KİM Kimdir bu Piri Reis Pîrî Reis (d. 1465-70, Gelibolu - ö. 1554), Osmanlı denizcisi. Amerika'yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır. Piri Reis eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanı sıra, Osmanlı deniz tarihinde izler bırakmış bir kaptandır. Korsanlıktan Amiralliğe Piri ve amcası Kemal Reis, uzun yıllar Akdeniz'de korsanlık yaptılar. 1486'da Granada'nın (Gırnata) Osmanlı Devleti'nden yardım istemesi üzerine 1487-1493 yılları arasında Piri ve amcası, gemilerle Granadalı (Gırnatalı) müslümanları İspanya'dan Kuzey Afrika'ya taşıdılar. İlk Dünya Haritası Piri Reis, 1511'de amcasının ölümünden sonra, bir süre için açık denizlere açılmadı ve Gelibolu'ya yerleşti. Burada, önce 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi. Atlas Okyanusu, İber Yarımadası, Afrika'nın batısı ile yeni dünya Amerika'nın doğu kıyılarını kapsayan üçte birlik parça, bu haritanın elde bulunan bölümüdür. Bu haritayı dünya ölçeğinde önemli kılan, Kristof Kolomb'un hala bulunamamış olan Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır. KİMDİR? Piri Reis haritasını, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında, 1517'de padişaha sundu. Bazı tarihçilere göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve 'Dünya ne kadar küçük...' demiştir. Sonra da, haritayı ikiye bölmüş ve 'biz doğu tarafını elimizde tutacağız..' demiştir.. Padişah, daha sonra 1929'da bulunacak olan diğer yarıyı atmıştır. Bazı kaynaklarca, günümüzde bulunamamış olan doğu yarısını, Hint Okyanusu'nun ve onun Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için Padişahın yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği bile iddia edilmektedir... Piri Reis seferden sonra derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye'de bir araya getirdi.. İdamı Piri Reis'in Osmanlı donanmasında yaptığı son görev, acı olaylarla biten Mısır Kaptanlığı'dır. 1552'de çıktığı ikinci seferin son durağı Basra'da, tamire ve dinlenmeye muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır'a döndüğü için, burada hapsedildi. Donanmayı Basra'da bırakması, Basra valisi Kubat Paşa'ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın politik hırsı yüzünden 1554'te hizmette kusurla suçlandı ve idam edildi. Ne var ki O, yarattığı evrensel boyuttaki eserleri olan, iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından birisi sayılan Kitab-ı Bahriye ile günümüzde de halen yaşamaktadır... İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Piri Reis'in terekesine devletçe el konuldu. Eseerleri Kitab-ı Bahriye, (ö.s.), Piri Reis'in Haritası (İlk Dünya Haritası) Piri Reis'in Haritası (İkinci Dünya Haritası)
TUTSAK Güneşi gördü, maviden daha parlak geldi Güneşe kanat çırptıkça Her seferinde kaybetmiş bu bedende ruhum hapisti Kafesin dışından seyre koyulanlar Tutsaklığından habersizdi Acıyla öterdi kuş kafeste Seyredenler keyifle şakıdığını zannederdi Bir gün cama ilişti gözü kuşun Kuşu çağırıyordu maviliği sonsuzluğun Özgürlüğün varlığını ancak gökyüzüne bakınca anlayabildi Kuşun kanatları hevesle aralandı Özgürlüğü bilmeden, cezbediyordu maviliği Ve biliyordu bir kez çıkarsa kafesten Alevin altında eriyen mum misali eridi kanatları Mum bitene kadar yandığı gibi Özgürlüğe ulaştığı anda tükendi varlığı Özgürlüğe dokununca kuşun kanadı Ne kuş kalmıştı ortada ne de kafes Kafes hapsettiği kuşunu kaybetti Kuş çok istediği özgürlüğe yenik düştü Böyle hüzünlü hikâyeleri zaman lanetledi Oysa ne kuş vazgeçti özgürlüğe uçmaktan Ne de kafes kuşu tutsak edebildi Esmanur Sönmez Bir daha geri dönemezdi, Tereddüt etmeden uçtu kuş kafesinden Güneşi gördü, maviden daha parlak geldi
