T.C. BURSA İL ÖZEL İDARESİ KURAKLIK EYLEM PLANI



Benzer belgeler
Yıllar PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler

3. SU TASARRUFU SAĞLAMANIN YOLLARI

SULAMA VE ÇEVRE. Küresel Su Bütçesi. PDF created with pdffactory trial version Yrd. Doç. Dr. Hakan BÜYÜKCANGAZ

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

Dünyadaki toplam su potansiyeli. Dünyadaki toplam su miktarı : 1,4 milyar km 3 3/31

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3

Konya Ovasında Su Yönetim ve Ağaçlandırma Stratejisi

ÇYDD: su, değeri artan stratejik bir nitelik kazanacaktır.

1-Diyarbakır ve Bölgesinde Kuraklık

KENTLERDE SU YÖNETİMİ İLE UYUM POLİTİKALARI. Dr. Tuğba Ağaçayak

TERLEYEN BORU TOPRAK ALTI SULAMA BORUSU

İzmir ve Ege Bölgesinde Kuraklık Alarmı. Şebnem BORAN. Küresel ısınma korkutmaya devam ediyor.

HİDROLOJİ. Buharlaşma. Yr. Doç. Dr. Mehmet B. Ercan. İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIK ANALİZİ. Bülent YAĞCI Araştırma ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı

Çevre İçin Tehlikeler

SU VE SU TÜKETİMİ. Dünyanın yıllık yağış ortalaması 1000 mm olup, Türkiye'nin yıllık yağış ortalaması ise 643 mm. dir.

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında;

TARIM ve GIDA GÜVENLİĞİ ve GÜVENCESİ - 1. Prof. Dr. Hami Alpas ODTÜ- Gıda Mühendisliği Bölümü-Ankara

MARMARA BÖLGESİNDEKİ HAVZA KORUMA EYLEM PLANI

Sorun Analizi (Sorunların Sektörlere Ayrılarak Belirlenmesi)

Su Yapıları I Su Kaynaklarının Geliştirilmesi

1. DOĞAL ÜZERİNDEKİ ETKİLER. PDF created with pdffactory trial version

Tarım Sektörü. Erdinç Ersoy, Kıdemsiz Tarım Sektörü Uzmanı

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Tarım Konferansı 25 Nisan 2011 Hassa_HATAY

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

İçerik. Türkiye de Su Yönetimi. İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Çalışmaları

Su, evrende varolan canlı varlıkların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için gerekli olan en temel öğedir. İnsan kullanımı, ekosistem kullanımı,

TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ TARIMSAL KAYNAKLI NİTRAT KİRLİLİĞİNE KARŞI SULARIN KORUNMASI YÖNETMELİĞİ

İÇME SUYU ELDE EDİLEN VEYA ELDE EDİLMESİ PLANLANAN YÜZEYSEL SULARIN KALİTESİNE DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

1. Nüfus değişimi ve göç

Kuraklıkta Son Durum. Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR --

Meteoroloji. IX. Hafta: Buharlaşma

Okullarda Su Tüketimi %40 Azaltılabilir

Su ayak izi ve turizm sektöründe uygulaması. Prof.Dr.Bülent Topkaya Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ MENDERES SONUÇ RAPORU

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

Biliyor musunuz? İklim Değişikliği ile Mücadelede. Başrol Kentlerin.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: FAO NUN BAKIŞ AÇISI. Dr. Ayşegül Akın Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye Temsilci Yardımcısı 15 Ekim 2016

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ

HİDROLOJİ Doç.Dr.Emrah DOĞAN

AÇLIĞIN ÖNLENMESĠ ve GIDA GÜVENCESĠNĠN SAĞLANMASI

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum

Küresel. İklim Değişikliği. ÇEVRE KORUMA ve KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR

TEKİRDAĞ SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TESKİ

KONYA OVASINDA SU YÖNETİM VE AĞAÇLANDIRMA STRATEJİSİ

ENERJİ ALTYAPISI ve YATIRIMLARI Hüseyin VATANSEVER EBSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Enerji ve Enerji Verimliliği Çalışma Grubu Başkanı

CEV 314 Yağmursuyu ve Kanalizasyon. Türkiye deki Atıksu Altyapısı ve Atıksu Mevzuatı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

TÜRKİYE SULAKALANLAR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ Mayıs 2009 Eskikaraağaç Bursa

DİKİLİ TARIMA DAYALI İHTİSAS SERA (Jeotermal Kaynaklı Sera) ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

Kuraklık Risk Yönetimi. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu İTÜ Afet Yönetim Merkezi İTÜ Meteoroloji Müh. Böl. Öğretim Üyesi

BİTKİLENDİRİLMİŞ ÇATILAR, KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİNİ AZALTIYOR

6.14 KAMU KULLANIMLARI

Horzumalayaka-ALAŞEHİR (MANİSA) 156 ADA 17 PARSEL DOĞAL MİNERALLİ SU ŞİŞELEME TESİSİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU

Fatih TOSUNOĞLU Su Kaynakları Ders Notları Su Kaynakları Ders Notları, Su Kaynakları Ders Notları

T.C. Kalkınma Bakanlığı

SU ÜRÜNLERİNDE GIDA GÜVENLİĞİ

Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı

MATERYAL VE YÖNTEM...

YEŞİL BELEDİYECİLİK YEŞİL NİLÜFER. Mustafa BOZBEY* *İnşaat Yük. Müh., Nilüfer Belediye Başkanı HOŞGELDİNİZ.

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ TORBALI SONUÇ RAPORU

ENERJİ VERİMLİLİĞİ ve TASARRUFU

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR STRATEJİK PLANI

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, AB SÜRECİ VE ÇEVRE

Su Kaynakları Yönetimi ve Planlama Dursun YILDIZ DSİ Eski Yöneticisi İnş Müh. Su Politikaları Uzmanı. Kaynaklarımız ve Planlama 31 Mayıs 2013

T.C. YUNUSEMRE BELEDİYE BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Müdürlüğü

SU YÖNETİMİ VE KAYIP-KAÇAKLARIN DÜŞÜRÜLMESİ

Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Nevşehir-Aksaray-Ş.Koçhisar Enerji Formu

Çevre Sorunlarının Nedenleri. Nüfus Sanayileşme Kentleşme Tarımsal faaliyet

SERALARIN TASARIMI (Seralarda Isıtma Sistemleri) Doç. Dr. Berna KENDİRLİ A. Ü. Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TARIMDA SUYUN ETKİN KULLANIMI. Prof. Dr. Yusuf Ersoy YILDIRIM Yrd. Doç. Dr. İsmail TAŞ

SAYI :B.18.0.ÇYG /010-05/ GENELGE ( 2006/15 )

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Atık Yönetimi Dairesi Aylin ÇİÇEK/Şube Md

KAPTAJ UYGULAMALARI VE İYİ UYGULAMA YÖNTEMLERİ

CEV 314 Yağmursuyu ve Kanalizasyon

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ. 30 Havza

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı

SU KİRLİLİĞİ HİDROLOJİK DÖNGÜ. Bir damla suyun atmosfer ve litosfer arasındaki hareketi HİDROLOJİK DÖNGÜ

Dünyada ve Türkiye'de alternatif su yönetimi arayışları ve öneriler. Dr. Akgün İlhan

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı

ATIKSU YÖNETİMİ VE YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR. IV. OSB ÇEVRE ZİRVESİ Recep AKDENİZ Genel Müdür Yardımcısı Bursa 2016

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması


ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

BİYOKÜTLE ENERJİ SANTRALİ BİOKAREN ENERJİ

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

Transkript:

T.C. BURSA İL ÖZEL İDARESİ KURAKLIK EYLEM PLANI BURSA- 2007

KURAKLIK EYLEM PLANI ÇALIŞMA GRUBU Başkan Ali ALTUNTAŞ Genel Sekreter Bursa İl Özel İdaresi Başkan Yardımcısı Kemal DEMİREL Genel Sekreter Yard. Bursa İl Özel İdaresi Teknik Hazırlık ve Tasarım Taner GÜLER Özel Kalem Bursa İl Özel İdaresi Hilal Yıldız AKBULUT Çevre Yük. Müh. Bursa İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Hatice ÜNLÜ Çevre Yük. Müh. Bursa Büyükşehir Belediyesi Hakan BÜYÜKCANGAZ Öğretim Üyesi Uludağ Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Teknik Destek ve Dokümantasyon Feza KARAER Öğretim Üyesi Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Yetişkan KESKİN Tarımsal Hiz. Md. Bursa İl Özel İdaresi Tar. Hiz. Müdürlüğü Ali AYDIN Su ve Kanal Hiz. Md. Bursa İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hiz. Müdürlüğü Cihat ÖZTÜRK Bölge Md. Yrd. DSİ 1. Bölge Müdürlüğü Necat YARDIMCI İçme Suyu Dai. Bşk. BUSKİ Dilara BİTİK Ziraat Müh. Bursa Tarım İl Müdürlüğü Aziz ŞENGÜL Meteoroloji Md. Bursa Meteoroloji İst. Müdürlüğü Nihad DEMİREL Kimya Müh. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Zekai DAĞLI Planlama Şb. Md. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Recep AZİZOĞLU Araştırmacı Bursa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Şaban UYAR TEMA İl Temsilcisi TEMA Vakfı Orhan SARIBAL ZMO Temsilcisi Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi i

İÇİNDEKİLER KURAKLIK EYLEM PLANI HAZIRLAMA KURULU... İ İÇİNDEKİLER... İİ ŞEKİLLER VE ÇİZELGE DİZİNİ... İİİ 1. GİRİŞ... 1 2. SU... 2 2.1. SU ENVANTERİ... 2 2.2. TARIMDA SU KULLANIMI... 3 3. KURAKLIK... 4 3.1. METEOROLOJİK KURAKLIK... 6 3.2. TARIMSAL KURAKLIK... 10 3.3. HİDROLOJİK KURAKLIK... 10 3.4. KURAKLIĞIN ETKİLERİ... 11 3.4.1. Ekonomik Etkileri;... 11 3.4.2. Çevre Etkileri;... 11 3.4.2. Sosyal Etkiler;... 11 3.5. KURAKLIĞIN ÖNLENMESİ YÖNÜNDEKİ ÖNERİLER... 12 3.5.1. BİREYSEL FAALİYETLER... 12 3.5.2. KURUMSAL FAALİYETLER... 14 3.6. KURAKLIK EYLEM PLANI... 21 3.7. KURAKLIK PLANLAMASI... 22 3.7.1. KURAKLIK KOORDİNASYON KURULU (KKK)... 22 3.7.2. KURAKLIK İZLEME VE RİSK DEĞERLENDİRME KOMİTESİ (KİRDK)... 22 4. SONUÇ... 23 ii

