Türkiye de Kanatlı Islah Stratejilerine Bakış

Benzer belgeler
Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde Geliştirilen Kahverengi Yumurtacı Ebeveyn ve Hibritlerin Çeşitli Verim Özellikleri

Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde Geliştirilen Beyaz Yumurtacı Ebeveyn ve Hibritlerin Çeşitli Verim Özellikleri

Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde Geliştirilen Beyaz Yumurtacı Ebeveynlerin Çeşitli Verim Özellikleri

Kahverengi Yumurtacı Saf Hatların Yumurta Verim Özellikleri Bakımından Seleksiyonu. Selection for Egg Production Traits in Purebred Brown Egg Layers

Geliştirilmekte Olan Yerli Ticari Yumurtacı Hibritlerin Verim Özelliklerinin Belirlenmesi

Yerli ve Dış Kaynaklı Kahverengi Yumurtacı Hibritlerin Verim Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması *

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Geriye Melezlemeyle Üretilen Etçi Genotiplerin Bir Ticari Etlik Piliç Genotipiyle Büyüme, Kesim ve Karkas Özellikleri Bakımından Karşılaştırılması

A. SCI-EXPANDED KAPSAMINDA TARANAN DERGİLERDEKİ MAKALELER

KANADA DAN İTHAL EDİLEN SAF HATLARIN HAT İÇİ SELEKSİYONLA ÜRETİLMESİ

ÖZGEÇMİŞ DERECE (*) ÜNİVERSİTE ÖĞRENİM ALANI ÜNVAN ÜNİVERSİTE BÖLÜM Yard. Doç. Ankara Üniversitesi, Ziraat F. Zootekni

Tavuk yetiştiriciliği

KATALOG Küplüpınar Mah. İstanbul Caddesi No:15 Osmangazi/BURSA Tel Website.

SİVAS İLİNDE TAVUKÇULUĞUN DURUMU

Dünyada ve Türkiye de Yumurtacı Hibritlerin Performansındaki Gelişmeler. Developments of Performance Change in Hybrid of Egg s Product

MANİSA TİCARET BORSASI

Tavuk Yetiştirme Tekniği

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dış Kaynaklı ve Yerli Yumurtacı Hibritlerde Yumurta Kalitesinin Yaşa Bağlı Değişimi *

AB. SÜRECİNDE HİNDİ SEKTÖRÜNDE BAŞARININ YOL HARİTASI

Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü nde Saf Hatlarla Yapılan Islah Çalışmaları. Breeding Studies on Pure Lines at Poultry Research Institute

Kanatlı Hayvan Hastalıkları

KATALOG Küplüpınar Mah. İstanbul Caddesi No:15 Osmangazi/BURSA Tel Website.

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU

YUMURTA ÜRETİMİ VE İHRACAT Yeni Hedefler ve Potansiyel Problemler DERYA PALA YUM-BİR HAZİRAN 2010 ANKARA

Geliştirilmekte Olan Yerli Beyaz Yumurtacı Saf Hatlar ve Melezlerinde Bazı Verim ve Yumurta Kalitesi Özellikleri*

ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI

SERBERT OTLATMALI (FREE RANGE) SİSTEMDE YUMURTA TAVUKÇULUĞU

Türkiye de ve Dünya da Kanatlı Sektörü

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI

TÜRKİYE TOHUMCULUK SANAYİSİNİN GELİŞİMİ VE HEDEFLERİ İLHAMİ ÖZCAN AYGUN TSÜAB YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Prof. Dr. Zafer ULUTAŞ. Gaziosmanpaşa Üniversitesi

Türkiye de Kalkan Balığı Yetiştiriciliğinin Gelişimi

Besi Hayvanları Pazarlama Politikası ve Canlı Hayvan Borsaları Komitesi. Sonuç Raporu

TÜRKİYE ET ÜRETİMİNDE BÖLGELER ARASI YAPISAL DEĞİŞİM ÜZERİNE BİR ANALİZ

Ziraat Fakültesi/2008

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi YERLİ VE DIŞ KAYNAKLI BEYAZ YUMURTACI HİBRİTLERİN VERİM ÖZELLİKLERİ BAKIMINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Kamyar TOURCHYAN Ankara Ünive

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAYVAN SAĞLIĞI VE KARANTİNA DAİRE BAŞKANLIĞI

Süt Tipi Oğlakların Doğum, 30. Gün ve 60. Gün Canlı Ağırlıkları Üzerine Sistematik Çevre Etmenlerinin Etkileri

KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı. Dr. Züleyha KAHRAMAN Ünvan. Mühendis Telefon Doğum Tarihi - Yeri Karaman

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU

TÜRKİYE DE SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ

Türkiye de Simental Genotipinin Yaygınlaştırılması. Araş. Gör. Ayşe Övgü ŞEN Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Tilapia Yetiştiriciliğine Giriş

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIÐI

Broiler Damızlık Sürülerinde Kümesler Arasında Horoz Değişiminin Döllülük Oranı Üzerine Etkisi *

TÜRKİYE V. ORGANİK TARIM SEMPOZYUMU

(DERLEME) (Organic Poultry in Turkey) (A review)

Profoks Cihazından Üretilen Gazın Yumurtacı ve Etçi Tavuk İşletmelerinde Kullanılmasının Etkileri

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü

TÜRKİYE TAVUK ETİ ÜRETİMİ VE İHRACATI : Yeni Hedefler ve Potansiyel Problemler

T.C. Kalkınma Bakanlığı

tepav Ocak2013 N POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

Enerji ve İklim Haritası

HALK ELİNDE KÜÇÜKBAŞ HAYVAN ISLAHI ÜLKESEL PROJESİ. Dr. Bekir ANKARALI Daire Başkanı

Ürün Raporu. Kümes Hayvancılığı T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL EKONOMİ VE POLİTİKA GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR

KAĞIT SEKTÖRÜ RAPORU

Ç.Ü Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi Yıl:2012 Cilt:28-3

Islah Stratejileri ve Türkiye Ulusal Sığır Islah Programı

BULDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Hayvan Islahı ve Yetiştirme 2. ders

Dr. AKIN PALA. Zooteknist? Zootekni-Zooteknist? Zooteknist? Zooteknist? Islah, genotip-çevre

KANATLI HAYVAN BESLEME (Teorik Temel-Pratik Uygulama)

Kümes Hayvancılığı Üretimi, Eylül 2017

BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Önder SÖZEN Koordinatör

Farklı Oksijen İçerikli İçme Sularının Etlik Piliçlerde Bazı Davranış Özelliklerine Etkisi

YAVAŞ GELĐŞE ETLĐK PĐLĐÇLERĐ ÖZELLĐKLERĐ VE GELĐŞTĐRĐLMESĐ Musa SARICA*, Umut Sami YAMAK

İZMİR DE SÜT HAYVANCILIĞI

BUĞDAY RAPORU

TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA DEVEKUŞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM BİLGİLERİ YABANCI DİL BİLGİSİ

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM ÜRÜNLERİ İTHALATINA UYGULANAN KORUNMA ÖNLEMLERİ 2 YILLIK DEĞERLENDİRME

KAFES BALIKÇILIĞI Doç.DR.Suat DİKEL 2005 Ç.Ü.Su Ürünleri Fakültesi Yayınları No:18 Lotus Yayıncılık Adana

İYİ TARIM UYGULAMALARI VE EUREPGAP. Prof.Dr. Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

YÜRÜTTÜĞÜ BAZI PROJELER

III. Tarımsal Araştırma Master Planı ve Kanatlı-Küçük Evcil Araştırmaları

TÜRKİYE. PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2010 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 2011 YILI BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci Genel Müdür

YERLİ ÜRETİCİLER TARAFINDAN ÜTÜ İTHALATINA YÖNELİK YAPILAN KORUNMA ÖNLEMİ BAŞVURUSUNUN GİZLİ OLMAYAN ÖZETİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

BİLİMSEL MAKALELER. Cevat SİPAHİ* Özet

İYİ TARIM UYGULAMALARI VE EUREPGAP. Prof. Dr. Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU

Serpil AKÇAY 1 Ramazan YETİŞİR 2

Türkiye Sığırcılık Sektöründe Yetiştirici Birliklerinin Yeri

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye

SANAYİCİ GÖZÜYLE GIDA SEKTÖRÜ PANELİ KIRMIZI ET SORUNU

TÜRKİYE PLASTİK İŞLEME MAKİNELERİ SEKTÖR İZLEME RAPORU / 9 Ay PAGEV

SERBEST GEZİNMELİ VE KAPALI SİSTEMDE YETİŞTİRİLEN ÖRDEKLERİN BAZI KESİM VE KARKAS ÖZELLİKLERİ

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

SUMAE YUNUS Araştırma Bülteni, 4:3, Eylül 2004

Transkript:

Türkiye de Kanatlı Islah Stratejilerine Bakış Musa Sarıca 1, Ömer Camcı 2, Cengizhan Mızrak 3, Rüveyde Akbay 4, Mesut Türkoğlu 5, Umut S. Yamak 1 1OMÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Samsun 2MKÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, Hatay; 3Tavukçuluk Araştırma İstasyonu Müdürlüğü, Ankara; 4Bilimsel Tavukçuluk Derneği, Ankara; 5AÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Ankara Özet Ülkemizde tavukçuluk sektörü önemli bir gelişme süreci ile endüstriyel bir yapı kazanmıştır. Toplam 10.308 adet tavukçuluk işletmesinde 16.755 adet kümeste üretim yapılmaktadır. Damızlık ve kuluçkahane işletme sayısı 334 adet, bunlara ait kümes sayısı 1.657 adettir. Ticari etlik piliç işletmelerinde bu durum 8.908 işletme, 11.623 kümes ve 131.533.719 piliç kapasitesi şeklindedir. Yumurta üretim işletmelerinin sayısı ise 1.072 adet, kümes sayısı 3.162 adet ve kapasite 56.664.558 civarındadır. Yumurta üretim düzeyi 2011 yılında 13.980 milyon adetle kişi başına köy yumurtası hariç 188 adete; aynı yılda piliç eti üretimi 1.430.000 ton ile kişi başına 19.13 kg düzeyine çıkmıştır. Bu üretim değerleri ile Türkiye dünya ülkeleri içerisinde ilk 10 sırada yer almaktadır. Üretilen tavuk eti ve yumurtaya ait hibrit ebeveynleri uluslar arası firmalardan ithal edilmektedir. Yumurta üretiminde kullanılan hibrit materyali elde etmek amacıyla 2011 yılında yurt dışından 548 bin ebeveyn (parent) girişi olmuştur. Bunlardan 44.7 milyon adet civciv üretildiği tahmin edilmektedir. Tavuk eti üretiminde kullanılan hibrit materyali için 2010 yılında satın alınan ebeveyn miktarı yaklaşık 7.500.000 adete ulaşmış, bunlardan 900.000.000 civarında civciv çıkarılarak üretim yapılmıştır. Türkiye de ticari yumurta ve et tavukçuluğunda yaşanan bu gelişmelere paralel olarak damızlık üretiminde bu güne kadar önemli bir gelişme olmamıştır. Damızlık materyal yumurta tavukçuluğunda yaklaşık olarak % 98.5-99.0, et tavukçuluğunda ise %100 oranında yurtdışından temin edilmektedir. Dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yumurta ve et tavukçuluğunda yürütülen çalışmalar tarım politikalarında benimsenen yönelimler nedeniyle istenilen düzeye ulaşamamıştır. Etçi tavuk ıslahında araştırma seviyesinde bile kalmayan çalışmalar, yumurta tavukçuluğunda Ankara Tavukçuluk Araştırma 1

