa dışında üretilen kirazlar Temmuz-Ağustos aylarında olgunlaşmaktadır (Gotz, 1970; Cristensen, 1985). İtalya ve Yunanistan dışındaki Avrupa ülkeleri başta Almanya, Belçika ve İngiltere olmak üzere ülkemiz için önemli pazarları oluşturmaktadır. Birçok Avrupa ülkesinde kiraz yetiştiriciliği önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Bunların başında derim için önemli oranda işçilik gerekmesi ve işçiliğin de Avrupa ülkelerinde pahalı olması gelmektedir. 5

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Öte yandan İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde kirazların derim zamanında çok sık yağış olması meyve çatlamasına neden olmaktadır. Almanya da üretilen 160.000 ton kirazdan sadece 30 bin tonu pazara sevk edilmekte ve sofralık olarak tüketilmektedir. Ayrıca bu ülkelerde yapılan kiraz yetiştiriciliğinde dolu ve kuş zararı da çok fazla olmaktadır. Bunun yanında kuş zararını önlemek için hektara 15 bin DM masraf gerekmektedir (Cristensen ve Zahn, 1985). Zahn (1985), Almanya da kiraz fiyatlarının 0.8-1.00 DM/kg olduğunu bunun 0.8 DM/kg lık kısmını ambalaj masrafının oluşturduğunu bildirerek kaliteli kirazların ise 2.8-3.6 DM/kg olduğunu ve burada kaliteli kirazın önemini vurgulamıştır. Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinden Macaristan, Polonya, İsveç, Norveç ve Finlandiya da hem kiraz çok az yetiştirilmekte, hem de bu ülkelerde yetiştiriciliği yapılan çeşitler ülkemize göre daha geç olgunlaşmaktadır. Öte yandan Almanya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan gibi ülkelerde yetiştirilen kirazların meyve iriliği ülkemizde yetiştirilen kirazlardan daha azdır. Ülkemizde dış satımı yapılan kirazların irilikleri 8-12 g arasında değişirken, bu ülkelerde yetiştiriciliği yapılan mevcut çeşitlerde irilik 8 gramın altındadır. Ortadoğu ve Kuzey Avrupa ülkeleri ise, bu meyve türünün yetişmesi için gerekli iklim koşullarına sahip değildir (Küden,1998). Erkenci kiraz yetiştiriciliği konusunda yapılan incelemelerde özellikle İspanya da çok erkenci çeşit olduğu görülmektedir (Çizelge 2.1). 6

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Çizelge 2.1. Bazı Ülkelerde Yetiştirilen Kiraz Çeşitlerinin Derim Tarihleri Çeşitler Almanya İspanya Tunus Türkiye Early Burlat 19 Haz. 20 May.- 6 Haz. 15 May. 18 May.- 6 Haz. Bing 10 Tem. 8 Haz.-18 Haz. _ 6 Haz - 20 May. Turfanda _ 25 May - 2 Haz. Cristobalina _ 20 Nis.- 7 May. Precoce Bernard _ 12 May 28 May. Lambert 16 Tem. 5 Haz.- 26 Haz. B. Moreau 15 May. _ B. Napoleon 15 May. 30 May - 16 Haz. Sam 8 Tem. _ Van 9 Tem. 6 Tem - 20 Haz. Hedelfinger 11 Tem. _ S.Hardy Giant 11 Tem. 18 May - 10 Haz. Kaynak : (Küden, 2001) Bütün bunları dikkate aldığımızda, kiraz yetiştiriciliği için fevkalade iklim koşullarına sahip olan ülkemizin bu pazardaki yerinin daha da iyileştirilmesi ve meyve kalitesi iyi olan yeni çeşitlerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Küden e göre (2001), geç mevsim kiraz yetiştiriciliğinin geliştirilmesi, 1400-1800 m yüksekliklerde bahçelerin kurulması ile olasıdır. Ayrıca bu tür bölgeler için geç olgunlaşan kiraz çeşitleri de bulunmaktadır. Ülkemiz bu iklim ve çeşit olanaklarından yararlandığı takdirde geç mevsim kiraz yetiştiriciliğinde gelişme gösterebilir. Ancak, bu şekilde yüksek bölgelere çıktıkça kiraz yetiştirebilecek alanlar ve sulama olanakları da azalmaktadır. Kiraz yetiştiriciliğinde ikinci amaç ve çalışma alanı da erken turfanda yetiştiricilik olmalıdır. Bu amaca yönelik olarak soğuklama gereksinimi düşük çeşitlerin kullanımı ve uygun ekolojilerin seçimi yoluna gidilmelidir (Küden, 2001). 7

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER 2.2. Türkiye Kiraz Üretimi ve Ticareti Ülkemizde hemen her bölgede kiraz ve vişne yetiştiriciliği yapılmakta olup, üretilen kirazın hemen hepsi taze halde tüketilmektedir. Özellikle son yıllarda Ortadoğu ülkeleri başta olmak üzere dış ülkelere kiraz ve vişne satımında hızlı artışlar görülmektedir. Kiraz üretimi ve dış satımı birlikte düşünüldüğünde ülkemiz, dünyanın en hızlı gelişme gösteren ülkelerin başında gelmektedir Küden (1998 ). Devlet İstatistik Enstitüsünün 1994-2001 yılları arası kiraz ağaç sayıları ve üretim miktarları çizelge 2.2 de verilmiştir. Türkiye de kiraz ağaç sayısı 7 yılda % 40, üretim ise % 56 oranında artış göstermiştir. Kiraz üretim artışındaki en önemli sebepler, ülkemizde kiraz yetiştiriciliğine oldukça uygun mikroklimaların bulunması, dış pazar olanaklarının gelişmesi, üretimi arttırmak için yapılan üretim planlamaları, uygulanan yöntemler, İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından üreticilere kiraz fidanı dağıtılmasıdır. Çizelge 2.2 Yıllara Göre Kiraz Ağaç Sayısı ve Üretimi Ağaç sayısı Üretim Yıllar 1000 adet İndeks 1000 ton İndeks 1994 7280 100 160 100 1995 8150 111 186 116 1996 8350 114 200 125 1997 8363 115 215 134 1998 9310 127 195 122 1999 9675 133 250 156 2000 9965 137 230 144 2001 10250 140 250 156 Kaynak: (Anonim, 2002) 8

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Üretim artışında, gelişen pazar olanaklarının yanında, geçmişte üretimi arttırmaya yönelik uygulanan politikalar etkili olmuştur. Yine son yıllarda İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri aracılığıyla üreticilere kiraz fidan dağıtımı da üretim artışında rol oynamıştır. Üretimdeki gelişmenin, gelecek yıllarda da devam etmesi beklenmektedir. Türkiye de kiraz ağaç sayısı ve üretiminin illere göre dağılımı Çizelge 2.3 de verilmiştir. Çizelgeden görüleceği üzere en büyük kiraz üreticisi iller İzmir, Amasya ve Manisa dır. 2001 yılı üretiminin % 29.9 u bu illerde gerçekleşip üretim miktarı 20 bin tonun üzerindedir. Diğer önemli üretici iller sırasıyla Afyon, Isparta, Konya, Bursa, Sakarya ve Kocaeli dir. Çizelge 2.3. Türkiye de Kiraz Ağaç Sayısı ve Üretiminin İllere Göre Dağılımı Ağaç sayısı Üretim İller 1000 adet İndeks Ton İndeks İzmir 1.331 13 31.754 13 Amasya 653 6.4 22.042 8.8 Manisa 956 9.3 20.379 8.1 Afyon 351 3.4 15.773 6.3 Isparta 479 4.7 15.431 6.2 Konya 485 4.8 13.718 5.4 Bursa 545 5.3 12.000 4.8 Sakarya 251 2.4 9.638 3.8 Kocaeli 282 2.8 8.067 3.2 Diğerleri 4917 47.9 148.802 40.4 Türkiye 10.250 100 250.000 100 Kaynak : (Anonim, 2001) 9

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Küden (2001), Türkiye de kiraz üretiminin büyük bölümü yurt içinde taze olarak ve işleme sanayinde kullanılmakta, yaklaşık %8 i ise yurt dışı pazarlara ihraç edilmektedir. İthalat ise sadece bazı yıllarda ve sembolik miktarlarda yapılmaktadır. Ülkemiz, yalnızca sahip olduğu ağaç sayısı ve kiraz üretimi bakımından değil, birim alandan alınan verimle de dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Dış satımın 1999-2004 yılları arasındaki gelişimi Çizelge 2.4 te verilmiştir. Çizelgeden de görüldüğü gibi Türkiye nin dış satımı çok hızlı gelişmektedir. 1999 yılında 26.564 ton olan dış satım miktarı 2004 te 39.732 ton olmuştur. Yine aynı yıllarda ihracat değeri ise 38 milyon $ dan 117 milyon $ a yükselmiştir. Çizelge 2.4. Türkiye nin Yıllara Göre Kiraz Dışsatımı (2004) Yıllar Miktar (Ton) Değer (1000$ ) 1999 26.564 38.390 2000 11.940 23.652 2001 24.553 48.702 2002 19.042 49.276 2003 32.688 76.944 2004 39.732 117.987 Kaynak:FAO, www,http://apps.fao.org Bu durumda dışsatım, son 6 yılda gerek miktar, gerek değer olarak yaklaşık 1.5 katına ulaşmıştır. Uygun iklim koşulları ile Türkiye, dünyanın meyve merkezlerinden biridir ve birçok ülkeye farklı sert çekirdekli meyve türlerini, özellikle kirazı ihraç edebilmektedir. Ancak kiraz ihracatı ağaç yaşına ve hava koşullarına bağlı olarak her yıl değişmektedir (Taner, 2001). Kiraz ihracatını arttırmak için iyi bir üretim planlamaması yapmak gerekmektedir. Bu üretim planlamasında dış pazarda gelişen talep doğrultusunda 10

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER kiraz projesi oluşturulması ve üretimin bu doğrultuda geliştirilmesi önemli bir üretim faktörüdür. Diğer önemli faktörler işleme ve ambalajlama ile ilgilidir. Derimden başlamak üzere, ihracata kadarki tüm entegrasyonda ürün işleme ve paketlemede modern teknoloji kullanımı zorunludur (Taner, 2001 ). Taze kiraz ihracatımız yanında, ülkemizde üretilen birçok meyve gibi kirazda dondurulmuş ve konserve olarak yurt dışına ihraç edilmektedir. Son yıllarda kiraz ihracatında önemli bir atılım gerçekleştirilmiş, ülkemiz daha önce ABD nin elinde bulundurduğu AB pazarlarında söz sahibi olmaya başlamıştır. 2.3 Dünya Kiraz Üretimi ve Ticareti Dünyada kiraz tarımı yaklaşık 375.000 hektar alanda yapılmakta ve iklim koşullarının olumsuz olduğu ekstrem yıllar haricinde, üretim genellikle düzenli olarak artmaktadır. Çizelge 2.5 de dünya kiraz üretiminin yıllara göre gelişimi görülmektedir. 1999 yılında 1.8 milyon ton civarında olan üretim miktarı 2004 te % 3 oranında artarak yaklaşık 1.9 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Çizelge 2.5 Dünya Kiraz Üretiminin Yıllara Göre Gelişimi Yıllar 1000 Ton İndeks 1999 1.819 100 2000 1.904 104 2001 1.888 103 2002 1.804 99 2003 1.909 105 2004 1.875 103 Kaynak:FAO, www,http://apps.fao.org Üretim artışında alan genişlemesinin yanı sıra, üretim tekniklerindeki gelişmelere bağlı olarak birim alandan alınan ürün miktarındaki artışlar etkili olmuştur. 11

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Dünya kiraz üretiminin tamamına yakın bir bölümü Kuzey Yarım Küre de gerçekleşmekte ve özellikle Avrupa Kıtası nda yoğunlaşmaktadır. Dünya toplam kiraz üretimi 1.875 bin tondur. En büyük üretici ülke 265 bin ton ile Türkiye dir, ardından 250 bin ton ile Amerika ve 224 bin ton ile İran gelmektedir. 2004 yılında bu ülkelerin dünya üretimindeki payları sırasıyla % 14.1, % 13.3 ve % 12 olarak gerçekleşmiştir (Çizelge 2.6). Diğer önemli üretici ülkeler Ukrayna, Almanya, Rusya İtalya, İspanya, Fransa, Romanya dır. Bu 10 ülke dünya üretiminin % 72.5 ini gerçekleştirmektedir. Çizelge 2.6. Dünya Kiraz Üretiminin Ülkelere Göre Dağılımı (2004) Ülkeler Üretim (1000 Ton) % Türkiye 265 14.1 ABD 250 13.3 İran 224 12 Ukrayna 140 7.5 Almanya 120 6.4 Rusya 100 5.3 İtalya 89 4.7 İspanya 61 3.3 Fransa 59 3.2 Romanya 51 2.7 Diğerleri 516 27.5 DÜNYA 1.875 100 Kaynak:FAO, www,http://apps.fao.org Dünya kiraz üretiminin büyük bölümü, üretici ülkelerde taze olarak tüketilmekte veya işleme sanayinde kullanılmaktadır. Üretimin ancak %7-8 i uluslararası ticarete konu olmaktadır (Küden, 2001). Uluslararası pazarda Türk kirazına karşı talebin oluşmasına en önemli sebepler; kirazın kalitesi, uzun hasat dönemi, rekabetçi fiyat oluşturulması, ürünün 12

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER işlenmesi ve muhafazası ile ilgili alt yapının ihracatçılar tarafından oluşturulması ile nakliye de soğuk zincirin sağlanmış olması, istikrarlı miktar ve kalitenin sağlanmış olmasıdır. Ancak son zamanlarda birçok ülkenin ve kuruluşun engelleyici ve rekabeti kısıtlayıcı düzenlemeleri ile karşılaşılmaktadır. Birçok ülkenin meyve ithalat rejimlerindeki olumsuzluklara rağmen, ihracatçılarımızın uluslararası pazardaki rekabet kabiliyeti ve elastikiyeti sayesinde Türk kirazının seçkin meyve olarak dış pazarda büyük bir yeri vardır (Taner, 2001). Çizelge 2.7 de dışsatımın ülkelere göre dağılımı görülmekle birlikte dünya toplam ihracatı 192 bin ton olup, dışsatımın az sayıdaki ülkede yoğunlaşmış olması dikkat çekmektedir. 2004 yılı itibariyle en büyük ihracatçı ülke, % 21.2 ile ABD dir. Türkiye, dünya toplam ihracat miktarındaki % 20 lik payıyla ve 39 bin ton üretimi ile ABD nin ardından ikinci büyük ülke konumundadır. İhracatçı 10 ülke, toplam dış satımın % 84 ünü gerçekleştirmektedir. Diğer önemli ülkeler, Avusturya, İspanya, Polonya, Şili, Fransa, Hollanda, Almanya ve Suriye dir. Çizelge 2.7. Dünya Kiraz İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı (2004) Ülkeler Ton % ABD 40.629 21,2 Türkiye 39.732 20,7 Avusturya 22.555 11,7 İspanya 11.747 6,1 Polonya 11.408 5,9 Şili 11.308 5,9 Fransa 7.966 4,1 Hollanda 6.060 3,2 Almanya 5.201 2,7 Suriye 4.700 2,5 Diğerleri 30.711 16,0 DÜNYA 192.017 100 Kaynak:FAO, www,http://apps.fao.org 13

