7. BÖLÜM İŞ GÜVENLİĞİ
Türkiye 22. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi 11-13 Mayıs 2011 ANKARA Madencilik Sektöründe Meydana Gelen İş Kazalarının Risk Değerlendirme Karar Matrisi İle İncelenmesi Investigation of Occupational Accident Occurred at Mining Sector by Using Risk Assessment Decision Matrix S. Önder, N. Suner, M. Önder Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Maden Mühendisliği Bölümü, Eskişehir ÖZET Kömür madenciliğinde yoğun olarak meydana gelen iş kazaları, iş sağlığı ve güvenliği konusunun önemini tekrar gündeme taşımıştır. Yaşanabilecek iş kazalarının azaltılabilmesi için, mevcut risklerin doğru algılanması ve analiz edilmesi gereklidir. Bu çalışmada, risk analizi için GLİ nin yerüstü ve yeraltı işletmelerinde 2005-2009 yılları arasında meydana gelmiş olan iş kazaları incelenmiştir. Öncelikle kaza sıklık oranı (KSO) ve kaza ağırlık oranları (KAO) hesaplanarak yıllar arası karşılaştırmalar yapılmıştır. İş kazalarının nedenleri, işletmenin kayıtlarına uygun olarak, göçük taş veya kömür düşmesi, malzeme düşmesi, malzeme çarpması, elle taşıma, mekanik taşıma, makine, iş makinesi ve el aletleri olmak üzere 8 ana grupta incelenmiştir. Daha sonra 5x5 lik risk değerlendirme karar matrisi yöntemi kullanılarak, kaza nedenlerinin risk skorları ve risk grupları belirlenmiştir. Yerüstü için iş makinesi nedeninin, yeraltı için ise malzeme düşmesi nedeninin risk matrisinde yüksek risk grubunda yer aldığı belirlenmiştir. ABSTRACT Frequently occurred occupational accidents at coal mining have increased the importance of occupational health and safety. In order to reduce occupational accidents, it is necessary to correct detection and analyzing the existing risks. In this study, occupational accidents occurred at GLİ surface and underground mining operations between 2005-2009 years were examined for the risk analysis. Firstly, the accident frequency and severity rates were calculated and made comparisons between the years. The reasons of occupational accidents, according to company records, 8 main groups including falls of ground (roof, rock and coal), falling object, struck by object, manual handling, mechanical handling, machine, open-pit machinery and hand tools were examined. Then, using the 5x5 risk assessment decision matrix method, risk scores and risk groups of accident reasons were determined. The accidents related to machinery for the surface mining and the material falls for the underground mining were determined in the high risk group. 1 GİRİŞ Arama, hazırlık, üretim, nakliyat ve cevher hazırlama evrelerinin her birinde ayrı riskler barındıran madencilik sektörü, bu risklerin önlenememesi neticesinde oldukça fazla iş kazasının meydana geldiği en tehlikeli çalışma kollarından birisidir. Kazalar, önceden planlanmamış ve istenmeyen olaylar olup, vukuunda, ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olmaktadır (Güyagüler, 2007). Özellikle kömür madenciliği, ülkemizde en fazla iş kazasının meydana geldiği iş kolları arasındadır (Yıldırım, 2009). Literatürde kömür madenlerinde gerçekleşen kazalarla ilgili çalışmalar mevcuttur. Sarı vd. TKİ ye bağlı GLİ Tunçbilek-Ömerler ve ELİ Soma-Eynez yeraltı kömür madenlerinde meydana gelmiş olan kazaları incelemişlerdir. Emniyet açısından klasik ve mekanize sistemleri değerlendirdikleri çalışmalarında kazaları, 399
