TEVSİ YATIRIMLARDA VERGİ İNDİRİMİ TEŞVİKİ Nesimi YAŞAR* 1- GİRİŞ Yatırım Teşvik mevzuatı gereğince; tevsi (yenileme, ilave) yatırım yapan mükelleflerin kullanabileceği vergi indirimi hakkının, yine aynı mevzuat ile önemli oranda sınırlandırıldığının ve bu yüzden de vergi indirimi hakkının tamamının kullanımının uzun yıllar alacağının tespiti, ile bu durumun düzeltilmesi konusundaki önerilerimiz, bu Yazımız ın konusunu teşkil etmektedir. Bu Yazımızda Yatırım Teşviklerinin tamamını açıklama amacımız yoktur. Aynı şekilde, yatırım teşviklerinden bir tanesi olan vergi indirimi bütün boyutları ile burada açıklanmayacaktır. Bu Yazıda yalnızca; tevsi yatırım yapılması halinde, yatırım teşviklerinden vergi indirimi hakkı nın, mükelleflere sağladığı katkı, hakkın tamamının kullanımının ne kadar süre alacağı, etkinliği incelenecek, bu konudaki eleştiri ve önerilerimiz belirtilecektir. 2- KONU İLE İLGİLİ MEVZUAT Bu Yazımızı ilgilendiren Mevzuat aşağıda sıralanmıştır: a) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 32/A Maddesi. Söz konusu Kanun un (32/A) maddesi, 5838 sayılı Kanun un (Resmi Gazete Tarihi: 28.02.2009, Sayısı: 27155 Mükerrer) 9 ncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununa eklenmiştir. b) 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (Resmi Gazete Tarihi: 19.06.2012, Sayısı: 28328). c) Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2012/1), (Resmi Gazete Tarihi: 20.06.2012, Sayısı: 28329). Yukarıda belirtilen Tebliğ e göre Tevsi Yatırım; Mevcut bir yatırıma üretim hattı veya makine ve teçhizat ilavesiyle kapasitenin artırılmasına yönelik olan ve mevcut tesis ile alt yapı müşterekliği oluşturarak bir bütün teşkil eden yatırımları ifade eder. Komple yeni yatırım da Tebliğ de şu şekilde tanımlanmıştır: Mal ve hizmet üretimine yönelik olarak ana maki- * Yeminli Mali Müşavir (E. Maliye Başmüfettişi) 141
ne ve teçhizat ile yardımcı tesisleri içeren, gerektiğinde arazi-arsa ve binainşaat harcamalarını da ihtiva eden, yatırımın yapılacağı yerde aynı üretim konusunda mevcut tesisi veya mevcut tesisi ile altyapı bütünlüğü bulunmayan yatırımları ifade eder. Konumuz açısından KVK nun 32/A maddesinin 4 ncü fıkrasını aynen aşağıya aktarıyoruz: (4) Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır. İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanır. 3- KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Özetle Kanun diyor ki tevsi yatırım yapmış iseniz; 1. Koşul: Her şeyden önce indirimli kurumlar vergisi oranı yolu ile vergi indirimi hakkınızı ancak yatırımınızın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde kullanabilirsiniz. 2. Koşul: Yatırımınız kısmen veya tamamen faaliyete geçtikten sonra; bu yatırımdan elde edilen kazancı ayrı hesaplarda izlemek suretiyle net bir şekilde tespit edebiliyor iseniz, indirimli kurumlar vergisi oranını bu kazanca uygulayın. Yatırımdan elde edilen kazancınınızı ayrı hesaplarda izlememiş ve net bir şekilde tespit edemiyor iseniz bu durumda da şu şekilde hareket edin: Tevsi yatırımınız kısmen veya tamamen faaliyete geçtikten sonra işletmeniz bir kazanç elde etmiş ise öncelikle; a) tevsi yatırım tutarı ile; b) tevsi yatırımlar da dahil toplam sabit kıymetler tutarını orantılayın, c) bulduğunuz bu orantıyı, işletmenizin dönem kazancına uygulayarak tevsi yatırıma isabet eden kazancı bulun, d) indirimli kurumlar vergisi oranını, bulduğunuz bu tevsi yatırımdan elde edilen kazanca uygulayın. 142