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Taner in (2001) bildirdiğine göre, pazar talebi doğrultusunda üretim oluşturulduğu zaman kiraz ihracat potansiyeli yüksektir. Türkiye nin coğrafi yapısı ve iklim koşulları birçok bölgede kaliteli kiraz yetiştiriciliğine uygundur. Uzun süreli, istikrarlı ve yeterli miktarda derim yapılabilecek şekilde üretim planlaması yapılması ile ihracat potansiyeli arttırılmaktadır. Türkiye nin ihraç kalitesindeki kiraz üretimi yetersiz miktardadır. Kiraz ın ihracat potansiyeli üretim uygun ekoloji ve zamanda, istenilen kalitede, uygun fiyatla, istikrarlı ve yeterli miktarda yapıldığı zaman artar. İlk turfanda olarak Mayıs ayı süresince ve son turfanda olarak Temmuz sonu ve Ağustos ayları boyunca süresince kiraza dış ülkelerden yüksek miktarlarda talep vardır. Bu talebin karşılanabilmesi için iyi bir üretim planlaması gerekmektedir. Dış satım potansiyeli göz önünde bulundurularak ilk turfanda ve son turfanda kiraz üretim bölgelerinde ihracata yönelik kiraz yetiştiriciliğinin geliştirilmesi ihracat miktarını arttıracaktır (Taner, 2001 ) 2.4. Çeşit, Meyve Özellikleri ve Yetiştiricilik ile İlgili Çalışmalar Dünya üzerinde yaklaşık olarak 1500 kiraz ve 600 vişne çeşidi yetiştirilmektedir. Yapılan ıslah çalışmalarıyla bunlara hızla yenileri katılmaktadır. Kirazlarda çeşit adları, başka hiçbir meyvede karşılaşılmayan ölçüde karışmıştır. Bunun nedeni, bir kısım çeşitlerin birbirine çok benzerlik göstermeleridir. Böylece bazen aynı çeşit ayrı ayrı adlarla tanındığı halde, bazen de bir ad altında birçok çeşidin toplandığı görülür. Bu nedenle son yıllarda çeşitlerin birbirinden ayırt edilmesinde öteki pomolojik özellikler yanında, meyvelerde rengin meydana gelmesine yardımcı olan antosiyanidin bileşimlerinin saptanması ileri bir teknik olarak kullanılmakta ve kirazların döllenme ile ilgili uyuşmazlık grupları, çeşitlerin ayırt edilmelerinde sistematik bilgiler vermektedir (Öz, 1988; Özbek, 1978). Özçağıran ın (1977) bildirdiğine göre, kültür kiraz çeşitleri meyve eti yapılarına göre iki gruba ayrılırlar (Hedrick, 1915; Zielinski, 1955; Marshall ve Childers, 1954). 14

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER 1. Bigarreau grubu kirazlar (var.duracina) Bu grupta meyveler, sert ve gevrek etli, çatlamaya hassas, meyve şekli genellikle yuvarlak, bazen de kalp şekline yakındır. Meyveler taşımaya çok elverişlidir. Bu grupta, meyve ve meyve suyu rengine göre iki alt gruba ayrılır. Meyve suyu kırmızımtırak olan koyu renkli çeşitler: Bing, Lambert, Hedelfingen, Early Burlat, Van, 0900 Ziraat vb. Meyve suyu hemen hemen renksiz olan açık renkli çeşitler: Bigarreau Napoleon (Royal Ann), Rainier, Starks Gold (Sarı kiraz), Bella di Pistoia, Merton Late vb. 2. Heart grubu kirazlar (var.juliana) Bu grubu Fransızlar Guigne İngilizler ise Gean olarak adlandırılmaktadır. Bunların meyveleri yumuşak, etleri nazik ve şekilleri kalbe benzer. Bu gruptaki kiraz çeşitleri taşımaya çok elverişli olmayıp, yakın pazarlar için uygundur. Bu grupta meyve ve meyve suyunun rengine göre iki alt gruba ayrılır. Meyve suyu kırmızımtırak olan koyu renkli çeşitler: Turfanda, Early Rivers, Early Pruple ve Eagle vb. Meyve suyu hemen hemen renksiz olan açık renki çeşitler: Acıbursa, Coe, Ida, Elton ve Governor Wood vb. Küden ve Kaşka (1995), Kiraz (P.avium L.), anavatanı Anadolu olan ticari değeri yüksek önemli meyve türlerinden biridir. Ancak, dünya üzerinde kirazın ekonomik olarak yetişebileceği alanlar sınırlıdır. Kiraz yetiştiriciliği bu şekilde belli ülkelerde ve bu ülkelerde de sınırlı alanlarda yapılmaktadır. Çoğu ülke belli çeşitler kullanmaktadır. Avrupa ülkelerinde genel olarak Bigarreau Napoleon, Bing, Van, Lambert ve Hedelfingen yaygın olarak yetiştirilmekte olduğunu bildirmişledir. Ülkemizde oldukça kaliteli ancak düşük verimli bir kiraz yetiştiriciliği söz konusudur. Bu durumun temel nedeni tüm bahçelerin tek veya en fazla iki çeşitle kurulmuş olmasıdır. Kiraz yetiştiriciliğinde en önemli sorunların başında kendine uyuşmazlık sorunu gelmektedir. Tek çeşitle kiraz bahçesi kurulaması durumunda birkaç kendine verimli çeşit dışında, hiç meyve alınamamaktadır. Hatta değişik çeşitler arasında da uyuşmalık görülebildiğinden kiraz bahçesi kurarken aynı dönemde çiçek açan ve karşılıklı olarak birbirini dölleyen çeşitlerin seçilmesi 15

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER zorunludur. Yapılan araştırmalar sonucunda Akşehir Napolyonu çeşidinin mevcut bahçelerde yaygın olarak yetiştirildiği saptanmıştır. Oldukça kaliteli olan bu kiraz çeşidinin, uygun tozlayıcı bulunmamasından dolayı verimi çok düşük kalmaktadır (Küden, 1998). Öz (1981), kirazlarda çeşitlerin doğru olarak tanıtılmasında gelişme, verim ve meyve özelliklerinin yanında döllenme ve uyuşmazlık sorunun geldiğini belirtmiştir. Kirazın ekonomik olarak yetiştirilmesi meyve verim ve kalitesi yüksek ana çeşitler ve bunlara uygun tozlayıcıların seçilmesi ile mümkündür. Yapılan araştırmalar sonucunda, ülkemizde yetiştirilen kirazların büyük çoğunluğunun kendine uyuşmazlık, bazı çeşitlerin de karşılıklı uyuşmazlık gösterdikleri saptanmıştır (Özçağıran, 1966 ve Öz, 1982a). Kirazlar genel olarak 5-6 yaşında meyveye yatarlar. Tam ve ekonomik olarak verime yatmaları da 10-12 yıl alır. Bu nedenle yetiştiricilikte başlangıçta yapılan hatalar ileride yetiştiricileri, giderilmesi çok zor veya imkansız ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bırakabilir. Tozlayıcı çeşit seçimi konusu, kiraz yetiştiricilerinin bahçe kurulurken göz önünde bulundurmaları gereken en önemli problemlerden bir tanesidir. Yapılan çalışmalarda bir iki çeşit dışında kiraz çeşitlerinin kendine uyuşmaz oldukları bazı çeşitlerinde karşılıklı uyuşmazlık gösterdikleri saptanmıştır (Özçağıran, 1966; Öz ve Kaşka, 1984: Güngör ve Sağlamer, 1995). Güngör ve Sağlamer in (1995) bildirdiğine göre, Kirazın ekonomik olarak yetiştirilmesi verim ve kalitesi yüksek ana çeşitler ve bunlara uygun tozlayıcı çeşitlerin seçilmesi ile mümkün olmaktadır. Diğer taraftan bahçe tesisinde çeşitlerin erkenden geçe doğru sıralanması uzun bir hasat periyodu sağlaması bakımından çok önemlidir. Bu durum hem uzun bir süre pazara kiraz göndermeyi ve hem de karşılıklı tozlamalarla meyve tutumunu arttırmak yönünden çok gereklidir. Kalite ve verim yönünden kirazlar ne kadar üstün olsalar da tek çeşitle veya karşılıklı olarak uyuşmayan çeşitlerden kurulmuş kiraz bahçelerinden kesinlikle verim alınamamaktadır (Crane ve Lawrence, 1937). Küden in (1998) bildirdiğine göre, Orta Toros Dağlarının önemli kiraz üretim bölgelerinde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan Akşehir Napolyonu olarak 16

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER tanımlanan çeşidin 8 12 g arasında değişen irilik kazandığı saptanmıştır. Ancak incelemeye alınan yerlerde meyve iriliğinin iyi olmasına rağmen meyve veriminin çok düşük olduğu gözlenmiştir. Bu bakımdan ülkemizde meyve kalitesi yüksek, iri, sert ve yüksek verimli çeşitlere gereksinim duyulduğunu belirtmişler ve bu çeşidin ortalama meyve ağırlığını Pozantı koşullarında 8,6 g olarak saptamışlardır. Kaliforniya kökenli Larian çeşidinin dışında Kanada kökenli çeşitlerden Lapins 7-8 g, Summit 8-11 g, Sunburst 10-13 g meyve ağırlığında, üstün özellikli çeşitlerdir. Yine İtalyan çeşitlerden Durani 3 10-13 g ve Fransız çeşitlerinden Fercer-Arciana 12-13 g meyve ağırlığına sahip çeşitler olduklarını belirleyip, bu çeşitlerin ülkemize getirilip yaygınlaştırılması gereken kiraz çeşitleri olduklarını bildirmişlerdir. Ülkemizde dışsatıma yönelik olarak yetiştirilen kiraz çeşitlerinin başında 0900 Ziraat olarak tanımlanan çeşit gelmektedir. Bu çeşidin sinonimlerinin Akşehir Napolyonu ve Malatya Dalbastı olduğu bildirilmektedir (Öz, 1992). Way (1968) ve Öz (1977a), ekonomik anlamdaki bir kiraz yetiştiriciliğinde her 100 çiçeğin en az 25 tanesinin meyveye dönüşmesi gerektiğini ve meyve tutma düzeyinin % 25 40 olması durumunda iyi, %40 dan fazla olması halinde ise çok iyi olarak değerlendirilebileceğini bildirmişlerdir. Küden ve Kaşka (1995), Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde 1991-1993 yılları arasında bazı kiraz çeşitlerinin pomolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yaptıkları çalışmada üç yıllık sonuçlara göre, ortalama meyve ağırlıklarını, Akşehir Napolyonu nda 7,3 g, Malatya Dalbastı da 7,37 g ve 0900 Ziraat ta ise 7,43 g olarak saptamışlardır.. Ayrıca 1993 yılında Almanya dan getirilip denemeye alınan çeşitlerden Venüs, Regina, Meckenheimer, New Star ve Lamida çeşitlerinin iri ve orta mevsim; Telegal çeşidinin iri ve çok geççi; Early Rivers, Precoce de Bernard, Cristobalina, Fercer-Arciana çeşitlerinin erkenci çeşitler olduklarını belirlemişlerdir. Ülkemizde kiraz yetiştiriciliğine uygun oldukça geniş ekolojik koşullar bulunmaktadır. Genel olarak 0900 Ziraat ve sinonimleri yaygın olarak yetiştirilmektedir. Toros dağlarının bulunduğu Akdeniz- İç Anadolu geçit bölgesi 17

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER kiraz yetiştiriciliği için çok uygun mikroklima alanlarına sahiptir. Aynı zamanda Toros dağları kirazın yabanilerinin yetiştiği orijin alanlarından biridir (Özbek, 1978). Ülkemizde yaygın olarak 0900 Ziraat çeşidi yetiştirilmektedir. Ancak sürekli olarak verimsizlik ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kirazın ekonomik olarak yetiştirilmesi, meyve verim ve kalitesi yüksek ana çeşitlerle birlikte bunlara uygun tozlayıcı çeşitlerin de seçilmesi ile mümkün olmaktadır. Yapılan araştırmalarda ülkemizde yetiştirilen kirazların büyük çoğunluğunun kendiyle ve bazı çeşitlerin de karşılıklı uyuşmazlık gösterdikleri saptanmıştır. (Özçağıran, 1966; Küden ve Kaşka 1991; Küden ve Kaşka 1995). 0900 Ziraat çeşidinin meyve özellikleri: irilik 8,179 g, en 25.99 mm, boy ise 23.01 mm dir. Uzun saplı, kırmızı kabuk renkli ve meyve eti açık kırmızı renktedir (Öz, 1992). Küden ve Kaşka (1995), 1982 yılında Orta Toroslar a uygun kiraz çeşitlerinin saptanması amacıyla yapılan ve 1994 de biten araştırma sonucunda kiraz çeşitlerinden en iri meyveli olanları Larian (8,31 g), 0900 Ziraat (8,02 g) ve Çorum (7,89 g) olarak saptanmışlardır. Ayrıca yine Orta Toros larda yürütülen tip ve çeşit belirleme çalışmalarda yer alan tipler Toros 1 (Darboğaz), Toros 2 (Darboğaz), Toros 3 (Darboğaz), Toros 4 (Darboğaz) ve Toros 5 tir (Aktoprak). Bunlar Ömerli (Pozantı) kirazı ile karşılaştırılmıştır. Ömerli meyve özellikleri bakımından 0900 e en yakın kirazdır. Seçilen tipler içerisinde en iri meyveler Toros 3 te (9,75 g) saptanırken bunu Ömerli (59,38 g), Toros 5 (9,33 g), Toros 4 (8,97 g), Toros 2 (8,96 g) ve Toros 1 (8,06 g) izlemiştir. Genel olarak seçilen tipler yuvarlak şekilli olup, çekirdek ağırlıkları ise Toros 1 (0,50 g), Toros 2 (0,64 g), Toros 3 (0,49), Toros 4 (0,74g), Toros 5 (0,67) ve Ömerli (0,76 g) olarak saptamışlardır. Bu tiplerin yer aldığı tüm bahçelerde tozlayıcı olarak Sarı Kiraz (Starks Gold) kullanılmaktadır. Buna rağmen ağaçlarının meyve tutumları birbirinden çok farklı olmuştur. En iyi meyve Toros 4 de saptanmıştır. Bu tipte meyveler genel olarak küme ve iri salkımlar şeklindedir. Toros 4 de saptanan bir başka özellik, ağaçların budanmamış ve doğal gelişmelerinin seyrek dallı olmasıdır. Ancak bu tipin yaprakları küçük ve sık buketler halindedir. Mayıs buketleri bu çeşidin spur karakterde olduğunu göstermektedir. 18