S.Önder, N.Suner, M.Önder kaza nedeni, kazanın meydana geldiği yer, yaralanan uzuv, meslek ve yaş grupları göz önüne alarak incelemişlerdir. Her iki işletmede de en sık karşılaşılan kaza nedenlerinin göçük, elle taşıma ve malzeme çarpması olduğunu belirlemişlerdir. En sık yaralanan uzuvların, gövde, el ve ayak olduğunu, meslek gruplarında ise kazmacı, tahkimatçı ve işçi gruplarının kaza geçirme sıklıklarının daha fazla olduğunu saptamışlardır (Sarı, vd., 2004). Diğer bir çalışmada, Amerika da 12 yeraltı kömür ocağından alınan göçük olayları incelenmiş, yeraltı kömür madenlerinde göçükle ilgili risk değerlendirme ve yönetimi için risk ve karar analiz yöntemi önerilmiştir. Önerilen tekniğin göçük yönetimi ve belirsizliklerin üstesinden gelmek için güçlü bir teknik olduğu sonucuna varılmıştır (Düzgün and Einstein, 2004). Düzgün, 2005 yılında yaptığı çalışmada, 1986-2003 yılları arasında Zonguldak kömür havzasındaki yeraltı kömür ocaklarında göçükten kaynaklanan ölümlü ve yaralanmalı kazaları incelemiş ve bir risk değerlendirmesi ve yönetimi metodu önermiştir (Düzgün, 2005). Önder ve Adıgüzel, TTK müesseselerinde 1980-2004 yılları arasında meydana gelmiş olan ölümlü iş kazalarını uyum analizi ve hiyerarşik loglineer modelleri kullanarak incelemişlerdir. Çalışmalarında, ölümlü iş kazalarından en çok etkilenen meslek grubunun üretim işçisi olduğu ve ayrıca, göçük ve metan patlamalarının da ölümlü iş kazalarının oluşumunda en önemli faktörler arasında olduğunu tespit etmişlerdir (Önder ve Adıgüzel, 2009; 2010). Başka bir çalışmada, TKİ ye bağlı işletmelerde 2001-2008 yılları arasında meydana gelmiş olan kazalar incelenmiştir. Analizler sonucunda, en fazla kaza geçiren iş grupları, bu iş gruplarının maruz kaldıkları kaza nedenleri ve meydana gelen bu kazalar sonucunda yaralanan uzuvlar arasındaki ilişkiler belirlenmiştir (Önder ve Önder, 2010). Risk, tehlikeli bir durumda olumsuz bir olayın meydana gelmesi olasılığıdır. Tehlike ise belirli bir kişi için olmaktan çok genel bir kavram olarak algılanır. Çevrede bulunan çeşitli faktörler tehlike yaratabilir, ancak bu faktörlerle karşılaşma durumunda bu tehlikeli durumun belirli bir olasılık dahilinde meydana gelmesi söz konusu olur. Bu durumda riskten söz edilir. Ortamda bulunan faktörlerin değerlendirilmesi anlamına gelen risk değerlendirilmesi bir dizi teknik çalışmayı gerektirir. Öncelikle işyeri ortamında hangi tür risk faktörlerinin var olduğu belirlenmeli, daha sonra bu faktörlerin düzeyi saptanmalı ve bu faktörlerin işyerinde kimleri etkilediği konuları değerlendirilmelidir (Bilir, 2005). Madencilik gibi risklerin yaygın olduğu sektörlerde bu riskleri yönetmek ve kontrol tedbirleriyle kabul edilebilir seviyeye indirmek amacıyla yapılan risk değerlendirmesi çalışmaları büyük önem taşımaktadır (Çelik ve ark., 2009). Bu çalışmada, TKİ ye bağlı GLİ nin yeraltı ve yerüstü işletmelerinde 2005-2009 yılları arasında meydana gelmiş iş kazaları incelenmiştir. Öncelikle