ŞEKİLLER VE ÇİZELGE DİZİNİ ÇİZELGE 1. NYİ DEĞERLERİ VE KURAKLIK KATEGORİSİ... 5 ŞEKİL 1. 2007 YILI TEMMUZ AYI İÇİN 1 AYLIK DEĞERLENDİRME... 6 ŞEKİL 2. 2007 YILI MAYIS VE 2007 YILI TEMMUZ AYLARI ARASI 3 AYLIK DEĞERLENDİRME... 7 ŞEKİL 3. 2007 YILI ŞUBAT VE 2007 YILI TEMMUZ AYLARI ARASI 6 AYLIK DEĞERLENDİRME... 7 ŞEKİL 4. 2006 YILI KASIM VE 2007 YILI TEMMUZ AYLARI ARASI 9 AYLIK DEĞERLENDİRME... 8 ŞEKİL 5. 2006 YILI AĞUSTOS VE 2007 YILI TEMMUZ AYLARI ARASI 12 AYLIK DEĞERLENDİRME... 8 ŞEKİL 6. YAĞIŞ MİKTARLARININ KARŞILAŞTIRILMASI... 9 ŞEKİL 7. AYLIK SICAKLIK ORTALAMALARI... 9 ŞEKİL 8. ULUDAĞ METEOROLOJİK YAĞIŞ KARŞILAŞTIRILMASI... 10 iii

1. GİRİŞ Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Sekreterliği tarafından yayınlanan, fosil yakıtlardan kaynaklı küresel ısınma ve küresel ısınmanın doğuracağı iklim değişikliğinin sonuçlarına ilişkin rapor, Türkiye kamuoyunda da geniş yankı bulmuştur. Paris te açıklanan Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Uzmanlar Grubu Raporu nda; küresel ısınmanın son 50 yılda %90 insan eliyle meydana geldiği ve asırlarca süreceği belirtilmiş, 2100 yılına kadar sıcaklığın 1,8 ile 4 0 C artacağı, okyanuslardaki su seviyesinin 18 ile 59 cm yükseleceği vurgulanmıştır. 1 1990 2004 Yılları arasında sera etkisi meydana getiren gaz emisyonu oranlarına göre 40 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye açısından çarpıcı sonuçlar yer almaktadır. Türkiye nin, söz konusu tarihler arasında emisyonu %72,6 oranında artmış ve diğer ülkeleri geride bırakmıştır. Bunun temel nedenleri arasında; Türkiye de 1990 lı yıllardan sonra hızla büyüyen sanayi sektöründe, çevre öncelikli yeni teknolojik yatırımların yapılmaması, fosil enerji kaynaklarına bağımlılık ve ulaşımda yanlış politikaların hızla yaygınlaşması gösterilmektedir. Ancak, yine aynı raporda yer alan sera gazı emisyonu miktarlarına bakıldığında, en yüksek sera gazı emisyonuna sahip ülkelerin taraf olmadığı Kyoto Protokolü vb. araçlarla küresel ısınmanın olası etkilerinin en aza indirilip indirilmeyeceği tartışma konusudur. Türkiye de iklim değişikliği etkilerinden en olumsuz etkilenecek bölgelerden birinde yer almaktadır. Son yıllarda ülkemizde yaşanan ve sayısı artarak devam eden sulak alanların kuruması ve orman yangınları gibi sorunlar, bu etkilerin daha fazla hissedilmesine yol açmıştır. İklim modellerinin çoğunda, genel olarak Akdeniz Havzası na ya da Türkiye ve bölgesine ilişkin öngörüleri, kuzey yarımkürenin orta ve yüksek enlemlerine göre daha düşüktür. En büyük ısınma yüksek enlemlerde bulunan alanlarda beklenmektedir. Değerlendirme Raporları nda da kullanılan çeşitli iklim modellerine göre, Türkiye üzerindeki yıllık ortalama sıcaklıklarının 2050 yılına kadar, yalnız sera gazlarındaki artışları dikkate aldığında 1 3 C arasında, sera gazlarındaki ve sülfat parçacıklarındaki değişimler birlikte ele alındığında ise 1 2 C arasında bir artış olacağı öngörülmektedir. Hadley İklim Tahmin ve Araştırma Merkezi nin 1999 yılında yayımladığı iklim değişikliği ve etkileriyle ilgili İkinci İklim Modeli nin sonuçlarının Türkiye için bölgesel

değerlendirmeleri belirlenmiştir. Buna göre; 2080 li yıllara kadar Türkiye üzerinde sıcaklık değişiklikleri, yağış değişiklikleri, vejetasyon biyokütle değişiklikleri, önemli akarsu havzalarındaki yıllık akım değişiklikleri, 2080 li yıllara kadar iklim değişikliği nedeniyle Türkiye üzerinde su stresi, tarımsal ürün üretiminde değişiklikler beklenmektedir. Tarım, enerji gibi alanlarda etkili olan kuraklık olayı ile ilgili bir dizi tanımlama ve sınıflandırma çalışmaları yapılmıştır. Kuraklık o bölgenin iklim araştırması içinde çok önemlidir. Herhangi bir yerde, yılın herhangi bir ayında az veya hiç yağış olmaması o yerde kuraklığın olduğunu göstermez. Çünkü iklim tasnifi açısından kuraklığın başlaması için, o aydan itibaren uzun bir periyot yağışın meydana gelmemesi veya geçmişe dönük uzun yıllar boyunca yağışsız geçmiş olması gerekir. Olay geçici olarak sadece bir veya birkaç aya veya bir yıla ait yağış noksanlığıdır. 2. SU Su, insanoğlunun hayatında vazgeçilmez bir unsurdur. Artan nüfusa bağlı olarak; su ihtiyacının artması, su kaynaklarının plansız kullanımı, biyolojik ve kimyasal kirlenmeler nedeniyle temiz su kaynakları giderek azalmaktadır. Sanayi, tarım ve ulaşım faaliyetlerinin de artışı küresel ısınma olgusunu gündeme getirmiş, buna bağlı olarak yaşanan yağış rejimindeki değişiklikler suyun önümüzdeki süreçte kullanımı konusunda, kısa, orta ve uzun vadede su stratejilerine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır. Bu çok boyutlu sonuçları oluşacak konunun tarımsal ağırlıklı noktası; tarımda ekonomik su kullanım stratejilerinin oluşturulmasından geçmektedir. Bu nedenle mevcut kaynakların en iyi şekilde kullanılması zorunludur. 2.1. SU ENVANTERİ Dünyamızdaki su varlığının %97,5 ini tuzlu su, %2,5 ini de tatlı su oluşturmaktadır. %2,5 olan tatlı su varlığının ise %79 unu buzullar, %20 sini yeraltı suları ve geriye kalan %1 ini de yüzey suları oluşturmaktadır. %1 lik yüzey sularının %52 sini göller, %38 ini toprak nemi, %8 ini su buharı, bitkiler tarafından tutulan %1 i ve geriye kalan %1 ini de nehirler oluşturmaktadır. %2,5 olan tatlı su varlığının %79 unu buzullar oluşturduğundan, geriye kalan %21 lik tatlı su varlığının sadece %13 ü erişilebilir durumdadır (yeraltı ve yüzey suları). Erişilebilir olan %13 lük tatlı su varlığının %70 ini tarımda, %20 sini endüstride ve geriye kalan %10 luk kısmını da evsel olarak kullanılmaktadır. Ülkemiz topraklarında özelliklerine göre 26 drenaj havzası belirlenmiştir. Ülkemiz akarsuları düzensiz akış rejimine sahip olduğundan kullanıma hazır hale getirilmeleri için geliştirilmeleri gerekmektedir. Kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar m 3 /yıl olan ülkemizde, bunun 95 milyar 2

m 3 /yıl ı yurt içinden doğan yüzey suları, 14 milyar m 3 /yıl ı yeraltı suları ve 3 milyar m 3 /yıl ı yurt dışından giriş yapan sulardır. 112 milyar m 3 /yıl olan kullanılabilir su potansiyelinin sadece 42 milyar m 3 /yıl ı kullanılabilmektedir. Bu miktarın 29,6 milyar m 3 /yıl ı tarımda, 6,2 milyar m 3 /yıl ı içme ve kullanmada, geriye kalan 4,3 milyar m 3 /yıl ı da endüstride kullanılmaktadır. Bursa nın su kaynakları potansiyelini 3.536 hm 3 /yıl yerüstü suları, 409,5 hm 3 /yıl yeraltı suları oluşturmaktadır. 2.2. TARIMDA SU KULLANIMI İstatistikî verilere göre; Tarım, en önemli su kullanıcısıdır. Su olmadan tarımsal üretim yapmak mümkün değildir. Tarımda devamlılığı ve kararlılığı sağlayan, bunun yanında diğer tarımsal girdilerin etkinliğini arttıran ve birim alandan yüksek verim sağlayan önemli girdilerin başında sulama gelir. Ülkemiz topraklarının 28 milyon ha lık kısmı tarım arazisi olarak değerlendirilmektedir. Bunun 16,7 milyon ha ı sulamaya elverişli iken sadece 5,1 milyon ha lık kısmı sulanabilmektedir. Bu 5,1 milyon ha lık sulanabilen alanlarda; 2,8 milyon ha alanda DSİ, 1,3 milyon ha alanda Mülga Köy Hizmetleri ve 1 milyon ha alanda çiftçi uygulamaları olarak dağılmıştır. Bilindiği gibi ülkemizin birçok yerinde su kaynakları kısıtlıdır. Ayrıca sulama bilincinin gelişmesiyle sulama alanları süratle genişlemiş olup buna bağlı olarak su talebi de artmıştır. Sulama ve drenaj sistemlerinin koşullara uygun olarak projelenmesi birincil önceliğe sahiptir. Koşullara en uygun sulama yönteminin seçilmesine sulama suyu, su kaynağı, toprak, topografya, iklim ve bitki özellikleri ile ekonomik, sosyal ve kültürel duruma ilişkin bir çok faktör etkili olmaktadır. Belirtilen koşullarda suyun yüksek randımanla iletilmesi, dağıtılması ve toprağa uygulanması ile etkin çalışan drenaj altyapıların kurulması ve işletilmesi, sahip olduğumuz su kaynaklarının randımanlı kullanımını sağlayan ana unsurlar arasında yer almaktadır. Sulama projelerinin yetersizliği ve yanlış su yönetimi sonucunda su kayıpları artmaktadır. Böylece hem planlanandan daha küçük alanlar sulanmakta ve hem de aşırı su kayıpları, taban suyunu yükselterek drenaj ve çoraklık gibi çözümü güç sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu talebi karşılamak için hemen hemen tüm cazibeli yerüstü kaynakları, tesis yapılarak işletmeye alınmıştır. Ancak bu süreçte kuraklık nedeniyle yer üstü su kaynakları ya çok azalmış ya da kurumuştur. Yeraltı su kaynakları da çok fazla sayıda derin kuyu açılması ve aşırı su kullanımı nedeniyle büyük ölçüde rezerv kaybına uğramıştır. 3