Enstitüsü tarafından ulusal düzeyde sürdürülmekte ve önemli başarılar sağlanmıştır. Etçi ebeveynlerde alternatif üretim sistemlerine yönelik (Organik, serbest-gezinmeli, yarı entansif üretim) materyal üretiminde gerçekleştirilen bazı çalışmalar da ümit verici görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Yumurta tavuğu, et tavuğu, ıslah çalışmaları, Türkiye Breeding Material Production and Breeding Studies for Poultry Meat and Layer in Turkey Abstract Poultry sector has become an industry branch by the effect of important improvements in Turkey. There is a production in 16.755 poultry houses of 10.308 poultry farms. Also, there are 334 breeder and hatchery companies and these companies have 1.657 houses. A total of 8.908 broiler farms have a capacity of 131.533.719 chickens in 11.623 houses. There are also 1072 egg production companies and these companies have a capacity of 56.664.558 layers in 3.162 houses. Total egg production was 13.980 million in 2011 and total broiler meat production was 1.430 million tons in 2010. These numbers mean that, egg and broiler meat production per person is 188 eggs and 19,13 kg chicken meat. Turkey is in the top ten producers in the World with these values. Parents of meat and egg type hybrids are imported from international companies. 548.000 layer parents were imported in 2011. A total of 7.5 million meat type parents were also imported and 900 million chicks were produced from these parents. Parent stock production could not improve with parallel to egg and chicken meat sectors. 98.5-99.0 % of the parent stocks still come from abroad. Studies in parent stocks of egg and meat type productions, which were aimed to reduce foreign dependency, were interrupted by the tendencies which were adopted in agricultural policy. Meat type chicken breeding studies could not move on the next step from starting point, but layer breeding researches are being continued by Ankara Poultry Research Institute and had important successes. Studies in alternative production systems (organic, free-range and semi-intensive) of meat chickens continue promisingly. Key words: Layer, broiler, breeding studies, Turkey 2

Giriş Türkiye de modern tavukçuluğun temeli Cumhuriyetin kuruluşundan sonra atılmış ve özellikle 1960 lı yıllardan sonra hızlı bir gelişme sağlanmıştır. Bugün ülkemizde tavuk yetiştiriciliği başarıyla yapılabilmektedir. Özellikle piliç eti üretiminde büyük entegrasyonların kurulması ve sözleşmeli üretim modelinin gelişmesiyle 1990 lı yıllar boyunca %10 lara varan yıllık üretim artışları yaşanmıştır. Sözleşmeli üretim modelinde üretim işletmelerinin tüm ihtiyaçları (civciv, yem, altlık, ilaç, sağlık koruma hizmetleri vb.) entegrasyonlar tarafından karşılanmakta ve üretilen piliçlerin kesim ve pazarlama faaliyetleri de aynı sistemde gerçekleştirilmektedir. Yumurta üretim ve pazarlama süreci ise piliç etinden bazı farklılıklar göstermektedir. Yumurta üretimine yönelik damızlık işletmeler piyasaya yarka ve yumurtacı civciv vermektedir. Yumurta üretimi yapan işletmeler çeşitli bölgesel örgütlenme modelleri (kooperatif, anonim şirket, birlik, dernek vb.) aracılığıyla faaliyetlerini yürütmektedirler (Sarıca ve Türkoğlu, 2009). Ankara da Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünün kurulması ile, 1960 yılına kadar gerçekleştirilen çalışmalar ve dış ülkelerden değişik amaçlarla sağlanan saf ırklar ile bunların melezlerinin üreticilere ulaştırılması amaçlanmıştır. Saf ırkların çoğaltılması, bunların meraklı üreticilere ve köylere dağıtılması ile ülke tavukçuluğunda bir hareketlenme sağlamıştır. Dağıtılan tavuklarda seleksiyonsuz çoğaltma uygulanması, eldeki genetik materyalin üretim düzeyinin geride kalmasına ve bir süre sonra üreticilerin bunlara ilgisinin azalmasına neden olmuştur (Gönül ve Düzgüneş, 1982). Buna rağmen üretim çalışmaları bir yandan heves uyandırmış, bir yandan da yeni teknolojilerin gelişmesini zorlamıştır. Ancak 1960 yılına kadar Türkiye tavukçuluğunda önemli bir gelişme olmamış, tavukçuluğun bir endüstri olarak geliştiği dünyadaki gelişmelere ayak uydurulmamıştır. Saf ırkların çoğaltılması ve dağıtılması çalışmalarının sürdürüldüğü 1950 li yıllarda dünyadaki gelişmeler et ve yumurta üretimine yönelik uygulamaların ayrılmaya başlandığı; üretimde saf ırkların yerini melezler ve hibrit tiplerin aldığı dönem olarak bilinmektedir. Damızlık ithallerinin başlamasıyla birlikte dışa bağımlılığı önlemek amacıyla bazı ıslah çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışmaların günümüze kadar devam eden bir bölümü sürdürülmekle birlikte, özellikle etlik piliç ıslah çalışmalarının tamamen sonlandığı dikkati çekmektedir. Bu çalışmaların yapılmasındaki hedefler tavukçulukta 3

dışa bağımlılığı azaltma veya ortadan kaldırma şeklinde hedeflendiği, zaman içerisinde tarım politikalarında değişmeler olduğu ve daha önemlisi uluslar arası rekabet içerisinde süren damızlık üretimi ile mevcut şartlarda üretimin sürdürülememesi nedeniyle çalışmalar belirli bir seviyeyi geçememiştir. Bu tebliğde ülkemizde et ve yumurta tavukçuluğu olarak ayrı sektörler halinde üretim yapılan bu alanda damızlık temini için yapılan işlemler ile gelinen noktada ticari üretimin ihtiyaçları doğrultusunda ıslah stratejilerinin hangi alanlara kaydırılması gereği tartışılmıştır. Ülkemizdeki Yumurtacı Tavuk Islahı Çalışmaları İthal Ebeveynlerle Yapılan Çalışmalar 1950 li yıllardan itibaren başlayan, tüm dünyada melez yetiştirme ve hibrit üretimine yönelik çalışmalar öncelik kazanmıştır. Ülkemizde seleksiyon yapılmadan çoğaltılan ve üreticilere dağıtılan kültür ırkları üreticilerin taleplerini karşılamaktan uzak kalmıştır. Bu nedenle üreticiler 1958 yılında düzenlenen I. Tavukçuluk Kongresinde hibrit materyalin ülkemize getirilmesi talebiyle Bakanlığa baskı yapmıştır. İlk defa 1963 yılında hibrit ebeveynlerinin durumu uygun olan özel işletmelerce ithaline izin verilmiştir (Düzgüneş, 1985). 1963 yılında 11.064 adet olarak gerçekleştirilen ebeveyn (parent stok) civciv sayısı sonraki yıllarda sürekli artış göstermiştir. Bazı yıllarda yapılan Grand parent stok ithalatı ile sayısal azalmalar olmakla birlikte günümüzde de üretimin tamamına yakını ithalata dayalıdır. Bu ithaller teknik olarak ülkemiz tavukçuluğuna bir canlılık kazandırmış ise de bazı tavuk hastalıklarının (CRD, Marek, EDS-76, Gumboro, vs) yurdumuza girmesi ve gittikçe artan bir döviz kaybıyla birlikte ülke tavukçuluğumuzun dışa bağımlılığını artırmıştır. Bunları önlemek amacıyla 1968 yılında Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde hibrit ebeveyni geliştirme çalışmaları başlatılmıştır. Başlangıçta tamamen beyaz yumurtacılar üzerinde durulmuştur. İthal edilen çeşitli menşeli ebeveyn soyları ile Enstitü'deki saf Leghornlardan yararlanılarak, yüksek yumurta verimli 4 ana ve 4 baba hattı geliştirilmiştir. Ancak yetiştiricinin dişi civciv talebi, bu hatların cinsiyet ayrımlarının kloakdan yapılması nedeniyle maliyeti arttırdığı gibi, civcivlerde fiziki zorlamaya sebep olması ve kahverengi yumurtaya olan tercihin artması ile bu soylar önemlerini yitirmiştir. Bu durumda çalışmalar, tüy rengi ve 4

