İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU



Benzer belgeler
ÜNİTE:1. Sosyal Politikaya İlişkin Genel Bilgiler ve Sosyal Politikanın. Araçları ÜNİTE:2. Sosyal Politikanın Tarihsel Gelişimi ÜNİTE:3

2015 Yılında Yapılan Değişiklikler

İÇİNDEKİLER I - İŞYERİ KURMA

MALİ ANALİZ KISA ÖZET KOLAYAOF

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNÜNDEN TEFTİŞ ESASLARI

İş kazalarında yaşamını yitiren binlerce işçinin anısına...

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

Mali Tatilin SGK ya Yapılacak Bildirimlere Etkisi

İNSAN HAKLARI VE KAMU ÖZGÜRLÜKLERİ

TÜM YÖNLERİYLE HAFTALIK İŞ GÜNLERİNE BÖLÜNEMEYEN ÇALIŞMA SÜRELERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK

ASGARİ ÜCRET yılında dönemler itibariyle uygulanacak asgari ücret tarifesi aşağıdaki gibidir.

Bildiğimiz İstihdamın Sonu ve Çalışma Hayatına Etkileri

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku (KAM 427) Ders Detayları

İşletme türleri nelerdir? Nasıl Sınıflandırılır?

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 GENEL KAVRAMLAR Bölüm 2 BİREYSEL İŞ HUKUKU

Türkiye nin İş Sağlığı ve Güvenliği Profili ve Sudan la Yürütülen İş Sağlığı Ve Güvenliği İşbirlikleri

ÖRGÜT KURAMI (İŞL302U)

SERMAYE PİYASALARININ GELİŞMESİ EKONOMİLERDEKİ KRİZLERİN BAŞ ETKENİ OLABİLİR Mİ?

BİRİNCİ BÖLÜM TÜKETİCİ HUKUKU

MALİYET ANALİZİ. Dr. Emin KURTCEBE Denizli SMMM Odası Genel İdare Müdürü

AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİ İLE TEKNOKENTLERDE MALİ UYGULAMALAR. Mehmet AKARSLAN Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı

Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği

VARDİYALI ÇALIŞMA VE GECE ÇALIŞMASI

1. Asgari ücret desteğinden faydalanabilecek işverenler kimlerdir?

İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILARIN SON DURUMU

Not: yılından itibaren Asgari Ücrette yaş kriteri kaldırılmıştır.

KAMU PERSONEL HUKUKU

Az Tehlikeli Tehlikeli Çok Tehlikeli

8. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı

Gelişmekte olan ülkeler sahip oldukları makro ekonomik istikrarsızlıklar nedeniyle krizlere karşı daha kırılgandır. Küreselleşme sonrası krizler

KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.

GENEL MUHASEBE II (MUH104U)

SİGORTACILIK VE BİREYSEL EMEKLİLİK SEKTÖRLERİ 2010 YILI FAALİYET RAPORU YAYIMLANDI

İçindekiler YABANCI SERMAYE MEVZUATI

İş Sağlığı ve Güvenliğine Genel Bakış ve Güvenlik Kültürü

(29-30 Haziran 1996 tarihli 44.Büyük Kongre de kabul edilerek yürürlüğe girmiştir )

İŞÇİNİN İŞVERENE BİLDİRİM ÖNELİ TANIMASI DURUMUNDA DA YENİ İŞ ARAMA İZNİ VERİLİR Mİ?