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Özgüven in (1999) bildirdiğine göre, Stancevic ve Belic (1971), kirazlarda çekirdek iriliğinin çok değişken olduğunu ve bu özelliğin tozlayıcı çeşide göre önemli derecede etkilendiğini belirtmişlerdir. Küden ve Kaşka (1995), yine bazı kiraz çeşitlerinin pomolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yaptıkları bir başka çalışmada yurtdışından getirilerek 1994 yılında denemeye alınan yeni çeşitlerden Precoce de Bernard ın erkenci ve iri, Cristobalina nın erkenci ve meyve ağırlığının 7-9 g, Fercer- Arciana nın erkenci ve meyve ağırlığının 12-13 g, Garnet in orta erkenci ve meyve ağırlığının 8-11 g, Tardia Vignola nın orta geççi ve meyve ağırlığının 7-9 g, Duroni 3 ün orta mevsim ve meyve ağırlığının 10-13 g arasında olduğunu tespit etmişlerdir. Küden ve Kaşka (1995), Orta Toroslar da yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan Akşehir Napolyonu çeşidinden seleksiyon yoluyla seçtikleri tiplerin pomolojik özelliklerinin belirlenmesi ile ilgili yaptıkları çalışmada elde ettikleri tiplerin asitlik değerlerinin % 0,81 ile % 1,02 arasında olduğunu belirlemişlerdir. Küden ve Sırış (2001), Ç.Ü. Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi nde Almanya, İtalya, İspanya ve Hollanda dan getirilen güncel kiraz çeşitleri ile bir adaptasyon denemesi kurulmuştur. Bu çalışma sonucunda meyve ağırlığı en yüksek Akşehir Napolyon unda (9,8 g) saptanırken bunu Lapins (9,5 g), Durani-3 (9,0 g), Lambert (8,7 g), Ferrovia (8,4 g), Malatya Dalbastı (8,3 g), 0900 Ziraat (8,2 g), Sunburst (8,1 g), Larian (7,9 g), Starks Gold (7,6 g), Early Van Compact (7,5 g), Bing Spur (7,4 g), Van (7,2 g), Hedelfingen (7,0 g), B.Gaucher ve Vista (6,9 g), Bing (6,2 g), Garnet (5,9 g), Stella (5,8 g), Tokasago (5,7 g), Noır de Guben (5,2 g) ve Na-478 (4,9 g) olarak belirlemişlerdir. Kirazda kalite, verim ve karlılığı büyük ölçüde meyve özellikleri belirlemektedir. Meyve özellikleri arasında sertlik, irilik, renk, tat ve çatlamaya duyarlılık anlaşılmaktadır ( Stancevic, 1971; Öz, 1977b: Özgüven, 1999). Bargioni (1996), Meyve sertliğine basit sınıflandırmayla anaç, iklim ve meyve yükü, çiçeklenme ve olgunlaşma zamanına ise çok büyük oranda iklim koşulları ve anaçlar etkili olabilmektedir. Kiraz yetiştiricilerinin meyveyi inceleme noktalarından, meyve kabuğu rengi, boyutu, olgunlaşma zamanı ve meyve verimine ek olarak en önemli karakteristikleri çeşitlerin çiçeklenme zamanı, diğer çeşitlerle 19

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER uyuşması, çok yoğun yağmurlara karşı meyvenin dayanıklılığı, meyve eti sertliği ve markette kalma süreleri boyunca meyvelerin kolay bozulabilirliğidir. Güngör ve Sağlamer (1995), 1983 ve 1991 yılları arasında 31 kiraz çeşidi ile İçel-Erdemli Çamlı yayla koşullarında yaptıkları adaptasyon çalışmasında Edirne, Turfanda, Early Burlat, S.Hardy Giant en erkenci; Durano di Cesena, Vista, Merton Premier, Çorum ve Ömerli erkenci; Sapıkısa, Merton Bigerreau, Beryessa, Noir de Guben, Stella, Van, Bing, Yalancı Napolyon, Noble, Bigarreau Gaucher ve Merton Marvel orta mevsim; Akşehir Napolyonu ve Malatya Dalbastı nın geç olgunlaşan çeşitler olduğunu bildirmişlerdir. Ayrıca denemede kullanılan çeşitlerde ortalama meyve ağırlığı 3,0-7,0 g arasında değişkenlik göstermiş, Stella çeşidi 7,0 g ile ilk sırayı alırken bunu 6,3 g ile Nobel ve Beryessa, 6,0 ile Bing çeşidi izlemiştir. Verim ise denemedeki çeşitlerde 3 30 g arasında değişmiştir. Buna göre en yüksek verim Van (30 kg/ağaç) çeşidinden elde edilmiş bunu Stella, Bing, ve Çorum (25 kg/ağaç) çeşitlerinin izlediğini belirtmişlerdir. Küden (2001), Kiraz ağaçlarının doğal büyüme şekli dikine ve kuvvetli olup çok yüksek boylu ağaçlar meydana gelir. Bu şekilde büyük ağaçların meydana gelmesi dikim aralıklarına da etki etmekte ve kiraz bahçeleri 7x7 8x8 metre aralıklarla kurulmaktadır. Bunların bodurlaştırıcı anaçlar kullanılarak küçültülmesi gerektiğini bildirmiştir. Özçağıran (1977), kiraz ağaçlarına şekil verilmesi gerektiğini, verim çağındaki ağaçlara ise daha çok dal seyreltmesi yapılabileceğini belirtmiştir. Ülkemiz için genel olarak kiraz ağaçlarına değişik doruk dallı şekli önerilmektedir (Özçağıran, 1977; Özbek, 1978; Öz, 1982b). Küden in (1998) bildirdiğine göre, ülkemizde yapılan geleneksel kiraz yetiştiriciliğinde orta kuvvetli İdris (P.mahaleb) ve çok kuvvetli (P avium ) Kuş kirazı anaçları kullanılmaktadır. Bu anaçlarda önerilen dikim mesafeleri idris için 6 8 m, kuş kirazı için ise 10-12 m dir. Ancak uygulamada bahçeler, genel olarak 7x7 m ve üzerindeki mesafelerde kurulmaktadır (Özçağıran, 1975; Özbek,1978; Öz,1982b). 20

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Kültür kiraz çeşitlerinin kökenini teşkil eden yabani kiraz, dikine olarak kuvvetli büyür. Kültür çeşitlerinden en önemli farkı meyvelerinin küçük ve tadının buruk, acımsı olmasıdır. Meyve rengi kültür çeşitlerinde olduğu gibi değişiktir (Öz, 1988). Günümüzde birçok Avrupa ülkesinde kiraz üretimi, yumuşak çekirdekli meyveler lehine azalmaktadır. Bunun nedenlerinden birisi kirazların yüksek boylu ağaçlar meydana getirerek mekanizasyon uygulamasının güçleşmesi ve derim v.b. işçilik giderlerinin artmasıdır. Alçaktan yapılan taçlandırma ile ağaç yükseklikleri 3.5 4 m de tutulabilmektedir. Dikim aralıkları ise 9m x 7m veya 8m x 6m den 5m x 5m ye indirilebilmektedir. Öte yandan kiraz ağaçlarının fazla boylanmalarını önlemek amacıyla yapılan bir uygulama da doruk dalın büyütülmemesidir. Bu amaçla lider dal, ağaçlar 7 yaşına geldikten sonra yukarıdan aşağıya doğru 1/4 ü kesilerek 10 yaşına kadar geçen 4 yıl içinde tamamen yok edilmektedir. Böylece ağaçlar dik gelişme yerine yayvan gelişmektedir (Öz, 1982). Bu uygulama ülkemizde pek yapılmamakta özellikle kuş kirazına aşılı olan kiraz ağaçları 20-25m ye kadar yükselmektedir (Özbek, 1978). Küden (1998), üretici çevrelerinde yaygın kanı ise kiraz ağaçlarının hiçbir şekilde budanmayacağıdır. Üreticiler budanan kiraz ağaçlarının kuruyacağına ve kesim noktalarından zamk çıkacağına inanmaktadırlar. Oysa kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapıldığı ülkelerde kirazların budandığını ve bunlara belli şekiller verilmekte olduğunu belirtmiştir. Son yıllarda, modern meyve yetiştiriciliğinde bodur anaç, spur ve kompakt çeşitlerin kullanımı yoluna gidilmektedir. Bu amaca, elma yetiştiriciliğinde ulaşılmış bulunulmaktadır. Zayıf büyüyen spur veya kompakt çeşitlerin kullanımı ile yapılacak yetiştiricilikte ağaç tacının küçültülmesi amaçlanmaktadır. Bu şekilde küçük taçlı ağaçlar birim alana daha fazla sayıda dikilmekte, erken ve yüksek verim elde edilmektedir. Ancak kirazda bu konudaki çalışmalar oldukça yeni sayılır. Başlıca kompakt kiraz çeşitleri Bingspur, Early Van Compact ve Lambert Spur dur (Küden, 2001). 21

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Breton (1980), Fransa da kirazlar için palmet şekillerinden serbest palmet, meyilli dallı palmet, goble, doruk dallı ve değişik doruk dallı budama sistemlerinin uygulandığını bildirmiştir. Küden (1998), klonal anaçlardan Belçika anaçlarının (İnmil, Damil, Camil) sık dikime uygun anaçlar olduğunu, Gisela serisi (Gisela 1, Gisela 5 ve Gisela 10) olarak tanımlanan Alman anaçlarının da bodurlaştırıcı özelliğe sahip, sık dikim için uygun anaçlar olduğunu bildirmektedir. İngiltere de yapılan çalışmalarla elde edilen ve %40 bodurlaştırıcı etki meydana getiren Colt anacı da bunlardan biridir. Bu anaç ülkemize getirilmiş ancak kök kanserine duyarlı olması nedeniyle üretiminden vazgeçilmiştir. Webster (1982), yine Almanya- Münih te yapılan çalışmalarda Weiroot serisi anaçların önem kazandığını, İngiltere de yapılan çalışmalarda bu anaçların standart ağaçlara göre %40 bodur olan Colt anacından biraz daha bodur olduklarını saptamıştır. Öz (1988), sert etli kirazlarda ana dalların kalın ve az dalcıklı olduğunu, buna karşılık yumuşak etli kirazlarda ise ana dalların fazla kalınlaşmadığını ve daha çok dalcıklı olduğunu bildirmiştir. Değişik zamanlarda yapılan çalışmalarda, budama uygulanan kirazlarda açılan yaraların kolay kapanmadığı ve bazı çeşitlerde zamklanmanın meydana geldiği bu nedenle budama zamanının ve kesim sertliğinin iyi ayarlanması gerektiği ortaya konmuştur. Değişik araştırıcılar, uygulanacak olan kültürel işlemler ve yapılacak olan düzenli budamalarında çeşitlere göre değişmekle birlikte verim ve meyve kalitesinde de artışların olabileceğini ifade etmişlerdir. Özçağıran (1977); Özbek (1978), klasik sistem kiraz yetiştiriciliğinde, ağaçlara başlangıçta şekil budaması ve daha sonra verim çağına geldiği dönemde kuruyan ve kırılan dalların kesilmesi ile birlikte hafif bir aralama budaması yapılacağını bildirmişlerdir. Flore ve ark. (1996) bildirdiğine göre, kirazlarda ilkbahar sonunda yapılan budamanın sürgünlerdeki özsuyun akarak, 10 gün içerisinde fenolik maddeler ve zamklanmanın odun hücrelerinde ve damarlarda zarar vermesi ile taşınıma engel 22

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER olduğunu belirtmiş, uygun sıcaklık koşullarında 4 5 hafta içerisinde yara üzerinde mantar yapısındaki kallusun ve kambiyum aktivitesinin geliştiğini bildirmişlerdir (Stosser, 1984). Flore ve ark. nın (1996) bildirdiğine göre, tomurcukların kış soğuklarından zarar gördüğünü, sürgün gelişmesine ve uzamasına olumsuz etki yaptığını, budama ile bu olumsuz etkilerin en aza indirildiğini ayrıca ağaç dallarının kalınlaştığını ve bununla birlikte soğuktan ve dış etkilerden daha az zarar etkilendiğini belirtmişlerdir. Budamanın amacı, meyve ağaçlarına belli şekil vermek ve aynı zamanda onları bol ve erken miktarda meyve vermeye zorlamaktır (Molish, 1950: Yılmaz, 2003). Flore (1992), uç budamasının yaprak miktarı üzerinde arttırıcı etkisi olduğunu ve bundan dolayı fotosentez ve solunumun arttığını bildirmiştir. Flore ve Layne (1990), yapılan budamaların, meyvenin olgunlaşması ve yüksek kalitede ürün üzerinde etkili olduğunu ve budamaların yaprak yüzey alanlarıyla birlikte ağaç sürgünlerinde karbonhidrat birikiminin arttığını ve buna bağlı olarak ağacın dış etkilerden korunmasına olumlu etkisi olduğunu saptamışlardır. Tukey (1927), yapılan budamaların vişnelerde meyve büyüklüğünü arttırıcı etkisi olduğunu böylelikle toplam ürünün de arttığını belirlemiştir. Kiraz ağaçlarının genellikle gençlik dönemleri uzundur. Bu nedenle ağaçlara şekil budaması uygulanırken bir yandan da meyveye yatırma işlemleri yapılır. Meyveye yatırma yan dallarda açı genişletmesi, ağırlık asma, tahta veya kamış herek kullanma ile gerçekleştirilir. Ayrıca promalin uygulaması fidan ve genç ağaçlarda yan dal oluşumunu arttırır ve ağaçların daha erken meyveye yatmalarını sağlar. İspanyol çalı sistemi dışındaki tüm şekillerde bu yola başvurulabilir. İspanyol çalı sisteminde ise sert budamalarla oluşan yeni dalların gövde ile yaptıkları açılar doğal olarak genişlediği için bu kesimlerle aynı zamanda kesim yapılan bölgelerin altındaki kısımlardan 2 veya 3 yıl sonra alınmasını sağlar. Bu sistem hem kolay uygulanır hem de ağaçların bodur yetiştiriciliğine uygundur (Küden, 2001). 23

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER Çok nemli ve güneşlenmesi az olan bölgelerde Goble ve Mikado şekilleri uygundur. Goble de ağaçlar genellikle 3 ana dallı, Mikado da ise 4 ana dallı oluşturulur. Mikado da dallar topraktan yaklaşık 20 cm yukarıda ve aynı noktada 4 ana dal uçları bir karenin köşelerine gelecek şekilde 45 60 açıyla büyütülür. Bu sistem için tel ve herek kullanılır. Marmara ve Karadeniz bölgelerine uygun bir sistemdir. Doruk dallı ve değişik doruk dallı şekiller ise daha çok kurak bölgelere uygundur. Fransa da geliştirilen Solaks sistemi ise üzerinde durulması gereken şekillerden biridir. Elmalar için geliştirilen bu budama şekli kirazlara da uygun olup, Vertikal Aksis (Dik Eksen) ve Solen şekillerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş ve buna Solaks ismi verilmiştir. Bu sistemde ağaçlar 90 açıyla geliştirilir ve böylece eğik bölgeden de meyve alma amaçlanır. Bodur ve yarı bodur kiraz anaçlarına aşılı bahçelere uygundur. Ülkemizde de hem kurak hem de nemli bölgelere önerilebilir (Küden, 2001). Jay ve ark. (1996), özellikle budama ile verim artışının olabileceğini (Early Burlat % 41 34, B.Napoleon % 1 7) fakat bunun çeşitler arasında farklılık gösterebileceğini ifade etmişlerdir Akçay (2001), T.Ü. Tekirdağ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uygulama parselinde 1996-1999 yılları arasında budama uygulamalarının Durona di Cesena, Van ve Lambert kiraz çeşitlerinde gelişme, verim ve kalite üzerine olan etkilerini araştırmış, çalışma sonucunda, çeşitlerdeki sürgün sayısı, sürgün uzunluğu, budama artığı, mayıs buketi sayısı, meyve eni, meyve boyu ve meyve ağırlığı değerleri sert budama uygulamalarında artış göstermiştir. Van çeşidi hariç diğer çeşitlerin verimlerinde önemli bir değişim görülmemiştir. Yapılan sert budama sonucunda tüm çeşitlerde özellikle meyve irilikleri artmış ve çeşitlerin tamamında da erken hasat meydana gelmiştir. Pérez (2005), İspanya, Avrupa daki ikinci en büyük ve dünyadaki yedinci en büyük kiraz üreticisidir. İspanyadaki kiraz tarımı, sulamasız kalkerli tepeler üzerine kurulan bahçelerle başladı ki, sulamanın olmayışı, az ama iyi kalite meyve veren küçük ağaçlar olmasını sağlıyordu. Ebro nehri vadisindeki İspanyol budama olarak 24