tüylenme hızına göre günlük civcivlerde cinsiyet ayrımına imkan veren ebeveyn soyları geliştirme yönüne kaydırılmıştır (Anonymous, 2011a). Yumurtacı hibrit ebeveynleri geliştirme projesi olarak adlandırılan bu ıslah projesi kapsamında beyaz yumurtacılarda hat elde etme ve melezleme, kanat tüylenme hızına göre cinsiyet ayrımına imkan veren hibrit ebeveynleri geliştirme ve kahverengi yumurtacılarda günlük civcivlerde tüy rengine göre cinsiyet ayrımına olanak veren ebeveynlerin geliştirilmesine çalışılmıştır. Bu çalışmalar iki ana dalda yürütülmüştür. Birincisi kanat tüylenme hızına göre, cinsiyet ayrımına imkan sağlayan beyaz yumurtacı ebeveynler 4 hat şeklinde (O1, O2, T1, T2) geliştirilmiştir. İkincisi vücut tüy rengine göre geliştirilen kahverengi yumurtacı ebeveynler, bunlar da sekiz hat (P, G1, G2, G3, R, S1, S2, S3) şeklinde geliştirilmiştir. Daha sonra bu hatlardan 4 tanesi büyük ebeveyn olarak kullanılmıştır. Ancak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından alınan bir kararla geliştirilen bu damızlık materyaller 2003 yılında elden çıkarılmıştır (Anonymous, 2011a). 1982 yılında ilk sonuçları alınan çalışmalar sonucunda dış kaynaklı hibritlerle rekabet edebilecek seviyede yüksek verimli yumurtacı hibrit ebeveyn soyları geliştirilebilmiştir (Anonymous, 1984). Bu hatlardan elde edilen sonuçlara ait özet değerler Çizelge 1 de verilmiştir. Çizelge 1. Yerli ve dış kaynaklı hibritlerin verim özellikleri Yumurta verimi (adet) Hibritler Tavuk/gün Tavuk/kümes G1xS1 (kahverengi) 235 222 P2xR2 (kahverengi) 248 238 O1xT1 (beyaz) 241 218 O2xT2 (beyaz) 254 243 Dış kaynaklı (kahverengi) 272 238 Dış kaynaklı (kahverengi) 255 233 Dış kaynaklı (beyaz) 245 226 (Düzgüneş, 1985) Yumurta ağırlığı (g) 62.2 59.1 61.6 58.6 63.8 62.8 59.0 Verim özelliklerinde sağlanan ilerlemelere rağmen, materyalin çoğaltılması, yumurta ağırlığı ve şekli bakımından yetersizlikler bulunmuştur. Aynı materyalle özel sektör koşullarında gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalarda da, dış kaynaklı hibritler ile yerli hibritler birçok yumurta verim özelliği ile yaşama gücü bakımından benzerlik gösterdiği, bazı işletmelerde yerli hibritlerin daha yüksek performansa sahip olduğu belirlenmiştir (Düzgüneş ve ark., 1982). Bu çalışmaların sürdüğü yıllarda kamu kuruluşlarının yumurtacı hibrit ihtiyacını karşılamadaki payı %5 e kadar yükselmiştir 5

(Düzgüneş, 1985). Bu çalışmalardan elde edilen beyaz ve kahverengi yumurtacı ebeveynlerden ikili ve dörtlü melezleme ile hibrit elde edilmesine yönelik çalışmalarla üretim şekillendirilmeye çalışılmıştır (Sarıca, 1988; Efil, 1994; Efil, 1995). Bu yolla Türkiye de ihtiyaç duyulan yumurtacı hibrit materyalin sağlanamayacağı düşüncesiyle zaman zaman kamu ıslah çalışmalarına son verme girişiminde bulunulmuş, üzerinde çalışılan materyal yeterince çoğaltılamamış ve çalışmalar istenilen seviyeye gelememiştir. Esasen bu çalışmalarda sadece kamu ıslah çalışmaları ile ebeveyn ihtiyacının karşılanması da amaçlanmamıştır (Düzgüneş, 1985). Ancak bu konuya ülkemizde özel sektörün katkısının da yok denecek düzeyde olması ve dünyadaki gelişmeler çalışmaların sigorta düzeyinde de olsa sürdürülmesini zorunlu kılmaktadır (Mutaf, 2007). Özel Sektör Islah Girişimleri 1981 yılında Ankara Beypazarı ilçesinde BEYDAM (Beypazarı Damızlık) adıyla bir firma kurulmuş, Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde geliştirilen G1 ve S1 olarak kodlandırılan kahverengi yumurtacı sürülerde kafes koşullarında yapay tohumlama uygulanarak hat içi seleksiyon ve melezleme ile ebeveyn üretim çalışmalarına başlamıştır. Bu çalışmalarda da başarılı sonuçlar alınmasına karşın, bu yıllarda dışa açılımın etkisiyle çalışmalara destekler giderek azalmıştır. Şirketin bütün gelirini Araştırma Geliştirme çalışmalarına harcamak durumunda kalması, devlet desteklerinin giderek azaltılması sonucunda faaliyetlerine son vermiştir (Türkoğlu, 2012). Diğer taraftan KÖY-Tür AŞ 1980 li yılların sonlarında ROSS firmasının elinde bulunan kahverengi yumurtacı büyük ebeveyn sürülerini satın alarak ülkemizde büyük bir civciv dağıtım organizasyonu oluşturmayı planlamıştır. Bu çalışmalar içerisinde büyük ebeveynlerin üretiminde kullanılan bazı hatların da alınması gerçekleştirilmiştir. Ancak geçen zaman içerisinde Uluslararası rekabet, sürülerin uygulanan standartlarda ıslahının gerçekleştirilememesi ve dağıtım organizasyonunun gerçekleştirilememesi nedeniyle bu girişim de başarılı olamamıştır. Esasen entegre etlik piliç üretim organizasyonu yapan bir şirketin böyle farklı bir alana girmesi bu gün tartışma götürür bir konu olarak değerlendirilmektedir (Akbay, 2012). 6

Saf Hatlarla Yapılan Çalışmalar Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde yukarıdaki çalışmalar sürerken, ıslahın daha etkin uygulanabilmesi için Uluslararası firmaların uyguladığı yönteme geçilmesi kararlaştırılmıştır. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü nün ortak çalışmaları sonucu, 1995 yılında Kanada dan 6 kahverengi ve 4 beyaz yumurtacı saf hat ithal edilmiştir. Bu saf hatlar önce kendi içlerinde çoğaltılarak, önemli özelliklerin geliştirilmesi amacıyla seleksiyon çalışmalarına başlanmıştır. Daha sonra hatlar arasında çeşitli melezleme çalışmaları yapılmış ve özel kombinasyon kabiliyeti yüksek melez gruplar belirlenerek, ikisi kahverengi (ATAK, ATAK-S), biri beyaz (ATABEY) olmak üzere üç hibritin üretimi gerçekleştirilmiştir (Göğer ve ark. 2003; Mızrak ve Durmuş, 2010). Enstitüde bulunan saf hatlarda hat içi seleksiyon çalışmaları yanında, uygun melez kombinasyonları elde etmeye yönelik çalışmalar devam etmektedir. Elde edilen ebeveyn ve hibritlerin üreticilere tanıtılması ve dağıtılması çalışmalarına başlanmıştır. Bunun yanı sıra yumurtacı damızlık ihtiyacının tamamını ithal eden ülkemiz ilk defa 2004 yılında Türkmenistan a yumurtacı damızlık ihracatı yapmış bu hatların üretimde kullanılmasını sağlamış, daha sonra TİKA ile ortaklaşa yapılan bir proje ile bu ülkeye damızlık işletme kurarak hatların kullanım alanını artırmıştır (Mızrak ve Durmuş, 2010). 2010 yılında yapılan performans test çalışması sonuçlarına göre geliştirilen bazı ebeveyn soylarından elde edilen sonuçlar Çizelge 2 ve 3 te verilmiştir. Çizelge 2. Kahverengi yumurtacı ebeveynlerin performans değerleri Genotip Cinsel olgunluk yaşı (gün) Cinsel olgunluk ağırlığı (g) Ortalama günlük yem tüketimi (g) Toplam yumurta verimi (64. hafta) (adet) Yumurta ağırlığı ortalaması (g) Dönem sonu canlı ağırlık (64. hafta) (g) Tavuk dönemi yaşama gücü (%) Line54 x Col 141.62 a 1685.11 c 118.6 254.47 a 59.11 b 2071.42 94.88 Col x Line54 144.06 b 1757.79 b 120.2 248.78 b 60.09 a 2160.04 96.38 Barred Rock II 147.55 c 1802.36 a 119.4 244.53 b 60.21 a 2174.85 93.73 Barred Rock I 143.62 a 1761.60 b 117.5 258.63 a 57.26 c 2198.17 91.94 * p<0.05, ** Aynı harfi taşıyan gruplar arasındaki farklar istatistikî olarak önemsizdir. Çizelge 3. Beyaz yumurtacı ebeveynlerin performans değerleri 7

Genotipler Cinsel olgunluk yaşı (gün) Cinsel olgunluk ağırlığı (g) Ortalama günlük yem tüketimi (g) Toplam yumurta verimi (64 hafta) (adet) Ortalama yumurta ağırlığı (g) Dönem sonu canlı ağırlık (64. Hafta) (g) Verim dönemi yaşama gücü (%) Maroon x Blue 142.27 1389.18 106.7 a 261.33 a 59.36 1645.25 a 94.46 Blue x Maroon 142.67 1375.57 108.8 b 254.74 b 58.41 1734.12 b 93.59 * p<0.05; ** Aynı harfi taşıyan gruplar arasındaki farklar istatistiki olarak önemsizdir. Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde yumurtacı ebeveyn geliştirme çalışmalarına ilave olarak hibrit elde etme yönünde de faaliyetlerde bulunulmuş ve test edilen çok sayıda farklı kombinasyon içerisinden en iyi sonucu veren 3 yumurtacı hibrit seçilerek üretimlerine başlanmıştır. Bu hibritler (ATABEY, ATAK, ATAK-S), Türk Patent Enstitüsü ve Ulusal Irk Tescil Komitesi tarafından tescil edilmiş olup, ülkemizin ticari önemi olan tescilli ilk hayvan ırklarıdır. Gerek saf hatlarda hat içi seleksiyonla yapılan ıslah çalışmalarının gerekse de ebeveynler üzerinde yapılan performans testi çalışmalarının hibritler üzerindeki etkilerini tespit etmek ve sağlanan genetik ilerlemeyi görmek amacıyla da hibritlerin performans testleri değişik aralıklarla yapılmaktadır. Tavukçuluk verilerinin incelenmesinde üretimde beyaz hibrit kullanım oranı son yıllarda %60 civarına ulaşmıştır (Anonymous, 2011b). Enstitüde geliştirilen Atabey beyaz yumurtacı hibritinin cinsiyet ayırımının kloaktan yapılması nedeniyle piyasaya arzında sıkıntı çekilmektedir. Beyaz yumurtacı hibritlerde cinsiyet ayırımı en kolay kanat tüylenme hızına göre yapılabildiğinden bu ihtiyaca cevap verebilmek için enstitü çabaları ile 2010 yılında Çek Cumhuriyeti nden yavaş gelişen beyaz yumurtacı hatta (D-229) ait damızlık yumurtalar getirilmiştir. Bu yumurtalardan ilk civcivlerin çıkışı yapılmış olup, gerekli çoğaltma, melezleme ve test çalışmaları yapılmaktadır. İlk sonuçlar cinsiyet arımı dışında verim seviyesinin de yeterli olduğu yolundadır. Enstitüde, özellikle 1995 yılında saf hatların getirilmesinden sonra farklı hibrit kombinasyonlarının performans testi çalışmalarına hız verilmiş ve belirli periyotlarla bu testler tekrarlanmıştır. En son yapılan performans testi 2010 yılında sonuçlanmıştır. Burada RIR I x BR I ve RIR II x BR II ATAK-S, RIR II x L54 ve RIR I x COL ATAK, BRW x BLU ve BLC x BLU da ATABEY olarak tescillenmişlerdir. Hibritlerin bazı verim özelliklerine ait performans değerleri Çizelge 4 ve 5 de verilmiştir. Hibritlerde test çalışmalarında gruplar tüy rengine göre yapılarak değerlendirildiğinden dolayı burada istatistiki farklılıklara değinilmemiştir. 8