Görüldüğü üzere vergi indirimi yönünden yatırım teşviki 3 aşamadan oluşmaktadır: 1. Tevsi yatırımın tamamlanıp faaliyete geçirilmesi, 2. Tevsi yatırım faaliyete geçtikten sonra bir kazanç elde edilmesi ve 3. Vergi teşviki tutarının hesaplanması. Tevsi yatırımlarda vergi indirimi teşviki nin, yatırımın faaliyete geçmesinden sonra uygulanmaya başlanması konusundaki eleştirilerimiz aşağıda sunulmuştur: Teşvik mevzuatına göre işletmeler, yaptıkları tevsi yatırım kısmen veya tamamen faaliyete geçinceye kadar vergi indirimi hakkından yararlanamayacaktır. Yatırım devam ettiği müddetçe işletme, sanki yatırım yapmıyormuş gibi, teşvik belgesi yokmuş gibi hareket edecektir. Türkiye deki işletmelerin yatırım yapmaya karar vermeleri ile yapılan yatırım sonucu üretilen ürünlerin satılmasına kadar geçen yatırım sürecinin çok ciddi bir zaman aldığını belirtmeliyiz. Yatırım süreci; yatırımın fizibilitesinin yapılması (ki, fizibilite yapılması dahi bazen ciddi zaman ve maliyet gerektirmektedir), doğru yatırım yapılmasına karar verilmesi, sabit yatırımın satın alınacağı tedarikçilerin araştırılması (ki, bunun için bazen defalarca yurt dışına gitmek gerekmektedir), tedarikçinin tercih edilmesi, tedarikçi ile pazarlık edilmesi, sipariş verilmesi, yatırım için kredi bulunması, akreditif açılması, yatırım sabit kıymetinin satın alınması, avans paraların gönderilmesi, teşvik belgesinin çıkartılması, yatırımın nakliyesinin gerçekleştirilmesi, gümrüklemesinin yapılması, montajının yaptırılması (ki, bazı yatırımlarda montaj dahi birkaç ayı bulabilmektedir), testlerin yapılması, analizlerin yapılması, deneme üretimlerin yapılması, numune üretimi yapılması, numune ürünlerin müşterilerin beğenisine ve eleştirisine sunulması, seri üretime geçilmesi, üretilen ürünlerin reklam ve tanıtımının yapılması, üretilen ürünlere müşteri bulunması, üretilen ürünlerin pazarlama ve satışı ve en önemlisi tahsilat (ki, ülkemizde maalesef çoğunlukla uzun vadeli çekler ile satışlar yapılmaktadır) vs. aşamalarından oluşmaktadır. Sıralanan yatırım süreci ve yapılan yatırımın geri dönüşümü aşamalarının tamamlanması bazen birkaç yılı dahi almaktadır. Yukarıda sıralanan yatırım sürecinden de görüleceği üzere; kısıtlı sermayeler ile çalışan ülkemiz sanayicilerinin yatırım yapmalarının ne kadar zahmetli, meşakkatli ve bir o kadar da riskli bir faaliyet olduğu görülecek- 143
tir. Bazı durumlarda yatırımın tamamlanıp tam nemasının elde edilmesi aşamasına gelindiğinde söz konusu sabit yatırımın, teknolojik olarak geride kaldığı dahi olmaktadır. Bütün bu aşamalar göz önünde bulundurulduğu takdirde; işletmenin yapacağı tevsi yatırım a yukarıda ifade edildiği şekilde, yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra katkı sağlanması, gecikmiş bir katkı olmaktadır. Kanaatimizce; yatırım yapacak, büyüyecek, istihdam sağlayacak işletmelere daha baştan, yatırım yapılmaya karar verildiğinde, yatırıma başlandığında veya yatırım konusunda aksiyona geçildiği anda (örneğin proforma fatura düzenlendiğinde) derhal indirimli kurumlar vergisi oranının devreye girmesinin sağlanması halinde katkı bir cansuyu, motivasyon aracı olabilirdi. Tabii ki; işletmenin yatırımı yapmaması veya öngörüldüğü şekilde yapmaması/yapamaması halinde Devlet mahrum kaldığı vergiyi cezası ve faizi ile birlikte tahsil