İNSAN KIYMETLERİ YÖNETİMİ 4

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 38 İST,

: ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ BAĞLI İŞYERLERİ İŞLETME TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ TEKLİFİ

SERMAYE PİYASASI HUKUKU (HUK114U)

DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ İLİŞKİLERİ

El koyduğu trafik kazalarında trafik kazası tespit tutanağı düzenlemek,

Esas No: 1/510 Tarih: 04/08/2008 Karar No: 14 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

2016 YILINDA BELİRLENEN ASGARİ ÜCRET VE ASGARİ ÜCRETE İLİŞKİN HESAPLAMALAR

MALZEMELERİN GERİ DÖNÜŞÜMÜ. Prof.Dr. Kenan YILDIZ

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU HAKKINDA BİLGİ NOTU


VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2016/89. Ücretli Çalışanların Bireysel Emeklilik Sistemine Otomatik Olarak Dâhil Edilmesine İlişkin Kanun Yayımlandı.

EKREM DEMİRTAŞ İZMİR TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI

YÖNETİMİ KISA ÖZET KOLAYAOF

KALİTE ÇEMBERLERİ NEDİR?

Üstel modeli, iki tarafın doğal logaritması alınarak aşağıdaki gibi yazılabilir.

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Adı ve Soyadı/Ticaret Unvanı Kaşe ve İmza 2 EK: Birim fiyat teklif cetveli 1

talebi artırdığı görülmektedir.

MALİYET YÖNETİMİ (MUH302U)

GIDA TEKNOLOJİSİ İŞLETMELERDE HİJYEN MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GEÇİCİ KORUMA SAĞLANAN YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE DAİR UYGULAMA REHBERİ ÇALIŞMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SENATO KARAR ÖRNEĞİ

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ KEÇE AKSESUARLARI YAPIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ATILIM ÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ STAJ YÖNERGESİ

EL SANATLARI TEKNOLOJİSİ DEKORATİF TABLO YAPIMI MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM OKUL VE KURUMLARI ALAN/BÖLÜM, ATÖLYE VE LABORATUVAR ŞEFLİKLERİNE İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

Yatırımların ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu, Yasası

İzmir SMMMO. dayanışma. Ömer AKBAŞ Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması

BİRİM FİYAT TEKLİF MEKTUBU.. İHALE KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

Dönem Sonu Yaklaşırken; Ödenmeyen veya Geç Ödenen Sosyal Güvenlik Primlerinin Vergisel Muhasebesi Nasıl Olmalıdır?

ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARI YÖNETMELİĞİ

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ YÖNETİM KOMİTESİ (CDEG) Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu. 7. Bakanlar Konferansı TASLAK EYLEM PLANI

Anayasa Mahkemesi nin Bağımsızlığı Hukuk Devletinin Güvencesi (Bulgaristan Deneyimi)

KİMYA MÜHENDİSLERİ ÇALIŞMA KOŞULLARI ANKET SONUÇLARI

ANKARA İLİ BASIM SEKTÖRÜ ELEMAN İHTİYACI

SOSYOLOJİSİ KISA ÖZET KOLAYAOF

... OKULU 7/... SINIFI SOSYAL BİLGİLER DERSİ YILLIK BEP ÇALIŞMA PROGRAMI. İletişimi olumsuz etkileyen davranışlara örnekler verir

Sektör eşleştirmeleri

T. C. NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

BAYRAM DA ÇALIŞAN İŞÇİ HAKKINI ALMALI VERİLMEZSE İDARİ PARA CEZASI UYGULANIR

GİRESUN KOBİ LERİNİN İHRACAT EĞİTİM İHTİYACI ARAŞTIRMA RAPORU

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.

HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

PARA POLİTİKASI (İKT306U)

TÜRK SANAYĠSĠNĠN KALBĠ TEKSTĠL VE HAZIR GĠYĠM SEKTÖRÜNDEKĠ GELĠġMELER

T. C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

SPOR DAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

Dr. Alper Çağrı YILMAZ. Uluslararası Enerji Yatırımlarının Korunması

3. BÖLÜM. İş Analizi ve Tasarımı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Bolu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü. Erhan ÇAVUŞ Sosyal Güvenlik İl Müdürü

YURTDIŞI GÜMRÜK FABRİKA DEPO TIR NAKLİYECİ TIR ANTREPO SERBEST DEPO DAĞITIM ULUSLARARASI KARAYOLU GÜMRÜK MÜŞAVİRİ EMTİA SİGORTASI

