TİYATRO 12. SINIFLAR DİL VE ANLATIM
TİYATRO TÜRÜ Tiyatro, yaşanmış ya da yaşanabilir olayların anlatıldığı oyun adı verilen yazılı metnin, sahne üzerinde ve topluluk önünde sanatçılar tarafından canlandırılması sanatıdır. Tiyatroda görme ve işitme ye dayalı iki temel öge vardır. Dekor, kostüm, renk, ışık, insanların tavırları görmeye; sesler, ezgiler, konuşmalar ve söyleşmeler ve anlatım, işitmeye dayanan öğelerdir. Tiyatro, konusunun işlenişine göre müzik, dans gibi sanat dallarından da yararlanır. Tiyatro sözcüğü, tiyatro eseri (oyun, piyes); eserin oynandığı yer ve tiyatro sanatı olmak üzere üç anlamda kullanılır. Tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir, buna drama adı verilir. Tiyatro eserinde olaylar yazarın ağzından anlatılmaz, eserin kişileri tarafından doğrudan doğruya dile getirilir ve eylemler yapılır.
TİYATRO TÜRÜ Tiyatro eserinde olay ve kişiler olmak üzere iki öge bulunur. Olay, çatışmadan doğar. Bu, insanla insanın, insanla doğanın ve insanın kendisiyle çatışmasıdır. Tiyatro eserinde satırbaşına kişilerin adı yazılır, konuşma çizgisinden sonra da sözler yer alır. Roman ve hikâyedeki olay örgüsü, tiyatroda dramatik örgü adını alır. Dramatik bir eserde serim, düğüm, çözüm bölümleri vardır. Serim bölümünde kişilerin kimlikleri, olayla ilgileri ve konunun niteliği tanıtılır. Burada özetleme ve öyküleme yerine konuşmalar söz konusudur yani göstermeye yöneliktir. Düğüm bölümünde çatışma belirgindir. Kişiler, canlandırdıkları karakterlerin mizaç ve kültürlerine göre konuşurlar. Çözüm bölümünde olay bir sonuca ulaşır. Konuşmalar kısa olmalıdır çünkü eserin çekici olması, izlenebilmesi buna bağlıdır.
Tiyatronun Gelişimi Tiyatro, eski Yunan da, MÖ V. yüzyılda bağbozumu şenliklerinde, bağbozumu tanrısı Dionysos adına yapılan törenlerden doğmuştur. Tiyatronun belli kurallara bağlanmasıyla da tragedya ve komedya ortaya çıkmıştır. Tiyatro Çeşitleri: Trajedi, Komedi, Dram, Çağdaş Tiyatro
1. Tragedya (Trajedi) Bir kahramanın yaşadığı kederli ya da korkunç olayları, kahramanın kaçınılmaz yenilgisini, yıkımını ciddi ve yüceltilmiş bir dille anlatan sahne yapıtıdır. Yüce değerler arasındaki çatışma aracılığıyla İnsan ruhunu tutkulardan arındırmayı hedefler. Tragedya terimi, tragos (keçi) ve odos (türkü) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir (Keçi türküsü). Tragedyanın Özellikleri: Konularını tarihten ve mitolojiden alır (Yunan ve Latin mitolojisi, tarihi). Erdem ve ahlaka her şeyin üstünde değer verilir. Manzum olarak yazılır. Kişileri kral, kraliçe gibi soylular ve tanrılar, tanrıçalar, yarı tanrılar gibi olağanüstü varlıklardır.