Çizelge 4. Kahverengi Yumurtacı Hibritlerin Performans Değerleri (72 hafta) Genotipler COY (Gün) COA (g) YV (Adet) YA (g) DSCA (g) YG (%) RIR I x BRI 138.51 1831.3 312.86 64.14 2283.9 95.90 RIR II x BR II 144.59 1918.5 304.32 66.16 2447.7 94.90 RIR II x L54 140.41 1711.3 303.15 63.03 2237.8 94.17 RIR I x COL 143.41 1821.5 297.95 62.88 2258.0 94.0 COY: Cinsel olgunluk yaşı; COA: Cinsel olgunluk ağırlığı; YV:Toplam yumurta verimi; YA:Yumurta ağırlığı; DSCA:Dönem sonu canlı ağırlık; YG:Yumurtlama dönemi yaşama gücü Çizelge 5. Beyaz Yumurtacı Hibritlerin Performans Değerleri (72 hafta) Genotipler COY (Gün) COA (g) YV (Adet) YA (g) DSCA (g) YG (%) BRW x BLU 142.75 1461.1 320.6 60.55 1869.4 95.7 BLC x BLU 143.97 1481.7 315.1 60.66 1902.5 97.6 COY: Cinsel olgunluk yaşı; COA: Cinsel olgunluk ağırlığı; YV:Toplam yumurta verimi; YA:Yumurta ağırlığı; DSCA:Dönem sonu canlı ağırlık; YG:Yumurtlama dönemi yaşama gücü Etçi Tavuk Islah Çalışmaları Saf Irklar ve Melezleri İle Yürütülen Çalışmalar Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsüne saf ırkların getirilmesiyle birlikte tüm dünyada tavuk eti üretimine kullanılan yöntemlere benzer uygulamalar gerçekleştirilmeye başlanmış; kapsamlı-sürekli projeler olmasa da ıslah araştırmaları kapsamında bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla New Hampshire, Plymouth Rock, Rhode Island Red ve Beyaz Cornish ırkları ile melezleri ile değişik çalışmalar yürütülmüş, elik piliç üretiminde tüm dünyada o dönemde yaygın olarak kullanılan yöntemlerle üretim yapılması hedeflenmiştir (Akbay, 1968; Akpınar, 1969; Testik, 1974; Düzgüneş ve Akbay, 1974). Ancak bu çalışmaların etkin bir seleksiyonla devam ettirilememesi dolayısıyla hibrit üretimine geçiş sağlanamamıştır. Hibrit Ebeveynleri İle Yapılan Çalışmalar Ülkemize 1963 yılında hibrit ebeveynlerinin ithal edilmeye başlamasıyla saf ırklar ve melezleri ile yürütülen çalışmalar ticari işletmeler açısından önemini kaybetmeye başlamıştır. Saf ırklar ve melezlerinde hibrit yetiştiriciliğinde uygulanan hat üretme ve ebeveyn geliştirme çalışmaları da o günkü araştırma imkanları ile sağlanamamıştır. Bu nedenle güncel teknolojilerin de kullanıldığı etlik piliç ebeveynlerinin üretimi ile ilgili kapsamlı projelerin, 1968 yılında Ankara Tavukçuluk 9

Araştırma Enstitüsünde başlatılmasına karar verilmiştir. Bu projeler süreklilik arz eden, ıslah, çoğaltma ve üretimde kullanma amaçlarını ortaya koyan Ulusal Tavukçuluk Islah projesi olarak adlandırılmış; yumurta ve tavuk eti üretimini hedeflemiştir. Çalışmaların başlangıcında Beyaz Cornish ve Beyaz Plymouth Rock gibi ırklarda melezleme ve seleksiyonla ana ve baba hatlarının geliştirilmesi planlanmış olmakla birlikte, çalışmaların uzun süreceği düşünülerek Beyaz Cornish ve Plymouth Rock ırklarının temel populasyon olduğu ve bunların ithal edilen etçi ebeveynlerden Hybro, Hubbard gibi hatlarla çiftleştirilmesiyle daha hızlı ve başarılı sonuçlar alınacağı düşünülerek çalışmalar bu yöne kaydırılmıştır (Akbay, 1977). Bu çalışmalarda G2 generasyonuna kadar yapılan üretimle ilk yerli etçi ebeveynler üretilebilmiştir. H (İthal ebeveyn) ( ) Baba Hattı B (Beyaz Cornish) ( ) Ana Hattı A (Beyaz Plymouth Rock) ( ) H (İthal ebeveyn) ( ) F1 ( ) T Y F1 ( ) G1 ( ) T1 Y1 G1 ( ) G2(, ) T2 Y2 G2 (, ) A ve B populasyonları karşılıklı seleksiyonla ıslah edilmiş, T2xY2 melezlerinin hibrit olarak etlik piliç üretiminde kullanımı amaçlanmıştır. Bu çalışmaların devamında ana ve baba hatları, döllerinin performansına göre ıslah edilmeye çalışılmış ve bu materyal önce ATE-BRO, sonra da çalışmaların Erbeyli Zirai Araştırma Enstitüsüne kaydırılmasıyla ERBRO olarak adlandırılmıştır. Sonraki yıllarda Erbeyli Zirai Araştırma Enstitüsünde ıslah çalışmaları geliştirilmeye ve kapasite arttırılmaya çalışılmış, elde dilen sonuçların ülke geneline yaygınlaştırılmasına gayret edilmiştir. Bu dönemde Enstitüde ERBRO hattında seleksiyon ve yeni hatlar üretmeye yönelik çalışmalara hız verilmiştir. Ebeveynlerin kafes koşullarında yapay tohumlama ile üretiminin gerçekleştirildiği, ciddi kayıt ve sağlık koruma uygulamaları ile önemli bir 10

kapasiteye ulaşılmıştır. Bu dönemde elde edilen etçi hibritlerden işletmelere verilebilen miktar itibarıyla ülke ihtiyacını karşılama açısından %1-2.5 seviyesine ulaşılabilmiştir. Çizelge 6. Yerli ve yabancı hibritlerin etlik piliç performansları. Hibritler 6.Hafta CA (g) 8.Hafta CA (g) YYO (8.Hafta) ERBRO 1610 2455 2.86 Yabancı 1 1630 2475 2.82 Yabancı 2 1530 2370 3.02 Yabancı 3 1428 2235 2.96 (Düzgüneş, 1985) Enstitüde geliştirilen ebeveyn ve hibrit üretiminde aşağıdaki sistem esas alınmıştır. 2( ) x A( ) A( ) x 4( ) F1 G1 G2 (, ) F1 G1 G2 (, ) A22 (, ) A44 (, ) A22( ) x A44( ) A44( ) x A22( ) R1 R2 A; ERBRO sentetik ebeveyn ana hattı, 2,4: Dış kaynaklı ebeveyn ana hattı erkekleri 5( ) x B( ) B( ) x 7( ) F1 G1 G2 (, ) F1 G1 G2 (, ) B55 B77 (, ) (, ) B; ERBRO sentetik ebeveyn baba hattı, 5,7: Dış kaynaklı ebeveyn baba hattı erkekleri 11

Bu hatlardan elde edilen ebeveyn performans değerleri Çizelge 7, 8, 9, 10 ve 11 de verilmiştir. Çizelge 7. Sentetik ana hatlarından A22 hattına ait performans değerleri (Adalığ, 1989) Özellikler Yıllar 1984 1986 1987 1988 Yaşama gücü (1-67.hafta, %) 71.9 73.0 78.3 78.1 Cinsel olgunluk yaşı (gün) 190 184 175 178 Yumurta verimi (tavuk/gün) 127 132 132 140 Kuluçkalık yumurta oranı (%) 93.0 89.3 90.8 91.2 Kuluçkalık yumurta başına yem tük. g 499 504 563 512 Yumurtlama periyodu (gün) 280 280 280 280 Döllülük oranı (%) 87.7 87.4 84.3 85.3 Çıkış gücü (%) 87.6 86.7 92.5 94.6 Çizelge 8. Sentetik ana hatlarından A44 hattına ait performans değerleri (Adalığ, 1989) Özellikler Yıllar 1984 1986 1987 1988 Yaşama gücü (1-67.hafta, %) 74.3 73.5 78.4 77.2 Cinsel olgunluk yaşı (gün) 169 175 189 176 Yumurta verimi (tavuk/gün) 133 139 140 141 Kuluçkalık yumurta oranı (%) 93.4 89.5 91.7 90.9 Kuluçkalık yumurta başına yem tük. g 455 490 482 480 Yumurtlama periyodu (gün) 280 280 280 280 Döllülük oranı (%) 82.2 83.4 85.6 86.3 Çıkış gücü (%) 83.1 84.6 89.4 92.0 Çizelge 9. Sentetik ana hatları ile karşılıklı melezlerinin dış kaynaklı ebeveyn ana hattı ile karşılaştırılması (1987 yılı, Adalığ, 1989) Özellikler Ebeveyn hatları A22 A44 R1 R2 Hubbard Yumurtlama dönemi aşama gücü (%) 89.0 78.0 77.0 78.0 79.0 Cinsel olgunluk yaşı (gün) 175 182 182 177 188 Yumurta verimi (tavuk/gün) 130 126 147 152 146 Kuluçkalık yumurta oranı (%) 84.3 81.0 88.0 90.0 91.2 Kuluçkalık yumurta başına yem tük. g 505 491 493 492 493 Yumurtlama periyodu (gün) 280 280 280 280 280 Döllülük oranı (%) 86.0 88.0 92.0 90.0 89.0 Çıkış gücü (%) 95.0 92.0 90.0 93.0 94.0 Çizelge 10. Sentetik baba hatlarından B55 hattına ait performans değerleri (Adalığ, 1989) Özellikler Yıllar 1984 1986 1987 1988 Yaşama gücü (1-67.hafta, %) 70.2 73.1 89.2 88.3 Cinsel olgunluk yaşı (gün) 176 173 180 182 Yumurta verimi (tavuk/gün) 117 133 123 118 Kuluçkalık yumurta oranı (%) 89.3 85.2 91.2 90.8 Kuluçkalık yumurta başına yem tük. g 552 498 542 539 Yumurtlama periyodu (gün) 280 280 280 280 Döllülük oranı (%) 71.7 75.4 73.2 85.6 12