2.ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Aylin ÖZBİÇERLER bilinen yetiştirme sistemi, hemen hemen 20 yıl önce geliştirildi. Çeşitli değişikliklerden geçen bu sistem, şu anda İspanya da en popüler sistemdir. Bahçelerin, 4x3 m veya en fazla 5x3 m aralıklı olarak küçük ağaçlarla (2,5 m) düzenlendiği, iyi üretimli ve erken ürün veren yoğun bahçelere uygun bir sistemdir. Ağaç yüksekliği, yaz ve sonbahardaki sulamayla ve yetişme esnasındaki kısıtlı sulamayla kontrol altına alınır. Robinson (2005), İspanyol budama sistemi uygulanan kiraz ağaçları P. mahaleb anacı üzerine dikilir. Dikim mesafeleri belirgin biçimde 3 m ve 4-5 m arasındadır. Ağaçlarda ilk üç yıl üst üste tepe kesimi yapılır ve 3.yılsonunda ağaçlar meyve vermeye başlar. Ağaç yüksekliği yıllık kesimlerle 2.5 m de sınırlanır. Böylelikle bahçedeki meyvelerin çoğu toplanabilmektedir. Bu sistem İspanyadaki kurak iklim ve zayıf topraklarda oldukça fazla başarı göstermiş ve dünyanın daha birçok kiraz gelişim bölgelerinde kabul edilmiştir. 25

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER 3.MATERYAL VE METOD 3.1. Materyal Bu çalışma, 2004 2005 yılları arasında Ç.Ü. Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezi nde yürütülmüştür. Denemede, her çeşitten 7 şer adet olacak şekilde idris (P.mahaleb) anacı üzerine aşılı, 3x2 m mesafelerle dikilmiş olan ve İspanyol Budama yapılan ayrıca 7x7m aralıklarla dikilmiş olan ve doruk dallı budama yapılan, Lapins, Sunburst, Summit, Venüs, Mechenheimer, Early Rivers, Nadino, Na 1, Na 474, Hedelfingen çeşitleri kullanılmıştır. Meyvelerin pomolojik analizleri Ç.Ü. Bahçe Bitkileri Bölümü Pomoloji Laboratuvar ında yapılmıştır. Çizelge 3.1. 1993 yılında Almanya dan Getirilip Denemeye Alınan Ülkemiz İçin Yeni Kiraz Çeşitleri ve Bunların Bazı Özellikleri Çeşitler Meyve İriliği Olgunluk Dönemi Venüs İri Orta Mevsim Sunburst* 10-13 g Orta Mevsim Summit 8-11 g Orta Mevsim Regina İri Orta Mevsim Cordia Çok iri Orta Mevsim Lapins* 7-8 g Orta Mevsim Telegal İri Çok Geççi Meckenheimer İri Orta Mevsim Early Rivers İri Erkenci New Star* İri Orta Mevsim Nadino İri Orta Mevsim Namosa İri Orta Mevsim Na-1 İri Orta Mevsim Na-478 İri Orta Mevsim Nalina İri Orta Mevsim * kendiyle uyuşur çeşitler 26

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Çizelge 3.2. 1994 Yılında Yurtdışından Getirilerek Denemeye Alınan Yeni Çeşitler Çeşitler Meyve İriliği Olgunluk Dönemi Precoce de Bernard İri Erkenci Cristobalina 7-9 g Erkenci Fercer-Arciana 12-13 g Erkenci Garnet 8-11 g Orta Erkenci Tardia Vignola 7-9 g Orta Geç Duroni-3 10-13 g Orta Mevsim 3.1.1. Denemede Kullanılan Bazı Kiraz Çeşitlerinin Özellikleri 3.1.1.1. Lapins Kiraz Çeşidi Bu çeşit 1965 te K.O. Lapins tarafından yapılan Van x Stella melezlemesinden elde edilmiş ve ıslah edilmiştir. Kanada da W.D. Lane tarafından isimlendirilmiş, 1983 te ortaya çıkarılmıştır. Ağaçlar güçlü, oldukça diktir, budama yapılarak durdurulabilir. Meyveleri iri-çok iri, basık kalp şekilli ve karın tarafı basık şekillidir. Çatlamaya karşı hassasiyeti düşük, meyve rengi koyu kırmızı-kırmızı, meyve eti çok sert, tatlı,sulu ve hafif asitlidir. Kendine verimlidir. 3.1.1.2. Sunburst Kiraz Çeşidi Kanada da ıslah edilmiştir 1965 te Lapins tarafından yapılan Van x Stella melezlemesinden elde edilmiştir. Ağaçları orta kuvvette büyür. Taç yapısı yaygındır, orta-orta geç çiçeklenir, erken verime yatar. Meyveleri büyük, küresel, hafif kalp şeklinde çatlamaya orta hassastır. Meyve zemin rengi, hafif mat, meyve üst rengi parlak kırmızıdır. Yarı sert-sert etli, meyve eti rengi kırmızı, sulu, iyi lezzetli ve aromalıdır. Çekirdek oldukça küçük ve ete yapışıktır. Çok erken verime yattığı bahçe planlamalarında dikkate alınmalıdır. 27

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER 3.1.1.3. Venüs Kiraz Çeşidi Koyu kırmızı renkte, yarı sert etli, çok verimli, meyvesi iyi kalitede, büyük ve alımlıdır. Bazı yıllarda iyi tozlanma sonucunda ve iyi koşullar altında yüksek ürün verir Kendine verimli değildir. 3.1.1.4. Summit Kiraz Çeşidi Sam ve Van arasında melezlenen, Kanada da üretilen bir çeşittir (Lapins, 1974), ağaç tacı güçlü-çok güçlü gelişir, gençken dikine büyür. Orta mevsimde çiçeklenir orta-geç ürünlenir, verimlilik normaldir. Meyve iri ve kalp şeklindedir. Çatlamaya karşı hassasiyeti ortadır. Meyve rengi parlak kırmızı, çok cazip parlaklıkta, meyve eti orta sertlikte, açık pembe, çok tatlı, tam olgunluktan önce aromalıdır. Kendine uyuşmaz, Hedelfingen, Tragana of Edessa ve Van çeşitleriyle tozlaşır. 3.1.1.5. Hedelfingen Kiraz Çeşidi Dünyada en yoğun yetiştirilen çeşitlerden biridir. Ağaçlar orta kuvvetlikuvvetlidir, gençken gelişmeleri diktir, sonra geniş ve yaygın dallar geliştirir. Çiçeklenmesi orta geç-geçtir. Soğuklara oldukça dayanıklıdır, meyve orta genişlikte, çatlamaya karşı hassaslığı orta-düşük, meyve kabuğu kalın, kahverengi-kırmızı renkte, açık kırmızı renkte ve çizgili, meyve eti sert kırmızı-koyu menekşe renginde, sulu, çekirdeğe yapışıktır. Kendine uyuşmaz. Tozlayıcıları Basler Longtieler, Heidegger, Kordia, Star ve Vittoria dır. 3.1.2. İdris (P.mahaleb, L.) Anacının Özellikleri Sulanmayan veya az sulanan, yamaç, çakıllı arazilerde kiraz tarımı yapılmasına olanak sağlar. Kuvvetli ve standart ağaçlar meydana getirir. Taç ince ve 28

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER sık dallıdır P.mahaleb anacı fazla büyümez, erken meyveye yatar, meyveler daha iri olur ve nispeten daha erken olgunlaşırlar. Bu durum, P.mahaleb in etki bakımından bir bodur anaç görevi gördüğünü belirtmektedir. İdris çöğürleri üzerinde yüksekten aşı (toprak seviyesinden 60 65cm yukarıdan) yapmak suretiyle yabani kirazın %50 si kadar bir bodurlaşma etkisi görülmektedir. Soğuklara dayanıklıdır. 3.2. Metod Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç yinelemeli ve her çeşitten 7 şer ağaç olacak şekilde 2001 yılında kurulmuştur. İlk 3 yıl, kiraz ağaçlarına gerekli uygulamalar yapılmış, 4. yıldaki uygulamalar ise tez döneminde yapılmıştır. Aşamalar Kirazlarda İspanyol Çalı (Spanish Bush) Budama Sisteminde Uygulanan Dikim ve 1.Yıl Yapılan İşlemler: Dikim aralıkları sıra arası 5 m, sıra üzeri 2.5-3.0 m olarak ayarlandı. İyi bir sulama kontrolünün ardından, aşı noktasının üzerinden 30-40 cm.lik bir yükseklikten alçak bir tepe kesme işlemi yapıldı. Dikimde alt gözlerin zarar görmemesine dikkat edildi. Hasat kolaylığı açısından meyvelerin yere daha yakın olması ve ağaçların daha küçükken meyveye yatması için ağaçların küçük tutulması amaçlandı. Ağaçlardan iyi bir ürün beklemek için başlangıçta iyi bir sulama yapılması gerektiğinden, sulamaya dikkat edildi. Nisan-Mayıs aylarında 60-75 cm den daha uzun ilkbahar sürgün büyümesinde, sürgünlerin 20-30 cm.den tepeleri kesildi. Bu budama zamanında 3-4 ana dal seçildikten sonra tepeleri kesilerek bunlardan 6-8 adet dal meydana getirilmesi amaçlandı. Budama zamanı, bahçedeki ağacın kuvvetine göre ayarlandı. İkincil dallarda da 60-75 cm sürgün uzunluğuna erişmiş olanlar en az 20-30 cm uzunluktan kesildi. Dikim yılında bu gelişme şekli elde edilemeyenlerdeki kesimler ertesi ilkbaharda yapıldı. Bu budama, ağacın kuvvetine bağlı olarak Temmuz-Ağustos aylarında oldu. Bu noktada yaklaşık 6-8 adet ikincil dal elde edildi. Kurşun kalem 29

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER boyundaki, zayıf gelişen yan dallar kesilmedi ve gelişmeleri sağlandı. Sulamaya iyi bir şekilde devam edilerek, 5-10 cm.lik yeni sürgün elde edildi. Tepe tomurcuğu oluşumunu ayarlamak veya sürgün büyümesini durdurmak için sulama suyu azaltıldı. Amaç, meyveli yan dal gelişimini sağlamaktı. Toprak koşullarına bağlı olarak son sulama Eylül veya Ekim ayında yapıldı. Sürgün büyümesini arttıracak sulama yapılmamasına dikkat edildi. 2. Yıl Yapılan İşlemler: Şubat ve Mart aylarında sıklaşmış dallar seyreltildi. Açık merkezli bir ağaç yetiştirmeye çalışıldı. Aşırı kuvvetli gelişen dallar çıkarıldı ve ağaca istenilen şekil verildi. Olabildiğince çok az tepe kesimi yapıldı. Ana dallar 30-40 cm den kesildi. Uygulamalar genel olarak 1 yıllık sürgünler üzerinde Mart ayı başında yapıldı. Baharda da az miktarda sulama yapılarak 30-60cm uzunluğunda sürgün büyümesi elde etmek amaçlandı. Büyüme çok kuvvetli görüldüğünde, içinde bulunan yıldan önceki yıl oluşmuş sürgünlerin tepesi kesildi. Yaz boyunca yeterli miktarda su verilerek, yaprakların sarı renge dönüşmesi ve dökülmeye başlayıncaya kadar su dengesinin korunması sağlandı. Ağaçlara yeterli su vererek, onları büyüme kontrolünde tutmak amaçlandı. Son sulama Eylül-Ekim ayları sonuna kadar yapıldı. 3.Yıl Yapılan İşlemler: Dinlenme döneminde açık merkezli bir ağaç şekli oluşturmak için dallar seyreltildi. İkinci yıldaki işlemler aynı şekilde uygulandı. 3.yıl birkaç meyve elde edildi. Belirli bir miktarda meyve elde edebilmek için, ağaçların derimden önce su stresi çekmemesine dikkat edildi. 4. Yıl Yapılan işlemler: Dinlenme sezonunda seyreltme yapıldı. Meyve bu sezonda oluşacağı için derimden önce sulamanın yeteri kadar olmasına dikkat edildi. Haziran sonu - Temmuz ayında ağaçlarda su kaybını azalttığı için budama yapılmadı, sadece ağaca şekil verildi ve büyüme kontrol altında tutuldu. Ayrıca 7x7 m mesafelerle dikilmiş olan ve doruk dallı budanan çeşitlerde fenolojik gözlem ve pomolojik analiz yapıldı. 30

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Çizelge 3.3 de İspanyol Çalı Budama Sisteminin Uygulanışı özet olarak verilmiştir. Çizelge 3.3 Kirazlarda İspanyol Çalı Budama Sisteminin Uygulanışı Ağaç Yaşı Uygulama Şekli Uygulama Zamanı Dikim Sırasında 1. Yıl 2.Yıl Tepe 40-60 cm den kesildi Ana dallar 20-30 cm den kesildi Ana dallar 30-40 cm den kesildi. Tomurcuk uyanması Dal 60 cm uzunluğunda ve çevresi kurşun kalem kalınlığında iken Dal 75-95 cm uzunluğunda ve çevresi kurşun kalem kalınlığında iken 2.Yıl Merkez seyrekleştirildi. Ağustos 3.Yıl 3.Yıl 3.Yıl 3.Yıl Dik büyüyen birkaç güçlü dal yarıya indirildi En güçlü 3-4 dal kesilip, 5-5.5 cm bırakıldı. Meyve için yatay ve daha zayıf dallar bırakıldı Merkez seyrekleştirildi Derim sonrası Derim sonrası Derim sonrası Ağustos Olgunluk Olgunluk Olgunluk Olgunluk Olgunluk Meyve tutumu olmayan meyve dalları kesildi Meyve dallarının ¼ ü bırakılarak gençleştirme yapıldı Seyreltme kesimleriyle ağaçlar açıldı Üzerinde meyve gözü olan, dik büyüyen dallar sert kesilip; meyve için yatay dallar bırakıldı. Ağaçların 2.5 m den daha fazla büyümemesi sağlandı. Çiçeklenme sonrası Derim sonrası Derim sonrası Derim sonrası Ağustos- Eylül 31

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER verilmiştir. İspanyol budama sisteminin uygulanışı şekil 3.1. ile şekil 3.7. arasında Şekil 3.1. Dikimde Yapılan İlk Kesim Şekil 3.2.İlk Büyüme Döneminde Birinci Dalların Kesimi Şekil 3.3.İlk Büyüme Döneminin Devamı Şekil 3.4. İkinci Bahar Döneminde Oluşan İkinci Dalların Kesimi 32

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Şekil 3.5. Üçüncü Dalların Kesimi Şekil 3.6. Hasat Döneminde Yapılan Kesimler Şekil 3.7. Hasat Döneminin Devamında Yapılan Kesimler 33

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER İspanyol Çalı Budama Sistemi uygulanan deneme parselinden görüntüler Şekil 3.8 ile Şekil 3.14 arasında verilmiştir. Şekil 3.8 Çiçeklenme Dönemindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağacının Görüntüsü 34

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Şekil 3.9 Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü Şekil 3.10. Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü 35

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Şekil 3.11. Deneme Parselindeki 2 Yaşlı Kiraz Ağacının Görünümü Şekil 3.12. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü 36