etme yoluna gitmelidir. Bu konuda kimsenin itirazı olmaz. Zarar Eden İşletmeler Desteklenmemektedir. Konunun bu aşamasında şunu da belirtmekte fayda var ki; mevcut teşvik mevzuatı nın kârlı işletmelere bir katkısı vardır. Bir başka ifade ile sistem; yatırım yapan ancak faaliyetleri sonucu kâr elde eden işletmeleri desteklemektedir. Zarar eden işletmelerin yatırım yapması (ya da yatırım yapan işletmelerin yatırımdan sonra zarar etmesi) halinde bir teşvik veya katkı bulunmamaktadır. Zarar eden ancak bu zarardan kurtulmak için çaba harcayan, yatırım yapan, riske giren işletmeler mevcut teşvik sisteminde (indirimli kurumlar vergisi yönünden) desteklenmemektedir. Aynı şekilde yatırım yapmakla birlikte zarar eden veya yeterince kâr elde edemeyen işletmeler de teşvikten yararlanamamaktadır. Tevsi Yatırımlarda Vergi İndirimi Teşviki. İşletmenin ilk koşulu yerine getirdiğini, tevsi yatırımı kısmen veya tamamen faaliyete geçirdiğini ve yapılan faaliyetler sonucu bir kazanç elde ettiğini varsayalım. İşletme bundan sonraki aşamada, faaliyet kazancının ne kadarlık kısmının tevsi yatırımdan elde edildiğini hesaplayacaktır. Faaliyet kazancının ne kadarlık kısmının tevsi yatırımdan elde edildiğinin hesaplanmasını bir örnekle açıklamak gerekir ise: İşletmenin son teşvik mevzuatına göre yaptığı tevsi yatırımın tutarı 2 milyon TL olsun. 144
Yapılan tevsi yatırım da dahil olmak üzere işletmenin toplam sabit kıymetleri tutarı 10 milyon TL olsun. Bu durumda işletmenin yaptığı tevsi yatırım tutarının, yatırım yapıldıktan sonraki toplam sabit kıymet varlığına oran; 2 milyon / 10 milyon = % 20 olacaktır. Bu oran (2/10 veya % 20); işletmenin dönem kazancının ne kadarlık kısmının yeni yatırımdan elde edildiğini gösteren orandır. İşletmenin ilgili dönem kazancı (mali kârı) da 1 milyon TL olsun. Bu durumda işletme; dönem kazancı olan 1 milyon TL nın % 20 lik kısmına (200 bin TL) indirimli kurumlar vergisi oranını uygulayacaktır. Dönem kazancının geriye kalan 800 bin TL lık kısmına ise normal kurumlar vergisi oranını uygulayacaktır. Bu örnekte; yatırımın 3 ncü bölgede, yatırıma katkı oranının: % 25, yatırıma katkı tutarının: 2 milyon x % 25 = 500 bin TL, kurumlar vergisi indirim oranın da % 60 olduğunu varsayalım. Söz konusu işletme, ilgili dönemde elde etmiş olduğu 1 milyon TL lik kazancının; 800 bin TL lik kısmını % 20 normal kurumlar vergisi oranı üzerinden = 160 bin TL, 200 bin TL lik kısmını da teşvik mevzuatı uyarınca indirimli kurumlar vergisi oranı olan % 8 üzerinden = 16 bin TL, kurumlar vergisi ödeyecektir. İşletme bu dönemde toplam: 160 + 16 = 176 bin TL kurumlar vergisi ödeyecektir. Yatırım teşviki olmasa idi işletmenin bu dönemde ödemesi gereken kurumlar vergisi 200 bin TL olacaktı. Yatırım indirimi dolayısı ile bu dönemde kullanabildiği vergi indirimi hakkı ise yalnızca 24 bin TL olacaktır. 145
Yukarıdaki verileri bir TABLO halinde sunmak gerekir ise: Yatırım Öncesi Sabit Kıymet Tutarı Yapılan Sabit Kıymet Yatırım Tutarı Y A T I R I M İ L E İ L G İ L İ B İ L G İ L E R Yatırım Sonrası Sabit Kıymet Tutarı Yapılan Yatırımın, Toplam Sabit Kıymete Oranı Yatırımın Yapıldığı Bölge Yatırıma Katkı Oranı (%) Yatırıma Katkı Tutarı 8.000.000 2.000.000 10.000.000 2/10 3 25 500.000 V E R G İ O R A N L A R I İ L E İ L G İ L İ B İ L G İ L E R Normal Kurumlar Vergisi Oranı (%) Kurumlar Vergisi İndirim Oranı (%) Yatırımdan Elde