Çıkış gücü (%) 86.0 84.3 93.8 93.2 Çizelge 11. Sentetik baba hatlarından B77 hattına ait performans değerleri (Adalığ, 1989) Özellikler Yıllar 1984 1986 1987 1988 Yaşama gücü (1-67.hafta, %) 69.8 74.5 87.5 88.3 Cinsel olgunluk yaşı (gün) 177 182 182 181 Yumurta verimi (tavuk/gün) 115 128 111 113 Kuluçkalık yumurta oranı (%) 80.5 88.4 91.1 91.0 Kuluçkalık yumurta başına yem tük. g 561 483 528 523 Yumurtlama periyodu (gün) 280 280 280 280 Döllülük oranı (%) 75.5 78.4 79.3 80.2 Çıkış gücü (%) 86.0 88.1 88.2 88.1 Bu yerli sentetik ebeveyn hatlarının döllerinden elde edilen etlik piliçlere ait performans değerleri Çizelge 12 ve 13 de verilmiştir. Çizelge 12. Yerli ve dış kaynaklı hibritlerin performansları (1985 yılı, Adalığ, 1989) Yaş (Hafta) Özellikler Etlik piliç genotipleri Ticari ERBRO Erkek Dişi Erkek Dişi 6 Canlı ağırlık (g) YYO 1664 1.81 1396 1.85 1534 1.83 1292 1.90 7 Canlı ağırlık (g) YYO 2160 1.88 1720 1.96 1960 1.89 1635 2.01 8 Canlı ağırlık (g) YYO 2436 2.08 2001 2.12 2277 2.07 1870 2.16 Çizelge 13. Yerli ve dış kaynaklı hibritlerin performansları (1986 yılı, Adalığ, 1989) Yaş (Hafta) Özellikler Etlik piliç genotipleri Ticari ERBRO Erkek Dişi Erkek Dişi 6 Canlı ağırlık (g) YYO 752 2.13 1333 2.17 1680 2.08 1457 2.18 7 Canlı ağırlık (g) YYO 2264 2.24 1919 2.38 2180 2.18 1863 2.31 8 Canlı ağırlık (g) YYO 2665 2.41 2235 2.57 2594 2.36 2174 2.53 Bu çalışmalar Erbeyli Zirai Araştırma Enstitüsünün adının değişmesi, uygulamaya konulan tarım politikaları ve öngörülen hedeflerin büyük tutulması ve bunların gerçekleşmesinde sıkıntılar yaşanması nedeniyle 1987 yılından itibaren istenilen desteği bulamamıştır. Ne yazık ki 1998 yılında, çok ciddi boyutlarda araştırma ve üretim seviyesine gelen, teknik personelde çok iyi bir deneyim ve birikim sağlandığı 13

noktada çalışmalar durdurulmuştur. Eldeki materyalin özel sektör ile paylaşılacak bir durumda iken çalışmalara son verilmesi anlamlı görülmektedir. Enstitüye 1994 yılında İsrail kaynaklı getirilen çıplak boyunlu, sıcağa toleransı genotipler üzerinde çalışmalar yürütülmüş olmakla birlikte bu çalışmalar da 2000 yılında bitirilmiştir. 1995 yılında Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsüne Kanada dan alınan saf hatlarla birlikte alınan bir etçi hat Enstitüye verilmiş, ancak bunun da muhafazası sağlanamamıştır. Bu hatta ait sonuçların verildiği bir çalışmada (Akgün, 1999), bu materyalin ana hattına ait özellikleri taşıdığı ve ithal edilen bir çok ebeveyn hatta ait performans değerlerini geçtiği belirtilmiştir. Enstitü bu gün İncir Araştırma İstasyonu olarak bilinmekte, konu araştırma enstitülerinin AB müktesebatı çerçevesinde kapatılması durumuyla da karşı karşıya bulunmaktadır. İstasyonda tavukçuluk ikinci planda kalmış, organik üretim ve besleme amaçlı projelerin uygulandığı bir kurum haline getirilmiştir. Özellikle organik üretimde kullanılacak ebeveyn materyalin burada üretimine ait altyapı olmasına rağmen böyle bir eğilim ve tercih için uygun tarım politika ve vizyonu oluşturulamamaktadır. İthal Ebeveynlerden Sentetik Hatlar Üretme Çalışmaları Baba ve ana hattı olarak ticari firmalara verilen ebeveyn hatlarında cinsiyet ayrımında yapılan hatalar nedeniyle baba hatlarında dişilerin, ana hatlarında ise erkeklerin %5-10 arasında olabildiği görülmektedir. Büyük kapasiteli işletmelerde bu durum önemli bir miktar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu materyalden yararlanılarak baba ve ana hatlarının kendi içerisinde üretilmeleri ile elde edilen sentetik hatların döl verim özellikleri ve etlik piliç performansının orijinal hatlarla karşılaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmış ve bazı olumlu sonuçlar alınmıştır (Yeter, 2010). Bu tip sentetik hatların uzun yıllar kullanılmasa bile, bir-iki generasyon kullanılabileceği, dolayısıyla genetik hatlardan daha uzun süreli yararlanılabileceği düşünülebilir. Özellikle damızlık materyal temininde karşılaşılabilecek zorluk dönemleri için bu alternatif değerlendirilmesi mümkün bir yol olarak görülmektedir. Bu çalışmalardan elde edilen bazı bulgular Çizelge 14 ve Çizelge 15 de verilmiştir. Çizelge 14. Ticari etlik piliç ebeveynlerinden elde edilen sentetik ana ve baba hattına ait verim özelliklerinin ticari hatla karşılaştırılması (Yeter, 2010) 14

Özellikler Ticari Hat Sentetik Hat 24. hafta canlı ağırlık 2956.2 2946.50 Tavuk başına yem tüketimi (g/27 hafta) 29762.3 30033.5 %5 verime ulaşma yaşı (hafta) 27 26 Pik yumurta verim yaşı (hafta) 35 32 Pik yumurta verimi (%) 84.53 83.85 Yumurtlama dönemi ölüm ve ayıklama (%) 5.68 6.01 Yumurta verimi (tavuk/adet/27 hafta) 124.9 128.0 Kuluçkalık yumurta verimi (tavuk/adet/27 hafta) 116.8 118.5 Kuluçkalık yumurta ağırlığı 62.5 60.0 49. hafta canlı ağırlık (g) 4194.8 4233.2 Yumurta başına yem tüketimi (g) 238.4 234.5 Kuluçka randımanı (%) 82.08 80.57 Baba hattı canlı ağırlık (24.hafta) 3910.8 4140.5 Baba hattı canlı ağırlık (49.hafta) 4650.5 4823.8 Çizelge 15. Ticari etlik piliç ebeveynlerinden elde edilen sentetik etlik piliçlerin ticari hibritlerle karşılaştırılması (Yeter, 2010) Özellikler Ticari Etlik Piliç Sentetik Etlik Piliç Civciv ağırlığı (g) 39.7 37.7 Canlı ağırlık (42. Gün, erkek-dişi karışık) 2481.4 2374.6 Yem tüketimi (g) 4428.8 4372.0 Yemden yararlanma oranı (YYO) 1.79 1.80 Ölüm oranı (%) 3.26 3.50 Alternatif Etlik Piliç Üretimi İçin Ebeveyn Üretme Çalışmaları Dünyada tavuk eti tüketiminde entansif üretimden elde edilen piliç eti önemini korumaktadır. Buna ilaveten tüketici taleplerindeki değişmelere paralel olarak üretim sistemleri ve yeni ürünler üretimi alanında sürekli gelişmeler olmaktadır. Özellikle yarı entansif, ekstansif, serbest gezinmeli (free range) ve organik üretimden elde edilen ürünlere, tüketiciler daha fazla ödeme yapmayı kabul etmektedirler. Bu ürünlerin doğal, daha sağlıklı, hayvan refahına uygun üretildiği imajından hareketle talep giderek artmaktadır. Bu üretim şekilleri ile ilgili kural ve yönetmelikler özellikle Avrupa Birliğinde oluşturulmuş (EU Regulation, 1999), birliğe katılma müzakereleri yapan ülkemize ait değerlendirme raporlarında en çok gündeme getirilen konular içerisinde yer almıştır (Sarıca ve Yamak, 2010a). Konvansiyonel üretim sisteminde hızlı gelişen etlik piliçlerde kesim yaşının çok düşük olması ve hızlı gelişme ile ortaya çıkan metabolik sorunlar ile tüketicilerin eleştirileri yeni arayışların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu amaçla daha geç kesim yaşına ulaşan, daha düşük kaliteli yemlerle beslenebilen, renkli veya karışık tüylü, yavaş gelişen et tipi tavukların üretimi giderek yaygınlaşmaktadır (Rizzi ve ark., 2007; Dou ve ark., 2009; Almeida ve Zuber, 2010). Bu tavukların et ve deri renginin koyu 15