1. Tragedya (Trajedi) Vurma, yaralama, öldürme gibi acı, üzüntü veren olaylar sahnede gösterilmez, sahnede seyirciye duyurulur. Üç birlik kuralı vardır: Zamanda, olayda, mekânda birlik. Tek bir ana olay, tek bir mekânda, 24 saat içinde yaşanmak zorundadır. Ciddi ve seçkin bir anlatımı vardır. Beş perdeden oluşur, aralıksız oynanır. Koro, perde aralarını belirtir ve halkın sağduyusunu temsil ederek iyileri yüceltir, yol gösterir; kötüleri yerer, olaya karışmaz. Klasik trajedinin önemli yazarları: Aiskhylos (MÖ 5. yüzyıl) (Eski Yunan), Sophokles (MÖ 4. yüzyıl) (Eski Yunan), Euripides (MÖ 4. yüzyıl) (Eski Yunan), Ennius (MÖ 3. yüzyıl) (Latin dünyasına, Yunan edebiyatını tanıtmıştır.), Corneille (MS 17. yüzyıl) (Fransız), Racine (MS 17. yüzyıl) (Fransız)
2. Komedya (Komedi) İnsanların, olayların gülünç ve aksayan yönlerini ele alıp ince nüktelerle işleyen oyundur. Amaç, izleyiciyi güldürürken düşündürmektir. Gülünç olanın özü, soylu olmayışı ve kusura dayandığı için komedide halk da yer alır. Komedyanın Özellikleri: Konular günlük yaşamdan alınır. Kişiler çoğunlukla halk kesimindendir. Her türlü olay (acı, üzüntü veren olaylar, vurma, yaralama, öldürme bile) seyircinin gözü önünde canlandırılır. Üslupta soyluluk aranmaz. Manzum olarak yazılır (17. yüzyılda nesir olarak da yazılmaya başlanmıştır.). Diyalog ve koro bölümleri vardır. Üç birlik kuralı uygulanır. Klasik komedinin önemli yazarları: Aristophanes (MÖ 3. yüzyıl) (Eski Yunan), Menandros (MÖ 3. yüzyıl) (Eski Yunan)
2. Komedya (Komedi) KONULARINA GÖRE KOMEDYA TÜRLERİ Karakter Komedyası Töre Komedyası Entrika Komedyası İnsanın gülünç ve aksak yanlarını alaylı bir dille yansıtan komedi. Cimri (Moliere) Venedik Taciri (Shakespeare) Toplumun gülünç ve aksak yönlerini yansıtan komedi Hastalık Hastası (Moliere) Gülünç Kibarlar (Moliere) Müfettiş (Gogol) Şair Evlenmesi (Şınasi) Olayların şaşırtıcı bir biçimde düzenlendiği güldürmenin ön planda olduğu komedi. Bu yoldaki komedyalara zamanla vodvil adı verilmiştir Scapın'ın Dolapları (Moliere) Yanlışlıklar Komedyası (Shakespeare)
3. Dram Yaşamın üzüntü ya da mutluluk veren yönlerinin bir arada ele alınmasıdır yani yaşamın olduğu gibi işlenmesidir. Tragedya ve komedyanın kurallarının dışında kendine özgü bir tiyatro türüdür. Konular tarihten ya da günlük olaylardan alınmıştır. Düz yazı biçiminde de şiir biçiminde de yazılabilir. Mitolojiye yönelik değerler yerine ulusal değerler ön plana çıkar. Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır. Romantizm akımıyla doğmuştur, ilk dram Victor Hugo nun Hernani adlı eseridir. Türk edebiyatında daha çok üzücü olayları aktaran oyunlara dram denir ama güldüren olaylar da olabilir.
ÇAĞDAŞ TİYATRO Günümüz tiyatrosunda tragedyadaki gibi katı kurallar yoktur, bütün geleneklere başkaldırı söz konusudur. Bu nedenle yirminci yüzyıl tiyatrosunda da birçok öncü ve deneysel çalışmalara yer verilmiştir. Sürekli olarak arayış ve yenilik sanatın özünü oluşturur. Çağdaş Tiyatrodaki Türler: 1. Ekspresyonist (Dışavurumcu) Tiyatro 2. Sürrealist (Gerçeküstücü) Tiyatro 3. Egzistansiyalist (Varoluşçu) Tiyatro 4. Absürt (Saçma) Tiyatro 5. Epik Tiyatro 6. Bulvar Tiyatrosu 7. Grotesk Tiyatro
1. Ekspresyonist (Dışavurumcu) Tiyatro Bireyin öznelliğini ve ruhsal başkaldırısını yansıtır, zaman ve mekân soyutlanmıştır. Klasik olay örüntülerine rastlanmaz. Düşünsel süreçler, hareketin yerine geçmiştir. Oyunun kahramanı, yazarın kendisidir, onun düşünceleri oyuna yansıtılır. Yazar, oyunda birinci tekil kişi kullanır ve içtenlikle kendi savlarını kanıtlamaya çalışır. İlk örneği, Strindberg in Şam Yolu adlı eseridir.