Sulamadan beklenen yararı sağlayabilmek için temel koşul, bitkinin ihtiyaç duyduğu miktardaki suyun yağışlarla karşılanamayan bölümünün, bitkinin kök bölgesine gereken zamanda ve gereken miktarda verilmesidir. Burada karşımıza optimum sulama kavramı çıkmaktadır. Optimum sulamada tamamen normal koşullar söz konusu olup; bitkiler, verim azalması olmayacak şekilde sulanmakta ve topraktaki nem miktarını tarla kapasitesine çıkaracak kadar sulama suyu uygulanmaktadır. Bursa topraklarının 437.244 ha lık kısmı tarım arazisi olarak değerlendirilmektedir. Bunun 240.543 ha ı sulamaya elverişli iken sadece 135.082 ha lık kısmı sulanabilmektedir. Bu 135.082 ha lık sulanabilen alanlarda; 64.542 ha alanda DSİ, 22.042 ha alanda Mülga Köy Hizmetleri ve 48.498 ha alanda çiftçi uygulamaları olarak dağılmıştır. Toprak, topografya ve drenaj yetersizliği nedeniyle sulama dışı bırakılmış eşik araziler damla, mini yağmurlama ve benzeri tekniklerle sulanabilir konumdadır. 3. KURAKLIK Kuraklık; normalin altında yağış, düşük toprak nemi, sıcak kuru hava gibi birçok faktörün bileşiminin bir sonucudur. Bunun için sıcaklık, yağış, yüzey akışı, toprak nemi gibi ana iklimsel ve hidrolojik değişkenler düzenli olarak izlenmeli ve normal değerlerden olan sapmalarının trendi gözlenmelidir. Kuraklık indisleri formüle edilip limitleri tanımlandığında kuraklığı izlemek ve araştırmak için çok kullanışlı anahtar olacaklardır. Bir bölgede nem miktarındaki geçici dengesizliğin o bölgedeki su kıtlığı ile ilişkisi olarak kabaca tanımladığımız kuraklık, doğal bir iklim olayıdır ve herhangi bir zamanda herhangi bir yerde meydana gelebilir. Bununla beraber kurak iklimler nem eksikliğinden ve yüksek değişkenlikteki yağıştan dolayı kuraklığa karşı daha hassas konumdadırlar. Kuraklık, genellikle yavaş gelişir, sıklıkla uzun bir süreklilik gösterir ve doğal afetler içerisinde tahmini zor olmasıyla birlikte etkileri çok geniştir. Tabiatın gizli bir tehlikesi olan kuraklık, genellikle herhangi bir mevsim veya bir zaman diliminde yağış miktarındaki azalmadan dolayı meydana gelir. Kuraklık hesaplamalarında bir bölgedeki yağış ve evapotranspirasyon (buharlaşma + terleme) 4

arasındaki dengenin uzun süreli ortalaması göz önünde bulundurulmaktadır. Kuraklık zamanla (yağış mevsiminin başlamasında gecikmeler, ürün büyüme mevsimi- yağış zamanının ilişkisi) ve yağışların tesirleri ( yağış yoğunluğu, sayısı) ile ilişkilidir. Yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgâr ve düşük nem miktarı gibi diğer değişkenler de kuraklıkta etkilidir. Seçilen noktada ve istenen periyotta meydana gelen yağışın, uzun yıllar yağış ortalamalarına göre az yâda çok oluşunu mukayese ederek bir kuraklık sınıflandırması için Normalleştirilmiş Yağış İndeksi (NYİ) yapılması gerekir. Normalleştirilmiş Yağış İndeksi metodu, yağış eksikliğinin geriye doğru farklı zaman dilimleri (1, 3, 6, 9, 12, 24 ve 48 aylık) içerisindeki değişkenliğini dikkate alabilen bir kuraklık indeksidir. En az 30 yıl süreli periyotta aylık yağış dizileri hazırlanır. NYİ değerlerinin normalize edilmesi sonucu seçilen zaman dilimi içerisinde kurak ve nemli dönemler tespit edilir. Kuraklığın izlenmesi açısından yağıştaki eksikliğin farklı zaman dilimleri içinde kantitatif olarak ifade edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Yağış eksikliğinin farklı su kaynaklarına olan etkisinin ne kadar sürede hissedilebileceği mantığına göre, analizde 1, 3, 6, 9, 12 ve 24 aylık zaman dilimleri seçilebilir. Örneğin aylık ve 3 aylık toplam yağışta meydana gelebilecek eksilme toprak nem düzeyine hemen etki ettiği halde yeraltı sularına, nehirlere, göllere daha geç etki eder. 6, 9 ve 12 aylık zaman dilimlerindeki bir kuraklık durumu akarsu ve göllere, 24 aylık dilimdeki kuraklık ise yeraltı sularına etkisini izlemek bakımından tercih edilir. Çizelge 1. NYİ Değerleri ve Kuraklık Kategorisi NYİ DEĞERLERİ KURAKLIK KATEGORİSİ 2,00 < Aşırı Nemli 1,50 ile 1,99 Çok Nemli 1,00 ile 1,49 Orta Nemli 0,00 ile 0,99 Hafif Nemli 0,00 ile -0,99 Hafif Derecede Kuraklık -1,00 ile -1,49 Orta Derecede Kuraklık -1,50 ile -1,99 Şiddetli Derecede Kuraklı -2,00 > Çok Şiddetli Derecede Kuraklı Çizelge 1 incelendiğinde, indeksin sıfırın altına düştüğü ilk ay kuraklık başlangıcı olarak kabul edilirken indeksin pozitif değere yükseldiği ay kuraklığın bitimi olarak kabul edilmektedir. 5

3.1. METEOROLOJİK KURAKLIK Meteorolojik kuraklık; belirli bir zaman periyoduna ait normallerden (genellikle en az 30 yıllık) meydana gelen sapma olarak tanımlanır. Bu tanımlamalar genellikle bölgeseldir ve tahminen bölgesel klimatolojinin tam olarak anlaşılması temeline dayanır. Normal olarak meteorolojik ölçümler kuraklığı ifade etmede başta gelen göstergelerdir. Devam eden bir meteorolojik kuraklık olayı hızlı bir şekilde kuvvetlenebilir veya aniden sona erebilir. Kuraklık periyotları genellikle, belirlenen eşik değerlerinin altında yağışlı olan günlerin sayısı olarak tanımlanmıştır. Meteorolojik kuraklık ölçüm yöntemlerinden olan Aydeniz Metodu na göre; 2007 Şubat ayında; Ağrı, Gümüşhane, Malatya, Pınarbaşı, Niğde, Konya, Sinop, Çorum, Balıkesir, Bursa, Kuşadası, Kocaeli ve Uzunköprü çevreleri KURAKÇA; Elazığ, Erzurum, Tokat, Ankara, Kırıkkale, Eskişehir, Amasra, Karabük, Düzce, Sakarya, Yalova ve İzmir çevreleri KURAK karakterler göstermiştir. Şekil 1. 2007 Yılı Temmuz Ayı İçin 1 Aylık Değerlendirme Şekilde görüldüğü gibi Bursa da Temmuz ayında Hafif Nemlilik yaşanmıştır. 6

Şekil 2. 2007 Yılı Mayıs ve 2007 Yılı Temmuz Ayları Arası 3 Aylık Değerlendirme Şekilde görüldüğü gibi Bursa da 3 aylık dilimde dolayı Hafif Kuraklık yaşanmıştır. Şekil 3. 2007 Yılı Şubat ve 2007 Yılı Temmuz Ayları Arası 6 Aylık Değerlendirme Şekilde görüldüğü gibi Bursa da 6 aylık periyotta Şiddetli Kuraklık yaşanmıştır. 7

Şekil 4. 2006 Yılı Kasım ve 2007 Yılı Temmuz Ayları Arası 9 Aylık Değerlendirme Şekilde görüldüğü gibi Bursa da 9 aylık periyotta Şiddetli Kuraklık yaşanmıştır. Şekil 5. 2006 Yılı Ağustos ve 2007 Yılı Temmuz Ayları Arası 12 Aylık Değerlendirme Şekilde görüldüğü gibi Bursa da 12 aylık periyotta Şiddetli Kuraklık yaşanmıştır. 8

YAGIŞ MİKTARLARININ KARŞILAŞTIRILMASI 140,0 120,0 Yagış Miktarı (Kg/m2) 100,0 80,0 60,0 40,0 2006 ORTALAMA 2007 20,0 0,0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 2006 65,7 132,5 57,0 13,0 9,3 62,8 2,0 3,3 91,0 25,8 101,1 27,9 ORTALAMA 76,7 65,6 60,6 70,3 47,4 32,6 19,5 15,1 34,8 72,0 82,5 98,8 2007 82,2 21,2 57,9 37,8 24,6 50,6 13,4 A y l a r Şekil 6. Yağış Miktarlarının Karşılaştırılması Şekilde görüldüğü gibi 2006 Yılındaki yağış miktarlarının ortalamalarına göre karşılaştırıldığında Nisan, Mayıs ekim ve aralık aylarında belirgin bir azalmanın olduğu ve bunun 2007 Şubat, Nisan ve Mayıs ayında devam ettiği görülmektedir. 30,0 AYLIK SICAKLIK ORTALAMASI 25,0 S I C A K L I K (C) 20,0 15,0 10,0 2006 UZUN YILLAR ORTALAMASI 2007 5,0 0,0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 2006 3,4 5,4 9,6 14,2 18,9 22,4 24,2 26,8 20,0 15,9 7,2 4,9 UZUN YILLAR ORTALAMASI 5,5 5,9 8,3 12,9 17,6 22,3 24,5 24,1 20,1 15,3 10,4 7,2 2007 6,9 7,1 8,7 11,5 19,9 24,4 26,1 AYLAR Şekil 7. Aylık Sıcaklık Ortalamaları 2006 Yılı aylık sıcaklık değerleriyle ortalama veriler karşılaştırıldığında Ocak, Şubat, Kasım ve Aralık ayları hariç diğer ayların daha sıcak geçtiği görülmektedir. 2007 Yılı Ocak-Temmuz aralığındaki sıcaklıkların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. 9