EMEKLİLİK YAŞINI BEKLEYEN İŞÇİ HER İŞYERİNDEN BU SEBEPLE AYRILIP KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

Türkiye Elektrik Piyasasının Geleceği Serbestleşen Bir Piyasa İçin Olası Gelecek Senaryoları

30 Soruda Kıdem Tazminatıyla İlgili Bilinmesi Gerekenler

Transkript:

DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU KISA ÖZET- (HUK108U) KOLAYAOF-2013 1

İÇİNDEKİLER Ünite 1: İş Hukuku Hakkında Genel Bilgiler ve 4857 Sayılı İş Kanunu nun Uygulama Alanı..3 Ünite 2: İş Sözleşmesi, İş Sözleşmesinin Unsurları, Türleri, Yapılması ve İş Sözleşmesinden Doğan Borçlar.6 Ünite 3: İş İlişkisinin Ücret, Zaman ve Kişiler Bakımından Düzenlenmesi 12 Ünite 4: İş İlişkisinin Sona Ermesi ve Sonuçları..17 Ünite 5: Sendikal Örgütlenme, Sendika Üyeliği ve Sendikaların Faaliyetleri..19 Ünite 6: Toplu İş Sözleşmesi-Toplu İş Uyuşmazlıkları ve Uyuşmazlıkların Çözümü.25 Ünite 7: Sosyal Güvenlik Hukuku Hakkında Genel Bilgiler ve Ülkemizde Sosyal Güvenlik Hizmetlerinin Kurumsal Yapısı.27 Ünite 8: Sosyal Sigorta Kolları.30 2