Edilecek Kazanca Uygulanacak Kurumlar Vergisi Oranı (%) 20 60 8 Yıl Kazancının Tamamı (Mali Kâr) Hiç Yatırım Yapılmasa İdi Ödencek Vergi K A Z A N Ç İ L E İ L G İ L İ B İ L G İ L E R Yatırımdan Elde Edilen Kazanç Yatırım İle Bağlantısı Olmayan Kazanç 1.000.000 200.000 800.000 V E R G İ T U T A R L A R I İ L E İ L G İ L İ B İ L G İ L E R Yatırımdan Elde Edilen Kazanç Üzerinden Ödenecek Vergi Yatırım İle Bağlantısı Olmayan Kazanç Üzerinden Ödenecek Vergi Yatırım Sonrası Ödenecek Toplam Vergi Yatırım Yapıldığı İçin Eksik Ödenen Vergi 200.000 16.000 160.000 176.000 24.000 Tablo dikkatli incelendiği zaman teşvik ile ilgili mevzuatın, tevsi yatırım yapan işletmelerimize çok büyük bir katkı sağlamadığı görülecektir. Potansiyel yatırıma katkı (vergi indirimi hakkı) tutarı (500 bin TL), kullanılan yatırıma katkı tutarı (24 bin TL) ile işletmelerin yaptıkları yatırımlar (2 milyon TL) ve ürettikleri vergi (176 bin TL) tutarı kıyaslandığında tevsi yatırımların ciddi anlamda ve zamanında teşvik edildiğini söylemek zordur. Örnekte yer alan işletmenin; her yıl aynı kazancı elde ettiğini (ve ileriki yıllarda da ilave bir yatırım yapmadığını) var sayarsak, yapmış olduğu yatırım karşılığında tevşvik mevzuatı ile hak olarak verilmiş katkı tutarının (500 bin TL) tamamını ancak (500 bin / 24 bin TL= 20,8) 20,8 yılda kullanabilecektir. 146
Halbuki; işletme kanunen sağlanmış vergi indirimi hakkını, dönem kazancının tamamına uygulayabilse idi; 1 milyon TL dönem kazancı üzerinden % 8 (80 bin TL) kurumlar vergisi ödeyecek, % 12 (120 bin TL) vergi indirimi hakkı kullanılmış olacaktı. Yasal olarak sağlanan 500 bin TL vergi indirimi (yatırıma katkı tutarı) hakkını da yaklaşık 4 yılda kullanmış olacaktı. Birinci Yatırımdan Sonra Yapılan 2 nci, 3 ncü Yatırımlar. Hemen belirtelim ki; işletmenin biraz önceki teşvik belgeli tevsi yatırımı ndan sonra yapacağı her bir ilave yeni yatırım ile indirimli oran uygulanacak kazanç değişecektir. Hatta şunu da söyleyebiliriz ki; yeni yatırımlar yapılması halinde (bu yatırımlar için teşvik belgesi çıkartılmaz ise) işletmenin indirimli kurumlar vergisi uygulayacağı kazanç ve kullanabileceği vergi indirimi daha da düşecektir. Komple Yeni Yatırımlarda Durum. Öte taraftan; komple yeni yatırımlarda böyle bir handikap söz konusu değildir. Öncelikle yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesi beklenilmemekte, belirli oranları aşmamak şartı ile yatırıma başlandığı andan başlamak üzere ve yatırım devam ederken dahi vergi indirimi imkanı kullandırılmaktadır. Komple yeni yatırımlar için yatırımın başlangıç tarihi, teşvik belgesi için Bakanlığa veya ilgili yerel birime müracaat tarihidir (BKK m. 24). Aynı şekilde komple yeni yatırımlarda, yatırımdan elde edilen kazanç ile yatırımdan elde edilmeyen kazanç şeklinde bir ayrıma gidilmemektedir. Komple yeni yatırımlarda işletmeler, yatırıma katkı tutarını daha hızlı bir şekilde kullanabilmektedirler. Yatırım teşvik mevzuatının komple yeni yatırımlara uygulanan boyutunda, inceleme konumuz açıdan eleştirilecek bir yön bulunmamaktadır. Komple yeni yatırımlarda; BKK ile yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesi beklenilmemekte, yatırım döneminde de (belirli oranları aşmamak kaydı ile) vergi indirimi hakkı kullandırılmaktadır. KVK nun 32/A maddesi ile de yatırımdan elde edilen kazanç hesaplamasına gidilmemekte, işletmenin elde ettiği kazancın tamamına vergi indirimi uygulanabilmektedir. Komple yeni yatırımlara uygulanabilecek olan ve yukarıda numarası 147