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER Şekil 3.13. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü Şekil 3.14. Deneme Parselindeki 3 Yaşlı Kiraz Ağaçlarının Görünümü 37

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER İspanyol Budama Sisteminde budanmamış ve budanmış kiraz ağaçları Şekil 3.15 ve Şekil 3.16 da verilmiştir Şekil 3.15. İspanyol Budama Sisteminde 3 Yaşlı Budanmamış Kiraz Ağacı Şekil 3.16. İspanyol Budama Sisteminde 3 Yaşlı Budanmış Kiraz Ağacı 38

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER 3.2.1. Fenolojik Gözlemler Denemedeki kiraz çeşitlerinin çiçeklenme dönemlerinin yaklaştığı günlerde, günlük olarak takip edilmeye başlanmış ve çiçeklenme tarihleri kaydedilmiştir. Bu tarihlerde aşağıdaki çiçeklenme devreleri göz önüne alınmıştır. a) Tomurcuk Dinlenme Devresi b) Tomurcuk Kabarma Devresi c) Buketlerde Yeşil Uç Devresi d) Buketlerin Açılma Devresi e) Beyaz Tomurcuk Devresi f) İlk Çiçeklenme Devresi g) Tam Çiçeklenme Devresi h) Çiçeklenme Sonu Devresi 3.2.2 Gövde Çap Ölçümleri ( cm ) Gövde çap ölçümleri, denemenin yer aldığı çeşitlerde, aşı noktasının 20 cm üzerinden kompasla ölçümleri yapılarak ortalamaları alınmıştır. 3.2.3. Ağaç Taç Hacimleri ( cm³ ) Ağaç taç hacmi, ağaç tacının yüksekliği ile ağaçta iki yönlü (K-G ve D-B) ölçüm yaptıktan sonra bu ölçümlerin ortalaması alınmış ve ağaç tacının yüksekliğine göre elde edilen değerler formülde kullanılarak hesaplanmış ve ortalamaları alınmıştır. 3.2.4. İki Yıllık Dallarda 100 cm deki Buket Adeti (100 / adet) İki yıllık dallarda 100 cm.deki buket adeti, her çeşit için denemedeki ağaçlarda sayım yapılarak ortalamaları bulunmuştur. 3.2.5. Ağaç Başına Düşen Verim (kg / ağaç) Uygulamaların yapıldığı her ağacın verim değerleri alınmış, birim gövde kesit alanına düşen verim değerleri ile, ortalama ağaç başına düşen verim değerleri de hesaplanmıştır. 39

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER 3.2.6. Pomolojik Analizler Her çeşitten elde edilen meyveler onarlı guruplar oluşturularak üç tekerrür halinde yapılmıştır. 3.2.6.1. Meyve Ağırlığı Meyve ağırlıkları gram olarak tespit edilmiş olup, ölçümler 0,01 grama duyarlı terazide yapılmıştır. Her meyvenin ağırlığı ayrı ayrı tartılarak ortalama meyvenin ağırlığı gram cinsinden bulunmuştur. 3.2.6.2. Meyve Eni Meyve eksenine dik olan en geniş çap, meyvelerin 0.01 mm ye duyarlı dijital kompas ile ölçülmesiyle bulunmuştur. 3.2.6.3. Meyve Boyu Meyvelerin sap çukuru ile stil ucu arasındaki en uzun mesafe, 0.01 mm ye duyarlı dijital kompas ile ölçülmesiyle bulunmuştur. 3.2.6.4. Meyve Yüksekliği Meyve yüksekliği, her çeşitteki meyvelerin 0.01 mm ye duyarlı dijital kompas ile ölçülmesiyle bulunmuştur. 3.2.6.5. Sap Uzunluğu Denemeye alınan çeşitlerden her bir örneğe ait sap uzunlukları, 0.01 mm ye duyarlı dijital kompas ile ölçülmesiyle bulunmuştur. 40

3. MATERYAL VE METOD Aylin ÖZBİÇERLER 3.2.6.6. Çekirdek Ağırlığı Çekirdek ağırlığı, her meyvenin çekirdeğinin ayrı ayrı alınıp 0.01 g a duyarlı hassas terazide tartılmasıyla bulunmuştur. 3.2.6.7. ph Her bir çeşide ait meyve suyundaki ph değeri, meyve suyunun dijital ph metrede ölçülmesi ile bulunmuştur. 3.2.6.8. Suda Çözünebilir Kuru Madde (S.Ç.K.M.) Denemedeki çeşitlere ait meyvelerin suyundaki suda çözünebilir kuru madde miktarları, yüzde olarak, el refraktometresi yardımıyla bulunmuştur. 3.2.6.9. Asitlik Çeşitlere ait asitlik değerlerini bulmada meyve suyundan 5 ml alınmış ve 95 ml saf su ile 100 ml ye tamamlanmıştır. Elde edilen çözelti 0,1 N lik NaOH çözeltisiyle titre edilerek, aşağıdaki formüle göre malik asit cinsinden hesaplanmıştır. Toplam asitlik (g/100ml usare)= Harcanan NaOH x 20 x Faktör x Asit değeri 3.2.6.10. Meyve Suyu Rengi Her bir çeşide ait meyve suyu, meyve sıkacağı ile çıkarılarak renk, açık, orta, koyu ve koyu kırmızı olarak tespit edilmiştir. 41

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER 4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Fenolojik Gözlemlerle İlgili Bulgular Denemeye alınan kiraz çeşitlerinde fenolojik gözlemler, İspanyol budama sistemi uygulanan çeşitler ile Doruk Dallı budama yapılan çeşitlerde, dinlenme döneminden başlayarak, Kabarma, Buketlerde Yeşil Uç, Buketlerin Açılması, Beyaz Tomurcuk, İlk Çiçeklenme, Tam Çiçeklenme ve Çiçeklenme Sonu olarak kaydedilmiştir. İspanyol Budama Sistemi ve Doruk Dallı Budama için her döneme ait veriler Çizelge 4.1 ve 4.2 de verilmiştir. Dinlenme: Dinlenme devresi, İspanyol budama yapılan kiraz çeşitlerinde dinlenme döneminin 29 Mart- 6 Nisan tarihleri arasında olduğu tespit edilirken, Doruk Dallı budanan kiraz çeşitlerinde 30 Mart- 6 Nisan tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Tomurcuklarda Kabarma: İspanyol budama sistemi uygulanan çeşitlerde tomurcuk kabarma devresi, 3 Nisan 8 Nisan tarihleri arasında olup, kabarmaya en erken (3 Nisan) Sunburst ve Na-1 çeşitlerinin, en geç (8 Nisan) Hedelfingen, Summit ve Na-474 çeşitlerinin girdiği tespit edilmiştir. Doruk dallı budanan çeşitlerde ise tomurcuk kabarma devresinin 1 gün sonra başladığı (4 Nisan), en erken Venüs ve Na-1 (4 Nisan), en geç (9 Nisan) Hedelfingen, Meckenheimer, Nadino ve Summit çeşitlerinin girdiği gözlemlenmiştir. Buketlerin Açılması: Her iki budama sisteminde de buketlerin açılması en erken Venüs (8 Nisan) çeşidinde gerçekleşirken, İspanyol budama sistemi yapılan çeşitlerde 13 Nisan, Doruk dallı budanan çeşitlerde ise 16 Nisana kadar devam etmiştir. Beyaz Tomurcuk: İspanyol budama yapılan çeşitlerin, beyaz tomurcuk devresine girişi, doruk dallı budanan çeşitlerden 1 gün önce gerçekleşmiştir. Buna göre İspanyol budama sisteminde beyaz tomurcuk devresi 9-15 Nisan, Doruk Dallı budamada 13-18 Nisan tarihleri arasında olmuştur. 42

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER İlk Çiçeklenme: Her iki budama sisteminde de ilk çiçeklenme 11 Nisan da başlamıştır. İspanyol budama sisteminde 17 Nisana, Doruk Dallı budama da ise 19 Nisan a kadar devam etmiştir. Tam Çiçeklenme: İspanyol budama yapılan çeşitlerde tam çiçeklenmeye en erken giren (13 Nisan), Venüs, Na-1 ve Lapins, en geç giren (19 Nisan) Hedelfingen, Early Rivers, Summit, Sunburst, Meckenheimer, Nadino, Na-474 çeşitleridir. Doruk dallı budama yapılan çeşitlerde ise tam çiçeklenmeye Na-1 çeşidinin en erken (14 Nisan), Early Rivers ve Hedelfingen çeşitlerinin ise en geç (24 Nisan) girdiği tespit edilmiştir. Çiçeklenme Sonu: Her iki budama sisteminde çeşitlerin çiçeklenme sonu devresine giriş tarihi aynı olup (19 Nisan), İspanyol budama sisteminde 25 Nisana kadar, doruk dallı budamada ise 30 Nisana kadar devam etmiştir. Derim Tarihleri: Her iki budamada da en erken derimi yapılan (23 Mayıs) Na-1 ve Na-474 çeşitleridir. İspanyol budama sisteminde Hedelfingen çeşidinin derim tarihi, Doruk dallı budamadan 11 gün daha erken olup, İspanyol budama sisteminde 9 Haziran, Doruk dallı budamada ise 20 Haziran tarihlerinde gerçekleşmiştir. Nadino çeşidinin derim tarihi İspanyol budama sisteminde 9 Haziran, Doruk dallı budamada 15 Hazirandır. Lapins çeşidinin deriminde ise her iki budama sistemi arasında 5 gün bulunmakta olup, İspanyol budama sisteminde 15 Haziran, Doruk dallı budama da ise 20 Haziran tarihlerinde gerçekleşmiştir. Doruk dallı budama sisteminde Mechenheimer, Early Rivers, Venüs, Summit, Na-1 ve Na 474 çeşitlerinden meyve elde edilmemiştir. 43

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Çizelge 4.1. İspanyol Budama Yapılan Kiraz Çeşitlerine Ait Fenolojik Gözlemler Çeşitler Din. Kb. Bk.Yşl. Uç Bkt. Açl. Beyaz. Tm. İlk. Çiçk. Tam Çiçk. Çiçk. Sonu Derim Tarihi Sunburst 29.03 03.04 06.04 10.04 13.04 15.04 19.04 24.04 30.05 Hedelfingen 06.04 08.04 11.04 13.04 15.04 16.04 19.04 25.04 09.06 Mechenheimer 30.03 04.04 06.04 10.04 13.04 15.04 19.04 25.04 09.06 E.Rivers 01.04 06.04 08.04 09.04 11.04 14.04 19.04 23.04 01.06 Venüs 02.04 04.04 06.04 08.04 09.04 11.04 13.04 19.04 03.06 Nadino 02.04 06.04 08.04 10.04 13.04 15.04 19.04 22.04 09.06 Summit 06.04 08.04 10.04 13.04 14.04 15.04 19.04 25.04 09.06 Na-1 01.04 03.04 06.04 08.04 10.04 11.04 13.04 19.04 23.05 Lapins 01.04 05.04 06.04 08.04 10.04 11.04 13.04 19.04 15.06 Na-474 06.04 08.04 10.04 13.04 15.04 17.04 19.04 25.04 23.05 Çizelge 4.2. Doruk Dallı Budanan Kiraz Çeşitlerine Ait Fenolojik Gözlemler Çeşitler Din. Kb. Bk.Yşl. Uç Bkt. Açl. Beyaz. Tm. İlk. Çiçk. Tam Çiçk. Çiçk. Sonu Derim Tarihi Sunburst 06.04 08.04 10.04 13.04 16.04 19.04 23.04 28.04 30.05 Hedelfingen 06.04 09.04 13.04 15.04 17.04 19.04 24.04 29.04 20.06 Mechenheimer 06.04 09.04 11.04 12.04 13.04 16.04 19.04 27.04 - E.Rivers 06.04 08.04 10.04 11.04 13.04 19.05 24.04 30.04 - Venüs 01.04 04.04 06.04 08.04 11.04 13.04 19.04 28.04 - Nadino 06.04 09.04 11.04 12.04 13.04 16.04 19.04 25.04 15.06 Summit 06.04 09.04 13.04 16.04 18.04 19.04 23.04 28.04 - Na-1 30.03 04.04 06.04 08.04 10.04 11.04 14.04 19.04 - Lapins 06.04 08.04 09.04 11.04 13.04 19.04 23.04 28.04 20.06 Na-474 - - - - - - - - - 44

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Güngör ve Sağlamer (1995), 1983 ve 1991 yılları arasında 31 kiraz çeşidi ile İçel-Erdemli Çamlı yayla koşullarında yaptıkları adaptasyon çalışmasında çeşitler arasında en erken Edirne, Turfanda çiçeklerinin çiçek açtığını, çeşitlerin tam çiçeklenme dönemlerinin 9-25 Nisan arasında olduğunu belirtmişlerdir. Early Burlat, S.Hardy Giant en erkenci; Durano di Cesena, Vista, Merton Premier, Çorum ve Ömerli erkenci; Sapıkısa, Merton Bigerreau, Beryessa, Noir de Guben, Stella, Van, Bing, Yalancı Napolyon, Noble, Bigarreau Gaucher ve Merton Marvel orta mevsim; Akşehir Napolyonu ve Malatya Dalbastı nın geç olgunlaşan çeşitler olduğunu bildirmişlerdir. 4.2. Ağaç Taç Hacmiyle İlgili Bulgular Denemedeki çeşitlerde ağaç taç hacmi, ağaç tacının yüksekliği ile ağaçta iki yönlü (K-G ve D-B) ölçümü yaptıktan sonra bu ölçümlerin ortalaması alınmış ve ağaç tacının yüksekliğine göre elde edilen değerlerin formülde kullanılarak hesaplanmasıyla bulunmuştur. Bu hesaplamalar sonucunda ise en düşük ortalama ağaç taç hacmi değeri 3,00 m³ ile Summit çeşidinde belirlenirken bunu sırasıyla Lapins (3,43 m³), Hedelfingen (4,62 m³), Sunburst (5,01 m³), Early Rivers (5,65 m³), Na-1 (6,11 m³), Venüs (6,66 m³), Mechenheimer (7,69 m³), Na-474 (7.96 m³) ve en yüksek değer ile Nadino (8,62 m³) çeşitleri izlemiştir. Çizelge 4.3.de ağaç taç hacmi, minimum, maximum ve ortalama değerleri verilmiştir. Buna göre denemeye alınan çeşitlerin % 20 sinin ağaç taç hacimleri 4 m³ ten küçük, % 30 u 4 m³ ile 6 m³ arasında, % 50 si ise 6 m³ ten büyüktür. 45