olması ve tüketicilerin daha lezzetli bulması, bunların yaygınlaşmasında etkendir (Zaho ve ark., 2007, Sarıca ve ark., 2010). Yavaş gelişen tavuklar, organik ve serbest gezinmeli yetiştirme sistemlerine daha uygun olup, 80-120 gün arasında 2.2-2.5 kg ağırlığa ulaşırlar. Organlar ve kaslar bir harmoni içinde geliştiğinden, ani gelişmeden kaynaklanan metabolik ve fizyolojik bozuklukların görülme olasılığı düşer (Sarıca ve Yamak, 2010a). Çin de Three Yellow (3Y) olarak adlandırılan bu tavuklar, yerel Çin tavuklarının saf hatlarla melezlenmesi sonucu geliştirilmiştir (Zaho ve ark., 2007). İngiltere de Assured chicken production, Almanya da Qualitat und Schereit, Hollanda da IKB chicken, Belçika da Label de Qualite Wallon ve Belplume, İspanya da Polo corral, Fransa da Label Rouge olarak bilinen piliçler de bu grupta yer alan tavuklara örnektir (Yang ve Jiang, 2005; Magdelaine, ve ark, 2008). Label Rouge lar tüm dünyada yavaş gelişen genotip çalışmalarına örnek olmuştur. Normal üretim sistemi ile pazara sunulan tavuklardan yaklaşık iki kat yüksek fiyatlı olmalarına rağmen Fransa da %30 luk pazar payına ulaşmıştır (Westgren, 1999; Fanatico ve Born, 2002; Magdelaine, ve ark, 2008). Avrupa yavaş gelişen ticari hibritlerin üretiminde önderlik yapmakta olup, HUBBARD ve SASSO en çok bilinen uluslararası şirketlerdir. Bu şirketler yavaş gelişen piliçlere ait renk ve kalite özeliklerine uygun ebeveynler üretmektedirler. Ülkemizde de son yıllarda tüketicilerin doğal olarak tanımlanan veya organik ürünlere olan talebi artmıştır. Her gün yeni bir ürünün eklendiği organik üretim alanında tavuk eti ve yumurta önemli bir yer oluşturmaya başlamıştır. Organik üretim ile serbest gezinmeli sistem ve kafeste etlik piliç üretimine yönelik çalışmalarda yavaş veya orta düzeyde gelişen, kesim yaşı 56-84 gün arasında olan etlik piliçler aranacaktır. Alternatif üretim sistemlerinin ve tüketici taleplerinin gelişmesine paralel olarak bu alanda ihtiyaç duyulan ve ülkemizde bulunmayan genotiplerin ithal edilmesinden başka yol bulunmamaktadır. Ülkemiz, hızlı gelişen genotiplerdeki ıslah çalışmalarındaki iddiasını araştırmalar seviyesinde bile kaybetmiştir. Bu açıdan çok daha kolay gerçekleştirilebilecek ıslah çalışmalarıyla yavaş gelişen genotiplerin üretimi gerek ülke ekonomisi, gerekse araştırmalar açısından açılım sağlayacaktır. Bu açılıma kaynak olacak ebeveyn materyali için ciddi bir varlığımız da bulunmaktadır. Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsüne Kanada dan ithal edilen ağır yumurtacı hatlardan bu 16

amaçla yararlanılabilir. Ayrıca yerel populasyonlardan seçilecek hayvanlarda seleksiyonla yeni hatlar veya soylar geliştirilebilir (Sarıca ve Yamak, 2010a,b). Bu amaçla uygulanan bir proje kapsamında; yavaş gelişen etçi genotiplerin üretilebilmesi için Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü nde bulunan ağır yapılı iki yumurtacı hat (BAR II ve RIR II) ile hızlı gelişen ROSS ebeveynlerinden yararlanılarak baba ve ana ebeveyn hatları geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre, gerek ebeveyn düzeyinde, gerekse son üretim materyali olarak olumlu bir noktaya ulaşılabilmiştir. Çalışma ile ülkemizde alternatif üretim sistemleri tam olarak yaygınlaşmadan, ihtiyaç duyulacak materyalin de ithalat yoluyla karşılanması yerine geliştirilen bu çalışmadakine benzer yöntemlerle geliştirilen ebeveynlerin kullanım imkanlarının sağlanması amaçlanmıştır. Çalışmada ikisi ağır yumurtacı ve birisi uluslar arası ticarette önemli yer oluşturan etçi hatlarından yararlanılarak yavaş gelişen ebeveyn üretimi amaçlanmıştır. Yumurtacı hatlar olarak Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünden alınan Rhode Island Red 2 (RIR 2) baba ve Barred Plymouth Rock 2 (BAR 2) ana hatları kullanılmıştır. Etçi hat ise ROSS Anadolu A.Ş. den alınan ticari ROSS ebeveynlerinin baba hattı horozları ile ana hattı dişilerinden oluşmuştur. Yumurtacı hatlarda canlı ağırlığa göre seleksiyon ve karşılıklı melezleme ile 4 ana hattı, 3 baba hattı üretilmiştir. Ana hattı olarak 6, 8 ve 12 haftalık yaşlarda canlı ağırlık yönünde seleksiyon yapılan RIR2 ve BAR2 hatları ile RIRII x ROSS ve BAR2 x ROSS melezleri elde edilmiştir. Baba hattı olarak kullanılmak üzere ROSS x BAR2 ve ROSS x RIR2 melezleri ile ROSS ebeveyninin üretimi ile sağlanan hatlar elde edilmiştir. Üretim materyali olarak ise yavaş ve orta düzeyde gelişmesi öngörülen ikişer genotip üretilmesi amaçlanmıştır. Bu materyalin geliştirilmesinde aşağıdaki sistem kullanılmıştır. Ana hatları RIR II ; saf üretim BAR II ; saf üretim RIR II x ROSS BAR II x ROSS Baba hatları ROSS x RIR II ROSS x BAR II ROSS ; Son üretim materyali (hibritler) ROSS x (RIR II x ROSS) ROSS x (BAR II x ROSS) (ROSS x RIR II) x RIR II (ROSS x BAR II) x BAR II 17

Çalışmada elde edilen bazı sonuçların değerlendirmesi Çizelge 16 ve Çizelge 17 de verilmiştir. Bu veriler ebeveyn üretimi amacıyla gerçekleştirilen ikili melez grupların tamamının orta veya yavaş gelişme özelliğine sahip olabileceğini göstermektedir. Çizelge 16. Ebeveyn üretiminde kullanılan farklı genotiplerin değişik yaşlarda canlı Genotip ağırlık, yem tüketimi, yaşama gücü ve kesimle ilgili bazı özellikleri Kesim Yaşı (gün) Canlı ağırlık (g) Karkas ağırlığı (g) Kesim randımanı (%) Yemden yararlanma oranı RIR2 84 1626.73 a 1107.80 a 68.18 a 2.713 e BAR2 84 1695.02 a 1193.05 b 70.41 b 2.716 e ROSS 46 2797.60 h 1997.75 f 71.39 bc 1.612 a ROSS x RIR2 ROSS x BAR2 RIR2 x ROSS BAR2 x ROSS 63 2096.80 cd 1536.30 cd 70.87 bc 1.898 b 70 2319.40 g 1645.08 e 71.57 bcd 2.330 d 84 2936.73 i 2195.25 gh 73.29 e 2.393 d 63 2011.20 bc 1473.65 c 71.60 bcd 1.891 b 70 2273.93 fg 1670.50 e 72.11 cd 2.276 d 84 2938.33 i 2227.08 h 73.84 e 2.376 d 63 1981.96 b 1465.15 c 71.88 cd 1.965 c 70 2175.33 de 1658.08 e 70.91 bc 2.420 d 84 2773.73 h 1950.58 f 72.75 de 2.453 d 63 1984.33 b 1444.35 c 71.99 cd 1.968 c 70 2204.80 ef 1600.66 de 72.80 de 2.393 d 84 2764.10 h 2121.41 g 73.61 e 2.466 d a.b.c.. i: Duncan testi sonuçlarına göre değişik harfle gösterilen genotipler arasındaki farklılıklar önemlidir Son üretim materyali olarak planlanan genotip gruplarında da aynı şekilde canlı ağırlık açısından orta ve yavaş gelişme özelliğine sahip üçlü melez genotiplerin üretimi uygun görülmektedir. İkili melez gruplarda ebeveyn olarak sürekli ROSS genotipinin kullanılma zorunluluğu nedeniyle son kademe üretiminin daha uygun olacağı düşünülmektedir. 18

Çizelge 17. Üretim materyali olarak kullanılan farklı genotiplerin değişik yaşlarda canlı Genotip ROSS ağırlık, yem tüketimi, yaşama gücü ve kesimle ilgili bazı özellikleri ROSSx(RIR2xROSS) ROSSx(BAR2xROSS) (ROSSxRIR2)XRIR2 (ROSSxBAR2)XBAR2 Kesim Yaşı (gün) Canlı ağırlık (g) Yem tüketimi (g) Yemden yararlanma oranı 42 1985.0 3801.9 1.917 63 3817.6 8478.2 2.221 70 4267.5 10177.5 2.386 84 5119.3 13852.3 2.706 42 1737.7 3611.3 2.079 63 3185.5 7699.5 2.417 70 3494.0 9473.0 2.712 84 3954.3 12057.6 3.054 42 1579.6 3135.1 1.987 63 2927.0 7001.3 2.392 70 3227.3 8419.5 2.608 84 3673.4 11478.7 3.126 42 855.1 2017.5 2.360 63 1603.9 4397.5 2.742 70 1759.2 5519.6 3.138 84 2174.9 7535.7 3.465 42 899.1 1944.0 2.163 63 1579.6 4394.9 2.656 70 1781.7 5257.1 2.951 84 2079.2 7092.9 3.413 Sonuç Dünya tavukçuluk sektörünün, başta damızlık olmak üzere birçok halkasında ciddi bir tekelleşme eğilimi görülmektedir. Hem yumurta hem de et üretiminde ticari nitelikli hayvanların payı, özellikle gelişmiş ülkelerde oldukça yüksektir. Gelişmekte 19