kaza sıklık oranı (KSO) ve kaza ağırlık oranları (KAO) hesaplanarak yıllar arası karşılaştırmalar yapılmıştır. Daha sonra iş kazalarının nedenleri, işletmenin kayıtlarına uygun olarak, göçük taş veya kömür düşmesi (GTKD), malzeme düşmesi, malzeme çarpması, elle taşıma, mekanik taşıma, iş makinesi ve el aletleri olmak üzere 8 ana grupta incelenmiştir. Daha sonra kaza nedenleri 5x5 lik L tipi risk değerlendirme karar matrisi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiş ve risk skorları belirlenmiştir. Sonuç olarak, kaza nedenleri risk skorlarına göre sıralanıp risk grupları tespit edilmiş, kazaların azaltılabilmesi için alınabilecek önlemler vurgulanmıştır. 2 GARP LİNYİTLERİ İŞLETMESİ Türkiye linyit rezervinin yaklaşık olarak %4,6 sı Tunçbilek'te bulunmaktadır. Yıllık toplam 50 milyon ton satılabilir linyit üretimi yapılan ülkemizde bu üretimin yaklaşık %7,5 ini GLİ gerçekleştirmektedir (www.gli.gov.tr). GLİ Tunçbilek kömür havzasında, yeraltında kömür üretimi iki ocaktan sağlanmaktadır. Bunlar Tunçbilek ve Ömerler yeraltı ocakları dır. Tunçbilek yeraltı ocağında 1940 lı yıllardan itibaren üretim yapılmakta, arkadan göçertmeli dönümlü uzun ayak kazı metodu 400
Türkiye 22. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi 11-13 Mayıs 2011 ANKARA ile kömür kazanılmaktadır. Ayak içi tahkimatı olarak, klasik tahkimat sistemi olarak adlandırılan çelik sarma + hidrolik direkten oluşan ve aynaya dik olarak kurulan sistem kullanılmaktadır. Yaklaşık 4-12 m kalınlığındaki kömür damarının taban taşından itibaren 2 m lik kısmı patlatma ile gevşetilmekte ve martopikörle kazılarak alınmaktadır. Üstte kalan kısmı ise ayağın arkasından konveyör üzerine göçertilerek üretilmektedir (Destanoğlu, vd., 2000). Ömerler yeraltı ocağında 1985 yılından itibaren üretime başlanmış olup, yine arkadan göçertmeli dönümlü uzun ayak kazı metodu ve tahkimat olarak da klasik tahkimat sistemi kullanılırken, 1997 yılından itibaren tam mekanize uzun ayak sistemine geçilmiş ve klasik tipte üretim yapılan panolarda işçi yetersizliği nedeniyle üretime son verilmiştir. Halen üretim tam mekanize panoda devam etmektedir. Ömerler yeraltı ocağında ayna kömür kazısı ve yüklenmesinde kullanılan kesici makine, çift tamburlu ayak konveyörü üzerine monteli, zincirsiz çekme sistemine sahiptir. Ayak içinde kömürü nakletmek için baştan ve kuyruktan tahrikli, ortadan çift sıra zincirli, 800 ton/saat kapasiteli ayak konveyörü (AFC) kullanılmaktadır. Ayak içi konveyörü kömürü 40 m uzunluğundaki toplayıcı konveyöre nakletmekte ve buradan da 800 ton/saat kapasiteli bantlı konveyöre iletilmektedir (Destanoğlu, vd., 2000). Açık ocaklarda, dekapaj ve kömür üretimi olarak iki aşamalı faaliyet göstermektedir. Dekapajda, ekskavatör kamyon + dragline yöntemi kullanılmakta, kömür kazısında ise hidrolik ekskavatör kamyon yöntemi uygulanmaktadır. Delik delme işlemleri, 15 cm ve 22,5 cm lik delik makineleri ile yapılmakta ve patlayıcı olarak ANFO kullanılmaktadır. Basamak yükseklikleri 12 m ve 15 m olan açık işletmede, 10 ve 20 yd 3 lük elektrikli ekskavatörlerle kazı yapılmaktadır. Örtü tabakası 85 ve 170 tonluk kamyonlarla yaklaşık 2 km mesafedeki