verilen Bakanlar Kurulu Kararı nın Vergi İndirimi başlıklı 15 nci maddesinin 5 nci fıkrası aşağıdaki gibidir: (5) Bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını aşmamak ve toplam yatırıma katkı tutarının; a) Büyük ölçekli yatırımlar ve bölgesel teşvik uygulamaları kapsamındaki yatırımlarda; 2 nci bölgede yüzde onunu, 3 üncü bölgede yüzde yirmisini, 4 üncü bölgede yüzde otuzunu, 5 inci bölgede yüzde ellisini ve 6 ncı bölgede yüzde seksenini, b) Stratejik yatırımlarda; 6 ncı bölgede yüzde seksenini, diğer bölgelerde yüzde ellisini, geçmemek üzere yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli gelir veya kurumlar vergisi uygulanabilir. Türkiye de Yatırım Durumu. Bilgi olarak şunu da ilave etmeliyiz ki; Türkiye de 01.01.2001 30.06.2013 dönemleri arasında 258.171.000.000 TL komple yeni yatırım ve 87.306.000.000 TL de tevsi yatırım yapılmıştır (Kaynak: Ekonomi Bakanlığı İnternet Sitesi). Yatırım rakamlarının büyüklüğü, yatırım süreci ve işletmeler ile kamunun yatırımlardan beklentileri düşünüldüğünde, tevsi yatırımlara uygulanan vergi teşvikinin daha etkin olması beklenir. 4- SONUÇ VE ÖNERİLER Daha hızlı, çok ve kaliteli mal ve hizmet üretimi sonucunu doğuracak; işletmelerimizin ulusal ve uluslararası alanda rekabet gücünü arttıracak, istihdam artışı sağlayacak, sanayileşme ve genel olarak da kalkınmamızı hızlandıracak en belli başlı faktörlerden birisi olan yatırımın önemi tartışmasızdır. Yatırımın önemini bilen bir ülke olarak; yabancı sermayeyi dahi yatırım yapmaya teşvik ve davet ettiğimiz bir zamanda, kendi ülkemizin sanayicisini yatırım yapma konusunda daha da cesaretlendirecek şekilde desteklemeliyiz. Konumuzun dar çerçevesi boyutundan bakıldığında aşağıdaki önerilerde bulunabiliriz: a) Tevsi yatırımlarda da yatırımın tamamlanması beklenilmeden, yatırım süresi boyunca da mükellefler vergi indirimi imkanından yaralandırılmalı; 148
b) Aynı şekilde, tevsi yatırımlarda da indirimli kurumlar vergisi, yalnızca yatırımdan elde edilen kazanca değil; yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, ilgili dönemin kazancının tamamına uygulanmalıdır. Ancak bu iki unsur birlikte uygulanır ise tevsi yatırım yapan mükelleflere vergi teşviki nin ekonomik ve moral desteği sağlanmış olur. Aksi takdirde; mevcut hali ve uygulaması ile teşvik ten beklenen verim ve sonucun alınamayacağı, teşvik in yatırım yapma kararını belirleyen faktörlerden birisi olamayacağı görüşündeyiz. Konunun tartışılması amacı ile son olarak şunu da belirtmek isteriz ki; zarar ettiği halde yatırım yapan ya da yatırım yaptıktan sonra zarar eden işletmelere de birtakım teşviklerin getirilmesi üzerinde çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu son husus, tevsi ve komple yeni yatırımların ikisi için de geçerlidir. KAYNAKÇA BKK (19.06.2012). 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı. Ankara : Resmi Gazete (28328 sayılı) Ekonomi Bakanlığı (20.06.2012). Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (2012/1), Ankara : Resmi Gazete (28329 sayılı). http://www.ekonomi.gov.tr/index.cfm?sayfa=ee7ee7b1-d8d3-8566-45201ce77e5f0fdd T.C. Yasalar (28.02.2009). 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 32/A Maddesi Ankara : Resmi Gazete (27155 Mükerrer Sayılı). 149
150