SOKAKLARIN SESİ Dünyada kadına yönelik şiddet, özellikle ekonomik, siyasal ve etnik sorunlarla iç içe geçerek artmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye'de kadınlar değişik biçimlerde şiddete uğruyor. Şiddet yalnızca bedenlere zarar vermiyor, kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor. Bizde mikrofonumuzu uzattık ve toplumun bu konudaki fikirlerini aldık ve çok ilginç düşüncelerle karşılaştık. duygusal şiddeti beraberinde getiriyor.dolayısıyla sorunu bilmekle beraber soruna çözüm üretme noktasında sıkıntı içindeyiz fakat bu konuya kafa yorulursa mesafe kat edilebilir diyorum ve kadına şiddeti kınıyorum. Öğrenci: Gerçekten çok acımasızca bir şey. Bazı erkekler kadınlara çok kötü davranıyorlar, kesinlikle kınıyorum ve son bulmasını istiyorum. Öğretmen:Son yıllarda kadına şiddet olaylarında büyük bir artış var,yani sadece kadına şiddet değil toplumun her katmanında her türlü sosyal ilşiddeti işkilerde şiddet kullanan bir toplum olduk. Bu toplumun gidişatı için çok kötü bir durum, aslında bizim geleneğimizde şu vardır kadın erkek eşit değildir fakat eştir, birbirini tamamlar, birbirinin eksiğini kapatır, birbirini bütünler işte bir çift ayakkabı gibidir biri olmadan diğeri olmaz. Fakat son yıllarda özellikle kapitalist sistemin kadının bir meta olarak görülmesi, kadın üzerinden birtakım çıkarlar üretmesi kadının gerçek kimliğinden uzaklaşmasına sebep olmuştur.bu kopuş ta hem kadını hem erkeği birbirinden uzaklaştırıyor bu da maalesef hem fiziksel hem de Öğrenci:Bu konuda çok şeyler düşünüyorum fakat bunu iki cümlede ifade etmerk istiyorum.kadınlara şiddet son zamanlarda çok fazla arttı bunun sebeplerinden birisi kadın erkek eşitsizliğinden kaynaklanıyor. Erkekler kendilerini kadınlardan üstün görüyor aslında kadınlar fiziksel bakımından olmasa da duygusal olarak çok daha güçlüdür, ayrıca kadınları döven erkeklerden de nefret ediyorum.
Bakkal: Ben kadına şiddete karşıyım, kadınlar birer çiçektir, kadına kalkan eller kırılsın. Öğrenci: Kadınlara şiddet kullanan erkekleri şiddetle kınıyorum, toplumdaki eşitsizliğe karşıyım. Öğrenci :Kadınla erkek aslında eşittir, sadece erkekler daha güçlü yaratılmıştır bu güçlerine dayanarak kadınlara şiddet kullanmayı onları dövme yetkisine sahip olduklarını düşünüyorlar.kadınların kendi ayakları üzerinde durmalarını istemiyorlar çünkü kadınlar güçlü olurlarsa onlar üzerinde hakimiyet kuramayacaklarını düşünüyorlar. Bu aynı Orta Çağda kilisenin insanları kısıtlaması gibi meşale erkeklere fiziksel güç kadına karşı kullanılsın diye verilmedi, evine ailesine baksın korusun diye verildi. Ayrıca sokak ortasında kadın döven erkeklere sessiz kalınması da çok düşündürücü, kesinlikle tepki gösterilmesi gerekir. Öğrenci: Çok konuşan kadınlara haklı buluyorum da, sessiz olanlara yapılanları kınıyorum. Öğrenci: Günümüzde erkekler kendilerini güçlü sanıyorlar fakat aslında kadınlar daha güçlü. Çünkü artık kendi paralarını kazanıyorlar. Kendi kendilerini geçindirebiliyorlar, bir gün gelecek biz erkeklere karşı gerçek gücümüzü göstereceğiz ben buna inanıyorum. Çalışan bayan:bence erkekler dünyanın en salak varlıkları kadınlar olmasa erkekler ne yapardı bir düşünsünler bakalım. Ev hanımı bayan:ben ne diyeceğimi bilemiyorum, erkekler çok yanlış bir şey yapıyorlar bu yüzden onları şiddetle kınıyorum. Öğrenci: Günümüzde maalesef kadına şiddet konusu çok güncel önemli bir sorun çevremiz için, toplum için dünya için, Bu konuda dernek gibi yerler kurulup çoğu kadınların da desteğiyle bu sorun tamamen ortadan kalkmasa bile en azından azaltılabilir, yada kadınlara düzgün insanlarla evlenmelerini öneriyorum. Mühendis: Son yıllarda toplumdaki ahlaki aşınmaya bağlı olarak sadece kadına şiddet değil her türlü şiddet olayı arttı. Tabi bunun kutsal saydığımız varlıklara karşı olması çok daha vahim. Malesef toplumda gücü gücü yetene. İnsanlara öncelikle karşımızdakinin de insan olduğunu hatırlatmamız lazım