2. Sürrealist (Gerçeküstücü) Tiyatro Tamamen psikolojik süreçlerin işlendiği, seyircinin bilinçaltına ulaşmayı hedefleyen türdür; sahneleme aşamasında fantastik teknikler ve illizyon/yanılsama teknikleri kullanılmıştır. Bu türde dramatik kurgu birçok parçanın kaynaştırılmasıyla oluşturulur, zaman ve mekân net olarak verilmez, seyircide düş görüyormuş" izlenimi yaratılır. Bu daldaki ilk oyun Guillaume Apollinaire in Tresias ın Memeleri'dir.
3. Egzistansiyalist (Varoluşçu) Tiyatro II. Dünya Savaşı sonrasında çıkan varoluş felsefesiyle gelişmiştir. İnsanın, kendi özünü kendisinin yarattığı, kaderin olmadığı, özgürlüğün sorumluluk getirmesi, özgürlüğün baş döndürücülüğü, insanın terk edilmişliği gibi kavramlar işlenmiştir. Albert Camus, Callgula; Jean Paul Sartre da Sinekler adlı oyunuyla bu alanda öncülüğünü yapmışlardır.
4. Absürt (Saçma) Tiyatro İnsan yaşamının akla aykırılığını ilke edinen ve onu sahneye getiren, bunu yaparken de tüm sanatsal uyumları bozan tiyatrodur. Gerçeği, anlaşılamayan ve açıklanamayan bir karmaşa olarak görür. Bu uyumsuzluğun da geleneksel uyumların düzenini bozarak sahneye getirilebileceğini öne sürer. Absürt tiyatronun ilk eseri İonescu nun Kel Şarkıcı adlı eseridir. Samuel Beckett in Godot yu Beklerken adlı eseri de en güzel örneklerdendir. Bu tür tiyatro eserlerinde boş bir sahne, bir kaya ve ağaçtan başka bir şey görülmeyen doğa, iletişimin yok olduğu bir dünya, evrensel hiç" ile yüz yüze gelmiş kişilerle karşılaşılabilir.
5. Epik Tiyatro Seyirciye bir yaşantı değil bir dünya görüşü vermeye çalışır. Duygular yerine akıl öne çıkarılmıştır. Epik tiyatro, seyirciyi gözlemci olmaya, hüküm vermeye zorlar, yani seyirci oyuna yabancılaştırılır. Böylece çelişkilerin çözüm yolları seyirciye bırakılır. Epik tiyatroyu ilk geliştiren kişi Erwin Piscator dur, Aslan Asker Şvayk adlı eseri yönetirken Alman Bertolt Brecht de ona yardım etmiştir. 1945 yılından itibaren gelişen epik tiyatronun kuramcısı Bertolt Brecht tir. Türk edebiyatında Haldun Taner ve Vasıf Öngören öne çıkan isimlerdir.
6. Bulvar Tiyatrosu Sadece eğlendirme amacı güden, toplumsal gerçeklere, sorunlara değinmeden güncel beğenilere yönelik, insanın güçsüz yanlarına gülünmesini esas alan tiyatrodur. Amerika'da Broadway Komedisi olarak bilinmektedir. Bu türün Türkiye deki temsilcisi Dormen Tiyatrosu dur.
7. Grotesk Tiyatro Bu tiyatroda insanın ikiyüzlülüğü insanın özüdür." savı hâkimdir. Deneysel tiyatro içinde değerlendirilir. Pirandello bu türün uygulayıcılarındandır.
TÜRK TİYATROSU
TÜRK TİYATROSU Türk tiyatrosunun, eskilere uzanan sözlü geleneği vardır ama yazılı tiyatro eserleri Tanzimat tan sonra görülür. Bu nedenle Türk tiyatrosu sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölümde incelenir. Sözlü Ürünler: Meddahlık, Karagöz, Orta Oyunu, Köy Seyirlik Oyunları
Meddahlık Meddah, metheden (öven) anlamına gelmektedir, tek oyuncunun sunduğu bir seyirlik oyundur. En ünlü meddah Tıflî Ahmet Çelebi dir (IV. Murat zamanı). Meddahın elinde bir baston, omzunda da bir mendil bulunur. Bunları taklit yaparken kullanır.