olan ülkelerde de hızla benzer bir yapı ortaya çıkmaktadır. Bu durum, yani ticari üretimin yaygınlaşması ve üretimde genotip çeşitliliğinin azalması, bir yandan başta damızlık olmak üzere önemli girdilerin fiyatlarının serbest piyasa koşullarının dışında belirlenmesine imkan sağlayacak, diğer yandan da tavuk popülasyonunu hastalık riskine açık hale getirecektir. Bu sorunlardan ikincisi çeşitli yollarla aşılsa bile, kaynak ülke yada şirketlerin çeşitli nedenlerle üretim hayvanı satamamaları riski söz konusu olabilmektedir. Nitekim 2003, 2004 ve 2005 yıllarında ortaya çıkan Kuş Gribi (Avian Influenza) nedeniyle uygulanması zorunlu hale gelen kısıtlama ve yasaklamalar damızlık üretimi olmayan ülkeleri ne tür olumsuzlukların beklediğinin anlaşılması açısından önemli bir tecrübe olarak değerlendirilmelidir. Bu yüzden tavuk üretim potansiyeli giderek artan ülkemiz için, nitelikli damızlık yetiştirme, bunların tanıtım ve dağıtımını yapmayı göze alacak proje ve uygulamalara girilmesi, bu çalışmaların özel sektörle paylaşılması kaçınılmaz bir ihtiyaçtır (Sarıca ve Türkoğlu, 2009). Ülkelerin çoğu kendi ihtiyaçlarına yönelik tavukçuluk araştırma faaliyetlerini sürdürmektedirler. Üretim sürecinde dünya genelinde ticari ıslah firmaları etkinliklerini sürdürmekle birlikte, her ülkede devlet ve özel sektör katkılı araştırma çalışmaları sürmektedir. Üretimde yaygın kullanılan genotipler genellikle uluslar arası faaliyet gösteren şirketlerin ürünüdür. Dolayısıyla Türkiye de kullanılanların genetik kapasitesi diğer ülkelerde yetiştirilenlerden farklı değildir. Fakat bu alanda çalışan firmaların sayısı hızla azalmaktadır. Bundan 10 yıl önce 10-12 olan ıslah firması sayısı azalmış durumda olup, günümüzde yumurta tavukçuluğunda 3 adet, et tavukçuluğunda 5 adet ıslah firması faaliyetini sürdürmektedir. Bu durum belirli bir süre sonra, çeşitli alanlarda olduğu gibi, tavukçulukta da bir tekelleşme eğilimini akla getirmektedir (Mızrak ve ark., 2007). Ülkemizde yumurta tavukçuluğu konusunda araştırma yapma görevini Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzun yıllardır sürdürmektedir. Enstitünün çalışma konuları arasında hibrit üretimine imkan sağlayacak saf hat ve ebeveyn hatları geliştirmek de önemli bir yer tutmaktadır. Şu ana kadar yapılan seleksiyon ve melezleme çalışmalarında en yüksek özel kombinasyon kabiliyeti gösteren ikisi kahverengi (ATAK ve ATAK-S) ile birisi beyaz (ATABEY) hibritleri üretilmiş ve ticari dağıtımları yapılmaktadır (Mızrak ve ark., 2007). Üretimde kullanılan hibrit materyal çoğunlukla hat içi seleksiyonla verim seviyesi yükseltilmiş saf hatlar (pure lines), 20

bunların melezlenmesiyle üretilen büyük ebeveynler (grand parents) ve büyük ebeveynlerin melezlenmesi sonucunda ortaya çıkan ebeveynlere (parents) dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla hibritlerin performansları, saf hat kademesinden başlamak üzere, ebeveynlerin genel ve özel kombinasyon kabiliyetlerine bağlı olarak şekillenmektedir. Bu nedenle hibritlerin verimlerinin arttırılabilmesi için yapılacak genetik ıslah çalışmaları, ilk aşamada ebeveynlerin genel kombinasyon kabiliyetlerini iyileştirmeyi, daha sonraki aşamada ise değişik melezleme yöntemleri ile özel kombinasyon kabiliyetlerini geliştirmeyi gerektirmektedir (Flock, 1982; Tijen, 1982; Arthur ve Albers, 2003; Düzgüneş ve ark., 2003). Özellikle yumurtacı hibritlerde yumurta verimi yanında yumurta ağırlığı, yumurta dış ve iç kalitesi ile yemden yararlanma, dolayısıyla cinsel olgunluk yaşı ve ağırlığını dengeleyecek seleksiyon sisteminin seçimi ve uygulanması önem taşımaktadır (Tijen, 1982; Türkoğlu ve Sarıca, 2009). Yumurta dış kalite özelliklerinden kabuk dayanıklılığı en fazla önem verilen özelliklerdendir (Tijen, 1982; Arthur ve Albers, 2003). Ayrıca populasyonda genetik parametreler belirli dönemlerde ortaya konularak seleksiyon uygulamalarına yön verilmektedir (Tijen, 1982; Düzgüneş ve ark., 2003; Groen, 2003; Szwaczkowski, 2003). Yumurtacı ebeveynlerde bunlara ilaveten hastalıklara dayanıklılık, yetiştirme sistemlerine uyum ve yumurta besin komponentleri ıslahta ele alınmaya başlanan yeni özelliklerdir. Bu amaçla ticari melezlemeler önemli avantajlar sağlamaktadır (Ahn ve ark., 1997). Agresyon, gagalama, tüy çekme ve kanibalizm eğiliminin azaltılması gelecekte üzerinde durulması gerekecek ıslah özelliklerindendir (Craig ve Lee, 1989; Craig ve Muir, 1996). Zira gelecekte gaga kesmeden, hayvan refahına uygun üretim sistemleri daha fazla etkinlik kazanacaktır (Arthur ve Albers, 2003). Bilinen geleneksel ıslah yöntemlerinde sürekli gelişmelerle indeks seleksiyon ve BLUP yöntemi en etkin yöntemler olarak uygulanmaktadır (Muir, 1997; Besbes ve Ducrocq, 2003; Qinton, 2003). Bazı özellikler doğrudan seleksiyon programlarına dahil edilirken (Faure ve ark., 2003), bazı özellikler için dolaylı seleksiyon kullanılabilmektedir (Muir, 2003). Son yıllarda ise modern biyoteknolojik yöntemlerle gen haritalama, kromozom ve gen yapıları konusunda önemli avantajlar ortaya çıkmıştır (Groenen ve Crooijmans, 2003; Fernando ve Totir, 2003). Üretimi yapılan ticari tavuk stoklarının uygulamadaki yetiştiricilik koşullarında çeşitli verimlerini saptamak, eşit üretim koşullarında elde edilen bu bilgileri üretici ve 21

ıslahçı kuruluşlara iletmek olarak tanımlana Rastgele Örnekleme Testleri de (RÖT) ıslahın bir parçası olarak görülebilir. Bu testler, temelde değişik genetik stokların genotipik değerlerini ifade etmekle birlikte, kısa bir süre sonra ıslahçı işletmeler belirli çevre faktörlerine ekonomik karşılık veren genotipleri bulma yönünde zorlanmaktadır (Hartmann, 1973; Testik, 1982). Islah firmaları büyük masraf ve emekle geliştirdikleri saf hat ve ebeveynleri hastalık etkenlerine karşı korumak ve sürdürülebilir bir üretimi garanti altın almak için sürülerini değişik bölgelerde, bazen de ülkelerde yedekleme ihtiyacı duyarlar. Yedeklenen sürülerde seleksiyon yapılmadan muhafaza olabildiği gibi, ıslah firmasında uygulanan yöntemlerin paralelinde ıslah uygulamaları da yürütülebilir. İkinci durumda firmanın geleceğe dönük ebeveynleri de bir yanda hazır hale getirilmektedir. Her iki durumda da sürülerde çoğalmaya engel olmayacak düzeyde horoz ve tavuğun yedeklenmesine ihtiyaç vardır (Düzgüneş ve ark., 2003). Bütün ele alınan konular tavukçuluk ıslah organizasyonunun bir parçası olup biri diğerine tercih edilemeyecek kadar önemlidir. Bu yüzden Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde elde edilen ebeveyn materyalin hızla özel sektör tarafından kullanımını sağlayacak teşviklerle yapılan büyük masraf ve birikimin ülke ekonomisine katkı sağlar hale getirilmesine ihtiyaç vardır. Etçi ebeveyn üretimi konusunda hiç değilse yavaş gelişen genotiplerde dışa bağımlılığı önleyecek çalışmalara önem verilmelidir. Son dönemlerde Bakanlıkça yürütülen çalışmalar etçi ebeveyn üretiminde yeniden araştırmalara başlanması şeklinde gelişmektedir. Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü Tavukçuluk birimi organik ve alternatif etlik piliç üretim-araştırma merkezi haline getirilerek burada anılan genotiplerinde üretimi için çalışmalar yapılabilir. Ülkemizde yumurta üretim düzeyi 2010 yılında 12.737 milyon adetle kişi başına köy yumurtası hariç 174 adete; aynı yılda piliç eti üretimi 1.430.000 ton ile kişi başına 19.13 kg düzeyine çıkmıştır. Bu üretim değerleri ile Türkiye dünya ülkeleri içerisinde ilk 10 sırada yer almaktadır. Ciddi gelişme potansiyeline rağmen kişi başına tavuk eti tüketimi AB ülkeleri ortalamasının altında, yumurta tüketimi ise AB ülkeleri civarındadır. Kişi başına tüketimin bir miktar arttırılması, nüfus artışı ve ihracat potansiyellerinin kullanımı düşünüldüğünde mevcut üretimin her yıl %5-10 düzeyinde 22

artması gerekmektedir. Bu durumda gerek tavuk etinde, gerekse yumurta üretiminde kullanılacak civciv materyali bakımından sürekli artış ortaya çıkacaktır. Yumurta ve tavuk eti üretiminde kullanılan hibritlerin ebeveynleri uluslar arası firmalardan ithal edilmektedir. Yumurta üretiminde kullanılan hibrit materyali elde etmek amacıyla 2010 yılında yurt dışından 479.526 beyaz, 176.520 kahverengi yumurtacı olmak üzere 655.776 adet ebeveyn (parent) girişi olmuştur. Bunlardan 29.283.172 adet beyaz ve 18.550.563 adet kahverengi civciv üretildiği tahmin edilmektedir. Tavuk eti üretiminde kullanılan hibrit materyali için 2010 yılında satın alınan ebeveyn miktarı yaklaşık 7.500.000 adete ulaşmış, bunlardan 900.000.000 civarında civciv çıkarılarak üretim yapılmıştır. Gerçekleşecek yeni yatırımlar ve kapasite artırımları ile bu durum artma eğilimindedir. Kuş gribi gibi uluslar arası düzeyde olması muhtemel sıkıntılarla birlikte üretimde ani düşüşler yaşamamak için Islah çalışmalarına devam edilerek yerel ülke imkânlarının kullanılır halde tutulması gerekli görülmektedir. Kaynaklar Adalığ,H., 1989. ERBRO etlik piliç ana-baba soylarının seleksiyonla ıslahı ve yeni soylar geliştirme projesi. 1989 Yılı Gelişme Raporu, Erbeyli, Aydın. Ahn, D.U., Kim, S.M., 1997. Shu, H. Effect of egg size and strain and age of hens on the solids content of chicken eggs. Poultry Sci., 76:914-919. Akbay, R., 1968. Kasaplık piliç yetiştiriciliğinde Cornish x Leghorn melezlerinden faydalanma imkanları üzerinde araştırmalar. A.Ü. Ziraat Fakültesi, Yayın No:519, Ankara. Akbay, R., 1977. Poultry production in Turkey. L aviculture en Mediterranee, Seminaires Mediterranees, No:7, 303-306. Akbay, R., 2012. Köytür A.Ş. Yumurtacı Damızlıklar Hakkında Özel Görüşme, Ankara. Akgün, M., 1999. Kanada dan ithal edilen broiler ebeveyni saf hatlarda verim ve yaşama gücü ile ilgili çeşitli özelliklerin belirlenmesi. A.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Zootekni Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, 51 s., Ankara. 23