dekapaj harmanına taşınmaktadır (Şensöğüt ve Çınar, 2006) GLİ Müessesesinde 2005-2009 yılları arasında çalışan işçi, kaza, yaralı ve ölü sayıları ve iş günü kayıpları yeraltı için Çizelge 1 de, yerüstü için Çizelge 2 de verilmiştir. Çizelge 1. Yeraltı iş kazası verileri 2005 2006 2007 2008 2009 İşçi Sayısı 678 590 589 464 396 Toplam Kaza Sayısı 46 31 30 34 12 153 Yaralı Sayısı 46 31 30 34 12 153 Ölü Sayısı 0 0 0 0 0 0 İş Günü kaybı 1309 503 815 713 138 3530 Çizelge 1 incelendiğinde, yeraltında meydana gelen kazalarda genel olarak azalma görülmektedir. 2009 yılı en az iş kazası ve iş günü kaybının yaşandığı yıl olarak göze çarpmaktadır. Çizelge 2. Yerüstü iş kazası verileri 2005 2006 2007 2008 2009 İşçi Sayısı 2137 1995 1916 1587 1504 Toplam Kaza Sayısı 39 17 28 39 20 143 Yaralı Sayısı 39 16 27 39 20 141 Ölü Sayısı 0 1 1 0 0 2 İş Günü kaybı 1076 7739 8181 428 245 2801 Çizelge 2 incelendiğinde, yeraltında ölümlü iş kazası meydana gelmezken, yerüstünde 2006 ve 2007 yıllarında ölümlü iş kazalarının olduğu görülmektedir. Bu kazalar iş günü kayıplarına 7500 gün olarak işlendiğinden iş günü kayıpları bu yıllarda oldukça yüksektir. 2005-2009 yılları arasında GLİ Müessesesinde meydana gelen kazaların, kaza nedenlerine göre dağılımı yeraltı için Şekil 1 de, yerüstü için Şekil 2 de verilmiştir. Şekil 1. Yeraltı kaza nedenlerinin dağılımı Şekil 1 incelendiğinde, GLİ de 2005-2009 yılları arasında yeraltında meydana gelen kazaların %32 sinin malzeme düşmesi, %21 inin GTKD ve %16 sının malzeme 401
S.Önder, N.Suner, M.Önder Yeraltı Yerüstü Toplam çarpması nedenli kazalar olduğu görülmektedir. KSO 40 20 0 2005 2006 2007 2008 2009 Yıllar Şekil 3. Kaza sıklık oranı grafiği 402 Şekil 2. Yerüstü kaza nedenlerinin dağılımı Şekil 2 incelendiğinde, GLİ de 2005-2009 yılları arasında yerüstünde meydana gelen kazaların %39 unun iş makinesi, %20 sinin makine ve %12 sinin elle taşıma nedenli kazalar olduğu görülmektedir. Kazaların değerlendirmesinde, Kaza Sıklık Oranı (KSO) ve Kaza Ağırlık Oranı (KAO) yaygın olarak kullanılmaktadır. Kaza Sıklık Oranı (Accident Frequency Rate), takvim yılı içerisindeki ölümlü ve/veya ölümlü olmayan mesleki yaralanmaların toplam sayısının, aynı yıl içerisinde referans grupta yer alan işçilerin çalışma saatlerinin toplamına bölünmesiyle elde edilen değerin 1.000.000 katsayısı ile çarpılmasıyla hesaplanır ve KSO=Toplam kaza sayısı / Toplam insan saat çalışma sayısı *1.000.000 eşitliği ile belirlenir. Kaza Ağırlık Oranı (Accident Severity Rate), takvim yılı içerisinde ölümlü ve/veya ölümlü olmayan mesleki yaralanmalardan dolayı toplam kayıp gün sayısının, aynı yıl içerisinde referans grupta yer alan işçilerin çalışma saatlerinin toplamına bölünmesiyle elde edilen değerin 1000 katsayısı ile çarpılmasıyla hesaplanır ve KAO=Kazalardan dolayı toplam kayıp gün sayısı/ Toplam insan saat çalışma sayısı*1.000 eşitliği ile belirlenir. GLİ müessesesinin 2005 2009 yılları arasındaki Kaza Sıklık Oranı grafiği Şekil 3 de ve Kaza Ağırlık Oranı grafiği Şekil 4 de verilmiştir. Şekil 3 incelendiğinde, yerüstü KSO larının tüm yıllarda yeraltına göre daha düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca 2005-2009 