ULUDAĞ METEOROLOJİNİN YAGIŞ KARŞILAŞTIRMASI 300,0 YAGIŞ MİKTARI (Kg/m2) 250,0 200,0 150,0 100,0 50,0 2006 yılı ortalama 2007 0,0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 2006 yılı 152,1 285,4 167,6 31,3 40,1 87,5 14,2 2,6 148,9 94,7 148,9 54,3 ortalama 201,1 176,8 152,3 137,7 110,4 81,1 52,7 28,2 44,5 108,9 158,9 233,0 2007 94,8 40,2 42,0 25,7 76,1 A Y L A R Şekil 8. Uludağ Meteorolojik Yağış Karşılaştırılması Bursa daki özellikle içme suyu kaynaklarını besleyen Uludağ daki ölçülen yağış miktarları değerlendirildiğinde yağış azlığının buralarda da görüldüğü ve özellikle 2006 Aralık ayından 2007 Haziran ayına kadar devam ettiği görülmektedir. 3.2. TARIMSAL KURAKLIK Tarımsal kuraklık; bitkinin kök bölgesinde, büyüyüp gelişmesi için yeterli nem bulunmaması durumu olarak ifade edilir. Büyüme periyodu boyunca, belirli bir bitkinin suya ihtiyaç duyduğu belirli bir kritik döneminde yeterli toprak nemi olmadığı zaman tarımsal kuraklık meydana gelir. Tarımsal kuraklık, meteorolojik kuraklıktan sonra ve hidrolojik kuraklıktan önce ortaya çıkan tipik bir durumdur. Tarımsal kuraklık, toprağın derinlikleri doymuş halde olsa bile ürün verimlerini ciddi oranda düşürebilir. Yüksek sıcaklıklar, nispi nem ve kurutucu rüzgârlar yağış azlığı etkilerinin katlanmasına sebep olur. 3.3. HİDROLOJİK KURAKLIK Hidrolojik kuraklık; uzun süre devam eden yağış eksikliği neticesinde ortaya çıkan yeryüzü ve yeraltı sularındaki azalma ve eksiklikleri ifade eder. Nehir akım ölçümleri ve göl, rezervuar, yeraltı su seviyesi ölçümleri ile takip edilebilir. Yağmur eksikliği ile akarsu, dere ve rezervuarlardaki su eksikliği arasında bir zaman aralığı olduğundan dolayı hidrolojik ölçümler kuraklığın ilk göstergelerinden değildir. Meteorolojik kuraklık sona erdikten uzun süre sonra dahi hidrolojik kuraklık varlığını sürdürebilir. 10

3.4. KURAKLIĞIN ETKİLERİ Kuraklığın, sadece fiziksel bir doğa olayı olmadığı, ekonomik, çevre ve sosyal etkileri bakımından tüm ekosistem üzerinde etkilerinin bulunduğu görülmektedir. 3.4.1. Ekonomik Etkileri; Üründe kayıp Ekin alanlarının verimliliğinin azalması Böcek istilası Bitki hastalıkları Ürün kalitesinde düşüklük Süt ve çiftlik hayvanları kaybı Otlakların verimliliğinin azalması Halka açık otlakların kapatılması veya sınırlandırılması Hayvanlar için su ve besin temin edilememesi veya pahalılığı Kereste üretiminde kayıplar Orman yangınları Ağaç hastalıkları Orman alanlarının verimliliğinin azalması Balık yetiştirme alanlarına zararı nedeniyle balık üretiminde kayıplar Suyun azalmasından dolayı yavru balıkların kaybı Ulusal büyümede kayıp, ekonomik gelişmede gecikme Yiyecek üretiminde düşüş - yiyecek stoklarında azalma Finansal kaynak bulmada zorluk (kredi riski) Nehir ve kanalların denizciliğe olan katkılarında kayıp Yeni ve ilave su kaynaklarının geliştirilmesindeki pahalılık Suyun taşınmasındaki pahalılık Çiftçi gelirlerinde kayıplar Eğlence iş alanlarında kayıplar Enerjide kaynak azalması Tarımsal üretimin direkt bağlı olduğu endüstrilerde kayıplar Üretimdeki düşüşe bağlı işsizlik 3.4.2. Çevre Etkileri; Toprakta su ve rüzgâr erozyonu Flora ve fauna üzerine olumsuz etki Suyun kalitesine etki Doğal yaşam alanlarına etki 3.4.2. Sosyal Etkiler; İçme suyu arzında risk İnsan sağlığı açısından salgın hastalık riski İnsan refahı seviyesinde düşüş Yiyecek kıtlığı Yoksullukta artış Göç Sosyal huzursuzluk Kırsal alanlardaki yaşam seviyesinde düşüş 11

3.5. KURAKLIĞIN ÖNLENMESİ YÖNÜNDEKİ ÖNERİLER Günümüzde mevcut tarımsal uygulamalar; tarımsal kimyasalların ve gübrelerin aşırı kullanımı, sulama veriminin düşük olması veya drenajın sağlanamaması gibi nedenlerden su kalitesi ve miktarı ile ilgili problemler yaşanmaktadır. Örneğin; nitrat seviyelerinin yüksek olması, yeraltı suyunda pestisit oluşumu, göl ve rezervuarların ötrofikasyonu, toprak tuzlanması, yeraltı suyu seviyesinin düşmesi ve akarsulardaki düşük akım oluşan problemler arasındadır. Bu problemlerin aşılması için bireysel ve kurumsal olarak üzerimize düşen vazifeler vardır. 3.5.1. BİREYSEL FAALİYETLER 1. Araç yıkanması; hortumla araç yıkanması durumunda, yaklaşık 550 litre su kullanımı olacağından araç yıkanması için kova kullanılması tercih edilmelidir. 2. Bahçe sulanması; bahçe sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edilebilir. Yağmur suyu depoları çok sıcak günlerde bahçe için su sağlayabilir. Sadece ihtiyaç duyulan yerlerin sulanması için süzgeç veya hortumun ucuna takılan tetikli püskürtücüler kullanılabilir. Ayrıca bitkilerin yaprakları değil, saplarının dibi sulanmalıdır. 3. Bitki dikilmesi; Daha az su tüketen, daha az bakıma ihtiyaç duyan ve yabanıl yaşamı çeken yerel, doğal ve suya duyarlı bitkiler seçilebilir. Bazı çimlerin, kuraklığa daha dayanıklı derin kökleri vardır ve diğer türler kadar sulanmaya ihtiyaç duymaz. 4. Çim biçilmesi; çimlerin çok kısa kesmekten kaçınılması ve kesilmiş çimlerin toprağın nemini koruması amacıyla koruyucu tabaka olarak kullanılması sağlanabilir. 5. Temizlik yapılması; yaya yolları, araba girişleri, kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortum yerine süpürge ve kova kullanılması su tasarrufu açısından fayda sağlamaktadır. 6. Sayaçların kontrol edilmesi; yatmadan önce (su kullanılmadığı bir anda) sayacın kontrol edilip ertesi sabah gösterdiği miktarla karşılaştırılması sonucunda, varsa borulardaki sızıntılar ortaya çıkarılabilir. Sızıntı olduğu tespit edilmişse en kısa zamanda tamir edilmesi, gereksiz su kaybı açısından son derece önemlidir. 7. Aeratörlü duş başlıklarının tercih edilmesi; klasik duş başlıkları, dakikada ortalama 15 20 litre, düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları dakikada 9 10 litre su tüketir. Dolayısıyla 5 6 dakikalık duş sırasında 90 120 litre yerine 45 60 litre su ile aynı işlem yapılabilir. 8. Traş olmak; traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15 20 litre suyun boşa akmasına sebep olmaktadır. Traş bıçağının durulanması işleminin, tıpası kapatılmamış bir lavaboda akan suyun altına tutmak yerine, tıpalı lavaboda daha az miktarda su ile gerçekleştirmek mümkündür. 9. Tuvaletler; tuvaletlerde, sifonun bir kez çekilmesi ile 10 litre su harcanmakta ve bir kişi, yılda ortalama 49.140 litre suyu tuvaletlerde tüketmektedir. Evdeki tuvaletlerin değiştirilmesi esnasında, deposundaki suyun yarısının seçilebildiği AAA sınıfı çift hazneli su depoları tercih edilmelidir. AAA sınıfı tuvaletler, standart tekli su depolarından % 67 oranında daha az su kullanmaktadır. 12 20 litrelik yerine 6 7 litrelik ve kademeli rezervuarları tercih edilmelidir. 12

10. Dişlerin fırçalanması; günde iki defa diş fırçalanması sonucu yılda 10.950 litre su tüketilir. Fırçalanmış dişlerin bir bardak su ile çalkalanması, günde 15 35 litre, yılda 9.100 litre su tüketimini önlemiş olacaktır. 11. Musluk seçimi; ev, ofis, okul, hastane gibi yaşam alanlarında, su randımanı yüksek AAA sınıfı musluklar tercih edilmeli, manivelalı, sıcak ve soğuk suyu karıştırabilen modeller göz önüne alınmalıdır. AAA sınıfı musluklar, standart musluk teçhizatından % 50 oranında daha az su kullanmaktadır. Sızıntı yapan contaların en kısa zamanda değiştirilmesi de su tasarrufu açısından önemlidir. Çünkü saniyede bir damla akan su, yılda 3 metreküplük yani 3 tonluk bir tüketime tekabül etmektedir. Evden uzun süre için ayrılırken ana vanayı kapatmak tedbir olarak düşünülmelidir. 12. Çamaşır ve bulaşıkların makinede yıkanması; çamaşır ve bulaşık makineleri bir defada ortalama 40 litre su tüketmektedir. Çamaşır ve bulaşık makinelerinin seçiminde az su ve enerji tüketen gelişmiş modeller tercih edilmelidir. Makineler tam doldurmadan çalıştırmayıp kısa programları kullanılmalıdır. Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Su kirliliğini azaltmak için çamaşır suyu mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Evlerde yaygın kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte derelere, nehirlere, göllere, denizlere karışır. Temizlikte sıvı sabun, toz sabun gibi doğal esaslı olanlar tercih edilebilir. (Hem doğaya zarar vermez hem de daha az suyla durulanabilir.) Diğer kimyasal deterjanların (petrol türevi temizleyiciler) doğal ortam için sakıncalarının yanı sıra bol suyla durulanmaları gerekir. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik malzemelerinin kullanılmasını destekleyerek su kirliliğinin azaltılmasına katkıda bulunulmalıdır. 13. Bulaşıkların elde yıkanması; bulaşıkların akan suyun altında değil tıpası kapalı bir lavaboda veya temiz bir kap içerisinde durulanması, su tüketiminin azaltılmasına katkı sağlamaktadır. 14. Sebze ve meyvelerin yıkanması; sebzeleri, akan su altında değil, tıpası kapalı bir lavaboda veya temiz bir kap içerisinde yıkanması ve bu sularla çiçeklerin ve bahçelerin sulanması veya temizlik yapılması sağlanabilir. 15. İçme suyunun gereksiz harcanmaması; suyun, içilecek kadar soğuması amacıyla boşa akıtılmasına gerek kalmaması için buzdolabında bir kap soğuk su saklanabilir. İçme suyu haricindeki suların mümkün olduğunca birkaç kez kullanılmaya çalışılması ilke haline getirilmelidir. 16. Enerji dostu ampuller kullanılmalı 17. Televizyon, müzik seti gibi kumanda ile yönetilebilen cihazlar, bekleme konumunda bırakılmamalı, açma-kapama düğmesinden kapatılmalıdır. Çünkü bekleme konumunda enerji tüketimleri devam emektedir. 18. Doğru ışıklandırma yapılmalı 19. Klima yerine vantilatör kullanılmalı 20. Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı 21. Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli 22. Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli 23. Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı 24. Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı 13

25. Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli 26. Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı 27. Alışverişlerde mümkün olduğunca plastik poşet kullanılmamalı 28. Ambalaj atıkları, organik çöplerle birlikte atılmamalı 29. Toplu taşıma araçları tercih edilmeli 30. Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli 31. Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli 32. Biyodizel kullanımı yaygınlaştırılmalı 33. Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı 34. Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı. 3.5.2. KURUMSAL FAALİYETLER Küresel ısınma ve doğuracağı sonuçlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de gündemindedir. Bu çerçevede, uzun vadede yaşanması muhtemel sorunlara karşı Kuraklık Kriz Merkezi oluşturulmasına karar verilmiştir. Merkez, Türkiye nin küresel ısınmadan ne şekilde etkileneceği, hangi bölgelerin risk altında olduğu ve ısınma nedeniyle oluşacak riskler gibi konularda çalışmalar yapacaktır. Mevzuatımızda su ve toprak ile ilgili konularda yetki ve sorumlulukların dağınıklığı, sorun çözme ve yeniden yapılandırmaya imkân vermemektedir. Toprak ve su kaynaklarının korunumu ve geliştirilmesi, yetki ve sorumluluğun bir kurumda toparlanması için ciddi bir çalışma başlatılmalı, yaşanılan kuraklık dönemi bunun için bir fırsat oluşturmalıdır. KURUMSAL TEDBİRLER 1. Su ve toprak yönetiminin tek elde toplanması gerekmektedir. Bu süreçte ise; su ve sulama yönetimi konusunda söz sahibi kamu kurumları arasındaki koordinasyon (eşgüdüm) eksikliği giderilecektir. İl Özel İdaresi kurumlar arası koordinasyonu sağlamakla görevlendirilmiştir. 2. Ülke bazında su ve toprak politikaları ile uyumlu olarak ilimizde meydana gelmesi muhtemel kuraklık tehdidine karşı meteorolojik ve hidrolojik verilerin toplanarak değerlendirildiği, bir web sitesi olan, halkı düzenli bilgilendiren izleme, erken uyarı ve tahminlerini yapacak bir kuraklık izleme merkezi kurulacaktır. Bu merkez İl Özel İdaresi koordinasyonunda BUSKİ, DSİ, Tarım İl Müdürlüğü, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ve Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü uzmanlarından oluşur. İzleme Merkezi Kuraklık Eylem Planı nın yürürlük tarihinden sonraki ilk bir ay içerisinde oluşturulur. 3. Su kaynaklarının ihtiyaç ve önceliklere göre en uygun kullanım için Havza Yönetim Planı hazırlanacaktır. Bu plan, DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından ilgili kurumların katılımıyla 14

hazırlanacak ve daha önceden konuyla ilgili çalışma gruplarından elde edilen verilerin ışığında çalışmalara hemen başlanacaktır. Plan en geç 2009 yılı içerisinde bitirilecektir. 4. Bursa şehir içme suyunun temininde öncelik; Doğancı ve Nilüfer Barajlarının sularının kullanılmasıdır. BUSKİ yağışların bol olduğu kış ve bahar aylarında DSİ ile beraber barajları emniyetli bir dolulukta tutacaklar, bu dönemde ihtiyaç duyulmadığı hallerde YAS kaynakları kullanılmayacaktır. Ancak Barajlara gelen su miktarı tüketim miktarının altına düşmeye başladığı zaman YAS kaynakları devreye girecek ve etkin bir su yönetimi gerçekleştirilecektir. 5. Bursa Büyükşehir Belediyesi nin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Doğancı Barajı nda toplanan su, tehlikeli seviyede azalmaya başladığı zaman kademeli olarak yeraltı kuyuları grup olarak devreye alınacaktır. Su seviyesi 320 m kotunun altına indiğinde Hacivat grubu, 319 m kotunun altına düştüğünde Arabayatağı grubu ve 318 m kotunun altına düştüğünde Acemler grubu devreye alınacaktır. Devreye alınabilecek tüm yeraltı kuyuları devreye sokulduğunda 60 65 bin m 3 /gün içme suyu temin edilebilmektedir. 6. Pınar kaynaklarının kaptaj ve diğer sanat yapılarının bakımları tekrar yapılarak varsa taşmaların önleneceği tedbirler ilgili kurumlarca (DSİ, BUSKİ, İl Özel İdaresi) alınacaktır. 7. Kuraklık İzleme Merkezi nin uyarıları doğrultusunda su kıtlığı çekilen dönemlerde etkinliği tartışılan münavebeli su verilmesi yöntemi yerine, tasarrufu sağlamanın en etkin yolu olan israfı önleyici ücret tarifesi yöntemi uygulanacaktır. Yoksul ve dar gelirli insanların varlığı da göz önüne alınarak hane başına asgari ihtiyaçları karşılayabilecek ayda 3-5 m3 suyu bugünkü fiyatla verilirken, bu miktarın üzerindeki su tüketiminin şehre yetecek su rezervi 9 ay iken 3 kat, 6 ay iken 5 kat, 3 ay iken 10 kat arttırılacaktır. İlçe, belde ve köylerde de aynı yöntem uygulanacaktır. Tasarruf uygulamaları sırasında Belediyelerimiz tasarrufla ilgili yayınlar hazırlayacaklar, basın yayın organları da buna yardımcı olacaklardır. 8. Endüstriyel tesislerde veya evsel kullanımlar sonucu oluşan ve geri kazanılabilecek suların mutlaka yeniden kullanılması (yüzeysel sulama alanları olan park, bahçe, yeşil alanların vb. sulanmasında ve endüstriyel alanda soğutma suyu, proses suyu, kazan suyu vb. olarak) sağlanarak teşvik edilecektir. Arıtma tesislerinden çıkan suyun kullanılma imkânı olan yerleri İl Özel İdaresi, DSİ, BUSKİ, Tarım İl Müdürlüğü ve Belediyeler ile birlikte araştıracak ve 2007 sonunda Valilik makamına bir rapor sunacaklardır. 9. Evlerde lavabo, mutfak ve banyolarda kullanılan suların önemli bir kısmı kirletilmemektedir. Ancak tuvalet suları ile aynı boru sisteminde birleşince temiz sular da kirlenmekte ve ya arıtma tesisine veya doğaya kirletilmiş olarak bırakılmaktadır. Oysa yapılması gereken tuvalet suları ile nispeten daha temiz diğer suları ayrı borular ve ayrı bir kanalizasyon şebekesi ile ayrı arıtma tesislerine göndermek ve daha az kirli olan bu suların uygun olan sulama sistemlerinde kullanılmasını sağlamaktır. Ülkemizde buna benzer bir yöntem ne yazık ki henüz uygulama şansı bulmamıştır. Oysa bu yöntemle arıtma masraflarında %70 ler civarında tasarruf sağlanması mümkün olabilecektir. Belediyeler ve BUSKİ bu konuda bir çalışma başlatacak özellikle yerleşime yeni açılan bölgelerde bu sistemin hayata geçirilmesini temin edeceklerdir. 10. Yeraltı suyu kullanımının sınırlandırılması amacıyla İl Özel İdaresi koordinasyonunda DSİ Bölge Müdürlüğü ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ekiplerince denetimler sıklaştırılarak kaçak su kullanımının önüne geçilecektir. İl Özel İdaresi, DSİ ve BUSKİ tarafından normal ve kriz dönemlerinde yeraltından içme suyu sağlayacak bölgeler tespit edilecek ve bu bölgelerde her ne amaçla olursa olsun içme suyu rezervlerini tehdit edecek boyutta su kullanımına müsaade edilmeyecektir. Her üç kurum 2007 sonuna kadar bölge sınırlarını belirleyeceklerdir. 11. Yerüstü ve yeraltı su kaynakları evsel, endüstriyel atıklar, yanlış tarımsal sulamalar ve bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımı sonucunda kirletilmekte, çevre ve insan sağlığına zarar vermektedir. 15

Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması için toplumsal eğitim programları geliştirilerek daha ağır yaptırımlar getirilecektir. Sanayi tesislerinin kullandıkları su miktarı belirlenecek, atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmasının kesinlikle önüne geçilecek, özellikle atık suyun tekrar arıtılmadan yeraltına bırakılmasının önüne geçilmesini sağlamak için ağır cezai yaptırımlar uygulanacaktır. İl Özel İdaresi, DSİ, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile BTSO bu konuda tespit çalışmalarını 2007 sonuna kadar bitireceklerdir. Uygulanacak cezai yaptırımları da aynı dönem içerisinde belirleyeceklerdir. 12. Su kaynaklarının verimli ve etkin kullanılabilmesi için su kaynaklarının kirletilmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan doğaya bırakılmasının önüne geçilebilmesi için her türlü tedbir alınacaktır. Öncelikli olarak Nilüfer ve Doğancı Barajları ile Nilüfer Çayı, İznik ve Uluabat gölleri yakın koruma havzalarında bulunan yerleşim birimleri ve sanayi tesislerinin atık sularının arıtılmadan doğaya bırakılmasının önüne geçilecektir. İl Özel İdaresi görev alanında bulunan köy kanalizasyonlarının çıkışlarına Doğal Arıtma yaparak örnek bir çevre hareketi başlatacağını taahhüt etmiştir. BUSKİ, ilçe ve belde belediyeleri ve Organize Sanayi Bölgeleri ile sanayi tesisleri 2007 sonuna kadar bir eylem planı hazırlayacaklar ve en geç 2010 yılı sonuna kadar arıtma tesislerini bitirmeyi taahhüt edecekler ve planlarına uyacaklardır. İl Özel İdaresi arıtma tesisi olmadan hiçbir köyde kanalizasyon inşaatına başlamayacaktır. 13. Arıtma tesisinin yapımının yanı sıra işletilmesi esnasında yaşanan sorunlar ve yüksek işletme maliyetleri sebebiyle çalıştırılmadıkları da bilinen bir gerçektir. Bunun önüne geçmek için aynı havzaya atık sularını bırakan kurum, kuruluş ve tesislerin üye olacağı bir veya birkaç Atık Su Arıtma Birliği kurulması konusunda mevzuat düzenlemesi de dahil olmak üzere çalışmalara hemen başlanacaktır. Ayrıca arıtma tesislerini çalıştırmayı teşvik edici yol ve yöntemlerin geliştirilmesi konusunda da bir çalışma başlatılacaktır. İl Özel İdaresi ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü bu konularda görevlendirilmiştir. 14. Tarım sektöründe ruhsatsız olarak sulama yapılan derin kuyular belirlenecek, YAS rezervi ve kullanılan su miktarı hesap edilerek YAS üzerindeki baskı ve tehdit oranı açığa çıkarılacaktır. Damla sulama sistemlerinde kullanılan su miktarının cazibe sulamaya göre %50 70 arasında tasarruflu olduğu göz önüne alınarak böyle bir kullanımın YAS rezervi üzerinde baskı ve tehdit olmayacağı görülürse damla sulama şartıyla bu kuyulara müsaade edilecek aksi takdirde kapatılma cihetine gidilecektir. Ruhsatlı kuyular için de benzer mecburiyetler getirilecek yağmurlama ve damla sulama sistemlerine geçilmemesi halinde ruhsatlarının iptaline gidilecektir. DSİ ve Tarım İl Müdürlüğü bu konularda görevlendirilmiştir. 15. İçme suyu ve sulama şebekelerindeki su kaçakların giderilmesi hususunda BUSKİ, İl Özel İdaresi, İlçe ve Belde Belediyeleri, Muhtarlıklar, DSİ, Sulama Birlik ve Kooperatifleri acilen bir çalışma başlatacaklardır. Su iletim hatları sürekli denetim altında tutulacaktır. 16. Üreticinin bilgi ve eğitim seviyesinin düşük olması, yayım sistemindeki yetersizlikler, araştırma sonuçlarının uygulayıcı birimler ile özellikle çiftçilere ulaştırılmasında, yeni teknolojilerinin kullanımında aksamalara yol açmakta ve araştırmadan beklenen yararlar tam olarak sağlanamamaktadır. Çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, geleneksel ve yerleşik alışkanlıklar yeni tarım teknolojilerinin kabulü ve uygulanmasında aksamalara neden olmaktadır. Çiftçi Eğitimi ve yayım çalışmaları ile modern tarım tekniklerinin ve basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması sağlanarak, tarımsal kirleticiler olan kimyasal gübre ve ilaçların bilinçli kullanımı konularında çiftçiler eğitilecektir. İL Özel İdaresi, Üniversite, DSİ, Tarım İl Müdürlüğü 2007 sonbaharında Eğitim çalışmalarına başlayacaklardır. Ayrıca Zirai ilaç bayilerinde satışa sunulan veya çeşitli yollarla çiftçilerimizin kullanımına sunulan zirai ilaçlar mercek altına alınacak, ruhsatlı alanların haricinde kullanımının önüne geçilecektir. 16

17. Tarım İl Müdürlüğü iyi tarım uygulamaları konusunda bir çalışma başlatacak ve 2007 yılı sonbaharını bu işin eğitiminin gerçekleştirilmesi şeklinde değerlendirecektir. Üç yıl içerisinde ihracat ve iç tüketime dönük sebze meyve üretim alanlarının tamamında iyi tarım uygulamalarına geçilmesi sağlanacaktır. Bu uygulamayı destekleme amacıyla Gıda Araştırma Enstitüsünün laboratuarlarının modernize edilmesi için gerekli destek İl Özel İdaresi, Uludağ İhracatçılar Birliği ile Enstitünün kendi kaynaklarından sağlanacaktır. 18. Toprak ve su kaynaklarının kirletilmesinin önüne geçilmesini önlemenin başlıca yöntemlerinden birisi de ürünlerde pestisit kontrolü yapmaktan geçmektedir. İhraç ürünlerinde gerekli denetimler firmalar tarafından yapılırken aynı denetimin iç tüketimde yapıldığını söylemek güçtür. Tarım İl Müdürlüğü büyük marketlerin sebze meyve reyonlarından başlamak üzere hallerde ve tüketim noktalarında denetimlere başlayacaklar, sağlığa zararlı ürünlerin satışına mani olacaklar, satanlar hakkında cezai yaptırımlar uygulayacaklardır. 19. Sulama birlikleri ve sulama kooperatifleri ile çiftçilerimize, en kısa sürede suya ihtiyaçları en az bitki deseni seçilmesi, suyun tasarruflu kullanılması ve benzeri konularda hızlandırılmış bilgilendirme yapılması sağlanacaktır. İl Özel İdaresi, Üniversite, DSİ ve Tarım İl Müdürlüğü bu konuda işbirliği yapacaklardır. 20. Bitki deseni, ürünün piyasa değerine göre ve çiftçi tarafından belirlenmektedir. Sulama tesisinin sulama sezonunda su yetersizliğine neden olmaması için sulama projeleri hazırlanırken çiftçi eğilimleri de dikkate alınacaktır. 21. Sulama ve drenaj kanallarının periyodik bakım ve onarımının düzenli yapılması, su ve işletme kayıplarının en aza indirilmesi için çiftçi örgütlenmesi ile çiftçi katılımı sağlanarak sulama tesislerinin bakım, onarım ve işletilmesinin direk kullanıcılar tarafından yapılması sağlanacaktır. İl Özel İdaresi ve DSİ bu konuda 2007 yılı sonuna kadar bir yöntem belirleme çalışması yapacaklardır. 22. Ülkemizde tarım sektöründe üretici sayısı çok ve işletmeler küçük ölçeklidir. Üreticilerin kooperatifçilik ruhu içinde bir çatı altında birleşerek ekonomik yaşamlarını sürdürmeleri desteklenerek, özendirilecektir. 23. Toprağın organik maddece zenginleştirilmesi (yeşil gübre, hayvan gübresi verilmesi) toprağın su tutma kapasitesini arttırarak, suyun toprak yüzeyinden bağımsızca akması ve buharlaşmasına engel olur. Bu nedenle, toprağın su tutma kapasitesini arttırıcı tarımsal tedbirlerin alınması sağlanacaktır. Anız yakmanın kesinlikle önüne geçilecek, eğitim, ceza ve inzibati önlemler de dâhil olmak üzere her türlü önlem alınacaktır. Ayrıca ikinci ekim yapmayı mazeret göstererek anız yakmaya teşebbüs edenlere alternatif bir yöntem olarak anız parçalama ve doğrudan ekim makinaları ile örnek çalışmalar gerçekleştirilerek üreticilerin bilgilenmesi sağlanacaktır. Tarım İl Müdürlüğü konunun takipçisi olacak, İl Özel İdaresi destek verecektir. 24. Bitki artıklarının, plastik malçların ve saydam olmayan maddeler vb. ile toprak yüzeyinin kapatılarak topraktaki buharlaşmanın azaltılması sağlanabilir. Yoğun sebze üretiminde plastik veya sentetik malçlar veya örtüler damla sulama sistemi ile kullanılarak toprak yüzeyinden olan buharlaşmayı büyük ölçüde önler. Özellikle geniş alanlara yayılan sığ sulardaki buharlaşmanın önüne geçmek veya azaltabilmek hususunda Üniversite bir araştırma çalışması başlatacaktır ve ilgili Birlik ve Kooperatifler araştırma çalışmaların uygulama aşamasında sorumlu olacaklardır. 25. Sulamada kapalı sistemlere geçilerek, açık kanallar terk edilecektir. Geleneksel yüzey sulama yöntemleri yerine, damla ve mikro yağmurlama gibi basınçlı sulama yöntemlerinin tercih edilmesiyle, hem verim ve kalitede artış sağlanacak, hem de büyük ölçüde su tasarrufu sağlanmış olacaktır. Tasarruf edilen suyla mevcut arazilerin iki katına yakın bir bölümünün sulanması da mümkün hale gelecektir. İl Özel İdaresi ve DSİ yeni projelerinde kapalı sistemleri 17

tercih ederken, mevcut sulama tesislerinde yıpranma durumu da dikkate alınarak yenileme çalışmaları sırasında çiftçi katılımı esas olmak üzere kapalı sistemleri öne çıkaracaklardır. Ayrıca mevcut açık kanallarla sulama yapılan YAS sulamalarında basınçlı kapalı sisteme geçiş halinde sağlanacak su tasarrufu konusunda bir çalışma başlatacaklardır. Yerüstü sulamalarında var olan potansiyel enerjiyi değerlendirecek bir sulama yöntemi benimsenecektir. 26. Ülkemizde mevcut sulama sistem ve şebekelerde, sulama ücretlerinin kullanılan su miktarına göre değil, yetiştirilen ürün bazında birim tarım alanına göre toplanması bir taraftan aşırı su kullanımına sebep olurken diğer taraftan sulamada adaletsizlikler meydana getirmektedir. Şebekenin başındaki üreticiler daha çok su kullanma imkânına kavuşurken şebekenin sonundaki üreticiler su kıtlığı çekmektedirler. Bu durum, sulama randımanının önemli ölçüde düşmesinin sebebi olmakta ve sulama tesisinin bir kısmının atıl kalmasına meydan vermektedir. Çözüm; Sulamada kullanılan su ücretlerinin kullanılan su miktarına göre ve israfı önleyecek bir fiyatla belirlenmesidir. İl Özel İdaresi, DSİ, Sulama Birlikleri, Sulama Kooperatifleri ve bütün su kullanıcıları en geç 3 yıl içerisinde suyun m3 hesabıyla kullanımına dönük bir sistem geliştireceklerdir. Başlangıç olarak, sulama ücretini ürün/dekar olarak değil sulama sayısı/dekar olarak belirleyecekler ve şebekede bulunan arazilerin tamamının eşit olarak sulanabilmesi için suyun israf edilmeyeceği caydırıcı bir ücret politikası uygulayacaklardır. Damla sulama ve yağmurlama yöntemlerini kullanan üreticilere sulama ücretlerinde indirim uygulanacaktır. 27. Alt yapı yatırımlarının rehabilitasyonu, mevcut tesislerin köy bazlı toplu, modern, basınçlı sulama sistemlerine dönüştürülmesi veya bu kapsamda yeni tesislerin inşası için hibe teşvikler verilmektedir (Örneğin, 14 Şubat 2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı Çerçevesinde Makine, Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Tebliği ( 2007/4 ) çıkmış olup, İşlemesiz tarım makineleri alımı ve bireysel damla sulama ve yağmurlama ( tarla içi) sistemleri için yapılacak proje başvurularında proje tutarının % 50 si oranında hibe verilmektedir. Üst limit (hibeye esas tutar) gerçek kişiler için 50.000 YTL- hibe 25.000 YTL, tüzel kişiler için üst limit 100.000 YTL- hibe 50.000YTL olarak belirlenmiştir). Tarım İl Müdürlüğü, konu hakkında üreticileri bilgilendirme toplantıları düzenleyecektir. Verilen hibenin kullanılması sırasındaki aksaklıklar, bürokratik zorluklar konusunda bir çalışma yaparak, Bakanlık makamına sunulmak üzere yönetmelik değişikliği de dâhil olmak üzere önerileriyle birlikte bir rapor hazırlayıp Kasım 2007 sonunda Valilik Makamına sunacaktır. 28. Topraktaki nemi muhafaza etmek ve sızma, buharlaşma vb. kayıpları minimuma indirmek için uygun tarım aletleri kullanımı sağlanacaktır. Önceki yılın ürün artığının tamamının veya çoğunluğunun toprak yüzeyinde bırakıldığı, toprak içinde dar toprak işleme ünitelerinin veya çizi açıcıların açtığı çiziye tohumun bırakılarak daha sonra üzerinin kapatılarak tek bir geçişte tarlanın işlendiği uygulama olan Toprak İşlemesiz (Doğrudan) Ekim tekniği teşvik edilecektir. Tarım İl Müdürlüğü konuyla ilgili örnek çalışmalara başlayacaktır. 29. Suyun verimli kullanılmasının sağlanması açısından kuraklığa dayanıklı, sertifikalı tohumluğa yönelinmesi, meyvecilikte kuraklığa dayanıklı az su tüketen anaç kullanımı ve münavebeli ekime ağırlık verilmesi sağlanacaktır. Tarım İl Müdürlüğü ve ilgili Birlik ve Kooperatifler bu konuda gerekli çalışmaları başlatacaktır. 30. İl Özel İdaresi ve DSİ görev alanları içerisindeki bütün su kaynaklarını yeniden gözden geçireceklerdir. Rezerv projelere yenilerini ekleyerek çevre ve sürdürülebilirlik sorunlarına yol açmamak şartıyla baraj, gölet ve HİS göleti gibi su depolama tesislerine öncelik verecek bir Su Kaynaklarının Etkin ve Verimli Değerlendirilmesi Projesi Eylem Planı hazırlayarak 2007 sonunda Valilik makamına sunacaklardır. 18