Akpınar, C., 1969. Kasaplık piliç yetiştiriciliğinde New Hampshire, Beyaz Plymouth Rock melezlerinin kullanılmaları ve bunların RRS ile ıslahı imkanları. A.Ü. Ziraat Fakültesi, ayrı basım, Ankara. Almeida, A.M., Zuber, U., 2010. The effect of the Naked Neck genotype (NAna), feding and outdoor rearing on growth and carcass characteristics of free range broilers in a hot climate. Trop. Anim. Health Prod., 42:99-107 Anonymous. 2011/a. http/www. tae. gov.tr Anonymous. 2011/b. Yumurta Tavukçuluğu Verileri. Yumurta Üreticileri Merkez Birliği, Ankara Anonymous, 1984. Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde Yumurtacı Hibrit Ebeveyn Soylarının Elde Edilmesine Yönelik Çalışmalar. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Yayınlar, Yayın No: 23, 24 s., Ankara, (1984) Arthur, J.A., Albers, G.A.A., 2003. Industrial perspective on problems and issues associated with poultry breeding. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 1-12, CABI Publishing, USA. Besbes, B., Ducrocq, V., 2003. Use of mixed model methodology in breeding strategies for layers. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 127-146, CABI Publishing, USA. Craig, J.V., Lee, H.Y., 1989. Research note: Genetic stocks of White Leghorn thpe differ in relative productivity when beaks are intact versus trimmed. Poultry Sci., 68:1720-1723. Craig, J.V., Muir, W.M., 1996. Group selection for adaptation to multiple-hen cages: Beak-related mortality, feathering and body weight responses. Poultry Sci., 75:294-302. Dou, T.C., Shi, S.R., Sun, H.J., Wang, K.H., 2009. Growth rate, carcass traits and meat quality of slow-growing chicken according to three raising systems. Animal Sci., Paper and Reports, 27:364-369, Istitute of Genetics and Animal Breeding, Poland. Düzgüneş, O., 1985. Memleketimizde hibrit ebeveyn soyları geliştirme çalışmaları. Ulusal Tavukçuluk Sempozyumu 85, 66-73, Adana. 24

Düzgüneş, O., Akbay, R., 1974. Türkiye şartlarına uygun broiler ebeveyni elde etme imkanları üzerinde bir araştırma. TAGEM Yayınları, 16, Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü, Ankara. Düzgüneş, O., Eliçin, A., 2003. Akman, N. Hayvan Islahı. A.Ü. Ziraat Fak., Yayın No:1535, Ankara, 298 s. Düzgüneş, O., Karazeybek, M., Yüceer, F., Büyükbebeci, İ., Boğa, A.G., Bilici, H., Güneş, M., Murat, N., 1982. Yumurta verimi yönünde dış kaynaklı ticari hibritlerle Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde geliştirilen yerli ticari hibritlerin özel sektör koşullarında çeşitli verimler bakımından karşılaştırılmaları. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Yayınlar, Yayın No: 22, 26 s., Ankara. Efil, H., 1994. Yerli kahverengi yumurtacı hibrit ve ebeveynlerinde yumurta verimi ve kalitesinin yabancı hibritlerle karşılaştırılması. Doktora Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, 125 s., Samsun. Efil, H., 1995. Ülkesel Tavukçuluk Araştırma Projesi çerçevesinde yumurtacı ebeveyn ve hibritler üzerinde yapılan çalışmalar ve bunların geleceği. Teknik Tavukçuluk Dergisi, 82:23-29, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü, Ankara. EU Regulation, 1999. No:1804. Fanatico, A., Born, H., 2002. Label Rouge: Pasture-based poultry production in France. An ATTRA Livestock Technical Note. Faure, J.M., Bessei, W., Jones, R.B. Direct selection for improvement of animal wellbeing. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 221-246, CABI Publishing, USA, ( 2003). Fernando, R.L., Totir, L.R., 2003. In oporating molecular information in breeding programmes. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 537-548, CABI Publishing, USA. Flock, D.K., 1982. Değişik ihtiyaçlar için yumurtacı ve kasaplık tavukların yetiştirilmesi. Çev; M.Yener, Uluslar arası Bilimsel Tavukçuluk Kongresi, 13-26, Ankara. 25

Göger, H., Erdurmuş, C., Yurtoğulları, Ş. 2003. Kanada dan İthal Edilen Saf Hatların Hat İçi Seleksiyonla Üretilmesi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Proje No: Tagem-İy-97-13-03-009 Ankara Gönül, T., Düzgüneş, O., 1982. Türkiye kamu tavuk ıslah etkinliklerine genel bir bakış. Uluslar arası Bilimsel Tavukçuluk Kongresi, 1-12, Ankara. Groen, A.F., 2003. Breeding objectives and selection strategies for layer production. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 101-112, CABI Publishing, USA. Groenen, M.A.M., Crooijmans, P.M.A., 2003. Structural genomics: Integrating linkage, physical and sequence maps. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 497-536, CABI Publishing, USA. Hartmann, W., 1973. Random sample tests, usefullness and possible application in developing countries. Arch. Geflugelk., 37:197-204. Magdelaine, P., Spiess, M.P., Valceschini, E., 2008. Poultry meat consumption trends in Europe. World s Poult. Sci. J., 64:53-63. Mızrak, C., Durmuş, İ., 2010. Türkiye de Damızlık ve Ticari Yumurtacı Tavuk Islahı ile Bunların Tavukçuluk Sektörüne Entegrasyonu Çalışmaları. Kümes Hayvanları Kongresi, 07-09 Ekim 2010, S;32, Kayseri (2010) Mızrak, C., Göğer, H., Boğa, A.G., Durmuş, İ., 2007. Türkiye de yumurtacı damızlık ve hibrit üretim çalışmaları. AB Kriterlerine Uyum Sürecinde Türkiye Tavukçuluğu Sempozyumu, 143-152, E.Ü. Ziraat Fak., İzmir. Muir, W.M., 1997. Genetic selection strategies: Computer modelling. Poultry Sci., 76:1066-1070. Muir, W.M., 2003. Indirect selection for improvement of animal well-being. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 247-256, CABI Publishing, USA. Mutaf, S., 2007. Türkiye tavukçuluğu ve ulusal ıslah stratejileri. AB Kriterlerine Uyum Sürecinde Türkiye Tavukçuluğu Sempozyumu, 131-142, E.Ü. Ziraat Fak., İzmir. Rizzi, C., Marangon, A., Chiericato, G.M., 2007. Effect of genotype on slaughtering performance and meat physical and sensory characteristics of organic laying hens. Poult. Sci., 86: 128-135. 26

Sarıca, M., 1988. Beyaz yumurtacı yerli otoseks hibritlerin elde edilmesinde ikili ve dörtlü melezleme yöntemlerinin karşılaştırılması. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, 119 s., Adana. Sarıca, M., Türkoğlu, M., 2009. Tavukçuluktaki Gelişmeler ve Türkiye Tavukçuluğu. Tavukçuluk Bilimi, Yetiştirme, Besleme, Hastalıklar, 1-29, Edit., M.Türkoğlu, M.Sarıca, Bey Ofset, Ankara. Sarıca, M., Yamak, U.S., 2010a. Yavaş gelişen etlik piliçlerin özellikleri ve geliştirilmesi. Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi, 25(1):61-67. Sarıca, M, Yamak, U.S., 2010b. Organik ve ekstansif üretimde kullanılan yavaş gelişen etlik piliçlerin özellikleri ve geliştirilmesi. Türkiye IV. Organik Tarım Sempozyumu, 28 Haziran-1 Temmuz, Erzurum. Sarıca, M, Yamak, U.S., Boz, M.A., 2010. Growth and carcass characteristics of genotypes used as parent line for developing slow growing meat type parents. 23-27 August, 2010, Tours, France. Szwaczkowski, T.,2003. Use of mixed model methodology in poultry breeding: Estimation of genetic parameters. Poultry Genetics, Breeding and Biotechnology (Ed. By W.M. Muir and S.E. Aggrey) 165-202, CABI Publishing, USA. Testik, A., 1974.Cornish ırkından horozlarla Beyaz Plymouth ve New Hampshire ırklarından tavukların melezlerinde kasaplık özellikler bakımından farklılıklar ve bunların sebepleri üzerinde araştırmalar. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi, Adana. Testik, A., 1982. Tavukçulukta Rastgele Örnekleme Testleri ve Bu testlerin Türkiye İçin Önemi. Uluslar arası Bilimsel Tavukçuluk Kongresi, 41-52, Ankara. Tijen, W.F., 1982. Yumurta sektöründe uygulamalı tavuk ıslahı. Uluslar arası Bilimsel Tavukçuluk Kongresi, 53-71, Ankara. Türkoğlu, M., 2012. BEYDAM A.Ş. Hakkında Özel Görüşme, Ankara. Westgren, R.E., 1999. Delivering food safety, food quality and sustainable production practices: The Label Rouge poultry system in France. An. J. Agric. Econ., 81: 1107-1111. Yang, N., Jiang, R.S., 2005. Recent advances in breeding for quality chickens. World s Poult. Sci. J., 61:373-381. Yeter, B., 2010. Sürdürülebilir Broyler Ebeveyn Üretimi. Doktora Tezi, Mustafa Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, 63 s., Hatay. 27

Zaho, G.P., Chen, J.L., Zheng, M.Q., Wen, J., Zhang, Y., 2007. Correleted responses to selection for increased intramuscular fat in a Chinese quality chicken line. Poult. Sci., 86: 2309-2314. 28