yılları arasında yerüstünde meydana gelen iş kazaların sıklık oranları hemen hemen yatay seyrederken, yeraltında meydana gelen kazalarda belirgin bir azalma dikkati çekmektedir. KAO 3 2 1 0 Yeraltı Yerüstü Toplam 2005 2006 2007 2008 2009 Yıllar Şekil 4. Kaza ağırlık oranları grafiği Şekil 4 incelendiğinde, genel olarak KAO larının yerüstünde daha yüksek olduğu dikkati çekmektedir. Şekil 3 te verilen KSO grafiğinden, yerüstü iş kazalarının sıklık oranlarının yeraltına göre daha düşük olduğu görülmüştür. Bu iki grafik birlikte değerlendirildiğinde, yerüstünde daha az iş kazası meydana gelmesine rağmen iş günü kayıplarının daha fazla olduğu, yeraltında ise kazaların daha sık yaşanmasına rağmen iş günü kayıplarının daha az olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. KAO grafiğinden görülebilecek bir diğer önemli sonuç da son yıllarda fazla iş günü kaybı ile sonuçlanan iş kazalarında belirgin bir azalma dikkati çekmektedir. Şekil 3 ve 4 teki genel toplamlar değerlendirildiğinde, 2005 yılında yüksek olan KSO nın düşmeye başladığı, 2007
Türkiye 22. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi 11-13 Mayıs 2011 ANKARA yılındaki artış hariç GLİ işletmesinde KSO larında azalma olduğu, yani daha az sayıda iş kazası meydana geldiği söylenebilir. KAO da son yıllarda belirgin bir azalmanın meydana gelmesi iş sağlığı ve güvenliğine verilen önemin göstergesi olarak yorumlanabilir. KSO ve KAO larının ayrı ayrı değerlendirilmesinden sonra, meydana gelmiş olan kazaların sıklık ve şiddetlerini bir arada değerlendirerek sonuçlar veren bir yöntem olan risk değerlendirme karar matrisi kullanılarak çalışmaya devam edilmiştir. 3 RİSK DEĞERLENDİRME KARAR MATRİSİ VE UYGULAMASI En sık kullanılan yaklaşımlardan biri olan risk değerlendirme matrislerinden L Tipi Matris özellikle sebep-sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesinde kullanılır. Bu metod ile öncelikle bir olayın gerçekleşme ihtimali (Çizelge 3) ile gerçekleşmesi durumunda sonucunun derecelendirilmesi (Çizelge 4) ve ölçümü yapılır. Risk skoru ihtimal ve zarar derecesinin çarpımından elde edilir ve Çizelge 5 te verilen değerlere göre yorumlanır. Çizelge 3. Bir Olayın Gerçekleşme İhtimali (Özkılıç, 2005) İHTİMAL ORTAYA ÇIKMA OLASILIĞI İÇİN DERECELENDİRME BASAMAKLARI Çok küçük (1) Hemen hemen hiç Küçük(2) Çok az ( yılda bir kez ), sadece anormal durumlarda Orta (3) Az ( yılda bir kaç kez ) Yüksek (4) Sıklıkla ( ayda bir ) Çok yüksek (5) Çok sıklıkla ( haftada bir, her gün ), normal çalışma şartlarında Çizelge 4. Bir olayın gerçekleşmesi durumunda şiddeti (Özkılıç, 2005) SONUÇ DERECELENDİRME Çok hafif (1) İş saati kaybı yok, ilkyardım gerektiren Hafif (2) İş günü kaybı yok, kalıcı etkisi olmayan ayakta tedavi ilk yardım gerektiren Orta (3) Hafif yaralanma, yatarak tedavi gerekir Ciddi (4) Ciddi yaralanma, uzun süreli tedavi, meslek hastalığı Çok ciddi (5) Ölüm, sürekli iş göremezlik SONUÇ Katlanılamaz Riskler (25) Önemli Riskler (15,16,20) Orta Düzeydeki Riskler (8,9,10,12) Katlanılabilir Riskler (2,3,4,5,6) Önemsiz Riskler (1) Çizelge 5. Sonucun Kabul Edilebilirlik Değerleri (Özkılıç, 2005) EYLEM Belirlenen risk kabul edilebilir