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Çizelge 4.3. Ağaç Taç Hacmi Max. Min. ve Ortalama Değerleri Çeşitler Ağaç taç hacmi (m³) Min. Max. Ort. Summit 0,86 5,70 3,00 Lapins 1,78 11,0 3,43 Hedelfingen 1,39 8,60 4,62 Sunburst 3,90 6,25 5,01 Early Rivers 3,56 8,12 5,65 Na-1 2,66 8,89 6,11 Venüs 5,07 7,98 6,66 Mechenheimer 3,90 11,07 7,69 Na-474 5,34 12,40 7,96 Nadino 5,83 12,14 8,62 4.3. İki Yıllık Dallarda 100 cm deki Buket Adeti ile İlgili Bulgular Denemedeki kiraz ağaçlarında, iki yıllık dallarda 100cm deki buket adeti, her çeşit için ayrı ayrı sayılarak ortalamaları bulunmuştur. Çalışmada yer alan kiraz çeşitlerinde en düşük ortalama buket adeti Lapins (5 adet) çeşidinde belirlenirken bunu Early Rivers ve Venüs (6 adet), Hedelfingen (9 adet), Nadino (10 adet), Summit (11 adet), Mechenheimer (15 adet), Na-1 (16 adet) ve en yüksek olarak 22 ile Sunburst çeşitleri izlemiştir. Na-474 çeşidinde ise iki yıllık dallarda buket tespit edilmemiştir. Çizelge 4.4 de iki yıllık dallarda 100 cm deki minimum, maximum ve ortalama buket adetleri verilmiştir. Buna göre denemedeki çeşitlerin % 40 ında ağaçlarda bulunan buket adeti 10 dan az, % 30 unda 10 ile 15 arasında ve % 20 sinde buket adeti 15 den büyüktür. Na-474 çeşidinde ise iki yıllık dallarda buket adeti bulunamamıştır. 46

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Çizelge 4.4. İki Yıllık Dallarda 100 cm deki Min. Max. ve Ortalama Buket Adetleri Çeşitler İki Yıllık Dallarda 100 cm.deki Buket Adeti Min. Max. Ort. Na-474 - - - Lapins 1 9 5 Venüs 3 9 6 Early Rivers 6 11 6 Hedelfingen 5 20 9 Nadino 7 13 10 Summit 8 18 11 Mechenheimer 8 20 15 Na-1 10 23 16 Sunburst 12 29 22 4.4. Gövde Çap Gelişimiyle İlgili Bulgular Bu çalışmayla ilgili denemenin yer aldığı çeşitlerde dinlenme döneminde aşı noktasının 20 cm üzerinden kompasla gövde çap ölçümleri yapılmıştır. Bu ölçüm sonuçlarına göre deneme alanındaki gövde çap ölçüm max. değerleri birbirine çok yakın bulunmuştur. Çalışmada yer alan çeşitlerin gövde çap gelişim ortalaması en düşük olan Lapins (24,28 cm) çeşididir ve sırasıyla Early Rivers (24,57 cm), Hedelfingen (24,85 cm), Summit (25,83 cm), Na-1 (26,0 cm), Sunburst (28,92 cm), Venüs (29,42 cm), Na-474 (31,28 cm), Nadino (31,71 cm) çeşitleri gelmektedir. En yüksek değer ise 32,71 cm ile Meckenheimer çeşidinde tespit edilmiştir.. Çizelge 4.5 de denemedeki kiraz çeşitlerinin gövde çap gelişim değerleri max. min ve ortalama olarak görülmektedir. Buna göre, çeşitlerin ortalama gövde çap gelişim oranları, 25 cm den büyük olanlar % 30, 25 cm ile 30 cm arasında olanlar % 40 ve gövde çapı 30 cm den büyük olan çeşitlerin oranı ise % 30 dur. 47

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Kaşka, Sütyemez ve Yılmaz ın 2000 yılında Maraş S.İ.Ü. de yapılan çalışmalar sonucunda, Celeste (7,40 mm) gövde çapı en hızlı büyüyen çeşit, Fercer Arcina (2,03 mm) en yavaş büyüyen çeşit olarak bulunmuştur. Yine aynı çeşitlerle 2001 yılında ise Cordia (9,13 mm), gövde çapı en hızlı büyüyen çeşit 3,17 mm ile Belge çeşidi ise en yavaş büyüyen çeşit olarak tespit edilmiştir. Çizelge 4.5. Denemedeki Çeşitlerin Max. Min ve Ort. Gövde Çap Gelişimleri Çeşitler Gövde çap gelişimleri (cm) Min Max Ort Lapins 18 31 24,28 Early Rivers 22 31 24,57 Hedelfingen 16 35 24,85 Summit 18 33 25,83 Na-1 19 30 26,00 Sunburst 25 37 28,92 Venüs 25 39 29,42 Na-474 27 35 31,28 Nadino 26 36 31,71 Mechenheimer 25 37 32,71 4.5.Ağaç Başına Düşen Verimle İlgili Bulgular Uygulamaların yapıldığı her ağacın verim değerleri alınmış ve ağaç başına düşen verim kg olarak tartılarak bulunmuştur. Denemede kullanılan her çeşidin ağaç başına düşen verim değerleri, Na-1 (505 g), Early Rivers (660 g), Nadino (792 g), Na-474 (1,202 g), Venüs (1,236 g), Mechenheimer (1,448 g), Lapins (1,571g), Hedelfingen (1,620 g), Summit (1,887 g) ve en fazla Sunburst çeşidinde 2,680 g olarak bulunmuştur. 48

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Ağaç başına düşen ortalama verim değerleri ise Na-1 ( 88 g), Early Rivers (166 g), Nadino (335 g), Hedelfingen (476 g), Lapins (523 g), Na-474 (548 g), Summit (725 g), Mechenheimer (803g), Venüs (847 g) ve en fazla Sunburst çeşidinden 1.653 g olarak elde edilmiştir. Bu sonuçlara göre denemedeki çeşitlerin ortalama ağaç başına düşen verim oranları, 500g dan az olanlar %40, 500g ile 800g arasında olanlar %30 ve 800g dan fazla olanlar %30 dur. Birim gövde kesit alana düşen ortalama verim değerleri ise en düşük Na-1 (3,3 g/cm²) çeşidinde olup bunu Early Rivers (6,7 g/cm²), Nadino (10 g/cm²), Summit (28 g/cm²), Na-474 (175 g/cm²), Hedelfingen (191g/cm²), Lapins (215 g/cm²), Mechenheimer (245 g/cm²), Venüs (287 g/cm²) izlemiştir. En fazla birim kesit alana düşen ortalama verim değeri ise 573 g/cm² ile Sunburst çeşidinden elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan çeşitlerin birim gövde kesit alana düşen ortalama verim değerleri oranlarının % 40 ı 100 g/cm² den küçük, % 20 si 100 g/cm² ile 200 g/cm² arasında ve % 40 ı ise 200 g/cm² den fazladır. Denemedeki kiraz ağaçlarında, ağaç başına düşen verim ve birim gövde kesit alana düşen maximum, minimum ve ortalama verim değerleri Çizelge 4.6. da verilmiştir. Çizelge 4.6. Birim Gövde Kesit Alana Düşen Verim Değerleri Birim Gövde Kesit Alana Düşen Çeşitler Ağaç başına düşen verim (g) Verim Değerleri ( g/cm²) Min Max Ort Min Max Ort Na-1 8 505 88 0,2 40 3,3 Early Rivers 60 660 166 2,7 23 6,7 Nadino 104 792 335 3,3 22 10 Summit 292 1,887 725 14 64 28 Na-474 176 1,202 548 5,0 40 175 Hedelfingen 71 1,620 476 2,5 54 191 Lapins 60 1,571 523 3,3 60 215 Mechenheimer 107 1,448 803 3,4 57 245 Venüs 52 1,236 847 1,8 45 287 Sunburst 714 2,680 1,623 19 101 573 49

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER 4.6. Pomolojik Analizlerle İlgili Bulgular verilmiştir. Pomolojisi yapılan meyvelerin fotoğrafları Şekil 4.1 ile Şekil 4.10 arasında Şekil 4.1. Nadino Kiraz Çeşidi Meyvesi Şekil 4.2. Meckenheimer Kiraz Çeşidi Meyvesi 50

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Şekil 4.3. Sunburst Kiraz Çeşidi Meyvesi Şekil 4.4. Lapins Kiraz Çeşidi Meyvesi 51

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Şekil 4.5. Summit Kiraz Çeşidi Meyvesi Şekil 4.6. Venüs Kiraz Çeşidi Meyvesi 52

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Şekil 4.7. Hedelfingen Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü Şekil 4.8. Early Rivers Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü 53

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Şekil 4.9. Na-474 Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü Şekil 4.10. Na-1 Kiraz Çeşidi Meyvesinin Daldaki Görünümü 54

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER 4.6.1. Meyve Ağırlığı Denemeye alınan çeşitlerden elde edilen meyvelerin ağırlıkları, 0.01grama duyarlı hassas terazilerde tartılarak bulunmuştur. Her iki budama sonucunda elde edilen meyve ağırlıklarının istatistiksel analizleri Tukey testinde yapılmış olup ağırlıklar arsında % 1 düzeyinde farklılıklar tespit edilmiştir. İspanyol budama sisteminde kullanılan çeşitlerin meyve ağırlıkları sırasıyla Na-1 (4,13 g), Na-474 (4,4 g), Meckenheimer (6,3 g), Venüs (6,7 g), Sunburst (6,73 g), Early Rivers (6,9 g), Nadino (7,45 g), Hedelfingen (7,56 g), Summit ve Lapins (8,53 g) dır. En düşük Na-1 (4,13 g), en yüksek ise Summit ve Lapins (8,53 g) çeşitleridir. Doruk dallı budama sisteminde yer alan çeşitlerin meyve ağırlıkları sırasıyla Lapins (7,06 g), Hedelfinfen (7,43 g), Nadino (9,03 g), Sunburst (9,76 g) olarak tespit edilmiştir. İspanyol budama sisteminde Lapins ve Hedelfingen çeşitlerinin meyve ağırlığı Doruk dallı budamadan daha yüksek bulunmuştur. 4.6.2. Meyve Eni Her çeşitten elde edilen meyvelerin en, boy ve yükseklikleri ayrı ayrı 0,01 mm duyarlı dijital kompas ile ölçülmüş ve örneklerin istatistiksel analizlerinde % 1 düzeyinde farklılıklar olduğu belirlenmiştir. İspanyol budama sisteminden elde edilen meyvelerde ölçülen meyve eni değerleri 16,59 mm ile 23,53 mm arasında değişmektedir. Doruk dallı budama sisteminde ise meyvelerin en değerleri 18,97 mm ile 20,57 mm arasında değişmiştir. İspanyol budamada en düşük meyve eni Na-474 (16,59 mm) olup bunu sırasıyla Na-1 (16,68 mm), Hedelfingen (19,69 mm), Meckenheimer (17,20 mm), Early Rivers (19,20 mm), Sunburst (19,28 mm), Nadino (19,32 mm), Venüs (19,86 mm), Summit (20,72 mm) ve Lapins (21,53 mm) olarak izlemiştir. 55

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Doruk dallı budama sisteminde en düşük meyve eni Hedelfingen (18,97mm) çeşidinde olup bunu sırasıyla Lapins (19,82 mm), Sunburst (20,36 mm) ve Nadino (20,57 mm) izlemiştir. İspanyol budama sisteminde Hedelfingen ve Lapins çeşitlerinin meyve eni değerleri doruk dallı budama sistemine göre daha yüksek bulunmuştur. 4.6.3. Meyve Boyu Meyve boyu ispanyol budamada yer alan çeşitler için meyve boyu değerleri 17,20 mm ile 23,86 mm arasında değişmektedir. En düşük meyve boyu değeri Na-474 (17,20 mm) çeşidinde olup sırasıyla Na-1 (17,40 mm), Meckenheimer (20,08 mm), Early Rivers (20,29 mm), Sunburst (20,75 mm), Venüs (20,89 mm), Nadino (21,43 mm), Lapins (21,96 mm), Hedelfingen (22,65 mm) ve Summit (23,86 mm) izlemiştir. Doruk dallı budamada ise meyve boyu değerleri 18,76 mm ile 22,43 mm arasında değişmektedir. En düşük Lapin (18,76 mm), Hedelfingen (20,89 mm), Sunburst (21,94 mm), Nadino (22,43 mm) olarak bulunmuştur. İspanyol budama sisteminde Hedelfingen ve Lapins çeşitlerinin meyve boyu değerleri doruk dallı budama sistemine göre daha yüksek bulunmuştur. 4.6.4. Meyve Yüksekliği İspanyol budama sisteminde yer alan çeşitler için meyve yüksekliği değerleri 19,56 mm ile 22,45 mm arasında değişmiştir. En düşük meyve yüksekliği değeri Na- 1 (19,56 mm) çeşidinde olup bunu sırasıyla Na-474 (19,97 mm), Venüs (22,62 mm), Meckenheimer (22,66 mm), Early Rivers (23,26 mm), Sunburst (23,43 mm), Hedelfingen (23,69 mm), Nadino (24,16 mm), Summit ve Lapins ise (25,45 mm) olarak izlemiştir. Doruk dallı budamada ise en düşük Hedelfingen (21,99 mm), Lapins (23,08 mm), Sunburst (24,87 mm), Nadino (25,66 mm) olarak belirlenmiştir. 56

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER İspanyol budama sisteminde Hedelfingen ve Lapins çeşitlerinin meyve yüksekliği değerleri, doruk dallı budama sistemine göre daha yüksek bulunmuştur. 4.6.5. Sap uzunluğu Denemeye yer alan çeşitlerden her bir örneğe ait sap uzunlukları, 0.01 mm ye duyarlı dijital kompas ile ölçülmesiyle bulunmuştur. İspanyol budama sisteminde kullanılan çeşitlerde sap uzunluğu 2,3 cm ile 3,7 cm arasında değişmektedir. En düşük sap uzunluğu Na-474 (2,3 cm) çeşidine aittir ve bunu sırasıyla Sunburst (2,8 cm), Early Rivers (2,8 cm), Summit (2,9 cm), Venüs (3,0 cm), Lapins ve Nadino (3,1cm), Na-1 (3,2 cm), Hedelfingen (3,3 cm), Meckenheimer (3,7 cm) izlemiştir. Doruk dallı budama sisteminde ise sap uzunluğu 2,9 cm ile 3,3 cm arasındadır. Lapins (2,9cm), Nadino (3,1 cm), Sunburst (3,4 cm) ve Hedelfingen (3,3 cm) olarak tespit edilmiştir. Her iki budama sisteminde de Hedelf ingen çeşidinin sap uzunluğu aynı olup, İspanyol budama sisteminde Lapins çeşidinin sap uzunluğu değeri, doruk dallı budama sistemine göre daha yüksek bulunmuştur. 4.6.6. Çekirdek Ağırlığı Çekirdek ağırlığı, her meyvenin çekirdeğinin ayrı ayrı alınıp 0.01 g a duyarlı hassas terazide tartılmasıyla bulunmuştur. İspanyol budama sisteminde çekirdek ağırlığı 0,3 g ile 0,5 g arasındadır. En düşük Na-1 (0,23 g) çeşidi olup bunu sırasıyla Na-474, Venüs, Early Rivers ve Sunburst (0,3 g), Hedelfingen (0,33 g), Meckenheimer ve Nadino (0,36 g), Summit (0,4 g) ve Lapins (0,5 g) izlemiştir. Doruk dallı budama siteminde ise çekirdek ağırlıkları 0,3 g ile 0,43 g arasında değişmiştir. Sunburst (0,3 g), Lapins (0,36 g), Hedelfingen (0,4 g) ve Nadino (0,43 g) dır. 57