Karagöz Gölge oyunudur. Tek kişi, deriden kesilmiş, boyalı tasvirleri mum ışığının yardımıyla perdeye aksettirir ve kahramanları da kendi sesini değiştirerek seslendirir. Karagöz, cahil ama zeki, gözü pek biridir; Hacivat ise biraz eğitim almış, yarı cahil, içten pazarlıklı, nabza göre şerbet veren bir kişiliktir.
Orta Oyunu Seyircinin ortasında oynanmaktadır. Gölge oyunundaki Karagöz'ün yerini Kavuklu; Hacivat ın yerini de Pişekâr almıştır. Orta oyunu, öndeyiş (giriş), söyleşme [muhavere (arzbar ve tekerleme)], fasıl ve bitiş bölümlerinden oluşur. Orta oyununda yazılı bir metin yoktur, oyunun ana hatlarına göre oyuncular, konuyu istedikleri gibi işlerler. Orta oyununun süreği, tuluat tiyatrosu olarak değerlendirilmiştir.
Orta Oyunu Orta Oyununda Oyun Düzeni: Oyun, yuvarlak, çepeçevre seyircilerle kuşatılmış bir alanda oynanır. Buraya palanga adı verilir. A. Sandık odası (Pusat): Burada oyuncuların giyim kuşamları bulunur. B. Kapı: Buradan oyuncular oyun yerine girip çıkarlar. C. Çalgıcıların bulunduğu yer. D. Dükkân: Birbirine benzeyen 2-4 kanatlı bir kafes (paravan). Yaklaşık 70 cm yüksekliğindedir. E. Meydan: Temsilin verildiği oyun yeri, yaklaşık 20 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğindedir. F. Yeni Dünya: Ev yerine kullanılan yaklaşık 1,5 metre yüksekliğinde kafes. G. Mevki: Erkek seyircilerin oturdukları kesim. H. Kafes: Kadın seyircilerin oturdukları kesim. I. Parmaklık: Çoğu kez yarım metre uzunluğunda kızaklar arasına ip dolayarak seyircilerle oyun yerini birbirinden ayıran bölme. Orta oyununda önemli araçlardan birisi de Pişekâr'ın, elinde tuttuğu iki dilimli, birbirine çarpıp ses çıkaran şakşaktır (pastav).
Köy Seyirlik Oyunları Köylülerin kış aylarında özellikle düğünlerde eğlenmek için düzenleyip oynadıkları dram karakterli temsillerdir. Kılık değiştirme, kişileştirme, maskeler, müzik ve kalıplaşmış sözlere rastlanır. Anonimdir.
Kukla Anadolu ya Orta Asya'dan gelmiştir. Oyunun "kukla adını alması XVII. yüzyıla rastlarsa da OsmanlIda 1582 şenliklerini anlatan "Surname de kukla konusunda ayrıntılı bilgiler yer alır. Özellikle geçit törenlerinde çok kullanılan dev kuklalar ise 1720 şenliklerini konu alan "Surname de anlatılır. İlk Batı kuklasını ise elçilik göreviyle Paris'e gönderilen Yirmisekiz Mehmet Çelebi nin maiyetinde yer alan bir görevli getirmiş, ilk gösteri de Damat İbrahim Paşa'nın huzurunda yapılmıştır. Türk tiyatrosunda kukla oyunu tipleri bir ölçüde Karagöz ve orta oyunu tiplerine daha çok da tuluat tiyatrosuna yakındır. Kukla oyununun asıl komikleri birbirlerine zıt iki tip olan kurnaz, hazırcevap ama sadık uşak İbiş ile varlıklı, çiftlik sahibi İhtiyar'dır.
Yazılı Tiyatro Eserleri Çağdaş tiyatro tekniğine uygun olarak yazılan eser, Şinasi'nin yazdığı bir töre komedyası olan Şair Evlenmesi dir. Direktör Âli Bey ve Ahmet Vefik Paşa da bu yolda eserler vermişlerdir. Müsahipzade Celal, Cevat Fehmi Başkut, Haldun Taner, Orhan Asena, Cahit Atay, Turan Oflazoğlu, Turgut Özakman, Güngör Dilmen, Necati Cumalı, Nezihe Meriç daha sonra eser veren sanatçılardan bazılarıdır.