bir seviyeye düşürülünceye kadar iş başlatılmamalı eğer devam eden bir faaliyet varsa derhal durdurulmalıdır. Gerçekleştirilen faaliyetlere rağmen riski düşürmek mümkün olmuyorsa, faaliyet engellenmelidir. Belirlenen risk azaltılıncaya kadar iş başlatılmamalı eğer devam eden bir faaliyet varsa derhal durdurulmalıdır. Risk işin devam etmesi ile ilgiliyse acil önlem alınmalı ve bu önlemler sonucunda faaliyetin devamına karar verilmelidir. Belirlenen riskleri düşürmek için faaliyetler başlatılmalıdır. Risk azaltma önlemleri zaman alabilir. Belirlenen riskleri ortadan kaldırmak için ilave kontrol proseslerine ihtiyaç olmayabilir. Ancak mevcut kontroller sürdürülmeli ve bu kontrollerin sürdürüldüğü denetlenmelidir. Belirlenen riskleri ortadan kaldırmak için control prosesleri planlamaya ve gerçekleştirilecek faaliyetlerin kayıtlarını saklamaya gerek olmayabilir. 403
S.Önder, N.Suner, M.Önder Yukarıdaki tablolardan elde edilen değerler matris metodolojisi temelli risk değerlendirme tablosuna (Şekil 5) kaydedilir ve Çizelge 5'de belirtilen eylemlere göre en büyük değerden başlayarak riskler için gerekli önlemler alınır (Özkılıç, 2005). Şekil 5. 5x5 Risk Skor Matrisi Detayları verilmiş olan risk değerlendirme karar matrisinin uygulaması için işletmede meydana gelmiş olan iş kazaları incelenmiş ve gerçekleşmiş olan kazaların nedenlerine göre risk skorları hesaplanmıştır. GLİ 2005 2009 yılları arasında meydana gelmiş olan kazaların risk değerlendirme karar matrisi ile değerlendirilmesinde, kaza nedenleri esas alındığında, GTKD, malzeme düşmesi, malzeme çarpması, elle taşıma, mekanik taşıma, makine, iş makinesi ve el aletleri gibi 8 ana neden açığa çıkmıştır. Her bir kazanın meydana geldiği dönem içerisindeki sıklığı ve şiddeti, yukarıda detayları verilen yönteme uygun olarak değerlendirilerek matris skorları hesaplanmıştır. Kaza nedenlerine göre elde edilen risk skorları ve risk grupları, yeraltı ve yerüstü için Çizelge 6 da verilmiştir. Çizelge 6. Yeraltı ve yerüstü için kaza nedenlerine göre risk skorları ve grupları Yerüstü Yeraltı Risk Matrisi Risk Risk Matrisi Risk Kaza Nedeni Skoru Grubu Skoru Grubu GTKD 6 (2x3) Düşük 12 (3x4) Orta Malzeme Düşmesi 6 (2x3) Düşük 16 (4x4) Yüksek Malzeme Çarpması 12 (3x4) Orta 12 (3x4) Orta Elle Taşıma 9 (3x3) Orta 12 (3x4) Orta Mekanik Taşıma 6 (2x3) Düşük 6 (2x3) Düşük Makine 9 (3x3) Orta 8 (2x4) Orta İş Makinesi 16 (4x4) Yüksek 9 (3x3) Orta El Aletleri 6 (2x3) Düşük 6 (2x3) Düşük Çizelge 6 da parantez içinde verilen değerlerden ilki olayın gerçekleşme ihtimalini, diğeri olayın gerçekleşmesi durumunda şiddetini ifade etmektedir. Buna göre, malzeme düşmesi nedenli kazaların sadece anormal durumlarda ortalama olarak yılda bir kez gerçekleştiği ve iş günü kaybına yol açan, yatarak tedavi edilebilen hafif yaralanmalar ile sonuçlandığını göstermektedir. Risk skoru da 6 olarak elde edilmekte, bunun anlamı da düşük düzeyli risk olup, belirlenen riskleri ortadan kaldırmak için ilave kontrol proseslerine ihtiyaç olmayabilir, ancak mevcut kontroller sürdürülmeli anlamını taşımaktadır. Yeraltı ve yerüstünde meydana gelmiş olan tüm iş kazaları benzer şekilde yorumlanarak çözüm