Ünite 1: İş Hukuku Hakkında Genel Bilgiler ve 4857 Sayılı İş Kanunu nun Uygulama Alanı Sanayi Devrimi öncesi dönemde, kişilerin iradelerinden kaynaklanmayan zorunlu çalıştırma söz konusuydu. 10. yüzyıla kadar süren dönem, Aile Ekonomisi ve Kölelik Düzeni olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde, ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanmakta; üretim sürecinde köleler önemli bir yer tutmaktadır.10 ve 15. yüzyıllar arasında Feodal Düzen geçerlidir. Bu dönemde kölelerin yerini senyör,bey, derebeyi gibi adlarla ifade edilen kişilerin otoritesi altında tarımsal faaliyetlerde ailece çalışan serfler almıştır. Serfler, kölelerden farklı olarak yarı hür insanlardır ve işledikleri toprak toprak ve üretim araçları üzerinde mülkiyet değil yalnızca kullanma hakkına sahiptir.15 ve 18. yüzyıllar arasında feodal düzenin değişmeye başladığı, küçük feodal beyliklerin büyükleri tarafından işgal edilerek ortadan kaybolduğu ve bunların yerini güçlü beyliklerin almaya başladığı görülür. Bu dönem Korporasyon Dönemi olarak adlandırılmaktadır. Not: Korporasyon düzeni içindeki esnaf örgütleri; var oldukları dönem boyunca günümüzün meslek kuruluşlarının işlevlerini üstlenmekle kalmamış, aynı zamanda esnaf ve zanaatkârların sosyal güvenlik gereksinmelerinin de karşılanmasında önemli bir boşluğu doldurmuşlardır. Sanayi Devrimi Sanayi Devrimi, tarım ekonomisi ve onun üretim ilişkileri yerine makinelerin ve yeni teknolojilerin yer aldığı bir düzene geçilmesini sağlamış, eski üretim biçimlerini köklü bir biçimde değiştirerek çalışma koşullarına ilişkin de büyük değişimleri beraberinde getirmiştir. Sanayinin gelişip yaygınlaşmasıyla birlikte bu makinelerin kullanıldığı fabrikaların sayıları da giderek çoğalmıştır. Teknolojik gelişmeler fabrikalarda, üretim sürecini de etkilemiş, üretim süreci bir yandan hızlanıp basitleşirken, diğer yandan da ürünler çeşitlenmiştir. İş hukuku disiplini ise, Sanayi Devrimi olarak adlandırılan bu dönemde doğup gelişmiştir. Sanayi Devrimi ile başlayan dönem, yeni bir sınıf olan işçi sınıfının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sanayi Devrimi sonrasında fabrika üretimiyle rekabet edemeyen usta ve kalfalar,kendi tezgahlarını bırakarak fabrikalarda nitelikli işçiler olarak çalışmak zorunda kalmışlardır. Not: Sanayi Devrimi öncesi dönemde, kişilerin iradelerinden kaynaklanmayan zorunlu çalıştırma söz konusu olduğu için bugünkü anlamda bir iş hukuku disiplininden söz etmek mümkün değildir. Bugünkü anlamıyla iş hukukunun temellerinin Sanayi Devrimi ile birlikte atılmıştır. Onların yanında hiçbir mesleki bilgi ve becerisi olamayan ve çoğunlukla kırsal kesimden yeni gelenler ise fabrikaların niteliksiz işgücü ihtiyacını karşılamışlardır. Bu dönemde geçerli serbest rekabet ortamında var olabilmek için fabrikalar en ucuz ve kaliteli ürünü üretmek ve bunun için de maliyetleri düşürmek amacındaydılar. Bu nedenle, önce işçi ücretleri azaltılmış ardından da çalışma süreleri çoğaltılmıştır. Ücretlerin düşüklüğü karşısında,aile reisi olan erkeğin çalışması karşılığı elde ettiği gelir ailenin geçimine yetmediğinden öncelikle kadınlar, ardından da çocuklar çalışma hayatının ağır ve yıpratıcı koşulları altında çalışmak zorunda kalmışlardır. Gelişen süreçte ise artan sosyal sorunlar devletin müdahalesini gerekli kılmıştır. Sanayileşmenin çeşitli ülkelerde gelişip yaygınlaşmasına koşut olarak uluslararası piyasada rekabet koşularında eşitlik sağlamak amacıyla işçilerin uluslararası sosyal politikalar yoluyla korunması düşüncesi ortaya çıkmıştır. Osmanlı İmparatorluğu sanayileşme alanında Cumhuriyet Dönemi ne kadar önemli bir gelişme gösterememiştir. Osmanlı İmparatorluğu nda çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde, tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, Anadolu da da zaviye olarak adlandırılan meslek kuruluşları önemli bir rol 3