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Her iki budamada da Sunburst çeşidinin meyve ağırlığı aynı olup, İspanyol budama sisteminde Lapins çeşidinin çekirdek ağırlığı, Doruk dallı budamaya göre, daha yüksek, Hedelfingen ve Nadino çeşitlerinin çekirdek ağırlığı ise daha az bulunmuştur. 4.6.7. Meyve Suyu ph Değerleri Denemede alınan her bir çeşide ait ph değeri, meyve suyunun dijital ph metrede ölçülmesi ile bulunmuştur İspanyol budama sisteminde elde edilen meyvelerin ph değerleri 3,42 ile 3,86 arasında değişmiştir. Hedelfingen (3,42), Summit (3,46), Na-474 (3,48), Meckenheimer (3,53), Na-1 (3,56), Lapins (3,58), Nadino (3,61),Venüs (3,75), Sunburst (3,78) ve Early Rivers (3,86) dır. Doruk dallı budama sisteminde ise meyve suyu ph değerleri 3,48 ile 3,68 arasında değişmiştir. En yüksek ph değeri Sunburst (3,68) çeşidinde olup, sırasıyla Nadino (3,57), Lapins (3,51) ve Hedelfingen (3,48) izlemiştir. İspanyol budama sisteminde ph değerleri, Sunburst, Nadino ve Lapins çeşitlerinde daha yüksek bulunmuştur. Hedelfingen çeşidinin ph değeri ise daha düşüktür. 4.6.8. Suda Çözünebilir Kuru Madde Oranları (S.Ç.K.M.) İspanyol budama sisteminde yer alan çeşitlerin SÇKM yüzdeleri 16,0 ile 24,4 arasında değişmiştir. Buna göre sırasıyla en düşük Na-474 (16,0) çeşidi olup Sunburst (16,2), Early Rivers (16,4), Venüs (17,8), Mechenheimer (18,4), Na-1 (18,8), Summit (19,0), Lapins (19,4), Nadino (22,0), Hedelfingen (24,4) izlemiştir. Doruk dallı budama sisteminde ise Nadino (22,8), Lapins (23,0), Hedelfingen (23,1) ve Sunburst (23,2) dir. İspanyol budama sisteminde Lapins ve Hedelfingen çeşitlerinin SÇKM yüzdeleri doruk dallı budama sistemine göre daha yüksek bulunmuştur. 58

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER Özçağıran (1966), 12 kiraz çeşidiyle yaptığı çalışmalar sonucunda SÇKM miktarlarının % 11,23 (Hacıhalil Efendi) ile % 16,36 (Kırmızı Turani) arasında değiştiğini belirlemiştir. Küden ve Kaşka (1995), Küden ve Kaşka (1995), Orta Toroslar da yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan Akşehir Napolyonu çeşidinden seleksiyon yoluyla elde ettikleri bazı kiraz tiplerinin pomolojik özelliklerinin belirlenmesi ile ilgili yaptıkları çalışmada seçtikleri tiplerin SÇKM değerlerinin % 17,0 ile % 19,6 arasında olduğunu belirlemişlerdir. Bu çalışmalar dikkate alındığında her iki budama şeklinde elde edilen meyvelerin SÇKM miktarları Küden ve Kaşka (1995) nın tespit ettiği SÇKM değerlerine yakındır. Suda çözünebilir kuru madde miktarına derim zamanı, sulama durumu ve çeşitli ekolojik faktörler etkili olmaktadır. Looney ve ark. nın (1996) bildirdiğine göre, kirazların şeker içeriğinin zengin olduğunu 100 g taze meyvede 8-18 g şeker bulunduğunu, başlıca şekerlerin en çok glikoz ve fruktoz olduğunu tespit etmişlerdir. 4.6.9. Asit Miktarı Denemeye alınan çeşitlerden elde edilen asit miktarı İspanyol budama sisteminde % 0,39 ile % 0,64 arasında olmuştur. En düşük % asit miktarı Venüs (0,39) çeşidinde tespit edilirken sıralama Early Rivers (0,42), Na-1 (0,44), Sunburst (0,45), Na-474 (0,52), Nadino (0,53), Lapins (0,59), Meckenheimer (0,64), Summit (0,66) ve Hedelfingen (0,76) olarak belirlenmiştir. Doruk dallı budama sisteminde ise % asit miktarı 0,52 ile 0,80 arasında değişmiştir. Bu budama şeklinde ise en düşük % asit miktarı Sunburst (0,52) olup bunu Nadino (0,55), Hedelfingen (0,76) ve Lapins (0,80) izlemiştir. İspanyol budama sisteminde Lapins, Sunburst ve Nadino çeşitlerindeki % asit miktarları Doruk dallı budama sistemine göre daha düşük olup, Hedelfingen çeşidinin % asit miktarı her iki budamada da aynı bulunmuştur. Küden ve Kaşka (1995), Orta Toroslar da yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan Akşehir Napolyonu çeşidinden seleksiyon yoluyla seçtikleri tiplerin pomolojik 59

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER özelliklerinin belirlenmesi ile ilgili yaptıkları çalışmada elde ettikleri tiplerin asitlik değerlerinin % 0,81 ile % 1,02 arasında olduğunu belirlemişlerdir. Ağar ve ark. (1994), bazı kiraz çeşitleriyle ilgili yaptıkları denemelerde meyvelerin muhafazaya alınmadan önceki asit miktarlarının % 0,48 ile %0,81 arasında değiştiğini tespit etmişlerdir. Bu çalışmalar dikkate alındığında her iki budama sisteminden elde edilen meyvelerin % asit miktarları diğer çalışmalardan daha düşük bulunmuştur. Looney ve ark. (1996), kirazlarda asitliğin % 85 oranında malik asitten oluştuğunu aynı zamanda sitrik asit de önemli olduğunu vurgulamışlardır. Meyvedeki tat, şeker miktarı, asitlik ve aromayla tanımlanır. Şeker ve asitliğin meyvede dengeleyici etkileri bulunmaktadır (Looney ve ark., 1996). Lonney ve ark. (1996), depolanan kirazlarda asitliğin çözülebilir şekerden daha hızlı azaldığını belirtmişlerdir. Kontrollü atmosferde paketlenen kirazlarda asitlik azalmaktadır (Meheriuk ve ark. 1995: Looney ve ark., 1996). 4.6.10. Meyve Suyu Rengi Çalışmada yer alan kiraz çeşitlerinin meyve suyu rengi kırmızı ile çok koyu kırmızı arsında değişmektedir. Buna göre her iki budamada da meyve suyu kırmızı renkte olan çeşitler Nadino, Summit ve Venüs, meyve suyu koyu kırmızı olan çeşitler Na-474, Na-1, Meckenheimer ve Lapins tir. Hedelfingen ve Sunburst çeşitlerinin meyve suyu rengi ise çok koyu kırmızıdır. Dassler ve Heitman (1991), 100g taze kiraz meyvesinde, %82 Su, 162-305 mg potasyum, 8-24 mg Kalsiyum, 10-14 mg Magnezyum, 16-32 mg Fosfor, 0,2-0,5 mg Demir, 0,05-0,35 mg Çinko bulunduğunu tespit etmişlerdir. Dassler ve Heitman (1991); Hermann (1996), 100 g taze kiraz meyvesinin, 15 mg C vitamini (Askorbik asit), 0,08 mg A vitamini (Carotin), 0,1mg E vitamini (Tocopharol), 0,04 mg B1 vitamini (Thiamin), 0,04 mg B2 vitamini (Riboflavin), 0,27 mg B2 vitamini (Niacin), 0,044 mg B6 vitamini (Pyridoxin), 0,52 mg B6 vitamini (Fol asidi) içerdiğini belirtmişledir. 60

4. BULGULAR VE TARTIŞMA AYLİN ÖZBİÇERLER 52

61 Çizelge 4.7. Denemeye Alınan Kiraz Çeşitlerine Ait Pomolojik Özellikler ( İspanyol Budama Sistemi) ÇEŞİTLER Meyve Ağırlığı (g) Meyve Eni (mm) Meyve Boyu (mm) Meyve Yüksekliği (mm) Sap Uzunluğu (cm) Çekirdek Ağırlığı (g) Ph SÇKM (%) Asitlik (%) Meyve Suyu Rengi Hedelfinger 7,56 a b 16,69 a b c 22,65 a b 23,69 b c 3,3 a b 0,3 b c 3,42 j 24,4 0,76 Çok Koyu Kırmızı Lapins 8,53 a 21,53 a 21,96 b c 25,45 a 3,1 b c 0,5 a 3,58 e 19,4 0,59 Koyu Kırmızı Nadino 7,45 b 19,32 a b c 21,43 b c d 24,16 a b 3,1 b c 0,36 a b c 3,61 d 22,0 0,53 Kırmızı Summit 8,53 a 20,72 a 23,46 a 25,45 a 2,9 b c 0,4 a b 3,46 ı 19,0 0,66 Kırmızı Sunburst 6,73 b c 19,28 a b c 20,75 c d 23,43 b c 2,8 c d 0,3 b c 3,78 b 16,2 0,45 Çok Koyu Kırmızı Na-474 4,4 d 16,59 c 17,20 e 19,97 d 2,3 d 0,3 b c 3,48 h 16,0 0,52 Koyu Kırmızı Na-1 4,13 d 16,68 c 17,40 e 19,56 d 3,2 b c 0,23 c 3,56 f 18,8 0,44 Koyu Kırmızı Meckenheimer 6,3 c 17,20 b c 20,08 d 22,66 c 3,7 a 0,36 a b c 3,53 g 18,4 0,64 Koyu Kırmızı Early Rivers 6,9 b c 19,20 a b c 20,29 d 23,26 b c 2,8 c d 0,3 b c 3,86 a 16,4 0,42 Koyu Kırmızı Venüs 6,7 b c 19,86 a b 20,89 c d 22,62 c 3,0 b c 0,3 b c 3,75 c 17,8 0,39 Kırmızı D % 1 0,66 2,04 1,01 0,96 0,30 0,9 0,004 ÖSD ÖSD % 5 - - - - - - - - 0,05 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Aylin ÖZBİÇERLER

62 Çizelge 4.8. Denemeye Alınan Kiraz Çeşitlerine Ait Pomolojik Özellikler ( Doruk Dallı Budama Sistemi) ÇEŞİTLER Meyve Ağırlığı (g) Meyve Eni (mm) Meyve Boyu (mm) Meyve Yüksekliği (mm) Sap Uzunluğu (cm) Çekirdek Ağırlığı (g) Ph SÇKM (%) Asitlik (%) Meyve Suyu Rengi Sunburst 9,76 a 20,36 a 21,94 a 24,87 a 3,4 a b 0,3 a 3,68 a 23,2 0,52 Çok Koyu Kırmızı Lapins 7,06 b 19,82 a b 18,76 b 23,08 b 2,9 c 0,36 a 3,51 c 23,0 0,80 Koyu Kırmızı Hedelfingen 7,43 b 18,97 b 20,89 a 21,99 b 3,6 a 0,4 a 3,48 d 23,1 0,76 Çok Koyu Kırmızı Nadino 9,03 a 20,57 a 22,43 a 25,66 a 3,1b c 0,43 a 3,57 b 22,8 0,55 Kırmızı D % 1 % 5 1,02-0,81-1,25-1,13-0,29-0,11-2,08 - ÖSD - ÖSD 0,05 4.BULGULAR VE TARTIŞMA Aylin ÖZBİÇERLER

5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Aylin ÖZBİÇERLER 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Türkiye diğer meyve türlerinde olduğu gibi kiraz yetiştiriciliğinde de çok önemli gelişmeler kazanmıştır. Özellikle son 10 yıldır kiraz ihracatındaki önemli artış bu meyvenin dış pazarlarda tutulduğunun bir göstergesidir. Kiraz yetiştiriciliği günümüze kadar belli bölgelerde yapılmış ve klasik yetiştirme sistemlerinin dışına çıkılmamıştır. Özellikle son yıllarda yapılan ihracata yönelik kiraz yetiştiriciliğinde erkencilik ve kalite ön plana çıkmış ve bunun sonucu olarak yeni arayışlar başlamıştır. Her geçen gün kiraz yetiştiriciliğine verilen önem artmakta ve kiraz üreticilerde bilinçlenerek farklı uygulama ve davranışlara yönelmektedirler. Ülkemizde iyi bir kiraz ekolojisi vardır. Dolayısıyla üretimde de son yıllarda önemli bir artış vardır fakat dölleyici sorunu birim alana düşen verimin azalmasına neden olmaktadır. Bahçelerin tek veya iki çeşitle kurulması, döllenme biyolojisi bakımından uygun çeşitlerin seçilmemesi verim düşüklüğüne yol açmaktadır. Diğer bir sorun, kirazlarda ismine doğru fidan konusudur. Çeşitli fidanlıklarca satılan fidanlar maalesef ismine doğru çıkmamaktadır. Dünya üzerinde 1500 ün üzerinde kiraz çeşidi olduğu düşünülmektedir ve yapılan ıslah çalışmalarıyla bunlara hızla yenileri eklenmektedir. Bunun sonucunda ise aynı çeşidin farklı isimlerle tanınması veya bazen de aynı isim altında birçok çeşidin toplanabildiği görülmektedir. Bugün Türkiye, kiraz üretiminde dünyada 2. sırayı almaktadır. Bunun en önemli sebeplerinin başında ülkemizin diğer meyve türlerinin olduğu gibi kirazında anavatanı olmasıdır, ülkemizde kiraz yetiştiriciliğine uygun mikroklimaların olması, dış pazar olanaklarının gelişmesi, üretimi arttırmak için yapılan üretim planlamaları, uygulanan yöntemler gibi birçok faktör üretim artışında etkili olmuştur. Kiraz yetiştiriciliğimizdeki hedeflerden bazıları halen kiraz yetiştiren bölgelerimizdeki bahçelerin yenilenmesi ve modernleştirilmesi, bu bölgelerde 10 yılı aşkın süredir uygulanmakta olan kiraz ağaçlarının budanması konusunun yaygınlaştırılmasıdır. Birçok kiraz çeşidinin soğuklama süresi +7,2 C in altında 1000 saatten fazla olduğu için yayla bölgeler yada kışları soğuk geçen bölgelerde yetiştiricilik 63

5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Aylin ÖZBİÇERLER yoğunlaşmıştır. Bu bakımdan Orta Toroslar kiraz yetiştiriciliği için oldukça uygun bir bölgedir. Ülkemizde kiraz ağaçlarına budama yapılmayacağı görüşü halen çoğu yörelerimizde devam etmektedir. Gerçek şu ki, kiraz fidanlarının birer ağaca dönüşmeden önce şekil verilerek, ağaç tacının oluşturulması oldukça önemli olduğu gibi, ağaç dönemlerinde de bu çatının muhafazası için gerekli budamaların yapılması da ayrıca önem arz eder. İspanyol çalı budama sistemi ile Doruk dallı budama sisteminde kullanılan çeşitlerin fenolojik gözlemleri incelendiğinde, Na-1 çeşidi hariç diğer çeşitlerin çiçeklenme devreleri İspanyol budama sisteminde daha erken gerçekleşmiştir. Çiçeklenme sonu devreleri İspanyol çalı budama sisteminde 19-25 Nisan arasında tespit edilirken, Doruk dallı budama sisteminde bu tarih 30 Nisana kadar devam etmiştir. Her iki budama şeklinde Sunburst çeşidinin derim tarihi 30 Mayısta olmuştur. En erken derimleri yapılan Na-1 ve Na-474 (23 Mayıs) çeşitleridir, daha sonra Sunburst, Early Rivers, Venüs çeşitleri gelmektedir. Diğer çeşitlerin derim tarihleri ise İspanyol çalı budama sisteminde 5-11 gün daha erken gerçekleştirilmiştir. Doruk dallı budama sisteminde Sunburst, Hedelfingen, Nadino ve Lapins çeşitleri dışında verim alınamaması budama farklılığından kaynaklanmaktadır. Pomolojik özellikler dikkate alındığında Lapins ve Summit (8,53 g) meyve ağırlığı bakımından en fazla tespit edilmiştir. Doruk dallı budama sisteminde ise Sunburst çeşidi 9,76 g ile en fazla meyve ağırlığına sahip çeşit olmuştur. İspanyol budama sisteminde Hedelfingen ve Lapins çeşitlerinin meyve ağırlıkları doruk dallı budamadan daha fazla bulunmuştur. Kiraz ağaçları ülkemizde genellikle 7x7 ve 8x8 gibi çok geniş aralıklarla dikilmektedir. Bunun sonucunda da çok yüksek taçlı ağaçlar elde edilmektedir. Budamanın çok az yapılması hatta bazı yörelerde hiç yapılmaması ağaç taçlarını daha da arttırmaktadır. Pratikte yüksek taçlı ağaçlar ilaçlama ve derimde güçlükler yaratmaktadır. İspanyol çalı budama sisteminde hem ağaçlar sık dikilmekte hem de alçak taçlı olmaktadır. Ağaçların çok sert budanması meyve kalitesini arttırmaktadır. 64