31. DSİ boşa akan kış ve bahar suları ile YAS kaynaklarını besleme hususunda bir çalışmayı hemen başlatacak ve konuyla ilgili ilk projeyi 2008 Haziranına kadar hazırlayacaklardır. 32. Dağlık alanlarda kar çitleri, bitki ekili alanlarda uzun boylu bitki bantları ile rüzgar perdeleri oluşturularak karların biriktirilmesi ve buharlaşmanın önlenmesi sağlanacaktır. Erozyonla mücadelenin de ele alınacağı ortak çalışma; İl Özel İdaresi, Tarım İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü işbirliği ile başlatılacaktır. 33. Eğimli bölgelerde ağaçlandırma, kontur sürüm, su hasadı (water harvesting) gibi su tutma ve yüzey akışı engelleyici önlemler alınacaktır. Bu konuda İl Özel İdaresi, Tarım İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü işbirliği ile örnek çalışmalar başlatılacaktır. 34. Su kaynağının kısıtlı olması ve yeterli olmaması durumunda; bitkilerin su-verim ilişkileri dikkate alınarak bitkinin suya hassas olmadığı dönemlerde sulama yapılmaması veya maksimum bitki su ihtiyacından daha az su verilmesi yoluyla kısıntılı sulama yapılması ve tasarruf edilen suyun diğer bitkilerin sulamasında kullanılması ile daha fazla alanın sulanması sağlanacaktır. (Bitkinin hassas dönemlerinin tespitiyle buna uygun sulama programlarının ve sulama sistemlerinin geliştirilmesi ile uygun bitki deseninin seçimi, mevcut suyla daha fazla alana ve sosyal kesime hizmet götürülerek daha fazla gelir sağlanması; gerek tarımsal gelir artışı gerek ekoloji gerekse yerüstü ve yeraltı su rezervlerimizin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.) Gereğinden fazla su kullanımı ile daha fazla ürün alınamayacağı gibi, taban suyunun aşırı yükselmesi, tuzluluk ve drenaj sorunları da yaşanmaktadır. Bugünkü ortamda birçok bitkide özellikle suya kolay ulaşan üreticiler tarafından bitki ihtiyacının neredeyse iki katına varan miktarlarda su kullanılmakta, kullanılan fazla suyun ürün artışına ise hiçbir katkısı bulunmamaktadır. Üreticilerin konu hakkında bilgilendirilmesi için araştırma çalışmalarına ihtiyaç vardır. Üniversite ve Tarım İl Müdürlüğü kısıtlı sulama konusunda araştırma yapan Menemen Toprak Su Araştırma Enstitüsü ile ekonomik değer arz eden sebze, meyve ve diğer tarım ürünlerinin gerçek su tüketimleri ve doğru sulama zamanı ve yöntemi ile ilgili olarak araştırma çalışmalarına hemen başlayacaklar ve sonuçları hakkında üreticileri bilgilendireceklerdir. 35. Ülkemizde, tarım topraklarının çok parçalı olması sulama randımanını düşürmekte, derine sızma ve buharlaşma kayıplarını arttırmaktadır. Tarımda ekonomiklik ve verimliliğin sağlanabilmesi için sulama projeleri arazi toplulaştırması ile birlikte gerçekleştirilmelidir. Arazi toplulaştırılması ile büyük ölçüde su tasarrufu sağlanabildiğinden bu çalışmalara hız verilecektir. 36. İçme suyu tesislerinden temin edilecek/edilen suyun amacı dışında (bahçe sulaması vb.) kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla her haneye su sayacı takılarak su kullanımının ücretlendirilmesi ve israf edilmemesi sağlanacaktır. Özellikle kırsal kesimde İl Özel İdaresi ve BUSKİ, 2008 yılı içerisinde konuya çözüm getireceklerdir. 37. Yeni içme suyu tesislerinin içme suyu göletleri ile tek noktadan hizmet prensibiyle birçok ilçe, belde ve köye hizmet verebilecek şekilde grup içme suyu tesisi olarak projelendirilmesi konusunda İl Özel İdaresi, DSİ, BUSKİ ve İller Bankası işbirliği ile başlatılan çalışmanın şekillendirilmesi sağlanacaktır. Coğrafi ve ekonomik şartların elverdiği ölçüde ortak ve büyük işletmeler tercih edilecektir. Kurulacak tesislerin sağlıklı işletilmesi ve denetimi amacıyla her bir tesis için İçme Suyu Birlikleri kurulması ve tesislerin işletilmesinin bu Birlikler aracılığıyla yürütülmesi sağlanacaktır. 38. Sanayi tesislerinde, su tüketimi az olan teknolojilerin araştırılması konusunda, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü ile BTSO ortak bir çalışma başlatacaktır. 19

39. Küresel ısınma, mevsimsel değişiklikler ve etkilerinden bahsedilerek içme suyunun tasarruflu kullanılmasının zorunluluğu, her türlü iletişim ortamı ile (ilan, afiş, radyo, TV) kullanıcılara anlatılması ve basında bu konuların sürekli gündemde tutulması sağlanacaktır. 40. İl kuraklık eylem planının geliştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanacaktır. 41. İl ana mali kaynaklarının acil ve acil olmayan koşullar için belirlenmesi. 42. Çiftçi kayıt sistemlerinin devamlı geliştirilmesi Tarım İl Müdürlüğü tarafından sürdürülecektir. 43. Kuraklık erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi bu plan dahili içerisinde başlatılacaktır.. 44. Mera, yaylak ve kışlaklarda mera ıslahı ve amenajman projeleri uygulamalarına Tarım İl Müdürlüğü sürdürecektir. 45. AR-GE çalışmalarında; kuraklıktan daha az etkilenen tür ve çeşitlerin geliştirilmesi, bölgelere göre ürün deseninin belirlenmesine yönelik çalışmaların hızlandırılması, kontrollü şartlarda çalışarak simülasyon çalışmaları ve modellemeler yapılması, CBS ve UA sistemlerinin izlemedeğerlendirme çalışmalarında daha yoğun kullanılması ile ilgili çalışmaların hızlandırılması, Sonuçların üretici şartlarında deneme demonstrasyonlarının yapılarak farkındalığın yaratılması sağlanacaktır. 46. Havza yağış sularının toprağa, yeraltına verilmesi için havza erozyon kontrol çalışmaları ile yamaç arazilere ve derelere kuru taş sekiler yapımının yaygınlaştırılması DSİ, Tarım İl Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından sağlanacaktır. 47. Bütün korumasız tepelerin ağaçlandırılması Orman Bölge Müdürlüğü tarafından sağlanacaktır. 48. Arazi kullanım planlaması Orman Bölge Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılarak; eğimli alanlara ekilecek bitkiler, kuru alanlara ekilecek bitkiler ve sulu alanlara ekilecek bitkilerin belirlenmesi yönündeki çalışmalarını 2007 yılı sonunda bitirmiş olacaklardır. 49. Geçim planlaması çalışmalarına Bursa İl Özel İdaresi hemen başlayacak ve kuraklıkta nüfusu geçindirecek önlemler alınarak yerinde tutulması ile geçim şartları kısıtlı alanlardaki nüfusun geçici iskan sağlanacak yerlerin planlaması konularında rapor hazırlayacaklardır. 50. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının envanter kaydı ve ölçümlerinin devamlılığı ile arz talep dengesinin takibi ve sürekliliğinin saptanması konusunda DSİ çalışmalarına başlayacaktır. 51. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanımının önlenmesi yönünde Bursa İl Özel İdaresi ve Tarım İl Müdürlüğü çalışmalarına başlayacaklardır. 52. DSİ tarafından YAS kuyularının uygun yerlere açtırılması, mevcutların ıslahı, ruhsatsız kuyuların iptali konularında çalışmalarına hemen başlayacaktır. 53. Drenaj ve kaynak sularının dönüşüm içerisinde kullanımının sağlanması konusunda Bursa İl Özel İdaresi, DSİ ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü çalışmalarını hemen başlatacaklardır. 54. Çiftçilerin ortak hareket etmeleri, ücretlerin toplanması, etkin bilgilendirilmeleri için örgütlenmelerinin sağlanması konusunda Sulama Birlikleri, Sulama Kooperatifleri ve ilgili birlik ve kooperatifler çalışmalarına hemen başlayacaklardır. Kurumsal Tedbirlerin hayata geçirilmesinin yanında riskli dönemlere göre alınması gereken önlemler şablon olarak bir sonraki sayfada KURAKLIK EYLEM PLANI başlığı altında maddeler halinde belirlenmiştir. 20