oynamıştır. Bu kuruluşlarla ilgili bütün düzenlemeler fütüvetname denilen kaynakta düzenlenmiştir. Bu kuruluşların Osmanlı Devleti esnaf ve sanatkarları üzerindeki etkileri 15. yüzyılın ortalarından sonra azalmış ve bunların yerini lonca adıyla kurulan örgütler almıştır. Tanzimat döneminde çalışma ilişkileri ve hayatı örf ve adet hukuku çerçevesinden çıkarılarak kanun ve nizamnamelerle düzenlenmeye başlamıştır.osmanlı İmparatorluğu nda Tanzimat sonrası yoğunlaşan yasallaştırma çabalarının en önemli ürünlerinden biri olan Mecelle de bu dönemde çalışma ilişkilerini düzenlemek üzere çıkarılmıştır. Cumhuriyet ilan edilmeden önce devletin çalışma hayatına ilk müdahalesi, Ereğli ve Zonguldak kömür madenlerinde çalışan işçilerin özellikle iş sağlığı ve güvenliği yönünden korunmasını öngören düzenlemelerdir. Cumhuriyetin ilanından sonra kabul edilen 1924Anayasası, toplanma ve dernek kurma hakkını tanımış ve bu dönemde iş hukuku alanında da birtakım kanunların oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. 1924 tarihli 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu, 1926 tarihli 818 sayılı Borçlar Kanunu, 1930 tarihli 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1935 yılında 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günleri Hakkında Kanun bu anlamda ilk kanunlardır. Bir ülkede, iş hukuku düzenlemelerinin üst düzeyde oluşu rekabet açısından olumsuz etkiler yaratırken; diğer bir ülkede aynı düzenlemelerin zayıf oluşu sosyal ve ekonomik hakların yeterince sağlanamaması sonucunu doğurmakta ve dolayısıyla ortaya çıkan insan hakları ihlalleri nedeniyle başta ILO olmak üzere çeşitli uluslar arası örgütlere üye ülkeler, iş hukuku alanındaki düzenlemelerin birbirine yakınlaştırılması konusunda büyük çabalar harcamaktadırlar. Sanayi toplumunda maddi ürünler ön planda yer alırken, bilgi toplumunda ileri düzeydeki bilişim teknolojisinin yarattığı bilgi üretimi ağırlık kazanır. Böylece emek piyasasının, niteliksiz ya da yarı nitelikli beden gücünün yerini, üstün nitelikli işgücü almaya başlamıştır. 27 Mayıs 1960 İhtilali nden sonra kabul edilen1961 Anayasası, Türk çalışma ilişkileri açısından bir dönüm noktasıdır. Anayasadaki hükümlere uygun olarak çıkarılan 1963 tarihli 274 sayılı Sendikalar Kanunu ve 275 sayılı Toplu İşsizleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu ile 1965tarihli 624 sayılı Devlet Personeli Sendikaları Kanunu hükümleri toplu iş ilişkilerinde yeni bir dönemin başlamasına yol açmıştır. Ülkemizde bireysel iş ilişkileri, ilk kez Borçlar Kanunu nun Hizmet Akdi başlığı altında yer alan hükümleriyle düzenlenmeye başlamıştır.ancak, 1936 yılında kabul edilen 3308 sayılı İş Kanunu, Türk İş Hukukunun en önemli belgelerindendir. Bunu sırasıyla 931, 1475 ve4857 sayılı İş Kanunları izlemiştir. 1982 Anayasası da 1961 Anayasası gibi sosyal hakların geniş ölçüde yer vermiş ve koyduğu esaslar doğrultusunda, 1983 tarihinde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu çıkarılmıştır. 2012 tarihinde de 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çıkarılmıştır. Sosyal Güvenlik Hukuku alanında da 2006tarihinde çıkarılan 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bulunmaktadır.iş hukukunun temel ilkesi işçinin korunmasıdır. Türkiye de İş Hukukunun Tarihsel Gelişimi 19. yüzyıl ortalarına kadar, Osmanlı İmparatorluğu nun tarım ve hayvancılığa, ticaret ve el sanatlarına dayalı ekonomik yapısında önemli bir değişme olmamıştır. İmparatorluk, 19. yüzyılın ikinci yarısında sanayileşmeye başlamıştır. Cumhuriyet Öncesi 4