Tiyatroyla İlgili Terimler Rol: Oyuncunun, oyun metnine göre canlandırması gereken kişiliğe özgü söz ve davranışların tümü. Jest: Oyuncuların el, kol kısacası vücut hareketleri. Mimik: Yüz hareketleri. Dramatize etmek: 1) Bir edebî eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirmek. 2) mec. Bir olayı olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya koymak. Drama: Oyun, dram. Dram: 1) Sahnede oynanmak için yazılmış hayatın üzüntülü ve sevindirici yönlerini konu alan oyun. 2) mec. Acıklı olay. Dramatik: 1) Sahne oyununa özgü olan. 2) mec. Coşku veren, duyguları kamçılayan. 3) mec. Acıklı olay. Sahne: Olayın geçtiği yerdir. Ayrıca bir perde içinde oyuncuların rollerine göre girip çıktıklarında oluşan topluluk.
Tiyatroyla İlgili Terimler Perde: Sahne ve dekorun değişmesiyle meydana gelen bölümler. Aktör: Erkek sanatçı. Aktris: Bayan sanatçı. Artist: Genel olarak sanatçılara verilen ad. Rejisör (Yönetmen): Oyunu sahneye koyan kişi. Dekor: Sahnedeki konuya uygun eşya ve sahne düzeni. Kostüm: Oyuncuların, oyun kişilerine özgü giysileri. Diyalog: Oyuncuların karşılıklı konuşmaları. Monolog: Bir kişinin tek başına konuşması. Uyarlama/Adaptasyon: Bir eseri değiştirerek sahneye koyma. Replik: Bir oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz. Tirat: Oyuncunun uzun ve kesintisiz konuşması.
Tiyatroyla İlgili Terimler Suflör: Oyunculara rollerindeki sözleri sessizce hatırlatan görevli. Epizot: Oyundaki asıl olaya karışan ikincil olaylar. Tuluat tiyatrosu: Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağına göre oyuncuların yakıştırma sözleriyle tamamlanan ve tiyatro sahnesinde oynanan oyun. Skeç: Çoğunlukla güldürü türünde, beş altı dakikaya sığdırılan oyun. Melodram: Olağanüstü, acıklı konularda yazılmış müzikli oyun. Vodvil: Hareketli ve eğlenceli bir konusu olan, içinde şarkılar da yer alan hafif güldürü. Fars: Fiziksel öğelerden güldürü öğesi çıkaran, daha çok halk zevkini okşayan basit komedi. Feeri: Halk efsaneleri ile peri masallarından sahneye uyarlanan, cinli, perili, abartılı oyun türü. Opera: Bütün sözleri bestelenmiş olarak orkestra eşliğinde söylenen oyun.
Tiyatroyla İlgili Terimler Operet: Konuşmalı ve şarkılı bölümleri birbirini izleyen, kimi zaman parodi ya da yerginin de yer aldığı hafif, eğlendirici oyun. Parodi: Ciddi sayılan bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü alaya alarak biçimini bozmadan ona bambaşka bir öz vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç bir etki çıkaran tür. Kabare: Genellikle güncel, politik, toplumsal konulan iğneleyici ve eleştirici bir tavırla yansıtan, şarkı, parodi, skeç, söylev gibi öğelerden yararlanan, oyuncu ile izleyicinin içlidışlı olduğu oyunlar. Dramaturg: Tiyatroda, oynanacak oyunu seçen kişidir. Oyunun masa çalışmasını yapar, yönetmen ve dekoratörle sıkı iş birliği içindedir. Kondüit: Oyunda sahneye çıkma sırası gelen sanatçıları uyarmakla görevli kişi. Fasıl: Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun bölümü, perde.
Tiyatroyla İlgili Terimler Prozodi: Bir şiir bestesinde hece vurgularının müzik vurgu ve yükselişleriyle uyuşması ve bu yoldaki kurallar bütünü. Prömiyer: Yeni oynanmaya başlayan tiyatro oyununun ilk temsili. Bale: Belli, hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü (sözsüz). Pandomim: Sanatçının, mimik ve jestlerini kullanarak temayı anlatmaya çalıştığı sözsüz oyundur.
Alparslan YILMAZ