3.6. KURAKLIK EYLEM PLANI KURAKLIĞA HAZIRLANMA KISITLAMA ACİL EYLEM İl yıllık yağışı, uzun yıllar il yağış ortalamasından az, yeraltı ve İl yıllık yağışı, uzun yıllar il yağış ortalamasından az, İl yıllık yağışı, uzun yıllar il yağış ortalamasından çok az, yer yerüstü su seviyeleri düşüyor. Eylül-Ekim-Kasım-Aralık yağışı kurak yer altı ve yerüstü su seviyeleri düşüyor. Ekim- altı ve yerüstü su seviyeleri düştü. Ekim-Kasım-Aralık-Ocakyıllara paralel. Kasım-Aralık-Ocak-Şubat-Mart yağışı en kurak yıla Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran yağış toplamları en kurak yıl yaklaşıyor. düzeyinde. Alınması Gereken Önlemler Alınması Gereken Önlemler Alınması Gereken Önlemler 1-Tarımsal Kuraklık Eylem Planı İl üyelerinin, kurumsal plan görevlerini gözden geçirmeleri. 2-Kuraklık ve riskleri konusunda yazılı ve görsel basının bilgilendirilmesi. 3- Toprak neminin periyodik tespiti ve izlenmesi. 4- Tarladan bitki çıkışlarının takibi, sorun varsa alternatif ürün ekimi. 5- Kimyasal gübre kullanımının azaltılması, toprağın su tutma kapasitesinin artırılması için organik gübre kullanımı. 6-Beklenen su talebinin tespiti. 7-Münavebeli ürün yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması ve münavebede su tüketimi az olan bitkilere yer verilmesi. 8-Sulu alanlarda yapılacak yazlık ekilişlerde, mahallinde hazırlanacak su kullanma ve sulama programlarına titizlikle uyulması, gerektiğinde ekimden önce üreticilere bildirilmesi. 9-Tüm su sistemlerinde izleme planı gereği suları takiple, gönüllü ve zorunlu kısıtlamalar dışında koruma amacını gerçekleştirmek. 10-Su kullanma planlarının yapılması ve uygulanması. 11-Kullanım kesintilerini izleme ve fiyat artışına hazırlık yapılması. 12-Eğer suyun korunmasında bir ilerleme olmaz ise kısıtlamanın planlanması. 13-Kişi başına su kullanımının belirlenmesi. 14-Caddelerde suyun serbest kullanımı ve asfalt yıkanmasının yasaklanması. 15-Suyun kıt olduğu veya güvenilir olmadığı yerlerde, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin seçilmesi. 16-Kuraklık ve su kaynakları konusunda, medya ve halkı bilgilendirmek ve sürekliliğini sağlamak. 17-Buharlaşma ve diğer su kayıplarını azaltmak, kaliteyi yükseltmek için damla sulama yapılmasında, çiftçilerin desteklenmesi. 1-Mevcut ekim alanlarında, bitki çıkış ve gelişme oranlarının tespiti. 2-Ürün tahminlerinin yapılması. 3-Alternatif ürün çeşitlerinin planlaması. 4-Ürün kayıplarının hesaplanması. 5-Hububat yetiştiriciliği yapılan alanlarda korunga, lig gibi yem bitkilerinin devreye sokulması. 6-Sulama alanlarında su arzı ve yönetiminde alınacak tedbirlerin belirlenmesi, su kullanıcılarıyla karara bağlanması. 7-Su kısıtlamalarının arz-talep dengesi doğrultusunda başlatılması. 8-Şekerpancarı yetiştirilen alanlarda Türk Şeker Şirketi ile protokol yapılarak kısıtlamaya gidilmesi ve ekim nöbetinin 5 yıla çıkarılmasının temini. 9-Çeltik yetiştiriciliğinde ruhsatsız alanlarda yetiştiriciliğe kesinlikle yer verilmemesi. 10-Toplumu tehdit eden salgın hastalıklara karşı gerekli tedbir ve mücadelenin yapılması. 11-Çiftçilerin basınçlı, damla sulama sistemine teşviki amacıyla, malzeme alınmalarını desteklemeye devam edilmesi. 12-Kış ve feyezan suları ile bahar sulaması yapılması. 1-Tarımsal Kuraklık Yönetimi Koordinasyon Kurulunun Acil Eylem uygulama kararı. 2-Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezlerince Acil Eylem Planının uygulanmaya konulması ve görev dağılımının yapılması. 3-Eylem planının mali portresi çıkarılarak ek ödenek tespiti. 4-Tarım ürünlerinin yangına hassas dönemlerinde gözetleme ve müdahale ekiplerinin hazır bulundurulması. 5-Orman yangınlarında alınan tedbirlerin en üst düzeye çıkarılması. 6-Hayvan yem ihtiyacı ve temin edilecek yerlerin belirlenmesi ve ikmali. 7-Ürün üretim tahminlerinin yapılması. 8-Kuraklığa maruz kalan üreticilerin zarar tespiti yapılması. 9-Kuraklık nedeniyle ortaya çıkan gıda, geçim ve ekonomik sıkıntılar sonucu oluşan sosyal huzursuzlukların en aza indirilmesi için kamu ve sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmaların yapılması. 10-Kısıtlı sulama ve su tasarrufunu sağlayan sulama tekniklerinin uygulanması. 11-Evsel ve diğer su kullanımının azaltılması. 12-Yerleşim alanlarındaki tüketicilerin belirlenen oranda su tüketiminin azaltılması. 13-Bütün işyerlerinde belirlenen oranda su tüketiminin azaltılması. 14-Mevcut suyun tarlada kullanımında harcanan su miktarına göre ücretlendirme yapılması. 15-Yeraltı su rezervinin su bütçesi göz önünde bulundurularak kontrollü kullanımının sağlanması. 16-İkinci ürün yetiştiriciliğinde dane mısır, pamuk, patates gibi ürünlerin yerine daha az su tüketen bitkilerin yetiştirilmesi. 21

3.7. KURAKLIK PLANLAMASI Rastlanılacak herhangi kurak bir dönem için; KURAKLIK KOORDİNASYON KURULU (KKK) ve KURAKLIK İZLEME VE RİSK DEĞERLENDİRME KOMİTESİ (KİRDK) ile KURAKLIK KRİZ MERKEZİ (KKM) çatısı altında çalışmalar yürütülecektir. 3.7.1. KURAKLIK KOORDİNASYON KURULU (KKK) Vali Başkanlığında Bursa İl Özel İdaresi koordinatörlüğünde; Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ, Tarım İl Müdürlüğü, DSİ ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü nün üst düzey yöneticilerinden oluşur. Kuraklık Koordinasyon Kurulu nun görevleri; 1. Kuraklık Eylem Planını hazırlatmak, uygulanmasını sağlamak, 2. Kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, 3. Kuraklık İzleme ve Risk Değerlendirme Komitesinden gelecek öneriler doğrultusunda kuraklık görülen yerlerde Kuraklık Eylem Planını uygulamak, 4. Kuraklık Eylem Planının uygulanmasında karşılaşılacak finansman ve teknik konularda sorunları gidermek, 5. Alt komite ve grupların; araştırma ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, 6. Kuraklık ve su kaynakları konusunda medya ve halkı bilgilendirmek 7. İhtiyaç duyulan yasa ve yönetmeliklere ilişkin tasarıların hazırlanması için önerilerde bulunmak. 3.7.2. KURAKLIK İZLEME VE RİSK DEĞERLENDİRME KOMİTESİ (KİRDK) Bursa İl Özel İdaresi koordinatörlüğünde; Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ, Tarım İl Müdürlüğü, DSİ, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Ziraat Odaları ndan uzman yetkili kişilerden oluşur. Kuraklık İzleme ve Risk Değerlendirme Komitesi nin Görevleri; 1. İlgili bulundukları kamu kurum ve bağlı kuruluşlarından konu ile ilgili tüm envanter dokümanlarını ve sürekli günlük rasat bilgilerini almak, 2. Kuraklık sonucu meydana gelebilecek ekonomik ve sosyal sorunları tespit etmek, 3. Toplanan verileri değerlendirmek, risk analizi yapmak ve yaptırmak, 4. Risk analiz sonuçlarına göre Kuraklık Eylem Planı hazırlamak ve Koordinasyon Kuruluna sunmak, 5. Kuraklık sonrası çalışma faaliyetlerini belirlemek ve Koordinasyon Kuruluna sunmak. 22

4. SONUÇ Türkiye, bir deprem ülkesi olduğu kadar bir kuraklık ülkesidir. Küresel ısınmanın da katkısıyla, etkileri daha şiddetli olarak hissedilebilecek olan kuraklık, Türkiye tarihinde ne ilk kez ne de son kez yaşanacaktır. Türkiye de yaşanan kuraklığın topografik yapıdan kaynaklanan meteorolojik nedenlerinin açıklanması mümkündür. Kuraklıkla yüzleşmeden önce bilinçli olarak yapılan faaliyetler, kuraklığın olumsuz etkilerini daha az hissedilebilir seviyede tutar. Bu nedenle bireysel ve kurumsal olarak bu eylem planında da açıklandığı gibi yapılması gereken faaliyetler birer vazifedir. Etkileri en şiddetli tarımda hissedilecek olan kuraklık; alınacak tedbirler doğrultusunda doğru tekniklerin uygulanması, eğitimli ve bilinçli bir yapı kazanılması, planlama ve yatırım faaliyetlerinin en kısa sürede tamamlanması ile sıkıntıların daha az seviyede yaşanılan bir süreç olarak önümüze çıkacaktır. Kuraklık la karşı karşıya kalındığında, plan yapmaya ve çözüm üretmeye vakit olmadığından Bursa Valiliği olarak bu plan hazırlanarak ilk adım atılmaya çalışılmaktadır. Risk azaltmak, müdahale etmek ve iyileştirmek ise bunu takip eden diğer adımlardır. DSİ ve İl Özel İdaresi tarafından sayıları arttırılan gölet, baraj gibi su tutma yapıları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nın modern sulama tekniklerine desteği bir çeşit risk azaltma metodu olarak sayılabilmekte ise de planın bireysel ve kurumsal öneriler kısmında verilen önlemlerin yaşama uyarlanabilmesi zorunluluğu gün geçtikçe kendini hissettirecektir. Bu nedenle, meteorolojik kuraklık kendini göstermeye başladığı andan itibaren su planlamalarının (ne kadar su mevcut olduğu ve mevcut suyun nasıl kullandırılacağı vb.), tarımsal üretimde alınacak tedbirlerin (kısıtlı sulama, bitki seçimi) planlamalarının mevcut olması ve uygulamaya geçilmesi, karşılaşılan afetin en az hasarla atlatılması anlamını taşıyacaktır. Kuraklıkla mücadele bir takım çalışmasıdır, tek bir disiplinle asla başa çıkılamayacak bir durumdur. Kuraklık yaşayan diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi yarı kurak olarak ifade edilen bizim ülkemizde de ulusal kuraklık merkezi ve bağlı yerel merkezler oluşturulması gereği aşikârdır. Şehrimizde yapılan bu çalışma; bu konuda yapılacak Ulusal Çalışmalarda ilk basamak olabilmesi ve Bursa Halkımızın güzel yarınları yaşayabilmesi dileğimiz ile gerçekleşecektir. 23