yolları araştırılabilir. Çizelge 6 incelendiğinde, GLİ müessesesi 2005 2009 yılları arasında gerçekleşen kazaların nedenlerine göre genel olarak orta seviye risk grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Yerüstünde en yüksek risk skoru ile iş makinesi ve malzeme çarpması nedeni ile meydana gelen kazalar ön plana çıkarken, yeraltında ise malzeme düşmesi, GTKD, malzeme çarpması ve elle taşıma nedenli kazalar ön plana çıkmaktadır. Yerüstünde iş makinesi, yeraltında malzeme düşmesi nedenli kazalar, yüksek riskler grubuna 404
Türkiye 22. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi 11-13 Mayıs 2011 ANKARA girmektedir. Bu riskler madencilik faaliyetlerinin devam etmesi ile ilgili olduğu için, acil önlem alınmalı ve bu önlemler sonucunda faaliyete devam edilmelidir. Alınacak önlemlerle risk seviyesi düşürülmelidir. İşçilerin bu kazalar meydana geldiğinde daha az zarar görmeleri için kişisel koruyucu donanımları doğru şekilde kullanmaları gerektiği, eğitimlerle işçilere anlatılmalı ve gerekli zorlayıcı önlemler alınmalıdır. 4 SONUÇ VE ÖNERİLER Bu çalışma kapsamında madenciliğin en önemli sorunlarından olan iş kazaları ele alınmıştır. İş kazaları risk analiz teknikleri ile değerlendirilip yorumlandığında, kazaların azaltılması bakımından işletmelere faydalı bilgiler sunarlar. 2005-2009 yılları arasında GLİ müessesesinde meydana gelen iş kazalarının analizi sonucunda, yerüstü KSO larının tüm yıllarda yeraltına göre daha düşük olduğu, yerüstü KAO larının ise daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yerüstünde daha az iş kazası meydana gelmesine rağmen iş günü kayıplarının daha fazla olduğu, yeraltında ise kazaların daha sık yaşanmasına rağmen iş günü kayıplarının daha az olduğu sonucuna varılmıştır. GLİ 2005 2009 yılları arasında gerçekleşen kaza verilerinin risk değerlendirme karar matrisi ile değerlendirilmesi sonucunda, kaza nedenlerinin genel olarak orta seviye risk grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Yerüstünde iş makinesi ve malzeme çarpması nedeni ile meydana gelen kazaların en yüksek risk skoruna sahip olduğu, iş makinesi nedeninin yüksek riskler grubunda, malzeme çarpması nedeninin ise orta riskler grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Yeraltında ise malzeme düşmesi, GTKD, malzeme çarpması ve elle taşıma nedenli kazaların en yüksek risk skoruna sahip olduğu ve bu nedenlerden malzeme düşmesinin yüksek riskler grubunda yer aldığı, sıralanan diğer nedenlerin orta riskler grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Sektörde meydana gelebilecek iş kazalarının azaltılması ile hem çalışanların, hem işverenlerin hem de ülke ekonomisinin kazanç sağlayacağı göz önünde bulundurulursa, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılacak çalışmaların önemi ortaya çıkmaktadır. Bu ve buna benzer yöntemler kullanılarak, işletmelerin kendilerine özgü risk analizlerini yapması ve analizler sonucu gerekli tedbirleri alması ile iş kazalarının önemli oranlarda azalacağı şüphe götürmez bir gerçektir. Ayrıca verilecek eğitimlerle işçileri tehlikeler ve riskler konusunda bilgilendirmek, işçilerin kişisel koruyucu donanımları kullanma