5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER Aylin ÖZBİÇERLER Bu sistemde kök rekabetinden yararlanarak denememizde ağaçlar 3x2 m mesafelerle dikilmiştir. Toprak ve sulama koşullarına göre bu mesafeler 4x3 veya 5x4 gibi de seçilebilmektedir. Kiraz ağaçlarının gençlik dönemleri uzundur ve bu nedenle meyveye geç yatarlar. Bu çalışma sonucunda sık dikim yapılan ve İspanyol Çalı Budama Sistemi uygulanan kiraz ağaçlarında erken meyveye yatırma gerçekleştirilmiş, aynı zamanda erkencilik sağlanmıştır. Ağaç başına düşen verim ağaçların yaşına oranla iyi bulunmuş ancak kalitenin düşük olduğu belirlenmiştir. Kalitenin düşük olmasının nedeninin de ağaçların çok genç olmasından ve karbonhidrat birikiminin az olmasından kaynaklandığı, sonraki yıllarda kalite özelliklerinin iyileşeceği düşünülmektedir. Bütün bunlar dikkate alındığında, İspanyol Çalı Budama Sisteminin kolay uygulanabilmesi, ağaçların küçük olmasından dolayı işçilik giderlerinin azalması, üretimin dışında, birim alandan elde edilen verimin artması, iç ve dış pazara çok erken kiraz gönderilmesi ve ayrıca ihracat yönünden bir artış gerçekleşmesi mümkün olacağından için bu budama sistemi önerilmektedir. 65

KAYNAKLAR AĞAR, İ,T., İKİNCİ, A., KAŞKA, N., 1994. Bazı Önemli Kiraz Çeşitlerinin Soğukta Muhafazası Üzerine Araştırmalar. 3. Soğutma ve İklimlendirme Kongresi 6-8 Mayıs Ç.Ü. Adana. AKÇAY, M.E., 2001. Kirazlarda Yapılan Sert Budamanın Gelişme Verim ve Kaliteye Olan Etkisi. I.Sert Çekirdeki Meyveler Sempozyumu 25-28 Eylül Yalova, 153-157s ANONİM, 1990. Kiraz Ürün Profili. T.C. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi (İGEME), Tarım, Sayı: 6, Ankara 12 s -------------., 1992. Kiraz Çeşit Kataloğu. T.K.B. Yayın Dairesi Başkanlığı No : 359, Ankara -------------., 2001. Tarımsal Yapı (Üretim,Fiyat,Değer). T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü. ------------., 2002. Türkiya İstatistik Yıllığı. T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü. s 291. --------------., 2003. WSU, www.wsu.edu. -------------., 2005. FAO, www, http//apps.fao.org. Web Page BARGİONİ, G., 1966. Sweet Cherry Scions: Characteristics of the Principal Commercial Cultivars, Breeding Objectives and Methods. Cherries : Crop Physiology Production and Uses Vol 3 BRETON, S., 1980. Le Cerisier, CTFIL 148p. CHILDERS, N.F., 1954. Modern Fruit Science. Fourth Print. New Jersey CRANE, M.B., LAWRENCE, W.C., 1937. Incompatibility and Sterility in the Sweet Cherry (prunus avium L.). J.Pom.Hort.Sci. 86-116 CRISTENSEN, J.V., 1985. Production of Cherries in Western Europe. Acta Horticulture, 69, 15-26 DASSLER, E., AND HEITMANN, G., 1991. Obst und Gemüse, Eine Warenkunde. Verlag Paul Parey, Berlin, Hamburg. DAVİS, P.H., 1972. Flora of Turkey. V. IV..Edinburg Univ, Press.Edinburg. 66

FLORE, J.A., 1992. The İnfluence of Summer Pruning on the Physiology and Morphology of Stone Fruit Trees. Acta Horticulturae 322, 257-264 FLORE, J.A. and LAYNE, D.R., 1990. The İnfluence of Tree Shape and Spacing on Light İnterception and Yield in Sour Cherry (P.cerasus cv. Montmorency). Acta Hort. 285, 91-96. FLORE, J.A., KESNER and A.D. WEBSTER., 1996. Tree Canopy Managment and The Orehard Environment : Principles and Practices of Pruning and Training. Chernes: Crop Physiology, Production and Uses Vol. 10, pp.259. FOGLE, H.W., 1975. Cherries. İn: Janick, J.and Moore, J.N. (eds) Advances in Fruit Breeding. Purdue University Press. West Lafayette, İndiana, pp 348-366. GOTZ,G., 1970. Süss-und Sauerckischen.Verlag. Eugen Ulmer Stutgard 234 s. GRUBB, N.H., 1949. Cherries.Crosby Lockwood and Son, London. GÜNGÖR, M.K., SAĞLAMER, M., 1995. İçel Yöresi Yayla kesimlerine Uygun Kiraz Çeşitlerinin Saptanması. Türkiye II. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi 3-6 Ekim Ç.Ü. Adana I. Cilt, 238-242. HASAD YAYINCILIK., 2002. Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği 79-81 s HEDRICK, U.P., 1915. The Cherries of NewYork, Albany HERMANN, K., 1996. Inhatsstoffe Der Süss-und Saukirschen. Industrielle Obs-und Gemüseverwertung 81, s 121-129. IEZZONI, A., SCHMIDT, H., and ALTERTINI, A., 1990. Genetic Resources of Temperate Fruit and Nut Crops. 3: Cherries. Acta Horticulturae 190, 111-173 JAY, M., LICHOU, J., KAPPEL, F., COSTES, E., and CARAGLIO, Y., 1996. Effect of Date and Degree of Summer Pruning on Two Sweet Cherry Cultivars, No:120, 30-35, 13 ref., Paris. KAŞKA, N., SÜTYEMEZ, M., YILMAZ, K.U., 2001. Bazı Türk ve Yabancı Kökenli Kiraz Çeşitlerinin Değişik Bölgelerimize Adaptasyonlarının Karşılaştırılması. I.Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, 25-28 Eylül Yalova, 447-450s KAŞKA, N., 1998. Sweet Cherry Growing on the Taurus Mountains of Turkey. Acta. Hort., 468: 753-756. 67

--------------., 2001. Türkiye nin Sert Çekirdekli Meyvelerde Üretim Hedefleri Üzerine Öneriler. I.Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu, 25-28 Eylül Yalova, 1-16 s --------------., 1998. Ülke Ölçeğinde Meyve Geliştirme Entegre Projesi, Eğitim Programı, Adana, 53-68. ---------------., 2001. Ülke Ölçeğinde Meyvecilik Geliştirme Entegre Projesi, Kiraz Yetiştiriciliği, Adana, 4 s KÜDEN, A., KAŞKA, N., 1991. Çukurova nın Yayla Kesimlerine Verim ve Kalite Bakımından Uyabilecek Kiraz Çeşitlerinin Saptanması. Çukurova 1.Tarım Kongresi, 9-11 Ocak Adana, 222-237. -------------------------------., 1995. Kiraz Çeşit ve Seleksiyon Çalışmaları Türkiye I. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi, 3-6 Ekim Ç.Ü. Adana, I.Cilt, 233-237 KÜDEN, A., SIRIŞ, Ö., 2001. Ülkemiz Yayla Koşullarına Uygun Yeni Kiraz Çeşitlerinin Meyve Verimi ve Kalitesi Üzerinde Çalışmalar. I.Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu 2001 103-113 s LANE, W.D., and SCHMID, H., 1984. Lapins and Sunburst Sweet Cherry. Canadian Journal of Plant Science, 64, 211-214. LAPİNS, K.O., 1974. Summit Sweet Cherry. Canadian Journal of Plant Science 54, 851. LOONEY, N.E., WEBSTER, A.D., and KUPFERMAN, E.M.,1996. Harvest and Handling Sweet Cherries for The Fresh Market. Cherries : Crop Physiology, Production and Uses 1996, pp 411-414. MARSHALL, R.E., 1954. Cherries and Cherry Products. İnterscience Publishers Inc. New York MEHERIUK, M.,GIRARD, B., MOYLS, L., EVERIDGE, H.J.T., MCKENZIE, D.L., HARRISON, J., WEINTRAUB, S., and HOCKING, R., 1995. Modified Atmosphere Packaging of Lapins Sweet Cherry. Food Research International 28,239-244. MOLİSCH, H.H., 1950. Bahçeciliğin Teorileri Olarak Bitki Fizyolojisi. Tan Matbaası, İstanbul, 216; Çeviren Özbek S. 68

ÖZ, F., 1977a. Marmara Bölgesinin Önemli Yerli Kiraz Çeşitlerinin Meyve Pomolojileri, Çiçek Morfolojileri ve Döllenme Biyolojileri Üzerinde Araştırmalar. Uzmanlık Tezi, Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Yalova, 68 s ------------., 1977b. Marmara Bölgesi İçin Ümitvar Kiraz ve Vişne Çeşitleri. Bahçe 8(1) : 1-23. ------------., 1978. Marmara Bölgesinde Yetiştirilen Yerli Kiraz Çeşitlerinin Döllenme Biyolojileri Üzerinde Araştırmalar Bahçe. 9 (1-3) 1-15. -------------., 1981. Marmara Bölgesi İçin Ümitvar Yerli Kiraz Çeşitlerinin Döllenme Uyuşmazlık Grupları Üzerinde Araştırmalar Bahçe 10 (2), 34-36 -----------., 1982a. Meyve Bahçesi Tesisinde Tür ve Çeşitlerin Özelliklerine Bağlı Döllenme Biyolojisi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Yalova. 29 s -----------., 1982b. Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği. Atatürk Bahçe Kültürleri Bahçe Enstitüsü. Yayın No. 53, 32 S ---------., 1988. Kiraz ve Vişne TAV Yayınları No.16, 43-61. ÖZ, F., 1992. Kiraz Çeşit Kataloğu. T.C. Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayın Dairesi Başkanlığı Ankara. Mesleki Yayınları Serisi : Genel : 359, Seri : 18. ÖZ, F., KAŞKA, N., 1984. Ege Bölgesi Önemli Kiraz Çeşitlerinin Döllenme Uyuşmazlığı Grupları Üzerinde Araştırmalar. Bahçe (13) 2, 45-59 ÖZBEK, S., 1977. Genel Meyvecilik. Ç.Ü.Z.F. Yayınları. 111, Ders Kitabı A.Ü. Basım Evi. Ankara 386 S --------------., 1978. Özel Meyvecilik. Ç.Ü.Z.F Yayınları. 128, Ders Kitapları : 11, A.Ü Basım Evi, Ankara. 487 S ÖZÇAĞIRAN, R., 1966. Kemalpaşa nın Önemli Kiraz Çeşitleri Üzerinde Pomolojik ve Biyolojik Araştırmalar. E.Ü.Z.F. Yayınları No : 115, Doktora Tezi, İzmir. 65-67 ----------------------., 1975. Kiraz ve Vişne Anaçları E.Ü.Z.F. Dergisi Cilt 13, Sayı: 2, 163-177 69

---------------------., 1977. Kiraz Vişne. Yardımcı Ders Kitabı E.Ü.Z.F. Yayınları No : 323 42 43Ü ÖZGÜVEN, Ö., 1999.Pozantı ve Ulukışla Yöresinde (Orta Toroslarda) Yeni Bazı Kiraz Çeşitlerinin Adaptasyonu Çalışmaları,Yüksek Lisans Tezi, Adana. PÉREZ, J.N., 2005. Cherry Cultivation in Spain, (G.A.Lang Ed.) IV. I.S.on Cherry, Acta Hort. 667, pp 293. PERRY, R.L., 1985. Progress with Cherry Rootstocks, Compact Fruit Tree 18 : 107-108 ROBERTS, R.H., 1917. Winter Injury to Cherry Blossoms. Procedings of The American Society For Horticurtural Science. 14, 105-110. ROBİNSON, T.L., 2005. Developments in high densitiy sweet cherry pruning and training systems around the world (G.A.Lang Ed.) IV. I.S. on Cherry, Acta Hort. 667, pp 269 RUDOLPH, V., MÜLLER, B., and STROCK, E.M., 1991. Studies of Sweet Cherry Pruning. II.Effect of Pruning Methods on The Health of Trees Erwerbsobstbau 37 (7), 206-208, 5 ref. STANTEVİC, A.C., 1971. The İnvestigation of Fecondation of Some More İmportant Sweet Cherry Cultivars. Rep. From Yug. Pom. 17-18 : 147-162. --------------------------., BELİC, M.V., 1971. The Study of Sweet Cherry Stones as a Key for Cultivar Determination, 17-18. STOSSER, V., 1984. Uber Den Wend Verschluss Bei Obstghoızen In Beziehung Zu Schnittmassnahneh. [Wound in Fruit Trees in Relation To Pruning.] Erwerbsobstbau 26 (6), 141-143. TANER, Y., 2001. Sert Çekirdekli Meyve ve Özellikle Kiraz İhracatında Pazarlama Politikaları ve Stratejilerinin Belirlenmesi. I. Sert Çekirdekli Meyveler Sempozyumu 25-28 Eylül, 2001 29-37 s TUKEY, H.B., 1927. Responses of The Sourchery to Fertilizers and to Pruning in The Hudson River Valley. New York Agricultural Experimental Station Bulletin 541. WAY., 1968. Pollen Incompatibility Groups of Sweet Cherry Clones Proc. Amer. SHS. 92, 199-122 70

WEBSTER, A.D., 1982. Rootstocks, Cherry Rootstocks, EM.R. Association Members Day Report,8-11. WEBSTER, A.D., AND LOONEY, N.E., 1996. World Distribution of Sweet and Sour Cherry Production : National Statistics. Cherries : Crop Physiology Production and Uses Vol 2 WESTWOOD, M.N., 1978. Temperate - Zone Pomology. W.H. FREEMAN and Company, Sanfransisco, P. 404. YILMAZ,M., 2003. Meyve Ağaçlarında Budama TEMAV Yayın no:2 ZAHN, F.G., 1985. The Cultivation of Sweet Cherries in York. Acta Hort. 169. 85-89. ZİELİNSKİ, O.B., 1955. Modern Systematıc Pomology. Lowa. 71

ÖZGEÇMİŞ 1977 yılında Adana da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Adana da tamamladım. 1996 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünü nde üniversite öğrenimime başladım. 2000 yılında mezun oldum ve Zir. Müh. ünvanını aldım. 2002 yılında Cukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı nda Yüksek Lisans eğitimime başladım. Halen aynı Anabilim Dalı nda yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim. 72