Ülkemizde Avrupa dakine benzer bir sanayi çok geç ortaya çıkmıştır. Osmanlı İmparatorluğu nda ekonomi tarıma dayanmakta ve büyük işçi kitlelerini çalıştıran sanayi kuruluşları bulunmamaktadır. Bu dönemde işçi-işveren ilişkisinden çok örf ve âdet kurallarına göre düzenlenen usta-çırak ilişkisi görülmekte ve zaviye olarak adlandırılan meslek kuruluşları dikkat çekmektedir. Bu kuruluşlarla ilgili bütün düzenlemeler fütüvetname denilen kaynakta düzenlenmiştir. Ülkemizdeki ilk sanayileşme hareketleri Avrupa ya kıyasla daha geç yaklaşık olarak 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır. Büyük fabrika sanayisinin ülkemize geç girmesi, kapitülasyonlar, sürekli yaşanan savaşlar, loncaların yeni gelişmelere karşı istekli olmaması ve fabrika sanayisinin küçük sanayi dallarının gelişmesini engelleyerek ev ve el sanatlarını yok edeceği endişesi ile daha önceki dönemlerde günümüzdeki anlamı ile bir işçi kesiminin varlığından söz edilemez. Tatil-i Eşgal Kanunu, Türk çalışma ilişkileri tarihinin belki de en çok tartışılan hukuki düzenlemelerinden birisidir. Bu tartışmalar Kanunun çeşitli maddeleriyle getirilen düzenlemeler arasındaki içsel çelişkilerden kaynaklanmaktadır. Kanunda sendikalar mutlak bir biçimde yasaklanırken, belirli bir uzlaştırma süreci sonunda işçilere greve gidebilme özgürlüğü getirmektedir. Cumhuriyetin ilanından sonra kabul edilen 1924 Anayasası, toplanma ve dernek kurma hakkını tanımış ve bu dönemde iş hukuku alanında da birtakım kanunların oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. 1924 tarihli 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu, 1926 tarihli 818 sayılı Borçlar Kanunu, 1930 tarihli 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1935 yılında 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günleri Hakkında Kanun bu anlamda ilk kanunlardır. 1924 Anayasası klasik hak ve özgürlüklere yer vermiş olmasına karşılık, sosyal ve ekonomik haklara yer vermemiştir.3008 sayılı İş Kanunu nun uygulama alanı, gerek beden-fikir işçisi ayrımı yapılarak fikir işçilerinin, gerekse başlangıçta ondan az işçi çalıştıran işyerlerinin kapsam dışı tutulması suretiyle sınırlandırılmıştır. Bu Kanun, grev ve lokavtı yasaklamış, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümünü zorunlu tahkim sistemine bağlamıştır. İŞHUKUKUNUN KAYNAKLARI Bunun yanında iş hukuku ile ilgili uyuşmazlıklarda ve yorumunu gerektiren hususlarda yorumun işçi yararına yapılması da iş hukukunun bir başka ilkesidir.ülkemizde iş hukukunun kaynakları resmi kaynaklar ve uluslararası kaynaklar olarak ikiye ayrılır. Resmi kaynaklar da resmi iç hukuk kaynakları ve özel kaynaklar olmak üzere ikiye ayrılır. Resmi iç hukuk kaynakları başta Anayasa olmak üzere, kanunlar, tüzükler ve yönetmeliklerden; resmi kaynaklar arasında yer alan özel kaynaklar ise iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, işyeri iç yönetmelikleri, işyeri uygulamaları ve işverenin talimat verme(yönetim) hakkından oluşur. ILO ve diğer uluslararası kuruluşların sözleşme ve tavsiyeleri ise, iş hukukunun uluslararası kaynaklarını oluşturur. Not: Toplu iş sözleşmesinde işveren tarafı olarak; işveren sendikaları veya işveren yer almaktayken, sözleşmenin işçi tarafı olarak yalnızca işçi sendikaları yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle, sözleşmenin işçi tarafının mutlaka bir işçi kuruluşu olması gerekmektedir. Not: İşyeri iç yönetmelikleri işçilerle işverenler için uyulması zorunlu kuralları kapsadıklarından işçiler veya işverenler iç yönetmeliklerle düzenlenen hususlar dışarısına çıkamazlar. İşyeri iç yönetmelikleri 3008 sayılı İş Kanunu döneminde yaygın şekilde uygulanırken günümüzde önemini ve uygulanırlılığını yitirmiştir. Bireysel iş hukukunun temel kaynağı, 4857 sayılı İş Kanunu dur. Kanun başlangıçta uygulama alnını belirleyerek, bu Kanunun hangi faaliyet alanlarında ve işyerlerinde, kimlere uygulanacağını düzenlemiştir.bu düzenlemeye göre; 4857 sayılı İş Kanunu; 4.maddede belirtilen istisnalar dışında kalan tüm işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. 5

Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denirken işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denilmektedir. İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin,işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ya da teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran kişiye alt işveren denir. İşyeri, işveren tarafından mal ya da hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime denir. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan bir bütündür. İş Kanunu kapsamına giren bir işyerini kuran, her ne surette olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, bu durumu Bölge Müdürlüğü ne (Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü) en geç bir ay içinde bildirmek zorundadır. Dünyada ortaya çıkan küreselleşme süreci ve buna bağlı olarak yaşanan yeni bir teknolojik devrim ve yaygın bir bilgisayar kullanımına ve otomasyona geçilmesi, çalışma hayatında köklü değişimlere yol açmıştır. Her şeyden önce yeni teknolojiler, işçiye duyulan ihtiyacı azaltmış, işgücü talebi çok sayıda vasıfsız işçiden bilgisayarın başında çalışan az sayıda kalifiye işçiye doğru kaymıştır. Diğer bir ifadeyle, üretimde bilginin öneminin sermayenin önüne geçmesi, çalışanların vasıf derecelerinin beden işçiliğinden fikir işçiliğine kaymasına neden olmuştur. İşçinin niteliğine bağlı olarak sendikalar da üye kaybına uğramış ve sendikaya duyulan ihtiyaç azalmaya başlamıştır Bu yeni teknolojik yapı nedeniyle, yeni çalışma türleri hızla yaygınlaşmış, klasik çalışma biçimlerinden uzaklaşılmış ve kısmi süreli çalışmalar daha yaygın hale gelmiş, çağrı üzerine çalışma, ödünç iş ilişkisi, evde çalışma, tele çalışma gibi yeni çalışma türleri hızla yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla küreselleşmeye bağlı olarak iş hukukunda yaşanan en önemli değişim esnekleşmedir. Artık klasik tam günlü tipik çalıştırmayı öngören iş hukuku kuralları günün ihtiyaçlarına cevap verememekte ve işletmelerin rekabet etmesini engellemektedir. İşletmeler de piyasa koşullarının gereği olarak ayakta kalabilmek için daha esnek çalışma ilişkilerine yönelmeye başlamışlardır. Diğer taraftan klasik iş hukuku kalıpları, ekonomik kriz dönemlerinde çözüm üretememiş; buna karşılık toplu işçi çıkarma, kısa çalışma, telafi çalışması gibi esneklik içeren iş hukuku kurumları ekonomik krizin aşılmasında önemli faydalar sağlamıştır. Bu nedenle, küreselleşmeyle yaşanan değişime bağlı olarak katı iş güvencesi hükümlerini içeren düzenlemelerin yerini, istihdamda esnekliği sağlayıcı yeni mekanizmalar ve iş hukuku kurumları almıştır. Ünite 2: İş Sözleşmesi, İş Sözleşmesinin Unsurları, Türleri, Yapılması ve İş Sözleşmesinden Doğan Borçlar İşçi ile işveren arasındaki temel ilişkiye iş ilişkisi denir.taraflar arasındaki söz konusu ilişkide hukuki mahiyeti itibariyle iş sözleşmesine dayanır. Bu anlamda iş sözleşmesi bireysel iş hukukunun temelini oluşturur. İŞ SÖZLEŞMESİNİN TANIMI VE UNSURLARI İş Sözleşmesinin Tanımı 4857 sayılı İş Kanunu nun 2. maddesi iş ilişkisi tanımına yer vermiştir. Bu maddeye göre, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu na göre, iş sözleşmesi de, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşmedir. İşçi ile işveren arasında kurulan sözleşmeye 1475 sayılı İş Kanunu nda hizmet akdi denilirken, 4857 sayılı İş Kanunu nda ise iş sözleşmesi kavramı kullanılmaya başlanmıştır. 6