alışkanlıklarını geliştirmek açısından eğitimlerin süreklilik arz etmesi kaza meydana gelmesi durumunda, görülebilecek zararın en düşük düzeye indirilmesi açısından oldukça önemlidir. Çalışmada verilen risk değerlendirme karar matrisi, uygulaması dikkat gerektiren bir yöntem olup, başarılı bir şekilde uygulandığında, kazaların gerçekleşme olasılığını ve şiddetini bir arada değerlendirdiğinden oldukça faydalı sonuçlar verebilmektedir. Yöntemin uygulanmasında GLİ müessesesi örnek bir işletme olarak seçilmiş olup, elde edilen tüm sonuçlar sadece GLİ ile ilgilidir. Dolayısıyla ellerinde geçmiş yıllara ait kaza verileri olan tüm işletmeler çalışmada detayları verilen yöntemi kullanarak kendilerine ait risk analizlerini yaparak, iş kazalarını azaltma yönünde önemli adımlar atabilirler. 5 TEŞEKKÜR Çalışmamıza olan katkılarından dolayı TKİ çalışanlarına teşekkür ederiz. KAYNAKLAR Bilir, N, 2005. İş Sağlığı ve Güvenliğinde Çağdaş Bir Yaklaşım: Risk Değerlendirilmesi ve Risk Yönetimi, İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi, 25, s. 9-11. Çelik, İF, Eratak, ÖD, Ergun, AR, 2009. Yeraltı Kömür Madenciliğinde Risk Değerlendirmesi Yaklaşımı, Maden İşletmelerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu Bildiriler Kitabı, s. 101-116, Adana. Destanoğlu, N, Taşkın, FB, Taştepe M, Öğretmen, S, 2000. Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Garp Linyitleri İşletmesi Tunçbilek-Ömerler Yeraltı 405
S.Önder, N.Suner, M.Önder Mekanizasyon Uygulaması, Kozan ofset, Ankara, 211 s. Duzgun, HSB, Einstein HH, 2004. Assessment and Management of Roof Fall Risks in Underground Coal Mines, Safety Science, 42/1, pp.23-41. Duzgun, HSB, 2005. Analysis of Roof Fall Hazards and Risk Assessment for Zonguldak Coal Basin Underground Mines, International Journal of Coal Geology, 64, pp.104-115. Güyagüler, T, 2007. İnsan Özelliklerinin Kazalara Etkisi, Maden İşletmelerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu Bildiriler Kitabı, s. 51-55, Adana. Önder, M, Adıgüzel, E, 2009. Uyum Analizi ile Türkiye Taş Kömürü Kurumu Ocaklarındaki İş Kazalarının İncelenmesi, Türkiye 21. Uluslararası Madencilik Kongresi Bildiriler Kitabı, s.597-605, Antalya. Önder, M, Adıgüzel, E, 2010. Evaluation of Occupational Fatalities among Underground Coal Mine Workers through Hierarchical Loglinear Models, Industrial Health, 48, 6, pp. 872-878. Önder, S, Önder, M, 2010. TKİ ye Bağlı İşletmelerde Yaralanmalı İş Kazalarının Analizi, Madencilik Dergisi,, Cilt 49, Sayı 3, s.3-12. Özkılıç, Ö, 2005. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri ve Risk Değerlendirme Metodolojileri, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Ankara, 244 s. Sari, M, Duzgun, HSB, Karpuz, C, Selcuk, AS, 2004. Accident Analysis of Two Turkish Underground Coal Mine, Safety Science, 42 / 8, pp. 675-690. Şensöğüt, C, Çınar, İ, 2006. Açık ocaklarda gürültü yayılımının geliştirilen bir model ile incelenmesi, Madencilik Dergisi, Cilt 45, Sayı 3, s.27-33. www.gli.gov.tr Yıldırım, H, 2009. Kapalı Devre Suni Solunum Sağlayan Cihazlar, Maden İşletmelerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu Bildiriler Kitabı, s. 273-280, Adana. 406